Uad – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 21:51:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Güney Afrika Dışişleri Bakanı: İsrail’e karşı olumsuz pozisyon alan ABD’li siyasetçiler var https://www.akittvhaber.com.tr/guney-afrika-disisleri-bakani-israile-karsi-olumsuz-pozisyon-alan-abdli-siyasetciler-var/ https://www.akittvhaber.com.tr/guney-afrika-disisleri-bakani-israile-karsi-olumsuz-pozisyon-alan-abdli-siyasetciler-var/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:51:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10624

Güney Afrika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Naledi Pandor, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanında (UAD) soykırımla yargılanmasıyla sonuçlanan dava sürecinin ardından ABD’li bazı siyasetçilerin ülkesine karşı çok olumsuz bir pozisyon aldığını belirtti.

Pandor, AA’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine, ülkesinin Filistin konusundaki tutumuna ve UAD sürecine dair açıklamalarda bulundu.

Güney Afrika’nın, “beyaz hükümetin” ırkçı politikalar güttüğü bir dönemde apartheide karşı uzun yıllar mücadele ettiğini hatırlatan Pandor, mücadelelerinde uluslararası toplumun yardımına ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Pandor, ülkesinin mücadelesinin bir kısmının silahlı olduğunu ve diğer taraftan uluslararası dayanışma için uğraştıklarını, ülke ülke gezip yardım istediklerini, onları destekleyenler arasında başta Yaser Arafat olmak üzere Filistinlilerin de yer aldığını anlattı.

Filistinlilerin o dönemde zor zamanlar geçirmelerine rağmen Güney Afrika’nın yanında yer aldığını dile getiren Pandor, şöyle devam etti:

“O yüzden bu her zaman görevimiz. İnsanlar baskı altındayken, zorluk, önyargı, ayrımcılık, öldürülmeye maruz kalırken, Güney Afrikalıların bir şey yapmak için ahlaki bir sorumluluğu var. Biz de dünyaya hiçbir şey söylemeden Filistin halkının katledilmesini izleyemeyeceğimizi hissettik. BM’nin araçlarını kullanmaya karar verdik çünkü uluslararası hukukun İsrail tarafından ciddi şekilde ihlal edildiğine inanıyoruz. Uzun yıllardır bunu yaptı. Biz de bu kez buna karşı çıkmamız, Uluslararası Adalet Divanına gitmemiz gerektiğini düşündük ve aslında bir karar çıkartmak istedik.”

Pandor, UAD’nin ihtiyati tedbir kararından bu yana, bir davaları olmadığını söyleyen ülkelerin bile İsrail’e, UAD’nin kararlarını uygulaması gerektiğini söylemeye başladığını anlattı.

Bu ülkelerin önceden bunun çok saçma ve zaman kaybı olduğunu, hiçbir başarı şansı olmadığını söylediklerinin unutulduğunu kaydeden Pandor, şimdi ise dava hakkında ve İsrail’in kararları uygulaması gerektiği hakkında konuştuklarını ifade etti.

“Güney Afrika ahlaki ve doğru bir mesele için uğraşıyor”

Pandor, bunun nedeninin İsrail’in dünyaya bir tehdit oluşturduğunu görmeleri olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Tepkiler konusunda maalesef ABD’de bazı siyasiler Güney Afrika’ya karşı çok olumsuz bir pozisyon aldı. Bildiğiniz gibi ABD çok güçlü bir ekonomiye sahip ve hepimiz onlarla ticaret yapıyoruz. Ülkemdeki yatırıma ve istihdama da bu, tehdit oluşturuyor. Bu nedenle lobiye devam etmeliyiz. Güney Afrika çok ahlaki ve doğru bir mesele hakkında küresel olarak uğraşırken ABD halkının Güney Afrika’ya karşı hareket etmesi tamamen yanlış.”

UAD’deki davaya ilişkin herhangi bir ülkeden baskı görüp görmediğine ilişkin Pandor, “Hakkımız var, biz egemen bir ulusuz. Davamızı yürütme hakkımız var. Birçok ülkenin Güney Afrika’nın Filistin’e desteğiyle hemfikir olmadığını biliyoruz ancak bizim her zaman yaptığımız bir şey ve Filistin halkına arkamızı dönemeyeceğiz.” dedi.

Pandor, İsrail’in UAD’nin kararlarına dair yanıtına ilişkin, “Başvurmadılar. Hepimiz biliyoruz ki Netahyahu UAD’nin kararlarını reddetti ve bu şaşırtıcı değil. Apartheid ile aynı şeyi yaşadık. BM organlarınca uluslararası kararlar alındığında apartheid devlet ‘hayır’ diyecek. Bunda apartheid devlet ile İsrail hükümeti arasında benzer bir uygulama ve yaklaşım görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin UAD’deki davaya desteğine ilişkin Pandor, “Türkiye, başından itibaren Güney Afrika’nın attığı adımları takdir ettiğini söyledi ve bizimle her zaman iletişim halindeydi.” şeklinde konuştu.

Pandor, davanın değeri görüldüğünde ve daha detaylı süreçte bölgeden daha fazla ülkenin Güney Afrika’ya katılacağını umduklarını belirterek, “Mahkemeden hala tarih için bekliyoruz. Bu sürede kim Filistin’in gerçekten dostu, anlayacağız.” dedi.

“Gazetecilerin öldürülmesi beni tiksindiriyor”

Pandor, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında hayatını kaybeden gazetecilere ilişkin ise şunları söyledi:

“Yaşanan trajediden dolayı kalbim acıyor ve özellikle de gazetecilerin özgürce faaliyet gösterememesi, korkunç tehlikelere maruz kalması ve birçoğunun öldürülmesi beni kesinlikle tiksindiriyor. Sık sık basın özgürlüğünden bahseden gazeteci örgütleri de dahil olmak üzere dünyanın büyük bir kısmı sessiz. Bu yüzden yaşananlar karşısında tiksinti duyuyorum. Tüm medya çalışanlarının ve hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum.”

Batı ülkelerinin Gazze’de yaşananlara sessiz kalmasına yönelik soruyu yanıtlayan Pandor, “Bu, sık sık bahsettiğimiz bir sorunu yansıtıyor: İnsanları farklı olarak görmemiz. Eğer siyahsanız, daha az insansınız. Eğer Arapsanız, daha az insansınız. Eğer Avrupalıysanız, çok insansınız. ve bu yüzden korunmanız gerekir. Dünya bu şekilde görülüyor. Bence bunu değiştirmemiz gerekiyor. ve biz güneydekiler, bunun değişmesi için mücadele etmeliyiz. Bence kendi gücümüzü ele geçirmeli ve dünyanın yeni ve çok farklı bir versiyonunu yansıtmaya başlamalıyız.” ifadelerini kullandı.

AA’nın ADF’de bulunan standını ziyaret eden Pandor, kurumun “Kanıt” kitabını inceleyerek bilgi aldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/guney-afrika-disisleri-bakani-israile-karsi-olumsuz-pozisyon-alan-abdli-siyasetciler-var/feed/ 0
UAD’deki İsrail-Filistin dava süreci ve Türkiye’nin rolü https://www.akittvhaber.com.tr/uaddeki-israil-filistin-dava-sureci-ve-turkiyenin-rolu/ https://www.akittvhaber.com.tr/uaddeki-israil-filistin-dava-sureci-ve-turkiyenin-rolu/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:03:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5922

İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Musab Şahin, İsrail’in Filistin işgaline ilişkin UAD’de devam eden davanın güncel durumunu ve Türkiye ile birlikte 52 ülkenin yapacağı sunumların önemini AA analiz için kaleme aldı.

***

Yakın dönemde Güney Afrika, İsrail aleyhine Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin hükümlerine dayanarak Uluslararası Adalet Divanına (UAD) başvuruda bulundu. 29 Aralık 2023 tarihinde yapılan bu başvurudan kısa bir süre sonra, talep edilen geçici tedbirlere ilişkin duruşmalar ivedilikle yapıldı. Hemen birkaç hafta içinde de UAD tarafından geçici tedbir niteliğindeki kararlar açıklandı. Bununla birlikte dosya nihai olarak kapanmış değil. Geçici tedbirlerin dışında davanın esas konusuna ilişkin duruşmalar ilerleyen dönemde yapılacak. İsrail’in fiillerinin soykırım kapsamında kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin yargılama sürecinin yakında başlaması bekleniyor. Nihai olarak soykırımın varlığına ilişkin kararın ise uzun bir sürece yayılacak duruşmalardan sonra çıkması muhtemel. Bahsedilen gelişmelere bağlı olarak gündem bu dava ile meşgul oluyor.

UAD nezdinde İsrail’in taraf olduğu bir başka dosya daha mevcut. Bu dosya, Güney Afrika tarafından açılan ve İsrail’in 7 Ekim sonrasında Gazze’de yürüttüğü askeri harekatın soykırım niteliğinde olduğu iddiasını taşıyan davadan konu itibarıyla farklılık gösteriyor. UAD, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun talebine uygun olarak Kudüs’ün durumu ve İsrail’in, Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme hakkını ihlalinin ve işgalinin hukuki sonuçları üzerine bir danışma görüşü yayımlayacak. Bu kapsamda 19 ve 26 Şubat 2024 tarihleri arasındaki duruşmalarda 52 devlet ve 3 uluslararası kuruluş sözlü beyan sunacak. Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı ihtiyati tedbir talepli ve soykırım konulu davanın aksine hiçbir ülke danışma görüşü talebine öncülük etmiyor.

BM Genel Kurulunun danışma görüşü talebi

BM Genel Kurulunun 30 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında “Doğu Kudüs Dahil Olmak Üzere İşgal Altındaki Filistin Topraklarında Filistin Halkının İnsan Haklarını Etkileyen İsrail Uygulamaları” isimli bir karar alınarak UAD’den Doğu Kudüs’ün durumu ve İsrail’in işgalinin doğurduğu hukuki sonuçların tespit edilmesine yönelik danışma görüşü talep edildi. Mevzuata uygun olarak, söz konusu talep akabinde UAD, ilk olarak İsrail’in Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal etmeye devam etmesi gibi hususların hukuki sonuçlarına ilişkin görüşünü açıklayacak. Divan, İsrail’in kutsal şehir Kudüs’ün nüfus yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tedbirler de dahil olmak üzere 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Filistin topraklarını uzun süreli işgal ve ilhak etmesi ve ayrımcı mevzuatı benimsemesi hususlarında da görüş beyan edecek. Danışma görüşü ayrıca İsrail’in politika ve uygulamalarının işgalin hukuki statüsüne etkileri ve oluşan fiili durumun diğer devletler ve Birleşmiş Milletler (BM) için doğurduğu hukuki sonuçlara yönelik değerlendirmeler de içerecek.

-Türkiye de sürece müdahil oldu

Mahkemenin 3 Şubat 2023 tarihli kararı ile yazılı beyanların sunulması için 25 Temmuz 2023 tarihine kadar süre verildi. Bu süre içerisinde mahkemeye devletlerden ve yetkilendirilen uluslararası kuruluşlardan 55 yazılı beyan sunuldu. Ayrıca istisnai olarak 2 ülkenin beyanlarını geç iletmesine izin verildi. Böylece dosyaya 57 yazılı beyanın sunulduğu görülüyor ki bu katılım açısından oldukça yüksek bir rakam. Türkiye de dosyaya müdahil olmuş vaziyette. Üstelik dosyaya yazılı beyanda bulunan ilk ülke. Türkiye’den sonra diğer devletler ve kuruluşlardan da yazılı beyanlar dosyaya sunuldu. Ayrıca son aşamada, sunulan beyanlara ilişkin diğer bazı devletler de beyanda bulundu. Bununla birlikte yazılı beyanlar henüz kamuya açık değil. Bu sebeple beyanların içeriği hakkında değerlendirme yapmak mümkün gözükmüyor. Usule uygun olarak, yazılı beyanların sözlü beyanların sunulması aşamasında veya sonrasında kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Yazılı beyanların bitmesiyle birlikte sözlü beyanlara ilişkin takvim geçen günlerde açıklandı. Bu takvime göre, 19 ve 26 Şubat 2024 tarihleri arasında onlarca devlet heyeti ve 3 uluslararası kuruluş temsilcisi BM Genel Kurulunun danışma görüşü talebine ilişkin sözlü beyanlarda bulunacak. Türkiye’den katılan heyet de 26 Şubat 2024 tarihinde kendilerine ayrılan yarım saatlik süre içinde sözlü beyanlarını sunacak.

Muhtemel gelişmeler ve sürecin önemi

Duruşmalarda Türkiye Dışişleri Bakanlığına bağlı heyetin genel olarak 1967 tarihinden itibaren İsrail’in eylemlerinin uluslararası hukuku ihlal eden boyutunu ön plana çıkarması bekleniyor. Bir başka tabirle heyet, dahil olduğu dosya kapsamında İsrail’in geçmişe dönük olarak 56 yıllık insan hakları ihlallerini gündeme taşıyacak. Bu kapsamda Kudüs ve Batı Şeria bölgesindeki ihlaller ön plana çıkarılacak. Gazze’de yaşanan olaylar ayrı bir davanın konusu olduğu için gündeme doğrudan gelmesi beklenmiyor. Bu yöndeki sözlü beyanlara, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşların verilerinin eşlik etmesi muhtemel. 2004 senesinde UAD benzer bir talep neticesinde yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in işgal ettiği topraklarda duvar inşasını uluslararası hukuka aykırı bulmuştu. Buna benzer şekilde, aynı gerekçelerle sözlü beyanlardan sonra yine İsrail aleyhine bir danışma görüşünün yayımlanması bekleniyor. UAD tarafından verilecek danışma görüşü bağlayıcı nitelikte değil. Bununla birlikte, dosyanın soykırım davasıyla eş zamanlı ilerlemesi önemli. Ayrıca danışma görüşünün alelade bir mahkeme tarafından değil, BM yargı organı tarafından verileceği de hatırlanmalı. Bu durum danışma görüşünün değerini artıracaktır. Bu sebeple istişari nitelikteki bir kararın dahi hukuki ve siyasi olarak değer taşıması muhtemel. Ayrıca İsrail’in onlarca yılı aşan insan hakları pratiği karnesinin ilk defa bu kadar devletin katılımıyla değerlendirmeye açılması da önem taşıyor.

[Dr. Abdullah Musab Şahin İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/uaddeki-israil-filistin-dava-sureci-ve-turkiyenin-rolu/feed/ 0