27 AĞUSTOS- 21.00- TÜRK TELEKOM OPERA SALONU

Yılmaz Erdoğan’ın 20 yıl aradan sonra kaleme aldığı tiyatro oyunu ‘Aydınlıkevler’ 27 Ağustos Salı günü 21.00’de Türk Telekom Opera Salonunda tiyatroseverler ile buluşacak. Yönetmenliğini Serdar Biliş’in üstlediği oyunun başrollerinde Salih Bademci ve Demet Akbağ yer alıyor. Burak Dakak, Sinem Ünsal, Nebi Tolga Yılmaz, Sevda Baş, Barkın Sarp, Ömer Güneş, Zeynep Kiraz Tosun rol alıyor.
ZENGİN MUTFAĞI
28 AĞUSTOS- 21.00- TÜRK TELEKOM OPERA SALONU
REKLAM
Ünlü sanatçı Şener Şen, Das Das prodüksiyonu olan ‘Zengin Mutfağı’ adlı oyunla 28 Ağustos’ta AKM Türk Telekom Opera Salonunda izleyicilerle buluşacak. Vasıf Öngören’in yazdığı ve Şener Şen ile Doğu Yaşar Akal’ın yönettiği bu oyun, Türkiye’nin en büyük işçi hareketlerinden biri olan 15-16 Haziran 1970 olaylarını, zengin bir ailenin mutfağı üzerinden anlatıyor. Oyun, hizmet etmekten başka bir şey düşünemeyen köşk çalışanlarının, gözlerinin önünde gelişen olaylar karşısında kayıtsız kalamayışını ve toplumdaki değişimden nasıl etkilendiklerini eğlenceli bir dille sahneye taşıyor. 1978 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ilk kez sahnelenen ve Şener Şen’in aşçı Lütfü Usta’yı canlandırdığı oyun, 40 yıl aradan sonra yeniden genç oyuncu kadrosuyla izleyiciyle buluşuyor. Oyuncu kadrosunda, Lütfü Usta rolünde Şener Şen’in yanı sıra Gizem Ergün, Onay Kaya, Uğur Arda Başkan ve Kutay Sandıkçı yer alıyor.
SEFİLLER- ANKARA DEVLET TİYATROSU
30 AĞUSTOS-20.00- 31 AĞUSTOS 20.00- AKM TİYATRO SALONU

Ankara Devlet Tiyatrosu, Victor Hugo’nun ölümsüz eseri ‘Sefiller’i, 30 Ağustos ve 31 Ağustos tarihlerinde saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda sahneleyecek. İpek Atagün Gezener’in yönetmenliğinde sahneye taşınan ‘Sefiller’, 18. yüzyıl Fransa’sından yola çıkarak insanın evrensel hikâyesine uzanan derin bir anlatı sunuyor. Adalet, sevgi, acı ve umut gibi temaları işleyen eser, çağlar ötesine sesleniyor. Oyunun kadrosunda Durukan Ordu, Mehmet Akay, Kadir Gezeger, Aslı Artuk, Şevki Çepa, Eda Aydınlı Ağır, K. Anıl Adıgüzel, N. Sinem Lökbaş, A. Övgü Yılmaz, Ümit Atalay, Yasemin Bilgin Görgün gibi isimler yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Daha önce başından iki evlilik geçen Arzu Yanardağ, özel hayatında bir türlü mutluluğu bulamadı.
BOKSÖRLE OLMADI
Geçtiğimiz yıl film setinde evlilik teklifi alan Yanardağ’ın mutluluğu kısa sürmüş boksör sevgilisinden ayrılmıştı.
20 YILDIR ARKADAŞ
Yanardağ aradığı aşkı sonunda buldu. Arzu Yanardağ, 20 yıl önce tanıştığı ve oyunculuk kariyerlerinde de zaman zaman yolları kesişen, aynı tiyatro oyunlarında rol alan 66 yaşındaki Mehmet Esen ile aşk yaşamaya başladı.
“SANKİ DOĞDUĞUMUZDAN BERİ BİRLİKTEYİZ”
Esen, sürpriz ilişki için “Biz aslında çok eski arkadaşız. O kadar çok ortak arkadaşımız ve anımız var ki, sanki doğduğumuzdan beri birlikte gibiyiz” dedi.
Geçtiğimiz günlerde birlikte Bozcaada’ya giden sevgililer, şimdilerde de Bodrum’da tatil yapıyorlar.



Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce bu yıl 11’incisi düzenlenen Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali başladı.
Vali Mahmut Demirtaş, Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde düzenlenen açılış töreninde, tiyatronun, insanın her halini estetik bir biçimde anlattığını, festivallerin ise bir kenti kültür ve sanatla buluşturan, zenginliğini ortaya çıkaran özel zaman dilimleri olduğunu ifade etti.
Demirtaş, Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali’nin de yerli ve yabancı katılımcılarıyla Bursa kültür ve sanat dünyasını aydınlatan, ülkenin önde gelen tiyatro festivallerinden biri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Festivalimizde bu yıl Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve Sırbistan’dan gelen tiyatro grupları 9 ayrı sahnede 19 oyunla temsillerini gerçekleştirecekler. Bugün dünyanın hiçbir döneminde olmadığı kadar sevgiye, saygıya, barışa ve karşılıklı anlayışa ihtiyacımız var. İnsanlık dünyanın dört bir yanında akan kanı ve gözyaşını dindirmeye yönelik adımlar atmak mecburiyetinde. Bu adımların başında hiç kuşkusuz sanatın birleştirici ve bütünleştirici gücü, sınırları ortadan kaldıran etkisi geliyor.
İşte Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali, Bursa’da Balkan coğrafyasını aynı sahnede birleştirecek. Tiyatro eserleri kalplerimizin aynı ritimde çarpmasını sağlayacak, hep birlikte gülecek, hep birlikte duygulanacak, hep birlikte gözyaşı dökeceğiz. Sahnelenen eserler hayatlarımıza dokunacak, doğaya, insana, hayata, bugüne ve geleceğe bakış açımızın değişmesine vesile olacak. Böylece Balkan ülkeleri arasındaki kardeşlik, birlik ve beraberlik köprüsü daha da güçlenmiş olacak.”
“Bursa, tiyatronun Anadolu’yla Balkanlar arasında başlayan geçmişinin tanığıdır”
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı da her yıl mart-kasım ayları arasında gerçekleştirdikleri festival sezonunu bu yıl yeşil Bursa’da açıyor olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
Yenilenen vizyonlarının temel ilkesi olan “tiyatro her yerde” prensibiyle festivali bu yıl ilk kez şehrin farklı noktalarına yaydıklarını belirten Karadağlı, kentiyle bütünleşen bir festivali hayata geçirdiklerini vurguladı.
Devlet tiyatrolarının, yüzlerce oyuncu, rejisör, dekor kostüm, ışık tasarımcısı, müzisyen ve tiyatro emekçisinden oluşan büyük ve özverili bir aile olduğuna dikkati çeken Karadağlı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Tek hedefimiz kalitesinden asla ödün vermediğimiz farklı, çağdaş ve geleneksel oyunlarımızla her yıl daha fazla insanın hayatına dokunabilmek. Tarihin zamanla sınırlı olmayan yanına vurgu yapar gibi hem Anadolu hem de Balkan coğrafyasındaki insanın nabzını tutuyor Bursa. Festivalimiz yoluyla bir kez daha tarihe ve sanata yön veriyor çünkü Bursa, tiyatronun Anadolu’yla Balkanlar arasında başlayan geçmişinin tanığıdır. İşte tüm bu güzelliklere sahip bu şehir 11 yıldır kendi tiyatrosunun festivaline sahip çıkıyor çünkü biz sizin tiyatronuzuz, çünkü biz halkın tiyatrosuyuz, çünkü biz devlet tiyatrosuyuz.”
Konuşmaların ardından Karadağlı, Devlet Tiyatrolarının ilk kadın sanat yönetmeni, Bursa Devlet Tiyatrosundan emekli Feyha Çelenk’e, “Tiyatro Emek Ödülü”nü takdim etti.
10 Mart’a kadar devam edecek festival, Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Hery Shields’in yazdığı, Mehmet Ergen’in Türkçeye çevirdiği, Ferdi Dalkılıç’ın yönettiği Antalya Devlet Tiyatrosu yapımı “Yoldan Çıkan Oyun”un sahnelenmesiyle başladı.
]]>
Dizi ve filmlerde rol alan sosyal medya fenomenleri sinema sektöründe kaliteyi düşürüyor
İSTANBUL – Son zamanlar da çekilen dizi ve filmler de sırf takipçi sayısı yüksek diye oyunculuk geçmişi olmayan sosyal medya fenomenlerinin rol alması yeni nesil tiyatro oyuncularının tepkisine neden oldu. Yıllarca tiyatro eğitimi alan ve oyunculuk yapan oyuncular diziler de kendilerinin yerine sosyal medya fenomenlerinin yer almasının dizi ve filmler de kaliteyi düşürüyor.
Son dönemler de sosyal medya fenomenleri çektikleri videolarla hem milyonlarca izleniyor hem de hatırı sayılır bir takipçi sayısını ulaşıyor. Hal böyle olunca son dönemde çekilen dizi ve sinema filmlerinde oyunculuk geçmişi olmayan ve sosyal medya da çektikleri kısa videolar sayesinde tanınan isimler dizi ve filmler de rol alıyor. Yaşanan bu durum ise yıllarca tiyatro eğitimi almış ve tiyatroya gönül veren oyuncuların dizi ve filmler de rol bulamamalarına neden oluyor. Bu durum hem çekilen film ve diziler de ki oyuncu kalitelerini düşürürken hem de yeni nesil tiyatrocuları küstürüyor.
Yıllardır tiyatroculuk yapan ve hayallerinin peşinden koşmak için Batman’dan İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu olan Yunus Padir yeni nesil oyuncuların genelde sosyal medya fenomenlerinden seçildiğini belirtti. Padir, “Şimdi yeni nesile baktığımız zaman artık sosyal medya geliştiği için yüzü orada tanındığı için hemen bir dizi veya filmde rol alıyor. Geçmişlerine baktığımız zaman oyunculuk ile ilgili bir şey yapmadılar. Ben izlemeye kalktığımda onların rol aldığı dizi ve filmleri çok fazla eksiklerini görüyorum. Kendimi şuan kimseye benzetmiyorum. Ama örnek olarak Haluk Bilginer’i görüyorum” dedi.
Umudumu hiçbir zaman kaybetmiyorum
Çok fazla zorluk çektiğini ama umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini belirten Padir, “İstanbul’da yaşamamın nedeni kendi hayallerimin peşinden koşmam. Batman’da tiyatro işlerini yaparken sanatımı daha iyi yerlerde icra etmek için İstanbul’a yerleştim. Bunu geliştirmek için sürekli eğitimler aldım. Nasıl ilerleyebilirim bunu düşündüm. Çok büyük bir emek var bu işin içerisinde İstanbul’da bir yerlere gelebilmek için birilerinin elinden tutması zor. Ben umudumu kaybetmedim inandım. Bu süreç içerisinde her zaman usta oyuncuları örnek aldım. Örnek aldığım Haluk Bilginer ile oynamak çok istiyorum. Hem oyunculuğunu hem de kişiliğini çok beğeniyorum. Bu zaman içerisinde çok sıkıntılar yaşadım kapılar suratıma kapandı kimse ciddiye almadı. Çok kez bırakmayı denedim ama içimden bir ses bana bırakma diyordu. Her seferinde bir şey çıkıyordu bana umut oluyor. Yeni nesil oyuncularla eski oyuncular arasında ki en temel far eski oyuncular bir yere gelebilmek için çok uğraş verirlerdi gerek eğitimleri gerek oyunculuklarını geliştirmeleriyle. Bununla da unutulmaz birçok oyuncu hafızalarımızda yer aldı. O kadar iyi olmak istiyorum ki yıllar geçse dahi unutulmayan ve vazgeçilmeyen bir karakter olmak istiyorum. O karakter 5 yıl dahi bir projede yer almasa dahi akılda kalabilecek kaliteli bir oyuncu olmak istiyorum. Çünkü ben kendi işimin hakkımı vermek istiyorum. 13 yıldır tiyatrodan gelmeme rağmen mücadele veriyorum. Batman’da tiyatro da izleyiciler salondan çıktıktan sonra benim yerim burası değil diyerek İstanbul’a geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi olmadı yeri geldi inşaatlar da çalıştım yeri geldi garsonluk yaptım. Tükendim dediğim anlar oldu ama bırakmadım” şeklinde konuştu.
]]>
İstanbul bu hafta, geniş bir yelpazede birbirinden farklı etkinliklerle yerli ve yabancı sanatçıların katıldığı konser, sergi, tiyatro ve performanslara sahne olacak.
Ünlü Fransız soprano Emma Shapplin, yarın Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde hayranlarıyla buluşacak. “Carmine Meo” albümüyle uluslararası çıkış yapan Shapplin, sanatsal vizyonuyla müzik dünyasında iz bırakmış bir sanatçı olarak görülüyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 24 Şubat’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) “II. Mehmet (Maometto II) Operası”nın prömiyerini gerçekleştirecek. Romantik dönem opera literatürünün en önemli bestecilerinden Gioachino Rossini ve librettist Cesare della Valle tarafından kaleme alınan eser, Türklerle ilgili operalar içinde en önemlilerinden birisi.
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda (CRR) 23 Şubat’ta Gülşah Erol Quintet ve Nils Petter Molvaer, 24 Şubat’ta CRR Müzik Topluluğu ardından Mehmet Ali Sanlıkol ile CRR Senfoni Orkestrası’nın konseri müzikseverleri ağırlayacak.
Tiyatro oyunları
Fransız yazar Fred Radix’nin kaleme aldığı, Çağlar Çorumlu’nun yönetip, başrolünde olduğu “Şakşakçılar”, Atlas 1948 Sineması’nda 22 Şubat’ta sahnelenecek. Gülce Ünlü’nün çevirisi, Emrah Eren’in proje danışmanlığıyla TiyatrOPS tarafından sahnelenen oyun, Fransız yazar Fred Radix tarafından kaleme alındı. Erkan Baylav ve Albina Özden’in de oyuncular arasında yer aldığı eser, 1895 yılında geçiyor.
Kosta Kortidis’in, 1900’lerin başında gazetelerde yayınlanmış gerçek bir haberden Çiçekçi Sokağı’nda işlenmiş bir cinayetten ilham alarak yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği “Çiçekçi Sokağı” oyunu, bir adalet, bir cinayet, bir kadın hikayesini sahneye taşıyor.
Başrollerini Wilma Elles ile Kosta Kortidis’in paylaştığı oyunda aynı zamanda Alp Balkan, İlkay Özşen, Dilara Tabak, Ali Alkın Aydın, Pari Mayıs ve Akın Kaplan rol alıyor. Teatro Rudius’un, komedi ve dramı harmanlayan müzikli oyunu “Çiçekçi Sokağı”, 24 Şubat saat 20.30’da Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.
Şehir Tiyatrolarında da bu hafta 21-24 Şubat’ta “Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi” Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, “Zehir” Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, “Sivrisinekler” Müze Gazhane Meydan Sahne’de, “Gidiş Dönüş Moskova (Retro)” Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, “Ben Medea Değilim” Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, “Yatak Odası Komedisi” Ümraniye Sahnesi’nde, “Sivrisinekler” oyunu Müze Gazhane Meydan Sahne’de, “Maviydi Bisikletim” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ve “Fosforlu Cevriye” Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gösterilecek.
İstanbul Devlet Tiyatrosunda (İDT) da 20-25 Şubat’ta “Bir Nefes Dede Korkut”, “80 Günde Devri Alem”, “Her Şey Yolundaymış Gibi”, “Frankenstein”, “Çarpışma” ve “Kırmızı Küre” sahnelenecek.
Sergiler
Eserlerinde doğayı, sembolik anlamlar yüklediği bir unsur olarak öne çıkaran ressam Merih Yıldız’ın “Yeryüzünün Şarkısı/Eutopia” sergisi, Galeri Diani’de 2 Mart’a kadar görülebilir.
Toplam 24 çağdaş sanat galerisinin bir araya gelerek düzenlediği “Art Show: Galeriler Buluşması”, 20 Şubat’ta ön gösterimle açılacak ve 25 Şubat’a kadar The Ritz-Carlton Residences, Istanbul, B Blok Fulya Girişi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Etkinlikte Can Akgümüş, Can İncekara, Ecem Yüksel, Elif Özen, Evren Erol, Ferhat Tunç, Gurur Birsin, Gülnihal Yıldız, Kazım Şimşek, İrina Lunkova, Metehan Törer, Murat Balcı, Sezer Arıcı, Serdar Eğer, ŞANT ve Ümmühan Yörük’ün aralarında bulunduğu sanatçıların eserleri yer alıyor.
İstanbul Lale Müzesi’nde yer alan, 21. yüzyıl çağdaş sanatının etkin isimlerinden ve Pop-Art hareketinin öncüsü Andy Warhol’un eserlerinden oluşan “Andy Warhol Pop-Art Sergisi” de 31 Mart’a kadar İstanbul Lale Müzesi’nde devam edecek.
]]>
ÇAĞATAN AKYOL
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları’nın, Cumhuriyetin 100’üncü yılına özel düzenlediği “100 Yıllık Ayna” tiyatro çalıştayı sona erdi. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, “Bu çalıştayda en önemli ana başlık; herkesin ayrıştığı bir dönemde, herkesin hiçbir araya, yan yana gelemediği bir dönemde bir araya gelmek. Burada bence en önemli şey, paydaşlarımızın sorunlarını bire bir dinlemek, birbirimizden haberdar olmak, sorunlarımızı birbirimize iletmek ve çözümlerini aramak, bu çok önemliydi” dedi.
Cumhuriyetin 100’üncü yılı çalışmaları kapsamında İBB Şehir Tiyatroları, 11-14 Şubat tarihlerinde “100 Yıllık Ayna” başlıklı tiyatro çalıştayı düzenledi. İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki bir otelde düzenlenen çalıştay, dün akşam sona erdi.
“SİYASİ İRADENİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYOR”
Çalıştayın değerlendirmesini ANKA Haber Ajansı’na yapan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, 31 başlıkta konuların ele alındığını dile getirdi. İşsever, şöyle konuştu:
“Bu çalıştayda en önemli ana başlık; herkesin ayrıştığı bir dönemde, herkesin hiçbir araya, yan yana gelemediği bir dönemde bir araya gelmek. En önemli üst başlık buydu burada. Bence çok kıymetliydi. Herkesten de bu yönde cümleler duydum. Ne kadar güzel oldu. Aynı dili konuştuğumuz insanlar, bir araya geldik. Burada bence en önemli şey, paydaşlarımızın sorunlarını bire bir dinlemek, birbirimizden haberdar olmak, sorunlarımızı birbirimize iletmek ve çözümlerini aramak, bu çok önemliydi. Bu 4 günün sonunda çok keyifli, güzel sonuçlar çıktı. Biz şimdi bu sonuçların dokümantasyonunu yapıyoruz. Bütün paydaşlarımızla bunları paylaşacağız. Daha sonra bir kitapçık haline getireceğiz ve herkese açık hale gelecek. Bence kıymetli bir çalıştay oldu. Herkesin ortak fikri, siyasi iradenin gündelik sanat politikalarıyla bu işin yürüyemeyeceği, uzun süre devam edemeyeceği, bunun için siyasi iradenin de elini taşın altına koyması ve kalıcı politikalarla, iştahla, isteyerek, çözüm odaklı düşünerek bu konuda bize yardımcı olması gerekiyor. Yoksa biz ne yapacağımızı gayet iyi biliyoruz. Bu çalıştaydan da çok güçlü sonuçlar çıkacağını düşünüyorum. Bence güzel bir şey oldu. İhtiyacımız varmış böyle bir çalıştaya.”
“SONUÇLARIN ÇÖZÜME ULAŞMASI İÇİN GAYRET SARF EDECEĞİZ”
Çalıştaya 310 kişinin katıldığını vurgulayan İşsever, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu 310 kişi içerisinden 10 kişi yurt dışındandı. 10 kişi de çevrim içi katıldı. 60 kişi şehir dışından geldi. Tiyatroya emek veren bütün paydaşlarımızla bir araya gelip bu sonucu almak istedik biz. İstedik ki çözüm önerileriyle, sorunlarıyla bir yüz yılın muhasebesini yapalım ve bir yüz yıla ayna tutalım; bundan sonraki yüz yılda bizim arkamızdan bu işi yapacak olan neferlerin elinde bir el kitabı olsun. Niyetimiz çok iyi. Bunun takipçisi olacağız. Sonuçların çıkması ve bu sonuçların çözüme ulaşması için gayret sarf edeceğiz bu saatten sonra. Bu konuda bu çalıştayı çok kıymetli buluyorum. Bütün paydaşlarımıza burada olmayı tercih ettikleri için sizin aracılığınızla da çok teşekkür ediyorum.”
]]>