Güneş enerjisinden elektrik değil sıcak hava üretildi
Türk mühendislerin üretimi dikkat çekti
DÜZCE – Mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretti. Patenti alınan ürün pazara çıkmak için çalışmalara başladı.
Yenilenebilir enerji kaynağının kullanılması çerçevesinde Düzce’de mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretip depolamasını sağladı. Dünya’da ilk defa yapılan teknoloji için tüm patentler alındı. Kış aylarında 55 ile 60 yaz aylarında ise 80 ile 100 derece sıcaklığa ulaşılan teknoloji evlerde, fabrikalarda ısıtma sistemi olarak kullanılabiliyor. Ayrıca oluşturulan depolama sistemi ile sebze ve meyve kurutma işlemleri de yapılıyor. Test amaçlı yapılan kurutmalar ise dikkat çekti.
“Son yıllarda yapılan en önemli projelerden bir tanesi”
Ürünlerin tamamının patentini aldıklarını dile getiren Makine Mühendisi Selim Yirmibeşoğlu, “‘Yenilenebilir enerji kaynaklarını nasıl kullanabiliriz’ düşüncesinden yola çıktık ve burada güneş ile ısıtma panelleri ürettik. Bunun aslında genel adı da ısı duvarıdır. Güneş kaynaklı üründür. Daha sonra bir kaç ürün daha geliştirdik. Dışarda soluduğumuz havanın ısısını yükselterek istediğimiz yere transfer edebiliyoruz. Bu sistemler ile fabrika ısıtma, konut ısıtma, kümeslerin ısıtma havalandırması ve aynı zamanda yaş sebze ve meyveleri kurutabilecek hale getirdik. Bu bize göre özellikle güneş enerjisi sektöründe son yıllarda yapılan en önemli projelerden birisi. Biz bunda başarılı olduk ve patentledik. Tüm belgeleri aldık. ISO, verimlilik, yerli malı ve CE belgelerini aldık. Dolayısı ile 2024 yılında pazara açılmaya başladık” şeklinde konuştu.
“Böyle bir tesis Dünya’da yok”
Isı duvarlarını deneme yapmak amaçlı pilot üretim tesisi kurduklarını dile getiren Yirmibeşoğlu, ” Pilot üretim tesisi yaptık. Bu üretim tesisinde hem ortam ısıtılması ve havalandırmasında kullanıyoruz hem de yaş sebze ve meyvenin kurutulmasında bu sistemleri kullanmaya başladık. Bir miktar elektrik enerjisi doğuyor. Bu ihtiyacı da paneller ile destekledik. Tamamen hibrit sistem haline geldi. Böyle entegre tesis Türkiye’de yok. Bildiğimiz kadarı ile de Dünya’da da yok. Bu inşallah hem ülkeye faydalı olacak hem Düzce’ye faydalı olacak hem de insanlığımıza faydalı olacağını düşünüyoruz. Önemli bir kaynak güneş bizde bunu kullandık” ifadelerini kullandı.
“Dışarısı 5 içerisi 60 derece”
Sıcaklık derecelerinin yaz kış farklı olduğunu belirten Yirmibeşoğlu, kış aylarında 60 dereceyi gördüklerini belirterek, ” Yaz ve kış döneminde sıcaklık değerleri değişiyor. Az önce arkadaşlar ölçüm yapıldı. Dışarısı 5 derece iken içerisi 55-60 dereceye kadar sıcaklık aldığını gördük. Yazın bunun 80-90 dereceye çıktığını gördük. Aynı zamanda bu ürün 2 üniversiteden de onay aldı. Analizler başarılı oldu ve verimli olduğu görülünce tam tescil edilmiş oldu. Dolayısı ile muazzam bir ısı kaynağı oldu. Doğal bir kaynak sıcak hava ihtiyacı olan her yerde kullanabilirsiniz. İstenilen yere göre entegre edilebiliyor” dedi.
“Sonuçları bize heyecan verdi”
Güneşten elektrik üretiminin doygunluğa ulaştığını bu sebeple ısı duvarını ürettiklerini dişe getiren Yirmibeşoğlu, ” Yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş genelde elektrik üretiminde kullanılıyor. Biz doygunluk derecesine ulaşan bu sektörde nerede faydalanabiliriz düşüncesinden yola çıktık. Uzun yıllar araştırmaların sonucunda biz güneş ile havayı ısıtıp istediğimiz yere transfer etmeyi çok düşündük ve bu konuyu yaptık. Deneme yanılmalar ile testler ile bunda başarılı olduk. Ortaya da böyle bir ürün ile sistem çıktı. Sonuçları bize heyecan verdi. Bizde bu heyecan ile bunların imalatlarına başlamış olduk” şeklinde konuştu.
]]>
Tahıl ambarı Konya Ovası’nda yağışlar rekolte umutlarını artırdı
ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz:
“Hava sıcaklıkları bitkilerde hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
KONYA – Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda Şubat ayına kadar yağışların düşük olması kuraklığa kapı aralarken, zaman zaman etkili olan yağışlar rekolte umutlarını arttırdı. Yağışların rekolte artışına olumlu katkı sağlayacağı tahmin edildiğini belirten uzmanlar, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarlada bazı olumsuzlukları karşı uyarıyor.
Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.
“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”
Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.
“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”
Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli. rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.
“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu.
]]>
Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda Şubat ayına kadar yağışların düşük olması kuraklığa kapı aralarken, zaman zaman etkili olan yağışlar rekolte umutlarını arttırdı. Yağışların rekolte artışına olumlu katkı sağlayacağı tahmin edildiğini belirten uzmanlar, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarlada bazı olumsuzlukları karşı uyarıyor.
Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.
“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”
Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.
“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”
Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli, rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.
“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu. – KONYA
]]>
Küresel ısınma arıları da uyutmadı, tehlike kapıda
Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay:
“Mevsimin sıcak gitmesi, iklim koşullarının olumsuz gelişmesinden kaynaklı arılar, kış uykusuna geçmedi”
“Arılarda zayıflama veya kovan ölümleri ile karşı karşıya kalıyoruz”
“Bu bölgede arıların en az 3 ay civarında salkımda olması gerekmekteydi. Ocak ayı sonu itibariyle salkıma düşmemiş”
” Eğer böyle devam ederse önümüzdeki yıllarda bu düşük verim ile karşı karşıya kalacağız”
ELAZIĞ – Dünya genelindeki küresel ısınma, ekosistemin en önemli canlılarından biri olan arıları olumsuz etkiledi. Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde gitmesi sonucu 2 ay önce kış uykusuna geçmesi gereken arılar halen geçmedi. Tehlikenin kapıda olduğunu dile getiren Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kimyager Fırat Canbay, en önemli olumsuzluklardan bir tanesinin kovan kaybıyla karşı karşıya kalınması olduğunu dile getirdi.
Küresel ısınmanın beraberinde getirdiği gelişmeler, dünya genelinde birçok canlıyı olumsuz etkiliyor. Küresel ısınmaya birlikte neredeyse artık 4 mevsim yaşanmazken, kış ayları ise kurak ve ılık geçmeye başladı. Bu çerçevede Elazığ ve bölgesinde sıcaklılar mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle arılar kış uykuna yatmadı. 3 ay kış uykusu geçirmesi gereken arılar, ocak ayının sona gelinmesi rağmen halen doğa ile temas halinde. Arılar kovan içerisinde kendilerine bırakılan balları tüketirken, polen ve nektar arayışı için uçuşa geçiyor. Bölgede arıların en az 3 ay civarında salkımda olması gerektiğini dile getiren Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kimyager Fırat Canbay, en önemli olumsuzluklardan bir tanesinin kovan kaybıyla karşı karşıya kalınması olduğunu dile getirdi.
Arıcılığın devam edebilmesi için en önemli argümanlarından bir tanesinin iklimin normal koşullarda seyretmesi olduğunu aktaran Başkan Canbay, “O bölgeye ait meteorolojik hafızanın var olmasıdır. Şuanda ocak ayının sonundayız. Halen bölgemizdeki arılar, mevsimin sıcak gitmesi, iklim koşullarının olumsuz gelişmesinden kaynaklı, kış salkımı dediğimiz kış uykusuna geçmedi. Bundan dolayı arılarda olumsuz olarak etkileniyor. Arıcılıkta arıların tedarikinde bir problem çıktığı zaman bölgedeki arılarda yaşlanma olayı gelişir ve bahara çıkmada sıkıntılarla karşı karşıya kalırız. Bu sıkıntılar bize baharda olumsuz olarak yansıyacaktır. En önemli olumsuzluklardan bir tanesi bölgedeki arıcılarımızın kovan kaybıyla karşı karşıya kalmasıdır. Çünkü şuanda kış salkımına geçmeyen arılarımızda bal sarfiyatı söz konusudur. Doğaya baktığımız zaman şuanda polen ve nektar akımına uygun değil. Geldiğimiz noktada bu olumsuz gelişmeler arılarımızın kış salkımına geçmemesine sebep oldu” dedi.
“Arılarda zayıflama veya kovan ölümleri ile karşı karşıya kalıyoruz”
Kış ayının son bir ayına girmek üzere olduklarını dile getiren Başkan Canbay, “Son bir ayda arıların salkıma düşmesi olumsuzluklarla karşılayamayacağız anlamına gelmiyor. Bu bölgede arıların en az 3 ay civarında salkımda olması gerekmekteydi. Ocak ayı sonu itibariyle salkıma düşmemiş. Bunun olumsuzluklarını arıcılarımız son baharın çıkışında yaşamış olacak. Arıcılık sektöründe sıcaklık değişkenleri çok önemlidir. Özellikle bu bölgede kış mevsimi dediğimiz 3 ay içerisindeki sıcaklıkların 10 derece altında seyretmesi arıcılık için önemlidir. 10 derecenin üzerine çıktığı zaman arı kolonisi kış uykusuna yatmadığından dolayı, koloni içerisinde bir bal sarfiyatı söz konusu olur. Arı için ayrılan tedarik edilen balın ötesinde bir bal tüketimi olduğu zaman arı kolonisi açlık ile karşı karşıya kalır. Aynı zaman hava sıcaklığından dolayı kovan içerisinde yavru tedariki söz konusu olmadığından dolayı bahara çıkan arılarda zayıflama veya kovan ölümleri ile karşı karşıya kalıyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu olumsuzluklar arıda strese, verimde düşüklüğe sebep oluyor”
Son 3 yılın verimsiz geçtiğini vurgulayan Canbay, “Elazığ bölgesi 12 kilogram bir rekolteye sahipken son 3 yıldaki meteorolojik hafızanın değişmesi, iklim değişikliğinin sektöre sirayet etmesinden dolayı 5 kilograma kadar düştü. Bu olumsuzluklar arıda strese, verimde düşüklüğe sebep oluyor. Eğer böyle devam ederse önümüzdeki yıllarda bu düşük verim ile karşı karşıya kalacağız. Bu sadece aracılık sektörü için değil, ekolojik dengedeki olumsuz yansımalar diğer canlı hayatı için de önemlidir. Doğada uyanma noktasında olan bitkilerle karşı karşıyayız. Bu süreçten sonra eksilere düşen sıcaklıkla bitkiler varlıklarını korumayacaktır. Bu da baharda verim düşüklüğüne sebep olacaktır” diye konuştu.
“Arıcılıkta en önemli faktörlerden bir tanesi doğada tüm mevsimlerin yaşanmasıdır”
Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin tüm dünyada etkili olduğunu ifade eden Canbay, “Dünya özeline baktığımız zaman bu olumsuz gelişmeler yine dünyadaki birçok olumsuzlarda öncülük etmektedir. Sektörel bazda baktığımızda arıcılıkta en önemli faktörlerden bir tanesi doğada tüm mevsimlerin yaşanmasıyla ilgilidir. Geldiğimiz noktada bu olumsuzluklar, arıcılık sektörünü ve diğer canlı yaşamını tamamen olumuz etkileyecektir. Arıcık sektörüne Tarım Bakanlığı üzerinden bir takım destekler vardı. Geldiğimiz noktada bu destekler bu olumsuz gelişmeleri bertaraf etmemiz söz konusu değil. Özellikle Tarım Bakanlığı’nın iklim değişikliği üzerinde arıcılıkta sürdürülebilirlik noktasında farklı desteklerle öne çıkması lazım. Bu desteklerle öne çıktığı zaman en azından sektörün bu tür olumsuzlara karşın mukavemet gücü artar” dedi.
]]>