Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 66 olan OECD ortalamasına çıkması halinde milli gelirin yüzde 20 artacağını belirterek, “Yüzde 20 daha büyük ekonomi şu demek: İlave 210 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla demek. Dolayısıyla kadınların iş gücüne ve iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız.” dedi.
Bakan Şimşek, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nın İstanbul’da gerçekleştirilen ödül töreninde yaptığı konuşmada, ödül alan kadınları tebrik etti.
Kadınların ekonomiye katılımının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye ekonomisinin potansiyelini gerçekleştirmesinin tek yolu kadınlarımızın çok daha aktif bir şekilde hem iş hayatında girişimci olarak hem de çalışan olarak bulunmalarına bağlı.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın törene gönderdiği mesajında bahsettiği kadınların iş hayatına katılımının son 20 yıldaki artışına değinen Şimşek, bu oranın yüzde 20’lerden yüzde 36’ya çıkmasının çok değerli ve anlamlı olduğunu ancak yeterli olmadığını söyledi.
Şimşek, OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranının ortalama yüzde 66 olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçen bir çalışmaya baktık. Eğer Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa, yani yüzde 66’ya çıkarsa, Türkiye’nin milli geliri yüzde 20 daha yüksek olur. Geçen sene Türkiye’nin milli geliri 1,1 trilyon doları aştı. Dolayısıyla yüzde 20 daha büyük ekonomi şu demek: İlave 210 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla demek. Dolayısıyla kadınların iş gücüne ve iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız. O nedenle Halkbank Genel Müdürümüzü (Osman Arslan), onun nezdinde bütün Halkbank ailesini tebrik ediyorum.”
“Türkiye kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere ulaştığı dönemi görecek”
Bakan Şimşek, burada en önemli ve belirleyici konunun eğitim seviyesi olduğunu, yaptıkları analize göre yüksek öğretim mezunu kadınlar arasında iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere yükseldiğini, OECD ortalaması olan yüzde 66’yı geçtiğini söyledi.
Şimşek, “Dolayısıyla eğitime erişim, onun önceliklendirilmesi zaten hükümetimizin gerçekten çok önemsediği bir konu. Önümüzdeki dönemde inşallah Türkiye, kadının iş gücüne katılım oranının yüzde 70’lere ulaştığı dönemi görecek ve onların sayesinde Türkiye’nin ekonomisi çok daha güçlü, çok daha büyük olacak ve Türkiye potansiyelini gerçekleştirmiş olacak.” şeklinde konuştu.
Bu noktada bir miktar pozitif ayrımcılık gerektiğini dile getiren Şimşek, şu açıklamalarda bulundu:
“Nitekim kamu bankalarımız, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi birçok kuruluşumuz kadın girişimcilerimizin yanında. KOSGEB yeni kadın girişimcilere 200 bin lira, mevcut kadın girişimcilere de 300 bin lira sübvansiyonlu kredi sunuyor. Halkbank az önce zaten çok kapsamlı programından bahsetti. Yani düşünebiliyor musunuz? 220 bin kadın girişimcimize yaklaşık neredeyse 60 milyar liraya yakın bir kredi imkanı sunmuş. Bu çok önemli gerçekten. Çünkü Halkbank bu konuda çok öncü. Belki daha fazla da yapmak gerekiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak bankamızın ilave bir desteğe ihtiyacı olursa memnuniyetle destekleriz.”
“Kadınlarımızın iş ve çalışma hayatında bulunmalarını destekliyor, teşvik ediyoruz”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, kadınları iş gücüne katılımını teşvik etmek gerektiğini belirterek, kadın istihdam eden işletmelere 24-54 ay arasında SGK prim desteği sunduklarını söyledi.
Kadınların iş ve çalışma hayatına daha güçlü bir şekilde katılması için kreş ve gündüz bakım evi hizmetinin çok önemli olduğunu dile getiren Şimşek, “Eğer bir işveren kendi çalışanlarına kreş hizmeti sunarsa oradan elde ettiği geliri vergiden düşürme imkanı sağlıyoruz. Dolayısıyla gerçekten burada gerek Kredi Garanti Fonu’ndan destek gerekse diğer birtakım teşviklerle inşallah biz kadınlarımızın çok daha güçlü bir şekilde iş ve çalışma hayatında bulunmalarını destekliyoruz, teşvik ediyoruz.” diye konuştu.
Şimşek, kadınların finansal okuryazarlığının da çok önemli olduğunu kaydederek, bu konuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 800 bin kadına finansal okuryazarlık eğitimi başlatmak üzere çalışma başlattığını, bu girişimi çok değerli bulduğunu anlattı.
Bakan Şimşek, finansal okuryazarlığı artan kadınların iş gücüne katılımının da artacağını ifade etti.
“Kadınlar iş hayatında daha çok rol alırlarsa küresel eşitsizliklerin azalmasına katkıda bulunurlar”
Bakan Şimşek, Halkbank’a bu alandaki destekleri nedeniyle teşekkür ederek, kadınların iş gücüne katımına yönelik teşviklerin öneminden bahsetti.
Geçen hafta Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenen G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları toplantısına katıldığını anımsatan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ana konulardan bir tanesi küresel eşitsizliklerdi. Maalesef içinde yaşadığımız dünyada hem ülkeler içerisinde hem ülkeler arasında ciddi eşitsizlikler var. Şöyle bir rakam vereyim ben size; Dünyanın en zengin yüzde 10’u dünya servetinin yüzde 76’sına, küresel gelirin yüzde 52’sine sahip. Bir diğer boyutuyla bakalım; Küresel emisyonun da yüzde 48’inden sorumlu. Ama en alttaki, yani en yoksul yüzde 50’si, ise dünya servetinin sadece yüzde 2’sine, gelirin sadece yüzde 8’ine sahip. Emisyonun da yüzde 12’sine tekabül ediyor. Bunu niye söylüyorum? Kadınlar iş hayatında daha çok rol alırlarsa hem barışa vesile olurlar hem bu eşitsizliklerin azalmasına çok büyük katkıda bulunurlar. Onun için kadınların çok daha güçlü bir şekilde ekonomimize katkı vermesi sadece Türkiye açısından değil aslında dünyada daha adil bir sistem ve barış açısından da çok değerli.”
]]>
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacağını belirterek, “Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.” dedi.
Şimşek, BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.
Orta Vadeli Program’da (OVP) fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık hedeflerinin olduğunu dile getiren Şimşek, piyasaları bozmamak için Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) kademeli çıkış öngördüklerini söyledi.
Rezervin önemine de değinen Şimşek, “Bir yıl ve daha kısa vadeli borcumuz kadar rezerv düzeyine ulaşmak istiyoruz.” diye konuştu.
Fiyat istikrarını, mali disiplini, sürdürülebilir dış açığı kalıcı hale getirecek yapısal reformların gündemlerinde olduğunu belirten Şimşek, “Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü şekilde çalışıyor. Önemli olan piyasa aktörlerin programa inanmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, risk primiyle bunun özetlendiği kanısında olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin risk priminin 600-700 bandından yaklaşık 300 civarına indiğine dikkati çekti. Bunun Türkiye’nin dış kaynağa makul maliyetlerde erişmesinin önünü açtığını söyleyen Şimşek, “Türkiye’nin ağustosa kadar risk primi, gelişmekte olan ülkelerin çok üzerindeydi. Risk priminin 700’den 300’e inmiş olması bence piyasanın bu programa inandığını gösteriyor.” dedi.
Türkiye’ye finansman girişine de değinen Şimşek, “Geçen senenin ilk 5 ayında net portföy çıkışı 2,9 milyar dolar. Haziran-aralık döneminde ise 11,4 milyar dolar net portföy girişi var. O dönemde reel sektör ve altyapı için proje kredi girişi 8,8 milyar dolar. Türkiye geçen sene piyasalardan tahvil ihracıyla 10 milyar dolar yüksek faizle borçlandı ama artık faizler ciddi şekilde aşağı indi.” ifadelerini kullandı.
“Cari açık, şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek”
Geçen mayıs ayında 98,5 milyar dolara inen rezervlerin şu anda 130 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Şimşek, döviz dönüşümlü mevduatın da dikkate alınması durumunda rezervlerdeki artışın 60 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Kısa dönemde güçlü bir dönüşün çok nadir olduğuna işaret eden Şimşek, programın rezerv, güven ve risk primi boyutunun iyi çalıştığını belirtti.
Bankaların, reel sektörün rollover rasyolarının yükseldiğini anlatan Şimşek, “Büyümede dengelenme, büyümenin kompozisyonunda değişiklik, enflasyonu ve cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmemizi sağlayacak temel koşuldur.” şeklinde konuştu.
Şimşek, yurt içi talebin ve net ihracatın büyümeye etkisine de değinerek, “2023’ün 4’üncü çeyreğinde yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi eksi 0,6 puan. Bu senenin ilk çeyreğinde, elimizde iki aylık rakamlar var, net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de zaten istediğimiz bu. Net ihracatın etkisi pozitife dönsün, iç talep ılımlı hale gelsin.” değerlendirmesinde bulundu.
Mayıs ayında 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerinde olduğunu, aralıkta ise açığın 45 milyar dolara gerilediğini söyleyen Şimşek, ilk iki aylık dış ticaret açığında geçen seneye göre 13,2 milyar dolarlık iyileşme olduğuna işaret etti. Şimşek, cari açığın şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına ineceğini bildirdi.
Program çalışmasıyla cari açığın daraldığını, büyümenin kompozisyonun değiştiğini ifade eden Şimşek, “Ana hedefimiz enflasyonun düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayın enflasyon rakamıyla ilişkisi zayıftır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net bir şekilde piyasalar, ‘Biz inanıyoruz. enflasyon düşecek.’ diyor. Ona göre fiyatlama yapıyorlar.” dedi.
“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız”
Şimşek, enflasyon eğiliminin ortaya koydukları hedef patikasıyla uyumlu gittiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“2024’ün ilk yarısı dahil yıllık enflasyon yüksek kalacak dedik. Çünkü, baz etkisi var ve para politikası gecikmeli olarak çalışır. Para politikasının enflasyonu çıpalayacak seviyeye gelmesi daha yeni. 2024’te geçici olarak 2023’ün enflasyonunu besleyen faktörler ortadan kalkacak. Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak herhangi bir değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak, vergilerin etkisi seriden çıkacak. Dolayısıyla enflasyonun ineceğini düşünüyoruz.”
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekibine de destek veren Şimşek, “İlave tedbirler olacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız. Vatandaşımıza, piyasamıza, iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’de maliye politikasıyla ilgili ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Programda, ‘Vergi istisnalarını gözden geçireceğiz, istisnalarda verimli etkin olmayanlarla ilgili çalışma yapacağız.’ deniliyor. KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.”
“Bütçe açığını program hedefinin altına çekmek için çaba içindeyiz”
Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele ve bazı istisnaların verimli olup olmadığının gözden geçirilmesi dışında özel bir çalışmaları olmadığını söyledi.
Harcamalarda rasyonelleştirmeyi başlattıklarını dile getiren Şimşek, “Harcamaları gözden geçiriyoruz. İdeal olan sıfır tabanlı bir bütçe sistemi. Vatandaş bizden tasarruf ve kamu harcamalarını kontrol altına alınmasını istiyor, haklı. Biz de vatandaşın bu beklentisiyle uyumlu hareket ediyoruz. Ankara’daki Hazine binamız, Konya’daki depremden sonra kolonları çatladı. 20 kişilik uzman ekip geldi, inceledi ve çok riskli çıktı. Bir metrekare yer kiralamadık. Yaklaşık 2 bin kişi kendi bünyemizde, Maliyenin diğer binalarına yerleştik.” ifadelerini kullandı.
Şimşek, taşıtlar konusunda tasarruf edilmesi için yaptıkları çalışmaları da anlatarak, bu konuda hassas olduklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce çıkarttığı bir tasarruf genelgesi bulunduğunu kaydetti.
Kurumlara dezenflasyon alanında destek olacaklarını belirten Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim bir bütçe hedefimiz var, geçen sene tutturduk. Geçen sene bütçe hedefi milli gelire oran olarak yüzde 6,4’lük bir açıktı. Biz yüzde 5,2 ile kapattık. Bu sene de ağırlıklı olarak deprem etkisiyle, açık öngörüsü yine milli gelire oran olarak yüzde 6,4 ama o tür bir rakamı görmek istemiyorum. Gelir İdaresiyle, diğer birimlerle çalışıyoruz. Ortaya güçlü bir performans koyacağız. Bütçe açığını öngördüğümüz program hedefinin çok altına çekmek için yoğun çaba içindeyiz. Gelecek seneden itibaren de bütçe açığını kalıcı şekilde milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekeceğiz. Böylece Türkiye’nin afetlere karşı imkanını artıracağız.”
Şimşek, yapısal, dijital, yeşil ve sanayide dönüşüm için “aktivist bir sanayi politikası”na geçiş yaptıklarını ifade ederek, bütün bunlar için kaynağa ihtiyaçları olduğunu dile getirdi. Bu kaynağı da bütçe disiplinini sağlayarak elde edeceklerini vurgulayan Şimşek, “Bu kaynakları biz bundan sonra üretken alanlara daha fazla aktaracağız. Yani sanayide dönüşme, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme… Para politikasına maliye politikası olarak en güçlü desteği geçen seneden itibaren verdik. Bütçe açığının öngörülerinin çok altında olması demek aslında dezenflasyona destek demek.” diye konuştu.
(Sürecek)
]]>
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bahçelievler’deki bir otelde düzenlenen “Güneydoğu Sofrası İstanbul Buluşması” programında konuştu. Enflasyonun dünyada da Türkiye’de de önemli bir sorun olduğunun altını çizen Bakan Şimşek, “Ortaya koyduğumuz programla biz tekrar enflasyonu tek haneye indireceğiz. Enflasyonu tek haneye indirdiğimizde, siz çok daha rahat bir şekilde konut alabileceksiniz. Çünkü konut kredisi alabileceksiniz. AK Parti hükümetleri öncesi, konut kredisi yok denecek kadar azdı” dedi.
“MURAT KURUM İSTANBUL’DA BÜYÜK FARK YARATACAK”
Kurum’un İstanbul’da büyük bir fark yaratacağını ifade eden Şimşek, İstanbul’daki en önemli sorunlardan ulaşım, konut açığı ve afet riskini AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayının çözeceğini söyledi. Hükümet olarak İstanbul’un altyapısına yönelik önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, hayata geçirdiği projelerle ulaşım sorununun çözümüne katkı sunduğunu, gelecekte de bu sorunu çözeceğini ifade etti.
“İSTANBUL’U ÇOK DAHA İLERİ BİR NOKTAYA TAŞIYACAĞIZ”
Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde 1 milyon 319 bin sosyal konut yapıldığını belirterek, Murat Kurum’un İstanbul için bir şans olduğunu, kentsel dönüşümü deneyimi ile en iyi şekilde yapacağını kaydetti. Bakan Şimşek, AK Parti’nin yerel yönetim vizyonunda “gerçek belediyecilik” olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti; “Biz insan odaklıyız, bizim belediyecilikten maksadımız hizmet ve eser siyasetidir. Biz, kalkınmanın yerelden başladığını biliyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımızda verdiği sözü yerine getirme vardır. Biz böyle bir ekibiz. Katılımcı, kapsayıcı ve hesap verilebilir bir belediyecilikten bahsediyoruz. Hep birlikte İstanbul’u çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız. Çünkü bu çağda artık sadece ülkeler rekabet etmiyor, artık illerle, şehirlerle, metropollerle rekabet ediliyor. İstanbul’u daha rekabetçi kim yapabilir? Tabii ki Murat kardeşimiz. Çünkü o bu işin ehli. Çünkü bu birikime ve tecrübeye sahip.”
“EĞER HİZMET YOKSA DEMEK Kİ SORUN BAŞKADIR”
Mehmet Şimşek, muhalefetin hiçbir bahanesi olmadığını çünkü kendilerinin Ankara’dan parayı, kaynağı adil ve kurala dayalı bir şekilde gönderdiklerini vurguladı. 2023 yılında en çok paranın, en çok kaynağın İBB’ye gittiğini bildiren Şimşek, şöyle devam etti; “Ankara’ya gitmiş, İzmir’e gitmiş. Üçü de ana muhalefetin elinde olan belediyeler. Bakın ilk 10’da Antalya var, Mersin var, Adana var. Bu 6 ilin tamamı gördüğünüz gibi muhalefetin elinde. Biz ayrımcılık yapmadık. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur. Biz bütçeden belediyelere parayı, kurala dayalı olarak, formüle dayalı olarak, adil bir şekilde gönderdik. Eğer hizmet yoksa demek ki sorun başkadır. Dolayısıyla çok net bir şekilde biz yerel yönetimlere güçlü kaynak aktarıyoruz. Niçin? Oradaki hemşehrilerimize hizmet için aktarıyoruz, eser için aktarıyoruz, yatırım için aktarıyoruz. Bu kaynakların doğru kullanılması çok değerlidir.”
“DÜNYADA DA TÜRKİYE’DE DE ENFLASYON ÖNEMLİ SORUN”
Şimşek, yerel yönetimlere AK Parti hükümetleri döneminde kaynağı yüz kattan daha fazla artırdıklarına dikkati çekerek, bu anlamda muhalefetin hiçbir bahanesinin olamayacağını ifade etti. Şehirlerin akıllı, çevreye duyarlı, dirençli ve rekabetçi olması gerektiğine işaret eden Şimşek, AK Parti’nin seçim beyannamesinde bunların hepsine yer verildiğini aktardı. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 20 yılda her alanda büyük bir ilerleme sağlandığını ifade ederek, ekonomik sorunların farkında olduklarını, bunu çözmek için geçen eylül ayında kapsamlı bir program açıkladıklarını hatırlattı. Sorunları köklü bir şekilde çözeceklerini belirten Şimşek, şunları kaydetti; “Çünkü biz, esnafımızın da emeklimizin de işçimizin de asgari ücretlimizin de sorunlarını biliyoruz. Bu sorunları geçmişte çözdük, Türkiye’yi hızlı bir şekilde kalkındırdık. Altyapısını iyileştirdik, eğitimine yatırım yaptık, sağlığına yatırım yaptık, ekonomimizi büyüttük. Son yıllarda dünyada da Türkiye’de de enflasyon önemli bir sorun. Ortaya koyduğumuz programla biz tekrar enflasyonu tek haneye indireceğiz. Enflasyonu tek haneye indirdiğimizde, siz çok daha rahat bir şekilde konut alabileceksiniz. Çünkü konut kredisi alabileceksiniz. AK Parti hükümetleri öncesi, konut kredisi yok denecek kadar azdı. Biz tek haneye indirince, krediye erişim arttı.”
“PROGRAMIMIZI SABIRLA UYGULAYACAĞIZ”
Enflasyonu tekrar tek haneye indireceklerini vurgulayan Şimşek, “Çünkü biz, imkanlarımızın faiz yerine yatırıma ve hizmete gitmesini istiyoruz. Evet, önümüzde tabii ki kolay olmayan bir süreç var. Ama sabırla biz programımızı uygulayacağız ve bu program başarılı olacak. Bu program sayesinde sorunlarımızı çözme imkanı olacak. Gerçekten de program çalışıyor.” ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek, 2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a işaret ederek, “Program eylülde açıklandı. Program çalışıyor. Büyümede, işsizlik oranında, enflasyonda ve bütçe açığında hedefleri 2024’te, 2025’te ve 2026’da tutturacağız. Şimdi hedefimiz ne? Hedefimiz toplumumuzun, milletimizin refahı. Bunun için de dünyayla birlikte zorlu bir dönemdeyiz ama başaracağız. Bize güvenin.” diye konuştu.
]]>
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2016-2023 döneminde erişime engellendiği halde farklı isimlerle faaliyete devam eden 1212 yasa dışı kumar ve bahis sitesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.
Şimşek, AA muhabirine, yasa dışı bahis ve kumar siteleriyle mücadele için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bakanlığının, şans oyunları sektöründeki vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, suç niteliğindeki lisanssız faaliyetlerin engellenmesi amacıyla yasa dışı şans oyunu, bahis ve sanal kumar sitelerine yönelik mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Şimşek, ilgili kurumların verdiği yetki veya izne dayalı olmadan her türlü eşya piyangosu, şans oyunu ve müşterek bahis veya benzeri oyunları oynatmanın ya da oynanmasına imkan sağlamanın suç olduğunu söyledi.
Şimşek, yurt dışında oynatılan oyunlara erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlamanın, bu amaçla para nakline aracılık etmenin de suç kapsamında olduğuna dikkati çekti.
Kapatılan siteler yeni isimle yeniden aktif hale geliyor
Milli Piyango İdaresinin, sanal ortamda yürütülen lisanssız faaliyetleri izlediğini, bunlara yönelik gerekli idari tedbirleri aldığını ve yetkili mercilere bildirimde bulunduğunu belirten Şimşek, “Bu kapsamda 2016-2023 döneminde izinsiz faaliyet gösteren ve sanal ortamda yasa dışı şans oyunu, bahis veya kumar oynattığı tespit edilen 227 bin 630 site için erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması sağlandı. Ancak büyük çoğunluğu yurt dışından yayın yapan bu internet sitelerini işleten kişi ve organize suç örgütlerinin, hakkında tedbir uygulanan sitelerin alan adının başına, sonuna veya mevcut adresinin herhangi bir bölümüne harf, sayı, rakam, işaret ekleyerek yeniden aktif hale getirdikleri ve çok kısa bir süre sonra yeni isim ve URL adresleriyle suç konusu faaliyetlerine devam ettikleri görüldü.” diye konuştu.
Şimşek, bu siteleri kuran, işleten, para transferine aracılık yapan ve diğer suç konusu eylem ve işlemleri gerçekleştiren kişi ve örgütlerin çoğu kez tespit edilememesi nedeniyle erişimi engellenen sitelerin her defasında yeni bir adresle yasa dışı faaliyetlerine devam ettiği bilgisini vererek, bu konuda CİMER ve ihbar hattı üzerinden çok sayıda ihbar ve şikayet geldiğini dile getirdi.
Vergi kaçağına neden oluyor
Ülkede lisansız faaliyet gösteren, kanunları ihlal eden, vergi kayıp ve kaçağına neden olarak kamu maliyesine çok yönlü zarar veren yasa dışı bahis ve kumar sitelerini kurup, işleten kişi ve örgütlerin tespit edilerek cezalandırılması ve bu faaliyetlerin önlenmesi için gerekli her türlü tedbiri almaya kararlı olduklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi:
“Bu doğrultuda 2016-2023 döneminde sanal ortamda kumar ve bahis oynattığı tespit edilerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ihbar edilip erişimin engellenmesi sağlandığı halde farklı isimlerle faaliyet göstermeye devam eden 1212 internet sitesiyle ilgili olarak Milli Piyango İdaresi tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.”
Şimşek, suç duyurusuna konu internet sitelerinin yayın yaptıkları ülkeler incelendiğinde, 3’ü hariç tamamının yurt dışı kaynaklı olduğunun saptandığını belirterek, “Bunların 486’sının ABD, 403’ünün Ermenistan, 156’sının Hollanda, 50’sinin Almanya, 34’ünün Tayvan, diğerlerinin ise 22 farklı ülke üzerinden yayın yaptığı anlaşılmıştır.” ifadesini kullandı.
“Yargı önüne çıkacaklarına inanıyoruz”
Suç duyurusunun, suçun önlenmesi ve faillerinin cezalandırılması için Milli Piyango İdaresince UYAP sistemi üzerinden yapıldığını bildiren Şimşek, şunları kaydetti:
“Suç duyurusunda sanal ortamda yasa dışı şans oyunu, bahis ve kumar oynatmak suretiyle Türk Ceza Kanunu, vergi kanunları ve diğer hukuk normlarını ihlal eden, ülkemize, topluma, Hazineye ve gençlere çok yönlü zararlar veren 1212 internet sitesinin kurucuları ve yetkilileri ile bu siteler için para transferine aracılık yapan ve suça iştirak eden şüphelilerin cezalandırılması için haklarında kamu davası açılmasını talep ettik. Böylece 2016 yılından beri suç konusu faaliyetlerini farklı internet adresleri üzerinden sürdürmeye çalışan şüphelilerin tespit edilmesi ve bu faaliyetlerinin önlenmesini amaçladık. Bakanlığımız, açılacak adli soruşturmayı hassasiyetle izleyecek ve Milli Piyango İdaremiz davaya müdahil olacak. Adli mercilerin, soruşturma sürecinde kolluk kuvvetleri marifetiyle ve teknolojik imkanları da kullanarak şüpheli kişi ve örgütleri tespit edip yargı önüne çıkaracağına inanıyoruz.”
]]>
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek “Türkiye’nin müteahhitlerine, Türkiye’nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Onlar da Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen “Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu” İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi.
Bakan Şimşek, forum kapsamında düzenlenen “Bakanlar Paneli Oturumu”nda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın birçok başarı hikayesine sahip olduğunu ve iki ülkenin de bu başarı öykülerinden ilham aldığını dile getirdi.
-“Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar”
Uzun vadede bakıldığında verimlilik ve inovasyonun, sürdürülebilir bir refahın en önemli kaynakları olduğuna dikkati çeken Şimşek, bunun için mutlaka kaliteli kurumlar ve yanında rekabetin gerektiğini ifade etti.
Bakan Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek “Türkiye’nin müteahhitlerine, Türkiye’nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Türkiye’nin bu yolculuktan başarıyla geçtiğini biliyorlar ve onlar da aynı şekilde Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar.” dedi.
Suudi Arabistan’ın iddialı planlarını gerçekleştirmek için çok büyük kaynakları bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu doğrultuda kamu yatırım fonlarının son derece önemli olduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan’ın vizyonunda ciddi bir değişim ve dönüşüm programı olduğuna değinen Bakan Şimşek, kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) bakımından Türkiye’nin güzel bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.
İstanbul Havalimanı’nın KÖİ projeleri açısından bir başarı öyküsü olduğunu anlatan Şimşek, şunları kaydetti:
“Havalimanı inşaatı özel sektör tarafından yapıldı ve bu sayede bölgedeki ekonomik faaliyetlerin önü açıldı. Bu noktada kritik olan husus ülkelerin bir iş modeli kurması, bunu yapmayı öğrenmesidir. Suudi Arabistan’a baktığımızda, kamu kaynaklarının büyüklüğü dikkat çekiyor. Kendilerinin belki de özel sektör parasına ihtiyacı yok. Ancak, özel sektörün becerilerine, bilgisine ve etkinliğine ihtiyaçları var. Bu yönde atılacak adımlar, kurulacak ortak girişimler gelecekte öyle durumlar yaratacaktır ki, Afrika havalimanları belki bizlerin müteahhitleri tarafından inşa edilecek ve işletilecektir. Yani bizim vizyonumuz bu olmalıdır. Sizde finansman ve kaynak var. Bizde kapasiteler var, beceriler var, yetkinlikler var. Özetle Türkiye’de önemli bir know-how kapasitesi var. Tabii ki bahsettiğim bu modeli Suudi Arabistan kendisi de yapabilir. Ancak, biz bunu birlikte yaptığımızda çok daha güzel sonuçlar sağlayabiliriz. Her iki taraf da bundan fazlasıyla yararlanabilir. Bu benim önerim olacak.”
İslam dünyasının geçmişte bilimsel araştırmalarda, refahı artırmada ve bu sayede büyük medeniyetler oluşturmada kendini kanıtladığını dile getiren Şimşek, “İşte DNA’larımızda olan bu özelliklerden ötürü ben bu değişimin zor olacağını düşünmüyorum. Liderlik lazım, vizyon lazım, iyi bir program lazım ve kaynakları verimli alanlara yönlendirmek lazım. Suudi Arabistan’ın aslında şu anda yaptığı da tam olarak bu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’de biz zaten bunu başarıyla gerçekleştirdik. Karşılaştığımız zorlulara rağmen, bölgesel şoklara rağmen, çok büyük başarı öykülerine imza attık ve bu yolculuğumuz da devam edecektir.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak.” dedi.
Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun açılışındaki konuşmasında, etkinliğe katılımın yüksek olduğunu, iş insanlarının bir yere durduk yere gelmeyeceğini dile getirdi. Gelen iş insanlarının Türkiye ile Suudi Arabistan’ın doğal ortaklığına inandığı için burada olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’deki yatırım ortamı ve Orta Vadeli Program’ı (OVP) içeren sunum yaptı.
Türkiye’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren ve Suudi Arabistan’a yardımcı olunabilecek alanlara değinen Şimşek, özellikle turizmin Türkiye’de çok büyük bir başarı hikayesinin bulunduğunu söyledi.
Şimşek, “Türkiye şu an gelen turist sayısı anlamında dünya dördüncüsü. Bu alanda çok büyük bilgimiz, deneyimimiz ve kaynaklarımız var. Burada Suudi Arabistan’a yardımcı olabiliriz. Bir başka alan da inşaat sektörü. İnşaat alanında Türkiye büyük küresel oyunculardan biri. Burası da ortak iş yapabileceğimiz bir alan. Suudi Arabistan’da dünyanın en büyük projelerinden bazılarının inşaatı başlamış durumda ve biz bunun bir parçası olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sunumunda havacılık ve savunma sektörü başta olmak üzere geçen 20 yılda Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve sektörlerde sağlanan ilerlemeler hakkında bilgi veren Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın üçüncü ülkelerde de birlikte çalışabileceğine işaret etti.
Şimşek, “Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeyi amaçlıyor. Biz, birlikte tasarlamak, birlikte geliştirmek, birlikte üretim ve birlikte küresel ihracat yapma projelerine açığız.” diye konuştu.
Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bölgede birlikte barış ve güvenliği tesis edebileceğine dikkati çeken Şimşek, dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğini, bu süreçte caydırıcı ülkelerin varlığının çok önemli olduğunu ifade etti.
“2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda”
Sunumunda Türkiye ekonomisi ve Orta Vadeli Program’a da değinen, Orta Vadeli Program’ın fiyat istikrarına ve tek rakamlı enflasyona ulaşmayı amaçladığının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:
“İnanıyoruz ki buraya ulaşmak için doğru programa sahibiz. 2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda. Mali sağlığı düzeltiyoruz, büyük depremden kaynaklanan hasarı onarıyoruz, eksikleri azaltıyoruz, daha da önemlisi bu kazanımları sürekli kılmak için yapısal reformlar uygulayacağız. Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak. Enflasyon azaltılmasına giden yol; enflasyonun bu yıl yüzde 30’ların ortalarına düşmesini, gelecek yıl yüzde 14 civarına düşmesini, 2026’da tek basamaklıya düşmesini hedefliyoruz. Bu, küresel deneyimle uyumlu bir öngörü.”
Depremin geçici büyük bir açık ortaya koyduğunu anımsatan Şimşek, bunun etkisinin geçici olduğunu, cari açık ve GSMH’de ilerlemeler yaşanmaya devam edeceğini anlattı.
“Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek”
Şimşek, “Türkiye’nin borçluluğu, gelişmekte olan birçok pazara göre görece düşük. Kamu-özel-şirket borçlarını bir araya alsanız bile, küresel gelişmekte olan piyasaların yarısından daha az ve dünya ortalamasının üçte birinden daha az. Cari açığın GSMH’nin yüzde 2,5’inden daha azına düşmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin rezervlerini artırma hedefinde olduklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:
“Cari açık aşağı doğru düşmeye başladı bile, doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek. Türkiye’de büyüme güçlü. Türkiye büyüme bağlamında dünyanın önde gelen büyümekte olan pazarlarından biri. Geçici olarak bir yavaşlama görüyoruz ancak bu büyümeyi yeniden inşa etmek ve orta vadede sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlamak için yapısal reformlar kilit alanlardan biri. Rekabetçi bir ekonomi inşa etmek istiyorsanız, üretken bir ekonomi ortaya koymak istiyorsanız ve uzun vade büyüme potansiyelini geliştirmek istiyorsanız bunun tek yolu yapısal dönüşüm. OVP programımızın işe yaradığına dair güçlü kanıtlar var. Bu program nasıl çalışacağını bilmemiz gerek; mantıklı politikalar ve yapısal dönüşümlerin bir araya gelmesi, iyi bir anlatı… Bu anlatı, yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye yardımcı olacak, içeri akışı artıracak, paranın değerinin artmasını sağlayacak. Enflasyonun azalması hızlanacak ve ekonomideki dengesizlikler bu şekilde dengelenmiş olacak. Programın planlanan çalışma şekli bu ve bu program çalışmaya, işe yaramaya başladı bile.”
“Piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor”
Türkiye’nin risk priminde yaşanan düşüşe dikkati çeken Şimşek, portföy girişi, döviz gibi konularda yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, “Enflasyon beklentileri düzeldiği için, piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor ve piyasa şu an hedeflediğimiz rakamlara çok yakın, bu da bize cesaret veriyor.” diye konuştu.
Türkiye’de yaşanan tüm ilerlemelerin puanlama ajansları tarafından da görüldüğünü, bunu da puanlamalarına yansıttıklarına işaret eden Şimşek, “Türkiye’nin risk algısı şu andaki puanlardan çok daha iyi durumda. Makas açıklığına bakacak olursak, aslında şu andaki puanlama kurumlarının Türkiye’ye verdiği puanın 2 basamak yukarısında. Şimdiden piyasalar, Türkiye’de daha az risk olduğunu düşünüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Şimşek, sunumunda katılımcı iş insanlarına Türkiye’nin yatırım yapma konusunda barındırdığı diğer avantajlar hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin yeşil alanlarda, yeşil ürünlerde dev bir potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu alanda da Suudi Arabistan ile ortak çalışılabileceğini kaydetti.
Şimşek sunumunda, altyapı ve üst yapıda yapılan yatırımlara, hedeflenen çalışmalara, yapay zeka, dijitalleşme alanlarında Türkiye’nin bakış açısına değinerek, “Yenilenebilir enerji yatırımı yapıyoruz. 12 yıl boyunca en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağız.” dedi.
]]>
Ankara’da, Gölbaşı Belediyesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi işbirliğiyle oluşturulan “Gölbaşı Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi” açıldı.
Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, somut olmayan kültürel mirasın derlenmesi, değerlerin ve kültürün kuşaktan kuşağa aktarılarak korunması ve kültür turizmi potansiyelinin artırılması amacıyla hayata geçirilen müzenin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, ilçenin kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için bir arada bulunduklarını söyledi.
Şimşek, UNESCO’nun 2003 yılında kabul ettiği bir sözleşmeyle tanımlanan somut olmayan kültürel miras kavramının kendileri için önemli olduğunu belirtti.
Bu mirasın geçmişi, gelenekleri ve yaşam tarzlarını yansıtan unsurları içerdiğini dile getiren Şimşek, müzenin bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi ile yürüttükleri projede Gölbaşı ilçesinin 54 mahallesinde 203 kaynak kişiyle gerçekleştirilen alan çalışmalarının önemli olduğunu belirten Şimşek, bu çalışmaların sonucunda müzenin içeriğinde doğumdan ölüme kadar insan yaşamındaki çeşitli farklılıklara odaklanıldığını, müzenin sadece bir sergi alanı değil aynı zamanda ilçenin somut olmayan kültürel mirasını yaşatmak için bir merkez olacağını söyledi.
İlçenin eserlerini gün yüzüne çıkarmaya başladıklarını belirten Şimşek, şöyle dedi:
“Bunlardan biri Oyaca’da bulunan Külhöyük. 2 sene önce kazılarına başladık ve 5 bin yıllık yapıya ulaşmak için gece gündüz çalışıyoruz. Seyit Yusuf Türbemizin tescilini yaptırdık. Allah nasip ederse onu ilçemizin envanterine katacağız. Yine 5 milyon yıl önce oluşuma başlamış Damlataş Mağarası’ndan bile çok özellikli Tulumtaş Mağaramızı Gölbaşı’na kazandırdık. Yurtbeyi Mahallesi’nde bulunan tarihi mağaramızın çalışmalarına başladık. Gölbaşı gerçekten turizmin ve tarihin kenti olacak inşallah.”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı da insanı geçmişiyle buluşturan ve yüzleştiren yerlerin önemli olduğunu dile getirdi.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz da uzun ve sabırlı bir araştırmayla ilçenin bütün köylerini gezdiklerini, ilçede yaşayan ne kadar kültürel değer varsa tespit ettiklerini ve bunların kitaplaşmasını sağladıklarını anlattı.
Oğuz, “Binlerce yıl boyunca insanoğlu öğrendiği, deneyim kazandığı şeyleri yavaş yavaş unutmaya başladı. Bu unutmanın köklerden kopmak ve dallarının da zaman içinde kuruması anlamına geleceğini uluslararası toplum değerlendirdiği için biz bu kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu müze hem Gölbaşı’nda hem de Türkiye’de fark yaratacak.” diye konuştu.
Daha sonra müze gezildi.
Müzede, kırklama, dış hediği, sünnet gelenekleri, asker uğurlama, kına gecesi, düğün gelenekleri, geleneksel sohbet toplantıları, mutfak kültürü, el sanatları, sözlü anlatımlar ve geleneksel çocuk oyunlarına ilişkin unsurlar yer alıyor.
Açılışa, Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, AK Parti İlçe Başkanı Selim Akceylan, MHP İlçe Başkanı Musa Şahin, Ülkü Ocakları İlçe Başkanı Özer Polat, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
]]>