MARDİN – Mardin’in Kızıltepe ilçesinde galibiyet sevinci yaşayan Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarları, birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı.
Kavga, Cumhuriyet Meydanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, galibiyet sevinci yaşayan Galatasaray taraftarları, meydanda Fenerbahçe taraftarlarıyla karşı karşıya geldi. Gerginlik bir anda kavgaya dönüştü ve taraftarlar birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırmaya başladı. Çevredeki sağduyulu bazı taraftarlar, vatandaşlar ve esnaflar, kavgayı ayırmaya çalıştı.
İki takım taraftarları arasında yaşanan gerginlik amatör kameraya yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail‘in, İran’ın başkenti Tahran’da Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ve Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah komutanı Fuad Şükür’e yaptığı suikast sonrası İran ile İsrail arasındaki tansiyon yükseldi. İran Devrim Muhafızları’nın İsrail’e misilleme saldırısı beklenirken ABD’den de açıklama geldi.

“İRAN’IN SALDIRISI BU HAFTA OLABİLİR”
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, bölgede yaşananlarla ilgili açıklama yaptı. İran’ın İsrail’e bu hafta misilleme saldırısı düzenleyebileceğini belirten Kirby, “Hazırlıklı olmalıyız.” dedi. “Avrupalılar İran’dan gelecek herhangi bir saldırıda nasıl bir rol üstleneceklerine karar vermeliler.” diyen Kirby, “Herhangi bir saldırı, Gazze’deki ateşkes görüşmelerini etkileyebilir.” ifadelerini kullandı.

Düğünde sinirlendiği çocuğunu yere vurdu

Komşu alevler içinde kaldı! 40 ayrı yangın başkent sınırına dayandı

Suriye’de şiddetli deprem
“İSRAİL ORDUSU YÜKSEK ALARM DURUMUNA GEÇTİ”
İran’ın misilleme saldırısının beklendiği İsrail’de ise hava savunma sistemleri aktif hale getirildi. Bölgeden haber aktaran kaynaklar, “İran veya Hizbullah’tan gelecek bir misilleme beklentisiyle ordusunu yüksek alarm durumuna geçirdi.” ifadelerine yer verildi.

“İRAN HAZIRLIK YAPIYOR”
İsrail, yaklaşık iki haftadır, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’ye Tahran’da düzenlenen suikasta yanıt olarak İran’dan gelecek bir saldırıyı bekliyor. Axios’un Orta Doğu muhabiri Barak Ravid, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrailli ve ABD’li yetkililerin kendisine İran’ın nisan ayında İsrail’i yüzlerce füze ve SİHA ile hedef alan saldırı öncesine benzerlik taşıyan önemli hazırlıkların ordunun ilgili birimlerinde gözlemlendiğini söylediğini yazdı. Ayrıca paylaşımda, İsrail ve ABD’nin saldırının zamanlamasına ilişkin bilgisinin olmadığı da kaydedildi.
İRAN MEDYASINDA “KUM SAATLİ” PAYLAŞIM
Öte yandan İran medyasında bu gece saat 02.00’a işaret eden bilgiler paylaşıldı. Kum saatli bir paylaşımda saat 02.00’a dikkat çekildi.
HANİYE SUİKASTI
Hamas lideri İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’da bulunuyordu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 31 Temmuz’da sabaha karşı yaptığı açıklamada, Haniye’nin Tahran’da kaldığı konutuna saldırı düzenlendiğini duyurdu. İran ve Hamas Hareketi alçak suikasttan İsrail’i sorumlu tuttu.
İsmail Haniye
1962 yılında Gazze’deki bir mülteci kampında doğan İsmail Haniye, Hamas’ın kuruluşundan bu yana önemli bir isimdi. İsrail tarafından birçok kez hapse atılan Haniye, 2003 yılında İsrail’in suikast girişiminden kurtulmuştu. 3 yıl sonra Hamas’ın seçimleri kazanmasının ardından kısa bir süre Filistin Başbakanı olan Haniye, 2017 yılında Hamas’ın siyasi büro başkanlığına seçilmişti. Haniye, Katar, ABD ve Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine liderlik ediyordu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ramazan ayının yaklaşması sebebiyle Topkapı Sarayı içerisindeki Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eserlerde detaylı temizlik ve bakım çalışmaları yapıldı.
Basın mensuplarına açıklamada bulunan Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Topkapı Sarayı’nın yerli ve yabancı ziyaretçi açısından büyük önemi olduğunu dile getirdi.
Yıldız, eserlerin yaklaşık 500 yıldır dairede muhafaza edildiğinin altını çizerek, “Kimi zaman özenle muhafaza edilmiş, kimi zaman sadece saray ahalisi görebilmiş, özellikle Topkapı Sarayı’nın müze olmasının ardından yerli ve yabancı ziyaretçiyle buluşabilmiş olan eserler. Bu eserlerin hem bulunduğu alan hem de muhtevası çok önemli.” dedi.
“Yeni sergilenme düzeni ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar oldu”
Birkaç yıldır kapalı olan Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle geçen yıl yeniden ziyarete açıldığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:
“Aradan geçen yaklaşık bir yılda, buradaki koleksiyonun yeni sergilenme düzeninin ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar olduğunu söyleyebiliriz. Mukaddes Emanetler deyince, en önemlisi tabii ki Peygamberimize ithaf edilen Hırka-i Saadet burada bulunuyor. Yine Peygamberimizin sancağı Hazreti Osman’a ithaf edilen Kur’an, ardından Peygamberimizin şahsi silahları, sakalı şerifleri, mübarek dişi gibi pek çok emanet burada bulunuyor. Bu koleksiyon esasen hepinizin de bildiği gibi Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı, Hicaz’ı fethinin ardından buraya ulaşıyor. Ancak burada çok önemli bir tarihi kahramanın da altını çizmek lazım. Medine Müdafii Fahrettin Paşa da Medine düşmeden önce Hicaz Demiryolu’nun daha faaliyetli olduğu günlerde son seferlerden bir kısmıyla bilhassa Osmanlı Sarayı’ndan mübarek topraklar için yapılmış hatıra eserleri, son tren seferleriyle İstanbul’a ulaştırıyor.”
Yasin Yıldız, dairedeki eserlerin sergilenmesinde özel bir vitrin sisteminin yapıldığına dikkati çekerek, “Buradaki eserlerin içinde birkaç bin yıllık olanlar var. Materyal olarak birbirinden çok farklı olanlar var ve tabii ki İslam dünyası için Hırka-i Saadet başta olmak üzere hem maddi hem manevi değeri çok kıymetli olan eserler var. Bunların sergilenebilmesine yönelik son derece özel bir sergileme düzeni yapıldı ve bu vitrinleme sistemimiz bizim yaklaşık iki yılımızı aldı. Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz. Her türlü iklim şartına, her türlü doğal afete karşı burada yapılmış sergi düzeni ciddi bir müzecilik başarısını içinde barındırıyor.” değerlendirmesini yaptı.
Geçen yıldan bu yana Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eser sayısının 60’dan 300’e yükseltildiğini sözlerine ekleyen Dr. Yıldız, “Bu yeni sergileme düzeniyle koleksiyonumuzda bulunan eserleri ziyaretçimizle buluşturmuş olduk. Mukaddes Emanetlerin her bölümüyle ayrı ayrı ilgilenen mütehassis ziyaretçilerimiz var. Onlara yönelik bir düzenleme de yapmış olduk.” diye konuştu.
Peygamberlere, halifelere ve sahabelere ait eşyaların yer aldığı “Mukaddes Emanetler Dairesi”nde Hazreti Muhammed’in Hırkası (Hırka-i Saadet), sakalı, ayak izleri, Uhud Savaşı’nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, mektupları ve kılıcı bulunuyor.
Müzede ayrıca Hazreti İbrahim’in tenceresi, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Davud’un kılıcı, Hazreti Yusuf’un cübbesi, halifelere ve sahabeye ait kılıçlar, Hazreti Fatma’ya ait gömlek, Kabe anahtarları, Hacerü’l Esved mahfazası gibi “Asr-ı Saadet”i yansıtan mukaddes emanetler sergileniyor.
]]>
“Osmanlı’nın Edirne Sarayı” olarak adlandırılan Saray-ı Cedid-i Amire’de (Edirne Sarayı) restorasyon çalışmaları devam ediyor.
AA muhabirinin, Milli Saraylar Başkanlığından aldığı bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Başkanlığa devredilen sarayda Ocak 2023’te başlanan çalışmalarda 1 yıl geride kaldı.
Bu süreçte Milli Saraylar Başkanlığı Bilim ve Değerlendirme Kurulunun belirlediği 5 yıllık yol haritası çerçevesinde, kısmen bugüne ulaşan Cihannüma Kasrı ve sur duvarları ile ilgili arkeolojik kazılar tamamlandı. Kasrın restorasyon süreci başlatıldı.
Cihannüma Kasrı restorasyon uygulamaları kapsamında, bugüne ulaşan özgün yapı kalıntılarının niteliğini yitirmiş ara harçları yapısal harç ile yenilendi, enjeksiyon ve temel güçlendirme teknikleri ile sağlamlaştırıldı.
Duvarlardaki çimentolu ve özgüne uymayan muhdes (sonradan oluşturulan) eklentiler yapıdan uzaklaştırıldı. Beden duvarları ve mimari elemanların (kapı, pencere, mermer söve ve mermer giriş kapısı ve merdiven) onaylı proje ve tarihi belgeler ışığında tamamlanmasına devam ediliyor.
Bu çalışmalar paralelinde Cihannüma Kasrı’nda ahşap konstrüksiyon üzeri kurşun kaplama çatının oluşturulması, kasrın özgün görünümüne kavuşması ve ziyaretçiler açısından işlevsel hale getirilmesi planlanıyor.
Diğer çalışmalar
Edirne Sarayı alanı içerisinde bulunan Namazgahlı Çeşme’ye ait çimento harçlı kalıntılar temizlenerek onaylı proje kapsamında duvarları ve çevre düzenlemesi yapıldı.
Namazgah sınırlarında bulunan süslemeli mermer çeşmede formunu kaybetmiş süsleme elemanlarının tamamlanması, sağlamlaştırması ve işlevsel hale getirilmesi hedefleniyor.
Saray sınırları içerisindeki diğer yapıların gün yüzüne çıkarılması için arkeolojik kazılar da tamamlandı.
Kum Meydanı’nı çevreleyen 310 metre uzunluğundaki Sur-u Sultani’ye (yapıyı çevreleyen surlar) ait temel kalıntıları kazılar neticesinde ortaya çıkarıldı. Alan içerisinde özgün temiz su ve atık su hatlarına ait güzergahların araştırılması bitti. Arz odası ve Kum Kasrı’na ait kalıntıların temizliği yapılarak açığa çıkarıldı.
Bu çalışmalar ile Sur-u Sultani, arz odası ve Kum Kasrı’na ait rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri oluşturularak Milli Saraylar Başkanlığı ve Bilim Değerlendirme Kurulu’na sunuldu.
Asker Hastanesi duvarına 58 ton çelikle koruma
Ayrıca sarayın sınırları içerisinde bulunan tarihi Edirne Merkez Asker Hastanesi alanında bugüne ulaşan 11 metre yüksekliğinde duvar kalıntısı, yıkılma tehlikesine karşı 58 ton çelik malzeme kullanılarak koruma altına alındı.
Edirne Sarayı’nda çalışmalar 10 bilim insanı, 15 teknik personel, 130 usta ve restoratörden oluşan 155 kişilik ekiple yürütülüyor. Çalışmaların sonucunda yapıların özgün kimliğine kavuşturulması, yerli ve yabancı ziyaretçilerin istifadesine sunulması amaçlanıyor.
“Ülkemiz için çok büyük kazanç olacaktır”
Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, AA muhabirine, Edirne Sarayı’nın Topkapı Sarayı’nın referans yapısı olduğunu söyledi.
Sarayın devletten imparatorluğa geçiş sürecinin önemli bir sembolü olduğunu belirten Soytürk, “Kültür ve Turizm Bakanlığı döneminde arkeolojik kazılar, saray mutfakları, Kum Kasrı, su maksemi ve yürüyüş yollarıyla beraber çalışmalarımızı bir noktaya getirmiştik. Edirne Sarayı’nın yeniden ihyası sadece şehrimiz için değil ülkemiz için çok büyük kazanç olacaktır. Bu kültürel mirasın yeniden ayağa kaldırılması çok ciddi bir turizm potansiyelini beraberinde getirecek.” diye konuştu.
Edirne Sarayı
Edirne Sarayı’nın 1450’de başlayan inşası 1475’te tamamlandı. Saray, 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren daha az kullanıldığından tahribata uğradı, 1752’deki büyük deprem ve 1776’daki yangınla harap oldu.
1827’de kısmi tamir gören yapı, 1829’da Edirne’yi işgal eden Rus güçleri tarafından ordugah olarak kullanıldı, en büyük zararı bu dönemde aldı.
Vali Hurşit Paşa ve Hacı İzzet Paşa zamanlarındaki tamirat döneminde birçok yapı kurtarıldı fakat 1876-1877 Rus Savaşı’nda işgal kuvvetlerinin şehre yaklaşması üzerine Babüssaade civarında yığılan cephane, düşman eline geçmemesi için patlatıldı. Edirne Sarayı’nın birçok yapısı da bu patlamayla yıkıldı.
Yaklaşık 100 civarında yapıdan oluştuğu düşünülen Edirne Sarayı’ndan bugüne Babüssaade (Ak Ağalar Kapısı), Adalet Kasrı, Matbahı Amire (mutfak), su maksemi, Av Köşkü, Namazgahlı Çeşme ve Kum Kasrı hamamının da dahil olduğu 11 eser ulaşabildi.
Pek çok üniversitenin uzun yıllar kurtarma kazıları yaptığı alan, ihya çalışmaları için geçen yıl Milli Saraylar Başkanlığına devredilmişti.
]]>