Pazar – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Fri, 25 Oct 2024 08:21:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları ve Kitap İmza Günü https://www.akittvhaber.com.tr/cumhuriyet-bayrami-kutlamalari-ve-kitap-imza-gunu/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhuriyet-bayrami-kutlamalari-ve-kitap-imza-gunu/#respond Fri, 25 Oct 2024 08:21:04 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/cumhuriyet-bayrami-kutlamalari-ve-kitap-imza-gunu/

(ANTALYA) – Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kent sakinlerini 27 Ekim Pazar günü saat 20.30’da Ceylan Ertem’in sahne alacağı Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’ndaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına davet etti.

Başkan Uysal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve heyecanını yaşamak için tüm kent sakinlerini kutlamalara davet etti. Muratpaşa Belediyesi’nin kutlamaları, 27 Ekim Pazar günü Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleşecek. Ceylan Ertem’in sahne alacağı kutlamalar, saat 20.30’da başlayacak.

Başkan Uysal, Türkiye’nin yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen geleceği yeniden inşa edecek birikim ve yeteneğe sahip olduğunu belirterek, “101 yıl önce yaptığımız gibi milletçe el ele, kol kola vererek içinden geçtiğimiz bütün sıkıntıları, şu an yaşadığımız bütün güçlükleri çözeceğiz” dedi.

Kitabını imzalayacak

Uysal, Antalya Kitap Fuarı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini ve dinamizmini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına uyarladığı yeni kitabı “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet”in imza gününü gerçekleştirecek. Cumartesi ve pazar günleri, Cam Piramit’te, saat 15.00’de Başkan Uysal, Cumhuriyet Yayınları standında Antalyalılarla buluşacak.

Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı yapılacak

Bisiklet tutkunları için heyecan dolu bir macera olan Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı da pazar günü gerçekleştirilecek. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen Toros Keçisi Antalya Tırmanış Yarışı, Muratpaşa Belediyesi’nden başlayacak. 50 kilometre boyunca sürecek yarış Feslikan Yaylası’nda sona erecek. Yarışmaya resmi kayıt, yarın 14.00 ile 17.00 arasında Muratpaşa Belediyesi’nde yaptırılabilecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhuriyet-bayrami-kutlamalari-ve-kitap-imza-gunu/feed/ 0
Kayseri Şeker Süper Amatör Küme’de 2. Hafta Maçları Heyecanı https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-seker-super-amator-kumede-2-hafta-maclari-heyecani/ https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-seker-super-amator-kumede-2-hafta-maclari-heyecani/#respond Thu, 24 Oct 2024 08:26:12 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-seker-super-amator-kumede-2-hafta-maclari-heyecani/ Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de Pazar günü 2. hafta maçları oynanacak.

Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2024-2025 sezonu 20 Ekim’de başladı. A ve B Grubu’nda oynanan 7 maçla 1. hafta geride kalırken, 2. hafta müsabakaları ise 27 Ekim Pazar günü oynanacak. 2. haftada oynanacak olan 7 karşılaşma 5 farklı sahada oynanacak. A ve B Gruplarında bir birinden önemli maçların oynanacağı 2. hafta öncesi takımları son çalışmalarını yaparak maç saatini beklemeye başlayacak. Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2. hafta maç programı şu şekilde;

27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 1 Nolu Saha

14.00 1966 Turanspor-Argıncıkspor

16.00 İsmail Okumuş FK-Amaratspor

27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 2 Nolu Saha

14.00 Kayserigücü FK- Özvatan Belediyespor

16.00 Kayseri Atletikspor- Hacılar Erciyesspor

27 Ekim Pazar Erkilet Stadı 1 Nolu Saha

15.00 Kayseri Şekerspor-Kayseri Döğerspor

27 Ekim Pazar – Erkilet Stadı 2 Nolu Saha

15.00 Kayseri Esen Metal SK-Erciyes Esen Makina FK

27 Ekim Pazar – Tomarza İlçe Stadı

13.00 Tomarza Belediyespor- Kocasinan Şimşekspor – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kayseri-seker-super-amator-kumede-2-hafta-maclari-heyecani/feed/ 0
Bakan Ersoy: “2024’te Almanya bazında 7 milyon (turist) sayısını geçmeyi umuyoruz” https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-ersoy-2024te-almanya-bazinda-7-milyon-turist-sayisini-gecmeyi-umuyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-ersoy-2024te-almanya-bazinda-7-milyon-turist-sayisini-gecmeyi-umuyoruz/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:06:21 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11348

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin bu yıl 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar turizm gelir hedefi olduğunu belirterek, “2024’te Almanya bazında 7 milyon (turist) sayısını geçmeyi umuyoruz.” dedi.

Bakan Ersoy, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 55. Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’na katıldı.

Geçen yılın verilerine ve Türkiye’nin turizm hedeflerine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ersoy, Türkiye’nin geçen yılı, deprem felaketi, savaşlar ve seçim süreci gibi sıkıntılarla karşılaşmış olsa da rekor sayıda ziyaretçi ve turizm geliriyle kapattığını anlattı.

Bakan Ersoy, turizm konusunda 2024 hedefinin çok daha iddialı olduğunu dile getirerek, “Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. İnşallah bu hedefi aşacağız. Erken rezervasyon ülkelerden ilk veriler gelmeye başladı. Bunlardan önemlisi Almanya pazarı. 2023’ü çok iddialı bir rekor sayıyla kapatmıştık. Almanya’dan 6,2 milyon ziyaretçiyle 2023’ü kapattık. İlk veriler de çok çok iyi. Erken rezervasyonlarda yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemleniyor. Bazı operatörlerde bu sayının çok fazla olduğunu gözlemliyoruz. 2024’te Almanya bazında 7 milyon sayısını geçmeyi umuyoruz.” şeklinde konuştu.

“Türkiye olarak 2028’e kadar kişi başı harcamada 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz”

Türkiye’nin özellikle Avrupa pazarında pasta payını arttırmayı hedeflediğini ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

“Bunun yanında da Uzak Doğu pazarlarında yeni destinasyonları hedef pazar olarak portföyümüze koymuş durumdayız. Avrupa pazarında özellikle nitelikli turisti arttırabilmek için 2018 sonu itibarıyla yeni stratejilere geçmiştik. 2017’yi kişi başı harcama olarak 65 dolarla kapatmıştık. Geçen sene de kişi başı harcamayı 99 dolar rakamına kadar taşıdık. Önümüzdeki sene 106 dolar hedefliyoruz. Türkiye olarak 2028’e kadar kişi başı harcamada 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda da farklı ürün çeşitleriyle pazara girmeyi hedefliyoruz.

Eskiden olduğu gibi sadece deniz, kum, güneş değil. Turizm Geliştirme Ajansı’nın yoğun tanıtım gücüyle hem ürün çeşitliliği yakalamak istiyoruz hem de hedeflenen destinasyon, yani bize yolcu, turist sağlayan hedef destinasyon sayısını artırmayı planlıyoruz. Başarılı da sonuçlar almaya başladık. Son dört yıldır 200’den fazla ülkede şu anda ülkemiz yoğun turizm tanıtımı yapıyor. Bütün bu ülkelerden yolcu trafiği başlattık.”

Ersoy, özellikle Türk Hava Yolları’nın 330’dan fazla şehre direkt uçuyor olmasının bu noktadaki önemine değindi.

Türkiye’nin tanıtımı amacıyla arkeolojiyi de ön plana çıkaran “Geleceğe Miras Sonsuz Efes” projesini hazırladıklarına işaret eden Ersoy, özellikle arkeolojik kazı noktalarındaki hem kazı hem restorasyon hem de yeniden ihya bütçelerini 15-20 kata varan oranlarda, bölgesine göre değişen noktalarda artırdıklarını söyledi.

Ersoy, şu anda 144 ayrı noktada çok yoğun kazı programları başladığını anlatarak, aşamalı olarak da şehir merkezlerinde olan veya bu noktalara yakın konumdaki arkeolojik bölgelerde gece müzeciliğini başlattıklarını ifade etti.

Gündüz hava sıcaklığının yüksek olduğu bölgelerde gece müzeciğiyle turistlerin rahat gezebileceği bir ortam oluşturulduğunu, o nedenle saat 00.00’a kadar belli başlı müzeleri açık tutma kararı aldıklarını belirten Ersoy, “Aşamalı bir şekilde talep gören bütün müzelerimize bu sistemi kaydıracağız. Bu sene, en çok ziyaretçi alan 15 noktada inşallah yetiştirebilirsek başlıyoruz. Sonra aşamalı olarak bu sayıyı da arttırmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Ersoy, arkeolojinin ürün çeşitliliği olarak yeterli olmadığını vurgulayarak, “Almanya’da bisiklet turlarıyla ilgili çalışmalarımızı da hazırladık. Özellikle buradaki bisiklet federasyonuyla son birkaç yıldır yoğun çalışma içindeyiz ve buradaki Avrupa bisiklet destinasyonlarına Türkiye rotalarını eklemeye başladık. Oradan da yoğun bir şekilde talep alıyoruz. Bugün de aslında burada Alman milli takımından bir sporcunun bir etkinliği olacak.” ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, bunların yanında Türkiye’nin gastronomi değerlerinin çok fazla olduğunu ve bunu tanıtmaya çalıştıklarını kaydetti.

Türkiye’nin 3 yıldır Michelin Rehberi’ne dahil edildiğini, aşamalı bir şekilde önce İstanbul’da başladıklarını, geçen sene itibarıyla İzmir, Çeşme, Urla ve Bodrum’u bu rehbere dahil ettiklerini dile getiren Ersoy, gastronomi konusunda da artık Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmeyi ve gastro stillerini ön plana çıkarmayı hedeflediklerini, bu çalışmanın da başarıyla devam ettiğini söyledi.

“2028’e kadar (turizm) geliri 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bundan sonra inanç, doğa, spor turizmi gibi yeni ürünleri sisteme dahil ederek hem sezonu 12 aya yaymak istediklerini hem de hedeflenen pazar sayısını arttırmayı hedeflediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunu da her yıl birbirini izleyen rekorlarla taçlandırmayı umuyoruz. Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. 2028’e kadar (turizm) gelirini 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şu andaki ilk göstergeler 2024 için çok çok iyi. Daha açıklanmadı ama havalimanlarından bana şubat verileri geliyor. Geçen seneyle kıyaslandığında şubat ayında çok ciddi bir sıçrama var. Zaten nisan sonunda üç aylık veriler açıklandığında göreceğiz. Mart verileri şubattan da iyi gidiyor. İnşallah bu şekilde giderse 60 milyar dolar gelir hedefimizi aşacağımız bir yıl olur diye düşünüyorum.”

Türkiye’nin Almanya’da yaz tatil paketleri için erken rezervasyonlarda İspanya’yı geçerek birinci sıraya yerleştiğini aktarması üzerine Ersoy, şunları kaydetti:

“Tabii biz çok yoğun tanıtım yapıyoruz. Türkiye bu yoğun tanıtımın karşılığını alıyor. Türkiye ürün çeşitliliğine gitti ve artık tek ürünle çıkmıyor. Herkesin zevkine, keyfine uygun ürünleri de piyasaya sürmüş durumdayız. Aslında bunlar eskiden de vardı ama bu kadar yoğun ve detaylı şekilde tanıtılmıyordu. Bu bütün bunlar sağlandığı için Türkiye özellikle Almanya pazarında parlayan yıldız. Almanya pazarında daha çok potansiyelimiz var alabileceğimiz. Özellikle Almanya ve İngiltere pazarlarında bu güçlü büyüme ivmesini göreceğiz. Ama biz sadece Avrupa’yla sınırlı kalsın da istemiyoruz. Özellikle Amerika kıtasına çok yoğunlaştık. Kültür turlarında da Uzak Asya pazarlarına yoğunlaştık. İnşallah bu çeşitliliği Anadolu’nun her yerinde göreceğiz.”

Mehmet Nuri Ersoy, sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’nin sahip olduğu sertifikalarla Avrupa’da en iyi durumda olduğunu belirterek, bunu daha ileriye taşımak için yoğun çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.

Bakan Ersoy daha sonra Türk şirketlerinin stantlarını ziyaret ederek bilgi aldı.

Berlin Uluslararası Turizm Borsası Fuarı

Kovid-19 sonrası hızlı değişim sürecinde olan seyahat endüstrisi, dünyanın en büyük ve önemli turizm fuarlarından olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası Fuarı’nda (ITB Berlin) bir araya geliyor.

Her yıl mart ayında Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen ITB Berlin, bu yıl “Seyahat ve Turizmde Dönüşüme Birlikte Öncülük Edin” temasıyla kapılarını açtı.

Alanında dünyanın en büyüğü olarak kabul edilen fuarda, bu yıl 165 ülkeden yaklaşık 5 bin 500’den fazla firmanın yer alması bekleniyor. Fuar 7 Mart’a kadar devam edecek.

Pazarlama, satış, teknoloji, konaklama ve destinasyon yönetimi alanlarındaki güncel eğilimlerin yer alacağı fuarda, teknolojik ve ekolojik zorluklar, düzenlenecek etkinliklerle masaya yatırılacak.

Fuarda 17 farklı alanda düzenlenecek oturumlarla sürdürülebilirlik, iklimin korunması ve sosyal adalet için küresel turizmin neler yapabileceği değerlendirilecek, iklim değişikliği, yapay zekanın etkisi, kalifiye eleman sıkıntısının devam etmesi ve Kovid-19 sağlık krizinin turizme etkileri gibi zorluklar tartışılacak.

Popüler seyahat destinasyonları ve turizmdeki en son yeniliklere ek olarak fuarda, dünyada turizmi etkileyen ve etkileyecek krizlerle nasıl başa çıkılacağı da masaya yatırılacak.

Türk turizmciler fuarda

Fuarın bu yılki konuk ülkesi Arap Yarımadası’ndaki Umman olacak. Türkiye 2010’da ITB’de konuk ülke olmuştu.

Ummanlı sanatçılar, ülkelerinin kültür çeşitliliğini ulusal kıyafetlerle fuara gelen izleyicilere sunacak. Umman Kraliyet Senfoni Orkestrası da fuar kapsamında konser verecek.

Fuarı, geçen yıl 186 ülkeden yaklaşık 170 bin kişi ziyaret etmişti. Bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artması bekleniyor.

Türk turizm sektöründen temsilciler de yenilikleri ve trendleri sergilemek için fuarda yerini alacak. Turizmciler, Türkiye’nin en önemli pazarlarından olan Alman turizm pazarına ve diğer ülkelerden gelecek konuklara ülkeyi anlatacak.

Gelecek yıl ise ITB Berlin’in konuk ülkesi Arnavutluk olacak.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-ersoy-2024te-almanya-bazinda-7-milyon-turist-sayisini-gecmeyi-umuyoruz/feed/ 0
Bursa’da kurulan ahşap işleme makine imalatı firması 11 ülkeye ürün gönderiyor https://www.akittvhaber.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:57:40 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8963

Bursa’da Kovid-19 salgını sürecinde boş kalmamak için makine imalatına başlayan iki girişimci, 2020 yılında kurdukları ahşap işleme makine imalatı firmasıyla 11 ülkeye ürün gönderiyor.

Nilüfer ilçesinde birlikte AR-GE, yazılım, mühendislik ve otomasyon alanlarında çalışan İbrahim Altıparmak ve Mesut Barut, salgın döneminde işlerinin yavaşlamasıyla makine imalatına yöneldi.

Ahşap işleme makineleri üzerine yoğunlaşan girişimciler, bu süreçte sektörde kullanılan makineleri geliştirerek yerli imkanlarla üretime başladı.

Kapı, mutfak kapağı, dolap, mobilya ve ahşap ev aksesuarları gibi ahşap ürünlerin imal edildiği makinelerle sektöre adım atan girişimciler, salgın sonrasında yurt dışındaki fuarlara katıldı.

Fabrikalarında 40 kişiyi istihdam ederek ürettikleri makineleri yurt içinin yanı sıra başta Kanada, İngiltere ve İrlanda olmak üzere 11 ülkeye gönderen ortaklar, pazar sayısını artırmayı hedefliyor.

Firmanın kurucu ortaklarından elektrik mühendisi İbrahim Altıparmak, AA muhabirine, salgın nedeniyle işlerin belirsiz olduğu dönemde süreci iyi değerlendirmek için araştırma yapmaya başladıklarını ve edindikleri tecrübelerle global bir marka oluşturmayı ilke edindiklerini söyledi.

Türkiye’de üretilmeyen, Avrupa’dan ithal edilen makineleri tespit ederek, gelen makinelerin analizini yaptıktan sonra geliştirerek ilerlediklerini belirten Altıparmak, “Bu bağlamda güzel modeller ortaya çıkardık ve istediğimiz başarıyı kısa zamanda elde ettik. Bu başarıyı müşterilerden aldığımız geri dönüşlerle de görmüş olduk. Yurt dışından gelen makinelerin daha gelişmiş versiyonlarını yerli imkanlarla yaparak makine ithalatını azaltmayı ve onların pazar payını ellerinden almayı amaçladık. Yurt içinde bunu başardık.” diye konuştu.

Altıparmak, ürettikleri makineleri ihraç etmek için çalışmalara başladıklarını, bu konuda da önemli mesafe kat ettiklerini söyledi.

Kaliteyi ve inovasyonu hep ön planda tuttuklarını vurgulayan Altıparmak, “3,5 yılda geldiğimiz noktada şu an üretimimizin yüzde 60’ı ihracat. Yeni yaptığımız yatırımlarla beraber hedefimiz ihracat rakamını yüzde 85’e çıkartmak.” dedi.

“İnsansız çalışabilen makineler üretiyoruz”

Altıparmak, geçen sene yurt dışında 4 fuara katıldıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bunlardan en büyüğü (Almanya’nın Hannover kentindeki) Ligna Fuarı’ydı. Bizim sektörün en büyük fuarı, bizim de hayalimiz olan bir fuardı. Orada ürünlerimizi beğeniye sunduk. Orada aldığımız geri dönüşler hem öz güven anlamında hem de yaptığımız işte daha doğru ilerlediğimiz kanısını göstermiş oldu. İhracat rakamlarımız fuarlar neticesinde arttı. Bu sene de yurt dışındaki fuarlara katılım sağlamayı hedefliyoruz. Özellikle olmadığımız pazarlardaki fuarlara katılarak fizibilite yapmamız gerekiyor. Şu anda 11 ülkeye ihracat yapıyoruz. Kanada’ya iyi bir akışımız var. İrlanda Cumhuriyeti, İskoçya, İngiltere’ye de ihracatımız iyi. Aslında zor pazarlar. Birçok imalatçının Avrupa tarafına makine satmasının zor olduğu bir dönemde biz buralara ihracat yaptık. Modellerimiz daha çok Avrupa’da ilgi görüyor. Doğru ürün çıkardık, doğru ürünü de doğru pazarladık, talepler arttı. İhracatımız iyi bir şekilde gidiyor.”

İhracatta emin adımlarla ilerlemek istediklerini dile getiren Altıparmak, orta vadede Amerika pazarına girdikten sonra doğru üretimle süreci ilerletmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Firmanın diğer kurucu ortağı Mesut Barut da ürettikleri makinelerin yazılımını kendi bünyelerinde gerçekleştirdiklerini belirtti.

Makinalardaki arayüzlerin standart olduğunu aktaran Barut, bir makineyi kullanan operatörün diğer modellerini de rahatlıkla kullanabildiğine dikkati çekti.

Barut, makinelerin Endüstri 4.0’a uyumlu olduğunu kaydederek, “İnsansız çalışabilen, kalifiye elemana minimum ihtiyaç duyabilecek makineler üretiyoruz. Panel ve ağaç işleme sektöründe ‘düz tabla’ dediğimiz nesting makinelerimiz insansız çalışabiliyor. Torna modeli olan makinelerimiz de kalifiyeli elemana ihtiyaç duymaksızın robot entegrasyonu şeklinde çalışabilmektedir. Şu an Endüstri 5.0 üzerine çalışmaktayız. Ürettiğimiz tüm makinelerin otomasyon sistemleri hem Endüstri 4.0 hem de Endüstri 5.0’ı desteklemektedir.” ifadesini kullandı.

Firmalarının yazılım yönünün güçlü olduğunu gösterebilmek için 5 eksenli ahşap işleme makinesi ürettiklerini anlatan Barut, bunun patentini de aldıklarını bildirdi.

Bu makineyi geliştirirken piyasada en çok ihtiyaç duyulan ve firmaların zorluk yaşadığı noktaları araştırdıklarını söyleyen Barut, “Makinede, Togg’u ağaca işledik. Yerli otomobilimiz Togg’u yerli makinemizle birleştirdik. Ürettiğimiz Togg maketini fuarlarda sergileyerek hem yerli otomobilimizi tanıtıyoruz hem de makinemizin özelliklerini, çalışma prensibini göstermiş oluyoruz. Ülkemizin hem makine konusunda hem de araç konusunda bu kadar ilerlediğini gören yabancı ziyaretçiler tarafından şaşkınlıkla izlendik. Bu makineye hem yurt içinden hem de yurt dışından çok talep oldu. Fuarda bu makinelerden ikisini yurt dışına verdik. Şu anki görüşmelerimiz devam etmekte. Üretimini yaptığımız makine Suudi Arabistan’a gidecek. Şu anda Kanada, İngiltere ve Bulgaristan’dan talep var.” diye konuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/feed/ 0
Otomotiv Sektörü 2023 İhracat Hedefini 39 Milyar Dolar Olarak Belirledi https://www.akittvhaber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:15:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5932

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, 2023’te 35 milyar dolar ihracata ulaşarak rekor kıran otomotiv sektörünün bu yılki hedefini 39 milyar dolar olarak belirlediklerini bildirdi.

Aynı zamanda Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanı olan Çelik, AA muhabirine, 2022’yi 30 milyar 995 milyon 808 bin dolar dış satımla tamamlayan otomotiv endüstrisinin, geçen sene yüzde 13 artışla 35 milyar 4 milyon 230 bin dolarlık ihracatla tüm zamanların rekorunu kırdığını söyledi.

Çelik, “2018 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Pandemiyle beraber maalesef bu rakamı bir türlü geçemiyorduk. 2022’de 31 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştık. 2023 yılı ise rekoru tekrardan kırdığımız ve 35 milyar dolarlık önemli bir değere ulaştığımız bir yıl oldu ve Türkiye’de en çok ihracat yapan sektör olduk.” dedi.

Otomotiv sektörünün 2022 hariç son 18 yılda 17 yıl ihracat lideri olduğunu hatırlatan Çelik, 2023’te tekrardan ihracatta liderlik koltuğuna oturduklarını aktardı.

“Avrupa bölgesi, en büyük pazarımız olarak devam ediyor”

Çelik, otomotiv endüstrisinin geleneksel pazarının Avrupa Birliği pazarı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Avrupa Birliği pazarının, İngiltere’yi dışında tuttuğumuzda yüzde 67-68 bandında bir payı var. Avrupa Birliği’nde olmayan ülkeleri de coğrafi olarak pazarın içine koyduğunuzda yüzde 80’leri bulan bir pazar büyüklüğüne ulaşıyor. Tabii bunların içinde en büyük pazar Almanya. Devamında Avrupa’nın diğer büyük ülkeleri giriyor. İhracat yaptığımız ilk 10 pazara bakarsak bunun 8’i Avrupa bölgesi. Hatta Rusya’yı da Avrupa bölgesine katarsanız 9’u Avrupa bölgesi ülkesi. Bunların dışında ayrışan bir tek Amerika Birleşik Devletleri var. O açıdan Avrupa bölgesi, coğrafi yakınlığımızın da verdiği güçle ihracatta her zaman en öncelikli ve en büyük pazarımız olarak devam ediyor.”

“Bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk”

Çelik, sektörün bu yıl ihracata hızlı bir başlangıç yaptığını ve ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3’lük artışla 2,8 milyar dolarlık dış satıma imza attığını belirtti.

2024 yılı için bir projeksiyon hazırladıklarına değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“OİB yönetim kurulu olarak bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk. Bu sadece tek başına bir hedef değil. Arkasında verileri olan bir rakam olarak karşımıza çıktı. Çok yüksek bir sapma, önemli bir savaş, Allah korusun pandemi, afet vesaire gibi önemli bir problem olmazsa bu yılı da Türkiye’de otomotiv endüstrisi olarak ihracatın lideri ve 39 milyar dolar civarında bir ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz. Ocak ayında açıklanan 2,8 milyar dolar ihracat rakamı da ihracat hedefinin ulaşılabilirliğini pekiştiriyor.”

“Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var”

Avrupa Birliği’nin sektör için en önemli ve ana pazar olduğunu aktaran Çelik, “Otomotiv endüstrisi için ilave pazarlarda, Avrupa’nın ihracat hacmine destek olacak yeni pazarlarda büyüme hedefimizi her zaman yüksek motivasyonla koruyoruz. Özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var ve oralara yönelik özel çalışmalar yapıyoruz.” dedi.

Çelik, 5-9 Şubat’ta 23 firmanın katılımıyla Fas’a ticaret heyeti organizasyonunun gerçekleştirildiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Kuzey Afrika bölgesi ve Körfez bölgesi, Rusya ve Amerika. Amerika iki bölgeden oluşmakta. Kuzey Amerika da önemli bir pazarımız, ilk 10’da ihracat olarak baktığımızda ama Güney Amerika’da istediğimiz verilere tam olarak ulaşamıyoruz. Ticaret Bakanlığımızla uzak coğrafyalara geçtiğimiz yıllarda çeşitli stratejiler belirledik ve bunun paralelinde yaklaşık 10’dan fazla etkinliğimizi uzak coğrafyaları kapsayacak şekilde yapıyoruz. Milli katılım fuarları, ticaret heyetleri, satın alma heyetleri düzenliyoruz. Ürün Geliştirme (Ür-Ge) faaliyetimiz var ve içinde 18 tane firmamız var. Bu firmalarla çeşitli satın alma ve ticaret heyetleri düzenliyoruz. Uzak ülkelere yönelik faaliyetlerimiz aslında o pazarlara olan odağımızı gösteriyor.”

Kovid-19 salgını sonrası yerli üreticilerin ilk kez diğer uzak bölge olan Çin’de bir fuara katıldığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

“Bundan sonra da her geçen yıl oradaki düzenlediğimiz etkinliği artırmayı hedeflemekteyiz. Çin ne kadar bize önemli bir rakip ve tehdit olsa da birçok ürün grubunda, o bölgenin büyük pazar olması dolayısıyla onu potansiyel olarak da görüyoruz. O açıdan Avrupa bölgesinin yüksek oranlı ihracatını koruyarak rakamsal bazda herhangi bir kayba uğramadan üstüne ilave edeceğimiz yeni pazarlara yoğun bir şekilde odaklıyız.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer: Peynir fiyatları fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:27:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4120

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulukışla ilçe pazarında ekonominin nabzını tuttu. Peynir fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Gürer, “En ucuz peynir olan çökelek bile 100 liradan satılıyor. Vatandaş pazarda dahi peynirin yanına yaklaşamıyor.Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, partisinin Ulukışla Belediye Başkan Adayı Hüseyin Toker’in seçim çalışmalarına destek vermek amacıyla gittiği ilçede, pazar yerini gezdi ve esnafla konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıla göre iki katından fazla artış yaşanan peynir fiyatlarına dikkat çekti.

“TULUM PEYNİRİ 125 LİRADAN 300 LİRAYA ÇIKTI”

Ulukışla ilçe pazarında peynir satan pazarcı esnafı geçen yıl 125-130 lira arasında satılan koyun tulum peynirinin bu yıl 300 liraya, geçen yıl 100 lira olan bidon peynirin de bu yıl 220 liraya satıldığını belirtti. Geçen yıl 170 liraya kadar çıkan Kars kaşar peynirinin bugün pazar yerinde 330-350 lira bandında satıldığına dikkati çeken esnaf, “Geçen yıl 100 lira olan tereyağı bu yıl 200 liraya çıktı. Haftaya da 230 lira olur. Marketlerde peynir fiyatları daha da pahalı. Sattıklarımızın yerine aynı parayla yenisi alamıyoruz” dedi.

“400 LİRAYA KADAR PEYNİR SATILIYOR”

Pazaryerinde peynir satan başka bir esnaf da geçen yıla göre peynir fiyatlarının yüzde 100’den fazla arttığına işaret ederek, “Burada pazar yerinde 400 liraya kadar fiyatlarla peynir satılıyor. En ucuz peynir 100 liraya sattığımız çökelek ve lor peyniri. Vatandaş, pahalı olmasına rağmen peynirler arasında en ucuz olduğu için en çok çökelek alıyor” diye konuştu.

“EMEKLİ BU FİYATLARLA NASIL PEYNİR ALACAK?”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise peynir fiyatlarındaki artışın, ülkemizde hayat pahalılığın geldiği noktası göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Dar ve sabit gelirli vatandaşlar ile emeklilerin bırakın marketleri Pazar yerinden bile peynir alamaz duruma geldiğini aktaran CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peynir, hayvancılıkla geçimi olan birçok yerde üretimi yapılagelmiştir. 5-6 kilo sütten bir kilo beyaz peynir elde ediliyor. Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye fiyatını 13,5 TL olarak belirledi. Niğde’de ise halen çiğ süt litresi üreticiden 11,5 TL olarak alınmaktadır. Yem fiyatlarındaki artış, hayvancılığın sürdürülebilirliğini zorluyor. Girdi maliyetleri ile süt fiyatları üreticiyi memnun etmiyor. Ahır giderleri artarken hayvan varlığı azaldıkça, küçük aile tipi işletmelerin sayısal azalması sütten mamül üretiminin daha çok sanayi ürününe dönüşmesine neden olmaktadır. Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor.” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/feed/ 0
Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:00:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4069

Türkiye’nin süs bitkileri ihracatında geçen yıl 113 milyon doları aşan sektör, Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımlar nedeniyle talebin arttığı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor.

Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.

Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.

AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.

İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.

Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:

“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”

“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”

Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.

Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.

İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:

“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Vatandaşlar Ekonomik Kriz Nedeniyle Pazarda Zorlanıyor https://www.akittvhaber.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:18:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3949

İktidarın tartışmalı ekonomi politikaları yüzünden derinleşen kriz ortamında vatandaş geçinebilmek için kılı kırk yarıyor. Bir vatandaş Niğde Çiftlik ilçesinde pazarda karşılaştığı CHP Milletvekili Ömer Fethi Güler’e “Eskiden çuvalla alıyorduk şimdi gramla almaya başladık” diye yakındı. Gürer de “Yıllardır pazar yerlerini gezerim. AKP dönemlerinde hep sıkıntı vardı. Sorunlar bu yıl daha da artmış görünüyor. Önceleri kilolarca ürün alan, torbayla meyve sebze alan vatandaşlar, fiyat artışı nedeniyle artık gramla ya da tane ile ürün alabiliyor. Vatandaş, en büyük para birimimiz olan 200 TL’nin eski 20 lira kadar hükmü yok. Bozuk paraya gerek kalmadı” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Çiftlik ilçe CHP Belediye Başkan Adayı Arif Çakıl, Azatlı belde Belediye Başkan Adayı Mehmet Akpınar, Bozköy Belediye Başkan Adayı Muammer Çelikbaş, Divarlı Belediye Başkan Adayı Sezai Avcı ile Çiftlik ilçesi ve beldelerde birlikte esnaf ziyareti yaptı ve ilçe pazarını gezdi. Gürer, pazar alışverişine çıkan vatandaşlarla konuştu. Ekonomik durumdan dert yanan vatandaşlar şunları söyledi:

“ESKİDEN ÇUVALLA ALDIĞIMIZ ÜRÜNLERİ ŞİMDİ GRAMLA VE TANE İLE ALMAYA BAŞLADIK”

Pazarda fiyatların çok pahalı olmasından yakınan bir vatandaş, “Her şey ateş pahası olmuş. İsteğimiz hiçbir şeyi alamıyoruz” derken, başka bir vatandaş da tane ve gramla aldığı sebze ve meyveleri göstererek, “Domates 50 lira olmuş. 5 tane biber, 5 tane domates ve soğan gibi ürünlere 200 liraya aldım. Eskiden çuvalla aldığımız ürünleri şimdi gramla ve tane ile almaya başladık” dedi.

“BU YAŞIMA KADAR BÖYLE PAHALILIK GÖRMEDİM”

80 yaşında olduğunu söyleyen başka bir vatandaş ise “Ben bu yaşıma kadar böyle pahalılık görmedim. Paranın hiçbir değeri kalmadı. Aldığımız sebze, meyveye maaşımız yetmiyor. İstediğimiz ürünleri alamıyoruz” diyerek pazardaki aşırı fiyat artışlarına tepki gösterdi.

Pazar yerinde ekmek arası döner satışı yapan bir esnaf ise satışların yarıya yarışa azaldığını, ne esnafın ne de pazara alışveriş için gelen vatandaşın dürüm satın aldığını ifade etti.

“KAŞIKLA VERDİKLERİNİ KEPÇEYLE ALIYORLAR”

Çocuğunun şeftali ve ceviz istediğini ancak bu ürünlerin çok pahalı olması nedeniyle alamadığını söyleyen başka bir kadın ise alışveriş için geldiği ilçe pazarından, fiyatların çok pahalı olması nedeniyle her istediğimizi alamıyoruz” dedi. Pazar çıkışında boş çantasını gösteren başka bir vatandaş ise “Emekliye zam yapıldığını söylüyorlar. Bu para neye yetecek? Kaşıkla verdiklerini kepçeyle alıyorlar. Millet biraz akıllı olsun artık” şeklinde konuştu.

“HER YIL BİR ÖNCEKİ YILI ARATTIRIYOR”

Pazar yerinde kumaş ve tekstil ürünleri satışı yapan bir esnaf da sattıkları ürünün yerine yenisini almak için satıştan elde ettikleri paranın üzerine para koymak zorunda kaldıklarını belirterek, “İlçeye ürünleri aracımla getiriyorum. Eskiden 400-500 liraya dolan yakıt deposu şimdi 3-5 bin liraya ancak doluyor. Geçen yıl satışlar bu yılkinden daha iyiydi. Her yıl biraz daha kötüye gidiyor. Her yıl bir önceki yılı arattırıyor” ifadelerini kullandı.

“200 TL’NİN ESKİ 20 LİRA KADAR HÜKMÜ YOK”

Pazarcı esnafının ve alışveriş için gelen vatandaşların sorunlarını dinleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise, “Yıllardır pazar yerlerini gezerim. AKP dönemlerinde hep sıkıntı vardı. Sorunlar bu yıl daha da artmış görünüyor. Önceleri kilolarca ürün alan, torbayla meyve sebze alan vatandaşlar, fiyat artışı nedeniyle artık gramla ya da tane ile ürün alabiliyor. Vatandaş, en büyük para birimimiz olan 200 TL’nin eski 20 lira kadar hükmü yok. Bozuk paraya gerek kalmadı. Bir alışverişe en büyük banknotumuz yetmiyor, diye dert yanıyor. Emeklilerin tepkisi de çok büyük; geçinemiyoruz, açlığa mahkum edildik, bizi iktidar duymuyor. Emekliler yılı yoksulluk yılı oldu” şeklinde tepki gösterdiklerini söyledi.

“İNSANLAR EVLERİNE TANE İLE MEYVE SEBZE ALIYOR”

Girdi maliyetlerindeki artışın etiketlere yansıdığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nakliye masrafları her gün biraz daha artıyor. Mazot litresi 45 lira. Mersin’den getirdiği ürüne tanede yerinde aldığı ürün fiyatına nakliye kadar masrafı ekleniyor. Pazarcı da gideri çok olunca para kazanamıyorum diyor. Etiket fiyatlarının yarısını nakliye masraflarına çalışır olduk diye dert yanıyorlar. Gidişat çok kötü. İnsanlar evlerine tane ile domates, tane ile biber, gram ile sebze, meyve alıyor. Ekonomide ciddi önlemler alınmalı. dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/feed/ 0
Markale pazarı saldırısının görgü tanıkları 30 yıl sonra dehşeti hatırlıyor https://www.akittvhaber.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:33:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3802

BBC Sırpça servisinin 30’uncu yılında Saraybosna’daki Markale pazar yeri saldırısının görgü tanıklarıyla yaptığı görüşmeler, saldırıdan hayatta kalanların olanları tüm dehşetiyle hatırladığını gösteriyor.

“Şubat’tan nefret ediyorum.”

66 yaşında Saraybosnalı Advija Mujaric bu birkaç kelimeyi söylerken sesindeki yoğun acı ve dehşet hissediliyor.

30 yıl önce, 5 Şubat 1994’te, eski Yugoslavya topraklarındaki en ağır savaş suçlarından birinin yaşandığı Markale pazar yerindeki saldırıda ağır yaralanmıştı.

BBC Sırpça’ya konuşan Mujaric, “Benim için 5 Şubat her şeyi yok etti. Yaşamım alt üst oldu, bütün ailem yok edildi” diyor.

Saraybosna pazar yerine o gün alışveriş yapmak için giden 68 kişi saldırıda öldürüldü ve 142 kişi yaralandı.

Aynı pazar yerine 28 Ağustos 1995’te yapılan ikinci bir saldırıda da 37 kişi öldü ve 90 kişi yaralandı.

Saldırıların doğrudan faili bulunamadı ancak Markale farklı mahkeme kararlarına konu oldu.

Saraybosna’da yıllar süren ve 10 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği kuşatmayı yöneten Sırp ordusunun Saraybosna-Romanya Kolordu Komutanı Stanislav Galic, 2006 yılında Markale’nin bombalanması dahil farklı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Çatışma nasıl başladı?

1980’lerin sonundaki siyasi kriz, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nde (SFRJ) hızla çatışmaları tetikledi.

Önce Slovenya, sonra çatışmaların başladığı Hırvatistan bağımsızlığını ilan etti ve ardından Bosna-Hersek’e sıçradı; burada en güçlü ivmeyi kazandı.

Saraybosna kuşatması çok geçmeden başladı.

Bundan sonraki üç buçuk yıl boyunca 250 binden fazla insan, Sırp ordusunun bombardımanı ve keskin nişancı saldırılarının altında yaşayacaktı.

Hayat, elektrik ve ısınma olmadan, yiyecek ve su sıkıntısı içinde devam etti.

71 yaşındaki Amra Kihic, BBC’ye, “Büyük açlık vardı. Salam, tereyağı, kremanın neye benzediğini yıllar içinde unuttum” diyor.

Ve bu ortamda Markale pazarının önemini şöyle anlatıyor:

“Burası yaşamın kaynağıydı, para bile yoktu, herhangi bir şey için sadece takas vardı.

“Kıyafetler, ayakkabılar, insani yardımdan gelen gıda, vakumlu peynir, konserve gıdalar, çorba, un, şeker, tuz ve diğer şeyler.”

Ödeme aracı sigaraydı ve fiyatlar genellikle inanılmaz derecede yüksekti.

Pazarda ayrıca kentte ve cephede yaşanan olaylarla ilgili bilgi alışverişinde bulunulurdu.

Kihiç, “Buraya, binaların arasına bir bombanın düşeceğini asla düşünemezdik” diyor.

30 yıldan sonra görgü tanıklarının hafızalarında olay canlılığını koruyor.

O dönem Saraybosna Emniyetinde polis memuru ve müfettiş olan Dragan Miokovic, patlama anından 45 dakika sonra olay yerine gittiğini anlatıyor:

“Ne bir ceset ne de yaralı bulabildim, kelimenin tam anlamıyla bir mezbahayı andırıyordu.

“Her yer kan içindeydi, bağrışmalar duyuluyordu, insanlar sevdiklerini arıyordu, gerçekten korkutucuydu”.

Katliamın ardından Sırp Ordusu ve Bosna Hersek Ordusu, saldırının sorumluluğuyla ilgili birbirlerini hızla suçlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler’in eski Yugoslavya Özel Delegesi Japon diplomat Yasushi Akashi, beş balistik uzmanın yer aldığı bir komisyon kurdu.

2013 yılında Bosna Hersek’te yayın yapan Nezavisne’ye verdiği demeçte, “Uzmanların bombanın nereden düştüğünü değerlendirmesi zordu.

“Tamamen kabul ettiğim sonuç, saldırının her iki taraftan da gelebileceği yönündeydi” dedi.

Akashi daha sonra, Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinde Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karadiç’in ömür boyu hapse mahkum edilmesinin istendiği duruşmada savunma tanığı olacaktı.

Markale’den sonraki günlerde, “bir ya da iki günlüğüne sessizlik oldu” diyor Mikoviç.

Ancak sonraki günlerde yaşam mücadelesi devam ettiğini anlatıyor.

Markale’de bugün de pazar kuruluyor. Her tür ürün var. Taze sıkılmış nar oldukça popüler.

Ancak satıcılar pazarın kışları iyi çalışmadığından şikayet ediyor.

Büyük sorunun süpermarketler olduğunu ve bu yüzden meyvelerini aldıkları fiyata sattıklarını söylüyorlar.

Ancak bunun her yerde, hem Sırbistan hem Hırvatistan’da da aynı olduğunu ekliyorlar.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/feed/ 0