Konya Organize Sanayi Bölgesinde bir fabrika açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayisi, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz” dedi.
Konya’ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır bir dizi açılış ve ziyaret gerçekleştiriyor. İlk olarak Konya Valiliğine gelen Bakan Kacır daha sonra KOP Bölge Kalkınma İdaresi imza törenine katıldı. Daha sonra Bakan Kacır, organize sanayi bölgesinde bir fabrika açılışına katıldı.
“Cumhurbaşkanımız liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışı yapılan işletmenin Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Bakan Kacır, “Günümüzde teknolojik ilerleme ve dijital dönüşüm, yeni bir çağın kapılarını aralıyor. İçinde bulunduğumuz ‘Dördüncü Sanayi Devrimi’ çağında, dünyada tüm dengeler değişiyor ve rekabet şartları yeniden şekilleniyor. 3/12 Bunun sonucunda küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim ve dijital dönüşüm gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. İşte bu paradigma değişimini yakalayan ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak. Türkiye olarak bizler de bu noktada önemli bir yol kat ettik. Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik. Dev bir Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgesi (OSB) altyapısı kurduk. 4/12 Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık. Yerel kalkınma dinamiklerini harekete geçirirken; devlet desteklerini sanayi sektörüne, KOBİ’lere, akademisyen ve girişimcilere sunduk. Bugün ülkemiz; 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayii, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. 5/12 Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor” dedi.
“Sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz”
Bakan Kacır, Türk sanayiinin; ülke ekonomisini kalkınmasında ana aktör olduğunu kanıtladığını ifade ederek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizin yanında, faaliyete alacağımız finansman programlarıyla kalkınma yolculuğumuzda sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz. Savunma sanayiinde gösterdiğimiz yaklaşımı sivil alanlara da taşıyarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yeni başarı hikayeleri yazıyoruz. İşte bu anlayışla, Türkiye’nin yeni nesil endüstri politikasının somut örneği Togg’u hayata geçirdik. 6/12 Milletimizin 60 yıllık rüyasını gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde batarya teknolojileri, çip üretimi, uzay teknolojileri, biyoteknoloji, hiper ölçekte veri merkezleri, güneş, rüzgar ve hidrojen enerjisi sistemleri alanlarında lider teknoloji girişimlerini destekleyeceğiz. Yatırım teşvik sistemimizi revize ederek, büyük ölçekli yatırımlarla arz güvenliğini sağlayacak, yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artıracak, böylece cari açığın azaltılması ve fiyat istikrarı hedefine daha fazla katkı vereceğiz. Değerli Katılımcılar, Teknolojide paradigma değişimlerini takip ederek yenilikçi teknolojilerde öncü olma iddiası taşırken bir yandan da mevcut sanayi altyapımızın rekabetçiliğini koruyacak adımları da hayata geçiriyoruz. 7/12 dünyadaki paradigma değişimlerine odaklanırken, sanayimizin yeni düzene uyumu doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı”
Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için fırsat pencerelerinden biri de ‘dijital dönüşüm’. Bu nedenle, model fabrikalar ile işletmelerimize uygulamalı yalın üretim ve dijital dönüşüm eğitimleri sağlıyoruz. 2019 yılında faaliyete geçen Konya Model Fabrikayla Konya sanayiinin verimlilik odaklı dönüşümünde işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı. 8/12 Ben bu vesileyle, firmalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımak isteyen sanayicilerimizin model fabrikamızın sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanması için çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar model fabrikalarımızdan yararlanan işletmelerimizde verimlilikte yüzde 76’ya ve üretimde yüzde 140’a varan artışın yanı sıra ürün maliyetlerinde yüzde 18’e kadar tasarruf sağladık. Konya sanayiinin dönüşümüne rehberlik eden bu tesis, dijital dönüşümün getirdiği yeni sınamaları fırsata dönüştürmek için büyük bir kazanım. Diğer yandan, iklim politikalarında uluslararası yasal düzenlemelerin getirildiği, Yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemde yeşil dönüşüm altyapımızı güçlendirecek ve bu alanda ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri geliştirmemizi sağlayacak adımları hayata geçiriyoruz. 9/12 İklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını planlamak ve koordine etmek üzere; TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsü’nü kurduk. Sanayi bölgelerimizin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayacak ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ni hayata geçirdik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın desteğiyle hazırlamış olduğumuz, ‘Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri Karbonsuzlaşma Yol Haritaları’mızda; bu dört öncelikli sektöre yönelik, alternatif teknolojiler, öngörülen emisyon azaltımları, yatırım ihtiyaçları ve politikaları değerlendirdik. Sektörlerin yeşil dönüşümünde rehber niteliğinde olan ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. 10/12 Sanayimizin yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi için uluslararası finansman kaynaklarına erişimini de hızlandırdık. Organize sanayi bölgelerimizin Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak için Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ile 300 milyon dolar finansman sağlıyoruz. OSB’lerimizin verimliliğini, çevresel sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırıyoruz. Yine Dünya Bankası ile iş birliğinde, Yeşil Dönüşüm’deki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamızı “Türkiye Yeşil Sanayi Projesini” devreye aldık. 450 milyon dolarlık bütçeye sahip projeyi, Bakanlığımız koordinasyonunda KOSGEB ve TÜBİTAK’la yürütüyoruz. 11/12 KOSGEB’e ayrılan 250 milyon dolarlık kısmıyla; KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik yeşil dönüşüm planlarını gerçekleştirmeleri konusunda yanlarında yer alıyoruz. Projenin TÜBİTAK’a ayrılan 175 milyon dolarlık kısmıyla; yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmaları ve özel sektör liderliğindeki iş birliklerini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde sanayimizin ikiz dönüşümü adına yeni yatırım, destek ve teşvik programını hayata geçiriyoruz” diye konuştu.
“Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek”
Açılış yapılan tesislerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Konya Valisi Vahdettin Özkan, “Bizim milli sanayi stratejimize baktığımız zaman yüksek derecede katma değer taşıyan, teknolojiyi esas alan sosyal kesitleri önceleyen üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir öncelikler zincirini hepimize ödev olarak veriyor. Bakanım Konyamızdaki sanayiciler, çalışanların hep beraber kamu kuruluşlarıyla, belediyeleriyle beraber bu amaca muhatap olarak çalışmaktadır. İnşallah hayırla, bereketle, bu milli hedeflerimizin altını dolduracak iş merdivenlerini hep beraber kurup işletmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tesisin hayırlı olmasını dileyerek, “Konya üretmeye devam edecek. Özellikle savunma sanayi ve yüksek teknolojili ürünler üretmesi sonucunda konusunda Konya’da son dönemde güçlü bir irade var. Bakanımızın desteği ile Konya Türkiye Yüzyılı’nın en önemli şehir olacaktır. Bu vesileyle organize sanayi bölgesinde üretim yapan tüm firmalarımıza destek olan bu süreçte mühendisinden işçisine kadar Konyalılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek” dedi. – KONYA
]]>
Dünyada her yıl 300 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 3 bin 500-4 bin çocuğa kanser tanısı konulduğu, hastalığın görülme sıklığı açısından löseminin birinci, beyin tümörlerinin ikinci, lenfomanın ise üçüncü sırada yer aldığı belirtildi.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Şule Yeşil, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü dolayısıyla, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hücrelerin anormal şekilde kontrolsüz çoğalmasının kanser olarak isimlendirildiğini söyledi.
Kanserlerin, erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda görüldüğünü belirten Yeşil, dünyada her yıl 300 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 3 bin 500 ila 4 bin çocuğa kanser tanısı konulduğunu bildirdi.
Yeşil, “Dünyada ve Türkiye’de çocuklarda en sık görülen kanserler arasında birinci sırada lösemi görülürken, beyin tümörleri ikinci ve lenfoma üçüncü sıradadır. Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.” bilgisini verdi.
Son yıllarda tanı ve tedavide kaydedilen gelişmeler sayesinde çocuklarda kanserin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Yeşil, özellikle gelişmiş ülkelerde tedavide başarı oranının yüzde 80’in üzerinde gerçekleştiğini söyledi.
Türkiye’de ise tedavi başarı oranının yüzde 70’leri bulduğunu aktaran Yeşil, “Tedavide başarıyı etkileyen en önemli etkenlerden biri erken teşhistir. Erken teşhis edilerek tedavisi başlanan hastalarda tedavi başarı oranları daha da artmaktadır.” diye konuştu.
Kolay morarma, karın şişliği, kansızlık gibi belirtilere dikkat
Doç. Dr. Şule Yeşil, erken teşhis için bazı belirtiler açısından ebeveynlerin dikkatli olmaları ve doktora başvurmaları gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çocukluk çağı kanserlerinde bu belirtiler, açıklanamayan kilo kaybı, kemik ağrısı, yürümeye başlamış olan çocuğun yürümeyi reddetmesi, halsizlik, yorgunluk, kansızlık, son dönemde sık enfeksiyon ve iyileşmeyen enfeksiyonun görülmesi, kolay morarma, karın şişliği, vücudun herhangi bir yerinde ele gelen şişlik şeklinde olabilir. Bu belirtilere karşı duyarlı olunmalıdır.
Bunun yanı sıra boyunda, koltuk altında, kasık bölgesinde ele gelen bezeler, özellikle sabahları olan şiddetli baş ağrısı ve eşlik eden fışkırır tarzda kusma, son dönemde olan kişilik değişiklikleri ve okul başarısında düşme, yürüme bozukluğu, denge problemleri, göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma ve çift görme de çocukluk çağı kanserlerinin belirtileri arasındadır.”
Bilimsel çalışmaların, çocukluk çağı kanserlerinin görülme sıklığının erkeklerde kızlara oranla bir miktar daha fazla olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Yeşil, farklı yaş gruplarında ise farklı kanser türlerinin görüldüğünü dile getirdi.
Yeşil, “İlk 5 yaşta embriyonel tümörlerle (karın içi ve beyin tümörleri sık karşılaşılıyor. Özellikle ilk bir yaşta karında şişlik halinde dikkatli olunmalı ve hastaneye başvurulmalı. Bunun dışında 1-4 yaş arasında lösemiler öne çıkıyor. Bu durumda çocuklarda aşırı yorgunluk, kemik ve bacaklarda ağrı olduğunda hekime başvurulmalı. Yine 0-20 yaş arasında lösemiler ve lenfoma görülme sıklığı artıyor. Bu yaş grubunda lenfoma bulguları açısından lenf bezindeki büyümeler de hekim tarafından takip edilmeli.” dedi.
Bu hastalıkların tedavilerinde ise kemoterapi, radyoterapi, cerrahi, kök hücre nakilleri veya bunların kombinasyonunun kullanıldığını belirten Yeşil, son yıllarda birçok kanser tedavisinde kullanılmaya başlanan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esasına dayanan immünoterapinin de tedavi seçenekleri arasında yer aldığını kaydetti.
]]>
Uşak ile Finladiya’nın Paimio kenti arasında işbirliğini hedefleyen “Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak” adlı projenin açılış toplantısı yapıldı.
Uşak Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Uşak Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya, Uşak Valisi Turan Ergün, Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkan Vekili Barbaros Murat Köse, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.
Vali Turan Ergün, Uşak’ın sanayisini küresel pazarda daha etkin bir konuma getirmek ve uluslararası yeşil değer zincirine entegre etmek için yürütülen tüm çalışmalara destek verdiklerini belirtti.
Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın da “Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Şehir Eşleştirmesi-II (Yeşil Bir Gelecek için Eşleştirme) Hibe Programı kapsamında sunmuş olduğumuz ‘Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak’ isimli projemiz 1 Kasım 2023 tarihi itibarıyla uygulamaya geçmiş bulunmaktadır. 12 ay süreyle çeşitli faaliyetlerin hayata geçirileceği, işbirliklerinin yeşil dönüşüme katkı sunacağı projeye Avrupa Birliği’nden 108 bin 780 avro destek sağlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Projenin temel hedefinin farkındalık oluşturarak deneyim paylaşımı sağlamak olduğunu aktaran Çakın, şunları kaydetti:
“Yerel düzeyde iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunmak ve her iki katılımcı belediyenin kentindeki yeşil üretim kapasitesini artırmaktır. Proje faaliyetleri kapsamında, Uşak ve Paimio şehirleri arasında karşılaştırmalı tedarik zinciri analizi yapılacak, İzmir ve Uşak illerindeki üretim ve geri dönüşüm tesislerine saha ziyaretleri gerçekleştirilecek. Bunların yanı sıra Uşak’ta bulunan 75 lise öğrencisine günlük pilot eğitimler verilecek, Paimio, Finlandiya’daki tekstil üretim ve geri dönüşüm tesislerine saha ziyaretleri düzenlenecek. Paimio’da sürdürülebilir tekstil, moda ve geri dönüşüm konferansı yapılacak ve Uşak Belediyesi Yerel Yeşil Eylem Planı oluşturulacaktır.”
Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen de projeyle birlikte Uşak ile Paimio arasında döngüsel ekonomi hakkında deneyimlerin ve iyi uygulamaların paylaşılmasının hedeflediğini dile getirdi.
Hamalainen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“‘Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak’ adlı projenin Uşak ve Paimio şehri arasında yapılmış güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Eşleştirme projeleri aslında ortakların birbirlerinin çalışma stillerinden ders almasına fırsat veriyor. Uşak ve Paimio arasında ileride de çok fazla işbirliğinin gerçekleşeceğine inanıyorum.”
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da Uşak’ın geri dönüşümde tecrübeli bir kent olduğunu belirtti.
Uşak’ın elinde bulunan değeri yurt dışına taşıyarak işbirliklerini artırmayı hedeflediklerini aktaran Özcan, “Bu proje aslında Uşak’ı bir toplama merkezi yapmaya endeksli. Çünkü bu projeyle Paimio ile yaptığımız işbirliğini daha ileriye taşımayı ve daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>