Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, Diyarbakır’ın uzun süredir çözülmesi gereken iki önemli sorunu olduğunu belirterek bunlardan birinin ulaşım, diğerinin ise yapılarla ilgili sorun olduğunu söyledi. Ulaşım sorununu birbiriyle kesişen 4 hatlı Diyarray projesiyle çözeceklerini ifade eden Bilden, kentin yapısal sorununu da dirençli kent projesiyle çözüme kavuşturacaklarını ifade etti.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, seçim çalışmaları çerçevesinde Çarıklı beldesinde esnaf ziyareti gerçekleştirerek vatandaşlarla bir araya geldi. Beldede bulunan Şeyh Hacı Ramazan dergahına da bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, bir konuşma yaparak Diyarbakır’ın sorunlarına ve çözüm için projelerine değindi. Diyarbakır’ın uzun süredir çözülmesi gereken iki önemli sorunu olduğunu aktaran Halis Bilden, “Bizim Diyarbakır’ımızın uzun süredir çözülmesi gereken sorunları var, bunların başında ulaşımla ilgili sorun geliyor, sonra ikinci büyük problem de yapılarımızdaki sorunlardır, yani kentsel dönüşüm ve dirençli kentler dediğimiz projeyi uygulayacağız. Son 15-20 yıldır yapılan yapılarda çok bir sorun yok, özellikle Huzurevleri Kayapınar tarafında yapılan yapılarda bir sorun yok, tekniğine uygun da yapılmış, oranın da zemini zaten bazalt, genelde de o binalar temellerini bazalta kadar indirmişler, bu son depremde de onu gördük Allah’a şükür oralarda bir sorun oluşmadı. Ama Şehitlik, Bağlar, Huzurevleri’nin bir kısmı, Dicle Mahallesi, Seyrantepe’nin sağlı sollu bazı yerleri, Kaynartepe, bizim 8-10 tane lokasyonumuz var hepsini tespit ettik. ve bizim orada en büyük felsefemiz mülk sahipliğine çok dikkat edeceğiz, tek bir vatandaşımızı bile mağdur etmeyeceğiz. Birinci hareket noktamız bu, orada bir kardeşimiz diyelim ki gecekondu satın almış yada gecekondu yapmış 40 yıl önce, biz ona bakmayacağız. Kaç metrekarelik bir evi var, 80 metrekarelik bir evi var, ama biraz derme çatma ama depreme dayanıklı değil ama kafasını koyduğu bir evi var, biz 80 metrekareden aşağı olmamak kaydıyla ama dirençli, 8-10 şiddetinde depremler olsa bile zarar vermeyecek, teknik projeye dayalı, içinde parkı, okulu, sağlık ocağı, camisi gibi komple sosyal donatı alanlarıyla biz onları modern şehirlere dönüştüreceğiz” diye konuştu.
“Ulaşım sorununu Diyarray projesiyle çözeceğiz”
Ulaşım sorununun çözülememiş en büyük sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, projelendirdiği 4 hatlı Diyarray projesiyle çözüme kavuşturacaklarını aktararak projenin detayları ile ilgili şunları söyledi:
“Ulaşımla ilgili bir raylı sistem yani Diyarray diye, nasıl ki İstanbul’da Marmaray varsa Diyarbakır’da da Diyarray olacak. Dağkapı’yı merkez yapacağız, oradan çiftkapı, vilayet, ofis, koşuyolu, oradan tesisler, dünya kavşağı ve oradan da araştırma hastanesine kadar gidecek, birinci hattımız bu. İkinci hattımız, tesislerden Şanlıurfa yoluna paralel Oğlaklı’ya kadar götüreceğiz, çünkü orada çok büyük deprem konutları yapılıyor, 25-30 bin konut yapılıyor ve iki yıla kadar 100 binin üzerinde bir nüfusun olduğu uydu kent olacak. Benim hayalimdeki yeni yapılanmalar da bu zaten, ikinci kolu oraya uzatacağız. Üçüncü kolu da tesislerden bu defa tam tersi yönü olan Silvan yolundan Seyrantepe kavşağı, oradan Silvan yolunu takiben üniversite köprüsünden Dicle Üniversitesi’ne götüreceğiz. Dördüncü ve en önemli olanı da Ergani’den Bismil’e giden ve ta Abdülhamit Han hazretleri zamanında yapılmış bir tren hattımız var, o tren hattında da günde 4 yada 5 tane tren geçiyor, onlar seyri seferlerine devam edecekler, biz burayı da dördüncü hat olarak Diyarray’a entegre edeceğiz. Dolayısıyla toplu ulaşım araçlarını kullanan Diyarbakır nüfusunun dörtte birinin Diyarray’la taşınmasını sağlamış olacağız”. – DİYARBAKIR
]]>
Karadeniz Gazı’nın karaya çıktığı Filyos Limanı deniz ticaretine de açılacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu;
“İki yıllık bir periyot içerisinde Filyos Limanı’nı deniz ticaretinde kullanılabilir şekle getireceğiz”
“Demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız”
KARABÜK – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanmasıyla bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin başladığını ve limanın sadece enerji sektöründe değil, genel ticaret ve lojistikte de kritik bir rol oynayacağını belirtti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanmasıyla bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin başladığını ve limanın sadece enerji sektöründe değil, genel ticaret ve lojistikte de kritik bir rol oynayacağını belirtti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.” – KARABÜK
]]>
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasının ardından gözaltına alınanların sayısının 9’a yükseldiğini; adli ve idari soruşturmaların derinleştirilerek sürdüğünü belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, kuvvetler ayrılığı ilkesinin terk edildiğini, Cumhur İttifakı’nın Anayasa Mahkemesi kararlarını hükümsüz kılmaya çalıştığını öne sürdü.
Kadroya alınan taşeron işçilerin meslek kodlarıyla ilgili sorunlar yaşandığını dile getiren Kaya, bu durumda olanların görevleri olmayan yerlerde istihdam edildiğini söyledi. Bülent Kaya, tayin başvurularının cevapsız bırakıldığını ve aile bütünlüğünün bozulduğunu dile getirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasını hatırlatarak, bazı illerde siyanürle maden arama faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti. Erhan Usta, hükümetin doğayı, çevreyi zehirlemekten vazgeçmediğini savundu.
Maden firmalarının denetlenmesini isteyen Usta, “Siyanür, sülfürik asit ve onlarca kanserojen madde içeren atıkların ülkemize ve doğamıza, insanlarımıza zarar vermesine müsaade etmeyin. Konunun takipçisi olmaya, maden işçilerimizin, bölge halkının ve gelecek nesillerin huzur ve refahı için konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Kürt sorunundaki çözümsüzlük kader değildir. 2013-2015 yılları arasındaki çözüm ve müzakere süreci bunu bize çok açık ve net gösterdi. O dönem olan iradenin doğru olduğunu, bu deneyimden yola çıkarak orada yapılan hataları görerek ve telafi ederek yeni bir sürecin başlamasının tam da zamanı olduğunu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
“Türkiye için büyük acı kaynağıdır”
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, maden ocağında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalanların halen kurtarılamadığını hatırlattı. Günaydın, “Bu Türkiye için büyük acı kaynağıdır. TBMM’nin de bu acıyı hissetmesi ve muhalefet partileriyle iktidarın bu konuyu ele alması hayatın olağan akışına uygundur.” değerlendirmesinde bulundu.
Meclis’te Araştırma Komisyonu kurulduğunu anımsatan Günaydın, iktidarın ve muhalefetin bu konunun üzerine gitmesi gerektiğini vurguladı. Gökhan Günaydın, şöyle devam etti:
“Oradaki saha görevlilerini gözaltına alarak, tutuklayarak bu meselenin altından kimse çıkamaz. Orada, AKP’nin 21 yıldır uyguladığı madencilik politikası sorgulanacaktır. Orada, bu madenlerin gizli açık ortakları kim, onlar sorgulanacaktır. Orada, helikopterlerle yurt dışına kaçırılan altının miktarı sorgulanacaktır. Orada, çıkarılan altının yüzde 98’i neden yabancılara peşkeş çekiliyor, bunlar sorgulanacaktır. Rapor ortaya çıktığında, bugün bu facianın yalnızca bir doğa olayı, madencilik faciasından öte aynı zamanda ekolojik ve iktisadi yıkım olduğunun farkına varacağız.”
Kanal İstanbul Projesi’ni eleştiren Günaydın, iktidarın 2011’den bugüne kadar projeyi gündem yaptığını, ancak adım atmadığını belirtti.
“Konu derinlemesine değerlendirilecektir”
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasının ardından arama ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü anımsattı. İlgili bakanların bölgede bulunduğunu aktaran Gül, şunları kaydetti:
“Gözaltına alınanların sayısı 9’a yükselmiş durumda. Adli ve idari soruşturmalar derinleştirilerek devam etmektedir. Sorumluluğu, ihmali olanların adalet önünde en ağır şekilde hesap vereceğine olan inancımız tamdır. Dün de Gazi Meclisimizde tüm siyasi partiler olarak ortak komisyon kurduk. Milletimizin değerli vekilleri tarafından da bu konu derinlemesine değerlendirilecektir. Yerinde incelemeler yapılacaktır.”
Seçim beyannamesindeki vaatleri gerçekleştirmeye devam ettiklerini dile getiren Gül, Aile ve Gençlik Fonu’na ilk başvuruların alınmaya başlandığını belirtti. ???????Abdulhamit Gül, gençlerin yanında olmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
]]>
İstanbul Ticaret Odası çalışma toplantısına katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde yaşanan toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, ‘Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz diye konuştu.
‘TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR
Bakan Özhaseki, ‘Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız ifadelerini kullandı.
]]>
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>
GAZİANTEP’in Nurdağı ilçesinde yaşadıkları 6 Şubat 2023 depreminin ardından evlerini kaybeden öğretmenler Ahmet Çiçekdağ (42) ve eşi Derya Çiçekdağ’ın (39) yolu, Hatay’ın Antakya ilçesinden gelen öğretmen Özlem Bakbak (40) ile, İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda kesişti. Deprem nedeniyle yaşadığı şehri değiştirmek zorunda kalan depremzede öğretmenler, öğrencilerinin desteğiyle acılarını hafifletiyor.
İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda görev yapan İngilizce öğretmeni Derya Çiçekdağ, Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ ve Müdür Yardımcısı Özlem Bakbak, 6 Şubat depremi nedeniyle yaşadıkları şehirleri bırakmak zorunda kaldı. Geçen ekim ayında İzmir’e tayin olduklarını anlatan 1 çocuk annesi Derya Çiçekdağ, 14 yıl görev yaptığı Gaziantep’i çok zor terk ettiklerini belirterek yaşadıkları travmayı bir türlü atlatamadıklarının söyledi. Gaziantep’i memleketi gibi hissettiğini anlatan Çiçekdağ, Nurdağı’nda markete gittiğimde cüzdanım bile olmasa sözüm yeterdi. Bir gece yattık, hepsini kaybettik. Sabah evimizin duvarları yıkılmıştı. Beni kedim uyandırdı. O olmasaydı gardırop üzerimize düşmüş olacaktı. O zaman kızım 8 aylıktı. Görümcem de bizimle kalıyordu. Evin duvarı ikiye ayrılmıştı. İçeri bir ışık geliyordu. Sadece bunu hatırlıyorum. Çocuğumu kucağıma alıp göğsüme yasladım. Eşim ‘korkma çıkacağız’ diye bağırıyordu. Ben de ‘ölümüz aynı yerden çıksın’ bari diye onu yanıma çağırdım. Apartman bir anda öne doğru eğildi. ‘Ahmet beşinci kattan düşüyoruz’ deyince eşim kapıyı zorlamayı bırakıp bize doğru koştu. Elimden tutup beni çekti. Kapıyı kırıp, dışarı çıktık ama deprem hala devam ediyordu. Kedimi kaybettim. Yan komşum ‘Ev yıkılıyor, bırak kediyi’ dedi. Üzerimdeki battaniyeyi alıp çıktım. Başka hiçbir şey alamadım. Çocuğum kucağımdaydı dışarısı mahşer alanı gibiydi. Yan duvarlardan betonlar üzerimize düşüyordu. Ama hiçbiri üzerimize denk gelmedi diye konuştu.
‘ÖĞRENCİLERİMİN DESTEĞİYLE ZOR ZAMANLARI ATLATTIM’
Nurdağı’ndan çok zor ayrıldıklarını ancak çocuklarını düşünmek zorunda kaldıklarını dile getiren Derya Çiçekdağ, kayıplarının acısını Menderes’teki öğrencilerinin desteğiyle unutmaya çalıştığını dile getirip şöyle devam etti Depremden sonra orada çalışan arkadaşlarımızla ‘Hiçbir yere gitmiyoruz, Nurdağı’nı yine Nurdağı yapacağız’ dedik. Sonra ölüm haberleri gelmeye başladı. Depremde, birçok öğretmen arkadaşımı kaybettim. 25 günlük bebeği olan ve çocuklarımızı birlikte büyüteceğiz, dediğim arkadaşlarımı kaybettim. Kasabımı, manavımı herkesi kaybettim. Orada artık bizi tanıyan kimse kalmadı. Yine de ‘Tayin istemeyeceğiz’ dedik ama duracak yer yoktu. Konteynerler ve çadırlar vardı. Az hasarlı bir ev tutup orada kaldık. Küçük çocuğum vardı ve psikolojim bozulmuştu. Eşimle Gaziantep’ten ayrılıp, iyileştikten sonra tekrar dönmeye karar verdik. İlk buraya geldiğimde, çocuklara ‘Yüzünüze baktığımda bazılarınız bana vefat eden öğrencilerimi hatırlatıyor. İçim ağlasa da sizlerle iyi olacağımı düşünüyorum, buraya yaralarımı sizlerle sarmaya geldim. Oradaki çocuklarla yaralarımı saramıyordum. Çünkü her biri ya annesini ya babasını ya da kardeşlerini kaybetmişti. Birbirimize bakıp ağlıyor, ders işleyemiyorduk. Oraya yeni öğretmenler atandı. İzmir’deki öğrencilerime ‘Oraya giden öğretmenler onların yarasını saracak, burada ise sizler benim yaramı saracaksınız’ dedim. Bana her zaman yanımda olacaklarını söylediler. Öğrencilerimin desteğiyle zor zamanları atlattım dedi.
‘KESİN BİR GÜN GAZİANTEP’E DÖNERİZ’
Meslekte 13’üncü yılını geride bıraktığını anlatan Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ, canlarını, hayallerini ve umutlarını kaybettiklerini belirtip Deprem sırasında ilk uyandığımda eşimle birbirimizin elini tuttuk. Sarsıntı şiddetlendi sonra durdu. Sonrasın da asıl daha büyüğü başladı. Dolaplar devrildi, ışıklar kesildi. Eşim yataktan düştü, çocuk düştü. Ben de hep bir umut ile ‘Dur kurtulacağız’ dedim. Duvarlar devrildi kolonlar yıkılmadığı için kurtulduk. Aşağıda bir curcuna vardı. Mahşeri yaşadık diye konuştu. Oradan kopup tam anlamıyla buraya adapte olamadıklarını da kaydeden Çiçekdağ şunları söyledi Biz, halen kendimizi orada görüyoruz. Çocuklara bakıyoruz, kaybettiklerimiz geliyor gözümüzün önüne. Aynı isimler onları hatırlatıyor. Şu an ‘Kesin bir gün Gaziantep’e döneriz’, diye düşünüyorum ama şartlar gösterecek. Oradan gelirken de hiç kolay olmadı. Mecbur kaldık. Ortaokul öğrencileri bize destek sağladı. Hepsi samimi. Bazıları sadece benimle şakalaşıp, beni rahatlatmaya çalıştı. Biz kendi içimizde o kadar büyük bir felaketi yaşadık ki çoğu zaman bir şey göremedik. Gülüyoruz ama eski gülmelerimiz kalmadı dedi.
Şimdi bile öğrenciler sıra taşırken yaşanan sarsıntı nedeniyle deprem olduğunu zannedip, irkildiğini, bacaklarını boşaldığını belirtip, kendisini öğrencilerinin sakinleştirdiğini anlattı.
‘SALLANTIDAN AYAKTA DURAMIYORDUK’
Hatay’ın Antakya ilçesinde bulunan Şehit İlker Uylaş İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yaparken depremi yaşayan 18 yıllık öğretmen Özlem Bakbak da depremden sonra Çileme İlkokulu’nda müdür yardımcılığı yapmaya başladı. 15 yaşındaki Utku ve 12 yaşındaki Asya Dila’nın annesi Özlem Bakbak, o geceyi Korkunç bir geceydi. Kayıplarımız oldu. 14 katlı bir apartmana 1,5 yıl önce taşınmıştık. Evin kredisini ödüyorduk. Her şey güzel gidiyordu. Gece sarsıntıyla uyandık. Koridora çıktık, dolap yatağa devrildi. Asma tavanlar dökülmeye başladı. 8’inci kattaydık. Sallantıdan ayakta duramıyorduk. Toz dumanın arasında kaldık. Dışarda şiddetli yağmur vardı. 3 gün arabada kaldık. Daha sonra Antakya’dan çıktık. İki araba 4 aile Ankara’ya gittik. İlk günden marketler yağmalandı. Yol kenarında üstü poşetlerle örtülü cesetler vardı diye anlattı.
Ankara’da bir hafta kaldıklarını belirten Bakbak, Kayınvalidem İzmir Menderes’te oturuyordu. Buraya geldik. Antakya’da doğdum. Üniversiteyi dahi orada okudum. Oradaki insanların şimdi de yardıma ihtiyacı var. Depremden bir ay sonra gidip özel eşyalarımı almak istedim. Ama bina çok kötü durumdaydı. Çok azını alabildik. 10 gün çadırda kaldık. Şimdi yardımlar da azaldı. 3 ay önce binamız yıkıldı? ifadelerini kullandı.
‘ÖĞRENCİLER ARASINDA MEKTUP ARKADAŞLIĞI BAŞLATTIK’
Çileme İlkokulu ile Şehit İlker Uylaş İlkokulu öğrencileri arasında mektup arkadaşlığı projesini başlatan Bakbak şunları anlattı Benim öğrencilerim şu an ikinci sınıfta orda. Mektup arkadaşlığı başlattık. Onlar tek tek bize mektup yazdı biz de onlara yazdık. Bunu Deniz Yıldızı Projesi’ne çevirelim diye düşündük. 1 haftalığına onları İzmir’e davet ettik. Ancak kış mevsimi nedeniyle ileri bir tarihe erteledik. Mektuplarda çok güzel duygular var. Kaldıkları yerleri anlatmışlar. Kampta, çadırda kalanlar var. Mektupları okurken duygulandık. Ama bir nebze de olsa onlara destek olmak istedik. (DHA)
]]>