Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kendisi için ne ifade ettiği sorusuna; “Bir tohumun filiz haline gelip yeşerip belediye başkanı olmasını sağladı” diyerek cevap verdi. Çağdaş Yaşam kavramını “benden biz kavramına gidebilmek, toplumsal yarar sağlamak” olarak nitelendiren Başkan Ceritoğlu Sengel; “Herkesin sosyal anlamda yapabileceği bir şeyler var. Elinizden gelen bütün her şeyi yapın. Geldiğiniz yerlerde gördüğünüz hikayeleri cebinizde tutun ama herkes kendi hikayesini kendisi yazsın. Kendi hikayenizi yazarken orijine kendinizi koysanız o toplumsal düşünceden vazgeçmeden hareket etmeni, kendi hikayenizi yazarken başkalarının hikayelerine dokunmanız bence en kıymetlisi diye düşünüyorum” dedi.
Gökçe Gökçen: “Kadınlar ve gençler birbirini güçlendiriyor”
Cumhuriyet Halk Partisi Adalet Bakanlığından Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İzmirMilletvekili Gökçe Gökçen 18. Türkel Minel Gençlik Yaz Kampı’na katılan gençlerle bir araya geldi. Çağdaş Gençlik Birimi Genel Sekreteri Deniz Gezmiş Pek’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Gökçe Gökçen, gençlerle genç ve kadın siyasetçi olmak üzerine deneyimlerini aktardı. Kadınların ve gençlerin siyasette bir temsil mücadelesi içinde olduklarını belirten Gökçen; “Kadınlar ve gençler kendi hayatlarında neyi yaşıyorsalar siyasette onu görmek, o sorunları çözmek istiyorlar. Benim kendi tecrübelerimde hep önemsediğim iki şey vardı; “Birincisi kadınların mücadelesi, ikincisi de gençlerin mücadelesi.” 2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne girdiğim zaman ben liyakatli, düzgün, Türkiye’ye dair düşünen, araştıran, sorgulayan gençler var olduğunu fark ettim. Bu noktada partimizde daha fazla gencin yer alması için mücadele ettik. İlk başta 2012 yılında yüzde 10’luk bir gençlik kotası geldi. Yüzde 20’lik kotaya 2018 yılında ulaştık. Şimdi ise kademeli olarak yüzde 33’lük bir gençlik kotasına kadar ulaştık. İzmir’de şimdiye kadar 6 tane kadın belediye başkanımız varken, en son seçimde 8 kadın belediye başkanımız seçildi. Bunlardan biri Selçuk Belediye Başkanımız Filiz Başkan. 40 yaş altı genç aday sayısı 12 idi, 11’i belediye başkanı oldular. Birçok arkadaşımızın ortak mücadelesi sonucu bu temsil gerçekleşiyor. İşin özünde gençlere ve kadınlara karşı bir önyargı var. Ama bütün bunlara rağmen kadınlar ve gençler birbirini bulduğu zaman bence iki tarafta birbirini güçlendiriyor. Bu sayılar yıllar içinde bu kadar yükselmeye başlıyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de yoğun bir gündemle haftaya başladı.
Dr. Kasapoğlu sabah saatlerinde önce Ak Parti Gaziemir Belediye Başkan adayı Deniz Doğan ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gaziemir Genç Ofis’i ziyaret etti. Ziyaret sırasında kendisini karşılayan şampiyon sporcular ve sanatsever gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu gençlerle uzun bir sohbet gerçekleştirdi. Bölgenin spor ve sanat altyapısı ile ilgili bilgi ve talepleri alan Kasapoğlu “Gaziemir’de gençlerin öğrenmek istedikleri spor ve sanat branşlarına erişimlerini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız. Belediye Başkan adayımız yanımda, onun bu alanda özellikle spora erişim konusunda çok güzel ve sürdürülebilir projeleri var. Umuyorum ki 31 Mart’tan sonra Gaziemir gençliğini bambaşka umutlar, bambaşka hedefler bekliyor olacak” dedi.
Genç Ofis ziyaretinin ardından Ak Parti Teşkilat Mensupları, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Buluşma programına geçen Kasapoğlu burada bulunan katılımcılara yaptığı konuşmada; “Gaziemir yerel yönetim anlamında hizmete susamış ilçelerimizden biri. 31 Mart’ta hem Büyükşehir’in hem de İzmir’in tüm ilçelerinin Cumhur İttifakımızın hizmet anlayışıyla, yönetişim anlayışıyla, tüm halkla birlikte, hizmete olan ihtiyaçlarını gidereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tirelilerin talepleri önceliğimiz”
Gaziemir programından sonra Tire’ye geçen Kasapoğlu, önce Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı ile birlikte Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasında oda üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada; “Tire İzmir için önemli ilçelerden biri. Tire üretken ve çalışkan bir ilçe.. Sizler burada üreten insanlar olarak çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Hükümet olarak İzmir’in tüm ilçelerinde olduğu gibi Tire’de de birçok yatırımımız var. Ancak sizlerin talepleri de bizim önceliklerimiz arasında. Bu güzel ilçenin üretkenliğine katma değer sağlayacak her projeyi desteklemek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. Toplantı’nın ardından Tire Urgancılar çarşı ve Tire Süt Kooperatifini ziyaret eden Kasapoğlu, yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
“İzmir ve Selçuk’un kayıp yıllarını telafi edeceğiz”
Dr. Mehmet Kasapoğlu günün son programında Selçuk’ta Seçim koordinasyon merkezi açılışı ve Belediye Başkan adayı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı’na katıldı. Lansman sırasında sahneye çıkan Dr. Kasapoğlu Selçuk halkına hitaben bir konuşma yaptı. Kasapoğlu konuşmasında; “Bu güzel ilçemizin aydınlık yarınları için bir aradayız. Elbette yürüyecek daha çok yolumuz, sabahlayacak daha çok gecemiz var. Her şey bu ülke için, bu millet için İzmir ve Selçuk için” dedi. “Selçuk’tan rekortmenler şampiyonlar, bilim ve sanat insanları yetiştirmek için her şeyi yapacağız. Tüm imkanlarımız ülkemiz, milletimiz, İzmir ve Selçuk için seferber. Kimsenin şüphesi olmasın. 22 yıllık iktidarımızdaki altyapı, sağlık yatırımları, gençlik, spor alanındaki devasa hizmetlerimiz ve yerel yönetim anlayışımız hizmet odaklı siyasetimizin en büyük göstergesi” dedi. Konuşmasının devamında “Ayrılmadan, ayrıştırmadan kucaklayarak, kuşatarak hizmet edeceğiz bu ülkeye. Bakın Selçuk ilçemizin 5 yılı kayıp. Bu güzel ilçe için sizler için bu kayıp yılları telafi etmemiz lazım. 1 Nisan sabahından başlayarak bu kaybı hızlıca telafi edebilmek, üzerine koyarak ilerlemek için çalışacağız. Tıpkı İzmir gibi. 25 yıllık bir kayıp dönem var İzmir’de. Çamurla, çukurla kirlilikle geçen yıllar. Kendileri hizmet üretemediği gibi merkezi hükumet tarafından yapılan yatırımları bile engellemeye çalıştılar. Soruyorum size; nasıl bir zihniyet bir hastane yatırımını engellemeye çalışır? Nasıl bir mantık, nasıl bir acziyet nasıl bir garabettir bu. Mantıktan izandan yoksun bu basiretsiz yönetim anlayışının İzmir’e kaybettirdiği yılları geri getirmek için bize çok çalışmak, el ele vermek, kol kola girmek düşüyor. İşte biz bu birliği bu gönüldaşlığı göstermek için buradayız, 31 Mart’ın müjdesini Selçuk’lu hemşehrilerimize vermek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından program, Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı ile sona erdi. – İZMİR
]]>
Diyetisyenden Ramazan ayında beslenme uyarısı: “Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız”
İSTANBUL – Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunan Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız” dedi.
Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Selçuk, oruç tutacak vatandaşların sahur öğününü atlamamaları gerektiğini belirtti. İftar öğününde ise vatandaşların yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmesi gerektiğini söyleyen Selçuk, çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verilebilmesi takdirde mideye bir anda yüklenilmeyeceğini açıkladı.
“Öğünlerin dengeli olması önemli”
Öğünlerin dengeli olmasının önemine dikkati çeken Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Ramazan ayının gelmesiyle beraber beslenme alışkanlıklarımız büyük ölçüde değişiyor. Özellikle ürün sayımız azalıyor. Bununla beraber de açlık süresi 15-16 saate kadar uzayabiliyor. Açlık süresinin uzaması hem vücutta sıvı kayıplarına hem de enerji alımında yetersizliklere bağlı olarak metabolizma hızında yavaşlamalara sebep olabiliyor. Bu noktada bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız. Sahur öğünleri daha çok protein ağırlıkta besinlerden oluşmalı. Yani yumurta, süt ve süt ürünleri, az tuzlu peynir gibi bunları mutlaka bulundurmalıyız. Bununla beraber tam tahıllı ekmek, sebze ve meyve çeşitlerini sahur öğününe dahil etmeliyiz. Hatta çiğ kuruyemiş, çiğ fındık ve çiğ badem gibi yağlı tohumları da beslenmenize eklerseniz tokluk süresi daha da uzayacaktır. Gün içerisinde kan şekeriniz daha dengeli ilerleyecektir. Biz hiçbir zaman ekmeği tamamen kesin gibi bir yorum yapmayız. Ama tam tahıllı ekmek ve miktarına dikkat edildiği sürece tüketilmelidir” dedi.
“Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç tutmamalı”
Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek ürünleri tüketmemeliyiz diyen Selçuk, “Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerini tüketmemeliyiz. Eğer kişinin kronik rahatsızlığı varsa tansiyon, şeker, diyabet gibi bunları tetikleyebilir. Bunlar gün içerisinde tansiyon dengesizliklerine yol açabilir. Su ihtiyacını arttırabilir. Karşılayamayacağınız için vücutta sıvı kaybına yol açar. Bununla birlikte kafeinli içecekleri sahur da mümkün olduğunca tüketmeyelim. Bunun yerine ayran, şekersiz komposto ve ev yapımı meyve suları yükleyebiliriz. Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç kesinlikle tutmamalı. Eğer doktoru müsaade ediyorsa ve tutacaksa özellikle iftar sahur gibi öğünlerinin her besin grubundan içermesine ve vücudunun ihtiyacını karşılayacak kadar besin içermesine dikkat etmeli. Kuru baklagil, et, sebze, yoğurt ve süt ürünlerini mutlaka öğünlerinde bulundurmalıdır” ifadelerini kullandı.
“İftarı yavaş yapmalıyız”
İftarın yavaş ve çok çiğneyerek yapılması gerektiğini söyleyen Selçuk, “İftardan sonra halk arasında ağırlık dediğimiz durum olmaması için iftar öğünlerini olabildiğince yavaş ve çok iyi çiğneyerek tüketmemiz lazım. Bir çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verebiliriz. Bu hem kan şekerinin dengelenmesin sağlar hem de mideye bir anda yüklenmemiş olmasını sağlar. Çorba içtikten sonra da ana yemekle başlayabiliriz ama bu ana yemek kesinlikle kızartma ve kavurma gibi yağlı yöntemlerle pişmiş olmamalı. Bunun yerine haşlama, fırında ya da ızgara pişirme yöntemi olabilir. Öğünün yanında mutlaka bir salata olmalı. Bu da kan şekeri dengelenmesini sağlar ve tokluk süresini uzatır. İftar sonrası herkeste tatlı ihtiyacı görürüz. Yemeğin hemen ardından tatlı tüketmek çok da doğru bir tercih değildir. En az 2 saat geçmesini bekleyerek yapacağınız hafif bir ara öğünle bunu dengeleyebiliriz. Bu ara öğün de taze meyve ve kuru meyve olabilir. Yanında da süt ve yoğurt grubu bulundurabiliriz. Tatlı tüketimini de haftanın bir günü ev yapımı tercihen sütlü tatlıları küçük porsiyonda tüketebiliriz. Hamurlu, şerbetli ve kızarma yöntemiyle yapılmış tatlıları mümkün olduğunca tüketmemeye çalışalım bu süreçte” diye konuştu.
]]>