Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojiyi kim geliştiriyorsa, kuralları o koyacak.” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlediği Turcorn adayları tanıtım toplantısında konuşan Kacır, bakanlık olarak, teknoloji girişimciliğinin Türkiye Yüzyılı’nda hep birlikte ekonomide yazacakları yeni başarı hikayesinin ana aktörü olduğuna inandıklarını söyledi.
Kacır, teknolojiyi kim geliştiriyorsa, kuralları da onun koyacağını kaydederek, eğer dünya yapay zeka, kuantum, biyoteknoloji gibi derin teknoloji alanlarında birkaç dev teknoloji tekeline mahkum olursa ortaya çıkacak yeni düzenin insanlığın yararına ve herkesin iyiliğine olmasının, fazlasıyla iyimser bir beklenti hatta hayal, olacağını belirtti.
Kacır, ulus devletlerin ya da uluslararası yapıların kural ve düzenlemelerle sınırlandırmakta giderek zorlandığı teknoloji tekellerinin, bağlayıcı bir ahlaki değerler bütününden yoksun olabilecekleri de düşünüldüğünde ortaya çıkacak sonuçların ne kadar ürkütücü olabileceğinin de tahayyül edilebildiğini, ahlaki bir zeminde yükselmeyen teknolojinin ne büyük kötülüklere neden olabileceğini tarih boyunca sıklıkla gördüklerini açıkladı.
AR-GE teşviklerinden teknopark uygulamalarına, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteklerinden Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) programlarına ve girişim sermayesi fonlarına pek çok uygulama ve düzenleme ile Türkiye’nin teknoloji girişimlerini büyütmek için çalıştıklarını belirten Kacır, “Teknolojik dönüşüm rüzgarının tarihte hiç olmadığı kadar kuvvetli estiği bir dönemdeyiz. Bireysel yaşamımız, üretim ve hizmet sektörleri, kamu yönetimi ve toplumsal düzen teknolojik devrimle hızla dönüşüyor.” şeklinde konuştu.
KOSGEB eliyle yürütecekleri küresel rekabetçilik programıyla TURCORN adaylarına 50 milyon lira finansman desteği sunacaklarını açıklayan Kacır, “Bugün Turcorn 100 Programı’nın ilk üyeleri olacak girişimlerimizin başarılarını inancın ve azmin bir zaferi olarak gördüğümü özellikle belirtmek isterim. Tabii ki bu sadece bir başlangıç. Yeni Turcorn adayları için başvuru almaya devam edeceğiz.” dedi.
Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buradan ekosistemimizin teknoloji tabanlı girişimlerine açık çağrıda bulunuyorum. Bakanlık ve paydaşlarımızla birlikte sizlere katkı sunmayı, imkanlarımızı sizler için, sizin başarınız için seferber etmeyi sürdüreceğiz. Sizler Türkiye için, Türkiye Yüzyılı için çalıştıkça hiç endişeniz olmasın, biz de size ve sizin gibi işletmelere sahip çıkacağız. Sizlerin gayreti, birikimi, kabiliyeti ve ortaya koyacağınız rekabetçi ürün ve hizmetlerle inşallah hedeflerimize daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Geleceğin Turcornlarının şimdiden ülkemize ve küresel girişimcilik ekosistemine hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
Kacır, pek çok sınamayı ve meydan okumayı beraberinde getiren teknolojik devrimin ortaya çıkardığı değişimin salt müşterisi ve pazarı olarak bu değişime maruz kalmanın Türkiye için bir seçenek olmadığının altını çizerek, 85 milyon genç ve dinamik nüfus ile birlikte otomotivden kimyaya, beyaz eşyadan yenilenebilir enerjiye, metal sanayisinden makine sanayisine, tarımdan gıdaya küresel üretim zincirinde sahip oldukları rolün Türkiye için teknoloji girişimciliğinin açacağı fırsat pencerelerinin işaretleri olduğunu belirtti.
Türk ekonomisinde yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak olan 208 üniversite ve araştırma altyapılarında yüzbinlerce araştırmacının geliştirdiği bilgiyi ekonomik değere dönüştürecek olanın teknoloji girişimciliği olduğunu kaydeden Kacır, “22 yılda adeta sıfırdan bir girişimcilik ekosistemi kurduk. Teknoparklarımızın sayısını 2’den 101’e, teknoparklarımızda AR-GE ve inovasyon yapan girişimlerin sayısını 56’dan 10 binin üzerine çıkardık. TÜBİTAK Bigg programıyla 2 bin 293 teknoloji girişiminin kurulmasını sağladık.” dedi.
Kacır, 2018’den bu yana düzenledikleri TEKNOFEST’lerle milyonlarca genci teknoloji geliştirme yolculuğuna kazandırdıklarını, adeta girişim fabrikasına dönüşen TEKNOFEST’lerden artık her yıl binlerce girişim doğduğunu hatırlattı.
Türkiye’ye özgü garaj modelinin bu olduğunu belirten Kacır, “Başka ülkelerin girişim ekosistemlerinin dinamikleriyle kıyaslandığında daha fazla fırsat eşitliği sunan, daha demokratik bir modeli Türk girişimcilik ekosisteminde hep birlikte inşa ediyoruz. Toplumun tüm kesimlerinden yetenekleri keşfettiğimiz, onlara girişimcilik yolculuğuna başlama fırsatı sunduğumuz bu model; başarılı oldukça dünyaya örnek olacaktır.” açıklamasında bulundu.
“Ulusal Girişimcilik Stratejimizde 2030 için 100 bin teknogirişim hedefini koyduk”
Kacır, Filistin topraklarında İsrail’in sürdürdüğü ahlaksız ve insanlık dışı saldırıların müşahede edildiğini belirterek, “O halde, sadece Türkiye’nin kalkınması için değil, bu yeni çağda insanlığın geleceği için de başarmak zorundayız.” diye konuştu.
Daha fazla teknoloji girişimi çıkarmak, binlerce genç girişimcinin hayallerini projelere ve girişimlere dönüştürülymesini sağlamanın öncelikli amaçlarından biri olduğunun altını çizen Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu istikamette, Ulusal Girişimcilik Stratejimizde 2030 için 100 bin teknogirişim hedefini koyduk. Her yıl binlerce yeni teknoloji girişiminin Türkiye’den doğmasını sağlayacak ve 100 bin teknogirişim ile dev bir girişimcilik ekosistemi inşa edeceğiz. Hemen bu hedefin bir tamamlayıcı unsuru da Türkiye’den milyar dolar değeri aşan teknoloji girişimleri çıkarmaktır. Girişimcilik literatüründe unicorn olarak adlandırılan milyar dolar değeri aşan teknoloji girişimleri, bir girişim ekosisteminin rekabet gücünün göstergesi olarak da kabul ediliyor. Henüz milyar dolar değeri aşan bir teknoloji girişimimiz yok iken 2019’da yayımladığımız 2023 Sanayi ve Teknoloji Girişimciliği stratejimizde, Türkiye’den unicornlar çıkaracağımızı, yani ülkemizi Turcornlarla tanıştıracağımızı ifade etmiştik.
Bugüne dek aldıkları yatırımlarda milyar doları aşan 7 Turcornumuz oldu. Oyun, yazılım, e-ticaret ve fintek girişimleri. 7 Turcornumuzun 6’sının bugünlere gelmesinde bakanlık destek ve uygulamalarımızın katkısı bulunuyor olması, doğru yolda olduğumuzun göstergesi. Hedefimiz 2030’a dek 100 Turcorn’un Türkiye’den doğması, bu ülkede büyümesi, dünyaya açılması. Bunu başarabilecek bir potansiyelimiz olduğunu biliyoruz. Bu hedef şüphesiz, sadece göstergelerde ülkemizi daha ileri düzeylere çıkarmak gayesiyle ortaya koyduğumuz bir hedef değil. Turcornlar bir yandan oluşturdukları ölçek ekonomisi ile küresel ölçekte rekabet gücüne sahip olacak, öte yandan da kazandıkları deneyimden yararlanarak kurulan onlarca yeni teknoloji girişiminin doğuşuna vesile olacaklar. Tıpkı ilk Turcornumuz Peak Games’ten 70’e yakın teknoloji girişiminin doğması gibi.”
“Dijital dönüşümün hızlanmasıyla küresel düzeyde girişim sermayesi yatırımları büyüdü”
Pandemi döneminde dijital dönüşümün hızlanmasıyla küresel düzeyde girişim sermayesi yatırımlarının büyüdüğünü belirten Kacır, “Kurduğumuz ekosistem ve altyapı sayesinde pandemiden bu yana teknoloji girişimciliği Türkiye’de altın çağını yaşıyor. Önceki 10 yılda yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapılan Türk teknoloji girişimlerine, sadece son 3 yılda 4 milyar dolara yakın yatırım yapılması yakaladığımız ivmeyi gösteriyor.” dedi.
Kacır, 2023’te küresel düzeyde yüksek faiz ve sıkılaştırılmış para politikası girişim sermayesi fonlarının düşüşünü beraberinde getirdiğini ve tüm dünyada girişimlere yatırımların son 5 yılın en düşük düzeyinde gerçekleştiğini belirtti.
Girişimcilik ekosisteminin geçen yıl yatırım sayısı bakımından Avrupa’da beşinciliği, Orta Doğu ve Doğu Avrupa bölgesinde birinciliği elde ettiğini belirten Kacır, İstanbul’un ise girişimcilik otoriteleri tarafından en güçlü erken aşama ekosistem olarak kabul edildiğini, bu ivmeyi kaybetmeyeceklerini, daha da yükseleceklerini açıkladı.
“Girişimlerin bankacılık ve borçlanma yoluyla değil, girişim sermayesi, yatırımlar ve halka arz yoluyla daha hızlı ve sağlıklı büyüyeceğini biliyoruz. Bu düşünceyle, önemli adımlar attık. Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech- InvesTR programı gibi fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz.” diyen Kacır, “Gerçekleştirdiğimiz mevzuat düzenlemeleriyle AR-GE teşviklerimizden üst düzeyde yararlanan AR-GE merkezleri ve teknopark firmalarının yararlandıkları teşvikleri girişim yatırımlarına yönlenmesini sağladık. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Girişim Yarışmalarıyla TEKNOFEST takımlarının ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmesini destekledik.” ifadelerini kullandı.
Kacır sözlerini şöyle sürdürdü:
“BTeknoloji Girişimciliği Konseyini kurduk ve inovasyon dostu regülasyon yaklaşımıyla, kamu politikalarının ve mevzuat düzenlemelerinin girişimlerimizi destekleyici bir perspektifle hazırlanmasına yönelik adımlar attık. TÜBİTAK Bigg Programını bir yatırım programına dönüştürdük. Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejimizin ana uygulamalarından biri olan Turcorn 100 Programımızla da; erken aşamayı başarıyla geçmiş, hızlı büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji girişimlerinin, daha hızlı ölçeklenmesine ve küresel pazarlara açılmasına rehberlik ediyoruz. Program ile küresel hedefleri olan ölçeklenme aşamasındaki Turcorn adaylarının ihtiyaçlarına nitelikli cevap veren destekler sağlayarak teknoloji girişimciliği ekosistemimize yeni Turcornlar kazandırmayı amaçlıyoruz. Programın sağladığı terzi usulü destekler kadar önemli bir bileşeni de ülkemiz girişim ekosisteminden yeni başarı hikayeleri çıkması adına, Türkiye’nin teknoloji odaklı kalkınma yolculuğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen 17 program paydaşının katkıları. Girişimlerimiz, program paydaşlarımızın sunduğu güçlü destek ağının yanında bilgi birikimi, deneyim erişim imkanı elde ederek küresel pazarlarda daha güçlü var olacaklar. Başarı basamaklarını daha hızlı tırmanacaklar. Bu vesileyle teknoloji girişimciliği ekosistemimizi devler ligine taşırken bizlerle beraber yol yürüyen, girişimcilerimizin yanında duran paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. 21 Aralık 2022’de kamuoyuna duyurduğumuz ilk program sonrasında bugüne kadar 72 teknoloji girişimimiz imkanlardan yararlanmak üzere başvurdu.”
Girişimcilik ekosisteminin paydaşlarının katılımıyla oluşturdukları jüri marifetiyle gelen başvuruları gelir büyüklüğü, yenilik, teknolojik derinlik gibi kriterleri dikkate alarak incelediklerini belirten Kacır, “Firmalarımızın beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate aldık. Bugün itibarıyla da Turcorn 100 Programı’na seçilen ilk 15 teknoloji girişimimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.” diye konuştu.
Kacır, yapay zekadan dijital hizmet teknolojilerine, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine, yeşil dönüşümden finansal teknolojilere kadar farklı sektörlerde 15 Turcorn adayını özel desteklerle daha da ileriye taşıyacaklarını Teknopazar Destek Programı ile Turcorn adayı işletmelerimizin uluslararası arenada müşteri ve yatırımcılarla yeni işbirlikleri geliştirmelerini destekleyerek uluslararası platformlarda daha güçlü var olmalarını sağlayacaklarının altını çizdi.
]]>
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turcorn adayı firmaların küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirilen Turcorn100 Programı’na ilişkin, “Yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030’da Türkiye’den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması, 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi.” dedi.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk-Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Dijitalpark Teknokent) Ataşehir Yerleşkesi Açılış Töreni’nde konuşan Kacır, bu açılışla İstanbul’un küresel finans teknolojileri sahnesinde parlayan bir merkez olma yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına imza attıklarını söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi işbirliğinde teknoloji ve inovasyon ekosistemlerine değer katan altyapıyı İstanbul’a ve Türkiye’ye kazandırdıklarına dikkati çeken Bakan Kacır, fikirlerin girişimciliğin toprağa ekilen tohumları gibi olduğunu, bu tohumların doğru teknoloji ve inovasyon ikliminde elverişli girişimcilik ekosistemiyle buluştuğunda, can suyu yatırımlarla sulandığında, ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın bereketli bahçesine dönüştüğünü anlattı.
Kacır, “İşte bu anlayışla daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye’yi inşa ederken kurduğumuz teknoparklar, kuluçka merkezleri, TEKMER gibi yapılarla yenilikçi iş fikirlerinin ticarileşmesini mümkün kılacak teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz.” diye konuştu.
“22 yılda teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardık”
Kacır, girişimcileri, üniversiteleri ve yatırımcıları buluşturarak işbirliği imkanları oluşturduklarını vurgulayarak, kurdukları altyapıların bünyesinde teknoloji geliştirme yolculuğuna devam eden firmalara sundukları desteklerle, hızlandırma programlarıyla, girişimcilerin ölçeklenmesinde öncü rol üstlendiklerine işaret etti.
22 yılda gerçekleştirdikleri yatırımlarla girişimciler için girişimcilik ekosisteminin can damarı teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardıklarını anlatan Kacır, şöyle devam etti:
“Teknoparklarımızı 90 binin üzerinde AR-GE personelinin çalıştığı ve 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapan, yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere pek çok alanda ‘Milli Teknoloji Hamlesi’nin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürdük. Sayıları 1600’ü aşan AR-GE ve tasarım merkezleriyle de firmalarımızın AR-GE ve inovasyonu içselleştirerek katma değer odaklı ürün ve hizmetler sunmalarını destekliyoruz. Bu altyapılar kadar girişimcilik ekosisteminin önemli gündem maddelerinden biri de girişimlerin can suyu finansmana erişimi.
Hayata geçirdiğimiz Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR Programı gibi fonlar ve fonların fonu mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının teknoloji girişimciliği için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. Bu fonların yanı sıra TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Programı aracılığıyla, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, yüksek katma değer ve nitelikli istihdam potansiyeline sahip girişimlere dönüştürme sürecinin destekçisi oluyoruz.”
“Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz”
Bakan Kacır, geçen yıl ilkini düzenledikleri TEKNOFEST Girişim yarışmalarıyla da dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinde takımların ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmelerini gururla ve heyecanla izlediklerini dile getirdi.
Kacır, tüm bu çalışmalarla 2002’de yalnızca 29 bin olan AR-GE personeli sayısını 272 binin üzerine çıkardıklarının altını çizerek, “Aynı dönemde AR-GE harcamalarımız, özel sektörün öncülüğünde 1,2 milyar dolardan yıllık 12 milyar dolara ulaştı yani 10 katına çıktı. 22 yıl önce ülkemizde bir yılda yapılan patent başvuru sayısı ancak 404 iken, bu koca memlekette günde ancak bir patent başvurusu yapılıyorken, bu sayı 8 bin 663’e yükseldi.” şeklinde konuştu.
Teknoloji girişimciliğinde başarı hikayeleri oluşturmanın uzun soluklu çaba sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Kacır, son 22 yılda inşa ettikleri altyapının, oluşturdukları yatırım ikliminin ve girişimcilere sundukları finansman kaynaklarının meyvelerini almaya son dönemde başladıklarını ifade etti.
Kacır, “Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 teknoloji girişimine, bizim tarifimizle Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 7 Turcorn’umuzun 6’sının Bakanlığımız destekleriyle bu başarıyı yakalamış olması, oluşturduğumuz hedef odaklı destek mekanizmalarının başarısını, girişimcilik politikalarımızın istikametinin doğru yönde olduğunu teyit ediyor.” diye konuştu.
“Hedef 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi”
Kacır, başarılı girişimcilik politikasının bir ayağını da girişimci dostu mevzuat düzenlemelerinin oluşturduğuna dikkati çekerek, ekosistemle işbirliği ve iletişim içinde, girişimcilerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak hayata geçirdikleri mevzuat düzenlemeleriyle girişimcilerin, çalışanların yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı.
Kovid-19’un ilk günlerinde teknoparklarda uzaktan çalışmaya imkan tanıyarak salgının girişimcilere etkisini en aza indirdiklerini dile getiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Çalışanlarımıza önemli bir esneklik sağladık. Salgın sonrasında teknoloji dünyasının yerleşik pratiği haline gelen zaman ve mekan kısıtı olmadan nitelikli insan kaynağıyla buluşmasına imkan tanıyan esnek ve uzaktan çalışma modelini mevzuatımıza kalıcı olarak yerleştirdik. Uydu kuluçka merkezleriyle girişimcilerimizin pazara, mentörlük ve yatırım ağlarına erişimini kolaylaştırdık. Terzi usulü desteklerle Turcorn adayı firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirdiğimiz Turcorn100 Programı’yla, yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030 yılında Türkiye’den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması yani 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi.”
“İnanıyorum ki bu merkez, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak”
Bakan Kacır, bugüne kadar Bakanlık tarafından 216 milyon lira destek sağlanan İstanbul-Çekmeköy Yerleşkesi Projesi’nin kısa sürede sunduğu altyapı ve hizmetlerle girişimciler için çekim merkezine dönüştüğünü söyledi.
Kacır, “24 bin metrekare kiralanabilir alana sahip bu merkezimizle de girişimlerimize finans sektörüyle yakın işbirliği içerisinde inovatif ürün ve çözümler geliştirme olanağı sağlıyor olacağız. İnanıyorum ki bu merkez, girişimlerimizin doğru ürünü doğru pazarla buluşturma arayışlarına ivme katacak, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak. 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefimize daha güçlü, daha kararlı yürüyeceğiz.” şeklinde konuştu.
“Üniversitelerin yaptığı her katkı bu şehre değer katıyor”
İstanbul Valisi Davut Gül, bu merkezle Rize ile İstanbul’daki üniversiteler arasındaki mesafenin avantaja çevrildiğini dile getirerek, üniversitelerin yaptığı her katkının bu şehre değer kattığını vurguladı.
Dijitalpark Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Bayraktar da süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek, ilk kez Türkiye’de İstanbul’da bulunan bir üniversiteyle Anadolu’daki bir üniversitenin işbirliğiyle Dijitalpark Teknokent kurulduğuna dikkati çekti.
Bayraktar, “Anadolu’da bir üniversitenin kendi bölgesi dışında faaliyet sürdürmesinin zor olduğunu biliyoruz ama bizim, lokomotif sektörlerin eğitim camiası, siyaset camiası, iş dünyası İstanbul’da olduğuna göre, İstanbul’da bir mutlaka bir bağ kurmanız gerekiyordu.” diye konuştu.
Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de 100’ü geçen teknoparkların Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış vizesi olduğunu belirterek, “3 yıl önce İstanbul Çekmeköy’de ve Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kampüs alanında faaliyete geçirdiğimiz Dijitalpark Teknokent, an itibarıyla yazılım ve bilişim başta olmak üzere toplam 166 teknoloji tabanlı yerli ve yabancı girişime ev sahipliği yapmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Törene Bakan Kacır’ın yanı sıra eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve milletvekilleri de katıldı.
]]>