Yasak – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Thu, 20 Jun 2024 21:39:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Doç. Dr. Merve Kavakcı: Başörtü yasağı Cumhurbaşkanımızın dirayeti sayesinde kalktı https://www.akittvhaber.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/ https://www.akittvhaber.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:39:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9019

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) konuşan Doç. Dr. Merve Kavakcı 28 Şubat dönemini değerlendirdi. Kavakcı: “Ülkemiz elbette bir sömürge olmadı ama zihinler belli uygulamalarla sömürüldü. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı başörtü yasağı bugün de kalkmazdı” dedi.

Bursa Teknik Üniversitesinde öğrencileri alanında uzman isimlerle buluşturan BTÜ Konuşmaları’nın ikinci sezonu başladı. Sezonun ilk konuğu ise Büyükelçi Doç. Dr. Merve Kavakcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen “Değişen Jeopolitikte Değişmeyenler: Bir 28 Şubat Okuması” başlıklı programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halide Serpil Şahin, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Gürsu Kaymakamı Naif Yavuz, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. 28 Şubat dönemine atıfta bulunan Kavakcı, üniversite kampüsünde başörtülü bir şekilde rahatça dolaşabiliyor olmanın çok kıymetli olduğunu, bu durumun önceki nesiller tarafından sıradan olarak kabul edilmediğini söyledi. Amerika’da 11 Eylül saldırılarının yaşandığı yıllarda Türkiye’nin ise 28 Şubat sürecinden geçtiğini ifade eden Kavakcı, bu olayların dünya ve Türkiye siyasetini değiştirdiğini anlattı.

“Kat sayı zulmü nedeniyle üniversitelere alınmadılar”

28 Şubat’ın en sembolik tezahürlerinden birinin başörtü yasağı diğerinin ise katsayı zulmü olduğunu dile getiren Kavakcı, “Bir önceki nesil, katsayı uygulaması nedeniyle imam hatipli oldukları için üniversitelere alınmadılar. Yine o dönem başörtüsü yasağını birlikte yaşadık. Onun içindirki; bu kampüste dolaşabilmek, ehliyet alabilmek,bugün bizim neslin sıradan kabul edeceği işlerden değil. Biz kimliğindeki başörtülü fotoğraf sebebiyle üniversite hastanesindeki acil hizmetten yararlanamayıp ruhunu teslim eden bir canı da gördük. Bunun yanında İncil ve Tevrat için yasak geçerli olmazken, yaz dönemi ve belli saatler dışında çocuklarımıza Kuran-ı Kerim eğitiminin yasakladığını yaşadık. Bizler bu dönemlerden geldik ve geçtik. Postmodern, ultramodern fark etmez, 28 Şubat darbedir, müdahaledir. 28 Şubat’ın önemli bir ölçüde başarılı olduğunu düşünenlerdenim” diye konuştu.

“Yasak tam anlamıyla 2017’de sona erdi”

Geçmiş dönemde modern insanın oluşturmak istediğini ve bu insanın üniversitede başörtülü olamayacağı fikrinin olduğunu anlatan Kavakcı, “O dönemlerde, ikna odalarında kapalı kadınlarımızın başlarını açtırmak için girişimde bulundular. Ülkemiz elbette bir sömürge olmadı ama zihinler belli uygulamalarla sömürüldü” dedi. Türkiye’de yürürlükteki Şapka Kanunu’nun pratikte yerinin olmadığını ancak başörtüsünün yasak olmamasına rağmen kadınların hayatlarına müdahale edilmek için kullanıldığını belirten Kavakcı, “Başörtüsü hiçbir zaman kanunla yasaklanmadı sadece yönetmelikle kısıtlamalar getirildi. Bu yasak, 2013 yılında kalksa da tam anlamıyla 2017 yılında başörtü yasağı uygulaması sona erdi. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak bugün de kalkmazdı” dedi.

Teknopark ve MERLAB’a ziyaret

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEI) Genel Sekreter Yardımcısı da olan Büyükelçi Merve Kavakcı, BTÜ bünyesindeki Bursateknopark ve Merkezi Araştırma Laboratuvarı’na da (MERLAB) ziyarette bulundu. Kavakcı, ilk olarak Bursateknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu ve ekibiyle bir araya geldi. Prof. Dr. Bedeloğlu Kavakcı’ya, Bursateknopark’ın işleyişi ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Bursateknopark’ın çalışmalarının oldukça faydalı olduğuna değinen Kavakcı, KEI olarak Bursa Teknik Üniversitesi ile ortak çalışmalar da yürütülebileceğini belirtti. Bursateknopark’ın ardından Kavakcı, MERLAB’a ziyarette bulundu. Merkez Müdürü Doç. Dr. Ahmet Aygün, TÜRKAK tarafından akredite edilen laboratuvar ve cihazlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Kavakcı ise üniversite bünyesindeki laboratuvarların sanayi açısından önemine değindi. – BURSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/feed/ 0
Büyükelçi Merve Safa Kavakcı: Başörtüsü yasağı demokrasiye bağlılığımız sayesinde kalktı https://www.akittvhaber.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/ https://www.akittvhaber.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/#respond Sun, 16 Jun 2024 09:00:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8738

Büyükelçi Merve Safa Kavakcı, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak (başörtüsü yasağı) 2013’te, 2017’ye kadar süren bir süreç sonucunda bugün de kalkmazdı. Bundan da son derece eminim.” dedi.

Kavakcı, Bursa Teknik Üniversitesince (BTÜ) Mimar Sinan Yerleşkesinde düzenlenen “BTÜ Konuşmaları” etkinlikleri kapsamında “Değişen Jeopolitikte Değişmeyenler: Bir 28 Şubat Okuması” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, dünya siyasetini şekillendiren olaylardan birinin 11 Eylül 2001’de ABD’de meydana gelen saldırılar olduğunu, Türkiye’de ise 28 Şubat’ın yaşandığını söyledi.

Türkiye’de 28 Şubat sürecinde milletvekiliyken yaşadıklarından sonra ABD’ye döndüğünde eğitimine devam ettiğini belirten Kavakcı, şöyle konuştu:

“Gördüm ki Türkiye’de başörtü yasağının kalkması için başka bir yerde bir şeyler yapabilirim. Zira dünya çok küçük. Benim uluslararası ilişkiler alanında bir kitabım var, ‘Küresel Köyde Uluslararası İlişkiler’ adında. Derleme, farklı hocaların makalelerinin bulunduğu bir kitap. Aslında biz küresel bir köyde yaşıyoruz. O günlerden, ben Meclis’e girdiğimden, başörtü yasağını yaşadığımız günlerden, o kitabı kaleme aldığım günlerden bugünlere çok daha fazla bir küresel köyde yaşıyoruz. O gün olanlar bugüne tesir ediyor, o tarafta olanlar burayı etkiliyor. Hiçbir zaman için ‘Biz bir yerdeyiz ve izole yaşıyoruz’ diyemiyoruz ve gördüm ki başörtüsü yasağıyla ilgili bazı çalışmalar yapmak gerekiyor. Gördüm ki Türkiye’deki başörtüsü yasağıyla ilgili veya genel olarak ülkemizdeki kadınlarla ve meseleleriyle ilgili yazılan eserler hep Batılılar tarafından kaleme alınmış. O sebeple de içimizden bir ses olarak kendi bakış açımdan görünenleri ifade etmek arzusuyla doktora çalışmamı da bu alanda yaptım. Bu işlere biraz kafa yordum.”

Kavakcı, Türkiye’de yıllardır Şapka Kanunu’nun yürürlükte olduğunu, her Türk erkek vatandaşının şapka giyme zorunluluğunun bulunduğunu anlattı.

Şapka uygulamasının pratikte yerinin olmadığını ifade eden Kavakcı, “Siz görüyor musunuz bu uygulamayı? Ama bu ülkede başörtüsü hiçbir kanunla asla yasaklanmamışken 1920’lerden beri uygulanan bir yasak vardı. Yani kadınlar üzerinden belli siyasetler yürütmek, ideolojiler şekillendirmek her zaman için daha kolay olabilmiştir. Başörtüsü yasağı da buna bir örnek teşkil eder.” ifadesini kullandı.

Konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan Kavakcı, “28 Şubat gerçek bir darbe midir?” sorusu üzerine şunları dile getirdi:

“Darbedir, postmodern ultramodern fark etmez, darbedir, müdahaledir. 28 Şubat’ın önemli bir ölçüde başarılı olduğunu düşünenlerdenim. Yasak kalkmış olmasına rağmen, başörtü yasağından bir örnek olarak bahsedersek. Yoksa tek alanı hiç şüphesiz başörtüsü yasağı değildi. Fakat Latinceden gelme İngilizce güzel bir kelime var ‘protean’, içine girdiği şeyin kalıbını alan maddeye verilen isim. Yasağın protean olduğuna inanıyorum. Farklı tezahürlerle aramızda çok yaygın bir şekilde ki bu bence Müslüman camianın üzerinde kafa yorması gereken bir şeydir, devam edebildiğini görmekteyim.”

Ayrıca Kavakcı, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak 2013’te, 2017’ye kadar süren bir süreç sonucunda bugün de kalkmazdı. Bundan da son derece eminim.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/feed/ 0
Elektronik Sigara Kullanımı Türkiye’de Liselere Kadar İndi https://www.akittvhaber.com.tr/elektronik-sigara-kullanimi-turkiyede-liselere-kadar-indi/ https://www.akittvhaber.com.tr/elektronik-sigara-kullanimi-turkiyede-liselere-kadar-indi/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:15:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3764

Satışı 2008’de yasaklanan, ancak internette “vaping” ismiyle 18 yaş altındakilerin dahi satın alabildiği elektronik sigara kullanımı Türkiye’de liselere kadar indi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) acil eylem çağrısında bulunarak, elektronik sigaranın toplum sağlığına etkilerine ilişkin endişe verici kanıtlar ortaya çıktığını, gençlere pazarlanmasına “ısrarlı şekilde” izin verildiğini vurguladı. Eğitim ve sosyal medya uzmanları bu konuda dikkatli olmaları için eğitimcileri ve aileleri uyarıyor.

DSÖ, 2023’ün son günlerinde elektronik sigara kullanımına ilişkin yeni bir rapor yayınladı. Raporda, DSÖ’nün faaliyet gösterdiği tüm bölgelerde 13-15 yaşlarındaki çocukların, yetişkinlere göre daha yüksek oranlarda elektronik sigara kullandığına dikkat çekilmişti.

Sosyal medya paylaşım sitelerinde gençlerin paylaşımları, Türkiye’de 18 yaş altı binlerce gencin elektronik sigara konusunda savunmasız kaldığını gözler önüne serdi. Öyle ki, yüzlerce öğrenci, elektronik sigara almak istediklerini rahatlıkla sosyal medya paylaşım siteleri ve forumlarda dile getirebiliyor.

“ELEKTRONİK SİGARA LİSELERE KADAR İNDİ”

Tehlikeyi gören Yeşilay ise DSÖ verileri üzerinden her gün uyarıda bulunuyor. Sigaraya masum bir alternatifmiş gibi sunulan elektronik sigaranın Türkiye’de de gençler arasında gittikçe yaygınlaştığı belirtilirken, Yeşilay’ın web sitesinde “Kanun ve yönetmeliklerle getirilen yasak ve kısıtlamalara rağmen Türkiye’de internet ve diğer kaçak yollarla maalesef elektronik sigara satışı gerçekleşiyor” yakınması yer aldı.

Konuya ilişkin uzman isimler bu durumu ANKA’ya değerlendirdi. Eğitim Koçu Metanet Dalgül, elektronik sigara kullanımının liselere kadar indiğini belirterek, öğretmen ve velileri dikkatli olmaları için uyardı. Dalgül özetle şunları kaydetti:

“OKULLARDA ZARARLARI ANLATILMALI”

“Elektronik sigara kullanımı sonucu hangi hastalıkların ortaya çıkacağı konusunda bilgilendirme yapılabilir, ama sadece bunu esas göstererek onlara doğruyu öğretemezler. Çünkü sebep-sonuç ilişkisi verilen bir şey genç bireyin kendi sorgulayıp yaptığı bir çıkarım olmadığından onda büyük bir şey ifade etmeyecektir. Öyle olsaydı, sigara paketlerinin üstüne konulan sigara kullanıp kötü hastalıklara yakalanan insan fotoğrafları yetişkinleri caydırır ve şu an kimse sigara kullanmıyor olurdu. Gençlerimize yaptığı eylemleri sorgulamayı öğretmeliyiz. Elektronik sigara dahil, yaptığı her eylemi kendi akıl ve zeka araçlarıyla sorgularsa, ebeveyn ve öğretmenlerinin fark etmediği diğer alışkanlıklara da yönelmemiş olurlar. Bunu ise önce eğitmen ve ebeveynlerin kendisi öğrenmeli, uygulamalı ki, gençlere de öğretebilsinler.”

CAYDIRICI YASAKLAR GETİRİLMELİ

Sosyal Medya Pazarlama ve Marka Geliştirme Uzmanı Berat Kızılel de internet sitelerinde yaş sınırına bakılmaksızın elektronik sigara satıldığını belirterek, “E-sigaraya yasak olmasına rağmen maalesef ulaşmak isteyen çok kolay ulaşabiliyor. İnternet arama motorlarına e-sigara yazın, bütün satış siteleri karşınıza çıkıyor” dedi.

Kızılel şunları kaydetti:

“Firmalar, hiç sigara içmeyenleri bile sigaraya başlatmaya yönelik pazarlama taktiği içinde. Elektronik sigaralar sigarayı bırakmaya yardımcı olacağını belirtilerek satışa sunuluyor. Normal sigaraya oranla daha az zararlı olduğu belirtiliyor. Fakat bunların hepsi o ürünü satmaya yönelik taktikler. E sigara normalde yasak. Buna ilişkin yasak 2008’de getirildi ama ulaşmak isteyen çok kolay ulaşabiliyor. İnternet arama motorlarına e-sigara yazın, bütün satış siteleri karşınıza çıkıyor. Bazen denetimden ya da cezadan kaçmak için bir siteyi kapatıp yeni site açıyorlar ama satış yapanlar hep aynı kişiler.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/elektronik-sigara-kullanimi-turkiyede-liselere-kadar-indi/feed/ 0
İSTANBUL BOĞAZI’NDA TEKNELER KIYIYA YAKLAŞTI,  “24 METRE” TARTIŞMASI ÇIKTI https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:06:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3124

İstanbul Boğazı’nda özellikle Sarıyer açıklarında kıyıya yakın ve sığ bölgelerde avlanan gırgır teknelerinin, 24 metre derinliğindeki avlanma şartını ihlal ederek; balık popülasyonunu olumsuz şekilde etkilediği yönündeki iddialar tartışmalara neden oldu.

“BALIK STOKLARINI OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Karakulak, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Karakulak, “İstanbul Boğazı’nın özellikle kuzey bölgesinde gırgır avcılığı yapılabiliyor. Yasal olarak da bu uygun çünkü 24 metreden derin sahada gırgır balıkçılığına, balıkçılık yönetiminde müsaade edilmekte. Fakat bunu bilimsel olarak değerlendirdiğimizde aslında boğazlar balıkların geçiş noktaları. Biz biyolojik koridor olarak nitelendiriyoruz. Farklı iki deniz bölgesinde göç eden balıklar, bu noktalardan geçerken boğazlarda, özellikle durarak vücut adaptasyonunu geliştirdikleri sahalardır. Bu sahalarda yoğun avcılık faaliyetinin olması balık stoklarını olumsuz etkileyecektir. Balık stoklarımıza baktığımızda her yıl av miktarımızın git gide düştüğünü görmekteyiz” diye konuştu.

“ENDÜSTRİYEL BALIKÇILAR SIĞ ALANLARDA AVCILIK YAPAMAZ”

İstanbul Boğazı’nda geçmişten günümüze her zaman balıkçılık faaliyetinin yapıldığını hatırlatan Karakulak, “Yapılan faaliyet genellikle geleneksel, küçük ölçekli balıkçılık düzeyinde kalmıştır. Fakat son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile balıkçılık faaliyetlerinin daha da büyümesine yol açıldı. Önemli olan aşırı avcılığın yapılmaması lazım. Endüstriyel teknelerin avcılık kotası olmadığı için fazla avcılık yapabilmekte. Hem deniz çayırlarını korumak hem de küçük ölçekli balıkçıya avcılık yapabilecek alanı bırakmak için endüstriyel balıkçılar 24 metreden sığ alanlarda avcılık yapamazlar” dedi.

“BALIĞA İSTANBUL BOĞAZI’NDAN GEÇME ŞANSI TANINMALI”

Gırgır avcılarının kıyı şeridinde avlanmasının balıkçılığı olumsuz etkilediğini belirten Karakulak, “Balıklar, dar bir koridordan geçince ister istemez balıkçılarımız da kıyılarda daha fazla avlanma eğiliminde olmakta. Daha geniş alanda avcılığın yapılması lazım. Bu balığa en azından İstanbul Boğazı’ndan geçme şansı tanınmalı. Marmara Denizi’nin diğer sahalarında avcılık yapılabilir” ifadelerini kullandı.

“KOMŞUMUZDA OLMAYAN YASAK BİZDE NİYE VAR”

İstanbul Boğazı’nda balıkçılık yapan gırgır teknesi sahibi Mustafa Nursu, “Yasak için 24 metre dendiği zaman, 24 metrenin içini yasaklamak isteniyorsa bütün herkese yasak olması lazım. Küçük balıkçıya, büyük balıkçıya herkese yasak olmalı. Bize zaten yasak, endüstriyel balıkçı olarak bize yasak. Bulgaristan, Yunanistan, hiç birinde böyle bir yasak yok. Komşumuzda olmayan yasak bizde niye var” şeklinde konuştu.

“BİZ KIYIYA GELMİYORUZ, KIYI BİZE DOĞRU GELİYOR”

Sosyal medyada yayınlanan ‘Gırgır tekneleri kıyı sularında balık avlıyor’ şikayetlerini değerlendiren balıkçı Mustafa Nursu, “Kıyılarda ağ atılmıyor, kıyı şeritleri denize doğru uzadı. Biz kıyıya gelmiyoruz, kıyı bize doğru geliyor. Belediyeler yol yaptılar, arkamda kazıklı yol var. Kıyıdan 100 metre denizde, kıyı bize doğru geliyor. Kimse ağını kıyı şeridine, yani yasak olan bir yere ağ atmak ister mi? Zaten biz şu anda boğazın, Marmara Denizi’nin yüzde 30’unu kullanıyoruz. Yüzde 70’i zaten yasak edilmiş vaziyette” dedi. 24 metre kuralının denenmek için konulduğunu söyleyen Nursu, “Bize, ‘Bir yapalım, deneyelim. Eğer işimize yaramazsa kaldırırız’ dediler. Bu zamana kadar hiçbir şeyi de kaldırdıklarını görmedim” ifadelerini kullandı.

“BAŞTAN AŞAĞIYA ENDÜSTRİYEL BALIKÇILARA OYNANAN BİR OYUN”

24 metre yasağına uyulmadan yapılan avcılığın balık popülasyonunu etkilediği yönündeki açıklamalara katılmadığını belirten Nursu, “Koydukları yasağın hiçbir faydası yok. Baştan aşağıya endüstriyel balıkçılara oynanan bir oyun. Başka hiçbir şey değil. Biz de hocayız, diplomasız hocayız. Dededen babaya, babadan oğula, şimdi oğuldan toruna kaldı. Yaptıkları ayıptır” dedi. Yasağa uymayan balıkçıların tekne plakalarının iptal edildiğini hatırlatan Mustafa Nursu, “Bizim plakamızı iptal ediyorlar. Neymiş, az bir şey yasak alana girmişiz. Olabilir bu, teknelerin el freni yok ki. Ağın altını attıktan sonra biraz içeri girmiş olabiliriz veya girmemiş olabiliriz. Plaka iptal olduğu zaman benim avcılığım, balıkçılığım biter. Siz balıkçılığa bu kadar zarar verdiğimizi düşünüyorsanız, gelin buyurun. Motorlarımızı alın elimizden, verelim gönüllü olarak. Değerini verin, balıkçılığı da iptal edin olsun bitsin” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/feed/ 0