Isparta’nın Yalvaç ilçesinde alacak verecek meselesi yüzünden 1 kişiyi öldüren zanlılar ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık Hasan K. olayı planlayarak yapmadığını söyleyerek, “Belinden silahı çıkarıp benim belimin sağ tarafına dayadı. Sonrasında silah patlama sesi duydum. Benim vurulduğumu düşündüm” dedi.
Isparta’nın Yalvaç ilçesinde Ferhat Tokmak (38), alacak verecek meselesi yüzünden arasında husumet bulunan Hasan K. ve Feryaz Y. tarafından 26 Kasım 2023 tarihinde kafasından silahla vurularak öldürülmüştü. Yalvaç Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada ‘Kasten Adam Öldürme’ suçundan tutuklu yargılanan Hasan K. (46) ve Feryaz Y. (37), Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla (SEGBİS) ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma salonunda taraf avukatları ve aileler hazır bulundu.
Mahkeme başkanı tarafından söz verilen sanık Hasan K., maktul Ferhat Tokmak ile aralarında bir husumet olmadığını belirterek, “Olaydan 3 ay önce onunla Çınaraltı’nda denk geldik. Bana ‘Moralim bozuk, eve gidelim, sana çay demleyeyim’ dedi. Yaşadığı aparta gittik. Eve geldiğimizde kız kardeşi ile aralarında sıkıntı olduğunu ve kendisini şikayet ettiklerini söyledi. Ben de parası olup olmadığı sordum. Parası yoktu, bin 500 lira para verdim ve ‘Sende olunca bana verirsin’ dedim. Sonrasında olaydan iki gün önce maktul Ferhat Tokmak beni aradı, çok sinirli bir şekilde küfürler etmeye başladı. Bana telefonda ‘Arkamdan para verdim ödemedi diye konuşuyormuşsun’ dedi. Ben de insanlara aldırış etmemesi gerektiğini söyledim. Buna rağmen eşime kızıma küfür etmeye devam ediyordu” dedi.
Aynı gün Ferhat Tokmak’ın kızının iş yerine giderek küfürler ettiğini söyleyen sanık, “Aynı gün kızım beni aradı. İş yerine Ferhat Tokmak’ın geldiğini ve küfürler ettiğini söyledi. Ben de ‘Kızım onun kafası iyidir, ben konuşurum’ diyerek telefonu kapattım” diye konuştu.
“Silah patlama sesi duydum, benim vurulduğumu düşündüm”
Olayın olduğu gün izinli olduğunu ve kayınbiraderi Feryaz Y.’yi arayarak mantar toplamaya gittiğini söyleyen Hasan K., “Feryaz ile buluşup mantar toplamaya gittik. Ferhat ile aramda geçen konuşmalardan haberi yoktu. Dönüş yolunda Ferhat’ı aradım. Buluşalım, görüşelim dedim. Onu arama sebebim kızlarımı rahatsız etmesin, Yalvaç küçük bir yer, dedikodu çıkmasın istedim. Çınaraltı’nda bulunan otoparka geldim, Ferhat’ı arayarak otoparkta olduğumu söyledim. Biraz bekledikten sonra geldi. Arabadan inerek onu karşıladım ve konuşmak için arabaya geçtik. Arabaya biner binmez küfürler etmeye başladı. Daha sonra belinden silahı çıkarıp benim belimin sağ tarafına dayadı. Sonrasında silah patlama sesi duydum. Benim vurulduğumu düşündüm. Aşağı indim, Feryaz da inerek ‘Ağabey bu ölmüş’ dedi. ‘Emniyeti arayalım’ dedim. ‘Çocuklarımı görmeden arattırmam’ dedi. O an ikimiz de şoka girmiştik. Araca bindik, nereye gittiğimi bilmiyorum. Biraz gittikten sonra Feryaz yolun sağ tarafına indirip bıraktı. Daha sonra emniyete giderek teslim olduk, pişmanım. Planlayarak yapmadım” dedi.
Mahkeme heyeti tarafından dinlenilen Sanık Feryaz Y. ise maktul Ferhat Tokmak’ı tanımadığını söyleyerek, “Mantar topladıktan sonra eniştem Hasan K. bir arkadaşı ile görüşeceğini söyledi. Çarşıya otoparka geldik. Eniştem o kişi gelince bana ‘Arkaya geç’ dedi. Biraz bekledik, Ferhat geldi, eniştem araçtan inerek karşıladı. Arabaya biner binmez küfürler etmeye başladı. Ben de ‘Oturun konuşun, siz arkadaşsınız’ dedim. O sırada bana ‘Sen kimsin?’ diyerek fiziksel temasta bulundu. Elini çekti, silahı çıkarıp eniştemin beline dayadı. Arabanın arka kısmında bulunan silahı alarak aşağı indim. Onu araçtan çekmeye çalışırken silah sesi duydum. Silah patlayınca bir anda düştü. Nabzını kontrol ettiğimde atmıyordu. Enişteme boğuşma esnasında elimin yanlışlıkla tetiğe gittiğini söyledim. Araca binip oradan çıktık. Yol kenarına kimin bıraktığını hatırlamıyorum. Çocukları görmek için eve döndük sonrasında kendimiz emniyete teslim olduk” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti tarafından tanık olarak dinlenilen sanık Hasan K.’nin kızı N.K. ise olaydan iki gün önce Ferhat Tokmak’ın iş yerine gelerek küfür ettiğini söyleyip, “Bana ‘Baban nerede?’ diye sordu, ben de ‘İsmini söylersen babama senin geldiğini söylerim’ dedim. Bana ‘Babana Ferhat ağabey uğradı dersen baban tanır’ dedi. Sonrasında bana parmağını sallayarak küfürler etmeye başladı. Sonra iş yerimden ayrıldı, ben de o korku ile babamı aradım” dedi.
Mahkeme heyeti eksikliklerin giderilmesi için mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi. – ISPARTA
]]>
– Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın”
SİVAS – Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.
Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.
“Kazanan taraf olmak istiyoruz”
Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.
“Tek eksik Koita”
Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.
“Cezamızı çektik”
3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.
“Şimdi akıl vermeyi bırakın”
Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;
“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”
Çalışmalar başladı
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek.
]]>
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.
Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.
“Kazanan taraf olmak istiyoruz”
Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.
“Tek eksik Koita”
Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.
“Cezamızı çektik”
3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.
“Şimdi akıl vermeyi bırakın”
Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;
“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”
Çalışmalar başladı
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS
]]>
İzmir’de, AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl yapılan İzmir mitingine cemaat toplaması talebiyle arandığını ve bu talebi yerine getirmeyince hakkında soruşturma açıldığını açıklayan imam Yusuf Kılıç, İzmir dışına sürgün edildiğini ve kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini söyledi. Kılıç, “Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım. Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi” dedi. Kılıç, “İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem” diye konuştu.
İzmir Buca’da görevli imam hatip Yusuf Kılıç, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel seçim döneminde 29 Nisan 2023 tarihinde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağı miting öncesinde AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan arandığını, kendisinden cemaatini miting için toplamasının istendiğini açıklamıştı. Kılıç, “Ben, bir cami imamıyım. Evet, bu ülkede demokrasi şöleni olabilir. Ama burada ben taraf değilim… Cemaatimden bir kısmını mitinglere götürürsem ben, bu caminin ilkesine, amacına karşı düşmüş olurum. Bu da benim için ve toplum için çok büyük bir sıkıntı” demişti.
Kılıç, bu olayın ardından kendisi hakkında soruşturma açıldığını ve ciddi tehditler aldığını duyurmuştu. Kılıç, kendisini tehdit edenler hakkında 3 Mayıs 2023 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.
Kılıç, olayın üzerinden 10 ay geçmesinin ardından İzmir dışına sürgün edildiğini, kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini ve bir imam tarafından işinden atılmakla tehdit edildiğini açıkladı. Sendikası Diyanet-Sen’in arkasında durmadığını belirten Kılıç, AKP Buca İlçe Başkanlığı’nın kendisini aramasının ardından yaşadıklarını şöyle özetledi:
“BAŞKA BİR İMAM TARAFINDAN GÖREVDEN ATILMAKLA TEHDİT EDİLDİM”
“Merhaba, ben Yusuf Kılıç. Cami, insanların Allah’a, kitaba ve peygamberlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığı toplu bir yerdir. Ben de cami imamı olarak halka karşı sorumluluğumun bilinciyle çalışmaya başladığım günden bu yana hiçbir şekilde aksatmadan görevimi yürütmekteydim. 26 Nisan 2023 tarihinde kendisini AKP Buca İlçe Başkan Yardımcısı olarak tanıtan bir şahıs beni arayarak mitingleri için cami cemaati ayarlamamı ve mitinge götürmemi istedi. Ben de bunu reddettim. Deyim yerindeyse o günden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Sürgün ile tehdit edildim. Hemen akabinde 29 Mayıs 2023 tarihinde Buca’da başka bir camiye gönderildim. Bu camide 4 ay boyunca görev yaptım. İmkanlar çok kısıtlı olduğu için cami tuvaletinde 4 ay boyunca banyomu yaptım. Aynı şekilde camide yatmak zorunda kaldım. Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım.
“İZMİR’İN DIŞINA SÜRGÜN EDİLDİM. EN SON TARAFIMA ‘KADEMENİN İLERLEMESİNİN DURDURULMASI’ CEZASI VERİLDİ”
Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi. Bu olaylar yaşanırken sendikam hiçbir şekilde arkamda durmadı. Ben buradan Türkiye Barolar Birliği’ne seslenmek istiyorum. Başıma gelen bu olayların araştırılmasını ve avukat yardımı istiyorum. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu en güzel şekilde adalet, hukuk ortaya çıkartabilir. Sizi adaletin ilk basamağı olan vicdanlarınızın sesini dinlemeye davet ediyorum. Ben, insanların siyasi görüşlerini sorgulayamam. İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. İnsanların camiye ve dine olan güvenlerine zarar vermek istemedim. Hangi siyasi görüş olursa olsun, kurumun itibarını zedeleyecek hiçbir teklifi kabul etmek mümkün değildir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem.”
]]>
Bakan Fidan: “NATO’nun hassasiyetlerimizi dikkate almaması, bizi alternatif stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
“DEAŞ’la mücadele kisvesi altında PKK/YPG terör örgütünü desteklemenin stratejik bir hata olduğunu, başta ABD olmak üzere tüm muhataplarımıza vurgulamaya devam edeceğiz”
“(Kıbrıs) İki tarafın da egemenlik statüleri eşitlenmediği sürece taraflar arası bir müzakerenin gerçekleştirilmesi mümkün değildir”
“Komşumuz Yunanistan ile ilişkilerimizi olumlu gündem temelinde samimi ve yapıcı bir diyalogla ilerletmeyi arzu ediyoruz”
“1915 olaylarını gündeme getiren ülkeler, Ermenistan’a iyilik yapmıyorlar”
ANKARA – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi ortak değil rakip olarak görmesi ve bazı NATO müttefiklerimizin güvenlik hassasiyetlerimizi dikkate almaması, ülkemizi daha fazla kabiliyet ve alternatif stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir. Bu, bizim için bir tercih değil; devletimizin ve milletimizin bekası için zorunluluk haline gelmiştir”
Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığının 2024 yılı bütçesi ve 2022 yılı kesin hesabının görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerine sunum yaparak yönelttikleri soruları cevapladı
Bakan Fidan, burada yaptığı konuşmada, Suriye’ye yönelik politikalarının ana unsurlarının belirli olduğunu aktararak, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine bağlılığımız tamdır. PKK/YPG başta olmak üzere terör örgütleri ile mücadelemiz sürecektir. Suriye’den ülkemize göç akışını önlemeye ve ülkemizdeki Suriyelilerin gönüllü geri dönüşünü sağlamaya önem veriyoruz. Suriye’de iç barışın sağlanmasını teminen 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı dahil, siyasi süreçleri destekliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda hem sahadan hem de masadan çabalarımızı sürdürmekteyiz” dedi.
“DEAŞ’la mücadele kisvesi altında PKK/YPG terör örgütünü desteklemenin stratejik bir hata olduğunu, başta ABD olmak üzere tüm muhataplarımıza vurgulamaya devam edeceğiz”
Fidan, Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurulmasını engellemeye yönelik mücadele ettiklerini belirterek, “DEAŞ’la mücadele kisvesi altında PKK/YPG terör örgütünü desteklemenin stratejik bir hata olduğunu, başta ABD olmak üzere tüm muhataplarımıza vurgulamaya devam edeceğiz. PKK terör örgütü ve uzantılarına yönelik mücadelemizi Irak’ta da hız kesmeden sürdürüyor, gerekli gördüğümüz güvenlik önlemlerini uygulamakta tereddüt etmiyoruz. Türkmen soydaşlarımıza desteğimizi sürdürüyoruz. Irak’taki her kesimle yakın iş birliği halinde Irak’ın bütünlüğü, istikrarı ve refahına yönelik çalışmalara destek veriyoruz” diye konuştu.
“(Kıbrıs) İki tarafın da egemenlik statüleri eşitlenmediği sürece taraflar arası bir müzakerenin gerçekleştirilmesi mümkün değildir”
Bakan Fidan, Libya’da ülkenin birlik ve bütünlüğünü korumak ve ülkenin tekrar çatışmalara sürüklenmesini önlemenin temel öncelikleri olduğunu dile getirerek, “Libya’nın doğu, batı ve güneyindeki tüm kesimlerle diyaloğumuzu geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bingazi Başkonsolosluğumuzu yakın zamanda yeniden faaliyete geçireceğiz. Milli davamız Kıbrıs meselesinin Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması nihai amacımızdır. İki tarafın da egemenlik statüleri eşitlenmediği sürece taraflar arası bir müzakerenin gerçekleştirilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“Komşumuz Yunanistan ile ilişkilerimizi olumlu gündem temelinde samimi ve yapıcı bir diyalogla ilerletmeyi arzu ediyoruz”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve diğer ülkelerle ilişkilerinin geliştirilmesi çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini aktaran Fidan, “Komşumuz Yunanistan ile ilişkilerimizi olumlu gündem temelinde samimi ve yapıcı bir diyalogla ilerletmeyi arzu ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın son ziyareti de bu anlayışımızın somut tezahürü olmuştur. Batı Trakya ve 12 Adalar’da soydaşlarımızın haklarını her fırsatta savunmaya da devam ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“NATO’nun hassasiyetlerimizi dikkate almaması alternatif stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir”
Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecini ilerletme konusunda kararlı olduklarının altını çizen Fidan, “Ancak, bunun için Birliğin de gerekli iradeyi sergilemesi gerekmektedir. Avrupa Birliği’nin, bazı üyelerinin dar çıkar hesaplarından kaynaklanan stratejik vizyon ve sağduyu eksikliğinden kurtulması elzemdir. Avrupa Birliği, diğer aday ülkeler için attığı teşvik edici adımları Türkiye için maalesef atmamaktadır. Birlik, ülkemizin üyelik sürecini canlandıracak somut adımlar atarsa, bunun her iki taraf için de yeni fırsatlar doğuracağına inanıyorum. Ancak, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi ortak değil rakip olarak görmesi ve bazı NATO müttefiklerimizin güvenlik hassasiyetlerimizi dikkate almaması, ülkemizi daha fazla kabiliyet ve alternatif stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir. Bu, bizim için bir tercih değil; devletimizin ve milletimizin bekası için zorunluluk haline gelmiştir” dedi.
“1915 olaylarını gündeme getiren ülkeler, Ermenistan’a iyilik yapmıyorlar”
Azerbaycan ile Ermenistan arasında İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra beliren barış fırsatının güçlendiğini ifade eden Bakan Fidan, “İki ülke arasında somut güven artırıcı adımlar atılması kararından memnuniyet duyuyor; barış anlaşmasının biran önce imzalanmasını arzu ediyoruz. Kardeş Azerbaycan’la müttefiklik seviyesine yükselttiğimiz ilişkilerimizi, her alanda geliştirmekteyiz. İşgalden kurtarılan toprakların yeniden imarına ve ihyasına destek vermekteyiz. Ermenistan’la başlattığımız normalleşme sürecini, Azerbaycan’la yakın eşgüdüm içerisinde, bölgesel gelişmeleri de dikkate alarak yürütmeye devam edeceğiz. Bazı üçüncü ülkelerin 1915 olaylarıyla ilgili asılsız iddiaları ısıtarak tekrar gündeme getirmesi, normalleşme sürecini baltalayacaktır. Bu ülkeler, Ermenistan’a iyilik yapmıyorlar” diye konuştu.
]]>