Yılında – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Wed, 10 Jul 2024 21:18:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ünye’ye Kan Bağış Merkezi Kurulacak https://www.akittvhaber.com.tr/unyeye-kan-bagis-merkezi-kurulacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/unyeye-kan-bagis-merkezi-kurulacak/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:18:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9841

Ordu’nun Ünye ilçesi Türk Kızılayı Şubesi tarafından ilçeye yeni bir kan bağış merkezi kurulacağı bildirildi. Türk Kızılayı Ünye Şubesi Başkanı Halit Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, düzenledikleri basın toplantısında 2023 yılına ilişkin yapılan faaliyetleri paylaştı.

Başkan Halit Özdemir, Ünye’ye 2023 yılında 19 milyon liralık ayni, 867 bin liralık ise nakdi yardımda bulunduklarını söyleyerek, doğal afet gibi durumlar için de 171 bin liralık nakdi yardımda bulunduklarını ifade etti. Başkan Özdemir ayrıca, Ünye’ye sabit bir Kan Bağış Merkezi kurulması için yoğun bir gayret içinde olduklarını ve Ünye’nin Altınordu’dan sonra en büyük ilçesi olarak sabit bir Kan Bağış Merkezi kurulması için yoğun bir hayret içinde olduklarının müjdesini verdi.

“Ünye’ye Kan Bağış Merkezi kurulacak”

Ünye’ye kan bağış merkezinin kurulacağını söyleyen Türk Kızılay Ünye Şubesi Başkanı Halit Özdemir, “Ünye Ordu’daki megapol ilçelerden bir tanesidir. Nüfus yoğunluğu Altınordu’dan sonra ikinci sırada geliyor. Bizim mobil kan araçlarımız var. Bunlar bir program dahilinde geliyorlar. Dolayısıyla Ünye’ye bir sabit Kan Bağış Merkezi kurmak istiyoruz. Araba konusu, idare ofisi ve depolama konusuyla ilgili Ünye Belediye Başkanımız bizlere çok büyük destek verdi. Yakın gelecekte inşallah sözünü ettiğimiz bu altyapı olaylarını bir birimizi destekleyerek çok yakın gelecekte ulaşmayı umut ediyoruz. Kızılay Ünye Şubesi olarak biz hem ayni hem de nakdi yardımlarda bulunuyoruz. 2023 yılında Ünye Şubesi olarak yaptığımız ayni yardımların ekonomik değeri karşılığı 19 milyon liradır. 2022 yılında bu 1 milyon lira iken, 2023 yılında 19 milyon liralık ekonomik değeri karşılığı olan birinci sınıf, defolu olmayan kullanılmamış ürünleri biz Ünye’deki muhtaçlara, kardeşlerimize ulaştırdık. Bunun dışında ise nakit olarak 867 bin TL yardımda bulunduk. Kızılay’ımızın bize tanımladığı sanal bir bütçe var. Bunu da doğal afetlerin ortaya çıkması durumunda bizden kullanmamızı istediği bir bütçedir. Bu geçen yıl 171 bin liraydı. 5 tane yangın oldu. Yangın bölgelerine gittik raporlarını çıkardık. İtfaiye raporlarını ile birlikte onları Genel Merkeze gönderdik. 1 ay içinde onlara 30’ar bin TL nakit para yardımı yapıldı. 2023 yılında ise bize tanımlanan bütçe 387 bin liradır” dedi.

Programda konuşan Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı ise, “Kızılay nerede bir felaket, dünyanın herhangi bir yerinde deprem, sel, yangın gibi adet ve felaketlerde oralara ilk koşan, ilk oradaki ihtiyaçlara müdahale eden bir kurumdur. Yerel yönetim olarak onların sahadaki bu faaliyetlerini yürütebilmeleri adına onlara oluşturmamız gereken imkanlar noktasında ki kurumsal anlamda deponun oluşturulmasından işletme faaliyetlerinin yürütülmesi, takip sistemlerinin yürütülmesi gereken büroya kadar özellikle destekçileri olduk. Kızılay’ımızın başarılı olduğu her noktada bizlerde onların yanında olmaya çalıştık. Kızılay Başkanımız ve ekibini bu başarılarından dolayı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Türk Kızılay Ünye Şubesi’ne verdikleri desteklerden dolayı basın mensuplarına teşekkür belgesi verildi. – ORDU

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/unyeye-kan-bagis-merkezi-kurulacak/feed/ 0
İran’da hükümet karşıtı gösterilerden sonra ilk seçimler yapılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:27:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9264

İran’da 2022 yılındaki hükümet karşıtı gösterilerden beri ilk seçimler yarın yapılacak.

Seçimde iki farklı meclis için oy kullanılacak. Bunlardan ilki parlamento diğeri de Uzmanlar Meclisi. Parlamento seçimleri dört yılda bir, Uzmanlar Meclisi seçimleri ise sekiz yılda bir yapılıyor.

Uzmanlar Meclisi, İran’ın ruhani liderini seçen, görevden alan ve denetleyen yapıya deniliyor.

İran Anayasa Koruma Konseyi, her meclis için aday olan kişileri onaylıyor. Bu konsey de İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından atanıyor.

2009 yılında protestolara yol açan tartışmalı seçimlerden sonra en ufak bir eleştiride bulunan adaylar bile yarıştan alınmıştı.

Bu parlamento seçimleri için ise Anayasa Koruma Konseyi, 290 koltuklu parlamento için rekor sayıda adaya izin verdi. Seçimlere girecek 15 bin 200 kişiden sadece 30’u reformcu kanattan.

2004 yılından beri parlamentoda muhafazakarlar çoğunlukta, bunun değişmesi de beklenmiyor.

Önceki seçimlerde reform yanlısı cephe, adayların yarışa girmesi ve insanların sandığa gitmesi için teşvikte bulunuyordu.

Ancak bu seçimlerde ilk defa “anlamı olmayan, rekabetin bulunmadığı, adaletsiz ve etkisiz” seçimlerin bir parçası olmayı reddediyorlar.

Sosyal özgürlükler ve ekonomi anlamında seçimlerin çok büyük bir rolü yok; bu konularda son kararı hep Hamaney veriyor.

Bu Cuma günü de seçimlere düşük bir katılımın gerçekleşmesi bekleniyor.

2020 yılında yüzde 42 ile rekor düzeyde düşük katılım gerçekleşmişti; ondan önceki seçimlerde ise katılım genelde yüzde 50’nin üzerindeydi. 2016 yılında yüzde 62 ile en yüksek katılım olmuştu.

2021’de düzenlenen son seçimlerde de katılım yüzde 49 düzeyinde kaldı.

3,7 milyon oy geçersiz sayılarak ülke tarihinde bir ilk gerçekleşmişti.

Sonraki yıllarda seçimlere katılım düşerken protesto sıklığı arttı.

2017 ve 2019’daki protestolar da şiddetli bir şekilde bastırılmıştı.

Muhafazakar öğrenciler de şikayetçi

Aynı zamanda hükümete önceden destek veren muhafazakar kesimler tarafında da seçimlere katılım düşmüş durumda.

Bu kesimlerden de hükümeti eleştiren sesler yükselebiliyor.

Hamaney ile buluşan muhafazakar öğrencilerin konuşmaları çoğunlukla kötü ekonomik ve sosyal koşullara yönelik eleştirilerle dolu oluyor.

Batı ve İsrail’e yönelik politikaların da etkisiz ve çıkar odaklı olduğu eleştirileri yöneltiliyor.

Hamaney ise seçimlerin bir görev olduğunu vurgulayarak katılımı kendi destekçileri arasında artırmaya çalışıyor.

Yetkililer seçimlerin özgür ve adil olduğu konusunda ısrarcı olmaya devam ediyor.

Sokaklarda da seçim coşkusunu görmek pek mümkün değil; bazı kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerin düzenleneceğinden haberi olmayan çok sayıda insan var.

2022 yılında 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başını düzgün örtmediği gerekçesiyle gözaltına alınıp, daha sonra da hayatını kaybetmesiyle yüksek katılımlı protestolar düzenlenmişti.

Yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi yaralandı binlerce kişi hala hapiste.

Bu protestoların ardından siyasi ve sosyal ortam daha da baskıcı bir hal aldı.

Ekonomik kriz de halen etkisini ağır bir şekilde hissettiriyor; altı ay boyunca verileri yayınlamamasının ardından sonbaharda İran Merkez Bankası’nın yaptığı açıklamaya göre enflasyon yüzde 56 oldu.

Hükümetin ekonomiye ilişkin sözlerini yerine getirmemesi de umutsuzluğu körüklüyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/feed/ 0
Ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici, İzmir’in Bergama ilçesinde AK Parti’den Belediye Meclis Üyesi adayı gösterildi https://www.akittvhaber.com.tr/unlu-klarnetci-husnu-senlendirici-izmirin-bergama-ilcesinde-ak-partiden-belediye-meclis-uyesi-adayi-gosterildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/unlu-klarnetci-husnu-senlendirici-izmirin-bergama-ilcesinde-ak-partiden-belediye-meclis-uyesi-adayi-gosterildi/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:09:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6394

AK Parti, İzmir’in Bergama ilçesinde ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici’yi 1. sıra Belediye Meclis üyesi adayı gösterdi.

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ AK PARTİ’DEN MECLİS ÜYESİ ADAYI OLDU

Türkiye 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere odaklanırken, siyasete atılan ünlü isimlere bir yenisi daha eklendi. İzmir’in Bergama ilçesinde yaşayan dünyaca ünlü klarnet virtüözü Hüsnü Şenlendirici AK Parti’den siyaset sahnesine giriyor. Sabah’tan Ertan Gürcaner’in haberine göre, AK Parti, Şenlendirici’yi Bergama ilçesinde 1. sıra belediye meclis üyesi adayı gösterdi.

AK PARTİ SON YEREL SEÇİMLERDE BERGAMA’DA İKTİDAR OLMUŞTU

2019 yerel seçimlerinde Bergama’da iktidar olan AK Parti mecliste 12 üyeyle temsil ediliyor. Şenlendirici seçilmesi durumunda aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi de olacak.

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ KİMDİR?

Hüsnü Şenlendirici, 12 Temmuz 1976 yılında İzmir Bergama’da dünyaya geldi. Dedesi ve babası Ergün Şenlendirici gibi o da müzik ve çalgılar içinde büyür yetişir. 5 yaşında klarnet çalmaya başlar. Dedesinin verdiği klarnet ile ilk “Harmandalı” çalmayı öğrendi. 6 yaşında başladığı ilkokulu Bergama’da okudu. 1988 yılında başladığı İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümüne girer, 4 yıl sonra İngilizce yüzünden okuldan bitirmeden ayrılır.

Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz’in “Magnetic Band” grubu ile yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil etti. Ayrıca babası Ergun Şenlendirici’nin 6 kişilik grubu “Laço” ile yurtdışında birçok önemli festivallere de katıldı. Başta Türk Müziğinin çeşitli dallarındaki sanatçılar olmak üzere, Türk Pop ve cazının önemli sanatçılarına sahne ve albüm kayıtlarında eşlik etti.

1996 yılında, askerlik görevini yaptı. Askerliği bittikten sonra 13 kişilik “Laço Tayfa” adlı Türk Müziğine özgü enstrümanlardan oluşan gurubunu kurdu. Laço Tayfa grubundan bağımsız olarak da çalışmalar yürüten Hüsnü Şenlendirici, T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla 2002 yılında gerçekleşen ‘Anadolu Güneşi’ projesi kapsamında Lütfi Kırdar Salonu’nda Kubat ve Belkıs Akkale’ye Senfoni Orkestrası’na eşlik etti.

Hüsnü Şenlendirici, ayrıca Türk Müziğini yurt dışında tanıtmak ve daha geniş kitlelere sevdirmek amacıyla beş kişilik ‘Hüsnü Şenlendirici ve Saz Arkadaşları’ adıyla bir grup daha kurdu. Her iki grubuyla yurtiçi ve yurtdışında konserler verdi; başta Turizm Bakanlığı’nın teklifiyle EXPO 2001-Hannover–Almanya’da, Mayfest festivali çerçevesinde, Mayıs 2002’de ABD New York Central Park’ta ve 35 kişiyi bir araya getirerek oluşturduğu Laço Tayfa ve Big Band ile Temmuz 2002’de, 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserleri gibi.

Hüsnü Şenlendirici ayrıca çeşitli TV dizi, film ve reklam müziklerine de oynadı. 2005 sezonunda TRT 2′ de yayınlanan “Dünyanın Türküsü” isimli programın sunuculuğunu yaptı. 2 Eylül 2005 tarihinde Hüsn-ü Klarnet isimli ilk solo albümünü çıkarttı.

2005 yılında ATV’de Ferhat Göçer ile beraber sunduğu “Sarı-Sıcak” programını yaptı. 2007 yılında İsmail Tunçbilek (bağlama) ve Aytaç Doğan (kanun) ile “Taksim Trio” adında bir gurup kurarlar, bu gurup 2009 da dağılır.

2010 ‘un Şubat ayında Hindistan’da dünyaca ünlü müzisyen Zakir Hüseyin ile verdiği konserden sonra, Amerika’ya giderek, Çingene müziğinin Amerika’daki öncü gruplarından New York Gipsy All Stars ile Amerika turnesine çıkar. New York, Boston, Washington DC, Chicago, San Francisco ve Seattle kentlerinde unutulmaz konserler verir. Bu turne sırasında, Boston da ki dünyanın en önde gelen müzik okulu Berklee de bir hafta boyunca, Türk Müziği ve Makamları üzerine seminer ve ders verir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/unlu-klarnetci-husnu-senlendirici-izmirin-bergama-ilcesinde-ak-partiden-belediye-meclis-uyesi-adayi-gosterildi/feed/ 0
Yalova’da yaşayan çiftin ürettiği fileler büyük ilgi görüyor https://www.akittvhaber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:03:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6190

Yalova’da yaşayan ve evlerini atölyeye çeviren Hasan ve Zehra Tanyol çiftinin 22 yıldır ürettikleri kale, pota ve voleybol fileleri Türkiye’nin dört bir yanından büyük rağbet görüyor. Türkiye Basketbol Federasyonu’na (TBF) 2002’den bu yana file veren çift, bunun yanı sıra Fenerbahçe gibi birçok Süper Lig ekibinin de kale direği ağlarını elleriyle örüyor.

Yalova merkeze bağlı Kazımiye köyü TOKİ Konutları’nda oturan Hasan ve Zehra Tanyol çifti, evlerini file üretim atölyesine çevirdi. Evlerinde el yapımı fileler üreten çift, gelen siparişleri yetiştirmekte ise zorluk çekiyor. Emekli polis memuru Hasan Tanyol, basketbol, voleybol, tenis, top taşıma filesi, kale filesi, inşaat güvenlik ve okul merdiven boşluğu gibi birçok file çeşidini ürettiklerini kaydetti.

2000 yılında askerden geldikten sonra sosyal aktivite olarak basketbol oynamaya başladığını belirten Tanyol, “O sırada ben çocukken ortaokulda öğrendiğim bir basketbol file örme şekli vardı. Kadınların makrome ördüğü şekilde basketbol filesi yaptım. Sonra dedim ki ya bunu bir de o orijinalini alayım, orijinalini aldım, baktım inceledim. Dedim, ben bunu herhalde yaparım. Biraz uğraştık, eşimle beraber basketbol filesini çözdük” dedi.

Ürettikleri filelerle dünya ve Avrupa şampiyonaları oynandı

Tanyol, ördüğü pota filesini Abdi İpekçi Spor Salonu amirine götürdüğünü ve beğenildiğini dile getirerek, “Beğendiler, tekrar istediler, yaptım götürdüm. 2002 yılından beri yaklaşık 22 yıldan beri de Türkiye Basketbol Federasyonu’nun filelerini istiyorlar, gönderiyoruz. Yapmış olduğumuz filelerle bir dünya şampiyonası, bir Avrupa şampiyonası da oynandı” diye konuştu.

Televizyonda gördükleri altıgen kale filesini ürettiler

Basketbol filesinin yanında futbol kale direği ağları üretmeye başladıklarını anlatan Tanyol, şöyle konuştu:

“Normalde kare file de yapıyoruz. Altıgen filenin hikayesi de sene 2005 yılıydı. Urfa’da görev yaparken, Kupa Amerika’da Brezilya ile Arjantin’in final maçı vardı. Maç penaltıları kaldı. Fenerbahçe’nin kaptanı Alex de o maçta oynuyordu. Penaltılara kalınca fileleri yakından gösterdiler. Yakından gösterince baktım el örgüsü altıgen file. Dedim, bunları Brezilyalılar yapıyorsa bu işi biz Türk insanıyız, biz de zekiyiz, biz de yaparız. O gün aldığım mekiği elime ölmeye başladım ve ördükten sonra altıgen fileler çıktı. 2005 yılından beri de altıgen kale filesini elle yapabiliyoruz.”

Yaptıkları kale filesi 13 yıl kullanıldı

Tanyol, Süper Lig kulüplerinin de aralarında olduğu birçok takımın kale filelerini yaptıklarını belirterek, “Bu sene Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu’nun filelerini yaptık. Montajını da kendimiz yaptık. Pendik Stadı’nı yaptık. Konya stadına özel bir file yaptık, yeşili beyaz. Alanyaspor’a geçen sene yapmıştım, bu sene halen kullanıyorlar. Yalova stadına 2007 yılında file yapmıştım. 2020 yılında fileyi değiştirdik. Yaklaşık 13 sene kullandılar. 4 milim paraşüt ipinden yaptık. Paraşüt ipi Türkiye’nin en sağlam ipidir. Ultraviyole özelliği vardır, tüm hava şartlarına dayanıklıdır. Değiştirmemizin sebebi ise köpek yediği için. Yani köpek yemese bir 4-5 tane daha kullanabilirlerdi. Yani uzun ömürlü ultraviyole özelliği olan paraşüt ipi kullanıyoruz. Bunları kullanırsak filemiz çok daha uzun ömürlü olabiliyor. Dönem dönem hemen hemen tüm statlara yaptık. Olimpiyat stadına da yaptım. Kayseri, Sivas, Antep stadına yaptım. Ankara’daki 19 Mayıs Stadı’na yaptım. Tabii stat müdürleri değiştiği zaman bağlantımızı kesiliyor. Ondan dolayı bizden almayabiliyorlar ama bizi tanıyanlar, bilenler, bizi tercih ediyorlar, çünkü uzun ömürlü fileler üretiyoruz, ondan dolayı.”

Kendi iplerini üretmeye başladılar

Tanyol, Elmalık köyünde kurdukları atölyede kendi iplerini de üretmeye başladıklarını dile getirdi.

Tress örgü makineler aldıklarını ve ipi makinelerde işlediklerini söyleyen Tanyol, son dönemlerde file üretiminde makine örgülerinin çoğaldığını anlattı. Tanyol, el örgüsünün daha uzun ömürlü ve kaliteli olduğunu aktardı.

Başka kale filesi üreten firmalara da ürün verdiklerini kaydeden Tanyol, “Bu firmalar da yurt dışına mal veriyorlar, işte kale direğini veriyorlar, yanında file de koyuyorlar. Dolaylı olarak yurt dışına filelerimiz gidiyor. Özbekistan’a şu an 10 çift siparişimiz var. Onları da yetiştirmeye çalışıyoruz açıkçası” dedi.

Kale filesi 5 ile 20 bin lira arasında müşteri buluyor

Profesyonel altıgen kale direklerinin 5 bin lira ile 20 bin lira arasında müşteri bulduğunu kaydeden Tanyol, “20 bin lira olmasının sebebi de mesela çubuklu file yapıyorum özel. Kulübün renklerine göre kırmızı, beyaz, yeşil, beyaz. Çubuklu filemiz onun işçiliği 2-3 kat artıyor. 2 mekikle dokuyoruz ama çubuklu file yaptığımızda 22 mekikle aynı anda yürüyoruz. Dolayısıyla işçiliğimiz kat kat artıyor. Dolayısıyla o yüzden biraz fiyatlarımız çubuk filelerin yüksek oluyor” dedi.

Tanyol, 2002 yılında doğan kızı Elif ile birlikte bu işe başladıklarını belirterek, “Annemin adını koydum ismi Elif. Elif’le beraber işe başladık. Elif’i de tersten okuduğunuzda file oluyor. Öyle de bir ilginç rastlantımız var” ifadesini kullandı.

Önce kızdı, sonra file yapımını kendisi çözdü

Zehra Tanyol ise evlerini atölyeye çevirdiklerini anlattı. File yapmanın zor olduğunu ve büyük zaman gerektirdiğini kaydeden Tanyol, ilk işe başladıkları basketbol filesinin yapımını kendisini çözdüğünü dile getirerek, “Eşim bir basketbol filesi aldı. İlk önce yapamadı. 24 tane ipi kesiyordu evin etrafında ortasında. Ben hatta ona kızıyordum, ya ne yapıyorsun evi mahvediyorsun, kirletiyorsun dedim. Ondan sonra ben fileyi yaptım ama sevincini görmeniz lazım. Ondan sonra Eminönü’nde firmaya başladı. Biz genellikle basketbol filesiyle başladık bu işe. Ondan beri yapıyoruz” açıklamasında bulundu. – YALOVA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/feed/ 0
Antalya’da Serbest Bölgeler Çalıştayı Gerçekleştirildi https://www.akittvhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:21:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5741

Antalya’da Ticaret Bakanlığı ve Türkiye’deki 19 serbest bölgenin üyeliğiyle kurulan Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) ortaklığında, “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Kentte bir otelde düzenlenen çalıştaya, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, bürokratlar ve 19 serbest bölgenin yöneticileri katıldı.

Tuzcu, konuşmasında, serbest bölgelerin, fikrin oluştuğu 1985 yılından bugüne değerini hep koruduğunu, Serbest Bölgeler Kanunu’nun çıkarıldığı zamanki amaçlarından çok daha güçlü bir şekilde var olduğunu söyledi.

Gerek 12. Kalkınma Planı gerekse de Orta Vadeli Program’da yer alan ülke hedeflerinin Serbest Bölgeler Kanunu’nda belirtilen hedefler gibi üretim, istihdam ve ihracat odaklı olduğunu vurgulayan Tuzcu, “Serbest bölgeler istihdamı artırmayı amaçlayan, üretimi önceliklendiren bir anlayışla büyümeye devam ediyor. Ülke olarak önemli hedeflere ilerlememizde, 2023 yılında 100 bine varan istihdam sağlayan ve 12 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirilen serbest bölgelerin büyük katkıları olacaktır.” dedi.

Serbest bölgeler 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yapıyor

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu ise 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerin artan taleple, 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yaptığını bildirdi.

Küresel ekonomik konjonktürün uluslararası yatırım ortamı açısından taşıdığı belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, serbest bölgelerde firma ve yabancı firma sayısında devamlı ve anlamlı artışlar kaydedilmesinin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydeden Emirlioğlu, şöyle devam etti:

“Yatırımcıların artan taleplerinin karşılanması amacıyla yakın dönemde kurulan ve arazisi genişletilen birçok serbest bölgemiz var. İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde 147 bin 442 metrekare, Samsun’un Tekkeköy’de 644 bin 125 metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesi’nin 2016 ve 2023 yıllarında iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesi’nin 2022 yılında sınırları genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edildi.”

13 milyar dolara yaklaşan ihracat

SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, 2023’te yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini ifade etti.

Bu çalıştayın amacının serbest bölgelerin tüm hizmetlerini çok daha ileri seviyelere taşıyacak stratejileri, vizyonu, projeleri ve kendilerine rehber olacak yol haritasını belirlemek olduğunu vurgulayan Kılınç, “Çalıştayda serbest bölgelerin güçlü ve iyileştirmeye açık yönleri, fırsatlar ve tehditlerin yer aldığı SWOT analiz raporunu ortaya çıkaracağız. Bu rapor oluştuktan sonra Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında kurulacak çalışma grupları ile önceliklendirilmiş konular ele alınacak ve hızlı aksiyon planları oluşturulacaktır.” dedi.

Oluşturulacak ortak çalışma gruplarının serbest bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek ihtiyaçları belirleyeceğini ve stratejik politika önerileri geliştireceğini aktaran Kılınç, bu grupların, serbest bölgelerin altyapısının geliştirilmesi, iş yapma ortamının iyileştirilmesi, yatırım teşviklerinin artırılması, dış ticaretin kolaylaştırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda daha verimli politikaların geliştirilmesi için çözüm odaklı yaklaşımlar sunacağını belirtti.

Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri arıyor

Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Kemal Şahin de Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri aradığını, sanayinin önemli bir kısmına yönelik Almanya dışına yatırım yapmayı düşündüklerini ve bunun Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.

SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ali Avcı, dünyada serbest bölgelerde önemli gelişmeler olduğuna, Türkiye’nin bu gelişmelerin dışında kalamayacağına, ülkenin ekonomik ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmasında uluslararası ve ulusal ortaklarla işbirliği yaparak deneyim ve kaynak paylaşımını artırması gerektiğine işaret etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/feed/ 0
Putin karşıtlığı ile bilinen ve şüpheli bir şekilde ölen Rus muhalifler https://www.akittvhaber.com.tr/putin-karsitligi-ile-bilinen-ve-supheli-bir-sekilde-olen-rus-muhalifler/ https://www.akittvhaber.com.tr/putin-karsitligi-ile-bilinen-ve-supheli-bir-sekilde-olen-rus-muhalifler/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:48:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5640

Rusya’da kaldığı cezaevinde hayatını kaybeden Aleksey Navalni, son yıllarda hayatını kaybeden Rus muhaliflerden sadece biri.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 1999 yılında iktidara geldiğinden beri çok sayıda Rus muhalif şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı 2022 yılında işgal etmesinin ardından Rusya’nın politikalarını eleştiren ve ölen çok sayıda isim var.

Bunlardan biri 2022 yılının Aralık ayında Hindistan’da kaldığı otelde ölü bulunan Rus milyarder Pavel Antov.

Antov’un Ukrayna savaşını eleştiren bir WhatsApp durumu sosyal medyaya yansımış, Antov daha sonra savaşa karşı olduğu iddialarını reddetmişti.

Eylül 2022’de Rus petrol devi Lukoil’in Yönetim Kurulu Başkanı Ravil Maganov, Moskova’da bir hastanenin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

Maganov’un savaşa karşı olduğu biliniyordu.

Birmingham Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Stefan Wolff, yazdığı bir makalesinde, “Putin’in son 20 yıldır mesajı açık, muhalefete göz yumulmayacak, yoksa ölümcül sonuçları olur” ifadesini kullandı.

Wolff’a göre bu taktik çok etkili, çünkü Putin böylece muhalifleri susturduğu gibi içeriden gelecek olan bir güç savaşına karşı da ayakta kalmış oluyor.

Ancak Wolff bu durumun Putin’in yandaşlarına karşı güvensizliğinin ve paranoyasının da artmasına yol açtığı uyarısında bulunuyor.

Putin iktidara geldiğinden beri şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden bazı muhalifler şu şekilde:

Yevgeni Prigojin

Rus paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeni Prigojin, Ağustos 2023’te bir uçak kazasında hayatını kaybetti.

Prigozhin’in özel jeti, 25 Ağustos’ta Moskova’nın kuzeybatısında düştü. Kaza sonrasında tüm yolcular öldü.

Haziran 2023’te Prigojin’in Putin’e karşı bir isyana liderlik etmesi, ölümünün şüpheli hale gelmesine yol açmıştı.

Prigojin, birliklerine Moskova’ya ilerleme emri vermişti.

Putin ise silahlı isyanını kınadığı Wagner’i “vatan hainliği” ile suçlamıştı.

İsyan, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko’nun arabulucuğunda sona erdi ve Prigojin’e karşı tüm suçlamaların düşürüleceği açıklandı.

Prigojin, Putin’in önemli bir müttefikiydi; şirketi Wagner, Ukrayna savaşında kilit bir rol oynamıştı.

Ancak Prigojin, Rus ordusunu savaşçılarına karşı uyguladıkları çok sayıda politikadan ötürü eleştirdi.

Prigojin, Haziran ayında sadece 24 saat süren isyana liderlik ettiğinden sonra kamuoyu önünde çok az göründü.

Prigojin, Rusya-Afrika Zirvesi’nin yapıldığı 27 Temmuz’da St. Petersburg’da Afrikalı yetkililerle fotoğraflanmıştı.

Kremlin, kazadan sorumlu olduğuna dair iddiaları reddetti.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, uçak düşürme iddialarının “tamamen yalan” olduğunu savundu.

Vladimir Golovlyov

Rusya’nın önde gelen muhalif milletvekillerinden olan Vladimir Golovlyov, 2002 yılında köpeğini Moskova sokaklarında gezdirirken vurularak öldürüldü.

1999 yılında iktidara gelen Putin’in başa geçmesini başta destekleyen Golovlyov, daha sonra Rus lider ile ayrı düşmüş ve Putin’i eleştirmeye başlamıştı.

İktidar tarafından Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra gerçekleştirilen özelleştirmeler sırasında zimmetine para geçirmekle suçlanmıştı.

Golovlyov’un cesedi kafasından vurulmuş bir halde ormanda bulunmuş, görgü tanıklarının kaçan iki kişiye işaret etmesi üzerine suikastın kiralık katiller tarafından gerçekleştirildiği üzerinde durulmuştu.

Sergey Yuşenkov

Golovlyov’un öldürülmesinin üzerinden bir yıl geçmeden aynı partiden olan milletvekili Sergey Yuşenkov, Moskova’daki evinin girişinde 17 Nisan 2003 tarihinde suikasta uğradı.

Golovlyov’un öldürülmeden önce eşbaşkanı olduğu ve muhalefet amacıyla kurulan Liberal Rusya Partisi’nin genel başkanıydı.

Yuşenkov, Çeçen militanların suçlandığı ve Eylül 1999’da gerçekleşen apartman saldırılarını soruşturan parlamento komitesinin başındaydı.

Bu saldırılar, Çeçen gruplara karşı savaşın başlatılmasına sebep olmuştu.

Yuşenkov ise saldırılan Rus gizli servisi tarafından düzenlendiğinden şüpheleniyordu.

Anna Politkovskaya

İnsan hakları ihlallerini haber yapan gazeteci Anna Politkovskaya, 7 Ekim 2006’da süpermarketten evine döndükten sonra Moskova’daki dairesinin önünde vurularak öldürüldü.

48 yaşındaki iki çocuk annesi Politkovskaya’nın öldürülmesi Batı’da büyük tepkiye neden oldu ve Rusya’da çalışan muhabirlere yönelik tehlikelere dikkati çekti.

Araştırmacı gazeteci Anna Politkovskaya, Rusya’nın Çeçenistan’daki insan hakları ihlallerine ilişkin haberleriyle uluslararası ün kazanmıştı.

Beş şüpheli uzun hapis cezalarına mahkum edilse de yıllardır süren soruşturmada, cinayeti kimin planladığı ve kimin talimat verdiği henüz bulunamadı.

2021 yılında dosya kapatıldı.

Boris Nemtsov

Muhalif politikacı Boris Nemtsov, Moskova’da Putin’in ofisinin çok yakınındaki bir binada 27 Şubat 2015’te öldürüldü.

Rusya’da liberal politikaları savunan eski başbakan yardımcısı ve sonrasının muhalif lideri Boris Nemtsov’un kızı Janna Nemtsova, babasının öldürülmesinin siyasi sorumlusunun Vladimir Putin olduğunu söylemişti.

“Babam, Putin’i eleştiren kişilerin en önde geleniydi. Rus muhalefetinin en güçlü ismiydi” diyen Janna Nemtsova, babasının öldürülmesinden sonra muhalefetin lidersiz kaldığını ve herkesin korku içinde olduğunu söyledi.

Nemtsov, 27 Şubat’ta kız arkadaşıyla yürürken Kremlin yakınında vurularak öldürülmüştü.

Putin cinayeti kınamış, katillerin bulunacağını taahhüt etmişti.

Nemtsov, Ukrayna’daki çatışmaların karşısında olması nedeniyle ölüm tehditleri aldığı için yetkililere başvuruda bulunmuştu.

Polis, Eylül ayında Nemtsov’un soruşturma açılması talebini geri çevirmişti.

Boris Nemtsov, Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmalara askeri müdahalesini ortaya çıkaracağı tahmin edilen bir rapor hazırlıyordu.

2008 yılında Nemtsov, Putin’e karşı başkanlık yarışına girmeye çalışmış, daha sonra bundan vazgeçerek önde gelen muhaliflerden satranç şampiyonu Garry Kasparov ile bir parti kurmuştu.

Boris Nemtsov cinayetinde suçlanan iki zanlıdan birinin cinayet suçlamasını, baskı ve işkence altında kabul etmek zorunda kaldığı iddia edilmişti.

Aleksender Litvinenko

İngiliz yetkililer, eski bir KGB ajanı ve Putin’in muhalifi Aleksender Litvinenko’nun, 2006 yılında Londra’daki Millennium Hotel’de nadir ve güçlü bir radyoaktif izotop olan polonyum-210 karıştırılmış yeşil çay içtikten sonra 43 yaşında öldüğünü söyledi.

İngiliz soruşturması 2016’da Putin’in muhtemelen cinayete onay verdiği sonucuna vardı. Kremlin olayla ilgisi olduğu iddiasını reddetti.

Kıdemli bir İngiliz yargıç tarafından yürütülen soruşturma, cinayetin muhtemelen Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından yönlendirilen bir operasyonun parçası olarak, eski ajanın KGB dönemindeki koruması Andrei Lugovoy ve bir diğer Rusya vatandaşı olan Dmitri Kovtun tarafından gerçekleştirildiğini ortaya çıkardı.

Litvinenko, zehirlenmesinden altı yıl önce Rusya’dan İngiltere’ye kaçmıştı.

Organize suçlar alanında uzmanlaşan FSB ajanı Litvinenko, 1998’de Rus oligark Boris Berezovsky’nin suikast sonucu öldürüldüğünü iddia etmiş ve Rus hükümetini suçlamıştı.

1999 ve 2000 yıllarında “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla iki kez tutuklanıp serbest bırakılan Litvinenko, 2000 yılında İngiltere’ye iltica etmişti.

Aleksander Perepilichnyy

44 yaşındaki Rus, Kasım 2012’de koşuya çıktıktan sonra Londra dışındaki özel güvenlikli bir sitede bulunan lüks evinin yakınında ölü bulundu.

Alexander Perepilichnyy, Rusya’daki kara para aklama sistemine ilişkin İsviçre’de yürütülen bir soruşturmaya yardım ettikten sonra 2009 yılında İngiltere’ye sığındı. Ani ölümü, öldürülmüş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

İngiliz polisi, nadir görülen bir zehirle öldürülmüş olabileceği şüphesine rağmen, cinayet ihtimalini dışladı.

Soruşturma öncesi duruşmada, midesinde sarı yasemin bitkisinden gelen nadir ve ölümcül bir zehrin izlerinin bulunduğu açıklandı.

Perepilichny, popüler bir Rus yemeği olan ve kuzukulağı içeren büyük bir kase çorba içmişti. Rusya ilgisi olduğu iddiasını reddetti.

Ölümden dönenler: Sergey Skripal ve kızı

Devlet sırlarını İngiliz istihbaratına aktaran eski bir Rus çifte ajan olan Sergey Skripal ve kızı Yulia, Mart 2018’de İngiltere’deki Salisbury kentindeki bir alışveriş merkezinin dışındaki bir bankta baygın halde bulunmuştu.

İkili durumları kritik halde hastaneye kaldırıldı ve İngiliz yetkililer, onların 1970’ler ve 1980’lerde Sovyet ordusu tarafından geliştirilen bir grup sinir gazı olan Noviçok ile zehirlendiklerini söyledi. Her ikisi de hayatta kaldı.

Rusya, zehirleme olayında rolü olduğu iddialarını reddetti ve İngiltere’nin Rusya karşıtı histeriyi kışkırttığını söyledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/putin-karsitligi-ile-bilinen-ve-supheli-bir-sekilde-olen-rus-muhalifler/feed/ 0
Türkiye İhracatta Rekor Kırdı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:30:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3624

Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

“REKOR KIRDIK”

Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

“DÜNYANIN  YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”

Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/feed/ 0
Böbrek Nakliyle İkinci Kez Hayata Tutundu https://www.akittvhaber.com.tr/bobrek-nakliyle-ikinci-kez-hayata-tutundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/bobrek-nakliyle-ikinci-kez-hayata-tutundu/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:03:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3360

BURDUR’da, böbrek yetmezliği teşhisi koyulan Adil Bedir (34), 2008 yılında babasından aldığı böbrekle yaşama tutundu. 2011’de vücudunun böbreği reddetmesi üzerinde 13 yıldır diyaliz tedavisi gören Adil Bedir, 2021 yılında evlendiği eşinin verdiği böbrekle ikinci kez hayat buldu.

Burdur’da çiftçilik yapan Bahattin-Ümmühan Bedir çiftinin çocukları Adil ile kendisinden 2 yaş büyük olan kardeşi Seda’nın, 2008’de böbreklerinin doğuştan normalden çok küçük olduğu belirlendi. Kardeşlerin sağlığına kavuşması için böbrek aranırken, bu sırada anne ve babadan alınan kan ve doku örneklerinin onlara uyduğu tespit edildi. Testlerin olumlu çıkmasıyla 2008 yılında Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde Ümmühan Bedir’in böbreği kızı Seda’ya, Bahattin Bedir’in böbreği de oğlu Adil’e nakledildi. 2011 yılında Adil Bedir’in böbreği vücudunu reddedince Burdur Devlet Hastanesi’nde diyalize girdi. 2021 yılında Süreyyo Mamarsulova Bedir ile evlenen Adil Bedir, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde eşinin verdiği böbrek nakledilip, ikinci kez yeniden yaşama tutundu.

ABLASI SAYESİNDE TEŞHİS KOYULDU

Adil Bedir, ilk kez ablası Seda Bedir sayesinde tesadüfen böbrek hastası olduğunu öğrendiğini anlattı. Ablasının 2008’de böbreklerinin rahatsızlandığını, Burdur Devlet Hastanesi’nden Akdeniz Üniversitesi’ne yönlendirildiğini söyleyen Adil Bedir, “Doktorlarımız ablamın tahlillerini aldı ve böbrek yetmezliği tanısını koydu. Doktorumuz ablama ‘Kardeşin var mı? Onda da sıkıntı var mı bakalım’ demiş. Beni hastaneye çağırdılar. Kan tahlili verdim ve benim de böbrek yetmezliği tanım konmuş oldu. Annemden böbrek alacaktım, ablam da babamdan nakil olacaktı. Fakat bende kan uyuşmazlığı olduğu için donörleri değiştik. 2008 yılında babamdan nakil oldum. Annem de böbreğini ablama verdi” dedi.

13 YIL DİYALİZ TEDAVİSİ

Sağlık kontrollerini ve ilaçlarını aksatmadan yeni hayatına devam ettiğini anlatan Adil Bedir, “Babamda Hepatit B varmış. Böbrek nakli sonrası bana geçti ve tedavi uygulanmaya başlandı. Bu süreçte yoğun ilaç kullanımı böbreğe baskı yapmış, böbreğimi kaybettim. 2011 yılında da Burdur Devlet Hastanesi’nde diyalize başladım. 2024’e kadar diyalize devam ettim” diye konuştu.2021 yılında Özbek asıllı Süreyyo Mamarsulova Bedir ile evlenen Adil Bedir, “2023 Haziran ayında kızımız doğdu. Bir gün evde otururken, eşim bana, ‘Sana böbreğimi verirsem düzelebilirsin’ dedi. Sağ olsun bana böbreğini verdi. Akdeniz Üniversitesi’ne gelerek ikinci naklimi oldum. Çok mutluyum. Çok güzel bir duygu. Yeniden hayat buldum. İkinci kez hayatım oldu. Her şeyim düzeldi çok şükür. Buradan çıktıktan sonra kızıma kavuşmak istiyorum” dedi.Diyaliz nedeniyle zor zamanlar yaşadığını hatırlatan Adil Bedir, “13 yıldır su içmiyordum. Şu anda doya doya su içiyorum. Tamamen iyileştikten sonra her istediğimi yapabileceğim. Herkes organlarını bağışlasın, herkes hayat bulsun. Yeniden küllerinden doğsun” diye konuştu.

‘HASTALIKTA VE SAĞLIKTA SÖZ VERDİK, SÖZÜMÜZDE DURDUK’

Süreyyo Mamarsulova Bedir (32) ise 3 yıldır evli olduğu eşine böbreğini verdiğini belirterek, “8 aylık bir kızımız var. Eşimle sohbet ediyorduk. ‘Sana böbreğimi verirsem iyileşir misin?’ dedim. ‘Belki iyi olur’ dedi. Tahlil yaptırdık. Nakil ameliyatımız da iyi geçti. İnşallah buradan çıkıp kızımıza kavuşmak istiyoruz. Evlenirken hastalıkta, sağlıkta beraber geçireceğimize söz verdik. Sözümüzde durduk. Organ bağışı ameliyatından korkmayın herkesin yaşamaya hakkı var. Ümidinizi kaybetmeyin, ümit verin. Organ bağışlayın hayat kurtarın, hiç korkmayın. Ben de başta korkmuştum ama çok şükür iyileştim” dedi. (DHA)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bobrek-nakliyle-ikinci-kez-hayata-tutundu/feed/ 0
Tunç Soyer mi Cemil Tugay mı? CHP’de İzmir düğümü bugün çözülüyor https://www.akittvhaber.com.tr/tunc-soyer-mi-cemil-tugay-mi-chpde-izmir-dugumu-bugun-cozuluyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/tunc-soyer-mi-cemil-tugay-mi-chpde-izmir-dugumu-bugun-cozuluyor/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:06:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3160

CHP’de yerel seçim çalışmalarında en kritik viraja girildi. CHP Parti Meclisi (PM) bugün İzmir gündemiyle saat 18.00’de toplanacak. Parti kulislerine göre İzmir için mevcut başkan Tunç Soyer ile Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adı öne çıkıyor.

İBRE CEMİL TUGAY’DAN YANA AĞIR BASIYOR

Kulislerde, Soyer’in anketlerdeki oyunun son zamanlarda yükseldiği ve DEM Parti seçmeninin sıcak bakması nedeniyle potada olduğu ifade ediliyor. Tugay’ın ise kurultay sürecinde Genel Başkan Özgür Özel’e desteğini açıklayan ilk başkan olduğu vurgulanarak, ibrenin kendisinden yana daha ağır bastığı belirtiliyor.

TUGAY: DEĞİŞİMİN DOĞRU ADAYI BENİM

CHP’nin ‘kalesi’ olarak bilinen İzmir’in adaylarının sona bırakılması kent siyasetinde gerilimi artırırken, 9 Büyükşehir Aday Adayı içerisinde, sürecin son düzlüğünde Cemil Tugay’ın ismi çokça konuşulmaya başladı. Aday belirleme süreci nedeniyle Ankara’da olan Başkan Cemil Tugay, adaylık ile ilgili ise şunları söylemişti; “Ben partimizdeki değişim sürecinin yerel yönetimlerde yaşama geçirilmesi için en doğru aday olarak kendimi görüyorum. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım.”

CEMİL TUGAY KİMDİR?

Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olarak, 1967 yılında babasının mecburi hizmeti sırasında Van’da dünyaya geldi. İzmir İnönü Lisesi’nin ortaokul bölümünden 1980 yılında, lise bölümünden ise 1983 yılında mezun oldu. 1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve Tire’de 4 yıl pratisyen hekimlik yaptı. 1993-2000 yılları arasında Plastik Cerrahi ihtisası yaptı, 2000 yılında ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktorluğunu aldı. 1997’de ABD, Cleveland Clinic’te 1 yıl araştırmacı doktor olarak çalıştı. Uzman olduktan sonra 2001-2005 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde, 2005-2009 yılları arasında da İzmir Çiğli Kent Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak görev yaptı. 2009 yılında Karşıyaka’da serbest hekimlik yapmaya başladı ve bir süredir Alsancak’ta faaliyet gösteren muayenehanesini, belediye başkanı seçilmesinin ardından kapattı.

ÖZEL HAYATI

Evli olan Tugay’ın 2 kız ve 1 erkek olmak üzere toplamda 3 çocuğu bulunmaktadır. Cemil Tugay, aynı zamanda İngilizce ve Fransızca dillerini konuşabilen bir sağlık profesyoneli olarak, sağlık kariyerinin yanı sıra siyasi alanda da etkin bir isimdir.

SİYASET VE SİVİL TOPLUM KURULUŞU GEÇMİŞİ

2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu. 2011 yılında CHP İzmir il BYKP sağlık komisyon üyesi olarak parti çalışmalarına katıldı. 2012-2016 yılları arasında, İzmir Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyon Başkanlığı, Türk Tabipler Birliği Özel Hekimlik Kolu yürütme kurulu üyeliği ve 2 dönem TTB Kol Başkanlığını yürüttü. 2013-2014 yıllarında CHP İzmir İl Ar-ge Kurulu üyeliği ve ardından başkanlığını yaptı. 2014 yılında Karşıyaka Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl süreyle Kent Konseyi’nde çalıştı. 2015 yılında Genel Merkez atamasıyla CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda önce Bilişim Sorumlusu, daha sonra seçim ve hukuk işlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı.

2016 yılında önce, Karşıyaka İnönü Mahallesi delegesi, daha sonra ilçe kongresinde seçilerek CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda, STK ve Meslek Odalarından sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 2016 yılında Türk Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl boyunca bu görevde bulundu. 2017-2018 yıllarında Ege Bölgesi Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve görev yaptı.

“UÇUK FİKİRLERE SAHİBİM”

Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı için 2019’da girdiği seçimlerde “Uçuk fikirlere sahip olan benim, Karşıyakalılar değil. Türkiye ve dünyada yapılmamış fikirleri ortaya atmalıyız diye düşünüyorum” derken, GameX gibi bir dijital oyun turnuvası düzenlenmesi ve Karşıyaka’nın uygun bir noktasına İzmir’in her yerinden görünen dönme dolap konması projesinden bahsetmişti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tunc-soyer-mi-cemil-tugay-mi-chpde-izmir-dugumu-bugun-cozuluyor/feed/ 0
Genç Çiftçi Projesi ile Safran Üretimi Yapan Kadın Çiftçiye Destek https://www.akittvhaber.com.tr/genc-ciftci-projesi-ile-safran-uretimi-yapan-kadin-ciftciye-destek/ https://www.akittvhaber.com.tr/genc-ciftci-projesi-ile-safran-uretimi-yapan-kadin-ciftciye-destek/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:21:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2413

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2017 yılında başlatılan Genç Çiftçi Projesi, Mihalıççık İlçesi Ahurözü Mahallesi’nde ikamet eden Sevda Özgan adlı kadın çiftçi adayının hayatına çok önemli bir dokunuş yaptı. Tıbbi ve Aromatik Bitki Üretimi, İşlenmesi, Depolanması ve Paketlenmesi Projesi çerçevesinde 2017 yılında İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvuruda bulunan Sevda Özgan, 30 Bin TL hibe desteği almaya hak kazandı. Bu destekle ailesiyle birlikte 5 dekarlık arazisinde safran üretimine başlayan Özgan, Bakanlıkça yürütülen projenin genç üreticilere sunmuş olduğu fırsat ile kendi işinin sahibi olmanın gururunu yaşadı.

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekibi, Mihalıççık İlçesi Ahurözü Mahallesi’nde geçimini safran tarımıyla sürdüren Sevda Özgan’ın aile işletmesini bu kapsamda ziyaret ederek başarısından duyulan memnuniyeti iletti. İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Hasan Öz, Gıda ve Yem Şube Müdürü Tacettin Işık, Mihalıççık İlçe Tarım ve Orman Müdürü Vekili Fatih Koçak, Kadın Çiftçiler ve Kadın Çiftçiler Yenilik Yayım Projeleri Konu Sorumlusu Ziraat Yüksek Mühendisi Zuhal Akkaya ve ilçe müdürlüğü teknik personelinden oluşan ekip, Özgan ailesi ile beraber safran hasadı yaparak ailenin başarı hikayesini dinledi.

Genç çiftçi Sevda Özgan, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Pazaryeri Meslek Yüksek Okulu Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümü mezunu olduğunu anlattı. Özgan, 2016 yılında mezun olduktan sonra 2017 yılında Genç Çiftçi Desteklemelerinden faydalanmak için proje hazırlayarak köyüne yerleştiğini, proje çerçevesinde sağlanan destekle safran üretimi için gerekli olan safran soğanı ve bahçesini muhafaza etmek için çit malzemesi aldığını, bu destek ve ailesinin de yardımıyla 5 dekarlık alanda safran tarımına başladığını belirtti. Safran üretimin karlı ancak sürekli ilgi isteyen zahmetli bir uğraş olduğunu vurgulayan Özgan, sabah erken saatlerde kalkıp zamanında safran toplamanın kaliteli ürün elde etme açısından önemli olduğunu söyledi. Öğleden sonra toplanan çiçeklerin kırmızı renkte olan stigmalarını ayrıştırarak kurumaya bıraktıklarını, iyice kuruduktan sonra Safranbolu İlçesine toptan pazarladıklarını ifade eden Özgan, genç çiftçi ailelerine Tarım ve Orman Bakanlığının sağlamış olduğu teşviklerden yararlanarak kendi işletmelerini kurabileceklerini, kendisi gibi işinin patronu olmak isteyen genç çiftçi adaylarına safran üretimini tavsiye ettiğini belirtti.

Sevda Özgan’ın eşi Mustafa Özgan ise, Safran üretiminde karşılaştıkları en önemli zorluğun pazarlama aşamasında olduğunu dile getirerek ürünlerini değerinde pazarlamada karşılaştıkları problemlere vurgu yaptı. Mustafa Özgan, safranın sabit bir piyasasının olmamasının ellerindeki kaliteli safranı tam değeriyle pazarlamalarını olumsuz etkilediğini, Eskişehir’deki diğer safran üreticileriyle birlikte hareket etmenin, bu zorlukları aşmak ve daha iyi bir satış stratejisi oluşturmak adına kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi.

Genç çiftçi adaylarına 250 bin TL hibe sağlandı

Tarım ve Orman Bakanlığınca 2022 ve 2023 yılında Genç Çiftçi Projesine benzer şekilde uygulanan ‘Uzman Eller Projesi’ tarım, hayvancılık, su ürünleri ve ormancılık alanlarından herhangi birinde lise, yüksek okul veya lisans düzeyinde eğitim gördüğünü belgeleyen genç çiftçilere yüzde 100 hibe ile destek sağlıyor. 2023 yılında projesi ile başvuru yapan ve şartları taşıyan bu çerçevedeki genç çiftçi adaylarına 250 bin TL hibe sağlandı. Hibe miktarının artacağı beklenen ve 2024 yılında da uygulanacak ‘Uzman Eller Projesinden’ faydalanmak isteyen ve şartları taşıyan genç çiftçi adaylarının ayrıntılı bilgi almak için Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü’ne başvurabileceği belirtildi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/genc-ciftci-projesi-ile-safran-uretimi-yapan-kadin-ciftciye-destek/feed/ 0
Çanakkale Savaşları’nda şehit sayısıyla ilgili yeni veriler ortaya çıktı https://www.akittvhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:18:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2258
ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, “Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı” dedi.

Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 108 yıl geçmesine rağmen döneme dair yeni bilgiler ortaya çıkıyor. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, Çanakkale Cephesi’nde doktor olarak görev yapan Şefik Hüsnü Deymer’e ait resmi raporları inceleyerek yaptığı çalışmada, Çanakkale Cephesi’nde şehit olan asker sayısına ilişkin yeni veriler elde etti. Çanakkale Savaşları’nda resmi rakam olarak 56-57 bin civarında şehit kaydı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Bunları 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından 5 cilt olarak yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ isimli eserden öğreniyoruz. Bu eserdeki kayıtlara göre 57 bin civarında Çanakkale Cephesi’nde şehit olduğu yazılı ve kayıtlı” dedi.

‘DAHA DOĞRU VERİLERİ BARINDIRIYOR’

Prof. Dr. Karataş, “1998’den bu yana da ‘Şehitlerimiz’ eseri temel alınarak birçok çalışma yapıldı. Çanakkale Savaşları’nda şehit olan Bursalılar, Konyalılar, Çanakkale Cephesi’nde Anafartalar’da şehit olanlar ya da Seddülbahir’de, Kumkale’de şehit olanlar gibi. ‘Şehitlerimiz’ eseri, resmi bir eser olduğu için önemli ve ana kaynak olarak kullandığımız çalışma. Fakat 1915 yılındaki askeri evraklar ve harp ceridelerine baktığımızda yeni veriler ortaya çıkmaya başladı. Çanakkale Cephesi’nde çeşitli yerlerde 1915 yılında doktor olarak görev yapan kimi subayların çeşitli notları var. 1915 yılına ait olan bu evraklar aslında şehit künyelerini tam kaydeden raporlar. Bu raporlar, olayın hemen arkasından yazıldığı ve hastane kayıtlarına dayalı olduğu için daha doğru verileri barındırıyor. Bunlar, Osmanlı askerinin not ettiği resmi evraklar” diye konuştu.

‘İSTATİSTİKSEL BİR SONUCA ULAŞMAK İSTENMİŞ’

Bu evraklardan en önemlilerinden bir tanesinin Şefik Hüsnü Deymer’in tuttuğu raporlar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Çanakkale Savaşları Enstitüsü içerisinde yaptığımız çalışmalarda Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu raporda Şefik Hüsnü Deymer, ‘Avrupa’da öğrendiğim istatistik bilimine göre burada çalışma yapmak istiyorum’ diyor. Bu çalışma aslında kendi isteğiyle yaptığı bir çalışma. Anadolu Yakası’ndaki merkez hastane dahil, birliklere bağlı ya da seyyar hastaneler dahil buraları 1916 yılının şubat ayında dolaşarak hastanelerin tuttuğu şehit ve yaralı defterlerini inceliyor ve bir rapor hazırlıyor. Bu yaklaşık 16 sayfalık bir rapor. Raporda da Çanakkale Cephesi’nde vefat edenler genelde başından mı bacağından mı vuruluyor ya da nefessiz kalarak mı şehit oluyor. Buna dair istatistiksel bir sonuca ulaşmak istenmiş” dedi.

‘HER 10 ŞEHİTTEN EN AZ 2’SİNİN KAYDI YAPILMAMIŞ’

Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehit isimleri olduğunu anlatan Prof. Dr. Karataş, “Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Baba adını, anne adını, doğum yerini, nerede şehit olduğunu, hangi tarihte şehit olduğunu, nasıl şehit olduğunu tek tek yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı. Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehitlerimizin isimleri ortaya çıktı. Çanakkale Cephesi’nde her 10 şehitten en az 2 tanesinin kaydının yapılmadığı gibi bir genelleme yapabiliyoruz” diye konuştu.

‘YÜZDE 80’LİK BENZERLİKTE DE YÜZDE 50’LİK BİR HATA VAR’

Çanakkale Savaşları ile ilgilenen akademisyenlerin Çanakkale Cephesi’ndeki 57 bin resmi şehit sayısını önceden beri az bulduklarını söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Önceden de bu tarz değerlendirmeler yapıyorduk ama bunu resmi, bilimsel olarak kanıtlayamıyorduk. Bu çalışma ile akademisyenlerin öngörüsü bilimsel olarak kanıtlamış oldu. Şehit künyelerinde kaydedilmemiş yüzde 20’lik bir kayıp var. Bu çok büyük bir oran. Ayrıca yüzde 80’lik benzerlikte de yüzde 50’lilik bir hata var. Bu hatalar kimi yerde memleket kimi yerde baba adı kimi yerde şehadet tarihi kimi yerde şehadet yerinin yanlış kaydedilmesinden kaynaklanıyor. Örneğin Şefik Hüsnü Bey’in aldığı notta Çanakkale Cephesi’nde Çanakkaleli Halimoğlu Yusuf, 4 Mart 1915 tarihinde şehit olmuş görünüyor ama ‘Şehitlerimiz’ kitabında Bilecik’e kaydedilmiş. Bugün Bilecikliler, Çanakkaleli olan bu şehidi Bilecikli zannediyor. Örneğin, ‘4 Mart 1915 Arıburnu Cephesi’nde şehit olmuş’ diyor, 4 Mart 1915’te Arıburnu cephesi daha açılmadı. Burada şehit olma ihtimali yok. Çok daha çarpıcı bir örnek var; 19 Haziran 1915 tarihinde şehit olan Bursalı Ahmet oğlu Ahmet’in şehadet yeri olarak Çiğiltepe yazılmış. Çanakkale’de Çiğiltepe diye bir yer yok” açıklamalarında bulundu.

‘NET ŞEHİT SAYISINI ORTAYA ÇIKARABİLİRİZ’

Bu sorunun çözülmesi için askeri evrakların yeniden okunması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Karataş, “Ana kaynak olarak kullandığımız, Milli Savunma Bakanlığı’nın yayınladığı 1998’de yapılan çalışma Çanakkale Savaşları’ndaki şehit sayılarını yüzde 20 oranında eksik veriyor. Şehitlerin künye bilgileri Osmanlıca olarak hatalı yazılmış ya da kaydedilmiş olabilir. Osmanlıcadan okunanlar hatalı okunmuş ya da hatalı şekilde baskıya girmiş olabilir. Ancak Çanakkale Cephesi’nde yüzde 20’lik şehit künye kaydı eksikliği söz konusu. Osmanlı askerinin o gün tuttuğu notlar, akademisyenler tarafından son 10-15 yıldır yeni yeni okunuyor. Bu askeri evraklar yeniden okunmak zorunda. Aradan 100 yıldan fazla süre geçti, birliklere ait zayiat cetvelleri ve hastane kayıtları okunduğu zaman ancak Çanakkale Cephesi’ndeki net şehit sayısını ortaya çıkarabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/feed/ 0
Zeytinburnu Stadyumu Yıllardır Atıl Durumda https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda-2/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:33:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2021

Ali AKSOYER/ İSTANBUL, ZEYTİNBURNUSPOR’a yıllarca ev sahipliği yapan 16 bin kişilik Zeytinburnu Stadyumu, 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale geldi. Stadyumun bulunduğu 42 bin metrekare arazi, 2014 yılında  Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nda verildi. Zeytinburnu Belediyesi’nin açtığı dava 9 yıldır devam ederken stadyum uyuşturucu bağımlılarının meskeni haline geldi.

Telsiz Mahallesi’nde bulunan Zeytinburnu Stadyumu, 1984 yılından 2014 yılına kadar Zeytinburnu spor’a ev sahipliği yaptı. Stadyumun üzerinde bulunduğu 42 bin metrekarelik arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na verildi. Arazinin vakıfa verilmesiyle birlikte, Zeytinburnu Belediyesi, arazinin tekrar kendilerine tescil edilmesi için mahkemeye başvurdu.

Belediye, 2020 yılında davayı kazandı ancak Cennet Mekan Pertevniyal Valide Sultan Vakfı’nın da hissesi olması nedeniyle tapu kaydı yapılmadı.

DUVAR ÖRÜLDÜ

16 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip olan stadyum ise 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale gelirken,  uyuşturucu bağımlılarının da meskeni oldu. Kaderine terk edilen stadyumun yıkılan duvarlarından içeri girişlerin engellenmesi için belediye tarafından yeniden duvar örüldü.

“DIŞARIDAN GÜZEL GÖRÜNÜYOR, İÇERİSİ HARABE”

16 Yıl Zeytinburnuspor Kulübünde futbol oynayan Cahit Kesler, “Zeytinburnuspor, tarihi geçmişi olan bir kulüp. Süper Lig’de 3 dönem yer aldı. 2010 yılından sonrada amatör kümede yer alıyor. Zeytinburnu Stadyumu 1994 yılında toprak sahadan çim sahaya dönüştü, takım o zaman profesyonel lige çıktı. Daha sonra stadın tribün kısmı inşa edildi. İnşatı ile birlikte stad İstanbul’un en iyi statlarından biri oldu. 16-17 bin kapasiteli bir stadyum, İstanbul’un saha sorunu için ideal bir yer. Stadyum 2010 yılında bir darbe yedi, darbe ile birlikte kullanılmaz hale geldi. 2008 yılında itfaiyeyi içine sokarak stadyumu terk ettiler. Federasyon 2010 yılından sonra maç vermeyerek, stadyum atıl duruma geldi. 5-6 yıldır etrafını boya badana yaptılar, dışarıdan güzel gözüküyor ama içerisi harabeye dönmüş” dedi.

“1999 SEÇİMİNDEN SONRA KULÜBÜN DÜŞÜŞÜ BAŞLADI”

Zeytinburnuspor Yöneticilerinden Yılmaz Çam, “Zeytinburnuspor çok büyük bir camiadır.  İstanbul’da kuruldukları semtlere bakarsak Beşiktaş’ın Beşiktaş’ta, Galatasaray’ın Florya’da, Fenerbahçe’nin Kadıköy’de 3 büyüklerden sonra en çok tarafları olan bir takımdır. Burası Ermeni Vakfı’ndan önce bir hanımefendiye aitti. Veli Duman ve Muzaffer Çavuşoğlu’nun emekleriyle yapıldı. Ermeni Vakfı’ndan izin alınarak yapıldı. Ermeni Vakfı, buraya yeşil alan ve spor tesisi yapılmasına izin vermişti. 1999 belediye seçiminden sonra, bu stadyum da, bu kulübün düşüşü başladı. Tahmini 2012 yılına kadar burada futbol oynanıyordu. Biz daha önceki senelerde girişimde bulunduk, çim saha olarak amatör kulüplere verin dedik lakin depreme dayanıksız denildiği için önce kabul edildi, sonra edilmedi. Son aldığım bilgiye göre 1 ay içinde yıkılıp yenisi yapılacak diye Belediye Başkanı Ömer Arısoy’dan söz aldı arkadaşlarımız” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda-2/feed/ 0
Zeytinburnu Stadyumu Yıllardır Atıl Durumda https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda/ https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:27:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2019

Ali AKSOYER/ İSTANBUL, ZEYTİNBURNUSPOR’a yıllarca ev sahipliği yapan 16 bin kişilik Zeytinburnu Stadyumu, 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale geldi. Stadyumun bulunduğu 42 bin metrekare arazi, 2014 yılında  Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nda verildi. Zeytinburnu Belediyesi’nin açtığı dava 9 yıldır devam ederken stadyum uyuşturucu bağımlılarının meskeni haline geldi.

Telsiz Mahallesi’nde bulunan Zeytinburnu Stadyumu, 1984 yılından 2014 yılına kadar Zeytinburnu spor’a ev sahipliği yaptı. Stadyumun üzerinde bulunduğu 42 bin metrekarelik arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na verildi. Arazinin vakıfa verilmesiyle birlikte, Zeytinburnu Belediyesi, arazinin tekrar kendilerine tescil edilmesi için mahkemeye başvurdu.

Belediye, 2020 yılında davayı kazandı ancak Cennet Mekan Pertevniyal Valide Sultan Vakfı’nın da hissesi olması nedeniyle tapu kaydı yapılmadı.

DUVAR ÖRÜLDÜ

16 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip olan stadyum ise 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale gelirken,  uyuşturucu bağımlılarının da meskeni oldu. Kaderine terk edilen stadyumun yıkılan duvarlarından içeri girişlerin engellenmesi için belediye tarafından yeniden duvar örüldü.

“DIŞARIDAN GÜZEL GÖRÜNÜYOR, İÇERİSİ HARABE”

16 Yıl Zeytinburnuspor Kulübünde futbol oynayan Cahit Kesler, “Zeytinburnuspor, tarihi geçmişi olan bir kulüp. Süper Lig’de 3 dönem yer aldı. 2010 yılından sonrada amatör kümede yer alıyor. Zeytinburnu Stadyumu 1994 yılında toprak sahadan çim sahaya dönüştü, takım o zaman profesyonel lige çıktı. Daha sonra stadın tribün kısmı inşa edildi. İnşatı ile birlikte stad İstanbul’un en iyi statlarından biri oldu. 16-17 bin kapasiteli bir stadyum, İstanbul’un saha sorunu için ideal bir yer. Stadyum 2010 yılında bir darbe yedi, darbe ile birlikte kullanılmaz hale geldi. 2008 yılında itfaiyeyi içine sokarak stadyumu terk ettiler. Federasyon 2010 yılından sonra maç vermeyerek, stadyum atıl duruma geldi. 5-6 yıldır etrafını boya badana yaptılar, dışarıdan güzel gözüküyor ama içerisi harabeye dönmüş” dedi.

“1999 SEÇİMİNDEN SONRA KULÜBÜN DÜŞÜŞÜ BAŞLADI”

Zeytinburnuspor Yöneticilerinden Yılmaz Çam, “Zeytinburnuspor çok büyük bir camiadır.  İstanbul’da kuruldukları semtlere bakarsak Beşiktaş’ın Beşiktaş’ta, Galatasaray’ın Florya’da, Fenerbahçe’nin Kadıköy’de 3 büyüklerden sonra en çok tarafları olan bir takımdır. Burası Ermeni Vakfı’ndan önce bir hanımefendiye aitti. Veli Duman ve Muzaffer Çavuşoğlu’nun emekleriyle yapıldı. Ermeni Vakfı’ndan izin alınarak yapıldı. Ermeni Vakfı, buraya yeşil alan ve spor tesisi yapılmasına izin vermişti. 1999 belediye seçiminden sonra, bu stadyum da, bu kulübün düşüşü başladı. Tahmini 2012 yılına kadar burada futbol oynanıyordu. Biz daha önceki senelerde girişimde bulunduk, çim saha olarak amatör kulüplere verin dedik lakin depreme dayanıksız denildiği için önce kabul edildi, sonra edilmedi. Son aldığım bilgiye göre 1 ay içinde yıkılıp yenisi yapılacak diye Belediye Başkanı Ömer Arısoy’dan söz aldı arkadaşlarımız” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/zeytinburnu-stadyumu-yillardir-atil-durumda/feed/ 0