Yayın – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:04:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 RTÜK ve KADEM işbirliğiyle ‘Televizyon Dizilerinde Kadın’ paneli düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:04:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11346

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ev sahipliğinde, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) ile Ankara ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) işbirliğinde “Televizyon Dizilerinde Kadın” paneli düzenlendi.

Senarist Hilal Çelenk, 1989’dan 2014’e kadar dizi sektöründe yer aldığını, 13 yıl “Mahallenin Muhtarları” dizisinin senaryosunu yazdığını söyledi.

İmza attıkları her senaryonun onu izleyen kişilerle etkileşim halinde olduğunu belirten Çelenk, “Senaryolarda negatif karakterler oluşturuyoruz, ben de oluşturdum. Ama hiç kimse bizim negatif karakterlerimize özenmedi.” dedi.

Çelenk, dizi senaryolarında işleyişle ilgili sorunlar olduğunu, karakterlerin davranışlarının sonuçlarının da anlatılması gerektiğini dile getirdi.

Dizilerle ilgili sorunlarda genellikle senaristlerin suçlandığına işaret eden Çelenk, “Ben eskiden senaryoyu kanala sunardım. Bugün senaristlere, kanallardan ve yapımcılardan içerikler geliyor. Benim kanala bir içerik sunma lüksüm yok. İçerik modaları var maalesef.” ifadelerini kullandı.

İlgi çekicilik açısından karakterler arası çatışmaların oluşturulduğunu, fakat bunun sınırının iyi belirlenmesi gerektiğini dile getiren Çelenk, “Kadın algısı ve kadınların toplumda yansıtılma biçimi değiştirilmeli. Fakat dizi sektörü bir endüstri ve her şey birbirine bağlı.” diye konuştu.

“Ekseninden sapmayan ve beni üzmeyen çok az işim olmuştur”

Oyuncu Deniz Uğur, bugün dizilerdeki sorunun “kötünün kutsanması” olduğuna işaret ederek, sektörün “kötülük yapanların cezasını er geç bulduğu” senaryolardan “kötü karakterlere bir şey olmadığı” senaryolara evrildiğini söyledi.

Uğur, “Senaryo yazarlarının, karakterler arası dramatik çatışmayı kullanırken, bunun toplumsal reçetesini sunması gerekiyor.” dedi.

30 yıllık meslek yaşamı boyunca en çok televizyon dizilerinde oynadığını anlatan Uğur, “Oynamayı kabul ettiğim her rolü ve karakteri çok severek kabul ettim fakat ekseninden sapmayan ve beni üzmeyen çok az işim olmuştur. Kabul ettiğiniz proje, daha çok dikkat çeksin, reyting alsın diye ekseninden sapıyor.” dedi.

Uğur, çok iyi kanal yöneticileri bulunduğunu belirterek, “Ama dizi sektörü bir ticaret. İşin ucu reklam verenlere dayanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Dizilerde şiddet artınca toplumda şiddet artıyor”

KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Canan Sarı da RTÜK’ün 6’ncı maddesinin yayın hizmetlerine önceden müdahale etmeyi ve denetlemeyi içermediğini belirtti.

Diziler yayınlanmadan önce bir denetim yapılmadığını, bu nedenle yayınlandıktan sonra içeriği dolayısıyla zarar doğabildiğini belirten Sarı, “Dolayısıyla bu zararın doğmasını mı bekleyeceğiz yoksa doğmasının önüne mi geçeceğiz. Hukukçuların bunun sınırlarını belirlemesi gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Sarı, dizilerde kadına şiddetin her türünün yer aldığını, televizyondaki şiddetle toplumdaki gerçek şiddet arasında bir doğru orantı olduğunu ifade ederek, “Dizilerde şiddet artınca toplumda şiddet artıyor. Toplumdaki şiddet artınca da dizilerde şiddet artıyor. İkisi birbirini etkiliyor. Şiddet içerikli yayınların yayınlanmasıyla ile şiddetin kabul edilebilir bir şey olduğu algısı izleyiciye veriliyor.” ifadelerini kullandı.

“Meclisi göreve davet ediyorum”

Star Gazetesi yazarı Fadime Özkan da kadına ve aileye zarar veren programların dizi ve haberler kadar gündüz kuşağı kadın programlarının olduğuna işaret ederek, bunun da ele alınması gerektiğini söyledi.

Dizilerin gençlerin evliliğe bakış açısını zedelediğini belirten Özkan, “Çözüm aramak bakımından bazen geç kalıyoruz. Televizyon dizilerinde gösterilen kadın algısı, evlilik kurumunun gösterilme biçimi çok yanlış. Meclisi göreve davet ediyorum çünkü dizilerdeki kadına yönelik şiddet konusunda hukuksal bir düzenleme gerekiyor.” dedi.

Oyuncu Erdinç Gülener de dizi setlerindeki anılarını paylaştı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı Olduğu İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/#respond Sat, 03 Aug 2024 09:00:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11334

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, 9. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları’nın (İstanbul Publishing Fellowship) açılışı Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın Yayın Birliği Derneğinin desteğiyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından organize edilen program, çok sayıda ulusal ve uluslararası yayımcıyı bir araya getirdi.

TBYM Başkanı Mehmet Burhan Genç, açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un kültür ve sanatın başkenti olduğunu belirterek, Türkiye’nin yayıncılık açısından çok canlı ve dinamik bir ülke olduğunu söyledi.

Kitap üretimine dair veriler aktaran Genç, üretimleri üç başlıkta topladıkları bilgisini vererek, “Birincisi bandrollü dediğimiz özel sektör tarafından üretilen kitap adedi, ikincisi Milli Eğitim Bakanlığının okullar için ürettiği ders ve yardımcı kitaplarımız, üçüncü grupta da 48 sayfa altında bandrol zorunluluğu taşımayan daha ziyade çocuk kitapları.” ifadesini kullandı.

Genç, Türkiye’de 2023’te yaklaşık 750 milyon kitap üretildiğini aktararak, “İlk baskısı yapılan 58 bin yeni kitap üretildi. İkinci ve sonraki baskıları yapılmış 159 bin kitap çeşidi söz konusu. Geçtiğimiz yıl ülkemizde toplam 271 bin farklı başlık altında kitap yayımlandı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Etkin bir telif hakları sistemi için çalışıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Fatoş Altunç, gelişen teknolojinin yayıncılığa etkilerine işaret ederek, “Geleneksel üretim süreçlerinin ülkelerin kalkınmasında belirleyici olmaktan çıktığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle yayıncılık sektörünün içinde bulunduğu fikri üretime dayalı sektörler kültür sanatı şekillendirmekle kalmıyor, ekonomik kalkınmayı ve daha da önemlisi toplumsal adaleti sağlıyor.” dedi.

Yayıncılığın güçlenmesi ve toplumsal adaletin sağlanması açısından iyi işleyen bir fikri mülkiyet sisteminin önemli olduğunu dile getiren Altunç, şunları kaydetti:

“Telif Hakları Genel Müdürlüğü olarak, ülkemizde etkin bir telif hakları sistemi oluşturulması amacıyla, idari uygulamaların yürütülmesi, kültür sanat sektörünün güçlendirilmesi ve bu alanda ihtiyaç duyulan mevzuat düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi amacıyla ihtiyaçlara cevap veren uygulamalar için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu da etkinliğin, Türk edebiyatının ve yayımcılığının dışa açılımında, uluslararası kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesinde kurmaya çalıştıkları sistemin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.

Bu sene etkinliğin dokuzuncusunu gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Beyoğlu, “Başladığı noktayı düşündüğümüzde, katılımcı sayısı ve katılım içeriği bakımından değerlendirdiğimizde büyük bir yol kat ettiğimiz hepinizin de yakından müşahede ettiği gibi çok net.” açıklamasını yaptı.

Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkan Yardımcısı Gvantsa Jobava, programa katılmanın her zaman çok heyecan verici olduğunu belirterek, “Gürcü bir yayıncı olarak, komşu ülke Türkiye’ye gelmek bana kendimi dostlarımın arasında hissettirdi.” diye konuştu.

Jobava, odak ülke Meksika ile diğer ülkelerden katılanlara ve organizasyona katkıda bulunanlara teşekkür etti.

“Gazze’de değil kitap okumak, bir kitaba ulaşmak bile mümkün değil”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, oda olarak bu tip etkinliklere diğer bağlı kuruluşlarla beraber destek vermeye çalıştıklarının altını çizerek, “Bugün de burada hem İTO hem de kurumumuza bağlı Turizmi Geliştirme Vakfımızla beraber katkı veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu tip etkinliklerin daha bilinçli, eğitimli ve daha güzel bir toplum için umut verdiğini kaydeden Avdagiç, “Gerçekten en fazla umuda ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çünkü insanlık olarak çok önemli bir sınavla karşı karşıyayız. Maalesef insanlık beş aydır devam eden bir soykırımla, katliamla karşı karşıya.” değerlendirmesini yaptı.

Avdagiç, Filistin halkına büyük bir zulüm yapıldığını vurgulayarak, “Beş aydır Gazze’de değil kitap okumak, bir kitaba ulaşmak bile mümkün değil. İnsanlar orada sadece hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yaşanan bu faciayı, katliamı şahsım, kurumum ve Türk iş dünyası adına çok şiddetli bir şekilde kınıyorum.” dedi.

Meksika Yayıncılar Birliği (CANIEM) Başkanı Hugo Setzer, Meksika’yı odak ülke olarak İstanbul’da ağırlayan program ekibine teşekkür etti.

Meksikalı yayımcıların önemli bir delegasyonla programa katıldıklarını belirten Setzer, katılımcıları aralıkta Meksika’da düzenlenen etkinliğe beklediklerini kaydetti.

“Kalemimin bende bir sorumluluk olduğunu hissediyorum”

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala ise her gün yazıhanesinde 10 saat okuyup yazdığını, son 10 yıldır “Kaç kitaplık ömrüm kaldı? Gençlere, iyi insanlara kaç tane daha kitap bırakabilirim?” düşüncesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.

Yazdıklarından dolayı kendisinde bir sorumluluk hissettiğinin altını çizen Pala, şöyle devam etti:

“Kalemimin bende bir sorumluluk olduğunu hissediyorum. ‘Dünyada pek çok insanın benim söyleyeceklerime ihtiyacı var.’ diye hiç durmadan okuyor ve yazıyorum. 102 kitap yazdım, akademik kitaplarımı bir kenara bırakırsak herhalde 40 tanesi hiç durmadan her yıl yeniden basılıp okunuyor. Şunun için mutluyum. Sabah uyanıyorum, ofisime gidiyorum, orada bir şeyler yazıyorum. Akşam geri döndüğümde o gün en az bin kişiye benim bir kitabım ulaşmış oluyor.”

Prof. Dr. Pala, senede 365 bin kitabının okuyucuyla buluştuğunu vurgulayarak. “Her gün bin okuyucu bana belki iyi niyetlerini gönderiyor, enerjilerini hissediyorum. Dünyanın herhangi bir yerinden Sinop’tan, Azerbaycan’dan, Çin’den, Antalya’dan, Mısır’dan, İngiltere’den, Fransa’dan, Hollanda’dan birisi okuyor benim kitabımı. Diyor ki, bu adam şöyle söylemiş, bak ne güzel söylemiş. Onun o taşıdığı iyi niyet, bana ağız tadı, moral, sağlık, sıhhat oluyor ve ben daha çok çalışıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Bir romanı 250 günde, 2 bin 500 saat çalışarak yazdığını aktaran Pala, şunları kaydetti:

“Ben her sene, 2 bin 500 saati sadece bir romana harcamak için misafir kabul etmiyorum, gezmeye gitmiyorum. Çocuklarıma ayırdığım zamandan alıyorum ve o 2 bin 500 saati bir araya getiriyorum. Türkiye’de benim gibi pek çok yazar böyle çalışıyor. Dünyanın her yerinde yazarlar böyle çalışıyor. Yani siz fellowship, yayımcılık gibi mesleklerle uğraşırken aslında sizin için iş gücü oluşturan insanların dünyasını anlayın diye bunları söylüyorum. Biz o kadar alın teri, emek, göz nuru, hastalık, koşturmaca, geçim sıkıntısı vesaire içerisinde bir şeyler üretmeye gayret ediyoruz. Sizlerin burada bulunmanız, benim yazdıklarımın daha fazla insana ulaşması demek. 102 kitabımın belki 365 bin değil, üç milyon kişiye de ulaşması demek. Onun için burada bulunmanızdan çok bahtiyarlık duyuyorum.”

Konuşmaların ardından İTO Başkanı Şekib Avdagiç, CANIEM Başkanı Hugo Setzer’e plaket takdim etti ve kurdele kesilerek programın açılışı yapıldı.

Etkinlik, Uzak Asya’dan Latin Amerika’ya, Kuzey Avrupa’dan Afrika’ya kadar pek çok ülkeden yayımcıların telif ve çeviri görüşmeleriyle devam etti.

İstanbul’un bir telif marketi haline getirilmesi amaçlanıyor

İstanbul Fellowship Publishing Programı’nda bir ülkenin yayıncılığının ve edebiyatının merkeze alınarak tematik bir şekilde işleneceği “odak ülke” etkinliğinde 2024’ün odak ülkesi olarak Meksika belirlendi.

Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları ile dünya yayımcılarının iş birliğinin artırılması, İstanbul’un bir telif marketi haline getirilmesi ve sektörel gelişmelerin yakından takip edilmesi amaçlanıyor.

Çok sayıda ulusal ve uluslararası yayıncının bir araya gelmesine olanak sağlayan program, 2021’den itibaren hibrit bir modelde gerçekleştirilerek katılımcılarına hem fiziki hem de çevrim içi ikili görüşme imkanı sunuyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/feed/ 0
9. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları https://www.akittvhaber.com.tr/9-uluslararasi-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari/ https://www.akittvhaber.com.tr/9-uluslararasi-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:21:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9423

9. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları, 5-7 Mart’ta Rami Kütüphanesi’nde yapılacak.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın Yayın Birliği Derneğinin desteğiyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından organize edilen programla, İstanbul’un bir “telif marketi” haline getirilmesi amaçlanıyor.

93 ülkeden yaklaşık 1000 yayıncının başvuru yaptığı programa, değerlendirme sonucunda 66 ülkeden 258’i yabancı, 125’i yerli olmak üzere 383 profesyonel yayıncı katılmaya hak kazandı.

“Ürettiklerimizin pazarda karşılık bulması çok önemli”

TBYM Başkanı Mehmet Burhan Genç, Rami Kütüphanesi’nde yapılan bilgilendirme toplantısında, yayımcı, yazar ve fikir insanlarının işinin üretmek olduğunu belirterek, “Ürettiklerimizin pazarda bir karşılık bulması çok önemli.” dedi.

“İstanbul Publishing Fellowship” adıyla da anılan programla aslında bir pazar çalışması yaptıklarını dile getiren Genç, “Ülkemizde üretilen kitaplarımızın dünyaya tanıtılması ve dünyadaki çok farklı yerlerin ürünlerinin de Türkiye’de bilinir ve tanınır olması için bir imkan oluştu.” ifadesini kullandı.

Genç, program sayesinde sadece Türkiye’deki yayımcıların değil, İstanbul’da misafir edilen uluslararası konukların da diğer ülkelerle bağlantı kurma imkanı bulduğunu, aynı zamanda İstanbul’un dünyanın farklı bölgelerindeki insanların birbirlerini tanıyıp alışveriş yaptığı bir şehir haline geldiğini ve bir köprü niteliğini kazandığını söyledi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı Erhan Erken de başından bu yana programın destekçisi olduklarını belirterek, “Bir kitabın başka bir dilde hayat bulması, yeniden doğması, bir iletişim dalgası oluşturması önemli bir şey. Bir kitap üzerinden farklı ülkelerdeki insanlar birbirlerini anlıyorlar, ortak bir paydada buluşuyorlar. Fellowship’in bu yönü özellikle bizim çok dikkatimizi çekiyor ve hoşumuza gidiyor.” diye konuştu.

“Meksika bizim için çok yeni bir pazar”

Toplantıya konuk olan Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, Türkiye’deki yayımcılar olarak dünyanın değişimine ve dönüşümüne ayak uydurduklarını, Kültür ve Turizm Bakanlığının da katkısıyla 2000’li yılların başından itibaren yurt dışında birçok fuara katılma imkanı bulduklarını dile getirdi.

Türkiye’deki kitapların yurt dışındaki okurlara da satılabileceğini ve yayımcılıkta farklı ülkelerde de pazarların olduğunu fark ettiklerini belirten Günyüz, “Yayımcıları İstanbul’a davet edip ‘Doğu ile Batı’yı birleştirebilir miyiz?’ noktasından hareket ettik ve bence bunda çok başarılı olduk.” dedi.

Pek çok ülkeden yayımcıların Avrupa’daki etkinliklere gidemediğini, fakat İstanbul’a rahatça gelebildiğini ifade eden Günyüz, Türkiye’nin bu anlamda Avrupalı yayıncıların, Türk Devletleri ve Arap ülkeleri gibi pek çok ülkedeki meslektaşlarıyla buluşabildiği bir ortak nokta ve buluşma alanı olduğunu vurguladı.

Günyüz, programın odak ülkesinin geçen yıl Özbekistan olduğunu belirterek, “Şu anda Özbekistan ile çok ciddi kitap alışverişine başladık. Bu yıl da Meksika’yı seçtik. Çünkü Meksika bizim için çok yeni bir pazardı, hiç bilmediğimiz bir yerdi. Bu anlamda bu sene Meksika’ya gittik. Meksika’da birçok yayımcıyla temas ettik ve onları Türkiye’ye davet ettik.” diye konuştu.

Program kapsamında 3 gün boyunca yapılacak etkinliklere ilişkin bilgi veren Günyüz, seminer ve etkinliklerin, odak ülke olan Meksika ile İsrail’in saldırılarının devam ettiği Gazze ve Filistin konularında gerçekleştirileceğini ifade etti.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün de İstanbul Publishing Fellowship’te Türk edebiyatından eserler yayınlayan yurt dışındaki 3 yayınevine ödül takdim edileceğini söyledi.

4 yıl önce “onur konuğu” sistemine başladıklarını dile getiren Üstün, “İlk olarak Azerbaycan konuk oldu. Azerbaycan’da eğer bugün bir kitap sektöründen bahsediliyorsa buradaki arkadaşlarımızın ve Azerbaycan’daki paydaşlarımızla oradaki yayımcıların ortak hareketlerinin ne kadar iyi olduğunu, birbirleriyle çok iyi ilişkiler geliştirdiklerini, iyi çeviriler yaptıklarını, Türk yayıncılarla diyaloglarının çok iyi olduğunu görebilirsiniz.” dedi.

Program hibrit bir modelde gerçekleştiriliyor

Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları ile dünya yayımcılarının işbirliğinin artırılması, İstanbul’un bir “telif marketi” haline getirilmesi ve sektörel gelişmelerin yakından takip edilmesi amaçlanıyor.

Çok sayıda ulusal ve uluslararası yayıncının bir araya gelmesine olanak sağlayan program, 2021’den itibaren hibrit bir modelde gerçekleştirilerek katılımcılarına hem fiziki hem de çevrim içi ikili görüşme yapma imkanı sunuyor.

Programda bugüne kadar 10 binin üzerinde telif ön anlaşması ve 15 binden fazla iş görüşmesi yapıldı.

Rami Kütüphanesi’nde 5 Mart’ta başlayacak programın açılışına, International Publishers Association Başkan Yardımcısı Gvantsa Jobava ve çeşitli ülkelerin yayıncı birliklerinin başkanları ile yöneticilerinin katılması bekleniyor.

Türk yayıncılık sektörünün entelektüel, sanatsal ve kültürel üretiminin farklı dillere çevrilmesine ve dünya çapında tanıtılmasına yönelik İstanbul Telif Ödülleri de bu yıl yapılacak. Ödüle layık görülenler aynı gün Windsor Hotel İstanbul’da düzenlenen törende açıklanacak.

2024’ün “odak ülkesi” Meksika

İstanbul Fellowship Publishing Programı’nda bir ülkenin yayıncılığının ve edebiyatının merkeze alınarak tematik bir şekilde işleneceği “odak ülke” etkinliğinde 2024’ün odak ülkesi olarak Meksika belirlendi.

Meksika edebiyatının ele alınacağı oturumlarda, Ana Maria Bermudez, Emiliano Becerril Silva ve Susana Figueroa konuşmacı olarak yer alacak. Ayrıca Meksika mutfağına ve müziğine dair kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek.

Programla Uzak Asya’dan Latin Amerika’ya, Kuzey Avrupa’dan Afrika’ya kadar pek çok ülkeden yayımcılar, telif ve çeviri görüşmeleri için İstanbul’da bir araya gelecek.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/9-uluslararasi-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TRT Genel Müdürü ile görüşme sonrası açıklama yaptı https://www.akittvhaber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-trt-genel-muduru-ile-gorusme-sonrasi-aciklama-yapti/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-trt-genel-muduru-ile-gorusme-sonrasi-aciklama-yapti/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:00:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9342

Haber: OGÜN AKKAYA/ Kamera: ÜNAL AYDIN

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile yaptığı görüşme sonrasında konuştu. Genel Müdür’ün ‘TRT bir yayın kuruluşudur. ve TRT, haber değeri taşıyan haberleri vermekle yükümlüdür” dediğini, kendilerinin de “Bu CHP’nin haberlerinin haber değeri taşımadığı anlamına geliyor mu? Böyle bir değerlendirmeniz olabilir mi?” diye sorduklarını ve “Hayır. Asla böyle bir değerlendirme olamaz. CHP Türkiye’nin köklü bir siyasal partisidir. Dolayısıyla sözleri haber değeri taşır” karşılığını aldıklarını söyledi. Günaydın, “Biz sorumlu bir siyasetçi anlayışı içerisinde TRT Genel Müdürüne görüşlerimizi açık olarak ifade ettik. TRT yayınlarını izlemeye devam edeceğiz. ” dedi.

TRT’nin seçim döneminde tarafsız yayın politikası yürütmediği gerekçesiyle TRT Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapacağını açıklayan Günaydın, kendisine görüşme randevusu verilmesinin ardından TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile görüştü. Görüşme sonrasında CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ile basın açıklaması yapan Günaydın şunları söyledi:

“Önceki gün itibariyle TRT Genel Müdürü’nden yayınlarında görülen açık adaletsizlikler karşısındaki tutumunu değerlendirmek ve CHP’nin görüşlerini aktarmak üzere bir randevu talep etmiştik. Dün bütün gün boyunca ne zaman uygun olursa bu randevunun bizim için uygun olacağını söylemiştik. Bugün de o randevunun gelmemesine göre saat 11.00’de bir basın toplantısını TRT önünde yapmayı planlamıştık.

Bu sabah itibariyle saat 09: 15’te TRT Genel Müdürlüğü özel kaleminden bugün 16.30’a bir randevu verildiği ifade edildi. Bunun üzerine sabah yapmayı planladığımız basın açıklamasını iptal ettik. TRT Genel Müdürü ile 67 dakika süren bir görüşme yaptık. Açıkçası kurumların önüne gelen, kurumların yöneticileriyle görüşmeden çeşitli açıklamalar yapan bir siyasi tutum geliştirmek istemedik. Çünkü muhataplarımızın kamu kurumlarının yöneticilerinin nasıl bir ruh hali içerisinden olduklarını, nasıl bir tutum içerisinde olduklarını anlamak isteriz. Türkiye’nin daha temiz, daha sağlıklı bir siyasal ortama da kavuşmasını isteriz. Bu bağlamda bu görüşmeyi biz de uygun gördük ve kendisiyle görüştük.

“CHP KÖKLÜ BİR PARTİDİR. HABER DEĞERİ TAŞIR”

Sayın Genel Müdür der ki ‘TRT bir yayın kuruluşudur. ve TRT, haber değeri taşıyan haberleri vermekle yükümlüdür’ Dedik ki peki bu CHP’nin haberlerinin haber değeri taşımadığı anlamına geliyor mu? Böyle bir değerlendirmeniz olabilir mi? Kendisi, ‘Hayır. Asla böyle bir değerlendirme olamaz. CHP Türkiye’nin köklü bir siyasal partisidir. Dolayısıyla sözleri haber değeri taşır’ dedi.

Bunun üzerine yayın saatlerindeki açık adaletsizliği nasıl tanımlayabiliyorsunuz? Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? Dedik. Orada editöryal bağımsızlık ve tarafsızlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Biz de dedik ki, bir insan editöryal olarak bağımsız olabilir ama tarafsız olmayabilir. Burada da zaten bu çok açık olarak görülüyor. Kendisiyle ilgili kamuoyuna da yansıyan sürelerle ilgili açıklama yapmasını bekledik. Sayın Genel Müdür, ‘Kamuoyuna sürelerle ilgili yansıyan açıklamalar, RTÜK’ün bazı üyeleri tarafından saptanan açıklamalardır. Dolayısıyla bu açıklamaların doğru olmadığını düşünüyoruz’ dedi.

“YANLI YAYINLARA TAHAMMÜL ETMEYECEĞİZ”

Ayrıca ben yetkisi ve görevi olmayan hangi bilimsel ölçütlere göre saptandığı belli olmayan yayın saati tartışmasının içine TRT’yi sokmak istemem’ dedi. Kendi sözcükleri bunlardır. Biz de bu sözler üzerine TRT gibi bir yayın kuruluşunun yapması gereken görevler var. Her ayın son günü itibariyle siyasi yayınlarında hangi siyasi partiye, hangi lidere, hangi kritere göre ne kadar zaman ayırdığını bilimsel ölçütlerle bunu saptar ve yayınlar. Bu saptamayı ve verileri de kamuoyu denetimine açar. Böylece iddia ettiğiniz yanlış olgu ortadan kalkar. ve gerçek ortaya çıkar. Örneğin, Erdoğan’a ayrılan sürenin bin 942 saat olduğu söyleniyor. Siz diyebilirsiniz ki bunun 942 saati Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı işler. Ama bin saati de örneğin Kütahya mitinginde olduğu gibi ya da Meclis’te grupta yaptığı konuşma gibi AKP Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı işlerdir. O halde de bununla örneğin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ayrılan zaman arasındaki bir süreyi karşılaştırabilir hale gelebiliriz. Kendisine kuvvetle yaptığımız tavsiye, bu ayrımı yapınız. Bu ayrım yalnızca kamuoyunun sizin hakkınızda bir fikir oluşturmasına neden olmaz. Aynı zamanda TRT Genel Müdürü ve TRT’nin üst kadrosu, Ocak ayında AKP’ye, CHP’ye ne zaman ayırdığını görür. Şubat ayında kendisini buna göre düzeltme ihtiyacı içerisinde olur. Böylece bu TRT için de önemli ve olumlu bir adım olabilir. Bunun üzerine TRT içerisinde bir iç değerlendirme yapacağına ilişkin bir söylemi oldu. Elbette kendilerinin bileceği iştir. 2022 başından bu yana 12 milyar dolar, bugünkü rakamlara göre 375 milyar TL bütçe kullanan, 8 bin 500 çalışanı bulunan ve her birimizin bütçeleriyle kendisine kaynak oluşturan TRT’nin yanlı yayınlarına daha fazla tahammül etmeyeceğiz.

“TRT AÇIK SİYASİ ALGILARIN BİR PARÇASI YAPILMAMALIDIR”

Örneğin son genel seçimden evvel, TRT yaptığı bir dizide bir teröriste ‘Geliyor gelmekte olan’ sözcüğünü kullandırıyor. Sayın Genel Müdür, bu sözcüğün kendisiyle ilgili olmadığını, her senaristin sözünü kendisinin kontrol edemeyeceğini söyledi. Elbette doğru olabilir. Bunun bir mekanizması olmalıdır. TRT, son derece açık siyasi algıların bir parçası yapılmamalıdır. Sayın Özgür Özel’in en son yaptığı grup konuşmasında TRT’yi eleştirmesi üzerine yayının kesilmesinden bahsettik. O da ‘Ben bu yayını izlemedim. Arkadaşlarıma sordum. Özgür Özel, TRT’yi eleştirmeye başlamadan evvel, üç dakikalık bir yayından sonra yayın kesilmişti’ dedi. Peki AKP Genel Başkanı sıfatıyla Recep Tayyip Erdoğan, grupta toplantı yaparken bu toplantıyı naklen ve tam olarak veriyor musunuz? Diye sorduk. ‘Evet veriyoruz’… Vermezseniz sizi burada bir dakika oturturlar mı? ‘Oturtmazlar…’

Peki o halde neden CHP’nin yaptığı grubu tam olarak vermiyorsun? Neden üç dakika veriyorsun? Neden TRT aracılığıyla CHP’nin sözünü halka ulaştırmayı görev saymıyorsun?… Biz sorumlu bir siyasetçi anlayışı içerisinde TRT Genel Müdürüne görüşlerimizi açık olarak ifade ettik. TRT yayınlarını izlemeye devam edeceğiz. RTÜK’ün burada bir denetim yapması gerekir. RTÜK başkanının sıfatına bakılırsa, bu denetimin yapmayacağı açıktır. Yüksek Seçim Kurulu, seçimlerde siyasal partilere demokratik, adil ve eşit bir süre paylaşımı konusunda 20 Ocak 2023 tarihinde genelgesini yayınlamıştır. Yüksek Seçim Kurulu’nu genelgesini takip etmeye davet ediyorum.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-trt-genel-muduru-ile-gorusme-sonrasi-aciklama-yapti/feed/ 0
RTÜK Üyeleri Keser ve Taşcı, TRT’yi, Seçim Yayınlarında Tarafsızlık İlkesini Bozduğu Gerekçesiyle Üst Kurul’a Şikayet Etti https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-uyeleri-keser-ve-tasci-trtyi-secim-yayinlarinda-tarafsizlik-ilkesini-bozdugu-gerekcesiyle-ust-kurula-sikayet-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-uyeleri-keser-ve-tasci-trtyi-secim-yayinlarinda-tarafsizlik-ilkesini-bozdugu-gerekcesiyle-ust-kurula-sikayet-etti/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:51:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8476

RTÜK üyeleri Tuncay Keser ve İlhan Taşcı, TRT’yi, seçim döneminde iktidar partisi ile muhalefet partilerinin adayları hakkında tek taraflı yayın yaptığı gerekçesiyle Üst Kurul’a şikayet etti ve işlem yapılmasını istedi. Dilekçede; “40 günlük yayın kayıtları incelenerek, İktidar Partisi ve Ana Muhalefet Partisinin ekrana getirilme süreleri hesaplanmıştır. 40 günlük yayın karnesi hesaplamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin ekrana getirilme süresi 1945 dakika olarak kayda geçmişken; Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP’nin ekrana getirilme süresinin yalnızca 25 dakika olduğu görülmektedir” denildi.

CHP kontenjanından seçilen RTÜK üyeleri Tuncay Keser ve İlhan Taşcı, TRT’nin seçim yayınlarına ilişkin Üst Kurul’a şikayet dilekçesi sundu. Keser ve Taşcı, iktidar partisi ile muhalefet partisi belediye başkan adaylarının konuşmalarına eşit oranda yer verilmediğini vurguladı.

RTÜK ÜYELERİ KESER VE TAŞCI’NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİ

Keser ve Taşcı’nın şikayet dilekçesinde, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçimlerin özgür ve adil bir ortamda yapılmasını hükmeden kararını hatırlatarak, şu ifadelere yer verildi:

“Anayasa’nın 79’uncu maddesi ile seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görevi, Yüksek Seçim Kurulu’na verilmiştir. YSK tarafından; ilgili Yasa doğrultusunda, seçimlerin özgür ve adil bir ortamda yapılması için, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un bazı maddeleri ile seçim hukukunu ilgilendiren 8, 29/A, 30 ve 45’inci maddelere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda; 2023/1565 No.lu karar, Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Anayasa’nın 133. Maddesi kapsamında, üyeleri TBMM Genel Kurulu’nca seçilen, özerk ve tarafsız bir kamu tüzel kişiliği olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, ‘6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’ hükümlerini uygulamakla yükümlüdür.

6112 sayılı Kanun’un; seçim dönemleri için düzenlenen 30’uncu maddesi birinci fıkrasında; “Seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenir.”, ikinci fıkrasında; “Üst Kurul, medya hizmet sağlayıcılarının seçim dönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları doğrultusunda izler, denetler ve değerlendirir” hükümleri bulunmaktadır.”

Dilekçede 6112 sayılı kanunun “Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun Yükümlülüğü”nü belirleyen 45’inci maddesinin önemine vurgu yapılarak şunlar kaydedildi:

“Birinci fıkrasında, ‘8’inci maddede belirtilen yayın ilkeleri ile bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümleri, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu yayınları hakkında da uygulanır’,

İkinci fıkrasında, “Söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ihlalin niteliği açıkça belirtilerek Üst Kurulca uyarılır ve yükümlülüğün gereğinin yerine getirilmesi ilgili Bakanlığa bildirilir.”, hükümleri yer almaktadır.

Dolayısıyla; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) da, tüm özel radyo ve televizyonlar gibi yukarıdaki fıkra hükümlerine göre seçime katılan siyasi partiler ile bağımsız adayların birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılımını sağlama ve görüşlerini açıklama imkanı verirken seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, dürüstlük, serbestlik ilkelerine uymak zorundadır.”

Keser ve Taşcı’nın dilekçesinde şu ayrıntılara yer verildi:

“Ayrıca; YSK tarafından düzenlenen 20.12.2023 tarih ve 2023/1565 sayılı kararda; ‘A- Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) ile özel radyo ve televizyon kuruluşları yayınlarında;

Tek yönlü ve taraf tutan yayınlar yapamazlar. Bu kuruluşlar yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde siyasi partiler ve bağımsız adaylar arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorundadırlar.

Adalet ve tarafsızlığa, kanunlara uygun davranmakla yükümlü olan yayın kuruluşları, ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları esas alarak yayın yapamazlar.

Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki yirmi dört saate kadar olan sürede, siyasi partiler veya bağımsız adaylar radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilirler. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yer toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilir hükümleri bulunmaktadır.”

Dilekçede TRT’nin yerel seçimlere ilişkin iktidar ve muhalefet adaylarına verdiği süreyle ilgili şu bilgilere yer verildi:

“GEREKLİ DENETLEMELERİN YAPILMASI, KAMUOYUNUN ÖNCELİKLİ BEKLENTİSİ OLMASININ YANI SIRA, YASAL BİR ZORUNLULUKTUR”

“Ancak 1 Ocak 2024 tarihinde başlayan seçim döneminde, bugüne kadar Üst Kurul tarafından gerek TRT Kurumu gerekse özel radyo ve televizyon yayınlarının, YSK kararlarına uygunluğu açısından denetimine ilişkin hiçbir rapor Üst Kurul gündeminde yer almamış, ilgili Kanun’da geçen ‘denetim’ ve ‘değerlendirme’ye ilişkin bir adım atılmamıştır. Oysa ki; seçim döneminde medya hizmet sağlayıcı kuruluşların tek yönlü ve taraf tutan yayınlarına ilişkin şikayetler de dikkate alındığında, 6112 sayılı Kanun ve ilgide belirtilen Yüksek Seçim Kurulu kararlarında yer alan hükümler kapsamında gerekli denetlemelerin yapılması, kamuoyunun öncelikli beklentisi olmasının yanı sıra, yasal bir zorunluluktur.

“ERDOĞAN VE AK PARTİ’NİN EKRANA GETİRİLME SÜRESİ 1945 DAKİKA, ÖZGÜR ÖZEL VE CHP’NİN EKRANA GETİRİLME SÜRESİNİN İSE YALNIZCA 25 DAKİKA OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR”

Türkiye’nin kamu yayıncılığı hizmetini yürütmekte olan ilk ve tek kuruluşu olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun kanallarından biri olan TRT Haber’in, 01 Ocak 2024 ile 10 Şubat 2024 tarihleri arasındaki 40 günlük yayın kayıtları incelenerek, İktidar Partisi ve Ana Muhalefet Partisinin ekrana getirilme süreleri hesaplanmıştır. SKAAS kayıtları ile yapılan bu incelemeler sonucunda yukarıda belirtilen tarihler arasındaki 40 günlük yayın karnesi hesaplamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin ekrana getirilme süresi 1945 dakika olarak kayda geçmişken; Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP’nin ekrana getirilme süresinin yalnızca 25 dakika olduğu görülmektedir.

“CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL VE CHP’NİN HİÇ EKRANDA YER ALMADIĞI KAYDA GEÇİRİLMİŞTİR”

TRT Haber’in, Türkiye’nin yaşamış olduğu ve 11 ili etkisi altına alan deprem faciasının yıldönümü olan 06.02.2024 tarihli 24 saatlik yayın süresi incelemesinde ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin 6 saat 42 dakika, Devlet Bahçeli ve MHP’nin 38 dakika, Meral Akşener ve İyi Parti’nin 1 dakika 53 saniye ekranda yer aldığı görülürken; bölgede bulunmasına ve kamuoyuna açıklamalar yapmasına karşın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP’nin hiç ekranda yer almadığı kayda geçirilmiştir.

TRT Haber’in yayınlarına ilişkin bu veriler, hem Yüksek Seçim Kurulu kararı hem de TRT Kanunu’nun da ihlal edildiğini göstermektedir. Ayrıca, 6112 sayılı kanunun Yayın Hizmeti İlkeleri başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında yayıncıların uyması gereken yayın ilkeleri açıkça belirtilmiştir. TRT Haber’in, seçim dönemi yayınları ile ilgili veriler; bahsi geçen maddenin birinci fıkrasının (k) bendinde düzenlenen ‘Siyasi partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte olamaz’ hükmünün de çiğnendiğini ortaya koymaktadır.

“KAMUOYUNUN ÖZGÜRCE OLUŞMASININ ENGELLENMESİ YUKARIDA BAHSİ GEÇEN KANUN HÜKÜMLERİNE AÇIKÇA AYKIRIDIR”

Demokratik bir yönetim biçimine bağlı olduğu söylenen bir ülkenin 85 milyon yurttaşın vergileriyle kamu yayıncılığını üstlenen bir kurumunun, farklı siyasi tercihlere ve ideolojik yönelimlere karşı adil ve tarafsız bir yayın politikası yürütmesi beklenirken, iktidar partisinin politikalarını bu denli ön plana çıkararak adeta iktidar partisinin seçim propagandasını yapması ve iktidar partisinin bakış açısı ile politikalarını bu denli meşrulaştırarak halkın özgür iradesine müdahale etmesi, kamuoyunun özgürce oluşmasının engellenmesi yukarıda bahsi geçen kanun hükümlerine açıkça aykırıdır.

“YAYIN SÜRELERİ İÇİN GEREKLİ HUKUKİ İŞLEMLERİN BAŞLATILMASINI ARZ EDERİZ”

Yayınlarını tarafsızlık ilkesine bağlı ve dengeli bir biçimde yürüttüğü söylenen hiçbir yayıncı kuruluş, yukarıda sayısal olarak ifade edilen yayın süreleri ile bu iddiasını gerçekleştiremez. Bu çerçevede; 6112 Sayılı Kanun ve Yüksek Seçim Kurulu’nun 20.12.2023 tarih ve 2023/1565 No.lu kararı doğrultusunda, TRT Kurumu’nun, en yalın haliyle taraf tuttuğu açıkça belirlenen yayın süreleri için gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasını arz ederiz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-uyeleri-keser-ve-tasci-trtyi-secim-yayinlarinda-tarafsizlik-ilkesini-bozdugu-gerekcesiyle-ust-kurula-sikayet-etti/feed/ 0
İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları 5-7 Mart’ta düzenlenecek https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-5-7-martta-duzenlenecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-5-7-martta-duzenlenecek/#respond Tue, 30 Apr 2024 09:00:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7218

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından İstanbul’un bir telif marketi haline dönüşebilmesi için düzenlenen “9. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları”, 5-7 Mart’ta Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığının katkıları ve Basın Yayın Birliği Derneğinin destekleriyle çok sayıda ulusal ve uluslararası yayıncının bir araya gelmesine olanak sağlayan program, 2021’den itibaren hibrit bir modelde katılımcılarına hem fiziki hem de online B2B görüşme yapma imkanı sunuyor.

TBYM Başkanı Mehmet Burhan Genç, “İstanbul Publishing Fellowship” adıyla da anılan programa ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl odak ülkenin “Meksika” olduğunu belirterek, program kapsamında Meksika edebiyatı üzerine konuşmalar yapılacağını söyledi.

Genç, 2025’te de odak ülkenin Abu Dhabi olacağına işaret ederek, “Odak ülke seçimini dünyanın farklı köşelerine yapıyoruz. İlk odak ülkemiz Azerbaycan’dı. Sonra Macaristan, Özbekistan. Yani biraz doğudan biraz batıdan seçim yapıyoruz. Latin Amerika bugüne kadar çok fazla iletişimimizin olmadığı bir alandı. Özellikle Meksika’ya seçerek, Latin ülkelerle irtibatı güçlendirmeye çalıştık.” dedi.

Hedef 3 bin kitap anlaşması

Bu yıl programa 93 ülkeden bin başvuru aldıklarını aktaran Genç, seçici kurulun değerlendirmesi sonucu 197 yabancı, 125 Türk olmak üzere, online görüşmelerle birlikte 383 katılımcının programa konuk olacağını kaydetti.

Mehmet Burhan Genç, Afrika ülkelerinin yanı sıra Uzak Doğu’dan da programa ilginin arttığını vurgulayarak, “Bu yıl katılımcı sayısı itibarıyla en çok rağbet gösteren ülkeler İngiltere, İtalya, İran, Mısır, Özbekistan, Azerbaycan. Hem batıdan hem doğudan programa yoğun bir talep var.” diye konuştu.

En çok telif anlaşmasının tarih kitaplarında yapıldığının altını çizen Genç, şunları aktardı:

“Özellikle Türk dizilerinin de dünyada çokça gösterime girmesi bu durumu biraz arttırdı. Son birkaç yıldır hem tarih kitapları hem de Osmanlı kitaplarına talep çok. Edebiyatçılarımıza da talep çok. Klasik edebiyatımız diyebileceğimiz üstatlarımızın da genç yazarlarımızın da kitapları bilinir hale geldi.”

Genç, Türk kültürünü dünyaya tanıtmak adına İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları’nın çok önemli bir adım olduğunu kaydederek, bu yıl yeni yayıncıların katılımıyla programın canlı geçeceğini umduklarını ve kitap telifi anlaşmasında 3 bin barajını geçmeyi hedeflediklerini söyledi.

8 yılda 10 binin üzerin­de telif ön anlaşması yapıldı

Dünya yayımcılarını İstanbul’da bir arayan getiren etkinlik, telif alışverişine ve kültürel mübadele çabalarına destek olmak, farklı ülkelerden yayıncıların Türkiye’de iş yapmalarını teşvik etmek ve yeni pazarlara açılmalarını sağlamak amacıyla düzenleniyor.

Program kapsamında 8 yılda, 10 binin üzerin­de telif ön anlaşması ve 15 binin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.

Bu yıl en çok katılım 29 başvuru ile Birleşik Krallık’tan gelirken, Endonezya ve Mısır 26, İran 25, Meksika ise 24 başvuru ile etkinlikte yer alacak.

Odak ülke Meksika’dan çeşitli yayınevleri, yazar, çevirmen ve meslek birliği yetkilileri ile ikili görüşmeler gerçekleştirilecek.

Meksika edebiyatının ele alınacağı oturumlarda, Meksika mutfağı ve müzik dinletisi gibi kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecek.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-5-7-martta-duzenlenecek/feed/ 0
CHP Milletvekili Umut Akdoğan, TBMM TV’nin tarafsız olmadığını belirtti https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-tbmm-tvnin-tarafsiz-olmadigini-belirtti/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-tbmm-tvnin-tarafsiz-olmadigini-belirtti/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:39:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5395

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, TBMM TV’nin yayınlarında tarafsız davranmadığını belirterek, “10 CHP’li vekile tanınan süre 9 dakika 32 saniye. Yani milletvekillerimizin her birinin basın toplantısına 1 dakika dahi verilmemiş. 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu gereğince, TBMM Genel Kurul çalışmalarını dengeli ve tarafsız bir biçimde özetleyen yayın yapması esas olan TBMM TV’nin bu ilkeyi gözetmiyor olması iktidarın elindeki tüm kanalları kendi propagandası için kullanmasının bir tezahürüdür. İktidar her mecrada muhalefetin sesini kısıyor” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, 2024 yılı Bütçe ve 2022 yılı kesin hesap görüşmeleri esnasında TBMM TV’de yapılan yayınlara dair TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanıtlaması istemiyle verdiği iki yazılı soru önergesi ve cevap hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Akdoğan açıklamasında şunları kaydetti:

“YAPILAN RÖPORTAJLARIN İÇERİĞİ İKTİDAR PROPAGANDASI NİTELİĞİ TAŞIYORDU”

“Bütçe görüşmeleri sırasında TBMM TV kesintisiz yayın yapıyor. TBMM Başkanlığı’na bu konuda iki kez soru önergesi yöneltmek durumunda kaldım. Çünkü ilk soru önergemizde yer alan sorularımızın tümüne cevap verilmemişti. İlk soru önergemize genel bir cevap verilerek 18 saat yayın yapıldığı bu 18 saat içerisinde de 380 dakikanın komisyonlara dair yapılan çalışmaları içerir şekilde komisyon başkanları ile yapılan röportajlara ayrıldığı bilgisi verildi. Komisyon başkanlarının tümü Ak Partili milletvekilleri, çoğu da Ak Partili eski Bakanlar. Bunlarla yapılan röportajların içeriği de komisyon çalışmalarından ziyade iktidar propagandası niteliği taşıyordu. Bu nedenle biz bir kez daha soru önergemizi tekrar ederek diğer partilere ayrılan süre hakkında bilgi istedik.”

Konuya ilişkin daha detaylı bilgi edinmek amacıyla ikinci bir soru önergesi verdiğini ifade eden Akdoğan, gelen ikinci cevapta 36 milletvekilinin basın toplantılarına ayrılan sürenin 58 dakika 51 saniye olduğunun belirtildiğini söyledi. Akdoğan paylaşılan verileri kapsamlı olarak değerlendirdiklerinde Ak Partili Milletvekilleri olan Komisyon Başkanları ile 3 Ak Partili milletvekiline toplam 383 dakika 30 saniye süre ayrılırken, diğer partilere mensup milletvekillerinin ise TBMM TV ekranlarında sadece 55 dakika 21 saniye yer bulduklarının anlaşıldığını açıkladı.

Akdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:

“10 CHP’Lİ VEKİLE TANINAN SÜRE 9 DAKİKA 32 SANİYE”

Gelen cevaptan görüyoruz ki, 10 CHP’li vekile tanınan süre 9 dakika 32 saniye. Yani milletvekillerimizin her birinin basın toplantısına 1 dakika dahi verilmemiş. 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu gereğince, TBMM Genel Kurul çalışmalarını dengeli ve tarafsız bir biçimde özetleyen yayın yapması esas olan TBMM TV’nin bu ilkeyi gözetmiyor olması iktidarın elindeki tüm kanalları kendi propagandası için kullanmasının bir tezahürüdür. İktidar her mecrada muhalefetin sesini, kısıyor.”

“OTURUM ARALARINDAKİ HABERLERDE TBMM’DE TEMSİL EDİLEN SİYASİ PARTİLERE GÖRE YAYIN DAĞILIMI NASIL GERÇEKLEŞMİŞTİR?”

Akdoğan 28 Aralık 2023 tarihinde TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde TBMM Başkanı Kurtulmuş’a şu soruları yöneltmişti:

“-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinin oturum aralarında toplam kaç saat haber yayını yapılmıştır?

-Bu haber yayınlarında TBMM İhtisas Komisyonları’na kaç dakika süre ayrılmıştır?

-Bu haber yayınlarında hangi TBMM İhtisas Komisyonları’na dair yayın yapılmıştır? Bu yayınların içeriği nedir?

-Haber yayınlarında İhtisas Komisyonları’na dair haberlerde sadece komisyon başkanlarıyla yapılan röportajlara mı yer verilmiştir? Diğer komisyon üyelerinin görüşlerine de yer verilmiş midir?

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde TBMM’de temsil edilen siyasi partilere göre yayın dağılımı nasıl gerçekleşmiştir?

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde kaç milletvekilinin basın toplantısına dair haber yayınlanmıştır?

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde hangi milletvekillerinin basın toplantılarına dair haberler yayınlanmıştır?”

BOZDAĞ: BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNİN OTURUM ARALARINDA TOPLAM 18 SAAT HABER YAYINI YAPILMIŞTIR

17 Ocak 2024 tarihinde Akdoğan’ın soru önergesini yanıtlayan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinin oturum aralarında toplam 18 saat haber yayını yapılmıştır. TBMM TV’de bütçe görüşmeleri boyunca ihtisas, araştırma komisyonları ve alt komisyonlar ile ilgili 380 dakika haber yayınlanmıştır. İhtisas, araştırma komisyonları ve alt komisyonların başkanlarıyla bütçe dönemlerinde röportaj yapılmaktadır” dedi. Bozdağ yanıtında şu bilgileri verdi:

“Bütçe görüşmelerinde; Anayasa, Adalet, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm, Dışişleri, İçişleri, Dijital Mecralar, Dilekçe, İnsan Haklarını İnceleme, Milli Savunma, Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonlarının başkanlarıyla, Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonunun eş başkanıyla, Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu başkanıyla ayrıca İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulmuş olan Çocuk Hakları Alt Komisyonu, Göç ve Uyum Alt Komisyonu, İslamofobi ve Irkçılık İnceleme Alt Komisyonu başkanlarıyla komisyonların ve Türkiye’nin gündemindeki iç ve dış gelişmelerle ilgili röportajlar yapılarak yayınlanmıştır. TBMM TV haber yayınlarında kuruluşundan günümüze kadar tüm ihtisas, araştırma komisyonları ve alt komisyonların başkanlarıyla röportaj gerçekleştirilmiş ve yayınlanmıştır. Bütçe görüşmeleri sırasında da ihtisas ve araştırma komisyonlarının başkanlarıyla röportaj yapılmıştır. Bütçe görüşmeleri sırasında milletvekilleri tarafından TBMM’de yapılan basın toplantıları TBMM TV tarafından haber yapılarak yayınlanmıştır. TBMM TV siyasi parti ve milletvekillerinin hepsine yer vermekte ve yayınlamaktadır. Bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde tüm milletvekillerinin toplantıları takip edilerek haberleştirilmiş ve gün içinde yayınlanmıştır”

AKDOĞAN: İHTİSAS KOMİSYONLARINA DAİR HABERLERDE DİĞER KOMİSYON ÜYELERİNİN GÖRÜŞLERİNE YER VERİLMEME SEBEBİ NEDİR?

Akdoğan 1 Şubat 2024 tarihinde verdiği ikinci önerge ile Kurtulmuş’a şu soruları yöneltti:

“-Haber yayınlarında ihtisas komisyonlarına dair haberlerde diğer komisyon üyelerinin görüşlerine yer verilmeme sebebi nedir?

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde TBMM’de temsil edilen siyasi partilere göre yayın dağılımı nasıl gerçekleşmiştir? (Süreler bazında partilere göre dağılım nedir?)

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde kaç milletvekilinin basın toplantısına dair haber yayınlanmıştır? Bu milletvekillerinin partiler bazında dağılımı ve süreleri nedir?

-TBMM TV’de 11-25 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen Bütçe görüşmelerinin oturum aralarında verilen haberlerde hangi milletvekillerinin basın toplantılarına dair haberler yayınlanmıştır?”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-tbmm-tvnin-tarafsiz-olmadigini-belirtti/feed/ 0
İmamoğlu, TOKİ Başkanının canlı yayına katılma isteğine tepki gösterdi https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-toki-baskaninin-canli-yayina-katilma-istegine-tepki-gosterdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-toki-baskaninin-canli-yayina-katilma-istegine-tepki-gosterdi/#respond Fri, 29 Dec 2023 09:03:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1838

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, canlı yayında hükümetin İstanbul’daki sosyal konut ve kentsel dönüşüm projelerini eleştirirken TOKİ Başkanı Ömer Bulut yayına katılmak istedi. Programın formatının buna uygun olmadığını söyleyen sunucu, “Bu yayında değil ama kapımız ona her zaman açık. İmamoğlu’nun soruları vardı, gelirse memnun oluruz” ifadelerini kullandı. Sunucunun anonsuna sinirlenen İmamoğlu, “Kusura bakmayın. İBB başkan adayıyla konuşacak kişi o değildir. İşine baksın. Doğru bir yayın politikası değil. Bence yanlış bir anons yaptınız” dedi. Görüntüleri X hesabından paylaşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, İmamoğlu’na “Sen, TOKİ Başkanının ne muhatabı olabilirsin ne de tırnağı… Kibir abidesi cüce, kıt beyinli, Trabzon’un yüz karası müptezel” sözleriyle hakaret etti.

İMAMOĞLU’NDAN HÜKÜMETE SOSYAL KONUT ELEŞTİRİSİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sözcü TV’de soruları yanıtladı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan İmamoğlu ile hükümetin İstanbul’daki sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarını eleştirdi. İmamoğlu, “Deprem kapıda, acele etmemiz lazım. 30’un üstünde dosyamız var. 50 bin konut kampanyası yapılıyor. Bu kampanyanın bir noktası da Tuzla. Tuzla’da ilana çıkılıyor. 2+1 dairenin fiyatı 195 bin TL aradan 5 sene geçti. Dairenin fiyatı 2.685.000 oldu. 180 ay taksitle verilecek toplamda ödenecek rakam 34.000.000 lira. Bir başka vaat. Yine ilk evim ilk iş yerim kampanyası iktidarın kampanyası. Kampanya tarihinde daire bedeli 850 bin 240 ay vadeli. 240 ay sonunda bu dairenin fiyatı 52.000.000 lira. Sosyal konut için 80 bin TL maaş lazım” dedi.

TOKİ BAŞKANI CANLI YAYINA BAĞLANMAK İSTEYİNCE İMAMOĞLU SİNİRLENDİ

Bu sırada söz alan programın sunucusu Senem Toluay Ilgaz, TOKİ Başkanı Ömer Bulut’un yayına bağlanmak istediğini belirterek, “Şimdi bir yayıncı notunu düşmem lazım. Bu özel yayınlarda formatımız buna müsait değildi. TOKİ Başkanı Sayın Ömer Bulut yayına katılmak istedi. Fakat bu yayında değil ama Sözcü TV’nin kapısı ona her zaman açık. Az önce Deniz Zeyrek ve İsmail Saymaz’a mesajlarını iletti. Sayın İmamoğlu’nun bu yayında soruları vardı. Eğer kendisi gelir bir yayınımıza katılırsan çok da memnun oluruz. Hem Sayın İmamoğlu’nun eleştirerek gündeme getirdiği sorular hem de TOKİ’yle ilgili soruları ve deprem gerçekleriyle ilgili sorunları konuşuruz.” ifadelerini kullandı.

“YANLIŞ BİR ANONS YAPTINIZ”

Ilgaz’ın anonsuna tepki gösteren İmamoğlu, “Senem hanım kusura bakmayın. TOKİ Başkanı sizin için neyi ifade ediyor bilmiyorum ama, bir gün isterse KİPTAŞ Genel Müdürüyle oturur konuşur. İkidir tekrar ediyorsunuz. Yarın bir gün İstanbul Belediye Başkanı ya da İstanbul Belediye Başkan Adayı’yla konuşacak kişi o değildir. Sizin üzerinizden prim yapmaya gayret ediyor. İşine baksın. Yarın bir yerde cevabını verir. İşini görsün, işine baksın. Bence yanlış bir anons yaptınız onu da söyleyeyim.” diye konuştu.

TOKİ Başkanı Ömer Bulut.

“DOĞRU BİR YAYINCILIK POLİTİKASI DEĞİL”

İmamoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Burada bir bakan oturabilir Başbakan oturabilir. KİPTAŞ’ın Genel Müdür onu arayıp bir şey derse anons eder misiniz? Etmezsiniz. Doğru bir yayıncılık politikası değil. Ben eleştirimi yapıyorum. O zaman bir sürü insan daha yazabilir yani. Benim muhatabım TOKİ değil. İkidir açıklama yapıyorsunuz. Ben İstanbul Belediye Başkanı’yım. Ben kendisini tanımam. Programdan sonra ararsınız Senem Hanım. Teşekkür ediyorum.”

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI: CÜCE, KIT BEYİNLİ, MÜPTEZEL

İmamoğlu ile ilgili görüntüleri sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral oldukça sert ifadeler kullandı. Saral, “Sen, TOKİ Başkanının ne muhatabı olabilirsin ne de tırnağı…Kibir abidesi cüce, kıt beyinli, Trabzon’un yüz karası müptezel” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-toki-baskaninin-canli-yayina-katilma-istegine-tepki-gosterdi/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: “Türkiye aleyhinde dezenformasyon faaliyetleri dikkat çekici şekilde artmıştır” https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-turkiye-aleyhinde-dezenformasyon-faaliyetleri-dikkat-cekici-sekilde-artmistir/ https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-turkiye-aleyhinde-dezenformasyon-faaliyetleri-dikkat-cekici-sekilde-artmistir/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:06:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1349

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, TBMM Genel Kurulunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve İletişim Başkanlığı bütçeleri üzerinde konuştu. MHP’li Özdemir; “Zaman zaman gerçekleştirilen suçu ve suçluyu meşru gösteren, yalan ve iftira yüklü yayınlarla kamuoyunu yönlendirmeyi amaç ve alışkanlık edinen, Türk aile yapısını hedef alan ve sapkın akımlara yol açan yayıncılık faaliyetleri karşısında daha hassas olunmalı, Türk Milleti’nin değerleri korunmalıdır” dedi.

İçerisinde bulunduğumuz çağda bilgi, bilgiye kolay erişim, bilginin doğruluğu ve yerinde kullanımının devletler ve organizasyonlar için en önemli konuların başında geldiğini belirten Özdemir; “Bir başka ifadeyle kurumlar arası ilişkiyle beraber devlet ile toplum ve devletlerarası ilişkinin sağlıklı bir zeminde yürüyebilmesi için güçlü ve işlevsel bir iletişim stratejisine ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı. Son zamanlarda Türkiye aleyhinde dezenformasyon faaliyetleri dikkat çekici şekilde arttığını ifade eden Özdemir; “Yalan, yanlış, yanıltıcı ve yönlendirici haberlerle Türkiye, uluslararası medya organları, düşünce kuruluşları ve terör örgütleri tarafından karalanmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin attığı adımların dış müdahalelere ve manipülasyonlara açık hale gelmemesi, dünya kamuoyuna Türkiye’nin tezlerinin en doğru ve hızlı şekilde anlatılabilmesi için İletişim Başkanlığının teknolojik, fiziki ve insan gücünün güçlendirilerek ilgili kurumlarla yetki çatışması oluşmayacak bir eş güdüm içerisinde faaliyetlerinin sürdürülmesi sağlanmalıdır” dedi. “Basın yayın kuruluşlarımızın sorunlarının çözümlenmesi demokrasimiz açısından önem arz etmektedir” diyen Özdemir, özellikle de yerel medyanın son dönemde yaşadığı zorluklar üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini ifade etti. Yerel medyaya uygun şartlarda kredi desteği verilmesi, desteğin teknolojik gelişimi ve yatırım ihtiyaçları göz önüne alınarak uzun vadeli olması ve sektörde istihdamı desteklemesinin önemli olduğunu vurgulayan Özdemir; “Özellikle, reklamlar ile resmi ilanlara uygulanan vergilemede, gazete kağıdı, gazete mürekkebi ve kalıp gibi ürünlerin gümrük vergilerinde gazetelere kolaylıklar getirilmesi özgür basına anlayışına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Anadolu medyasının basın ahlakına sahip, tarafsızlık ilkesine bağlı ve objektif şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi için özel destek programlarının uygulamaya konulması ve yerel medyaya kamu reklamlarından daha fazla pay verilmesi gerektiğine de değinen Özdemir; “6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremin etkilediği illerimiz de düşünüldüğünde özellikle yeni kurulan gazeteler için şart olan Basın İlan Kurumundan ilan ve reklamların alınabilmesi için gerekli bulunan üç yıllık yayın şartının yerel gazeteler için yeni bir düzenlemeyle bir yıla indirilmesi faydalı ve destekleyici bir adım olacaktır.” ifadelerini kullandı. Türkiye aleyhine faaliyet yürüten çevrelere yönelik ülkemizin medya diplomasisine katkı sağlamak noktasında belirli şartları sağlayan gazetecilere yeşil pasaport alabilme imkanı sağlanması gerektiğini belirten Özdemir; “Medya mensuplarımızın, başta FETÖ olmak üzere Türkiye aleyhine faaliyet yürüten çevrelere yönelik ülkemizin medya diplomasisine katkı sağlamada üstlendiği veya üstlenebileceği değerli destekler göz önüne alındığında, belirli şartları sağlayan gazetecilerimizin yeşil pasaport alabilme imkanına da bir an evvel kavuşmaları gerektiği inancını taşıyoruz” diye konuştu. Medyanın sahip olduğu potansiyel ile faaliyet gösterdiği sahalarda insanların bilgi ve haber edinmelerine imkan sağlayan en önemli araçların başında geldiğini belirten Özdemir; “Yalan, yanıltma, çarpıtma, amacı dışına çıkma gibi çok geniş bir sahada bireysel ve toplumsal yapıyı yönetme ve yönlendirme imkanları da dikkate alındığında medyanın özgürlükler ve güvenlik dengesi arasındaki en hassas alanların başında geldiği gerçeği de karşımıza çıkmaktadır.” dedi. Medyanın bağlayıcı hukuki hükümlerle denetlenmesinin zorunluluk olduğuna değinen Özdemir, “Milli güvenlik, milli birlik ve beraberlik, toplumsal huzur, ahlak ve ahenk konuları göz önünde bulundurulduğundaysa, medyanın kontrolsüz bir mecra olamayacağı, bağlayıcı hukuki hükümlerle denetlenmesi zorunluluğunun ne derece önemli olduğu gerçeği açıkça anlaşılmaktadır” şeklinde konuştu.

Yayıncılık anlamında faaliyet gösteren kanal ve grupların gerek mecra, gerekse sayılarındaki artışın RTÜK’ün faaliyet ve kararlarını daha önemli hale getirdiğini ifade eden Özdemir; “Zaman zaman gerçekleştirilen suçu ve suçluyu meşru gösteren, yalan ve iftira yüklü yayınlarla kamuoyunu yönlendirmeyi amaç ve alışkanlık edinen, Türk aile yapısını hedef alan ve sapkın akımlara yol açan yayıncılık faaliyetleri karşısında daha hassas olunmalı, Türk Milleti’nin değerleri korunmalıdır. Temenni ve beklentimiz RTÜK’ün sorumluluk sahasına giren konulardaki irade ve kararlılığının sarsılmaz şekilde devam edebilmesidir” diye ekledi.

İP televizyonların denetimleri sıkılaştırılmalı

Özdemir, RTÜK’ün alanına giren ve İP televizyonlar olarak kategorize edilen mecralardaki yerel, bölgesel ve ulusal yayınların denetimlerinin de sıklaştırılması gerektiğini belirterek; “Zira sosyal medya üzerinden yayılan her türlü yalan ve iftira yüklü propagandalar ve dezenformasyonlar, dikkat edilirse bahse konu olan mecralardan çıktıktan sonra kamuoyuna servis edilmektedir. İP televizyonların karasal ve uydu üzerinden yayın yapan kuruluşlar gibi şeffaf ve titiz şekilde denetlenmesi üzerinde sergilenecek hassasiyet, yerel medyada yaşanan rekabet konusunda da önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı. Ulusal çapta yayın yapan pek çok haber kanalında süregelen bazı yayınlara bakıldığında, özellikle siyasi camia ve devlet adamlarıyla beraber resmi kurumlara yönelik çok sayıda isnatta bulunulduğunu belirten Özdemir; “Bu çerçevede RTÜK, Adalet Bakanlığı ile eşgüdüm halinde bir mekanizmayı hayata geçirmelidir” dedi. Özdemir; “Böylelikle bahse konu olan yorum ve iddiaları televizyon ekranlarından sunan isimlerin tamamını adli merciler vakit kaybetmeksizin davet etmeli, beyanların gerçekliği araştırılmalı, şayet doğru değilse anında işleme tabi tutulmalıdır. Herkesin aklına geleni söyleyebileceği ve türlü yalanlarla dolu sözlerle kamuoyunu zehirleyerek, bundan siyasi kazanç elde edebileceğini zanneden isim ve çevrelere böylelikle fırsat verilmemelidir” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-turkiye-aleyhinde-dezenformasyon-faaliyetleri-dikkat-cekici-sekilde-artmistir/feed/ 0