Şirket – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Fri, 26 Jul 2024 09:00:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Akfen Yenilenebilir Enerji, 2025 yılına kadar kurulu gücünü 1200 megavata çıkarmayı hedefliyor https://www.akittvhaber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10886

Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, şirketin kurulu gücünü 2025 yılı sonuna kadar 1200 megavata çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Güngör, Çanakkale’deki 100 bin ağaçlık “Akfen 100’üncü Yıl Hatıra Ormanı” fidan dikim töreninde, şirketin gelecek dönem hedeflerini açıkladı.

Dünyada ve Türkiye’de yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin son yıllarda zirveye çıktığına işaret eden Güngör, Akfen’in 12 hidroelektrik santrali (HES), 35 güneş enerjisi santrali (GES) ve 6 rüzgar enerjisi santrali (RES) projesiyle toplam 700 megavatlık kurulu güce ulaştığını aktardı.

Güngör, dünyada konvansiyonel yakıttan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin çok hızlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Tahminler 2040 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyanın bir numaralı enerji kaynağı olacağına işaret ediyor. Akfen olarak Türkiye’de uzun yıllar önce bu alanda öncü olduk. Ülkemizin en iyi doğal kaynaklarına sahip bölgelerinde, tamamı sürdürülebilir olarak çoğu son 8 yılda devreye aldığımız ve kaynak bakımından çeşitlendirilmiş modern enerji santrallerimiz ile 700 megavatlık kurulu güce ulaşmayı başardık. Yolculuğumuz boyunca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Uluslararası Finans Kuruluşu gibi iki önemli yabancı şirket ortağımız oldu. Gelecek dönemde hayata geçirdiğimiz yatırımlar ile bu alandaki liderliğimizi devam ettireceğiz.”

Akfen Yenilenebilir Enerji olarak faaliyetlerinin uluslararası alanda takdir gördüğünü ifade eden Güngör, şirketin son iki yıldır uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s’in kendisinden talepte bulunan şirketler içerisinden hazırladığı Vigeo Eiris çevresel ve sosyal yönetişim ile sürdürülebilirlik raporunda tüm sektörler bazında dünyada ilk 30 şirket arasında aldığını ifade etti.

3 yeni güneş projesi

Geçen yıl gerçekleştirilen halka arz dönemi sonrasında yeni bir yatırım atağına başladıklarına dikkati çeken Güngör, 3 yeni GES yapımına başladıklarını belirtti.

Güngör, toplam kurulu gücü 66 megavat büyüklüğünde olacak 3 hibrit güneş enerji santralinin Osmaniye ve Çanakkale’de yer alacağını belirterek, Osmaniye’deki 57 megavatlık Sarıtepe ve 23 megavatlık Demirciler RES projelerinin alanlarında hayata geçirilecek 2 hibrit GES projesinden Demirciler Hibrit GES projesi nin 13,27 megavat, Sarıtepe Hibrit GES projesi nin ise 12,98 megavat kurulu güce sahip olacağını aktardı.

Yapımına başlanılan üçüncü hibrit GES projesinin Çanakkale’deki 112,2 megavat gücündeki Üçpınar RES sahasında hayata geçirileceğini belirten Güngör, bu projede kurulu gücün 40 megavat olacağını söyledi.

Güngör, anahtar teslim mühendislik, tedarik ve inşaat işleri sözleşmesi imzalanan projelerin 2024 yılı içerisinde tamamlanarak enerji üretmeye başlayacağını kaydederek, şöyle devam etti:

“Büyüme stratejimize uygun olarak aldığımız ve alacağımız olan ön lisanslar ile 80 megavat kurulu güce sahip 2 depolamalı GES ve 205 megavat kurulu güce sahip 4 depolamalı RES olmak üzere toplam 285 megavat düzeyinde yeni yatırımları hayata geçireceğiz. Bu yeni yatırımlar tamamlanınca 2025 yılı sonunda toplam kurulu güç kapasitemizi 1200 megavat düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz.”

Akfen 100’üncü Yıl Hatıra Ormanı’nın Çanakkale’nin Merkez Yukarıokçular ve Çanakalan mevkilerinde toplamda 100 bin karaçam ve kızılçam ağacı dikilecek. Ormanda, Akfen Holding, Akfen İnşaat, Akfen Yenilenebilir Enerji, Akfen GYO, Akfen Çevre ve Su, Akfen Hastane Hizmetleri ve Akfen Turizm şirketlerinin katkıları bulunuyor. Dikilen ağaçlar ile oluşacak ormanın her yıl 5 bin kişiye yetecek (3 bin ton) oksijen üretmesi ve heyelanları 350 kat azaltması bekleniyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:36:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9608

Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
DTSO, 2020-2023 Şirket Verilerini Açıkladı https://www.akittvhaber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:21:47 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8371

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 2020-2023 yıllarına ait şirket verilerini açıkladı.

DTSO’dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, odalarının üye sayısının 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle 22 bin 798 olduğunu bildirdi.

Meslek komiteleri ele alındığında Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi’nin 3 bin 49 üye ve yüzde 13,37 oran ile ilk sırada yer aldığını belirten Kaya, şunları kaydetti:

“İmalat Meslek Komitesi 2 bin 309 üye ve yüzde 10,13 oran ile ikinci, Sağlık, İdari ve Destek Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 2 bin 031 üye ve yüzde 8,91 oran ile üçüncü, Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 1994 üye ve yüzde 8,75 oran ile dördüncü ve Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 1959 üye ve yüzde 8,59 oran ile beşinci sırada yer almaktadır. özel amaçlı inşaat, enerji, altyapı ve inşaat taahhüt, inşaat malzemeleri satıcıları ve taş, toprak ve madene dayalı imalat sektörlerinin sayısına bakıldığında, üye toplam sayısının yüzde 34,40’lık kısmını oluşturmaktadır. Bu veriye baktığımız ilimizde inşaat sektörünün gelişerek büyüdüğünü göstermektedir.”

Kaya, 2020-2023 yılları arasında kayıt yapan üye sayısının odalarının toplam üye sayısının yüzde 39,86 olarak gerçekleştiğini aktararak, “Meslek komite üye sayısı baz alındığında oransal olarak en fazla kayıt gerçekleştiren meslek komiteleri, yüzde 57,38 ile otomotiv, motosiklet ve yedek parça satıcıları ilk sırada yer alıyor. Yüzde 51,85 ile gıda maddeleri satıcıları ikinci, yüzde 48,91 ile tarımsal ürünler ve ormancılık üçüncü, yüzde 47,25 ile imalat dördüncü ve yüzde 43,13 ile Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi beşinci sırada yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Üye sayıları incelendiğinde bir önceki yıla oranla geçen yıl Tekstil, Konfeksiyon ve Deri Ürünleri Satıcıları Meslek Komitesinin yüzde 43,18 artış sağladığını dile getiren Kaya, Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi yüzde 22,70, Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 18,63, İmalat Meslek Komitesi yüzde 15,63 ile Otomotiv, Motosiklet ve Yedek Parça Satıcıları Meslek Komitesi 4,69 artış sağlayan sektörler olarak öne çıktığını bildirdi.

Son 4 yıldaki şirket açılış oranları kent özel sektör dinamiğinin önemli bir göstergesi olmakla birlikte imalat sektöründeki sayının ilin sanayi gelişimi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Kaya, 2023’te tekstil satıcılarının en çok açılan şirket olması özellikle Tekstil OSB’nin yarattığı üretim ve bayilik bağlantısıyla doğru bir gelişmenin önemi olduğunu değerlendirdi.

Geçen yıl ve son 10 yılda kurulan ve kapanan şirket sayıları hakkında bilgi veren Kaya, şunları kaydetti:

“2023’te kurulan şirket sayısı 2 bin 137 olurken, 472 şirket kapanmıştır. 2014 itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan toplam şirket sayısı 13 bin 914 olurken, kapanan şirket sayısı 2 bin 322 ile açılan şirket sayısının yüzde 16,68’ine denk gelmektedir. Geçen yıl kapanan şirketin açılan şirkete oranı yüzde 22 olup son 10 yılın en yüksek seviyesine varmıştır. 2014 yılı itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan gerçek kişi işletme sayısı 2 bin 943 olurken kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 2 bin 582 ile son 10 yıl içinde kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 87,73’üne denk gelmektedir. Geçen yıl kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı 183 olurken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 475 olarak gerçekleşmiştir.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/feed/ 0
MWC Barcelona Fuarı’nda Mobil Teknoloji Şirketleri Buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/#respond Wed, 22 May 2024 21:48:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7956

Mobil teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük mobil teknoloji etkinliği olarak bilinen MWC Barcelona Fuarı’nda buluştu. Türkiye’den 32 şirketin katıldığı teknoloji etkinliğin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansıdı. Bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor, 5 bin 388 Euro’ya kadar çıkıyor. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını yine İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize etti. Fuara kayan ekranlı telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler damgasını vurdu.

Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı olan Mobil Dünya Kongresi (Mobile World Congress-MWC 2024), bugün İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı.

Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde 95 bin kişinin ziyaretçinin beklendiği dev etkinlikte Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.

MWC Barcelona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün en merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.

MWC Barcelona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.

Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler gibi geleceğin ürünleri damgasını vurdu.

Fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor

MWC Barcelona’da öne çıkan global trendler ise şunlar oldu:

5G, 2030 yılına kadar tüm mobil bağlantıların yarısını oluşturacak. 5G teknolojisini ‘paraya’ çevirmek gelişen bir iş kategorisi. 5G’den sonra 6G için de hazırlıklar yapılıyor.

5G’nin çığır açan özelliklerinden biri olan Kablosuz Sabit Erişim (FWA) ile ev ve işyerlerine kablosuz ağ üzerinden bağlantı imkanı geliyor.

Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 Euro olarak dikkat çekiyor.

“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”

Fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası’nın Başkanı Şekib Avdagiç, MWC 2024’e ilişkin yaptığı açıklamada, “MWC Barcelona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı” ifadesini kullandı.

Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Şekib Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor” bilgisini verdi.

Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Avdagiç, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka, küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”

Yapay zeka uygulamalarının hayatımızın her alanına girmeye başladığını hatırlatan Şekib Avdagiç, “Bu teknolojinin adı yapay, ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek” ifadelerini kullandı.

Şekib Avdagiç, Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, “Kalkınmanın artık yegane yolunun yapay zeka çağında öncü ülkelerden biri olmaktan geçtiğini unutmamalıyız” dedi.

Başarı için kamu-özel ortaklığı vurgusu

Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.

Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yer aldıklarını kaydetti.

MWC Barcelona Fuarı, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/feed/ 0
Enerjisa Dağıtım Şirketleri, Dijitalleşme ve Yatırımlarla Müşteri Odaklı Çalışmalarını Sürdürdü https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/ https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/#respond Sat, 27 Apr 2024 09:00:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7150

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştirerek geçen yıl Kırıkkale, Bartın ve Kilis’te müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla çalışmalar gerçekleştirdi.

Enerjisa’dan yapılan açıklamaya göre, sektörde öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri sorumlu oldukları illerde bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.

Başkent EDAŞ, Kırıkkale’de hizmet verdiği 1767 trafo ve 8 bin 374 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Kırıkkale için Merkez, Bahşili, Balışeyh, Çelebi, Karakeçili, Yahşihan Delice, Keskin ve Sulakyurt’ta 1274 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 22 pano ile 16 trafo ve 32 adet dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Kırıkkale’de hizmet verdiği 182 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 102 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 3 bin 155 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 85 adet pano ile 31 trafo ve 3 dağıtım merkezi montajını da tamamladı.

Ayrıca şirket, Bartın’da hizmet verdiği 1506 trafo ve 7 bin 396 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Bartın için Merkez, Amasra, Kurucaşile ve Ulus’ta 2 bin 257 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 10 pano ile 77 trafo ve 27 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Bartın’da hizmet verdiği 149 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 128 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 2 bin 125 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 247 elektrik panosu ile 46 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Toroslar EDAŞ da, Kilis’te hizmet verdiği 1287 trafo ve 3 bin 756 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Kilis için Merkez, Musabeyli, Polateli ve Elbeyli ilçelerinde 1154 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 34 trafo ve 10 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Toroslar EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Kilis’te hizmet verdiği 82 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 585 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 1185 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 51 elektrik panosu ve 23 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Ayrıca Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırım yapan şirket oldu.

Açıklamada, şirketlerin hizmet verdiği bölgelerde bakım ve yatırım çalışmalarının hız kesmeden süreceği kaydedildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/feed/ 0
Enerjisa Dağıtım Şirketleri, dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlarla müşteri odaklı çalışmalar gerçekleştirdi https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:03:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6785

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin elektrik dağıtımındaki 3 şirketi olan AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştirerek geçen yıl Anadolu Yakası, Karabük ve Osmaniye’de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla çalışmalar gerçekleştirdi.

Enerjisa’dan yapılan açıklamaya göre, sektörde öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri sorumlu oldukları illerde bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.

AYEDAŞ, Anadolu Yakası’nda hizmet verdiği 8 bin 211 trafo ve 35 bin 125 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarına devam etti.

Daha aydınlık bir kent için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar’da 41 bin 772 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren AYEDAŞ ekipleri, yine adı geçen ilçelerde 2 bin 148 pano ile 134 trafo ve 2 bin 615 dağıtım merkezinin bakımını tamamladı.

Şirket, 3 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 893 kilometrelik yeni kablo döşeyen AYEDAŞ ekipleri 2 bin 505 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 1064 elektrik panosu ile 139 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Başkent EDAŞ da Karabük’te 1762 trafo ve 7823 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Karabük için Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 3 bin 7 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri bölgede 204 pano ile 168 trafo ve 134 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Karabük’te hizmet verdiği 178 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 212 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 1510 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 137 elektrik panosu ile 44 trafo ve 5 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.

Öte yandan, Toroslar EDAŞ, Osmaniye’de hizmet verdiği 2 bin 977 trafo ve 12 bin 860 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Osmaniye için Kadirli, Merkez, Düziçi, Bahçe, Toprakkale, Hasanbeyli ve Sumbas ilçelerinde 1804 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 4 trafo ve 41 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Osmaniye’de hizmet verdiği 263 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 2 bin 305 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 2 bin 490 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 134 elektrik panosu ve 60 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Ayrıca Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırım yapan şirket oldu.

Açıklamada, şirketlerin hizmet verdiği bölgelerde bakım ve yatırım çalışmalarının hız kesmeden süreceği kaydedildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:45:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6369

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, İsrail’in cezasızlığına son vermenin hukuki bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “Lahey’de başlayan dava bu anlamda tarihi bir dönüm noktası olacak ve İsrail, cezasızlık nedeniyle hukuk, vicdan ve kural tanımaz tavrını dizginleyecektir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sözlerine dair, “Eski bir milletvekilinin, Cumhuriyet’imizin kurucu iradesini de kastederek ‘Selanik dönmeleri’ gibi bir ifade kullanması son derece yakışıksız bir ifadedir; bunu özellikle kınadığımızı ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

Avukat Feyza Altun’un şeriat ile ilgili açıklamalarına da işaret eden Şahin, “‘Şeriat’ dediğimiz kavram dindir, İslam’ın kendisidir, böylesine önemli bir değerimizi lütfen kimse farklı mecralara çekip, farklı tartışmalar yaratıp toplumsal barışımızı bozmasın.” yorumunu yaptı.

“Atatürk’ün ve Türklüğün aziz hatırasına asla zarar veremeyecek”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Ege Üniversitesi’nde 9 yıl önce öldürülen üniversite öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun şehadetinin yıl dönümü olduğunu belirterek, kendisine Allah’tan rahmet diledi.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki toprak kaymasının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen göçük altındaki işçilere ulaşılamadığını söyleyen Dervişoğlu, “Hükümeti buradan uyarıyorum: Daha fazla ölüm yaşanmadan, benzer facialar tekrarlanmadan siyanürlü altın madenlerini denetleyin ve ivedilikle gerekli tedbirleri alın.” dedi.

Şevki Yılmaz’ın açıklamalarına da değinen Dervişoğlu, “Bilinmelidir ki Türklüğe dair her değere savaş açmış olanların içinde bulunduğu acziyet Atatürk’ün ve Türklüğün aziz hatırasına asla zarar veremeyecektir. Karanlık zihniyetlerine mübarek dinimizi alet eden bu ahlaksızlar, Atatürk’ün gölgesinden bile rahatsız olan bu korkaklar sürüsü, güya devlet görevlisi de olan bu kendini bilmezler şimdiye kadar her kalıba girdiler de bir türlü Türk ve insan olmayı beceremediler.” değerlendirmesinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu şehadetinin seneidevriyesinde rahmetle andıklarını belirterek, “Şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu andığımız bu günde bir Çakıroğlu’nu daha dar-ı bekaya göndermenin hüznünü yaşamaktayız. Hayatını kaybettiğini teessürle öğrendiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyemiz, değerli ağabeyimiz, hasbi dava adamı, vatan ve millet nöbetçisi Ferhat Yılmaz Çakıroğlu’nu rahmetle anmak istiyorum.” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bugün grup toplantılarını çok dilli olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Kürt halkının kimliğini, dilini, sanatını, kültürünü tanımayacaksınız, ana dilinde kamusal hizmet vermeyeceksiniz ama seçim dönemlerinde puşi takıp, iki kelime Kürtçe konuşup halay çekeceksiniz, orada da kalmayacaksınız, milliyetçilere dönüp bir de bozkurt işareti yapacaksınız. Artık, bu ikiyüzlü siyasetiniz çökmüştür; artık, Kürt halkının karşısına çıkacak yüzünüz de kalmamıştır.”

“Kim bu Kanadalı şirket?”

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Erzincan’ın İliç ilçesindeki toprak kaymasına ilişkin, “Dünyanın neresinde bu rezalet yaşanırsa yaşansın iktidar, bakan çıkar hesap verir.” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un ÇED raporunu verdiğini dile getiren Başarır, “Eğer bir parça demokrasi, vicdan, hukuk olan bir iktidarda, bir ülkede o bakanın bırakın dünyanın en büyük şehirlerinden birine belediye başkan adayı olmasını sokağa çıkacak yüzü olmaz. Yargılanır ama maalesef ki bakan ya da iktidar hesap vermekten daha çok hesap soruyor.” ifadelerini kullandı.

“Kim bu Kanadalı şirket?” diye soran Başarır, “Kanada’ya gidelim, bir karış toprağı kirletelim, bir ağacın yarım metre dalını keselim; hemen gelir o insanlar, gerekli cezayı keser ve ‘Bunu yapamazsın’ der. Ama bu ülkenin şirketi geliyor, benim topraklarımda, İliç’te ÇED raporlarına gerek görülmeksizin siyanürle, bir sürü kimyasal atıkla hukuksuz olarak maden arıyor.” diye konuştu.

Bunun nedenini soran Başarır, “Bu şirket, her şirket gibi yüzde 25 vergi ödeyecekken yüzde 6,38 vergi ödeyecek. Vergi ödemeyeceksin, vergi borcun silinecek; bu karın yüzde 90’ını alıp Kanada’ya götüreceksin, benim işçilerim orada, şu anda toprak altında kalacak ve bunun hesabını verecek bir iktidar yok.” dedi.

Şevki Yılmaz’ın ifadelerine ilişkin ise Başarır, “Neymiş? Osmanlı’yı süren soysuzları lanetle anıyormuş. Soysuz görecekse aynaya bakacak Şevki Yılmaz. Utanmaz adam, bu topraklarda, bu Mecliste, bu ülkede milletvekilliği yapabiliyorsan, egemenlik kayıtsız şartsız milletinse bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, şehitlere ve gazilere borçlusun.” ifadelerini kullandı.

Savcıları göreve çağıran Başarır, “Şevki Yılmaz ve onun gibileri yargılamayan, hala soruşturma açmayan savcıları kınıyorum.” diye konuştu.

“Altın üretimi yapan işletme, devlet hakkına ilave olarak yaklaşık 3-4 katı daha vergi ve kamu ödemesi yapıyor”

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde meydana gelen felaketten dolayı üzgün olduklarını belirterek, toprak altında kalan 9 işçiyi arama faaliyetlerine yeni bir heyelan riski nedeniyle ara verildiğini, riskin ortadan kalkması halinde çalışmalara ivedilikle başlanacağını söyledi.

Usta, şöyle konuştu:

“2023 sonu itibarıyla yabancı sermayeli 130 farklı tüzel kişinin sahip olduğu toplam 593 adet ruhsat mevcuttur ancak ülkemizdeki toplam ruhsat sayısına baktığımızda ise 14 bin 763 ruhsat sahibi bulunmaktadır. Kişi bazında bakıldığında, yabancı sermayeli tüzel kişi sayısı, ruhsat sahibi gerçek ve tüzel kişi sayısının sadece yüzde 2,1’ine tekabül etmektedir. Ruhsat sayısı bazında bakıldığında ise yabancı sermayeli şirketlerin sahip olduğu ruhsat sayısı, ülkemiz toplam ruhsat sayısının yüzde 4’ü kadardır. Toplam işletme izni alanlar, bizim kendi Türkiye yüz ölçümü oranımıza baktığımızda ise yüzde 3,3’lük kısmına tekabül etmektedir.

‘Bu madenciler, bu yabancı şirketler geliyorlar, karının yüzde 90’ını alıp giderek ülkeye sadece zarar bırakıyorlar’ şeklindeki açıklamaları için de şunları söylemek istiyorum: Altınla ilgili, özellikle madenlerle ilgili verdikleri vergi oranları 2022 yılının sonu itibarıyla yüzde 25 daha artırılmış ve yüzde 13,75’e çıkarılmıştır, daha öncesinde yüzde 11’di. Ayrıca, orman izin bedeli olarak ek yüzde 3,86 vergi, maden ruhsat bedeli için 0,17, kurumlar vergisi için 3,83, stopaj yüzde 8,49, damga vergisi yüzde 0,1, gelir vergisi 14,46, KDV 16,2, diğer vergiler 17,12, SGK primlerinden yüzde 12,78 olmak üzere, altın üretimi yapan bir işletme devlet hakkına ilave olarak yaklaşık 3-4 katı daha vergi ve kamu ödemesi de yapmaktadır. 2022 yılında yapılan verilere göre 31 ton altın üretilmiş olup 9 milyar dolarlık altın ihracatına karşılık 20 milyar dolarlık altın ithalatı gerçekleştirilmiştir yani 2022 yılında 11 milyar dolarlık altın dış ticaret açığı da oluşmuştur.”

Murat Kurum üzerinden de siyasi bir kampanya yürütülmeye çalışıldığını söyleyen Usta, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sadece ÇED raporlarıyla ilgili olarak etkileri incelediğini ve bu bilgiyi paylaştığını, daha sonrasında Bakanlığın bir alan genişleme yetkisine sahip olmadığını ve alan genişlemeyle veya kapasite artırımıyla ilgili bir onayının olmadığını söyledi.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının devam ettiği bir ramazan ayına acıyla yaklaştıklarını kaydeden Usta, “Ne yazık ki İsrail’in savaş bakanı, Refah’a başlatacakları büyük saldırı için ramazan ayının ilk gününü yani 10 Mart’ı işaret etmektedir. Lahey’de gündeme gelen bu davayla birlikte soykırımın cezasız kalmayacağını ümit ediyoruz. İsrail’in cezasızlığına son vermek hukuki bir zorunluluktur. Lahey’de başlayan dava bu anlamda tarihi bir dönüm noktası olacak ve İsrail cezasızlık nedeniyle hukuk, vicdan ve kural tanımaz tavrını dizginleyecektir.” yorumunu yaptı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/feed/ 0
Oba Makarna halka açılıyor https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:54:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6221

1966 yılından bu yana modern üretim tesisleri, teknolojik alt yapısı ve Ar-Ge’ye verdiği önemle sektörünün önde gelen kuruluşları arasında yer alan, son 10 yıllık dönemde makarna ihracat şampiyonu olan Oba Makarna pay başına 39,24 TL sabit fiyatla 22-23 Şubat tarihlerinde talep toplayacak.

Oba Makarna CEO’su Alpaslan Özgüçlü, “Köklü şirket tarihimizde önemli bir eşiği ifade eden halka arz sonrasına ilişkin planlarımız ve projelerimiz hazır. Ürün bandımızın genişletilmesi, çeşitlendirilmesi ile üretim kapasitemizi büyütüp, Oba Makarna’nın büyüme planlarına paralel olarak şirket sermayemizi güçlendireceğiz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yeşil enerjiyi daha fazla kullanmayı planlıyoruz. Halka açık bir marka olarak, büyüme yolculuğumuza daha kurumsal ve stratejik yepyeni adımlarla devam etmek istiyoruz” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin makarna sektöründe son 10 yıllık dönemde ihracat şampiyonu olan ve İstanbul Sanayi Odası tarafından 2022 yılsonu itibarıyla açıklanan ülkemizin en büyük sanayi şirketleri arasında yer alan Oba Makarna halka arzı için 22-23 Şubat tarihlerinde talep toplanacak. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ÜNLÜ Menkul Değerler, Ziraat Yatırım ve QNB Finansinvest liderliğinde, toplam 43 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirilecek halka arzda pay başına satış fiyatı 39,24 TL olarak belirlendi.

Altı kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren Oba Makarna’nın halka arzında, çıkarılmış sermayesinin 407 milyon 169 bin 500 TL’den 479 milyon 421 bin 759 TL’ye çıkarılması nedeniyle ihraç edilecek 72 milyon 252 bin 259 TL nominal değerli paylar ile mevcut ortaklardan Alpinvest Yatırım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ve Turkey Pasta Holding LTD’ye ait toplam 24 milyon 84 bin 86 TL nominal değerli paylar olmak üzere toplamda 96 milyon 336 bin 345 adet pay satışa sunulacak olup, halka arz büyüklüğü 3 milyar 780 milyon 238 bin 178 TL olarak hedefleniyor. Bireysel yatırımcıya eşit dağıtım yöntemi uygulanacak halka arzda halka açıklık oranının da yüzde 20,1 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.

Minimum yüzde 10 kar dağıtım taahhüdü

Oba Makarna, kar dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem karının asgari yüzde 10’unun dağıtılacağı taahhüdünde bulunurken, hakim ortaklar tarafından şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca halka arz fiyatından bağımsız olarak Oba Makarna paylarına yönelik olarak Borsa’da veya Borsa dışında herhangi bir hisse satışı yapılmayacak. Bununla birlikte, şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları da dahil olmak üzere, şirket payları dolaşımdaki pay miktarının artmasına yol açacak şekilde satışa veya halka arza konu edilmeyecek.

Katılım Endeksine uygun ve fiyat istikrarı planlanıyor

Şirket payları Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da #OBAMS koduyla Katılım Endeksi’ne uygun olarak işlem görecek olup, payların işlem görmeye başlamasından itibaren 30 gün boyunca fiyat istikrarı işlemlerinin uygulanması planlanıyor.

“Sürdürülebilir büyüme stratejimizle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyeceğiz”

Oba Makarna’nın halka arzına ilişkin olarak açıklamalarda bulunan ve halka arz sonrası ürün çeşitliliğini ve yatırımlarını daha da artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Oba Makarna CEO’su Alpaslan Özgüçlü, “Bin 200’ün üzerinde çalışanımızın emeği sayesinde artan üretim hacmimiz, ihracatımız ve satış gelirlerimizle daima ileriyi hedefliyoruz. 2020 yılında 3 milyar 99 milyon TL olan ciromuzu, 2021 yılında yüzde 68 artışla 5 milyar 215 milyon TL’ye, 2022 yılında ise yüzde 112 artışla 11 milyar 69 milyon TL’ye çıkardık. 2023 yılının ilk 9 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artışla 11 milyar 997 milyon TL ciro elde ettik. Yenilikçi ve kalite odaklı yaklaşımımızdan ödün vermeden, global ölçekte pazar payımızı artırarak, hızlı, sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle geleceğe doğru emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Hedef ülke ekonomisine katma değer sağlamak”

Oba Makarna olarak dünya makarna ticaretinde sahip oldukları yüzde 7’lik pay ile küresel anlamda da söz sahibi bir oyuncuyu olduklarına işaret eden Özgüçlü, “Köklü şirket tarihimizde önemli bir eşiği ifade eden halka arz sonrası sürece ilişkin planlarımız ve projelerimiz hazır. Hedefimiz sektörümüzde küresel ölçekte her alanda kilit bir aktör olmak olduğu için halka arz ile birlikte yatırımlarımıza güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Oba Makarna olarak, entegre modern üretim tesislerimizde el değmeden, en gelişmiş kontrol cihazlarıyla donatılmış laboratuvar analizleri ile hizmet vermeye devam ediyoruz. Halka arzdan elde edilecek gelir ile birlikte öncelikli olarak ürün kapasitemizi ve çeşitliliğimizi büyütüp yatırımlarımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ürün bandımızın genişletilmesi, çeşitlendirilmesi ile üretim kapasitemizi büyütüp, Oba Makarna’nın büyüme planlarına paralel olarak şirket sermayemizi güçlendireceğiz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yeşil enerjiyi daha fazla kullanmayı planlıyoruz. Halka açık bir marka olarak, büyüme yolculuğumuza daha kurumsal ve stratejik yepyeni adımlarla devam etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Son 10 yıllık dönemde ihracat şampiyonu”

Makarna, noodle, un ve irmik alanlarında faaliyet gösteren Oba Makarna’nın Gaziantep Fabrikası günlük bin 155 ton buğday kırma, yıllık 332 bin ton makarna üretim kapasitesine sahip. Gaziantep Fabrikası’nda gelişmekte olan pazarlar için makarna üretiminin yanı sıra un ve irmik üretimi de gerçekleştiriliyor. Hendek Fabrikası ise yıllık 450 bin ton buğday kırma kapasitesi ve yıllık 174 bin ton makarna üretim kapasitesi ile faaliyetlerine devam ediyor. Şirketin Hendek Fabrikası’ndaki 2 yeni makarna hattının tamamlanması ile yıllık 174 bin ton olan makarna üretim kapasitesinin 2024 yılı başında yıllık 253 bin tona ulaşması öngörülüyor. Öte yandan, 2019 yılında noodle sektörüne yatırım yapan Oba Makarna, 2021-2022 yıllarında gerçekleştirdiği ilave yatırımlar ile Hendek Fabrikası’nda yıllık 950 milyon porsiyon noodle üretim kapasitesine ulaştı. Bu sayede hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en yüksek noodle üretim kapasitelerinden birini yakalamış oldu.

Dünya standartlarında, yüksek teknoloji ile üretim yapan Oba Makarna, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2022 yılsonuna kadar açıklanan Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı araştırma verilerine göre makarna sektöründeki şampiyonluğunu son 10 yıllık dönemde sürdürüyor. Şirket, 2022 yılında Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) sıralamasında 118’nci, Fortune 500 Türkiye listesinde ise 117’nci sırada yer alıyor. Oba Makarna, yurt içi pazarda Oba Makarna ve Obamie Noodle markalarıyla ürün satışı gerçekleştirirken, yurt dışı pazarda Oba Makarna’nın yanı sıra, Oba Gold, Obalino, Nido, Eva, Omelia, Pasta Layla, Pasta Savana, Vera, Rosa Linda markaları ile faaliyetlerine devam ediyor.

Ar-Ge çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor

Pazardaki genel ihtiyaçların ve müşterilerin isteklerini analiz eden, değişen tüketim alışkanlıkları ve tüketici beklentilerini yakından takip eden Oba Makarna, araştırma, geliştirme ve iyileştirme çalışmalarına sürekli devam ediyor. Ar-Ge çalışmalarını daha ileri taşımak için 2022 yılında Hendek Fabrikası’nda yüzde 200 metrekare alana sahip Ar-Ge Merkezi’nin inşaatına başlayan şirket, merkezi 2024 yılının ilk çeyreğinde devreye almayı planlıyor.

Ar-Ge Merkezi’nde Mikrobiyoloji, Enstrumental, Formülasyon laboratuvarlarının yanı sıra üretimde kullanılan Noodle hattının minyatürünün ve otomatik sos karışımlarının yapılabileceği minyatür sos makinasının yer aldığı pilot tesis laboratuvarı ile çeşitli tariflerin uygulaması için endüstriyel mutfak ve ofislerin yer alması planlanıyor. Şirket ürettiği ürünlere ilişkin Ar-Ge faaliyetlerinin yanı sıra, ambalaj ve atıkların geri kazanılması konularında da Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yıllık 3 bin 500 ton karbon emisyonunu engellemeyi hedefliyor

Sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde karbon izini ve atıklarını azaltmaya yönelik faaliyetlerine devam eden Oba Makarna, tükettiği enerjinin bir kısmını kendi ürettiği temiz enerjiden karşılıyor. Şirket, Hendek Fabrikası’nın çatısındaki 2,4 MW kapasiteli GES ile noodle üretim hatlarının elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 50’sini yenilenebilir enerjiden karşılamayı, hem de yıllık bin 700 ton karbon emisyonunu engellemeyi hedefliyor. Gaziantep Fabrikası için de 2,1 MW kurulu güce sahip GES’i devreye alan şirket, yılda bin 800 ton karbon emisyonunu engellemeyi amaçlıyor. – GAZİANTEP

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/feed/ 0
Siemens Türkiye, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı https://www.akittvhaber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:18:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6201

Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik eylem ve hedeflerini paylaştığı 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Sürdürülebilirliği her yönüyle ele alarak bir bütün olarak değerlendiren şirket, DEGREE (Decarbonization/Karbonsuzlaşma, Ethics/Etik, Governance/Yönetişim, Resource Efficiency/Kaynak Verimliliği, Equity/Fırsat Eşitliği, Employability/İstihdam Edilebilirlik) stratejisi ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda etkin bir sürdürülebilirlik yönetimi uyguluyor.

Siemens Türkiye, 167 yıldır bu topraklarda faaliyet gösteren sorumlu bir şirket olarak attığı her adımda ülke, insan ve gelecek için değer oluşturuyor. Sürdürülebilirliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren şirket, 360 derecelik bir perspektifle global DEGREE stratejisi kapsamında Karbonsuzlaşma, Etik, Yönetişim, Kaynak Verimliliği, Fırsat Eşitliliği, İstihdam Edilebilirlik başlıkları altında inovatif yaklaşımlar geliştiriyor; bu yaklaşımları hem kendi operasyonlarında da hem de müşterilerinin faaliyetlerinde hayata geçiriyor.

Siemens Türkiye, DEGREE’nin yanı sıra, İklim Koruma, Sürdürülebilir Ürün Tasarımı, İnovasyon ve İş Modelleri, Sorumlu Yönetişim, İşin Geleceği, Siber Güvenlik ve Veri Yönetimi, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği, Uyumluluk Yönetimi gibi pek çok başlık altında yaptığı çalışmalarla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na da paralel bir rota izliyor. Faaliyet gösterdiği pek çok farklı alan ve hizmet sunduğu çeşitli sektörlerde çalışmalarını sürdürülebilirlik zemini üzerine yerleştiriyor, yeniliklere imza atıyor. Bu çerçevede ülkemizin ve dünyanın geleceği için inovasyona, yeni teknolojilere, Ar-Ge’ye yatırım yapıyor.

“Sürdürülebilir kalkınmanın yolu büyük ölçüde teknoloji ve Ar-Ge’den geçiyor”

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye’nin 2023 Sürdürülebilirlik Raporu ile ilgili şunları söyledi: “167 yıldır hizmet ettiğimiz ülkemize bağlılığımız daha da güçlendi. Tarihimiz, elektrik ve ulaşımdan iletişim ve endüstriyel üretime birçok alanda öncü başarılarla dolu. Bugün bu mirası, sürdürülebilir kalkınmaya odaklanarak ve tutkumuzu kaybetmeden sürdürüyoruz. Şimdi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü sonrasında, operasyonlarımızda tam bir sürdürülebilirlik ilkesiyle hareket ediyor; plastik atık ve karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerjinin teşvik edilmesi ve akıllı ulaşım altyapılarının geliştirilmesi gibi alanlara odaklanıyoruz. Sürdürülebilir kalkınmanın yolu büyük ölçüde teknoloji ve Ar-Ge’den geçiyor. Endüstriye, ulaşıma, altyapıya ve enerjiye yatırım yapmak, daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için hayati önem taşıyor. Bu yatırım sadece finansal değil, aynı zamanda yenilikçi ve Ar-Ge odaklı fikirleri de kapsıyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilir bir dünyaya katkıda bulunmak için uzmanlığımızdan, deneyimimizden ve geniş ekosistemimizden yararlanıyoruz. Global büyüme stratejimiz DEGREE operasyonlarımıza netlik katıyor. Karbon salımını azaltma çabalarımız gün geçtikçe önem kazanıyor. Müşterilerimiz 2023’te şirketimizin çözümlerini kullanarak emisyonlarını 71 bin ton karbondioksite (CO2) eşdeğer miktarda azalttı. 2023’te atık yönetiminde de başarıya imza atarak, atıklarımızın yüzde 99,3’ünü geri dönüşüme kazandırdık. Ancak amacımız bu yönetimden çok daha fazlası; atıkları direkt kaynağında azaltmayı hedefliyoruz. Global mottomuz #TransformTheEveryday (Her Günü Dönüştürün) ve biz onu çalışanlarımızın ihtiyaçları, yetenekleri ve ilgi alanlarını önceliklendiren bütünsel bir stratejiyle hayata geçiriyoruz. Ayrıca, Ar-Ge alanında istihdamı artırmaya büyük önem veriyoruz. Mevcut çalışanlarımızın yüzde 26,5’i yazılımcılardan oluşuyor, bu da endüstri, altyapı ve ulaşım alanlarında dönüştürücü teknolojilere odaklanmamızı sağlıyor. Amacımız, hizmet verdiğimiz tüm sektörlerin inovasyon ihtiyaçlarını karşılayarak müşterilerimiz için değer oluşturmak. Sürdürülebilirliğin, tek bir kuruluş veya eylemin ötesinde iş birliği gerektiren bir hedef olduğunun bilincindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanmak, tüm sektörlerin, kamu kurumlarının, şirketlerin ve bireylerin ortak çabasını gerektiriyor. Gelecek nesillere; insanlar, hayvanlar, bitkiler, tüm yaşam formlarının güvenli ve mutlu bir şekilde yaşayabileceği daha iyi bir dünya bırakma sorumluluğunu hepimiz paylaşıyoruz. Son olarak, bana rehberlik eden kişisel bir inancı paylaşmak istiyorum: ‘Bırakabileceğimiz en büyük miras, bizden çok sonra bile canlı ve uyum içinde yaşamaya devam edecek bir dünyadır.”

“Sürdürülebilirlik alanında Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmayı en temel hedefimiz olarak görüyoruz”

Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger şöyle konuştu: “Sürdürülebilirlik ile karlılığın birbirine zıt kavramlar olduğu düşüncesi artık çok eskilerde kaldı. Bugün biliyoruz ki sürdürülebilirlik, uzun vadede karlılığın en temel koşulu, çünkü eski teknolojilere, güncelliğini yitirmiş kavramlara, sadece finans odaklı anlayışlara artık yer yok. Günümüzde şirketlerin başarısı topluma sundukları katkıya ölçülüyor; tercih edilen bir işveren olmanın yolu sosyal fayda sunmaktan geçiyor; dünya vatandaşı olmak için öncelikle gezegenin sağlığını gözetmek gerekiyor. Siemens AG dünyanın pek çok farklı noktasında bu anlayışla hareket ederken, biz de Siemens Türkiye olarak aynı rotayı benimsiyor, bu toprakların bugününü ve geleceğini güzelleştirmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek üzere global DEGREE çerçevesini Türkiye’de de kararlılıkla uyguluyor; karbon-nötr olma yolundaki çalışmalarımızdan sınırlı kaynakları verimli kullanmaya yönelik teknolojilerimize ve etkin yönetişime kadar her alanda kesintisiz çaba gösteriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını coşkuyla kutladığımız ve geride bıraktığımız bu dönemde, Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik raporunu gururla sunuyoruz. Sürdürülebilirlik dendiğinde akla gelen her ne varsa, şirketimizin uzmanlığı ve tecrübesiyle sunuyor, Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmayı en temel hedefimiz olarak görüyoruz. Örneğin Siemens Global olarak, ürünlerimizle müşterilerimizdeki sera gazı emisyonlarını 13 kat azaltıyor, 2023 mali yılının tamamında müşterilerimize teslim ettiğimiz ürün ve çözümlerle önümüzdeki dönemde yaklaşık 150 milyon ton sera gazı emisyonunu engelleyeceğimizi öngörüyoruz. Enerji verimliliği odağında kendi ürün ve çözümlerimizle enerji tasarrufunu desteklemenin ötesinde, müşterilerimize sunduğumuz ‘kullandıkça öde’ veya kiralama gibi finansman çözümleriyle de karbonsuzlaşmayı ve kaynak verimliliğini destekliyoruz. Akıllı finansman modellerimizle yenilenebilir ve temiz enerjiye, yeni nesil teknolojilere, yeni iş modellerine ve sürdürülebilir inovasyona imkan sağlıyoruz. Etik davranış ve uyumluluk konusunu şirket kültürümüzün ve davranış kurallarımızın merkezine yerleştiriyor; bu konuyu fırsat eşitliğinden kadın çalışan oranının artırılmasına, ‘sıfır kaza’ hedefinden şirket içi eğitimlerin güçlendirilmesine kadar geniş bir perspektifle ele alıyoruz. Geleceği bugünden inşa etme sorumluluğumuzun farkındayız ve bu sorumluluğumuz doğrultusundaki çalışmalarımızı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Yapılan açıklamaya göre şirket, karbonsuzlaşma başlığında 2030 yılına kadar tüm operasyonlarında net sıfır, 2050 yılına kadar ise tedarik zincirinde net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Etik başlığında her üç yılda bir tüm çalışanlara eğitimler veriliyor.

Tedarikçi Davranış Kurallarına tam bağlılık sayesinde ESG güvenceli tedarik zinciri ve ESG kriterlerine dayalı uzun vadeli teşvik çalışmaları sürdürülüyor. Kaynak verimliliğinde ise; 2030 yılına kadar ilgili Siemens ürün ailelerinin yüzde 100’ü için bir üst seviyede sağlam eko-tasarım ve ikincil malzemelerin daha fazla satın alınması yoluyla doğal kaynakların ayrıştırılması ve atık depolama sahalarına gönderilen malzemelerin 2025 yılına kadar yüzde 50 azaltılıp 2030 itibarıyla sıfırlandığı döngüsel katkı hedefleniyor. Fırsat eşitliği kapsamında 2025 yılına kadar üst yönetimde kadın oranının yüzde 30’a çıkarılması amaçlanıyor. İstihdam edilebilirlik başlığında ise dijital eğitim saatlerini 2025 yılına kadar iki katına çıkarıp artırarak, çalışan destek programına erişimde yüksek seviyeyi korumak için çalışmalara devam ediliyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, Müşteri ve Çözüm Odaklı Yaklaşımlarıyla Başarılı Çalışmalara İmza Attı https://www.akittvhaber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/ https://www.akittvhaber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:00:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6187

Elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştiren Başkent EDAŞ Ankara ve Zonguldak’ta, Toroslar EDAŞ Mersin’de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımıyla başarılı çalışmalara imza attı.

Şirketlerden yapılan açıklamaya göre, sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri geçen yıl bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini hız kesmeden sürdürdü.

Başkent EDAŞ, Ankara’da hizmet verdiği 21 bin 273 trafo ve 66 bin 644 kilometre hat uzunluğunda kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Ankara için Beypazarı, Nallıhan, Elmadağ, Çankaya, Altındağ, Polatlı, Gölbaşı, Şereflikoçhisar, Etimesgut, Bala, Haymana, Ayaş, Güdül, Kızılcahamam, Çamlıdere, Kazan, Sincan, Çubuk, Akyurt, Kalecik, Pursaklar’da 10 bin 765 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 821 pano ile 117 trafo ve 746 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Ankara’da hizmet verdiği 3 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 1656 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 9 bin 979 aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 1313 elektrik panosu ile 346 trafo ve 12 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.

Başkent EDAŞ, Zonguldak’ta hizmet verdiği 3 bin 339 trafo ve 16 bin 516 kilometre hat uzunluğunda kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını devam ettirdi.

Zonguldak için Merkez, Kozlu, Kilimli, Devrek, Alaplı, Gökçebey, Çaycuma, Ereğli’de 2 bin 636 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 69 pano ile 83 trafo ve 78 dağıtım merkezi bakımını tamamladı.

Zonguldak’ta hizmet verdiği 417 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 382 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 4 bin 405 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 222 pano ile 90 trafo ve 9 dağıtım merkezi montajını da gerçekleştirdi.

Öte yandan, Toroslar EDAŞ Mersin’de hizmet verdiği 12 bin 96 trafo ve 43 bin 70 kilometre hat uzunluğunda sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Mersin için Akdeniz, Erdemli, Toroslar, Mezitli, Yenişehir, Tarsus, Çamlıyayla, Gülnar, Aydıncık, Silifke, Anamur, Bozyazı ve Mut’ta 13 bin 597 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 82 pano ile 425 trafo ve 379 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Mersin’de 1 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 6 bin 124 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 7 bin 397 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 555 elektrik panosu ve 242 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Ayedaş ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırımı yapan şirket oldu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/feed/ 0
Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasında zanlıların ifadeleri ortaya çıktı https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/ https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:06:42 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6094

Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasından saatler önce alanda çatlaklar görüldüğü bilgisi, zanlılardan bazılarının ifadelerinde yer aldı.

Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2’sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.

Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.

M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, “Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk.” dedi.

“O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı”

Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, “O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı.” ifadesini kullandı.

Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, “Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi.” şeklinde ifade verdi.

M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30’da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

“Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C’ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00’da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30’da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık.”

“Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum”

Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:

“Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A’yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28’de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum.”

Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.

Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, “Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum.” diye konuştu.

“Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti”

Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:

“Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold’un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik.”

Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:

“Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum.”

“Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm”

Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.

A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, “1-12 Şubat’ta izinliydim, 13 Şubat’ta saat 10.30’da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30’da bütün birimlere mail gönderilmişti.” dedi.

Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:

“2018’de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G’nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık.”

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat’ta göreve başladığını kaydetti.

M.T, “Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur.” ifadesinde bulundu.

(Sürecek)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/feed/ 0
Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023: İstihdam Artıyor, Etkinlik Skoru Yükseliyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:00:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5008

‘Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023’ araştırmasının sonuçları göre, istihdamı artırmayı planlayan şirket oranı yüzde 39 seviyesine ulaştı. Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru, 2023 senesinde yüzde 8 artışla 3,9 düzeyinde gerçekleşti.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) ve Bain & Company İstanbul Ofisi tarafından bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen ‘Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023’ araştırmasının sonuçları, İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğinde duyuruldu. Çalışma kapsamında Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) ve Bain & Company İstanbul Ofisi 2023 yılının ikinci yarısında, bu sene ikincisini gerçekleştirdikleri kapsamlı anket aracılığı ile Türkiye’deki ağırlıklı olarak halka açık ve aile şirketlerinde görev yapan 135 Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO ile birlikte şirketlerin yönetim kurullarının etkinliklerini ve gündemlerini değerlendirdi.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Başkanı Mehmet Sami, YÜD ve Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023 hakkında şunları söyledi: “YÜD’ü kurarken şirketlerin geleceğinin aktif, profesyonel ve sürdürülebilir yönetim kurullarının varlığına bağlı olduğuna duyduğumuz inançla yola çıktık. Geldiğimiz noktada sürdürülebilirlik gündemi ve ÇSY (çevre, sosyal, yönetişim – “ESG”) kriterleri kapsamında dünyada ve ülkemizde geliştirilen yeni standartlar, yönetim kurullarının şirketin devamlılığı ve büyümesi için doğru stratejiler geliştirmesi gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Şirketlerde hakim ortakların, bir kurumun kaderini belirleme yetkisine sahip yönetim kurullarının kompozisyonu, gündemi, komite oluşturma ve çalıştırma kabiliyeti, risk ve fırsatların değerlendirilme kapasitesi gibi konuları daha fazla sahiplenmesi gerektiğini de gözlemliyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz çalışmada yönetim kurullarının etkinliklerinin yıllar içerisindeki değişimini göreceğimiz Yönetim Kurulları Etkinlik Skoru’nda geçtiğimiz yıla kıyasla bir artış oldu. Ankette 1 yılda gelişme sağlanan ve odaklanılması gereken alanları detayları ile görürken, yıllar içerisinde etkinlik skorunun gelişimi bizlere çok daha detaylı bir analiz yapma fırsatı verecek. Her sene düzenli olarak ölçeceğimiz skor ile şirketler, yönetim kurulları ve kamu otoriteleri ile yol haritaları geliştirmeyi hedefliyoruz.”

Yönetim Kurullarının Etkinlik Skoru yükseliyor

Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, 2022 yılında 1-5 arası skalada 3,6 olan Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru, 2023 senesinde yüzde 8 artarak 3,9 düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu skor, geçtiğimiz sene içerisinde yönetim kurullarının etkinliğinin arttığını ortaya koyuyor. Katılımcıların en çok bulunduğu 10 sektörü baz alarak Yönetim Kurulu Etkinlik Skorlarını karşılaştırıldığında “Finansal Hizmetler” 4,2 ile en etkin yönetim kuruluna sahip sektör olurken, “Kimya, ilaç, petrol ve plastik imalatı” 3,5 ile en düşük skoru aldı.

En çok ve en az zaman harcanan konular

Açıklanan çalışmada yönetim kurullarında en çok vakit harcanan konu olarak “şirket performansı – operasyonel ve finansal” başlığı yüzde 88 ile olarak öne çıkıyor (geçtiğimiz yıl yüzde 95 ile ilk sıradaydı). Bunu sırasıyla, yüzde 62 ile “şirket vizyon, misyon ve stratejisi” ve yüzde 61 ile “organizasyona değer oluşturacak projelerin işleyişi” başlıkları takip ediyor. Geçtiğimiz yıl bu iki başlık yüzde 48 ile üçüncü ve dördüncü sırada yer aldı.

En az vakit harcanan konular arasında ise yüzde 54 ile “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon vergisi” (geçtiğimiz yıl yüzde 71 ile yine ilk sıradaydı) ve yüzde 49 ile “yönetim kurulu çeşitliliği” (geçtiğimiz yıl yüzde 38 ile 5. sıradaydı) ilk sıralarda yer alıyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 80’i bu konulara yeterince vakit ayrılmadığı görüşünde. Önümüzdeki dönemde iş yapış şekillerini önemli ölçüde etkileyecek olan bu konuların, yönetim kurulları gündeminin giderek daha büyük bir parçası olması bekleniyor.

Yatırım iştahı azalırken İstihdam hedefleri yükseliyor

Araştırmanın sonuçlarına göre, şirketlerin yatırım iştahları bütün yatırım kategorilerinde önceki seneye göre kayda değer düzeyde düşüş gösterirken, “Teknoloji ve altyapı yatırımları” yüzde 61 ile bu düşüşten göreceli olarak daha az etkilenmiş durumda. Bunun sebebinin, yapay zeka ve ilgili teknolojilere yükselen ilgi olduğu düşünülüyor.

İstihdam planlarında ise yatırım planlarının aksine görece olumlu bir görüntü olduğu gözlemleniyor. Bir önceki yıl yüzde 26 olan istihdamı artırmayı planlayan şirket oranı; 2023’te önemli bir yükselişle yüzde 39 seviyesine ulaşmış durumda. Yapılan analizler gelecek yıl için olumlu bir iş piyasası beklentisi olduğuna işaret ederken, yıl sonu enflasyon oranı ve asgari ücret artışının bu planlar üzerindeki etkilerinin takip edilmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor.

Şirketleri bekleyen riskler

2023 yılında Türkiye’deki şirketleri etkileyebilecek en önemli 3 risk olarak “iklim krizi ve sosyal riskler”, “finansman ve nakit yönetimi” ve “sektörel ve politik belirsizlikler” ön plana çıkıyor. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de geçtiğimiz yıl ilk 5 risk arasında yer almayan “iklim krizi ve sosyal riskler” kavramı, bu yıl en önemli risk olarak görülmesi. Çalışmada; yönetim kurulu üyelerinin belirtilen riskleri özenle değerlendirmeleri ve önceliklendirme yaparken şirketin genel hedeflerini ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.

Sürdürülebilirlik

Dünya enerji dönüşüm sürecini teknolojik, sosyal ve jeopolitik gelişmeler ile birlikte deneyimlerken, Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kavramı da hızla önem kazanıyor. Bu dönüşüm ve değişiklikler, şirketlerin ve yönetim kurullarının bakış açılarına, gündemlerine ve iş yapış şekillerine etki ediyor. Enerji dönüşümü, ÇSY’nin çevre yönünün ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte, söz konusu kavram çeşitlilikten etiğe, işyeri güvenliğinden paydaş haklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamlı perspektif, şirketlerin yönetim kurulları ve liderlerine, stratejik dönüşüm planlarına bu dönüşümün etkilerini yönetebilecek doğrultuda bir bakış açısı getirmek, bu yönde detaylı yol haritaları oluşturmak ve bu haritaları uygulamaya koymak ve sürdürülebilir iş modellerine geçişe liderlik etmek gibi yeni yükümlülükler getiriyor.

Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 75’i, şirketlerinin sürdürülebilirlik stratejisi olarak sektöre göre önde olmayı planladıklarını, ayrıca şirketlerin yaklaşık yüzde 50’si hem nicel hem de nitel hedefler belirlediklerini belirtiyor. Ancak, şirketlerin yalnızca yüzde 37’sinin bir Net Sıfır hedefi olduğu ifade ediliyor. Bu durum hedeflerin yeterince hırslı olmadığına ve Paris Anlaşması’nın gereklerini karşılayamadığına işaret ediyor.

Yönetim kurullarının ÇSY farkındalığı açısından görece iyi bir seviyede iken, yetkinlik konusunda geride kaldıkları görülüyor. Çalışmada ortaya konan analizlere göre; önümüzdeki dönemde liderlerin dönüşüme öncülük ederek gerekli farkındalık ve yetkinliklerin oluşmasını desteklemeleri beklenmekte. Çalışmada ayrıca; bu dönüşüme liderlik edecek yönetim kurulu üyelerinin ÇSY kavramları, stratejisi ve bu stratejinin uygulanması konularında gereken eğitimleri almaları, dönüşüm sürecini daha hızlı ve verimli bir hale getireceği belirtiliyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Medeniyet Teknopark’a destek veriyor https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:48:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4701

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Medeniyet Teknopark’ın Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamak mümkün değil. Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin katkıları ve fintek şirketi Colendi’nin işbirliğiyle hayata geçirilen Medeniyet Teknopark’ın yatırım imza töreni İstanbul Medeniyet Üniversitesinde gerçekleştirildi. İmza törenine; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak ile Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen katıldı.

Törende konuşan Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak özellikle doğrudan yatırımlar ve teknoloji girişimciliği alanında aktif rol oynayarak girişimcilerin sermayeye erişebilmesi; sermayedarların da Türkiye’deki girişim ekosistemini tanıması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Türkiye’de 100’e yakın teknoparkın olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, “Teknoparklarımızda 10 binin üzerinde şirket faaliyet gösteriyor. 1300’e yakın şirket kendi AR-GE merkezi bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürütüyor.” diye konuştu.

?”Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına önemli paydaşlardan biri”

Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırım odaklı çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“700 kadar uluslararası şirketin de Türkiye’de AR-GE ve tasarım hizmetleri yürüttüğünü biliyoruz. Bu bizim için önemli göstergelerden, kendimize belirlediğimiz performans alanlarından biri. 2 yıl önce yaklaşık 450 kadar uluslararası şirket AR-GE faaliyeti yürütürken 2 yılda bu 700’e çıkmış. Kısa sürede bunu 1000’e ve üstüne taşıyacağız.

Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına bizim için önemli paydaşlardan biri. Hem uluslararası tanıtım turlarımızda hem de yurt içerisindeki etkinliklerimizde Türkiye’deki birçok teknoparkla işbirliği yapıyoruz. İstanbul Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki İMÜ Karınca önümüzdeki dönemde markalaşacaktır. Bizim için önemli paydaşlardan biri haline geliyor. 7 ay sonrasına bir açılış hedefi koyduk. Bu proje (Medeniyet Teknopark) Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacak bir proje. Çünkü bunun teknolojiyle olabileceğini biliyoruz.”

Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamanın mümkün olmadığını aktaran Dağlıoğlu, “Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

“Teknoloji ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Medeniyet Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülfettin Çelik, teknolojinin ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi olduğunu söyledi.

Dünyanın bir yarış içinde olduğuna işaret eden Çelik, “Türkiye bu yarışın inşallah öncü ülkelerinden birisi olacak. Ayrıca dünya 5’ten büyüktür diye bir iddiamız var. Biz İstanbul Medeniyet Üniversitesi olarak bu iddiada bilginin sahibi, araştırmada öncülük eden, aynı zamanda bunları toplumsallaştıran, reel hayata aktaran bir üniversite olarak öncü üniversitelerden birisi olarak yerimizi almak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Çelik, bugünkü beraberlikle yol alacakları Colendi şirketiyle olan niyetlerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “İnşallah nasip olursa sonbaharda bu mekanda değil de sahada binaların içinde açılış programında buluşmak üzere diyorum.” diye konuştu.

Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen ise Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolar yatırım çekebilecek bir ekosistem yaratacağından endişeleri olmadığını belirtti.

Dünyada 6 trilyon dolar yıllık kar elde edebilen bir finans teknolojisi sektörü olduğuna dikkati çeken Tekmen, “Biz bunun merkezinin Türkiye olması gerektiğine inanıyoruz. Bu alanda yapılabilecek her şey için geliştirmemiz gereken önce insan kaynağı, altyapı, teknoloji ve regülasyonlar. Bölgenin belki de global anlamda dünyanın en önemli ekosistemlerinden birini Türkiye’de oluşturmaya çalışıyoruz.” dedi.

Tekmen, bu hedef doğrultusunda 7-24 çalışan insanlar olduğuna vurgu yaparak, bundan sonra da bu dünyayı çok daha farklı yere taşıyabilmek adına büyük veri teknolojileri için veri merkezinin de hayata geçeceğini anlattı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/feed/ 0
Erzincan’da altın madeninde toprak kayması: 9 işçi hala kayıp https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/ https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:12:25 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4469

Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler altın madeninde meydana gelen toprak kaymasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları halen devam ediyor.

Uzmanlar maden ocağıyla ilgili yıllardır pek çok uyarı yapıldığını, böyle bir kazanın meydana gelebileceğinin bilindiğini ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını belirtiyor.

Altın madenciliği dünyada oldukça yaygın bir madencilik türü.

İstatistik sitesi Statista’ya göre 2022 yılında dünyada yaklaşık 3 bin ton altın üretildi.

Dünya Altın Konseyi verileri, 2022 yılında dünyanın en büyük altın üreticisinin, küresel üretimde yaklaşık yüzde 10’luk bir pay ile Çin olduğunu gösteriyor.

Çin’i Rusya, Avustralya, Kanada ve ABD izliyor.

En çok altın üreten madencilik şirketleri ise ABD ve Kanada ortaklığındaki Newmont ile merkezi Toronto’da bulunan Barrick Gold.

Peki altın madenciliği dünyada nasıl yapılıyor? Siyanür her yerde kullanılıyor mu? Kazalar ne kadar yaygın?

Altın madenciliği yöntemleri

Altın madenciliği, 10 yıla kadar sürebilen bir araştırma süreciyle başlayan, daha sonra geliştirme ve sondaj aşamalarıyla devam eden çok aşamalı bir süreç.

Üretimin yapıldığı madenler 30 yıla kadar aktif kalabiliyor.

Altın madenciliğinin farklı yöntemleri var:

Altını ayrıştırma

Altın, çıkarılan kayaçların arasında gözle görülür büyüklükte ise siyanür kullanmadan ayrıştırılabiliyor.

Düşük maden potansiyeline sahip yataklarda ise siyanür kullanılıyor.

Bu işlemde kayaçtan elde edilen cevher siyanür ile işleniyor ve siyanür altını çekiyor.

Geriye kalan siyanürlü atık, su ile arındırılıyor ve bir havuzda tekrar kullanılmak üzere tutuluyor.

Birçok uzman siyanürün en etkili ve ekonomik yöntem olduğunu söylerken bazıları bu sürecin tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

Cıva da altını ayrıştırmak için kullanılan bir kimyasal.

Cıvanın beyin hasarına, ağır hastalıklara ve doğumda komplikasyonlara yol açtığı gerekçesiyle 2013 yılında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140’tan fazla ülke, cıva kullanımını küresel çapta ortadan kaldırmayı taahhüt etmişti.

Büyük ölçekli madenlerde cıva kullanımı sona erse de dünyanın birçok yerinde küçük ölçekli madencilikte kullanımının devam ettiği bildiriliyor.

Siyanür her yerde kullanılıyor mu?

Maden Mühendisleri Odası’na göre dünyada altın üretiminin yaklaşık yüzde 85’inde siyanür kullanılıyor.

Dünyanın en büyük şirketlerine bakıldığında siyanürün yaygın bir şekilde kullanıldığı görülüyor.

Ancak bazı ülkelerde siyanür kullanımına yönelik çeşitli kısıtlamalar var.

Avrupa Parlamentosu, 2010 yılında Avrupa Komisyonu’nu siyanür madenciliğinin tamamen yasaklanması için harekete geçmeye çağıran bir karar tasarısını oyladı.

Ancak Komisyon böyle bir yasağı uygulamak için mevzuat önermeyi reddetti.

Güney Afrika Madencilik ve Metalurji Enstitüsü’ne (SAIMM) göre ABD’de altın işlemede siyanür kullanımı Montana ve Wisconsin eyaletlerinde yasak.

Arjantin’de de bazı eyaletler siyanür madenciliğini yasakladı, ancak federal düzeyde bir yasak bulunmuyor.

2002 yılında Çekya Parlamentosu, altın madenciliğinde siyanürü yasaklama kararı aldı.

Macaristan’da da 2009 yılında siyanür ile madenciliğin tamamen yasaklanmasına karar verildi.

Geçmişte yaşanan kazalar

Maalesef altın madenciliğinde de insanları ve çevreyi olumsuz etkileyen kazalar oldukça yaygın.

Romanya’da 2000 yılında yaşanan maden kazası, Çernobil’den sonra Doğu Avrupa’daki en yıkıcı endüstriyel kazalardan biri olarak kayıtlara geçti.

Baia Mare siyanür sızıntısı olarak anılan olayda nehre karışan zehirli madde büyük bir çevre felaketi yarattı.

Macaristan ve Sırbistan’a da ulaşan sızıntı nedeniyle Tuna Nehri’nde toplu balık ölümleri yaşandı.

Yakın geçmişte altın madenlerinde yaşanan diğer büyük kazalarsa şöyle:

1971: Romanya’daki Certej adlı altın madeninde yaşanan bir kazada atık suyun depolandığı barajın patlaması sonucu 300 bin metreküp zehirli su Certeju de Sus adlı kasabayı bastı. Olayda 89 kişi hayatını kaybetti.

1984: Papua Yeni Gine’deki Ok Tedi madeninde 2 milyar tondan fazla işlenmemiş atık su maden çevresine boşaltıldı. Zehirli atıkların bölgede yaşayan en az 50 bin kişiyi etkilediği düşünülüyor.

Aynı yıl Kanadalı şirket Galactic Resources’un ABD’de işlettiği Summitville adlı altın madeninde siyanür kullanılması üzerine 610 bin metreküp zehirli atık suyun biriktiği anlaşıldı. Şirketin iflas etmesi üzerine ABD hükümeti, atık suyun temizlenmesi için yüzlerce milyon dolar harcamak zorunda kaldı.

1995: Kanadalı Omai Gold Mines şirketinin Guyana’da işlettiği madende büyük bir sızıntı yaşandı. Yaklaşık 3 milyon metreküp siyanürlü atık suyun bölgedeki Omai ve Essequibo nehirlerine karıştığı ortaya çıktı.

1996: Filipinler’deki Marcopper Mining adlı Kanadalı şirketin işlettiği Mt. Tapian altın madeninin tünellerinde oluşan çatlak zehirli atıkların Makulapnit-Boac nehrine taşmasına neden oldu. Sızıntı, kısa sürede bölgeye yayılırken, çok sayıda köy tahliye edildi. Tarım alanları kullanılamaz hale geldi.

1998: Kanadalı Centerra Gold şirketinin Kırgızistan’da işlettiği Kumtor altın madenine sodyum siyanür taşıyan bir kamyon Barşkaun nehrine düştü.

2000: Avustralyalı Dome Resources adlı şirketin Papua Yeni Gine’deki Tolukuma altın madenine malzeme taşıyan helikopterden siyanür içeren bir tonluk kargo ormana düştü.

2006: Avustralya’da Beaconsfield Madeni çöktü. Bir madenci hayatını kaybetti ve iki madenci iki hafta boyunca yer altında mahsur kaldı.

2009: ABD’li Newmont Mining şirketinin Gana’daki Ahafo madeninden bölgedeki akar sulara siyanür sodyum karıştığı tespit edildi. Olayın ardından çok sayıda balık ölümü kayıtlara geçti.

2014: Güney Afrika’da 2009’dan bu yana meydana gelen en kötü maden kazalarından birinde Johannesburg’da Harmony Gold’un Doornkop adlı madeninde yer altında çıkan yangında mahsur kalan sekiz maden işçisi ölü bulundu.

2015: Kanadalı Barrick Gold adlı şirketin Arjantin’de işlettiği Veladero altın madeninde siyanür sızıntısı yaşandı. Bin metreküpten fazla siyanürlü atık su Potrerillos nehrine karıştı. Yetkililer olayın bir vana sorunundan kaynaklandığını söyledi. İlerleyen günlerde siyanürlü suyun beş nehre ulaştığı tespit edildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/feed/ 0
İZMİR’de Yüksek Kar Vaadiyle Dolandırıcılık Operasyonu https://www.akittvhaber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/ https://www.akittvhaber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:24:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3698
İZMİR’de yüksek kar vaadiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan haklarında gözaltı kararı verilen holding sahibi Sedat Ocakcı (34) ve eşi Seçilay Ocakcı’nın (30) da aralarında bulunduğu 28 şüphelinin emniyetteki  işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüpheliler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın da olduğu ortaya çıktı.

Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, iddiaya göre; holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı. Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi olmaya başladı. Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vaat ettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 2 bin 500 kişiden yaklaşık 2,5 milyar TL para topladıkları öne sürüldü. Şu an 30 mağdurun şikayetçi olarak polise başvurduğu ortaya çıktı. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla dün sabah harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, haklarında gözaltı kararı çıkartılan aralarında Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı’nın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Ocakcı Holding ve bağlı işletmelerinde arama yapıldı.

SEDAT OCAKCI, TSK’DAN İHRAÇ EDİLMİŞ

Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteği ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı. Ocakcı çifti ile 1’i yardım ve yataklık suçundan olmak üzere toplam 28 kişi gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişinin arandığı bildirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen olarak görev yapan Ocakcı’nın, 2017 yılında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında önce açığa alındığı, 2 yıl sonra da ihraç edildiği de ortaya çıktı.

YURT DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ

Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları da ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak 1 Şubat 2024’te İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi. Şikayetin ardından Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine mahkemece Ocakcı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedildi. Ocakcı’nın 2 Ocak’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı ancak hakkında yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi. Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi. Ocakcı Holding bünyesinde 10 şirketin bulunduğu bildirildi.

LÜKS HAYATLARI KAMERADA

Öte yandan Sedat Ocakcı’nın paylaştığı bir videoda, lüks yaşamlarını gözler önüne serdi. Holdingin bahçesinde eşi ile yürüyen Ocakcı’nın, iki büyük hediye paketinin kurdelesini eşine açtırdığı, eşinin ‘İnanmıyorum’ diyerek şaşkınlık yaşadığı, açılan paketlerde lüks spor arabaların ortaya çıktığı görüldü. Biri siyah, diğeri kırmızı renkteki iki otomobili gören eşinin, Sedat Ocakcı’ya sarıldığı da video görüntülerinde yer alıyor.

DRON İMALAT YAPACAKLARDI

Öte yandan şüphelilerin polisteki işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüphelilerden birinin emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan olduğu ortaya çıktı. Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Tuğgeneral Alkan’ın, 30 Ağustos 2022’de emekli edildiği öğrenildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi. Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi. Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ibarelerinin’ yazılı tabelanın dışında alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin otaya çıktığı belirtildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/feed/ 0
Erzurum’da 2023 Yılında 345 Şirket Kuruldu https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/ https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:12:28 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2980

TOBB Erzurum birikimli kurulan şirket verilerini açıkladı, Erzurum’da 2023 yılı Ocak- Aralık ayları arasında 345 şirket kurulumu gerçekleşti. İl, yıllık kayıtta kurulan şirket sayısı yüksekliği bakımından Doğu Anadolu Bölgesi illeri içinde Van, Malatya ve Elazığ’ın ardından 4, Türkiye illeri sıralamasında ise 40’ıncı sırayı aldı.

Erzurum 2023 Ocak – Aralık Dönemi

Erzurum’da 2023 yılında 345 şirket, 25 kooperatif ve 103 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 77 şirket, 17 kooperatif tasfiye edildi. Ocak – Aralık ayları arasında 84 şirket, 9 kooperatif ve 87 gerçek kişi ticari işletmesi ise kapandı.

KUDAKA Ocak – Aralık Dönemi Verileri

TOBB verileri üzerinden DOSİAD Araştırma Merkezince yapılan analizlere göre 2023 Ocak – Aralık döneminde KUDAKA İstatistik Bölgesi illerinde 478 şirket, 30 kooperatif ve 178 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 110 şirket ve 24 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 106 şirket, 16 kooperatif ve 168 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini durdurdu.

Kuzeydoğu Anadolu 2023 Ocak – Aralık Dönemi Verileri

TOBB Kurulan ve kapanan şirket verilerine göre, 2023 Ocak – Aralık döneminde Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 803 şirket, 38 kooperatif ve 380 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 149 şirket ve 31 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 152 şirket, 20 kooperatif ve 367 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini sonlandırdı.

Doğu Anadolu 2023 Ocak – Aralık Dönemi Verileri

2023 Ocak – Aralık döneminde Erzurum’la birlikte 14 ilin yer aldığı Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında 3 bin 130 şirket, 122 kooperatif ve bin 22 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 533 şirket ve 76 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 503 şirket, 64 kooperatif ve 952 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini nihayetlendirdi.

Erzurum 2022 Yılı Verileri

Erzurum’da 2022 yılında 381 şirket, 20 kooperatif ve 105 gerçek kişi ticari işletmesi kurulmuş, dönem içinde 54şirket, 10 kooperatif tasfiye işlemi görmüş, bir yıllık düzeyde 45 şirket, 11 kooperatif ve 60 gerçek kişi ticari işletmesi ise kapanmıştı

Erzurum’un Bölgesel Payları

DOSİAD tarafından TOBB verileri üzerinde yapılan analizde, Erzurum’un 2023 yılında kurulan şirket sayısı KUDAKA İstatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 72,17, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 42,96, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında yüzde 11,0 oranında pay gösterdi

Erzurum 40’ıncı Sırada

Erzurum 2023 yılında kurulan şirket sayısı bazında 40’ıncı sırayı aldı. Ülkede en çok sayıda şirket kurulumunun gerçekleştirildiği iller, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Mersin, Konya, Kocaeli, Gaziantep, Adana, Muğla, Kayseri, Şanlıurfa, Diyarbakır, Tekirdağ, Hatay, Denizli, Sakarya, Balıkesir, Manisa, Samsun, Aydın, Mardin, Eskişehir, Kahramanmaraş, Van, Trabzon, Malatya, Batman, Afyon, Aksaray, Yalova, Şırnak, Çanakkale, Nevşehir, Çorum, Sivas, Adıyaman, Elazığ, Erzurum olarak bildirildi.

Erzurum Bölgede 4’üncü

Ocak – Aralık 2023 sürecinde Doğu Anadolu Bölgesi illeri içinde en çok sayıda şirket kurulumunun gerçekleştirildiği il 774 şirketle Van oldu. Bu ili 624 şirketle Malatya, 353 şirketle Elazığ, 345 şirketle Erzurum izledi. Dönemde Ağrı’da 171, Erzincan’da 114, Bitlis’te 174, Muş’ta 132, Iğdır’da 85, Bingöl’de 151, Hakkari’de 112, Kars’ta 50, Tunceli’de 26 ve Ardahan’da 19 şirket kuruldu. – ERZURUM

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/feed/ 0
Astrofizikçi Umut Yıldız, Türkiye’ye dönerek uzay çalışmalarına devam edecek https://www.akittvhaber.com.tr/astrofizikci-umut-yildiz-turkiyeye-donerek-uzay-calismalarina-devam-edecek/ https://www.akittvhaber.com.tr/astrofizikci-umut-yildiz-turkiyeye-donerek-uzay-calismalarina-devam-edecek/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:24:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2959

Son 10 yıldır Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) çalışan astrofizikçi Umut Yıldız, Türkiye’ye dönerek çalışmalarına orada devam etme kararı aldı. Uzay alanında Türkiye’deki gelişmelerden dolayı heyecanlandığını belirten Yıldız, “Burada şu ana kadar yapılandan çok daha büyük planlar var. Bu gelişmelere kayıtsız kalmak istemedim” diyor.

Yıldız, astrofizikçi olarak ve derin uzay iletişimi alanında çalıştığı NASA’dan ayrılarak Türkiye’deki Plan-S şirketinde çalışmaya başlıyor.

Bundan iki buçuk yıl önce, şirketin kuruluş aşamasında Türkiye’ye davet edilen ve sonraki aylarda sürekli gelişmelere dahil olan astrofizikçi, “Bu süreçte sisteme adapte olmaya başladım. Bu iki buçuk sene içerisinde uzaya beş tane uydu gönderdik. Normal şartlar altında bu; bütçe, mühendislerin ayarlanması, bürokratik işer gibi sebeplerden kolay değildir. Dünyada fazla eşi benzeri yok” diyor.

Yıldız, bunu yapan insanların uzayla doğrudan ilgili olmadığını ancak Türkiye’nin en iyi elektronik, bilgisayar, iletişim mühendislerinin bir araya gelerek bunları başardığını ifade ediyor:

“Türkiye’nin bu potansiyeli bir anda doğru yere kanalize olduğunda, çok güçlü bir şekilde iş yapabileceğimizi gördük.”

Türkiye’nin uzay yolculuğu

Yıldız, bir süredir uzayla alakalı çalışma yapan, TÜBİTAK Uzay, TAI, ASELSAN gibi kurumlara dikkat çekiyor ve buna sivil uzay şirketlerinin de katılması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye’nin ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzaya gönderilmesi, Ay programı, navigasyon uyduları gibi farklı projeleri olan bir milli uzay programı var.

Yıldız, bu projelerin hayata geçirilmesi için gerekli irade ve bütçenin sağlanması gerektiğini söylüyor:

“Bence şimdiden daha da ileri projelerin ortaya çıkması lazım. Ay projesi var evet. Ama örneğin şimdiden Mars’a gidecek bir projenin de en azından dillendirilmesi gerekiyor.

“Düşünsenize bugün bir ortaokul öğrencisi 10 sene, 15 sene sonra Mars’a gidecek aracın fikrini duysa, ‘bu aracı ben yapmak istiyorum’ ya da ‘onun verilerini ben kullanmak istiyorum’ der.”

Türkiye uzay yarışında nerede?

Uzay konusunda çok gelişmiş ve biraz daha az bütçeli ülkelerin ardından grafiğin bir anda aşağı düştüğünü, burada “hiçbir şey yapmayanlar ya da çok az şey yapanlar” olduğunu belirtiyor Yıldız.

Ona göre, Türkiye ise ortada; ne çok gelişmiş ne de çok düşük konumda.

“Özellikle ülkenin bir programı olduğu için, bu program dahilinde bir şeyler yapabiliriz, ben burada gelecek görebiliyorum” diyen Yıldız şunları ekliyor:

“Türkiye’de bugüne kadar bütün TÜRKSAT uydularını hep dışarıda yaptırmıştık ve Türkiye’de yapılmasına destek olmak için mühendislerimiz dışarıya gitmişlerdi. Şu anda örneğin TÜRKSAT 6A Türkiye’de yapılıyor.

“Bunun yanında özellikle benim şu anda geldiğim uzay şirketinin uydularının yüzde 95’i Ankara Bilkent CYBERPARK’taki merkezde yapılıyor.

“Sadece bu şirket bile önümüzdeki yıllar içerisinde uzaya birkaç yüz uydu gönderecek. Bunların hepsinin Türkiye’de yapılıyor olması çok büyük bir şans ve biz bunu yapabilecek insanlara sahibiz.”

‘Bu büyük riski alan iş insanları var’

Yıldız, uzay teknolojileri sektörünün her zaman devletlerle başladığını ancak daha sonra özel uzay şirketlerinin kurulduğunu ve devletlerin geri çekilmeye başladığını belirtiyor:

“Örneğin şu anda Amerika, özellikle roketler, uzaya ulaştırma işini özel şirketlere verdi. Özel şirketlerle bürokratik engeller ya da gecikmeler azalıyor.

“ Elon Musk, SpaceX’i kurduktan sonra sürekli bir yerlerden imza beklese, çok daha uzun yıllar sürebilirdi bugünkü konumuna ulaşması.”

Bu nedenle özel şirketlerin desteklenmesi gerektiğini belirten Yıldız’a göre, Türkiye’de de uzay şirketleri desteklenmeli çünkü bu projeler çok büyük risk gerektiriyor. Ancak bu riski alan Plan-S gibi şirketler olduğunu ekliyor.

Yıldız Türkiye’de aynı zamanda INFINIA şirketi ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde bilim merkezlerinin yapılması için çalışmalarda bulunacak.

“Benim diğer amaçlarımdan bir tanesi de Türkiye’de bilim merkezleri yapmak, yaptırmak, inşa edilmesine katkıda bulunmak” diyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/astrofizikci-umut-yildiz-turkiyeye-donerek-uzay-calismalarina-devam-edecek/feed/ 0