İzmir’de 5 yaşındaki Eymen Durak’ın ölü bulunmasıyla ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet ile 37’şer yıl hapis cezaları verilen anne Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçlamasıyla 10’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.
İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Serkan Elçetin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da duruşmada hazır bulundu.
Anne Mine Durak, SEGBİS’de yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı.
Sanık Serkan Elçetin, savunmasında, kendisinin istismarda bulunmadığını, çocuğun müstehcen görüntülerini çekmediğini savundu.
Savcılık ifadesinde her şeyi anlattığını ileri süren Elçetin, “Telefonum zaten adliye emanette. Telefonumdan bu videolar ve görüntüler çekildi mi? Yoksa başka telefonla çekilip bana mı geldi? Araştırılsın diye söyledim. Ben telefonumla video, fotoğraf çekmedim. Eymen’i cinsel istismar etmedim. Eymen’in sadece oyun parkına götürdüğüm zamanki videolar vardır. Bunlar benim telefonumla çekilmiştir. Diğer görüntüler benim telefonumdan çıkmadı. Olmayan bir şeyle ilgili söyleyecek bir şeyim yok. Telefonumdan çekilmesi imkansız, araştırılsın.” dedi.
Hakimin diğer tutuklu sanık Mine Durak’ın ifadesindeki iddialarına ilişkin sorusuna da Elçetin, “Neden zamanında şikayetçi olmadı. Kendisi yakalandığı zaman yanında ben vardım. O zaman neden söylemedi. Polis aldığında ‘Serkan suçlu’ demedi. Normal bir insan olay varsa söylerdi. Sonra akıl hocaları tarafından yönlendirilmiştir. Karakolda çocuğu kendisi öldürdüğünü söyledi. 3 gün sonra benim aramam çıktı ve tutuklandım. Normalde suçlu olsam ilk başta benim tutuklanmamı isterdi.” ifadelerini kullandı.
Avukatlar, tanık olarak dinlenilmek istenen İ.S’nin uzun süredir mahkeme davetine yanıt vermediğini, hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Cumhuriyet savcısı da eksik hususların giderilmesini talep etti.
Hakim, tanık İ.S. hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Davanın geçmişi
Eskişehir’de yaşayan Z.Ç, yeğeni Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in 5 yaşındaki Eymen Durak’a şiddet uyguladığını, cinsel yönden çocuğu istismar ettiklerini, çocuğun video görüntülerinde ve görüntülü konuşmalarda vücudunda darp izleri gördüğünü ve sağlığından endişe duyduğunu belirterek polise başvurmuş, şüpheliler İzmir’de gözaltına alınmıştı.
Durak ve Elçetin’in itirafının ardından 1 Eylül 2019’da ormanlık alanda çocuğun toprağa gömülü cesedi bulunmuştu.
Konuya ilişkin hukuksal süreç sonunda İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Mine Durak ve Serkan Elçetin’e ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 37 yıl hapis cezası vermiş, istinafta hukuka uygun bulunan bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştı.
Dava sürecinde Serkan Elçetin’in telefonundan elde edilen verilerde 2 sanığın da maktule yönelik “cinsel istismar” suçunu işlediğini gösteren videoların tespit edilmesi üzerine cumhuriyet savcısı tarafından ayrı bir iddianame hazırlanmış ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı 10 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
]]>
Dolandırıcıların son yöntemine yazılım mühendisleri bile şaştı kaldı
Ünlülerin sesini yapay zeka ile taklit edip, dijital platformlara verdikleri reklamlarla vurgun yapıyorlar
Yazılım mühendisi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar:
“Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki…”
“Kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”
“Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemiyle kullanarak akrabalarınızı dolandırabilirler. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler”
KOCAELİ – Yapay zekanın korkutan yanlarından biri olan “deepfake” (derin sahte) teknolojisi, dolandırıcıların elinde hem vatandaşı mağdur ediyor hem de dezenformasyona sebep oluyor. Ünlü isimlerin seslerini taklit ederek yatırım vaadi yalanıyla hazırladıkları videoları internet ortamına yayan dolandırıcılar, vatandaşların gerçeklik algısını hedef alıyor. Yapay zekanın ateş ve bıçak gibi olduğunu, birçok faydası bulunduğunu fakat kötü ellerde zarara sebebiyet verdiğini söyleyen KOÜ Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, bu teknolojinin tüm detaylarını anlatarak, önemli uyarılarda bulundu.
Hızla büyüyen yapay zeka, bir yandan hayatı kolaylaştırırken, diğer yanda kötü amaçlar için kullandığında çeşitli endişelere sebep olabiliyor. Özellikle yapay zekanın hem hayran bırakan hem de korkutan örneklerinden biri olan deepfake videoları, sorumsuzca kullanıldığında dezenformasyonun hızla yayılmasına yol açıyor. Son olarak internet ortamında sponsorlu olarak paylaşılan ve yayılan videolarda kullanılan yöntem, yazılım mühendislerini bile şaşkına çevirdi. Ünlü kişilerin seslerini yapay zeka ile taklit eden dolandırıcılar, Türkiye’nin önemli şirketlerinin isimlerini de kullanarak, “Yatırım yapın, para kazanmaya başlayın” vaadinde bulunuyor. Yapay zeka ile elde edilen sahte ünlü görüntüleri ve sesleri, vatandaşları mağdur ediyor.
“Bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz”
Kocaeli Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, hem hayat kurtaran hem de korkutan yapay zekanın tehlikeli yönüne ilişkin bilgilendirmelerde bulunarak, vatandaşları uyardı. Yapay zekanın, bilgisayarın neredeyse bir insanmış gibi düşünmesine, eyleme geçmesine ve yanıt vermesine imkan sağladığını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, “Bilgisayarların düşünme kabiliyetleri yok. Aslında biz bu bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz. Mesela elma ve armutun fotoğrafını gösteriyoruz. Yüzlerce, binlerce veri kümeleri içerisinden ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyoruz ve birtakım matematiksel formüller ile bunlara ait özellikleri çıkarıyor. Bu özelliklerden sonra karar oluşturuyor. Örneğin elmaya ve armuta dair özelliklerin neler olduğuyla ilgili bir karar çıkarıyor. Bundan sonra gösterdiğimiz elma ve armuta bakıp, ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyerek karar veriyor” dedi.
“Tüm varyasyonları biliyor”
Günümüzde yapay zekanın çok ilginç bir hal almaya başladığını söyleyen Konyar, pandemiden sonra yeni yazılımlar çıktığını belirtti. Sohbet robotlarından, deepfake teknolojisine kadar birçok yazılımın popüler olduğunu anlatan Konyar, “Her gün yenisi çıkıyor. Artık çok basit bir ses kaydınızla sizin için bir video oluşturabiliyorlar. veya yazdığınız metin ile sizin için yeni bir fotoğraf üretebiliyorlar. Bunun içinde yapay zekanın güncel teknolojileri kullanılıyor. Binlerce, milyonlarca görüntü kullanılarak bu iş yapılıyor. Örneğin, ‘Ben kuş görmek istiyorum. Gagası, kanatları şu şekilde olsun’ dediğinizde, böyle bir kuş gerçekte olmayabiliyor ama milyonlarca kuş görüntüsüyle eğitildiği için bunlara ait özellikleri öğrenmeye başlıyor. Mesela artık gagaların nasıl olabileceğini biliyor. Tüm varyasyonları biliyor. Dolayısıyla sizin istediğiniz enteresan özellikteki kuşu üretip, karşınıza çıkarıyor” diye konuştu.
“Biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz”
Son zamanlarda yapay zeka teknolojisi kullanılarak yapılan dolandırıcılık olaylarında artış yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu sahte videolarda birtakım ünlü kişiler kullanılıyor. Örneğin aralarında Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın olduğu videolar yapılmaya başlandı. ‘Şuraya yatırım yapın’, ‘Ben şuraya katıldım çok para kazandım’ ‘Şuraya para gönderin’ gibi videolar çıkmaya başladı. Maalesef birçoğumuz buna inanmak durumunda kalabiliyoruz. Eğer ki biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz. Selçuk Bey’in böyle bir işe girmeyeceğini biliyoruz. Biz biliyoruz fakat bazen bazı vatandaşlarımız bu durumun farkında olmayabiliyor. ya da Aydın Doğan’ın ismi, cismi bilinmeyen bir yere yatırım çağrısı yapmayacağını biliyoruz. Halkımızın bunu biliyor olması gerekiyor. Ünlülerin adı sanı bilinmeyen bir yerden reklam yapmayacağını herkes bilir. Çünkü bir ünlü reklam alıyorsa bunu sosyal medya hesaplarında paylaşabiliyor”
“Kazandıkları paraları dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”
İnternet ortamına yayılan sahte videoların profesyonel yazılımcılar tarafından hazırlandığını kaydeden Doç. Dr. Konyar, “Yurt içinden veya yurt dışından birtakım siparişlerle yazılım yaptırabiliyorlar. Mesela bugün Hindistan’a istediğiniz yazılımı yaptırabilirsiniz. Orada Hindistanlı yazılımcılar ucuza çalıştığı için sizin tarif ettiğiniz özelliklerle size yazılım yapıp, gönderebiliyorlar. Dolandırıcılar da maalesef çok popüler işler yapıyorlar. Yazılımı son teknolojisine kadar kullanabiliyorlar. Yurt dışından birisi yaptığı için Türkiye’de kimse de töhmet altında kalmamış oluyor. Zaten dolandırıcılar bu işi çok iyi biliyorlar. Nasıl dolandırılacağını, hangi yazılımla, hangi teknolojiyle bunları biliyorlar. Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki… Çünkü kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar” şeklinde konuştu.
“Bedava peynir sadece fare kapanında olur”
Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların internet ortamında reklam olarak vatandaşların karşısına çıktığını, bunun ise “phishing (oltalama)” olarak adlandırılan bir yöntem olduğu bilgisini verdi. Bazı vatandaşların kişisel bilgilerine zaman zaman ilgisiz davranabildiğini vurgulayan Konyar, şu ifadeleri kullandı:
“Bir kısım vatandaşımız, ‘Deneyelim. Bir şey çıkmazsa en fazla telefon numaram gider’ diye düşünüyor. Onun için bu değerli bilgi olamayabiliyor ama sadece telefon bilgimizi almıyor. Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemi ile kullanarak akrabalarınızı dolandırabilir. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler. Karşımıza bir video, reklam çıktığı zaman kesinlikle şüphelenmemiz gerekiyor. Çokça söylüyoruz, bedava peynir sadece fare kapanında olur. Kimse bize düşük bir yatırımla yüksek paralar vermez”
“Yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir”
Yapay zekanın ürettiği sahte videolar da ipuçları da bulunduğunu dile getiren Konyar, “En bilenini ses ve dudak senkron şekilde hareket etmez. Dudak hareketlerimizi tam olarak taklit edemiyor. Her insanın farklı harf ve ses hareketleri var. Bizim çıkardığımız harfleri ve kelimeleri taklit edemiyor. Deepfake dediğimiz derin sahtelik videolarında gözlerin hareketlerini de takip etmek gerekiyor. İnsanların gözlerini doğal davranışı bellidir. Gözlerdeki davranış doğal mı, kirpik kaşlar doğal oynuyor mu? Sahte videolar yavaşlayınca saçmalamaya başlıyor. Görüntüler tuhaflaşıyor. Dudak hareketleri yüz, el, kol değişmeye başlıyor. Yazılım, yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir. Binlerce faydası var ama bıçağı başka amaçla kullanmaya başladığınızda zararları var. Ateşin birçok faydası var ama bir yerleri de yakmamak lazım. Yapay zeka harikadır, yazılım çok güzeldir birçok kişinin, birçok firmanın hayatını kolaylaştırıyor ama bir de zarar tarafı var. Uyanık olmak lazım” diye konuştu.
Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların ilgili mercilere bildirilmesi gerektiğine de dikkat çekerek, “Karşımıza çıkan böyle videolar olduğunda kesinlikle yetkililere bildirelim. Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ihbar hattı var. Vatandaşlarımızın o ihbar hattı ile iletişime geçerek, bu güvenli olmayan ya da şüpheli olan videoları, işlemleri bildirmeleri gerekiyor” dedi.
]]>
KAYSERİ’de para karşılığı anlaştığı iddia edilen kadınları falakaya yatırıp, görüntü çeken kargocu Erkan T.’ ye (35) istinaf mahkemesince ‘fazla ceza’ verildiği gerekçesiyle yeniden yargılandığı davada ‘müstehcenlik’ suçundan 1 yıl 6 ay 22 güne düşürülen hapis cezası kararının gerekçesi açıklandı. Mahkeme gerekçesinde, sanığın cep telefonunda depolanmış halde birden çok farklı tarihlerde yüklenmiş video bulunduğuna yer vererek, “Sanığın, ‘müstehcenlik’ suçunu birden fazla kez işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmiştir. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak ‘iyi hal’ indirimi yapılarak, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır” görüşünde bulundu.
Melikgazi ilçesinde kargo şirketinde çalışan, evli ve 2 çocuk babası Erkan T.’nin, maddi durumu iyi olmayan kadınları evine çağırıp, gözlerine uyku bandı takarak, ayaklarını kelepçe ve eşarp ile bağlayıp, falakaya yatırdığı iddia edildi. Erkan T.’nin, falakaya yatırdığı kadınlardan ‘güzel’ dediklerine 500 TL, ‘çirkin’ dediklerine 250 TL ödeme yaptığı öne sürüldü. Erkan T., falaka görüntülerini de kayıt altına aldı. Erkan T., başka kadınlara da çektiği videoları gönderdi. Benzer teklifte bulunduğu N.K. isimli kadının savcılığa suç duyurusu sonrası Erkan T. gözaltına alınıp, adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.
KAMU DAVASINDAN BERAAT
Erkan T. hakkında eşi H.T.’ye eylemleri nedeniyle ‘eşe karşı eziyet çektirme’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar, ‘müstehcenlik’ suçundan da 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kayseri 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. Davanın geçen yıl nisan ayında görülen 3’üncü duruşmasına sanık Erkan T., ‘müstehcenlik’ suçundan ‘iyi hal’ indirimi uygulanarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı, ‘eşe karşı eziyet’ suçundan ise delil yetersizliğinden beraat etti.
İSTİNAF BOZMA KARARI VERDİ
Sanık Erkan T.’nin avukatı Ahmet Bozkurt, karara itiraz ederek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Avukat Bozkurt itiraz dilekçesinde, söz konusu delillerin hukuka aykırı olduğunu ve davanın zaman aşımına uğradığını öne sürerek, müvekkilinin anayasal haklarının zedelendiği gerekçesiyle ceza verilmemesi gerektiğini belirtti.
Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7’nci Ceza Dairesi, yaptığı inceleme sonrası sanığa verilen cezanın hukuka aykırı şekilde verildiğini belirterek, bozma kararı verdi. Ceza Dairesi, sanığa verilen cezada, ilgili kanun maddelerindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılmasının gerektiği ve bu kapsamda alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması yerine soyut ve yetersiz gerekçeyle ve fiil ile orantılı olmayacak biçimde fazla ceza tayin edildiğini belirtti. Ceza Dairesi, dosyayı yeniden yargılama yapılması için tekrar yerel mahkemeye gönderdi.
CEZASI 1,5 YILA İNDİ
Bozma kararı sonrası Kayseri 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanan Erkan T. duruşmaya katılmazken, avukatı Bozkurt salonda hazır bulundu. Bozma kararına aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini belirten Avukat Bozkurt, “Suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatindeyiz. Müvekkilin bu videoları, kendi telefonunda taşıdığına dair dosyada veri yoktur. Bu nedenle bu suçtan beraatini istiyoruz” dedi. Mahkeme hakimi, Erkan T.’yi, ‘müstehcenlik’ suçundan ‘iyi hal’ indirimi de uygulanarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
‘ZORLA DEĞİL, RIZAYLA’
Söz konusu videolarda zorlama olmadığını söyleyen Erkan T., ilk duruşmada verdiği ifadesinde, “Eşimin rızası ile oldu. Bir kez de ismini H. olarak bildiğim bir kadın ile rızası dahilinde bir video çektim. Kimseye benzer bir uygulama yapmadım. Kimseyi zorlamadım. Bu videoyu bir yerde paylaşmadım. Çünkü bu tarz videonun yasak olduğunu öğrendim. Videoların daha sonra nasıl yayıldığını bilmiyorum. Bu videolar emniyet tarafından sızdırılmış olabilir. Hiçbir yerde paylaşmadım. Cep telefonumda tespit edilen videolar, bu tarz internet sitelerinden aldığım videolardır. Bu tarz videoları yüklerken kadınların çıplak ya da giyinik olduklarına bakmadım. Bu durum beni ilgilendirmiyordu. Bu videoları örnek olsun diye yükledim, ardından sildim. N. isimli kadına bu tarz videolar çekip, paylaşmak istediğimi söylemiştim. O da kendisinin de merak ettiğini söylemişti. Daha sonra N. ile bu tarz paylaşım yaparak para kazanacağımızı düşündüm” demişti.
‘FANTEZİ AMACIYLA 1 KEZ YAPTIK’
Eşinden şikayetçi olmadığını söyleyen H.K. ise şunları anlatmıştı:
“Bana karşı zorla bir eylemi olmadı. Bir video izletti ve bu şekilde video çekme teklifinde bulundu. İlk başta bu teklifi kabul etmedim. Fakat daha sonra kendi rızam ile bu teklifi kabul ettim. Değişiklik amacıyla bir kez yaptık. Amacımız fantezi yapmaktı. Falakaya yatırdı, ayaklarımı bağladı. Sadece acı çekiyor gibi yaptım. Kesinlikle acı çekmedim. Acı çeksem söylerdim. Şu anda salonda basın mensupları olduğu için rahat konuşamıyorum. Ama söylemek istemediğim cinsel arzular da vardı. Benim yanımda herhangi başka bir kadına, eşim benzer bir uygulama yapmadı. Yayınlayıp, para kazanmaktan bahsetmedi. Şikayetçi değilim.”
GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI
Mahkeme, sanık Erkan T.’ye verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası kararının gerekçesini açıkladı. Mahkeme gerekçesinde, “Sanığın cep telefonunda depolanmış halde birden çok farklı tarihlerde yüklenmiş video bulunduğu, video içeriklerinde kimliği belirsiz kadınların bulunduğu, kadınların ayaklarından bağlı halde falakaya yatırılmış haldeyken bir erkek tarafından sopa ile ayaklarına vurulduğu, videoların bazılarında kadınların vücudunun tamamının ya da bir kısmının çıplak olduğu, kadınların cinsel dürtü uyandıracak şekilde sesler çıkarttığı, sanığın eşi ile çektiği videolardan birinin de cinsel fantezi amacıyla çekildiği, sanığın bu şekilde şiddet kullanılarak yapılan cinsel davranışları içeren videoları farklı tarihlerde birden çok kez telefonunda depoladığı, ayrıca benzer içerikli videoları farklı tarihlerde bizzat eşi ve H. isimli başka bir kadın ile çekmek suretiyle üreterek, ‘müstehcenlik’ suçunu birden fazla kez işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmiştir. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak ‘iyi hal’ indirimi yapılarak, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır” ifadelerine yer verdi.
]]>
Yıllar önce yayınlanan Sihirli Annem dizisinin Tuğçe’si Damla Ersubaşı, ağlayarak çektiği videoda uyuşturucu ve kumar batağına düştüğünü eski eşinin ailesinden borç para aldığı için de 2 kızının velayetini vermek zorunda kaldığını itiraf etti. Görüntülerin yayılmasıyla bir açıklama yapan Ersubaşı’nın avukatı, videoda montaj yapıldığını ve tehdit zoruyla çekildiğini söyledi. Kısa sürede takipçilerinden destek mesajları alan Ersubaşı, bir teşekkür videosu yayınladı.
“BU KADAR SEVİLDİĞİMİ BİLMİYORDUM”
Görüntünün basına sızmasıyla magazin gündemine oturan Damla Ersubaşı, bir video yayınlayarak “Gelen mesajlara cevap vermeye çalışıyorum. Çok şaşırdım. Belki de kimisiyle aynı kaderi paylaşıyoruz. Çok şaşırdım, bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. Hepinizle bir ortak noktamız var ona inanıyorum” dedi.

“UYUŞTURUCU VE KUMAR BATAĞINA DÜŞTÜM”
Mustafa Can Keser ile evliliğinden 2 kızı olan Damla Ersubaşı’nın uyuşturucu madde kullandığı ve kumar batağına düştüğünü itiraf ettiği video ortaya çıktı. Oyuncu, söz konusu videoda “Şimdi ben bir dönem kışın uyuşturucuya düştüm. Uyuşturucu batağına düştüm. Sonra parayı kumarda ve uyuşturucuda harcadım. Eski kocam çocuklarımın babası Mustafa Can Keser’in ailesinin parasıydı. Sonra ben tabi bunu çeşitli vaatlerle aldım bu parayı. Parayı da tek başıma yedim Mustafa’nın hiçbir alakası yok. Sonra Mustafa beni sürekli bununla tehdit etti. Önce bunu ‘Aileme söylerim, çocukları bana vereceksin’ dedi. Tamam senin pisliğinden yeter ki kurtulayım dedim. ‘Çocuklar sende kalsın’ dedim. Ben çocuklarımı istediğim zaman görürüm dedim. Hepsinin mesajları var. Hepsinin de delillerini sunacağım bundan önce. Çocuklarımı verdim bırakmadı. Tehdidi, pisliği, şiddeti de bitmedi. Parayı da ödüyorum ama ben bu sırada ablasına abisine. Seni magazine rezil edeceğim dedi. Çocuklarımı benden ayırdı ya, istediği her şeyi yapsın” diyor.

DAMLA ERSUBAŞI’NIN AVUKATINDAN AÇIKLAMA
Görüntülerin sosyal medyaya sızmasının ardından Ersubaşı’nın avukatından yazılı bir açıklama geldi. Subaşı’nın avukatı görüntülerin montajlanarak sözlerin de tehdit zoruyla söylendiğini ileri sürdü. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son günlerde sosyal medya ve ulusal basında dolaşan, müvekkilim Damla Ersubaşı’yla ait videoyla ilgili olarak ortaya atılan yasaklı madde ve kumar iddialarıyla ilgili asılsız ve mesnetsiz haberlere dikkat çekmek isteriz. Bu iddiaları yakından takip ediyoruz. Müvekkilim, evlilik birliği devamında ve sonrasında eski kocası tarafından tehdit ve psikolojik şiddete maruz kalmıştır. Müvekkil, eski eşi tarafından gördüğü bu psikolojik şiddetler neticesinde kişisel bir patlama noktasına gelmiştir. Medyaya düşen söz konusu video ise eski eşin müvekkilime uyguladığı boşanma sonrası psikolojik şiddetin ve tehditlerin bir tezahurudur. Mustafa Can Keser müvekkili çocukları ile tehdit ederek ilgili videoyu kayıt altına aldırmış ve kendisine gönderilmesini sağlamıştır. Müvekkil çocuklarıyla olan ilişkisinin ve çocuklarının psikolojisinin zarar görmemesi adına bu baskıya boyun eğmiştir.”

“VİDEO 1,5 SENE ÖNCE ÇEKİLDİ”
“Sadece Mustafa Can Keser’de bulunan bu video yaklaşık bir buçuk sene öncesine ait olup ne hikmetse eski eş tarafından şimdi medyaya servis edilmiştir. İlgili videoda müvekkilim ağlamakta ve psikolojisinin eski eşi tarafından altüst edildiği görülmektedir. Mustafa Can Keser, müvekkilimi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırılmak amacıyla söz konusu videonun bazı kısımlarını keserek medyaya servis etmiştir. Eski eş bir baba olduğunu da unutarak söz konusu davranışın çocuklarının psikolojisini ve geleceğini olumsuz etkileyeceğini bilmesine rağmen bu hareketi yapmış, çocuklarının annesini kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak istemiştir.
“VİDEONUN ORJİNAL HALİNİ VE MADDE KULLANMADIĞINI KAMUOYUYLA PAYLAŞACAK”
“Müvekkilim, videonun orijinal ve tam halinde, eski eşi tarafından yapılan tehditlerle ilgili açıklama yapmaktadır. Mağdur olan müvekkilim Damla Ersubaşı, sanki kendisi suçluymuş gibi gösterilmektedir. Kamuoyunu yanıltıcı olabilecek bu videoya ihbar edilmemesini ve objektif bir bakış açısıyla yaklaşılmasını rica ediyoruz. Müvekkilimizin itibarı ve hukuki haklarına yönelik herhangi bir saldırıya karşı gerekli hukuki adımları atmaya devam edeceğimizi belirtmek isterim. Bu tür yayınlar, sadece müvekkilimizin değil ayni zamanda toplumun genel hukuki normlarına da zarar verebilecek potansiyel tehlikeler içermektedir. Müvekkilim, en kısa zamanda kendisinin yasaklı madde kullanmadığını gösteren sağlık sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacaktır.”


Sihirli Annem dizisinde canlandırdığı Tuğçe karakteriyle tanınan Damla Ersubaşı’nın gözyaşları içinde bir dönem uyuşturucu kullandığını ve kumar batağına düştüğünü itiraf ettiği video magazin gündemine bomba gibi düştü. Görüntülerin ardından açıklama yapan Ersubaşı’nın avukatı videoda montaj olduğunu belirterek eski eş Mustafa Can Keser’i hedef gösterdi.
“TEHDİT VE PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALDI”
Ersubaşı’nın avukatı aracılığıyla yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Son günlerde sosyal medya ve ulusal basında dolaşan, müvekkilim Damla Ersubaşı’yla ait videoyla ilgili olarak ortaya atılan yasaklı madde ve kumar iddialarıyla ilgili asılsız ve mesnetsiz haberlere dikkat çekmek isteriz. Bu iddiaları yakından takip ediyoruz. Müvekkilim, evlilik birliği devamında ve sonrasında eski kocası tarafından tehdit ve psikolojik şiddete maruz kalmıştır. Müvekkil, eski eşi tarafından gördüğü bu psikolojik şiddetler neticesinde kişisel bir patlama noktasına gelmiştir.
“ÇOCUKLARIYLA TEHDİT EDEREK VİDEO ÇEKTİRDİ”
“Medyaya düşen söz konusu video ise eski eşin müvekkilime uyguladığı boşanma sonrası psikolojik şiddetin ve tehditlerin bir tezahurudur. Mustafa Can Keser müvekkili çocukları ile tehdit ederek ilgili videoyu kayıt altına aldırmış ve kendisine gönderilmesini sağlamıştır. Müvekkil çocuklarıyla olan ilişkisinin ve çocuklarının psikolojisinin zarar görmemesi adına bu baskıya boyun eğmiştir.”

“VİDEO 1,5 SENE ÖNCE ÇEKİLDİ”
“Sadece Mustafa Can Kese’de bulunan bu video yaklaşık bir buçuk sene öncesine ait olup ne hikmetse eski eş tarafından şimdi medyaya servis edilmiştir. İlgili videoda müvekkilim ağlamakta ve psıkolojisinin eski eşi tarafından altüst edildiği görülmektedir. Mustafa Can Keser, müvekkilimi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırılmak amacıyla söz konusu videonun bazı kısımlarını keserek medyaya servis etmiştir. Eski eş bir baba olduğunu da unutarak söz konusu davranışın çocuklarının psikolojisini ve geleceğini olumsuz etkileyeceğini bilmesine rağmen bu hareketi yapmış, çocuklarının annesini kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak istemiştir.
“VİDEONUN ORJİNAL HALİNİ VE MADDE KULLANMADIĞINI KAMUOYUYLA PAYLAŞACAK”
“Müvekkilim, videonun orijinal ve tam halinde, eski eşi tarafından yapılan tehditlerle ilgili açıklama yapmaktadır. Mağdur olan müvekkilim Damla Ersubaşı, sanki kendisi suçluymuş gibi gösterilmektedir. Kamuoyunu yanıltıcı olabilecek bu videoya ihbar edilmemesini ve objektif bir bakış açısıyla yaklaşılmasını rica ediyoruz. Müvekkilimizin itibarı ve hukuki haklarına yönelik herhangi bir saldırıya karşı gerekli hukuki adımları atmaya devam edeceğimizi belirtmek isterim. Bu tür yayınlar, sadece müvekkilimizin değil ayni zamanda toplumun genel hukuki normlarına da zarar verebilecek potansiyel tehlikeler içermektedir. Müvekkilim, en kısa zamanda kendisinin yasaklı madde kullanmadığını gösteren sağlık sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacaktır.”

ERSUBAŞI: UYUŞTURU VE KUMAR BATAĞINA DÜŞTÜM
Damla Ersubaşı söz konusu videoda şunları söylüyor: “Şimdi ben bir dönem kışın uyuşturucuya düştüm. Uyuşturucu batağına düştüm. Sonra parayı kumarda ve uyuşturucuda harcadım. Eski kocam çocuklarımın babası Mustafa Can Keser’in ailesinin parasıydı. Sonra ben tabi bunu çeşitli vaatlerle aldım bu parayı. Parayı da tek başıma yedim Mustafa’nın hiçbir alakası yok. Sonra Mustafa beni sürekli bununla tehdit etti. Önce bunu ‘Aileme söylerim, çocukları bana vereceksin’ dedi. Tamam senin pisliğinden yeter ki kurtulayım dedim. ‘Çocuklar sende kalsın’ dedim. Ben çocuklarımı istediğim zaman görürüm dedim. Hepsinin mesajları var. Hepsinin de delillerini sunacağım bundan önce. Çocuklarımı verdim bırakmadı. Tehdidi, pisliği, şiddeti de bitmedi. Parayı da ödüyorum ama ben bu sırada ablasına abisine. Seni magazine rezil edeceğim dedi. Çocuklarımı benden ayırdı ya, istediği her şeyi yapsın” dedi.
Sihirli Annem’in Tuğçe’si Damla Ersubaşı ağlayarak itiraf etti: Uyuşturucuya düştüm
Eski sevgilisi Ayşe Fatma Aslanpay’a “Bana video çekeceksin” ısrarında bulunup yazdığı notu zorla okutturarak video çektiği iddia edilen oyuncu Batuhan Karacakaya hakim karşısına çıktı. Duruşma çıkışı Karacakaya, “Suçlamaları kabul edecek bir şey kalmadı. Çok güzel sürprizler var yani her şey güzel olacak” dedi.
ESKİ SEVGİLİSİ DURUŞMADAN AĞLAYARAK ÇIKTI
Şişli’de 22 Mart 2023’de eski sevgilisi Ayşe Fatma Aslanpay’a ‘bana video çekeceksin’ ısrarında bulunup yazmış olduğu notu zorla okutarak video çektiği iddia edilen oyuncu Batuhan Karacakaya’nın yargılanmasına başlandı. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Batuhan Karacakaya ve müşteki Ayşe Fatma Aslanpay, taraf avukatlarıyla hazır bulundu. Gizlilik olduğu gerekçesiyle basın mensupları salon içerisine alınmadı. Duruşmanın ardından açıklama yapmayan Aslanpay’ın gözyaşlarını tutamayarak duruşma salonu önünden ayrıldığı görüldü.

KARACAKAYA: GÜZEL GİDİYOR, SÜRPRİZLERİM VAR
Basın mensuplarına konuşan Karacakaya ise “Her şey çok güzel gidiyor. Suçlamaları kabul edecek bir şey kalmadı Allah’ın izniyle, inşallah ama çok güzel sürprizler var yani güzel olacak her şey. Davanın şu anda ilki bitti, şu an her şey benim için güzel gidiyor. Onun dışında başka bir şey yok zaten. Güzel gidiyor, güzel sürprizlerimiz var inşallah” ifadelerini kullandı.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, müşteki Ayşe Fatma Aslanpay ile şüpheli Batuhan Karacakaya’nın geçmiş tarihte gönül ilişkisi içinde oldukları, olaydan bir gün önce Karacakaya’nın müzik uygulaması üzerinden “bekliyorum gel, özlemedin mi, dön diyemedim” şeklinde şarkı paylaştığı, Aslanpay’ın şüphelinin evine gittiği ve orada bulundukları sırada şüpheliye sahte bir hesaptan mesaj geldiği anlatıldı. Gelen mesajda “Batuhan bu video sana 15 Şubat’ı hatırlatır, artık çok geç, bunu magazin ile paylaşırım” ifadelerine yer verildiği belirtilen iddianamede, bunun üzerine Karacakaya’nın arkadaşını arayarak “Ayşe’de video vardı, ben bu karıyı dövdüm, itiraf ediyorum videoda, şu an bir hesaptan bana mesaj atıldı” şeklinde konuştuğu belirtildi.
Hazırlanan iddianamede, daha sonra Karacakaya’nın Aslanpay’a dönerek ‘bu videoyu birine yaydın, buna çözüm üreteceksin’ dediği, bunun üzerine Aslanpay’ın evden gitmek istediği ancak Karacakaya’nın ‘bana video çekeceksin’ ısrarında bulunduğu ve yazmış olduğu notu okutarak zorla video çektirdiği aktarıldı.
“ORTADA ŞİDDET YOKTUR” DİYE VİDEO ÇEKMİŞTİ

Söz konusu videoda Aslanpay’ın “Ben Ayşe Aslanpay, bugün 16 Şubat, 14 Şubat’ta erkek arkadaşımla ufak çaplı böyle biraz tartıştık ve birbirimizi incittik, ertesi gün konuşmadığımız için vicdan azabı çeksin diye ona yüzüme biraz makyaj yapıp fotoğraf attım, benimle görüşmek istediği için bana bir video attı ve ben o videoyu bir arkadaşıma gönderdim, arkadaşımla tartıştığımız için de o videoyu yayabileceğini düşündüğüm için ve böyle bir video çekiyorum, bu onun teminatı olması adına o video tamamen benim kendi yüzüme yaptığım makyajdan dolayı çekilmiştir, ortada bir şiddet yoktu” ifadelerini kullandığının belirtildiği iddianamede, Aslanpay’ın kayıt yapıldığı sırada mimiklerinden zorla kaydının yaptırıldığı belirtildi.
3 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYORDU
Mesaj içeriğindeki olaya ilişkin şüphelinin menfaatinin olduğu ve müştekiye zorla video çektirdiğinin de aktarıldığı iddianamede, şüpheli Batuhan Karacakaya’nın ‘şantaj’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
