NASA’dan ayrılıp ABD’den Türkiye’ye dönen Dr. Umut Yıldız, ODTÜ’de “uzay teknolojileri” konusunda dersler vermeye başladı, gelen yoğun talep üzerine seçmeli dersin öğrenci kontenjanı artırıldı.
Umut Yıldız, ODTÜ’deki ilk dersinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’ye döndükten sonra ODTÜ Fizik Bölümünden teklif aldığını, bunun üzerine Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversiteler dışında çalışan doktora derecesine sahip araştırmacılara ilişkin ek-46 adı verilen düzenlemesi kapsamında ders vermeye başladığını söyledi.
ODTÜ’de öğrencilerle buluşmaktan duyduğu heyecanı dile getiren Yıldız, şöyle devam etti:
“Dersimin içeriği uzay teknolojileri ve enstrümanlar. Derslerimde uzaya gönderilen ve gönderilecek tüm araçların nasıl planlandığını öğrencilerle beraber tartışacağız. Belki birlikte yeni bir uzay görevi de oluşturabiliriz. İnanıyorum ki ODTÜ’deki öğrencilerle çok güzel projeler geliştireceğiz. NASA’da ve diğer kuruluşlarda uzay alanında edindiğim tecrübeleri öğrencilere aktarmayı çok istiyordum. Buradaki öğrencilerin uzay konusunda çok heyecanlı olması ve gelecekte bu alanda kariyer yapmak istemeleri beni çok mutlu etti. Umuyorum daha fazla öğrenciye ulaşırız ve uzayla alakalı çok daha güzel bir geleceği hep beraber kurarız.”
Yıldız, üniversite öğrencilerinin sadece derse girip çıkmalarının yanında kulüplerde farklı projeleri hayata geçirmelerini yıllardır önerdiğini ifade etti.
Öğrencilerin kendi inisiyatifleri ile projelerde çalışıp bir şeyler yaptığında bir fark ortaya koyacaklarını vurgulayan Yıldız, “ODTÜ’de pek çok öğrenci kulübü var, bu kulüplere zaman içerisinde elimden gelen destekler olursa bunu da vermeyi çok isterim.” dedi.
“Uzay misyonları için üniversitelerden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar”
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzayda yaptığı deneylerle ilgili değerlendirmesi sorulan Yıldız, şöyle konuştu:
“13 deneyi öneren üniversite hocalarımız, deney sonuçlarına göre makalelerini yazacaklar ve bilime katkıda bulunacaklar. Gelecekteki insanlı uzay misyonları için de umarım ODTÜ’den ve Türkiye’nin diğer üniversitelerinden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar ve bundan sonra uzaya daha fazla insan götürmemiz için bir motivasyon olur.”
Üniversite öğrencilerinin yorumları
Yıldız, dersin ardından öğrencilerle sohbet etti.
Bazı öğrenciler, daha önce yayınlarından tanıdıkları Umut Yıldız’la ilgili “İyi ki geldiniz hocam”, “Videolarınızı izliyordum, şimdi dersinize girdim çok mutlu oldum”, “Sizin sayenizde ODTÜ Fizik Bölümündeyim”, “Bana NASA logolu arma yollamıştınız, o hala duruyor”, “TEDx konuşmanızda size sürekli soru soranlardan biri bendim” şeklindeki yorumlarını dile getirdi.
ODTÜ bünyesindeki Uzay Takımı öğrencileri ise NASA’nın desteklediği model uydu yarışması CanSat’a hazırlanan öğrencilerin daveti üzerine Yıldız, “Yarışmayı biliyorum, takıma da gelirim, artık beraberiz. Kulüplerdeki öğrencilerimin projeleri için elimden geleni yapmaya çalışırım.” değerlendirmesinde bulundu.
“Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir”
İnşaat mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gökser Pirik, AA muhabirine, “Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir. Derse erkenden geldim, heyecanla bekliyorum. Zaten kendisini sürekli takip ediyordum.” dedi.
Fizik bölümü birinci sınıf öğrencisi Ömer Faruk Altan ise Umut Yıldız’ı fizik ve bilimle ilgilenen her öğrenci gibi kendisinin de lise yıllarından itibaren internet üzerinden yakından takip ettiğini belirterek, şöyle konuştu:
“İnternet sayesinde bilim iletişimi çok gelişti. Hatta fizik okumamda Umut hocanın etkisi olmuştur. Umut hocamızın prestijli üniversitemiz ODTÜ’de ders vermesinden çok mutluyuz. Derse kayıt oldum, hatta bir-iki saat önceden derse geldim ve bekledim. Onunla tanışmak bile yeterli, ondan bir şeyler öğrenmeyi, birlikte bir projede çalışmayı çok isterim.”
Bilgisayar mühendisliği bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Mustafa Berentürk de derse kayıt olmadığını, sadece dinlemeye geldiğini belirterek, “Umut hocanın ODTÜ’ye geldiğini herkes biliyor artık. Daha önce fizik yazmayı düşünüyordum, konferanslarına gittiğim Umut hocanın ODTÜ’ye gelmesinden çok mutluyum. Umarım sayesinde yeni Umut hocalar çıkar.” diye konuştu.
Elektrik elektronik mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Yusuf Berkin Güler ise kontenjan bularak dersi seçebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Siyaset bilimi ve kamu yönetimi ikinci sınıf öğrencisi Zeynep Kara da “Umut hocanın NASA’dan geldiğini biliyorum ve kendisini yakından takip ediyordum. Böyle değerli bir hocanın bizim üniversitemizde ders veriyor olması nedeniyle çok şanslı hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bu arada, ders seçim süreci devam eden ODTÜ’de açılan Dr. Umut Yıldız’ın verdiği “uzay teknolojileri” dersi için daha önce 20 olan öğrenci kontenjanı, önce 100’e ardından 400’e çıkarıldı.
]]>
İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Mevcut İBB yönetimi hakkında konuşan Kurum, “Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Programda Kurum’a AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı Muhammed Cem Çekerek, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer eşlik etti. Murat Kurum’u programda Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Serkan Cantürk karşıladı. Toplantıda AK Parti’nin İstanbul’daki mahalle başkanlarıyla bir araya gelen Kurum, ilgiyle karşılandı. Programda vatandaşlarla sohbet eden kurum hatıra fotoğrafı da çektirdi.
“Bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Milletimizin 5 yıldır hasretle aradığı, özlediği, beklediği projelerimizi ilan ettik. Biz milletimize mesajımızı bu hedeflerimizle veriyoruz. Milletimiz de bize o beklenen işareti sunuyor. İstanbul’da bir değişimin, bir yenilenmenin ayak sesleri sayenizde süratle yükselmektedir. Artık İstanbul’da umutsuzluk azalmakta, mutluluk çoğalmaktadır. Sayenizde İstanbul’un tüm sokakları yeniden umutla, heyecanla dolmaktadır. Mutluluk yayılıyor ama İstanbul’un kayıp 5 yılının muhafızları boş durmuyor. Artık bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar. 5 yıldır gördüğümüz gündem değiştirme çabaları olanca hızıyla devam ediyor. Bunu her zaman görüyoruz ve 31 Mart akşamına kadar da görmeye devam edeceğiz. Zaten o akşam da artık son kez algı yaptıkları gün olarak tarihe geçecek. Açıkçası İstanbul’un gerçek gündemine girememelerini anlamak hiç zor değil. Çünkü konuyu ne zaman İstanbul’a getirseler şöyle birbirlerine bakıyorlar, sağa sola bakıyorlar, ellerine bakıyorlar, sırtlarına bakıyorlar, ellerinin ve heybelerinin bomboş olduğunu görüyorlar. Çünkü bunların heybelerinde algı çalışmaları, reklam masraflarından başka hiçbir şey yoktur” dedi.
“Bu millet, Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi”
Kurum konuşmasında, “Bugün de deprem üstünden polemik üretmeye çalışıyorlar. Depreme hazırlık konusunda konuşabilecek en son kişi CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayıdır. Hatay üzerine yaptıkları açıklamalar asla ve asla depremzedelerin derdiyle ilgili değildir. Dert ettikleri, kendi istikballeri, düşündükleri kendi koltuklarıdır. Samimiyet sözünü tutmakla belli olur. İstanbul’da ve Hatay’da insanlara vaat ettiklerini yapmakla olur. İnsanlara bedava konut yapacağız dediler, para yardımı dediler, ağız dolusu vaatlerde bulundular. Sonuç ne, sıfır. Hiçbir şey yapmadılar. Deprem bölgesinde bir çakıl tanesini bile zahmet edip yerden kaldırmadılar. Bu millet de manzarayı görüp ne CHP’nin adayına, ne de CHP yönetimine hiçbir şekilde inanmadı, güvenmedi. Bu millet, Cumhur İttifakı’na, mazlumların lideri Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi. Bu millet, 28 Mayıs’ta sandıkta bu güveni yeni bir oy rekoruyla tarihe kaydetmiştir” ifadelerini kullandı.
“115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız”
CHP yönetiminin tek bir sözünü bile tutulmadığının altını çizen Murat Kurum “Hatay’da, Defne’de, Antakya’da, İskenderun’da, Samandağ’da biz vardık. Buraların altyapısı yenilenirken, yeni yuvalar yapılırken biz vardık. Bizim belediyelerimiz vardı. Bunlar deprem bölgesinde iş yapmak istediler de ellerinden tutup yapmayın diyen mi vardı? İBB 50 bin konut yapsaydı, herkes alkışlamaz mıydı? Ama bunlar yapmadılar, sadece konuştular. Tekirdağ’da, o şehre sığınmış afetzede kardeşimizi acımasızca kapı dışarı yaptılar. Haftalarca sosyal medyada, televizyonlarda, depremzede kardeşlerimize ağza alınmayacak hakaretlerde bulundular. Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız. Bu millet bunların sahte kahramanlıklarını ve masallarını çok gördü, bu millet bu filmleri çok izledi. Ama artık masalların da, filmlerin de son perdesi kapanıyor. 1 Nisan sabahı yeniden İstanbul’un, şimdi İstanbul’un, sadece İstanbul’un perdesi açılıyor” dedi.
“Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak”
“İstanbul, Türkiye’nin iddiasıdır” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu büyük şehrin sadece İstanbul diyen, irade koyan bir yönetime her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. İstanbul, Türkiye Yüzyıl’ını bu yüzyıla uygun bir şekilde yeniden tasarlayacak. Şu karmaşadan, sistemsizlikten acilen kurtaracak anlayışa ihtiyacı vardır. Yolumuz uzun, yolumuz çetindir. Bu yol, İstanbul’u en iyi haline getirme noktasında sonsuz bir yoldur. Bu yol, gelecek nesiller için umut ateşini güçlendiren bir yoldur. Ben tüm İstanbullu kardeşlerimizi bu yolculuğa davet ediyorum. İstanbullular davetimize akın akın katılıyor. Çünkü İstanbullular artık laf istemiyor, hizmet istiyor. İstanbullular geleceğe güvenle bakmak istiyor, iş istiyor, sevda istiyor. Halkımız sabah şehrin sokaklarına çıkınca kaygılarla, endişelerle uğraşmayı değil, somut, gözle görülür, günlük hayatına yansımış projeler bekliyor. Biz daima yollarda, sokaklarda olacağız. İnsanımızın kalbine, yüreğine talip olacağız. İstanbul’un her annesi, bizim annemiz olacak. İstanbul’un tüm gençleri, çocukları, bizim kardeşimiz olacak. Biz sesini duyuramayanların sesi, umutsuzluğa kapılanların umudu olacağız. Çamurlu çizmelerimiz, alnımızdaki terimiz, milletimizin duaları, yavrularımızın gülen yüzleri bize yeter diyeceğiz. Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak. Dinlenmeyeceğim, durmayacağım. İstanbul’un her mahallesine eşit fırsatları sunana kadar koşacağım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>