Şiddet – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Mon, 18 Nov 2024 16:17:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şiddete Farkındalık İçin Konferans Düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/siddete-farkindalik-icin-konferans-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/siddete-farkindalik-icin-konferans-duzenlendi/#respond Mon, 18 Nov 2024 16:17:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/siddete-farkindalik-icin-konferans-duzenlendi/ Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) öğrenci toplulukları tarafından, her türlü ihmal istismar ve şiddete farkındalık oluşturmak için “İhmal, İstismar, Şiddet Konferansı” düzenlendi.

Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysel Günindi Ersöz, üniversitenin Psikoloji, İletişim, Türk Akademik Hukuk ve Sosyoloji topluluklarınca, Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin genellikle çevresindeki tanıdık kişilerce gerçekleştirildiğini söyledi.

Silahlı çatışmalarda en çok kadın ve çocukların öldüğünü, tecavüzlere maruz kaldığını anlatan Ersöz, şunları kaydetti:

“Kadınlar gözden çıkarılıyor ama çocuklar ne olacak, onlar da mağdur. Şiddet, ailede öğrenilen ve silsile halinde giden bir şey. Şiddet gelecek nesillere sirayet ediyor. Sadece kadın değil kadın, çocuk, toplum ve toplumun geleceği de bu şiddetten etkileniyor. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar şiddete eğilimli oluyor. Şiddet aileden, medyadan ya da başka araçlardan öğreniliyor, ilerleyen zamanlarda artık o sorun olarak algılanmıyor ve sıradanlaşıyor. Şiddet hiçbir zaman bir çözüm yolu değil.”

Konferansa, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

KonferansEğitimGüncelankaraŞiddetKadın

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/siddete-farkindalik-icin-konferans-duzenlendi/feed/ 0
Bosna Hersek’te sel felaketi: 14 ölü https://www.akittvhaber.com.tr/bosna-hersekte-sel-felaketi-14-olu/ https://www.akittvhaber.com.tr/bosna-hersekte-sel-felaketi-14-olu/#respond Fri, 04 Oct 2024 16:31:54 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/bosna-hersekte-sel-felaketi-14-olu/ Bosna Hersek’te sel felaketi: 14 ölü

Bosna Hersek’in orta ve güney kesimlerini gece saatlerinde vuran şiddetli sağanak, seli beraberinde getirdi.

Çok sayıda yerleşim yeri ve yollar kapandı, evler elektriksiz kaldı. Bosna Hersek Federasyonu Entitesi Başbakanı Nermin Niksic, durumun oldukça ciddi olduğunu ve çok sayıda kişinin evlerinde mahsur kaldığını açıkladı.

Niksic, “Maalesef can kayıpları da oldu. Kamuoyunu her konu hakkında bilgilendireceğiz.” dedi.

Hersek Neretva Kantonu’na bağlı Jablanica kenti yönetiminden Darko Jukan, Jablanica şehrinde 14 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Zeljko Komsic, sel felaketinde hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayınladı. Komsic, “Bosna Hersek kurumları, selin etkilerini en kısa sürede gidermek ve halka yardım sağlamak için her türlü önlemi alacaktır.” ifadelerini kullandı.

‘JABLANİCA ERİŞİLEMEZ DURUMDA’

Selden en fazla etkilenen Jablanica ve Kiseljak şehirlerinde kaybolanları aramak için çalışma başlatan kurtarma ekipleri, gece boyu elektriklerin kesik olduğunu ve cep telefonlarından sinyal alınamadığını belirtti.

Jablanica İtfaiyesi, yolların ve demiryollarının kapalı olması nedeniyle şehrin tamamen erişilmez hale geldiğini duyurdu.

Hersek Neretva Kantonu yönetimi, kuzeyde durumun çok kritik olduğunu, şiddetli yağışların nehirleri taşırması ve heyelanların yolları kapatması nedeniyle ulaşımın tamamen kesildiğini, telekomünikasyon altyapısının ise kısmen hizmet dışı kaldığını ifade etti.

ORDU ÇALIŞMALARA DESTEK VERİYOR

Halka, Konjic ve Jablanica’ya doğru yola çıkmamaları konusunda çağrıda bulunuldu.

Bosna Hersek Savunma Bakanı Zukan Helez, sabah saatlerinde Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerine selden etkilenen bölgelerde sivillerin kurtarılması için başlatılan çalışmalara katılma talimatı verdi.

Şiddetli yağmur ve fırtına, Bosna Hersek’in komşusu Hırvatistan’da da etkili oldu. Bazı kasaba ve köylerde sel meydana geldiği öğrenildi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)ensonhaber iconCan Badak
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bosna-hersekte-sel-felaketi-14-olu/feed/ 0
Tokat’ta Veli Öğretmeni Darp Etmeye Çalıştı https://www.akittvhaber.com.tr/tokatta-veli-ogretmeni-darp-etmeye-calisti/ https://www.akittvhaber.com.tr/tokatta-veli-ogretmeni-darp-etmeye-calisti/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:35:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/tokatta-veli-ogretmeni-darp-etmeye-calisti/ Tokat’ta bir ilkokulda, öğretmeni darbetmeye çalıştığı öne sürülen veli, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

İddiaya göre, kent merkezindeki Fatih İlkokulu’nda İngilizce öğretmeni Emine D, velilerin olduğu WhatsApp grubuna, yaramazlık yapan öğrencinin ismini yazdı.

Bu duruma sinirlenen A.Ş. isimli veli okula gelerek, koridorda Emine D. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine veli A.Ş, öğretmenler odasına geçen Emine D’nin yakasından tuttu.

Emine D, hastaneye giderek darp raporu aldı.

A.Ş. ise ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tokatta-veli-ogretmeni-darp-etmeye-calisti/feed/ 0
RTÜK ve KADEM işbirliğiyle ‘Televizyon Dizilerinde Kadın’ paneli düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:04:09 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11346

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ev sahipliğinde, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) ile Ankara ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) işbirliğinde “Televizyon Dizilerinde Kadın” paneli düzenlendi.

Senarist Hilal Çelenk, 1989’dan 2014’e kadar dizi sektöründe yer aldığını, 13 yıl “Mahallenin Muhtarları” dizisinin senaryosunu yazdığını söyledi.

İmza attıkları her senaryonun onu izleyen kişilerle etkileşim halinde olduğunu belirten Çelenk, “Senaryolarda negatif karakterler oluşturuyoruz, ben de oluşturdum. Ama hiç kimse bizim negatif karakterlerimize özenmedi.” dedi.

Çelenk, dizi senaryolarında işleyişle ilgili sorunlar olduğunu, karakterlerin davranışlarının sonuçlarının da anlatılması gerektiğini dile getirdi.

Dizilerle ilgili sorunlarda genellikle senaristlerin suçlandığına işaret eden Çelenk, “Ben eskiden senaryoyu kanala sunardım. Bugün senaristlere, kanallardan ve yapımcılardan içerikler geliyor. Benim kanala bir içerik sunma lüksüm yok. İçerik modaları var maalesef.” ifadelerini kullandı.

İlgi çekicilik açısından karakterler arası çatışmaların oluşturulduğunu, fakat bunun sınırının iyi belirlenmesi gerektiğini dile getiren Çelenk, “Kadın algısı ve kadınların toplumda yansıtılma biçimi değiştirilmeli. Fakat dizi sektörü bir endüstri ve her şey birbirine bağlı.” diye konuştu.

“Ekseninden sapmayan ve beni üzmeyen çok az işim olmuştur”

Oyuncu Deniz Uğur, bugün dizilerdeki sorunun “kötünün kutsanması” olduğuna işaret ederek, sektörün “kötülük yapanların cezasını er geç bulduğu” senaryolardan “kötü karakterlere bir şey olmadığı” senaryolara evrildiğini söyledi.

Uğur, “Senaryo yazarlarının, karakterler arası dramatik çatışmayı kullanırken, bunun toplumsal reçetesini sunması gerekiyor.” dedi.

30 yıllık meslek yaşamı boyunca en çok televizyon dizilerinde oynadığını anlatan Uğur, “Oynamayı kabul ettiğim her rolü ve karakteri çok severek kabul ettim fakat ekseninden sapmayan ve beni üzmeyen çok az işim olmuştur. Kabul ettiğiniz proje, daha çok dikkat çeksin, reyting alsın diye ekseninden sapıyor.” dedi.

Uğur, çok iyi kanal yöneticileri bulunduğunu belirterek, “Ama dizi sektörü bir ticaret. İşin ucu reklam verenlere dayanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Dizilerde şiddet artınca toplumda şiddet artıyor”

KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Canan Sarı da RTÜK’ün 6’ncı maddesinin yayın hizmetlerine önceden müdahale etmeyi ve denetlemeyi içermediğini belirtti.

Diziler yayınlanmadan önce bir denetim yapılmadığını, bu nedenle yayınlandıktan sonra içeriği dolayısıyla zarar doğabildiğini belirten Sarı, “Dolayısıyla bu zararın doğmasını mı bekleyeceğiz yoksa doğmasının önüne mi geçeceğiz. Hukukçuların bunun sınırlarını belirlemesi gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Sarı, dizilerde kadına şiddetin her türünün yer aldığını, televizyondaki şiddetle toplumdaki gerçek şiddet arasında bir doğru orantı olduğunu ifade ederek, “Dizilerde şiddet artınca toplumda şiddet artıyor. Toplumdaki şiddet artınca da dizilerde şiddet artıyor. İkisi birbirini etkiliyor. Şiddet içerikli yayınların yayınlanmasıyla ile şiddetin kabul edilebilir bir şey olduğu algısı izleyiciye veriliyor.” ifadelerini kullandı.

“Meclisi göreve davet ediyorum”

Star Gazetesi yazarı Fadime Özkan da kadına ve aileye zarar veren programların dizi ve haberler kadar gündüz kuşağı kadın programlarının olduğuna işaret ederek, bunun da ele alınması gerektiğini söyledi.

Dizilerin gençlerin evliliğe bakış açısını zedelediğini belirten Özkan, “Çözüm aramak bakımından bazen geç kalıyoruz. Televizyon dizilerinde gösterilen kadın algısı, evlilik kurumunun gösterilme biçimi çok yanlış. Meclisi göreve davet ediyorum çünkü dizilerdeki kadına yönelik şiddet konusunda hukuksal bir düzenleme gerekiyor.” dedi.

Oyuncu Erdinç Gülener de dizi setlerindeki anılarını paylaştı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-ve-kadem-isbirligiyle-televizyon-dizilerinde-kadin-paneli-duzenlendi/feed/ 0
RTÜK Başkanı Şiddet Sahnesi İçeren Dizilere Dikkat Çekti https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-baskani-siddet-sahnesi-iceren-dizilere-dikkat-cekti/ https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-baskani-siddet-sahnesi-iceren-dizilere-dikkat-cekti/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:45:30 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11223

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, “Şiddet sahneleri toplumda olağanlaşmaya, kadına yönelik insanlık dışı muamelelerin kanıksatılmasına sebep oluyor. Sanki kadına şiddet uygulamak normal bir şeymiş gibi bir algı ortaya çıkıyor. Son derece tehlikeli olan bu duruma yönelik günün sonunda yapımcılarımızın daha dikkatli olacakları yolunda izlenim edindik ve sözleri aldık.” dedi.

RTÜK ev sahipliğinde, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Ankara ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) işbirliğinde, “Televizyon Dizilerinde Kadın” Paneli düzenlendi.

Panelin açılışına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı.

Açılışta konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, kadının medyada hakkıyla temsil edilmesi, özellikle dizi filmlerdeki şiddet sahnelerinin ortadan kaldırılması üzerine yoğun mesai yürüttüklerini söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın katılımıyla, geçen hafta dizi film yapımcılarıyla bir araya geldiklerini, fikirleri paylaştıklarını aktaran Şahin, kadına yönelik şiddet sahnelerinin, yapımcıların da çok arzu ettiği türden görüntüler olmadığını söyledi.

Şahin, şöyle konuştu:

“Ancak, kendi aralarındaki reyting rekabeti zaman zaman sınırları zorlamalarına sebep oluyor. Hepinizin yakından tanıdığı, hem oyuncu hem de yapımcı kimliğiyle İstanbul’daki toplantımıza katılan bir arkadaşımız, kadına yönelik şiddet sahnelerinin tersinden görülmesi gerektiğini söyledi. Kendilerinin bir toplumsal soruna dikkat çekmek için şiddet sahnelerini kullandıklarını ifade etti. Ancak yanıldığı bir nokta vardı. Şiddet sahneleri toplumda olağanlaşmaya, kadına yönelik insanlık dışı muamelelerin kanıksatılmasına sebep oluyor. Sanki kadına şiddet uygulamak normal bir şeymiş gibi bir algı ortaya çıkıyor. Son derece tehlikeli olan bu duruma yönelik günün sonunda yapımcılarımızın daha dikkatli olacakları yolunda izlenim edindik ve sözleri aldık.”

“Kadınlarımızı sözde değil, özde el üstünde tutalım”

RTÜK olarak şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını, kadınlara yönelik şiddete tahammüllerinin bulunmadığını vurgulayan Bekir Şahin, “Bizim gözetimimizle düzeltebileceğimiz diziler içinde şiddet içeren yapımlar vardır. Bunları takip ediyoruz. Bu mücadele tek başına ne bakanlığımızın, ne RTÜK’ün ne de STK’larımızın işidir. Topyekun toplumsal farkındalık ve bilinçlenmeyle aşılabilecek bir sorundur.” dedi.

Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, kadını el üstünde tutmak için çok yoğun faaliyetler yürüttüğünü belirtti.

UMED ve KADEM’e, konuya ilişkin verdikleri destek için teşekkür eden Şahin, “Dizi filmlerin hem olumsuz etkilerini yaşamamak hem de dizilerin yapıcı etkisinden faydalanarak oluşacak toplumsal bilinçle bu temel sorunun ortadan kalkmasını arzu ediyoruz. Gelin, baş tacımız olan kadınlarımızı sözde değil, özde el üstünde tutalım. Gelin, dizilerde kadına pozitif ayrımcılık yapalım, onları yüceltelim. Gelin dizi filmlerde başarılı, güçlü kadın örneklerini sergileyelim. Kadının gerçek anlamda değerini verileceği dizilerin olacağı ve ailelerimizle izleyebileceğimiz dizileri umut ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Günün sonunda kötülük ve şiddet reyting yükseltiyor”

KADEM Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu da kadının birey olarak varlığını, toplumsal hayattaki konumunu sıkıntıya sokacak her türlü duruma karşı, kadına yönelik şiddetle mücadele ettiklerini söyledi.

Panelde ele alınacak televizyon dizilerinde kadın konusunun KADEM’in çalışma alanını yakından ilgilendirdiğini ifade eden Gümrükçüoğlu, “Kadının onurunu hiçe sayan kadın temsilleri, kadına şiddet örnekleri, pek çok dizinin ana temasını oluşturuyor. Çünkü televizyon dizileri, makbul kadın rollerini, kadının ailedeki rolünü ve toplumdaki rolünü belirlemede çok etkili bir güce sahip. Ne yazık ki, bu güç günümüzde büyük ölçüde kadından yana olmayan bir kadın algısına hizmet ediyor.” dedi.

Gümrükçüoğlu, çoğu zaman gerçeği yansıtmayan ama yeni gerçeklikler inşa eden bir dünyayla karşı karşıya olduklarını belirterek, dizilerde, annelik, kadınlık ve aile gibi kavramların aynı kurgu içerisinde deforme edilerek ve çok abartılarak işlendiğini aktardı.

Hemen hemen her hikayenin omurgasını oluşturan şiddet türlerinin normalleştirilerek verildiğini belirten Saliha Okur Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:

“Seyirci, maruz kaldığı şiddet sahnelerine taraf olmaya başlıyor ve birey olarak dizinin içine dahil oluyor. Son birkaç yıldır dizilerde yeni bir kadın karakteri yaratıldı. Güzel, daima bakımlı ve zengin kadın ya da hep ezilen, hep şiddete boyun eğen, zayıf bir kadın. Toplumsal kabullerden sıyırılarak, kendi ayakları üzerinde duran kadınlarsa anne olmakla, çalışma arasında denge kuramayan karakterler olarak ekrana yansıyor. Günün sonunda kötülük ve şiddet, reyting yükseltiyor. Kanallar reyting kovalıyor. Reyting, reklam ve para getiriyor. Bu döngü içerisinde asıl yarayı bizler alıyoruz. Aileyi, kadını ve toplumsal yapıyı reyting ölçümlerine feda edemeyiz. Burada bir denge gözetmek durumundayız.”

Gümrükçüoğlu, dizilerde, iyi rol modellerinin görünür olmasının, kadın ve aile için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Kadına ve topluma zarar veren dizilerin reyting ölçüm sisteminden çıkarılması düşünebilir. Yine yapımcıya, senariste, reklam verene kadar herkesin kabul etmek zorunda olduğu ilkeler belirlenebilir. Nasıl ki alkol ve sigara gibi maddeler ekranda gösterilmiyorsa, özellikle kadına ve çocuğa şiddet sahneleri de dizilerden temizlenmeli ve bu RTÜK yaptırımı değil, ilkesel bir duruş olarak kabul edilmeli.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rtuk-baskani-siddet-sahnesi-iceren-dizilere-dikkat-cekti/feed/ 0
Haiti’de Çetelerin Hapishaneleri Basması ve Çete Şiddetinin Yükselişi https://www.akittvhaber.com.tr/haitide-cetelerin-hapishaneleri-basmasi-ve-cete-siddetinin-yukselisi/ https://www.akittvhaber.com.tr/haitide-cetelerin-hapishaneleri-basmasi-ve-cete-siddetinin-yukselisi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:09:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11069

Haiti’de çetelerin hapishaneleri basması sonucu binlerce mahkum firar etti, tek bir seçilmiş üyesi olmayan bir hükümet ve başbakanı açıkça tehdit eden bir çete lideri.

Haiti’de yaşananlar, ülkede son yıllarda silahlı çetelerin önlenemez gibi görünen yükselişini izleyenler için bile şoke edici. Bu Karayipler ülkesinin başkentinde ve giderek artan oranda kırsal kesimlerde de hakimi olan çeteleri yakından inceledik.

Silahlı gruplar, Haiti’nin tarihinde usun süre kanlı bir rol oynadı.

Papa Doc diye tanınan François Duvalier ve oğlu Jean Claude “Baby Doc” Duvalier’nin 29 yıl süren dikta yönetiminde Tonton Macoutes diye bilinen bir milis gücü, Duvalier rejimine herhangi bir muhalefeti bastırmak için aşırı şiddet kullanmıştı.

Genç Duvalier 1989’da sürgüne gitmeye zorladı, ancak çeteler değişen miktarlarda güç sahibi olmaya devam ettiler ve bazen ittifak yaptıkları siyasetçiler tarafından korunup, teşvik edildiler.

Çete şiddetindeki son yaygın artış, 7 Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanı Jovenel Moise’nin suikastla öldürülmesinin ardından başladı.

Cumhurbaşkanı, Haiti içindeki “karanlık güçleri” kınamaya başladıktan sonra, başkent Port-au-Prince’teki evinin hemen dışında bir grup Kolombiyalı paralı asker tarafından vuruldu.

Kolombiyalılar ve bazı diğer şüpheliler tutuklansa da, suikast emrini kimin verdiğine dair yürütülen soruşturmada hala herhangi bir sonuç alınamadı.

Çete şiddeti Cumhurbaşkanı Moise’nin iktidar döneminde de yaygındı, ancak suikastin yarattığı iktidar boşluğu sayesinde çeteler daha çok alan ele geçirdi ve daha etkin bir hale geldiler.

Ülkede boş kalan tek koltuk sadece cumhurbaşkanlığı da değil.

Genel seçimlerin tekrar tekrar gecikmesi nedeniyle, tüm seçilmiş yetkililerin görev süreleri doldu ve kurumlar lidersiz kaldı.

Jovenel Moïse’s öldürülmesinden bu yaana ülkeyi Ariel Henry yönetiyor.

Henry, ölümünden kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Moise tarafından başbakanlığa atanmıştı, ancak seçilmiş bir isim değil bu yüzden meşruiyeti konusunda soru işaretleri var.

Söz verdiği seçimler gerçekleşmediği için Ariel Henry’nin liderliğine karşı giderek büyüyen bir muhalefet var.

Dahası, güvensizlik de arttı ve yüzbinlerce Haitili evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Henry’nin en büyük rakiplerinden biri, polislikten kovulduktan sonra çete lideri olan Jimmy Cherizier.

“Barbekü” takma adıyla da tanına Cherizier, 2020’de işbirliğine giden dokuz çetenin kurduğu G9 ittifakını yönetiyor. İttifakın öldürülen cumhurbaşkanı Moise’nin Tet Kale Partisi ile bağları olduğu belirtiliyor.

Barbekü, Başbakan Henry’ye en başından beri karşı çıkıyordu.

Çete lideri “kokuşmuş burjuvaziyi” sorumlu tuttuğu Moise suikastını takipçilerini “meşru şiddet” diye tarif ettiği eylemlere teşvik etme için kullandı.

Vahşi saldırılar ve yağma olayları artı. Özellikle de Barbekü’nün hakim olduğu başkent Port-au-Prince’te.

Ekim 2021’de, Jimmy Cherezier çetesinin birden ortaya çıkan ağır silahlı adamları, havaya ateş açarak Ariel Henry’nin bir anıta çelenk bırakmasını engellediler.

Cherezier daha sonra etrafında çete üyeleriyle beyaz bir takım elbise giyerek söz konusu anıta çelenk bıraktı. Sıradışı bir güç gösterisiydi.

Cherezier’in G9 çetesi, öldürülen Cumhurbaşkanı Moise’ye karşı çıkan partilerle bağlantılı olduğu belirtilen G-Pep çetesiyle de kanlı bir savaş veriyor.

İki çete arasında bölge ele geçirmek için yaşanan çatışmalar sık sık görülüyor ve çatışmalar başkent Port-au-Prince’in yoksul mahallelerinden kent merkezine doğru yayıldı.

Okullar ve hastaneler çatışmalar yüzünden kapanmak zorunda kaldı ve Uluslararası Göç Örgütüne göre geçen yıl 100 binden fazla kişi evlerini terk etti.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi, BBC’ye yaptığı açıklamada, çalışanlarının yardım dağıtmak için yüzlerce çeteyle müzakere etmek zorunda kaldığnı söyledi.

G9, 2022’de bir başka güç gösterisi yaptı ve Varruex yakıt terminaline girişi abluka altına aldı. Bu nedenle yakıt sıkıntısı başladı ve içme suyu ile ilaç gibi önemli yardımlar darbe aldı.

11 milyon nüfuslu ülkede 2023 rakamlarına göre sadece 9 bin aktif çalışanı olan ülkenin polis gücü, ABD’den kaçırılan gelişmiş silahlara sahip çetelerle başa çıkmakta zorlandı.

BM’nin insani yardım koordinatörü Ulrika Richardson’a göre şu anda başkentin % 80’inin çete kontrolü altında olduğunun tahmin edildiğini söylüyor ve bu bölgelerde yaşayanların “insanlık dışı” şiddete maruz kaldığını belirtiyor.

Richardson, 2022 ve 2023 arasında kadınların ve genç kızların çeteler tarafından hedef alınmasıyla cinsel şiddetin % 50 arttığını vurguluyor.

Başbakan Henry, şiddetle başa çıkabilmek için uluslararası destek çağrısı yaptı, ancak şu ana dek sadece Bahamalar, Bangladeş, Barbados ve Çad BM’ye resmen güvenlik personeli gönderebileceklerini söylediler. Ancak bunların hiç biri henüz ülkeye ulaşmadı.

Şiddet olaylarındaki son artış sırasında Henry, Kenya’ya gidip Haiti’ye 1000 polis konuşlandırmayı vaat eden yetkililerin vaatlerini yerine getirmesi için lobi faaliyetinde bulundu.

Haitili siviller umutsuzca, güvenlik koşullarının düzelmesini beklerken, yabancı güvenlik personelinin konuşlandırılmasından kaygılı olanlar da var.

1791’deki köle isyanıyla Fransa’dan bağımsızlığını alan Haiti, 1915’ten 1934’e dek ABD işgalinde kaldı. 1994 ve 2004’teki Amerikan askeri müdahaleleri de, bir çok kişiyi dış müdahelelere karşı kaygılı hale getirdi.

Karşıtları, Henry’nin istifa çağrıları artarken Kenya polis gücünü iktidarını sağlamlaştırmak için kullanacağından korkuyor.

Jimmy “Barbekü” Cherizier de Ariel Henry’yi yabancı güvenlik gücü çağırarak, konumunu sağlamlaştırmak istemekle suçlayanlardan biri.

2022’de çete lideri kendi “barış” planını sunmuş ve çetesinin affedilmesini ve Haiti’nin 10 bölgesinden temsilcilerin olacağı bir “akiller heyeti” oluşturulmasını istemişti. O dönem ayrıca çetesine kabine üyelikleri verilmesini de talep etmişti.

Cherezier o günden bu yana baskıyı artırıyor ve kendisini “gayrımeşru” bir lideri devirmeye çalışan bir “devrimci” olarak sunuyor.

Cherezier 1 Mart’ta “Ariel Henry ile savaşmaya devam edeceğini” söylemiş ve “savaşın gerektiği kadar süreceğini” belirtmişti.

Henry’nin şu anda nerede olduğu bilinmiyor, ancak binlerce firari mahkum sokaklardayken ve G9’un güçlü lideri açıkça istifa çağrısında bulunurken, başbakanın asayişi çabucak yeniden sağlaması giderek daha uzak bir olasılık haline geliyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/haitide-cetelerin-hapishaneleri-basmasi-ve-cete-siddetinin-yukselisi/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Medyada Şiddetin Sıradanlaştırıldığını Söyledi https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-medyada-siddetin-siradanlastirildigini-soyledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-medyada-siddetin-siradanlastirildigini-soyledi/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:18:33 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9121

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün pek çok medya içeriğinde şiddetin sıradanlaştırıldığını görüyoruz. Kadına yönelik şiddette failin eylemini meşrulaştıran bir dil kullanıldığına şahitlik ediyoruz. Özellikle şiddet, sadece kadınları ilgilendiren bir sorun değildir. Şiddet, toplumun temellerini sarsan ciddi bir sorundur.” dedi.

Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) işbirliğinde Şişli’de bir otelde gerçekleştirilen 4. Medya Buluşması İstişare Toplantısı’na katıldı.

Burada konuşan Göktaş, dizi ve filmlerin hayatın bir parçası olduğunu, bu anlamda çocuk, kadın ve aile konularında karşılıklı istişarelerde bulunmanın çok kıymetli ve değerli olduğunu söyledi.

Türkiye’nin dizi ve sinema sektöründe çok önemli bir yere geldiğini belirten Göktaş, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, sektörün sorunlarının çözümüne dair önemli atılımların gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Göktaş, yapılan düzenlemelerle Türk sinema ve dizi sektörünün uluslararası alanda rekabet gücünü her geçen gün daha da artırdığını kaydederek, “Bu atılımlarla Türkiye, Amerika’dan sonra dünyanın en çok dizi ihraç eden üçüncü ülkesi konumundadır. Fransa’dan Asya ve Orta Doğu’ya, Japonya’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında Türk yapımı dizilere olan ilginin yoğunluğu bizler için bir gurur vesilesidir.” diye konuştu.

Bu konuda yapımcılar başta olmak üzere, yönetmenlerden senaristlere, oyunculardan kameramanlara kadar sektöre emek ve gönül veren çalışanların katkısının çok büyük olduğunu ifade eden Göktaş, perdeden dijitale doğru bir geçişin yaşandığı bu dönemde, Türk dizi ve sinemasının uluslararası alanda çok daha güçlü bir yere gelmesinin en büyük temennisi olduğunu ifade etti.

“Aile değerlerimizin korunması, üzerinde hassasiyetle durduğumuz konuların başında geliyor”

Bakan Göktaş, Türklerin kökleri asırlar ötesine giden bir medeniyetin mensupları olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Türkiye, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, Doğu’nun ve Batı’nın kesiştiği emsalsiz bir ülkedir. Sadece kültürel anlamda değil, coğrafi olarak da büyük bir zenginliğe sahibiz. Anadolu birbirinden kıymetli hikayelerle dolu. Bu anlamda sahip olduğumuz bu değerlerin, zenginliklerin, geleneklerin korunması ve aktarılmasında hepimizin üzerine büyük bir sorumluluk düşmektedir. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki dizi ve sinema, insanları etkileyen, farklı farklı yaşam tarzları sunan, hatta toplumları birleştiren ve kültürel zenginliği arttıran önemli bir mecradır.”

Dizi ve sinemanın bir sanat formu olmanın ötesinde kültürel, politik ve toplumsal etkileri olan önemli bir iletişim aracı olduğunu vurgulayan Göktaş, “7’den 77’ye hepimiz vaktimizin önemli bir kısmını ekran karşısında geçiriyoruz. Özellikle olumsuz etkilenme faktörünü göz önünde bulunduracak olursak, sizlerin ürettiği içerikler bizim için daha da büyük bir önem arz ediyor. Bu anlamda kadın ve çocukların her alanda temsili, aile değerlerimizin korunması, üzerinde hassasiyetle durduğumuz konuların başında geliyor.” ifadesini kullandı.

Göktaş, Türk kadınının medyadaki temsilinin halen iyi bir noktaya gelmediğini kaydederek, “Bugün pek çok medya içeriğinde şiddetin sıradanlaştırıldığını görüyoruz. Kadına yönelik şiddette failin eylemini meşrulaştıran bir dil kullanıldığına şahitlik ediyoruz. Özellikle şiddet, sadece kadınları ilgilendiren bir sorun değildir. Şiddet, toplumun temellerini sarsan ciddi bir sorundur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Medya, özellikle kadın temsilinde ciddi sorunlar barındırıyor”

Gazetecilerin yaptığı haberlere değinen Göktaş, şiddete uğrayan ve hatta şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara dair yapılan haberlerde kullanılan magazin dilinin terk edilmesi gerektiğini söyledi.

Göktaş, haberlerin kişilik haklarına saygı ve özen gösterilerek yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Cinsel suçlar haberleştirilirken duyarlı olunmalıdır. Suçlayıcı, yargılayıcı, aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadelerden özellikle kaçınılması gerekmektedir. Mahremiyeti alenileştiren, şiddeti duyarsızlaştıran, olumsuz davranışları özendiren içerikler bireye ve topluma faydadan ziyade yalnızca zarar üretir. Bu hususlara dikkat edilmesi, medyada çalışan tüm arkadaşlarımızdan en büyük beklentimizdir.” görüşünü paylaştı.

Aile değerlerini gözü gibi korumuş, kadını her daim baş tacı etmiş, çocukları medeniyetin temsilcileri olarak görmüş bir milletin ferdi olduğunu belirten Göktaş, şöyle devam etti:

“Biz, kadınlarıyla var olmuş güçlü bir devletiz. Gençleriyle büyüyen bir ülkeyiz. Fakat ne yazık ki medya, özellikle kadın temsilinde ciddi sorunlar barındırıyor. Öyle olmadığı halde, kadınlar daha çok bakıma muhtaç, mağdur, çaresiz bireyler olarak sunuluyor. Aile içi ilişkilerden çocuk yetiştirme tarzlarına kadar pek çok konuda önemli değişikliklere sebep olan yapımlar, aile değerlerimizi doğrudan etkiliyor. Özellikle çocukların ve gençlerin izledikleri içeriklerin, aile değerleri ile uyumlu olup olmadığı konusu her geçen gün büyük önem kazanıyor.”

Göktaş, iyi seçilmiş yayınların çocukların öğrenme süreçlerine katkısı olurken, şiddet içerikli yayınların çocukları olumsuz şekilde etkilediğini herkesin gördüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu anlamda, tüm çocukların, ihmal, istismar ve şiddet başta olmak üzere her türlü riskten korunmaları, çocukların üstün yararı ilkesi gözetilerek yayınların yapılması büyük önem arz ediyor. Bunun yanı sıra yapacağınız her bir yayınla engelli ve yaşlıların sesini duyururken, toplumda farkındalığın artmasına, davranış kalıplarının dönüşmesine destek olacak sosyal mesajlara yer verilmelidir. Saydığım tüm bu hususlarda yapımcılarımızın üstleneceği sorumluluğun toplumda çok kıymetli yansımaları olacaktır. Bu anlamda her bir yapımcımızın, toplumun farklı dinamiklerini de göz önünde bulundurarak içerik üretmeleri en büyük beklentimizdir.”

“Toplumu bir ve bütün kılan yapımların ekranlarda daha çok yer almasını istiyoruz”

Mahinur Özdemir Göktaş, medya ve toplum ilişkisinin karmaşık ve etkileşimli bir yapıya sahip olduğunu, her geçen gün medyanın toplumu değiştirme ve dönüştürme gücünün daha da arttığını anlattı.

Bu karmaşık yapının ve etkileme gücünün üstesinden gelmenin, sorunlara çözüm üretmenin, etkili bir işbirliğiyle gerçekleştirilebileceğini aktaran Göktaş, “Biz artık kadın ile ayrımcılık kelimesini yan yana kullanmak istemiyoruz. Kadın bedeninin metalaştırıldığı yapımları ve programları izlemek istemiyoruz. Kadınları daha çok başarı hikayeleriyle görmek istiyoruz. Biz her zaman ‘güçlü birey, güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ diyoruz.” dedi.

Ekranlarda rol model olacak güçlü ve başarılı kadınlar görmek istediklerini kaydeden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aile, bizim en hassas olduğumuz konu. Toplumun sağlam bir temel üzerinde inşası aile kurumunun istikrarına bağlıdır. Bu anlamda aile bütünlüğüne öncelik veren, toplumu bir ve bütün kılan yapımların ekranlarda daha çok yer almasını istiyoruz. Ailelerimizle birlikte gönül rahatlığıyla izleyebileceğimiz yapımların artmasını arzu ediyoruz. Entrika, şiddet ve manipülasyon üzerine kurulmuş aile içi ilişkileri değil, eşler arası sadakatin ve olumlu ebeveyn rol modellerinin yer aldığı içerikler izlemek istiyoruz. Aile içi iletişim, eşler arası ilişki, ebeveyn tutumları, okul, aile ve bağımlılık gibi konularda rehberlik edici program ve yapımları daha çok görmek istiyoruz. Medeniyetimizi yansıtan, aile kültürümüzü aktaran yapımlara öncelik vermenizi diliyoruz.”

RTÜK ve medya kuruluşlarının bu zamana kadar yaptığı çalışmaların çok değerli ve kıymetli olduğunu belirten Göktaş, yıllardır süregelen bu olumsuz tablonun değişmesinin güçlü bir işbirliğiyle mümkün olduğunu kaydetti.

Göktaş, burada bulunan bütün yapımcılara da açık bir işbirliği teklifinde bulunduğunu vurgulayarak, “Gelin hep birlikte medyada kullanılan olumsuz dili ve görüntüyü el birliğiyle ortadan kaldıralım. Bu konuda hepimizin ortak bir sorumluluğu var. Reyting, çok tıklanma gibi önceliklerden ziyade önceliğimizin kadınlar, çocuklar, gençler, velhasıl toplumumuzun her bir ferdi olması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, konuşmaların ardından toplantının basına kapalı gerçekleştirilen bölümünde, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ile birlikte katılımcılarla fikir alışverişinde bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-medyada-siddetin-siradanlastirildigini-soyledi/feed/ 0
Diyarbakır’da Kadın Astsubaylar Şiddetle Mücadele İçin Bilgilendirme Yapıyor https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-astsubaylar-siddetle-mucadele-icin-bilgilendirme-yapiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-astsubaylar-siddetle-mucadele-icin-bilgilendirme-yapiyor/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:51:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8540

Diyarbakır’da kadın astsubaylar, İçişleri Bakanlığınca hayata geçirilen Kadın Destek Uygulamasının (KADES) kullanımını yaygınlaştırmak, aile içi ve kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için kilometrelerce yol katederek, bilgilendirme yapıyor.

İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele Çocuk Kısım Amirliği ekipleri, kent merkezlerinden en ücra yerleşim yerlerine kadar ulaşarak, kahvehanelerde erkeklerle görüşüp şiddetin önlenmesi için bilgi veriyor.

Şiddete karşı “Sıfır tolerans” ve “Kadına el kalkmaz” sloganlarıyla kanun maddelerine dair erkeklere bilgilendirme yapan kadın astsubaylar, ziyaret ettikleri evlerde de kadınlara şiddet veya cinsel saldırı gibi zor durumlarda KADES uygulamasından nasıl faydalanacaklarını anlatıyor.

Bu kapsamda yola koyulan ekiplerin bir adresi de kent merkezine yaklaşık 120 kilometre uzaklıktaki Çüngüş ilçesinin kırsal Atalar Mahallesi oldu.

İlk olarak köy kahvesinde soba etrafında toplanan erkeklere bilgiler veren kadın astsubaylar, onlardan gelen soruları yanıtladı.

Daha sonra da evleri gezen astsubaylar görüştüğü kadınlara broşür dağıttı, telefonlarına indirdikleri KADES programını nasıl kullanacaklarını anlattı.

“Kanun ve yaptırımlar hakkında bilgilendirme yapıyoruz”

Aile İçi Şiddetle Mücadele Çocuk Kısım Amiri Astsubay Üstçavuş Karanfil Tayfur, AA muhabirine, fabrikalar, tarlalar, kahvehaneler başta olmak üzere her bir noktaya ulaşıp, aile içi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin bilinçlendirme eğitimi vermek için azim ve kararlılıkla görev yaptıklarını söyledi.

Jandarma Genel Komutanlığı olarak kadına yönelik şiddetle mücadelede kalıcı ve etkin bir başarının elde edilmesi için “Sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini ifade eden Tayfur, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve yaptırımlar hakkında bilgilendirme yapıyoruz. Ayrıca KADES uygulaması, 183 Kadın Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezine ilişkin afiş ve broşürler vasıtasıyla eğitimler veriyoruz. Kadınlarımızın KADES uygulamasını telefonlarına yüklemesini sağlamaktayız.” dedi.

Türkiye genelinde Jandarma Genel Komutanlığınca yürütülen çalışmalarla 5 milyon erkeğe ilgili kanunun ve yaptırımların anlatıldığını dile getiren Karanfil, ziyaretlerde hem erkeklere hem de kadınlara fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet konularında bilgilendirmede bulunduklarını aktardı.

Karanfil, ayrıca sorumluluk bölgelerinde yer alan okullarda öğrencilere ve ailelerine yönelik de kaybolma ve kaçırılma, güvenli internet kullanımı, uyuşturucu ve alkolün zararları hakkında bilgilendirme faaliyeti yürüttüklerini kaydetti.

“Komutanlarımız kilometrelerce yol geldi”

Atalar Mahallesinde çiftçilik yapan Zülfü Kızılelma (58), bu eğitimi faydalı bulduğunu belirterek, “Kadına el kaldırmak acizliktir. Komutanlarımız Diyarbakır’dan kalkıp kilometrelerce yol geldi. Gençlerimiz var, bilen var bilmeyen var. Bu eğitim güzel bir şey.” dedi.

Köydeki gençlerden Gurbet Başkurt, bilgilendirmenin kadınlar için çok önemli olduğunu ifade etti.

Öğrenci olduğunu, il dışında okuduğunu belirten Başkurt, şunları söyledi:

“Dışarda güvende olamayabiliyoruz. Bunun için KADES uygulaması telefonumda kayıtlı. Kendimi güvende hissetmediğim bir durum yaşarsam uygulamayı kullanırım. Köyümüz merkeze çok uzak. Ulaşımı zor olduğu için kimse kolay kolay buraya gelmez diye düşünüyordum. Jandarma ekibimiz buraya geldi. Böyle bir uygulama yaptıkları için çok sevindim. Bu uygulama çok yararlı çünkü burada KADES’i bilmeyen, uygulamadan haberi olmayan çok insan var. Köyümüze geldikleri için çok teşekkür ediyorum. İyi ki varlar ve KADES uygulaması çok iyi.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/diyarbakirda-kadin-astsubaylar-siddetle-mucadele-icin-bilgilendirme-yapiyor/feed/ 0
Eskişehir Barosu Kadın Hakları Merkezi Şiddet Mağdurlarına Ücretsiz Hukuki Danışmanlık Sağlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-barosu-kadin-haklari-merkezi-siddet-magdurlarina-ucretsiz-hukuki-danismanlik-sagliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-barosu-kadin-haklari-merkezi-siddet-magdurlarina-ucretsiz-hukuki-danismanlik-sagliyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:03:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8389

MELTEM KARAKAŞ

Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Eylem Köroğlu Karacasu, son dönemde şiddetin hem kadına hem de toplumun tüm kesimlerine çok yüksek bir ivmeyle artış gösterdiğini belirterek, şiddet gören ya da şiddet tehlikesi altında olan bireylerin kolluk birimlerinin yanı sıra baroların kadın hakları merkezlerine başvurabileceklerini, kadınlara ücretsiz hukuksal danışmanlık sağladıklarını söyledi.

Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Eylem Köroğlu Karacasu, şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunan kadınların yapması gerekenlerle ilgili açıklama yaptı. Köroğlu Karacasu, şunları söyledi:

“ŞİDDET ARTIŞ GÖSTERİYOR”

“Maalesef şiddet hem kadına hem de toplumun tüm kesimlerine yönelik olarak son dönemde çok yüksek bir ivmeyle artış gösteriyor. İnfial yarattığı gibi bir taraftan da baktığımızda verilen cezalar her ne kadar süre olarak caydırıcı gözükse de infaz rejiminden kaynaklı erken tahliyeler nedeniyle yargılama sisteminin veya hukuk sisteminin caydırıcı olmadığı noktadayız. Bu da şiddetin artışında önemli bir gerekçe. Şiddet mağduru kadınların, aile bireylerinin başvurabilecekleri yerleri şu şekilde sıralayabiliriz. Şiddet mağdurunun bizzat kendisinin karakol veya jandarmaya başvuruda bulunacağı gibi aynı zamanda üçüncü bir kişinin ihbarıyla da kolluk birimleri harekete geçebilir. 112 acil çağrı merkezi aranabileceği gibi aynı zamanda eğer ki şiddet mağduru akıllı telefonunda KADES uygulamasını indirmişse KADES üzerinden de direkt şiddete uğradığına dair başvuruda, ihbarda bulunabilir. Bunun yanında aile mahkemelerinden 6284 sayılı yasa kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir alınabilmesi için başvuruda bulunabilir. Baroların kadın hakları merkezlerini, CMK komisyonlarına, adli yardım bürolarına başvuruda bulunabilir. Şiddet sonrasında eğer koruyucu, önleyici tedbir kararları alındığı ve bunun arkasından gelen süreçte ekonomik destek, psikolojik destek konusunda Aile Bakanlığı’ndan ve belediyelerin danışma merkezlerinden hizmet de alabilir. Bu anlamda destek de sağlayabilir.

“MERKEZİMİZE BUGÜNE KADAR 1000’İN ÜZERİNDE KADIN BAŞVURDU”

Eskişehir Barosu Kadın Hakları Merkezi 2020 yılında 25 Kasım günü açıldı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bu anlamlı günde özellikle kadın hakları merkezimizin açılmasını amaçladık. Merkezimize bugüne kadar yaklaşık 1000’in üzerinde kadın başvurdu. Bizim kadın hakları merkezinde yaptığımız hizmet danışmanlık hizmeti bunun dışında Eskişehir Barosu tarafından adli yardım bürosu kapsamında verilen ücretsiz dava desteği hizmetiyle, CMK kapsamında verilen mağdur avukatı desteği de söz konusu. Bu kapsamda değerlendirildiğinde sayı çok daha fazla bir rakama ulaşıyor.

“KADINLARA DANIŞMANLIK HİZMETİ VERİYORUZ”

Biz Kadın Hakları Merkezi’nde şiddet ağırlıklı olmak üzere aslında bir boşanma da söz konusu olabilir ya da nafaka artırımı, velayet gibi hususlar da olmak üzere aile hukukundan kaynaklı nedenlerle danışmanlık hizmeti veriyoruz. Özellikle 6284 sayılı yasa kapsamında alınan tedbir kararlarında nöbetçi avukat arkadaşlarımız tarafından dilekçe yazılması ve o başvurunun sağlanması gibi hususlarda destek veriliyor başvurucu kadınlara. Bu kapsamda alınan hizmet, tabi sadece danışmanlık hizmeti fakat dava açılması söz konusuysa adli yardım bürosuna yönlendirme yapıyoruz veya CMK büroları tarafından özellikle cinsel istismar mağduru kadınlara yönelik olarak yasa kapsamında da tanımlanan avukat atanması desteğini sağlıyoruz. Sadece bu suçla sınırlı olmamak üzere bu destek sağlanmıyor. Bu kapsamda her ay hem adli yardım bürosu hem de kadın hakları komisyonu hem de CMYK komisyonu bizim Kadın Hakları Merkezi’nin yürütme kurulunda. Kadın hakları merkezinin yürütmesi bu 3 komisyon tarafından sağlanıyor. Aramızdaki bilgi akışı ve destek çok daha hızlı sağlanabildiği için başvurucu kadınlara çok daha kolay ve nitelikli hizmet sağlayabiliyoruz.”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/eskisehir-barosu-kadin-haklari-merkezi-siddet-magdurlarina-ucretsiz-hukuki-danismanlik-sagliyor/feed/ 0 SES Düzce, Sağlıkla İlgili Yasa Teklifinin Geri Çekilmesini İstiyor https://www.akittvhaber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:24:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6405

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Düzce örgütü bugün Düzce Devlet Hastanesi önünde açıklama yaparak Meclis’te görüşülmekte olan sağlıkla ilgili yasa teklifinin geri çekilmesini talep etti. SES Düzce Temsilcisi Cemal Yılmaz, “Sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile ilgili 5 Şubat 2024 tarihli kanun teklifi geçtiğimiz hafta Meclis’te görüşmeye başlanmıştır. Meclis’e sunulan Sağlık, Aile Komisyonu’nda TTB, SES ve diğer sağlık meslek örgütleri görüşlerini ifade etmişlerdir ancak öneri ve eleştirilerimiz dikkate alınmadan TBMM komisyonundan yasa olduğu gibi geçirilmiş ve TBMM Genel Kurulu’na hızlıca getirilerek görüşmelerine başlanmıştır. Yasa teklifinin görüşmelerinin durdurulmasını, geri çekilerek sağlık meslek örgütlerinin görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmesini bekliyoruz.” dedi.

SES Düzce Temsilcisi Cemal Yılmaz, “Halkımızın sağlık hakkını ve sağlık emekçilerinin özlük haklarını öngören bir yasa için halkımızı ve tüm sağlık emekçilerini de bu konuda birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Son bir söz de son günlerde yurdun dört bir yanında artan şiddet olayları ile ilgili olarak; sağlık emekçileri kimsenin öfkesini çıkaracağı kum torbası değildir. İşte tam da Meclis’te görüşülen yasada şiddete karşı etkin önlem alınması artık kaçınılmazdır” diye konuştu.

“SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN BİRÇOK ÖZLÜK HAKKI YOK”

Cemal Yılmaz şunları söyledi:

“Sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile ilgili 5 Şubat 2024 tarihli kanun teklifi geçtiğimiz hafta Meclis’te görüşmeye başlanmıştır. Meclis’e sunulan Sağlık, Aile Komisyonunda TTB, SES ve diğer sağlık meslek örgütleri görüşlerini yasaya ait görüşlerini ifade etmişlerdir ancak öneri ve eleştirilerimiz dikkate alınmadan TBMM komisyonundan yasa olduğu gibi geçirilmiş ve TBMM Genel Kurulu’na hızlıca getirilerek görüşmelerine başlanmıştır. Meclis’te görüşülen yasada, halkımızın ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir sağlık hakkı, sağlığı geliştirici, koruyucu sağlık hizmetlerine önem veren maddeler, sağlık alanında ihtiyaç karşılayacak atama, iş, iş yeri ve ücret güvencesi, sağlık emekçilerinin özlük hakları, mevcut haklarını koruyan, geliştiren maddeler, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı hükümler, tüm lisans mezunu sağlık işkolundaki mesleklerin 3600 ek gösterge hakkı, sağlık emekçilerinin tümünü kapsayan fiili hizmet hakkı, günün şartlarında giyim yardımı, 24 saat hizmet veren sağlık kurumları için kreş talebi, aile hekimliği çalışanlarının anayasal hakkı olan birçok özlük hakkı yoktur.

“SAĞLIK ANAYASAL BİR HAKTIR”

Bizler sağlık meslek örgütü olarak; aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına yapılan destek ödemesinin disiplin cezası alınması halinde kesintiye uğraması ile ilgili düzenlemenin iptalini defalarca mahkemelerce kesin karar verilerek ikili ceza uygulanmayacağına dair kararlara istinaden getirilmeye çalışılan maddenin iptalini, sağlık emekçilerinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin ivedilikle yapılması, görüşülen yasaya maddelerin eklenmesi, eğitim araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinin birlikte kullanım protokollerine karşı yıllardır açtığımız davalar ve itirazlarımızın dikkate alınmasını, TSK’nın yurt içi ve yurt dışı operasyonlarında ihtiyaç duyduğu sağlık personelini herhangi bir özel eğitim almayan sağlık personelinden geçici görevlendirme yolu ile temin edilmeden doğrudan TSK’ya ait sağlık kurumlarının açılarak kendi bünyesinden görevlendirilmesi, ebelerin meslek tanımlarına dair düzenlemede belirsizliğin giderilmesini, yasanın görüşmelerinin durdurulması, geri çekilerek sağlık meslek örgütlerinin görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmesini bekliyoruz. Halkımızın sağlık hakkını ve sağlık emekçilerinin özlük haklarını öngören bir yasa için halkımızı ve tüm sağlık emekçilerini de bu konuda birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Son bir söz de son günlerde yurdun dört bir yanında artan şiddet olayları ile ilgili olarak; sağlık emekçileri kimsenin öfkesini çıkaracağı kum torbası değildir. İşte tam da Meclis’te görüşülen yasada şiddete karşı etkin önlem alınması artık kaçınılmazdır. Şiddet uygulayanları şiddetle kınıyoruz. Sayın Sağlık Bakanımızdan da biz sağlık emekçilerinin can güvenliğini sağlamasını bekliyoruz. Sağlık bir anayasal haktır. Can güvenliği anayasal haktır. Bizler sağlık hakkımız, can güvenliği hakkımız için yılmadan mücadeleye devam edeceğiz.”

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/feed/ 0