Türkiye – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:22:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Ege Denizi’nde Deprem Riski Yok https://www.akittvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ https://www.akittvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:22:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki sismik hareketliliğe ilişkin “İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.” dedi.

İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.

Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.

Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”

Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/feed/ 0
‘Türkiye’nin en seksi kadını’ seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/#respond Fri, 10 Jan 2025 19:33:08 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ Ünlü şarkıcı Zeynep Bastık geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen bir ankette ” Türkiye‘nin en seksi kadını” seçildi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ

31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
hatay escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
antakya escort,
antakya escort,
bursa escort,
görükle escort,
bursa escort,
bursa escort,
hatay escort,
diyarbakır escort,
diyarbakır escort,
diyarbakır escort,
elazığ escort,
elazığ escort,
elazığ escort,
arsuz escort,
arsuz escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
malatya escort,
malatya escort,
eskişehir escort,
eskişehir escort,
manisa escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
ısparta escort,
ankara escort,
ankara escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
seks hikayeleri,
erotik hikayeleri,
erotik seks hikayeleri,
sakarya escort,
sakarya escort,
sakarya escort,
van escort,
van escort,
mersin escort,
mersin escort,
istanbul escort,
izmir escort,
izmir escort,
samsun escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
erzurum escort,
erzurum escort,
malatya escort,
alanya escort,
rent a car chisinau,
Chirie Auto Chisinau,
chirie auto chisinau
chirie auto,
porno izle,
porno,
porno izle,
turk porno,
sikis izle,
porna,
xhamster,
rus porno,
anal porno,
porno seyret,
türk porno,
amatör porno,
liseli porno,
hd porno,
sarışın porno,
mobil porno,
xnxx porno,
Eskişehir escort,
izmir escort,
erzurum escort,
erzurum escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
iskenderun escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
bursa escort,
antalya escort,
sivas escort,
denizli escort,
denizli escort bayan,
]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/feed/ 0
KAGİDER’den 2 Bin Fidan https://www.akittvhaber.com.tr/kagiderden-2-bin-fidan/ https://www.akittvhaber.com.tr/kagiderden-2-bin-fidan/#respond Thu, 26 Dec 2024 12:52:07 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kagiderden-2-bin-fidan/ TürkiyeKadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 2 bin fidan dikti.

KAGİDER’den yapılan açıklamaya göre, kadın girişimciliği ve toplumsal kalkınmayı destekleyen dernek, doğayla bağını güçlendirecek ve sürdürülebilirliği destekleyecek yeni bir projeyi hayata geçirdi.

Ege Orman Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen projeyle Gebze’de 2 bin fidan dikildi. Oluşturulan “KAGİDER Ormanı” ile hem çevresel hem de toplumsal miras bırakılması hedefleniyor.

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, dernek olarak 22. yıllarını kutladıkları bu dönemde sürdürülebilirlik yolculuklarında bir adım daha ileriye gitmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Yakın zamanda yayımladıkları “Sürdürülebilirlik Raporu”nun, bu vizyonun somut göstergesi olduğunu aktaran Bezircioğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Raporumuzla Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 9’una doğrudan katkı sağladığımızı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu katkıları hem doğaya hem de geleceğin kadın liderlerine karşı sorumluluk ve borç olarak görüyoruz. Doğanın kalbinde bir araya gelerek KAGİDER Ormanı’na yeni fidanlar dikmek, bizler için yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda sürdürülebilir geleceğe olan inancımızın güçlü bir ifadesidir. Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine koyuyoruz. Biliyoruz ki sürdürülebilir bir dünya, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almasıyla mümkün olabilir.”

Bezircioğlu, kadın girişimciliğini desteklerken yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal kalkınmayı, eşitliği ve yaşanabilir bir geleceği de şekillendirdiklerini vurgulayarak, bugün diktikleri her bir fidanın, geleceğe bıraktıkları kalıcı bir iz olduğunu söyledi.

Ege Orman Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Bilgili de işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, KAGİDER’e katkılarından dolayı teşekkür etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kagiderden-2-bin-fidan/feed/ 0
Türkiye, Alpagut Dünya Kupası’nda Şampiyon Oldu https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-alpagut-dunya-kupasinda-sampiyon-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-alpagut-dunya-kupasinda-sampiyon-oldu/#respond Thu, 19 Dec 2024 10:08:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-alpagut-dunya-kupasinda-sampiyon-oldu/ – Alpagut Turan Savaş Sanatı Dünya Kupası’nda Türkiye 159 madalya kazandı

Şampiyon Türkiye, Gürcistan’dan galip döndü

BURSA – Gürcistan’da düzenlenen Alpagut Turan Savaş Sanatı Dünya Kupası’nda Türk sporcular, 159 madalya ile yurda döndü. En çok madalya alan Türkiye, turnuvanın galibi oldu.

Gürcistan’ın Kutaisi kentinde düzenlenen Alpagut Turan Savaş Sanatı Dünya Kupası’na, Türkiye’nin de içinde bulunduğu 15 ülke katıldı. Türkiye’den katılan 112 sporcu, 5 sistemin tamamında mücadele ederek 73 altın, 49 gümüş ve 37 bronz olmak üzere toplam 159 madalya kazanarak turnuvayı 1. olarak tamamladı.

“Alpagut dövüş sporlarının aslen Türklere ait olduğunu kanıtlamıştır”

Bilinen uzak doğu dövüş sporlarının Türkler tarafından geliştirildiğini kaydeden Türkiye Alpagut Federasyonu Genel Başkanı Metin Karadeniz, “Alpagut Azerbaycan’da kurulan Türk savaş sanatıdır. Tarihçesi 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Türkçenin ilk ansiklopedisi olarak kabul edilen Divan-ı Lügat-ı Türk’ten çıkartılmış. Terminolojisi Türkçe ve Göktürkçe’den sportif sahaya entegre edilmiş bir Türk dövüş sanatıdır. Bütün savaş sanatları birbirlerine benzer ama Alpagut’un asıl amacı dövüş sporlarının aslen Türklere ait olduğunu kanıtlamaktan ibaret. Bizim diğer milletlere ait olduğunu zannettiğimiz diğer sistemler aslında savaşçı bir toplum olan Türklerden alındığını Alpagut ispatlamış” şeklinde konuştu.

Şampiyon Türkiye oldu

Turnuvada galip gelmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Karadeniz, ” Bursa’da Sabakido Spor Kulübü olarak Gürcistan’da gerçekleşen Dünya Şampiyonası’na 8 sporcumuzla katıldık. 7 sporcumuz şampiyonada derece elde etti. 10 madalya ile döndük. Türkiye genelinde 112 sporcu ile katıldık. Türkiye Milli Takımı olarak toplamda 159 madalya elde ettik. 73 altın, 49 gümüş, 37 tane de bronz olmak üzere Alpagut’un 5 branşında da mücadele ettik. Genel klasmanda 15 ülke arasında 1.’lik kupasını alarak şampiyonanın galibi olduk” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-alpagut-dunya-kupasinda-sampiyon-oldu/feed/ 0
ABD’nin “Türkiye ile SDG ateşkes için uzlaştı” açıklamasına MSB’den yalanlama https://www.akittvhaber.com.tr/abdnin-turkiye-ile-sdg-ateskes-icin-uzlasti-aciklamasina-msbden-yalanlama/ https://www.akittvhaber.com.tr/abdnin-turkiye-ile-sdg-ateskes-icin-uzlasti-aciklamasina-msbden-yalanlama/#respond Thu, 19 Dec 2024 10:08:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/abdnin-turkiye-ile-sdg-ateskes-icin-uzlasti-aciklamasina-msbden-yalanlama/ Amerika Birleşik DevletleriDışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, günlük basın toplantısında Türkiye ile terör örgütü PKK/YPG/SDG arasında ateşkes konusunda uzlaşı sağlandığını öne sürdü.

MSB KAYNAKLARINDAN YALANLAMA

Bu iddia sonrası bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “Türkiye olarak herhangi bir terör örgütü ile görüşmemiz söz konusu değildir. Yapılan açıklamayla ilgili bir dil sürçmesi olduğunu düşünüyoruz” dedi.

ABD'nin 'Türkiye ile SDG ateşkes için uzlaştı' açıklamasına MSB'den yalanlama
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller

SURİYE’DEKİ RUS VARLIĞI

Bakanlık kaynakları, Suriye’deki Rus unsurlarının Libya’ya kaydırıldığına dair basında çıkan haberlere ilişkin, “Rusların Suriye’deki varlığıyla ilgili şuan için belirsizlik var. Ama bir Rus yetkilinin Suriye’deki yeni yönetimle görüştüklerine dair açıklamaları mevcut. Bazı Rus gemilerinin ve sistemlerinin Libya’ya götürüldüğüne ilişkin haberleri biz de yakından takip ediyoruz. Bunların kalıcı mı yoksa geçici olarak mı Libya’ya intikal ettiklerini zaman gösterecek” ifadelerine yer verdi.

FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON YAPILACAK MI?

Bakanlık kaynakları, TSK’nın veya SMO’nun Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG’ye operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna dair haberle ilgili şunları söyledi: “Terör örgütünün sınırlarımıza ve Suriye’deki harekât bölgelerimize yönelik tehdit durumu devam etmektedir. PKK/YPG terör örgütü silah bırakana, içindeki yabancı savaşçılar Suriye’yi terk edene kadar terörle mücadele kapsamında hazırlıklarımız ve tedbirlerimiz devam edecektir. Suriye’deki yeni yönetim ve onun ordusu olan Suriye Milli Ordusu’nun Suriye halkı ile birlikte terör örgütü PKK/YPG tarafından işgal edilen bölgeleri kurtaracağına inanıyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abdnin-turkiye-ile-sdg-ateskes-icin-uzlasti-aciklamasina-msbden-yalanlama/feed/ 0
PKK/YPG ile Mücadele Sürecek https://www.akittvhaber.com.tr/pkk-ypg-ile-mucadele-surecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/pkk-ypg-ile-mucadele-surecek/#respond Thu, 19 Dec 2024 10:08:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/pkk-ypg-ile-mucadele-surecek/ Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, terör örgütünün, Türkiye sınırlarına ve Suriye’deki harekat bölgelerine yönelik tehdit durumunun devam ettiğini belirterek, “PKK/ YPG terör örgütü silah bırakana, içindeki yabancı savaşçılar Suriye’yi terk edene kadar terörle mücadele kapsamında hazırlıklarımız ve tedbirlerimiz devam edecektir.” ifadesini kullandı.

MSB kaynakları, Bakanlık’ta düzenlenen basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Suriye’deki son duruma ilişkin soruları yanıtlayan kaynaklar, Suriye’de artık yeni bir döneme girildiğini, Türkiye’nin en başından beri Suriye halkının yanında olduğunu ifade etti.

Kaynaklar, şöyle devam etti:

“Türkiye, rejimin ve savaşın zulmünden kaçan milyonlarca Suriyeliye kapısını açmıştır. Gelinen noktada, rejim muhalifleri kendi kaderlerini tayin etmişlerdir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Suriye halkının yanındadır. Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, güvenlik ve istikrarının sağlanması için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Ülkemizin ve Suriye’nin güvenliğine tehdit oluşturan terörist grupların sahada attıkları her adım takip edilmekte, önleyici ve yok edici tedbirler alınmaktadır. Bölgedeki terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün açıklaması

Bakanlık kaynakları, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, Türkiye ile terör örgütü PKK/YPG/SDG arasında ateşkes konusunda uzlaşı sağlandığına dair açıklamasına ilişkin, “Türkiye olarak herhangi bir terör örgütü ile görüşmemiz söz konusu değildir. Yapılan açıklamayla ilgili bir dil sürçmesi olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Suriye’deki Rus varlığı

Bakanlık kaynakları, Suriye’deki Rus unsurlarının Libya’ya kaydırıldığına dair basında çıkan haberlere ilişkin şunları söyledi:

“Rusların Suriye’deki varlığıyla ilgili şu an için belirsizlik var. Ama bir Rus yetkilinin Suriye’deki yeni yönetimle görüştüklerine dair açıklamaları mevcut. Bazı Rus gemilerinin ve sistemlerinin Libya’ya götürüldüğüne ilişkin haberleri biz de yakından takip ediyoruz. Bunların kalıcı mı yoksa geçici olarak mı Libya’ya intikal ettiklerini zaman gösterecek.”

Fırat’ın doğusundaki son durum

Türk Silahlı Kuvvetlerinin veya Suriye Milli Ordusunun (SMO) Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG terör örgütüne operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna dair iddialara ilgili şunları söyledi:

“Terör örgütünün sınırlarımıza ve Suriye’deki harekat bölgelerimize yönelik tehdit durumu devam etmektedir. PKK/YPG terör örgütü silah bırakana, içindeki yabancı savaşçılar Suriye’yi terk edene kadar terörle mücadele kapsamında hazırlıklarımız ve tedbirlerimiz devam edecektir. Suriye’deki yeni yönetim ve onun ordusu olan Suriye Milli Ordusunun Suriye halkı ile terör örgütü PKK/YPG tarafından işgal edilen bölgeleri kurtaracağına inanıyoruz.”

ABD ile GKRY anlaşması

Bakanlık kaynakları, ABD’nin Akdeniz’de yapacağı tatbikatlara Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) de dahil edeceğine dair sorular üzerine şu bilgileri verdi:

“ABD daha önce Ada’da var olan hassas dengeyi bozacak şekilde GKRY’ye silah ambargosunu kaldırmıştı. Şimdi de savunma işbirliği planlaması yaptılar. Biz bu gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. KKTC’nin güvenliği için her türlü tedbiri aldık ve almaya devam ediyoruz. Kıbrıs Türk’ünün güvenliğini ve haklarını her ne pahasına olursa olsun korumak korusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.”

ABD’nin Suriye’de hala DEAŞ’ı gerekçe göstererek terör örgütü PKK/YPG’yi desteklemesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan kaynaklar, şunları kaydetti:

“Biz uzun yıllardır ABD’ye aynı şeyleri söylüyoruz. DEAŞ terör örgütü ile mücadele konusunda ortak mücadele için kendi kuvvetlerimizi tahsis edebileceğimizi ifade ediyoruz. Ama şu ana kadar bu konuda duymazlıktan geldiler. Sayın Bakan’ımızın da ifade ettikleri gibi son yıllarda DEAŞ terör örgütünün Suriye’de bir saldırısı veya faaliyeti ne görüldü ne de duyuldu. ABD’nin terör örgütü DEAŞ ile mücadele söylemlerini, bir diğer terör örgütü olan PKK/YPG ile işbirliğini sürdürebilmenin bir kılıfı olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ABD’nin de pozisyonunu tekrar değerlendirmesini bekliyoruz.”

(Bitti)

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/pkk-ypg-ile-mucadele-surecek/feed/ 0
Başkan Kul Almanya’da Türkiye’yi Temsil Etti https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-kul-almanyada-turkiyeyi-temsil-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-kul-almanyada-turkiyeyi-temsil-etti/#respond Thu, 19 Dec 2024 10:08:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-kul-almanyada-turkiyeyi-temsil-etti/ Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe- Almanya’da düzenlenen uluslararası toplantıda, Türkiye’yi yerel yönetim yetkilisi olarak temsil etti.

Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Avrupa’da yerel ve bölgesel yönetimlerin temsilcilerinin, sorunlarını tartıştıkları, deneyimlerini paylaştıkları ve görüşlerini hükümetlere ifade edebildikleri Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) toplantısı Almanya’nın Karlsruhe kentinde yapıldı.

Türkiye’yi Almanya’da Türk heyeti ile birlikte temsil eden Terme Belediye Başkanı Kul, 2 gün süren kongrede delegasyon üyeleri, Karlsruhe Belediye Başkanı Dr. Frank Mentrup ve CEMR Genel Sekreteri Fabrizio Rossi ile bir araya geldi.

47 üye devletten, 150 binin üzerinde yerel ve bölgesel yönetimi temsil eden Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi toplantısında ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlendi. Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve TBB temsilcileri yer aldı.

Ukrayna’da erkek belediye başkanlarının savaşta olmasından dolayı toplantıya Ukrayna’yı temsilen sadece kadın belediye başkanları katıldı.

Belediye Başkan Kul, yaptığı konuşmada, “Daha iyi bir dünya için insanlık için barış için adalet ve vicdan olmazsa olmazdır. Hiçbir acının dili, dini, ırkı olmadığını bilmek zorundayız. Ukrayna’nın yaşamış olduğu zulme karşı tam desteğiz. Rusya’nın yapmış olduğu zulme karşı çıkıyoruz. Ama lütfen bizim her birimizin çocukları var. Her bir anne evladının acısını yaşıyor. Onların gözyaşında farklılık yok. Ukrayna’ya destek olduğumuz gibi İsrail’in zulmüne karşı Filistin’e de destek olmak gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Konuşmalar ve sunumların ardından, belediye başkanları karşılıklı fikir alışverişinde bulundu. Kurulda son derece önemli konuların değerlendirildiğini belirten Kul, 2 günlük süreçte tüm delegasyonu en iyi şekilde ağırlayan CEMR yetkililerine teşekkür etti.

Karlsruhe kentinde düzenlenen toplantının ardından Almanya’da bir dizi ziyaret gerçekleştiren Başkan Kul, Alman-Türk Ticaret Birliği’nin (DTGB) Frankfurt’ta düzenlenen toplantısına katılarak burada önemli temaslarda bulundu. Kul, ayrıca Avrupalı İş Adamları Derneği(EUBA) Başkanı Halil Kaya ve BerlinTurizm Ateşesi Ahmet Alemdar ile bir araya geldi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-kul-almanyada-turkiyeyi-temsil-etti/feed/ 0
TİKA, Pakistan’daki Basın Kulübü’nü Yeniledi https://www.akittvhaber.com.tr/tika-pakistandaki-basin-kulubunu-yeniledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/tika-pakistandaki-basin-kulubunu-yeniledi/#respond Thu, 19 Dec 2024 10:08:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/tika-pakistandaki-basin-kulubunu-yeniledi/ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) Pakistan’da yenilenen İslamabad Ulusal Basın Kulübü konferans salonu törenle açıldı.

TİKA’nın yenileme çalışmalarını tamamlayarak modern bir altyapıya kavuşturduğu Ulusal Basın Kulübü konferans salonunun açılışına Türkiye’nin İslamabad Büyükelçisi İrfan Neziroğlu, TİKA Doğu ve Güney Asya, Pasifik ve Latin Amerika Daire Başkanı Dursun Ali Yaşacan, TİKA İslamabad Koordinatörü Muhsin Balcı, İslamabad Basın Kulübü Başkanı ve basın mensupları katıldı. Törende konuşan Büyükelçi Neziroğlu, Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu vurgulayarak, TİKA’nın 2010 yılından bu yana 700’den fazla proje ve faaliyet gerçekleştirdiğini belirtti. Neziroğlu, bu iş birliğinin iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin pekişmesine ve medya alanındaki iş birliklerinin gelişmesine büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

İslamabad Ulusal Basın Kulübü

Pakistan’ın en büyük basın meslek birliği olan İslamabad Ulusal Basın Kulübü’ne yerel ve uluslararası medya kuruluşlarında görev yapan yaklaşık 3 bin 500 medya mensubu üye. Başbakan ve bakanlar gibi üst düzey kamu görevlilerinin basın toplantılarına da ev sahipliği yapan kulüp, aynı zamanda üyelerinin mesleki gelişimlerini desteklemek için çeşitli etkinlikler düzenliyor. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tika-pakistandaki-basin-kulubunu-yeniledi/feed/ 0
Türkiye ve İtalya’nın bilimsel iş birliğine odaklanan 2024 İtalyan Uzay Günü yapıldı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-italyanin-bilimsel-is-birligine-odaklanan-2024-italyan-uzay-gunu-yapildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-italyanin-bilimsel-is-birligine-odaklanan-2024-italyan-uzay-gunu-yapildi/#respond Fri, 13 Dec 2024 14:04:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-italyanin-bilimsel-is-birligine-odaklanan-2024-italyan-uzay-gunu-yapildi/

İTALYA’nın Ankara Büyükelçiliği, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından üniversitedeki Tarihi Hamam’da 2024 İtalyan Uzay Günü etkinliği yapıldı. ‘The Italian Spaceway’ temasıyla yapılan etkinlikte uzay inovasyonu ve İtalya- Türkiye bilimsel iş birliğine odaklanıldı. Aynı zamanda içerisinde 40 panel olan İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ isimli sergi de açıldı.

İtalya’nın uzay sektöründeki merkezi rolünü kutlamak ve ileri teknolojilere, dünya gözlemine dikkat çekmek amacıyla yapılan etkinlikte, İtalyan ve Türk uzmanlar arasında bilimsel diyaloğu teşvik ederek gelecekteki iş birliklerine kapı aralayacak görüşmeler gerçekleştirildi. Ayrıca, genç öğrenciler ve katılımcılar bilim ve uzay konularında interaktif bir şekilde eğitim aldı. Uzay biliminin sürdürülebilir kalkınma ve çevresel kaynakların yönetimi üzerindeki önemi vurgulandı.

Programın sabah oturumu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ve İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi’nin resmi açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Dr. Murat Turhan, uluslararası iş birliğinin bilimdeki rolüne dair bir konuşma yaptı. Daha sonra, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi Direktörü Salvatore Schirmo, konuşmacıları tanıttı. Plenyer oturumda, Avrupa Uzay Ajansı’ndan (ESA) Prof. Paolo Cipollini, ESA/ Copernicus programı çerçevesindeki dünya gözlem görevlerini anlattı. YTÜ’den Prof. Murat Hüdaverdi ise uzay kirliliği konusunu ele aldı.

Ardından, İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ sergisinin açılışı yapıldı. Sergi, ESA görevlerine, Leonardo, ThalesAlenia, Telespazio ve e-GEOS gibi şirketler tarafından geliştirilen ileri teknolojilere, İtalyan üniversitelerinin uzay araştırmalarındaki rollerine odaklanan 40 panelden oluşuyor. Ayrıca, CIRA ve İtalyan Uzay Ajansı (ASI) gibi kurumlarla iş birlikleri ve AVIO gibi şirketlerin uzay itki sistemlerindeki çalışmaları ele alındı. Özel bir bölüm, Franco Achilli’nin sanatsal yönetimiyle uzay temasına yaratıcı bir yorum sunarak sanat ve uzayı bir araya getirdi.

Etkinlik sırasında, YTU Astrofizik Laboratuvarı tarafından düzenlenen uygulamalı gösteriler içeren interaktif bir bölüm de yer aldı.

MARRAPODİ: İTALYA VE TÜRKİYE ARASINDA OLDUĞU GİBİ İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK BİR VİZYON GEREKTİRMEKTEDİR

Programda konuşan İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, “İtalya, sektördeki şirketlerinin ve bilim adamlarının yetkinliği sayesinde uzay araştırmaları alanında lider bir aktördür. İtalya, Aralık 1964’te ABD ve SSCB’den sonra uzaya uydu gönderen üçüncü ülke olmuştur. Bu başarıyı hatırlamak için bugünlerde kutladığımız Ulusal Uzay Günü oluşturulmuştur. Uzayda ilerleme, İtalya ve Türkiye arasında olduğu gibi iş birliği ve ortak bir vizyon gerektirmektedir. Örneğin, İtalyan astronot Walter Villadei ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın bu yılın başlarında Axiom 3 Görevi sırasında Uluslararası Uzay İstasyonuna birlikte ulaştı” ifadelerini kullandı.

PROF. DR. DEBİK: TÜRKİYE’NİN UZAY ÇALIŞMALARI KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE DAYANIYOR

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise “Türkiye’nin uzay çalışmalarına olan ilgisi, köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Ali Kuşçu ve Lagari Hasan Çelebi gibi isimlerle başlayan bilim serüvenimiz, günümüzde TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Ülkemizin kendi uydularını uzaya göndermesi, bu alandaki yetkinliğimizin önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin Milli Uzay Misyonu kapsamında ilk Türk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 deney gerçekleştirdi. Bu deneylerden ikisi, Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacılarımızın yürütücülüğünde tasarlandı. Alper Gezeravcı, uzay ortamında deneylerin nasıl yapılacağı konusunda üniversitemizde detaylı bir hazırlık sürecinden geçti. Öğretim üyemiz Prof. Dr. Didem Özçimen tarafından yürütülen ilk deney, ‘Uzay Koşullarında Antarktika ve Ilıman Mikroalg Yetiştiriciliğinin Karşılaştırmalı Bir Çalışması’ üzerineydi. Bu çalışma, kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik literatürde bir ilk niteliği taşımaktadır” dedi.

‘SERGİ AKADEMİ VE SANAYİ İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİNİ VURGULUYOR’

Prof. D. Debik, konuşmasına şöyle devam etti:

“İtalyan bilim insanlarıyla, sadece yeryüzünde değil, uzayda da gerçekleştireceğimiz iş birliklerinden büyük mutluluk duyarız. Üniversitemizin astrofizik alanında çalışan değerli fizikçileri, bugüne kadar 6 bilimsel çalışmayı projeye ve makaleye dönüştürerek önemli başarılara imza attılar. Bu çalışmalar, artan bir hızla devam ediyor. İtalya Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlik kapsamında, İtalya’nın uzay sektöründeki başarılarını anlatan sergiyi de katılımcıların beğenisine sunuyoruz. Bu sergi, akademi ve sanayi iş birliğinin önemini vurgularken, teknolojik yeniliklere yapılan bilimsel katkıları da gözler önüne seriyor. Etkinliğimizin partnerleri arasında Milano ve Torino Politeknik Üniversiteleri, Padua Üniversitesi ve Erasmus iş birliği çerçevesinde sıkı bağlarımızın olduğu Bologna Üniversitesi de yer alıyor.”

Program, katılımcıların fikir ve deneyimlerini paylaşabilecekleri, üniversitenin ikram edeceği kahve ve çay eşliğinde bir networking oturumu ile sona erdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-italyanin-bilimsel-is-birligine-odaklanan-2024-italyan-uzay-gunu-yapildi/feed/ 0
Isparta şehitlerine veda! Şehit Hava Astsubay Çavuş Taha Nergiz’in babasının sözleri yürek yaktı: Susun Taha uyuyor! https://www.akittvhaber.com.tr/isparta-sehitlerine-veda-sehit-hava-astsubay-cavus-taha-nergizin-babasinin-sozleri-yurek-yakti-susun-taha-uyuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/isparta-sehitlerine-veda-sehit-hava-astsubay-cavus-taha-nergizin-babasinin-sozleri-yurek-yakti-susun-taha-uyuyor/#respond Tue, 10 Dec 2024 14:10:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/isparta-sehitlerine-veda-sehit-hava-astsubay-cavus-taha-nergizin-babasinin-sozleri-yurek-yakti-susun-taha-uyuyor/ Isparta’dan gelen haber, dün Türkiye’nin yüreğini yaktı. Eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan askeri helikopterin düşmesi sonucu 6 askerimiz şehadete ulaştı. Acı haber, şehitlerimizin baba ocağına ulaşırken kahramanların evlerine Türk bayrakları asıldı.

Isparta’da helikopter kazasında şehit olan Isparta Kara Havacılık Okul Komutanı Tuğgeneral İsa Baydilli’nin cenazesi, memleketi Kayseri’ye getirildi.

TUĞGENERAL BAYDİLLİ YARIN TOPRAĞA VERİLECEK

Tuğgeneral Baydilli’nin cenazesi buradan da Kayseri Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Evli ve 2 çocuk babası Tuğgeneral İsa Baydilli, yarın öğle vakti Kalemkırdı Camisi’de kılınacak cenaze namazının ardından Kartal Şehitliği’nde toprağa verilecek.

Bu sabah ise düzenlenen törenle şehit olan Tuğgeneral İsa Baydilli (52), Astsubay Kıdemli Çavuş Hüseyin İpek (26), Teğmen Mustafa Atakan Dut (24), Teğmen Tunahan Dağlı (24), Teğmen Ceyhun Kalyoncu (25) ve Astsubay Çavuş Taha Nergiz’in (24) naaşları, Süleyman Demirel Havalimanı’nda düzenlenen törenle ailelerine teslim edilmek üzere memleketlerine uğurlandı.

ŞEHİT ASTSUBAY ÇAVUŞ TAHA NERGİZ’İN BABASI YÜREKLERİ YAKTI: SUSUN TAHA UYUYOR

Isparta’da şehit düşen Teknisyen Hava Astsubay Çavuş Taha Nergiz’in (24) cenazesi, Erzurum’a getirildi. Şehit Nergiz için karşılama töreni düzenlendi. Törene; Erzurum protokolü ile askeri ve mülki erkanın yanı sıra şehit askerin yakınları katıldı. Törende saygı duruşunda bulunulmasının ardından şehit askerin öz geçmişi okundu. Bu sırada şehit Nergiz’in yakınları, duygusal anlar yaşadı. Tören mangası tarafından omuzlara alınan şehit Hava Astsubay Taha Nergiz’in tabutu, cenaze aracına götürülürken babası Ahmet Nergiz, “Susun, Taha uyuyor” diye bağırdı. Cenaze aracına konulan cenaze, toprağa verilmek üzere kent merkezine 25 kilometre uzaklıktaki kırsal Güzelyurt Mahallesi’nde gönderildi.

Kara Havacılık Komutanlığı’ndaki eğitimini tamamladıktan sonra 5 Eylül 2023’te Kara Havacılık Komutanlığı’na bağlı 4’üncü Kara Havacılık Alayı’nda göreve başladığı öğrenildi.

Isparta’daki helikopter kazasında şehit olan Teknisyen Hava Astsubay Çavuş Taha Nergiz’in cenazesi, Yakutiye ilçesine bağlı kırsal Güzelyurt Mahallesi’ne toprağa verildi.

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI

Öte yandan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, şehit askerin babası Ahmet Nergiz’e taziye mesajı gönderdi. Müftü Rüstem Can’ın törende okuduğu mesajda Başkan Erdoğan, “Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru için yüksek bir vazife şuuruyla görevini ifa ettiği sırada şehit düşen kıymetli oğlunuz Taha Nergiz için Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bu acı haberin hepimizi derinden üzdüğünü belirtiyor, sizler başta olmak üzere merhum şehidimizin kederli aile bireylerine ve yakınlarına başsağlığı, sabır ve metanet diliyorum” dedi.

ŞEHİT TEĞMEN DUT’A BABASINDAN ASKER SELAMI

Helikopter kazasında şehit düşen Teğmen Mustafa Atakan Dut’un (24), cenazesi havayoluyla İzmir’e gönderildi. Şehidin annesi Kübra Dut, cenaze aracı kollarını uzatarak ‘Oğlum’ demesi yürekleri dağlarken, babası Ali Dut ise asker selam verdi. Ecem Nur Dut ise bir süre ağabeyinin Türk bayrağına sarılı tabutunu taşıyan cenaze aracıyla götürülürken peşinden koşması yüreklere işledi.

“VATAN SAĞ OLSUN DAHA BİZ ÇOK ASLAN YETİŞTİRİRİZ”

Şehidin cenazesi oluşturulan konvoy ile toprağa verilmek üzere memleketi Aydın’ın Germencik ilçesine götürüldü. Şehidin dayısı Serkan Nalbantoğlu, yeğeninin pilot olarak en büyük hayalini gerçekleştirdiğini söyledi. Nalbantoğlu, “5 yıl önce askere girdiğinde ‘Asker olacağım, teğmen olacağım, pilot olacağım’ demişti. Çok şükür hepsini başardı. Çok iyi niyetli, çok dürüsttü. Aslan gibiydi. Emellerine ulaştı ama devamını getiremedi. Vatan sağ olsun daha biz çok aslan yetiştiririz” dedi.

‘PİLOT OLACAĞIM’ DİYORDU VE OLDU’

Dedesi Bekir Nalbantoğlu ise “5 sene okudu. Harp okulunu bitirdi. ‘Pilot olacağım’ diyordu ve oldu. Helikopter için kursa gidecekti ama nasip olmadı. Vatan sağ olsun” diye konuştu.

ŞEHİT TEĞMEN DAĞLI’NIN CENAZESİ MEMLEKETİNE GÖNDERİLDİ

Helikopter kazasında şehadete eren Teğmen Tunahan Dağlı’nın cenazesi ise Amasya’nın Merzifon ilçesine gönderildi. Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutunu taşıyan askeri uçak, Amasya Merzifon Havalimanı’na indi.

Şehidin cenazesini, şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra Samsun Valisi Orhan Tavlı, Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Merzifon Kaymakamı Ahmet Karaaslan, Merzifon Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Halil Uğur Serin, Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı ile vatandaşlar karşıladı. Askerlerin omzunda cenaze aracına yüklenen şehidin naaşı, dua edilmesinin ardından Samsun’un Vezirköprü ilçesine gönderildi.

Şehit Teğmen Tunahan Dağlı’nın cenazesi, Vezirköprü ilçesi Köprülü Mehmet Paşa Camisi’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Esentepe Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

ŞEHİT TEĞMEN CEYHUN KALYONCU MEMLEKETİ RİZE’DE TOPRAĞA VERİLDİ

Isparta’da askeri helikopterin eğitim uçuşu sırasında düşmesi sonucu şehit olan 6 askerden Teğmen Ceyhun Kalyoncu’nun cenazesi, askeri uçakla Isparta’dan Rize’ye getirildi. Şehit Kalyoncu için Rize-Artvin Havalimanı’nda karşılaşama töreni düzenlendi. Törene şehidin yakınları ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Belediye Başkanı Rahmi Metin, Rize Milletvekili Muhammed Avcı, polis, askerler ve çok sayıda kişi katıldı. Askerler tarafından uçaktan alınan şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu, yapılan duaların ardından omuzlarda cenaze aracına taşındı. Şehit Kalyoncu’nun cenazesi, helallik alınması için Çayeli ilçesine uğurlandı. Şehit Kalyoncu, ikindi vakti kılınan namazın ardından Çayeli’nde toprağa verildi.

“ŞEHİDİN TERFİ ALDIĞI GÜN AİLESİYLE SON FOTOĞRAFI”

Helikopter kazasında şehit olan Teğmen Ceyhun Kalyoncu’nun 15 gün önce Isparta’da teğmenliğe terfi töreni yapıldı. Törene katılan Babası İbrahim, kardeşleri Sude (17),Muhammet Ali(11) ile çektiği son fotoğrafı SABAH buldu. Geriye ise şehidin yarım kalan terfi mutluluğundaki fotoğrafı kaldı.

ŞEHİT KIDEMLİ ÇAVUŞ HÜSEYİN İPEK’İN EŞİ BAHAR İPEK: SENSİZ NE YAPACAĞIM!

Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Hüseyin İpek’in eşi Bahar İpek, törende gözyaşlarına hakim olamadı.

2 YILLIK EVLİYDİ

Eşinin bayrağa sarılı tabutuna bakan Bahar İpek, “Ben senin sayende buralara geldim. Ben şimdi sensiz ne yapacağım? Bana hem baba hem eş oldun. Ben bu acıya nasıl dayanacağım” diyerek gözyaşı döktü. İki yıl önce evlenen İpek’i yakınları teselli etti.

Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Hüseyin İpek (26), memleketi Nevşehir’de son yolculuğuna uğurlandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/isparta-sehitlerine-veda-sehit-hava-astsubay-cavus-taha-nergizin-babasinin-sozleri-yurek-yakti-susun-taha-uyuyor/feed/ 0
Fenerbahçe, 2024-2025 Sezonunda Türkiye Kupası’na Katılmayacak https://www.akittvhaber.com.tr/fenerbahce-2024-2025-sezonunda-turkiye-kupasina-katilmayacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/fenerbahce-2024-2025-sezonunda-turkiye-kupasina-katilmayacak/#respond Fri, 06 Dec 2024 21:45:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/fenerbahce-2024-2025-sezonunda-turkiye-kupasina-katilmayacak/ Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Fenerbahçe’nin 2024-2025 sezonunda Ziraat Türkiye Kupası’na katılım sağlanmayacağını bildirdiğini açıkladı.

FENERBAHÇE, TÜRKİYE KUPASI’NDA YOK

Sarı-lacivertlilerin 29 Kasım 2024 tarihinde federasyona yaptığı bildirimde “2024/25 futbol sezonunda oynanacak Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarına katılım sağlanmayacağını bildiririz.” ifadeleri kullanıldı.

TFF söz konusu bildirimle ilgili federasyonun ilgili kurullarının gerekli değerlendirmeleri yapacağını duyurdu.

Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası'na katılmayacak

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/fenerbahce-2024-2025-sezonunda-turkiye-kupasina-katilmayacak/feed/ 0
Türk Kadınlarına Seçme ve Seçilme Hakkı: 90. Yıl Kutlaması https://www.akittvhaber.com.tr/turk-kadinlarina-secme-ve-secilme-hakki-90-yil-kutlamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turk-kadinlarina-secme-ve-secilme-hakki-90-yil-kutlamasi/#respond Thu, 05 Dec 2024 11:06:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turk-kadinlarina-secme-ve-secilme-hakki-90-yil-kutlamasi/

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yılını kutladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk kadınının, 1934’te yapılan anayasa değişikliğiyle seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. Türkiye, birçok ülkeden yıllar önce kadınlara seçme ve seçilme imkanını getirerek, o yıllar için dünyaya çağın çok ötesinde bir demokrasi dersi vermiştir. Toplumsal hayattaki güçlü varlığı ile daima öne çıkan kadınların, Türkiye’nin geleceğindeki rolünü daha fazla artırmak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turk-kadinlarina-secme-ve-secilme-hakki-90-yil-kutlamasi/feed/ 0
Kotler Awards Türkiye’de! Dünya çapında pazarlama liderleri bir araya geliyor https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/#respond Wed, 04 Dec 2024 09:52:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/ Türkiye, pazarlama dünyasında tarihi bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kotler Awards ve The World Marketing Summit 2024 yılında İstanbul’da gerçekleşecek.

“GENÇ VE DİNAMİK YAKLAŞIMLA TRENDLERE UYUM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Buz Ajans’ın sektördeki geçmişinden bahseden Gümrükcü, “Ayşenur Aydın Gümrükcü Buz Agency Ajans Başkanıyım. 2008 yılında kurulan ve klasik reklamcılık faaliyetleri ile hayata başlayan ajansımız, o zamandan bu yana büyüyerek ve genişleyerek sektörde kendine sağlam bir yer edindi. Ajansımız, markaların hedef kitlelerine yaratıcı ve etkileyici bir şekilde ulaşmalarını sağlamak için dijital pazarlama, içerik üretimi, sosyal medya yönetimi hizmetleri sunmakta, etkinlik ve organizasyon faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Özellikle genç ve dinamik bir yaklaşımla markaların günümüz trendlerine uyum sağlamalarına destek veriyoruz.”

“KOTLER AWARDS DÜNYA ÇAPINDA PRESTİJLİ BİR ÖDÜL TÖRENİ”

Buz Agency’nin 2024 itibarıyla Kotler Awards ve The World Marketing Summit organizasyonlarının Türkiye temsilcisi olması ile ilgili konuşan Ayşenur Aydın Gümrükcü, “Bu bizim için büyük bir gurur ve sorumluluk. Kotler Awards gibi dünya çapında prestijli bir ödül töreni ve The World Marketing Summit gibi küresel bir zirveyi Türkiye’ye getirerek, ülkemizi pazarlama dünyasında daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Bu etkinlikler sadece ulusal değil, küresel çapta pazarlama profesyonellerini buluşturacak.” dedi.

“ADINI MODERN PAZARLAMANIN KURUCUSU PHİLİP KOTLER’DEN ALIYOR”

Kotler Awards ve World Marketing Summit hakkında bilgiler veren Gümrükcü, “Kotler Awards, pazarlama dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olup, sektörde başarılı olmuş pazarlamacılara, markalara ve kampanyalara verilmektedir. Adını, modern pazarlamanın kurucusu olarak bilinen Philip Kotler’den alır.” İfadelerini kullandı.

“WORLD MARKETİNG SUMMIT 18 NİSAN 2024’TE GERÇEKLEŞECEK”

The World Marketing Summitzirvesi ile ilgili konuşan Gümrükcü, “World Marketing Summit (WMS) ise, dünya çapında pazarlama liderlerini, akademisyenleri ve iş dünyasını bir araya getiren bir etkinliktir. Etkinlikte pazarlamanın geleceği, sürdürülebilirlik, yenilikçi stratejiler ve dijital dönüşüm gibi konular ele alınır. Zirve, 18 Nisan 2025 tarihinde düzenlenecek bu etkinlikte yapay zeka, yeşil pazarlama, sürdürülebilirlik ve yeni nesil pazarlama çözümleri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ön planda olacak. Bu, Türkiye’deki pazarlama profesyonelleri için küresel bir sahnede yer alma fırsatı sunacak.” dedi

“22 FARKLI KATEGORİDE ÖDÜL VERİLECEK”

Ödül töreninde 22 farklı kategoride ödül verileceğini söyleyen Gümrükcü, “Öne çıkan kategorilerimizden bazıları; “Pazarlamada Mükemmellik/ Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, “Yılın En Başarılı Dijital Pazarlama Kampanyası”, “Yılın En Başarılı Sürdürülebilir Pazarlama Ödülü” , “Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri”, ”360 derece pazarlama kampanyası ödülü” ki bunda 9 ayrı sektörümüz olacak; bunlar inşaat, e ticaret, taşımacılık ve lojistik, moda ve tekstil, otomotiv, sağlık ve güzellik, fmcg, bankacılık, kozmetik, kuyumculuk” başlıklarından oluşuyor. Ayrıca, “Genç Kotler” ödülü ile de genç pazarlamacıları desteklemeyi amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

JÜRİLER KİM OLACAK?

Kotler Awards’ın, global ve ulusal çapta önemli isimlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirileceğini söyleyen Gümrükcü, “Prof. Philip Kotler’in onursal başkanlığında Sadia Kibria ( CEO, Kotler Awards), Prof. Dominique M. Hanssens (UCLA Anderson School of Management, ABD), Prof. Luiz Moutinho (Martech & Futurecast Guru, İngiltere), Özgül Özkan Yavuz (27. Dönem Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Türkiye), Prof. Jagdish Sheth (Emory Üniversitesi, ABD), Gabriele Carboni (CEO, Weeva, İtalya), Prof. Omar Usman (CEO, University of Automotive, Malezya), Prof. Mark Oliver Opresnik (CRO, Kotler Impact, Almanya), Dr. Linden Brown (Chairman, MarketCulture, Avustralya), Martha Rogers ( Don Peppers’ın Kurucu Ortağı), Prof. Christian Fairoli (CEO, ESD Dubai), Prof. Aung Tun Thet (Başkanlık Ekonomi Danışmanı, Myanmar), Elia Guardiola (CEO, Serendipa, İspanya),Prof. Dr. Elif Akagün Ercin (Ostim Teknik Üniversitesi, Türkiye), Doç. Dr. Edin Güçlü Sözer (İstanbul Okan Üniversitesi, Türkiye), Doç. Dr. Duygu Aydın Aslaner (İstanbul Kent Üniversitesi, Türkiye), Serdar Keskin (Kurucu, Future Experience Studio), Ömer Şengüler (Marka Stratejisti, Türkiye), Nuray Ergül (Workhaus Board Member, Türkiye), Doç. Dr. Gülşah Tolunay ( Yeditepe Üniversitesi, Türkiye), Fügen Toksü (Stratejik İletişim/Girişim/Sivil Toplum, Türkiye), Necdet Kara (Marka Konseyi Başkan Yardımcısı/Marka Danışmanı/Grafik Tasarımcı, Türkiye). Bu kadar çeşitli ve uzman bir jüri ekibiyle kazananları belirleyeceğimiz için oldukça heyecanlıyız.” dedi

“BAŞVURULAR 10 MART 2025’TE SONA ERECEK”

“Zirveye ve ödül törenine katılmak isteyenler ya da ödül başvurusunda bulunmak isteyenler detaylı bilgiye www.kotlerimpactturkiye.org adresinden ulaşabilirler. Başvuru süresi ise 10 Mart 2025 tarihinde sona erecek. Bu organizasyon, pazarlama dünyasına ilgi duyan herkes için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kotler-awards-turkiyede-dunya-capinda-pazarlama-liderleri-bir-araya-geliyor/feed/ 0
Bakan Kurum, Riyad’da Azerbaycanlı ve Moğolistanlı mevkidaşları ile görüştü https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kurum-riyadda-azerbaycanli-ve-mogolistanli-mevkidaslari-ile-gorustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kurum-riyadda-azerbaycanli-ve-mogolistanli-mevkidaslari-ile-gorustu/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:02:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kurum-riyadda-azerbaycanli-ve-mogolistanli-mevkidaslari-ile-gorustu/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Suudi Arabistan’da temaslarına devam ediyor. Bakan Kurum, BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin (COP16) Taraflar Konferansı’na katılmak için geldiği başkent Riyad’da Suudi Arabistan Belediye Kırsal İşleri ve İskan Bakanı Majed bin Abdullah al-Hogail, Azerbaycan Ekoloji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Muhtar Babayev ve Moğolistan Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Saldan Odontuya ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Bakan Kurum, ilk olarak Moğolistanlı mevkidaşı Odontuya ile görüştü. İki ülke arasındaki iş birliği projeleriyle ilgili görüş alışverişinin yapıldığı görüşmede Bakan Kurum, Moğolistan’ın 2026’da yapılacak COP17’ye ev sahipliğinin önemine değindi.

TÜRKİYE’NİN COP31 BAŞKAN ADAYLIĞI
Bakan Kurum, “İklim eylemini güçlendirmede köprü olma hüviyetine sahip ülkemiz, tüm ülkelerin adil teknoloji ve finans paylaşımına erişimi konusunda kararlı; kırılgan bölgelerin sürdürülebilir, kapsayıcı ve şeffaf bir şekilde desteklenmesini önemsemektedir. Bu çerçevede Türkiye gerek lojistik gerekse insan kaynağı olarak da COP31 için hazırdır” dedi.

“AZERBAYCAN İLE GÜÇLÜ ADIMLAR ATACAĞIMIZA İNANIYORUZ”
Bakan Kurum, daha sonra Azerbaycan Ekoloji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Babayev ile görüştü. Azerbaycan’ın geçen ay Bakü’de düzenlenen COP29 İklim Zirvesi’ndeki başarısını da tebrik eden Bakan Kurum, “COP16 ve COP29’da alınan kararların uygulanması noktasında birlikte çalışarak sürdürülebilir bir gelecek için güçlü adımlar atacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

EMLAK KONUT TECRÜBESİNİ SUUDİ ARABİSTAN’A TAŞIYACAK
Bakan Kurum, son görüşmesini Suudi Arabistan Belediye Kırsal İşleri ve İskan Bakanı Majed bin Abdullah al-Hogail ile gerçekleştirdi. Görüşmede, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (EKGYO) ile Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi (NHC) arasında mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşmayla stratejik bir adımın daha atıldığına vurgu yapan Bakan Kurum, Emlak Konut’un tecrübesini Suudi Arabistan’a taşıyacağına dikkat çekti. İki ülke arasındaki iş birliklerinin her geçen gün daha da ivme kazandığını belirten Bakan Kurum, “Bugün burada dostluğumuzun ve iş birliğimizin ne kadar derin ve güçlü olduğunu bir kez daha göstermiş bulunuyoruz. Attığımız her adım, yalnızca ülkelerimiz için değil, bölgemizin ve dünyanın geleceği için de önemli bir mesaj niteliğinde” dedi.

“TÜRKİYE, COP31 SÜRECİNE LİDERLİK ETMEYE HAZIR”
Türkiye’nin COP31 başkanlığına adaylığının bölge için de çok kıymetli olacağına işaret eden Bakan Kurum, “Cumhurbaşkanımızın da defalarca vurguladığı gibi Türkiye COP31 başkanlığı ve ev sahipliği için tüm hazırlıklarını tamamlamış, bu sürece liderlik etmeye hazırdır. Türkiye’nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yeşil dönüşüm için bir köprü oluşturma kapasitesi, yalnızca bir sözle değil, somut projelerle desteklenmiş bir vizyondur. Ülkemiz, teknoloji ve finansman
paylaşımı noktasında adaletin sağlanması ve kırılgan bölgelerin sürdürülebilir kalkınmasına destek verilmesi konularında kararlıdır. Bu doğrultuda ülkenizin de desteğiyle COP31’i ortak bir başarı hikayesi olarak hayata geçirmeyi arzuluyoruz” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kurum-riyadda-azerbaycanli-ve-mogolistanli-mevkidaslari-ile-gorustu/feed/ 0
Emine Erdoğan, Karadağ Cumhurbaşkanı’nın eşi Milena Milatoviç ile bir araya geldi https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-karadag-cumhurbaskaninin-esi-milena-milatovic-ile-bir-araya-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-karadag-cumhurbaskaninin-esi-milena-milatovic-ile-bir-araya-geldi/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:02:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-karadag-cumhurbaskaninin-esi-milena-milatovic-ile-bir-araya-geldi/ Devlet Konukevi’ndeki görüşmede, Milena Milatoviç ev sahipliğinden dolayı Emine Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Emine Erdoğan, Milena Milatoviç ile “Sıfır Atık İyi Niyet Beyannamesi” ve “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.

Görüşmede, eğitim, sağlık ve kültür başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınma gibi önemli konuları değerlendirdiklerini belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“İki dost ülkenin ilişkilerinin her alanda giderek güçlenmesi ortak temennimiz. Bu vesileyle ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayarak sürdürülebilir bir gelecek hedefi doğrultusunda verdiği değerli destek için Sayın Milatoviç’e teşekkür ediyorum. Bireylerden uluslara uzanan sorumluluğun ve dayanışmanın güzel bir örneğini oluşturan bu anlamlı adımın ilham olmasını temenni ediyorum.”

MİLATOVİÇ’TEN SIFIR ATIK PROJESİ’NE YOĞUN İLGİ
Milena Milatoviç ise Emine Erdoğan’ın uluslararası faaliyetlerde oldukça aktif olduğunu, çalışmalarını kendisinin de yakından takip ettiğini belirtti.

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Projesi hakkında bilgi almak isteyen Milena Milatoviç’e bu projenin küresel bir harekete dönüşme sürecinde birçok kurum ve kişinin katkısı olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere herkesin topyekun desteğiyle başarıya ulaşan projenin temel felsefesinin insanları tüketebileceğinden fazlasını almamak, aldıklarını da tekrar tekrar kullanmak ve geri dönüştürmek konusunda bilinçlendirmek olduğunu aktardı.

“DÜNYADA YANKI BULDU”
Sıfır Atık Projesi’nin diğer bir ayağının ise gıda israfını önlemek ve geri dönüştürmek olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, kompost uygulamasını kamu kurumları başta olmak üzere toplu üretim ve tüketim alanlarında yaygınlaştırmanın önemine dikkati çekti.

Bunun üzerine Milena Milatoviç, Karadağ’da hane düzeyinde, geleneksel yaşamın hakim olduğu bölgelerde kompost uygulamasının yapıldığını belirterek, projenin ülke sınırlarını aşarak dünyada yankı bulduğunu kaydetti.

Emine Erdoğan, deniz ekosistemini korumak için de mapa şamandıraları yaygınlaştırma çabalarından bahsetti.

Emine Erdoğan ve Milena Milatoviç, görüşmede, dijital teknolojiler karşısında yeni nesilleri, çocukları koruma konusunda neler yapılabileceğini de değerlendirdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-karadag-cumhurbaskaninin-esi-milena-milatovic-ile-bir-araya-geldi/feed/ 0
Kürt Sorunu ve Demokrasi Vurgusu https://www.akittvhaber.com.tr/kurt-sorunu-ve-demokrasi-vurgusu/ https://www.akittvhaber.com.tr/kurt-sorunu-ve-demokrasi-vurgusu/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:58:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kurt-sorunu-ve-demokrasi-vurgusu/ (TBMM) –TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. DEM PartiAntalyaMilletvekiliSaruhan Oluç, “Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:

“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”

“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.

“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”

Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.

“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”

Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.

“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”

Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.

“Tarihsel bir fırsat”

Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kurt-sorunu-ve-demokrasi-vurgusu/feed/ 0
ASELSAN’dan Yerli Gemilere Milli Sistemler https://www.akittvhaber.com.tr/aselsandan-yerli-gemilere-milli-sistemler/ https://www.akittvhaber.com.tr/aselsandan-yerli-gemilere-milli-sistemler/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:58:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/aselsandan-yerli-gemilere-milli-sistemler/ Türk savunma sanayisinin öncü firmalarından olan ASELSAN’nın yerli ve milli sistemleri MİLGEM projesi çerçevesinde üretilen gemilerle de kullanılıyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şuanda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi.

Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.

MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aselsandan-yerli-gemilere-milli-sistemler/feed/ 0
Türkiye ekonomisi yılın 3. çeyreğinde yüzde 2.1 büyüdü https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomisi-yilin-3-ceyreginde-yuzde-2-1-buyudu/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomisi-yilin-3-ceyreginde-yuzde-2-1-buyudu/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:29:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomisi-yilin-3-ceyreginde-yuzde-2-1-buyudu/ Türkiye İstatistik Kurumu, bu yılın üçüncü çeyreğine (temmuz-eylül) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, GSYH 2024 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,1 arttı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 9,2, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 6,2, tarım sektörü yüzde 4,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 2,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve hizmetler yüzde 1,4 arttı. Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,4, sanayi sektörü yüzde 2,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 0,3 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı.

GSYH, 11 TRİLYON 893 MİLYAR 252 MİLYON TL OLDU

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,3 artarak 11 trilyon 893 milyar 252 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 357 milyar 989 milyon olarak gerçekleşti.

HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 3,1 ARTTI

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,8 artarken ithalatı yüzde 9,6 azaldı.

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 76,3 ARTTI

İşgücü ödemeleri, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 76,3 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 45,7 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 31,9 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 36,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 47,8 iken yüzde 45,1 oldu.

Türkiye ekonomisi yılın 3. çeyreğinde yüzde 2.1 büyüdü

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – EkonomiTürkiye İstatistik KurumuTürkiyeEkonomiGüncel

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomisi-yilin-3-ceyreginde-yuzde-2-1-buyudu/feed/ 0
Rosatom’dan Nükleer Enerji Farkındalığı https://www.akittvhaber.com.tr/rosatomdan-nukleer-enerji-farkindaligi/ https://www.akittvhaber.com.tr/rosatomdan-nukleer-enerji-farkindaligi/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:43:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/rosatomdan-nukleer-enerji-farkindaligi/ Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, nükleer enerji konusunda farkındalık yaratma çalışmaları kapsamında, Oliver Stone’un “Nuclear Now” belgeselini Türk üniversitelerinde gösterdi.

???????Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, şirket, nükleer farkındalığı küresel düzeyde artırmak amacıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu 100 ülkede Global Atomic Quiz ve belgesel gösterimi etkinlikleri düzenledi.

Dünya Bilim Günü kapsamında yapılan Atomic Quiz’e 25 bin kişi katılırken, Türkiye katılan ülkeler arasında katılımcı sayısı ve ilgi düzeyi açısından 3’üncü sırada yer aldı. Rosatom’un, Türkiye’de düzenlediği etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Tarsus Üniversitesi olmak üzere 4 üniversitede öğrencilerle bir araya gelindi. Üniversitelerde dünyaca ünlü yönetmen Oliver Stone’un “Nuclear Now” belgesel gösterimi ile akademisyen ve uzmanların katılımıyla söyleşiler yapıldı.

Hacettepe Üniversitesi

Hacettepe Üniversitesi’nde çoğunluğu geleceğin nükleer enerji mühendislerinden oluşan 150’den fazla öğrenci, Atomic Quiz’de yer alan farklı zorluk ve kategorilerdeki 25 soruyu yanıtladı. Nükleer enerji hakkındaki bilgilerini test etmelerinin yanı sıra yeni şeyler öğrenmelerine olanak sağlayan testi çözen öğrenciler, etkinlik kapsamında soruların doğru yanıtları üzerine tartışma fırsatı da buldu.

Nükleer İletişim Uzmanı ve Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Sevimli moderatörlüğünde öğrencilerle buluşan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Atomic Quiz’de yer alan soruların doğru yanıtlarını nedenleri ve ayrıntılı açıklamalarıyla katılımcılara aktardı. Öğrenciler, Ergün’ün anlatımıyla hem nükleer enerji hakkında yeni şeyler öğrenme hem de kendi yanıtlarını değerlendirme fırsatı buldu.

Tarsus Üniversitesi

Tarsus Üniversitesi’nde farklı mühendislik fakültelerinden 110’u aşkın öğrenciyi bir araya getiren etkinlik çerçevesinde öğrenciler Atomic Quiz’de yer alan soruları yanıtladı. Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Özen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Deran ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Murat Özkendir’in de katıldığı etkinlikte soruları cevaplayan öğrenciler, yanıtlarının doğruluğunu Akkuyu Nükleer AŞ Ticari Operatörler Grubu Baş Uzmanı Ahmet Yasin Öner’le değerlendirme fırsatı buldu. Öner, bazı sorular için detaylı açıklamalar yaptı.

NIATR Yönetim Kurulu Üyesi Sevimli’nin yönettiği söyleşide, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde Rusya’da eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu’da görev yapan Türk mühendisler arasında yer alan Öner, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu projesi hakkında da bilgi ve deneyimlerini paylaştı.

Panelin ardından Tarsus Üniversitesi öğrencileri de nükleer enerjinin dünyadaki yolculuğunu benzersiz bir şekilde aktaran Nuclear Now belgeselini izledi.

Sinop Üniversitesi

Hacettepe Üniversitesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’ne ev sahipliği yapan Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliğe 80’e yakın öğrenci katıldı. Etkinliğe, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak ve Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Seferinoğlu’nun da aralarında olduğu pek çok öğretim görevlisi de katıldı. Etkinlikte belgesel gösteriminden önce Seferinoğlu ve Öner’in katılımıyla söyleşi yapıldı.

Öğrencilerle Akkuyu NGS’de görev yapmak için Rusya’da aldığı eğitimin ayrıntılarını paylaşan Öner, kendisiyle aynı yolu izlemek isteyen öğrencilere deneyimlerini aktardı.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Nuclear Now belgeselinin gösterildiği ve söyleşi yapılan bir diğer durak oldu. Belgesel, İletişim Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından büyük ilgiyle izlendi. Belgeselin ardından Ergün, katılımcılara nükleer enerji hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Ergün, geleceğin iletişimcileri, gazetecileri ve sinemacıları tarafından ilgiyle dinlendi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Güven Akdoğan da belgeseli sinematografik açıdan ele aldı ve Stone’un belgeselciliği hakkında bilgi verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov, yönetmenin karmaşık bir konuyu basit bir dil kullanarak ele aldığını, böylece izleyici ile kolayca iletişim kurduğuğunu belirterek, “‘Nuclear Now’ hem nükleer enerjinin günümüzde geldiği noktayı göstermeyi vadediyor hem de insanlığın nükleer enerjiye ihtiyacı olduğuna dair bir eylem çağrısında bulunuyor. ‘Yeniden düşünme vakti’ sloganı, izleyicileri, özellikle günümüzün çevresel zorlukları ve aşırı enerji tüketimi bağlamında, nükleer enerjiyi temiz bir enerji alternatifi olarak yeniden düşünmeye teşvik ediyor. İzleyicilerin belgeseli izledikten sonra bu bakış açısını benimseyeceklerini umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rosatomdan-nukleer-enerji-farkindaligi/feed/ 0
Allianz Türkiye HackZone Programı Başlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:43:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ Allianz Türkiye, 5 yıldır devam eden HackZone Programı’nın yeni döneminde, startuplarla yeni işbirlikleri kurmaya hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.

Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.

Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.

Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.

Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.

2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/feed/ 0
Hayaller Uluslar A Ligi, gerçekler Karadağ! https://www.akittvhaber.com.tr/hayaller-uluslar-a-ligi-gercekler-karadag/ https://www.akittvhaber.com.tr/hayaller-uluslar-a-ligi-gercekler-karadag/#respond Fri, 22 Nov 2024 19:35:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/hayaller-uluslar-a-ligi-gercekler-karadag/ A Milli Takımımız, lider çıktığı karşılaşmada 5 maçta sadece 1 gol atabilen Karadağ’dan 3 gol yiyerek bana kalırsa Montella döneminin en kötü futbolunu oynadı. Gerçi böylesi bir zeminde futbol ne kadar oynanabilirdi orası da en büyük faktör tabi. Hayalimiz Uluslar A Ligi’ydi ancak gerçekler Karadağ olarak karşımıza çıktı.

PROSINECKI, MONTELLA’YI OYUN OLARAK YENDİ

Maçı kazanan Karadağ zeminin gerçeklerini bilerek oynadı. Hiç pas yapmadı ve geriye çekilerek Türkiye’yi eksik adamlarla yakaladı. Çünkü Türkiye inatla bu zeminde yüksek frekansta sürekli olarak pas yapmaya çalıştı. Zaten %71’le topa sahip olmuşuz. Karadağ sadece 207 pas yapmış. 133’ü isabetli. Biz ise 523 ve 434 pas isabeti. Sonuç? Kalenizde 3 gol görmeniz. Çünkü o zemin pas oyununu kabul etmedi.

Bu oyun anlayışı sizi fazla adamla rakip yarı sahada olmanıza sebep olur. Ama aynı zamanda sizin geride eksik adamlarla yakalanmanıza da neden olur. Karadağ Teknik Direktörü Prosinecki de bunu bilerek yüksek frekanslı uzun toplar yaptırdı ve sonucunu da aldı. Sağ kanattan çok stratejik iki gol attı takımı.

Son dönemine en kötü mağlubiyetiydi. Ancak bana kalırsa Türkiye bu gibi maçları kaybederek final maçlarını kazanmasını öğrenecek. Çünkü hala çok genç ve uluslararası maç tecrübesi yeni yeni oluşan oyuncu grubuna sahibiz.

Bir futbolcuyu veya bir teknik direktörü kötü oynadığı bir maçla genelleme yaparak yerden yere vurmak yapıcı bir eleştiri olmaz. Örneğin, dünkü maçta hatalı goller yiyen Mert Günok, gününde olmayan Kerem veya temposu düşük Arda Güler kötü oyuncu mu? Hayır, kesinlikle değil. Bu yüzden Montella da bu yenilgi sonrası kötü bir hoca değil ancak kötü bir maç geçirdi diyebiliriz. Fakat Karadağ maçı için neredeyse tüm oyuncularımız ve Montella kötü bir performans ortaya koydu. Karnesine kırık bir puan yazdı. Bunda da en büyük faktör tabi ki de zemin ve oyun/oyuncu tercihleri oldu. Bu zemine alışkın olmayan bir takım ve bu gibi bir rakibe karşı çıkarılan dezavantajlı oyuncu tipleri…

MONTELLA BİR OYUN İNŞA ETMEK İSTİYOR – YANLIŞ VEYA DOĞRU

Montella maç sonunda oyun anlayışını da betimleyen bir açıklama yaptı. “Belki biraz teknik kapasiteyi düşürüp fiziksel kapasiteyi artırabilirdik. Ama benim felsefeme karşı olurdu” dedi. Yani bu oyun, bir tercih ve hoca takımının böyle oynamasını istiyor ve yanında iyi bir teknik ekip var. Bu elbette tartışılır ve eleştirilir bir şey ancak sonuç olarak bu takımı yöneten bir hoca ve belli bir oyun kimliğini inşa etmek istiyor. Buna da bu açıdan saygı duymak gerekiyor. Yanlış veya doğru bu kesinlikle eleştirilir. Ancak bazı final maçlarını da şartlara göre oynamak gerekiyor. Dünkü maç çok ders çıkarılacak bir maçtı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hayaller-uluslar-a-ligi-gercekler-karadag/feed/ 0
12 Dev Adam, Macaristan’a fark attı: 92-66 https://www.akittvhaber.com.tr/12-dev-adam-macaristana-fark-atti-92-66/ https://www.akittvhaber.com.tr/12-dev-adam-macaristana-fark-atti-92-66/#respond Fri, 22 Nov 2024 19:35:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/12-dev-adam-macaristana-fark-atti-92-66/ A Milli Erkek Basketbol Takımı, EuroBasket Elemeleri 3. hafta maçında Macaristan’ı konuk etti. Basketbol Gelişim Merkezi’nde oynanan maçı Milliler, 92-66 kazandı.

Milli Takımımızda karşılaşmanın en skorer ismi 25 sayı üreten Şehmus Hazer olurken, Macaristan’da Zoltan Perl 16 sayıyla oynadı.

MİLLİLER 2.GALİBİYETİNİ ALDI

Grupta oynadığı ilk karşılaşmada İtalya’ya deplasmanda 87-80’lik skorla mağlup olup, 2’nci maçta evinde İzlanda’yı 76-75 yenen Ay-yıldızlılar, sahasında Macaristan’ı da 92-66 mağlup ederek 2’nci galibiyetini aldı.

Ay-yıldızlılar, gruptaki 4’üncü maçında 25 Kasım Pazartesi günü TSİ 20.00’de Savaria Arena’da Macaristan’a konuk olacak.

Başantrenör Ergin Ataman yönetimindeki Ay-yıldızlılar, parkeye; Şehmus Hazer, Cedi Osman, Furkan Haltalı, Ercan Osmani ve Kenan Sipahi ilk beşiyle başladı. Sloven başantrenör Gasper Okorn yönetimindeki Macaristan ise Benedek Varadi, Szilard Benke, Gyorgy Goloman, Zoltan Perl ve Nate Reuvers beşiyle sahadaki yerini aldı.

MİLLİ TAKIM 26 SAYI FARKLA KAZANDI

Mücadeleye savunmada ve hücumda etkili başlayan Ay-yıldızlılar, ilk periyodu 27-20 önde kapattı. İkinci çeyrekte de farkı koruyan milliler, ilk yarıyı 43-37 önde geçti. Üçüncü çeyrekte farkı 12’ye kadar çıkaran A Milliler, son çeyreğe 62-49 önde girdi. Etkili oyununu bu çeyrekte de sürdüren A Milliler, mücadeleyi 92-66 kazandı.

BAKAN BAK’TAN MİLLİLERE DESTEK

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, mücadeleyi tribünden takip etti. Bakan Bak’a, Basketbol Federasyonu (TBF) Hidayet Türkoğlu ve TBF Başkan Vekili Harun Erdenay da eşlik etti.

Ayrıca Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan da karşılaşmayı izleyenler arasındaydı.

TÜM BİLETLER SATILDI

A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın 29 Eylül’de resmi açılışı gerçekleştirilen Basketbol Gelişim Merkezi’nde oynadığı ilk maçta bütün biletler satıldı. Tribünleri dolduran taraftarlar, tezahüratlar ve ellerindeki Türkiye bayraklarıyla milli basketbolculara büyük destek verdi.

SALON: Basketbol Gelişim Merkezi

HAKEMLER: Yohan Rosso (Fransa), Michal Proc (Polonya), Sergii Zashchuk(Ukrayna)

TÜRKİYE: Şehmus Hazer 25, Cedi Osman 21, Furkan Haltalı 8, Ercan Osmani 17, Kenan Sipahi 10, Yiğitcan Saybir 2, Göksenin Köksal, Sarper David Mutaf 7, Muhsin Yaşar, Erkan Yılmaz, Melih Tunca 2, Yiğit Arslan

BAŞANTRENÖR: Ergin Ataman

MACARİSTAN: Benedek Varadi, Szilard Benke 8, Gyorgy Goloman 11, Zoltan Perl 16, Nate Reuvers 10, Marko Filipovity 5, David Vojvoda 9, Marcell Pongo, Akos Keller 4, Adam Hanga 3,

BAŞENTRENÖR: Gasper Okorn

1. PERİYOT: Türkiye 27-20 Macaristan

2. PERİYOT: Türkiye 43-37 Macaristan

3. PERİYOT: Türkiye 62-49 Macaristan

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/12-dev-adam-macaristana-fark-atti-92-66/feed/ 0
SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız… https://www.akittvhaber.com.tr/spor-haberi-turkiyenin-en-cok-taraftar-ceken-stadyumlari-belli-oldu-listeye-cok-sasiracaksiniz/ https://www.akittvhaber.com.tr/spor-haberi-turkiyenin-en-cok-taraftar-ceken-stadyumlari-belli-oldu-listeye-cok-sasiracaksiniz/#respond Fri, 22 Nov 2024 19:35:05 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/spor-haberi-turkiyenin-en-cok-taraftar-ceken-stadyumlari-belli-oldu-listeye-cok-sasiracaksiniz/ SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız...

Transfermarkt verilerine göre Türkiye’de en çok taraftar çeken stadyumlar belli oldu. Listede 8 Süper Lig, 4 de 1.Lig takımı yer aldı. İşte en çok takımına koşan taraftarları ve sayıları…

SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız...

12 – Gaziantep FK – 7.466

SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız...

11 – Sakaryaspor – 9.655

SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız...

10 – Kocaelispor – 12.692

SPOR HABERİ: Türkiye’nin en çok taraftar çeken stadyumları belli oldu! Listeye çok şaşıracaksınız...

9-Konyaspor – 13.637

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/spor-haberi-turkiyenin-en-cok-taraftar-ceken-stadyumlari-belli-oldu-listeye-cok-sasiracaksiniz/feed/ 0
DIGIAGE, Oyun Ekosisteminde Öncü Rol Oynuyor https://www.akittvhaber.com.tr/digiage-oyun-ekosisteminde-oncu-rol-oynuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/digiage-oyun-ekosisteminde-oncu-rol-oynuyor/#respond Wed, 20 Nov 2024 14:53:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/digiage-oyun-ekosisteminde-oncu-rol-oynuyor/ Girişimcilik platformu Bilişim Vadisi Dijital Oyun ve Animasyon Kümelenme Merkezi (DIGIAGE), oyun ekosistemindeki öncü rolünü sağlamlaştırıyor.

Bilişim Vadisinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan ve sektörlere özel veri sağlayan “Startups.watch”un ekimde yayımladığı “v3.7 Gaming Snapshot” raporuna göre, DIGIAGE 2024’te en fazla erken aşama yatırım yapan oyun fonu olarak öne çıktı.

“Most Active Gaming Investors in 2024” bölümünde ilk sırada yer alan DIGIAGE, gerçekleştirdiği 6 erken aşama yatırımla Türk oyun ekosistemine güçlü katkı sağladı.

Albaraka Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen Girişim Sermayesi Yatırım Fonunun desteğiyle düzenlediği oyun geliştirme kampının ardından 6 ekibe erken aşama yatırım gerçekleştiren DIGIAGE, yatırımlarda oyun geliştiricilere sadece finansal destek sağlamakla kalmayarak muhasebe, hukuk, finans ve girişimcilik gibi alanlarda da kapsamlı destek veriyor.

Fiziksel ihtiyaçlardan ofis desteğine kadar geniş yelpazede çözümler de sunan DIGIAGE, oyun girişimcilerinin başarıya ulaşmaları için gerekli altyapıyı sağlıyor.

“DIGIAGE Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemi olmak için yola çıktı”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemini inşa ettiklerini belirterek, “Bu anlamda DIGIAGE Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemi olmak için yola çıktı. 2019 yılında başlayan yolculuğumuzda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın da desteğiyle binlerce gencin hayatına dokunduk ve onların oyun sektöründe yerini almasını sağladık.” ifadelerini kullandı.

Albaraka Portföy Yönetimi AŞ. Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli de DIGIAGE’e yatırım yaparken yüzlerce erken aşama oyun stüdyosuna değer katmayı ve hikayelerine ortak olmayı hedeflediklerini aktararak, “Bugün bu hedefimizi gerçekleştirmek için ilk adımlarımızı atıyoruz. DIGIAGE’in oyun girişimciliği alanında sunduğu katkıları, finansman desteğiyle genişleterek girişimcilerin yanında yer almasından mutluluk duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

DIGIAGE Direktörü Emre Yıldız ise oyun geliştirme kampları hakkında şu bilgileri paylaştı:

“2019 yılında Oyunla Gelecek ekipleriyle başlayan ve her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen oyun geliştirme kamplarına 71 ayrı şehir ve 30 ayrı ülkeden 18 binin üzerinde başvuru yapıldı. Çevrimiçi olarak 3 bin 200 ve fiziki olarak 1440 genç, bu kamplara katılarak oyun geliştirme süreçlerini deneyimledi. Bakü’de bu sene ikincisini düzenlediğimiz oyun geliştirme kampında da potansiyel taşıyan ekiplerle erken aşama yatırım görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ekosistemimizi ulusallaştırmak amacıyla Erasmus+ projelerimize de devam ediyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/digiage-oyun-ekosisteminde-oncu-rol-oynuyor/feed/ 0
17 Yaşındaki Girişimcinin SİHA Projesi: SUBAŞ https://www.akittvhaber.com.tr/17-yasindaki-girisimcinin-siha-projesi-subas/ https://www.akittvhaber.com.tr/17-yasindaki-girisimcinin-siha-projesi-subas/#respond Wed, 20 Nov 2024 14:53:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/17-yasindaki-girisimcinin-siha-projesi-subas/ MuşAhi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki genç girişimci Sedat Subaşı, geliştirdiği SİHA projesi “SUBAŞ” ile Türkiye’nin savunma sanayisinde devrim yapmayı hedefliyor.

Muşlu lise öğrencisi, geliştirdiği yenilikçi SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) projesiyle savunma sanayisinde devrim yapmaya hazırlanıyor. Başarılı öğrenci, sahip olduğu üstün özellikler ve yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Subaşı’nın tasarladığı SİHA, sessiz motor teknolojisi, radara yakalanmama, hafif malzeme kullanımı, uzun menzil kapasitesi ve yüksek enerji verimliliği gibi nitelikleriyle sektörde fark oluşturmaya hazırlanıyor.

Savunma Sanayi Başkanlığı ve sektörün önde gelen firmalarının projelerine sahip çıkılması çağrısında bulunan Subaşı, ülkemizin güvenliği ve savunma gücü açısından kritik bir adım atmak için destek beklediğini ifade etti. Projenin gizliliğini koruyacağını belirten Subaşı, gerekli desteği bulana kadar çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. Subaşı, “SUBAŞ” adlı insansız hava aracını geliştirme sürecinde önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, projeyi hayata geçirebilmek için desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu proje ile Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli üretim kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Subaşı, “Geliştirmiş olduğum ve ‘SUBAŞ’ adını verdiğim SİHA projem, Türkiye’mizin savunma sanayisine önümüzdeki yıllarda güç katacak bir projedir. Projeme SUBAŞ ismini vermenin temel amacı, SUBAŞ’ın anlamı olarak eski Osmanlı dilinde, süvari anlamına geliyor. Amacım dünyadaki diğer İHA ve SİHA’lardan farklı bir proje yapmaktır. İlgili kurumlardan davet bekliyorum. Benim küçüklüğümden beri zaten bu konulara bir ilgim var. Mesela 2016’dan beri sınır ötesinde faaliyetler oluyor. Ben de bu eksikliği kapatmak için, kendim üstünde çalıştığım bu SİHA projesini ortaya attım ve çok da beğenildi. Ben de bu projeyi okulumuza anlattım. Okulumuzdan sonra kolluk kuvvetlerimize anlattım. Onlar da beni üniversiteye yönlendirdi, buradaki İHA bölümüne. Ben de projemi aktararak bu seviyeye gelmesini sağladım. Selçuk Bayraktar’dan etkilendim. Biliyorsunuz ülkemizin İHA, SİHA ve Kızılelma’nın tasarımcısı Selçuk Bayraktar’ı örnek alıyorum. Neden Muş’tan da bir Selçuk Bayraktar çıkmasın. Ayrıca SİHA uçağım radara yakalanmama özelliğine sahip olup, sistemlerde gözükmeme gibi bir potansiyeli de var” dedi.

9. sınıftayken sınıf arkadaşı Sedat’ın derslere geç geldiğini fark ettiğini söyleyen Sultan Yılmaz ise “Arkadaşım Sedat’ın yorgun olduğunu, gözlerinin şiştiğini fark ettim ve bir gün ona sordum. Hani neden yorgunsun diye. Arkadaşım bana bu projeden bahsetti. Başta pek ciddiye almadım. Bir hayal ürünü zannettim. Ama daha sonradan böyle biraz düşününce durumun ciddi olduğunu fark ettim. Ona yardımcı olmak istedim. Ben de Sedat’a inandım ve bu projeyi geliştirmek için ona yardımcı oldum. Hedefimiz, savunma sanayisine yardımcı olmak ve ismimizi altın harflerle yazdırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. – MUŞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/17-yasindaki-girisimcinin-siha-projesi-subas/feed/ 0
Türkiye ekonomik kurtuluş savaşından zaferle çıkacak https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/#respond Mon, 11 Nov 2024 03:11:48 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün Külliye’de kabine toplantısına başkanlık etti. Ekonomideki son gelişmelerin ana gündem maddesi olduğu ve 3 saat 15 dakika süren toplantı sonrası millete seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:
Ülkemizde kurdaki hareketlerin etkisiyle yükselen enflasyon veya fiyat artışlarıyla sonuçlanan ekonomik sıkıntılar elbette vardır. Fiyatlardaki düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde yatırım olmayacağı, üretim azalacağı, istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Buna karşılık sadece kurdaki yükselişe bağlı olarak kimi ürünlerdeki fiyat artışı yatırımı, üretimi, istihdamı doğrudan etkilemez. Tam tersine kurdaki rekabet gücü yatırımda, üretimde, istihdamda artışa yol açar.
Dünya borsalarındaki şişkinlik, basılan fazla paranın kendisine gidecek yer bulamamasından kaynaklanıyor. Karşımızdaki bu tablo bizi bir tercihe zorlamıştır. Ya ülkemizde eskiden beri hâkim olan anlayışı sürdürerek yatırımdan, üretimden, büyümeden ve istihdamdan vazgeçecektik ya da kendi önceliklerimize göre yolumuza devam ederek tarihi bir mücadeleyi göze alacaktık. Her zamanki gibi biz mücadeleyi tercih ettik. Türkiye ilk defa kendi ihtiyaçlarına uygun bir politikayı izleme fırsatı elde etti.
Dünyanın içinden geçtiği kritik dönemin önümüze açtığı fırsatları değerlendirmekte kararlıyız. Ülkemizi eskiden yaptıkları gibi denklemin dışına itmek isteyenlerin kur, faiz, fiyat artışları üzerinden oynadıkları oyunu görüyor, kendi oyun planımızla devam etme irademizi ortaya koyuyoruz.

Ülkemizi bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından milletimizi zaferle çıkaracağız. İstihdamı artırmanın yolunun yatırımdan, üretimden, ihracattan, büyümeden geçtiği konusunda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’nin uzak tutulmaya çalışıldığı her kalkınma hamlesinin önünün darbe, vesayet, krizle kesilerek IMF, Dünya Bankası, mandacı iktisatçılarımız tarafından aksi istikamette yönlendirilmeye çalışıldığı gerçek işte budur.
Biz geçmişte denenmiş yüksek faiz, düşük kur kısırdöngüsü yerine yatırım, ihracat, büyüme odaklı politikamızda ülkemiz için en doğru olanı yapmakta kararlıyız. Politika faizinin düşük tutulmasını bunun için memnuniyetle karşılıyoruz. Kurun piyasadaki hareketlerini bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırım, üretim, ihracatı bunun için teşvik ediyoruz. İstihdamı gözümüz gibi koruyoruz. Büyümeyi bunun için önemsiyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için dikkate almıyoruz. Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz.
Kurdaki yükselişi izah ederek hiçbir mantıklı izahı olmayan fahiş fiyat artışı yapan fırsatçılara göz açtırmayacağız, hepsinin tepesine tepesine bineceğiz.
İhracatımızı dünyanın dört bir yanına yayarak, şirketlerimizin bu alana girmesini sağladık. Küresel para cambazlarıyla işbirliği yaparak kendi ülkelerini soymayı alışkanlık haline getirenlerin önünü kestik.
Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bu tespitimiz ülkemizin yaşadıklarından çıkardığımız derslere dayanıyor. Ekonomi politikalarının aracı olan faizin seviyesini belirleyecek olan ülkenin ihtiyaçlarıdır.
Mandacı iktisatçıların ülkemizi açlığa, yoksulluğa mahkûm edecek politikalarını reddediyoruz. Bu reddimizi yeni değil uzunca süredir ortaya koyuyoruz. Bunun yerine sorunlarımızı kendi çözümlerimizle aşacak adımları atıyoruz.
Kamu işçileri, memurların ücretlerindeki artışlarla başlattığımız çalışanlarımızı fiyat artışına karşı koruma politikamızı, asgari ücrette de sürdüreceğiz.

CİDDİ DÖVİZ VARLIĞI VAR

Ülkemizde bireylerin döviz borcu değil, bankalarda, yastık altında ciddi bir döviz varlığı vardır. İhracat ve ithalat dışı olanlar dışında kayda değer döviz borcu olan şirketimiz yoktur. Bankalarımızın açık pozisyonları bulunmuyor. Önemli olan burası. Bütçe performansımız oldukça yüksek seviyededir. Büyük altyapı projelerimizi önemli ölçüde bitirdiğimiz için yatırımlarda kullanmak için acil finansal ihtiyacımız kalmadı. Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaz, önemli döviz giderimiz olan enerji sorununun çözümü konusunda umutlarımızı güçlendirdi.

İZMIRLİ DEPREMZEDELERE KONUTLARI CUMA GÜNÜ TESLİM EDİLİYOR

BAŞKANErdoğan, cuma günü İzmir’de bizzat yerinde sevincini paylaşacağı bir müjde vereceğini belirterek şöyle konuştu:
Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi İzmir’de de hızlı bir şekilde hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Yaşanan depremin ardından Elazığ’da 23 bin 677 konut ve 2 bin 515 köy evi, Malatya’da 6 bin 287 konut ve 1555 köy evi yaparak 1 yıl geçmeden vatandaşlarımıza teslim etmeye başlamıştık. İzmir’de de aynı hızla konutlarımızı inşa ettik. Bu süreçte İzmir tarihinin en büyük kentsel dönüşüm, deprem dönüşüm çalışmalarını yürüttük. Hazırlıkları hızla tamamlayarak yıkılan evlerin yerine vatandaşlarımıza sıcak birer yuva olacak konutların temellerini 22 Şubat’ta attık.
Depremden en çok etkilenen Bayraklı’nın 3 mahallesindeki toplam büyüklüğü 75 bin metrekareyi bulan 7 ayrı bölgede yatırım bedeli 750 milyon lira olan 1391 konut ve 302 dükkân inşa ettik. Bunlardan 596’sı konut ve 145’i dükkân olmak üzere toplam 741 bağımsız bölümün yapımını tamamladık. İnşallah bu konut ve dükkânları 26 Kasım’da, yani önümüzdeki cuma günü vatandaşlarımıza bizzat teslim edeceğiz.
Geri kalan 795 konut ve 157 dükkânı da en kısa sürede tamamlayarak hak sahiplerine vereceğiz. Bayraklı’da 3 milyon 800 bin metrekare büyüklüğündeki rezerv alanda depremzedeler için yatırım değeri 1.5 milyar lira olan 3 bin 649 konut ve 51 dükkân yapıyoruz. Bu alanın ilk etabında inşa edilen 397 konutu yılbaşında tamamlayarak İzmirli vatandaşlara teslim edeceğiz.
Kabine toplantısında hak sahibi vatandaşların yapacakları ödemelerle ilgili kararı da verdik. İzmir’de inşa ettiğimiz konutlarımızı ilk 24 ayı ödemesiz, 216 ayı ödemeli olmak üzere 20 yıla yayılan bir vade ile vatandaşlarımıza takdim edeceğiz. Aylık ödemeler 2 artı 1 konutlarda 740 liradan, 3 artı 1 konutlarda ise 1020 liradan başlayacak. Bir başka ifadeyle İzmirli depremzede vatandaşlarımızı, 2 artı 1 konutları 160 bin lira ile 180 bin lira, 3 artı 1 konutları 220 bin lira ile 260 bin lira arasında maliyetinin çok altında fiyatlarla ev sahibi yapıyoruz. Öte yandan Başkan Erdoğan, Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde bir araya gelen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) yöneticilerine seslendi. İngiltere’de bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala’nın telefon bağlantısıyla katılımcılara hitap eden Erdoğan, “2023 için çok farklı adımların atılacağı bir dönem içerisinde olacağız” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/feed/ 0
Büyük Önder Atatürk ebediyete intikalinin 86. yılında Azerbaycan’da anıldı https://www.akittvhaber.com.tr/buyuk-onder-ataturk-ebediyete-intikalinin-86-yilinda-azerbaycanda-anildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/buyuk-onder-ataturk-ebediyete-intikalinin-86-yilinda-azerbaycanda-anildi/#respond Sun, 10 Nov 2024 08:24:57 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/buyuk-onder-ataturk-ebediyete-intikalinin-86-yilinda-azerbaycanda-anildi/ Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 86. yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de törenle anıldı.

Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Askeri Ataşe Tuğgeneral Gaffar Gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Büyükelçilik çalışanları, Türk kurumlarının temsilcileri ve Türk eğitim kurumlarının öğrencileri katıldı.

Saat 09.05’teki saygı duruşunun ardından anıtın yakınında bulunan Büyükelçilik’teki Türk bayrağı yarıya indirildi. Büyükelçi Bağcı, anıta çelenk bıraktı, törende İstiklal Marşı okundu.

Törende konuşan Bağcı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete intikal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmet ve şükranla andığını belirtti.

Bağcı, hayatını ülkesine ve milletine adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin içinde bulunduğu zorluklara ve sahip olduğu kısıtlı imkanlara rağmen milletinden aldığı güç ve destekle Türk milletinin kaderini ve tarihin akışını değiştirdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu söyledi.

Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin bugün de Türk dış politikasının temel yol gösterici ilkesi olmayı sürdürdüğünü dile getiren Bağcı, “Atatürk, döneminin çok ötesindeki devlet anlayışı, ileri görüşlülüğü ve milletine olan inancıyla sadece Türk milletine değil tüm dünyaya örnek olmuş bir devlet adamıdır. Fikir ve eserleriyle yaşadığı dönemin çok ötesine damgasını vurmuş bir liderdir.” dedi.

Bağcı, devlet, millet, vatan ve bayrağın en büyük değer ve Türk toplumunu birbirine bağlayan ortak paydalar olduğunu vurgulayarak, “Atatürk’ün bizlere vasiyeti, çağdaş uygarlık düzeyinde olmak, bayrağımızı şanla, şerefle ve başarıyla tüm dünyada dalgalandırmak, milletimizi ve vatanımızı karşılıksız sevmektir. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek bakımından usanmadan, yılgınlığa kapılmadan ve şikayet etmeden çalışmak ise gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz ve ödevimizdir.” ifadelerini kullandı.

Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” sözlerinin Türkiye’nin Azerbaycan’la kardeşlik ilişkilerine ışık tuttuğuna ve yol gösterdiğine işaret eden Bağcı, “Bugün de tıpkı tarihte olduğu gibi, Ulu Önder Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev’in güçlü liderlikleri ve iradelerinin açtığı müstesna yolda, Azerbaycan ile kardeşlik ilişkilerimizi geliştirerek daha da derinleştirmeye ve köklerini tarihin derinliklerinden alan ulu bir çınara dönüştürmeye çalışmaktayız.” şeklinde konuştu.

Bağcı, dünya tarihine damga vuran Atatürk gibi bir lidere sahip oldukları için her zaman büyük gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin en önemli değerlerinden birisidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı, ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, özellikle de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Türkiye’nin asıl gücü, insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Akıl ve alın teriyle geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı, amiral gemisi, yerli ve milli savunma sanayimiz ile tam bağımsız, ‘Lider Ülke, Güçlü Türkiye’ hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Güçlü ordumuzla dosta güven, düşmana korku veriyor, mazlumlara umut oluyoruz. Dış politikamızı ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi doğrultusunda sürdürüyoruz. Bugün sahada ve masada güçlü Türkiye vardır.”

Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde Büyük Önder Atatürk’ün vefatının 86. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.

Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda iki ülkenin milli marşları okundu.

Programda öğrenciler, Cumhuriyet Oratoryosu ve Atatürk’le ilgili şiirler seslendirdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/buyuk-onder-ataturk-ebediyete-intikalinin-86-yilinda-azerbaycanda-anildi/feed/ 0
Türkiye’nin Deniz Üstü Rüzgar Potansiyeli 27 Gigavat https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deniz-ustu-ruzgar-potansiyeli-27-gigavat/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deniz-ustu-ruzgar-potansiyeli-27-gigavat/#respond Thu, 07 Nov 2024 10:29:30 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deniz-ustu-ruzgar-potansiyeli-27-gigavat/ FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Yenilenebilir Enerji Başuzmanı Sean Whittaker, Türkiye’nin 2050 yılına kadar 27 gigavat deniz üstü rüzgar enerjisi kurulum potansiyeli olduğunu belirtti.

Whittaker, AA muhabirine Dünya Bankası’nın Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki potansiyelini değerlendirmek amacıyla hazırladığı “Türkiye için Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Yol Haritası”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bankanın, küresel deniz üstü rüzgar enerjisini geliştirmeye yönelik bir programının olduğunu, kendisinin de bu programın kurucu ortağı ve eş lideri olduğunu belirten Whittaker, “Türkiye için deniz üstü rüzgar enerjisi yol haritasını da bu program çatısı altında geliştirdik.” dedi.

Whittaker, Vietnam, Filipinler, Sri Lanka, Kolombiya, Brezilya, Romanya ve Azerbaycan’da gerçekleştirilen programın sekizinci ülkesinin Türkiye olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Deniz üstü rüzgar enerjisini finanse etmeyi çok istiyoruz. Şu anda Çin dışında hiçbir gelişmekte olan pazarda deniz üstü rüzgar enerjisi yok. Dolayısıyla bu programı ülkelerin finanse edilebilir projelere sahip olmaları adına gereken süreyi hızlandırmalarına yardımcı olmak için kurduk. Şu ana kadar 24 ülke ile çalıştık.”

Söz konusu yol haritasında, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi alanını geliştirirken takip etmek isteyebileceği 2 yolun ortaya konulduğunu aktaran Whittaker, “Bu yol haritası, ‘işte fırsatlar, işte zorluklar, bunlar ise gerekecek finansman’ diyor. ‘Üretim maliyeti, tedarik zinciri geliştirme ve altyapı gelişimi açısından sonuçları bunlar’ diyor. Çünkü deniz üstü rüzgar enerjisi çok karmaşık. Dolayısıyla tüm bunları bir arada değerlendirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Whittaker, yol haritasının Türkiye’nin yapması gerekenleri söylemediğini ancak önündeki 2 seçeneğe işaret ettiğini belirterek, “Yüksek büyüme senaryosuna göre, Türkiye 2050 yılına kadar 27 gigavat kurulum, düşük büyüme senaryosuna göre de 16 gigavat kurulum yapabilir. Yol haritasının amacı hükümetin karar alma sürecinde bilgilendirmek.” diye konuştu.

“Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi için uygun koşullara sahip”

Yol haritasının Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi için uygun koşullara sahip olduğunu gösterdiğini vurgulayan Whittaker, ülkenin deniz üstü rüzgar enerjisini takip etmek istemesinin birkaç motivasyonu olduğunu anlattı.

Whittaker, bunlardan birinin büyük ölçekli enerji üretimi ya da karbonsuzlaştırma olduğunun altını çizerek, “Türkiye çok fazla enerji ithal ediyor. Türkiye enerjide bağımsız olmayı ve bunu yenilenebilir enerji kaynaklarıyla temiz bir şekilde yapmayı amaçlıyor. Büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynakları açısından çok fazla seçenek yok. Dolayısıyla deniz üstü rüzgar enerjisi harika bir seçenek.” değerlendirmesinde bulundu.

Tedarik zincirinin geliştirilmesinin de Türkiye için başka bir motivasyon kaynağı olduğunu kaydeden Whittaker, “Türkiye’nin karasal rüzgar enerjisi tedarik zinciri oldukça sağlam. Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisine geçmesi, bu tedarik zincirini geliştirmesine olanak sağlayacaktır. Bu da istihdam ve doğrudan yatırım getirecektir.” dedi.

Whittaker, bir diğer motivasyon kaynağının ise bu alandaki ihracat potansiyeli olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin bu alandaki kapasitesini artırması diğer piyasalarda da lider olmasına fırsat sunacaktır. Türkiye’nin bazı yüzer rüzgar çiftlikleri geliştireceğini ve yüzer rüzgar endüstrisi büyüdükçe bu alandaki uzmanlığını ihraç etmek için iyi bir konumda olacağını düşünebiliriz. Türkiye, dünyanın en büyük 12. karasal rüzgar pazarıdır. Çok fazla kanat yapıyor, kule yapıyor. Gerçekten iyi bir endüstrisi var ve çok rekabetçi. Türkiye’nin ürettiği bileşenlerin çoğu ihracata yönelik. Dolayısıyla deniz üstü rüzgar enerjisinde de aynı rekabet avantajına sahip olması mantıklı.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deniz-ustu-ruzgar-potansiyeli-27-gigavat/feed/ 0
Vestel, Solar+Storage NX Fuarı’nda https://www.akittvhaber.com.tr/vestel-solarstorage-nx-fuarinda/ https://www.akittvhaber.com.tr/vestel-solarstorage-nx-fuarinda/#respond Thu, 07 Nov 2024 10:29:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/vestel-solarstorage-nx-fuarinda/ Vestel, enerji depolama sistemleriyle Solar+Storage NX Fuarı’nda yerini aldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vestel, Türkiye’nin güneş enerjisi ve enerji depolama sektörlerine yönelik tek fuar organizasyonu konumundaki Solar+Storage NX’te yer alıyor. Bugün başlayan ve 9 Kasım’a kadar sürecek olan fuarda 88 metrekarelik bir alanda, hall 11/A5 standında enerji depolama için geliştirdiği ürün ve teknolojiler, ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vestel Mobilite Genel Müdürü Hakan Kutlu, dünya genelinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik depolama çözümlerinin hızla yaygınlaştığını kaydetti.

Kutlu, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede gündüz güneş panelleri aracılığıyla depolanan enerjinin akşam evlerde kullanıldığını belirterek, “Bu kullanıcılar batarya çözümleri sayesinde enerji maliyetlerinde önemli tasarruf elde ediyorlar. Vestel olarak biz de bu bakış açısıyla dünya kaynaklarını daha verimli kullanmayı sağlayacak çözümler üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vestel Mobilite’nin bugün konut, ticari ve endüstriyel alanlarda, yenilenebilir güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde, ayrıca telekomünikasyon sektöründe kullanılan enerji depolama sistemleri geliştirdiğini ve ürettiğini vurgulayan Kutlu, “Güneş ve rüzgar gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretmediği durumlarda, bu kaynakların enerji depolama teknolojileri ile desteklenmesi gerekiyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak 3 ila 5 MWh kapasiteli konteyner boyutunda enerji batarya depolama üniteleri tasarlayıp üretiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Kutlu, çalışmaları kapsamında yakın zamanda Türkiye’nin ilk yerli batarya enerji depolama sistemini devreye aldıklarını kaydederek, ” Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bulunan SARAR Outlet tesislerinde kurduğumuz ticari ve endüstriyel işletmeler için çözüm sunan enerji batarya depolama sistemi 400 Kilowatt (kW) gücündeki dört adet EVC’ye aynı anda kesintisiz enerji sağlıyor.” bilgisini paylaştı.

Dünyada çok az EVC arkası kullanım örneği olduğunu belirten Kutlu, şunları kaydetti:

“Vestel mühendisleri tarafından geliştirilen sistemimiz 300 Kilowatt saat (kWh) kapasite ve 200 kW maksimum çıkış gücüne sahip. Enerji yönetim sistemi (EMS) ile uzaktan kontrol edilebilen enerji batarya depolama sistemi, tesiste bulunan 400 kW gücündeki EVC’lere aynı anda aynı performansla enerji sağlıyor. Batarya enerji depolama sistemi, hibrit olarak solar panelleri vasıtasıyla şarj oluyor, solar panellerin kullanılamadığı durumlarda ise şebekeden şarj olabiliyor.”

Kutlu, EVC-batarya-solar-şebeke entegrasyonu sağlanan sistemde, güneş panelleri üzerinden depolanan enerjinin, ihtiyaç duyulduğu anda şebekeye destek vererek elektrikli şarj istasyonlarının kullanılmasını sağladığını aktararak, “NextGen Mobility Expo & Summit kapsamında gerçekleştirilen Solar+Storage NX, güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla düzenleniyor. Fuar, yatırımcılarla proje geliştiricileri, tüketicilerle tedarikçileri, karar vericilerle enerji sektörünü aynı ağda buluşturarak uzun vadeli kalıcı işbirlikleri ve ticari anlaşmalar yaratan fırsatlar sunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/vestel-solarstorage-nx-fuarinda/feed/ 0
Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı https://www.akittvhaber.com.tr/kasim-akciger-kanseri-farkindalik-ayi/ https://www.akittvhaber.com.tr/kasim-akciger-kanseri-farkindalik-ayi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:25:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kasim-akciger-kanseri-farkindalik-ayi/

ATATÜRK Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Ayperi Öztürk, kasım ayının ‘Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı’ olduğunu hatırlatarak, Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 1 yılda yaklaşık 31 bin kişinin yeni akciğer kanseri tanısı aldığını ve 25 bine yakın akciğer kanserine bağlı ölüm bildirildiğini söyledi.

Doç. Dr. Ayperi Öztürk, akciğer kanserinin dünyada ve Türkiye’de kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer aldığını söyledi. Doç. Dr. Öztürk, “2022 yılı verilerine göre dünyada yaklaşık 2,5 milyon yeni akciğer kanseri tanısı konulmuş olup, bunların 1,8 milyon kadarı akciğer kanserine bağlı ölüm olarak bildirilmiştir. Bu oldukça yüksek bir rakam. Ülkemizde ise son 1 yılda Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 31 bin kişi yeni akciğer kanseri tanısı almış. Yine ölümlere baktığımızda ise 25 bine yakın akciğer kanserine bağlı ölüm bildirilmiştir” dedi.

Doç. Dr. Öztürk, sigaranın akciğer kanseri için en önemli risk faktörü olduğunu söyleyerek, “Ancak sadece sigarayla sınırlı kalmadığını, tütün ve tütün ürünlerini kapsadığını söylemek daha doğru olacaktır. Sigaranın dışında nargile, özellikle elektronik sigaralar yine bu maruziyetin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Aslında sadece sigara içenler değil, içmeyenler de etkilenmektedir. Mesela bebeklerde, sigara içen annenin ya da içen babanın yanında yaşamak, anne aracılığıyla tensel temas nedeniyle de sigara içerisindeki nikotin ve benzeri yabancı maddeler ya da kanserojen maddelerden geçmektedir” diye konuştu.

Akciğer kanserinde bir başka önemli noktanın elektronik sigara kullanımı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Öztürk, “Son dönemde özellikle gençler arasında popüler olarak ‘Sigara içmiyorum ama ben elektronik sigara içiyorum’ gibi bir algı yaratılmış durumda. Halbuki elektronik sigara içerisinde, sigaranın içinde olan nikotinin dışındaki kimyasal maddeler kadar zararlı kanserojen ve kimyasal maddeler bulunmaktadır. Gençler arasında sık tercih ediliyor ancak oldukça yanlıştır. Kesinlikle bu tür tütün ve tütün ürünlerini asla kullanmamak gerekir. Bir başka çevresel faktör de aslında hava kirliliği, radon gazı, asbest gibi tozsal maruziyetler. Özellikle deprem bölgesinde depremden sonra ortaya çıkan asbest tozları da ileriki yıllarda kanserojen madde olarak çıkabilecektir” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Öztürk, akciğer kanserinin erken dönemde şikayet ya da belirti vermeyebileceğini ifade ederek, “Bu nedenle yavaş seyreder ve geç dönemde genellikle hastalarımız tanı almaktadır. Erken teşhis konulduğunda önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık, yaklaşık yüzde 70 oranında sağ kalım mevcuttur. Hatta bunu çok erken tanı dediğimiz; enstitü aşamasında yakaladığımızda yüzde 100 olmakta. Hastalığın tedavisi için yeni tedavilerden, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerden bahsedebiliriz. Aslında halk arasındaki başka bir deyişle aşı tedavileri ve akıllı ilaçlar bu gruba dahil olmaktadır” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kasim-akciger-kanseri-farkindalik-ayi/feed/ 0
Türkiye ile Senegal Arasında 5 Mutabakat Zaptı İmzalandı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/#respond Thu, 31 Oct 2024 16:00:51 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/ Türkiye ile Senegal arasında eğitim, tarım, enerji, şehircilik ve stratejik iş birliği alanlarında 5 ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Diakhar Faye’nin huzurunda gerçekleşen törende, iki ülkenin farklı sektörlerdeki ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşmalar imza altına alındı.

Türkiye ile Senegal arasında farklı alanda önemli işbirliklerini kapsayan 5 anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Diakhar Faye’nin huzurunda imzalandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen imza töreninin ardından Erdoğan ve Faye ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şehircilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Senegal Şehir Planlama, Yerel Yönetimler ve Bölge Planlama Bakanı Balla Moussa Fofana imza attı.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji ve Hidrokarbonlar Alanlarında Mutabakat Zaptı”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall tarafından imzalandı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Senegal Tarım, Gıda Egemenliği ve Hayvancılık Bakanı Mabouba Diagne, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal Mekanizasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı imza altına aldı.

“Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu ile Senegal Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilimsel Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı”nı da Yükseköğretim Kurulu Başkan Erol Özvar ile Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall imzaladı.

Bu kapsamda iki ülke arasındaki “Türkiye Cumhuriyeti ile Senegal Cumhuriyeti Arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Protokolü” ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Senegal Cumhurbaşkanı Fay tarafından imzalandı. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/feed/ 0
Emine Erdoğan, Senegal Cumhurbaşkanının eşi Marie Khone Fay ile bir araya geldi https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-senegal-cumhurbaskaninin-esi-marie-khone-fay-ile-bir-araya-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-senegal-cumhurbaskaninin-esi-marie-khone-fay-ile-bir-araya-geldi/#respond Thu, 31 Oct 2024 16:00:51 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-senegal-cumhurbaskaninin-esi-marie-khone-fay-ile-bir-araya-geldi/ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, resmi ziyarette bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Senegal Cumhurbaşkanı Beşir Cuma Fay’ın eşi Marie Khone Fay ile AfrikaKültür Evi ve Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni ziyaret etti.

Emine Erdoğan, ilk olarak Afrika Kültür Evi’ne gelerek, kendisini karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ve Türkiye’de üniversite öğrenimi gören Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.

Daha sonra Senegal Cumhurbaşkanı Fay’ın eşi Marie Khone Fay’ı karşılayan Emine Erdoğan, birlikte kültür evini gezdi.

Lider eşleri, burada sergilenen Senegal ve Afrika’nın diğer ülkelerinden gelen el sanatları ürünlerini inceleyerek, Sağlam’dan Afrika Kültür Evi’nin kuruluşu ve ürünlere ilişkin bilgi aldı.

Fay, Emine Erdoğan’ın himayesinde yayımlanan “Afrika Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri Seçkisi” ve “Afrika Yemek Kültürü” kitaplarını da inceledi.

Lider eşlerine daha sonra Afrikalı müzisyenler tarafından dinleti sunuldu.

Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklarla bir araya geldiler

Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne de ziyaret etti.

Emine Erdoğan ve Fay, Cihannüma Salonu’na geçerek, Senegal kitaplarının yer aldığı bölümü gezdi. Ardından Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’ne ziyaret eden Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, buradaki atölye çalışmalarına katılan çocuklarla sohbet ederek, fotoğraf çektirdi.

Fay’ın Emine Erdoğan’a, Afrika Kültür Evi ve Millet Kütüphanesi’ne dair hayranlığını dile getirdiği öğrenildi.

Emine Erdoğan’dan ziyaretlere ilişkin paylaşım

Emine Erdoğan, ziyaretlere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Senegal Cumhurbaşkanının eşi Fay’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birlikte Afrikalı kadınların el emeği ile hayat bulan ürünleri inceledik. Afrikalı kadınların ustalıkla şekillendirdiği her bir eserin, adil bir pazar anlayışıyla yine Afrikalı kadınlar ve çocuklara umut olması ortak mutluluğumuz. Bu çatı altında bir araya gelen her emek, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlü bir ifadesi olarak yarınlara taşınıyor. Bu bakışla Sayın Fay ile bilhassa kültürel ilişkilerimizi geliştirmek adına işbirliği alanlarımızı değerlendirdik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ziyaretine ilişkin de paylaşım yapan Emine Erdoğan, “Kütüphanemizi ve ortak dünya mirası için muhafaza ettiğimiz eserleri tanıtmaktan mutluluk duydum. Senegal kitaplığında kültürün ve tarihin eşsiz izlerini taşıyan kitapları yakından inceledik. Bu dostane buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki gönül köprüsünü güçlendirmesini temenni ediyorum.”ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-senegal-cumhurbaskaninin-esi-marie-khone-fay-ile-bir-araya-geldi/feed/ 0
Hulusi Akar’a Fahri Doktora https://www.akittvhaber.com.tr/hulusi-akara-fahri-doktora/ https://www.akittvhaber.com.tr/hulusi-akara-fahri-doktora/#respond Thu, 31 Oct 2024 16:00:49 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/hulusi-akara-fahri-doktora/ Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, savunma alanındaki hizmetleri ve ülkeye katkıları nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nin 52. Milli Savunma Bakanı ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Dr. Hulusi Akar’a Fahri Doktora unvanı takdim etti.

28. Dönem KayseriMilletvekili Dr. Hulusi Akar, üniversitenin “Türkiye Yüzyılının Başında” seminer serisinin 101’inci semineri ve kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilen “Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış” başlıklı konferansta konuşma yaptı.

Törene; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Erdek Kaymakamı Atakan Atasoy, Bandırma 6. Ana Jet Üs Garnizon Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Esat Çetin, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Bandırma İlçe Başkanı Göksel Karlahan, akademik ve idari personeller, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.

Konferans kapsamında, Dr. Hulusi Akar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlik meseleleri, savunma sanayii alanındaki gelişmeler ve güvenlik stratejileri üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. Güçlü bir savunma sanayinin önemine dikkat çeken Akar, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların uluslararası arenada ülkemize sağladığı itibar ve stratejik avantajlardan bahsetti.

Akar, konuşmasında, “Bizlerin ‘Suriye’de ne işimiz var’ diyenlerin düşünmesi lazım. Sınır ötesi operasyonları yerinde ve zamanında yapmamış olsaydık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak çok daha zorlu sıkıntılarla karşılaşmış olacaktık. Terörden ve düşmandan arındırdığımız bölgelerde normalleşme süreçleri devam ediyor. Bir il veya ilçede ne gerekiyorsa çoğu yapıldı. Yaklaşık 1.5 milyon insan evlerine gönüllü döndü ve bunların 600 binden fazlası Türkiye’den giden Suriyeliler” ifadelerini kullandı.

Törenin ardından Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Hulusi Akar ve üniversite yönetimiyle kısa bir toplantı yaparak, güvenlik konularında toplumsal bilinç oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı. – BALIKESİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hulusi-akara-fahri-doktora/feed/ 0
Binali Yıldırım: “(TUSAŞ’a saldırı) Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısını sabote etmeye yönelik bir faaliyettir” https://www.akittvhaber.com.tr/binali-yildirim-tusasa-saldiri-devlet-bahcelinin-kucaklasma-cagrisini-sabote-etmeye-yonelik-bir-faaliyettir/ https://www.akittvhaber.com.tr/binali-yildirim-tusasa-saldiri-devlet-bahcelinin-kucaklasma-cagrisini-sabote-etmeye-yonelik-bir-faaliyettir/#respond Thu, 31 Oct 2024 16:00:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/binali-yildirim-tusasa-saldiri-devlet-bahcelinin-kucaklasma-cagrisini-sabote-etmeye-yonelik-bir-faaliyettir/ Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, ” TUSAŞ’a yapılan saldırı Türkiye’nin bağımsızlığına yapılmış bir saldırıdır. Aynı zamanda son günlerde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanımızın, Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısını sabote etmeye yönelik bir faaliyettir” dedi.

Türk Devletlerinde Çalışma Hayatı ve Sosyal Koruma Uluslararası Konferansı (TDÇHSK 2024) açılış programı Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Programa ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Sahil Babayev, Türk-İş genel Başkanı Ergün Atalay, TİKA Başkanı Serkan Kayalar, yabancı misyon temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Ankara Devlet Türk Halk Müziği korosu ses ve saz sanatçılarının müzik dinletisi ile başlayan programın açılışında konuşan Bakan Işıkhan, “Son yılların devletler arası ilişkilerimiz açısından en sevindirici gelişmesi; kuşkusuz Türk Devletleri Teşkilatının kuruluşu olmuştur. Uzun yıllara dayanan, üye ve gözlemci ülkelerin maddi ve manevi gayreti ile kurulan teşkilat, üyeler arasında otuzun üzerinde iş birliği alanı belirlemiştir. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda ülkeler arası iş birliği ve dayanışmayı daha da kuvvetlendirecek önemli fırsatlar elde etmiş durumdayız. Hepimizin ortak amacı, halklarımızın refahı, güvenliği ve huzurudur. Bu amaca giden en önemli yol ise, iş gücü piyasalarında çalışma barışını sağlamaktan ve sosyal güvenlik sistemlerini güçlü bir şekilde yapılandırmaktan geçmektedir” dedi.

“Sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının önümüzdeki yıllarda artmasını arzu etmekteyiz”

Çalışma bakanlıklarına önemli görevler düştüğünü dile getiren Işıkhan, “Bilhassa sosyal devlet anlayışının bir gereği olan sosyal güvenliğin, bireyleri yaşam boyu karşılaşabileceği risklere karşı koruyan anayasal bir hak olduğu unutulmamalıdır. Emeklilik, sağlık, iş kazası, hastalık ve diğer sosyal risklere karşı vatandaşlarımızı güvence altına almak, devletlerin en önemli sorumluluk alanlarından biridir. Bu noktada, ülkelerimiz arasında sosyal güvenlik sistemlerinin karşılıklı tanınması, bilgi ve tecrübe paylaşımı büyük önem arz etmektedir. Karşılıklı sosyal güvenlik anlaşmaları ile bu alanda ilk adımlar atılmış, muhtelif heyet ziyaretleri ile eğitim programları düzenlenmiş, sistemlerin taraflarca tanınması sağlanmıştır. Anlaşmalar, her iki tarafın çalışanlarının, hangi ülkede bulunurlarsa bulunsunlar, sosyal güvenlik haklarından tam olarak faydalanabilmelerini sağlamaya yöneliktir. Aynı zamanda, bu anlaşmalar sayesinde iş gücü hareketliliği kolaylaştırılmış, işçi ve işveren arasındaki ilişkiler daha sağlam temellere dayandırılmıştır. Şimdilik üç Türk devleti ile imzalanan sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının önümüzdeki yıllarda artmasını arzu etmekteyiz. Özellikle günümüzün küreselleşen dünyasında, iş gücü hareketliliği artmakta ve bireylerin farklı ülkelerde çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün daha karmaşık hale gelmektedir. Bu nedenle, Türk dünyası olarak bizler de birbirimizin tecrübelerinden yararlanmalı, sosyal güvenlik ve çalışma barışı konularında ortak projeler geliştirmeliyiz. Bu kongre de işte bu noktada, ülkelerimiz arasında güçlü işbirliği bağları kurmak için önemli bir platform sunmaktadır” diye konuştu.

“Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısına karşı bu çağrıyı sabote etmeye yönelik bir faaliyettir”

Binali Yıldırım ise yaptığı konuşmada, “Birliğin 5 asil 3 tane de gözlemcisi var. Geçen sene Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Semerkant Zirvesi’nde gözlemci üye olarak aramıza katıldı. Bu önemli bir adımdır. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan beri Kuzey Kıbrıs’a uygulanan izolasyon ve küresel ambargoyu bir anlamda delen, önemli bir karardır. Bugün artık bize düşen, bundan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önce Türk devletleri teşkilatında daha sonra da bütün dünyada gasp edilen bu hakkının verilmesi yönünde mücadelemizi ortaya koymaktır. Ancak bunu yaparsak şehitlerimizin ruhunu şad etmiş oluruz. 40 yıldır terörle terörün her türlüsüyle mücadele eden bir ülkeyiz. Terörle mücadelede bizim uzmanlığımız dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur. Biri bitiyor biri başlıyor. FETÖ’cü terör örgütü, bölücü terör örgütü efendimiz DAEŞ terör örgütü sayabilirsen say. Amaç Türkiye’nin enerjisini azaltmaktır ve Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç olmasını engellemektir ama başaramayacaklar. TUSAŞ’a yapılan saldırı Türkiye’nin bağımsızlığına yapılmış bir saldırıdır. Aynı zamanda son günlerde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanımızın, Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısına karşı bu çağrıyı sabote etmeye yönelik bir faaliyettir. Bunun iyi bilinmesi lazım. Ama bunlar hiç ama hiç etkili olmayacak ve inşallah vatandaşlarımız arasındaki nifak tohumlarını saçanlar başarısız olmaya mahkum olacaklar” dedi.

Programa hediye takdiminin ardından katılımcıların aile fotoğrafı çekinilmesiyle ara verildi. Konferansın sonraki bölümü bakanlar paneliyle devam etti. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/binali-yildirim-tusasa-saldiri-devlet-bahcelinin-kucaklasma-cagrisini-sabote-etmeye-yonelik-bir-faaliyettir/feed/ 0
Körfez Güreş Takımı Yeni Sezon Hazırlıklarına Devam Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/korfez-gures-takimi-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/korfez-gures-takimi-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-ediyor/#respond Thu, 24 Oct 2024 08:26:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/korfez-gures-takimi-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-ediyor/ KörfezGençlerbirliğiSpor Kulübü güreş takımı yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor.

Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü güreş sporcuları, Yıldızlar Türkiye ve Okullar Arası Türkiye Şampiyonaları için hazırlıklarına ara vermeden devam ediyor. Yağlı güreş sezonunun kapanmasının ardından minder güreş liglerinin başlamasına az bir zaman kala güreşçilerin hazırlıkları da sürüyor. Körfez Gençlerbirliği SK güreş takımları antrenörler Veysel Şirin ve Levent Gürbüz nezaretinde haftanın 4 günü 60 sporcunun katılımıyla Körfez Çok Amaçlı Spor Salonu’nda yapılıyor. Teknik, taktik ve kondisyon olarak çalışan Körfezli güreşçiler minik, yıldız ve gençler minder güreşçileri olarak ekipler halinde hazırlanıyor. – KOCAELİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/korfez-gures-takimi-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-ediyor/feed/ 0
Nesli Tükenen Kara Akbaba Sürü Halinde Görüntülendi https://www.akittvhaber.com.tr/nesli-tukenen-kara-akbaba-suru-halinde-goruntulendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/nesli-tukenen-kara-akbaba-suru-halinde-goruntulendi/#respond Thu, 24 Oct 2024 08:26:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/nesli-tukenen-kara-akbaba-suru-halinde-goruntulendi/ Nesli tükenen Kara Akbaba sürüsü görüntülendi

ARDAHAN – Kırmızı Listesi’nde koruma altında bulunan Kızıl Akbabalar sürü halinde cep telefonu kamerası ile anbean kaydedildi.

Türkiye’de yaşayan en nadir akbaba türü olan ve leşlerin kemik parçalarıyla beslendiği için ‘doğa çöpçüsü’ olarak da seçilen kara akbaba, Ardahan- Çıldır karayolunda görüntülendi. Ardahan-Çıldır karayolunun eski Beyrehatun köyü mevkiinde Dünya Doğayı Koruma Birliğinin Kırmızı Listesi’nde koruma altında bulunan Kara Akbabalar sürü halinde cep telefonu kamerası ile anbean kaydedildi.

Karayolunu kullanan vatandaşlar, yol kenarında sürü halinde akbabaları cep telefonu ile görüntüledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/nesli-tukenen-kara-akbaba-suru-halinde-goruntulendi/feed/ 0
Bütün dünya TUSAŞ’a yapılan terör saldırısını kınadı https://www.akittvhaber.com.tr/butun-dunya-tusasa-yapilan-teror-saldirisini-kinadi/ https://www.akittvhaber.com.tr/butun-dunya-tusasa-yapilan-teror-saldirisini-kinadi/#respond Thu, 24 Oct 2024 08:26:04 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/butun-dunya-tusasa-yapilan-teror-saldirisini-kinadi/ Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’nin (TUSAŞ) Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki tesislerine yönelik gerçekleştirilen terör saldırısında 5 kişi şehit oldu, 22 kişi ise yaralandı. Saldırı sonrası dünya genelinde birçok ülke ve uluslararası kuruluştan tepki açıklamaları yapıldı. Saldırı kınanarak Türkiye’ye destek mesajları iletildi. Teröre karşı ortak mücadele vurgusunda bulunuldu.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

ABD, TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısını kınamak için bir mesaj yayımladı. Mesajda “ABD olarak bugün meydana gelen terör saldırısını şiddetle kınıyor, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerimizi iletiyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız.” ifadeleri yer aldı.

BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES’TEN KINAMA

BM Genel Sekreteri Guterres, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısını kınadı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, saldırıya ilişkin detaylı bilgi edinmeye devam ettiklerini belirterek, “Genel Sekreter sivillere yönelik bu saldırıyı kınıyor.” ifadesini kullanan Haq, Genel Sekreter’in hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini ilettiğini aktardı. Haq, Genel Sekreter’in aynı zamanda yaralılara acil şifa dilediğini kaydetti.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

NATO’DAN DESTEK

TUSAŞ’a terör saldırısı sonrası Türkiye’nin müttefiki NATO’da destek açıklaması yapıldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da düzenlenen terör saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, “NATO, müttefikimiz Türkiye’nin yanındadır” dedi.

Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ. (TUSAŞ) tesislerine düzenlenen terör saldırısının ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Türkiye’ye destek mesajı yayınladı. Rutte, “Ankara’dan gelen ölü ve yaralı haberleri endişe verici. Mesajımız net: NATO, müttefikimiz Türkiye’nin yanındadır. Terörizmin her türlüsünü şiddetle kınıyor ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

AVRUPA BİRLİĞİ: DERİN ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Ankara Kahramankazan TUSAŞ’a yönelik saldırıya ilişkin, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yönelik terör saldırısı karşısında derin bir şok ve üzüntü duyuyoruz” dedi.

Ossowsk, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yönelik terör saldırısı karşısında derin bir şok ve üzüntü duyuyoruz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine, tüm Türkiye’ye ve halkına en içten taziyelerimizi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Avrupa Birliği, terörün her türlüsüne karşı yürütülen mücadelede Türkiye’nin yanındadır. Bu iğrenç şiddet eylemini ve bu tür eylemleri destekleyen ya da mümkün kılanları kesin bir dille kınıyoruz. Terörizmin toplumlarımızda yeri yoktur” ifadelerini kullandı.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

YUNANİSTAN’DAN KINADI

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis saldırıyı kınayarak, “Ankara’daki terör saldırısını şiddetle kınıyorum, kurbanların ailelerine en içten taziyelerimi sunuyorum” açıklaması yaptı.

İRAN’DAN SALDIRIYA KINAMA

İranDışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısını kınadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısını şiddetle kınadıklarını belirterek, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk halkına ve hükümetine başsağlığı dileklerini iletti ve yaralılara acil şifalar diledi. Terörizmin her türlüsüne karşı olduklarını belirten Bekayi, İran’ın özellikle komşu ülkeler başta olmak üzere diğer ülkelerle bu insanlık dışı olguya karşı iş birliği yapmaya ve önlemeye hazır olduğunu vurguladı.

AZERBAYCAN’DAN KINAMA

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, TUSAŞ’a yapılar terör saldırısını kınadı. Açıklamada, “Kardeş Türkiye’de, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Şirketi’ne (TUSAŞ) düzenlenen terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu hain saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Azerbaycan her zaman kardeş Türkiye’nin yanındadır” ifadeleri kullanıldı.

MACRON: TÜRK HALKIYLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, TUSAŞ’ın yerleşkesine yönelik terör saldırısına ilişkin X hesabından Fransızca ve Türkçe açıklama yaptı.

Terör saldırısını en güçlü şekilde kınadıklarını belirten Macron, “Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaşıyor, kendilerine taziyelerimizi sunuyoruz. Teröre karşı Türkiye ve Türk halkıyla dayanışma içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

VENEZUELA’DAN KINAMA MESAJI

Venezuela, Meksika, Kolombiya ve Küba, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesine yönelik terör saldırısını kınayarak, başsağlığı diledi.

Venezuela hükümeti, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada terör saldırısını şiddetle kınadı. “Venezuela, kardeş Türkiye halkının huzurunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen bu saldırının cezasız kalmaması için Türk hükümetine desteğini teyit ediyor.” ifadesine yer verildi.

Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilenen açıklamada, “Venezuela hükümeti, terörizmi ve sivil halk arasında korku ve endişe yaratmayı amaçlayan her türlü şiddet eylemini kararlılıkla reddettiğini bir kez daha vurguluyor.” denildi.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

MEKSİKA’DAN KINAMA MESAJI

Meksika Dışişleri Bakanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada da TUSAŞ’a yapılan terör saldırısının kınandığı bildirildi.

Meksika’nın, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden her türlü şiddet eylemini kınadığı vurgulanan açıklamada, “TUSAŞ’ta meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenler için Türkiye halkına ve hükümetine taziyelerimizi sunar, yaralılara ise acil şifalar dileriz.” ifadesine yer verildi.

Bütün dünya TUSAŞ'a yapılan terör saldırısını kınadı

KOLOMBİYA’DAN KINAMA MESAJI

Kolombiya Dışişleri Bakanlığının X platformundan yapılan açıklamada, TUSAŞ’a düzenlenen “alçakça” saldırı şiddetle kınandı. Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileğinde bulunuldu.

KÜBA’DAN KINAMA MESAJI

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında, “Küba, Ankara’daki terör saldırısını şiddetle kınıyor ve Türkiye halkıyla dayanışma içindedir. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dilerim.” ifadesini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/butun-dunya-tusasa-yapilan-teror-saldirisini-kinadi/feed/ 0
Geberdi! https://www.akittvhaber.com.tr/geberdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/geberdi/#respond Wed, 23 Oct 2024 05:35:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/geberdi/ 83 yaşındaki FETÖ lideri Fetullah Gülen, 1999’dan beri yaşadığı ABD’de geberdi. Dünya bir pislikten kurtulmuş oldu.
Türk halkına yaptığı kötülükleri düşününce bu pisliğin cezasını çekmeden, 83 yaşına kadar itinayla bakılarak, sıcak yatağında ölmesi hiç de adil olmadı.
Bu pislik, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme. Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme… Dolandırıcılık vs. birçok suçtan toplam 45 davada “1” numaralı sanık olarak yargılanıyordu.
Türk ordusuna kumpas kurdu, suçsuz birçok komutanın cezaevine girmesine ve bazılarının hayatlarını kaybetmesine neden oldu.

Kurduğu yapıyı deşifre eden gazeteci ve yazarlara suikast düzenletti, kendine bağlı savcı ve hakimlerin yardımıyla hapse attırdı. ABD’NİN MAŞASI!
En şeytani planı ise 15 Temmuz Darbe Girişimi’ydi. Bu girişime karşı Türk halkı gereken yanıtı verdi. 251 şehit verildi ama bu darbe girişimi şeytani örgütünün devletin tüm kademelerinde kökünün kazınmasını hızlandırdı.
Bu şerefsiz, Türkiye’nin en köklü takımlarından biri olan Fenerbahçe’yi ele geçirmeyince şike kumpası bile kurdu!
Gülen’in Türk halkına yaşattığı en büyük kötülüklerden birisi de üniversite, askeriye, polis ve KPSS sınav sorularını çalıp kendi elemanlarına vermek oldu. Yıllarca sınav sorularını çalarak milyonlarca gencin kaderiyle oynadı!
Elbette Gülen, bu şeytani planları tek başına kuracak zeka ve bilgiye de sahip değildi. Deli saçması konuşmalarına sadece çocukluktan itibaren beyni yıkanan elemanları inandı. Gülen, ABD’nin ülkemize yönelik karanlık planlarının bir maşasıydı. Yaptığı kötülüklerin cezasını öbür tarafta çeker inşallah. Ateşi bol olsun!

***

3 DAKİKADANFAZLAKUCAKLAŞMAKYASAK
Yeni Zelanda’daki Dunedin Havaalanı’nda veda kucaklaşmalarının üç dakikayla sınırlı olduğunu belirten bir tabela asıldı. Tabelada şu uyarı yer alıyor: “Maksimum sarılma süresi 3 dakika. Daha sevgi dolu vedalar için lütfen otoparkı kullanın!”

“Can sıkıntısında kural çıkarmak buna denir” diyebilirsiniz. Ayrıca üç dakika zaten uzun bir süre ve bu süreyi güvenlik görevlileri kronometre tutarak hesaplayacaklarsa komik görüntüler oluşur. Öte yandan Dunedin Havalimanı Yönetimi ise bazen yolcuların son dakika aşk maceralarına atılmak için iniş bölgesini kullandığını söyleyerek, “Havaalanları duyguların merkezidir… Çalışanlarımız yıllar içinde ilginç şeyler gördüler” diye bir açıklama yaptı. Meseleye bu açıdan yaklaşınca “Kibarca uyarmışlar” da diyebiliriz. Yeni Zelanda’da bizdeki gibi futbolcu karşılamaları ve asker uğurlamaları olsaydı ne yaparlardı acaba?

***

İLK ‘FETÖ’ DİYENLER
En güçlü olduğu zamanda terör örgütü lideri Gülen’e destek verenler, 17-25 Aralık Kumpası ve 15 Temmuz’dan sonra dümen kıranlar şimdilerde Gülen’i en çok lanetleyenler arasında yer alıyorlar.
Ancak asıl hatırlanması gerekenler Gülen’i en güçlü zamanında eleştirenler, yaklaşan tehlikeyi deşifre edenler ve ona “FETÖ”, “Fetuş” benzetmesi yapma yürekliliği gösterenler.

Bir suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybeden akademisyen ve yazar Necip Hablemitoğlu, öldürüldüğü için tamamlayamadığı ‘Köstebek’ isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin örgütlenme biçimini yazıyordu.
Tehlikeyi en erken fark edenlerden biri de eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel idi. 2002 yılında Cemaat üyelerine dava açan Yüksel, dava düşmesine rağmen FETÖ’nün hedefinde kalmıştı.
Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise 2009 yılında TSK içinde Gülen cemaati hakkında soruşturma yürütürken görevinden uzaklaştırıldı ve sonrasında dört yıl dokuz ay cezaevinde yattı.

FETÖ’yü anlattığı ‘İmamın Ordusu’ isimli kitabı daha basılmadan toplatılan Ahmet Şık da soluğu cezaevinde almıştı.
Ergenekon Davası kapsamında tutuklanan gazeteci Nedim Şener de FETÖ üzerine araştıran isimlerdendi.
Emniyet Teşkilatının önemli isimlerinden biri olan Hanefi Avcı ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’ isimli kitabını yazdıktan sonra ‘Devrimci Karargah Davası’ndan tutuklanmış ve uzun süre hapishanede kalmıştı.
‘ODA TV Davası’ kapsamında tutuklanan Soner Yalçın da FETÖ üzerine kararlılıkla giden gazetecilerden biriydi. Bu durum onun da yolunun ceza evinden geçmesine neden oldu.
FETÖ’nün emniyet ve yargı içindeki illegal faaliyetleri hakkında araştırma yapan Doğan Yurdakul da ODA TV Davası kapsamında tutuklanan gazetecilerdendi.
Meclisin renkli simalarından merhum Kamer Genç de FETÖ konusunda kamuoyunu uyaran isimlerden biriydi.
Gülen’in ölüm gününün Ergenekon Davası’nın ilk duruşmasıyla denk gelmesi de ilahi adalet olsa gerek.
İlk FETÖ diyen Defne Joy Foster olmuştu ve o da şüpheli bir ölümle aramızdan ayrıldı. Rahmetli İlhan İrem, 1999 yılında Gülen’e yazdığı ‘Mektup’ başlıklı köşe yazısında ona ‘Fetuş’ deme yürekliliği göstermişti ve yüklüce bir tazminat cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Bu cesur insanların listesi Türkan Saylan’dan Uğur Mumcu’ya kadar uzanır.

***

DOLGU YAŞLANDIRIYOR
Estetik dünyasında şimdi de yüz yapısını bozan dolguların çıkarılması trend oldu.
Konuyla ilgili İngiltere’nin ünlü estetiği cerrahı Dr. Julian De Silva şu açıklamayı yaptı:
“30’lu yaşlardaki kadınlar giderek daha fazla yüz yaşlanması şikayetiyle bana geliyor. Bunun nedeni yoğun dolgu yaptırmış olmaları. Dolgu maddesi birikebilir, her zaman doğal olarak tamamen çözünmez ve çıkarılması gerçekten zor olabilir.” Bu şikayetle gelenler de genelde genç kadınlar!

Dolguların ve botoksun genç kadınların yüz yapısını bozarak erken yaşlanmalarına neden oluyormuş.
Botoks en fazla altı ayda geçiyor ama dolgular uzun yıllar yok olmadığı için yüzlerden operasyonla çıkarılması gerekiyormuş.
Genç yaşta dudaklarını şişirenlere şaşırıyorum. Bu işlemi yaptığınızda genelde altı ayda bir tekrarlamanız gerekiyor.
Sonuç ise erken yaşlanma!

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/geberdi/feed/ 0
Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi! https://www.akittvhaber.com.tr/koreli-ayla-bambaska-biri-oldu-iste-ayla-filminin-koreli-sevimli-yildizi-kim-seolun-degisimi/ https://www.akittvhaber.com.tr/koreli-ayla-bambaska-biri-oldu-iste-ayla-filminin-koreli-sevimli-yildizi-kim-seolun-degisimi/#respond Wed, 23 Oct 2024 05:35:01 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/koreli-ayla-bambaska-biri-oldu-iste-ayla-filminin-koreli-sevimli-yildizi-kim-seolun-degisimi/ Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi!

Başrollerinde İsmail Hacıoğlu, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi isimlerin yer aldığı Ayla filmi 2017 yılında vizyona girmiştir. 1950 yılında yaşanan Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen filmin yönetmen koltuğunda Can Ulkay oturmaktadır.

Ayla filminin minik yıldızı Kim Seol bakın şimdi ne yapıyor? Unutulmaz sahneleriyle hafızalarda yer edinen Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol büyüdü güzel bir genç kız oldu…

Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi!

Ayla filmi, Kore Savaşı sırasında görevli olan Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin savaş meydanında annesi ve babası ölmüş bir kızı bulmasını ve ikilinin hikayesini konu ediniyor.

Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi!

Gerçek yaşanmış bir olayı anlatan Ayla filmi milyonları ağlatmıştı. 2017 yılında yılında vizyona giren Ayla filmi 8 ödül almıştı. Başarılı yapımda; İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi oyuncular yer almıştı.

Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi!

Ayla filminin başrol oyuncu İsmail Hacıoğlu ile sahneleri hafızalara kazınan Güney Koreli Kim Seol büyüdü.

Koreli Ayla bambaşka biri oldu! İşte Ayla filminin Koreli sevimli yıldızı Kim Seol’un değişimi!

Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol şimdilerde güzeller güzeli bir genç kız.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/koreli-ayla-bambaska-biri-oldu-iste-ayla-filminin-koreli-sevimli-yildizi-kim-seolun-degisimi/feed/ 0
‘Dünyada benden iyi sır tutan yoktur’ https://www.akittvhaber.com.tr/dunyada-benden-iyi-sir-tutan-yoktur/ https://www.akittvhaber.com.tr/dunyada-benden-iyi-sir-tutan-yoktur/#respond Wed, 23 Oct 2024 05:34:58 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/dunyada-benden-iyi-sir-tutan-yoktur/ Ünlü oyuncu Başak Gümülcinelioğlu, Şamdan Plus’a verdiği röportajda kendini, kariyerini ve hayallerini anlatmış. Türkiye’de mimarlığı bitirdikten sonra Londra’daki Royal Academy of Dramatic Arts’tan mezun olan güzel oyuncunun kendisiyle ilgili söylediklerinden ‘sır’ konusu çok dikkatimi çekti.

“Ben dünyanın en iyi sır tutan, en ketum insanıyım. Ciddiyim, iddia ediyorum, benden iyi sır tutan yoktur” diyen Gümülcinelioğlu’nun bir özelliği de duyduğu veya okuduğu bir şeyi anında ezberlemesiymiş. Gümülcinelioğlu’nun hedeflerinin çoğu ise işiyle ilgili… “Hedefim uluslararası başarılar elde etmek.

Özellikle yurt dışında İngilizce projelerde yer almak. Ve en büyük hedefim de dönem işlerinde rol almak” diyor. Oyuncu Çağrı Çıtanak ile mutlu bir evliliği olan Başak Gümülcinelioğlu’nun özel hayatıyla ilgili hayali ise ‘anne’ olmak. “Minik minik de olsa çocuklar üzerine düşünmeye başladım. Gelecekte anne olabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor” diyor. Umarım bütün hayalleri gerçek olur.

800 YILLIKKERVANSARAYITURİZME KAZANDIRDI
Üç yıl önce eşi Elif Dağdeviren ile Türkiye’nin ilk sosyal sorumluluk otelini açan iş insanı Cem Kınay, yine bir ilke imza attı. Kınay, Konya’nın Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın desteğiyle,

180 metre genişliğinde ve 145 metre derinliğindeki Kızören Obruğu’nun yanındaki tarihi kervansarayı otele dönüştürdü. 800 yıl önce inşa edilen harabe haldeki Selçuklu kervansarayını, aslına uygun restore ettirip müze otel olarak hizmete açtı. Yüzyıllar boyunca tüccarlara hizmet eden tarihi mekan, artık müze-otel ve Rumi Tat-Koku Müzesi olarak hizmet veriyor.

‘AFİFE’ İLE BULUŞTUK!
“Beni acıyarak değil, düşünerek, severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım” diyen Türk tiyatrosunun unutulmaz kadın oyuncusu Afife Jale’nin hayatı ‘Afife’ oyunuyla sahneye taşındı. Demet Evgar’ın Afife Jale’ye hayat verdiği oyununun geçen ay prömiyerine gidememiştim.

Önceki akşam seyretme imkanı bulduğum oyun, anlattıkları kadar varmış. Tek perde, 120 dakika boyunca baş döndüren bir tempoda devam eden oyunda, rolünü yaşayarak oynayan Demet Evgar başta olmak üzere; Necip Memili ve Tilbe Saran’ın da kadrosunda olduğu tüm oyuncular resmen döktürdü. Tüm ekibin emeğine sağlık.

30. YILA ANLAMLI KUTLAMA
30. yılını kutlayan Ulus’taki ikonik restoran, sanat ve sosyal sorumluluğu bir araya getirdiği bir projeye imza attı. Restoran, Türk çağdaş sanatının büyük ustası Burhan Doğançay’ın 95. yaşı anısına ve Doğançay Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı yararına, sanatçının imzası olan porselen fincan takımı ürettirdi. Sınırlı sayıda üretilen fincan takımı, Doğançay Müzesi’nde vakıf yararına satışa sunuldu.

Restoranın sahibi Barış Tansever, “Sanatı ve değerlerimizi bu anlamlı projeyle bir araya getirmek, bizim için büyük onur” dedi. Sanat eseriyle kahve keyfi yapmak isterseniz aklınızda olsun…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dunyada-benden-iyi-sir-tutan-yoktur/feed/ 0
Bilim insanı, yeni keşfine eşinin adını verdi https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insani-yeni-kesfine-esinin-adini-verdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insani-yeni-kesfine-esinin-adini-verdi/#respond Wed, 09 Oct 2024 15:05:51 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insani-yeni-kesfine-esinin-adini-verdi/ Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Alaşehir Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, 21 yıldır sürdürdüğü saha çalışmaları sonucunda Konya’nın Beyşehir ilçesinde yeni bir akrep türü tespit etti. Dedegöl Dağı eteklerinde ve Beyşehir Gölü’nde yer alan Hacıakif Adası’nda bulunan bu yeni tür, ‘Euscorpius gulhanimae’ adıyla bilim dünyasına tanıtıldı. Yeni akrep türünün, vücudunun iki renkli yapısı ve patellasındaki trichobothri sayısının cins içindeki en yüksek düzeye sahip olması dikkat çekiyor. Bu keşifle Türkiye‘de bilinen akrep türü sayısı 49’a, Euscorpius cinsine ait tür sayısı ise 17’ye yükseldi. Yeni türe, ABD’de akrepler üzerine yayımlanan ‘Euscorpius’ adlı bilim dergisinde de 19 Ağustos 2024 tarihinde yer verildi.

Bilim insanı, yeni keşfine eşinin adını verdi

“ÇALIŞMALARIMDA DESTEK OLAN EŞİME İTHAFEN İSMİ VERDİM”

Yeni akrep türünü tespit eden Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, “Bu türü yaptığım saha çalışmaları sırasında keşfettim. Çalışmalarıma verdiği destek nedeniyle bu türe eşim Gülhanım Yağmur’a ithafen ‘Euscorpius gulhanimae’ ismini verdim” dedi. Beyşehir Gölü’ne yakın bir yerde çam ormanının içerisinden topladığı akrebin Türkiye için yeni bir tür olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yağmur, “Örnekleri toplayıp çalışmaları yaptığım zaman, patellasındaki trichobothri sayılarının bilinen türlerden daha yüksek olduğunu gördüm. Bu iki renk bir tür. Bu yönüyle bilinen türlerden çok bariz bir şekilde ayrılıyor” dedi. Yeni keşfedilen akrep türü, MCBÜ Alaşehir Meslek Yüksekokulu Zooloji Müzesi’nde korunuyor.

Bilim insanı, yeni keşfine eşinin adını verdi

Bilim insanı, yeni keşfine eşinin adını verdi

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bilim-insani-yeni-kesfine-esinin-adini-verdi/feed/ 0
A Milli Takım Karadağ Maçı Öncesi Uyarılar https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-takim-karadag-maci-oncesi-uyarilar/ https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-takim-karadag-maci-oncesi-uyarilar/#respond Tue, 08 Oct 2024 10:12:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-takim-karadag-maci-oncesi-uyarilar/ SAMSUN (İHA) – Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Türkiye A Milli Takımı’nın UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta Samsun’da oynayacağı Karadağ maçı öncesinde stadyumun kapılarının müsabaka saatinden 3 saat önce açılacağını duyurarak, taraftarlara bir dizi uyarılarda bulundu.

A Milli Takım, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. 21.45’teki maç için stadyumun kapıları müsabaka saatinden 3 saat önce yani 18.45’te açılacak. Maç öncesinde TFF’nin resmi internet sitesinden yayımlanan duyuruda, “Seyircilerin stadyuma, girişlerde sorun yaşamaması adına stada erken gelmeleri önem arz etmektedir. Stadyum çevresindeki yolların trafiğe kapalı olacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğuna sebebiyet vermemek ve maça zamanında ulaşabilmek için seyircilerin stada özel araçlarıyla gelmemeleri, toplu taşıma araçlarını kullanmaları önemle rica olunur” ifadeleri kullanıldı.

Toplu taşıma bilgileri

Maçın oynanacağı Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki yolların trafiğe kapatılacağı göz önünde bulundurularak yapılan uyarıda, “Müsabakaya gelecek seyircilerimizin SAMULAŞ Tramvay, SAMULAŞ otobüs gibi yerel toplu ulaşım sistemini kullanarak stadyuma ulaşımlarını sağlaması önem arz etmektedir. Tüm toplu ulaşım sistemlerinin maç sonu geç saatlere kadar seferleri ve ek seferleri bulunmaktadır. SAMULAŞ tramvay ile gelecek seyircilerimiz Stadyum durağını, SAMULAŞ otobüsü kullanacaklar da T4″nolu otobüslerle 19 Mayıs Stadı durağını kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Stadyuma sadece Passolig kart sistemi ile yüklenmiş bileti olan seyirciler giriş yapabilecektir. Bu bilet sağlayıcıdan satın alınan biletler ile giriş yapılabilecek olup, Passo dışında farklı sitelerden alınan biletler hususunda sorumluluk kabul edilmeyecektir. Stadyum dışında Güney kale arkasında karşılıklı olan stadyum gişeleri ve AVM Passolig gişelerinden hizmet verilecektir. Gişeler saat 22.30’a kadar (1. devre sonuna kadar), kart sorunu olan seyircilerimiz için yardım masası olarak açık olacaktır. Gişelerden; Tek Geçişlik Kart ve yardım masası hizmetleri verilecektir. Müsabaka günü gişelerden kart başvurusu alınmayacaktır. Cep telefonundaki biletle girmek isteyen seyircilerimizin, cep telefonu ışığını en üst seviyede ayarlayıp, turnikede bileti okutması gerekmektedir, aksi takdirde girişleri yavaşlatacak durumlar oluşabilir” denildi.

Otopark kullanımı

Açıklamada stada araçlarıyla gelecek kişiler için yapılan uyarıda ise, “Stadyuma araç ile sadece TFF tarafından organize edilmiş araç kartı olan araçlar kabul edilecek olup, araç kartı olmayan seyircilerin araçların stadyuma yakın otoparkları kullanarak stadyuma ulaşması gerekecektir. Araç kartı olmayan araçlar Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından stadyuma yaklaşım yollarına sokulmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.

Seyircilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yasaklar

TFF’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Maça gelecek seyircilerimizin stadyuma rahat ve zamanında ulaşmaları, emniyetli ve güvenli şekilde maç atmosferini yaşamaları adına, kurallara riayet etmeleri gerekmektedir. Tribündeki sorun yaşanmaması ve emniyetli şekilde maç organizasyonunun yapılması adına; tüm tribün merdivenlerinin boş bırakılması ve merdivenlere oturulmaması, stadyuma aşağıda belirtilen yasaklı maddeler ile girilmemesi ve kesinlikle saha alanına girilmemesi ya da teşebbüs edilmemesi gerekmektedir. Stadyuma meşale, ses bombası, torpil, duman bombası sokulmaması, sokmaya çalışanların en yakın güvenlik görevlisine bildirilmesi önem arz etmektedir. Stadyuma, İl SporGüvenlik Kurulu kararı gereğince din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan, siyasi, şiddet içerikli ve rakibi küçük düşürecek pankartlar kesinlikle alınmayacaktır. Stadyuma girişlerde, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereğince bayrak olarak sadece iki ülke bayrağı alınacaktır, bunun dışında herhangi bir bayrak, pankart, flama vb. malzeme stadyuma alınmayacaktır. Stadyum içerisinde tüm seyircilerimize, turnike girişi sonrası Türk bayrağı dağıtılacaktır.

Bozuk para, çakmak, selfie çubuğu, A4 boyutundan büyük çantalar, parfüm ve deodorant şişeleri, lazer pointer, kamera, fotoğraf makinası, şarj cihazı, sarj güç adaptörü (powerbank), ses çıkaran araçlar (vuvuzela, megafon, düdük), tahta, demir sopalı bayrak flamalar, ağzı kapalı (cam-kutu) içecek kutuları, sırt çantası, valiz, ruhsatlı olsa dahi ateşli silahlar, delici, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve ilgili mevzuatın belirlediği esaslara aykırı olarak alkollü içecekler. İçecek kutuları ağzı açık dahi olsa alınmayacaktır. Gazlı içecekler büfelerde bardakta satılacak, su ise yine büfelerde ağzı açılmış bardak su olarak satılacaktır. Acil durumlarda, tribünlerde bulunan seyirci sağlık odalarındaki ve stadyum dışındaki ambulanslarda bulunan, acil müdahale görevlilerinden, ilk yardım konusunda yardım alınabilir. Stadyum etrafında yeterli miktarda ambulans görevlendirilmesi yapılmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü ve özel sağlık kuruluşumuz tarafından toplamda 4 adet ambulans acil durumlar için görev yapacaktır.” – SAMSUN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-takim-karadag-maci-oncesi-uyarilar/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel, Tuzla ve Bakırköy belediyelerini ziyaret etti Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-tuzla-ve-bakirkoy-belediyelerini-ziyaret-etti-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-tuzla-ve-bakirkoy-belediyelerini-ziyaret-etti-aciklamasi/#respond Sat, 05 Oct 2024 17:16:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-tuzla-ve-bakirkoy-belediyelerini-ziyaret-etti-aciklamasi/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “(MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli) “Sayın Bahçeli ile DEM’in el sıkışması Türkiye’de tansiyonu düşürür. Kutuplaşmayı azaltır.” dedi.

İstanbul’daki temaslarının ilkinde Tuzla Belediyesini ziyaret eden Özel, belediye önünde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

Özel, Tuzla Belediyesinin 1992 yılında kurulduğunu, bundan 1 yıl sonra doğan Eren Ali Bingöl’ün belediye başkanlığını kazandığını söyledi.

CHP tarihinde ilk kez Tuzla Belediyesinin kazanıldığına dikkati çeken Özel, en genç aday olan Bingöl ile gurur duyduklarını dile getirdi.

Tuzla’da 38 yıldır var olan koku sorununun çözülmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kanalları temizlemeye başladığını belirten Özel, bu sorunu kökünden çözeceklerini ifade etti.

Bingöl’ün öğrencilere sağladığı desteklerin kıymetli olduğunu söyleyen Özel, “Biraz önce konuştuk, 1-2 hafta içinde Tuzla’da okullarda hiçbir çocuk parasıyla su satın almayacak. Okullara su sebili koyuyor, müthiş bir iş. Bundan sonra da yapılacak bütün olumlu işler için kendisine güç diliyorum, kuvvet diliyorum. Bütün belediye meclisinden destek bekliyoruz ki o desteğin verileceğine de yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, ziyareti sırasında küçük bir kızın kendisinden tablet istediğini, bugün doğum günü olan Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e hediye alamadığını ancak Bingöl’ün kendisi adına küçük çocuğa tablet hediye edeceğini dile getirdi.

Öte yandan, belediye önünde bekleyen vatandaşlar, saat 12.30’da başlaması gereken konuşmanın gecikmesi sebebiyle durumu alkışlarla protesto etti.

Bazı vatandaşlar ise “Kimin egosu yükselecek, neyi bekliyoruz?”, “AK Parti daha planlı, projeliydi.”, “Ne biçim değişim yapıyorsunuz”, “Saat 11’den beri bekliyoruz”, “CHP’ye yakışmayan hareket” ifadeleriyle eleştiride bulundu.

Tuzla Belediyesinin ardından Bakırköy Belediyesini de ziyaret eden Özel, Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu tarafından karşılandı.

Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, dün Beyoğlu’nda yaşanan taciz olayı ve Fatih’teki kadın cinayetlerinin sorulması üzerine, olayları üzüntüyle takip ettiğini, pek çok katilin cezaevlerine girip çıkarak hapishaneleri mesken tuttuklarını söyledi.

Dün Fatih’te iki kadını öldürdükten sonra intihar eden kişinin defalarca psikolojik tedavi görmüş birisi olduğuna dikkati çeken Özel, devletin bunu yakından takip etmiş olması gerektiğini belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları yaşatan ve koruyan bir sözleşme olduğunu dile getiren Özel, şöyle devam etti:

“‘AK Parti döneminde yapılmış bir tane iyi iş var nedir?’ deseydiniz ‘İstanbul Sözleşmesi’nin İstanbul adıyla bağıtlanıp Meclis’imizden oy birliğiyle geçmesi’ derdim. Bir nazar boncuğu vardı. Onu da bir seçim uğruna mahvettiniz ama görünen o ki seçim geçti halen daha bu konuda bir öz eleştiri yapmak yerine hatada ısrar ediyor. Daha doğrusu bunu hata kabul etmiyor. İstanbul Sözleşmesi kadınları yaşatan bir sözleşme. Kadınlar öldürülüyor. İstanbul Sözleşmesi kadınları koruyan bir sözleşme. Kadınlar tacize uğruyorlar, şiddet görüyorlar.”

Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendiğini ifade eden Özel, “O sözleşmenin yeniden Meclis’ten oy birliğiyle geçeceği bir zemini yaratmak sizin sorumluluğunuzda. Biz iki elimizi birden kaldırmaya yine hazırız. Varsanız İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden Meclis’te onaylayalım.” dedi.

Kanunların yetersiz kaldığını belirten Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, İstanbul Sözleşmesi’ni gelecek salı TBMM’de hep birlikte yeniden görüşmeyi teklif ettiğini söyledi.

Özel, TBMM açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bazı DEM Parti’li milletvekilleriyle selamlaşmasının siyasette normalleşme sürecine girildiği şeklinde yorumlanmasına ilişkin şunları ifade etti:

“Siyasette yeni bir dönem başlayacak, başlamayacaktan öte şunu görmek lazım; Bizim normalleşme dediğimiz şey varıp da Erdoğan ile ya da Bahçeli ile bir anlaşma yapmak değil. 22 yıldır bu ülkeyi bu hale getirenlerle bir anlaşma yapacak halimiz yok. Ne yapacağız, biz bu iktidarı ilk seçimde değiştireceğiz. Ama normalleşme, milletin seçtiklerine, milletin hatırına asgari saygıyı göstermek ve gerçek sorunlar konuşulsun diye suni gündemlerden kaçmaktır.”

“Kutuplaşma diktatörlere yarar”

Özgür Özel, her partiyle bayramlaşan, bütün liderlerle selamlaşan tek lider olduğunu belirterek, 1 Ekim’de bu konuda bir farklılaşma olduğunu söyledi.

Bundan gayet memnun olduğunu dile getiren Özel, “Sayın Bahçeli ile DEM’in el sıkışması Türkiye’de tansiyonu düşürür. Kutuplaşmayı azaltır. Şunu bilmek lazım. Kutuplaşma diktatörlere yarar. Kutuplaşma tek adamlara yarar. Kutuplaşma sosyal demokratlara ve halkın geniş kesimlerine her zaman zarar verir, zarar verdi. Sözün güçlü olduğu yerde kutuplaşmanın olmaması lazım. Bahçeli DEM’in elini sıktı diye biz ne Bahçeli ile ne Erdoğan ile oturup anayasa yaparız, ne bir başka şey. Bizim de onlara sözümüz belli. Anayasaya uymayanlarla anayasa konuşmuyoruz, konuşmayacağız. Biz kimseyle koalisyon da kurmayacağız ama Türkiye ittifakını büyüteceğiz. Atatürk’ün partisini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeniden iktidar yapacağız.”

“İlgili bütün bakanlar bilgi versin ama Erdoğan çıksın ve her şeyi orada anlatsın”

TBMM’nin açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ” İsrail’in bir sonraki hedefinin Türkiye toprakları olduğu” şeklindeki açıklamasının ardından kendisinin Meclis’te toplantı yapılması talebinin kabul edildiğinin anımsatılması üzerine Özel, Meclis’in toplanmasını olumlu bulduğunu kaydetti.

Özel, “Ancak o oturuma mutlaka Sayın Erdoğan’ın gelmesi gerekiyor. ‘İki bakan yollayayım, onlar bilgi versin.’ işin ciddiyetine terstir. Bakanlar da bilgi verebilir. Bu oturumun 15-20 dakika, yarım saat sürme zorunluluğu yok. Bir gün bile sürebilir. İlgili bütün bakanlar bilgi versin ama Erdoğan çıksın ve her şeyi orada anlatsın. Yok yasak savmak için böyle bir oturum olursa bunu çıkar millete ifade ederim.” diye konuştu.

Devlet ciddiyetine yakışır bir sunum ve bilgilendirme beklediğini vurgulayan Özel, “O ciddiyete uygun davranacağım. Ciddiyetsiz davranırlarsa elbette kapalı oturumun tutanakları 10 yıl gizli kalacaktır ama içerikten milletim adına tatmin olmazsam bunu milletimle paylaşırım. İçeriği paylaşmam ama oradaki kandırmacayı paylaşırım.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-tuzla-ve-bakirkoy-belediyelerini-ziyaret-etti-aciklamasi/feed/ 0
TEKNOFEST’ler Türkiye’nin Bağımsızlığını Güçlendiriyor https://www.akittvhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:00:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/ Bakan Kacır: “TEKNOFEST’ler Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna devam etmesini sağlayacak”

ADANA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek” dedi.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.

“TEKNOFEST’ler birçok girişimi inşa ediyor”

Açılış sonrası GÖKBEY helikopterin önünde basın mensuplarına konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2018 yılından bu yana TEKNOFEST’leri gerçekleştiriyoruz. TEKNOFEST Akdeniz’de bu sene de bu heyecanı yaşıyoruz. TEKNOFEST milli teknolojilerin milletimizle buluştuğu adres. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımdan 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni yarışma var. 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave ettik. Artık sadece araştırma, geliştirme projelerini değil, teknoloji girişimlerini de TEKNOFEST’lerde inşa ediyorlar” dedi.

2030 için Türkiye’nin 100 bin tekno girişim hedefi olduğuna dikkat çeken Bakan Kacır, daha sonra şunları söyledi:

“2030 için 100 bin tekno girişimin bu topraklardan doğup dünyaya açılmasını hedefliyoruz. TEKNOFEST’ler adeta girişimci fabrikası olarak bizi bu hedefe taşıyan en önemli unsurlar. Burada çok keyifli vakit geçireceğiz. Bilim merkezi alanlarında birçok farklı etkinlikte muhteşem hatıralar yaşatacağız. TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim bütün teknolojik çalışmalarda Türk gençliğinin önünü açmaya devam edeceğiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/feed/ 0
Teknofest 2023 Adana’da Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2023-adanada-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2023-adanada-basladi/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:00:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2023-adanada-basladi/ TürkiyeTeknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük teknoloji festivali olan Teknofest, bu yıl Adana Havalimanında kapılarını teknoloji meraklılarına açtı.

Kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da yer aldığı 128 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Atatürk Üniversitesi de J-12 numaralı peronda ziyaretçilerini ağırlıyor. Atatürk Üniversitesi standına gelen ziyaretçiler, üniversitenin inovatif projelerini yakından inceleme fırsatı bulurken, gençler de üniversitenin sunduğu eğitim ve araştırma olanakları hakkında bilgi ediniyor.

Atatürk Üniversitesinin standında; Ata-Teknokent bünyesinde yürütülen projeler ve Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından gerçekleştirilen uygulamalı gösteriler, katılımcılar tarafından büyük ilgi görüyor. Özellikle çocukların merakla gözlemlediği mini teleskop ile gökyüzü incelemeleri, festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer alıyor. Stantta görevli uzmanlar, Atatürk Üniversitesinin bilimsel çalışmaları ve teknolojik projeleri hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunarak, üniversitenin teknolojiye ve inovasyona olan katkılarını anlatıyor.

Rektör Hacımüftüoğlu: “Geleceği İnşa Eden Gençler Yetiştiriyoruz”

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Teknofest’in teknoloji ve bilim alanında Türkiye’nin en önemli etkinliklerinden biri olduğuna vurgu yaparak, üniversite olarak bu organizasyonda yer almaktan büyük gurur duyduklarını ifade etti. Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversitemiz, yalnızca teorik eğitimle değil, uygulamalı ve yenilikçi projelerle öğrencilerimizi geleceğe hazırlamaktadır. Ata-Teknokent bünyesindeki çalışmalarımız ve Astrofizik Araştırma Merkezimizin gösterileri de bu vizyonumuzun bir yansımasıdır. Geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji liderlerini yetiştirmek için burada bulunuyoruz” dedi.

Hacımüftüoğlu, Teknofest’in gençlere teknolojiyle buluşma ve yeni projeler geliştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirterek: “Teknoloji üretiminde öncü rol oynayan gençlerimiz sayesinde ülkemiz, dünya çapında adından söz ettiren projelere imza atmaktadır. Biz de, Atatürk Üniversitesi olarak bu sürece katkıda bulunmaktan onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Teknofest’te Teknoloji Rüzgarı Esmeye Devam Ediyor

Teknofest boyunca Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, Bayraktar Akıncı ve TB3 gibi yerli üretim hava araçlarıyla gösteriler düzenlenecek. Ayrıca, 50 farklı yarışmaya katılan 790 bin takım ve 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı, projelerini sergileyerek dereceye girmeye çalışacak. Bu yarışmalar sonucunda başarılı olan takımlar, toplamda 31 milyon lirayı bulan ödüllerini Teknofest ana sahnesinde alacak. – ERZURUM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/teknofest-2023-adanada-basladi/feed/ 0
San Francisco’da İlk Türk Festivali Düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/san-franciscoda-ilk-turk-festivali-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/san-franciscoda-ilk-turk-festivali-duzenlendi/#respond Mon, 30 Sep 2024 10:03:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/san-franciscoda-ilk-turk-festivali-duzenlendi/ SAN ABD’nin California eyaletinin San Francisco kentinde ilk kez Türk festivali yapıldı.

Türk-Amerikan Derneği tarafından, San Francisco’daki Embarcadero Plaza Meydanı’nda düzenlenen Türk festivalinde yöresel dansların yanı sıra Tatar, Uygur ve Kazak dansları da renkli görüntülere sahne oldu.

Festival meydanına kurulan stantlarda Türkiye’yi tanıtan ürünler, ebru sanatı ve fotoğraflar sergilendi.

Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Sinan Kuzum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu festivallerin ülkenin tanıtımı açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Bugünkü festivalde Türk toplumundan çok yabancı katılımcıların olduğuna dikkati çeken Kuzum, “Zaten biz burada yaşayan yabancılara ve başka milletten insanlara ülkemizi tanıtmak için çaba gösteriyoruz. Tamamen sivil bir girişimle yapılan bu festivali çok değerli buluyorum. Hem de ilk olması açısından çok önemli, umarım önümüzdeki yıllarda da geleneksel hale gelecek.” ifadelerini kullandı.

Kuzum, festivale ilginin çok büyük olduğunu dile getirerek, “Ülkemizin son dönemde dünyadaki yeri, savunduğu davalarla ön plana çıkmasıyla ülkemize karşı ilginin ne kadar fazla olduğunu görüyorsunuz. Bunu görmek bir diplomat olarak çok mutlu ediyor.” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/san-franciscoda-ilk-turk-festivali-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye’den ABD’nin Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu uzatma kararına tepki https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-abdnin-guney-kibrisa-silah-ambargosunu-uzatma-kararina-tepki/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-abdnin-guney-kibrisa-silah-ambargosunu-uzatma-kararina-tepki/#respond Sun, 29 Sep 2024 09:11:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-abdnin-guney-kibrisa-silah-ambargosunu-uzatma-kararina-tepki/ Dışişleri Bakanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “ABD’nin, 2020 Eylül ayında GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma yönünde aldığı, 2022 yılında kapsamını genişlettiği ve 2023 yılında uzattığı kararı, 1 Ekim 2024 tarihi itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağı açıklanmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı tarafından bu konuyla ilgili yapılan açıklamada kayıtlı görüşlere iştirak ediyoruz. Söz konusu vahim hata, adadaki silahlanmayı artıracak ve bölgedeki hassas dengelere zarar verecektir. GKRY’nin artan silahlanma faaliyetleri karşısında, KKTC’nin savunma ve caydırıcılık kabiliyetini artıracak her türlü önlemi alacağına inanıyoruz” denildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-abdnin-guney-kibrisa-silah-ambargosunu-uzatma-kararina-tepki/feed/ 0
Türkiye Rüzgar Enerjisi Ekipman Tedarikinde Avrupa İçin Vazgeçilmez Pazar https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/#respond Sat, 28 Sep 2024 17:20:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/ Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Strateji Direktörü Feng Zhao, rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye‘nin özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar olduğunu belirterek, “Rüzgar enerjisi ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.” dedi.

Zhao, Karasal ve Deniz Üstü Rüzgar Etkinliği (WindEnergy Hamburg) kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin enerji dönüşümü için gerekli kapasite artışında her yıl ortalama 1 gigavat hacim yarattığına işaret eden Zhao, “Bu dönüşümü hayata geçirmek için 1 megavatı bile hesaba katmalıyız. Kapasite artışında Avrupa’da sadece birkaç ülke Türkiye ile yarışabiliyor. Bunlar Almanya, İspanya gibi uzun yıllardır rüzgar enerjisi sektöründe olan ülkeler.” diye konuştu.

Zhao, Türkiye’nin küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne sağladığı kapasite artışı ve ekipman üretimi ile kattığı değerle Avrupa’da ilk 10’da bulunduğuna işaret etti. Zhao, şöyle devam etti:

“Türkiye ekipman üreten bir ülke. Daha da önemlisi tedarik zinciri güvenliği ve bu zincirin devamlılığını sağlayabilen bir ülke konumunda. Coğrafi olarak doğu ile batının birleştiği eşsiz avantajlara sahip. Bu durumda özellikle Kovid-19 salgını sonrası oluşan tedarik zinciri sıkıntılarında Türkiye’nin rolü ortaya çıktı. Çin kadar büyük kapasiteli olmasa da ekipman talebine cevap verebilen bir ülke oldu. Üretim kapasitesini belki 3’e katlayarak ve Avrupa ile rüzgarda daha fazla işbirliği yaparak sektörün gelişimi desteklenebilir. Rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar. Ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.”

Türkiye’de yatırımcıların ilgi duyduğu yenilenebilir enerji kaynaklı yeşil hidrojen üretimi konusunda da bilgi veren Zhao, “Yeşil hidrojen ve amonyak üretimi konusu Kovid-19 salgınından önce çıkmıştı. Bu iki konu da şu an enerji sektörünün anahtar konuları halinde geldi. Bu teknoloji hala çok yeni olsa da birkaç yıl içinde küçük ölçekli yeşil hidrojen projelerinin hayata geçeceğini öngörüyoruz. Yüksek maliyetler sebebiyle beklenenden biraz daha yavaş ilerlese de gerçekleşecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düşüyor”

GWEC Endüstri Üst Yöneticisi (CIO) Stewart Mullin de enerji dönüşümü için gerekli yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düştüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Rüzgar enerjisinin enerji dönüşümüne anlamlı katkısı için mevcut kapasite artışının iki katına çıkması gerekiyor. Türkiye dahil tüm ülkelerin buna katılımı oldukça önemli. Dünyada yeni rüzgar enerjisi kurulumları için yeterli ekipman var mı, yeterli elaman var mı, yeterli kapasite açılacak mı? Sektörde odaklandığımız konular bunlar.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkevi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkevinde-gazetecilerin-sorularini-yanitladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkevinde-gazetecilerin-sorularini-yanitladi/#respond Thu, 26 Sep 2024 17:35:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkevinde-gazetecilerin-sorularini-yanitladi/ Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkevi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı

Birleşmiş Milletler (BM) 79’uncu Genel Kurulu vesilesiyle ABD’nin New York şehrine giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun temaslarını tamamlayarak yurda geri döndü..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok liderle bir araya gelerek yoğun diplomasi trafiği yürüttü..

BM Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmasıyla dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi’nde gazetecilerle bir araya geldi.

Aralarında Ensonhaber Medya Grubu Başkanı Serkan Kalemciler ve Ensonhaber Yazarı Adem Metan’ın da bulunduğu basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“AMERİKALI GİRİŞİMCİLERE ÜLKEMİZİN SUNDUĞU YATIRIM FIRSATLARINI ANLATTIM”

Cumartesi gününden bu yana oldukça yoğun bir programımız oldu. Ziyaretim vesilesiyle Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitabımızın yanında birçok temas gerçekleştirdik, muhtelif etkinliklere iştirak ettik. Genel Kurul görüşmeleri öncesinde 22 Eylül günü düşünce kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldik. Aynı günün akşamında Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi TASK’ın geleneksel akşam yemeğine iştirak ettik. Türk-Amerikan toplumunun ülkemizin çıkarlarını savunma noktasında yürüttüğü faaliyetleri takdirle takip ediyoruz. TAİK’in düzenlediği 15. Türkiye Yatırım Konferansı’nda Amerikan iş çevreleriyle istişarelerde bulunduk.

Amerikalı girişimcilere ülkemizin sunduğu yatırım fırsatlarını anlattım. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemine dair yol haritasını kendileriyle paylaştık. Amerika son iki senedir en fazla ihracat yaptığımız ikinci, en fazla ithalat yaptığımız beşinci ülke oldu. İkili ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl 30 milyar doları aştı. Toplam 100 milyar dolarlık ticaret hedefimize iyi bir planlamayla ulaşabileceğimize inanıyoruz.

“BM GENEL KURULU’NDA GAZZE’YE DİKKAT ÇEKTİM”

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz bu yılki Genel Kurul genel görüşmeleri ‘hiç kimseyi geride bırakmamak’ temasıyla yapıldı. Dün gerçekleştirilen açılış oturumunda Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap ederek, insanlığı güvenli ve müreffeh bir geleceğe kavuşturmak için atılması gereken adımlara değindim. Küresel barış ve güvenliğin korunması açısından önem taşıyan temel meselelere dair görüşlerimizi paylaştım.

Gazze özelinde mevcut uluslararası sistemin ve kurumların asli görevlerini yerine getirme noktasında sınıfta kaldıklarını bir kez daha açıkça ifade ettim. İnsanlığın, mazlumların sesine kulak veren çok daha adil bir dünyada yaşamasının mümkün olduğuna işaret ettim.

“BATILI ÜLKELER İSRAİL YÖNETİMİNE SİLAH DESTEĞİ VERDİKÇE BU KATLİAMLAR MAALESEF DEVAM EDECEK”

New York’ta bulunduğumuz sürede ayrıca çok sayıda ikili görüşme de gerçekleştirdik. Bu çerçevede İran, Sırbistan ve Ukrayna, Maldivler Cumhurbaşkanları, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı, Kuveyt Veliaht Prensi, Arnavutluk, Pakistan, Irak, Lübnan, Almanya, Hollanda, Yunanistan ve Ermenistan Başbakanları, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile bir araya geldik. Görüşmelerimizde ikili iş birliği konularımız ile bölgemizdeki krizleri detaylıca ele aldık. Gazze’de kötüleşen insani krizin üzerinde özellikle durdum. Yaklaşan kış mevsimi öncesinde Filistin’e yönelik yardımları mutlaka artırmamız gerektiğini, bunun için iş birliği içinde çalışmamız, İsrail üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmamız gerektiğini tüm görüşmelerimde muhataplarıma ifade ettim. Sizler de zaten an be an takip ediyorsunuz.

İsrail tam da bizim aylardır uyardığımız şekilde Gazze’deki ateşi tüm bölgeye yaymak için her yola başvuruyor. Lübnan’a yönelik saldırılar bunun en son örneği oldu. Son bir haftada 600’ün üzerinde Lübnanlı katledildi. Dünya sessiz kaldıkça ve Batılı ülkeler İsrail yönetimine silah desteği verdikçe, bu katliamlar maalesef devam edecek. Görüşmelerimizde bu tehlikeye dikkat çektik. Son derece yoğun ve verimli bir diplomasi trafiğiyle 79. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nu değerlendirmeye çalıştık. Yaptığımız görüşme ve temasların başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Teşekkür ediyor, şimdi sizi dinlemek istiyorum.

“SOYKIRIM YAPMIŞ BİR SUÇLUNUN BM ÇATISI ALTINDA YER ALABİLMESİ GERÇEKTEN UTANÇ VERİCİ”

Filistin’de soykırım yapmış bir suçlunun Birleşmiş Milletler çatısı altında yer alabilmesi gerçekten bir utanç vesilesidir. Bu, vahşice katledilen bebeklerin, çocukların, annelerin, babaların Birleşmiş Milletler görevlilerinin, gazetecilerin ve daha nicelerinin hatıralarına ihanettir. Dün, bizim Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşmamızın akabinde İsrail delegasyonunun tavırlarına dikkat ettiyseniz, çok garip bir tavır içindeydiler. Çünkü kendilerini savunacak halleri yok. Duruşları zaten bunu gösteriyor. Bu nedenle biz herkesi tarihin doğru tarafında durmaya çağırdık ve çağırıyoruz. Mazlumla zalimi, katille maktulü ayıramayan ve her birine hak ettiği muameleyi yapamayan bir düzen, çürümeye yüz tutmuş demektir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ya o katile hak ettiği gibi davranır ya da bu utanç verici durum Birleşmiş Milletler tarihine bir kara leke olarak geçer. Maalesef olacak olan da budur. İsrail, Birleşmiş Milletler kararlarına zerre saygısı olmayan, Birleşmiş Milletler’in ilkelerini defalarca çiğnemiş bir devlettir. Böyle bir devlete gereken dersi yazılı ve görsel materyallerle vermek, inanıyorum ki en önemli görevdir.

“BM İSRAİL’DEN HESAP SORAMAYAN BİR POZİSYONDADIR”

Birleşmiş Milletler, savaşları önleme misyonunu yerine getiremeyen, kimseye söz dinletemeyen, kendi görevlilerini dahi koruyamayan ve onları öldüren İsrail’den hesap soramayan bir pozisyondadır. Nitekim dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Gueterres ile yaptığımız görüşmede bana kayıp rakamını verince gerçekten çok şaşırdım. Ciddi sayıda Birleşmiş Milletler görevlisi şu anda İsrail’in katliamlarına kurban gitti. Birleşmiş Milletler, güçlünün haklı olduğu bir düzene bekçilik yapan bir yapıya dönüşmüş ve işlevselliğini yitirmiş durumdadır. Mevcut düzende Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin dokunulmaz beş üyesi, istediğini acımasızca yapabiliyor. Zaten geçici üyelerin herhangi bir fonksiyonu yok. Konseye geçici üye olarak alınan devletler orada idare ediliyorlar.

Peki bu daimi üyeler nerelerden? Asya, Avrupa, Amerika… Dini noktada da dünyada Müslüman ülkelerin sayısı belli, ama Müslüman ülkelerden hiçbiri daimi üyeler arasında yer almıyor. Şimdi Afrika daimi üyelik istiyor. Peki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde Afrikalıya yer var mı, yok. Japonya üyelik istiyor mu, istiyor. Peki yer var mı, yok. Avrupa’dan Almanya istiyor. Almanya’ya da yer yok. Türkiye olarak biz de istiyoruz. Bize de yer yok. Niye? Türkiye olarak biz, Almanya, Japonya burada istediğini alamayan ülkeler konumunda. Biz haklı talebimize devam edeceğiz. Sayın Guterres de yaptığımız görüşmede bize hak verdi ama bu hakkı teslim etmek gibi bir güçleri, bir imkanları da yok.

“LÜBNAN’IN DURUMU ÇOK KÖTÜ”

Her şeyden önce burada çok ciddi bir travma yaşanıyor. Bu travmada acıyı çeken maalesef Lübnan halkı. Bugün Lübnan’ın güneyinin tahliyesini izledim. Çok acımasız bir tablo var. Herkes at arabalarında ve çoluk çocuk bölgeyi boşaltıyorlar. Hakikaten canımız yanıyor. Bu kadar acımasız, bu kadar korkunç bir tabloyla bölgemiz karşı karşıya. 6 milyon nüfusu olan Lübnan’dan söz ediyoruz. Bu insanlar nereye, nasıl kaçacaklar? Oralarda nasıl yaşam sürdürecekler? Bunlar aç, açıkta, giyim kuşam yok araçlarında. Battaniyeleri, neleri buldularsa onları, yanlarına alıp bölgeyi terk ediyorlar. Bu Lübnan, rahmetli Refik Hariri’nin döneminde bir başka Lübnan’dı. Çok daha zengindi, güçlüydü. Ama şu anda artık o Lübnan kalmadı. Şimdi Lübnan’ın yeniden kendine gelmesi için onlara imkanlar sağlayacağız, bu durumu yeniden nasıl aslına dönüştüreceğiz onu düşüneceğiz? Temennimiz odur ki Lübnan bir an önce bu travmayı atlatsın.

Bugünkü televizyon yayınlarında izlediğim kadarıyla Lübnan’ın durumu çok kötü. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Diğer taraftan İsrail bir rüya görüyor, o rüyasını gerçekleştirmek için bölgemizdeki halkların yaşamlarını kabusa çevirmeyi de göze almış gibi görünüyor. Zamanında Hitler de bir rüya görmüştü ve o da çeşitli milletlere mensup halklara kabus yaşatmıştı. Neticede gördüklerinin bir rüya olduğunu net bir şekilde anladı. Er ya da geç günümüzün Hitleri Netanyahu da bu gerçekle yüz yüze gelecek. Herkesin bir planı var ama biz inanıyoruz ki Allah’ın da bir hesabı var.

“BİZ UKRAYNA BARIŞ KONFERANSININ İÇİNDE YER ALMAYA HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna barış konferansı ile ilgili şunları söyledi:

Biz bu konferansın içinde yer almaya hazır olduğumuzu söyledik. Bu konuda yine aynı şekilde gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gerek istihbarat teşkilatımız onlarla irtibat halinde olacaklar. Temennimiz odur ki bölgeye bu barışı getirebilme noktasında Türkiye olarak biz bu işin bir yerinde yer alırız. Biz Ukrayna-Rusya savaşında adil bir barışı belki de en çok arzulayan ülkeyiz. Elimizi taşın altına koymaktan çekinmedik ve barış için çabalıyoruz. Bu savaşın diplomasi ve diyalog yoluyla sona ermesi mümkündür. Yeter ki sorunları bu yolla çözebileceğimize hem savaşan taraflar hem diğer aktörler inansın. Şu anda maalesef buna yakın değiliz. Biz hem Ukrayna hem Rusya tarafıyla görüşebiliyor olmamızı barışa giden yolda bir avantaj olarak görüyoruz. Bu zorlu yolu yürüyebilir ve hedefe ulaşabilirsek, insanlığa büyük hizmet etmiş olacağız. Taraflar kışkırtmaları, silahlanma yarışını, insanların değil silahların konuştuğu bir düzeni terk etmeden, barış umudu somut bir biçimde doğmayacak. Fakat biz yılmadan o umudu aramayı sürdüreceğiz. Gayretleri artıracak ve daha çok çalışacağız.

“STOLTENBERG NATO GENEL SEKRETERLİĞİ BOYUNCA TÜRKİYE İLE HİÇBİR ZAMAN OLUMSUZ ÇİZGİ ÇİZMEDİ”

Sayın Stoltenberg’e hakikaten görevi boyunca Türkiye’yle olan münasebetlerini en ideal şekilde sürdüren bir Genel Sekreter olarak bakıyorum. NATO Genel Sekreterliği boyunca bunu başarıyla sürdürdü. Türkiye’yle münasebetlerinde de hiçbir zaman olumsuz bir çizgi çizmedi. Sayın Rutte ile bakalım bu durum nasıl devam edecek? Yeni Genel Sekreter Mark Rutte ile de Hollanda Başbakanlığı süresi içerisindeki dostluğumuz iyiydi. İnşallah NATO Genel Sekreterliği’nde de bu dayanışmayı, bu birlikteliği yine devam ettiririz. Kurucu değerlerinden uzaklaşan ve onlara sahip çıkamayan uluslararası kuruluşlar ve ittifaklar yozlaşır. Bu temel arızayı gideremezlerse artık ana görevlerini dahi yapamaz hale gelirler.

NATO eğer “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” ilkesini “hepimiz bazılarımız için, bazılarımız hepimiz için” gibi bir forma dönüştürme tehlikesi ile yüz yüze gelirse o yozlaşma başlar. Bunun için tedbirler almak ve vakit geçirmeden uygulamak gerekir. Hele konu güvenlik gibi hayati bir husus ise ilkelerden milim sapma olmamalıdır. Türkiye, NATO içerisinde yükümlülüklerinin de sorumluluklarının da farkında olan ve bunları eksiksiz yerine getiren güvenilir bir müttefiktir. Türkiye’nin NATO için ne kadar kıymetli olduğunu Avrupa’nın bildiği ancak zaman zaman bunu göz ardı ettiğini görüyoruz.

ABD’DEKİ BAŞKANLIK SEÇİMİ: “GELEN GİDENİ ARATMASIN”

Temennim odur ki gelen gideni aratmasın. Çünkü, Amerika’da F-35 konusunu bizler yalnız Sayın Donald Trump döneminde yaşamadık, sonrasında da devam etti. Hepsi de bize bu hayal kırıklığını yaşattı. Cumhuriyetçiler de yaşattı, Demokratlar da… Şimdi yeni süreçte bunun sürüp sürmeyeceğini göreceğiz. 1 milyar 450 milyon dolar alacağımız var. Bu öyle böyle bir rakam değil. Şimdi bu alacağımızı tahsil etme noktasında da adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Bütün bunlarla beraber Kasım seçiminin neticesi ne getirecek ne götürecek? Bunu da görmemiz lazım. Bizler bu işin sonucunda temennim odur ki Türkiye -ABD arasındaki ilişkileri de buna göre tekrar teraziye koyacağız. Adımlarımızı da ona göre atacağız. Umarız netice hayırlı olur.

TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞME SÜRECİ

Sayın Paşinyan’ın yaklaşımına baktığımız zaman olumsuz bir havada görünmüyor. Türkiye olarak bizden Ermenistan-Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasını, huzur içinde komşular olarak yaşamalarını bir an önce sağlamamızı istiyorlar. Biz de zaten bunun peşindeyiz, bunun gayreti içerisindeyiz. Temennim odur ki, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki bu gelişmeleri inşallah peyderpey halledelim, çözelim ve Azerbaycan-Ermenistan arasındaki bu sıkıntıları aşmak suretiyle artık yola revan olalım. Çünkü her iki taraf aslında barıştan yana.

Şu anda Azerbaycan böyle bir beklentinin, gayretin içerisinde. Ermenistan’da da bunu gördük. Bizler oluşacak huzur ve barış ikliminin herkes için en iyisi olacağını düşünüyoruz. Ermenistan ile Azerbaycan barışı iki ülke için de yeni fırsatlar ve kazançların kapısını aralayacaktır. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci de bu barış sürecinin olumlu neticelenmesi ile müspet istikamette etkilenecektir.

TÜRKİYE’NİN BRICS ÜYELİĞİ

Her şeyden önce bizim BRICS ve ASEAN’da yer almamız, buralarda görünmemiz, inanıyorum ki bölgelerin aritmetiğini de değiştirecek. Çok daha farklı bir yapının inşasına vesile olacak. Orta Asya, Rusya, Baltık bölgesi ya da Uzak Doğu ile ilişkilerimiz kadar Kıta Avrupası ve Amerika ile de bağlarımızın bulunduğunu bir kenara koyamayız. Aynı şekilde Arap coğrafyası ve Körfez ülkeleriyle köklü bir geçmişimiz bulunurken Afrika ile de yakın ilişkilerimiz mevcut. Netice itibariyle bulunduğumuz coğrafya ve binlerce yıllık geçmişimiz bizi böylesine çeşitli bir ortaklık mimarisi oluşturmak için teşvik ediyor. Biz bir NATO ülkesiyiz diye Türk dünyası ve İslam dünyası ile bağlantımızı kopartamayız.

BRICS ve ASEAN bizim için özellikle ekonomik iş birliklerimizi geliştirmek için fırsatlar barındıran yapılar. Bu yapıların içinde yer almak NATO’dan vazgeçmek anlamına da gelmiyor. Bu ittifak ve iş birliklerinin, özellikle birbirinin alternatifi olduğunu düşünmüyoruz. Bugünün dünyasında bazı uluslararası gerilimler olsa da soğuk savaş dönemi çok geride kaldı. Bize “BRICS’e ya da başka bir yapıya girmeyin” diyenlere baktığınızda yıllardır parçası olmak için çalıştığımız Avrupa Birliği’nin kapısında bizi yıllarca bekletenlerle aynı kişiler. Biz bunlara bakarak asla geleceğimizi belirleyemeyiz.

“KONUYU İLK 4 MADDEYE SIKIŞTIRMADAN YENİ ANAYASA YAPMALIYIZ”

Muhalefetin bir defa başta bu ilk 4 madde olmak üzere, bu konularda zaten herhangi bir ciddiyeti söz konusu değil. Onlar bunu sadece söylerler. Ama bu noktada iktidar ne söyler ne düşünür, böyle bir düşünceleri yok. Biz Cumhur İttifakı olarak bu konuda durduğumuz yerdeyiz, kararlıyız ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’yi geleceğe, çağın gereklerine uygun, sivil, kapsayıcı, özgürlükçü yeni bir anayasa ortaya koymadan hazırlayamayız. Hiç de çekinmemeliyiz. Bakın dünya hızla değişiyor. 45-50 yıl öncesinin bakış açısıyla, üstelik darbeciler tarafından kaleme alınmış, yamalı bohçaya dönmüş bir anayasa ile bu değişime ayak uydurmak mümkün değil. Bizim çok diri, yeni bir anayasa ile geleceğe yürümemiz lazım.

Konuyu ilk 4 maddeye sıkıştırmadan, “Biz nasıl bir anayasa yapmalıyız?” sorusuna odaklanmalıyız. Bizim anayasanın ilk 4 maddesiyle herhangi bir sorunumuz söz konusu değil. Bütün bunlarla beraber anayasanın satırları arasında dolaşan darbeci zihniyetle bizim problemimiz var. Ülkemizin gençlerinin geleceğini inşa edecek, onları dünya ile rekabete hazırlayacak vizyoner bir anayasaya bizim ihtiyacımız var. Biz bunu yapacağız. Zaten Cumhur İttifakı olarak Milliyetçi Hareket Partisi hazırlıklarını yaptı. Biz aynı şekilde hazırlıklarımızı yaptık. Bu hazırlıkları birbiriyle bütünleştirerek yolumuza inşallah devam edeceğiz. Güçlü bir anayasayı inşallah oluşturacağımıza inanıyorum.

“İÇ CEPHE” VURGUSU

İç cephe bizi biz yapan değerlerdir. Biz aynı şeye sevinme, bunun yanında aynı şeye üzülme, aynı şiirde duygulanma, aynı marşta göğsümüzün kabarabilmesi halini hep birlikte yaşamalıyız. Bütün bunlarla beraber iç cephe hedeflerimiz, bizim Kızıl Elmamızdır. 30 Ağustos konuşmamda ağırlıklı olarak bunun üzerinde durdum. Bizi o hedeflerden vazgeçirmeye, bizi yılgınlığa düşürmeye, bizi usandırıp umutsuzluk girdabına sürüklemeye çalışanlar, işte o iç cepheyi hedef alıyor. Biz o iç cepheyi çökerttirmeyiz. Orada çok kararlıyız. Bütün bunlarla beraber şunu bir defa demeliyiz. Zorluk mu var, aşarız. Sorun mu var, çözeriz. Sıkıntı mı var, birlikte üstesinden geliriz. Düştük mü, birbirimize tutunur yeniden kalkarız. Renklerimiz, şeklimiz farklı olabilir ama bir araya gelir en eşsiz motifi oluştururuz. İşte iç cephemizi çökertmeyi amaçlayanların odaklandığı yer bu ruh. Bu ruhu paramparça etmeye çalışıyorlar. Bir daha birbirimize tutunmayalım. Kendi kapsüllerimizde herkesten ayrı köşelerde ömür tüketip, yok olalım istiyorlar. Biz bunlara bu fırsatı da kesinlikle vermeyeceğiz. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

“EKONOMİDE ZOR DÖNEMLER GERİDE KALDI”

Ekonomide artık zor dönemleri geride bırakıyoruz. Uyguladığımız programın başarısını artık bizden çok uluslararası kuruluşlar ortaya koyuyor. Bizim şu an odaklandığımız konu, milletimizi zorlayan enflasyon meselesidir. Enflasyonu dizginlemeyi başladık ve kalıcı dezenflasyon sürecini başlattık. Enflasyonda anlık değil, ayakları yere sağlam basan bir gerileme görüyoruz ve bu hızlanarak devam edecek.

Vatandaşımız enflasyondaki bu gerilemeyi hissetmeye başladı ve önümüzdeki dönemde daha hızlı bir şekilde bunu görecekler. Fırsatçılarla mücadelemizi de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Onlara göz açtırmayacağız. Hedeflerimizi tutturduk ve yolumuza disiplinli bir şekilde devam ediyoruz. Üstelik bunları çevremizdeki karışıklıklara ve istikrarsızlık kaynaklarına rağmen başardık. Yola da bu şekilde devam ediyoruz.

AK PARTİ’DE KONGRE SÜRECİ

Biz Türkiye’ye 23 yıldır yeniyi anlatıyor ve yeniyi sunuyoruz. O yeninin içinde bizi biz yapan değerlerimiz en taze biçimde yer alıyor. Hazreti Mevlana’nın dediği gibi pergelimizin bir bacağı işte o değerlerde sabit, diğer bacağımız alemi dolaşıyor. Biz, milletin mesajını en doğru biçimde okuduk, o mesajı gereğini yerine getirmek için değişim diyoruz. Sözünü ettiğimiz değişim bir yeniden doğuş hamlesidir. Yunus’un dediği gibi “Her dem yeniden doğarız. Bizden kim usanası?” Biz şimdi bunun gereğini yerine getiriyoruz.

Kılıç meselesine gelince, bu mesele birkaç kendini bilmezin ne yazık ki ortaya koyduğu bir karmaşaydı. Şu anda gerek Milli Savunma Üniversitesi, gerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı, gerekse Milli Savunma Bakanımız, müşterek çalışmalarını sürdürüyorlar ve bu işin içerisindekiler kimlerse bunların hak ettikleri cezayı almasını temin edeceğiz. Burası kendini bilmezlerin at oynattığı bir meydan değil. Biz bu kendini bilmezlerin at oynattığı meydana ülkemizi kesinlikle bırakamayız. Buna göre de adımımızı atacağız. Savunma Bakanımız ve Savunma Üniversitemizin başındaki hocamızla bir araya geldik, görüşmelerimizi yaptık ve inşallah en kısa zamanda bu işi neticeye ulaştıracağız.

ensonhaber iconDilay Yalçınkaya Kaynak
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkevinde-gazetecilerin-sorularini-yanitladi/feed/ 0
Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası https://www.akittvhaber.com.tr/bayraktar-kizilelmanin-uretim-prototipi-ilk-ucus-testini-basariyla-tamamladi-havacilik-tarihi-icin-donum-noktasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bayraktar-kizilelmanin-uretim-prototipi-ilk-ucus-testini-basariyla-tamamladi-havacilik-tarihi-icin-donum-noktasi/#respond Wed, 25 Sep 2024 13:03:47 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bayraktar-kizilelmanin-uretim-prototipi-ilk-ucus-testini-basariyla-tamamladi-havacilik-tarihi-icin-donum-noktasi/ Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen ve ülkemizin ilk insansız savaş uçağı olarak görev yapacak olan Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirilme sürecinde önemli bir aşama daha geçildi. Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi olan TC-ÖZB3 kuyruk numaralı üçüncü prototipi ilk uçuş testini başarıyla gerçekleştirdi.

Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası

YER TESTLERİNİ BAŞARIYLA GEÇTİ
Üretim prototopi olan Bayraktar KIZILELMA PT-3, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne Temmuz ayı içerisinde intikal ettirildi. Burada önce emniyet bağları ile motor çalıştırma testini geçti. İlk uçuşa yaklaşılırken otomatik taksi testleri, koşu testleri ve teker kesme testleri başarıyla tamamladı.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası

“TESTLERİMİZ DEVAM EDECEK”
Çorlu’da sabah saatlerinde icra edilen Bayraktar KIZILELMA PT-3 ilk uçuş testini, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar yönetti. Test sırasında sistem tanımlama faaliyetleri de başarıyla tamamlandı. Başarılı geçen test sonrası açıklama yapan Selçuk Bayraktar, “Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi olan üçüncü prototipi, bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Kısa bir test uçuşu oldu. Bundan sonra testlerimiz devam edecek. Vatanımıza, milletimize hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.

Bayraktar #KIZILELMA PT-3 Üretim Prototipi ✈🚀🍎

✅ İlk Uçuş Testi | First Flight Test #MilliTeknolojiHamlesi 🌍🇹🇷 pic.twitter.com/7zKdQswlu9

— Selçuk Bayraktar (@Selcuk) September 25, 2024

Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası

DAHA GÜÇLÜ, DAHA ÇEVİK
Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda ilk prototiplerden elde edilen tecrübeler sayesinde üretim prototipinde önemli değişikliklere gidildi. Yapısal iyileştirmelerin yanı sıra aviyonik mimarisinde geliştirmeler yapıldı.

Bayraktar KIZILELMA’nın üretim prototipi ilk uçuş testini başarıyla tamamladı! Havacılık tarihi için dönüm noktası

Entegrasyonu başarıyla tamamlanan art yakıcılı motor alternatifi ile uçuş gerçekleştirildi. Güçlü yeni motoruyla ses hızına yaklaşacak olan Bayraktar KIZILELMA, aerodinamik iyileştirmeler sayesinde yüksek hızlarda çok daha iyi manevra yapabilecek. Sahip olduğu AESA radarı ile kazandığı yüksek durumsal farkındalık sayesinde ise en zorlu görevleri icra edebilecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bayraktar-kizilelmanin-uretim-prototipi-ilk-ucus-testini-basariyla-tamamladi-havacilik-tarihi-icin-donum-noktasi/feed/ 0
Bakan Güler: Artık Gabar ve Kato dağları terörle değil, petrolle anılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-guler-artik-gabar-ve-kato-daglari-terorle-degil-petrolle-aniliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-guler-artik-gabar-ve-kato-daglari-terorle-degil-petrolle-aniliyor/#respond Wed, 25 Sep 2024 13:03:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-guler-artik-gabar-ve-kato-daglari-terorle-degil-petrolle-aniliyor/ Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bir dizi ziyaret ve programa katılmak üzere Şırnak’a geldi. Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’nda karşılanan Bakan Güler, 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığı’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Ardından AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Bakan Güler, burada erbaneler eşliğinde söylenen Kürtçe şarkılar ile karşılandı. Bakan Güler, ardından bir otelde düzenlenen ‘Her Daim Birlikte Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları’ programına katıldı. Programda ayrıca Bakan Yardımcıları Şuay Alpay ve Bilal Durdalı, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka ve AK Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan da yer aldı. Burada konuşan Bakan Güler, Şırnak’ın terörden çok çektiğini ancak terörle mücadelede elde edilen başarılarla huzurun sağlandığını belirten Bakan Güler, “Şırnak, birçok alanda sahip olduğu imkanları, yetenekleri ve zenginlikleriyle ülkemizin en mümtaz şehirlerinden biridir. Tüm bu güzelliklerine rağmen Şırnak’ımız, maalesef yıllarca terörden çok çekti, bölgenin gelişimi yavaş kaldı, gerçek potansiyelini bir türlü gösteremedi. Ancak, Kahraman Mehmetçik’imizin, güvenlik kuvvetlerimizin, güvenlik korucularımız ile hepsinden önemlisi, siz Şırnaklı kardeşlerimin fedakarlık ve özverisiyle terörle mücadelede büyük başarılar elde edildi. Bölgede güvenlik ve huzurun sağlanmasıyla yatırımlar ve refah da artmaya başladı. Devletimiz; tüm kurum ve kuruluşlarıyla terörün izlerinin bölgeden silinmesi; bu güzel toprakların bir an önce kalkınması için var gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.

‘GÜNLÜK PETROL ÜRETİMİNİN YÜZDE 40’TAN FAZLASI GABAR’DA’
Şırnak’ın petrolle kalkınacağı ve bölgenin yıldızı olacağını söyleyen Bakan Güler, “Ulaştırmadan sağlığa, eğitimden spora, tarımdan hayvancılığa, çevre-şehircilikten turizme kadar, her alanda büyük yatırımlar ve projeler hayata geçiriliyor ve Şırnak’ımız her geçen gün daha da gelişiyor. Artık Gabar ve Kato dağları, terörle değil, petrolle anılıyor. Yeni petrol sahaları keşfediliyor ve petrol üretimi artıyor. Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfinin Şırnak’ta yapılması bizler için ayrıca gurur vericidir. Şu anda günlük 100 bin varil üretim hedefiyle Şırnak, petrolün başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Nitekim Türkiye’deki günlük petrol üretiminin yüzde 40’tan fazlası Gabar’da gerçekleştiriliyor. Hiç şüpheniz olmasın ki Şırnak, petrolle kalkınacak ve bölgenin yıldızı olacaktır. Bunun yanı sıra enerji alanında yatırımlar devam ediyor. Şırnak, bölgesel ticarette de bir köprü vazifesi görmekte. Silopi’deki Habur Sınır Kapısı, ülkemizin Irak’a ve Orta Doğu’ya açılan bir sınır kapısı olması nedeniyle önemli bir gelir kaynağı. Şu anda da Şırnak’ın ilçeler ve çevre illerle bağlantı yollarının yapımı devam ediyor. Tarım ve hayvancılıkta ise şehrin sahip olduğu büyük potansiyeli ortaya koyabilmesi için sulama ve hibe desteği başta olmak üzere çiftçilerimize önemli destekler sağlanarak bu alanda tam kalkınma hedefleniyor. Özellikle yer fıstığı üretiminde Şırnak, son yılların parlayan yıldızı konumunda. Bu konuda İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz gerekli destekleri sağlıyor. Çiftçilerimizin üretimine katkıda bulunmak ve tarımsal verimliliği artırmak maksadıyla suya erişimle ilgili çalışmalar, belde ve köylerde sürdürülüyor. Tüm bunlar olurken Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de Şırnak’ın gelişimine yönelik katkılar sunma gayretindeyiz” diye konuştu.

‘ŞIRNAK, BİRBİRİNDEN DEĞERLİ ÖZELLİKLERİNİ ORTAYA KOYAN BİR YER HALİNE GELDİ’
Kentin hizmet edecek bir belediyecilik anlayışını sonuna kadar hak ettiğini belirten Bakan Yaşar Güler,

“Burada bir hususu özellikle hatırlatmak isterim ki; Şırnak eskiden de vardı ama böylesine gelişmiş değildi, bu şekilde bir cazibe merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemiyordu. Çok şükür, şanlı ecdadımızdan, atalarımızdan bizlere yadigar kalan, her şeyi ile mükemmel bu müstesna şehir, artık terör örgütlerinin tasallut olduğu değil, birbirinden değerli özelliklerini ortaya koyan bir yer haline geldi. Çok kıymetli ve her şeyin en güzeline layık Şırnaklı hemşehrilerimin yaşamlarını huzurlu ve en müreffeh bir şekilde sürdüreceği bir iklimin sağlanması, elde ettiğimiz paha biçilmez bir kazanımdır. Şırnak, evvela 2019 seçimlerinde, akabinde de 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde iradesini, hizmet ve eser siyasetinden yana kullandı. Şırnaklı kardeşlerimiz, bölgede terör ve şiddete yer olmadığını en güçlü şekilde gösterdi. Bu sayede şehrimiz; belediyecilikte, bugüne kadar görmediği hizmetleri, son yıllarda almaya başladı. Burada özellikle bir hususu vurgulamak istiyorum; belediyelerimiz artık, kaynaklarını, Şırnaklı vatandaşlarımızın hizmetine sunuyor. Belediyemizin hemen her noktada sürdürdüğü çalışmalar ile şehir modern bir görünüme kavuşmuş durumda. Şırnaklı kardeşlerim de modern şehirciliğin gereklerini yerine getiren, Şırnak’a gerçekten hizmet edecek bir belediyecilik anlayışını, sonuna kadar hak ediyor. Nitekim Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Yarka, başkanlığının ilk döneminde; terörün ortaya çıkardığı izlerin tamamıyla silinmesi, temel yatırımların hizmete alınması gibi birçok önemli projeyi hayata geçirdi” ifadelerini kullandı. (DHA)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-guler-artik-gabar-ve-kato-daglari-terorle-degil-petrolle-aniliyor/feed/ 0
Türkiye, 3 Teröristi Etkisiz Hale Getirdi https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-3-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-3-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/#respond Tue, 24 Sep 2024 09:46:48 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-3-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/

MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde 2 PKK/ YPG’li terörist ile Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 1 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Gücünü asil milletimizden alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörist temizliğine ara vermeden devam ediyor. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde belirlediği 2 PKK/YPG’li terörist ile Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde tespit ettiği 1 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Mehmetçik, kahramanca ve fedakarca mücadeleye devam edecek” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-3-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/feed/ 0
Okan Buruk: Fenerbahçe derbisi daha zevkliydi https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-fenerbahce-derbisi-daha-zevkliydi/ https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-fenerbahce-derbisi-daha-zevkliydi/#respond Sun, 22 Sep 2024 03:21:10 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-fenerbahce-derbisi-daha-zevkliydi/ – Okan Buruk: “Geçen seneye baktığımızda bu seneki maç çok daha zevkli oldu”

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:

“Hem Türkiye’de, hem de Avrupa’da başarılı olmak istiyoruz”

“Benim için rakibin teknik adamının kim olduğu önemli değil”

İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Fenerbahçe derbisinin ardından yaptığı açıklamada, “Geçen seneye baktığımızda bu seneki maç çok daha zevkli oldu” dedi. Buruk ayrıca ligde ve Avrupa’da başarılı olmak istediklerini de sözlerine ekledi.

Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Galatasaray, deplasmanda karşılaştığı Fenerbahçe’yi 3-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Maç öncesi, top bizdeyken, top rakipteyken oyuncularımızla konuşmuştuk. İlk yarı net bir şekilde uyguladık. İçeriye 2-0 ile girdik. Bizim için ilk golü atmak önemliydi. İlk yarı özellikle Maximin’in geçişlerinden verdiğimiz pozisyonlar oldu. Kaan’ı da önde kullanmaya çalıştık. Kötü yaptığımız şeylerden biri, yüksek top oynadık. Pası ne zaman yaptığımızda rakibimizi kolay bir şekilde çözdük. Geçen seneye baktığımızda bu seneki maç çok daha zevkli oldu. İki takım da çok daha pozisyona girdi. Son bölümde defans dizilişine geçtik. Biraz daha bekledik, geride savunma yaptık, 3-1’lik galibiyeti koruduk. Rakibimize de pozisyonlar verdik. Önemli, değerli galibiyet aldık. Oyuncularımı kutlamak istiyorum. Bu galibiyeti Galatasaray camiasına ve taraftarına armağan ediyorum. Burada aldığımız galibiyet çok önemli. İki takımı da tebrik etmek gerekiyor. Temiz bir maç oldu. Kavganın, dövüşün olmadığı bir maç oldu. Bu anlamda stat atmosferi güzeldi, kazandığımızda da doğru bir şekilde içeriye girdik” diye konuştu.

“Hem Türkiye’de, hem de Avrupa’da başarılı olmak istiyoruz”

Sezon başında kendisine yapılan eleştirilerin ardından şimdi elde ettikleri ligdeki 6’da 6 yansımasının nasıl olacağının sorulması üzerine Buruk, “Son haftalarda bütün dünyada futbolcuların üzerine binen yüklerden dolayı şikayetçi. Birçok futbolcu greve mi gidelim, başka bir şey mi yapalım diye şikayetçi. Aynı şikayetleri sezon başında ben de söyledim. Lig geç bitiyor, maç sayısı çok fazla. Oyuncular geldikten son 1 hafta 10 gün sonra Süper Kupa maçı koyuldu. Bunlar geciktiği sürece hatalar yapabiliyorsunuz. Ben de, takım olarak da hatalar yaptık. Eleştirilmek normal, bizim gibi bir takım Şampiyonlar Ligi’ne katılamıyorsa. Ne kadar eksik olursak olalım Şampiyonlar Ligi’ne katılmamız gerekiyordu. Bu bir süreç. Form yakalıyoruz. Transfer dönemini bitirdik sonra daha rahatız. Oyuncularımız burada olduğunu biliyor. Çok zorlu bir transfer dönemi geçtik. Üzerimizde baskı var. Bana ve başkanımıza yapılan inanılmaz bir baskı var. En iyisini itiyorlar, biz de en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Gelen oyuncalara da süre vermemiz gerekiyor. Artık daha takımız. Bundan sonraki maçlarım performansımızın daha yükseğe gittiği maçlar olacak. Kulübeye baktığımızda çok değerli oyuncular var. Önemli bir kadroya sahibiz. Hem Türkiye’de, hem de Avrupa’da başarılı olmak istiyoruz. Ligde 6’da 6 yaptık. Avrupa Ligi başlıyor. Onun içi çok daha iyi yamamız gerekiyor. Yeni bir yarış bizim için çarşamba başlıyor” ifadelerini kullandı.

“Hakemin iki takıma da genel olarak doğru kararlar verdiğini düşünüyorum”

Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho ile maç öncesi ve sonrasında tokalaştıklarını ve güzel bir şekilde geçtiğini ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Üst düzey hocalara yakışır bir şekilde bunu yaptık. Sarı kartların çoğunun doğru olduğunu düşünüyorum. Penaltı da bir değme var. Dikkatli olduk, ikinci sarı kartı görmedik. Temiz karşılaşma oldu. Saha içerisinde oyuncular arasında kötü bir şey görmedik. Hakemin iki takıma da genel olarak doğru kararlar verdiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Benim için rakibin teknik adamının kim olduğu önemli değil”

Mourinho’nun, daha önce kendisi hakkında yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine ise Okan Buruk, şunları söyledi:

“Objektif olarak baktığınızda son iki senenin şampiyonu ve kadro olarak da ligin en iyi kadrolarından biri sahip takıma karşı yapmanız normal. Türkiye’ye yeni geldi, Türk futbolunu tanımaya çalışıyor. Kendisine olaylar nasıl anlatılıyor, bilmiyoruz. Mourinho’yu da bazı demeçlerinde suçlamamak lazım. Ona öyle anlatıldığında çok farklı bir şekilde konuşabilir. Bu da bir stratejiydi. Fenerbahçe’yi yenmek bizim için motivasyondu. Maç öncesi şunu söyledim, benim için rakibin teknik adamının kim olduğu önemli değil. Derbi oynuyoruz. Fenerbahçe’ye karşı kazanmak önemliydi. Oyuncularıma teşekkür ediyorum.”

Yunus Akgün’ün performansını da değerlendiren Buruk, “Yunus’un merkeze gitmesini istemiştik. Bazen statik kaldı, Yunus ile Sara. İkisi de oyun kurmada saha için değişkenlikleri göstermesini istedim. Mertens’i, Sara’yı de boş buluşturduk. Gol de çok önemli. 2-0’ın rahatlığıyla daha iyi oynadığım bölümlerden de oldu. Yunus’un performansından çok memnunum. 3 maç arka arkaya oynadı. Maç oynamaya çok ihtiyacı vardı” diyerek sözlerini tamamladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-fenerbahce-derbisi-daha-zevkliydi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Tekin: ‘İyi insan’ hedefimiz https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-iyi-insan-hedefimiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-iyi-insan-hedefimiz/#respond Thu, 19 Sep 2024 21:26:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-iyi-insan-hedefimiz/ Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Nihayetinde motto olarak ‘iyi insan’ bizim hedefimiz. İyi insandan kastım sağlıklı çevre, sağlıklı beden, sağlıklı ruh üçleminde iyi eğitim almış bireylerden bahsediyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin özünde bu var.” dedi.

Bakan Tekin, Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde üçüncüsü düzenlenen “Din Eğitimi ve Hizmetleri Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, eğitimdeki hedeflerine değindi.

Tekin, “Nihayetinde motto olarak ‘iyi insan’ bizim hedefimiz. İyi insandan kastım sağlıklı çevre, sağlıklı beden, sağlıklı ruh üçleminde iyi eğitim almış bireylerden bahsediyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin özünde bu var.” ifadesini kullandı.

“Bugün evrensel laiklik anlayışıyla bağdaşır bir Türkiye var”

Türkiye’nin, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıyla birlikte bambaşka bir noktaya geldiğini belirten Tekin, geçmişte başörtüsü taktıkları için memuriyet hakları ellerinden alınan, disiplin soruşturmalarıyla ihraç edilen kişilerin olduğunu hatırlattı.

Yusuf Tekin, şunları kaydetti:

“28 Şubat sürecinde imam hatip lisesinde çalışırken görevli olduğu pansiyondaki öğrencileri sabah namazına kaldırdığı için irticacı olduğu gerekçesiyle ilişiği kesilen öğretmenler oldu. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye’yi dini inanç ve ibadet özgürlüğü anlamında dünya standartlarında bir ülke yapmaya çalışan tüm AK Parti camiasına ve buna katkısı olanlara bir kez daha teşekkür ediyorum. İmam hatip lisesi mezunu olmak bir problemdi. 2006 yılında doçentlik mülakatına girdiğimde Boğaziçi Üniversitesi’nde jüri üyelerinin, ‘Sen imam hatip mezunusun’ diyerek söyledikleri şeyler hala kulaklarımda çınlıyor. İmam hatibe giden çocuklarımızın yaşadıkları bir katsayı zulmünü bu ülke gördü. Bugün çok şükür evrensel laiklik anlayışıyla bağdaşır, dini inanç ve ibadet hürriyetlerinin bütün vatandaşlar için özgürce sağlandığı bir Türkiye var. Türkiye’deki azınlık okullarımızda devam eden azınlık vatandaşlarımızın çocukları LGS sınavlarında kendi dinlerinden sorularla imtihan oluyorlar. Bunlar çok önemli hususlar.”

Tekin, 2011 yılında yapılan yasal düzenlemeyle imam hatiplerin önündeki katsayı engelini yaratan kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitimin önüne geçildiğini vurgulayarak, 12 yıllık zorunlu eğitim ile Türkiye’nin dünyada muadillerinin üstünde bir düzeyde zorunlu eğitim başlatan ülke olduğunu dile getirdi.

Bu adımların önemine işaret eden Tekin, yine aynı düzenlemeyle çocukların okullarda seçmeli olarak Kur’an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi dersleri almaya başladığını belirtti.

Din eğitiminin, kuşkusuz vatandaşların milli eğitimden, okullardan beklediği önemli başlıklardan biri olduğunu dile getiren Tekin, Bakanlık olarak isteyen çocuklara dini eğitim verdiklerini aktardı.

“Dini eğitim alanında da metodolojinin değişmesi gerektiğini görmek durumundayız”

“Diğer alanlardaki eğitim öğretim metodolojisi nasıl değişiyorsa dini eğitim alanında da metodolojinin değiştiğini veya değişmesi gerektiğini görmek durumundayız” diyen Tekin, çağın gerekliliklerine uygun, çağın araçlarını kullanan bir yöntemle bu eğitim öğretim sürecinin devam etmesi gerektiğini bildirdi.

Şu an ilahiyat fakültesi mezunu bir öğretmenin 13 farklı dersin uzmanı gibi kabul edildiğini anlatan Tekin, bunun de değişmesi gerektiğini vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlahiyat fakültelerinin bu anlamda bölümleşmesi, uzmanlaşması ve dolayısıyla bizim istihdam ettiğimiz öğretmen arkadaşlarımızın da spesifik derslerde uzman olup o derslerde, örnek olsun diye söyleyeyim, Kur’an-ı Kerim, tefsir bir grup, İslam düşüncesi, İslam felsefesi bir başka grup olabilir. Bu alanlarda uzmanlaşıp bu alanların pedagojik formasyon açısından uzmanı olan, bu alanlarda metodoloji bilgisi olan adaylar olarak yetişmesi gerektiğine inanıyorum. Aynı şekilde yaş grupları itibarıyla da ilkokullarda bu dersi veren kişiyle imam hatip liselerinin son sınıfına ders veren kişinin aynı eğitimden geçmesi biraz içerisinde yaşadığımız uzmanlaşma çağında bir sorunmuş gibi görünüyor. Bu ve benzeri problemlerin tartışılacağı güzel bir çalıştay olmasını temenni ediyorum.”

Çalıştaya, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti milletvekilleri Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Albay Alpaslan Doğan, kurumlar ve siyasi partilerin temsilcileri ile akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

(Bitti)

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-iyi-insan-hedefimiz/feed/ 0
SON DAKİKA… Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda… https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-turkiyenin-konustugu-sila-bebegin-annesi-bakiye-yden-kan-donduran-ifade-vucudunda/ https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-turkiyenin-konustugu-sila-bebegin-annesi-bakiye-yden-kan-donduran-ifade-vucudunda/#respond Thu, 19 Sep 2024 10:35:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-turkiyenin-konustugu-sila-bebegin-annesi-bakiye-yden-kan-donduran-ifade-vucudunda/ SON DAKİKA... Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda…

Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’nde yaşayan Bakiye Y., kızı Sıla Y.’yi 2 Ağustos’ta Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdü. Bakiye Y., vücudunda morluklar olan çocuğunun bıraktığı komşusu tarafından düşürüldüğünü ve yaralandığını söyledi. Muayenesi yapılan Sıla Y., daha sonra annesine teslim edilip evine gönderildi. 8 Eylül akşamı Sıla Y. yeniden Malkara Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

SON DAKİKA... Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda…

DARP İZLER VE MORLUKLAR…

Baygın haldeki Sıla Y.’yi muayene eden doktorlar, darp izleri ve morlukları görünce durumu polise bildirdi. Durumu ağır olan S.Y., Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Muayene edilen Sıla Y.’nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi, vücudunda fiziksel şiddete uğradığına yönelik bulgular elde edildi ve ameliyat edildi. Hastane ayrıca Sıla Y.’den aldığı DNA örneklerini incelenmek üzere Tekirdağ Adli Tıp Kurumu’na gönderdi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA... Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda…

ABLASI DEVLET KORUMASINA ALINDI

Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de aile ve komşuların bilgisine başvurdu. Bakiye Y., kızının bıraktığı komşularında televizyon ünitesinden düşerek yaralandığını iddia etti. Müdürlük, anne ve üvey baba Sanlı Ö. hakkında suç duyurusunda bulunurken, ailenin 5 yaşındaki diğer kızları koruma altına alındı.

SON DAKİKA... Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda…

KAN DONDURAN OLAYDA 5 TUTUKLAMA VAR

Gizlilik kararı alınan soruşturma kapsamında, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bakiye Y.’nin de aralarında olduğu 5 şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturmada Bakiye Y., dini nikahla birlikte yaşadığı Sanlı Ö., komşusu Kani A. ile bebeğin bırakıldığı komşunun çocukları G.A. ve K.A. tutuklandı. Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, 11 Eylül’de yaptığı açıklamada, Sıla Y.’nin cinsel istismara uğradığının adli tıp raporlarıyla kesinleştiğini açıkladı.

SON DAKİKA... Türkiye’nin konuştuğu Sıla bebeğin annesi Bakiye Y’den kan donduran ifade: Vücudunda…

İŞTE ANNENİN İFADESİ: MORLUKLARI GÖRDÜM

Öte yandan uyuşturucu kullanmaktan ve polise tehditten suç kaydı olduğu belirlenen anne Bakiye Y. ifadesinde, “İş olduğunda çocuğumu Kani A.’nın evine bırakıyordum. İlk olayda bana çocuğumun düştüğünü söylediler. Eve gelip, çocuğuma baktığımda vücudunda morluklar vardı. Hastaneye götürdüm, çocuğun düştüğünü söyledim, daha sonra tedavisini yapıp eve gönderdiler. En son yaşanan olayda komşuma gidip, çocuğuma baktığımda yine morlukların olduğunu gördüm. Baygındı, ben de 112’yi çağırdım. Sonrasında Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdük. Oradan şehir hastanesine sevk ettiler” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-turkiyenin-konustugu-sila-bebegin-annesi-bakiye-yden-kan-donduran-ifade-vucudunda/feed/ 0
SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için… https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-sabah-sila-bebegi-istismar-eden-13-yasindaki-suphelinin-ifadesine-ulasti-kiskandigim-icin/ https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-sabah-sila-bebegi-istismar-eden-13-yasindaki-suphelinin-ifadesine-ulasti-kiskandigim-icin/#respond Thu, 19 Sep 2024 10:35:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-sabah-sila-bebegi-istismar-eden-13-yasindaki-suphelinin-ifadesine-ulasti-kiskandigim-icin/ SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için...

Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’nde yaşayan Bakiye Yeniçeri, kızı Sıla Y.’yi 8 Eylül akşamı Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdü. Baygın haldeki Sıla Y.’yi muayene eden doktorlar, darp izleri ve morlukları görünce durumu polise bildirdi. Durumu ağır olan S.Y., Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.

SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için...

Muayene edilen Sıla Y.’nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi, vücudunda fiziksel şiddete uğradığına yönelik bulgular elde edildi ve ameliyata alındı. Hastane ayrıca Sıla Y.’den aldığı DNA örneklerini incelenmek üzere Tekirdağ Adli Tıp Kurumu’na gönderdi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için...

5 YAŞINDAKİ DİĞER KIZI KORUMAYA ALINDI

Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde olayla ilgili soruşturma başlatırken, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de aile ve komşuların bilgisine başvurdu. Bakiye Yeniçeri, kızının bıraktığı komşularında televizyon ünitesinden düşerek yaralandığını iddia etti. Müdürlük, anne ve üvey baba Sanlı Ö. hakkında suç duyurusunda bulunurken, ailenin 5 yaşındaki diğer kızları koruma altına alındı.

SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için...

5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bakiye Yeniçeri’nin de aralarında olduğu 5 şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturmada Bakiye Yeniçeri, dini nikahla birlikte yaşadığı Sanlı Ö., komşusu Kani A. ile bebeğin bırakıldığı komşunun çocukları G.A. ve K.A. tutuklandı. Şüpheliler Sıla Y.’nin bebek arabasını almak isterken düşüp yaralandığını iddia etti. Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, 11 Eylül’de yaptığı açıklamada, Sıla Y.’nin cinsel istismara uğradığının adli tıp raporlarıyla kesinleştiğini açıkladı

SON DAKİKA: SABAH Sıla bebeği istismar eden 13 yaşındaki şüphelinin ifadesine ulaştı: Kıskandığım için...

SUÇ DELİLİNİ ÇÖPE ATMIŞLAR!

Anne Bakiye Yeniçeri’nin 5 Eylül’de komşu çocukları K.A. ve G.K.’nın cinsel saldırısına maruz kaldığını fark ettiği fakat polise başvurmadığı anlaşıldı. Küçük Sıla Y.’nin bezinde annesi tarafından kan görüldüğü fakat annesi tarafından olayın örtbas edilip suç delili olan bezin çöpe atıldığı anlaşıldı. Şüphelilerin küçük kızı altını değiştirme bahanesiyle istismar ettiği kaydedildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-sabah-sila-bebegi-istismar-eden-13-yasindaki-suphelinin-ifadesine-ulasti-kiskandigim-icin/feed/ 0
5000 Yıllık Eser Türkiye’ye İade Edildi https://www.akittvhaber.com.tr/5000-yillik-eser-turkiyeye-iade-edildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/5000-yillik-eser-turkiyeye-iade-edildi/#respond Wed, 18 Sep 2024 09:50:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/5000-yillik-eser-turkiyeye-iade-edildi/ Bakan Ersoy duyurdu: Yurt dışına kaçırılan 2 bin 500 yıllık eser Türkiye’ye iade edildi

Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy:

“35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık”

“Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu”

“Türk milleti aradan kaç yıl geçerse geçsin, Anadolu coğrafyasından kaçırılan eserin peşine düşer, o eseri bulur ve iadesini gerçekleştirir”

ÇANKIRI – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 1980’li yıllardan yurtdışına kaçırılan 2 bin 500 yıllık eserin Türkiye’ye iade edilmesini sağladıklarını açıklayarak, “Türünün nadide örneklerinden birisi. 1980’li yılların başında Manisa bölgesindeki bir mezardan kaçak kazı ile kaçırıldığı ortaya çıkartılan bir eser. Ama ne yaptık, 35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi programa katılmak üzere Çankırı’yı ziyaret etti. Bakan Ersoy’un Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Valiliği oldu. Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar’ı ziyaret eden Bakan Ersoy, daha sonra AK Parti tarafından düzenlenen Türkiye Buluşmaları programına katıldı. Programda konuşan Bakan Ersoy, 1980’li yıllarda Türkiye’den kaçırılan 2 bin 500 yıllık bronz sedirin iadesinin sağlandığını açıkladı. Bakan Ersoy iadesi sağlanan eser ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısının 36 olduğunu belirtti.

“20 yılda ülkemize gelen turist sayısı 12 milyondan 60 milyona ulaşmış durumda”

Turizm alanında yapılan çalışmalarla ilgili de açıklamalarda bulunan Ersoy, “Türkiye’de turist sayısının geliştirilmesi için yapılan çalışmalarla ilgili de bilgi veren Bakan Ersoy, Bakın, 2002 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı 12 milyondu. Bugün, 2024 yılı itibariyle bizim ülkemize beklediğimiz turist sayısı 60 milyon. AK Parti iktidarımızla geçen 20 yılda ülkemize gelen turist sayısı 12 milyondan 60 milyona ulaşmış durumda. 2002’de turizmden gelirimiz ne kadardı; 13 milyar dolar. Bugünkü hedefimiz ise 60 milyar dolar. Bu rekorları kırmamız elbette tesadüfle açıklanamaz. Bu başarıları elde etmek için gece gündüz demeden çalıştık, doğru politikalar geliştirdik ve bu politikaları etkin bir şekilde uyguladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de turizm alanında büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Turizmin niteliğini arttırmaya dönük projeleri hayata geçirdik. Ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına ayrı bir önem verdik. 200’den fazla ülkede, dünyanın en çok takip edilen medya kanallarında ülkemizi ve turizm bölgelerimizi tanıttık. En önemlisi Türkiye’de turizmi 12 aya yayma hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çerçevede sadece sahil turizmini değil bunun yanında tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirdik. Biliyoruz ki turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle doğrudan bir ilişkisi söz konusu. Bu çerçevede uzun yıllar ihmal edilen kültürel mirası ayağa kaldıracak çalışmaları hayata geçirdik. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarının dört bir yanında saklı olan, fakat geçmiş dönemlerde ihmal edilen kültürel mirası gün yüzüne çıkardık. Ülkemizin dört bir yanında kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Kazı alanında şu anda dünyada bir numarayız” dedi.

“Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu”

Türkiye’ye iadesi sağlanan eslerle ilgili de detaylara yer veren Bakan Ersoy, “Kültürel mirasa sahip çıkma konusu sadece kazı çalışmalarımızla da sınır değil. Kültürümüze, tarihimize ait tüm eserlerin izini sürerek, o eserleri bulup ülkemize getiriyoruz. Bununla ilgili olarak bakanlık bünyesinde bir başkanlık kurduk. Bu çerçevede bize ait olan, ama bir şekilde yurt dışına kaçırılan tüm eserleri tespit ediyoruz, o eserin peşine düşerek, alıp ülkemizin kültürel mirasına geri kazandırıyoruz. Bunun son örneğini bugün Çankırı’da açıklamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yaklaşık 2 bin 500 yıllık bronz bir sedir, Paul Getty müzesinden iade alındı. Türünün nadide örneklerinden birisi. 1980’li yılların başında Manisa bölgesindeki bir mezardan kaçak kazı ile kaçırıldığı ortaya çıkartılan bir eser. Ama ne yaptık, 35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık. Elbette bu iade operasyonunda bizlerle ortak çalışma yürüten Getty Müzesi’ne de teşekkür ediyorum. Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu. Değerli arkadaşlar 2018 yılından bu yana, yani sadece son 6 yılda bu şekilde 7 bin 840 eserin ülkemize iadesini sağlamış durumdayız. 2002 yılından bu yana getirilen eser sayısı ise 12 bin 155. Bugün artık dünyada herkes şunu biliyor, Türk milleti aradan kaç yıl geçerse geçsin, Anadolu coğrafyasından kaçırılan eserin peşine düşer, o eseri bulur ve iadesini gerçekleştirir” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz”

Son olarak partililere seslenen Bakan Ersoy, ” Türkiye Yüzyılı’nda önümüze çıkan engelleri bir bir aşarak, inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz. Bu konuda sizlerin desteğine, gayretine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Sizlerin desteğini aldıktan sonra, konuşmamı başında da söylediğim bir cümlenin altını çok kalın şekilde çizmek istiyorum. Yaparsa Ak Parti yapar, yaparsa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapar” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/5000-yillik-eser-turkiyeye-iade-edildi/feed/ 0
Anadolu’nun Eşsiz Hazineleri Konseri https://www.akittvhaber.com.tr/anadolunun-essiz-hazineleri-konseri/ https://www.akittvhaber.com.tr/anadolunun-essiz-hazineleri-konseri/#respond Wed, 18 Sep 2024 09:50:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/anadolunun-essiz-hazineleri-konseri/

LİMAK Vakfı tarafından kurulan ve bu yıl 7’nci yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, Anadolu’nun türkülerini, ‘Murat Karahan ile Anadolu’nun Eşsiz Hazineleri’ konseriyle 4 Ekim’de Ankara izleyicisiyle buluşturuyor. Anadolu’nun kültürel derinliğini yansıtan ve halk müziğinin örneklerinin yer aldığı konser, Congresium Ankara Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşecek.

Limak Filarmoni Orkestrası ve Tenor Murat Karahan, Anadolu’nun türkülerini senfonik yorumla başkent izleyicisi için sahneye taşıyacak. Orkestranın sanat yönetmeni Murat Karahan’ın solist olarak sahne alacağı konserde, halk müziği eserleri modern orkestrasyon eşliğinde senfonik bir tarzda yorumlanacak. Konserde Karahan’a ve 70 enstrümandan oluşan Limak Filarmoni Orkestrası’na, Orkestra Şefi İbrahim Yazıcı eşlik edecek. Konser, 4 Ekim’de Congresium Ankara Kongre ve Sergi Merkezi’nde saat 20.30’da gerçekleşecek.

Konserde, farklı yörelerden seçilmiş türkülerin seslendirilmesi ve Anadolu’nun zengin kültürel mirasının filarmonik dokunuşla daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlıyor. Konserin tüm geliri, Türkiye’nin Mühendis Kızları Programı’na aktarılacak. Biletler, online olarak satışa sunuldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/anadolunun-essiz-hazineleri-konseri/feed/ 0
BİLSEM’li Eğitimciler Sakarya’da Tarih ve Doğa Keşfine Çıktı https://www.akittvhaber.com.tr/bilsemli-egitimciler-sakaryada-tarih-ve-doga-kesfine-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/bilsemli-egitimciler-sakaryada-tarih-ve-doga-kesfine-cikti/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:35:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bilsemli-egitimciler-sakaryada-tarih-ve-doga-kesfine-cikti/ Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin farklı illerinden ziyarete gelen BİLSEM’li öğretmenlere Sakarya’nın güzelliklerini keşfetmeleri için rehberlik etti. Eğitimciler öncelikle İl Ormanı’nın cennet tabiatını, sonra Osmanlı mirası Taraklı’daki tarihi değerlerini keşfetti.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin güzelliklerini keşfetme fırsatı sunan turizm ve tanıtım gezilerine ara vermeden devam ediyor. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Tanıtım Şube Müdürlüğü, Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlere şehrin en güzel köşelerini keşfetme, tanıma imkanı sunuyor. Büyükşehir’in son misafirleri ise Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) görev yapan eğitimciler oldu. Akademisyenler ve öğretmenlerden oluşan 40 kişilik grup, Sapanca ve Taraklı’da keyifli bir geziye çıktı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen eğitimciler ilk olarak İl Ormanı ve Tabiat Parkı’nın eşsiz tabiatıyla buluştu. Burada yeşilin her tonunu keşfeden ve keyifli bir orman gezisi yapan eğitimciler daha sonra Osmanlı mirası Taraklı’ya hareket etti. Tarihi II. Bayezid Köprüsü, Kuva-i Milliye Müzesi ve Sakin Şehir Taraklı’nın asırlık sokaklarını gezen heyet, tarihte yolculuğa çıktı. Büyükşehir’in rehberliğinde adım attıkları her bölgeyle ilgili bilgi sahibi olan misafirler, günü çekildikleri fotoğraflarla ölümsüzleştirdi. Misafir eğitimciler, Büyükşehir Belediyesi’ne misafirperverliği ve gezi hizmeti sebebiyle teşekkür etti. – SAKARYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bilsemli-egitimciler-sakaryada-tarih-ve-doga-kesfine-cikti/feed/ 0
Özgür Özel: Türkiye İttifakı ile İktidarı Değiştireceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-ile-iktidari-degistirecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-ile-iktidari-degistirecegiz/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:35:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-ile-iktidari-degistirecegiz/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Artık millet, kim gidiyor kim kalıyor, kararını verdi. Biz, milletimizle kucaklaştık. Biz, ‘Türkiye ittifakı’ dedik. Türkiye ittifakını kurduk, el ele, omuz omuza, kol kola bu işi başardık.” dedi.

Özel, Gönen Belediye Başkanı İbrahim Palaz’ı ziyaretinin ardından belediye önünde vatandaşlara hitap etti.

Sandıkta kaybedilenlerin yine sandıkta bulunabileceğini belirten Özel, şöyle konuştu:

“31 Mart’ta ne dedik? ‘Türkiye ittifakı’ dedik. ‘Bütün demokratlar gelsin.’ dedik. ‘Sosyal demokratların koluna muhafazakar demokratlar, öbür koluna milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar gelsin. Yeter ki vatanını, milletini, bayrağını, Atatürk’ünü sevsin, gelsin bizimle olsun.’ dedik. Geldiler, bizimle birlikte oldular. Bu iktidara sarı kartı gösterdiler. Ondan sonra dedim ki ‘Bak, hemen seçim çağrısı yapmayacağım. Bu seçim sonucunu kendime mal edip ‘gel, erken seçim’ demeyeceğim ama milletin sesini duy. ‘Bu meydanları emekliler dolduruyor, 10 bin liraya geçim olmaz.’ dedim. Bu milletin sesini duy. ‘Bu meydanları asgari ücretliler dolduruyor, 17 bin liraya geçinemiyorlar. Kira mı ödesin? Çocuk mu okutsun, karın mı doyursun? Üstüne kıyafet lazım. Bu maaş olmaz.’ dedim.”

Türkiye’nin dört bir yanını gezdiğini, kimsenin geçinemediğini, geçim yoksa seçim olacağını dile getiren Özel, “Seneye kasımda sandığı getirecek, iktidarı değiştireceğiz. Başka çaresi yok. Başka lamı cimi yok. Bu insanların yüzünü güldüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Özel, AK Parti’nin ardından Suriyelilerin de gideceğini iddia ederek, şöyle devam etti:

“Artık millet, kim gidiyor kim kalıyor, kararını verdi. Biz, milletimizle kucaklaştık. Biz, ‘Türkiye ittifakı’ dedik. Türkiye ittifakını kurduk, el ele, omuz omuza, kol kola bu işi başardık. Bakın Ahmet Akın, Balıkesir ittifakının belediye başkanı oldu. Başka bir parti yok arkasında, Cumhuriyet Halk Partisi var ve Balıkesir’in bütün demokratları var. O yüzden bundan sonra kendine güvenen, öyle önüne gelenle ittifak yapmak için taviz veren değil, kendi öz gücüne, adaylarına, milletvekillerine, köklerine güvenen, geleceğine inanan siyasi parti olarak, söz veriyoruz; Cumhuriyet’in 2. yüzyılında nasıl yapılan ilk yerel seçimde söz verip de yaptıysak ve partimizi birinci parti yaptıysak yapılacak ilk genel seçimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini, birinci parti yapacağız.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-ile-iktidari-degistirecegiz/feed/ 0
Sivil Toplum Vizyon Belgesi Tanıtılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/sivil-toplum-vizyon-belgesi-tanitiliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/sivil-toplum-vizyon-belgesi-tanitiliyor/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:35:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/sivil-toplum-vizyon-belgesi-tanitiliyor/ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayında 100. Yıl Sivil Toplum Vizyon Çalıştayı’nı düzenlediklerini hatırlatarak, “Çalıştayımızın nihai değerlendirmeleriyle hazırladığımız yeni dönem Sivil Toplum Vizyon Belgesi’ni bu hafta içinde açıklayacağız” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Mersin’de düzenlenen ‘Türkiye Buluşmaları’nda STK’lar, iş adamları ve kadın girişimcilerle bir araya geldi. Suphi Öner Öğretmenevi’ndeki toplantıda konuşan Göktaş, Türkiye’ye ulusal ve uluslararası alanda değer katan sivil toplum temsilcileriyle buluşmaktan dolayı memnun olduğunu söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle sosyal devlet ve sivil toplum vizyonunu daha ileriye taşıyacak istişarelerde bulunmak üzere bir araya geldiklerini ifade eden Göktaş, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002’den bugüne kadar sosyal hizmetlerin ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırılmasında çok büyük adımlar atıldı. Bakanlık olarak vatandaşlarımızın hayatına dokunmak, refahını artırmak adına çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Tüm faaliyet alanlarımızı 81 ilimizdeki istek ve ihtiyaçlara göre yeniden şekillendiriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız, toplumsal farkındalık oluşturan etkinlikleriyle sosyal politika hedeflerimize ulaşma sürecimizin en kıymetli paydaşlarıdır. Bu anlamda bugün burada bulunan kuruluşlarımızın kıymetli temsilcilerine değerli katkıları için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Bu vizyon belgesinin yürüteceğimiz çalışmalar için önemli bir yol gösterici olacağına inanıyoruz”

Bakanlık olarak her daim sosyal hizmet ve sosyal yardım çalışmalarının odağında hak temelli ve arz odaklı bir sistemin yer aldığını vurgulayan Göktaş, “Sizlerin vatandaşlarımızla sıcak teması ve saha tecrübesi, sosyal politikalarımızın şekillenmesine katkı sağlıyor. Bu kapsamda, bakanlık olarak, çok yönlü faaliyetleriyle sivil toplum anlayışını güçlendiren kuruluşlarımızla geliştirdiğimiz iş birliklerine kurumsal bir nitelik kazandırdık. İş birliklerimizle oluşacak faydayı ve sunacağımız hizmetleri sürdürülebilir kıldık. 2024 yılı Ocak ayında ise 100. Yıl Sivil Toplum Vizyon Çalıştayı’nı düzenledik. Politika geliştirme, mevzuat, kapasite geliştirme, gönüllülüğün teşvik edilmesi ve dijitalleşme temalarında yeni hedeflerimiz hakkında karşılıklı görüş alışverişlerinde bulunduk. Çalıştayımızın nihai değerlendirmeleriyle hazırladığımız yeni dönem Sivil Toplum Vizyon Belgesi’ni de bu hafta içinde açıklayacağız. Bu vizyon belgesinin yürüteceğimiz çalışmalar için önemli bir yol gösterici olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“İnsanların gönlüne taht kuran her STK bizim paydaşımızdır”

Mersin’de farklı çalışma alanlarına odaklanan pek çok STK’nın mevcut olduğuna işaret eden Göktaş, her birinin önemli bir boşluğu doldurduğunu ve farklı bir ihtiyacın karşılanmasını sağladığını kaydetti. STK’ların hayırseverlikleriyle sosyal denge ve barışın korunmasında da önemli sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Göktaş, “Bu anlamda Mersin’de ve ülkemizin herhangi bir yerinde insanların gönlüne taht kuran her STK bizim paydaşımızdır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Kıratlı ile Havva Sibel Söylemez’in de konuşma yaptığı toplantı, daha sonra basına kapalı olarak devam etti. – MERSİN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sivil-toplum-vizyon-belgesi-tanitiliyor/feed/ 0
Samsun’da İlköğretim Haftası Kutlandı https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-ilkogretim-haftasi-kutlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-ilkogretim-haftasi-kutlandi/#respond Fri, 13 Sep 2024 09:25:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-ilkogretim-haftasi-kutlandi/ Samsun’un Çarşamba ilçesinde İlköğretim Haftası kutlandı.

Kaymakam Mehmet Kamil Sağlam, Cumhuriyet İlkokulu’nda düzenlenen törendeki konuşmasında, geçen yıl 29 Ekim’de Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılını kutladıklarını hatırlattı.

Bu sürede Türkiye‘nin nereden nereye geldiğini önceki nesillerin çok daha iyi tahayyül edebildiğini vurgulayan Sağlam, “Hiçbir fabrikası olmayan, savaştan çıkmış yeni bir ülke düşünün. 100 yıl sonunda yollarıyla, hava yollarıyla, İHA’larıyla, SİHA’larıyla, denizde uçak gemileriyle yeni bir Türkiye kuruldu. Bizi buraya ulaştıran esas etmen eğitim öğretimdir. Eğitim öğretim ne kadar düzgün, verimli, insanımızı ne kadar eğitebilirse Türkiye Cumhuriyeti’ni getirdiğimiz bu aşamadan daha ileri götürürüz.” ifadelerini kullandı.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bedir de Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak olan Türkiye Yüzyılı hedefi ile buluşturacak olan temel unsurun eğitim olduğunu dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çağın ihtiyaçlarına göre güncellenerek eğitim sisteminin gücüne güç katılacağını anlatan Bedir, “Evlatlarımızı çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve teknoloji ile buluştururken onları milli, manevi değerlerimizle donatmalıyız. Çocuklarımızın eğitim hayatları boyunca elde edecekleri her başarı aileleri ve ülkemiz için gurur kaynağı olacaktır.” dedi.

Konuşmaların ardından program şiirlerin okunduğu, halk oyunları gösterilerinin sunulduğu program, dördüncü sınıf öğrencilerinin Türk bayrağı ve okul flamasını birinci sınıf öğrencilerine teslim etmesiyle son buldu.

Törene Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, İlçe Emniyet Müdürü Barik Çiçek ve İlçe Müftüsü Cemal Uzun da katıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-ilkogretim-haftasi-kutlandi/feed/ 0
İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu ile Palet Türk Müziği İlkokulu arasında işbirliği protokolü imzalandı https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-guzel-sanatlar-muzik-ortaokulu-ile-palet-turk-muzigi-ilkokulu-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-guzel-sanatlar-muzik-ortaokulu-ile-palet-turk-muzigi-ilkokulu-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/#respond Fri, 13 Sep 2024 09:25:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-guzel-sanatlar-muzik-ortaokulu-ile-palet-turk-muzigi-ilkokulu-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/ Medeniyet Üniversitesi bünyesinde açılan İstanbul’un ilk müzik ortaokulu olan İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu ile Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) bünyesinde faaliyet gösteren Palet Türk Müziği İlkokulu ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı.

Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesi’nde düzenlenen imza törenine, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik katıldı.

Protokolün imzalanmasının ardından gazetecilere açıklama yapan Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu olarak 6. yıllarında olduklarını belirterek, “Okulumuzun ulaşabileceği alandaki bütün çocuklara, anaokulu düzeyinde ulaşıp, onların yeteneklerini tarayıp, ondan sonra en yetenekli çocukları okulumuza kazandırmaya çalışıyoruz.” dedi.

Vakıf olarak ailenin ihtiyaç durumuna göre burs verdiklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tam burslu, kısmi burslu, bütün çocuklarımız ve bu çocuklarımızın artık ilkokuldan sonra konservatuvara devam etmek için Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki müzik bölümüyle çalışan bir ortaokul imkanına kavuşmuş olmaları bizim için çok sevindirici. Biz bir tarafından tuttuk ilkokul düzeyinde, ilkokul düzeyinde olmasının tabii kritik bir önemi var. O da nedir? 6 yaşında müzik yeteneği üst düzeyde olan bir çocuğumuzu Türk müziğiyle tanıştırıyoruz. Türk müziği eğitimiyle tanıştırıyoruz. İlkokul ikinci sınıfta enstrümanını seçiyor bu öğrenciler.”

Erdoğan, çocukların hem ses hem icra kabiliyeti olarak çok erken yaşta gelişmeye başladıklarını ve ilkokulun sonuna geldiklerinde birçoğunun aldığı müzik eğitiminin üniversite düzeyinde konservatuvara başlayan gençlere yakın olduğunu ifade etti.

“Türk müziğine yeni bestecileri kazandıracağız”

Bu çocukların artık 10-11 yaşında ilkokul eğitiminden sonra ortaokulda müzik bölümüne başlayabileceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu müzik ortaokulu sayesinde, bu gelişimin sonucunda ne olacak? Hem bizim belki okulumuzdan mezun olanlar hem bölgedeki diğer yetenekli belki de ortaokul düzeyinde bu işe başlamak isteyen çocuklarımız Türk müziğine çok daha yetenekli, çok daha icra kabiliyeti yüksek belki de yeni bestecileri kazandıracağız.” dedi.

Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu’ndan mezun olan çocukların, konservatuvara veya müzik bölümüne devam etmeseler de kültürel yönü güçlü, entelektüel bireyler olarak yetiştiklerini söyledi.

Ortaokuldaki bütün öğrencilerin destekçisi olmaya YETEV olarak gayret göstereceklerini belirten Erdoğan, “Palet Türk Müziği okulumuzun bütün tecrübesini, birikimini de Medeniyet Üniversitesi müzik bölümümüzle beraber bu öğrencilerimizin daha iyi gelişimine katkı olarak sunacağız.” ifadelerini kullandı.

Müzik ortaokulunda 30 öğrenci kaydoldu

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de YETEV’in Palet Okullarının İstanbul’daki yeni açtıkları ortaokulla tecrübe paylaşımı, bilgi paylaşımı yapacağını dile getirdi.

Çocukların müzikteki yetkinliğini artırmak üzere çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yentür, İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu’nda 30 öğrenci kaydolduğunu, ilerleyen zamanlarda sayının artacağını söyledi.

Yentürk, “Bu protokolden de ilham alarak İl Müdürlüğü olarak yeni bir müjdemiz, yeni bir faaliyetimiz daha olacak. Çocuklarımızın ilgi, istidat ve yetenekleri doğrultusunda yetişmesi için onlara ortam hazırlamak, bu birliktelikle dinamiklerini harekete geçirmek ve motive etmek amacıyla okul öncesinde de müzik ve sanat eğitiminin olduğu Beşiktaş’taki bir okulumuzda ekim ayında hep birlikte yeni bir açılış yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik de çağı yakalama ve daha öteye geçme niyetinde olduklarını vurgulayarak, işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Törende, İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve Palet Türk Müziği İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Süveyda Fatma Köksal müzik dinletisi sundu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-guzel-sanatlar-muzik-ortaokulu-ile-palet-turk-muzigi-ilkokulu-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere Gürcistan’a gitti https://www.akittvhaber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-azerbaycan-gurcistan-uclu-savunma-bakanlari-toplantisina-katilmak-uzere-gurcistana-gitti/ https://www.akittvhaber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-azerbaycan-gurcistan-uclu-savunma-bakanlari-toplantisina-katilmak-uzere-gurcistana-gitti/#respond Tue, 10 Sep 2024 01:30:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-azerbaycan-gurcistan-uclu-savunma-bakanlari-toplantisina-katilmak-uzere-gurcistana-gitti/ (ANKARA) – Milli Savunma BakanıYaşar Güler, Kabine Toplantısı sonrasında, Türkiye-Azerbaycan- Gürcistan Üçlü Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere Gürcistan’a gitti.

Kabine Toplantısı sonrasında Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere Gürcistan’a giden Bakan Yaşar Güler, Gürcistan Savunma Bakan Yardımcısı Paata Patiashvili, Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-azerbaycan-gurcistan-uclu-savunma-bakanlari-toplantisina-katilmak-uzere-gurcistana-gitti/feed/ 0
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda Tören Düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-taksim-cumhuriyet-anitinda-toren-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-taksim-cumhuriyet-anitinda-toren-duzenledi/#respond Mon, 09 Sep 2024 11:46:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-taksim-cumhuriyet-anitinda-toren-duzenledi/ İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının açılışı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi.

Taksim Meydanı’ndaki törene, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.

Meydanda, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu minikler kategorisi Türkiye şampiyonu Bakırköy Murat Kölük İlkokulu öğrencilerinin sergilediği Trabzon yöresine ait halk oyunu gösterisi, töreni izleyenlerden beğeni topladı.

Öğrenci gruplarının gösterilerinin ardından İl Milli Eğitim Müdürü Yentür ve beraberindeki protokol, Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören, hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-il-milli-egitim-mudurlugu-taksim-cumhuriyet-anitinda-toren-duzenledi/feed/ 0
3 bin rakımda öğrencilerin okul heyecanına ortak oldular https://www.akittvhaber.com.tr/3-bin-rakimda-ogrencilerin-okul-heyecanina-ortak-oldular/ https://www.akittvhaber.com.tr/3-bin-rakimda-ogrencilerin-okul-heyecanina-ortak-oldular/#respond Mon, 09 Sep 2024 11:46:04 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/3-bin-rakimda-ogrencilerin-okul-heyecanina-ortak-oldular/ 3 bin rakımda öğrencilerin okul heyecanına ortak oldular

BATMAN – Türkiye Kardeşlik Birliği Batman İl Başkanlığı tarafından Sason ilçesinde 3 bin rakımlı Mereto Dağının eteklerindeki köy okullarında 2024-2025 eğitim öğretim yılına başlayacak olan öğrencilerin okul heyecanına ortak oldu.

TÜRKAB üyeleri zorlu dağ yollarını aşarak ulaştıkları köylerde okula başlayacak olan öğrencilerin başta çanta olmak üzere tüm okul malzemelerini kendilerine ulaştırarak hediye etti.

İlk olarak Erdemli Köyü Çay Kenarı İlkokuluna giden TÜRKAB üyeleri, burada öğrencilere içerisinde defter, resim defteri, güzel yazı defteri, kalem silgi, seti, abaküs, boya, kalemtraş gibi ürünlerin olduğu çanta ile beraberlerinde getirdikleri oyuncak ve giysileri dağıttı.

Daha sonra Günlüce Köyü İlkokuluna geçen TÜRKAB üyeleri, bu kez de buradaki köy okulu öğrencilerine çantalarını dağıttı.

Çantalarını alan öğrencilerden kimisi avukat olmak isterken kimisi doktor kimisi ise öğretmen olmak istediğini söyledi.

TÜRKAB Batman İl Başkanı Selman Tür, yaptığı açıklamada köy çocuklarının yeni eğitim öğretim yılı heyecanına ortak olduklarını söyledi.

Öğrencilerin çoğu zaman kırtasiye ürünlerine ulaşmakta güçlük çektiklerini belirten Başkan Selman Tür, “TÜRKAB olarak bugün 3 rakımlı Sason ilçemizdeki Mereto Dağının eteklerindeki köyleri ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldik. Öğrencilerimizin heyecanına ortak olduk. Bu çocukların okul ihtiyaçlarını kendilerine üyelerimizin destekleriyle ulaştırdık. Bu çocuklarımızın gözlerindeki ışıltı görmeye değer gerçekten. Bizler fırsat buldukça inşallah bu çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız” dedi.

TÜRKAB Kadın Kolları Batman İl Başkanı Selma Taş ise, “TÜRKAB olarak köy çocuklarımızı ziyarete geldik. Bir nebze de olsa onların gönüllerine dokunmak, onları mutlu etmek, onların yanında olduğumuzu göstermek istedik. Bu çocuklarımızın her biri ileride bir meslek sahibi olacak inşallah.” Diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/3-bin-rakimda-ogrencilerin-okul-heyecanina-ortak-oldular/feed/ 0
A Milli Futbol Takımı, İzlanda maçı için İzmir’de https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-izlanda-maci-icin-izmirde/ https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-izlanda-maci-icin-izmirde/#respond Sun, 08 Sep 2024 10:06:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-izlanda-maci-icin-izmirde/

UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta yer alan A Milli Futbol Takımı, 9 Eylül Pazartesi günü Gürsel Aksel Stadyumu’nda İzlanda ile karşı karşıya gelecek.

Geçtiğimiz günlerde Galler ile karşılaşan ve golsüz berabere kalan milliler, Galler maçından bir gün sonra İzmir’e hareket etti.

KAFİLE OTELE GEÇTİ

Ay-yıldızlı kafileyi taşıyan uçak Adnan Menderes Havalimanına dün akşam saat 22.00 sıralarında indi.

Kafile, daha sonra konaklayacağı otele doğru harekete geçti.

SON İDMAN BUGÜN YAPILACAK

Ay-yıldızlılar, bugün Gürsel Aksel Stadyumu’nda gerçekleştireceği antrenman sonrası maç saatini beklemeye başlayacak.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-izlanda-maci-icin-izmirde/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Dijital Dönüşüm Destek Programı hakkında konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-dijital-donusum-destek-programi-hakkinda-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-dijital-donusum-destek-programi-hakkinda-konustu/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:11:07 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-dijital-donusum-destek-programi-hakkinda-konustu/ Sanayi ve Teknoloji BakanıMehmet Fatih Kacır, “Kamuoyuyla detaylarını yakın zamanda paylaştığımız Dijital Dönüşüm Destek Programı ile işletmelerimizin maliyet etkin, rekabetçi üretim altyapısı oluşturmaları için ihtiyaç duydukları projeleri yatırım teşviklerimizle destekliyoruz.” dedi.

Bakan Kacır, Merkez Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) hizmete giren Samsun Model Fabrika’nın açılışında yaptığı konuşmada, dijital dönüşüm sürecini yakalayarak Samsun sanayisinin rekabet gücünü artıracak fabrikanın OSB’ye, Samsun’a ve bölgeye hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada yaşanan ekonomik, politik ve sosyal kriz ortamına rağmen durmaksızın yoluna devam ettiğine dikkati çeken Kacır, “Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma hamleleriyle daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bağımsızlığımızın, büyümemizin, kalkınmamızın yapı taşlarından sanayi ve teknolojide her geçen gün yükselen ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda sanayi sektöründe çalışan sayımızı 3 milyon 900 binden 6 milyon 700 bine çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizin sayısını 191’den 360’a yükselttik. Kurduğumuz 45 endüstri bölgesini Türkiye’nin üretim üsleri haline getirdik.” ifadesini kullandı.

Eş zamanlı olarak Türkiye’nin küresel üretim üssü rolünü güçlendirecek katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm atılımlarını hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, sözlerine şöyle devam etti:

“Yüksek teknoloji yatırımları için AR-GE’den seri üretime uçtan uca bütüncül destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mızın dijital dönüşüm çağrısıyla dijital dönüşüm alanında öncü ve yenilikçi 36 projeyi uçtan uca destekliyoruz. Yakın zamanda ilan ettiğimiz Yükselen Yenilikçi Teknolojiler Çağrısı ile de iklim teknolojilerinden malzeme teknolojilerine, biyoteknolojiden bilgi ve iletişim teknolojilerine, paradigma değişimlerinin yaşandığı birçok alanda yeni yatırımlara öncülük ediyoruz. 13 Eylül’e kadar başvuruların açık olduğu çağrıya Samsunlu sanayicilerimizi de başvuru yapmaya davet ediyorum. Yine kamuoyuyla detaylarını yakın zamanda paylaştığımız Dijital Dönüşüm Destek Programı ile işletmelerimizin maliyet etkin, rekabetçi üretim altyapısı oluşturmaları için ihtiyaç duydukları projeleri yatırım teşviklerimizle destekliyoruz. Program doğrultusunda işletmelerin dijital dönüşümde kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarını destekleyecek yol haritaları sunmalarını bekliyoruz. Sunulan yol haritalarıyla uyumlu yatırımları öncelikli yatırımlar uygulaması ile destekliyoruz.”

“8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık”

Sadece milli destek mekanizmalarıyla değil, uluslararası programlardan da azami düzeyde istifade etmek için planlı ve kararlı şekilde girişimlerini sürdürdüklerini aktaran Kacır, “8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık. Program kapsamında süper bilgisayarlardan yapay zeka test merkezlerine ve deney tesislerine KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları kritik önemi haiz altyapılara erişimlerini sağladık. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak 5 konsorsiyum, ‘Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu. Tabii bizler ortaya koyduğumuz başarılı çalışmalarımızı, ileriye dönük plan ve programlarımızı sizlerle paylaşırken tüm bu yapının odağı, nitelikli insan kaynağımızdır ve geleceğimizin umudu olmazsa olmazımız gençlerimizdir. Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimize giden yolda azimle, kararlılıkla devam ediyorsak, buradaki temel misyonumuz elbette ki insanımıza, gençlerimize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışa sahip olmamızdır.” diye konuştu.

“Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir”

Bakan Kacır, TEKNOFEST’ler, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüs Programı ve yeni devreye alınan Milli Teknoloji Atölyeleri’nin arka planında hep gençlerin ve beşeri sermayenin gelişiminin yattığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir. Bir diğer önceliğimiz de mevcut iş gücümüzün dönüşümüdür. Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü şekilde gerçekleştireceğiz.”

Samsun Model Fabrika ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelinin çok daha yukarılara taşıyacağına inandığını dile getiren Kacır, şunları söyledi:

“Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesinde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız, Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yaptıkları Orta Vadeli Program (OVP) ile gelecek 3 yıldaki rotalarını belirlediklerini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Önümüzdeki dönemde de ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde, yüksek katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi politikası ile yapısal dönüşümü hızlandıracağız. Ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle teşvik mekanizmalarımızı daha güçlü hizalayan yeni teşvik modelimizle yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunacağız. Yeni teşvik modelimizin önemli bir sütunu konumundaki ve yakın dönemde kamuoyuyla detaylarını paylaşacağımız Yerelde Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 81 ilimizin potansiyelini ve yetkinliklerini harekete geçirecek yatırım başlıklarını tespit ettik. Yine dün yürürlüğe giren OSB yönetmeliği ile de OSB sistemimizde reform niteliğinde adımlar attık. OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemeleri gerçekleştirdik. Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket etmeye devam ederek bu toprakları yeni yatırımlarla bereketlendirmeye devam edeceğiz.”

Konuşmaların ardından fabrikanın açılış kurdelesi kesildi.

Açılışa Samsun Valisi Orhan Tavlı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun MilletvekiliMehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Mürzioğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse, MHP İl Başkanı Burhan Mucur, ilçe belediye başkanları ve iş insanları katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-dijital-donusum-destek-programi-hakkinda-konustu/feed/ 0
Samsun’da Türkiye’nin 10. Model Fabrikası Açıldı https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-turkiyenin-10-model-fabrikasi-acildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-turkiyenin-10-model-fabrikasi-acildi/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:11:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-turkiyenin-10-model-fabrikasi-acildi/ Samsun’da bin metrekare alan üzerine kurulan ve Türkiye’deki 10’uncu model fabrika olan “Samsun Model Fabrika”nın açılışı gerçekleştirildi.

Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) Samsun Model Fabrika açılış töreni düzenlendi. Törenin açılış konuşmasını Samsun Valisi Orhan Tavlı yaptı. Ardından kürsüye çıkan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Verdiğimiz bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bugün de açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Model Fabrikamız ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum. Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki; Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz. Samsun’un bizlere gösterdiği yüksek teveccühün hakkını vermeyi sürdüreceğiz. Yerel Kalkınma Hamlemiz ile üreten, katma değer sağlayan, daha da büyüyen güçlü şehirler için başlattığımız seferberlikten Samsun’umuz da en kuvvetli biçimde payını alacak. Son 22 yıldır şehrimizi planlı sanayi alanlarıyla, yatırım teşvikleriyle, bölgesel kalkınma projelerimizle donatıyor, Samsun’u ihya edecek tüm programları süratle devreye alıyoruz. Şehrimizde planlı kalkınmanın, sürekli ve sürdürülebilir üretimin simgesi OSB’lerimizin sayısını 22 yılda 3’ten 9’a çıkardık. Samsun’umuzu sağladığımız teşvik mekanizmalarıyla, desteklerle kalkındırmaya, refah seviyesini artırmaya devam ediyoruz. Son 22 yılda şehrimizde gerçekleştirilecek yeni ya da ilave bin 272 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. 121 milyar lira sabit yatırımın ve 34 binin üzerinde nitelikli istihdamın önünü açtık. Malumunuz 2 yıl evvel TEKNOFEST’i Samsun’da gerçekleştirdik. Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı bu topraklarda teknolojinin bayrağını da gururla dalgalandırdık.

Karadeniz Bölgesi’nin en büyük bilim merkezi ve planetaryumunun Samsun’umuzda hizmete alınması için çalışmalarımızda son düzlüğe girdik. Kısa süre içerisinde bu örnek merkezin de açılışını gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemde de Samsun’u ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde eser ve hizmet anlayışıyla donatmayı sürdüreceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Samsun Model Fabrika’nın açılışı gerçekleştirildi.

Açılış törenine ayrıca; TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK PartiMilletvekili Dr. Mehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Mürzioğlu, ilçe belediye başkanları ve iş adamları katıldı. – SAMSUN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/samsunda-turkiyenin-10-model-fabrikasi-acildi/feed/ 0
Erzurum’da Bilim Merkezi 200 Bin Çocuğun Geleceğine Işık Oldu https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-bilim-merkezi-200-bin-cocugun-gelecegine-isik-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-bilim-merkezi-200-bin-cocugun-gelecegine-isik-oldu/#respond Fri, 06 Sep 2024 02:20:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-bilim-merkezi-200-bin-cocugun-gelecegine-isik-oldu/ Erzurum’da 3 yıl önce kurulan, uzman eğitmenleri ile robotik kodlamadan akıllı tarıma, yazılımdan tasarım atölyelerine kadar birçok alanda verilen eğitimlerle Bilim Erzurum yaklaşık 200 bin çocuğun geleceğine ışık oldu.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) ve TÜBİTAK işbirliği ile Yakutiye ilçesinde kurulan Bilim Erzurum, 6-14 yaş arasındaki çocukların teknoloji ve bilim alanında yetişmesine olanak sağlıyor.

Bilim merkezi 5 bini kapalı 20 bin metrekare alanda ilkokul ve ortaokul öğrencileri, 7 farklı atölyede teknoloji ve bilim üzerine uzmanlardan hem teorik hem de pratik eğitimler alıyor.

Girişim, teknoloji, matematik, doğa, tasarım, hava-astronomi ve akıllı tarım atölyelerinde eğitmenler, öğrencilere yaş gruplarına göre bilimsel konular anlatıyor.

Ayrıca teknolojik ve bilimsel festivallere katılmak isteyen üniversite öğrencilerine de destek veren merkez, bünyesinde gerçekleşen çalışmaları sektörle buluşturmak konusunda da öncülük ediyor.

Merkezde birçok yeni proje hayata geçirilecek

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, AA muhabirine, Bilim Erzurum’un çeşitli paydaş kurumlar ile kurulduğunu ve ülkenin en önemli bilim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.

Merkezin bilime önemli katkılarının olduğunu vurgulayan Aynalı, şöyle devam etti:

“3 yılda yaklaşık 200 bin kişiye Bilim Erzurum’da çok önemli eğitimler verdik, vermeye de devam ediyoruz. Hem yaz hem de kış aylarında bilim şenlikleri düzenliyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl şubat ayında tekrar kapsamlı bir kış bilim şenliği yapacağız. On binlerce insan katılıyor. Bu hafta içinde burada bilim merkezleri eğitmenleri eğitimi verilecek. Yani Türkiye’deki tüm bilim merkezlerinin eğitmenlerinin eğitimlerini Erzurum’da vermiş olacağız. Yeni uygulamalarımız da var. Yazılım akademisi kuruldu. Şuan bu çalışmalarda devam ediyor. Çocuklarımızın yazılıma yönlenmesi açısından bu da çok önemli.”

Doğu Anadolu Gözlemevi’nin uzay verileri, planetaryumda canlı izlenecek

Kentte inşası devam eden ve 2025 yılında tamamlanarak uzaydan veri almaya başlanması beklenen Doğu Anadolu Gözlemevi ile de entegreli projeler yapıldığını ifade eden Aynalı, “Gözlemevinin uzaydan aldığı verileri bir yazılım ile buradaki planetaryumda anında izlettirerek dünyadaki bilim merkezlerinden farkımızı ortaya koyacağız. Bunun için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

Aynalı, eğitim gören çocukların kendilerini geliştirerek, çeşitli yarışmalara katıldığını ve bundan dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesine de vurgu yapan Aynalı, “Merkezimizde yetişen kardeşlerimiz inşallah çok önemli yerlerde olacaklar. Burada aldıkları eğitimleri üniversitedeki eğitimlerine de entegre ederek ileride Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesine katkısı olacaktır. Amacımız, çocuklarımızı bu amaç uğruna yetiştirmek.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-bilim-merkezi-200-bin-cocugun-gelecegine-isik-oldu/feed/ 0
Selimiye Camisi Restorasyonunun Büyük Bölümü Tamamlandı https://www.akittvhaber.com.tr/selimiye-camisi-restorasyonunun-buyuk-bolumu-tamamlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/selimiye-camisi-restorasyonunun-buyuk-bolumu-tamamlandi/#respond Thu, 05 Sep 2024 07:00:08 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/selimiye-camisi-restorasyonunun-buyuk-bolumu-tamamlandi/ Selimiye Camisi restorasyonun büyük bölümü tamamlandı.

Vakıflar Genel Müdürlüğünce Kasım 2021’de restorasyona alınan camide çalışmalar etaplar halinde bilim kurulunun nezaretinde sürüyor.

Çalışmalar kapsamında camideki kurşun yenileme, taş onarım işlemleri, minareler ve kubbedeki işlemler tamamlandı. Caminin içerisinde ve avlusundaki çalışmalar sürüyor.

Cami bölümler halinde ziyarete ve ibatede de açık tutuluyor.

İl Genel Meclisi üyeleri çalışmaları inceledi

Edirne İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve meclis üyeleri çalışmaları inceledi.

Gegeoğlu, incelemenin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada Selimiye Camisi’nin hem Edirne’nin hem de Türkiye’nin baş tacı olduğunu söyledi.

Edirne’nin tarih ve turizm kenti olduğunu belirten Gegeoğlu, “Tarih ve turizm’ dediğimizde Selimiye bizim gözbebeğimiz. O yüzden burası çok kıymetli ve tabii Selimiye dini açıdan da çok önemli.”dedi.

Selimiye’nin yoğun ziyaretçi aldığı dönemlerini özlediklerini anlatan Gegeoğlu, çalışmaların hızla devam ettiğini ve güzel işler ortaya konulduğunu dile getirdi.

“Edirne’de güzel işler olmaya devam ediyor”

Restorasyon çalışmaların bir an önce tamamlanmasını sabırsızlıkla beklediklerini ifade eden Gegeoğlu, şunları kaydetti:

“Selimiye Camisi restorasyonu Edirne için son yıllarda yapılmış en kapsamlı ve en kıymetli projelerden biri. Önceki dönem Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren’e de çok teşekkür ediyoruz. Bölge müdürlüğü döneminde çok emek harcadı restorasyonla ilgili. Bugün Daire Başkanı olması nedeniyle aramızda değil ama onun çok büyük katkıları var.

Edirne’de güzel işler olmaya devam ediyor. Restorasyonun gelecek yıl bahar aylarında bitmesi planlanıyor, bu tarz kapsamlı bir çalışmada bir kaç aylık aksama kabul edilebilir. Her şey yolunda gibi. Gönlümüzden restorasyonun ramazan ayına yetişmesi geçiyor, ramazan ayında hep birlikte burada namaz kılmak ve ibadet yapmak nasip olur bizlere.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/selimiye-camisi-restorasyonunun-buyuk-bolumu-tamamlandi/feed/ 0
Kilimanjaro Dağı’na Tırmanarak Kız Çocuklarının Eğitimi İçin Destek Verdi https://www.akittvhaber.com.tr/kilimanjaro-dagina-tirmanarak-kiz-cocuklarinin-egitimi-icin-destek-verdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/kilimanjaro-dagina-tirmanarak-kiz-cocuklarinin-egitimi-icin-destek-verdi/#respond Wed, 04 Sep 2024 15:20:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kilimanjaro-dagina-tirmanarak-kiz-cocuklarinin-egitimi-icin-destek-verdi/ Bolu’da dağcı Nurhan Cengiz, kız çocuklarının eğitimine katkı vermek amacıyla 5 bin 895 rakımlı Kilimanjaro Dağı’na tırmandı.

Türkiye Dağcılık Federasyonu İl Temsilciliğinden yapılan açıklamada, Köroğlu Dağcılık ve Doğa Sporları Spor Kulübü sporcusu Cengiz’in, Afrika Kıtası’nın en yüksek noktası olan Kilimanjaro Dağı’na tırmandığı belirtildi.

Açıklamada, Cengiz’in, Türkiye Eğitim Vakfı tarafından kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan proje kapsamında tırmanışını gerçekleştirdiği belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kilimanjaro-dagina-tirmanarak-kiz-cocuklarinin-egitimi-icin-destek-verdi/feed/ 0
Prof. Dr. Halil Özdemir: Maymun Çiçeği Virüsü Çocuklar İçin Risk Taşıyor https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-halil-ozdemir-maymun-cicegi-virusu-cocuklar-icin-risk-tasiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-halil-ozdemir-maymun-cicegi-virusu-cocuklar-icin-risk-tasiyor/#respond Wed, 04 Sep 2024 10:25:04 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-halil-ozdemir-maymun-cicegi-virusu-cocuklar-icin-risk-tasiyor/

ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Özdemir, maymun çiçeği virüsünün direkt temasla bulaşan bir hastalık olduğunu söyleyerek, çocuklar için de risk taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Özdemir, “Kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilirler” dedi.

Prof. Dr. Halil Özdemir, dünya genelinde maymun çiçeği hastalığında son 2,5 yılda 100 binin üzerinde vaka tespit edildiğini ve 200’ün üzerinde de ölüm görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Özdemir, Türkiye’de şu ana kadar bilinen bir maymun çiçeği hastalığına denk gelinmediğini ifade ederek, “Aslında 2 ila 4 hafta arasında kendi kendini sınırlayan ve iyileşen bir hastalık. Bağışıklık sistemi bozulmuş, bağışıklık sistemini bozan ilaç alan kişilerde ve çocuklarda bir miktar ağır seyretmekte. 2022 Kasım’ından itibaren görülen salgında ülkemizde de çeşitli vakalar görüldü. Ancak 2024 yılında ülkemizde doğrulanmış henüz bir vaka bildirimine sahip değiliz. Bizim de kliniğimizde şu ana kadar şüphelendiğimiz 3 vaka oldu. Ancak yapılan tetkiklerinde virüs saptanmadı. 3 hastamız da çocuktu ve 3 yaş ila 6 yaş arasındalardı. Ancak saptanmadı. Henüz biz de vaka yok. Şu ana kadar da Türkiye’de bilinen bir vaka tespiti yok” diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, hastalığın Covid-19’daki gibi solunum yoluyla bulaşmadığına dikkat çekerek, şöyle dedi:

“Maymun çiçeği hastalığı direkt temasla bulaşan bir hastalık. Bu açıdan şanslıyız. Hatta çok enfekte bireylerle yakın temas halinde, cinsel temas durumlarında, ortaya çıkan bir tablo, bulaş şekli var. Çocuklarda şöyle bir risk söz konusu; kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilir. Çünkü oyuncaklarla oynuyorlar, birtakım şeyler de yapıyorlar, bu durumdan dolayı temasları fazla olduğu için de bir miktar artış olabilir. Ama esas olarak cinsel yolla bulaştığı için çok da artmış bir risk söz konusu değil çocuklar açısından. Hastalık esas insandan insana bulaş şeklinde oluşmaktadır. Başka bir bulaş şekli yok. Hastalık şüphesi olan kişilerle yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Temas kurallarına uymamız gerekiyor. Ellerimizi sürekli sabunlu suyla yıkamak gerekiyor.”

Haber-Kamera: Kaan ULU-Celal ATALAY/ANKARA,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-halil-ozdemir-maymun-cicegi-virusu-cocuklar-icin-risk-tasiyor/feed/ 0
Türkiye’den yangınla mücadelede desteklerinden dolayı Azerbaycan’a teşekkür https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-yanginla-mucadelede-desteklerinden-dolayi-azerbaycana-tesekkur/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-yanginla-mucadelede-desteklerinden-dolayi-azerbaycana-tesekkur/#respond Mon, 02 Sep 2024 08:21:08 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-yanginla-mucadelede-desteklerinden-dolayi-azerbaycana-tesekkur/ Türkiye'den yangınla mücadelede desteklerinden dolayı Azerbaycan'a teşekkür

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde orman yangınlarıyla mücadelede Azerbaycan’ın her türlü desteği vermeye hazır olduğunu, bu çerçevede bir yangın söndürme uçağının Türkiye’deki çalışmalara katılması için talimat verdiğini bildirmişti.

Erdoğan da Azerbaycan halkının desteğine teşekkür ederek Türkiye ile Azerbaycan kardeşliğinin böylesi günlerde daha da perçinlendiğini ifade etmişti.

Bakanlıktan paylaşım

Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından Azerbaycan’a teşekkür paylaşımı yapıldı.

Paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyeden-yanginla-mucadelede-desteklerinden-dolayi-azerbaycana-tesekkur/feed/ 0
Türkiye’de Etiyopya ve Somali heyetleri arasında görüşmeler https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-etiyopya-ve-somali-heyetleri-arasinda-gorusmeler/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-etiyopya-ve-somali-heyetleri-arasinda-gorusmeler/#respond Mon, 02 Sep 2024 08:21:00 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-etiyopya-ve-somali-heyetleri-arasinda-gorusmeler/ Türkiye'de Etiyopya ve Somali heyetleri arasında görüşmeler

Etiyopya ve Somali heyetleri arasındaki müzakereler, halen Dışişleri Bakanlığında sürüyor. Tarafların henüz aynı masada bir araya gelmedikleri bildirilirken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın öncülüğünde Türkiye heyetinin yoğun bir mekik diplomasisi yürüttüğü vurgulandı.

TARAFLARLA AYRI AYRI GÖRÜŞMELER YAPILIYOR

Bu çerçevede, taraflarla ayrı ayrı görüşmeler yapıldığı ve ortak bir anlayışa vararak uzlaşı sağlama çabalarının devam ettiği belirtildi.

Güvenlik kaynakları, iki taraf arasında bir anlaşmaya varılmasının uzun ve zorlu bir süreç gerektirdiğine dikkat çekti.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-etiyopya-ve-somali-heyetleri-arasinda-gorusmeler/feed/ 0
Engin Altan Düzyatan, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde Türkiye’yi temsil edecek https://www.akittvhaber.com.tr/engin-altan-duzyatan-birlesmis-milletler-iklim-zirvesinde-turkiyeyi-temsil-edecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/engin-altan-duzyatan-birlesmis-milletler-iklim-zirvesinde-turkiyeyi-temsil-edecek/#respond Sat, 31 Aug 2024 13:06:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/engin-altan-duzyatan-birlesmis-milletler-iklim-zirvesinde-turkiyeyi-temsil-edecek/ Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nin 29’uncu oturumu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak. 11-24 Kasım 2024 tarihlerinde yapılacak olan zirveye her ülkeden bir sürü bilim insanı ve politikacı katılacak. Çöp Adam ve Diriliş Ertuğrul dizilerdeki başarısıyla adından söz ettiren Engin Altan Düzyatan da Türkiye’yi temsilen katılacak.

“UZMAN YERİNE NEDEN DİZİLERDE PADİŞAHI OYNAYAN AKTÖR TEMSİL EDİYOR?”

Zirvede Engin Altan Düzyatan’ın Türkiye’yi temsil edecek olması tepkileri de beraberinde getirdi. Kısa sürede adı trend listesine giren oyuncu için ilk yorumlardan biri Özgür Demirtaş’tan geldi. Düzyatan’ın bu etkinlikte olmasını eleştiren Demirtaş, “Çok net bir sorum var: Engin Altan Düzyatan’ın iklim değişikliği hakkında:

1) Bir eğitimi var mı?

2) Bir uzmanlığı var mı?

3) Bir liyakati var mı?

Neden ülkemizin bu alandaki bir uzmanı bizi temsil etmiyor da, dizilerde padişah canlandıran Aktör temsil ediyor?” ifadelerini kullandı. Engin Altan Düzyatan ise eleştirilerle ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Engin Altan Düzyatan daha önce de birkaç kez Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen etkinliklerde yer almıştı.

Engin Altan Düzyatan'ın İklim Zirvesi'nde Türkiye'yi temsil edecek olması tepki çekti
Engin Altan Düzyatan'ın İklim Zirvesi'nde Türkiye'yi temsil edecek olması tepki çekti
Engin Altan Düzyatan'ın İklim Zirvesi'nde Türkiye'yi temsil edecek olması tepki çekti

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/engin-altan-duzyatan-birlesmis-milletler-iklim-zirvesinde-turkiyeyi-temsil-edecek/feed/ 0
Minikler ve Yıldızlar Muaythai Türkiye Şampiyonası Bitlis’te sona erdi https://www.akittvhaber.com.tr/minikler-ve-yildizlar-muaythai-turkiye-sampiyonasi-bitliste-sona-erdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/minikler-ve-yildizlar-muaythai-turkiye-sampiyonasi-bitliste-sona-erdi/#respond Thu, 29 Aug 2024 11:26:50 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/minikler-ve-yildizlar-muaythai-turkiye-sampiyonasi-bitliste-sona-erdi/ Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında Bitlis’te düzenlenen Minikler ve Yıldızlar Muaythai Türkiye Şampiyonası sona erdi.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) spor salonunda düzenlenen şampiyonaya 55 ilden 575 sporcu katıldı. 575 sporcunun katılımıyla “Bir Gün Spor, Bir Gün Siper” sloganıyla 3 gün süren müsabakalar sonucunda minikler ve yıldızlar kategorisinde Türkiye şampiyonları belirlendi.

Müsabakalarla ilgili gazetecilere açıklama yapan Muaythai Federasyonu Genel Sekreteri Korkmaz Atalay, Bitlis’in 3 gün süre ile kendilerine çok iyi ev sahipliği yaptığını söyledi. Atalay, “Bugün itibari ile Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlemiş olduğumuz müsabakalar sona erdi. Bitlis bizim için çok daha ayrı bir yere sahip. Her yıl sosyal proje kapsamında bu şampiyonayı düzenliyoruz. Daha önce “Bir Gün Spor, Bir Gün Siper” parolasıyla Çanakkale, BilecikSöğüt, Sakarya ve Dumlupınar’da da bu tür şampiyonalarımızı düzenledik. Her yıl minik ve yıldız çocuklarımıza milli bilinçlerini taze tutmak amacıyla bu tür organizasyonları düzenliyoruz. Geleceğimizi bu çocuklara bırakacağımız en büyük emanetimizdir. Bitlis bize muhteşem bir ev sahipliği yaptı. Çocuklar Bitlis’ten iyi hatıralarla ayrılacak. Buraya ata topraklarımız diye bakıyoruz. Bu çocuklarımıza rehberler eşliğinde milli bilincimizi yansıttık” diye konuştu. – BİTLİS

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/minikler-ve-yildizlar-muaythai-turkiye-sampiyonasi-bitliste-sona-erdi/feed/ 0
Görme Engelli Milli Judocu Gökçe Yavuz, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi Temsil Edecek https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelli-milli-judocu-gokce-yavuz-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelli-milli-judocu-gokce-yavuz-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/#respond Thu, 29 Aug 2024 11:26:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelli-milli-judocu-gokce-yavuz-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/ Görme engelli milli judocu Gökçe Yavuz, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istiyor.

Fransa’nın başkenti Paris’te başlayan ve 8 Eylül’e kadar sürecek oyunlarda Gökçe Yavuz, judo J1 73 kiloda mücadele edecek.

Gökçe Yavuz, AA muhabirine, günde çift antrenmanla şampiyonaya hazırlandığını söyledi.

Daha önce güreşle ilgilendiğini belirten 39 yaşındaki milli sporcu, “Evlendikten sonra görme yeteneğimi tamamen kaybedince bu sporu bırakmıştım ama sporu da özlemiştim. Spor yapmak için federasyonlara ulaştım. Sağ olsunlar, judo federasyonumuz Haldun hocamıza gönderdi.” diye konuştu.

Milli takım teknik direktörü Haldun Efemgil’in kendisine judoyu sevdirdiğini vurgulayan Gökçe, “Haldun hocam hem judoyu sevdirdi hem de yapabileceğimizi gösterdi. Şimdi olimpiyatta mücadele edeceğiz. Her Türk evladının Paris’te yapmak istediği, Türk bayrağını en yukarı taşıyıp devletini, milletini onurlandırmak.” ifadelerini kullandı.

Olimpiyatlara ilk kez katıldığını belirten Gökçe, “Hedefim altın madalya. Olimpiyatlara çok hazırım. Hiç bu kadar hazır olmamıştım. Allah’ın izniyle altın madalyayı alacağım.” değerlendirmesinde bulundu.

Kendilerine verilen destekten dolayı teşekkür eden Gökçe, “Engellilerde bazen unutulmuş hissi oluşuyordu ama verilen destek ve yardımlarla kitlelere ulaşıyoruz. Daha büyük kitlelere ulaşmak, bizi daha çok hırslandırıyor. Onları utandırmamak için daha çok çalışıyoruz.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelli-milli-judocu-gokce-yavuz-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/feed/ 0
Erdoğan Flake’i kabul etti https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-flakei-kabul-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-flakei-kabul-etti/#respond Thu, 29 Aug 2024 07:20:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-flakei-kabul-etti/ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de veda ziyaretlerine devam eden ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake’i kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti. Amerikalı büyükelçinin Türkiye’deki görev süresi 1 Eylül’de sona eriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün ayrıca Yargıtay’ın yeni başkanı Ömer Kerkez’i de Külliye’de kabul etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-flakei-kabul-etti/feed/ 0
Skandal videoya savunması daha beter! Diamond Tema, Türk halkına küfürler savurdu https://www.akittvhaber.com.tr/skandal-videoya-savunmasi-daha-beter-diamond-tema-turk-halkina-kufurler-savurdu/ https://www.akittvhaber.com.tr/skandal-videoya-savunmasi-daha-beter-diamond-tema-turk-halkina-kufurler-savurdu/#respond Sun, 25 Aug 2024 22:57:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/skandal-videoya-savunmasi-daha-beter-diamond-tema-turk-halkina-kufurler-savurdu/ Çektiği videolarla fenomen olan Diamond Tema, yine bir skandala imza attı. Sosyal medyada yayınlanan bir videoda Türk halkına hakaretler savuran Tema, “Türkiye b*mb*k bir ülke. Türk halkı b*mb*k bir halk. Ahlak bu seviyedeyken y***ak gibi bir geleceğimiz olacak.” dedi. Tepkilere yanıt veren, “Ağzıma sağlık çok güzel söylemişim. Ülkenin profesörlerinin bile çoğu leş kendimizi kandırmayalım.” ifadelerini kullandı.

“TÜRK HALKI B*MB*K BİR HALK”

Sosyal medyada çektiği videolarla tanınan Youtuber Diamond Tema, son yayınladığı videoda Türkiye‘ye ve Türk halkına küfürler savurdu. Türkiye‘nin ve Türk halkının çok kötü olduğunu iddia eden Tema şunları söyledi: “Vallahi kusura bakmayın. Türk vatandaşıyım. Türkiye‘de büyüdüm. Atatürk’e aşığım ama Türkiye b*mb*k bir ülke. Türk halkı b*mb*k bir halk.

“Y***AK GİBİ BİR GELECEĞİMİZ OLACAK”

Düşük zekalı, kıskanç, fesat, kendinden iyi olanı çekemeyen, kendinden iyi olan herkesi mahvetmek isteyen rezalet bir yapıya sahip. Türkiye’den bir b*k olmaz. Umutsuzluk da aşılamak istemiyorum ama halk bu zihniyetteyken, ahlak bu seviyedeyken y***ak gibi bir geleceğimiz olacak. İmkanı olan defolsun gitsin. Burada yaşayacaksanız da en azından çevrenizi daha düzgün hale getirmeye çalışın. Bomboş insanlarla muhatap olmayın.”

“AĞZIMA SAĞLIK ÇOK GÜZEL SÖYLEMİŞİM”

Gelen tepkilere Diamond Tema’nın cevabı da skandal oldu. Söylediklerini savunmaya devam eden Tema şu ifadeleri kullandı: “Ağzıma sağlık çok güzel söylemişim. Son iki aydır gördüğüm her şey bin kere haklılığımı ispatladı. Ülkenin profesörlerinin bile çoğu leş kendimizi kandırmayalım. Sırf Arnavut olduğum için batmış bu sözler. Söyleyen 7 kuşaktır Türk olan biri olsaydı alkışlardınız. Şunu gündem ederek bana sallamaya çalışmanız bile sözlerimi haklı çıkarıyor. Milliyetçilik kendi milletini övmekle başlar, sonra gerçeği görüp sövmekle biter.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/skandal-videoya-savunmasi-daha-beter-diamond-tema-turk-halkina-kufurler-savurdu/feed/ 0
Prof. Dr. Ceylaner: Türkiye’de bütün genetik testler yapılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-ceylaner-turkiyede-butun-genetik-testler-yapiliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-ceylaner-turkiyede-butun-genetik-testler-yapiliyor/#respond Sun, 25 Aug 2024 15:10:50 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-ceylaner-turkiyede-butun-genetik-testler-yapiliyor/ Prof. Dr. Ceylaner: ” Türkiye’de büyün genetik testler yapılıyor”

ANKARA – Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir Hastalıklar Komitesi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, nadir hastalıkların tespiti noktasında bütün genetik testlerin Türkiye’de yapılabildiğini kaydetti.

Avrupa Tıp Uzmanları Birliği ve Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Derneği tarafınca SMA, Epilepsi, Fenilketonüri gibi nadir hastalıkların görülme sıklığı, tarama yöntemleri, yenilikçi tedaviler ve tarama programları hakkında güncel bilgiler paylaşıldığı bir basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda, nadir hastalıklara yol açan genetik ve dış faktörler ile genetik ve nadir hastalıklarda tanı ve tedavide güncel gelişmelere dikkat çekildi.

“Akraba evliliği risk artıran bir faktör ve ülkemizde beklenildiğinden çok daha fazla”

Türkiye’de nadir hastalıkların diğer ülkelere göre daha fazla görüldüğüne dikkati çeken Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir Hastalıklar Komitesi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, yaptığı konuşmasında, “Akraba evliliği risk artıran bir faktör ve akraba evliliği de maalesef ülkemizde beklenildiğinden çok daha fazla. Biz de bir de akraba evliliğinin kapalı toplum olarak adlandırılan başka bir boyutu var. Hep aynı köyden, hep aynı sülalenin içinde evlilikler geçiyor. Bu ailelerde baktığımızda birden fazla hastalık aynı anda gözlenebiliyor. Belli köylere, ilçelere yığılmış aynı hastalıktan insanlar var ve bazı hastalıklar hatta dünyada bir köyde görülüyor” dedi.

Akraba evliliği yapmayan ailelerde de genetik hastalığa sahip çocuğun dünyaya gelebildiğini ifade eden Ceylaner, ihtimal açısından bakıldığında akraba evlilikleri yapanlarda gebelik başına yüzde 7 civarında hastalık riski olduğunu vurguladı.

Öte yandan Ceylaner, nadir hastalıkları önlemek için evlilik öncesi ve yeni doğan taramasının mutlaka yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Türkiye’de büyün genetik testler yapılıyor”

Ceylaner, Türkiye’de şu an bütün genetik testlerin yapılabildiğini kaydederek, “Neredeyse hiçbir şeyin yurtdışına gitmesine gerek olmuyor. Yerli üretim yapacak insanlarımız ve yapan insanlarımız var. Artık eskisi gibi değil” ifadelerini kullandı.

“Aşılar genetik bozmaz, korurlar”

Aşıların insan genetiğini bozmadığını hatta koruduğunu ifade eden Prof. Dr. Ceylaner, “Örneğin HPV aşısı şu anda yapısını bize aktararak kanser yapan virüs gruplarından bizi koruyor” açıklamasında bulundu.

“Bebeğin topuğundan bir damla kan alarak bütün hayatını değiştirebiliyorsunuz”

Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner ise Kars Aile Mahkemesi tarafından ‘Yenidoğan Tarama Programı’ kapsamında topuk kanı alınmasına ilişkin süreci hatırlatarak, “Tarama, bu ülkenin yapması gereken en önemli şey. En önemlisi topuk kanından yapılan taramalarda, oradaki hastalıkların tamamında erken tanı konulduğunda çocuğun hayatını tamamen değiştiriyorsunuz. Şu anda 6 hastalık taranıyor ve daha da artırılması planlanıyor. Bebeğin topuğundan bir damla kan alarak bütün hayatını değiştirebiliyorsunuz” diye konuştu.

“Genetik dış faktörlerden etkilenebiliyor”

Genetiğin dış faktörlerden de etkilenebildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Ceylaner, “Mesela sigaranın kanserlerde ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ama her sigara içen kanser olmuyor. Sigara içenlerde birçok kanserin daha fazla olduğunu biliyoruz. Yediğimiz, içtiğimiz, spor yapmamız ve hayat kalitemiz genlerin çalışma hızlarını etkiliyorlar. Bu artık çok net biliniyor” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/prof-dr-ceylaner-turkiyede-butun-genetik-testler-yapiliyor/feed/ 0
Mehmet Nuri Ersoy: Tavşanlı Höyük’te 3 bin 750 yıllık keşif https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-nuri-ersoy-tavsanli-hoyukte-3-bin-750-yillik-kesif/ https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-nuri-ersoy-tavsanli-hoyukte-3-bin-750-yillik-kesif/#respond Tue, 20 Aug 2024 22:05:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-nuri-ersoy-tavsanli-hoyukte-3-bin-750-yillik-kesif/

Türkiye’de tarihi eserleri gün yüzüne çıkartmak için yapılan çalışmalar aynı anda farklı bölgelerde devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde gerçekleşen 3 bin 750 yıl öncesine ait eserlerin görsellerini kamuoyu ile paylaştı.

Kazılarda bulunan silindir mühür, Anadolu’nun doğu ile batı arasındaki ticaret yollarındaki kritik rolü açısından önem taşıyor.

KEŞİF, ANADOLU’NUN TİCARET YOLLARINDAKİ ROLÜNÜ SERGİLEDİ

Bakan Ersoy’un, “Tavşanlı Höyük’te 3 bin 750 yıllık keşif” başlığı ile aktardığı bilgiler şöyle:

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirdiğimiz kazılar, 3 bin 750 yıllık bir silindir mührün gün yüzüne çıkmasıyla Anadolu’nun tarihine yeni bir ışık tuttu. Bu değerli bulgu, Anadolu’nun doğu ile batı arasındaki ticaret yollarındaki kritik rolünü gözler önüne seriyor. Tavşanlı Höyük, kültürel mirasımızın zenginliğini ve çeşitliliğini bir kez daha kanıtladı.

“ÇALIŞMALARA DEVAM…”

Ersoy, paylaşımında Türkiye’nin dört bir yanındaki kültürel değerleri koruma ve geleceğe miras bırakma yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edildiğini belirterek, projede çalışan Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı ve kazı ekibine teşekkür etti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-nuri-ersoy-tavsanli-hoyukte-3-bin-750-yillik-kesif/feed/ 0
Selin Ciğerci’nin evlat edindiği iddia edilmişti! SABAH Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na sordu: İddialar gerçek dışı https://www.akittvhaber.com.tr/selin-cigercinin-evlat-edindigi-iddia-edilmisti-sabah-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligina-sordu-iddialar-gercek-disi/ https://www.akittvhaber.com.tr/selin-cigercinin-evlat-edindigi-iddia-edilmisti-sabah-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligina-sordu-iddialar-gercek-disi/#respond Tue, 20 Aug 2024 16:55:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/selin-cigercinin-evlat-edindigi-iddia-edilmisti-sabah-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligina-sordu-iddialar-gercek-disi/ Fenomen Selin Ciğerci ile eski eşi Gökhan Çıra’nın, Ciğerci’nin “taşıyıcı anneden” evlat edindiği ifade edilen kız çocuğuyla verdiği fotoğraflar sosyal medyada büyük tepki çekti. Ardından Selin Ciğerci’nin “Kızım” diyerek paylaştığı fotoğraflara da tepki gösterildi.

BAKANLIKTAN AÇIKLAMA: “İDDİALAR GERÇEK DIŞI”

Ayrıca Selin Ciğerci’nin evlat edindiği iddia edilen çocuğu yasalara aykırı bir şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan resmi başvuru ile aldığına dair haberler sosyal medyada yayıldı. SABAH bu iddiaları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na sordu. Bakanlıktan edinilen bilgiye göre; Selin Ciğerci’nin “Türkiye’de evlat edindiği” iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ayrıca bu iddia dışında daha önce de açılan soruşturmanın devam ettiği ifade edildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, sosyal paylaşım sitelerinde, “Ciğerci’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aracılığıyla evlat edindiği” iddiasına cevaben “Ciğerci’nin, Bakanlığa evlat edinme konusunda herhangi bir resmi başvurusu bulunmamaktadır. İddia tamamen gerçek dışıdır” denildi.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR

Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ‘Çocuğun soy bağını değiştirmek, 18 yaşından küçük bireylerin insan ticareti ve bir kısım suçlar iddiası’ ile başlatılan soruşturmanın da devam ettiği belirtildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/selin-cigercinin-evlat-edindigi-iddia-edilmisti-sabah-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligina-sordu-iddialar-gercek-disi/feed/ 0
SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez… https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-kagithanede-suikastinda-carpici-detaylar-ortaya-cikti-filistinli-is-insanini-olduren-supheliler-son-bir-ayda-3-kez/ https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-kagithanede-suikastinda-carpici-detaylar-ortaya-cikti-filistinli-is-insanini-olduren-supheliler-son-bir-ayda-3-kez/#respond Tue, 20 Aug 2024 16:55:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-kagithanede-suikastinda-carpici-detaylar-ortaya-cikti-filistinli-is-insanini-olduren-supheliler-son-bir-ayda-3-kez/ SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez…

İstanbulKağıthane’de park halinde olan otomobilde bulunan ve Filistinli oldukları öne sürülen kişilere yönelik maskeli kişi ya da kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. Baretta marka susturucu takılı silahla düzenlendiği belirlenen saldırıda aracın şoför koltuğunda oturan Anas Abdel K. (30) hayatını kaybetti.

SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez…

Ön koltukta oturan arkadaşı Fadı M. (31) ise camdan çıkıp bir çiğköfteciye sığındı ama saldırgan peşinden gidip orada ağır yaralamıştı. Olayda ikilinin korumalığını yapan emekli asker Eray K. ise bacağından yaralanmıştı.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez…

Konuyla ilgili İstanbul polisi hemen harekete geçti yapılan çalışmalarda ifadesi alınan E.K. 3 gün önce emlak ve gayrimenkul işi yapan Anas El K. ve Fadı M.’nin yanında işe başladığını ve emekli asker olduğunu söyledi. İddiaya göre 3 kişi Zeytinburnu’nda araçla Kağıthane’ye gelmiş burada S.A.Z. isimli yine Filistinliyle görüşmüşlerdi.

SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez…

CAMDAN ATLAYIP KAÇTI AMA KURTULAMADI

15 dakika sonra görüşme çıkışında olay yerinde araç içerisinde 3 kişi beklediği sırada yanlarına gelen yüzü maskeli bir şahsın peş peşe ateş ederek şoför koltuğundaki Anas El. K.’yı öldürdü ardından da arka koltukta olan koruma E.K’ya ateş açtı.

SON DAKİKA: Kağıthane’de suikastında çarpıcı detaylar ortaya çıktı: Filistinli iş insanını öldüren şüpheliler son bir ayda 3 kez…

Saldırgan ön koltukta otururken camdan atlayıp kaçan ve çiğköfteciye giren Fadı M.’yi de dükkanda ağır yaraladı ve olay yerinden kaçtı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-kagithanede-suikastinda-carpici-detaylar-ortaya-cikti-filistinli-is-insanini-olduren-supheliler-son-bir-ayda-3-kez/feed/ 0
Yunusemre Belediyespor Taekwondocusu Recep Alperen Aktaş Gümüş Madalya Kazandı https://www.akittvhaber.com.tr/yunusemre-belediyespor-taekwondocusu-recep-alperen-aktas-gumus-madalya-kazandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yunusemre-belediyespor-taekwondocusu-recep-alperen-aktas-gumus-madalya-kazandi/#respond Mon, 19 Aug 2024 07:51:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yunusemre-belediyespor-taekwondocusu-recep-alperen-aktas-gumus-madalya-kazandi/ Yunusemre Belediyespor’un taekwondocusu Recep Alperen Aktaş, Kastamonu’da düzenlenen Gençler Türkiye Taekwondo Şampiyonası’nda +78 kiloda gümüş madalya elde ederek Dünya ŞampiyonasıMilli Takım Seçmeleri’ne katılmaya hak kazandı.

Türkiye Taekwondo Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan Gençler Türkiye Taekwondo Şampiyonası, 75 ilden 800 kulüp ve 2 bin 500 sporcunun katılımıyla Kastamonu’da yapıldı. Şampiyonada Manisa’yı temsil eden Yunusemre Belediyespor’un sporcusu Recep Alperen Aktaş, +78 kiloda Türkiye 2’ncisi oldu. Genç yetenek, elde ettiği gümüş madalya ile 31 Ağustos’ta Konya’da yapılacak Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri’nde mücadele etme hakkını kazandı. Başarılı taekwondocu, seçmelerde birinci olup Gençler Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edeceğine inandığını söyledi.

Gururlu olduklarını belirten Yunusemre Belediyespor Taekwondo Antrenörü Serap Aydeniz de sporcusunu tebrik ederek, “Yeni hedefimiz Dünya Şampiyonası’na katılmak. Bizlere desteğini esirgemeyen Yunusemre Belediye Başkanımız Semih Balaban’a, Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Yunus Öztürk’e, Kulüp Başkanımız Bülent Kanik’e teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yunusemre-belediyespor-taekwondocusu-recep-alperen-aktas-gumus-madalya-kazandi/feed/ 0
TÜRGEV Yaz Okulu’24 Mezuniyet Programı Tamamlandı https://www.akittvhaber.com.tr/turgev-yaz-okulu24-mezuniyet-programi-tamamlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turgev-yaz-okulu24-mezuniyet-programi-tamamlandi/#respond Mon, 19 Aug 2024 01:25:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turgev-yaz-okulu24-mezuniyet-programi-tamamlandi/ TürkiyeGençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) “Yaz Okulu’24 Mezuniyet Programı”, Rami Kütüphanesinde düzenlendi.

TÜRGEV’den yapılan açıklamaya göre, 16 Temmuz-16 Ağustos arasında gerçekleştirilen yaz okulunda ortaöğretim ve lise öğrencileri, kendilerini kişisel ve sosyal açıdan geliştirecekleri konularda eğitim aldı.

Öğrencilere, akademik dönemde fırsat bulamadıkları sanatsal faaliyetleri değerlendirme imkanı sunuldu.

Uzmanlar rehberliğinde, öğrencilerin ilgi alanlarını belirlemeye yönelik etkinlikler gerçekleştirildi.

Öğrencilere, sivil toplum farkındalığı, sosyal dayanışma ve yardımlaşma gibi kavramları öğretmek için Yeryüzü Çocukları Derneği, Deniz Feneri ve Yeşilay gibi kurumları tanıma imkanı sunuldu.

Etkileşimli okumadan psikodrama atölyelerine, değerler eğitiminden modern ve geleneksel sanat etkinliklerine kadar pek çok aktivite gerçekleştirildi ve zorbalıkla alakalı farkındalık eğitimleri etkileşimli olarak verildi.

Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere, sertifikaları TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz tarafından takdim edildi.

Yılmaz, konuşmasında şunları kaydetti:

“Çocuklarımıza bizi biz yapan değerleri öğretmek, kültür ve medeniyetimize dair temel kavramları yeniden hatırlatmak ve onlara, kendilerini keşfetme yolunda bir rehber olmak bizim için paha biçilemez bir deneyimdi. Bugünün çocuklarını, yarının gençleri olarak farklı projelerde, sosyal faaliyetlerde, gönüllülük çalışmalarında göreceğimizi biliyorum. Vakfımız için bundan daha büyük bir kazanım, daha anlamlı bir çıktı olamaz diye düşünüyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turgev-yaz-okulu24-mezuniyet-programi-tamamlandi/feed/ 0
Adana’da Siyah Kuşak ‘Dan’ Sınavları Tamamlandı https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-siyah-kusak-dan-sinavlari-tamamlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-siyah-kusak-dan-sinavlari-tamamlandi/#respond Sat, 17 Aug 2024 17:56:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-siyah-kusak-dan-sinavlari-tamamlandi/ TürkiyeKick Boks Federasyonunca organize edilen siyah kuşak “dan” sınavlarının Adana ayağı tamamlandı.

Federasyonun 2024 yılı faaliyet programında yer alan sınav, Nihat Geven Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

Kayıt yaptıran sporcular, ısınma hareketlerinin ardından komite tarafından sınava tabi tutuldu.

Sınavda başarılı olan 214 sporcuya belge verildi.

Federasyon Başkanı Salim Kayıcı, AA muhabirine, siyah kuşak “dan” sınavına yoğun katılım olmasından mutluluk duyduklarını söyledi.

Adana’nın kick boks antrenörleri ve sporcuları yönünden güçlü bir kent olduğunu belirten Kayıcı, birçok sporcunun antrenörlük sınavlarına da gireceğini düşündüğünü kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-siyah-kusak-dan-sinavlari-tamamlandi/feed/ 0
Yıldırım’da U-22 Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/yildirimda-u-22-turkiye-ferdi-boks-sampiyonasi-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yildirimda-u-22-turkiye-ferdi-boks-sampiyonasi-basladi/#respond Sat, 17 Aug 2024 17:56:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yildirimda-u-22-turkiye-ferdi-boks-sampiyonasi-basladi/ Yıldırım BelediyesiNaim SüleymanoğluSpor Kompleksi ev sahipliğinde gerçekleştirilen, 48 şehirden toplam 352 sporcunun katılacağı ‘U-22 erkekler ve kadınlar Türkiye ferdi boks şampiyonası’ Yıldırım’da başladı.

Yıldırım Belediyesi ev sahipliğinde Türkiye Boks Federasyonu ve Türkiye Gençlik Vakfı’nın gerçekleştirdiği U-22 Erkekler ve Kadınlar TÜGVA Şehitlere Rahmet Filistin’e Destek Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası, Bursa’nın en büyük spor kompleksi olan Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde başladı. Açılış seremonisine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı İbrahim Beşinci, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Yıldırım Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Demirci ile çok sayıda antrenör ve sporcu katıldı. 23 Ağustos’a kadar devam edecek olan şampiyonada 48 ilden katılan 352 sporcu kıyasıya mücadele edecek. Yarışma cesareti gösteren tüm gençleri tebrik eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Şampiyonada mücadele edecek olan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum” dedi. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yildirimda-u-22-turkiye-ferdi-boks-sampiyonasi-basladi/feed/ 0
Yıllardır Bali’de yaşıyor! Tatile gelen Irmak Ünal, Türkiye’ye doyamadı https://www.akittvhaber.com.tr/yillardir-balide-yasiyor-tatile-gelen-irmak-unal-turkiyeye-doyamadi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yillardir-balide-yasiyor-tatile-gelen-irmak-unal-turkiyeye-doyamadi/#respond Sat, 17 Aug 2024 00:36:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yillardir-balide-yasiyor-tatile-gelen-irmak-unal-turkiyeye-doyamadi/ Yıllardır Bali'de yaşıyor! Tatile gelen Irmak Ünal, Türkiye'ye doyamadı

Irmak Ünal, çocukları Vadi ve Kayla ile birlikte 2021’de Bali’ye yerleşmişti. Oyunculuğu bırakıp kariyerine yoga eğitmeni olarak devam etme kararı alan ünlü isim, yaz başında kısa bir tatil için Türkiye’ye gelmişti. Oyuncu Bali’ye dönmüştü.

“HER AN BİR HEDİYE”

Ünlü isim, yaz bitmeden tekrar Bodrum’a geldi. Irmak “Hayatta olduğum için mutluyum. Hayatın değerini anlatan her an için minnettarım. Her an bir hediye.

“ALIŞTIM”

Ailemizi görmek için senede 1-2 defa geliyoruz Türkiye’ye. Bali’ye alıştım. Mutluyum. Ülkemi, ailemi ve yemekleri özlüyorum” dedi.” dedi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yillardir-balide-yasiyor-tatile-gelen-irmak-unal-turkiyeye-doyamadi/feed/ 0
Maymun çiçeği virüsüne karşı Türkiye’de hangi önlemler alınmalı? https://www.akittvhaber.com.tr/maymun-cicegi-virusune-karsi-turkiyede-hangi-onlemler-alinmali/ https://www.akittvhaber.com.tr/maymun-cicegi-virusune-karsi-turkiyede-hangi-onlemler-alinmali/#respond Fri, 16 Aug 2024 13:27:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/maymun-cicegi-virusune-karsi-turkiyede-hangi-onlemler-alinmali/ Maymun çiçeği olarak da bilinen mpox virüsünün Afrika’da hızla yayılan alt türü, Avrupa’da ilk kez 15 Ağustos’ta İsveç’te görüldü. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de aynı gün virüse karşı küresel acil durum ilan etmişti.

Dünyanın farklı noktalarında aynı anda mpox salgınları yaşanıyor. Buradaki vaka artışlarına virüsün geçtiğimiz Eylül’de tespit edilen “Clade 1b” adlı daha ölümcül bir alt türü yol açıyor.

Sağlık Bakanlığı, 15 Ağustos’ta Türkiye’de 2024’te mpox vakasına rastlanmadığını duyurdu.

Açıklamada Türkiye’de “herhangi kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı” bulunmadığı belirtildi:

“Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte, bilim kurulumuz ve sağlık altyapımızla süreç hassasiyetle takip edilmektedir. Güncel bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.”

BBC Türkçe‘ye konuşan Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları’ndan Profesör Doktor Esin Şenol, Türkiye’de maymun çiçeğine karşı şu ana kadar “aktif tarama” yapılmadığını ancak münferit “sağlık kurumu ya da personelin çabasıyla şimdiye kadar 10-12 vaka tespit edildiğini” söyledi.

Şenol, maymun çiçeği virüsünün 2022’den bu yana farklı türlerinin etkili olduğunu vurguladı ve ekledi:

“Türkiye’de daha önce görüldüğünden eminiz. Ama bu sayı, 2023’e kadarki türden Türkiye’de görülen vaka sayısı. 2023’ten sonra 2. küresel acil ilanına yol açan tür Avrupa’da ilk defa İsveç’te görüldü. Henüz Türkiye’de görülmedi. Vakaların %70’i Afrika’da, Avrupa ve Amerika %30’unu karşılıyor. Şu an Avrupa’daki toplam vaka sayısı 26 bin, ülkelerdeki vakalar yüzlü sayılarda ama biraz daha artmakta.”

Şenol, virüsün alt türünün daha hızlı bulaştığını ve hastalığın daha şiddetli geçmesine yol açtığını söyledi ve “Ortak eşya kullanımı, tokalaşma, dokunma, öpüşme dışında yakın temaslar bulaşmaya yol açabiliyor. Yüz yüze yakın mesafede uzun süreli konuşma ve nefes nefese değecek bir temasın olması örneğin. Yakın temasta damlacık yoluyla bulaşma olduğu düşünülüyor” dedi.

Şenol, maymun çiçeği salgınının yakından takip edilmesi gerektiğini, ancak şu an için “korkacak bir şey olmadığını” ifade etti ve şunları kaydetti:

“Küresel bir salgın tehdidi demek, eğer biz gerekli önlemleri almazsak süreç kontrolden çıkabilir demek. Yapmamız gerekenler: tüm hekimlerin bildirilmesi, sahanın koordine edilmesi, bir salgın hazırlık stratejisi planının ortaya konulması, aşı ve ilaç tedariğinin sağlanması ve aktif taramanın yapılması.”

‘Hastalığın Türkiye’de olmama şansı düşük’

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Profesör Doktor Mehmet Ceyhan ise Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasındaki “Rastlanmadı” ifadesine dikkat çekti.

BBC Türkçe‘ye konuşan Ceyhan, “Bunu dediğiniz zaman size böyle bir hasta başvurmadı, vuranlarda da test negatif çıktı demektir. Kimse Türkiye’de vaka yoktur diyemez. Çünkü Afrika’da başlayan, 13 Afrika ülkesine yayılan ve Avrupa, ABD, Asya ve Rusya gibi neredeyse bütün bu coğrafyalara yayılan bir salgın var. Biz o ülkelerden farklı bir önlem almadık, dolayısıyla Türkiye’de vaka varsa da şu an bilmiyoruz. Ama bu kadar yayılmış bir hastalığın Türkiye’de olmama şansı biraz düşük” dedi.

Ceyhan, maymun çiçeğine karşı koronavirüs salgını döneminde olduğu gibi toplu kapanma ya da maske zorunluluğu gibi önlemler gerekmediğini vurguladı:

“Benim gördüğüm, alınmış bir önlem yok. Önlem deyince zaten COVID gibi solunum yoluyla bulaşan büyük pandemilerden farklı bir hastalık bu. Maske kullanımı ya da iş yerlerinin vs. kapatılmasına gerek yok. Çünkü bu, temasla bulaşan bir hastalık. Erken dönemde tanı koyup, hastanın toplumla temasını kesmek yeterli.”

Ceyhan, maymun çiçeği virüsü için aşı dışında etkin bir koruma olmadığını, bunun için Türkiye’deki risk gruplarının belirlenip aşılanması gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:

“Risk grupları özellikle Demokratik Kongo ve etrafındaki Somali, Nijerya, Gine gibi ülkelerden gelen insanlar. En büyük riski onlar taşıyor. Bu insanlar İstanbul’u Batı ülkelerine giden uçuşlar için çok sık kullanıyor. Afrika’dan Türkiye’ye gelen öğrenciler var.

“Diğer taraftan da Türk vatandaşları için düşünürseniz, hemen hemen tüm Afrika ülkelerine THY’nin günlük uçuşları var. İş insanları sıkça gidip geliyor. Birçok yaygın derneğin kıtada faaliyetleri var. Belli ülkelerde Türk askerleri var. Bu grupların hepsini riskli kabul edip, ona göre önlem almak lazım.”

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Profesör Doktor Mehmet Ceyhan, maymun çiçeğinin solunum yoluyla yayılan virüslere kıyasla daha yavaş yayıldığını ve can kaybının da daha az olduğunu söyledi.

Ceyhan, “Şu an içinde bulunduğumuz pandemide ölüm oranı yüzde 4. 2022’de daha az tehlikeli bir tipini görmüştük, orada yüzde 1’di” diye konuştu.

İlgili haberler

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/maymun-cicegi-virusune-karsi-turkiyede-hangi-onlemler-alinmali/feed/ 0
HİSAR O, 40 kilometre uzaklıktaki hedefi imha etti https://www.akittvhaber.com.tr/hisar-o-40-kilometre-uzakliktaki-hedefi-imha-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/hisar-o-40-kilometre-uzakliktaki-hedefi-imha-etti/#respond Thu, 15 Aug 2024 12:29:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/hisar-o-40-kilometre-uzakliktaki-hedefi-imha-etti/ Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, hava savunma füze sistemi HİSAR-O’nun ilk uzun menzil atışını başarıyla gerçekleştirmesiyle ilgili, “Milli mühendisliğimizin gücüyle semalarımızın teknoloji kalkanları da güçleniyor.” dedi.

Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin yerli ve milli dağıtık mimarideki ilk hava savunma füze sistemi HİSAR-O, Seri Üretim Projesi’ne yetenek kazanımı kapsamında basamak atlatacak ilk uzun menzil atışını başarıyla gerçekleştirdi.

Açıklamada dün gerçekleştirilen atışlı test faaliyeti kapsamında değerlendirmelerine yer verilen Görgün, milli mühendisliğin gücüyle semalardaki teknoloji kalkanlarının da güçlendiğini belirtti.

Atışlı test faaliyetiyle ilgili detaylar veren Görgün, şunları kaydetti:

“HİSAR-O Seri Üretim Projesi’ne yetenek kazanımı kapsamında gerçekleştirilen atışlı test faaliyetinde seri üretim konfigürasyonundaki yeni nesil HİSAR-O bataryasından ateşlenen RF arayıcı başlıklı füze ile hedef 40+ kilometrede direkt vuruş ile bertaraf edildi. Başkanlığımız tarafından başlatılan HİSAR Seri Üretim Projesi kapsamında atış kontrol/komuta kontrol mimarisindeki performans artırıcı güncellemeler, IP haberleşme altyapısına geçiş, hedefi daha uzaktan tespit etme yeteneğine sahip yeni nesil radar, füze kapsamında gelişmiş güdüm/ kontrol yazılımları ve uzak menzil manevra yeteneklerini HİSAR-O sistemlerine kazandırdık. HİSAR-O sisteminin mevcut yeteneklerinin üzerine yeni nesil teknolojik kazanımları ile birlikte etkin olduğu menzilin artırılmasına yönelik faaliyetlere devam edeceğiz. Bu vesile ile gece gündüz çalışan, başarıya ulaştıran, yeni yetenekler kazandıran ASELSAN ve ROKETSAN mühendislerimizi, vatan evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum.”

Açıklamaya göre, Çelik Kubbe’nin omurgasını oluşturacak yeni nesil konfigürasyonundaki sistemlerin ilk parti sistem teslimatlarının, 2024 yılı sonuna kadar envantere girmesi hedefleniyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hisar-o-40-kilometre-uzakliktaki-hedefi-imha-etti/feed/ 0
E-MOD, Türkiye’de elektrikli araç şarj istasyonlarında roaming dönemini başlatıyor https://www.akittvhaber.com.tr/e-mod-turkiyede-elektrikli-arac-sarj-istasyonlarinda-roaming-donemini-baslatiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/e-mod-turkiyede-elektrikli-arac-sarj-istasyonlarinda-roaming-donemini-baslatiyor/#respond Thu, 15 Aug 2024 12:28:52 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/e-mod-turkiyede-elektrikli-arac-sarj-istasyonlarinda-roaming-donemini-baslatiyor/ Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD), Türkiye’de elektrikli araç şarj istasyonlarında roaming dönemini başlatacağını duyurdu.

Türkiye’de elektrikli araç şarj istasyonu operatörlerinin çatı kuruluşu olan E-MOD, elektrikli araç ekosisteminin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için önemli bir adım atıyor. Dernek adına görüşlerini dile getiren Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar, ülkemizdeki şarj istasyonlarının birbirleriyle yüksek düzeyde entegre olması gerektiğini vurgulayarak, bu bağlamda roaming sisteminin hayata geçirilmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Murat Pınar, açıklamalarının devamında, “Şarj istasyonları arasındaki uyum, yalnızca sektörel bir gereklilik değil, aynı zamanda elektrikli araç kullanımını teşvik edecek kritik bir unsurdur. Bu sistem sayesinde kullanıcılar, farklı operatörlere ait istasyonlardan kesintisiz hizmet alabilecekler. Bu adım, ulusal şarj istasyonu ağı stratejisine de önemli bir katkı sağlayacaktır. Özellikle Avrupa Komisyonu’nun benzer yaklaşımlarla sürdürülebilir mobiliteyi desteklediği bir dönemde, Türkiye’nin de bu küresel eğilimi takip etmesi önemlidir” dedi.

Yol haritası önerisi sunulacak

Roaming sisteminin hayata geçirilmesi için sektör temsilcileri ile yoğun bir iş birliği sürecinin yürütüldüğünü aktaran Pınar, yakın gelecekte bu konuda somut adımlar atılacağını ve paydaşlara sunulacak bir yol haritasının hazırlandığını, ilgili düzenleyici kurumlara da başvuru yapılacağını belirtti. Bu sistemin, elektrikli araç sahiplerinin şarj istasyonlarına erişimini kolaylaştırarak, sektörün genel hizmet kalitesini artıracağına dikkat çekti.

Bu yeni adım, E-MOD’un ulusal stratejiyle uyumlu hareket etme kararlılığını ve elektrikli araç ekosisteminin gelişimi için sektörel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu sürecin Türkiye’de emobilite sektörünün hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesine ivme kazandıracağına inanan Dernek, tüm paydaşları bu sürece aktif katkıda bulunmaya davet ediyor.

Bu gelişmeler ışığında, E-MOD’un liderliği altında atılan adımların, Türkiye’deki emobilite ekosisteminin Avrupa’daki benzer sistemlerle rekabet edebilir seviyeye gelmesini sağlayacağı öngörülüyor. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/e-mod-turkiyede-elektrikli-arac-sarj-istasyonlarinda-roaming-donemini-baslatiyor/feed/ 0
Yenilikçi girişimler Türk Telekom ile dünyaya açılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/yenilikci-girisimler-turk-telekom-ile-dunyaya-aciliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/yenilikci-girisimler-turk-telekom-ile-dunyaya-aciliyor/#respond Thu, 15 Aug 2024 12:28:26 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yenilikci-girisimler-turk-telekom-ile-dunyaya-aciliyor/ Türkiye’nin teknoloji üreten ve ihraç eden ülke olma vizyonuna katkı sunmak için çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, girişimlere; finansal kaynağın yanında uluslararası alanda iş birlikleri yapma ve global yatırımcılardan yatırım alma fırsatı ile küresel pazarlara açılma konusunda stratejik destekler sağlıyor.

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden ve geleceğin teknolojilerine yönelik yatırımlarını gerçekleştiren Türk Telekom, Türk Telekom Ventures PİLOT girişim hızlandırma programı ile Türkiye’nin teknoloji ihraç etme vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyor. Türk Telekom Ventures PİLOT girişim hızlandırma programının yeni dönemine seçilen girişimler, Atatürk Kültür Merkezi’nde yer alan Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi’nde Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ile bir araya geldi.

“Girişimler, Türk Telekom Ventures ile yükseliyor”

Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Şirket olarak yarına ışık tutan teknolojileri ve bu teknolojileri besleyen girişimleri 10 yılı aşkın zamandır destekliyoruz. Türk Telekom Ventures ve girişim hızlandırma programı PİLOT ile geleceğimiz için fark oluşturacak ve ülkemizi dünyada teknoloji alanında öne çıkaracak inovatif girişimlerin büyümelerine katkı sunuyoruz. Türk Telekom Ventures PİLOT girişim hızlandırma programı ile bugüne kadar girişimlere 32 milyon TL’lik nakit desteği sağladık. Türk Telekom Ventures kurumsal girişim sermayesi ve Türk Telekom Ventures GSYF ile yatırım yaptığı 21 girişimin portföy değeri 190 milyon doları bulurken, söz konusu rakam; girişimcilik ekosisteminin Türkiye ekonomisindeki değerine ve kaldıraç özelliğine işaret ediyor. Ülkemizin ürettiği teknolojiyi dünyaya ihraç eden bir ülke olması motivasyonuyla, PİLOT programımıza dahil olan girişimlerimize teknoloji alanındaki bilgi birikimimizi aktarıyor, finansal desteğin yanı sıra yurt dışına açılmalarını sağlayacak stratejik iş birlikleri ve olanaklar oluşturuyoruz. Girişimlerimize yaptığımız her yatırımı Türkiye’nin geleceğine yönelik bir yatırım olarak görüyoruz. Amacımız, desteğimizle büyüyüp küresel başarılara imza atacak çok daha fazla girişime destek olarak ülkemizden yeni dünya markalarının ve unicorn’ların çıkmasını sağlamak. Yenilikçi teknolojileri desteklemeyi ve geliştirdiğimiz çözümlerin tüm dünyada kullanılması adına girişimlerimizin küresele uzanan yolculuklarında köprü görevi üstlenmeyi sürdürüyoruz. Türk Telekom Ventures ile ABD’de kurduğumuz şirketimiz, stratejik iş birliklerimiz ve yatırımcıları arasında bulunduğumuz küresel yatırım fonları ile hem portföyümüzdeki girişimlerin hem de Türk Telekom ve grup şirketlerinin uluslararası pazarlarda iş geliştirmelerini, yatırım süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Önal, Türk Telekom Ventures PİLOT kapsamında 150 bin TL nakit desteği alan girişimlerin, program sonunda 30 bin USD yatırım desteği ve Stanford Üniversitesi’nde PİLOT girişimleri için özel tasarlanan global girişimcilik programına katılma fırsatına sahip olacaklarını hatırlattı.

“Yaay ile yerli sosyal medya deneyimi, TahtApp ile geleceği iyileştiren teknoloji deneyimi sunuyoruz”

Teknoloji alanında Türkiye’nin kendine yeten bir ülke olması için öncü çalışmalar yürüttüklerini belirten Önal, “Tüm faaliyet alanlarımızda yerli iş birliklerini ön plana alıyor, yerli ürünlerin geliştirilmesine ve kullanılmasına liderlik ediyoruz. Şirketimizin çatısı altında hayata geçirdiğimiz yerli sosyal medya platformumuz Yaay, kullanıcılara farklı deneyimler sunuyor. Yaay platformumuzun şu an 2 milyona yakın kullanıcısı var. Kurumumuz teknoloji birikimini yaşamın her alanına aktararak değer oluşturmaya odaklanan bir kültüre sahip. Bu anlayışımız ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürecek çalışmalar gerçekleştiriyor, geleceği yeni nesil teknolojilerle şekillendiriyoruz. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulaması ile az gören çocukların, sınıf arkadaşları ile bir arada eğitim alabilmesine olanak sağlıyoruz. Şirket olarak, geleceği iyileştiren teknoloji yaklaşımımızla çalışmalarımıza devam ederken, tarihin bize yüklediği misyon ile bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde, ülkemize değer katacak ve ileriye taşıyacak her projenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

” Silikon Vadisi’ndeki büyümemizi hızlandırmayı ve kuvvetlendirmeyi hedefliyoruz”

Türk Telekom PİLOT’un 12’nci dönemine seçilen girişimlerden From Your Eyes Kurucusu ve CEO’su Zülal Tannur, “Yapay görme ve biyolojik görme arasındaki boşluğu doldurmaya yönelik, insanlardan otomobillere uzanan geniş bir spektrumda çözümler geliştiriyor ve işletmeler için lisanslıyoruz. Araç görüşü olarak adlandırılan VehicleVision, havalimanlarında kullanılan AeroVision ve görme engelli insanların hayatlarını XR teknolojileriyle kolaylaştıran FYE Mobile Vision geliştirdiğimiz bazı çözümlerimizin başında geliyor. Türk Telekom Ventures PİLOT sayesinde ABD’deki merkez şirketimiz olan NeuroVision AI Tech’in, Silikon Vadisi’ndeki büyümesini hızlandırmayı ve kuvvetlendirmeyi hedefliyoruz. PİLOT programındaki mentörlükler ve eğitimler sayesinde büyümemizi doğru stratejiyle kurguluyoruz” dedi.

Sensed AI Kurucu Ortağı Emre Dirican, “Girişimimiz, yapay zeka ve uzaktan algılama teknolojilerini kullanarak binaların ve kritik altyapıların fiziksel ve çevresel sağlığını sürekli izliyor ve dünya genelinde herkes için güvenli ve sürdürülebilir yaşam koşulları sağlamayı amaçlıyor. Türk Telekom Ventures PİLOT programı ile Türk Telekom’un yurt içi ve yurt dışındaki değerli ağlarına ve iş birliklerine erişme fırsatı yakalayacağız. PİLOT’un sunduğu imkanlar, hedeflerimize daha hızlı ve daha doğru bir stratejiyle ulaşmamızı sağlayacak” diye konuştu.

Mistikist Kurucusu ve CEO’su Buğra Karahan ise “Temeli MIT, Harvard, Stanford, Johns Hopkins gibi üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmalara dayanan; beyin dalgası regülasyonu yöntemini herkesin erişebileceği bir uygulamaya dönüştürerek, dünyanın ilk dijital stres azaltma asistanı olarak Mistikist’i geliştirdim. Sadece 2-8 dakika içinde stres seviyesinde yüzde 90’a varan azalma, odaklanma seviyesinde yüzde 95’a varan bir artış sağlayabiliyoruz. 12’nci dönemine kabul aldığımız PİLOT programı ile birlikte, hem uluslararası pazarda büyüme hızımızı artırdık hem de B2B ve B2C müşteri ediniminde önemli bir yol kat ettik. PİLOT programı birçok alanda kendimizi daha ileriye taşıyıp geniş kitlelere ulaşmamız için benzersiz fırsatlar sunuyor” dedi.

Türk Telekom Ventures PİLOT’un 12’nci dönem girişimleri şöyle:

Archi’s Academy – Kişiselleştirilmiş eğitim platformu

Yazılım geliştirme alanında proje tabanlı ve kişiselleştirilmiş çevrim içi bir eğitim platformu olan Archi’s Academy, teknoloji alanında kariyer hedefleyenlere, esnek, taahhütsüz ve aylık abonelik ile eğitmen liderliğinde eğitimlere katılma ve bire bir mentorluk alma imkanı sunuyor.

Finsmart AI – Yapay zeka destekli CFO hizmetleri

Hızla büyüyen şirketler için otomatik finansal raporlama sistemleri ve yapay zeka destekli CFO hizmetleri veren Finsmart AI, şirketlerin sürdürülebilirliklerini, karlılıklarını ve fonlara erişimlerini arttırmaya yardımcı olarak finansal performanslarını analiz ediyor, eyleme geçirilebilir bilgiler sunuyor, yatırımcıların da portföy şirketlerinin performansını kolaylıkla takip etmelerini sağlıyor.

From Your Eyes – Yapay görme çözümleri

İnsanlardan makinelere kadar uzanan geniş bir spektrum için yapay görme çözümleri tasarlayan From Your Eyes, video görüntü işleme ve anlık görüntü işlemenin kişiselleştirilebilmesini, edge computing’le çalıştırılıp eğitilmesini, kendi eğittiği yapay zeka modelleriyle biyolojik görmeye en yakın yapay görme sistemleri geliştiriyor.

Hardal – Serverside ölçümlemenin en hızlı yolu

Hardal, web sitesi veya mobil uygulamalarda birincil taraflı veri analitiği için gerekli olan sunucu taraflı pazarlama ölçümlemesi ve analitiği hizmeti sunuyor. Bu kapsamda, şirketler sunucu taraflı ölçümleme ve pazarlama, şirket içi geliştirme, projelendirme ve sunucu maliyetlerini yapay zeka destekli algoritma ile minimize edebiliyor. Ayrıca Hardal, çerezsiz reklam kampanya optimizasyonu ve ölçümlenmesi için gerekli altyapıyı uçtan uca sağlıyor.

Mistikist-Yapay zeka destekli nörobilim uygulaması

Görsel, işitsel uyaranlarla stres ve anksiyeteyi azaltan, odaklanma ve iş performansını artıran, yapay zeka destekli bir nörobilim uygulaması olan Mistikist, günlük hayatın ve yoğun iş hayatının stresinden olumsuz etkilenenler için beyin dalgalarını regüle ederek zihinsel esenliğe ulaşmalarını sağlıyor.

QDelivery – Akıllı teslimat platformu

Teslimat ve saha operasyonları yürüten firmaların tüm bu süreçleri dijitalleştirmesini, optimize etmesini ve en etkili şekilde yönetmesini sağlayan SaaS platformu olan QDelivery ile firmalar tüm teslimat ve saha operasyonlarını optimize edip kolayca yönetirken aynı zamanda operasyonel maliyetlerini düşürerek müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyor.

Sensed AI – Binaların ve kritik altyapıların fiziksel sağlığını düzenli izleme platformu

Kentsel ve tarımsal izleme konusunda uzmanlaşmış yenilikçi bir yer gözlemi girişimi olan Sensed AI, sentetik açıklıklı radar (SAR) verileri ve ileri yapay zeka algoritmaları ile binaların ve kritik altyapıların fiziksel bütünlüğü ve sağlığı hakkında düzenli bilgiler sunarak uzaktan algılama tabanlı yapısal ve çevresel sağlık analizlerini herkes için erişilebilir kılıyor.

Some Carbon-Yeni nesil karbondioksit azaltım ve yönetimi

Some Carbon, fabrikaların bacasından çıkan karbondioksit emisyonlarından metanol gibi katma değerli ürün üretilmesine ve karbon yönetiminin gerçekleştirilmesine yönelik başta demir-çelik, çimento gibi karbon kaçağı yüksek sektörler olmak üzere risk altındaki bütün endüstrilere karbon azaltım servisi sunuyor. Ayrıca, firmaların hem emisyon azaltım risk ve fırsatlarını değerlendirerek regülasyona dayalı mali yükümlülüklerden daha az etkilenmesine hem de metanol gibi katma değerli sürdürülebilir bir ürün elde edilmesine olanak sağlıyor.

T4 People Analytics – Yapay zeka ile çalışan verilerini değere dönüştürme

Kurumların farklı sistemlerinde bulunan tüm çalışan verilerini bir araya getirerek veriye dayalı yüksek etkili aksiyonlar alınmasını sağlayan ve yapay zeka çözümleri sunan T4 People Analytics’in geniş kapsamlı çalışan analitiği çözümleri arasında İK veri ambarı, yapay zeka tabanlı istenmeyen işten ayrılmaları tahminleme, aday skorlama, metin madenciliği gibi makine öğrenme modelleri bulunuyor.

VenueX – Bütünleşik dijital pazarlama platformu

Markaların mağaza verilerini Google, Meta, Yandex, TikTok, Apple gibi global platformlarla entegre ederek, müşteri trafiğini ve satışlarını artıracak dijital reklamlar oluşturup yayınlamalarını sağlayan VenueX, firmaların reklamlarının etkisini ölçerek hem reklam harcamalarının mağaza ziyaretlerine ve satışlara dönüşümünü belirliyor, hem de markaların reklam performansını ve gelirini maksimize ediyor. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yenilikci-girisimler-turk-telekom-ile-dunyaya-aciliyor/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Fidan, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin ile görüştü https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-fidan-irak-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-huseyin-ile-gorustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-fidan-irak-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-huseyin-ile-gorustu/#respond Thu, 15 Aug 2024 09:45:26 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-fidan-irak-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-huseyin-ile-gorustu/ Dışişleri Bakanlığının X hesabından yapılan paylaşımda, “Bakanımız Hakan Fidan, Ankara’da Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile bir araya geldi” ifadesine yer verildi.

Diplomatik kaynaklar, Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması 4’üncü Toplantısı’nın bugün Ankara’da yapılacağını bildirmişti.

Irak heyetinin Türkiye’yi ziyareti vesilesiyle Ortak Planlama Grubu’nun ilk toplantısının da Dışişleri Bakanı Fidan ile Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin’in eş başkanlıklarında Ankara’da düzenleneceği belirtilmişti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-fidan-irak-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-huseyin-ile-gorustu/feed/ 0
AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın köklü değişim mesajı törene damga vurdu https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-23-yasinda-cumhurbaskani-erdoganin-koklu-degisim-mesaji-torene-damga-vurdu/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-23-yasinda-cumhurbaskani-erdoganin-koklu-degisim-mesaji-torene-damga-vurdu/#respond Thu, 15 Aug 2024 05:25:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-23-yasinda-cumhurbaskani-erdoganin-koklu-degisim-mesaji-torene-damga-vurdu/ Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 23. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. AK Parti ailesi olarak gururlu olduklarını ifade eden Erdoğan, “Millete hizmet yolunda 23. yılımız için herkese teşekkür ederim” dedi.

AK Parti Olağan Büyük Kongresi’ne vurgu yaparak partideki değişim sürecine atıfta bulunan Erdoğan, “Özeleştirimizi samimiyetle yapıyor, eksiklerimizin üzerine gidiyoruz. Kongre maratonumuzu milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım koltuğuna kapılıp rehavete kapılamaz. Biz bu aziz milletin umuduyuz. Biz aziz ümmetin de umuduyuz. Onların umudunu boşaa çıkaracak işlere girenler altından kalkamayacakları vicdani yükle ezilir. Umutları ziyan edenlere hoş görü göstermeyiz, gözünün yaşına bakmayız. Tazelenerek ilerlerken kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;

“Aziz milletim, AK Parti ailesinin kıymetli mensupları, dava arkadaşlarım, saygı değer hanımefendiler, sevgili gençler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. 81 vilayetimizin tamamına, 85 milyon vatandaşımıza selamlarımı gönderiyorum. Bizleri takip eden kardeşlerime aynı şekilde sevgilerimi iletiyorum. Bu sevdaya gönül veren tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Aramızda olmayan arkadaşlarımı rahmetle yad ediyorum.

CEZAEVİNE GİRDİĞİ DÖNEMİ HATIRLATTI

Pınarhisar’dan çıktığımız andan bu yana bizi bağrına basan, her sıkıntıda, her saldırıda yanımızda duran necip milletimin her ferdine teşekkürlerimi arz ediyorum. Böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan bahtiyarlık duyuyoruz. Bu güzelliği yaşatan rabbimize sonsuz hamdediyoruz. 23. yaşımızın ülkemize, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını niyaz ediyorum rabbimden.

“BİR DİP DALGA HAREKETİ OLAN AK PARTİ…”

AK Parti milletin umudu olarak millet tarafından kuruldu. 14 Ağustos 2001’de bir gönül hareketinin sadece tabelasını astık. Kefenimizi giyerek başlattığımız hareketin milletimizin emin ellerde olacağının sözünü verdik. Meselelerimiz çözümsüz değildir, güvenini aşıladık Türkiye‘ye. Muhafazakar demokrat kimliğimizle sorunları çözmeyi vaat ettik. Bir dip dalga hareketi olan AK Parti kısa sürede milyonların umudu oldu.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor

“SOKAKLARIMIZI ATEŞE VERDİLER”

Milletimiz AK Parti’de yılar sonra kendini gördü. Samimi, liyakatli, Türkiye sevdalısı kadrolar gördü. Kuruluşumuzun üzerinden 14 ay sonra aziz milletimin takdiri ile ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Çekinen korkan değil, ne kadar büyük olursa olsun meselelere cesaretle giden anlayışla hareket ediyoruz. Bize yorulmak, pes etmek yakışmaz diyoruz. bugüne kadar ne engellerle karşılaştık. Bizi üretmekten, çalışmaktan alı koymaya çalışan olaylara tanık olduk. Pek çok tehdit ile mücadele ettik. Ankara’nın görevinde ordu göreve pankartları ile darbe çığırtkanlığı yaptılar. 367 diye bir şey uydurarak Meclis’in iradesine ipotek koymaya çalıştılar. Gezi olaylarında sokaklarımızı ateşe verdiler.

“HAŞHAŞİLER MİLLETİN İRADESİNE ÇÖKMEYE ÇALIŞTI”

Yularını ellerinde tuttukları bütün taşeronları üzerimize saldılar. 17-25 Aralık’ta haşhaşiler, 15 Temmuz’da milletin iradesine çökmeye kalkıştı. Türkiye ne zaman kendini toparlasa, ne zaman ekonomide kabuğunu kurmaya kalksa bizi yolumuzdan çevirmeye çalıştılar. Bunların hiçbirine eyvallah etmedik. Kirli senaryoları bozup atarak bugünlere geldik. 14 Ağustos 2001’de yola revan olurken milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor

3 yılımızın her safhası milletin derdine derman olmakla geçti. Milletimiz için çalışıp ter döktük. Türkiye’yi nereye getirdiğimizi milletimiz çok iyi görüyor. Gurbetçi kardeşlerimiz değişimlere şahitlik ediyor. Emeklimiz, memurumuz, işçimiz, kadınlarımız kalkınma hamlelerinin en yakın tanığıdır.

Objektif değerlendirme yapanlar AK Parti’nin Türkiye’ye kazandırdıklarının hakkını teslim etmektedir. Partimizi kurduğumuzda nüfusumuz 64 milyondu, bugün 85,5 milyona ulaştı. Nüfuzumuz yüzde 25 artarken ekonomideki göstergelerde çoğu zaman iki kat, üç kat artış oldu. 76 üniversite varken bugün 208 üniversite var. Gençlik merkezi sayısını 9’dan 508’e çıkardık. Yurt yatak kapasitesini 182 binde 962 bine ulaştırdık.

“ESKİ TÜRKİYE MANZARASINA SON VERDİK”

Sağlık milletimizin duasını aldığımız alanların başında geliyor. 25 şehir hastanesi açtık. Sağlık çalışanı sayısı 378 bin 1 milyon 462 bine yükseldi. Dünyanın en kapsayıcı sağlık sistemini kurduk. Merdiven altında adalet dağıtılan eski Türkiye manzaralarına son verdik. Ulaşımda Türkiye’ye çağ atlattık. Bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 km’den 29 bin 400 km’ye çıkardık. Pek çok devasa ulaştırma projesini milletimizin istifadesine sunduk. Cumartesi açtığımız Çukurova Havalimanı ile havalimanı sayımız 8 oldu. YHT hattı olmayan ülkemizi 2.032 km uzunluğunda hızlı tren hattına kavuşturduk.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor

“6 ŞUBAT’IN İZLERİNİ SİLİYORUZ”

TOKİ ile 1 milyon 422 bin depreme dayanıklı konut ürettik. 6 Şubat’ın izlerini süratle siliyoruz. Deprem bölgemizde 200 bin konutu tamamlamayı hedefliyoruz. Muhalefetin istismar ettiği tarımda ciddi ivme yakaladık. Enerjideki atılımlarımızı 85 milyonun tamamı takip ve takdir ediyor. Karadeniz’de ülkemizin en büyük doğal gaz rezerv keşfini yaptık. Gabar’dayine100 bin varillik keşfe imza attık.

Türkiye’nin otomobili Togg artık yollarda. Piyade tüfeğinde bile başkalarına bağlı bir ülkeyi kendi tankını, uçağını, insansız hava aracını üretebilen seçkin ülkeler listesine yükselttik. Güvenlik kuvvetlerimize ihtiyacı olan her türlü desteği sağladık. Kişi başı gelir 3 bin 608 dolar iken 2023 yılında 13 bin 100 dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervimizi 150 milyar dolar sınırına getirdik.

“23 YILDA TÜRKİYE BÜYÜK DEĞİŞİM GEÇİRDİ”

Sosyal demokrat geçinenler sadece bunun lafını ederken biz kimsesizlerin kimsesi olduk. Bizim anlayışımızda ekonomik kalkınma demokrasiden bağımsız değildir. Muhafazakâr demokrat kimliğimizle ekonomimizi büyütürken ülkemizin standartlarını yükseltmekten geri durmadık. Sivil siyasetin alanını da genişlettik. Vesayetin kol gezdiği ülke olmaktan çıkarıp demokraside hak ettiği seviyeye getirdik. Uzun yıllar sonra milletle devleti, cumhur ile cumhuriyeti kucaklaştıran biz olduk. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile değişikliğe gittik. Kimsenin inancından, kıyafetinden dolayı ötekileştirilmediği, her türlü düşüncenin ifade edildiği, sessiz çoğunluğun hakkının gasbedilmediği yapıyı hakim kıldık. 23 yılda Türkiye büyük değişim geçirdi. Ülkemiz umutlarını yeniden yeşertti, özgüvenini tekrar kazandı. İddia ve imkan sahibi bir ülke konumuna geldik.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın köklü değişim mesajı törene damga vurdu

“MİLLETİMİZİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK”

Bizim lügatimizde bitti kelimesi, yeter kelimesi, hiç olmadı. Türkiye’yi rekordan rekora koşturduk ama bir gün olsun bitti demedik, yeterli demedik. Her zaman kendimizle yarıştık kendi hedeflerimizi aşmanın mücadelesini verdik. u aziz millet için çalışmak şereftir. illet için ter dökmek ibadettir. Biz bu düşünceden hiç uzaklaşmadık. 23 yıllık bu başarı hikayesinde sadece şahsımın değil, sadece kabinedeki meclisteki arkadaşlarımızın değil başta bu salonda olanlar olmak üzere AK Parti’de görev almış her bir kardeşimin emeği var. Allah’a hamd olsun, burada olan ve olmayanlarla nice arkadaşlarımla çok büyük işler başardık. Demokrasimizin standartlarını beraber yükselttik. Durmak yok, yola devam dedik. Her şey Türkiye için dedik. Heyecanla yılmadan yorulmadan çalıştık. Milletimizin emanetine canımız pahasına sahip çıktık. Milletimizin emanetine zafiyet göstermedik. Milletimizin başını öne eğdirmedik. Bundan sonra da milletimize mahcup olmayacağız inşallah. Bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Tarih bu başarılara öncülük eden AK Parti’yi, bu kadroyu hayırla yad edecektir. her birinize teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’deki kardeşlerime destekleri için teşekkürlerimi iletiyorum.

“ÖZELEŞTİRİMİZİ SAMİMİYETLE YAPIYORUZ”

23. yıl sloganımızı “Umudun ve geleceğin, icraatın adı AK Parti” olarak özellikle tercih ettik. Gelecek asrı da şimdiden şekillendirmenin gayretindeyiz. Türkiye AK Parti sayesinde 23 yılda kapsamlı dönüşüm yaşadı. Sadece ekonomi ile ilgili beklentilerde değil hak ve özgürlükler, kültür, kamusal alanda, özellikle gençlerimizin kendilerini tanımladığı alt kimliklerde de ciddi değişim yaşanıyor. Bunu görüyoruz. Biz de buna uygun politikalar uygulamak zorundayız. AK Parti’nin yeni dönem ruhunu ıskalaması düşünülemez. AK Parti’nin siyaset yapacağı yer dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin merkezidir. Özeleştirimizi samimiyetle yapıyor, eksiklerimizin üzerine gidiyoruz. Kongre maratonumuzu milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım koltuğuna kapılıp rehavete kapılamaz.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın köklü değişim mesajı törene damga vurdu

“KİMSENİN AYAK BAĞI OLMASINA MÜSAADE EDEMEYİZ”

Biz bu aziz milletin umuduyuz. Biz aziz ümmetin de umuduyuz. Onların umudunu boşa çıkaracak işlere girenler altından kalkamayacakları vicdani yükle ezilir. Umutları ziyan edenlere hoş görü göstermeyiz, gözünün yaşına bakmayız. Tazelenerek ilerlerken kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz. Her bir arkadaşımız işine odaklanacak ve bu millete nasıl daha fazla hizmet ederim sorusunu kendisine soracak.

“DAHA UZUN YILLAR İKTİDARDA OLACAĞIZ”

Kadrolarımız kaliteyi artırarak hizmetini sürdürecek. 2028 seçimlerinde de milletimiz gayretimizi, tecrübemizi takdir edecek ve emaneti yine AK Partili kadrolara, bizlerin ehil ellerine teslim edecektir. Daha yapacak çok işimiz var. daha gidecek uzun yolumuz var. Milletimizin tercihi ile daha uzun yılar iktidarda olacağız. Millete memlekete hizmet edeceğiz. Birilerinin gazı ile iktidar hayali kuranlar yine hüsrana uğrayıp avuçlarını yalayacak. AK Parti milletin partisidir. Milet sevdalılarına AK Parti çatısında yerimiz var. AK Parti değerlerini benimseyen herkese kapımız açıktır, bundan sonra da açık kalacaktır.

AK Parti 23 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın köklü değişim mesajı törene damga vurdu

Namaz, kuran gibi konularda bir kesimin alerjisi törpülendi. Laiklik, ülke elden elde gidiyor korkusu yerini özgüvene bıraktı. Terörle mücadelede daha iyi yerdeyiz. Millete tepeden bakanları, milleti göbeğini kaşıyan adam olarak görenleri her seçimde yenilgiye uğratarak Türkiye gerçeklerini görmeye mecbur bıraktık.

“YENİ DELİKLER AÇMANIN KİMSEYE FAYDASI OLMAZ”

On yıllardır jakobenizmin, vesayetin bekçiliğini yapan CHP eski alışkanlıklarını sürdürmekte zorlanmaktadır. CHP’nin milletle kavgasını bitirmesi en çok bizi mutlu edecektir. CHP’nin milletin değerleri ile barışması, demokrasiyi içselleştirmesi, normalleşmesidir. Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım aynı gemideyiz. Yeni delikler açmanın kimseye faydası olmaz. Biz AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak uzlaşmacı tavrımızı sürdüreceğiz. Siyasetin gayesi, iyiyi, güzeli, doğruyu bulmak, ona ulaşmak için çaba sarf etmektir.

İsrail’in bölgeyi ateşe verme girişiminin önünde duracağız. Mahmud Abbas bugün misafirimiz olacak, yarın da Meclis’te hitap edecek. Dünyaya Filistin’in özgürlük mücadelesini dünyaya duyuracak. Netanyahu ABD’de konuşma hakkına sahip olduğu kadar Mahmud Abbas’ın Meclis’imizde konuşma hakkının olduğunu göstereceğiz.

İnsanların kılık kıyafetinden, mezhebinden, etnik kökeninden dolayı keskin ayrışmaya gitmesi milletimize açık bir düşmanlıktır. Ezana bayrağa camiye kurana cami cemaatine saldırmayı aklının ucundan geçirenin gözünün yaşına bakmayız. Herkes bilsin, biz istiklal savaşını biz bu semalarda ezan özgürce okunsun, şanlı bayrağımız özgürce dalgalansın diye yaptık. Ezanla, bayrakla cami ile, cemaat ile derdi olan bu milletin evladı değil bu milletin düşmanıdır ve bu zihniyete en küçük müsamaha göstermeyiz. Gençlerimizin lümpen ırkçılık illeti ile işgal edilmesine göz yumacak parti değiliz. Kökü dışarıdaki tehlikeli akımlardan korumak için hassas davranacağız. LGBRT nasıl görüyorsak bu ırkçı düşmanlığa da aynı nazarla bakıyoruz.”

Olgun KızıltepeOlgun KızıltepeHaberler.com – Politika

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-23-yasinda-cumhurbaskani-erdoganin-koklu-degisim-mesaji-torene-damga-vurdu/feed/ 0
Emine Erdoğan, AK Parti’nin 23. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-23-kurulus-yil-donumu-programina-katildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-23-kurulus-yil-donumu-programina-katildi/#respond Wed, 14 Aug 2024 18:46:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-23-kurulus-yil-donumu-programina-katildi/

CUMHUBRAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, ” AK Parti’nin yeni yaşının heyecanını ve gururunu, Türkiye’nin dört bir köşesindeki yol arkadaşlarımızla paylaşmak büyük bir mutluluk” dedi.

Emine Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘AK Parti’nin 23’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “AK Parti’nin yeni yaşının heyecanını ve gururunu, Türkiye’nin dört bir köşesindeki yol arkadaşlarımızla paylaşmak büyük bir mutluluk. Ülkemiz ve milletimiz için daha iyi bir gelecek inşa etme kararlılığımızın sembolü olan AK Parti’ye nice yıllar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-23-kurulus-yil-donumu-programina-katildi/feed/ 0
Başkan sabırlı’dan 23. yıl mesajı https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-sabirlidan-23-yil-mesaji/ https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-sabirlidan-23-yil-mesaji/#respond Wed, 14 Aug 2024 18:46:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-sabirlidan-23-yil-mesaji/ Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bahçesaray İlçe Başkanı Cumali Sabırlı, AK Parti: nin kuruluşunun 23. yıl dönümünü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Başkan Sabırlı mesajında; “Değerli dava arkadaşlarım ve bizlerden hiç bir zaman desteklerini esirgemeyen hemşehrilerim. Bugün, AK Parti’nin kuruluşunun 23. yıl dönümünü kutlamak üzere bir araya geldik. Bugün, yalnızca bir partinin kuruluşunu değil, aynı zamanda Türkiye’nin güçlü ve kararlı adımlarla geleceğe yürüyüşünün de yıl dönümünü kutluyoruz” dedi.

14 Ağustos 2001 tarihinde başlayan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Sabırlı, “AK Parti’nin değerli bir neferi olarak her zaman bu kutlu davanın yanında olmuş, bizlere destek verdiniz. Bu vesileyle, Bahçesaray’ın güzel insanlarına bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Sizlerin desteği, bizim en büyük gücümüzdür. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi, Bahçesaray da AK Parti’nin izleri, hizmetleri, yatırımları ve eserleri bulunmaktadır. AK Parti, milletimizin gönlünde yer edinmiş, halkımızın refahını, huzurunu ve mutluluğunu artırmayı ilke edinmiştir. Eğitimden sağlığa, tarımdan turizme, ulaşımdan sanayiye kadar birçok eseri ilçemize kazandırmış nice devam eden projeler, sizlerin desteğiyle hayata geçireceğiz. Bugüne kadar birçok eserler kazanmış nice eserlerin el birliği ile kazandıracak AK davamız Bugün, AK Parti’nin kuruluş yıl dönümünü kutlarken, geçmişten aldığımız güçle geleceğe daha güvenle bakıyoruz. İnanıyorum ki, birlikte daha nice başarılar elde edecek, daha büyük projelere imza atacağız. Kuruluş yıl dönümümüz vesilesiyle, başta kurucu liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bu davaya emek veren tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum.

Nice yıl dönümlerini, ülkemizin ve Van’ımıza şirin ilçemiz Bahçesaray daha da geliştiği, kalkındığı günlere beraberce ulaşmayı Allah’tan niyaz ederim.Tüm Bahçesaraylı AK ailemize hürmetler saygılar sunarım” ifadelerine yer verdi. – VAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/baskan-sabirlidan-23-yil-mesaji/feed/ 0
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, TBMM’ye hitap etmek üzere Ankara’ya geldi https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-tbmmye-hitap-etmek-uzere-ankaraya-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-tbmmye-hitap-etmek-uzere-ankaraya-geldi/#respond Wed, 14 Aug 2024 18:46:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-tbmmye-hitap-etmek-uzere-ankaraya-geldi/ Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) hitap etmek üzere Ankara’ya geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un olağanüstü toplantı çağrısı üzerine yarın toplanacak olan TBMM Genel Kurulunda konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı taşıyan uçak, saat 18.20 sıralarında Esenboğa Havalimanına iniş yaptı.

Abbas’ı ve beraberindeki heyeti havalimanında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Filistin’in Ankara Buyükelçisi Faed Mustafa ve diğer yetkililer karşıladı.

Uçağın iniş yapmasının ardından Abbas, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya gelmek için havalimanından ayrılarak Beştepe’ye doğru hareket etti. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-tbmmye-hitap-etmek-uzere-ankaraya-geldi/feed/ 0
Dış basında Çelik Kubbe: İsrail’in ‘Demir Kubbe’sine rakip olacak https://www.akittvhaber.com.tr/dis-basinda-celik-kubbe-israilin-demir-kubbesine-rakip-olacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/dis-basinda-celik-kubbe-israilin-demir-kubbesine-rakip-olacak/#respond Wed, 14 Aug 2024 18:15:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/dis-basinda-celik-kubbe-israilin-demir-kubbesine-rakip-olacak/

Türkiye’nin hava sahasını korumak ve olası tehditleri etkisiz hale getirmek amacıyla başlatılan “Çelik Kubbe” Projesi, dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor.

İSRAİL’İN DEMİR KUBBESİ’NE RAKİP OLACAK

Türkiye’nin savunma sanayii alanında attığı bu stratejik adım, hem bölgesel güvenlik dengelerini hem de uluslararası ilişkileri derinden etkiliyor.

Yabancı savunma sitelerinde yer alan yorumlara göre, Türkiye’nin “Çelik Kubbe” adını verdiği bu yeni sistem, İsrail’in Demir Kubbesi’ne karşı önemli bir caydırıcı güç olmayı hedefliyor.

Türkiye, bu iddialı programla, kendi hava sahasını koruma yeteneklerini daha da ileriye taşımayı ve bölgede stratejik bir denge unsuru olmayı amaçlıyor.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ ÇOK KATMANLI HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Çelik Kubbe adı verilen sistemin, her yükseklikten ve menzilden gelen tehditleri tespit edip etkisiz hale getirecek yapay zekaya sahip olacağı bildiriliyor. Grafikte ayrıca katmanlı hava savunma sisteminin, T-link adı verilen Türk yapımı bir bileşen aracılığıyla uyduya bağlanacağı da görülüyor. Programda Aselsan’ın yanı sıra Türk savunma sanayi firmaları Rocketsan, SAGE ve Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu da iş birliği yapacak”

Kısa ve orta menzilli sistemler de dahil olmak üzere pek çok bileşeninin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunduğu belirtilen haberde, “İsrail’in Demir Kubbesi ile karşılaştırıldığında ‘Çelik Kubbe’nin dört katmanlı hava savunma sistemine sahip olduğu belirtiliyor: Çok kısa menzilli, kısa menzilli, orta menzilli ve uzun menzilli” denildi.

YERLİ VE MİLLİ SİLAHLAR “ÇELİK KUBBE”Yİ EŞSİZ YAPACAK

“Çelik Kubbe”, Türk şirketlerinin son dönemde geliştirdikleri yerli ve milli sistemlerle “eşsiz” bir kalkan oluşturulmasını sağlayacak.

Bu kapsamda, ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT, HİSAR-A+, GÖKDEMİR, GÖKER, GÖKBERK, HİSAR-O+ ve SİPER gibi hava savunma sistemlerinden yararlanılacak. İçinde birçok hava savunma silah sistemi, radar, elektro-optik sistemi, haberleşme modülleri, komuta kontrol istasyonları ve yapay zekayı barındıracak Çelik Kubbe, Türkiye’nin hava savunma alanındaki muhafızı olacak.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dis-basinda-celik-kubbe-israilin-demir-kubbesine-rakip-olacak/feed/ 0
Devletten üç aşamalı sigarayı bırakma tedavisi https://www.akittvhaber.com.tr/devletten-uc-asamali-sigarayi-birakma-tedavisi/ https://www.akittvhaber.com.tr/devletten-uc-asamali-sigarayi-birakma-tedavisi/#respond Wed, 14 Aug 2024 17:31:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/devletten-uc-asamali-sigarayi-birakma-tedavisi/ Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalında Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yakup Arslan, Sigara Bırakma Polikliniği’nde aktif olarak sigara bırakma tedavisi verdiklerini söyledi. Türkiye’de 2011’den itibaren Sigara Bırakma Poliklinikleri kurulduğunu hatırlatan Arslan, Gülhane’nin Türkiye’deki ilk merkezler arasında olduğunu belirtti. Sistemin nasıl işlediğini anlatan Arslan, “Sigara bağımlılığı bir hastalık. Dolayısıyla tedavi uygun merkezlerde olmalı. 171 ya da 182 no’lu telefon numaralarından randevu alınabilir. Merdiven altı uygulamaların bilimsel etkinliği kanıtlanmadı. Devletimizin 500’e yakın sigara bırakma polikliniklerinden birine başvurularak profesyonel kişiler tarafından tedavi olunmalı” diye konuştu.

’17 YIL SONRA SİGARAYI HAYATIMDAN ÇIKARDIM’
17 yıl sigara içtikten sonra tedavi ile tütünü bırakan Yasemin Beceren, “42 yaşındayım. Günde 2,5 paket sigara kullanıyordum. Çocuklarım korkuyordu, ‘Sürekli içiyorsun, öleceksin’ diyordu. 4,5 yıldır ağzıma almıyorum. İsteyen herkes yapabilir. Oksijeni, tertemiz havayı aldıkları zaman ‘İyi ki bırakmışım’ diyecekler. Hayatımda çok güzel şeyler oldu” dedi.

BAĞIMLILIK DÜZEYİNE GÖRE İLAÇ TEDAVİSİ
DünyaSağlık Örgütü’nün verileriyle uyumlu, etkinliği bilimsel şekilde kanıtlanmış tedavi metodolojisinin üç ayaktan meydana geldiğine dikkat çeken Arslan, şöyle konuştu: “Sigarayı bırakmak için başvuran hastaların değerlendirilmesini yapıyoruz. Sigara bağımlılık düzeylerini tespit ediyoruz. Akciğer grafilerine, kan tahlillerine bakıyoruz. Hastayı bilgilendiriyoruz. Bilişsel terapi ile sigarayı bıraktıktan sonraki kazanımlardan bahsediyoruz. Tıbbi durumları uygun hastalara da ilaç tedavisi veriyoruz. Vücudumuzun nikotine ihtiyacı yok ancak kullanan tütünü vazgeçilmez ihtiyaç görüyor. İlaç 25 gün süreyle içiliyor. 5. günden itibaren sigaranın bırakılması gerekiyor. Hastalarımıza bunları detaylı izah ediyoruz. Avrupa’da, Rusya’da kullanılan ilacı devletimiz ücretsiz tahsis ediyor. Geri dönüşler harika.”

ELEKTRONİK SİGARA YÜZÜNÜVE VÜCUDUNU YAKTI
SONgünlerde özellikle gençler arasında yaygınlaşan elektronik sigara, bir gencin yüzünün ve vücudunun yanmasına neden oldu. Sivas’ta otobüs bekleyen 17 yaşındaki Buğra Türkseven’in içtiği elektronik sigara elinde patladı. Alev alan sigara çevredeki vatandaşların müdahalesiyle söndürüldü. Numune Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Gündüz Akgöl, gencin yüzünde ve vücudunda yanıklarla acil servise başvurduğunu söyledi. Hastanın, iki eliyle tutup ağzına götürdüğü sırada elektronik sigaranın patladığını aktaran Akgöl, şunları söyledi: “İnsanlarımız maalesef bunun zararlı olmadığını düşünüyor. İçindeki kimyasal maddelerin ilerleyen dönemde ne gibi sıkıntılara yol açacağını henüz bilmiyoruz. Ama bizim karşılaştığımız olay gösterdi ki içindeki pildeki ısınmayla patlama ihmali de olabiliyor. Bu çok ciddi bir durum, özelikle elektronik sigara yüz bölgesine yakın tutulduğu zaman o bölgedeki patlamalar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Elektronik sigaradan herkes uzak dursun.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/devletten-uc-asamali-sigarayi-birakma-tedavisi/feed/ 0
Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı! https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-saldirgani-arda-k-nin-kaskinin-sirri-ne-dikkat-ceken-nazi-ve-2-dunya-savasi-detayi/ https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-saldirgani-arda-k-nin-kaskinin-sirri-ne-dikkat-ceken-nazi-ve-2-dunya-savasi-detayi/#respond Wed, 14 Aug 2024 16:45:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-saldirgani-arda-k-nin-kaskinin-sirri-ne-dikkat-ceken-nazi-ve-2-dunya-savasi-detayi/ Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı!

Gündemi sarsan olay geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de yaşandı.

Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı!

Şehit Rüstem Demirbaş Parkı’nda hücum yeleği, kask ve gözlük kullanarak yüzünü maskeyle gizleyen 18 yaşındaki Arda K., çay bahçesinde oturan insanlara bıçakla saldırdı. 5 kişiyi yaralayan ve polis ekiplerince etkisiz hale getirilen saldırgan, tutuklandı.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı!

KASKI YURT DIŞINDAN SİPARİŞ ETMİŞ

Herkes, 18 yaşındaki saldırganın kıyafetleri nereden bulduğunu merak etmeye başladı. Yürütülen soruşturmada, çok çarpıcı detaylara ulaşıldı. Öyle ki saldırganın olayda kullandığı kaskı yurt dışından sipariş ettiği ortaya çıktı.

Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı!

1.5 KİLO AĞIRLIĞINDA… 2 BİN 314 TL!

Yaklaşık 1 buçuk kilo ağırlığındaki yüksek mukavemetli 2. Dünya Savaşı Alman M35 çelik taktik savaş kaskını 18 Temmuz’da internetten 2 bin 314 TL’ye sipariş eden şüpheli, ithalat vergisi ve kargonun ne zaman kendisine ulaşacağıyla ilgili 30 Temmuz’da bir forum sitesinde başlık açtı.

Eskişehir saldırganı Arda K.’nın kaskının sırrı ne? Dikkat çeken Nazi ve 2. Dünya Savaşı detayı!

SKREEWİE KULLANICI ADIYLA YORUM YAPMIŞ

O başlığı açan kişinin Eskişehir’de saldırı gerçekleştirmek üzere hazırlık yaptığından habersiz olan diğer kullanıcılar ise ‘Skreewie’ kullanıcı isimli şahsın kendilerine yönelttiği soruları cevapladı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-saldirgani-arda-k-nin-kaskinin-sirri-ne-dikkat-ceken-nazi-ve-2-dunya-savasi-detayi/feed/ 0
Davutoğlu, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile görüşemedi https://www.akittvhaber.com.tr/davutoglu-filistin-devlet-baskani-abbas-ile-gorusemedi/ https://www.akittvhaber.com.tr/davutoglu-filistin-devlet-baskani-abbas-ile-gorusemedi/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:51:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/davutoglu-filistin-devlet-baskani-abbas-ile-gorusemedi/

GELECEK Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın Türkiye ziyareti sırasında kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu, ancak Filistin Büyükelçiliği’nin yoğunluk nedeniyle bu görüşmenin gerçekleşmeyeceğini dün bildirdiğini söyledi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin düzenlediği ‘İsmail Haniye ve Gazze Soykırım Şehitlerini Anma Programına’ katıldı. Davutoğlu, programdaki konuşmasında Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın kendisiyle önce görüşme talebinde bulunduğunu belirterek, “Dün gece yarısı, artık ne tür bir müdahale oldu bilmiyorum. Bir anda ne program çıktı da yoğunluk oluştu bilmiyorum. Bu sefer Filistin Büyükelçiliği, ‘Sayın Mahmut Abbas’ın vaktinin çok yoğun olması sebebiyle, çok arzu etmesine rağmen benimle görüşemeyeceğini’ ifade etti. Sağlık olsun ama bunun hangi müdahaleyle olabileceğini tahmin edebiliyorum. Mahmut Abbas’ın böyle bir değerlendirmesi, görüşmeden çekilebileceğini zannetmiyorum” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Mahmut Arıkan ise Gazze’li gençlerden helallik isteyerek, “Bizim siyaseten Gazze’nin bağımsızlık mücadelesinde; bugünkü durduğumuz yerde durursak başarı gelmeyeceğini kabullenmemiz lazım. Artık daha etkili adımları, Türkiye olarak konuşmamız lazım. Geçen günlerde ufak bir girizgah yapıldı, ‘Gazze’ye asker gönderelim’ dendi. Artık girizgahın da ötesine gidilmesi lazım. Kolay mı, elbette biliyorum bunun kolay olmadığını; ama ‘kolay değil’ dediğimiz her geçen gün Gazze kan kaybediyor. Siyonizm her geçen gün hedefine biraz daha yaklaşıyor. Artık somut adımlar atılması gerekiyor ve İslam ülkelerinin bir an önce üzerindeki bu ataleti atarak, ‘Ne yapabiliriz’ şeklinde dertlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/davutoglu-filistin-devlet-baskani-abbas-ile-gorusemedi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millete hizmete talip olan herkese kapımız sonuna kadar açıktır https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-millete-hizmete-talip-olan-herkese-kapimiz-sonuna-kadar-aciktir/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-millete-hizmete-talip-olan-herkese-kapimiz-sonuna-kadar-aciktir/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:51:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-millete-hizmete-talip-olan-herkese-kapimiz-sonuna-kadar-aciktir/

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye için hayal kuran, Türkiye için çalışan, üreten, koşturan; Türkiye için dertlenen herkese AK Parti çatısı altında yer vardır. Partimize güç katacak, mücadelemize omuz verecek, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek olacak herkesle, ortak değerler ve prensipler etrafında buluşma idaremizi bugün de muhafaza ediyoruz. Millete hizmete talip olan, AK Parti’nin değerlerini benimseyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır, inşallah bundan sonra da açık kalacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti 23’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “AK Parti’nin 23’üncü yaşının; ülkemize, milletimize, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. AK Parti, bundan 23 sene önce milletin umudu olarak, bizatihi milletimiz tarafından kuruldu. Her zaman söylüyorum; 14 Ağustos 2001’de biz o güne kadar dalga dalga büyüyen bir gönül hareketinin sadece tabelasını astık. Kefenimizi giyerek başlattığımız büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde, milletimize emanetinin emin ellerde olacağının sözünü vermiştik. ‘Gerekirse kendimiz bedel ödeyeceğiz fakat aziz milletimize asla bedel ödetmeyeceğiz’ demiştik. Yine 23 sene önce problemlerin altında ezilen Türkiye’ye, ‘Meselelerimiz çözümsüz değildir’ öz güvenini aşıladık” dedi.

‘MİLLETİMİZ AK PARTİ’DE KENDİNİ GÖRDÜ’

Erdoğan, bir dip dalga hareketi olarak doğan, kurulan, büyüyen AK Parti’nin çok kısa sürede milyonların umudu haline dönüştüğünü belirterek, “Gittiğimiz her yerde büyük bir coşkuyla karşılandık. 7’den 77’ye, toplumun her kesiminden muazzam bir teveccüh gördük. Yorulmuş, tükenmiş, gelecekten ümidini kesmiş, karamsarlık girdabında sürüklenen bir milletin umutlarını yeniden dirilttik. Milletimiz AK Parti’de yıllar sonra kendini gördü; kendi değerlerini temsil eden, samimi, liyakatli, gayretli ve Türkiye sevdalısı kadrolar gördü. Kuruluşumuzun üzerinden yalnızca 14 ay geçmişken, aziz milletimizin takdiriyle ülkeyi yönetme sorumluluğunu, işte bu yüce ruhla üstlendik. Türkiye’yi yönetme mesuliyetini devraldığımız andan itibaren milletimize karşı görevlerimizi hakkıyla yerine getirmenin çabasındayız. Problemlerin karmaşıklığı karşısında ürken, çekinen, korkan değil; tam tersine ne kadar büyük olursa olsun meselelerin üzerine cesaretle giden ve çözüme odaklanan bir anlayışla hareket ediyoruz” diye konuştu.

‘NİCE SİNSİ SENARYOLARLA MUHATAP OLDUK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar çok sayıda engelle karşılaştıklarını vurgulayarak, “Yol boyunca nice badireler atlattık; bizi hizmetten, bizi çalışmaktan, bizi üretmekten alıkoymak isteyen nice sinsi senaryolarla muhatap olduk. Sokak olaylarından vesayet girişimlerine, kanlı darbe teşebbüslerinden terör eylemlerine kadar pek çok tehditle mücadele ettik. Ankara’nın göbeğinde ‘Ordu Göreve’ pankartları açarak alenen darbe çığırtkanlığı yaptılar. Gazete kupürleri marifetiyle partimizi kapatmaya kalktılar. 367 diye bir şey uydurarak Meclis’in iradesine ipotek koymak istediler. Cumhuriyet mitingleriyle insanımızı kışkırttılar; ‘Gezi Olayları’nda 3-5 ağacın taşınmasını bahane ederek sokaklarımızı ateşe verdiler. PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından DHKP-C’sine varıncaya kadar yularını ellerinde tuttukları bütün taşeronları üzerimize saldılar. 17-25 Aralık’ta emniyet-yargı teşkilatlarımıza sızan ‘Haşhaşiler’i, 15 Temmuz gecesi silahlı kuvvetlerimiz içindeki hainleri kullanarak milletin iradesine çökmeye kalkıştılar. Her seçim döneminde sandığın itibarına gölge düşürmek, kitleleri karşı karşıya getirmek için sayısız yola başvurdular. Allah’a hamdolsun, bunların hiçbirine eyvallah etmedik” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’Yİ NEREYE GETİRDİĞİMİZİ MİLLETİMİZ ÇOK İYİ BİLİYOR’

Erdoğan, 23 yıl önce yola revan olduklarını ve şu anda millete verdikleri sözleri tutmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını belirterek, “Şimdi, bugün, partimiz 24 yaşına basıyor. Kasım ayında, kesintisiz iktidarımız 22 yılı doldurmuş olacak. 22 yılı iktidarda olmak üzere 23 yılımızın her safhası iş yapmakla, hizmet ve eser üretmekle, milletin dertlerine derman bulmakla geçti. 23 yıl boyunca ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz milletimiz için çalıştık, ter döktük. Türkiye’yi nereden alıp nereye getirdiğimizi milletimiz çok iyi biliyor. Yurt dışındaki gurbetçi kardeşlerimiz, memleketlerine her gelişlerinde ülkemizde yaşanan devasa değişime bizzat şahitlik ediyor. Emeklilerimiz, memurlarımız, işçimiz, sanayicimiz, kadınlarımız ülkemizin kalkınma ve demokrasi hamlelerinin en yakın tanığıdır. Gönül coğrafyamızdaki mazlum ve mağdurlar, son 23 yılda güçlenen, kadim değerleriyle barışan Türkiye’nin ne demek olduğunun idrakindedir. Elini vicdanına koyup objektif değerlendirmeler yapan hemen herkes, AK Parti’nin ülkemize kazandırdıklarının hakkını teslim ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘2001’DE 76 OLAN ÜNİVERSİTE SAYISINI 208’E ÇIKARDIK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin kurulduğundan beri birçok projeyi hayata geçirdiğini ifade ederek, “Eğitimde 343 bin olan derslik sayımızı 613 bine, öğretmen sayımızı 626 binden 1 milyon 32 bine çıkardık. 2001 yılında ülkemizde sadece 76 üniversite 70 bin akademik personel varken, bugün 208 üniversitemiz ve 183 bin akademik personelimiz var. Gençlik merkezi sayımızı 9’dan 508’e, spor tesisi sayımızı 1575’den 4 bin 421’e çıkardık. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 962 bine ulaştırdık. Burslarla, başvuran herkese verdiğimiz kredilerle, ücretsiz internetle, cep telefonu ve bilgisayar desteği gibi pek çok imkanla gençlerimizin yanında olduk. Sağlık, milletimizin duasını aldığımız alanların en başında geliyor. 23 sene önce hastane yatak sayımız 18 bini nitelikli olmak üzere toplam 164 binken, şu an 182 bini nitelikli toplam 270 bin yatağımız bulunuyor. Hepsi en modern cihazlarla donatılmış, otel konforunda odalarda 36 bin 508 yatak kapasitesine sahip 25 şehir hastanesi açtık. Sağlık çalışanı sayımızı 378 binden aldık, 1 milyon 462 bine yükselttik. Dünyanın en kapsayıcı sosyal güvenlik sistemini ülkemizde kurduk” dedi.

‘DEPREM BÖLGEMİZDE YIL SONUNA KADAR 200 BİN KONUT HEDEFLİYORUZ’

Erdoğan, konuşmasının devamında, “26 olan havalimanı sayımız, cumartesi günü açılışını yaptığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı’yla birlikte 58 oldu. Yüksek hızlı tren hattı olmayan ülkemizi, 2 bin 32 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattına kavuşturduk. Yine bu dönemde ülkemizdeki motorlu kara taşıtı sayısı 8,5 milyondan, bugün itibarıyla 30 milyona yaklaştı. 2000’li yılların başında 13 milyon civarında binamız varken, son 23 yılda bunu 2’ye katlayarak 26 milyona ulaştık. TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 402 bin depreme dayanıklı konut ürettik. Toplam 21 milyon 160 bin metrekare büyüklüğünde 189 millet bahçesini milletimizin kullanımına açtık. 6 Şubat asrın felaketinin izlerini süratle siliyoruz. Deprem bölgemizde yıl sonuna kadar 200 bin konutu tamamlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

‘TARIMDA CİDDİ BİR İVME YAKALADIK’

Erdoğan, tarım alanında da Türkiye’nin ileriye gittiğine işaret ederek, şöyle dedi:

“Muhalefetin en fazla istismar ettiği tarımda ciddi bir ivme yakaladık. Tarımsal gayri safi hasılamız 37 milyar liradan 1 trilyon 625 liraya çıktı. Tarla, sebze, meyve üretimimizin toplamı 98 milyon tondan, 137 milyon tona ulaştı. Küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığımız 251 milyondu, bugün yaklaşık 375 milyon. Baraj sayımızı 276’dan aldık, dünyanın 5’inci yüksek barajı Yusufeli’nin de aralarında olduğu yeni 742 baraj inşa ederek, toplam 1018’e ulaştırdık. Yine bu dönemde güncel rakamla 1 trilyon 364 milyar lira tarımsal destek sağlayarak, çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Enerjideki atılımlarımızı zaten 85 milyonun tamamı çok yakından takip ve takdir ediyor. Yalnızca 5 ilimizde kullanılan doğal gazı 81 ilimizdeki 703 yerleşim yerimize yaygınlaştırdık. Ülkemizin kurulu gücünü 31 bin 846 megavattan aldık, bugün yüzde 56’sı yenilenebilir enerji kaynaklarından olmak üzere 107 bin 600 megavata yükselttik.”

‘KENDİNİ YORULMUŞ HİSSEDEN VARSA BİRAZ SOLUKLANMALARINI İSTİYORUZ’

Dünyanın ve Türkiye’nin şartları, ihtiyaçları, imkanları değiştikçe ona uygun politikalar geliştirmek mecburiyetinde olduklarını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bundan 23 sene evvel halktan yükselen değişim dalgasının ürünü olarak siyaset sahnesine çıkan AK Parti’nin, yeni dönemin ruhunu ıskalaması tabii ki düşünülemez. AK Parti’nin siyaset yapacağı yer, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türkiye’nin merkezidir. Tüm renkleriyle, tüm farklıklarıyla 85 milyonun tamamını kucaklayan parti hüviyetimizi daha da güçlendirmekte kararlıyız. AK Parti’nin en önemli özelliği, toplumu doğru analiz etmesi, değişimi, yenilenmeyi, kendini yeni durumlara adapte etmeyi başarmasıdır. Bu anlayışla özeleştirimizi samimiyetle yapıyor, nerede eksiğimiz varsa, hiçbir komplekse kapılmadan üzerine cesaretle gidiyoruz. Önümüzdeki aylarda başlatacağımız Büyük Kongre sürecimizi sadece bir ‘vitrin yenilenmesi’ olarak değil, milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Burada iki hususun altını özellikle çizmek durumundayım; kendini yorulmuş hisseden varsa, bitkin hisseden varsa, onlardan kenara çekilip biraz soluklanmalarını istiyoruz. İkincisi, hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım, koltuğuna yaslanıp rehavete kapılma lüksüne sahip değildir. Heyecanını kaybedenler, millete hizmetin önünde engel olmamalıdır. Bunun vebali ağırdır. Şunu unutmayın, biz bu aziz milletin umuduyuz. Biz, bu aziz ümmetin de umuduyuz. Onların umudunu boşa çıkaracak işler içine girenler, onların umudunu heba etmeye yeltenenler, altından kalkamayacakları vicdani bir yükle ezilirler. Açık söylüyorum, buna bizim de tahammülümüz olamaz.”

‘KİMSENİN BİZE AYAK BAĞI OLMASINA MÜSAADE ETMEYİZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin ve ümmetin umudunu heder edenlere hoşgörü göstermeyeceklerini ve gözünün yaşına da bakmayacaklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

“Yenilenerek, güçlenerek, tazelenerek ilerlerken, kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz. Bakanlarımız, belediye başkanlarımız, tüm teşkilatımız, her bir arkadaşımız işine odaklanacak ve ‘Bu millete daha fazla nasıl hizmet ederim’ sorusunu her an kendisine soracak. Bürokrasimiz gayretle, heyecanla, dinamizm içinde, hem performansı, hem kaliteyi artırarak çalışmayı sürdürecek. 2028 seçimlerine kadar, canla başla çalışmaya, üretmeye, milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah, 2028 seçimlerinde de milletimiz, gayretimizi, samimiyetimizi, tecrübemizi takdir edecek, hem o seçimde, hem sonrasında emaneti yine bizlerin ehil ellerine teslim edecektir. ‘Yankı odaları’nda iktidar hayalini kuranlar, son 23 yıldır olduğu gibi yine hüsrana uğrayacak, Allah’ın izniyle yine avuçlarını yalayacak. Bundan en küçük bir şüphemiz bulunmuyor. Burada şunu da vurgulamak isterim; AK Parti milletin partisidir, millet ve memleket sevdalılarının partisidir. Türkiye için hayal kuran, Türkiye için çalışan, üreten, koşturan, Türkiye için dertlenen herkese AK Parti çatısı altında yer vardır. Kuruluşumuzdan itibaren hep saflarımızı genişletmeye gayret ettik. Dışlayarak, dışarıda bırakarak değil, kucaklayarak bugünlere geldik. Farklılıklarımızı büyütmek yerine müştereklerimizi artırmaya odaklandık. Partimize güç katacak, mücadelemize omuz verecek, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek olacak herkesle ortak değerler ve prensipler etrafında buluşma idaremizi bugün de muhafaza ediyoruz. Millete hizmete talip olan, AK Parti’nin değerlerini benimseyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır, inşallah bundan sonra da açık kalacaktır. Partimize katılacak arkadaşlarımızı muhabbetle bağrımıza basarken, kendilerine AK Parti ailesine ‘Hoş geldiniz’ diyor, milletimize hizmet yolunda Mevla’dan üstün başarılar niyaz ediyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-millete-hizmete-talip-olan-herkese-kapimiz-sonuna-kadar-aciktir/feed/ 0
AK Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü İzmir’de kutlandı https://www.akittvhaber.com.tr/ak-partinin-23-kurulus-yildonumu-izmirde-kutlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-partinin-23-kurulus-yildonumu-izmirde-kutlandi/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:51:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/ak-partinin-23-kurulus-yildonumu-izmirde-kutlandi/

AK Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü İzmir’de AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen programla kutlandı. Programda konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Takvimler 2001 yılının ağustos ayının 14’üncü gününü gösterirken bir avuç inanmış insanla Türkiye’nin yeni rotası çizildi. Artık Türkiye karanlığa kapalı, aydınlığa açık olacaktı. Rota belli, istikamet kesindi; adalet ve kalkınma dedi.

AK Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü kapsamında AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda program düzenlendi. Programa, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Recep Tayyip Taslak, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, önceki dönem milletvekilleri ve teşkilat mensupları katıldı. Kutlama programında konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bundan tam 23 yıl evvel, zindanlara atarak yolunu keseriz sandıkları genç bir adam vardı. Okuduğu bir şiiri bahane etmişlerdi. Bilmiyorlardı ki Allah’ın planı zalimlerin planından elbet daha muhteşem olacaktı. Bir Recep Tayyip Erdoğan sevgisi ki milletin gönlüne nakşoldu. Bir şiir ki önce Türkiye’nin en ulvi hikayesi, ardından da bir muhteşem destan oldu. İşte o destan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan AK Parti çatısı altında siyaset literatürüne, dünyanın egemen güçlerine direnen tüm onurlu milletlere ilham ve örnek oldu. Takvimler 2001 yılının ağustos ayının 14’üncü gününü gösterirken bir avuç inanmış insanla Türkiye’nin yeni rotası çizildi. Artık Türkiye karanlığa kapalı, aydınlığa açık olacaktı. Rota belli, istikamet kesindi; adalet ve kalkınma diye konuştu.

‘BU TÜRKİYE AK PARTİ’NİN VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ESERİDİR’

Bugün adaletle yönetilmiş bereketli seneler ve her alanda kalkınmış, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış, bölgesinde ve küresel düzlemde güçlü bir Türkiye var diyen Saygılı, şöyle devam etti Mavi vatandan gök vatana egemen bir Türkiye. Kendi enerji kaynaklarını bulan, çıkartan ve işleyen bağımsız bir Türkiye. Terör belasına tarihin en ağır darbesini vuran, Şuşa’da 44 günde zafer kazandıran güçlü bir Türkiye. Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkün diyen cesur bir Türkiye. Kendi otomobilini, SİHA ve İHA’larıyla, helikopter, tank ve diğer milli savunma envanteri üretebilen müreffeh bir Türkiye. Şehir hastaneleri, sosyal destekleri, bireyi merkeze aldığı gibi aile kurumunu koruyan politikalarıyla önce insan diyen bir Türkiye. Yeni havalimanları, hızlı tren yolları, köprüler, tüneller, limanlar ve yüksek hızlı internet erişimiyle medeniyet yarışında öncü bir Türkiye. Kalkışmaları darbecilerin başına geçiren, vesayeti devletin tıkalı damarlarından söküp atan, milleti devletin esas unsuru haline getiren demokratik bir Türkiye. İşte bu Türkiye AK Parti’nin ve AK Parti’nin mimarbaşı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın eseridir.

‘TEL-AVİV DENEN TERÖRİSTANIN SÖZDE BAŞKENTİ İLE İZMİR’İMİZ KARDEŞ ŞEHİR DEĞİLLER’

İzmir ile Tel-Aviv’in kardeş şehir ilan edilmesi konusunu gündeme getirip, kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığına dikkati çeken Saygılı, Bu iş olmaz dedik. İzmir, çocukları katleden Siyonist sapkınlığın başkentine kardeş olamaz. İzmir o şehre, o sapkın Siyonizme kardeş değil karşı olur. İzmir’in kardeşi Mazlum Filistin halkıdır, mağdur Gazzeli kadınlar, çocuklar ve masum sivillerdir dedik. Artık Tel-Aviv denen ‘teröristanın’ sözde başkenti ile eşsiz ve güzel İzmir’imiz kardeş şehir değiller dedi. Saygılı, sözlerini şöyle sürdürdü Türkiye çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerinden sonra ‘bilgelik dönemiyle’ yeni bir çağın, yeni bir asrın şafağında yola devam ediyor. Bu devrin adı Türk ve Türkiye yüzyılıdır.

‘BU KUTLU DAVADA DAHA UZUN YILLAR HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ’

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da Hepiniz bir evladı doğurmanın, büyütmenin, okula yollamanın, ateşlendiğinde hastalandığında en yakındaki sağlık ocağına, hastaneye götürmenin, ulaşımını sağlamanın, onun eğitimine, aşına, işine ne kadar önem verdiğinizi biliyoruz. İşte bu parti Cumhurbaşkanımızın bir evladı. Biz milyonlarca Tayyip Erdoğan sevdalısı olarak onun evladıyız. Bizlere yaptığı öncülük için Cumhurbaşkanımıza minnettarız. Bu ülke, parti, dava bunu hiçbir zaman unutmayacaktır. Bugünden sonrası hepimiz için çok daha önemli. Çünkü herkesin bizden beklentisi var. ‘Bu beklentileri AK Parti karşılayacak’ deniliyor. Meclisin kapanmasıyla beraber 30 tane ilçemizde programlar yapıyoruz. Gittiğim yerlerde muhtarları, belediye meclis üyelerimizi topluyorum. Merkezi hükümet olarak üzerimize düşen ne varsa biz yerine getirmeye çalışıyoruz. Biz yeniden başlayarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu kutlu davada daha uzun yıllar hep beraber çalışacağız dedi.

’22 YIL BOYUNCA BAŞTA İZMİR OLMAK ÜZERE 81 VİLAYETİMİZİ BÜYÜK ESERLERLE DONATTIK’

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da Biz kuru bir davanın neferleri değil sadece Türkiye’deki 85 milyonun değil, Orta Asya’dan Balkanlara, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar yaşayan milyonların umutlarında ve kalbindeyiz. AK Parti hiçbir zaman şahsi ikbal arayışlarının da adresi olmamıştır. 22 yıl boyunca başta İzmir olmak üzere 81 vilayetimizi büyük eserlerle donattık, mührümüzü vurduk. Başta adalet, yargı, sağlık ve ulaşım olmak üzere Türkiye’nin tüm noktalarına, tüm coğrafyamıza dokunduk. Ama işte ihaneti de belli zamanlarda bu süre içerisinde gördük. Makam olunca, mevki olunca AK Parti’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olanlar o makam ve mevki olmadığı zaman bu hareketin ve bu davanın bilincine ve şuuruna da sahip olmadıklarını da gördük. Kişisel ikbal peşinde koşmayıp, bu büyük bir davanın neferi olarak makamı mevkisi olmadan yol yürüyen, gecesini gündüzüne katan değerli dava arkadaşlarıma saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Gün oldu evladınızın işi görülmedi ama siz Recep Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti’yi satmadınız. Ne mutlu ki AK Partiliyiz diye konuştu. Konuşmalar sonrasında, ekrana yansıtılan canlı yayında Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığı konuşma izlendi.

Haber Seza Nur ALPDÜNDAR – Kamera Gökhan KILIÇ İZMİR,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-partinin-23-kurulus-yildonumu-izmirde-kutlandi/feed/ 0
Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü, İsmail Demirci U13 Erkekler Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda başarılı olan güreşçileri kabul etti https://www.akittvhaber.com.tr/agri-genclik-ve-spor-il-muduru-ismail-demirci-u13-erkekler-serbest-gures-turkiye-sampiyonasinda-basarili-olan-gurescileri-kabul-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/agri-genclik-ve-spor-il-muduru-ismail-demirci-u13-erkekler-serbest-gures-turkiye-sampiyonasinda-basarili-olan-gurescileri-kabul-etti/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:31:26 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/agri-genclik-ve-spor-il-muduru-ismail-demirci-u13-erkekler-serbest-gures-turkiye-sampiyonasinda-basarili-olan-gurescileri-kabul-etti/ AğrıGençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi, 23-28 Temmuz 2024 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen İsmail Demirci U13 Erkekler Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda başarı elde eden Eleşkirtli güreşçileri makamında kabul ederek tebrik etti.

Türkiye Şampiyonası’nda 34 kiloda Türkiye şampiyonu olan Berat Çelik ve aynı müsabakalarda 44 kiloda Türkiye üçüncüsü olan Miraç Harun Yazıcı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi’yi ziyaret etti. Başarılı güreşçileri kabul eden Çelebi, sporcuların elde ettikleri başarılardan dolayı duyduğu gururu dile getirerek, “Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Ata sporumuz güreş branşında memleketimizi başarıyla temsil ettiniz. Güreş şampiyonalarında bizlere çok güzel heyecanlar yaşattınız. Bundan sonra da spor hayatınızda nice büyük başarılar elde etmenizi temenni ediyorum. Başarılı sporcularımızı dünya ve olimpiyat şampiyonalarında görmeyi arzuluyoruz. İl Müdürlüğü olarak sporcumuzun her zaman yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Çelebi, sporcuları tebrik ederek başarılarının devamını diledi ve onlara çeşitli hediyeler takdim etti. Ziyarette, Eleşkirt Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Sebahattin Güzel ile güreş antrenörü Adem Şahna da hazır bulundu. – AĞRI

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/agri-genclik-ve-spor-il-muduru-ismail-demirci-u13-erkekler-serbest-gures-turkiye-sampiyonasinda-basarili-olan-gurescileri-kabul-etti/feed/ 0
Bağcılar Belediyesi Boccia Takımı 12 Madalya Kazandı https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-12-madalya-kazandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-12-madalya-kazandi/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:31:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-12-madalya-kazandi/

Kocaeli’nde düzenlenen Boccia Türkiye Şampiyonası’nda Bağcılar Belediyesi Boccia takımında sporcular 5’i altın toplam 12 madalya kazandı.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu tarafından 9-13 Ağustos tarihleri arasında Boccia Türkiye Şampiyonası gerçekleştirildi. Gebze Sporcu Eğitim Merkezi’nde yapılan ve 15 şehirden 16 kulübe bağlı 130 sporcunun katıldığı turnuvada Bağcılar Belediyesi Boccia takımı da 11 sporcuyla yer aldı.

ALTIN VE GÜMÜŞ MADALYA KAZANDILAR

Sümeyye Postal, Atike Gürbüzer, Bilal Yazıcı, Kenan Tüblek ile Yahya Gürbüzer ve Atike Gürbüzer çiftler maçında altın madalya kazandı. Aynur Cüre, Ersoy Turp, Mehmet Emir Ateş, yine Mehmet Emir Ateş -Fatma Gürbüzer çiftler maçında ve Aynur Cüre ve Ersoy Turp çiftler maçında gümüş madalya kazandı. Yahya Gürbüzer ile Fatma Gürbüzer bronz madalya kazandı.

Boccia takımını tebrik eden Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Sporcularımızın başarısından dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Onlar bize aslında isteyince hiçbir şeyin önünde engel olmadığını gösteriyor” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-12-madalya-kazandi/feed/ 0
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı: TikTok Türkiye için bir ulusal güvenlik meselesidir https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskani-tiktok-turkiye-icin-bir-ulusal-guvenlik-meselesidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskani-tiktok-turkiye-icin-bir-ulusal-guvenlik-meselesidir/#respond Wed, 14 Aug 2024 14:15:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskani-tiktok-turkiye-icin-bir-ulusal-guvenlik-meselesidir/ TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, komisyonun çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. omisyonun 3 yıl önce kurulduğunu hatırlatarak, TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu ile Adalet Komisyonu’nun ardından en fazla toplantı yapan komisyon olduğunu belirten Yayman, skandal paylaşımların yapıldığı TikTok’la ilgili de çarpıcı bir çıkışa imza attı.

“TİKTOK ŞEYTANIN AVUKATLIĞINI YAPIYOR”

Yayman, Hatay, Ankara, Adana, Mersin ve İstanbul’da karşılaştığı vatandaşların TikTok ile ilgili şikayette bulunduğunu kaydederek, “TikTok kullanmıyorum. Beni sokakta gören insanlar diyor ki, ‘Bu TikTok’u kapatırsan, cennetin kapısına aralarsın.’ TikTok’tan çok ciddi sayıda eleştiri var, ciddi sayıda şikayet var. TikTok maalesef şeytanın avukatlığını yapıyor ve toplumda artık TikTok paylaşımları bir nefret objesine dönüşmüş durumda. Yaşını, başına almış insanların orada bir paylaşım yapmaları ve bir farkındalık oluşturmak için çok irrasyonel, absürt tavırlar içerisine girmeleri, sakil paylaşımlar yapmaları; bunları bir özgürlük alanı olarak görmüyorum. Burası tamamen insanlık değerlerinden uzaklaşmış, yerli ve milli değerler değil, topyekun evrensel değerlerden kopuş ve büyük bir yabancılaşma olarak görüyorum. Bunları kabul etmek mümkün değil. Tekrar TikTok’un Türkiye temsilcilerine ve küresel ağ sağlayıcılara bir kez daha seslenmek istiyorum; TikTok’un bu yaptıklarını asla kabul etmiyorum. Bu paylaşımları asla onaylamıyorum ve muhakkak TikTok’un topluluk kuralları başta olmak üzere Türkiye’nin moral değerlerine, ahlak değerlerine, geleneklerine, ananelerine uygun bir yayın politikası içerisinde olmasını bütün toplum gibi ben de milletimiz gibi bekliyorum” dedi.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı: TikTok Türkiye için bir ulusal güvenlik meselesidir

“MUSTAFA KEMAL İLE İLGİLİ PAYLAŞIMLARI ASLA ONAYLAMIYORUM”

Yayman, AK Parti hükümeti olarak yasaklamalar ile sansür uygulamalarına kesinlikle karşı olduklarını ancak sosyal medya platformlarının da sorumluluklarına uygun davranması gerektiğini kaydetti. Yayman, son günlerde TikTok’ta paylaşılmaya başlanan Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili içeriklere de tepki göstererek, “Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili TikTok’taki paylaşımları asla onaylamıyoruz, tasvip etmiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün bir değer olarak içinin boşaltılması ve Mustafa Kemal figürünün trolleşmesine ve trolleştirilmesini asla onaylamıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeridir ve trolleşmenin bu noktaya gelmesi aslında dijital dünyanın içine girdiği krizin en önemli göstergelerinden bir tanesidir” diye konuştu.

“TİKTOK ULUSAL GÜVENLİK MESELESİDİR”

Yayman, TikTok’un, Türkiye’nin genel ahlak kurallarına uygun bir yayın politikası yürütmesi gerektiğini vurgulayarak, “TikTok meselesi, Türkiye için bir ulusal güvenlik meselesidir. Milletimize sorulsa, bir kamuoyu araştırması yapılsa, milletin yüzde 90’ı TikTok’un kapatılmasını ister. Çünkü TikTok artık kendini de aşmış durumda ve etkileşim almak için yapılan paylaşımlar o kadar sakil, o kadar tuhaf, o kadar gerçeklikten kopuk ki bunları onaylamak mümkün değil. TikTok’un kapatılması, erişim engelinin getirilmesi noktasında bizim zaten komisyon olarak bir tavrımız yoktur, bu BTK’nın tavrıdır. Ama bana komisyon başkanı olarak sorsanız, siyaset milletle beraber yapılır. Milletimiz, TikTok’un kapatılmasını istiyor ve TikTok’un muhakkak titreyip kendine gelmesi gerekiyor” dedi.

“DİJİTAL TELİF, MECLİS AÇILDIĞI ZAMAN GÜNDEME ALINACAK”

Komisyonunun yeni yasama döneminde Dijital Telif Yasası’na ilişkin çalışma yapacağını vurgulayan Yayman, “Yaz döneminde Kültür ve Turizm Bakanlığı, İletişim Başkanlığı ve yine bu konuyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşları yan yana getiren toplantı yapacağız. Ağustos ayının sonuna doğru ve dijital telif ile ilgili ev ödevimizi yapıp yeni yasama döneminde dosyamızı hazırlamış bir biçimde inşallah Meclis açıldığı zaman gündeme alacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskani-tiktok-turkiye-icin-bir-ulusal-guvenlik-meselesidir/feed/ 0
Bağcılar Belediyesi Boccia Takımı Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarı elde etti https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-turkiye-sampiyonasinda-buyuk-basari-elde-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-turkiye-sampiyonasinda-buyuk-basari-elde-etti/#respond Wed, 14 Aug 2024 12:57:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-turkiye-sampiyonasinda-buyuk-basari-elde-etti/ Kocaeli’nde düzenlenen Boccia Türkiye Şampiyonası’nda Bağcılar Belediyesi Boccia takımı büyük bir başarıya imza attı. 15 şehirden 16 kulübe bağlı 130 sporcunun katıldığı müsabakalarda Bağcılarlı sporcular 5’i altın toplam 12 madalya kazandı.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu tarafından 9-13 Ağustos 2024 tarihleri arasında Boccia Türkiye Şampiyonası gerçekleştirildi. Gebze Sporcu Eğitim Merkezi’nde yapılan ve 15 şehirden 16 kulübe bağlı 13 sporcunun katıldığı turnuvada Bağcılar Belediyesi Boccia takımı da 11 sporcuyla yer aldı.

5 altın, 5 gümüş, 2 bronz madalya kazandılar

5 gün süren müsabakalarda Bağcılar Belediyesi sporcuları, önemli bir başarı elde etti. Sümeyye Postal, Atike Gürbüzer, Bilal Yazıcı, Kenan TÜBLEK ile Yahya Gürbüzer ve Atike Gürbüzer çiftler maçında altın madalya kazandı. Aynur Cüre, Ersoy Turp, Mehmet Emir Ateş, yine Mehmet Emir Ateş -Fatma Gürbüzer çiftler maçında ve AynurCüre ve Ersoy Turp çiftler maçında gümüş madalya kazandı. Yahya Gürbüzer ile Fatma Gürbüzer bronz madalya kazandı.

Başkan Özdemir tebrik etti

Boccia takımını tebrik eden Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Sporcularımızın başarısından dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Onlar bize aslında isteyince hiçbir şeyin önünde engel olmadığını gösteriyor” dedi. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bagcilar-belediyesi-boccia-takimi-turkiye-sampiyonasinda-buyuk-basari-elde-etti/feed/ 0
UEFA ülke puanı sıralamasında son durum! Çekya farkı açıyor https://www.akittvhaber.com.tr/uefa-ulke-puani-siralamasinda-son-durum-cekya-farki-aciyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/uefa-ulke-puani-siralamasinda-son-durum-cekya-farki-aciyor/#respond Wed, 14 Aug 2024 12:56:59 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/uefa-ulke-puani-siralamasinda-son-durum-cekya-farki-aciyor/ Avrupa’daki temsilcimiz Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden 3. ön eleme turunda Lille ile uzatmalara giden maçta 1-1 berabere kalarak elenmesinin ardından gözler ülke puanına çevrildi. Geçen hafta gerisine düştüğümüz Çekya farkı açmaya başladı.

ÜLKE PUANI SIRALAMASINDA ÇEKYA FARKI AÇIYOR

Fenerbahçe, Lille ile 1-1 berabere kalıp ülke puanına 0.1 katkı yaptı. Maç 1-0 sona erip Fenerbahçe penaltılarda elenseydi ülke puanına katkısı 0.2 olacaktı.

SLAVIA PRAG LILLE İLE EŞLEŞTİ

Geçen hafta ülke puanı sıralamasında 9. sırayı kaptırdığımız Çekya’da ise Sparta Prag, FCSB’yi 1-1’in rövanşında deplasmanda 3-2 geçip play-off turuna yükseldi, Slavia Prag ise Union SG’yi 3-1’in rövanşında deplasmanda 1-0 yendi ve turu geçip Lille’in rakibi oldu. Bu sonuçların ardından geceyi iki galibiyetle tamamlayan Çekya, Türkiye ile farkı 0.65’e çıkardı. Türkiye, Perşembe günkü maçların sonucu fark etmeksizin haftayı 10. sırada tamamlayacak.

ÜLKE PUANI SIRALAMASI SON DURUM

  • 1- İNGİLTERE: 89.160
  • 2- İTALYA: 79.106
  • 3- İSPANYA: 73.989
  • 4- ALMANYA: 71.660
  • 5- FRANSA: 57.950
  • 6- HOLLANDA: 54.566
  • 7- PORTEKİZ: 49.516
  • 8- BELÇİKA: 43.200
  • 9- ÇEKYA: 35.750

10- TÜRKİYE: 35.100

  • 11- NORVEÇ: 30.500
  • 12- İSRAİL: 29.875
  • 13- AVUSTURYA: 29.100
  • 14- DANİMARKA: 28.700
  • 15- YUNANİSTAN: 28.250

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/uefa-ulke-puani-siralamasinda-son-durum-cekya-farki-aciyor/feed/ 0
Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’ndaki başarıyı değerlendirdi https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-tekvando-federasyonu-baskani-paris-2024-olimpiyat-oyunlarindaki-basariyi-degerlendirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-tekvando-federasyonu-baskani-paris-2024-olimpiyat-oyunlarindaki-basariyi-degerlendirdi/#respond Wed, 14 Aug 2024 12:56:55 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-tekvando-federasyonu-baskani-paris-2024-olimpiyat-oyunlarindaki-basariyi-degerlendirdi/ Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Metin Şahin, “Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda bronz madalya kazanarak tüm olimpiyatlardan madalya ile dönme geleneğimizi sürdürdük” dedi.

Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Metin Şahin, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Sporcuların büyük bir emekle hak ederek oyunlara katıldığını belirten Şahin, “Olimpiyat oyunları sporun zirvesi. En büyük heyecanın, en büyük mücadelenin yaşandığı bir alan. Biz de Paris’te bir olimpiyat madalyası kazanmayı başardık. Herkes gibi bizim de gönlümüzden geçen bu sayının daha fazla olmasıydı. Eldeki veriler de bunu destekliyordu. Paris’e son Avrupa ve dünya şampiyonu olmuş takımın sporcularıyla katıldık. Bu sporcularımız 3 yıllık büyük bir emeğin ardından dünya sıralamasında ilk 5’te yer alarak buraya bileklerinin gücüyle, hak ederek geldiler. Bir sene önce tarihimizde ilk kez 3 dünya şampiyonu birden çıkardık. Böyle olunca herkeste beklentiler doğal olarak yükseldi. Bakanlığımız ve federasyonumuz bu süreçte tüm desteğini verdi. Teknik ekibimiz ve sporcularımız ellerinden geleni yaptılar. Ancak sporun içinde böyle durumlar olabiliyor. Bu da çok doğal bir durum. Hele ki olimpiyatlar her zaman her sonuca açık olabiliyor. Sporcularımız bizim sporcularımız. Bizleri geçmişte nasıl gururlandırdılarsa yarın da bunu başaracaklar. Bizler de üzerimize düşen dersleri çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

Başkan Metin Şahin, Paris’te tekvando kadınlar +67 kg’da bronz madalya kazanan Nafia Kuş’un başarısıyla ilgili, “Paris’te Nafia Kuş Aydın’ın kazandığı madalya ile tekvandonun resmi programa alındığı Sidney 2000’den bu yana üst üste 7. olimpiyatımızdan da madalya ile ayrıldık. Ülkemizin olimpiyat tarihinde kazandığı toplam madalyaların yüzde 10’unu biz elde ettik. Artık bu bir gelenek oldu. Bu istikrar da ülkemizde sadece bizim federasyonumuza nasip oldu. Dünyada bizden başka bu başarıyı gösterebilen sadece 3 ülke var. Tekvandonun anavatanı Güney Kore, Fransa ve Çin. Bu konuda istikrarı sürdürebilmek de önemli başarıdır. Gerçekten büyük çaba gösteriyoruz. Tekvando belki de olimpiyatlara katılımın en zor olduğu spor branşı. Biz, bu noktada Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tüm bunlar büyük emeğin karşılığı. Sadece sonuçlara odaklanarak bunları göz ardı etmemek gerek” diye konuştu. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-tekvando-federasyonu-baskani-paris-2024-olimpiyat-oyunlarindaki-basariyi-degerlendirdi/feed/ 0
ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: “Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz” https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-albay-douglas-mcgregordan-alcak-itiraf-turkiyeye-saldirmasi-icin-pkkyi-hazirliyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-albay-douglas-mcgregordan-alcak-itiraf-turkiyeye-saldirmasi-icin-pkkyi-hazirliyoruz/#respond Wed, 14 Aug 2024 12:27:54 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-albay-douglas-mcgregordan-alcak-itiraf-turkiyeye-saldirmasi-icin-pkkyi-hazirliyoruz/ ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz

ABD, Türkiye ile müttefik olsa da, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye açık destek vermeye devam ediyor. Terör örgütü YPG/PKK’nın sözde anma ve mezuniyet törenlerine kadar katılan ABD tırlar dolusu silah ve mühimmat da gönderiyor.

ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz

ABD’li Emekli Albay Douglas McGregor ise katıldığı bir programda PKK/YPG ile olan kirli ilişkilerine ve bölgedeki planlarına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

ABD’li Albay McGregor’dan gündemi sarsacak itiraf: “Türkiye’ye saldırması için Suriye’de PKK’yı hazırlıyoruz” | Video

McGregor şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan, ısrarla ülkesini savaştan uzakta tutmaya çalışıyor. İsrail’e yönelik çok sert çıkışlar da yapsa ondan hiç hazetmese de ülkesini ısrarla savaştan uzakta tutmaya çalışıyor.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz

Erdoğan, İsrail’in Lübnan’a girmesi halinde bunun Lübnan’ı istikrarsızlaştıracağının da farkında…

ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz

“PKK’YI TÜRKİYE’YE SALDIRMASI İÇİN HAZIRLIYORUZ”

Türkiye’ye saldırmaları için Suriye’de güçlerimizi hazırlıyoruz. Kimleri mi kastediyorum PKK ve diğer bazı örgütleri Türkiye’ye saldırmaları için teşvik ediyor ve silahlandırıyoruz. Türkler de bunun farkındalar ve rahatsızlar. Bunu geçmişte de yaptık ancak bu sefer iş çok ciddi.

ABD’li albay Douglas McGregor’dan alçak itiraf: Türkiye’ye saldırması için PKK’yı hazırlıyoruz

“BÜYÜK SAVAŞA DOĞRU GİDİYORUZ”

İsrail’in de parçası olduğu büyük bir savaşa doğru gidiyoruz. Amerika zaten bunun bir parçası, Türk devleti de savaşın eşiğinde olduğunu kamuoyuna açıklamak üzere… Şayet bunu bir istiklal mücadelesi olarak sunarsalar, kamuoyu hiç şüphesiz savaşmak isteyecektir.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-albay-douglas-mcgregordan-alcak-itiraf-turkiyeye-saldirmasi-icin-pkkyi-hazirliyoruz/feed/ 0
Kadınlar, 8 Mart’ta Doğu Türkistan için yürüdü https://www.akittvhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/ https://www.akittvhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/#respond Wed, 14 Aug 2024 10:48:26 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/ Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Genç İHH, Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği ve Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Çin yönetiminin Doğu Türkistanlı kadınlara yönelik işlediği zulümleri protesto etmek için 61 ilde yürüyüş düzenledi.

“DOĞU TÜRKİSTANLI KADINLARA SES VERİN”

İstanbul’daki eylem, Fatih Camii’nden Saraçhane Parkı’na kadar yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüşün varış noktasında ise ortak basın açıklaması yapıldı. “Doğu Türkistanlı Kadınlara Ses Verin!” başlığıyla düzenlenen basın açıklamasını Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği Başkanı Müzeyyen Özuygur yaptı.

Kadınlar, 8 Mart’ta Doğu Türkistan için yürüdü – VİDEO

“HAK İHLALLERİ SON BULMALI”

Açıklamada, “Doğu Türkistan bölgesinde illegal yollarla kurulan toplama kamplarında kadınlığı, anneliği ve en başta insanlığı gasp eden bu işgali kınıyoruz. Günümüzde Doğu Türkistan’da olduğu gibi kadınlar savaşların en çok kaybeden cephesi olmuştur. Suriye, Yemen, Libya, Filistin ve Mısır’da çatışma ortasında kalan kadınların uluslararası sözleşmelerdeki haklarının ihlal edildiğine dikkat çekmek ve bu ihlallerin son bulması için kanunların icra edilmesi gerekliliğini belirtmek için buradayız” ifadeleri kullanıldı.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“KAMPLARDA BİRÇOK ZULÜM YAŞANIYOR”

Açıklamada ayrıca, “Sadece Doğu Türkistan’ın Hoten bölgesinde 15 bin kadının tutulduğu bir kamp olması çok sayıda kadının sesi olmamız gerektiği gerçeğini bir kez daha göstermektedir. Kamplarda; haksız ve keyfi tutuklama, hapsedilme, işkence ve toplu tecavüz, zorunlu kürtaj ve kısırlaştırma uygulaması, dini anlam ifade eden isimlerin değiştirilmesi, Aile Olmak Projesi adı altında ev içine Çinli erkeği zorla sokma, aile parçalanması ve çocukların annelerden alınması ile kültürel ve inanca dair faaliyetlerin tamamen yasaklanması gibi pek çok hak ihlali ve zulüm yaşanıyor.” ifadelerine yer verildi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“BM, ÇİN’İ DURDURMAKLA SORUMLU”

Açıklamada son olarak, “Çin’in hak ihlalleri, uluslararası hukuka göre soykırım ve insanlığa karşı suçlar kategorisinde olan suçlardır. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesidir ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki çok sayıda insan hakları sözleşmesine taraftır. BM ve BM üyesi tüm devletler Çin’in yapmış olduğu bu suçları durdurmakla sorumludur.” denildi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“ÇİN YÖNETİMİ SOYKIRIM VE ASİMİLASYON YÜRÜTÜYOR”

Yeniden Refah Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı Ayşe Nur Aslan, Doğu Türkistan’daki zulümlerin 70 yılı aşkın süredir devam ettiğini belirtti. Aslan, “Doğu Türkistan’da 30 milyon insan Müslüman oldukları için Çin tarafından zulme uğruyor. Çin, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı dahi gözetmeden sistematik asimilasyon ve soykırım faaliyeti yürütüyor.” dedi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HAREKETE GEÇMELİ”

Hüda Par İstanbul Kadın Kolları Başkanı Münevver Aktaş da, uluslararası örgütlerin zulümler karşısında çifte standart uygulamaması ve harekete geçerek yaptırımlar uygulaması gerektiğini belirtti.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Tesettür Seferberliği Platformu Başkanı Mürvet Cengiz ise, “Çin, Doğu Türkistanlı Müslüman Uygur halkına karşı baskı, tecrit, işkence, zulüm, katletme, aile ve özel yaşantıdan mahrum bırakma, dini ve kültürel haklarını ellerinden alarak asimile etmeye çalışmak gibi sayısız suç işliyor. Sistematik bir soykırım yapıyor” ifadelerini kullandı.

Eylem, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/feed/ 0
‘Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’ bu yıl 16 şehre nefes oluyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-kultur-yolu-festivalleri-bu-yil-16-sehre-nefes-oluyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-kultur-yolu-festivalleri-bu-yil-16-sehre-nefes-oluyor/#respond Wed, 14 Aug 2024 09:13:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-kultur-yolu-festivalleri-bu-yil-16-sehre-nefes-oluyor/ 'Türkiye Kültür Yolu Festivalleri' bu yıl 16 şehre nefes oluyor

Düzenlendiği şehirde çocuk, genç ve orta yaşlı tüm vatandaşlara hitap eden etkinlikler başladı.

Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla sanatı, kültürü ve tarihi bir araya getiren festivaller, gelecek yıl ise 20 şehre yayılacak.

Konserlerden sergilere, tiyatrodan opera ve bale gösterilerine, söyleşilerden atölyelere, çocuk etkinliklerinden dijital sanatlara kadar yüzlerce etkinliğin gerçekleştirildiği Türkiye Kültür Yolu Festivalleri, bu yıl rotasına Adana’dan başladı.

FESTİVALLERİN İLKİ ADANA’DA YAPILDI

Kentte bu yıl 12. kez “Nisan’da Adana’da” sloganıyla organize edilen “Portakal Çiçeği Karnavalı”, Kültür Yolu Festivalleri’ne dahil edilerek 13-21 Nisan’da düzenlendi.

İKİNCİSİ ŞANLIURFA’DA GERÇEKLEŞTİ

Ardından Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmak amacıyla 25 Mayıs- 2 Haziran arasında “Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali” gerçekleştirildi.

ÜÇÜNCÜSÜ BURSA’DA

Birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapan, Bursa’nın tarihi ve kültürel zenginliğine de ışık tutan “Bursa Kültür Yolu Festivali”, 1-9 Haziran arasında sanatseverleri ağırladı.

“HANZALA” SERGİSİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Yoğun ilginin yaşandığı festivalde, Filistin’in mücadelesine bir saygı duruşu olarak hazırlanan özel bir seçki de izleyicilerin dikkatini çekti. Bursa Göç Tarihi Müzesi’ndeki seçkide Filistin davasına vurgu yapan karikatürleriyle bilinen Naci El-Ali’nin, özgürlük mücadelesinin sembollerinden biri haline gelen “Hanzala” sergisi yer aldı.

DÖRDÜNCÜSÜ SAMSUN’DAYDI

“Samsun Kültür Yolu Festivali”, 8-16 Haziran arasında 30 ayrı mekanda bine yakın sanatçının katılımıyla gerçekleştirildi. Festivalde 600 etkinlik katılımcıların beğenisine sunuldu.

BEŞİNCİSİ TRABZON’DAYDI

Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında 22-30 Haziran’da düzenlenen “Trabzon Kültür Yolu Festivali”ni ise 2 milyon 100 binden fazla ziyaretçi takip etti.

ALTINCISI VAN’DAYDI

Kültür ve Turizm Bakanlığınca Van’da ilk defa 29 Haziran-7 Temmuz arasında düzenlenen “Van Kültür Yolu Festivali”, kentte büyük ilgi gördü.

Festival kapsamında kentte konserlerden sergilere, yarışmalardan yemek tanıtımlarına kadar 30’dan fazla noktada 500’ün üzerinde etkinlik yapıldı.

“NEVŞEHİR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ” YARIN BAŞLIYOR

Kapadokya bölgesinin kalbinde yer almasıyla bilinen, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Nevşehir’de, Kültür Yolu Festivali yarın başlıyor.

Şehrin kültürel mirasını sanatsal bir çerçevede sergileme fırsatı sunan “Nevşehir Kültür Yolu Festivali”, 11 Ağustos’a kadar devam edecek.

DOLU DOLU GEÇECEK

Festival, müzikten tiyatroya, dans gösterilerinden sergilere kadar geniş bir yelpazede etkinlikler sunacak. Ayrıca, yerel sanatçıların eserlerinin de sergileneceği festival, Kapadokya’nın kültürel zenginliklerini daha geniş bir kitleye tanıtma imkanı bulacak.

ERZURUM

Erzurum’da 17-25 Ağustos’ta düzenlenecek Kültür Yolu Festivali de sanat ve kültürel etkinliklerle zengin tarih ve gelenekleri vitrine çıkaracak. Erzurum’un tarihi ve kültürel mekanları, festival süresince özel olarak aydınlatılacak.

Erzurum’un simgesel yapılarından Çifte Minareli Medrese ve Yakutiye Medresesi de festivalin en çok ilgi çeken mekanları arasında bulunuyor.

ÇANAKKALE

Çanakkale’de “Troya Kültür Yolu Festivali”, 31 Ağustos-8 Eylül arasında sanatseverlerle buluşacak. Çanakkale’nin uluslararası platformda daha geniş bir tanınırlığa kavuşmasına katkıda bulunması amaçlayan festivalde birçok sanat ve kültürel etkinliğin yanı sıra Murat Boz, Derya Uluğ, Can Bonomo, Ebru Yaşar, Emre Fel, Buray, Gökhan Türkmen ve Orhan Çakmak konserleri yapılacak.

GAZİANTEP

Gaziantep’de “GastroANTEP Kültür Yolu Festivali”, 14-22 Eylül’de gerçekleştirilecek. Festivalde dünyaca ünlü şefler, katılımcılara yeni tarifler öğretecek. Festivalde ziyaretçiler, el emeği geleneksel sanatları da keşfedilebilecek.

ANKARA

Ankara’nın tarihi ve modern dokusunu 4.7 kilometrelik rotada gözler önüne seren “Başkent Kültür Yolu Festivali”, 21-29 Eylül arasında düzenlenecek.

KONYA

Konya’da Kültür Yolu Festivalleri kapsamına alınan “21. Konya Mistik Müzik Festivali” de 21-29 Eylül arasında sanatseverlerle buluşacak. Konserlerin, sema ayinlerinin gerçekleştirildiği festival, farklı coğrafyalardan ve farklı kültürlerden gelen sanatçıların, tüm dünyaya barış mesajı vereceği bir buluşmaya sahne oluyor.

İSTANBUL

İstanbul’da “Beyoğlu Kültür Yolu Festivali” de 28 Eylül- 6 Ekim arasında ziyaretçileri ağırlayacak. Şehrin somut ve somut olmayan kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktaran festivalde, uluslararası etkinlikler arasında “Frida Kahlo’nun Günlükleri”, “Sebastiao Salgado – Genesis”, “Warhol’un Dünyası – Pop Art’ın İkonu” ve “Leonardo Da Vinci – Rönesans Dehası” sergileri dikkat çekiyor. Sergiler Ankara, İzmir ve Antalya’da da sanatseverlerle buluşacak.

DİYARBAKIR

Kendine has mimarisi ve sanat anlayışıyla pek çok uygarlığın merkezi Diyarbakır’da “Sur Kültür Yolu Festivali”, 12-20 Ekim arasında gerçekleştirilecek.

İZMİT

“İzmir Kültür Yolu Festivali”, 26 Ekim-3 Kasım arasında düzenlenecek. Konserler, tiyatro, sergiler ve atölye çalışmalarıyla şehrin zengin kültürel mirası festivalde kutlanacak.

ANTALYA

Renkli konserlerden sanat dolu sergilere ve yaratıcı dijital atölyelere kadar zengin içeriğiyle kültür ve sanatı bir araya getirecek “Antalya Kültür Yolu Festivali” ise 2-10 Kasım arasında misafirlerini ağırlayacak.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-kultur-yolu-festivalleri-bu-yil-16-sehre-nefes-oluyor/feed/ 0
Yetenekli çocuklar bu okullarda parlayacak https://www.akittvhaber.com.tr/yetenekli-cocuklar-bu-okullarda-parlayacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/yetenekli-cocuklar-bu-okullarda-parlayacak/#respond Wed, 14 Aug 2024 08:42:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/yetenekli-cocuklar-bu-okullarda-parlayacak/ 9 Eylül’de başlayacak 2024- 2025 eğitim-öğretim dönemi öğrencilerin hayatına birçok yenilik getirecek. Yeni müfredatın kademeli olarak uygulanmaya başlayacağı eğitim döneminde yetenek sınavlarıyla öğrenci alacak ilkokul ve ortaokullar da hayata geçirilecek. Türkiye genelinde belirlenen spor liseleri bünyesinde, öğrencilerin erken yaşta spora yönlendirilmesi, yetenekli öğrencilerin keşfedilmesi ve bilinçli sporcuların ortaya çıkması amacıyla “spor ortaokulları” açılacak. Ayrıca bu yıl Türkiye’nin ilk müzik okulu da Ankara’da eğitime başlayacak.

BEDEN EĞİTİMİ AĞIRLIKLI OLACAK
Pilot başlatılacak yeni spor ortaokulları, ilkokuldan sonra sportif yeteneklerinin farkında olan, öğrenim hayatını spor alanında devam ettirmek isteyen öğrenciler için tasarlanacak. Türkiye genelinde belirlenen spor liseleri bünyesinde, temel eğitimin genel amaçlarının yanı sıra öğrencilerin erken yaşta spora yönlendirilmesi ve yetenekli öğrencilerin keşfedilmesi, bilinçli sporcuların ortaya çıkması amacıyla spor ortaokulları açılacak. Bu ortaokullarda ağırlıklı olarak beden eğitimi dersleri verilecek. Okullarda futbolun yanı sıra milli sporlarımız da okutulacak. Öğrenciler, spor ortaokullarına yetenek sınavıyla kabul edilecek.

CUMHURİYET TARİHİNDE BİR İLK
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’yle işbirliği yaparak müzik devrimi sayılabilecek bir eğitim-öğretim projesini de bu yıl hayata geçiriyor. Üniversite bünyesinde ilkokuldan üniversiteye kadar devam edecek, hatta yüksek lisansa kadar uzanabilecek entegre bir müzik okulu açılıyor. Proje çok önemli bir başka özellik daha taşıyor. Okulda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın koruması altındaki çocuklar da eğitim alacak. Bakanlık bu öğrencileri yetenek taraması yaparak seçecek. Müziğe yetenekli olan çocuklar 5 yaşından 18 yaşına kadar bu okulda yatılı eğitim alabilecek.

81 İLDE YETENEK TARAMASI
Okullar, Türkiye’nin her tarafından öğrenci alacak. 81 ilde yetenek taramaları yapılacak. İlk etapta 1, 5 ve 9’uncu sınıflara öğrenci alınacak. Türk müziği temalı ilköğretim ve lisesinin klasik Türk müziği, geleneksel sanatlar, kadim sanatların geleceğe taşınması anlamında önemli bir rol üstlenecek. Projeyle Türk müziğinde nitelikli insan kaynağının artırılması amaçlanıyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yetenekli-cocuklar-bu-okullarda-parlayacak/feed/ 0
ABD Türkiye’den yardım istedi: İran’ı ikna edin https://www.akittvhaber.com.tr/abd-turkiyeden-yardim-istedi-irani-ikna-edin/ https://www.akittvhaber.com.tr/abd-turkiyeden-yardim-istedi-irani-ikna-edin/#respond Wed, 14 Aug 2024 07:27:00 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/abd-turkiyeden-yardim-istedi-irani-ikna-edin/ İran destekli Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin suikasta uğraması ve İran’ın İsrail‘e karşı misilleme tehditlerinde bulunması bu gerilimin artmasına sebep oldu. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Jeff Flake, İran’ın gerilimi azaltması konusunda müttefiklerin ikna etmesini istediklerini ifade etti.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğramış, bu suikastın ardından İran, İsrail‘e karşı misilleme tehditlerinde bulunmuştu. İran, suikasttan İsrail‘i sorumlu tutarken, İsrail ise sorumluluğu üstlenmemişti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby, İran’ın İsrail’e olası misillemesinin bu hafta gerçekleşebileceğini söyledi. Fox News ise “Tahran 24 içinde vurabilir” iddiasında bulundu.

“İRAN’I GERİLİMİ AZALTMA KONUSUNDA İKNA ETMELERİNİ İSTİYORUZ”

Türkiye Büyükelçiliği görevi yakında sona erecek olan Flake İstanbul’da gazetecilerle düzenlediği toplantısında, “İran ile ilişkisi olan tüm müttefiklerimizden, İran’ı gerilimi azaltması konusunda ikna etmelerini istiyoruz ve bu ülkelerin arasında Türkiye de bulunuyor” dedi.

Flake Washington’un Türk muhataplarına atıfta bulunarak, “Gerilimin tırmanmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Gerilimin tırmanmayacağı konusunda bizden daha emin görünüyorlar” dedi.

ESİR TAKASINDA TÜRKİYE’NİN ROLÜ

Flake, Ağustos ayı başında Ankara‘da gerçekleşen ve Soğuk Savaş’tan bu yana ABD ile Rusya arasındaki en büyük çaplı esir takasında Türkiye’nin oynadığı “faydalı role” dikkat çekti.

Flake, “Müzakere tarafında yer almadılar ancak lojistik tarafta önemli bir rol oynadılar” dedi.

Gazze’deki durumun “çok zor” olduğunu belirten Flake, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İsrail karşıtı söylemlerinin Türkiye’nin arabulucu rolü oynamasını zorlaştırdığını ifade etti.

Flake ayrıca Washington’un “Aktif olarak” ateşkes çağrısı yapmaya başlamasından sonra Ankara ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarının azaldığını ancak sürtüşmenin devam ettiğini söyledi.

ABD’nin, Türkiye’den Rusya’ya gönderilen askeri bağlantılı donanım konusunda endişeli olmaya devam ettiğini belirten Flake, Ankara’dan ihracatı önlemeye yönelik işbirliğini artırmasını istedi.

Flake “Bu durum bizim için endişe verici olmaya devam ediyor ve sık sık ve tutarlı bir şekilde gündeme getiriyoruz. Buradaki muhataplarımızla yaptığımız görüşmelerde, amacımızın Rusya’nın savaş kabiliyetini elinden almak olduğuna dikkat çekeceğiz” dedi.

Flake, “Türkiye’den önemli miktarda ürün geldiğini görüyoruz. Bu nedenle daha iyi bir iş birliği yapmak istiyoruz ve birçok yönden bunu başarıyoruz. Rusya’nın şikayet ettiğini biliyorum, bu iyiye işaret” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abd-turkiyeden-yardim-istedi-irani-ikna-edin/feed/ 0
Orman yangınlarıyla mücadele eden Yunanistan’a Türkiye’den helikopter ve uçak desteği https://www.akittvhaber.com.tr/orman-yanginlariyla-mucadele-eden-yunanistana-turkiyeden-helikopter-ve-ucak-destegi/ https://www.akittvhaber.com.tr/orman-yanginlariyla-mucadele-eden-yunanistana-turkiyeden-helikopter-ve-ucak-destegi/#respond Wed, 14 Aug 2024 07:26:57 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/orman-yanginlariyla-mucadele-eden-yunanistana-turkiyeden-helikopter-ve-ucak-destegi/ Yunanistan‘ın başkenti Atina yakınlarındaki Varnava’da başlayan ve şiddetli rüzgar nedeniyle Attiki’nin çeşitli bölgelerine yayılan yangın nedeniyle 9 köy ile 3 hastane tahliye edildi. Türkiye’nin yangınla mücadele eden Yunanistan‘a destek amacıyla iki yangın söndürme uçağı ve bir helikopter gönderilmesi için çalışmaları başlattığı bildirildi.

Yunan basınındaki haberlere göre, yüzlerce itfaiyecinin müdahalesine rağmen kontrol altına alınamayan başkent Atina’nın kuzey kesimlerinde çıkan yangın nedeniyle birçok yerleşim yeri tahliye edildi. Sabah saatlerinde tahliye edilen Penteli Çocuk Hastanesi ile 414. Askeri Hastanesi’nin ardından, şimdi de Amalia Felming Hastanesi’nin tahliye edildiği belirtildi.

Yunanistan'da Şiddetli Yangın: 9 Köy ve 3 Hastane Tahliye Edildi, Türkiye Destek İçin Uçak ve Helikopter Gönderiyor

TÜRKİYE’DEN KOMŞUYA HELİKOPTER VE UÇAK DESTEĞİ

Türkiye’nin yangınla mücadele eden Yunanistan‘a destek amacıyla iki yangın söndürme uçağı ve bir helikopter gönderilmesi için çalışmaları başlattığı bildirildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Atina’yı etkisi altına alan yangınlarla mücadele eden komşumuz Yunanistan‘a destek amacıyla iki yangın söndürme uçağı ve bir helikopter gönderilmesi için gerekli çalışmalar başlatılmıştır.” ifadesini kullandı.

Orman yangınlarıyla mücadele eden Yunanistan'a Türkiye'den helikopter ve uçak desteği

“TEHLİKELİ BİR YANGINLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

1960’tan beri kaydedilen en sıcak haziran ve temmuz ayının yaşandığı Yunanistan‘da yetkililer, şiddetli rüzgar nedeniyle yayılmaya devam eden yangında çok sayıda evin kül olduğunu duyurdu. Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Vassilis Kikilias “20 saattir dramatik koşullar altında mücadele ettiğimiz olağanüstü tehlikeli bir yangınla karşı karşıyayız.” dedi.

Yunanistan'da Şiddetli Yangın: 9 Köy ve 3 Hastane Tahliye Edildi, Türkiye Destek İçin Uçak ve Helikopter Gönderiyor

“TAHLİYE KARARLARINA UYUN” ÇAĞRISI

Yunanistan İtfaiye Teşkilatı Sözcüsü Vasilyos Vathrakoyannis de ekiplerin zor şartlar altında çalıştığını ifade ederek, vatandaşların tahliye kararlarına uymalarını istedi. Tahliye emirlerine uymayı reddedenlerden bazılarının evlerinde mahsur kaldığını belirten Vathrakoyannis, “İtfaiye ekipleri kurtarma operasyonları sırasında hayatlarını tehlikeye atıyor. Vatandaşların tahliye emirlerine uyması gerekir.” dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele eden Yunanistan'a Türkiye'den helikopter ve uçak desteği

2’Sİ İTFAİYECİ 15 KİŞİ YARALANDI

Vathrakogiannis, şu ana kadar 2 itfaiyeci ve 13 vatandaşın hafif yaralandığını söyledi. Atina Tabipler Birliği, yangın bölgelerinde yaşayan kronik rahatsızlıkları olan bireyleri, yaşlıları, hamile kadınları, küçük çocukları ve solunum ile kalp problemleri yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Haberlerde, yangın söndürme çalışmalarına katılmak üzere Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması çerçevesinde Fransa, İtalya ve Çekya’dan ekiplerin Yunanistan’a geleceği bildirildi.

Yunanistan'da Şiddetli Yangın: 9 Köy ve 3 Hastane Tahliye Edildi, Türkiye Destek İçin Uçak ve Helikopter Gönderiyor

YANGINA MÜDAHALE SÜRÜYOR

Dün öğleden sonra çıkan yangına bugün 500’den fazla itfaiyeci, 152 itfaiye aracı, çok sayıda gönüllü, 17 yangın söndürme uçağı ve 15 helikopter müdahale ediyor. Çok sayıda evin zarar gördüğü yangında polis ve itafaiye ekipleri, çoğunluğu yaşlı ve uyarıları dikkate almayan 200’den fazla kişiyi tahliye etmişti. Meteoroloji uzmanları ve hükümet yetkilileri, perşembe gününe kadar hava koşulları nedeniyle vatandaşları artan orman yangınları konusunda uyarmış, İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Vassilis Kikilias da ülkenin yarısının “kırmızı alarm” altında olacağını belirtmişti.

Orman yangınlarıyla mücadele eden Yunanistan'a Türkiye'den helikopter ve uçak desteği

Öte yandan 2023 yılında Yunanistan’da çıkan orman yangınlarında en az 28 kişi ölmüş ve 20’den fazla kişi de yaralanmıştı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/orman-yanginlariyla-mucadele-eden-yunanistana-turkiyeden-helikopter-ve-ucak-destegi/feed/ 0
Filistin Yönetimi Başkanı Abbas, Türkiye’ye geliyor https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-yonetimi-baskani-abbas-turkiyeye-geliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-yonetimi-baskani-abbas-turkiyeye-geliyor/#respond Wed, 14 Aug 2024 07:16:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-yonetimi-baskani-abbas-turkiyeye-geliyor/ Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, Orta Doğu geriliminin bölgesel savaşa dönüşme riski taşıdığı kritik dönemde Rusya’daki temaslarının ardından bugün Türkiye’de olacak. Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Abbas, yarın da TBMM’de bir konuşma yapacak.

Mahmud Abbas ile yapılacak görüşmelerde Hamas’ın yeni yönetimi ile El Fetih’in birlik hükümeti kurmaları, İsrail-Hamas savaşı ve Gazze’deki insani sorunların çözümü konularının ele alınması bekleniyor.

Dün Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen Abbas’ın Ankara’da Filistin sorunu ve İsrail-Hamas savaşının gidişatına ilişkin önemli mesajlar vermesi bekleniyor.

Erdoğan ve Abbas’ın bugün yapacakları görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulunmaları öngörülüyor.

TBMM’de yarın gerçekleşecek program ise Abbas’ın Meclis BaşkanıNuman Kurtulmuş ile görüşmesiyle başlayacak. Meclis Genel Kurulu’na hitap edecek olan Abbas, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Şeref Holü’ndeki Filistin temalı fotoğraf sergisini gezecek.

Sergide 31 Temmuz’da Tahran’da suikast sonucu ölen Hamas’ın eski siyasi lideri İsmail Haniye’in geçmişte Türkiye’ye yaptığı ziyaretler sırasında çekilen fotoğrafların da yer alacağı kaydediliyor.

Hamas ve İran suikasttan İsrail’i sorumlu tutmuş, İsrail ise Haniye’yiş öldürdüğünü resmen ne doğrulamış ne yalanlamıştı.

Erdoğan, Abbas’ı eleştirmişti

Filistin liderinin Ankara ziyareti, Erdoğan’ın Abbas’ı hedef alan eleştirilerinin ardından geliyor olması açısından da önemli.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Türk yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ABD Kongresi’ne davet eden ve konuşmasını ayakta alkışlayan Amerikalı Kongre üyelerini sert dille eleştirmişti.

Türkiye’de bazı muhalefet partileri ise Erdoğan’ı “eleştirmekten başka bir şey yapmamakla” suçlamış ve bugüne kadar niçin Mahmud Abbas’ı ve İsmail Haniye’yi TBMM’de konuşma yapmak için çağırmadığını sorgulamışlardı.

Temmuz ayı sonunda Rize’yi ziyareti sırasında yaptığı bir konuşmada muhalefetin eleştirilerine “Size davet etmediğimizi kim söylüyor?” yanıtını veren Erdoğan, “Davet ettiğimiz hâlde gelmeyen Sayın Abbas, kusura bakmasın önce bizden ayrıca özür dilemesi lazım. Davet ettik ama gelmedi. Bekliyoruz, bakalım gelebilecek mi? Gelir veya gelmez ama biz Filistin halkının, Filistinli kardeşlerimizin adına zaten söylenmesi gerekenleri her yerde her toplantıda dile getiriyoruz” demişti.

Erdoğan, Ağustos ayı başında yaptığı bir başka konuşmada, Abbas’ın yanı sıra Haniye’yi de Ankara’ya davet etmeyi planladıklarını şu ifadelerle kaydetmişti:

“Biz ayın 15’inde Meclisimizde Mahmud Abbas’ı konuşturmanın planı içindeydik. İsmail Heniyye kardeşimizi de aynen burada yine konuşturalım demiştik. Hatta Meclis mi olsun yoksa bu salonumuz mu olsun diye de Meclis Başkanımızla onun planlarını yapıyorduk. O planı yaparken, hemen ertesi gün maalesef şehadeti duyduk.”

Abbas kritik dönemde Ankara’da olacak

Abbas’ın Ankara ziyaretinin zamanlaması son dönemde yaşanan üç önemli gelişme nedeniyle önem kazanıyor. Bunların başında Haniye’nin öldürülmesi ve onun yerine Hamas’ın başına sertlik yanlısı olarak bilinen ’ın geçmesi geliyor.

Haniye ile yakın ilişki içinde olan Ankara, Hamas ile El Fetih arasında birliğin sağlanması konusunda uzun süredir çaba göstermişti. Uzun süredir anlaşmazlık içinde olan Hamas ve El Fetih, 23 Temmuz’da Çin’in arabuluculuğunda ulusal birlik hükümeti kurulması konusunda uzlaştıklarını açıklamışlardı.

Haniye’nin ardından bu sürecin nasıl evrileceği bilinmiyor. Abbas’ın Meclis’teki konuşması sırasında Filistinlilerin birlik ve bütünlüğü konusunda nasıl bir mesaj vereceği merak ediliyor.

İkinci önemli gelişme, İran’ın Haniye’nin Tahran’da öldürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail’e misilleme yapacağını açıklaması oldu.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, 13 Ağustos’ta bir araya geldiği gazetecilere, “İran ile ilişkisi olan tüm müttefiklerimizden, İran’ı gerilimi azaltması konusunda ikna etmelerini istiyoruz ve bu ülkelerin arasında Türkiye de bulunuyor” dedi.

Müzakereler yeniden başlayacak mı?

Abbas’ın Meclis’te konuşma yapacağı gün, Haniye’nin öldürülmesi nedeniyle kesintiye uğrayan İsrail-Hamas ateşkes görüşmelerinin yeniden başlaması için hedeflenen tarih olması açısından da büyük önem taşıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 12 Ağustos’ta telefonda görüştüğü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a Hamas’ın müzakerelere yeniden dönmesinin önemini dile getirmişti.

Fidan da dün müzakerelerde arabuluculuk yapan Katar ve Mısır’ın dışişleri bakanlarıyla telefonda görüşmüş ve süreci ele almıştı.

Türkiye uzun süredir ateşkes çağrısında bulunuyor ve sorunun çözümünün Filistin devletinin kurulması olduğunu kaydediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-yonetimi-baskani-abbas-turkiyeye-geliyor/feed/ 0
Melikgazi Belediyesi, Kayseri’ye Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi Kuruyor https://www.akittvhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-kayseriye-havacilik-ve-uzay-bilimleri-lisesi-kuruyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-kayseriye-havacilik-ve-uzay-bilimleri-lisesi-kuruyor/#respond Wed, 14 Aug 2024 00:30:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-kayseriye-havacilik-ve-uzay-bilimleri-lisesi-kuruyor/ Melikgazi Belediyesi; Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının kurulduğu Kayseri’de, hem havacılık hem de uzay alanında Kayseri’ye çok farklı kabiliyetler kazandıracak olan ‘Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi’ni eski tayyare fabrikasının kuruluşundan 100 yıl sonra, aynı yerde inşa ediyor.

Melikgazi Belediyesi Mehmet Altun Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi’nde ulusal ve uluslararası havacılık standartlarını bilen, teorik, teknik ve uygulama bilgisine sahip öğrenciler yetişecek ve bu liseden mezun olan öğrenciler Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki gelişimine yön verecek. 1926 yılında kurulup 1942 yılında üretimi durdurulan ilk uçak fabrikası TOMTAŞ’la başlayan Kayseri’nin havacılık tarihinin, Melikgazi Belediyesi Mehmet Altun Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi ile yeniden yazılacağını belirten Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; “Türkiye’de ve Kayseri’mizde Türkiye Yüzyılı’na yakışır projelerimizle ses getirmeye, örnek teşkil edecek hizmetlerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu projelerimizden bir tanesi, belki de bizleri en çok heyecanlandıran projemiz: Melikgazi Belediyesi Mehmet Altun Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi. Kayseri’nin en önemli değerlerinden bir tanesi olacak inşallah. Yüzyıl önce havacılık tarihinin başladığı Kayseri’de Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi, gençlerimize umut verecek, geleceğe hazırlayacak, onlara istihdam sağlayacak ve Kayseri’nin de sanayisine zemin hazırlayacak bir lise olacak. Dolayısıyla havacılık tarihi Türkiye’de ve Kayseri’de başladığı noktada tekrar ayaklarının üstüne kalkıyor ve havacılık tarihi yeniden başlıyor” dedi. Hem Kayseri’nin hem Türkiye’nin sanayisine, havacılık ve uzay bilimleri alanında başarılı gençlerin yetişeceğini belirten Başkan Palancıoğlu, “Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi, meslek liseleri içerisindeki en nitelikli, en önemli liselerinden biri olacak. Lisemizin 11 tane atölyesi, büyük bir hangarı mevcut. İnşallah tefrişiyle birlikte özellikle Savunma Sanayi Başkanlığı’nın, TAİ, TEİ gibi nitelikli şirketlerinin buraya sponsor olması, öğrencilerimize burs imkanı sağlaması, staj ve iş imkanı vermesi konusunda uğraşıyoruz. Bizim hedefimiz özellikle gençlerimizin İHA’lara SİHA’lara olan ilgisi ile birlikte teknolojik altyapıyı en iyi şekilde sunacak ve atölye faaliyetleri ile bunu pekiştirecek; özellikle havacılık alanında, uzay alanında gençlerimizin çok iyi bir noktaya gelmesini sağlayacak bir meslek lisesi kazandırmak. Kayseri’ye sanayi açısından çok önemli katma değeri olacak. İnşallah bu lise açıldığında yalnızca Kayseri’nin değil; Türkiye’nin en önemli liselerinden bir tanesi olacak” dedi.

“Gençlerimiz bu lisede eğitim almak için sıraya girecekler”

Tarihe adını yazdıracak nice yeni nesiller yetiştirmek için Melikgazi Belediyesi olarak büyük bir görevi üstlendiklerini belirten Başkan Palancıoğlu; “Melikgazi Belediyesi olarak birçok alanda olduğu gibi eğitim yatırımlarımızla da adımızdan söz ettiriyoruz. 5 yıl gibi kısa bir sürede ilçemize rekor hizmetler kazandırdık. Gençlerimizin geleceği, ülkemizin geleceği için nitelikli eğitim sağlamak için ilçemize kazandırdığımız 21 okulun içerisinde en önemlisi Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi. İnşallah burası hem Kayseri’nin hem de ülkemizin geleceğine hitap edecek çok güzel, nitelikli, liyakatli gençleri yetiştirecek bir lise olacak. Yabancı dilde eğitim verecek ve Erciyes Üniversitesi’ne çok yakın bir noktada savunma sanayi açısından çok önemli bir konumda olacak. Kayseri’nin ve ülkemizin sanayisine de inşallah yön verecek diye düşünüyorum. Dolayısıyla gençlerimiz bu liseye girmek için sıraya gireceklerdir diye tahmin ediyoruz. Ülkemize, şehrimize, Melikgazi’mize hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-kayseriye-havacilik-ve-uzay-bilimleri-lisesi-kuruyor/feed/ 0
ABD’li emekli albay McGregor: Türkiye’ye saldırmaları için PKK/YPG’yi hazırlıyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-emekli-albay-mcgregor-turkiyeye-saldirmalari-icin-pkk-ypgyi-hazirliyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-emekli-albay-mcgregor-turkiyeye-saldirmalari-icin-pkk-ypgyi-hazirliyoruz/#respond Tue, 13 Aug 2024 23:48:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-emekli-albay-mcgregor-turkiyeye-saldirmalari-icin-pkk-ypgyi-hazirliyoruz/ Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesiyle Orta Doğu’da tırmanan gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD’li askeri analist McGregor’un Türkiye ile ilgili itirafı dikkat çekti. McGregor, “Türkiye ve İsrail’in de içinde olduğu bir savaş kapıda. Erdoğan Türkiye’yi savaştan uzak tutmaya çalışıyor. Türkiye’ye saldırmaları için Suriye’de güçlerimizi hazırlıyoruz. PKK, YPG ve onlarla birlikte hareket eden diğer bazı örgütleri Türkiye’ye saldırmaları için teşvik ediyor ve silahlandırıyoruz. Ama bu sefer iş çok ciddi.” dedi.

ABD’Lİ ASKERİ ANALİSTTEN DİKKAT ÇEKEN “TÜRKİYE” İTİRAFI

Hamas lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da suikastla öldürülmesinin ardından Orta Doğu’da yeni savaş kapıya dayandı. İran ve Lübnan Hizbullahı’nın İsrail’e yönelik misilleme saldırısı beklenirken, ABD’li emekli albay ve Savunma Bakanlığı eski danışmanı Douglas McGregor Türkiye ile ilgili dikkat çeken itirafta bulundu.

ABD'li emekli albay McGregor: Türkiye'ye saldırmaları için PKK/YPG'yi hazırlıyoruz
Douglas McGregor

“ERDOĞAN TÜRKİYE’Yİ SAVAŞTAN UZAK TUTMAYA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik çok sert çıkışlar yapsa da Türkiye’yi savaştan uzak tutmaya çalıştığını belirten askeri analist McGregor, ABD’nin Türkiye’ye saldırmaları için Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’yi hazırladığını söyledi.

“İSRAİL, PKK’YI KULLANARAK TÜRKİYE’YE SALDIRI PLANI HAZIRLIĞINDA”

MacGregor, ABD’nin daha önce PKK’yı Türkiye’ye saldırmak konusunda desteklediğini kabul ederken şimdi ise İsrail’in Suriye üzerinden PKK’yı kullanarak Türkiye’ye saldırı planı hazırlığında olduğu iddiasını da dile getirdi. McGregor şunları söyledi:

“TÜRKİYE’YE SALDIRMALARI İÇİN PKK/YPG’Yİ EĞİTİYORUZ”

“Türkiye’ye saldırmaları için Suriye’de güçlerimizi hazırlıyoruz şu anda. Kimleri mi kastediyorum? PKK, YPG ve onlarla birlikte hareket eden diğer bazı örgütleri Türkiye’ye saldırmaları için teşvik ediyor ve silahlandırıyoruz.

“BÜYÜK BİR SAVAŞA DOĞRU GİDİYORUZ”

Türkler de bunun farkındalar ve bundan çok rahatsızlar. Bunu geçmişte de düzenli bir şekilde yaptık. Ama bu sefer iş çok ciddi. Ruslar da kuzey Suriye’de yeni bir üs kurdular. Onlara karşı doğrudan eylemde bulunacağımız bir pozisyonda olmamızı istemiyorlar. Yani Türkiye ve İsrail’in de parçası olduğu büyük bir savaşa doğru gidiyoruz. Biz ABD olarak zaten bunun bir parçasıyız.”

ABD’nin terör örgütü YPG/PKK’yı Suriye’de eğitip-donattığı ve tırlarla silah ve mühimmat gönderdiği biliniyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abdli-emekli-albay-mcgregor-turkiyeye-saldirmalari-icin-pkk-ypgyi-hazirliyoruz/feed/ 0
NASA Space Apps Challenge Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde düzenlenecek https://www.akittvhaber.com.tr/nasa-space-apps-challenge-zonguldak-bulent-ecevit-universitesinde-duzenlenecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/nasa-space-apps-challenge-zonguldak-bulent-ecevit-universitesinde-duzenlenecek/#respond Tue, 13 Aug 2024 21:27:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/nasa-space-apps-challenge-zonguldak-bulent-ecevit-universitesinde-duzenlenecek/ NASA Space Apps Challenge, bu yıl Future In Space tarafından NASA ve aralarında Türkiye Uzay Ajansının da bulunduğu 15 uzay ajansı partnerliğinde ZonguldakBülent Ecevit Üniversitesinde düzenlenecek.

2012’de başlayan ve o tarihten bu yana dünya genelinde düzenlenen en büyük küresel hackathon haline gelen etkinlik, Dünya ve uzayda karşılaşılan zorluklara yenilikçi çözümler üretmek için NASA ve diğer uzay ajanslarının verilerinin kullanıldığı bir platform sunuyor. Space Apps, altı kıtadaki şehirlerde yerel yenilik topluluklarını bir araya gelmeye, fikir üretmeye ve inşa etmeye teşvik ediyor. Teknologlar, bilim insanları, tasarımcılar, girişimciler ve diğerlerinden oluşan çeşitli ve işbirlikçi ekipler, uzayda ve Dünya’da karşılaşılan en acil sorunlara yanıtlar geliştirmek için 2 günlük bir sürede birlikte çalışıyor. Space Apps 2023, NASA tarafından yazılan Dünya Bilimi meydan okuma bildirimlerine yanıt olarak 152 ülke ve bölgeden 57 bin 900’den fazla katılımcıyı ağırladı ve 5 bin 500’den fazla proje üretti.

Bu yıl ise 2024 NASA Space Apps Challenge, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde Dawn Rebels Teknoloji takımı önderliğinde 5- 6 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Etkinlik, BEUN’da yenilikçi çözümler üretmek isteyen katılımcıları ağırlayacak. – ZONGULDAK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/nasa-space-apps-challenge-zonguldak-bulent-ecevit-universitesinde-duzenlenecek/feed/ 0
Instagram, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın mesajlarını sildi https://www.akittvhaber.com.tr/instagram-diyanet-isleri-baskani-ali-erbasin-mesajlarini-sildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/instagram-diyanet-isleri-baskani-ali-erbasin-mesajlarini-sildi/#respond Tue, 13 Aug 2024 21:26:58 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/instagram-diyanet-isleri-baskani-ali-erbasin-mesajlarini-sildi/ İnstagram, Türkiye’de erişimin tekrar açılmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın hesabında yer alan 2 ayrı mesajı sildi.

Sosyal medya platformu Instagram’a, katalog suçları çerçevesinde uyguladığı politikalar nedeniyle 2 Ağustos’ta erişim engeli getirilmiş görüşmeler neticesinde alınan kararları kabul eden kuruluş için 13 Ağustos’ta erişim engeli kaldırılmıştı.

Erişim engelinin kaldırılmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın instagram hesabında yer alan 2 ayrı mesajı dün silindi. Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Müşaviri Burak Orhan, Ali Erbaş’ın silinen 2 paylaşımından birinin Dünya İslam Bilginleri İstişare Zirvesi sonrası Filistin’deki katliamı kınayan sonuç bildirisinden, diğerinin de Mekke’deki toplantıda İsrail terörünü eleştiren konuşmasından olduğunu ifade etti. Orhan, silinen 2 paylaşımla ilgili, “Kaldırılan her 2 paylaşımdaki ortak nokta Siyonist kelimesi. Instagram’da siyonist demek yasak sanırım. Ama katil İsrail’i her şekilde savunmak serbest” ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Müşaviri Burak Orhan’ın paylaşımı şu şekilde:

“Instagram Türkiye’de erişimin tekrar açılmasının ardından yeni skandal bir uygulamaya imza attı. Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş hocamız Ali Erbaş’ın instagram hesabında yer alan 2 ayrı mesajı dün silindi. Skandalın en ilginç tarafı, 3 ay önce yapılan uluslararası Dünya İslam Bilginleri İstişare Zirvesinde sayın başkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan Filistin’deki katliamı kınayan sonuç bildirisinden yapılan paylaşımın silinmiş olması. Yine daha yakın zamanda Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde yapılan uluslararası toplantıda İsrail terörünü eleştiren konuşmasını içeren paylaşım da dün silindi. Kaldırılan her 2 paylaşımdaki ortak nokta, Siyonist kelimesi. Instagramda siyonist demek yasak sanırım. Ama katil İsrail’i her şekilde savunmak serbest. Instagramın paylaşımları kaldırması siyonist İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımını gizlemeye yetmeyecek, ne yaparsa yapsın insanlığa karşı işlediği suçların hesabını elbet bir gün verecektir.” – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/instagram-diyanet-isleri-baskani-ali-erbasin-mesajlarini-sildi/feed/ 0
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Türkiye ve Singapur Arasında Teknoloji Transferi İçin İşbirliği Toplantısı Düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-turkiye-ve-singapur-arasinda-teknoloji-transferi-icin-isbirligi-toplantisi-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-turkiye-ve-singapur-arasinda-teknoloji-transferi-icin-isbirligi-toplantisi-duzenledi/#respond Tue, 13 Aug 2024 21:26:50 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-turkiye-ve-singapur-arasinda-teknoloji-transferi-icin-isbirligi-toplantisi-duzenledi/ ZonguldakBülent Ecevit Üniversitesi, Türkiye ve Singapur arasında teknoloji transferi ve işbirliğini desteklemek amacıyla önemli bir iş geliştirme toplantısına ev sahipliği yaptı. Teknoloji Transfer Ofisi tarafından düzenlenen toplantıda, Singapur’lu E&T Intelligence şirketi; otonom iş makineleri projesinde yer almak isteyen Türk ortağı ile projeler geliştirecek. Geliştirilecek projelere her iki ülke tarafından yüzde 65 ila yüzde 70 oranında destek sağlanacak.

BEUN Tahir Karauğuz Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hakan Kutoğlu ve Prof. Dr. Servet Karasu, dekan ve dekan yardımcıları, akademik ve idari personel, E&T İntelligence şirketinin yetkilileri ve davetli şirketlerin temsilcileri katıldı. TÜBİTAK tarafından geçen ay İstanbul’da düzenlenen inovasyon zirvesinde sunum yapan Singapurlu E&T İntelligence firması yetkililerini Zonguldak’a davet eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu; bunun üzerine bir toplantı düzenlediklerini hatırlattı.

Türkiye ve Singapur hükümetleri arasındaki anlaşma gereği, firmaların ortak bir proje geliştirmesi halinde Singapur’un projenin yüzde 70’ini, Türkiye’nin ise TÜBİTAK 1509 projesi kapsamında yüzde 65 ila 70 arasında destek sağladığını hatırlatan Kutoğlu, Türk şirketlerinin bu fırsattan yararlanarak Ar-Ge geliştirme fırsatı yakalayabileceğine dikkat çekerek şöyle dedi:

” Avrupa Birliği’nin Eureka isimli inovasyon proje çağrısı söz konusu. Bununla ilgili geçtiğimiz ay TÜBİTAK bir inovasyon zirvesi düzenlemişti. Bu kapsamda Singapur’lu E&T İntelligence firması otonom araçlarla ilgili geliştirdiği projeleri sunmuştu. Bu kapsamda biz kendilerini Zonguldak’a davet ettik. Zonguldak’ta iş geliştirme ve ortak arama noktasında bir toplantı düzenledik. Burada AB Eureka projesi kapsamında Türkiye ve Singapur hükümetlerinin ortak anlaşması bulunuyor. Eğer firmalar karşılıklı bir şekilde ortak proje geliştirme noktasında anlaşırlarsa Singapur tarafı projenin yüzde 70’ini destekliyor. Türkiye’de de TÜBİTAK 1509 projesi kapsamında büyük ölçekli firmalar için projenin yüzde 65’ini küçük ve orta ölçekli firmalar için yüzde 70 proje desteği sağlıyor. Bu şirketlerimiz için girişimci kuruluşlarımız için teknoloji üzerine çalışmak isteyen kuruluşlarımız için çok güzel bir fırsat. Projenin büyük bir maliyeti her iki tarafın hükümetleri tarafından karşılanırken aynı zamanda şirketlerimiz teknoloji alanında girişimcilik noktasında da çok önemli bir teknoloji transferine sahip olacaklar. Biz de üniversite olarak görevimiz bir kısmı da kurumlarımıza teknoloji transferi sağlamak. Bu gün de böyle bir organizasyon gerçekleştirdik. Umulur ki şirketlerimiz bu fırsatlardan yararlanarak teknoloji alanında Ar-Ge geliştirme fırsatı yakalarlar.” – ZONGULDAK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-turkiye-ve-singapur-arasinda-teknoloji-transferi-icin-isbirligi-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Görme Engelliler Türkiye Satranç Şampiyonası Tamamlandı https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelliler-turkiye-satranc-sampiyonasi-tamamlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelliler-turkiye-satranc-sampiyonasi-tamamlandi/#respond Tue, 13 Aug 2024 18:08:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelliler-turkiye-satranc-sampiyonasi-tamamlandi/ Görme Engelliler Türkiye Satranç Şampiyonası, Denizli’de 120 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen turnuvada 32 ilden 12 sporcu mücadele etti.

Görme engelli sporcuların tek kategoride yarıştığı turnuvanın birincisi Malatya’dan Ünal Dönmez, ikincisi Kırıkkale’den Süleyman Saltık, üçüncüsü ise Kayseri’den Ümit Selçuk oldu.

Turnuvada derece elde eden sporculara ödülleri ve madalyaları düzenlenen törenle verildi.

Turnuvanın Başhakemi İlhan Şen, AA muhabirine, 32 ilden 120 sporcunun birinci olmak için mücadele ettiğini belirterek, “Sporcularımız arasında 70 yaşında olan da var 11 yaşında olan da. Sporcularımızın hepsi çok özel insanlar. Öğretmenler, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde öğrenci olanlar var.” dedi.

Satranç Denizli İl Temsilcisi İsmail Sarı, sporcuların tamamının Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda misafir edilerek tüm ihtiyaçlarının karşılandığını kaydetti.

Sporculardan İstanbul ÜniversitesiEkonomi Bölümü son sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Büşra Öztürk, 2 yaşından beri kanser tedavisi gördüğünü, 6 yaşında sağ gözünü kaybettiğini orta okuldan beri de sol gözünde görme kayıpları olduğunu anlatarak “Satranç bana yepyeni ufuk ve hayat açtı.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/gorme-engelliler-turkiye-satranc-sampiyonasi-tamamlandi/feed/ 0
SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-baskan-erdogan-talimat-verdi-bakan-fidan-harekete-gecti-somali-etiyopya-krizine-ankara-cozumu/ https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-baskan-erdogan-talimat-verdi-bakan-fidan-harekete-gecti-somali-etiyopya-krizine-ankara-cozumu/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:44:04 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-baskan-erdogan-talimat-verdi-bakan-fidan-harekete-gecti-somali-etiyopya-krizine-ankara-cozumu/ SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü

Etiyopya, ekonomik nedenlerle Kızıldeniz’e erişim için Somaliland ile 1 Ocak 2024 tarihinde bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Somaliland’in tanınması vaadini içermesi nedeniyle Somali ve uluslararası toplumun tepkisini çekti. Etiyopya ile Somali Dışişleri Bakanları, iki ülke arasındaki krizin çözümü amacıyla 9-10 Mart tarihinde Nairobi’de bir araya getirildi; ancak iki ülke arasında yapılan dolaylı müzakerelerde bir sonuç alınamadı.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü

BAŞKAN ERDOĞAN TALİMAT VERDİ, ARA BULUCULUK GİRİŞİMLERİ BAŞLADI

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre; Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali konuya ilişkin Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı muhatap alan bir mektup yazarak Etiyopya ve Somali arasındaki ihtilafa dair Türkiye’nin desteğini istedi. Başbakan Abiy’nin mektubunun alınmasının ardından Başkan Erdoğan’ın talimatları çerçevesinde ara buluculuk girişimleri başlatıldı.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü

Bu çerçevede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Etiyopya ve Somalili muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirdi ve Etiyopya ile Somali dışişleri bakanlarını 1 Temmuz 2024’te Ankara’da ağırladı. İki ülkenin dışişleri bakanları, Bakan Fidan’ın ev sahipliğinde aynı fotoğraf karesinde yer aldı. Toplantı sonucunda taraflar, aralarındaki meseleyi barışçıl şekilde çözme yönündeki niyetlerini ortak açıklamayla kayda geçirdi.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü

UZLAŞI SAĞLANMASI YÖNÜNDE ÇALIŞMALAR OLACAK

Dışişleri Bakanı Fidan, ‘Ankara Süreci’ çerçevesinde 3 Ağustos’ta Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya giderek, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed tarafından kabul edildi. Somali tarafıyla da en üst düzeyde yürütülen temaslar sonucunda, ikinci tur görüşmelerin 2 Eylül yerine 12 Ağustos’ta Ankara’da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

SON DAKİKA: Başkan Erdoğan talimat verdi, Bakan Fidan harekete geçti! Somali-Etiyopya krizine Ankara çözümü

Yürütülen diplomatik sürecin devamı olarak, iki ülke heyetlerinin Ankara’da konuk edilerek, iki dost ülkenin ihtiyaç, kaygı ve yaklaşımlarını dikkate alarak uzlaşı sağlanması yönünde çalışmaların olacağı belirtildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/son-dakika-baskan-erdogan-talimat-verdi-bakan-fidan-harekete-gecti-somali-etiyopya-krizine-ankara-cozumu/feed/ 0
Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı https://www.akittvhaber.com.tr/kaosun-pencesindeki-ingilterede-ikiyuzlu-hamle-tukurduklerini-yaladilar-sosyal-medya-tutuklamalari-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/kaosun-pencesindeki-ingilterede-ikiyuzlu-hamle-tukurduklerini-yaladilar-sosyal-medya-tutuklamalari-basladi/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:39:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kaosun-pencesindeki-ingilterede-ikiyuzlu-hamle-tukurduklerini-yaladilar-sosyal-medya-tutuklamalari-basladi/ Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı

Son dakika haberleri: İngiltere, bir haftayı aşkın süredir büyük bir krizle karşı karşıya. Southport kentinde 29 Temmuz’da 17 yaşındaki saldırganın 3 çocuğu öldüğü, 8’i çocuk 10 kişiyi de yaralandığı bıçaklı saldırının ardından ülkede ırkçı protestolar başlamıştı.

Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı

Sosyal medyada saldırganın göçmen ve Müslüman olduğu iddiaları gündeme gelmiş, saldırganın kimliğiyle ilgili yayılan spekülatif haberler sonucu Southport’taki aşırı sağcılar polisle çatışarak Southport İslam Toplumu Camisi’ne taşlı saldırı düzenlemişti.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı

Daha sonra ortaya çıkan bilgilerde ise saldırganın Hristiyan olduğu doğrulanmıştı. Ne var ki ülkede uzun süredir artan aşırı sağcılar, söylentilerden faydalanmaya devam ederek ülkede büyük şiddet olaylarına imza atmayı sürdürdü.

Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı

Aşırı sağcı şiddet olayları, 2 Ağustos’ta ülkenin doğu kıyısındaki Sunderland’e sıçradı. Kentteki Masjid-e Anwaar-e Madinah Camisi’nin dışında toplanan aşırı sağcı kalabalık polisle çatıştı. Kalabalık, kentteki polis karakolunu ateşe verirken bazı kamu kuruluşlarını da yakmak istedi. İlerleyen günlerde Bristol, Hull, Blackpool, Stoke-on-Trent ve Blackburn’ün de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 İngiliz kentiyle Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’taki 4 farklı noktada aşırı sağcılar sokaklara indi.

Kaosun pençesindeki İngiltere’de ikiyüzlü hamle! Tükürdüklerini yaladılar: Sosyal medya tutuklamaları başladı

PROVOKATÖR RUM KESİMİ’NDE ÇIKTI

Bu kentlerde göçmenlere ait iş yerleri, camiler, polis araçları ve çevik kuvvet memurlarına saldıran 92 aşırı sağcı gözaltına alındı. Müslüman ve göçmenleri hedef alan ırkçı protestoları organize ettiği belirlenen Tommy Robinson’un, olayları kışkırtan ırkçı paylaşımlarda bulunurken Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin (GKRY) Aya Napa kentinde tatil yaptığı belirlendi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kaosun-pencesindeki-ingilterede-ikiyuzlu-hamle-tukurduklerini-yaladilar-sosyal-medya-tutuklamalari-basladi/feed/ 0
DEM’li vekil Nevroz Uysal Aslan PKK’lı teröristin cenazesine katıldı: Türkiye’ye yönelik küstah sözler! https://www.akittvhaber.com.tr/demli-vekil-nevroz-uysal-aslan-pkkli-teroristin-cenazesine-katildi-turkiyeye-yonelik-kustah-sozler/ https://www.akittvhaber.com.tr/demli-vekil-nevroz-uysal-aslan-pkkli-teroristin-cenazesine-katildi-turkiyeye-yonelik-kustah-sozler/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:36:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/demli-vekil-nevroz-uysal-aslan-pkkli-teroristin-cenazesine-katildi-turkiyeye-yonelik-kustah-sozler/ Terör örgütü PKK/YPG’nin siyasi uzantısı DEM Parti, terörist cenazelerinde ön sırada yer aldı. Türkiye’ye yönelik küstah açıklamalarda bulunan vekillere tepki yağdı.

Son olarak DEM’li Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, 9 Haziran’da Pençe Kilit Harekatı kapsamında Metina terör kampında öldürülen Gelhat Koçer kod adlı terörist Abdullah Arslan’ın taziyesine katıldı. Aslan’ın yanında DEM’li vekil Mehmet Zeki İrmez de vardı.

DEM’li vekil Nevruz Uysal Aslan PKK’lı teröristin cenazesine katıldı: Türkiye’ye yönelik küstah sözler!

TERÖR ÖRGÜTÜ VE ÖCALAN LEHİNE SLOGAN ATTI!

Taziyeye katılanlarla birlikte yürüyen DEM’li vekiller, bölücü terör örgütü ve teröristbaşı lehine slogan attı. Nevroz Uysal Aslan taziyede yaptığı konuşmada Türkiye’ye yönelik küstah açıklamalar yaptı. Türkiye’nin terör örgütlerine yönelik gerçekleştirdiği operasyonları hedef alan DEM’li vekil Aslan, operasyonların durdurulması gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’YE YÖNELİK KÜSTAH SUÇLAMA!

Skandal sözlerine devam eden Aslan Türkiye’yi kimyasal bomba kullanmak gibi mesnetsiz bir iddiayla suçladı. Sözlerine devam eden Nevroz Uysal Aslan, “Bugün 9 yıldır devlet, Kürdistan’da, silahlarıyla, kimyasal bombalarıyla, askerleriyle, savaşçılarıyla saldırıyor. Dünyada hiçbir devlet Türk devleti kadar ahlaksızca, hukuksuzca saldırmıyor” diyerek skandal ifadeler kullandı.

DAHA ÖNCE ÖCALAN’A ÖVGÜLER YAĞDIRMIŞTI

Öte yandan tarihler 21 Aralık 2023’ü gösterdiğinde TBMM Genel Kurulu’nda süren bütçe görüşmelerinde söz alan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, teröristbaşı için özgürlük istemişti. Aslan, teröristbaşı için “Sayın” diyerek “Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması için herkes sorumluluk almalıdır” demişti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/demli-vekil-nevroz-uysal-aslan-pkkli-teroristin-cenazesine-katildi-turkiyeye-yonelik-kustah-sozler/feed/ 0
Gaziantep’te esnaf, Instagram’ın açılmasını lokma dağıtarak kutladı https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-esnaf-instagramin-acilmasini-lokma-dagitarak-kutladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-esnaf-instagramin-acilmasini-lokma-dagitarak-kutladi/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:30:46 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-esnaf-instagramin-acilmasini-lokma-dagitarak-kutladi/ Bilgi Teknolojileri Kurumunun (BTK) kararıyla 2 Ağustos itibarıyla Türkiye’de sosyal medya platformu Instagram‘a erişim sınırlaması getirildi. 9 gün süren erişim engeli, devlet ve Instagram yetkililerinin uzlaşması sonucu tekrar vatandaşların erişimine açıldı. Uygulamanın erişime açılmasına sevinen Gaziantepli esnaf ise dükkanının önünde lokma dağıtarak kutladı.

ESNAF, INTAGRAM’IN AÇILMASINI LOKMA DAĞITARAK KUTLADI

Sosyal medya platformlarının günlük yaşamda ne kadar önemli hale geldiğini ve işlerini bu platformlar üzerinden yürüttüklerini belirten esnaf, Instagram’ın tekrar açılmasının işlerine olumlu yansıyacağını ifade etti. Lokma dağıtma geleneği, Türkiye’de genellikle önemli olaylar ve kutlamalarla ilişkilendirildiği için, esnafın bu şekilde bir kutlama yapması dikkat çekerken vatandaşlar lokma dağıtımına yoğun ilgi gösterdi.

Gaziantep'te esnaf, Instagram'ın açılmasını lokma dağıtarak kutladı

“INSTAGRAM KAPANINCA BİR BOŞLUĞUMUZ OLUŞTU”

Instagram’ın açılması nedeniyle lokma dağıtan esnaf Ahmet Erdoğan, vatandaşlardan olumlu tepki aldığını söyleyerek, “Bugün burada lokma tatlısı dağıtmamızın sebebi, Instagram’ın Türkiye’de erişime tekrar açılması. Devletimizin almış olduğu kararlara saygılıyız. Sorunlar giderilip erişime açıldığı için herkese çok teşekkür ediyoruz. Instagram kapanınca bir boşluğumuz oluştu, biz de lokma dağıtarak tatlı yiyelim tatlı konuşalım istedik ve güzel tepkiler aldık” ifadelerini kullandı.

img

Ölümden dönen doktor, mesleği bırakma kararı aldı

img

Yavru kedileri fırça sapıyla vura vura öldüren kişi tutuklandı! Bahanesi de buymuş

img

Görüntü infial yaratmıştı! Putin, intikam yemini etti

Gaziantep'te esnaf, Instagram'ın açılmasını lokma dağıtarak kutladı

“GÜZEL BİR DÜŞÜNCE”

Instagram’ın kapatılmasından dolayı boşluğa düştüğünü söyleyen vatandaşlardan Yunus Emre, dağıtılan lokmayı enteresan bulduğunu ve güzel bir düşünce olduğunu söyledi. Emre, “Instagram’ın kapanması bizim için hayatın durması gibi bir şeydi. Sonuçta bizler tatile gitsek de gitmesek de gitmiş gibi oluyorduk. İnsanların tatillerini, yaptığı işleri görüyorduk. Instagram’ın kapalı olduğu 9 günlük süreçte maalesef hiçbir şey yapamadık. Çok üzüldük. Tekrar erişime açılacağı söylendiğinde ise heyecanla bekledik ve sonrasında erişime açıldı ve bizler çok mutlu olduk. Yolda geçerken de esnaf ağabeyimizin lokma dağıttığını gördüm. Çok şaşırdım enteresan bir şeydi ama güzel bir düşünce olarak düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Gaziantep'te esnaf, Instagram'ın açılmasını lokma dağıtarak kutladı

Instagram’ın bir daha kapatılmasını istemeyen Coşkun Yıldız, her iki tarafın da dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, “Instagram’a erişim yasaklandığında boşluğa düşmüş gibi oldum. Hiçbir şekilde uygulamaya giremedim ama sorunun çözüldüğünü duyduğumda ise çok sevindim. Yolda geçerken de ağabeyimizin lokma dağıttığını gördük. Instagram’dan dolayı lokma dağıtmasına çok şaşırdım. İnşallah bir daha böyle olaylar olmaz ve her iki taraf da dikkat eder diye umuyoruz” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/gaziantepte-esnaf-instagramin-acilmasini-lokma-dagitarak-kutladi/feed/ 0
Türkiye mekik diplomasisi yürütüyor! Somali ve Etiyopya arasındaki kriz Ankara’da çözülecek https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mekik-diplomasisi-yurutuyor-somali-ve-etiyopya-arasindaki-kriz-ankarada-cozulecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mekik-diplomasisi-yurutuyor-somali-ve-etiyopya-arasindaki-kriz-ankarada-cozulecek/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:30:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mekik-diplomasisi-yurutuyor-somali-ve-etiyopya-arasindaki-kriz-ankarada-cozulecek/ Türkiye‘nin arabuluculuğunda Etiyopya ile Somali heyetlerinin Ankara’daki görüşmesi Dışişleri Bakanlığı’nda devam ediyor.

Türkiye, komşu ülkeler Etiyopya ve Somali arasındaki husumetin son bulması için harekete geçti. Etiyopya ve Somali’den gelen talebin üzerine Ankara’da görüşmeler başladı. Diplomatik kaynaklar, Etiyopya ve Somali heyetleri arasındaki görüşmelerin Dışişleri Bakanlığında devam ettiğini belirtti.

TÜRKİYE’DEN “MEKİK DİPLOMASİSİ”

Tarafların karşılıklı olarak görüşmediğini aktaran kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın koordinasyonunda, Türkiye heyetinin mekik diplomasisi yürüttüğünü ifade etti. Kaynaklar, taraflarla ayrı ayrı görüşüldüğünü belirterek, tarafların ortak bir anlayış çerçevesinde uzlaştırılmaya çalışıldığını ve bunun ‘uzun bir süreç’ olduğunun altını çizdi.

ERDOĞAN “KRİZİ ÇÖZÜN” TALİMATI VERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Krizi çözün’ talimatıyla harekete geçen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ilk girişimini temmuz ayında yaptı. Bilindiği gibi Fidan, 1 Temmuz’da Etiyopya Dışişleri Bakanı Taye Atske Selassie ile Somali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Ahmed Muallim Fiqi’yi Ankara’da ağırladı.

img

İzlediği oyunlara özenen genç, çay bahçesinde katliama kalkıştı: Çok sayıda yaralı var

img

Bahçeli’nin takımından Amedspor’a özel karşılama

img

“Seni seviyorum” diyen hayranını pişman etti

GÖRÜŞME ÖNE ALINDI

İki ülkenin Dışişleri Bakanları, Bakan Fidan’ın ev sahipliğinde aynı fotoğraf karesinde yer alırken, toplantı sonucunda taraflar, aralarındaki meseleyi barışçıl şekilde çözme yönündeki niyetlerini ortak açıklamayla kayda geçirdi ve 2 Eylül tarihinde Ankara’da yeniden bir araya gelmeyi taahhüt etti. Somali tarafıyla en üst düzeyde yürütülen temaslar sonucunda, ikinci tur görüşmelerin 2 Eylül yerine bugün Ankara’da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Yürütülen diplomatik sürecin devamı olarak, iki ülke heyetleri bugün Ankara’da masaya oturdu.

Türkiye, Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuk görüşmelerine ev sahipliği yapıyorSomali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Ahmed Muallim Fiqi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

UZLAŞMAYA VARILMASI HEDEFLENİYOR

Görüşmelerde, iki ülkenin ihtiyaç, endişe ve yaklaşımları dikkate alınarak bir uzlaşmaya varılması hedeflenirken, Ankara’nın, 1 Temmuz tarihinden bu yana bölge ülkeleriyle de temaslarını sürdürdüğü ve onların da sürece desteğini istediği öğrenildi.

Türkiye, Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuk görüşmelerine ev sahipliği yapıyorEtiyopya Dışişleri Bakanı Taye Atske Selassie Amde ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

“GERİLİM BİTSİN”

Erdoğan, geçtiğimiz hafta sonu Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile telefonda görüşerek Türkiye ile Etiyopya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler ele almıştı. Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali ile Etiyopya arasındaki gerilimin sonlandırılması için Türkiye’nin gayretlerini sürdürdüğünü, Etiyopya’dan Somali’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik endişelerini giderecek adımlar atılmasının süreci kolaylaştıracağını söylemişti.

MAHMUD İLE GÖRÜŞTÜ

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede, Somali ile Etiyopya arasındaki gerginlik, bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Somali’nin Etiyopya ile yaşadığı gerginliğin çözümü için Türkiye’nin gayretlerine devam edeceğini, uzlaşının tesisi için Türkiye’de gerçekleşecek ikinci tur görüşmelerinde somut sonuçlar beklendiğini belirtti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mekik-diplomasisi-yurutuyor-somali-ve-etiyopya-arasindaki-kriz-ankarada-cozulecek/feed/ 0
Hırvatistan’da kaçırılan Türk vatandaşı yurda döndü: Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye’ye sağ salim gelebildim https://www.akittvhaber.com.tr/hirvatistanda-kacirilan-turk-vatandasi-yurda-dondu-disisleri-bakanligimiz-sayesinde-turkiyeye-sag-salim-gelebildim/ https://www.akittvhaber.com.tr/hirvatistanda-kacirilan-turk-vatandasi-yurda-dondu-disisleri-bakanligimiz-sayesinde-turkiyeye-sag-salim-gelebildim/#respond Mon, 12 Aug 2024 23:30:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/hirvatistanda-kacirilan-turk-vatandasi-yurda-dondu-disisleri-bakanligimiz-sayesinde-turkiyeye-sag-salim-gelebildim/ Yurt dışında kaçırılan Türk vatandaşı Muhammed Çolak, Dışişleri Bakanlığı Koordinasyon ve Destek Merkezi’nin girişimleriyle İstanbul’a getirildi.

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na gelen Çolak, basın mensuplarına yaşadıklarını anlattı.

Hırvatistan'da kaçırılan Türk vatandaşı yurda döndü: Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye'ye sağ salim gelebildim

“İLK 2 GÜN BOYUNCA FİDYEDEN BAHSEDİLMEDİ”

Gaziantep’ten tatil için gittiği yurt dışında Afgan olduğunu iddia ettiği bir grup tarafından kaçırıldığını söyleyen Çolak, grubun elinde kaçırılan başka kişilerin de bulunduğunu aktararak, şöyle dedi: “İlk 2 gün boyunca fidyeden bahsedilmedi. Sadece yürüdük, dağları aştık. Hırvatistan sınırında fidye için ailemizi aramamızı istediler. Ailemizi aradıktan sonra da ağır şiddetlere maruz kaldık. Ailemiz fidyeyi gönderdikten sonra darp uygulanmadı.”

img

Sıfır diye aldığı aracı ekspertize sokunca dünyası başına yıkıldı

img

Komşu alevler içinde kaldı! 40 ayrı yangın başkent sınırına dayandı

img

Görüntü infial yaratmıştı! Putin, intikam yemini etti

Hırvatistan'da kaçırılan Türk vatandaşı yurda döndü: Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye'ye sağ salim gelebildim

“BAKANLIK DEVREYE GİRİNCE KORKUDAN DAĞ YOLUNA BIRAKIP KAÇTILAR”

Dağlık bölgedeyken fidyecilerin elinden kaçmaya çalıştığı sırada düştüğünü, gruptaki 2 kişinin kendisini yukarıya çıkardığını belirten Çolak, “Bakanlık devreye girince korkudan dağ yoluna bırakıp kaçtılar. Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye’ye sağ salim gelebildim.” diye konuştu. Yurda dönmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Çolak, ailesi tarafından 4 bin avro fidye ödendiğini, fidye alındıktan sonra daha fazla fidye talep edileceğini ancak Dışişleri Bakanlığının çabasıyla korkan grubun kendilerini bir dağ yolunda bıraktığını kaydetti.

Hırvatistan'da kaçırılan Türk vatandaşı yurda döndü: Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye'ye sağ salim gelebildim

Çolak, 5-6 gün rehin kaldığını, yaşadıklarını çok net hatırlayamadığını belirterek, vücudunda oluşan darp ve yara izlerini gösterdi. Kurtarıldıktan sonra ailesiyle telefonla duygusal bir görüşme yaptığını anlatan Çolak, akşam uçağıyla da ailesinin yanına Gaziantep’e gideceğini söyledi.

Hırvatistan'da kaçırılan Türk vatandaşı yurda döndü: Dışişleri Bakanlığımız sayesinde Türkiye'ye sağ salim gelebildim

NE OLMUŞTU?

Hırvatistan’da kaçırıldığına dair sosyal medyada haberler çıkan Muhammed Çolak için Dışişleri Bakanlığı devreye girmişti. Bakanlık yetkilileri, Hırvatistan ve Bosna Hersek makamlarıyla temasa geçmiş kurtarılan Çolak’ın Saraybosna üzerinden yurda dönmesi için harekete geçilmişti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hirvatistanda-kacirilan-turk-vatandasi-yurda-dondu-disisleri-bakanligimiz-sayesinde-turkiyeye-sag-salim-gelebildim/feed/ 0
AK Parti Uşak İl Başkanlığı ‘Genişletilmiş İl Danışma Meclisi’ Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-usak-il-baskanligi-genisletilmis-il-danisma-meclisi-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-usak-il-baskanligi-genisletilmis-il-danisma-meclisi-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sun, 11 Aug 2024 23:34:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-usak-il-baskanligi-genisletilmis-il-danisma-meclisi-toplantisi-gerceklestirildi/ AK PartiUşak İl Başkanlığı ‘Genişletilmiş İl Danışma Meclisi’ toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşma yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, “Teşkilatlarımız bizim her şeyimiz. Güçlü bir Türkiye için güçlü bir iktidar gerekir. Güçlü bir iktidar için güçlü ama çok güçlü bir teşkilat gerekir. AK Parti teşkilatları çok güçlü olacak ki, hükümet de öyle güçlü olsun” dedi.

Şen, sözlerine şöyle devam etti:

“Daha güçlü olsaydık, çok güçlü olsaydık, bu İsrail zalimi, bu İsrail teröristi Gazze’ye girmeye cesaret edebilir miydi? İmkansız, aklından bile geçiremezdi. O yüzden diyorum ki çok çalışalım. İşimizi tam yapalım, düzgün yapalım, güzel yapalım. Herkesten güzel yapalım. Herkesten önce yapalım. Tam yapalım. Güçlü, büyük ve tam bağımsız Türkiye ortaya çıksın. İşte o Türkiye ortaya çıktığında ortalıkta ne İsrail zulmü kalır, ne Doğu Türkistan’dan size kötü haberler gelir, ne Karadeniz’in kuzeyinde o savaş olur, ona hiçbirisi cesaret edemez. Ne Balkanlar’da birinin eline silah alacağı gelir ya da ne Suriye’de birinin burnu kanar. Bütün her şey güçlü, büyük ve tam bağımsız Türkiye’nin ufkuna bakıyor” dedi.

Cumhur İttifakı’nın tüm mazlumların dertleriyle dertlendiğini, zulmü bitirmek için mücadele verdiğini kaydeden Şen, “Biz komşularımızın sınır güvenliği başta olmak üzere toprak bütünlüğünden yanayız. Hiçbir komşumuzun bölünmesi, parçalanmasından yana değiliz. Bizim gayretimiz onların da kurtuluşu içindir. O yüzden güçlü ve tam bağımsız Türkiye, aynı zamanda güçlü ve müreffeh bir bölge demektir. Aynı zamanda zulümden kurtulmuş bir dünya demektir” ifadelerini kullandı.

Toplantıda AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş, Fahrettin Tuğrul ve AK Parti İl Başkanı Himmet Yaşar da konuşma yaptı. Uşak Müze Park’ta düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, AK Parti İl Başkanı Himmet Yaşar, ilçe başkanları, ilçe ve belde belediye başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı. – UŞAK

Haber Kaynak: SONDAKIKA.COM

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-usak-il-baskanligi-genisletilmis-il-danisma-meclisi-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 85 milyonun tamamının başımızın üzerinde yeri vardır https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-85-milyonun-tamaminin-basimizin-uzerinde-yeri-vardir/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-85-milyonun-tamaminin-basimizin-uzerinde-yeri-vardir/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:39:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11367

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “85 milyonun tamamının başımızın üzerinde yeri vardır, biz hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlarımızın, milletimizin her bir ferdinin oyuna talibiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Tarihi Kent Meydanı’nda düzenlenen Sivas mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Bölücü terör örgütü ile 40 yıldır mücadele eden bir ülke olduklarını anımsatan Erdoğan, dünyanın en eli kanlı örgütlerinin hedefinde yer aldıklarını belirtti.

Şimdiye kadar binlerce vatan evladını terör saldırılarında şehit verdiklerini ifade eden Erdoğan, teröre karşı daha etkin tedbirler almak amacıyla terörle mücadelede strateji değişikliğine gittiklerini söyledi.

Türkiye’nin bir süredir terörle mücadelesini bu alanda uzman, donanımlı, profesyonel kadrolarla yürüttüğünü vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yükümlü askerlerimiz sadece destek görevleri yapıyor. Bu şekilde azalan asker ihtiyacımızdan kaynaklanan yığılmayı ise bedelli uygulamasıyla eritiyoruz. CHP Genel Başkanı herhalde bunları bilmeyecek kadar cahil olamaz. Eğer öyleyse ayrı bir felaketle, değilse başka bir oyunla karşı karşıyayız. Bize düşen, bu ayrıntılara girmeden değerlendirmemizi söz konusu kişinin ağzından çıkan sözlere göre yapmaktır. Varsın, CHP’nin Genel Başkanı askerlik vazifesini bedelli olarak yerine getirenlerden oy istemesin. Varsın, CHP Genel Başkanı çeşitli ithamlarla toplumun başka kesimlerini dışlasın. Varsın, CHP Genel Başkanı tüm bunları yaparken aynı zamanda bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmekten geri durmasın. Biz bölücülük ve bozgunculuk peşinde koşanlardan asla olmayacağız. Millete karşı kibirlenenlerden, küstahlık taslayanlardan da olmayacağız. 85 milyonun tamamının başımızın üzerinde yeri vardır, biz hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlarımızın, milletimizin her bir ferdinin oyuna talibiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin mevcut durumuna bakıp da karamsarlığa kapılan, umudu sönen insanlardan bu seçimlerde çok güçlü destek beklediklerini de dile getirdi.

“Sivas’tan rekor bir destek bekliyoruz”

“Muvafık veya muhalif, fark etmeksizin hiçbir vatandaşımız, bu çapsızlığa, ufuksuzluğa, vizyonsuzluğa mahkum ve mecbur değildir” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel bir güç haline getirme azmimizle, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla aziz milletimizin hizmetindeyiz. Geçtiğimiz 21 yılda, ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma devrimlerini bundan sonra hayata geçireceğimiz eser ve hizmetlerin altyapısı olarak görüyoruz. Sivas, bu büyük atılımın şahididir. Amacımız, 31 Mart’ta, 81 vilayetimizin tamamını Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturarak ülkemizin önünde yeni bir dönemin kapılarını açmaktır. Bunun için Sivas’tan rekor bir destek bekliyoruz.”

“Sivas’tan öyle bir ses verin ki tıpkı yaklaşık 105 yıl önceki Sivas Kongresi gibi ülkenin ve dünyanın dört bir yanında yankılansın” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

“31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sivas ile Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?”

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-85-milyonun-tamaminin-basimizin-uzerinde-yeri-vardir/feed/ 0
Türkiye’de eroin yakalamaları azaldı, metamfetamin ve skunk kullanımı arttı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-eroin-yakalamalari-azaldi-metamfetamin-ve-skunk-kullanimi-artti/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-eroin-yakalamalari-azaldi-metamfetamin-ve-skunk-kullanimi-artti/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:33:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11361

?????? Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Üyesi Prof. Dr. Sevil Atasoy, kurulun 2023 raporuna yansıyan verilere göre, Türkiye’de 2022’de önceki yıllara oranla daha az eroin yakalandığı, bu azalmanın güvenlik birimlerinin denetimlerini artırmasından kaynaklandığını bildirdi.

Sosyal medya da dahil olmak üzere internetin uyuşturucu kaçakçılığı ve kullanımındaki rolüne özel olarak odaklanılan, sentetik uyuşturucu kaçakçılığı ve tehlikesinin önlenmesine yönelik ilgili hükümetlere tavsiyelerde bulunulan rapor, dünyada açıklandı.

Raporda Türkiye ile ilgili veriler ise Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve BM Uyuşturucu Kontrol Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sevil Atasoy tarafından üniversitede dünyayla eş zamanlı duyuruldu.

“Türkiye’ye haşhaş ekim alanlarını azaltması tavsiye edildi”

Üniversitedeki toplantıda konuşan Atasoy, raporda Türkiye’nin elinde çok miktarda morfin olduğunun belirtildiğini aktararak, “Stok çok yüksek, neredeyse dünyada en fazla morfin stoku bulunduran ülke. 82 ton morfin eş değeri ham ürün stoklarımızda bulunuyor. Bu yüzden haşhaş ekim alanlarını azaltması tavsiye edilmiştir. Türkiye 45 bin 123 hektar olan 2018’deki ekim alanını giderek düşürmüş ve 26 bin 979 hektara indirmiştir, amaç elindeki morfin stoklarını eritmesidir.”

Rapordaki İran ve Türkiye’nin eroin yakalama oranlarına dikkati çeken Atasoy, “Balkan yolunun ilk bölümünde yer alan İran ve Türkiye, 2022’de önceki yıllara göre daha az eroin yakaladıklarını bildirdi. Türkiye 7,9 tonla son 5 yılın en düşük yakalamasını gerçekleştirdi. 2021 yılında bu miktar 22,2 tondu, yüzde 64 ancak yakalanabildi. Yüzde 30 kadar daha az eroin yakalaması oldu. Her iki ülke, bu azalmayı güvenlik birimlerinin denetimleri artırmasına ve Güney yolunun giderek kullanılmaya başlamasına bağlıyor.” diye konuştu.

Metamfetamin yakalanmasında rekor

Ülkede 2019’dan bu yana giderek daha fazla metamfetamin yakalandığını, 2022 yılında ise ikiye katlanan 77,7 ton ile rekor kırıldığını aktaran Atasoy, Afganistan kaynaklı metamfetaminin İran üzerinden Türkiye’ye girdiğine işaret etti.

Sevil Atasoy, şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye genellikle kristal metamfetamin ele geçirmekle birlikte, sıvı metamfetamin de ele geçirmiş durumda. Yetkililer sıvı metamfetaminin zulalanma imkanlarının daha fazla olması nedeniyle tercih edildiğini bildirmiş. İstanbul çevresinde sıvı metamfetamini kristal şekle dönüştüren tesisler tespit ettiğimiz de raporda yer almakta. Türkiye’nin sentetik esrar yakalama sayıları da 2021 yılına oranla yüzde 53 düştü. Rapora göre, 2020 ve 2021 yıllarında Batı Asya’da en fazla esrar reçinesi ele geçiren ülkeler sırasıyla Afganistan, İran, Türkiye ve Lübnan oldu.”

Esrar yakalamaları azaldı, skunk yakalamaları arttı

Esrarın çok güçlü bir şekli olan skunkın Türkiye için ciddi bir sorun olduğu ve bunun raporda da yer aldığını vurgulayan Atasoy, önceki yıllara göre esrar yakalamalarında yüzde 28 azalma görüldüğünü ama daha etkin olan skunk yakalama miktarının yüzde 56 arttığının bildirildiğini dile getirdi.

En fazla kullanılan uyuşturucu esrar oldu

Raporda yer verilen, 2022 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen uyuşturucu bağlantılı suç işlemiş kişilerle ilgili bir araştırmaya da değinen Atasoy, buna göre en fazla kullanılan uyuşturucunun yüzde 49,2 ile esrar, yüzde 24,9 ile metamfetamin, yüzde 6,8 ile eroin olduğu bilgisini sundu.

Sevil Atasoy, metamfetamine bağlı ölümlerin uyuşturucuya bağlı toplam ölümler içindeki payındaki artış ve alınabilecek önlemlerle ilgili de, “Eroin kullanımının azalmasının başlıca nedeni Afganistan’da haşhaş ekiminin yasaklanmasıdır. Bu yasak üzerine işsiz kalan köylüler, başka bir ürüne döndüler ve o da metamfetamin. Türkiye’de yakalanan metamfetaminin Afganistan kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bu madde Türkiye için ciddi bir tehlikedir.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-eroin-yakalamalari-azaldi-metamfetamin-ve-skunk-kullanimi-artti/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kadınların İş Gücüne Katılımı Milli Geliri Artırır https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kadinlarin-is-gucune-katilimi-milli-geliri-artirir/ https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kadinlarin-is-gucune-katilimi-milli-geliri-artirir/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:48:46 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11326

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 66 olan OECD ortalamasına çıkması halinde milli gelirin yüzde 20 artacağını belirterek, “Yüzde 20 daha büyük ekonomi şu demek: İlave 210 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla demek. Dolayısıyla kadınların iş gücüne ve iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız.” dedi.

Bakan Şimşek, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nın İstanbul’da gerçekleştirilen ödül töreninde yaptığı konuşmada, ödül alan kadınları tebrik etti.

Kadınların ekonomiye katılımının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye ekonomisinin potansiyelini gerçekleştirmesinin tek yolu kadınlarımızın çok daha aktif bir şekilde hem iş hayatında girişimci olarak hem de çalışan olarak bulunmalarına bağlı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın törene gönderdiği mesajında bahsettiği kadınların iş hayatına katılımının son 20 yıldaki artışına değinen Şimşek, bu oranın yüzde 20’lerden yüzde 36’ya çıkmasının çok değerli ve anlamlı olduğunu ancak yeterli olmadığını söyledi.

Şimşek, OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranının ortalama yüzde 66 olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen bir çalışmaya baktık. Eğer Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa, yani yüzde 66’ya çıkarsa, Türkiye’nin milli geliri yüzde 20 daha yüksek olur. Geçen sene Türkiye’nin milli geliri 1,1 trilyon doları aştı. Dolayısıyla yüzde 20 daha büyük ekonomi şu demek: İlave 210 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla demek. Dolayısıyla kadınların iş gücüne ve iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız. O nedenle Halkbank Genel Müdürümüzü (Osman Arslan), onun nezdinde bütün Halkbank ailesini tebrik ediyorum.”

“Türkiye kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere ulaştığı dönemi görecek”

Bakan Şimşek, burada en önemli ve belirleyici konunun eğitim seviyesi olduğunu, yaptıkları analize göre yüksek öğretim mezunu kadınlar arasında iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere yükseldiğini, OECD ortalaması olan yüzde 66’yı geçtiğini söyledi.

Şimşek, “Dolayısıyla eğitime erişim, onun önceliklendirilmesi zaten hükümetimizin gerçekten çok önemsediği bir konu. Önümüzdeki dönemde inşallah Türkiye, kadının iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere ulaştığı dönemi görecek ve onların sayesinde Türkiye’nin ekonomisi çok daha güçlü, çok daha büyük olacak ve Türkiye potansiyelini gerçekleştirmiş olacak.” şeklinde konuştu.

Bu noktada bir miktar pozitif ayrımcılık gerektiğini dile getiren Şimşek, şu açıklamalarda bulundu:

“Nitekim kamu bankalarımız, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi birçok kuruluşumuz kadın girişimcilerimizin yanında. KOSGEB yeni kadın girişimcilere 200 bin lira, mevcut kadın girişimcilere de 300 bin lira sübvansiyonlu kredi sunuyor. Halkbank az önce zaten çok kapsamlı programından bahsetti. Yani düşünebiliyor musunuz? 220 bin kadın girişimcimize yaklaşık neredeyse 60 milyar liraya yakın bir kredi imkanı sunmuş. Bu çok önemli gerçekten. Çünkü Halkbank bu konuda çok öncü. Belki daha fazla da yapmak gerekiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak bankamızın ilave bir desteğe ihtiyacı olursa memnuniyetle destekleriz.”

“Kadınlarımızın iş ve çalışma hayatında bulunmalarını destekliyor, teşvik ediyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, kadınları iş gücüne katılımını teşvik etmek gerektiğini belirterek, kadın istihdam eden işletmelere 24-54 ay arasında SGK prim desteği sunduklarını söyledi.

Kadınların iş ve çalışma hayatına daha güçlü bir şekilde katılması için kreş ve gündüz bakım evi hizmetinin çok önemli olduğunu dile getiren Şimşek, “Eğer bir işveren kendi çalışanlarına kreş hizmeti sunarsa oradan elde ettiği geliri vergiden düşürme imkanı sağlıyoruz. Dolayısıyla gerçekten burada gerek Kredi Garanti Fonu’ndan destek gerekse diğer birtakım teşviklerle inşallah biz kadınlarımızın çok daha güçlü bir şekilde iş ve çalışma hayatında bulunmalarını destekliyoruz, teşvik ediyoruz.” diye konuştu.

Şimşek, kadınların finansal okuryazarlığının da çok önemli olduğunu kaydederek, bu konuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 800 bin kadına finansal okuryazarlık eğitimi başlatmak üzere çalışma başlattığını, bu girişimi çok değerli bulduğunu anlattı.

Bakan Şimşek, finansal okuryazarlığı artan kadınların iş gücüne katılımının da artacağını ifade etti.

“Kadınlar iş hayatında daha çok rol alırlarsa küresel eşitsizliklerin azalmasına katkıda bulunurlar”

Bakan Şimşek, Halkbank’a bu alandaki destekleri nedeniyle teşekkür ederek, kadınların iş gücüne katımına yönelik teşviklerin öneminden bahsetti.

Geçen hafta Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenen G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları toplantısına katıldığını anımsatan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ana konulardan bir tanesi küresel eşitsizliklerdi. Maalesef içinde yaşadığımız dünyada hem ülkeler içerisinde hem ülkeler arasında ciddi eşitsizlikler var. Şöyle bir rakam vereyim ben size; Dünyanın en zengin yüzde 10’u dünya servetinin yüzde 76’sına, küresel gelirin yüzde 52’sine sahip. Bir diğer boyutuyla bakalım; Küresel emisyonun da yüzde 48’inden sorumlu. Ama en alttaki, yani en yoksul yüzde 50’si, ise dünya servetinin sadece yüzde 2’sine, gelirin sadece yüzde 8’ine sahip. Emisyonun da yüzde 12’sine tekabül ediyor. Bunu niye söylüyorum? Kadınlar iş hayatında daha çok rol alırlarsa hem barışa vesile olurlar hem bu eşitsizliklerin azalmasına çok büyük katkıda bulunurlar. Onun için kadınların çok daha güçlü bir şekilde ekonomimize katkı vermesi sadece Türkiye açısından değil aslında dünyada daha adil bir sistem ve barış açısından da çok değerli.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kadinlarin-is-gucune-katilimi-milli-geliri-artirir/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Son 22 yılda 275 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik https://www.akittvhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-son-22-yilda-275-milyar-dolarlik-yatirim-gerceklestirdik/ https://www.akittvhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-son-22-yilda-275-milyar-dolarlik-yatirim-gerceklestirdik/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:30:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11313

Diyarbakır’da iş adamlarıyla bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” dedi.

Bir otelde iş adamlarıyla bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, tek mücadeleleri olduğunu, o da milletin refahını yükseltmek ve küresel bir aktör olan Türkiye’nin gücüne güç katmak olduğunu söyledi.

Bu çerçevede cumhurbaşkanı liderliğinde ülkeye yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yoluyla büyüme ilkelerine bağlı kalarak, yeni başarılara imza attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, Türkiye Yüzyılının ilk yılında, yaklaşık 256 milyar dolarlık ihracatla cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığını hatırlattı.

“100 yıllık işler 22 yıla sığdı”

Birçok sektörde Diyarbakır’ın, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük ihracat merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Bildiğiniz üzere cumhurbaşkanımız, 12’nci Kalkınma Planı dönemimizin hedeflerini ortaya koydu. Yıllık ortalama yüzde 5 oranında istikrarlı ve dengeli bir büyüme hedefliyoruz. 2028 yılında 1 trilyon 589 milyar dolar milli gelire, 17 bin 554 dolar kişi başına gelire ulaşmayı amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanımız AK Parti ile ülkemizin siyaset hayatına, birlik dirlik getirdi. Türkiye’yi küresel bir güç, dünyada sözü dinlenen bir ülkeye dönüştürdü. 100 yıllık işler 22 yıla sığdı. Baktık ki, Türkiye’nin çok hizmete ihtiyacı var, yürümek yetmeyecek, koşmaya başladık.”

“22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik”

Yapılan her yeni yolun geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmakta olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak hem ihracatı artırmak hem de alternatif pazarlar oluşturmak için uluslararası projeleri gündemimize alıyoruz. Örneğin; Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi hepimiz için çok önemli bir projedir. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız” dedi.

Yine, Orta Koridor’da bulunan Türkiye’nin konumunu daha da güçlendirmek için Bakü-Tiflis-Kars Hattı’na ek olarak Zengezur Koridoru’nun açılmasının da kritik bir öneme sahip olduğunu bildiklerine değinen Bakan Uraloğlu, “Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı ile birlikte, Zengezur Koridoru orta koridorun gelişimini daha da destekleyecektir. 224 kilometre uzunluğundaki Kars – Aralık – Dilucu kesiminin ihalesini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı, daha sonrasında ise planlanan Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara arasındaki demiryolu bağlantısı sağlanmış olacaktır” diye konuştu.

Türkiye’nin siyaset tarihinde Diyarbakır’ın her zaman etkin konumda olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır, bugün de siyaset sahnesinde aynı etkinliğini ve ağırlığını muhafaza ediyor. Diyarbakır’ın artık ideoloji siyaseti yerine hizmete ihtiyacı var, yatırıma ihtiyacı var. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ne varsa, Diyarbakır’da da o var ve olmaya da devam edecek. Diyarbakır’ı bölgesinde lider, refahın her alanda hissedildiği bir dünya kenti, marka şehir olana kadar çalışacak, eser siyasetimizle Diyarbakırlı kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz” şeklinde konuştu.

Bakan Uraloğlu, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceklerini vurguladı.

Programa, Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve çok sayıda iş adamı katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-son-22-yilda-275-milyar-dolarlik-yatirim-gerceklestirdik/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Teknolojiyi kim geliştiriyorsa kuralları o koyacak” https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknolojiyi-kim-gelistiriyorsa-kurallari-o-koyacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknolojiyi-kim-gelistiriyorsa-kurallari-o-koyacak/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:36:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11214

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojiyi kim geliştiriyorsa, kuralları o koyacak.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlediği Turcorn adayları tanıtım toplantısında konuşan Kacır, bakanlık olarak, teknoloji girişimciliğinin Türkiye Yüzyılı’nda hep birlikte ekonomide yazacakları yeni başarı hikayesinin ana aktörü olduğuna inandıklarını söyledi.

Kacır, teknolojiyi kim geliştiriyorsa, kuralları da onun koyacağını kaydederek, eğer dünya yapay zeka, kuantum, biyoteknoloji gibi derin teknoloji alanlarında birkaç dev teknoloji tekeline mahkum olursa ortaya çıkacak yeni düzenin insanlığın yararına ve herkesin iyiliğine olmasının, fazlasıyla iyimser bir beklenti hatta hayal, olacağını belirtti.

Kacır, ulus devletlerin ya da uluslararası yapıların kural ve düzenlemelerle sınırlandırmakta giderek zorlandığı teknoloji tekellerinin, bağlayıcı bir ahlaki değerler bütününden yoksun olabilecekleri de düşünüldüğünde ortaya çıkacak sonuçların ne kadar ürkütücü olabileceğinin de tahayyül edilebildiğini, ahlaki bir zeminde yükselmeyen teknolojinin ne büyük kötülüklere neden olabileceğini tarih boyunca sıklıkla gördüklerini açıkladı.

AR-GE teşviklerinden teknopark uygulamalarına, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteklerinden Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) programlarına ve girişim sermayesi fonlarına pek çok uygulama ve düzenleme ile Türkiye’nin teknoloji girişimlerini büyütmek için çalıştıklarını belirten Kacır, “Teknolojik dönüşüm rüzgarının tarihte hiç olmadığı kadar kuvvetli estiği bir dönemdeyiz. Bireysel yaşamımız, üretim ve hizmet sektörleri, kamu yönetimi ve toplumsal düzen teknolojik devrimle hızla dönüşüyor.” şeklinde konuştu.

KOSGEB eliyle yürütecekleri küresel rekabetçilik programıyla TURCORN adaylarına 50 milyon lira finansman desteği sunacaklarını açıklayan Kacır, “Bugün Turcorn 100 Programı’nın ilk üyeleri olacak girişimlerimizin başarılarını inancın ve azmin bir zaferi olarak gördüğümü özellikle belirtmek isterim. Tabii ki bu sadece bir başlangıç. Yeni Turcorn adayları için başvuru almaya devam edeceğiz.” dedi.

Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buradan ekosistemimizin teknoloji tabanlı girişimlerine açık çağrıda bulunuyorum. Bakanlık ve paydaşlarımızla birlikte sizlere katkı sunmayı, imkanlarımızı sizler için, sizin başarınız için seferber etmeyi sürdüreceğiz. Sizler Türkiye için, Türkiye Yüzyılı için çalıştıkça hiç endişeniz olmasın, biz de size ve sizin gibi işletmelere sahip çıkacağız. Sizlerin gayreti, birikimi, kabiliyeti ve ortaya koyacağınız rekabetçi ürün ve hizmetlerle inşallah hedeflerimize daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Geleceğin Turcornlarının şimdiden ülkemize ve küresel girişimcilik ekosistemine hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Kacır, pek çok sınamayı ve meydan okumayı beraberinde getiren teknolojik devrimin ortaya çıkardığı değişimin salt müşterisi ve pazarı olarak bu değişime maruz kalmanın Türkiye için bir seçenek olmadığının altını çizerek, 85 milyon genç ve dinamik nüfus ile birlikte otomotivden kimyaya, beyaz eşyadan yenilenebilir enerjiye, metal sanayisinden makine sanayisine, tarımdan gıdaya küresel üretim zincirinde sahip oldukları rolün Türkiye için teknoloji girişimciliğinin açacağı fırsat pencerelerinin işaretleri olduğunu belirtti.

Türk ekonomisinde yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak olan 208 üniversite ve araştırma altyapılarında yüzbinlerce araştırmacının geliştirdiği bilgiyi ekonomik değere dönüştürecek olanın teknoloji girişimciliği olduğunu kaydeden Kacır, “22 yılda adeta sıfırdan bir girişimcilik ekosistemi kurduk. Teknoparklarımızın sayısını 2’den 101’e, teknoparklarımızda AR-GE ve inovasyon yapan girişimlerin sayısını 56’dan 10 binin üzerine çıkardık. TÜBİTAK Bigg programıyla 2 bin 293 teknoloji girişiminin kurulmasını sağladık.” dedi.

Kacır, 2018’den bu yana düzenledikleri TEKNOFEST’lerle milyonlarca genci teknoloji geliştirme yolculuğuna kazandırdıklarını, adeta girişim fabrikasına dönüşen TEKNOFEST’lerden artık her yıl binlerce girişim doğduğunu hatırlattı.

Türkiye’ye özgü garaj modelinin bu olduğunu belirten Kacır, “Başka ülkelerin girişim ekosistemlerinin dinamikleriyle kıyaslandığında daha fazla fırsat eşitliği sunan, daha demokratik bir modeli Türk girişimcilik ekosisteminde hep birlikte inşa ediyoruz. Toplumun tüm kesimlerinden yetenekleri keşfettiğimiz, onlara girişimcilik yolculuğuna başlama fırsatı sunduğumuz bu model; başarılı oldukça dünyaya örnek olacaktır.” açıklamasında bulundu.

“Ulusal Girişimcilik Stratejimizde 2030 için 100 bin teknogirişim hedefini koyduk”

Kacır, Filistin topraklarında İsrail’in sürdürdüğü ahlaksız ve insanlık dışı saldırıların müşahede edildiğini belirterek, “O halde, sadece Türkiye’nin kalkınması için değil, bu yeni çağda insanlığın geleceği için de başarmak zorundayız.” diye konuştu.

Daha fazla teknoloji girişimi çıkarmak, binlerce genç girişimcinin hayallerini projelere ve girişimlere dönüştürülymesini sağlamanın öncelikli amaçlarından biri olduğunun altını çizen Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu istikamette, Ulusal Girişimcilik Stratejimizde 2030 için 100 bin teknogirişim hedefini koyduk. Her yıl binlerce yeni teknoloji girişiminin Türkiye’den doğmasını sağlayacak ve 100 bin teknogirişim ile dev bir girişimcilik ekosistemi inşa edeceğiz. Hemen bu hedefin bir tamamlayıcı unsuru da Türkiye’den milyar dolar değeri aşan teknoloji girişimleri çıkarmaktır. Girişimcilik literatüründe unicorn olarak adlandırılan milyar dolar değeri aşan teknoloji girişimleri, bir girişim ekosisteminin rekabet gücünün göstergesi olarak da kabul ediliyor. Henüz milyar dolar değeri aşan bir teknoloji girişimimiz yok iken 2019’da yayımladığımız 2023 Sanayi ve Teknoloji Girişimciliği stratejimizde, Türkiye’den unicornlar çıkaracağımızı, yani ülkemizi Turcornlarla tanıştıracağımızı ifade etmiştik.

Bugüne dek aldıkları yatırımlarda milyar doları aşan 7 Turcornumuz oldu. Oyun, yazılım, e-ticaret ve fintek girişimleri. 7 Turcornumuzun 6’sının bugünlere gelmesinde bakanlık destek ve uygulamalarımızın katkısı bulunuyor olması, doğru yolda olduğumuzun göstergesi. Hedefimiz 2030’a dek 100 Turcorn’un Türkiye’den doğması, bu ülkede büyümesi, dünyaya açılması. Bunu başarabilecek bir potansiyelimiz olduğunu biliyoruz. Bu hedef şüphesiz, sadece göstergelerde ülkemizi daha ileri düzeylere çıkarmak gayesiyle ortaya koyduğumuz bir hedef değil. Turcornlar bir yandan oluşturdukları ölçek ekonomisi ile küresel ölçekte rekabet gücüne sahip olacak, öte yandan da kazandıkları deneyimden yararlanarak kurulan onlarca yeni teknoloji girişiminin doğuşuna vesile olacaklar. Tıpkı ilk Turcornumuz Peak Games’ten 70’e yakın teknoloji girişiminin doğması gibi.”

“Dijital dönüşümün hızlanmasıyla küresel düzeyde girişim sermayesi yatırımları büyüdü”

Pandemi döneminde dijital dönüşümün hızlanmasıyla küresel düzeyde girişim sermayesi yatırımlarının büyüdüğünü belirten Kacır, “Kurduğumuz ekosistem ve altyapı sayesinde pandemiden bu yana teknoloji girişimciliği Türkiye’de altın çağını yaşıyor. Önceki 10 yılda yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapılan Türk teknoloji girişimlerine, sadece son 3 yılda 4 milyar dolara yakın yatırım yapılması yakaladığımız ivmeyi gösteriyor.” dedi.

Kacır, 2023’te küresel düzeyde yüksek faiz ve sıkılaştırılmış para politikası girişim sermayesi fonlarının düşüşünü beraberinde getirdiğini ve tüm dünyada girişimlere yatırımların son 5 yılın en düşük düzeyinde gerçekleştiğini belirtti.

Girişimcilik ekosisteminin geçen yıl yatırım sayısı bakımından Avrupa’da beşinciliği, Orta Doğu ve Doğu Avrupa bölgesinde birinciliği elde ettiğini belirten Kacır, İstanbul’un ise girişimcilik otoriteleri tarafından en güçlü erken aşama ekosistem olarak kabul edildiğini, bu ivmeyi kaybetmeyeceklerini, daha da yükseleceklerini açıkladı.

“Girişimlerin bankacılık ve borçlanma yoluyla değil, girişim sermayesi, yatırımlar ve halka arz yoluyla daha hızlı ve sağlıklı büyüyeceğini biliyoruz. Bu düşünceyle, önemli adımlar attık. Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech- InvesTR programı gibi fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz.” diyen Kacır, “Gerçekleştirdiğimiz mevzuat düzenlemeleriyle AR-GE teşviklerimizden üst düzeyde yararlanan AR-GE merkezleri ve teknopark firmalarının yararlandıkları teşvikleri girişim yatırımlarına yönlenmesini sağladık. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Girişim Yarışmalarıyla TEKNOFEST takımlarının ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmesini destekledik.” ifadelerini kullandı.

Kacır sözlerini şöyle sürdürdü:

“BTeknoloji Girişimciliği Konseyini kurduk ve inovasyon dostu regülasyon yaklaşımıyla, kamu politikalarının ve mevzuat düzenlemelerinin girişimlerimizi destekleyici bir perspektifle hazırlanmasına yönelik adımlar attık. TÜBİTAK Bigg Programını bir yatırım programına dönüştürdük. Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejimizin ana uygulamalarından biri olan Turcorn 100 Programımızla da; erken aşamayı başarıyla geçmiş, hızlı büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji girişimlerinin, daha hızlı ölçeklenmesine ve küresel pazarlara açılmasına rehberlik ediyoruz. Program ile küresel hedefleri olan ölçeklenme aşamasındaki Turcorn adaylarının ihtiyaçlarına nitelikli cevap veren destekler sağlayarak teknoloji girişimciliği ekosistemimize yeni Turcornlar kazandırmayı amaçlıyoruz. Programın sağladığı terzi usulü destekler kadar önemli bir bileşeni de ülkemiz girişim ekosisteminden yeni başarı hikayeleri çıkması adına, Türkiye’nin teknoloji odaklı kalkınma yolculuğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen 17 program paydaşının katkıları. Girişimlerimiz, program paydaşlarımızın sunduğu güçlü destek ağının yanında bilgi birikimi, deneyim erişim imkanı elde ederek küresel pazarlarda daha güçlü var olacaklar. Başarı basamaklarını daha hızlı tırmanacaklar. Bu vesileyle teknoloji girişimciliği ekosistemimizi devler ligine taşırken bizlerle beraber yol yürüyen, girişimcilerimizin yanında duran paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. 21 Aralık 2022’de kamuoyuna duyurduğumuz ilk program sonrasında bugüne kadar 72 teknoloji girişimimiz imkanlardan yararlanmak üzere başvurdu.”

Girişimcilik ekosisteminin paydaşlarının katılımıyla oluşturdukları jüri marifetiyle gelen başvuruları gelir büyüklüğü, yenilik, teknolojik derinlik gibi kriterleri dikkate alarak incelediklerini belirten Kacır, “Firmalarımızın beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate aldık. Bugün itibarıyla da Turcorn 100 Programı’na seçilen ilk 15 teknoloji girişimimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.” diye konuştu.

Kacır, yapay zekadan dijital hizmet teknolojilerine, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine, yeşil dönüşümden finansal teknolojilere kadar farklı sektörlerde 15 Turcorn adayını özel desteklerle daha da ileriye taşıyacaklarını Teknopazar Destek Programı ile Turcorn adayı işletmelerimizin uluslararası arenada müşteri ve yatırımcılarla yeni işbirlikleri geliştirmelerini destekleyerek uluslararası platformlarda daha güçlü var olmalarını sağlayacaklarının altını çizdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknolojiyi-kim-gelistiriyorsa-kurallari-o-koyacak/feed/ 0
Yapay Zeka Uygulamaları Hayatımızın Önemli Bir Parçası Haline Geliyor https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:03:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11176

Yapay zeka uygulamaları, teknoloji çağının son meyvesi olarak hızla yaygınlaşıyor ve hayatımızın önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle “ChatGPT” ve “Gemini” gibi uygulamalar; metin, fotoğraf, ses ve video üretiminin yanı sıra çeşitli farklı görevleri yerine getirebiliyor.

Tasarımcılar, tanıtım afişleri gibi görsel ürünleri istedikleri gibi hazırlamak için yapay zeka destekli uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bir sanatçı, kısa sürede bir şarkı üretebilirken, avukatlık uygulamaları dava dosyalarını anında çözebiliyor. Bu uygulamalar sadece belirli alanlarla sınırlı kalmıyor; sağlık, eğitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik gibi çeşitli sektörlerde de yaygın olarak kullanılıyorlar.

Akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, otonom sürüş sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriş sitelerindeki algoritmalar ve tıbbi görüntüleme alanında kullanılan manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntü analizleri de yapay zeka ile gerçekleştiriliyor.

“Artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu”

Yapay zekanın geleceği hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve dil işleme modellerinin bileşkesinden oluşan yapay zeka sisteminin, Türkiye’de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya başladığını söyledi.

Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doğru evrilmeye başladığını belirten Prof. Kırık,Birçok iş koluna, alana yayılmaya başladığını ifade edebiliriz. Başta medya ve eğitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu.dedi.

Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay şekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaşma imkanına eriştiğine işaret eden Kırık, bu uygulamaların eğitim alanında başvurulan temel kaynak haline geldiğine değindi.

Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduğuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceğine dikkati çekerek, öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.

Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiğinin altını çizen Kırık,

Çünkü yapay zeka her zaman doğru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.diye konuştu.

Yapay zeka işsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı

Prof. Dr. Kırık, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doktorların teşhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teşhis koyulduğunu aktararak, Rusya’da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menşeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83’lük dereceyle geçtiğini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüşlerin olduğunu söyledi.

Medya ve eğlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiğini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, şöyle devam etti:

Bu durum bir işsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı işi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleştirmesinin söz konusu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya başladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluşları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya başladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu.

Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduğu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya başlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaştırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüğe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir.

Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeğe benzeterek, gelecek yıllarda yapay zekanın büyüyeceğini, gelişeceğini ve yetişkin bir insanın sahip olduğu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceğini anlattı.

Türkiye’de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor

Türkiye’nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına işaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör girişimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya başladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) başı çektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kırık, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceğini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eğitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eğitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.

Türkiye’deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiğini belirten Kırık, şunları kaydetti:

ASELSAN ile HAVELSAN’ın bu alanda çalışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar’ın yerli ve milli sohbet robotunu geliştirmesi, bunu yaygınlaştıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi şudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doğru bilgiye ulaşabilme konusunda ciddi bir avantaj sağlayabilir.

Çünkü bildiğiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiğini görüyoruz, bilgi saklayabildiğine de şahit oluyoruz. Geçmişte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya başlayacağız.

Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme şansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya başlayacağız.

O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye’de tabii ki TÜBİTAK’ın başını çektiği ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aynı şekilde geliştirdiği yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/feed/ 0
Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi: Türkiye ile ilişkiler harika https://www.akittvhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/ https://www.akittvhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:48:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11156

Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilerin harika olduğunu belirterek, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak rolünü takdir ediyoruz.” dedi.

Popşoi, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Zorlu zamanlarda ADF gibi platformlara bölgenin ve dünyanın ihtiyaç duyduğunu belirten Popşoi, “Birçok ülkeden liderleri ve bakanlarını bir araya getirerek tartışmasını, çözüm bulmasını ve umut ediyorum ki halklarına ve bölgeye fayda sağlayacak bu çözümleri uygulamasını sağlıyor.” diye konuştu.

Popşoi, Gazze’de yaşanan acının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Uluslararası hukuka güçlü bir bağlılığımız var. Bölgemizde barış ve istikrar görmek istiyoruz. Uluslararası hukuka saygı duyulmalı. Bu acıya son verilmeli, tüm mağdurlar artık acı çekmemeli. Aynı zamanda tüm kaçırılanlar serbest bırakılmalı. Tüm bunların hepsi uluslararası hukuka göre olmalı.”

“Türkiye’yle harika ilişkilerimiz var”

Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilere dair Popşoi, “Türkiye’yle harika ikili ilişkilerimiz var. En üst düzeyde mükemmel temaslarımız var.” ifadelerini kullandı.

Popşoi ayrıca Moldova Başbakanı Dorin Recean’ın da ülkesi adına ADF’ye katıldığını anımsattı.

Kendisinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü aktaran Popşoi, çok güçlü temele dayanan ikili bir gündem oluşturduklarını anlattı.

Popşoi, iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ilişkileri geliştirdiklerini ve bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak katılımını takdir ediyoruz. Türkiye’yle daha fazla işbirliği yapmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan’ı Moldova’ya davet ettiğini kaydeden Popşoi, böylece Moldova ve Türkiye halklarının yararına olacak şekilde ilişkileri daha güçlü ilerletmeye devam edebileceklerini söyledi.

“Ukrayna sayesinde güvendeyiz”

Popşoi, Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda, bölgede hala stresin devam ettiğine işaret ederek, “Şükürler olsun ki Ukrayna halkının ve ordusunun cesareti, fedakarlığı ve kararlılığı sayesinde güvendeyiz. Ukrayna kuvvetli olduğu ve Ukrayna için dayanışma güçlü kaldığı sürece, Ukrayna halkının cesareti ve fedakarlığı sayesinde güvendeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna’yı, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yapabilecekleri en iyi şekilde desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Popşoi, ADF’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Moldova’ya karşı “temelsiz saldırıları” olduğunu söyledi.

Popşoi, Lavrov’un söylemlerine ilişkin şu görüşlerini paylaştı:

“Demokrasi hakkında bize ders vermesi ironik çünkü Rusya gibi bir ülke kesinlikle Moldova dahil, hiç kimseye demokrasi hakkında ders veremez. Moldova’da siyasi tutuklular yok, vatandaşlarımız tüm demokratik haklarına, demokratik seçimlere sahipler ve maalesef Rusya’da her gün kendi hükümetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiremeyen vatandaşların acısını görüyoruz ve bu kişilerin sonu ya hapis ya da hapiste öldürülme oluyor.”

Bu tür “sözlü saldırıların” yardımcı olmadığını kaydeden Popşoi, “Bu, önemli uluslararası aktörlerin sorumluluk sahibi bir davranışı değil. Bu tür saldırının devam etmemesini şiddetli tavsiye ediyoruz. Kremlin’in iç politikamıza müdahale etme girişimleri de durmalı. Bu bizim güçlü duruşumuz.” diye konuştu.

Moldova AB üyeliği müzakereleri için hazırlanıyor

Popşoi, Moldova’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecine dair, ülkesinin hızla aşama katettiğini belirterek, ülkesinde demokratik standartları güçlendirecek reformlar yaptıklarını ve kurumlar inşa ettiklerini anlattı.

Müzakerelere başlamadan önce değerlendirme sürecinde olduklarını aktaran Popşoi, yapılan düzenlemelerin süreçte etkili olmasını ve sonraki aşamaya geçebilmeyi umduklarını dile getirdi.

Popşoi, bu yıl ayrıca referandum yapılacağını hatırlatarak, çoğunluğun Moldova’nın barışçıl ve demokratik Avrupa geleceğini desteklediğinden emin olmak için çok çalışacaklarının altını çizdi.

“Transdinyester ve Gagavuz’da durum istikrarlı”

Moldova’daki ayrılıkçı Transdinyester bölgesi ve Moldova’ya bağlı Gagavuz Özerk Yeri’nde şu anda çok istikrarlı bir durumun olduğunu belirten Popşoi, uluslararası medyada çıkan farklı haberlerin bazen kontrol edilmeden ve yetkililerden bilgi alınmadan yayıldığını söyledi.

Popşoi, “asılsız meseleler” nedeniyle biraz gerginliğin olduğunu kaydederek, “Moldova’nın Transdinyester bölgesinde olan olaylar endişeleri boşa çıkardı ve her şey gerginlik olmadan barışçıl şekilde çözüldü. İstikrar korunmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Gagavuz Özerk Yeri’nin Moldova’nın özerk bölgesi olduğunu anımsatan Popşoi, orada da durumun istikrarlı olduğuna ve bir endişe bulunmadığına işaret etti.

Popşoi, “Rusya, Moldova’daki belli bölgeleri, grupları ve siyasi partileri durumu istikrarsızlaştırmak için kullanarak durumu meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak vatandaşlarıma ve kurumlarımıza, Moldova demokrasisini dış müdahaleye karşı güçlü bir şekilde savunma konusunda güveniyoruz.” dedi.

Uluslararası ortaklara da barış ve istikrar aktörü olmaları konusunda güvendiklerini aktaran Popşoi, “Türkiye dahil uluslararası ortaklarımız, söylediğim gibi, bölgedeki güvenliğe katkı verenlerden. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştuklarımız çok önemli ve değerli. Ortaklarımıza, Moldova’da istikrarın sürdürülmesi için bize yardım sağlayacaklarına güveniyoruz.” diye konuştu.

Ayrıca AA’nın ADF’de bulunan standını ziyaret eden Popşoi, ajansın “Kanıt” kitabını da inceleyerek bilgi aldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/feed/ 0
ABD ve İran’ın Milis Güçleri Orta Doğu’yu İstikrarsızlaştırıyor https://www.akittvhaber.com.tr/abd-ve-iranin-milis-gucleri-orta-doguyu-istikrarsizlastiriyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/abd-ve-iranin-milis-gucleri-orta-doguyu-istikrarsizlastiriyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:39:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11147

Mardin Artuklu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Dr. Necmettin Acar, ABD ve İran’ın milis güçleriyle Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırma ve Türkiye’yi Orta Doğu’dan uzak tutma siyasetini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Başta Gazze olmak üzere tüm Filistin coğrafyasına yönelik, İsrail’in düzenlediği tarihin gördüğü ve görebileceği en vahşi saldırılar 5’inci ayını tamamlamak üzere. Zaman zaman Suriye, Ürdün, Mısır ve Lübnan’a da sıçrayan çatışmaların, nasıl bir bölgesel ve uluslararası konjonktür tarafından desteklendiği ise en çok merak edilen konulardan birisi.

2000 sonrası Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran güdümünde oluşturulan silahlı milis güçlerin faaliyetleri İsrail’in manevra alanını genişletti. Milis güçler eliyle Irak, Suriye ve Mısır gibi bölgenin önemli aktörlerinin zayıflatılması ve Türkiye gibi önemli bir gücün bölgeden uzaklaştırılarak nüfuzunun azaltılması bölge güvenlik mimarisinin köklü bir biçimde dönüşmesine yol açtı. Türkiye’nin bölgeden uzaklaştırıldığı, İsrail’i askeri sahada dengeleyebilecek önemli aktörlerinin zayıflatıldığı yeni bölge güvenlik mimarisi, İsrail’in görece güçlendiği ve manevra alanının genişlediği bir sonucu doğurdu. 7 Ekim sonrası İsrail’in başta Gazze olmak üzere tüm bölge sathında sergilediği soykırım ve etnik temizlik, milis güçlerin bölge güvenlik mimarisinde son dönemde ortaya çıkardığı bu tahribatın en önemli sonuçlarından birisidir.

-Milis güçler eliyle bölge güvenlik mimarisi yeniden kurgulanıyor

2000 sonrası Türk dış ve güvenlik politikasının yeniden formüle edildiği bir dönem oldu. Bu dönemde Türkiye açısından Orta Doğu, öncelikli bir alan haline gelmeye başladı. Türkiye’nin Orta Doğu bölgesine yönelmesiyle bölgedeki geleneksel güç dengesi önemli bir değişim yaşadı. Bu dönemde küresel aktörlerin bölgeye dönük politikası da önemli bir dönüşüm geçirmeye başladı. 11 Eylül sonrası dönemde ABD’nin tek taraflı müdahaleci politikası bölgede zaten zayıf olan bazı devlet sistemlerinin çökmesiyle sonuçlandı. 2010 yılında ortaya çıkan Arap Baharı sürecindeki sokak hareketleri ise bölgedeki devlet sistemlerindeki çözülmeyi hızlandırarak Libya, Suriye ve Yemen gibi ülkelerin iç savaşa sürüklenmesine yol açtı. Bölge genelinde zayıflayan veya çöken devlet sistemlerinin oluşturduğu güç boşluğunu ABD ve İran’ın güdümündeki silahlı milis güçler doldurmaya başladı. ABD ve İran’ın bölge genelinde kendisine müzahir milis güçler üretebilme ve bu aktörleri kendi ulusal çıkarları için farklı coğrafyalarda etkili bir biçimde kullanabilmesi bölge güvenlik mimarisinin köklü değişiminde önemli rol oynadı.

Milis güçler, Türkiye’yi Arap dünyasından koparıp Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu zayıflatmaya çalıştı. ABD ve İran güdümündeki milis güçlerin Türkiye’yi bölgeden uzak tutma politikası 3 şekilde gerçekleşti. İlk olarak Türkiye’nin güneyinde silahlı milis güçlerin kontrolünde “terör koridoru” ya da “teröristan” olarak da adlandırılan bir tampon bölge kurgulanarak, Türkiye ile Arap dünyası arasındaki bağ koparılmaya çalışıldı. İkinci olarak milis güçler eliyle bölgedeki devletlerin merkezi otoritesi zayıflatılarak toprak bütünlüğü zedelendi. Böylece bir taraftan Türkiye’nin güneyinde istikrarsız bir bölge oluşturularak Türkiye’nin dikkatinin bölgesel meselelerden uzaklaştırılması hedeflendi. Diğer taraftan İsrail’i sınırlayabilme kabiliyetine sahip aktörler zayıflatıldı. Son olarak, milis güçler eliyle bölgede demografik bir mühendislik kurgulandı. Türkiye’nin güney sınırı farklı etnik, dinsel ve mezhepsel yapılardan olan ve Türkiye’ye müzahir, Türkiye ve Osmanlı geçmişine gönülden bağlı olan demografik bir yapıya sahiptir. ABD ve İran’ın bölgeye yerleştirdiği milisler eliyle bu bölgede Türkiye’nin nüfuzu zayıflatılmaya çalışıldı.

ABD ve İran güdümündeki milis güçlerin bölge güvenlik mimarisinde oynadığı rol, Arap dünyasının ekonomik, askeri, demografik, kültürel ve entelektüel anlamda merkezlerinden olan ve İsrail’i askeri sahada dengeleyebilme kabiliyetine sahip olan Irak, Suriye ve Mısır gibi aktörlerin zayıflatılmasıdır. ABD güdümündeki milis güçler Suriye’nin kuzeyinde konuşlanarak Suriye’nin toprak bütünlüğünü zayıflatırken İran güdümündeki milis güçlerin faaliyetleri Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan gibi ülkelerde merkezi yönetimleri zayıflattı.

-Milis güçler İsrail’in manevra alanını mı genişletiyor?

ABD ve İran’ın ulusal çıkarlarına hizmet için kurgulanan milis güçlerin bölge için oluşturduğu en önemli tehdit, Türkiye’nin bölge ile bağlarının koparılarak bölgedeki nüfuzunun zayıflatılması ve Arap dünyasının güçlü aktörleri olan Irak, Suriye ve Mısır’ın bölgesel güç denkleminden çıkarılması oldu. Bölge güvenlik mimarisinde milis güçler eliyle gerçekleştirilen köklü değişim Türkiye ve İsrail açısından farklı sonuçlar ortaya çıkarttı.

Milis güçlerin ana aktörü olduğu istikrarsızlık sebebiyle Orta Doğu güvenlik mimarisinin değişimi İsrail açısından bambaşka sonuçlar ortaya çıkardı. Bölgede İsrail’i askeri sahada sınırlayabilecek Suriye, Irak ve Mısır’ın milis güçler eliyle zayıflatılarak bölgesel güç denkleminden çekilmesi ve Türkiye’nin bölgeden uzaklaştırılmaya çalışılması İsrail’in manevra alanını genişletiyor. 7 Ekim sonrası İsrail’in başta Gazze olmak üzere tüm Filistin coğrafyasında sergilediği vahşet, ABD ve İran güdümündeki milis güçlerin bölge güvenlik mimarisi açısından ortaya çıkardığı sorunun kısa vadedeki sonucudur.

[Dr. Necmettin Acar, Mardin Artuklu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanıdır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/abd-ve-iranin-milis-gucleri-orta-doguyu-istikrarsizlastiriyor/feed/ 0
Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda Türk sporcuların yarışacağını açıkladı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-motosiklet-federasyonu-baskani-bekir-yunus-ucar-dunya-kar-motosikleti-sampiyonasinda-turk-sporcularin-yarisacagini-acikladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-motosiklet-federasyonu-baskani-bekir-yunus-ucar-dunya-kar-motosikleti-sampiyonasinda-turk-sporcularin-yarisacagini-acikladi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:15:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11130

Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, Kayseri’nin ev sahipliği yapacağı Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk kez 2 Türk sporcuyla yarışacaklarını, bunun kar motosikletinde yetiştirecekleri sporcular için önemli bir adım olduğunu söyledi.

Bekir Yunus Uçar, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 8-10 Mart tarihlerinde Erciyes Kayak Merkezi’nde Türkiye’nin ilk kez organize edeceği şampiyonayı AA muhabirine değerlendirdi.

Motor sporlarının gözde organizasyonlarından ve dünya çapında popülaritesi olan Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı Kayseri’de gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Uçar, “Erciyes de dünyanın sayılı kayak merkezlerinden bir tanesi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilecek organizasyon, ülkemizin, Kayseri’nin ve Erciyes Kayak Merkezi’nin tanıtımı anlamında çok büyük bir katkı sağlayacak. Özellikle beklentimiz, sporcularımızın kar motosikletinde performansının gelişmesini sağlamak.” diye konuştu.

Türkiye’nin uluslar arası organizasyonları başarılı bir şekilde düzenlemeye devam ettiğini belirten Uçar, şöyle konuştu:

“Kayseri’de ev sahipliği yapacağımız organizasyonda sporcularımızdan Galip Alp Baysan ve Şakir Şenkalaycı mücadele edecek. Türkiye’de kar motosikleti kullanan ve Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda yarışacak sporcularımızın yetişmesi açısından önemli bir kriter olacak. Çünkü Şakir Şenkalaycı, motokros branşında 500’ün üzerinde öğrencisi olan, yıllardır ülkemizi başarıyla temsil eden bir sporcumuz. Şenkalaycı’nın bizim açımızdan yeni bir branş olan kar motosikletinde yeni sporcular yetiştirmesine de inşallah vesile olacak.”

“150’nin üzerinde ülkeye canlı yayınlanacak”

Türkiye için yüksek dağları, kar kalitesi ve kayak merkezlerinin profesyonelliği göz önüne alındığında, böyle bir organizasyonun geç kalmış bir faaliyet olduğunu belirten Uçar, “Bu güne kadar kayak merkezlerini sadece turistik tesis anlamında kullanıyorduk ama Türkiye’de şu anda Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı yapabileceğimiz, kar üzerinde motor sporları organizasyonları düzenleyebileceğimiz çok popüler ve dünya standartlarının üzerinde 7 ayrı merkezimiz var.” ifadelerini kullandı.

Erciyes’te bu organizasyonu düzenledikten sonra Türkiye’nin diğer kayak merkezlerinin de sırayla ev sahipliği yapması yönünde çalışacaklarını dile getiren Uçar, şöyle devam etti:

“Çünkü 170 milyonun üzerinde canlı televizyon izleyicisi olan bir organizasyondan bahsediyoruz. Erciyes’teki organizasyonumuz, 150’nin üzerinde ülkeye canlı yayınlanacak. Toplamda da 2.8 milyar insana sosyal medya kanalları ve farklı iletişim kanallarıyla ulaşacak. Dolayısıyla dünyanın herhangi bir ülkesinde ‘Kayseri Erciyes’ diye internette bir arama yapıldığı zaman, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası yarışları, Erciyes veya Uludağ, Sivas Yıldızdağ, Kartepe, Kartaltepe ismiyle görünüyor olacak. Bu organizasyon aynı zamanda hem kayak merkezlerimizin turistik manada tanıtımına hem de ülkemizin sportif organizasyon gücünün tanıtımına büyük katkı sağlamış olacak.”

“Kişiyi geliştiren rakibidir”

Türkiye’nin kar motosikletinde de şampiyon sporcu çıkarması için çalışmalarını sürdüreceklerini aktaran Uçar, “Şimdi hem Şakir Şenkalaycı’nın hem de Galip Alp Baysan’ın bu şampiyonadaki performanslarını göreceğiz. Devamında da Dünya Şampiyonası’nın diğer etaplarında yarışmalarını sağlayacağız. Böylece Dünya Şampiyonası’nda bir yerimiz olacak. Mesela 6 senedir Dünya Motokros Şampiyonası’nı Afyonkarahisar’da gerçekleştiriyoruz. Baktığımızda motokros yarışçılarımızın yüzde 51’inin çocuk dediğimiz sürücülerden oluşmaya başladığını görüyoruz. Bu da şu anlama geliyor; uluslararası bir organizasyonu ülkenizde gerçekleştirdiğiniz zaman, o noktada altyapı hızlıca gelişiyor, emsal sağlıyor. Zaten kişiyi geliştiren rakibidir. Rakiplerin Türkiye’ye gelip yarışmasıyla, buradaki Türk sporcularımızı da geliştirmiş olacağız inşallah” şeklinde konuştu.

Kayseri’de dünyanın önde gelen kar motosikleti sporcularının yarışacağını dile getiren Uçar, “Şu anda kayıtlarımız devam ediyor. Şampiyonaya 30’un üzerinde ülkeden sporcu bekliyoruz. Zaten parkur itibarıyla sınırlı sayıda sporcuyu kabul edebileceğiz. Yani kalifikasyonları geçebilen sporcular arasında kayıtlar devam ediyor.” açıklamasını yaptı.

Uluslararası bu organizasyonu kış festivaliyle taçlandıracaklarını belirten Uçar, “Çünkü sadece bir spor organizasyonu yetmiyor. Mutlaka yanına sosyal, sanatsal, kültürel bir etkinlik de koymak gerekiyor. Kayseri ve civar illerden gelecek binlerce izleyiciyi, sanatsal bir organizasyonla da karşılamış olacağız. Ülkemizin saygın sanatçılarından Ferhat Göçer ve İrem Derici de sahne performanslarıyla sportif performanstan sonra çok güzel hatıralar yaşatacak.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-motosiklet-federasyonu-baskani-bekir-yunus-ucar-dunya-kar-motosikleti-sampiyonasinda-turk-sporcularin-yarisacagini-acikladi/feed/ 0
CHP Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci: Belediye başkan adaylarının seçimi önceden belirlenmeli https://www.akittvhaber.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:09:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11117

CHP tarafından yeniden aday gösterilmeyen Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bir parti, belediye başkan adayının nasıl seçileceğini çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı” dedi.

Samsun’da 18 belediye arasında CHP’li tek belediye başkanı olan, 31 Mart yerel seçimlerinde partisi tarafından tekrar aday gösterilmeyen Başkan Cemil Deveci, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Av. Cemil Deveci, “Siyaset böyle bir şey. Her görevin böyle bittiği bir nokta var. Bizim görevimiz de 1 ay sonra bitiyor. Kendi özel hayatımıza döneceğim. 5 yılda Atakum’da ciddi hizmetler yapıldı. Burada ilkeli, dürüst, hesap verebilir bir duruş sergiledik ve Atakum’da bugüne kadar yapılamayanlar yapıldı. Atakum bir kültür, turizm ve üniversite kendi. Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde günde 2 bin genç, köy enstitüsü modelinde hizmet aldı. Türkiye’de ilk oldu. Şimdi de atıl durumda olan bir binayı Atasanat Merkezi olarak açacağız. Katılımcı bütçe toplantıları ile vatandaşlarımızı kentin sorunlarına ortak ettik, kent yönetimine öneriler bulundurtuyoruz. Herkesi bir biçimde kent yönetimine katmaya çalıştık. Gıda Bankası’nı Karadeniz’de ilk kez biz uyguladık. Aktif istihdam modelini Karadeniz’de ilk kez uyguladık. Bunlar belediyemiz tarafından Karadeniz’de ilk kez yapılan uygulamalardı. Görevi devralacak arkadaşlara bunları bir daha anlatacağım, üzerine daha başarı eklemesini tavsiye edeceğim. Benden istekleri olursa kendilerine yardım edeceğim. Böylece kent kazanır, gençlik, kadınlar, Samsun ve Türkiye kazanır” diye konuştu.

“Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli”

Partilerin belediye başkanının nasıl ve hangi kurallar ile seçileceğinin daha önceden belirlemesi gerektiğine değinen Cemil Deveci, “Belediye başkanlığım ya da seçilip, seçilmemem mevzu değil. Dün de söylüyordum bugün de söylüyorum. Sadece CHP ve AK Parti değil, tüm siyasi parti kurumunun içinde yetmezlikleri var. Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli. Cemil Deveci bundan sonra geri kalan ömründe bunlarla mücadele edecek. Kendim için değil, seçilmek için değil, kendi partim için değil. Ülke için, Türkiye için siyaset kurumunun Türkiye’yi yönetebilecek çapta ve nitelikte olması gerekir. Bir belediye başkan adayının, bir milletvekili adayının nasıl seçileceğini bir parti çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı. Bir yöneticinin nasıl seçileceğini, ne kadar görev yapacağını bilmeli partinin üyeleri. Artık ülkeye demokrasi gelecekse, demokratik kurumlar sistemi manzumesi olacaksa, demokrasi yaşam biçimi haline dönüşecekse demokrasiyi kuracak ve ülkeyi yönetecek olan partilerin önce bu kuralları kendilerine koyması lazım. Onun dışındakiler ayrıntı. Onlar bana uygulandı, başkasına uygulandı, hepsi birbirine benzedi. Önümüzdeki dönemde daha iyi şeyler uygulanacak” şeklinde konuştu.

“Örnek yurttaş kimliğim ile devam edeceğim”

Bundan sonraki siyasi kariyeri ile ilgili de konuşan Deveci, “Bundan sonraki kariyerim itiraz ederek devam edecek. Yanlışa yanlış diyeceğim. İtiraz eden yurttaşa, öneride bulunan yurttaşa ihtiyacımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşının görevi ve sorumluluğu Anayasa’da belirlenmiştir. Yurttaşlık görevini eksiksiz yapamayan, tam olarak yapamayan anayasal sorumluluklarını yerine getiremiyor demektir. Bir nevi Anayasa’yı uygulamaktan tembellik yapıyor demektir. Biraz daha ileri giderse Anayasa’daki görevlerini yerine getirmiyor demektir. Onun için Anayasa’da tanımlanan görevlerini aktif olarak yapacak örnek bir yurttaş kimliğim ile sağlıklı kaldığım sürece görevime devam edeceğim” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/feed/ 0
20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda Snowboard Branşı Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-snowboard-bransi-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-snowboard-bransi-basladi/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:12:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11052

Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) snowboard branşı başladı.

20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nın üçüncü gününde Konaklı Kayak Merkezi’nde gerçekleşen snowboard branşında Dev Slalom Paralel (Parallel Giant Slalom) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.

Erkeklerde 17, kadınlarda 11 sporcu madalya mücadelesi verdi.

Milli sporculardan erkeklerde Onur Kayıhan 1.44.52’lik derecesiyle son 16 turunda elendi ve 15. oldu.

Erkekler:

Altın madalya: Bin Yang (Çin) 1.12.58

Gümüş madalya: Federico Orlando (İtalya) 1.15.85

Bronz madalya: Yipeng Lan (Çin) 1.27.15

Kadınlar:

Altın madalya: Yueyue Zhao (Çin) 1.18.59

Gümüş madalya: Lulu Wang (Çin) 1.45.48

Bronz madalya: Inka Wada (Japonya) 1.28.77

Curling’te yarı finalistler belli oldu

Erzurum Curling Salonu ve Sürat Pateni Salonu’nda oynanan müsabakalar sonuncuda yarı finalistler belirlendi.

Türkiye, gruptaki son maçlarında Japonya’ya 12-1, İsviçre’ye ise 11-6 yenildi ve grubu 1 galibiyet, 8 yenilgiyle 7. sırada tamamladı.

Grup maçları sonunda Ukrayna, Çin, Güney Kore ve Japonya yarı finalist oldu. Yarı final, bronz madalya ve final maçları yarın oynanacak. Yarı final maçlar 09.00’da, madalya maçları ise 14.00’te yapılacak. Yarı finalde Ukrayna-Japonya, Çin-Güney Kore maçları oynanacak.

Günün sonuçları:

Türkiye-Japonya: 1-12

Polonya-İsviçre: 5-8

Çin-Güney Kore: 12-4

Kenya Ukrayna: 0-2 (Hükmen)

Güney Kore-Polonya: 7-11

Çin-Macaristan: 8-4

Japonya-Kenya: 2-0 (Hükmen)

İsviçre-Türkiye: 11-6

2023 Kış Deaflympics’te satranç müsabakaları devam etti

Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) satrança hızlı takım kateagorisinde yarışmalar yapıldı.

Yakutiye Gençlik Merkezi’ndeki müsabakalara 9 ülke 12 takımla katıldı. Türkiye, Ukrayna ve Kazakistan ikişer farklı takımla mücadele etti.

İlk gün sonunda Polonya zirvede yer alırken, Ukrayna 1 ikinci, Kazakistan 2 üçüncü sırada yer aldı.

Türkiye 1 onuncu, Türkiye 2 ise günü 12. sırada tamamladı.

Futsal müsabakaları devam etti

Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) futsal müsabakalarına devam edildi. Aziziye Spor Salonu ve Erzurum Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda bugün hem kadınlar hem de erkeklerde müsabakalar yapıldı.

Kadınlar A Grubu’nda Türkiye, üçüncü maçında Polonya’yla karşılaştı. Milli takımımız rakibine 6-2 mağlup oldu. Ekibimizin gollerini Sümeyra Yıldız ile Sümeyye Merdivan attı. Polonya’nın golleri ise Barbara Gala (2), Dominika Lasicka, Agata Murawska, Dominika Urbaniec ve Clarissa Toma’dan geldi.

Erkeklerde A Grubu’nda Türkiye, Hollanda’yı 7-3 yenerek ikinci maçında ilk galibiyetini aldı. Milli takımımıza galibiyeti getiren golleri Murat Bek, İmamettin Sunmez (3), Emre Şahin, Ahmet Ergin ve Yusuf Ataş attı. Hollanda’nın golleri ise Erion Shala, Bilal Öztürk ve Milos Ter’den geldi.

Maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

Erkekler

A Grubu:

Hollanda-Türkiye: 3-7

İran-İtalya: 8-4

B Grubu:

Kenya-Japonya: 0-5 (Hükmen)

Brezilya-Çekya: 6-4

C Grubu:

Cezayir-İspanya: 3-4

Tayland-Kuveyt: 4-3

Kadınlar

A Grubu:

Türkiye-Polonya: 2-6

Büyük Britanya-Kenya: 5-0 (Hükmen)

B Grubu:

Brezilya-İrlanda: 13-2

İspanya-İtalya: 10-0

Madalya sıralaması

Organizasyonda Çin madalya sıralamasında günü ilk sırada tamamladı.

Takım Altın Gümüş Bronz Toplam

1- Çin 2 2 2 6

2- Ukrayna 2 1 1 4

3- Polonya 1 2 – 3

4- Fransa 1 – 1 2

5- Letonya 1 – – 1

5- Avusturya 1 – – 1

7- Japonya – 1 1 2

8- Hırvatistan – 1 – 1

8- İtalya – 1 – 1

10 -Almanya – – 1 1

10- Sırbistan – – 1 1

10- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-snowboard-bransi-basladi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Fildişi Sahili’nde yetimhaneyi ziyaret etti https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-fildisi-sahilinde-yetimhaneyi-ziyaret-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-fildisi-sahilinde-yetimhaneyi-ziyaret-etti/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:18:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11021

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’deki saldırılarıyla çok sayıda çocuğu yetim ve öksüz hale getirdiğini belirterek, “Yetim bırakılan bütün evlatlarımıza sahip çıkmanın bir insanlık borcu olduğunu Grand Bassam’dan ifade etmek istiyorum. İnşallah çocukların yetim bırakılmadığı, kadınların ailelerinden koparılmadığı, yaşlı insanların suçsuz yere öldürülmediği, yer yüzünde hakkaniyetin, adaletin, insafın ve vicdanın hakim olduğu bir dünyayı kurmak hepimize nasip olur.” dedi.

Kurtulmuş, resmi ziyarette bulunmak üzere geldiği Fildişi Sahili’nde, Grand Bassam şehrindeki Grand Bassam Kız Yetimhanesi’ni ziyaret ederek Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yaptırılan okul öncesi sınıfın açılışını gerçekleştirdi.

Kurtulmuş, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye ve Fildişi Sahili’nin özellikle son yıllarda çok yakın ilişkisi bulunan ve bu ilişkilerini geliştirmeye devam eden iki dost ve kardeş ülke olduğunu belirtti.

İki ülkenin devlet başkanlarının karşılıklı ziyaretleriyle Türkiye ve Fildişi Sahili arasındaki ilişkilerinin çok daha hızlı bir şekilde gelişmeye başladığını dile getiren Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016’da Fildişi Sahili’ne gerçekleştirdiği ziyaretinde eşi Emine Erdoğan’ın, yetimhanenin renovasyonu sonrasındaki açılış törenine katılmasıyla da Grand Bassam Kız Yetimhanesi’nde dostluğun ete kemiğe büründüğünü ifade etti.

Bugün de yetimhanenin anaokulu sınıfının açılışının gerçekleştirileceğini aktaran Kurtulmuş, açılışta emeği geçen TİKA çalışanlarına teşekkür etti.

Türkiye’nin son yıllarda Afrika kıtasıyla ilişkisinin geliştiğini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bizim ‘Afrika açılımı’ adını verdiğimiz program çerçevesinde Türkiye, Afrika’daki dost ve kardeş ülkelere elini uzatarak, ‘Buyurun hep beraber, el ele verelim ve Afrika’nın uyanışını hep birlikte sağlayalım.’ diye fikirlerini ortaya koymakta, işbirliği ve yardımlaşma imkanlarını desteklemektedir. Çünkü Afrika halkları uzun kolonyalizmden çok çekmiştir. Emperyalist ülkelerin bu bölgenin yerel halklarına karşı tepeden bakan, kibirli tavırlarından çok çekmiştir. Onun için biz, ülkelerle ve halklarla ilişki kurarken, resmi bir ilişki kurmanın çok ötesinde kalpten kalbe ilişkileri kurmak, kalpten kalbe köprüleri geliştirmeyi öncelik olarak görüyoruz.

Bugün burada ortaya konulan bu güzel merasimle birlikte yine Fildişi Sahili halkıyla Türk milleti arasında bir gönül köprüsünün inşa edilmekte olduğunu görüyoruz. Biz Afrika halklarına kazan kazan prensibi çerçevesinde, yaratılışta eşit insanlar olarak; işbirliği, yardımlaşma, dostluk ve kardeşlik ilkeleri içerisinde hep birlikte daha güzel günleri kurabiliriz fikriyle yaklaşıyoruz. Bu çerçevede bugün buradaki programın çok anlamlı olduğunu ifade etmek isterim.”

“Toplumların vicdanı yetimlere olan yaklaşımlarıdır”

“Toplumların geleceği çocuklardır, gençlerdir. Toplumların vicdanı ise yetimlere olan yaklaşımlarıdır.” diyen Kurtulmuş, bu anlamda buradaki çocuklara sahip çıkmanın insanlık adına ortak vazife olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, “Bu çocuklarımızın, evlatlarımızın arasından güzel eğitimler alarak, belki dünya çapında mühendislerin, doktorların, bilim insanlarının, siyasetçilerin, askeri personelin velhasıl dünyaya faydalı olabilecek çok sayıda okumuş insanın çıkacağına yürekten inanıyoruz. Bu gençlerimizin içerisinden çok sayıda toplum liderinin de çıkacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yetimlere sahip çıkmanın toplumların vicdanının göstergesi olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bizim kültür ve medeniyetimizde yetimin ayrı bir yeri vardır. Yetimin kalbini kıran, dünyayı yıkar; yetimin kalbini yapansa dünyayı yapar.” şeklinde konuştu.

Kur’an-ı Kerim’deki 23 yerde yetimlerle ilgili uyarıların yer aldığını belirten Kurtulmuş, Hazreti Muhammed’in de bir yetim olduğunun unutulmamasını istedi.

Kurtulmuş, “Bu çerçeveden baktığımız zaman bu yetimhanedeki faaliyetlerimiz, kültür ve medeniyetimizin bize yüklediği önemli sorumluluklardan birisidir.” dedi.

“İsrail’in saldırılarında, hayattan koparılanların yüzde 75’i ise kadın, yaşlı ve çocuklardır”

Grand Bassam’da yetimlerle ilgili bu faaliyette bulunurken ne yazık ki dünyanın başka bir ülkesinde, Filistin’in Gazze topraklarında, İsrail’in saldırılarıyla çok sayıda çocuğu yetim ve öksüz hale getirdiğini ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“İsrail’in saldırılarında, beş ay içerisinde 30 bin insan hayattan koparılmıştır; bunların yüzde 75’i ise kadın, yaşlı ve çocuklardır. Gazze’de hayattan koparılan bütün masum insanların hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Yetim bırakılan bütün evlatlarımıza sahip çıkmanın bir insanlık borcu olduğunu Grand Bassam’dan ifade etmek istiyorum. İnşallah çocukların yetim bırakılmadığı, kadınların ailelerinden koparılmadığı, yaşlı insanların suçsuz yere öldürülmediği, yeryüzünde hakkaniyetin, adaletin, insafın ve vicdanın hakim olduğu bir dünyayı kurmak hepimize nasip olur.”

Açılış töreninde, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un eşi Sevgi Kurtulmuş, Fildişi Sahili Kadın, Aile ve Çocuk Bakanı Nasseneba Toure, İslam İşbirliği Parlamenter Asamblesi (İSİPAB) Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdürrahim Dusak, İSİPAB Türkiye Delegasyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci, AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ve Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Deniz Erdoğan Barım da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan kız yetimhanesinin açılışını yapmıştı

1972 yılında kız ve erkek öğrenciler için kurulan yetimhane, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat 2016’da Fildişi Sahili’ne gerçekleştirdiği ziyaretinde eşi Emine Erdoğan ve Fildişi Sahili Cumhurbaşkanının eşi Dominique Claudine Ouattara tarafından kız yetimhanesi olarak açıldı.

Fildişi Sahili Kadın, Aile ve Çocuk Bakanlığına bağlı olan yetimhanede, 5-21 yaş arasında 133 kız eğitim görüyor.

Yetimhanede çocuklar için kültürel, fiziksel ve sosyal faaliyetlerin yanı sıra el işi becerilerini

geliştirmek amacıyla kurslar veriliyor.

Kütüphane, yemekhane, sağlık ocağı, bilgisayar odası, oyun alanı ve atölyelerden müteşekkil bir kampüsten oluşan yetimhanede, TBMM Başkanı Kurtulmuş ve eşi Sevgi Kurtulmuş’un ziyareti dolayısıyla da TİKA tarafından yaptırılan anaokulu sınıfının açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-fildisi-sahilinde-yetimhaneyi-ziyaret-etti/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye-Suudi Arabistan ticaret hacmi artacak https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:06:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11009

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artışın süreceğini belirterek, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Bakan Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.

Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.

Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.

İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye’de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir.”

Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.

“Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız”

Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.

Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56’lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.

Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.

İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.

“İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023’te 132 milyar dolara yükseldi”

Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye’nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Bolat, “2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye’nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.

Bolat, 2002’de 10,7 milyar dolar olan Türkiye’nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023’te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

“Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır.”

“Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı”

Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.

Bolat, Türkiye’nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/feed/ 0
AB Türkiye’ye en fazla Şengen vizesi veren ülke https://www.akittvhaber.com.tr/ab-turkiyeye-en-fazla-sengen-vizesi-veren-ulke/ https://www.akittvhaber.com.tr/ab-turkiyeye-en-fazla-sengen-vizesi-veren-ulke/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:33:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10976

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, “Vizeye erişimi kolaylaştırmayı sağlıyoruz. 2023 itibarıyla baktığımızda Türkiye’de, önceki yıllara göre en yüksek sayıda Şengen vizesi verilmiş. Herhalde tüm dünyada en fazla sayıda Şengen vizesinin verildiği ülke.” dedi.

Meyer-Landrut, Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen AB – Kayseri İş Dünyası Formu’nda yaptığı konuşmada, “Yeşil mutabakat” ve “Dijital Dönüşüm”ün AB için çok önemli olduğunu, Türkiye’nin bu alanda önemli adımlar attığını söyledi.

Türkiye’nin sıfır emisyon hedefini tanımladığını, Ulusal Eylem Planı yaptığını ve aynı zamanda karbonsuzlaştırma konusunda öncelikli sektörleri belirlediğini anlatan Meyer-Landrut, bunların önemli adımlar olduğunu dile getirdi.

AB ile Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin çok güçlü olduğuna değinen Meyer-Landrut, “AB üye ülkeleri ve Türkiye arasında 2023’te 206 milyar avrodan fazla ticaret hacmi gerçekleşmiş. Gerçekten çok önemli bir rakam.” diye konuştu.

“Tüm üye devletler bu sorunu çözmek için çok titiz şekilde çalışıyor”

Gümrük Birliği hakkında bilgiler veren Meyer-Landrut, şöyle devam etti:

“Gümrük Birliğinin 2016’da güncellenmesiyle ilgili bir öneride bulunulmuştu. Komisyon da her iki taraf açısından bu anlaşmanın güncellenmesinin büyük potansiyeli, avantajları olduğunu kabul etmişti. Karşılaştığınız bazı sorunlardan, zorluklardan bahsettiniz. Biz de Gümrük Birliğinin uygulanmasında birtakım zorluklar yaşıyoruz. Ticareti engelleyici konular diyoruz buna. Bu konuda da yapılan çalışmalar, geçen yaz atılan adımlar daha somut sonuçları bize sağlayacak ve burada ifade edilen hedeflere ulaşılabilecek. Vizeyle ilgili şunu net olarak söylemek isterim. Hepimiz, tüm üye ülkeler ve konsolosluklar, gerçekten özellikle iş insanları için vize sağlama konusunda çok çalışıyoruz. Dışişleri Bakanlığıyla da çalışarak vize konusunun kolaylaştırılmasının yollarını bulmaya çalışıyoruz. Vizeye erişimi kolaylaştırmayı sağlıyoruz. 2023 itibarıyla baktığımızda Türkiye’de, önceki yıllara göre en yüksek sayıda Şengen vizesi verilmiş. Herhalde tüm dünyada en fazla sayıda Şengen vizesinin verildiği ülke. Dolayısıyla bir politika değil, birtakım pratik çalışmaların yapılması gerekiyor bu zorlukların aşılması için. Zorlukların, iş dünyasının ihtiyaçlarının farkındayız ama şundan emin olun ki tüm üye devletler bu sorunu çözmek için çok titiz şekilde çalışıyor.”

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay da Kayseri’nin ticarette önemli kentlerden biri olduğunu ve istikrarlı şekilde ilerlediğini anlattı.

“Avrupa Birliği ile siyah beyazlar değil, gri alanlar var. Biz bunları beyaza boyamak istiyoruz. Bu beyazı boyarken de Kayseri’nin kapasitesini, potansiyelini kullanmak istiyoruz.” diyen Bozay, büyükelçilerden, ikili düzeyde her konunun olurundan çözülmesini talep etti.

Bozay, birçok Avrupa ülkesi ile büyük ticareti olan Türkiye’nin bu durumu ileriye taşıması gerektiğini de vurguladı.

“Şoför vize alamıyor ki kamyon gitsin”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise AB’nin Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin otomotiv, beyaz eşya ve konfeksiyon gibi alanlarda Avrupa’nın ana tedarikçisi olduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, 2 yıl sonra AB ile ekonomik ilişkilerin en önemli ayağı olan Gümrük Birliğinin 30’uncu yılına girileceğini belirtti.

Gümrük Birliğinin kapsamının genişletilmesi gerektiğini savunan Hisarcıklıoğlu, AB Konseyinin mart ayında Gümrük Birliğinin güncellemesi konusunda çalışmalara başlaması için komisyona yetki vermesini beklediklerini söyledi.

Vize konusunun önemli olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye AB ilişkilerinde çok ciddi bir sorun haline geldi. Avrupa Birliği’ni de çok anlayabilmiş değilim. İş adamlarının önünü açacak vize kolaylığını niye yapmaz Avrupa Birliği? Özellikle vizelerin iş dünyasına kolaylaştırılmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kapıkule’den nasıl çıkacaklar? Kota var, şoföre vize var. Şoför vize alamıyor ki kamyon gitsin. Yani tarife dışı bir engel var. Bunların düzeltilmesine de ihtiyaç var.”

Program, konuşmaların ardından protokol üyelerinin hediye takdimiyle sona erdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ab-turkiyeye-en-fazla-sengen-vizesi-veren-ulke/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin tüm kesimlerini sandıkta birleşmeye davet etti https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:09:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10959

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.” dedi.

Özel, Lüleburgaz Belediyesi Sanat Akademisi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ve Muhtarlar Buluşması”nda, seçimlerde aday olan tüm muhtarlara başarılar diledi.

AK Parti iktidarını değiştirmeye geçen yıl yapılan genel seçimlerde çok yaklaşılmasına rağmen bunun gerçekleşmediğini anımsatan Özel, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Özel, emekli maaşlarının yüksek enflasyon karşısında çok düşük kaldığını, bu nedenle en düşük emekli maaşının 25 bin lira olması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumunu (TÜİK), verilerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde eleştiren Özel, “Bugün itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 67. Peki gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon yüzde 130.” ifadesini kullandı.

Yarına umutla bakmak isteyen herkesi oy vermeye, 31 Mart’ta sandık başına davet eden Özel, şöyle konuştu:

“2018 yılındaki seçim başarısından sonra tek adam rejiminin yerleştiği günden sonra 2019’da İstanbul’dan, Ankara’dan başlayarak 11 büyükşehirle genel iktidarın gücünü yerelden dengelediğimiz süreçte, geçen seneki seçimlerde yüzde 51’e 49’luk duruma kadar gelip büyük bir talihsizlikle, kendi hatalarımızla o seçimi kazanamamıştık.

Yarınlara umutla bakmak isteyen ‘bu hükümet beni görmezden gelmesin’ diyen, ‘beni de hesaba katsın’ diyen herkesin 31 Mart’ta bu hükümete ‘bir dur bakalım’ demesi lazım. Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.”

“Türkiye ittifakı Türkiye’yi seven herkesten oy alır”

Cumhur İttifakı’nın karşısında güçlü olduklarını vurgulayan Özel, aday gösterdikleri tüm belediye başkanlarının donanımlı ve tecrübeli olduğunu belirtti.

Cumhur İttifakı’nın karşısında bu kez herkesten oy alacak Türkiye ittifakının olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ittifakı, Türkiye’nin geleceğinin garantisi. Onların karşısındaki ittifakın adı bu sefer Millet İttifakı değil ama çok daha güçlüsü var, Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakı kimden oy alır? Türkiye’yi seven herkesten oy alır. Milli takım gol atınca sevinen herkesten oy alır, Filenin Sultanları şampiyon olduğunda ağlayandan, kızlarımız ağlarken gırtlakları düğümlenen herkesten oy alır. Türkiye ittifakı, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı beyaz renkleriyle, ay yıldızlı al bayrağıyla, vatanını, ülkesini, milletini sevenleriyle biz Türkiye’yi kucaklamaya, Türkiye’yi kurtarmaya, Türkiye’deki sıkıntı çeken herkesi kucaklamaya geliyoruz.”

Programda, CHP Kırklareli İl Başkanı Bora Terzi ile Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli de konuşma yaptı.

Özgür Özel, daha sonra pazar yerinde esnaf ziyaretinde bulundu. Ürünlerin fiyatlarını inceleyen Özel, vatandaşlarla sohbet etti.

Özel, vatandaşlara hitap etti

Ardından Kongre Meydanı’ndaki programa geçen Özel, burada da katılımcılara seslendi.

Emeklilerin yüzde 70’inin 10 bin lira maaş aldığını, iktidarın enflasyonu düşüreceği vaatlerinin bir türlü gerçekleşmediğini söyleyen Özel, şunları kaydetti:

“Bak Recep Tayyip Erdoğan, karıncanın kardeşi var. Onu sana ezdirtmeyiz, karıncanın kardeşi, CHP’dir, CHP’lilerdir. Dün, Recep Tayyip Erdoğan çıktı dedi ki ‘Enflasyonu düşüreceğim, yıl sonuna kadar’, geçen sene de aynı şeyi söylemişti. Ama o bunu söylediğinde 19 lira olan mazot 40 lira, 42 lira olunca, 45 liralara kadar çıkınca iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam gelmeye devam ediyor. Evet, seninle istediğin gibi kavga edeceğim ama kimlik siyaseti kavgası etmeyeceğim. Sen zam, zam, zam yaparken, sen istiyorsun diye ‘dem, dem, dem’ konuşmayacağım. Emekliyi konuşacağım, esnafı konuşacağım, yoksulları konuşacağım, işsizliği konuşacağım.”

Partisinin belediye başkan adaylarına oy isteyen Özel, Lüleburgaz’da belediye başkanlığını kazanacaklarına inandığını vurguladı.

Türkiye’yi kucaklayan bir siyaset yaptıklarını dile getiren Özel, Türkiye ittifakının içinde sosyal demokratların, muhafazakar demokratların ve milliyetçi demokratların olduğuna işaret etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/feed/ 0
Özbekistan ile Türkiye Arasındaki İlişkilerde Yeni Dönem https://www.akittvhaber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:42:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10937

Bağımsızlığını 31 Ağustos 1991’de ilan eden Özbekistan ile bu kararı 16 Aralık 1991’de ilk tanıyan ülke olan Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler, 4 Mart 1992’de kuruldu.

Ülkede ilk büyükelçiliği açan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Nisan 1992’de, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği de Ocak 1993’te faaliyetlerine başladı.

Özbekistan’ın bağımsızlık ilanının ardından geçen 24 yıl boyunca Türkiye ile ilişkilerinde farklı nedenlerden dolayı inişli çıkışlı dönemler yaşandı.

Jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri, ekonomik potansiyeli, 36 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’nın tüm ülkeleriyle ortak sınırlarının bulunması nedeniyle bölgenin kilit ülkelerinden Özbekistan ile Türkiye arasında uzun yıllar durağan olan ilişkilerin seyri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016’da Semerkant’a yaptığı ziyaretle tümden değişti.

Semerkant ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı görüşme, Özbekistan-Türkiye ilişkilerini canlandırarak ikili ilişkilerde yeni dönem başlattı. Bunun ardından Mirziyoyev, Ekim 2017’de “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla 21 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden en üst düzey Özbek yetkili oldu.

İki ülke cumhurbaşkanları arasındaki yakın dostluk ve siyasi irade neticesinde ilişkiler, 2017’de stratejik ortaklık seviyesine çıkartılırken uzun yıllardan beri yapılamayan Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyon Toplantıları düzenlendi. 2018’de iki liderin başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu, Konseyin ilk toplantısı Şubat 2020’de Ankara’da, ikinci toplantısı da Mart 2022’de Taşkent’te gerçekleştirildi.

Geçen sene Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, farklı vesilelerle iki kez Türkiye’ye ziyarette bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere bir kez Özbekistan’ı ziyaret etti.

Aralık 2023’te Ankara’da Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonunun 7. toplantısı gerçekleştirildi. Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Koçkarov başkanlığındaki heyetin katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ilişkilerin 2024 ve 2025 yıllarında geliştirilmesini içeren eylem planı oluşturuldu.

Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin üçüncü toplantısının 2024’te Ankara’da yapılması planlanıyor, bu vesileyle Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in bu yıl Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

İkili ticaret hacmi 3,1 milyar dolar oldu

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ilişkilerde de yeni dönem başladı. 2016’da 1 milyar 242 milyon dolar olan ikili ticaret hacmi, 2020’de 2,1 milyar dolar, 2023’te de 3,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Özbekistan’ın dış ticaretinde 2016 öncesinde ilk 5 ülke arasında yer alan Türkiye, geçen yıl yüzde 5’lik payla ülkenin 4. ticari ortağı oldu.

Türkiye’nin 2023’te Özbekistan’a ihracatı yüzde 6,4 artışla 1 milyar 851 milyon 200 dolara ulaştı, Özbekistan’dan ithalatı da yüzde 24 azalışla 1 milyar 248,5 milyon dolar olarak hesaplandı.

Türkiye, Özbekistan’a ağırlıklı olarak makine, elektronik eşya, mobilya ve aydınlatma cihazları, prefabrik yapılar, motorlu kara taşıtları, tekstil, gıda ve tüketim ürünleri satarken plastik mamuller, bakır, çinko ve pamuk ipliği ithal etti.

İki ülke arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi yapılıyor

Mirziyoyev’in göreve gelmesinin ardından Türk iş insanları tarafından uzun yıllar defalarca dile getirilen sorunlardan vize konusunda olumlu adımlar atıldı.

Özbek hükümeti, 2017’de Türk vatandaşlarına 3 gün içinde vize verilmesini öngören kararnameyi imzaladı, Şubat 2018’de Türk vatandaşlarına 30 günlük vize muafiyeti tanıdı.

Bunun neticesinde iki ülke vatandaşları arasında karşılıklı ziyaretler artarken 2016’da 150 bin civarında olan Türkiye’ye giden Özbek sayısı, 2023’te 500 bine yaklaştı.

İki ülke arasında 2016’ya kadar haftada 5 kez yapılan tarifeli uçak seferleri de son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke hava yolu şirketlerinin uçtuğu güzergahların sayısı da çoğaldı ve İstanbul-Taşkent seferlerinin yanı sıra Türkiye’nin Ankara ve İzmir şehirleri ile Özbekistan’ın tarihi Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Fergana şehirlerini bağlayan uçak seferleri düzenlenmeye başlandı.

Özbekistan ile Türkiye arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi düzenleniyor, bu sayının yaz mevsiminde artması bekleniyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/feed/ 0
Can Uzun, Milli Takım Tercihini Türkiye’den Yana Kullandı https://www.akittvhaber.com.tr/can-uzun-milli-takim-tercihini-turkiyeden-yana-kullandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/can-uzun-milli-takim-tercihini-turkiyeden-yana-kullandi/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:15:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10901

Almanya 2. Bundesliga takımlarından Nürnberg’de top koşturan Can Uzun, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandı. Can, kalbinin sesini dinleyerek bu kararı verdiğini söyledi.

Almanya 2. Bundesliga ekiplerinden Nürnberg forması giyen Can Uzun, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandı. 18 yaşındaki futbolcu, milli takım tercihi sonrası soruları yanıtladı. Milli takım tercihini Türkiye’den yana kullanması ve karar sürecinden bahseden Can Uzun, “Kalbimin sesini dinledim. Böyle bir karar kulüp değiştirmek gibi bir kariyer kararı değil, kalpten verilen bir karar. Milli takımı hissetmeniz gerekir. Kalbim ve içgüdülerim bana Türkiye’nin benim için doğru seçim olduğunu söyledi. Düşünmek için biraz daha zaman istedim sadece. Son birkaç ay boyunca ailemle, kuzenlerimle, danışmanımla ve en yakın arkadaşlarımla bu konu hakkında çok konuştum ve onların fikirlerini de dinledim, ancak sonunda kalpten gelen, çok kişisel bir karar verdim. Benim için çok iyi ve kesinlikle doğru hissettiren kendi kararım bu” ifadelerini kullandı.

“Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok”

Genç futbolcu, milli takım tercihinde sportif kaygıların ne ölçüde rol oynadığının sorulması üzerine, “Dediğim gibi, bu kalbimden gelen bir karardı ve hangi milli takımın bana şampiyonluklar kazanma veya daha iyi reklam anlaşmaları yapma şansı verebileceğine dair herhangi bir taktiksel değerlendirme yapmadım. Milli takımda yüreğinizle oynarsınız ve bu şan, şerefle ilgilidir. Kendi memleketinizde bir futbol efsanesi olmaktan daha büyük bir şey yok. Elimden gelen her şeyi yapacağım ve Türkiye için gururla oynayacağım. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası, Türkiye’de gerçekleşecek ve biz olağanüstü yeteneklere sahip güçlü bir jenerasyonu. Avrupa Futbol Şampiyonası 2032’ye kadar her turnuva benim için bir onur ve mükemmel bir hazırlık” cevabını verdi.

“Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım”

Kendisi gibi Regensburg doğumlu olan Kenan Yıldız’la ilgili düşüncelerini aktaran Can, “Bu da bir bonus tabii ki. Kenan benim çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım. Regensburg’da futbol sahasında o kadar çok gün geçirdik ama hiç kulüpte birlikte oynamadık. Şimdi nihayet Türk Milli Takımı’yla bunu telafi edebileceğiz. Saha içinde ve dışında birbirimizi çok iyi anlıyoruz ve elbette büyük planlarımız var” cümlelerine yer verdi.

“Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim”

Alman futbolunun efsanelerinden biri olarak görülen Rudi Völler ile yaptığı görüşmeyle ilgili bilgi de veren Uzun, “Rudi Völler sadece Almanya’da bir futbol efsanesi değil. Ailem ve ben, Rudi Völler’in bizimle bu kişisel sohbeti gerçekleştirmesini ve özellikle bunun için Nürnberg’e gelmesini büyük bir onur olarak görüyoruz. Babam da çok duygulandı ve gurur duydu. Rudi Völler son derece nazik ve saygılıydı ve ayrıca bana kalbimin sesini dinlemem gerektiğini ve kararımı Almanya’nın lehine vermezsem de kimsenin kırılmayacağını söyledi. Bunu duymak iyi geldi. Hiçbir baskı yoktu, dürüst, açık ve çok saygılıydı. Andreas Rettig ve Antonio Di Salvo da çok sempatikti. Sonuç olarak Rudi Völler’in de bana tavsiye ettiği gibi kalbimin sesini dinledim. Ancak kararımı vermeden önce her iki milli takımla da konuşmak benim için önemliydi, bu aynı zamanda bir saygı meselesi. Türkiye’nin yanı sıra Almanya da hayatımda her zaman çok önemli bir rol oynayacak. Regensburg’da doğdum, Regensburg, Ingolstadt ve Nürnberg’de futbol oynamayı öğrendim, Regensburg’da okula gittim, burada birçok arkadaşım var ve Nürnberg’de profesyonel futbolcu oldum. Bu nedenle Alman milli takımına ev sahipliği yapacakları Avrupa Şampiyonası ve gelecek için en iyi dileklerimi sunuyorum. Herkese Almanya’ya çok minnettar olduğumu söyleyebilirim. Türkiye ve Almanya benim memleketlerim” şeklinde konuştu.

“Kuntz, kulüpte iyi bir performans sergilersem EURO 2024’e katılma şansım olduğunun sinyalini verdi”

Can Uzun, Türkiye A Milli Takımı’nı tercih etmesi öncesinde karşılıklı görüşmeleri değerlendirerek, “U17’lerden beri Türk Milli Takımı için oynuyorum. Türkiye ile bir U17 Avrupa Şampiyonası’nda oynadım ve bana her zaman inandılar. Antrenörlerimin çoğu beni sık sık aradı ve benimle ve ailemle iletişimde kaldı. Stefan Kuntz da geçtiğimiz sonbaharda görevden alınmadan önce bana, kulüpte iyi bir performans sergilersem Almanya’daki 2024 Avrupa Şampiyonası’na katılma şansım olduğunun sinyalini verdi. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da kişisel bir görüşmede bunu bana teyit ettiler. Hamit Altıntop ile de geçen yazdan beri diyalog halindeyiz. Kendisi büyük çaba sarf etti ve benim için önemli bir faktör oldu” açıklamasını yaptı.

“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım”

Türkiye Futbol Federasyonu Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop’un da kendisiyle Rudi Völler gibi şahsen buluştuğunu söyleyen Can, şunları dile getirdi:

“Hamit Altıntop ile kısa bir süre önce Münih’te şahsen tanıştım. Ailem ve ben, Hamit Altıntop’un İstanbul’dan Münih’e özellikle benim için uçup bana, aileme ve danışmanıma Türk milli takımının planlarını kişisel bir toplantıda anlatmasını büyük bir onur olarak karşıladık. Neredeyse iki saat boyunca futbol, Türkiye ve Türk futbolunun hedefleri hakkında konuştuk. Ayrıca Türk milli takımındaki gelecek rolüm hakkında da konuştuk. Daha sonra bir de kendisinden çok şey öğreneceğimden emin olduğum Vincenzo Montella ile telefonda uzun uzun konuştum. Onun beni futbolcu olarak görme şeklini ve futbol oynatma tarzını seviyorum. İtalya Serie A’da Roma’nın en iyi forvetlerindendi. Hamit Altıntop da bana çok yardımcı olacak, dünyanın en iyi kulüplerinde oynadı, çok fazla tecrübeye sahip ve çok açık sözlü. Bu konuda da içim rahattı. Hamit’in Rudi Völler ve Alman futbolu hakkında o denli pozitif konuşmasını da gerçekten etkileyici buldum, çok saygılıydı.”

“EURO 2024 kadrosunda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım”

Almanya’da düzenlenecek EURO 2024 ile ilgili düşüncelerini paylaşan Uzun, “Benim için kesinlikle çok özel bir Avrupa Şampiyonası olacak. Yaz aylarındaki Avrupa Şampiyonası benim şu anki en büyük hedefim. Hamit Altıntop ve Vincenzo Montella da bana 1.FC Nürnberg’de iyi performans sergilemeye devam edersem dahil olacağımı açıkça söyledi. Çocukken bile bir Avrupa Şampiyonası’nda ve tabii ki bir Dünya Kupası’nda oynamayı hayal ederdim. Bir futbolcu için bundan daha büyük bir şey olamaz. Olabildiğince çok turnuvada oynamak ve mümkün olduğunca ileri gitmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Elbette orada olmak istiyorum, bu yüzden kadroda yer almak için ligdeki her maçta elimden geleni yapacağım. Sonra neler olabileceğini göreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/can-uzun-milli-takim-tercihini-turkiyeden-yana-kullandi/feed/ 0
Türkiye’de Sosyal Ağ Yorgunluğu Araştırması Sonuçları Açıklandı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:45:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10815

Türkiye genelinde yapılan bir araştırma sonucunda, kişilerde sosyal ağ kullanımından uzaklaşmaya yönelik işaretler tespit edildi. Araştırma neticesinde illerin sosyal ağ yorgunluğu açıklandı. En az sosyal ağ yorgunluğu yaşayan şehir Erzincan.

İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, Prof. Dr. Birol Gülnar danışmanlığında hazırladığı doktora tezinde Türkiye’nin sosyal ağ yorgunluğu yaşadığını belirledi.

2022 yılında başlayan ve 5 ayın sonunda tamamlanan araştırmada en az sosyal ağ yorgunluğu yaşayan şehrin Erzincan, en yoğun sosyal ağ yorgunluğu yaşayan ilin Afyonkarahisar olduğu belirlendi. Bölge bazında ise Güney Doğu ile Doğu Anadolu bölgelerinin batı bölgelerine göre daha fazla sosyal ağ yorgunluğu yaşadıkları tespit edildi. Araştırmada, kişilerin yaşadıkları sosyal ağ yorgunluğunun kendilerinden kaynaklamadığı görülürken, kullanıcılar; platformlarda yer alan aşırı miktardaki bilgi, sürekli iletişim hali ya da sosyal ağların kendi teknik özelliklerine bağlı olarak yorgunluğa maruz kaldığı belirtildi.

Araştırma 81 ili kapsıyor

Türkiye’de ilk olan araştırma ile ilgili bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, “Çalışmamız aslında 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Pazar araştırmacıların bulduğu bir durum tespitidir. Şöyle ki sosyal ağların kullanım oranlarında ki düşüşe ve bu düşüşün kişiler üzerinde ortaya çıkarttığı fiziksel ve ruhsal nedenlere dayanan bir araştırmadır. Araştırmada Türkiye’de ilk Prof. Dr. Birol Gündar ve benim tarafımdan doktora tezi olarak hazırlandı. Araştırmayı biz tüm Türkiye’de yani 81 ili temsil edecek şekilde yapılandırdık. Kavramın yani sosyal ağ yorgunluğunun nasıl üretildiğine baktığımızda ise büyük Pazar şirketleri kullanım oranlarında 2011 yılında 2010’a göre yüzde yirmilik bir düşüşten bahsediyor. Bu oran sosyal ağ için yüksek bir oran. Pazar araştırmacılar bunun yani insanların neden artık platform kullanmaktan uzaklaştığının araştırılması gerektiğini literatür kısmına yöneltiyor. Yani biraz daha bu işle uğraşan bilim adamlarının araştırma yapmasını söylüyor” ifadelerine yer verdi.

“Sosyal ağ yorgunluğu Türkiye’de mevcut”

Pazar araştırmacılarının temel nedeninin reklam olduğuna dikkat çeken Nihal Acar, “Çünkü onlar sosyal ağlar üzerinden reklam aldığı için kullanılmayan bir platforma da ister istemez hiçbir firma reklam vermez. Araştırma da 2 boyut elde ettik. Vatandaşların sosyal ağ kullanımı sonucunda 2 olumsuz durumla karşılaştığını tespit ettik. Bunlardan bir tanesi teknostres, yani sosyal ağ kullanımına bağlı olarak kişilerin bunalma, stres, depresyon, anksiyete. Fiziksel anlamda da kas ve eklem ağrıları sürekli masa başında oturmaktan ya da göz bozuklukları, ani kalp atışı, nefesin aniden yükselmesi gibi durumlar tespit edilir. Ama araştırmanın bir diğer ilginç boyutunda da tükenme. Yani Kişiler artık yavaş yavaş sosyal ağ kullanmak istemiyor. Örnek verecek olursak bir sosyal ağ platformu temmuz ayında kendisine bağlı küçük bir üretip piyasaya sürdü. Burada ki temel neden kullanıcı sayısını düşürmemek, kullanıcı sayısını kaybetmemek olarak söylenebilir. Sosyal ağ yorgunluğu artık bizim ülkemizde mevcut. Kişiler özellikle ağ kullanımından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı” şeklinde konuştu. – ERZİNCAN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye büyüme ve turizmde olumlu tabloyu sürdürüyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:51:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10751

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Büyüme tarafında da olumlu tablo devam ediyor. Geçtiğimiz sene yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa Birliği ülkeleri içinde ilk sırada yer aldık. Milli gelirimiz 1 trilyon dolar sınırını geçerek tarihimizde ilk kez 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Böylece çok kritik bir psikolojik etabı aşmayı başardık” dedi.

Partisinin Muğla aday tanıtım mitingi için Muğla’ya gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te iş adamları ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK temsilcileri ile gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, 31 Mart mahalli idareler seçimleri arifesinde il mitinglerine devam ettiklerini belirterek, “Bugün de Muğlalı vatandaşlarımızın misafiriydik. Bizi bir kez daha bağrına basan Muğlalı kardeşlerimize teşekkür ediyorum. İl ziyaretimizi vatandaşlarımızla buluşmanın yanında iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın nabzını tutma vesilesi olarak da görüyoruz. Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yolu ile büyütme stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz. Geçen sene yaşadığımız deprem felaketine ve bölgemizde patlak veren çatışmalara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık” dedi.

“2024 yılında hedef 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir”

Türkiye’nin 2024 yılını rekor turist sayısı ile kapattığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde 2023 yılını rekor ziyaretçi sayısı ve gelirle kapattık. Bu sene hedefimiz 60 milyon turist sayısı ve 60 milyar dolar gelir. Turizm geliri ve ihracatta yakaladığımız ivme hız kesmeden devam ediyor. Geçen yıl 256 milyar dolarla tarihimizin en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Ocak ve şubat ihracat rakamlarımız da oldukça iyi geldi. Şubat ayında ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13,6 artarak 21 milyar doları aştı. Şubat ayında 12 aylık ihracat, yüzde 6 artışla 259 milyar doları buldu. Büyüme tarafında da olumlu tablo devam ediyor. Geçtiğimiz sene yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa Birliği ülkeleri içinde ilk sırada yer aldık. Milli gelirimiz 1 trilyon dolar sınırını geçerek tarihimizde ilk kez 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Böylece çok kritik bir psikolojik etabı aşmayı başardık” dedi.

“Üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz”

“Bölgede çatışmaların durulup, istikrar arttıkça inşallah daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Enflasyon ve hayat pahalılığı meselesi, tüm dünya gibi bizim de başımızı ağrıtan en önemli konu. Covid-19 salgını ile başlayan, bölgesel çatışmaların olumsuz etkileriyle derinleşen enflasyon hususunda vatandaşlarımızın karşılaştığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Dış dinamikler ve genel ekonomik gelişmelerle birlikte fırsatçılıktan ve tamahkarlıktan da kaynaklanan bu sorunu mutlaka çözeceğiz. Piyasa gerçeklerinden kopuk bir şekilde fahiş fiyat arttırarak insanımızın lokmasına göz dikenlerle mücadelemiz sürecektir. Fiyat istikrarı ve anti enflasyonist yaklaşımdan taviz vermeden büyüme odaklı ekonomi programımız doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz ve atacağız. İnşallah yılsonuna doğru uyguladığımız politikaların etkilerini somut olarak hissetmeye başlayacağız. Bu süreçte üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Tüm zorlukların üstesinden gelmesini bildik”

Türkiye olarak son yıllarda elde edilen kazanımların arka planında siyasi istikrar ve güven ortamının korunmasının olduğunu açıklayan Erdoğan, “Geride bıraktığımız 21 yıl içerisinde terör saldırılarından darbe girişimine, sokak olaylarından tabi afetlere kadar pek çok sıkıntı yaşadık. Bir başka ülkenin başına gelse yerle yeksan olmasına yol açacak nice sınama ile nice badireyle karşı karşıya kaldık. Birileri bizim daha önceki dönemlerde ülkeyi yönetenlerin başına geldiği gibi tökezleyeceğimizi, hedeflerimizden vazgeçeceğimizi, statükoya teslim olacağımızı düşündü. Ama biz tüm bu zorlukların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Son olarak 14-28 Mayıs seçimleriyle ülkemizin güven ve istikrarını hedef alan bir senaryoyu daha yırtıp attık. İşte sizler de takip ediyorsunuz. Daha düne kadar Türkiye’yi birlikte yönetmekten bahsedenlerin ülkemize güya barış, huzur ve demokrasi getirmeyi vaat edenlerin ‘Halil İbrahim sofrası kurduk’ diyerek milletin gözünü boyayanların, velhasıl kendi içlerindeki kavgayı, çekişmeyi ve rekabeti örtmek için hayal satanların ne hallere düştüklerini hepimiz görüyoruz. Ortak değer ve prensipler yerine şahsi çıkarları üzerinde ittifak yapanlar esen ilk rüzgarda darmadağın oldu. Bizim kendileriyle ilgili olarak dile getirdiğimiz eleştirilerin çok daha fazlasını bugün eski ittifak ortaklarına bizzat kendileri söylüyor. Demek ki milletimizin verilmiş sadakası varmış. Milletimiz, 14-28 Mayıs’taki tercih ile Türkiye’nin son 21 yılda çok ağır bedeller ödeyerek elde ettiği kazanımlara sahip çıkmıştır. Ülkemiz altın değerinde bir 5 yıl daha kazanmıştır. Bunu en iyi, en doğru, en etkili şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.

“Türkiye yüzyılı inşasını yerel ve merkezi yönetimlerin el ele vermesi ile gerçekleştirebiliriz”

Türkiye yüzyılının inşasını ancak merkezi idare ve yerel yönetimlerin el ele verip uyum içinde çalışması ile gerçekleştirileceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en çarpıcı örneği depreme hazırlık çalışmalarıdır. Bir taraftan 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük felaketin izlerini silerken, diğer taraftan da şehirlerimizi daha dayanıklı hale getirmemiz çok önemlidir. Kentsel dönüşüm projeleri ve şehircilik altyapımızın yenilenmesi başta olmak üzere ülkemizin afetlere karşı hazırlıklarını süratle tamamlamak istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak biz ülkemizi bir an önce depreme hazırlayalım derken, yerel yönetimler aksi istikamette çaba gösterirse kaybeden şehirlerimiz ve vatandaşlarımız oluyor. Aynı şekilde biz hizmet ve eser siyaseti için koştururken mahalli idareler istismar siyaseti ile hareket edince kaybeden yine şehirlerimiz oluyor. Muğla’da, İzmir’de, Hatay’da yıllardır Ankara ve İstanbul’da son 5 senedir bu acı gerçekle maalesef yüzleşiyoruz. Öyle ki, bu şehirlerimizde işlerin daha fazla kötüye gitmemesi, insanımızın daha fazla zorluk çekmemesi için biz sorumluluk üstlendik. Normalde belediyelerin görevi olan hizmet, yatırım ve eserleri de çoğu zaman bakanlıklarımız vasıtasıyla biz yaptık, yapıyoruz. Marmaris ve Fethiye körfezinin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki adet tarama ve dip temizleme gemisi dün Marmaris limanına ulaştı. Gemilerimiz inşallah bu hafta tarama çalışmalarına başlıyor. Turizmle birlikte diğer alanlarda da şehrimizin ve ilçemizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Tabii asıl umudumuz 31 Mart’ta yerelde bir değişimin başlamasıdır. Marmaris başta olmak üzere tüm ilçeleriyle Muğla’mızı da Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturmayı arzu ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nde Aydın hocamızla, Marmaris’te Serkan Yazıcı kardeşimizle el ele vererek inşallah şehrimizi hak ettiği yerlere getireceğiz” dedi. – MUĞLA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/feed/ 0
Özgür Özel: “Erdoğan, Seçimleri Kaybettiğini Görünce Geçen Sefer Yaptığı Gibi İftiraya, Yalana, Hakarete Sarıldı” https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:24:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10729

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: HAKAN KAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Tekirdağ aday tanıtım toplantısında; “Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha seçimleri kaybettiğini görünce geçen sefer yaptığı gibi iftiraya, yalana, dolana, hakarete sarılacağını gösterdi ve sarıldı. Geçmiş seçimlerde, sonradan kendisinin yalan olduğunu kabul ettiği montaj videolarla ‘Efendim CHP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına, Sayın Kılıçdaroğlu’na güya Kandil destek veriyormuş, alkış yapıyormuş. Montaj video yapacak kadar utanmazlığı ele aldılar. Seçim geldi geçti. Yoksul insanları, dardaki insanları beka sorunuyla korkutarak, terörle iş birliği diye yalanlar atarak kandırıp oylarını aldılar. Şimdi 10 bin lira emekli maaşına mahküm ediyorlar. İşsizliğe, derin yoksulluğa mahküm ediyorlar. Pazar yerlerinde çürümüş, atılmış, ezilmiş sebze meyveyi yüzünü kapayarak toplayan analarımız var. Onlar o haldeyse yüzünü gizleyecek olan onlar değil; biziz, hepimiziz ama esas yüzünü gizleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Candan Yüceer’in tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde yapıldı. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Burada konuşan Özel, önceki gün Çorlu tren faciasının 19’uncu duruşmasına katıldıklarını ve adalet rayların altında kalmasın diye 25 Nisan’a ertelenen duruşmaya da gideceklerini söyledi.

“ÇORLU DAVASINDA TARAFIMIZI BELLİ ETTİK”

Özel, şunları dile getirdi:

“Biz oraya giderek ve örgütümüz ilk günden beri giderek, milletvekillerimiz ilk günden son güne kadar orada olarak aslında biz tarafımızı belli ettik. Biz mağdurdan yanayız ama birileri de tarafını belli edecek iki tane iş yaptılar. Bir tanesini şöyle yaptılar. Kaza olduğu sırada Devlet Demiryolları Ulaşım AŞ’nin genel müdürü olan kişi Veysi Kurt, uzun tartışmalardan sonra görevden alınmıştı. Onu, karar duruşması diye bizim bildiğimiz, onların da duruşmayı erteleyeceklerini bildikleri günden 4 gün önce bu sefer Devlet Demiryolları’nın, TCDD’nin genel müdürlüğüne getirdiler. Yani Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Siz mağdurdan tarafsınız ama şunu bilin, ben onları yargılatmadım. Onları kanun önüne çıkartmadım. Onlara hesap sorulup da ipin ucu bana uzansın diye, Binali (Yıldırım) Bey üzerinden bize kadar gelsin diye gayretlerin karşısında dimdik durdum, siz mağdurun tarafında olabilirsiniz. Biz katilin tarafındayız’ dedi. Bu kadar net taraf koydu kendisine. O gün bilmiyorduk bunlara tepki gösterirken ama sonradan öğrendik ki, kazanın olduğu gün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın genel müdürü vardı, İsa Apaydın. O da ayrılmıştı. Bir yerlerde şirket kurmuş. O kurduğu şirketle ihalelere girermiş ve tam bizim duruşma salonunda olduğumuz dakikalarda Samandağ’da bir yol ihalesi karara bağlanmış, 1,3 milyar lira İsa Apaydın’ın kurduğu şirkete verilmiş. Yani Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Madden de arkalarındayım, manen de arkalarındayım. Ben burada kimseyi yargılatmadım. Sadece çok alt düzeydeki sorumluların yargılanmasına izin verdim. Kimi atadıysam arkasında durdum. Bundan sonra da durmaya devam edeceğim’ dedi. Biz de buradan Tayyip Erdoğan’a hatırlatalım. Sen kimin arkasında durursan dur, biz haklının yanında, mağdurun yanında, ezilenin yanında, yani Cumhuriyet Halk Partisi ki kimsesizlerin kimsesidir; O senin kimsesiz gördüklerinin yanında kapı gibi durmaya devam edeceğiz.”

“BÜYÜKŞEHİRLERDE 5 GÜÇLÜ KADIN ADAYIMIZ VAR”

Bugün de Yüceer’in aday tanıtım toplantısı için Tekirdağ’da olduklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti. Daha dünyada, dünya kadar ülkede kadınlar oy kullanamazken seçme ve seçilme hakkının tanındığı bir ülkedeyiz. Nice Avrupa Birliği ülkesi bizden 30 sene sonra kadınlara oy kullandırtmaya ya da onları milletvekili yapmaya, belediye başkanı yapmaya başladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçmeden bu önemli vizyonu ortaya koydu ve bize de bunu öğütledi. Biz o yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday belirleme süreçlerinde mutlaka kadın adayların ve gençlerin olması gerektiğini düşündük. Kadınla ilgili mesele şudur. Hayatın tam yarısı kadınlardan ve erkeklerden oluşurken bu kendiyle çok övünen, kendini vazgeçilmez gören biz erkeklerin her birini hem dünyaya getiren hem yetiştiren, ilk bilgileri verenler kadınlarken, en iyi öğretmenleriniz kadınlarken maalesef bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar, Atamızın vizyonunu takip ettirip bugünlere getirmekte önemli bir eksiklik ve mahcubiyet içindeyiz. Rakamlar kötü. Benden önce bu görevi yapan Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, çok önemli bir vizyon koydu, kadın kotası getirdi, gençlik kotası getirdi, mücadele etti ama eldeki rakamlar bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde tam iki katına çıkabiliyor. Yine de yeterli değil ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği büyükşehirlerde Muğla varken elimizde, İzmir varken, Aydın varken, Antalya varken, İstanbul, Ankara varken, Mersin, Adana varken sadece bir kadın büyükşehir belediye başkan başkanımız vardı. Sevgili Topuklu Efe’miz. Bu dönem 5 güçlü kadın adayımız var. Bu 5 adayımızın gönül ister, 5’i de seçimi alsın. 5’te 5 yapmak istiyoruz. Gün gelecek, Cumhuriyet Halk Partisi grubunun yarısı kadın, yarısı erkek olacak. Belediye başkanlarının yarısı kadın, yarısı erkek olacak.”

“KADİR BAŞKAN, TAYYİP BEY GİBİ YAPMIYOR”

Tekirdağ’da CHP’li mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın ailesindeki bir sağlık sorunu nedeniyle İzmir’e gittiği için programda olmadığını söyleyen Özel, şöyle devam etti:

“Candan Başkan’ın ondan alacağı ve sürdüreceği en önemli özellik şu. Hiç yöneticilikte Tayyip Erdoğan’a benzemiyor Kadir Başkan. Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Ben iktidarım. Bak, Hatay muhalefette kaldı. Boynu bükük kaldı’ diyor. Yani ‘Bana oy vermeyene hizmet etmedim’ diyor. Diyor ki Hataylılara, ‘Deprem geçirdiniz. Çadırda kaldınız. Açıkta kaldınız. Şimdi konteynerdesiniz. Bir kısmınız hala çadırda. Sorununuz çok ama sizin bir kusurunuz var. Oyu bana vermemek. O yüzden sizi cezalandırıyorum’ diyor. Hatta diyor ki, ‘Bak, bir daha sandığa gideceksiniz. Benim partime oy vermezseniz mahsun kalırsınız’ diye şantaj yapıyor. Burada 11 ilçe belediyesi var. 7’sini Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yönetiyor, 4 tanesini de CHP’li olmayan belediyeler. Her bir belediye başkanı hakkını teslim ediyor ki, bunu bütün Tekirdağ biliyor. Kadir Başkan, Tayyip Bey gibi yapmıyor. Bizde olmayan belediyeyle olan belediyeye eşit davranıyor. Oy vermeyen kimseyi oy verenden ayırmıyor. Kendisine gerçek bir devlet adamı olduğu için yürekten teşekkür ediyorum.”

“TELAFİ EDİCİ BÜYÜMEYİ BÜYÜMEDEN SAYIYORLAR”

Albayrak’ın diğer çalışmalarını öven ve bundan sonra da parti bünyesinde çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Özel, bundan sonraki süreçte de Yüceer’in, Tekirdağ’ı örgütle birlikte yöneteceğine işaret etti. Bölgedeki tarımın önemine de dikkat çeken Özel, şunları söyledi:

“2023 rakamları açıklandı. Tekirdağ için de çok önemli, benim memleketim için de. Güya Tayyip Bey diyor ki, ‘Hani yokluk, yoksulluk vardı? Bakın, Türkiye büyüdü’. Bir ara öyle bir küçülttüler ki, şimdi telafi edici büyümeyi büyümeden sayıyorlar. Türkiye toplamda büyüdü diye gösteriyorlar ama tarımda Türkiye, 2021’de yüzde 3 daralmıştı. Bu sene büyüyecek deniyordu. Yine yüzde 0,2 küçülmüş Türkiye gibi nüfusu artan, Türkiye gibi İhracatı olan, Türkiye gibi beslenme konusunda çok üst düzeyde bir talebin ortaya çıkmış olduğu; büyük bir ordusu, güçlü bir ordusu olan, genç bir nüfusu olan ülkede ve bu kadar verimli toprakları olan bir ülkede tarımın küçülmesini asla ve asla içimize sindiremiyoruz. Gıda enflasyonu, TÜİK’e göre bile yüzde 70. Gerçek gıda enflasyonu yüzde 120 ile 145 arasında ölçülüyor. Bir yandan Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin 13 bin 110 dolara çıktığını söylüyor ama bir yandan en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Açlık sınırı 16 bin 200 yüz lira. 10 bin liralık emekli maaşı 3 bin 800 dolardır. 17 bin liralık asgari ücret, 6 bin 400 dolardır. Türkiye’de kişi başına 13 bin dolar düştüğüne göre emeklinin kayıp 10 bin doları nerededir? Kayıp 10 bin doları var emeklinin. Asgari ücretlinin kayıp 7 bin doları vardır. Bu ülkenin emeklisi ve bu ülkenin çalışanları, her birinin cebinde yıllık 10 bin dolar, 300 bin lira para kayıpsa, bütün asgari ücretlerin cebinden 7’şer bin dolar, 210 bin lira yıllık kayıpsa bu para kimin cebinde durmaktadır? İşte bunun hesabını sormak zorundayız.”

“TERÖR DİYE KANDIRIP OY ALDILAR”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın propagandalarına da değinen Özel, şöyle konuştu:

“Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha seçimleri kaybettiğini görünce geçen sefer yaptığı gibi iftiraya, yalana, dolana, hakarete sarılacağını gösterdi ve sarıldı. Geçmiş seçimlerde, sonradan kendisinin yalan olduğunu kabul ettiği montaj videolarla ‘Efendim CHP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına, Sayın Kılıçdaroğlu’na güya Kandil destek veriyormuş, alkış yapıyormuş. Montaj video yapacak kadar utanmazlığı ele aldılar. Birçok insana da şunu söylediler. ‘Evet. Açsın. Yoksulsun. İşsizsin. Güvencesizsin ama tehlike büyük. Vatanı bölecekler, oyu bize vermelisin. Bayrağı indirecekler, oyu bize vermelisin. Ezanı dindirecekler, oyu bize vermelisin’. Bu çok büyük bir yalandı. Seçim geldi geçti. Yoksul insanları, dardaki insanları beka sorunuyla korkutarak, terörle iş birliği diye yalanlar atarak kandırıp oylarını aldılar. Şimdi 10 bin lira emekli maaşına mahküm ediyorlar. İşsizliğe, derin yoksulluğa mahküm ediyorlar. Pazar yerlerinde çürümüş, atılmış, ezilmiş sebze meyveyi yüzünü kapayarak toplayan analarımız var. Onlar o haldeyse yüzünü gizleyecek olan onlar değil; biziz, hepimiziz ama esas yüzünü gizleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Gelinen bu noktada yine yalana sarılarak insanların açlıklarını, yokluklarını başka bir şeyle telafi etmeye çalışıyor.

“BAYRAK VE EZANLA TEHDİT EDİYORLAR”

Aynı Hitler gibi… Yıllar önce Alman halkı açlıktan kırılırken, Alman bebeler açlıktan ağlarken Goebbels, Hitler’e şöyle metinler yazıyordu: ‘Alman çocuklarının tereyağına değil, güçlü Alman tanklarına, gres yağına ihtiyacı var’. Şimdi burada bayrak ve ezanla tehdit ediyor. Seçim geçti. O beş vakit mübarek ezanı okuyan müezzinin hakkını yine sizin vekilleriniz savunuyor. Diyorlar ki müezzinlere, imamlara, Diyanet Sen’e, ‘Siz faizsiz bankacılığa gideceksiniz. Onlar size promosyon verecek. Özel bankanın verdiği onda birine razı etmeye çalışıyorlar’. Ezanı susturacak diyenler, ezanı okuyanın hakkını savunuyor. Tayyip Erdoğan da onun hakkını yedirtiyor. Buradan şunu söyleyelim. Ben Tekirdağ İl Başkanımın, adaşımın gözünün içine baka baka söyleyeyim. O da gittiği her yerde bunu söylesin. Bu ülkenin beka sorunu olduğunda kimin ne yaptığını hepimiz biliyoruz. Beka sorunu nedir? Yok olma, istila olma, zapt edilme, ele geçirilme; oldu mu? Vallahi oldu. Matbaayı 200 yıl geç getirince, adamlar 200 yıl ileri geçince, teknolojiye değil de saraylara yatırım yapınca, akla, insana değil de şatafata yatırım yapınca ve 1200’lerde İngiltere’den parlamento deneyimi başlarken, 1700’lerde Fransa kendi devrimlerini yaparken, herkes demokrasiye giderken tek adam rejimi sürünce bu memleket, yapamadığımız toplarla, yapamadığımız donanmalarla, tuhaf deyimlerle 30 yıl Haliç’e zincirlediğimiz donanma küflenmişken geldi işgal altına girdi.

“DÜŞMAN DONANMASINA KIRMIZI HALI SERİYORLARDI”

Bu ülkeye işgal donanmaları geldi. O gün bize bunlar, kendilerini milli görüp bizi gayrımilli ilan edenlerin çok sevdikleri, peşinden gittikleri, Numan Kurtulmuş’un dediği gibi ‘150 yıldır aynı yoldayız’ diyor. O yolun yolcuları, o düşman donanmasına kırmızı halı seriyorlardı. Bizim yolunun yolcusu olduğumuz Kartal istim botunun ucuna çıkmış, mavi gözleriyle ufka bakıp yanındaki yaverine ‘Korkma çocuk, geldikleri gibi gidecekler’ diyordu. Beka sorunu varken bizimkiler Bandırma vapuruyla Samsun’a, oradan Sivas’a, Erzurum’a, Ankara’ya savaşa; onunkiler İngiliz zırhlısıyla yurt dışına… Beka sorunu varken biz, İngiliz uçaklarının attığı İskilipli Atıf Hoca’nın, ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmayın. Gazi Mustafa Kemal’in katli vaciptir’ yazıları atılırken biz Ankara Müftüsü Börekçi’nin fetvasını dinliyorduk. ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmak her Müslüman’ın boynunun borcudur’ diyordu. Bugün, o Ankara Müftüsü Börekçi’nin daha sonra başına geçeceği Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulduğu gün.. Bugün 3 Mart. Güvence olan laiklik ilkesinin temellerinin atıldığı gündür.”

“İZMİR ADAYLARININ AFİŞLERİNDE AK PARTİ AMPULÜ YOK”

Özgür Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tayyip Erdoğan demiş ki dünkü yalanlarına, ‘Özgür Özel partisini topladı’ demiş. İnanamıyorum, bu sözleri nasıl söylüyor? Herhalde bunu nerede söylemem lazım, bilmiyorum. Sizin duymuş olmanız lazım. Ben demişim ki, ‘Seçim geçene kadar sahtekar olun. Sahte olun. Milleti kandırın. Sakın gerçek yüzünüzü göstermeyin’. Demişim ki, ‘Seçime kadar gizlenin, riyakarlık yapın. AK Partililerden oy toplayın’. Değerli partililerim, şimdi ben bir şey diyeceksem zaten açıktan söylüyorum da sen bize bir şey demedin demezsiniz. Ne diyeceğimi bilirsiniz ama bir şey diyeceksem, şunu söylerim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyün derim. Zaten yürüyorsunuz. 6 okumuza ayrı ayrı sahip çıkın, derim. Derim ki örneğin günün birinde, Türkiye’ye yine had bildirmek için altıncı filo falan gelirse Tayyip Bey’in kendisinin abilerinin yaptığı gibi sakın ona doğru onu kıble görüp namaz kılmayın. Hemen gidin o altıncı filoyu denize dökün derim. Bir genç arkadaşımı görsem yakasında rozeti yok, kendi rozetimi ona takarım. Ben rozetimizle gurur duyarım ama Tayyip Bey ne yapıyor? İzmir’de Tayyip Bey’in büyükşehir belediye başkan adayı, ilçe belediye başkan adayları bırak rozet takmayı, billboardda AK Parti’nin ampulü yok, arabada AK Parti’nin ampulü yok, afişte, broşürde AK Parti’nin ampulü yok. Diyor ya, ‘Sahtekar olun, kendinizi gizleyin, oy alın, gerekirse riyakarlık yapın dedi Özgür’. Bakın, kişi kendinden bilir işi. Biz böyle bir şeyi aklımızdan bile geçirmedik. Onurla, gururla burada rozet ama İzmirlilere ‘Aman rozet kullanmayın. Benim ismimi bile asmayın. Belki ancak o zaman İzmir’de şansınız olur’ diyen riyakarı da bütün Türkiye’ye bir kez daha gözler önüne seriyorum. Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: AK Parti iktidarında Türkiye 3 kat büyüdü https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:00:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10712

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla mitingine katıldı. Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen aday tanıtım mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıllık AK Parti iktidarında Türkiye’yi 3 kat büyüttüklerini açıkladı.

Muğla’ya yapılan her yatırımda AK Parti iktidarının mührü bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim gönlümüz Muğla’dan hiç ayrılmadı. Bunun için de hamd olsun Muğla’ya yapılan her hizmette mührümüz var, damgamız var. Marmaris’teki devlet konuk evinde zaman zaman kalan bir kardeşiniz olarak kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum. Bu vesile ile geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerinde aldığımız yüzde 34,5 ve Milletvekilliğinde yüzde 32,5 oy için Muğlalılara teşekkür ediyorum. Bu oy oranları Muğlalı ile aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzak. Biz bu güne kadar sadece eser hizmeti yaptık. Altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini ve ülkemizi 21 yılda 3 kat büyüttük. Benim Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım sırasında ne şahsen, ne hükümet politikaları ile kimseyi ötekileştirmedik. Her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık ve hizmete verdik. Muğlalı Yörüklerin ve Türkmenlerin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Karadeniz’in, Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptık isek Ege’nin ve Güneydoğu Anadolu’muzun yatırımlarını biz götürdük. Biz bu ülkeyi 81 vilayetinin tamamını kucakladık. Hiçbir insanımızı dışlamayan anlayışımız ile önce 2023 hedefleri ile şimdi de Türkiye Yüzyılı ile biz buluşturduk. Sanayi, ticaret, turizm her alanda üreten ve istihdam eden, ülkesine katkı sağlayan insanlarımızı destekledik ve teşvik ettik. Altyapısı gelişen Türkiye’nin en yakın şahidi Muğla’dır. Çeyrek asır öncesinin Muğla’sının yanına bugünkü Muğla’yı koyun. Arada asırlık fark göreceksiniz” dedi.

“Muğla’yı köy görüntüsünde tutanlar yatırımları engellemek için ellerinden geleni yaptı”

Muğla’nın dünyanın çekim merkezi haline dönüştüğünü açıklayan Erdoğan, “Aradaki en büyük engel ise Muğla Büyükşehir Belediyesini 25 yıldır yöneten zihniyettir. Muğla’yı köy görüntüsünde tutanlar, Bakanlıklar ve girişimcilerimizin projelerini engellemek için de ellerinden geleni yaptılar. Muğla Büyükşehir Belediyesinin idari tasarruf ile yargı yolu ile engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha ortaya çıkar” diye konuştu.

“Muğla’ya 122 milyar lira kamu yatırımı yaptık”

Alandaki vatandaş sayısını 50 bin kişi olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayına yaklaşıyoruz. Sayılı günler kaldı. İnşallah 31 Mart’ta milli irade bayramı ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesini inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Ülkemize ve Muğla’mıza en büyük müjdemiz bu olacak. Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyaseti ile yönetirken, her şehrimiz gibi Muğla’mıza verdiğimiz sözleri tutmak için de gece gündüz çalıştık. Bu anlayış ile iktidara geldiğimiz günden bu güne kadar 122 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitim’de 33 bin 375 derslik, Gençlik ve Spor’da 11 bin 157 kişilik üniversite öğrencileri için yurt binası, 71 spor tesisi yaptık. Şimdi de Muğla Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e Gençlik Merkezi kazandırmak için çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 4 milyar tutarında kaynak ile destek olduk” ifadelerini kullandı.

İki havalimanının kapasitesi arttırıldı

Muğla’daki iki uluslararası havalimanının kapasitelerinin arttırıldığını belirten Erdoğan, “Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Muğla’da 2021 yaz ayında yaşadığımız orman yangınlarını ardından 312 köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümde 45 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ulaştırmada 90 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 460 kilometreye çıkardık. Geçen yıl 5,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman ve 4,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas-Bodrum havalimanlarını yeniledik. Ören ve Turgutreis Yat Limanlarını ve Güllük iskelelerini şehrimize kazandırdık. Fethiye ve Marmaris Körfezini balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki adet gemi bölgeye ulaştı. Gemilerimiz tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor. Turizm ve tarım potansiyelini artırmak için pek çok projemiz var” dedi.

“Muğla’nın tüm ilçeleri doğal gaza kavuşacak”

Muğla’ya yapılan enerji yatırımlarında doğal gaza kavuşan Menteşe, Ula, Yatağan ve Kavaklıdere dışındaki Marmaris, Bodrum ve Fethiye dahil tüm ilçelere doğal gaz arzı için çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muğla’da 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisi tamamlandığında 165 bin dekar araziyi su ile buluşturacağız. Toplam 60 bin dekar alanın sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Arıcılığı geliştirmek için 18 bal ormanı kurduk. Tesis ettiğimiz 91 şehir ormanı ile vatandaşlarımıza rahat nefes alacakları alanlar oluşturduk. Muğlalı çiftçilerimizi 34 milyar liralık tarımsal destek verdik. İstihdamı desteklemek için Muğlalı iş insanlarımıza 6,5 milyar destek verdik. Enerjide Menteşe, Ula’ya, Yatağan’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz” dedi.

“Milletimizin huzuruna kimse kastedemez”

Türkiye’nin 40 yıldır terör ile mücadele ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyin başı huzur. Huzurun ilk şartı güvenlik. Muğla bir asır önce işgal yaşamış, ardından Milli Mücadele ile istiklalini kazanmış bir il olarak bunun anlamını çok iyi biliyor. Türkiye’nin 1970’li yıllarda maruz kaldığı ideolojik kavgalardan Muğla’mız da etkilendi. Ardından PKK terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede Muğla’mız yüzlerce vatan evladını şehit olarak toprağa verdi. Tarih boyunca vatan savunmasında en başta yer alan Muğlalı kahramanlarımız bugün de ülke içinde, sınırlarımızda ve sınırlarımız dışında görev yapıyor. 85 milyon vatandaşımızın her akşam yastığa başını huzur içinde koyması için bu adımları atıyoruz. Dikkat ederseniz Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçlar terör örgütleridir. Yaklaşık 40 yıldır terör ile mücadele eden ülkemizin bu alandaki en önemli strateji değişikliğini biz yaptık. Cumhuriyet tarihimizin en alçak ihanet girişimi olarak 15 Temmuz’un ardından terör ile mücadelemizi artık kendi topraklarımızda değil, terörün kaynağı olan yerlerde yürüteceğimizi ilan ettik. Bunu Gabar’da yaptık mı, Tendürek’te yaptık mı, bunu Cudi’de yaptık mı? Bütün bu teröristleri oralarda mağaralara gömdük mü? Yaparsa AK Parti yapar, yine yapacağız. Çünkü milletimizin huzuruna kimse kastedemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla inşallah devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Muğla Büyükşehir ve 13 ilçe belediye başkan adayını tanıttı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Muğla aday tanıtım mitinginin ardından Marmaris’e hareket etti ve seçim koordinasyon kurulu toplantısına katıldı. – MUĞLA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:15:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10709

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin, asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda üç kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık.” dedi.

Erdoğan, partisinin Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen Muğla mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Muğla’da olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, gönüllerinin Muğla’dan hiç ayrılmadığını, Muğla’ya yapılan her hizmette mühürlerinin ve damgalarının olduğunu söyledi.

Kendisinin de fahri Muğlalı olduğunu belirten Erdoğan, “Fırsat buldukça Marmaris’teki devlet misafirhanesinde birkaç gün dinlenmeye çalışan bir kardeşiniz sıfatıyla kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Muğla’dan aldıkları oy oranlarına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanlığında aldığımız yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Ama biliyorum ki bu oy oranları Muğla ile aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzak. Hep söylediğimiz gibi biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda üç kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla Yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in, Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak Ege’nin, Doğu Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun her karışına da aynı yatırımları biz götürdük.”

“Belediyenin engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar”

Türkiye’yi önce 2023 hedefleri ile ardından Türkiye Yüzyılı vizyonuyla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sanayi, ticaret, tarım ve turizmiyle her alanda üreten, istihdam eden, kendisine ve ülkesine katkı sağlayan insanlarımızı destekledik, teşvik ettik. Sağladığımız huzur ve güven iklimi sayesinde altyapısı gelişen, potansiyeli harekete geçen Türkiye’nin özellikle bereketinin en yakın şahidi Muğlamızdır. Şöyle bir çeyrek asır öncesinin Muğla’sını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada adeta asırlık fark göreceksiniz.”

Erdoğan, yaptıkları yatırımlarla Muğla’nın dünyanın göz bebeği ve çekim merkezi bir şehir haline geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Buna rağmen Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise bu şehrin büyükşehir belediyesini 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip Muğla’yı köy görünümünde tutanlar, bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Öyle ki Muğla Büyükşehir Belediyesinin idari tasarrufla veya yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Şayet bugün Muğla turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi işte bu zihniyettir. ve onun Atatürk’ün arkasına saklanan kifayetsiz temsilcileridir.”

“Ayaydın tercihi bile kararlılığımızın ifadesidir”

Cumhur İttifakı olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Aydın Ayaydın’ı gösterdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kendisi ülkemizin akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile şehrimizi hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın ifadesidir. Muğlamızın diğer alanlarla birlikte belediyecilikte de Türkiye Yüzyılı vizyonumuza uygun adımlarla ilerlemesini istiyoruz. Biz bu konuda kararlıyız.”

Erdoğan, mitinge 50 bin kişinin katıldığına dikkati çekerek, Muğla ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamak istediklerini vurguladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/feed/ 0
Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Gerçekleştirildi https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:12:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10706

– Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı gerçekleştirildi

Türkiye Bisiklet Federasyon Başkanı Emin Müftüoğlu:

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

ANTALYA – Bisiklet Turizmi Derneği tarafından düzenlenen “CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağında Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı.

CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağının ikinci gününde 13 farklı ülkeden 150 sporcunun katılımıyla Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı. Ahmet Tokuş Bulvarı’ndan başlayan Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı 15 tur üzerinden yapıldı ve aynı bölgede sona erdi. Erkekler Elit Kategoride Alman bisikletçi Max Markl birinci, Türkiye’den Batuhan Özgür ikinci ve Savva Novikov üçüncü oldu. Kadınlar Elit Kategoride Özbekistan’dan Ekaterina Knebeleva birinci, Cezayir’den Houili Nesrine ikinci ve Özbekistan’dan Golotina Evgeniya üçüncü oldu. Erkekler Gençler Kategorisinde CNC Cyclıng Team’den Emre Kaplan birinci oldu. Kadınlar Gençler Kategorisinde ise Yaren Yaman birinci oldu.

Yarış bitiminde derece elde eden sporculara madalyalarını Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Alanya Gençlik ve Spor Müdürü Emre Kıldırgıcı ve Bisiklet Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gündüz takdim etti.

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

Alanya Kalesi Kriteryum yarışını takip eden Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kış sezonu bisiklet yarışlarının sonuna geldiklerini belirterek, gerçekleştirilen yarışların bisikletin tanıtımı ve turizmi anlamında Alanya’ya ve Türkiye’ye katkı sağladığını ifade etti. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yarışlar için iyi temeller attıklarına vurgu yapan Müftüoğlu, “Burada kış turizminin, bisiklet turizminin son yarışını gerçekleştiriyoruz. Baştan beri süren bir seri vardı. Bisiklet Turizm Derneği, Turizm Bakanlığı ve Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gerçekten güzel bir kış sezonu ve bisiklet turizmine hem katı sağlamak hem de Avrupa’da ve dünyada Türkiye’yi tanıtmak ile ilgili çok önemli organizasyonların son gününe geldik. Başarılı bir seri geçti. Dün de Uluslararası 1.2 yarışı ve Bisiklet Federasyonumuzla birlikte organize ettiği bir yarış. Çinli ve Japon sporcu kürsüyü paylaştı. Bu gerçekten tanıtım ve bisiklet turizmi anlamında da şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı. Gelecek için iyi temeller attık. Çin takımı, Japon takımı buraya gelip kış turizminde hem kamp hem antrenman yapması bisiklet turizmi adına çok önemli bir iş yapıldığı ortaya çıktı. Burada hem halka tanıtım hem bisiklet sporunun tabana yayılmasıyla ilgili Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’ın sporu tabana yaymayla ilgili projesine çok önemli katkılar sağladı. Spor Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Turizm Bakanımız bisiklet turizmiyle ilgili çok önemli katkılar sağlıyor. Turizm Geliştirme Ajansı çok büyük katkılar sağlıyor. Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a da bisiklet ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor”

Türkiye’de herkesin bisiklete bindiği bisiklet ülkesi konumuna doğru gittiğine dikkat çeken Başkan Müftüoğlu, şunları söyledi:

“Bu organizasyonların hepsini yaparken bisiklet Türkiye’de farklı bir boyuta geldi. Artık herkesin bisiklete bindiği bir bisiklet ülkesi konumuna gidiyoruz. Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor. Bunların yapılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun ana damarı olarak her tarafa kan verdiğini görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar teşekkür etsek az. Geçen yıl hem Cumhuriyetimizin hem federasyonumuzun 100. Yılını kutladık. Yüzüncü yıl turu Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapıldı. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Konya’da yapılan Veledrom yarışının da ülkemizi gelecekte dünya ve Avrupa’da madalya almayla çok farklı bir vizyon ortaya koydular. Bisiklet ailesi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimizi iletiyoruz. Hem devlet hem sivil toplum kuruluşları olarak artık bisiklet turizminde farklı bir boyuta gitmeyle ilgili bu organizasyonlarda en büyük desteği veren, koordine eden Bisiklet Turizm Derneğine ve Başkanı Kamil Beye teşekkür etmek istiyoruz.”

“Güzel bir antrenman oldu, takım olarak bugünü ikinci bitirdik”

Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Erkek Elit Kategoride ikinci elde eden Beykoz Belediyespor takımından Batuhan Özgür, “Alanya’da düzenlenen bu yarış sezonun son yarışıydı. Takım olarak gerçekten iyi hazırlık dönemi geçirdik. Alanya’da yaklaşık iki aydır kamp yaptık. Bunun sonucunu yavaş yavaş almaya başladık. Bundan sonraki yarışımız Tayvan’da, hedefimiz o yarış. Onun için güzel bir antrenman oldu ve takım olarak bugünü ikinci bitirdik” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/feed/ 0
Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı gerçekleştirildi https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:24:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10669

Bisiklet Turizmi Derneği tarafından düzenlenen “CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağında Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı.

CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağının ikinci gününde 13 farklı ülkeden 150 sporcunun katılımıyla Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı. Ahmet Tokuş Bulvarı’ndan başlayan Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı 15 tur üzerinden yapıldı ve aynı bölgede sona erdi. Erkekler Elit Kategoride Alman bisikletçi Max Markl birinci, Türkiye’den Batuhan Özgür ikinci ve Savva Novikov üçüncü oldu. Kadınlar Elit Kategoride Özbekistan’dan Ekaterina Knebeleva birinci, Cezayir’den Houili Nesrine ikinci ve Özbekistan’dan Golotina Evgeniya üçüncü oldu. Erkekler Gençler Kategorisinde CNC Cyclıng Team’den Emre Kaplan birinci oldu. Kadınlar Gençler Kategorisinde ise Yaren Yaman birinci oldu.

Yarış bitiminde derece elde eden sporculara madalyalarını Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Alanya Gençlik ve Spor Müdürü Emre Kıldırgıcı ve Bisiklet Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gündüz takdim etti.

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

Alanya Kalesi Kriteryum yarışını takip eden Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kış sezonu bisiklet yarışlarının sonuna geldiklerini belirterek, gerçekleştirilen yarışların bisikletin tanıtımı ve turizmi anlamında Alanya’ya ve Türkiye’ye katkı sağladığını ifade etti. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yarışlar için iyi temeller attıklarına vurgu yapan Müftüoğlu, “Burada kış turizminin, bisiklet turizminin son yarışını gerçekleştiriyoruz. Baştan beri süren bir seri vardı. Bisiklet Turizm Derneği, Turizm Bakanlığı ve Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gerçekten güzel bir kış sezonu ve bisiklet turizmine hem katı sağlamak hem de Avrupa’da ve dünyada Türkiye’yi tanıtmak ile ilgili çok önemli organizasyonların son gününe geldik. Başarılı bir seri geçti. Dün de Uluslararası 1.2 yarışı ve Bisiklet Federasyonumuzla birlikte organize ettiği bir yarış. Çinli ve Japon sporcu kürsüyü paylaştı. Bu gerçekten tanıtım ve bisiklet turizmi anlamında da şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı. Gelecek için iyi temeller attık. Çin takımı, Japon takımı buraya gelip kış turizminde hem kamp hem antrenman yapması bisiklet turizmi adına çok önemli bir iş yapıldığı ortaya çıktı. Burada hem halka tanıtım hem bisiklet sporunun tabana yayılmasıyla ilgili Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’ın sporu tabana yaymayla ilgili projesine çok önemli katkılar sağladı. Spor Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Turizm Bakanımız bisiklet turizmiyle ilgili çok önemli katkılar sağlıyor. Turizm Geliştirme Ajansı çok büyük katkılar sağlıyor. Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a da bisiklet ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor”

Türkiye’de herkesin bisiklete bindiği bisiklet ülkesi konumuna doğru gittiğine dikkat çeken Başkan Müftüoğlu, şunları söyledi:

“Bu organizasyonların hepsini yaparken bisiklet Türkiye’de farklı bir boyuta geldi. Artık herkesin bisiklete bindiği bir bisiklet ülkesi konumuna gidiyoruz. Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor. Bunların yapılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun ana damarı olarak her tarafa kan verdiğini görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar teşekkür etsek az. Geçen yıl hem Cumhuriyetimizin hem federasyonumuzun 100. Yılını kutladık. Yüzüncü yıl turu Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapıldı. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Konya’da yapılan Veledrom yarışının da ülkemizi gelecekte dünya ve Avrupa’da madalya almayla çok farklı bir vizyon ortaya koydular. Bisiklet ailesi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimizi iletiyoruz. Hem devlet hem sivil toplum kuruluşları olarak artık bisiklet turizminde farklı bir boyuta gitmeyle ilgili bu organizasyonlarda en büyük desteği veren, koordine eden Bisiklet Turizm Derneğine ve Başkanı Kamil Beye teşekkür etmek istiyoruz.”

“Güzel bir antrenman oldu, takım olarak bugünü ikinci bitirdik”

Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Erkek Elit Kategoride ikinci elde eden Beykoz Belediyespor takımından Batuhan Özgür, “Alanya’da düzenlenen bu yarış sezonun son yarışıydı. Takım olarak gerçekten iyi hazırlık dönemi geçirdik. Alanya’da yaklaşık iki aydır kamp yaptık. Bunun sonucunu yavaş yavaş almaya başladık. Bundan sonraki yarışımız Tayvan’da, hedefimiz o yarış. Onun için güzel bir antrenman oldu ve takım olarak bugünü ikinci bitirdik” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı https://www.akittvhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:06:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10585

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Doğal ve tarihi güzellikleri ile ön plana çıkan Foça’yı ranta karşı koruyacaklarını vurgulayan Tugay, “İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i ranta karşı koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk” dedi.

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. CHP Parti Meclis Üyesi (PM) ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer, CHP Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, partililer ve yurttaşların katılımıyla marşlar ve sloganlar eşliğinde yapılan açılış, miting havasında gerçekleşti.

“İZMİR, TÜRKİYE’YE UMUT OLDU”

Açılışta konuşan Cemil Tugay, yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını, yurttaşların sandıkta yeni belediye başkanlarını seçeceğini anımsattı. Sosyal demokrat duruşu nedeniyle herkesin İzmir’i ayrı bir yere koyduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “İzmir bugüne kadar sosyal demokrat ve aydın duruşuyla, Cumhuriyet’e sahip çıkışıyla, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkışıyla Türkiye için umut oldu. Her zaman ‘İyi ki İzmir var’ dendi. ‘İzmir bu duruşuyla var oldukça, umut devam edecek’ dendi. Bizim duruşumuz her zaman olduğu gibi bu seçimde de değerli. İzmir yine umut olacak” dedi.

“PUSULAMIZI ALIP YÖNÜMÜZÜ HATIRLAYALIM”

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize değinen Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yoksulluk, sosyal adaletsizlikler, kafa karıştırdı. Yandaş medya ve sosyal medyada yaratılan bilgi kirliliği ve kafa karmaşası, insanları kendilerini sorgular hale getirdi. Artık bunları aklımızdan çıkarıp, elimize pusulamızı alıp, yönümüzü hatırlatmalıyız. Yönümüz elbette ki çağdaş, laik, demokrat Cumhuriyet yönü. Yüzümüzü medeni dünyaya dönük. Ama bu yolda bugüne kadar yaptığımızdan fazlasını yapmalıyız. İzmirliler bu görevi bana verirlerse, 5 yıl için tüm sorumluluğu üstüme alıp gereğini yapacağıma söz veriyorum.”

“BİZ, İZMİR’İ KORUDUK”

İzmir’de 25 yıldır devam eden sosyal demokrat yerel yönetim geleneği olduğunu vurgulayan başkan adayı Cemil Tugay, “Bu geleneği de İzmir’i de koruyacağız. İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk. İzmir’i, ranta peşkeş çekilmesine karşı koruduk. Kirletilmeye karşı direndik. Ne zaman iktidar eliyle bir istismar alanı açılmaya çalışılsa, karşısında durduk. Biz de bekledik ki Türkiye’de siyasi ortam değişsin. İçinde bulunduğumuz ekonomik tablo düzelsin. Üretim artsın, istihdam gelişsin, büyüme halka adil şekilde yansısın. Büyümeyle halk zenginleşsin istedik. Bekledik ki adalet olsun, refah artsın, denizlerimiz, orman ve kıyılarımız daha çok güzelleşsin, temiz olsun. Ne yazık ki öyle olmadı. Bizi yönetenler her şeyi daha kötü yaptılar” diye konuştu.

“YENİ BİR YEREL YÖNETİM MODELİ ORTAYA KOYACAĞIZ”

Yeni bir yerel yönetim modeli yaratacaklarını açıklayan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık yerel yönetimler sadece şehir düzenini sağlayıp, temizlik yapan, standart belediyecilik hizmetlerini yerine getiren kurumlar olmayacak. Kentimizin ekonomik olarak adil ve şeffaf şekilde gelişmesi için çalışacağız. Bunu başarmak için her imkanımız var. İlçelerimizi, kentimizi gözümüz gibi koruyacağız. Foça’da kimsenin mağdur olmaması için çalışacağız. Burası sosyal yaşam açısından çok zengin. Kültürel mirası açısından keyifle yaşadığı bir yer olması için elimizden geleni yapacağız. Geleceğe dair umut vaat ediyoruz.”

“KENTLERİMİZİ KRİZLERE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, konuşmasında hizmetlerinden dolayı tüm partililere de teşekkür ederek, “Tunç Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışı. Bu bayrağı bu kez biz alacağız. Daha hızlı koşarak, hizmetlerimizi daha ileriye taşıyacağız. Bu bir hizmet yarışı. Alnımızın akıyla bizden sonraki arkadaşlara bu görevleri onurumuzla teslim edeceğiz. Planlama ile alt yapı ve üst yapı sorunlarını düzelteceğiz. Burayı geleceğin krizlerine hazır hale getireceğiz. Denizlerimizi, balıkçılarımızı koruyacağız. Bunlar bizim görevimiz. Bunun için 24 saat çalışacağız. Tüm varlığımızla mücadele edip emek harcayacağız. Diyeceğiz ki; biz buraya getirdik, siz devam edin” diye konuştu.

“BİZE GÜVENMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYİN”

İzmir’in hak ettiğini kendilerinin yönetiminde alacağını vurgulayan Tugay, seçmenden CHP’li başkan adaylarına güven duymasını isteyerek, “Bize güvenmekten asla vazgeçmeyin. O sandıklar aydınlık Cumhuriyet’in yanındaki insanların oyuyla patlasın. O sandık sonuçları bu ülkeyi Menemen’de öğrencileri gericilerin mezarlarını zorla ziyaret ettiren insanlara karşı bir cevap olsun. Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten, aydınlık devrimci ruhunuzdan asla vazgeçmeyin. Yaşasın Foça, Yaşasın İzmir, Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti” dedi.

“GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz de 5 yıl boyunca Foça’da yaşayan herkese hizmet için mücadele ettiklerini belirtti.

CHP’nin Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı ise Foça’dan İzmir’e ve tüm Türkiye’ye umudu yaymak istediklerini vurguladı. Fıçı, “Birlikte daha güzel bir Türkiye için omuz omuza çalışacağız. Burayı sadece yaşadığımız yer değil, gurur duyduğumuz yuva haline getireceğiz” diye konuştu.

CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer de ilçeyi ranta karşı korumak için çalıştıklarını belirterek, “CHP demokrasinin ve tam bağımsız Türkiye yolculuğunun en büyük şemsiyesi. Herkesi bu şemsiye altına davet ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/feed/ 0
İşitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın’ın hedefi olimpiyatlar https://www.akittvhaber.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/ https://www.akittvhaber.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:00:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10579

– İşitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın’ın hedefi olimpiyatlar

Muhammet Taha, Türkiye ikincisi oldu

KONYA – Konya’da yaşayan doğuştan işitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın, ilk kez katıldığı ve aralarında Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu rakiplerinin olduğu İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu rakibini yendi ve Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.

Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.

“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”

Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.

Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.

İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”

Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.

Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”

Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.

Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”

Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/feed/ 0
CHP eski Artvin İl Başkanı: Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor https://www.akittvhaber.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:06:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10561

UĞUR İSTANBULLU

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, ” Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve bir taraftan hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, yerel seçimler öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Biber şu değerlendirmeleri yaptı:

“TÜRKİYE’NİN GİDİŞİNE BAKTIĞIMIZDA BU SEÇİMLERİN NE KADAR ÖNEM ARZ ETTİĞİNİ İFADE ETMEK İSTİYORUM”

“Önümüzde çok önemli bir dönüm noktası olabilecek bir seçim var. Yerel seçimler olsa da, Türkiye’nin gidişine baktığımızda bu seçimlerin ne kadar önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum. Bugün genelden bakmak istiyorum ve genelden baktığımızda da pahalılık bir tarafa, ekonomi almış başını gidiyor. Bir üretim fazlalığı ya da bir döviz fazlalığı var.  Türkiye’de refah artıyor anlamında değil bu. Ekonomi ters yönde gidiyor. Geçen basına da yansıyan açılan işletmelerin en az üç katı kapanmış. İşsizlik sürekli artmış ve emekliler çöplerden sebze ve meyve toplamaya başlamış. Benliğini kaybetmiş bir toplumla karşı karşıyayız.

“ŞERİAT ARTIK ADLİYE KORİDORLARINDA SESLENDİRİLİYOR”

Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor ve işte böyle bir durumdayız. Tam da bu noktada insanlar konuşmakta zorlanıyor. Ama ne pahasına olursa olsun bende Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski Artvin İl Başkanı olarak bu gerçekleri söylemek istiyorum. Önümüzdeki seçimlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha söylemek istiyorum.

“TÜRKİYE BUGÜN DIŞARDAN PARA DİLENİYOR VE BİZ BUNLARA KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Türkiye bugün dışardan para dileniyor ve biz bunlara katlanmak zorunda değiliz. Önümüzdeki seçimlere vurgu yapmak istiyorum. Türkiye’de o parti gelir bu parti gider diyoruz ama işin aslı öyle değil. Türkiye hızla bir tarafa doğru kaydırılıyor, açıkçası gericiliğe doğru kaydırılıyor ve Türkiye laik bir cumhuriyetten uzaklaştırılıyor. Cumhuriyet adı altında dikta rejimlerini görüyoruz ve dikta rejimlerin halkını nasıl ezdiğini görüyoruz. Bakın Filistin’i görüyoruz bakın dünyada bir sürü Müslüman ülkeler var. Neden Filistin’e sahip çıkamıyoruz? Toplumu eğitmezsek ve toplum kendi kendini koruma bilincine sahip olmaz ise kendimizi savunamayız. Bakın gelişmiş ve kapitalist ülkelerin İsrail’i nasıl koruduğunu görebiliyoruz. Türkiye’yi Afganistan ve Pakistan gibi ülkelere benzetmek istiyorlar ama bizler buna asla izin vermeyeceğiz. Burası Atatürk’ün kurduğu laik demokratik bir Cumhuriyet’tir ve asla başka cumhuriyetlere döndürülmesine bizler var oldukça izin vermeyeceğiz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/ https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10555

Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “Enerji Güvenliğinde Değişen Paradigmalar” başlıklı panelde enerji jeopolitiğinde yaşanan paradigma değişiklikleri, Ukrayna’daki savaşın dünya enerji piyasaları ve enerji siyasetine etkileri, temiz enerjiye geçiş ve sıfır emisyon hedefleri ile enerji arzının kesintisiz, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasında uluslararası işbirliği ve stratejik diyaloğun önemi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Defne Sadıklar Arslan üstlendi.

Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Kamal Abbasov, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja konuşmacı olarak yer aldı.

Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Arslan, Ukrayna’daki savaşın küresel enerji piyasasında hızlı fiyat artışlarına ve belirsizliğe yol açtığını, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye, sıfır emisyon kapsamında sürdürülebilir, erişilebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini söyledi.

Arslan, Türkiye ile Türkmenistan arasında 1 Mart’ta imzalanan Mutabakat Zaptı ve Niyet Beyanı’nın enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

“Enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, son 3 yılda yaşanan küresel olayların, iklim değişikliğinin, bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik sorunlar ile tedarik zincirindeki sorunların eş zamanlı olarak enerji sektörüne darbe vurduğunu belirtti.

Türkiye’de iklim değişikliği sorunu nedeniyle sıfır emisyon hedefine uygun yeni enerji yaklaşımının benimsendiğini ve ulusal eylem planının hazırlandığını dile getiren Demircan, bu planla Türkiye enerji sektörünün dönüşümünün hedeflendiğini, 2002’den itibaren enerji sektörünün devlet tekelinden alınarak özel sektöre devredildiğini anlattı.

Demircan, enerji üretimi, dağıtımı ve ücretlendirmeyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığını, Ulusal Enerji Eylem Planı’nın ikinci safhasına geçildiğini, 2035-2053 yılları için sıfır karbondioksit emisyonunun hedeflendiğini, Türkiye’deki elektrik üretim kapasitesinin 100 gigavat olduğunu, 2035’te yaklaşık 190 gigavata çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin dağıtım, depolama ve tüketici maliyetleri gibi zorlukları beraberinde getirdiğini, elektriğe erişimin insan hakkı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’de 2035’e kadar üretimdeki yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde artırmayı planladıklarını söyledi.

Demircan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim ve dağıtım planlarını açıkladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada bir paradigma değişikliği var, enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor çünkü yenilenebilir kaynaklar kesintiye uğrayabiliyor. Bunun için yenilenebilir enerji kapasitesinin çok iyi yönetilmesi lazım, akıllı şebeke gibi, talebin daha iyi yönetilmesi gibi, depolama kapasitesi gibi ilave ihtiyaçlar var.

Elektrik sektörünün yenilenebilir enerji dönüşümü konusunda bir başka ayağı da nükleer enerji. Türkiye’nin üç farklı nükleer enerji projesi var. Bunlardan birisinin inşası Akkuyu’da devam ediyor, diğer ikisi de farklı ülkelerle pazarlık aşamasında. Karbondioksit salınımımızı azaltmak için nükleer enerjiyi kapasitemize katmamız gerekiyor. Akkuyu, önümüzdeki sene devreye girecek, ticari üretime başlayacak ve 3 yıl içinde toplam 4,8 gigavatlık kapasiteye ulaşacak. Daha sonra da diğer projelerimiz başlayacak. 2053’e kadar yaklaşık 20 gigavatlık enerji kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi için farklı ülkelerle görüşüyoruz. 7,5 gigavatlık kapasiteyi portföyümüze eklemeyi planlıyoruz.”

Demircan, 2035’e kadar 6 gigavatlık doğal gaz üretimi, hidrojen depolama ve enerji verimliliği konusunda yatırım yapılacağını ifade ederek, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın ilk safhası bitti ve tüm hedeflere ulaştık. İkinci safha için 10 milyar dolarlık yatırım ayırdık ve beklentimiz karbondioksit salınımını 2035’e kadar yüzde 15 azaltmak.” dedi.

Alandaki politikaların kazan-kazan prensibiyle oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği Avrupa’ya aktarabileceği enerji kaynaklarına sahip üs olabileceğini belirtti.

Demircan, sıvılaştırılmış gaz üretim ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar yapıldığını, Tuz Gölü Projesi’yle kapasitenin artacağını kaydetti.

İstanbul’da kurulacak ajans aracılığıyla doğal gaz piyasalarında borsa niteliğinde bir sistem geliştirileceğini ancak uluslararası finansman sorununun çözülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin güvenli hatların tesis edilmesi halinde elektrik enerjisi iletiminde de merkez olabileceğini söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto da enerjinin ideolojiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız.” uyarısında bulunan Szijjarto, şunları ifade etti:

“Ülkemi Enerji Konseyinde temsil ettiğimde Avrupa’daki enerji tedariki tartışmalarının ideolojik çerçevede yürütüldüğünü gördüm. Eğer Avrupa’da enerji tedarikini fiziksel bir konu olarak konuşamazsak doğru ve sürdürülebilir, ülkelerimizin ve uluslarımızın faydasına olacak çözüm bulamayız.”

Bakan Szijjarto, enerji alımında kaynakların çeşitlendirilmesinin düşünülebileceğini ancak gaz veya petrol satın alabilmek için boru hatlarına muhtaç olunduğunu, hükümetlerin enerjinin satın alınacağı kaynağı ve taşıma güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Szijjarto, AB’deki karar mekanizmalarının yaptırım kararlarının, Macaristan’ın enerji güvenliğini dahil olmadığı bir savaş için feda etmeye hazır olmadığını gösterdiğini savundu.

Macaristan’ın Rusya petrolünün aktarımında istisna olduğunu, bu nedenle AB’nin gaz nakli konusunda yaptırım uygulamadığını, Rusya’dan gelen bağlantının kesilmesi halinde ülkesinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını dile getiren Szijjarto, mevcut boru hatlarıyla Rusya’ya alternatif bulunmadığı için bu ülkeyle enerji işbirliğinden, miktar, fiyat ve temin imkanları dolayısıyla memnun olduklarını söyledi.

Bakan Szijjarto, makul maliyetle çevreci elektrik üretimi için nükleer enerji kapsamında 50 yıldır Rusya’yla çalıştıklarını, ana ortakları Rusya olmasına rağmen alt yüklenicilerin Alman, Fransız ve Amerikalı olduğunu kaydetti.

Çeşitlilik açısından Romanya, Türkiye ve Azerbaycan’la gaz iletimi konusunda sözleşme imzaladıklarını söyleyen Szijjarto, Azerbaycan’ın da Gürcistan ve Romanya üzerinden yeşil enerji sağlayacağını vurguladı.

Szijjarto, inşa halindeki iki yeni nükleer santralle 4 bin 600 megavatlık kapasiteye ulaşacaklarını ve ülkesinin karbondioksit salınımının yıllık 17 milyon ton azaltılacağını, bu kapsamda “Nükleer Koalisyon” adıyla anılan Fransa, Romanya ve Çekya’yla işbirliği yapıldığını, Macaristan’ın batarya üretiminde dünya ikincisi olmayı planladığını söyledi.

Bakan Szijjarto, Azerbaycan, Romanya ve Gürcistan’la 1100 kilometrelik dünyanın en uzun elektrik hattı olacak projenin üzerinde çalıştıklarını, Türkiye’den gaz satın almayı ve Azerbaycan gazını da Türkiye üzerinden aktarmayı planladıklarını dile getirdi.

Romanya Enerji Bakanı Burduja da ucuz enerji ve güvenlik sağlanmadan ekonomik kalkınma ve büyümenin mümkün olmayacağını belirterek, güneş, rüzgar ve diğer yeşil enerji için 15 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını, karbondioksit salınımını azaltma amacıyla 2026 itibarıyla yüzde 1’in altına inmeyi planladıklarını ifade etti.

Burduja, “Neptun Deep Projesi”yle Karadeniz’deki 100 milyar kübik metrenin (bcm) üzerindeki rezervden yılda 18-20 bcm üretim kapasitesine ulaşarak Karadeniz’in ikinci büyük üreticisi olacaklarını, bunun için de yatırım bankaları ve Dünya Bankası kredileriyle doğal gaz altyapısı ve boru hatlarını geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Nükleer enerji kapsamında Rusya ile işbirliği yapmadıklarını, 1970’lerden itibaren reaktörlerle enerji ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Rumen Bakan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adaletsiz olduğunu söyledi.

Burduja, yeşil enerji kapsamında kömürle üretim yapan tesislerini doğal gaza dönüştürdüklerini, Romanya’nın 2027’de 29 bcm’lik üretimle Avrupa’nın bir numaralı üreticisi konumuna geleceğini belirtti.

“Enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor”

Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Abbasov da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek, Gürcistan, Macaristan, Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan, Slovakya ve SOCAR’ın da dahil olduğu anlaşmaların, enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

Abbasov, Azerbaycan’ın doğal gaz rezervleriyle 2017’den itibaren gaz ihracatçısı konumunda olduğunu, yıllık 48 bcm üretimin 28 bcm’sinin ihraç edildiğini söyledi.

Azerbaycan’ın yenilenebilir enerji kaynakları konusunda da projeler yürüttüğünü ve güneş enerjisi alanında çalıştığını belirten Bakan Yardımcısı, ulaşılan yüzde 20 oranının 2030 itibarıyla yüzde 30’a çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Abbasov, Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya arasında yeşil enerji odaklı anlaşma imzalandığını, Hazar Denizi çevresinde 247 gigavat kapasiteli proje yapılacağını, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan iktisat, ekonomi ve enerji bakanlarının üretilen enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz yoluyla Avrupa’ya aktarımı için çalıştıklarını dile getirdi.

Bakan Yardımcısı Abbasov, “Azerbaycan, TANAP, TAP ve Güney Gaz Koridoru üyesidir, enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) kasımda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacağını anlatan Abbasov, ülkesinin ekolojik dengeyi bozmadan güvenli enerji üretimine dair uluslararası çabaların öncüsü olacağını vurguladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/feed/ 0
Doğuştan işitme engelli Muhammet Taha Baskın, İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı https://www.akittvhaber.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:42:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10541

Konya’da yaşayan doğuştan işitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın, ilk kez katıldığı ve aralarında Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu rakiplerinin olduğu İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu rakibini yendi ve Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.

Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereceye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.

“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”

Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.

Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.

İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”

Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.

Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”

Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.

Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”

Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz’ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:54:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10485

Manisa’nın Soma ilçesinde vatandaşlarla buluşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz. Bedelli askerliğe kaçanlardan değil. Gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz” dedi. Özel’in sözleri bedelli askerlik yapanların tepkisine neden olurken Özel bu çıkışıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğullarını kastettiğini söyledi.

“SORUNLARIN HEPSİNİN ÇARESİ SİZDE”

CHP Genel Başkanı Özel, Manisa’nın ilçelerinde düzenlenen mitinglere katıldı. Soma ilçesinde parti otobüsü üzerinden seçmenlere seslenen Özgür Özel, “Biri diyor 3600 ek gösterge. Biri diyor motorum var mazotum yok. Biri diyor taşerondaydım, kadromu alamadım. Bir tanesi 10 lirayı gösteriyor cebimde bu kaldı, ben emekliyim diyor. Bu sorunların hepsinin çaresi sizde, çaresi sandıkta. 31 Mart tarihinde sandık başına gittiğimizde CHP’nin adaylarına oy vereceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE İTTİFAKI BEDELLİ ASKERLİĞE KAÇANLARDAN OY BEKLEMEZ”

‘Türkiye ittifakı’ çağrısını yineleyen Özel, “Bu adaylar CHP’nin adayları değil. Bu adaylar büyük bir ittifakın adayları. Bu ittifakın adı Soma’da Soma ittifakı. Türkiye’de Türkiye ittifakı. Bu ittifakın rengi kırmızıyla beyaz. Ay yıldızlı al bayraktan alıyor rengini. İçinde sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar var. Bu partiye oy versin diye kimseyi ayırmıyoruz” dedi. “Türkiye ittifakı kimden oy bekler” diyen Özgür Özel, “Türkiye ittifakı, milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan oy bekler. Kimin karnı açsa, kimin maaşı yetmezse, kimin iş güvencesi yoksa, kimin çocuğu yurt dışına gitmek istiyor ve endişeleniyorsa onlar Türkiye ittifakındadırlar. Öyle bedelli askerliğe kaçanlardan değil, gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz” ifadelerini kullandı.

TEPKİLER SONRASI YENİ AÇIKLAMA YAPTI

Sözlerinin bedelli askerlik yapanların tepkisini çekmesi üzerine konuya ilişkin yeni bir açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Dedim ki bu ülke için canını verecek herkesten oy istiyorum. Bir yandan da şunu söylüyorum: Hepimiz bu ülke için canımızı veririz ama Tayyip Erdoğan bu ülke için canını veren şehidin tabutunun ucundan tutacak, bir elinde şehidin tabutu bir elinde mikrofon orada siyaset yapacak. Kerpiç briket bir ev penceresiz camına naylon çekilmiş oraya gidecek siyaset yapacak. Sonra da üzerine bir kamuflaj, buraya Cumhurbaşkanlığı forsu, efendim, ‘Recep Tayyip Erdoğan’a kamuflaj ne de yakışmış’ diye 7 tane gazete birden manşet atacak. Eğer bir kamuflaj bir Erdoğan’a yakışacaktıysa Bilal Erdoğan’a yakışaydı, Burak Erdoğan’a yakışaydı. Bunu söyleyip biz vatanseveriz biz vatanımızı severiz, sizinkiler gibi bedelli ile çürük raporu ile kaçmayız dedim.

“SEN KENDİ EVLADINA ÇÜRÜK RAPORU ALIYORSUN”

Diyorlar ki Özgür Özel ‘bedelliden oy istemedi mi?’. O kanunun altında imzam var benim. Oyum var. Bedelli askerlik yapan da bu milletin evladıdır, gidip normal askerlik yapan da evladıdır. Bir dil sürçmesinden siyaset çıkarmaya çalışan Erdoğan’a şunu söylüyorum: Sen kendi evladına çürük raporu alıyorsun da bedelli yapıp askere yollamıyorsun da başkasının gariban çocuğu üzerinden niye siyaset yapıyorsun onu soruyorum onu.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: Uzay ekosisteminde hızlı ilerliyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:42:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10476

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Uzay ekosistemindeki döngünün içerisinde yer alabilecek çalışmalara bu kadar hızlı giren başka bir ülke yok. Geç başladık ama bundan sonraki süreçte aynı gecikme yaşanmayacak. Devletimizin bu konudaki iradesi de sağlam.” dedi.

Gezeravcı, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te gerçekleştirilen “Gençlik Paneli”nde yaptığı konuşmada, uzaya çıkma başarısının kendisine değil Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu söyledi.

Fırlatma aşamasında bir korku ya da heyecan hissetmediğini ifade eden Gezeravcı, o süreçte heyecanlanması gereken son kişi olduğunu, görevini en iyi şekilde yapmayı düşündüğünü dile getirdi.

Gezeravcı, görevi bittikten sonra okullarda çocuklarla buluştuğunda onların kendisi için yaptıkları uzay resimlerini görünce ya da panellerde gençlerle bir araya gelince heyecanlandığını belirterek, “Ülkemizin 100. yılında koyulmuş bu kadar önemli bir hedef için bütün gerekliliği sağlayıp sağlamadığım noktasında başvuru sürecinde astronotların biyografilerini inceledim, açıklamalarını okudum. Bir defa başvurduktan sonra bu işin dönüşü yoktu. Yapabileceğime inandım ve başvurdum.” dedi.

Uzay turizminin bu alanda yatırım yapan şirketlerin en önemli hedeflerinden olduğuna dikkati çeken Gezeravcı, bir insanın turist modunda oraya gidip gelmesini sağlayacak hava taşıtlarının yapılması gerektiğini söyledi.

Gezeravcı, son yıllarda uzay diplomasisinin tartışıldığını, uzaya “turist” adı altında erişimin sağlanması için bazı yasal gerekliliklerin temin edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu, bir hikayenin başlangıç noktasıydı”

Türkiye’nin uzaya kendi insanını gönderen 22’nci ülke olduğu bilgisini veren Gezeravcı, “Uzay ekosistemindeki döngünün içerisinde yer alabilecek çalışmalara bu kadar hızlı giren başka bir ülke yok. Geç başladık ama bundan sonraki süreçte aynı gecikme yaşanmayacak. Devletimizin bu konudaki iradesi de sağlam.” diye konuştu.

Türkiye’nin insanlı uzay misyonunun bir defaya mahsus olmadığına işaret eden Gezeravcı, “Bu, bir hikayenin başlangıç noktasıydı. Surda bir delik açtık. Devletimizin kararlılığı ile devamı gelecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı resmi açıklamaya kadar ailesinin uzaya gideceğinden haberinin olmadığını anlatan Gezeravcı, şöyle konuştu:

“Mülakat sürecinde bu sürecin gizli olduğu söylenmişti. Asker olduğum için benim için gizlilik anne ve babamdan bile gizlemek anlamına geliyor. Resmi açıklama yapılmadan önce ABD’ye eğitime gittim. Aileme farklı bir görev gerekçesiyle gittiğimi beyan ettim. Ailem, bana F-16 pilotu olduğum için bu memleketin yetiştirdiği bir kişi olarak kendi evlatları gözüyle değil memlekete borcunu ödemesi gereken bir evlat olarak bakıyorlardı. Açıklama yapıldıktan sonra yine aynı gözle baktılar ve beni hep desteklediler. Tabii anne yüreği yufkadır. Fırlatma günü annemin gözlerindeki yaştan ve yüzündeki ifadede endişeyi gördüm. Kendilerine aldığım eğitimler dolayısıyla görevi başaracağımı, gönüllerinin ferah olmasını hep söyledim. Bir roket içinde değil bisiklete binerken de mukadderatınız gelmişse her şey olabilir. Kadere inanan insanlarız. Helalleştik.”

“Ülkemizde çocukların ihtiyaç duyduğu öz güven için eşik noktasıydı”

Bir çocuğun mesajla gönderdiği “Uzayda denizyıldızı gördünüz mü?” sorusu üzerine Gezeravcı, şunları kaydetti:

“Yıldızın her çeşidini gördük ama denizyıldızının ayrımını yapamadık. Biraz daha çalışmam gerekecek. Türk pratik zekası ile gurur duyuyorum. Genç yaşta kardeşlerimizden gelen sorular hayran bırakıyor. Ülkemizde çocukların ihtiyaç duyduğu öz güven için eşik noktasıydı bu. Bana ’70 yıldır birçok milletin yaptığından neyi farklı yaptın?’ diye soruyorlar. Farklı işler yaptık ama aynısını da yapabilirdik. Milyarlarca insan sokakta her gün rutin olarak yürüyor ama bir anne ve baba için çocuğunun ilk adımı hiç unutulmuyor. Benim attığım adım da bu ülkenin çocuğunun ilk adımıydı. Başlangıçtı.”

Panele katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar da Alper Gezeravcı’nın birçok kişinin çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.

Uzay teknolojilerinin haberleşmeden istihbarata, savunmadan doğal afetlerle mücadeleye kadar birçok kritik noktada kullanıldığına işaret eden Akçapar, “Bunlardan geri kalırsanız küresel ortamda geri kalıyorsunuz. Uzay programında bu kadar hızlı yol alıyor olmamız çok önemli. Uluslararası mücadelede Türkiye’nin hak ettiği yeri alabilmesi için artık yeryüzünde değil gökyüzünde de güçlü bir mevcudiyet sergilememiz gerekiyor. Bu nedenle uzay programımız çok önemli.” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Uzay Diplomasisi Tartışıldı https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-uzay-diplomasisi-tartisildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-uzay-diplomasisi-tartisildi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:21:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10455

Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Uzay Diplomasisi: Yeni Fırsatlar Keşfetmek” başlıklı panelde, uzay diplomasisi ile uluslararası işbirliğini artırmanın yolları tartışıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Ayhan İncirci’nin üstlendiği “Uzay Diplomasisi: Yeni Fırsatlar Keşfetmek” paneline Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Asya Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) Genel Sekreteri Yu Çi, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) Genel Müdürü Christian Feichtinger ve eski Belçika Senatosu Üyesi ve Switch to Space Başkanı Dominique Tilmans katıldı.

Gezeravcı, panelde, uzay diplomasisinin önemine dikkati çekerek, “Dünyanın farklı alanlarında ne tür krizler olursa olsun, ne tür çatışmalar ve anlaşmazlıklar yaşanırsa yaşansın, uzay her zaman birleştirici bir platform olmuş, insanların çabalarını iyi bir sonuca dönüştürmüştür.” dedi.

Uzay yolculuğunu başarıyla tamamlayıp 9 Şubat’ta dünyaya dönen Gezeravcı, “Çok şükür ki 7 ulusu ve 9 milleti tek bir platformda bir araya getiren, sadece bir araya getirmekle kalmayıp onlara birlikte çalışmak ve insanlığın geleceğine katkıda bulunmak için çok iyi bir şans veren büyük misyonun bir parçası olduk.” diye konuştu.

“Bu önemli misyon bize, çocuklarımıza hayal kurma fırsatı verdi. Türkiye çocuklarına ve aynı zamanda Türkiye’yi rol model olarak gören diğer ülkelerin çocuklarına da kendilerine ve potansiyellerine güvenme imkanı verdi.” diyen Gezeravcı, “Çocukken film ve belgesellerde uzayla ilgili bir şey gördüğümde, kendime, ‘Bu rüya diğer uluslara ve diğer ulusların çocuklarına ait.’ derdim. (Uzay misyonu), Türk çocuklarına hayallerinin önünde hiçbir sınır olmadan potansiyellerini yerine getirmelerini sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ilk astronotu, “Gençler, bu alandan sakın korkmayın, harika potansiyelinizi uzay alanına da yansıtmaktan sakın çekinmeyin. Uzay endüstrisi büyüyor, kendinizi bunun bir parçası haline getirin ve buraya imzanızı atın.”çağrısı yaptı.

“Uzayla alakalı gelişen ve değişen bir trend var olduğunu söyleyen Gezeravcı, “Tüm dünyada yatırımlar artıyor. Bu alanda yapılan çalışmalar ve katılımcı ülkeler burada bir çalışma imkanı buluyor. Bizim ülkemizin uzayda bir yer hak ettiğini her zaman düşünmüştüm. Uzayla alakalı faaliyetlere katılmayı hak ediyoruz. Uzay alanında çok ciddi bir potansiyelimiz var. Türk vatandaşlarıyla her zaman gurur duydum. Pratik zekamızla, çözümlerimizle büyük potansiyelimiz var. Bırakın çocuklarımız bizim başlattığımız bu yolda yürüsünler.” diye konuştu.

Türkiye’nin yaş ortalaması genç nüfusa sahip olduğunu belirten Gezeravcı, genç nesillerin uzay alanında gerçekleştirilecek her türlü gelişmenin parçası olmasını dört gözle beklediğini dile getirdi.

Türkiye’nin uzay alanındaki uluslararası ortaklığa aktif şekilde katıldığına vurgu

TUA Başkanı Kıraç ise Türkiye’nin uzay alanındaki uluslararası ortaklığa aktif şekilde katıldığını ve bu alanda işbirliği yapmaya da kararlı olduğunu belirtti.

Gezeravcı’nın uzay misyonu sırasında diplomatik ilişkiler de yürüttüğünü belirten Kıraç, “Uzay keşfi ve teknolojik gelişmelere karşı daha kapsayıcı bir yaklaşım kullanmayı amaçlıyoruz. İşte bu noktada eğitim, vizyonumuzun temel taşıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kıraç, 2023’de düzenlenen uzay kampına Türk devletlerinden 100’den fazla gencin geldiğini ve bu yıl da düzenlenmesi planlanan kampa Türk devletlerinden gençlerin katılımını beklediğini ifade etti.

TUA’nın geleceği şekillendirmekte önemli rol oynamak istediğini ifade eden Kıraç, “Küresel uzay sektörü için daha eşitlikçi ve umut verici bir gelecek inşa etmeye inanıyoruz.” dedi.

Havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’e 2023’de 4,5 milyon kişinin katıldığını ifade eden Kıraç, bu yüzden festivalin Türkiye’deki genç girişimciler için çok önemli olduğunun altını çizdi.

Kıraç, “TEKNOFEST Türkiye’nin ilk uzay ve teknoloji festivali olarak, pek çok partner ile birlikte ülkedeki teknolojinin gelişmesinde nemli rol oynadı.” şeklinde konuştu.

TUA Başkanı Kıraç, geçen yıl İstanbul, İzmir ve Ankara’da düzenlenen festivalin, bu yıl da Adana’da düzenleneceğini sözlerine ekledi.

Türkiye uzay alanında “olağanüstü bir rol model ve örnek”

IAF Genel Müdürü Feichtinger, uzayı, “dostane ilişkileri olmayan ülkelerin bile bir araya gelebildiği, bilgi alışverişinde bulunabildiği ve ortaklıklar kurabildiği ortak bir payda” olarak değerlendirdi.

Antalya’nın 2026’da ev sahipliği yapacağı Uluslararası Uzay Kongresi’ne değinen Feichtinger, “2026’da Antalya’ya tekrar gelerek uzayın diplomasi için çok etkili bir araç olduğunu göstermekten büyük heyecan duyuyoruz.” dedi.

Feichtinger, birkaç yıl öncesine kadar uzayın, sadece “uzay ülkeleri” olarak adlandırılan ülkelere mahsus bir alan olduğunu söyledi.

“Türkiye birkaç yıl içinde bir uzay ajansı kurarak, uzay stratejisi oluşturarak ve bir insanlı uzay uçuşu programı geliştirerek gerçekten uzayı gelişimlerinin odağı oldu.” diyen Feichtinger, Türkiye’yi uzay alanında “olağanüstü bir rol model ve örnek” olarak gösterdi.

Feichtinger, Türkiye’nin gelecekte Ay’a gitmek için gerçekten iddialı planları olduğuna dikkati çekti.

Uzay, “uluslararası işbirliği ve çalışma için mükemmel bir alan”

Tilmans da uzayın herkese ait olduğunu, bu yüzden ekonomik veya teknolojik gelişmesine bakılmaksızın uzaydan herkesin faydalanması gerektiğini belirtti.

Uzayı “uluslararası işbirliği ve çalışma için mükemmel alan” olarak tanımlayan Tilmans, tüm kurum ve kuruluşları, uzayı, uzay dışı sektör arasındaki diyaloğu teşvik etmek için köprü olarak kullanmaya davet etti.

Tilmans, uzay alanındaki gelişimlerin yeni işler ve yeni iş fırsatları yarattığını, bunun gelecekte küresel ekonomi üzerinde çok büyük etkisi olacağını kaydetti.

APSCO Genel Sekreteri Yu da, uluslararası uzay işbirliğine dikkati çekerek, uzay diplomasisinin ülkeler arasındaki kardeşliği ve yardımlaşmayı artıracağını ifade etti.

Yu, havacılık ve uzay alanında, özellikle genç elemanlara yönelik geleceğin parlak olacağını belirtti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-uzay-diplomasisi-tartisildi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/ https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:00:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10416

Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Karadeniz: Bölgesel Sahiplenme Versiyon 2.0?” başlıklı panelde özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Karadeniz bölgesinde güvenliğin nasıl sürdürülebileceği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde devam eden forum kapsamında moderatörlüğünü gazeteci Maria Ramos’un üstlendiği panele Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu katıldı.

Panelde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Bozay, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin önemine işaret ederek, “Karadeniz, tarihten beri İpek Yolu’nun parçasıydı biliyorsunuz.” dedi.

Bozay, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlaması nedeniyle Afrika ülkelerinde ekmek üretiminde ciddi sorunların yaşandığını belirterek, “Savaş başladıktan sonra 7 dolarlık bir ürün (tahıl), 12 dolara kadar çıktı ve Mısır’da, Afrika’da ekmek üretiminde ciddi sorunlar ortaya çıktı.” ifadesini kullandı.

Karadeniz’in, dünya genelindeki tahıl ürünleri taşımacılığı alanında büyük öneme sahip olduğuna dikkati çeken Bozay, bölgenin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin öneminin altını çizdi.

Bozay, Karadeniz bölgesinde güvenliğin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde Türkiye olarak adil diplomasi yürüttüklerine dikkati çekti.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne önem verdiklerini vurgulayan Bozay, zamanında Kırım’ın ilhak edilmesine de en büyük tepki veren ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu, Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için çözüm yollarının bulunması gerektiğini kaydetti.

Bozay, Karadeniz’de iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi diğer sorunların çözümünün de ele alınması gerektiğini dile getirerek, “Bütün bu (Karadeniz’deki) sorunların ortasında Türkiye oluyor yani Karadeniz’de olan her şeyin doğrudan bize (Türkiye) etkisi oluyor. Bizler, en iyisini yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Ukrayna’da devam eden savaşın Karadeniz’deki ticaret akışını engellediğine dikkati çeken Bozay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaret çok önemlidir. Elbette savaş (Rusya-Ukrayna Savaşı) ticaretin yapılması önünde bir engel ama bu bölgede daha çok iyi bir işbirliğine sahip olunması gerekiyor. Bölge, elbette tarihten bu yana birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldı ama iyi bir operasyon yürüterek bunu daha iyi hale getirebiliriz. Tüm bakış açımızı yenilememiz gerekiyor. Bu savaşı bitirmek adına birçok şey yapmamız ve emin olmamız gerekiyor. Türkiye’nin pozisyonu zaten belli, güvenliğin ne pahasına olursa olsun sağlanması gerekir.”

Bozay, Karadeniz’deki sorunların çözülmesi için gerekli çalışmaları yapmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

Karadeniz’in güvenliği ön plana çıktı

Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin, Ukrayna’daki savaşın başlamasından sonra özelikle ön plana çıktığını belirterek, “Çünkü Karadeniz, korozyon mekanı olmaya başladı.” dedi.

Karadeniz bölgesinin güvenliğini güçlendirmek için bölge ülkelerini ortak çaba sarf etmeye çağıran Odobescu, “Bölgedeki tüm ülkelerin işbirliği içinde olmaları ve net projelerin üzerinde çalışmaları gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Odobescu, Rusya’nın 2008’de Gürcistan, 2014 ve 2022’de Ukrayna’ya düzenlediği saldırıların ardından bölge güvenliğinin artırılmasının daha büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, NATO ülkeleri Türkiye, Romanya ve Bulgaristan olarak bu yönde Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile ortak çalışılması gerektiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Karadeniz’deki mayın tehlikesinin bugüne kadar devam ettiğini, bu yönde Türkiye ve diğer ortaklarla çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Odobescu, “Öncelikle bu mayınları tespit etmemiz, sonra da Karadeniz’i mayınlardan temizlememiz gerekiyor.” dedi.

Odobescu, Rusya’yı bölgedeki ülkelere saldırı politikası uygulamakla suçlayarak, “Çok açık olmamız lazım, dürüst olalım. Biz, Rusya’nın davranışını caydırıcı kılmak konusunda başarısız kaldık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu”

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy, forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Antalya Diplomasi Forumu 2024’ün gerçekleştirilmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Toçitskiy, yıllar öncesine kadar Karadeniz’in Ukrayna için serbest dolaşımın ve ticaretin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, artık bunların hepsinin imkansız hale geldiğini söyledi.

Rusya’nın 2014’te yasa dışı olarak Kırım’ı ilhak etmesinden ötürü bölgede krizin ortaya çıktığına dikkati çeken Toçitskiy, “Kırım meselesi (Karadeniz’de), böyle bir krizin başlangıcı oldu. Eskiden bu bölgede barış içinde yaşayan insanlar aniden siyasi, silahlı, nükleer tehditlerin olduğu bir döneme girdi.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’yı geçen yıl Ukrayna’daki Kahovka Barajı’na saldırı düzenlemekle suçlayarak, barajın yıkılmasının Karadeniz için ekolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Karadeniz’de hem güvenliğin güçlendirilmesi hem de ekolojik sorunların önlenmesi yönünde bölgedeki ülkelerin işbirliği içinde olması gerektiğinin altını çizen Toçitskiy, “Son 10 yıldır müzakereler veya başka konular olsun, Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu. Özelikle de Türkiye, Karadeniz’de (Ukrayna için) en önemli ihracat ülkesidir.” diye konuştu.

Toçitskiy, Ukrayna’da savaşın devam ettiğini, ülkesinin ordusunun demokrasi, küresel güvenlik ve toprak bütünlüğü için mücadele verdiğini kaydetti ve “Savaş devam ediyor. Emin olun ki hiçbir ülke, Ukrayna kadar barış isteyemez.” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Toçitskiy, ülkesine gönderilen insani yardımlar, Karadeniz’in mayınlardan temizlemesi gibi desteklerden dolayı başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkelere teşekkürlerini iletti.

“Savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil”

ABD’nin silah yardımı konusundaki soru üzerine Toçitskiy, bu ülkede düzenlenecek başkanlık seçimlerinden çıkan herhangi bir sonuca rağmen Ukrayna’ya desteğin ortadan kalkmasını beklemediklerini ve seçim sonuçlarını destekleyeceklerini belirterek, “Çünkü bu savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil. Bu konu (savaş) demokrasinin geleceğini belirleyecektir.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’nın Ukrayna topraklarından tüm askeri birliklerini geri çekmesi ve Ukrayna genelinde savaş nedeniyle meydana gelen yıkımın maddi olarak karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bizim için en önemli konulardan biri, Karadeniz bölgesi için güvenliktir”

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, forumun önemine işaret ederek, “Elbette birçok foruma katıldım ama 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun, katılım ve içerik açısından birçok foruma göre daha geniş kapsamlı olduğunu biliyorum.” ifadesini kullandı.

Ukrayna’da devam eden savaşın, Karadeniz bölgesinin önemini daha net şekilde ortaya çıkardığını savunan Comanescu, “Bizim için en önemli konulardan biri, tabii ki Karadeniz bölgesi için güvenliktir. Burada ciddi bir güvenlikten bahsetmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Comanescu, savaş nedeniyle bölgedeki krizden çıkış yolu bulunmasının şart olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu savaşın (Rusya-Ukrayna Savaşı) sona erdirilmesi, bu krizin sona erdirilmesi için tam bir uyumluluk içerisinde bulunulması gerekiyor. Bunun uluslararası kurallar çerçevesinde yapılması gerekiyor. Bu güvenlik orta ve uzun vadeli olmalıdır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter: İstanbul’da irademizi göstereceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/#respond Thu, 18 Jul 2024 09:09:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10359

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, “Biz kendi geleceğimiz hakkında, İstanbul hakkında karar vereceğiz. 31 Mart’ta irademizi göstereceğiz ve İstanbul’da yarı zamanlı, mevsimlik, konjonktürel belediye başkanını Saraçhane’den alıp evine göndereceğiz.” dedi.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin Bakırköy’deki merkezinde düzenlenen Esnaf ve Sanatkarlar İstişare Toplantısı’nda konuşan Yönter, MHP olarak her zaman ön şartsız bir şekilde esnafla birlikte olmaya devam edeceklerini söyledi.

Yönter, Türkiye ekonomisinin yüzde 99’unun küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisinin kılcal damarlarını esnaf ve sanatkarlarımız oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin değeri şu anda cari fiyatlarla 1 trilyon 119 milyar dolar. 1923’te bu rakam 950 milyon dolardı. Nereden nereye geldik? Şu anda kişi başına düşen gelir 13 bin 110 dolar, 1923’te 45 dolardı. Yeterli mi? Değil. Hedefimiz çok büyük. Ulaşmamız gereken yerler var. Bu nedenle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına Türk ve Türkiye Yüzyılı dedik. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı oluşturacak iki mimar var; Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli.”

Esnaf ve sanatkarların temel problemlerini bildiklerini aktaran Yönter, küreselleşmenin soğuk dalgalarının esnafı çok etkilediğini söyledi.

Yönter, alışveriş merkezleri ve zincir marketlerin fiyat artışlarını takip ettiklerini kaydederek, “Bunun neresi insaflı, neresi vicdanlı? Bu fiyat artışlarının ekonomik gerçeklere dayandığını kim iddia edebilir. 31 Mart yaklaştıkça zammı ve ekonomiyi silah gibi kullananları biz bilmiyor muyuz? Bunların arkalarında Türkiye düşmanları yok mu? Bal gibi var, buz gibi var.” ifadelerini kullandı.

TAG uygulamasıyla taksicilerin perişan olduğunu ifade eden Yönter, şu değerlendirmede bulundu:

“Şu anda Türkiye genelinde taksici esnafımıza yönelik bir itibar suikastı var. Hiç kimse keyfinden 24 saat boyunca direksiyon sallamıyor. Bunlar emekçi, bu milletin has evlatları. Taksici, dolmuşçu esnafımızı sürekli karalayanları kınıyorum. Diğer tüm esnafımızın olduğu gibi taksicilerimizin de arkasındayız. İstanbul’da taksi sorununun kalıcı şekilde çözüleceğine de yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki en sıcak gündemlerden biri bu olmalı.”

“Türkiye’de siyasi sorun yaşanacak hiçbir ortam yoktur”

Yönter, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetimde istikrarın sağlandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de siyasi sorun yaşanacak hiçbir ortam yoktur. Şimdi önümüzde mahalli idareler seçimi var. Bu seçimlerden de sağ salim 14-28 Mayıs seçimlerine müzahir olacak şekilde çıkmak zorundayız. Bu Türkiye için, esnaflarımız için, geleceğimiz için… 14 ve 28 Mayıs’ta malum zihniyet iktidar olsaydı halimiz ne olurdu? Allah bizi korumuş. Devlet, millet izmihlal yaşardı. Her şey birbirine girerdi. Sokaktan geçene cumhurbaşkanı yardımcılığı veren, PKK’yla ittifak yapan bir zihniyetle karşı karşıyaydık. Bölücüleri belediyelere taşıyan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Büyük bir krizin eşiğinden döndük. 31 Mart’ta bunu tamamlamamız, son vuruşu yapmamız lazım. İstanbul’daki trafik sorununun çözümü, depreme dayanıklı konutların yapımı ve İstanbul’un kirlenen çehresinin tekrar temizlenmesi için yeni bir umut, yeni bir isim gerekiyor. Bizim anlayışımıza göre bu ismin tarifi Sayın Murat Kurum ve Cumhur İttifakı. Murat Kurum Bey’in 31 Mart’ta seçileceğine inanıyoruz.”

Yönter, yerel seçimde başarılı olacaklarını belirterek, “Biz kendi geleceğimiz hakkında, İstanbul hakkında karar vereceğiz. 31 Mart’ta irademizi göstereceğiz ve İstanbul’da yarı zamanlı, mevsimlik, konjonktürel belediye başkanını Saraçhane’den alıp evine göndereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ardından esnafın sorun ve taleplerini dinleyen Yönter, sorunların çözümü için ellerinden gelen tüm çabayı göstereceklerini söyledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/feed/ 0
Özgür Özel, Manisa Salihli’de: “Biz Kimseyi, Yoksulu, Esnafı, Çiftçiyi, İşçiyi, Yaşlısını, Gencini Dışarıda Bırakmayan Türkiye İttifakıyız” https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-manisa-salihlide-biz-kimseyi-yoksulu-esnafi-ciftciyi-isciyi-yaslisini-gencini-disarida-birakmayan-turkiye-ittifakiyiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-manisa-salihlide-biz-kimseyi-yoksulu-esnafi-ciftciyi-isciyi-yaslisini-gencini-disarida-birakmayan-turkiye-ittifakiyiz/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:15:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10306

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Salihli’de; “Biz kimseyi dışarıda bırakmayan, yoksulu, esnafı, çiftçiyi, işçiyi, yaşlısını, gencini kimseyi dışarıda bırakmayan Türkiye ittifakıyız ve artık bu ülkede sadece belli çevrelerin çıkarları koruyanlara karşı halkın, kentin çıkarlarını korumak için, kent suçlarına engel olmak için oylarınıza talibiz. 31 Mart’a kadar durmadan, duraksamadan çalışıp hep beraber bu seçimi kazanacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Salihli ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Yağmurun altında konuşan Özel, şunları söyledi:

“İNŞALLAH 31 MART’TA OYLAR BÖYLE YAĞACAK”

“İkisi birden sizin yüzünüzü güldürmeye, Salihli’nin yüzünü güldürmeye Manisa’nın yüzünü güldürmeye geliyorlar. Bardaktan dökülürcesine yağıyor, inşallah 31 Mart’ta oylar böyle yağacak.

Geldik, Salihli’ye bereket yağdı, Mazlum Nurlu gelecek Salihli bereketli olacak, zengin olacak, güçlü olacak. Salihli’de Mazlum başkanı 1 Nisan’da belediye başkanlığı koltuğuna oturtmaya var mıyız? Söz mü? Peki Ferdi başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı yapmaya var mıyız? Söz mü? O zaman size söz, Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanmayacaksınız, su ucuzlayacak, ulaşım ucuzlayacak, hizmet gelecek, Salihli’nin yüzü gülecek.

Salihli’yi sevenden, Türkiye’yi sevenden, vatanını milletini bayrağını sevenden Türkiye ittifakına destek bekliyoruz. Bakın, yağmur durdu, Salihliler buraya akıyor; gelin, gelin, gelin.

Birileri Türkiye’nin en pahalı suyunu satacak, en pahalı ulaşımını yapacak sonra gidecekler birtakım sosyal medya hesapları satın alacaklar, oradan CHP’ye laf söyleyecekler. Bizim milliyetçiliğimize, bizim vatanseverliğimize laf söyleyecekler. Yok efendim CHP gelirse beka sorunu olurmuş. Bakın buradan açıkça söylüyorum; bu ülke bir defa beka sorunu yaşadı. O beka sorununu yaşadığında ülke tek adamın hataları yüzünden yedi devlet tarafından işgal edildi. Şimdi o zamanların tek adam rejimine özenenler işgal donanmasının önüne kırmızı halı seriyorlardı, şimdi birileri onların peşinden gidiyor. Oysa bizim peşinden gittiğimiz işgal donanmasına bakıp da ‘Geldikleri gibi gidecekler’ diyordu.

Günün biri gelir de bu ülkede yine bir beka sorunu olursa, Tayyip Erdoğan çağırınca havaalanına koşturup kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyenler değil, Çanakkale’de Conkbayır’ında dedeleri kefensiz yatanlar korur bu memleketi.

“BU ÜLKE İÇİN CANINI VERECEK HERKESTEN OY İSTİYORUM”

Bu ülke için canını verecek herkesten oy istiyorum. Bir yandan da şunu söylüyorum, biz hepimiz bu ülke için canımızı veririz. Ama Tayyip Erdoğan, bu ülke için canını veren şehidin tabutunun ucundan tutacak, bir elinde şehidin tabutu, bir elinde mikrofon, orada siyaset yapacak. Kerpiç, briket bir ev, penceresiz camına naylon çekilmiş, oraya gidecek, siyaset yapacak. Sonra da üzerine bir kamuflaj, buraya Cumhurbaşkanlığı forsu, efendim Recep Tayyip Erdoğan’a kamuflaj ne de yakışmış. 7 gazete birden manşet atacak. Eğer bir kamuflaj bir Erdoğan’a yakışacaktıysa, Bilal Erdoğan’a, Burak Erdoğan’a yakışsaydı. Bunu söyleyip, ‘Biz vatanseveriz, biz vatanımızı severiz, sizinkiler gibi bedelliyle, çürük raporuyla kaçmayız’ dedim, diyorlar ki ‘Özgür Özel bedelliden oy istemedi mi?’ O kanunun altında imzam var benim, oyum var. Bedelli askerlik yapan da bu milletin evladıdır, gidip normal askerlik yapan da bu milletin evladıdır. Bir dil sürçmesinden siyaset çıkarmaya çalışan Erdoğan’a şunu söylüyorum: Sen kendi evladına çürük raporu alıyorsun da, bedelli yapıp askere yollamıyorsun da, başkasının gariban çocuğu üzerinden niye siyaset yapıyorsun, onu soruyorum, onu.

“İSTANBUL’DA, ANKARA’DA, ADANA’DA, ANTALYA’DA YAPTIĞIMIZ SOSYAL YARDIMLAR 5 KATINA ÇIKTI”

Sizden bir tek şey istiyorum. Onları seviyor musunuz? Tanıyor musunuz? Onları gidin anlatın. Ben Ferdi başkana kefilim, siz de kefil olun. Tanımayana tanıtın. Endişesi olana anlatın, deyin ki ‘Zeki Kayda gibi değil’. Koluna gireriz, odasının kapısını çalmadan açarız, çalmadan’. Seçildiği gün kapıyı söktürme şovu yapanların yanına yanaşılmıyor, kibrinden varılmıyor. Vatandaşın sesini duymuyorlar. Ama CHP’nin belediye başkanları halkçı belediyecilik yapmak için, dayanışma belediyeciliği için, vatandaşın her ihtiyacında yanında olmak için, hayatını kolaylaştırmak için geliyorlar. Geçmişte ‘CHP gelirse sosyal yardımlar kesilir’ yalanı çöp oldu. İstanbul’da, Ankara’da, Adana, Antalya’da yaptığımız sosyal yardımlar tam 5 katına çıktı. Bunun için geliyoruz Salihli’de de bunun için geliyoruz büyükşehirde de.

Biz Türkiye ittifakıyız, Manisa ittifakıyız, Salihli ittifakıyız. Biz kimseyi dışarıda bırakmayan, yoksulu, esnafı, çiftçiyi, işçiyi, yaşlısını, gencini kimseyi dışarıda bırakmayan Türkiye ittifakıyız ve artık bu ülkede sadece belli çevrelerin çıkarları koruyanlara karşı halkın, kentin çıkarlarını korumak için, kent suçlarına engel olmak için oylarınıza talibiz. 31 Mart’a kadar durmadan, duraksamadan çalışıp hep beraber bu seçimi kazanacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-manisa-salihlide-biz-kimseyi-yoksulu-esnafi-ciftciyi-isciyi-yaslisini-gencini-disarida-birakmayan-turkiye-ittifakiyiz/feed/ 0
Karabük Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Festivali Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:00:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10291

Karabük Üniversitesi (KBÜ) ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla düzenlenen Sosyal Bilimler Festivali (SOSYALFEST) yoğun katılımla başladı.

KBÜ tarafından Türkiye’de ilk kez ulusal ve uluslararası düzenlenen SOSYALFEST’in açılış seremonisi gerçekleştirildi. 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

SOSYALFEST’in tanıtım videosu ile başlayan programda konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “TEKNOFEST’lerin ortam hazırladığı heyecan ve başarıyı, sosyal bilimler alanında da sağlayarak ‘Milli Sosyal Bilimler Hamlesi’ SOSYALFEST ile milletimizin ve uluslararası camianın zihnine kazımayı hedefliyoruz” dedi.

Gençlerin yeteneklerini ve vizyonlarını ön plana çıkaracak, toplumsal dönüşüme öncülük edecek, ulusal ve uluslararası ilkleri yaşama ayrıcalığı sağlayacak etkinliğin Karabük’te düzenlenmesinin gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Yavuz, “İki gün boyunca, gençliğin dinamizmi ve bilimin ışığıyla buluşacak; gerçekleşecek sosyal, kültürel, sanatsal, eğitsel ve sportif etkinliklerle, Türkiye’nin sosyal bilimler sahnesindeki geleceğine, derin ve kalıcı bir etki bırakacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Festivali bildiri halinde hazırlayıp yayınladıklarını ifade eden KBÜ Rektörü Prof. Dr. Kırışık, şunları söyledi:

“Bu sürecin sonrasında tabii ki pek çok sosyal model de üreterek toplumumuzun, milletimizin, devletimizin değerlendirmesine ve uygulamasına sunduk. Bu anlamda sevindirici bir gelişme olarak bazı üretmiş olduğumuz sosyal modeller devletimiz tarafından uygun görüldü ve uygulama alanına geçti. Bu da bizim için çok kıymetli, bir sonuç doğurması açısından değerli ve önemliydi.”

“Sosyal modeller üreterek dünyayı kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz”

SOSYALFEST’in düzenlenmesinin amacından bahseden Kırışık, “Dünyamız çok zor ve karanlık dönemlerden geçiyor. Dünyanın her tarafında çatışmalar, kavgalar, mazlumlar, mağdurlar var Bunlara destek olmak yardımcı olmak istiyoruz ama hep batılı kavramlarla düşünüp batılı değerlerle analiz yapıyoruz. Biz istiyoruz ki medeniyetimizden, tarihimizden aldığımız güçle geçmişte yaptığımız gibi dünyayı yeniden yönetecek, yeniden nizam verecek sosyal modeller üretecek ve dünyaya yeni barış ufukları, kardeşlik ufukları açacak mağdurların ve mazlumların sesi olacak yeni bir dünyayı, Türkiye 100 yılını oluşturmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için en önemli gücümüz sosyal modeller üretmekten geçiyor. İnsanların barış ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği sosyal modeller üreterek dünyayı yeniden bir barış adasına, bir kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

14 farklı yarışma temasında Türkiye çapında ilana ve duyuruya çıktıklarını aktaran Kırışık, “Tabii ilk defa yapılan bir yarışma olması, çok bilinmemesi, sosyal modelin ne olduğunun henüz toplumda yeterince anlaşılamaması durumlarına rağmen gençlerimiz, hocalarımız, öğretmenlerimiz buna çok büyük bir ilgi gösterdi ve 3 bin 783 başvuru yapıldı. Yarışmamıza bu kadar sosyal modelin, bu kadar projenin gelmiş olması bize gerçekten Türkiye yüzyılı açısından büyük bir umut vadetmektedir” ifadelerine yer verdi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tek tek stantları gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Vali Yavuz, daha sonra Rektör Kırışık ve beraberindekilerle birlikte festival çerçevesinde finale kalan sosyal modellerin sunumlarını takip etti.

Festival yarın gerçekleştirilecek ödül töreninin ardından sona erecek. – KARABÜK

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/feed/ 0
Türkiye, Orta Doğu’nun ve Bölgesindeki Ülkelerin Güvenli Limanıdır https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:42:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10201

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Çağatay Özdemir, Türkiye’nin güvenli liman olduğunu belirterek, “Türkiye, Orta Doğu’nun ve bölgesindeki ülkelerin güvenlik noktasında ilk başvurduğu, diplomatik krizlerde kapısı ilk çalınan, ekonomik problemlerde ilk yardım istediği hami ülke pozisyonunda. Bu durum, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturduğumuz temel yaklaşımdır.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Kaliforniya Eyalet Üniversitesinden Prof. Dr. Nancy Snow’un yaptığı söyleşiye konuk olan Özdemir, kendisine sorulan soruları yanıtladı.

Özdemir, Türkiye’nin yumuşak güç uygulamalarını konu alan bir kitabının da bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin 2000’li yıllardan sonra yumuşak güç uygulamalarını merkeze aldığını ve böylece hem dış politikada hem de diğer alanlardaki politikalarını belirli çerçevelere oturtan bir liderliğe sahip olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu noktadaki pozisyonunun ve yumuşak güç uygulamalarına verdiği önemin oldukça kritik olduğunu belirten Özdemir, “Türkiye’nin yumuşak güç uygulamalarını hem yakın coğrafyasında hem de küresel çapta kritik anlarda ortaya koyduğunu görüyoruz.” diye konuştu.

Özdemir, yumuşak gücü kamu diplomasisi başta olmak üzere çeşitli kavram setleriyle aktarmaya çalıştıklarını anlatarak, kamu diplomasisinin uluslararası ilişkiler disiplininde önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin diplomatik temsilcilik sayısı bakımından dünyada üçüncü sırada olduğuna dikkati çeken Özdemir, İletişim Başkanlığının bağlı ve ilişkili kuruluşları olan Anadolu Ajansı, TRT ve Basın İlan Kurumu’nun küresel çapta medya çıktılarını etkileyen bir çerçeveye sahip olduğunu ve bu anlamda yapılan çalışmaları anlattı.

Özdemir, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde yer alan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi vasıtasıyla ulusal ve uluslararası dezenformasyon, bilgi kirliliği ve yalan haberlerle mücadele ettiklerini bildirdi. Özdemir, Türkiye’nin dizi film sektöründe ciddi atılımlar yaptığına işaret ederek, bu bağlamda uluslararası alanda diziler, filmler, yapımlar ortaya koyarak ülkenin cazibe merkezi haline geldiğini vurguladı.

Sağlıklı bir iletişim ekosisteminin tesisi için bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası anlaşmaların çok kritik olduğunu bildiren Özdemir, İletişim Başkanlığı olarak ADF’de düzenledikleri “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”nin hikayesini de anlattı.

“Vahşete ilk dur diyen ülke Türkiye olmuştur”

Türkiye’nin çeşitli krizlerle çevrili bir coğrafyada önemli bir aktör olduğuna vurgu yapan Özdemir, şöyle devam etti:

“Türkiye, Orta Doğu’nun ve bölgesindeki ülkelerin güvenlik noktasında ilk başvurduğu, diplomatik krizlerde kapısı ilk çalınan, ekonomik problemlerde ilk yardım istediği hami ülke pozisyonunda. Bu durum, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturduğumuz temel yaklaşımdır. Küresel alanda Türkiye krizlerin barışçıl çözümünde ve uluslararası arabuluculuk noktasında etkili rol oynamıştır. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Erdoğan, kapıyı çalan kim olursa olsun geri çevirmemiştir. Herkese destek vermiş, yol göstermiştir, muhtaç olan kim varsa yardımcı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu güçlü konuma ulaşmasında Cumhurbaşkanımızın liderliği ve motivasyonu vardır.”

Orta Doğu’dan Balkanlara kadar bölgesinde yaşanan tüm krizlerde Türkiye’nin hem arabuluculuk noktasında hem insani yardımlarda baş aktör olduğunu vurgulayan Özdemir, Ukrayna-Rusya savaşının yanı sıra Gazze’deki vahşetin durdurulması için Türkiye’nin verdiği mücadeleyi anlattı.

Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Buradaki insani krize, yaşanan vahşete, çocukların ölümüne, ailelerin parçalanmasına insanların yerinden edilmesine ve uygulanan vahşete dur diyen ilk ülke Türkiye olmuştur. Türkiye, yardımlarıyla ve uluslararası alandaki diplomatik girişimleriyle bu haklı davanın takipçisi olmuştur. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bu vahşetin durdurulması için birçok noktada efor sarf etti ve sarf etmeye de devam etmekte. Filistin’de kalıcı barışın sağlanması için elinden geleni yapmakta. Cumhurbaşkanımızın pek çok uluslararası platformda güçlü bir şekilde Gazze’deki vahşete, zulme dur dediğini görüyoruz. Dün Cumhurbaşkanımız vahşetin sona ermesi, barışın sağlanması için Türkiye’nin garantör ülke olarak pozisyon almaya hazır olduğu vurguladı. Türkiye’yi özel kılan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu kalbi gayreti ve inancıdır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/feed/ 0
Talas Belediyesi ve Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile ‘Ahmet Gönen Lisesi’ temeli atıldı https://www.akittvhaber.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:36:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10195

Talas Belediyesi ve Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile yaptırılacak olan ‘Ahmet Gönen Lisesi’nin temeli atıldı.

Talas Belediyesi, Kayseri’nin en büyük 1’inci, Türkiye’nin ise 6. en kalabalık ilçesi olan Mevlana Mahallesi’nin okul ihtiyacını gidermek için Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile yaptırılacak olan Ahmet Gönen Lisesi’nin temelini attı. Törene, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, davetliler ve mahalle sakinleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, “Biz her platformda geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, gençlerimiz diyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı hayata hazırlama sürecinde onları en iyi imkanlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Temelini atacağımız bu yatırımın en önemli hususlarından bir tanesi hayırseverimizin yaptığı bir yatırım ve belediyemizin desteği ile yapılan bir okul. Hayırsever ve belediye katkısıyla çok kıymetli bir okul daha kazanacağız. Talas ilçemiz çok hızlı gelişen, büyüyen bir ilçe. İhtiyaç olan bir yerde ihtiyacı karşılayacak ve sorunu çözecek bir temel atıyoruz” dedi.

“Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik”

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, “Nüfus yoğunluğu açısından Türkiye’nin en kalabalık 6’ıncı, Kayseri’nin de en büyük 1’inci mahallesinde bulunuyoruz. Her biri bir köy büyüklüğünde olan çok sayıda apartman var. Buralarda en önemli konunun eğitim olduğu göz ardı edilemez. Biz başlarken “Cumhuriyet’imizin 100. Yılında 100 proje” dedik, 210 proje olmuş ama en önemlisi de eğitim. Bende öğretmen olunca aklımı taktım ve meclis üyelerimizde bizi desteklediler. Artık Talas’ta valimizin, kaymakamımızın ve milli eğitim müdürümüzün de aklını taktığı gibi ikinci eğitime son vermiş olalım. Ben 30 sene boyunca “sabahçı mısın, öğlenci misin?” sorusuna muhatap oldum. Hiç hoşunuza giden bir durum değil. Artık Kayseri’de bu iş bitiyor. Devlet ve millet işbirliği ile yapıldığı içinde devlet adına biz hazine arazilerini veriyoruz. Yoksa da planlıyoruz. Hayırseverimizde yapıyor. Büyün bir güzellik ile işi bitiriyoruz. Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik. Şuanda da inşaatı devam eden 8 okulumuz var. 4 tanesi önümüzdeki eğitim öğretim yılına yetişmiş olacak” ifadelerini kullandı.

Yalçın, “Türkiye Yüzyılı demek sadece slogan atmaktan ibaret değil ve olmamalı. Biz Türkiye Yüzyılının altını eğitim yüzyılı olarak doldurursak, sanayiciler üretim yüzyılı olarak altını doldurursa, herkes kendini işiyle altını doldurursa o zaman Türkiye yüzyılı olur. Kıyamete kadar Türkiye Cumhuriyetinin yüzyıllarına ve muassır ülkeler seviyesindeki yerimizi alırız. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez ise, “İlçemiz ülkemizde en hızlı gelişen ve nüfusu en hızlı artan ilçelerimizden birisi. Mevlana Mahallemizde hem ilimizde he ülkemizde hızla gelişen bir mahallemizdir. Durum böyle olunca bu kadar nüfusa eğitim alt yapısı gerekiyor. Bunları yapmak bakanlığımızın görevidir ama bu kadar nüfus artışı karşısında bakanlığımızın bu kadar hızlı gelişen bir ihtiyacı biranda karşılama imkanı olamaz. Olsa bile desteklemeliyiz. İlçemiz bu konuda son derece şanslı. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yoğun çabaları karşısında belediyemiz ve hayırseverlerimizde devreye girmek suretiyle bu ihtiyacı hızlı bir şekilde karşıladılar” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından dua edildi ve okulun temeli atıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/feed/ 0
Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:33:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10192

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV), Milli Eğitim Bakanlığı ve Metro Türkiye işbirliğiyle “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması” düzenlendi.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.

Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.

Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.

Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”

Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.

“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”

Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.

Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.

Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.

ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Küresel ticaret sistemi dünyadaki barış ortamını güçlendirir https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:30:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10123

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşündüklerini söyledi.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” paneli yapıldı.

Hisarcıklıoğlu, buradaki konuşmasında, Antalya’nın dünyada en çok ziyaretçi çeken ilk 5 şehir içinde yer aldığını ve geçen yıl 16 milyon yabancı turist ağırladığını belirterek, sanayi ve tarımda da adını duyuran şehrin, şimdi diplomasinin öne çıkmasını sağlayarak küresel barışa katkı verdiğini dile getirdi.

Ticaretin sadece iktisaden değil siyaseten de önemli hale geldiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Küresel değer zincirlerinin parçası olan ülkeler, daha kolay ve daha hızlı büyüyor. Bu yüzyılın başında Türkiye bunun somut bir örneğini sergiledi. AB’nin dönüştürücü etkisiyle Türkiye, bu bölgenin sanayi devi ve en çok sanayi ürünü üreten ülkesi haline geldi. Otomotiv, beyaz eşya, konfeksiyon başta olmak üzere Avrupa’nın ana tedarikçisi oldu. AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülke Türkiye’dir. 1996’da Gümrük Birliği’ne geçiş Türkiye’yi pozitif etkiledi. Ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarı ve refahı için ticaretin daha serbest olması şart. Dünyaya entegre olmuş, iş yapma ortamını iyileştirmiş ülkeler hem daha zengin hem de daha huzurlu olacaktır.” dedi.

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı”

Hisarcıklıoğlu, Avrupa’nın kurduğu birlik sayesinde tarihte ilk defa Batı Avrupa’nın 80 yıldır savaş görmediğine dikkati çekerek, ticaretin en büyük barış kaynağı olduğunu söyledi.

Ticaretin gelişmekte olan ekonomilerde verimliliği ve istihdamı artırırken enflasyonun kontrol altına alınması yoluyla yaşam standartlarını yükselttiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı, birbirimizle ticareti artırmalıyız. Kurallara dayalı bir küresel ticaret rejimi kurmanın tüm ulusların yararına olduğunu görmeliyiz. DTÖ, küresel ticarete belli bir düzen gelmesini ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağladı. İş dünyası olarak, küresel ticaret sisteminin güncellenmeye ve reforma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Serbest ticarete karşı kamuoylarındaki tepkinin altında yatan nedenlere yanıt veren, kapsayıcılık ve kalkınma ilkelerine dayalı bir DTÖ reformunu destekliyoruz. DTÖ’nün küresel ticaret konularında başat müzakere ortamı haline getirilmesini arzu ediyoruz. Öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşünüyoruz.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak Türkiye’nin kara gümrük kapılarını yap-işlet-devret modeliyle modernize ettiklerini, sınır geçişlerini kolaylaştırdıklarını dile getirdi.

Bunun bir kazan-kazan projesi olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, “İhracat yapan firmalarımız daha hızlı gümrük geçişi yapmaları sayesinde lojistik maliyetlerini azalttılar. Devletimizse hem bütçesine ilave yük getirmedi hem de artan işlem hacmiyle daha fazla vergi geliri elde etti. BM tarafından da en iyi kamu-özel sektör ortak projesi olarak seçildik ve dünyaya örnek gösterildik. Şimdi bu modelimizi çevre coğrafyamıza yaymak için harekete geçtik.” diye konuştu.

Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan da teknolojinin pek çok küresel problemi çözebileceğini belirtti. Ancak burada Çin ve ABD blokuna dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, ülkelerin teknolojide sürdürülebilirliği yakalayabilmeleri için birliktelik kurmasının önemine işaret etti. Doğan, bunun da ülkelerin kendi strateji ve inovasyonunu geliştirmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, Türkiye’nin bu konuyu oldukça ciddiye alarak regülasyonlar gerçekleştirdiğini kaydetti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Mardin’de “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:09:31 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10102

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla kentte bulunan Bakan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Mardin’de bir otelde “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında iş insanlarıyla bir araya geldi.

Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, baba ocağı Mardin’i büyüten, geliştiren, sağladıkları katma değerlerle bugünlere getiren hemşerileriyle tekrar bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Mardin’in bütün sorunlarını çözüme kavuşturmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Işıkhan, o nedenle sık sık Mardin’e gelmeye, sahaya çıkıp, çalışmaları yerinde görmeye gayret ettiğini belirtti.

Kentin çalışma hayatına, ekonomisine ve kalkınmasına katkıda bulunacak istişareleri gerçekleştireceklerini aktaran Işıkhan, “2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl, 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

“Köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok”

Türkiye’nin artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın, yollarına engel olabilecek hiçbir meselenin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adı olduğunu aktardı.

Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok. Mardin’in de kaybedecek bir dakikası yoktur. Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok Bizim artık, ‘bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilememezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.”

Bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde ve turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldiklerini bildiren Işıkhan, özellikle istihdam ve işgücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçtiklerine işaret etti.

“Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını göstermektedir. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımızı yapmaktayız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, teşvik ve desteklerle, işletmelerin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.

“Mardin’de aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır”

İstihdama Dönüş Programı kapsamında deprem bölgesindeki illerde düzenlenecek kurs ve programların uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdiklerini, İŞKUR aracılığıyla işverenler ve işçiler arasında köprü görevi görmeye devam ettiklerini kaydeden Işıkhan, Aktif İşgücü Programları ile işverene, işçisini kendisinin yetiştirdiği bir fırsat tanıdıklarını, bu programların şartlarını esneterek daha fazla vatandaşın yararlanması noktasında çok önemli adımlar attıklarını bildirdi.

Bakan Işıkhan, İş Başı Eğitim Programı ve mesleki eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşın yararlandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her yıl bir milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına Programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’imize güzel bir müjde vermek isterim. Toplum Yararına Çalışma Programları özellikle kamu hizmetlerinin desteklenmesi noktasında çok önemli bir işleve sahiptir. Mardin için Toplum Yararına Programlar oranımızı 3 bin kişi olarak belirledik. Hayırlı olsun. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla 188 bin 948 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, Kadın İstihdam Projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrimiçi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek, hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de açacağız. Türkiye Yüzyılı kadın, erkek, genç, yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an İş Kanunu’muzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz.”

“1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak”

Her gün yeni bir eser ve projeyle halka hizmet götürdüklerini anlatan Işıkhan, bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardıklarını dile getirdi.

Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonumuzla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz. Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Abdullah Erin başkanımızla inşallah, hem Mardin’i hem de 10 ilçemizin tamamını 31 Mart akşamı milletin partisi AK Parti ile buluşturacağız. 1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak.1 Nisan Mardin’in günü olacak inşallah. Şehrimize, bu şehrin aziz insanlarına kazandırdıklarımızı bir gecede yıkıp ilimizi en az 20 yıl geriye götürecek yönetimler eliyle lütfen ziyan etmeyelim. Bu noktada hepimize düşen önemli görevler var. Özellikle çalışma hayatımızın paydaşları olan sizlerin çalışmaları Mardin’in kalkınmasında çok önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple 21 yılda yaşanan değişimi, gelişimi en iyi sizler teşhis edebilirsiniz. Mardin’in geleceğini de yine sizlerin desteğiyle inşa edeceğiz. Mardin’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok. Kentin emektarlarına güveniyorum. Öncelikle yerel yönetimleri gerçek belediyecilikle buluşturacağız, ardından da bu şehri yüzyılın şehri yapacağız. Bu güç sizlerde var. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız, sözümüzün arkasındayız. İşçisiyle, işvereniyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla, esnafıyla, emeklisiyle, yaşlı genç demeden alnının teriyle çalışan, üreten, ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan her bir kardeşimizin yanındayız.”

Vali Akkoyun da kentte son yıllarda huzur ikliminin hakim olmasıyla, eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, kültür turizmden spora, tarımdan sanayiye birçok alanda yeni yatırımların yapıldığını, bu kalkınma hamlesi ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

“Huzur ortamı daha fazla yatırım ve istihdam demek. Cumhurbaşkanımız liderliğinde gelişen, büyüyen, gelişmelerden istifade eden bir Mardin için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Akkoyun, Mardin’de bu gelişmeler ışığında üretim ve istihdamda yakaladıkları ivmenin artarak devam edeceğini kaydetti.

AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de konuşma yaptı.

Bakan Işıkhan, daha sonra iş insanların talep ve görüşlerini dinledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/feed/ 0
İSTİB Başkanı Ali Kopuz: Türkiye’de Yatırım Ortamı İyileşiyor, Tarıma Daha Fazla Önem Verilmeli https://www.akittvhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/ https://www.akittvhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:03:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10031

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirdi.

Kopuz, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, birçok bakanlık ve iş dünyasından kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla çalışan YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirerek, Türkiye’de yatırım ortamının her geçen gün iyileştiğini ve tarıma daha da önem verilmesi gerektiğini belirtti.

YOİKK tarafından yapılan çalışmaların iş kurma, üretim ve ticaret yapma süreçlerini kolaylaştırdığını hatırlatan Kopuz, eskiden aylarca vakit alan birçok işin şimdi birkaç gün içinde tamamlandığını, bürokrasinin azaldığını, yapılan çalışmaların hiçbir zaman yeterli görülmediğini ve daha da iyisi için çaba sarf edildiğini kaydetti.

“2024 Eylem Planı, iş dünyasının dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor”

Ali Kopuz, YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nda Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmenin yanında geliştirecek birçok yeni eylemin de yer aldığına dikkati çekerek, “Dünyada da Türkiye’de de iş yapma biçimleri değişiyor, dönüşüyor. 2024 Eylem Planı, Türkiye iş dünyasının bu dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, dolayısıyla rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor. Örneğin e-tebligat usulünün genişletilmesi, uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil esnek çalışma modellerine dair mevzuat değişikliklerinin hazırlanması doğrultusundaki düzenlemeler dünyanın yeni gerçeklerine uyumumuzu hızlandıracak.” ifadelerini kullandı.

Kopuz, Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayan sektörlerin katma değerli üretim süreçlerini desteklemek, yatırım ortamlarını iyileştirmek amacıyla bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü arzının güçlendirilmesi ve nitelikli iş gücüne sahip yabancıların çalışma ve oturum süreçlerinin hızlandırılması ile ilgili planlanan eylemlerin de dikkati çekici olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin en önemli sorunları arasında katma değerli üretim ve nitelikli iş gücü olduğunu aktaran Kopuz, “Bu sorunların çözümü için atılacak adımların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yine planda yer alan iş gücü ihtiyacı analizinin ve bu analiz sonuçlarına göre atılacak adımların, mesleki teknik eğitim konusunda yapılacaklarla bütünleştiğinde sorunların çözümü yolunda önemli mesafe kat edilecektir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Kopuz, planda iklim değişikliği ve yeşil dönüşümle ilgili birçok maddenin var olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin 2053’te sıfır karbonu hedeflediğini ve bu doğrultuda yapılacak çalışmaların sadece yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de artıracağını ifade etti.

“Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var”

İSTİB Başkanı Kopuz, Türkiye’de tarımsal üretimin sürekli arttığını ancak potansiyelinden hala uzak olduğuna değinerek, “Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var. Sabit sermaye yatırımları içinde tarımın payı çok düşük. Bu da ülkemizde aile üreticiliğinin yaygınlığının göstergesidir. Tarımsal üretimde aile üreticiliği çok önemlidir ve elbette desteklenmelidir. Ancak, unutulmamalıdır ki sadece büyük yatırımlarla ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanmak mümkün olabilir. İleri teknoloji kullanımı ve verimlilik artışı da büyük yatırımlarla daha kolay gerçekleşir. Yüksek verimli ve düşük maliyetli üretim ise günümüzde en büyük sorunlarımızdan biri olan gıda enflasyonunun çözümü için en doğru yoldur.” açıklamalarında bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/feed/ 0
Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli: “Birlikte Çeşme Diyeceğiz, Birlikte Türkiye Diyeceğiz. https://www.akittvhaber.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:03:31 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9970

HABER: ECE AZAK/ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Denizli, “Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son güne kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. Bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli’nin Proje Tanıtım Toplantısı’na, CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Bozoğlu, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İl Gençlik Kolları, il ve ilçe başkanları ve partililerin yanı sıra Lal Denizli’nin annesi Çiğdem Kayalı ve babası Mustafa Denizli katıldı.

“BİRLİKTE ÇEŞME DİYECEĞİZ, BİRLİKTE TÜRKİYE DİYECEĞİZ”

Toplantıda konuşan Lal Denizli, şunları söyledi:

“Geleceğe yürüdüğümüz bu yolda size projelerimle sadece beş yıllık bir süreç değil, yirmi yıllık bir vizyon vadediyorum. Köklerimi, İzmir’in topraklarına, yaşam enerjisine tarihine dayandırarak Çeşme için çağdaş bir gelecek inşa etme sözü veriyorum. Çeşme tarih boyunca binlerce yıllık bir mirasa sahip olan Ege’nin incisi, Türkiye’nin göz bebeği bir ilçesidir. Bu mirası koruyarak ve gelecek nesillere aktararak Çeşme’nin değerini ve önemini daha da yücelteceğiz. Çevreyi ve doğayı korumaya ve bu konuda kararlı adımlar atmaya, Çeşme’nin benzersiz doğa güzelliklerini koruyacak ve sürdürülebilir bir çevre politikası izleyeceğiz. Çevre dostu projelerle, gelecek kuşağa temiz ve yaşanılabilir bir Çeşme bırakacağız. Çeşme’nin turizm potansiyelini maksimum düzeye çıkartmak amacıyla ilçemizin uluslararası alanda tanınırlığını artıracağız. İstihdamı destekleyecek projelerle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçirerek tarım sanayi projeleriyle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçireceğiz. Çeşme’nin altyapı ve üstyapı sorunlarını alanında uzman teknik ekibimizle ve doğru projelerle yöneteceğiz. Projelerimizin sorunsuz hayata geçmesi için gerekli zeminin oluşmasını sağlayacağız. Çeşme’nin geleceğini birlikte şekillendireceğimize inancım tam. Kazanan daima halk kazanan daima Çeşme olacak. Hep birlikte güçlü bir gelecek için doğru adımlar atacağız. Çeşme hep birlikte daha ileriye taşıyacağız. Çeşme’de çocuklar, Çeşme’de gençler, Çeşme’de kadınlar, Çeşme’de erkekler, Çeşme’de yaş almışlar. Çeşme’de can dostlarımız, hayvan dostlarımız kazanacak. Çeşme’de doğa, Çeşme’de spor, Çeşme’de ulaşım, Çeşme’de en çok ihtiyacımız olan şey sağlık kazanacak. El ele verdiğimiz sürece Çeşme kazanacak. Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son gün kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. ve bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız.”

“DEĞİŞİMİN EN GÜÇLÜ VİZYONUNU VE EN GÜÇLÜ MESAJINI İZMİR’DEN TÜM TÜRKİYE’YE VERECEĞİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e selam göndererek sözlerine devam eden Denizli, “Biz İzmir’de dokuz kadın aday, genç adaylar, genç erkek adaylar, geçmiş dönemden tecrübeli insanlarımızla çok güçlü bir kadroyla, İzmir olarak değişimin en güçlü, vizyonunu ve değişimin en güçlü mesajını İzmir’den doğru tüm Türkiye’ye vereceğiz. İşte bizim Türkiye’de görmek istediğimiz kadrolar tam olarak Genel Başkanımızın İzmir vizyonunda gizli. O yüzden bu selamı kendisine ve bütün parti yöneticilerimize göndermek istedim” diye konuştu.

“KİMSEDEN TORPİLİM YOK”

Lal Denizli, Mustafa Denizli’nin kızı olduğu için Çeşme Belediye Başkanlığı’na aday olduğu yönündeki iddialara da yanıt vererek, “Bana ‘Mustafa Denizli’nin kızı olmak dışında başka ne vasfı var’ dendi. Bu konuya da burada nokta koyayım. Hayatım boyunca hem annem hem babamın çocukları olmaktan büyük gurur duydum. Fakat ben 14 senedir Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yani tam 18 yaşında kapısından içeri girdiğim en büyük okulum dediğim Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında gençlik kollarından başlayarak ana kademe ilçe yöneticiliğine kadar komisyon başkanlıklarına, seçim koordinasyon başkanlığına kadar 7 seçim boyunca İstanbul’da saha koordinatörlüğü ve buna ek olarak son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye geneli Türkiye Saha Koordinatörü olarak seçim, saha koordinatörü ve Cumhurbaşkanlığı kampanyası koordinatörü olarak ben parti liyakatimi sonuna kadar hak ettiğimi düşünüyorum. Bu ve daha da ilgincini de söylemiş olayım buradan. Torpil var mı? Hayır yok. Çünkü ailem sizlerin ve belki bazılarının düşündüğünün aksine hayatları boyunca bu 14 seneki yolculuğum boyunca benim siyasetten uzak kalmamı istediler. ve siyaseten aslında bir mücadelenin içinde olmamı değil mesleki olarak kendimi geliştirmemi istediler. Ben aksine onların desteğiyle değil; onlara rağmen burada duruyorum” diye konuştu.

“AMACIMIZ ÇEŞME’NİN HER KESİMİNİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK VE KENTİ DAHA YAŞANABİLİR KILMAK”

Çeşme’nin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için hazırladıkları projelerin, çok boyutlu olduğunu vurgulayan  Denizli, “Projelerimiz, bilim insanlarından muhtarlara kadar geniş bir proje ekibi tarafından titizlikle hazırlandı. Amacımız, Çeşme’nin her kesiminin ihtiyaçlarını karşılamak ve kenti daha yaşanabilir kılmak” dedi.

Denizli’nin açıkladığı projeler arasında sosyal amaçlı, çevre dostu uygulamalar, kültürel etkinliklerin artırılması, altyapı çalışmaları ve esnafın desteklenmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Denizli, “Bizim için önemli olan, Çeşme’nin her alanda gelişmesine katkı sağlamak ve sıkıntılarla mücadele eden esnafımızın yanında olmak. Sezonun açılmasıyla birlikte, hizmetlerimizi hayata geçirerek Çeşme’yi hak ettiği noktaya taşıyacağız” diye konuştu.

Projelerini aktaran Denizli’nin notlarından öne çıkan satır başları ise şöyle:

“ÇOCUKLAR VE GENÇLER KAZANACAK”

“Çeşme’de çocukların ve gençlerin kazanacağını” söyleyen Lal Denizli, ilçede çocuklar için yeni kreşlerin açılacağını; gençler için ise Gençlik Merkezi kurulacağını ifade etti. Denizli ayrıca, öğrencilere burs ve beslenme desteği verileceğini de müjdeledi.

“KADIN KOOPERATİFLERİ VE KADINI KALKINDIRMA OFİSİ AÇILACAK”

Kadınlarla daima dayanışma içinde olacaklarının altını çizen Denizli, “Kadın İstihdamını Artırma Programı kapsamında Kadın Kooperatifleri ve Kadını Kalkındırma Ofisi açılacak. Kadınlarımıza Çocuk Bakım Desteği verilecek. Doğum yapmış kadınlar için kısa süreli bakım desteği sunulacak” dedi.

“YAŞ ALMIŞLAR KULÜBÜ KURULACAK”

Lal Denizli, Büyükler için Evde Sağlık Hizmeti, Alışveriş Ünitesi, Psikolojik Destek, Küçük Onarım ve Temizlik Hizmeti, Yaş Almışlar Kulübü, ve Alzheimer Merkezi gibi projeleri hayata geçireceğini söyledi; bu projeler sayesinde, Çeşme’deki yaşlı nüfusun hayat kalitesini artırmak için kapsamlı bir yaklaşım sunduğunu gösterdi.

Çeşme’nin daha yaşanabilir, hayvan dostu ve kültürel açıdan zengin bir ilçe olacağını vurgulayan Denizli, bu alandaki proje çalışmalarını da katılımcılara duyurdu.

“TURİZM KAZANACAK”

Turizm Master Planı hazırlayacaklarını söyleyen Denizli, gecelik konaklama sayısını artıracak yeni turistik çekim noktalarının (Ildır-Germiyan-Karaköy Kültür Rotası) geliştirilmesinin sağlanacağını belirtti. Denizli, sezon süresini uzatmak için Çeşme’de yeni turizm kollarının gelişmesine çalışılacağına vurgu yaptı. (Termal turizm, kongre turizmi, gastronomi turizmi, Cruise emileri vb.) Merkezdeki turist yoğunluğunun komşu köylere dağılması amacıyla köylerin gelişiminin destekleneceğini belirten Lal Denizli, yarımada geneli için bir turizm rotası oluşturacaklarını ve girişimcileri destekleyeceklerini söyledi.

“FOSEPTİKLERE ELVEDA”

Çeşme’de kördüğüm halini almış fosseptik sorununa son verileceğini ve kanalizasyon sistemine geçileceğini ifade eden Denizli, Çeşmelilerin bu konuda artık problem yaşamayacağını söyledi. Lal Denizli, Çeşme’de altyapı çalışmaları konusunda da çığır açacaklarını kaydederek, bu konuda Çeşmelilere çözüm sunan adımlar atacaklarını vurguladı.

Toplantıda öne çıkan diğer başlıklar ise “Sosyal Konut Projesi” ve “Katı Atık Ayrıştırma ve Kompost Üretim Merkezi” oldu.

CHP Çeşme Belediye Başkan adayı Lal Denizli’nin ardından konuşan, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi (PM) Üyesi Baran Bozoğlu, “Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Çeşmeliler. Hepinizi gençlerin, kadınların, liyakatin umudu, Özgür Özel adına saygıyla selamlıyorum ve çok değerli yol arkadaşım çok değerli başkanım, arkadaşıma, Lal başkanıma Ankara’nın Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin sevgisini, selamını ve gücünü iletiyorum. Değerli yol arkadaşımızı, biz yoksullara yaptığı destekten, yardımseverliğinden, çocuk çalışmalarından, örgütsel çalışmalarından çok iyi tanıyoruz. Kendisini çok iyi biliyoruz. ve bugün çok net bir şekilde gördük ki; Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi’nde başkan adayımıza oy verirken ne kadar doğru bir şey yaptığımızı ne kadar hazırlıklı olduğunu ne kadar umut dolu, inanç dolu olduğunu bugün çok net bir şekilde gördük. İşte bu çalışma işte bu çalışma birilerinin torpili ile olacak bir şey değil, yanlış anlamasın Mustafa hocam, anneyle babayla da tek başına olacak bir şey değil; bu çok değerli bir hazırlık. Bu çok değerli bir ışık. Bu, Türkiye’ye umut olan bir kadın başkanın umudu, heyecanı ve geleceğe dair sosyal demokrat belediyeciliği nasıl hayata geçireceğimizin çok soluklu göstergesi. Biz hepimiz çok iyi biliyoruz ki 31 Mart günü Türkiye’nin geleceğini, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılın geleceğini oylayacağız. Belki her seçimde çok kritik olduğunu söyledik ama bu sefer çok daha fazla kritik. Bakın Cumhuriyet Halk Partili adaylarımız nasılsa kazanacağım deyip de yerlerinde durmuyorlar. Balkonlarından dışarıyı seyretmiyorlar. Nasılsa oyum var nasılsa partim burada kazanacak demiyorlar. Proje üretip her vatandaşımızdan, her kardeşimizden her diğer partiliden Türkiye ittifakı için oy almak için canla başla, örgütlerimizle beraber, il başkanlıklarımızla, il başkanlıklarımıza, il yöneticilerimizle, ilçe yönetimle beraber çalışıyorlar. O yüzden 31 Mart Türkiye’nin Cumhuriyet’in geleceğimizin oldukça önemli bir seçimidir. Laikliğin, demokrasinin, Atatürk’ün değerlerinin savunulması için vazgeçilmezdir. Sandığa gitmemeyi teşvik eden sosyal medya çalışmalarına veya çeşitli gazetecilerin partimizi yıpratma çalışmalarına dur dememiz gerekiyor. Çünkü Nazım’ın da söylediği gibi ustalaştık, taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta, diyecek, dinleyecek çok, fakat vakit yok. Yürüyelim” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/feed/ 0
Irak Dışişleri Bakanı: Türkiye ile PKK ve güvenlik sorunları konuşuldu https://www.akittvhaber.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:30:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9923

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Türkiye ile Irak arasında aralık ayında PKK ve güvenlik sorunlarının konuşulduğu toplantıda bir sonraki toplantıya sunulmak üzere iki bildiri hazırlamaya karar verildiğini söyleyerek, “Irak tarafı güvenlik, sınır güvenliği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenliğiyle ilgili belgeyi şimdiden hazırladı. Gelecek ay Bağdat’ta buluşmayı, bu belgeleri tartışabilmeyi ve bu iki belgeye dayanarak bir plan geliştirmeyi ümit ediyoruz.” dedi.

Fuad Hüseyin, 3. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Anayasa’nın, Irak topraklarından hiçbir grubun ve örgütün başka ülkelere saldırmasına izin verilmemesi gerektiğine işaret ettiğini belirten Hüseyin, “PKK’nın Türkiye’de sorun olduğu doğru ama Irak için de sorun.” diye konuştu.

Bakan Hüseyin, Anayasa’da belirtilen çerçevede Türkiye’yle bu konuda görüşmelere başladıklarını ve aralık ayında Ankara’da bir toplantı yapıldığını hatırlatarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türk heyetine, kendisinin de Irak heyetine liderlik ettiği ortak komitenin oldukça güzel bir toplantı gerçekleştirdiğini aktardı.

Söz konusu ortak komitede bir sonraki toplantıya sunulmak üzere iki bildiri hazırlamaya karar verdiklerini dile getiren Hüseyin, “Irak tarafı güvenlik, sınır güvenliği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenliğiyle ilgili belgeyi şimdiden hazırladı. Gelecek ay Bağdat’ta buluşmayı, bu belgeleri tartışabilmeyi ve bu iki belgeye dayanarak bir plan geliştirmeyi ümit ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Petrol ihracatının yeniden başlaması

Bakan Hüseyin, Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesinin Türkiye ile Irak arasındaki petrol ihracatı konusunda verdiği karar sonrası 25 Mart 2023’te Irak’tan Ceyhan Limanı’na petrol akışının durdurulmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Irak’tan Türkiye’ye petrol ihracatının yeniden başlaması konusuna değinen Hüseyin, Türkiye tarafıyla yaptıkları görüşmelerde boru hattının hazır olduğunu belirttiğini ve Türkiye’nin de boru hattını açmaya hazır olduğunu söyledi.

Hüseyin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) de ihracata hazır olduğunu ifade ettiğini aktararak, Bağdat ile Erbil arasında konuya ilişkin anlaşma olduğunu ancak anlaşmanın hayata geçirilmesi için Bağdat’ın, IKBY’de faaliyet gösteren petrol şirketleriyle görüşmeler yaptığını anlattı.

Federal hükümetin bu sorunu çözeceğini umduğunu vurgulayan Hüseyin, sorun hallolduktan sonra Ceyhan Limanı’na petrol ihracatının konuşulacağını ifade etti.

“Kalkınma Yolu’na Körfez ve Türkiye yatırım yapmak istiyor”

Bakan Hüseyin, Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nun önemine ilişkin de şunları söyledi:

“Bu gerçekten de devasa bir proje. Basra’daki Büyük Fav Limanı’ndan başlayan proje Türkiye’de bitiyor. Türkiye’den de Avrupa’ya uzanıyor. Fav ve Irak’tan bahsettiğimde, bu, Irak, Irak ekonomisi, Irak’ın Fav Limanı’nın Türkiye ile güçlü bağını ifade ediyor. Bu, aynı zamanda, Irak ile Körfez ülkeleri arasında ve ayrıca Körfez ülkelerinin Irak aracılığıyla Türkiye ve Avrupa ile bir bağlantı kurduğu anlamına geliyor.”

Hüseyin, projenin büyük finansmana ihtiyaç duyduğuna ve bunun çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapmaya katılabileceği anlamına geldiğine dikkati çekti.

Hüseyin, “Elbette yatırım yapmayı planlayan ve düşünen bazı Körfez ülkeleri var, Türkiye de yatırım yapmak istiyor. Projeyle ilgili Türkiye ile iyi bir görüşme içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

ABD askerlerinin çekilmesi tartışmaları

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından ABD askerlerinin Irak’tan geri çekilmesi yönünde artan tartışmalara ilişkin konuşan Hüseyin, Amerikan tarafı ile Irak arasında konuya ilişkin müzakerelerin yeniden başladığını anlattı.

Hüseyin, müzakerelerin iki tarafın ordularının temsilcileri arasında yürütüldüğünü dile getirerek, “Geçtiğimiz hafta çeşitli toplantılar yaptılar, biz de bu konuyu tartışabilmek ve tartışmanın nereye gittiğini takip edebilmek için ekibimizin Sayın Başbakan’a (Muhammed Şiya es-Sudani) ve siyasi liderlere sunacağı raporu bekliyoruz.” dedi.

Terör örgütü DEAŞ ile mücadele etmek için ABD askerlerinin ülkeye davet edildiğini hatırlatan Hüseyin, DEAŞ’ın çöktüğünü ve halihazırda küçük bir terör örgütü olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

Bakan Hüseyin, Amerikan askerlerinin ülkenin tamamından çekilip çekilmeyeceğini dair değerlendirmede de bulundu.

Bağdat hükümetinin ülkenin bütün bölgelerinden sorumlu olduğuna işaret eden Hüseyin, konuyu müzakere eden ekibin hükümete olduğu kadar siyasi liderliğe de bir rapor sunacağını ve böylece askerlerin geleceğinin belirleneceğini ifade etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/ https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:18:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9911

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Biz diyoruz ki Türkiye, korku tüneline bir daha girmesin. Türkiye, içeride kısır tartışmalarla vakit kaybetmesin. Üretim ekonomisine, savunma sanayisine, bilişim sektörüne, nitelikli teknolojiye yönelsin. Milli gelirimiz artsın ve Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin.” dedi.

Memur-Sen Yalova İl Temsilciliğinin açılışında konuşan Yalçın, hak ve özgürlükler noktasında her zaman milletin yanında yer aldıklarını, antidemokratik zeminlerde hep hakikati söylediklerini dile getirdi.

Yalçın, 28 Şubat’ın 27’nci yılında mağdurların sorunlarının çözülmesi noktasında ortak irade beyanında bulunduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İstiyoruz ki Türkiye ham demokrasiden tam demokraside olsun. Biz diyoruz ki Türkiye, korku tüneline bir daha girmesin. Türkiye, içeride kısır tartışmalarla vakit kaybetmesin. Üretim ekonomisine, savunma sanayisine, bilişim sektörüne, nitelikli teknolojiye yönelsin. Milli gelirimiz artsın ve Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin. Etrafımızdaki mazlum coğrafyalar da Türkiye’yi örnek alarak adil bir dünya idealine herkesin umudu artsın.”

“Geldiniz, emek mücadelesini kundakladınız”

2000 yılından sonraki antidemokratik zemin arayışlarını, milli iradeye kumpasın konuşulduğu her zeminde kirli dalgaları kırdıklarını anlatan Yalçın, “Bizim derdimiz belli. Biz, emek ve özgürlük, ekmek, hak mücadelesinde istiyoruz ki asgari ücretin altında emekli maaşı kalmasın, açlık ve yoksulluk sınırı arasında da hiçbir emekçinin maaşı olmasın. İstiyoruz ki Türkiye’de herkes saygın ücret alsın ve ülkenin milli geliri artsın, hacmi büyüsün ve bu ülkede herkes refah içerisinde yaşasın.” diye konuştu.

Yalçın, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından CHP’nin kazandığı birçok belediyenin sözleşmeli memurları ve işçileri işten çıkardığını, bir belediyenin “görevlendirme” adı altında bir memuru 1500 kilometre uzaklıktaki başka belediyeye sürgün gönderdiğini söyledi.

Kırşehir Belediyesinde yaşanan olaydan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sözleşmeli sistemin yarattığı sıkıntıyı paylaştıklarını belirten Yalçın, Erdoğan’ın talimatıyla 460 bin sözleşmeli personelin kadroya geçirildiğini dile getirdi.

“Martın sonunda kara kış yaşattılar bize”

Yeni başlayanlar için geçerli olan 3 yıl sonunda kadro çalışmasının da sıkıntı yaratabileceğine dikkati çeken Yalçın, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Onun için herkesin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Bu travmaları biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, o dönem CHP’nin genel başkanıydı. Pandemi sürecinde on-line toplantı yaptık. Belediyelerinin, hangilerinin kaç kişiyi attığını isim isim kendisine de ulaştırdım o zaman. Dedim ki ‘Siz, ‘Teminat benim.’ dediniz ama bütün hepsini kapının önüne koyuyorlar. Efendim niye iki cümle kurmuyorsunuz?’ diye bu konuda itirazımızı ve isyanımızı ifade ettik. Halbuki o zaman ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi. Martın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, emeğe kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil. Bu açıdan yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün okuduğu duanın ardından protokolün açılış kurdelesini kesmesiyle son bulan programa Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hamza Öksüz, kurum müdürleri, sendika yöneticileri ve üyeler katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/feed/ 0
Özgür Özel, İstanbul’da: “’94 Ruhuyla’ Diyorlar. https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:03:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9896

Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: HAKAN KAYA – UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beykoz’daki halk buluşmasında; “Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 1994’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara’da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günden itibaren İstanbul’a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum, Tayyip Bey diyor. Diyor ki, ‘Biz yatay mimari yapamadık, dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul’a hançerleri sapladık. Burada benim de suçum var’. Doğru söylüyor, rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul’da kaç gökdelen vardı, 4. O giderken kaç vardı, tam 247. İstanbul’a 243 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul’a vereceği hiçbir şeyi yoktur. Uzak dursunlar, gölge etmesinler yeter” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beykoz’da halk buluşmasına katıldı. Burada konuşan Özel, partisinin ilçe belediye başkan adayı Alaattin Köseler’e oy istedi.

“EKREM BAŞKAN, DEMOKRASİ TOKADINI VURDU”

Özel, şunları söyledi:

“Ben beş sene önce de Beykoz’da, Üsküdar’da, Ümraniye’de çalışma yapmıştım. O günlerde de nezaketen el sallayanlar, kalp yapanlar, otobüsün önüne koşanlar vardı ama bugün gördüğüm Ümraniye, bugün gördüğümüz Üsküdar, bugün gördüğüm Beykoz var ya, o ne güzel Beykoz öyle. Niye oluyor bunlar? Çünkü Beykoz beş yıl önce İstanbul’un verdiği karardan memnun. Beş yıldır Ekrem İmamoğlu’nun ekibinin Beykoz’a yaptıklarını Beykoz görmüş. Bundan memnun ve yeni bir karar vermiş. Diyor ki, Ekrem İmamoğlu’yla beş yıl daha tam yol ileri. Niye demesin ki? ya olmasaydı, geçen seçimlerde o küçük farkı bile önce hazmedemediler. Hilelerle seçimi elimizden almak istediler. Sonra hadi bir daha dediler. O 19 günde Ekrem Başkan’ın neler yapabildiğini görenler ve nasıl hakkı yendiğini, nasıl İstanbul’un iradesine el konulmak istediğini görenler ne yaptı? ‘Biz haziranda Osmanlı tokadı vuracağız’ diyenlere demokrasi tokadını bir vurdu, akılları başlarına geldi. Beykoz niye memnun olmasın ki? Eğer Tayyip Bey’in dediği gibi Binali (Yıldırım) Bey yönetseydi mesela Beykoz’a 154 bin ton asfalt döküldü ya, o asfalt dökülmeyecekti.

“EKREM BAŞKAN, BEYKOZ’DA 3 BİN 335 HANEYE YARDIM BAŞLATTI”

Beykoz’da 3 bin 335 haneye direkt yardım başlattı Ekrem Başkan. Bu yardımlardan Beykoz’un yardıma muhtaç aileleri yararlanamayacaktı. 3,5 milyon çiçek dikmiş Beykoz’a, 40 bine yakın ağaç, 21 bin hijyen paketi, 25 bin sahipsiz hayvanı Beykoz sokaklarından kurtarıp iyileştirmiş, aşılamış, ıslah etmiş. 4 bin 600 kişiye İstanbul Kart vermiş. Tam 2 bin 283 evladımıza burs vermiş, sahip çıkmış. Yetmemiş, 56 kilometre doğal gaz, 74 kilometre su borusu döşemiş, alt yapıyı yenilemiş. Ekrem Başkan, Beykoz’dan aldığını Beykoz’a vermiş, Beykoz’u unutmamış. Ona sahip çıkmış. Bir yandan da Beykoz’a dışarıdan gelenler, Beykoz’un oyunu alanlar ama Beykoz sokaklarında görünmeyenler var. O yüzden bu seçimden sonra Beykoz sokaklarında sadece böyle güzel yollarında değil; Beykoz’un köylerinde, Beykoz’un arka mahallelerinde, yoksul mahallelerinde Alaattin Başkanla Ekrem Başkan’ı el ele, kol kola, omuz omuza göreceksiniz. Beykoz’un sorunlarını biliyoruz. Özellikle kentsel dönüşümle ilgili mağduriyeti biliyoruz. Gönüllü olması gereken bir şeyde rızası olmayan 300 aileyi ite kaka dışarıya atmalarını biliyoruz. Bu güzel kentte zamanında kentin cefasını çekenlere ‘Sen git buradan, sefasını başkaları sürecek’ diyenleri biliyoruz. Elbette kentsel dönüşüm istiyoruz ancak adil, yerinde, şehirden koparmayan bir kentsel dönüşümün de sözünü veriyoruz.

“BEYKOZ’UN MAKUS TARİHİ DEĞİŞECEK”

Beykoz’un geçmişine bakınca memleketim Manisa’yla benzerlikler gördüm. Bizde bir Sümerbank Fabrikası vardı, kapattılar, içimiz yandı. Hem işsizimiz çok arttı hem de kentin önemli bir sosyal çevresi ortadan kalktı. Burada da kundura fabrikasının kapatıldığını, ispirto fabrikasının kapatıldığını, son olarak Paşabahçe Fabrikası’nın, Şişecam Fabrikası’nın kapatıldığını, yerine istihdam yaratacak, kaynak yaratacak hiçbir adımın atılmadığını, Beykoz’un boynu bükük bırakıldığını gördüm, üzüldüm. Ekrem Başkan’ın Beykoz’la ilgili neler yapacağını, Alaattin Başkanla kol kola girip de Beykoz’u nasıl ayağa kaldıracağını, bu konudaki azmini, heyecanını, kararlılığını biliyorum ve üzülmüyorum. Size müjde veriyorum. 1 Nisan’da Beykoz’un makus tarihi değişecek, söz veriyoruz. Ekrem Başkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri İstanbul’un üstünde, bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor. Gezip de yanındaki İBB Başkanı’na ‘Bu arsa kimindi?’, ‘Bizim efendim’. ‘Katarlılara verdim’. ‘Bu arsa kimin?’, ‘İBB’nin efendim’. ‘Ben bunu Birleşik Arap Emirlikleri’ne söz verdim’. ‘Ya arsa kalmadı mı’, ‘Kalmadı efendim’. ‘O zaman bir kanal daha açalım, etrafını Katarlılara satalım’. Bunların hepsi bitti.

“KANAL İSTANBUL’U SENİN REİSİN SÖYLEDİ”

Şimdi Murat Kurum’a soruyorlar. Kanal İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz, baktı ki Ekrem Başkan’ın sloganını İstanbul benimsemiş, ya kanal ya İstanbul demiş, diyor ki, ‘İstanbul’un sorunlarını konuşalım. Bunu niye gündeme getiriyorsun, neden Kanal İstanbul konuşalım?’ Kardeşim, Kanal İstanbul’u sen söyledin. Senin reisin söyledi, Recep Tayyip Erdoğan söyledi. Bu ihanet projesini de işte Ekrem Başkanımız durdurdu. Eğer beş yıl önce Ekrem Başkan değil de o zamanki Tayyip Bey’in adayı Binali Bey olaydı, kalan bütün arsalar gitmişti. İstanbul’un boğazını hançer girmişti. Kanal İstanbul’u yapmışlar, her tarafı Katarlılara satmışlardı. İstanbullu, Ekrem Başkan’a oy vererek, Beykoz’da Alaattin Köseler’e oy vererek sadece kimin belediye başkanı olacağına karar vermeyecek, Beykoz’un ve İstanbul’un yeniden ihanete uğramasına engel olacak, izin vermeyecek. Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 1994’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara’da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günden itibaren İstanbul’a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum, Tayyip Bey diyor. Diyor ki, ‘Biz yatay mimari yapamadık, dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul’a hançerleri sapladık. Burada benim de suçum var’. Doğru söylüyor, rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul’da kaç gökdelen vardı, 4. O giderken kaç vardı, tam 247. İstanbul’a 243 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul’a vereceği hiçbir şeyi yoktur. Uzak dursunlar, gölge etmesinler yeter.

“SENİN ÖNCELİĞİN BEŞLİ ÇETELER, BENİM ÖNCELİĞİM EMEKLİLER”

Bir de Tayyip Bey ile aramızda son günlerde büyük gerilim var. Bana diyor ki, ‘Birisi emeklileri tahrik ediyor’. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Türk-İş açıkladı, açlık sınırı 16 bin 200 lira. Türkiye’de neredeyse bütün emekliler açlık sınırının altında. Bak, ‘Açız, aç’ diye bağırıyorlar. Bana diyor ki, ‘Emeklileri tahrik etme. Eğer emeklilere senin dediğini verirsem çalışanlara maaş ödeyemem’. Vallahi de yalan billahi de yalan. Sen beşli çeteye parayı buluyorsun, saray müteahhidine parayı buluyorsun, zenginlerin vergilerini ertelemeye parayı buluyorsun, bir tek emekliye gelince ‘Param yok’ diyorsun. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Senin önceliğin beşli çeteler, benim önceliğim emekliler. Senin önceliğin birilerini zengin etmek, bizim önceliğimiz birilerinin yoksulluğunu gidermek. CHP’li belediye başkanları 1 Nisan’dan itibaren yoksulluğu yönetmek için değil, yoksulluğu yok etmek için göreve gelecek. Bunu böyle bilin. 4 yaşına kadar çocuğu olan anneye, ulaşımı bedava yapan, çocuk doğduğunda o doğum paketi ile oraya koşan, günü gelince sütünü veren, zor durumda kalana sahip çıkan İmamoğlu’na helal olsun. Bundan sonra anneler için çalışmaya, anneler sosyal yaşama, çalışma yaşamına katılsınlar diye kreşler yapmaya, İstanbul’a emanet edilen 80 ilden gelen öğrencilerimizin barınma sorunu için yurtlar yapmaya, onlara sıcak yemek vermeye, eğitim, ulaşım desteği vermeye, bu ülkede, bu kentte kimin kollanmaya, kimin arkasında durulmaya ihtiyacı varsa bunu yapmaya, halkçı belediyeciliğe, sosyal belediyeciliğe sonuna kadar devam edeceğiz. Sonuna kadar.

“BAŞI SIKIŞANIN GELECEĞİ YER BABA OCAĞIDIR”

Beykoz’dan bir çağrım olacak. O çağrım, Beykoz’daki CHP dışındaki partilerde geçmişte oy vermiş olanlara, siyaset yapmış olanlara, geçmişte gönlü orada olup da şimdi içi buruk olanlara. Biz CHP’yiz. Bu partiye baba ocağı diyoruz. Öyle ya, herkes baba ocağına doğar, ana kucağına doğar. Büyür bir noktaya gelir. Kimi büyüğüne gider ve yerleşir, kimi daha küçüğüne razı olur. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur ama herkes bilir ki bir gün başım sıkışırsa, bir gün dara düşersem baba ocağının çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Başı sıkışanın geleceği yer baba ocağıdır. Bizim ilçe başkanlarımız, önceki ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz o baba ocağının çorbasını kaynatanlar, bacasını tüttürenlerdir ama kim gelmek istiyorsa baba ocağının kapısı ardına kadar açıktır. Yeri, evin baş köşesidir. Kapının önüne geçip de gelene ‘Niye geldin’ demeyiz. ‘Nereden geldin’ demeyiz. ‘Madem gelecektin, niye gittin, sen gittin de bak bizlere neler ettirdin’ demeyiz. Çünkü sorarsa ‘Kardeşim tapusu kimdedir’ diye, baba ocağının tapusu Özgür Özel’de değildir. Kemal Bey’de de yoktu. Ne rahmetli Ecevit’teydi ne rahmetli İsmet Paşa’da… Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

“BU MEMLEKETİN BİR KEZ DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE OLMASINA İHTİYAÇ VAR”

Madem ki bu memleketin yüzde 95’i Atatürkçüdür, madem ki Beykozlu AKP’lilere, MHP’lilere sorduğunda da ‘Atatürk’ü seviyorum, vatanımı kurtaran, milletimi özgürleştiren, ezanımın okunmasına, dinimin yaşanmasına izin veren Ulu Önder’dir’ diyorsa Atatürk’ün baba evinin kapısı hepsine açıktır. Buyursunlar, gelsinler. Şimdi tam 100 yıl sonra Cumhuriyetin bir kez daha kurtulmasına, demokrasinin bir kez daha kurulmasına, fakirin fukaranın, garibin gurebanın, Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir, yeniden kollanmasına, bu memleketin bir kez daha güçlü Türkiye olmasına ihtiyaç var. Onun için bu seçimlerde AKP ile MHP’nin Cumhur İttifakı’na karşı bir büyük ittifaka ihtiyaç var. Biz oradayız. Biz, CHP olarak İstanbul’da İstanbul İttifakının içindeyiz, Türkiye’de Türkiye İttifakı’nın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın içinde elbette sosyal demokratlar var ancak yetmez. Ayrıca milliyetçi demokratlar, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. Hepimiz gibi inançlı insanlar var. Hiç ayrım yapmadan Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, göçmeni hep beraber bütün demokratları İstanbul’da İstanbul ittifakına, Türkiye’de Türkiye İttifakı’na davet ediyoruz. Türkiye ittifakının renkleri ay yıldızlı al bayrağın renkleridir. Türkiye ittifakı, Milli Takım gol attığında kim ayağa kalkıyorsa, Filenin Sultanları dünya şampiyonu olup da bayrak göndere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken iki gözü yaşlı Filenin Sultanlarını görüp de kimin gırtlağı düğümleniyorsa, kim bu ülkede vatanını, milletini, bayrağını seviyorsa hepsi Türkiye İttifakı’nın içindedir. Onlar bizimledir. Biz de onlarla birlikteyiz. Türkiye İttifakı’na var mısınız? O zaman Türkiye İttifakı’nın renklerini söyleyelim. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, büyük projeler için vizyonu olmayan zihniyetlere tepki gösterdi https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:57:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9809

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak kente gelen Bakan Işıkhan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Valiliğe ziyarette bulundu.

Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra partisinin merkez Artuklu ilçesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katılan Işıkhan, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millete hizmet yolunda birlikte yol yürümenin mutluluk ve heyecanı içinde olduğunu söyledi.

Yeni bir demokrasi sınavının daha arifesinde olduklarını anlatan Işıkhan, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetin küresel bir hedefi olabilir mi? Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.”

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar”

AK Parti’nin belediyecilik tarihinde destan yazdığını kaydeden Işıkhan, büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başladığını ve bir halk hareketi olduğunu belirtti.

AK Parti’nin bahaneleri değil projeleri olan bir millet partisi olduğunu ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar. ‘Bakarız’ değil ‘Yaparız’ diyen bir partidir. Biz, zor zamanlar görmüş geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen güçlü bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilik ile temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını çok iyi biliyoruz.”

“Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık”

Türkiye’de AK Parti iktidarı ile 21 yılda önemli çalışmaların yapıldığını dile getiren Işıkhan, bugün dünyanın Türkiye’nin SİHA’larını, uçaklarını, arabalarını, uzaya gönderdikleri ilk astronotunu ve KAAN’ını konuştuğunu anlattı.

“Bugün bütün ülkeler, ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Artık Türkiye olarak 5-10 yıllık değil 100 yıllık hedefler yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, Mardin’i de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını kaydetti.

Yerel seçimlerin ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Işıkhan, “Mardin, bu coğrafyanın sigortasıdır, Mardin’imizi emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Sefer bizden, zafer Allah’tandır.” dedi.

Programda AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Erin, Artuklu Belediye Başkan adayı Mehmet Tatlıdede de konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Işıkhan ve davetliler, Artuklu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İstikrarın yakalandığı bir süreci hep beraber yaşayacağız https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:03:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9762

Kastamonu’da konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yerel seçimlerden sonra, seçimsiz geçecek 4 yıllık bir süreç önümüzde. İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası’nda STK temsilcileri ile bir araya geldi. Programa Vali Meftun Dallı, AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci, önceki dönem Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, AK Parti İl Başkanı Hasan Yağcıoğlu, AK Parti Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, bölge için Kastamonu’da bir istinaf mahkemesi yapılması talebinde bulunarak, “Türkiye yüzyılı dediğimiz bu dönemde bütün sivil toplum kuruluşlarımızla beraber Kastamonumuz için birlik olarak bakanlarımızın liderliğinde, öncülüğünde hep birlikte destan yazalım istiyorum, Kastamonumuzu Türkiye yüzyılının parlayan illerinden biri yapalım diyorum. Çünkü bu gerçekten zor bir şey değil. Birlik olursak bunu başarmamız hiç zor değil. Kastamonu’nun İstinaf Mahkemesi’ne acil bir şekilde ihtiyacı var. Sayın Bakanım, Kastamonu, Karabük, Bartın, Çankırı illerini kapsayan bir İstinaf Mahkemesi’nin kurulması, Kastamonu için olduğu kadar bölge içinde çok önemli. Bunu kaldıracak kapasitedeyiz. Hep beraber bu sivil toplum kuruluşlarımızla beraber desteklediğimiz bir istediğimiz bir talep. Bu konuda müjdelerseniz eğer çok mutlu oluruz” dedi.

“Kastamonu’nun gelişmesi, kalkınması için çalışmalarımıza devam edeceğiz”

Daha sonra konuşan Bakan Tunç, Kastamonu’nun önemli bir şehir olduğuna değinerek, “Kastamonu vatanseverlik konusunda gerek Cumhuriyet öncesinde gerek Cumhuriyet sonrasında en önemli vilayetlerden birisidir. Kastamonulu hemşehrilerimiz sadece doğdukları yerde değil, doydukları yerde de başarılı olmuşlardır, ülke ekonomisine katkı verme anlamında önemli başarılar elde etmişlerdir. Büyük şirketlerle ülkemizin istihdamına ekonomisine katkı vermeye devam ediyorlar. Kastamonumuz hükümütetimiz döneminde de çok önemli yatırımlar aldı. Ben 1980’li yıllarda burada eğitim görürken Kastamonu’nun merkez nüfusu 50 bin civarındaydı. Şimdi kamu binalarının tamamı yenilenmiş, yeni konut alanları açılmış, şehircilik konusunda özellikle Tahsin Babaş’ın belediye başkanlığı döneminde çok hamle yapıldı. Hükümetimizin önemli çalışmaları burada gerçekleştirildi. Havaalanından üniversitenin geliştirilmesine kadar çok önemli çalışmalara sahne oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız da Kastamonu’ya çok ayrı bir değer verir, Kastamonulu çok dostları vardır. Dolayısıyla Kastamonu’nun bizim hem siyasetimizde hem de yönetimimizde ayrı bir yeri vardır. Bundan sonra da Kastamonu’nun gelişmesi, kalkınması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

“İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız”

Türkiye’nin son 22 yılda hedeflerine ulaşmak için kararlılıkla yoluna devam ettiğini kaydeden Bakan Tunç, “22 yıldan bu yana ülkemizi geliştirmenin, kalkındırmanın gayreti içerisinde olduk. 28 Şubat’ın yıldönümünü geride bıraktık, 90’lı yıllar çok sıkıntılı geçti. Faili meçhullerin, terörün azdırıldığı ekonomik krizlerin art arda geldiği, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı yılların arındırdından, 2000’li yılların başında ülkemizde yeni bir dönem başladı. Bu dönemde Türkiye her alanda büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sürdürdü, attırarak da devam ettirdi. Bu kalkınma hamlesinden rahatsız olanlar oldu. Vesayetçi anlayış, Türkiye istikrarı yakaladığında her zaman darbeye girer. Bu dönemde de girmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Tüm engellemelere, bu darbeciyi anlayışın müdahalelerine rağmen, onları da aşarak milletimizin desteği ile Türkiye’nin gelişme ve kalkınma sürecini devam ettirdik ve devam ettirmeye çalışıyoruz. Geçmiş dönemde, özellikle 5 yılda bir pandeminin yaşanmış olması tüm dünyada ekonominin etkilenmesi, 6 Şubat’ta yaşanan depremler olumsuz etkileyen hususlardı. Ama şimdi toparlanma sürecindeyiz. Yerel seçimlerden sonra, seçimsiz geçecek 4 yıllık bir süreç önümüzde. İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız. Siyasetimizin, yönetimimizin merkezine insanı koymaya devam edeceğiz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın derken, bir slogan olsun diye söylemedik. Her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Hastanelerle, okullarla, üniversitelerle, ulaşım imkanlarından tutun her hamlemiz insanımız içindi. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın derken, insanı güçlendirmek için eğitim politikalarına ağırlık verdik. Bütçede en fazla payı çocukların ve gençlerin yetişmesine ayırdık. Sağlığa önem verdik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan diğer alanlara varıncaya kadar insanı güçlendirmeye yönelik politikalara ağırlık verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz ki insan, aile güçlü olsun. Aile güçlü olduğunda toplum olarak güçlü olalım” şeklinde konuştu.

“Bu güven devam ettiği müddet de Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur”

Vatandaşların güveni sayesinde Türkiye yüzyılı için çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleri ile ülkemizi tanıştırdık, geliştirmeye de devam ediyoruz. Enerjide bağımsız, savunma sanayide bağımsız, terörle mücadelede kararlı, terörün her türlüsünü temizleyerek Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Ekonomide IMF’ye bağımlı olmayan, güçlü ülke olma noktasında çok mesafe aldık. Bundan sonra da alacağımız çok mesafe var. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasında alma mücadelemizden ve önümüzdeki asrın Türkiye yüzyılı olabilmesi noktasındaki mücadelemizden hiçbir zaman geçmeden yolumuza devam edeceğiz. Tabii bu noktada en büyük desteği milletimizden gördük. Milletimiz hep yanımızda oldu, Sayın Cumhurbaşkanımıza güç verdi, Cumhurbaşkanımıza güvendi, o da milletimize güvendi. Bütün zorlukları bu karşılıklı güven sayesinde aşmayı başardık. Bu güven devam ettiği müddet de Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur. İnşallah önümüzdeki yerel seçimlerde de şehirlere değer katan belediye başkanları seçildikten sonra hükümetle, bakanlarla, milletvekilleriyle uyumlu belediye başkanları seçildiğinde o şehirlerin daha çok projeye sahne olduğunu, daha çok geliştiğini, hükümetin eşit bir şekilde dağıttığı, uyum sayesinde kafa kafaya verilmesinin daha çok güzel eserlere sahne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Programın ardından Bakan Tunç, Kastamonu il merkezinde esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. – KASTAMONU

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir” https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:54:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9748

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşananların savaş değil soykırım girişimi olduğunu belirterek, “Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin teşekkülü şarttır. Garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik” dedi.

147 ülkeden 19 devlet ve hükümet başkanı ve 73 bakanın katıldığı 3. Antalya Diplomasi Forumu başladı. Ana başlığı krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak olan forumda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece dış politikada değil iletim, iletişim, yönetim sanat, ticaret gibi pek çok alanda ezberlerin bozulduğunu söyledi. Erdoğan, “Gönül ister ki bu değişim, insanlığın güncel sorunlarına çözüm getirsin. Maalesef bu konuda ümit var, konuşamıyoruz. Ülkeler arasındaki gelir adaletsizliği katlanarak artıyor. Savaşlar eskisinden çok daha kanlı ve yıkıcı geçiyor. Sömürgecilik yeni yöntemlerle devam ettiriliyor. Kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı dünyanın bir çok bölgesinde toplum içinde bir veba salgını gibi yayılıyor” dedi. Refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olması umulan 21. Yüzyılın, beklentilerin tam aksine giderek bir buhranlar çağına dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kural temelli uluslararası düzen, anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir. Dayanışma, adalet ve güven gibi temel kavramlardan yoksun olan cari uluslararası sistem ise asgari mesuliyetlerini bile yerine getiremiyor. Tüm bunları olayların uzağında bir ülkenin lideri olarak söylemiyorum” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin krizlerden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu ve insanlığın gündemini meşgul eden çatışmaların, gerilimlerin, savaşların Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşandığını altını çizdi.

Türkiye’nin, terör tehdidiyle 40 yıldır mücadele ettiğini hatırlatan Erdoğan, “DEAŞ’ı bozguna uğratan yegane NATO müttefikiyiz. Yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında, yut dışında yaşayan vatandaşlarımız geliyor. Son dönemde eylem kılıfı altında Avrupa’da mukaddes kitabımız Kuran’ı Kerim’e yönelik menfur saldırıların çoğu Türk büyükelçilikleri önünde gerçekleştirildi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır zaten ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. İnsanlığın yüzleştiği diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durum farklı değil. Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme riski olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

“Sorumluluk sahibi bir ülke olarak doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde bu misyonun zorluklarının farkındayız. Buna rağmen acı da olsa, birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz. Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif bir politika izliyoruz. Dış politikamızın temelinde kadim değerlerimiz ve çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Yakın zamanda yaşadığımız hadiseler bize şunu öğretti; ‘diplomasi krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır.’ Yeter ki diplomasiye alan açalım, sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz. İrade ve kararlılığın olduğu her yerde diploması ve diyalogla mesaj almak mümkündür. Bunları dillendirirken, gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum. Tarih boyunca olduğu için bugün de jeopolitik rekabetin kıran kırana gerçekleştiği bir coğrafyada olduğumuzu asla unutmuyoruz.”

İçeride güçlü olmadan dışarda güçlü olunmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılda her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdiğini hatırlattı. “Diklenmeden dik durabilmek için, milli onurumuzu bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomide ülkemizi yılda ortalama yüzde 5.5 oranında büyüttük. Milli gelirimizi 238 milyar dolardan tam 5 kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttik. Ülkemizi milli gelir sıralamasında dünyada 11. sıraya çıkardık. İhracatı 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 54.5 milyar dolara getirdik. İnsansız hava araçları teknolojisinde Türkiye’nin başarı hikayesi herkesin malumu. Geçtiğimiz hafta savaş uçağımız Kaan’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla bu alanda farklı bir lige yükseldik. Dünyanın en geniş diploması ağına sahip 3. ülkesiyiz. Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen, sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, kriz ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin; hem batıyla, hem doğuyla kazan kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna Rusya arasındaki krizde hakkaniyetli tutum sergileyen, dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, ayrım yapmadan ihtiyaç sahibine el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri alabilen, her alanda aktif, dirayetli, müessir bir güç olarak öne çıktığını söyledi. Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarının sayısını arttırmaya devam edeceğini söyledi.

Son dönemde dünyada yaşananların; küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini gözler önüne serdiğini belirten Erdoğan, “Patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar gözyaşlarını durduracak adımları atamadılar. 3. yılına giren Ukrayna krizinde barış umutları maalesef gerekli destek verilmediği için karşılıksız kaldı. Yaşanan acının önüne geçecek tarihi fırsat sabote edildi. Uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşanan katliamları hepimiz içimiz kanayarak takip ediyoruz. İsrail’in sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar 30 bin Gazzeli şehit edildi. 70 binden fazla Filistinli yaralandı, yaklaşık 2 milyon insan göçe zorlandı. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi. Aynı zamanda milyarlarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca insan hakları evrensel beyannamesinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının, uluslararası basın yayın organlarının, yıllardır bize örnek gösterilen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük. Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir. Bir soykırım girişimidir. Savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa mahkum eden, hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları bombalayan gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. Ailesi ile güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in hikayesi trajik bir hikayeye dönüşmüştür. ‘İnsanlık olarak beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum’ diyen 6 yaşındaki kız çocuğunun hayatını 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef Hind ile birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manasıyla yerine getiremedik. Türkiye olarak ortaya koyduğumuz çabalara, bölgeye gönderdiğimiz insani yardımlara, küresel ölçekte yürüttüğümüz tüm diplomatik temaslara, 900’den fazla hastayı ülkemize getirmemize rağmen bunun mahcubiyetini iç dünyamızda hala yaşıyoruz. Netenyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını pervasızca sürdürebiliyor. İsrail’e ilk günden beri şartsız destek veren batılı güçler ise ‘tazıya tut, tavşana kaç’ diyen iki yüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. Sözler eylemle desteklenmedikçe ne Filistin’deki zulmü durdurmak ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür. Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin teşekkülü şarttır. Garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik. Gelecekte de Filistinli kardeşlerimize gereken desteği vereceğiz. Uluslararası toplumu Filistin davasına samimiyetle sahip çıkmaya devam ediyorum. Dünyanın dört bir yanında hemen her hafta meydanları dolduran, zulmü lanetleyen tüm Filistin dostlarına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/feed/ 0
YÖK Başkanı: Türkiye yüksek öğretimde en fazla yatırım yapan ülkelerden biri https://www.akittvhaber.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/ https://www.akittvhaber.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:48:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9742

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde başarılar elde etmeye başlayan Türkiye’nin, bu alanda en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geldiğini söyledi.

Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı’na katılan Özvar, yaptığı konuşmada, üniversiteleri ziyaret etmeyi, akademisyenlerle bir araya gelerek YÖK’ün yüksek öğretime dair perspektifini paylaşmayı ve üniversiteler hakkında bilgi almayı önemsediklerini ifade etti.

Türkiye’nin son yıllarda yüksek öğretimde oldukça iyi bir seviyeye ulaştığını dile getiren Özvar, “Türkiye son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde önemli başarılar elde etmeye başlamış ülkelerden bir tanesi. Bu bakımdan dünyada yüksek öğretime en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. Bu yatırımlarla Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarları, hükümetleri döneminde yeni üniversitelerin açılması, altyapının sağlamlaştırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli beşeri sermayenin artması gibi pek çok alanda önemli gelişmeler kaydedildi.” diye konuştu.

Özvar, tüm dünyada yüksek öğretime erişmek isteyen genç nüfusta büyük bir artışın olduğuna dikkati çekerek, bununla birlikte üniversitelerin de değişim yaşadığını, toplumun geniş kesimlerine hizmet veren bir kimlik kazandığını vurguladı.

“Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır”

Türkiye’de de üniversitelerin artmasıyla bu küresel eğilimin yakalandığını anlatan Özvar, üniversitelerin kalitesi, akademisyenlerin, öğrencilerin süreci, yatırımların karşılığının alınması gibi tartışmaların Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yaşandığını kaydetti.

Çin’in son 30 yılda yüksek öğretim kurumlarını en çok artıran ülkelerin başında geldiğine işaret eden Özvar, “Üniversite öğrenci sayısını da 20 senede 4,5 kat artırıyor. Bu artışın, yatırımın üniversitelere biçilen misyon ve rolle alakalı olduğu söylenebilir. Türkiye de üniversite ve öğrenci sayılarındaki artış ile başarı arasında ilişkiyi muhafaza eden ülkelerden bir tanesidir. Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır.” ifadelerini kullandı.

Özvar, yüksek öğretim alanındaki gelişmelerin ve çalışmaların üniversitelere de yeni misyonlar ile görevler kazandırdığını aktardı.

“Bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez”

Son yıllarda üniversitelerin uluslararası hale geldiğini hatırlatan Özvar, şöyle konuştu:

“Bugün itibarıyla Türk üniversitelerinin bünyesinde bulundurduğu, liderlik, rehberlik yaptığı uluslararası öğrenci sayıları önemli bir düzeye gelmiştir. Bugün dünyanın ilk 10 ülkesi arasında, Avrupa’da ilk 5’tedir. Her ne kadar son zamanlarda bir yabancı düşmanlığı çıkartılmak istense de bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez. Bu topraklar GDO’lu tohumlara yabancıdır. Doğru da bulmayız bunu. Türkiye’nin çıkarlarını doğrudan suikast eden bir yaklaşım olarak buluruz. Bunu asla tartışmayız. Bu dışarıdan beslenen, finanse edilen bir akımdır. Asla sıcak bakmıyoruz. Üniversitelerimizde bu tür şeyler yoktur. Yapanlara da müsamaha gösterilmesini istemiyoruz.”

Özvar, Akdeniz Üniversitesinin akademik üretkenlik, uluslararası yayın ve öğretim üyelerinin ortaya koyduğu eserler bakımından önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğinin altını çizdi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise üniversite de yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Göreve geldiği günden bu yana araştırma üniversitesi olma hedefiyle çalıştıklarını anlatan Özkan, Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programı’na dahil edilme sevincini yaşadıklarını söyledi.

Toplantının sonunda Özvar, öğretim üyelerinin sorularını yanıtladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/feed/ 0
31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı https://www.akittvhaber.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:57:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9520

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 1 Aralık 2023’te ilan edilen seçim takvimi, 1 Ocak’ta işlemeye başladı.

Takvim doğrultusunda bugüne kadar yürütülen iş ve işlemler kapsamında YSK, 2 Ocak’ta seçime katılma yeterliliğine sahip 36 siyasi partinin bulunduğunu belirledi.

Seçime katılacak siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için ise 27 Ocak’ta YSK Başkanlığında kura çekimi yapıldı. YSK Başkanı Ahmet Yener, Yenilik Partisinin seçime katılmayacağını, Büyük Türkiye Partisi’nin de adını Ocak Partisi olarak değiştirdiğini YSK’ye bildirdiğini açıkladı.

Kura sonucu AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Genç Parti 29, Aydınlık Demokrasi Partisi 30, MHP 31, Türkiye İşçi Partisi 32, Demokrasi ve Atılım Partisi 33, Saadet Partisi 34 ve Vatan Partisi 35’inci sırada yer aldı.

29. sıradaki Genç Parti’nin seçime katılmayacağını bildirmesi üzerine seçime katılacak siyasi parti sayısı 34’e indi. Parti, oy pusulasından kaldırılacağından, bazı partilerin pusuladaki sırası değişecek. Buna göre, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34. sırada olacak.

Aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak

Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına 20 Şubat’ta teslim etti. Aynı süre içinde bağımsız adaylar da başvurularını yaptı.

Seçim kurullarınca yapılan inceleme veya itiraz üzerine verilen kararlar sonucunda ya da istifa nedeniyle siyasi partilerin aday listelerinde eksiklik olması halinde, bu durum 1 Mart’ta ilçe veya il seçim kurullarınca partilere bildirilecek. Partiler, 2 Mart’ta eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına bildirecek ve kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak. Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına da 3 Mart’ta başlanacak.

Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart sabahı başlayacak.

Döküm ve dağıtımına 29 Şubat’ta başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart’ta tamamlanacak.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.

Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek.

Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

Oy verme saatleri

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.

Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/feed/ 0
Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması 100. Yılı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:51:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9385

“Türkiye- Hollanda Dostluk Anlaşması 100. Yılı” dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin açılışı, Sinfonia Rotterdam Orkestrası’nın konseriyle CSO Ada Ankara’da yapıldı.

CSO Kovan Kafe’de konser öncesi düzenlenen resepsiyonda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ile Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands programa ilişkin açıklama yaptı.

Bakan Yardımcısı Mumcu, Türkiye ile Hollanda’nın diplomatik ilişkilerinin tarihinin 17. yüzyıla kadar uzandığını söyledi.

Cumhuriyet’in ilanından sonra Hollanda ile akdedilen ilk anlaşmanın bugün 100. yılını kutladıkları, bunun 1924 yılında imzalanan Dostluk Anlaşması olduğunu belirten Mumcu, “Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması’nın 100. yılını onurlandırmak ve bu tarihi kilometre taşını kutlamak amacıyla her iki ülkede konserler, sergiler, film gösterimi gibi çeşitli etkinlikler planlandı ve hayata geçiyor.” dedi.

100 yıl önce imzalanan dostluk anlaşmasının gururla kutlanacağı bu yıl, bu önemli anlaşmayı onurlandırmak için yapacakları etkinlikleri, bu akşamki Sinfonia Rotterdam Orkestrası ile soprano Aylin Sezer ve piyanist Emir İlgen’in yer alacağı ortak açılış konseri ile başlattıklarını belirten Mumcu, şunları kaydetti:

“Bütün etkinlikler, Türkiye ve Hollanda arasındaki uzun süreli dostluğu ve işbirliğini vurgulamanın yanı sıra geleceğe yönelik yeni ortaklıkların ve projelerin temelini oluşturmayı hedeflemektedir. Kültürel etkinlikler, sanat sergileri ve daha birçok etkinlik, bu özel yıl boyunca her iki ülkenin halklarını bir araya getirecek ve dostluğu daha da pekiştirecektir. Bu anlamlı dönemde, Türkiye ve Hollanda’nın dostluğunun ve işbirliğinin daha da güçlenmesini diliyoruz. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin gelecek yüzyıllarda da aynı sıcaklıkla devam etmesini umuyoruz.”

Köklü bir ortak geçmişe sahip ve kendi bölgelerinde söz sahibi olan iki dost ve kardeş ülkenin, yeni projelerle karşılıklı işbirliğinin daha da güçleneceğini vurgulayan Mumcu, anlaşmanın 100. yıl kutlamaları kapsamındaki etkinliklerin başarılı olmasını diledi.

Türkiye’deki 100 okula 100’er lale soğanı gönderildi

Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Wijnands, “Bu dostluk yılı boyunca amacımız, uluslarımız arasındaki ekonomik işbirliğimizden, NATO müttefikleri olarak işbirliğimize ve kültürel bağımıza kadar birçok alana yayılan kapsamlı ve kalıcı dostluğu sergilemek.” dedi.

İki ülkenin dostluğunun en güçlü simgesinin “lale” olduğunu belirten Wijnands, “Bu güzel Türk çiçeği, yüzyıllar önce Osmanlı İmparatorluğu’ndan Hollanda’ya gelmiş ve günümüzde önemli bir Hollanda ulusal simgesine dönüşmüştür.” diye konuştu.

Wijnands, iki ülkenin dostluğunun 100. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye’deki 100 okula 100’er lale soğanı gönderdiklerini söyleyerek, “Bu soğanlar, ilkbaharda ülkelerimiz arasındaki dostluğun bir göstergesi ve gelecek kuşaklara bir söz olarak çiçek açacak. Türkiye ve Hollanda’daki pek çok genç gibi bu laleleri alan çocuklar da gelecek yüzyıla kadar sürecek dostluğumuzun temelini oluşturuyor.” dedi.

Konsere birçok gencin katılacağını bilmekten büyük mutluluk duyduğunu Wijnands, “Köklü dostluğumuz sonsuza dek sürsün.” dedi.

Wijnands, konser verecek Sinfonia Rotterdam Orkestrası’na ilişkin şunları kaydetti:

“Rotterdam şehri Hollanda için büyük önem taşıyor. Ulusal gelirimizin üçte birini uluslararası ticaret ve yurt dışı yatırımlardan elde ediyoruz, dünyanın her yerinden malların ülkemize girdiği yer ise Rotterdam Limanı. Sinfonia Rotterdam, geldiği şehir kadar kozmopolitan bir yapıya sahip ve dünyanın her yerindeki konser salonlarında konser icra ediyorlar. Rotterdamlıları bugün Ankara’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu gecenin müziği, Türkiye ile Hollanda arasında derinden hissedilen dostluğun melodik bir anlatımını sunacak. Umarım hepiniz keyif alırsınız.”

Hollanda Kültür İşleri Büyükelçisi Dewi van de Weerd de kısa bir konuşma yaptı.

Konserde, Şef Conrad van Alphen yönetimindeki konser, piyanist Emir İlgen ve soprano Aylin Sezer Rotterdam Senfoni Orkestrası’na eşlik etti.

Konserin ilk yarısında Mozart Divermento ve Chopin’in piyano için konçerto eserleri ile ikinci yarıda Mozart’ın “Aria Porgi”, Mesud Cemil’in “Kanatları Gümüş Yavru Bir Kuş”, Mozart’ın “29. Senfonisi” seslendirildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Dünya barışı için yeni bir dünya sistemi kurulmalıdır https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:48:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9382

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür.” dedi.

Kurtulmuş, Sakarya Valiliği tarafından düzenlenen Sivil Toplum Buluşması Programı’nda yaptığı konuşmada, bugün 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü nedeniyle Sakarya Üniversitesinde düzenlenen programa katıldıklarını söyledi.

Bu memlekette millete rağmen milleti yönetme iddiasında olan ve on yıllar boyunca millete rol biçmek için kendilerini vazifeli telakki eden zümrelerin her zaman olageldiğini belirterek öyle olduğu için de çok partili siyasi hayatta darbeler ve darbe teşebbüsleriyle karşılaşıldığını kaydetti.

Kurtulmuş, “İstedikleri kalıba girmeyen milletin ortaya koyduğu milli iradeden rahatsızlık duyanlar, o milli iradenin tecelli ettiği siyasi mecraları değiştirmek arzusunda oldular.” diyerek bunları; sadece geçmişi yad etmek, geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak hatta o olayların bizatihi kendisini tartışmak için değil, oralardan ders çıkararak demokratik kazanımları daha ileriye götürmek için müzakere etmek gerektiğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri hiç unutmadan, esas amacımız olan yeniden güçlü büyük Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden biri olan demokrasinin güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasinin, Türkiye’deki demokrasi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak, bunu kendi öz varlığımız olarak telakki etmek, daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Kurtulmuş, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girildiğine işaret ederek Türkiye Yüzyılı olarak ortaya koydukları ortak milli hedeflerinin, hep birlikte daha güçlü bir yol yürümeyi zorunlu kıldığını vurguladı.

Güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması için toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın temin edilmesinin zorunlu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bunun olmazsa olmaz şartının da milletten başka kimsenin söz ve karar sahibi olmadığı sağlam bir demokrasinin tesis edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, halkı devlet millet kaynaşması içerisinde bir arada tutmak gerektiğini belirterek “Bu darbelerin Türkiye’ye vermiş olduğu en büyük zarar, milletle devletin ayrı istikametlere yönlendirilmesidir. Devlet millet kaynaşmasının temin edilmesi için bütün kamu görevlilerimizin, ister atanmış olan devlet memurları olarak ister seçilmiş olan kamuya hizmet eden insanlar olarak herkesin, milletin emrinde olduğu bilinciyle çalışmalarını sürdürmesi lazım.” diye konuştu.

“Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka şansı yok”

Dünyadaki büyük güç merkezlerinin çok büyük bir güç mücadelesine tutuştuğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bütün bu çatışmaların odak noktası olan bölgenin merkezinde ise Türkiye’nin bulunduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin, bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansının olmadığını vurguladı.

Türkiye’nin, etrafındaki sıkıntılardan kurtulabilmek için bölgede bir normalleşmeyi sağlamak ve ardından da bu bölgede barış ve esenliği getirecek adımları atmak mecburiyetinde olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Şunu çok net görmeniz lazım; İsrail’in Filistin halkına karşı saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre 30 binin üzerinde ölü var. Bugün, biz burada bu kadar rahat ortamda konuşurken 100’ün üzerinde insanın öldürüldüğü hem de yardım malzemelerini almak için bekleyen tamamı sivil, yaşlı, kadın ve çocuktan oluşan garip Filistinlilerin şehit edildiği bir İsrail saldırısına şahit olduk. Birleşmiş Milletlerin, İsrail’in saldırganlığını önlemek için almış olduğu onlarca karar var. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamalarda 190 ülke İsrail’i kınıyor, Filistin’e destek veriyor. Bir dayısı var Birleşmiş Milletlerde; her alanda onu koruyor ve İsrail’in dediği oluyor. Bazı ülkelerin İsrail’in bu saldırganlığına vermiş oldukları destek onlar açısından da yüz karartıcı bir suçtur.”

Kurtulmuş, vicdan ve akıl sahibi herkesin, İsrail’in durdurulması ve işgal ettiği topraklardan çıkması gerektiğini söylediğini dile getirerek “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür. Dünyada yeni bir Birleşmiş Milletlerin kurulması; sadece güçlü ülkelerin değil, haklı ülkelerin de hakkını alabildiği bir küresel siyaset mekanizmasının kurulmasının öncülüğünü Allah’ın izniyle Türkiye yapacaktır. Bu istikamette Türkiye ilerleyecektir.” ifadelerini kullandı.

Güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla gelecek dönemin, Türkiye’nin yüzyılı olacağına işaret eden Kurtulmuş, “Merkezi yönetimimizle yerel yönetimlerimizle üniversitelerimizle STK’larımızla Türkiye’nin bütün kanaat önderleriyle kanaat gruplarıyla hepimiz aynı istikamete gideceğiz, oklarımızı aynı yere atacağız. Güçlerimizi yan yana getireceğiz, farklılıklarımızı sürekli dile getirerek ve bunu bir zenginlik meselesi telakki ederek yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

“Ülkede darbeler tarihi bir daha açılmamak üzere kapatıldı”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz de FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde millet, polis ve askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine büyük bir mücadele verdiğini ve artık ülkede darbeler tarihinin bir daha açılmamak üzere kapatıldığını söyledi.

Karadeniz, şer güçlerle mücadele edebilmenin en önemli yollarından birinin Türkiye’yi her yönden güçlü bir ülke haline getirmek olduğunu belirterek “Biz ne kadar güçlü olursak, ne kadar birlik ve beraberlik içinde olursak, onlar bugüne kadar bize nasıl zarar verememişlerse bundan sonra da asla zarar veremeyeceklerdir.” diye konuştu.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ise şehrin ve Türkiye’nin şekillenmesinde sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği rolün önemine değinerek insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için herkesin çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.

Yüce, 28 Şubat’la birinci elden mücadele eden ve Türk milleti için fedakarca gayret gösteren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle andığını söyleyerek bir daha 28 Şubat gibi hain ve karanlık günlere geri dönmemek için demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan ve Ertuğrul Kocacık ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/feed/ 0
Deprem Riski Hiçbir Zaman Sona Ermeyecek https://www.akittvhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:42:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9376

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem riskinin hiçbir zaman sona ermeyeceğini belirterek, kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Görür, Antalya Büyükşehir Belediyesince Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Anttalks” etkinliğinde “Deprem Dirençli Antalya” konulu konuşma yaptı.

Türkiye’deki deprem riskini yok saymanın mümkün olmadığını vurgulayan Görür, her kentin depreme dirençli hale getirilmesinin önemini dile getirdi.

Türkiye coğrafyasının içinde 4 levhanın bulunduğunun altını çizen Görür, “Bu levhaların hareketleri sonucu sınırlarında büyük faylar gelişmiş. Bu faylar da 13 milyon yıldan beri Türkiye’de deprem üretiyor. Daha milyonlarca sene de üretmeye devam edecek. Bu nedenle Türkiye hiçbir zaman depremlerden kurtulamayacak. Depremler bitmeyecek, sona ermeyecek. Bu yüzden Türkiye’nin deprem dirençli yerleşim alanlarına sahip olması lazım.” dedi.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan can kaybına dikkati çeken Görür, bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimler kadar halkın da bilinçli olması gerektiğini kaydetti.

Antalya’nın karasal nitelikli kireç taşlarından ve alüvyon dolgularından oluşan bir zemine kurulu olduğunu belirten Görür, “Antalya’nın çok büyük bir kısmının oturduğu zemin sağlam değil. Özellikle Antalya’nın doğu kısmı kesimlerinde alüvyonlar oldukça yaygın. Çünkü kuzeyden dağlık yüksek yerlerden çok sayıda akarsu körfeze geliyor. Bu akarsular önemli miktarda alüvyonları körfeze depoluyorlar. Dolayısıyla körfezin kara kısmı, Antalya’nın oturduğu yerlerde bu dolgulardan oluşuyor.” diye konuştu.

Görür, kentte bir deprem meydana gelmesi durumunda alüvyon zemin nedeniyle kentin doğu kısmının daha çok hasar alabileceğini vurguladı.

“3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir”

Kentteki yapıların giderek yükselmeye başladığını dile getiren Görür, şunları söyledi:

“Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız tehlikeyi o kadar büyütürsünüz. Depreme dirençli bir Antalya için bu zeminde, özellikle alüvyon zemin içerisinde bunlar son derece sakıncalı. Akşehir zonu, Isparta- Burdur zonu ve Göller yöresinin bulunduğu düşey atımlı fayların olduğu bir bölge. Yani körfezimiz hem doğudan hem batıdan hem de kuzeyden aktif faylarla çevrili. Bu fay kuşaklarında olacak bütün depremler Antalya’yı önemli ölçüde etkiler. Bir de kentin güneyinde Akdeniz’in içerisinde dalma batma zonu dediğimiz Kıbrıs Helen yayı var. Bu tehlike denizden gelebilir. Yani 3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir.”

Görür, kentin depreme dayanıklı hale getirilmesi için mikro bölgelemeyle, fay analizi, risk analizi ve risk azaltma çalışmaları yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Belediyelerin Antalya’yı depreme dirençli yapacaksa halkın deprem kültürü, bilinci ve farkındalığı için çalışma yapması gerektiğini vurgulayan Görür, “Altyapı, yol köprü, kanalizasyon, içme suyu şebekesi gibi bütün bunları deprem gelmeden şimdiden inceleyecek. Bunlar deprem dirençli mi inceleyecek. Dayanamayacakları dayanıklı hale getirmesi lazım. Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevreyi depreme kurban etmeyecek yatırımlar yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Görür, beklenen İstanbul depreminde Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin oldukça etkileneceğini bunun gerekli altyapı sağlanarak Anadolu’ya taşınması gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Görür, Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin deprem riskine karşı dikkatli olması gerektiğini, ayrıca 6 Şubat depremlerinin Adana havzasına saçaklanan faylara stres yüklemiş olabileceğini aktardı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/feed/ 0
Türkiye Marka Ofisi Koordinatörü Erbay, Londra’daki Küresel Yumuşak Güç Zirvesi’nde konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:18:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9357

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Türkiye Marka Ofisi Koordinatörü Nur Özkan Erbay, Londra’da “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi” kapsamında düzenlenen “Turizmin Geleceği: Sürdürülebilirliğin Ötesine, Yenilenmeye Doğru Yolculuk” başlıklı oturumda konuştu.

Londra’daki Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen zirve kapsamında yapılan oturuma, Erbay’ın yanı sıra Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dorji Dhradhul ile Brand Afrika Genel Müdürü Thebe Ikalafeng konuşmacı olarak katıldı.

Erbay, konuşmasında, turizmin Türkiye’nin yumuşak gücünün “aydınlık yüzü” olduğuna işaret ederek, “Dünyanın en çok ziyaret edilen 4’üncü ülkesiyiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2023’te 50 milyonun üzerinde turist ağırladığının altını çizen Erbay, “yumuşak güç” ifadesinin Türkiye için anlamına değinerek, Türkiye’nin kolektif barışı ilerletmek ve yapıcı diplomasi yaklaşımından söz etti.

Erbay, Türkiye’nin ağırladığı Suriyelilerden küresel ve bölgesel barışa verdiği katkılara kadar birçok alanda atılan adımlardan örnek vererek, “Dünyada barışı sağlamak ve krizleri çözmek Türkiye için tek seferlik ya da spontane gelişen bir eylem değildir.” dedi.

Türkiye’nin Kovid-19 pandemisi döneminde 160 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdiğini hatırlatan Erbay, “Yardım eli uzatmak, bir hükümet projesi ya da uluslararası bir yasal yükümlülük değil, kalpten gelen bir durumdur. Eğer yumuşak güç kalpleri kazanmaksa biz sadece kalbimizden gelen fedakarlıkla kalpleri kazanıyoruz.” diye konuştu.

Erbay, Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle milyonlarca ton tahılın Karadeniz’den çıkmasının sağlandığına da işaret ederek işbirliğinin önemine de vurgu yaptı.

“Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor”

“Turizmde yenilenme” kavramıyla ilgili halkta güven oluşturulması gerektiğini söyleyen Erbay, Kapadokya örneğini vererek, “Yerel halkta güven inşa ederseniz, onlar da yatırımlarını kendilerine ve eğitimin yanı sıra yenilenme hedeflerine ulaşmak için temel gerekliliklere yaparlar.” ifadelerini kullandı.

Bu konuda ve beklenmedik sınamalar karşısında uyumlu çalışmanın önemine vurgu yapan Erbay, Türkiye’de geçen sene yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ülkenin gastronomi turizmi merkezlerinin de bulunduğu 11 ili etkilediğini hatırlattı.

Erbay, yenileme ve hayatı yeniden canlandırma çabaları sürerken bu kentlerde turizmin afet öncesi seviyelerine çıktığını belirtti.

Konuşmasında sürdürülebilirlik konusuna da yer veren Erbay, “Sürdürülebilir turist yeni bir kavramken biz bunun ötesine geçtik. Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor. Çünkü Kovid-19, insanları Türk sağlık sisteminden faydalanmak isteyecek hale getirdi.” dedi.

Türk sağlık sisteminin yalnızca vatandaşlarına değil tüm dünyaya hizmet verdiğinin altını çizen Erbay, Türkiye’nin turizm dışında da birçok şey vadettiğine dikkati çekti.

Erbay, Türkiye’nin enerji alanında attığı sürdürülebilir yatırımlara da konuşmasında yer verdi.

“Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var”

Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dhradhul da konuşmasında Bhutan’ın mutlu turistler kadar “önemseyen” turistlere de önem verdiğini söyledi.

Ülkelerinin doğası, yerel yaşamı ve kültürünü korumayı öncelediklerini kaydeden Dhradhul, Bhutan’ın güneyindeki Gelephu bölgesinde yeni bir şehir kuracaklarını ve burada doğaya, yaşama ve kültüre önem verenlerin yaşayabileceği huzurlu kent oluşturacaklarını ifade etti.

Dhradhul, Gelephu’nun dünyanın her yerinden turiste ve yerleşmek isteyene de açık olacağını söyledi.

Brand Afrika Genel Müdürü Ikalafeng ise konuşmasında Afrikalı gençlerin ülkelerine turizm, kültür ve sanat alanında katkılarından söz etti.

Dünyanın birçok ülkesinden Afrika kökenlilerin ülkesine döndüğünü, diasporaların ise Afrika ülkelerine kalkınma konusunda önemli destekler verdiğini anlatan Ikalafeng, “Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var.” sözleriyle kıtanın geleceğinin aydınlık olduğuna vurgu yaptı.

Türkiye, yumuşak gücünü artırmak için bilinçli çaba gösteriyor

Brand Finance’ın düzenlediği “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″ün sona ermesinin ardından “Küresel Yumuşak Güç Endeksi 2024” başlıklı temel bulguların yer aldığı rapor açıklandı.

Raporda, ABD ve İngiltere’nin daha hızlı “yumuşak güç” büyümesi gösterdiğine işaret edilerek, bu iki ülkenin “üst üste üçüncü kez 1. ve 2. sırayı koruduğu” belirtildi.

Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunularak, Türkiye’nin daha güçlü “Benzerlik ve Kültür ve Miras” bağlamında aralarında BAE, Suudi Arabistan, ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden biraz daha farklı bir profile sahip olduğu kaydedildi ancak Türkiye’nin de aralarında olduğu bu ülkelerin tamamını karakterize eden şeyin, ulus markalaşma projeleri, diplomatik girişimler ve önemli etkinliklere ev sahipliği yaparak yumuşak güçlerini artırmak için bilinçli çaba gösterdiklerine vurgu yapıldı.

Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunulan bir diğer bölümde ise yumuşak güç potansiyellerini gerçekleştirmekte zorlanan Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya’nın, Türkiye örneğinde olduğu gibi “Uluslararası İlişkiler ve Kültür ve Miras” gibi alanlara daha odaklı yatırım yaparak yumuşak güçte olumlu etki elde edebilecekleri bildirildi.

İsrail, Gazze’yi işgal ederek uluslararası algısı büyük darbe aldı

Raporda, sert gücün yumuşak gücü zayıflattığına işaret edilerek, silahlı çatışmaya giren ülkelerde yumuşak güçte düşüşler görüldüğüne dikkati çekildi.

Bu bağlamda, İsrail’in, Gazze’yi işgalinin ardından yumuşak güç indeksinde 5 basamak gerileyerek tüm zamanların en düşük 32. seviyesine indiğinin altı çizildi.

Raporda, “İsrail’in, Hamas’ın saldırılarının hemen ardından yaygın uluslararası destek aldığı” ancak İsrail’in misilleme olarak Gazze’yi işgal etmesiyle “uluslararası algısının büyük darbe aldığı” ortaya kondu.

Raporda, “(İsrail’in) İtibarı -0,3 düşerek, 18 sıra gerilemiş ve 79. sıraya düşmüştür. 35 özellikten 34’ünde kaydedilen puan düşüşleri ile ulus markasının geneli üzerinde de olumsuz zincirleme etki söz konusudur.” ifadesine yer verildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin Güçlü Olması Mecburidir https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:15:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9354

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz” dedi.

Sakarya’da bir dizi ziyaretler gerçekleştiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ‘Darbeler ve Dersler’ programının ardından Serdivan ilçesindeki bir restoranda sivil toplu kuruluşları (STK) ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Programda konuşma yapan Sakaya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, 28 Şubat darbesinin tarihe postmodern darbe olarak geçtiğini ve sürecin en büyük ayrımcılığı ile psikolojik şiddetin kadınlara yönelik yapıldığını söyledi. Sakarya Valisi yaşar Karadeniz ise Türkiye’de olan darbeleri hatırlatarak Türk milletinin Cumhuriyet ve demokrasiyle özleştiğini söyledi.

“28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik”

Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bizim derdimiz, gayemiz geçmişte takılıp kalmak değil. Geçmişte yaşanan olayların şahıslar üzerinden müzakere etmekti. Geçmişi bir masal okuyup anlatmak değil, tam tersine geçmişte yaşanan yanlışlıklardan kurtulma, ders almak ve ileriye bakmak için bir daha böylesine dönemler yaşamamak ve tecrübe etmek gayesiyle 28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik. Bunları sadece bir hatıra olarak sadece geçmişi yad etmek geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak ve hatta o olayların bizzat kendisini tartışmak için değil oralardan ders çıkartarak, çok ağır bedellerle bu demokratik kazanımları daha iyi ileriye götürebilmek için müzakere etmemiz lazım. Bu anlamda Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatındaki yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri de hiç unutmadan esas gayemiz olan yeniden güçlü bir Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden birisi olan demokraside güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz. Bu çerçevede şunu çok rahat söyleyebiliriz. Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türkiye’deki demokrasidir Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak bunu kendi en ön varlığımız olarak telakki etmek daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz” dedi.

“Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir”

Türkiye Yüzyılı’ndan bahseden Kurtulmuş, “Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir. Hele bizim gibi bir ülkenin hele bizim gibi bir milletin gününü gün eden ve vakit geçiren sağdan soldan esen rüzgarlara göre istikametine tayin eden bir şekilde özgür değildir. Eğer öyle yürüseydi ecdadımız, bugün bize miras olarak bırakılan bir Anadolu’dan bir vatandan bahsedemedik. Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz. Eğer gücümüzü artırırsak gücümüzü dış politikada da hissettirebilmeniz mümkündür. Uluslararası camiada gücü olmayan bir devletin sözünün tesirli olması mümkün değil. Ama Türkiye’nin şöyle bir avantajı var. Hem bölgesel büyük bir gücümüz var Hem de çok şükür artık Türkiye her alanda daha ileri noktalara doğru gidiyor” diye konuştu.

“Türkiye ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor”

Dünya ülkelerinin Türkiye’yi yakından takip ettiğini aktaran Kurtulmuş, “Dolayısıyla yeni dönemde Türkiye her alandaki gücünü kullanarak sözünü çok daha etkili bir hale getirecektir. Bu istikamette yürüyoruz. Allah nasip etti bir çok ülkenin meclis başkanlarıyla uluslararası platformlarda görüşmek, ikili görüşmeler yapma imkanımız oldu. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki ister Batı Ülkeleri, ister Doğu ülkeleri olsun dünyanın her tarafındaki ülkeler ve halklar Türkiye’yi çok dikkatle izliyor. Türkiye’de bizim için sıradan bir haber maliyeti oluşturan herhangi bir sorun dünyadaki farklı ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor. Örneğin Türkiye’nin milli savunma sanayinde gerçekleştirdiği hamleler arka arkaya atmış olduğu hamleler, yüksek teknolojilerle kazanımları bu alanda ortaya koyduğu çabaları Türkiye’nin içten İHA’larıyla SİHA’larıyla milli muhalif gemileriyle milli muhalif uçaklarıyla inanın ki dünyanın dört bir tarafında bütün ülkeler ve halka lehine geliyor. ANKA’nın uçması ya da TCG gelişiminin denize indirilerek faaliyetlerine başlaması sadece Türkiye’de Türk kamuoyu tarafından takip edilmiyor. Dünyanın birçok yerinde ben bütün bu görüşmelerde de görüyoruz. Dostlarım Türkiye’nin güçlenmesi dolayısıyla büyük memnuniyet duyuyor, sizin öne geçmenizi ve dünya masum milletlerine öncülük yapmanızı bekliyoruz diyerek güzel temennilerini ifade ediyor, Türkiye’nin gelişmesinden hoşlanmayanlar da Türkiye’ye nasıl çelme takarız çalışmaları içerisinde oluyor. Bunu önlemenin yolu millet olarak bir, beraber bütünleşik bir şekilde hareket etmemizdir. Bütün bu alanları güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmek için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla önümüzdeki dönem Allah’ın izniyle Türkiye’nin yüzyılı olacaktır. Buna gayretle bu dönemi hep birlikte aşacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Sakarya’da 28 Şubat programında konuştu Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:51:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9333

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz; 1960 darbesinin arkasında da 1971 muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da dış güçler olmuştur, dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve 15 Temmuz Milli İrade Derneğince SAÜ Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Darbeler ve Dersler: 28 Şubat Anma Programı”na katıldı.

Programda konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin, çok partili hayata geçişinden bu yana bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan ülke olduğunu söyledi.

Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şeyin olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye’de 70 küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, çok kere darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda, 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle milletin inancıyla milletin gücüyle darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi takip etmiş bir milletin fertleriyiz. Bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla minnetle ve şükranla anıyoruz. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı, 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ‘Ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam.’ diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnet ve şükranla anıyorum.” diye konuştu.

Kurtulmuş, milli iradeyi mahkum etmek isteyenlerin isminin hatırlanmadığını ve tarihin yargılanan sayfalarında bulunduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşması öncesindeki 28 Şubat’ı anlatan videoya işaret ederek, şunları kaydetti:

“Burada gördüğümüz olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan biriyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesinde o olayları çok yakinen takip ettik. Binlerce insanın nasıl mağdur edildiğine, on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine şahit oldum. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış insanlar olarak derdimiz; o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir çünkü tarih, bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor. Bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin, Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız gerekiyor. Devlet millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlil etmek ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor.”

Kurtulmuş, 28 Şubat sürecine gelmeden önceki dönemde yaşananları da hatırlamakta fayda olduğuna, 1990’ların başında dünya siyasetinde bütün dış etkileri de değiştirecek önemli gelişmelerin olduğuna değinerek, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz; 1960 darbesinin arkasında da 1971 muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da dış güçler olmuştur, dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Dolayısıyla öncelikli olarak 1990’ların başındaki gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin, oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler, Türkiye’yi 1990’ların başından itibaren karıştırmaya başladılar.” ifadelerini kullandı.

Üç gün arayla Sivas katliamı ve arkasından Başbağlar katliamının yapılmasının asla tesadüf olmadığını, 1990’lı yılların başından itibaren Türkiye’de önemli insanların bazı suikastlara uğradığını, faili meçhul cinayetlerin gerçekleştiğini ve bunlarla Türkiye’nin bir kaos ortamına itilmek istendiğini bildiklerini anlatan Kurtulmuş, o dönem içerisinde birtakım olayların gerçekleşmesiyle Türkiye’nin kriz ortamına itilmeye çalışıldığını, şüpheli ölümlerle ülke gündeminin sarsıldığını dile getirdi.

Gölcük’te 12 yüksek rütbeli subayın “Bir tatbikat yapıyoruz.” diyerek aslında 28 Şubat ve sonraki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarının önemli olaylardan olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, millet adına ülkeyi yönetme yetkisine sahip olanlara hayatın dar edildiği 28 Şubat’taki o meşhur Milli Güvenlik Kurulu toplantısının gerçekleştiğini belirtti.

Kurtulmuş, “28 Şubat; öyle bildik, şimdilerde Afrika ülkelerinde görülen sabah kalkan ordu birliklerinin yaptığı bir darbe değil, iyi planlanmış, belki aylar öncesinden yurt dışındaki bazı enstitülerde hazırlıkları yapılmış, ince işlenmiş bir postmodern darbe teşebbüsüydü.” dedi.

“27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı sakın hikaye okur gibi okumayın”

Bir gayri milli anlayışın, Türkiye’yi 28 Şubat sürecine getirdiğini belirten Kurtulmuş, ya korkutularak ya parayla birtakım imkanlar temin edilerek 28 Şubat’ta o günkü hükümetin düşürüldüğünü söyledi.

Kurtulmuş, o dönemde 7 milletvekiliyle Refahyol Hükümeti’ne sonuna kadar destek veren Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini kaydetti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28 Şubat’a “postmodern darbe” denilmesinin sebeplerine değinerek, Osmanlı’nın son döneminde yaşanan darbelerin tamamının arkasında Batı’nın ve Türkiye’nin üzerinde hiç de iyi niyetleri olmayan ülkelerin etkisinin bulunduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, Babıali ve Feriye baskınlarının, Sultan Abdülhamid Han’ın “halli”nin, 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın, 27 Nisan’ın ve 15 Temmuz’un karşısında ve yanında kimlerin olduğunun iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

15 Temmuz’un, Türkiye’de darbeler tarihini sona erdirdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Gençler; 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı sakın hikaye okur gibi okumayın. Bütün bunları, Türkiye’nin ikinci yüzyılı, sizin öncü olacağınız önünüzdeki dönemi daha demokratik hale getirebilmek, Türkiye’yi daha güçlü hale getirebilmek için mutlaka çok iyi anlayın, çok iyi algılayın.” şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, 28 Şubat’ın, siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale ettiğini vurgulayarak, 28 Şubat’ın, Anadolu insanının toplumsal alandaki görünürlüğünü engellemek için yapıldığını belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki bir metrelik başörtüsünü önlesen ne olur önlemesen ne olur? Ama mesele inançları gereği başını örten insanların başörtüsüyle tasfiye edilmesinden öte, hakir gördükleri, kıyıda gördükleri, köşede gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklarının gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular.”

Eşi Sevgi Kurtulmuş’un o dönemde İstanbul Üniversitesinde doçent olduğunu aktaran Kurtulmuş, başörtüsü nedeniyle üniversiteden atıldığını söyledi.

Kurtulmuş, “Dönemin başbakanının, Merve Kavakçı’yı Meclis’te dışarı çıkartırken, sıra kapaklarına ‘dışarı dışarı’ diye vururlarken söylediği bir söz, 28 Şubat’ın zihin şifrelerinin anahtarıdır. ‘Bu kadına haddini bildirin…’ Mesele; haddinin bildirilmesi meselesiydi. Yoksa başörtüsü meselesi, yani sadece bir görüntü olarak, sembol olarak, başörtüsü meselesine karşı olmak değil, çok geniş halk kitlelerine haddinin bildirilmesi operasyonudur.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28 Şubat’ın, Anadolu insanının yükselişini önleyen bir darbe olarak hafızalara kazındığını belirterek, “Millete haddini bildirmeye kalkan bu darbeden sonra Allah’a çok şükür millet, ‘Ben buradayım.’ demeyi başarmıştır. Sonuç itibarıyla 28 Şubatçılar değil, 28 Şubat’ta mücadele eden millet çoğunluğu kazanmıştır. Bu anlamda milletimiz kazanmaya devam edecektir.” diye konuştu.

“Türkiye eksen falan kaydırmıyor”

“28 Şubat dış desteklidir.” dediklerinde bazılarının “Olur mu şey?” ifadesini kullandığını aktaran Kurtulmuş, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in, Amerikalı profesörle bir dergi için imzaladığı makaleye dikkati çekti.

Bir’in, o dönemki ifadelerini hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Daha sonraki dönemlerde zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımıza, ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor.’ diyerek hatırlatma yapanların söylediklerine ne kadar benziyor değil mi? Onlara şunu bir kere daha hatırlatmak vazifemizdir; Türkiye eksen falan kaydırmıyor. Türkiye’nin eksenini kaydırmaya çalışan bazılarına bu millet, darbelere karşı çıkarak yol vermiyor, onların önünü açmıyor. Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. İnşallah Türkiye; artık demokrasisini çok daha güçlü hale getirerek, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacak.”

Kurtulmuş, Çevik Bir’in makaledeki ifadelerinin bugünü ne iyi kadar anlattığına işaret ederek, “Bugün İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük payı vardır.” dedi.

“Dünya barışının kapısı Filistin davasıdır”

İsrail’in insani yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 104 kişinin öldüğünü aktaran Kurtulmuş, “Bütün dünya 5 aya yakın bir süredir izliyor. İsrail’in arkasında olan ülkeler de dünyanın birçok yerinde demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum; dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu. Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek.” diye konuştu.

Kurtulmuş, demokrasisi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış, her bakımdan dünya uluslarıyla rekabet edebilen bir Türkiye’nin, Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olacağını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz; medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye’yi etrafımızdaki ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz. İnşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz yeterli olamayacaktır. Söz de karar da milletindir diyoruz ya bu millet bu sözü gerçekten kanlarıyla yazarak hak etmiş bir millettir.”

Kurtulmuş, 1960 darbesi, 12 Eylül ve daha sonraki süreçte, 28 Şubat’ta ve 15 Temmuz darbe girişiminde büyük bedel ödeyen milletin önünde saygıyla eğildiğini belirterek, “Bu millet gerçekten karşısına çıkılacak, karşında durulacak bir millet değildir. Yeter ki önüne hedef konulsun, hep beraber birlikte kenetlenerek yürüyebileceği, milli anlamda ittifak edeceği bir yol kurulsun. İşte bu anlamda ikinci yüzyılımıza ait hedeflerimiz, Türkiye’nin bundan sonraki geleceğidir. Geleceğin anahtarı da siz sevgili gençlerin elindedir.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Sakarya Üniversitesi Rektörü Hamza Al’ı ziyaret etti.

Kurtulmuş, inşaatı süren Adapazarı Anadolu İmam Hatip Lisesini de gezerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’den çalışmalar hakkında bilgi aldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Tüm darbelerin arkasında dış güçler vardır https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:54:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9286

Sakarya’da 28 Şubat programları çerçevesinde ‘Darbeler ve Dersler’ programına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da tüm darbelerin hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız” dedi.

Sakarya’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk olarak Sakarya Valiliğini ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Kurtulmuş ardından Türk demokrasisi tarihinde kara bir leke olarak nitelendirilen 28 Şubat günü çerçevesinde Milli İrade Derneği tarafından düzenlenen ‘Darbeler ve Dersler’ programına katıldı. Burada konuşma gerçekleştiren TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye geçtiğimiz cumhuriyete ve çok partili siyasi hayata geçişimizden bu yana özellikle çok partili siyasi hayatımızda bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki yeri geldiği zaman Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şey var. Türkiye’de yetmiş küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle, milletin inancıyla, milletin gücüyle, darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi tahkim etmiş olan bir milletin fertleriyiz. Bundan dolayı bu süreçte yaşananlar dolayısıyla bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnetle, şükranla anıyorum” dedi.

“Tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor”

“Öncelikle 28 Şubat’ı anarken bizim yapmak istediğimiz, asla ve asla kişiler üzerinden söylemek değildir, kişileri yargılamak değildir, tarihi bir hikayeyi anlatmak hiç değildir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, “Ben deniz, ailenizle birlikte ve birçok arkadaşımızla birlikte o olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan birisiyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesi’nde o olayları çok yakinen takip etti. Binlerce insanı nasıl mağdur edildiğini on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine birebir şahit olduk. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış olan insanlar olarak bizim derdimiz o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir. Çünkü tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor ve bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız, kavramamız gerekiyor. Devlet, millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlile ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor. Davalar görüldü, o davalarda bir kısmı ceza aldı. Ama şunu biliyoruz ki hiç şaşmaz yargının olduğu günde mahkemelere çıkmamış, daha yargılanmamış, ceza almamış olanların da millet gönlünde ve zihnimde hükmü verildiği gibi öteki tarafta da mutlaka onlar layık oldukları en ağır cezaları göreceklerdir” diye konuştu.

“Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir. Onun için Türkiye yalnız bırakılamaz, Türkiye tek başına bırakılamaz, Türkiye’nin mutlaka batı tarafından kontrol edilmesi dizayn edilmesi lazım gelir diye bir fikirle hareket ettiler. Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Öncelikli olarak doksanların başındaki bu gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli bir şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler Türkiye’yi doksanlardan başından itibaren karıştırmaya başladılar. Dönemin muktedir Genelkurmay ikinci başkanı Çelik Pirinç’in söylediği biz demokrasiye balans ayarı yaptık diyerek Sincan’ın caddelerinden tanklar kariyerler geçirilerek siyasete, filiz siyasete göz dağı verilmeye başlanmıştır. Yine bu süre içerisinde unutmayacağımız önemli olaylardan birisi ise Gölcük’te on iki yüksek rütbeli subayı bir tatbikat yapıyoruz adı altında aslında 28 Şubat ve sonrasındaki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarıdır” şeklinde konuştu.

“28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir”

Postmodern darbeyi anlatan Kurtulmuş, “28 Şubat’ın diğerlerinden fark eden bir önemli özelliğinin de altını çizmek isteriz. Diğer bütün darbelerin en temel etkisi siyaset alanına etkisidir. Yani siyasi sonuçları olan darbelerdir. 28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir. Nasıl? Anadolu insanının önünü kesmek için onların siyaset, toplumsal alandaki görünürlüğünü ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki? Mesele bir metrelik başörtüsü yani inançları gereğin başını örten insanların başörtüsüyle onların tasfiye edilmesinden öte o insanların akil gördükleri, kıyıda gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklar gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular” ifadelerini kullandı.

“Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim”

İsrail’in Filistin saldırılarına da değinen Kurtulmuş, “Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız. Bugün eğer İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük rolü vardır. Ama yetmez önümüzdeki dönemde bunları da söylemek mecburiyetindeyim. Biz bugün bu toplantıya gelirken İsrail Gazze’ye de Refah sınırına yardımlar dolayısıyla sıkıştırdığı gariban, masum Filistinlilerin üzerine yine ateş açtı ve öyle görünüyor ki yüze yakın Filistinli şehit oldu. Bir dilim ekmek alabilmek için. Tamamı sivil, tamamı neredeyse kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan bir kitleyi şehit etti. Bütün dünya izliyor 5 aya yakın bir süredir. İsrail’in arkasında olan ülkeler de aynen dünyanın birçok yerinde nasıl demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Dünya siyasetine de ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu’dur. Ortadoğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının inşallah en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek. Demokrasi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış her bakımdan her alanda dünya oluşlarıyla rekabet edebilen, mücadele edebilen bir Türkiye ancak Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olur. Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz. Medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye etrafımızda ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz ve inşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz geçerli olamayacak” dedi. – SAKARYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:03:30 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9245

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı.” dedi.

Erdoğan, partisinin Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, kentte 114 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 408 kilometreye çıkardıklarını ifade etti.

İzmir-Aydın Otoyolu ve Aydın Çevre Yolu’nu trafiğe açtıklarını, ilk 80 kilometresi trafiğe açılan Aydın-Denizli Otoyolu’nun kalan 60 kilometrelik kısmını da bu yıl sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını ifade eden Erdoğan, demir yollarında ise Cumaovası-Aydın Denizli hattıyla Nazilli-Kızıldere arası ulaşımın tamamen yenilendiğini bildirdi.

Erdoğan, “Afyon, Denizli, Isparta, Burdur ve Ortaklar, Aydın, Denizli, tren hatlarını modernize ediyoruz. Didim Yat Limanı’nı biz tamamladık. Aydın’a 14 baraj, 13 gölet, 6 hidroelektrik santrali, 8 arazi toplulaştırma, 42 sulama tesisi ve 17 yer altı depolama tesisi inşa ettik.” diye konuştu.

4 barajın inşasının sürdüğü bilgisini paylaşan Erdoğan, hayata geçirdikleri sulama projeleriyle 592 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını söyledi.

Halen inşası ve ihale süreci devam eden 11 sulama tesisiyle 297 bin dekar araziyi daha suyla buluşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydınlı çiftçilere yaklaşık 71 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verildiğini kaydetti.

Erdoğan, “Sanayi ve Teknoloji’de 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi ve 3 tasarım merkezi kurduk. Efeler’deki 72 hektar alanda tarıma dayalı ihtisas, organize sanayi bölgesini faaliyete geçirdik. İstihdamı desteklemek için Aydınlı işverenlerimize, toplam 4,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.” şeklinde konuştu.

“Didim’e de önümüzdeki yıl doğal gaz arzını sağlayacağız”

Enerjide Aydın, Çine, Efeler, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Kuşadası, Kuyucak, Nazilli, Söke, Sultanhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladıklarını belirten Erdoğan, Didim’e de gelecek yıl doğal gaz arzını sağlayacaklarını bildirdi.

Erdoğan, Aydın’daki müzelerde bulunan eser sayısının da 66 binden yaklaşık 113 bine çıkarıldığını belirtti.

Kentte yapılan çalışmalara ilişkin film gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

“İnşallah Aydın’ı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Türkiye’nin asırlık ihmallerinin ürünü tüm altyapı eksiklerini gidermek, milletimizi hayalleriyle buluşturmak bize nasip oldu. Sadece somut projelerle kalmadık. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi konusunda devrim mahiyetinde düzenlemeleri hayata geçirdik. Her alandaki sorunları çözerken asla kimsenin inancına, meşrebine, hayat tarzına, kökenine, şehrine bakmadık. Siz birilerinin yaptıkları eski Türkiye güzellemelerine sakın kulak asmayın.

Milletçe, Cumhuriyet tarihinin en müreffeh ve en demokratik dönemini son 21 yılda yaşadık. Ülkemizin en iddialı kalkınma programı olan 2023 hedeflerini biz hayata geçirdik. Ülkemizin güven ve istikrar iklimine, demokrasisine, bağımsızlığına kasteden saldırılara ilave olarak küresel ve bölgesel krizlerin yansımalarından kaynaklanan o sıkıntılar, bu hakikatin üzerini örtemez.”

Türkiye için en iyisini hedefleyerek yola devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Cumhuriyet’in ikinci asrına güçlü bir giriş yapmanın çabası içinde olduklarını söyledi.

Bugün açıklanan 2023 yılı büyüme rakamlarının oldukça iyi geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü? Ekonomi kötüye gidiyordu. İşte buyurun. Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Gayri Safi Yurt İçi Hasılamız 1 trilyon 119 milyar dolarla ilk kez 1 trilyon dolar sınırının üzerine çıktı. Muhalefet, hani ‘Yandık, bittik, öldük’ diyordu ya, ne oldu? Aydın, 31 Mart akşamında bu muhalefete dersini verecek ben size inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız”

“Hiç şüphesiz eksiklerimiz olmuştur. Ama asla milletimizin karşısında başımızı eğecek yalanımız, hele hele ihanetimiz asla vaki değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Büyükşehri ve ilçeleriyle Aydın, 31 Mart’ta tercihini Cumhur İttifakı’ndan yana yaparsa bundan kazançlı çıkacak olan sizlersiniz. Niye? Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? Hükümet bu kardeşinizle mi yürüyor? Kabine benimle mi yürüyor? Evet. Öyleyse demek ki Aydın’daki yerel yönetim de bizim olduğu zaman nasıl hizmetler olacağını anlayın. Her partiye, her partinin adayına saygımız var ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız. Zira bu kardeşiniz 1994’te çöp, çukur, çamur olan İstanbul’u kimden aldı? CHP’den aldı ve orayı hamdolsun pırıl pırıl bir şehir haline biz getirdik. Hiç kimse kusura bakmasın. Bu konuda bizimle yarışacak hiç kimse yok, önümüze geçecek kimse yok. Aydın’ı Türkiye Yüzyılı’na hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta desteğinizi istiyoruz.”

Mitingden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Aydın ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.

Mitingin gerçekleştiği alana “On kere, yüz kere, bin kere denediler, olmadı, tutmadı, yetmedi delirdiler, bizim sana olan sevdamızı anlayamadılar”, “Aydın için gerçek belediyecilik”, “Kolay değil bir ülkeye sevdalı olmak” pankartları asıldı.

Mitinge, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Nihat Zeybekci ve Ömer İleri, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Aydın Valiliği’ni ziyaret ederek Vali Yakup Canbolat’tan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıkıntıları mücadele ederek çözeceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:54:24 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9227

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Elbette bugün de çözmemiz gereken sıkıntılarımız var. Bunları, ülkemizi milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil, daha çok mücadele vererek, alın teri dökerek çözeceğiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin, Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, ülkenin siyasetiyle, diplomasisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, teknolojisiyle, savunma sanayisiyle güçlendirildikçe Türkiye’ye karşı kurulan tuzakların çapının da büyüdüğünü belirtti.

“Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin etkisiyle kendi canlarının dertlerine düşmeselerdi daha neler yaparlardı Allah bilir?” diyen Erdoğan, bu hadiselerin ülkeye olumsuz yansımalarını en alt düzeyde tutmak için çok çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“En büyük başarılarımız ne yaşarsak yaşayalım ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak olmuştur. Bugün de milletimizi yılgınlığa sürükleyerek, küresel ve yerel dinamikleri aleyhimize kışkırtarak ülkemizi yeniden darbe iklimine sokmaya vesile yanıp tutuşanlar olduğunu biliyoruz. Ama artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil. Milletiyle, altyapısıyla, siyasetiyle, ordusuyla, bölgesel ve küresel dengelerdeki stratejik konumuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Bambaşka bir devlet var.

Türkiye Yüzyılı’na kilitlenmiş bu ülkenin önünü kesmek, ayaklarına pranga vurmak, diz çöktürmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olanlar varsa buradan, milli iradenin şehri Aydın’dan hepsini de ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesiyle söyleyeyim, 15 Temmuz olacaktır.

Dik duracağız, diklenmeyeceğiz. Artık bu milletin, kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir daha rahmetli Menderes’in ardından yaptığı gibi göz yaşı dökmeyecektir. Bu millet bir daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlerin tekrarlanmasına rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha merhum Erbakan’a ve merhum Türkeş’e yapılan hoyratların tekrar sahnelenmesine ‘eyvallah’ etmeyecektir. Bu millet bir daha geçtiğimiz 21 yılda yaşadığımız türden hiçbir sinsi girişimin tekerrürüne izin vermeyecektir.”

“Biz Türkiye’yi lafla değil, çalışarak büyütmeyi taahhüt ediyoruz”

Ülkenin ihtiyacının çalışmak, gücünü artırmak, refahını yükseltmek, üretmek ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasını sürdürmek olduğunu dile getiren Erdoğan, “Elbette bugün de çözmemiz gereken sıkıntılarımız var. Bunları, ülkemizi milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil daha çok mücadele vererek, alın teri dökerek çözeceğiz. Her kim gelir de size vizyonsuz, programsız vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini zaten yapamayacağı gibi sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz, Türkiye’yi lafla değil, çalışarak, üreterek, alın teri dökerek, tehditlere direnerek, imkanları değerlendirerek büyütmeyi sizlere taahhüt ediyoruz. Aydın’ın da bu kutlu yolculuğun lokomotiflerinden biri olacağına inanıyorum.” sözlerini sarf etti.

“Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız”

Vatandaşlara “Aydın’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye seslenen Erdoğan, ramazan ayının da yaklaştığını hatırlattı.

Bu mübarek günlerin, gündüzüyle ayrı gecesiyle ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını ne yapacağız, ilan edeceğiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Aydın’ın 21 yılda 177 milyar lira kamu yatırımı yapılarak geliştirildiğini, büyütüldüğünü, zenginleştirildiğini ifade eden Erdoğan, şehre 3 bin 494 yeni derslik kazandırıldığını kaydetti. Erdoğan, 12 bin 306 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açıldığını, 43 spor tesisi inşa edildiğini söyledi.

Sosyal yardımlarda Aydın’lı ihtiyaç sahibi vatandaşlar için 7 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, aralarında bin 499 yataklı 63 sağlık tesisi yapıldığını ifade eden Erdoğan, yatak kapasitesi 950 olan Aydın Şehir Hastanesiyle birlikte 8 sağlık tesisinin yapımına devam edildiğini vurguladı.

TOKİ eliyle 2 bin 75 konutun, sosyal donatı alanlarıyla tamamlanıp vatandaşların hizmetine sunulduğunu aktaran Erdoğan, bin 552 konutun inşasına devam edildiğini bildirdi.

Aydın’da 9 bin 717 riskli bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, “İktidara geldiğimizde Aydın’da 7 atık su arıtma tesisi varken bugün 34 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 88’ine hizmet veriyoruz. Belediye nerede? Bunları kimin yapması lazım, belediyenin yapması lazım. Aydın’daki 4 millet bahçesi projemizden 2’sini tamamlayıp hizmete sunduk. Diğerleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Kimin yapması gerekirdi? Belediyenin.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Gelirde adalet ve vergide adalet için mücadele ediyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:54:56 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9185

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Osmaniye’de; “Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak için geldiği Osmaniye’de Cebelibereket Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada, “Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var” diye konuştu.

“DİSK OLARAK DEPREM BÖLGELERİNDE AKTİF ÇALIŞTIK”

Arzu Çerkezoğlu şunları söyledi:

“Benim Osmaniye’ye ikinci gelişim. Daha önceki ziyaretimde de sizleri ziyaret etmiştik. Çok teşekkür ediyoruz. Bugün yine bir Osmaniye programında bölgedeki örgütlü sendikalarımızın yöneticileri ve temsilcileri ile bir aradayız. Hem sizlerle bir araya gelmek hem Osmaniye’deki bölgedeki sıkıntılarına biz nasıl destek olabiliriz neler yapabiliriz bunları konuşmak hem de biliyorsunuz bu toprakların insanı Yaşar Kemal’in ölüm yıl dönümüydü dün, onun köyüne geçeceğiz bir anma programı yapacağız. Sonrasında depremde hayatını kaybeden insanlarımızı ve şehitliği ziyaret edeceğiz. Burada işçi arkadaşlarımızla bir aradayız. Bölgeye dair böyle bir ziyaret planımız var bugün. Malum deprem sürecini birlikte yaşadık. 11 ilde yaşanan depremlerde etkilenen illerden bir tanesi Osmaniye. Dolayısıyla bu kadar büyük bir enkaz bu kadar büyük bir yıkım bütün Türkiye’yi derinden sarstı. Biz de ilk andan itibaren deprem bölgesinde olmaya çalıştık. Depremin yıl dönümü 6 Şubat’ta yine DİSK yönetimi olarak yine Hatay’daydık. Defne İlçesinde bir psikososyal destek merkezinin temelini Türkiye Psikiyatri Derneğiyle beraber attık. Depremin gerçekten hem kısa vadede etkisi var hem uzun vadede etkileri var, ekonomik etkileri var, toplumsal etkileri var, psikolojik etkileri var. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere psikososyal desteğin çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gördük ve uluslararası sendikaların büyük bir desteğini ve bu konu hakkında çalışma başlattık ve temel atma törenimizi yaptık. Mayıs ayında muhtemelen açılışımızı yapacağız.

“HEPİMİZİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

Bu kadar büyük bir enkaz ve bu kadar büyük bir deprem, dayanışma çok önemli. Tabi ki önce sosyal devlet sosyal politika ama dayanışma da çok önemli. Bu nedenle bizde DİSK olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Geçen ziyaretimizden sonra özellikle Osmaniye’yi de Türkiye’nin gündeminde tutmak için elimizden geldiğince, tüm televizyon programlarında canlı yayınlarda, toplantılarda, en son DİSK Başkanlar Kurulunu Hatay’da yaptık. Yine orada hep bu bölgeyi özellikle Osmaniye’yi gündemde tutmaya, buranın sorunlarıyla bir dayanışma sürdürmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. DİSK olarak da yaşadığımız bu tablo çalışanlar açısından, emekçiler açısından oldukça ağır. Çok yüksek enflasyonlu bir sürece girildi. Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. En son İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş gerçekleştirdik. Türkiye gündeminde de ciddi bir yer tuttu. Bütün kentlerde Edirne’den Artvin’e kadar toplantılar mitingler gerçekleştirdik. Bu mücadeleyi de sürdürüyoruz.

“TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ VAR”

Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var. Çok genç bir ülkeyiz, genç bir nüfusa sahibiz. Aslında herkes hepimiz açısından belli bir eğitim sürecini tamamladıktan sonra çalışabilmek bir temel hak çalışma hakkı ama buna uygun eğitim almak ve çalışırken de emeğimizin karşılığını alabildiğimiz, alın terimizi aldığımız, evimizi, ailemizi geçindirebildiğimiz bir ücret ve sosyal haklar bu ülkede yaşayan herkesin temel yurttaşlık hakkı. Bu anlamda biz bu ülkenin bütün değerleri ve birikimleri üzerinden ülkemizin bütün olanaklarını en iyi şekilde kullanarak gerçek bir demokrasinin de kurumsallaştırıldığı bir ülkede yaşamak istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz DİSK olarak. DİSK olarak üzerimize düşen tarihsel sorumluluğun yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Darbe hevesinde olanlar var ama Türkiye eski Türkiye değil https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:39:26 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9137

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi AK Parti’nin Aydın mitinginde konuştu. Erdoğan, “Darbe hevesinde olanlar varsa karşılaşacakları en hafif gerçek 15 Temmuz olacaktır. Milletiyle, ordusuyla, duruşuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Artık bu milletin, kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’DAN AYDIN’DA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Bugün adı gibi Aydın, cesur efeleriyle dünyaya nam salmış Aydın’da sizlerle olmak mutluluk duyuyorum. Bu şehir bize şehit Adnan Menderes’in emanetidir. Şu anda meydanda 52 bin kişi var. Bu ne demektir. 31 Mart günü sandıkları patlatmaya hazırlanıyoruz.

“DEVAMLI DARBECİLERLE BOĞUŞTUK”

Adnan Menderes ülkesine ve milletine yaptığı hizmetlerin bedelini canını dar ağacında vererek ödedi. Türkiye’nin demokrasi adımları her kargaşada ne yazık ki kesintiye uğradı. Bu defa durum farklı. Kendi iç meselelerimizle uğraşırken bizimle aynı seviyede olan ülkeler aldı başını gitti. Ülkemizin darbeler zincirinin önemli halkalarından biri de 28 Şubat postmodern darbesiydi. Ülkemiz demokrasi tarihinin utanç verici sayfalarından biridir. Aydın bize Adnan Menderes’in emanetidir. Menderes’i hoyratça başbakanlık koltuğundan indirip dar ağacına gönderen zihniyet 28 Şubat darbesinde daha incelikli metotlar kullandı. Kılık kıyafetinden dolayı kadınların okuma ve çalışma haklarının gasp edildiği, sermayenin renklere bölünerek baskı altına alındığı, bazı medya organlarının darbe bülteni gibi yayınlar yaptığı özgürlük namına ne kadar değer varsa hepsinin çiğnendiği o karanlık günleri unutmadık, unutmayacağız. Biz e kendi siyasetimizde darbecilerle sık sık yüz yüze geldik.

“MİLLETİMİZE SİLAH ÇEKTİLER, KAN DÖKTÜLER”

İBB Başkanlığı görevinden daha süremiz dolmadan darbecilere selam duran hukukçuların kararlarıyla görevimizden uzak tutuldum. Cumhuriyetimize milli iradeye, demokrasimize kast eden tuzaklarla daha nice sinsi senaryolarla karşılaştık. Ardından uyduruk gazete kupürleriyle partimizi kapatmaya çalıştılar. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmaya çalıştılar. FETÖ’nün darbe girişimiyle milli iradeyi esir almaya çalıştılar. 15 Temmuz darbe girişimiyle milletimize silah çektiler, kan döktüler. Türkiye’yi istedikleri gibi yönetmek isteyen emperyalist güçlerin olduğunu biliyoruz. Biz içerideki maşalarla mücadele ederken asıl kavgayı bunlara karşı verdik. Cudi’de, Gabar’da verdik. Bunları mağaralara gömdük. Ve terk ettiler. Gittiler. Bakıyorsunuz bir taraftan Fransızların çimento ürünü Türkiye’ye geldi ve bunlar mağaraları yaktılar. Kime teröristlere. Fransa ne yazık ki terörün adeta baş destekçisi oldu. Baş edemedi. Biz ne yaptık? Kuzey Suriye’deki bütün barınaklarını gömdük. Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin etkisiyle kendi canlarının dertlerine düşmeseydiler daha ne yaparlardı Allah bilir. En büyük başarımız ne yaşarsak yaşayalım, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak oldu.

“TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL”

Artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil. Milletiyle altyapısıyla, siyasetiyle, ordusuyla artık bambaşka bir Türkiye var, bambaşka bir devlet var. Türkiye Yüzyılı’na kilitlenmiş bu ülkenin önünü kesmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olan varsa Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinde 22 Mayıs, 12 Mart, 28 Şubat gibi darbe girişimi varsa karşılaşacakları en hafif gerçek 15 Temmuz olacaktır. Artık bu milletin kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir kez daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlere rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha geçmişte yaşadığımız 21 yıldaki gibi hiçbir sinsi girişime izin vermeyecektir. Her kim de size vizyonsuz, programsız vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini zaten yapamayacağı gibi sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz Türkiye’yi lafta değil, çalışarak, alın teri üreterek, imkanlara direnerek sizlere taahhüt ediyoruz. Ramazan ayı yaklaşıyor. Bu mübarek ayları gecesi ve gündüzüyle ayrı değerlendirmeliyiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız. Rabbim yaptığınız ve yapacağınız çalışmalar için şimdiden sizlerden razı olsun.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde Güçlü Bir Yılı Geride Bıraktı https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/ https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:06:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9110

BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz.” dedi.

Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM) Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Sığın, dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bıraktıklarını belirtti.

Sığın, “130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” diye konuştu.

“Bu başarının taşıyıcı gücü Türkiye oldu”

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedeflerini koruduklarını vurgulayan Sığın,”2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar avroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.” dedi.

Sığın, BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkati çekerek, “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarını ifade etti.

Sığın, bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan BSH’nin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı yaratacaklarını belirterek, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını ve HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını söyledi.

Şirketin, Vietnam’da kurulan yeni iştirakı ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezi gibi gerçekleştirdikleri yatırımlara dikkati çeken Sığın, ‘Yerel pazarlara olan yakınlık hedefimiz ve küresel stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz.’ açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin üretim, AR-GE, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıdığına ve yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Sığın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. BSH, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkati çeken Güney Afrika’daki premium showroomlarında da kısa süre önce satışa başlandı. BSH diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz.” dedi.

Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Türkiye’nin pek çok ilinde yaptıkları “Deneyim Mağazacılığı” yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve premium kahve makineleri gibi pek çok ürünü müşterilerinin mağazalarda deneyimleyip keyifli vakit geçirebildiklerini vurgulayan Sığın, “Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik.” dedi.

“Sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz”

Sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmelerde bulunan Sığın, 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini, ayrıca değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedeflediklerini aktardı.

Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye’nin, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin m3 su tasarrufunda bulunduğu açıklandı.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla gelecek dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknoloji alanında yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı.

İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, AR-GE yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1.3 milyar avro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız.” yorumunu yaptı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Türkiye’den yönetiliyor https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:15:24 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9058

BSH Ev Aletleri Grubu’nun 2020 yılından bu yana Türkiye’den yönetilen ve 130 ülkede 4,6 milyar nüfusu kapsayan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik yatırım hamleleriyle şirketin en hızlı büyüme potansiyelini barındıran bölgesi olarak öne çıkıyor.

Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile öncü konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye’den yönetilen bölge 2023 yılında da yatırımların çekim merkezi oldu. Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı düzenlendi.

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su olarak görevi Mayıs 2023’te devralan Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” dedi.

İhracat ve Yatırım Merkezi: Türkiye

Sığın ayrıca, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedefini koruduklarını belirterek bu büyümenin itici gücünün Türkiye olduğuna da vurgu yaptı. Sığın, sözlerine şöyle devam etti: “2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar euroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.”

BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkat çeken Sığın “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Sığın sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye aynı zamanda know-how ihracatıyla öne çıkıyor. Buradaki deneyim ve birikimiyle rol model olan örnek çalışmalara imza atan Türkiye’de bu yıldan itibaren yatırımlarımızı iki kat artırmayı planlıyoruz.”

Mısır’da yeni fabrika yatırımı

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarına işaret etti. Sığın bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan şirketin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı oluşturacaklarını belirtti. Gökhan Sığın, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını vurgularken HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını paylaştı. Geçen yıl temeli atılan fabrikada 2025 yılında 80 bin adet fırın üretilmesi planlanıyor. Geçen yıl yapılan yatırımlara Vietnam’daki yeni iştirak ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezini örnek veren Sığın, “Yerel pazarlara yakınlık hedefimiz ve global stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik odaklı deneyim mağazaları

Türkiye üretim, Ar-Ge, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıyor. Yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Gökhan Sığın, “BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. Şirketimiz, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkat çeken Güney Afrika’daki premium showroom’larında da kısa süre önce satışa başlandı. Şirketimiz diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz” dedi.

“Şirket olarak en son teknolojiye sahip enerji verimli ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırırken gezegenimizin ve yeni nesillerin geleceği için sürdürülebilirliği tüm süreçlerimizin ana odağında tutuyoruz” diyen Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Sığın, “Türkiye’nin pek çok ilinde yaptığımız ‘Deneyim Mağazacılığı’ yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve Premium kahve makinelerimiz gibi pek çok ürünümüzü müşterilerimiz mağazamızda deneyimleyip keyifli vakit geçirebiliyor. Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik” dedi.

Hedef: 2030’a kadar ürünlerin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme

Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilirliği bütünsel bir bakış açısıyla ele alan şirket, enerji verimliliğini artıran projeleri ve yeşil enerji kullanımına gösterdiği hassasiyet ile 2020 yılından bu yana Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını tüm lokasyonlarında karbon-nötr olarak gerçekleştiriyor. Önlenemeyen emisyonlar için de karbon dengeleme projelerine destek veriyor. Son beş yılda yaklaşık 26.810 MWh enerji tasarrufunda bulunarak 10 bin 723 ton karbondioksit (CO2) emisyonundan kaçınan BSH Türkiye’nin bu tasarrufu yaklaşık olarak 4 kişilik 116 bin 568 ailenin enerji tüketimine tekabül ediyor. 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünü yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdüren BSH Türkiye ayrıca, Kapsam 3 emisyonları olarak da bilinen, değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedefliyor. Şirket 2030 yılına kadar 54 GWh’lik enerji tasarrufu sağlama hedefinin yüzde 55’ini 2019-2023 yılları arasında gerçekleştirmiş bulunuyor. Yakın bir zamanda su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olan Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin metreküp (yüzde 30) su tasarrufunda bulundu. Bu oran, 209 olimpik havuzuna tekabül ediyor.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Gelişen pazarlar bölgesinin lokomotifi Türkiye oldu

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla önümüzdeki dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknolojiye yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı. İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Sedef Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, Ar- Ge yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1,3 milyar euro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/feed/ 0
Trabzonlu Özel Sporcu Abdullah İnan, Trisome Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/#respond Thu, 20 Jun 2024 09:01:06 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8965

Trabzonlu özel sporcu 17 yaşındaki Abdullah İnan, Türkiye’yi “Down sendromlu sporcuların olimpiyatları” olarak nitelendirilen Trisome Oyunları’nda cirit ve gülle atmada temsil edecek.

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda mozaik kategorisinde cirit atmada Türkiye birincisi ve aynı kategoride gülle atmada Türkiye ikincisi olan Sürmene Engelsiz Yürekler Spor Kulübü sporcusu Abdullah İnan, 19-26 Mart tarihlerinde Antalya’da yapılacak Trisome Oyunları’na hazırlanıyor.

Antrenörü Ömer Yumak eşliğinde Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’ndeki eski halı sahada çalışmalarını sürdüren Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Halkla İlişkiler Bölümü 10. sınıf öğrencisi İnan, madalya kazanmayı hedefliyor.

Abdullah İnan, AA muhabirine, antrenmanların çok iyi geçtiğini söyledi.

Ankara’da kazandığı şampiyonluğun kendisini çok mutlu ettiğini belirten İnan, “Herkes gurur duyuyor. Çok mutluyum. Bundan sonraki hedefim madalya almak, başarılarımı yükseltmek. En iyiyi başarmak, en iyi sporcuları yenmek.” dedi.

İnan, antrenmanlara annesiyle birlikte geldiğini anlatarak, “Beni buraya getirdiği için annemden Allah razı olsun.” diye konuştu.

Yumak: “Hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak”

Antrenör Ömer Yumak, Abdullah’ın annesinin kendilerine ulaşması üzerine çalışmaya başladıklarını söyledi.

Özel sporcu çalıştırmadığını ancak Abdullah’ı görünce başarılı olacağına inanarak antrenmanlara başladıklarını ifade eden Yumak, “Sonra karar verdim ki bu çocuk uluslararası başarı sağlayabilir. Veliler bu işin kahramanı. Onlar getirmese bizim bu çocuklarla çalışmamız mümkün değil. Her gün taşıyor, getiriyorlar. Özel ihtiyaçları olunca burada karşılayarak bize yardımcı oluyorlar.” açıklamasında bulundu.

Yumak, Ankara’da 30 Kasım’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda sporcusunun cirit atmada Türkiye birincisi, gülle atmada ise Türkiye ikinci olduğunu vurgulayarak, “Güllede antrenman derecelerimize ulaşamasak da yine de milli takım barajını geçerek Trisome Oyunları’na katılmaya hak kazandı. Hemen ardından bir saat sonra cirit müsabakası başladı. Orada Türkiye’nin en iyi derecesini yaparak milli takıma katılmaya hak kazandı. Bundan sonraki hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak.”

Yumak, Trisome Oyunları’nın Antalya’da gerçekleştirileceğini anımsatarak, “19-26 Mart’ta Trisome Oyunları var. İlk hedefimiz orada madalya alıp, ülkemizin bayrağını göndere çektirmek.” şeklinde konuştu.

Anne İnan: “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok”

Anne Müzeyyen İnan, her sabah okula, ardından da antrenmana götürdüğü oğlunu bir an olsun yalnız bırakmıyor.

Oğlunun daha önce yüzme, basketbol ve güreş antrenmanlarına katıldığını belirten İnan, Abdullah’ın bir süredir, kardeşinin tavsiyesiyle ulaştığı antrenör Ömer Yumak’la cirit ve gülle atma branşlarında yoluna devam ettiğini dile getirdi.

İnan, şampiyonluğun oğlunu çok mutlu ettiğinin altını çizerek, “Şampiyon olduktan sonra çok mutlu olduk. Gururlandı, okulda alkışlandı, pasta kestiler. Çalışmaya devam. İnşallah bundan sonra da başarılarının devamı gelecektir. Milli takıma çağrıldı. Mart ayında uluslararası yarışmaları var ve devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Engelli annelerine seslenen İnan, “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok. Çocuklarla ilgilendikten sonra oluyor. Benim çocuğum okuma yazmayı da çok güzel yapıyor. İlgi istiyor ve bu her çocuk için geçerli.” dedi.

Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Genç de Abdullah’ın başarılarından dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirtti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Türkiye’nin yatırım potansiyelini anlattı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:18:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8886

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’da katıldığı zirve kapsamında yaptığı sunumda Türkiye’deki yatırım potansiyelini anlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2003’ten bu yana çok büyük atılımlar ve başarılar gerçekleştirildiğini bildirdi.

Dağlıoğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’daki temasları kapsamında Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın “yumuşak güç” temasıyla gerçekleştirilen en önemli etkinlikleri arasında gösterilen “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″e ana konuşmacı olarak katıldı ve sunum yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, İngiltere, İsviçre, Yeni Zelanda başta olmak üzere dünya çapında 100’den fazla ülkeden üst düzey katılımcıların yer aldığı etkinlikte, Türkiye’deki yatırım potansiyelinin yanı sıra yatırım diplomasisi kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesine ve dayanıklı yapısına vurgu yaparak sunumuna başlayan Dağlıoğlu, Türkiye’nin son 20 yılda bölgesinde en yüksek yoğunlukta uluslararası yatırım çeken ülke olduğunun altını çizdi.

Dağlıoğlu, sağlıklı ve güçlü ekonomik sistem için uluslararası doğrudan yatırımların taşıdığı öneme işaret ederek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin tarihi, kuruluş aşamaları ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’de çalışmasını kolaylaştıran yapısal reformların 20 yıllık geçmişi hakkında detaylar paylaştı.

Yürütülen marka ve kampanya çalışmaları hakkında da bilgi veren Dağlıoğlu, bir uluslararası yatırımın ön araştırma aşamasından proje sonlandırma aşamasına kadarki tüm süreçlerle ilgili yürütülen operasyonlar hakkında detaylı bilgiler sundu.

Dağlıoğlu, son dönemde ivme kazanan iletişim çalışmalarına da değinerek, uluslararası medya, sosyal medya, konvansiyonel ve dijital mecralarda gerçekleştirilen yenilikçi çalışmalara vurgu yaptı.

İmza attıkları süreli-süresiz yayınlar, uzman ekipler tarafından hazırlanan sektörel raporlar ve ödül alan çalışmalarla ilgili örnekler de paylaşan Dağlıoğlu, geleceğe yönelik projeksiyonlarını aktararak sunumunu tamamladı.

“Yatırım dünyasında Türkiye markasını en doğru şekilde konumlamaya çalışıyoruz”

Dağlıoğlu, AA’ya yaptığı açıklamada, Brand Finance tarafından düzenlenen zirveye Türkiye’nin doğrudan uluslararası yatırımcılara yönelik yürüttüğü kampanyaları anlatmak ve tecrübe paylaşımı için davet edildiklerini dile getirdi.

“Türkiye’nin anlatılması gereken çok büyük bir başarı hikayesi var.” diyen Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2003’ten bu yana çok büyük atılımlar ve başarılar gerçekleştirildiğini anlattı.

Dağlıoğlu, ilerleyen döneme dair de “Türkiye Yüzyılı” kapsamında önemli vizyona sahip olduklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

“Türkiye markasının, o hak ettiği konumda, yüksek konumda kalması için ülke olarak faaliyet gösteriyoruz. Biz de yatırımcılara ulaşan mesajlar perspektifiyle yatırım dünyasında Türkiye markasını en doğru şekilde konumlamaya çalışıyoruz. Bugün burada o geçmiş kampanyamızı anlattıktan sonra bu geleceğe yönelik vizyonumuzu paylaşacağız. 2028 yılına kadarki dönem için hazırladığımız ve inşallah önümüzdeki dönemde tanıtmayı planladığımız doğrudan yatırımlar stratejimiz var. Bu stratejimizin nasıl kampanyaya dönüşeceğiyle ilgili bir çalışmamız da var. Bu bağlamda buradaki uluslararası iletişimciler camiasıyla da bir araya gelerek bu çalışmalarımızı istişare edeceğiz, fikirlerimizi olgunlaştıracağız ve bunu nasıl hayata geçireceğimizi konuşacağız.”

“Ortada ölçümlenebilir bir başarı var”

Dağlıoğlu, ayrıca, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde son 20 yılda bölgesinde en çok yatırım çeken ülkeler arasında en üst ligde yer aldığını belirterek, halihazırda teknopark ve AR-GE merkezlerinde 700’den fazla uluslararası şirketin faaliyet gösterdiğini, 80 binden fazla uluslararası şirketin çeşitli sektörlerde hizmet verdiğini bildirdi.

Sadece son 20 yılda Türkiye’ye gelen toplam uluslararası yatırımların tutarının 260 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Dağlıoğlu, “Ortada ölçümlenebilir bir başarı var. Bu başarıya bizi ulaştıran iletişim çalışmalarının detayları ile ilgili örnekler verdik.” ifadelerini kullandı.

Dağlıoğlu, 2020’de gerçekleştirilen yeniden yapılanma süreci sonrasında 2021-2023 dönemlerini kapsayan ilk strateji belgesini yayınladıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çok yakında açıklamayı planladığımız ‘Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Stratejisi: 2024-2028’ dokümanının çizeceği ana rotada da ivmemizi artırarak kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Stratejimiz içinde iletişim ve tanıtma da müstakil bir politika alanı olarak yer alıyor. Şu anda Türkiye’nin küresel uluslararası doğrudan yatırımlar pazarında aldığı pay yüzde 1 civarında. Çağın gerektirdiği tüm iletişim mecraları ve araçlarından istifade ederek mümkün olan en kısa sürede bu oranı yüzde 1,5’e taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

Dağlıoğlu, MÜSİAD UK’in düzenlediği panele katıldı

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″te yaptığı sunumun ardından Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği İngiltere Şubesi (MÜSİAD UK) tarafından düzenlenen “Ticari Başarı Yolculuğu” başlıklı panele katıldı.

İngiltere ve Türkiye ticari ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde (YEE) düzenlenen panelde, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, MÜSİAD 2. Dönem Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, eski TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de yer aldı.

Panelde, MÜSİAD’ın kuruluş amacı, uluslararası yatırımlar ve Türkiye-İngiltere ticari ilişkileri ele alındı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Esnaf Başına Limit 750 Bin Liraya Çıkarıldı https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/#respond Tue, 18 Jun 2024 09:15:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8871

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) finansman destek kredisinin yarın sabah itibarıyla hazır olduğunu belirterek, “Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı.” dedi.

Bakan Bolat, Cumhur İttifakı ABB Başkan adayı Turgut Altınok’un, Yenimahalle ve Altındağ’da faaliyet gösteren iş insanlarıyla, Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği esnaf buluşması programına katıldı.

Rahmetli babası Şevki Bolat’ın demirci dükkanında, ilkokul yıllarında tatillerde demircilik yaptığını, pazarda tabak sattığını anlatan Bolat, lise ve üniversite yıllarını da çalışarak geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 42 yıllık okul ve iş hayatının, çıraklıktan Ticaret Bakanlığı’na kadar iş dünyasının içinde geçtiğini bildiren Bolat, bakanlığın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

“Yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli geliri açıklanacak”

Bolat, yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin açıklanacağını duyurarak, “Türkiye’nin 2002 yılı sonundaki milli geliri 238 milyar dolardı. Yarın 1 trilyon doların üzerinde bir milli gelir rakamı göreceğiz. Çünkü, 3. çeyrek sonunda milli gelirimiz 1 trilyon 70 milyar dolardı zaten yıllıklandırılmış olarak inşallah bunun da üzerinde bir rakam göreceğiz. Kişi başına milli gelir 2002 yılında 3 bin 608 dolardı, yarın inşallah 13 bin dolara yakın kişi başına milli geliri göreceğiz. Çünkü, 9. ay sonunda açıklanan 12 aylık milli gelir, 12 bin 670 dolardı inşallah 13 bin doları da geçecek. Orta Vadeli Program sonunda bu rakamları 14 bin dolar-15 bin dolar seviyelerinde görmek mümkün olacak.” diye konuştu.

Türkiye’de 1980’de 1000 adet ihracatçı, 25 bin şirket ve esnaf sayısının da 1 milyonun altında olduğunu anımsatan Bolat, o dönemde 5 tarım ürününe dayanan ihracatın da 2 milyar 900 milyon dolar olduğunu hatırlattı. 2002 yılı sonunda ise 35 bin ihracatçı ile 36 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydeden Bolat, 2022 yılında ise 140 bin ihracatçıyla 256 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti. Şu anda ilk 2 ayın sonunda bu rakamın 258 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, yıl sonunda ise 267 milyar doların yakalanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Bolat, 2002 yılında Türkiye’de istihdam rakamının 19 milyon olduğuna değinerek, 2023 yılı Aralık ayı istihdam rakamının 32 milyon istihdam olarak açıklandığını ve 21 senede 13 milyonluk net istihdam artışının sağlandığına dikkati çekti.

“Adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor”

Her darbenin, Türkiye ekonomisine sekte vurduğunun altını çizen Bolat, 2008-2009’da dünyanın büyük bir ekonomik kriz yaşadığını söyledi. 2018’de Rahip Brunson kriziyle, Türkiye’ye döviz kurunda büyük bir saldırı yapıldığını vurgulayan Bolat, “2020’de 100 yılda bir olan pandemi krizini yaşadık, 100 bin insanımız öldü. Dünya Sağlık Örgütü’nün gayri resmi açıklamalarına göre, 20 milyon kişi öldü. Dünya ekonomisi, bir sene büyük bir gerileme kaydetti. Biz adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor.” şeklinde konuştu.

Bolat, Gezi olaylarıyla da Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vurulduğunun altını çizerek, “17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi yapıldı. Ama bu aziz millet bütün bu girişimleri, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başarıyla püskürttü. Cumhur İttifakı büyük bir dayanışma gösterdi. AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerle bir dayanışma gösterildi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara, 5 yılda bir şey görmedi”

Bir ülkede huzur, güven ve siyasi istikrarla ekonomik gelişimin olacağına işaret eden Bolat, şöyle devam etti:

“25 yılda Ankara, dünya başkenti bir şehir haline geldi. Ama son 5 yılda ne oldu? Ankara, 5 yılda bir şey görmedi, 5 yıl kaybetmedi yapılmayan işlerden dolayı 10 yıl kaybetti. Hem iş yapılmadı, hem yapılanlar geriye gitti. Şimdi önümüzde 31 Mart’ta çok önemli bir fırsat var. 5 yıl, Ankara tekrar gelişecek, parlayacak, bir yıldız şehir halinde yükselecek mi mahalli iradeler bu konuda çok önemli. Merkezi hükümetle beraber bunu başarabilir. ‘Engelleniyoruz’ külliyen yalan. Bütçeden aldıkları paralar, bütçenin artmasıyla beraber, çok daha fazla hale geldi. Ama bol reklam, konser, kişisel reklam için yapılan sosyal medya harcamalarıyla paralar gitti.”

Bolat, son 5 yılda Türkiye’nin bütün hastanelerinin, okullarının yenilendiğini, 76 üniversiteden 210 üniversiteye çıkıldığını bildirerek, “Onun için değerli Ankaralılar, oyunuzu kullanırken bu gerçekleri asla unutmamak lazım. Kendinizin, ailenizin, çocuklarınızın, torunlarınızın, çevrenizin, komşularınızın, işinizin geleceğine oy vereceksiniz.” dedi.

“Herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak”

Turgut Altınok’un yılların belediyecisi, şehir plancısı ve şehircilik uzmanı olarak, Keçiören’deki çok başarılı belediyecilik faaliyetinin ortada olduğuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlara bakın, oy verirken hem kalbinizi, hem vicdanınızı, aklınızı dinleyin ki, ‘ben Ankara’nın geleceği, işimin geleceği için ailemin geleceği için Turgut Altınok’u seçeceğim’ demenizi bekliyoruz. Size güveniyor ve inanıyoruz. Bu anlamda, fuarcılıkta, savunma sanayisinde, tarımda, sanayide Ankara’mız yeniden bir yıldız gibi parlayacak. Merkezi hükümetimizin yaptıklarıyla Ankara bir ihracat şehri oldu. 11 milyar dolar 2023 ihracatı var Ankara’nın, mal ihracatında. Savunma sanayisinin merkezi oldu. Türkiye dünyada savunma sanayisinde ilk 6 ülkenin arasına giriyor artık. 100’e yakın yabancı bakanla görüştüm şu 9 ayda. Her birinden sitayişle sözler işitiyorum. ‘Türkiye çok başarılı, ekonomide güçlendi. Savunma sanayisinde çok başarılı.’ Bu büyük bir prestij. Ankara da bu işin merkezi oldu. Hizmetlerde, sağlık turizminde Ankara merkez oldu.”

Bolat, Ankara’nın ve Türkiye’nin, geleceği için oy kullanırken iyi düşünmesi gerektiğinin altını çizerek, yapılanların ve yapılmayanların, kimin güven verip, kimin vermediğinin mukayese edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki bütün vatandaşların kararlarına saygılı olduklarını dile getiren Bolat, “Sonuçta, herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı biz de Ankara’da olarak Sayın Turgut Altınok’un Ankara Büyükşehir başkanı olacağına, Altındağ’da ve diğer ilçelerde Cumhur İttifakı üyelerinin adaylarının sizlerin oylarıyla kazanacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.

“Esnaf başına limit 750 bin liraya çıkarıldı”

AK Parti iktidarı döneminde esnafın iş imkanlarının büyüdüğünü, esnafa verilen desteklerin arttığını, 21 yılda 450 milyar lira sübvansiyonlu destek verildiğini anımsatan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün için de şu müjdeyi vermek istiyorum. Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı. Yüzde 25,5 maliyetle piyasa rayiçlerinden çok çok aşağıda maliyetle, 5 yıl vadeli 300 milyon liralık TESKOMB üzerinden esnafa finansman destek kredisi yarın sabah itibarıyla hazırdır, kullanabilirsiniz hayırlı olsun.”

“Ankara’mız yeni bir döneme giriyor”

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, kişi başına milli gelirde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 9 payının Ankara’da olduğunu belirterek, “Kişi başına milli gelirde 2022 rakamlarını veriyorum, 11 bin 600 dolar Türkiye geneli milli gelirimiz, Ankara’nın yaklaşık 14 bin, 13 bin 900 dolar civarlarında.” dedi.

Savunma sanayisinin katkısıyla kişi başı milli gelirde çok farklı bir Ankara’nın olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:

“Şimdi Ankara’mız yeni bir döneme giriyor. Bundan sonraki süreçte, Ankara’nın evladı bir kardeşimiz bu yarışın içerisinde. Bizlere düşen de bu kardeşimize elimizden geldiği kadar destek vermek. Hep beraber başkanımızın yanındayız. ATO yönetimi olarak da bundan sonraki süreçte bir derdimiz, sıkıntımız, problemimiz olduğunda başkanımızın yanında olacağından hiç şüphemiz yok. İnşallah hayırlı bir sonuç bekliyoruz hep beraber. Çıkacak sonuç şehrimiz için de, ülkemiz için de hayırlara vesile olur diyorum.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Türkiye Yüzyılının İnşası İçin Kararlıyız https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/#respond Tue, 18 Jun 2024 09:03:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8859

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş’ın proje tanıtım programına katıldı. Programda AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Belediye Başkan Adayı, Babaş, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyasetidir”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 31 Mart itibariyle Türkiye’deki belediyeler, iller ve ilçeler Allah nasip ederse AK Parti’nin gerçek belediyecilik kavramıyla tanışmış olacak. Halihazırda olanlar bunun devamı için mührü basmış olacaklar. Şimdiden bu yeni demokrasi imtihanında ben yarışacak olan bütün kardeşlerime, bütün adaylarımıza hayırlı uğurlu olsun diliyorum ve inşallah bu imtihandan da çıkacağız. Buna inanıyorum. Gönül belediyeciliği lafını söylerken boşuna söylemiyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyaseti. Değerli başkanım 156 proje diye söyledi. Sadece buraya çıkıp o 156 tane projenin hepsini anlatamadı ama çok büyük bir kısmını söylerken bile onların ne kadar içten söylendiğini hepimiz hissetmiş olduk. Ama olay buraya çıkıp onu söylemek değil, olay onların hepsini yapabilmek. Sadece sözle, sadece vaatle nelerin olduğunu ya da nelerin olmadığını çok iyi biliyoruz. Tahsin Başkan başka bir şey yapmış, bunları kitapçık haline getirmiş, altına imzasını atmış. İnşallah sadece bu 156 proje değil, Kastamonu’nun gelişmesi için, Türkiye’deki her bir vatandaşın ‘benim mutlaka Kastamonu’ya gitmeliyim’ demesi için gece gündüz çalışmak gerekiyor. Evet, Tahsin başkan da bu anlayış var” şeklinde konuştu.

“Türkiye yüzyılı iki kelimelik bir laf değildir”

Türkiye yüzyılında yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü kaydeden Yumaklı, “Biz AK Parti olarak hizmet ve eser siyaseti diyoruz. Mutlak surette hizmet aşkımız hem belediyelerde hem yerel yönetimlerde eşit mesafededir. İnşallah Kastamonu da 30 küsur gün sonra bunu görmüş olacak, 31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yüzleşmiş olacak. Türkiye yüzyılının inşası diye bir kavram kullanıyor. Burada aday tanıtımımızdan başlayarak sahaya çıkan her arkadaşımız ister bakan olsun, ister bir beldenin adayı olsun, hiç fark etmeden, Türkiye Yüzyılının inşasının öneminden bahsediyor. Bu sadece iki kelimelik bir laf değildir. Bizim geleceğimizin teminatıdır, çocuklarımızın teminatıdır. İnşallah Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız. Ama mutlaka bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de yerel yönetimlerdir. Benim sizlerden istirhamım Türkiye Yüzyılını inşa etme konusunu lütfen beraber düşünelim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi olması gereken yere ulaştırmak için gece gündüz çalışanlarız. Başkanlarımız, başkan adaylarımız da yerel yönetimlerde aynı şekilde şehirleri işte o içinde ulaştırmak için çalışacaklar. Bugün Kastamonu’da olduğumuz için söylüyorum, hem Türkiye’den hem de dünyadan ile bakılacak bir Kastamonu’nun inşasını gerçekleştirecekler” ifadelerini kullandı.

“Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz”

Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekçi, “Hayalimiz Kastamonu’yu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye’nin en parlak illerinden bir tanesi yapmak. Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz. 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın gücünü ülkemizin yönetiminde olduğu gibi yerel iktidarla de 20 ilçemizle eksiksiz gerçekleştireceğimizle ilgili inancımız tam” dedi.

“Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk”

156 proje vaadini açıklayan AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, proje vaadlerini açıklayarak, “Her bir projemiz, mimarlarımız, mühendislerimiz ve sosyologlarımız tarafından özenle, Kastamonu’nun ihtiyaçlarına göre hazırlandı. Her şeyden evvel bunlar siz değerli hemşehrilerimizin eserleridir. Yaptığımız anketlerde hemşehrilerimize ‘sizce Kastamonu’nun en önemli sorunu nedir’ diye sorduk. Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk. Herbir projemizde hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştırmayı amaçladık” diye konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/feed/ 0
Hüseyin Baş: “Düne Kadar Sınır Mahkemeleri Kurup Teröristleri Davulla Zurnayla Karşılayanlar Bugün En Milliyetçiler Oldular, Sahtekarlığa Bakın” https://www.akittvhaber.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/ https://www.akittvhaber.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:27:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8829

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul’da aday tanıtım toplantısında; “Düne kadar sınır mahkemeleri kurup teröristleri davulla zurnayla karşılayanlar, bugün en milliyetçiler oldular olaya bakar mısınız, sahtekarlığa bakın. Mesela, sağlıklı bir zihinle düşündüğünüzde, ‘Ben 15 gün önce İsveç’e o kadar salladım bunlar Kur’an yaktı, bunlar terör devleti dedim. Bugün ben O’nun NATO’ya girmesini kabul edemem’ demesi lazım, ama NATO’ya girmesine onay verdi. Bir değeri olan insan bunu yapar mı? Bir değeri olan insan bütün Türkiye’ye çağrı yapıp yüz binleri toplayıp, ‘İsrail’i lanetliyoruz, Filistin’in yanındayız’ deyip İsrail’le ticarete devam eder mi” dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul’da partisinin aday tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cihan Erdoğanyılmaz ve 39 ilçenin belediye başkan adayı tanıtıldı. Erdoğanyılmaz, şunları söyledi:

“Cihan Erdoğanyılmaz bir semboldür. BTP kadrolarının içinde binlerce Cihan Erdoğanyılmaz var. Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in yetiştirdiği Bağımsız Türkiye kadroları, kendisini Atatürk’ün gençliğe hitabesinin muhatabı sayan tüm Türk gençliği, yıllardan beri görmezden gelinen, ülkemizi terk etmeye zorlanan Türk gençliği artık BTP sayesinde siyaset sahnesinde. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki bu ülke, onu bu hale getirenlere bırakılamayacak kadar kıymetli bir ülke. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizin kazanımlarının bir bir elden çıkarılmasına, ülkenin ve gençlerin büyük bir karanlığa ve umutsuzluğa gömülmesine büyük bir üzüntüyle şahit olduk. İktidar ve muhalefet bugün siyasi rant kavgasına düşerek asli vazifesini unutmuştur. Bu vatan, onu bu hale getirenlere bırakılamayacak kadar kıymetli ve kutsaldır. Yaklaşan büyük İstanbul depremi, teknoloji devrimini kaçırmak üzere olmamız, ekonomik bağımsızlığımızın tehlike altına girmesini de düşündüğümüzde birinci vazifemiz olan Türk istiklalini, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa görevimizi yerine getirmek bizim için artık tarihi bir sorumluluktur.”

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ise şöyle konuştu:

İKTİDARIN SORUNLARI ÇÖZMEYE, MUHALEFETİN DE İKTİDAR OLMAYA NİYETİ YOK

“Öyle ekonomik bir tablo var ki her gün üstüne iki kat fiyat koyuyor. Bunu çözmemiz lazım bir şekilde. Çözmek için ne yapıyoruz? Diyoruz ki, ‘Bu iktidara bir şans daha verelim bu ekonomiyi çözsün’ şimdi bir kısmımız bunu söylüyor, bir kısmımız da ‘Bu iktidarı iktidarda tutan muhalefete bir oy daha verelim, O gelip bu işi çözsün’ diyor.

Yahu kardeşim ne iktidarın bunu çözmeye niyeti var, ne muhalefetin iktidar olmaya niyeti var, sorun burada. Benim çağrım bütün Türk milletine şudur; gelin Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte yürüyelim. Her yerde adayımız var. Bu seçim her yerde bayrağımız dalgalanıyor. Özellikle o yüzde 48’lik seçmene de söylüyorum; bir önceki seçimde bir fedakarlık yaptık. O küçük partilerin yüzde 2.5 – 3 puanlara yaklaştığı yerde ben o seçime girseydim başka bir tablo çıkarırdım ama ben bir fedakarlık yaptım. Siz de ‘Sen bu seçim fedakarlık yaptın, biz de bir dahaki seçim sana oy vereceğiz’ dediniz. Şimdi ben kendime oy istemiyorum, ben adaylara oy istiyorum. İstanbul’u yönetecek, Aydın’ı yönetecek, Trabzon’u yönetecek, Karabük’ü yönetecek, Ankara’yı yönetecek, hülasa 80 ili yönetecek adaylara oy istiyorum çünkü sizin bana bir oy borcunuz var. O borcun ödenme günü gelmiştir.

“BEN SİYASETİ ÇOCUKLAR İÇİN YAPIYORUM”

Herhangi bir vatandaş internet haberlerinden veya televizyondan veya gazetelerden gündeme baksa veya sadece yaşadığına baksa, ‘oy vermeyi geçtim bunlara selam verilmez’ demesi lazım. Ben siyaseti kızım için yapıyorum, karşımdaki oğlum için yapıyorum, bu arkada gezen çocuklar için yapıyorum. Bu çocukların geleceği için yapıyorum, hiç kimsenin menfaati için zerre çıkar için bu siyaseti yapmıyorum ve yapmayacağım.

“MİLLİ EKONOMİ MODELİ SESSİZ BİR DEVRİMDİR”

Diyeceksiniz ki bu özgüven nereden geliyor? Şuradan geliyor; elimizde bir formül var. Bundan tam 11 yıl önce bugün Rusya’da Moskova’da benim de içinde olduğum bir ekip Rus Meclisi Duma’da bir sunum dinledi. O sunuma ‘Sessiz Devrim’ dendi. Kapitalizmi, liberalizmi ve dünyadaki sömürü sistemini tarihin çöp kutusuna atan bir devrimdi bu. O devrim benim güzel babamın yazdığı ‘Milli Ekonomi Modeli’ devrimiydi. Biz bu ülkeyi kalkındırırız ama bu ülkeyi kalkındırmak istiyorsanız size ait olan fabrikayı satmayacaksın, size ait olan fabrikayı kapatmayacaksın, size ait olan madeni satmayacaksın, yerinizin altından biten gıdanızı dışarıdan almayacaksınız. Bu ülkeyi kalkındırmak istiyorsan enerji kaynaklarınızı devreye sokacaksınız. Türkiye’nin enerji ihtiyacını dışarıya bir tek dolar vermeden karşılayabiliriz. Bunun için çok fazla böyle bilimsel araştırmalara enteresan çıkışlara, hiç kimsenin bilmediği icatlara ihtiyacımız yok, tek bir şeye ihtiyacımız var samimiyete. Vatanperver olalım vallahi de billahi de bu ülkeyi kalkındırır, hiç kimseye ihtiyaç duymayız.

“MİLLİYETÇİLİK ARTIYOR AMA HANGİ MİLLİYETÇİLİK?”

Diyorlar ki dünyada milliyetçilik artıyor. Tamam güzel milliyetçilik artıyor da hangi milliyetçilik artıyor? Şimdi dünyada yükselen trend olan milliyetçilik neyin milliyetçiliği biliyor musunuz? Söyleyeyim, bizde güya milliyetçilik yükseliyor. Bizde milliyetçilik falan yükselmiyor. Neden yükselmiyor? Dünyada yükselen milliyetçilik gıda milliyetçiliği, ‘kendi gıdamı yedirmem’ diyen milliyetçilik yükseliyor. Dünyada yükselen milliyetçilik maden milliyetçiliği, ‘kendi madenimi başkasına yedirmem’ diyor. Dünyada yükselen milliyetçilik kaynak milliyetçiliği, ‘su kaynağımı enerji kaynağımı, dönüştürülebilir kaynaklarımı başkalarına yedirmem’ milliyetçiliği. Dünyada yükselen milliyetçilik bu. Bizdeki milliyetçilik örnekleri ne? Rant bende olsun, gerisi peşkeş olsun. Milliyetçilik bizde böyle yükseliyor.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALEVİ OLSUN”

Alevilere oy deposu olarak bakılıyor. Bu insanların bir inancı var, bir düşüncesi var diye bakılmıyor, bunların oyu var olarak bakılıyor. Güneydoğu’da yaşayan insanımıza da oy deposu olarak bakılıyor. Burada ne yaşanıldığı, ne düşünüldüğü, eksiklerin ne olduğu, sorunun ne olduğu ile ilgili bir düşünce hiç kimsede yok. Bu, ‘biz bölgenin insanı için kurulduk’ diyen siyasi partide bile yok. Öyle olsa Güneydoğu’daki peşkeş çekilen madenleri konuşurlar, eğer öyle olsaydı Güneydoğu’nun kaynaklarının yabancılara, yandaşlara nasıl peşkeş çekildiğini konuşurlar. Çünkü o imkanlar o bölgenin insanına verilse, bütün Türkiye’ye verilse aslında birçok sorun çözülebilir. Bu, Alevi kardeşlerimizle ilgili de böyle. Ben hiçbir siyasi parti yöneticisinin cesaret edemediği bir şey söyledim, bu konudaki samimiyetimin ispatı olarak nitelendiriyorum bunu. O da şu; Diyanet İşleri Başkanını Alevi bir kardeşimiz yapalım.

“BTP İKTİDAR OLURSA HİÇ KİMSE KAYBETMEZ”

Ama bunların gerçekleşebilmesi için önce bir şeyi bizim algılamamız lazım. Türkiye’de siyaset şu temele oturdu; birisi iktidar olduğunda Aleviler iktidar oluyor, bir başkası iktidar olduğunda Sünniler iktidar oluyor veya bir başkasını iktidar ediyoruz, milliyetçiler iktidar olmuş oluyor veya bir başkasını iktidar ediyoruz, muhafazakarlar veya ulusalcılar veya solcular… Her neyse ülkede birisi iktidar olduğunda herkesin iktidar olduğu, birisi kazandığında hiç kimsenin kaybetmediği bir formülü Atatürk’ten sonra biz çıkaramadık. İşte Bağımsız Türkiye Partisi varlığını bu temel üzerine oturtmuş bir partidir. Biz iktidar olalım hiç kimse kaybetmesin.

“BUNLARDA HİÇBİR DEĞER VE KUTSAL YOK”

Düne kadar sınır mahkemeleri kurup teröristleri davulla zurnayla karşılayanlar, bugün en milliyetçiler oldular olaya bakar mısınız, sahtekarlığa bakın. Mesela, sağlıklı bir zihinle düşündüğünüzde, ‘Ben 15 gün önce İsveç’e o kadar salladım bunlar Kur’an yaktı, bunlar terör devleti dedim. Bugün ben O’nun NATO’ya girmesini kabul edemem’ demesi lazım, ama NATO’ya girmesine onay verdi. Bir değeri olan insan bunu yapar mı? Bir değeri olan insan bütün Türkiye’ye çağrı yapıp yüz binleri toplayıp, ‘İsrail’i lanetliyoruz, Filistin’in yanındayız’ deyip İsrail’le ticarete devam eder mi? Bunu kim yapar? Bunu hiçbir değeri olmayan, evrendeki bütün değerleri şahsi menfaati için kullanabilme potansiyeli olan, hiçbir kutsalı olmayan insanlar yapar.”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/feed/ 0 Erdoğan: Türkiye’yi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:15:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8806

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde konuştu. Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikalarının ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkanına kavuştuğuna dikkati çekerek, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da taktirle karşıladığını kaydetti. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, “Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım.” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ TÜRKİYE YÜZYILI BAYRAĞINI ZİRVEYE ÇIKARMAKTIR”

Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkar edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

TÖRENDEN NOTLAR

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Törende daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “şimşek Diyor Ki ‘1 Nisan’dan Sonra Sıkı Para Politikasına Geçeceğiz. https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:00:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8791

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı, hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes; bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,  Muğla’da, partisinin Aday Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Özel, şunları söyledi:

“Hayat; siyasetçiler için, siyaseti halk için yapanlar için, ülke için yapanlar için, ideali için yapanlar için bir başkalarında olduğu gibi değil; CHP siyasetinde öyle çevresini zenginleştirme oradan kendisine, ailesine, çocuklarına çıkar sağlama işi değil. Bizim işimiz her şey bittiğinde, ‘Arkamdan nasıl konuşulacak, ne söyleyecekler ve ne kadar dost biriktirdim’ işimiz o iş. Ben bugüne kadar çok dost biriktirdim ama ilk günden beri tam 5 dönemdir Muğla’ya hizmet eden; ‘İşte cumhuriyetin, işte CHP’nin belediye başkanı’ dedirten; birileri Türkiye’nin kredi notunu B-‘ye çıkarmaya çalışırken yönettiği büyükşehir belediyesinin kredi notunu AAA’da tutan ve Muğla’da 5 dönem görevden sonra, tekrar aday gösterilse tekrar seçilecekken ‘Şimdi bu belediyeyi gençlere emanet etme zamanı, bu deneyimlerden başkalarını yararlandırma zamanı’ diyerek görev yaptığı dönemle ilgili hakkında bir kişinin bir kuruşla ilgili arkasından konuşmayacağı; emanet ettiğimiz bu güzel Muğla’nın koylarını yağmalamak isteyenlerin aşamadıkları; onun için MUÇEV diye özel vakıflar kurup arkadan dolaşmaya çalıştıkları; kent suçlarına, talana karşı durmuş; birileri ‘İstanbul’a ihanet ettik. Bu gökdelenleri diktik, hançer gibi sapladık’ derken Muğla’da 4 kattan fazla dikey mimariye izin vermeyen; emanet aldığı Muğla’yı yıllar sonra ihanet etmeden şimdi gençlere teslim eden bir dostum, büyüğüm, ağabeyim var benim burada: Osman Gürün.

“BÜYÜKERŞEN’İN GENEL KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE,  OSMAN GÜRÜN’E GÖREV TEKLİF EDİYORUZ”

Başkan’a bir teklifte bulunmaya geldim. CHP’nin belediye başkanları çok iyi çalışıyor. Ama bunu bütün Türkiye’ye anlatmakta birazcık eksik kalıyorlar. Aynı işi hepsi bir yapıyor ama ortak zeminde buluşturmakta bazen eksik kalıyorlar. Birinin bir yerde yaptığını, öbürü boşu boşuna masraf edip uğraşıyor, aslında proje hazır. 1 Nisan’dan itibaren seçilen belediye başkanlarımızı koordine edecek, iyileri birbiriyle buluşturacak, hizmetleri görünür kılacak, Türkiye’ye ‘Bakın, bu kentleri nasıl güzel yönetiyoruz, bu ülkeyi de böyle yönetiriz’ diyecek, bir yandan da kendi denetimini yapacak, üç ayda bir belediye başkanlarına karnelerini sunacak bir sistem kuralım dedik. Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onun yanı başında Osman Gürün’e bu görevi teklif ediyoruz. Bütün Türkiye’deki belediyeleri onlara emanet edeceğiz. Osman Başkan’ın yanında çok çalışkan bir arkadaşı vardı, o da şimdi görevi Menteşe’de bir kadın belediye başkanına teslim ediyor ama kendisi de Muğla’ya hizmet etmeye devam edecek: Bahattin Başkan. ve Milas’ta uzun yıllar hizmet edip bu süreçte yeniden aday olmayan CHP’nin en önemli değerlerinden bir tanesi: Muhammet Başkan. Bu üç cumhuriyet çocuğuna baktığınızda, kendilerine emanet edilen kamu görevini dört dörtlük yaptılar, ortak özellikleri; kırgınlık, küskünlük, yılgınlık yok. Gerçek partililik budur.

Bir değişim, bir gençleşme yaşıyoruz. Kadınların CHP’de hak ettiği noktaya gelmesini istiyoruz ve böyle bir vizyonda 43 yaşında bir kadın adayımızla Gonca Köksal ile, Bodrum’da 30 yaşında Tamer Mandanlinci ile, Seydikemer’de 34 yaşında Özgür Can ile, Dalaman’da 36 yaşında Sezer Durmuş ile ve benim yaşım olan 49 yaşındaki bir ortalamayla bundan sonra Muğla’yı kendisi de 53 yaşında olan Ahmet Aras’a emanet ediyoruz. Sizinle birlikte 33 gün daha koşacaklar. En sonunda mazbatalarını alıp göreve başlayacaklar. Mazbatalarını aldıklarında 9’u CHP’nin yönettiği belediyeler şu anda bizde. Bu sayının 15’e, 16’ya yükselmesini ümit ediyoruz. Göreve başlamak için devir teslime gidecekler. Orada kapıdan girerken camın yanında duracaklar. Ceplerinden mal varlıklarını çıkaracaklar. Mal varlıklarını göreve başladıkları gün, belediyelerinin kapısına asacaklar. Görevi bıraktıkları gün, yeni mal var varlıklarını oraya asacağız. Biz belediye başkanlarımızı mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.

“MUĞLA’YI HARAMİLERE DEĞİL, MİLLETE TESLİM EDECEĞİZ”

Muğla’da MUÇEV diye bir vakıf kurdular. Bir vakfı ve derneği birleştirdiler. Kim var yönetiminde? Eski milletvekilleri, AK Partili siyasetçileri, bürokratları koydular. Ne yapıyor? Osman Gürün’ün, belediye başkanlarımızın geçit vermediği işleri onlara yaptırtıyorlar. Koyları, yandaşlara kiralıyorlar. Buna karşı, CHP olarak mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz. Buraya geçmişte partimizde milletvekilliği yapmış bir adayı görevlendirmişler. ‘İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyor. Bir yandan kibirle yukarıdan bakıyor, belediye emekçilerini işinden edeceğini söylüyor. Bürokratları tehdit ediyor ama en büyük tehdidi Muğla’nın yeşiline ve mavisinedir. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her şeye rağmen ranta açamadığı, çok katlıları dikemediği, her çevre felaketinde karşısına toplumla birlikte yerel yöneticilerin kol kola girdikleri, Muğla’yı, Muğla’yı sevenlerin yönettiği, Muğla’da doğanların, doyanların, karnını namusluca ekmeğiyle kazandığı, ekmeğiyle doyuranların, namerde avuç açmayanların iktidarından, Muğla’yı talan ettirmeye memur kılınmış birine asla teslim etmeyeceğiz.

“MUĞLA’NIN ÇIKARINI KORUMAYA SÖZ VERİYORUZ”

Bundan sonraki süreçte nasıl ki Akbelen ormanlarında İkizköylülerin yanında olduysak, nasıl ki zeytin ağaçlarını koruduysak, nasıl ki çevremizi katledenlere, ağacımızı kesmeye, koylarımızı betonlaştırmaya çalışanlara karşı mücadeleyi verdiysek, bundan sonra da eski, yeni, mevcut kadrolarımızla, gençlerimizle, Muğla’nın genç il başkanıyla, tüm ilçe başkanlarımız ve sizlerle birlikte Muğla’yı korumaya, ona gözümüz gibi bakmaya, Muğla’nın çıkarını, namusumuz gibi korumaya hep birlikte bir kez daha söz veriyoruz.

“…BİR MİLYONLUK NÜFUSA GÖRE PARA YOLLUYORLAR”

Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir hatırlatmada daha bulunmak istiyorum: Muğla, 1 milyon nüfuslu bir yerdir. Kışın, siz sizeyken 1 milyonsunuz. Yazın, 5-6 milyon oluyor. Buraya hizmet yapılsın diye bir milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar. 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Çok önemli altyapı yatırımları, çalışmalar yapılıyor. Yurt dışından krediler bulunuyor. Özel finans yöntemleri kullanılıyor. Ancak, Türkiye’nin göz bebeği, her bir ilçesi bütün dünyanın dilinde olan bu güzel memlekete daha iyi hizmet yapılması için, daha önce Antalya’da ifade etmiştim. Cep telefonu sinyalinden, bir şehirde kaç kişinin hangi gün olduğu belli. Biz 5-6 milyona 12 ay ücret ödeyin, demiyoruz. Ama kim bir şehre gelip hizmetinden yararlanıyorsa, altyapısını meşgul ediyorsa, o kişi için devletin genel bütçeden ayırdığı payın verilmesi gerekir. Bunu, sırf kıyı şeridindeki bu güzel kentleri CHP’liler yönetiyor diye yapmıyorlar.

“KİRA FİYATLARI ÇOK ÖNEMLİ SORUN”

Kira fiyatları deyince bu Türkiye’de çok önemli bir sorun. Ocak 2024’te Muğla’daki ortalama kira 17 bin 926 lira. Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Burada asgari ücret verdiğin birisi ortalama bir ev tutsa suyunu bağlatacak, elektriğini ödeyecek, çay demleyecek parası kalmıyor. Bu oranlar son derece fazla. 2 yıl öncesine göre yüzde 171 artmış. Burada dinlenmeye gelen, konut stokuna talebi arttıran, ekonomisi iyi olanlar tamam da Muğla’nın evlatları ne olacak? Muğla’daki polisler, askerler, öğretmenler, emekçiler ne olacak? Bu yüzden biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclis’teki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorununun bir an önce çözülmesi, Muğla’nın büyük sıkıntılar çeken, yoksullaşan orta direğine sahip çıkılması, Muğla’da çalışan turizm emekçilerinin kışın işsiz kalma sorununa karşı mutlaka çözüm üretilmesi, sıkıntıya düşen Muğla esnafının tüm yönleriyle desteklenmesi lazım. CHP olarak üzerine titrediğimiz bir ildeyiz. Seçim sonuçlarıyla ilgili hiç endişe duymadığımız, liyakatli, çalışkan yöneticilerinin işini iyi yaptığı, sizin de ziyadesiyle memnun olduğunuz, bundan sonra da ilerleyen günlere umutla bakacağımız günlerdeyiz.

“BİR ŞEY YAPACAKSANIZ 31 MART’TA SANDIK BAŞINDA YAPACAKSINIZ”

31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes. Bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır.”

Her şeye rağmen oy alırsa, her şeye rağmen AK Partililer, MHP’liler sıkıntılarını ifade etmezlerse, hiç değilse bir sarı kart göstermezlerse, bir kırmızı ışık yakmazlarsa, ‘Hep zengine çalışıyorsun, bizi ezdirdin’ demezlerse 1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın gücünü dengelemek, onların karşısına bir gücü koymak zorundayız. Bunu yerel seçimlerle yapmak zorundayız. O yüzden ben CHP’nin Genel Başkanı olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım. Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum, ‘Birlikte olalım. Buraları AK Parti’ye, MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, bir iş birliği gerçekleştiremedik. Ama 2019’da büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar, seçmen bir yere gitmedi. Ben o yüzden CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısındaki büyük Türkiye İttifakı’nın içinde hep birlikte yer aldığımızı görüyorum.

“TÜRKİYE SENDEN BÜYÜKTÜR”

Hani dış politikada konuşup da gelip iç politikaya malzeme ediyor ya ‘Dünya beşten büyüktür’ diye. Bak, Türkiye senden büyüktür. O karınca gibi görüp ezmeye çalıştığın emekçinin, kardeşi vardır; karıncanın kardeşi vardır. O da CHP’dir, cumhuriyetçilerdir, bütün Türkiye’dir, Türkiye İttifakı’dır. Yok saydığın, Atatürk’ün ‘Milletin efendisidir’ dediği çiftçinin kardeşleri vardır. CHP’lilerdir, Türkiye İttifakı’dır, Türkiye’dir. Hepinizin arkasındayız. ve gençlerimiz, Türkiye’de umudu kalmayanlar, yurt dışına gitmek isteyip geleceği orada aramak isteyenler gençlerimize hep birlikte sesleniyoruz: Kimse enseyi karartmasın, umudunu kaybetmesin. Umut var, umut 31 Mart’tadır. Umut; geçtiğimiz sene çok üzüldüğünüz, geçtiğimiz sene mayıs ayında belki de çok karamsarlığa kapıldığınız noktada hep birlikte ayağa kalkan, motive olan, 100 yıl önce kurtardığı ülkeyi yine kurtarmaya azmetmiş olan, kurduğu cumhuriyetin kıymetini bilen cumhuriyetçilerdir, Atatürkçülerdir. Biz buradayız, hep birlikteyiz ve hiçbir yere gitmiyoruz.”

CHP lideri Özgür Özel, konuşmasının ardından, Memleket Partisi’nden istifa edip CHP’ye katılan İbrahim Şimşek ve Murat Gökalp’in rozetlerini taktı ve “Hangi partide olursa olsun tüm cumhuriyetçileri, tüm Atatürkçüleri, tüm vatanseverleri, tüm milliyetçileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ocağına CHP’ye davet ediyorum” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/feed/ 0
27. Dönem TBMM Başkanı Şentop: “Erbakan hocanın başlattığı hareket yükseldikçe darbecilerin güç mücadelesi aşağı inmiştir” https://www.akittvhaber.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/ https://www.akittvhaber.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:21:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8768

Eski başbakanlarından Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Kayseri’de Cihannüma Derneği ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen programla anıldı. Programda konuşan 27. Dönem TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Erbakan hocanın başlattığı hareket yükseldikçe darbecilerin güç mücadelesi aşağı inmiştir” dedi.

Konuşmasında tarihteki siyasetçilerin bir tarafa Necmettin Erbakan’ın bir tarafa olduğunu söyleyen eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Siyasi tarihimizdeki siyasetçiler bir tarafa, Necmettin Erbakan başka bir tarafa. Çünkü Necmettin Erbakan sadece Türkiye’de değil dünyada, İslam dünyasında, Müslümanların yaşadıkları coğrafyalarda milletin değerlerine dayanarak siyaset yapmaya teşebbüs eden, girişen, başlayan kişidir. Rahmetli Erbakan yola çıkarken, milletin değerlerini devletin değerleri haline getirmek ve o milletin değerlerine dayanarak siyaset yapmak için çıktı. O bakımdan onu diğer siyasetçilerden farklı kılan bir nitelik farkı vardır. Bir tablo olarak düşünürseniz bir eğri çizeceğiz. Erbakan hocanın sıfırdan başlatmış olduğu bir hareket yavaş yavaş yükselirken, darbecilerin en yükseklerden başlatmış oldukları güç, iktidar mücadelesi de en yükseklerden başlayarak aşağı doğru inen bir eğri. Erbakan hocanın hareketi de yukarı doğru çıkan bir eğri ise bu ikisinin kesiştiği nokta da 28 Şubat’tır. Ondan sonra bu darbeciler baş aşağı, Erbakan hocanın öncülük etmiş olduğu o milli görüş hareketi de yukarı doğru çıkmaya devam etmiştir. 28 Şubat ve hocamızın vefatı 27 Şubat, o bakımdan bir kesişme tarihi. Allah’ın takdiri ile de takvimde de birbiri ile kesişen tarihler olarak yan yana gelmişler. 28 Şubat hatırlanmalı, unutulmamalı. Erbakan hocamızın o destansı sadece kendine mahsur ve şahsına münhasır mücadelesi de hiçbir zaman unutulmamalıdır, unutturulmamalıdır” dedi.

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu ise, “Bundan 15-20 yıl önce o dönemin gazetelerinin attığı manşetler var. Erbakan hocamızla ilgili, Türkiye hayalleri ile ilgili, bunların hepsi arşivlerde var. Onlar o dönemde dalga geçiyordu, Ayasofya açılacak, Taksim’e cami yapılacak, şuraya köprü yapılacak diye bir sürü projelerini açıklamış Erbakan hocamız. O günkü manşetlerde takunyalı diyerek dalga geçtikleri hocamızla ilgili bugün gelmiş olduğumuz noktada son 20 yılda yapılan çalışmalar sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, o kadrolarla birlikte bugün geldiğimiz noktada İHA’lar da yapıldı, SİHA’lar da yapıldı. Bundan önceki kuşaklar 2020 yılında Ayasofya’nın açılması ile ilgili bir anket yapılsaydı ben inanıyorum ki o anket çok başarılı bir anket olmayabilirdi. Fakat 2020 yılında sayın Cumhurbaşkanımızın tabiri caizse kefen giyerek açıldığı bir dönem oldu. Yine videolarda kayıtlarda var rahmetli Erbakan hocamızın ifadesi ile ‘Eğer bir gün Ayasofya’nın minarelerinden ezan sesi, tekbir sesi duyuluyorsa bilin ki bu ülkede milli görüş hakimiyeti vardır’ diye ifade eden yine rahmetli Erbakan hocamızdır. Avrupa’da, uluslararası arenada bütün dünya ülkelerinde rahmetli Erbakan hocamızın izi var. Allah ondan razı olsun. Bütün bu İslam coğrafyasında bugün dünyanın her bir mazlum coğrafyasına gidin Erbakan hocamızı hep rahmetle yad etmişlerdir ve onlardaki gönül bağı, sevgisi, muhabbeti çok yüksek seviyededir. İşte böyle bir iz bıraktı rahmetli Erbakan hocamız” ifadelerini kullandı.

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, “Salonda bulunan gençlerimiz 28 Şubat dönemini iyi ki görmediler ama o günlere tekrar dönmek için mücadele veren küresel güçler var. Bunun için de Necmettin Erbakan’ı anarken anlamak çok önemli. Bizim en çok notumuza aldığımız şey, ‘Dünyanın düzeni ve intizamı siyonistlere ve Batılılara bırakılacak kadar basit bir olay değildir.’. Hep bunu söylerdi. Hocamın ruhu şad olsun. Hiç merak etmeyiniz, evlatlarının hepsi burada ve hepsi Türkiye yönetiminde” dedi.

Cihannüma Derneği Kayseri Temsilcisi İzzet Serkuş ise konuşmasında, “Ülkemizin maddi ve manevi kalkınması için mücadele etmiş, ümmetin ve milletimizin dertleri ile dertlenmiş kıymetli büyüğümüz Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı hayırla ve memnuniyetle anıyoruz. Ömrünü milletimize ve İslam alemine adayan bir lideri anıyoruz. Siyaseti şahsi menfaati için değil, aziz milletimizin menfaati için yapan bir lideri anıyoruz. Cihannüma olarak Erbakan hocamıza söz verdiğimiz üzere milletimizin saadet ve refahı için yeniden büyük Türkiye için, yaşanabilir bir dünya için, yeni ve adil bir dünya kurulabilmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da canla, başla ve heyecanla ülkemiz ve ümmet için durmadan, yorulmadan çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

TÜGVA Kayseri İl Başkanı Vefa Bayırbaş da, “Öncelikle bugün özlemle andığımız Necmettin Erbakan hocamız başta olmak üzere Allah yolunda mücadele eden tüm dava adamlarını rahmetle yad ediyorum. Gayesi çağları aşan çağrıyı, ötelerden haber veren kutlu nizamı duymadık tek bir kişi dahi kalmayana dek çabalamak, kardeşlik köprüleri tesis etmek, bağları kuvvetlendirmekti. Nefes alıp verdiği sürece umudun her daim var olduğunu hatırlattı. Cihannüma Derneği ve biz TÜGVA’lı gençler bu mirası sahipleneceğiz” dedi.

Cihannüma Derneği Genel Merkez Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fevzi Konaç ise, “Rahmetli Necmettin Erbakan hocamız kendi yerli uçaklarını yapan Türkiye’nin bu kadar değerli işler başarırken, aslında özüne dair bir cümle kurarak vefat etmiş ve bir miras cümle bırakmıştı. O da ‘Bir milletin asıl gücü topu, tankı, tüfeği değil, imanlı ve inançlı gençleridir ve evlatlarıdır’ demişti. Bu salonda olsaydı ve siz güzel gençleri bu salonda bu şekli ile görseydi ümit ediyorum ki gözleri buğulanır, ‘Bu vatanın geleceği böyle güzel gençlere emanet edilmiş’ diye gurur ve mutluluk duyardı diyorum. Onun yolundan yürümeyi, davasını dava bilmeyi değerli büyüklerimiz ve yetiştirdiği kadrolarla geleceğin Türkiye’sini ve yeni bir dünya inşa etmeyi hocamızın hayalleri yolunda ilerlemeyi Allah bize lütfetsin” ifadelerini kullandı.

Cihannüma Derneği Genel Başkan Vekili Ahmet Akça da, “Erbakan hocamız kendi değerlerimize dayanarak daha güçlü bir Türkiye’yi kuracağımızı, yeniden büyük Türkiye olacağımızı ve yaşanılabilir adil bir dünyanın kurulacağı inancını da bize öğretmişti. Bu programı 26-27-28 Şubat günlerinde Cihannüma Derneği olarak bütün Türkiye’de organize ettiğimizin bilinmesini istiyorum” dedi.

Konuşmaların ardından hediye takdim edilmesi ile program sona erdi. Programa 27. Dönem TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Cihannüma Derneği Genel Başkan Vekili Ahmet Akça, Cihannüma Derneği Genel Merkez Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fevzi Konaç, Cihannüma Derneği Kayseri Temsilcisi İzzet Serkuş, TÜGVA Kayseri İl Başkanı Vefa Bayırbaş, protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/feed/ 0
Adalet Bakanı: Yargımız tarafsız ve bağımsızdır, darbeciler hesap verecek https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:09:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8756

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan ve “Postmodern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat’ın yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi’nde sempozyum düzenlendi. Sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır. Darbeciden hesap sormaktadır. Bundan sonrada herhangi böyle bir şeyi aklından geçirenlere karşıda teyakkuzdadır” dedi.

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan ve “postmodern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat’ın yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi’nde sempozyum düzenlendi. ’28 Şubat Sempozyumu’na Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı, yargı üyeleri, akademisyenler, 28 Şubat mağdurları ve öğrenciler katıldı.

“15 Temmuz’da yargı, darbecilere teslim olmadı”

Sempozyumda konuşan İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı, “28 Şubat post modern darbesinde anayasa mahkemesi tarafından iktidar partisi kapatılmasaydı, o hukuka aykırı yargılamalar olmasaydı, o darbenin de başarılı olması mümkün değildi. Bu söylediklerimi şununla test edebiliriz; 15 Temmuz’da yargı, darbecilere teslim olmadı, onların bildirileri altında ezilmedi, reddetti. Daha 15 Temmuz gecesi yakalama kararları çıkarıldı ve o darbe başarılı olamadı. Dolayısıyla darbeler açısından yargı bu kadar önemli” dedi.

“Duvarsız üniversite, açık bilim, açık kapı, bilimli toplum arasındaki kapının kapatılması, bilgi toplumu olmak dedik”

İstanbul Üniversitesi’nin ziyaretçilere açılmasıyla ilgili eleştirilere yanıt veren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “Son günlerde kurumumuza yöneltilen haksız, mizansız ve insansız eleştiriye değinmek istiyorum. Duvarsız üniversite, açık bilim, açık kapı, bilimli toplum arasındaki kapının kapatılması, bilgi toplumu olmak dedik. Akla hayale sığmayan eleştiriler oldu. Yalnızca fotoğraflarla amfimizde olan personelimizi sığınmacı gibi gösteren bu nefis mekanlarda dizi, film çekmek isteyenleri işgalci olarak gösterenler oldu. Ama ne yazık ki bu hakikaten ön yargılı eleştirileri, basında bunları kendi araştırmadan, soruşturmadan sundu. Çok şükür aklı selim basın mensupları bu yazılanların provokasyon olduğunu gördü. ve doğrularla iş yerine oturdu” ifadelerini kullandı.

“Milli irade düşmanları Türkiye’nin kalkınmasına, o güçlü yürüyüşünü durdurmak için harekete geçtiler”

Başarılı darbelerle anılan bir Türkiye tarihi olduğunu belirterek son 20 yılda darbelerin ve darbe girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığı yıllar olarak tarihe geçtiğini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Türkiye ne zaman istikrarı yakalasa, ne zaman tek başına iktidarla bir kalkınma sürecine girse şer güçler, demokrasi düşmanları, milli irade düşmanları devredeydi. Türkiye’nin kalkınmasına, o güçlü yürüyüşünü durdurmak için harekete geçtiler. 1971’den, 12 Eylül 1980 darbesine kadar sürede çok çalkantılı, zor geçti. Her yıl bir hükümet değişti, koalisyonlar ve istikrarsızlık süreci, sağ – sol kargaları, Kürt – Türk, Alevi – Sünni çatışmaları ve gençlerimiz birbirine kırdırıldı. Üniversitelerde olaylar ve 12 Eylül 1980 darbesine giden süreç hazırlandı. 90’lı yılların başında sona erdi. 90’lı yıllardan itibaren yine koalisyonlar, krizler sıkıntılı bir süreç başladı. 90’lı yılların başında terörün zirveye çıktığı, 1993 yılında PKK terörünün iyice azdırıldığı, faili meçhullerin hat safhada olduğu, gazeteci suikastlarının peşi sıra ülkenin bir kaosa sürüklendiği o dönemleri yaşadık” şeklinde konuştu.

“2000’li yılların başına geldiğimizde tüm bu olumsuzluklar, siyasi krizler ekonomiye büyük darbe vurdu”

28 Şubat darbesinin sürecini anlatan Adalet Bakanı Tunç, “Gerek askeri çevreler, gerek darbeci ve vesayetçi anlayışı destekleyen medya, yargı çevreleri ve o dönemde gerek işveren sendikaları, gerek işçi sendikaları, sivil toplum kuruluşlarının o dönemdeki temsilcileri maalesef demokrasinin yanında değil de hükümetin aleyhindeki kampanyaya katıldılar. 28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu toplandı. Milli Güvenlik Kurulunda kararlar alındı. Başbakanın boncuk boncuk terletildiği, Milli Güvenlik Kurulu toplantısının belgesellerde gençlerimiz gördüğünde hatırlıyorlar. O toplantıda, alınan kararlardan en önemlilerden bir tanesi kılık kıyafet serbestliğine sınırlama getirilecek, 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulanarak imam hatiplerin orta kısımları kapatılacak, Kur’an kursları 13 yaşına kadar yasak hale getirilecek, Anadolu sermayesine kısıtlama getirilecek, irtica tehlikesi gösteren bazı medya kuruluşlarının kapatılma gibi 18 maddelik bir bildiriyi Milli Güvenlik Kurulu yayınladı. Başbakan bu Milli Güvenlik Kurulu bildirisini imzalamadı. Sonrasında tabii yine süreç devam etti. 2000’li yılların başına geldiğimizde tüm bu olumsuzluklar, siyasi krizler ekonomiye büyük darbe vurdu. Bu süreçte 21 banka boşaltıldı ve bu ülkenin sırtına 300 milyar dolar ekonomik kayıp olarak vuruldu. Maalesef millet bu parayı sonrasında ödemek zorunda kaldı” diye konuştu.

“Milli irade hırsızları sahneye çıkamasın diye çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirdik”

Türkiye’de bir daha darbe olmaması için yapısal dönüşüm gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Tunç, “Bir taraftan vesayetçi anlayışla mücadele ederken bu 2000’li yıllarda geçtiğimiz 22 yılda diğer taraftan da ülkemizin kalkınması, milletimizin refahı içinde çok önemli icraatlara imza atıldı. Bu engellemeler olmasaydı bugün ekonomimiz 3 kat değil belki 5-6- 7 kat büyük olurdu. Hem gezi olaylarının maliyeti yaklaşık 250 milyar dolar. Değişik rakamlar konuşuluyor. 28 Şubat’ın maliyeti, 15 Temmuz’un maliyeti tüm bunların ülkeye ekonomik faaliyetleri olmasaydı bugün milletimizin refahı çok daha yüksek olurdu. İşte bu vesayetçi anlayışta, hem demokrasiye hem milli iradeye hem ekonomimize hem ülkemize zararı var. Tabi tüm bunları anlattık. Hafızamızdan film şeridi gibi geçti. Hepimiz anlatıyoruz asıl olan bir daha bu süreçleri çocuklarımızın, gençlerimizin bir daha yaşamamasıdır. İşte bunun için neler yapıyoruz, neler yaptık, önemli olan bu onun için de çok şeyler yaptık. Bir daha bu ülkede darbe olmasın, milli irade hırsızları sahneye çıkamasın diye çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirdik” dedi.

“Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır”

‘Sessiz devrimi anlatan Bakan Tunç, “Milletimiz için ne yapsak azdır. Ülkemizin geleceği için özellikle bundan sonra demokrasi dışı müdahalelerin olmaması için gerekli yapısal dönüşümleri anayasamızda ‘sessiz devrim’ diyebileceğimiz şekilde gerçekleştirdik. Zihniyet, dönüşüm önemli. Gelecek kitapların bilinçlendirilmesi önemli darbenin ne kadar ülkeye zarar verebileceğini, demokrasi dışı müdahalelerin bu ülkeye nasıl zaman kaybettirdiğini çocuklarımıza, gençlerimize aktarmamız önemli. Yapısal reformlar bakımından anayasamızda o sessiz devrim sayılan o düzenlemelerin daha kalıcı hale gelmesi, daha demokratik daha sivil katılımcı bir anayasayı yapma noktasında da aslında siyaset kurumuna, Türkiye Büyük Millet Meclisine önemli görevler düşüyor. Gerek Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı çünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısı 28 Şubat diyoruz. O toplantıda alınan kararlar, o Milli Güvenlik Kurumu yazısını sivilleştirdik, demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdi, Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır. Darbeciden hesap sormaktadır. Bundan sonrada herhangi böyle bir şeyi aklından geçirenlere karşıda teyakkuzdadır. 6 milyon insan fişlendi. O demokrasi dışı müdahalelerin bir daha gerçekleşmeyeceği bir ülkeyi 2000’li yıllarda bu yapısal dönüşümde sağladık. İnşallah bundan sonra da bu tür hareketlere tevekkül etmek isteyenler hiçbir zaman başarılı olamayacaklar çünkü milletimize güveniyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Organize Tarım Bölgelerinin Sayısını Artırmayı Hedefliyor https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:06:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8753

Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı Kastamonu’daki programları çerçevesinde Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. 2025 yılının ortalarında hizmet vermeye başlaması planlanan bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Yumaklı’ya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ve yetkililer eşlik etti. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, Türkiye genelindeki organize tarım bölgelerinin sayısını 100’e çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.

“Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz”

Organize tarım bölgeleri için uzun süredir çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, “Bu çalışmaların en önemli ayağı da şehrin özelliklerine uygun olarak, eğer jeotermal varsa jeotermal kaynakların enerjide kullanılmasını sağlayacak organize tarım bölgeleri yapıyoruz. ya da şeylerin farklı özelliklerine göre besi organize tarım bölgeleri kurulmaya devam ediyor. Hali hazırda Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz. Inşallah çok farklı bölgelerde, farklı illerimizde öncelikle o bölgenin ihtiyacını karşılayacak, ondan sonra da etrafındaki yakın illerin ihtiyacını karşılayacak hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapacak, organize tarım bölgelerini hayata dahil etmiş olacağız, faaliyetlerini başlatmış olacağız” dedi.

“Şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek”

Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi ile ilgili de bilgi veren Bakan Yumaklı, ” Burada, bu bölgenin özelliklerine uygun olarak hayvancılık konusunda ciddi bir tecrübe var. Bu tecrübeyi hayata geçirecek olan, biraz dağınık olan bir yapıyı toplayacak, aynı zamanda ekonomik olarak da hayata geçirilmesini sağlayacak bir proje. Şu anda planlamalar 2025’in Haziran ayı gibi göstermekle birlikte, eğer şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek. Burası işletmelerimizin kendi alanları itibariyle üretime başlayabilecekleri bir alan olmuş olacak. Yaklaşık 20 bin hayvanlık bir bölge burası. 81’e yakın işletme olmuş olacak”

“Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz”

Organize tarım bölgelerini illerin tarımsal üretimlerine göre şekillendirdiklerini kaydeden Yumaklı, “Bazı illerin kendi durumlarına göre, kendi tarımsal üretimle alakalı kabiliyetlerine göre bu organize tarım bölgelerini planlamak bizim için çok önemli. Çünkü her yere bir standart organize tarım bölgesi düşünmüyoruz. Bütün bunları üreticimizin daha fazla üretmesini sağlamak, verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, bunların sonucunda da yakın bölgelerden başlayarak ülkenin ihtiyacı olan hem bitkisel hem daha hayvansal üretimin tüketicilere uygun şartlarda, uygun fiyatlarda ulaşmasını sağlamak hedefiyle yapıyoruz. Bunların etkileri bu yılın ortalarından itibaren faaliyete geçecek olan diğer organize tarım bölgeleriyle birlikte hissedilmiş olacak. Bütün amacımız hem bitkisel hem de hayvansal üretimi arttırmak, bütün bunları da verimli ve kaliteli bir şekilde yaparak sektörün gelişmesini ve güçlenmesini sağlamak. Elbette sadece ülkemizin ihtiyaçları için değil. Aynı zamanda çok ciddi tarımsal ürün ihracatı yapan bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da yeni fabrikaların açılışında konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:03:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8750

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri çerçevesinde saat 14.00’da partisinin Kütahya mitinginde halka hitap etmesinin ardından NG Kütahya Seramik’in 100’üncü yıl fabrikalarının açılışına katıldı. Günün anısına Güral ailesi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Nur üstüne nur yazılı’ ayetinin yer aldığı el yapımı porselen tabak hediye takdim edildi. Yaklaşık 2 yıl önce inşasına başlanan fabrikanın açılışı Erdoğan’ın kurdele kesimiyle gerçekleşti. Programda konuşan Erdoğan, ekonomiyle ilgili önemli mesajlar vererek fabrikanın Türkiye’ye ve Kütahya’ya hayırlı olmasını diledi.

“Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor”

Açılışta konuşma yapan Erdoğan, “Daha önce burada yine bir başka birimin açılışını yapmıştık ve buranın da yapılacağının müjdesini o zaman Nafi beyden ve oğlundan almıştık ve hamdolsun şimdi de bu devasa eserin açılışında bir aradayız. Nafi Güral beyefendinin kurduğu Kütahya Seramik, üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bırakırken, 8 fabrikaya ve 54 milyon metre kare üretim kapasitesine ulaştı. Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor. Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon Euro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan 2 yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz” diyerek fabrikaların ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir”

Böylece Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkanına kavuştuğunu belirten Erdoğan, “Aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubumuzun istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşılıyorum. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyede uygulayan grubumuz su, ham, madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santralleri yenilenebilir enerji anlamında da örnek bir yaklaşıma işaret ediyor. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir. Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karını haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

“Birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti”

Bu bakımdan Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir üretimin gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Kütahya’daki bu ivme aynı zamanda ülkemizin Türkiye yüzyılına hazırlanışının bir işaretidir. 2. Dünya Savaşı sonrasında başlayıp bizim iktidarımıza kadar devam eden dönemdeki siyasi ve ekonomik gecikmeleri yaşamasaydık hiç şüphesiz bugün çok daha farklı bir yerde olurduk. Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen, kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hep eskinin kayıplarını telafi etmek, hep geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım. Şimdi de milletimize Türkiye yüzyılı sözümüz var. Bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında milletimize sunduk. Biliyorsunuz, biz birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan asla değiliz. Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkar edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye yüzyılının inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikalarımızın hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz. Ne kadar tekrar, o kadar güzeldir, iyidir. Bu eserleri şehrimize ve ülkemize kazandıran Nafi Güral beyefendiye ve Erkan Güral kardeşime teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle saygıyla, selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kurdele kesiminde Kütahya Valisi Musa Işın, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AK Parti Kütahya milletvekilleri eşlik etti. Programda kurdele kesimine katılanlar dışında il protokol mensupları, partililer ve iş adamları yer aldı. – KÜTAHYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Son 22 yılda 856 yatırım teşvik belgesi düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Sun, 16 Jun 2024 09:03:47 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8740

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı.

Kacır, buradaki konuşmasında, tesisin, yenilenebilir enerji ve dijital altyapısı, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sektörün yeni nesil sanayi tesislerinden olduğuna dikkati çekti.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülke tarihine istikrar kazandırıldığını dile getiren Kacır, dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, yarım asır sonrasına ışık tutan vizyon projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Bakan Kacır, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda bu vatanın her karış toprağı yatırımlarla ilmek ilmek dokunarak Türkiye’ye çağ atlatıldığını ifade etti.

Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar iklimiyle sanayide ve teknolojide muazzam bir atılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Zat-ı alinizin güçlü liderliğinde son 22 yılda askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayisinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere sanayide ve teknolojide yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. 81 şehrimizi de yeni eserlerle, hizmetlerle buluşturuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı”

Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lere sağladıkları imkanlar ve bölgesel kalkınma projeleriyle Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyledi.

Kütahya sanayisinin gelişiminde şehrin ihracatının yüzde 60’ını, imalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını gerçekleştiren seramik sektörünün öneminin büyük olduğunu belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce Kütahya’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyorken AK Parti döneminde bu sayıyı 895 milyon lira destekle 8 bin 500’e çıkardık. Zafer Kalkınma Ajansı’mız ile şehrimizde 398 projeye 841 milyon lira destek verdik. Şehrimize, katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için 1 teknopark, 9 AR-GE ve 2 tasarım merkezi kazandırdık. Kütahya’mıza son 22 yılda 3 yeni OSB kazandırdık. OSB’lerimizdeki istihdamı 1200’den 25 binin üzerine taşıdık.”

“Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’da üçüncü”

Kacır, sektörün yerli girdi oranı en yüksek sektörlerinden biri olması ve net ihracatçı konumunda bulunması sebebiyle aynı zamanda Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Yalıtım malzemeleri, havacılık ve uzay gibi birçok yüksek teknoloji sahasında seramiğin yenilikçi kullanımının geleceğin teknolojilerine kapı araladığını vurgulayan Kacır, şöyle dedi:

“Toplam yatırım tutarı 85,6 milyar lirayı aşan 493 yatırımı desteklediğimiz seramik sektörümüz dünyada söz sahibi bir konuma erişti. Bugün Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın beşinci ülkesidir, seramik sağlık gereçleri ihracatında Avrupa’nın birincisidir. Sektörümüz giderek artan üretim kapasitesi, modern teknoloji ve çevre yatırımları, tasarım ve kalite odaklı yaklaşımıyla önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda kendine yer bulacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni fabrikamız da inşallah sektörümüzün, Kütahya’mızın yatırım ve istihdam odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlayacak.”

28 Şubat mesajı

Bakan Kacır, bu günün, bu ülkenin evlatlarının eğitim ve ilim öğrenme haklarından, devletlerine hizmet etme imkanından mahrum bırakıldığı, yatırımlarla ülkelerini büyütmek için çabalayan iş insanlarının önlerinin kesildiği, sermayenin renklerle tarif edilerek ayrıştırıldığı ve 1000 yıl sürecek zannedilen “postmodern darbenin” yıl dönümü olduğuna işaret etti.

“Ev sahibinin üzerine kapıyı kapadığını zanneden kendisi dışarda kalırmış” diyen Kacır, şunları kaydetti:

“Hamdolsun liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) o günler geride kaldı. Bugün bu ülkede herkes birinci sınıf vatandaş. Bizler gösterdiğiniz hedef doğrultusunda hiçbir ayrım yapmadan taş üstüne taş koyan herkesin yanında olmaya, yatırımcıların önünü açmaya devam ediyoruz. Türkiye’mizin kalkınması için alın ve akıl terini esirgemeyen herkesin destekçisi olacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan: ‘Bugün halen yazarlık yapanlardan utanıyorum’ https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/ https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:39:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8721

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 28 Şubat “postmodern darbesi”ne ilişkin, “O gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” dedi.

Turan, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından genel merkez binasında düzenlenen “Türkiye’nin Demokrasi Serüveni ve Yeni Anayasa” programında, 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’nin tüm sosyolojik katmanlarına farklı bedeller ödettiğini söyledi.

Darbenin Türkiye’nin ekonomisine maliyetinin 380 milyar dolar olduğunu dile getiren Turan, “Bunun dışında 25 banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. Yani o bankaların zararı bu milletin sırtına, alın terine bedel olarak yazılmış oldu. Bir gecelik faiz yüzde 7 bin 500’ü buldu.” diye konuştu.

Turan, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile “darbecileri koruyan” geçici maddenin kaldırıldığını aktararak, 28 Şubat’ın tek sorumlusunun asker olmadığını anlattı.

Askere “Haydi artık” ve “Geç kaldınız” diyen yazarlar ve finansörlerle sessiz kalan siyasetçilerin de sorumluluğunun bulunduğunu, toplumun 28 Şubat’a farklı görüş ve etkinliklerle hazırlandığını belirten Turan, “Ardından bu sert adımlar atıldı, acımasızca bir süreç başladı. Ancak o gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Darbecilerden hesap sormadıkça bu ülkede bir daha darbe olmamasının garantisini sağlayamayız” diyen Turan, 2010 referandumunun bu kapsamda çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ilk darbelerin kaba, softa ve çok ucuz yöntemlerle gerçekleştirildiğinin altını çizen Turan, şöyle devam etti:

“Sonra Türkiye’de teknoloji geliştiği gibi, zihinler dönüştüğü gibi darbeciler de kendisini geliştirdi. Daha soft, daha farklı, daha ustaca yapılan darbelere şahitlik ettik. ’28 Şubat’ın halen darbe mi değil mi?’ olduğunu anlamayanlar var bu ülkede. Niye, askerin silahıyla çıkıp dayatmadığını düşündüler, 1980 gibi. Daha öncekiler gibi olmadığını düşündüler. Oysa sonuç itibarıyla hiçbir fark yoktu darbelerin. Osmanlı’da da darbe vardı ama Osmanlı’da padişahı yerinden kaldırıp tekrar adım atan darbeciler meşru olmanın yolunu hanedanın üyesini oraya oturtmak olarak gördüler. Yani bir padişah kaldırıldıysa onun oğlu, yakını oraya getirildi. Bir anlamda kendileri açısından meşruiyet sağlanmış oldu. Ama Türkiye’de yeni dönem modern darbe anlayışında o kadar sert, o kadar acımasız davranıldı ki bir adam alındı, idam edildi.”

“Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız”

TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ise geçmişini unutanların geleceğini aydınlatamayacağını dile getirerek, bu düşünceyle bu tür etkinlikleri önemsediklerini söyledi.

Askeri vesayetin geride kalmasıyla devlet büyüklerinin açtığı yolda ilimde, fende ve teknolojide yüksek hedeflere çıkıldığını belirten Beşinci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu yolu açtığı için teşekkür etti.

Gençliğin enerjisine inandıklarını vurgulayan Beşinci, şunları kaydetti:

“Kubbet-üs Sahra’nın saflarını, Mescid-i Aksa’nın avlusunu ve kadim Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız. Nasıl ki Ayasofya’da zincirler kırıldı, özgür Kudüs’te bizler namaz kılacağız. Bunun inancıyla çalışacağız. Buradaki büyüklerime TÜGVA’nın şu sözünü vermek istiyorum; İnşallah bu gençlik yazacak hakikati, tüm dünya okuyacak. Bu gençlik söyleyecek, gök kubbede hoş bir sada yayılacak. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Buna hepimiz şahitlik edeceğiz, o günler gelecek.”

Programın devamında Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in başkanlığını yaptığı oturumda AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Cahit Özkan, MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül ile Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Figen Şaştım “Anayasa” konusunda görüşlerini aktardı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/feed/ 0
Türkiye’nin Deri ve Deri Mamulleri Sektörü İhracatta Önemli Rol Oynuyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:39:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8674

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, “Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden bir tanesi olan deri ve deri mamulleri sektörü, istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip.” dedi.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde 70’incisi düzenlenen AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz İnner’in katılımıyla açıldı.

Gürcan, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin bu yılın ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, “Bu başarıda emeği geçen sanayicilerimize, iş insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şubat ayında da rakamlar çok iyi gelmekte ve şubat ayında da yeni bir rekoru, belki bugüne kadarki en yüksek şubat ayı rakamını da inşallah yakalayacağımızı umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Gürcan, Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden biri olan deri ve deri mamulleri sektörünün istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Deri ve deri mamulleri sektörünün ocak ayı ihracatının 162,9 milyon dolar olduğunu söyleyen Gürcan, “Ayakkabı ihracatımız 2022 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 21 artarak 1,31 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2023 yılında ise küçük bir daralma yaşanarak 1,26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Gürcan, “Pandemi sürecinde lojistik zincirinin kırılması ve Çin’in kapanması dolayısıyla Türkiye burada çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Bu avantajı sürekli hale getirmekte bizim ve iş insanlarının üzerine büyük bir görev düşüyor. Bu fırsatı sürekli hale getirmemizde fayda var.” dedi.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca da ayakkabının sadece temel bir ihtiyaç ürünü olmadığını, aynı zamanda küresel etkiye sahip bir moda ürünü olduğunu ifade etti.

Eyyüpkoca, “AYMOD, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yılda iki defa böylesi güzel bir platformun kuruluyor olması sektörün sahip olduğu gücü gösterme açısından oldukça kıymetlidir.” diye konuştu.

Eyyüpkoca, fuarın 500’e yakın firmayı 30 binden fazla ziyaretçiyle buluşturacağını söyledi.

TASD Başkanı Berke İçten de Türkiye’nin yıllık 580 milyon çiftle dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip ülkesi olduğunu ifade etti. Sektörün fiyat tutturamadığı için 2023’te pazar kayıpları yaşadığını dile getiren İçten, ihracattaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini belirtti.

Ocak ayını geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 25, değer bazında yüzde 33 ekside tamamladıklarını söyleyen İçten, şöyle devam etti:

“AYMOD’u ayakkabı endüstrimizin ihracatında artış trendini yeniden yakalamak için bir fırsata dönüştürmek istiyoruz. Fuarımıza 400’ü aşkın seçkin firma katılıyor. Katılımcılar arasında İtalya, Yunanistan ve Çin’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 50 civarında firma yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin AYMOD’a ilgisi artarak devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 7 bin alıcı AYMOD için İstanbul’a geldi. Ziyaretçiler arasında 49 ülkeden alım heyetleri bulunuyor. İnanıyorum ki firmalarımızla ziyaretçiler arasında bir yandan mevcut ilişkiler derinleştirilirken diğer taraftan da yeni işbirliklerinin temelleri atılacak.”

“Çakma üretim ülke ekonomimize zarar veriyor”

İçten, kamuoyunda “çakma” olarak adlandırılan taklit üretim nedeniyle kurallara uygun çalışan firmaların ve genel olarak sektörün büyük mağduriyet yaşadığına işaret etti.

Türkiye’de yıllık 150 milyon çiftin üzerinde çakma ayakkabı üretildiğini belirten İçten, “İşin bir de ithalat boyutu var. Yurt dışından ülkemize her yıl milyonlarca çift çakma ayakkabı getiriliyor. Çakma üretim sadece sektöre değil ülke ekonomimize de büyük zarar veriyor. Vergi ve SGK primi ödemeyen bu firmalar, çalışanlarına sigorta yaptırmadıkları ve sosyal haklarını vermedikleri için iş gücünü daha ucuza mal ediyorlar. Bu durum vergisini ödeyen, SGK primini yatıran, yani kurallara uygun çalışan firmalar için haksız rekabete yol açıyor.” dedi.

“Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı, başka bir ifadeyle 1 milyar doları buluyor.” diyen İçten, “Bütün bunlara ilave olarak çakma üretim, ülkemizin ve ayakkabı endüstrimizin yurt dışındaki imajını olumsuz etkiliyor. Markalaşmak isteyen yerli firmalarımızın önünde de büyük bir engel oluşturan bu sorun, 9-10 Şubat tarihlerinde Afyonkarahisar’da Ticaret Bakanlığı’mız ile düzenlediğimiz çalıştayın iki ana gündem maddesinden biriydi.” ifadesini kullandı.

İçten, ilgili bakanlıkların yanı sıra yargı ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştayda konunun tüm boyutlarıyla ele alındığını dile getirerek şunları kaydetti:

“Ticaret Bakanlığı’mızın ‘soruna sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşılacak’ mesajı vermesi bizi son derece memnun etti. Biz olaya her zaman pozitif tarafından bakmaya çalışıyoruz. Öncelikle çakma üretim yapan firmaların mevzuata uygun çalışmaya teşvik edilmelerinin doğru olacağını düşünüyoruz. Kayıt altına alınamayanlara karşı ise ağır yaptırımlar getirilmeli. Perakendeden başlayarak geriye doğru bir denetim zinciri oluşturulmalı. Söz konusu ürünlerin sosyal medya kanallarından satışı ve reklamlarının yapılması yasaklanmalı. Online pazar yerleri bu ürünlerin satışına veya reklamının yapılmasına aracı olmamalı. Kargo firmalarının tıpkı uyuşturucu ve silah gibi çakma ürün taşımalarını önleyecek bir düzenleme yapılmalı.”

İçten, gerekli düzenlemelerin mümkün olan en kısa zamanda yapılacağına inandığını ifade etti.

İDMİB Başkan Yardımcısı Oğuz İnner de “Avrupa ve Amerika’da ciddi resesyon konuşuluyor. Bu da tüketimdeki azalmayla beraber üretimlerimizi etkileyen azalma sürecine bizi itti.” dedi.

Sektör açısından dünyada sadece Amerika’nın resesyondan çıkmayı başarabildiğini, Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının hala resesyonun etkisinde olduğunu söyleyen İnner, “Dünya ayakkabı pazarından aldığımız payın yüzde 0,7 olduğunu düşünürsek aslında bu daralmanın bizi etkilemesini minimum seviyeye çekecek önlemlerle artışa bile geçebileceğimizi değerlendirmemiz lazım.” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Meydanı karanlık hesaplara bırakmayacağız https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:21:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8665

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız.” dedi.

Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmaya, vatandaşları selamlayarak başladı.

Kütahya’yı özlediğini, Kütahya’nın da kendisini özlediğini gördüğünü belirten Erdoğan, havaalanından miting alanına gelinceye kadar Kütahyalıların özlemiyle karşılaştığını söyledi.

Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu ifade eden Erdoğan, kentin bugün de milli iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Bir Kütahya türküsünde “Nazlı yare ne giydirsem yakışır” dendiğini anımsatan Erdoğan, “Biz de diyoruz ki Kütahya’ya hangi unvanı versek, hangi eseri kazandırsak, hangi hizmeti yapsak yakışır.” diye konuştu.

Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabb’im tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum.” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükümette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok.” diye konuştu.

“Meydanı, karanlık hesaplara bırakmayacağız”

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:

“Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Milli Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Alandakilerden “Evet” yanıtını alan Erdoğan, “Biliyorsunuz, önümüz ramazan. Bu mübarek günlerin gündüzü ve gecesiyle her anını en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Bayramı sadece ramazanın değil, milli iradenin de bayram günü haline dönüştürmeliyiz. Ben bunu Kütahya’nın yapacağına inanıyorum. Allah şimdiden sizlerden razı olsun.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Türkiye’nin hedefi ikinci yüzyılda daha ileriye gitmek https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turkiyenin-hedefi-ikinci-yuzyilda-daha-ileriye-gitmek/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turkiyenin-hedefi-ikinci-yuzyilda-daha-ileriye-gitmek/#respond Fri, 14 Jun 2024 09:00:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8650

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tek hedefimiz, ikinci yüzyılında artık kademe atlamış, daha ileriye gitmek üzere bütün yüklerinden kurtulmaya başlamış bir Türkiye olması” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Kastamonu’ya geldi. Ziyaretleri çerçevesinde Devrekani ilçesine gelen Bakan Yumaklı, AK Parti’nen seçim ofisi açılış törenine katıldı. Bakan Yumaklı’nın desteği ile ilçeye çok önemli bir proje kazandırdıklarını söyleyen Devrekani Belediye Başkanı ve AK Parti Devrekani Belediye Başkan Adayı Engin Altıkulaç, “Bizim için çok önemli bir projeydi. Türkiye’de sadece 19 tane vardı, bir tanesi de ilçemize yapılıyor. Projemizi takip ederken kıymetli bakanımız her zaman yanımızda oldu. Türkiye’de 19 tane projeden birinin ilçemizde, ilimizde olması bakanımız sayesinde oldu. 1 milyon 498 bin dolar finans büyüklüğünde pazar yeri yapıyorduk, çalışmaları devam ediyor. O projenin de ilçemize kazandırılması bakanımız sayesinde oldu. Orman İşletme Şefliğimizin Orman İşletme Müdürlüğüne çevrilmesinde de bakanımız hiçbir zaman yardımlarını eksik etmedi. Bunun için de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

“Tek hedefimiz, ikinci yüzyılında artık kademe atlamış bir Türkiye olması”

Daha sonra konuşan Bakan Yumaklı, “Devrekani başta olmak üzere Kastamonu’nun bütün ilçeleri kendi içerisinde çok ciddi bir potansiyel barındırıyor. Bizim görevimiz bu potansiyeli açığa çıkarmak. Biz Türkiye yüzyılını inşa edecek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK kadroların birer mensubuyuz. Tek hedefimiz, Türkiye’nin ikinci yüzyılında artık kademe atlamış, daha ileriye gitmek üzere bütün yüklerinden kurtulmaya başlamış bir Türkiye olması. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yolculukta şerefli görevi verdiği bu memleketin evladıyım. Elbette bütün Türkiye’nin bakanıyım ama bu toprakların evladı olmaktan kaynaklı, buraların potansiyelini bilmekten kaynaklı tabii ki bir pozitif ayrımcılığı oluyor benim gönlümde. Bu memleketin, şehit vermiş, şehitler diyarı Kastamonu’nun Türkiye’nin ikinci yüzyılına vereceği çok büyük katkılar var. İnşallah bunları hep beraber yapacağız” diye konuştu.

“Söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık”

İlçenin hayvanlık sektöründe önemli bir merkez olacağını belirten Bakan Yumaklı, “Bu organize tarım bölgesine, harita üzerinden baktığımızda bir söz vermiştim. Bunun temeli şu tarihte atılacak demiştim ve atıldı. Kastamonu’nun bütün ilçeleri de dahil olmak üzere söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Neden? Çünkü biz AK Parti’yiz, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız ve Sayın Cumhurbaşkanımız eğer bir konuda söz vermişse onun yapılmama gibi bir ihtimali yok. Bunu hepimiz çok yakından biliyoruz. Değerli kardeşlerim bugün bu besi organize tarım bölgesinin önemi çok büyük. Yaklaşık 270 milyon liralık bir yatırım. Yaklaşık 81 besi işletmesi olacak ve 20 bine yakın da hayvan olacak. Dolayısıyla buradaki ticaretin gelişmesi için son derece önemli. Ama sadece bu konuda bir gelişme olmayacak, ticaretin artmasıyla beraber başta Devrekani olmak üzere bu civardaki bütün ilçelerin bundan faydalanması söz konusu olacaktır” şeklinde konuştu.

MHP’nin ilçe seçim ofisini ziyaret etti

Bakan Yumaklı, açılış programının ardından ilçe esnafını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Yumaklı, MHP’nin seçim ofisini de ziyaret ederek, partililerle sohbet etti. – KASTAMONU

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turkiyenin-hedefi-ikinci-yuzyilda-daha-ileriye-gitmek/feed/ 0
Bakan Kacır, “Arap-İslam Bilimler Tarihi” kitabının tanıtım etkinliğinde konuştu Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:33:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8634

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmenin Prof. Dr. Fuat Sezgin’in en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirterek, “Yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.” dedi.

Bilimler tarihi alanında dünyanın sayılı isimlerinden olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in “Arap-İslam Bilimler Tarihi” isimli 17 ciltlik eserinin Almancadan Türkçeye çevirisi, İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı tarafından yapıldı.

Bakan Kacır, eserin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki tanıtım etkinliğinde, 94 yıllık ömrünü medeniyetin ilmi birikimini gün yüzüne çıkarmaya vakfeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, aynı zamanda yüreği Türkiye için çarpan, Türkiye’nin istikbali için fikir çilesi çeken, emek veren, mücadele gösteren gerçek bir vatansever olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, paha biçilemez eserleri ömrüne nasıl sığdırdığını soranlara, “Eğer arkanızda inancınız varsa, o sizi yapıcı olmaya itiyorsa çok şeyler başarırsınız. Benim hayatımın sırrı budur.” derken, nasıl bir hayat yaşanması gerektiğini ifade ettiğini belirten Kacır, şöyle konuştu:

“İlim yolunda gayretten vazgeçmeyen, inançlı ve dosdoğru bir hayat. Fuat Sezgin hoca gibi bir ilim denizinin, ülkemizin ilerleyişine engel olan askeri yönetimler sebebiyle yurdunu terk etmek zorunda kalması, bu topraklar açısından büyük kayıp teşkil etmişti. Hocamızın değerini ancak geç zamanlarda idrak edebildik. Ülkemizin vesayetle, darbelerle boğuştuğu bir dönemde ülkesinden uzak yaşamak zorunda bırakılan hocamız, İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulunmaz eserlerini, çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle yani Almanca olarak yayınlamak zorunda kalmıştı.”

“İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz”

Bakan Kacır, bu günün 28 Şubat olduğuna işaret ederek, “Bu milletin evlatlarını eğitim hakkından, ilim çabasından, devletine hizmet etme gayretinden mahrum bırakmak isteyenlerin gerçekleştirdiği ve 1000 yıl sürecek zannettikleri postmodern darbenin yıl dönümündeyiz. Hocamızı andığımız bu günde burada buluşuyor olmak enteresan bir tevafuk oldu. Allah’a hamdolsun 28 Şubat 1000 yıl sürmedi çünkü o haklarından mahrum etmek istedikleri insanlar, bu ülkenin öz evlatları, bu toprakların ev sahipleriydi. Ev sahibinin üstüne kapıyı kapattığını zanneden kendisi dışarıda kalırmış.” dedi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, “Bunları geleceği değiştirmek, kıpırdatmak için yapıyorum. Ben bunu bütün insanlık için yapıyorum ama benim gizli ve esas hedefim memleketim, milletimdir.” diyerek, gurbette geçen yıllara rağmen kalbinin her daim vatan sevgisiyle çarptığını, vatanına duyduğu bağlılığı her fırsatta dile getirdiğini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptığı her çalışmanın, her araştırmanın altında yatan asıl motivasyonun bu topraklar ve bu toprakların insanları için daha iyi bir gelecek inşa etme arzusu olduğunu gözler önüne seriyordu. Almanya’daki kütüphanesini Türkiye’ye getirmek, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmek kıymetli hocamızın en önemli hedeflerinden biriydi. Bu anlayışla Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi hocamızın Batı dünyasını merkeze alan bilim tarihine eleştirel bir çözümlemeyle yaklaşan İslam’da Bilim ve Teknik eserini, TÜBA tarafından yapılan çevirisiyle Türkçe olarak yayınladık.

Ülkemizin bilim yolculuğunu en üst düzeyde himaye eden Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat takip ettiği çalışmayla; eserlerini, kitaplarını, birikimini ülkemize kazandırarak İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni kurduk. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile de İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz. Müslüman ilim insanlarının oluşturduğu bilgi birikiminin, insanlığın yolunu nasıl aydınlattığını hep birlikte keşfediyoruz. Önceki dönem yönetim kurulu üyesi olarak hizmet etmekten şeref duyduğum Vakfımız tarafından yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.”

“Köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz”

Bakan Kacır, bilimin birçok sahasında İslam ilim adamlarının katkılarına ışık tutan 17 ciltlik bu şaheserin Türkçeye tercümesini başarıyla gerçekleştiren İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfına ve bu projeye emek veren herkese teşekkür etti.

Tarih boyunca Müslüman toplumlar için bilimin, sadece bilgi edinme aracı olmanın ötesinde derin bir medeniyet ve kültürün temel taşı olageldiğini vurgulayan Kacır, “Bizim medeniyetimiz, ilk ifadesi ‘oku’ olan Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılıp, onun çizdiği çerçevede ilim talep edenlerin medeniyeti. Bizim medeniyetimiz, ‘İlim Çin’de de olsa gidiniz alınız’ diyen Peygamber Efendimizin ümmeti olma bilinciyle hareket edenlerin medeniyeti. Farabi, İbn-i Sina, Fergan, Biruni gibi tarihin yönünü değiştiren bilimin abide isimleri hep bizim gönül coğrafyamızdan çıktı. El Cezeri, Ali Kuşçu, Hezarfen Ahmet Çelebi gibi kıymetli isimler, hizmetlerini ve icatlarını hep bizim medeniyet sancağımız altında ortaya koydu.” dedi.

Kacır, kendilerinden sonra gelen bilim insanlarına adeta birer kutup yıldızı olarak yol gösteren bu müstesna şahsiyetlerin kazandırdıkları birikimin, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürdüğünü ifade etti.

3 kıtada boy göstermiş, hüküm sürmüş ecdadın bıraktığı tarihi ve kültürel mirasın da medeniyette yer etmiş bilim anlayışının tezahürü olduğuna işaret eden Kacır, şunları söyledi:

“Döneminin çok ötesinde mimariye ve tekniğe sahip camilerimiz, medreseler, rasathaneler, hanlar, kervansaraylar ve köprülerimiz, medeniyetimizin bilime ve tekniğe bakışı konusunda bize ışık tutmaya devam ediyor. Medeniyetler tarihini İslam medeniyetini görmezden gelerek yazmak asla mümkün değildir. Bilimde ve teknolojide çağ atlamış bir Türkiye inşa ederken köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz.

Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yaptığımız atılımlarla, uyguladığımız politikalarla, bilimsel çalışmaların ve teknolojideki gelişmelerin her daim destekçisi olduk, olmaya devam ediyoruz. Bilimsel çalışma kapasitemizi güçlendirerek, sadece elitlere açık olsun istenen bilim hazinelerinin kapılarını milletimizin tüm evlatlarına açıyoruz. Mazimizde olduğu gibi bu coğrafyayı, tekrar bilimin ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine adım adım dönüştürüyoruz.”

“Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür”

Bakan Kacır, 2002’de 40 şehirde sadece 76 üniversite olduğunu belirterek, “Bilimsel araştırmalar için kısıtlı imkanlara sahiptik. Bugün ise 81 şehrinde 208 üniversitesiyle milyonlarca genci yüksek öğrenimle buluşturan bir Türkiye’den söz ediyoruz. Bu adımları atarken hep karşı çıkanlar, üniversite sayısındaki artışın bilimde yükseliş anlamı taşımadığını söyleyenler oldu. Oysa aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısını 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükselttik. Dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22. sıradan 16. sıraya çıktık.” ifadesini kullandı.

Teknolojide taşıdıkları bağımsızlık şiarının, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da teminatı olduğu inancıyla bilimsel çalışmaların raflara hapsolmasını engellediklerini belirten Kacır, şunları kaydetti:

“Sıfırdan inşa ettiğimiz AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle bilimin kalkınma yolculuğumuza hız vermesini sağladık. Bilimin ve teknolojinin ülkemizin dört bir yanında 7’den 70’e adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla benimsenmesi amacıyla Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu milletimizle paylaştık. Bugün 101 teknoparkı, 1600’ü aşan AR-GE ve Tasarım Merkezi, ülkemiz için stratejik projelere ev sahipliği yapan TÜBİTAK ve tüm üniversitelerdeki enstitülerimiz, 272 bin AR-GE personelimizle Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür.

Bayraktar TB2, Gökdoğan, Bozdoğan, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Togg, İmece, Kaan ve insanlı ilk uzay bilim misyonumuz işte bu altyapının eseridir. Tüm bu eserleri milletimize kazandırırken, ışığın bu topraklardan yükselmesini bekleyen, Türkiye’nin düşmemesi için yeryüzünün dört bir köşesinde dua eden masumların mesuliyetini taşıdığımız şuuruyla hareket ediyoruz. İnsanlık tarihinde yeni ve keskin bir dönemeçten geçmekte olduğumuz bir hakikat.

Yüz milyonlarca insanın harplerde öldürüldüğü 20. yüzyılın ardından insanlık ailesinin daha olgun bir düzeye erişeceği, çatışmaların sönümleneceği, liberal kapitalist düzenin herkesçe kabullenileceği ve her yere yeterince refah dağıtacağı gibi kabuller hızla geçerliliğini yitirdi. Müesses nizamın kural koyucuları hızla kendi vazettikleri prensipleri terk ediyorlar. Serbest ticaret artık eskisi kadar popüler değil, yerine korumacılık daha revaçta. Çatışmasızlık şöyle dursun, sorunsuz coğrafya kalmadı dünyada.”

“Bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi inşa etmeye devam edeceğiz”

Kacır, toplam refah artışının yaşanıyor gibi olduğunu ancak yeryüzündeki adaletsiz paylaşımın can yakıcı bir gerçek olduğunu belirterek, “Sahra Altı Afrika ülkelerinde halen beklenen yaşam süresi 50 yılın dahi altında. Elektrik, su, ilaç gibi en temel ihtiyaçlara erişimi kısıtlı yüz milyonlar var.” diye konuştu.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan neredeyse hiçbir müessesenin fonksiyon icra edemediğinin gün yüzü gibi ortaya çıktığını söyleyen Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun da ötesinde güçlünün hukuku korunurken gerçek hak sahibinin ezildiği, doğada en vahşi kabul edilen canlılarınkinde dahi görülmeyecek çarpıklıkta hukuksuz bir dünyada yaşayakaldık. Bu hukuksuz dünyanın ömrünün uzun olmayacağını tahmin etmek zor değil, ancak bu hukuksuz dünyanın insanlığın canını daha ne kadar yakacağını tahmin etmek de pek kolay değil. Bütün bu hukuksuzlukların ivmesi, bilim ve teknolojide ilerlemeyle yükseliyor.

Yıkıcı teknolojilerde dönüşüm rüzgarı hiç olmadığı kadar hızlı esiyor. Yapay zekanın, biyoteknolojinin ve kuantumun bir arada ortaya çıkaracağı etkinin boyutunu kestirmek çok zor. İnsani değerlerden yoksun güçlerin elinde olduklarında, insanlığın sonunu getirme potansiyeli taşıdıkları da yine bir gerçek. Belki iç karartıcı bu tabloda yeryüzünde bir umut ışığı parıldıyorsa eğer inanın bu Türkiye’mizin ışığıdır.

Yüzyıllar sonra yeniden bilim ve teknolojide iddia kazanmış, savunma teknolojilerinde mucize sayılabilecek başarılara imza atabilmiş ve yeryüzünde adalet ve merhameti hakim kılmayı amaç edinmiş bir Türkiye, tarihten bu yana taşıdığı medeniyet misyonuyla insanlık umudunun adeta kalesi gibi. Bu anlayışla bugün buradaki birlikteliğimizi çok kıymetli görüyorum. Bu umudu yükseltebilmek adına Türkiye Yüzyılı’nda hep birlikte daha çok çalışacağız ve bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde inşa etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı öngörmekteyiz” https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:42:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8598

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” programında, şehirde faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşları bir araya getirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla Atatürk Kongre Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki programa, sivil toplum kuruluşları ve hemşehri derneklerinin temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programa Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, ilçe belediye başkanları, BTSO Başkanvekili İsmail Kuş, Esnaf Kefalet Üst Birlik Başkanı Bahri Şarlı, siyasi parti, sendika, kamu kurumları ve meslek odalarının temsilcileri de katıldı.

“Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, eşsiz tarihi, coğrafyası, kültürel zenginliğiyle gözü ve gönlü doyuran yeşil Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Ülkenin dört bir yanında sivil toplum kuruluşlarıyla, esnafla ve iş insanlarıyla bir araya geldiklerini belirten Bakan Işıkhan, buluşmalarda toplumsal ve çalışma hayatına dair konularda fikir alışverişlerde bulunduklarını anlattı. Tüm paydaşların fikirlerine önem verdiklerini belirten Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde ‘daha iyisini nasıl yapabiliriz’ yaklaşımıyla çalışıyoruz. ‘Aşk ile çalışan yorulmaz’ diyerek bizler de yorulmuyoruz. Bakanlık olarak Bursalıların hizmetindeyiz. Esnaf, çiftçi, memur, girişimci fark etmeksizin her ölçekte üretime, istihdama ve kalkınma sürecine destek olan herkese destek oluyoruz. Önümüzdeki ay açıklanacak istihdam ve iş gücü verilerinde güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. İstihdamda ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içerisindeyiz. Öncü göstergeler mart ayında hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarının ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ‘iş-pozitif kadın istihdam projesi’ kapsamında sunduğumuz teşvik ve desteklerle iki hafta gibi kısa sürede 15 binden fazla kadını İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirdik. Kadın istihdamının artmasını çok önemsiyoruz. Bundan sonra da iş gücüne katılıma destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Bursa belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur”

Sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte uyumlu bir şekilde hareket etmeye özen gösterdiklerini belirten Bakan Işıkhan, milletin ve ülkenin menfaatleri doğrultusunda maksimum desteği vermeye çalıştıklarını dile getirdi. Sivil toplum kuruluşlarının sahanın gözü ve kulağı olduğunu belirten Işıkhan, gelen her talebin kendileri için değerli olduğunu vurguladı. Bursa’yı da sosyal ve ekonomik açıdan bir çekim merkezine dönüştürmek istediklerini anlatan Işıkhan, “Bursa, 2004 yılından bu yana gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu göstermiştir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 31 Mart’ta tekrar Bursalıların teveccühünü kazanarak ipi göğüsleyecektir. Payitaht Bursa’mız belediyeciliğin en iyisine layıktır. Bursa her yönüyle vizyoner bir yerel yönetim anlayışıyla Başkan Alinur Aktaş tarafından idare edilmiştir. Bursa’nın gelişim odaklı belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik anlayışımızda da vardır. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu vizyon Alinur Aktaş başkanımızda vardır. Bursa, 65 yıllık otomobil maceramızın mutlu sona ulaştığı yerli ve milli aracımız Togg’un milletimizle buluştuğu şehir olarak adını kalkınma tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Bursa Türkiye Yüzyılı’nda gençlerin, kadınların, geleceğe umutla bakan herkesin yoluna ışık saçan bir yıldız olmaya devam edecektir” dedi.

Bursalı çiftçilere müjde

Bursalı çiftçilerin Ziraat Odası kayıtlarıyla ilgili yaşadığı sıkıntılı konuya da değinen Işıkhan, “Konu bizlere iletildi. Özellikle Yenişehir Ziraat Odası’na bağlı yaklaşık 5 bin çiftçimizin 2015 sonrası sigortalık hizmetlerinin iptal edildiğini ve bazı çiftçilerin emeklilik şartlarını kaybettiklerini öğrendik. Konuyu öğrenir öğrenmek çalışma başlattık. Bursalı çiftçilere müjde vermek istiyorum. Çiftçilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için 2015 tarihine kadar Tarım Bağ-kur kapsamında hizmeti olanların sigortalılıklarının bu tarihten sonra devam ettirilmesinde Tarım ve Orman İl-İlçe Müdürlüğü kayıtları esas alınacaktır. Ziraat Odası kaydı iptal edilen çiftçilerimizin kayıtlarını Tarım ve Orman Müdürlüklerine getirmeleri halinde sigortalılıklarının devamını sağlayacağız. Çiftçilerimizin mağduriyetini de çözmüş olacağız” diye konuştu.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ise konuşmasında, bu topraklar için değer üreten kuruluşların varlığıyla gurur duyduklarını söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının da medeniyet köklerini yaşatan, kültür ve değerler sistemini buluşturan önemli bir görevi yerine getirdiğini anlatan Demirtaş, sivil toplum kuruluşlarının her zor zamanda devletin yanında yer alarak tüm gücüyle destek olduklarını da hatırlattı. Ülkenin gelişimi için yılmadan, yorulmadan mücadele eden, Türkiye’yi daha ileriye götürmek adına emek veren tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Demirtaş, Türkiye’de yaşanan değişim ve dönüşüme sendikalar, iş insanları, ziraat odaları, kooperatifler, vakıflar, dernekler ve iş ve meslek odalarının da ciddi katkı sunduğunu hatırlattı.

Şehrin ekonomisine destek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 17 ilçesi ve bin 60 mahallesiyle Bursa’nın çok dinamik bir şehir olduğunu söyledi. Bursa’nın Güney Marmara’nın üretim üssü olduğunu belirten Aktaş, sanayi şehri olmanın yanında tekstil, kültür, turizm ve tarım şehri Bursa’nın ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. 2017’de 184 milyon dolar olan tarım ihracatının 2022’te 569 milyon dolara yükseldiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Son 5 senede zor süreçler geçirdik. Pandemiyi, yangınları, selleri ve asrın felaketi olan depremleri yaşadık. Bu süreçleri en az kayıpsız atlatabilmek için çok çalıştık. Ciddi sosyal yardımlarda bulunduk. Esnafa dokunan işler yaptık. Bakkal destek çeklerini kimseyi rencide etmeden halkımıza ulaştırdık. Bu uygulamayı Türkiye’de ilk biz hayata geçirdik. Son olarak bin 500 liralık 50 bin sosyal destek çekimizi, tamamen Bursa’daki bakkallarda geçmek kaydıyla dağıtıyoruz. Ulaşımı sübvanse ettik. Tarım da bizim öncelikli konularımızdan bir tanesidir. Rakamların bu kadar yükselmesindeki ana etkenlerden bir tanesi fide fidan destekleridir. Şehrin ekonomisini standart belediyecilik hizmetlerinin haricinde destekleyecek altyapıyı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar verdiğiniz desteklerden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından program, soru cevap bölümüyle devam etti. – BURSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Gençlerin eğitim ve iş imkanları arttı https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/ https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:30:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8592

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı.” dedi.

Göktaş, Anadolu Ajansı’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı koordinasyonunda “Yetenek Her Yerde” temasıyla Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde üniversitenin Gençlik Merkezi’nde düzenlenen İç Anadolu Kariyer Zirvesi’nde (İKAF’24) yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı’nın kapısının aralandığı bugünlerde, gençlerin artık geleceğin mimarları arasına girmeye hazır olduğunu söyledi.

Gelinen bu seviyenin hem eğitim sisteminin hem de iş dünyasının yetkinliğinin ne kadar arttığını gösterdiğini, gençlerin eğitim imkanlarına kolaylıkla erişmesi, iş dünyasının onlara istihdam sağlayacak fırsatlar sunmasının geleceğin Türkiye’sine doğru emin adımlarla ilerlediklerinin kanıtı olduğunu vurgulayan Göktaş, “Farklı yollardan ilerlemek, bugün bizi ortak bir noktada birleştirdi. Her alanda nitelikli iş gücü olmaya hazır gençlerimiz, onları hayallerine kavuşturacak, ülkemizi başka bir vizyona taşıyacak girişimcilerle bir araya geldi. Oluşan bu müthiş sinerji, yeni Türkiye’nin eseri. Türkiye, artık bu ülkenin tüm evlatlarına eşit hak ve fırsatlar sunan kadim kültürüne geri döndü.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinatörlüğünde yürütülen Kariyer Fuarlarının “Yetenek Her Yerde” söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdiğini ve okumaya istekli, keşfetmeye meraklı gençlerle verimli etkinlikler gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Fuarlar sayesinde çalışıp üretmeye, hayalleri için harekete geçmeye hazır birçok gencin kamuda ya da özel sektörde istihdam fırsatı yakaladığını anlatan Göktaş, “Kariyer Fuarımız, gençlerimiz için gerçek bir çalışma hayatının kapılarını açıyor. Böylelikle gençlerimizin eğitim alma, kendilerini iyi yetiştirme motivasyonları artıyor. Gençlerimizin hayalleri net hedeflere dönüşüyor. Gerek kamu gerek özel sektör, nitelikli ve dinamik iş gücüyle buluşup canlanıyor. Kalkınma hızımız artıyor, refahımız yükseliyor. Her şeyden önemlisi, Türkiye kazanıyor.” diye konuştu.

“Milli teknoloji sanayisinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz”

Göktaş, Türkiye’nin, bugün gençlerin dehası ve azmiyle önemli eserlere imza atan bir ülke olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisi, yerli otomobil ve uzay çalışmalarımız başta olmak üzere Türkiye artık beyin göçünü tersine çeviren, parlak zekaları ağırlayan önemli bir cazibe merkezi haline geldi. KAAN’da ve milli teknoloji sanayisinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz. Elbette başarı tesadüf değildir. 22 yıldır ülkemizin her alanda gelişmesi için çok önemli hizmetleri milletimize kazandırdık. Bu hizmetleri çok daha ileriye götürecek olan sizlersiniz, hizmet yarışında bayrağı size teslim edeceğiz. Sizlere bu konuda inancımız, güvenimiz sonsuz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’nin yetiştirdiği gençler milletimiz adına insanlığa hizmet eden ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getiren seçkin kadroları oluşturacaklar.”

Bakan Göktaş, gençlere geleceğin liderleri olarak yetişmesi için imkan sağlayan Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’ne, bu yıl fuara ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi ve paydaş üniversitelere, gençlere istihdam sunmaya hazır tüm kamu ve özel sektör temsilcilerine teşekkür etti.

Bir milletin en kıymetli hazinesinin insan olduğuna değinen Göktaş, şunları aktardı:

“Yeni nesillerle bu hazinenin değerinin artacağına yürekten inanıyorum. Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler.

İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı.”

Bölgesel Kariyer Fuarlarının sayısı artacak

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay da Eskişehir’de 37’nci bölgesel kariyer fuarını gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı.

2019 yılında ilk kez 11 bölgede düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarlarında 70 bin öğrencinin organizasyonlara katıldığını anlatan Atay, 2024 yılı itibarıyla 500 bin kişiye yaklaştıklarını ifade etti.

Bölgesel Kariyer Fuarının sayısı artırmak zorunda olduklarını belirten Atay, “Çünkü bütün üniversitelerde, kariyer merkezlerimiz yetenek kapısı üzerinden çok etkin bir şekilde bunu kullanır hale geldiler. Bütün üniversiteler diyorlar ki ‘Artık biz kendi kariyer fuarımızı kendimiz yapmak istiyoruz’. Bizim de zaten olmasını istediğimiz şey buydu. Önümüzdeki yıl bu sayıyı artıracağız. Bütün illerde yapacağız. Bütün iller bunu yapabilir, yapmalı. Bütün üniversitelerde yapmalı. Mesela bizim, Ankara’daki kamu kurumlarımızın hepsini 81 il veyahut da 200 üniversitemize göndermek gibi bir şansımız yok. Bu çok büyük, onların işleri açısından da sorun oluşturuyor ama bu 11 sayısını artıracağız.” diye konuştu.

İstanbul ve Ankara gibi büyük illerde bölgesel kariyer fuarı yapmadıklarını dile getiren Atay, “Çünkü zaten oralardakiler merkeze daha yakın, iş dünyasına daha yakın, devlete daha yakın, iş bulma olanakları daha fazla oluyordu. Şimdi önümüzdeki dönemde İzmir’de arkadaşlar uluslararası sağlık ve estetik kariyer fuarı yapıyoruz. Bu Orta Asya ve Afrika başta olmak üzere Avrupa dahil dünyanın her tarafından kişilerin bir araya geleceği bir yer olacak. Aynı zamanda İzmir biliyorsunuz, Bergama sağlığın doğduğu yer.” dedi.

İstanbul’da finans merkezi kurduklarını aktaran Atay, ticaretin İstanbul’dan döndüğüne dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Lojistik, İstanbul’dan yürüyor. Yine uluslararası bir fuarı İstanbul’da önümüzdeki dönemde yapacağız. Orta Anadolu’da yine var. Ankara’da uluslararası savunma sanayisi kariyer fuarı yapacağız. Hepimizi çok yakından ilgilendiren beslenmeyle ilgili de Adana’da tarım, gıda ve hayvancılık uluslararası kariyer fuarı yapmayı planlıyoruz. Bunları Cumhurbaşkanlığı olarak koordine ettiğimizde, bölgedeki üniversitelerimiz, siz gençlerin birlikte olduğu bu organizasyonlarla çok büyük başarılar elde edeceğimizden hiç kuşkumuz yok. Hedefimiz, nihai hedefimiz ve söylemimiz, Türkiye pek çok alanda olduğu gibi dünyanın yetenek üssü olacak arkadaşlar. Batılı şirketler diyecekler ki ‘Bir Türk bulamıyor muyuz, bu sorunu çözmek için? ya da bu işin başına. Bir Türk bulamıyor muyuz?’ Bunu diyecekler, buna inanın. Ben inanıyorum. Lütfen siz gençler de inanın. Dünyanın her tarafında sizler çok etkin görevlerde olacaksınız. Dünyanın her tarafından da son derece nitelikli gençler bu ülkeye gelmek isteyecekler. Eğitim almak için, kendilerini geliştirmek için daha iyi fırsatlara ulaşmak için.”

AK Parti Eskişehir milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı İdris Nebi Hatipoğlu da programda katılımcılara hitap etti.

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve diğer ilgililerin de katıldığı fuarda, Bakan Göktaş beraberindekilerle stantları gezdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/feed/ 0
Irak’ın Süleymaniye kentinde KYB’nin PKK/YPG’ye verdiği destek güvenlik sorununa neden oluyor https://www.akittvhaber.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:36:46 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8576

Irak’ın Süleymaniye kentindeki vatandaşlar, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) terör örgütü PKK/YPG’ye alan açarak destek vermesinin kentte güvenlik sorunu, yatırımların engellenmesi ve mağduriyete neden olduğunu, hükümet ve halka zarar verdiğini belirtiyor.

Süleymaniyeliler, KYB’nin terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve çevresindeki desteğinin komşu ülkelere olduğu gibi bölge halkı için de tehdit oluşturduğunu düşünüyor.

AA muhabirine konuşan Süleymaniyeli araştırmacı-yazar Cemal Abdullah, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümetinin siyasetinin çok açık olduğunu belirterek, “Irak’ın bir parçası olarak herhangi bir silahlı örgütün komşular için tehdit oluşturmasına izin vermez.” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen KYB’nin IKBY hükümetinin bağlı olduğu güvenlik politikalarına uymadığını vurgulayan Abdullah, KYB’nin terör örgütüne destek veren uygulamalarının da hükümetin politikalarının bir parçası olmadığını söyledi.

Abdullah, “Süleymaniye’de (KYB) bir parti karar alıyor, hükümet değil. Bu durum Süleymaniye’de güvenlik, siyasi ve idari bir kaos doğurmuştur. KYB lideri, yargı, yasama ve yürütme organlarına danışmadan kendi başına hüküm veriyor.” diye konuştu.

“Kendi çıkarlarımızı, sınırlarımızda halkımızdan haraç alan PKK’ya kurban edemeyiz.” diyen Abdullah, terör örgütüyle işbirliğinin bölge halkı için oluşturduğu zarara ilişkin ise “Süleymaniye’de yatırımcılar güvenlik nedeniyle yatırım yapamıyor, çünkü siyasi istikrar yok. Bu sorumsuzca politikalar halka ve hükümete zarar veriyor.” uyarısında bulundu.

“Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam”

Abdullah, terör örgütü PKK’nın Türkiye’ye karşı oluşturduğu tehdidin hem Irak anayasasına hem de uluslararası prensiplere ve hukuka aykırı olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin kendisi için tehdit kaynağı olan yapılara karşı harekete geçme hakkı olduğunun altını çizen Abdullah, “Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam. Çünkü PKK Türkiye için tehdittir.” dedi.

Abdullah, KYB’nin terör örgütüne verdiği destek konusunda kendisini düzeltmesi ya da Türkiye’nin kendisine karşı politikalarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin, terör örgütüne destek verilmesi nedeniyle Süleymaniye Havalimanına hava sahasını kapattığını hatırlatan Abdullah, “Şimdi Erbil’den Diyarbakır uçuşları da başlıyor. Erbil’de ortak ticaret var, karşılıklı saygı var, ortak çıkarlar var. Çünkü PKK’ya destek vermiyorlar.” diye konuştu.

“Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz”

Süleymaniye’de esnaflık yapan Sever Cemil de kentin idaresini ellerinde bulunduran KYB’li yöneticileri “kayıtsızlıkla” suçlayarak, bu süreci endişeyle geçirdiklerini söyledi.

Güvenlik kaygısı nedeniyle kamera karşısında konuşmak istemediğini belirten Cemil, “Görüntülü konuşmak istemiyorum, çünkü sorun yaşarım. Süleymaniye çarşısı esnafını hiç bu kadar tereddütlü ve mağdur görmemiştim.” dedi.

Cemil, Süleymaniye’de halihazırda maaşların verilmemesi ve işsizlik nedeniyle çok kötü bir süreçten geçildiğini vurgulayarak, bölgede teröre verilen desteğin mevcut durumu daha kötü hale getirdiğine ilişkin şunları söyledi:

“Ne yazık ki Süleymaniye’yi yönetenler yaşananlara karşı çok ilgisiz ve kendi çıkarlarını halkın önünde tutuyorlar. Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz. Yıllarca barış yanlısı olduğumuzu ispat etmek için mücadele ettik. Şimdi komşularımız için tehdit unsuru haline geldik, bu da bize karşı uygulanan bir ambargoya neden oldu.”

“Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri”

Süleymaniye Turizm Firmaları Odası Başkanı Ata Enver de bölgeye yönelik uçuşlara Türkiye’nin hava sahasını kapatma kararının turizm ve ekonomiyi çok olumsuz etkilediğini belirtti.

Turizm firmalarının Türkiye ile çok iyi ilişkilerinin bulunduğunun altını çizen Enver, “Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri. Kış aylarında haftada 5, yazın ise 15 uçak seferi gerçekleştiriliyordu.” ifadelerini kullandı.

Süleymaniye’deki turizm firmalarının yüzde 60’ının iş alanının Türkiye olduğunu vurgulayan Abdullah, bölgeden Türkiye’ye gitmek isteyen vatandaşların Kerkük ve Erbil havalimanlarını kullandıklarını dile getirdi.

Terör örgütü PKK’nın Süleymaniye’deki varlığı

Terör örgütü PKK, KYB’nin verdiği destekle Süleymaniye ve çevresinde sözde siyasi yapı ve uzantıları dahil terörist yapılanmasını sürdürüyor.

KYB, terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve kırsalda açtığı alanın yanı sıra, Suriye-Kandil arasında lojistik destek ve teröristlere askeri eğitim de veriyor.

İran-Irak sınırındaki çeşitli noktalarda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık yapan PKK’lı teröristler, kırsalda ise sözde kontrol noktaları kurarak yol kesme, haraç alma ve adam kaçırma gibi terör eylemleriyle bölge halkı için tehdit unsuru olmaya devam ediyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’nin Şubat 2021’de yaptığı açıklamaya göre, terör örgütü PKK’nın bölgede dağları ve yerleşim alanlarını işgali nedeniyle 800 köyün yeniden inşası tamamlanamazken, terör örgütü çiftçilerin topraklarına erişimini de engelliyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/feed/ 0
Finlandiya Büyükelçisi: İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerekiyor https://www.akittvhaber.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:18:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8529

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen, Gazze’de tüm sivillerin çok fazla acı çektiğini belirterek, “İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini düşünüyoruz, bu çok önemli.” dedi.

Ankara’daki görevine Eylül 2023’te başlayan Büyükelçi Hamalainen, Türkiye’deki hayatını ve iki ülke ilişkilerini AA muhabirine anlattı.

Hamalainen, Türkiye’yi kültürel ve tarihi açıdan “hazine”ye benzeterek, Ankara’da diplomat olarak görev yapmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

“Kış mevsiminin uzun ve karanlık geçtiği bir kuzey ülkesinden geliyorum, güneşin gün boyu parladığı daha iyi bir yer (Türkiye) olamaz.” diyen Hamalainen, Ankara’da günlerinin yoğun geçtiğini, yeni insanlarla tanıştığını ve burada çalışmaktan keyif aldığını dile getirdi.

Hamalainen, “Burası harika bir ülke ve şunu da söylemeliyim ki Türkiye büyük bir ülke. Tükiye’nin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, buraya (Türkiye’ye) taşındığınızda anlıyorsunuz.” diye konuştu.

Daha önce ailesiyle Alanya’da tatil yaptığını kaydeden Hamalainen, İstanbul’a da ilk kez 1986’da eşiyle öğrenciyken geldiğini belirtti.

Hamalainen, Türkiye’ye dair geniş bir bakış açısına sahip olduğunu dile getirerek, Türk halkıyla iletişim kurmanın kolay olduğunu ve bundan keyif aldığını aktardı.

Fin ve Türk halkı arasında pek çok ortak özellik olduğuna işaret eden Hamalainen, “Bu ülkenin her yerinde tanıştığım insanların cömertliği, misafirperverliği ve dostluğu harika ve inanılmaz. Çok özelsiniz.” dedi.

Yaşadığı elçilik konutuna Finlandiya’dan getirdiği, modern ve geleneksel desenlerin yer aldığı halıları seren Hamalainen, büyük bir halı tutkunu.

Hamalainen, yıllar önce Türkiye’ye geldiğinde, buradan da halı satın aldığını, göreve geldiğinden bu yana da halılarıyla ünlü Uşak’ı ve İstanbul’u görme imkanı bulduğunu söyledi.

Uşak’ı, Finladiya’nın Paimio kenti arasında işbirliğini hedefleyen bir projenin açılışı dolayısıyla ziyaret ettiğini anlatan Hamalainen, “Uşak’tan halı almak isteniyorsa önceden sipariş verilmesi gerektiğini öğrendim, bu yüzden son gidişimde alamadım. Ama daha önceki ziyaretlerimde halıları incelemiştim, halı almak için sabırsızlanıyorum, halıları seviyorum.” diye konuştu. Hamalainen, Uşak’ta insanların misafirperverliğinden de çok etkilendiğini dile getirdi.

Kısa süre önce Şebiarus etkinlikleri için Konya’yı ziyaret ettiğini belirten Hamalainen, etkinliği çok özel ve güzel bulduğunu, Türkçe öğrenmeye başladığını kaydetti.

“100 yıllık gerçek bir dostluk”

Finlandiya ve Türkiye’nin, tarihten gelen iyi ilişkilere sahip olduğunu belirten Hamalainen, “Türkiye, Finlandiya’nın bağımsızlığını tanıyan ilk devletlerden biriydi. İlişkiler o zaman başladı. Bu yıl, 1924’te imzalanan dostluk anlaşmamızın 100. yılını kutlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Hamalainen, 1800’lerin son dönemlerinde Finlandiya halkını anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabına da atıfta bulunarak, “Bizi tarihten bugüne bağlayan birçok şey var. Finlandiya’nın kuzeyinden güneyine kadar pek çok benzerlik olduğunu düşünüyorum. 100 yıllık gerçek bir dostluk olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.

Finlandiya ve Türkiye’nin arabuluculuk işbirliğinin önemini vurgulayan Hamalainen, dünyada yaşanan son gelişmelere değinerek, “Arabuluculuğa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmakta.” dedi.

Hamalainen, Finlandiya-Türkiye arasında yükselen ticaret rakamlarına işaret ederek sürdürülebilir kalkınma, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarında birçok imkan bulunduğunu ve Türkiye’nin de bu alanlarda işbirliğine istekli olduğunu anlattı.

“İkili ticaret rakamlarımız son yıllarda çok olumlu bir gelişme gösterdi.” diyen Hamalainen, iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasına önem verdiğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine adaylığına ilişkin, “Biz, Türkiye’nin AB perspektifini gerçekten her zaman destekledik.” ifadesini kullandı.

Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği

Hamalainen, Finlandiya’nın NATO’ya katılma sürecine Türkiye’nin katkısından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bunun Finlandiyalılar için önemini vurguladı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının ardından ülkesinin NATO’ya katılma gibi önemli bir karar aldığını hatırlatan Hamalainen, şunları kaydetti:

“Ülkenizi savunabilmek için yeteneğinizi ve kapasitenizi yüksek tutmanın önemli olduğunu hissettik ve ittifaka katacağımız çok şey olduğuna inanıyoruz. Aynı zamanda ittifaktan bir şeyler aldığımızın da farkındayız.”

Büyükelçi Hamalainen, yeni NATO üyesi Finlandiya’nın, Türkiye’yi güvenlik ve savunma politikası açısından önemli gördüğünü belirterek, gelecekte bu konularda diyaloğun yoğunlaştırılması gerektiğini aktardı.

“Finlandiya açısından bakıldığında, Türkiye’nin bölgedeki siyasi zorluklardaki uzmanlığı ve savunmaya yaptığı katkı oldukça ilgi çekici.” değerlendirmesini yapan Hamalainen, NATO’nun kuzey kanadı ile güney kanadının işbirliğini gelişmeye başlamasının önemli olduğunu belirtti.

Hamalainen, ayrıca, iki ülke halkı arasında iletişimin artırılması ve ilişkilerin güçlendirilmesi açısından da öğrenci değişim programlarının önemli olduğuna vurgu yaptı.

Gazze’de ateşkes vurgusu

Hamalainen, Finlandiya’nın, Rusya-Ukrayna Savaşı’na gösterdiği hassasiyeti Gazze’de gösterip göstermediğine ilişkin soruya, “Bence (gösteriyor). Bu soruyu çok tartışıyoruz. İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini düşünüyoruz, bu çok önemli.” yanıtını verdi.

Gazze’de tüm sivillerin çok fazla acı çektiğini vurgulayan Hamalainen, önemli olanın gerilimin daha da tırmanmaması gerektiği ve ateşkesin sağlanması olduğunu söyledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/feed/ 0
Vahap Seçer: Mersin’e hizmet ediyoruz, herkes bizim eşit yurttaşımız https://www.akittvhaber.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:00:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8517

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Mezitli İlçesi’ne bağlı Seymenli Mahallesi’nde halk buluşması gerçekleştirdi. Hizmetlerinde hiçbir zaman siyasi ayrım gözetmediklerini dile getiren Seçer,  “Biz Mersin’e hizmet ediyoruz. İnsanlar arasında fark gözetmeksizin hizmet yapıyoruz. Eşit yurttaşlığı belediyecilik hizmetlerimizle gösteriyoruz. Biz herkesi kucaklıyoruz. Ben herkesin belediye başkanıyım. Herkes bizim eşit yurttaşımız” dedi.

Başkan Seçer’e halk buluşmasında CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz, CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer de eşlik etti.

Mahalle halkı tarafından coşkuyla karşılanan Başkan Seçer, Mersin ve Mersin’in huzuru için çalıştıklarını belirterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de sosyal belediyecilikte örnek bir belediye olduğunun altını çizdi. Seçer, “Biz Mersin’e hizmet ediyoruz. İnsanlar arasında fark gözetmeksizin hizmet yapıyoruz. Eşit yurttaşlığı, belediyecilik hizmetlerimle gösteriyorum.Biz herkesi kucaklıyoruz. Ben herkesin belediye başkanıyım” dedi.

“HERKES BİZİM YURTTAŞIMIZ”

Hizmetlerinde hiçbir zaman siyasi ayrım gözetmediklerini de dile getiren Seçer, “Burada AK Parti’ye İYİ Parti’ye, MHP’ye, DEM’e, Türkiye İşçi Partisi’ne, Gelecek, DEVA gibi birçok siyasi partiye gönül vermiş insanlar olabilir. Biz hizmet yaparken insanların partisini görmeyiz, görmememiz lazım. Biz herkesin desteğini istiyoruz. Çünkü hizmet götürürken herkese hizmet yaptık. İttifak varsa hizmet ittifakı olsun. Mersin Büyükşehir’de hizmet var. Hizmetimizden memnun olan AK Partililer de bize oy versin. Ben AK Parti’nin görüşünü benimsemiyorum ama AK Partili yurttaşım benim yurttaşım değil mi? Aynı evden AK Partili de çıkıyor, DEM’li de çıkıyor, CHP’li de çıkıyor. Herkes bizim eşit yurttaşımız” diye konuştu.

“SOSYAL HİZMETLER KONUSUNDA TÜRKİYE’DE DE BİR NUMARAYIZ”

Hayata geçirdikleri sosyal politikalardan da söz eden Seçer, Mahalle Mutfakları’ndan Ramazan Kolisi’ne, Glütensiz Gıda Paketi’nden El Bebek Gül Bebek desteğine kadar gerçekleştirdikleri desteklerin kentin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi her yurttaşa ulaştığını belirterek, bu tür hizmet ve destekleri halkın parasıyla yaptıklarını vurguladı. Üniversiteye ve liseye hazırlanan çocuklar için 27 farklı noktada ücretsiz kurs merkezi açtıklarını söyleyen Seçer, “Biz eğitimde fırsat eşitliğinden yanayız. Bir velinin 50-70 bin lirası var, çocuğunu dershaneye gönderiyor. Olmayan ne yapacak? Bizim kurs merkezlerimize gönderin. Üniversiteyi kazanan öğrencilere de ilk yıl eğitim yardımı desteği sunuyoruz. Sosyal hizmetler konusunda Türkiye’de bir numarayız” dedi.

“MERSİN’DE HUZUR VE GÜVEN VAR; ÇÜNKÜ VAHAP BAŞKANINIZ VAR”

Mersinliler için çalıştıklarını ve çalışmaya da devam edeceklerini kaydeden Seçer, şöyle devam etti:

“Öğrencilerimiz otobüse 1 TL’ye biniyor. Var mı Türkiye’de böyle örneği? Mersin öğrenci kenti. Öğrenciler okuma salonlarına gidiyorlar. Üniversite öğrencileri Çamaşır Kafe’de çamaşırlarını yıkayabiliyorlar, etkinliklere, sahile gidiyorlar. Sahilde kafeler, çocuklarınızı götüreceğiniz parklar, trafik sahası var. Hepsi ranta değil, halka ait. Sahili sizlere açtık. Halkımız sahile gidiyor, zamanını orada geçiriyor.”

Mersin’de huzur ve güven olduğunu söyleyen Seçer, “Çünkü sizin Vahap Başkanınız var. Hepinizi seviyorum” dedi.

“HİZMETİN VE İNSANLARI KUCAKLAMANIN NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU SİZLER SAYESİNDE GÖSTERECEĞİZ”

Yaklaşan yerel seçimler ile ilgili de konuşan Seçer, Büyükşehir’in uygulamalarından ve hizmetlerinden memnun olan her yurttaşın oyuna talip olduklarını kaydederek, “Ben inanıyorum, seçimlerde buradan Türkiye’ye örnek olacak bir netice çıkacak. ‘Mersin gibi çok farklı yapıların ve siyasi görüşlerin olduğu bir yerde açık ara CHP’li Vahap Seçer birinci çıktı’ dedirteceğiz. Bunun sihri insanlara hizmet etmek ve insanları sevmektir. Bunu tüm Türkiye’ye göstereceğiz. Hizmetin, insanlara gitmenin, onları kucaklamanın ne kadar değerli olduğunu sizlerin sayesinde göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

TUNCER: “BU TABLO TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMALI”

CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer de, mahalle sakinlerinin samimi karşılamalarından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Şu an aday olarak geldim, destek verirseniz 1 Nisan’dan sonra Belediye Başkanı olarak geleceğim. Bu tablo Türkiye’ye örnek olmalı. Ne kadar güzel, ayrıştırmadan birleştirmek için geliyoruz. Umarım buradaki coşku, birlik ve beraberlik Türkiye’ye de örnek olur. Biz bu halk ittifakını tabanda kurduk. Ortak akıl diyerek çıktığımız yolda ne kadar güzel bir tablo görüyoruz. Birlikte çok güzel işler yapacağız. Büyükşehir’in Büyük Belediye Başkanı’na 1 oy, Mezitli’de Ahmet Serkan Tuncer kardeşinize 1 oy istiyorum” diye konuştu.

MUHTAR ŞAHİN’DEN SEÇER’E HİZMET TEŞEKKÜRÜ

Seymenli Mahalle Muhtarı Emine Şahin ise mahallelilerine seslenerek, “31 Mart yerel seçimleri yaklaşıyor. Hepinizin bu görevi yapmanızı istiyorum ve Büyükşehir’de Başkanımız Vahap Seçer’e, Mezitli’de Ahmet Serkan Tuncer’e, muhtarlıkta da kendime oylarınıza talibim” dedi. Şahin ayrıca, Büyükşehir’den almış oldukları yol çalışmaları, MESKİ çalışmaları, Mahalle Mutfağı, Ramazan Paketleri ve Evde Sağlık ve Bakım gibi tüm hizmetler için teşekkürlerini ileterek, mahalle halkı olarak bu hizmetlerden büyük memnuniyet duyduklarından bahsetti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/feed/ 0
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, BTSO’nun Projelerini Takdir Etti https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:18:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8495

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Müşterek Meslek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nın konuğu oldu. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay liderliğinde BTSO’nun bir ‘proje fabrikası’ haline geldiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “GUHEM, Bursa Business School, Model Fabrika, BUTGEM, UR-GE çalışmaları ve tüm projeler Bursa’ya yakışan bir vizyonun ürünü. BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimizi tebrik ediyorum.” dedi.

BTSO çatısı altındaki 70 meslek komitesini bir araya getiren Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda BTSO meclis ve komite üyeleri, sektörleriyle ilgili talep ve çözüm önerilerini aktarma imkanı buldu.

“Reel sektöre sunulan her destek katma değere dönüşüyor”

Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve yüksek enflasyon ortamının reel sektörün omuzlarındaki yükü ağırlaştırdığını söyledi. Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet şartlarının firmaların hareket kabiliyetini sınırladığını vurgulayan Başkan Burkay, “Buna rağmen ekonomi politikaları geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşındı. Devletimiz iş dünyamızla daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim tesis etti. Bulunduğumuz noktada enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makroekonomik öngörülebilirliğin sağlanması öncelikli beklentilerimiz. Elbette alınan tedbirlerin ekonomideki aktiviteleri ve ticaretteki dengeleri bozmadan gerçekleşmesi de oldukça önemli. Özellikle kaynak tahsisinde nitelikli yatırımların daha fazla desteklenmesi ülkemizin hedefleri için de belirleyici olacaktır. Orta ve uzun vadede ise üretimde nitelik ve verimlilik artışlarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme için temel hedef olarak kabul edilmelidir. Reel sektörümüze sunulan her bir destek, ekonomimizde yüksek motivasyon ve katma değer olarak karşılık bulmaktadır.” dedi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na teşekkür

Bursa iş dünyası temsilcilerinin daha fazla üretim, istihdam ve ihracat hedefiyle çalışmayı sürdürdüğüne vurgu yapan Başkan Burkay, konuşmasına şöyle devam etti: “BTSO olarak, bizler de mevcut şartlarda 55 bin üyemizle birlik ve dayanışma içinde hareket ediyoruz. Ortak akıl etrafında gerçekleştirdiğimiz komite, konsey ve istişare toplantıları gibi yüzlerce buluşmamızda, her bir üyemizin sorunlarına büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, liderlik ettiği tüm platformlarda iş dünyamızı en iyi şekilde temsil ediyor. Firmalarımızın aktardığı tüm sorunları, görüş, öneri ve talepleri en üst düzeyde dile getirerek özel sektörümüzün moral ve motivasyonunu artırıyor. Başkanımızın liderliğinde yaptığımız girişimlerle bugüne kadar üretimi, ticareti, istihdamı ve ihracatı geliştiren birçok düzenleme hayata geçti. Sayın Başkanımıza iş dünyamıza değer katan tüm özverili çalışmaları ve destekleri için şükranlarımı sunuyorum.”

“Türkiye’yi 4 yıllık seçimsiz bir dönem bekliyor”

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yerel seçimlerin ardından Türkiye’yi 4 yıllık seçimsiz bir dönemin beklediğine işaret etti. “Yapısal reformların yapıldığı dönemler seçimlerin olmadığı dönemlerdir.” diyen Hisarcıklıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “TOBB ve iş dünyasının gündeminde ekonomi odaklı bir süreç var. TOBB Yönetim Kurulu olarak Hükümetimiz tarafından atılması gereken adımlar konusunda istişarelerimizi sürdürüyoruz. Anadolu’nun her yerini ziyaret ediyor, iş dünyası temsilcilerimizle bir araya geliyoruz. Vergi, istihdam, EYT yükleri, fiyat farkı kararnamesi, KOBİ tanımı güncellemesi gibi pek çok konu var. Görevimiz bu sıkıntıları siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yolları göstermek. İcraat yapacak olan biz değiliz. Bizim görev alanımızın içinde bu sıkıntıları iletmek var. Bu misyonla çalışıyoruz. Perşembe günü TOBB Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası’nı gerçekleştireceğiz. Ardından Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek ile 365 oda borsa başkanımızı buluşturacağız.”

“BTSO proje fabrikası haline geldi”

TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, BTSO’nun İbrahim Burkay liderliğinde bir ‘proje fabrikası’ haline geldiğini söyledi. BTSO tarafından yürütülen çalışmaları yakından takip ettiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “İşte bu projelerden biri Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi. Proje hayata geçerken ‘uzaya mı çıkacağız’ diyorduk. Bugün Türkiye uzaya çıkmayı başardı. Bu vizyon aslında BTSO’dan geldi. Bursa Business School, Model Fabrika, BUTGEM, UR-GE çalışmaları ve ismini tek tek sayamadığım tüm projeler bir vizyon ürünü. Bursa’ya yakışan bu projelerle gurur duyuyorum. Vizyoner anlayışları dolayısıyla BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimizi tebrik ediyorum. ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan müteşebbislerimize inanıyorum.” dedi.

“Bursa Business School’a hayran kaldım”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Türkiye Yüzyılı’nın ilk 3 yılı için stratejilerinin değerlendirildiği toplantıyı da BTSO tarafından kente kazandırılan Bursa Business School ev sahipliğinde tamamladıklarını paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Gerçekten bu projeye hayran kaldım. 1940’lı yıllarda sanatoryum olarak inşa edilmiş, BTSO tarafından sahip çıkılmış müthiş bir eser olmuş. Burayı ilk olarak 2015 yılında görme şansım olmuştu. Şimdi çok daha başka bir hale bürünmüş. Bursa’nın vizyonuna, ekonomisine yakışır bir hale getirilmiş. Burada ekonominin, iş dünyamızın gelişmesi için hep birlikte çalışacağız.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından toplantıda Bursa iş dünyası temsilcileri talep ve beklentilerini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na aktarma imkanı buldu. Yaklaşık 4 saat boyunca devam eden toplantıya Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır da katıldı. – BURSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Türkiye dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/#respond Fri, 07 Jun 2024 09:00:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8444

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz.” dedi.

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Müşterek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, çeşitli illerin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları eşliğinde gerçekleştirildi.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, yerel seçimler bittikten sonra TOBB ve iş dünyasının gündeminde, ekonomi odaklı bir süreç olduğunu aktardı.

Türk iş dünyasının önünde 4 sene seçimsiz bir dönem olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Yapısal reformların yapıldığı dönemler de seçimlerin olmadığı dönemler. Çünkü yapısal reformlar yapıldığı zaman ilk başta kimi ilgilendiriyorsa biraz canımızı acıtır ama daha sonrasında aydınlık.” diye konuştu.

TOBB olarak el ele verip Türkiye’yi hak ettiği yerlere getirmeyi hedeflediklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz. Burada inşallah hedefimiz, ülkemizi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında görmek.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB’un en büyük görevinin Türkiye’deki illerin ticaret ve sanayi odalarının sıkıntılarını siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yollarını göstermek olduğunu vurgulayarak, çözüp çözmemek ve nasıl icraat yapılacağını da belirlemenin ise siyasi iktidarın işi olduğunu kaydetti.

Bursa’nın, otomotivde Türkiye’nin lider şehri haline geldiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün kümelenme kendiliğinden burada olur. Neredeyse yan sanayiniz, ana üreticinin üstüne çıktı ihracatta rakam itibariyle. Dünya otomobillerine bütün parçalar Bursa’dan gidiyor neredeyse. Gurur duyacağız. Eskiden bunları hayal bile edemezdik ama bugün dünyada dolaşan arabalarda bizim Bursa’nın izi var. Makinede, tekstilde, Türkiye’nin üretim merkezi olan Bursa’mız, yüksek teknoloji sektörlerinin üretim merkezi olması yolunda da hızla ilerlemektedir. Bu vizyoner anlayışlarından dolayı başkanımıza, yönetimine, meclisine, genel sekreterimiz ve tüm kadrosuna huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve test edilen yüksek enflasyon ortamının, reel sektörün omuzlarındaki yükü her geçen gün arttırdığını dile getirdi.

Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet koşullarının, firmaların hareket kabiliyetini her geçen gün gittikçe zorlaştırdığını anlatan Burkay, “Buna karşın ekonomi politikaları, geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşınmıştır. Devletimiz, iş dünyamızla birlikte çok daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmaya başlamıştır. Bulunmuş olduğumuz noktada, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makro ekonomik öngörülebilirliğin sağlanması bu dönemde öncelikli beklentilerimiz arasında bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/feed/ 0
Rusya, petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacak https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:58:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8442

Rusya, tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi ve rafinerilerinde planladığı bakım çalışmaları öncesinde iç talebi karşılamaya yetecek yakıtı garanti altına almak için 1 Mart’tan itibaren petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacağını açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın duyurduğu karar, 2023 yılında Rusya’nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye’yi de etkileyecek.

Rus medya kuruluşu RBC’nin aktardığına göre Avrasya Ekonomik Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Moğolistan, Özbekistan ve Gürcistan’ın Rusya destekli iki ayrılıkçı bölgesi olan Güney Osetya ve Abhazya’ya yapılan ihracatlar karardan muaf tutulacak.

Interfax haber ajansına göre Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin yükselen petrol fiyatlarını telafi etmek için piyasadaki motorin arzını yüzde 16 oranında arttırmayı planladığını söyledi.

Kremlin’in 15-17 Mart arasında yapılacak devlet başkanlığı seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarını dizginlemek istediği öne sürülüyor.

Rusya geçen yıl iç piyasasındaki fiyat yükselişlerini durdurmak için 21 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında petrol ihracatını yasaklamıştı.

Rus ekonomi gazetesi Kommersant’ın haberine göre hükümet daha sonra 6 Ekim’de yasağı gevşeterek boru hattıyla motorin ihracatını yeniden başlattı.

Petrol satış yasağı 17 Kasım’da, yazlık dizel satış yasağı ise 22 Kasım’da tamamen kaldırıldı.

Uluslararası piyasalar nasıl etkilenebilir?

Şubat 2023’te Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Rusya, petrol ihracatını Avrupa’dan Afrika ülkelerine yönlendirdi.

2023 yılında Rusya toplam 43,9 milyon ton benzin üretti ve bunun yaklaşık yüzde 13’ünü, yani 5,76 milyon ton petrol ihraç etti.

Bugün açıklanan ihracat yasağının sonucu olarak Rus tedarikinin uluslararası piyasalardan kaldırılması, Avrupa yakıt tedarikinin yeniden başlaması ve Çin ihracatının artmasına yol açabilir.

Türkiye en büyük ithalatçılar arasında

Rusya’nın kararının Türkiye’yi de etkilemesi bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Avrupa ülkelerinin Rus petrol ve doğalgaz ithalatının büyük bölümünü durdurmasının ardından Türkiye, Batı’da Rus enerjisinin en büyük ithalatçılarından oldu.

Çin ve Hindistan, Türkiye’den daha büyük miktarda ithalat yapsa da Ankara’nın Rus limanlarına yakınlığı, Türkiye’nin diğer alıcılardan daha fazla tasarruf ettiği anlamına geliyor.

Reuters’ın Aralık ayında LSEG verilerine ve şirketlerin tahminlerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre Türkiye ve Türk şirketleri, indirimli Rus petrolü ve rafine ürün ithalatını artırarak, 2023 enerji faturalarında yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf sağladı.

Buna göre Rusya’nın Türkiye’ye ham petrol sevkiyatı Kasım 2023’te rekor seviyeye ulaşarak günlük 400 bin varile (bpd) yükseldi ve Rusya’nın geçen ay deniz yoluyla yaptığı toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Reuters’a göre Ankara, son dönemde Batı’nın yaptırımlarına rağmen Rusya’dan daha fazla alım yapmak için girişimlerini de artırdı.

Reuters’ın görüştüğü ticaret alanındaki kaynaklar, Rus petrol üreticisi Lukoil’in Azeri petrol şirketi SOCAR ile yaptığı anlaşma kapsamında SOCAR’ın Türkiye’deki STAR rafinerisinde günde 200 bin varile kadar petrol rafine etmeyi öngördüğünü ve böylece Türkiye’ye yapılan tedarikin artmasının beklendiğini aktarmıştı.

Moskova ve Ankara aynı zamanda Türkiye’de Rus gazı için bir merkez kurulmasını tartışıyor.

Bu plan Ankara’nın Avrupa’nın güneyinde önemli bir enerji dağıtım merkezi olma hedefi için önemli bir adımdı.

Reuters’a göre Rusya bu merkezi, Avrupa’dan gaz ihracatını yeniden yönlendirmenin ya da dolaylı olarak AB’ye gaz satmanın bir yolu olarak görüyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/feed/ 0
Erdoğan: Ekonomideki sıkıntılar hafiflemeye başladı, önümüzdeki yıldan itibaren yükselişe geçeceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:57:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8321

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını, önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Tarihe güneş gibi doğan, cihangirler yetiştiren medarıiftihar Manisa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Erdoğan, sanayinin, tarımın, emeğin şehri, medeniyetler beşiği Manisa’nın bugün bir başka güzel olduğunu söyledi.

Manisa’ya, geçen mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na cumhurbaşkanlığında yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür eden Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta büyükşehir ve ilçeleriyle Manisa’da yeni bir destan yazacağını ifade etti.

“Yaklaşık bir ay sonra sandıkları hep beraber patlatmaya hazır mıyız?” diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi partisine sözünü geçiremediği halde, borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın, boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek, maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız, bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse, bunun da akıbeti aynı olacak. Ülkeye, millete ve şehirlerimize söyleyecek hiçbir sözü, ortaya koyacak hiçbir vizyon ve programı olmayanlar sadece konuşur, bağırır, çağırır ve gider. Biz ise 81 vilayetimizin tamamıyla birlikte Manisa’mızı da Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyelerimizle el ele vererek şehirlerimizi güvenli, huzurlu, müreffeh hale getirecek adımları atıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 21 yılda gerçekleştirdikleri demokrasi ve kalkınma atılımlarını Türkiye Yüzyılı’nın altyapısı olarak gördüklerine işaret ederek, bunun üzerine çok daha fazlasını koyarak, Türkiye’yi dünyanın şanlı tarihine yakışır yere çıkarmakta kararlı olduklarını vurguladı.

“Her şeyin üstesinden geliriz”

Bunların hepsini yapacak iradeye, birikime, hazırlığa, kadroya sahip olduklarını belirten Erdoğan, “Yeter ki milletimiz birliğine, dirliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıksın. Emin olun gerisi sadece vakit ve öncelik meselesidir.” dedi.

Bir Manisa türküsünde “Evlerinin önü iğde, iğdenin dalları yerde, Mevlam düşürmesin derde” sözlerinin yer aldığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yeter ki Mevlam fert olarak hiçbirimizi ve milletimizi çaresiz dertlere düşürmesin. Ölümden gayrı her derdin devası, insanın çalışmasına, gayretine, nasibine bağlı olarak vardır. Karamsarlık illetine kapılmadıktan sonra, Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geliriz. Dikkat ederseniz, içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var ama bunları çözecek olan program da irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, Cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle yine bizleriz. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur. Türkiye’yi geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek, sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi nasıl küresel rekabete hazırladıysak, bugünkü meseleleri de öyle hal yoluna koyacağız. Hiç endişe etmeyin.

Çalışanlarımızın dertleri mi var? Birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var? Birlikte aşacağız. Esnafımızın ihtiyaçları mı var? Birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var? Birlikte gerçekleştireceğiz. Ülkemize yönelik tehditler mi var? Birlikte bertaraf edeceğiz. Gabar’da bunu giderdik mi? Cudi’de mağaralara girdik mi? Tendürek’te inlerine girdik mi? Bestler Deresi’nde aynı şekilde girdik mi? Bundan sonra da yine biz yaparız. Nerede teröristan, nerede terör örgütleri? Hepsi şu anda darmadağın.”

“Büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz”

Bunları yapmak için Türkiye Yüzyılı vizyonunu milletin takdirine sunduklarını belirten Erdoğan, “Telafisi mümkün olan, gelip geçici sorunların bu büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıları, bölgesel ve küresel krizleri, kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Bilhassa ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını, önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz. Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkanlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır. Geçmişte bunu sağladık, bundan sonra da başaracağız.”

Erdoğan, miting yaptıkları alanda 45 bin vatandaşın bulunduğunu söyledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok” https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:48:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8313

MANİSA (İHA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e memleketi Manisa’dan seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum. Hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın. Boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi geldiği Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce kişiye hitap etti. Sözlerine Manisalıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Manisa’ya geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı, Allah’ın izniyle 31 Mart’ta büyükşehiri ve ilçeleriyle Manisa’da yeni bir destan yazacaktır. İnşallah yaklaşık 1 ay sonra sandıkları hep beraber sandıklaarı patlatmaya hazır mıyız? Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin. Kendini boşuna paralamasın. Boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek

maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak. Ülkeye, millete ve şehirlerimize söyleyecek hiçbir sözü ortaya koyacak hiçbir vizyonu ve programı olmayanlar sadece konuşur, bağırır, çağırır ve gider. Manisa’yı da Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturacağız. Bunun için cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyelerimizle el ele vererek şehirlerimizi güvenli, huzurlu, müreffeh hale getirecek adımları atıyoruz. Allah’ın izniyle bunların hepsini de yapacak iradeye, birikime, hazırlığa, kadroya sahibiz. Yeter ki milletimiz birliğine, birliğine, beraberliğine, kardeşliği sahip çıksın. Emin olun gerisi sadece vakit ve öncelik meselesidir. Ne diyor güzel Manisa türküsünde ‘Evlerinin önü iğde, iğdenin dalları yerde, Mevlam düşürmesin derde’ Mevlam fert olarak hiçbirimizi ve milletimizi çaresiz dertlere düşürmesin. Karamsarlık illetine kapılmadıktan sonra Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geliriz.

“Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız”

Dışarıda ve içeride milletin moralini bozmak için çabalayanların olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dikkat ederseniz içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var. Ama bunları çözecek olan program da, irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, Cumhurbaşkanıyla hükümetiyle yine bizde dedik. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur. Türkiye’yi geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi, nasıl küresel rekabete hazırladıysak. Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız. Hiç endişe etmeyin. Çalışanlarımızın dertleri mi var? Birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var? Birlikte aşacağız Esnafımızın ihtiyaçları mı var? Birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var? Birlikte gerçekleştireceğiz. Ülkemize yönelik tehditler mi var? Birlikte bertaraf edeceğiz. Gabar’da bunu giderdik mi Cudi’de mağaralara girdik mi? Evet. Tendürek’te inlerine girdik mi? Besler Deresi’nde aynı şekilde girdik mi? Bundan sonra da yine biz yaparız. Nerede terör örgütleri? Hepsi şu anda darmadağın. İşte tüm bunları yapmak için Türkiye yüzyılı vizyonunu milletimizin takdirine sunduk. Telafisi mümkün olan gelip geçici sorunların bu büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz. Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıları, bölgesel ve küresel krizlerin kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafifletmeye başladığını önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz. Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkanlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır. Geçmişte nasıl başardıysak yine başaracağız başaracağız” dedi.

“Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok”

Sözlerine Türkiye’nin yeni yüzyılına yeni bir şevkle heyecanla ve güçle girdiğini belirterek, devam eden Erdoğan, “Ülkemizin sadece çeyrek asırda verdiği mücadele dahi tek başına önümüzdeki dönemin ne kadar mühim olduğunu göstermeye yeterlidir. Türkiye bu süreçte güven ve istikrarın hem demokrasisinin hem ekonomisinin gelişmesi için ne kadar önemli olduğunu müşahede etti. Sınırlarımızı ve şehirlerimizi tehdit eden terör eylemleri sebebiyle can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu yaşayarak gördük. Sokakları, kaosa sürüklemek, ülke ateşe ve kana bulamak isteyen karanlık mahfillerin huzurumuza kastedişine beraberce şahit olduk. Ülkenin esenliğini, tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikaları yaşadığımız sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ekti. CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir. Mayıs seçimlerinde kurulan 6’lı masanın gerisindeki silüetleri unutmadık. Yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız. Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler. Cumhur İttifakı, AK Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi’yle, belediye başkan adaylarıyla, belediye meclis üyesi adaylarıyla, tüm şeffaflığıyla ortadadır. Bu ittifakın gizli saklı hiçbir gündemi, pazarlığı, hedefi yoktur. Her şey milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Peki CHP’nin kurduğu ittifaklarda böyle bir açıklık var mı? Hatırlarsanız eski CHP genel başkanının kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştı. Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin nerede ve kimlerle demlendiği belli değil. Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki işte Manisa Saruhanlı’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler. Haftalar öncesinden günü, tarihi, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durumdalar. Çıkarları dışında kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi bu zihniyete emanet edilmez. Şehirlerimizin geleceği bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz. 3-5 belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanlarımızın, emek beklentileri, hayalleri, hakları, bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz. Bu muhalefet anlayışının, bu muhalefet politikasının Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi yoktur. Allah göstermesin. Bunların ellerine fırsat geçerse ülkemiz ve milletimiz elindekilerden de olur. Muhalefet tarafı sadece konuşur, sadece yalan ve iftira ile kafaları karıştırmaya çalışıp sadece kendi küçük menfaatlerini korumaya bakar. Şehirlerimizi Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturma konusundaki ısrarımızın sebebi de aynıdır” ifadelerini kullandı.

Manisa’ya yapılan yatırımları anlattı

Erdoğan, konuşmasının son bölümünde bugüne kadar Manisa’ya yapılan yatırımları sıraladı. Erdoğan, “Manisa verdiği sözü tutar. Seçim gecesi gözüm Manisa sonuçlarında olacak. Biz milletimizin karşısına hep eser ve hizmet siyaseti sözüyle çıktık. Hamdolsun bugüne kadar da sözümüze hep tuttuk. Vatan topraklarının her köşesine asırlık ihmalleri telafi edecek yatırım yaptık. Her kesimden insanımızı layık olduğu hizmetlerle buluşturduk. Şehirlerimizin hiçbirini ihmal etmeden hepsini eserlerimizle donattık. Bu anlayışla son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık. Eğitimde şehrimize 5 bin 176 adet yeni sınıf kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 240 kapasiteli, yükseköğrenim yurt binaları açtık. UEFA standartlarında, iki stadyumun da aralarında olduğu 122 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 558 yataklı şehir hastanesiyle birlikte toplamda 2 bin bin 415 yataklı, 28 hastanenin de aralarında olduğu 76 tesisi tamamlayıp hizmete sunduk. Yatak kapasitesi 400 olan Salihli Devlet Hastanesi dahil 5 sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Proje aşamasındaki 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanesi ve 50 yataklı Saruhan Devlet Hastanesi’yle birlikte çok sayıda sağlık tesisini şehrimize kazandırmak için gayret ediyoruz. Çevre ve Şehircilik’te TOKİ vasıtasıyla 8 bin 783 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 3 bin 117 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 12 bin 111 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şehir sınırları içerisinde 5 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 19 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 93’üne hizmet veriyoruz. Manisa’da 7 millet bahçesi projemizden 5’ini tamamladık. Ulaştırmada, Manisa’da, 81 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 628 kilometreye çıkardık. Nereden, nereye? Bir kısmı Manisa il sınırlarından geçen İstanbul-İzmir Otoyolu ve Sabuncubeli Tüneli’yle şehirler arası ulaşımı kolaylaştırdık. Manisa çeşitli yerlerinde inşası süren yol çalışmalarını önümüzdeki yıllarda peyderpey hizmete açacağız. Bandırma-Balıkesir-Manisa demir yolu hattını modernize ettik. İlimizdeki tüm demir yollarını yeniledik. Akhisar’a yeni bir gar binası yaptık. Manisa-Uşak-Afyonkarahisar arasındaki415 kilometrelik mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirmeyi planlıyoruz. Ankara- Afyon-Manisa -İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Bu projenin tamamlanmasıyla Manisa-İstanbul-Ankara-Konya-Sivas ve yapımı süren diğer tüm hızlı tren hatlarıyla entegre olacak. Tarım ve ormanda son 21 yılda Manisa’ya 33 baraj, 1 içme suyu tesisi, 47 sulama tesisi, 77 dere ıslahı projesi, 11 gölet, 14 yer altı depolama tesisi, 2 hidroelektrik santrali kazandırdık. Kapasitesi 448 milyon metreküp olan Akhisar Barajı’nın yapımını bitirerek 150 bin dönüm arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 241 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Halen inşası süren 7 baraj, 2 depolama tesisi ve 9 sulama tesisi daha var. Manisalı çiftçilerimizi 28 milyar lira tutarında tarımsal hibeyle ve yatırımla sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, otuz iki araştırma, geliştirme merkezi ve altı tasarım merkezi kurduk. Soma, organize sanayi bölgesinin inşasına da başladık. İstihdamı desteklemek için Manisa’daki işverenlere yaklaşık 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 254 bin abonesi olan şehrimizin ilçelerine doğalgaz arzını sağladık. Selendi ve Köprübaşı’na da yakında doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Biz Manisa’yı çok seviyoruz. Manisa da bizi seviyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Manisa’ya yaptığımız yatırımları katlayarak arttıracağız. Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz, Hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak? Herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek. Buradaki hizmetler yoluna devam edeceğiz” dedi.

Cengiz Ergün: “Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık”

Mitingde konuşma yapan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de “Gösterdiğiniz teveccühle 3 dönemdir mensubu olmaktan gurur duyduğum Milliyetçi Hareket Partimizin üretken belediyecilik anlayışının en güzel örneklerini Manisa’mızda ortaya koyduk. Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık. 10 yıllık bir büyükşehir olmamıza rağmen hayata geçirdiğimiz bin 60 büyük projemizle 30 Büyükşehir içerisinde her zaman üst sıralarda yer aldık. 2014 yılında büyükşehir olduğumuzda bir masa ve sandalyeyle kurduğumuz personeli, araç ve ekipmanı yetersiz olan bir MASKİ ve Büyükşehir belediyesinden, bugün geldiğimiz noktada aldığı ödüllerle, bütçesini en iyi yöneten, bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran bir büyükşehir belediyesi olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

Erdoğan konuşmasının sonunda AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı ve MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile birlikte Cumhur İttifakı’nın Manisa Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekilleri Mücahit Arınç, Tamer Akkal, Murat Baybatur ve başkan adayları ile birlikte Manisalıları selamlayarak miting alanından ayrıldı. – MANİSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/feed/ 0
CHP Milletvekili, Türkiye Şeker Fabrikaları’ndaki İşe Alım ve Statü Değişikliklerinde Usulsüzlük İddiasında Bulundu https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/#respond Fri, 31 May 2024 21:24:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8244

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türkiye Şeker Fabrikaları’ndaki işe alım ve statü değişikliklerindeki uygulamalara ilişkin, “Bir kamu iktisadi teşebbüsü olan Türkiye Şeker Fabrikaları’nda işe alım ve sonrasındaki başvurularda maalesef usulsüz bir işleyişin hakim olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin muhtelif yerlerinde işe alım yapan şirket, çalışanlarının statü başvurularını normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde reddediyor” dedi.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türk Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi tarafından yapılan işe alımlar ve sonrasındaki statü değişikleriyle ilgili uygulamaların usule uygun yapılmadığını iddia etti. Kara, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

“İŞE ALIM VE SONRASINDAKİ BAŞVURULARDA MAALESEF USULSÜZ BİR İŞLEYİŞ HAKİM”

“Bir kamu iktisadi teşebbüsü olan Türkiye Şeker Fabrikaları’nda işe alım ve sonrasındaki başvurularda maalesef usulsüz bir işleyişin hakim olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin muhtelif yerlerinde işe alım yapan şirket çalışanlarının statü başvurularını normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde reddediyor. Elimizde oldukça somut örnekler var. Örneğin bir yurttaşımız 2020 yılında KPSS sınavı ile İŞKUR üzerinden yapılan başvuru ile o dönem özelleştirme dairesinde bulunan TÜRKŞEKER A.Ş’de tekniker olarak işe başlıyor. Özelleştirme olduğu takdirde işe alınanlar hak talep edemeyeceklerini kabul ediyorlar. 29.04.2021 tarih 3923 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin özelleştirme kapsam ve programından çıkartılarak Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar veriliyor. 4803 sayılı karar ile de şirket Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilişkilendiriliyor. Yani sonuç olarak kurumun statüsü değişiyor. Şimdi burada tekniker olarak alınmış yurttaşlarımız sözleşmeli personel statüsü için başvuruda bulunuyor ancak eğitim durumları gerekçe gösterilerek statüleri değiştirilmiyor. Burada açık bir usulsüzlük yapılıyor.

“ÇALIŞMA BARIŞI BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR”

Şimdi bu yurttaşlarımız kurumun statü değişikliği sonrasında 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile tanımlanan sözleşmeli personel statüsüne geçmek için başvuruda bulunuyorlar. 31981 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre de ‘2000 yılı sonrası en az 10 yıl özelleştirme programında kalan ancak daha sonra özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak eski statüsüne döndürülen kamu iktisadi teşebbüslerinde’ şeklinde başlayan madde ile bu hakkın kendilerine verildiğini görüyoruz. Ancak sözü geçen kamu iktisadi teşebbüsü başvuruda bulunanların (c) bendi kapsamındaki şartların taşınmadığını dile getiriyor. Statü değişikliği konulu tamimde belirtilen ‘işe başlama tarihi itibarıyla fakülte mezunu olmak’ şartı öne sürülüyor. 6206 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ortaya konulan sözleşmeli personel statüsüne geçiş için aranan şartlar incelediğimizde işe giriş tarihi itibarıyla fakülte veya yüksekokul mezunu olma şartı aranırken şirket idaresi tarafından hazırlanan tamimde şartın daha da sınırlandırılarak fakülte mezunu olmak olarak düzenlendiği ortaya çıkıyor. Bu yüzden de yüksekokul mezunu olan teknikerlerin başvurularının kabul edilmediğini görüyoruz. Öbür yandan daha sonra aynı meslek grubunda alınanların statüsünün farklı olduğu yurttaşlarımız tarafından bize belirtiliyor. Bu noktada bir adaletsizlik ortaya çıkıyor. Yani normlar hiyerarşisine aykırı bir durumu gerekçe göstererek bu yurttaşlarımızın statü değişikliği kabul edilmiyor. Kamu iktisadi teşebbüslerinde işe alım ve statü değişikliklerinde böyle bir usul kabul edilemez. Anayasa’nın da 10. Maddesi olan ‘Kanun Önünde Eşitlik’ ilkesine göre de ve belirtilen kararnamelere göre de yurttaşlarımızın başvurusunun geçersiz sayılması hukuksuzdur. Maalesef, bu iktidar döneminde çalışma barışı büyük zarar görürken birçok emekçimiz de değişik uygulamalar neticesinde mağdur edilmektedir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/feed/ 0
28 Şubat “postmodern darbe”nin üzerinden 27 yıl geçti https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/ https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/#respond Wed, 29 May 2024 21:45:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8209

Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen ve sonuçları uzun yıllar tartışılan 28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 27 yıl geçti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Refah Partisi (RP) ve Doğru Yol Partisi’nce (DYP) kurulan 54. Hükümet, 28 Haziran 1996’da ülke yönetimine geçti.

Merhum Necmettin Erbakan’ın Başbakan, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldığı hükümet, “rejimi tehdit ettiği” iddiasıyla tartışmaların odağı oldu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Erbakan’ın, 24 Ocak 1997’de Kayseri’ye yaptığı gezi sırasında, tek tip elbise giyip bere takan il örgütü görevlileriyle ilgili partiye uyarıda bulundu. Söz konusu durumun “Siyasi Partiler Yasası’na aykırı olduğunu” belirten başsavcılık, RP Kayseri İl Yönetim Kurulunun 30 gün içinde görevden el çektirilmesini istedi.

Başsavcılık, “fesih işleminin yapılmaması halinde, RP hakkında kapatma istemiyle dava açılacağını” da partiye bildirdi.

RP’li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın 31 Ocak 1997’de düzenlediği “Kudüs Gecesi”nde İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri’nin de katılarak bir konuşma yapması ve sergilenen gösteriler, “rejim tartışmalarının” daha da alevlenmesine neden oldu.

Başbakan Erbakan, 1 Şubat 1997’de itirazlara ve DYP’li bazı bakanların “imza atmayız” tepkisine rağmen “üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan” kararnameyi, Bakanlar Kurulunda imzaya açtı.

“Kudüs Gecesi”ne soruşturma

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılığı, tepkilere yol açan “Kudüs Gecesi”ni düzenleyen RP’li Belediye Başkanı Yıldız hakkında 2 Şubat 1997’de ayrı ayrı soruşturma başlattı.

Bu gecede konuşan İran’ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, 3 Şubat 1997’de Dışişleri Bakanlığına çağrılarak protesto edildi.

Bu arada, 28 Şubat sürecinde hafızalara kazanan “Sincan’dan tankların geçmesi” olayı yaşandı.

Sincan’da 4 Şubat 1997’de 15 tank ve 20 kariyer, ilçeden geçerek Yenikent’teki tatbikat alanına gitti.

“Askerin uyarısı” olarak değerlendirilen bu gelişme, Sincanlılar tarafından “darbe oluyor” şeklinde algılanarak, şaşkınlığa yol açtı.

“Koalisyon ortakları arasında sorun”

Yaşanan gelişmeler üzerine harekete geçen dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, Sincan’dan tankların geçtiği gün Belediye Başkanı Yıldız’ı görevden uzaklaştırdı.

Ankara DGM’deki sorgusunun ardından Terörle Mücadele Şubesince gözaltına alınan Yıldız, beraberindeki 9 kişiyle “yasa dışı silahlı çeteye yardım, halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla tutuklandı.

Yaşananlar, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de dahil olduğu ciddi siyasi tartışmalara neden oldu.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’in yaşanan süreçten duyduğu rahatsızlığı Başbakan Erbakan’a iletmesi ve sonrasındaki gelişmeler, koalisyon ortakları arasında sorunlara yol açtı.

“Demokrasiye balans ayarı…”

Siyasiler arasında yaşanan gerginlik, kamuoyuna da yansıdı. Bu kapsamda, sivil toplum örgütlerinin kadın temsilcileri tarafından Ankara’da geniş katılımlı bir miting düzenlendi.

İran Büyükelçisi Bagheri ise Kudüs Gecesi’ndeki konuşmalarının ardından artan tepkiler üzerine ülkesine gitmek zorunda kaldı.

Kudüs Gecesi’nden 4 gün sonra İçişleri Bakanlığına bir yazı gönderen dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, “belediyelerdeki köktendinci kadrolaşmanın derhal incelenmesini” istedi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Meral Akşener, valiliklere gönderdiği yazıda “Cumhurbaşkanı’na bilgi verilmek üzere” konunun araştırılması talimatını verdi.

Başbakan Erbakan, 21 Şubat 1997’de, Cumhurbaşkanı Demirel ile yaptığı görüşme sonrasında “Türkiye’nin rejim meselesi yok.” açıklaması yaptı.

Aynı gün, Washington’da Türk-ABD Konseyi kapanış balosunda konuşan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yıllarca zihinlerden silinmeyecek “Sincan’da demokrasiye balans ayarı yaptık.” ifadesini kullandı.

“MGK toplantısı 8 saat 45 dakika sürdü”

Tartışmaların en yoğun döneminde, Cumhurbaşkanı Demirel’in, 26 Şubat’ta Başbakan Erbakan’a “rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği” ortaya çıktı.

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ışığında, 28 Şubat 1997’de MGK, Cumhurbaşkanı Demirel’in başkanlığında toplandı.

MGK tarihinin en uzun toplantılarından biri olan, Türkiye’ye siyasal ve sosyal anlamda yeni bir istikamet çizen bu toplantı, 8 saat 45 dakika sürdü. Çankaya Köşkü’nde saat 15.10’da başlayan toplantı, saat 23.55’te sona erdi.

MGK toplantısına Başbakan Necmettin Erbakan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, İçişleri Bakanı Meral Akşener, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç da katıldı.

Toplantıda, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen, Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Bilican ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Taner ile MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral Necdet Timur da hazır bulundu.

Bildiride “taviz verilemez” vurgusu

Toplantı sonrasında yayımlanan 4 maddelik MGK bildirisinde özetle “Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların, laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendiklerinin müşahede edildiği” belirtilerek, “Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmeyeceği” vurgulandı.

Bildirinin en dikkati çeken ifadeleri ise şunlar oldu:

“Toplantıda bilhassa Anayasa ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak belirlenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı çağ dışı bir kisve altında zemin oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetler de gözden geçirilmiş; Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş medeniyet yolunda, demokratik sistem içerisinde ilerlemesini teminat altına alan Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmemesi gerektiği; Anayasa’nın tanımladığı Cumhuriyet’in demokratik, laik ve sosyal hukuk devlet ilkelerinin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesine imkan sağlayacak güvenlik, huzur ve toplumsal barışın önem ve öncelik taşıdığı; Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendikleri; Türkiye’de laikliğin sadece rejimin değil, aynı zamanda demokrasinin ve toplumun huzurunun da teminatı ve bir yaşam tarzı olduğu; devletin yapısal özünü oluşturan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri anlayışından vazgeçilemeyeceği, yasalarla belirlenmiş kuralların göz ardı edilerek yapılan çağ dışı uygulamaların da hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı; Türkiye’nin 1997 yılı içinde AB’ye tam üye olacak ülkeler listesine girmeyi öncelikli bir hedef alarak sürdürdüğü, böyle bir dönemde resmi ve sivil kurum ve kuruluşların bu sürece katkıda bulunmasının gerekli olduğu, bu sebeple, demokrasimiz hakkında kuşkulara yol açacak, Türkiye’nin yurt dışındaki imajını ve itibarını zedeleyecek her türlü spekülasyona son vermek gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik insan haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devleti olduğu yolundaki temel ilkelerinin Anayasamızın ve devletimizin teminatı altında olduğu; rejimin, kendisine ve geleceğine yönelik tartışmaların, içinde bulunduğumuz ortamda Türkiye’ye yarardan çok zarar verdiği; açıklanan bu esaslar aksine davranışların, toplumumuzda huzur ve güveni bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş, bu konularda alınacak ve alınması gereken tedbirlerin Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir.”

“Çiller, Erbakan’ı iknaya çalıştı”

MGK bildirisinin yayımlanmasının ardından, 1 Mart 1997’de askerlerin MGK toplantısına getirerek, hükümetten yapılmasını istediği 20 madde ortaya çıktı. Bu taleplerin arasında, “Temel eğitimin 8 yıla çıkması, imam hatip okullarının meslek okullarına dönüştürülmesi, irticai faaliyetlere karıştıkları için TSK’daki görevlerine son verilen askerlerin belediyelerde istihdam edilmesinin önüne geçilmesi” de vardı.

Erbakan, bu 20 maddedeki bazı ifadeleri kabul etmeyerek, kararları imzalamadı. 3 Mart’ta DYP’nin bazı önde gelen isimleri, hükümetten çekilme çağrısında bulundu.

Çiller, Başbakanlık’ta bir araya geldiği Erbakan’ı “MGK kararlarını imzalaması” konusunda iknaya çalıştı.

Bu süreçte bir basın toplantısı düzenleyen Erbakan, yeni hükümet arayışlarına tepki göstererek, “Hükümet TBMM’de kurulur, MGK’da kurulmaz” dedi.

Bazı sivil toplum kuruluşları da açıklamalar yaparak, MGK kararlarına tam destek verdiklerini ifade etti.

“Tartışmalar yol ayrımını hızlandırdı”

Çiller, Erbakan’dan Temmuz 1997’de Başbakanlık görevini kendisine devretmesini istedi. Bu isteği reddeden Erbakan, 5 Mart 1997’de MGK kararlarını imzaladı. Çiller, Başkanlık Divanı toplantısında MGK kararları ve uygulanması konusunda TBMM’de genel görüşme açılması için Erbakan ile anlaştıklarını, genel görüşme önergesini hafta başında Meclise sunacaklarını açıkladı. Ancak diğer partilerin sert tepki göstermesi üzerine, bu plan uygulanamadı.

Cumhurbaşkanı Demirel, MGK’nın anayasal ve kendine özgü bir kuruluş olduğunu vurgulayarak, “MGK kararlarının uygulanmaması halinde devletin yürümeyeceğini, uygulamayanların sorumlu olacağını” kaydetti.

Bunun üzerine Erbakan, MGK kararları için RP’li bakanlar Fehim Adak ve Şevket Kazan ile DYP’li Nevzat Ercan’dan oluşan bir “uygulama komitesi” kurdu.

Bundan sonraki süreçte, başta 8 yıllık kesintisiz eğitim olmak üzere MGK kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan tartışmalar, DYP ve RP arasındaki yol ayrımını hızlandırdı.

RP’ye kapatma istemiyle dava

Başbakan Yardımcısı Çiller, DYP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, MGK kararlarına direnilmemesini istedi. Bundan sonra DYP’de “hükümetten çekilelim” sesleri yükselmeye başladı.

Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Demirel, “Kimse laik Cumhuriyet’e alternatif aramaya kalkışmasın” sözlerini sarf etti. Demirel, 22 Nisan’daki bir başka konuşmasında ise Türkiye’nin içinde bulunduğu krizden çıkış yolunu “seçim” olarak gösterdi.

MGK, 26 Nisan’da toplandı ve 28 Şubat’ta alınan kararların ne kadar uygulandığını belirleyebilmek için “İzleme Komitesi” kurulmasını kararlaştırdı. Bu komite, her ay MGK’ya bir de rapor sunacaktı.

Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 21 Mayıs 1997’de, “Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği açıklıkla anlaşıldığı” gerekçesiyle, RP’nin sürekli kapatılması istemiyle dava açtı.

“Batı Çalışma Grubu” oluşturuldu

Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde 11 Haziran’da irticaya karşı “Batı Çalışma Grubu” oluşturuldu.

Haziranın 18’inde Başbakan Necmettin Erbakan ile yardımcısı Tansu Çiller, “giderek artan toplumsal gerginlik nedeniyle hükümetin nasıl devam edeceği” konusundaki görüşmelerinde uzlaştılar. Başbakanlığı Çiller devralacak, BBP hükümete girecek ve erken seçim yapılacaktı. Bu anlaşmadan sonra Erbakan aynı gün hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Demirel’e sundu.

Erbakan, Demirel ile görüşmesinde RP, DYP ve BBP’nin anlaştığını, Bakanlar Kurulu ve hükümet programının hazır olduğunu bildirdi ve hükümeti kurma görevinin Çiller’e verilmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Demirel ertesi gün muhalefet lideri Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Deniz Baykal ve Hüsamettin Cindoruk ile görüştü, ardından da hükümeti kurma görevini ANAP Genel Başkanı Yılmaz’a verdi. Yılmaz’ın görevlendirilmesine RP, DYP ve BBP liderleri tepki göstererek, Demirel’i eleştirdi.

“RP’nin 14 yıl süren siyasi yaşamı sona erdi”

Demirel başkanlığında 25 Haziran’da gerçekleşen MGK toplantısı, Erbakan’ın katıldığı son MGK toplantısı oldu. 30 Haziran’da 55. Cumhuriyet Hükümeti, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın başbakanlığında kuruldu.

ANAP-DSP ve DTP ortaklığıyla kurulan hükümette DSP lideri Bülent Ecevit Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.

MGK kararlarından en çok tartışılan 8 yıllık kesintisiz eğitim ile ilgili yasa tasarısı, 16 Ağustos 1997’de, TBMM’de 242’ye karşı 277 oyla kabul edildi. 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması, 1997-1998 eğitim-öğretim yılının açıldığı 15 Eylül’den itibaren uygulanmaya başlandı.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi, RP’yi, 16 Ocak 1998’de “demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı davranarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve millet egemenliği ilkelerini çiğnediği ve irticai faaliyetlerin odağı olduğu” gerekçesiyle kapattı. Genel Başkan Necmettin Erbakan ile Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan, İbrahim Halil Çelik’in milletvekillikleri düşürüldü ve 5 yıl siyaset yasağı konuldu.

Kararın, 22 Şubat 1998’de, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla RP’nin 14 yıl süren siyasi yaşamı sona erdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Sınırlarımızın yakınlarında teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz” https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/#respond Mon, 27 May 2024 21:54:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8154

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, seçim işleri başkanlığının seçim sürecinin başlamasından itibaren yaptığı çalışmaları, bundan sonraki takvimi değerlendiren kapsamlı bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, yapılan çalışmalarının takvime uygun olarak sürecin değerlendirilmesi ve süreç çerçevesinde seçimlerle ilgili çalışmaları seçim işleri başkanlığı olmak üzere diğer kurullar tarafından titizle takip edileceğini ifade etti. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü AK Parti’nin bütün yetkili kurulları adına kutladı. Çelik, Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’te yaşanan olaylarda kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Seçim sürecinde çalışmaların devam ettiğini ve Türkiye’nin güvenliğinin korunması bakımında terörle mücadele kararlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristten diyenlere, hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir. Eğer bu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz. Aynı zamanda bu bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye Birleşmiş Milletler şartının kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır” diye konuştu.

“Terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular”

Irak’a üst üste ziyaret gerçekleştirildiğinin altını çizen Çelik, “Burada hem bu terör örgütlerinin ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız kalkınma yolu projesinin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınır özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı şekilde FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütler aynı şekilde organize suç örgütleri milletimizi ve demokrasimizi tehdit eden her türlü unsurla demokrasimizi koruma çerçevesinde milletimizin medeni yaşam hakkını koruma çerçevesinde gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin 1. yıl dönümünde deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaların kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizi ifadesidir. Cumhurbaşkanımızın hak ettiği 5 ilde hak sahiplerine 31 bini aşkın konut ve köy evi teslim edildi. Bundan sonrasında da aynı takvim çerçevesinde vatandaşlarımızın tüm yaralarına sarıldığı, evlerini kaybedenlere evlerinin bu çalışmalar çerçevesinde teslim edildiği süreçleri hep beraber göreceğiz. Bir kere daha deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

“Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle yürüyen ekonomik program Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi ve güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen program meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanan Çelik, “Tabii ki enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, aynı şekilde kadın istihdam oranının artması, genç işsizlik oran azalması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı. Bunların 2023 yılı son çeyreğinde ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik ve finansal göstergelere bunlar net bir şekilde yansımaya başladı tüm bu alanlarda. Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı ülkemize giren yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bu bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz”

Gazze’de Netanyahu hükümetinin soykırım faaliyetleri maalesef devam ettiğini vurgulayan Çelik, “Burada Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’da gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatına kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı hiçbir girişim Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndürmedi. Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz. ve açık kaynakların söylediği maalesef öylesine büyük bir gıda problemi var ki insanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyorlar. ve yine Birleşmiş Milletler Çocukların Yardım Fonu’nun raporlarına göre 6 çocuktan bir tanesi Gazze’de şiddetli bir kıtlık karşı karşıya. Burada güvenlik çerçevesinde İsrail’in güvenliği çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü söyleyen İsrail Güvenlik Güçleri’nin aslında İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil tamamen Gazze’deki insanları öldürmek, yok etmek gibi bir soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiği defalarca görüldü” ifadelerini kullandı.

“İsrail’i durduracak her türlü girişimin veto edilmesi ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek”

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 1948 soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin soykırım sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği için İsrail’e karşı uluslara adalet divanına başvurması önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Çelik, “Burada Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak oldukları ve bu soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. Yani Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak oldukları anlamına gelir. Tabii burada divan İsrail’in divanın hükümleri yani ihlalleri divanı tespit etti. Biz de bu gelinen noktada son derece bunun doğru olduğunu ifade ettik. Ama netice itibariyle bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkes hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İşte divanın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek ama İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir. ve her seferinde de uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek uluslararası hukukun kurallarını yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir. Şimdi Gazze’de ortaya çıkan tabloysa topyekun uluslararası sistemin etkisizleşmesi, işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gibi bir neticeye gelmiş, dayanmıştır. Eğer uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar bunu durduramıyorlarsa o zaman hiçbir işe yaramıyorlar demektir. O zaman bu kurumlara ve bu ilkelere ihtiyaç yok demektir. Böylesine bir çifte standart her aşamada görülüyor ama Gazze’de resmen soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. O sebeple burada soykırımı yapan hükümetinin ahlaken ve siyaseten iflasının bir nefret eyleminin sembolü haline gelmesinin ötesinde uluslararası kuralların uluslararası mekanizmaların tamamen etkisizleşmesi gibi bir tabloyla karşı karşıyadır” dedi.

Çelik, “Her türlü İsrail’i durduracak girişimin ABD tarafından veto edilmesi ise ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.

“İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutum doğru olan tutumdur”

Gazze konusunda İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutumun doğru olduğunu belirten Çelik, “Bunun AB açısından da kabul görmesi lazımdır. Avrupa halklarının isyanı, soylu eylem yapmalarının neticesinde daha çok ses çıkmaya başladı. Esas problem Filistin devletinin kurulması için ateşkesin ortaya çıkması ve sürecin başlaması lazım. Başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinden bahsediyoruz. İsrail’in Gazze ile ilgili planları coğrafi bütünlüğü tamamen yok edecek, her türlü devlet niteliğinden yoksun kağıt üstünde devlet durumuna Filistin’i getirecek bir noktaya doğru olmaya gidiyor. Coğrafi bütünlüğüne sahip Filistin devletinin ortaya çıkmasının uzaklaştığı her durum, bu bölgede güvenlik risklerinin artmasına ve İsrail’in katliamı daha da şiddetlendirmesine yol açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi atağının, Gazze için yapılan en güçlü diplomatik girişim olduğunu ifade ettiğini, bundan sonra da Gazze’nin gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.

“Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ediyoruz”

Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ettiklerini aktaran Çelik, “Bu süreci sabote etmeye çalışan yeni girişimleri görüyoruz. Ermenistan’da bu saldırganlıklardan vazgeçme, refahı çerçevesinde normalleşmeyi yürütme konusunda irade çıktığını görüyoruz. Bunu bazı Batılı ülkelerin ve diasporanın sabote etmek istediğini net bir şekilde görüyoruz. Buradaki barışçıl diplomasiyi güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir”

Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir. Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

“CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var”

6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlara özür borcunun olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz. CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var. Bütün bunlar siyasetsizliğin neticesidir. En son sığındıkları şey, bütün bu saçmalığı izah etmek için bir yapay zeka hikayesi oldu. Gelinen nokta şudur; 6’lı 7’li masada bulunanların vatandaşa özür beyanında bulunmasıdır.”

CHP’nin Mamak ilçesi belediye başkan adayının Irak Türkmen çocuklarına söyledikleri hakkında Çelik, “Seçim sürecinde son derece üzücü bir olaya Ankara Mamak’ta şahit olduk. CHP başkan adayı Iraklı Türkmen çocuklarının gözünün içine bakarak nefret söyleminde bulundu. ‘Bunlar Türkiye için sorun olur’ dedi. Bu aslında milletimizin faydasına olmaz, milletimizin değerleriyle uyumlu olmaz. Bunların hangi provokasyonlar gözetilerek yapıldığını net bir şekilde görmeliyiz. Bir topluluğun içerisinde böylesine faşizan bir üslupla konuşulmasını şiddetle lanetlediğimizi ve kınadığımızı ifade etmek isterim. Göç konusunda göçmen konusunda farklı bir siyasetiniz olabilir ama bu nefret söylemine, suçuna dönüşüyorsa, demokrasiyi zehirleyecek şekilde faşist bir üslupla ifade ediliyorsa bunun karşısında olacağımızı ifade etmek isterim. Siyasi partilerin üstüne düşen sandık güvenliğini sağlamak milletin iradesinin tecelli etmesine yardımcı olmaktır. Devlet kurumlarının aldığı tedbirler var bunun yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin olayı takip etmekle ilgili vazifeleri var. Herkes sahada özgürce siyaset yapabilsin. Nefret siyasetine savrulmadan, meşruiyet çerçevesinde siyasi faaliyet yapabilsin. Siyasetçinin notunu verecek olan yegane merci vatandaşımızın iradesidir. Seçim güvenliği güvenlik güçlerimiz tarafından zaten yerine getirilmektedir. YSK gerektiği zaman gerekli açıklamayı yapmaktadır. Sandığa gidildi ve oy kullanıldı. O sandıktan vatandaşımızın iradesinin net çıkması önemlidir. Sandık başlarında nöbet tutan bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak çok deneyimliyiz. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katıldığı seçim işleri başkanlarımızın olduğu toplantı gerçekleştirdik. En küçük beldeye kadar temsilci arkadaşlarımız var. Onun görevi sandığın net bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Sabah 05.00’te arkadaşlarımızın sandık başında hazır olurlar. Bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türk demokrasisinin korunması, geliştirilmesi bakımından büyük fedakarlıkla çalışan teşkilatlarımıza ve Cumhur İttifakı teşkilatlarına teşekkür ediyorum.

Bir gazetecinin seçim güvenliği hakkındaki sorusu üzerine Çelik, “Türkiye güvenli şekilde seçim yapan güvenli ülkedir. İçişleri, Milli Savunma Bakanlığımız bütün gücüyle sandıkların güvenliği sağlayacak şekilde yüksek konsantrasyonla çalışmaktadır. Geçen seçimde sayın Kılıçdaroğlu, ‘Şu saatten sonra sokağa çıkmayın provokasyon olur’ demişti. Ben de karşılık olarak ‘vatandaşlarımız tabii ki sokaklara çıkacak demokrasi şölenini kutlayacaktır’ dedim. Türkiye bunu defalarca yaptı. Bütün dünyanın gözünü kamaştıran demokratik olgunlukla bunu yaptı. Vatandaşlarımızın dini değerlerini incitecek şekilde birtakım açıklamalar olduğunda AK Parti olarak karşısında dururuz. Bunlara karşı duruşumuzu, siyasi mücadelemizi net şekilde ortaya koyarız. Vatandaşlarımızın sahip olduğu değerleri incitmeye hukuken de ahlaken de kimsenin hakkı yoktur. Benzer şekilde devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili her türlü kötü, çirkin sözün karşısında oluruz. Tarihçiler tartışır, konuşur, demokrasilerde haktır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kötü sözün meşrulaştırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi.

“F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz”

ABD ile F-16’larla gelinen durumla ilgili soru üzerine Çelik, “F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz. Türkiye kendi güvenliğini, egemenlik haklarını koruyacak ülkedir. NATO müttefiki ülkelerden parası karşılığında silah sistemi almaya kalktığında kısıtlamanın çıkarılması siyasi akılla bağdaşmaz. Çünkü bu ortak NATO güvenliğine katkı yapacaktır. Siyasi anlaşmazlıkların müttefik ülkeler arasındaki güvenlik pazarlığına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik konusu hiçbir zaman pazarlık konusu değildir. Hiç kimse bize gelip de ‘Şunların karşısında Suriye’de operasyon yapmayın, terörle mücadele etmeyin’ diyemez. Türkiye her aşamada aldığı kararları uygular. F-35’lerde Türkiye bir güvenlik aracı elde etmişse, güvenlik kapasitesinden belli bir şekilde vazgeçerek başka bir şekilde kavuşmasını istemek doğru olmaz. NATO üyesi olmasa da batılı ülkelerin çok yakın ilişki geliştirdiği Hindistan’da var. Burada bakılması gereken şey kazan kazan anlayışıyla bakılmasıdır. Böyle olduğunda Türkiye her zaman pozitif ilişkisi içerisinde olacaktır” diye cevap verdi.

Öte yandan AK Parti MYK toplantısı 1 saat 20 dakika sürdü. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz” https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/#respond Sun, 26 May 2024 21:24:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8098

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye 18’inci seçimini kazandırmak Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaşmak için çalışmadıklarını bununla birlikte Cumhuriyet’in ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturduklarını belirtti. İktidarları döneminde gerçekleştirilen demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların bizim bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizm, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha geri gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir Türkiye’yi Yüzyılı devridir. Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor” diye konuştu.

Hala eski Türkiye içinde olanların yüreğine her seçimde acaba hevesi dolduğunu bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim sonrası hakikatler yüzlerine bir tokat gibi inince köşk köşk yerlerine dönüyorlar. Emin olun bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır böylece devam edecek. İstiyorlar ki önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler. Ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa bu tabloyu, programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır” şeklinde konuştu.

“CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın değiştiğini, Türkiye’nin değiştiğini şehirlerin çehresinin değiştiğini ama Türkiye’deki muhalefet anlayışının değişmediğini vurgulayan Erdoğan, “Bilhassa ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de ölçülerin ve yapay zekanın sözü bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor. İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil’le uzlaşıldığını, anlayıp pulladıkları, Kandil uzaylacısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vaat ettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işin sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Hamdolsun. 14 Mayıs, 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum belediyeler için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

“Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne ne siyaset anlayış itibariyle yörüngesini kaybetmiş partilere şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Tabii bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor. Seçim unutmayın 2 yerde kazanılır. Birincisi sahadır, sokaktır, evlerdir, iş yerleridir. İnsanın olduğu her yerdir. İkincisi sandıktır, saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak elimizdeki seçimi de kaybederiz” dedi.

“AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır”

Siyaset anlayışlarında vatandaşa tıpış tıpış oy vereceksiniz, dayatmasında bulunmanın yeri asla bulunmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir insanımız bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak şehrimizin her karışını, alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla, bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı, şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez. Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek stratejiyi hayata geçireceksiniz. Vatandaşlarımızın mutlaka sandık başına gitmeye teşvik etmekten, sandıkta her şeyin usulüne göre yürümesini sağlamaya, sonuçların resmen ilanı aşamasına kadar sürece tüm safhalarıyla hakim olmamız gerekiyor. Aksi takdirde gönüllerde kazandığımız seçimi değerli kardeşlerim sandıkta kaybederiz. Bizim kimsenin oyunda gözümüz yok. Ama bize verilmiş tek bir oyun zayi edilmesine de rıza gösteremeyiz. En küçük bir zaafiyet, en küçük bir gaflet, en küçük bir boşluk hiç şüpheniz olmasın mutlaka aleyhimize kullanılacaktır. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakıslarıyla arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntem Elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esameniz okunmaz. AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır. İnşallah 31 Mart’ta da hem ülke geneli hem de büyükşehir, il, ilçe, belde düzeyinde birinciliği yine kimseye kaptırmayacağız” açıklamasında bulundu.

“Bunlar sirk cambazı”

Her seçim döneminde olduğu gibi 31 Mart sürecinde de kendi akıllarınca milleti kandırmaya çalışan birileri yine meydanlara çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar sokakta ‘ben şu partiden adayım ama aslında gönlüm AK Parti veya Tayyip Erdoğan’dan yana’ diyerek insanlardan destek istiyor. Hep söylediğimiz gibi Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyenin istediği partide siyaset yapma ve aday olma hakkı vardır. Herhangi bir partide bir müddet siyaset yaptıktan sonra yolunu ayırıp başka iş ikamete gidenlerin de yeri artık orasıdır. Şunu da açık ve net söylüyorum. Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın. Biz işimize bakacağız. Biz şu anda yoğun bir şekilde çalışacağız. ve Allah’ın izniyle de 31 Mart akşamı gümbür gümbür sandıkları patlatarak yolumuza devam edeceğiz. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımla konuşma, oy isteme hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur” ifadelerine yer verdi.

“AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir”

AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın, eyvallah etmeyiz. Bizim Partimizde görevler bayrak yarışındaki etaplar gibidir. Milletvekili seçiminde uyguladığımız üç dönem kuralı başta olmak üzere partimizin kendi iç değişimini sağlamaya yönelik ilkeleri işte bu sebeple getirdik. Genel Başkan olarak benim bazı tasarruf yetkilerim var o ayrı. Ama şunu bilelim ki böyle birilerinin dediği gibi istediğimiz zaman istediğimiz şekilde har vurup harman savurmak işte bu yok. Onun için de şu anda geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda veya daha farklı konumlarda yeniden görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Nitekim hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında hem teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevleri yapmış arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır. Burada as olan unvan değil ülkemize ve milletimize hizmet için çalışan partimizin başarısına mümkün olan en üst seviyede katkı vermektir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine, birikimine, enerjisine, gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var”

Hem parti hem hükümet olarak yapacakları çok iş olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Türk siyasetine getirdiğimiz en büyük yenilik gördüğümüz bu yaklaşıma tahammül edemeyip de kendine başka yol çizenlere sadece üzülürüz. ‘Yolun açık olsun, güle güle’ deriz. Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var. Mevcut arkadaşlarımızın yanı sıra aramıza yeni katılan gençlerimizle; yolumuza, mücadelemize, eser ve hizmet siyasetimize devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’ye 15 Temmuz’dan beri kazandırdığımız bir diğer önemli siyasi değer de Cumhur İttifakı’dır. Ülkemizin birliği, milletimizin beraberliği, devletimizin bekası, vatan topraklarının bütünlüğü, milli iradenin üstünlüğü ile ‘büyük ve güçlü Türkiye hedefi’ etrafında oluşan Cumhur İttifakı’nın tarihimizde eşi benzeri yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur İttifakı’nın kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyükşehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde MHP teşkilatlarının, MHP teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim, heyecan, kararlılık ve samimiyetle çalıştığından şüphe duymuyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-16 süreci F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş durumda https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/#respond Sun, 26 May 2024 21:21:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8096

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nden alınacak olan F-16 sürecine ilişkin, “Şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette” dedi.

Partisinin ‘Genişletilmiş Seçim İşleri Başkanları Toplantısına’ katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının ardından AK Parti Genel Merkez binası önünde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Erdoğan, doğum günü olması dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin nezaketini, kibarlığını gösterdiğini ifade ederek, “Yaşımın miktarınca güller gönderildi. Onun yanında yine kendine has, estetiği içinde olan bir kalem gönderildiğini söylediler ve doğum yıl dönümümü kutladığı gibi Cumhur İttifakı’nın çalışmasıyla ilgili de birbirimizle bu şekilde tebrikleştik. Yarın Manisa’ya gidiyorum. Bu süreci de en güzel şekilde inşallah 31 Mart’a kadar dayanışma içinde devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz” diye konuştu.

“Yeniden Refah’ın birçok yerde Cumhur İttifakı ile hareketi söz konusu değil”

Bir gazetecinin ‘Cumhur İttifakı içerisinde Yeniden Refah Partisi’ni nasıl konumlandırıyorsunuz’ diye sorması üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeniden Refah’ın tavrını biliyorsunuz. Birçok yerde Cumhur İttifakı ile hareketi söz konusu değil. Adeta milletvekili seçimlerindeki durumdan şu anda kopmuş vaziyette. Şu anda kendileri Yeniden Refah olarak birçok yerde ya bizden ayrılmış olanlar veyahut bize karşı tavır içerisinde olanları aday olarak çıkardılar. Onlarla beraber yollarına devam ediyorlar” açıklamasında bulundu.

“Rusya- Ukrayna ve İsrail- Filistin konuları orada ciddi manada işlenecek olan konular”

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Antalya Diplomasi Forumu’nda Türkiye olarak ne gibi bir diplomasi yürütüleceğine ilişkin soruya ise Başkan Erdoğan, şöyle cevap verdi:

“Dünyanın şu anda gündeminde olan Rusya-Ukrayna olayı var. Bunun yanında tabii ki İsrail-Filistin olayı var. Bunlar orada ciddi manada işlenecek olan konular. Katılacak olan liderler, bu konular üzerinde kararlı bir şekilde duracaklar. İkili görüşmelerimiz olacak. İkili görüşmelerimizde bunların üzerinde duracağız.”

“(Putin görüşmesi) Türkiye’nin uluslararası platformdaki tutumu ile olan memnuniyetini bana ısrarla söyledi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi ve Putin’in Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok kısa bir zaman içerisinde bir ziyaret değil ama bu ziyareti geciktirmeden halledeceğine dair ifade kullandı. Türkiye’nin uluslararası platformdaki tutumu ile olan memnuniyetini bana ısrarla söyledi. Aramızdaki bu ilişkilerin kararlı bir şekilde devamından yana olan memnuniyetini ifade etti” ifadelerini kullandı.

“Şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette”

Amerika Birleşik Devletleri’nden alınacak olan F-16’lara ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda bizim şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette. Gerek kongre, gerekse senato ve bize gelen senatörlerle de yaptığımız görüşmede daha çok biz F-16’larla ilgili ne gibi adımlar atarız diye konuştuk. Bu konunun dışında da arkadaşlarımızın muhatapları ile yaptığı görüşmelerde bu konunun üzerinde daha çok ısrarla duruyoruz. Bunun takipçisiyiz” dedi.

Öte yandan Erdoğan, Irak’a yönelik ziyaretinin planlamaları arasında yer alıp almadığı sorusuna ise, “Seçim sonrası” cevabını verdi. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı Yeni Başlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/#respond Sun, 26 May 2024 21:09:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8088

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, partisinin genel merkezine ilave olarak inşa edilen Seçim Koordinasyon Merkezi’nin ülkeye, millete ve şehirlere yapılacak hizmetlerin çıtasını yükseltme iradelerinin bir sembolü olduğunu söyledi.

“Daha önemlisi ülkemizin önemli bir seçimi öncesinde burada bir araya gelişimiz sıradan bir parti programı olmanın ötesinde anlama sahiptir.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, milletin önüne yeni hedefler, yeni vizyonlar koyarken buna uygun kadroları yetiştirmeyi ve bu kadroların işlerini yapacağı mekanları hazırlamayı da ihmal etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, “Biz sadece AK Parti’ye 18. seçimini kazandırmak, Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Genel merkez ile il, ilçe, belde, mahalle, köy teşkilatlarıyla, kadın ve gençlik kollarıyla, Meclis gruplarıyla, belediye kadrolarıyla davalarına gönül veren herkesle bu şuur içinde çalışmaların yürütülmesi, bu kararlılıkla hedeflere yürünmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısıdır. Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizminin, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin, istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir, Türkiye Yüzyılı devridir. Hamdolsun Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor.

Hala eski Türkiye özlemi içinde olanların yüreğine her seçimde bir ‘Acaba’ hevesi dolduğunu biliyoruz. Seçim sonrası hakikatler yüzlerine tokat gibi inince kös kös yerlerine dönüyorlar. Emin olun, bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır, böylece devam edecek. İstiyorlar ki, önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler, ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip, merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini belediyelere hizmet etmek, insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri, belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa, bu tabloyu programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır.”

“CHP bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın, Türkiye’nin ve şehirlerin çehresinin değiştiğini, ülkedeki muhalefet anlayışının ise hiç değişmediğini ifade eden Erdoğan, “Bilhassa, ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP, bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de, bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.” dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el ele, kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil ile uzlaşıldığını, allayıp pulladıkları Kandil uzlaşısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vadettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır.

Hamdolsun, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek, böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum, belediyeler için geçerlidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne, siyaset anlayışı itibarıyla yörüngesini kaybetmiş partilere, şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz. Bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”

Seçimin iki yerde kazanıldığını, bunlardan birincisinin saha, sokak, evler, iş yerleri, insanın olduğu her yer; ikincisinin ise sandık olduğunu belirten Erdoğan, “Saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak, elimizdeki seçimi de kaybederiz. Unutmayınız, bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiçbir insanımız, bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak, her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta oyu alacağız.” diye konuştu.

Erdoğan, bugüne kadar yaptıklarıyla, bundan sonraki projeleriyle, şehirleri en iyi kendi partilerinin yöneteceğine vatandaşları ikna edeceklerini ifade ederek, “Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.” dedi.

Teşkilatların seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezlerinin sorumlularının bu konuda birinci derece sorumluluk sahipleri olduklarını söyleyen Erdoğan, “İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız, gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek, stratejiyi siz hayata geçireceksiniz.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/feed/ 0
Ramazan pidesi fiyatları açıklandı: İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gram pide 15 liradan satılacak https://www.akittvhaber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/#respond Fri, 24 May 2024 21:06:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8010

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ” İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gram Ramazan pidesi 15 liradan satılacak” dedi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Ramazan ayı boyunca satılacak ramazan pidesi fiyatlarını açıkladı. Balcı, Federasyonun Genel Merkezinde yaptığı konuşmada Türkiye genelinde iller bazında uygulanması düşünülen Ramazan pidesi ve ekmek fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Balcı ülke genelinde pidenin kilogram fiyatının 60 lira geçemeyeceğini dile getirirken geçen yıl Türkiye’de pidenin kilogram fiyatının azami 33 buçuk lira olduğunu ifade etti.

“Türkiye’nin hiçbir yerinde pidenin kilogram fiyatı 60 liranın üzerinde olmayacak”

Balcı geçen yıl un fiyatının 360 lira seviyesinde olduğunu bu yıl ise 800 lira bandında çıktığını hatırlatarak, “Undaki artışın yüzde 110 olduğunu görüyoruz. Geçen sene tüm Türkiye’de uygulanan tek pide fiyatı ise 33 buçuk lira. Bu sene odalarımızla yapmış olduğumuz genelge ve görüşmeler neticesinde azami kilogram fiyatı 60 lira olacak. Dolayısıyla geçen sene 33 buçuk lira olan pide fiyatı bu sene 60 lira olarak uyguladığımızda yüzde 80 artış olduğunu görüyoruz. Giderlerimize baktığımızda yüzde 100’ün üzerinde bir artış varken yüzde 80 artışın vatandaşlarımızın da makul karşılayacağını ümit ediyorum. Ankara ilinde 250 gram Ramazan pidesi 15 liradan satılacak. Yine Antalya’da 250 gram pide 15 lira. İstanbul’da da 250 gram pide 15 lira. Fakat her ilçede ve her ilde odalarımız kendi maliyet hesabını yaparak ilgili olan esnaf odaları birliğinden fiyat alacak. Dolayısıyla o coğrafi yapıya göre vatandaşımızın arzusuna göre değişik gram ve fiyatlarla pide üretilecektir. Ama Türkiye’de hiçbir yerinde kilogramı 60 liranın üzerinde olmayacak. İstanbul’da bir yerde veya herhangi bir işletmede 250 gram 15 liraya satılırken aynı şekilde iki 330 gram pide 20 liradan satılabilecek. Geçen senenin oranlarına baktığımızda aradaki farkın yüzde 80 olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

2002 yılında asgari ücret alan biri 920 adet ekmek alınırken 2024 yılında bu sayı 2 bin 125

Ekmek fiyatlarını da değerlendiren Balcı, “2023 yılında asgari ücret 8 bin 506 lira 6 kuruş iken 2024 yılında asgari ücret 17 bin 2 lira olmasıyla birlikte asgari ücrette yüzde 100 artış olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde un fiyatı 380 liradan 700 lira bandına geldiğinde yüzde 84 bir artış var un fiyatında. İşletme giderlerimiz 4 bin 500 lirayken 7 bin lira bandına geldiğinde yüzde 55 bir artış söz konusu. 2023 yılında ekmeğin kilogram fiyatı 35 buçuk lirayken 2024 yılında ekmeğin ocak ayında kilogram fiyatı 40 lira. Ekmekteki artışında yüzde 14 ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Bütün bunları değerlendirdiğimizde bakacak olursak 2002 yılında asgari ücret 184 lirayken bir kilogram ekmek 1 liraymış. Yani 184 kilo ekmek alıyorsunuz. Bu da 200 gram üzerinden 920 adet ekmek yapıyor. 2002 yılında asgari ücret alan vatandaşımız aldığı asgari ücretle 920 adet ekmek alıyor. 2024 yılında asgari ücretin 17 bin 2 lira olduğunu düşünecek olursak, ekmeğin kilogramı 40 lira olduğunda 425 kilogram ekmek alınıyor. 200 gram üzerinden baktığımızda 2 bin 125 adet ekmek almış oluyoruz. Yani 2002 yılında 920 adet ekmek alınırken asgari ücretle, bugünkü asgari ücretle 2 bin 125 adet ekmek almış oluyoruz. Aradaki ekmek farkı da bin 205. Dolayısıyla burada ekmek fiyatının çok makul olduğunu görmek mümkün” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/feed/ 0
26 Şubat 1992’de Hocalı Katliamı Anma Töreni Düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/#respond Fri, 24 May 2024 21:03:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8008

26 Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin Hocalı’da yaptığı katliamda hayatını kaybeden Azerbaycanlı 613 kişi, Talas’ta düzenlenen törenle anıldı.

Azerbaycan Parkı’nda bulunan Şehitler Anıtı önünde düzenlenen anma töreni, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başladı. Törende konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “32 yıl önce Ermeniler, çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden 613 vatandaşımızı katletti. Acısı hala içimizde. Ancak ne mutlu ki bir süre Başkomutan İlham Aliyev tarafından ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ve duruşlarıyla çok şükür Karabağ azatlığına yani özgürlüğüne kavuştu. Bundan dolayı sevinçliyiz ve gururluyuz” dedi.

Konuşmasında Azerbaycan Kardeşlik Parkı’ndan ve içindekilerden de bahseden Başkan Yalçın, “Bir süre önce 7 Şubat’ta Şuşa Azerbaycan Evi’nde önemli ve güzel bir şeye şahit olduk. Türkiye’de 3 yerde Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, onlardan birisi de bu mekanda oldu. Bundan da ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. 20 bin metrekare üzerindeki Azerbaycan Kardeşlik Parkı’nı yapmak, bu anıtı buraya taşımak, Şuşa Evi’ni yapmak Azerbaycanlı kardeşlerimize bir armağanımızdır ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz her şeyin en iyisine layıktır” diye konuştu.

“Güçlü olmamız lazım”

Gazze’de yaşanan soykırıma da değinen Başkan Yalçın, “Biliyorsunuz bir katliam da Filistin’de yaşanıyor Gazze’de başlayan katliamda neredeyse 30 bin kişi hayatını kaybetti. Küresel güçler hem soydaşlarımızı hem dindaşlarımızı katletmeye azimliler. Onun için Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan devleti ne kadar güçlü olursa biz de o kadar sesimizi çıkarabileceğiz. Allah hem Azerbaycan devletine hem Türkiye Cumhuriyeti’ne nice yüz yıllar ömürler nasip etsin. Ben Hocalı ve dünyanın her yerinde mazlum şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

“Başkan Yalçın unutulmaması için çırpınıyor”

Şuşa Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Elshan Ganbarov da yaptığı konuşmada Başkan Yalçın’ın konuya duyduğu hassasiyete teşekkür ederek, “Bir kültür bekçisi gibi bir tarihin unutulmaması için çırpınan Yalçın Başkanımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Tarih asla unutanları sevmez. Tarihi unutmak, 100 yıl önce Erzurum’da yapıldığı gibi 100 yıldan sonra Hocalı’da yapılmış bir katliamla karşı karşıya kalmak gibidir. Hocalı’da hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah ulusumuza uzun ömürler versin” şeklinde konuştu.

“Tek millet iki devlet”

Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa da, tek millet iki devlet vurgusu yaptığı konuşmasında, “Azerbaycan ve Türkiye’nin geçmişten günümüze bir gönül bağı var. Azerbaycan’da kar yağsa biz burada üşürüz. Türkiye’de de kar yağsa hiç şüphe yok ki Azerbaycanlı kardeşlerimiz orada üşür. Bugün ne mutlu Azerbaycan ve Türkiye’nin kardeşliği, gönül birliğiyle birlikte Karabağ bölgesi huzura kavuşmuştur. Böyle bir anma programı düzenlediği için de değerli Yalçın Başkanıma teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“Burada gördüklerim gurur verici”

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul İsmail de konuşmasında, “Bu hassasiyet için Kayserimize özellikle Talas Belediyemize özel minnettarlığımı sunuyorum. Bu meselelerde Kayseri’mizin ne kadar hassas olduğunu her zaman şahsen gördüm. Burada Hocalı Parkı’nın açılması, güzel bir anıtın yapılması, Şuşa Evi’nin olması gurur verici bir meseledir. Gerçekten bir millet iki devlet anlayışının ve gönüllerimizin birbirine bağlı olduğunun göstergesidir. İyi günlerde bir arada olmak kolaydır, önemli olan bu tür acılarımızı birlikte paylaşmaktır. Bunu sağlayan Başkan Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.

“Tarihin en büyük trajedilerinden birisi”

Azerbaycanlı şirket Socar’ın Türkiye Doğal Gaz İşbirimi Kayseri Operasyonları Başkan Yardımcısı Sinan Temür ise, “Hocalı soykırımını derinden hissediyorum. Dağlık Karabağ bölgesinde soykırımı sadece bu yüzyılın değil tarihin en büyük trajedilerinden bir tanesidir. Bu anma programını düzenlediği için Talas Belediye Başkanımız Mustafa Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Hocalı Anıtı’na katliamda hayatını kaybedenler anısına çelenk konuldu ve karanfil bırakıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Trabzonspor’u 3-2 yenen Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi oldu https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/#respond Thu, 23 May 2024 22:03:00 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/ Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor'u 3-2 mağlup eden Beşiktaş, kupanın sahibi oldu. Bu sonuçla Ziraat Türkiye Kupası'nı 11. kez müzesine götüren siyah-beyazlılar, önümüzdeki sezon UEFA Avrupa Ligi'ne Play-Off Turu'ndan katılacak.
Ziraat Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş ile Trabzonspor, Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. Maçtan 3-2 galip ayrılan siyah-beyazlılar, kupayı müzesine götürdü.

İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLER

Mücadeleye hızlı başlayan Trabzonspor, karşılaşmanın 14. dakikasında Paul Onuachu'nun attığı güzel golle 1-0 öne geçti. Bu golün ardından baskısını arttıran Beşiktaş, ilk yarının uzatma dakikalarında bordo-mavili futbolcu Enis Bardhi'nin eline çarpan top sonrasında penaltı kazandı. Kazanılan penaltıyı 45+3. dakikada gole çeviren Rachid Ghezzal, ilk yarının skorunu belirledi ve ilk 45 dakika 1-1 beraberlikle tamamlandı.
 

İKİNCİ YARIDA GOL YAĞMURU

İkinci yarıda da baskılı oyununu sürdüren Beşiktaş'ta Salih Uçan, Jackson Muleka'nın ortasında düzgün bir kafa vuruşu yaparak topu filelere yolladı ve takımını 2-1 öne geçirdi. Bordo-mavililer, bu gole 89. dakikada Nicolas Pepe ile karşılık verdi ve skor 2-2 oldu.

KUPAYI MUSRATI GETİRDİ

Son bölümde yediği golün şokunu atlatan Kartal, 90+4. dakikada Al-Musrati'nin golüyle yeniden deneme bonusu veren siteler öne geçmeyi başardı. Savunmanın uzaklaştıramadığı topu ceza sahası dışında önünde bulan Al-Musrati, gelişini düzgün bir vuruşla Uğurcan Çakır'ımağlup ederek takımını 3-2 üstünlüğe taşıdı. Beşiktaş, bu sonuçla Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.
 

17. FİNALDE 11. ZAFER

17. kez finalde mücadele eden Beşiktaş, Trabzonspor'u 3-2 mağlup ederek 11. kez Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürmeyi başardı. Siyah-beyazlı ekip, bu sezon 62.'si düzenlenen 1974-1975, 1988-1989, 1989-1990, 1993-1994, 1997-1998, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2010-2011 ve 2020-2021 sezonlarında kupanın sahibi oldu.

AVRUPA'YA PLAY-OFF'TAN KATILACAK

Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanan Beşiktaş, gelecek sezon UEFA Avrupa Ligi'ne Play-Off Turu'ndan katılacak. Ligde 3. sırayı garantileyen Trabzonspor ise Avrupa Ligi'ne ön eleme turundan katılmayı garantilemişti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TEBRİK MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzonspor'u 3-2 mağlup ederek Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanan Beşiktaş'ı tebrik etti. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2024 Ziraat Türkiye Kupası Şampiyonu Beşiktaş'ı, tüm camiasını ve taraftarını canıgönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/feed/ 0
MWC Barcelona Fuarı’nda Mobil Teknoloji Şirketleri Buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/#respond Wed, 22 May 2024 21:48:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7956

Mobil teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük mobil teknoloji etkinliği olarak bilinen MWC Barcelona Fuarı’nda buluştu. Türkiye’den 32 şirketin katıldığı teknoloji etkinliğin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansıdı. Bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor, 5 bin 388 Euro’ya kadar çıkıyor. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını yine İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize etti. Fuara kayan ekranlı telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler damgasını vurdu.

Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı olan Mobil Dünya Kongresi (Mobile World Congress-MWC 2024), bugün İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı.

Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde 95 bin kişinin ziyaretçinin beklendiği dev etkinlikte Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.

MWC Barcelona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün en merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.

MWC Barcelona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.

Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler gibi geleceğin ürünleri damgasını vurdu.

Fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor

MWC Barcelona’da öne çıkan global trendler ise şunlar oldu:

5G, 2030 yılına kadar tüm mobil bağlantıların yarısını oluşturacak. 5G teknolojisini ‘paraya’ çevirmek gelişen bir iş kategorisi. 5G’den sonra 6G için de hazırlıklar yapılıyor.

5G’nin çığır açan özelliklerinden biri olan Kablosuz Sabit Erişim (FWA) ile ev ve işyerlerine kablosuz ağ üzerinden bağlantı imkanı geliyor.

Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 Euro olarak dikkat çekiyor.

“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”

Fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası’nın Başkanı Şekib Avdagiç, MWC 2024’e ilişkin yaptığı açıklamada, “MWC Barcelona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı” ifadesini kullandı.

Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Şekib Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor” bilgisini verdi.

Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Avdagiç, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka, küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”

Yapay zeka uygulamalarının hayatımızın her alanına girmeye başladığını hatırlatan Şekib Avdagiç, “Bu teknolojinin adı yapay, ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek” ifadelerini kullandı.

Şekib Avdagiç, Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, “Kalkınmanın artık yegane yolunun yapay zeka çağında öncü ülkelerden biri olmaktan geçtiğini unutmamalıyız” dedi.

Başarı için kamu-özel ortaklığı vurgusu

Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.

Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yer aldıklarını kaydetti.

MWC Barcelona Fuarı, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/feed/ 0
Erdoğan’dan CHP’ye sert sözler: Neredeyse Kılıçdaroğlu’nun kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/#respond Mon, 20 May 2024 21:27:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7883

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana’da AK Parti mitinginde önemli açıklamalarda bulundu. Ana muhalefete yüklenen Erdoğan, Özgür Özel liderliğindeki yeni CHP yönetiminin, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiden uzaklaştırmasına yorumda bulunarak, “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince Adana İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. CHP’ye yüklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.

“TÜM SUÇU KILIÇDAROĞLU’NA YÜKLEYİP KENDİLERİNİ TEMİZE ÇIKARDILAR”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı. Hatırlıyorsunuz.” diyen Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar.” değerlendirmesinde bulundu.

“NEREDEYSE ŞERO’YU BİLE KAPIDAN İÇERİ SOKMAYACAKLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş.” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin kedisi Şero

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hale getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitingdeki açıklamalarından satır başları:

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim halin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana.” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık.’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakarlığı ve vefakarlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi milli sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan aşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük.” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmi rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ADANA, BÖYLE ARTİSTLİKLERE EYVALLAH EDER Mİ?”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin.” ifadelerini kullandı.


Erdoğan, şunları dile getirdi:

“İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin halini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız. olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“DİK VE DİRAYETLİ DURUŞUYLA TÜM DÜNYADA TAKDİR TOPLAYAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

“5. NESİL UÇAK ÜRETEBİLEN DÜNYADAKİ 4 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”

Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, milli denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız.” dedi.

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE KAAN KONUŞULUYOR”

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor.”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız.” dedi.

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur.” karşılığını verdi.

Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi. Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi. Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

“ÇUKUROVA HAVALİMANI’NI HİZMETE SUNUYORUZ”

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

ADANA’YA YAPILAN YATIRIMLARI ANLATTI

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız.” ifadelerini kullandı.

MİTİNGDEN NOTLAR

Miting alanında, “Adana 5’ten büyüktür”, pankartı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafının bulunduğu afişin yanı sıra AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı. Alana, yarın doğum günü olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesi ile fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Seni doğurana gurban oluruz, doğum günün kutlu olsun Reis” yazan afiş de asıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı. Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Adana mitinginde konuştu: (2) https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/#respond Sun, 19 May 2024 21:36:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7845

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor.” dedi.

Erdoğan, partisinin İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitinginde, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“Diktiğimiz fidanların meyvelerini topluyoruz”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi:

“Tabanca, tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, milli denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“Muhalefetin örnek gösterdiği ülkelerde KAAN konuşuluyor”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız.” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. “

“31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız.” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur.” karşılığını verdi.

Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“Çukurova Havalimanını hizmete sunuyoruz”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“Çok daha fazlasını yapacağız”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Mitingden notlar

Miting alanında, “Adana 5’ten büyüktür”, pankartı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafının bulunduğu afişin yanı sıra AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı. Alana, yarın doğum günü olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesi ile fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Seni doğurana gurban oluruz, doğum günün kutlu olsun Reis” yazan afiş de asıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni ufuklara taşıyacağız https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/#respond Sat, 18 May 2024 21:54:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7820

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bugün İHA’lar, SİHA’lar ve milli muharip uçağımız KAAN ile hür ve müreffeh bir ülke olarak yolumuza devam edeceğimizi, bundan sonrasında da biricik göz bebeğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni, çok daha büyük ufuklara taşıyacağımızı gösterdik.” dedi.

Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde, kendilerinin aksine başkalarının seçim gördüğü zaman köşe bucak kaçtığını söyledi.

Milletin 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta milletin göz bebeği, sevgilisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçtiğini ve Cumhur İttifakı’nı TBMM’de en büyük grup haline getirdiğini hatırlatan Çelik, “Karşımızdaki iç ve dış provokasyonlara, manipülasyonlara rağmen bir kere daha Türkiye’yi emin ellere emanet ettiniz. İşte Adana bir kere daha bu sebeple şunu hak ediyor ki Allah’ına kurban Adana.” diye konuştu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Adana’dan en güçlü desteği bir kere daha göstereceklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde karşımıza altılı, yedili masa diye bir tiyatro çıkmıştı. O zaman biz demiştik ki, ‘bu altılı, yedili masa tiyatrosuna en güçlü cevabı Adana verecek.’ Bir kere daha en güçlü cevabı Adana verdi. Gençler çok çalıştılar, genç kardeşlerimizle hep beraberdik ama Adanalı kadınların hakkını asla unutamayız. Onun için kim ne derse desin, son sözü Adana’nın kadınları söyleyecek. Geçen seçimde de Adana’nın kadınları Cumhurbaşkanı’mızın yanında Cumhur İttifakı’nın yanında durarak son sözü söylediler. İnşallah 31 Mart günü de son sözü bütün Adana hep beraber Cumhur İttifakı diyerek söyleyecek.”

Alandaki gençlere seslenen ve memlekete karşı yapılan bütün provokasyonları, tuzakları gençlerin bozduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta en büyük cevabı CHP başta olmak üzere muhalefete verdiniz. Bunlarda siyasi zeka tatile çıktığı için adaylarını yapay zekayla belirlemeye başladılar. Siz, bu sefer yapay zekayla iş yapanlara karşı da Adana’da sandıklarda ‘Cumhur İttifakı’ diyerek en güçlü cevabı vereceksiniz. Bizim yolumuz, adlarımız, meşreplerimiz, aidiyetlerimiz, mensubiyetlerimiz farklı olsa da hepimizin adı farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir, yoludur. Onun için nasıl ki ülkemizde birçok meselede devrim yaptık, çağ atlattıysak bundan sonra da yerel yönetimlerde adaylarımızı başkan yaparak, şehirlerimizi, Adana’mızı ve ilçelerimizi yepyeni bir çağa, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacağız. Çöple, çamurla, sinekle anılmayı hak etmiyor bu şehir. Bu şehrin bereketli ovası gibi bu şehrin bereketli insanları gibi bereket üreten, hizmet üreten, eser üreten bir siyasete, yerel yönetimlere ihtiyacı var. Onun için nasıl ki beşibiryerde diyoruz, Adana Büyükşehir dahil 15’i bir yerde olacak.”

“Kişisel ikballeri için hangi kirli ilişkilerin içine girdiklerini görüyoruz”

Çelik, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta altılı, yedili masanın memleketin başına büyük sıkıntılar, belalar açacağını söylediklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bunlar ne diyorlardı? ‘Biz altımız, yedimiz bir araya geleceğiz, altı, yedi kişi bir araya geldikten sonra memleketin nasıl yönetileceğiniz karar vereceğiz.’ Biz de dedik ki ‘Peki masadan birisi kalkarsa memleket nasıl yönetilecek? Masadan birisi kalkar giderse memlekette, memleketin işlerinin halledilmesi için hükümet nasıl ayakta duracak?’ Bakın dediklerimiz bir bir çıktı. Bugün gelinen noktada, dün ‘altılı, yedili masayız’ diyenler birbirlerine en ağır lafları söylüyorlar. Birbirlerine en ağır lafları söyledikleri gibi birbirlerine can düşmanı haline geldiler. Ayrıca her birinin partisinin içinde bir hizip, bir hizbe karşı büyük provokasyonlara, kötü söylemlere imza atıyor. Şimdi aynı şeylerin, hangi ittifakların peşlerinde koştuklarını, memleketin selametini düşünmek yerine kişisel ikballeri için hangi kirli ilişkilerin içine girdiklerini hep beraber görüyoruz. Onun için kardeşlerim, nasıl ki 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Türkiye’nin istikrarına oy verdiniz, inşallah şimdide şehirlerimizin istikrarına oy vereceksiniz.”

Ömer Çelik, Cumhur İttifakı’nın girdiği her seçimde milletin güçlü desteğini aldığını vurgulayarak, “Çok yakın zamanda, 10 yıl kadar önce ihtiyaçlarımız için tabanca almaya çalıştığımızda bize ambargo uyguluyorlardı. Paramızla bile tabanca vermiyorlardı. Bugün İHA’lar, SİHA’lar ve milli muharip uçağımız KAAN ile hür ve müreffeh bir ülke olarak yolumuza devam edeceğimizi, bundan sonrasında da biricik göz bebeğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni, çok daha büyük ufuklara taşıyacağımızı gösterdik.” dedi.

Adana’nın her zaman demokrasi mücadelesinin yanında olduğunun altını çizen Çelik, vatandaşların yerel seçimde, terör örgütlerine destek verenlerle işbirliği yapanlara gereken dersi vereceğini vurguladı.

Çelik, genel seçimdeki başarılarını yerelde de sürdüreceklerini ifade ederek, “Türkiye’nin seçimlerini takip eden, dikkatlerinin tamamı Türkiye üzerinde olan herkese güçlü bir mesaj vereceksiniz. İnşallah 31 Mart akşamı bütün dünyada ajanslar son dakika olarak Cumhur İttifakı’nın başarısını, Cumhurbaşkanı’mızın demokrasi mücadelesindeki yeni bir merhalesini duyuracak.” diye konuştu.

Cumhur İttifakı’nın adaylarını titizlikle belirlediğini dile getiren Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Karşımızdakilerin halini görüyorsunuz. Adaylık kavgalarından birbirlerinin yaptıklarını deşifre etmeye kadar bir ton kötü söylem, söz kendi aralarında dolaşıp duruyor. Cumhur İttifakı ise tertemiz bir siyasetle adaylarını en titiz şekilde belirleyerek önüne baktı. Bugün bütün adaylarımızla, Adana’daki İstasyon Meydanı’ndaki gibi Türkiye’nin her tarafındaki demokrasi meydanlarını doldurarak geldiğimiz noktada büyük bir seçime hazırız.”

Çelik, Türkiye’nin her türlü siyasi provokasyona rağmen yoluna devam edeceğini belirterek, “Türkiye en büyük zenginliği, gücü, kudreti sandık yoluyla genel ve yerel seçimleri yapmasıdır. Bir kere daha sandığın gücünü gösterecek şekilde hep beraber bu demokrasi sınavını vermeye hazırız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor’ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7818

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi Adana’da Uğur Mumcu Meydanı’nda halka hitap etti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, yapılan hizmetlerin gururunun 85 milyon olarak herkese ait olduğunu söyleyerek, “Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık. Tabii bunlar sadece birer başlangıçtı. Önümüzdeki yıllarda inşallah çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız. Eminim sizler de takip ediyorsunuz. Şimdi uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız ve şu anda Deniz Kuvvetlerimiz çalışmayı yürütüyor. Kısa bir zamanda inşallah bir üst segmentini yaparak, ha biz yaparız dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki muhalifler, KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlum olanların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi arttırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşılıyor. Özgüven kazandırıyor. İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Gençler bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız” diye konuştu.

Erdoğan, Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifi olacağını ifade ederek, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir. Verdiği sözde durur. Biz ülkemize ve şehirlerimize yeni vizyonlar, yeni hedefler gösterirken arkamızdaki güçlü altyapıya güveniyoruz. Türkiye’nin yirmi bir yılda nereden nereye geldiğini, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. İşte bu anlayışla Adana’ya da 21 yılda çok büyük yatırımlar yaptık. Sanayi ve teknolojide iki yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, bir teknokent, on iki araştırma geliştirme merkezi ve sekiz tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam milyarlarca lira destek verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz imkanı sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra adayları tek tek sahneye çağırıp tanıtımını yaptı. Erdoğan, mitingin ardından Adana Ticaret Odası yeni binasının açılışını yapıp kentten ayrılacak. – ADANA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tüm Dünya KAAN’ı Konuşuyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:45:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7814

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti lideri, partisinin Adana mitinginde konuşarak adaylarını duyurdu. Erdoğan konuşmasında “Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. Şimdi uçak modelimizin bir üst segmentini yapacağız. Yeni müjdelerimiz yolda. Dostlarımız güven duyarken rakiplerimiz endişeye kapılıyor.”ifadelerini kullandı.

“ADANA’YI MALUM ELLERDEN ALMAYA HAZIR MIYIZ?”

Erdoğan, ilk uçuşunu gerçekleştiren yerli savaş uçağı KAAN’dan bahsederek “Türkiye adeta destan yazıyor. Dünyada söz sahibi olduk. Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Şimdi uçak modelimizin bir üst segmentini yapacağız. Yeni müjdelerimiz yolda. Dostlarımız güven duyarken rakiplerimiz endişeye kapılıyor.” İşte Erdoğan’ın Adana’daki konuşmasından öne çıkanlar:

“Adana’da şu anda meydanda 75 bin kişi var. Adana’yı malum ellerden almaya hazır mıyız? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde verdiğiniz destek için siz teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Adana sandıklarını patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDELER”

Muhalefet birbirleriyle uğraşmaktan, parti için kavgalardan fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemiyorlar. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar. Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti tıpış tıpış sandığa gidip oy verecek bir cendereye sıkıştırmak isteyenlere milletimiz dersini verecek ben inanıyorum. Biz Türkiye Yüzyılı diyoruz onlar birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Adana kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol vermez. CHP yönetimi bu ülkenin muhalefet enerjisini sömürüp işe yaramaz hale getirmektedir.

Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar meselesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere dönüşüyor. Türkiye, savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyor. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk İHA ve SİHA’ları koruyor. İHA ve SİHA’lar ile dünyada ilk 3 ülkeden biriyiz. Güçlü savunma sanayii ile dünyada söz sahibi olduk. Geçtiğimiz günlerde KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. KAAN ile 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Tüm dünya KAAN’ı konuşuyor. Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği, süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya yüz milyonlar, güçlenen Türkiye görüyor.

“UÇAK GEMİMİZİN BİR ÜST SEGMENTİNİ YAPACAĞIZ”

Bu gurur 85 milyon olarak hepimizin. Önümüzdeki yıllarda daha modernini, daha güçlüsünü ve ilerisini yapacağız. Uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız, Deniz Kuvvetlerimiz var gücüyle çalışıyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi artırırken dost ülkelere örnek oluyor. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz.

AK PARTİ ADANA ADAYLARI BELLİ OLDU

Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl sahibi herkes kabul edecektir. Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptık. Adana, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün lokomotifliğini üstlenecektir. Adana’da TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Adana’yı yerel yönetimlerle de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sonunda açıkladığı Adana büyükşehir belediye ve ilçe adayları şu şekilde:

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı: Fatih Mehmet Kocaispir

Aladağ: Mustafa Akgedik

Ceyhan: Erol Kahraman

Çukurova: Firdevs Cingözler

Feke: Ahmet Şener

İmamoğlu: Aydın Kangur

Karaisalı: Bekir Şimşek

Karataş: Necip Topuz

Kozan: Mustafa Atlı

Pozantı: Ali Avan

Saimbeyli: Vedat Cengiz

Sarıçam: Bilal Uludağ

Seyhan: Erdal Hatipoğlu

Tufanbeyli: Ekrem Keçe

Yumurtalık: Aydın Kütükoğlu

Yüreğir: Halil Nacar

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Savunma Sanayi Alanında Destan Yazıyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-savunma-sanayi-alaninda-destan-yaziyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-savunma-sanayi-alaninda-destan-yaziyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:42:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7812

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin Semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde gurur hanemize yeni bir halka daha ekledik. Milli muharip uçağımız Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdik. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk” dedi.

Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi Adana’da Uğur Mumcu Meydanında halka hitap etti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adama, bugün bir başka güzel, feda ve vefakarlığı baş tacı bilen ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı Türkiye yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. Nice dağdan aşan yollar bizimdir diyerek gök kubbeyi milli seçimimizde çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan aşıkların şehrine de böylesi yakışır. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim bana bir resmi rakamı alın. Bakalım meydanda durum nedir. Rakamı aldım. Şu anda Adana’da, meydanda 75 bin kişi var” diye konuştu

Erdoğan, Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

” Hazır mıyız? Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Maşallah. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak oldu. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandıkları patlatarak, gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti tıpış tıpış sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum. Adana böyle artistliklere eyvallah eder mi? Adana kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı?. Allah’ınıza kurban Adana.”

Erdoğan, CHP başta olmak üzere muhalefetin haline dikkat çekerek, ” Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan birbirleriyle didişmekten, fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum. Bunların yasak savma kabininden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Onun için oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldular mı? Göremezsiniz, duyamazsınız. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrı dokunması mümkün mü? Hayır. Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Hayır. Biz Türkiye yüz yılı diyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Hazırız diyoruz. Kararlıyız diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirinin kuyusunu kazıyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar” dedi.

Erdoğan, Mayıs ayında Cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları peşine de altı tane yardımcı adayı taktıkları bir zat olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:

” Hatırlıyorsunuz. Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu Cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temiz çıkardılar. Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? Kazandık. Kazanıyoruz. Bu nakaratlar milletin aklıyla dalga geçiyorlardır. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. Şimdi burada Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye’yi Şehirleri için kararlı mıyız? Otuz bir Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz?”

Erdoğan, seçim seçim için herkesi kapı kapı dolaşmaya çağırarak, “Akademi, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı, Adana’yla birlikte Türkiye haritasını, Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Adana, siz neymişsiniz ya? Gençler ben biliyorum. 31 Mart akşamı ever Allah bütün genç arkadaşlarınızı sandıkları patlatırcasına koşturacaksınız. Türkiye bizim yuvamız, vatanımız uğruna şehadeti göze aldığımız biricik sevdamızdır. Biz bu ülkeyi taşıyla, top zorlukları ve güzellikleriyle tüm kalbimizle seviyoruz. İstiklal Marşımızın şu muhteşem mısralarından aldığımız ilhamla Türkiye için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ne diyor Akif merhum ‘Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Canı cananı, bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada hüda’. Biz de cennet vatanımız aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Terör örgütüne kadar Türkiye muhaliflerinin tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu, kararlılıkla savunduk, savunuyoruz” dedi.

Erdoğan, dış politikada, Avrupa’dan, aferin, almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumuna geldiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:

” Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Öyle mi? Ülkemizin krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız değerli kardeşlerim bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Kardeşlerim şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Dış politikada artan gerisinde güçlü bir savunma sanayi var. Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Tabii bunlar alırken önümüze konulan şartlardan dolayı kırkdere’den su getirmemiz açıkçası satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Peki Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik. Böyle gelmiş, böyle gider diyenlerden olmadık. Kolayı değil, zor olanı ama ülkemiz açısından en hayırlı olanı seçtik. Tabanca, tüfek dahil, güvenlik güçlerimizin kullandığı silah Kendimiz üretmeye başladık. Insansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Çalışan firmalarımızı teşvik ettik. Işte bugün iki bin beşlerde Iki bin onlarda toprağa diktiğimiz fidanların Allah’a binlerce kez hamdolsun meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde gurur hanemize yeni bir halka daha ekledik. Milli muharip uçağımız Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdik. Böylece beşinci nesil uçak üretebilen dünyadaki dört ülkeden biri olduk.” – ADANA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-savunma-sanayi-alaninda-destan-yaziyor/feed/ 0
Kayseri, Türkiye’de Tarımsal Üretimde Yükselişini Sürdürüyor https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:39:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7810

Kayseri’deki tarıma yönelik proje, yatırım ve çalışmaları ile Kayseri çiftçisinin her zaman yanında yer alan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın destek ve gayretleri neticesinde Kayseri, Türkiye’de en çok üretimi yapılan tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinde 10 ürün ile söz sahibi olurken, yükselişini sürdürdü, bu miktarı 14 ürüne çıkardı.

Kayseri Büyükşehir Belediye’sinin desteklerini alan ve üretimini arttıran Kayseri çiftçisi sayesinde şehrin, 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasına aracı olan Başkan Büyükkılıç, bu kez de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği tarımsal üretime yönelik destek projeleri ile Kayseri’deki tarımsal üretimde, Türkiye çapında ilk ondaki aralarında son dönemde ilgi gören aspirin de yer aldığı en çok üretimi gerçekleştirilen zirai ürün sayısını 14’e çıkardı. Kadim kent Kayseri’yi turizm, spor, müzeler, eğitim, kütüphaneler ve tarım kenti yapma hedeflerine yönelik projeler üreterek, yatırım ve çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu istikamette İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği ve ziraat odaları ile çiftçi vatandaşların dayanışması sayesinde Kayseri’yi tarım kenti haline getirdi. Kayseri’nin 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasını sağlayan Büyükkılıç, bu kez de Kayseri’nin tarımsal üretimde, Türkiye çapında üretimi yapılan ilk ondaki zirai ürün sayısını 14’e çıkarmaya imkan tanırken, tarım ve hayvancılık için yüz milyonlarca liralık yatırımlarının da meyvesini alarak Kayseri’yi tarım şehri yapma hedefini tutturuyor.

Büyükşehir 1 Yılda 412 ton tohum dağıttı

Kentte Valilik ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği halinde hayata geçirdiği projelerle üreticinin daima yanında yer alan Büyükşehir Belediyesi, Başkan Büyükkılıç’ın talimatları doğrultusunda ‘üretim sizden, destek bizden’ projesi kapsamında tarımsal üretime etkin ve güçlü şekilde destek verdi. Bu kapsamda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 16 ilçede üreticilere 412 ton tohum ve 5 bin adet fidan dağıtımı gerçekleştirerek 11 milyon 600 bin TL’lik tohum desteklemeleri yatırımına imza attı. Bu anlamda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Kayseri, Türkiye’deki tarımsal ürün yetiştirilmesi noktasındaki 14 ürün içerisinde bulunan aspir üretiminde, Türkiye 1’incisi oldu. Aspir üretiminde 8 bin 234 ton ile Türkiye’de 1’inci sırada yer alan Kayseri, çavdar üretiminde 33 bin 437 ton ile Türkiye’de 2’nci sırada yer aldı. Kayseri, çerezlik kabak üretiminde 16 bin 511 ton ile Türkiye 2’ncisi olurken, çerezlik ayçiçeği üretiminde 31 bin 901 ton ile Türkiye’de 3’üncü oldu. Şeker pancarı üretiminde 1 milyon 66 bin 371 ton ile Türkiye’de 3’üncü sırada yer alan Kayseri, kimyon üretiminde 248 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada yer buldu. Patates üretiminde 490 bin 72 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada olan Kayseri, kuru fasulye üretiminde 8 bin 410 ton ile Türkiye’de 6’ncı sırada yer aldı. Kayseri, elma üretiminde 236 bin 324 ton ile Türkiye’de 7’nci sırada yer alırken, arpa üretiminde 240 bin 804 ton ile Türkiye 9’uncusu oldu. Nohut üretiminde 16 bin 210 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada olan Kayseri, yonca üretiminde 489 bin 635 ton ile 9’uncu sırada yer buldu. Kayısı üretiminde 15 bin 764 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada yer alan Kayseri, çemen otu üretiminde 3 ton ile Türkiye’de 10’uncu sırada yer aldı. Kayseri’de göreve geldiği günden bu zamana kadar yaklaşık 5 yıllık süreçte, çiftçi ve besicilerin her zaman yanlarında olmaya gayret gösteren Başkan Büyükkılıç, ürettiği projeler, yaptığı yatırımlar ile zirai üreticinin en büyük destekçisi oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yaklaşık 5 yıllık sürede kentteki tarım ve hayvancılığa, yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildi.

Türkiye’de ilk ortaklaşa uygulanan proje olan, Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleşen Mera Islah Projesi sayesinde tohumları Büyükşehir Belediyesi tarafından temin edilen toplam 600 dekar araziye tekrar mera vasfı kazandırıldı. Tohumların ekimi, Ziraat Odası Başkanlığı tarafından, daha önce Büyükşehir Belediyesi’nin hibe ettiği traktörler ile çiftçiler tarafından gerçekleştirilen proje ile tarımsal üretime büyük bir katkı sağlanmış oldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/feed/ 0
Diyarbakır’da Kadın Kick Boksçular Şampiyonluklar Elde Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-kick-bokscular-sampiyonluklar-elde-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-kick-bokscular-sampiyonluklar-elde-ediyor/#respond Fri, 17 May 2024 21:54:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7788

Diyarbakır’da ailelerinin de desteğini alan ağırlıklı kadın kick boksçular, katıldıkları ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar elde etti. Kick boksçular, mayıs ve temmuz ayında katılacakları Türkiye Şampiyonası ve Dünya Kupası müsabakalarında elde edecekleri puanlarla milli takıma seçilmeyi hedefliyor.

Ağırlıklı kadınlardan oluşan kick boks öğrencileri, ailelerinden de aldıkları desteklerle katıldıkları ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler elde etti. Şampiyon kadın kick boksçular, antrenörler Dilek ve Bilgin Erol eşliğinde mayıs ve temmuz ayında yapılacak Türkiye Şampiyonası ve Dünya Kupası’na hazırlanıyor.

Kadın şampiyonlar, bir yandan antrenman yeri gibi destek beklerken bir yandan da önlerindeki iki büyük turnuvada dereceler elde ederek milli takıma seçilip Diyarbakır’ın adını duyurup Türk bayrağını dalgalandırmak istiyor.

2. kademe kick boks antrenörü ve milli sporcu olan Bilgin Erol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, hala şampiyonalara katıldığını, kız kardeşiyle birlikte Alfa Fight Academy kulübünde sporcular yetiştirdiklerini söyledi. Yetiştirdikleri sporcuların çok kısa süre içinde Türkiye şampiyonu olduğunu, milli takıma erişen sporcuları olduğunu ve en son ocak ayında yapılan Türkiye kick boks şampiyonasında Diyarbakır’da sadece kendi kulüpleri olarak iki Türkiye şampiyonu kazandıklarını belirten Erol, hemen ardından liseler arası Türkiye şampiyonası olduklarını kaydetti.

“Bir Türkiye şampiyonluğu, bir Türkiye üçüncülüğü kazandık” diyen Erol, hemen bir hafta sonra üniversiteler arası müsabaka oldu tekrar Türkiye şampiyonluğu ve Türkiye üçüncülüğü kazandıklarını, ocak ve şubat ayında toplam 5 şampiyonluk, 2 üçüncülük kazanarak çok büyük bir başarı elde ettiklerini ifade etti.

Mayıs ayında İstanbul’da yapılacak Kick Boks Avrupa Kupası olduğuna değinen Erol, şöyle konuştu:

“Hemen ardından da temmuz ayında Türkiye şampiyonamız var. Amacım, sporcularım dereceler yapıp sene sonunda totalde toplanan puanlarla A Milli takıma girmek. Büyüklerin Avrupa şampiyonası Yunanistan’da olacak. Gençlerin Dünya Kupası ise Macaristan’da olacak. Amacım bunları buraya gönderip ilimizi en iyi şekilde temsil etmek. Ağır bayan sporcu. Bunda kız kardeşimin de etkisi var. Kardeşim onlara rol model. Şampiyon olarak onlara öncü oluyor.”

“Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum”

Başarıyı getirenlerin çoğunluğu bayan sporcular olduğuna dikkat çeken Erol, “Amacımız 5 şampiyon değil, 10 şampiyon, daha fazla çıkartmak. Bununda ilimizin tüm kurumları ile bize sahip çıkması gerekiyor. Bu desteği tam anlamıyla görmüyoruz. Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum. Büyükşehir belediyesi yetkilerine seslenmek istiyorum başarılı sporcularla, başarılı bir kulüp ve onların destekleriyle Sümerpark’ta antrenmanlarımıza devam etmek istiyoruz” dedi.

Kick boksçu Saadet Zerya Işıktaş, 5 yıldır bu sporu yaptığını, bu spora annesinin teşvikiyle başladığını belirtti. Arkasında destekçi bir ailesi olduğuna değinen Işıktaş, “Onların ve antrenörlerimin sayesinde bugünlere geldim. 7-15 Şubat’ta Hindistan’da yapılan 3. Uluslararası Şampiyonasında gençler kategorisinde 60 kilo Lowkick branşında şampiyon oldum. Önümüzde iki büyük maç var. En iyi şekilde onlara hazırlanıyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim, aynı zaman üniversiteye hazırlanıyorum. En iyi şekilde ailemi, hocalarımı ve arkadaşlarımı gururlandırmak istiyorum” diye konuştu.

16 yaşındaki Sudenaz Karabulut ise, 4 yıldır bu sporun içinde olduğunu dile getirerek, “3 yıldır şampiyonluklar getiriyorum. Türkiye maçlarında hiç yenilmedim. En son Antalya’da katıldığım şampiyonada birincilik elde ettim. Mayıs ayında yapılacak Dünya kupasına hazırlanıyorum. Bir tane daha Türkiye şampiyonamız var” ifadelerinde bulundu.

26 yaşındaki Dilek Erol da, 12 yıldır kick boks sporuyla uğraştığını, ağabeyinin desteğiyle kick boks sporuna başladığını belirtti. Güneydoğu’da bu tarz sporlara kadınlar için biraz daha olumsuz bakıldığını aktaran Erol, ‘Erkek sporu, senin ne işin var burada, bir tarafını kırdın’ gibi yargılar olduğunu, bunları da ağabeyi sayesinde yıktığını söyledi.

Şu anda önlerinde Büyükler Avrupa şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Ocak ayında yapılan Türkiye şampiyonasında şampiyon oldum. Milli takıma gitmek için ilk kriteri geçmiş oldum. Önümde Türkiye şampiyonası ve Dünya kupası var. Bunun için canla başla çalışıyoruz. Ama Diyarbakır’da spora ve sporcuya destek olmuyorlar. Ağabeyimle birlikte hem sporcu, hem de antrenörüz. Belediyelere dilekçeler veriyoruz. Maddi hiçbir şey istemiyoruz. Tek istediğimiz sporcularıma destek olsunlar. Otobüs bileti, konaklama tek istediklerimiz bunlar. Bu durum bizi çok üzüyor” ifadelerine yer verdi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-kick-bokscular-sampiyonluklar-elde-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginde “İsrail ile ticaret yapılmasın” pankartı kaldırıldı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/#respond Tue, 14 May 2024 21:03:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7664

Sakarya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginde açılan “İsrail ile ticaret utancı sonlandırılsın” pankartı apar topar kaldırıldı.

31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler iyiden iyiye yaklaşırken siyasi partilerin mitingleri de devam ediyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen mitingde seçmenleriyle buluştu.

“İSRAİL İLE TİCARET UTANCI SONLANDIRILSIN” PANKARTI

Mitingde Filistin’e insanlık dışı saldırılarını ve işgalini sürdüren İsrail’le ilişkilerin kesilmesi istenen bir pankaret açıldı. Pankartta “İsrail ile ticaret utancı sonlandırılsın” ifadeleri kullanıldı.

Miting sırasında pankartı açanların yanına gelindiği ve pankartın kaldırıldığı görüldü.

Erdoğan’ın mitingdeki konuşmasından satırbaşları;

“Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir. Gönül coğrafyamızın her rengini bağrında yaşatan Sakarya’ya sizlerle hasret gidermeye geldim. Sakarya geleceğe güvenle bakmamızın da teminatıdır. Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir, Türkiye Yüzyılı’nın da parlayan yıldızıdır. Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine, Sakarya istikametini hiç bozmadı.

“TEK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ BÖYLELER”

Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler. Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

“BU TOPRAKLARI HAİNLERE, TERÖRİSTLERE TESLİM ETMEDİK”

Sakarya Türkiye’nin, Türkiye bulunduğu coğrafyanın kalbidir. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Anadolu aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devletler kuruldu, yıkılıp gitti. Türk milleti olarak biz de Malazgirt’ten beri bu toprakları müdafaa için mücadele ediyor, can veriyoruz.

Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik. Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.

“BİZİ KORUYABİLECEK TEK ŞEY BİLEĞİMİZ”

Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

Bosna’da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak’ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan’da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye’de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı. Gazze’de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail’e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.

SAVUNMA SANAYİNE YAPILAN YATIRIMLAR

Suriye’den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan’a, Akıncı’ya, Anadolu’ya, Anka’ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke gururunu yaşayamayanlar ülke ve millet sevgisini sorgulasın.

“5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizle hem ihracatla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını karşılar hale geldik. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladı.

SAKARYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Türkiye bugün bölgesel ve küresel güç hedefine sahipse, gerisinde 21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler var. Ülkemizin her şehri, her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir. Sakarya’da 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman, hem yerel yönetim hem hükümet olarak, Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/feed/ 0
SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş: Yerel Seçimlerde Siyaset Yok, İçerik Boşaltılmış Bir Süreç İçerisindeyiz https://www.akittvhaber.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/#respond Mon, 13 May 2024 21:30:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7647

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Alper Taş, Samsun’da ‘Yerel Seçimler ve Devrimci Siyaset’ paneline katıldı. Taş, “Siyasetsiz bir yerel seçim ortamı var. Genelde kimin nereden aday olduğu ki bu çok karmaşık da bir olgu. Bakıyorsunuz bugün bir partide olan bir başka gün bir başka partinin adayı olarak karşımıza çıkmış. Tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil. İdeoloji yok, siyaset yok, örgüt yok, dava yok, çıkar var, makam var, mevki var. Bunun üzerine odaklanmış ve içeriği boşaltılmış bir seçim süreci içerisindeyiz Türkiye açısından” dedi.

SOL Parti MYK üyesi Alper Taş, Samsun’da düzenlenen “Yerel Seçimler ve Devrimci Siyaset” paneline katıldı. Taş, şunları söyledi:

“SEÇİMLER YAŞADIĞIMIZ SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ OLMAKTAN UZAK”

“Gerçekten bu başlıkta önemli çünkü yerel seçimler düzleminde konuşulan sadece kişiler. Siyaset konuşulmuyor. Siyasetsiz bir yerel seçim ortamı var. Genelde kimin nereden, aday olduğu ki bu çok karmaşık da bir olgu. Bakıyorsunuz bugün bir partide olan bir başka gün bir başka partinin adayı olarak karşımıza çıkmış. Tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil. İdeoloji yok, siyaset yok, örgüt yok, dava yok, çıkar var, makam var, mevki var. Bunun üzerine odaklanmış ve içeriği boşaltılmış bir seçim süreci içerisindeyiz Türkiye açısından. Çok seçim geçirdik. Türkiye, çok fazla seçimle yüz yüze kaldı. Şimdi önümüzdeki 4 yıl olağanüstü bir gelişme olmazsa 4 yıl boyunca bir seçim yok. Seçim çok da demokrasi yok. Sonuçta gören diyecek ki bu Türkiye’de vay be ne kadar seçim oluyor, gerçekten seçim oluyor, olmakla da kalmıyor, katılımı çok yüksek de bir seçim oluyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim ülkemizde yapılan seçimler kadar katılımı yüksek, bir seçimde söz konusu olmuyor ama sonuçta seçimler gelip gidiyor. Demokrasi alanımız her gün biraz daha kötüye, ekonomik alanımız, yoksullaşma daha da derinleşmeye devam ediyor. Seçimler bu manada yaşadığımız sorunların bir çözümü olmaktan uzak kalıyor.

“KENTSEL MUHALEFET DENİLİNCE AKLIMIZA ‘GEZİ’ GELİYOR”

Bu yerel seçimler açısından SOL Parti olarak, bizim en önem verdiğimiz mesele yereli konuşmak, yereli tartışmak, yerel örgütlenme anlayışımız üzerine düşünmek, kentlere dair taahhütlerimizi ortaya koymak, nasıl yerel yönetim, nasıl bir kent, esasen bunları tartışma gündemine taşımak ve kentte yaşayanların, çelişkilerini, sorunlarını gündemleştirmek, bu sorunları açığa çıkarmak ve bu sorunları yerel seçim gündemine taşımalıyız. Esasen en önemli yapmamız gereken meselelerden bir tanesi bu. Bir de Türkiye’nin gerçekliği var. Türkiye’nin gerçekliği şu; 2013 Haziran’ı biliyorsunuz Gezi isyanı oldu. Haziran’da ölmek zor demiş ya şair ölmenin de zor olduğu bir ay. Bir isyan Türkiye’de büyüdü, hayata geçti ve bu isyan, esas kökeninde kentsel zemini olmasıydı. Bir isyan boyutu var olayın, AKP’nin iktidarına karşı onun yukarıdan aşağıya ideolojik dayatmasına karşı, bir isyan boyutu var ama eylemin çıkış nedeni ve isyanın çıkış nedeni, esasen bir kentsel tahribat. Bize ait olan bir yerin, Gezi parkının müşterek olan bir alanın bizde kalması talebi ve buranın kamunun elinden gitmemesi talebiyle ortaya çıkan, bir muhalefet. Doğal olarak bir kentsel muhalefet dendiğinde aklımıza gelen en önemli başlık Gezi başlığı oluyor.

“KENTLER, SINIF MÜCADELESİNİN ARENASI HALİNE DÖNÜŞTÜ”

2013 Haziran’ından bu yana biliyorsunuz birçok yerde forumlar kuruldu, mahalle örgütlenmeleri geliştirilmeye çalışıldı fakat özellikle 2015’te başlayan, bizim de maruz kaldığımız çok güzel insanımızı yitirdiğimiz, 10 Ekim katliamı sonrası her düzeyde muhalefet geriledi. Tankla, topla muhalefet susturuldu, şiddetle susturuldu ve kentsel muhalefette zayıfladı. Şu an Türkiye’de kentsel muhalefet diyebileceğimiz muhalefet dinamikleri, oldukça zayıflamış vaziyettedir. Kentsel muhalefet çok bizim gündemimize girmiş bir muhalefet biçimi değil. Hep işçi muhalefetinden söz ederiz, emekçi muhalefetinden söz ederiz, kamu emekçileri muhalefetinden söz ederiz, gençlik muhalefetinden söz ederiz, kadın muhalefetinden söz ederiz, ekolojik bunun kentle bir bağı var tabi ekolojik mücadelenin ama bu mücadele alanlarını tarif ederiz ama kentsel muhalefet, alanı diye bir alanımız yok. Bu konuda kafa yormuşluğumuz da yok. Bunu da ele almamız ve düşünmemiz gerekiyor çünkü kentsel mücadele bir tür sınıf mücadelesinin tezahürü, yani sınıf mücadelesinin kentlere yansıması, oldukça önemli çünkü kentler de artık sınıf mücadelesinin bir arenası haline dönüşmüş vaziyette.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDE BİR SINIF TERCİHİ YAPILIYOR”

Özellikle kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde bir sınıf tercihi yapılıyor. Kentin merkezinde olan emekçiler, kentsel dönüşüm projeleriyle, kentin dışına sürülüyor ve bir soygunlaştırma projesi olarak zenginlere ve büyük kesimlere daha sağlıklı, yerler, açılmış oluyor. O yüzden bunun üzerinden gelişen kentsel muhalefet dinamikleri var. O açıdan biz bunu şöyle yapalım; yerel seçim geldiğinde aklımıza gelen, bir mesele olmasın diye, yerel seçim bittikten sonra bile biz Samsun’daki arkadaşlar olarak var gücümüzle Samsun’da bir kentsel muhalefet odağı yaratmaya, bir kent meclisi yaratmaya, o kent meclisi üstünden kent demokrasisi noktasını oluşturduğumuz örgütlenmeyle, kentteki değişime, kentteki sosyolojiye, kentte ki çelişkilere ve çatışmalara, müdahil olalım, kentte dahil fikrimizi söyleyelim geliştirelim. Ancak bunu yaparsak 5 yıl sonra yerel seçim söz konusu olduğunda biz bugünkü tablomuzdan daha farklı bir tabloyla yüz yüze kalmış oluruz. Daha iddialı süreçte ortaya koyarız. Birkaç yerde yönetmeye talip oluruz. Kente dair sözümüz çok olur ve söylediğiniz sözün de bir karşılığı olur çünkü 5 yıl boyunca kente dair birikim yaratmış, kente dair toplumsal bir mücadele yürütmüş insanların sözünü kentteki yaşayanlar daha fazla duyar.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Son teröristi etkisiz hale getirene kadar mücadeleye devam edeceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/#respond Sun, 12 May 2024 21:33:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7617

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, nerede bir terörist varsa bulup, başlarını ezdiklerini belirterek, “Arkalarında kimlerin olduğuna bakmadan, son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da dimdik ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehrin Türkiye Yüzyılı’nın da yükselen yıldızı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin demokrasi, adalet ve kalkınma mücadelesinin her safhasında Sakaryalıların yanlarında olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine Sakarya istikametini hiç bozmadı. Aynı şekilde Sakarya, ülkeye eser kazandırmak, millete hizmet etmek için çalışması gereken muhalefetin oyunlarına da hiç gelmedi.” diye konuştu.

Erdoğan, ülkenin ikinci büyük partisinin işi gücü bıraktığını ve kendi içinde saç saça, baş başa kavga ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Dün, Türkiye’yi yönetecek cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları genel başkanlarını çiğneyip geçtiler. Onun yanında cumhurbaşkanı yardımcısı diye şehir şehir dolaştırdıkları isimlerin ise yarın ne olacakları belli değil. Yaptıkları kongrenin üzerindeki şaibeleri, aday belirleme sürecindeki kirli pazarlıklar ve vahim iddiaları izledik. Öyle bir haldeler ki, dünya yansa, ülke batsa, kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi çıkarlarından, kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Aslında bunlar tek parti devrinden beri hep böyleydiler. Bunun için milletimiz rahmetli Menderes’ten merhum Özal’a, kendi hayallerini paylaşan, kendi derdiyle dertlenen herkese sahip çıkmıştır.”

Kendilerinin 21 yıldır, ülkenin kalkınması ve gelişmesi için verdikleri mücadeleyle farklarını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şimdi de ülkeyi Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle mahalli idarelerde de dünyanın en üst ligine çıkarmak istediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya buna hazır mıyız?” sorusuna mitingdekilerin “Evet” diyerek cevap vermesi üzerine, “Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, muhalefetin yaptığı gibi siyasi rant paylaşımı değil, işte bu vizyonu hayata geçirme iradesiyle talip ediyoruz. Bugün sizlerin karşısına da aynı hissiyatla çıktık.” ifadelerini kullandı.

Katılımcılara, “Sakarya’dan öyle bir ses verin ki Marmara’dan Karadeniz’e kadar duymayan kalmasın” diyen Erdoğan’ın, “Ayağa kalkmaya hazır mıyız Sakarya? Sakarya, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Sakarya’yla birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sözlerine alandakiler “Evet” diye karşılık verdi.

Erdoğan da “Rabb’im hepinizden razı olsun, maşallah.” dedi.

“Ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’nın Türkiye’nin, Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyanın kalbi olduğunu belirterek, “Tarih boyunca tüm hükümdarların, tüm imparatorlukların gözü hep bu coğrafyada oldu. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Bu bakımdan Anadolu sadece medeniyetler beşiği değildir. Aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devlet kuruldu, hüküm sürdü ve yıkılıp gitti. Nice kral, nice kumandan en son nefesini bu topraklarda verdi.” diye konuştu.

Türk milleti olarak, Malazgirt’ten beri vatan olan bu toprakları müdafaa için mücadele ettiklerini, can verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüz binlerce vatan evladını feda ederek, Anadolu’yu milletimizin mezarı haline getirmek isteyenlerin elinden kurtardık. Bayrağımız inmesin, ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik, ter döktük.” şeklinde konuştu.

“Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz”

Erdoğan, son 40 yıldır da birliğe, beraberliğe, kardeşliğe kasteden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürüttüklerine işaret ederek, “Terör örgütü, askeriyle polisiyle kamu görevlisiyle korucusuyla kadını, yaşlısı, genci ve hatta bebeğiyle on binlerce insanımızı katlederek bizden kopardı. Çektiğimiz acıların, maruz kaldığımız ihanetlerin, ödediğimiz bedellerin haddi hesabı yok. Ama hamdolsun her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı işgalcilere, hainlere, emperyalistlerin tetikçiliğini yapan teröristlere teslim etmedik.” diye konuştu.

Katılımcılara, “Bunları Cudi’de, Tendürek’te, Gabar’da gömdük mü?” diye seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bildiğiniz gibi artık içeride terör örgütleri kalmadı. Hepsi de terk ettiler. Son olarak güney sınırımız boyunca bir teröristan kurmaya teşebbüs ettiler. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu senaryoyu da yırtıp attık. İnsansız hava araçlarımızla İHA’larımızla SİHA’larımızla Akıncı’larımızla değerleri evlatlarım, değerli kardeşlerim, gençler, bunları yok ettik ve bunları o mağaralarda yok ettik. Şimdi en son olarak ortaya hangi uçağımızı çıkardık? Şimdi de KAAN’ımızı çıkardık. KAAN’la beraber yine gökyüzüyle buluştuk.”

Erdoğan’ın, “Yaparsa” sözlerine katılımcılar “Erdoğan yapar” karşılığını verdi. Erdoğan da “Yaptık mı? Gene yapacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nerede bir terörist varsa buluyoruz, başını eziyoruz. Arkalarında kimlerin olduğuna bakmadan, son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Tüm bu sürecin bize öğrettiği en önemli hakikat nedir biliyor musunuz; Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salah. Yani barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/feed/ 0
Erdoğan, Sakarya mitinginde muhalefete ağır eleştirilerde bulundu https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/#respond Sun, 12 May 2024 21:03:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7602

Yerel seçim çalışmaları kapsamında mitinglerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifak pazarlığı sürecinde Yeniden Refah Partisi tarafından istenen Sakarya’da vatandaşlara seslendi.

Konuşmasında muhalefete ağır sözlerle yüklenen Erdoğan, aldığı resmi rakamları da paylaşarak “Şu anda meydana bakıyorum. Resmi rakamı istedim. Resmi rakam şu anda meydanda elhamdülillah 60 bin kişi var. Zaten Sakarya’ya da bu yakışır. Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

“Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir. Gönül coğrafyamızın her rengini bağrında yaşatan Sakarya’ya sizlerle hasret gidermeye geldim. Sakarya geleceğe güvenle bakmamızın da teminatıdır. Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir, Türkiye Yüzyılı’nın da parlayan yıldızıdır. Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine, Sakarya istikametini hiç bozmadı.

“TEK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ BÖYLELER”

Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler. Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

“BU TOPRAKLARI HAİNLERE, TERÖRİSTLERE TESLİM ETMEDİK”

Sakarya Türkiye’nin, Türkiye bulunduğu coğrafyanın kalbidir. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Anadolu aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devletler kuruldu, yıkılıp gitti. Türk milleti olarak biz de Malazgirt’ten beri bu toprakları müdafaa için mücadele ediyor, can veriyoruz.

Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik. Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.

“BİZİ KORUYABİLECEK TEK ŞEY BİLEĞİMİZ”

Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

Bosna’da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak’ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan’da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye’de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı. Gazze’de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail’e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.

SAVUNMA SANAYİNE YAPILAN YATIRIMLAR

Suriye’den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan’a, Akıncı’ya, Anadolu’ya, Anka’ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke gururunu yaşayamayanlar ülke ve millet sevgisini sorgulasın.

“5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizle hem ihracatla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını karşılar hale geldik. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladı.

SAKARYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Türkiye bugün bölgesel ve küresel güç hedefine sahipse, gerisinde 21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler var. Ülkemizin her şehri, her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir. Sakarya’da 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman, hem yerel yönetim hem hükümet olarak, Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır” https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/#respond Sat, 11 May 2024 21:33:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7587

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

ANKARA – Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa yapım sürecinin yegane merciidir https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/#respond Sat, 11 May 2024 21:30:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7585

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Anayasa yapım sürecinin yegane merci, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim.” dedi.

Kurtulmuş, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen “Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması” programında yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, Türkiye’nin özellikle bu dönemde önüne büyük hedefler koyarak yoluna devam etmesinin şart olduğunu söyledi.

Özellikle bürokrasinin milli hedeflere uygun bir şekilde hareket etmesinin en temel beklentilerden biri olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, “Kamu görevlileri olarak devlet memurlarının ülkenin hedeflerinin gerçekleşmesi konusunda çok değerli ve hayati katkıları olduğunu söylemeye bile gerek yoktur.” diye konuştu.

Bürokraside aranması gereken temel hususlara dikkati çeken Kurtulmuş, “Öncelikle her bir kamu görevlisi arkadaşımızın kendi kişisel kariyeri kadar ve hatta ondan çok daha fazla önemsemesi gereken şey ülkenin milli hedeflerinin gerçekleştirilmesidir. Bunun için hiç şüphesiz kamu görevlilerimizin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket etmesi şarttır. Liyakatli ve ehliyetli kadroların kendi mesleki birikimlerinin yanı sıra dünyaya bakışlarını güncellemesi, Türkiye’yle ilgili hedef ve niyetlerini güncellemesi de aslında kendi kariyerlerini inşa etmenin bir parçası olarak görülmelidir.” şeklinde konuştu.

“Kamu görevlisinin sadakati bizatihi milletin kendisine olmalıdır”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, kamu bürokrasinde yer alan memurların olmazsa olmaz en temel özelliklerinden birinin millete sadakat olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati filanca gruba değil, filanca güç merkezine değil, bizatihi milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa, ne kadar nitelikli olurlarsa olsunlar o kamu görevlilerinin milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sadakatlerini sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana gösteriyorlardı.”

Kamu bürokrasisinin hedefine ulaşabilmesi için en önemli olgunun millete sadakat prensibi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Vatanseverlik söz konusu olduğu zaman herkes üst perdeden bir vatanseverlik dersi ortaya koyabilir. Ama gerçekten vatansever olmanın ölçücülerinden birisi de millete sadakatin ortaya konulmasıdır. Bunun için elimizdeki bütün imkanlarla ehliyet, liyakat ve sadakat prensipleri içerisinde gayret ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Kamu bürokrasisinden beklenen önemli özelliklerden birinin de “millete hizmetkar olma anlayışı” olduğuna değinen Kurtulmuş, “Biz millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Hiçbir bürokrat hangi makamda olursa olsun hizmet ettiği milletin üstünde asla değildir, milletin hizmetkarıdır.” ifadesini kullandı.

“Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ediyoruz”

Kurtulmuş, Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ettiğini, sendikanın verdiği mücadelede Uluslararası Emek Örgütü kurulmasıyla yeni bir dönemin kapısının açıldığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı olarak önlerine koydukları hedeflerin gerçekleştirilmesi için belli alanlarda güçlü ve büyük Türkiye hedeflerine odaklanarak çalışmak zorunda olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Her şeyden evvel Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini fevkalade güçlü bir hale getirmesi gerekir. Demokratik kurum ve kuruluşların mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarını Anayasa’dan aldığı güçle yerine getirdiği bir Türkiye’nin oluşması gerekir. Herkesin fikrini en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasbettiği noktada bittiğinin de gayet iyi kavrandığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin toplumsal gelişiminin önündeki en büyük ödevlerden birinin yeni bir Anayasa yapma mecburiyeti olduğunu belirterek, “Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa’ya bir ihtiyaç olduğu ayan beyan ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi grubun söylediği, dile getirdiği bir hedef değil, 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır.” değerlendirmesini yaptı.

“Niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var?” söylemlerine atıfta bulunan Kurtulmuş, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Çok açık söylüyorum, mevcut Anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen üzerinde hala 1960 darbesinin izleri olan 1961 Anayasasının kurgusu mevcuttur. Hala bu Anayasanın ruhu 1981 darbesinin ortaya koyduğu 1982 Anayasasının ruhunu taşımaktadır. Bunun için bunu siyasi bir tartışma meselesi yapmadan, siyasi partiler arasında bir ayrışma meselesi haline getirmeden, yeni, demokratik, katılımcı bir Anayasa’nın yapılabilmesi önümüzdeki dönemdeki en önemli ödevlerimizden birisidir.

Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane mercii, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim. Ama bu mümkün olmazsa en azından referanduma götürülebilecek bir çoğunluğu elde edilebilmesi için bendeniz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak sonuna kadar gayret ve mücadele edeceğim.”

Kurtulmuş, ekonomik gelişmelerimizin itici gücünün milli savunma sanayisi başta olmak üzere yüksek teknoloji üretimi olduğuna dikkati çekerek, “En son Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’ın uçurulmasıyla Türkiye’nin bu alanda yeni merhale açtığını ve dünya milletleriyle yarışında çok önemli bir mesafe aldığını iftiharla takip ettik ve bundan da büyük bir memnuniyet duyduk.” dedi.

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır”

Gazze’de bir soykırım ve büyük bir insanlık suçu işlendiğini belirten Kurtulmuş, şunları anlattı:

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır. Orta Doğu barışında o kapıyı açan anahtar ise Filistin davasıdır. Filistin davasında barış, esenlik ve selamet olmadan dünya barışının sağlanması mümkün değildir. Ne yazık ki İsrail hükümetinin insanlık dışı saldırılarına, bazı Batılı ülkelerin hem siyasi hem askeri alanda güç verdiklerini görüyoruz. Ancak şunu çok açık söyleyeceğim. Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmasıyla birlikte bundan sonra Filistin davası bakımından yeni bir dönem başlamıştır.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin davasına ilişkin mücadelede üç temel konuda çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını belirterek, bunlardan birinin İsrail’deki Siyonist rejimin, Netanyahu ve çetesinin uluslararası alanda yalnızlaştırılması; ikincisinin de insanlık cephesinin kurulması olduğunu söyledi.

Filistin-İsrail meselesindeki tek çözüm noktasının iki devletli çözüm olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Başkenti Kudüs olan, egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış bir Filistin devleti yakında mutlaka ve mutlaka kurulacak.” dedi.

Konuşmaların ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim etti.

Kurtulmuş, daha sonra Memur-Sen üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/feed/ 0
Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması: Yeni Anayasa bir ihtiyaç https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/ https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/#respond Fri, 10 May 2024 21:57:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7549

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/feed/ 0
Anadolu Parsı Türkiye’nin Farklı Coğrafyalarında Görülmesi İnsanları Tedirgin Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/#respond Thu, 09 May 2024 21:09:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7496

Anadolu Parsı’nın son zamanlarda farklı coğrafyalarda görülmesi insanları tedirgin ediyor

KTÜ Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya:

“Anadolu parsı Türkiye’de, Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk”

“Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ancak kendini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz”

TRABZON – Anadolu Parsı’nın son zamanlarda Türkiye’nin farklı coğrafyalarda görülmesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu Parsı’nın normalde insanlara çok yakın yaşadığın ancak kendisini insanlardan koruduğu için görünmediğini belirtti.

Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe arttığını kaydeden Başkaya, “Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Devletin ve vatandaşın bulgularını göze Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de, Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk” dedi.

Son yıllarda özellikle Anadolu Parsı konusunda yaptığı araştırmalarla gündeme gelen Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu parsı ile ilgili haberlerin özellikle son aylarda gittikçe arttığına dikkat çekerek, “Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe artıyor artacaktır da. Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Arttığını şuradan da anlayabiliriz devletin bulguları olsun vatandaşın bulguları olsun Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk. Çalışmalarımızın sonucunu haritaya yaydığımız zaman Muğla’dan Artvin’e, Bursa’dan Kazdağlarına, Hakkari’ye kadar bütün coğrafyada Anadolu parsı karşımıza çıkabiliyor. Son yıllarda, son günlerde görüntüler gerekse bulgu edilen yerlerde Anadolu parsı, ya sahile yakın bir yerde karşımıza çıkıyor ya da dağlardan, ormanlardan insanlardan uzak yerlerden ziyade ova arazilerde de karşımıza çıkabiliyor. Hayvan zaten bir yamaçtan öbür yamaca vadi tabanına inerek geçiyor veya vadi boyunca akan akarsu boyunda avlanıyor. Genelde gececi olduğu için rahatsız edilmediği veya düşmanı olmayan bölgelerde gündüzde aktif ama genelde gececidir” diye konuştu.

“Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz”

Anadolu Parsının normalde insanlara yakın yerde yaşadığını ancak kendini insanlardan koruduğu için görünmediğini kaydeden Başkaya, “Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz. Yaptığımız foto kapan çalışmaları, ayak izi çalışmaları, termal kamera çalışmaları gibi takiple ilgili işlerde bakıyoruz ki hayvan köy içleri yayla kenarları insanların eli ayağı çekildiği zaman doğrudan köyün içerisinden gelip geçiyor veya oralarda belli bir zaman geçirebiliyor. İnsanlara yakın ilçelerin kenarlarında çokça zaman geçirdiğini görüyoruz. İnsanlar için haraketli yerlerde bile o sahanın hemen kenarında bulunabildiğini biliyoruz. O yüzden bunlar bizim için sürpriz değil” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/feed/ 0
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençlere hitaben konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/#respond Tue, 07 May 2024 21:36:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7446

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençlere hitaben, “Sizler bizim geleceğimizsiniz. Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Sporda yaptığımız devasa yatırımlar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yaptığımız müthiş yatırımlar var.” dedi.

Bak, Bursa’da Orhangazi Gençlik Merkezi’nde düzenlenen “Gençlik Buluşması”nda, üniversiteden mezun olduktan sonra yüksek lisans yapmak için İngiltere’ye gittiğini, spora ve futbola olan merakı sayesinde görevlilerden vize aldığını anlattı.

Sonraki süreçte restoranda çalıştığını, aynı zamanda İngilizce kursuna devam ettiğini dile getiren Bak, “Yani şunu söylemek istiyorum, hayat hep mücadele. Kimse size ‘Buyurun şunu yapın, bunu yapın’ demiyor. Hayallerinizin peşinde koşacaksınız. Ben koştum. Koşmaya devam ediyorum. Öz güveniniz olacak, ‘Ben yaparım’ diyeceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Bak, daha sonra inşaatlarda çalıştığını ve para biriktirerek yüksek lisansa başladığını, eğitimini tamamlayınca Türkiye’ye dönüp doktora yaptığını söyledi.

Gençlere hedeflerinin, hayallerinin peşlerinden koşmalarını tavsiye eden Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mücadele edeceksiniz. Öz güven işte ‘Türk mühendisi yapar’, biz de bu noktalardan oralara doğru geldik. Hep hayallerinizin peşinden koşun, çok çalışın. İyi dostlar edinin. Sivil toplum kuruluşlarında yer alın. Bakın çevre edinmemizin en büyük sebebi sivil toplum kuruluşlarında yer almak, bir spor kulübünde görev yapmak, yönetici olmak, bir siyasi partide görev almak. Ben de çok bayrak astım. Direğe çok çabuk çıkarım, duvara çok iyi çıkarım. Müthişimdir, çok hızlıyımdır inanılmaz. Afişler dersen bizim işimiz. Tak, tak, tak, bir sokağı 10 dakikada ekiple beraber geçer gideriz. Hızlıyız yani.”

“Kapılarda bekleyen bir Türkiye yok”

Gençlerle gurur duyduklarını vurgulayan Bak, “Sizler bizim geleceğimizsiniz. Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Sporda yaptığımız devasa yatırımlar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yaptığımız müthiş yatırımlar var. Bugün de Bursa’daydık, anlattık. Alinur Aktaş başkan müthiş işler yaptı. Spora müthiş yatırımlar yaptı.” diye konuştu.

Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin her alanda çok mesafe katettiğine dikkati çekerek, savunma sanayisinde yüzde 20 yerlilikten yüzde 80’lere geldiklerini belirtti.

Teröre karşı verilen mücadeleye değinen Bak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Peki niye bu operasyonlarımızı durduramıyorlar? Niye? Çünkü onların mühimmatlarına ve silahlarına muhtaç değiliz. Bize dronlar için yani Bayraktarlar… Kamerayı vermediler, kamera yaptık. Füzeyi vermediler, füze yaptık. Dronları daha önceden biliyorsunuz İsrail’den ve ABD’den alıyorduk değil mi? Çıktı bir çılgın Türk ne yaptı? Bayraktar yaptı, Rusya-Ukrayna savaşının kaderini değiştirdi. Azerbaycan’daki Karabağ zaferini ortaya çıkardı. Karabağ’ın 30 yıllık sorununu işte o Bayraktarlar çözdü. İşte güçlü bir irade var, güçlü bir Türkiye var. Kapılarda bekleyen bir Türkiye yok.”

Bak, Gemlik’te Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü aracılığıyla öğrenci yurdu inşa edeceklerini sözlerine ekledi.

“O kalorifer peteği şimdi havada uçuyor”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşunun gerçekleştiğini anımsatarak, bunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesi ve onun böyle projelerin arkasında dik durması sayesinde başardıklarını dile getirdi.

Kendilerine muhalefet edenlerin KAAN’ın ilk parçasını ürettiklerinde “Kalorifer peteğine benziyor” diye dalga geçmeye çalıştığını anlatan Varank, şunları kaydetti:

“O kalorifer peteği işte şu anda havada uçuyor. Milli muharip uçağımız, 5. nesil teknoloji harikası uçağımız ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Biz inanıyoruz ki sizin gibi değerli genç arkadaşlarımızla beraber yol yürüyebilirsek, sizlerin önünü açmaya devam edersek, firmalarımıza destek verirsek, genç arkadaşlarımızın üniversitelerde, teknoparklarda, teknoloji transfer ofislerinde ya da ilgi duydukları diğer alanlarda desteklemeye devam edersek, biz gerçekten Türkiye Yüzyılı’nı beraber inşa edebiliriz. Hep hayalini kurduğumuz Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri yapabiliriz.”

Gençler tarafından müzik dinletisi sunulan programa, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve İl Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Temiztürk de katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan İzmir’de Esnaf Ziyareti Yaptı https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/ https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/#respond Tue, 07 May 2024 21:33:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7444

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnaf ziyareti yaptı. Burada esnafla sohbet ederek hayırlı işler dileyen Işıkhan ve Dağ, esnafın sıkıntısını dinledi. Işıkhan ve Dağ, daha sonra İzmir Valiliğini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı karşılayarak, Mardinli hemşehrileriyle buluştu.

Bir dizi program için İzmir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası buluşmasının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnafı ziyaret etti. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte esnafı ziyaret eden Bakan Işıkhan, tarihi çarşıdaki esnafın sıkıntılarını dinledi. Bakan Işıkhan, daha sonra Balçova’da bulunan bir otelin restoranında Mardinli hemşehrileriyle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Mehmet Sadık Tunç ve 22’inci Dönem Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ve İzmir’de yaşayan Mardinli vatandaşlar katıldı.

“AK Parti, siyasi parti olması ötesinde milletin kendisidir”

Toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, AK Parti’nin siyasi parti olmanın ötesinde bir oluşum olduğunu vurguladı. Vatandaşını seçimden seçime hatırlayan, seçimden seçime çalışan bir siyasi hareket olmadıklarını belirten Işıkhan, “Türkiye’nin son çeyrek asrı, bu durumun en büyük güvencesi oldu. Bugün uzaya ilk astronotunu göndermiş, kendi arabasını, kendi uçağını üreten, gelecek 100 yılı inşa etme iddiası taşıyan güçlü bir Türkiye var. Bugün eğitimden sanata, spora, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar her alanda dünya standartlarının da üzerine çıkmış bir Türkiye var. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en önemli büyükşehirlerini hiç vakit kaybetmeden gerçek belediyecilikle buluşturmalıyız” diye konuştu.

“İzmir, CHP’nin kalesi söylemini kabul etmiyoruz”

“Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir” diyen Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir tarafta Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılını Türkiye yüz yılı yapmaya çalışan bir hizmet anlayışı var. Diğer tarafta ise şahsi hırsları yüzünden daha kendi partisini yönetemeyen, teröristlerle işbirliği yapan, temel atmama törenleriyle övünen; eski Türkiye’nin köhne vesayet artıklarıyla var olmaya gayret eden vizyonsuz bir zihniyet var. Ege’nin incisi İzmir hangisini hak ediyor? Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir. İzmir, Türkiye yüzyılı hedeflerimizin lokomotifi olabilecek merkezlerden birisidir. Burası binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahili yaptığı, kadim bir şehirdir. İzmir sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de incisidir. Ancak ehil ellerde olmadığı için hala tüm potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildir. Önümüzde çok ama çok önemli bir fırsat var. İzmir’in çok genç, çok dinamik AK Parti belediyeciliğine hakim belediye başkan adayları var. Onların enerjisi AK belediyeciliğin vizyonuyla birleştiğinde İzmir’i kimse tutamaz.”

AK Parti adayları için destek isteyen Bakan Işıkhan, “Türkiye’yi emin adımlarla 2023 hedeflerine taşıyan Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İnanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirli ve Mardinli kardeşlerim bu ruhla AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı sandıktan zaferle çıkaracaktır” dedi.

Her mahalleye taziye evi yapılacak

Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, her mahalleye taziye evi kurulacağını söyledi. Dağ, “Hepimiz bu güzel şehri zenginleştirmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmak istiyoruz. Ben yola çıkarken Mardinli hemşehrilerimizin yanımda olduğunu biliyordum. Bu bir siyasetçi için çok iddialı sözdür. Ama ben bunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Çünkü siyasete başladığım ilk günden beri en yakın yol arkadaşım, çalışma arkadaşım, komşuların hep Mardin’den oldu. Mardinli hemşehrilerimizin de kültüründe çok özel yer tutan taziye evlerini her mahalleye kuracağım. Kurulacak alan olmayan mahallelerde ise kahvehanelerle anlaşacağım. Gerekli masrafı belediye, ilçe belediye başkanları ya büyükşehir belediye başkanı olarak biz karışlayacağız” dedi. – İZMİR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/feed/ 0
Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü ve Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü kutlandı https://www.akittvhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/#respond Tue, 07 May 2024 21:30:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7442

Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşeğin de katıldığı resepsiyonla kutlandı.

Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Takahiko Katsumata’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Bir otelde düzenlenen etkinlikte, misafirlere Türk ve Japon kültürlerinden müzik dinletisi sunularak, Japonya’ya ait ürünler misafirlere tanıtıldı. Japon ve Türk ilişkilerine dair hazırlanan kısa filmin ardından Büyükelçi Katsumata ve Bakan Şimşek birer konuşma yaptı. Katsumata konuşmasına, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Katsumata, Japonya’nın bölgenin bir an önce önce toparlanması için kesintisiz destek sağladığını belirtti.

“Japonya ve Türkiye işbirliğinin gelişme zamanı geldi”

Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirileceğini vurgulayan Büyükelçi Katsumata, “Karşılıklı güvene dayalı olarak ve ilişkilerimizin 100. yılında stratejik ortaklar olarak, Japonya ve Türkiye’nin ikili, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin gelişme zamanı gelmiştir. Japonya Dışişleri Bakanı Sayın Kamikawa geçen ay Ankara’yı ziyaret ederek, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan ile görüştü. Bu görüşmelerde Gazze Şeridi de dahil olmak üzere Ortadoğu ve Ukrayna krizi gibi uluslararası meselelerde Türkiye’nin rolünün önemine dikkat çekti ve bu meselelerin ele alınmasında yakın çalışmaya devam etme konusunda karşılıklı olarak mutabık kalındı. Mağdur halklar ve çocuklara insani yardım, birlikte çalışmamız gereken en acil konudur. Aynı zamanda iş birliğimizin Ukrayna’nın yeniden inşa sürecine, Orta Asya ve Afrika gibi üçüncü ülkelerin kalkınmasına doğru genişlemesi de beklenmektedir. İkili ilişkilerin gelişimine ve küresel paradigma değişimine bağlı olarak iş birliği alanlarımız, geleneksel altyapılar ve üretimden afet yönetimi, sağlık, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerjiler ve benzeri alanlara doğru genişlemektedir. Denizcilik ve uzay konuları da gündemimizde yer almaktadır” dedi.

“Japonya’ya da Türk yatırımlarını bekliyoruz”

Katsumata, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğine ilişkin ise şunları kaydetti:

“Türkiye, kaliteli insan kaynakları ve çok taraflı pazar erişimiyle cazip bir iş ortağı olmuştur. Japon şirketlerinin en önemli yaklaşımlarından biri; Avrupa Birliği ve diğer büyük pazarlara tedarik edilen yüksek değerli mal ve hizmetleri üretmek üzere Türkiye’de üretim üsleri kurmaktır. Japonya’nın bu kaliteli yatırım ve iş modelinin; ihracat performansı, teknoloji transferi ve yerel çalışanların kapasitelerinin geliştirilmesi açısından Türk ekonomisi ve toplumu üzerinde eşit derecede olumlu bir etki yarattığının altını çizmek isterim. Bu adil ve eşit bir ortaklıktır. Pazara erişim, adil rekabet, iş ve ticaret kuralları gibi konuları geniş bir şekilde kapsayan ve müzakereleri devam eden Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) kazan-kazan ortaklığını ve küresel standardı teşvik etmenin yolunu açacağına inanıyorum. Sadece Japonya’dan Türkiye’ye yatırım değil, aynı zamanda Asya’da ekonomik ve parasal bir merkez olan Japonya’ya da Türk yatırımını bekliyoruz.”

“Japon yatırımcıların daha görünür olmasını istiyoruz”

Bakan Şimşek ise, İmparator Naruhito’nun doğum gününü kutladığını ve iki ülkenin ilişkilerinin 100 yıldan daha uzağa dayandığını belirterek, “Eminim birçoğunuz aramızdaki güçlü bağları pekiştiren 1890 Ertuğrul faciasını biliyorsunuzdur. Japonya da her zaman yanımızda oldu. Türkiye’nin 1999 ve 2023 depremleriyle sarsıldığı dönemde Japonların dayanışmasını hiçbir zaman unutmayacağız. 2013’ten bu yana ilişkilerimiz stratejik bir ortaklığa dönüştü ve siyasi ve ticari bağlarımızı derinleştirmemize ve genişletmemize yardımcı oldu. Mükemmel siyasi ilişkilerimiz var. Ticaret ve yatırımlarda da büyük bir potansiyel var. Türkiye ekonomik programını uyguladıkça ve uzun vadeli potansiyelini geliştirdikçe Japon yatırımcıların daha görünür olmasını bekliyoruz. Ayrıca Japonya ile üçüncü ülkelerde de iş birliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Şimşek, ayrıca Japonya ve Türkiye arasındaki kültürel, sanatsal ve eğitimsel iş birliklerinin de güçlendiğine işaret ederek, Türk-Japon Üniversitesi’nin dünya standartlarında araştırma olanakları sunacağını söyledi.

Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine özel bir pasta kesildi. Düzenlenen resepsiyona çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve davetli katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/feed/ 0
Bakan Kacır: “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/#respond Mon, 06 May 2024 21:42:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7415

Bakan Kacır: “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu”

Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı,Gaziantep’te Gaziantep Üniversitesi öğrencileri ile buluştu

GAZİANTEP – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Gaziantep Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi. Programda ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” dedi.

GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.

Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.

“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”

Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.

Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı

Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/feed/ 0
MHP’lilerden Bakan Tunç’a mehter marşlı, maytap ve konfetili karşılama https://www.akittvhaber.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/ https://www.akittvhaber.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/#respond Mon, 06 May 2024 21:39:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7413

MHP’lilerden Bakan Tunç’a mehter marşlı, maytap ve konfetili karşılama

BARTIN – Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programda, MHP’liler tarafından Adalet bakanı Yılmaz Tunç için mehter marşlı, maytap ve konfetili bir karşılama programı düzenlendi.

Memleketi Bartın’da bir dizi etkinlik ve açılışlara katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sonrasında ise Cumhur İttifakı’nın ortak adayı olan ve mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programa geçti. Programın düzenlendiği Belediye Sosyal tesislerinin girişinde MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik ve MHP’liler tarafından karşılandı. Bakan Tunç, Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve Ak Partililerin sosyal tesislere girdiği anda, davul zurna ekibi tarafından Mehter Marşları çalınırken, maytaplar yakılarak, konfetiler patlatıldı. Ak Partili ve MHP’lilerin buluştuğu programda konuşan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “İnşallah burada 31 Mart’ta çıkacak olan netice, bundan sonraki beş yılda yerel yönetimlerde, hükümetimizle birlikte uyumlu bir şekilde hizmet görecek bir neticeyi alacağız. Allah’a hamdolsun Cumhur İttifakı burada. Cumhur İttifakı’nın diğer ittifaklardan farkını her zaman ortaya koymaya çalıştık. Bizim ittifakımız seçim ittifakı değildir. Bizim ittifakımız proje değildir. Bizim ittifakımız hesabi değildir, hasbidir, samimidir ve Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletine yönelen bütün tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmeye ve özellikle Türkiye’nin yüzyılında devletimizi, memleketimizi dünya milletler sahnesi içerisinde dünya devletleri içerisinde en üst seviyeye taşıma gayesini hedef edinen bir birlikteliktir. Bu açıdan Cumhur İttifakı Türkiye’de eşsiz bir siyasi birlikteliktir. Diğerlerinin ne hale geldiğini hep beraber gördük. Bugün samimi olup da muhalif düşünceye sahip olanların dahi ‘İyi ki seçilmemişler, İyi ki Türkiye’nin başına gelmemişler’ dedirttiği bir durumu hep beraber görüyoruz. Sapır sapır dağılan kapı arkası gizli ilişkilerin su yüzüne çıktığı, herkesin birbirini gambazladığı ve meselenin Türkiye değil de kendi siyasi ikballeri olduğunun anlaşıldığı, bütün çıplaklığı ile su yüzüne çıktığı bir süreci hep beraber yaşıyoruz. İyi ki Cumhurbaşkanımız seçilmiş, iyi ki Cumhur İttifakı muvaffak olmuş diyoruz. Bunu sadece biz demiyoruz. Muhalefete destek verenler de bugün bunu söylüyorlar” dedi.

Adalet Bakanı Tunç ise, konuşmasında, “Cumhur İttifakı bir proje ittifakı değil. Bir masa Başında bir araya gelip de birlikte bir ittifak kuralım. Şunları şunları da dahil edelim. Milletten daha fazla oy alalım, iktidarda kalalım şeklinde oluşturulmuş bir ittifak değil. Biz siyaset mühendisliği değiliz. Masa başında birkaç kişinin oluşturduğu bir siyaset düzenlemesi değil. Cumhur ittifakı milletin talebiyle ortaya çıkan ve Türkiye’nin bekası, Türkiye’nin geleceği ve Türkiye’nin yüzyılının, Türkiye yüzyılının inşaat sürecinde bir araya gelmiş bulunan ittifaktı. İşte önceki ittifakları gördünüz. Seçimlerde bir araya geldiler. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Şimdi o adayı, partilerine genel başkanı olmaya bile layık görmediler. Şimdi arkasından her türlü aleyhinde konuşuyorlar. Yardımcıları vardı bir sürü. O yardımcıları da çil yavrusu gibi dağıldı. Nerede olduklarını da bilmiyoruz Şimdi düşünün değerli hemşerilerim. Bunlar şeş kaza seçimi kazanmış olsalardı, ne olacaktı bu ülkenin hali? Muhalefette anlaşamayanlar, iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi. İşte böyle bir hava ortamına milletimiz Türkiye’yi sürüklemek istemezdi Cumhur İttifakı’yla yola devam dedi” diye konuştu.

Programda Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Fahri Fırıncıoğlu, Bartın Belediyesi meclis üyeleri ve projeler kamuoyuna tanıtıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/feed/ 0
Cumhur İttifakı’nın Bartın Belediye Başkan Adayı ve Projeleri Tanıtıldı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/#respond Mon, 06 May 2024 21:18:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7406

Cumhur İttifakı’nın Bartın Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projeleri, düzenlenen programla tanıtıldı. Programa katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, MHP’liler tarafından mehter marşıyla maytap ve konfetilerle karşılandı.

Memleketi Bartın’da bir dizi etkinlik ve açılışa katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, daha sonra Cumhur İttifakı’nın ortak adayı olan mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programa geçti. Bakan Tunç, programın düzenlendiği Belediye Sosyal Tesisleri’nin girişinde MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik ve MHP’liler tarafından karşılandı. Bakan Tunç, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve AK Partililer sosyal tesislere girdiği anda davul zurna ekibi tarafından mehter marşları çalınırken, maytaplar yakılarak, konfetiler patlatıldı. AK Partili ve MHP’lilerin buluştuğu programda konuşan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “İnşallah burada 31 Mart’ta çıkacak olan netice, bundan sonraki beş yılda yerel yönetimlerde, hükümetimizle birlikte uyumlu bir şekilde hizmet görecek bir neticeyi alacağız. Allah’a hamdolsun Cumhur İttifakı burada. Cumhur İttifakı’nın diğer ittifaklardan farkını her zaman ortaya koymaya çalıştık. Bizim ittifakımız seçim ittifakı değildir. Bizim ittifakımız proje değildir. Bizim ittifakımız hesabi değildir, hasbidir, samimidir ve Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletine yönelen bütün tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmeye ve özellikle Türkiye’nin yüzyılında devletimizi, memleketimizi dünya milletler sahnesi içerisinde, dünya devletleri içerisinde en üst seviyeye taşıma gayesini hedef edinen bir birlikteliktir. Bu açıdan Cumhur İttifakı Türkiye’de eşsiz bir siyasi birlikteliktir. Diğerlerinin ne hale geldiğini hep beraber gördük. Bugün samimi olup da muhalif düşünceye sahip olanların dahi ‘İyi ki seçilmemişler, iyi ki Türkiye’nin başına gelmemişler’ dedirttiği bir durumu hep beraber görüyoruz. Sapır sapır dağılan kapı arkası gizli ilişkilerin su yüzüne çıktığı, herkesin birbirini gambazladığı ve meselenin Türkiye değil de kendi siyasi ikballeri olduğunun anlaşıldığı, bütün çıplaklığı ile su yüzüne çıktığı bir süreci hep beraber yaşıyoruz. İyi ki Cumhurbaşkanımız seçilmiş, iyi ki Cumhur İttifakı muvaffak olmuş diyoruz. Bunu sadece biz demiyoruz. Muhalefete destek verenler de bugün bunu söylüyorlar” dedi.

Adalet Bakanı Tunç ise konuşmasında, “Cumhur İttifakı bir proje ittifakı değil. Bir masa başında bir araya gelip de birlikte bir ittifak kuralım, şunları şunları da dahil edelim, milletten daha fazla oy alalım, iktidarda kalalım şeklinde oluşturulmuş bir ittifak değil. Biz siyaset mühendisliği değiliz. Masa başında birkaç kişinin oluşturduğu bir siyaset düzenlemesi değil. Cumhur İttifakı milletin talebiyle ortaya çıkan ve Türkiye’nin bekası, Türkiye’nin geleceği ve Türkiye’nin yüzyılının, Türkiye yüzyılının inşaat sürecinde bir araya gelmiş bulunan ittifaktır. İşte önceki ittifakları gördünüz. Seçimlerde bir araya geldiler. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Şimdi o adayı, partilerine genel başkanı olmaya bile layık görmediler. Şimdi arkasından her türlü aleyhinde konuşuyorlar. Yardımcıları vardı bir sürü. O yardımcıları da çil yavrusu gibi dağıldı. Nerede olduklarını da bilmiyoruz. Şimdi düşünün değerli hemşehrilerim. Bunlar şeş kaza seçimi kazanmış olsalardı, ne olacaktı bu ülkenin hali? Muhalefette anlaşamayanlar, iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi. İşte böyle bir hava ortamına milletimiz Türkiye’yi sürüklemek istemezdi, Cumhur İttifakı’yla yola devam dedi” diye konuştu.

Programda Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Fahri Fırıncıoğlu, Bartın Belediyesi meclis üyeleri ve projeler kamuoyuna tanıtıldı. – BARTIN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Ülkemizi büyütmeye ve ekonomiyi geliştirmeye devam edeceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/#respond Mon, 06 May 2024 21:12:46 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7402

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi büyütmeye, ekonomisini geliştirmeye, vatandaşlarımızın depremden, pandemiden etkilenen alım gücünü bundan sonra daha da artırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile esnafı ziyaret eden Bakan Tunç, daha sonra Amasra ilçesine geçti.

AK Parti Amasra İlçe Seçim İrtibat Bürosu’nun açılışına katılan Tunç, burada yaptığı konuşmada, 37 gün sonra sandık başına gidileceğini belirterek, seçimlerin hayırlı olmasını temenni etti.

Tunç, Amasra’ya bugüne kadar pek çok hizmet getirdiklerini dile getirerek, bundan sonra da bunu sürdüreceklerini kaydetti.

Karadeniz’deki doğal gaz keşfine değinen Tunç, “‘Yok orada gaz’ dediler, Filyos’a bağlandığında, ‘hayır’ dediler, ‘sizi kandırıyor’ demedi mi bu Cumhuriyet Halk Partililer? Dediler ama ne oldu orada? 4 yerli sismik araştırma gemimiz gazı keşfetti ve Filyos’a getirdi. Şimdi inşallah bütün Türkiye’ye dağıtıyoruz ve dağıtmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bakan Tunç, gerçek belediyeciliğin AK Parti belediyeciliği olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra CHP’den devraldığı kenti nasıl yaşanır hale getirdiğini anlattı.

AK Parti’nin doğuş sebebinin de bu başarı olduğuna işaret eden Tunç, “İyi ki kurulmuş, iyi ki bu millet AK Parti’nin kurulmasını istemiş. 22 yıldan bu yana da ülkemizin ekonomisini 4 kat büyüttük. Enerji bağımsızlığını sağlayabilmemiz için, doğal gazından nükleer santraline varıncaya kadar, Gabar’daki teröristlerden temizlediğimiz dağlarda petrol çalışmalarına varıncaya kadar, savunma sanayimizdeki yerlilik oranımızı yakalayarak terörle mücadeledeki başarımıza varıncaya kadar ülkemizi dünya projeleriyle tanıştırmanın gayretini gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Yolumuza devam ediyoruz”

Tunç, Türkiye’nin büyümesinden ve gelişmesinden rahatsız olanların olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“İçte ve dışta şer güçler tabii ki bu sürede boş durmadı. Gezi olaylarıyla ortalığı ateşe vermeye çalıştılar hatta onların uzantıları buralarda tencere tava çalmaya da başlamıştı değil mi? Milleti huzursuz etmeye başlamışlardı. Neydi dertleri? Sadece Taksim’deki 2 ağaç mı? Milyonlarca ağacı biz diktik, toprakla buluşturduk. Ağaç sevgisi deyince bu bizim tartışmasız sevgimiz. Dolayısıyla orada 2 ağacı bahane ederek sokakları ateşe verme, hükümeti devirmenin gayreti içerisinde oldular. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Sonra geldiler masa başında emniyet, yargı darbesiyle gerçekleştirmeye çalıştılar. Onu da başaramadılar.

Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar. Hatırlayın o günleri. MİT tırlarını, o MİT krizini, tüm bu şer şebekelerinin planlarını hatırlayın. Bunlarda da başarılı olamayınca ne yaptılar? 15 Temmuz hain FETÖ darbe kalkışmasıyla zannettiler ki Türkiye’nin yönetimini devralıp kendilerine göre o maşaları tutan o küresel güçler, Türkiye’nin yönetimini uydu yönetimi olarak sağlayıp bölgede özellikle güneyimizde bir terör devleti kurmaya kalkıştılar. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Milletimizin şanlı direnişiyle Cumhurbaşkanı’mızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. Milletçe Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerek de yolumuza devam ediyoruz.”

“AK Parti siyasetinin merkezinde insan var”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde salgınla karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Tunç, Rusya-Ukrayna savaşının ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Tunç, terörle mücadeleye, Doğu Akdeniz’i işgal etmeye kalkışan küresel güçlere karşı aldıkları tedbirlere, Libya’yla yapılan mutabakata, asker gönderilmesine ve Mavi Vatan’ın işgalden kurtarılmasına değinerek, “Pandeminin etkisi ve 6 Şubat depremleriyle elbette ekonomimizde de sarsılma oldu. Bu alım gücünün daha da artırılması noktasındaki çare nedir? O da inşallah yine AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır, Recep Tayyip Erdoğan’dır. Halkımızın alım gücünü artırmak için gerekli tedbirleri almaya devam edeceğiz inşallah.” diye konuştu.

Bakan Tunç, 31 Mart’tan sonra 2028’e kadar seçimsiz geçecek bir süre olacağını işaret ederek, “Bir istikrar ortamı. Belediyelerde işinin ehli gerçek belediyeciliği uygulayacak, milletvekilleriyle belediye başkanlarının uyumlu olduğu, bakanlarıyla hükümetiyle uyumlu olduğu, yerel merkezi hükümet işbirliğiyle inşallah şehirlerimizi yeniden imar edeceğiz, daha yaşanılabilir hale getirmenin gayreti içerisinde olacağız.” dedi.

AK Parti siyasetinin merkezinde insan olduğunu vurgulayan Tunç, “Hep insanı güçlendirmek için çalıştık 22 yıldan bu yana. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete varıncaya kadar hep insanımız güçlü olsun dedik. İnsanımızı güçlendireceğiz ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olsun ki toplum güçlü olsun. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi büyütmeye, ekonomisini geliştirmeye, vatandaşlarımızın depremden, pandemiden etkilenen bu alım gücünü bundan sonra daha da artırmaya devam edeceğiz inşallah.” değerlendirmesinde bulundu.

Tunç, hakkaniyetli, dengeli, mazlumu, hukuku ve adaleti savunan dış politikada Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Türkiye’yi terörün her türlüsünden arındırarak; çocuklarımızın, gençlerimizin huzurlu bir şekilde yaşayabileceği bir ülkeyi Türkiye Yüzyılı’nda inşallah inşa edeceğiz.” dedi.

Programa, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik, Cumhur İttifakı’nın AK Parti’den Amasra Belediye Başkan adayı Ahmet Reis ve partililer katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Gaziantep Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/#respond Mon, 06 May 2024 09:06:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7392

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) öğrencileriyle bir araya geldi. Programda ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” dedi.

GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.

Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.

“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”

Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.

Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı

Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti. – GAZİANTEP

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/feed/ 0
Türkiye ve Somali Arasında Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması İmzalandı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/#respond Sun, 05 May 2024 21:45:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7379

Türkiye ve Somali arasında 2011’den bu yana sürekli gelişen siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler 8 Şubat’ta imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ile yeni bir aşamaya evriliyor. Anlaşmaya göre, Mogadişu’da kapsamlı bir askeri üssü bulunan Türkiye, Somali karasularını 10 yıl boyunca koruyacak ve deniz kaynaklarının gelişimine katkıda bulunacak.

Anlaşmanın jeopolitik önemi ise 1 Ocak’ta Etiyopya’nın Somali’den ayrılmaya çalışan Somaliland ile deniz üssü kurma amaçlı imzaladığı anlaşmaya yanıt olarak imzalanması. Türkiye’nin bu anlaşmayla, Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgenin en önemli sorunlarından birinin parçası haline geldiği yorumları yapılıyor.

Somali, dünyanın en yoksul ülkelerinden. Türkiye ve Batılı ülkelerin de “terör örgütleri” listesindeki Eş-Şebab başta olmak üzere radikal bazı örgütlerin varlık gösterdiği ülkede merkez hükümet güvenlik sorununu çözemiyor. Somali, Türkiye’nin 2011’den bu yana siyasi, ekonomik ve askeri olarak en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında.

2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali’ye yaptığı ziyaretle başlayan bu ilgi, hem Türkiye’nin Afrika açılımının önemli bir adımı oldu, hem de Ankara’nın “insani diplomasi” adını verdiği ve ilerki yıllarda daha da geliştireceği anlayışın ilk örneğini oluşturdu.

Türkiye, Somali’yi yeniden ayağa kaldırmak için eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında önemli altyapı yatırımlarında bulundu ve ülkenin “terörle mücadele” edebilmesi için askeri eğitim ve iş birliği adımlarını attı.

Türkiye ve Somali arasında 2012’de imzalanan Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması kapsamında Somali silahlı kuvvetlerine teknik destek ve eğitim veren Türkiye, Mogadişu’da TÜRKSOM olarak bilinen geniş bir askeri üssü sahip.

Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı bu üste 2017’den bu yana görev yapıyor. Türkiye Büyükelçiliği, Türk askeri üssü ve Türkiye’nin inşa edip işlettiği diğer birçok kurum zaman zaman Eş-Şebab örgütünün hedefleri arasında yer alıyor.

Askeri ilişkide yeni bir aşama

İki ülke arasındaki askeri ve güvenlik işbirliğini yeni bir aşamaya çıkaran anlaşma, 8 Şubat’ta Ankara’da imzalandı. İki ülke savunma bakanları Yaşar Güler ve Abdulkadir Muhammed Nur, Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na imza attı. Türk yetkililer, anlaşmanın Somali tarafından talep edildiğini kaydetti.

Güler, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, ikili askeri işbirliğini daha da güçlendirme kararlılığında olduklarını belirterek, “Bugün imzaladığımız Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın ikili askeri ilişkilerimizin daha da gelişmesine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Somali vatan sevgisiyle dolu gençlerini eğitmek suretiyle hazırladığı Gorgor Taburları ile milli ordu oluşum sürecinde önemli bir başarı elde etmiş ve Afrika coğrafyasında önemli bir rol model olmuştur” dedi.

Türkiye ile Somali arasında atılan bu imzanın önemi, anlaşmanın Somali hükümeti tarafından 21 Şubat’ta onaylanmasının ardından Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud tarafından da 22 Şubat’ta imzalanarak yürürlüğe girmesiyle ve anlaşmanın içeriğinin kamuoyuna yansımasıyla anlaşıldı.

Somali sularına 10 senelik koruma

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, Mogadişu’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mahmud, Türkiye ile yapılan anlaşmanın Somali’de terörizm, dış tehditler, korsancılık ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele ile kıyıların korunmasını ve deniz kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda iş birliğini kapsadığını kaydetti.

İki ülke arasında ortak bir deniz kuvvetleri oluşturulacağını açıklayan Mahmud, bu kuvvetlerin, Somali sularını 10 yıl boyunca koruyacağını ve deniz kaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Mahmud, anlaşmanın Etiyopya veya başka bir ülkeye yönelik düşmanca bir amacı olmadığını kayda geçirerek, Türkiye ve Somali arasında atılan bu adımın bölgede nasıl algılandığına ilişkin bir ipucu da vermiş oldu.

Anlaşmanın uygulanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da onaylanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Anlaşma, henüz Türk tarafınca Meclis’e gönderilmedi.

Etiyopa ve Somaliland’in anlaşmasına yanıt mı?

Somali ile Türkiye arasında yapılan anlaşmanın zamanlaması ve Somali’nin hiç vakit geçirmeden anlaşmayı onaylayıp yürürlüğe sokmasının en önemli nedeni, komşusu Etiyopya’nın uluslararası hukuka göre Somali topraklarının bir parçası olan ama son 30 yılda kendi özerk yönetimini geliştiren Somaliland ile 1 Ocak’ta imzaladığı anlaşma oldu.

İkili işbirliği protokolü olarak kamuoyuna duyurulan anlaşmaya göre, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan Etiyopya, Somaliland’ın Berbera Limanı’nı kullanabilecek. Etiyopya’nın anlaşma uyarınca, kiralanmış bir askeri üsse erişim sağlayacağı da belirtiliyor. Birleşmiş Milletler’in yanı sıra hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland’ın Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesi karşılığında Etiyopya donanmasına 20 km deniz erişiminin sağlanacağını” duyurdu.

İçeriği açıklanmayan anlaşmada, Etiyopya’nın Somaliland’i tanıyabileceğine ilişkin bir maddenin de yer aldığı iddia edildi.

Somali’nin sert tepki gösterdiği anlaşma, uluslararası toplum tarafından Kızıldeniz’de gerilimi artıracağı nedeniyle soğuk karşılandı. Türkiye de 4 Ocak’ta yaptığı yazılı açıklamada, Etiyopya ile Somaliand arasındaki mutabakatı endişeyle karşıladığını duyurmuştu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bir soruya yanıt olarak yaptığı açıklamada, “Somali Federal Cumhuriyeti’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığımızı tekrar teyit ediyoruz. Bu durumun, uluslararası hukukun bir gereği olduğunu vurguluyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de Somali ile Somaliland arasındaki anlaşmazlıkların doğrudan müzakereler yoluyla ve Somalililer arasında çözümlenmesini arzu ediyor ve bu yöndeki girişimlere yönelik desteğimizi yineliyoruz” demişti.

Bölgede gerginlik artıyor

Etiyopya ile Somali’nin karşılıklı adımları, bölgesel gerginliğin daha da artmasına neden oldu. Yemen’eki isyancı Husilerin İsrail’e destek verdiğini savunduğu ülkelerin ticari gemilerine saldırması nedeniyle son dönemde bölgesel gerilimin önemli adreslerinden olan Kızıldeniz’in şimdi de Etiyopya ile Somali arasındaki bir çatışmaya sahne olmasını uluslararası toplumun kaygılarını daha da artırıyor.

ABD, Çin ve önde gelen Avrupa ülkeleri, yaptıkları açıklamalarda Etiyopya ile Somali arasındaki sorunun diplomatik yollarla çözümü için çağrıda bulundular. Washington, sorunun daha da büyümemesi için her iki tarafla da temasa geçti.

Etiyopya ve Somali hükümetleri, savaş başlatmak gibi bir niyetlerinin olmadığını söylemesine karşın gerilimin daha da artması durumunda nasıl bir durumun ortaya çıkacağı kestirmek uluslararası toplum açısından da zor görünüyor.

Etiyopya’dan Türkiye-Somali anlaşmasının onaylanmasına ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Somaliland yetkililerinden ise “Mogadişu, Türkiye ile ve hatta Mısır’la da anlaşma imzalarsa, Etiyopya ile imzaladığımız anlaşma uygulanacaktır” şeklinde açıklamalar yapıldı. Bölgeyi takip eden bazı haber siteleri, Somali’nin Mısır ile de benzer bir anlaşma imzalamak istediğini bildirdi.

Ankara-Mogadişu anlaşmasına bir tepki de Eş-Şebab’dan geldi. Örgütten yapılan açıklamada, anlaşmanın “yasa dışı” olduğu belirtildi. Eş-Şebab’a göre ca anlaşma, “Türkiye’nin bölgedeki hegemonik hırslarının yeni bir yansıması”.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: ‘Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim’ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/#respond Fri, 03 May 2024 21:45:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7324

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim.” dedi.

Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla partisinin Balıkesir’de Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, alana baktığında 21 yıldır dünyaya örnek olacak reformların hareketinin sahiplerini gördüğünü söyledi.

Sandıktan her zaman istikrar çıkaran bu kadroların Türkiye’yi ileriye taşıdığını belirten Ala, dünya ülkelerinin Türkiye’nin savunma sanayisinde aldığı mesafeyi gıpta ile seyrettiğini dile getirdi.

Ala, geçen mayısta yapılan seçimle Cumhur İttifakı’nın iş başına geçtiğini dile getirerek, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızı yeniden iş başına getirdik ve yoluna devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde, birçok bölgesinde ortaya çıkan problemleri çözmeye gayret ediyor, çözerken de sizden aldığı güçle yüksek bir tonla söylenmesi gereken hakikatleri söylüyor mu? Birleşmiş Milletler’de, başka uluslararası kuruluşlarda Türkiye’nin çıkarlarını, Türk milletine, bize layık olacak biçimde savunuyor mu? Peki bölgemizde kendisine sorulmadan bir denklem kurulabiliyor mu? Hayır kurulamıyor. Bu gücü nereden alıyor? Sizden alıyor sizden.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi hedeflerine taşımak için çalıştıklarını anlatan Ala, “Türkiye’nin hedefleri ne? Türkiye’nin hedefi dünyanın en müreffeh, en gelişmiş, en kalkınmış, en güçlü 10 ülkesi arasına girmektir. Biz bunu başaracağız, sizlerle. Şimdi biz yerel seçimlere gidiyoruz. AK Parti deyince zaten bir belediyecilik markası akla gelir. AK Parti demek belediyecilikte ‘marka’ demektir, başarı demektir. Biz başarının devamı için uğraşıyoruz.” diye konuştu.

“Altı üstüne geldi mi şimdi?”

Efkan Ala, AK Parti’nin yaptıklarına muhalefetin hayalinin yetişmediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Biz Türkiye’nin içerisinde birlik, düzenlik, doğru dürüst bir yönetim, istikbal peşindeyiz ama bir masa kurdular, altılı masa. Altı üstüne geldi mi şimdi? Seçimden sonra kendi aralarında birbirlerine düştüler, darmadağın oldular. Cumhur İttikafı nasıl? Dimdik, yola devam. Birbirleriyle problem yaşadılar, araları bozuldu. Sonra ne oldu? Sonra da her parti kendi içerisinde birbirine düştü ve birbirlerini hançerlemeye başladılar. Bunlarla Türkiye’nin alabileceği bir yol olabilir mi? Olamaz. Türkiye etrafı problemlerle çevrili bir ülke. Komşularımıza Allah rızası için bir bakalım, Suriye darmadağın, Irak darmadağın, çoluk çocuk perişan, gençler perişan, insanlar perişan. Irak’ın her tarafından petrol çıkıyor ama bilin ki bütün gençler işsiz ve perperişan orada yaşayan kardeşlerimiz. Niye? İşte bir istikrardır, demokrasi yok, bir lider yok, bir kadro yok.”

Yaptıkları hizmetlerin anlatmakla bitmeyeceğini vurgulayan Ala, şunları kaydetti:

“Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim. Türkiye’nin en büyük kaynağı işte burada. Biz yerin üstündeki bu insanımızın değerleriyle yolumuza devam ediyoruz. Bunu sağlayamayan ülkeler yerin altında ne olursa olsun onu kıymetlendiremiyorlar, değerlendiremiyorlar ama biz insanımızı şu anlayışla gördüğümüz için ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediğimiz için Gabar’daki petrolü de çıkarıyoruz, Karadeniz’deki doğal gazı da çıkarıyoruz. Bunların altında altındaki imzanın arkasında siz varsınız. Tebrik ediyorum.”

Ala, sandıktan istikrarla çıkan ülkelerin gelişip kalkındığını belirterek, “Yeni bir seçime gidiyoruz. Belediye başkanları seçeceğiz yerel yönetimlere, işbaşına getireceğiz. Burada da öyle bir şey yapalım ki bu Balıkesir meydanını hıncahınç doldurduğunuz gibi sandıktan öyle güçlü bir ses çıkaralım ki sadece bu bölgeden değil, 7 bölgeden duyulsun. Yetmez, bütün etrafımızdaki ülkelerden duyulsun. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı ile birleştirelim ve yolumuza, hedefimize devam edelim. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Para ve maliye politikalarımızın uyumu güçleniyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/#respond Thu, 02 May 2024 21:51:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7301

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz.” dedi.

Yunusemre Belediyesi İrfan Meclisi’nde düzenlenen “Hemşehrilerle Buluşma Programı”na katılan Yılmaz, büyük ve güçlü Türkiye yolunda gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini, geçen yılki iki seçimin ardından pekişen güven ve istikrar zemininde “Türkiye Yüzyılı”na adım attıklarını söyledi.

Cumhur İttifakı olarak, ekonomik alanda belirsizliği azaltarak depremin etkilerini de bertaraf etmeyi odaklarına alıp gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, bu süreçte yatırım, istihdam, üretim-ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle ilerlediklerini ifade etti.

Enflasyonu düşürmek, kamu maliyesini güçlendirmek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamak için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz. Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sürdürecek güçlü altyapımızı geliştirmektir. Hayat pahalılığı sorununu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabilecek bir iklime sahibiz.” diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’yi olumsuz etkileyen enflasyonun üstesinden geleceklerine işaret etti.

Emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, büyüyen ve gelişen Türkiye’de bütün toplumsal kesimlerin bu refahtan daha fazla payını alacağını vurguladı.

Ekonomik istikrarı sağlama çalışmalarının yanında yerli ve milli teknoloji hamlesiyle büyük adımlar attıklarına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“TUSAŞ tarafından geliştirilen milli muharip uçak KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye’nin duasıyla ilk kez gök vatanla buluşan beşinci nesil savaş uçağımız ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte daha da gelişerek inşallah Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler denildiğini hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’, ‘Demir yığını’ diyen oldu. Küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Yeni projelerle mahcup etmeye de devam edecekler inşallah. Savunma sanayimizin geldiği nokta ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz.”

Türkiye’nin, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TURKSAT 6A’yı uzaya göndermeye hazırlandığını anlatan Yılmaz, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olacaklarını dile getirdi.

Türkiye’nin enerji yatırımlarıyla da büyük bir atılım yaptığının altını çizen Yılmaz, enerjide kurulu gücün 22 yılda 32 bin megavattan 107 bin megavata ulaştığına vurgu yaptı.

Hükümete yönelik, “Rakamlar üzerinden büyüyor, aslında bir şey değişmedi” diyen muhalif çevrelerin olduğunu aktaran Yılmaz, “İşte Halep oradaysa arşın burada. Parasal olarak bahsetmiyoruz bakın, kurulu güçten bahsediyorum. 32 binden 107 bine çıkmış. Bu ne demektir? İşte bu ülkenin gelişmişliği, kalkınmışlığının en güzel göstergelerinden bir tanesi.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların devam ettiğini, bulunan petrol ve doğal gaz kaynaklarının da ekonomiye kazandırıldığını belirtti.

Keşfedilen kaynaklar ve verimliliği arttırıcı yatırımlarla enerji bağımlılığını en alt düzeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, bu yönde de kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.

“Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz”

Manisa’nın hem tarımı hem de sanayisiyle ülkenin büyümesine ve kalkınmasına önemli katkı sunduğuna değinen Yılmaz, “Her ilimiz potansiyelini harekete geçirdiği zaman Türkiye Yüzyılı’nı da inşa etmiş olacağız. Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz. Bütün bölgelerimizin, bütün yörelerimizin üstünlüklerini harekete geçirdiğimizde, üretim potansiyelini harekete geçirdiğimizde işte Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir süreci de zaten sürdürmüş oluyoruz. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde daha yüksek demokratik standartlara, daha yüksek kalkınma standartlarına doğru yürümeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Manisa’da Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarına destek isteyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum. Amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak. Bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan, şöhret için kullanırsanız, ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız. Halka hizmet edemezsiniz. Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız verimli bir şekilde, o zaman işte algı belediyeciliği değil gerçek belediyecilik yapmış olursunuz. Manisa bunun güzel örneklerinden, bunu daha da üst seviyelere çıkaracak inşallah.”

Programa, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, AK Parti İl Başkanı Salih Hızlı, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve kentteki hemşehri derneklerinin temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın ardından bir kahvehanede vatandaşlarla çay içti ve sohbet etti.

Cumhur İttifakı’nın AK Partili Şehzadeler Belediye Başkan adayı Yavuz Kurt ile MHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Ergün’ün seçim standına da uğrayan Yılmaz, temaslarının son bölümünde Manisa Valisi Enver Ünlü’yü makamında ziyaret etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘O sözleri söyleyenleri mahcup ettiler’ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/#respond Thu, 02 May 2024 21:36:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7295

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “O sözleri söyleyenleri mahcup ettiler”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa’da hemşeri dernekleri ile buluştu

Cevdet Yılmaz:

“Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum”

“Siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız”

MANİSA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçtiğimiz gün ilk uçuşunu yapan Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’a yönelik daha önce yapılan eleştirilere atıfta bulunarak, “‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler” dedi.

Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin ev sahipliğinde hemşeri dernekleri temsilcileriyle İrfan Meclisi’nde bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Ekonomide istikrar yönünde çalışmalarımızın yanı sıra yerli milli teknolojide büyük bir dönüm nokta noktasını bu hafta içinde yine birlikte yaşadık. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi TUSAŞ tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye duasıyla ilk kez gök vatan ile buluşan 5. nesil savaş uçağımız KAAN ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçlerde daha bir gelişerek inşallah hava kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler dendiğini hepiniz hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler inşallah yeni projelerle. Savunma sanayimizin geldiği noktayla ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz. Tabii bunlar kendiliğinden gerçekleşmiyor. Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi, siyasi istikrar zemininde bunları gerçekleştiriyoruz. Kararlı olunca işte bunlar başarılıyor, gerçekleştiriliyor. Daha da ileriye inşallah gideceğiz. Şimdi önümüzde Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılması var. Dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi olarak Türksat 6A ile uzayda inşallah iş sahibi olacağız. Yine geçtiğimiz günlerde astronotumuz biliyorsunuz gitti, geldi. Bu da uzayı artık yeni nesillerin gündemine tam anlamıyla yerleştirdi. İnanıyorum ki gelecekte uzayda da Türkiye çok farklı bir konumda olacaktır. Bu işler bir anda olmuyor. İşte bir süreçle adım adım kararlı bir şekilde bu yönde hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı yönetiminde Manisa’yı Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehirlerinden biri olarak gördüğünü anlatan Yılmaz, “Mart seçimlerine hazırız. Az önce büyükşehir belediye başkanımızı dinledik. Gerçekten örnek bir belediyecilik. Bütçesinin yüzde 40’nı yatırıma harcayan bir belediye. Şimdi gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum; amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak ve bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız,ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız ve halka hizmet edemezsiniz Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız, verimli bir şekilde kullanırsanız o zaman işte algı belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik yapmış olursunuz” diye konuştu.

Muhalefeti de eleştiren Yılmaz, “Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum. Bu kadar didişme, çekişme, partiler arası, partiler için böyle bir yapı sadece karşıtlık üzerinden bir araya gelmiş yapının ülkemize ne tür bedeller ödetebilir olduğunu ifade etmek istiyorum. Vatandaşımızın bu anlamda basiretine, ferasetine ve bize verdiği desteğe şükranlarımı sunmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız da her zaman söylüyor. ‘Biz bu halka efendilik yapmak için gelmedik, hizmetkar olmaya geldik’ diyor. Dolayısıyla yerelde merkezde aynı anlayışla insanı odağına alan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ zihniyeti içinde bir belediyeciliği de devam ettireceğiz. Mehmet başkanımız yılların tecrübesiyle sizlerin desteğiyle, duasıyla inşallah bu hizmetleri daha üst noktalara taşıyacağız” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Gaziantep’te öğrencilerle buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/#respond Wed, 01 May 2024 21:27:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7260

Türkiye’nin ilk astronotu Gaziantep’te öğrencilerle buluştu

Gezeravcı, uzayda geçirdiği 14 günlük süreyi ve yaşadığı deneyimleri anlattı

GAZİANTEP – Türkiye’nin ilk astronotu olarak tarihe geçen Alper Gezeravcı, Gaziantep Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde öğrencilerle bir araya geldi.

Türkiye’nin ilk astronotu olarak tarihe geçen Alper Gezeravcı, Gaziantep’te Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezimizde düzenlenen bir etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Gezeravcı, uzayda geçirdiği 14 günlük süreyi ve yaşadığı deneyimleri anlattı. Öğrencilerin merak ettikleri soruları da samimi bir şekilde cevapladı. Gezeravcı, uzayda nasıl yemek yedikleri, uyudukları, spor yaptıklarını ve bilimsel çalışmalar yaptıkları ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Öğrenciler ise Gezeravcı’nın anlattıklarını büyük bir ilgi ve hayranlıkla dinledi. Bazı öğrenciler, uzaya gitmek istediklerini ve Gezeravcı’nın onlara ilham verdiğini söyledi. Gezeravcı, öğrencilere uzayla ilgili tavsiyelerde bulunarak uzayın sadece bir hayal olmadığını, çalışarak ve azmederek ulaşılabilecek bir yer olduğunu vurguladı.

“Attıkları adım sıra dışıydı”

Çocukların hayallerini gerçekleştirmek için günümüzde çok fazla imkan olduğuna değinen Alper Gezeravcı, “Cumhurbaşkanımızın vizyonunda Türkiye Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında benim gibi belli bir nesli aşmış insanların hayal bile edemediği, yeni nesil gençlerimize geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimize ilerleyen yıllarında yürüyecekleri yollarda ilham kaynağı olacak bir sürece, uzay alanına yönelmeleri konusunda bir hayali gerçek kılma noktasında attıkları adım sıra dışıydı. Bu sürecin içerisinde yüzyıllık tarihimizde fazlasıyla hak ettiğimiz dünyanın ileri düzeyde bilimsel araştırmalar gerçekleştiren ülkeleri arasında yerimizi almamıza vesile olan bu görevi gerçekleştirmiş olmaktan son derece mutluyuz. Şahinbey’de bizi etkileyen bir salonda öğrencilerde buluşmaktan çok mutlu oldum. Sunulan imkanlar çocuklarımızın hayallerini şekillendirdiği bu yaşlarda bir şeylere dokunarak hayallerine kendilerinin belirlemesine imkan tanıyor. Bu setlerle çalışarak geleceğin bilim insanlarının yerini alacak bu kardeşlerimiz. Dolayısıyla bu çağda bir şeyleri zihinlerinde yapamamayı akıllarından silen bir adım bu” dedi.

“Dünya devleri arasında anılacak seviyeye gelmiş durumdayız”

Öğrencileri Türkiye’nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı’yla buluşturan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ise, “Şanlı bayrağımızı uzayda gururla taşıyan Alper Gezeravcı’yı milletimizle birlikte dualarla uğurladık, coşkuyla karşıladık. Bugün de Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezimizde ağırlamanın gururun yaşıyoruz. Teknoloji dünyası, her geçen gün yeni bir adım atarak önemli bir gelişme sağlıyor. Uzay çağındayız. Dünya devleri arasında anılacak seviyeye gelmiş durumdayız. Her gün yeni başarılara, ilklere imza atıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız liderliğinde bugün havada, karada, denizde altın çağını yaşıyor. Ülkemizin 100. yılı kalkınmanın, sürdürülebilirliğin, verimliliğin, üretimin yüzyılı, gençliğin, istikbalin, ülkünün, değerlerimizin, milletimizin yüzyılı olarak şahlanıyor. Bugün meydanlarda kendi teknolojimizin, kendi mühendislerimizin yapmış olduğu yerli ve milli gururumuz olan TOGG aracımız ile varız. Kızıl Elma, İHA, SİHA, Hürjet, Gökbey, Aksungur, Akıncı, Milli Muharip Uçağımız Kaan’la, uzay yolcularımızla varız. Bu gurur hepimizin. Bizler de Şahinbey Belediyesi olarak bilimle yoğrulmuş bir neslin yetişmesine imkan sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Teknofestlerin genç, taze yüreklerine destek veriyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/feed/ 0
Akbank ve TurkishWIN İş Birliğiyle BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:39:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7235

Akbank ve TurkishWIN iş birliğiyle gerçekleşen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı, düzenlenen açılış buluşması ile ilk dönemine başladı. Program kapsamında 100 girişimci kadın, işlerini geleceğe taşımalarına yardımcı olacak bilgi, deneyim ve uzman ağından faydalanacak.

Akbank’ın destekleriyle gerçekleşen, TurkishWIN’in öncülüğünde yürütülen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı’nın ilk dönemi İstanbul’da düzenlenen açılış etkinliği ile başladı. Buluşmada girişimci kadınlar ve mentorler, ekosistem paydaşlarıyla bir araya geldiler, deneyim ve bilgi paylaşımında bulundular.

Türkiye’nin öncü kuruluşları arasında yer alan, 15 TurkishWIN paydaşı tarafından desteklenen program kapsamında, 100 girişimci kadın, 100 mentor ile bire bir mentorluk desteği alarak girişimlerine güç katacak. 6 aylık program süresince, girişimci kadınlar alanında uzman gönüllü mentorlerden destek alacak ve deneyimlerini paylaşacaklar. Bu sayede her bir girişimci, işi, sektörü ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik alacak ve dahil oldukları güçlü ağ ile yeni iş birlikleri olasılıklarından da yararlanacaklar.

“Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz”

Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Banka olarak insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımımızla hayatın her alanında değer oluşturmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda önceliklendirdiğimiz kapsayıcı ve eşit fırsatlar için uzun yıllardır yenilikçi çalışmalara imza atıyoruz. Bunun bir yansıması olarak, kadın KOBİ’ler ve işletme sahiplerine yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğinde kapsayıcı finansal çözümleri hayata geçirdik. Girişimci kadınların hem teminat sorununa çözüm getiriyor hem de mentorluk, danışmanlık ve eğitimlerle yanlarında yer alıyoruz. 2023 yılında hızlandırdığımız bu çalışmalarla destek sunduğumuz işletme sahibi kadınların sayısını bir önceki yıla göre yüzde 50 artırdık. Önümüzdeki dönemde ise bu etkiyi genişletme hedefiyle ilerliyoruz.

Bu doğrultuda, ülkemizde fırsat eşitliğine ve sürdürülebilir kalkınmaya destek sunma hedefiyle hayat bulan BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızı, güçlü iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Böylece her yıl 100 girişimci kadının işlerini ileri taşımalarında rol alacağız. Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise, “Türkiye’nin değerlendirmediği en büyük doğal kaynak kadınlarımız ve gençlerimiz. Kadınların istihdama katılımda eşit fırsatlar sunmadıkça ve kadınlarımızı ekonomiye dahil etmedikçe ülke ekonomimizin potansiyelinde büyümesi ve sürdürülebilir bir kalkınma modeline geçmemiz mümkün değil. 2010 yılından bugüne, kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmelerine destek olma hedefiyle paydaşlarımızla birlikte yüzbinleri harekete geçirdiğimiz mentorluk programlarımızın arasında BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızın yeri çok özel. İstihdamda olan her kadın bir kaplan gücünde üretiyorsa, girişimci kadınlarımızın oluşturdukları istihdam, hayata geçirdikleri yenilikler ve kırdıkları cam tavanlarla ülke ekonomisine bin kaplan gücünde katkı sağlıyorlar. Paydaşlarımız ve 100 gönüllü mentorumuzla birlikte BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızda yer alıp, hayal ve hedeflerini bizimle paylaşan girişimci kadınlara, 100 binlerce kaplanımıza teşekkür ediyoruz. Kadın network dayanışmasını artırmak için hazır ve heyecanlıyız.

Banka ise mentorluk programımızın hayal ortağı ve yoldaşı. Kadın girişimcilere sunduğu destekler sayesinde edindiği iç görülerle, programımızı daha da güçlendiren bankanın liderleri ve çalışanlarına, özellikle de şube müdürlerine, verdikleri destek için içten teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamaya göre, BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı; Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, TÜBİTAK, TÜSİAD, TÜRKONFED, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, Arya Women Investment Platform, Endeavor Türkiye, EBRD, DEİK, Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknopark, GYİAD Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Ankara TEKMER, Van Teknokent, Viveka’nın katkılarıyla gerçekleşiyor.

BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı hakkında detaylı bilginin binyaprak.com/kadin-girisimci-mentorluk-programi adresinde yer aldığı açıklandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/feed/ 0
Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:57:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7172

Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi

ANKARA – Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar Dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmay çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye – ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Hali hazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2000 civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türkiye ve ABD Yeşil Teknoloji Heyetleri TOBB Etkinliğinde Buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:27:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7133

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmaya çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye-ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya; Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/feed/ 0
Türkiye Cumhuriyeti Karakas Büyükelçisi Aydan Karamanoğlu: Türkiye-Venezuela ticaret hacmi hedefine doğru adımlar atıyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:57:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7090

Türkiye Cumhuriyeti Karakas Büyükelçisi Aydan Karamanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın Venezuela Cumhurbaşkanı (Nicolas) Maduro ile müştereken belirlediği 3 milyar ABD doları ticaret hacmi hedefine doğru adımlarımızı atıyoruz. 2019’daki 150 milyon dolarlık ticaret hacmimizi 2022’de 1 milyar doların üzerine çıkardık.” dedi.

Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin düzenlediği Medya Buluşması etkinliğinin ardından ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Venezuela ziyareti öncesinde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Venezuela’nın köklü ilişkilere sahip olduğunu kaydeden Karamanoğlu, 1957’de açılan Karakas Büyükelçiliği’nin Türkiye’nin Latin Amerika ve Karayipler’deki beşinci misyonu olduğunu aktardı.

1950’den bu yana kesintisiz biçimde karşılıklı saygıya dayanan ilişkilerin daha da gelişmesinde kayda değer ivmenin son dönemde oluştuğunu ifade eden Karamanoğlu, bu bağlamda üst düzey karşılıklı ziyaretlerin kritik rol oynadığını vurguladı.

2000’li yıllardan itibaren artan temasların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında gerçekleştirdiği ziyaretiyle zirve noktasına ulaştığını belirten Karamanoğlu, Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun Türkiye’ye yaptığı çeşitli ziyaretlerin de önemli sonuçlar doğurduğunu, Dışişleri Bakanı düzeyinde resmi ziyaretlerin de karşılıklı olarak her yıl yapıldığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın öngörülen ziyareti öncesinde, Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil’in İstanbul’u geçen Temmuz’da ziyaret ettiğini kaydeden Karamanoğlu, “Siyasi alandaki çok iyi ilişkilerimizi daha da ilerletirken, diğer alanlarla da aynı düzeyde işbirliği hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

İki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin hızlı şekilde arttığını dile getiren Karamanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro’yla müştereken belirlediği 3 milyar ABD doları ticaret hacmi hedefine doğru adımlarımızı atıyoruz. 2019’daki 150 milyon dolarlık ticaret hacmimizi 2022’de 1 milyar doların üzerine çıkardık.” diye konuştu.

Ekonomik ilişkilerin ilerletilmesinde yatırımların da yadsınamaz bir önem taşıdığını vurgulayan Karamanoğlu, bu kapsamda geçen yıl imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın stratejik bir adımı teşkil ettiğini, zira bu anlaşmanın yürürlükte olan Ticaretin Geliştirilmesi ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi anlaşmalarına tamamlayıcı nitelikte olduğunu, söz konusu anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yatırımların artırılmasına ve karşılıklı faydaya dayalı ekonomik hedeflere ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Eylül’de Karakas’ta Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın ikincisi düzenlenecek

Karamanoğlu, enerji, turizm, gıda ve tekstil sektörlerinin öncelikli olduğunu, ikili ekonomik imkanlardan layıkıyla istifade edilmesi amacıyla eylül ayında Karakas’ta Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın ikincisinin düzenleneceğini kaydetti.

Karamanoğlu ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 30-31 Ocak 2024 tarihlerindeki Venezuela ziyaretiyle hidrokarbon ve madencilik alanındaki işbirliği potansiyelinin masaya yatırıldığını söyledi.

Türk Hava Yollarının halihazırda haftada sekiz seferle Venezuela’yı dünyaya bağladığını aktaran Karamanoğlu, yolcu beraberinde kargo operasyonlarının da karşılıklı hale gelmesi üzerinde çalışıldığını bildirdi.

“Türkçemizi ve Türk kültürümüzü Venezuela’da daha etkin şekilde tanıtmayı sürdüreceğiz”

Karamanoğlu, Türk ve Venezuela halkları arasındaki güçlü kültürel bağın en somut nişanelerini Türkiye Maarif Vakfı okulları ile Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin oluşturduğunu belirterek, “700’den fazla öğrenciyi barındıran Türkiye Maarif Vakfının Karakas’taki üç okulu, ülke genelindeki en başarılı 10 eğitim kurumu arasında yer alıyor. Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezinin faaliyetleriyle güzel Türkçemizi ve Türk kültürümüzü Venezuela’da daha etkin şekilde tanıtmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Türkiye-Venezuela ilişkilerinin 2016’dan sonra önemli ölçüde geliştiğini belirten Karamanoğlu, “Bugün itibarıyla aradaki coğrafi mesafeye rağmen, birbirleriyle önemli etkileşim halinde olan bir işbirliğine dönüştü. Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın yapacağı ziyaret yoğun ilişkilerin daha da ilerletilmesi kapsamında değerlendirilmektedir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/feed/ 0
Türkiye ve Libya arasında mesleki ve teknik eğitim işbirliği mutabakatı imzalandı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:27:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7071

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Libya Milli Birlik Hükümeti Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanı Yahlif Said El Sifav, eğitim alanında işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında, “Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanı Tekin, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye’de bulunan Libya Milli Birlik Hükümeti Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanı El Sifav ile bir araya geldi.

Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, El Sifav’ı Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Tekin, Türkiye’nin Libya ile köklü, tarihi ve kültürel bağları bulunduğunu belirtti. İki ülke halkının zor zamanlarda her daim birbirlerinin yanında durduğuna işaret eden Tekin, Libya’nın egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin Türkiye için son derece önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye olarak Libya’nın ihtiyaç duyduğu desteği sağlamak için her zaman hazır olduklarını dile getiren Tekin, özellikle eğitim ve kültür alanlarında işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi. Tekin, “Ulusal düzeyde ekonomik büyüme ve sürdürülebilir bir kalkınma için en güçlü enstrüman eğitimdir.” dedi.

Türkiye’de son yıllarda mesleki ve teknik eğitim alanında büyük atılımlar gerçekleştiğini ve gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Tekin, “Birçok ülke tarafından başarımızın takip edilmesi bizi memnun ediyor. Güçlü bir mesleki eğitim, nitelikli iş gücünün yetiştirilebilmesi, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve ekonomik iş piyasası ihtiyaçlarına cevap verebilmek için çok önemlidir.” diye konuştu.

Birlikte gayret edip somut projeler geliştirmek istediklerini dile getiren Tekin, şunları söyledi:

“Bugün burada imzalayacağımız mutabakat zaptı, güçlü işbirliğimizin, dostane ilişkilerimizin bir nişanesi olacaktır. Bu metin sadece diplomatik bir metin olmayacak aynı zamanda geleceğimizin inşasında yer alacak çocuklarımızın, gençlerimizin eğitimine önemli katkılar sunacaktır. Kardeşlik ve karşılıklı güven üzerine dayanan ilişkilerimizin daha da derinleşeceğine inanıyorum.”

Bakan Tekin, başta mesleki ve teknik eğitim olmak üzere öğretmen yetiştirme süreci, program geliştirme ve eğitimde teknolojinin kullanılması gibi konularda Türkiye’nin güçlü bir müktesebatı bulunduğunu vurguladı. Tekin, Libya ile işbirliğini geliştirerek Türkiye’nin bu alandaki tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını da kaydetti.

“Türkiye’nin deneyimlerinden istifade etmek istiyoruz”

Konuk Bakan El Sifav ise Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, yüzyıllardır Türkiye ile dostluk ve kardeşlik ilişkisi içinde olduklarını söyledi.

Müfredatı güncelleyerek daha modernleştirmek istediklerini kaydeden El Sifav, mesleki eğitim alanında eğitimde teknolojinin kullanılması ve Libya’nın ihtiyaçlarını karşılayacak kursların açılması konusunda Türkiye’nin deneyimlerinden istifade etmek istediklerini belirtti.

Konuşmaların ardından Tekin ile El Sifav, iki ülke arasında eğitim alanında işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında “Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.

İmzalanan mutabakat zaptı ile mesleki ve teknik eğitime ilişkin okul yönetimi, önceki öğrenmelerin tanınması, öğrenme kazanımlarının ölçülmesi, belgelendirme gibi konularda bilgi ve tecrübe paylaşımı yapılması hedefleniyor.

Mutabakat zaptı ile ayrıca uzman, eğitmen ve araştırmacı değişimi, mesleki eğitim alanında uygulanan yeni öğretim teknikleri ve teknolojileri konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımı, mesleki eğitim alanında öğretim programı ve eğitim öğretim materyallerinin hazırlanması ve güncellenmesi süreçleri ile ilgili bilgi paylaşımı, mesleki eğitim veren kurumlar arasında kardeş okul ilişkilerinin kurulması ve geliştirilmesi, karşılıklı diploma denklik işlemleri için kolaylıklar sağlanması amaçlanıyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/feed/ 0
Kuveyt Büyükelçisi: Türkiye ile ilişkilerimiz örnek bir ilişki https://www.akittvhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/ https://www.akittvhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:30:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7008

Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Wael Yousuf Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğunu belirterek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı.” dedi.

Kuveyt’in Ankara Büyükelçiliğince, Ankara’da Kuveyt Milli Günü’nün 63. yıl dönümü ve Kurtuluş Günü’nün 33. yıl dönümü vesilesiyle resepsiyon düzenlendi. Etkinliğe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, birçok üst düzey yetkili ve misafir katıldı.

Etkinlikte konuşan Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 3 yıl boyunca bir araya gelemediklerini belirtti, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Al-Enzi, Kuveyt Milli ve Kurtuluş günlerinin yıl dönümünün yanı sıra 2024’ün Kuveyt ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasının 60. yıl dönümüne tekabül ettiğini dile getirdi.

Kuveyt hükümetini ve halkını tebrik eden Al-Enzi, Türkiye dahil dünyadaki diğer müttefikleri Kuveyt’e bağlayan küresel dostluk ve güvenlik ilkeleri üzerine kurulu güçlü ve istikrarlı ilişkilere de dikkati çekti.

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1960’lı yıllarda başladığını anımsatarak “Karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı sağlam temeller üzerine inşa edilen bu ortaklık, gelişerek ve neredeyse tüm konularda anlaşmaya varma seviyesine ilerlemiştir. Zira Türkiye, kritik zamanlarda gerçek bir ortak olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin, Irak rejiminin Kuveyt’i işgal etmesi sırasında Türkiye, Kuveyt’e destek olmak için belirgin adımlar atmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu tutumu ve duruşunun zorluklar karşısında gösterilen dayanışma ve işbirliğinin derinliğini yansıttığını aktaran Al-Enzi, iki ülke arasında şimdiye kadar 62 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını hatırlattı.

Türkiye ve Kuveyt uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaların barışçıl şekilde çözülmesinde kararlı

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye’nin dış politika alanında ortak ve sağlam bir zemin üzerinde durduğunu vurgulayarak, “Uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme hususlarındaki kararlılığımız, Kuveyt’in Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapması ve Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında barışa yönelik çabalarıyla açıkça görülmektedir. Ayrıca, Suriye için uluslararası donörleri bir araya getiren 3 toplantının Kuveyt’in ev sahipliğinde gerçekleşmesi için gösterilen ortak çabalar da bu kararlılığın ayrı bir göstergesidir.” diye konuştu.

İki ülkenin de insan haklarını koruyan ve saygı duyan yasaların uygulanmasında ve uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü güçlendirmede bir rol model teşkil ettiğini vurgulayan Al-Enzi, radikalizme ve terörizme karşı mücadelede ortak adımlar atıldığını da kaydetti.

Al-Enzi, Kuveyt ve Türkiye’nin ekonomi, askeri, güvenlik, kültür, ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında yakın işbirliği yürüttüğüne işaret ederek, sağlık turizmini artırmak amacıyla Türkiye’de bir Sağlık Ataşeliği açmayı planladıklarını duyurdu.

Kuveytli öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görebileceğini söyleyen Al-Enzi, Türkiye’nin, Kuveyt vatandaşlarının ilk tercih ettiği turizm rotası olduğunun da altını çizdi.

Al-Enzi, ikili ilişkileri geliştirmek için üst düzey ziyaretlerin artırılmasını, yatırımların teşvik edilmesini ve ticaret hacminin genişletilmesini amaçladıklarını kaydederek, “Bizler sürekli olarak Türkiye ve tüm kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme ve güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu ilişkilerin her daim uluslararası işbirliği ve ortaklık için rol model olacağına ve samimi kardeşlik için bir sembol niteliği taşıyacağına inancımız tamdır.” dedi.

Kuveyt’in güvenliği ve istikrarı için dua eden Al-Enzi, Filistin ve Gazze’nin korunması, Filistinlilerin 1967 sınırları dahilinde başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinde güven ve istikrar içinde olmaları için de dua etti.

“Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrı”

Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilere dair AA muhabirine değerlendirmede bulunan Al-Enzi, ilişkilerin 60. yılının kutlandığını ve ilerleyen günlerde daha da gelişmesini umduğunu söyledi.

Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğuna işaret ederek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı. Her yıl yaklaşık 500 bin Kuveyt vatandaşı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Türkiye, Kuveyt halkının birinci destinasyonu oldu. Türkiye ile çok ayrıcalıklı ilişkilere sahibiz.” dedi.

Yakında İstanbul’da Kuveyt Sağlık Ofisi açma hazırlığında olduklarını hatırlatan Al-Enzi, bunun, Türkiye’deki hastanelerde tedavi için gelecek vatandaşlarla ilgileneceğini söyledi.

Al-Enzi, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisi alanında çok ayrıcalıklı konumda olduğunu vurgulayarak Kuveyt’in, Türkiye ile bu alanda da işbirliği içinde olacağını dile getirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/feed/ 0
Türkiye, Washington Büyükelçiliği’ne Sedat Önal’ı atadı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6982

Türkiye, Ocak ayı başından bu yana boş bulunan Washington Büyükelçiliği’ne Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Sedat Önal’ı atama kararı aldı. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak çalışan ve o dönem Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan gerilimi başarıyla yönettiği bilinen Önal’ın bu göreve getirilmesi ilişkilerin geleceği açısından olumlu bir adım olarak görülüyor.

Ankara, Washington’a siyasi atama yerine kariyer diplomatı göndererek ilişkilerin kurumsal zemine dönmesi niyetini de göstermiş oldu.

Son dönemin en dikkat çeken büyükelçi atamalarından biri olan Sedat Önal’la ilgili karar, Anadolu Ajansı’nın (AA) dün akşam geçtiği bir haberle kamuoyuna duyuruldu. Haberi diplomatik kaynaklara dayandıran AA, halen Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi olarak New York’ta görev yapan Önal’ın Washington’a atandığını, yerine de Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız’ın getirildiğini duyurdu.

Diplomatik kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın her iki ismi arayarak yeni görevlerini tebliğ ettiğini söyledi.

Atamalara ilişkin Dışişleri Bakanlığından henüz resmi bir bilgilendirme yapılmadı. Atamaların resmiyet kazanması için kararnamelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanması ve Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Sedat Önal, Washington Büyükelçiliği görevini, 2021-2024 yılları arasında ABD’de Türkiye’yi temsil eden Murat Mercan’dan devralacak.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) önde gelen isimlerinden Mercan, siyasi bir karar sonucu Washington’a büyükelçi olarak atanmıştı. ABD de Türkiye’nin bu adımına eski Arizona Senatörü Jeff Flake’i Türkiye Büyükelçisi olarak atayarak yanıt vermişti.

Hükümetin Washington gibi çok önemli bir başkente siyasi atama yapması o dönem çok tartışılmış ve eleştirilmişti. Mercan sonrası Washington’a bu kez Sedat Önal gibi deneyimli bir diplomatın atanması genel olarak olumlu bulundu.

Washington’la yakın çalışan bir isim

Türkiye’nin yeni ABD Büyükelçisi, Washington’da yakından bilinen bir isim. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler dışındaki tüm siyasi dosyaları takip eden Önal, Amerikalı muhataplarıyla hem ikili ilişkiler hem de bölgesel ve uluslararası konularda mesai yaptı.

Türkiye-ABD ilişkilerinin en sıkıntılı döneminde bakanlığın iki numarası olarak görev yapan Önal, ABD ile Rahip Brunson ve S-400 krizi gibi önemli ikili gerilimlerle Suriye ve Doğu Akdeniz’den kaynaklanan bölgesel sorunların yönetiminde, muhatapları ABD Dışişleri Bakan Yardımcıları Wendy Sherman ve Victoria Nuland ile birlikte önemli rol oynadı.

Büyükelçi Önal, Türk-Amerikan ilişkilerinin özellikle 2021 sonundan itibaren normalleşmesi sürecinde de etkili oldu. Önal, Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından Türk-Amerikan ilişkilerini kurumsal düzeyde yeniden rayına oturtmayı amaçlayan Stratejik Mekanizma’nın oluşturulması sürecini Dışişleri Bakanlığı adına yürüttü.

Bu çalışmaların, iki ülke dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Antony Blinken’ın temaslarını olumlu etkilediği, Ankara ve Washington’da yapılan değerlendirmeler arasında. Bu da Önal’ın atamasının ABD’de olumlu karşılandığı yorumlarına neden oldu.

Kurumsal zemine dönüş

Diplomatik kaynakların yaptıkları değerlendirmelerde, Ankara’nın Washington için bu kez siyasi bir atama düşünmemiş olmasının önemi ön plana çıkıyor. İlişkilerde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin Türkiye-ABD diyaloğunu daha kurumsal zeminde yürütme motivasyonunu güçlendirdiği kaydediliyor.

Bu süreçte, Mayıs 2023 seçimlerinin ardından Dışişleri Bakanlığı’na atanan Hakan Fidan’ın da etkisinin olduğu, Fidan’ın özellikle Blinken ile çok daha sık görüşüyor olmasının önemli olduğu değerlendiriliyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin yürütülmesinde önceki döneme oranla iki ülke dışişleri bakanlıklarının ağırlığının artması da olumlu görülen bir başka unsur.

Stratejik Mekanizma’nın ilerki aylarda dışişleri bakanları düzeyinde ABD’de toplanması öngörülen planlar arasında. Fidan ve Blinken, en son G20 Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında ikili bir görüşme gerçekleştirdi ve ikili planda üst düzey ziyaret takvimini ele aldı. Fidan’ın ilkbaharda ABD’yi ziyaret etmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Temmuz ayında Washington’da yapılacak olan NATO’nun 75. Yıl Zirvesi’ne katılması planlanıyor.

Türk-Amerikan ilişkilerinde gündem yoğun

Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli bir eşik Ankara’nın yaklaşık 1,5 yıl beklettiği İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylamasıyla Ocak ayında aşılmıştı. Ankara’nın bu hamlesinden hemen sonra 40 yeni F-16 savaş uçağı ve 79 modernizasyon kitinin Türkiye’ye satışı için harekete geçen Washington, Şubat ayında süreci sorunsuz tamamlamış ve satışın önünü açmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Şubat’ta gazetecilere yaptığı bir açıklamada, Türk-Amerikan ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendirirken, “ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz. Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar” demişti.

Erdoğan’ın bahsettiği olumlu ortamın sonuçlarından biri de Ankara’ya son dönemde ABD’den yapılan üst düzey ziyaretlerdeki artış oldu. ABD Senatosu’ndan Demokrat Parti üyeleri Jeanne Shaheen ve Chris Murphy, hafta başında ziyaret ettikleri Ankara’da önce Dışişleri Bakanı Fidan, sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü.

Her iki senatör de geçmişte Türkiye aleyhine Amerikan Kongresi’nde yapılan girişimlere aktif destek vermeleriyle biliniyor. İki senatörün Ankara’ya yaptıkları ziyaret ve verdikleri mesajlar, Türk-Amerikan ilişkilerinde son dönemde artan olumlu ortamın Amerikan Kongresi’ne de yansıdığını göstermesi açısından önem taşıyor.

Bu olumlu tabloya rağmen Önal’ı yeni görevinde önemli zorluklar da bekliyor. Bunların başında ABD’nin Kuzey Suriye’de Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanımladığı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) desteğini sürdürmesi geliyor.

ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan Irak–Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle ile mücadele etmesi için YPG’ye yıllardır siyasi ve askeri destek veriyor. Türkiye ise YPG’nin “PKK’nın Suriye ayağını” oluşturduğunu ve amacının Suriye’nin kuzeydoğusunda bir devlet kurmak olduğunu vurguluyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Suriye’deki YPG hedeflerine operasyonlarını artırarak bu coğrafyada “terörle mücadele” faaliyetlerinin devam edeceği mesajını veriyor.

ABD’nin bu politikasından yakın gelecekte geri adım atmasının beklenmemesi ise Ankara-Washington diyaloğunu etkileyecek bir unsur olarak görülüyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türkiye, 22 yılda yerli ve milli imkanlarla savunma envanterini üretebilen bir ülke haline geldi https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:57:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6919

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdıklarını söyledi.

Kacır, birtakım programlara katılmak için geldiği kentte önce Konya Valiliğini ziyaret etti.

Burada Valilik şeref defterini imzalayan Kacır, ardından Vali Vahdettin Özkan ve il protokolüyle toplantı yaptı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı da ziyaret eden Kacır, Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Mali Destekleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı.

“Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz”

Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Konya’da 2024’te, toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkeyi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdiklerini ifade eden Kacır, “Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı milli teknoloji hamlesiyle taçlandırarak, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

Kacır, yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımından taviz vermeden milletin refahını yükseltme ve devleti güçlendirme mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Organize sanayi bölgelerinde çalışan sayımızı 415 binden 2 milyon 600 bine, ihracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, artık evet dünkü uçuştan sonra gururla söylüyoruz ki; savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz Togg’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik.”

“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”

5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirme hedefiyle yollarına devam ettiklerini aktaran Kacır, “272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği Teknofest’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Bakan Kacır, büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya’nın kendileri için müstesna bir yere sahip olduğuna değinerek, kente değer katan yatırımları anlattı.

Son 22 yılda 263 milyar lira tutarında 5 bin 28 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini, 83 bin 469 nitelikli istihdamın önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından biri sayılan KOBİ’lere can suyu olmaya devam ettiklerini dile getirdi.

Kacır, 22 yıl önce 200’den az KOBİ KOSGEB desteklerinden faydalanırken, bu sayıyı 4,9 milyar liranın üzerinde bir destekle 38 bin 500’e çıkardıklarını belirtti.

Konya’da yürütülen projeler

Planlı sanayileşme hamlesiyle Konya’yı sanayide öncü bir şehir haline getirdiklerini aktaran Kacır, TÜBİTAK özel sektör, Ar-Ge ve bilim insanı destek programlarıyla 1279 proje ve 2007 bilim insanına 3,8 milyar lira destek sağladıklarını söyledi.

Kacır, Mevlana Kalkınma Ajansı ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından desteklenen projelerle Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini ifade etti.

Konya’nın toprağının daha verimli kullanılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır.”

Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu da konuşma yaparak, protokolün bölge ve ülke için hayırlı olmasını diledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin gıda arz güvenliği sorunu yok https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:18:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6903

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Bakan Yumaklı bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Nevşehir’de doğal soğuk hava deposunda incelemede bulundu. Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada; an itibariyle Nevşehir’de 660 bin ton patatesin bulunduğunu belirtti. Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Nevşehir’de bulunan doğal depolama alanlarından bir tanesindeyiz. Dünyada faktör örnekleri belki vardır ama burası hakikaten son derece özel bir yer. Hem havalandırma için, hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmaksızın başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiği doğal bir alandayız. Ülkemizde patates üretimiyle alakalı 5 milyon 700 bin tonluk patates üretiminin olduğunu söylemek istiyorum. Nevşehir patates üretimi açışından Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bunun önemi verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından bu sebeple yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu. Patates tohumculuğu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden bir tanesidir. Türkiye ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Yani bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız arge yaparak patateste ki tohum üretimini şu andaki yaklaşık yüzde on beş civarından yüzde ellilere altmışlara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var.”

Yumaklı, “Özellikle patates depolamasının yapıldığı bu alan yaklaşık 100 bin tonluk bir patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip. Bazı ürünler üzerinden onları sembolleştirilerek çok farklı bir ortam oluşturuldu. Bunların üzerinden siyaset yapılıyor. Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular siyaset malzemesi yapılmamalı. Bu üreticiye tüketiciye de haksız. Şimdi geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir döneminde, sanki bütün sezonda sıkıntı varmış gibi lanse ettiler. Sadece Nevşehir’de 660 bin tonluk bir patates stoku var. Bunun 100 bin tonunu tohum olarak düşünürsek sadece 500 bin ton stok söz konusu. Diğer illerimizi de dahil edersek fazlamız bile var. Türkiye’nin bazı ürünlerin üretimi konusunda kendine yeterliliği ve kendi ihtiyaçları için ayrıca ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılamak anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda az güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorununun olmadığını söyleyen Bakan Yumaklı, “Bu dönemde artık hepimizde biliyoruz ki ne patatesle ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil. Olmayacaktır da. Olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız. Tekrar ediyorum, hem üretici için hem de tüketici için son derece büyük haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacağız. Sadece bu ürünlerde değil, önümüze gelen bu konuda haksız ortamların oluşmasının sebebi olan bütün hususlara da müdahil olmuş olacağız. Bu konuda ticaret bakanımızla birlikte çok koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/feed/ 0
DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni temsilen Meksika’da temaslarda bulundu https://www.akittvhaber.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:03:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6860

DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni temsilen heyet başkanı olarak Meksika’da çeşitli temaslarda bulundu.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İTKİB organizasyonunda Meksika Ticaret Heyeti ihracatçı firmaların katılımlarıyla düzenlendi. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da güçlendirilmesine yönelik konuların ele alındığı programa, TİM’i temsilen Meksika heyet başkanı olarak DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve DENİB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Selim Yaymanoğlu katılım sağladı.

Meksika’da farklı kurum ve kuruluşların başkanları ile dış ticaret oyuncularının bulunduğu etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başkan Memişoğlu, geniş katılımlı bir heyetle, bölgenin en önemli pazarlarından biri olan Meksika’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Meksika’nın IMF rakamlarına göre 2023 yılında dünyanın en büyük 11. ekonomisi olduğunu ifade eden Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “2028 tahminlerinde bu sıranın daha da yükselmesi öngörülüyor. Benzer şekilde Türkiye de üst üste pozitif büyüme performansı gösteren ülkeler arasında. İki ülkede gelişen refah ortamının, yeni iş birlikleriyle karşılıklı bir kazanç zemini sunmasının önünde hiçbir engel yok. Türk ihracatçılar olarak, bu duygu ve düşüncelerle buradayız. Rakamlara baktığımızda, 2023 yılında Meksika ile dış ticaretimizin yaklaşık 2,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştığını görüyoruz. Elbette arzumuz, bu rakamlardan çok daha yukarısı. Ancak küresel ticaretin daraldığı bir yılda artış kaydetmek, yine de dikkate değer bir başarı. Geçtiğimiz yıl Meksika’ya 1 milyar 243 milyon dolar ihracat yaparken, ithalatımız ise yine benzer bir seviyede gerçekleşti” dedi.

“Mesafeler ticarete engel değil”

Mesafelerin ticarete engel olmadığını belirten Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “ABD, Türkiye için bu durumun güzel bir örneği. Geçtiğimiz yıl ABD ile toplam dış ticaret hacmimiz 30 milyar doları aştı. Bu rakamda ihracat ve ithalat yarı yarıya. Buna benzer rakamların Meksika ile ticarette de mümkün olabileceğini düşünüyoruz. İhracat noktasında, pek çok sektörümüzde önemli fırsatlar var. İlaç ve kimyadan tekstile, plastikten, tarıma, toprak, cam, seramik gibi pek çok sektördeki fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor. Geçtiğimiz yıl 1.900 firmamız Meksika’ya ihracat yaptı. Uzak olarak nitelendirilen bir pazar için çok ciddi bir sayı. İhracatçı firma sayımızın önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyoruz. Elbette karşılıklı ticaretin gelişmesi için serbest ticaret anlaşmaları büyük önem arz ediyor. Türkiye ve Meksika arasındaki STA müzakereleri uzun yıllardır devam ediyor. Ticaret Bakanlığımızla yaptığımız görüşmelerde STA sürecinin hızlanması yönündeki beklentilerimizi iletiyoruz. Türkiye-Meksika serbest ticaret anlaşması çalışmalarının yakın dönemde hız kazanmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

Türk delegasyonu Türkiye Cumhuriyeti Meksika Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek, Meksika’da gerçekleştirilen görüşmeler, iki ülke arasındaki ilişkiler ve ortak hedeflere dair değerlendirmelerde bulundu. Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Meksika Büyükelçisi İlhan Kemal Tuğ’a misafirperverliği için teşekkürlerini iletti. Ayrıca CANACO CDMX (Meksiko Ulusal Ticaret, Hizmet ve Turizm Odası) Başkanı José de Jess Rodrguez Crdenas’ı makamında ziyaret edilerek ikili iş birliği fırsatları ve dış ticaret imkanları değerlendirildi. Öte yandan ülkelerin yaşadığı doğal afetler karşısında dayanışma konusu ele alındı. – DENİZLİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/feed/ 0
Oba Makarnacılık halka arzında talep toplama başladı https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:30:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6801

Oba Makarnacılık Sanayi ve Ticaret AŞ’nin halka arzında talep toplama başladı.

Oba Makarnacılık’ın halka arzı OBAMS kodu ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Ünlü Menkul Değerler, Ziraat Yatırım Menkul Değerler ve QNB Finans Yatırım Menkul Değerler liderliklerinde oluşturulan konsorsiyum tarafından gerçekleştirilecek.

Halka arz fiyatı pay başına 39,24 lira olarak belirlenen şirketin 72 milyon 252 bin 259 lira sermaye artırımı, 24 milyon 84 bin 86 lira ortak satışı olmak üzere nominal değeri 96 milyon 336 bin 345 lira olan payları satışa çıkacak. Böylece şirketin yüzde 20,1’i halka açılmış olacak. Şirket, 22-23 Şubat’ta talep toplayacak.

Halka arz edilecek hisselerin yüzde 49’u yurt içi bireysel yatırımcıya, yüzde 45’i yurt içi kurumsal yatırımcıya, yüzde 5’i yurt dışı kurumsal yatırımcıya ve yüzde 1’i de Oba Makarnacılık çalışanlarına ayrıldı.

“Günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleştiriyoruz”

Oba Makarnacılık Yönetim Kurulu Üyesi İpek Cıncıkcı, AA muhabirine, 2005’te tesisi aldıklarında 80 ton kapasiteli bir üretim tesisi olduğunu ve 2010’da yaptıkları yeni yatırımlarla Türkiye’nin en büyük makarna üretim tesisini hayata geçirdiklerini söyledi.

Cıncıkcı, “2010’da Gaziantep 4. organize sanayi bölgesinde yeni fabrikamızın inşaatına başladık ve o zamanın en yüksek üretim kapasitelerinden birine ulaştık. Ardından 2017’de stratejik bir kararla Sakarya Hendek’te üretim tesisi aldık. Bu tesisi satın aldığımızda üç hat vardı ve yeni yaptığımız yatırımlarla birlikte Hendek fabrikamızın kapasitesini neredeyse Gaziantep fabrikamıza ulaştırdık. İki fabrika toplamında günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleşmekte.” şeklinde konuştu.

Cıncıkcı, 2019’da Sakarya fabrikasında tek hatla üretime başladıkları noodle ürününde 2020 sonunda kapasitenin yeterli gelmemeye başladığını ve yeni bir yatırım ihtiyacı doğduğunu belirterek, bu yatırımla noodle hattı sayısını 1’den 4’e çıkarttıklarını ve 90 milyon porsiyondan 985 milyon porsiyon kapasiteye ulaştırdıklarını ifade etti.

“Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu”

Küresel makarna pazarının yaklaşık 66 milyar dolar tutarında olduğunu bildiren Cıncıkcı, “Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu, hem üretim anlamında hem ihracat anlamında. Üretimde Türkiye, Amerika ve İtalya’dan sonra üçüncü. Türkiye’de yapılan makarna üretiminin yüzde 25’i Oba Makarnacılık tesislerinde gerçekleşiyor. Türkiye ihracatta da oldukça kilit bir aktör. İtalya’nın ardından 2. sırada yer almakta. Biz de Türkiye’nin ihracatından yaklaşık yüzde 30 pay almaktayız.” bilgisini paylaştı.

Cıncıkcı, halka arzdaki en büyük motivasyonlarının şirketlerinin, global ölçekte gıda liderleri arasındaki sıralamasını sağlamlaştırmak ve uzun vadede bu sıralamayı daha üst sıralara taşımak olduğunu söyledi.

Halka arzın şirkete kurumsallaşma anlamında önemli katkılar sağladığını belirten Cıncıkcı, “İkinci nesil kuşak olarak bizden sonraki nesillere de şirketimizi daha sürdürülebilir kılmak amacıyla bu yola baş koyduk. İnanıyorum ki Oba Makarnacılık, yatırımcı ve şirket ilişkisini en güzel şekilde yönetecektir. Halka arz öncesi de büyük yatırımlar yaptık. Halka arz gelirlerimizin yaklaşık yüzde 50’sini ürün çeşitlendirme, kapasite yatırımları ve enerji yatırımlarında değerlendiriyor olacağız.” diye konuştu.

Cıncıkcı, yabancı para pozisyonunda net artıda olduklarının bilgisini vererek, “30 Eylül 2023 itibarıyla ciromuz 12 milyar lira oldu. Ciromuzun yüzde 70’i ihracattan geliyor. Yeni dönemde de nakit akışımızı artırırken düşük borç düzeyi ile kendimizi karşımıza çıkabilecek fırsatlara karşı daima hazır hissetmek istiyoruz. Aynı zamanda risklere karşı da korunaklı bir hale geleceğiz.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/feed/ 0
Gaming In Turkey, 2023 Yılına İlişkin Oyun Sektörü Raporunu Yayımladı https://www.akittvhaber.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:00:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6716

Türkiye Oyun Sektörü Raporu ile özdeşleşen Gaming In Turkey | MENA | EU, 2023 yılının özeti niteliğindeki yeni raporunu yayımladı. Sektör paydaşları, profesyonelleri, sektöre giriş yapmak isteyen markalar ve yatırımcılar için rehber niteliği taşıyan raporda oyuna ve oyunculara dair detaylı bilgiler yer alıyor.

Ülkemizde oyun sektörü, teknoloji ve espor sektörlerinin ayrıntılı veriler ile ele alındığı Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, turkiyeoyunsektoruraporu.com sitesinde yayımlandı. Burger King, GAMEON (Türk Telekom), GeForce NOW Powered by Game+, HOST (Hub of Streaming), Lockpick, Popeyes, Portuma, Twitch TV, WePlay Ventures ve XSolla gibi sektör liderlerinin sponsorluğunda yayımlanan raporda, Türk oyuncularının ve oyun sektörünün derinlemesine analizi yer alıyor.

Raporda, lokal oyun firmaları, mobil, konsol ve PC platformlarında tercih edilen oyun türleri, Türk oyuncularının satın alma, tüketim ve genel alışkanlıkları, önceki yıllara göre Türkiye oyun sektörü verilerinin detaylı karşılaştırmaları, espor ekosistemi ve sektördeki yatırımlar gibi başlıklar ele alınıyor. Ayrıca, Türkiye’nin sektör profesyonelleri ve oyun medyasının değerli temsilcileri de raporu yorumlarıyla zenginleştiriyor.

2022’den Bu Yana Türkiye Oyun Sektöründe Neler Değişti?

Türkiye Oyun Sektörü 2023’te yer alan verilere göre; 2023 yılı itibariyle Türkiye’de 74M+ üzerinde internet kullanıcısı bulunuyor. 2022 yılında %85 olan internet kullanıcılarının toplam nüfusa oranı, 2023’te %87,1’e yükseldi. Ülkemizdeki sosyal medya kullanıcı sayısı 70M+ bandında olurken, bu mecralarda geçirilen ortalama süre ise geçtiğimiz yıldan 3 dakika azalarak 2 saat 44 dakika olarak kaydedildi.

Aktif oyuncu sayısının 2023’te 47M+/- bandına yükseldiği görülürken, bu oyuncuların %45’ini kadınlar, %55’ini ise erkekler oluşturuyor. 2023 yılında ülkemizde PC türünde en çok tercih edilen oyun türü Shooter/FPS olurken, mobil cihazlarda ise casual veya gündelik oyunlar tercih edildi.

Sektör Profesyonelleri Yorumları ile Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2022’de

Gaming In Turkey | MENA | EU Oyun ve Espor Ajansı tarafından yayınlanan raporda, sektörün önemli isimlerinin yorumları ve görüşleri de bulunuyor. TESFED ve Federasyon Başkanı Alper Afşin Özdemir, TAB Gıda Marka İş Birlikleri ve Proje Geliştirme Müdürü Fatih Melih Kuzgunkaya, Türk Telekom Sabit Hizmetler Pazarlama Direktörü Nilay Altan, Video Oyun Tasarımcısı Senem Aksakal, Gamfed Türkiye Temsilcisi Ercan Altuğ, Teknoloji Oyunlaştırma ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Afra Çalık, Portuma kurucusu Ozan Emrah Ünal, WePlay Ventures CEO’su Burak Yılmaz, StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş, XSolla Türkiye Ülke Müdürü İlayda Bayarı, Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul, Bahçeşehir Üniversitesi Game Lab Yöneticisi Güven Çatak, ve canlı yayın ve turnuva organizasyon hizmetleri sunan EMBED’in kurucuları Ali Baki Duman ve Tugay Sakaoğlu gibi isimlerin yanı sıra daha birçok uzmanın yorumu da Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’te yer alıyor.

Ayrıca Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, bu yıl arkasında güçlü bir medya desteği de taşıyor. Türkiye’nin oyun, teknoloji ve espor haberleri ile sektörde adından söz ettiren medya mensuplarından 5mid, A’dan Z’ye Espor, Atarita, Başlat Tuşu, Bölüm Sonu Canavarı, BPT Oyun, Disket Kutusu, Donanım Haber, Espor Gazetesi, Espor Times, Flank Esports, Fragtist, FRPNet, Gamer Papers, Gamerbase, Gamizm, Hubogi, İndir.com, Ludenoid, Marketing Türkiye, Mavikol, Misternoob, Mobidictum, OSE, Oyun Dijital, Oyun Günlüğü, PC Hocası, Playerbros, Save Butonu, ShiftDelete, Tamindir.com, Technologic, Technopat, Teknodiot, Türk MMO, Turuncu Levye, Upcorn ve Webtekno raporun medya sponsorları olarak yer aldı.

2023 yılında Türkiye’de oyun sektörüne yön veren olayların ele alındığı raporda, dünyadaki genel oyuncu verileri ve oyun sektörüne ışık tutan bilgiler yer alıyor. Türkiye’deki oyun sektörü ve oyuncuları derinlemesine inceleyen Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’ü dijital olarak yayınlandığı turkiyeoyunsektoruraporu.com adresinden inceleyebilir ve indirebilirsiniz.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Erdoğan: Muhalefet yapay zekaya soruyor, acemileri aday yapıyor https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:42:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6642

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin milletten ve siyasetin temel değerlerinden kopuk olduğunu belirterek, “Belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil nereye soruyorlar? Yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse, bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına ‘işte adayımız’ diyerek onu çıkarıyorlar.” dedi.

Erdoğan, partisince Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, muhalefetin ne kendileri gibi güçlü bir tecrübesinin ne örnek gösterilebilecekleri bir eserinin ne de ortaya koyabileceği geniş vizyonunun olduğunu söyledi.

Muhalefetin parti içi iktidar kavgaları dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğini, dün baş tacı ettiğini bugün yerin dibine sokmaktan çekinmediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin sorunlarına çare olacak, şehirlerimizin sıkıntılarını giderecek doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Milletten ve siyasetin temel değerlerinden öyle kopuklar ki belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil, nereye soruyorlar? Yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse, bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına ‘işte adayımız’ diyerek onu çıkarıyorlar. Sonra bir de utanmadan millete, ‘adaylarımıza tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunuyorlar. Ne diyelim, Allah bunlara akıl fikir, CHP’li kardeşlerimize de sabır versin. Bırakın yeni projelerle milletin huzuruna çıkmayı adaylarını bile ellerine, yüzlerine bulaştırmadan belirleyemeyenlerden ne ülkeye hayır gelir ne de genel başkanı oldukları partiye hayır gelir. Nitekim bir önceki seçimlerde yaptıkları gibi gittiler Kandil güdümünde siyaset yapanlarla iş tuttular, al gülüm ver gülüm pazarlığa giriştiler. Hatalarından ders almak yerine sırf şahsi kariyerleri için bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmeyi tercih ettiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı okumayanların 31 Mart’ta bu sefer milletin tokadını yemekten kurtulamayacaklarını söyledi.

Kelime oyunlarıyla gerçekleri gizleyebileceklerini zannedenlerin, milletin ferasetini hafife almanın ne demek olduğunu 31 Mart’ta sandıklar açılınca bir kez daha göreceğini belirten Erdoğan, “Biz de kelime hokkabazlıklarının arkasına saklanmaya çalışılan hakikatleri insanımıza anlatmaktan geri durmayacağız.” diye konuştu.

“Milletimizin bağrına basacağına yürekten inanıyoruz”

“AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak rakiplerimizin bu içler acısı haline bakıp da asla rehavete katılmıyoruz” diyen Erdoğan, bu tablonun sorumluluklarını daha da arttırdığını ve kendilerine oy verenlerle birlikte siyasi tercihi farklı vatandaşlara da el uzatmaya, onların da hislerine tercüman olmaya, sesine kulak vermeye, beklentilerini karşılamaya çalıştıklarını vurguladı.

Sadece seçim beyannamelerini değil, milletin huzuruna çıkaracakları başkan adaylarını tespit ederken de bu hassasiyetle hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kuşatıcı, kucaklayıcı, nitelikli, vizyoner ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden adaylar olmasına özellikle dikkat ettik. Milletimizin de belediye başkan adaylarımızı bağrına basacağına yürekten inanıyoruz. Şimdi burada öyle bir ses vermenizi istiyorum ki Ege’den Akdeniz ve Karadeniz’e kadar duymayan kalmasın.”

Alandakilere “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Afyon ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye soran ve “Evet” yanıtını alan Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

“Belediyecilik hesap kitap işidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim meydanının er meydanı olduğunu vurgulayarak, “İster genel seçim ister yerel seçim olsun milletimiz, karşısına çıkan adaylara bakar, sandıkta da kararını ortaya koyar. Adayları değerlendirirken tabii sadece boyuna posuna bakmayıp, bu adayların şehrine ve kendi hayatına ne gibi katkısı olacağının, eser ve hizmet konusunda nasıl performans sergileyeceğinin hesabını yapar.” dedi.

Türk siyasetinde geçmişte kaldığını ümit ettikleri ama hala kalıntılarına şahit oldukları kötü alışkanlıklar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Milletimizin karşısına çıkan adaylardan bazıları öyle hesapsız, kitapsız, öyle ölçüsüz vaatlerle kendini göstermeye çalışıyor ki bazen insan şaşıp kalıyor. Türkiye bir önceki seçimlerde, her konuda atıp tutan, sonra da verdiği sözleri inkar eden zübük siyasetçi tiplerini gördü, tanıdı. Eski Türkiye’de ülkemizin hazine değerindeki yıllarını heba ve imkanlarını çarçur edenleri de en iyi sizler biliyorsunuz. Aynı şekilde belediyelerde de şehrine yıllar kaybettiren başkanlar oldu. Halbuki belediyecilik hesap kitap işidir, bütçeniz bellidir, ihtiyaçlar bellidir, imkanlar bellidir, hepsini bir araya getirip en ideal eser ve hizmet planlamasını yaparsınız. Hükümet olarak biz de elinde doğru dürüst programı, projesi olan belediyeleri, bakanlıklarımız vasıtasıyla destekleriz.

Afyon’dan 81 vilayetimizdeki vatandaşlarımızın tamamına sesleniyorum. Her konuda atıp tutan adayları kendi haline bırakın. Varsın onlar kendi tiyatrolarını çevire dursunlar, Afyon’da başka, Ankara’da başka konuşanlardan bu şehre hayır gelmez. Siz, sandıktan şehrinize aşkla hizmet edecek, eser kazandıracak adayları çıkarmaya bakın. Günümüzde vakit en kıymetli hazine haline geldi.”

“Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK gençler ve AK kadınlarla gurur duyduğunu belirterek, “Biz buralara sizlerle geldik. Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur. Kimin geçmişte ne olduğu değil, asıl bugün nerede durduğu önemlidir. Şehirlerimize herhangi bir eser veya hizmet kazandırmak yerine sırf bize kaybettirmek amacıyla ortaya dökülen enaniyet abidelerine itibar etmeyin.” dedi.

Partiyi kurduklarında hangi heyecan ve azimle yola çıktılarsa bugün de aynı şekilde yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, yolunu kaybedenlerin, yolunu değiştirenlerin, yolunu şaşıranların tercihlerinin kendilerini ilgilendirdiğini, bunları, nazarıdikkate almadıklarını sadece işlerine odaklandıklarını, Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını yaparken en büyük güç kaynaklarının 21 yılda ülkeye ve şehirlere kazandırdıkları olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Yerebakan: Türkiye Adaletin ve Merhametin Sancak Taşıyıcısı Olmaya Devam Edecektir https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:51:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6445

AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan, son 20 yılın istatistiklerinin, Türkiye’yi daha adil, daha müreffeh bir ülke haline getirme konusundaki kararlılığı yansıttığını ifade ederek, “Türkiye her daim her bir vatandaşına değer vererek adaletin ve merhametin sancak taşıyıcısı olmaya devam edecektir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alan Yerebakan, 20 Şubat’ın Dünya Sosyal Adalet Günü olduğunu belirterek, “Kardeşlik ve dayanışma ruhuyla yoğrulmuş, adalet ve eşitliği temel alan bir medeniyetin evlatları olarak Genel Kurulda bulunuyoruz.” diye konuştu.

Yüzyıllar boyunca insanlık tarihini şekillendiren bir ideal olan sosyal adalet kavramının tarifinde, toplum içindeki ilişkilerin herkesin ortak iyiliği için düzenlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini vurgulayan Yerebakan, Türkiye’nin, coğrafyasının zenginliği kadar kültürlerin, dillerin ve inançların bir arada yaşama uyumunun da simgesi olduğunu dile getirdi. Yerebakan, şunları kaydetti:

“Bu topraklar yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her biri kendi döneminde sosyal adalet anlayışıyla toplumsal düzeni sağlamaya çalışmıştır. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hakimiyet, bila kaydü şart milletindir.” sözü, bu topraklarda adaletin temel taşıdır. Bu söz, milletimizin iradesinin üstünlüğünü ve her bir vatandaşımızın eşit haklara sahip olduğunu vurgular. Büyük Millet Meclisimiz kurulduğu günden bu yana adaleti, eşitliği, halkımızın refahını temel alan yasaları hayata geçirmek için çalışmıştır.”

Bu büyük milletin evlatları olarak adaletin yalnızca yasalarla değil, aynı zamanda gönüllerde de tecelli ettiğinin bilinciyle hareket ettiklerini ifade eden Yerebakan, “Bu anlayış komşuya yardım etmekten ihtiyaç sahiplerine destek olmaya kadar günlük yaşantımızın her alanında kendini göstermektedir. Bizler birinin ayağına taş değdiğinde onun acısını kalbinde hisseden, birinin gözü yaşlı olduğunda onun gözyaşını kendi yanağımıza süzülen bir damla olarak gören bir milletiz. Bu, yalnızca adalet ve eşitlik uğrunda değil, aynı zamanda her birimizin bu topraklarda huzur içinde, başı dik bir yaşam sürdürmesi için gerekli olan kardeşlik ve dayanışma ruhudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir toplumu yücelten şeyin, zenginliğinin büyüklüğü veya ihtişamı değil, en zayıf bireylerine nasıl davrandığı olduğunu vurgulayan Yerebakan, şöyle devam etti:

“Ülkemizde sosyal hizmetlerin genişletilmesi, kamu yatırımlarındaki gelişmeler, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, engelli ve yaşlı vatandaşlarımıza yönelik özel programların hayata geçirilmesi adalet ve eşitlik yolundaki kararlı adımlarımızı göstermektedir. Son 20 yılın istatistikleri, Türkiye’yi daha adil, daha müreffeh ve her bir vatandaşımızın hak ettiği yaşam standartlarına kavuştuğu bir ülke haline getirme konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır. Bu, hepimizin ortak çabasıyla gerçekleşmiştir ve Türkiye her daim her bir vatandaşına değer vererek adaletin ve merhametin sancak taşıyıcısı olmaya devam edecektir.”

Yerebakan, bugün insanlık tarihindeki en büyük meydan okumalarla karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Küresel çapta artan sosyal ayrışma ve kuşaklararası büyüyen sosyal dengesizlikler, toplumlarımızın temelini oluşturan değerler üzerinde yeniden düşünmemizi gerektiren konular haline gelmiştir.” dedi.

İnsanlık medeniyetinin içinde bulunduğu alacakaranlığın sessiz seyircileri olmak zorunda olmadıklarını ifade eden Yerebakan, aksine, bugünün olaylarının seyrini, yarının dünyasının yüzünü değiştirecek bir güce sahip olduklarını kaydetti. Sosyal adaletin, bu zorlukların üstesinden gelinmesinin anahtarı olduğunu dile getiren Yerebakan, şunları söyledi:

“Buradaki adalet tarifi yalnızca hukuki bir kavram değil, aynı zamanda toplumsal bir gerekliliktir. Sosyal adaletin ve eşitlik mücadelesinin sadece bir hayal olmadığını ancak asla bitmeyecek bir yolculuk olduğunu ifade etmek isterim. Birlikte yürüdüğümüz bu yolda adalet bize pusula, insanlık bize rehber olmalıdır. Her adımda adaletin ve eşitliğin izini sürmeli, sosyal adaletin her bireyin hayatında hissedilebilir bir gerçeklik olması ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmamız için ulusal politikalarımızı şekillendirmek zorundayız. Zira biz gelecekten korkmak için değil, geleceği şekillendirmek için buradayız.

İnanıyorum ki biz milletimiz söz konusu olduğunda kutuplaşmayı uzlaşıyla ve tıkanıklığı ilerlemeyle değiştirebilme kudretine sahibiz. Bu, ülkemizin yeni yüzyılında, Türkiye Yüzyılı’nda bizim neslimizin imtihanıdır ve hepimizin bunu başarıyla geçeceğine inanıyorum. Unutmayalım ki bir toplumda sosyal adaletin güneşi doğduğunda umutsuzluk ve karanlık, aydınlığın ve eşitliğin parlak ışığıyla silinip gider.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/feed/ 0
Arnavutluk Başbakanı: Türkiye’nin Arnavutluk’taki yatırım potansiyeli daha yüksek https://www.akittvhaber.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/ https://www.akittvhaber.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:39:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6438

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Türkiye’nin Arnavutluk’ta yaklaşık 3,7 milyar avroluk bir yatırımı olduğunu belirterek, “Bizim potansiyelimiz çok daha yüksektir. Ayrıca ticaret hacmi konusunda, onu da 1 milyarın üzerine çıkartmamız gerekecektir.” ifadesini kullandı.

Rama, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye ve Arnavutluk arasındaki ilişkinin özel bir dostluk olduğunu söyleyen Rama, Türkiye’ye misafirperverliği dolayısıyla teşekkür etti.

Rama, Türkiye-Arnavutluk Fier Dostluk Hastanesinin Türkiye’nin yapmış olduğu en iyi yatırım olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine değindi.

Söz konusu hastanenin, Arnavutluk halkı için en çok tercih edilen sağlık merkezlerinden biri olduğunu kaydeden Rama, “Bu bizim devam eden işbirliğimizin göstergesidir.” dedi.

Rama, hastanede hem Arnavut hem Türk hekimlerin görev aldığını hatırlattı.

Arnavutluk halkının Türkiye’nin desteğini hiçbir zaman unutamayacağını söyleyen Rama, Arnavutluk deprem ile sarsıldığında Türkiye’nin yardıma koşan ilk ülke olduğunu belirtti.

Rama, dünyanın Kovid-19 salgını ile mücadele ettiği dönemde Türkiye’nin rolüne işaret ederek, “Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu.” diye konuştu.

Türkiye Maarif Vakfı’nın Arnavutluk’ta yaptığı çalışmaları görmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Rama, şunları kaydetti:

“İstanbul Teknik Üniversitesinin Tiran’a getireceği projenin bir an önce hayata geçirilmesini temenni ediyoruz. Bu Türkiye’nin mükemmeliyetini getirecek bize, çok önemli bir üniversite, dünyaca tanınıyor. Bu sayede hem Arnavutluk’taki öğrencilere hem de Balkanlar’daki diğer öğrencilere, dünyaca ünlü bir üniversiteye giriş fırsatını sağlayacaktır.”

Savunma ve güvenlik alanında işbirliği geliştirilecek

İki ülke arasında savunma ve güvenlik alanında da birçok gelişmenin yaşandığını kaydeden Rama, bu alanda işbirliğini daha da geliştireceklerini dile getirdi.

Rama, 2023’te Arnavutluk’un yaklaşık 10 milyon turist tarafından ziyaret edildiğini anlatarak, Türkiye’den gelen turist sayısının yüzde 30’la artış gösterdiğini ifade etti.

Turizm açısından da büyük bir potansiyel söz konusu olduğuna işaret eden Rama, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un turizm alanındaki yatırımları da teşvik edeceğinden emin olduğunu söyledi.

Rama, Türkiye’nin turizm alanında da mükemmel bir seviyeye ulaştığına dikkati çekerek, Türk yatırımlarının her zaman Arnavutluk’ta beklendiğini belirtti.

Ticarette 1 milyarı aşma hedefi

Türkiye’nin Arnavutluk’ta yaklaşık 3,7 milyar avroluk bir yatırımı olduğunu kaydeden Rama, “Bizim potansiyelimiz çok daha yüksektir. Ayrıca ticaret hacmi konusunda, onu da 1 milyarın üzerine çıkartmamız gerekecektir.” ifadesini kullandı.

Rama, Arnavutlara ait sürücü belgelerinin Türkiye tarafından kabul edilmesi nedeniyle teşekkür ederek, Arnavutların artık Türkiye’nin içinde kolay bir şekilde hareket edebileceğini söyledi.

Bölgesel ve küresel sorunlar konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fikirlerini dinlediklerini anlatan Rama, Erdoğan’ın her zaman ilgili davrandığını belirtti.

Rama, Erdoğan’ın özellikle bölgenin ve diyaloğun gelişiminde ilgili olduğunu kaydederek, Kosova ve Sırbistan diyaloğu konusunda da ilgili davrandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneydoğu Avrupa ülkeleri zirvesine katılacak

Erdoğan’ın her zaman bölgedeki gelişimin, istikrarın ve barışın daha çok güçlendirilmesi için istekli olduğunu vurgulayan Rama, özellikle Rusya- Ukrayna Savaşı konusunda Erdoğan’la fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi.

Rama, yakında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Güneydoğu Avrupa ülkeleri zirvesi düzenleyeceklerini aktararak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da bu konuda bilgi verdiğini anlattı.

Bu zirveye Türkiye’nin de davetli olduğu belirten Rama, çok yoğun bir gündemi olsa da zirveye katılmayı kabul eden Erdoğan’a teşekkür etti.

Rama, Erdoğan’a ve Türk hükümetine teşekkür ederek, yapısal ve verimli bir işbirliği sayesinde geleceğe iyimser baktıklarını söyledi.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama Ortak Basın Toplantısı Düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:33:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6436

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı’nda yaptığı ortak basın toplantısında, “Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz” dedi. Başbakan Rama ise, ” Gazze’de olanlar için acımızı ifade etmek isteriz. Eminiz ki, ateşkesin zamanı gelmiştir. Rehinlerin serbest bırakılması gerçekleştirilmeli” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Erdoğan Başbakan Rama’yı resmi törenle karşıladı. Resmi karşılama töreninin ardından Erdoğan ve Rama ikili görüşmeye geçti. Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’nın ardından iki lider anlaşmaların imza törenine katıldı ve ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan şöyle konuştu:

“YENİ TİCARET HACMİ HEDEFİMİZİ 2 MİLYAR DOLAR OLARAK BELİRLEDİK”

“Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının arttırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladık. İmzalanan anlaşmalarla işbirliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik.

Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 büyük yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağlıyor.

Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz.

“ARNAVUTLUK TARİHİN DOĞRU TARAFINDA YER ALMIŞTIR”

Arnavutluk, Aralık ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

RAMA: ATEŞKESİN ZAMANI GELMİŞTİR

Arnavutluk Başbakanı Rama ise şunları kaydetti:

“Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde, her konuştuğumuzda Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeyi unutamazlar: Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı, birkaç dakika sonra sizin tarafınızdan devlet olarak tanındı. İkinci olarak, Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir deprem tarafından sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz, bana dediniz ki; ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız kalmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz ve 500 dairenin inşası için hemen işe başladınız. Üçüncü olarak, dünya Koronavirüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Batı Balkanların diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar bizim için üç önemli andır, Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar.

Araç kullanım ehliyetlerini tanıdığınız için teşekkür ederim. Artık Arnavutlar kendi arabalarıyla kolaylıkla Türkiye içinde hareket edebilecek.

Sayın Cumhurbaşkanı her zaman ilgili davranmıştır. Özellikle bölgemizin gelişimi için, diyaloğun gelişimi için, Kosova ve Sırbistan diyaloğu konusunda ilgili davranmıştır.

Gazze’de olanlar için acımızı ifade etmek isteriz. Eminiz ki ateşkesin zamanı gelmiştir. Rehinlerin serbest bırakılması gerçekleştirilmeli. Türkiye vazgeçilmez bir aktördür, yarının güvenliğini sağlamak için önemli aktördür.

İki devletli çözümü destekliyoruz ama bu çözümün garantisi olmalıdır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Arnavutluk ile mücadelemizi sürdüreceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:12:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6426

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un FETÖ ile mücadelesinin önemine değinerek, “İlişkilerimizi zehirlemek için her yolu deneyen şer şebekesine fırsat vermeyeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile beraber “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı”na başkanlık etti. Ardından Arnavutluk Başbakanı Rama ile anlaşmaların imza törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edi Rama ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Rama ve heyetini yüksek düzeyli iş birliği konseyinin ilk toplantısı vesilesiyle Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlattı. Arnavutluk ile çok yönlü işbirliğinin 2021 yılında Başbakan Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün icra ettiğimiz konseyimizin ilk toplantısıyla münasebetlerimizi daha ileri seviyelere taşıma kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladım. İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık” diye konuştu.

“600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk ile yeni ticaret hedefini 2 milyar dolar olarak belirlediklerini söyledi. Özel sektörün de gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşılacağına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 yabancı yatırımcı arasında yer aldığını, 600’ü aşkın Türk firmasının 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağladığını aktardı. Karşılıklı yatırımları artırmak ve iş çevreleri arasındaki bağları daha da geliştirmek amacıyla çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek. TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin olarak az önce imzalanan bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Başbakan Rama’yla Ocak 2021’de burada düzenlediğimiz basın toplantısında Arnavutluk’ta üç ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Hatta bu konuda Sayın Rama’yla iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk. ve üç ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz” dedi.

“İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz”

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakan Rama’nın FETÖ’yle mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Halihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteği artarak devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Başbakan Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’ta Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Savunma sanayii ve askeri alandaki iş birliğini de derinleştirmek arzusundayız. Az önce imzalanan askeri çerçeve anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Arnavutluk dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır. Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa işbirliği süreci dönem başkanlığını da başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in 4 ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de beklenen süreçler, bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk’ta aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır.”

Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışmanın çok önemli ve kıymetli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken konsey toplantımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Sayın Başbakan’a ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabb’im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin diyorum” dedi.

Edi Rama’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor”

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor. Biliyoruz ki siz verdiğiniz sözü her zaman tutarsınız. Türkiye’nin yapmış olduğu hastane çok önemli yatırımdır. Size teşekkür etmek istiyorum. Bence bizim milli hafızamızda kalacak üç şey; sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova Bağımsız Cumhuriyet olarak tanındı. İkinci olarak Arnavutluk çok ağır sonuçları olan depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz. Bana dediniz ki, ‘Türkiye olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır.’ Önemli girişimlerde bulundunuz. Üçüncü olarak da dünya korona virüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı, Batı Balkanlar’ın diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kimbilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar üç önemli andır bizim için. Siz hastaneden bahsettiniz ama bunun ötesinde rekor zamanda hastane kuruldu. Bu sizin kırdığınız tek rekor değildir benim bildiğim kadarıyla” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Edi Rama huzurunda Türkiye ve Arnavutluk arasında farklı birçok alanda işbirliklerini kapsayan 6 önemli anlaşmaya imza atıldı. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Arnavutluk, Filistin halkıyla dayanışma sergiledi https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:09:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6424

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı” ve iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Burada konuşan Erdoğan, Rama ve heyetini, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Geçen yıl Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yılının idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, çok yönlü işbirliğinin, 2021 yılında Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Bugün icra edilen konseyin ilk toplantısıyla münasebetleri daha ileri seviyelere taşıma kararlılığının bir kez daha teyit edildiğini belirten Erdoğan, görüşmelerde, Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla işbirliğinin ahdi zemininin daha da güçlendiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye, 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak, ülke ekonomisine destek sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak ve iş çevrelerimiz arasındaki bağları daha da geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin imzalanan anlaşmanın bu alandaki işbirliğine güç katacağının altını çizdi.

“Bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz”

Başbakan Rama ile Ocak 2021’de Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’nin Arnavutluk’ta 3 ay içerisinde bir hastane inşa edeceğinin müjdesini ve sözünü verdiklerini anımsatan Erdoğan, “Hatta bu konuda Sayın Rama ile iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk ve 3 ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan’ın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Halihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfının faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteğin artarak devam edeceğine inanıyoruz.”

“Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu devam ettireceğiz”

Başbakan Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’la Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Arnavutluk ile savunma sanayisi ve askeri alandaki yakın işbirliğini derinleştirme arzusunda olduklarını dile getirerek, imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması’nın bu iradenin en somut tezahürü olduğunu söyledi.

Arnavutluk’u, başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’nden dolayı tebrik eden Erdoğan, “Arnavutluk, dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır.” dedi.

“İsrail zulmünü de ele aldık”

Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Dönem Başkanlığı’nı da başarıyla yürüteceğine inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in 4 ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de izlenen süreçler bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

Konsey toplantısında alınan kararların ve imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Başbakan Rama’ya teşekkür etti.

İki ülke arasındaki birlik ve beraberliğin daim olmasını temenni eden Erdoğan, Rama ve heyetine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama’yı Türkiye’ye resmi ziyarette karşıladı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:45:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6413

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı resmi törenle karşıladı. Resmi karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Rama, ikili görüşmeye geçti. Erdoğan ve Rama, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’ndan sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk’ta 3 ay gibi rekor bir sürede hastane inşa ettiklerini söyleyerek, “Arnavutluk’ta 3 ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Bu konuda sayın Rama’yla iddiaya girmiştik. Hamdolsun 3 ay gibi rekor sürede hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz. Siz gerçekten Arnavutlarla yaptığınız bu iddiayı kazandınız. Size alenen teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk Başbakanı Rama da, “Sıcak sözleriniz için teşekkür ederim. Bizimkisi özel bir dostluktur. Bir açıklama yapmak istiyorum. Hastane konusu iddia değil; çünkü iddialar Türkiye’de kanuni olarak yasaktır. Bizde sadece online olarak izin veriliyor iddialara. Ben size ‘iddiaya giremem’ demiştim. Sizin söylediğiniz söz gerçekleştirilir. Verilen sözler tutulur. O hastane Türkiye’nin yapmış olduğu çok önemli yatırımdır.” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. yıldönümünü idrak ettik. Çok yönlü ilişkilerimiz Başbakan Rama ile birlikte Ankara’da ilan ettiğimiz stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ediyor.

Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteği bir kez daha vurguladım. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’ta yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması Arnavutluk halkına istihdam sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak, iş çevrelerimizdeki bağları daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’ne ilişkin olarak az önce imzalanan anlaşma bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor ve bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yolu deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Örgütle mücadelemizi karşılıklı anlayış çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye Maarif Vakfı’na sağladığı katkılar için sayın Başbakana müteşekkiriz.

Sayın Başbakanla bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye ve Arnavutluk Balkanların barış ve istikrarına katkı sağlayan iki NATO müttefiktir. Savunma sanayi ve askeri alandaki yakın işbirliğini derinleştirmek arzusundayız. Askeri Çerçeve Anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’na Arnavutluk önemli katkılar yapacaktır.

Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. 4 ayı aşkın süredir devam eden mezalimin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınmasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Uluslararası Adalet Divanı ve BM’de izlenilen süreçler bu konudaki tutumumuzun haklılığını ortaya koymuştur. Arnavutluk oylamadaki tutumuyla tarihin doğru yanında yer almıştır. Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Aldığımız karar ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

Arnavutluk Başbakanı Rama’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Tekrarlamak istiyorum ki, Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeydir. Bence bizim milli hafızamızda bu önemli 3 şey bugün de yarın da kalacaktır.

Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı. Kendi parlamentosunda bağımsızlığı ilan edildikten birkaç dakika sonra sizin devletiniz tarafından tanındı. Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz.

Bana dediniz ki ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz. 500 dairenin inşaatı için hemen işe başladınız. Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Balkanların diğer halkları ile birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Dünya koronavirüs tarafından sarsıldığında. Televizyon ekranlarında gördüğümüz gibi Avrupa’da aşılamalar başlamıştı. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu.

Bunlar üç önemli andır bizim için. Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar bunlar. Çok rekor bir zamanda hastane kuruldu. Ama bu sizin kırdığınız tek rekor değildi bildiğim kadarıyla. En önemlisi olan da şu; bugün o hastane Arnavutluk vatandaşları için öncelikli olarak tercih edilen hastanedir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:39:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6331

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geçiş garantisi verilen köprü ve otoyollar için sadece ocak ayında vatandaşların 36,5 milyon lira ödediğini söyledi.

“Türkiye’de iyi işleri AK Parti’nin, kötü işleri ise devletin yaptığını” ifade eden Özel, “Örneğin Oslo görüşmelerini devlet, bölünmüş yolları AK Parti yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Osmangazi Köprüsü’nden ceberut devlet 290 lira geçiş ücreti alıyor. Malkara-Çanakkale Otoyolu’ndan 410 lira ücret alanlara yazıklar olsun. Reisin haberi olsa çok kızar. Bu ülkede iyi bir şey yapılıyorsa hepimizin emeğiyle, biriktirdiğimiz, kazandığımız paradan ödediğimiz vergiyle, hepimizin alın teriyle yapılıyor. Övünmesi birilerine, cefası bizim üzerimize olamaz.” diye konuştu.

Diyanet-Sen tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşacağını söyleyen Özel, Diyanet-Sen üyesi imam ve müezzinlerin yüzde 80’inin “diyanet işlerinde torpil olduğunu düşündüğünü” öne sürdü. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık sözün bittiği noktadayız. Bunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak, Adalet ve Kalkınma Partisinin ‘ezanı durduracaklar oyu bana ver ey gariban’ demesinin nasıl bir sömürü, nasıl bir hile olduğunu anlatmak hepimizin boynunun borcudur. ‘CHP iktidara gelirse ezanı susturur’ dediği CHP, o ezanı okuyan müezzinin hakkını savunmaya; ‘vatanı böldürür’ dedikleri CHP, orada canı pahasına nöbet tutan uzman çavuşun, sözleşmeli erin hakkını savunmaya; ‘bayrağı indirecekler’ dediği CHP, günü gelirse o bayrak için can verecek milliyetçiliği göstermeye her zaman hazırdır.”

“Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız”

Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarıyla ilgili gazetecilerden çok soru aldığını ifade ederek, “Sayın Akşener’in açıklamalarını dikkatçe takip ettim. Ona karşı vereceğim cevap çok sert ve iki kelime; canı sağ olsun.” dedi.

Muhalefetle kavga etmeyeceklerini belirten Özel, “Biz, geçtiğimiz seçimlerde cumhurbaşkanı yardımcılığına layık gördüğümüz büyükşehir belediye başkanlarımızın da cumhurbaşkanlığına layık gördüğümüz Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da liyakatlerine kefiliz, verdiğimiz her oy da helal olsun. Biz muhalefetle kavga edip Recep Tayyip Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürmeyiz. Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız, hiçbir gerilimin içinde yer almayacağız. Bize ne söylenirse söylesin, bu laf bize eğer muhalefetten geliyorsa cevabımız iki kelime; canınız sağ olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Özel, eski milletvekillerinden Şevki Yılmaz’ın, 2. Abdulhamid’in torunlarından Orhan Osmanoğlu’nun kızının düğün töreninde “Osmanlı’yı süren soysuzları lanetliyorum.” dediğini aktardı. Özel, “Şevki Yılmaz gibi bir çukura, seviyesine inmeye utanacağım birisine, Şevki Yılmaz ile siyasi mücadele edemezsiniz. Onunla mücadelenin bir yolu var, bir tane fosseptik kamyonu bulacaksınız, alıp onu layık olduğu yere deşarj edeceksiniz.” diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri çok sevdikleri bir soydan geliyor olabilirler. İşgal donanması boğaza demirlediğinde kırmızı halı serip, ona selam duranların, kahve içmeye saraya davet edenlerin soyundan geliyor olabilirler. Biz, o donanmanın arasından Kartal İstimbotu ile geçerken ‘ne olacak paşam?’ diyen yaverine, ‘Geldikleri gibi gidecekler çocuk’ diyenlerin soyundan geliyoruz. Şevki Yılmaz, Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısına kaçanların soyundan geliyor, biz onları denize dökenlerin soyuyuz. Bu ülkede Şevki Yılmazlar bir avuçtur, biz bütün Türkiye’yiz. Memleketimizle gurur duyuyoruz.”

“Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı, 31 Mart’taki seçimlerde yeniden CHP’den aday gösterme kararı aldıklarını belirten Özel, bu kararı vermek için ince eleyip sık dokuduklarını vurguladı.

Hatay’ın üzerinde titizlikle durduklarını ve 5 büyük araştırma yaptırdıklarını aktaran Özel, anketlerde en üstte yer alan Lütfü Savaş’ı 10 Ocak’ta yeniden aday gösterdiklerini anımsattı. Savaş’ın yeniden aday gösterilmesinin ardından hem Hatay’dan hem de Türkiye’nin çeşitli yerlerinden eleştiri ve tepkiler yükseldiğini anlatan Özel, yaşanan süreci, şu şekilde aktardı:

“Biz oradaki mesajı aldık. Arkadaşlarımız ‘üzerinde çalışacağız, gereğini yapacağız’ dediler. Hatta bir reklam filmi çekiliyordu, Sayın Lütfü Savaş ‘ben reklam filminde oynamayım’ dedi, anlayışla karşıladık. Son güne kadar sahada olan bir anket istedik. Sayın Savaş da anlayış gösterdi, lansman toplantısında olmadı. Ertesi gün genel merkezde toplandık. MYK salonumuzda Hatay’da aday gösterdiğimiz tüm adaylarımız, ilçe başkanlarımız ve il başkanımızla birlikte toplam 40 kişi oturduk. Bütün anketler, bütün ihtimaller değerlendirildi. Bir yanda Adalet ve Kalkınma Partisinin tehdit ettiği, şantaj yaptığı depremzedeler, bir yanda anket sonuçlarımız ve örgütümüzün talepleri doğrultusunda dün gece saat 03.00’e gelirken CHP olarak üzerimize düşen bütün öz eleştiriyi yaparak, Lütfü Savaş’ın deprem sonrası yakınlarını kaybeden bir depremzede olarak ilk günlerde kullandığı bazı ifadelerden kendisinin de duyduğu üzüntüyü not ederek ama bir yandan da Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.”

Özel, 31 Mart’ta kazanacakları tüm il ve büyükşehir belediyelerinin yanı sıra siyasi akrabalıkları bulunan dünyadaki yerel yönetimlerle Hatay’ı ayağa kaldırmak için ellerinden gelenin fazlasını yapacaklarını söyledi.

“Herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum”

Siyasi partilerin aday listelerinin saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kuruluna sunulacağını anımsatan Özel, “Bugün saat 17.00’ye kadar konuştuk, tartıştık. Kırılanımız, üzülenimiz oldu, hak verdik. Hakkı yenmiş olanlar olabilir, helallik istedik, geleceğe dönük olarak hanemize borç kaydettik ama 17.01’den itibaren artık tartışmanın, konuşmanın değil hep birlikte çalışmanın, Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmenin vaktidir.” dedi.

“Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP’ye değil Türkiye’nin bütün milliyetçilerini, Atatürkçülerini, Cumhuriyetçileri, vatanseverleri; haram ve yalandan korkan, talana karşı çıkan herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:

“‘Türkiye İttifakı’ndan kime oy istiyorsun?’ diye sorana şöyle yanıt veriyorum; Milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan, Filenin Sultanları şampiyon olunca kim gözyaşı dökerek İstiklal Marşı okuyorsa onlardan istiyoruz. Türkiye İttifakı’na inanıyoruz, güveniyoruz. Bu seçimleri Türkiye İttifak’ı kazanacak, Türkiye kazanacak. Gidin bu seçimi kazanın, hepinize güveniyorum.”

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/feed/ 0
SOSYALFEST’e Yoğun İlgi https://www.akittvhaber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/ https://www.akittvhaber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:27:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6290

SOSYALFEST’e yoğun ilgi

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık:

“Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu”

-“Amacımız Türkiye yüzyılı vizyonunda etkinliği artıracak yaklaşımı ortaya koymaktır”

KARABÜK – Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla 2-3 Mart’ta düzenlenecek Sosyal Bilimler Festivali yarışmalarına yoğun ilgi gösterildi.

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İhlas Haber Ajansı Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem’i ziyaret etti. Rektör Kırışık, Sosyalfest projesi çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, teknolojik mühendislik sahasında çeşitli çalışmalar ve yarışmalar yapıldığını belirtti. Bunların da son derece kaliteli ve güzel olduğunu ifade eden Kırışık, “Türkiye’ye büyük katkılar sunan çalışmalar. Sosyal bilimler alanında da bu tür yenilikçi, sosyal modeller üretici, toplumsal sorunların çözüm yönelik sosyal modeller, projeler üretici ve Türkiye yüzyılı vizyonuna uygun yeni yaklaşımlar, projeler geliştirici bir mantık ve esas içerisinde sosyal bilimler sahasını hareketlendirmek ve yeni yaklaşımlar geliştirilmesini, yenilikçi projeler üretilmesini teşvik etmek amacıyla böyle bir yarışma düzenledik. Biz bu yarışmanın hazırlıklarına önce bir komisyonla başladık. Sonra bu komisyon sayımız giderek arttı. Onun üzerinde komisyonumuzla aktif bir şekilde bu konuda çalıştık. Çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Türkiye çapında bunu duyurduk.Üniversitelerimizden, kamu kurum ve kuruluşlarımızdan, bakanlıklarımızdan, özel sektörden, sivil toplum kuruluşlarından çok büyük bir ilgiyle karşılaştık. Bu ilgi sonucunda onlara da protokoller yaparak Sosyal Bilimler Festivalini, SOSYALFEST’i geliştirdik. Yarışma ve festival olarak iki aşaması var. Yarışma aşamasında ortaokul, lise ve üniversite kategorisinde 14 yarışma başlığında Türkiye çapında duyuruya çıktık.Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu. Gerçekten çok güzel bir başvuru. Çok güzel sosyal modeller geldi, projeler geldi. Bu anlamda gençlerimizin, Türkiye’nin sorunlarını çözmek, Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sağlamak amacıyla gerçekten çok büyük heyecan taşıdıklarını, bu vizyona destek olduklarını, Türkiye yüzyılı için canla başla çalıştıklarını, emek verdiklerini görmek bizim için son derece sevindirici oldu” dedi.

– “Alanda 100’e yakın çalışma olacak”

2-3 Mart tarihinde finale kalan projelerin sosyal model sahibi öğrencilerin geleceğini aktaran Rektör Kırışık, “Stantlarda sosyal modellerini halkımıza, vatandaşlarımıza tanıtacaklar, anlatacaklar. Bununla birlikte alan etkinlikleri dediğimiz çok sayıda faaliyetler olacak. Bir yandan sportif etkinlikler, bir yandan müzik etkinlikleri, bir yandan kültür sanat etkinlikleri olacak. Alanda 100’e yakın çalışma olacak. Bunun dışında çeşitli işte gastronomi, kültür giyim, kıyafet gibi yerel değerler gibi pek çok değeri tanıtacağımız etkinlikler olacak. Çeşitli kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla onlar da kendi üretmiş oldukları sosyal modelleri vatandaşlarımıza tanıtacaklar. Böyle dopdolu canlı bir festival olacak. Eğlenceli, neşeli bir festivalimiz olacak” diye konuştu.

Sosyal bilimler sahasının çok önemli bir saha olduğunu anlatan Rektör Kırışık, şunları kaydetti:

“Bu sahalara çok büyük önem veriliyor. İşte sosyal bilimler sahasında Türkiye’de ilgiyi arttırmak, sosyal sahada, toplumsal sorunların çözümüne yönelik yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini, üretilmesini teşvik etme gençlerimizin toplumsal sorunlara yönelik veya yeni yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmak ve çözüm üretme kültürünü yaygınlaştırmak. Bunu hedefliyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonu gerçekten önemli bir vizyon.Bunun tabii mühendislik tarafı da var. Ama en önemli, en büyük tarafı sosyal bilimler tarafı. Çünkü Türkiye yüzyılı dediğimizde dünyaya örnek olacak bir sosyal modeller zincirini, bir medeniyeti aslında ön plana çıkarıyoruz. Tarihte atalarımızın, büyüklerimizin kurmuş olduğu medeniyetin bir benzerini Türkiye yüzyılı vizyonuyla inşallah biz de kurmak istiyoruz.”

“Bu yüzyıl vizyonundaki medeniyet yaklaşımını sosyal modellerle ortaya koyabilir, geliştirebiliriz” diyen Kırışık, şu ifadelere yer verdi:

“Bu da bütün toplumun katkısı ve katılımıyla gençlerimizin sürece aktif destekleriyle ürettikleri sosyal modellerle, projelerle gerçekleşecektir. Bizim en önemli ve nihai amacımız bu kültürün, sosyal model üretme kültürünü Türk medeniyetini, Türkiye yüzyılı vizyonunu etkinliğini arttıracak bir yaklaşımı ortaya koymaktır.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/feed/ 0
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2) https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:00:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6230

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Biz, bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dış politikada ülkeler arası ilişkilerin zaman zaman şekil değiştirdiğini belirterek, akışkan ve dinamik bir süreç olan diplomasinin, tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeopolitik ve jeostratejik müktesebatın, milli hedeflerin bileşkesinde, hakiki mana ve muhtevasını bulduğunu söyledi.

Devletler arası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, esas olanın mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygı olduğunu kaydetti.

Dünya genelinde belirsizliklerin endişe verici ölçüde artış halinde olduğuna işaret eden Bahçeli, küresel siyaset ve diplomasinin öngörülebilirliğinin gittikçe zayıfladığını belirtti.

Farklı coğrafyalarda tezahür eden kriz ve ihtilafların milletler ve medeniyetler arasındaki barış, huzur ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çeken Bahçeli, hızlanan, kızışan ve çapı genişleyen siyasi, ekonomik, ticari ve hegemonik güç mücadelelerinin yumuşama yerine sertliği, diyalog yerine restleşmeyi, diplomasi yerine dipsiz anlaşmazlıkları körüklediğini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, bölgesel ve küresel kutuplaşmanın kaotik bir dünya tablosunu resmettiğini belirterek, Türkiye’nin böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. ‘Çok yönlü ve tesirli diplomasi’ demek, ‘farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak’ demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Çevremizde barış, huzur, refah ve istikrar kuşağının tesisi amacıyla akıl ve ahlak temelli diplomatik ilişkiler kesintisiz mesafe almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda, MHP’nin dış politikaya bakışının ana çerçevesinin dünya barışı ve Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomik kalkınma ve refahının temini üzerine bina edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri, olması gereken mevkiye tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir.

Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması, iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin kader çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri’nin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir.”

“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır”

Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayisi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatının, iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edeceğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet partilerinin koro halinde ‘dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun’ çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye, başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı, Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işler başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır.

Türkiye ile Mısır’ın yakın diyaloğu, İsrail zulmüne karşı da güvenlik şemsiyesidir. Mısır’ın, Gazze’de işlenen soykırım suçuna yönelik tavrı memnuniyet vericidir. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ısrar ve inatla Refah’a operasyon yapacaklarını ileri sürmesi, savaşı Gazze’nin dışına taşıma hamlesi şeklinde okunmalıdır ve Mısır için de tehdittir. Gazzeli masumların sığındığı Refah’a saldırmak çılgınlıktır ve sonu İsrail için felakettir.”

Bahçeli, İsrail’in, Refah’tan kesinlikle uzak durması, işlediği cinayetlerine, yaptığı insanlık dışı operasyonlara yenilerini eklemekten mutlak surette kaçınması gerektiğinin altını çizerek, “İsrail’in Refah’a girmesi halinde Mısır’ın barış anlaşmasını askıya alacağını duyurması, 1967 ve 1973 savaşlarının daha şiddetli olarak tekerrür edeceğini, bu defa İsrail’in çok ağır bedel ödemek durumunda kalacağını muhataplarına ihsas ve ilan etmektedir.” diye konuştu.

İsrail’in katliamlarına son vermesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Uluslararası toplum yalnızca sözle, sızlanmayla, kınamayla yetinmemelidir. Mübarek ramazan ayı girmeden kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani dram bitmelidir. İki devletli çözüm için Birleşmiş Milletler ve küresel vicdan çok acil harekete geçmelidir. Tekrar ediyorum, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde, bağımsız ve toprak bütünlüğüne haiz Filistin kurulmadan Orta Doğu’da barış, huzur ve istikrar sadece hayalden ibaret kalacaktır.” dedi.

“Emperyalizmin konu mankenidir”

Necip Fazıl Kısakürek’in ???????”Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır” ifadesini anımsatan Bahçeli, “İktidara değil de ülkesine muhalefet edenler siyasetin konusu olmaktan çok emperyalizmin konu mankenidir.” görüşünü paylaştı.

Bahçeli, 93 Harbi sırasında Nene Hatun’un “Bebeğim anasız büyür de vatansız büyüyemez” sözünü hatırlatarak, “Nene Hatun’un feragat ve ferasetinin kırıntısını arasanız dahi muhalefet partilerinde asla bulamazsınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyetleri kiralık, kalpleri karanlık, siyasetleri kifayetsiz ve kimliksiz olanların ne millete ne de ülkeye bir faydalarının dokunamayacağını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

“Türkiye eski Türkiye değildir. Köprünün altından çok sular akmıştır. ya muhalefet değişecek ya da millet cibilliyet ve ciddiyet yoksunu bu muhalefetin defterini dürecektir. Muhalefet partilerinin Türkiye’nin egemenlik haklarını ve beka mücadelesini hafife alması, bununla da yetinmeyip savsaklama ve sulandırma çabası ağır yaralı ve yüreksiz bir siyasetin ibra ve ifşasından başka bir şey değildir.

Bölücü terör örgütü PKK ile DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ ile taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek, ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP, sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin, yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış, kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Bey’in irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir.”

Devlet Bahçeli, 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milletinin müsaade etmeyeceğini, müsamaha göstermeyeceğini vurgulayarak, “Cumhur bizim, Türkiye hepimizindir.” ifadesini kullandı.

Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdada hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermeni şehri olarak gösterenleri, Türk milletinin affetmeyeceğini dile getiren Bahçeli, bu zillete aziz milletin müstahak olmadığını ve olmayacağını belirtti.

“CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir”

Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığı tartışmaya açmanın, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamanın düşman dili ve milliyetsizlerin ağzı olduğunu kaydeden Bahçeli, “CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP, kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP, sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır. Malum yerel yönetimleri düştükleri zillet çukurundan çekip çıkarmanın zamanı yaklaşmıştır. O zaman 31 Mart 2024 tarihidir. Vakit Cumhur İttifakı’nda toplanma ve kucaklaşma vaktidir. Vakit el ele vermenin, gönüllerde birleşmenin, hep birlikte ‘Türk milletiyiz’ demenin vaktidir. Bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, Kızılelma’ya doğru koşar adım yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.

“Çürümüş bir kalem sahibinin” köşesinde yazdığı “Ey alt eğitimli ve alt gelir grupları, bilesiniz ki, verdiğiniz oylar ile ülkeyi kurtarmıyor, tersine yıkımına destek oluyorsunuz. ve siz bu oyları vererek cennete gider misiniz bilmiyorum ama evlatlarınıza cehennem gibi bir yaşam bırakıyorsunuz” ifadelerini anımsatan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşte biz bu halk ve demokrasi düşmanlarına, seçkinci ve kaymak tabakaya tutunmuş satılık kalem yobazlarına bu aziz vatanı bırakmayacağız. Milletimizi aşağılayan, gelirini ve eğitimini küçümseyen, zımnen ‘cahil’ diyen zilletin devşirilmiş kalemşörlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz. Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik gösteremeyeceğiz, mutlaka kazanacağız. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte imza atacağız. Zalimlere karşı aynı siperdeyiz. Zillete karşı aynı mevzideyiz. Hainlere karşı aynı hizadayız. Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz. Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Çağrımız ‘bu millet, bu vatan, bu bayrak benim’ diyen her insanımızadır. Çağrımız her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır. ‘Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok’ diyen her vatan evladıyla geleceğimiz bir ve ortaktır. ‘Biz, birlikte Türkiye’yiz’ diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.”

“Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlardı”

Türk devlet ve yönetim felsefesinin dayanağının adalet olduğuna işaret eden Bahçeli, adalet ve hukukun tahribatının devletin zaafına yol açacağını dile getirdi. Bahçeli, “Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliğimizin ruhuna zarar verdiği açıktır.” görüşünü paylaştı.

Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesinin hukuk olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür.” dedi.

“Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır?” diye soran Bahçeli, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlattı.

“Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” sözlerini sarf eden Bahçeli, “Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5. Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir?” sorularını yöneltti.

Danıştay 5. Daire’nin adalet ve hukuka göre karar vermediğini kaydeden Bahçeli, “Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’una da gerekli itirazlar yapılmıştır.” açıklamasında bulundu.

“Bir yazar müsveddesinin” sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili “Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu” dediğini anımsatan Bahçeli, Şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır.” diye konuştu.

“FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, işbirlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi, gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir. Çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da yüce Allah’a verecektir. Kuyuya düşen yoktur. Yusuf Suresi’ne konu olacak bir şey yoktur. Kuyuda Yusuf değil, kuyruğu kesilen yılan vardır, bu defa kafasını koparmak da bizim için and olsun şeref ve namus bahsidir.

Devlet, toplum ve siyaset alanı başta olmak üzere, farklı kesimlere saklanmış ve bulunduğu ortamın rengini almış kripto damarı bulup lime lime doğramazsak emin olunuz ki günü geldiğinde acınacak hale düşmekten kaçamayız, kurtulamayız, yakamızı kurtaramayız. Müslüman aynı delikten iki defa ısırılamaz. Şansını denemek isteyen varsa hodri meydan, bu vatanın meydanları boydan boya mücadele ruhuyla bezenmeye sonuna kadar hazırdır.”

“Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır”

Bahçeli, TBMM Başkanlığına sunulan “8. Yargı Paketi”ni, hak arama hürriyetini güçlendirdiği, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler ihtiva ettiği ve adalet hizmetlerinin etkinliğini artıracağı için destekleyeceklerini bildirdi.

FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı başta olmak üzere 8 ana başlıkta sıraladığı her yere sızdığını anlatan Bahçeli, “Şimdi ona bir 9’uncuyu ilave ediyorum. Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: ‘Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım’ https://www.akittvhaber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/ https://www.akittvhaber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:51:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6219

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Karabük’te aday tanıtım toplantısında; “Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bitirdiniz. Bütün güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye” dedi.

BTP, Karabük’te aday tanıtım toplantısı yaptı. Karabük, Bartın, Zonguldak, Kastamonu ve Çankırı adaylarının tanıtıldığı toplantıda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şunları söyledi:

“BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ TAYYİBİSTAN MI YAPALIM?”

“Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı bitirdiniz, yürütmeyi bitirdiniz, yargıyı bitirdiniz. Bütün siyasi yönetimi, erkleri, güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye… Büyükşehri alacağım, ili alacağım, ilçeyi alacağım vs. Tamam al da ne yapıyorsun karşılığında?

“DEVLETİN ELİNDE NE VARSA PEŞKEŞ ÇEKTİLER”

Atatürk’ün ilkelerinden biri olan devletçiliği kaldırdılar, devletin elinde ne varsa özel firmalara peşkeş çektiler. Size de bir hap verdiler uyuttular, ‘Bu çok ilkel bir görüş, yeni dünya düzeninde yer alamaz bir görüş’ dediler. Siz de ‘Ha öyle mi, tamam o zaman kaldıralım’ deyip bu devletçiliği rafa kaldırdınız. Şimdi laikliği savunan, cumhuriyetçiliği savunan, milliyetçiliği savunan, Atatürkçülüğü savunan bir kişi devletçilikten niye vazgeçiyor? Nerede kaldı sizin Atatürkçülüğünüz?

Erzincan’da bir madende facia yaşandı. Buradan yılda 1 milyar doların üzerinde altın madeni çıkarılıyor. Bu altını Sayın Cumhurbaşkanı’nın hısımlarıyla Kanadalı bir şirket alıp götürüyor bu ülkeden, bize de oradan bir gram altın tozu verilmiyor. Halbuki altın bizim, itiraz etmiyoruz. Devletçilik dediğimiz ne biliyor musunuz? Devletçilik bu madenlere sahip çıkmaktır, kendi zenginliğine sahip çıkmaktır. Bakın Türkiye’de her yıl 3 milyar doların üzerinde altın, toprağın altından çıkarılıp yurt dışına götürülüyor. Her yıl 3 milyar doların üzerinde altınımızı yabancılar işletiyor ve Türk milletinin bu işten 1 lira çıkarı yok. Devlete yüzde 4 veriyorlar. Afganistan’da bu oran yüzde 20, beğenmediğiniz Taliban sizden daha devletçi.

“BU ALTIN BİZİMSE, BUNUN GELİRİNİ BİZ PAYLAŞALIM”

Ben size, ‘Açalım gözlerimizi, bakalım etrafımıza ve buna dur diyelim. Buna isyanımızı dile getirelim. Bu altın bizimse bunun gelirini biz paylaşalım’ diyorum.

Ne hale düştük? Bir emekli eskiden bir ev, bir araba alırken ikramiyesiyle, bugün aldığı ikramiyeyle kredi kartı borcunu ödüyor. Bu hale geldik. Fatih Kısaparmak’ın, ‘Bu adam benim babam’ diye meşhur şarkısı var. Şarkıda, ‘Altı çocuk büyütmüş, bir işçi maaşıyla’ der. Şimdi Fatih Kısaparmak bugün bu şarkıyı yeniden yazsa nasıl yazacak? Acaba, ‘Bu adam benim babam, 6 çocuğun eline bakıyor bir işçi maaşıyla’ diye mi yazacak. İş ona döndü artık. Bir işçinin 5 çocuğunu evlendirdiği Türkiye’den, 5 çocuğun bir babanın kirasını ödeyemediği Türkiye’ye döndük. Kendi kendine yeten Türkiye’den, el avuç açmış dünyadan tarım ürünü arayan, borçlanarak gıda ürünleri satın almaya çalışan ülkeye döndük. Biz bu hale geldik.

“BU SEÇİM İKTİDARA VE İKTİDARDAKİ MUHALEFETE YANLIŞLARINI YÜZLERİNE VURMA SEÇİMİDİR”

Şimdi ‘Ne alakası var yerel seçimle’ diyeceksiniz. Şu alakası var; bu seçimde eğer kaderinizin değişmesini istiyorsanız sizi yönetenlere, ‘Bu ülkede bizden başka bunu yönetemez’ diye size imaj çizenlere, ‘Bizim sizinle işimiz kalmadı’ demenin seçimidir bu seçim. Eğer bu seçimde de aynı şekilde bu sıkışmış siyasetin sonucu olarak hareket ederseniz, kaderimiz hiç değişmeyecek. Bakın bu seçimin önemi bu. Bu seçim iktidar sahiplerine ve muhalefetteki iktidar sahiplerine bir güç gösterme seçimidir, bir tepki koyma seçimidir, yaptıkları yanlışları yüzlerine vurma seçimidir. Daha bir yıl olmadı bir seçim yaşadık. O seçimi berbat etmiş olan bir muhalefet var, göz göre göre seçim kaybettiler. Bir tarafta da iktidar var, seçimin ertesi haftası doları yüzde 50 artırdı. Enflasyonu yalan rakamlarla hala yüzde 70’in altına düşüremediler. Hükümetin yalanları o kadar astronomik ki dünyada bizden kötüsü yok yalanlarına rağmen. Yalan söyleyeceksin bari ‘yüzde 10’ de enflasyona, ne olacak?

“ALTILI MASADAKİ BAZI PARTİLER ADAY YAPACAK İNSAN BULAMIYORLAR”

Biliyorsunuz bir altılı masa kuruldu. Toplumda ‘Altılı masaya girin’ girin diye bir talep vardı. Biz de sonucun bu olacağını bildiğimiz halde toplumdaki bu talep doğrultusunda ‘Bizi masaya alın’ dedik. Onlar bizi masaya almazken türlü türlü fitneler uydurdular, yalanlar söylediler. Kendileri değil ama medya aracılığıyla, sosyal medya aracılığıyla tırnak içinde tetikçiler aracılığıyla sahaya sürdükleri… Neymiş, bizim teşkilatlanma yapımız oluşmamış! BTP 20 senelik parti, 81 ilde teşkilatı var. Şimdi isim vermeyeceğim, seçim dönemine geldik, bize ‘Teşkilatı yok’ diyen partilerin neredeyse tamamı kapımızı aşındırıyor ve ‘Biz her yerde aday çıkaramıyoruz, gelin seçime beraber girelim’ diyor. Dün bize teşkilatlanmamış diyorlardı bunlar. Hani siz çok büyük partilerdiniz, bizi beğenmiyordunuz ama iş tek başına seçime girmeye gelince baktılar ki hepsinin altı boş. Türkiye’de siyasetin özeti bu.

“GELİN BİRLİKTE HAREKET EDELİM ÇOCUKLARIMIZI YARINLARA HAZIRLAYALIM”

İşte şu parti büyüktür, bunun bilmem nesi şöyledir, onun kaşı daha güzel, bunun arkasında bilmem kim var yalanlarıyla lütfen bu sefer sandığa gitmeyin. Ne için sandığa gidin biliyor musunuz? Yarınlarınızı düşündüğünüz için sandığa gidin. Günü kurtarmak için sandığa gitmeyin, çocuklarınızı kurtarmak için sandığa gidin.

“BAMBAŞKA YENİ BİR DÜNYA GELİYOR, GELİN ÇOCUKLARIMIZI O YARINLARA HAZIRLAYALIM”

Bambaşka bir dünya geliyor, isteseniz de geliyor istemeseniz de geliyor. Bu bambaşka dünyaya bu eski kafalı, dünün ideolojik saplantılarıyla birlikte kavga ederek, sizleri kandırıp sizden oy almaya çalışan insanlarla o yarına ulaşamazsınız. Eğer o günlere çocuklarınızı hazır etmek istiyorsanız bugünden bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. Ben de bir kardeşiniz olarak diyorum ki; gelin birlikte hareket edelim, çocuklarımızı o yarınlara hazırlayalım.”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/feed/ 0 Bahçeli: “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır” https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:48:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6177

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli,geçtiğimiz günlerde Erzincan İliç’teki maden kazasına ilişkin devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirterek, “İlgili bakan ve bürokratlarımız kısa süre içinde maden sahasına giderek arama-kurtarma faaliyetlerine refakat etti. Bir haftadır AFAD ekipleri, gönüllü yardım kuruluşları, hatta yöre insanımız çalışmalarını fedakarlıkla yürütmektedir. İşçilerimize ulaşmak ve gün ışığına çıkarabilmek amacıyla maden alanına yığılan devasa toprak kütlesinin tahliye ve temizlik işlemi dikkatle ve kararlılıkla sürdürülmektedir. Ancak heyelan bölgesinde hala riskli alanların varlığı, bu kapsamda yeni toprak kaymalarının zaman zaman yaşanıyor olması ister istemez arama kurtarma ekiplerini zora sokmakta, çalışmalarını da aksatmaktadır. Üstelik bölgenin yağışlar sebebiyle çamur ve balçıkla kaplanmış olması araştırma ve incelemelerin metal dedektörlerle yapılmasını mecburi hale getirmektedir. Kayaçların içindeki altın cevherini siyanürleyip ayrıştıran, müteakiben kalan siyanürlü atıkları suyla arındırıp tekrar kullanılmasını sağlayan, yani çok zor şartlarda damla damla dökülen alın terlerinin bereketiyle helal lokmasını arayan işçilerimizin hayata döndürülmesi yegane dilek ve beklentimizdir. Ümitlerimizi diri tutarak bölgeden gelecek müjdeli haberlere kulağımızı çevirmiş durumdayız. Nitekim Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla; Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında Meclis Araştırması Komisyonunun kurulmasını isabetli bir karar olarak görüyor ve yanında duruyoruz” diye konuştu.

“Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın maden kazasının yaşandığı yere maske ve özel koruyucu kıyafetle gitmesine değinen MHP lider Bahçeli, “Adeta uzaya çıkar gibi, özel koruyucu kıyafetlerin üstüne dehşet uyandıran maskeler takan ve ikinci Çernobil hezeyanını telaffuz edip siyanür atıklarının Sabırlı Deresi’ne akıtıldığını ve bu atıkların yağışla beraber yeraltı sularına karışarak Fırat Nehri’ni kirlettiğini söyleyenler iddialarını ispatla. Ağzıyla değil de karnıyla konuşanların şımarıklıkları tahammül sınırlarından taşmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının konuyla ilgili kamuoyuyla paylaştığı, toprak kayması sırasında akan malzemenin Fırat Nehri’ne ulaşmasının engellenmesi amacıyla Sabırlı Deresi’nin Fırat Nehrine ulaştığı menfezin kapaklarının kapatıldığına dair açıklama ortadayken, halen dedikodu üretmenin, halen kaygıları diri tutmanın ahlaken tutarlı bir yanı var mıdır? 9 canı, 9 hayatı kurtarma çalışmaları sürüyorken, kayan toprak kütlesinin içinde hangi ağır metallerin bulunduğuyla ilgili resmi ağızlardan bir açıklama yapılmadığını eleştirenlerin amacı bize göre üzüm yemek değil, bağcı dövmek için mevzi almaktır. Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır, izansızlıktır, pis bir fırsatçılıktır” ifadelerini kullandı.

“ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir”

Erzincan İliç’teki maden kazasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un hedef alındığını söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“İliç’i konuşuyorken konunun Sayın Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması, nihayetinde haksız ve hayasız eleştirilerin sökün etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Sayın Kurum’u yıpratmak için devreye girmişlerdir. Bir defa madenin yüklenici firmasına ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir. Söz konusu bakanlık yalnızca çevresel etkileri değerlendirip denetlemektedir. Bunun yanında altın madeninin çevreye zarar verip vermediğini incelemektedir. Bahsi geçen altın madeni geçmişte defalarca denetlenmiş, 21 Haziran 2022 tarihinde de 20 metreküplük siyanür sızıntısı nedeniyle sorumlu görüldüğünden bu madeni işleten firmaya Çevre Kanunu’nda belirlenmiş en üst sınırdan para cezası verilmiştir. Dahası ilgili firmanın faaliyetleri geçici süreyle durdurulmuştur. Anlaşılacağı üzere, Sayın Murat Kurum görevini layıkıyla yapmıştır. Verilemeyecek bir hesabının olmadığı ortaya çıkmıştır. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır. Menfur ve melun emel sahiplerinin çabaları boşuna, çırpınışları beyhudedir; Allah’ın izniyle, Türk milletinin teveccühüyle Ankara altın çağına ulaşacak, İstanbul Muradına kavuşacak, yerel yönetimler zilletin ayak bağlarından mutlaka kurtarılacaktır.”

“Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir”

“Dış politikada doğası gereği, ülkeler arası gerginlikler veya yakınlıklar zaman zaman farklılaşıp şekil değiştirmektedir” diye konuşan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası ilişkiler akışkan ve dinamik bir süreçtir; tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeo-politik ve jeo-stratejik müktesebatın, aynı şekilde milli hedeflerin bileşkesinde hakiki mana ve muhtevasını bulmaktadır. Şayet uluslararası ilişkiler statükonun çekim alanına sabitlenip diyalog ve diplomasi kanalları tıkanırsa sıcak çatışmalar tetiklenecek, bölgesel ve küresel savaşlar ortaya çıkacaktır. Devletlerarası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmek mümkün değildir. Esas olan mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygıdır. Türkiye’miz böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. Çok yönlü ve tesirli diplomasi demek, farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibariyle çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri olması gereken mevkie tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir. Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin yazgısı çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildirinin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir. Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatı iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edecektir. Muhalefet partilerinin koro halinde “dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun” çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işleri başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılının mührünü inançla basacaktır.”

“DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş”

“Bölücü terör örgütü PKK’yla DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ’yle taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür” diyen Bahçeli, “CHP sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Beyin irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir. 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milleti müsaade etmeyecek, müsamaha göstermeyecektir. Cumhur Bizim Türkiye Hepimizindir. Aziz Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdadımıza hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermenilerin şehri olarak gösterenleri Türk milleti affetmeyecektir. Bu zillete aziz milletimiz müstahak değildir ve olmayacaktır. Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığımızı tartışmaya açmak, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamak düşman dilidir, milliyetsizlerin ağzıdır. CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır” dedi.

Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliği ruhuna zarar verdiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesi hukuktur. Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin, sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür. Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır? 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcı meslekten ihraç edilmişti. FETÖ’cüler diğer alanlarda olduğu gibi, yıllar içinde adalet müessesine de yuvalanmışlardı. Türk hukuk sistemi zehirlenmiş, haksızlık ve hukuksuzluk habis bir ur gibi yayılmıştı. Danıştay 5.Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur. Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5.Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir? Danıştay 5. Dairesi adalet ve hukuka göre karar vermemiştir. Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Davalar Genel Kuruluna da gerekli itirazlar yapılmıştır. Tam da böyle bir zamanda ahı gitmiş vahı kalmış bir yazar müsveddesi sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili demiş ki; ‘Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu’ şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır. FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir. Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, iş birlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir, çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da Yüce Allah’a verecektir.” – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/feed/ 0
Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi: Türkiye ve Türk Dünyası İçin Önemli Bir Fırsat https://www.akittvhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/ https://www.akittvhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:21:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6135

Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis- Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

Projenin Türkiye ve Türk dünyası için önemi

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesinden emekli öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/feed/ 0
Mete Vardar: Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak https://www.akittvhaber.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:45:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6075

– Mete Vardar: “Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak”

Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar:

” Türkiye Kupası’nı kazanabilmek ve Süper Ligi üçüncü sırada tamamlamayı hedefliyoruz”

“Türkiye’de futbolda güven eksikliği var”

İSTANBUL – Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar, Konyaspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada şampiyonluk hedefinden uzaklaştıklarını fakat Türkiye Kupası’nı kazanmayı ve Süper Ligi üçüncü olarak tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Konyaspor karşısında maçın ikinci yarısında oyuna hakim olan tarafın kendileri olduğunu vurgulayan Vardar, “Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Konyaspor’u 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılarda Asbaşkan Mete Vardar, maçın ardından basın mesuplarına açıklamalarda bulundu. Bugün önemli bir ameliyat geçiren Beşiktaş Kulübü Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar’ın annesi Nadide hanım’a acil şifalar dileyerek sözlerine başlayan Vardar, “Bugün önemli bir maçtı. İlk yarıda çok tempolu oynamadık ama ikinci yarıda sahanın hakimi Beşiktaş’tı. Hakem hatalarının çok konuşulmayacağı bir maçtı. İlk yarıda Gedson’a (Fernandes) yapılan müdahale sarı kart olabilirdi. Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak. Yeni transferlerimiz çok değerli isimler. Beşiktaş’a hem oyun gücü hem kalite olarak çok şey katacaktır, Türk futboluna da katkı sağlayacaktır. Her geçen gün futbol kalitesinin yukarıya çıkacağını düşünüyorum. Güzel bir maç oldu. 2 hedefimiz var. Şampiyonluk hedefinden uzak kaldık. Türkiye Kupası’nı kazanabilmek ve Süper Lig’i üçüncü sırada tamamlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Taraftarların futbolculara destek vermesini rica eden Mete Vardar, “Taraftarlara küçük bir ricam olacak. Biz de taraftarız onlar gibi. Beşiktaş forması giyen oyunculara bu anlamda tepki vermek yerine desteği sağlamaları, lig sonuna kadar bunu sürdürmeleri en büyük arzumuz. Beşiktaş taraftarı doğru zamanda doğru reaksiyonu gösterir” şeklinde konuştu.

Cenk Tosun ve Salih Uçan’ın takımdaki geleceği hakkında konuşan Vardar, “Futbol yapımızı profesyonelce yönetiyoruz. Futbol bilgisi tartışılmayacak iki kişi olan Feyyaz Uçar ve Samet Aybaba, oyuncularla görüşmelerini yapıyor. Salih Uçan da Cenk Tosun da çok değerli. Karşılıklı konuşuluyor. En doğru karar hem futbolcular hem de kulüp için verilecektir” ifadelerini kullandı.

Süper Lig’de en çok hakem hatalarının yaşandığı senenin yaşandığını dile getiren Asbaşkan Vardar, “Beşiktaş’ın hakları ya da diğer kulüplerin hakları değil, Türkiye’de futbolda güven eksikliği var. Bu durum her kulüp tarafından ifade ediliyor. Türkiye’de üç büyük gibi bir algı var. İki büyük kulübün şampiyonluğa oynadığı senede, bu algı yıkılsın diye Beşiktaş biraz daha geride diye, en kolay hakem hatalarının yaşandığı sene gibi hissediyoruz. Sahadaki görüntü böyle. Bu sene hakem hatalarına Beşiktaş maçlarında çok sık karşılaştık” açıklamalarında bulundu.

Tayyip Talha Sanuç’un yedek kalması hakkında sorulan soruyu da cevaplayan Mete Vardar, “Bu teknik bir konu. Teknik konuyla ilgili futbolu yöneten isimler ve hocamız var. Buna bir cevap verirsem Necip’e saygısızlık yapmış olmaz mıyım? Necip üç haftadır kötü mü oynuyor, bence çok iyi oynuyor. Bence bunu konuşmak daha iyi olur” diye cevapladı.

“Başkanımız Hasan Arat, Beşiktaş’ın menfaati için her şeyi görüşüyor”

Yayın ihalesi ile ilgili de konuşan Asbaşkan Mete Vardar, “Bu konuyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Başkanımız Hasan Arat, Beşiktaş’ın menfaati için her şeyi görüşüyor, en doğru kararı alacağımızı düşünüyorum. Yayın ihalesinde 5 sene öncesine göre büyük bir değer kaybı var. Türk futbolunun bu değeri hem maddi hem manevi olarak alması için çalışıyoruz” diye konuştu.

Mete Vardar, gün içerisinde karşılıklı olarak sözleşmesi feshedilen Emirhan Delibaş hakkında sorulan soruya ise, “Semih Kılıçsoy çok değerli bir isim ve maçın ardından “Dünyanın en önemli kulübünde oynuyorum, hiçbir yere gitmeyi düşünmüyorum.” dedi. Bu konuyla ilgili sadece bunu söyleyeceğim” diyerek sözleri tamamladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/feed/ 0
İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu: ‘Keşke yapay zeka kullanımı önerisini daha önce yapmış olsalardı’ https://www.akittvhaber.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/ https://www.akittvhaber.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:06:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6017

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, CHP’nin yerel seçimlere yönelik aday belirlemede yapay zeka kullanmasına ilişkin, “Keşke bu anlayışı, anketti, yapay zekaydı, 14 Mayıs’tan önce İYİ Parti bu kaygılarını ortaya koyduğunda, Akşener bu önerisini getirdiğinde de yapmış olsalardı.” dedi.

Zorlu, İYİ Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında toprak kaymasında “ihmal” bulunduğunu, toprağa, havaya ve suya karışan siyanürün bölge halkının sağlığını tehlikeye düşürdüğünü savundu.

Toprak altında halen 9 işçinin bulunduğunu anımsatan Zorlu, “İliç’teki felaketin sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi ve cezalandırılması için hukukçularımızla sürecin birebir takipçisi olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

Zorlu, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını ve öğretmenler için 100 bin kadroluk atama yapılmasını beklediklerini söyledi.

EYT düzenlemesinin ardından, bazı kişilerin emekli olamadığını, bunun adaletsizlik meydana getirdiğini savunan Zorlu, “Biz böyle bir düzenlemeyi Meclis çatısı altında konuşmaya hazırız. Bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu konuda adımlar atılırsa biz de bu konudaki çabalarımızı ortaya koyacağız.” ifadesini kullandı.

“Ülkemizdeki Afganlar ivedilikle ülkelerine iade edilmelidir”

Zorlu, TÜİK’in yayımladığı 2023 nüfus verilerine göre, Türkiye’nin nüfusunun sadece 92 bin 824 kişi arttığını, artış oranının binde 1,1 olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

Bu verilere göre Türkiye’de 3 kaygı verici ihtimalin bulunduğuna işaret eden Zorlu, bunlardan ilkinin doğurganlık hızındaki azalma olduğunu söyledi. “Nüfus verileriyle ilgili ikinci kaygımız; depremde vefat eden sayısının resmi açıklamadan fazla olması ihtimali.” diyen Zorlu, “dış göç” konusunun da nüfus dinamikleriyle bir diğer kaygıyı oluşturduğunu kaydetti.

TÜİK’in dış göçe ilişkin 2023 verilerini henüz açıklamadığına işaret eden Zorlu, Türkiye’nin 10 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaptığını dile getirdi.

“Kaçak Afganlara, iltica sistemine alınarak geçici koruma verilmesi için bir hazırlık yapıldığı duyumunu aldık.” iddiasında bulunan Zorlu, Türkiye’nin gerek ulusal mevzuatı gerekse taraf olduğu milletlerarası antlaşmalar kapsamında Afganları Türkiye’ye alma yükümlülüğü bulunmadığını, Suriyeliler konusunda yapılan yanlışların, Afganlar açısından da yapılmaması gerektiğini söyledi.

Zorlu, Türkiye’deki Afganların ivedilikle ülkelerine iade edilmesini istedi.

“Belki çok başka bir ülkeye uyanmış olacaktık”

Kürşad Zorlu, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının henüz belirlenmediğinin ve CHP’de aday belirlemede yapay zeka kullanıldığına yönelik açıklamaların hatırlatılması üzerine Zorlu, başka bir partinin hangi adayı göstereceğiyle ilgilenmediklerini, kendilerinin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının Nusret Cömert olduğunu söyledi.

Zorlu, yapay zekayla aday belirleme konusunda, “Böyle teknik detayların, teknolojilerin siyasete uyarlanması faydalı bir şey. Keşke bu anlayışı anketti, yapay zekaydı bu uygulamaları 14 Mayıs’tan önce İYİ Parti bu kaygılarını, bu hassasiyetini, bu çekincesini ortaya koyduğunda, Sayın Meral Akşener bu iddiasını, bu teklifini, bu önerisini getirdiğinde de yapmış olsalardı. Bugün belki çok başka bir ülkeye uyanmış olacaktık.” diye konuştu.

Kürşad Zorlu, “İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Ayşen Kurt’un eşi Yahya Kurt’un eski Manavgat İlçe Başkanı Hüseyin Ergen’e suikast düzenlettiği, başarısız olduğu, bunun üzerine Ayşen Kurt’un Fransa’ya kaçtığı, Yahya Kurt ile azmettirici ve tetikçinin cezaevinde olduğu” iddialarına ilişkin soru üzerine konunun adalete intikal ettiğini söyledi.

Süreci takip ettiklerini bildiren Zorlu, “Bunun şahsi bir mesele olduğu kanaatindeyiz. Önümüzdeki günlerde yargının ilerleyişine, ortaya çıkacak somut delillere göre yeniden bir açıklama yapmayı planlarız.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/feed/ 0
Erhan Usta: Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok https://www.akittvhaber.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/ https://www.akittvhaber.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:30:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5994

ERKAN KARACA

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Çorum’da “Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi, kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, İYİ Parti’nin aday tanıtım toplantısına katılmak üzere Çorum’a geldi. Toplantıda konuşan Erhan Usta şunları söyledi:

Dış Politika… Biliyorsunuz dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun?

“15 TEMMUZ FİNANSÖRÜ DEDİĞİNİZ BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNE NEDEN GİDİLİYOR?”

Birleşik Arap Emirlikleri… Ondan iki gün önce de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti değil mi? Onlara ne dediler? ’15 Temmuz’un finansörü’ dediler. ‘Türkiye’de darbe yaptılar’ dediler. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ayağına gittiler. İşte bizim dış politikamız bu. 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip Türklerin bugün dış politikada geldiği nokta, maalesef Türkiye’nin dış politikası bu şekilde yönetiliyor.”

“ENFLASYONDA DÜNYADA İLK DÖRTTEYİZ”

Ekonomiye de değinen Usta sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi anlatmaya gerek yok zaten hepimiz yaşıyoruz. Bugün enflasyonda dünyada ilk dörtteyiz. Özellikle 2021 yılının Eylül ayından itibaren bile bile veya inatla, hani ben ona kuru inat kara cehalet diyorum. Bir politika uygulandı ve işte dolar kuru 7 liradan önce 18 liralara bu gün de 31 liraya çıktı. 2 yıl içerisinde 2,5 yıl içeresinde dolar kuru 7 liradan 31 liraya çıktı. Sadece dolar karşısında değil euro karşısında da işte komşumuz Gürcistan’ın parası, Romanya’nın Parası, Bulgaristan’ın parasının karşısında da Türk lirası aynı ölçüde değer kaybetti ve Türkiye’de çok ciddi bir enflasyon onun sonucunda da alım gücü sıkıntısı yaşıyor. Bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira yapıldı. Eskiye bakılınca güzel bir rakam gibi duruyor ancak bugünün rakamlarına bakınca, bugün açlık sınırı 15 bin lira ve bu 10 bin lira olan emekli maaşı haziran ayının sonuna temmuz ayının başına kadar devam edecek. Bizim tahminlerimize göre o gün 17 bin lira olacak açlık sınırı. Yani açlık sınırının 17 bin lira olduğu bir ülkede siz emekliye prim ödemiş, alın teri dökmüş gerek özel sektörde gerek kamu sektöründe ülkesi için çalışmış insana açlık sınırının 5 bin lira, 6 bin lira, 7 bin lira altında bir maaş reva görüyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi?”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/feed/ 0 ve DAMAC, Türkiye’de 100 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı yapacak https://www.akittvhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:51:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5956

Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, DAMAC ile ülkeye yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerini birleştirdiklerini belirterek, “Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Bu yatırımda ortaklığımız yüzde 50-50.” dedi.

Vodafone Türkiye’nin uluslararası dijital altyapı sağlayıcılarından Edgnex Data Centres by DAMAC ile gerçekleştirdiği işbirliğinin detayları, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Toplantıda verilen bilgiye göre, işbirliği kapsamında İzmir’de yeni bir veri merkezi açılacak. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yapılması öngörülen veri merkezinin 2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Faaliyetlerine veri taşıma ve barındırma hizmetleriyle başlayacak olan merkez, uzun vadede 6 megawatt kapasiteye kadar ulaşarak Vodafone’un Ege Bölgesi’ndeki en büyük kapasiteli veri merkezlerinden biri olacak.

Toplam 12 megawatt kapasiteye kadar büyümeye elverişli bir yapı olarak tasarlanacak yeni veri merkezi ile Vodafone’un Türkiye’nin büyükşehirlerinde bulunan veri merkezlerinin sayısı 6’ya, beyaz alan büyüklüğü ise 13 bin 500 metrekareye kadar ulaşacak. Kurulacak veri merkezinin 2025’te faaliyete geçmesi hedefleniyor.

“Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var”

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, toplantıdaki konuşmasında, Türkiye’de yeni bir yatırım haberini paylaşmaktan duydukları memnuniyete işaret ederek, DAMAC ile İzmir’de hayata geçirecekleri yeni veri merkezi projesinin detaylarını paylaştı.

Dijital dönüşümün ülke ekonomilerinin ve toplumların dayanıklılığı için kritik öneme sahip olduğunu belirten Aksoy, Türkiye’nin “Dijital Türkiye” vizyonuna ulaşması ve dijitalleşmenin ekonomik kalkınma için bir kaldıraç haline getirilmesinde sektörün öncü rol üstlendiğini dile getirdi.

Aksoy, sektör olarak, yeni nesil teknolojilerle donatılmış genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve dijital araçlara erişimin sağlanması yoluyla ekonomik ve toplumsal gelişime önemli katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Elbette arzumuz, hem şirketimiz hem de sektör genelinde yatırımlarımızın ve ekonomiye katkımızın artarak devam etmesi. Yeni kuracağımız veri merkezi de bu arzumuzun önemli bir yansıması niteliğinde. Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var. Türkiye ekonomisine katkı sağlayan oyunculardan biriyiz. Son 17 yılda yaptığımız yatırımın reel değeri 157,6 milyar TL’yi aştı. Vodafone ekosistemi olarak sadece 2022-23 mali yılında Türkiye GSYH’sine 68 milyar TL’lik katkı sağladık. Gelecek hedeflerimizden biri de veri merkezi, bulut çözümleri, siber güvenlik, özelleştirilmiş mobil ağ ve IoT alanlarında yapacağımız yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl boyunca katlanarak artan bir hızda büyümek. Küresel bulut bilişim pazar büyüklüğünün 2026 yılına kadar 947,3 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu yükselen ekonomide Türkiye’nin yer almaması düşünülemez. Bulut bilişim için güvenilir ve yüksek kapasiteli veri merkezlerine yatırım yapılması bir zorunluluk olmaya devam ediyor.

Bu anlayışla DAMAC ile ülkemize yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerimizi birleştirdik ve bir ortak girişim şirketi kurduk. Bu stratejik ortaklıkla amacımız, Türkiye’de ve diğer global pazarlarda veri merkezi tesisleri geliştirmek. Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni veri merkezimiz tamamlandığında, teknoloji alanındaki yatırımlarımızın en güçlü halkalarından birini oluşturacak. Vodafone olarak, global deneyimimiz ve yerel yeteneklerimiz ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

“Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak”

Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali de işbirliğinin kendileri için önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Şirket olarak dünyada 1 milyar dolarlık bir ‘Data Center’ yatırımı planlıyoruz, 100 milyon dolarlık yatırım da bunun içinde. Bu merkez verimli modüler büyümeye izin veren bir veri merkezi olacak ve iki ülke için de katma değerli bir yatırım olacak. Bu yatırım iki ülkenin de ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak, Türkiye’nin büyümesine de katkıda bulunacak. Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak. Türkiye’nin en geniş ve en eski şehirlerinden biri olan İzmir, konumu itibarıyla da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin veri merkezi talebini karşılamak adına son derece elverişli. Biz yerel dijital ekonomiler üzerinde maksimum etki alanına sahip olabileceğimiz küresel stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Bu nedenle Vodafone ile olan çalışmamız hızla gelişen piyasada dünya standartlarında bir tesis sunacak.”

“Ortaklık yapısı yüzde 50-50 olacak”

Toplantı sonunda iki şirketin yetkilileri basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Engin Aksoy, yatırımda ortaklığın yüzde 50-50 olacağının bilgisini vererek, yeni merkezde yeni istihdam yaratacaklarını, 2025’de hayata geçmesi planlanan merkezle ekonomiye katkı sunmaya devam edeceklerini anlattı.

Yapay zekanın sektördeki yeri ve önemine dikkati çeken Aksoy, yeni merkezde de yapay zekanın önemli bir yeri olacağını dile getirdi.

Aksoy, “Bu yatırımı başlangıç olarak görüyoruz. Burası modüler bir yapı olarak inşa ediliyor zaten kapasite ihtiyacına göre değerlendirebiliriz.” dedi.

Edgnex Data Centres by DAMAC Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Danish Nayar da veri merkezi açısından İstanbul, Ankara başta olmak üzere diğer şehirlerde de potansiyel gördüklerini, yatırım için Orta Doğu ülkelerine odaklandıklarını, Türkiye’nin de kendileri için önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak

Toplantıda paylaşılan bilgiye göre, son teknolojiye sahip olacak yeni veri merkezi, Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak. Veri merkezi sektöründe, sıfır hataya yakın çalışma koşulları ile yüzde 99,982 kullanılabilirlik, tam yedekli, yüksek teknoloji özelliklerine sahip veri merkezleri Tier 3 seviyesine erişmiş sayılıyor.

Depreme dayanıklılık standartları esas alınarak inşa edilecek olan yeni veri merkezi, soğutma sistemi dahil yedekli altyapı kapasitesi, yedekli bilgi işlem sistemleri ve çalışır durumdayken bile bakımı yapılabilen güvenilir teknoloji merkezi ile Tier 3 seviyesi için gerekli tüm kriterleri karşılayacak. Yeni veri merkezi yeşil enerji bileşenlerine sahip olacak ve merkezde yenilenebilir enerji kullanılacak.

İzmir, Avrupa, Afrika ve Asya’ya erişim sağlayan birçok deniz altı kablo geçiş istasyonuna yakın bir konumda bulunuyor. Stratejik konumu nedeniyle bölgede devam eden deniz altı kablo geliştirme çalışmaları, internet değişim noktaları ve içerik dağıtım ağı (CDN) sağlayıcıları açısından cazip hale geliyor. Türkiye ve Yunanistan’ı birbirine bağlayacak olan deniz altı kablo sistemi, İzmir’i Atina ve Girit’e bağlayacak. Bu sayede, veri merkezi müşterilerine yedekli bağlantı güzergahları sayesinde düşük gecikme süresiyle erişim hizmeti imkanı sağlanacak.

Yeni merkez, hyperscaler segmenti için de çok önemli bir merkez olacak

Vodafone’u bölgede “tek durak noktası” haline getirecek olan merkez, özellikle bölgedeki içerik üreticileri, toptan seviyede hizmet veren firmalar ve felaket durum merkezi (DRC) hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumsal firmalar için Avrupa yönüne hem karasal hem de deniz altı kabloları ile bağlı olacak.

Bu da merkezin müşteriler tarafından tercih edilmesinde önemli rol oynayacak. Yeni veri merkezi, “internet üzerinden medya servisi sunanlar (OTT)” ve “hiper ölçekli hizmet sağlayıcılar (hyperscaler)” segmenti için de çok önemli bir merkez olacak. Bu segmentin coğrafi olarak alternatif bir rotada veri merkezi hizmeti almasını sağlayacak.

Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor

Vodafone, halihazırda İstanbul’da 2, İzmir, Ankara ve Adana’da birer tane olmak üzere toplam 5 veri merkeziyle hizmet veriyor. Bu merkezler üzerinden yedekli altyapıyla sağlanan hizmetler sayesinde işletmelerin kritik uygulamaları kesintisiz, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor.

Şirket, “Bağlantı”, “Bulut Teknolojileri”, “Nesnelerin İnterneti”, “Siber Güvenlik”, “Yönetilen Hizmetler” gibi uçtan uca çözümlerle işletmelerin kendi işlerine odaklanmalarına destek oluyor.

Yönetilen Hizmetler tarafındaki yaklaşık 250 kişilik uzman kadrosuyla şirket, sunucuların izlenmesi ve yönetimi, veritabanı yönetimi ve yedeklenmesi gibi alanlarda 7/24 hizmet sunuyor. Veri merkezi hizmetlerini özel araçlar üzerinden 180’i aşkın metrikle izleyen Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/feed/ 0
Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı: Lisanslı sporcu sayısı 38 bine ulaştı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:54:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5908

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay, üniversitelerdeki lisanslı sporcu sayısının 38 bine ulaştığını söyledi.

Üniversite Sporları Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası için Kırşehir’e gelen Günay, AA muhabirine, 2028 Avrupa Üniversite Spor Oyunları için resmi aday olduklarını, 2024 Avrupa Masa Tenisi Şampiyonası’nın da Burdur’da yapılacağını vurguladı.

Federasyon olarak faaliyette bulundukları 91 spor branşından 50’sinin olimpik ve “Türkiye Üniversiteler Ligi” adı altında devam ettiğini anlatan Günay, üniversite öğrencilerinin her geçen gün spora ilgisinin arttığını dile getirdi.

Lisanslı sporcu sayısının 38 bine ulaştığını vurgulayan Günay, şöyle konuştu:

“Bu sene daha yüksek rakamları hedefliyoruz. 2021’de görevi devraldığımızda 17 binlerdeydik. Son 3 yılda kademeli olarak 38 binlere çıkış oldu. Sayılar giderek artacak. Gençlerde spor bilincinin oluşması, devletimizin ve sponsorların destekleri de çok önemli. Geçen hafta açıklandığı üzere üniversitelerde ‘Spor Dostu Kampüsler’ başlayacak. Bu ilgiyi daha da arttıracak diye düşünüyoruz. Milli sporcularımız üniversitelerde okuyor ve bu da bize büyük avantaj olarak yansıyor. Dolayısıyla uluslararası başarılara da bu yansımış durumda. Biz bu yıl 52 bin hedefledik.”

“Türkiye bir spor ülkesi”

Günay, 2022 yılında masa tenisinde takım olarak Avrupa şampiyonu olduklarını, geçen yıl da Çin’de dünya üçüncülüğü elde ettiklerini anımsattı.

Bunun dışında boks, güreş, tekvando, karate ve kick boksta marka ülke haline geldiklerini aktaran Günay, “Türkiye hem başarılarıyla hem de organizasyon sahipliği yapma konusunda bir spor ülkesi. Bu yıl Avrupa şampiyonaları ve 7-8 branşta dünya şampiyonaları var. Dolayısıyla başarılı bir yıl olması için elimizden geleni yapıyoruz.” diye konuştu.

Günay, son zamanlarda E-sporda artış yaşandığına dikkati çekerek, ülke ve yetenek olarak en başarılı oldukları branşların güreş, tekvando, karate ve boks gibi dövüş sporları olduğunu belirtti.

Atletizmde de olumlu gelişmeler olduğunu ifade eden Günay, “Geçen yıl üniversite olimpiyatlarında kürek branşında dünya şampiyonu olduk. Bu bizi çok mutlu etti. Destekledikçe bunlar devam ediyor ama öncelikle ata sporumuz güreşten başlayarak tüm dövüş ve mücadele sporlarında başarımız biraz daha yüksek.” dedi.

Alınan madalya sayısı 1000’i geçti

Günay, 2023 yılında deprem nedeniyle 52 branşta faaliyet gösterebildiklerini anımsattı.

Geçen yıl 300’ün üzerinde faaliyet yapıldığını ve 2024’te bu sayının artacağını anlatan Günay, şunları kaydetti:

“Devam eden ligler, Türkiye şampiyonaları var. Uluslararası anlamda ise geçen yıl Dünya Üniversite Olimpiyatları’nda mücadele ettik. Tarihimizde ilk defa genel sıralamada 35 madalya ile dünya 6’ncısı olduk. Bu da çok büyük bir başarıydı. Avrupa Oyunları’nda genel sıralamada ülke olarak 2. sıradayız ve 1. olmak istiyoruz, onun için çalışıyoruz. Şu ana kadar federasyon olarak aldığımız madalya sayısı 1000’i aşmış durumda. Son 2 yılda aldığımız madalya sayısı ise 300. İnşallah bunu arttıracağız, büyük potansiyeli ve genci olan Türkiye’ye yakışıyor. Bunu daha da yukarıya çekmek, devletimizin ve bakanlığımızın birinci önceliği.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/feed/ 0
AİHM Raporuna Göre Türkiye, İnsan Hakları İhlallerinde En Yüksek Başvuru Sayısına Sahip Ülke https://www.akittvhaber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/ https://www.akittvhaber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/#respond Fri, 22 Mar 2024 09:06:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5881

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2023 yılı verilerini içeren yıllık raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akkuş İlgezdi’nin açıklaması şöyle:

“AİHM VERİLERİNE GÖRE TÜRKİYE, 2023’TE MAHKEMEDE BEKLEYEN 23 BİN 397 DAVAYLA EN YÜKSEK BAŞVURU SAYISINA SAHİP ÜLKE OLDU”

“Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi.

“İKTİDARIN POLİTİKALARI SONUCU 2023 YILINDA DA KAYGI VERİCİ BOYUTTA YAŞAM HAKKI İHLALLERİ YAŞANMIŞTIR”

İnsan hakları fikrini referans almaktan tümüyle vazgeçen siyasal iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, şiddeti esas alan, bilhassa uluslararası sorunların çözümünde çatışma ve savaşı tek yöntem haline getiren politikaları sonucu 2023 yılında da kaygı verici boyutta yaşam hakkı ihlalleri yaşanmıştır. Yaşam hakkı ihlalleri, sadece devletin güvenlik güçleri tarafında gerçekleştirilen ihlallerle sınırlı değil; yapısal şiddetin bir ürünü olarak üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen fakat devletin ‘önleme ve koruma’ yükümlülüğünü yerine getirmeyerek neden olduğu ihlalleri de kapsamakta. 6 Şubat 2023 tarihinde, Türkiye’nin de içinde yer aldığı coğrafyanın yakın tarihinde görülen en büyük doğal afetlerden biri yaşandı. Acısı yıllar geçse de dinmeyecek kayıplar yaşadık. Türkiye, aktif fay hatlarının bulunduğu bir deprem ülkesi; bu ilkokul çocuğunun bile bildiği bir gerçek. Peki iktidar ne yaptı?

“İŞKENCE OLGUSU, 2023 YILINDA DA TÜRKİYE’NİN EN BAŞAT İNSAN HAKLARI SORUNU OLDU”

Ülkemizde işkence ve diğer kötü muameleler yaşandı, büyük bir utanç vesikası… Anayasa’nın ve evrensel hukukun mutlak olarak yasaklamasına ve insanlığa karşı bir suç olma vasfına rağmen işkence olgusu, 2023 yılında da Türkiye’nin en başat insan hakları sorunu oldu. İktidarın baskı ve kontrole dayalı yönetim tarzı sonucu günümüzde tüm ülke adeta işkence mekanı haline geldi. Siyasal iktidarın hukuku bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanmasının sonucunda hem hapishane nüfusunda yıllar içinde büyük bir artış yaşanmıştır hem de kapasitenin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Adalet Bakanlığının verilerine göre, 2005 yılında bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 55 bin 870’ken 1 Aralık 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında toplam 280 bin 584 tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2021 verilerine göre, Türkiye Avrupa’da hapishanelerdeki mahpus sayısının ve oranının en yüksek olduğu ülke. Türkiye’de 100 bin kişiden 356’sı hapishanelerde bulunuyor. Bu oran AB ülkelerinde ise 106,3.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/feed/ 0
TİP Genel Başkanı Erkan Baş Gebze’de İşçi Buluşmasında Konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:03:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5855

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, belediye başkan adayı olduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen işçi buluşmasında, “Binlerce işçi kardeşime sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız” şeklinde konuştu.

TİP, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Darıca’da bugün bir işçi buluşması düzenledi. Buluşmaya; Gebze Belediye Başkanlığı’na aday olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da katıldı. İşçi buluşmasında açılış konuşmasını TİP Kocaeli İl Başkanı Umut Yaşar Özgen yaparken, TİP Gebze Gençlik Birimi Üyesi Arda Yüksel Karameşe, liman işçisi ve Derince Belediye Meclis Üyesi Adayı Sinan Teksoy, TİP Kocaeli İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul, Fontana işçisi Yusuf Karakaya ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da birer konuşma yaptı.

“DEVLET OLANAKLARINI ELE GEÇİRMİŞ BİR ÇETE, TARİKATLARI CEMAATLERİ ELE GEÇİRMİŞ ONLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR”

Buluşmada konuşan TİP Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan Adayı Baş, şunları söyledi:

“Bu seçimlerde işçileri yok saymalarına, Türkiye’de her şeyi yaratan biz değilmişiz gibi davranmalarına izin vermiyoruz. Bu seçimlerde işçiler var, bunlar konuşacak. Bu seçimlerde Gebze konuşulacak, Türkiye’ye değer katan, Türkiye’de binlerce insandan çok daha fazlasını yaratan bir ilçe bu seçimlerde Türkiye çapında konuşulacak. Kocaeli konuşulacak, bunların üstünden atlanmasına izin vermiyoruz.

Neymiş efendim, Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar sağ partilere oy veriyormuş. Bakın, bunu da değiştireceğiz. Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Devlet olanaklarını ele geçirmiş bir çete, tarikatları cemaatleri ele geçirmiş onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. İşçileri, emekçileri en kötü koşullarda, örgütsüz, uzun saatler boyunca güvencesiz, iş güvenliği olmadan düşük ücrete çalıştırıyorlar; medya olanaklarını ele geçirmişler, tarikatlarıyla kuşattıkları yetmiyormuş gibi oradan bir yalan rüzgarıyla, medya ablukasıyla sabah akşam ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatı yapıp insanları yoksulluğa mahkum ediyorlar. Dini kullanarak, ülke sevgisini kullanarak insanları esir ettikleri bir düzenin devamlılığını sağlıyorlar.

“20 YILDIR YOKSULLAR DAHA YOKSUL, ZENGİNLER DAHA ZENGİN OLMADI MI?”

Biz buraya şunu anlatmaya geldik: Söz veriyoruz, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle gezeceğiz. Artık saklanamıyor, bu ara herkes yoksulluktan bahsediyor. Yahu yoksulluğumuzu bize anlatmanıza gerek yok, o yoksulluğun nedenini konuşacağız. Biz niye yoksuluz arkadaşlar? Çünkü birileri hak etmeden çok büyük servetler kazanıyor.

Binlerce işçi kardeşime buradan sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Peki bunların yönettiği ülkede son 20 yıla bir bak bakalım. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? Pandeminin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Ekonomik krizin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Biz anlamıyoruz ki, ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: İstanbul’un depreme hazırlanması gerekiyor https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:30:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5791

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’un kaybedecek bir dakikasının daha kalmadığını belirterek, “İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız.” dedi.

Kacır, Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği 50. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrını “Türkiye Yüzyılı” yapabilmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gayret gösterdiklerini söyledi.

Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna büyük bir coşkuyla devam edildiğini dile getiren Kacır, “Türkiye bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve böylelikle başta güvenlik güçleri olmak üzere devletinin ihtiyaçlarını, yerli ve milli sistemlerle karşılayabilen bir ülke olmuştur. Türkiye bugün yüksek teknoloji sistemlerini dünyaya rekabetçi şekilde ihraç edebilen bir ülke olmuştur.” şeklinde konuştu.

İnsansız hava araçlarında Türkiye’nin bugün dünyada bir numara olduğunu vurgulayan Kacır, bu ülkenin, milletin, devletin neye ihtiyacı varsa kendi evlatlarının alın, akıl teriyle, emeği, gayretiyle yerli ve milli olarak geliştirildiğini ve güvenlik güçlerine teslim edildiğini belirtti.

Kacır, Türkiye’nin, savuma sanayisinde tarih, destan yazdığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Şimdi Türkiye’nin başarılarını bütün dünya konuşuyor. Bütün dünya yakından takip ediyor. Dostlarımız güven duyuyor, itimat duyuyor, huzur hissediyor. Hasımlarımız kıskanıyor, endişeye kapılıyor ama daha gidecek çok yolumuz var. Allah’ın izniyle hem savunma sanayisi hem sanayinin diğer alanlarında önümüzdeki dönemde daha büyük işlere hep birlikte imza atacağız. İşte bugün geldiğimiz nokta itibarıyla kendi topraklarımızdan terörü kazıdık attık, sildik attık.”

Kacır, sadece bugünü değil, yarını da düşünmek zorunda olduklarını, mücadelenin sınır ötesine taşındığını ve sınırların ötesinde kurulmaya çalışılan terörist haritalarını yırtıp attıklarını söyledi.

“İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli ve önemli”

Mehmet Fatih Kacır, teknolojik bağımsızlık olmadan ekonomik bağımsızlığın mümkün olmadığını belirterek, “Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık mümkün değil. Yüz yıl önce tam bağımsızlık iddiasıyla kurduğumuz Cumhuriyet’imizi ancak teknolojik bağımsızlıkla geleceğe taşıyabiliriz. Bunu sadece savunma sanayisinde başarmamız yetmez, teknolojinin bütün alanlarında tam bağımsızlık mücadelesini sürdürüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonunun tamamlandığını hatırlatan Kacır, bu milletin çocuklarının, başka milletlerin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayalin kalmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin bugün sadece insansız hava araçlarında bir numara olmadığını, güneş paneli, ticari araç ve beyaz eşya üretiminde Avrupa’da çok önemli konumda olduğunu anlatan Kacır, bugün 255 milyar doları aşan ihracatıyla ülkenin dünyanın önemli bir üretim üssü olmayı başardığını vurguladı.

Bakan Kacır, hiçbir başarının tesadüf olmadığına, tüm bunların 22 yıla varan gayretin, emeğin, çabanın bir sonucu olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’yi bir üretim ülkesi haline getirdiklerini, Şebinkarahisar’ın da bu üretim kervanında daha güçlü şekilde rolünü alması gerektiğini söyledi.

Giresun’da yaptıkları yatırımları aktaran Kacır, Şebinkarahisar’ın da eğitim ve üretim hamlesini gerçekleştirmek için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.

Kacır, algı siyaseti yapanların değil, hizmet siyaseti, eser yapanların yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Taş üstüne taş koyanlara inanıyorum ki Şebinkarahisarlılar destek vermeye devam edecektir. Sadece Şebinkarahisar’da değil, tabii burada, yaşadığımız bu güzel şehirde, İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli, çok önemli. İstanbul’un kaybedecek bir dakikası daha kalmamıştır. İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız. Bu şehrin trafik sorununu çözmek için yeni metrolar yapmalıyız. Bütün bunlar, açılış törenleri yapacağımız projelere imza atmakla olur, değil mi? Açılışını iptal etmek üzere bir araya geldiğimiz törenlerle olmaz. İnşallah, önümüzdeki dönemde nice projeleri, nice eserleri, bu şehre kazandıracak belediye başkanlarımızı, hem ilçelerimizde hem İstanbul’umuzda seçeceğiz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/feed/ 0
Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/#respond Sun, 17 Mar 2024 09:03:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5685

Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor.

Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 12. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Elif Naz Köseoğlu, 2 bin metre engelli koşu branşında Türkiye’de elde ettiği madalyalarla dikkati çekti.

Mersin’de 2 bin metre engellide 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci olup milli takıma seçilen Köseoğlu, ilk yurt dışı şampiyonası olan 2023 EYOF’ta 15’inciliği elde etti. Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda da ikinci olan Köseoğlu, şimdilerde 18 Yaş Altı Balkan, Avrupa ve dünya şampiyonalarına hazırlanıyor.

Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefleyen Köseoğlu, antrenörü Bülent Uzun’la her gün toplam üçer saat süren antrenman yapıyor.

ENKA Kulübü sporcusu Elif Naz Köseoğlu, AA muhabirine, Cemalettin Sarar Ortaokulu’ndayken beden eğitim öğretmen Evrem Özel’in yönlendirmesiyle 6 yıl önce atletizme başladığını söyledi.

Türkiye’de 1500 metrede çok sayıda şampiyonluklarının olduğunu ifade eden Köseoğlu, şöyle konuştu:

“Mersin’de 26 Mayıs’ta 2 bin metre engelli koşusunda 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci oldum. Slovenya’nın Maribor kentinden 23-29 Temmuz’da düzenlenen 2023 EYOF’ta 2 bin metre engelli branşında 15’inci oldum. Yurt dışında katıldığım ilk şampiyonada bu dereceyi elde ettim. 2 Eylül’de Sivas’ta düzenlenen Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda 2 bin metre engellide ikinci olup, olimpik kadroya seçildim. 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda Genç kızlar 3 bin metre branşında Türkiye ikincisi oldum. Elde ettiğimi bu dereceyle 12-15 Mayıs’ta Kenya’nın Nairobi kentinden yapılacak Okullararası Dünya Kros Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Dünya Kros Şampiyonası hazırlıklarını başladım.”

Köseoğlu, 6 Temmuz’da Slovenya’nın Maribor kentinde 18 Yaş Altı Balkan Şampiyonası ve 18-21 Temmuz’da Slovakya’da Avrupa 18 Yaş Altı Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceğini dile getirdi.

Peru’da 26-31 Ağustos düzenlenecek Dünya 20 Yaş Altı Şampiyonası’nda milli formayı taşıyacağına değinen Köseoğlu, “Milli takıma seçilmek için uzun zamandır uğraşıyordum. İlk kez seçildiğimde çok mutlu oldum. Kendimle gurur duyuyorum. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefliyorum.” diye konuştu.

Antrenör Bülent Uzun: “Final koşma şansı çok yüksek”

Milli takım antrenörü Bülent Uzun da ortaokuldaki beden eğitimi öğretmeninin keşfettiği Elif ile 6 yıldır çalıştığını bildirdi.

Elif’in 16 yaşından itibaren milli takımla yarışmalara katıldığını anlatan Uzun, şöyle devam etti:

“Bu yılki hedeflerimiz öncelikle Slovakya’da yapılacak U18 şampiyonası. Güçlü rakipleri var. İstatistiklere baktığımda 6 güçlü rakiple mücadele edecek. Nasip olursa orada 2 bin metre engellide ilk üçü zorlayacağız. Yıldızlar bittikten sonra zaten normalde olimpik branş olarak 2 bin engelli koşu yok. 3 bin engelli branşında yarışmaya başlayacağız. Ağustos ayında Peru’da yapılacak olan U20 Dünya Şampiyonasında gençlerde 3 bin engelli koşacak. Olimpik branşlarda 3 bin engelliden devam edecek. Elif Naz, Türkiye’nin gelecek vadeden yıldız sporcularından biri. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşma şansı çok yüksek. İnşallah madalya da alacaktır. Hedefler doğrultusunda hazırlayacağız. Çok yetenekli ve bir sporcu. İnşallah başarılı oluruz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/feed/ 0
Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi TCG Uluçalireis, kapılarını halka açacak https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-denizalti-muzesi-tcg-ulucalireis-kapilarini-halka-acacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-denizalti-muzesi-tcg-ulucalireis-kapilarini-halka-acacak/#respond Sun, 17 Mar 2024 02:34:00 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-denizalti-muzesi-tcg-ulucalireis-kapilarini-halka-acacak/ AA

TCG Uluçalireis denizaltısı, 18 Mart’ta ziyarete açılacak.

Yenilenen denizaltı, Türk Donanması’nda 29 yıl boyunca görev yaptı. Sergilenmek üzere Çanakkale Deniz Müzesi’ne getirildi.

ABD’nin Portsmouth Tersanesi’nde 7 Temmuz 1944’te 94 metre boyunda, 8,5 metre eninde, 2 bin ton ağırlığında ve 4,5 metre draftında inşa edilen TCG Uluçalireis zayıf ve uzun, çevik ve dayanıklı bir balık türünden aldığı “USS Thornback” adıyla denize indirildi.

İkinci Dünya Savaşı’na katıldı

Savaşın ve mücadelenin içine doğan denizaltı, Haziran 1945’te harp karakolu yapmak için ilk seyrini icra etmek üzere Pearl Harbour Limanı’ndan ayrılarak Japonya açıklarında gelen bir emir üzerine İkinci Dünya Savaşı’na katıldı.

Türk sancağı çekildi

“Guppy IIA” tadilatı görerek 1946 yılında daha da güçlenen, 2 Temmuz 1971’de ABD’nin Charleston kentinde yapılan devir teslim töreninde Türk sancağı çekilerek Türk Deniz Kuvvetleri’ne katılan denizaltıya, Kılıç Ali Paşa namıdiğer Kaptanıderya Uluç Ali Reis’in adı verildi.

Düşmana ağır zayiat verdi

 

Denizaltı, 1548’den itibaren büyük Türk denizcisi Turgut Reis’in yanında gaziantep escort deniz akınlarında yer alan, 1571’de İnebahtı Savaşı’ndan tek gemi kaybetmeden ve düşmana ağır zayiat vererek çıktı.

Bunun için Padişah 2. Selim tarafından adı Kılıç Ali olarak değiştirildi. Endülüs’teki Müslümanları Haçlı zulmünden kurtarma faaliyetine katıldı.

1574’te Tunus’u fethederek bu ülkeyi İspanyol nüfuzundan kurtaran, 16 yıllık kaptanıderyalığında Türk Donanmasını cihanın en büyük deniz gücü olarak muhafaza eden Uluç Ali Reis’in ismiyle anılmaya başlandı.

Türk sancağı ile ilk dalışını 53 yıl önce yaptı

TCG Uluçalireis, Türk sancağı ile ilk dalışını 3 Temmuz 1971’de Atlantik Okyanusu’nda gerçekleştirdi. Donanmaya katılışı 3 Mayıs 1972’de Donanma Komutanı şehit Oramiral Kemal Kayacan tarafından yapılan denizaltı, 1974 yılı Denizkurdu-2 Tatbikatı’nın son safhasında Girit’in kuzeyinden harekete geçerek Kıbrıs Barış Harekatı’na iştirak etti.

1972, 1973 ve 1996 yıllarında torpido atış birincisi olan TCG Uluçalireis, 1990 yılı Denizkurdu-1 Tatbikatı’nda su altında hiç yakalanmadan en çok hücum geliştiren olarak takdir edildi.

TCG Uluçalireis, 1645’inci ve son dalışını 30 Mayıs 2000’de Kuzey Ege’de yaptı ve 8 Ağustos 2000’de hizmet dışına ayrıldı.

 

“Başta gençlerimiz olmak üzere tüm Türk halkını bekliyoruz”

TCG Uluçalireis’i, 18 Mart’ta yüce Türk milletinin teveccühüne sunmak üzere heyecanlı bir hazırlık içinde olduklarını dile getiren Albay Aras, şu bilgileri aktardı:

Denizaltımız son bir yıl içinde restorasyona alındı. 1971 yılında Deniz Kuvvetlerine katılan denizaltımız, 2000 yılında hizmet dışına ayrıldı. Tam 29 yıl Türk Deniz Kuvvetlerine hizmet vermiş bir denizaltıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla geçtiğimiz bir yıl içinde müze haline getirmek üzere denizaltımızı tekrar restorasyona aldık.

Türkiye’nin ilk denizaltı müzesinden bahsediyoruz. Bir yıl süren restorasyonun ardından 18 Mart’ta Çanakkale sularında ziyarete açacağız. Atılay ve Dumlupınar denizaltılarının anısına, bir anıt statüsünde burada ziyaret etmeye başta gençlerimiz olmak üzere tüm Türk halkını bekliyoruz.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-denizalti-muzesi-tcg-ulucalireis-kapilarini-halka-acacak/feed/ 0
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ: Türkiye’nin istikrarını bozmak için Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:36:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5549

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem de başka alanlarda Türkiye’nin güçlendiğini belirterek, “Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.” dedi.
Bozdağ, Onikiler Öğretmenevi’nde düzenlenen Memur-Sen Şanlıurfa İl Divan Kurulu Toplantısı’nda, başörtüsü zulmüne, eğitim ve çalışma hakkının önündeki tüm engellere, yaptıkları düzenlemeler ve attıkları adımlarla son verdiklerini söyledi.
Başörtüsü, eğitim ve çalışma hakkıyla ilgili düzenlemelerin tamamının CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını ancak şimdi kendilerinin de bunlara “evet” dediklerini anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:
“Ya senin gücün yetse bunu engellemek için kıyameti koparırdın. Senin gücün yetmedi, takatin yetmedi de mecbur kaldın şimdi ‘biz de evet dedik’ diyorsun. Bu millet ayağa kalkmasaydı sen evet der miydin? Demezlerdi, hala da içlerine tam sindiğini düşünmüyorum. Eğer bir gün dişleri tırnakları tutarsa bunlardan nasıl bir geri dönüşü olur Allah bilir. Biz bilemeyiz ama niyetlerini gizleyemiyorlar, konuşuyorlar. Eğitim hakkında büyük bir adım attık.
Anayasa ‘herkesin seçilme hakkı var’ diyor. Doğru mu? Ama başı örtülü bir kadının seçilme hakkını fiilen uygulayamıyordu Türkiye. Halbuki dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkını en erken veren ülkelerin başında Türkiye gelir, bununla hep gurur duyduk. Ama bakın başınızı örtüyorsanız oy verme hakkınız var. Ama seçilme hakkınız yok. İşte Merve Kavakçı’nın başına gelen olaylar. Milletvekilliği gitti, yetmedi vatandaşlığı gitti, yetmedi çocukları okudukları okullarda linçe uğradı, yetmedi Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Ama şimdi hamdolsun bu ülkede başı örtülü kadın milletvekillerimiz, bakanlarımız var. İşte kadınların anayasanın verdiği seçme ve seçilme hakkını uygulamada tam sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’dir.”
“Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli”
Yerel seçimin önemine de değinen Bozdağ, her yerde Cumhur İttifakı’na karşı birlikte hareket edildiğini ancak bunun kimseye bir şey kazandıramayacağını söyledi.
Bozdağ, Türkiye’de istikrarın devam etmesinin ülkenin kazancı olacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı’mıza ve liderliğine karşı dış dünyanın sürdürdüğü saldırıları hep beraber görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza düşmanlıkların altında emin olun İsrail, Türkiye böyle devam ederse 10 sene sonra bu zulmü yapmaya cesaret edebilir mi edemez mi diye endişe ediyorlar. Belki cesareti bile kalmayacak. Sen güçlü olursan kaşını çattığında başkaları ona göre olur. Hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem başka alanlarda Türkiye güçleniyor, kendi silahını üretiyor, dünya pazarına giriyor. Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.
Siyasi hesap ne yapılırsa yapılsın oyları bir istikamette birleştirmek Şanlıurfa için, bizim için de çok kıymetli. Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli. Dünyanın en güçlü liderlerinden biri olan Cumhurbaşkanı’mızın yolunda yürümek, onunla aynı istikamette koşmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Ben bakıyorum, Allah aşkına siz de bakıyorsunuz Türkiye’yi kim lider ülke yapabilir? Bütün mevcutlara bakın, Tayyip Erdoğan’ın dışında bunu yapacak birisi var mı? Yok. Allah’ın izniyle göreceksiniz, duanız ve desteğinizle 2028’in Türkiye’si daha başka olacaktır. Ben size inanıyorum. Urfa’da, Urfalı hemşehrilerimin her birine inanıyor, her birine yürekten güveniyorum. İnşallah 31 Mart’ta Şanlıurfa yine duracağı yeri kendisi özgür iradesiyle belirleyecek. Cumhurbaşkanı’na ve onun Urfalılara emanet ettiği belediye başkan adaylarına sonuna kadar sahip çıkacaktır.”
“İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür”
İsrail’in Filistin’e saldırılarının dünyanın gördüğü en büyük katliam ve soykırımlardan biri olduğunu vurgulayan Bozdağ, tüm bunların Birleşmiş Milletler’in gözcülüğünde yapıldığını dile getirdi.
İsrail’i, onlara destek veren devletleri, öldürülen kadın, çocuk ve masumları görmeyenleri lanetleyen Bozdağ, şunları kaydetti:
“Buradan bir kez daha söylüyorum. İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür, katliamdır, soykırımdır. İsrail’e destek verenlerin yaptığı da bu katliama, zulme, soykırıma ortak olmaktır. Dünyanın dört bir yanında akan kanın baş faili de çok açık ABD yönetimidir. Nereye elini atıyorsa orası kan gölüne dönüyor. Nereye ‘demokrasi ve hukuk götüreceğim’ diyorsa oradan demokrasi, hukuk firar ediyor. Nereye ‘medeniyet götüreceğim’ diyorsa orası ilkel dönemlere dönüyor. İşte bakın Irak, işte Afganistan, işte Suriye, işte Libya. Şimdi Gazze’de bu eli kanlı İsrail yönetimine verdiği destekle, esas elinden kan damlayanın biri de hiç şüphesiz ABD yönetimidir, İngiltere yönetimidir, Almanya yönetimidir, Fransa yönetimidir. Hep bir araya geldiler. Orada ne yapıyorlar? Bu zulme alkış tutmanın ötesinde verdikleri destekle doğrudan ortak oluyorlar.
İslam dünyasının hali de içler acısı. İşte buradan da hepimizin bir ders çıkarması lazım. Bu kadar ülke var, Türkiye’nin dışında bu kadar gönülden samimi bir duruş ortaya koyanı ben şahsen görmedim. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti her yerdeki zulme, haksızlığa nasıl rengine, diline, yerine, yöresine bakmadan tavır koymuşsa burada da aynısını koymuştur.”
Programa, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Memur-Sen Şanlıurfa Temsilcisi İbrahim coşkun ile sendika üyeleri katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Rize mitinginde konuştu: (1) https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:30:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5545

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık.” dedi.

Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan.” dizelerini okudu.

Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.

15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.”

“Türkiye için samimiyetle çalıştık”

Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikayesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.” dedi.

Alandakilere, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna sahip çıkıyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” yanıtı üzerine “Ben size inanıyorum, siz de bu kardeşinize inanıyor musunuz? Mesele yok. Allah, yol arkadaşlığımızı muvaffak eylesin. 31 Mart seçimleri zaferimiz şimdiden ülkemiz ve Rize’miz için hayırlı olsun.” diye konuştu.

Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hala değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/feed/ 0
Özgür Özel: “Cemevlerinin Yasal Bir İbadethane Kabul Edilmesine Kadar Mücadeleyi Sürdüreceğiz” https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:09:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5541

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışında; “Anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Ankara Yenimahalle’de Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“ÇEDES PROGRAMI ADI ALTINDA LAİK EĞİTİMİN ÖRSELENDİĞİ SALDIRILARA KARŞI SİZLERLE BİRLİKTE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Buraya CHP Genel Başkanı olarak geldim, bunu önemsiyorum. Her sene temmuz ayının başında yüreğimizde bir kor gibi yanmaya devam eden Madımak’a giderdik, bu sene de yıl dönümüne CHP Genel Başkanı olarak gidip, biraz önce anonsta söylendiği gibi orası bir utanç müzesi olana kadar, devlet mağdurlardan özür dileyene kadar, o ayıptan hepimiz bu ülkeyi, devleti kurtarana kadar bu mücadeleye sizlerle birlikte devam edeceğim.

Bir kucağında ceylanı bir kucağında aslanı tutabilen Hacı Bektaşı Veli’nin, ‘Kadılar müftüler fetva yazarsa, işte kement, işte boynum asarsa, işte hançer, işte kellem keserse, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın ve bu topraklarda kardeşlikle, bu topraklarda beraberce, bu topraklarda yalana, harama bulaşmadan kimsenin ekmeğine, kimsenin namusuna yan gözle bakmadan kardeşçe yaşamak isteyip de bir kirli, karanlık zihniyet tarafından sürekli ötekileştirilmeye çalışılan; hatta Cumhuriyet’in 100’üncü yılını geri bıraktığımız bu dönemde Anayasa’nın eşitliğe bütün vurgularına rağmen ‘herkes eşittir ama Aleviler daha az eşittir’ anlayışı ile bu ülkeyi yönetenlere inat, Alevilerin maaşlarından kesilen vergi herkesin maaşından kesilenden aynıyken, hatta tüm dezavantajlarıyla geri bırakılmışlıklarıyla, yoksul bırakılmışlıklarıyla, dolaylı vergilerle aslında bu ülkede en büyük yükün altında ezilen, toplumun mağdur kesimlerden olan bu canların, maaşlarından aynı vergi kesiliyorken, vergi yükü altında daha çok eziliyorken herkes ibadethanesini seçebiliyorken, ibadetine karar veriyorken Alevilerin ibadetini ibadet görmeyen, onların ibadethanesini ibadethane olarak görmeyen, onlara bu hizmeti vermeyen bir anlayışa karşı bugün burada kahramanca bir iş yapan bir yerel yöneticimizle, bugün burada gurur duyduğum bir örnek belediye başkanımızla karşınızdayım. Daha önce Serçeşme Cemevi, şimdi Pir Sultan Abdal Cemevi’ni Türkiye’de kamu bütçesiyle yapmaya cesaret eden belediye başkanımızı yürekten alkışlıyorum. Hepiniz adına ona binlerce teşekkür ediyorum. İyi ki varsın Fethi Yaşar.

Biz CHP olarak bundan sonra ‘Kim ne der’ demeden, kimseden çekinmeden hem doğrularımızı hem de sizin bildiğiniz doğruları özgürce savunmaya devam edeceğiz. Anayasal eşit vatandaşlık hakkı talebini dile getirmeyi sanki ifade edilemeyecek bir mesele ya da var olmayan bir eşitsizliğe itiraz olarak küçümseyenlere, bu talebi küçük görenlere ya da bu talebi yersiz görenlere karşı ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak diyorum ki; anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de kültürel faaliyet olarak gören, onların ibadethanesini bir zamanlar dediği gibi ‘cemevi cümbüş evi’ mantığı ile sanatın, kültürün bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa, Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.

Mülakatlarda mezhep ve din ayrımı yapılıp da Alevi canlar teker teker elenip, bu devlette bir yere gelmesine engel olanların zihniyeti ortadayken sanki bu yokmuş gibi söylemlerle, göstermelik atamalarla, ‘Siz gidin burada oyalanın’, ‘Bu mevki ve makamı da size vereyim’ gibi yapmacıklıklara karşı hep birlikte samimi gayret göstermek durumundayız.

“AJANDALARINDA ANKARA’YA, ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATAN MELİH GÖKÇEK ZİHNİYETİNİ GERİ GETİRMEK VAR”

Bu hafta içimize çok sinen, içinize çok sinen bir süreci hep beraber başlatacağız. CHP aday belirleme süreçlerini tamamladı. Pazartesi günü itibarıyla da son bulacak. Bundan sonra hep beraber sokaklarda, meydanlarda, kahvelerde, evlerde, beldelerde, köylerde büyük bir mücadele başlayacak. Bir seçim var. Bu seçimi şöyle tanımlamak mümkün, bu seçimde iki ittifak, iki anlayış yarışacak. Biri Cumhur İttifakı, Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan, her geçen gün birbirine benzeyen, farklılıkları reddeden, tekçi, baskıcı ve bu ülkede ittifakı genişletmek istediğinde aklına domuz bağcılar gelen, onları ittifakına dahil eden, kadınları sahiplendirilecek varlıklar gibi gösterenleri Meclis kürsüsüne taşıyan hadsizlikte olan ve bu ülkeyi her geçen gün biraz daha baskının arttığı, bir inancın alabildiğine serbest, diğer inançların dışlandığı, baskılandığı, bu ülkede etnisite farklılıklarını renk olarak görmeyip ayrım olarak gören bir anlayış Cumhur İttifakı olarak seçimlere giriyor. Hedefleri belli. Kimse seçim beyannamelerini merak edip açmıyor. Çünkü yapacakları iş ne sosyal donatı alanıdır, ne sosyal yardımdır, ne halkçı belediyeciliktir, ne başka bir şeydir. Ajandalarında şu var: Ankara’ya Ankara’yı parsel parsel satan, peşkeş çeken Melih Gökçek zihniyetini geri getirmek. İstanbul’a üzerinde helikopter ile uçup, kupon arsaları Arap şeyhlerine ve Katar emirlerine ayıran, satacak arsa kalmıyor endişesi ile Kanal İstanbul gibi İstanbul’un böğrüne bir bıçak dayayarak, yeni bir boğaz yaratıp, etrafını satmayı planlayan rantçı ve talancı anlayışı geri getirmek istiyorlar. Onlardan alıp, özgür ve insanların istedikleri gibi kendilerini ifade edebildikleri, yaşayabildikleri, ayrımcılığın ve kötü muamelenin her geçen gün azaldığı, Mersin’de, Adana’da, Antalya’da bir önceki baskıcı, iktidara geldikleri gün binlerce canı, binlerce garibanı, binlerce sosyal demokratı kapı önüne koyan bir aşırı politik ve karşısındakileri düşman gören anlayışı oralara tekrar hakim kılmak istiyorlar. Bu, Cumhur İttifakı ve onun 31 Mart’tan sonraki 1 Nisan planı.

“BU SEÇİM YA ERDOĞAN’IN ADAYLARI YA DA MEVCUT BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ YA DA İDDİALI ADAYLARIMIZ TARAFINDAN KAZANILABİLİR”

Karşısında bir ittifak var mı? Karşısında ittifak olsun diye, resmi işbirlikleri olsun diye samimi gayret gösterdik. Maalesef, eleştirmeyeceğim, saygı duyacağım gerekçelerle birlikte olma taleplerimiz reddedildi. Maalesef pek çok yerde karşımıza geçmiş dönemlerde birlikte olduğumuz siyasi partiler, rakipler çıkardılar. Oysa bu seçim ya Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları ya da mevcut belediye başkanlarımız ya da iddialı adaylarımız tarafından kazanılabilir. Bu durum bize kaybettirirse Türkiye’ye kaybettirir. Çünkü Cumhur İttifakı’nın hedefi bellidir. Bunun karşısında bir çare var mı? Evet var. Bunun karşısında ikinci bir ittifak, çok güçlü bir ittifak, aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın yanından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır.

Türkiye ittifakında Alevi olsun, Sünni olsun eşitliği savunan herkes var. Türkiye ittifakında Kürt olsun, Türk olsun kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye ittifakında sağcı olsun, solcu olsun belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun, garibe, fukaraya sahip çıkanlar olsun, rantçıların yerine halkçılar olsun diyen herkes var. Türkiye ittifakında karşı tarafın despotluğuna karşı demokratlar var. Sadece sosyal demokratlar yok, sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Ama Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne inanan bütün demokratlar var. Tüm demokratlar olduğu gibi Kürt demokratlar da var. Alevi’si, Sünni’si, Çerkez’i, Laz’ı var ama bizim içimizde iyi insanlar var.

“KORKMAYIN. 31 MART’TA BİZ BİRLİKTE OLURSAK 31 MART BİZİMDİR, YARINLAR BİZİMDİR”

Buradan, Ankara’dan Yenimahalle’den bütün Türkiye’ye, Pir Sultan Abdal Cemevi’nin karşısından binlerce candan, ülkesini seven, namuslu, dürüst, çalışkan, haramdan, yalandan korkan bu güzel insanlardan aldığım enerji ile Türkiye’ye sesleniyorum: Korkmayın. 31 Mart’ta biz birlikte olursak, iyi insanlar birlikte olursak, dürüst insanlar birlikte olursak, çalışkan insanlar birlikte olursak, bu ülkede Cumhuriyet’e inanan, Atatürk devrimlerine inanan, Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile bir sorunu olmayan, onlara husumet değil hayranlık duyan bizler birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/feed/ 0
Türkiye Organ Nakli Vakfı, Afrika ülkelerine teknik yardım sağlayacak https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:48:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5521

Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, “Birçok Afrika ülkesi organ nakli programlarını başlatmak için bizden teknik yardım istedi. Şu anda Burkina Faso, Çad, Nijer, Mali ve Moritanya ile görüşmelerimiz devam ediyor. Türk ekipleri olarak bu ülkelerde kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.” dedi.

Dr. Kahveci, Mısır Nefroloji ve Transplantasyon Derneğince, Mısır’ın başkenti Kahire’deki bir otelde düzenlenen 42. Mısır Ulusal Organ Nakli Kongresine konuşmacı olarak katıldı.

Eyüp Kahveci, sunumunda Türkiye’deki organ bağışı ve nakil sistemini anlattı, Türkiye’nin bu alandaki deneyimini meslektaşlarıyla paylaştı. Türkiye’nin organ naklinde önde gelen ülkelerden biri olduğunu söyleyen Dr. Kahveci, organ bağışı ve nakliyle ilgili yürüttükleri uluslararası işbirliği programları hakkında bilgi verdi.

Batı Afrika’nın nakillerini Senegal’de başlattık

Kongrenin ardından AA muhabirine açıklama yapan Dr. Kahveci, 42. Mısır Ulusal Organ Nakli Kongresine Türkiye’den 3 uzman doktorun davet edildiğini, 20 Türk doktorun da katılımcı olarak kongrede bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin organ naklinde bölgede lider ülke konumunda olduğunu, bazı uygulamalarda ise dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Dr. Kahveci, “Burada Türkiye’nin organ nakli alanındaki deneyimlerini paylaşma fırsatı bulduk. Kongreye Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin bir çoğundan katılım oldu. Kongrede hem Mısır hem de diğer ülkelerle işbirliği fırsatlarını görüşme, tartışma imkanı bulduk.” diye konuştu.

Afrika ülkeleriyle yürüttükleri işbirliğine değinen Kahveci, “Senegal’de yürüttüğümüz teknik yardım ve işbirliği programı çerçevesinde 2 ay önce Batı Afrika’nın ilk organ nakillerini Senegal’de başlattık.” dedi.

Senegal’deki nakillerin uluslararası medyaya yansımasıyla birlikte diğer Afrika ülkelerinden de talepler geldiğini bildiren Dr. Kahveci, “Bir çok Afrika ülkesi organ nakli programlarını başlatmak için bizden teknik yardım istedi. Şu anda Burkina Faso, Çad, Nijer, Mali ve Moritanya ile görüşmelerimiz devam ediyor. Türk ekipleri olarak bu ülkelerde kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlardan organ bağışı konusunda daha duyarlı olmasını da isteyen Dr. Kahveci, şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığı verilerine göre 30 bin civarında hastanın hayata dönmek için organ beklediğini görmekteyiz. Hiçbir canlı vericisi olmayan bu hastalar bekleme listesinde. Ancak ölen insanların bağışlanacak organlarıyla hayata tutunmak için bekleyen hastalar bunlar. Bu noktada toplumsal dayanışma önemli. Daha fazla desteğe ihtiyaç var. Vatandaşlarımızın organ bağışı konusunda daha duyarlı davranmasını, bekleme listelerinde bulunan çocuklara, gençlere, yetişkinlere hayata tutunma fırsatı sağlamasını istiyoruz. Biz ancak bu şekilde bir organa erişebilirsek organ nakli bekleyen hastalara çare üretebiliyoruz.”

“Afrika’ya önemli katkılarımız oldu”

Avrupa Transplantasyon Derneği Böbrek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Barış Akin ise böbrek nakli sonrası hemodiyaliz amaçlı açılan damar yollarıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Prof. Dr. Akin, Mısır Nefroloji ve Transplantasyon Derneğince düzenlenen kongrede, hem Türkiye’yi hem de böbrek kurulu başkanlığını yürüttüğü Avrupa Transplantasyon Derneğini temsilen bulunduğunu söyledi.

Organ nakli konusunda Türkiye’nin Afrika ülkelerine önemli destek sağladığını ifade eden Prof. Dr. Akin, “Özellikle eğitim konusunda yaptığımız çalışmalar sayesinde tüm Afrika’nın bir araya gelmesine, hatta Afrika Transplantasyon Derneğinin oluşup ileri gitmesine önemli katkımız oldu.” dedi.

Türkiye’nin böbrek ve karaciğer naklinde Avrupa’da öncü ülkelerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Akin, şunları söyledi:

“Biz canlıdan nakil, yani yakınlarına böbrek veren kişilerden organların alınıp nakledilmesinde Avrupa’da öncü ülkelerden biriyiz. Bu konuda Orta Doğu ve Afrika’nın da aralarında olduğu pek çok bölgeye eğitim ve alt yapı desteği sağlıyoruz. Bu sayede Türkiye’nin tüm dünyaya organ nakli konusunda önemli bilimsel katkısı oluyor. Türkiye, organ naklindeki başarısını eğitim ve alt yapı desteğiyle tüm Afrika’ya ulaştırmış durumda. Pek çok ülkede önemli adımlar atılıyor. Geçtiğimiz dönemde Senegal’de ilk böbrek nakli yine Türkiye’nin eğitimi ve desteği sayesinde sağlandı. Bunların hepsi Türkiye’nin Afrika üzerindeki itibarına oldukça önemli katkı sağlıyor. Biz bu alandaki birikimimizi dünyayla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu da kongredeki sunumunda, böbrek yetmezliğinin son aşamasında bulunan hastalar için tedavi yöntemi olan periton diyalizindeki güncel uygulamalar hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Kazancıoğlu, sunumun ikinci bölümünde, kronik böbrek hastalarının tedavi süreçleri konusunda sağlık çalışanlarıyla iletişim halinde olmalarının ve güncel tedaviler konusunda bilgilendirilmelerinin önemini vurguladı. Kazancıoğlu kongrede, Türkiye’nin organ nakli konusundaki deneyimlerini Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden gelen doktorlara aktarma fırsatı bulduklarını dile getirdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır’ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:30:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5512

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır. Bir ülkede istikrar yoksa diğer konulardan bahsedemezsiniz. Sıkıntılar yok mu, elbette var ama bunların da üstesinde birer birer geliyoruz. Bir taraftan büyümeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yüreğir Kültür Merkezi’nde Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleri buluşmasına katıldı.

“Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz”

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini aktararak, “Türkiye, dünyadaki büyümeden çok daha fazla büyüdü. Çok önemli atılımlar gerçekleştirdi. Cumhuriyetimizin 100 yılı geride kaldı. Yeni bir yüzyıla girdik. Türkiye yüzyılında da gece-gündüz çalışmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Yaptığımız yatırımlardan daha fazlasını inşallah gerçekleştireceğiz. Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz. Bizim siyasetimiz insana hizmet etme siyasetidir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor biz bu millete efendilik yapmak için değil, hizmetkar olmak için geldik. İnşallah bu anlayışla devam edeceğiz. Büyük bir ülkemiz, tarihimiz ve mirasımız var. 81 ilimize, her mezhepten insanımıza aynı eşit bir şekilde yaklaşıyoruz. 81 ilimize de eşit bir şekilde hizmet ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır”

1 Nisan itibariyle Türkiye’nin siyasi istikrarının pekiştirilmiş olacağını kaydeden Yılmaz, “31 Mart’ta yerel seçimlere giriyoruz. Mayıs ayında verdiğiniz destek için yürekten teşekkür ediyorum. Çok tarihi bir seçim yaşadık. İçeriden, dışarıdan bütün çevreler birleştiler. İdeolojik olarak bir araya gelmeyecek pek çok yapı bir araya geldi ancak aziz milletimiz çok saygı değer asil bir tavır ortaya koydu ve cumhurbaşkanımız çok net bir tavırla güven tazeledi. Türkiye’nin siyasi istikrarı pekiştirilmiş oldu. Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır. Bir ülkede istikrar yoksa diğer konulardan bahsedemezsiniz. Sıkıntılar yok mu, elbette var ama bunların da üstesinde birer birer geliyoruz. Bir taraftan büyümeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Enflasyonla mücadelenin Haziran ayından sonra yansıyacağını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra şunları söyledi:

“Bu yılın ortalarından itibaren politikalarımızın sonuçlarını net bir şekilde göreceksiniz. Ekonomi, sosyal politika ve her boyutuyla güçlü politikalarımızı hayata geçiriyoruz. Merkezi yönetim tabi yetmiyor bir de yerel seçim var. Şimdiden hayırlı olsun. Nasıl ki genel seçimleri demokratik olgunluk içerisinde gerçekleştirdiysek yerel seçimleri de aynı olgunluk ile gerçekleştireceğiz. Adanamız’da da tarihi bir seçim olacak inşallah. Buna yaklaşıyoruz. Adana’ya geldiğim andan itibaren bunu hissediyorum. Adana değişim istiyor. Cumhur ittifakının gerçek belediyecilik anlayışını yansıtan bir başkanımız var. 1 Nisan itibariyle Adana’da yeni bir sayfa açılacak. Adana’nın yıllardır beklemiş sorunlarını birer birer çözme gayreti içerisinde olacağız. Biz eser ve hizmet siyaseti yapan bir partiyiz. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyarız. İnşallah Adana öncü bir şehir olacak artık.”

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adana’ya son 21 yılda 126 milyar liralık yatırım yapıldığını ve daha birçok projenin yapılacağını anlattı.

Konuşmanın ardından Dünya Türkmenler Birliği, Cevdet Yılmaz’a hediye takdim etti. – ADANA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/feed/ 0
TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin gelecek asrı gençlerin omuzlarındadır https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:27:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5509

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: ” Türkiye’nin gelecek asrı gençlerin omuzlarındadır”

İSTANBUL – Üsküdar Beldiyesi tarafından düzenlenen 9’uncu kitap fuarına katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Kökü sağlam olmayan hiçbir ağacın yeryüzünde sağlam olmayacağı gibi, kökü sağlam olmayacağı hiçbir milletin de uzun süreli hedeflerinin olması mümkün değildir” dedi.

Üsküdar Beldiyesi tarafından düzenlenen 9’uncu kitap fuarı Türkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş tarafından açılışı yapılarak kapılarını okur severlere açtı. Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde açılışı yapılan kitap fuarına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yanı sıra Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu Başkanı Münir Üstün, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu, Onur Yazarı İbrahim Tenekeci ve tüm Üsküdarlılar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kitap fuarı açılışı, konuşmacıların kürsü konuşması ile devam etti. Programın sonunda 9’uncu Üsküdar fuarının açılış kurdelesi tüm katılımcılar tarafından kesildi.

Üsküdar 9’uncu kitap fuarında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Üsküdar hem tarihin içinde olan bir şehir, hem de tarihi bugünle yaşayan bir şehir. Üsküdar Fetih gören bir şehir ve yarımadayı seyrederek tarihi bugünde yaşayan bir şehir. Bu tür etkinlikleriyle geleceğe tarih yazan bir şehir. Üsküdar Fethiden önce müslüman olmuş bir şehirdir. Fethi gormus6bir şehirdir. Ama hiç şüphesiz İstanbul’un tarihi kültürüne katkı bulunmasında Hilmi Türkmen Başkanın çalışmalarının faydası olmuştur. 31 Mart’tan sonra yapacağı 3 tane proje sundu başkanım, o projelerin gerçekleşmesini sağlayacağız. Bir taraftan teknoloji merkezleri, bir taraftan nevmekanlar, kütüphaneler ve şehrin merkezinde birçok proje yapıldı. Kitap fuarı için buradayız. Kitap okumak hayatın temel dinamiğidir. Kitap sadece cümle ve sayfalardan ibaret değil, hayatın kendisidir. Burada 9’uncusunu gerçekleştirdiğimiz kitap fuarında emek olduğunu görüyoruz. 70 yayınevi, 550’e yakın yazar yer alacak. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Türkiye’nin geleceği sizin omuzlarınızda”

Konusmasına devam ede Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Gençler sizin önünüzde fevkalede büyük bir birikim olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye olarak büyük bir ayrıcalığa sahip olduğumuzu farkında olmalıyız. Üsküdar’ın herhangi bir sokağında yürürken bir sokaktan geçmiyor, o sakokta asırlardır nice insanların birikimlerini de görüyoruz. İstanbul’un neresine bakarsanız bakın büyük bir medeniyeti, büyük bir kültürü görüyoruz. İstanbul’da ki bu tarihi anımsamak mecburiyetindeyiz. Kökü sağlam olmayan hiçbir ağacın yeryüzünde sağlam olmayacağı gibi, kökü sağlam olmayacağı hiçbir milletin de uzun süreli hedeflerinin olması mümkün değildir. Okumak pasif değil, büyük bir eylemdir. Ben Türkiye’nkn geleceğinden umutluyum. Türkiye’nin gençlerinden ümitliyiz. Türkiye olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrına girdiğimiz bu dönemde fevkalede gelecek tasarımı içerisinde hareket etmesi içerisindeyiz. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz Cumhuriyet’in ikinci asrında çok büyük işleri planlamak ve gerçekleştirmek zorundayız. Bu yüzden Türkiye’nin geleceği sizin omuzlarınızda” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Türkiye’de demokrasi standartları yükseldi https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:57:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5475

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartları karşılaştırıldığında arada çok büyük farkın olduğunu belirterek, “Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” dedi.

Ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a gelen Bakan Tunç, Alaplı ilçesinde bir kafede sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve partililerle buluştu.

Tunç, yerel seçimlere az bir zaman kaldığını dile getirerek, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1994 yılında, yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralındığını anlatan Tunç, 4,5 yıl gibi kısa bir sürede İstanbul’u yaşanılır hale getiren “Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği”nin, gerçek belediyecilik olduğunu söyledi.

AK Parti hükümeti olarak bugüne kadar belediyeler ve partiler arasında bir ayrım yapmadıklarını, her belediyenin nüfusa göre payı bulunduğunu, bu kapsamda bütçeden pay verildiğini aktaran Tunç, şöyle devam etti:

“Öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında, proje ürettiğinde, aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar. Hem şehrin imarı, altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğine yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını artırma noktasında, hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel yönetimle merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli.

Yani şu eleştiriyi yapabiliyorlar; diyorlar ya ‘İşte hükümetten olmayan, iktidardan olmayan bir belediyeye siz destek vermiyor musunuz?’ Hepsine eşit veriyoruz. Ama önemli olan o belediye başkanının isteyebilmesi, o belediye başkanının ‘Ben şu projeyi de yaptım.’ diyerek ilgili bakana giderek sürekli onu takip etmesi ve ilinin milletvekilleri ile beraber kafa kafaya verip teşkilatıyla beraber, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunda şehirlerimizin faydasına olacaktır. Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçelerinde, Zonguldak il merkezinde olduğu gibi geçtiğimiz 5 yıldaki değişimi hep beraber gördük. Bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri.”

“Her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk”

Tunç, bölgede yapılan projelerden bahsederek, 21 yıldan bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarının altını çizdi.

Çalışmalarda “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını uyguladıklarını vurgulayan Tunç, “Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk.” diye konuştu.

İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin enerjide bağımsız hale gelmesi için adımlar attıklarına dikkati çeken Tunç, bölgenin yapılan çalışmalarla enerji üssü olmaya devam ettiğini anlattı.

Bakan Tunç, bölgenin maden kömürüyle başlayan serüveninin doğal gazla devam ettiğini söyledi.

“Türkiye’nin her köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı”

Hayata geçirdikleri projeleri anlatan Tunç, “Türkiye’nin her bir köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı. Bu da inşallah kesintisiz devam edecek. Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlarını karşılaştırdığımızda arada çok büyük fark var. Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, yeni anayasa sürecine ilişkin de şunları kaydetti:

“İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi, milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşma da sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmayı sürdüreceğiz ve Türkiye eksenli bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak, gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Daha sonra esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Tunç, vatandaşlarla sohbet etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan enflasyon ve büyüme mesajı https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:24:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5388

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Önümüzdeki döneme çok daha iyi yürüyeceğiz. Aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentte bir otelde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması programına katıldı.

“Türkiye, dünya ekonomisine göre daha fazla büyüdü”

Burada konuşan Cevdet Yılmaz, kamu ve özel sektörün bir arada planlama yaptığını söyledi. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dünyadaki ekonomik büyümelere göre daha pozitif yönde büyüdüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Kamu ve özel sektör bir arada hem planlama yapıyoruz hem de istişareyi birlikte sürdürüyoruz. Bu çerçevede hareket ediyoruz. Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçtiğini söyleyemeyiz. Dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyüdü. Bu şekilde büyümeye devam edeceği gözüküyor. Son 20 yılda ortalama dünya ekonomisi yüzde 3.6 büyümüş. Bu ticarete de başka alanlara da yansıyor. Özellikle bizim ihraç pazarımız olan ülkelerin büyümesi bizim açımızdan daha önemli. Bu yıl ve önümüzdeki 2 yılda yüzde 2 büyüme bekleniyor. Dünyada ekonomik büyümenin çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Dünya ekonomisi halen arzu edilen düzende değil. Halen dünyada sıkı para politikaları izleniyor, enflasyonla mücadele ediliyor. Türkiye ekonomisine gelecek olursak ilk 9 aylık verilerde dünya yüzde 3 büyürken ülkemiz 4.7 büyüdü. Orta vadeli programda da büyümemiz yüzde 4.4 hedeflenmişti. Son çeyrek yüzde 3.7 civarında büyüme gelirse bu hedefi yakalayacağız. Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1.8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz vardı. Bu yıl rakamlar ay sonu çıkacak ama bizim tahminlerimize göre 1.1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz trilyon dolar seviyesini geçmiş oluyor. Bu rakamla birlikte kişi başı gelirimizin de 13 bin dolar seviyesine gelmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi dünyanın 17., satın alma gücüne göre ise 11. ekonomisi konumunda. Önümüzdeki döneme de çok daha iyi yürüyeceğiz.”

“Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek”

Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini ve kısa sürede bu etkilerin enflasyon rakamlarına yansıyacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “En önemli uğraştığımız alan enflasyonla mücadele. Enflasyon konusunda son dönemlerde güncellenmiş para politikalarıyla mücadele yürütüyoruz. Ülkeyi durgunluğa düşürmeden enflasyonu düşürmeniz lazım. Bütün bunlar çerçevesinde aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz. Aylık bazda etkileri görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu beklediğimiz bir yükseliş var. Bundan sonraki dönemde kademeli düşüş göreceğiz. Yılın ortalarından sonra enflasyonun düştüğünü hep birlikte görmüş olacağız. Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek ama aylık etkilerini düşüşlerini göreceğiz” dedi.

“Birçok olumsuz gelişmeye rağmen bu performans takdiri hak ediyor”

Türkiye’de yerli üretimi arttırıp cari açığı kapatmak için çalışmaların yapıldığını vurgulayan Yılmaz, “Cari işlemler dengemiz bizim tartıştığımız bir konudur ve. Ekonomi tarihinde bu hep böyle olmuştur. Biz hükümetimiz, cumhur ittifakımız ve meclisimiz Türkiye’de yerli üretimi arttırarak cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde engel olmaktan çıkarmak istiyoruz. Geçen yılın ilk yarısında 60 milyar dolarlara kadar yükselen cari açığın yılı 45 milyar dolarla bitirdiğini görüyoruz. Yaşadığımız gelişmelerin etkisi oldu. 4.2 civarında milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda altının payı da yüksek. 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Bunu kalıcı bir şekilde azaltmak istiyoruz. Turizm gelirlimizin önemli katkısı var. 54.3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. Hizmet gelirlerinde Türkiye iyi bir noktada. İhracatımız önemli bir performans gösteriyor. 256 milyar dolar seviyesiyle geçen yıl tarihin en yüksek rakamı oldu. Birçok olumsuz gelişmelere rağmen bu performans takdiri hak ediyor. İnşallah bu rakamları çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız” dedi.

“İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz”

Türkiye’de istihdam sayısının her geçen gün arttığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hep söylediği 4’lü sistem var. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç bu. Bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Aşırı tüketim çokta olumlu değil. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp, asıl büyümemizi ihracat üzerinde yapmaya çalışıyoruz. Bu politikalarımızın yardımıyla istihdam da ciddi bir gelişme var. Türkiye ekonomisi ilk defa 32 milyonun üzerinde istihdam ortaya koydu. Aylık bazda baktığınızda 8.8’e düştü işsizlik oranımız. Yıllık olarak da tek haneli kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Yakın bir tarihte tam çıkmış olur bunun sonucu. 10.1 diye tahmin etmiştik ama bunun altında kapattık. İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz. İş gücü piyasalarına kadınların, gençlerin girmesi çok önemli. Kadınsız kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz. Bu konuda desteklerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz”

Kur korumalı mevduat sisteminin yavaş yavaş azaldığını aktaran Yılmaz, “Bankacılık sektörümüzün sermaye yapısı güçlü. Takipteki alacaklar oldukça düşük. Ülkemizin risk durumu oldukça aşağılara gelmiş durumda. Riskleri azalttığımız, siyasi güven ve istikrarı yükselttiğimiz için bu seviye de düştü. 700’den 300’e kadar gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. CDS’i azaltmaya devam edeceğiz. Kur korumalı mevduat ülkenin önemli bir meselesi. Geçici bir düzenlemeydi. O dönemin şartları içinde bir ihtiyacı karşıladı. Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz. Ağustos ayında 124 milyar dolar seviyesine gelmişti. 9 Şubat itibariyle rakamlar elimde. 2 trilyon 360 milyon TL’ye gelmiş durumda. 77,7 milyar dolar seviyesinde. Bununda çok büyük bir kısmı TL mevduata geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan farklı bir çerçeveye gidiyoruz. Mali disiplin çok önemli” şeklinde konuştu.

“Bütçe disiplinine önem veriyoruz”

6 Şubat merkezli depremlerin ülke ekonomisini etkilediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem yaşadık maalesef. Riskleri azaltmamız lazım. Riskleri çok iyi tespit edip yoğun bir çalışmayla geleceğimizde çok dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bütçe disiplinine önem veriyoruz. Geçen yıl sırf merkezi idareden 900 milyarın üzerinde harcamamız oldu. Bu yıl deprem ödeneklerin payı 1 trilyon liranın üzerinde. 20 yılda bütçemiz iyi yönetilmemiş olsaydı, mali yapımız kötü olsaydı çok zor duruma düşürdük. Ancak Türkiye siyasi olarak iyi yönetildiği için bu büyük afeti omuzlamış durumdayız. Depremin yaralarını sarmış olacağız. En güçlü ekonomileri bile etkileyen deprem bizleri de etkiledi ancak bunun da üstünden geleceğiz. Bütçe açığının milli gelire oranı 5.8 olarak kapattık. İnşallah deprem harcamalarımızı yapınca bütçe açığımız daha da azalacak. Burada sadece konutlardan bahsetmiyoruz, altyapının iyileştirilmesi çok önemli” dedi.

“İhracatçılarımızı desteklemeye devam edeceğiz”

İhracatı ve ihracatçıları destekleyen politikaların sürdüğünden bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son dönemde kritik bazı alanlarda yatırım yapıyoruz. Özellikle ihracatçılarımızı destekleyecek şekilde merkez bankamız politikalar uyguluyor. Bu politikalara devam edeceğiz. Şuanda toplumsal yatırım notu dediğimiz çalışma var. Yatırıma, ihracata toplumun daha fazlasına katkı sunan bankalara yüksek not vereceğiz. Buna göre de merkez bankası o bankalara belli avantajlar sağlayacak. YİTAK dediğimiz bir program başlattık. Teknolojik içeriği yüksek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere daha düşük faizle kredi sağlıyoruz. Burada bir komite ulaştırdık. Kriterler çok net, ağırlıkları belli. Uygun projeler YİTAK’tan kredi alacaklar. Bütçemizde alan oluştukça burayı desteklemeyi düşünüyoruz. Sanayi bakanlığımız proje tekliflerini almış durumda” diye konuştu.

“Adana ve Mersin çok önemli bir bölge”

Adana ve Mersin’in İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra çok önemli bir konuma sahip olduğunu aktaran Yılmaz, “Çok önemli bir bölgedeyiz. Çukurova bölgesi çok önemli. Doğu Akdeniz’de son derece önemli bir konuma sahip. Diğer taraftan geçmişte biz planlama teşkilatında yapılan çalışmalarda bu bölgenin potansiyelini vurgulardık. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında metropol olma potansiyeli olan bölge burası. Ancak şimdiye kadar çok değerlendirdik mi bunu kendimize sormalıyız. Bu bölgemize farklı bir ivme katacağımıza ben yürekten inanıyorum. Orta Anadolu Akdeniz aksı dediğimiz bir ulaşım hattı planlamamız gerekiyor. Afet riskine karşı belli sanayilerin gelişmesi gerekiyor. Deprem döneminde burayı gördük. Buna uygun projeler yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra oda ve borsaların başkanları ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/feed/ 0
Türkiye ile Suudi Arabistan Arasındaki Ticaret Hacmi Geçen Yıl Arttı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:00:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5374

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.

Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.

“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”

Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.

Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.

“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”

Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:

“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”

Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.

“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”

Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.

Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/feed/ 0
Türkiye’nin NATO Üyeliği: 72 Yılın Ardından Değerlendirme https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5360

Türkiye, NATO’ya üye olduğu 1952 yılından bu yana İttifak’ın güneydoğu kanadında askeri yetenekleri, operasyonlara katkıları, savunma harcamaları ve sanayisiyle İttifak içinde ayrıcalıklı bir konumdayken, NATO da Türkiye’nin güvenliğine göz ardı edilemez bir caydırıcılık sağlıyor.

NATO, nisan ayında 75’inci yaşını kutlamaya hazırlanıyor.

İttifak’ın üç çeyrek asırlık ömrünün neredeyse tümüne eşlik eden Türkiye ise yarın NATO şemsiyesi altındaki bir yılı daha geride bırakacak.

Türkiye NATO’ya ilk genişlemesinde, 18 Şubat 1952’de üye oldu.

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Atlantik’in iki yakasını kolektif savunma ilkesi etrafında bir araya getiren İttifak, Türkiye’nin üyeliğiyle güneydoğu kanadında eşsiz bir müttefik kazandı.

Avrupa kıtasına savaşın geri döndüğü son iki yılda, Türkiye’nin bir yandan terör tehdidiyle doğrudan mücadele ederken, diğer yandan Ukrayna’ya verdiği destek ve dolayısıyla başta Avrupa olmak üzere İttifak’ın güvenliğinde oynadığı önemli rol, giderek daha görünür hale geldi.

NATO’nun güneydoğusundaki kanat ülke

Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Gümrükçü, aradan geçen 72 yılda Türkiye’nin NATO üyeliğinin önemi hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin soğuk savaş yıllarında NATO’nun güneydoğusunda kanat ülkesi olarak son derece önemli bir işlevi büyük fedakarlıklarla ve başarıyla yerine getirdiğini belirten Gümrükçü, sonraki dönemi şöyle anlattı:

“Soğuk savaş sonrasında Avrupa-Atlantik bölgesinde barış umutlarının arttığı ve NATO’nun varlığının dahi sorgulandığı bir döneme girdik. Ancak ihtilafların ve krizlerin ortadan kalkmadığı bu dönemde NATO bu sefer de Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğini etkileyen, Bosna Hersek, Kosova ve Afganistan gibi farklı coğrafyalardaki krizlere müdahale etmek durumunda kaldı. Bu dönemde de Türkiye, askeri imkan ve yetenekleri, NATO’nun bu coğrafyalardaki ülkelerle kurmaya çalıştığı ortaklıklara verdiği değerli katkılar ve bu operasyonlarda bizzat üstlendiği sorumluluk ve rollerle yine çok önemli bir işlev görmeye devam etti.”

Türkiye’nin son dönemdeki gelişmeler ışığında NATO için önemi

Avrupa-Atlantik güvenliğine ilişkin tehdit algılamalarının kökten şekilde değiştiği mevcut ortamda ise NATO’nun yeniden kolektif savunma yapılanmasına geçmeye başladığına işaret eden Gümrükçü, “Türkiye yine askeri imkan ve yetenekleriyle, jeostratejik konumuyla, sahip olduğu güçlü dış politika araçlarıyla ve farklı coğrafyalardaki ülkelerle geliştirdiği özel ilişkileriyle NATO’ya çok önemli bir katma değer sunmayı sürdürüyor.” diye konuştu.

Gümrükçü, “Türkiye halihazırda NATO’nun sadece ikinci en büyük ordusuna sahip müttefik olarak değil, savunma sanayimizin son 10-15 yılda gösterdiği muazzam gelişme sayesinde, bugün çok geniş bir yelpazedeki askeri ürün ve teçhizatı kendi ulusal imkanlarıyla üreten bir ülke olarak da NATO içinde çok ayrıcalıklı bir yere sahiptir.” sözlerini sarf etti.

“Herhangi bir müttefikin NATO içindeki konumunu değerlendirirken bakılan, ‘savunma harcamaları, misyonlara katkılar ve sahip oldukları askeri yetenekler’ şeklindeki her üç kategoride de Türkiye, İttifak’ın en önde gelen üyeleri arasında yer alıyor” diyen Gümrükçü, Türkiye’nin bu anlamda ön plana çıktığı iki önemli misyondan şöyle bahsetti:

“Kosova’daki NATO Misyonu’na (KFOR), kurulduğu ilk günden itibaren önemli katkılar yapan Türkiye, halihazırda da bu misyonun komutanlığını yürütüyor ve ciddi ölçüde birlik katkısı sağlıyor. Ülkemiz keza Bosna Hersek’te de 1990’lı yılların ortasından itibaren, önce NATO tarafından, sonra da Avrupa Birliği (AB) öncülüğünde NATO destekli olarak yürütülen harekata AB üyesi olmamasına rağmen en fazla birlik katkısı yapan ikinci ülke konumundadır.”

NATO’nun Türkiye için önemi

Gümrükçü, NATO’nun üyelerine sağladığı kolektif savunma şemsiyesinin, son derece zorlu kriz ve ihtilaflarla dolu bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlayabilecek siyasi, ekonomik, askeri imkan ve kabiliyetlere artan derecede sahip bir ülke olduğunun altını çizen Gümrükçü, “İttifakın sağladığı kolektif savunma güvencesinin, günümüzün neredeyse öngörülemez hale gelen karmaşık güvenlik ortamında Türkiye dahil tüm üyelerine kuvvetli bir caydırıcılık sağladığı göz ardı edilemez.” dedi.

Gümrükçü, Türkiye’nin içinde bulunduğu geniş ve zorlu coğrafyadaki sınamalar karşısında güvenlik ve istikrar çabalarına sağladığı katma değere dikkati çekerek, ortak çıkar ve değerleri paylaştığı müttefiklerle işbirliği içinde hareket etmesinin de önem kazandığını ifade etti.

Büyükelçi Gümrükçü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu bağlamda, tam üyesi olarak eşit derecede söz sahibi olduğumuz NATO içinde, 72 yıldır ortak savunma taahhüdü paylaştığımız müttefiklerimizle yürüttüğümüz siyasi danışmalar son derece gerekli ve yararlı bir nitelik taşıyor. Nitekim, etrafımızdaki tüm önemli güvenlik konularını NATO içerisinde bugün 31, daha sonra İsveç’in üye olmasıyla beraber 32 müttefik olarak ortaklaşa ele alıyor, terörle mücadeleden bölgesel ihtilaflara kadar pek çok konuda müttefiklerimizi hem bilgilendirmeye hem de doğru istikamette yönlendirmeye çalışıyoruz.”

NATO’nun ayrıca müttefiklerin silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğini sağlayan, bu doğrultuda ortak standartlar geliştiren ve bunları sürekli test eden bir örgüt olması nedeniyle bir okul niteliğinde de olduğunu dile getiren Gümrükçü, şunları kaydetti:

“Bugünün hızla gelişen ve değişen teknolojik imkanlarının askeri alandaki yansımalarını müttefiklerimizle değerlendirip, geleceğin askeri yetenek ve harekat konseptlerini birlikte geliştiriyor olmamız, belki bugün çok somut olarak görülemese dahi, orta ve uzun vadede ülkemiz için önemli bir kazanım sağlayacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Savunma Sanayisi Prestij ve Saygınlık Kazandırıyor https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:24:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5299

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Savunma sanayisi diplomaside, savunma alanında ve uluslararası alanda çok büyük bir prestij, saygınlık kazandırıyor.” dedi.

Bakan Bolat, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nın açılışında, 8,5 aylık bakanlık görevinde 25 ülkede toplantılara katıldığını, 100’e yakın başka ülkelerin bakanlarının ziyaretlerinin olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde yapılanların Türkiye’ye sadece 5,4 milyar dolarlık ihracat geliri ya da 12 milyar dolarlık üretim anlamına gelmediğini ifade eden Bolat, şöyle konuştu:

“Savunma sanayisi diplomaside, savunma alanında ve uluslararası alanda çok büyük prestij, saygınlık kazandırıyor. Türkiye ile iyi geçinme, yakınlaşma ve işbirliğinden istifade etme arayışlarını da beraberinde getiriyor. Yani çarpan etkisi çok yüksek. O nedenle savunma sanayiini başlatanlardan Cumhurbaşkanı’mızın, son 20 yılda büyük azim ve kararlılıkla bu büyük başarılara liderlik etmesinden gerçekten ülkemiz olarak çok büyük kazanç elde ettik. Bunun dış politikaya, genel ihracata etkisi çok büyük oldu. Savunma sanayi sadece savunma araçları üretimi ya da ihracatı anlamına gelmiyor. Türk sanayisinin, ihracatının kalitesi ve başarısı anlamına geliyor. Bunun diplomasideki yansımaları anlamına geliyor. Diplomaside söz var, ‘Sizin gücünüzün gölgesi masaya düşmedikçe müzakere başlamaz’ derler. İşte böylesine güçlü savunma sanayiine sahip olduğunuz zaman sizin gücünüzün gölgesi masanın üstüne düşer ve müzakereler başlar. Başlayan müzakerelerde de eliniz yüksek olur, görüşlerinizi kabul ettirme noktasında avantajlı duruma geçersiniz.”

“Milli gelirin üçte biri sanayiden sağlanıyor”

Batı’nın ve Rusya’nın sanayide ve teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında ve sonrasında gerçekleştirdiklerini belirten Bolat, “Savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü savunması olmayan bir ekonominin, bir ülkenin bizim coğrafyamızda ayakta kalması çok zordur.” diye konuştu.

Bolat, güçlü savunma sanayinin ihracat yeteneği, savunma ve diplomatik güç kazandırdığını, halkın refahını ve ülkenin zenginliğini artırdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“1973’te 1 milyar dolar yıllık ihracata, 1987’de aylık 1 milyar dolara çok sevinmiştik. Bugün günlük 1 milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük 1,5 milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki 12. Kalkınma Planı döneminde, 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var. 2002’de yola çıktığımızda AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda yedi buçuk kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştı. 1980’de Türkiye’de 25 bin şirket, bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek. Bu yıl ilk defa 10 bine yakın ihracatçı firma, ihracatçı ailesine katıldı. Toplam 6,6 milyar dolarlık bir katkı yaptılar. Bazen ‘Türkiye’de sanayi yok. Türkiye ekonomisi az gelişmiş.’ diye söyleniyor. Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 sonunda 4,5 kat artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor.”

Sanayinin gelişip büyüdüğünü ve ülkeye büyük katma değer getirdiğini aktaran Bolat, “Üretimi, milli geliri, ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor. 70 ülkeye yaptığımız ihracatta, 2023’te o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 2023 sonunda 54 fasılda 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 39 fasılda ihracat rekoru kırdık.” değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payının yüzde 30 olduğunu, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğini hatırlatarak, 2028’de yüzde 50’ye yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.

Kilogram ihracat birim değeri 2002’de 55 sent civarındayken 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttiklerine işaret eden Bolat, savunma sanayiinde bu rakamın 65 dolar, kimi ürünlerde 10 bin doları geçtiğini bildirdi.

“Türkiye çok önemli üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”

Küresel üretimin 2023’te patinaj yaptığını, özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk yaşandığını aktaran Bolat, “Küresel fiyatlardaki köpük azalırken Türkiye’nin mal ihracatı arttı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz.” dedi.

Bakan Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisinde 80 bin kişinin istihdam edildiğini ve 12 milyar dolarlık üretimin, 180 ülke ve bölgeye ihraç edildiğini belirtti.

Savunma sanayisinde 2022’deki 4,4 milyar dolarlık ihracatın, 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:

“Türkiye savunma sanayiinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son bir ay içinde üç, dört önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır. NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriter vardı. ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası, Afrika, Orta Doğu, Asya, ön Asya ve Uzak Doğu açısından Türkiye artık çok önemli üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi.”

“10 yılda savunma sanayimiz özellikle ihracatta 4,3 kat arttı”

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise özellikle son yıllarda savunma sanayi sektörünün uluslararası rekabetin çok yüksek olduğu pazarlarda hem ekonomik hem teknik üstünlükleriyle tercih edilebilir duruma geldiğini söyledi.

Kara, deniz, hava platformlarının artık birden fazla ülkeye ihraç edildiğini anlatan Görgün, bu platformların içinde var olan alt sistemlerin, faydalı yüklerin, mühimmatların her birinin ayrı ayrı alıcısının olmasının kendilerini memnun ettiğini aktardı.

Görgün, sözlerini şöyle tamamladı:

“Son 10 yılda savunma sanayimiz özellikle ihracatta 4,3 kat arttı. Sektörümüzde, ihracatın ithalatı karşılama seviyesi yüzde 250. Kilogram başına ihracat değerimiz 65 doları buldu. Tabii bazı ürünlerimiz var ki kilogram başı ihracatı 10 bin doların üzerinde. Yüksek teknolojiyle çalışan, yüksek teknoloji üreten ve bu teknolojiyi özellikle dost ve müttefik ülkelerimizle de paylaşarak, sadece teknolojik bağımsızlığımıza değil, ekonomik bağımsızlığımıza da katkı sağladığımızı bilerek onurla ve gururla çalışan bir sektörüz. Geçtiğimiz sene 5,4 milyar dolar olan ihracatımız bir önceki seneye göre yüzde 27’lik bir artış göstermişti. En az bu kadar bizi memnun eden ise yaptığımız sözleşmelerin, teslim ettiğimiz ürünlerin iki katı olması.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/feed/ 0
Bakü’de düzenlenen panelde güç savaşları ve Güney Kafkasya ele alındı https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:54:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5209

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, “Küresel Sistemlerde Yeni Dönem, Güç Savaşları ve Güney Kafkasya” başlıklı panel düzenlendi.

Türkiye Yüzyılı İş Birliği ve Dayanışma Platformu’nun Azerbaycan İktisat Üniversitesi’nde (UNEC) düzenlediği panelin açılışına Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, UNEC yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Şehitlerin saygı duruşu ile anıldığı programın açılışında milli marşlar okunduktan sonra konuşan Büyükelçi Bağcı, küresel düzeyde bozulmanın olduğunu, kural temelli sistemin çöktüğünü ve uluslararası düzeyde güven aşınmasının olduğunu söyledi.

Bağcı, Birleşmiş Milletler’in (BM) acil reforma ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Küresel mekanizmaların bölgesel ihtilafların çözümünde gerekli kapasite ve araçlara sahip olmadığı pek çok kez görülmüştür. Bu durumun en çarpıcı örneklerini Filistin ve Karabağ’ın işgalinde, Kıbrıs davasında, Minsk ve Annan planlarında gördük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır ifade ettiği, “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerinin günümüzde daha iyi anlaşıldığını belirten Bağcı, “Bölgemizde Filistin ve Kıbrıs ile başlayan işgal, zulüm ve adaletsizlikler, Karabağ, Kırım ve Ukrayna ile devam etmiştir. Yaklaşık 50 yıldır, 4 ayrı krizin etkilerini, yansımalarını, sancılarını, diplomatik ve jeopolitik yorgunluğunu ve yükünü hissediyoruz. Türkiye başta Güney Kafkasya, Filistin ve Ukrayna olmak üzere bölgesinde kalıcı barışın tesis edilmesi için büyük çaba sarf etmektedir. Türkiye ve Azerbaycan doğunun en batısında ve batının en doğusunda kardeş ve müttefik iki ülke olarak, kilit konumdadır.” ifadelerini kullandı.

Bağcı, Zengezur Koridoru’nun bölgesel bağlantıları arttıracağını, sağlanacak barış, huzur ve istikrara yararlı olacağına inandıklarını vurgulayarak, “Türkiye olarak Türk devletleri arasındaki kardeşliğin kurumsallaşmasına imkan tanıyan Türk Devletleri Teşkilatı’nın siyasi, kültürel, ekonomik ve stratejik hedefleri olan bir birlik olduğuna, keza gücümüzün kaynağının da birliğimiz olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu uğurda her seviyede çalışmalarımızı siyasi, diplomatik, akademik, kültürel ve ticari düzeyde sürdürerek Türk birliğini, birlikte el ele, omuz omuza, sırt sırta vererek tesis edeceğiz.” diye konuştu.

UNEC Rektörü Prof. Dr. Adalet Muradov, Türk dünyasının geleceğini ilgilendiren bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Tarih bize gösterdi ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yemin töreninde yaptığı konuşmada ‘Azerbaycan’ın ailesi Türk dünyasıdır’ mesajını verdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Muradov, Türk dünyasının geleceğinin eğitim ve bilime bağlı olduğunu belirterek bu alanlardaki potansiyelini daha hızlı geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Panel, açılış konuşmalarının ardından Hazar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Telman Nusretoğlunun moderatörlüğünde, Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdullah Ağar ve gazeteci Sevil Nuriyeva’nın görüşlerini paylaştığı müzakerelerle devam etti.

“Ermenistan, yasalarını değiştirmelidir”

Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Azerbaycan’ın 1. Karabağ Savaşı’nın ülkedeki istikrarsızlık, ekonomik açıdan kötü durumda olması ve Rusya’nın Ermenistan’ı desteklemesi nedeniyle kaybettiğini söyledi.

Şefiyev, o zamanlar Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasının henüz tam şekillenmediğini fakat son 15 yılda Türkiye’nin bölgedeki rolünün arttığını hatırlatarak, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ın elde ettiği başarıda Türkiye’nin payının büyük olduğuna dikkat çekti.

Ermenistan’la yürütülen barış müzakerelerine de değinen Şefiyev, “Ermenistan yasalarında Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak iddiaları bulunuyor. Barış elde etmek için Ermenistan her şeyden önce kendi yasalarını değiştirmelidir. Çünkü bugün imzalanacak bir barışı yarın Ermenistan’da bu yasaları gerekçe göstererek iptal edebilirler.” görüşünü paylaştı.

“Dünya güvenlik bunalımıyla savruluyor ve çareye ihtiyaç var. Çare bizdedir”???????

Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ağar, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan ordusunun kahramanlıklarına değindi.

Ağar, “2. Karabağ Savaşı sadece Azerbaycan, Türkiye için, Güney Kafkasya için değil insanlık ve gelecek için değerli bir savaştı. Hakkın nasıl alınacağının insanlığa öğretilmesi açısından örnek olması için önemli bir savaştır. 2. Karabağ Savaşı Türkmençay Antlaşması’ndan beri bölünen Azerbaycan’ın bölünme ve geri çekilmeyi durdurduğu savaştır.” diye aktardı.

Dünyadaki savaşlara ve risklere de dikkati çeken Ağar, “Dünya, güvenlik bunalımıyla savruluyor ve bir çareye ihtiyaç var. İnsanlığa ve geleceğe bu çareyi kim sunabilir. Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikteliği ve rolü bu anlamda çok değerlidir. Çare bizdedir. Hamaset yapmıyorum.” görüşünü paylaştı.

“Türkiye’nin açılımları gelecek için yatırımdır”

Gazeteci Nuriyeva ise konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan’ın ittifakının Türk dünyasında ve daha geniş bölgede oluşturduğu etkinin öneminden bahsetti.

Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki rolü ve potansiyeli, Orta Asya’daki etkileşimi, Ortadoğu’ki varlığı, Afrika’daki atılımlarının önemine değinen Nuriyeva, “Türkiye’nin açılımları ve uzun vadeli düşünce sistemi gelecek için yatırımdır.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor” https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:30:08 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5188

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek için kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerektiğini belirterek “Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde bugün Ordu’nun ardından Giresun’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valilik binası yanındaki miting alanında Giresunlular’a seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’un daha önceki seçimlerde her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde AK Parti’ye destek verdiğini ve yine kendine yakışanı yapacağını söyledi. Erdoğan, “Biliyorsunuz önümüzde çok kritik bir seçim daha var. Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz. Bu sefer il, ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağını yürekten inanıyorum” diye konuştu.

“Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık”

Ülkemizin içinde yer aldığı coğrafyanın sancılı günlerden geçtiğini belirten Erdoğan “Karadeniz’in hemen öte yakasında iki komşumuz arasındaki savaş 2. yılını doldurmak üzere. Rusya ve Ukrayna savaşında şimdiye kadar on binlerce insan öldü, on binlercesi yaralandı yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntılarla karşılaştı. Sizlerde o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğalgaz aynı şekilde devam etti. Şuanda Karadeniz doğalgazı devam ediyor. Hani olmayacaktı ama bak bizde oluyor. Gabar’da petrol çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaptan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri oldu. Salgın döneminde üretimden istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızda toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern sağlık altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa davet etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığını asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa milletimiz için en iyisin en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk” şeklinde konuştu.

“Zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı”

“Kardeşlerim zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı” diyen Erdoğan “Bunun elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun ile birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenli açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazını geldik ne Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyiplanlad7ık ve kararlılıkla hayatı geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımız kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık. Bugünde attığımız her adımı Türkiye eksenli atıyor milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Orta Doğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim bizim dış politikada tek bir amacımız vardır o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğalmaktır. Türkiye yüzyılının aynı zamanda barışın yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmek başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıkları takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Vahdet olmadan rahmet olmaz”

Konuşmasına “Vahdet olmadan rahmet olmaz” diyerek sürdüren Erdoğan, “Bilhassa Gazze’de akan kanı durdurmak İsrail’in katliamların önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içerisinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insanı yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’dan Gazze’ye daha fazla el uzatmamız daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. Unutmayın kim sabrederse zafere o ulaşır. Bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır ile beraber hareket edeceğiz” dedi.

“Onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hassasiyetlerini CHP ve şurekasının anlamadığını ifade ederek “Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’da ne Afrika ile ne de Gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizlerde görüyorsunuz. CHP’nin acemi Genel Başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şurekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil size bakıyoruz. Milletimize bakıyoruz. Milletimizden ne derse onu yapıyor devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havaya kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik dayanışma içerisinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun. Dayanışma hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyoruz. CHP’li yöneticilerin verdiği belediyeler meydan muharebesi öncelikle CHP’ye gönlü veren vatandaşlarımızı ilgilendirir. Tek bildikleri iş kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor. Biz iş yapmanın eser üretmenin, hizmet etmenin gayretindeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Giresun’a iktidarları döneminde yaptıkları hizmetleri tek tek sıralarken, ardından partisinin il, ilçe ve belde belediye başkanlarını tanıttı. – GİRESUN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/feed/ 0
Türkiye, Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:39:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5135

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin 21 yılda yaptığı yatırımlarla Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda olduğunu söyledi.

Bak, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Ordu’ya ve tüm Türkiye’ye gençlik merkezleri, gençlik kampları, kredi yurtları ve yaptıkları sahalarla, havuzlarla ve diğer yatırımlarla hizmet verdiklerini belirtti.

Türkiye’nin 21 yılda yaptığı yatırımlarla Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda olduğunu vurgulayan Bak, milli takımın Avrupa Futbol Şampiyonası için Almanya’ya gideceğini anımsattı.

Bak, yapılan 36 stadyum, devasa tesisler, spor salonları ve yüzme havuzlarıyla Türkiye’nin bir spor ülkesi olma yolunda olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:

“Evet bu noktada da yine 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Türkiye ile beraber İtalya gerçekleştirecek. Sporda da devrim var, sporun içinden gelen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var. Yapılan yatırımlar devam etmektedir. Dünyanın en büyük gençlik ve spor altyapısı, kredi yurtlarıyla beraber yaklaşık 950 bin gencimize, üniversitelerde okuyan gençlerimize hizmet veriyoruz.”

Ordu’yu çok sevdiklerini dile getiren Bak, “Şöyle söyleyeyim, ‘Tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya düşman olsa da Ordu senden yanadır, Türkiye senden yanadır.’ Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan. Ordu’da da Cumhur İttifakı’yla beraber yine durmak yok, yola devam. Hilmi Güler başkanımızla yola devam.” diye konuştu.

“Türkiye, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacak”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ordu’ya gönülden sevdalı olduklarını söyledi.

Kacır, Ordu’nun son seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan güvenini bir kez daha gösterdiğine işaret ederek “Tercihini istikrardan, güvenden, refahtan ve eser siyasetinden yana kullandı. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için Cumhurbaşkanı’mızın döktüğü tere sahip çıktı. Sonuçta kazanan Ordu oldu, kazanan Türk milleti oldu.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda büyük kazanımlar elde edildiğine dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:

“AK Parti iktidara geldiğinde ancak 36 milyar dolar ihracat yapabilen bir Türkiye vardı. Şimdi ihracatımız ne kadar? 255 milyar dolar. İşte Türkiye bu, Türkiye’nin potansiyeli bu. Bu potansiyelde Ordu’nun önemli bir payı var artık. 22 yıl önce Ordu’da 2 organize sanayi bölgemiz (OSB) bulunuyordu. Şimdi Ordu’da 4 OSB’miz var. 22 yıl önce Ordu’da OSB’lerimizde 38 işletme faaldi, şimdi 113 fabrikanın bacası tütüyor. 1500 kardeşimiz istihdam ediliyordu, şimdi Ordu’nun OSB’lerinde 13 binden fazla kardeşimiz istihdam ediliyor.”

Kacır, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Türkiye, Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacak. Türkiye bugün insansız hava araçlarında dünyada bir numaradır. Türkiye Bayraktar’ı, Akıncı’yı, ANKA’yı, Aksungur’u, Kızılelma’yı, Hürkuş’u, Hürjet’i, ATAK’ı, Gökbey’i milli imkanlarıyla üretebilen bir ülkedir. Bunda Türk milletinin mühendislerinin, Türk milletinin öz evlatlarının alın teri vardır, akıl teri vardır. İnşallah önümüzdeki dönemde, Ordu’daki gençlerimizle birlikte çok daha büyük işleri başaracağız. Bakanlık olarak bu yolculukta her daim Ordu’nun yanında olacağız.”

“Biz Ordu’ya hizmet etmeye, sizlerin güvenini boşa çıkarmamaya gayret ediyoruz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise 6,5 yıl Samsun Karayolları Bölge Müdürlüğü yaptığını anımsatarak Ordu’nun her ilçesine ve köyüne gittiğini söyledi.

Ordu’da yapılan yatırımları sıralayan Uraloğlu, “Ordu’da Dereyolu, Akdeniz yolu neresidir? Ordu Topçam-Mesudiye yolunu bitirdik, trafiğe açtık. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlamış olduk. Hayırlı uğurlu olsun, bu sene bitirdik tamamını. Ünye-Akkuş yoluna başladık. İnşallah en kısa zamanda bitireceğiz. Sonra oradan da Niksar’a doğru devam edeceğiz, o yolu bitireceğiz inşallah.” dedi.

Uraloğlu, Fatsa Çevre Yolu’nun projesini bitirdiklerini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Orayı da programa alarak inşallah yapacağız. Ordu-Kabadüz yolumuz var. Orada, Çambaşı yolumuz var. Güçlü bir çalışmayla orada devam ediyoruz. Bir ikmal ihalesi yapmamız gerekiyor, onu da inşallah bitireceğiz. Ünye-Akkuş ve Tekkiraz yollarında çalışmalarımız devam ediyor. Ordu’nun 19 ilçesinde, merkezle 20 ilçesinde çalışmadığımız bir yer yok. Hepsinde çalışmalara devam ediyoruz. Karadeniz Sahil Yolu’nun olmadığını, Ordu Çevre Yolu’nun önemli bir bölümünü, 3’te 2’lik bölümünü bitirmediğimizi düşünün. Bugün Ordu’dan geçememiş olurduk gerçekten. Bunları yaptık. Nasıl yaptık? Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yaptık. Nasıl yaptık? Sizin, Cumhurbaşkanı’mıza çok güçlü destek vermenizle yaptık.”

Bakan Uraloğlu, katılımcılardan Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı mevcut başkan Hilmi Güler’e destek isteyerek “Size uzun zaman hizmet etmiş olan Hilmi Güler ağabeyimizle, diğer bütün ilçelerde de Cumhur İttifakı adaylarımızla beraber 31 Mart’ta sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Biz Ordu’ya hizmet etmeye, sizlerin güvenini boşa çıkarmamaya gayret ediyoruz. Ordu’nun ihtiyaçlarını biliyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye tahkim sistemiyle yatırım girişi arttı https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:12:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5062

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

TOBB, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Milli Komitesi ve ICC Milletlerarası Tahkim Divanı işbirliğiyle, 18. ICC Türkiye Tahkim Günü Konferansı’na TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ve çok sayıda davetli katıldı.

Konferansta konuşan Hisarcıklıoğlu, ICC’nin dünyada ticaretin ve yatırımların artması için çalışan en büyük iş dünyası kuruluşu olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birinci Dünya Savaşı’nın, uluslararası ticarete verdiği zararları gidermek amacıyla, bir grup girişimci tarafından, barışın tüccarları sloganıyla kurulmuştur. 105 yıldır, dünya çapında barışın ve refahın geliştirilmesi için ön safta yer almıştır. 170’ten fazla ülkede, 45 milyondan fazla şirketi ve 1 milyardan fazla çalışanı temsil eder hale gelmiştir. Yani dünyadaki her 3 çalışandan 1’i, ICC üyesi firmalarda çalışmaktadır. ICC, Birleşmiş Milletlerde Gözlemci Statüsünü kazanmış, tek iş dünyası organizasyonu. ICC, kuruluşundan bu yana, küresel ticaretin gelişmesi için birçok farklı oluşuma da imza atmıştır. Milletlerarası tahkime öncülük etmiş, gümrük engellerinin azaltılması, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için referans kurum haline gelmiştir dünyada.”

“ICC’nin Türkiye Milli Komitesi, 1934 yılında kurulmuş olup, TOBB çatısı altında faaliyet göstermektedir. Türkiye Milli Komitesi, güçlü ve köklü bir Milli Komite olarak, uzun yıllardır ICC faaliyetlerini Türk İş Dünyasının hizmetine sunmaktadır.” diyen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:

” Milli Komitemiz, Türk iş dünyasını temsilen, ICC nezdindeki faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. ICC’nin temel misyonu, dünyada kabul gören ve ticarette ülkeler arasındaki farklı uygulamaları kaldırmayı amaçlayan, iş kurullarını oluşturmaktır. ICC, anlaşmazlıkların çözümüyle, küresel ticaret ve yatırımların desteklenmesinde önemli bir rol oynamıştır. ICC Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından, dünyanın da en önde gelen merkezlerindendir. Her kıtada yer alan 90’dan fazla ülkedeki üyelerden oluşan divan, en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahiptir.”

Dünyanın her bir bölgesinin, tahkim divanında ve sekretaryasında temsil edilmesinin önemli olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, ICC tahkiminin esnek olmasının, kurallarının birçok dilde tercümesinin bulunmasının, kendisini sürekli yenilemesi ve çağın gelişmelerine uyum sağlamasının da, divanın başarısının altında yatan diğer önemli unsurlar olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, ICC Tahkimi’nin uluslararası işletmeler arasında çıkan ihtilafların, adil, tarafsız ve hızlı bir şekilde çözümünde etkili bir araç olarak kabul edildiğini, hem dünyada ve hem de Türkiye’de iş insanlarının tahkime olan ilgisinin de talebi her geçen günde artırdığına dikkati çekti.

Yurt içinde ve ülkeler arasında iş bağlantıları kurarken, güvencede olmak istendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, yatırım ortamının en önemli unsularından birisinin sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınması olduğunu hatırlattı.

Özellikle uluslararası yatırımcılar için, etkin bir tahkim müessesinin varlığının olmazsa olmaz olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, küresel bir yatırım ve üretim üssü olma noktasında yatırımları çekmek anlamında Türkiye’nin daha cazip ve tercih edilir konuma geldiğini belirterek, “İşte bu sebeple iş dünyası olarak, tahkimi, yatırım ve ticaret için çok kıymetli bir altyapı ve güven mekanizması olarak görüyoruz. ICC’nin Milletlerarası Tahkim Sistemi, bu açıdan önemli bir güvencedir.” yorumunu yaptı.

Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayrıca, iş dünyasının ihtiyaçlarını ve önceliklerini göz önünde bulundurarak, daha hızlı işleyen ve daha küçük ticari anlaşmazlıkların çözümü için kullanılabilecek mekanizmaları da ICC üretmektedir. ICC Seri Tahkim Mekanizması (EPP) bu amaca hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Daha hızlı ve ekonomik bir çözüm olarak KOBİ’ler ve start-uplar için uygun bir mekanizma oluşturmaktadır. Kuruluşundan itibaren, ICC tahkimde 28 binden fazla dava görülmüştür. 2023 yılında 890 yeni dava kaydedilmiştir. Ayrıca, ülkemiz de 10 kez tahkim yeri olarak belirlenmiştir. Bu Tahkim Konferansımız vesilesiyle, ICC’den bir beklentimizi de paylaşmak isterim; ICC tahkiminin iyi bir müşterisi olarak, ICC’nin hakem atamalarında, ülkemiz hukukçularına daha fazla yer vermesini bekliyoruz, istiyoruz. Biz de TOBB ve ICC Türkiye olarak, tahkimin bilinmesi ve yaygınlaşması için çalışmayı sürdüreceğiz.”

“Türkiye’nin uluslararası şirketleri çekme konusunda önemli rolü var”

ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ise dünyanın evrim geçirmeye devam ettiğini belirtti.

ICC’nin ilk kurulduğunda birçok tahkim üyesinin Avrupa’dan olduğunu belirten Salomon, “İhtilaflar da o dönemin özelliklerini yansıtıyordu. Temel emtialar aslında tahkim üyeleri avukat değillerdi iş insanlarıydı. İş insanları avukatları istemediler. İhtilafları bu şekilde çözemeyiz diye düşündüler.” dedi.

Şimdi ICC’nin küresel olduğunu ve her açıdan gerçekten global olarak işin ve şirketin ihtiyaçlarını yansıttığını belirten Salomon, Türkiye’nin küresel ekonomide uluslararası şirketlerin Türkiye’ye çekmek konusunda önemli rolü olduğunu açıkladı.

Salomon, şunları kaydetti:

“Net olarak görüyoruz ki Türkiye’nin iş dünyası küresel iş dünyasıyla etkileşim halinde. Türkiye iyi temsil ediliyor Milletlerarası Tahkim Divanı’nda. Türkiye’nin şirketleri ihtilafların çözümü konusunda ICC’ye güveniyorlar. Çünkü ICC gerçekten uluslararası tek tahkim kurumu. ICC tarafsız, bağımsız ve ayrıca hizmet kalitesi de çok iyi. Anlaşmalar ihtilafa da yol açıyor. İş dünyası hazırlıklı olmalı. Risk yönetimi stratejileri ortaya çıkabilecek ihtilaflarda dikkate almalı. Şirketler şunu anlıyor. Şirketler proaktif olursa ve ihtilaf süreçlerini baştan düşünürlerse o zaman kendilerini olabilecek en iyi şekilde konumlandırıyorlar.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: CHP’nin yönettiği belediyelerde ‘Fetret Devri’ sona erecek https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:54:34 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5040

SAMSUN (İHA) – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP tarafından yönetilen belediyelerde ‘Fetret Devri’nin sona ereceğini, bu belediyeleri de AK Parti’nin kazanacağını söyledi.

Bir dizi açılış ve toplantılara katılmak için Amasya’dan Samsun’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Samsun Valiliği’ni ziyareti ve Mert Irmağı Islah Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı. Ardından AK Parti Samsun İl Başkanlığı’nda teşkilat üyeleri ile buluşan Bakan Yumaklı, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunu. Yumaklı, DEM Parti ile görüşen ana muhalefet partisi CHP’ye yüklenirken, 31 Mart Yerel Seçimleriyle birlikte CHP tarafından yönetilen belediyelerde ise ‘Fetret Devri’nin sona ereceğini, bu belediyeleri de AK Parti’nin kazanacağını ifade etti.

“Milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir”

Terör uzantıları ile görüşen siyasi partileri eleştiren Bakan İbrahim Yumaklı, “Güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmek gibi bir derdimiz var. Burada da en büyük gücümüz siz dava arkadaşlarımız ve teşkilat mensuplarımızsınız. Gücümüzü sizin gayretinizden alıyorum. Sürdürdüğümüz tarihi ve kutlu yürüyüşümüzü engellemek isteyenler her zaman olacaktır maalesef. Milletimiz de her seferinde onlara ‘dur’ demiştir. Bu ülkenin gelişmesini engellemek için o bayat numaralara başvurulmasını artık bu ülkenin insanı artık yemiyor. Amiyane tabirle. Millet şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir projeye ve anlayışa prim vermeyecektir. Çünkü terör uzantılarıyla demlenenlerin herhangi bir fırsat bulamaması adına milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir. Muasır medeniyetler anlamında Türkiye sınıf atladı. İnşallah bu ruhla Türkiye Yüzyılı’nı da milletimizle birlikte inşa etmiş olacağız” diye konuştu.

“Gerçek belediyeciliğe ara verenlerin ‘Fetret Devri’ tekrar AK Parti belediyeciliği ile buluşacak”

AK Parti tarafından yönetilmeyen belediyeleri ‘Fetret Devri’ne benzeten Bakan Yumaklı, “AK Parti olarak mücadelemizi Türkiye’nin istiklal ve istikbal yürüyüşünü durdurmaya çalışanlara karşı da yürütüyoruz. Ülkemizi inşa etmek, daha ileriye getirmek adına yaptığımız mücadelenin dışında dolayısıyla 31 Mart seçimlerini de bu çerçevede değerlendiriyoruz. İl ve ilçelerimizi Türkiye Yüzyılı’nda gerçek belediyecilikle zaten var olanlar devam edecekler. Ara vermiş olanlar da bu ‘Fetret Devri’nin neye mal olduğunu gördükleri için inşallah AK Parti belediyeciliği ile herkes tekrar buluşmuş olacak” şeklinde konuştu.

Milletin her zaman AK Parti’ye güvendiğinin altını çizen Yumaklı, “AK Parti olarak yenilikçi ruhla vizyoner bir partiyiz. Gündelik işlerle uğraşmıyoruz. Türkiye’nin geleceğini inşa ediyoruz. Son 22 yılda Anadolu halkı, bizim vatandaşımız, bizim milletimiz bu iradeyi gördüğü için AK Parti’ye sonsuz bir şekilde güvendiğini sandıkta gösterdi. Gönül belediyeciliği diye bir siyasetimiz var. Bunu AK Parti sadece söylem olarak değil eyleme de dökerek farkını gösterdi. Yine insan odaklı politikaları AK Parti uygulamıştır her zaman. Sosyal belediyecilik denen kavram yine AK Parti ile gündeme gelmiştir. Bugün hiç kimsenin hatta bize muhalefet edenlerin bile tek bir cümle kuramadığı husustur, AK Parti’nin belediyecilikteki hizmet anlayışı” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı’nın AK Parti Samsun İl Başkanlığı’ndaki programında AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Cumhur İttifakı Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan ve AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse de hazır bulundu. – SAMSUN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Enflasyon düşecek https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4999

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak.” dedi.

Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun açılışındaki konuşmasında, etkinliğe katılımın yüksek olduğunu, iş insanlarının bir yere durduk yere gelmeyeceğini dile getirdi. Gelen iş insanlarının Türkiye ile Suudi Arabistan’ın doğal ortaklığına inandığı için burada olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’deki yatırım ortamı ve Orta Vadeli Program’ı (OVP) içeren sunum yaptı.

Türkiye’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren ve Suudi Arabistan’a yardımcı olunabilecek alanlara değinen Şimşek, özellikle turizmin Türkiye’de çok büyük bir başarı hikayesinin bulunduğunu söyledi.

Şimşek, “Türkiye şu an gelen turist sayısı anlamında dünya dördüncüsü. Bu alanda çok büyük bilgimiz, deneyimimiz ve kaynaklarımız var. Burada Suudi Arabistan’a yardımcı olabiliriz. Bir başka alan da inşaat sektörü. İnşaat alanında Türkiye büyük küresel oyunculardan biri. Burası da ortak iş yapabileceğimiz bir alan. Suudi Arabistan’da dünyanın en büyük projelerinden bazılarının inşaatı başlamış durumda ve biz bunun bir parçası olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sunumunda havacılık ve savunma sektörü başta olmak üzere geçen 20 yılda Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve sektörlerde sağlanan ilerlemeler hakkında bilgi veren Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın üçüncü ülkelerde de birlikte çalışabileceğine işaret etti.

Şimşek, “Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeyi amaçlıyor. Biz, birlikte tasarlamak, birlikte geliştirmek, birlikte üretim ve birlikte küresel ihracat yapma projelerine açığız.” diye konuştu.

Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bölgede birlikte barış ve güvenliği tesis edebileceğine dikkati çeken Şimşek, dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğini, bu süreçte caydırıcı ülkelerin varlığının çok önemli olduğunu ifade etti.

“2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda”

Sunumunda Türkiye ekonomisi ve Orta Vadeli Program’a da değinen, Orta Vadeli Program’ın fiyat istikrarına ve tek rakamlı enflasyona ulaşmayı amaçladığının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

“İnanıyoruz ki buraya ulaşmak için doğru programa sahibiz. 2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda. Mali sağlığı düzeltiyoruz, büyük depremden kaynaklanan hasarı onarıyoruz, eksikleri azaltıyoruz, daha da önemlisi bu kazanımları sürekli kılmak için yapısal reformlar uygulayacağız. Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak. Enflasyon azaltılmasına giden yol; enflasyonun bu yıl yüzde 30’ların ortalarına düşmesini, gelecek yıl yüzde 14 civarına düşmesini, 2026’da tek basamaklıya düşmesini hedefliyoruz. Bu, küresel deneyimle uyumlu bir öngörü.”

Depremin geçici büyük bir açık ortaya koyduğunu anımsatan Şimşek, bunun etkisinin geçici olduğunu, cari açık ve GSMH’de ilerlemeler yaşanmaya devam edeceğini anlattı.

“Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek”

Şimşek, “Türkiye’nin borçluluğu, gelişmekte olan birçok pazara göre görece düşük. Kamu-özel-şirket borçlarını bir araya alsanız bile, küresel gelişmekte olan piyasaların yarısından daha az ve dünya ortalamasının üçte birinden daha az. Cari açığın GSMH’nin yüzde 2,5’inden daha azına düşmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin rezervlerini artırma hedefinde olduklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

“Cari açık aşağı doğru düşmeye başladı bile, doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek. Türkiye’de büyüme güçlü. Türkiye büyüme bağlamında dünyanın önde gelen büyümekte olan pazarlarından biri. Geçici olarak bir yavaşlama görüyoruz ancak bu büyümeyi yeniden inşa etmek ve orta vadede sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlamak için yapısal reformlar kilit alanlardan biri. Rekabetçi bir ekonomi inşa etmek istiyorsanız, üretken bir ekonomi ortaya koymak istiyorsanız ve uzun vade büyüme potansiyelini geliştirmek istiyorsanız bunun tek yolu yapısal dönüşüm. OVP programımızın işe yaradığına dair güçlü kanıtlar var. Bu program nasıl çalışacağını bilmemiz gerek; mantıklı politikalar ve yapısal dönüşümlerin bir araya gelmesi, iyi bir anlatı… Bu anlatı, yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye yardımcı olacak, içeri akışı artıracak, paranın değerinin artmasını sağlayacak. Enflasyonun azalması hızlanacak ve ekonomideki dengesizlikler bu şekilde dengelenmiş olacak. Programın planlanan çalışma şekli bu ve bu program çalışmaya, işe yaramaya başladı bile.”

“Piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor”

Türkiye’nin risk priminde yaşanan düşüşe dikkati çeken Şimşek, portföy girişi, döviz gibi konularda yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, “Enflasyon beklentileri düzeldiği için, piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor ve piyasa şu an hedeflediğimiz rakamlara çok yakın, bu da bize cesaret veriyor.” diye konuştu.

Türkiye’de yaşanan tüm ilerlemelerin puanlama ajansları tarafından da görüldüğünü, bunu da puanlamalarına yansıttıklarına işaret eden Şimşek, “Türkiye’nin risk algısı şu andaki puanlardan çok daha iyi durumda. Makas açıklığına bakacak olursak, aslında şu andaki puanlama kurumlarının Türkiye’ye verdiği puanın 2 basamak yukarısında. Şimdiden piyasalar, Türkiye’de daha az risk olduğunu düşünüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Şimşek, sunumunda katılımcı iş insanlarına Türkiye’nin yatırım yapma konusunda barındırdığı diğer avantajlar hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin yeşil alanlarda, yeşil ürünlerde dev bir potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu alanda da Suudi Arabistan ile ortak çalışılabileceğini kaydetti.

Şimşek sunumunda, altyapı ve üst yapıda yapılan yatırımlara, hedeflenen çalışmalara, yapay zeka, dijitalleşme alanlarında Türkiye’nin bakış açısına değinerek, “Yenilenebilir enerji yatırımı yapıyoruz. 12 yıl boyunca en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağız.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/feed/ 0
Türkiye ve Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:27:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4984

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, “Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Forum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iki ülkeden çok sayıda ismin katılımıyla yapılıyor.

“Türkiye ve Suudi Arabistan farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamlıyor”

Burak Dağlıoğlu, konuşmasında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, özellikle gıda güvenliği, yeşil dönüşümde bu tamamlayıcılığı tartışmak için bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Bu açıdan, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamındaki panellerin ve konuşmaların faydalı olacağını aktaran Dağlıoğlu, “Bu etkinliğin ismi yatırım ve iş forumu. İş dünyasının son dönemdeki çabalarıyla birlikte ikili ilişkiler büyüyor. Geçen yıl Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. Hedefimiz Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yatırım yapması.” diye konuştu.

Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sonrasında somut çıktılar beklediklerini belirterek, “Suudi kardeşlerimize kilit bir hatırlatma yapmak istiyorum. Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” değerlendirmesinde bulundu.

“İvme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz”

Nail Olpak, bir yıl önce bu salonda benzer bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, o günden bugüne kadar toplantılara, görüşmelere aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.

Olpak, “Geçtiğimiz süreçte ivme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz. Ben bu toplantıya girmeden önce her iki bakanımızın başkanlığında, her iki ülkenin iş konseyi üyeleriyle bir toplantı yaptık. Oranın çıktılarından birisi ortak komitelerin kurulmasıydı. Bence somut, odaklanarak atılacak adımlar açısından önemli bir dönüm noktasıydı.” şeklinde konuştu.

İki ülke arasındaki ticareti farklı ortamlarda konuştuklarını ve gelişiminden mutlu olduklarını kaydeden Olpak, bugün turizmi ve yatırımları konuşmak için bir arada olduklarını vurguladı.

Olpak, geçen dönemde iki ülke arasındaki kayıpların nasıl daha hızlı toplanabileceğini, bunun görüşülmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Müteahhitlik anlamında Suudi Arabistan’da çok önemli fırsatların olduğunu biliyoruz. Müteahhitliği aynı zamanda yatırımla nasıl destekleyebiliriz? Tabii yatırım deyince her iki ülke kendisine yatırım çekmek isteyecek. Onları nasıl yapabiliriz. Bunları daha ciddi bir şekilde konuşmak istiyoruz. Turizm alanında fazla bir söz söylemek istemiyorum ama kendi açımdan baktığımda turizmi sadece o ülkeyi ziyaret eden kişilerin oraya bıraktıkları döviz olarak değerlendirmediğimi söylemek istiyorum. Çünkü turizm kanalıyla birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Daha iyi tanıdığımız ölçüde de daha fazla işbirliğini geliştirebildiğimiz kanaati içerisindeyim. Turizmi de bu çerçeve içerisinde daha fazla mercek altına almamız gerektiğini düşünüyorum.”

“Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunda gerçekten inanılmaz bir potansiyel var”

DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna değinerek, bu vizyonu sık sık konuştuklarını ve Suudi yetkili ve bakanların değişik ortamlarda bir araya geldiklerinde kendilerine devamlı bir şekilde bu vizyonu ifade ettiklerini belirtti.

Olpak, “Gerçekten inanılmaz bir potansiyel var ve sadece 2030 ile de sınırı değil o vizyon. Ondan sonrası da var. Bütün dünyanın gözü orada. Ama onlar Türk firmalarının hızından, kalitesinden, rekabetçiliğinden bugüne kadar şikayet almadıkları için bizim daha fazla iş yapabilmemiz adına kapılarını sonuna kadar açtıklarını ifade ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Olpak, üçüncü ülkelerde ortak iş yapmanın kendilerinin çok konuştuğu ama çok fazla hayata geçiremedikleri alanlardan biri olduğunun altını çizerek, bunu da özellikle bir gündem maddesi olarak bir sonraki toplantıda görüşebileceklerini belirtti. DEİK Başkanı Olpak, bir sonraki toplantının Riyad’da olabileceğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/feed/ 0
Macar Dışişleri Bakanı, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan gaz tedarikine nisanda başlanacağını söyledi Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:00:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4961

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan gaz tedarikinin nisan ayının ilk gününden itibaren başlayacağını belirterek “Türkiye ilk kez doğrudan komşusu olmayan bir ülkeye gaz ihraç edecek.” dedi.

Ankara’da temaslarda bulunan Szijjarto, AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayıp değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu (ETOK/JETCO) toplantısına ilişkin konuşan Szijjarto, bu toplantının amacının iki ülkenin ekonomik ve ticari işbirliğini bir sonraki boyuta nasıl taşıyabilecekleri konusunda anlaşmaya varmak olduğunu belirtti. Peter Szijjarto, “Türk yatırımcıların ülke ekonomimizde giderek daha büyük bir rol oynadığını düşünürsek geldiğimiz noktadan memnunuz.” diye konuştu.

“Ticaret hacmimiz geçen yıl rekor kırarak 4,3 milyar doları aştı.” diyen Szijjarto, iki ülke arasındaki ilişkiyi nasıl daha da geliştirebileceklerini görmeleri gerektiğini vurguladı.

Szijjarto, “Her şeyden önce önümüzdeki 6 aylık Avrupa Birliği dönem başkanlığımız sırasında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonu ve genişletilmesine büyük önem vereceğiz zira Gümrük Birliğinin genişletilmesi, iki ülke arasındaki ticaret hacmini, ekonomiyi ve ekonomik işbirliğini daha da artırmamızı kolaylaştıracaktır.” değerlendirmesini yaptı.

TOBB ile Macaristan Büyükelçiliği vize konusunda işbirliği anlaşması imzalayacak

Macaristan ve Türkiye arasındaki vize kolaylığına ilişkin de Szijjarto, “Schengen kriterlerine uygun olarak iki ülke arasında vize kolaylığının nasıl sağlanabileceğinin yollarını arayacağız. Dolayısıyla Türkiye’deki odaların çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Büyükelçiliğimiz, vize işlemlerinin nasıl hızlandırılacağı ve kolaylaştırılacağı konusunda bir işbirliği anlaşması imzalayacak.” ifadelerini kullandı.

Szijjarto, Türkiye ve Macaristan’ın Türk Hava Yolları, Anadolu Jet ve talep üzerine özel hava yolları şirketlerinin Macaristan ile Türkiye arasındaki uçuş sıklığını artırmasına olanak sağlayacak “yeni veya değiştirilmiş bir sivil havacılık anlaşmasının imzalanması konusunda da” mutabakata vardıklarını bildirdi.

İki ülkenin enerji işbirliğini yoğunlaştırma konusunda da mutabık olduklarını kaydeden Szijjarto, Türkiye ziyaretinde kendisine eşlik eden 11 firmanın, Türkiye pazarındaki varlıklarını nasıl genişleteceklerine dair planlarını dile getirdiklerini aktardı.

“İsveç Başbakanı’nın yakında Macaristan’ı ziyaret etmesini umuyoruz”

Macar hükümetinin İsveç’in NATO’ya katılması konusunda olumlu ve destekleyici bir tutum sergilediğini belirten Szijjarto, ancak “İsveçli politikacıların Macaristan’a karşı eleştirileri ve Macar siyasi sisteminin demokratik doğasını sorgulamaları” nedeniyle parlamentonun bu konuyu gündemine almadığını söyledi.

Szijjarto, iktidardaki Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) milletvekillerinin halkın oylarıyla seçildiklerine ve parlamentoda yer aldıklarına dikkati çekerek İsveçli politikacıların bu tür suçlamalarının “onlara hakaret” olduğunu, bu nedenle İsveç’in NATO üyeliğini onaylama konusunda hızlı hareket edeceklerinden emin olmadığını belirtti.

İsveçli politikacıların Macar milletvekillerinden kendi çıkarları doğrultusunda karar vermelerini istediğini kaydeden Szijjarto, bunun üstesinden gelmenin yolunun “güven inşa etmekten” geçtiğini vurguladı.

Szijjarto, “Bu nedenle İsveç Başbakanı’nın (Ulf Kristersson) yakın zamanda Macaristan’ı ziyaret etmesini umuyoruz. Çünkü onun ziyaretinin onay sürecinin hızlanmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum. Özellikle de kendisinin ve dışişleri bakanının onay süreci boyunca Türkiye’yi ziyaret ettiği dikkate alındığında, (Kristersson) eğer (Macaristan’a) gelmezse bu, hiç dostça olmaz ve uygunsuz olur.” dedi.

“(İsveç’ten) Macar halkının kararına saygı duymalarını istiyoruz”

Macar Bakan, Kristersson’un Macaristan’ı ziyaretinin, Macar milletvekillerinin bu konuyu gündeme getirip İsveç’in NATO’ya katılımı yönünde oy vermelerini teşvik etmeye yardımcı olabileceğini dile getirdi.

Macaristan’ın İsveç’ten taleplerinin ne olacağı, İsveç’le bir anlaşma imzalayıp imzalamayacaklarının sorulması üzerine Szijjarto, şunları kaydetti:

“Bir şeye imza atmak, herhangi bir yol haritası, bir plan üzerinde anlaşmak gibi planımız yok. Sadece bize saygı duymalarını istiyoruz. Siyasi sistemimizin demokratik niteliğini sorgulamamalarını istiyoruz. Sadece adil olmalarını istiyoruz. Biz sadece onlardan, Macaristan’a ve Macar halkına hakarete devam etmemelerini, Macar halkının kararına saygı duymalarını istiyoruz.”

Szijjarto, Macar hükümetinin ülkeyi yönetmesine karar verenlerin, Macar halkı olduğunu hatırlatarak “Buna saygı duymalılar. Çünkü İsveçlilerin bizim hakkımızda ne düşündüğü önemli değil. Önemli olan Macar halkının ülkenin geleceği hakkında, bizim hakkımızda ne düşündüğüdür. Dolayısıyla saygı ve güven yeniden tesis edilmeli.” ifadelerini kullandı.

Macaristan’ın İsveç kararı nedeniyle olası yaptırımlardan çekinip çekinmediği sorusuna yanıtında da NATO’nun “tamamen güvene dayalı bir organizasyon” olduğunu kaydeden Szijjarto, “NATO’daki tartışmaları yönetme biçiminin birbirine yaptırımla sonuçlanmasının gerçekten kötü bir gelişme olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Bu nedenle demokrasinin ciddiye alınması ve farklı görüşlere saygı duymaları gerektiğinin altını çizen Szijjarto, “Bu sorunun aşılacağını umuyoruz ancak herhangi birinin diğerlerinden farklı bir görüş nedeniyle yaptırıma uğraması veya yaptırımla tehdit edilmesinin gerçekten NATO’nun gücüne zarar vereceğini düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.

İsveç Başbakanı, Orban’ın Budapeşte’ye davetine açık

Szijjarto, Macaristan ve İsveç Başbakanları arasındaki mektup alışverişine ilişkin ise “Başbakan’ım (Viktor Orban), İsveç Başbakanı’nı, karşılıklı endişe duyulan önemli konuları görüşmek üzere Budapeşte’ye davet etti. Bu mektupta somut ayrıntılar yer almasa da evet, Başbakan, temelde buna açık olduğunu söyledi.” ifadelerini kullandı.

AA muhabirinin “İsveç olmadan NATO savunması zaafa uğrar mı?” sorusunu Szijjarto, “İsveç olmadan NATO’nun zayıf olacağını düşünmüyorum. NATO güçlü bir örgüttür. Dünyanın en güçlü savunma ittifakıdır.” şeklinde yanıtladı.

Szijjarto, NATO’ya katılacak bir üyenin tüm üyelere saygı duyması gerektiğini belirterek “NATO’yu çok güçlü görüyoruz. İsveç olmadan da çok güçlü, İsveç ile de çok güçlü.” dedi.

“Bizi yaptırımlarla tehdit etmek son derece antidemokratiktir”

AB’nin Ukrayna’ya yönelik yardım paketini Macaristan’ın onaylamaması durumunda AB Konseyindeki oy hakkının elinden alınmasının gündeme getirilmesine ilişkin ise Szijjarto, “Bu, skandaldır. Bunun gündeme getirilmesi skandaldır.” diye konuştu.

Szijjarto, bazı konularda oy birliğiyle karar alınmasının gerekliliğine işaret ederek “Oy birliği herkesin aynı fikirde olması gerektiği anlamına gelir. Oy birliği yoksa o zaman tartışmaya ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

AB’nin bu tutumunu eleştiren Szijjarto, şöyle devam etti:

“Avrupa Birliği, özellikle Avrupa Komisyonu ve Brüksel’deki bürokratlar, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün öneminden gururla ve çok yüksek bir özgüvenle bahsediyorlar, bizim gibi birçok kişiye ders veriyorlar ama sonuçta demokratik bir tartışmayı kesinlikle yürütemiyorlar. Çünkü Avrupa Birliği içinde ister Ukrayna olsun, ister başka bir konu olsun kendi düşüncemizi ifade etmek demokratik hakkımızdır. Bizi yaptırımlarla veya oy haklarımızı geri almakla veya buna benzer şeylerle tehdit etmek son derece antidemokratiktir ve gerçekten utanç vericidir.”

Liberal ana akımın görüşler üzerinde hegemonya kurmak için baskı yaptığını belirten Szijjarto, “Görüşlerin hegemonyası bir demokrasi değildir. Dolayısıyla Avrupa Birliği kendisini demokratik bir örgüt olarak görüyorsa farklı görüşlerin masaya yatırılmasına da izin vermesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Macar ve Türk savunma sanayisi firmalarının ortak girişimi “ilk adım”

Türkiye ve Macaristan’ın savunma sanayisi alanındaki işbirliğine de değinen Szijjarto, “Macar ve Türk savunma sanayisi firmaları arasında ortak girişim oluşturulması, bizi gerçekten memnun etti. Bu ortak girişimin milli savunma güçlerimize 400 zırhlı araç teslim edecek olmasından da büyük mutluluk duyuyoruz. Ancak biz bunu sadece ilk adım olarak görüyoruz. Çünkü amacımız, üçüncü ülkelerin istek ve taleplerine de hizmet edebileceğimiz bir işbirliği inşa etmek.” diye konuştu.

Szijjarto, bu işbirliği sayesinde Macaristan’ın savunma sanayisi ürünleri ihracatının artmasını beklediklerini dile getirerek savunma sanayisi işbirliğinin ikili ilişkilere yeni bir ivme ve boyut kazandıracağını umduğunu söyledi.

“(Ukrayna’daki Macar azınlıklara ilişkin ihtilaf) Henüz bu sorunu çözdüğümüzü söyleyebileceğimiz noktaya gelmedik”

Ukrayna’daki Macar azınlıklarla ilgili Ukrayna’dan beklentilerinin olup olmadığı sorusuna yanıt veren Szijjarto, bunun Ukrayna ile Macaristan arasında 9 yıldır devam eden bir anlaşmazlık olduğunu, 2015’te dönemin Ukrayna hükümeti ve parlamentosunun Macarların eğitimde, kamu yönetiminde, kültürde ve medyada ana dile erişim haklarının ihlal edilmesiyle sonuçlanan yasalar çıkarmaya başladığını dile getirdi.

Ukraynalılarla bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu açıkça ortaya koyan birçok görüşme yaptıklarını aktaran Szijjarto, “Ulusal azınlıkların halihazırda var olan haklarının elinden alınması kesinlikle kabul edilemez. Hangi sebeple alınıyor? Bu Avrupa düzenlemelerini ihlal ediyor, Avrupa Birliği ilkelerini ihlal ediyor, ikili anlaşmaları ihlal ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

Szijjarto, bu konuda yakın zamanda Ukraynalı yetkililerle uzun bir toplantı yaptıklarını belirterek “Herhangi bir ek hak talep etmiyoruz. Biz sadece onlardan, 2015’te sahip oldukları hakları Macarlara geri vermelerini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Henüz bu sorunu çözdüğümüzü söyleyebileceğimiz noktaya gelmedik.” diyen Szijjarto, Ukraynalı yetkililerin bu hakları Macarlara nasıl geri vermek istediğine dair gerçek ve kapsamlı yanıtları almayı sabırsızlıkla beklediklerini vurguladı.

“(AB liderlerinin) Aliyev’le bir el sıkışma fotoğrafı fırsatı yakalamak için ellerinden geleni yaptığını görüyoruz”

Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) Gözlemci Üye olan Macaristan için bu teşkilatın önemine de işaret eden Szijjarto, Türk dünyası ile dostluk ve işbirliklerinin tarihe, ortak değerlere ve ortak çıkarlara dayalı olduğuna dikkati çekti.

Szijjarto, “Yani buradan gaz alabileceğimiz belli olduktan sonra bu bölgenin dostu olmadık.” dedi.

TDT’ye Gözlemci Üye olmalarının ardından AB tarafından eleştirilere maruz kaldıklarına işaret eden Szijjarto, Azerbaycan’la dostluk kurdukları için eleştirildiklerini belirtti.

Bakan Szijjarto, şöyle devam etti:

“Otoriter bir rejimle, totaliter bir rejimle, diktatörlükle ve bunun gibi şeylerle dostluk kurduğumuz için Avrupa Birliği’nde eleştirildik. Şimdi de Avrupa Birliği ve Brüksel’den liderlerin, kendisinden gaz alabileceklerini anladıkları için (Azerbaycan) Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev’le yalnızca bir el sıkışma fotoğrafı fırsatı yakalamak için ellerinden geleni yaptığını görüyoruz. Yani dostluğumuz diğerlerine göre çok daha sağlam ve prensiplere dayalı.”

Küresel siyasette ve küresel ekonomide yaşanan son değişimlerden sonra gerek tedarik yolları gerekse enerji kaynakları ve transit yolları açısından bu bölgenin öneminin artacağına işaret eden Szijjarto, “TDT’ye üye ülkelerle ticareti büyük ölçüde artırdık. Bu yıl Azerbaycan ve Türkiye’den de gaz almaya başlayacağız.” diye konuştu.

Szijjarto, TDT’nin Avrupa merkezini Budapeşte’de kurduklarını belirterek Macaristan’da TDT ülkelerinden yüzlerce burslu öğrencinin olduğunu söyledi.

Macaristan, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan doğal gazını nisanda almaya başlıyor

Macaristan’ın Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan doğal gaz tedarikine ilişkin de Macar Bakan, “275 milyon metreküp doğal gazın teslimine ilişkin anlaşma imzaladık. Teslimatlar nisan ayının ilk gününden itibaren başlayacak. Yani Türkiye ilk kez doğrudan komşusu olmayan bir ülkeye gaz ihraç edecek. Bunların ilki olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Szijjarto, Türkiye’nin Rus gazının Macaristan’a aktarılması açısından önemli olduğunu belirterek “Bu bağlamda Türk Akımı boru hattı Rusya’dan Macaristan’a bir numaralı dağıtım rotası olarak hizmet veriyor.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/feed/ 0
Ermenistan Anayasası’nın Değişmesi ve Normalleşme Süreci https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/ https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:57:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4948

Uluslararası İlişkiler ve Analizler Merkezi Dış Politika Analizi Bölümü Başkanı Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşmenin sağlanması için Ermenistan’ın Anayasa’sının neden değişmesi gerektiğini ve Paşinyan’ın değişim sinyalini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Ermenistan’ın, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme süreci ilerledikçe Ermenistan Anayasa’sının revizyonu tartışma konusu oldu. Ermenistan Anayasa’sının ruhu ve felsefesi, Azerbaycan ve Türkiye’nin sınırları içinde olan bazı bölgeleri Ermeni olarak tanıyan bir bağımsızlık ilanına dayanıyor. Ermeni yetkililer son 30 yıldaki eylemleriyle bunun sadece bir metinden ibaret olmadığını, aynı zamanda Ermenistan’ın resmi politikasının bir parçası olduğunu gösterdiler. Ermenistan, Azerbaycan topraklarını işgal ederken, eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2011 yılında genç aktivistlere yaptığı bir konuşmada, “Batı Ermenistan” olarak görülen Doğu Anadolu’nun ilhakının gelecek nesillere miras bırakıldığını söyledi. İkinci Karabağ Savaşı sonrasında Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme sürecinin etkili olabilmesi ve gelecekte olumsuz sonuçlar doğurmaması için Ermenistan Anayasa’sının revize edilmesi gerekiyor.

Tek çözüm: Anayasa’nın yeniden yazılması

İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Eylül 2021’de konuyu ilk kez gündeme getirdi ve gerçek barışın sağlanması için Ermenistan Anayasa’sının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da son zamanlarda benzer ifadeleri dile getirerek Anayasa’nın revize edilmesinden ziyade yeniden yazılması gerektiğini dile getirdi. Paşinyan’ın yorumlarının ardından Aliyev, barış anlaşmasının imzalanabilmesi için Ermeni Anayasa’sında değişiklik yapılması gerektiğini yineledi. Bu değişiklik için ülke genelinde referanduma gidilmesi gerekiyor. Ermenistan’ın 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirisi, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içeriyor. Bildiride Azerbaycan’a yönelik, Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (SSC) Yüksek Konseyi ve Karabağ Ulusal Konseyi’nin 1 Aralık 1989 tarihli Ermenistan SSC ve Karabağ Dağlık Bölgesi’nin yeniden birleşmesi ortak kararı yer alıyor. Bildirinin 11’inci maddesinde ise Türkiye topraklarından “Batı Ermenistan” olarak bahsediliyor ve Türkiye’ye yönelik; “Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’sinde ve Batı Ermenistan’da 1915 Soykırımının uluslararası tanınmasını sağlama görevini destekliyor” iddiaları yer alıyor. Buradaki “Batı Ermenistan” ifadesi Türkiye’nin doğu illerini işaret ediyor. Bildirinin kabul edildiği 13 Şubat 1988’de Ermenistan’da kurulan ve Ermenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın da dahil olduğu Karabağ komitesinin çabaları sayesinde Taşnaklar da dahil olmak üzere Ermeni milliyetçileri Ermenistan’da önemli bir güce sahip oldu. Ayrıca, 1995 yılında yayınlanan Ermenistan Anayasa’sının ön sözünde, Ermeni halkı Bağımsızlık Bildirgesi’nde yer alan Ermeni devletinin temelleri ve pan-ulusal özlemleri dile getiriliyor. Ermenistan Anayasa’sı Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak taleplerini onaylarken ülkenin iç ve uluslararası politikalarını düzenleyen diğer tüm yasalar Anayasa’ya uygun olarak yazıldı ve geliştirildi. Türkiye sınırları içinde yer alan Ağrı Dağı, Ermenistan devlet bayrağında Ararat olarak yer aldı ve “Batı Ermenistan” ile yeniden birleşmeyi sembolize etti.

Sonuç olarak, 2010 yılında Türkiye ile Ermenistan arasında kabul edilen diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi ve geliştirilmesine ilişkin protokol uygulanamadı. Çünkü Ermenistan yasalarına göre, bu tür yabancı anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi protokollere izin verdi, ancak bunların Bağımsızlık Bildirgesi’ni veya Anayasa’yı ihlal edeceğini belirtti. Daha sonra Anayasa Mahkemesi, Türkiye ile imzalanan ve Türkiye’nin coğrafi bütünlüğünü tanıyan protokollerin Bağımsızlık Bildirgesi’ne aykırı olamayacağına, dolayısıyla Türkiye’ye karşı toprak talebinin devam ettiğine karar verdi. Aynı durum Azerbaycan ile müzakere edilen barış anlaşması için de geçerli olabilir. Bu durumda Ermenistan ve Azerbaycan tarafından imzalanan barış anlaşması kalıcı normalleşme ve barışla sonuçlanmayabilir. Özellikle Azerbaycan’la yapılan barış anlaşması, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin toprak bütünlüğünü kabul etmesini öneriyor. Ancak öncelikle Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin bu anlaşmayı onaylaması gerekiyor. Aynı mahkeme başlangıçta anlaşmaya izin verse de bunun Bağımsızlık Bildirgesi’ne ve Anayasa’ya aykırı olduğunu beyan edebilir. Mevcut Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamının Paşinyan tarafından atanmış yargıçlar olduğunu ve anlaşmayı itirazsız kabul ettiklerini varsayalım. İktidar partisinin sandalye çoğunluğuna sahip olması nedeniyle anlaşmanın parlamento tarafından da kabul edildiğini düşünelim. Ermenistan’ın mevcut Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa’sı Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içerdiği sürece, Ermenistan’da hükümetin değişmesi ve radikallerin iktidara gelmesi halinde barış anlaşması tehlikede olacaktır. Bu durumda herhangi bir siyasi parti ya da örgüt Azerbaycan ile imzalanan anlaşmaya karşı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle dava açabilir ve imzalanan anlaşma hükümsüz ilan edilebilir.

Yeni bir anayasanın faydaları

Anayasa’nın yeniden yazılması, Ermenistan için siyasi açıdan faydalı bir hamle olacaktır. Ermenistan komşularına karşı toprak iddialarında bulunduktan ve komşu topraklarından birini işgal ettikten sonra bölgesel projelerin dışında kaldı. 2020 savaşındaki yenilgi Ermenistan’ı Karabağ etrafındaki toprak macerasından kurtardı. Ermenistan’daki muhalefet ise olası anayasa referandumuna karşı harekete geçmeye başladı. Kamuoyu yoklamaları, Ermenilerin çoğunluğunun Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik toprak taleplerinin Anayasa’dan çıkarılmasına karşı olduğunu ortaya koydu. Dolayısıyla görevdeki Paşinyan için anayasayı değiştirmek kolay olmayacak. Ancak anayasanın yeniden yazılması, Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşme adına hükümet ve halk düzeyinde kavramsal bir değişime neden olacaktır. Yeni anayasa Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeye ve bölgesel işbirliğine giden yolu açacağı için Ermenistan’da ve bölgede geniş çaplı bir değişime yol açabilir.

[Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi’nde Dış Politika Analizi bölümünün başkanıdır.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/feed/ 0
Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü Ankara’da kutlandı https://www.akittvhaber.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:12:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4851

Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü vesilesiyle Ankara’da resepsiyon düzenlendi.

Ankara’da bir otelde, Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü münasebetiyle resepsiyonuna, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis, Ankara’da görevli yabancı misyon temsilcileri ve birçok davetli katıldı.

Bakan Yardımcısı Bozay, Türkiye ile Litvanya’nın son derece dostane ilişkileri olduğuna ve bunun daha da güçlendirilebileceğine işaret ederek, geçen yıl ziyaret ettiği Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yaptığı kapsamlı görüşmelerde, taraflar arasındaki işbirliğinin geliştirilme potansiyelinin teyit edildiğini söyledi.

İkili ticaret hacminin son yıllarda artış göstererek 1 milyar doların üzerine çıktığını hatırlatan Bozay, firmaları hem Litvanya ve Türkiye’de hem de farklı ülkelerde daha fazla işbirliği ile ticarete teşvik etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

Bozay, ulaştırma, enerji, yeşil dönüşüm, teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlarda ikili işbirliğini geliştirmeye yönelik fırsatlar olduğuna inandığını ifade ederek, “Tedarik ve değer zincirlerini ortak fayda temelinde genişletmek, bağlantısallığı artırmak için de birlikte çalışabiliriz. Bu bağlamda akla ilk gelen Üç Deniz Girişimi’dir. Girişim, bu yönde değerli fırsatlar sunabilecektir.” diye konuştu.

Türkiye’nin Litvanyalı turistler için popüler turizm güzergahı olduğunun, Litvanya’nın da Türk öğrenciler tarafından en sevilen ülkeler arasında yer aldığının altını çizen Bozay, iki ülke arasındaki beşeri bağların gelişmesinden memnuniyetini dile getirdi.

Bozay, dünyanın “Filistin’deki katliam” ve Ukrayna’daki savaş gibi pek çok sorunla uğraştığına dikkati çekerek, iki ülkenin NATO müttefiki olarak müşterek güvenlik için birlikte çalıştığını söyledi.

Litvanya’nın 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gösterdiği desteğin unutulmadığını dile getiren Bozay, zor zamanlarında Türkiye’nin yanında olan tüm ülkelere müteşekkir olduklarını ifade etti.

Bozay, Litvanya’nın, Türkiye’nin AB üyelik sürecine sağladığı desteğin sürmesini dilediğini sözlerine ekledi.

“Türkiye’nin AB ile entegrasyon çabalarını destekliyoruz”

Degutis de Litvanya Konseyi’nin 16 Şubat 1918’de açıkladığı kararla Litvanya halkının birliğini uyandırdığını ifade ederek, Konseyin uzun yıllar süren “Sovyet işgalinden” sonra Mart 1990’da, ülkenin bağımsızlığının yeniden kazanılmasının temelini attığını söyledi.

Türkiye ile Litvanya’da birbirine yakın zamanlarda Cumhuriyetin kurulması kararı alındığına işaret eden Degutis, Türkiye’nin 100. yıl dönümünü kutladı.

Degutis, iki ay önce İstanbul’daki Osmanlı arşivlerinde Türkiye-Litvanya diplomatik ilişkileriyle ilgili sergi açtıklarını hatırlatarak, serginin iki ülkenin ortak mirası ile ikili ilişkilerinin gelişimini yansıttığını dile getirdi.

Litvanya’nın NATO üyelik sürecinde Türkiye’nin desteğine büyük değer verdiklerini vurgulayan Degutis, ülkesinin, Türkiye’nin AB ile entegrasyon çabalarını desteklediğini ifade etti.

Degutis, geçen sene ülkesinde düzenlenen NATO Zirvesi’nin karmaşık ve istikrarsız ortamla karşı karşıya olunan bir dönemde yapıldığını kaydederek, ittifakın caydırıcılığının güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi açısından önemini belirtti.

İsveç’in NATO üyeliğinin kesinleşmesi hakkında değerlendirme yapan Degutis, bunun ittifakın savunma yeteneklerine ve savunma sanayi potansiyeline katkı sağlayacağının altını çizdi.

Degutis, “Gazze’deki felaket niteliğindeki duruma” çözüm bulunmasına ve Orta Doğu’da barış sürecinin yeniden başlatılmasının aciliyetine işaret etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/feed/ 0
Bakan Fidan: “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir” https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:57:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4782

Bakan Fidan: “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Bakan Fidan, Macaristan Dışişleri Bakanı Szijjarto ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

ANKARA – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Macar mevkidaşı Szijarto’nun Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun ilk toplantısı için Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Bakan Fidan, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının başarıyla gerçekleştiğini öğrendiğini söyledi. Macaristan ve Türkiye’nin köklü dostluk bağlarına sahip olduğunu ve ikili ve çok taraflı platformlarda yakın iş birliklerinin devam ettiğini belirten Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle iki ülke arasındaki kapsamlı iş birliklerinin daha da geliştiğini ve Macaristan Başbakanı Orban ile Bakan Szijarto’yu 1-3 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Antalya Diplomasi Forumu’na katılacağını söyledi.

“Savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’In 2023 yılında Macaristan’a gerçekleştirdiği iki resmi ziyarete dikkat çeken Fidan, aralık ayındaki ziyaret kapsamında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin 6’ncı toplantısında alınan kararla iki ülke arasındaki iş birliğinin seviyesinin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıktığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“İş birliğimizi çeşitli alanlarda güçlendiren, çeşitlendiren ve güncelleyen 17 ayrı anlaşma imzaladık. 2024 Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın açılış törenini gerçekleştirdik. Gerçekten muazzam bir törendi. 2025 yılını Bilim ve İnovasyon yılı ilan ettik. Geliştirilmiş stratejik ortaklık temelindeki iş birliğimizi daha da güçlendirmeye kararlıyız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Mekanizması, 6 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamıza önemli katkılar sağlayacak çalışmalar başlattı. İki NATO müttefiki olarak da savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz.”

“Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Macaristan’ın yılın ikinci yarısında itibaren Avrupa Birliği Dönem Başkanı olacağını aktaran Bakan Fidan, “AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye olan yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin açılmasında ve AB ile ilişkilerimizin geliştirilmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbesitesi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Fidan, Macar mevkidaşı ile olan görüşmelerde Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ile Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa yönelik de görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi. Fidan, iki ülkenin Ukrayna’daki savaşın bir an önce bitmesi, uluslararası hukuk temelinde adil barış yoluyla sonlandırılması ve barış müzakerelerine şans verilmesi noktasında hemfikir olunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin hem Macaristan hem de Avrupa’nın güvenliği açısından anahtar bir ülke olduğunu vurgulayan Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Szijjarto, ekonomi ve enerji güvenliği konularında Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Yasadışı göç konusunda Türkiye ile hemfikir olduklarını belirten Szijjarto, “Yasadışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz. Biz bunu istemiyoruz. Yasadışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz. Eğer güvenlik konuları müsaitlik verirse göçmenlerin geldikleri yere derhal geri gitmeleri gerekmektedir. Bu konuda Türkiye ile hemfikiriz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin enerji güvenliği konusunu siyasi ya da ekonomik bir silah olarak kullanmadığını belirten Szijjarto, doğalgaz tedariği konusunda Türkiye’nin en güvenilir transit ortak olduğunu aktardı.

Ekonomik işbirliğine ilişkin AB’nin Türkiye gibi ortaklara ihtiyacı olduğunu hatırlatan Szijjarto, AB ve Türkiye arasındaki gümrük anlaşmasının modernleşmesi konusunda olumlu adımların atılması için çalışmaların yürütüleceğini söyledi.

Ayrıca Szijjarto, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk konusunda Türkiye tarafından başarılı adımlar atıldığını belirterek savaşın uzun sürmesi ve bölgeye silah taşınmasının devam etmesi bölgedeki yıkımı artıracağını ifade etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile ortak basın toplantısı düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:48:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4778

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bugün Bakanlık’ta görüştü. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, şunları kaydetti:

“AB TÜRKİYE’YE YAKLAŞIMINDA KİMLİK SİYASETİNİ SONA ERDİRMELİ”

“Karşılıklı üst düzey ziyaretlerle kapsamlı iş birliğimizi daha da pekiştirmekteyiz. Başbakan sayın Orban ile Bakan sayın Szijjarto’yu Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle Mart ayı başında Antalya’da misafir edeceğiz.

Macaristan yılın ikinci yarısında Temmuz itibariyla Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlenecek. AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz.

Ukrayna’daki savaşın bir an önce uluslararası hukuk temelinde adil bir barış yoluyla sonlanması arzumuzu dile getirdik. Türkiye de Macaristan da barış müzakerelerine şans verilmesi gerektiğine inanıyo, bu inancımızı bir kez daha karşılıklı olarak teyit ettik.”

SZIJJARTO: “UMARIM KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞARIYLA SONUÇLANIR”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto ise şöyle konuştu:

“Katolik toplumuna, yakın geçmişte gerçekleşen saldırı nedeniyle taziyemizi, başsağlığımızı ve dayanışmamızı ifade etmek istiyorum. Bir Katolik olarak teşekkürümü ifade etmek istiyorum Türk hükümetine ve Türk yetkililerine son derece etkin önlemler aldıkları ve olayları işleyenleri hızlıca ortaya çıkardıları için.

Maden faciası, toprak kayması nedeniyle Türkiye’nin vatandaşlarına taziyelerimi iletmek istiyorum. Umarım ki kurtarma çalışmaları başarıyla sonuçlanır.

Biz Türkiye’ye Macaristan ve Avrupa açısından güvenliğimizin anahtar rolüne sahip bir ülke olarak bakıyoruz. Bugün AB önündeki zorluklarla Türkiye olmadan baş edemeyiz.

“YASA DIŞI GÖÇMENLERİN AVRUPA’YA ULAŞMASINI ENGELLEYEMEZSEK AVRUPA’YI KAYBEDECEĞİZ”

AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Yasa dışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz ve biz bunu istemiyoruz. Bunun için sürekli olarak yasa dışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz.

Enerji güvenliğine istinaden şunu söylemem gerekiyor: Bizim için doğal gaz tedariği Türkiye’siz mümkün değildir. Türkiye bu konuda en önemli ülke, en güvenilir ve en öngörülebilir transit ortağımızdır. Macar doğal gazı tedariğinin sağlanmasında size teşekkür etmek istiyorum. Enerji güvenliği konusunu siyasi veya ekonomik silah olarak kullanmıyorsunuz.

Türkiye’nin terörizme karşı adımlarını takdirle karşılıyoruz. Günümüzde bütün dünya terör tehdidiyle karşı karşıyadır.

“DÖNEM BAŞKANLIĞIMIZDA AB-TÜRKİYE ORTAKLIK KONSEYİ’NİN TEKRAR TOPLANMASINI ARZU EDİYORUZ”

AB’nin Türkiye gibi öylesine ortaklara ihtiyacı vardır ki, daha sıkı işbirliğiyle belki de geçtiğimiz dönemde kaybedilen rekabet gücü elde edilebilir. Temmuz ayının başından itibaren başlayacak olan Macar dönem başkanlığında AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Anlaşması’nın modernleştirilmesi ve kapsamının daha da arttırılması konusuna öncelik vereceğiz. Vize işlemlerinin kolaylaştırılması konusunda da ilerleme kaydetmek istiyoruz. Dönem başkanlığımızda AB ile Türkiye arasındaki Ortaklık Konseyi’nin tekrar toplanmasnı arzu ediyoruz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:36:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4769

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Macar mevkidaşı Szijarto’nun Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun ilk toplantısı için Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Bakan Fidan, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının başarıyla gerçekleştiğini öğrendiğini söyledi. Macaristan ve Türkiye’nin köklü dostluk bağlarına sahip olduğunu ve ikili ve çok taraflı platformlarda yakın iş birliklerinin devam ettiğini belirten Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle iki ülke arasındaki kapsamlı iş birliklerinin daha da geliştiğini ve Macaristan Başbakanı Orban ile Bakan Szijarto’yu 1-3 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Antalya Diplomasi Forumu’na katılacağını söyledi.

“Savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında Macaristan’a gerçekleştirdiği iki resmi ziyarete dikkat çeken Fidan, aralık ayındaki ziyaret kapsamında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin 6’ncı toplantısında alınan kararla iki ülke arasındaki iş birliğinin seviyesinin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıktığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“İş birliğimizi çeşitli alanlarda güçlendiren, çeşitlendiren ve güncelleyen 17 ayrı anlaşma imzaladık. 2024 Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın açılış törenini gerçekleştirdik. Gerçekten muazzam bir törendi. 2025 yılını Bilim ve İnovasyon yılı ilan ettik. Geliştirilmiş stratejik ortaklık temelindeki iş birliğimizi daha da güçlendirmeye kararlıyız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Mekanizması, 6 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamıza önemli katkılar sağlayacak çalışmalar başlattı. İki NATO müttefiki olarak da savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz.”

“Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Macaristan’ın yılın ikinci yarısında itibaren Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı olacağını aktaran Bakan Fidan, “AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye olan yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin açılmasında ve AB ile ilişkilerimizin geliştirilmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbesitesi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Fidan, Macar mevkidaşı ile olan görüşmelerde Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ile Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa yönelik de görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi. Bakan Fidan, iki ülkenin Ukrayna’daki savaşın bir an önce bitmesi, uluslararası hukuk temelinde adil barış yoluyla sonlandırılması ve barış müzakerelerine şans verilmesi noktasında hemfikir olunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin hem Macaristan hem de Avrupa’nın güvenliği açısından anahtar bir ülke olduğunu vurgulayan Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Szijjarto, ekonomi ve enerji güvenliği konularında Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Yasadışı göç konusunda Türkiye ile hemfikir olduklarını belirten Szijjarto, “Yasadışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz. Biz bunu istemiyoruz. Yasadışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz. Eğer güvenlik konuları müsaitlik verirse göçmenlerin geldikleri yere derhal geri gitmeleri gerekmektedir. Bu konuda Türkiye ile hemfikiriz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin enerji güvenliği konusunu siyasi ya da ekonomik bir silah olarak kullanmadığını belirten Szijjarto, doğalgaz tedariği konusunda Türkiye’nin en güvenilir transit ortak olduğunu aktardı.

Ekonomik işbirliğine ilişkin AB’nin Türkiye gibi ortaklara ihtiyacı olduğunu hatırlatan Szijjarto, AB ve Türkiye arasındaki gümrük anlaşmasının modernleşmesi konusunda olumlu adımların atılması için çalışmaların yürütüleceğini söyledi.

Ayrıca Szijjarto, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk konusunda Türkiye tarafından başarılı adımlar atıldığını belirterek savaşın uzun sürmesi ve bölgeye silah taşınmasının devam etmesi bölgedeki yıkımı artıracağını ifade etti. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/feed/ 0
Özgür Özel: “Ankara’da Bir İttifaka İmza Atamadık Ancak İzmir’in Demokratları; İzmir’e, Cumhuriyete ve Geleceğimize Hep Beraber Sahip Çıkacaklar” https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:24:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4761

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:

“BUGÜN CHP’NİN SANCAK GEMİSİNDEYİZ, BUGÜN MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUNUNUN ATILDIĞI YERDEYİZ”

“Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz, bugün milli mücadelede ilk kurşununun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir imparatorluğun tebaası, bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir cumhuriyetin onurlu, eşit vatandaşları olma erdemine kavuşmanın en önemli mücadelesinin hem başladığı hem nihayetlendiği yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün Asteğmen Kubilay’ın başını verdiği ama onlara başını eğmediği kentteyiz. Bugün, ‘İki büyük eserim var. Birisi Cumhuriyet, diğeri CHP diyen’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şuracıkta doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim dedi ki ‘İki sınava gireceksin. Bir tanesi Anadolu Lisesi sınavı, bir tanesi devlet parasız yatılı burs sınavı.’ Formumu doldurdu Gülseren Öğretmen, beni sınava soktu. İki sınavı da kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite; hatta sonra sınavda ikinci olunca ‘Dilediğin yerde askerlik yap’ dediler. Askerliğimi dahi şurada, Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Bugün ben, boğazımdan 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, ömrümün en güzel 12 yılının geçtiği, hayat arkadaşım Didem ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün Genel Başkan olarak geldim.

“CHP OLARAK GÖĞSÜMÜZ DİK, BAŞIMIZ İLERİDE, ALNIMIZ AÇIK; İZMİR BİZİ, BİZ İZMİR’İ BİLİYORUZ. HİÇ HEVESLENMESİNLER”

Biz burada kötünün yerine iyiyi getirmeye gelmedik. Biz burada dürüst, namuslu çalışan, bütün engellemelere rağmen görevini yapan kıymetli arkadaşlarımızla bir büyük devrimi, kadın devrimini, gençlik devrimini, İzmir’in bizden beklediği dinamizmi ve yarınların yöneticilerini bugünden İzmir ile tanıştıracağımız, İzmir’i ayağa kaldıracak, İzmir’i dünyanın en önemli kentlerinden birisi haline getirecek dinamik kadroların bayrak devir teslimine geldik. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente emeği olan Yüksel Çakmur’a; bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni mali disipliniyle, kredi notlarıyla, büyük projeleriyle çok önemli bir noktaya getirmiş Sevgili Aziz Kocaoğlu’na; ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş, başımızı öne eğdirmemiş Sevgili Tunç Soyer’e; Allah gani gani rahmet eylesin İzmir’in efsane belediye başkanı ve İzmir’i yıkılmaz bir kale haline getiren Piriştina’ya çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyada yine AK Parti tarafından elbette birçok iftira, hakaret, yalan sıralanıyor ve devam edecek. Ancak CHP olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık; İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler.

“9 CUMHURİYET KADINIYLA KARŞINIZDAYIZ. 30 BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZDAN 12’Sİ 40 YAŞIN ALTINDA”

Birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz. Bu süreçte İzmir’in beklentilerine baktığımızda İzmir bir dinamizmi, madem ki Cumhuriyetin sancak gemisidir, kadının gücünü, Atatürk’ün kentinde, Zübeyde Anne’nin kentinde Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız varken bugün, hepsi de seçilecek yerden 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı, Önder Sav ve niceleri, 30’lu yaşlarında bakanlık görevlerini üstlendiler. Şimdi İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adayımızdan tam 12’si 40 yaşın altında. İzmir’e emanet olsun, İzmir onlara emanettir. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, bir akıl çıkıyor karşınıza, ‘Bu yaşta belediye mi yönetebilir? O bütçeyi mi yönetebilir’ diyor. 35 yaşında Deniz Baykal, Türkiye hazinesini yönettiyse, 36 yaşında, 38 yaşında Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı bakanlıklar yaptılar, 40 yaşında bu memleketi yönettilerse CHP’nin birbirinden genç, birbirinden dinamik, en az bir yabancı dil bilen, eğitimleriyle, kültürleriyle, vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, ülkeyi de şaha kaldıracak. Onlara yürekten inanıyoruz.

“CHP’Yİ KİMSE KÜÇÜK İKTİDAR ALANLARININ PARTİSİ OLARAK GÖRMESİN”

Bundan sonraki süreçte CHP’yi kimse küçük iktidar alanlarının partisi olarak görmesin. CHP, cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim ve siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük 100’üncü yıl umutlarını, hayallerini hayata geçirememiş ancak cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya and içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz: Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz, iyi eğitimli, yaş ortalaması 45 olan, İzmir’in belediye başkanlarına bütün olarak baktığınızda, her birisi iyi düzeyde yabancı dil bilen, aldıkları eğitim ve geçmişte verdikleri mücadeleyle kentin yüzünü güldürecek, kent suçlarına geçit vermeyecek, kentin dokusunu, tarihini bilip yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan ve talandan kendilerini, evlatlarını korur gibi koruyabilecek kadrolara emanet etmek üzere yola çıktık. Önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları her hizmetle İzmir bu kadrolar ile gurur duyacak. Türkiye bu kadroları görecek ve bu kadroların yönettiği İzmir, cazibe merkezi olma noktasındaki ilerlemesini bir devrime dönüştürecek. İzmir’deki iyi yönetim, Türkiye’ye örnek olacak. ve gün gelecek Türkiye, İzmir’deki iktidarı CHP’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek. Söz veriyoruz. Buna yürekten inanıyoruz.

“ÇOK İSTEDİK AMA BAŞARAMADIK. İTTİFAKLARIN DIŞINDA KALMAYI TERCİH ETTİLER”

Biz bugün CHP’lilerden, sadece sosyal demokratlardan oy istemiyoruz. Çünkü 2019 seçimleri, 2018’deki büyük moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehirde ülkenin kaderine el konulması sonucuna ulaşan bir büyük başarıyla bitmişti. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, İzmir’in ve Eskişehir’imizin, Aydın’ımızın, Muğla’mızın yanına katmıştık. Şimdi mayıs ayında çok hak edip ulaşamadığımız zaferden sonra herkes bakıyor. Recep Tayyip Erdoğan, iktidarını perçinleyecek mi; yoksa Atatürkçü, cumhuriyetçi, Cumhuriyet değerlerine saygılı kurucu kadrolarına husumet değil, hayranlık duyan kadrolar acaba yeniden hem bu 11 kentte, hem de devamında hakim olup bir denge sağlanacak, geleceğe umutla bakılacak mı? İşte bu dengeyi sağlamak için bir büyük ittifaka, işbirliğine ihtiyaç vardı. Bunun için ben göreve geldiğim günden itibaren bütün Türkiye’nin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Arkadaşlarım yaptı. Yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bir yerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız, kendilerinde anlamlandırdıkları gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler.

“ANKARA’DA BİR İTTİFAKA İMZA ATAMADIK ANCAK İZMİR’İN DEMOKRATLARI; İZMİR’E, CUMHURİYETE VE GELECEĞİMİZE HEP BERABER SAHİP ÇIKACAKLAR”

Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, Cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum. İstanbul’da satacak arsa kalmadığından İstanbul’a bir hançer dayayıp Kanal İstanbul yapıp, etrafını Katarlılara söz veren anlayış, İstanbul’a geri gelmesin diye; Bülent Arınç’ın tabiriyle Ankara’yı parsel parsel satan, Ankara’nın bütün varlıklarını dinozor parklarına peşkeş çeken, oraları yaptırdığı müteahhitlere peşkeş çeken anlayış Ankara’ya geri gelmesin diye ve gözlerini diktikleri göz bebeğimiz İzmir’in bir kum tanesi bile gözden çıkarılmasın diye Türkiye İttifakı 31 Mart seçimini bir zafere dönüştürecek, buna yürekten inanıyorum.

“ANKETLER İZMİR’DE BİR HAYAL OLARAK GÖRÜLEN 30’DA 30’U MÜJDELİYOR”

Biraz önce bir gazeteci arkadaşım geldi, elimi tuttu, ‘Beni hatırladın mı’ dedi. Kurultayda fotoğrafımı çekip demişti ki ‘Sen bu işi başaracaksın. Beni unutma’ dedi. Şimdi geldi, çekti fotoğrafı dedi ki ‘Bak söylüyorum, İzmir’de rekor kırılacak. İzmir’deki bütün belediyeler alınacak.’ Önce bir müjdem ve sonra bir sürprizim var. Müjde şu: Adayları gösterdik, 4 gün sonra sahaya indik, anketlerimizi yaptırdık, yapılan anketlerin sonucunda gördüğümüz odur ki aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz. Hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka. Pek çoğunda garanti bir farkla öndeyiz. Ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP, şimdiden 24-25’i gördü. İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın, buna güvenin. Bütün Türkiye’nin çok merak ettiği bir şey var. Seçimlerde seçim şarkısı ve seçimlerin tanıtım filmi var. Bugün akşam saat 20.00’de bütün Türkiye’ye görecek.

“İZMİR, YÜZDE 93 İLE DEĞİŞİMİ İSTEYEN KENTTİ. DEĞİŞİMİN BAŞKENTİYDİ”

İzmir’de harika bir kadro ve müthiş bir takım var ama bu takımın bir de kaptanı var. Biz 14 ve 28 Mayıs’tan sonra büyük bir üzüntü, moral bozukluğu, herkesin bahsettiği seçmendeki küskünlük, duygusal kopuş ve bir şey yapmazsak önümüzdeki belediye seçimleri çok büyük bir tehlike ve Recep Tayyip Erdoğan bu moral bozukluğu ile bizi yakalarsa Allah muhafaza dediğimiz günlerde, dedik ki ‘Biz bir yola çıkıyoruz.’ Bunun adına ‘Yüzyılın değişimi, değişimin yüzyılı’ dedik. Zaman zaman Türkiye’de seçmen değişimi ne kadar istiyor diye baktığımızda, farklı sonuçlar gördük. Ama İzmir sonucu kimseyi şaşırtmadı. İzmir, yüzde 93 ile değişimi isteyen kentti. Değişimin başkentiydi. İşte o günlerde sokağı duyan, seçmeni hisseden, yapılması gereken adımı atmaya İzmir’de ilk karar veren ve bana telefon açıp da ‘Sonu ne olursa olsun, sonuna kadar yanınızdayım’ diyen, bütün süreç boyunca Türkiye’deki bütün belediyeleri inanılmaz bir dinamizmle gezen, ben yorulduğumda yorulmayan, ben düştüğümde morali düşmeyen, bozulmayan, sakin, kararlı, soğukkanlı ama iyi organizatör, çok iyi organizatör, bir cerrah titizliği ve bir büyük yöneticilik vasfı olan, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden heyecanı en üstte tutabilen bir yol arkadaşım vardı. Şimdi o arkadaşım, o sevgili dostum, o hem çok sevdiğim, hem güvendiğim ve bu takıma kaptanlık edeceğini, çok iyi başarıları birlikte kazanacaklarına yürekten inandığım Cemil Tugay’ı buraya davet ediyorum.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı Başladı https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:27:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4731

Adana’da düzenlenen “Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı” başladı.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde, Adana’da önemli bir fuarın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sanayi devrimiyle insanların doğayı kirletmeye başladığını belirten Köşger, “Her zaman söylüyorum, bunu da en çok Batılı dostlarımız yaptılar. En gelişmiş ülkeler, en çok doğayı tahrip ederler. En çok doğayı kirletenler, zarar verenler onlar. Şimdi de ceremesini tüm dünyaya, hepimize çektirmeye çalışıyorlar. Batılılar böyle yaptı diye bizler öyle yapacak değiliz. Dünya hepimizin müşterek gezegeni ve başka gideceğimiz bir yerde yok. Dolayısıyla biz burayı korumak, kollamak bu hususta da onlara örnek olmak durumundayız.” diye konuştu.

Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Köşger, kentte bu konuda çok sayıda firma bulunduğunu ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini belirten Köşger, şöyle devam etti:

“109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ‘çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım.”

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm dünyanın Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu, bu dayanışma duygusunun doğayı korumaya yönelik devam etmesi gerektiğini söyledi.

Buna da gelişmiş ülkelerin öncülük edeceğini aktaran Damka, “Bizim coğrafyamız açısından bize öncülük edecek olan en yakın ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem Türk Cumhuriyetleriyle hem Balkanlarla bu geri dönüşüm konusunda bizlere de öncülük etmesi lazım. İnşallah bugün burada hem özel sektörün hem devletin hem de belediyelerin yapmış olduğu çalışmaları yakından inceleyeceğiz. Kendi ülkelerimize bunun transferinin sağlanması için çaba sarf edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cafer Poyraz da yaptıkları çalışmaları anlatarak, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planı raporu çıkardıklarını söyledi.

ÇOİM yararına atıl metal parça sergisi

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, fuarda yer alan Sema Akbel’in atık metal parçalardan yaptığı “Yarım Kalmasın Koleksiyonu’nun” satışından elde edilecek gelirin Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden çocukların rehabilitasyonu için hayata geçirdikleri Çocuk İyilik Merkezi’nin çalışmalarında kullanılacağını söyledi.

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da iş dünyasındaki yeşil dönüşüm adımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkati çekti.

REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can da üç gün sürecek fuarda sektörün önde gelen firmalarının yanı sıra Kırgızistan, Kosova, Macaristan, Orta Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçilerin bulunacağını bildirdi.

Kırgızistan heyeti başkanı Elvira Borombaeva da fuara iş adamlarının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanlığına bağlı yatırım ajansı direktör yardımcısı ve ekibinin de yer aldığı bir heyetle katıldıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından tasarımcı Zeliha Sunal’ın kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturduğu kıyafetler “Bir İleri Dönüşüm Defilesi”nde sergilendi.

Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Samsun mitinginde konuştu: (2) https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:06:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4720

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AK Parti, gerçekleştirdiği demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Cumhuriyet’imize en çok katkıyı sağlayan partidir. Her konuda mütevaziyiz ama bu konuda göğsümüzü gererek eser ve hizmet müktesebatı konusunda bizimle yarışacak kimse tanımıyoruz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, diğer alanlarla birlikte şehirleri altyapısı ve üstyapısıyla geliştirerek yeni nesillere daha güçlü bir vatanı miras bırakmakla mükellef olduklarını söyledi.

Türkiye’nin her karış toprağını eserlerle bereketlendirmenin, her bireyin derdine derman olmanın boyunlarının borcu olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye’yi 21 yılda nasıl asırlık yatırımlarla buluşturduysak, şehirlerimizi içinde yaşayan insanlarıyla birlikte hayallerine kavuşturmak da inşallah bize nasip olacaktır. Bunun için seçim gününe kadar hep beraber çok çalışmalıyız. Rabb’imiz ne buyuruyor? ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.’ Hükmü unutmayacağız, asla aklımızdan çıkarmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Samsun’a güvendiğinin altını çizen Erdoğan, “Şimdi buradan öyle bir ses verin ki Artvin’den İstanbul’a kadar Karadeniz’in dört bir yanından duyulsun. Samsun, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleri ile boyamaya var mıyız?” diye sordu.

Kendisini dinleyenlerin “evet” karşılığını vermesi üzerine Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“AK Parti’nin alameti farikası nedir diye sorarsanız, buna verecek tek cevabımız eser ve hizmettir. Elini vicdanına koyarak geçtiğimiz bir asrın değerlendirmesini yapan herkes de bu hakikati kabul eder. AK Parti, gerçekleştirdiği demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Cumhuriyet’imize en çok katkıyı sağlayan partidir. Her konuda mütevaziyiz ama bu konuda göğsümüzü gererek eser ve hizmet müktesebatı konusunda bizimle yarışacak kimse tanımıyoruz. Aynı şekilde vizyon, program, proje, yatırım konusunda da son 21 yıldır bizimle yarışacak kimse çıkmadı.”

“Samsun’dan bir başka ses çıkacak”

Samsun’un yeni bir döneme gireceğine işaret eden Erdoğan, “Sandıkları patlatacaksınız, şehirlerimiz de bu patlayışı görecekler.” diye konuştu.

“Dikkat ederseniz kendi heybeleri boş olanlar, bizim başarılarımızı değersiz hale getirme gayretindeler. Bir başka ifadeyle iş yapma ve icraat ortaya koyma hususunda bizim seviyemize çıkamayanlar, bizi kendi sefil gündemlerinin içine çekmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye bu kısır siyaset anlayışının acısını Cumhuriyet’imizin ilk asrında yeteri kadar çekti. Üstelik bu vahim tablo sadece ülkemizi geri ve insanımızı fakir bırakmakla kalmadı, darbeyle, terörle, hak ve özgürlük ihlalleriyle milletimizi de mutsuz etti. Biz, yarım asra yaklaşan siyasi hayatımızın son 30 yılını şehirlerimize ve ülkemize hizmetle geçirdik. Mücadeleyle ve alın teriyle yoğurarak milletimizin hanesine yazdırdığımız her kazanımı birer şeref beratı gibi göğsümüzün üzerinde taşıyoruz. Biz size inanıyoruz, size güveniyoruz. ve inanıyorum ki 31 Mart akşamı Samsun’dan bir başka ses çıkacak. Ziyaret ettiğimiz şehirlerimizde, oraya yaptığımız yatırımları işte bu heyecanla özetin özeti mahiyetinde de olsa anlatıyoruz. Unutmayın ‘hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.’ Bu atasözümüzün işaret ettiği gibi hatırlanmayan ve hatırlatılmayan her şey unutulmaya mahkumdur.”

Türkiye’nin ve milletin kazanımları unutulunca birilerinin hemen eski Türkiye güzellemesi yapmaya başladığını belirten Erdoğan, bunun için yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmayı sürdüreceklerini söyledi.

“Şehir hastanesini bu yaz tamamlayacağız”

Samsun’a son 21 yılda güncel rakamlarla 181 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Erdoğan, eğitimde 5 bin 764 yeni derslik inşa ettiklerini, ikinci devlet üniversitesi olarak Samsun Üniversitesini şehre kazandırdıklarını, gençlik ve sporda 15 bin 233 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını hatırlattı.

Erdoğan, şehre 102 spor tesisi inşa ettiklerini dile getirerek, sosyal yardımlarda Samsunlu ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 9 milyar lira tutarında kaynakta destek olduklarını ifade etti.

Sağlıkta 2 bin 943 yataklı 24 hastanenin de aralarında olduğu 25 sağlık tesisi yaptıklarını anımsatan Erdoğan, ilave olarak 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesi ile 5 sağlık tesisinin inşaatının sürdüğünü kaydetti.

Erdoğan, şehir hastanesini bu yaz içinde tamamlayıp hizmete sunacaklarını belirterek, çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Samsun’da 11 bin 265 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, kentsel dönüşümde riskli yapı olarak belirledikleri 5 bin 308 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini aktardı.

“Zirai gelir artışı sağladık”

İktidara geldiklerinde Samsun’da 3 atık su arıtma tesisi varken, bugün 26 atık su arıtma tesisi ile belediye nüfusunun tamamına hizmet verdiklerini belirten Erdoğan, Samsun’daki 6 Millet Bahçesi projesinden 3’ünü hizmete aldıklarını ve diğerleriyle ilgili çalışmaların çeşitli safhalarda devam ettiğini bildirdi.

Erdoğan, ulaştırmada 120 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye çıkardıklarını ve proje bedeli 8,5 milyar lira olan Samsun Batı Çevreyolunu 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Gelemen Lojistik Merkezini tamamlayıp işletmeye başladık. Samsun il sınırları içindeki demir yolu hatlarının tamamını yeniledik. Türkiye’nin en büyük demir yolu modernizasyon projesiyle Samsun-Sivas arasındaki 431 kilometrelik demir yolu hattını tüm altyapısı ve üstyapısı ile yeniledik. Böylece hem bu hattaki lojistik taşımacılığına yeni bir ivme kazandırdık hem de yolcu kapasitesini 2 kat artırdık.

Samsun, Amasya, Çorum, Kırıkkale hızlı tren hattının ilk etabını oluşturan Kırıkkale-Çorum bölümünün projesini tamamladık, ihale hazırlık çalışmaları devam ediyor. Tarım ve ormanda şehrimizde 9 baraj, 2 içme suyu tesisi, 15 sulama tesisi, 127 taşkın koruma tesisi, 3 arazi toplulaştırma ve 5 hidroelektrik santrali inşa ettik.”

19 bin dekar araziyi sulayacak, Asarcık, Salıpazarı ve Vezirköprü-Doluca barajlarının yapımına devam ettikleri bilgisini veren Erdoğan, “Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Samsun’da 605 bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 4 milyar liranın üzerinde zirai gelir artışı sağladık.” ifadelerini kullandı.

“Eksikleri tamamlamak bizlerin elinde”

Samsunlu çiftçilere bugüne kadar yaklaşık 4 milyar tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Sanayi ve teknolojide şehrimize 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 6 araştırma-geliştirme merkezi kurduk. Samsunlu işverenlerimize yaklaşık 5 milyar lira tutarında teşvik sağladık. Enerjide 356 bin abonesi olan Samsun ve 16 ilçesini doğal gaza kavuşturduk. Ayvacık ilçemizi de en kısa sürede doğal gazla buluşturacağız.” dedi.

AK Partili yerel yönetimlerin Samsun’a yaptığı yatırımların yer aldığı kısa filmin gösterilmesinin ardından mitinge katılan vatandaşlara seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gümbür gümbür geliyorsunuz sizi öyle görüyorum. Samsun’a kazandırdığımız yatırımları tek tek saymaya kalksak, değil saatler günler yetmez. Bu şehrin çehresini hangi eser ve hizmetlerle geliştirip güzelleştirdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. İnşallah cumhurbaşkanlığıyla, bakanlıklarıyla, milletvekilleriyle, belediyeleriyle omuz omuza, gönül gönüle verip eksikleri tamamlamak bizlerin elindedir. Yeter ki dirliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Şimdi 31 Mart için hazır mıyız? Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ana kademe var mıyız? Kadın kolları var mıyız? Gençler var mıyız? Evelallah bu iş bitmiştir.”

Mitingden notlar

Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız”, “Reis sen düşünme bizi Samsunlu bilir işini” ve “Vatan, millet mazlumlar sana, senin emeklerin sandıkta bize emanet Reis” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 17 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Mitinge, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan ve Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Halit Doğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile milletvekilleri katıldı.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting öncesinde Samsun Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
Türkiye ve Yunanistan, Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne Katılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:51:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4704

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious, Türkiye ve Yunanistan’ın Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacaklarını duyurdu. ABD’nin F-16’lara yeşil ışık yakması sonrasında Türkiye’nin şimdi de ESSI’ye katılacak olması, NATO müttefikleriyle bağları güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Almanya Savunma Bakanı Pistorious bugün Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi:

“Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti.

Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı.

Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Gözler Eurofighter’lara çevrildi

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor.

Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti.

Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti.

Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor.

Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km/ atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

Girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı.

Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/feed/ 0
Türkiye-Macaristan ikili ticareti 4 milyar dolara çıktı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:24:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4685

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Macaristan arasındaki ikili ticaretin 4 milyar dolara çıktığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine kısa sürede ulaşılacağını bildirdi.

Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu (ETOK/JETCO) 1. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokol, Bakan Bolat ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto tarafından imzalandı.

Bolat, Bakanlıktaki imza töreninde, 18 Aralık 2023’te Budapeşte’de gerçekleştirilen Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nda bu ülkeyle stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini hatırlattı.

“Türkiye-Macaristan Kültür Yılı”nın açılış töreninin gerçekleştirildiğini ifade eden Bolat, 2025’in iki ülkenin liderlerince “Ortak Bilim ve İnovasyon Yılı” ilan edildiğini söyledi.

Ülkeler arasında Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun 2022 yılında kurulduğunu dile getiren Bolat, “Amacımız, ekonomik yatırım ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve ilerletmek. Bu anlamda ele alınacak ve kararlaştırılacak mekanizmalar JETCO toplantılarında belirlenecektir.” dedi.

“İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz”

Bolat, imzalanan mutabakat zaptında ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara, teknolojiden enerji alanına, ticaretten sanayiye ve özel sektörler arasındaki işbirliğine kadar birçok konunun yer aldığını ifade etti.

Söz konusu toplantının, Macaristan ile ekonomik ilişkileri daha da geliştirmek için yeni fırsatlar doğuracağına inandığını belirten Bolat, “Mutabakat zaptında yer alan işbirliği konularında atılacak somut adımları da düzenli şekilde takip edeceğimizi vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.

Bolat, dünya genelinde siyasi, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı önemli bir dönemden geçildiğine işaret ederek şunları söyledi:

“Türkiye olarak biz de tüm muhtemel senaryoları ve bunların etkilerini göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ekonomideki zayıf büyüme performansı, yatırım iştahındaki azalma, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış ve bölgesel çatışmalar, dünya ticaretine 2023 yılında olumsuz etkide bulunmuş ve dünya ticareti daralmıştı. Böyle bir dönemde Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaretin 2023’te de artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke Devlet Başkanı ve Başbakanı’nın ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine çok kısa sürede ulaşacağız.”

“Ekonomik ilişkilerimizi üst rakamlara çıkarmak için azimle çalışacağız”

Bu yıl Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının başlayacak olmasının iki ülke ticaretini daha da yukarılara ulaştıracağını belirten Bolat, Bakan Szijjarto’nun Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını yılın ikinci yarısında devralacak olmasının da Türkiye ve AB ilişkilerine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bolat, taraflar arasında ulaştırma alanındaki işbirliğinin devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Hava yolu taşımacılığında da iki ülke arasındaki frekans sayımlarının artırılması konusunda yakında olumlu gelişmeler göreceğiz. Bu anlamda önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları vizyon çerçevesinde karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi çok daha üst rakamlara çıkarmak için iki taraf olarak azimle çalışacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye-Macaristan ticareti 4 milyar dolara çıktı https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/#respond Thu, 22 Feb 2024 09:03:24 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4664

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da Türkiye ve Macaristan arasında düzenlenen ortak JETCO mutabakat zaptının ilk toplantısında konuşarak, “İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke devlet başkanı ve başbakanının ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefinde çok kısa bir sürede ulaşacağız. Özellikle Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının bu yıl başlayacak olması, iki ülke ticaretini daha yukarı rakamlara ulaştıracaktır” dedi.

Ticaret Bakanı Bolat, ‘Türkiye-Macaristan Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komisyonu 1’inci Dönem Toplantısı’ (JETCO) kapsamında Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Ticaret Bakanlığı’nda bir araya geldi. İki bakan görüşmenin ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulundu. Ticaret Bakanı Bolat, 18 Aralık 2023 tarihinde Budapeşte’de gerçekleştirilen, ‘Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6’ncı’ toplatısında alınan kararları hatırlattı. Bakan Bolat alınan kararlarla, Türkiye ile Macaristan arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin, geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseldiğine değinerek, “İki ülke arasında kurulan JETCO mekanizmasının da anlaşması imzalanmış ve ilk toplantısının da iki ay gibi kısa bir süre sonra Ankara’da ev sahipliği yapmak fırsatını yakalamış bulunuyoruz” diye konuştu.

Bolat, 2024 yılının Türkiye ile Macaristan arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100’üncü yıl dönümü olduğunu sözlerine ekleyerek, Türkiye ile Macaristan arasında 100’üncü yıl nedeniyle bir kültür yılı ilan edildiğini söyledi. 2025 yılının ise Türkiye ve Macaristan arasında ‘Ortak Bilim ve İnovasyon Yılı’ ilan edildiğini kaydeden Bolat, “Böylesine yakın bir işbirliği içinde olduğumuz Türkiye ve Macaristan arasında JETCO ortak ekonomi ve ticaret komisyonu da 2022 yılında kurulmuştu. Amacımız ekonomik yatırım ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve ilerletmek. Bu anlamda ele alınacak ve kararlaştırılacak mekanizmalar bu JETCO belirlenecektir. Bu çerçevede bugün ilk toplantısında gerçekleştirdiğimiz JETCO ekonomik ve ticaret ortak komite toplantısının mutabakat zaptını biraz sonra değerli meslektaşım Peter Szijjarto birlikte imzalayacağız. Bu JETCO mutabakat zaptında ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara ticaretten sanayiye, özel sektörler arasındaki iş birliğinden teknolojiden, enerji alanına, doğal gaz ve nükleer enerji, iş birliğine, Ulaştırma ve Çevre Alanındaki iş birliğine kadar pek çok farklı konular yer almaktadır” değerlendirmesini yaptı.

“İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz”

Bakan Bolat, dünya genelinde çok çirkin siyasi, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı önemli bir dönemden geçildiğini belirterek, “Türkiye olarak biz de bütün muhtemel senaryoları göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ekonomideki zayıf büyüme performansı yatırım iştahındaki azalma, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış ve bölgesel çatışmalar dünya ticaretinde 2023 yılında olumsuz etkide bulunmuş ve dünya ticareti daralmıştı. Böyle bir dönemde Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaretin 2023 yılında da artmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke devlet başkanı ve başbakanının ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefinde çok kısa bir sürede ulaşacağız. Özellikle Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının bu yıl başlayacak olması, iki ülke ticaretini daha yukarı rakamlara ulaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

Bakan Bolat, Peter Szijjarto’nun, Avrupa Birliği dönem başkanlığını 2024 yılının ikinci yarısında devralacak olmasının Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini ve gümrük birliğinin genişletilmesine başlatılmasına da katkılar vereceğini dile getirdi.

İmza töreninin ardından, Türk ve Macar özel sektöre başkan ve temsilcileri karşılıklı fırsat ve iş birliği konularının ele anıldığı Türkiye-Macaristan Yuvarlak Masa İş İnsanları Toplantısı’ gerçekleştirildi. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/feed/ 0
Osmangazi Belediyesi, Emeklilere, Ev Hanımlarına ve Öğrencilere Destek Vermeye Devam Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:42:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4640

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, devam eden mevcut desteklerin, emeklilere pazar alışverişi, ev hanımlarına mutfak, öğrencilere ulaşım desteği olarak süreceğini açıkladı. Dündar, mart ayı içerisinde başvuruların alınacağını da duyurdu.

Dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, iklim krizinin küresel ekonomiye olumsuz etkileri, savaşlar ve ardından Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketinin yol açtığı ekonomik daralmada, Osmangazi Belediyesi vatandaşa nefes olmaya devam ediyor. Türkiye’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergileyen, ‘Belediyem Benimle’ ekibiyle kapı kapı gezip, ihtiyaç sahiplerine ulaşan Bursa’nın Osmangazi Belediyesi, yeni dönemde emekliler, ev hanımları ve öğrencileri de destek içerisine alıyor. Böylelikle pazar filesini doldurmakta zorlanan emeklilerin, mutfak ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ev hanımlarının ve öğrencilerin yüzü gülecek. Uygulanacak destek programı çerçevesinde, emekliler pazar alışverişlerini artık gönül rahatlığıyla yapabilecek. Ev hanımlarının mutfağına bereket gelecek, öğrencilerin en önemli masraf kalemlerinden olan ulaşım ücretleri belediye tarafından karşılanacak.

“Her zaman biriz, beraberiz”

Yeni dönemde devreye alacakları üçlü destek paketinin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacakları tanıtım toplantısında kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, daha mutlu bir Osmangazi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Osmangazi’yi, hayata geçirdikleri projelerle Türkiye’de lider bir belediye haline getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Dündar, “Ancak biz ne kadar özel ve ayrıcalıklı projeler yaparsak yapalım, insanımızı mutlu etmediğimiz sürece bunların hiçbir kıymeti yok. Bunun bilinciyle bugüne kadar ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hep yanında olmaya çalıştık. Her zaman bir ve beraber olduğumuzu desteklerimizle gösterdik” dedi.

“Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz”

Dünyada ekonomik ve sosyal yaşamı durma noktasına getiren pandemi süreci, iklim krizleri, savaşlar ve son olarak Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketine rağmen Türkiye’nin kararlı adımlarla yoluna devam ettiğini hatırlatan Dündar, “Tüm bu olumsuzluklardan küresel ekonominin önemli aktörü olan Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil. Ancak, Türkiye dünya lideri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir yandan yaralarını sararken diğer yandan hem stratejik hem de tarihi yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Paylaşım ve dayanışma bizim kültürümüzün, inancımızın en güzel ve en anlamlı özelliği. Bizi pandemi döneminde vatandaşlarını ölüme terk eden batı ülkelerinden ayıran özelliğimiz bu. Biliyoruz ki bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesi noktasında hükümetimiz önemli adımlar atıyor ancak belediyeler olarak biz de elimizden geldiği ölçüde vatandaşlarımıza yönelik desteklerimizi artırıyoruz. Emekli vatandaşlarımız, ev hanımlarımız ve öğrencilerimizi de destek içerisine alıyoruz. Biz, ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ anlayışına sahip bir milletiz. Detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bu destek paketiyle de pek çok yaraya merhem olmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Sosyal belediyecilikle hiçbir vatandaşını yalnız bırakmayan Osmangazi Belediyesi, Somuncu Baba’nın manevi geleneğini sürdürdüğü Somuncu Baba Gönül Fırını ile her yıl yaklaşık 3,5 ekmeği ihtiyaç sahiplerinin evine ulaştırıyor. Her gün yüzlerce haneye erzak, giysi ve ev eşyası desteği sağlıyor. – BURSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere konuştu: (1) https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:36:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4635

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la işbirliğimizi daha da artırma niyetindeyiz.” dedi.

Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır ziyaretleri sonrası Türkiye’ye dönüşte uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

BAE’ye ve Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret dolayısıyla BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkür eden Erdoğan, BAE’yi ziyaretinde Dubai’de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildiği Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldığını anımsattı.

Zirve hitabında son 21 yılda siyasi istikrar, güçlü yönetim, demokrasi, diplomasi ve ekonomi alanlarında büyük adımlar atan Türkiye’nin tecrübelerini paylaştıklarını aktaran Erdoğan, zirvede, Gazze’deki krize ve Filistin davasına dair Türkiye’nin tavrı ile kalıcı barış için çözüm önerilerini de dile getirdiklerini kaydetti.

“İsrail, Filistin halkının en temel haklarını ve 1967 sınırlarında bir Filistin Devleti’nin kuruluşunu kabul etmeden barış olmaz” vurgusu yapan Erdoğan, bölgeyi adeta bir yangın yerine çevirenin, İsrail’in hukuk tanımaz, insanlık dışı, işgal, zulüm ve katliam politikaları olduğunu söyledi.

BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile her alanda ivme kazanan ikili ilişkileri etraflıca ele aldıklarını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

“Özellikle ticaret hacmimizin geçen yıl 20 milyar doları aşmış olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. İşbirliğimizdeki ivmeyi koruyarak bu meblağı daha üst seviyelere taşıma noktasında mutabık kaldık. Geçen yıl tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısını en kısa sürede Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Savunma sanayi projeleri, enerji ve yatırım konuları da gündemimizin üst sıralarındaydı. Uluslararası yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek ülkemizdeki fırsatları değerlendirdik. Zira bu zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerden mevkidaşlarımla görüşmelerimiz oldu. Bu kapsamda sırasıyla Maldivler Cumhurbaşkanı Sayın Muizzud, Libya Başbakanı Sayın Dibeybe ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Barzani, Ruanda Devlet Başkanı Sayın Kagame ile görüşmeler gerçekleştirdik.”

“Sisi, Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai ziyaretlerinin ardından Kahire’ye geçtiklerini hatırlatarak, “Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Sisi’nin daveti üzerine yaptığımız bu ziyaretimiz de oldukça samimi, verimli ve başarılı geçti. Sayın Sisi’nin refikalarıyla birlikte havalimanına bizzat gelerek bizi karşılamasından hassaten memnuniyet duydum.” dedi.

Sisi ile görüşmelerinde son dönemde askeri ve savunma sanayi dahil, her alanda ivme kazanan ilişkileri ele aldıklarını dile getiren Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nı en kısa zamanda gerçekleştirme hususunda mutabık kaldıklarını söyledi.

Erdoğan, nisan ayı başında Sisi’nin yemin töreninin olduğuna işaret ederek, Sisi’nin nisan ya da mayıs ayında Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en büyük ticari ortağı olan Mısır’la ticaret hacminde 15 milyar dolar hedefini yakalamakta kararlı olduklarının altını çizen Erdoğan, “İkili konuların yanı sıra Filistin başta olmak üzere bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la işbirliğimizi daha da artırma niyetindeyiz.” diye konuştu.

“Gazze’ye insani yardımın artırılmasını ele aldık”

Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır’ın özel bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, “Biz de Gazze’ye insani yardımlarımızın iletilmesi hususunda Mısırlı kardeşlerimizle hep yakın işbirliği içinde olduk. Gazze’ye yardımların ulaştırılmasında sağladıkları kolaylıklar için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, görüşmelerinde, Gazze’ye insani yardım sevkiyatlarını artırma ve daha fazla sağlık hizmeti götürme imkanlarını da ele aldıklarını aktararak, şunları kaydetti:

“İsrail’in Gazze halkını topraklarından sürgün etme politikası karşısında Mısır’ın dirayetli tutumunu takdirle karşıladığımızı ve desteklediğimizi Sayın Sisi’ye ifade ettim. Mısır’la koordinasyon içinde olmamızın, bölgemizin barış, huzur ve istikrarına önemli katkı sağlayacağı şüphesizdir. Bu düşüncemizin Mısırlı kardeşlerimiz tarafından da paylaşılmasından bilhassa memnuniyet duyuyoruz. Ziyaretlerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik dolayısıyla her iki ülke devlet başkanlarına tekrar teşekkür ediyorum.”

“İnsanlık, bu çığlığı duymak zorunda”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Mısır’da Refah bölgesindeki sivillerin durumunu konuştuğunuzu söylediniz. İsrail’in oraya saldırı planı var. Çin’den Birleşik Krallık’a kadar, AB ve ABD’ye kadar uyarılar geliyor ama İsrail dinlemiyor. Acaba ikili görüşmenizde bu konu ele alındı mı? Bunun haricinde Gazze’ye ulaştırılabilen yardımlar da çok kısıtlı, yardımlar konusunda nasıl bir adım atılacak?” sorusuna Erdoğan, “İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmeler söz konusu. Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. ‘İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini’ söylediler.” yanıtını verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da gerekli görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bizler de ağırlıklı olarak, gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de ‘bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini’ söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı, ancak bu yetersiz. Su sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu Sayın Sisi ile de görüştük. ‘Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil’ ifadesini kullandık. Düşünün, sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip, oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir.”

“Kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz”

“Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış için Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşım ve perspektifi Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda kurum, kuruluş ve ülke biliyor. Küresel çapta Türkiye politikasının nasıl yankılandığını öğrenebilir miyiz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek bizim, gerek dostlarımızın, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkileri sağladı. Fakat gelinen aşamada akan kan durmuş değil. Hala İsrail’in vahşi saldırıları devam ediyor.” cevabını verdi.

Erdoğan, kendilerinin, bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığı ve sürekli tekrarladığı cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkililerinin yeni yeni dillendirme noktasına geldiğini belirterek, “Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok.” dedi.

Batı’dan birileri irtibat kurduğunda onlara bu konuları özellikle ifade ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Onlara da ‘bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız’ diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz, kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde, bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini, dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır.”

“Sırası geldikçe adımlar atılacaktır”

“Mısır ziyaretinizde Devlet Başkanı Sisi ile görüşmeniz dünyada ilgiyle takip edildi. Artık Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye ve Mısır bölgenin iki önemli ülkesidir. 12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupasında Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri Bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi nisan veya mayısta Ankara’ya gelerek iadeiziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz, Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir.

Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak işbirliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır.”

“KYB yönetimi kol kanat germeye devam ediyor”

“Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüştüğünüzü ifade ettiniz. Ankara bir süredir Süleymaniye’yi PKK/YPG terör örgütü konusunda uyarıyor. Fakat hem Süleymaniye hem Bafel Talabani terör örgütüne desteğini sürdürüyor. Süleymaniye’nin bu tutumuna Türkiye nasıl karşılık verecek? Son dönemde Sayın Hakan Fidan, Sayın İbrahim Kalın ve Sayın Yaşar Güler’in peş peşe ziyaretleri oldu. Bu ziyaretlerin perde arkasını merak ediyoruz. Barzani ile görüşmeniz çerçevesinde Irak’la birlikte terör örgütüyle ortak bir mücadele söz konusu olacak mı?” sorusunu Erdoğan, “Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu.” diye yanıtladı.

“Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. ‘Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız.’ dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.”

“Tam anlamıyla bir kazan kazan projesi”

“Bu ziyarette Kalkınma Yolu Projesi’yle ilgili somut yani ‘şu takvimle ilerleyelim’ diye bir sonuç çıktı mı?” sorusuna Erdoğan, “Kalkınma Yolu Projesi BAE yönetimiyle Irak’ın ve bizim de içinde yer aldığımız dev bir proje. Bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti var. Bizim hassasiyetimiz var. Onun için de adımlarımızı atıyoruz.” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiklerinde konu başlıklarından bir tanesinin mutlaka bu olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde ’60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar’ teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun başaktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpek Yolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir ‘kazan kazan’ projesidir.”

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır” https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:24:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4623

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Düşünün sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de, hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir”dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaretleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hüsnü kabullerinden ötürü Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Sayın Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkür ediyorum. Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildiğimiz Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Zirve hitabımızda son 21 yılda siyasi istikrar, güçlü yönetim, demokrasi, diplomasi ve ekonomi alanlarında büyük adımlar atan Türkiye’nin tecrübelerini paylaştık. Ayrıca Gazze’deki krize ve Filistin davasına dair tavrımızı, kalıcı barış için çözüm önerilerimizi dile getirdik” dedi.

İsrail’in Filistin halkının en temel haklarını ve 1967 sınırlarında bir Filistin Devleti’nin kuruluşunu kabul etmeden barış olmayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizi adeta bir yangın yerine çeviren İsrail’in hukuk tanımaz, insanlık dışı, işgal, zulüm ve katliam politikalarıdır. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile her alanda ivme kazanan ikili ilişkilerimizi etraflıca ele aldık. Özellikle ticaret hacmimizin geçen yıl 20 milyar doları aşmış olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. İş birliğimizdeki ivmeyi koruyarak bu meblağı daha üst seviyelere taşıma noktasında mutabık kaldık. Geçen yıl tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısını en kısa sürede Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Savunma sanayi projeleri, enerji ve yatırım konuları da gündemimizin üst sıralarındaydı. Uluslararası yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek ülkemizdeki fırsatları değerlendirdik” dedi.

Zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerden mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda sırasıyla Maldivler Cumhurbaşkanı Sayın Muizzud, Libya Başbakanı Sayın Dibeybe ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Barzani, Ruanda Devlet Başkanı Sayın Kagame ile görüşmeler gerçekleştirdik” dedi.

“Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır özel bir yere sahip”

Dubai ziyaretinin ardından Kahire’ye intikal ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin daveti üzerine yaptığı bu ziyaretin de oldukça samimi, verimli ve başarılı geçtiğini belirterek, “Sayın Sisi’nin refikalarıyla birlikte havalimanına bizzat gelerek bizi karşılamasından hassaten memnuniyet duydum. Görüşmelerimizde son dönemde askeri ve savunma sanayii dahil her alanda ivme kazanan ilişkilerimizi ele aldık. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımızı en kısa zamanda gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık. Nisan ayı başında Sayın Sisi’nin yemin töreni söz konusu. Dolayısıyla nisan ya da mayısta Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirecek. Afrika kıtasındaki en büyük ticari ortağımız Mısır’la ticaret hacminde 15 milyar dolar hedefimizi yakalamakta kararlıyız. İkili konuların yanı sıra Filistin başta olmak üzere bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la iş birliğimizi daha da artırma niyetindeyiz. Biliyorsunuz Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır özel bir yere sahip. Biz de Gazze’ye insani yardımlarımızın iletilmesi hususunda Mısırlı kardeşlerimizle hep yakın iş birliği içinde olduk. Gazze’ye yardımların ulaştırılmasında sağladıkları kolaylıklar için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Gazze’ye insani yardım sevkiyatlarını artırma ve daha fazla sağlık hizmeti götürme imkanlarını da ele aldık. İsrail’in Gazze halkını topraklarından sürgün etme politikası karşısında Mısır’ın dirayetli tutumunu takdirle karşıladığımızı ve desteklediğimizi Sayın Sisi’ye ifade ettim. Mısır’la koordinasyon içinde olmamızın bölgemizin barış, huzur ve istikrarına önemli katkı sağlayacağı şüphesizdir. Bu düşüncemizin Mısırlı kardeşlerimiz tarafından da paylaşılmasından bilhassa memnuniyet duyuyoruz. Ziyaretlerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik dolayısıyla her iki ülke devlet başkanlarına tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmelerin söz konusu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini söylediler. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da gerekli görüşmelerini sürdürüyor. Bizler de ağırlıklı olarak gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı ancak bu yetersiz. Bu sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu sayın Sisi ile de görüştük. ‘Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil’ ifadesini kullandık. Düşünün sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de, hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek Türkiye’nin, gerek dostların, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkilerinin sağladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen gelinen aşamada akan kanın durmadığını ifade etti. İsrail’in vahşi saldırılarının devam ettiğini belirten Erdoğan, “Bizim bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığımız ve sürekli tekrarladığımız cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkilileri yeni yeni dillendirme noktasına geldiler. Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok. Batı’dan da birileri bizimle irtibat kurduğu zaman onlara da bu konuları özellikle ifade ediyoruz. Onlara da ‘Bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız” diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır” diye konuştu.

“Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti”

Türkiye ve Mısır’ın bölgenin iki önemli ülkesi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupası’nda Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi nisan veya mayısta Ankara’ya gelerek iade-i ziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir. Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de, Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak iş birliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır” ifadelerini kullandı.

“Amaç bize düşmanlık beslemek ise daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz”

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüşmesini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu. Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. ‘Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız’ dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.”

“Bu yol tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir”

Kalkınma Yolu Projesi’nin BAE yönetimiyle Irak’ın ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı dev bir proje olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti ve Türkiye’nin hassasiyeti olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Onun için de adımlarımızı atıyoruz. Biz Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiğimizde konu başlıklarından bir tanesi mutlaka bu oluyor. İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde ’60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar’ teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun baş aktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpekyolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir” dedi.

“Barış arayışının peşini bırakmayacağız”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’nin bir gazeteciye verdiği röportajdaki açıklamalarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Putin’in bu açıklamalarında açık söylemem gerekirse samimiyet var. İstanbul süreci diye değerlendireceğimiz bu görüşmelerde bizler, her türlü samimi adımları attık. Bu konuda ilgili bakan arkadaşlarım Rusya tarafıyla görüşmelerini yaptılar. Biz sonuç odaklı çalıştık ancak barış bir şekilde tesis edilemedi. Fakat biz, buradan netice alamadık diye bırakıp gidemeyiz. Barış arayışının peşini bırakmayacağız. Barışın sağlanması için elimizden ne geliyorsa bunu yapmaya devam edeceğiz. İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson barış çabalarından elini çekmeden önce beraber çalışmalar yaptık, çabalarımıza devam ettik olmadı. Geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ziyaretimize geldi, onunla da bu meseleleri ele aldık. Sayın Putin’in bu süreç içerisinde bizimle birebir görüş alışverişi olur veya Rusya’nın ilgili bakanları burada ayrıca devreye girerlerse onlarla da bu süreci takip eder, netice almaya çalışırız. Şu ana kadar Ukrayna-Rusya savaşında barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık. Esir takasından tahıl koridoruna kadar birçok önemli gelişme yaşandı. Hatta tarafları Türkiye’de birden fazla kez buluşturduk. Bunu yine yapabilir ve dış etkilerden arındırılmış, çözüm odaklı bir süreç yönetimi ile barışın kapısını aralayabiliriz. Hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenski ile görüşmelerimizde bu arayışlarımızı sürdürüyoruz. Biz en başından itibaren adil barışın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor ve bütün adımlarımızı bu anlayışla atmaya gayret ediyoruz. Yeter ki barışı isteyelim, oraya ulaşan bir yolu muhakkak buluruz” dedi.

“ABD ile uzlaştığımız konuların sayısı artıyor”

ABD ile Türkiye arasında son atılan adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edilebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar. Gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a, gerek Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanımız Akif Çağatay Kılıç’a bu konularda bu bilgileri veriyorlar. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Biden’ın ıslak imzalı mektubunu burada gördünüz’ diyorlar. Biz de ‘Bizim de ıslak imzalı onay belgesini gördünüz. Hepsinden öte parlamentomuzdan çıkan kararı duydunuz ve bize de teşekkür üstüne teşekkürler ettiniz. Biz bundan sonrasını sizden bekliyoruz’ dedik ve yola devam ediyoruz. Aynı şekilde İsveç Başbakanı’nın bizi arayarak bu konudaki teşekkürü, attığımız adımın olumlu istikamette gittiğinin işaretidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki izlenimlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde vatandaşlarımız bize iktidarımızın onları dışarıda bırakmadığını, sözünde durduğunu ifade ettiler. Biz bölgede yapımı devam eden konutları tamamlamaya çalışıyoruz. İnşaatlar bitip konutlar tamamlandıkça da sahiplerine teslim ediyoruz. Sözümüzü tutarak benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliğini başlattığımızı ortaya koyduk. Bunu aslında muhalefet de çok iyi biliyor. Hatay’da geçen gün muhalefetin belediye başkanlarını, genel başkanlarını halk orada yuhaladı. Meydana bile sokmadı. ‘Biz size inanmıyoruz. Siz bizi aldattınız. Şimdi utanmadan yine karşımıza çıkıyorsunuz’ dediler. Bölgede konutları, köy evlerini, ahırları peyderpey yapmaya devam ediyoruz. İnşallah bitirdikçe de bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz. Konutlar altyapısıyla, üst yapısıyla güven veriyor. Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmak için gece-gündüz koşturuyoruz. Sadece ziyaret ettiğimiz beş ilimizde kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ettiğimiz konuk ve köy evi sayısı 31 binin üzerindedir. İnşallah iki ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz. Takip eden dönemde de her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Böylece temel atmanın üzerinden bir sene geçmeden inşaatları bitirme sözümüzü önemli ölçüde yerine getirmiş olacağız. Yılsonuna kadar hedefimiz 200 bin evi vatandaşlarımıza teslim etmektir. Ardından bu sayıyı süratle 390 bine ulaştıracağız. Yola devam ediyoruz. Hedefimiz, halkımıza hizmetlerimizi daha etkin bir biçimde ulaştırabilmek için yerel yönetimlerde halkımızın desteğiyle çok ciddi bir başarı kazanmak. Buralarda da çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürüyoruz.”

“Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek”

Erzincan’da meydana gelen madendeki göçükle ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada da maalesef böylesine büyük boyutta bir heyelan yaşandı. 600 civarında madencinin çalıştığı bu yerde 9 vatandaşımız maalesef şu anda toprak altında. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. İlk andan itibaren valimiz bölgedeydi. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya bizzat AFAD’la birlikte olaya müdahil oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar bizimle beraberdi. Yurda dönmesinin, olay yerine geçmesinin faydalı olacağını düşündük ve onu da hızlıca bölgeye gönderdik. Bugün itibarıyla İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız olayları yakından takip ediyorlar, çalışmaların koordinesini üstlenmiş durumdalar. Bu heyelanın teknik incelemeleri, soruşturmaları başladı. Soruşturmaların neticesine göre adımlar mutlaka atılacaktır. Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek” diye konuştu.

“31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır”

Son dönemde yaşanan provakatif olaylarla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar her dönem, her seçim öncesi maalesef yaşadığımız olaylar. Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar her şey olacağına varacak. Şurada seçimlere iki ay bile yok. Artık geri sayım başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında çok açık, net bazı hususları ortaya koydu. Aynı kanaatleri ben de paylaşıyorum. Muhalefet özellikle mülteci meselesini gündeme getiriyor. Bunların hiçbirinden onlara ekmek çıkmaz, boşuna uğraşıyorlar. 31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır. Nasıl ki 28 Mayıs’ta bazıları silindiyse, bazıları şu anda yarım yamalak ayakta durmaya çalışıyorsa bunların neticesi de benzer olacak. Bu bakımdan biz teşkilatlarımızla yoğun bir şekilde gerek büyükşehirlerde gerek illerde, ilçelerde Cumhur İttifakı olarak çalışmalarımızı yapıyoruz. Şimdi de meclis üyeleriyle ilgili çalışmaları arkadaşlarımız Ankara’da genel başkan vekillerimiz ile birlikte yürütüyorlar. İnşallah biz de kendilerine katılacağız. Malum benim Samsun mitingim var. Samsun bizim için çok çok önemli. Ondan sonra Giresun, Ordu mitinglerimizi yapacağız. Böylece Karadeniz’i şöyle bir toparlayalım istiyoruz” dedi.

“FETÖ ile mücadelemiz bitmiş değil”

FETÖ’yle irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen 450 hakim ve savcının göreve iadesiyle ilgili konuşan Erdoğan, “FETÖ denen bu şer şebekesinin, terör yapılanmasının belini kırdık. FETÖ bataklığını kuruttuk ancak sinekleri temizleme işimiz daha devam ediyor. Biz FETÖ’nün iç yüzünü anlatmaya, onlarla her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz bitmiş değil. Son kukla da Türkiye’ye zarar veremez hale getirilene kadar devam edeceğiz. Yüzlerindeki değişik maskeleri yırtıp atıyoruz ve bunlar böylece meydana çıkıyor. Her kılığa giren bu iradesiz şarlatanların ensesinde olacağız. Fakat Danıştay’ın aldığı bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum. Danıştay zaman zaman yapıyor, bu tür kararlarla bizi rahatsız ediyor ama Anayasa Mahkemesi’nin sık sık bu tür kararları alması bizi ciddi manada rahatsız ediyor. Mesela Anayasa Mahkemesi bir de BTK’yla ilgili bir karar almış. Hani bunun neresinden gireceksin? Nasıl böyle bir karar alınır? Biz de bu işin üzerine üzerine giriyoruz, gideceğiz. Danıştay’da da bu işin yine aynı şekilde takipçisi olacağız” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/feed/ 0
Erdoğan’dan FETÖ’cü savcılara geri dönüş yolu açan Danıştay kararına tepki: Buna sessiz kalmamız mümkün değil https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/ https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:12:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4617

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü. Dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Danıştay 5. Dairesi’nin, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen 450 ismin mesleğe dönmelerine ve bu isimlere tazminat ödenmesine ilişkin karara sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şekilde;

SORU: Mısır’da Refah bölgesindeki sivillerin durumunu konuştuğunuzu söylediniz. İsrail’in oraya saldırı planı var. Çin’den Birleşik Krallık’a kadar, AB ve ABD’ye kadar uyarılar geliyor ama İsrail dinlemiyor. Acaba ikili görüşmenizde bu konu ele alındı mı? Bunun haricinde Gazze’ye ulaştırılabilen yardımlar da çok kısıtlı. Yardımlar konusunda nasıl bir adım atılacak?

İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmeler söz konusu. Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini söylediler. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da gerekli görüşmelerini sürdürüyor. Bizler de ağırlıklı olarak gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı ancak bu yetersiz. Su sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu sayın Sisi ile de görüştük. “Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil” ifadesini kullandık. Düşünün, sivillere “şu bölgeye gidin orası güvenli” deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir.

SORU: Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış için Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşım ve perspektifi Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda kurum, kuruluş ve ülke biliyor. Küresel çapta Türkiye politikasının nasıl yankılandığını sormak istiyorum.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek bizim, gerek dostlarımızın, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkileri sağladı. Fakat gelinen aşamada akan kan durmuş değil. Hala İsrail’in vahşi saldırıları devam ediyor. Bizim bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığımız ve sürekli tekrarladığımız cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkilileri yeni yeni dillendirme noktasına geldiler. Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok. Batı’dan da birileri bizimle irtibat kurduğu zaman onlara da bu konuları özellikle ifade ediyoruz. Onlara da “bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız” diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde, bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini, dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır.

SİSİ TÜRKİYE’YE GELİYOR

SORU: Mısır ziyaretinizde Devlet Başkanı Sisi ile görüşmeniz dünyada ilgiyle takip edildi. Artık Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz?

Türkiye ve Mısır bölgenin iki önemli ülkesidir. 12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupasında Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri Bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi Nisan veya Mayıs’ta Ankara’ya gelerek iade-i ziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir. Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de, Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak iş birliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır.

TERÖRLE MÜCADELE OPERASYON

SORU: Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüştüğünüzü ifade ettiniz. Biz de merak ediyoruz çünkü Ankara bir süredir Süleymaniye’yi PKK/YPG terör örgütü konusunda uyarıyor. Fakat hem Süleymaniye hem Bafel Talabani terör örgütüne desteğini sürdürüyor. Süleymaniye’nin bu tutumuna Türkiye nasıl karşılık verecek? Son dönemde Sayın Hakan Fidan, Sayın İbrahim Kalın ve Sayın Yaşar Güler’in peş peşe ziyaretleri oldu. Bu ziyaretlerin perde arkasını merak ediyoruz. Barzani ile görüşmeniz çerçevesinde Irak’la birlikte terör örgütüyle ortak bir mücadele söz konusu olacak mı?

Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu. Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. “Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız.” dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.

SORU: Bu ziyarette Kalkınma Yolu projesiyle ilgili somut yani “Şu takvimle ilerleyelim” diye bir sonuç çıktı mı?

Kalkınma Yolu Projesi BAE yönetimiyle Irak’ın ve bizim de içinde yer aldığımız dev bir proje. Bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti var. Bizim hassasiyetimiz var. Onun için de adımlarımızı atıyoruz. Biz Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiğimizde konu başlıklarından bir tanesi mutlaka bu oluyor. İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde “60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar” teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun baş aktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpekyolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir.

SORU: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin iki yıl aradan sonra ilk defa Batılı bir gazeteciye röportaj verdi. Röportajda Türkiye’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile yaşananları anlatırken “tam anlaşmaya varıyorduk İngiltere Başbakanı Boris Johnson girdi devreye Ukrayna’yı yanlış yönlendirdi ve barış olmadı” dedi. Türkiye’deki barış görüşmelerinin önemini ne kadar kritik olduğunu anlattı. Bu konuda Türkiye’den beklentiler ve bir girişim var mı?

Sayın Putin’in bu açıklamalarında açık söylemem gerekirse samimiyet var. İstanbul süreci diye değerlendireceğimiz bu görüşmelerde bizler, her türlü samimi adımları attık. Bu konuda ilgili bakan arkadaşlarım Rusya tarafıyla görüşmelerini yaptılar. Biz sonuç odaklı çalıştık ancak barış bir şekilde tesis edilemedi. Fakat biz, buradan netice alamadık diye bırakıp gidemeyiz. Barış arayışının peşini bırakmayacağız. Barışın sağlanması için elimizden ne geliyorsa bunu yapmaya devam edeceğiz. İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson barış çabalarından elini çekmeden önce beraber çalışmalar yaptık, çabalarımıza devam ettik, olmadı. Geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ziyaretimize geldi, onunla da bu meseleleri ele aldık. Sayın Putin’in bu süreç içerisinde bizimle birebir görüş alışverişi olur veya Rusya’nın ilgili bakanları burada ayrıca devreye girerlerse onlarla da bu süreci takip eder, netice almaya çalışırız. Şu ana kadar Ukrayna-Rusya savaşında barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık. Esir takasından tahıl koridoruna kadar birçok önemli gelişme yaşandı. Hatta tarafları Türkiye’de birden fazla kez buluşturduk. Bunu yine yapabilir ve dış etkilerden arındırılmış, çözüm odaklı bir süreç yönetimi ile barışın kapısını aralayabiliriz. Hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenski ile görüşmelerimizde bu arayışlarımızı sürdürüyoruz. Biz en başından itibaren adil barışın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor ve bütün adımlarımızı bu anlayışla atmaya gayret ediyoruz. Yeter ki barışı isteyelim, oraya ulaşan bir yolu muhakkak buluruz.

F-16 TEDARİK SÜRECİ

SORU: Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından ABD’nin F-16 tedarik sürecinde adım atmasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde uzun bir süreden sonra olumlu hava yakalandığı yorumları yapılıyor. Gerçekten de Ankara-Washington arasında olumlu bir atmosferden söz edebilir miyiz? Eğer öyleyse bu olumlu havanın FETÖ, PKK/YPG, S-400, F-35 gibi ihtilaflı meselelere de pozitif bir yansıması olur mu?

ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz. Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar. Gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a, gerek Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanımız Akif Çağatay Kılıç’a bu konularda bu bilgileri veriyorlar. “Biz elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Biden’ın ıslak imzalı mektubunu burada gördünüz” diyorlar. Biz de “Bizim de ıslak imzalı onay belgesini gördünüz. Hepsinden öte parlamentomuzdan çıkan kararı duydunuz ve bize de teşekkür üstüne teşekkürler ettiniz. Biz bundan sonrasını sizden bekliyoruz” dedik ve yola devam ediyoruz. Aynı şekilde İsveç Başbakanı’nın bizi arayarak bu konudaki teşekkürü, attığımız adımın olumlu istikamette gittiğinin işaretidir.

DEPREM KONUTLARI

SORU: 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Siz de yıl dönümünde bir kez daha deprem bölgesindeydiniz. Orada vatandaşlarla bir araya geldiniz, biten konutların teslimatını yaptınız. Bir yıl sonunda yaraların sarılması, konutların, şehirlerin yeniden inşa ve ihyası anlamında gelinen noktayı değerlendirebilir misiniz? Bir de orada vatandaşlarla sohbetinizde devletin bu süre zarfında yaptıklarıyla ilgili size ifade ettikleri neler oldu?

Deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde vatandaşlarımız bize iktidarımızın onları dışarıda bırakmadığını, sözünde durduğunu ifade ettiler. Biz bölgede yapımı devam eden konutları tamamlamaya çalışıyoruz. İnşaatlar bitip konutlar tamamlandıkça da sahiplerine teslim ediyoruz. Sözümüzü tutarak benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliğini başlattığımızı ortaya koyduk. Bunu aslında muhalefet de çok iyi biliyor. Hatay’da geçen gün muhalefetin belediye başkanlarını, genel başkanlarını halk orada yuhaladı. Meydana bile sokmadı. “Biz size inanmıyoruz. Siz bizi aldattınız. Şimdi utanmadan yine karşımıza çıkıyorsunuz.” dediler. Bölgede konutları, köy evlerini, ahırları peyderpey yapmaya devam ediyoruz. İnşallah bitirdikçe de bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz. Konutlar altyapısıyla, üst yapısıyla güven veriyor. Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmak için gece-gündüz koşturuyoruz. Sadece ziyaret ettiğimiz beş ilimizde kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ettiğimiz konuk ve köy evi sayısı 31 binin üzerindedir. İnşallah iki ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz. Takip eden dönemde de her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Böylece temel atmanın üzerinden bir sene geçmeden inşaatları bitirme sözümüzü önemli ölçüde yerine getirmiş olacağız. Yılsonuna kadar hedefimiz, 200 bin evi vatandaşlarımıza teslim etmektir. Ardından bu sayıyı süratle 390 bine ulaştıracağız. Yola devam ediyoruz. Hedefimiz, halkımıza hizmetlerimizi daha etkin bir biçimde ulaştırabilmek için yerel yönetimlerde halkımızın desteğiyle çok ciddi bir başarı kazanmak. Buralarda da çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürüyoruz.

TOPRAK ALTINDAKİ 9 İŞÇİ ARANIYOR

SORU: Erzincan’da meydana gelen madendeki göçükle alakalı daha ilk andan itibaren çok yoğun çalışmalar başlatıldı. Hala devam ediyor. Adli soruşturmaları da devam ediyor. Tüm bunlara genel olarak bir değerlendirmeniz olur mu?

Burada da maalesef böylesine büyük boyutta bir heyelan yaşandı. 600 civarında madencinin çalıştığı bu yerde 9 vatandaşımız maalesef şu anda toprak altında. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. İlk andan itibaren valimiz bölgedeydi. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya bizzat AFAD’la birlikte olaya müdahil oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar bizimle beraberdi. Yurda dönmesinin olay yerine geçmesinin faydalı olacağını düşündük ve onu da hızlıca bölgeye gönderdik. Bugün itibarıyla İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız olayları yakından takip ediyorlar, çalışmaların koordinesini üstlenmiş durumdalar. Bu heyelanın teknik incelemeleri, soruşturmaları başladı. Soruşturmaların neticesine göre adımlar mutlaka atılacaktır. Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek.

“MÜLTECİ MESELESİNDEN EKMEK ÇIKMAZ”

SORU: Her seçim döneminde olduğu gibi seçimlere yaklaşırken belirli odaklar toplumsal huzuru bozma adına saldırıya geçti. Adeta aynı anda tuşlara basıldı. Farklı yapıdaki terör örgütleri saldırılar gerçekleştiriyor. Bu konuda tespitleriniz nelerdir?

Bunlar her dönem, her seçim öncesi maalesef yaşadığımız olaylar. Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar, her şey olacağına varacak. Şurada seçimlere iki ay bile yok. Artık geri sayım başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında çok açık, net bazı hususları ortaya koydu. Aynı kanaatleri ben de paylaşıyorum. Muhalefet özellikle mülteci meselesini gündeme getiriyor. Bunların hiçbirinden onlara ekmek çıkmaz, boşuna uğraşıyorlar. 31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır. Nasıl ki 28 Mayıs’ta bazıları silindiyse, bazıları şu anda yarım yamalak ayakta durmaya çalışıyorsa bunların neticesi de benzer olacak. Bu bakımdan biz teşkilatlarımızla yoğun bir şekilde gerek büyükşehirlerde gerek illerde, ilçelerde Cumhur İttifakı olarak çalışmalarımızı yapıyoruz. Şimdi de meclis üyeleriyle ilgili çalışmaları arkadaşlarımız Ankara’da genel başkan vekillerimiz ile birlikte yürütüyorlar. İnşallah biz de kendilerine katılacağız. Malum benim Samsun mitingim var. Samsun bizim için çok çok önemli. Ondan sonra Giresun, Ordu mitinglerimizi yapacağız. Böylece Karadeniz’i şöyle bir toparlayalım istiyoruz.

DANIŞTAY’A GÖREV İADESİ TEPKİSİ

SORU: FETÖ’yle irtibatlı olduğu gerekçesiyle 450 hakim ve savcı ihraç edilmişti. Danıştay 5. Dairesi bu 450 hakim ve savcıyı göreve iade etti. Bu skandala HSK’nın bir itirazı vardı. Danıştay bu itirazı değerlendirmeye almadı. Bu skandal kamuoyunda da çok ciddi tepki gördü. Bu konuda düşüncelerinizi ve tavrınızı merak ediyoruz.

FETÖ denen bu şer şebekesinin, terör yapılanmasının belini kırdık. FETÖ bataklığını kuruttuk ancak sinekleri temizleme işimiz daha devam ediyor. Biz FETÖ’nün iç yüzünü anlatmaya, onlarla her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz bitmiş değil. Son kukla da Türkiye’ye zarar veremez hale getirilene kadar devam edeceğiz. Yüzlerindeki değişik maskeleri yırtıp atıyoruz ve bunlar böylece meydana çıkıyor. Her kılığa giren bu iradesiz şarlatanların ensesinde olacağız. Fakat Danıştay’ın aldığı bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum. Danıştay zaman zaman yapıyor, bu tür kararlarla bizi rahatsız ediyor ama Anayasa Mahkemesi’nin sık sık bu tür kararları alması bizi ciddi manada rahatsız ediyor. Mesela Anayasa Mahkemesi bir de BTK’yla ilgili bir karar almış. Hani bunun neresinden gireceksin? Nasıl böyle bir karar alınır? Biz de bu işin üzerine üzerine giriyoruz, gideceğiz. Danıştay’da da bu işin yine aynı şekilde takipçisi olacağız.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/feed/ 0
Mehmet Furkan Karabek Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda 2. oldu https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-furkan-karabek-spor-toto-turkiye-kick-boks-sampiyonasinda-2-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-furkan-karabek-spor-toto-turkiye-kick-boks-sampiyonasinda-2-oldu/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:18:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4499

Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’na Eskişehir’den katılan Mehmet Furkan Karabek, turnuvada 84 kişi arasından 2. oldu. Karabek yeni hedefinin Dünya Kupası olduğunu söyledi.

Türkiye Kick Boks Federasyonu’nun 2024 yılı faaliyet programında yer alan Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası 22-29 Ocak tarihleri arasında Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce Antalya Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Şampiyonaya Eskişehir’den katılan Mehmet Furkan Karabek, 84 kişi arasında 2. oldu.

Sporcu Mehmet Furkan Karabek ile antrenör Antrenör Musa Coşkun, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Başarısıyla hem ailesini hem de Eskişehir’i gururlandıran Karabek, birinciliği kıl payıyla kaçırdığını ancak ilerleyen dönemlerde milli takım sporcusu olmayı ve dünya şampiyonluğu elde etmeyi hedeflediğini belirtti. Bu süreçte Mehmet Furkan Karabek’in yanında olan Antrenör Musa Coşkun ise genel olarak amatör sporlara yeterli desteğin verilmediğini ifade ederek, yerel yönetimlerden ve iş insanlarından destek istedi.

Mehmet Furkan Karabek: “Dünya Kupası’nda şampiyonluk hedefim var”

Birçok derecesi olduğunu belirten Mehmet Furkan Karabek, “Milli taekwondo sporcusuyum. Eskişehir’de birçok derecem var. Taekwondoda da aynı şekilde. Önümüzdeki Dünya Kupası’nda da şampiyonluk hedefim var. Türkiye Şampiyonası’nda da aynı şekilde. Bu sene milli takıma gitmek istiyorum. Orada da dünyada veya Avrupa’da bir derece yaparsam iyi olur. Orada 8 maç yaptım. Farklı farklı illerle, şehirlerle karşılaştım. Hepsiyle dövüştüm. Yarısını nakavtla aldım, yarısını da sayı farkıyla kazandım. 84 kişi vardı. Haftada 6 gün antrenman yapıyorduk. Tabii birincilik olabilirdi. Kıl payı kaçtı ama Dünya Kupası’nda birinci olacağım. Önümüzdeki dünya şampiyonluğunda birinci olacağım. Bu zamana kadar maçlarda maddi ve manevi desteği olan öncelikle ailem olmak üzere sponsorlarıma ve antrenörüm Musa Coşkun ile Sibel Koçak’a teşekkür ederim. Sürekli hep arkamdaydılar. Bu arada amatör sporlara önem gösterilmiyor ama herkesin desteğini bekliyoruz. Bir yerlere gelmemiz için bize biraz destek verilsin” diye konuştu.

Musa Coşkun: “Sporcularımızı milli takımda yarıştırmak bizim için en büyük hedef”

Bu sene yoğun bir çalışma programları olduğunu dile getirerek Antrenör Musa Coşkun şunları söyledi:

“Haftanın 6 günü antrenman yapıyoruz. Hem ilçede hem burada sporcularımıza günlük ortalama 2 buçuk saatlik bir antrenman periyodu hazırlıyoruz. Yoğun bir tempoda çalıştırıyoruz. Türkiye Kick Boks Şampiyonası’na yaklaşık 7 bin sporcu gibi rekor bir katılım vardı. Her kategoride ortalama 80’in üzerinde sporcu vardı. 5 madalya ile döndük. Yaklaşık 8 sporcumuz madalya maçında son saniyelerde verdi. 2 üçüncülük, 3 ikincilik aldık. Final maçlarında verdik. Şimdiki hedefimiz Dünya Kupası. Mayıs ayında yapılacak olan Dünya Kupası’nda dereceye girmek demek çocuklar için hem ünvan maçı hem de milli takım seçmesinin ikinci ayağı. Kick boks branşında 3 ayak var. Birincisi ocak ayında yapılan Türkiye Şampiyonası, ikincisi İstanbul’da yapılacak olan Dünya Kupası, üçüncüsü ise temmuz ayında gerçekleştirilecek olan açık Kick Boks Türkiye Şampiyonası. Sonrasında milli takım için yurt dışına çocuklarımızı gönderiyoruz. Allah izin verirse sporcularımızı milli takımda yarıştırmak, Türk bayrağını dalgalandırması, İstiklal Marşı’nı okuması bizim için en büyük hedef. Sporcularımız için dünyanın şartları belli. Onlar adına yerel yönetim ve iş insanlarından elinden gelen her şeyi yapmasını istiyoruz. Destek verilmesini istiyoruz çünkü amatör sporlarda destek yok.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mehmet-furkan-karabek-spor-toto-turkiye-kick-boks-sampiyonasinda-2-oldu/feed/ 0
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:24:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4243

Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat

DIŞİŞLERİ Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Amerika’nın, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Diğer konu da FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz”  dedi.

Dışişleri Bakan Sözcüsü Keçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve geldiği günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. Keçeli, Bakan Fidan’ın Arnavutluk-Bulgaristan ve Romanya temaslarının pozitif geçtiğini ve kapsayıcı olduğunu belirterek; hem siyasi partilerle hem kanaat önderleriyle görüşüldüğünü ve somut sonuçların da orta ve uzun vadede alınacağını söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın Libya ziyareti hakkında ise Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının, Libya’daki iç çatışmalar başladığı günden bu yana Türkiye tarafından izlenen istikrarlı bir politika olduğunu söyledi.

FİDAN, MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA KATILACAK

Bakan Fidan’ın Malta ziyaretinde Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağını duyurduğunu anımsatan Keçeli, henüz resmi bir tarih olmadığını; ancak kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini bildirdi. Keçeli, yarın Ankara’da Bakan Fidan’ın Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile ayrı ayrı ortak basın toplantıları gerçekleştireceğini hatırlattı.

Sonrasında Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını bildiren Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın dünyada çok sayıda karar alıcının katıldığı siyaset ve güvenlik konularının yoğunca konuşulduğu bir platform olduğunu belirterek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve İsrail-Hamas çatışmaları sebebiyle Gazze’de yaşanan insani trajediye ilişkin mesajlar vereceğini söyledi.

Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını da belirten Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek olduğunu söyledi. Öte yandan zirvedeki 2 gündem maddesini açıklayan Keçeli maddelerin; ‘Küresel Yönetişim Reformu’ ve ‘Uluslararası gerilimlerde G-20’nin rolü’ olduğunu bildirdi.

ADF’DE GAZZE İÇİN YÜKSEK DÜZEYLİ PANEL

Keçeli, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle yapılamayan Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) bu sene 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek, “Ana tema, krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan, ara buluculuğa, bölgesel meselelerden, gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesine geçtiğini görüyoruz. 1’nci AFD’ye 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla 3’ncü ADF’ye 21 devlet ve hükümet başkanı katılımını teyit ettiler, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘GAZZE’YE 34 BİN TON İNSANİ YARDIM SÖZ KONUSU’

Keçeli, Türkiye’nin Gazze konusunda öteden beri; ateşkes ilan edilmesi, insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesini istediğini söyledi. Keçeli, “İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir, diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim 34 bin ton insani yardım söz konusu oldu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır hükumetine teşekkür etmek istiyoruz” dedi.

1359 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Keçeli ayrıca AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa bir şekilde sevk edildiğini açıkladı. Keçeli, Gazze’de sahra hastanesi kurulması konusunu da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’de saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesi kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” dedi.

Bugüne kadar 1359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettiklerini belirten Keçeli, şu anda tahliye işlemleri takip edilen 1097 kişi olduğunu, bu listelerin düzenli olarak güncellendiğini kaydetti. Keçeli, Refah Kapısı’ndaki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsız olduklarını belirterek, “Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak ‘yerinden edinme’ noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

‘F-16 DOSYASINI MSB’YE DEVRETTİK’

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den F-16 alımına ilişkin süreci de değerlendirerek, “Kongre onay süreci Türkiye saatiyle Pazar sabah 08.00’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığı’na devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde, Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki ülkenin iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını açıkladı.

‘PUTİN’İN ÜLKEMİZE ZİYARETİ HER ZAMAN GÜNDEMDE’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soruyu yanıtlayan Keçeli, “Erteleme kelimesi kullanılıyor; ama hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmamıştı. Bu yüzden bir bakımdan ‘erteleme’ kelimesi doğru değil. Sayın Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır” dedi.

Keçeli, Ukrayna’nın, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlattığını belirterek “Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu anımsatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız; ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız, Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” dedi.

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisine yönelik soruyu ise “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamlamış durumdayız. Yerine getirilmemiş 6 kriter var; ancak aynı diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu, ikili ve çok tarafı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/feed/ 0
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:12:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4204

DIŞİŞLERİ Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Amerika’nın, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Diğer konu da FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz”  dedi.

Dışişleri Bakan Sözcüsü Keçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve geldiği günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. Keçeli, Bakan Fidan’ın Arnavutluk-Bulgaristan ve Romanya temaslarının pozitif geçtiğini ve kapsayıcı olduğunu belirterek; hem siyasi partilerle hem kanaat önderleriyle görüşüldüğünü ve somut sonuçların da orta ve uzun vadede alınacağını söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın Libya ziyareti hakkında ise Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının, Libya’daki iç çatışmalar başladığı günden bu yana Türkiye tarafından izlenen istikrarlı bir politika olduğunu söyledi.

FİDAN, MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA KATILACAK

Bakan Fidan’ın Malta ziyaretinde Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağını duyurduğunu anımsatan Keçeli, henüz resmi bir tarih olmadığını; ancak kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini bildirdi. Keçeli, yarın Ankara’da Bakan Fidan’ın Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile ayrı ayrı ortak basın toplantıları gerçekleştireceğini hatırlattı.

Sonrasında Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını bildiren Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın dünyada çok sayıda karar alıcının katıldığı siyaset ve güvenlik konularının yoğunca konuşulduğu bir platform olduğunu belirterek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve İsrail-Hamas çatışmaları sebebiyle Gazze’de yaşanan insani trajediye ilişkin mesajlar vereceğini söyledi.

Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını da belirten Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek olduğunu söyledi. Öte yandan zirvedeki 2 gündem maddesini açıklayan Keçeli maddelerin; ‘Küresel Yönetişim Reformu’ ve ‘Uluslararası gerilimlerde G-20’nin rolü’ olduğunu bildirdi.

ADF’DE GAZZE İÇİN YÜKSEK DÜZEYLİ PANEL

Keçeli, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle yapılamayan Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) bu sene 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek, “Ana tema, krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan, ara buluculuğa, bölgesel meselelerden, gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesine geçtiğini görüyoruz. 1’nci AFD’ye 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla 3’ncü ADF’ye 21 devlet ve hükümet başkanı katılımını teyit ettiler, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘GAZZE’YE 34 BİN TON İNSANİ YARDIM SÖZ KONUSU’

Keçeli, Türkiye’nin Gazze konusunda öteden beri; ateşkes ilan edilmesi, insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesini istediğini söyledi. Keçeli, “İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir, diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim 34 bin ton insani yardım söz konusu oldu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır hükumetine teşekkür etmek istiyoruz” dedi.

1359 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Keçeli ayrıca AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa bir şekilde sevk edildiğini açıkladı. Keçeli, Gazze’de sahra hastanesi kurulması konusunu da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’de saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesi kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” dedi.

Bugüne kadar 1359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettiklerini belirten Keçeli, şu anda tahliye işlemleri takip edilen 1097 kişi olduğunu, bu listelerin düzenli olarak güncellendiğini kaydetti. Keçeli, Refah Kapısı’ndaki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsız olduklarını belirterek, “Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak ‘yerinden edinme’ noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

‘F-16 DOSYASINI MSB’YE DEVRETTİK’

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den F-16 alımına ilişkin süreci de değerlendirerek, “Kongre onay süreci Türkiye saatiyle Pazar sabah 08.00’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığı’na devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde, Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki ülkenin iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını açıkladı.

‘PUTİN’İN ÜLKEMİZE ZİYARETİ HER ZAMAN GÜNDEMDE’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soruyu yanıtlayan Keçeli, “Erteleme kelimesi kullanılıyor; ama hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmamıştı. Bu yüzden bir bakımdan ‘erteleme’ kelimesi doğru değil. Sayın Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır” dedi.

Keçeli, Ukrayna’nın, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlattığını belirterek “Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu anımsatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız; ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız, Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” dedi.

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisine yönelik soruyu ise “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamlamış durumdayız. Yerine getirilmemiş 6 kriter var; ancak aynı diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu, ikili ve çok tarafı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, basın toplantısında konuştu: (2) https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:48:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4192

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) ve vize serbestisi konusuna ilişkin, “Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası Türkiye ziyaretine değinen Keçeli, “resmi tarihin” hiçbir zaman açıklanmadığını hatırlatarak, ziyaretin her zaman gündemde olduğunu söyledi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte yürüttüğü bir süreç olduğunu hatırlatarak, süreç boyunca yaklaşık 33 milyon ton tahılın dünya pazarlarına ihraç edildiğini bildirdi. Girişimin önemli sonuçları olduğuna dikkati çeken Keçeli, bunları “hızla artmakta olan gıda fiyatlarının aşağı çekilmesi, Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılın tüketime sokulması ve Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının yaratılması” olarak sıraladı.

Rusya’nın “kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı” gerekçesiyle süreci daha fazla uzatmadığını kaydeden Keçeli, “En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın SWIFT sistemine tekrar dahil edilmemesiydi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın alternatif girişimi

Keçeli, Ukrayna’nın, girişime alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan kara sularından geçen yeni bir çalışma başlattığını, bunun da Türkiye tarafından desteklendiğini kaydetti.

Türkiye’nin bu girişimi destekleyip desteklemediğinin tekrar sorulması üzerine Keçeli, Ukrayna’nın Bulgaristan ve Romanya karasularından devam ettirdiği tahıl sürecine katkı sunmadıklarını belirterek, Türkiye’nin bunu doğru bulduğu için manen desteklediğini dile getirdi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin başka bir şekilde devamı için çalışma ve arayışlarının ilk günden beri durmadığını söyledi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması konusunda Türkiye’nin çabalarının devam ettiğine işaret eden Keçeli, “tarafların kendilerini barışı müzakere etmeye hazır hissettikleri” zaman Türkiye’nin bunu kolaylaştırmaya hazır olduğunu söyledi. Keçeli, “tarafların kendi iradelerinin” bu konuda önemli olduğunu belirterek, dışarıdan bir arabuluculuk girişiminin empoze edilemeyeceğini vurguladı.

Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Keçeli, Montrö Anlaşması’nın önemine işaret etti.

Keçeli, Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ilgili maddesinin harekete geçirildiğini ve savaşan tarafların gemilerinin, bağlı bulundukları limana tek seferlik seyahatleri dışında Karadeniz’e girip çıkmalarının engellendiğini ifade etti.

Keçeli, bununla yetinmeyerek bazı ülkelerin de Karadeniz’e gemilerini sokma girişimlerine karşı diplomatik yolları kullandıklarını kaydederek, “Bu yaptığınız yanlış anlaşılabilir, bazı spekülasyonlara yol açabilir, kışkırtma gibi görülebilir şeklinde açıklamalarla engel olduk. Dolayısıyla şu anda aslında bizim girişimlerimiz sonucunda Karadeniz’de oluşan bir fiili durum söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Sözcü Keçeli, Türkiye’nin tek temennisinin Rusya-Ukrayna Savaşının tamamen durması olduğunu belirtti.

Gazze’den tahliyeler

Keçeli, Gazze’deki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin bir soruya karşılık, Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayının tam olarak bilinemediğini söyledi. Tahliye edilmek isteyen Türk vatandaşları ve onların birinci derece yakınlarının, Filistin tarafıyla ilişkileri yürüten Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu’na müracaat ettiğini aktaran Keçeli, sürecin yerel makamlarla koordine edildiğini anlattı.

Gazze’deki koşullar nedeniyle tahliye edilmek isteyen bazı vatandaşların vefat etmiş, bazılarının kendi imkanlarıyla oradan ayrılmış ya da ayrılmaktan vazgeçmiş olabileceğini kaydeden Keçeli, “Bizim orada (Gazze’de) bir diplomatik mevcudiyetimiz yok. Ne yazık ki oradaki iletişim altyapısı İsrail tarafından tamamen yok edildiğinden bu yana bu insanlara erişimimiz de çok azaldı.” dedi.

Keçeli, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği’ndeki yetkililerin düzenli olarak El-Ariş kentine gittiklerini ve onlarla düzenli görüşmeler yaptıklarını anlatarak, bazen tahliye edilmesi için izin alınan ve temasta olunan kişilerin sınır kapısına ulaşamadığını söylediklerini dile getirdi.

Bu kişilerin kimliklerini de ispat etmeleri gerektiğini, ancak kimlik veya pasaportlarının kaybolmuş ya da yıpranmış olabileceğini vurgulayan Keçeli, İsrail ve Mısır makamlarının bunu teyit etmesi gerektiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını anlattı.

Keçeli, çok sayıda Türk vatandaşının aile yakınlarının Türkiye’ye geldiğini ve ilgili birimlerin bu kişilerle ilgilendiğini aktardı.

“Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma hakkı yok”

AB’yle vize serbestisi konusunda yüzde 92 oranında sürecin tamamlandığını ve yerine getirilmemiş sadece 6 kriter olduğunu belirten Keçeli, bu konuda diğer konularda olduğu gibi Avrupa Birliği’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Keçeli, Türkiye’nin bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getirdiğini dile getirerek,”Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İngiltere ve İtalya ile sığınmacı konusunda bir anlaşması olup olmadığına dair söylemlere ilişkin Keçeli, “Bizim hiçbir ülkeyle kendi vatandaşlarımız dışında, kimsenin Türkiye’ye geri dönüşüyle alakalı bir mutabakatımız, anlaşmamız yok. (Türkiye) Burası da bir üçüncü dünya ülkesi değil. Bence bunu kimse ciddi bir şekilde teklif edemez.” diye konuştu.

Türkiye yalnızca BMGK kararıyla uygulanan yaptırımlara dahil

Keçeli, bazı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımların hatırlatılması üzerine, “Bizim yaptırımlar konusundaki tutumumuz aslında ABD başta olmak üzere tüm devletler çok iyi biliyorlar. Biz sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla uygulanan yaptırımları hayata geçiriyoruz, mevzuatımıza uyarlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bunun dışındaki tek taraflı yaptırımların, bunları uygulayan ülkeleri ve uluslararası yapılanmaları ilgilendirdiğine işaret eden Keçeli, Türk şirketlerinin ve finans kurumlarının herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması için tek taraflı yaptırımlar konusunda onları düzenli olarak bilgilendirdiklerini ifade etti.

Sözcü Keçeli, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar çerçevesinde küçük yatırımcıların ve şirketlerin zaman zaman bilgi eksikliğinden, hızlı ve çok kar etme beklentisiyle tek taraflı yaptırımlara konu olacak iş ilişkilerine girebildiklerini, ancak bunun sistematik bir hal almadığını ve Türk ekonomisine ciddi yansımaları olacak bir hale gelmediğini anlattı.

Keçeli, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliğine henüz atama olmamasına ilişkin, bazı yabancı temsilciliklerin kısa süreliğine bazen boş kalabildiğini anımsatarak, Türkiye’nin Lizbon Büyükelçisi olan ve Haziran 2023’te vefat eden Murat Karagöz’ün ardından da henüz bir büyükelçi ataması yapılmadığını, ancak yakında sürecin tamamlanacağını söyledi.

Bazı misyonların başında kısa bir süre misyon şefi olmayabileceğini, ancak günün sonunda bir diplomatın görevlendirildiğini aktaran Keçeli, Washington için de aynı durumun söz konusu olacağını ifade etti.

Şam yönetiminden beklentiler

Keçeli, Suriye rejimi ile ilgili normalleşmeye değinerek, geçen yıl üst düzeyde yapılan 3 toplantıda da aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Dedik ki bizim bu süreçten beklentimiz Şam yönetiminin terörle mücadele konusunda bir ilerleme kaydetmesi, Suriyelilerin güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için gerekli ortamın yaratılması ve BM öncülüğünde devam eden anayasa sürecinin siyasi sürece ciddi bir şekilde, sonuç verici bir şekilde angaje olmasıydı. Tabii, insani yardımın ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılması da bizim beklentilerimiz arasında.” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Suriye rejiminin sürekli bir ön şart sunduğunu söyleyen Keçeli, Türkiye’nin süreçten beklentileri meselesiyle (etraflı) görüşmelere başlanması için bir ön şart konulması hususunun aynı olmadığını vurguladı.

Keçeli, bu konuda Türkiye’nin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, “Biz yapıcı ve iyi niyetli bir şekilde Şam yönetimiyle konuşmaya hazırız. Ancak Şam yönetiminin de aynı şekilde yaklaşması lazım. Bakan Fidan’ın ifadesini kullanacağım, (Şam yönetiminin) kendisi olarak konuşması lazım.” dedi.

PKK ile KYB’nin ideolojik yakınlığı

Keçeli, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile PKK arasındaki ideolojik yakınlığın Türkiye için temel sorun olduğuna ve KYB’ye bu konuda gerekli uyarıların yapıldığına vurgu yaparak, “Birincisi, Suriye’den Irak’a terörist geçişi bakımından, birtakım imkan ve kabiliyetlerin nakli bakımından, PKK’nın Süleymaniye’den destek aldığını görüyoruz. Dahası PKK’ya Süleymaniye’de serbestçe faaliyet gösterme hakkı tanındığını görüyoruz. Bir hastanesi olduğuna dair elimizde istihbarat var. Hatta oradaki bazı binaların, PKK’nın iletişim kurması için kullanıldığını da biliyoruz. Bunu biz çok uzun zamandır KYB’nin dikkatine getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin KYB’ye tepkisini ilk etapta hava sahası kapatarak değil, KYB’nin Ankara’daki ofisini ve Türkiye’nin Süleymaniye’deki Konsolosluk Ajanlığını kapatarak gösterdiğini kaydeden Keçeli, Dışişleri Bakanlığı olarak diplomatik tedbirleri almaya devam edeceklerini ve çeşitli kurumların da KYB ile görüşmelerinin devam ettiğini düşündüğünü söyledi.

Keçeli, “Bizim için terörle mücadele, 1 numaralı gündem maddesi. Irak anayasası, Irak’ın kendi topraklarını terör örgütlerine kullandırmayacağı yönünde bir ifade içeriyor. Bizim Irak’taki tüm oluşumlardan, tüm taraflardan beklentimiz, bu anayasanın bu maddesinin gereğinin yapılmasıdır.” diye konuşarak, Irak makamlarıyla Aralık 2023’te Ankara’da yapılan güvenlik zirvesinde, Irak makamlarının ilk kez PKK’yı ortak tehdit olarak yorumladığına ve bunun gereğinin hayata geçirilmesini beklediklerine dikkati çekti.

Irak ve Türkiye’nin sonsuza dek komşu olacağını söyleyen Keçeli, “Aramızda hiçbir sorun kalmazsa, bu ancak iki halkın refahını, güvenliğini ve istikrarını daha da fazla arttırır.” dedi.

“Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz”

Keçeli, Libya’da (doğu-batı) iki tarafla da görüştüklerini ve taraflara istikrarlı biçimde aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Biz, burada konu olan isimler, taraflar değiliz. Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz.” diye konuştu.

Mısır ile normalleşmenin sonuçlarının Libya’da ve Gazze’de görüldüğünü kaydeden Keçeli, bölgenin en önemli ülkelerinden ikisi olan Türkiye ile Mısır’ın işbirliğinden kötü sonuçlar doğmayacağını ve Libya’nın taraflar arasında görüşülen konulardan biri olduğunu aktardı.

“Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi, Çin Halk Cumhuriyeti’dir”

Keçeli, Asya-Pasifik’te herhangi bir gerilim yaşanmamasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Türkiye ticaret yapan bir ülke. Hammadde alıyoruz, üretilmiş malları satıyoruz. Bu yüzden, biz düzenli olarak Asya-Pasifik’teki tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Tayvan’da 13 Ocak’ta yapılan liderlik ve parlamento seçimlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Keçeli, “Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Biz ‘Tek Çin’ politikası uyguluyoruz. Tayvan’daki tüm gelişmeleri de bu perspektiften takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pakistan halkıyla siyaset üstü ilişkiler

Keçeli, Pakistan halkıyla Türk halkının tarihe dayanan çok özel ilişkileri bulunduğuna, bu ilişkilerin partiler üstü ve siyaset üstü olduğuna vurgu yaparak, önemli olanın Pakistan halkının huzur ve mutluluk içinde yaşaması olduğunu söyledi.

Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılan Ulusal Meclis ve Eyalet Meclisi seçimleri hakkında değerlendirme yapan Keçeli, “Seçimlerin büyük oranda suhuletle tamamlandığını gördük. Bu bize memnuniyet verdi. Biz, Türkiye olarak Pakistan’da, Pakistan halkının desteğini almış tüm hükümetlerle bundan önce çalıştığımız gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Gazze’ye yardımlarda İsrail engeli

Keçeli, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) hibe ettiği yardımlar çerçevesinde Mersin Limanı’nda BM yetkililerine teslim edilen 27 bin ton yardımın, İsrail’in Aşdod Limanı’na nakledildiğini belirterek, “Bu 1100 konteynerden yaklaşık 200’ünün Gazze’ye geçtiğini biliyoruz. Ancak kalanı için İsrailli yetkililer mutabakatlarını kaldırmışlar. Biz bu konuda İsrail makamlarıyla temas ettik ve sorununun çözülmesi gerektiğinden bahsettik. Bize verilen BM’nin rakamlarına göre söz konusu miktar, Gazzelilerin 3-4 haftalık un ihtiyacını karşılayacak bir miktar, çok önemli. Üstelik, raf ömrü olan bir ürün. En kısa sürede bu sorunun çözülmesini temenni ediyoruz.” diye konuştu.

1-3 Mart’ta düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Temas Grubu’ndan da katılım olacağını aktaran Keçeli, şu an için 59 Dışişleri Bakanı’nın foruma geleceğinin bilindiğini ve bunun BM üyesi her 3 ülkeden 1’ine tekabül ettiğini dile getirdi.

Keçeli, Türkiye’nin birinci önceliğinin Türk halkının çıkarları olduğunu vurgulayarak, müttefiklik ilişkilerinde de bunun göz önünde bulundurulduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: “Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz” https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:42:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4186

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıldığını belirterek, “Gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, bakanlık binasında basın mensupları ile bir araya gelerek, soruları cevapladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve gelmesi ile yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştirdiğini aktaran Keçeli, Bakan Fidan’ın son dönemde gerçekleştirdiği resmi ziyaretlere değindi. Bakan Fidan’ın Libya ziyaretinde gerçekleştirilen temaslarda Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının Türkiye için öncelik olduğunun altının çizildiğini belirten Keçeli, Malta’da Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağının duyurulduğunu ve kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini aktardı. Bakan Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını da duyuran Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın siyaset ve güvenlik konularının yoğun bir şekilde konuşulduğu platform olduğunu dile getirerek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme gerçekleştirmesinin beklendiğini söyledi. Münih Güvenlik Konferansı’nın ardından Bakan Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını açıklayan Keçeli, bu yıl düzenlenecek toplantının ana temasının “Adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olduğunu söyledi.

Antalya Diplomasi Forumu’nun geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sebebiyle yapılamadığını hatırlatan Keçeli, 1-3 Mart tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek forum hakkında bilgi verdi. Bu yılki toplantıya 21 devlet ve hükümet başkanı ile 80’den fazla bakanın katılmasının beklendiğini belirten Keçeli, “Ana tema, kriz döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan arabuluculuğa, bölgesel meselelerden gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesinde olduğunu görüyoruz. Birinci AFD’de 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla üçüncü ADF’de 21 devlet ve hükümet başkanı, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Gazze’ye 34 bin ton insani yardım yaptı”

Gazze’de yaşanan insani duruma değinen Keçeli, hedefin insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesi olduğunu aktardı. Keçeli, şu ifadelere yer verdi:

“İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir. Diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim yaptığımız insani yardımlar ve vatandaşlarımızın tahliyesi konusunda 34 bin ton insani yardım söz konusu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Oradan El-Ariş sınır kapısına nakledildi, oradan da Gazze’ye sevk edildi. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır Hükümeti’ne yapıcı tutumlarından dolayı teşekkür etmek istiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yardımların bir kısmı Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı üzerinden yaptığımız yardım. Biz her yıl un ihtiyacının yüzde 15’ini temin ediyoruz, hibe ediyoruz” dedi.

Keçeli ayrıca, AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa sevk edildiğini açıkladı.

“Sahra hastanesi çalışmalarında sona gelmek üzereyiz”

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Gazze’den hasta tahliyeleri hakkında da konuşan Keçeli, “Sağlık Bakanlığımız, Gazzeli hastaları ve onların refakatçilerini Mısır üzerinden Türkiye’ye getiriyor. Bu sabah itibarıyla 380 yaralı ve 344 refakatçi ülkemize geldi. Sağlık Bakanlığımızın bugün yeni bir hasta tahliyesi daha planladığını biliyoruz. Bu çerçevede bizim yakından takip ettiğimiz bir diğer konu da Gazze’de bir sahra hastanesinin kurulması. Bundan birkaç hafta önce Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’ye girdi. Orada kısa bir süre kaldılar, saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesinin kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” diye konuştu.

“Tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var”

Dışişleri Bakanlığı olarak doğrudan takip edilen bir diğer konunun da vatandaşların tahliyesi olduğuna değinen Keçeli, “Bugüne kadar biz bin 359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettik. Bu kimseler önce El-Ariş Sınır Kapısı’na geliyorlar. Oradan karayoluyla Kahire’ye gidiyorlar ve Kahire’den hava yoluyla ülkemize getiriyoruz. Tabii savaş şartlarında bulunan insanlara ulaşmak, onların kendi imkanlarıyla sınıra gelmeleri çok kolay değil. Ancak bu konuda da elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var. Bu listeler düzenli olarak güncelleniyor. Biz yerel makamlarla koordineli bir halde bu kimselerin önce Mısır’a, oradan da Türkiye’ye gelmesi için çalışıyoruz. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede ve güvenli bir biçimde bu kişileri Gazze’den çıkartabileceğiz” ifadelerini kullandı.

“Amerika’dan beklentilerimiz çok açık”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Keçeli, Amerika ile F-16 süreciyle ilgili kongrenin tamamlanması ve bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soru üzerine, “Kongrede onay süreci Türkiye saatiyle pazar sabah 8’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığına devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 süresinin tamamlanmış olması, iki ülkenin, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp, bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını söyledi.

“Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız”

Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in operasyonlarını durdurması yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararını doğru bulduklarını dile getiren Keçeli, “İsrail aleyhinde alınmış artık onlarca karar var. Bunlar insanoğlunun kurduğu her türlü uluslararası platformda alınıyor. Ancak bunlar sahadaki durumu ne yazık ki değiştirmiyor. Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız. Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak yerinden edinme noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da başta dediğim gibi uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

“Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soru üzerine Keçeli, hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmadığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Erteleme kelimesi doğru değil. Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır. Tahıl koridoru girişiminin 3 tane önemli sonucu vardı. Birincisi hızla artmakta olan gıda fiyatlarını aşağıya çekilmesini sağladı. İkincisi çok büyük ihtimalle Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılları yeniden tüketime soktu. Üçüncüsü de Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının oluşturulmasını sağladı. Ancak Rusya kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle bu tahıl anlaşmasını daha fazla uzatmadı. En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın Swift sistemine tekrar dahil edilmemesiydi. Bizim bu konudaki görüşmelerimiz BM ile devam ediyor. Ukrayna, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıyor. Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz.”

“Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz”

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu hatırlatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” diye konuştu.

“AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor”

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisi ile ilgili yöneltilen soruya, “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamladık. Yerine getirilmemiş 6 kriter var ancak diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz. Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanmaya, vatandaşlarımızın hayatlarını da sıkıntıya sokma hakkı yoktur” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/feed/ 0
Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:00:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4069

Türkiye’nin süs bitkileri ihracatında geçen yıl 113 milyon doları aşan sektör, Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımlar nedeniyle talebin arttığı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor.

Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.

Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.

AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.

İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.

Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:

“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”

“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”

Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.

Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.

İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:

“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen ‘Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı’ sergisi açıldı https://www.akittvhaber.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:27:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4041
Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu tarafından oluşturulan ‘Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı’ sergisi, Beyoğlu Belediyesi İstiklal Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yıl dönümüne özel olarak hazırlanan sergide savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanının hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar ve hizmetler sergilendi.  Sergi 3 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek.

Serginin açılışı Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara, Pakistan İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Danish Mehmood ve Polonya İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Dorota Andrzejak’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve ziyaretçiler sergiyi gezdi.

YILDIZ: JAPONYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDEKİ 100 YILLIK BİR SÜRECİ DEĞERLENDİRME İMKANIMIZ OLACAK

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, teknoloji dendiğinde bundan 30 yıl önce herkesin aklına Japonya’nın geldiğini vurgulayarak, “Orada üretilen teknolojik ürünler ve tasarımlar hepimizin daha sonraki dönemde ise bir basamak olarak bütün dünyanın değerlendirdiği önemli bir aşamaydı. Bugün bu sergide Japonya-Türkiye ilişkilerindeki 100 yıllık bir süreci okuma ve değerlendirme imkanımız olacak” dedi.

“BUNDAN SONRA JAPONYA VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE DAHA ÇOK TEKNOLOJİ KONUŞACAĞIZ”

Yıldız, deprem konusunda Japonya’nın tecrübelerini değerlendirmek için Japonya Başkonsolosluğu ile yakın bir iş birliği içerisinde olduklarını ifade ederek, “Bu konuda çalıştaylar düzenliyoruz, karşılıklı tecrübe paylaşımları yapıyoruz. Heyetlerimiz Japonya’ya gidiyor, Japonya’dan heyetler buraya geliyor. Bundan sonra Japonya ve Türkiye ilişkilerinde daha çok teknoloji konuşacağız. Elbette ki kültürel, ekonomik ve teknolojik anlamda iş birliğini belki önümüzdeki dönemde yine nanoteknolojiyi, yapay zekayı konuşacağız. Hem Japon halkı ve Japonya devletinin hem de Türk halkı ve Türk devletinin bu karşılıklı  iş birliğinden güçleneceğine inanıyorum. Birbirimizi daha iyi tanıyacağımıza inanıyorum. Gösterdikleri bu iş birliğine açık tutumlarından dolayı sayın başkonsolosumuza teşekkür ediyorum. Türkiye Japonya ilişkileri bu ortak ilişkilerimizle daha çok güçlenecek. Sergiye bütün İstanbullu hemşehrilerimi davet ediyorum. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

KENİCHİ: ZİYARETÇİLERE JAPONLARIN TERCİH ETTİĞİ ‘TASARIMLAR’ HAKKINDA DA BİLGİ EDİNME FIRSATI SUNACAĞINI UMUYORUZ

Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise sergide Japonya’nın savaş sonrası yaşadığı ekonomik büyüme ve değişimini anlatan araçlara yer verdiklerini ifade ederek, “Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik büyüme yakalamış ve bu hızlı değişim ile birlikte insanların hayatlarında da çeşitli değişiklikler olmuş. Bu sergide, bu değişiklikler arasından ‘tasarımlar’ temasına odaklanarak savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanların hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar, hizmetler ve benzerlerine yer veriyoruz. Japonya’nın teknolojik gücünden sıklıkla övgüyle bahsedilmesinin ötesinde bu serginin aynı zamanda ziyaretçilere Japonların tercih ettiği ‘tasarımlar’ hakkında da bilgi edinme fırsatı sunacağını umuyoruz” dedi.

“BU YIL JAPONYA İLE TÜRKİYE ARASINDA DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100’ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ”

Serginin teması olan 100 sayısının Japonya ve Türkiye için bir anlam taşıdığını ifade eden Kasahara, “Bu serginin temasının bir parçası olan 100 sayısı Japonya ve Türkiye için önemli bir anlam taşıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı kutlandı. Bu yıl ise Japonya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü. Bu serginin teması olan 100 sayısı da bu 100’üncü yıl dönümüne yönelik duygularımızı bünyesinde barındırıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin başlangıcından bu yana, sadece bu serginin konusu olan ‘tasarımlar’ değil, ayrıca pek çok şey zamanla değişti. Ancak iki ülke arasındaki dostluk ilişkileri hiçbir dönemde değişmemiş ve hatta daha derin ve samimi bir bağa dönüşmüş. Bu dostluğun önümüzdeki 100 yılda da devam etmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

SERGİ HAKKINDA

Japon üretimi mobilya, elektronik, sofra takımı, tencere seti, giyim aksesuar ve diğer günlük yaşam malzemelerinden örneklerin sunulduğu sergide 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaygın olarak kullanılan taşınabilir kasetçalar, gameboy, CD çalar ve atarinin yanı sıra oyuncaklar, kalemler, fotoğraf makinaları ve kırtasiye malzemeleri yer alıyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/feed/ 0
Ocak Partisi lideri FETÖ ve PKK ile mücadelede devletin yanında olduğunu belirtti https://www.akittvhaber.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/ https://www.akittvhaber.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:36:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3964

Ocak Partisi Genel Başkanı Kadir Canpolat, “FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.

Ocak Partisi lideri Kadir Canpolat, partisinin Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın ‘Adnan Oktar’ suç örgütü ve FETÖ ile bağlantısı olduğunu öne sürerek konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmalarına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Kadir Canpolat, “FETÖ Türkiye’nin başına büyük bir beladır. Bu anlamda bugün de Yeniden Refah Partisi kullanılmaya çalışılmaktadır. FETÖ’yü siyasi alanda yeniden gün ışığına çıkarmaya çalışan yapılar bilmeniz lazım; Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları da bu işin öncülüğünü yapmaktadır. Çünkü Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bir dava anlayışıyla bağımsız Türkiye için mücadele eden, gerçekten vatanı ve milleti için her türlü fedakarlığa müdafaa erliğini yapmaya çalışan ciddi dava adamlarından meydana gelen bir anlayışla görev ve faaliyetlerini yürütmektedir. FETÖ ve PKK gibi bölücü tüm unsurlarla ilgili diğer siyasi partiler uyuyorsa uyusunlar. Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bu mücadelede kararlıdır. FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin” diye konuştu.

‘MİLLETİMİZ NEYİN NE OLDUĞUNUN FARKINDA’

Başkan Canpolat, sözlerini şöyle sürdürdü, “Biz yıllardır FETÖ ile mücadele ediyoruz. Biz darbeden önce Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’nin önüne siyah çelenk bıraktık, basın açıklaması yaptık. ‘FETÖ darbe yapacak’ diye bağırdık. Şimdi yine bağırıyoruz; ‘FETÖ yeniden gelmeye çalışıyor, devletimiz gerekeni yapmalıdır.’ Milletimiz zaten neyin ne olduğunun farkında. Zamanı geldiğinde yine ‘Kadir Canpolat haklı çıktı’ diyecekler. O zaman yine iş işten geçmiş olacak. Sayın Erbakan öyle taşıma suyla değirmen dönmez. Bastırıp parayı otobüslerle adam toplamayla da bu iş olmaz. FETÖ iltisaklı kişilerin Yeniden Refah Partisi’nde kümelenmesi neyin nesidir? Hırs ve siyasi menfaat uğruna ülkenin hükümetini düşürmeye çalışmak, milleti aldatmaya çalışmak, FETÖ’ye siyasi alan açmaya çalışmak hiç kimsenin haddi değildir. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.

‘GERÇEKLERİ İFADE ETMEK İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’

Canpolat, “‘Niye şimdiye kadar söylemediniz’ diye bize soruyorlar. Osmanlı Ocakları olarak zaten biz çok geçmiş tarihlerde FETÖ ile mücadeleyi başlattık ama bir siyasi parti hakkında eğer suç duyurusunda bulunacaksanız bu Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile olmaz, partini kuracaksın o partiyle gidip Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edeceksin. Bizim de artık bir siyasi partimiz olduğu için mantık çevresinde gidip bir siyasi parti hakkında suç duyurusunda bulunabildik. Biz hakkın ve haklının yanındayız. Siyaset yaparak güzel görünmeye çalışanlardan olmayacağız. Oy almak isteyenler gibi çeşitli entrikalara bürünerek bu işi yapmayacağız. Gerçekleri ifade etmek için suç duyurusunda bulunduk, arkasındayız. Ülkemizde bölücülük yapmaya çalışan, terör faaliyetleri yürütmeye çalışan bütün kirli odaklara seslenmek isterim; FETÖ’nün damatlığıyla, Türkiye’ye gelinlik giydiremeyeceksiniz. Ülkemizde artık size alan yok” ifadelerin kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/feed/ 0
Özgür Özel: Bizi Kavgaya Çekmeye Çalışıyor, Erdoğan’ın Düzeyine İnmemeye Kararlıyım https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:15:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3913

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höpürdete höpürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 6. Genel Başkanı Deniz Baykal’ı ölüm yıl dönümünde, Ankara’daki Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel anmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın illerde belediyelerin AKP’li olmaması halinde hizmet gitmeyeceği yönündeki söylemlerine ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:

“Dün Zonguldak’ta daha önce Hatay’da yaptığı açıklamanın devamını getirdi. Diyor ki ‘Ülkenin Cumhurbaşkanın eli Zonguldak’ın üzerinde olursa hizmet gelir’ Recep Tayyip Erdoğan’ın milli irade üzerinden elini çekmesi lazım. Bu yaptığı iş tamamen milli irade gasbıdır. Milli irade serbestçe oy kullanılabildiği için kutsaldır, Recep Tayyip Erdoğan’a verilince kutsal, verilmeyince mundar olmaz. Nasıl o gücünü sandıktan alıyorsa, bütün belediye başkanları da gücünü sandıktan alır. Nasıl gerçek patron milletse, belediye başkanlarının da ama cumhurbaşkanının da belirleyicisi millettir. Bunun dışında bir ifade milli iradeye saygısızlıktır.

Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek.

HER PARTİNİN ADAY ÇIKARMASI EN DEMOKRATİK HAKKIDIR “

Özel, DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday çıkarmasına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“DEM Parti kendi sürecini yönetiyor, toplanıyor. Bir karar verilecek mikrofonlar önümüzde ‘DEM Parti aday çıkarmayacak. Size DEM’leniyor diyorlar, ne diyeceksiniz?’ Mikrofonlar önümüzde ‘DEM ile anlaştınız İstanbul’da büyükşehirlerde aday çıkarmıyor, sizi destekliyor. Bunun DEM Parti ile anlaşmak olduğunu söylüyorlar, ne diyeceksiniz?’ Bu mikrofonlar neden gitmiyor Bahçeli’nin önüne? Bahçeli bu sabah demli çay mı içiyormuş? Bu mikrofonlar neden Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne? Terörle işbirliği mi yapmış?… İlk gün söyledim. Başak Demirtaş ya da bugün ilan edilen adaylar. Her birisinin aday olmak en demokratik hakkıdır. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höbürtede höbürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun.

LÜTFÜ SAVAŞ SORUSUNA YANIT

Özel, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın tekrar aday gösterilmesine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:

“Hatay’da o gece orada bulunmamız gerekiyordu, bundan sonra da 6 Şubatlarda orada bulunacağız. Tabii Hatay’da protestolar yaşandı, hepiniz oradaydınız, hepinizin gözünün içine bakarak söylüyoruz ki 100 söz protesto vardıysa, 99’u hükümete yönelikti. Ama hükümete yönelik kaynaklar ‘Efendim Lütfü Savaş protesto edildi.’ Evet Lütfü Beye yönelik de sitem cümlelerini hep birlikte duyduk. Siyaset vatandaşın söylediğini duyma sanatıdır, verdiği mesajı alma sanatıdır. Biz CHP olarak bütün bölgelerde hem adaylarımızı çok yoğun anketlerle belirledik, hem de adaylaştırdığımız arkadaşları erken adaylaştırarak, takvimin son günü 20’sidir. Ama çok daha öncesinden adaylaştırarak, adaylık sonrası ölçme ve değerlendirme anketlerine de önem veriyoruz. Bu anketler yüksek örneklemlerle yapılan bu anketler, bize bir şehirde yanlış yaptığımız sinyalini veriyorsa ya da verirse bu değerlendirilir. Milletin sesini duymak, elbette meydanda yükselen bazı sesleri duymak da önemlidir, fikir verir. Milletin sesini sandıktan önce duymak en önemli gösterge çok yüksek örneklemle yapılan anketlerdir. Anketlerde bir şey görüyorsak müdahale ediyoruz, görürsek müdahale ederiz.

Bütün siyasi partilerle açık iletişim halindeyiz. Bizim DEM ile yaptığımız görüşme gözünüzün önündedir. Ama bazı görüşmeleri kimlerin hangi mecralarda, hangi şekilde, ne vaatlerle yürüttüğünü millet sormaktadır. Bizim kimsenin çıkaracağı adaya da, çıkarmadığı adaya da lafımız da yoktur, minnetimiz de yoktur. Ama aday çıkarmama durumunda dünya kadar hakareti bize laik görenlerin millete özür borçları vardır. Bir önlerine baksınlar. Ben hem DEM Parti’nin hem Yeniden Refah Partisi’nin, bütün siyasi partilerin adaylarına başarılar diyorum. Dün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin saldırıya uğrayan belediye başkan adayını dakikalar içinde aradım. Demokrasiye yapılmış saldırıdır. Kendi adayımıza yapılmış sayıyoruz.

TÜRKİYE İTTİFAKI’NA İNANIYORUZ GÜVENİYORUZ

Bu seçim atmosferinde, 31 Mart’ta bütün adayların özgürce propaganda yapabildikleri, sandıkların ve seçmenlerin baskı altına alınmadı, en özgür propagandanın ve en barışçıl seçimin yaşanmasını temenni ediyorum. Bütün adaylara ve bütün siyasi partilere başarılar diliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi büyük oranda adaylarını belirledi. Büyük bir seçim başarısı ve coşkusu için ve Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakı için yola çıkmış durumdayız. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı’dır.

Geçtiğimiz seçimlerde bize 11 büyükşehiri emanet eden milletimizin emanetine saygı duyduk. Emanetine çok iyi baktık. Şimdi onlardan emanete bir beş yıl daha süre istiyoruz. Bizde olmayan belediyelerde de bundan önceki dönemde belediyeler nasıl çalıştıysak, olmayanlara da aynı iyi belediyeciliği vaat ediyoruz. Siyasiler Ankara’da ittifak kuramayabilirler ama millet sandık ittifakı kurar. Türkiye’nin umudu, Türkiye İttifakı’dır. Geçen seçimde büyük oluşan ittifakların kazandırdığı büyük başarıları ortaya çıkaran seçmen, hala kütüklere kayıtlıdır. O seçmen Türkiye İttifakı’nı büyüterek sürdürecek. Şehirlerimizi çalmayan, çırpmayan, yeşil alanları katletmeyen, arsaları yabancılara peşkeş çekmeyen, arsa rantı yaratmak için kente karşı suç işlemeyen, çalışkan, dayanışmacı, yoksulun hakkını sosyal belediyecilikle koruyan başkanlarımızla göreve devam. Kendi illerinde olmayan başkanlar için de Cumhuriyet Halk Partili başkanları görev başına çağıracak Türkiye İttifakı’na inanıyoruz ve Türkiye İttifakı’na güveniyoruz.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/feed/ 0
Emine Erdoğan: Tüm çabamız, çocuklarımızın hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/ https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:30:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3799

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tıpkı ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ankara’da ‘Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılışını yaparak, burada düzenlenen ‘Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Etkinliği’ne katıldı. Programda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal da yer aldı.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında, tarihsel süreçte kadınların bilimden uzak tutulduğunu belirtti. Bugün kız çocuklarının ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna ‘mucit’, ‘astronot’, ‘uçak tasarımcısı’, ‘yazılım mühendisi’ cevaplarının verdiği bir Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, “Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye Yüzyılı’nda Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit, diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan korkmadan, bugünün dünyasının ilerlemesine vicdanlı bir akılla öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

‘ALATLI, BİR ÜLKE UĞRUNA SAVAŞTI’

Alev Alatlı’nın, halktan beslenen vicdanla güçlü bir aklı birleştiren, birikimini bu topraklarda edinip yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Alev Alatlı, idrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya adamıştı kendisini. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa sevgili gençlere paha biçilmez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı. Vasiyetindeki şu sözleri yeniden paylaşmak istiyorum; ‘Unutmayın ki düz akıllı anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.’ Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘Gezegenin iyiliği yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın” diye konuştu.

BAKAN KACIR: BİLİMSEL YAYIN SAYISI 48 BİN 619’A YÜKSELDİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise Türkiye’nin son 22 yılda bilimde ve teknolojide büyük adımlar attığını dile getirdi. Bilimin kapılarının milletin her ferdine açıldığını belirten Bakan Kacır, “2002’de 40 şehrimizde 76 üniversitemiz varken, bugün 81 şehrimizde 208 üniversitemizde milyonlarca gencimizi yükseköğretimle buluşturuyoruz. Aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısının 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükseldiğine şahitlik ediyoruz. Bilimsel üretimde sadece nicelikte değil, nitelikte de belirgin gelişmeler kaydediyoruz. Araştırmacılarımız, uluslararası ortak yayınlar içinde artık 9 kat daha fazla yer alıyor. Ar-Ge harcamalarımızı 22 yılda 10 kat artırarak 12 milyar dolara yükseltirken, patent başvuru sayımızı 414’ten 21 misline, 8 bin 663’e çıkardık. 2002’de ancak bin bilim insanı ve öğrenciyi destekleyen TÜBİTAK, geçtiğimiz yıl 57 bin bilim insanı ve öğrenciye destek verdi” ifadelerini kullandı.

‘143 BİN KADIN ARAŞTIRMACIYA 15,7 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK’

Türkiye’nin kadınlarının bilim ve teknolojide birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha fazla temsil edildiğini ve önemli başarılara imza attığını belirten Bakan Kacır, “Öğretim üyelerimizin yüzde 46’sını oluşturan 85 bin kadın bilim insanımız; Ar-Ge, ve inovasyon kültürümüzün gelişiminde öncü rol üstleniyor. Bugün, insansız hava araçlarında dünya lideri olmamızda, yerli ve milli otomobilimizi milletimizin hizmetine sunmamızda, Antarktika’da Türk bayrağını dalgalandırmamızda, kadınlarımız irade ve çalışkanlıklarıyla büyük pay sahibidir. Hayatın her alanında olduğu gibi bilim dünyasında da kadınlarımızın yetenek ve üretkenliklerinin önünü açıyoruz. Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle, bilim insanlarına yönelik destek programlarımız kapsamında 143 bin kadın araştırmacıya 15,7 milyar lira destek verdik. Akademi ve kamuya yönelik programlarımızda 18 bin kadın araştırmacımızı destekledik. TEKNOFEST kuşağında da kadınların güçlü yeri, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. TEKNOFEST’i düzenlediğimiz ilk yıl sadece yüzde 17 olan kadın yarışmacı oranı, 2023’te aldığımız 407 bin başvuruyla yüzde 40’a ulaştı. 81 şehrimizdeki 125 Deneyap Teknoloji Atölyemizde 6 bin 500’den fazla kız öğrencimiz; geleceğin bilim insanı, mühendisi, astronotu olma yolunda, yenilikçi teknolojilerde eğitim görüyor” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/feed/ 0
Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/ https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:09:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3781

Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı

“Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi cevaplarını verdiği bir Türkiye var”

“İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.

Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.” ifadelerini kullandı.

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

– “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

– “Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

– “Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde,

en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

– Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye-Kırgızistan ticaret hedefini aştık https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:09:24 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3758

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan ile alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını belirterek, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğinde Türkiye-Kırgızistan İş Formu gerçekleştirildi. TOBB ev sahipliğinde gerçekleşen iş formunda kamu kurum ve kuruluşları, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarının katılımı öngörülmekte olup, iş forumunda iki ülke arasındaki iş ve yatırım imkanlarının değerlendirildi.

“Türk müteahhitleri Kırgızistan’da 1 milyar dolar değerinde olan 93 proje gerçekleştirdi”

Burada bir konuşma gerçekleştiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde mesafeler alındığını ancak arzu edilen seviyelerin çok çok gerisinde olunduğunu ifade ederek, “Kırgızistan’da çeşitli sektörlerde 500’e yakın Türkiye sermayeli firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalarımız, binlerce Kırgız kardeşimize istihdam sağlıyor. Türk müteahhitleri Kırgızistan’da bugüne kadar yatırım bedeli 1 milyar dolar civarında 93 proje gerçekleştirdi. Bu projelerle firmalarımız, Kırgızistan’ın bağımsızlığından itibaren hayata geçirdiği kalkınma hamlesine destek verdiler. Türkiye olarak firmalarımızın Kırgızistan’da 1 milyar doları aşan yatırımlarından gurur duyuyoruz. İnşallah bu yeni dönemde çok daha başarılı projelere imza atacağımıza inanıyorum” açıklamasında bulundu.

“Kırgızistan ile 5 milyar dolar ticaret hedefini gerçekleştireceğimize inanıyoruz”

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un ziyaretinde sırasında alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz. Ticaret ve yatırım açısından pek çok imkanımız var Türkiye olarak İtalya ile Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz. Otomotiv, beyaz eşya, seramik ve konfeksiyonda Avrupa’nın ana tedarikçisiyiz. AB’nin kendi dışında, en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Avrupa birliğine 1 milyonun üzerinde araba satıyoruz. Karayolu taşımacılığında dünyada ikinciyiz. Turizmde Dünya’da en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasından 42’si Türkiye’dendir ve bu açıdan da dünyada ikinci sırada gelmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

“Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir”

Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan’ın dost ve kardeş bir ülke olduğu vurgusunu yaparak, ” Kırgızistan’a yapacağınız yatırımlarda, ölçek sadece Kırgızistan pazarı değildir. Kırgızistan’a yapılan yatırımlar, Avrasya Gümrük Birliği sebebiyle çok daha geniş bir coğrafyaya ulaşmak demektir. Bu da 180 milyonluk bir pazar demektir. Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir. Tabii ki, orta ve uzun vadeli vizyonumuzda, mutlak surette Türk devletleri teşkilatı bünyesinde, kendi gümrük birliğimizin kurulması olmalıdır. Kırgızistan, Bağımsız Devletler Teşkilatın coğrafyasında Dünya Ticaret Örgütüne üye olan ilk ülkedir. Son 30 yılda yeniden şekillenen Avrasya siyasi haritası bizlerin işbirliği içinde hareket etmesini zorunlu kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya’nın yeni düzeni içerisinde, Kırgızistan’ın Türkiye için ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu da sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ortak dil, tarih ve kültür paydasının iki ülkeyi daha da yakın kıldığını aktardı.

“Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız”

İki ülkenin yakınlığı doğrultusunda Kırgızistan’a desteklerinin devam edeceğini de vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız. Zira TOBB olarak biz, Türkiye’nin kara gümrük kapılarını modernize ederek ihracatçılarımıza önemli maliyet avantajı sağladık. Aynı şeyi burada da yapmaya hazırız. Lojistik alanında da ciddi işbirliği fırsatları vardır. İkili ticaretin artması için taşıma maliyetlerinin azaltılması lazım. Karayoluna alternatif ulaştırma imkanları geliştirilmeli ve bu çerçevede İpek Yolunun canlandırılması yeniden önem kazanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Orta Kuşağın kendileri için öncelikli tercih olduğunu da ifade eden Hisarcıklıoğlu, Hazar denizi, Karadeniz ve Akdeniz birbirine bağlanacağını, Türkiye’nin de küresel ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olacağını söyledi. Diğer bir işbirliği alanı da Kırgızistan’da bulunan zengin su kaynaklarından elektrik üretimi olduğunu sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Gerekli yatırım şartları tesis edildikten sonra, Kırgızistan’ın hidroelektrik potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için ortak projeler geliştirebileceklerini ifade etti.

Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kırgız Cumhuriyeti Kırgız Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanı Akylbek Japarov’un konuşmalarıyla devam etti. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/feed/ 0
Diyarbakır’lı Lise Öğrencisi Sudenaz Karabulut Türkiye Şampiyonu Oldu https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:30:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3734

DİYARBAKIR’da, 2020’de başladığı kick boksta, milli takıma seçilen lise öğrencisi Sudenaz Karabulut (16), bu yıl Antalya’daki Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Türkiye Şampiyonu’ oldu. Karabulut, yıl sonunda Macaristan’da düzenlenecek olan ‘Dünya Şampiyonası’nda ‘Gençler’ kategorisinde birinciliği hedefliyor.

Diyarbakır’da 2020 yılında annesi Havva Karabulut’un teşvikiyle kardeşi Süleyman Karabulut ile kick boks sporuna başlayan Spor Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi ve Yenişehir Belediyespor Kulübü sporcusu Sudenaz Karabulut, 2022’de Ordu’da düzenlenen Türkiye Kick Boks Turnuvası’nda ‘Yıldız kızlar’ kategorisinde birinci oldu. Ardından milli takıma seçilen Sudenaz, bu yıl da 22-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen ‘Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Light Contact’ branşında ‘Gençler’ kategorisinde altın madalya alıp Türkiye şampiyonu oldu, ‘Kick Light’ branşında da gümüş madalya kazandı.

‘ANTRENÖRÜMÜ ÖRNEK ALDIM’

Macaristan’da yıl sonunda dünya şampiyonasına katılacak olan Sudenaz Karabulut, “5 kardeşiz. Kardeşim Süleyman ile yaz spor kursuyla bu spora başladık. Türkiye şampiyonlukları getirdik. 2020’de katıldığım ilk Türkiye şampiyonasında birinci oldum. 2023’te milli takıma girdim ve Avrupa şampiyonalarına katıldım ama çeyrek finalde elendim. En son 23-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda 2 branşta toplam 10 maç yaptım. Birinde birinci, diğerinde de 2’nci oldum. Antrenörüm Bilgin Erol’u örnek alarak milli sporcu oldum. Avrupa şampiyonalarına birlikte katıldık. 2024’ün sonunda Macaristan’da dünya şampiyonası var. Gençler kategorisinde birinci olmayı hedefliyorum” dedi.

‘HEDEFİMİZ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’

Milli sporcu ve antrenörü Bilgin Erol da Sudenaz’ın azmiyle birçok başarı elde ettiğini belirterek, “Henüz 16 yaşında ve 5 çocuklu bir ailenin 2’nci çocuğu. Bir yaz okulunda erkek kardeşiyle benimle tanıştılar ve yetenekli olduklarını gördüm. 2020 Türkiye Şampiyonası’na götürdüm ve Sudenaz, erkek kardeşi ile birlikte Türkiye Şampiyonu oldu. Sonra Sudenaz, erkek kardeşini geçti ve bayağı ilerledi. Düzenli, disiplinli çalışarak daha da ilerledi ve yenilgi görmedi. En son 2023 yılında ‘Yıldızlar’ kategorisinde Avrupa şampiyonasına katıldık. Sudenaz çeyrek finale kadar yükseldi. Çeyrek finalde İngiliz rakibimize elendik. Sonuna kadar mücadele etti. Şimdi ‘Gençler’ kategorisindeyiz. Katıldığımız ilk gençler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu. Sene sonunda Macaristan’da yapılacak Dünya Gençler Şampiyonası var. Şimdiki hedefimiz, o dünya şampiyonaya katılmak ve dünya şampiyonu olmak” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİZİN BAŞARILARIYLA GURUR DUYUYORUZ’

Diyarbakır Spor Lisesi Müdürü Çerkez Selimoğlu ise öğrencileriyle gurur duyduklarını söyleyerek, “Öğrencimiz Sudenaz, büyük bir başarı elde etmiştir. Kendisini tebrik ediyoruz. Bizi gururlandırdı. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. Okulumuzun 18 kategoride, çeşitli branşlarda başarıları mevcut. Bütün öğrencilerimize her konuda destek oluyoruz. Aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürümüzün bize katkıları da çok fazla. Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Kızımızın Macaristan’da katılacağı dünya şampiyonasında kendisine başarışlar diliyorum. Diyarbakır’daki bu tarz öğrencilerimizin başarıları bizi ayrıca gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, İstanbul Depremi Senaryosuyla Tatbikat Gerçekleştirdi https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:36:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3665
KAHRAMANMARAŞ merkezli iki büyük depremin 1’inci yılında büyük İstanbul depremi de senaryo edilerek (TRAC) Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Genel Merkezi’nce Türkiye genelinde telsizle haberleşme tatbikatı gerçekleştirildi. Amatör telsizcilerin yoğun katılım gösterdiği tatbikatta; Hatay’daki depremzede amatör telsiz operatörü ile yapılan görüşme, duygu dolu anlar yaşattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük depremi olarak tarihe geçen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki büyük depremde bölgeye destek için Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) ekipleri de gitti. Cep telefonlarının çalışmadığı, internetin olmadığı deprem sonrası süreçte Türkiye’nin dört bir yanından Hatay başta olmak üzere depremin yıkıcı etkisinin fazla olduğu illere giden amatör telsizciler, ellerindeki telsizlerle haberleşme görevini üstlendi. Sağlık, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleriyle iletişim kuran amatör telsizciler, bölgedeki durumu kriz masasına anlık olarak aktarıp, haberleşme ihtiyacını karşıladı.

İSTANBUL DEPREMİ İÇİN DE TATBİKAT

Depremin 1’inci yılında amatör telsizciler hem deprem bölgesinde yaşamını yitirenleri anmak hem de hayatta kalanların acısını paylaşmak için Türkiye çapında tatbikat gerçekleştirdi. Kurulan istasyon ve rölelerle 9 bölgeye ayrılan Türkiye genelinde tüm amatörler, gece saatlerinde telsizle birbirleriyle haberleşti. HF (uzak mesafe kısa dalga) ve röle frekansları üzerinden yapılan çağrılara deprem bölgesi de karşılık verdi. TRAC Antalya Şubesi üyelerinin Antalya’da da gerçekleştirdikleri tatbikatta beklenen büyük İstanbul depremi öncesinde Türkiye genelindeki röle ve istasyonların hazırlıkları ve eksiklikleri de tespit edildi. Senaryo gereği İstanbul’da 7.9’luk deprem sonrası amatör telsiz istasyon ve operatörlerinin haberleşmesi ele alındı.

TOPARLANMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Antalya TRAC ekibinden Hasan Oflaz, telsizle Hatay’da yaşayan depremzede amatör telsiz operatörü Ferdi Yılmaz ile görüştü. Felaketin 1’inci yılında geçmiş olsun dileklerini ileten Oflaz, Yılmaz’a bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sordu. Yılmaz, “Her şeyimiz var; çok şükür. Toparlanmaya devam ediyoruz. Acıyı unutamıyoruz. Allah bir daha böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın” dedi. İkilinin görüşmesini dinleyen amatör telsiz operatörleri, duygu dolu anlar yaşadı.

‘EKSİKLERİMİZİ RAPOR HALİNE GETİRECEĞİZ’

Tatbikatın amacının haberleşmenin sürekli olarak canlı tutmak olduğunu anlatan TRAC Genel Sekreteri Muhsin Bozkurt, “Yapılan tatbikatla eksikliklerimizi görüp, rapor haline getireceğiz. Büyük bir kriz anında sorunsuz şekilde sahada olmamız gerekiyor. Bugün yapılan tatbikatta deprem bölgesini de unutmadık. Telsizle Hatay, Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile de görüşeceğiz” diye konuştu.

HATAY’A GİDEN İLK KİŞİLERDEN BİRİ OLDU

TRAC Antalya Şube Başkanı Metin Karakuzu da deprem günü Hatay’a ilk giden kişilerden biri oldu. Bölgede haberleşmeyi sağlamak için giden Karakuzu, deprem günü yaşadıklarını anlattı. Depremden birkaç dakika sonra haberinin olduğunu ve olası afetler için hazırda bulundurdukları araçlarıyla yola çıktıklarını anlatan Karakuzu, “Deprem bölgesine vardığımızda zaten telefonlar çalışmıyordu. Telsizle haberleşerek bir bölgeye kadar ulaştık. Sonrasında bizler oradaki haberleşmeyi üstlenerek, Adana rölemize ilettik oradan da diğer illere iletilerek, bu şekilde iletişim sorununu çözdük” dedi.

TRAC

Diş Tabibi Dr. Bedii Ezgi ve arkadaşları tarafından 1962 yılında kurulan TRAC, 1965 yılında Uluslararası Amatör Telsizciler Birliği’ne (IARU) üye oldu. 1991 yılının başında gerçekleşen Birinci Körfez Savaşı’nda Sivil Savunma’ya ‘İkaz Alarm Haberleşmesi’ konusunda sağlanan saha desteği, TRAC tarafından verilen ilk ‘gerçek olay hizmeti’ olarak kayıtlara geçti. ‘Kamu yararına çalışan dernek’ statüsünde olan TRAC, aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve acil afet durumlarının kapsayan Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde haberleşme ile yetkili tek kuruluş olarak biliniyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/feed/ 0
Türkiye İhracatta Rekor Kırdı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:30:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3624

Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

“REKOR KIRDIK”

Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

“DÜNYANIN  YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”

Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/feed/ 0
İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:21:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3618 Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul’un nüfusu, 2023’te bir önceki yıla göre 252 bin 72 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişiye geriledi. Ancak nüfustaki bu azalış megakentin kalabalığını azaltmaya yetmedi. Sanılanın aksine bu durumda bile İstanbul, nüfusu ile 131 ülkeyi geçti.

KADIN VE ERKEN ORANI NEREDEYSE AYNI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) 2023 yılı verilerinden yapılan derlemeye göre, İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18,34’ünü barındırıyor. Kentte 7,80 milyon erkek ve 7,84 milyon kadın yaşıyor.

SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA’NIN DA EN KALABALIĞI

Avrupa’nın da en kalabalık şehri olan İstanbul, geçen yıl nüfusta yaşanan gerilemeye rağmen 131 ülkeden daha fazla kişiye ev sahipliği yaptı.

Portekiz ve Macaristan 10,2 milyon, Tunus 12,5 milyon, Belçika 11,7 milyon nüfus ile İstanbul’un gerisinde kalan ülkelerden bazıları oldu.

Ürdün, Yunanistan ve Azerbaycan da İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti.

Verilere göre İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı bazı ülkeler şöyle:

ÜLKELER NÜFUSU (Milyon)
Gine 14,2
Ruanda 14,1
Benin 13,7
Burundi 13,2
Tunus 12,5
Bolivya 12,4
Belçika 11,7
Haiti 11,7
Dominik Cumhuriyeti 11,3
Ürdün 11,3
Küba 11,2
Güney Sudan 11,1
Honduras 10,6
İsveç 10,6
Çekya 10,5
Azerbaycan 10,4
Yunanistan 10,3
Papua Yeni Gine 10,3
Macaristan 10,2
Portekiz 10,2
Tacikistan 10,1
Belarus 9,5
Birleşik Arap Emirlikleri 9,5
İsrail 9,2
Togo 9,1
Avusturya 9,0
Sierra Leone 8,8
İsviçre 8,8
Kaynak: AA
Kullanıcı Adı

Sizin düşünceleriniz neler ?

  • 12:20 İsrail ile Hamas ateşkeste anlaştı! 45 gün sürecek, işte detaylar

    7 Ekim’deki Hamas saldırısına karşılık vermek bahanesiyle 20 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’de ateşkes gelişmesi yaşandı. Ülke basınına göre Başbakan Netanyahu savaş kabinesine haber vermeden Gazze’de ateşkese onay verdi. Filistinli kaynaklar da Hamas’ın Gazze’de her biri 45 gün sürecek 3 aşamalı esir takası ve ateşkes öngören planı kabul ettiğini duyurdu.

  • 12:12 Okulda dört kişiyi öldürüp yedi kişiyi yaralayan öğrencinin annesi, kasıtsız adam öldürmekten suçlu bulundu

    Oxford Lisesi’nde öğrenci olan Ethan Crumbley, 2021’de düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaraladı. Anne Jennifer Crumbley, ihmalkarlıktan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 Nisan’da cezayı belirleyecek. Ethan ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

  • 12:03 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Neçirvan Barzani ile görüştü

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak’ta resmi temasları kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Bölge Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmede terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

  • 11:55 Tartıştığı annesini av tüfeğiyle öldürdü

    Bartın’da Umut Can Alay, tartıştığı annesi Hatice Alay’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Alay’ın daha önce cinsel istismar suçundan cezaevinde olduğu ve tahliye edildiği belirtildi.

  • 11:51 Akılalmaz dolandırıcılık kamerada! Gizlice yağ boşalttıkları aracın fiyatını düşürmeye çalıştılar

    Otomobil satışlarında yaşanan dolandırıcılık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. Dolandırıcılar anlaştıkları bir vatandaşın otomobilini almaya gittikleri sırada şahsı lafa tutarak radyatör kapağını açıp içerisine yağ boşalttı. Araç sahibine “Arabanız yağ ve suyu birbirine karıştırmış” diyerek fiyat düşürmeye çalışan şahısların o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

  • 11:22 700.000 kibrit çöpü kullanarak yaptığı 7 metrelik Eyfel Kulesi maketi, bir hatası yüzünden Guinness Dünya Rekorlar kitabına giremedi

    Fransız belediye çalışanı Richard Plaud, 8 yılda 700.000 kibrit kullanarak 7 metrelik bir Eyfel Kulesi maketi inşa etti. Ancak, mağazalardan alınamayan kibritler kullandığı için Guinness Dünya Rekorları girişi reddedildi. Plaud, kuruluşun kararını görmeden hayallerinin yıkıldığını belirtti. Red kararıyla isyan eden Plaud, sosyal medyada tepkisini dile getirdi.

  • 11:21 4 yılda 4 kez doğum yapan kadın, bebekleri hastaneye bırakıp kaçtı! 2 yıla kadar hapsi isteniyor

    Denizli’de fuhuş yapan Gülşen K., son dört yılda dört kez çocuk sahibi oldu. Babalarını bilmediği bebekleri her seferinde hastaneye bırakan 34 yaşında kadın hakkında son olayın ardından iddianame hazırlandı. İki yıla kadar hapsi istendi.

  • 11:21 Pakistan’da seçim öncesi bombalı saldırı: 12 ölü, 30 yaralı

    Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yarın yapılacak seçimler öncesi bağımsız milletvekili adayı Asfandiyar Han Kakar’ın ofisine yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı.

Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler, İstanbul, Türkiye, İstanbul, Yaşam, Ekonomi, Güncel, Son Dakika

Son Dakika Ekonomi İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı – Son Dakika

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/feed/ 0
Putin’in Türkiye ziyareti uluslararası gündemin odağı haline geldi https://www.akittvhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:09:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3525

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 12 Şubat’ta gerçekleştirmesi beklenen Türkiye ziyareti daha şimdiden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Türkiye’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başladığı Şubat 2022’den bu yana Putin’in gideceği ilk Batı ve NATO ülkesi olması bu ziyaretin önemini daha da artırıyor.

Başta ABD, Ukrayna ve Batı ülkeleri, ziyarete eleştirel baksalar da tahıl koridorunun yeniden canlanması ve müzakere masasına dönülmesi açısından olası sonuçlara odaklanıyorlar.

Putin’in Türkiye ziyaretinin 12 Şubat’ta gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Putin’in ziyaretinin aslında daha öncesi için planlandığını ancak bölgesel gelişmelerden dolayı geciktiğini kaydetti.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Putin’in ziyaretinin hem ikili hem de bölgesel konuların görüşülmesi açısından önemli olacağını belirtti.

Ukrayna’yı işgal girişimini başlattıktan sonra geçen iki senede pek yurt dışı ziyareti geçekleştirmeyen Putin, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den sonra ilk kez Türkiye’ye gelecek.

Savaşın ikinci yıldönümünden günler önce NATO’nun önde gelen ülkelerinden birini ziyaret edecek olması Putin’in Erdoğan ile görüşmesini daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Batı yakından takip edecek

Henüz resmen ilan edilmemiş olmasına karşın Putin’in ziyaretine ilişkin hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD’den değerlendirme yapılmış olması Batı’nın ilgisini somutlayan bir durum.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, hafta başında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Putin’in Türkiye ziyaretini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Dujarric, tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine ise BM’nin Türkiye-Rusya görüşmelerine dahil olmadığını anımsattı.

2022 Temmuz’unda oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve BM’nin Rusya ve Ukrayna ile ayrı ayrı imzaladığı mutabakat muhtıraları ile yaşama geçmişti.

Rusya, kendi tahıl ürünleri ve gübresini satamadığı gerekçesiyle Temmuz 2023’te girişimi askıya aldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da, 4 Şubat’ta verdiği bir demeçte, Putin’in ziyareti sırasında konunun mutlaka gündeme geleceğini, inisiyatifin yeni bir formülle canlandırılması için Türkiye’nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.

Ukrayna’nın tahıl taşıyan bazı gemilerini hâlâ Karadeniz’den geçirebildiğini ancak güvenliğin büyük sorun olmaya devam ettiğini, Rusya’nın ise sattığı tahılın parasını alamadığı için sıkıntıları olduğunu anımsatan Fidan, “Her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm için çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı, bir formülün bulunması durumunda bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıklamıştı.

Diplomatik kaynaklar ise mevcut durumda tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasının güçlüğüne işaret ediyorlar.

Rusya’nın Ukrayna limanlarını kuşatmayı sürdürdüğü, uluslararası toplumun da bankacılık, sigorta gibi alanlarda Rusya’nın beklentilerine yanıt vermediği bir ortamda tahıl koridoru girişiminin canlanmasının zor olacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

ABD’den ‘anlamlı rol’ vurgusu

Putin’in ziyaretini yakından izleyecek bir başka başkent ise Washington olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 5 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, Putin’in Türkiye ziyareti ile ilgili bir soruya da yanıt verdi.

“Eğer herhangi bir ülke Rusya’nın bazı kötü niyetli davranışlarından vazgeçme konusunda anlamlı bir rol oynayabilecekse bunu kesinlikle memnuniyetle karşılarız,” değerlendirmesini yapan Patel, Karadeniz tahıl koridoru girişimini anımsattı.

Sözcü Yardımcısı, “Ukrayna tahılının gitmesi gereken yere ulaşmasının ve bu alanda güvenilir bir ilerleme kaydedilmesinin kritik önemini hissetmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle hoş karşılanacak bir şey” dedi.

Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin Putin’in ziyaretine bakışı tahıl koridoru ile sınırlı değil.

Rus Devlet Başkanı’nın NATO ülkesi Türkiye’yi ziyaretini ittifak içinde yeni kırılmalar yaratmak amacıyla kullanmasından kaygı duyan Washington, ziyaret sırasında Türk yetkililerin verecekleri mesajların önemine dikkat çekiyorlar.

Kaynaklara göre, ABD’nin bu yöndeki çekinceleri geçen hafta Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Vekili Victoria Nuland tarafından Türk yetkililere aktarıldı.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu

Ankara, ABD ve Batı’nın bu yöndeki söyleminin savaşın başladığı günden bu yana sürdüğü ancak Türkiye’nin izlediği politikanın temel ilkelerinin değişmediği yanıtı veriyor.

Ukrayna’nın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu kaydeden Ankara, taraflar arasında olası bir barış anlaşmasının sağlanması için her iki tarafla da konuşabilen aktörlerin olması gerektiğini, Türkiye’nin tam da bu rolü oynadığını kaydediyor.

Türkiye, savaşın başladığı Şubat 2022’den sadece haftalar sonra Rus ve Ukraynalı dışişleri bakanlarını Antalya’da bir araya getirmiş ancak anlaşma sağlanamamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e barış görüşmeleri için Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceği önerisini dile getirmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, bu unsurların yanı sıra Türkiye ile Rusya’nın birçok çatışma noktasında varlık gösterdiklerini, başta Suriye, Kafkaslar ve Orta Doğu’da şiddetin daha da yayılmaması için Ankara- Moskova arasında kurulan diyaloğun önemli olduğunun altını çiziyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/feed/ 0
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sığınmacıların uzayan misafirliği zulme dönüştü https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:03:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3384

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu. (DHA)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/feed/ 0
Ümit Özdağ: Sığınmacıların uzayan misafirliği zulme dönüştü https://www.akittvhaber.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:00:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3381

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı  toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle:

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu.

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/feed/ 0 Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sığınmacılar artık zulme dönüştü https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:36:10 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3372

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı  toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle:

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Türkiye, 100 yıllık planlar yapan bir ülke https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/ https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:18:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3354

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var.” dedi.

Bakan Işıkhan, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen SGK ve İŞKUR İl Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Işıkhan, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez tecrübe edilen iki aşamalı bir seçim sürecinin ardından yeni kabineyle 8 aylık bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Bu süre zarfında, hem çalışma hayatı hem de ülke adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Işıkhan, asgari ücret, 7. Dönem toplu sözleşme müzakereleri, memur ve emeklilerin aylıklarında yapılan artışlar, destekler ve deprem yardımları gibi birçok icraatı hayata geçirdiklerini belirtti.

“Attığı her adımda sürekli hedef büyüten bir Türkiye olarak, artık önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır” ifadesini kullanan Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var. Başta bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarımızın gelecek politikaları bakımından mihenk taşı olarak gördüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Yediden yetmişe ülkemizin her bir ferdinin bu hedefe odaklanması, bu vizyonun farkındalığını taşıması önem arz ediyor. ” diye konuştu.

“Deprem bölgesi şehirlerini canlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz”

Bakan Işıkhan, üç gün sonra birinci yıl dönümünü idrak edecekleri “asrın felaketi”nin acısını her daim yüreklerinde hissettiklerini ifade ederek, bu felakette kurum çalışanları dahil binlerce canı yitirdiklerini belirtti.

Böyle zamanların sosyal devlet olmanın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı, şefkat ve merhamet medeniyeti olmanın anlamının çok daha iyi idrak edildiği zamanlar olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Her zor zamanımızda olduğu gibi yine yaralarımızı birlikte saracağız, birbirimize tutunarak ayağa kalkacağız ve bu güçlü dayanışmayla ayakta kalacağız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Bilhassa deprem bölgesi şehirlerimizi bir an önce canlandırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu doğrultuda bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaları daha da güçlendirerek hedefimize yürüyeceğiz. Gayretimizi, motivasyonumuzu daha da arttırarak üreteceğiz.” diye konuştu.

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının artık kendine ‘yüzyıl vizyonu’ kazandırmış bir ülkenin mihenk taşlarından biri olduğunu, bütün icraatlarını bu hakikatin farkındalığıyla gerçekleştirdiğini belirtti.

“SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz”

Işıkhan, dünyaya rol model olan, sürekli takip edilen, gıptayla bakılan ve örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemini yönettiklerini söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumunun 85 milyon vatandaşın güvencesi, umudu ve geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Sosyal güvenlik noktasında vatandaşlarımızı koruma altına alan, çalışma hayatında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve haklarını, sağlıklarını, emekliliklerini, ölüm sonrasında ise eş ve çocuklarını koruma altına alan büyük bir şemsiyedir. Aynı zamanda kurumumuz, devlet ile vatandaş arasındaki bağı ve vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini sağlayan kurumdur.” ifadelerini kullandı.

Işıkhan, il müdürleri başta olmak üzere tüm SGK çalışanlarının insanlarla iletişimi, milletin ihtiyaç ve taleplerine yaklaşımı ne kadar şefkatli ve problem çözme odaklı olursa, vatandaşlarla aralarındaki bağın da o denli gelişeceğini vurgulayarak, “2024 yılının ilk yarısı için emekli aylıklarındaki zam oranını tüm emeklilerimiz için yüzde 49,25’te eşitledik. Bu gece itibarıyla söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz ile hak sahiplerinin aylık fark tutarlarını ödemeye başlayacağız. SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir”

Son yıllarda alanında çok başarılı projelere imza atan en önemli kuruluşlarından birinin hiç şüphesiz kamu istihdam kurumu, Türkiye İş Kurumu olduğunu vurgulayan Işıkhan, İŞKUR’un istihdam ve çalışma hayatında bir dünya markası haline geldiğini söyledi.

İŞKUR’un dünyada parmakla gösterilen ve sürekli takip edilen bir iş ve işçi bulma sistemini temsil ettiğini ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:

“Hükümetimizin son yıllardaki en önemli gündem maddesi, yatırım, üretim ve istihdam dengesine dayalı büyüme politikasıdır. Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir. Yerli ve milli sanayimiz başta olmak üzere her alanda özgünlük ve bağımsızlık temel şiarımızdır. Hamdolsun bunu başarmak adına çok ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu atılımların doğal bir sonucu olarak daha fazla istihdam, daha nitelikli iş gücü ve daha müreffeh yaşam şartları vatandaşlarımız adına en temel hedefimiz olmuştur. Her geçen gün büyüyen ekonomimiz, siz idarecilerimizin başarılı çalışmaları ve uyguladığı politikalar sayesinde istihdamımıza da olumlu şekilde yansımaktadır.”

“Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlıyız”

Politikalar ve uygulamalar sayesinde, vatandaşların geleceğe yeni fırsatlar, yeni heyecanlar ve yeni umutlar çerçevesinde baktığını dile getiren Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle dile getirdiği gibi güçlü bir ekonomi ve güçlü bir toplumlarının olduğunu söyledi.

Işıkhan, “Türkiye’yi kur ve enflasyon oyunlarıyla teslim almaya çalışanlara verilecek en büyük cevap, devlet-millet el ele mücadele etmek ve istihdama katılarak müreffeh bir toplum olma yönünde çalışmaktır” ifadesini kullanarak, mücadelenin en büyüğünün ise 7’den 70’e her bir ferdin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması olduğunu vurguladı.

Güçlü çalışma hayatı, güçlü yarınlar ve Türkiye Yüzyılı için el ele verip çalışacaklarını vurgulayan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Işıkhan, kayıt dışı istihdamı ve işsizliği azaltıp, istihdamı, girişimi ve güçlü sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini artırmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Her daim hükümetimizi, bakanlığımızı ve ülkemizi temsil etmenin bilinciyle, milletimizin devletine olan güvenini artıracak daha başarılı çalışmalara, el ele, gönül gönüle, hep birlikte imza atacağız.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/feed/ 0
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı: Atina Bildirgesi önemli bir gelişme https://www.akittvhaber.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/ https://www.akittvhaber.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:21:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3325

Yunanistan Ekonomi Diplomasisinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Kostas Frangoyannis, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Atina Bildirgesi’nin “daha önce hayal bile edilemeyecek kadar önemli bir gelişme” olduğunu söyledi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Enterprise Greece işbirliğiyle düzenlenen İş Forumu kapsamında Türk iş insanları ve muhataplarıyla ikili temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Frangoyannis, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Frangoyannis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yunanistan ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin 5. toplantısı için 7 Aralık 2023’te Atina’ya gerçekleştirdiği son ziyarette, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Atina Bildirgesi’ni imzaladığını, bunun yanı sıra 15 önemli anlaşmaya imza atıldığını hatırlatarak, “Bu gerçekten de seneler önce hayal bile edilemeyecek kadar önemli bir gelişme ve aynı zamanda ikili ilişkilerimizde bir dönüm noktası olma potansiyelini taşıyor. Şu anda ikili ilişkilerimiz, siyasi diyalog, pozitif gündem ve güven artırıcı tedbirler olmak üzere 3 düzeyli bir yol haritası üzerinde yürüyor.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin pozitif gündem konusunda aktif rol oynadığını aktaran Frangoyannis, pozitif gündemin, 2021’de başlatılan ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki güçlendirilmiş işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayabileceği ekonomik çıkar alanlarına ve konularına odaklanan bir girişim olduğunu kaydetti.

Aralık 2023’te imzalanan 15 anlaşma ve mutabakat zaptının, pozitif gündemdeki ilgili maddelere atıfta bulunduğunu belirten Frangoyannis, pozitif gündemin kabul edilmesinden bu yana geçen 3 yıl içinde bağlantı, ticari işlemlerin kolaylaştırılması, turist akışının artması, sivil koruma ve işbirliğinin geliştirilmesi konularında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.

Bu çerçevede hem kısa hem de uzun vadeli sonuçlar beklediklerini dile getiren Frangoyannis, “Pozitif gündemin 29 maddesi üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Gündeme yapılan son eklemenin, iki ülke gençliğimiz arasında inovasyon ve teknoloji gibi önemli alanlarda iletişim ve işbirliğini artırmayı amaçladığını da belirteyim.” dedi.

Yunanistan’daki Türk yatırımları ve Türkiye’deki Yunan yatırımları

Frangoyannis, Yunanistan’daki Türk yatırımları ve Türkiye’deki Yunan yatırımlarına ilişkin, “Yunanistan’ın Türkiye’deki doğrudan yatırımları, Yunanistan’daki Türk yatırımlarını aşıyor. Yunanistan Merkez Bankasının verilerine göre, Türkiye’deki Yunan yatırım stoku, 2020’de 316 milyon avro iken, son dönemlerde 337 milyon avroya ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de kurulan en önemli Yunan şirketlerinin inşaat ve gıda sektörlerinde, Yunanistan’daki önemli Türk yatırımlarının ise turizm altyapıları, paketleme ve kimyasallarla ilgili olduğunu bildiren Frangoyannis, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı artış eğilimi kaydederek 5 milyar avroyu aştığını ve 5 yıl içinde 10 milyar avroya ulaşma hedefini gerçekçi bulduğunu söyledi.

Frangoyannis, “Türkiye, özellikle inşaat projeleri, tıbbi ekipman ve farmasötik ürün tedariki, atık yönetimi, su arıtma, yenilenebilir enerji ve elbette yiyecek ve içecek sektörü olmak üzere geniş bir ticari faaliyet kapsamı sunan büyük ve ilginç bir pazardır, dolayısıyla işbirliği potansiyeli çok geniştir.” diye konuştu.

Kostas Frangoyannis, Atina’da imzalanan mutabakat zaptının yanı sıra Yunan iş heyetinin İstanbul’a gelmesi ve DEİK ile iş forumu düzenlenmesinin, iki ülke arasındaki işbirliğini artırma amacına hizmet ettiğine dikkati çekti.

Türk yatırımcıların Yunanistan’da karşılaştığı bürokratik zorluklar

Frangoyannis, Yunanistan’ın bürokrasiyi aşma konusunda önemli aşamalar kaydettiğini aktardı.

Yunan hükümetinin son 4-5 yılda gerçekleştirdiği reformların bir sonucu olarak ülkesinin artık “Enterprise Greece” adında yabancı yatırımları çekmeye adanmış bir organizasyona sahip olduğunu dile getiren Frangoyannis, “Enterprise Greece’in hedeflerinden biri, yatırımcılara tek noktadan ve hızlandırılmış hizmetler sunarak Yunan bürokrasisinin kanallarında gezinmelerini kolaylaştırmaktır.” dedi.

Frangoyannis, bürokratik sorunlara kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesi yoluyla daha etkili çözüm aradıklarını ve 2019’da 1,8 milyon olan dijital işlem sayısını 2023’te 1 milyara yükselttiklerini kaydetti.

“İkili işbirliğimizin daha da geliştirilmesi tüm bölgenin refahına katkı sağlamaktadır”

10 Yunan adasını ziyaret etmek isteyen Türk vatandaşlarına kapıda vize verilmesi konusuna da değinen Frangoyannis, “10 ada için Türk vatandaşlarına hızlı, ucuz, kolay alınabilen, 7 günlük bir vize sağlanacak. Bu uygulama yakında başlayacak. Sadece vize verilmesi değil, aynı zamanda Türk dostlarımızın bir adaya gidip pasaport kontrolünden geçmek için güneşin altında 3 saat beklememeleri için gerekli altyapıyı da içerecek tam uyumlu ve entegre bir paket üzerinde çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Frangoyannis, sözlerini şöyle tamamladı:

“Vurgulanması gereken önemli nokta, Yunanistan ve Türkiye’nin barış içinde yaşaması gereken iki komşu ülke olduğu. Bu nedenle dürüst diyalog yoluyla farklılıklar arasında köprü kurmaya çalışmaları gerekir. Bugün karşılaştığımız benzeri görülmemiş zorluklar sınır tanımıyor. Salgın hastalıklar, savaşlar, iklim değişikliğinin neden olduğu doğal afetler, sonuçları öngörülemeyen bölgesel çatışmalar, yüzleşme ve rekabete yer bırakmamakta, işbirliği ve yakınlaşmayı gerektirmektedir. Ayrıca iki halk da dostluk duygularını paylaşmakta, birbirini anlamaktadır ve yan yana barış içinde yaşamak istediklerini birçok kez kanıtlamış durumdadır. Yunanistan-Türkiye ilişkilerindeki olumlu iklimin derinleşmesi ve ikili işbirliğimizin daha da geliştirilmesi tüm bölgenin refahına katkı sağlamaktadır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/feed/ 0
4 milyar dolara 31 adet SİHA satışı! Olay anlaşma onaylandı https://www.akittvhaber.com.tr/4-milyar-dolara-31-adet-siha-satisi-olay-anlasma-onaylandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/4-milyar-dolara-31-adet-siha-satisi-olay-anlasma-onaylandi/#respond Fri, 02 Feb 2024 19:06:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/4-milyar-dolara-31-adet-siha-satisi-olay-anlasma-onaylandi/ Edinilen bilgiye göre söz konusu paket; 31 adet MQ-9B Sky Guardian SİHA’yı, 35 adet L3 Rio Grande İletişim/İstihbarat Sensor Suitini, 170 adet AGM-114R Hellfire Füzesini ve 310 adet GBU-39B/B Lazer Minyatür Bombayı kapsıyor.

Öte yandan satışa; TPE-331-10-GD motorları, Selex SeaSpray AESA Radarları, HISAR-300 radarları ve MX-20 elektro-optik sistemleriyle ek birçok sensör tedarikiyle lojistik destek hizmet paketinin dahil olduğu biliniyor.

Özellikle sensörler nedeniyle oldukça geniş kapsamlı bir tedarik paketi olsa da Hindistan’a yönelik MQ-9 SkyGuardian SİHA satışı, 4 milyar dolarlık bütçesiyle dikkat çekiyor. Her bir SİHA’nın birim fiyatının, beraberindeki ek sistemler çıkarıldığında 110 ila 120 milyon dolara tekabül ettiği tahmin ediliyor.

Hindistan’a satışı gerçekleştirilecek MQ-9B SİHA’lar; F-35A Lightning II, Eurofighter Typhoon ve Dassault Rafale gibi 4.5 ve 5. nesil savaş uçaklarıyla aynı birim maliyete sahip.

HOLLANDA İLE 611 MİLYON DOLARLIK ANLAŞMA

ABD, geçtiğimiz günlerde de Hollanda’ya 4 MQ-9 Blok 5 SİHA satışını içeren 611 milyon dolarlık bir anlaşmayı onaylamıştı.

Belçika, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya ve Tayvan, MQ-9 Reaper’ı tercih eden ülkeler arasında yer alıyor.

MQ-9 REAPER SİHA ÖZELLİKLERİ

MQ-9 Reaper İnsansız Hava Araçları, ABD’li General Atomics firması tarafından geliştirilmiştir. Söz konusu sistem; azami olarak 50.000ft irtifada görev yapabilmekte ve 27 saat havada kalabilmektedir.

7 adet faydalı yük istasyonu bulunan İHA, Ku-Band veyahut SATCOM data link ile kontrol edilebilmektedir. MQ-9 Reaper, Hellfire ve lazer güdüm kiti entegre edilmiş MK-81 mühimmatları ile silahlandırılabilmektedir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/4-milyar-dolara-31-adet-siha-satisi-olay-anlasma-onaylandi/feed/ 0
Türkiye Hazır Giyim İhracatında AB ve ABD Pazarına Odaklanmalı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:15:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3218

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin toplam hazır giyim ihracatının yüzde 60’ını AB ülkelerine yaptığını belirterek, “Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İHKİB’den yapılan açıklamaya göre, katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye ekonomisi için stratejik önemi bulunan moda endüstrisi, “yeşil dönüşüm” zirvesinde küresel markaların ve alım ofislerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

İHKİB’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecinde yapılan çalışmalar mercek altına alınırken, Türk moda endüstrisinin taraflardan beklentileri konuşuldu.

İlgili bakanlıklar, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının yanı sıra ulusal ve uluslararası paydaşların temsilcilerinin de katıldığı toplantının açılışını TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe yaptı.

Gültepe’nin açılış konuşmasının ardından Euratex Genel Direktörü Dirk Vantyghem ile Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Bahar Güçlü ve İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş, Yeşil Mutabakat sürecindeki çalışmalarla ilgili birer sunum gerçekleştirdi.

Dirk Vantyghem, sunumunda moda endüstrisinin sürdürülebilirlik stratejisini ve AB yönetiminden beklentilerini anlatırken, Bahar Güçlü de Yeşil Mutabakat ile ilgili yasal düzenlemelerin Türkiye’ye yansımaları hakkında bilgi verdi.

İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş ise Yeşil Mutabakat’ın Türk moda endüstrisi için önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi. Güneş, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecine ilişkin İHKİB’in yürüttüğü çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

“Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor”

Mustafa Gültepe de Türkiye’nin hazır giyimde küresel bir oyuncu olduğunu belirterek, dünya hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 3,5’ini Türkiye’nin gerçekleştirdiğini bildirdi.

İHKİB olarak halen yıllık 20 milyar dolar civarında olan ihracatı 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Gültepe, şöyle devam etti:

“Hedefe giden yol Avrupa’dan ve Amerika’dan geçiyor. Çünkü hazır giyimde en büyük pazarımız Avrupa Birliği. Toplam hazır giyim ihracatımızın yüzde 60’ını AB ülkelerine yapıyoruz. Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.

Çünkü verilerden de görüldüğü gibi hazır giyimde 40 milyar dolarlık ihracatın yolu Avrupa ve ABD’den geçiyor. Avrupa ve Amerika merkezli markalarla zaten uzun yıllara dayanan işbirliklerimiz var. Bilgi birikimimizle, hızımızla, üretim kalitemizle, tasarım gücümüzle, Avrupa’ya coğrafi yakınlığımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Yeşil dönüşümü de moda endüstrimiz için fırsata dönüştürmek istiyoruz. Dönüşüm sürecinde tam bir yıl önce çok önemli bir adım attık. Moda endüstrimizin Yeşil Mutabakat’a uyumunun yol haritası niteliğindeki eylem planımızı 30 Ocak 2023’te kamuoyu ile paylaştık.”

“Küresel markalar olaya sadece fiyat odaklı bakmamalı”

İHKİB Başkanı Gültepe, yol haritasında belirlenen 40 eylemden 13’ünde uygulama aşamasına geçtiklerine işaret ederek, daha gidilecek uzun bir yol, yapılması gereken çok iş olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin tedarik zincirinde elyaftan son ürüne tüm bileşenlerin tamamlandığı iki ülkeden biri olduğuna dikkati çeken Gültepe, “Ayrıca tasarım gücümüzle, üretim kalitemizle, hedef pazarlara yakınlığımızla ve güçlü tedarikçi altyapımızla da rakiplerimizden ayrışıyoruz. Mevcut artıların yanına sürdürülebilirliği de eklememiz gerektiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gültepe, “Ortaklık zinciri yaklaşımı ile yeşil dönüşüm sürecini fırsata çevireceğimize inanıyoruz. Biz tedarik zincirinde herhangi bir halka olmaktansa ortaklık zincirinin vazgeçilmez bir parçası olmak istiyoruz. İşte tam burada ‘uygunluk’, ‘rekabetçilik’ ve ‘sürdürülebilirlik’ kriterleri öne çıkıyor. Çevresel, sosyal ve yönetsel açıdan tam ve uygun, fiyat performans bakımından rekabetçi olmamız, sürdürülebilirlik uyumunu tamamlamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kalitenin bir değeri, değerin de bir maliyeti bulunduğunu anlatan Gültepe, bu nedenle yıllardır birlikte çalıştıkları küresel markaların olaya sadece fiyat odaklı bakmaması gerektiğinin altını çizdi. Gültepe, üretimde olduğu gibi işbirliklerinin de sürdürülebilir bir zemine oturtulması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Hemşehri Buluşması’nda konuştu Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:33:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3079

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) Gazze’deki insanlık dışı saldırılarla ilgili alınan ihtiyati tedbir kararına ilişkin, “Bu kararla, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımdan dolayı yargılanacağı kesinleşti. İnsanlık vicdanında çoktan hüküm giymiş olanlar yaptıkları zulmün hesabını uluslararası mahkemelerde de verecekler inşallah. İsrail’in bu yargılanma sürecini çok yakından Türkiye Cumhuriyeti olarak da takip edeceğiz.” dedi.

Yılmaz, Sancaktepe Belediyesi ile Sancaktepe Bingöllüler İl Derneği ev sahipliğinde, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Hemşehri Buluşması” kapsamında, Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde düzenlenen Bingöllüler Gecesi’ndeki konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, her zaman olduğu gibi yoğun çalıştıklarını söyledi.

Bugün UAD’nin Gazze’yle ilgili aldığı kararı anımsatan Yılmaz, “Bu kararla, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımdan dolayı yargılanacağı kesinleşti. İnsanlık vicdanında çoktan hüküm giymiş olanlar yaptıkları zulmün hesabını uluslararası mahkemelerde de verecekler inşallah. İsrail’in bu yargılanma sürecini çok yakından Türkiye Cumhuriyeti olarak da takip edeceğiz.” diye konuştu.

Amaçlarının bir an önce bu vahşetin sona ermesi, kanın durması ve ateşkes ilan edilmesi olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ama öyle göstermelik duraklamalar değil, kalıcı bir ateşkes sağlanması, ardından kalıcı barış için müzakerelerin başlaması. Türkiye olarak her fırsatta bunu ifade ediyoruz, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen, bağımsız bir Filistin Devleti oluşmadan bu sorunun kalıcı çözümü mümkün değil.”

Yılmaz, tüm Türkiye’nin kalbinin Gazzelilerle, Filistinli masum kardeşleriyle birlikte attığını bildiğini aktararak Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde konuyu yakından takip ettiklerini, er veya geç haklı olanın kazanacağını, güçlü olduğundan hareketle zulüm işleyenlerin de hesap vereceğini kaydetti.

“Bu millet onlara müsaade etmedi”

2023 Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerini anımsatan Yılmaz, “Türkiye o seçimde çok ciddi bir sınavdan geçti. İçeride, dışarıda ne kadar çevre varsa, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı düşürelim. AK Parti’yi, Cumhur İttifakı’nı zayıflatalım’ diyen, hepsinin güç birliği yaptığı bir seçim oldu ama başaramadılar. Bu millet onlara müsaade etmedi.” ifadelerini kullandı.

Siyasi istikrarın olmadığı yerde ekonomik istikrarın da olmayacağını söyleyen Yılmaz, “Son 20 yılda tüm illeriyle, bölgeleriyle Türkiye bu kadar mesafe aldıysa bunun temelinde siyasi istikrar ve güven ortamı var. Mayısta milletimiz istikrara, güven ortamına sahip çıktı. Biz de bu zeminde çalışmalarımıza başladık.” dedi.

Bu dönem ekonominin halkın en temel önceliklerinden olduğunu aktaran Yılmaz, gelir gelmez Orta Vadeli Program hazırladıklarını anlattı.

Yılmaz, dünyanın pandemiden çıktığını; savaşların, çatışmaların yaşandığını, bir taraftan da tarihin en büyük afetini yaşadıkları bir sene olduğunu, tüm bunlara rağmen Türkiye’nin yoluna devam ettiğini kaydetti.

“Cumhur İttifakı’nın net çoğunluğuyla, desteğiyle yolumuza devam ediyoruz”

Siyasi belirsizlikleri bitirdikleri gibi politika belirsizliklerini de ortadan kaldırdıklarını vurgulayan Yılmaz, “Dokümanlarımızı hazırladık. Yol haritalarımızı çıkardık. 12’nci 5 yıllık planımızı yaptık. Bütçemizi hazırlayıp Meclis’imize sunduk. Dolayısıyla 5 yıl Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Meclis’te Cumhur İttifakı’nın net çoğunluğuyla, desteğiyle yolumuza devam ediyoruz.” diye konuştu.

Yılmaz, 2023’ün büyüme hızıyla ilgili sonuçların henüz tam olarak çıkmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Mart’ta belli olacak ama ilk 9 aylık büyüme hızımız 4,9 olur. Dünyanın yüzde 3’ler civarında olduğunu düşünürseniz oldukça iyi bir performans olduğunu söyleyebiliriz. İhracatımız Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. 256 milyar dolar ihracat yaptık. Turizm gelirlerimizde rakam henüz tam çıkmış değil ama orada da 55 milyar dolar civarında gelir tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığımızda azalma süreci başladı. Türkiye’ye doğru daha fazla sermaye girişi olmaya başladı. Bütçe açığı öngördüğümüzden çok daha düşük seviyede gerçekleşti. Bunlarla birlikte ülkemizin risk primini düşürmüş olduk. Dış kaynak kullanımının maliyetini de dolayısıyla düşürmüş olduk.”

Kalkınma sürecini devam ettireceklerini kaydeden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yatırım, istihdam, üretim, ihracat”la ilgili ifadesini hatırlatarak bu dörtleme çerçevesinde yollarına devam ettiklerini, 2024’te de devam edeceklerini belirtti.

Yılmaz, enflasyona işaret ederek “Dünyanın da sorunu, bizim de sorunumuz. Bizde oldukça yüksek seviyelere geldi. Şimdi tüm gayretimiz bunu aşağıya doğru çekmek. Yalnız bunu bir anda yapamıyorsunuz. Birçok denge var. Bir taraftan ekonomiyi büyütmeniz, gençlere istihdam sağlamanız lazım. İstihdamımız da iyi gidiyor, 32 milyona geldik istihdamda. Sosyal refahı korumamız, çeşitli kesimlere satın alma gücü anlamında destek olmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bu dengeler içinde enflasyonu kademeli şekilde düşürdüklerini söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen yılı öngördüğümüz şekilde yüzde 65 civarlarında hatta 65’in az da olsa altında tamamlamış olduk. Bu sene de son olarak Merkez Bankamızın tahmini 36 civarında. Bunu gerçekleştirmek için gayret ediyoruz. Yılın ilk yarısında biraz daha yüksek görünecek enflasyon. Geçen yılın yaz aylarında yüksek olduğu için o hesabımızı yıl ortasına kadar biraz yüksek tutacak ama yıl ortasından itibaren izlediğimiz yeni politikaların etkisini çok daha net şekilde göreceğiz. Enflasyonda 2024’ün ikinci yarısında belirli bir düşüşün gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz.”

Yılmaz, bu seneki bütçelerinde afetin yaralarını sarmak ve Türkiye’yi yeni afetlere karşı dirençli hale getirmek için öngördükleri kaynağın 1 trilyonun üzerinde olduğunu, bunun sadece merkezi yönetim bütçesi olduğunu kaydetti.

Son dönemde geniş kitlelerin refahı, satın alma gücü için çok önemli bir adım attıklarını belirten Yılmaz, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yapılan zammı anımsatarak “Amacımız yaşlısıyla, genciyle, emeklisiyle, çalışanıyla, geniş toplumsal kesimlere daha fazla ve kalıcı refah artışı sağlamak. İşte enflasyonu düşürdüğümüzde, bu depremin yaralarını sarmış bir ülke olarak 2025’e girdiğimizde çok daha güçlü ve kalıcı bir şekilde bu sosyal refahı arttırma politikamızı sürdüreceğiz.” dedi.

“İstanbul, bir 5 yıl daha kaybetmeye tahammül edemez”

Yerel seçimlere işaret ederek İstanbul’un kaybedecek vakti olmadığını kaydeden Yılmaz, “Geçen 5 yıl biraz sermayeden harcandı. Geçmişten miras alınan güçlü bir sermaye vardı ama o sermaye bitti artık. Dolayısıyla önümüzdeki dönem İstanbul, bir 5 yıl daha kaybetmeye tahammül edemez. İstanbul’un hizmete ihtiyacı var, lafa, reklama, tanıtıma değil. Birileriyle polemikler yaparak, yapamadığı işlerin faturasını hep birilerine çıkarmaya çalışarak buradan sıyrılamazsınız. Kusura bakmayın.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bunun en güzel örneğinin 90’lı yıllarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu belediyecilik olduğunu belirterek “Biz buna gerçek, samimi belediyecilik diyoruz. Hizmete, insana odaklı belediyecilik diyoruz. 90’lı yıllarda Cumhurbaşkanımız İstanbul’da belediye başkanlığı yaparken merkezi hükümet başka bir anlayışın kontrolündeydi. O dönem çok ciddi engellemeler, müdahaleler olmasına rağmen ve İstanbul’un dev gibi sorunları olduğu halde, işte içme suyunu benzinliklerden alan bir İstanbul vardı. Çöp dağları altında bir İstanbul vardı.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o dönem bahane aramayarak gece-gündüz çalıştığını söyleyen Yılmaz, “İstanbul’un dev gibi sorunlarını birer birer çözdü. Kaynaklarınızı doğru, verimli kullanırsanız sonuç alırsınız. Hiç topu başka yere atmaya çalışmasın bu yönetici. Bir belediye başkanı kaynaklarını iyi kullanırsa, önceliklerini iyi tayin ederse, vatandaşın ne istediğine çok iyi bakarsa, işine odaklanırsa, kafası başka yerlerde olmazsa başarılı olmaması için hiçbir sebep yok. Başarısızlıklarına, kaynakları verimsiz kullanmalarına bahane arayanlara prim vermemek lazım.” diye konuştu.

Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’u uzun yıllardır tanıdığını, bakan olarak iyi bir performans ortaya koyduğunu, özellikle depremde, afetlerde gece-gündüz çalıştığını anlattı.

Kurum’un, İstanbul’a lazım olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

“İstanbul afete hazırlanması, trafik çilesini bitirmesi, her bakımdan daha kaliteli, daha fazla hizmet görmesi gereken bir şehir. Lafa, polemiğe ihtiyacı yok İstanbul’un, Murat Kurum’a ihtiyacı var. İstanbul muradına kavuşacak inşallah ve Murat Bey de aşkla İstanbul’a hizmet edecek. Çıktığı bu yolda başarılar diliyoruz.”

Sancaktepe’de yapılan projeleri anlatan Yılmaz, buradaki kentsel dönüşüm çalışmalarını da sürdüreceklerini söyledi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Doğu’da, Güneydoğu’da devrim yaşandığını belirterek buralara hizmetle, eğitimle, sağlıkla, yatırımla önem ve ayrıcalık verildiğini dile getirdi.

Yılmaz’a, Sancaktepe Bingöllüler İl Derneği Başkanı Hasan Lütfü Dilsiz tarafından hediye takdim edildi.

Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, AK Parti Bingöl Milletvekilleri Zeki Korkutata ile Feyzi Derbidek, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü ve Bingöllüler katıldı.

Sancaktepe’de 5 yılda gerçekleştirilen projelerin anlatıldığı filmin izletildiği programda, protokol üyeleri selamlama konuşması yaptı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Türkiye ile güçlü ve stratejik bir ortaklık geliştiriyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:12:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3064

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilere ilişkin, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” dedi.

Bodnar, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde AA muhabirine, Türkiye-Ukrayna ilişkileri ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Ukrayna’nın 3 Şubat 1992’de diplomatik ilişkilerini tesis ettiğini ve bu süreçte birçok başarı sağlandığını aktaran Bodnar, ikili ilişkilerin 25 Ocak 2011’de Stratejik Ortaklık Seviyesi’ne yükseltildiğini hatırlattı.

Bodnar, mevcut siyasi duruma işaret ederek, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” diye konuştu.

“Çok güçlü bağlarımız var”

Türkiye ile Ukrayna arasında “özel bir ortaklık” olduğunu anlatan Bodnar, karşılıklı olarak pasaportsuz seyahat imkanı ve vatandaşların üç ay boyunca vizesiz Türkiye veya Ukrayna’da kalabilmesini bu ortaklıklara örnek gösterdi.

Bodnar, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan önce Türkiye ile Ukrayna arasında Serbest Ticaret Anlaşması (SAT) imzalandığını, bu anlaşmanın 2024 yılında uygulanmaya koyulmasını umduklarını söyledi.

İki ülkenin turizm alanındaki işbirliğine de değinen Büyükelçi Bodnar, savaştan önceki dönemde çok sayıda Ukraynalının Türkiye’yi ziyaret ettiğini ve bunun turizm alanında en önemli başarılardan biri olduğunu aktardı.

Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “güçlü bir ilişkiye sahip” olduğu değerlendirmesini yaparak, “korkunç savaş” döneminde Türkiye’nin çok güçlü desteğini hissettiklerinin altını çizdi.

Savaştan sonra Türkiye’de yaşayan çok sayıda Ukraynalının arasında birçok yetim çocuğun bulunduğunu anlatan Bodnar, “Dolayısıyla çok güçlü bağlarımız, çok önemli işbirliklerimiz ve çok verimli bir geleceğimiz var, çünkü aynı zamanda gelecek için, yeniden yapılanma için, birlikte çalışmak için, uluslarımızın yararı için birlikte çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, iki ülke arasında gelenek, kültür, mutfak gibi çok fazla konuda benzerlik olduğunun, Ukrayna’da çok sayıda Türk vatandaşının yaşadığının altını çizerek, iki ülkenin aynı zamanda Karadeniz kültür mirasını da paylaştığını, Osmanlı mirasından gelen pek çok ortak noktaları bulunduğunu belirtti.

Türk iş dünyasının Ukrayna’daki etkisi

Büyükelçi Bodnar, Türk şirketlerinin Ukrayna’daki etkisine atıfta bulunarak, “Türk iş dünyası çok cesur, savaşa rağmen Türk işletmeleri Ukrayna’da büyümeye devam ediyor.” diye konuştu.

Türk şirketlerinin Ukrayna’da “çok iyi iş” yaptığını vurgulayan Bodnar, Türk firmalarının çeşitli alanlardaki varlığına işaret etti ve diğer firmaları da Ukrayna’ya davet etti.

Bodnar, Türkiye ve Ukrayna’dan üst düzey katılımlarla ülkesinin yeniden yapılanması konusunda gelecek hafta İstanbul’da bir forum düzenlenmesinin planlandığını, bu toplantının şirketleri Ukrayna’ya çekmek için önemli olduğunu kaydetti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın iş dünyası için risk oluşturduğuna ve yeniden inşa sürecinin önemine işaret eden Bodnar, “Savaştan sonra pazarın istekli tüm şirketler için tamamen açık olacağına inanıyoruz. Projeleri hayata geçirmek ve Ukrayna’nın yeniden inşasına yatırım yapmak isteyenler için gerekli koşulları yaratacağız.” diye konuştu.

Bodnar, savaşın başlamasının ardından Türk yetkililerin, Ukrayna’ya destek verdiğini ve barış için çalışmalarda bulunduğunu söyleyerek, Türkiye’nin, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından ortaya konan “Barış Formülü”nün toplantılarına katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

“Karadeniz Tahıl Girişimi için minnettarız”

Türkiye’nin çabalarıyla Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi’nin gıda güvenliği konusundaki önemine ve Türkiye’nin buradaki konumuna da değinen Bodnar, “Karadeniz Tahıl Girişimi, Türk diplomasisinin başarılarından biriydi ve bunun için gerçekten minnettarız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bodnar, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin önemli getirilerine vurgu yaparak, “Çoğunlukla Ruslar tarafından yayılan, tahılın ihtiyacı olan ülkelere gitmediğine dair pek çok ses duyduk ama bu doğru değil.” dedi.

Tahılın belirli bir miktarının Türkiye’ye teslim edildiğini ve burada işlendiğini kaydeden Bodnar, bunların Afrika ve Asya ülkelerine yollandığını da aktardı.

Büyükelçi Bodnar, “Ukrayna’dan Tahıl” isimli girişimlerinin de olduğunu belirterek, ortaklarıyla birlikte ihtiyaç sahibi ülkeler için çalıştıklarının altını çizdi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin “işlevselliğine” dikkati çeken Bodnar, Rusya’yı bu girişimin dışına çıkmak ve yaptırımları devre dışı bırakmakla suçladı. Ukrayna Büyükelçisi, “Şimdi Ukrayna gıdasının uluslararası pazarlara ulaştırılması için daha elverişli koşulların yaratılmasına yönelik olası fırsatlar üzerinde çalışalım.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna limanlarından, Türk boğazları üzerinden uluslararası pazarlara güvenli rotalar oluşturulduğunu kaydederek, Türkiye’ye Karadeniz’deki mayın temizleme çalışmaları için teşekkür etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel duruma değindi

Savaştaki güncel duruma da değinen Bodnar, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı söz konusu. Biz toprağımızı, vatanımızı ve halkımızı savunuyoruz.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın savaştaki durumunu “Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık mücadelesine” benzeterek, Ukrayna’ya yardım yapan ülkelere teşekkür etti ve Türkiye’nin de savaşın başından itibaren ülkesine yardımda bulunduğunu kaydetti.

Rusya’nın askeri ekipman açısından üstün olduğunu dile getiren Büyükelçi Bodnar, “Eğer müttefiklerimiz tarafından teslim edilen 100 tank ile Ruslar tarafından cepheye teslim edilen 2 bin tankı karşılaştırırsanız, bu yetersiz bir karşılaştırma olur.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, Ukrayna’ya yardımların devam edeceğine inandıklarını vurgulayarak, “Ancak her ülkenin kendi çıkarları olduğunu, kendi sorunları olduğunu ve şu anda ABD’de gördüğümüz gibi kendi sıkıntıları olduğunu anlıyoruz. Avrupa Birliği (AB) içindeki tartışmaları da görüyoruz.” dedi.

Bu durumun Ukrayna’yı etkilediğine işaret eden Bodnar, “Bunun Ukrayna’daki durum üzerinde etkisi var, ancak yine de Ukraynalı askerlerin morali üzerinde etkisi yok ve bizde herhangi bir tavize yol açmıyor. Dolayısıyla, Ukrayna’ya dayatılacak olan Batı’nın ya da Doğu’nun iradesi değildir. Bu sadece Ukrayna halkının topraklarımızı savunma iradesidir ve geleceği onlar belirleyecektir.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın, barış görüşmelerine başlamak için “Rusya’nın güçlerini geri çekmesini” istediğini vurgulayarak, çekilme olmadan yapılacak bir anlaşma halinden savaşın devam edebileceğini ya da birkaç yıl içinde yeniden çıkabileceğini savundu.

Ukrayna’nın savaşta başarılı olması durumunda bunun Türkiye’nin de çıkarına olacağını, Karadeniz’in daha istikrarlı, daha güvenli ve ekonomik işbirliği için daha uygun hale geleceğini söyleyen Bodnar, ülkesini “Türkiye’nin dostu” olarak tanımladı.

Bodnar, Türkiye ile Ukrayna’nın teknoloji ve savunma sanayisinin de dahil olduğu çeşitli alanlarda işbirliği içinde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: F-16 satışı olumlu sonuçlanacak https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:03:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3055

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışına ilişkin, “Önümüzdeki günlerde bu işin olumlu şekilde sonuçlanacağını bekliyoruz, umuyoruz. Müttefikliğin, dostluğun gereği bu. Ülkelerimizin savunması, güvenliği bakımından NATO’nun gücü, kuvveti bakımından da doğrusunun bu olduğuna inanıyoruz ve bekliyoruz.” dedi.

Akar, Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışına yönelik son durumun sorulması üzerine Akar, iki ülkenin NATO müttefiki olduğunu hatırlattı.

Güçlü ve yenilenmiş filoların sadece Türkiye’nin değil NATO’nun da güçlenmesi demek olduğunu vurgulayan Akar, “İçinde bulunduğumuz ortama, çevremizdeki gelişmelere baktığımızda güçlü bir Türkiye NATO için her zamankinden daha lazım, daha gerekli.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle bazı milletvekillerinin daha önce ABD’ye giderek kongre üyeleriyle görüştüklerini hatırlatan Akar, görüşmelerde meselenin sadece Türkiye ve Amerika ile ilgili değil, NATO’nun güvenlik meselesi olduğunun izah edildiğini belirtti.

Temasların devam ettiğini kaydeden Akar, “Önümüzdeki günlerde bu işin olumlu şekilde sonuçlanacağını bekliyoruz, umuyoruz. Müttefikliğin, dostluğun gereği bu. Ülkelerimizin savunması, güvenliği bakımından NATO’nun gücü, kuvveti bakımından da doğrusunun bu olduğuna inanıyoruz ve bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

-“NATO’ya üyeliğinin yolu açıldı”

Bir gazetecinin İsveç’in NATO’ya Katılımına İlişkin Protokolün onaylandığını hatırlatması üzerine Akar, Madrid’de imzalanan üçlü muhtırayı anımsattı.

Türkiye’nin beklentisinin muhtıradaki taahhütlerin yerine getirilmesi olduğunun altını çizen Akar, Finlandiya’nın çalışmalarını yapıp bitirdiğini ve bu ülkenin NATO üyeliğiyle ilgili sürecin tamamlanma aşamasında olduğunu söyledi.

İsveç’in de bu konuda ciddi girişimlerde bulunduğunu ifade eden Akar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu hukuki çalışmalar bir süreç. Bir anda yasaların çıkması, yönetmeliklerin değişmesi, yenilerinin çıkması mümkün olmuyor. Bu konuda sürecin başladığı noktasında başbakan, bakan ve büyükelçi düzeyinde açıklamalar var. Bunlar Dışişleri Bakanlığımız tarafından takip ediliyor. İsveç’in NATO’ya üyeliğinin yolu açıldı.”

İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılması eylemlerinin hatırlatılması üzerine Akar, “Kur’an yakmak ne demek? Alçaklık, şerefsizlik, namussuzluk, insanlık dışı. Ama İsveç de ‘Ben yakmadım, yasalarım böyle’ diyor. Nitekim onlar da kanunları değiştiriyorlar şimdi. ‘Bunları düzelteceğiz’ diyor. Başladılar. Attıkları adımlar var, bize gelen şeyler var.” yanıtını verdi.

“Süreci yakından takip ediyoruz”

Eurofighter savaş uçaklarının alımına ilişkin son durumun sorulması üzerine Akar, sürecin başından beri Türkiye için F-16’ların tek adres olmadığının vurgulandığını kaydetti.

Seçeneklerden birinin de Eurofighter savaş uçakları olduğunu, konuya dair daha önce o dönemki İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallece ile görüştüğünü hatırlatan Akar, “Değerli dostumuz Savunma Bakanı Ben Wallece her şeyi anlattı, gösterdi. İngiltere olarak girişimlerde bulundular. Almanya’nın çekinceleri var. İtalya, İngiltere ‘evet’ diyor. Hepsi bir süreçtir. Süreci yakından takip ediyoruz. Önemli olan Silahlı Kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı ve saygın gücünün her zamankinden daha çok gerekli olduğu… Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü olması sadece Türkiye için değil içinde bulunduğumuz ittifak için de önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Pakistan ile İran arasındaki gerilimde arabuluculuk rolünü geliştirip geliştirmeyeceğine yönelik soru üzerine Akar, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası ortamda özne haline geldiğini ve bunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Pakistan ve İranlı muhataplarıyla görüştüğünü hatırlatan Akar, İran ve Pakistan’ın barış, huzur ve karşılıklı güven içerisinde ilişkilerini geliştirmesinden yana olduklarını vurguladı.

“En hafif tabiriyle ahlaksızlık”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Etnik temizlik, soykırım. Hukuk ve insanlık bitti” ifadelerini kullanan Akar, bu duruma sessiz kalan ülke yönetimlerinin aksine ABD halkı dahil bütün halkların, insani kaygı taşıyan herkesin yaşananlara karşı ayağa kalktığına işaret etti.

İsrail’in kendi vatandaşlarının dahi Netanyahu yönetimine karşı duruş sergilediğini belirten Akar, şöyle devam etti:

“Fakat Siyonazi diye adlandırılan Netanyahu ve onun etrafındaki avanesi maalesef kendi menfaatleri, şahsi hesapları ve planları için oradaki masum insanların, bebeklerin, kuvözdeki çocukların ölmesine göz yumuyorlar. Burada ciddi bir vahşet, katliam var. Bir tarafta nükleer silahı dahi olan bir İsrail ordusu, diğer tarafta sapan taşından başka bir şeyi olmayan insanlar. Burada tabii hiçbir seçicilik yok. Siz binayı bombalarsınız, orada Hamas mı var, insanlar mı var? Böyle bir operasyon olabilir mi? Buna göz yumulabilir mi? Buna ‘evet’ denilebilir mi? Bu en hafif tabiriyle ahlaksızlık. İnsanlık dışı eylemler bunlar. Kabul edilebilir değil. Böyle bir vahşet, dünya tarihinde yok. Kabul edilemez. Bazı yönetimler, daha önce Netanyahu’ya karşı mülayim davranırken, şimdi herkes karşı. Kendi kamuoylarından dolayı karşı olmak mecburiyetinde hissediyorlar.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/feed/ 0
MHP’nin açık hava toplantıları Mersin ve Manisa’da gerçekleştirilecek https://www.akittvhaber.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:09:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2845

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partisinin ilk açık hava toplantısının 28 Ocak günü Mersin’de, ikincisinin ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirileceğini bildirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partisinin düzenleyeceği açık hava toplantılarına dair açıklamalarda bulundu. Yalçın, 31 Mart 2024 yerel seçimlere hazırlık mahiyetindeki ilk açık hava toplantısının 28 Ocak günü Mersin’de, ikinci açık hava toplantısının ise 4 Şubat günü Manisa’da gerçekleştirileceğini aktardı.

Yalçın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar büyük badirelerden geçtiğini, milletin ciddi imtihanlarla sınandığını dile getirerek, “Kuruluş yıllarından sonra yaşanan toplumsal çalkantılara, askeri darbelere, vesayet rejimi kurma çabalarına, ülkemizi Batı’nın uydusu konumunda tutma gayretlerine, azgın bölücü eylemlere rağmen; devletimiz bağımsızlığını, milletimiz bütünlüğünü korumayı bilmiştir. Aziz milletimiz; şanlı geçmişinden, sahip olduğu binlerce yıllık tarihi birikimden, köklü bir yönetim ve insan anlayışından beslenen tecrübesini toplum hayatına yansıtarak devletimizi ayakta tutmuştur. Türk milleti; mevcudiyetini hedef alan her türlü iç ve dış tehdidi, sarsılmaz bir azim ve aşınmaz bir dirençle savuşturmuştur” ifadelerini kullandı.

“Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır”

Türk milletini tarih sahnesinden silmek ve yaşadığı coğrafyayı parçalara ayırmak üzere emperyalist ülkelerin Birinci Dünya Savaşı öncesinde yaptığı gizli ve açık anlaşmaların kapısının hala açık tutulduğunu vurgulayan Yalçın, “Varlığımıza ve topraklarımıza yönelik kirli planlar, bölgede sahneye konulan yeni oyunlar ve vekalet savaşları yoluyla yeniden hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır. Düşman pusuda, içerideki iş birlikçileri de fesat ve tezgah peşindedir. Ancak hem birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etme, hem de Cumhuriyet’imizi ayakta tutma azim ve kararlığı; Milli Mücadele dönemindeki kadar azametli ve caydırıcı surette maşeri vicdanda yaşamaktadır. MHP, siyasi faaliyetlerini daima bu bilinci diri tutma anlayışıyla sürdürmektedir” açıklamalarında bulundu.

“Türkiye’de siyaset yapan her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir”

Yalçın şu şekilde devam etti:

“Bekasına yönelik bölücü tehdide karşı Türkiye’nin uluslararası hukuka dayanan, meşru askeri operasyonlarını bile sorgulama aymazlığını gösteren, bu uğurda verdiğimiz şehitleri politika malzemesi yapmaya cüret eden siyasi partiler varken bize düşen, kararlılıkla milletimizin yanında olmaktır. Bilindiği üzere, son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilen Misak-ı Milli ile hayat sürdüğümüz topraklardaki egemenlik haklarımızın ve bağımsızlığımızın yılmadan savunulacağı dünyaya ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Birinci TBMM’de ise Misak-ı Milli’yi hayata geçirme kararı alınmıştır. Bu tarihi beyannamede yer alan esaslar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi rehberi olmuştur. Türkiye’de siyaset yapan herkes ve her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir. Misak-ı Milli’ye bağlılık, namus borcudur.”

“İlk açık hava toplantımız 28 Ocak’ta Mersin’de, ikincisi ise 4 Şubat’ta Manisa’da yapılacak”

Cumhur İttifakı’nı var eden siyasi ilkelerin, Misak-ı Milli’nin günümüzdeki sürümü olduğunu söyleyen Yalçın, “Partimizin mitinglerimizde kullanacağımız seçim sloganlarından birisi de aynı anlayışa paralel olarak ‘Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin’ şeklinde belirlenmiştir. MHP’nin 31 Mart 2024 tarihli yerel seçimlere hazırlık mahiyetindeki açık hava toplantılarının ilki, 28 Ocak’ta Mersin’de yapılacak ve milli söz birliğimiz dünyaya bir kez daha ilan edilecektir. Cumhur İttifakı anlayışı ile bu güzide ilimizde ‘Mersin Bizim, Türkiye Hepimizin’ diyeceğiz. Partimizin ‘Manisa Bizim, Türkiye Hepimizin’ temalı ikinci açık hava toplantısı ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirilecektir” şeklinde konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi olmayı hedefliyor https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:24:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2813

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, çelik sektörünün 2022’de terk ettiği Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu, 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ettiğini belirterek, “Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak dünyada 6. sıraya yerleşmek olacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimindeki farkı, güncel verileri, çelik sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini İHA muhabirine değerlendirdi.

Yayan, Türkiye’nin çelik üretiminin, 2023’ün Kasım ayı itibariyle 30 milyon 500 bin tona ulaştığını belirterek, “Bu rakam 2022 yılına göre 30 milyon 500 bin tonun üzerine 3 milyon ton daha ilave edersek yıl sonu itibariyle 33 milyon 500 bin ton olacak. 33 milyon 500 bin ton 2022 yılının 35,2 milyon tonluk rakamına göre yaklaşık bir buçuk milyon ton, buna karşılık 2021 yılının 40,4 milyon tonluk rakamına göre ise yaklaşık 7 milyon ton civarında daha düşük bir üretim seviyesini ifade ediyor. Bu üretimdeki gerilemede özellikle, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında enerji fiyatlarındaki olağanüstü artışların Türk çelik sektörünü uluslararası piyasada rekabet edemez duruma getirmesi etkili oldu” diye konuştu.

“Yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor”

Kahramanmaraş depremlerinin Türk çelik sektörü açısından ciddi olduğunu söylediği kayıplara yol açtığını aktaran Yayan, “Bölgede bulunan çelik üreticilerimiz, belirli bir süre için üretimlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Yaklaşık bir buçuk milyon ton civarında bir üretim kaybı yaşadık. Ama haziran ayından itibaren bu üretim kayıplarını telafi ettik. Tüm üreticilerimiz tekrar faaliyete geçmeye başladı. 2023 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar üretimimiz artmaya başladı ama bu üretim artışları aylık ortalama 2 milyon 900 bin ton civarında bir üretime tekabül ediyor. Oysa biz, 2021 yılında aylık ortalama 3,4 milyon ton civarında bir üretim yapıyorduk. Dolayısıyla son yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor” dedi.

Çelik üretimindeki düşüşün sebeplerini ele alan Yayan, “Birincisi yılın başında enerji fiyatları konusundaki şartların belli ölçülerde etkisini sürdürüyor olması. Bir de depremden ortaya çıkan kayıplar. Bugün geldiğimiz noktada birincisi yeni tesislerimizin devreye girmiş olmasının birtakım katkıları var. İkincisi enerji fiyatları makul seviyelere inmiş vaziyette. Buradan dolayı Enerji Bakanlığına müteşekkiriz. Üçüncüsü de Ticaret Bakanlığımızın almış olduğu birtakım tedbirler var. Son olarak Türkiye’deki ithalat eğilimini göz önünde bulundurarak, burada bir zarar oluşma ihtimalini dikkate alarak 176 dolar civarında bir koruma tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bunun Türkiye’deki kapasiteleri tam olarak kullanma ve aynı zamanda ölçek ekonomisinden yararlanması sebebiyle sektörün, ihracat şansını da artırma gibi faydaları olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Uzun vadeli hedefimiz çelik üretiminde dünyada Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek”

Türkiye’nin 9 buçuk milyon tona yakın yassı ürünü ithal ettiğini dile getiren Yayan, “Uzun ürünlerle baktığımızda 14 milyon ton civarı da bir ithalat söz konusu. Bunların büyük ölçüde yurt içinden tedarik edilmesi imkan dahiline girecek. Yalnızca cari işlem dengesi açığının kapatılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de katma değer oluşturulmasına ve ilave istihdam sağlanmasına da katkıda bulunacak. Dolayısıyla 2024 yılında bu yönde ciddi adımlar atılmasını, 2025 yılında daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Böylelikle çelik sektörümüzün daha önce yakaladığı 2022’de terk ettiği tekrar Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek olacaktır. Bizim beklentimiz bu” değerlendirmesini yaptı.

“Çevre katkı payının kaldırılması gerekiyor”

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat kapsamında yatırım yapmak zorunda olduğunu hatırlatan Yayan, “Milyarlarca dolarlık yatırım yapmak durumundayız. Sadece Erdemir’in 3 gün evvel açıkladığı rakamlar 3,2 milyar dolarlık bir yatırıma işaret ediyor. Sektör açısından Türkiye için Dünya Bankası’nın belirlediği 650 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu. Bunu yapabilmek için finansman açısından güçlü olmak durumundayız. Ancak üzerimizde bir çevre katkı payı yükü var. Bunun kaldırılması gerekiyor. 70 milyon dolar civarında yıllık bir maliyet getiriyor” dedi.

“2024’ten ümitliyiz”

İlerleyen yıllarda hurda ve kömürden gerçekleştirilen çevre katkı payı kesintilerinin 70 milyon doları aşabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Yayan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim için endişe kaynağı. En son İnşaat Demiri İzleme Sistemi çerçevesinde inşaat demirlerinin etiketlenmesi ve güvenlikli boya ile boyanması konusunda da hiç beklemediğimiz, olağanüstü yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldık. Bizim daha evvel satın almakta olduğumuz benzeri etiketler için ödediğimiz fiyatın 38 misli bir fiyat gündeme geldi. Bu çok rahatsız edici bir durum. Bu çevre katkı payıyla bunları ikisini bir araya getirdiğimizde bizim sektörün rekabet etmesini engelleyecek bir başka faktör gündeme gelmiş oluyor. Bunu mutlaka ve mutlaka gözden geçirmemiz ve bu İzleme Sistemi’nin çalışmasına ağırlık vermemiz lazım. Kamu erkini kullanarak belirli gelirler elde etmeye çalışmak kamu kuruluşlarına yakışmıyor. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi ve çelik sektörünün tekrar ayağa kalkma yönündeki, 2023 yılındaki ciddi kayıplarını telafi etme yönündeki çabalarına destek olma zamanındayız. 2023 yılında bizim ihracatımızda yüzde 43 civarında bir gelir düşüşü söz konusu oldu. Üretimimizde de ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunlar bir bütün olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen faktörler. Kapasite kullanım oranlarımız düştü. 2024’ten ümitliyiz. Bunun gerçekleşmesi için üzerimizdeki bütün suni yüklerin kaldırılması ve sektörün üzerinden marjinal birtakım kesintiler yapmak yerine sektörün ekonomiye verdiği katkıya, istihdama katma değer vergisine odaklanılması ve onu yapabilir durumda olmasını sürdürebilecek bir yaklaşım içerisinde bulunulması hayati önem taşıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Vergi Müfettişi: Dolaylı vergilerin payı artmalı, vergi adaleti sağlanmalı https://www.akittvhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/ https://www.akittvhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:06:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2799

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerektiğini belirterek, “Harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir” dedi.

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.

“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”

Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”

Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:

“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”

“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”

Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”

Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/feed/ 0
Türkiye, mermer ve traverten ihracatında zirvede https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:18:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2562

Doğal taş sektöründe iyi bir konumda olan Türkiye, mermer ve traverten ihracatında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Blok mermer, traverten ihracatının yanı sıra katma değeri artırmak isteyen sektör, ürünleri işleyerek ihracattaki payını artırıyor.

Dünya doğal taş rezervinin yüzde 35’ine sahip Türkiye’nin madencilik sektöründe Manisa’nın Kula ilçesindeki traverten rezervi, ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Kula’daki tesislerinden çıkarılan travertenlerin büyük bölümünü doğrudan işlenmiş olarak ihraç ediliyor. Kula’daki 900 bin metrekarelik alanı kaplayan ve 300 metre derinliğe inen ocağında, 270 milyon metreküplük rezervle dünyanın en büyük traverten ocaklarından birine sahip. Ocakta, dev traverten blokları iş makinesi yardımıyla önce kaynaktan ayrılıyor. Blok taşlar daha sonra iş makinesiyle kamyonlara yükleniyor. Fabrikaya taşınan traverten bloklar daha sonra kesilerek plaka haline getiriliyor. Cilalama ve dolgulama gibi işlemlerden geçen plakalar istenilen ebatta kesilerek satışa hazır hale getiriliyor.

Blok mermer ithalatının 2,22 milyar dolar bandındaki paydan 650 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Türkiye, yüzde 29’la birinci sırada yer alıyor. 4,66 milyar dolar işlenmiş mermer-traverten ithalatında ise Türkiye 1,31 milyar dolarlık payla Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor.

Yaptıkları tanıtım ve yatırım faaliyetleriyle Pazar paylarını büyüttüklerini söyleyen Cemar Mermer ve Traverten’in Genel Müdürü Yusuf Yalçın, “Gerek üretim ocağımız gerekse fabrika kısmımız kapalı alanlarımızla sektörde üçüncü nesil geldiğimiz için Yönetim Kurulu Başkanımızın üçüncü nesil bu sektörde olmasından dolayı bu bilgi birikim ve tecrübenin vermiş olduğu özgüvenle bu alanda hem Türkiye’de çok önemli bir pay sahibi olduğumuzu düşünüyorum hem istihdama, üretime, ihracata önemli ölçüde katkı yaptığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda son yıllarda sektörde özellikle Türkiye’nin doğal taşının tanıtımı konusunda önemli hamleler yapıyoruz. Dünya çapında hatırı sayılan Verona Fuarı ve Uluslararası İzmir Fuarında son yıllarda son yıllarda özellikle anasponsor olduk. Bu anasponsorluğun ve ihracat rakamlarının vermiş olduğu güvenle insanların bizi tercih etme oranı son yıllarda çoğaldı. Bizim 15 tane tanıtım uzmanımız var. Hem şirketimizi hem de ürünlerimizi tanıtan bu arkadaşlarımız dünyanın bütün ülkelerini dolaşarak hem ülkemizi, hem taşımızı hem de şirketimizi tanıtıyorlar” dedi.

“Üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz”

Üretim kapasitesini arttırarak Türkiye ihracatına da önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Yalçın, “Ocağımızın ve fabrikamızın kapalı alan büyüklüğüyle yetinmiyoruz. Her geçen gün büyüyen bir organizasyon olduğumuz için üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz. Bu özellikle birkaç ay sonra devreye girecek. Sektördeki rolümüz de daha da fazla büyüyecek. Şu anda ortalama 400-450 civarında çalışanımız 600-700’lere çıkmış olacak. Şu anki yapmış olacağımız ciro da yükselmiş olacak. Bunun sonucunda da Türkiye’nin ihracat rakamlarında önemli bir pay sahibi olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Travertenin doğal bir taş olması nedeniyle çok tercih edildiğini söyleyen Yalçın, “İnsanoğlunun yaşadığı her alanda kullanılabilir. Doğal olması tercih sebebi oluyor. Nefes alabilen bir taş, herhangi bir katkı maddesi istemeyen bir taş. Özellikle 54 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ama en çok Avrupa ve Amerika’da tercih ediliyor. Bunun nedeni ise doğal ve sağlıklı olması” dedi.

“Son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz”

Son yıllarda yaptıkları yatırımlarla ihracat paylarını arttırarak makası açmak istediklerini söyleyen Yalçın, “Mermer sektöründe 2013 yılından beri açık ara Türkiye ihracat rakamlarında en çok mermer ihracatı yapılan ülkeler arasında açık ara birinci. Bu da bizi mutlu ediyor. Özellikle son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz. Daha da fazla mutlu olmamız için biz de bu doğal taş konusunda da farkındalığın gelişimi için nasıl ki mermer sektöründe bu açık ara liderliği yakaladıysak traverten ve doğal taş sektöründe de bu liderliği yakalamak makası mermer sektöründe olduğu gibi açmak istiyoruz. Bu çerçevede biz şirket olarak üzerimize düşeni olabildiğince fazla yapmak istiyoruz. Özellikle son yıllarda bizim rakamlarımıza da yansıması, fuarda aldığımız güzel tepkilerin, fuardan sonra şirketimizle girilen diyaloglardan anladığımız kadarıyla iyi bir yolda gittiğimizi düşünüyorum. Bu üretim kapasitemizi arttırdığımız zaman telaffuz ettiğimiz rakam ve planlamaların çok daha anlamlandığını göreceğiz. Bu anlamda ülkemizle paralel bir şekilde hamlelerimize devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Travertenin Avrupa ve Amerika’da sıklıkla kullanıldığını belirten Yalçın, “Sektörün geneline baktığımız zaman Amerika, Hindistan gibi ülkelerde çok tercih edildiğini görüyoruz. Bazı ülkelerde blok talebi var, bazı ülkelerde işlenmiş talebi var. Biz bloktan çok işlenmiş taş olarak ihracat ediyoruz. Bu çerçevede başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın daha fazla tercih ettiğini görüyoruz. İşlenmiş olması da metrekarede daha fazla fiyatı yükseltiyor. Bazı ülkeler blok olarak alarak kendi fabrikalarında işliyorlar. Bizim dünya standartlarında bir kasalama sistemiyle Avrupa Birliği normlarına uygun, Amerika standartlarına uygun bir paketlemeyle gönderiyoruz” dedi.

“Blok mermer-traverten ihracatında birinci sıradayız”

Blok mermer-traverten ihracatında Türkiye’nin birinci sırada yer aldığını söyleyen Yalçın, “Dünya blok mermer-traverten ithalatı 2,22 milyar dolar bandında. Türkiye tüm dünyada 650 milyon dolarlık blok mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 29 payla birinci sırada olduğunu görüyoruz. Bunun yanında aynı zamanda dünyada işlenmiş mermer-traverten ithalatındaysa 4,66 milyar dolar bandında. Türkiye 1,31 milyar dolarlık işlenmiş mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 25’lik payla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/feed/ 0
Özgür Çelik: “Siyasi İktidar, Medya Üzerinden Toplumu Kutuplaştırarak Toplumun Gerçek Sorunlarından Gündemi Uzak Tutma Çabası İçerisine Giriyor” https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:45:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2469

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle yerel basınla gerçekleştirdiği buluşmada; “Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle Zeytinburnu’ndaki 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde bugün yerel basınla bir araya geldi. Burada gazetecilere hitap eden Çelik, günün anlamlı ancak ocak ayının gazeteciler ve gazetecilik açısından kapkara bir ay olduğunu da dile getirdi. Çelik, şunları söyledi:

“MEDYANIN YÜZDE 95’İ İKTİDARIN KONTROLÜNDE: 24 Ocak 1983’te Uğur Mumcu hain bir saldırı sonucu katledildi. 19 Ocak 2007’de, onun ayakkabısının altındaki delik halen hafızalarımızda, Hrant Dink katledildi ve 8 Ocak 1996 yılında Metin Göktepe işkenceyle katledildi. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Onlar, bu toplumun emekçi ailelerinin çocuklarıydı. Onlar bu ülkenin, bu halkın haber alma hakkını savunmak için canlarından oldular. Tekrar anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Ne yazık ki 90’lı yıllarda çok büyük acılar yaşadık. Çok uzun yıllardır, hatta tarihin neredeyse her döneminde gazeteciler baskıya ve sansüre maruz kalıyorlar. Ne yazık ki 2024 Türkiye’sinde bugün, durum 60’lı ve 90’lı yıllardan da farklı değil. Bugün halen medyanın yüzde 95’i siyasi iktidarın kontrolünde. Yani bugün Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor.

TÜRKİYE’DE ÇOK CİDDİ EKONOMİK KRİZ VAR: Bugün Türkiye çok ağır koşullar yaşıyor. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir geçim sıkıntısı var. Bugün Türkiye’nin deprem başta olmak üzere çok önemli problemleri ancak ne yazık ki medya kanallarının yüzde 95’inde Türkiye’nin ekonomik sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Türkiye’nin kentsel dönüşüm sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Bugün ne yazık ki sadece dış politika ve güvenlik konusunda bir hamaset siyasetiyle medya, toplumu yönlendirme çabası içerisine gidiyor. Aynı zamanda bunu sadece ana akım medya yoluyla gerçekleştirmiyorlar. Aynı zamanda bunu sosyal medya yoluyla da gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Önümüzde bir kritik dönem var. Üç ay sonra bir yerel seçime gidiyoruz. Biz istiyoruz ki, yerel seçimin gündemi yerel hizmetler olsun. Biz çıkalım, Büyükşehir Belediye Başkanımızın 4,5 yıllık hizmetlerini, başarılı belediyecilik uygulamalarını anlatalım. Biz bunları gerçekleştireceğiz.

İSTANBUL’UN 4,5 YILDA NASIL ADALETLİ YÖNETİLDİĞİNİ ANLATACAĞIZ: İstanbul’un 4,5 yılda nasıl eşitlikçi bir yönetimle yönetildiğini, nasıl bir adaletli yönetimle yönetildiğini toplumun tüm kesimlerini anlatacağız. Şunu biliyoruz ki siyasi rakiplerimiz, kontrol ettikleri yüzde 95’lik medya kanallarıyla, sosyal medyalarla, montaj videolarla, sahte broşürlerle yine toplumu ayrıştırmaya devam edecekler. Yine toplumu kutuplaştırmaya devam edecekler. Topluma neyi sunacaklarından çok gündemi hep dış politika üzerinde, iç güvenlik meseleleri üzerinde tutmaya çalışacaklar. Şunu ifade etmek isterim. CHP’yi bölücü örgütlerle yan yana anarak toplumda bir kutuplaşma yaratanlar şunu iyi bilsinler. CHP, Türkiye’nin kurucu partisidir, milli mücadelenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. CHP bu ülkede iki ülke kurmuş partidir. Bunların bir tanesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan, hepimizin gözbebeği Türkiye Cumhuriyeti’dir. İkincisi de ‘Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs’ın dağlarına, Batı Anadolu’nun haşhaş tarlalarına yazdık’ diyen Bülent Ecevit’in özgürleştirdiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir.

CHP’Yİ BÖLÜCÜ ODAKLARLA İŞBİRLİĞİ YAPMAKLA SUÇLAMAK TÜRKİYE’YE İHANETTİR: Ülkenin kurucu partisi CHP’dir. CHP, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde bayrağımızın, inançlarımızın, değerlerimizin tartışılmadığı bir Türkiye’de 86 milyon yurttaşın barış ve kardeşlik içerisinde yaşamasının teminatıdır. Türkiye’de yaşayan 86 milyon yurttaşımızın kimliği, inancı, kökeni ne olursa olsun bütününün yaşamının teminatı CHP’dir. Dolayısıyla Türkiye’nin gerçek sorunlarını, ağır problemlerini örtmek için CHP’yi ya da diğer muhalefet partilerini bölücü odaklarla işbirliği yapmakla suçlamak Türkiye’ye ihanettir, haksızlıktır. Bu yönüyle bu yerel seçimde yerel gündemleri konuşmak istediğimizi çok net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, 4,5 yılda İstanbul’da çok önemli çalışmalar yapmıştır. Onları, hizmetleri saatlerce anlatmak mümkün. Altyapı, üstyapı yatırımlarını uzun uzadıya anlatmak mümkün. İstanbul’un 4,5 yıl önce nasıl su taşkınlarına teslim olduğunu hepimiz biliyorduk. Bugün İstanbul’da tek bir noktada bile, çok ağır yağışlarda bile sel taşkınlarının yaşanmadığını görüyoruz.

CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİNİ KULLANARAK BELEDİYE BAŞKANIMIZIN HİZMETLERİNİ ENGELLEDİLER: İstanbul’un yeşil alanlarının imara açılmak yerine yaşam vadilerine, kent ormanlarına dönüştürüldüğünü görüyoruz ve İstanbul’da yurtlarla, burslarla, öğrenci dostu bir belediyecilik yapıldığını biliyoruz. İstanbul’da çocuk kreşleriyle, anne kartlarla, çocuk dostu, anne dostu bir şehir planlandığını biliyoruz. Bizim odak noktamızdaki konular bunlardır ve 2024 sonrası İstanbul’da daha adil, daha yeşil, daha yaratıcı bir İstanbul’u nasıl planlayacağımızı İstanbul halkına anlatacağız. Bir yönüyle de 2019’dan bu yana Büyükşehir Belediye Başkanımızın bazı projelerinin engellendiğini Türkiye kamuoyu biliyor. Bazen Meclis çoğunluğunu kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen bakanlık yetkilerini kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen de Cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanarak belediye başkanımızın hizmetlerini engellediler. Onlarca örnek sayabilirim ama sadece bir tanesini söyleyeyim. Sefaköy-Beylikdüzü Metro hattı projesi hazır, finansmanı hazır. Sadece Cumhurbaşkanlığı imzası, bir yılı aşkın zamandır bekleniyor ama o imza bir yılı aşkın zamandır Ankara’da atılmadığı için her gün insanlar Küçükçekmece, Sefaköy, Avcılar rampasında dakikalarca, saatlerce trafikte bekliyorlar.

YEREL BASIN TEMSİLCİLERİ, CUMHURİYETE GİDEN YOLDA BÜYÜK ROL OYNADI: Bunun onlarca örneği var. Yarın çıkacaklar, bizim hizmetlerimizi eleştirmeye çalışacaklar ancak bunun gibi engellenen onlarca örnek var. İmar konusunda birtakım engellemeler var. Bu engellemeleri de ortadan kaldırmak için 2024’te büyük bir başarıyı hep birlikte, yol arkadaşlarımızla birlikte elde edeceğiz. Tabii burada yerel basın temsilcileriyle bir aradayız. Yerel basın, milli mücadelenin sesi olmuştur. Cumhuriyet öncesinde baskı ve sansüre maruz kalan yerel basın temsilcileri, bir adım bile geri adım atmadan Cumhuriyet’e giden yolda çok büyük bir rol oynadılar. Bu anlamıyla yerel basın ülke tarihi açısından çok önemli ancak bugün de demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için yerel basın çok önemli. Basın, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü kuvvet olarak nitelendirilir. Tabii ki ulusal basının özgür olması lazım ancak yerel basının da özgür, güçlü olması lazım. Yerel basın ne kadar güçlü, özgür olursa Türkiye demokrasisine o kadar büyük bir katkı sağlar. Çünkü ulusal kanallarda izlediğimiz, ulusal yayın kuruluşlarından okuduğumuz birçok haberin kaynağının aslında yerel basın olduğunu biliyoruz. Örneğin bir mahalledeki kadın cinayetine, örneğin bir ilçe belediyesinin usulsüzlükle, yolsuzlukla ilgili bazı uygulamalarını yerel basın temsilcilerinin gündeme getirdiğini biliyoruz. Yerel basın sokakta, mahallede, toplumun birinci öncelikli sesi ve kulağı. Bu yönüyle yerel basınımızın güçlendirilmesi çok önemli.”

Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Başkanlığı İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcılığı öncülüğünde yerel basınla çalıştay yapılması önerisinde bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/feed/ 0
Türkiye’nin 2024 Büyüme Hedefi Yüzde 3, AB’nin Durgunluktan Çıkması Önemli https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:03:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2349

Dünya ve Türkiye 2024 yılına yoğun bir ekonomi ve siyaset gündemi ile girdi. Dünya resesyondan bunalmışken Türkiye de enflasyonla mücadelede atılacak adımlar ön plana çıkıyor. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi, Eski Ekonomi Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi, Avrupa Birliğinin bu durgunluktan çıkmanın yollarını aradığını dile getirdi. Türkiye’nin 2024 yılı büyümesini yüzde 3’e göre planladığını belirten Çelebi’ye göre, ihracatının hemen hemen yarısını Avrupa Birliği ülkelerine yapan Türkiye açısından da AB’nin durgunluktan çıkıp resesyonu atlatmış olması faydalı.

Yabancı sermayenin gelmesi için ise devlet ilkelerinin uygulanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Çelebi, bu ortamda üretim ve verimliliğin artırılmasının her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Çelebi, “Türkiye ihracatındaki büyüme önceki yıla göre yüzde 1’in altında oldu. Dünyada Emtia fiyatları yüzde 25 düşmesine rağmen yine de 255 milyar dolar düzeyinde bir ihracat gerçekleşti. Bunun anlamı emtia fiyatları yüzde 25 düşerken, değer olarak miktar olarak demek ki ihracatta bir artış var. İhracatın ithalatı karşılamama oranı yüzde 70’e çıktı. Bunun yüzde 80’e çıkarmak lazım. Fakat bazı sektörlerde demir çelik gibi 15 milyon tonluk bir sıvı çelik üretiminde bir düşme oldu” dedi.

Parasal daralmayla 1-2 yıl ekonominin belli bir dengeye oturabileceğini ifade eden Çelebi, ancak asıl meselenin, üretimi ve verimliliği artırmak olduğunu belirtti. “Türkiye, teknoloji transferi yapmalı. Çünkü görüyoruz ki Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, müthiş bir teknoloji üreterek üretim verimini sağladı. ABD ve Avrupa Birliği dışında yeni bir gelişme potansiyeli oluşturdular. Türkiye bunun dışında kalmamalı” diyerek önerilerini dile getirdi.

“2024 yılında sıkı para politikası uygulamasına gireceğiz, zor bir yıl olacak”

Çelebi, zor bir yıl olacağını belirttiği 2024 yılını ilk 6 ay ve ikinci altı ay olarak farklı değerlendirerek, “2024 yılının ilk altı ayı daha genişleyici politikaların uyguladığı bir seçim atmosferinde geçecek. Mayıs, Nisan, Mayıs gibi enflasyonun yüzde 70’lere çıkacağı hesap ediliyor. İkinci alt ayında ise daha daraltıcı politikalar söz konusu. Enflasyonun da bu ortalamanın yüzde 36 – yüzde 40’a kadar ineceği öngörülüyor. Fakat hayat pahalılığı probleminin çözümü henüz gerçekleşmedi. Çünkü 2023’te gördüğüm kadarıyla eğitimde yüzde 82, sağlıkta yüzde 79.56 ve gıda da yüzde 70’in üzerinde fiyat artışları var. Hayat pahalılığına yol açan bu fiyat artışlarını aşağıya çekecek uygulamaları da devreye alınması gerekiyor” değerlendirmelerini yaptı.

“Fiyat artışlarını durdurmak için dolaylı vergilerde reform yapılmalı”

Çelebi’nin bunun için önerdiği yöntem, özellikle mazotta ve benzinde vergi oranlarını düşürmek. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içinde oranının yüzde 68 olduğuna işaret ederek, son 16 yılın ortalama dolaylı vergi oranının ise yüzde 66 olduğunu söyledi. Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence Türkiye’de enflasyonun temel nedeni devletin açıkları ve bütçe. Vergi tahsilatıyla ve dolaylı vergilerle kapatılacağı varsayılıyor. Bütçe açığı 600 milyar TL civarında sabit tutuluyor. Ama kişisel kanaatim eğer biz hayat pahalılığı düşüreceksek, bu gıda fiyatlarını enflasyon oranının altına indireceksek, mutlaka dolaylı vergilerde bir reform yapılması lazım.” – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanı: İstanbul’da tarihi bir zafer elde edeceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:24:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2191

Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: ADEM KARABAYIR

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı tanıtım toplantısında; “Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız” dedi.

İBB Başkan Adaylığı’na Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesinin ardından bugün Haliç Kongre Merkezi’nde “İstanbul’a hizmette tam yol ileri” sloganıyla lansman düzenlendi. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile çok sayıda partili de katıldı. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bugünün tarihi bir gün olduğuna ve büyük bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi:

“800 BİN FARKTAN DERS ÇIKARTMAYANLAR, CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİYLE HİZMETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR: İstanbul, 2019’dan bu yana katılımcı, demokratik, eşitlikçi, adil ve halkçı bir anlayışla yönetiliyor. İstanbul, başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde 4,5 yılda çok önemli başarılara imza attı. Bu büyük başarılar tüm engellemelere rağmen büyük bir mücadeleyle gerçekleşti. Hatırlayalım. 31 Mart 2019’da seçimi kazandığımız gün, hep birlikte büyük bir demokrasi mücadelesi vermek zorunda kaldık. Bu topraklar 6 Mayıs 2019’da, Türkiye demokrasi tarihi açısından kapkara bir güne tanıklık etti. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul halkının helal oylarıyla kazandığı mazbatası iptal edildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, büyük bir demokrasi mücadelesiyle İstanbul’u yeniden kazandı. Tekrar edilen İstanbul seçimlerinde 800 bin oy farkından ders çıkartmayanlar; yeri geldi meclis çoğunluğuyla, yeri geldi bakanlık yetkileriyle, yeri geldi Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle İstanbul halkının hizmet almasını engellemeye çalıştılar.

UYDURUK DAVALARA RAĞMEN İSTANBUL 4,5 YILDA BÜYÜK İŞLER BAŞARDI: Buradan İstanbulluların hizmet almasını engellemeye çalışanlara sesleniyorum. Cezalandırmaya çalıştığınız Cumhuriyet Halk Partisi değil, cezalandırmaya çalıştığınız Ekrem İmamoğlu değil, hizmetleri engelleyerek İstanbul halkını cezalandırmaya çalışıyorsunuz ve İstanbul halkı bunu görüyor. İstanbullular bu gerçeği biliyor. Tüm engelleme çabalarına rağmen, tüm uyduruk davalara rağmen İstanbul 4,5 yılda çok önemli işler başardı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde İstanbul daha adil, daha yeşil ve daha yaratıcı bir kent haline geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, metro yatırımlarıyla, ulaşım yatırımlarıyla, altyapı-üstyapı yatırımlarıyla, çocuk kreşleriyle, yurtlarla, burslarla, kent lokantalarıyla, anne kartlarla ve daha niceleriyle İstanbul halkına hizmet etmeye devam ediyor.

TARİHİ BİR SEÇİME GİDİYORUZ: İstanbul’un kültür varlıkları korunuyor, yeşil alanlar imara açılmak yerine yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Tüm bu çalışmaları ve daha fazlasını önümüzdeki 3 ay boyunca tüm İstanbullulara kapı kapı, sokak sokak anlatacağız. Çünkü tarihi bir seçime gidiyoruz. Neden tarihi bir seçim? Çünkü ülkemizin ve İstanbul’un merkezi yönetimden kaynaklı çok ağır sorunları var. Bir tarafta, gelirleri gün geçtikçe enflasyon karşısında eriyen işçiler, emekçiler, emekliler memurlar; bir tarafta deprem korkusuyla yaşayan milyonlar, bir tarafta yüksek faiz ve artan kira fiyatlarıyla barınma krizi yaşayan milyonlar, artan işsizlik, bir tarafta iktidar yargısı tarafından yok sayılan Anayasal düzen, her gün tahrip edilen demokrasi, bir tarafta da kimlik siyasetiyle toplumu kutuplaştırarak bu gerçekleri örtmeye çalışan iktidar…

86 MİLYONUN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAĞI TÜRKİYE’Yİ SAVUNACAĞIZ: Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız. Biliyoruz ki bu seçimde de yine eşit şartlarda yarışmayacağız. Onlar, yine tüm kamu kaynaklarını, yargı sopasını kullanacaklar. Tahakküm altına aldıkları basın ve medya kuruluşlarıyla toplumu kutuplaştırmaya çalışacaklar. Biz, gücümüzü halktan alarak topluma gerçekleri anlatacağız. Onlar, yine montaj videolarla, sahte broşürlerle toplumu ayrıştırmaya çalışacaklar. Biz adaleti, eşitliği, kardeşliği savunarak toplumu birleştireceğiz. 86 milyonun barış ve kardeşlik içinde yaşayacağı bir Türkiye’yi savunacağız.

BİZ BU ÜLKENİN ÇİMENTOSUYUZ: 16 milyon İstanbullunun güven ve huzur içerisinde yaşayacağı bir İstanbul’u inşa etmeye devam edeceğiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’de her görüşten, her inançtan ve her kimlikten vatandaşımızın birlikte ve özgür yaşamasının teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi düzen kurmuş, devlet kurmuş, Türkiye’nin ana omurgasını oluşturan yegane siyasal geleneğin adıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde kardeşçe yaşamayı savunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. İstanbul’da muhalefet olan partinin tüm kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, bölücü söylemlerine ve eylemlerine rağmen 100 yıl önce olduğu gibi birlik içerisinde hareket edeceğiz.

ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNDERLİĞİNDE SEVGİ TOHUMLARI EKECEĞİZ: Genel Başkanımız Özgür Özel’in önderliğinde Türkiye’nin dört bir yanında sevgi tohumları ekeceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte 4,5 yıllık halkçı belediyecilik uygulamalarını daha ileriye taşıyacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir iddia ortaya koyacağız. 39 ilçemizde güçlü bir kampanya organize edeceğiz. 30 bin sandığı 100 bin kişilik dev bir kadroyla koruyacağız. 25-30 ilçede belediyesi kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. İstanbul’u yeniden kazanacağız. Bunu hep birlikte başaracağız. Şairin dediği gibi, ‘Hep bir ağızdan türkü söyleyip hep beraber sulardan çekmek için ağı, demiri oya gibi işleyip hep beraber, hep beraber sürebilmek için toprağı, ballı incirleri hep beraber yiyebilmek, yarin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber diyebilmek için kazanacağız’. Mutlaka kazanacağız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesi dışındaki yönetim modellerini doğru bulmuyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:45:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2160

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhur İttifakı açısından esas olan Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz.” dedi.

Çelik, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Kamuda torpil yapıldığı iddialarına ilişkin soruya Çelik, “Bakan Yardımcısı arkadaşımız Ramazan (Can) Bey’e haksızlık ediliyor. Çünkü hepimizin elinde yüzlerce not vardır her gün. Hepimizin görevlendirdiği bir arkadaşımız sadece bu işe bakar. Yani bu notların değerlendirmesi… Belli bir kesimden not gelmiyor sadece. Hangi toplantıya gitsek, nerede bulursak vatandaşımız haklı olarak bunu iletiyor. Bu da demokrasinin iletişim kanallarından bize özgü olanlarından bir tanesi. Partimizde sadece vatandaşlarımızın taleplerini alan ilgili bir ofis var. Torpil şikayetlerinin bize iletilmesi, bunları takip etmemizi kolaylaştırır.” diye konuştu.

Federasyon ve yerel yönetimle ilgili açıklamaların sorulması üzerine Çelik, “Cumhur İttifakı açısından esas olan, Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz. Bu tartışmalar Türkiye’de yapıldı ve yapılıyor. Bu, ayrı bir mesele ama ben aynı zamanda şunu söylemek isterim; dünyanın başka ülkelerinde demokrasi geliştirmek için gündeme getirilmiş olan federasyon, özerklik, bölgesel yönetim gibi prensipler Türkiye’de demokrasiyi zehirleyen ve aslında demokrasi karşıtı bir mekanizma olarak gündeme geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de ikinci sınıf vatandaşın olmadığını, bütün vatandaşların birinci sınıf olduğunu vurgulayan Çelik, “Dolayısıyla federasyon ya da bölgesel yönetimi Türkiye için iyi bir şey olarak önermek son derece yanlıştır. Bu, Türkiye’de olmayan bir bölünmeyi beraberinde getirir. Olmayan bir ayrışmayı beraberinde getirir.” ifadelerini kullandı.

“Pazar günü İstanbul adayımızı açıklayacağız”

Çelik, AK Parti’nin İstanbul ve Ankara adaylarınızın belli olup olmadığına ilişkin soru üzerine, “Pazar günü İstanbul adayımızı açıklayacağız. Cumhurbaşkanı’mız bugün ifade etti. Büyükşehir ve il adaylarımızın açıklanacağı için büyük oranda bu çalışmalar şu anda tamamlanmıştır. Cumhurbaşkanı’mız bir konuşma yapacaklar. İstanbul ve İstanbul’a mücavir iller açıklanmış olacak. Daha sonraki hafta seçim beyannamemizi açıklayacağız ve kalan adaylarımızı açıklamış olacağız. Seçim beyannamemizi açıkladıktan sonra resmen yerel seçim çalışması için sahaya inmiş oluyoruz.” dedi.

Çelik, genel seçimlerden önce bir araya gelen altılı masadaki partilerin artık birbirlerini ihanetle suçladıklarını söyleyerek “Bu altılı masanın, yedili masanın bileşenlerinin hepsinin milletten özür dilemesi lazım. Şimdi ‘Bilseydim onu desteklemezdim, bunu desteklemezdim.’ diyorlar. Mayıstan bugüne kadar geçen 7-8 ayda bu kadar ağır yanılgı ortaya koyanların millete ciddi bir özür borcu var.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir siyasi parti, bir gence ‘iyi ki yumruk attın’ der mi?”

CHP’nin yeni yönetiminin, şiddeti destekleyen tavır ortaya koymaları dolayısıyla eskisinden geriye düştüğünü ifade eden Çelik, “Bir siyasi parti şiddeti destekler mi? Bir siyasi parti, bir gence ‘iyi ki yumruk attın’ der mi? Böyle bir saçmalık, barbarlık olabilir mi?” diye konuştu.

Çelik, “Ekonominin, yerel seçimi etkileyeceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, “Biz, bugünkü şartlardan çok daha iyi şartlarda da Türkiye’yi yönettik, çok daha kötü şartlarda da Türkiye’yi yönettik. Dolayısıyla kötü şartlardan iyi şartlara, daha az elverişli şartlardan daha iyi şartlara Türkiye’yi dönüştürme konusunda yüksek siyasi kapasitemiz var. Bugün bir türbülansın içinden geçiyoruz ama çok az bir sabırla, seçimlerden sonra bir sene içinde Türkiye hem yabancı sermayeye ulaşma konusunda hem yatırımlar konusunda büyük bolluğa, refaha ve daha geniş perspektife kavuşacak.” yanıtını verdi.

Ömer Çelik, ekonomide izlenen politikanın kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Çelik, “İsveç’in NATO üyeliği konusu TBMM Genel Kuruluna ne zaman gelir?” sorusu üzerine İsveç’in teröre karşı aldığı çeşitli tedbirlerin, komisyon aşamasında yeterli bulunduğu, bundan sonraki sürecin de Meclis’in iradesinde olduğunu belirtti.

Bu durumun, F-16 konusuyla bağlantılı gibi değerlendirilmesine ilişkin Çelik, “Bu konunun F-16 ile ilgili bir şey olmaması lazım. NATO müttefikimizin, bizim savunmamıza katkı sağlaması gerekirken bütün NATO’nun savunmasında eksiklik yaratacak bir tutum içine girmemesi gerekir.” dedi.

Ömer Çelik, NATO’da bazı kafa karışıklıkları olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

“Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili bir ambargonun uygulanması, bir silah sisteminin Türkiye’ye verilmemeye çalışılması ortak NATO güvenliğini tehlikeye düşüren bir durum olur. Türkiye, kendi ulusal egemenliği açısından hiçbir zaman zora düşmez, dünyanın her yerinden bir tedarikle ihtiyaçlarını karşılar ama bu yaptıkları NATO anlayışına karşı bir şey.”

“Türkiye ve ABD birbirine güvenmiyor mu?” sorusuna Çelik, “Türkiye’ye müttefiklerimizin güvenmesi için milyon tane sebep var, Türkiye’nin bazı müttefiklerine güvenmemesi için milyon tane sebep var. Bir tanesi PKK/YPG meselesi.” diye cevap verdi.

Çelik, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Türkiye’ye ziyaretinin nedenlerinin sorulması üzerine ise Gazze başta olmak üzere görüşülmesi gereken konular olduğunu ifade etti.

“Topraklarımızda istihbarat faaliyeti yapılmasına müsaade etmeyiz”

İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad adına “uluslararası casusluk” faaliyeti yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin Çelik, “Bugün Türk istihbarat ekolü, dünyadaki önemli istihbarat ekollerinden bir tanesidir. Bugün görülmüştür ki, topraklarımızda herhangi bir şekilde egemenliğimize halel getirecek şekilde herhangi bir istihbarat faaliyeti yapılmasına müsaade etmeyiz.” diye konuştu.

Çelik, Lübnan’ın başkenti Beyrut ve İran’ın Kirman şehrinde yaşananlarla savaşın bölgeye yayılmak istendiğini söyleyerek “Birileri sanki İran’ı ya da başka bir devleti, İsrail’e saldırma gibi bir pozisyona düşürerek büyük resimde ABD’nin İsrail’in yanında bu savaşa dahil olmasını istiyor gibi bir planlama resmi ortaya çıkıyor. Bunun olmaması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, bölgede siyasi denklem değişiklikleri yapmaya çalıştığını kaydeden Çelik, “Gazze’den, Türkiye’nin dikkatini uzaklaştırmaktan sevinecek tek kişi Netanyahu’dur, siyonistlerdir.” dedi.

Çelik, İsrail’de olası bir yönetim değişikliğinde Türkiye ile İsrail ilişkilerinin nasıl olacağı sorusuna ilişkin, “Netanyahu ve hükümeti baş suçludur. Karambole getirmemek lazım, suçlular belli burada. Bunun ötesinde Netanyahu’nun zihniyetini paylaşan pek çok siyasetçi de var. Buradaki sorun, bu nasıl bir zihniyettir ki ‘vadedilmiş topraklar’ diyerek cinayet işlemeyi, çocuk öldürmeyi mazur görebiliyor.” ifadelerini kullandı.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/feed/ 0
Pamukkale Belediyespor Kulübü 2023 yılında 188 madalya kazandı https://www.akittvhaber.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/ https://www.akittvhaber.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:21:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2037

2023 yılında 14 spor branşında toplam 188 madalya kazanan Pamukkale Belediyespor Kulübü, altın çağın yaşıyor. Mavi beyazlı kulübün sporcuları hem takım hem de bireysel dallarda adlarını zirveye yazdırdı.

Pamukkale Belediyesi’nin 2015 yılında kurduğu Pamukkale Belediye Spor Kulübü, ilk branşı olan tekerlekli sandalye basketboldan sonra, Avni Örki başkanlığında branş sayısını 5 yılda 14’e yükseltildi. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak kalması amacıyla kurulun kulüp, gençlere sporu sevdirdi. Mavi-beyazlı kulüp, 2023 yılında Tekerlekli Sandalye Basketbol, Masa Tenisi, Okçuluk, Kadınlar Voleybol, Kick-Boks, Karate, Basketbol, Güreş, Taekwondo, Halter, Dart, Bocce, Engelli Badminton, Görme Engelli branşlarında aktif oldu.

İlk Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı ile adını duyuran Pamukkale Belediyespor Kulübü, her geçen yıl branş sayısını artırarak, gençlere tüm spor branşlarında destek oldu. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki’nin onursal başkanı olduğu Pamukkale Belediyespor Kulübü’nün sporcuları, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda elde ettikleri derecelerle 2023 yılında altın çağına ulaştı. Pamukkale Belediyespor Kulübü, bünyesinde 22 milli sporcu, 5 de milli antrenör barındırıyor. Çeşitli branşlarda 21 antrenörün görev yaptığı Pamukkale Belediyespor’da toplam 381 lisanlı sporcu bulunuyor. Bitmek üzere olan 2023 yılında mavi-beyazlı sporcular 1 uluslararası ikincilik, 5 Avrupa birinciliği, 2 Avrupa ikinciliği, 2 Avrupa üçüncülüğü, 61 Türkiye birinciliği, 52 Türkiye ikinciliği, 65 Türkiye üçüncülüğü elde ederek toplam 188 madalyanın sahibi oldu.

“Gençlerimizle gurur duyuyoruz”

“Pamukkale Belediyesi olarak sporda tarih yazmaya devam ediyoruz” diyen Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Mavi beyazlı kulübümüzün başarı tablosu, gerçekten gurur duyduğum bir tablo. Gelmiş olduğumuz noktada Pamukkale’mizde gençliğin spora dahil olması konusunda başlatmış olduğumuz hem altyapı hamlesi hem de bizim sporcularımızın desteklenerek profesyonel anlamda da başarılar elde etmesi iyi bir sonuç doğmuş oldu. Pamukkale Belediyesi şüphesiz sportif anlamda hem yatırımlar hem de elde ettiği başarılar açısından tartışmasız kendi klasmanında üst seviyelerde yerini alıyor. Rabbim başarılarınızın devamını sağlasın. Sporcularımız istesin, biz belediye olarak her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz. Hani derler ya yensek de yenilsek de seviyoruz. Emek veren, gayret eden herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sporcularımıza yeni sezonda üstün başlarılar temenni ediyorum” dedi.

Mavi-beyazlı kulübün en gözde branşlarından olan yağlı güreşte sporcular 38 Türkiye birinciliği, 22 Türkiye ikinciliği, 28 Türkiye üçüncülüğü ile toplam 88 madalyayı kulübe kazandırdı. Genç mavi beyazlı kulüp sporcuları, serbest güreşte 4 birincilik, 3 ikincilik, 3 üçüncülük ile toplam 10 madalyayı kulübe kazandırdılar. Geçtiğimiz günlerde, Pamukkale Belediyespor’un başarılı yağlı güreşçisi ‘Pamukkale’nin altın çocuğu’ lakabıyla anılmaya başlanan genç sporcu Beytullah Sarı, bu yıl mücadele ettiği CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde ayak boyunda Türkiye birinciliği ödülünü almıştı. Yağlı güreş ve serbest güreşte 60’a yakın sporcuyla, Pamukkale Belediyesi himayesinde mücadeleler için hazırlıklarını sürdürüyor. Pamukkale Belediyesi’nin sporda engellileri unutmadığının en güzel ispatı olan Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’da 2023-2024 sezonunda 1. Lig’de mücadele ediyor. Pamukkale Belediye Denizli Uğur Okulları Kadın Voleybol Takımı da, Kadınlar 2. Lig’de iddialı yükselişini sürdürüyor. – DENİZLİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/feed/ 0
Şırnak’ta Günlük Petrol Üretimi 30 Bin Varile Ulaştı https://www.akittvhaber.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/ https://www.akittvhaber.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:48:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1982

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta geldi. Gabar Dağı’ndaki Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonu’nda incelemelerde bulunarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.

Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.

“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.

21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/feed/ 0
Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek https://www.akittvhaber.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:45:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1979
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Şırnak’ta, Cumhuriyet tarihinin karadaki en büyük keşfini yaptık. 2021 yılında ve çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi, bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir süre içerisinde, 3 ay içerisinde Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek. 2024 yılında 100 bin varil hedefimize ulaştığımızda da, açık ara Türkiye’nin en iyi ili olacak” dedi.

Bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Şırnak’a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şırnak Valiliği’ni ziyaret ederek, Vali Cevdet Atay ile görüştü. Bakan Bayraktar, daha sonra Şırnak Belediyesi’ne geçerek, Belediye Başkanı Mehmet Yarka’dan kentteki çalışmalarla ilgili bilgi aldı. AK Parti İl Başkanlığı’nı da ziyaret eden Bakan Bayraktar, burada partililerle bir araya geldi. Temaslarının ardından Bakan Bayraktar, beraberindeki Bakan Yardımcıları Ahmet Berat Çonkar, Zafer Demircan, Vali Cevdet Atay, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin, Turkish Petroleum International Company (TPIC) Genel Müdürü Halim Çakmak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu üyesi Muhammet Faruk Aykur, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve AK Parti Milletvekili Arslan Tatar ile Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonunu ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Bayraktar ve beraberindekiler, daha sonra Şehit Esma Çevik Seç-26 No’lu sondaj kulesini ziyaret etti.

‘2024 SONUNDA HEDEFİMİZ 100 BİN VARİL’

Şehit Astsubay Esma Çevik-26 petrol kuyusunu ziyaret eden Bakan Bayraktar, Gabar’daki petrol sahalarında günlük 30 bin varil üretim yapıldığını belirterek, “Birkaç saat sonra, 2024 yılına merhaba diyeceğimiz şu saatlerde, Gabar’dayız. Gabar’da, Şehit Esma Çevik sahasında, petrol sondajımızın olduğu sahadayız. Geçtiğimiz hafta şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Gazilerimize, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Onlara tüm milletimiz adına şükranlarımızı sunuyorum. Onlar büyük ve güçlü Türkiye ideali kapsamında şehit oldular. Ülkemizin savunması için, ama esas itibari ile bizlerin de burada bu faaliyeti yapabilmemiz için canlarını feda ettiler. Dolayısıyla biz de o bilinç ile ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar, Şırnak ve bu bölge, terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta, Cumhuriyet tarihinin karadaki en büyük keşfini yaptık. 2021 yılında ve çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi, bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir süre içerisinde, 3 ay içerisinde Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek. 2024 yılında 100 bin varil hedefimize ulaştığımızda da açık ara Türkiye’nin en iyi ili olacak. Biz Şırnak’ı adeta enerji üssü diye tanımlıyoruz. Sadece petrol ile değil, madenler, jeotermal kaynakları, güneş, rüzgar santralleri… İnşallah Cudi ve Kato dağlarında artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısıyla adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en büyük projelerinden biri, tabii ki Gabar’daki petrol. Bugün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyuda şu anda üretim yapıyoruz. Yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 2024 sonunda 100 bin varile çıkarmak hedefimiz. Sadece bu bölgeden, Türkiye’nin günlük ihtiyacının yüzde 10’unun karşılamış olacağız” dedi.

‘1200 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR’

Petrol sahalarında aynı zamanda istihdam sağladığını belirten Bakan Bayraktar, “Elbette ki Gabar’a bu imkanlar geldiği sürece, buradaki istihdam imkanları artacak. Cumhurbaşkanımız, Aile ve Gençlik Bankası ile gerek Gabar’dan, gerek Sakarya’daki gaz sahası gelirlerimizi, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koydu. Meclisimizden geçti. Dolayısıyla biz, buradaki petrol üretimimizi arttırdıkça gençlerimize, ailelerine, buradaki refahı, zenginliği, tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artmış olacak. 1200 kişiye burada istihdam sağlıyoruz. 2024 yılı sonunda bu rakam 100 bin varile çıktığında, 5 bin kişiye istihdam sağlamış olacağız. Türkiye’nin farklı illerinde de Hakkari’de ve Van’da, kış koşulları nedeniyle başlayamadık, inşallah ilk çeyrekte orda da başlamayı düşünüyoruz. Lokasyonumuzu tespit ettik. Siirt’te de olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğalgazı bulmak için nerde varsa çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye’nin mutlaka dışa bağımlılığını düşürmek gibi bir hedefimiz var inşallah bu hedefimize ulaşacağız” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE KONUTLARIN GAZ İHTİYACINI KARŞILAYABİLECEK BİR SEVİYEDE ÜRETİM HEDEFLİYORUZ’

Türkiye’nin enerji üretiminde dışa bağımlılığını düşürecek çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Bayraktar, şöyle dedi:

“Sakarya gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yapmıştık. 2020 yılında çok kısa bir süre içerisinde dünya tarihinde bir rekor olabilecek düzeyde kıyıdan 170 kilometre uzaklıktaki bir doğalgazı biz karaya çıkardık. 2023 Nisan ayında biz o gazı yaktık. Bugün Sakarya gaz sahasında üretilen gaz şuanda evlerimizde kullanılıyor. Ebette üretimin daha da artmasını bekliyoruz.  İlk etapta 10 milyon metreküp, ondan sonra da günlük 40 milyon metreküpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğal gaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğalgaz sadece evlerde değil sanayide, elektrik üretiminde de kullanıyoruz. Bundan 21 yıl önce sadece 5 ilde doğalgaz vardı, şimdi Şırnak dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerine doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğalgaz var inşallah Şırnak’ın doğalgaz gitmeyen ilçelerine önümüzdeki süreçte doğalgaz götürmeyi hedefliyoruz. Bunu kendi ürettiğimiz gaz ile yapmayı hedefliyoruz. Tüm bu faaliyetlerimizden 85 milyon milletimiz gurur duyuyordur. Memnuniyet duyuyordur. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında, tabi bundan rahatsız olanlar da var. ‘Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın’ diyenler de var. Ama biz bu noktada, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi doğrultusunda, enerjide dışa bağımlılığı düşürecek ‘Tam Bağımsız Türkiye’ ideali ile hep birlikte çalışıyoruz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/feed/ 0
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Şırnak’ta incelemelerde bulundu https://www.akittvhaber.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:42:29 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1976

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta geldi. Gabar Dağı’ndaki Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonu’nda incelemelerde bulunarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.

Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.

“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.

21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılıyla 2024’e Başlıyoruz https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:33:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1967

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl nedeniyle yayınladığı video mesajında ” 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024 ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl dolayısıyla video mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında  “Bu gece 2023 yılını tamamlıyor, 2024 yılına adım atıyoruz. Yeni takvim yılının ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.  Aslında her yeni yılın sevinçle, umutla ve heyecanla karşılanması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu yeni yıla hem bölgemizdeki, hem dünyadaki olumsuzluklar hem de geçtiğimiz günlerde verdiğimiz şehitlerimiz sebebiyle buruk bir şekilde giriyoruz. İnsanlığın tamamı için daha güzel, daha huzurlu, daha müreffeh bir gelecek umudumuzu elbette muhafaza ediyoruz. Bunun için önce sözde demokrat ve özgürlükçü ülkelerin eli kanlı terör örgütlerine verdikleri destekleri kestiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için önce Gazze’de masum çocukların, kadınların katledilmesine karşı tüm ülkelerin ve kurumların ortak tavır aldığını görmemiz  gerekiyor. Bunun için önce Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bireyleri acıya boğan, ülkelerin kaynaklarını heba eden çatışmaların durdurulması için adil ve samimi çaba gösterildiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için  önce asırlardır sömürülen  ve onurları çiğnenen toplumların zenginliklerinin kendi gelecekleri, refahları, güvenlikleri için kullanıldığını görmemiz gerekiyor.  Velhasıl umutları fiiliyata dönüştürmek için dünyadaki tüm ülkelerin, kurumların, fertlerin ortak değerler ve ilkeler etrafında bütünleşmesini temin etmemiz gerekiyor” dedi.

HERKES İÇİN AYNI STANDARTLARI DİLİYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajının devamında “Türkiye olarak biz bu dünya fotoğrafında farklı bir yeri, farklı bir misyonu, farklı bir anlayışı temsil ediyoruz. Devlet ve millet olarak biz sadece kendi güvenlik ve refah çabamızı neticeye ulaştırma mücadelesi vermekle kalmıyoruz, Dünyaya ve bölgemize huzur iklimi hakim olmadan bizim de huzur bulamayacağımız anlayışıyla herkes için aynı standartları diliyoruz.

Bu anlayışla bölgemizdeki barış çabalarını neticeye ulaştırmaya çalışıyoruz. Dostlarımızla ilişkilerimizi her alanda geliştiriyoruz, kardeşlerimizin dertleriyle dertleniyoruz. Dünyayı daha iyi, daha adil, daha müreffeh bir geleceğe hazırlamaya dönük her çabaya destek veriyoruz. Cumhuriyetimizin ilk asrını bitirip Türkiye yüzyılı dediğimiz yeni asrına ayak bastığı bir dönemde daha büyük hedeflere yönelirken azmimizi ve gayretimizi sürekli perçinliyoruz. Zalimin zulmünün ilanihaye sürüp gitmeyeceğine inanıyoruz. Adaletsiz ve dengesiz küresel yönetim  sisteminin son çırpınışlarını yaşadığına inanıyoruz.

Mazlumların sesinin derinden derine tüm dünyayı sardığına, bu çığlıkların büyüyerek insanlığın ortak vicdanı haline dönüşeceğine inanıyoruz. Nitekim Türkiye’nin kendi vatandaşları, dostları ve kardeşleriyle birlikte insanlığın tamamına hitap eden beyan ve tutumlarının gönüllerde giderek daha fazla makes bulduğunu görüyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUNU HAYATA GEÇİRDİKÇE ALLAH’IN İZNİYLE AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZIN YÜKSELİŞİ HEP SÜRECEKTİR.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Aziz milletim elbette bu meşakkatli yolda sürekli yeni sınamalarla, yeni sıkıntılarla, yeni engellerle karşılaşıyoruz. Terörle mücadeleden ekonomik tuzaklara kadar pek çok alanda yaşadığımız sorunların temelinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engelleme amacı vardır. Ülke olarak biz kendi potansiyelimizi ve imkanlarımızı etkin şekilde kullanmayı sürdürdükçe bu mücadele daha da sertleşecektir.  Çünkü Türkiye’nin büyümesi demek asırlardır bizim tökezlememiz sayesinde dört bir yanımızda rahatça at koşturanların hesaplarının bozulması demektir. Bizim güçlenmemiz demek kendi refah ve güvenlikleri için diğer herkesi araç olarak kullananların, sömürenlerin, ezenlerin düzenlerinin sonuna gelinmesi demektir. Bizim sesimize daha çok kulak verilmesi demek dünyanın her yerindeki hak, adalet, özgürlük ve vicdan arayışlarının güçlenmesi demektir. Milletimiz tarihinin hiçbir döneminde kendi hedeflerine ulaşmak için bedel ödemekten fedakarlık yapmaktan elini  taşın altına koymaktan çekinmedi.

Son 21 yılda yaşadığımız nice kritik hadise karşısında milletimizin sergilediği güçlü duruş ve kararlılığın bugün de devam ettiğini gösteriyor. Evet, buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum; milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıktıkça Allah’ın izniyle bizi kimse bölemeyecektir. Devletimiz 2023 hedeflerinin bir sonraki safhası olan Türkiye yüzyılı vizyonunu hayata geçirdikçe Allah’ın izniyle ay yıldızlı bayrağımızın yükselişi hep sürecektir.

Siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik başarılarımızla dostlarımıza güven düşmanlarımıza korku vermeye devam ettikçe önümüzdeki sisler giderek dağılacaktır. Velhasıl biz istiklalimizden ve istikbalimizden taviz vermedikçe kimse kutlu yürüyüşümüzün önüne geçemeyecektir. Geçmişte emperyalistlerin birer aracı olarak başımıza musallat edilen vesayet güçleriyle, darbecilerle, terör örgütleriyle siyasi ve sosyal mühendislik projeleriyle çok vakit, çok enerji, çok insan kaybettik. Artık bu numaralara karnımız tok olduğu gibi böyle ağır faturalar ödemeye  niyetimiz de yok.

BÜYÜYEN GELİŞEN TÜRKİYE’NİN YILDIZINI YÜKSELTECEĞİZ

Ülkemizi kendi iç mücadeleleriyle  meşgul ederek tarihi mirasından ve sahip olması gereken imkanlardan mahrum edenlerle yollarımızı ayıralı çok oldu. Her fırsatta tekrarladığımız, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet düsturumuzun anlamı budur. İnşallah, 2024 darbe girişimiyle başlayıp kovid-19 salgınıyla büyüyen, bölgemizdeki çatışmalarla derinleşen sıkıntılı dönemden kurtulup hedeflerimize kilitlendiğimiz bir yıl olacaktır. Küresel krizlerin artarak sürdüğü bir dönemde biz farkımızı bir kez daha göstererek üreten,  istihdam eden büyüyen gelişen Türkiye’nin yıldızını yükselteceğiz. Evet, 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024   ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz. Bu duygularla  bir kez daha yeni takvim yılının milletimizin tüm fertlerine ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla” ifadelerini kullandı .

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/feed/ 0
IEA Başkanı: Türkiye, LNG üretimi ve ticaretindeki artıştan karlı çıkabilir https://www.akittvhaber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/ https://www.akittvhaber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:18:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1865

FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2025 itibarıyla dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ticaretinde beklenen güçlü artıştan Türkiye’nin karlı çıkabileceğini söyledi.

Birol, AA muhabirine, dünyada değişen enerji jeopolitiği, Türkiye’nin konumu ve nükleer enerji gibi bazı güncel konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunu anımsatan Birol, ülkenin cari açığının büyük bir kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını belirtti.

Birol, 2025 itibarıyla birçok ülkede yeni LNG tesislerinin devreye alınmasıyla doğal gaz piyasalarında bugüne kadar görülmemiş güçlü bir LNG artışının yaşanacağının altını çizerek, “Türkiye, 2025’te başlayacak yeni LNG dalgasını en iyi şekilde kullanmalı. Birincisi, anlaşmaları bu veriler ışığında yapması lazım. 2025’ten sonra alıcı ülkelerin eli güçlenecek. Bu nedenle anlaşmaların da buna göre yapılması gerekebilir. Türkiye’nin, mevcut kontratlarda da bazı iyileştirilmeler için bu dönemde masaya oturması gerekebilir.” diye konuştu.

Bu dönemde satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlendiği bir piyasaya geçileceğini vurgulayan Birol, piyasalarda oluşacak gaz miktarının bazı dengelerin yeniden tanımlanmasına neden olabileceğini kaydetti.

Birol, Türkiye’nin güçlü doğal gaz altyapısına da dikkati çekerek, “Türkiye mevcut olanaklarıyla daha fazla gaz ithal ederek bunu Avrupa’ya ihraç etme altyapısına sahip. Bunu da en iyi şekilde kullanabilir. 2025’ten itibaren LNG’de yeni bir sayfa açılıyor. Bundan umarım Türkiye gibi gaz ithalatçısı ülkeler en iyi şekilde faydalanabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut altyapısı sayesinde Türkiye’nin konumunu güçlendirebileceğine dikkati çeken Birol, bulunduğu bölgede gaz konusunda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Enerjideki “sihirli” kelime: çeşitlendirme

Birol, Türkiye’nin nükleer enerji yatırımları ve hedeflerine de değinerek, “Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Akkuyu’ya ilave olarak başka nükleer santraller yapacaksa bunu da destekliyorum.” dedi.

Almanya’nın doğal gaz ve petrolde tek bir ülkeye bağımlı olması nedeniyle ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti:

“Enerjideki sihirli kelime bence çeşitlendirme. Yumurtaların hepsini aynı sepete koymamak lazım. Bu bakımdan eğer bir ülkenin başka bir ülkeye enerjinin bütün alanlarında ciddi bir bağımlığı varsa, bence çeşitlendirmek akıllıca bir politika olabilir. Burada tabii ki alternatiflere de bakmak lazım. Alternatifler size ne sunuyor? Hangi fiyatlarla sunuyor? Hangi teknolojileri sunuyor? Partneri seçerken çeşitlendirme yapmak lazım. Teknoloji seçerken en iyi teknoloji olmasına bakmak lazım. Maliyet açısından da iyi bir şey olması lazım.”

Kızıldeniz’deki aksamaların etkisi kısıtlı kaldı

Birol, Kızıldeniz’de artan bölgesel riskler nedeniyle oluşan uluslararası lojistik aksamalarına da değinerek, “Denizdeki petrol ticaretinin yüzde 10’u, LNG ticaretinin ise yüzde 9’u Kızıldeniz’den yapılıyor. Bu nedenle etkisi şimdilik kısıtlı kaldı. Tahminlerimize göre, Kızıldeniz yerine Güney Afrika’dan dolaşıldığında nakliyede iki haftalık bir uzama oluyor. Bu da maliyet artışına neden oluyor. Bu artış petrol fiyatlarında 1-2 dolar civarında oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızıldeniz’deki mevcut durumun devam etmesi ve bölgeye daha fazla yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Birol, “Bölge esas itibarıyla dünya petrol ticaretinin 3’te 1’ini tek başına yapıyor. Şimdilik fiyat artışı belirli bir seviyede kaldı ama tüm bölgenin etkilendiği bir durumda ciddi sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin doğal gaz ve nükleer enerji hedefleri

Türkiye, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, 3’ü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 LNG tesisi ve 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip.

Bu yıl Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz tedarik anlaşmaları imzalayan Türkiye, sadece gaz ticaretinde transit ülke değil tedarik ettiği gazın ihracatını yapan ve bunu yöneten bir ülke olmayı da hedefliyor.

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra Sinop ve Trakya’da da nükleer enerji santralleri planlayan Türkiye için nükleer enerji, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmada önemli rol üstleniyor.

Türkiye, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035’e kadar enerji portföyüne 7,2 gigavat, 2050 sonuna kadar 20 gigavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/feed/ 0
SPOR Fanatik Sports & Business Summit 2023 düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:03:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1787

SPOR Fanatik Sports & Business Summit 2023 düzenlendi

OLGUCAN KALKAN-SERHAN TÜRKİSTANBUL,(DHA) – Fanatik Gazetesi ev sahipliğinde, Bitexen, Petrol Ofisi, Türkiye İş Bankası, Ülker, Vestel ve Qnet sponsorluğunda düzenlenen Fanatik Sports & Business Summit 2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında Türk sporunu ileri taşıyan sporcular ve yöneticilerin katılımıyla bugün gerçekleşti. Ataköy’de bulunan Olimpiyat Evi’nde Damla Uğurtürk’ün sunuculuğundaki etkinlikte; Kadın Futbolu, Sporda Sürdürülebilirlik, Olimpiyat Yolunda, Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu ve Paralimpik Sporlar üzerine oturumlar düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener gerçekleştirdi. Sports & Business Summit’in temel amacının olimpik ve paralimpik spor dallarının sesini kamuoyuna daha fazla duyurmak olduğunu belirten Erdener, ‘En önemlisi sporcularımızı, özellikle elit sporcularımızı markalarla buluşturmak. Bir diğer konu kadın futbolu, bu etkinliğin önemli konularından biri olacak. Bildiğiniz gibi ilk kez 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda katılan sporcuların yüzde 50’si erkek, yüzde 50’si kadın. Kadın futbolunun yükselmesi de belki bir anlamda bu temel amaçlara hizmet bağlamında önem taşıyor. Özellikle Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında sporcunun değerini artıracak, yükseltecek, ona daha fazla destek sağlayacak her türlü projeyi çok önemsiyoruz. Bu bağlamda biz de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi olarak olimpiyat oyunlarına katılacak 47 sporcuyu paydaşlarımızla birlikte, kendi kaynaklarımızdan da 53 sporcumuzu destekliyoruz. Biz de sporcuya destek anlamında ciddi çalışmalar yapıyoruz. Ne kadar çok elit sporcu yetiştirebilirsek, olimpiyat oyunlarında da o kadar çok kota kazanma şansımız olur. Daha fazla kota ülkemiz açısından büyük önem taşıyor. Daha fazla kota daha fazla madalya demek. Olimpiyat oyunlarındaki temsilimizi mutlaka artırmak zorundayız. Özellikle olimpiyat oyunlarına takım katılımını ülkemizden artırmak zorundayız ifadelerini kullandı.

HAMİT TURHAN SİZLERLE BİR ARADA OLMAK BİZLER İÇİN BÜYÜK GURUR KAYNAĞI

Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan, katılımcılara ve davetlilere teşekkürlerini ileterek, Fanatik Sport & Business Summit’in 5’incisini gerçekleştirdiğimiz bu önemli günde geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türk sporundaki başarıları konuşacağımız bu heyecanlı zirvede sizlerle bir arada olmak bizler için büyük gurur kaynağı diye konuştu.

Etkinlikte ilk oturum, Fanatik Gazetesi Yazarı Umut Eken’in moderatörlüğünü yaptığı Petrol Ofisi ile Kadın Futbolu oldu. Umut Eken’in konukları arasında Petrol Ofisi Grubu CMO’su Sinan Seha Türkseven, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, Galatasaray ve A Milli Takım Futbolcusu Berna Yeniçeri yer aldı. Oturumda; kadın futbolunda yaşanan zorluklar, sponsorların kadın futbolundaki önemi ve kadın futbolunun geleceği hakkında açıklamalarda bulunuldu.

SPORDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’İN ÖNEMİ

Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumun konu başlığı ise Vestel ile Sporda Sürdürülebilirlik’ti. Dünya Şampiyonu Aerobik Cimnastikçi Ayşe Begüm Onbaşı’nın da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Vestel Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Osman Badur, Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak ve Avrupa Şampiyonu Ampute Futbol Milli Takım oyuncusu Barış Telli oldu. Milli sporcular; spora başlamaları, zorluklar ve kariyerleriyle ilgili düşüncelerini paylaştı.

BİTEXEN İLE BASKETBOL

Fanatik Gazetesi Yazarı Gökhan German’ın yönettiği oturumun konusu ise Bitexen ile Basketbol konusu oldu. Bitexen Kurumsal İletişim ve Spor İçeriklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ozan Erdoğ, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Ömer Onan ve Infront Managing Director Ender Uslu’nun konuşmacı olduğu oturumda Türk basketboluna yapılan yatırımlar, Basketbol Ligi’nin kaliteli ve takımlar arasındaki rekabet konuşuldu.

TÜRKİYE İŞ BANKASI İLE OLİMPİYAT YOLUNDA

Türkiye İş Bankası ile Olimpiyat Yolunda oturumu ise Fanatik Gazetesi Yazarı Olcay Çakır moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak, Avrupa Şampiyonu eskrimci Nisanur Erbil ve Türkiye Şampiyonu boksör Gizem Özer konuklar arasındaydı. Milli sporcular; olimpiyat yolunda yaşanan zorluklar, olimpiyat hazırlıkları ve kariyerleriyle ilgili bilgiler verdi.

GELECEĞİN YILDIZ KIZLARI VE KADIN FUTBOLU

Etkinlik, Ülker ile Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu oturumu ile devam etti. Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Ülker Kurumsal İletişim Direktörü Mehmet Uçan, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget Spor Kulübü ve A Milli Takım futbolcusu Birgül Sadıkoğlu konuk olarak yer aldı. TFF ile Ülker ortaklığında düzenlenen Geleceğin Yıldız Kızları projesiyle ilgili bilgiler paylaşılırken, kadın futbolunda sponsorların önemine dikkat çekildi. Milli futbolcu Birgül Sadıkoğlu da gelecek nesillere örnek olmak istediğini dile getirdi.

Paralimpik Sporlar oturumunun moderatörlüğünü ise Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan üstlendi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Kurulu Başkanı Ümit Deniz Kurt, Paralimpik Milli Yüzücü Umut Ünlü, Dünya Üçüncüsü Paralimpik Eskrimci Hakan Akkaya, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Paralimpik Atıcı Ayşegül Pehlivanlar’ın konuşmacı olarak yer aldığı oturumda sporcular, paramlimpik sporla hakkında bilgiler verildi.

QNET ile Olimpik Branşlar oturumunu QNET PR & Marketing Communications Executive Deniz Kuvvet yönetti. Olimpiyat Şampiyonu okçu Mete Gazoz’un da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Dünya Gençler Yüzme Şampiyonu Kuzey Tunçelli, Avrupa Şampiyonu Ciritçi Eda Tuğsuz, Türkiye Cimnastik Federasyon Başantrenörü Yılmaz Göktekin, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Cimnastikçi Ferhat Arıcan ve Dünya Şampiyonu Güreşçi Ali Cengiz oldu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/feed/ 0
Samsun, Türkiye’nin en çok karnabahar üreten ili konumuna yükseldi https://www.akittvhaber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/ https://www.akittvhaber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:27:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1727

Lahana üretiminde Türkiye birincisi olan Samsun, bu yıl ürettiği 60 bin ton karnabahar ile de ‘en çok karnabahar üreten il’ konumuna yükseldi.

Çarşamba, Bafra ve Vezirköprü Ovaları ile Türkiye’nin gıda ambarı konumunda bulunan Samsun, yazlık ve kışlık sebzeleri ile Türkiye’yi besliyor. Yıllardır ülke genelindeki lahana üretiminin başını çeken Samsun, karnabahar üretiminde de 1. sıraya yükseldi. Geçen yıl 40-45 bin ton karnabahar üretilen Samsun’da bu yıl ise sezonun bitmesine birkaç ay kala 60 bin tonluk karnabahar üretimi gerçekleştirildi. Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, kentin tarım potansiyeli hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu.

“Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik”

Geçen yıla oranla üretim kapasitesinin arttığı karnabaharda 1. sıraya yükseldiklerinin altını çizen Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, “Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik. Geçen yıl 40-45 bin ton arasında karnabahar üretmiştik. Bu sene 60 bin ton rekoltemiz oldu. Bu rekoltenin yanı sıra hasat kış sonuna kadar devam edecek. Şubat ayına kadar 15’er gün aralıklarla hasadımız olacak. 500 bin ton kışlık sebze üretimimizin 16 bin dekar alanında yaklaşık 60 bin ton gibi bir karnabahar rekoltemiz oldu. Sadece üretimi arttırmak gibi bir hedefimiz yok. Bakanlığımız üretim planlaması yapıyor. Bazı ürünlerdeki üretimi azaltmak gerekebiliyor. Ürün ihtiyaçtan çok olduğu zaman fiyat düşebiliyor. Hangi ürünün ne kadar üretilmesi gerektiği planlı bir şekilde belirleniyor. Bazı tarım ürünlerinin üretimini arttırabiliriz, bazıları stabil kalabilir bazılarında da azaltmaya gidebiliriz. İleriki yıllardaki üretim kapasitesi o dönemki ihtiyaçlara göre belirlenecek. Örneğin; çeltiğin üretimi dünyada ve Trakya’da azaldığı zaman burada arttırabiliriz. Dünyada ve Trakya’da üretim artarsa burada sabit kalmamız ya da azaltmamız gerekecek. Çünkü yarın bir gün su kısıtı olduğu zaman mecbur azaltmaya gideceğiz. Bunla ilgili de damla sulama çalışmasını yaptık. Bu yöntemle belki normal sulamaya göre verim biraz daha düşük olabiliyor ama alternatif üretimimiz var. Hiç su olmadığı zaman da damla sulama ile çeltik üretimi yapabileceğini öngörüp, gerçekleştirdik” dedi.

“Toplam 870 bin sebze üretiminin 500 bin tonunu kışlık ürünler oluşturuyor”

Sebze üretiminin büyük bir kısmını lahana ve karnabahar başta olmak üzere birçok kışlık sebzenin oluşturduğuna değinen İbrahim Sağlam, “Bafra ve Çarşamba Ovaları sebze üretiminde Türkiye’de önde geliyor. Lahana üretiminde Türkiye’de 1. sıradayız. Kırmızı lahanada ülkedeki üretimin yüzde 34’ünü tek başımıza sağlıyoruz. Yılda 60 bin ton üretim yapıyoruz. Genel sebze üretimimiz ise il olarak toplam 870 bin ton üretimimiz var. Kışlık sebze olarak yaklaşık 80 bin dekar alanda 500 bin ton gibi bir üretimimiz var. Bunların başını lahana, pırasa, brokoli, karnabahar gibi ürünler çekiyor. Kışlık ve yazlık sebze olarak hem Karadeniz’i besliyoruz hem de Türkiye’yi besliyoruz. İlimizde üretilen sebzenin yüzde 91’ini Bafra’da yetiştiriyoruz. Geçen yıl farklı bir deneme olarak çeltik sonra brokoli ekimi yaptık. Çok da başarılı oldu. Türkiye’deki üretimden farklı bir zamanda hasat ettiğimiz için de üretici brokoliden kazandı. Normalde sezonda 8 TL’ye satılan brokoli 20 TL’den alıcı buldu. Ayrıca bir üretim sezonu içerisinde çeltikle beraber brokoliden de kazanç sağlanmış oldu” diye konuştu.

“İhracat 2 kattan fazla arttı”

Samsun’da açılan Gıda Kontrol Laboratuvarı sayesinde yurt dışına yapılan ihracatın da 1 senede 2 kattan fazla arttığına dikkat çeken Müdür Sağlam, “Avrupa’ya ve Rusya’ya ihracatımız var. 2021’de 3-4 bin ton arasında bir sevkiyatımız vardı. Daha önceden gıda kontrol laboratuvarımız olmadığından sebzelerimiz Mersin’e gittikten sonra Samsun’a gelip sonradan ihraç edilmek zorunda kalıyordu. Artık laboratuvarımız var ve analizler ilimizde yapılıyor. Dolayısıyla 8 bin 500 tona yakın ihracatımız gerçekleşti. Bu ihracat yıllar itibarıyla daha da artacak. Dünyada yaşlı nüfus artıyor. Bu da protein yerine sebze ağırlıklı beslenmeyi beraberinde getiriyor. Gerekli inovasyonu yapıp, piyasadaki açığı kapatmak için gerekli çalışma ve üretimleri yapacağız” şeklinde konuştu.

“Fındıkta ikinci, kivide üçüncü sıradayız”

Meyve üretiminde de fındık başta olmak üzere üst sıralarda yer aldıklarını vurgulayan Sağlam, ayrıca şunları söyledi:

“Meyvede Türkiye genelinde fındık üretiminde iddialı konumdayız. Türkiye’de üretilen fındığın yüzde 16’sı Samsun’da üretiliyor. Ordu’dan sonra en çok fındık üreten iliz. Bu yıl 1 milyon 200 dönüm arazide 118 bin 500 ton fındık üretimimiz oldu. Geçen yıl bu rakam 112 bin 500 tondu. Yeni fındık alanlarımız henüz üretime geçmedi. Üretime geçince daha fazla üretim yapacağız. Kivi üretiminde de Türkiye’de 3. sıradayız, 6 bin dekar alanda 18 bin ton üretimimiz var. Elma, armut, şeftali gibi meyvelerde de üretimlerimiz hızla devam ediyor.” – SAMSUN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/feed/ 0
YTB, Üsküp’te Türkiye Mezunları Buluşması düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:03:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1703

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Türkiye Mezunları Buluşması gerçekleştirildi.

Etkinliğe, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, YTB Başkanı Abdullah Eren, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Hasan Mehmet Sekizkök, Kuzey Makedonya’daki Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı ve Milletvekili Beycan İlyas, Türk Milli Birlik Hareketi (TMBH) Genel Başkanı Erdoğan Saraç, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türkiye mezunları ile davetliler katıldı.

Bilal Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de 180’e varan ülkeden öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi.

Türkiye’deki burslu öğrencilerin sayısının 300 bini aştığını vurgulayan Erdoğan, bunların 16 bininin YTB burslusu olduğunu belirtti.

Batı’nın, Rusya- Ukrayna Savaşı ile İsrail’in Gazze’ye saldırısına yönelik farklı tutumlarını eleştiren Erdoğan, işgal altındaki Filistin topraklarında insan haklarının yerle bir edildiğini vurgulayarak ABD’nin Afganistan ve Irak’ta bile kullanmadığı çaptaki bombaları, hatta güdümsüz bombaları pervasızca kullanan İsrail’in iş adamlarına da yasak gelip gelmeyeceğini sordu.

Erdoğan, Batı’nın bütün değer paradigmalarını ayaklar altına aldığını, çöktüğünü gördüklerini kaydetti.

Türkiye’nin ise karşılık beklemeden yardımlar yaptığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukların yaşadığı coğrafyalarda değil, onun dışındaki coğrafyalarda da yaptığımız, TİKA aracılığıyla birçok insani yardımlar, kurumlar, yetimhaneler, iktisadi kalkınma projeleri, bunların bir karşılığı yok. Türkiye bir karşılık bekleyerek yapmıyor ve Batı’dan ayrıştığı yer de bu.”

Türkiye Mezunlarının gerek Kuzey Makedonya’da gerek bölgede çok iyi yerlere gelmesi temennisinde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin bu maliyette dünyanın en iyi eğitimini veren ülke olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Eğitim dünyanın hiçbir yerinde kolay değil, hiçbir yerinde öğrenciye bir eli yağda bir eli balda üniversite hayatı diye bir şey söz konusu değil. Ama Türkiye mükemmel mutfağı, yemekleri, misafirperverliği, müthiş manzaraları, kültürel zenginliği bütün bunlarla beraber verdiği eğitim kalitesiyle gerçekten bir öğrenci için herhalde dünyada cennete en yakın ülke olsa gerek.” değerlendirmesinde bulundu.

Eren de 2010 yılında kurulan YTB’nin, Türkiye’nin son 20 yılda dış politikasındaki paradigma değişiminin aslında bir nevi “çıktı kurumlarından” bir tanesi olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde klasik diplomatik araçların yanı sıra eğitim ve kültürel diplomasi, sosyal kalkınma yardımları gibi çok farklı alanlarda tarihi kültürel mirasının gerektiği bir biçimde yeniden atılıma geçtiğini ifade eden Eren, son dönemlerde Türkiye’de kurulan YTB, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların Türkiye’nin gönül coğrafyasına uzanan elleri olduğunu söyledi.

Gönül coğrafyasının Türkiye’ye has bir tabir olduğunu vurgulayan Eren, “Dünyanın neresine gidersek gidelim Türkiye’ye müzahir, kendi devletinden bağımsız Türkiye’yi takip eden topluluklar olduğunu görüyoruz. Bu Türkiye’nin en büyük kazancı hem de en büyük sorumluluğu.” diye konuştu.

Kuzey Makedonya’nın Türkiye Bursları programında ayrı bir önemi olduğunu kaydeden Eren, son yıllarda sayıların düştüğünü, bu kapsamda tanıtım programları yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Dünyada 35 mezun dernekleri bulunduğunu aktaran Eren, “Bu mezun dernekleri bu buluşmaları organize ediyor. 130’dan fazla mezun buluşması yaptık son 4 sene içerisinde.” dedi.

Büyükelçi Sekizkök de geçen hafta şehadete eren askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Köklü tarihi ve beşeri bağların bulunduğu Kuzey Makedonya’da ve diğer Balkan ülkelerinde gençlerin iyi bir eğitim alarak hayata hazırlanmalarını teşvik etmenin Türkiye’nin öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Sekizkök, “Ülkemizin eğitim alanında sahip olduğu birim ve tecrübenin Kuzey Makedonya’ya aktarılmasının ne kadar değerli olduğunu burada görev yaptığım süre zarfında bizzat gözlemlemekten büyük gurur duydum. Bunu yaparken, bağımsızlığından itibaren yanında durduğumuz Kuzey Makedonya’yı oluşturan bütün toplumları kucaklayıcı ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsedik.” ifadelerini kullandı.

Türkiye mezunu Ekrem Destanov, Velika İvkovska ve Metin İzeti’nin de konuşma yaptığı program kapsamında YTB’nin tanıtım filmi gösterildi, hediye takdimi yapıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/feed/ 0
DEÜ’lü yüzücülerden 1 rekor, 8 madalya https://www.akittvhaber.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/ https://www.akittvhaber.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:36:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1694

Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen yüzme şampiyonasında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) rüzgarı esti. Organizasyona 5 sporcusu ile katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü, biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik, toplamda 8 madalya elde etti.

Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen Türkiye Arena Kulüpler Arası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonasında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) damga vurdu. Beylikdüzü Yüzme Havuzunda düzenlenen organizasyona 5 sporcusu ile katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü, biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik, toplamda 8 madalya elde etti. Türkiye rekorunun ve birinciliklerin sahibi DEÜ Spor Kulübü sporcusu 13 yaşındaki Derin Akar; kadınlar 200 metre karışık, 50 metre kelebek, 50 metre kurbağalama ve 1: 04.33’lük derecesiyle 13 yaş Türkiye rekoru kırdığı 100 metre karışık yüzme yarışlarında, altın madalyaya uzandı. Şampiyonada ayrıca DEÜ’den Azra Askar; 13 Yaş 100 metre kurbağalamada Türkiye 4’üncüsü, 50 metre kurbağalamada Türkiye 6’ncısı ve 200 metre kurbağalamada Türkiye 7’incisi olurken, Çağdaş Çolakoğulları ise 100 metre karışıkta Türkiye 7’ncisi oldu.

“Şehitlerimize armağanımızdır”

Gelişmeyi değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, DEÜ’nün spor bilimlerindeki yatırımları, genç sporculara sunduğu imkanlar, altyapı ve tesisleriyle Türkiye’nin bu alandaki en önemli yükseköğretim kurumlarından birisi olduğunu vurguladı.

DEÜ’nün bu zamana kadar birçok milli sporcu yetiştirdiğini ve onlara ev sahipliği yaptığının altını çizen Rektör Hotar, organizasyonda Türkiye rekorunun uzun bir zamanın ardından İzmir kökenli bir kulüp tarafından kırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Hotar, “Kulaçlarını rekorlar için atan yüzücülerimiz, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Arena Kulüplerarası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık yaş Yüzme Şampiyonasına başarılarıyla adeta damga vurdular. 1 Türkiye rekoru ve 4 altın madalya elde ettiğimiz şampiyonadaki performansları için genç sporcularımızı ve antrenörlerini tebrik ediyorum. Toplamda 8 madalya kazandık. Sporcu bir üniversite olarak da ön plana çıkan DEÜ olarak, sporu her zaman önceliğimize aldık ve gençlerimizi spora yöneltmek için çeşitli teşvikler geliştirdik. Bu çabalarımızın meyvesini topluyoruz. Hedefimiz; sadece ulusal değil, uluslararası arenada da önemli başarılar elde etmek. Sporcularımızın başarılarıyla gurur duyuyor, DEÜ olarak bu başarıları ülkemizin bölünmez bütünlüğünü sağlamak uğruna canlarını tereddütsüz feda eden kahraman Şehitlerimize armağan ediyoruz” dedi.

“Ülkemizin spordaki gelişimine önemli katkılar sunuyoruz”

Şampiyonaya 5 sporcu ve 2 yüzme antrenörü ile katıldıklarını belirten DEÜ Spor Kulübü Başkanı Doç. Dr. Tolga Şahin, “Spor bilimlerinde Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen şampiyonada yüzücülerimizin performansları ve elde ettikleri önemli başarılar dolayısıyla büyük bir mutluluk yaşıyoruz. DEÜ Spor Kulübü olarak, üniversitemiz çatısı altında birçok spor branşında faaliyet gösteriyor ve ülkemizin spordaki gelişimine önemli katkılar sunuyoruz” ifadesinde bulundu.

“Madalyalardan dolayı çok mutluyuz”

Organizasyonda biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik elde eden Derin Akar’ın ve diğer sporcuların Deniz Bora Alkan ile birlikte antrenörü olan DEÜ Spor Kulübü Yüzme Antrenörü Ayşegül Emir ise şampiyonaya hazırlık süreci hakkında bilgiler verdi. Emir, “Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü Yüzme Takımı olarak, beş senelik bir emeğin sonunda, yılın son yarışı olan Türkiye Arena Kulüpler Arası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda 5 sporcumuzun da göstermiş olduğu başarılardan ve elde ettiğimiz 8 madalyadan dolayı çok mutluyuz. Milli takıma sporcu kazandırdığımız bu süreçte, İzmir kökenli bir takım tarafından uzun zamandır kırılamayan Türkiye rekorunu da kırmış olduk” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili Gül: “Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer” https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:09:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1637

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, “Türkiye, Ankara huzurlu değilse, Gaziantep, Şanlıurfa huzurlu değilse, Diyarbakır huzurlu değilse Avrupa da huzurlu olamaz. Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı bütçe görüşmelerinde AK Parti adına Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu ve Abdulhamit Gül, CHP adına ise Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, terör örgütü lideri elebaşı için ‘Sayın’ diyenlere tepki göstererek, “Ben onlara inat şöyle okumak istiyorum: Sayın Cebrail Dündar, Mardin; Sayın Kemal Aslan, Elazığ; Sayın Enis Budak, Ağrı nüfusuna kayıtlı, ailesi Manisa’da yaşıyor. Cenazeyi hatırlayacaksınız. Sayın Abdulkadir İyem, Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı, ailesi Gaziantep’te; Sayın Ahmet Arslan, Yozgat nüfusuna kayıtlı; Sayın Semih Yılmaz, Kırıkkale nüfusuna kayıtlı; Sayın Yasin Karaca, Tokat nüfusuna kayıtlı; Sayın Çağatay Erenoğlu, Sinop nüfusuna kayıtlı; Sayın Emre Taşkın, Malatya nüfusuna kayıtlı; Sayın Ramazan Günay, Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı, ailesi İzmir’de yaşıyor. Sayın Mehmet Serinkan, Denizli nüfusuna kayıtlı; Sayın İsmet Yazıcı, Gümüşhane nüfusuna kayıtlı, ailesi Zonguldak’ta yaşıyor. Buradan baktığımızda ne çıkıyor? Vefat edenlerin, şehit olanların bir milliyeti var mı? Hepsi bu vatanın evladı değiller mi? Ben biliyorum, evlerinde akşam bu haberi izlerken ağlamadan duran var mıydı, kalbi yanmayan, dağlanmayan var mıydı? Hangi siyasi partiye oy verirse versin, bunu kınamayan, telin etmeyen yer var mıydı? Bence yoktu. ve biliyoruz, tabii ki ateş düştüğü yeri yakar. Allah hiç kimseye evlat acısı vermesin, çok ağır bir imtihan. Ama şunu görüyorum, ben de konuştum, işte Tokat’taki kardeşimizin babasıyla konuştum. Bize söyledikleri bir tek cümle var, bunu o kadar içten söylüyorlar ki, eminim cenazelere giden bütün arkadaşlarımız aynı şeyi işittiler: ‘Vatan sağ olsun.’ Başka bir ifade yok, başka bir talep de yok. O yüzden buradan baktığımda muazzam bir yüce gönüllülük görüyorum. Yani yüreği dağlanmış, ciğeri dağlanmış bir millet, evlatlarına ağlayan bir millet ve nihayetinde canı pahasına bu toprakları korumak isteyen insanlar görüyoruz” dedi.

“CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum”

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, teröre ilişkin ortak bildiriye imza atmayan CHP ve DEM Parti gruplarına tepki göstererek, “‘Değişeceğiz’ dediler, ‘Değişim’ dediler, ne değişti diye baktık, gördüğümüz şu: Önce Kandil’in talebi doğrultusunda terörle mücadele tezkerelerine hayır dediler, sonra şehitlerimizle ve Mehmetçiklerimizle birlikte olduğumuzun vurgulandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortak bildirisine imza atmaktan çekindiler. Kimden çekiniyorsunuz? Kimden korkuyorsunuz? Bu utanç gerçekten size yeter. Hiç kimse bahane uydurmasın, hakikatleri çarpıtmasın, hakikatin üstünü örtmeye çalışmasın” dedi.

CHP ve DEM Parti’nin senkronizasyon içinde birbirlerini takip ettiğini söyleyen Akbaşoğlu, “Haksız, asılsız iddia ve suçlamalarıyla Kürtlere ve Alevilere ayrımcı bir dil kullanması, her şeyden önce bu kardeşlerimize büyük bir haksızlıktır. Ayrıştırıcı, ayrımcı bir dili asla ve kata kabul etmiyoruz. Her iki partinin de ‘Kürtler ve Aleviler daha az eşittir’ sözü bir bühtandır ve asla kabul edilemez. Bu, açıkça hakkı ve hakikati, Kürt ve Alevi kardeşlerimizi istismardır. CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum” şeklinde konuştu.

Sessiz devrimlerin hayata geçirilerek yaşanılan sorunların sorun olmaktan çıktığını belirten Akbaşoğlu şöyle konuştu:

“AK Parti iktidarları olarak meşruiyet ve özgürlükler temelinde birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde sessiz devrimleri hayata geçirerek yaşanılan sorunları sorun olmaktan çıkardık ve tüm vatandaşlarımızın özgürlüklerini genişlettik. Bunun şahidi 85 milyon halkımızdır; Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün insanlarımızdır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümü, istisnasız tümü kanun önünde eşit ve birinci sınıf vatandaşlardır, ötekileştirici ve ayrımcı dil asla ve kata kabul edilemez.”

“Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de, 17-25 Aralık tarihlerinde polise ve yargıya sızmış paralel çetenin operasyonuyla seçilmiş hükümete darbe girişiminde bulunulduğunu hatırlatarak, “15 Temmuz’da FETÖ hain darbe girişiminde bulundu ve o gün ‘Halkın iradesinden başka hiçbir güç tanımam’ diyen Cumhurbaşkanımız milletimizle beraber bu hain saldırıya karşı, tüm duyarlı vatandaşlarımız ve siyasi partiler hep beraber karşı çıktı. Bugün esas itibarıyla Cumhur İttifakı’nın varoluş sebepleri de yine 15 Temmuz’a dayanmaktadır. Çünkü milletimize bir saldırı varsa, milli iradeye bir saldırı varsa ‘Partim önemli değildir, benim makamım önemli değildir ülkem önemlidir’ diyen bir anlayıştır. Bu anlayışı sürdürüyoruz, bu anlayışı hep beraber sürdürmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Gül şöyle konuştu:

“PKK neden saldırıyor? Neden saldırıyor biliyor musunuz? Kuzeyimizde Ukrayna ve Kafkaslardaki karışıklık, güneyimizde Suriye’de ve Irak’taki, Akdeniz’deki karışıklıkla beraber Türkiye istikrar abidesi olarak bölgede duruyor. Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar, Türkiye büyümesin isteyenler taşeron örgütler kullanıyor. Değerli arkadaşlar, vekalet savaşları üzerinden ülkeleri dizayn etme politikasını ortaya koyanları çok iyi biliyoruz. Bunları bildiği halde göz yumanları da çok iyi biliyoruz, kuklayı da biliyoruz, kuklacıları da biliyoruz. Sırtını terör örgütlerine dayayanları da biliyoruz. Ama şunu da çok iyi bilsinler ki, bu ülke terörle mücadelede hukuk çerçevesinde başarılı olacaktır ve eninde sonunda Türkiye hem bölgesel hem küresel liderliğiyle beraber terörle etkin mücadelesini yapacak ve başarıya ulaşacaktır. Türkiye, üzerinde operasyon çekilebilecek bir ülke değildir. Türkiye, üzerinde yazılacak senaryoları tarihin çöp kutusuna atabilecek muktedir bir Türkiye’dir, muktedir bir ülkedir. Ülkemiz sınırları içerisinde ve dışarısında, güneyimizde bir terör koridoru kurulmasına asla ama asla izin vermeyeceğiz. Burada, şunu da söylemek isterim: Avrupa’nın güvenliği Türkiye’nin güvenliğinden geçer. Batı ülkelerinin başkentlerinde, Batı ülkelerinde yaşayıp bu teröre destek verenler, binlerce kilometre öteden gelip benim yanı başımda Türkiye’ye operasyon yapanlara gözümü yumacak değilim; geldikleri gibi gidecekler, bu mücadeleyi de en başarılı bir şekilde vereceğiz. Türkiye, Ankara huzurlu değilse, Gaziantep, Şanlıurfa huzurlu değilse, Diyarbakır huzurlu değilse Avrupa da huzurlu olamaz. Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer.”

“Terörü lanetliyoruz”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Günaydın, “Terörü lanetliyoruz. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne, barış içerisinde yaşamasına olan inancımızı ve kararlılığımızı da ifade ediyoruz ve elbette bunun yanında Kurtuluş Savaşı kahramanı, Lozan’ın mimarı, Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’na sokmayan büyük siyasetçi, 2’nci Genel Başkanımız ve 2’nci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü de saygıyla ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

Günaydın, büyüme rakamlarına değinerek, “Size göre artan jeopolitik risklere, dünyada gelişen iktisadi krizlere, darbe girişiminin hala süren etkilerine rağmen AK Parti bir büyüme efsanesi oluşturmuş. Bakalım, veriler bunu teyit ediyor mu? Türkiye Zincirlenmiş Hacim Endeksi’ne göre 1923-2023 döneminde yüzde 5,4 büyümüş ortalama, dönemsel bazda en yüksek büyüme oranı 1923-1929 arasında yüzde 7,3 olarak gerçekleşmiş. Daha sonra düşünelim, 1929’daki Büyük Ekonomik Buhran, İkinci Dünya Savaşı, petrol krizi, koalisyonlar, askeri darbeler, kapitalizmin birikim krizleri, bütün bunların hepsini toplayın Cumhuriyet Dönemi boyunca yüzde 5’in üzerinde bir büyüme temposu ortaya koyabilen bir ekonomiden söz ediyoruz. Peki, siz ne yapmışsınız? 2003-2008 döneminde yüzde 6,21 büyümüşsünüz. 2009-2023 dönemi büyümeniz Cumhuriyet Dönemi toplam büyümesinin gerisinde yüzde 5,15. Demek ki ortada Türkiye’nin tarihsel büyüme oranını yakalayabilen bir büyüme temponuz yok, övünülebilecek bir şey yok. Peki, ilave edelim, acaba bu büyüme bir kalkınma çağırabiliyor mu” diye konuştu.

Faiz ödemelerine değinen Günaydın, “Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan burada bir konuşma yaptı ve tıpkı babası rahmetli Erbakan gibi faize ayrılan miktarları eleştirdi, bunun bakanlık bütçeleriyle oranlarını da ortaya koydu ama anlayamadığımız bir şekilde, bu konuşmayı yaptıktan sonra bütçeye olumlu oy vereceğini söyledi. Bakın, ben biraz açayım size. 21 yıllık iktidarınız var ya, ’22’nci bütçemiz’ diye övünüyorsunuz. Burada iç ve dış faiz lobilerine 21 yılda 2 trilyon 189 milyar TL para ödediniz. Bu, 2017’ye kadar her yıl ortalama 50 milyar TL diye gidiyordu. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Sonra canavarlaştı bu rakamlar 2018’de 74 milyar TL, 2019’da bir yılda 100 milyar TL, 2020’de 134 milyar TL, 2021’de 181 milyar TL, 2022’de 311 milyar TL. Bu sene ne kadarı, bu senenin bütçesinin ne kadarı faize gidiyor biliyor musunuz arkadaşlar? Tam 632 milyar TL’yi faize veriyorsunuz” diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli ise, Pençe Kilit Harekatı bölgesinde hain terör örgütünün saldırılarında şehit düşen kahraman askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve millete başsağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanı, büyük devlet adamı, CHP’nin 2’nci Genel Başkanı ve 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün vefatının 50’nci yıl dönümü olduğunu söyleyen Türeli, İnönü’yü de rahmetle andı. Türeli, 1924 yılında ilk defa bütçe hazırlandığını kaydederek, “1924 bütçesinin bütçe gider tahmini 140,4 milyon lira, bütçe gelir tahmini 129,2 milyon lira, bütçe açığı 11,2 milyon lira olarak öngörülmüş. Fakat 1924 yılı şartlarında bütçe açık vermemiş, 6,8 milyon lira fazla vermiş; harcamalarda bir kısıntı yok ama gelirlerin gereğinden fazla gelmesi sonucunda bütçe fazla vermiş. Bu dönem, genç cumhuriyetin kurucularında çok ciddi anlamda denk bütçe fikri oluşmuş, bir denk bütçe yapmak, açık vermemek; dışarıdan ithalat yerine yurt içi üretimin yapılması öncelikli olmuş ve 1926 yılında denk bütçe hazırlanmış. Bakın, çok ilginçtir, iki-üç yıl üst üste denk bütçe yapılmış fakat 1929 büyük buhran, ekonomik buhran ve sonrasında yaşanan o krizin sürmesi sonucunda gene bütçede bir kısım açıklar verilmiş. Gene çok ilginçtir, cumhuriyet açısından çok önemlidir, 1927 yılında Muhasebei Umumiye Kanunu çıkartılmış. Değerli milletvekilleri, çok önemli bir kanun. 2003 yılında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası çıkana kadar Muhasebei Umumiye Kanunu geçerli olmuş. Devletin tüm mallarının yönetimi ve muhasebesi bu kanunla belirlenmiş. ve çok ilginçtir, Muhasebei Umumiye Kanunu’yla belirlenen sistemin özelliği şu: Giderler ve gelirler tek hesaptan, tek hazine hesabından, teknik bir terimle ‘tek vezne’den yapılmış. Bugün eleştiriyoruz ya; Türkiye Varlık Fonu var, döner sermayeli kuruluşlar var, bütçe dışı fonlar var, özel hesaplar var; bunların hepsinin bütçe dışında olmasını eleştiriyoruz. Kesin Hesap Kanunu’nda Sayıştay’ın da bu konuda çok ciddi eleştiriler olmasına rağmen bu aynı yanlış sistem devam ediyor. İşte, o cumhuriyet, 1927 yılında bu kanunla birlikte tek hesaptan gelirleri ve giderleri birlikte görmüş ve birlikte izlemiş. Bu da aslında onların ekonomiye, sosyal hayata bakışlarının ve o konuda başarmak istedikleri şey için bütçeyi nasıl bir araç olarak gördüklerinin en büyük nişanesidir, örneğidir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti hükümetleri dönemlerinde neoliberal ekonomi modelinin benimsendiğini ifade eden Türeli, “Neoliberal ekonomi modeli AK Parti hükümetleri döneminde noktasına, virgülüne dokunmadan uygulanmaya devam edilmiştir. Bakın, bu model 1970’li yılların ikinci yarısında çıkmış bir modeldir ve 1980’lerle birlikte önce Amerika’da, sonra İngiltere’de ve sonra da bizim gibi birçok ülkede ve aynı zamanda IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla önerildiği şekilde uygulanmıştır. Fakat 1990’ların ikinci yarısından itibaren başlayan krizler, 2008-2009 küresel krizi ve en son 2020 yılındaki pandemi krizi bugün artık neoliberal ekonomi modelinin uygulanamayacağını açık ve net olarak ortaya koymuştur. Çünkü bu model sonucunda dünyada küresel adaletsizlikler artmıştır, gelir ve servet eşitsizliği büyümüştür, yoksulluk artmış, kamu hizmetleri gerilemiş ve emek kesiminin sermaye kesimi karşısındaki göreli konumu gerilemiştir. ve bu aynı zamanda çok ciddi bir küresel göç ve sığınmacı, mülteci sorununu ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/feed/ 0
Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi: Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız https://www.akittvhaber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:06:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1589

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çelebi, bir otelde düzenlenen Anavatan Partisi 4. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Filistin’de masum çocukların, kadınların üzerlerine bombalar yağdırıldığını belirterek, televizyon ekranlarında yaralı çocukların acılarını, annelerin yardım feryatlarını büyük bir üzüntüyle izlediklerini belirtti.

“Yaşadığımız bu insani dram topyekun bir çöküşten başka bir şey değildir. Tüm insanlığın gözleri önünde yaşanan bu katliam karşısında insanların vicdanı kör ve sağır.” diyen Çelebi, şunları kaydetti:

“İnsanlığın yeniden ve derhal bir büyük barış iklimine, işbirliği zeminine ihtiyaç duyduğu açık. Eşitlik ve dayanışma temelinde uluslararası bir anlayışa, dayanışma iklimine ihtiyacımız var. Maalesef bugün Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar yetersiz ve aciz.”

Özal’ın vizyoner tutumu

Türkiye’nin 1980 döneminin koşullarından Turgut Özal ve Anavatan Partisi’nin vizyoner tutumuyla çıktığını savunan Çelebi, Özal’ın liberal politikaları, modern dünya ile entegrasyon çabaları ve ihracata dayalı rekabetçi ekonomi anlayışının millete ışık olduğunu ifade etti.

O dönemde ihracata dayalı rekabetçi ekonomi modeliyle ihracatta ve ekonomik büyümede rekorlar kırıldığını dile getiren Çelebi, bugün otomotiv sektöründen savunma sanayine, tarımda artan makineleşmeden yetişmiş insan kaynağına kadar her alanda Anavatan Partisi’nin imzası bulunduğunu söyledi.

Anavatan Partisinin millete dünya ile rekabet edebileceğine dair bir bilinç ve vizyon kazandırdığını, ülkeye çağ atlattığını belirten Çelebi, “Merhum genel başkanımız Özal’ın dört eğilimi birleştiren anlayışı büyük birliği ve beraberliği sağlamış, toplumsal fay hatları adeta görünmez olmuştur.” dedi.

“Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır”

Çelebi, mayıs ayında 14 yıl sonra tekrar pusulalarda yerlerini aldıklarını belirterek, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizi görmeyen görsün, bizi duymayan kalmasın. İşte bu ruh, bu benlik, vatan sevdasının ateşiyle yanan cesur yürekler, bugün burada.” diye konuştu.

Türkiye’nin 100 yılda birçok badireden kendi küllerinden yeniden doğarak ayağa kalktığını vurgulayan Çelebi, şöyle konuştu:

“Yokluklar içerisinde, yedi düvele karşı verilen Milli Mücadelemiz bizim için en büyük ve en başta gelen ilham kaynağıdır. 1980 sonrası Anavatan iktidarında, Anadolu’nun kendi potansiyelini keşfedişi ve rahmetli Turgut Özal’ın düşlerini gerçekleştirerek yazdığı başarı destanı bizim için ilham kaynağıdır. Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır. 1000 yıllık devlet tecrübemiz, anayasa ve hukukun üstünlüğüne dair müktesebatımız, AB üyelik sürecindeki zengin birikimimiz bize ışık tutacaktır.”

“Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında suni kriz”

Son günlerde Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasında suni bir kriz yaratıldığını vurgulayan Çelebi, “Anayasa Mahkemesinin kendini tüm yargı kurumlarının üstünde görmesi kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi verdiği kararlarla hem ülke gündemini meşgul etmekte hem de ülkemizin hukuk sistemini alt üst etmektedir. Üstelik suçu sabit olan, devletine karşı durmuş ve bu yüzden cezasını çekmekte olan birini milletvekili yapmanın amacının onu kurtarma çabası olduğu gün gibi ortadadır.” şeklinde konuştu.

Bugün Anavatan Partisi için yeni bir dönemi başlattığını dile getiren Çelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim derdimiz üreticiyken tüketici olan, maliyetler yüzünden işini aşını kaybetmiş çiftçimizin hakkını savunmak. Bizim derdimiz finansman sorunu yaşayan, uluslararası pazar desteği bekleyen sanayicimizin, tüccarımızın sesi olmak. Bizim derdimiz kimseye yaranmaya çalışmadan gerçekleri söylemek. Bizim derdimiz adaletin ve hukukun herkes için olduğunu ne olursa olsun söylemek. Bizim derdimiz anavatanımız, bizim derdimiz Türkiyemiz. Yüzümüzü Avrupa Birliğine çevirip ülkemiz için ‘önce insan’ diyeceğiz, liyakat sahibi gençlerin makamlarda olduğu, işsizliğin olmadığı, siyasetin ötekileştirmediği, dinin ve dilin asla sorun olmadığı, sanayinin, üretimin, bilimin, teknolojinin önde olduğu bir Türkiye oluşturacağız. Başaracağız, asla umudumuzu kaybetmeyeceğiz.”

Mevcut Genel Başkan İbrahim Çelebi ile Anavatan Partisi MYK üyesi Harun Kara’nın aday olduğu kongrede 677 delegenin oy verme işlemi sürüyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/feed/ 0
İTO Başkanı: Asgari ücret bölgesel olarak belirlenmeli https://www.akittvhaber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/ https://www.akittvhaber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:18:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1552

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’daki asgari ücretle 6. bölge teşvikleri kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerektiğini belirterek, “Nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücret de 3 veya 4 skala olarak belirlenebilir.” dedi.

Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu ayın sonuna kadar 2024’te uygulanacak asgari ücretin tespit edileceğini hatırlatarak, asgari ücretin, iş dünyası tarafından asgari ücretten öte, tüm ücret skalasına etki eden bir çalışma olarak değerlendirildiğini söyledi.

2024 ile ilgili açıklanan “iddialı” bir Orta Vadeli Program’ın (OVP) yürürlükte olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Buna bağlı olarak, enflasyon, kur ve faizle ilgili hedeflenen bir yol haritası var. Bütün bunların içinde iş dünyasının rekabetçiliğini kaybetmeyeceği bir denge içinde yürümemiz lazım. Sadece ücretlerin dengelenmesiyle değil, aynı zamanda faizlerin ve kurun da denge içinde olacağı bir yapı olması lazım ki Türkiye’deki üretici-ihracatçı rekabetçiliğini artırsın ve yurt içindeki üreticiler ithal ürünlere karşı dezavantajlı hale gelmesin. Yeni asgari ücretin bütün bu büyük resmi görerek belirlenmesinin doğru olacağı düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi iş dünyasının üzerinde durduğu bir konu”

Şekib Avdagiç, asgari ücretle beraber iş dünyasının önemle üzerinde durduğu bir konunun ise gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 15 yıl önce asgari ücretin ilk vergi diliminin asgari ücretin 13 katı mertebesinde olduğu bilgisini paylaşan Avdagiç, “Her yıl asgari ücret bir sosyal ücret olarak daha hızlı artıyor olmasına rağmen gelir vergisi dilimleri bunun çok altında bir hızla arttı. İlk vergi dilimi 2008’de asgari ücretin 13 katıyken, bugün geldiğimiz noktada telaffuz edilen asgari ücret zammı beklentisi ve yeniden değerleme oranındaki vergi güncellemesi ile birlikte 2024’te 6 kattan bile az bir değere düşmüş olacak.” şeklinde konuştu.

Avdagiç, çalışanların gelir vergisi dilimlerinin yeniden düzenlenmesinin yanı sıra SGK üst limitinin revize edilmesinin de çalışma hayatı için önemli bir açılım olabileceğini belirtti.

“Asgari ücret bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir”

İTO Başkanı Avdagiç, nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücretin de 6 skala olmasa bile 3 veya 4 skala olarak belirlenebileceğini vurgulayarak, “Asgari ücret, bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir. İstanbul’daki asgari ücretle, teşvikle ilgili 6. bölge kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Dolayısıyla asgari ücretin gelişmiş illerde biraz daha yüksek, gelişmekte olan illerde görece olarak bunun altında bir skalayla belirlenmesi bir fayda sağlayacaktır.” yorumunu yaptı.

15 Aralık’ta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notu hakkında değerlendirme yapmamasına değinen Avdagiç, şu andaki OVP’nin birçok piyasa aktörü tarafından da gerçeğe çok yakın olarak addedildiğini belirtti.

Avdagiç, “2018 yılından bu tarafı inceleyecek olursak uluslararası derecelendirme kuruluşlarının ve Dünya Bankası, OECD gibi kurumların Türkiye’nin büyümesiyle ilgili, Türkiye ile ilgili verileri hep aşağıdan başlattığını görüyoruz. Türkiye hep öngörülenin üzerinde büyüdü.” diye konuştu.

Türkiye’ye gelen yatırımları da değerlendiren Avdagiç, seçimden bu yana yürütülen politikanın tutarlı ve yabancı fon sahiplerinin makul ve olumlu karşıladığı bir süreç olduğunu söyledi.

Avdagiç, “Tabii bizim açımızdan şu anda özellikle finansman maliyetinin yüksekliği önemli. En kritik konu, olabildiğince en hızlı bir şekilde enflasyonu aşağı çekmek ve finansman maliyetini buna bağlı olarak düşürüp Türkiye’deki iş dünyasındaki aktörlerin yatırım arzusunu artırmayı sağlamak.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/feed/ 0
ING Türkiye Müdürü Gökgöz, atılmaya başlanan adımların etkilerini 2024’te “daha net” görmeyi bekliyor Açıklaması https://www.akittvhaber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:12:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1546

ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2024’ün, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördükleri bir dönem olacağını belirterek, “Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” dedi.

Gökgöz, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, 2023’ün, dünyada jeopolitik ve ekonomik dalga boyu yüksek gelişmelerin yaşandığı, Türkiye’de ise büyük bir deprem felaketinin açtığı yaralar sonrası ekonomide yeniden yapılanma yolunda adımların atıldığı bir dönem olduğunu söyledi.

Risk yönetiminin daha da önemli hale geldiği bu dönemde, enflasyon endeksli tahviller ve hazine işlemleri başta olmak üzere bazı alanların bankacılık gelirlerini yukarı taşırken, bunlar dışındaki gelirlerin regülasyonların da etkisiyle dalgalı bir seyir sürdürdüğünü ifade eden Gökgöz, finans sektörünün güçlü sermaye yapısı ve değişime hızlı adapte olabilme yeteneği sayesinde ekonomiye desteğini sürdürdüğünü kaydetti.

Gökgöz, “2024, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördüğümüz bir dönem olacak. Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” diye konuştu.

“Ülke ekonomisine sağladığımız desteği artırdık”

ING Türkiye olarak yıl boyunca ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürürken aynı zamanda yeni yatırımlarla Türkiye’deki varlıklarını güçlendirdiklerini ifade eden Gökgöz, yılın üçüncü çeyreğinde 2022 sonuna göre mevduatta yüzde 56, aktif büyüklüğünde ise yüzde 45 artış kaydettiklerini, ihracat, yatırım ve konut kredileri öncelikli olarak ülke ekonomisine sağladıkları desteği artırdıklarını, bununla beraber yeni yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Bu yıl önce ING Teknoloji şirketini hayata geçirerek dijital liderlik yolunda önemli bir adım attıklarını, ardından Ankara’da yeni bir merkez ofisi açtıklarını, son olarak, ING Grubu’nun, Hubs ağını Türkiye’de bir uzmanlık merkezi açarak genişlettiğini anlatan Gökgöz, ING Hubs Türkiye’nin, global düzeyde teknoloji ve analiz alanındaki yetenek havuzu konumlarını güçlendireceğini söyledi.

“ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz”

Alper Gökgöz, 2023’ün, dijital liderlik ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kararlı ve sağlam adımlar attıkları bir yıl olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Müşterilerimize kalıpların dışında çözümler sunmaya devam ettik ve mobil uygulamamızı yeniledik. Uzaktan danışmanlık alanında öncü olduğumuz Cebimdeki Danışman’ın hizmet aralığını haftanın 7 günü gece 00.00’a kadar olacak şekilde genişlettik. Yapay zeka INGo’dan ulaşılan Canlı Destek kanalı da artık 7/24 hizmet veriyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman hizmetini KOBİ müşterilerimize sunmaya başladık. Bütün bu yeniliklerle müşterilerimize yer ve zaman fark etmeden zahmetsiz bir bankacılık deneyimi sunarak yenilikçi marka duruşumuzu güçlendirdik. Dijitalleşme adına attığımız adımların başarılı sonuçlarını da gördük. Cebimdeki Danışman’ı kullanan müşterilerimizin yüzde 90’ı görüşmeden mutlu ayrıldığını belirtti. Yeni müşterilerimizin yarısından fazlası uzaktan müşteri edimi ile müşterimiz oldu. Bununla beraber, ürünün ilk çıkışından bu yana 2,5 milyon müşterimizin Turuncu Hesap’la birikimlerini büyütmesini sağladık. 2023 yılında yüzde 84 oranında Turuncu Hesap TL hacim artışı gerçekleştirdik.”

Stratejik öncelikleri arasında yer alan sürdürülebilirlik alanında da önemli adımlar attıklarını aktaran Gökgöz, ING Grubu olarak, 2050’ye kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Hem finansman alanında müşterilerine destek olduklarını hem de kendi operasyonlarında net sıfır karbon hedefiyle ilerlediklerini ifade eden Gökgöz, “ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz. Bu kapsamda Türkiye odağında, ING Grubu olarak, koordinasyonunu sağladığımız ya da aracılık ettiğimiz sürdürülebilir finansman hacimlerinde ilk 11 ayda geçen yılın aynı dönemine göre 3 katına ulaştık ve 4 milyar avrodan fazla finansman sağlanmasına destek olduk. Sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredimizi de toplam 332 milyon avro karşılığı tutarla yüzde 112 yeniledik. ING Türkiye ve ING Leasing olarak EBRD ile toplam 100 milyon avro ve 5 milyon dolar tutarında kredi anlaşmaları imzaladık.” diye konuştu.

“Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek”

ING Türkiye Genel Müdürü Gökgöz, risk yönetimindeki süregelen yaklaşımlarının önümüzdeki dönem için kendilerine sağlam bir temel sağladığını kaydederek, 2024’ü, dijitalleşme ve büyüme stratejileri açısından önemli bir yıl olarak konumladıklarını söyledi.

Şu ana kadar dijital güçleri ve yenilikçi duruşlarıyla pek çok ilke imza attıklarını belirten Gökgöz, şunları kaydetti:

“Kendimizi bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak tanımlayarak kurum kültüründen teknolojik altyapıya kadar her alanda dijitalleşmeye bütüncül yaklaştık. Türkiye’nin dijital bankacılıkta en sevilen kurumu olma yolunda önümüzdeki sene de önemli adımlar atacağız. Yatırımlarımızı dijital bankacılık odağında şekillendirerek Türkiye’de büyüyeceğiz. Müşterilerimize uçtan uca, zahmetsiz ve üstün bir deneyim sunmaya, rekabetçi değer önerilerimiz ve sektör lideri ürünlerimizle fark yaratmaya devam edeceğiz. Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek, INGo’yu daha proaktif hale getirecek ve Cebimdeki Danışman hizmetimize odaklanmayı sürdüreceğiz. Ayrıca, sürdürülebilir finansman alanındaki global uzmanlığımızı ülkemize aktarmaya ve operasyonlarımızda net sıfır hedefi ile ilerlemeye devam edeceğiz.”

Dijitalleşmenin geleceği bugünden şekillendirdiğini, başta yapay zeka olmak üzere robotik teknolojileri, veri mühendisliğinin yeni fırsatlar yarattığını belirten Gökgöz, sözlerini, “Artık kullanıcılar, hangi ürün ya da hizmeti alırsa alsın hızlı, basit, uçtan uca pürüzsüz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim istiyor. Yeni nesil bankacılık da bu ihtiyaçları karşılamak üzere şekillenmeye devam edecek. Yapay zeka teknolojilerinin rolü artacak. Akıllı bankacılık robotlarının becerileri artacak ve müşteri beklentilerini daha düşük maliyetle daha verimli bir şekilde karşılamamız için önemli bir kanal haline gelecek.” diye tamamladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/feed/ 0
AB Ülkeleri Tütün Ürünlerinin Vergilendirilmesini Yeniden Ele Alıyor https://www.akittvhaber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:06:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1540

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, tütün ürünlerinin vergilendirilmesine ilişkin yöntemi yeniden ele alarak, bu yolla elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirlerini de artırmayı öngörüyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, söz konusu ülkeler, son yıllarda tütün ürünlerine yönelik vergilendirme modelini değiştirmeye başladı. Bu ülkeler, böylece, kaçak tütün ürünlerinin tüketimiyle mücadele alanında da başarı sağlamayı hedefliyor.

AB ülkeleri, yeni model kapsamında, tütün ürünlerinde nispi (oransal) ÖTV’yi azaltıp, maktu ÖTV’yi artırma yoluna gidiyor. Bu çerçevede 22 ülke, 2010 yılından bu yana nispi ÖTV oranını düşürdü.

AB Tütün Tüketim Vergisi Direktifi uyarınca maktu verginin, ağırlıklı ortalama fiyat üzerinden hesaplanan toplam verginin yüzde 7,5’i ila yüzde 76,5’i arasında olması gerekiyor.

AB’de tütün ürünü vergileri, paket başına sabit bir vergi ve perakende satış fiyatının belli bir yüzdesi olan nispi vergiden oluşuyor.

AB’nin en büyük ekonomisine sahip Almanya, öngörülebilir ve kademeli ÖTV artışları ve dengeli nispi ÖTV ile istikrarlı gelir oluşturmayı öngörüyor. Ülkede 2010’da yüzde 24,7 nispi ÖTV oranıyla tütünden elde edilen gelir 13,4 milyar avro oldu. Bu rakam, 2022’de yüzde 19,8 nispi ÖTV oranıyla 14,2 milyar avroya yükseldi.

Romanya’da da makul bir vergilendirme yaklaşımı üzerinde çalışılırken, giderek maktu vergiye dayalı hale gelen bir yapı oluşturuluyor. Bu adımlar, vergi gelirlerinin sürekli artmasına katkıda bulunuyor.

Sırbistan da yüzde 33 nispi ÖTV’yle vergi gelirlerinin istikrarlı şekilde büyümesini amaçlıyor.

Tütün ürünleri vergileri, Lüksemburg’un gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1’inden fazlasını oluştururken, bu oran Yunanistan’da yüzde 1,18 ve Hırvatistan’da yüzde 1,33’ü buluyor.

AB verilerine göre, 1 Temmuz 2023 itibarıyla 20 sigaradan oluşan bir paketin ortalama fiyatı Avro Bölgesi ülkelerinde 3,33 avro ile 15,3 avro arasında değişiyor. İrlanda, 15,3 avro ile en yüksek fiyattan satış yapan ülke olurken, Letonya’da söz konusu fiyat 3,3 avroda kaldı.

Öte yandan, AB dışındaki İsviçre’de ise yüzde 25 nispi ÖTV ile istikrarlı vergi oranları uygulanıyor.

Yasa dışı ticaret

AB Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) verilerine göre, AB sınırlarında 2022 yılında 531 milyon adet kaçak sigara, 205 ton ham tütün ve 65 ton nargile tütünü ele geçirildi. Yaklaşık 316,7 milyon adet sigaranın AB içindeki yasa dışı üretimle bağlantılı olduğu anlaşıldı. Yine geçen yıl AB dışından gelen yaklaşık 215 milyon adet sigaraya el konuldu.

Türkiye’de durum

Türkiye’nin ise reklam yasakları, tek tip paket, izin süreçleri ve yerli tütün kullanımı gibi kurallarla bu alanda yoğun düzenlemeleri bulunuyor.

Ülkede, tütün ürünlerinin vergilendirilmesinde ise maktu ve nispi vergilendirme türleri birlikte kullanılıyor.

Türkiye’de maktu verginin toplam vergi içindeki payı yüzde 2,5. Bu kapsamda, Türkiye’nin, AB ülkelerine kıyasla, toplam vergi içinde maktu ÖTV’nin en düşük paya sahip ülke olması dikkati çekiyor.

Öte yandan, Türkiye, yüzde 63’lük nispi ÖTV oranıyla en yüksek nispi vergi oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Sektör temsilcileri, daha düşük nispi ÖTV yapısının kamu, sektör ve Türkiye ekonomisi için kazanç oluşturacağını belirtiyor.

Bu arada, Türkiye sigara pazarının büyüklüğü 2022’de 117 milyar adet olurken, bu yıl 135 milyar adede yükselmesi bekleniyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/feed/ 0
Meral Akşener: Artık biz, biz olmalıyız https://www.akittvhaber.com.tr/meral-aksener-artik-biz-biz-olmaliyiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/meral-aksener-artik-biz-biz-olmaliyiz/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:42:10 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1385

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Geldiğimiz noktada artık biz, biz olmalıyız. Artık biz, kendimiz olmalıyız. Artık biz bu ülkeyi yönetmeye ciddiyetle, inatla ve cesaretle varız demek durumundayız. Aksi takdirde kendimize göre fedakarlık saydığımız, Türkiye için, milletimiz için faydalı olduğuna inanıp attığımız hiçbir adımın esasında sonuç itibariyle Türkiye’nin geleceğinde çok da büyük bir faydası olmadığını gördük” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, belediye başkan aday tanıtım toplantısı için Nevşehir’e geldi. Burada partililerle bir araya gelen Akşener, “İlk kurulduğumuz heyecanla 6 yılı doldurduk, 7’ye bastık. 6-7 yıl sonra şimdi Türkiye’nin her bir şehrinde, her bir ilçesinde Nevşehir’de olduğu gibi kendi adaylarımızla çıkıp onları kazandırmak, onların şahsında iyi belediyeciliği ve o iyi belediyeciliğin uygulaması sonucunda 2028’de Türkiye’yi yönetmek iddiamızla yine yeniden yola düştük. Biz bu ülkeyi canından çok, istikbalinden çok ve geleceğinden çok sevenleriz. Elbette bu ülkenin her bir ferdi, bu ülkeyi, bu milleti canından çok elbette sevmektedir. Biz de onlardan, onların içinden birileriyiz. Şimdi biz büyüklerimizin yaptığı gibi bu ülkenin var kalması, bu ülkenin kadim bir uygarlık olarak ilanihaye, ilelebet bizden sonra, torunlarımızdan sonra, hepimizden sonra da yaşayabilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirenleriz” diye konuştu.

Bugüne kadar pek çok adım attıklarını belirten Akşener, “Artık onların tekrarına lüzum yoktur. Ama geldiğimiz noktada artık biz, biz olmalıyız. Artık biz kendimiz olmalıyız. Artık biz bu ülkeyi yönetmeye ciddiyetle, inatla ve cesaretle varın demek durumundayız. Aksi takdirde kendimize göre fedakarlık saydığımız, Türkiye için, milletimiz için faydalı olduğuna inanıp attığımız hiçbir adımın esasında sonuç itibariyle Türkiye’nin geleceğinde çok da büyük bir faydası olmadığını gördük” ifadelerini kullandı.

‘BURADA ÖZNE ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI DEĞİLDİR’

Sözlerini sürdüren Akşener, şöyle devam etti:

“Bugün Türkiye ucube bir sistemle yönetiliyor. Tek bir kişinin iki dudağının arasında her ne karar alınacaksa bir kişinin kararına bırakılmış bir yönetim anlayışının ne Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ne başkanlık sistemiyle ne de yarı başkanlık sistemiyle hiçbir alakası yoktur. Burada özne Sayın Erdoğan düşmanlığı değildir. Sayın Erdoğan bugün ‘Hadi bana eyvallah. Ben yokum kardeşim. Yoruldum gidiyorum’ demiş olsa yerine bu salondan her kimi o sandalyeye oturtursak oturtalım ki her birine kişisel olarak güvenim yiğitliklerine, namuslarına, şereflerine ve dürüstlüklerine kefaletim vardır, inancım vardır. Ama buna rağmen 1 sene sonra gerçekten yoldan çıkarlar. Yani şunu söylemek istiyorum her türlü kararı 1 kişinin aldığı herhangi bir tayin, terfi için dahi yapılan bir yanlışlık sebebiyle bir bakanı arasanız o bakanın kendi adına karar veremeyip tekrar cumhurbaşkanlığı makamında her kim varsa onu aradığı ve o insanı yorgunluktan büktükleri bir sistem bu. O sandalyede, o koltukta oturana da yazık, bu ülkenin insanlarına da yazık.”

‘DERTLERİNİZİ MECLİS’TE GETİRMEYE KARARLIYIZ’

Asgari ücret konusuna da değinen Akşener, “Aranızda emekli maaşıyla geçinen kaç kişi var? Esnaf olan kimler? Şimdi bütün bu arkadaşlarıma baktığım zaman asgari ücretin ne kadar olacağını heyecanla bekliyorsunuz. Ama aldığınız parayla Nevşehir’de bile geçinmeniz mümkün değil. 4 kişilik bir aileyi bir asgari ücretle geçindirmeniz mümkün değil. Hele kiradaysanız hiç mümkün değil ve gıda fiyatlarının son derece artmış olmasının getirdiği bir sonuçla evlerde artık yemek miktarı günde iki öğüne düşmüşken, hele büyükşehirlerde bu iki öğünde son derece azken, çocuklarımız aç ve gelişmek zorluğu çekerken, büyükşehirlerde evlatlarımızda bodurluk başlamışken biz bunları konuşmak yerine lagada, lugada işlerle meşgulsek, ‘sen şucu musun? ben bucu muyum?’ diye konuşuyorsak bu işten millet çırak çıkmış demektir. Biz ısrarla ve inatla sizin dertlerinizi, sizin problemlerinizi Meclis’te dile getirmeye, kanun teklifi vermeye, gerekirse araştırma önergesi, soru önergesi gibi o konuya dikkat çekmeye kararlıyız” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/meral-aksener-artik-biz-biz-olmaliyiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığının 2024 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanliginin-2024-yili-butcesi-tbmm-genel-kurulunda/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanliginin-2024-yili-butcesi-tbmm-genel-kurulunda/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:03:11 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1346

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, “TEKNOFEST, gençlerimize ‘Biz de başarabiliriz’ kültürünü ve özgüvenini aşılamakta, geleceğe umutla bakmalarını ve hayallerini gerçekleştirmelerini sağlamaktadır.” dedi.

MHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde konuştu.

MHP Konya Milletvekili Kalaycı, 2024 yılı bütçe teklifinde Cumhurbaşkanlığına 12 milyar 283 milyon lira ödenek öngörüldüğünü, bunun 4 milyar 335 milyon lirasının Barışı Destekleme ve Koruma Harekatı giderleri için ilgili kurumlara aktarılmak üzere ayrıldığını belirtti.

E-Devlet’e yeni hizmetlerin dahil edildiğini, hizmetlerin bütünleşik bir yaklaşımla sunumunun ön plana çıkarıldığını ifade eden Kalaycı, Avrupa Komisyonu 2023 Yılı e-Devlet Kıyaslama Raporu’nda, Türkiye’nin 35 ülke arasında ilk kez 10’uncu sırada yer aldığını kaydetti.

Dijital ekonominin, yaygın ve etkin olduğu alanlardaki güvenlik endişelerini bertaraf ederek, Türkiye’ye önemli fırsatlar sunacağını dile getiren Kalaycı, bu amaçla dijitalleşmeye uygun araç, yöntem ve mevzuatın günün şartlarına göre düzenlenmesinin önemli olduğunu anlattı.

Mustafa Kalaycı, yeşil üretim stratejisinin, hem ekolojik dengenin sağlanması hem de sürdürülebilir bir ihracat hedefi için öncelikli konulardan biri olduğuna işaret ederek, “İklim değişikliğine uyum politikaları kapsamında tarım, orman, su, gıda gibi konulara ilişkin tedbirlerin yanında ekonomik ve ticari hayat, uluslararası ilişkiler ve hukuk alanlarını da kapsayan uyum düzenlemelerinin yapılmasını, yeterli kurumsal kapasitenin oluşturulmasını gerekli görüyoruz.” diye konuştu.

Ekonomide bağımsızlığı, teknoloji yoğun ve katma değeri yüksek yerli ve milli üretimi artırmayı sağlamak amacıyla başlatılan milli teknoloji hamlesine çok önem verdiklerini vurgulayan Kalaycı, “Tam bağımsız güçlü Türkiye ülküsüyle milli teknoloji hamlesi yolculuğuna devam eden TEKNOFEST, gençlerimize ‘Biz de başarabiliriz’ kültürünü ve öz güvenini aşılamakta, geleceğe umutla bakmalarını ve hayallerini gerçekleştirmelerini sağlamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kalaycı, TEKNOFEST’in, savunma, havacılık ve uzay alanında teknoloji endüstri bölgesine sahip ve savunma sanayisi üssü olma yolunda ilerleyen Konya’ya da yakışacağını ifade etti.

“Türk istihbaratı aleyhine videolar servis ediyorlar”

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, son yıllarda gerçekleştirilen yasal düzenlemeler sayesinde Milli Güvenlik Kurulunun, “sivil yönetimin üzerinde sallanan Demokles’in kılıcı olmaktan çıktığını” söyledi.

Milli Güvenlik Kurulunun, güvenlik bürokrasisiyle seçilmiş iradenin bir arada karar verebildiği, Türkiye’ye yönelik potansiyel saldırıları önlemeye odaklanan bir yapıya dönüştüğünü aktaran Osmanağaoğlu, “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, milli iradeye pusu kuranlar için savunma mevzisi olmaktan çıkmıştır, artık milletin güvenliğiyle alakalı politikalar üreten ve çözümler düzenleyen bir koordinasyon merkezi haline gelmiştir. Bu hayırlı dönüşüm, Türk demokrasisi açısından yüz ağartıcıdır.” görüşünü paylaştı.

Osmanağaoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatının yükünün ağır, üstlendiği vazifenin son derece çetin olduğunu belirterek, “Suriye’nin kuzeyinde, boyunlarında sahiplerinin tasması, tatlı hülyalara dalan hainlere bu kürsüden sesleniyorum: Türk’ün kulakları sağır eden ihtişamıyla kabusu yaşamaya devam edeceksiniz. Kandil’deki inlerinde masum kanı dökmek için fırsat kollayan hayasız sapkınlara sesleniyorum: Türk ordusunun sizler için hazırladığı küçük sürprizlerle son nefesinizi vermeye devam edeceksiniz.” ifadesini kullandı.

Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından, hudutlar dışında nokta atışı operasyonlarla terör örgütlerinin kilit isimlerinin etkisiz hale getirildiğini anlatan Osmanağaoğlu, “Bazı Avrupa ülkeleri tarafından kirli bilgilerle beslenen unsurlar, Türk istihbaratı aleyhine videolar servis etmektedir. Bu yürütülen tiyatroda, firari FETÖ’cülerden tescilli kriminallere kadar pek çok figüran da rol almaktadır. Türkiye’de bazı kimseler de maalesef, bu operasyona aparat olma gafletine düşmektedir.” dedi.

“İnsan, Kur’an’ı 5 yaşında öğrenmelidir, 85 yaşında değil”

MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Karabağ konusunda Azerbaycan-Türkiye ittifakının sonucunda Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulduğunu anımsattı.

Yıldırım, 300 milyonluk bir nüfus, 4,5 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada Türk Birliği kurulduğunu vurgulayarak, “Bu, ümmetin birliğine atılan bir adımdır; bu, İslam’ın birleşmesi hususunda yapılan en önemli çalışmadır, Allah sonunu hayretsin. Bu, 2040 vizyonuyla birlikte hayata geçecektir, yaşayan görecektir.” diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan, 4-6 yaş arası çocuklara yönelik, Kur’an-ı Kerim kurslarına değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bununla ilgili çok menfi tavırlar koyanlar oldu, infialler oldu. Bunlar devam etsin, devam edecek. En güzel yapılan icraatlardan biri 4-6 yaş arası Kur’an kurslarıdır. İnsan, Kur’an’ı 5 yaşında öğrenmelidir, 85 yaşında değil. Hayata başlarken Allah’ın kelamını, emrini, yasağını ve müsaadesini bilmek lazım. Bu yönden Sayın Diyanet İşleri Başkanımızı ve yetkililerini tebrik ediyorum. Tepki elbette olacaktır. Türkiye’de din düşmanlığı yoktur, İslam düşmanlığı vardır. Her hususta İslam’a dil uzatmadan ilk fırsatta Diyanet’e saldırılır. Biz, dinimizin, Diyanet İşlerimizin, müftümüzün, imamımızın, müezzinimizin yanındayız. Bir adım geri atmayız, esnemeyiz, kim gelirse gelsin biz onların yanındayız; bunu da hiç kimse unutmasın.”

Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin sorunlarına ilişkin de Yıldırım, vekil imamlar ile fahri Kur’an kursu öğreticilerinin sorunlarının çözülmesini istedi.

MHP’li Yıldırım, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının önemine de işaret ederek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Hacı Bektaş’taki 6 dönüm arazisini cemevi yapmak üzere, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna hibe ettiğini hatırlattı.

“Belirli şartları sağlayan gazeteciler yeşil pasaport alabilme imkanına kavuşmalı”

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, kurumlar arası ilişkiyle beraber devlet ile toplum ve devletler arası ilişkinin sağlıklı bir zeminde yürüyebilmesi için güçlü ve işlevsel bir iletişim stratejisine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, kurulduğu günden bu yana önemli sorumlulukları yerine getirdiğini anlatan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kuruluşundan beri en güzide devlet kurumları arasında yer alan Başkanlığın sadece mevzuatlara hakim bir unsur olması değil, teknik düzeyde en ileri seviyede bilgi toplama, analiz etme, değerlendirme ve politika üretme gibi alanlarda da yetişmiş personel katkısıyla çalışmalarına devam etmesi elzemdir. Bu kapsamda sosyoloji, felsefe, tarih, gazetecilik, ilahiyat gibi geniş bir yetkinlik kadrosunu bünyesinde barındıran İletişim Başkanlığı, her an dinamik olan bir anlayış ve eylem haliyle faaliyetlerine devam etmektedir. Milli güvenliğimizin ve toplumsal huzurumuzun korunmasında önemli vazifeler üstlenmenin yanında Türkiye’nin uluslararası imajının korunması ve geliştirilmesi hususunda da İletişim Başkanlığının başarılı çalışmaları vardır.”

Özdemir, son zamanlarda Türkiye aleyhinde dezenformasyon faaliyetlerinin dikkat çekici şekilde arttığına işaret ederek, “Yalan, yanlış, yanıltıcı ve yönlendirici haberlerle Türkiye, uluslararası medya organları, düşünce kuruluşları ve terör örgütleri tarafından karalanmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin attığı adımların dış müdahalelere ve manipülasyonlara açık hale gelmemesi, dünya kamuoyuna Türkiye’nin tezlerinin en doğru ve hızlı şekilde anlatılabilmesi için İletişim Başkanlığının teknolojik, fiziki ve insan gücünün güçlendirilerek ilgili kurumlarla yetki çatışması oluşmayacak bir eş güdüm içerisinde faaliyetlerinin sürdürülmesi sağlanmalıdır.” ifadesini kullandı.

Basın yayın kuruluşlarının sorunlarının çözülmesinin, demokrasi açısından önem arz ettiğini dile getiren Özdemir, özellikle yerel medyanın son dönemlerde yaşadığı zorluklar ve diğer sıkıntılar üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini söyledi. Özdemir, şöyle devam etti:

“Yerel medyaya uygun koşullarda kredi desteği verilmesi, desteğin teknolojik gelişimi ve yatırım ihtiyaçları göz önüne alınarak uzun vadeli olması ve sektörde istihdamı desteklemesi önemli olacaktır. Özellikle reklamlar ile resmi ilanlara uygulanan vergilemede, gazete kağıdı, gazete mürekkebi ve kalıp gibi ürünlerin gümrük vergilerinde gazetelere kolaylıklar getirilmesi, özgür basın anlayışına katkı sağlayacaktır. Anadolu medyasının, basın ahlakına sahip, tarafsızlık ilkesine bağlı ve objektif şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi için özel destek programları uygulamaya konulmalı, yerel medyaya kamu reklamlarından daha fazla pay verilmelidir.”

İsmail Özdemir, medya mensuplarının, başta FETÖ olmak üzere Türkiye karşıtı faaliyet yürüten çevrelere yönelik medya diplomasisine katkı sağlamada üstlendiği veya üstlenebileceği destekler göz önüne alındığında, belirli şartları sağlayan gazetecilerin yeşil pasaport alma imkanına bir an önce kavuşmaları gerektiğini de belirtti.

İnternet gazeteciliğinin yaygınlaştığına dikkati çeken Özdemir, bu alanda gerekli ve yeterli hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanliginin-2024-yili-butcesi-tbmm-genel-kurulunda/feed/ 0
Bakan Fidan: PKK varlığını devam ettirdiği sürece Suriye ve Irak’ta faaliyetlerimiz devam edecek https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-pkk-varligini-devam-ettirdigi-surece-suriye-ve-irakta-faaliyetlerimiz-devam-edecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-pkk-varligini-devam-ettirdigi-surece-suriye-ve-irakta-faaliyetlerimiz-devam-edecek/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:03:10 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1286

Bakan Fidan: “PKK varlığını devam ettirdiği sürece Suriye ve Irak’ta faaliyetlerimiz devam edecek”

ANKARA – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Silahlı tehdit terör örgütü PKK varlığını devam ettirdiği sürece oradaki faaliyetlerimiz devam edecek. Örgüt mensupları, hedef alınırken çok titiz ve meşakkatli bir süreçten geçiriliyor. Şu ana kadar vurduğumuz hiçbir örgüt mensubu örgüt mensubu değil diye ilan edilmedi. Sınır ötesinde vurulanların hepsi örgüt mensubuydu” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve Bakan Fidan, Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının 2024 yılı bütçesi ve 2022 yılı kesin hesabının görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda soru-cevap bölümünde milletvekillerinin yönelttiği soruları cevapladı.

Bakan Tunç, burada yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olup olmadığına ilişkin yöneltilen soruya, “Anayasamızın 153. Maddesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu söyler. Anayasamızın 154. Maddesi, Yargıtay kararları bağlayıcıdır. Tüm mahkeme kararları bağlayıcıdır” diye cevap verdi.

Tunç, İmralı Cezaevinde deprem hasarı oluşmadığını söyledi.

Cemevlerinin ibadethane sayılmasını ele alan Tunç, ” Daha önce cemevleri ile ilgili bu Meclis’te çok önemli düzenlemeler yapılmıştı. Cemevlerinin özellikle imar planlarında yer verilmesi noktasında yasal düzenleme gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı kapsamında Cemevleri Başkanlığı, Alevi-Bektaşi Başkanlığı şekilden bir başkanlık da oluşturuldu” diye konuştu.

Hapishanelerde Kürtçenin engellemesinin söz konusu olmadığını savunan Bakan Tunç, “Bu geçmişte yaşanan bir durumdu. Anneler çocukları, çocuklar anneleri ile kendi dillerinde konuşamıyorlardı. Hatta siz siyaset yapamıyordunuz, propoganda yapamıyordunuz. Artık ana dilde cezaevlerinde konuşmak yasak değil. Böyle bir durum söz konusu değil” dedi.

Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını titizlikle uyguladığını belirten Tunç, AİHM kararlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“AİHM tarafından kuruluşdan günümüze kadar Bakanlar Komitesi’nin önüne gelen kararların icrası tüm ülkeler bakımından 31 bin 670 dosya gönderilmiş tüm ülkeler bakımından. Bakanlar Komitesi bu dosyaların 25 bin 233’ünü icra edildiği gerekçesiyle kapatmış. Halihazırda bu kapsamda tüm ülkeler bakımından 6 bin 437 kararın icra süreci devam ediyor. Tüm ülkelerin ortalama icra süresi, yüzde 79,67. Ülkemiz açısından, bireysel başvuru hakkını kabul ettiğimiz 1987 yılından sonra ülkemiz hakkında 4 bin 367 kararın icra süreci Bakanlar Komitesi’ne gönderilmiş. Bu kararaların 3 bin 908’i icra edilmiş. Halihazırda şu anda Türkiye’nin icrasını beklediği karar sayısı sadece 459. Yani Türkiye’nin kararları icra oranı yüzde 89,48. Yani Türkiye tüm ülkelerin kararların uygulanması bakımından daha iyi noktada. Diğer yandan Türkiye’ye AİHM’de en yüksek ihlal oranına sahip ülke olarak bakılması da tamamen bir algı, propaganda. Bu doğru değil. AİHM kurulduğu günden beri tüm üyeler bakımından 996 bin 8892 başvuru sonuçlandırmış .Bunlardan 21 bin 784’ü ihlal kararı. Tüm ülkeler bakımından yüzde 2,18. Türkiye olarak 2012 yılından itibaren 90 bin 771 başvuruyu sonuçlandırmış. Bunlardan bin 54 ihlal kararı verilmiş. İhlal oranı yüzde 1,16. Genel oran 2,18’di. Bu rakamlar AİHM’in resmi internet sitesinde var.”

Bakan Fidan ise burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sınır ötesi Suriye ve Irak’ta yürüttüğü operasyonlarla Gazze’de olan olayları kıyaslamanın talihsizlik olduğunu aktararak, “Biz yıllardır Türkiye olarak sınırın ötesindeki silahlı tehditle mücadele ederken hiçbir şekilde sivil kayıplara mahal vermemekteyiz. Ben yıllardır sınır ötesi harekatların içinde bulundum. Hiçbir şekilde sivil kaybı konusunda bir şey olmadı. Şunu da açıkça söylemek istiyorum: silahlı tehdit terör örgütü PKK varlığını devam ettirdiği sürece oradaki faaliyetlerimiz devam edecek. Örgüt mensupları, hedef alınırken çok titiz ve meşakkatli bir süreçten geçiriliyor. Şu ana kadar vurduğumuz hiçbir örgüt mensubu örgüt mensubu değil diye ilan edilmedi. Sınır ötesinde vurulanların hepsi örgüt mensubuydu. Bunlar gizli saklı değil. Hepsinin isimleri, resimleri gazetelerde yayınlanıyor. Bir kişi çıkıp da ‘bunlar örgüt mensubu değil’ demedi. Hepsi örgüt mensubu” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile bağlı kurumların 2024 yılı bütçeleri kabul edildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-fidan-pkk-varligini-devam-ettirdigi-surece-suriye-ve-irakta-faaliyetlerimiz-devam-edecek/feed/ 0