Uzungöl‘de 1974’ten bu yana otel ve restoran işleten Dursun Ali İnan‘ın, bölgede topladığı ağaç köklerinden yaptığı hayvan figürleri, sandalye, masa, avize ve çeşitli dekoratif eşyaların yer aldığı Uzungöl Dursun Ali İnan Müzesi’nde oluşturulan yaban hayatı bölümü ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Araç çarpması ve çeşitli nedenlerle ölen yaban hayvanları, çeşitli kimyasal işlemlerle içlerinin doldurulmasının ardından müzede sergileniyor.
Kurt, geyik, ayı, vaşak, dağ keçisi, tilki, atmaca ve su samuru gibi yörede yaşayan hayvanların yer aldığı bölüm müzenin en çok ilgi gören alanlarının başında geliyor.
Müze aynı zamanda göçler, işgaller, düğünler, sivil ve dini mimari, tarım ve hayvancılık ürünleri gibi çok sayıda tarihi eşyaya da ev sahipliği yapıyor.
Uzungöl Dursun Ali İnan Müzesi yöneticisi Mehmet İnan, AA muhabirine, toplanan çok sayıda eserin daha doğru bir yerde sergilenmesi amacıyla açılan müzeye ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.
Müzenin kuruluş aşamasında Karadeniz Teknik Üniversitesinden jeoloji, arkeoloji, yaban hayatı ve tarih bölümlerinden ciddi destekler aldıklarını vurgulayan İnan, “Küratörlerle sanat yönetmenleriyle grafik tasarımcılarla iç mimarlarla beraber bir komisyon oluşturduk. Ondan sonra onlarla beraber yaklaşık bir yıllık çalışmanın sonucunda dizaynını, toparlanmasını ve sergilenmesini yaptık.” dedi.
“Kültür ihracatı yaptığımızı düşünüyoruz”
Müze açıldığından bu yana her yıl ziyaretçi sayısının arttığını aktaran İnan, şöyle devam etti:
“Bu yıl son rakamlarımız henüz çıkmamasına rağmen 20 bini aştığını düşünüyoruz ziyaretçi sayısının. Tabii yabancı misafirler, özellikle yurt dışından gelen misafirler bizim için daha önemli. Ne anlamda daha önemli? Kültürümüzü yurt dışına tanımaktan bir onur duyuyoruz. Biz bugün aynı zamanda bunu bir memleket meselesi olarak görüyoruz. Yoksa bizim insanımız elbette daha kıymetli fakat biz bir kültür ihracatı yaptığımızı düşünüyoruz bu şekilde. Gelen misafirlerimize tarihimizi, yaşantımızı anlattığımızda ve bunu doğayla bütünleştirdikleri zaman daha kalıcı olduğunu düşünüyoruz. Bundan dolayı da gurur duyuyoruz.”
İnan, ziyaretçilerin müzeyi gezdikten sonra verdikleri olumlu tepkiden büyük mutluluk duyduklarına işaret ederek, kültüre ve tarihe merakı olanların müzeyi gezerken duygulu anlar da yaşadıklarını sözlerine ekledi.
Bölgede yaşayan çocukların müzeyi ücretsiz gezebildiklerine değinen İnan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kültürümüzü bu çocuklarımız taşıyacak. Çünkü biz burada savaşları da anlatıyoruz. Çekilen sıkıntıları da her şeyi anlattığımızdan dolayı bu vatanın kolay kazanılmadığını, bu müzede çocuklar görecek çünkü kılıçları görecekler.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ESRA NUR PERVAN
Trabzon’un Çaykara ilçesinde vatandaşlar, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de Danıştay’ın iptal kararına karşın HES projesinin yeniden başlatılmasını protesto etti. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, “Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız” dedi.
Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan HES projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:
“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
“Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir. Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.
“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”
Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız? Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır? Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?
“BİZİM TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”
]]>