Kudret Y, ihbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Kudret Y’nin cenazesi, Gölyaka Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede Demirdelen’in hayatını kaybettiği belirlendi.

Cenaze, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Polisin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1990’lı yılların ünlü dizisi ‘Sahil Güvenlik’te (Baywatch) David Hasselhoff, Pamela Anderson ve Carmen Electra gibi yıldızlarla birlikte rol alan ve dizideki cankurtaran rolüyle hafızalara kazınan Newman, Parkinson hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda etti.
Newman, kendisine ilk kez Parkinson teşhisi konulduğunda 50 yaşındaydı. 18 yıldır hastalıkla mücadele eden oyuncu, gerçek hayatta cankurtaran olarak çalışan tek ‘Sahil Güvenlik’ oyuncusuydu.
11 sezon boyunca devam eden ve 2001’de final yapan dizi, Los Angeles sahillerinde devriye gezen cankurtaran ekibinin başından geçen olayları konu ediniyordu.
REKLAM
Dizinin 150 bölümünde yer alan Newman, aynı zamanda ‘Sahil Güvenlik’te oynadığı sırada tam zamanlı bir itfaiyeciydi.
‘Baywatch: Moment in the Sun’ adlı belgeselde Newman’ın Parkinson hastalığıyla mücadelesinden bahsedilmişti.

“HASTALIK BANA BİLGELİK KAZANDIRDI”
Ağustos ayında People’a konuşan Newman, “Bu ölümcül hastalık bana düşünmek için çok fazla zaman verdi. Belki de bunu istemiyordum ama bana bilgelik kazandırdı” demişti.
“Vücudum o kadar yavaş değişiyor ki, bunu neredeyse hiç fark etmiyorum” diyen oyuncu, “Parkinson’un artık hayatımın merkezi haline geldiğini kendime sürekli hatırlatıyorum” diye eklemişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oyuncu, Fransız sinemasının altın çağının yıldızı olarak tanınıyordu. ‘The Samurai’ ve ‘Borsalino’ gibi ünlü filmlerdeki sert adam kişiliğiyle beyazperdede tanındı.
Sanatçının üç çocuğu adına yapılan açıklamada, babalarının hastalıkla mücadelesinin ardından öldüğü bildirildi.
Açıklamada, “Alain Fabien, Anouchka, Anthony ve köpeği Loubo, babalarının vefatını duyurmaktan derin üzüntü duymaktadır. Kendisi Douchy’deki evinde, üç çocuğu ve ailesiyle birlikte huzur içinde hayata gözlerini yumdu” ifadelerine yer verildi.
Aile, mahremiyetlerine saygı gösterilmesi talebinde bulundu.
“FİLMLERİN EN GÜZEL ADAMI”
Oyuncunun sağlığı, 2019’da felç geçirmesinin ardından son yıllarda daha kötüye gitti. Fransız medyasına göre Delon’un açıklanmayan başka bir ciddi rahatsızlığı daha vardı.
Sanatçı, bir zamanlar filmlerin en güzel adamı olarak nitelendiriliyordu.
90’DAN FAZLA FİLMDE OYNADI
Delon, 1960’ların ‘Leopar’ ve ‘Rocco ve Kardeşleri’ gibi hit filmlerinde rol aldı.
1990’lardan itibaren daha az filmde oynamaya başlasa da kariyeri boyunca toplamda 90’dan fazla filmde yer aldı.
8 Kasım 1935 tarihinde dünyaya gelen ve tam adı Alain Fabien Maurice Marcel Delon olan oyuncu, Avrupa sinemasının en önemli oyuncularından biri olarak biliniyor.
Delon, kariyeri boyunca Luchino Visconti, Jean-Luc Godard, Jean-Pierre Melville, Michelangelo Antonioni ve Louis Malle gibi birçok tanınmış yönetmenle çalıştı. 1999’da İsviçre vatandaşlığını aldı.
CANNES’DA ONUR ÖDÜLÜ ALDI
Le Parisian gazetesi Delon’u “sinemanın efsanesi” olarak nitelendirirken, Liberation gazetesi “sinemanın önde gelen isimlerinden, karanlık erkekliğin sembolü, çılgın karizmaya sahip aktör” olarak tanımladı.
Delon’un kameralar karşısına son çıkışı, Mayıs 2019’da Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Onur Ödülü’nü aldığında gerçekleşti. Sanatçı, sinemaya veda ettiği şeklinde yorumlanan duygusal bir konuşma yaptı.
ÇOCUKLARININ KAVGASI MANŞETLERDEYDİ
Son zamanlarda ailesinin miras çekişmesi Fransa’da manşetlere taşınıyordu. Üç çocuğu da karşılıklı şikayetlerini bir dizi hakaret, suçlama, dava ve gizli kayıtla medyaya aktarmıştı. Bu anlaşmazlık, sanatçının tedavisiyle ilgili anlaşmazlıkları da içeriyordu.
Bu yılın nisan ayında mahkeme Delon’u “güçlendirilmiş vasilik” altına aldı. Bu da onun artık varlıklarını yönetme konusunda tam özgürlüğe sahip olmadığı anlamına geliyordu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘Ketaminin akut etkileri’ nedeniyle hayatını kaybettiği tespit edilen Perry’nin vücudunda yüksek oranda bulunan anestezik madde ketamini nasıl elde ettiği araştırılıyor. Oyuncunun ölümüyle bağlantılı olduğu düşünülen iki doktor ve oyuncunun kişisel asistanı da dahil olmak üzere 5 kişinin tutuklandığı, önceki gün açıklandı.
SON SÖZLERİ
Perry’nin ölümüyle ilgili mahkeme kayıtlarından yansıyan son haber, ölmeden hemen önceki sözleriydi. Perry’nin öldüğü gün, uzun süredir kişisel asistanı olan 59 yaşındaki Kenneth Iwamasa’dan üç kez ketamin vermesini istediği öğrenilirken, “Bana yüksek doz ver” sözleriyle daha yüksek doz anestezi maddesi istediği ortaya çıktı.
Mahkeme belgelerine göre, geçen yıl 54 yaşında hayatını kaybeden Perry, Iwamasa’dan ilk ketamin dozunu 28 Ekim sabah saat 8.30’da vermesini istedi. İkinci dozunu yaklaşık dört saat sonra Los Angeles’taki 5,2 milyon dolarlık malikanesinde film izlerken aldı.
Perry daha sonra Iwamasa’dan üçüncü dozunu vermesini ve jakuzisini hazırlamasını istedi. Patronunun sözünü dinledikten sonra Iwamasa, dışarıdaki işlerini yapmak üzere Perry’nin evinden ayrıldı. Eve döndüğünde ünlü oyuncuyu jakuzide ölü olarak buldu.
Ünlü oyuncu aşırı dozdan hayatını kaybetmeden önce depresyon ve anksiyete nedeniyle ketamin infüzyon tedavisi görüyordu, ancak ölümüne yakın dönemde ilacın dozunu yükseltmişti.
Iwamasa’nın mahkemedeki savunmasına göre, asistan, Perry’ye son bir ayında tıbbi olarak hastaların ağrılarından kurtulmasına yardımcı olmak için anestezi amacıyla kullanılan ketamin veriyordu.
Savcılar, 42 yaşındaki Dr. Salvador Plasencia’nın, Perry ile Eylül 2023 sonlarında görüştükten sonra Iwamasa’ya ilacın nasıl uygulanacağını öğrettiğini söyledi.
Perry bir doktor tarafından rutin olarak ketaminle tedavi ediliyor olmasına ve son resmi dozu ölümünden iki hafta önce uygulanmasına rağmen, asistanına ilacı Plasencia’dan ve daha sonra, Erik Fleming adında bir kişiden satın almaya devam etmesi talimatını verdi.
Plascencia’nın Perry’ye daha fazla ketamin sağlamak ve ondan hızlı para kazanmak için 54 yaşındaki Dr. Mark Chavez ile komplo kurduğu iddia edildi. Chavez’e mesaj atarak, “Bu moronun ne kadar ödeyeceğini merak ediyorum” dediği öne sürüldü.
55 BİN DOLAR ÖDEDİ
Perry’nin, ölümüne kadar geçen haftalarda ikiliye ketamin için 55 bin dolar nakit ödediği tahmin ediliyor.
Plasencia, Perry’nin anesteziyle sorunlu ilişkisinin tamamen farkındaydı. Ölümünden günler önce, başka bir kişiye ünlü yıldızın “bağımlılığı nedeniyle kontrolden çıktığını” söylediği iddia edildi.
Ayrıca 12 Ekim’de ünlü oyuncuya anestezi ilacı verirken vücudunun donduğuna ve kan basıncının yükseldiğine tanık oldu. Plasencia, sanatçının, doktorunun resmi tedavisine göre yeni bir doz aldığını biliyordu.
KİTABINDA ANLATTI
Perry, yetişkinlik hayatı boyunca madde bağımlılığıyla mücadele etti ve 2022 tarihli anı kitabında da ketamin kullanımından bahsetti.
İlacın hayatla bağlantısını kesmesine yardımcı olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, bunun kendisine ölüyormuş gibi hissettirdiğini de anlattı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Nusaybin ilçesinde yolun karşısına geçmek isterken TIR’ın altında kalarak hayatını kaybeden Güneş Akad’ın (45) son anları, güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, dün akşam saatlerinde Nusaybin ilçesi Kışla Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Yolun karşısına geçmeye çalışan Güneş Akad isimli kadına, sürücüsünün ismi öğrenilmeyen yabancı plakalı TIR çarptı. Kadın metrelerce savrulurken ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlisinin yaptığı kontrolde Akad’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Akad’ın yolun karşısına geçtiği sırada dönüş yapan TIR’ın altında kaldığı görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Isparta’da bir mermer fabrikasında çalışan Raziye Çelik (27), 10 Ağustos Cumartesi günü rahatsız olduğunu belirterek iş yerinden izin aldı. Ertesi gün Raziye Çelik’e telefonla ulaşamayan yakınları, Çelik’in arkadaşını arayıp evini kontrol etmesini istedi. Aynı gün Raziye Çelik’in evine giden arkadaşı kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımı ile içeri giren ekipler, Çelik’i yerde bilinci kapalı şekilde yatarken buldu. Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi’ne götürülen Çelik, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Öte yandan, Çelik’in ilk belirlemelere göre epilepsi krizi geçirdiği tespit edildi. Kesin ölüm sebebinin ise yapılacak otopsi sonrası belli olacağı bildirildi. – ISPARTA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden Aleksey Navalni’nin cenazesinin Cuma günü Moskova yapılacağı bir sözcüsü tarafından doğrulandı.
Cenaze töreni, Moskova’daki bir kilisede düzenlenen veda töreninin ardından Borisovskoye Mezarlığı’nda yapılacak.
Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya, cenazenin barışçıl bir şekilde yapılıp yapılamayacağını ve polisin katılımcıları gözaltına alıp almayacağını bilmediğini söyledi.
Navalni’nin 16 Şubat’ta cezaevinde rahatsızlanarak aniden hayatını kaybettiği bildirilmişti.
Yıllarca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhalifleri arasında sayılan Navalni’nin ölümünden, eşi Yulia Navalnaya ve birçok dünya lideri Rus devletini sorumlu tutuyor.
Ölüm nedenine ilişkin şimdiye kadar çok az ayrıntı açıklandı.
Rus yetkililer ölümünden sonra 8 gün boyunca Navalni’nin cenazesini annesi Lyudmila’ya teslim etmeyi reddetti.
Geçtiğimiz günlerde Navalni’nin sözcülerinden bir tanesi, annesine üç saat içinde “gizli” bir cenaze töreni yapılmasını kabul etmesinin söylendiğini belirtti.
Aksi takdirde Navalni’nin öldüğü IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisinde defnedileceği söylendi.
Navalni’nin annesi, oğlunun doğal nedenlerle öldüğüne dair bir ölüm belgesi imzalamaya zorlandığını söyledi.
Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Salı günü yaptığı açıklamada cenaze törenini yapmak için bir yer bulmakta zorlandıklarını söyledi.
Yarmysh, bazı yerlerin tamamen dolu olduklarını iddia ettiklerini, diğerlerinin ise etkinliğin kimin için olduğunu öğrendiklerinde reddettiklerini söyledi.
Sosyal medyada yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Konuştuğumuz bir yer, cenaze hizmetleri sağlayan şirketlerin bizimle çalışmasının yasak olduğunu söyledi” dedi.
Navalnaya, AP’de konuştu: ‘Batı’nın stratejisi işe yaramıyor’
Cenaze törenine ilişkin ayrıntılar, Yulia Navalnaya’nın bugün Strazburg’da Avrupa Parlamentosu’nda konuşma yaptığı sırada geldi.
Navalnaya konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’daki “acımasız ve sinsi” savaşını kınadı ve Batı’nın Rusya ile mücadele stratejisinin işe yaramadığını söyledi.
Navalnaya, “Daha öncekilerden hiçbir farkı olmayan yeni bir karar ya da yeni bir dizi yaptırımla Putin’e zarar veremezsiniz” diye konuştu.
Bunun yerine milletvekillerini eşinden ilham almaya çağırdı ve onu “her şey için ama özellikle de siyaset için her zaman yeni fikirleri olan” bir “mucit” olarak nitelendirdi.
Navalnaya, “Sıkıcı olmayı bırakmalısınız” dedi.
Aleksey Navalni’nin kurucusu olduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın Direktörü Ivan Zhdanov, X’te (eski adıyla Twitter) yaptığı paylaşımda, cenazeyi 29 Şubat’ta yapmak istediklerini, ancak “o gün etrafta mezar kazabilecek tek bir kişinin bile olmadığının kısa sürede anlaşıldığını” söyledi.
Zhdanov, bunun nedeninin de Putin’in aynı gün önemli bir konuşma yapacak olması olduğunu ima etti:
“Kremlin, Aleksey’e veda edeceğimiz günde kimsenin Putin’i ve konuşmasını umursamayacağının farkında.”
Zhdanov, insanları “Aleksey’e veda etme şansına sahip olmak için” erken gelmeye teşvik etti.
Sabah yapılacak veda töreninin ardından yerel saatle 14:00’te cenaze töreni ve 16:00’da defin işlemi gerçekleştirilecek.
İnsan hakları grubu OVO-Info’ya göre, Navalni’nin ölümünden bu yana, Rusya genelinde yaklaşık 400 kişi onun için çiçek bıraktıktan sonra gözaltına alındı.
Cenaze törenine de polisin yoğun katılım göstermesi bekleniyor.
Geçtiğimiz günlerde Navalni’nin sağ kolu olarak tanınan araştırmacı gazeteci Maria Pevchikh, ölümünün bir mahkum takasıyla serbest bırakılmak üzere olduğu sırada gerçekleştiğini açıkladı.
]]>
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden Aleksey Navalni’nin cezaevinde rahatsızlanarak hayatını kaybettiğinin bildirilmesinin üzerinden üç gün geçmesine rağmen cesedinin nerede olduğuna dair belirsizlik sürüyor.
Navalni’nin annesinin üç gündür oğlunun cenazesine erişemediği belirtiliyor.
Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Navalni’nin annesinin bugün oğlunun tutulduğu cezaevinin yakınındaki kasabada bulunan morgu ziyaret etmek istediğini ancak girişine izin verilmediğini söyledi.
Onunla birlikte morga giden avukatlardan birinin “dışarı atıldığını” söyleyen Yarmysh, görevlilerin Navalni’nin cesedinin orada olup olmadığı sorusuna yanıt vermediğini belirtti.
Rus cezaevi yetkilileri, Navalni’nin Cuma günü bulunduğu cezaevi tesisinde yürüyüş yaptıktan sonra rahatsızlandığını ve bilincini kaybettiğini, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldüğünü duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, cezaevi yetkililerinin Navalni’nin ölümüyle ilgili tüm incelemeleri yaptığını açıkladı.
Ancak Kira Yarmysh, Navalni’nin ölümünü araştıran komitenin ilgili soruşturmanın genişletildiğini ve ölüm nedeninin hala “bilinmediğini” söylediğini aktardı.
Sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Yalan söylüyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar ve bunu gizlemiyorlar bile” ifadelerini kullandı.
Yarmysh, incelemenin neden geciktiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığını, ne zaman sonuçlanacağının bilinmediğini söylüyor.
Navalni’nin ekibi, Kremlin yetkililerini ölümle ilgili “izleri örtmekle” suçluyor.
Ekip, Navalni’nin bedeninde herhangi bir yaralanma belirtisi olup olmadığını kontrol etmek istiyor.
Navalni üç yıl önce askeri alanda kullanılan bir sinir gazı ile zehirlenmiş, tedavi için yurt dışına gitmesi ise yetkililer tarafından geciktirilmişti.
Nerede tutuluyordu?
47 yaşındaki muhalif lider, 2021’den bu yana Rusya’nın ücra bir bölgesindeki cezaevinde tutuluyordu. Navalni’nin 19 yıllık hapis cezası vardı.
Navalni’nin tutulduğu IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisi, Moskova’nın 1900 kilometre kuzeydoğusundaki Harp’ta bulunuyor.
Tesis, Kuzey Kutup Bölgesi’nin kuzeyinde yer alıyor ve kış aylarında hava sıcaklığı -30 dereceye kadar düşebiliyor.
Tesis o kadar ücra bir yerde ki ziyaretçilerin bölgeye ulaşması neredeyse imkansız.
Navalni daha önce Moskova’dan yaklaşık dört saat uzaklıktaki Melekhovo’daki cezaevinde tutuluyordu.
Hapishanede geçirdiği süre boyunca Navalni çeşitli sağlık sorunları yaşadı.
2020 yılında Noviçok adlı kimyasal madde ile zehirlendi ve ardından tedavi için Almanya’ya götürüldü.
22 Ocak’ta Navalni, IK-3 tesisindeki gardiyanların Rus milli marşını çalmak için herkesi sabah 05:00’te uyandırdığını anlatmıştı.
Navalni, “Ve hemen ardından ülkedeki en önemli ikinci şarkı: Shaman’ın ‘Ya Russky’ geliyordu” demişti.
Bu şarkı “Ben Rus’um” anlamına geliyor ve Rusya’da Putin’in resmi olmayan bir marşı haline geldi.
Yulia Navalnaya: Ben korkmuyorum, siz de korkmayın
Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya bu sabah sosyal medya platformu X’ten video aracılığıyla yeni bir açıklama yaptı.
Eşinin çalışmalarını kendisinin sürdüreceğini ve Rusya için savaşmaya devam edeceğini söyleyen Yulia, “Merhaba ben Yulia Navalnaya. Benim yerimde bir başkasının olması gerekiyordu ama o kişi Vladimir Putin tarafından öldürüldü” dedi.
“Putin, Kuzey Kutup Bölgesi’nin ötesinde bir hapishanede, Aleksey Navalni’yi sadece bir insan olarak öldürmekle kalmadı, umudumuzu, özgürlüğümüzü ve geleceğimizi de öldürmek istedi” diyen Yulia şöyle devam etti:
“Putin’in üç gün önce Aleksey’i neden öldürdüğünü tam olarak biliyoruz. Yakında size anlatacağız. Aleksey için yapabileceğimiz en önemli şey savaşmaya devam etmek.”
“Ben korkmuyorum, siz de korkmayın” diye devam eden Yulia, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sizi yanımda durmaya çağırıyorum. Sadece bizi saran ve bir türlü bırakmayan keder ve bitmek bilmeyen acıyı paylaşmaya değil, sizi ayrıca geleceğimizi öldürmeye yeltenenlere karşı duyduğumuz öfke ve nefreti paylaşmaya çağırıyorum.
“Sizinle Aleksey’in sözleriyle konuşuyorum ve buna yürekten inanıyorum. Az şey yapmanın utanılacak bir yanı yok. Ama hiçbir şey yapmamanın utanılacak bir tarafı var.
“İhtiyacımız olan şey özgür, huzurlu ve mutlu bir Rusya. Kocamın hayalini kurduğu geleceğin harika Rusya’sı. Benim yaşamak ve çocuklarımızın büyümesini istediğim ülke. Sizinle birlikte inşa etmek istediğim ülke. Aleksey Navalni’nin hayal ettiği ülke. İhtiyacımız olan şey bu.
“Ancak bu şekilde yaptığı akıl almaz fedakarlık boşa gitmemiş olacak.”
AB, Navalni adına Rusya’ya yaptırım uygulanmasını önerdi
Birçok ülke lideri geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamalarda Navalni’nin ölümünden Kremlin’i sorumlu tuttu.
ABD Başkanı Joe Biden Putin’in sorumlu olduğunu söyledi ve Ukrayna’ya yönelik yardımlara muhalefet eden Donald Trump ve Cumhuriyetçileri eleştirdi.
ABD’nin Navalni’nin ölümüyle ilgili olarak Rusya’ya yönelik yaptırım düşünüp düşünmediği sorusunu yanıtlayan Biden, birden çok seçenek üzerinde düşündüklerini kaydetti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, Navalni’nin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tamamen şeffaf ve güvenilir bir soruşturma” beklediklerini kaydetti.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Navalni’nin cesaretini hayatıyla ödediğini söyledi.
Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya ise “Bu korkunç habere inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum” dedi.
Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bugün AB Dış İlişkiler Konseyi için AB liderlerinin bir araya geldiği Brüksel’de konuştu.
AB’nin Rus muhalefetine bir “destek mesajı” göndermesi gerektiğini söyleyen Borrell, insan hakları ihlallerinden sorumlu kişi ve kurumları hedef alan yaptırımların Navalni’nin adıyla yeniden isimlendirilmesini önerdi.
Güvenlik Konseyi üyelerinin bugünkü toplantıda Moskova’ya yönelik yeni yaptırımları görüşmesi bekleniyor.
Görüşmelere Yulia Navalnaya’nın da katılması öngörülüyor.
]]>
– Stoltenberg: “(Navalny’nin ölümü) Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var”
Avrupalı liderlerden Rus muhalif Navalny’nin ölümüne ilişkin açıklamalar
MOSKOVA – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından yaptığı açıklamasında, “Tüm gerçeklerin ortaya konması gerekiyor. Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var. Navalny, uzun yıllar boyunca özgürlüğün ve demokrasinin güçlü sesi oldu” dedi.
Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSIN), 47 yaşındaki Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin tutuklu bulunduğu Yamal Yarımadası’ndaki cezaevinde yaşamını yitirdiğini açıkladı. Navalny’nin ölümüyle ilgili yapılan açıklamada, “3 No’lu cezaevinde hükümlü Aleksey Navalny, 16 Şubat’ta yürüyüş yaptıktan sonra kendini kötü hissetti ve bilincini kaybetti. Kurumun sağlık çalışanları hızlıca geldi ve ambulans çağrıldı. Hayata döndürme çabaları sonuç vermedi. Acil servis doktorları Navalny’nin ölümünü raporladı. Ölüm nedeni tespit edilmeye çalışılıyor” denildi. Rus muhalifin ölümünün açıklanmasının ardından Avrupalı politikacılar da açıklama yaptı.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin ölümüne ilişkin, “Rusya’dan gelen haberler karşısında üzgün ve endişeliyim. Tüm gerçeklerin ortaya konması gerekiyor. Rusya’nın cevaplaması gereken sorular var. Navalny, uzun yıllar boyunca özgürlüğün ve demokrasinin güçlü sesi oldu. Bugün, duygu ve düşüncelerim ailesi ve sevdiklerinin yanında ve Navalny’nin uzun yıllar yaptığı gibi demokrasi, özgürlüğe inan herkesi desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Rusya’nın yanıtlaması gereken ciddi sorular olduğunu sözlerine ekleyen Stoltenberg, “Rusya’nın giderek daha otoriter bir güç haline geldiğini ve muhalefete karşı uzun yıllar boyunca baskı uyguladığını gördük, görüyoruz” dedi.
“Cesaretinin bedelini hayatıyla ödedi”
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise Rus aktivistin “cesaretinin bedelini hayatıyla ödediğini” söyledi.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya paylaşımında demokrasi ve özgürlük değerleri için mücadele ettiğini kaydederek, “İdealleri uğruna en büyük fedakarlığı yaptı. AB, bu trajik ölümden yalnızca Rus rejimini sorumlu tutmaktadır. Ailesine ve dünyanın dört bir yanında en karanlık şartlarda demokrasi için mücadele edenlere en derin taziyelerimi sunuyorum. Mücadele edenler ölür ancak özgürlük için mücadele asla sona ermez” ifadelerini kullandı.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak da Navalny’nin hayatı boyunca inanılmaz bir cesaret sergilediğini dile getirerek ölümünün ise “korkunç bir haber” ifadesini kullandı.
“Rusya sorumludur”
ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Münih Güvenlik Konferansı’nda gerçekleştirdiği konuşmasında Navalny’nin bir Rus hapishanesinde hayatını kaybetmesine ilişkin haberini “korkunç bir haber” olarak nitelendirerek, “Elbette korkunç bir haber. Eğer doğrulanırsa Putin’in acımasızlığının bir başka işareti olacaktır. Anlattıkları hikaye ne olursa olsun, açık olalım: Rusya sorumludur” dedi.
“Putin tarafından öldürüldü”
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise, Rus muhalifin Putin tarafından öldürüldüğünün “aşikar” olduğunu kaydederek, “Putin hesap vermeli” dedi. Zelenskiy, “Açıkçası, işkence gören diğerleri gibi Putin tarafından öldürüldü” ifadelerini kullandı.
“Navalny’nin sürgündeki ölümü Putin rejiminin gerçekliğini gösteriyor”
Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus muhalif Navalny’nin “Rus zulmüne yönelik direnişini hayatıyla ödediğini” dile getirerek, “Navalny’nin sürgündeki ölümü Putin rejiminin gerçekliğini gösteriyor” dedi.
Çekya Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky, Putin’e karşı mücadele ettiği için hapse atılan ve işkenceye uğrayarak hayatını kaybeden bir adamın anısını onurlandırma çağrısında bulundu.
]]>