Yapay Zeka – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Wed, 04 Dec 2024 09:52:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kotler Awards Türkiye’de! Dünya çapında pazarlama liderleri bir araya geliyor https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/#respond Wed, 04 Dec 2024 09:52:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/ Türkiye, pazarlama dünyasında tarihi bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kotler Awards ve The World Marketing Summit 2024 yılında İstanbul’da gerçekleşecek.

“GENÇ VE DİNAMİK YAKLAŞIMLA TRENDLERE UYUM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Buz Ajans’ın sektördeki geçmişinden bahseden Gümrükcü, “Ayşenur Aydın Gümrükcü Buz Agency Ajans Başkanıyım. 2008 yılında kurulan ve klasik reklamcılık faaliyetleri ile hayata başlayan ajansımız, o zamandan bu yana büyüyerek ve genişleyerek sektörde kendine sağlam bir yer edindi. Ajansımız, markaların hedef kitlelerine yaratıcı ve etkileyici bir şekilde ulaşmalarını sağlamak için dijital pazarlama, içerik üretimi, sosyal medya yönetimi hizmetleri sunmakta, etkinlik ve organizasyon faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Özellikle genç ve dinamik bir yaklaşımla markaların günümüz trendlerine uyum sağlamalarına destek veriyoruz.”

“KOTLER AWARDS DÜNYA ÇAPINDA PRESTİJLİ BİR ÖDÜL TÖRENİ”

Buz Agency’nin 2024 itibarıyla Kotler Awards ve The World Marketing Summit organizasyonlarının Türkiye temsilcisi olması ile ilgili konuşan Ayşenur Aydın Gümrükcü, “Bu bizim için büyük bir gurur ve sorumluluk. Kotler Awards gibi dünya çapında prestijli bir ödül töreni ve The World Marketing Summit gibi küresel bir zirveyi Türkiye’ye getirerek, ülkemizi pazarlama dünyasında daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Bu etkinlikler sadece ulusal değil, küresel çapta pazarlama profesyonellerini buluşturacak.” dedi.

“ADINI MODERN PAZARLAMANIN KURUCUSU PHİLİP KOTLER’DEN ALIYOR”

Kotler Awards ve World Marketing Summit hakkında bilgiler veren Gümrükcü, “Kotler Awards, pazarlama dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olup, sektörde başarılı olmuş pazarlamacılara, markalara ve kampanyalara verilmektedir. Adını, modern pazarlamanın kurucusu olarak bilinen Philip Kotler’den alır.” İfadelerini kullandı.

“WORLD MARKETİNG SUMMIT 18 NİSAN 2024’TE GERÇEKLEŞECEK”

The World Marketing Summitzirvesi ile ilgili konuşan Gümrükcü, “World Marketing Summit (WMS) ise, dünya çapında pazarlama liderlerini, akademisyenleri ve iş dünyasını bir araya getiren bir etkinliktir. Etkinlikte pazarlamanın geleceği, sürdürülebilirlik, yenilikçi stratejiler ve dijital dönüşüm gibi konular ele alınır. Zirve, 18 Nisan 2025 tarihinde düzenlenecek bu etkinlikte yapay zeka, yeşil pazarlama, sürdürülebilirlik ve yeni nesil pazarlama çözümleri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ön planda olacak. Bu, Türkiye’deki pazarlama profesyonelleri için küresel bir sahnede yer alma fırsatı sunacak.” dedi

“22 FARKLI KATEGORİDE ÖDÜL VERİLECEK”

Ödül töreninde 22 farklı kategoride ödül verileceğini söyleyen Gümrükcü, “Öne çıkan kategorilerimizden bazıları; “Pazarlamada Mükemmellik/ Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, “Yılın En Başarılı Dijital Pazarlama Kampanyası”, “Yılın En Başarılı Sürdürülebilir Pazarlama Ödülü” , “Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri”, ”360 derece pazarlama kampanyası ödülü” ki bunda 9 ayrı sektörümüz olacak; bunlar inşaat, e ticaret, taşımacılık ve lojistik, moda ve tekstil, otomotiv, sağlık ve güzellik, fmcg, bankacılık, kozmetik, kuyumculuk” başlıklarından oluşuyor. Ayrıca, “Genç Kotler” ödülü ile de genç pazarlamacıları desteklemeyi amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

JÜRİLER KİM OLACAK?

Kotler Awards’ın, global ve ulusal çapta önemli isimlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirileceğini söyleyen Gümrükcü, “Prof. Philip Kotler’in onursal başkanlığında Sadia Kibria ( CEO, Kotler Awards), Prof. Dominique M. Hanssens (UCLA Anderson School of Management, ABD), Prof. Luiz Moutinho (Martech & Futurecast Guru, İngiltere), Özgül Özkan Yavuz (27. Dönem Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Türkiye), Prof. Jagdish Sheth (Emory Üniversitesi, ABD), Gabriele Carboni (CEO, Weeva, İtalya), Prof. Omar Usman (CEO, University of Automotive, Malezya), Prof. Mark Oliver Opresnik (CRO, Kotler Impact, Almanya), Dr. Linden Brown (Chairman, MarketCulture, Avustralya), Martha Rogers ( Don Peppers’ın Kurucu Ortağı), Prof. Christian Fairoli (CEO, ESD Dubai), Prof. Aung Tun Thet (Başkanlık Ekonomi Danışmanı, Myanmar), Elia Guardiola (CEO, Serendipa, İspanya),Prof. Dr. Elif Akagün Ercin (Ostim Teknik Üniversitesi, Türkiye), Doç. Dr. Edin Güçlü Sözer (İstanbul Okan Üniversitesi, Türkiye), Doç. Dr. Duygu Aydın Aslaner (İstanbul Kent Üniversitesi, Türkiye), Serdar Keskin (Kurucu, Future Experience Studio), Ömer Şengüler (Marka Stratejisti, Türkiye), Nuray Ergül (Workhaus Board Member, Türkiye), Doç. Dr. Gülşah Tolunay ( Yeditepe Üniversitesi, Türkiye), Fügen Toksü (Stratejik İletişim/Girişim/Sivil Toplum, Türkiye), Necdet Kara (Marka Konseyi Başkan Yardımcısı/Marka Danışmanı/Grafik Tasarımcı, Türkiye). Bu kadar çeşitli ve uzman bir jüri ekibiyle kazananları belirleyeceğimiz için oldukça heyecanlıyız.” dedi

“BAŞVURULAR 10 MART 2025’TE SONA ERECEK”

“Zirveye ve ödül törenine katılmak isteyenler ya da ödül başvurusunda bulunmak isteyenler detaylı bilgiye www.kotlerimpactturkiye.org adresinden ulaşabilirler. Başvuru süresi ise 10 Mart 2025 tarihinde sona erecek. Bu organizasyon, pazarlama dünyasına ilgi duyan herkes için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/feed/ 0
Yapay Zeka Eğitime Kolaylık Sağlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:43:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/ Kullanım sıklığı ve alanı artan yapay zeka araçlarının araştırmayı azaltmasına rağmen verimliliği artırdığını ifade eden uzmanlar, bu teknolojinin iyi kullanılması halinde eğitime ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını bildirdi.

Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.

Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.

Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.

Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.

Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:

“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”

“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”

Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.

Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.

Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.

Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”

“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”

İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.

Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.

Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.

Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:

“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”

Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.

Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/feed/ 0
Allianz Türkiye HackZone Programı Başlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:43:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ Allianz Türkiye, 5 yıldır devam eden HackZone Programı’nın yeni döneminde, startuplarla yeni işbirlikleri kurmaya hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.

Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.

Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.

Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.

Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.

2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/feed/ 0
Fırat Aydınus: 20 Yılda Yapay Zeka Futbolu Ele Geçirecek https://www.akittvhaber.com.tr/firat-aydinus-20-yilda-yapay-zeka-futbolu-ele-gecirecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/firat-aydinus-20-yilda-yapay-zeka-futbolu-ele-gecirecek/#respond Thu, 07 Nov 2024 23:15:46 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/firat-aydinus-20-yilda-yapay-zeka-futbolu-ele-gecirecek/ Sakarya’da düzenlenen kariyer söyleyişlerine katılan eski uluslararası futbol hakemi ve yorumcusu Fırat Aydınus, teknolojinin futboldaki yerini yorumlayarak, “Eğer teknolojiyi bu kadar içeriye sokarsak bir yerden sonra hakeme, futbolcuya kameralar takılacak, droneler, sensörler olacak formaların üzerinde. 20 sene sonra yapay zeka futbolu ele geçirecek ve insansız futbol oynanacak” dedi.

Sakarya’nın değerleri kampüste kariyer söyleşileri ilk bölümünde 2 kez dünya şampiyonluğu bulunan Toprak Razgatlıoğlu, Teknik Direktör ve eski Milli futbolcu Tuncay Şanlı, sunucu Merve Toy, gazeteci ve spor yorumcusu Şansal Büyüka ile eski uluslararası futbol hakemi ve futbol yorumcusu Fırat Aydınus özel konuk olarak, üniversitede öğrenciler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Üniversitenin Turgut Özel Kültür ve Kongre Merkezi Nevzat Kor Salonu’nda gerçekleşen söyleyişinin sunuculuğunu Merve Toy üstlendi. Saygı duruşunun bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması sonrasında başlayan programda katılımcılar başarı hikayelerini ve hayatlarındaki dönüm noktalarını anlattı. İnteraktif bir şekilde devam eden söyleyişi de katılımcılar gelen soruları yanıtladı.

“Ben hayatım boyunca çalışmanın saati olduğuna inanmadım”

Gençlere öğütlerde bulunan Şansal Büyüka, “Hangi işi yaparsanız yapın en iyi şekilde yapmaya çalışın ve pes etmeyin. Kolay işi yaptığınızda sıradanlaşıyorsunuz, zor işi yaptığınızda sıra dışı oluyor, fark ediliyorsunuz ve öne çıkıyorsunuz. Ben hayatım boyunca çalışmanın saati olduğuna inanmadım. Hele ki genç yaşta daha da fazla koşmak lazım. Güç ve mantık yerindeyken, akıl çok iyi çalışırken bunların hakkını vermek lazım” dedi.

“Yarıştığım motor en iyi motor değil”

2 kez dünya şampiyonluğu bulunan Toprak Razgatlıoğlu ise yarışlarda sağladığı motivasyon süreçlerini anlatarak, “BMW ile yola devam etmemizin neticesine vardık ve bir sürü, “Kariyerini bitireceksin, şampiyon olamayacaksın, şampiyon olamayacak bir motorla kendi kariyerini riske atıyorsun” diye haber oldu. Bu durum bizi strese soktu aslında bir yanda da farklı kafa yapısı ve mantaliteyle sezona başlamış oldum. Öyle bir şeye imza attım ki kimsenin bize inanmadığı, güvenmediği bir durumdu ve bu zamana kadar hiçbir başarısı olmayan bir takımdı. Burada bizim bir şey yapmamız gerekiyordu insanlara veya o dünyaya bir şey göstermemiz gerekiyordu. Kimi çok iyi sürüyor kimi çok iyi yarışıyor ama kafa yerinde olmadığı zaman bence her şey tamamen boş ben onu gördüm bu sene. Yarıştığım motor en iyi motor değil ama ben psikolojik olarak kendimi o kadar hazırlamışım ki o motor ile başka seviyelere geldim. Çok beklenmedik bir dünya şampiyonluğu elde ettik. Dünyaca ses getirdik aslında ama bizim ülkemizde pek fazla kıymeti bilinmiyor. Futbol daha fazla öne çıktığı için. Benim aslında kariyerimin değiştiği yer 2019’da dünya şampiyonasında ilk aldım birincilik. Fransa’da almıştım bunu 17’nci sırada başlayıp birinci sırada bitirmem aslında benim Yamaha ile anlaşmamı sağlamıştı ve 2021 de de dünya şampiyonu olmuştum” diye konuştu.

“Biz ileriye doğru gideceğimize 15 yıl geriye döndük, futbol kültürümüzü kaybettik”

Kariyer planlaması hakkında konuştuktan sonra futbolun bir oyun olduğunu ve hatalar zincirinde olduğunu aktaran teknik direktör Tuncay Şanlı, “Ben oynarken de hakemler ile hiçbir problemim olmadı evet kırmızı kart yedim ama oda bilinçsiz bir şekilde ve seyircisiz oynan bir maçtı. Ben hiçbir zaman hakem hususuyla alakalı konuşmadım konuşmakta istemiyorum. Bizim gayemiz şu olmalı; ülke futbolunu nereye getirebiliriz? Daha iyi ne olabilir? Biz ileriye doğru gideceğimize futbolda 15 yıl geriye döndük. Hakemler üzerinden konuşuyoruz hep ama biz hakemlere hiç yardımcı olmuyoruz ki olamadık ta o yüzden bu problemi konuştuğumuzda hiçbir yere gitmiyor. Hakem hata yapmıştır, art niyet vardır ben bilemem onu oyunuma bakarım, oyun bize keyif veriyor mu? Vermiyor maalesef futbol kültürümüzü kaybettik onu geri kazanmalıyız diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“20 sene sonra yapay zeka futbolu ele geçirecek ve insansız futbol oynanacak””

‘VAR’ sistemi ve futbolun teknolojiyle birleşmesi hakkında konuşan eski uluslararası futbol hakem ve yorumcusu Fırat Aydınus, “Hakemken bile ‘VAR’ destekleyen bir insan değildim. Çünkü kurallarda hakemin takdirine göre aşağıdakiler olur ise cezalandırılır 10 kusurlu hareketten bahsediyorum. Dolayısıyla yoruma açık pozisyonlarda 47 hakemin içinden bile farklı farklı yorumlar çıkar. O zaman salt doğruyu bulabilme imkanı yoktur ve futbol yoruma açık bir oyundur. Kuralları yazılmış yorumlanan bir oyundur. ‘VAR’ sadece teknolojik anlamda topun içeri girip girmemesi, ceza sahası içinde mi? Dışında mı? veya ofsayt pozisyonu bunun haricinde herkese göre pozisyonlar değişebilir. Eğer teknolojiyi bu kadar içeriye sokarsak bir yerden sonra hakeme, futbolcuya kameralar takılacak, droneler, sensörler olacak formaların üzerinde. 20 sene sonra yapay zeka futbolu ele geçirecek ve insansız futbol oynanacak. Futbol hatalar oyunudur, zevki temaşa ve gösterisi buna dayanır. O yüzden ‘VAR’ın ve teknolojinin kullanılmasının tarafındayım ama bu kadar futbola sirayet edilmesine karşıyım teknoloji ilerleyen bir şey” ifadelerini kullandı. – SAKARYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/firat-aydinus-20-yilda-yapay-zeka-futbolu-ele-gecirecek/feed/ 0
Boğaziçi’nde Yapay Zeka ve Tarım Etkinliği https://www.akittvhaber.com.tr/bogazicinde-yapay-zeka-ve-tarim-etkinligi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bogazicinde-yapay-zeka-ve-tarim-etkinligi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:25:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bogazicinde-yapay-zeka-ve-tarim-etkinligi/

BOĞAZİÇİ Üniversitesi’nde ‘Tarım ve Gıda Sektörlerinde Yapay Zeka ve İş Zekası’ başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. 1 Kasım’da düzenlenen etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, “Gıda ve tarım sektörleri için sosyal sermayeye çok ihtiyacımız var. Bunun için de sektördeki herkesi bilinçlendirmeli ve geliştirmeliyiz” dedi.

Etkinliğe Tarım ve Ormancılık Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Zekeriya Coştu ve Oruç Baba İnan, akademisyenler ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Yardımcıları kamuda gerçekleştirilen çalışmalardan ve önümüzdeki süreçte hayata geçirecekleri projelerden bahsetti ve sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

ASİL: AKADEMİ VE SEKTÖR ARASINDA KÖPRÜ OLMAK İSTİYORUZ

Akademi ve Sektör Yöneticileri İş birliği Derneği (ASYÖNDER) Başkanı Doğan Asil, akademi ve sektörün işbirliğiyle ‘know-how’ı takip eden değil, ‘know-why’ sürecinde olanların önümüzdeki çağın aktörleri olacağını belirtti. ASYÖNDER olarak akademi ve sektör arasında köprü olmak istediklerini söyleyerek derneğin ana çalışma prensiplerini oluşturacak etki modelini tanıtan Asil, “ASYÖNDER olarak ilk işbirliği toplantımızı, tarım ve gıda alanında gerçekleştirdik. Hem özel sektörün hem de kamunun sektörle ilgili bilgilerinden faydalandık. Akademinin, üniversitelerin sektör için yapabileceklerini değerlendirdik. Bundan sonra da diğer sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelerek akademi ile sektörel işbirliklerinin kurulması amacıyla neler yapabileceğimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.

ÖZERTAN: TARIMDAKİ GORDİON DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMEYİ UMUYORUZ

Etkinlikte konuşan Boğaziçi Üniversitesi Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformu (Bountarım) Kurucu Üyelerinden Prof. Dr. Gökhan Özertan, bu tür etkinliklerin akademi ve sektörün buluşması açısından değerli olduğundan bahsetti. Tarımın bir çok farklı girdi ve çıktıya sahip sektör olduğunu belirten Özertan, “Biz bunu onlarca farklı ipten oluşan bir Gordion düğümüne benzetiyoruz. Bu düğümü birlikte etkin bir şekilde çözmeyi umuyoruz” dedi.

COŞKUN: SEKTÖR TEMSİLCİLERİ DAHA SIK BULUŞMAK İSTİYOR

Akademi ve kamu temsilcileri ile bu modelde daha çok bir araya gelmek istediklerini belirten BÜYEM Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun, üniversite olarak BÜYEM (Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi), TÜBİTAK Teknoloji Transfer Ofisi’nin yanı sıra üniversitelerin uygulama ve araştırma merkezleriyle yürüttükleri akademi, kamu ve özel sektör iş birliklerine değindi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bogazicinde-yapay-zeka-ve-tarim-etkinligi/feed/ 0
Gaziantep’te Dron Destekli Trafik Denetimi https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-dron-destekli-trafik-denetimi/ https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-dron-destekli-trafik-denetimi/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:00:55 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-dron-destekli-trafik-denetimi/ Gaziantep’te Trafik jandarması timleri trafik bilincinin arttırılması için dron destekli denetim gerçekleştirdi.

Gaziantep İl Jandarma Komutanlığına bağlı Trafik Jandarması Timleri, adli makamların koordinesinde son 1 hafta içerisinde tarım işçilerine yönelik trafik bilincinin arttırılması ve tarım işçilerini taşıyan araçlar ile motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerine yönelik denetim gerçekleştirdi. Yapay zeka radar cihazı ile hız kontrolü yapan ekipler, diğer yandan dron ile emniyet kemeri denetimi ve alkollü araç kullanımına yönelik özel denetim faaliyeti de gerçekleştirdi. Yapılan denetimler sonucunda 930 araç ve sürücüsü, 145 traktör ve kamyonet sürücüsü, 125 motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüsü denetlendi. 2 araç trafikten men edilirken 2 sürücünün belgesi ise geri alındı. – GAZİANTEP

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-dron-destekli-trafik-denetimi/feed/ 0
TEKNOFEST 2024 Adana’da Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2024-adanada-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2024-adanada-basladi/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:00:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2024-adanada-basladi/

COŞKULU SEREMONİ

TEKNOFEST 2024’ün açılış seremonisi AdanaŞakirpaşa Havalimanı’nda yapıldı. Kortej yürüyüşüyle başlayan törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ile kent protokolü ile paydaş kurum temsilcileri katıldı.

Törende konuşan Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunun en önemli duraklarından biri olan TEKNOFEST Akdeniz’de, Adana’nın bereketli topraklarında vatandaşlarla buluşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, şunları söyledi:

“TEKNOFEST sadece bir festival değil daha güvenli, huzurlu bir dünyayı amaçlayan bir gençlik hareketidir. 2018’den bu yana 27 farklı şehirde teknoloji yarışmaları düzenledik. 81 ilimizden 120 ülkeden katılımcılar oldu. Binlerce proje ürettik. Şimdiye kadar TEKNOFEST’ten çıkan150 girişim teknoloji şirketi kurdu. Aralarında 21 ülkeye ihracat yapan da var, milyonlarca liralık yatırım alan da. Geliştirdikleri uçuş kartlarıyla askeri standartlardaki testleri geçen bir girişimimiz dahi bulunuyor. Adana’nın meşhur kebabını takım adı seçen bir takımımız var; 1,5 Adana. 11 yıl önce yola çıktılar. Bugün roketten savaşan İHA’ya, su altından tarıma, hidromobilden insanlık yararına teknolojilere kadar 9 farklı alanda mücadele eden, 200 kişilik kocaman bir aile oldular. Geride kalan 7 yılda kardeş Azerbaycan’a kadar uzanan 9 farklı TEKNOFEST’i başarıyla gerçekleştirdik. Şimdi 10’uncuyu gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda KKTC, Türk dünyası, dost ve kardeş coğrafyalarda TEKNOFEST düzenleyerek bu hareketi daha da genişletmeyi hedefliyoruz.”

‘HERKES SUSSA, BİZ GENÇLER SUSMAYACAĞIZ’

Ana teması yapay zeka olan TEKNOFEST Akdeniz’de 50 farklı yarışma olduğuna dikkat çeken Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:

“Aralarında Nükleer Enerji Teknolojileri, Kuantum Hackathon, Finansal Teknolojiler, Büyük Dil Modelleri, Hava Savunma Sistemleri ve Blokzincir gibi temaların bulunduğu 11 yeni yarışmamız var. Bu yıl kendi rekorumuzu kırdık. 1,6 milyon kardeşimiz yarışmacımız olarak başvurdu. 2018’den bu yana başvuru sayısı 4 milyonu aştı. Toplamda 10 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Bir yanda bütün bu güzellikler olurken maalesef insanlık da büyük bir karanlığa doğru savruluyor. Gramsci’nin bir sözü var. ‘Eski dünya ölüyor, yenisi doğmakta zorlanıyor. Şimdi canavarların zamanı.’ Dünya kurulmaya çalışılan yeni bir düzenin sancılarını yaşıyor. Ne yazık ki bu düzen, barış, adalet ve merhamet etrafında değil; güç, şiddet ve zulüm temelinde şekilleniyor. Gazze’de masum siviller ve bebekler katlediliyor. Dünya ise bu katliamı maalesef ekranlardan izliyor. Barışı sağlaması gereken uluslararası kuruluşlar işlevsiz halde. Birleşmiş Milletler gibi yapılar, adaleti sağlamada yetersiz. İnsan Hakları Beyannamesi ve Cenevre Konvansiyonu gibi insanlığın ortak mirası olan rehber metinler ayaklar altında ve dünya, tanrısı para olan ve diğer tarafta tanrısı olmayan bir taraf arasında seçim yapmak zorunda. Adaletsizlik kol geziyor. Ne yöne baksak haksızlık ve eşitsizlik görüyoruz. Nükleer enerji geçmişte, atom bombaları ile yüzbinlerce insanı öldürmek için kullanıldı. Benzer bir süreç yapay zeka için de kullanılıyor. Yapay zekayı, eğitimi tüm insanlığa ulaştırabilmek, sağlıkta çok daha fazla insana hizmet sunabilmek için kullanmak mümkün. Yakın zamanda yaşanan canavarca terör eylemleri gösterdi ki, tedarik zincirine yerleştirilen bombalarla yanımızdan ayırmadığımız telefonlar, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için kullanılabilir. Yapay zekanın kundaktaki bebekleri dahi öldürmek için kullanıldığı bu düzen devam edemez. Biz TEKNOFEST olarak teknolojinin canavarca kullanımına karşı çıkacağız. Herkes sussa biz gençler susmayacağız. Teknolojiyi refah dağıtmak ve adil bir gelecek inşa etmek için kullanacağız. İnsanlık bilgiyi binlerce yıl kulaktan kulağa anlattı. Kalemi keşfettiğinde ise bilimi hurafelerden arındırarak aktardı. Yapay zeka da insanlık için bir kalem. Yapay zeka etik ve ahlaki öğelerle şekillendirilirse insanlık için bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde insanlık için karanlık olur. Bu harekete dur diyecek bir hareket var; TEKNOFEST hareketi. Bu karanlığa, bu adaletsizliğe, bu zulme karşı ses çıkarmaktan vazgeçmeyeceğiz. Herkes sussa, biz gençler susmayacağız. Dünyayı değiştirecek projeler bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı burada inşa edeceğiz.”

‘BU GİDİŞATA DUR DİYECEK BİR HAREKET VAR’

Teknolojiyi insanlığın hizmetine sunmak gibi büyük bir sorumluluğun yükünün gençlerin omzunda olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

“İnsanlık binlerce yıl, bilgiyi sözle kulaktan kulağa aktardı. Kalemi keşfettiğinde ise bilgiyi sonraki nesillere, hurafelerden arındırarak aktarma kabiliyetine kavuştu. Söz uçtu, yazı kaldı. İşte yapay zeka da insanlık için adeta yeniden keşfedilmiş bir kalem. İnsanlığın bilgi üretme aracı haline gelecek yapay zeka, etik ve ahlaki değerlerle yönlendirilirse bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde bu yeni kalemle, insanlık için karanlık bir geleceğin tarihi yazılacak. Bu gidişata ‘dur’ diyecek bir hareket var. TEKNOFEST hareketi. Dünyayı değiştirecek projeler işte tam bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz. Buradan anne ve babalarımıza bir kez daha sesleniyorum. Çocuklarımız, ülkemizin ve dünyanın geleceğine işte burada yön verecekler. Türk milletinin dünyada neler yapabileceğini işte buradaki gençler gösterecek. Hep birlikte dünyanın geleceğini Türkiye’den inşa edeceğiz. Annelerimiz ve babalarımız emin olunuz, TEKNOFEST gençleri sizin gururunuz olacak. Gençler. Sizlere tüm heyecanımla, tüm samimiyetimle sesleniyorum. Dünyayı değiştirecek hayallerinizle bu yolculuğa sizler de katılın. Gelin, hep beraber dünyayı değiştirelim. Bugün Adana’dayız, Adana’dan ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Diyarbakır’dan, Trabzon’a, güzel İzmir’den, Şanlıurfa’ya, gözbebeğimiz İstanbul’dan, başkentimiz Ankara’ya, ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Hayallerinizle, heyecanınızla gelin.”

‘İLERLEYİŞİMİZE ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLARA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİYLE CEVAP VERİYORUZ’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ise “Türkiye 100 yılında tam bağımsız Türkiye’ye, toprağına bağlı, vatanına sevdalı, güzel Adana’yla birlikte yürüdüklerini belirterek, “Küresel tekellerin kurmak istedikleri tahakküme göğüs gererken, Adana’nın milli mücadele yıllarındaki duruşundan, direnişinden ilham alıyoruz” dedi. Bakan Kacır, şunları söyledi:

“Nasıl ki milli mücadele zamanlarında en çetin şartlarda, düşman kuvvetlerine geçit vermemiş, işgal güçlerini toprağımızdan, yurdumuzdan defetmişsek bugün de ilerleyişimize engel olmaya çalışanlara milli teknoloji hamlesiyle cevap veriyoruz. Yedi düvele, yetmiş iki millete, milli teknoloji hamlesini buradan haykırıyoruz. Artık Türkiye, eski Türkiye değil semalarında özgürce kanatlanan, çelik kanatları üreten, dosta güven ve itimat, düşmana korku, hayret ve endişe veren bir Türkiye var. Yerli ve milli otomobilini üretir, milletini 60 yıllık hayaline kavuşturan bir Türkiye var. Gözlerini ufkun ötesine diken, insanlı uzay misyonları gerçekleştiren bir Türkiye var. Kendi tasarlayıp geliştirdiği yerli ve milli haberleşme uydusuyla dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini alan bir Türkiye var. Tüm bu saydıklarım aslında bizlere bir şeyler söylüyor. Tarih dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu toprakların sahiplerini, Türkleri yeniden çağırıyor. Özenen, beklenen, masuma, mazluma kol kanat geren, Anadolu toprakları yeniden diriliyor. Türkiye Yüzyılında, Türk milletinin devri Türk gençliğinin çağı yeniden başlıyor. Evet, insanlık adalete ve merhamete hasret. Mazlumların çığlıklarına sağır kalanların, mazlumların feryatlarını, masumların haykırışlarını duymayanların, insanlığa verecekleri hiçbir şey, sunacakları hiçbir gelecek vaadi yoktur. Hangi teknolojik üstünlüğe sahip olursa olsun uzayın derinliklerinde hangi gezegenleri keşfedecek? Yeryüzünde, gökyüzünde hangi teknik kabiliyeti kazanacak olursa olsun, hakkaniyet taşımayan, adalet üzere olmayan bir gücün insanlığa faydası yoktur, olamaz. Ahlaki temeller üzerine yükselmeyen bir teknolojik kuvvet insanlık için ancak felakettir. Kucaklarında yavrularının katledilmiş çıplak bedenlerini taşıyan annelerin hıçkırıkları üzerine asla bir medeniyet inşa edilemez. Sapkın inanışlarıyla ellerindeki kuvvete yaslanarak başkalarına ait topraklar üzerine gelecek hayali kuranlar ancak yalancı, sahte zaferler elde ederler. Zulümle abat olunmaz. Bu mezalimin hesabı belki yarına kalır ama asla yanlarına kalmaz. Tam bağımsız Türkiye’nin mimarları. Milli teknoloji hamlesinin öncüleri, sevgili genç kardeşlerim. Sizler geliştirdiğiniz teknolojilerle, sadece milletimizin istiklali için değil, insanlığın istikbali için de sorumluluk taşıyorsunuz. Sizler medeniyetimizin yeniden yükselişinin bayraktarlarısınız. Sizler milletimizin bugünkü akıncılarısınız. Sizler Türk milletini kızıl elmaya taşıyan semalara imzalarını atan gök beylersiniz. Dalgalanan bayrak kağanların mührü bugün sizlerin elinde. Gazze’nin yetimlerinin emaneti sizlerin omuzlarında. Afrika’dan Asya’ya bir damla suya muhtaç nice boynu bükük çocuğun gözlerindeki umut ışığı sizlerde bugün. Roketlerinizin yükseldiği gökler sizindir. Bastığınız toprak, uçsuz bucaksız mavi sular sizindir. Yeniden inşa edeceğiniz medeniyet sizindir. Fethettiği topraklara esenlik taşıyan Fatih sizin, adaleti kanunnamelere ilmek ilmek isteyen Süleyman sizindir. ya istiklal ya ölüm diyen Gazi Mustafa Kemal sizindir. Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü. Çatlayacak yalanın çelik kabuğu. Sizin bahçenizde büyüyecek, aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu. Biz sizlere inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz. Bu yolculukta hiç ayrı düşmedik. Biz bizi hiç yalnız bırakmadınız. Sözü güçlü, güçlü etkili bir Türkiye için. Bu milletin evlatlarıyla beraber yürüdük, yürümeye devam ediyoruz. İşte şu meydana bakın. Şu hıncahınç kalabalığa işte Asım’ın nesli burada, işte TEKNOFEST kuşağı burada. Her ne yapıyorsak, bu meydanın coşkuyla, heyecanla kuşu direnen gençlerimiz için yapıyoruz.”

‘GIPTA EDEN DEĞİL, PROJELERİYLE YARINLARI İNŞA EDEN GENÇLİK VAR’

Artık el memleketlerine bakıp gıpta eden değil, hayalleri ve fikirleriyle projeleriyle ülkesinin güçlü yarınlarını inşa eden bir Türk gençliği olduğunu söyleyen Bakan Kacır, şöyle devam etti:

“Bize düşen işte bu gençliğin TEKNOFEST kuşağının önünü açmaktır. 2018’den bu yana TEKNOFEST’ler gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te, Bakü’de milyonlarca gencimizle buluştuk. Her buluşmamızda birlikte yeni rekorlar kırdık. Bu yıl da TEKNOFEST Akdeniz’de Adana’da milli teknoloji hamlesi heyecanını zirveye taşıdık. 790 bin takımla 1 milyon 650’den fazla yarışmacımız teknoloji geliştirme yolculuğunda ‘ben de varım’ dedi. Yapay zekadan kuantuma biyoteknolojiden nükleer enerjiye, fırından çevre teknolojilerine TEKNOFEST yarışmalarımızla 100 bin teknogirişim hedefimize giden yolda geleceğin teknoloji girişimleri işte burada doğuyor. Bu yarışmalar Türkiye’nin girişimcilik fabrikası haline geldi. Milli teknoloji hamlesiyle Türkiye’nin geleceği burada, bu meydanda yazılıyor. Milletimiz adına Cumhurbaşkanımızın liderliğinde üstlendiğimiz sorumluluk içinde yaptığımız en kıymetli işler TEKNOFEST kuşağı için Türk gençliğiyle birlikte yaptığımız işlerdir. Adeta bir toplumsal seferberliğe dönüşen milli teknoloji hamlesi ile savunma sanayinde ve sivil teknoloji alanlarında beşeri sermayemiz muazzam bir hızla yükseliyor. Ufku açık, hayal kuran, araştıran, geliştiren, sorgulayan, üreten bir gençlik geliyor. Yolunu kesen bir taş gördüğünde bu taşı kaldırmak üzere ‘bir teşkilat kurulmadı’ diyerek topu taca atan değil, ‘bu taşı buraya bırakan her kimse bulunmalı’ diyerek vakit kaybeden değil, sırtındaki küfeyi kenara koyup o taşı kaldıran yeri geldiğinde elini, yeri geldiğinde gövdesini taşın altına koyan bir gençlik geliyor. ya bir yol bulan ya bir yol açan bir gençlik geliyor. Yolundan dönmeyen, vazgeçmeyen, pes etmeyen, gemileri yakmasını bilen Türk gençliği geliyor.”

BÜYÜK BİR DEĞİŞİMİN PEŞİNDEYİZ’

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında “Milyonlarca ziyaretçiyi tek bir ortak paydada 5 gün boyunca bir araya getirmek imkansız. Vatan sevdası ile teknoloji hayalinin birleştiği bir platform. Her yıl büyümeye devam ediyor çok şükür” dedi. Görgün, “Ayrıca TEKNOFEST etkinliğine katılan bütün paydaşlar halkımız ile bir araya geliyor. Onlarla bir araya geldikçe yaptığımız işlerin anlamını onlardan bir kere daha öğreniyoruz. TEKNOFEST’te şarj oluyoruz, milletimizin enerjisiyle. Sevgili gençler şunu unutmayın. Biz büyük bir değişimin peşindeyiz. Bu değişimin merkezinde siz varsınız. Çünkü biliyoruz ki ülkemizin geleceği sizlerin hayallerinde ve fikirlerinde gizli. Farabi’nin dediği gibi, bilgi, toplumların ve milletlerin en büyük hazinesidir. Bugün TEKNOFEST’te bu hazineyi büyütmek için buradayız. Değişim ateş yakmak gibidir. Yellemeden önce alttan tutuşturmak gerekir. TEKNOFEST gençlerin milli değerlerini tutuşturan bir festival olmanın yanı sıra zihinlerimizdeki değişimin başlatma çabasıdır. Değerli gençler, TEKNOFEST sizlere sadece teknolojiyi öğretmiyor. Aynı zamanda hayal cesareti aşılıyor. Bu festival zihinlerindeki sınırları kaldırıyor. Çünkü biz biliyoruz ki hayal edebilen, hayalinin peşinden giden herkes başarabilir” dedi.

‘ÇALIŞMALARIN GURURUNU YAŞIYORUZ’

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise “Gençlerimizin teknolojiye olan ilgisini artırmak, bu alandaki potansiyellerini ortaya çıkarmak ve onların geleceğin liderleri olarak yetiştirmek amacıyla TEKNOFEST ile milli teknoloji hamlemizin en güzel örneklerini bugün burada olduğu gibi sahada görüyoruz. Savunma sanayimizden yapay zekaya, uzay teknolojilerden yenilenebilir enerjiye kadar pek çok alanda yapılan çalışmaların gururunu yaşıyoruz bugün” diye konuştu.

Konuşmaların ardından protokol tarafından butona basılarak festival başlatıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2024-adanada-basladi/feed/ 0
Yargıda Yapay Zeka Dönemi: Hız ve Verimlilik https://www.akittvhaber.com.tr/yargida-yapay-zeka-donemi-hiz-ve-verimlilik/ https://www.akittvhaber.com.tr/yargida-yapay-zeka-donemi-hiz-ve-verimlilik/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:11:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yargida-yapay-zeka-donemi-hiz-ve-verimlilik/ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım “dedi.

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi açılış töreninde konuşan Tunç, adli yılın hayırlı olmasını diledi.

Bölge Adliye Mahkemesi’nin iş yükünü azaltacağına işaret eden Tunç, davaların daha hızlı görüleceğine dikkati çekti.

Bölge Adliye Mahkemelerinin sayısının arttığına işaret eden Tunç, şunları kaydetti:

“Hukuk sistemimiz 2016 yılında Bölge Adliye Mahkemesi sistemine geçti, 3 dereceli bir yargılama sistemine adım attık. 2016’da 7 bölgede faaliyete geçirmiştik. Sonrasında her geçen yıl bölge sayıları arttı ve artmaya devam etti. En son Tekirdağ, Malatya ve Denizli Bölge Adliye Mahkemelerimizin kurulması sağlanmıştı.

Haftaya cuma günü Denizli’nin açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Malatya Bölge Adliye Mahkememiz bir depremle orada sarsıldık adliyelerimiz yıkıldı inşaatlara hızlı bir şekilde başladık. Oranın da inşaat çalışmaları devam ediyor ve inşallah Malatya’mıza da Bölge Adliye Mahkememizi kazandıracağız. Böylece Bölge Adliye Mahkemesi sayımız da şu anda 15, sayı 18’e yükselmiş olacak.”

Tunç, istinafın yargı reformu kapsamında değerlendirilebilecek önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.

İstinafın hak kayıplarının önlenmesinde önemli bir görevi yürüttüğünü vurgulayan Tunç, “İstinaf özellikle bizim Yargı Reformu kapsamında değerlendirebileceğimiz önemli bir gelişme. Dosyaların ikinci bir gözde yeniden olay bakımından da incelenmesi anlamında istinaf sürecinin özellikle hak kayıplarının önlenmesi konusunda yine bölgede kesinleşecek olan dosyalar bakımdan hızlı yargılama ve daha çabuk hakka kavuşma bakımından üç dereceli sistemin hukuk sistemimize önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. İstinaf yargılamasıyla hak arama yollarını artırdığımız önemli reformlardan birini hayata geçiriyoruz.” diye konuştu.

“Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcı sayılarımızı da arttırıyoruz”

Tunç, istinaf kararlarındaki isabet oranının giderek arttığının altını çizdi

Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcıların sayısının arttırıldığına dikkati çeken Tunç, şöyle konuştu:

“Yargıtay ve Danıştay’da görülen davalarda, istinaf sürecinden geçen yargılamaların özellikle isabet oranının çok yüksek olduğunu görmek mümkün. Bugün Bölge Adliye Mahkemelerinde 236 ceza ve 267 hukuk dairesinde 2 bin 977 hakim ve savcı mevcut. 25 bin hakim ve savcımız var. Bunun 3 bin civarı Bölge Adliye Mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılarımızdır. Bölge İdare Mahkemelerinde 70 İdari Dava Dairesi var. 27 Vergi Dava Dairesi var. 543 hakim idari yargıda Bölge İdare Mahkemelerinde görev yapıyor. Makul sürede yargılama hakkının tesisi bakımından Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcı sayılarımızı da artırıyoruz.

İstinafı bu sene itibarıyla daha da güçlendirdik. Çünkü bazı dairelerimizde iş yoğunluğu ve bazı konjonktürel durumlar nedeniyle, kira davaları, iş davaları, bazı ticari davalarda yoğunlaşma olduğunu, o dairelerdeki hızı arttıracak ve o iş yükünü karşılamak üzere yeni daireler kurulmasını sağladık. Bu anlamda 78 istinaf dairesi, 2024 yılı itibarıyla hizmete girmiş oldu. İlave olarak da bu dairelerimize 131 üye ve 62 daire başkanı ve 39 cumhuriyet savcı atamasını gerçekleştirmiş olduk. Bugün Tekirdağ Bölge Adliye Mahkememiz 5 ceza dairesi ve 5 hukuk dairesi olarak hizmete başladı. 10 daire başkanı ataması buraya gerçekleştirdik. 30 hakimimiz ve 7 cumhuriyet savcımız 30 üyemiz Tekirdağ’da Bölge Adliye Mahkemesinde görev yapacaklar.”

“Vatandaşlarımızı özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtaracağız”

Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine gelen dosya sayısının 4 milyon 62 bin 898 olduğunu aktaran Tunç, bugün itibariyle bu dosyaların 3 milyon 548 bin 456’sı karara bağlandığını kaydetti.

Hukuk dairelerine gelen dosya sayısının 3 milyon 867 bin 817 olduğunu belirten Tunç, bu dosyaların da 3 milyon 172 bin 498’i karara bağlandığını ve 2016 yılından bu yana ceza ve hukuk dairelerinde yıl içerisinde gelen toplam dosya sayısının yüzde 85’inin karara bağlandığını belirtti.

Bazı dava türlerinde yoğunlaşmalar olduğunu belirlediklerini vurgulayan Tunç, bu yoğunlaşmanın önüne geçmek için İstanbul başta olmak üzere diğer illerde yeni daireler kurduklarını kaydetti.

Tunç, gelecek yıllarda dosya sayılarında azalma olduğunun görüleceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Yeni heyetler oluşturduk ve oralardaki dosya sayısını da önümüzdeki yıl da bunu göreceğiz. Hızlı bir şekilde eridiğini ve vatandaşlarımızın özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtularak bir an önce haklarına kavuştuğunu inşallah göreceğiz. Bunu tabii yargı teşkilatımızla beraber, sizlerle beraber çok çalışarak milletimizin güvenine layık olarak, millet adına, o kürsülerde görev yapan hakim ve savcılarımız gerçekleştirecek.

Avukatlarımız onlara adaletin tecellisinde destek olmaya devam edecekler, çok çalışacaklar. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak, Hakim Savcılar Kurulu olarak onlara her türlü desteği, donanımı vermek, onların özlük hakları başta olmak üzere konutları olmak üzere her konuda zaten destek verdiğimizin de bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın katkılarıyla fark ediyorsunuzdur.”

Tunç, Bölge İdare Mahkemelerinde de karara bağlanan dosya sayısı bakımından bir başarının söz konusu olduğunu ve Yargıtay ile Danıştay’ın iş yükünün azaldığını gördüklerini dile getirdi.

“Kuvvetler ayrılığının olması gerekir”

Tunç, adaletin devletin temeli, toplumsal barış ve huzurun da teminatı olduğunu vurguladı.

Adaletin tecellisi için hukuk devletinin şart olduğunu belirten Tunç, “Hukuk devleti olabilmek için de yasaması, yürütmesi, yargısıyla üç sac ayağıyla kuvvetler ayrılığının olması gerekir. Özellikle hukuk devletinin tahkimi, hukuk devletinin inşası ve hukuk devletinin gereği içinde tarafsız ve bağımsız yargı şarttır.” ifadelerini kullandı.

Tunç, tarafsız ve bağımsız yargının olabilmesi için insan unsurunun çok önemli olduğuna, hakim ve savcıların yetiştirilmesi için çalışmalar yaptıklarına dikkati çekti.

Avukat adayları hukuk mesleklerine giriş sınavına girecek

Hukuk fakültelerinde verilen eğitim kalitesinin artırılması için çalışmalar yapıldığını anlatan Tunç, şunları kaydetti:

“Özellikle kürsüdeki kardeşlerimizin daha güçlü ve donanımlı olabilmeleri noktasındaki çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bu sene itibarıyla uygulamaya koyduğumuz önemli çalışmalarımız var. Artık hukuk fakültesi mezunu kardeşlerimiz avukat olabilmesi için öncelikle hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek. Yine hakim ve savcı yardımcılığı sınavına girebilmek için hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek.

Aynı zamanda bu sene uygulamaya koyduğumuz hakim ve savcı yardımcılığı sistemiyle de iki yıl süren hakim savcı adaylığı yerine artık üç yıl süren hakim savcı yardımcılığı sistemine geçtik. 2023 sonu itibarıla sınavlarını yapmıştık. Bu hafta eğitimlerine başlıyorlar. Bir yıl adalet akademisinde eğitim görecekler, iki yıl tecrübeli hakim ve savcıların sizlerin yanında usta çırak ilişkisi içerisinde uygulamayı görecekler, yetişecekler. Adalet Akademisi’nde aldıkları ara sınavlar, tecrübeli hakim ve savcılarımızın verdikleri puanlarla birlikte 70 puanı aşarlarsa Hakimler ve Savcılar Kurulumuz onları mesleğe kabul edecek. Güçlü bir eleme sistemi geldi. Artık bu konuda çok daha güçlü, kürsünün daha donanımlı olması noktasındaki gayretimizi inşallah sürdürüyoruz.”

Yapay zekanın önemi

Tunç, teknolojinin tüm imkanlarından faydalandıklarını ve adaletin hizmetine sunduklarını anlattı.

Yapay zeka döneminde bu durumun yargıda da kullanılması gerektiğine işaret eden Tunç, şöyle sürdürdü:

“Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım. Birçok dava tipi yapay zekayla daha hızlı bir şekilde çözülebileceğine yönelik projeler alıyoruz. Tanıtımlar gerçekleştiren arkadaşlarımız var.

İlk başta, ‘olur mu böyle şey’ dediğimizde, baktığımızda gerçekten özellikle yargının belli bir kısmının, insan unsurunun dışında özellikle motamot, veriler ışığında karar verilen bazı hususlar var. Hatta bunların bir kısmını noterlere devredildi. İşte mirasçılık belgeleri gibi diğer konular. Bunlara ilişkin özellikle yargımızın belli bir kısmını yapay zekayı da devreye alarak bu yapımızı daha da geliştiriyoruz.”

Bakan Tunç, son 22 yılda yapılan değişikliklerle temel kanunların yenilendiğinin altını çizdi.

-” Cumhurbaşkanı Erdoğan strateji belgesini paylaşacak”

Adalet Bakanlığı bünyesindeki bilim kurullarının aldığı görüşler doğrultusunda kanun ve mevzuatlarda sürekli yenilenmeye gittiğini anlatan Tunç, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeye çalıştıklarını dile getirdi.

Alınan görüşler doğrultusunda önemli bir hazırlık yapıldığını belirten Tunç, “Bu ayın sonunda inşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni, Türkiye Yüzyılı’nın ilk yargı reformu strateji belgesini kamuoyuyla paylaşacak. O belgede koyulan hedefleri, yasamayı gerektirenler, idari uygulamaları gerektirenler tüm bunları biz tek tek ele alarak önümüzdeki 2024-2028 yıllarını kapsayacak yargı reformu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda hiç durmadan yargı teşkilatımızla beraber çalışacağız. ve vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya taşımanın gayreti içerisinde olacağız inşallah.” dedi.

“Hakim ve savcı sayısı 9 binden 25 bine yükselmiş durumda”

İnsan Hakları Eylem Planı ile ilgili olarak da çalışmaların devam ettiğini dile getiren Tunç, reformdan, gelişmeden ve ilerlemeden yana olduklarını vurguladı.

Tunç, fiziki mekanların geliştirilmesinin yanı sıra mahkemelerin ve bu yerlerde görev yapan hakim ve savcıların artırılması için çaba sarf ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Hakim ve savcı sayısı 9 binden 25 bine yükselmiş durumda. Adli yargıda 3 bin 581 mahkeme vardı. Bugün 7 bin 133 mahkemeye yükselttik. Son bir yılda da 2 bin 812 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Bunların da peyderpey faaliyete açılmasını sağlıyoruz. Dolayısıyla bizim son bir yılda kurduğumuz yeni mahkeme sayısıyla mevcut sayıyı yüzde 30 arttırmış oluyoruz. Şu anda Adalet Akademisi’nde 3 bine yakın aday hakim ve savcı yardımcısı var. Bunlar da mesleğe girdiklerinde inşallah yargı süreçlerinin aksamadan devam etmesi, insan unsurunun daha da hem nitelik hem nicelik açısından artırılmasını sağlamaya çalışacağız.”

Tunç, teknolojinin imkanlarından faydalandıklarını, delillerin tespiti ve olayların açığa çıkartılması için Adli Tip Kurumunun 81 ilde ve büyük ilçelerde hizmet verdiğine dikkati çekti.

Tunç, arabuluculuk yöntemiyle de toplumsal barışa hizmet etmeye çalıştıklarını ifade etti.

Arabuluculuk yöntemiyle uyuşmazlıkların çözüldüğünü belirten Tunç, “Uyuşmazlıkların barışçıl bir yöntemle çözülmesindeki başarımız yüzde 67. Yani 6 milyon dosyanın dört milyon civarı barışçıl bir yöntemle çözülüyor. 6 milyon kişi arabulucuya gidiyor, 4 milyonu barışarak masadan kalkıyor.” dedi.

Bakan Tunç, özellikle yeni atanan hakim ve savcıların konut ihtiyacını karşılamak için çalışmalar yaptıklarını ve bugün itibarıyla pazarlığı tamamlanan 55 konutun hayırlı olmasını diledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yargida-yapay-zeka-donemi-hiz-ve-verimlilik/feed/ 0
Dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC’nin gelirleri yüzde 45 arttı https://www.akittvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-cip-ureticisi-tsmcnin-gelirleri-yuzde-45-artti/ https://www.akittvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-cip-ureticisi-tsmcnin-gelirleri-yuzde-45-artti/#respond Wed, 14 Aug 2024 23:20:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-cip-ureticisi-tsmcnin-gelirleri-yuzde-45-artti/ Dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC'nin gelirleri yüzde 45 arttı

Dünyanın en büyük çip üreticilerinden Tayvan Yarı-iletken İmalat Şirketi (TSMC), Apple’ın A serisi ve M serisi işlemcilerinin yanı sıra AMD işlemcilerini üretmesiyle tanınıyor.

Ekran kartları ve güç yönetimi için de çipler üreten TSMC, yüksek talep sayesinde gelirlerini yüzde 45 artırmayı başardı.

TEMMUZDA 7,9 MİLYAR DOLAR GELİR ELDE ETTİ

TSMC’nin temmuz ayı satışları 7,9 milyar dolara ulaştı. Bu da şirketin gelirinin geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 oranında arttığını gösteriyor.

Yapay zeka endüstrisi için çiplere olan yüksek talep nedeniyle TSMC’nin kapasite kullanımı da çeyrekten çeyreğe artıyor.

Üçüncü çeyrekte TSMC, gelirlerinde yıllık bazda yüzde 37’lik bir artış bekliyor. Beklenen gelir hacmi ise tam 23,1 milyar dolar.

Artan satışlar ışığında şirket, yıllık gelir tahminini de revize etti. TSMC, geçen yıla göre büyümenin yüzde 20’yi aşacağını öngörüyor.

836.35 milyar dolar piyasa değeriyle dünyanın en değerli 9. şirketi konumunda olan TSMC, kısa süre önce 1 trilyon dolar değere ulaşarak bir basamak yükselmişti.

Talebe yetişemeyen TSMC’nin, üretim süreçlerinde maliyet artışı yapacağı ve bunun da sektör genelinde bir fiyat artışıyla sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-cip-ureticisi-tsmcnin-gelirleri-yuzde-45-artti/feed/ 0
Yapay zeka destekli robot diş hekimi ilk kez insanlarda denendi https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-destekli-robot-dis-hekimi-ilk-kez-insanlarda-denendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-destekli-robot-dis-hekimi-ilk-kez-insanlarda-denendi/#respond Wed, 14 Aug 2024 23:20:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-destekli-robot-dis-hekimi-ilk-kez-insanlarda-denendi/

Birçok kişi için dişçi koltuğuna oturmak korkutucu bir deneyim olabilir. Ancak insan diş hekimlerinin yerini robotların alması, bu korkunun boyutunu daha da artırabilir.

Yapay zeka destekli bir robot, canlı bir insan üzerinde ilk kez gözetimsiz bir işlem gerçekleştirdi.

İNSANLARDAN 8 KAT DAHA HIZLI

ABD merkezli Perspective şirketinin geliştirdiği robot, bir insan uzmandan 8 kat daha hızlı bir şekilde, sadece 15 dakikada kuron değişimini başarıyla gerçekleştirdi.

İşlemin yapılabilmesi için hastanın ağız içi öncelikle 3 boyutlu tarayıcı ile haritalandırılıyor, ardından yapay zeka tarafından otonom olarak planlanıp operasyon gerçekleştiriliyor.

Diş kuronları, dişin zayıflamış ve çürümüş kısımlarının yapay malzemelerle onarıldığı diş operasyonlarıdır.

Normalde bu, eski kuronun çıkarılması ve yerine yenisinin takılması için her biri yaklaşık bir saat süren iki diş hekimi ziyaretini gerektirir.

Ancak Perspective, yapay zeka destekli botunun bu süreci herhangi bir doğruluk veya hasta güvenliğinden ödün vermeden yalnızca 15 dakikaya kadar indirebildiğini söylüyor.

Şirket, teknolojisini geliştirmek için bugüne kadar yatırımcılardan 30 milyon dolar fon aldı. Yatırımcılar arasında Mark Zuckerberg’in babası ve diş hekimi Dr. Edward Zuckerberg de bulunuyor.

Öncelikle, insan asistan, diş eti çizgisinin altına bakmak için dişlerin içindeki sıvıyı tespit eden el tipi bir tarayıcı kullanarak hastanın ağzının 3 boyutlu bir modelini oluşturuyor.

Perspective’e göre bu teknik, çürükleri ve diğer erozyonları tespit etmede yüzde 90 oranında doğruluk oranına sahip.

Tarayıcının ek bir avantajı da hastayı geleneksel X-ışını taramalarının oluşturduğu iyonlaştırıcı radyasyona maruz bırakmaması.

Daha sonra bu taramalar, prosedürün nasıl gerçekleştirileceğini otonom olarak planlayan yapay zekaya veriliyor.

Videoda, Perspective’in robotik diş hekiminin, Perspective’in kimliğini açıklamadığı gönüllü hastanın çürük dişine yer açmak için delme işlemini gerçekleştirdiğini görebilirsiniz.

Diş hekimi ve Perspective klinik danışma kurulu üyesi Karim Zaklama, şunları söylüyor:

Perceptive’in yapay zeka destekli robotik sistemi diş hekimliğini dönüştürecek.

Prosedürlerin kolaylaştırılması ve hasta konforunun artırılması sayesinde hasta deneyimi daha iyi olacak.

TAMAMEN GÜVENLİ

Birçok kişi doğal olarak bir robotun ağzına matkap sokmasına izin vermekten endişe duyabilir. Ancak Perspective, bu prosedürün tamamen güvenli olduğunu iddia ediyor.

Şirket, internet sitesinde robot diş hekimlerinin ‘hareketin en yoğun olduğu durumlarda bile dişleri güvenli bir şekilde tedavi edebilmesi’ amacıyla test edildiğini belirtiyor.

Perspective, robotlarının 100 mikronluk bir hassasiyetle, yani bir insan saçının genişliğine yakın bir derinlikte delebildiğini iddia ediyor.

Şirket, ayrıca tarama teknolojisinin diş hekimlerinin diş sorunlarını daha erken ve daha doğru teşhis etmelerine olanak tanıyacağını söylüyor.

Ağzın tamamının 3 boyutlu modelinin oluşturulmasıyla hem diş hekimleri hem de hastalar çürüğün nerede oluştuğunu net bir şekilde görebilecekler.

Perspective klinik danışma kurulu üyesi Zaklama, şunları ekliyor:

Özellikle ağız içi tarayıcı olmak üzere gelişmiş görüntüleme yetenekleri, sorunları daha erken ve daha doğru bir şekilde teşhis etmemizi ve hastalarla daha etkili bir şekilde iletişim kurmamızı sağlayacak benzersiz ayrıntılar sağlıyor.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-destekli-robot-dis-hekimi-ilk-kez-insanlarda-denendi/feed/ 0
Teknoloji Yatırımcısı ve Yapay Zeka Uzmanı Ömer Asım Öztürk – Yeni Meslekler ve Fırsatlar Kapıda! https://www.akittvhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ https://www.akittvhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/#respond Mon, 05 Aug 2024 07:24:00 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, yeni mesleklerin doğuşuna zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanı Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı.

Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.

Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:

Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.

Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.

Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.

Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.

Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."

Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”

Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."

Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.

Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.

Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.

Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.

Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.

Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.

Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/feed/ 0
Yapay Zeka Uygulamaları Hayatımızın Önemli Bir Parçası Haline Geliyor https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:03:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11176

Yapay zeka uygulamaları, teknoloji çağının son meyvesi olarak hızla yaygınlaşıyor ve hayatımızın önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle “ChatGPT” ve “Gemini” gibi uygulamalar; metin, fotoğraf, ses ve video üretiminin yanı sıra çeşitli farklı görevleri yerine getirebiliyor.

Tasarımcılar, tanıtım afişleri gibi görsel ürünleri istedikleri gibi hazırlamak için yapay zeka destekli uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bir sanatçı, kısa sürede bir şarkı üretebilirken, avukatlık uygulamaları dava dosyalarını anında çözebiliyor. Bu uygulamalar sadece belirli alanlarla sınırlı kalmıyor; sağlık, eğitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik gibi çeşitli sektörlerde de yaygın olarak kullanılıyorlar.

Akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, otonom sürüş sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriş sitelerindeki algoritmalar ve tıbbi görüntüleme alanında kullanılan manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntü analizleri de yapay zeka ile gerçekleştiriliyor.

“Artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu”

Yapay zekanın geleceği hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve dil işleme modellerinin bileşkesinden oluşan yapay zeka sisteminin, Türkiye’de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya başladığını söyledi.

Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doğru evrilmeye başladığını belirten Prof. Kırık,Birçok iş koluna, alana yayılmaya başladığını ifade edebiliriz. Başta medya ve eğitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu.dedi.

Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay şekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaşma imkanına eriştiğine işaret eden Kırık, bu uygulamaların eğitim alanında başvurulan temel kaynak haline geldiğine değindi.

Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduğuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceğine dikkati çekerek, öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.

Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiğinin altını çizen Kırık,

Çünkü yapay zeka her zaman doğru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.diye konuştu.

Yapay zeka işsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı

Prof. Dr. Kırık, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doktorların teşhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teşhis koyulduğunu aktararak, Rusya’da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menşeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83’lük dereceyle geçtiğini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüşlerin olduğunu söyledi.

Medya ve eğlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiğini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, şöyle devam etti:

Bu durum bir işsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı işi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleştirmesinin söz konusu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya başladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluşları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya başladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu.

Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduğu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya başlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaştırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüğe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir.

Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeğe benzeterek, gelecek yıllarda yapay zekanın büyüyeceğini, gelişeceğini ve yetişkin bir insanın sahip olduğu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceğini anlattı.

Türkiye’de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor

Türkiye’nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına işaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör girişimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya başladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) başı çektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kırık, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceğini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eğitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eğitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.

Türkiye’deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiğini belirten Kırık, şunları kaydetti:

ASELSAN ile HAVELSAN’ın bu alanda çalışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar’ın yerli ve milli sohbet robotunu geliştirmesi, bunu yaygınlaştıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi şudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doğru bilgiye ulaşabilme konusunda ciddi bir avantaj sağlayabilir.

Çünkü bildiğiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiğini görüyoruz, bilgi saklayabildiğine de şahit oluyoruz. Geçmişte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya başlayacağız.

Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme şansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya başlayacağız.

O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye’de tabii ki TÜBİTAK’ın başını çektiği ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aynı şekilde geliştirdiği yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/feed/ 0
Bilim insanları, yapay zekanın gelecekte yapıcı ve yıkıcı etkileri olabileceğini düşünüyor https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:03:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11123

Bilim insanları, bir bilgisayarın ya da bilgisayar kontrolündeki robotun, öğrenme, analiz, sorun çözme ve karar verme gibi insansı işlevlere sahip olması şeklinde özetlenen yapay zekanın, gelecekte yapıcı etkilerinin yanında yıkıcı etkilerinin de olabileceğini düşünüyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emre Onur Kahya, yapay zekanın gelecekte insan hayatına etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Kahya, yapay zekanın insanın yapabildiği bir çok işi yapan bir algoritma olduğunu söyledi.

Yapay zekanın geleceği açısından farklı senaryolar üzerinde durulduğuna dikkati çeken Kahya, “Yapay zekayı nükleer bombaya benzetiyorum. Mesela atom bombası çok yıkıcı bir hasara neden oldu ama nükleer fizik çalışırken birçok şey öğrendik. Mesela MR gibi.” dedi.

Kahya, yapay zekanın, sağlık, eğitim, hukuk gibi bir çok alanda işleri kolaylaştıracağını belirterek, “Hukuk alanında hakim ve savcıların yükü hafifleyecek. Doktorların tanı koymasına asistanlık yapacak. Beyin tomografisinde hangi hücrelerin tümörlü ve tümörsüz olduğunun ayrımını yapabilecek.” diye konuştu.

“Bilim dünyası ‘Yapay zekanın gelişimini yavaşlatsak mı?’ sorusunu tartışıyor”

Yapay zekanın bu yapıcı etkisine rağmen yıkıcı etkileri de olacağının altını çizen Kahya, zararlı yönlerinin silah sektöründe yaşanabileceğini söyledi.

Kahya, yapay zekanın algoritma ve olasılıklar içerisinde davranış sergilediğine vurgu yaparak, “Bu olasılıklar içinde istemediğimiz sonuçlar da söz konusu olabilir.” ifadesini kullandı.

Yapay zeka konusunda yaşanabilecek sorunlara dikkati çeken Kahya, “Mesela yapay zeka gücü eline aldığında ‘Patates üretimini arttır.’ emri verildiğinde, elindeki gücü kullanarak belki dünyadaki her şeyi hatta insanlığı bile yok edip, her yeri patates tarlasına çevirebilir. Abartılı bir örnek ama burada olduğu gibi ‘İleride kendi kendine kararlar verebilir mi?’ Bu hala açık bir soru. Bilim dünyası ‘Yapay zekanın gelişimini yavaşlatsak mı?’ sorusunu tartışıyor artık. Bu korkuların gerçekçi olup olmadığını şimdiden kestirmek çok zor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Beklemediğimiz alanlarda işsizliğe sebep olacak”

Yapay zeka konusunda Türkiye’de yeni hamleler olduğunu aktaran Kahya, Milli Teknoloji Müdürlüğünün bu anlamda önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kahya, üniversite seviyesinde, sadece bilgisayar mühendisliği için değil, her mühendislik dalı için yapay zeka okur yazarlığı dersi verilmesi, hatta bunun liselere ve orta okullara kadar yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.

Ülke olarak yapay zeka konusunda katedilmesi gereken çok uzun bir yol olduğuna işaret eden Kahya, “Milli Eğitim Bakanlığının yapay zeka uygulamaları alanında projeleri var. Yapay zeka konusunda eğitim verecek uzman kişiler yetiştirmeliyiz. Bilişim sektörü de bu eğitim çabalarına destek vermelidir.” diye konuştu.

Kahya, yakın gelecekte yapay zeka alanında öne çıkan ülkelerle geride kalan ülkeler arasında uçurumlar oluşacağını belirterek, “Yapay zeka gibi anahtar teknolojileri elinde bulunduran ülkelerin ürettiği ürünleri, gelişmemiş ülkeler satın dahi alamayacak.” dedi.

Yapay zekanın insanı işsiz bırakacağı yönündeki endişelere de değinen Kahya, “Yapay zeka birçok sektörü etkileyecek. Beklemediğimiz alanlarda işsizliğe sebep olacak gibi görünüyor. Yapay zeka ile ilgili gelecek 10 yılda vereceğimiz kararlar çok önemli. Çocuklarımızı ve geleceğimizi şekillendireceğimiz bir andayız o yüzden bu konuda devletin, akademinin ve özel sektörün el ele vermesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Savunma ve ulaşım sektöründe insansız araçların kabiliyeti artacak”

İTÜ Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazım Kemal Üre ise yapay zekanın bilişimin otomasyonu olarak tarif edilebileceğini belirtti.

Yapay zekanın farklı sektörlere büyük etkileri olacağını kaydeden Üre, “İş dünyasında insanların verimliliğini artıran birçok teknolojiyle karşılaşacağız. Özellikle savunma ve ulaşım sektöründe insansız araçların kabiliyeti çok artacak.” ifadelerine yer verdi.

Üre, yapay zeka konusunda Amerika ve Çin gibi ülkelerin başı çektiğini ifade ederek, Türkiye’de bu alanda son 3 yılda çok ciddi bir ivme yakalandığını ve büyük bir potansiyelin olduğunu kaydetti.

“Yapay zekanın olumlu ve olumsuz tarafları var”

Doç. Dr. Üre, yapay zeka ile yapılan işlerin kalitesinin daha üst seviyeye çıkacağını belirterek, “Her teknolojide olduğu gibi yapay zekanın da olumlu ve olumsuz tarafları var. Yakın vadede bir olumsuzluk çıkaracağına inanmıyorum ama uzun vadede olabilecekler için birçok araştırmacı ve devletler gerekli önlemlerin ne olması gerektiğini tartışıyor. Yapay zeka insanı işsiz bırakacak demektense, iş yapışımızda ciddi bir dönüşüm olacağından, insanların yeni öğrenmesi gereken bir sürü yetenekler olacak diyelim.” diye konuştu.

Bunu bilgisayar devrimine benzettiğini aktaran Üre, sözlerini şöyle sürdürdü:

“40 yıl önce bilgisayar kullanmayı bilmeseniz de iş bulma konusunda sorun yaşamazdınız. Ancak bugün bunu hayal dahi edemiyorsunuz. Veri analiz etmeyi, veri kullanarak bir şey yapmayı bilmiyorsanız bulacağınız iş sayısı çok azalacak. Bilgisayarlar çıkınca bazı insanlar işsiz kaldı. Bir jenerasyon sonra her şey yerine oturdu ve şuan bilgisayarlar sayesinde çok daha güzel bir dünyada yaşıyoruz. Yapay zekada da aynısı olacak. Bazı insanlar işsiz kalacak ama geçireceğimiz dönüşüm sayesinde daha güzel bir dünyada yaşayacağız.”

Üre, yapay zekada ileri seviyede olan ülkeler ile bu teknolojiye erişemeyen ülkeler arsında gelecekte önemli uçurumlar olacağına dikkati çekerek, “Şu an için kapanmayacak bir açık yok ancak kendinizi geliştirmezseniz ilerde bu alanda gelişen ülkelere muhtaç olabilirsiniz. ” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/feed/ 0
ABD’de Siyah Seçmenler Yapay Zeka İle Trump’a Oy Vermeye Teşvik Ediliyor https://www.akittvhaber.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:06:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11066

ABD’de Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesi, siyah seçmenler yapay zeka üretimi görsellerle Donald Trump’a oy vermeye teşvik edilmeye çalışılıyor.

Afrikalı Amerikalı seçmenler, Trump’ın kaybettiği bir önceki seçimde büyük ağırlıkla Joe Biden’a oy verdi.

BBC’nin araştırması, siyah Amerikalılar ile Trump’ı bir arada gösteren düzinelerce sahte görsel tespit etti.

Ancak bu görsellerle, Trump’ın kampanyasını doğrudan ilişkilendiren bir kanıt bulunmuyor.

Siyah seçmenleri oy vermeye teşvik etmeye çalışan Black Voters Matter örgütü, söz konusu sahte görsellerin, Trump’ı sempatik göstermeye çalışan bir stratejinin parçası olarak değerlendiriyor.

BBC yapay zeka üretimi görsellerin yaratıcılarına da ulaşmayı başardı.

O kişilerden biri, bu görsellerin “gerçek olduğunu iddia etmediğini” savundu.

Yapay zeka üretimi sahte “Trump destekçisi siyah seçmen” görselleri, başkanlık seçimleri öncesi dikkat çeken dezenformasyon trendlerinden biri.

2016’da Trump’ın kazandığı başkanlık seçimi öncesi kampanya sürecinde, yabancı ülkelerin seçim sonucunu etkilemeye yönelik bazı girişimleri olduğu kanıtlanmıştı. Buna karşın, söz konusu yapay zeka görsellerinin ABD’li seçmenler tarafından üretilip paylaşıldığı anlaşılıyor.

Stable Diffusion, Midjourney gibi yapay zeka programları, kullancıların istedikleri görseli kelimelerle tarif etmesi üzerinden görsel oluşturabiliyor.

Bu teknoloji son başkanlık seçimlerinden bu yana büyük bir gelişim gösterdi.

BBC’nin Dezenformasyon ve Sosyal Medya Muhabiri Mariana Spring, bu tür görselleri oluşturan Florida merkezli muhafazakar bir radyocu olan Mark Kaye’e ulaştı.

Kaye ve ekibi, Trump’ı bir partide yanında siyah kadınlarla sempatik bir şekilde gösteren yapay zeka içeriğini üretmiş, bu görseli Kaye’nin bir milyondan fazla takipçili Facebook hesabında paylaşmıştı.

Kaye bu Facebook paylaşımında, siyahların Trump’ı desteklediğini savunmuş ve bu sahte görseli kullanmıştı.

Söz konusu görselde, eksik parmaklar gibi yapay zeka üretimi izi taşıyan bazı işaretler göze çarpıyor.

Ancak bu paylaşımın altındaki yorumlarda, birçok kullanıcının yapay zeka görüntüsünün gerçek olduğuna inandığı görülüyor.

BBC’ye konuşan radyocu Kaye, kendisinin bir foto muhabiri olmadığını, “bir hikaye anlatıcısı” olduğunu savunuyor:

“Bunun gerçek olduğunu iddia etmedim. ‘Bakın, Donald Trump, bu Afrikalı Amerikalı seçmenlerle partideydi. Bakın onu ne kadar seviyorlar!’ demedim.

“Biri, Facebook’ta gördüğü bir fotoğraf nedeniyle öyle ya da böyle oy veriyorsa bu, o kişinin problemidir.”

Benzer şekilde üretilen bir başka görselde, Trump bir evin verandasında, siyah seçmenlerle birlikte poz verirken görülüyor.

Bu görsel, ilk olarak bir komedi hesabında paylaşıldı. Ancak sonrasında bir başka hesap tarafından, gerçekmiş gibi paylaşıldı ve çok sayıda görüntüleme elde etti. Sahte görseli tekrar dolaşıma sokan hesap, Trump’ın konvoyunu bu gençlerle poz vermek için durduğunu iddia ediyordu.

BBC, Demokrat Parti adayı Joe Biden’ı bir seçmen grubu nezdinde sempatik gösterecek sahte görsel tespit edemedi.

Yakın bir süre önce New York Times gazetesi ile Sienna Üniversitesi’nin kamuoyu araştırması, kilit önemdeki altı eyaletteki siyah seçmenlerin yüzde 71 oranında Biden’ı desteklediğini gösteriyor. Bu oran Biden’ın kazandığı 2020 seçiminde ulusal çapta yüzde 92’ydi.

Siyah seçmeni sandığa götürmek için faliyet gösteren Black Voters Matter’tan Cliff Albright, Trump yanlısı sahte içeriklerin daha çok genç siyah erkekleri hedeflediğini savunuyor. Bu seçmen grubunun, Trump’a oy vermeye, siyah kadın seçmenden daha yakın olduğu değerlendiriliyor.

BBC’den Mariana Spring’in bu haber için konuştuğu siyah bir taksi şoförü, Trump’ın demokrasiye bir tehdit olduğuna yönelik anlatımın kendisi için bir oy verme motivasyonu olmadığını savunuyor. Douglas isimli sürücü, kendisine gösterilen bu fotoğrafın gerçek olduğunu düşündüğünü de söylüyor.

2016 seçimlerinde de sosyal medya kullanılarak seçmen grupları, sahte hesaplarla yönlendirilmeye çalışıldı. Bu girişimlerden bazılarının arkasında Rusya’nın olduğu tespit edildi.

Geçen aya kadar Facebook’un da sahibi olan Meta’da, dezenformasyon önleme üzerine çalışan Ben Nimmo, farklı ülkelerde seçimleri etkileme hedefinde olan devletlere yapay zekanın farklı fırsatlar sunduğunu kaydediyor.

Buna karşın Nimmo, Facebook gibi platformların sahte içerikleri tanımlama ve ayıklama noktasında giderek daha etkin hale geldiğini söylüyor.

Nimmo, yabancı ülkelerin sosyal medya ünlüleri kullanarak, hedef mesajlarını aktarmaya çalışabileceği uyarısını da yapıyor.

Aralarında ABD Başkanı Joe Biden’ın da bulunduğu dünya liderleri yapay zekanın yarattığı riskler konusunda endişelerini açıkça dile getiriyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/feed/ 0
Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi Paneli Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:30:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10609

Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” başlıklı panelde, yapay zeka alanındaki çalışmaların ulusal ve uluslararası işbirliği içinde yürütülmesi gerektiği belirtilerek, ortak makul ve uygulanabilir bir sürecin önemine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Mehmet Haklıdır’ın üstlendiği “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” paneline, Toronto Metropolitan Üniversitesi Vector Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Sedef Akınlı Koçak, Holistic AI Hukuk ve Regülasyondan Sorumlu Kamu Politikaları Yöneticisi Osman Gazi Güçlütürk, Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Özcan Sarıtaş ve İspanya IE Üniversitesi Dekanı Manuel Muniz katıldı.

Toronto Metropolitan Üniversitesinden Koçak, derin öğrenme alanında araştırma yaptıklarını belirterek, yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme araştırmalarının ileri seviyede olduğunu söyledi.

Yapay zeka okuryazarlığının gelişmesi gerektiğine işaret eden Koçak, yapay zeka alanında etik ilkelerinin belirlenmesi için de ekip oluşturduklarını aktardı.

Koçak, çerçeve çalışmalar kullanılarak mahremiyet, gizlilik ve güvenirlikle ilgili yapay zeka kriterlerinin belirlenebileceğini ve böylece küresel çerçevenin de oturtulabileceğini anlattı.

Farklı ülkelerin, farklı öncelikleri olduğuna dikkati çeken Koçak, 69 ülkenin yeni yapay zeka politikalarını belirlediğini ve güzel ilerlemeler kaydettiklerini dile getirdi.

Koçak, bu politikaların nasıl hayata geçirileceğinin önemli olduğuna işaret ederek, özel sektör, kamu ve uluslararası alanlarda ortak çalışılması gerektiğinin altını çizdi.

Genç nesillerin, yapay zeka alanında eğitilmesinin gerekliliğini vurgulayan Koçak, yapay zekanın topluma nasıl fayda getireceğinin çalışılması gerektiğini söyledi.

Koçak, yapay zekanın sürdürülebilirliği nasıl etkiyeceğinin önemine işaret ederek, bunun yalnızca çevre alanında da değerlendirilmemesi gerektiğini, ekonomi, teknik ve toplum boyutlarının da düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir standartlaşma”

Holistic AI’dan Güçlütürk, dünyanın her yerinde farklı ilkeler olduğunu ancak esas farkın uygulamada ortaya çıktığını belirterek, herkes için geçerli olabilecek ve eşitlik sağlayacak kamu ilkelerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Bu alanda uyumlaştırmanın ve tek tipleştirmenin büyük bir görev olduğuna dikkati çeken Güçlütürk, bunun devletlere düştüğünü belirtti.

Güçlütürk, ortak dil ve çerçeve bir anlayışın belirlenmesi için işbirliği gerektiğini aktararak, bunun ulusal girişimlerle uluslararası çerçevelere katılma yoluyla mümkün olabileceğine işaret etti.

Uyumlaştırmanın algı seviyesinde başlaması gerektiğini belirten Güçlütürk, adil ve makul bir uyumlaştırma mentalitesi olması gerektiğini kaydetti.

Güçlütürk, uyumlaştırmanın pratik seviyede gerçekten uygulanabilir olduğundan emin olunması gerektiğini söyleyerek, “(Her ülke arasında) Tam uyum hedeflenirse bu belki uygulanabilir olmayabilir. Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir uyumlaştırma ve standartlaşma, bunlar önemli detaylar.” dedi.

Teknolojinin dış politika alanı haline gelişi

IE Üniversitesi Dekanı Muniz, hukukta ve yasal yönetmeliklerde yapay zeka teknolojisinde pek çok gelişme olduğunu kaydederek, başarılı olan yasal düzenlemelerin bulunduğunu söyledi.

Teknoloji alanında değişim ve inovasyon dönemine girildiğine işaret eden Muniz, mahremiyet ve gizliliğin nerede başlayıp nerede bittiğine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Muniz, teknolojinin başlı başına bir dış politika alanı haline geldiğini, teknolojinin stratejik çıkarlar ve ana değerler etrafında şekillendiğini dile getirdi.

Yapay zeka ve diplomasi konusunda büyük bir güç unsurundan bahsedildiğini kaydeden Muniz, teknoloji kullanımının ve dağılımının değiştiğini ifade etti.

Muniz, diplomatların teknolojinin bu alandaki etkilerini öngörebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, insan hakları ve siyasi sistem gibi alanlarda teknolojinin neler yapabileceğinin görülmesinin önemini anlattı.

Yapay zekada işbirliğinin önemi

Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Sarıtaş, bilimsel olarak mümkün, ekonomik olarak karşılanabilir ve sosyal açıdan arzu edilebilir bir gelecek tasarlanması gerektiğini kaydederek, bunu yaparken politika yapıcıların gündemine ileride bu çalışmaların neler yapabileceğini sunduklarını söyledi.

Etik, yasal ve sosyal unsurların düşünülmesi gerektiğini belirten Sarıtaş, yapay zeka alanında farkındalık oluşturulmasının yanı sıra toplum üzerindeki etki ve izlenimin nasıl olacağının değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Sarıtaş, teknoloji ile yasa arasında bir boşluk olmaması gerektiğine işaret ederek, geleceğin öngörüleri çalışılırken senaryolar üzerinden giderek fırsat ve zorlukları değerlendirdiklerini aktardı.

Bilgi ve istihbaratın çok önemli olduğunu vurgulayan Sarıtaş, yapay zeka yarışının başlayabileceğini ancak işbirliği ruhu içinde hareket edilebileceğini ifade etti.

Sarıtaş, geçmişe göre bu alanlarda aktörlerin çeşitlendiğini belirterek, boşlukları kapatmak için yapay zekaya ihtiyaç duyulduğunun ve rekabete düşmeden işbirliği tarafında kalınması gerektiğinin altını çizdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/feed/ 0
Art Dubai’de yapay zeka ve minyatür sanatı bir araya geldi https://www.akittvhaber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:00:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10093

Dünyanın dört bir yanından sanatçıları bir araya getiren çağdaş sanat fuarı Art Dubai’nin 17’nci edisyonu, 3 Mart’a kadar devam edecek.

Fuarın bu yıl 3’üncü edisyonuyla sanatseverlerle buluşan dijital seçkisinde ise Arjantinli sanatçı Florencia S.M. Brück’un minyatür sanatıyla yapay zekayı bir araya getirdiği 9 eseri yer aldı.

Küratörlüğünü Serena Tabacchi’nin üstlendiği “AI Futuristic Narratives in Historical Artistry” başlıklı seriyi, fuarda Immaterika Galeri temsil etti.

Eserlerinde yapay zeka ve İslami sanatları birleştiren Brück, çalışmalarına dair AA muhabirine yaptığı açıklamada, güzel sanatlar eğitimi aldığını, aynı zamanda bir yazılımcı olduğunu dile getirdi.

Brück, Art Dubai’de temsil ettiği eserlerini OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka robotu Chatgpt ile yaptığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

“Yapay zekanın tasavvuf düşüncesinin tarihteki önemli temsilcilerinin eserlerinden ilhamla geleceğe dair tasvirler oluşturmasını istedim. Bunu yaparken de İslam sanatının bir formu olan minyatürü kullandım. Örneğin insan doğasındaki aşk kavramı makinelere ya da yapay zekaya uyarlanırsa nasıl bir görüntü ortaya çıkar onu hayal ettim. ya da bilim adamlarının sanal dünyalardaki yani metaverse gibi alemlerde gezintilerini yansıtmaya çalıştım.”

“Önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir”

Çalışmasını metal plaka üzerinde oluşturduğunu aktaran Brück, “Eserlerin arkasında yapay zeka tarafından Mevlana, Hafız-ı Şirazi ve Ömer Hayyam gibi şairlerden ilhamla yazılmış şiirler de yer alıyor. Tüm şiirler aynı zaman Blockchain teknolojisiyle NFT olarak hazırlandı.” dedi.

Florencia S.M. Brück, geleceğe doğru bakmak için öncelikle geçmişi iyi anlamak gerektiğini ifade ederek, “Resme olan ilgimden dolayı minyatür eğitimi de aldım. Minyatür ile tanışmam bana yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Tarihten gelen bu önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir. Onların eserlerini şiddetle tavsiye ediyorum. Dünyadaki insanlara biraz olsun ilham vermek istiyorsa tüm sanatçıların bu eserleri okuması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Projenin köklerinin Emevi, Abbasi, Memlük, Osmanlı İmparatorluğu gibi önemli hükümdarlıkların geniş kültürel ve sanatsal mirasından beslendiğini ve zengin İslam tarih dokusuyla oluşturduğuna dikkati çeken Brück, şunları kaydetti:

“Bu dönemler, özellikle minyatür resminde, titiz detayları, canlı renkleri ve derin sembolleriyle karakterize edilir. Ben de oluşturduğum şiir veri kümesinde bu dönemde yaşamış, Rumi, Hafız-ı Şirazi, Ömer Hayyam, Feridüddin Attar, Sadi-i Şirazi, Gazzali ve İbnü’ Arabi gibi tanınmış şairlerin eserlerini bir araya getirdim. Ortaya çıkan sinerji, İslam sanatının tarihi ihtişamını dijital anlatının keskin uçlarında ve yapay zeka odaklı yaratıcılığın alanlarını birleştiren benzersiz bir dijital antoloji oluşturdu. Bu yaklaşım, sadece İslami sanat geleneklerinin mirasını korumakla kalmaz, aynı zamanda onları çağdaş teknolojinin bakışından yeniden yorumlayarak klasik ile günümüz arasında bir diyalog oluşturur.”

Yapay zeka yardımıyla oluşturulan eserlerin isimleri ise şöyle:

“Augmented Heart”, “Whispers Across Time”, “The Song of the Quantum Mystic”, “The Eternal Verse”, “Silicon Souls”, “The Legacy of Aria”, “The Virtual Dervish”, “Echoes of Andromeda”, “The Synthetist’s Ode”

Art Dubai’den, Gazze’deki sivillere destek

İsrail’in Gazze’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan hastane saldırısından sonra Instagram hesabından açıklama yapan fuar, “Gazze’de meydana gelen yıkıcı olaylara tepki olarak, ana şirketimiz Art Dubai Group, bu trajediden etkilenen birçok masum sivili desteklemek için fon toplayacak.” ifadelerine yer vermişti.

Fuar öncesi tüm bilet satışlarından elde edilen gelirin yüzde 25’i, Gazze’deki sivillere destek için Birleşik Arap Emirlikleri’nin Kızılay Derneği üzerinden bağışlanacak.

Sanatseverler, 40 ülkeden, 120’den fazla galerinin yer aldığı fuarı, 3 Mart’a kadar ziyaret edebilecek.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:36:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9608

Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
Yapay Zeka Coinleri: Gelecekte Değerlenecek mi? https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:48:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9180

Son aylarda Bitcoin tarafındaki yükselişle birlikte, para piyasalarındaki gözler tekrardan kriptoya dönmeye başladı. Bitcoin’in 2022 yılının sonlarında yaptığı dipten sonra yaklaşık 3 kat yükselmesi ile birlikte piyasada oluşan hacim sayesinde altcoinler de bu yükselişe dahil oldu.

Her piyasada olduğu gibi kriptoda da yapay zekanın popülerliği etkili oldu ve son dönemde yapay zeka coinlerde bir artış yaşandı. Gelin beraber kripto piyasasındaki “Yapay zeka coinleri nelerdir?” sorusuna cevap verelim…

Yapay zeka (AI) coinleri değerlenecek mi?

En çok merak edilenlerden biri de yapay zeka coinlerinin gelecekte daha da değerlenip değerlenmeyeceğidir. Tabii ki para piyasalarında buna kesin bir cevap verilemezken yapay zeka tarafında yaşanan gelişmelerin ve yeni teknolojilerin, özellikle NVIDIA’nın yaptığı yeniliklerin, bu piyasa üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir. Son aylarda bazı AI coinlerinde yaşanan hacimli yükselişler de bu yeniliklerin etkisi olarak yorumlanıyor.

En popüler Yapay Zeka Coinleri nelerdir?

Biraz araştırma yaptığımızda onlarca hatta yüzlerce yapay zeka coini olduğunu görebiliyoruz. Tabii ki her biri ayrı projelerde farklı görevler için kullanılabilir. Ancak bazıları son dönemde çok popüler oldu ve hacimli yükselişler yaşadılar. İşte en yüksek piyasa değerine sahip 5 yapay zeka coini:

KVKK’den kripto para sahiplerini ilgilendiren karar!

Bittensor (TAO) nedir?

Bittensor (TAO), yapay zeka ve blokchain teknolojilerini birleştiren merkeziyetsiz açık kaynaklı bir protokol olarak öne çıkmaktadır. Bu proje, yapay zeka geliştiricilerine daha verimli ve güvenli bir ortam sunarak yapay zeka modellerinin eğitilmesini ve dağıtılmasını amaçlar. Şu anda $3.758.598.497 piyasa değerine sahip olan TAO, son dört ay içerisinde %1400’lük bir yükseliş gerçekleştirmiştir.

Render (RNDR) nedir?

Özellikle NVIDIA’nın açıkladığı son gelişmelerle birlikte Render (RNDR) coinde yüksek bir artış yaşandı. Bu proje genellikle bilgisayar grafikleri ve görüntü işleme alanında kullanılsa da yapay zeka tarafında da etkili bir proje olarak öne çıkmaktadır. Şu anda $2.650.107.144 piyasa değerine sahip olan RNDR’nin gelecekte daha pahalı olması öngörülüyor.

Fetch.ai (FET) nedir?

FET de son yükselişlerle birlikte öne çıkan bir proje olmuştur. Fetch.ai (FET) yapay zeka ve makine öğrenimi destekli bir coin olup, nesnelerin cihazlar arasında veri ve değer alışverişini ekonomik ve otomatik olarak gerçekleştirmesini amaçlamaktadır. Piyasa değeri $1.047.872.549 olan AI coini, son dört ayda %400’lük yükseliş gerçekleştirmiştir.

Akash Network (AKT) nedir?

Akash Network (AKT), cloud hizmetlerini merkezi olmayan bir şekilde sağlamayı hedefleyen blockchain tabanlı bir platformdur. Bu yapay zeka destekli proje, $893.575.036 piyasa değerine sahip olup, son dört ayda %360’lık bir yükseliş göstermiştir.

SingularityNET (AGIX) nedir?

AI coinleri denildiğinde ilk akla gelenlerden biri de SingularityNET (AGIX) olmuştur. Bu platform yapay zeka ve blockchain teknolojilerini merkeziyetsiz olarak birleştirir ve kullanıcılara yapay zeka hizmetleri sunar. $869.536.643 piyasa değerine sahip olan AGIX, son iki ayda %265 yükselmiştir.

Peki ya sizin al-sat yaptığınız veya uzun vadeli olarak tuttuğunuz yapay zeka coinleri var mı? Yorumlarda bizlerle görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın.

Not: Bu yazıdaki hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/feed/ 0
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, AA Teknoloji Masası’na konuk oldu Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:24:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6832

Anadolu Ajansı Teknoloji Masası’nın ilk toplantısı, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç’un katılımıyla gerçekleştirildi.

Ali Taha Koç, nesnelerin interneti ve siber güvenlik teknolojilerini odağa aldıklarını, Turkcell ürünlerinin tamamında güvenli ve üretken yapay zeka olacağını ifade etti.

Yeni dönem çalışmaları hakkında bilgi veren Koç, Türkiye’nin teknoloji devi Turkcell’in, Cumhuriyet’in ilk 100 yılında teknoloji alanında lokomotif görevi aldığını söyledi. Koç, “Türkiye’nin Turkcell’i” vizyonu ile çalıştıklarını, kullanıcıların dijital yolculuğunda her zaman yanlarında olacaklarını kaydetti.

Koç, üretken yapay zekanın kendileri için “olmazsa olmaz” olduğunu, Turkcell ürünlerinin tamamında hem nesnelerin interneti hem de üretken yapay zekanın olacağını belirterek, “Nasıl ki Türkiye savunma sanayinde bir çığır atladıysa, biz de Turkcell olarak yapay zeka alanında yapacağımız çalışmalarla vatandaşlarımızın ve kurumların hem dijitalleşme sürecindeki işlerini kolaylaştıracağız hem de ürünlerimizle onlara destek olacağız.” dedi.

Turkcell’in gelişmiş teknolojik yetenekleri ve inovasyon gücü sayesinde pazardaki konumlarını daha da güçlendireceklerini ifade eden Koç, Türkiye için daha güvenli bir dijital gelecek ortaya koymayı hedeflediklerini kaydetti.

Koç, “Artık herkes bir şekilde yapay zeka ile iletişim kurabiliyor. Araştırmalar, 2026 yılında şirketlerin ve bireylerin yüzde 80’inin herhangi bir yapay zeka modülü kullanmaya başlayacağını öngörüyor. Tabii bu da toplumsal manipülasyonlara, dezenformasyona ve provokasyona açıklık riski anlamına geliyor.” diye konuştu.

“Yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz”

Teknolojinin insan için bir araç olması gerekliliğini vurgulayan Koç, şunları kaydetti:

“İnsan ön yargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Kötü niyetli denemelere karşın doğru ve tutarlı çıktılar üretebilecek, güvenlik açığı oluşturmayan, sonuçlarda ayrımcılık yapmayan ve kapsayıcı yapay zeka modelleri üretmek için tüm paydaşların bir araya gelerek ortak ilkeler belirlemesi, hatta kullanıma dair uluslararası yasal uygulamaların ortaya konulması gerekiyor. Bu bakımdan Turkcell olarak, yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz. Yapay zekayı, insanın potansiyelini engelleyen ya da körelten bir faktör değil, doğru kullanıldığında onu destekleyen ve zenginleştiren bir araç olarak görüyorum.”

Yapay zekanın can suyunun “veri” olduğuna işaret eden Koç, yapay zekanın eğitilerek geliştirilen bir ürün olduğunu, veri ile eğitilmesi gereken bir süreçten geçildiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin (AB) Yapay Zeka Kanunu’nu onayladığını da bildiren Koç, Turkcell olarak yapay zeka teknolojisinin yeni bir çağ başlatacağını çok önceden gördüklerini ifade etti.

Etik değerlere uygun bir yapay zeka algoritmasının olması gerekliliğine işaret eden Koç, şöyle devam etti:

“Turkcell olarak, 2020 yılında Yapay Zeka Kullanım İlkeleri’ni oluşturup açıklayan ilk marka olduk. Çünkü veriyi nasıl kanalize ederseniz ona uygun olarak yapay zeka algoritmaları çıkabilir. Teknolojinin insan odaklı, sorumlu ve adil bir şekilde kullanılmasına yönelik taahhütlerimizi yansıtan bu ilkeler; çevre ve insan odaklılık, profesyonel sorumluluk, veri gizliliği, şeffaflık, güvenlik, adil davranış ve işbirliği gibi temel prensipleri içeriyor. Verinin objektif olduğunu ve herkese eşit davrandığını kanıtlayabilmek gerekiyor.”

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in savunma sanayi çalışmaları ve projelerindeki yeri hakkında da bilgi verdi.

Koç, şunları kaydetti:

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Savunma sanayimizin verilerinin korunması çok büyük bir öneme sahip. Şirketlerimiz dünya sıralamasında çok yukarı çıktılar. Birçok şirketimizin hem telekomünikasyon hem de internet altyapısına destek oluyoruz. Bununla beraber güvenlik ürünlerimizle hizmet veriyoruz. Verilerinin, ürünlerinin, tasarımlarının ve bilgi birikimlerinin korunması gerekiyor. Nasıl ürünlerimizi koruyorsak onları tasarlayan, üreten gençlerimizi, mühendislerimizi ve onların ürettiği verileri de korumamız gerekiyor. Bu bağlamda Turkcell olarak savunma sanayindeki bütün firmalarımıza siber güvenlik alanında destek oluyoruz. Bununla beraber birçok kurumumuza da veri merkezimizde yer sağlıyoruz. Türkiye’nin en büyük veri merkezi sağlayıcısı olarak onların da verilerinin Türkiye’de kalmasını ve Türkiye’de işlenmesini çok önemsiyoruz.”

Koç, “Müşteri bazımızı, bireyselin yanı sıra makineler arası iletişimde de artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

“İnsan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell olarak bu süreçte önemli bir misyonları olduğunu belirterek, “Yeni teknolojileri kendi iş süreçlerimize dahil etmenin yanı sıra hem şirketlerin hem de bireysel kullanıcılarımızın dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyoruz. Teknolojinin sağladığı imkanlarla insan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz. Bu bağlamda yapay zeka teknolojileri ve siber güvenlik, önümüzdeki dönem daha fazla yoğunlaşacağımız iki önemli odak noktamız olacak.” diye konuştu.

“Türkiye’nin Turkcell’i olarak karlı olsa da olmasa da kullanılsa da kullanılmasa da mutlaka yabancı menşeli ürünlere yerli bir alternatif üretmeye çalışıyoruz.” diyen Koç, yabancı uygulamalarla ilgili bir bağlantı sorunu yaşandığı zaman dönüp gelecekleri yerin, yerli ve milli uygulamalar olduğunu söyledi.

Koç, “Nasıl ki savunma sanayinde bize herhangi bir ürün vermedikleri zaman kendimiz ürettiysek, dijital dünyada da aynı felsefeyle yaklaşıp aynı vizyonla hareket etmemiz gerekiyor.” dedi.

“4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi, 5G teknolojisi nesneler için yapıldı”

Türkiye’nin 5G süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koç, 1990’larda gelen 2G teknolojisinden bu yana yaşanan gelişmelere değindi.

Koç, şu bilgileri verdi:

“Her 10 senede bir yeni teknoloji geliyor. 2020 yılında 5G’nin ilk fazları ortaya çıktı. İnşallah yakın bir gelecekte, Türkiye’de, ‘5G’nin bir sonrası’, ‘5,5G’, ‘5G Advantages’ veya başka bir tabirle olacak ama sonunda 5G gelecek. Şunu unutmamamız gerekiyor; 4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi. 5G teknolojisi nesneler için yapıldı. 5G teknolojisinin var oluş sebebi, akıllı sanayileşme ve alan bazlı yeni teknolojiler. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız henüz takvim konusunda net bir zaman vermedi ama biz Turkcell olarak 5G teknolojisine hazırız. Geldiği zaman da Türkiye’de en iyi 5G teknolojisiyle hizmet verecek kurum biziz. Ama 5G’nin artık nesnelere dönük bir teknoloji olduğunu ve internet hızlarında belli bir artış olsa bile 3G’den 4G’ye geçtiğimizdeki o büyük hız artışını ve memnuniyeti yaşamayacağımızı bilmemiz gerek.”

“2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Halihazırda rüzgar enerji santrali dışında 300 megavatlık güneş enerjisi santrali planlarının olduğunu bildiren Koç, “Bu projeyi tamamladığımızda enerjimizin yüzde 65’ini yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. 2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz.” dedi.

Koç, sahip oldukları 35 bin baz istasyonundan dolayı Türkiye’nin enerji üretiminin büyük bir oranını kullandıklarını, bundan dolayı yenilenebilir enerji çalışmalarının çok önemli olduğunu vurguladı.

“İnsanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık ediyoruz.”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in 2024 yılında 30. yaşını kutlayacağını hatırlatarak, “Turkcell” denilince akla telekomünikasyon ve teknoloji alanında ilklerin geldiğini söyledi.

Türkiye’ye mobilden ilk “Alo” dedirten şirketin Turkcell olduğunu belirten Koç, aynı zamanda Turkcell’in Türkiye’nin ilk New York borsasına kote olan, ilk mobil ödemeyi yapan, Türkiye’nin ilk anlık mesajlaşma uygulamasını kuran şirket olduğunu ifade etti.

Koç, şirketin fizy, ???????TV+, Paycell gibi ürünlerine işaret ederek, Turkcell’in sadece bir operatör olmadığını, insanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık eden bir operatör olduğunu söyledi. Koç, “‘İnsana ve ülkemize fayda’ mottosuyla yola çıktık. Öncelikle teknolojinin insanımıza fayda sağlaması gerekiyor.” dedi.

“Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız”

Gençlere ve kadınlara verdikleri destek ve bu alanda hayata geçirdikleri projelere değinen Koç, şunları kaydetti:

“7’den 70’e herkesin dijital okuryazarlığını artırmak istiyoruz. Teknoloji okuryazarlığını da artırmak istiyoruz. Yapay zekayı bilmeyen bir avukat, bir sosyolog, bir psikolog artık olmayacak. Herhangi bir yabancı dil öğrenmek ne kadar elzemse herkesin yapay zekayı kullanabilir olmayı bilmesi gerekiyor. Ben yapay zekanın yıkıcı olacağını düşünmüyorum ama yapay zekayı kullananların yapay zekayı kullanmayanlara karşı çok büyük bir üstünlüğü olacağını düşünüyorum. İnşallah gençlerimizle beraber Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’ye yapay zeka göndermesi https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:21:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5573

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN YAPAY ZEKA GÖNDERMESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ? Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YAPAY ZEKA AÇIKLAMALARI

CHP lideri Özel, dün “Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna şöyle yanıt vermişti: “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/feed/ 0
Dolandırıcıların son yöntemine yazılım mühendisleri bile şaştı kaldı https://www.akittvhaber.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:15:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5342

Dolandırıcıların son yöntemine yazılım mühendisleri bile şaştı kaldı

Ünlülerin sesini yapay zeka ile taklit edip, dijital platformlara verdikleri reklamlarla vurgun yapıyorlar

Yazılım mühendisi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar:

“Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki…”

“Kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”

“Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemiyle kullanarak akrabalarınızı dolandırabilirler. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler”

KOCAELİ – Yapay zekanın korkutan yanlarından biri olan “deepfake” (derin sahte) teknolojisi, dolandırıcıların elinde hem vatandaşı mağdur ediyor hem de dezenformasyona sebep oluyor. Ünlü isimlerin seslerini taklit ederek yatırım vaadi yalanıyla hazırladıkları videoları internet ortamına yayan dolandırıcılar, vatandaşların gerçeklik algısını hedef alıyor. Yapay zekanın ateş ve bıçak gibi olduğunu, birçok faydası bulunduğunu fakat kötü ellerde zarara sebebiyet verdiğini söyleyen KOÜ Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, bu teknolojinin tüm detaylarını anlatarak, önemli uyarılarda bulundu.

Hızla büyüyen yapay zeka, bir yandan hayatı kolaylaştırırken, diğer yanda kötü amaçlar için kullandığında çeşitli endişelere sebep olabiliyor. Özellikle yapay zekanın hem hayran bırakan hem de korkutan örneklerinden biri olan deepfake videoları, sorumsuzca kullanıldığında dezenformasyonun hızla yayılmasına yol açıyor. Son olarak internet ortamında sponsorlu olarak paylaşılan ve yayılan videolarda kullanılan yöntem, yazılım mühendislerini bile şaşkına çevirdi. Ünlü kişilerin seslerini yapay zeka ile taklit eden dolandırıcılar, Türkiye’nin önemli şirketlerinin isimlerini de kullanarak, “Yatırım yapın, para kazanmaya başlayın” vaadinde bulunuyor. Yapay zeka ile elde edilen sahte ünlü görüntüleri ve sesleri, vatandaşları mağdur ediyor.

“Bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz”

Kocaeli Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, hem hayat kurtaran hem de korkutan yapay zekanın tehlikeli yönüne ilişkin bilgilendirmelerde bulunarak, vatandaşları uyardı. Yapay zekanın, bilgisayarın neredeyse bir insanmış gibi düşünmesine, eyleme geçmesine ve yanıt vermesine imkan sağladığını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, “Bilgisayarların düşünme kabiliyetleri yok. Aslında biz bu bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz. Mesela elma ve armutun fotoğrafını gösteriyoruz. Yüzlerce, binlerce veri kümeleri içerisinden ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyoruz ve birtakım matematiksel formüller ile bunlara ait özellikleri çıkarıyor. Bu özelliklerden sonra karar oluşturuyor. Örneğin elmaya ve armuta dair özelliklerin neler olduğuyla ilgili bir karar çıkarıyor. Bundan sonra gösterdiğimiz elma ve armuta bakıp, ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyerek karar veriyor” dedi.

“Tüm varyasyonları biliyor”

Günümüzde yapay zekanın çok ilginç bir hal almaya başladığını söyleyen Konyar, pandemiden sonra yeni yazılımlar çıktığını belirtti. Sohbet robotlarından, deepfake teknolojisine kadar birçok yazılımın popüler olduğunu anlatan Konyar, “Her gün yenisi çıkıyor. Artık çok basit bir ses kaydınızla sizin için bir video oluşturabiliyorlar. veya yazdığınız metin ile sizin için yeni bir fotoğraf üretebiliyorlar. Bunun içinde yapay zekanın güncel teknolojileri kullanılıyor. Binlerce, milyonlarca görüntü kullanılarak bu iş yapılıyor. Örneğin, ‘Ben kuş görmek istiyorum. Gagası, kanatları şu şekilde olsun’ dediğinizde, böyle bir kuş gerçekte olmayabiliyor ama milyonlarca kuş görüntüsüyle eğitildiği için bunlara ait özellikleri öğrenmeye başlıyor. Mesela artık gagaların nasıl olabileceğini biliyor. Tüm varyasyonları biliyor. Dolayısıyla sizin istediğiniz enteresan özellikteki kuşu üretip, karşınıza çıkarıyor” diye konuştu.

“Biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz”

Son zamanlarda yapay zeka teknolojisi kullanılarak yapılan dolandırıcılık olaylarında artış yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu sahte videolarda birtakım ünlü kişiler kullanılıyor. Örneğin aralarında Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın olduğu videolar yapılmaya başlandı. ‘Şuraya yatırım yapın’, ‘Ben şuraya katıldım çok para kazandım’ ‘Şuraya para gönderin’ gibi videolar çıkmaya başladı. Maalesef birçoğumuz buna inanmak durumunda kalabiliyoruz. Eğer ki biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz. Selçuk Bey’in böyle bir işe girmeyeceğini biliyoruz. Biz biliyoruz fakat bazen bazı vatandaşlarımız bu durumun farkında olmayabiliyor. ya da Aydın Doğan’ın ismi, cismi bilinmeyen bir yere yatırım çağrısı yapmayacağını biliyoruz. Halkımızın bunu biliyor olması gerekiyor. Ünlülerin adı sanı bilinmeyen bir yerden reklam yapmayacağını herkes bilir. Çünkü bir ünlü reklam alıyorsa bunu sosyal medya hesaplarında paylaşabiliyor”

“Kazandıkları paraları dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”

İnternet ortamına yayılan sahte videoların profesyonel yazılımcılar tarafından hazırlandığını kaydeden Doç. Dr. Konyar, “Yurt içinden veya yurt dışından birtakım siparişlerle yazılım yaptırabiliyorlar. Mesela bugün Hindistan’a istediğiniz yazılımı yaptırabilirsiniz. Orada Hindistanlı yazılımcılar ucuza çalıştığı için sizin tarif ettiğiniz özelliklerle size yazılım yapıp, gönderebiliyorlar. Dolandırıcılar da maalesef çok popüler işler yapıyorlar. Yazılımı son teknolojisine kadar kullanabiliyorlar. Yurt dışından birisi yaptığı için Türkiye’de kimse de töhmet altında kalmamış oluyor. Zaten dolandırıcılar bu işi çok iyi biliyorlar. Nasıl dolandırılacağını, hangi yazılımla, hangi teknolojiyle bunları biliyorlar. Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki… Çünkü kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar” şeklinde konuştu.

“Bedava peynir sadece fare kapanında olur”

Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların internet ortamında reklam olarak vatandaşların karşısına çıktığını, bunun ise “phishing (oltalama)” olarak adlandırılan bir yöntem olduğu bilgisini verdi. Bazı vatandaşların kişisel bilgilerine zaman zaman ilgisiz davranabildiğini vurgulayan Konyar, şu ifadeleri kullandı:

“Bir kısım vatandaşımız, ‘Deneyelim. Bir şey çıkmazsa en fazla telefon numaram gider’ diye düşünüyor. Onun için bu değerli bilgi olamayabiliyor ama sadece telefon bilgimizi almıyor. Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemi ile kullanarak akrabalarınızı dolandırabilir. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler. Karşımıza bir video, reklam çıktığı zaman kesinlikle şüphelenmemiz gerekiyor. Çokça söylüyoruz, bedava peynir sadece fare kapanında olur. Kimse bize düşük bir yatırımla yüksek paralar vermez”

“Yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir”

Yapay zekanın ürettiği sahte videolar da ipuçları da bulunduğunu dile getiren Konyar, “En bilenini ses ve dudak senkron şekilde hareket etmez. Dudak hareketlerimizi tam olarak taklit edemiyor. Her insanın farklı harf ve ses hareketleri var. Bizim çıkardığımız harfleri ve kelimeleri taklit edemiyor. Deepfake dediğimiz derin sahtelik videolarında gözlerin hareketlerini de takip etmek gerekiyor. İnsanların gözlerini doğal davranışı bellidir. Gözlerdeki davranış doğal mı, kirpik kaşlar doğal oynuyor mu? Sahte videolar yavaşlayınca saçmalamaya başlıyor. Görüntüler tuhaflaşıyor. Dudak hareketleri yüz, el, kol değişmeye başlıyor. Yazılım, yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir. Binlerce faydası var ama bıçağı başka amaçla kullanmaya başladığınızda zararları var. Ateşin birçok faydası var ama bir yerleri de yakmamak lazım. Yapay zeka harikadır, yazılım çok güzeldir birçok kişinin, birçok firmanın hayatını kolaylaştırıyor ama bir de zarar tarafı var. Uyanık olmak lazım” diye konuştu.

Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların ilgili mercilere bildirilmesi gerektiğine de dikkat çekerek, “Karşımıza çıkan böyle videolar olduğunda kesinlikle yetkililere bildirelim. Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ihbar hattı var. Vatandaşlarımızın o ihbar hattı ile iletişime geçerek, bu güvenli olmayan ya da şüpheli olan videoları, işlemleri bildirmeleri gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/feed/ 0
AA, Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi Hazırladı https://www.akittvhaber.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:21:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3793

Anadolu Ajansı (AA), AA ve diğer medya kuruluşları için yapay zeka teknolojilerini kullanırken takip edilecek çerçeveye katkıda bulunmak amacıyla “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi” hazırladı.

Teknolojinin hızla ilerlemesi, medya sektöründe yapay zeka uygulamalarının kullanımını kaçınılmaz kılıyor. Yapay zeka, veri işlemeden içerik üretimine, kişiselleştirilmiş haber akışından otomatik dil çevirisine kadar geniş bir yelpazede medya endüstrisini dönüştürüyor.

Haberlerin daha hızlı ve etkileşimi artıracak bir şekilde işlenmesi, analiz edilmesi ve sunulması için fırsatlar sunarken, aynı zamanda ahlaki, hukuki ve toplumsal sorumlulukları da beraberinde getiriyor.

Bu kapsamda, gazeteciliğin temel ilkeleri ile yeni teknolojik imkanlar arasında bir köprü kurulması gerekiyor. Bu nedenle yapay zekanın medya sektörüne sağlıklı bir şekilde entegre edilmesini destekleyen AA, AAtölye’de “Medyada Yapay Zekayı Yönetmek” başlığıyla forum düzenledi.

Medyada yapay zeka kullanımı ve uyulması gereken etik ilkeler tartışıldı

Türkiye’nin saygın üniversiteleri ve medya kuruluşlarından akademisyen ve gazeteciler ile sektör temsilcilerinin katıldığı söz konusu forumda, medyada yapay zeka kullanımı ve uyulması gereken etik ilkeler tartışıldı. Forumun bir çıktısı olarak da “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi” hazırlandı. Söz konusu rehber, AA ve diğer medya kuruluşları için yapay zeka teknolojilerini kullanırken takip edebilecekleri çerçeveye katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Sürekli gelişen teknolojik yeniliklere ve medya sektöründeki değişen ihtiyaçlara göre güncellenmeye açık olan “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi”, AA’nın köklü gazetecilik tecrübesini ve medya sektöründe yapay zeka kullanımına dair evrensel uygulamaları temel alıyor.

Forum katılımcılarının ve AA Akademi’nin katkılarıyla hazırlanan “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi”nde yer alan 10 madde şöyle:

Gazetecilik ilkelerinin korunması

Medya kuruluşları yapay zeka kullanımında gazetecilik meslek ilkelerinden ödün vermez. Gazetecilerin haberleri doğru, tarafsız ve etik bir şekilde sunmasını teşvik eden basın ahlak esaslarına harfiyen uyar.

Medyada yapay zeka algoritmaları kullanımı

Medyada yapay zeka algoritmalarının kullanımı, haberlerin kişiselleştirilmesi, içerik önerileri, dil işleme, ses ve görüntü analizi gibi bir dizi alanda etkili bir şekilde gerçekleşiyor. Bu teknolojilerin kullanımı, veri gizliliği, içerik manipülasyonu ve tarafsızlık gibi etik ve hukuki sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle medya kuruluşları kullandıkları yapay zeka uygulamalarında gazetecilik meslek ilkeleri ve basın ahlak esasları ile tutarlı, tarafsızlığı sağlanmış algoritmalar kullanıyor. İnsanlığın temel değerlerini ve kişisel zaafları suistimal eden algoritmalardan uzak durur.

Gerçeğe sadakat ve teyit mekanizması

Medya kuruluşları dezenformasyon ve yalan haberle mücadeleye katkı sağlayacak uygulamaları destekler. Yapay zeka çıktılarının filtrelenebildiğini, gerçek olmayan, ön yargı ve ayrımcı bilgiler içerebildiğini unutmaz. Yanıltıcı bilgilere karşı dikkatli olur ve doğrulama mekanizmaları oluşturur. Gerçeği tahrif eden (deepfake) her türlü teknolojik uygulamadan kaçınır. Dezenformasyon ve manipülasyon tehlikesine karşı gazetecilerin süreç içinde kontrol amaçlı kişisel inisiyatiflerini kullanmalarına olanak tanır.

Toplumsal fayda ve okur hakları

Yapay zekanın medya sektöründeki kullanımı, temelde toplumsal faydayı koruma ve bilgiyi daha etkili bir şekilde iletme amacı taşır. Bu nedenle yapay zeka uygulamaları medya kuruluşları tarafından tiraj, reyting ya da görüntülenme artırmak için değil, haberlerin hızlı, şeffaf ve kesin bir biçimde okurlara, izleyicilere ve dinleyicilere ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılır.

İnsan onur ve haysiyetine saygı

İnsanların mahremiyeti ve kişisel bilgilerinin korunması, temel bir insan hakkıdır ve bu haklara saygı göstermek zorunludur. Bu nedenle medya kuruluşları kişisel verilerin kullanımında, veri gizliliği ve mahremiyet hakkına tam saygı gösterir, rıza esasını ön planda tutar. İnsanlık onurunu zedeleyebilecek her türlü yapay zeka uygulamasından kaçınır. Yapay zeka tabanlı sanal ikizler (dijital avatarlar) için kullanılan gerçek insanlara ait profil ve sesleri, telif haklarına uygun olarak lisanslar ve kaynaklarını belirtir. Hak sahiplerine saygı göstermenin yanı sıra yasal gereklilikleri karşılayarak adil bir kullanımı teşvik eder.

Ön yargıya karşı editoryal çerçeve

Yapay zeka uygulamalarındaki potansiyel ön yargılar, ifade edilen görüşleri etkiler. Bu nedenle medya kuruluşları bu teknolojileri özenle kullanır. Olası ön yargıları azaltmak için yapay zeka tarafından ifade edilen görüşlerin insan editörler tarafından denetlenmesini ve doğrulanmasını sağlar.

Sürdürülebilir gazetecilik

Yapay zeka, medya sektöründe süreçlerin hızlanması ve otomasyon için önemli fırsatlar sunuyor. Ancak bu otomasyon kaygısı, insani yaratıcılığın değerini azaltmamalıdır. Bu bağlamda, medya kuruluşları, haber üretimi, çizerlik, yazarlık, foto muhabirliği, görsel yönetmenlik ve grafik tasarım gibi yaratıcılığı besleyen iş alanlarında yapay zekanın kullanımını düzenler, istihdam üzerinde olumsuz etkileri en aza indirir ve gazetecinin hakkını korur. Sürdürülebilir gazetecilik, insan yeteneklerinin ve yaratıcılığının korunmasını sağlayarak medya endüstrisinde dengeli bir teknolojik entegrasyonu teşvik eder.

İnsan üretimi bilgi ve çeşitliliğin korunması

Yapay zeka tarafından üretilen verilerin yapay zeka uygulamalarındaki payı sürekli artıyor. Medya kuruluşları, içerik zenginliğinin sürdürülebilirliği için, yapay zeka uygulamalarında insan üretimi özgün bilgi oranını makul bir düzeyde tutar. Ayrıca bilgi ve kaynak çeşitliliğine özellikle dikkat eder. Bu yaklaşım içerik kalitesini korur ve yapay zeka tarafından üretilen verilerle insan yaratıcılığını dengeli şekilde bir araya getirerek daha sağlam bir bilgi temeli oluşturur.

Hukuki sorumluluk, şeffaflık ve telif haklar

Medya kuruluşları yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin hukuki çerçevesinin net bir şekilde çizilmesine katkı sunar, şeffaflık ve telif hakları konularına saygı gösterir. Bu kapsamda içeriklerde yapay zeka tarafından üretildiğini gösteren bir logo kullanır ve içeriklerde yapay zekanın katkısı ve kullanılan kaynakları dipnot ve uyarı şeklinde açıkça belirtir.

Yapay zeka kullanımında hukuksal süreç

Yapay zekanın kullanımı, teknolojinin hızlı gelişimi ve değişen doğası nedeniyle henüz net bir hukuki çerçeveye sahip değildir. Medya kuruluşları yapay zekanın kullanımına dair belirgin evrensel ve ulusal kural ve yönergeler oluşturulana kadar, hazırlanan geçici düzenlemeler ve etik kuralları takip eder.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, insanlı uzay misyonu için yola çıkıyor https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-insanli-uzay-misyonu-icin-yola-cikiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-insanli-uzay-misyonu-icin-yola-cikiyor/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:36:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2199

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın, 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de ülkenin insanlı ilk uzay misyonu için yola çıkacağını belirterek, “Dün itibarıyla 14 günlük karantina süreci de başlamış oldu.” dedi.

Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki TÜBİTAK Marmara Teknokent’te düzenlenen Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı İmza Töreni’ne katılan Kacır, ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Kacır, Yapay Zeka 2023 ekosistem çağrısı vesilesiyle programa katıldıklarını belirterek, geçen dönem TÜBİTAK çatısı altında Türkiye’nin Ulusal Yapay Zeka Enstitüsünü kurduklarını söyledi.

Yapay zeka alanındaki çalışmaları çok değerli gördüklerini vurgulayan Kacır, özellikle büyük veriden değer üretmeyi amaçladıklarını, böylelikle tarımdan enerjiye, sağlıktan ulaşıma pek çok alanda katma değerli ürünler ve hizmetler geliştirmeye dönük projeleri desteklemeye devam ettiklerini anlattı.

Bu anlamda, üniversitelerin özel sektör firmalarıyla, teknoloji geliştiren startupların, teknoloji girişimlerinin, büyük firmalarla işbirliği projelerine de öncelik verdiklerini dile getiren Kacır, “Bu kapsamda TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarını sürdürüyoruz. Bugün özel sektör çağrısının ikincisinin imza törenini gerçekleştirmiş olduk. 17 projeye daha 50 milyon liranın üzerinde TÜBİTAK bu vesileyle katkı sunuyor olacak. Önümüzdeki haftalarda özellikle kamudaki büyük verinin yapay zeka geliştiricilerine açılması ve böylelikle katma değerli çözümler geliştirilmesine yönelik kamu yapay zeka çağrımızın sonuçlarını da inşallah açıklayacağız.” diye konuştu.

“Her şey yolunda gidiyor”

Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna değinerek, “Dün de NASA saati ilan etmiş oldu. Türkiye saatiyle 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de Alper Gezeravcı, ilk insanlı uzay misyonumuz için yola çıkmış olacak. Dün itibarıyla 14 günlük karantina süreci de başlamış oldu.” dedi.

Gezeravcı’yla her gün haberleştiklerini aktaran Kacır, her şey yolunda gittiğini söyledi.

Kacır, çok uzun bir eğitim ve hazırlık döneminin geride bırakıldığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Çok kapsamlı eğitimler aldı ilk astronotumuz. Aynı zamanda uluslararası uzay istasyonunda gerçekleştirileceği 13 bilimsel deneyle ilgili de burada Türkiye’de üniversitelerimizde araştırma merkezlerimizle birlikte hazırlıklarını tamamladı. Ümit ediyoruz ki bu yolculuk; hem uluslararası bilim literatürüne önemli katkılar sunacak hem Türkiye’nin uzay çalışmalarında önemli bir merhale, önemli bir kilometre taşı olacak hem de gelecek nesiller için büyük bir ilham kaynağı olacak. Uzay misyonlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. İlk insanlı uzay misyonu olarak bu projeyi tanımlıyor olmamız hem geçmişte gerçekleştirmediğimiz bir işi yapıyor olduğumuz için hem de aslında önümüzdeki dönemde devamını getirme iradesine sahip olduğumuz için.”

Milli Uzay Programı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2021 yılında dünya kamuoyuyla paylaştığını hatırlatan Kacır, Cumhurbaşkanı’nın bu programdaki hedefleri hem Türkiye’ye hem dünyaya duyurduğunu belirtti.

Kacır, bu programın önemli projelerinden birisinin de insanlı uzay misyonunu gerçekleştirmek olduğunu anlatarak, “Böylelikle Milli Uzay Programımızda bir projeye daha imza atmanın da onurunu yaşıyoruz. Ümit ediyorum hayırlısıyla inşallah 14 gün boyunca gerçekleştirilecek bu misyonu tamamlayacağız ve böylelikle Türkiye’nin uzay çalışmalarında bir ilke daha imza atacağız.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-insanli-uzay-misyonu-icin-yola-cikiyor/feed/ 0