Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında üniversitelerde 2’si ilk kez olmak üzere 5 lisans ve tamamı yeni 12 ön lisans programı açılacağını bildirdi.
YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, Özvar başkanlığında, Yıldız Teknik Üniversitesi Otağ-ı Hümayun’da “Yapay Zeka, Dijitalleşme ve Büyük Veri” toplantısı düzenlendi.
Özvar, toplantıda yaptığı konuşmada, yapay zeka, yapay zekanın çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri konularında insan kaynağı yetiştirmek üzere lisans ve ön lisans seviyesinde program açılmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Bu amaçla Yükseköğretim Kurulu bünyesinde “Yapay Zeka Temelli Programların Belirlenmesi Çalışma Grubu” kurulduğunu anımsatan Özvar, “Çalışma grubu, değişik ülkelerdeki üniversitelerin bölüm ve program yapılarını inceleyerek muhtemel program önerilerini kurulumuza sundu.” bilgisini paylaştı.
Çalışma grubunun önerilerini değerlendirdiklerini bildiren Özvar, “Yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında üniversitelerde 2’si ilk kez olmak üzere 5 lisans ve tamamı yeni 12 ön lisans programı açılmasına karar verdik.” ifadesini kullandı. Özvar, program sayısının artacağını belirtti.
Halihazırda farklı devlet ve vakıf üniversitelerinde bulunan “Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri”, “Yazılım Geliştirme” ve “Bilgi Güvenliği Teknolojisi” bölümlerinin farklı üniversitelerde de açılmasını karara bağladıklarını anlatan Özvar, bunlara ilaveten 2 yeni lisans programının açılmasına karar verdiklerini belirtti.
Lisans seviyesinde açılması planlanan yeni bölümlerin “Veri Bilimi ve Analitiği” ile “Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi” olduğunu açıklayan Özvar, lisans ve ön lisans programlarının açılacağı üniversiteleri ise şöyle sıraladı:
“Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Trakya Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi.”
Ön lisans programları
Özvar, tamamı yeni açılacak 12 ön lisans programını şöyle anlattı:
“Yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği, dijital dönüşüm elektroniği, robotik ve yapay zeka, oyun geliştirme ve programlama, bulut bilişim operatörlüğü, imalat yürütme sistemleri, kurumsal bilişim uzmanlığı, insansız araç teknikerliği, ön-yüz yazılım geliştirme, arka-yüz yazılım geliştirme.”
“Öğrenciler, başka bir üniversite öğretim üyesinden de ders alabilecek”
Özvar, programların bir kısmında ilk kez, müfredatta yer alan ve seçilecek derslerin büyük üniversitelerin öğretim üyelerince çevrim içi ve senkron biçiminde verileceğini bildirdi.
Böylelikle programların açılacağı üniversitelerin öğrencilerinin başka bir üniversite öğretim üyesinden de ders alabileceğini bildiren Özvar, şöyle konuştu:
“Ayrıca sektör temsilcilerinin de katkı vereceği bu programlardan azami fayda sağlamak istiyoruz. Açılacak yeni programlarda kalite güvencesinin sağlanması en önemli gündem maddemizdir. Bilişim ve yapay zeka alanında uzman hocalarımız ile ilgili sektör temsilcilerinin katkıları yeni programlarımızın müfredatlarının niteliklerini yükseltecektir.”
“Ortak müfredatı belirlemiş olduk”
Erol Özvar, tüm bu programların hangi üniversitede açılmasına ilişkin karar verirken pek çok hususu göz önünde bulundurduklarını belirterek, önce bünyesinde bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği gibi lisans programları ile bilgisayar programcılığı, web tasarımı ve kodlama gibi ön lisans programları olan üniversiteleri belirlediklerini bildirdi.
Çalışma grubu marifetiyle açılmasına karar verilen 12 ön lisans programındaki derslerin belirlendiğini ifade eden Özvar, “Böylece ortak müfredatı belirlemiş olduk. Lisans bölümlerinin zaten bir kısmı hali hazırda mevcut olduğu için bir müfredatları var. Böyle de olsa lisans bölümleri için de ortak olarak ders listesinin belirlenmesini ve ortak müfredatın takip edilmesini arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özvar’ın konuşmasının ardından Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu da konuyla ilgili sunum yaptı.
Toplantıya, Özvar’ın yanı sıra yeni program ve bölümlerin açılacağı 20 üniversite rektörü ile Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Hüseyin Karaman da katıldı.
]]>
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde başarılar elde etmeye başlayan Türkiye’nin, bu alanda en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geldiğini söyledi.
Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı’na katılan Özvar, yaptığı konuşmada, üniversiteleri ziyaret etmeyi, akademisyenlerle bir araya gelerek YÖK’ün yüksek öğretime dair perspektifini paylaşmayı ve üniversiteler hakkında bilgi almayı önemsediklerini ifade etti.
Türkiye’nin son yıllarda yüksek öğretimde oldukça iyi bir seviyeye ulaştığını dile getiren Özvar, “Türkiye son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde önemli başarılar elde etmeye başlamış ülkelerden bir tanesi. Bu bakımdan dünyada yüksek öğretime en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. Bu yatırımlarla Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarları, hükümetleri döneminde yeni üniversitelerin açılması, altyapının sağlamlaştırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli beşeri sermayenin artması gibi pek çok alanda önemli gelişmeler kaydedildi.” diye konuştu.
Özvar, tüm dünyada yüksek öğretime erişmek isteyen genç nüfusta büyük bir artışın olduğuna dikkati çekerek, bununla birlikte üniversitelerin de değişim yaşadığını, toplumun geniş kesimlerine hizmet veren bir kimlik kazandığını vurguladı.
“Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır”
Türkiye’de de üniversitelerin artmasıyla bu küresel eğilimin yakalandığını anlatan Özvar, üniversitelerin kalitesi, akademisyenlerin, öğrencilerin süreci, yatırımların karşılığının alınması gibi tartışmaların Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yaşandığını kaydetti.
Çin’in son 30 yılda yüksek öğretim kurumlarını en çok artıran ülkelerin başında geldiğine işaret eden Özvar, “Üniversite öğrenci sayısını da 20 senede 4,5 kat artırıyor. Bu artışın, yatırımın üniversitelere biçilen misyon ve rolle alakalı olduğu söylenebilir. Türkiye de üniversite ve öğrenci sayılarındaki artış ile başarı arasında ilişkiyi muhafaza eden ülkelerden bir tanesidir. Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır.” ifadelerini kullandı.
Özvar, yüksek öğretim alanındaki gelişmelerin ve çalışmaların üniversitelere de yeni misyonlar ile görevler kazandırdığını aktardı.
“Bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez”
Son yıllarda üniversitelerin uluslararası hale geldiğini hatırlatan Özvar, şöyle konuştu:
“Bugün itibarıyla Türk üniversitelerinin bünyesinde bulundurduğu, liderlik, rehberlik yaptığı uluslararası öğrenci sayıları önemli bir düzeye gelmiştir. Bugün dünyanın ilk 10 ülkesi arasında, Avrupa’da ilk 5’tedir. Her ne kadar son zamanlarda bir yabancı düşmanlığı çıkartılmak istense de bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez. Bu topraklar GDO’lu tohumlara yabancıdır. Doğru da bulmayız bunu. Türkiye’nin çıkarlarını doğrudan suikast eden bir yaklaşım olarak buluruz. Bunu asla tartışmayız. Bu dışarıdan beslenen, finanse edilen bir akımdır. Asla sıcak bakmıyoruz. Üniversitelerimizde bu tür şeyler yoktur. Yapanlara da müsamaha gösterilmesini istemiyoruz.”
Özvar, Akdeniz Üniversitesinin akademik üretkenlik, uluslararası yayın ve öğretim üyelerinin ortaya koyduğu eserler bakımından önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğinin altını çizdi.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise üniversite de yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Göreve geldiği günden bu yana araştırma üniversitesi olma hedefiyle çalıştıklarını anlatan Özkan, Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programı’na dahil edilme sevincini yaşadıklarını söyledi.
Toplantının sonunda Özvar, öğretim üyelerinin sorularını yanıtladı.
]]>
Formülü casusluk faaliyetleriyle yurt dışına taşınması nedeniyle “efsane renk” olarak bilinen “Edirne kırmızısı” ve kentin değerlerinden “Edirne gülü” ile ilgili Trakya Üniversitesi (TÜ) bünyesinde araştırma merkezi kurulacak.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TÜ Balkan Kongre Merkezi’nde akademisyenlerin baskı resim sergisinin açılışını yaptı.
Ardından üniversitenin öğrenci topluluklarının stantlarını gezerek bilgi alan Özvar’a, bir öğrenci tarafından Kazakistan’ın milli kıyafeti giydirildi.
Formülü casusluk faaliyetleriyle yurt dışına taşınması nedeniyle “efsane renk” olarak bilinen Edirne kırmızısı standını da ziyaret eden Özvar, renkle ilgili çalışmalar yapan akademisyenlerden bilgi aldı, ürün örneklerini inceledi.
“Çalışmalar daha kaliteli hale gelecek”
Özvar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ankara’daki çalışmaları ve Edirne’deki gözlemlerinin, TÜ’nün daha geniş bir coğrafyaya hizmet edebileceğini gösterdiğini, Edirne kırmızısının bu alanlardan biri olduğunu dile getirdi.
Üniversitenin bu çalışmaları üst lige çıkartmasını arzu ettiklerini ifade eden Özvar, şunları kaydetti:
“Bu amaçla rektörümüz Erhan Tabakoğlu Bey ile yaptığımız müzakerelerde Edirne kırmızısıyla ilgili olmak üzere bir araştırma ve uygulama merkezinin kurulmasını ve bu merkezde çok farklı alanlardan gelen bilim insanlarını bir araya toplamak suretiyle tekstil, sanayi, kimya, sağlık ve diğer alanlarda Edirne kırmızısını dünyaya ve ülkemize tanıtmasını arzu ediyoruz. İnanıyorum ki kuracağımız bu araştırma ve uygulama merkeziyle Edirne kırmızısı üzerine yapılan çalışmalar çok daha kaliteli hale gelecek.”
“Edirne gülü” için de merkez kurulacak
Özvar, Edirne kırmızısının yanı sıra Edirne gülü üzerine de bir araştırma ve uygulama merkezi kuracaklarını, merkezin gülün yetiştirilmesi, ürün elde edilmesi ve bu ürünlerin sanayiye kazandırılması gibi bir amaçla ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
TÜ’nün yeni yollar, yeni araştırma alanları üzerinde uzmanlaşarak yükseköğretim ile bilim ve teknoloji kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyleyen Özvar, “Bu yıl içerisinde inşallah TÜ başvuruda bulunmak suretiyle araştırma uygulama merkezlerini kurma teklifini Yükseköğretim Kuruluna iletecek. Kurul da inşallah belirli bir bütçeyle desteklenen bu tekliflerin hayata geçmesi, yani merkezlerin kuruluşunu onaylamak suretiyle Edirne’de faaliyete geçmesini temin edecek.” şeklinde konuştu.
“TÜ’nün ortaya koyduğu sağlık hizmetleri Türkiye’yi aşacaktır”
Özvar, TÜ’nün ortaya koyduğu hizmetlerle Türkiye’yi aşan bir etkisinin olduğunu söyledi.
Üniversitenin mücavir ülkelerdeki üniversitelerle olan işbirlikleri bakımından da çok aktif olduğunu belirten Özvar, “Biz Yükseköğretim Kurulu olarak TÜ’nün bundan sonra sözünü ettiğimiz alanlarda daha büyük hizmetler gerçekleştirebilmesi adına büyük yatırımlara sahne ve konu olmasını arzu ediyoruz.” dedi.
TÜ’nün 1000 yataklı hastanesiyle, iş üniteleriyle, diğer sağlık hizmetleriyle Balkanlar’ın en büyük sağlık merkezi haline gelebileceğine inandıklarını ifade eden Özvar, bu konuda başta Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklarının desteğiyle TÜ’nün ortaya koyduğu sağlık hizmetlerinin Türkiye’yi aşacağına işaret etti.
Programa AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
“Edirne kırmızısı” ve “Edirne gülü” hakkında
Dünya tekstil sanayisinde önemli yere sahip “Edirne kırmızısı”, 15. yüzyılda şehirde kök boya olarak üretildi. Tuğla kırmızısının daha parlağı olarak nitelenen rengi bulan ve adına “Edirne kırmızısı” diyen iki boya ustasının formülü, casusluk yöntemleriyle Edirne’den Avrupa’ya taşındı. Formül bir süre sonra Fransa’da üretilerek Avrupa’daki tekstil sanayisinde yaygınlaştı.
Fransa’da 1740’lı yıllarda üretildikten sonra “Rouge d’Adrinople” (Edirne kırmızısı) adıyla sektörde kullanılan renk, özellikle tekstil alanında önemli yer buldu. Edirne’de de tarihi yapıların süslemelerinde ve şehrin geleneksel el sanatlarında tercih edilen renk, aradan geçen süreçte unutulmaya yüz tuttu.
Doğduğu topraklara yeniden getirilen rengin popülerliğini artırmak için kentte çalışmalar yapılıyor.
Tarihi kaynaklarda “Edirne gülü”, yağ gülü, damla gülü, iyi gül, pembe gül, adlarıyla anılıyor. Çiçek sapının çıplak olması nedeniyle diğer güllerden ayrılan bir dalda 12 çiçek veren Edirne gülü yaprakları yüksek oranda uçucu yağ taşır.
Edirne gülünün bir Türk tüccar tarafından 17. yüzyıl sonunda Bulgaristan’a götürülmesi sonrası Kızanlık kentinde gül bahçeleri oluşturuldu.
Osmanlı-Rus savaşı nedeniyle Bulgaristan’ı terk eden Türkler yanlarında götürdükleri gül fideleriyle iskan edildikleri Bursa, İzmir, Isparta, Burdur’da gül bahçeleri kurup gülcülük yaptı.
Halen Isparta ve Burdur’da yapılmakta olan gül suyu ve gülcülük Edirne-Kızanlık gülcülüğünün devamı olarak bilinir.
]]>
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını desteklediklerini söyledi.
Özvar, Trakya Üniversitesinin ev sahipliğindeki Trakya Üniversiteler Birliği’nin 22. Üst Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, birliğin, Trakya’da yüksek öğretimin kalitesini arttırmak ve Balkanlarla yüksek öğretime dair ilişkileri güçlendirmek hedefiyle çalıştığını ifade etti.
YÖK olarak üniversitelerin kendi aralarında tatlı bir rekabet ve işbirliği içerisinde olmalarını fevkalade önemli bulduklarını belirten Özvar, “Rekabetin, işbirliğiyle birlikte yürümüş olması üniversitelerimizin eğitim öğretim kalitesine, akademik faaliyetlerin üretkenliğine fevkalade önemli katkı veriyor. Bu bakımdan tatlı rekabetle birlikte çalışmak, birlikte yürümek en az rekabet kadar önemli. Bu bakımdan üniversitelerimizin bu birliklerini, Yükseköğretim Kurulu olarak desteklediğimizi paylaşmak isterim.” dedi.
Özvar, Trakya Üniversiteler Birliği’nin, YÖK’ün temel amaçları arasında yer alan uluslararasılaşmaya önemli katkı verdiğini dile getirdi.
Başta Trakya Üniversitesi olmak üzere diğer üye üniversitelerinin özellikle Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle olan münasebetlerinin takdire şayan bir seviyede olduğunu ifade eden Özvar, “Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova gibi ülkelerle Bosna, Hırvatistan, hatta Sırbistan’ı dahi içine katmak suretiyle bu coğrafyada bulunan komşu ve dost ülkelerin üniversiteleriyle üniversitelerimizin fevkalade güzel ilişkileri bulunmaktadır. Biz birlik üyesi üniversitelerimizin bilhassa Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle daha sıkı iş birlikleri kurmalarını arzu ediyoruz. Başta sağlık olmak üzere bilişim ve mühendislik alanında bu coğrafyanın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği yapmalarını teşvik ediyoruz.” diye konuştu.
Özvar, üniversitelerin sağlık, bilişim ve mühendislik alanında Balkan üniversiteleriyle ortak çalışmalar ortaya koyması için her türlü idari ve kurumsal desteği vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Türk üniversitelerinin son yıllarda uluslararası çevrelerde daha tanınır, daha görünür hale gelmeye başladığını belirten Özvar, şunları kaydetti:
“Üniversitelerimizin öncelikle yakın coğrafyamızda, sonra giderek uzaklaşan bir coğrafi alanda daha da tanınır hale gelmesini arzu ediyoruz. Bilhassa Balkan coğrafyasından bu bölgelere daha fazla sayıda öğrencinin gelerek burada eğitim almasını, yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla alakalı olmak üzere almış olduğumuz bazı tedbirleri uygulamaya koymuş olduğumuzu da sizlerle paylaşıyorum. Yükseköğretim, ülkemizin en önemli alanlarından bir tanesidir. Üniversitelerimiz bu alanda devletimize ve ülkemize hizmet etmektedir. İnşallah bundan sonra da bu hizmetlerin devam edeceğine inanıyoruz. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını görüyoruz ve bunu destekliyoruz. Bundan sonra da bilim diplomasisi alanında üzerimize düşen bütün görevleri bugüne kadar yerine getirdiğimiz gibi bundan sonra da getireceğimizi sizlerle paylaşıyorum.”
Özvar, üniversitelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin bilim diplomasisini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan kurumların başında geldiğini vurguladı.
Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Şengörür ve üniversitelerin rektör yardımcıları katıldı.
Programın ardından Özvar, Trakya Üniversitesi Senato toplantısına katıldı.
]]>