Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak manevi tazminat talepleri, Tazminat Komisyonunca karara bağlanacak.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin yürürlüğe gireceği zamanın belirlenmesi bakımından uygulamada tereddüt yaşanmaması için geçiş hükümleri düzenleniyor.
Buna göre, eski hale getirme kurumuna yönelik süreye ilişkin yapılan değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanacak. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam edilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi ile kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında da değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Yasa ile kanun yollarına başvuru sürelerinin gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması için yapılan değişikliklerin 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağının kabul edilmesi nedeniyle, bu tarihten önce verilen kararlar bakımından yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin değişiklikler, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ilgili maddesi kapsamında olup da 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacak.
Yasa ile öngörülen kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanacak. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebileceğine ilişkin düzenlemeler ancak 1 Haziran 2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından uygulanabilecek. Bu tarihten önce verilen söz konusu kararlarıyla ilgili değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacak.
1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz yoluna başvurulabilecek ve bu itirazlar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılacak.
İstinaf kanun yolu incelemesinden geçmemiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle hükmün açıklanması veya yeniden kurulması halinde, açıklanan veya yeni kurulan hükmün tabi olduğu kanun yolu korunacak.
Mahkeme, sanığın kabul etmemesi halinde de koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecek; ancak 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam edilecek.
Manevi tazminat taleplerini Tazminat Komisyonu karara bağlayacak
Yasa ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un adı “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” şeklinde değiştiriliyor.
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemiyle müracaatlar Komisyona yapılacak.
Müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında Komisyon, gerekli gördüğü araştırmaları yapmaya veya üyelerden birine yaptırmaya ya da cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmeye yetkili olacak.
Komisyonun giderleri, Bakanlık bütçesinden karşılanacak.
Komisyona müracaatlar, elektronik ortamda da yapılabilecek.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak müracaatın şekli ve süresine yönelik de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, Komisyona müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılacak. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebilecek.
Müracaatta bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi zorunlu olacak.
Komisyon, dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi halde istemin reddedileceğini ilgiliye bildirecek. Dilekçedeki eksikliğin süresinde tamamlanmaması halinde müracaat, Komisyonca reddedilecek.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar da belirleniyor.
Komisyona müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılacak.
Ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında olmasına rağmen Komisyona yapılan istemler, ağır ceza mahkemesine gönderilecek. Komisyonun görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise Komisyon, görev alanına girmeyen istemleri ayırarak ağır ceza mahkemesine gönderecek. Bu hallerde Komisyona yapılan istem tarihi esas alınacak. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkması halinde Komisyonun görevine giren işlerin tespiti amacıyla ağır ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvuracak.
Komisyonun, tazminat istemlerine ve tazminatın geri alınmasına ilişkin yapacağı değerlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak. Komisyon tarafından verilen tazminatlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca cumhuriyet savcısının tazminatın geri alınmasına ilişkin yazılı istemleri Komisyona yapılacak.
Yapılan müracaatlar hakkında 9 ay içinde karar verecek olan Komisyon, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verecek.
Komisyon, usul ekonomisini gözeterek benzer nitelikteki müracaatları birleştirerek karar verebilecek.
(Sürecek)?
]]>
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde kayyım atanmasına karar verildiğinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanabilecek.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin yürürlüğe gireceği zamanın belirlenmesi bakımından uygulamada tereddüt yaşanmaması için geçiş hükümleri düzenleniyor.
Buna göre, eski hale getirme kurumuna yönelik süreye ilişkin yapılan değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanacak. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam edilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi ile kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında da değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Teklifle kanun yollarına başvuru sürelerinin gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması için yapılan değişikliklerin 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağının kabul edilmesi nedeniyle, bu tarihten önce verilen kararlar bakımından yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin değişiklikler, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ilgili maddesi kapsamında olup da 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacak.
Teklifte öngörülen kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanacak. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebileceğine ilişkin düzenlemeler ancak 1 Haziran 2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından uygulanabilecek. Bu tarihten önce verilen söz konusu kararlarıyla ilgili değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacak.
1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz yoluna başvurulabilecek ve bu itirazlar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılacak.
İstinaf kanun yolu incelemesinden geçmemiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle hükmün açıklanması veya yeniden kurulması halinde, açıklanan veya yeni kurulan hükmün tabi olduğu kanun yolu korunacak.
Mahkeme, sanığın kabul etmemesi halinde de koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecek; ancak 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam edilecek.
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde yargı mercilerince kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.
Manevi tazminat taleplerini Tazminat Komisyonu karara bağlayacak
Teklifle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un adı “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” şeklinde değiştiriliyor.
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemiyle müracaatlar Komisyona yapılacak.
Müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında Komisyon, gerekli gördüğü araştırmaları yapmaya veya üyelerden birine yaptırmaya ya da cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmeye yetkili olacak.
Komisyonun giderleri, Bakanlık bütçesinden karşılanacak.
Komisyona müracaatlar, elektronik ortamda da yapılabilecek.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak müracaatın şekli ve süresine yönelik de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, Komisyona müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılacak. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebilecek.
Müracaatta bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi zorunlu olacak.
Komisyon, dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi halde istemin reddedileceğini ilgiliye bildirecek. Dilekçedeki eksikliğin süresinde tamamlanmaması halinde müracaat, Komisyonca reddedilecek.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar da belirleniyor.
Komisyona müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılacak.
Ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında olmasına rağmen Komisyona yapılan istemler, ağır ceza mahkemesine gönderilecek. Komisyonun görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise Komisyon, görev alanına girmeyen istemleri ayırarak ağır ceza mahkemesine gönderecek. Bu hallerde Komisyona yapılan istem tarihi esas alınacak. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkması halinde Komisyonun görevine giren işlerin tespiti amacıyla ağır ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvuracak.
Komisyonun, tazminat istemlerine ve tazminatın geri alınmasına ilişkin yapacağı değerlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak. Komisyon tarafından verilen tazminatlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca cumhuriyet savcısının tazminatın geri alınmasına ilişkin yazılı istemleri Komisyona yapılacak.
Yapılan müracaatlar hakkında 9 ay içinde karar verecek olan Komisyon, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verecek.
Komisyon, usul ekonomisini gözeterek benzer nitelikteki müracaatları birleştirerek karar verebilecek.
(Sürecek)?
]]>
TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak da bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı.
Yüksel, görüşmelere başlamadan önce yaptığı konuşmada, teklifin hak arama hürriyetinin daha da güçlendirilmesi, suçla etkin mücadelenin sağlanması, yargılamanın hızlandırılması, kişisel verilerin korunması konularında önemli düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Teklifle, kanun yollarına başvuru sürelerine ilişkin düzenleme yapılacağını; adli para cezası miktarının yükseltileceğini aktaran Yüksel, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yeni görevler de verileceğini dile getirdi.
Cüneyt Yüksel, kanun teklifiyle, emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yapılmasının öngörüldüğünü de hatırlattı.
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, yaptığı sunumda, kanun yoluna başvuru sürelerinin gün yerine hafta olarak düzenleneceğini; suçla daha etkin mücadele kapsamında da bir güne karşılık gelen adli para cezasının alt ve üst sınırlarında artış yapılacağını anlattı.
Şengül Karslı, temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunmasının, hukuki güvenliğin güçlendirilmesinin, adalete erişimin kolaylaştırılmasının, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesinin, yargıya güvenin artırılmasının ana ilke ve değer olarak kabul edildiğini vurguladı.
“Tazminat Komisyonunun görev tanımını yeniden belirliyoruz”
Teklifte, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkin önemli düzenlemelerin yer aldığını kaydeden Karslı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesinde yapılan değişiklikle, konutunu terk etmemek veya bağımlılıktan arınmak amacıyla hastanede tedavi olmaya ilişkin adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, adli kontrol işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan kişiler bakımından tazminat talep etme imkanının getirildiğini bildirdi. Karslı, şöyle devam etti:
“Adalet Bakanlığının bünyesinde bulunan Tazminat Komisyonunun görev tanımını yeniden belirliyoruz. Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılan manevi tazminat talepleri Anayasa Mahkemesi yerine öncelikle Tazminat Komisyonuna yapılabilecek. Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesindeki bazı koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin ağır ceza mahkemeleri yerine yine Tazminat Komisyonunca karara bağlanması sağlanmaktadır. Böylelikle yargısal görev alanına ve hakimin takdirine girmeyen bazı tazminat istemlerinin idari başvuru yoluyla hızlı şekilde sonuçlandırılması amaçlanmaktadır. Yaptığımız düzenlemelerle söz konusu başvuruların süratle sonuçlandırılması sağlanacak, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay’ın iş yükü azalacaktır.”
Teklifte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda düzenlemelerin de bulunduğuna işaret eden Karslı, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemenin müstakil suç olarak düzenleneceğini belirtti.
Karslı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvuru imkanı getirileceğini ifade etti.
Özel nitelikli kişisel verilen işlenmesi ve kişisel verilerin yurt dışına aktarımı usullerinde değişiklik yapılacağını da aktaran Şengül Karslı, Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere ödenen ikramiyenin yüzde 50 artışla 2 bin liradan 3 bin liraya yükseltileceğini bildirdi.
Şengül Karslı, “Teklifle yapacağımız düzenlemelerle hak arama hürriyetinin daha da güçleneceğine, suçla etkin mücadele sağlanacağına, yargılamaların hızlanacağına, kişisel verilerin daha etkili şekilde korunacağına inanmaktayız.” dedi.
Daha sonra teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
]]>
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak da anılan teklifle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin yürürlüğe gireceği zamanın belirlenmesi bakımından uygulamada tereddüt yaşanmaması için geçiş hükümleri düzenleniyor.
Buna göre, eski hale getirme kurumuna yönelik süreye ilişkin yapılan değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanacak. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam edilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi ile kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında da değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Teklifle kanun yollarına başvuru sürelerinin gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması için yapılan değişikliklerin 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağının kabul edilmesi nedeniyle, bu tarihten önce verilen kararlar bakımından yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin değişiklikler, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ilgili maddesi kapsamında olup da 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacak.
Teklifte öngörülen kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanacak. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebileceğine ilişkin düzenlemeler ancak 1 Haziran 2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından uygulanabilecek. Bu tarihten önce verilen söz konusu kararlarıyla ilgili değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacak.
1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz yoluna başvurulabilecek ve bu itirazlar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılacak.
İstinaf kanun yolu incelemesinden geçmemiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle hükmün açıklanması veya yeniden kurulması halinde, açıklanan veya yeni kurulan hükmün tabi olduğu kanun yolu korunacak.
Mahkeme, sanığın kabul etmemesi halinde de koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecek; ancak 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam edilecek.
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde yargı mercilerince kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.
Manevi tazminat taleplerini Tazminat Komisyonu karara bağlayacak
Teklifle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un adı “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” şeklinde değiştiriliyor.
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemiyle müracaatlar Komisyona yapılacak.
Müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında Komisyon, gerekli gördüğü araştırmaları yapmaya veya üyelerden birine yaptırmaya ya da Cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmeye yetkili olacak.
Komisyonun giderleri, Bakanlık bütçesinden karşılanacak.
Komisyona müracaatlar, elektronik ortamda da yapılabilecek.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak müracaatın şekli ve süresine yönelik de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, Komisyona müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılacak. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebilecek.
Müracaatta bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi zorunlu olacak.
Komisyon, dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi halde istemin reddedileceğini ilgiliye bildirecek. Dilekçedeki eksikliğin süresinde tamamlanmaması halinde müracaat, Komisyonca reddedilecek.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar da belirleniyor.
Komisyona müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılacak.
Ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında olmasına rağmen Komisyona yapılan istemler, ağır ceza mahkemesine gönderilecek. Komisyonun görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise Komisyon, görev alanına girmeyen istemleri ayırarak ağır ceza mahkemesine gönderecek. Bu hallerde Komisyona yapılan istem tarihi esas alınacak. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkması halinde Komisyonun görevine giren işlerin tespiti amacıyla ağır ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvuracak.
Komisyonun, tazminat istemlerine ve tazminatın geri alınmasına ilişkin yapacağı değerlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak. Komisyon tarafından verilen tazminatlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Cumhuriyet savcısının tazminatın geri alınmasına ilişkin yazılı istemleri Komisyona yapılacak.
Yapılan müracaatlar hakkında 9 ay içinde karar verecek olan Komisyon, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verecek.
Komisyon, usul ekonomisini gözeterek benzer nitelikteki müracaatları birleştirerek karar verebilecek.
(Sürecek)?
Haber: CEYLAN SAĞLAM- Kamera: EYLEM LADİN DEĞER
Emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için artık ödenmeyen, bugün yaklaşık 8 bin lira karşılığı olan 10 bin ek göstergenin maaşlarına yansıtılmasını bekliyor. Emekli astsubay Hüseyin Tunç, “Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık” dedi. Engelli Komando Astsubay emeklisi Yılmaz Demir Özçelik ise, “Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin” dedi.
Emekli Astsubaylar İnisiyatifi Hareketi üyesi emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara KHK ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için günümüzde 8 bin liranın karşılığı olan, yansıtılmamış 10 bin puanlık göstergenin sigortalarına yansıtılmasını ve kendilerine vaat edilen tazminatların ödenmesini talep ediyor.
Emekli astsubaylar, taleplerini dile getirmek için Ankara’da Ulus Meydanı’nda dün bir araya geldi. Emekli astsubaylar ANKA Haber Ajansı’na yaşadıkları sorunları şöyle anlattılar:
“BİZİ DAĞLARDA TERÖRİSTLER ÖLDÜREMEDİ AMA EMEKLİLİK, AÇLIK ÖLDÜRECEK”
Emekli astsubay Hüseyin Tunç: “26 yıllık astsubayım. Rahatsızlandım, yüzde 70 engelliyim ve personele geçtim. Silahlı kuvvetlerde çalışıp buradaki arkadaşların çoğu bedensel sorunları vardır. Herkes dağlarda, bayırlarda, o karın altında yaşadı, yattı. Ama hakkımız yendi, 23 yıldır astsubaylara bugün yarın söz veriyorlar, sözünde durmuyorlar. Biz, bu sözlerini tutmaları için öl, söz verme/ öl sözünde durma demeye, tazminat hakkımızı almaya geldik. Subaylara bir sürü tazminatlar veriliyor, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı gibi bir sürü tazminat veriliyor. Astsubaylara bir tane verilmiyor. Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama emeklilik, açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık. Ne çocuğumuzun okulu ne eşimizin bir yuvası oldu. Oradan oraya gittik, hep ülkemiz için dağlarda, riskli bölgelerde görev yaptık. Yapmayın artık, sözünüzde durun. Artık dayanamıyoruz. Astsubaylar çıldırma noktasına geldi. Benim maaşım çok düşük, ben bunu hak etmiyorum. 14 bin 500- 15 bin 500 lira arasında. Biz bunu hak etmiyoruz. Biz dağlarda, ülkemiz için savaştık. 10 bin puanla 8 bin lira iyileştirme istiyoruz. Gençlerimiz şu anda dağlarda, bizim yerimizde. Bizler de oralardaydık. Oradan geldik. Benim üç tane çocuğum var. Bunları okutmak bir dert, ev bir dert. Ev alamadık.”
“ULUFE İSTEMİYORUZ, İCAZET İSTEMİYORUZ”
Emekli jandarma astsubay Necmi Kerimoğlu: “35 yıl bilfiil hizmet ettim ülkeme. Ülkemizin en ücra köşelerinde görev yaptım. 35 yılımın 17 yılını terörle mücadele bölgesinde geçirdim. Birçok meslektaşlarımızı kaybettik. Bizler bu ülke için hayatımızı seve seve veren insanlarız. Ben 3 tane üniversite bitirdim ama aldığım maaş 18 bin lira. 18 bin lira da kira veriyorum ve geçinemiyoruz. Bu mudur adalet? Bizlere yıllardır söz veriliyor, Cumhurbaşkanımız, Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız; ‘vatan size minnettar, hakkınız ödenmez’ deniliyor. Ama biz bunları göremiyoruz. Doğrudur, haklarımızı ödemiyorlar. Biz hakkımızı istiyoruz. Birilerine 6 tazminat, diğerine sıfır tazminat… Külfette varsa nimet de istiyoruz. Başka bir talebimiz yok. Ulufe istemiyoruz, icazet istemiyoruz. Biz çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz. Onun kederi içerisindeyiz, geçinemiyoruz. Bizi duymanızı istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, Anayasal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanıdır. Bizleri dinleyiniz. Biz her türlü zorlukta, meşakkatte bu ülke için feda ettik, canımızı koyduk. Bizim derdimiz para değil; insanca yaşamak istiyoruz.”
Emekli Hava Astsubay Hüseyin Alkan: “25 yıl hava kuvvetlerinde teknisyen olarak çalıştım. Bize söz verildi, kıdem tazminatlarımız verilmedi. Biz boğazımızdan kısıyoruz, giyimi falan bıraktık. Hele eviniz yoksa perişansınız. Çoğu arkadaşımız Temelli’ye gitti, Polatlı’ya gitti ev tutmak için.”
“SUBAYLARA VERİLEN TAZMİNATLAR, BURADAKİ İNSANLARA VERİLMİYOR. BİZ BU TAZMİNATIN PEŞİNDEYİZ”
Murat Demirkıran: “Biz buraya İzmir’den geldik. İki otobüs insan topladık. İstanbul’dan gelenler var, Antalya’dan kendi imkanları ile gelenler var. Bu meydanda gördüğünüz herkes birer kahraman, birer gazi. Arkadaşları şehit bu insanların. Bu insanlar şu anda açlık sınırının altında verilen bir maaş ile yaşıyorlar. Subaylara verilen tazminatlar, buradaki insanlara verilmiyor. Biz bu tazminatın peşindeyiz. Anamızın ak sütü kadar helalimiz bu, geçinemiyoruz. Bu tazminat sözü bize 2001’de veriliyor ama bir türlü gerçekleşmiyor. Bu Ulus eylemi bugün bunun gerçekleşmesinin birinci adımı olacak. Maaşımıza yansıtılması gereken 7 bin liradan 11 bine kadar gidiyor. Bugün yarbaylar tazminatı alıyor, albaylar alıyor, astsubaylara tazminat verilmiyor. Biz onlardan daha ağır görevler yaptık. Şu anda bu tazminatı talep ediyoruz.”
“NE OLUR MAAŞLARIMIZI SİZE VERELİM, BİZİM YERLERİMİZE EVLERİMİZİ SİZ GEÇİNDİRİN”
Emekli engelli Komando Astsubay Yılmaz Demir Özçelik: “Memurlara 8 bin 77 lira seyyanen zam verdiler. Biz emekliler bundan mahrum bırakıldık. Neden mahrum bırakıldığımızı bilmiyoruz. 2002 öncesi asgari ücretin üç katı emekli maaşı alırken, bugün itibariyle asgari ücretin altına da düştük. Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin. Engelli Komando Astsubayı olarak buraya kadar geldim; üç aile bir evde üç odada. Her biri yatak odası, bu şekilde kalıyoruz. Türk askeri bu duruma düşürülmemeliydi.
“17 BİN 500 LİRA MAAŞ ALDIM. BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ”
Emekli jandarma astsubay Hasan Savaş: “32 sene bu memlekete kelle koltukta hizmet verdim. 10 sene terörle ilgili bölgelerde çalıştım, ben ayıp olmasın diye söylemek istemiyordum ama söyleyeceğim; 17 bin 500 lira maaş aldım. Böyle bir şey olmaz. Bir imama 40 bin lira veriyorsa bu devlet, bir bekçiye 35 bin lira veriyorsa… Şemdinli’nin dağlarında gezdim ben, eşim çocuklarım yanımda yoktu. Yıllarca doğru düzgün okul okuyamadılar; ev bulamadık, lojman yok. Bugün bizi bu hale sokamazlar bu mümkün değil. Çok büyük haksızlık var.”
Türk Silahlı Kuvvetleri bando mızıkasından emekli astsubay Ali Toker: “Evi olmayan, eşi çalışmayanların durumu gerçekten çok zor. Aldığımız en yüksek maaş, 37 yıllık hizmetim var 17 bin lira maaş alıyorum. Asgari ücret kadar bir maaş alıyorum. Çocuğumuz, eşimiz, gerçekten insanca yaşamı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Bizim yaptığımız iş, diğer arkadaşlarımızın işinden aşağıda gibi görülse de bizim de gece gündüz 48 saat görev yaptığımız oldu. Doğudaki arkadaşlarımız o kış şartlarında bandoculuktan başka dağda görev aldılar, çatışmalara girdiler. Hatta Tunceli’de bir bandonun içinde bomba patlamıştı, o arkadaşlarımız da bandocuydu. Bu devlet için canlarını verdiler, tüm askerler gibi biz de hakkımızı hukukumuzu istiyoruz. Biz ekstra bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Sesimiz duyuluyor. Tek başına sözler veriliyor, siyaset böyle bir şey, unutuluyor. Bu verilen sözlerin yüzde 10’u yapılmış bile olsa, şu anda Türkiye refah bir ülke konumuna gelecekti.
“CANI İLE KANI İLE BU ÜLKEYİ KORUYAN İNSANLARA YAPILAN BU EZİYET HAKSIZLIKTIR”
35 yıl boyunca bando astsubayı olarak görev yapan Nejdet Akyüz: “Ülkemizin her tarafında astsubay arkadaşlarımın özlük hakları, siyasi otoritelere söylenmesine rağmen, dosyalar verilmesine rağmen ötelendik. Canı ile kanı ile bu ülkeyi koruyan insanlara yapılan bu eziyet haksızlıktır. Bu haksızlığın giderilmesi için başta iktidarda olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer siyasi partilere buradan sesleniyoruz; lütfen bizlere sahip çıkın. Bub ordunun bel kemiğiyiz, emekçileriyiz. Her zaman ordumuzun yanında, elimizi taşın altına koyduk. Bizler artık belirli küçük maaşlar ile geçiniyoruz, torunumuza bir harçlık veremiyoruz. Ailemiz ile gezilere gidemiyoruz. Lütfen bugün bu sokaklara bizi toplamayın, biz bu ülkenin her zaman koruyucusuyuz. Çocukluk yaşlarda, 14 yaşında girmişiz buraya. Silahlı kuvvetlerin terbiyesini almış bir toplumuz biz. Atatürkçü düşünce ile yetişmiş bir toplumuz biz. Bugün Atatürk olmasaydı, biz bugün burada olmayacaktık. Onun için Türk milletinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin, siyasi partilerin bize sahip çıkmasını bekliyoruz.”
]]>