İstanbul’da düzenlenen 6. Vefa Ödülleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e, ‘Hayat Boyu Mükemmeliyet Ödülü’ verildi. Başkan Büyükerşen, “Hayatım boyunca bana ne görev verilirse onu yapmaya çalıştım. Ben bir hizmetkarım. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk ulusunun hizmetkarıyım. Son nefesime kadar da bu devam edecek” dedi.
CHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği 6’ncı Vefa Ödülleri Töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanları, parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, CHP’ye emek vermiş isimler başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Törende konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları kaydetti:
“Örnek alınacaksa bu işin örnek alınması, ders alınacaksa bundan ders alınması lazım. Öyle ‘Vefa gösteriyoruz’ diye vefa gösterilmeyen değil, kurumsal kimliğin sahiplendiği ve bugünlere birbiriyle itişe kakışa değil, birbirinin eksiğini bulanların değil, birbirine çelme takanların değil, ta o günden bugüne dayanışarak gelenlerin, kol kola girenlerin, birbirine kol kanat gerenlerin ve örgütü tüm kademeleriyle dışlamak değil, sahiplenmenin başarısıdır bu. İster hayatta olsunlar, ister olmasınlar, ister sonuncusu olsun, ister birincisi olsun CHP’nin bir genel başkanına, tüm genel başkanlarına vefa göstereceksek, bunu partilerini iktidar yaparak göstereceğiz arkadaşlar. Bu inanç, özgüven, bu enerji ile her birinize olan inancımla, güvencimle bu güzel gece için bir kez daha emeği geçenlere, bugünlere getirenlere, ilk gün akıl edenlere teşekkürlerimi sunuyorum.”
Törende Hayat Boyu Mükemmeliyet Ödülü, EBB Başkanı Büyükerşen’e verildi. Ödül öncesi salonda Büyükerşen’in hayatını anlatan kısa film gösterildi. Daha sonra Büyükerşen’e ödülünü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu takdim etti.
İstanbul Vefa Ödülü Yüksel Çengel’e verilirken, Türkiye Vefa Ödülü ise eski İmar ve İskan Bakanı Erol Tuncer’e takdim edildi. Erol Tuncer, ödülünü CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in elinden aldı.
Törende yaşadığı tecrübeleri katılımcılarla paylaşan Başkan Büyükerşen, vefanın çok önemli bir duygu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“BEN ATATÜRK VE TÜRK ULUSUNUN HİZMETKARIYIM”
“Hayatımın en mutlu anlarından birini yaşıyorum. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, jüri üyelerine, CHP İl Başkanı Özgür Çelik’e, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çok teşekkür ediyorum. Hayatım boyunca bana ne görev verilirse onu yapmaya çalıştım. Ben bir hizmetkarım. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk ulusunun hizmetkarıyım. Son nefesime kadar da bu devam edecek.”
Akademide ve Anadolu Üniversitesi’nde başta Açıköğretim Fakültesi olmak üzere hayata geçirdiği çalışmaları katılımcılara aktaran Büyükerşen, sözlerini şöyle tamamladı:
“Son görevim ise belediyecilik oldu. Rahmetli Bülent Ecevit ile siyasete girdim. Bu sayede çağdaş şehircilik anlayışı ile insanların içerisinde mutlu ve gururlu olduğu şehir modelini herkese gösterdik. Her şeyin sonu olduğu gibi belediye başkanlığının da sonu gelince yerime, benim yanımda yetişen hukukçu bir Türk kadınını teklif ettim. Genel Başkanımız ile partimiz kabul etti. İnşallah bu seçim sonucunda Türkiye, Eskişehir’den bir Cumhuriyet kadınını tanıyacak ve o da herkese örnek olacak. Türkiye’nin geleceğine inançla, umutla bakıyorum. Mustafa Kemal Atatürk’e ömür boyu borçlu olduğumuzu asla unutmayalım.”
]]>
Batman Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen “Batman Film Günleri” başladı.
Batman İlk Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılışa katılan Batman Valisi Ekrem Canalp, bütün değişim ve dönüşümlerin son yüzyılda yaşandığına işaret ederek, “Sinema da son yüzyılda bizim hayatımıza giren harikulade işlerden bir tanesidir. Sinemayı sadece kendisiyle değil, tiyatroyla beraber ele almamız gerekiyor.” dedi.
Canalp, sinemanın yüzyıllık ama tiyatronun binlerce yıllık bir geçmişi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Şu anda her ikisi de birbirini besliyor. Sinemayı destekleyebilmek için aynı zamanda tiyatroyu da desteklememiz gerekiyor. Bugün burada sinema günleri gerçekleştiriyoruz. Bizim için gurur verici ama bunun öncülleri de var. Geçmişteki hafızayı tekrar canlandırmak adına, bizim açık alanda sinema günlerimiz oldu.”
“Bu tarz organizasyonlar Batman’ı daha da güzelleştirir”
Programın danışmanı sinema yazarı Suat Köçer de festivalin önemine ilişkin, “Sezen Aksu’nun ‘Gülümse’ diye meşhur bir şarkısı var. Belki şehre bir film gelir, bir güzel orman olur yazılarda. İklim değişir, Akdeniz olur. Batman zaten güzel. Bence bu tarz organizasyonlar, Batman’ı daha da güzelleştirir, mevsimini değiştirir.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu tür etkinliklerde destek olması gerektiğinin altını çizen Köçer, “Biz ne kadar iyi işler yaparsak yapalım, ne kadar emek verirsek verelim, bu emeğin ve bu işin bir sahiplenicisi, hamisi olması gerekiyor. Yoksa sağlam olmaz. Bu vesileyle Batman Valiliğine, Ekrem Canalp Bey’e, Batman Belediyesi çalışanlarına ve özellikle de Metin Gürbüz’e çok teşekkür ediyorum. Bu organizasyonun kahramanı gerçekten de o.” ifadelerini kullandı.
Açılışta onur ve başarı ödülleri verildi
Yönetmen Ahmet Toklu, festivalde seyirciyle buluşan “Farha” filminin Filistin asıllı Ürdünlü yönetmeni Darin J. Sallam’a “Başarı Ödülü”nü takdim etti.
Sallam, Filistin’de yaşananlara dikkati çekerek, “Bu şekilde tanınmak ve ödül almak benim için çok gurur verici, teşekkür ederim. Farha filmini Batman’da göstermek benim için büyük bir onur. Umarım yakın zamanda özgür Filistin’i de kutluyor oluruz.” diye konuştu.
Batman Valisi Canalp’in elinden “Onur Ödülü”nü alan yönetmen Derviş Zaim ise “Çok sonra, ileriki senelerde devam edeceğini fark ettiğim bir organizasyonun ilk günlerini, ilk bebek adımlarını görmekten ve bunlara şahit olmaktan çok mutlu olduğumu söylemem gerek. Umarım önümüzdeki senelerde de hep beraber burada bunu daha üst seviyelerde kutlarız. Kendi adıma bu verdiğiniz onur ödülüne layık olmaya gayret edeceğim.” dedi.
Usta yönetmen, sinemadaki yolculuğunu sürdüğünü ve hikayelerini anlatmaya devam etmek istediğini söyledi.
“Sonunda iz bırakmak çabasıdır oyunculuk”
Onur ödülünü oyuncu Umut Karadağ’ın elinden alan sanatçı Halil Ergün de çok etkilendiğini belirterek, “Çok boyutlu bir tatla karşılaştım burada. Yerel ölçekli varoluşlarda, bir şehirde, bir kasabada, devlet yöneticilerinin yaklaşımı çok önemli.” ifadesini kullandı.
İlk kez Batman’a geldiğini dile getiren Ergün, şunları aktardı:
“Heyecan içindeyim. Birinci derece, saygın, ferah bir şehirleşmeyle karşı karşıya kaldım. Bu da beni çok sevindirdi. Ödülümle ilgili de birkaç şey söylemek istiyorum. Tarih boyunca heykelden tiyatroya, resimden müziğe, halk ozanından sanatın bütün alanlarına, insanlığın aydınlanma, gelişme sürecinin ana itici gücü sanat olmuştur. Ben de hayata adım attığım günlerde sanatla buluştum ve sanatın bu boyutuyla ilgilendim, naçizane katkılarda bulundum. Bununla onur duyuyorum. Bu çabaya katkımız noktasında elimden geleni yapmaya çalışacağım. Sonunda bir iz bırakma çabasıdır, oyunculuk da yazarlık da şarkı söylemek de beste yapmak da. Yaşarken ödüllerle ve alkışlarla fark edilmek ve değerlendirilmek de çok önemlidir.”
Yönetmen Vuslat Saraçoğlu, usta oyuncu Perihan Savaş’ın “Onur Ödülü”nü takdim etti.
Savaş, Batman’a ikinci kez geldiğini söyleyerek, “Gerçekten de çok keyif aldığım bir yer burası. Çünkü yaptığımız söyleşide de çok hoş ve çok güzel bir zaman geçirmiştik. Sanat adına, oyuncular ve yönetmenler adına çok teşekkür ederim. Bu ödüller, yapmaya çalıştığım işimin doğruluğunu anlatıyor.” açıklamasını yaptı.
Özbekistan yapımı Sunday filminin yönetmeni Shokir Kholilov da ödülünü Suat Köçer’den aldı.
Program sonunda sanatçı Sedat Anar ve ekibi, film müziklerinden oluşan mini bir konser verdi.
Yarın sona erecek Batman Film Günleri’nde Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan”, Derviş Zaim imzalı “Flaşbellek”, Vuslat Saraçoğlu’nun “Borç” ve Ahmet Toklu imzasını taşıyan “Pota” filminin yanı sıra Batman Sinema Akademisi öğrencilerinin çektiği yapım sinemaseverlerle buluşacak.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ithafen düzenlediği “100. Yılın Öyküsü, Şiiri” adlı ulusal öykü ve şiir yarışmasında dereceye girenler açıklandı. Tarihi Asansör Ceneviz Salonu’nda bir araya gelen seçici kurul, gün boyu süren titiz değerlendirme sonucunda nihai sonuçları belirledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ithafen düzenlediği “100. Yılın Öyküsü, Şiiri” adlı ulusal öykü ve şiir yarışması sonuçlandı. Tarihi Asansör Ceneviz Salonu’nda yapılan seçici kurul toplantısını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın ve Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay da ziyaret ederek katılımlarından ötürü seçici kurul üyelerine teşekkür etti.
Barış İnce, Bekir Yurdakul, Handan Gökçek, Hülya Soyşekerci ve Nalan Barbarosoğlu’ndan oluşan öykü seçici kurulu “Karne Günü” adlı eseriyle İstanbul’dan yarışmaya katılan Başak Baysallı’yı oy birliği ile birincilik ödülüne değer gördü. “Mektuplar ve Yıllıklar” adlı öyküsü ile yarışmaya Ankara’dan katılan Kumru Alpaydın ikinci, “Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar” adlı öyküsü ile yarışmaya İzmir’den katılan Sema İşisağ Üçüncü ise üçüncü oldu. Ayşe Burhan Aytekin, İlkay Yılmaz ve Anıl Çetinel Örselli ise mansiyon ödülüne değer görüldü.
ŞİİR ÖDÜLLERİ DE SAHİPLERİNİ BULDU
Betül Dünder, Bilsen Başaran, Duygu Kankaytsın, Haydar Ergülen ve Tuğrul Keskin’den oluşan şiir seçici kurulu ise “Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin” isimli şiiriyle yarışmaya Eskişehir’den katılan Birtürk Özkavak’ı birinciliğe layık gördü. “Yorgun Kıraç” isimli şiiriyle yarışmaya Erzurum’dan katılan Yaşar Bayar ikinciliğe, “Kırıkları Utangaç Gururu Mermer” isimli şiiriyle Samsun’dan katılan Dolunay Ünal ise üçüncülüğe hak kazandı. Merve Evren, Nevzat Konşer ve Figen Savi ise mansiyon ödüllerinin sahipleri oldu.
ÖDÜL TÖRENİNE İLİŞKİN DETAYLAR AÇIKLANACAK
Öykü kategorisinde “Cumhuriyet ve Kadın”, şiir kategorisinde ise “Cumhuriyet ve Özgürlük” temasıyla düzenlenen ulusal katılımlı yarışmaya 57 kentten 412 katılımcı 438 eser ile başvurdu. Her iki kategoride de birincilik ödülünün 20.000 TL, ikincilik ödülünün 15.000 TL, üçüncülük ödülünün ise 10.000 TL olarak açıklandığı yarışmada, mansiyon ödülüne hak kazanan 3’er yarışmacıya 10 ciltten oluşan “Geçmişten Günümüze Kurtuluşun 100. Yılında İzmir Kitap Dizisi” armağan edilecek.
Ödüle hak kazanan ve seçici kurulun belirlediği eserleri Cumhuriyet’in 100’üncü yılı anısına özel hazırlayacağı kitapta toplayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, ödül törenine ilişkin detayları ise önümüzdeki günlerde duyuracak.
ÖYKÜ KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Başak BAYSALLI (İstanbul) – Karne Günü
İkincilik Ödülü: Kumru ALPAYDIN (Ankara) – Mektuplar ve Yıllıklar
Üçüncülük Ödülü: Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ (İzmir) – Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar
Mansiyon Ödülleri
Ayşe BURHAN AYTEKİN (İstanbul) – Muhtarlı
İlkay YILMAZ (İzmir) – Eşlikçiler
Anıl ÇETİNEL ÖRSELLİ (Ankara) – Omuz Omuza
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Hakan YAŞAR (İstanbul) – Yüzyılın Postası
Mehmet Murat MIHÇIOĞLU (Kayseri) – Ata Kızı
Murat ÇAĞLAR (Antalya) – İzmirli
Namık BUDAK (Bursa) – Gitmek mi Zor
Sevil YILMAZ (İstanbul) – Önemli Bir Gün
Utku ERİŞİK (İzmir) – İnan
ŞİİR KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Birtürk ÖZKAVAK (Eskişehir) – Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin
İkincilik Ödülü: Yaşar BAYAR (Erzurum) – Yorgun Kıraç
Üçüncülük Ödülü: Dolunay ÜNAL (Samsun) – Kırıkları Utangaç Gururu Mermer
Mansiyon Ödülleri
Merve EVREN (İzmir) – Söz Benim
Nevzat KONŞER (Bursa) – Bir Buket Taze Gül Gibi
Figen SAVİ (İstanbul) – Bir Güz İhtişamı
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Aysel KAYMAZ (Adana) – Benim Adım Cumhuriyet
Çidem ÇİÇEK (Ankara) – Küçük Kadın
İbrahim ŞAŞMA (Karaman) – Kanat Seslerinde Cumhuriyet
Murat ÇALIK (Kocaeli) – Monark’ın Ölümü
Murat KOÇAK (Konya) – Çoban Mehmet’in Rüyası
]]>
Erciyes Üniversitesi 2023 yılı ödül töreni, Erciyes Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.
Tören; Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Nihal Şengün’ün seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle başladı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, 2023 yılı performans ödülüne layık görülen Güzel Sanatlar Bölüm Başkanlığı adına Öğr. Gör. Şengün’e çiçek takdiminde bulunurken, Erciyes Üniversitesi Klasik Türk Müziği Topluluğu üyelerine de plaketlerini verdi.
Erciyes Üniversitesi’ne ait tanıtım filminin izlenmesinden sonra katılımcılara yönelik konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, “Üniversitelerin süreçlerini tanımladığımızda öğrenci faaliyetleri, Ar-Ge faaliyetleri ve toplumsal faaliyetler en önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Ancak biz biliyoruz ki; bu faaliyetleri gerçekleştiren bir üniversitenin bu kadar güzel şeyler yapması, bu kadar güzel ödüllerle anılıyor olması, aslında bu üniversite içerisinde çalışan ekosistemdeki akademisyen – idari personel ve öğrencilerimize bağlıdır. Biz hep birlikte bu başarıları konuşmuş oluyoruz” dedi.
Erciyes Üniversitesi’nin kuruluşundan itibaren her zaman kendinden söz ettiren, daima yükseklerde olmayı, hep daha üst dereceleri almayı hedefleyen bir Üniversite olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Altun, “Üniversitemizin bu faaliyetleri her zaman takdirle anılmaktadır. Yükseköğretim kurumları içerisinde Üniversitemizin ayrıcalıklı bir yerinin olması, araştırma üniversiteleri içerisinde kendisinden hep yukarılarda söz ettirmesi ve bu sıralamalarda dahi varlığımız aslında Üniversitemize her zaman üst düzeyde katkı sağlamaktadır. Bu süreçleri anlatırken 2023 yılında 8 kurumsal ödül alan ve bu ödülleri bütün kurumsal ödüller içerisinde almayı başaran tek Üniversite olmamızın tesadüf olmadığını düşünüyorum. Burada bunlardan bahsediyorsak emin olun tek sebebi var, o da sizlersiniz. Onun için ben her zaman şöyle düşünüyorum. Hatırlanmak, anılabilmek, gönüllerde yer tutabilmek ve ahde vefa sahibi olabilmek, bunlar çok önemli detaylardır. Biz sizlere ahde vefa örneği göstermek için bir vefa ödülü töreni düzenlemek istedik ve burada tek bir amacımız var. Biz birlikte çok güçlüyüz. Beraber hareket ettiğimizde başaramayacağımız hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.
Erciyes Üniversitesi’nin güçlü bir üniversite olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fatih Altun, “Bugün baktığımızda yapay zekadan aşı süreçlerine, Ziraat Fakültemizin yaptığı tarımsal faaliyetlerden sosyal bilimlere kadar çok güçlü faaliyetler içerisinde bir Üniversiteyiz. Bütün fakülteleriyle bütün birimleri bünyesinde bulunduran bir Üniversite olarak buralarda ismimizin geçmesi bence bizim çok daha güçlü bir Üniversite olduğumuzun göstergesidir. Çünkü bugün bakıyorsunuz araştırma üniversiteleri içerisinde ilk sıralarda yer alan üniversiteler, detayına indiğinizde birçok sosyal bölümün olmadığı, ilahiyat fakültesinin olmadığı, üniversite hastanesinin olmadığı bölümlerdir. Ancak biz bunlar olmadığı zaman daha güçlü olacağız düşüncesinde değiliz. Bizim bu fakültelerimizle, bu bölümlerimizle daha güçlü olmamız ciddi bir ekosisteme sahip olduğumuzun, ciddi bir idari ve akademik alt yapıya sahip olduğumuzun göstergesidir diye düşünüyorum. Bu nedenle ben bu süreçlerde farklı platformlarda Üniversitemi anlatırken çok gurur duyuyorum. Bu gururun ben sizlere ait olduğunu düşünüyorum. 2023 yılında gerçekleşen faaliyetleri dikkate aldığımız ve değerlendirdiğimiz bu ödül töreninde sizlerle beraber olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu, bir sonraki süreçte de her zaman kurumsal ödüllerin devam etmesinden yana düşünceye sahip olduğumu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Altun’un konuşmasının ardından hizmet, vefa, performans, birim başarı ve öğrenci başarı olmak üzere toplam 5 kategoride verilen ödüller sahiplerini buldu. – KAYSERİ
]]>
“İnce Memed”, “Orta Direk”, “Binboğalar Efsanesi”, “Ağrı Dağı Efsanesi”, “Sarı Sıcak” ve “Tek Kanatlı Bir Kuş”un da aralarında olduğu çok sayıda esere imza atan Yaşar Kemal’in vefatının üzerinden 9 yıl geçti.
Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan usta yazar, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu olarak Osmaniye’de 6 Ekim 1923’te dünyaya geldi.
Acılarla dolu bir çocukluk geçiren Kemal, 3 yaşında bir kaza sonucu sol gözünü kaybetti. Babasının, evlat edindiği Yusuf tarafından camide namaz kılarken, gözünün önünde öldürülmesi, yazarın yaşamında derin izler bıraktı.
Usta edebiyatçının doğaya, etrafına ve içinde yaşadığı topluma duyduğu ilgi, yaşamındaki en büyük ilham oldu.
Yaşar Kemal, ilkokula gitmeden önce “Aşık Kemal” mahlasıyla ilk şiir denemelerini yaptı ve kaleme aldığı ilk şiiri “Seyhan”, 1939’da Adana Halkevi Dergisi’nde yayımlandı.
“Ağıtlar” adlı ilk kitabı 1943’te yayınlandı
Ortaokula 1941’de başlayan ancak son sınıfta sağlık sorunları ve edebiyata aşırı ilgisinden ötürü yatılı öğrencilik hakkını kaybeden Kemal, ırgat katipliği, memurluk, ırgatlık, inşaat denetçiliği, öğretmen vekilliği ve arzuhalcilik gibi farklı işlerde çalıştı.
Şiirleri 1940’lı yıllarda “Çığ”, “Ülke”, “Millet”, “Kovan” ve “Beşpınar” dergilerinde okurla buluşan yazarın 1940-1941’de Çukurova ile Toroslar’dan derlediği ağıtları içeren “Ağıtlar” adlı ilk kitabı, 1943’te Adana Halkevi tarafından yayımlandı.
Yaşar Kemal, 1946’da askerliğini yaptığı Kayseri’de ilk uzun hikaye kitabı “Pis Hikaye”yi kaleme aldı. 1950’de komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanan yazar, bir süre cezaevinde yattı.
İstanbul’a 1951’de taşınan usta yazar, yazarlık serüvenine artık “Yaşar Kemal” imzasıyla devam etme kararı aldı ve 1963’e kadar Cumhuriyet gazetesinde fıkra ve röportaj yazdı.
Yazılarında Anadolu insanının ekonomik ve toplumsal sorunlarını anlatmaya çalışan Yaşar Kemal’in kaleme aldığı “Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” başlıklı röportajı, Gazeteciler Cemiyetince “Özel Başarı Armağanı”na layık görüldü.
Sultan 2. Abdülhamid’in doktoru Jak Mandil Efendi’nin torunu Thilda Serrero ile 1952’de evlenen Kemal, eserlerinin bazılarını yabancı dillere çeviren eşi sayesinde Avrupa’da da tanınmaya başladı.
“Bebek”, “Dükkancı” ve “Memet” adlı hikayelerinin de içinde bulunduğu “Sarı Sıcak” kitabını 1952’de kaleme alan Kemal, kitabında yoksulluk, şiddet, dayanışma, yozlaşma, doğa tutkusu ve insan ile doğa çatışmasını konu edindi.
İnce Memed 40 dilde yayınlandı
Yaşar Kemal’in ilkini 1955’te yazdığı 4 seri halindeki “İnce Memed” romanı, usta yazarın edebiyat serüveninde ayrı bir sayfa açtı. Kırktan fazla dile çevrilen serinin ilk romanı 1956’da Varlık Roman Armağanı’na, üçüncü romanı ise 1985’te Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.
Edebiyat hayatının yanı sıra siyasi faaliyetlerde de yer alan Yaşar Kemal, 1967’de çıkarmaya başladığı “Ant” adlı derginin eklerinden biri sebebiyle 18 ay hapse mahkum oldu. Daha sonra bu karar, Yargıtay tarafından bozuldu.
Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğrayan usta yazar, 1974-1975’te Türkiye Yazarlar Sendikasında Genel Başkan olarak görev yaptı.
Ünlü yazar, eserlerinde sade ve akıcı bir üslup kullanmayı tercih ederken, roman ve öykülerinde çoğunlukla Çukurova’da yaşanan insan dramını işledi.
Yaşar Kemal’in “İnce Memed”in de aralarında bulunduğu 9 eseri beyazperdeye aktarıldı ve birçok eseri tiyatroya uyarlandı. Kitaplarında Anadolu’nun efsane ve masallarından da yararlanan yazar, 1970’ten sonra yazdığı romanlarında ise şehir insanının hayatını ele aldı.
20’den fazla uluslararası ödül aldı
Birçok önemli ödüle değer görülen usta edebiyatçı, 1993’te Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü, 2008’de ise edebiyat dalında “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”nün sahibi oldu.
Yaşar Kemal, “Uluslararası Cino del Duca ödülü”, “Legion d’Honneur nişanı”, “Commandeur payesi”, “Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı”, “Premi Internacional Catalunya”, Fransa tarafından verilen “Legion d’Honneur Grand Officier rütbesi” ve Alman Kitapçılar Birliğinin verdiği “Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü” başta olmak üzere 20’yi aşkın uluslararası ödül de aldı.
İkisi yurt dışında olmak üzere 7 üniversiteden fahri doktora alan yazar, 1973’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilerek dünya çapında adından söz ettirdi. Daha sonra birkaç kez daha Nobel’e aday gösterilen Yaşar Kemal, hiçbir adaylığında ödülü alamadı.
Şiir, öykü, roman, anı, röportaj, derleme, söyleşi, deneme, oyun, fıkra, makale ve senaryo gibi birçok edebi türde eser kaleme alan başarılı yazar, Türk edebiyatına 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 öykü ve şiir alanında bir eseri miras bıraktı.
Yaşar Kemal, solunum yetmezliği şikayetiyle tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetersizliği ve kalp ritim bozukluğu sebebiyle 28 Şubat 2015’te 92 yaşında vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Usta yazarın bazı roman ve eserleri şöyle:
“Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974)”, “Yusufçuk Yusuf (1975)”, “Yılanı Öldürseler (1976)”, “Al Gözüm Seyreyle Salih (1976)”, “Kuşlar da Gitti (1978)”, “Deniz Küstü (1978)”, “Yağmurcuk Kuşu (1980)”, “Kale Kapısı (1985)”, “Kanın Sesi (1991)”, “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (1997)”, “Karıncanın Su İçtiği (2002)”, “Tanyeri Horozları (2002)” “Çıplak Deniz Çıplak Ada/ Bir Ada Hikayesi”, “Tek Kanatlı Bir Kuş, 2013”, çocuk romanı “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977)” destansı roman “Üç Anadolu Efsanesi (1967)”, “Ağrıdağı Efsanesi (1970)”, “Binboğalar Efsanesi (1971)”, “Çakırcalı Efe (1912)”
Röportaj ve denemeleri arasında ise şu eserler yer alıyor:
“Yanan Ormanlarda Elli Gün”, “Çukurova Yana Yana”, “Peri Bacaları”, “Bunların hepsini Bu Diyar Baştan Başa”, “Allah’ın Askerleri”, “Röportaj Yazarlığında”, “Çocuklar İnsandır”, “Ağıtlar”, “Taş Çatlasa”, “Baldaki Tuz”, “Gökyüzü Mavi Kaldı”, “Ağacın Çürüğü”, “Sarı Defterdekiler”, “Ustadır Arı”, “Zulmün Artsın”
]]>
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Gaziantep Gıda Kümesi, Ankara’da Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen 6. Kümelenme Konferansı’nda ödüllendirildi.
Ticaret Bakanlığına 2018-2023 yılları arasında UR-GE proje desteği kapsamında iş birliği kuruluşları tarafından yapılan başvurular neticesinde; başvurusu yapılan tüm projeler arasından Gaziantep Sanayi Odası Gaziantep Gıda Kümesi, Kanada Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti ile iyi uygulama örneği olarak seçildi.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirilen 6. Kümelenme Konferansı’na, GSO adına Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler ve Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan katıldı.
Programda, GSO Gaziantep Gıda Kümesi’nin ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler’e takdim edildi.
Ödül töreninde bir konuşma gerçekleştiren Mustafa Özgüler, Ticaret Bakanlığının yürüttüğü, iş dünyasının ve ihracatın gelişmesine büyük katkılar sağlayan kümelenme projelerinin ödüllendirildiği Kümelenme Konferansı’nda Gaziantep Sanayi Odası olarak yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
Gaziantep sanayisinin geçmişine bakıldığında Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne her zaman zorlukların üstesinden gelen bir şehir portresi görüldüğünü ifade eden Özgüler, “Tarihe geçen Antep Savunmasının zorlu şartlarında Gaziantepliler İmalat-I Harbiye Fabrikası’nı kurmuş, bomba, fişek ve kapsül imalatı ile bundan 100 yıl önce kendi cephanesini üreterek sanayimizin temellerini atmıştır. Gazi şehrimiz müteşebbis ruh ve girişimciliği ile sanayi alanında sürekli bir büyüme kaydederek bugünlere gelmiştir” dedi.
Gaziantep Sanayi Odası olarak Ticaret Bakanlığının önderliğinde yürüttükleri UR-GE projeleri ile firmaların uluslararası alanda rekabetçiliğine katkı sağlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Özgüler, “Bakanlığımızın destekleri sayesinde yurt dışı pazarlama faaliyetleri, fuarlara katılım, alım heyetleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri aracılığıyla firmalarımızla önemli kazanımlar elde ettik. Bugün bu organizasyonda yer almamızı sağlayan ve ödüle layık görülen Gaziantep Gıda Kümemiz, bizim için bir gurur kaynağıdır. Kümemiz, pandeminin en yoğun olduğu dönemde hayata geçirilmiş bir projedir. Buna rağmen küme üyesi firmalarımızın da desteğiyle önemli ve başarılı faaliyetler ortaya konmuştur. Projemiz kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizi çalışması ile belirlenen yol haritamız doğrultusunda firmalarımıza ticari istihbarat ve dış pazarlarda müşteri bulma konusunda eğitimler düzenlenmiştir. Bu organizasyonun gerçekleşmesine öncülük eden Ticaret Bakanlığımıza, değerli bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, çok değerli bakanlık uzmanlarımıza, Türkiye’nin dört bir yanında UR-GE projeleri aracılığı ile nitelikli faaliyetler gerçekleştirerek bizi gururlandıran iş birliği kuruluşlarımıza, kümelerde yer alarak bu faaliyetlerin hayata geçmesini sağlayan firmalarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Ticaret Bakanlığı Ur-Ge Proje Desteği ve Kümelenme Konferansları hakkında
Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Kümelenme Konferansları ile 2014 yılından bu yana UR-GE projelerini başarı ile yürüten iş birliği kuruluşlarının tecrübelerinin paylaşılması, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ve tüm illerin UR-GE projelerinden faydalanması amaçlanmaktadır.
5973 sayılı Karar kapsamında yer alan “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Genelge” UR-GE Proje Desteği ile iş birliği kuruluşlarının, kümelenme anlayışı ve proje yaklaşımı çerçevesinde ihracata yönelik gerçekleştirdikleri faaliyetler desteklenmektedir.
Bu kapsamda Gaziantep Sanayi Odası, 2011 yılından bu yana 15 farklı UR-GE projesini hayata geçirdi. Tekstil, gıda, kimya plastik, makine metal, yazılım ve bilişim sektörlerine yönelik yürütülen projeler aracılığı ile 300’den fazla firmaya 50’nin üzerinde faaliyet ile katkılar sağlanmıştır.
Bu faaliyetler ile firmaların ihracat kapasitesinin artırılması ve dış pazarlardaki rekabetçiliklerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.
Gaziantep Sanayi Odası’nın 2016 ve 2017 yıllarında da yine 2 UR-GE projesi, Kümelenme Konferanslarında iyi uygulama örneği olarak seçilmiş ve ödüllendirilmiştir. – GAZİANTEP
]]>
Türkiye Bisiklet Federasyonu Muğla İl temsilciliği tarafından organize edilen ve bu yıl ikincisi yapılan ‘Bisikletin En’leri ödül töreni Marmaris’te düzenlenen programla gerçekleşti.
Siteler Mahallesi’nde beş yıldızlı bir otelde, bisiklet sporuna katkıda bulunan yerel yönetimlere, kurum müdürlerine, iş insanlarına, gazetecilere ve başarılı milli sporculara Muğla Bisiklet İl Temsilciliği tarafından düzenlenen törenle ödülleri takdim edildi.
Marmaris Ticaret Odası, Marmaris Belediyesi, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Muğla İl temsilciliği ve İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü destekleri ile düzenlenen ödül törenine Muğla Vali Yardımcısı Murat Kahraman, Muğla İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Gemalmaz, Muğla İl Emniyet Müdürü Ali Canbolat, Muğla Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğretim görevlileri, İl Gençlik ve Spor Müdürü Kazım Açıkbaş, Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Burak Mülayim, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Ula Kaymakamı Mehmet Rıdvan Doğan, Milas Kaymakamı Mustafa Önder Böke, Marmaris Belediye Başkan Yardımcısı Suzan Zift, Marmaris Ticaret Odası Meclis Başkanı Zekiye İpçi, Marmaris İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Cem Tuncel ve birçok kurum müdürü katılım sağladı.
Türkiye Bisiklet Federasyonu Muğla İl temsilcisi İlker Cömert, milli takıma 2 bisiklet sporcusunun Muğla’dan çıktığını belirttiği kürsü konuşmasında bisiklet sporunun önemi ve yarışların ülkemize kattığı değerlerden bahseden bir konuşma yaptı.
8 etaptan oluşan 58. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 4 etabının Muğla’da geçmiş olmasından dolayı onur duyduklarını belirten Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Kazım Açıkbaş, Muğla’nın uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yaptığını ve bisiklet sporunda da en üst düzeyde etaplarla üst düzeyde sporcuları ağırladığını dile getirdi. Açıkbaş, “Dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olarak gösterilen Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun en önemli etaplarına başarı ile ev sahipliği yaptık. Muğla olarak spor organizasyonlarında başarımıza katkı sunan bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” diyerek 59. tur için hazırlıklara başladıklarını ifade etti.
“Bisiklete değer katan herkese ödül verildi”
Gecenin organizatörlerinden Türkiye Bisiklet Federasyonu Muğla İl Temsilcisi İlker Cömert, “Türkiye Bisiklet Federasyonu Muğla Temsilciliği olarak 2022 ve 2023 yılında gerek bisiklet yarışlarında gerek bisiklet organizasyonlarında destek veren kurum, kuruluş, STK’lar ve kişilerin ödüllendirdiği bir gece gerçekleştirdik. Tabii asıl amacımız hem sporcularımızı, hem antrenörlerimiz, hem kulüplerimizi yani bisikleti hem sportif anlamda hem de rekreatif anlamda önem veren, değer veren herkesle bir araya bir arada olmak istediğimiz bir geceydi bu. Bunu da başardık. Özellikle organizasyonlarda, emniyet tedbirlerinden tutun sağlık tedbirlerine kadar, karayollarından yine yeme içme organizasyonlarına kadar, belediyelerin verdiği desteklere kadar, Muğla’daki başarımızın mimarı olan, ortağı olan, paydaşı olan herkesle bir araya geldiğimiz keyifli bir gece geçirdik” ifadelerini kullandı.
‘Atatürk’ün Bisiklet Tutkusu’ belgeseli ile ödül alan gazeteci Bülent Güler, “Bisiklet hem sağlık açısından çok önemli hem de doğayı koruma adına çok önemli bir spor ve Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te büyük vizyonuyla yaklaşık bir asır önce bunu ifade etmiş. İşte ben de bu sözlerden yola çıkarak bir belgesel hazırladım. Tabii bu belgeselin, bu haberin bu şekilde yankı bulması beni gerçekten yürekten mutlu etti. Bisiklet sporunun yaygınlaşması adına biz habercilere de çok büyük sorumluluk düşüyor ve dolayısıyla bizim bisiklet sporunun 85 milyona sevdirilmesi konusunda haberlerimiz ile bu konuda çaba sarf eden insanları ekranlara taşıyarak, onların seslerini duyurarak. Bisiklet sporunun ülkemizde daha da yaygınlaşması, bisiklet yollarının daha da ülke geneline yayılması konusunda elimizden gelen her türlü çabayı göstermemiz gerekiyor” dedi.
Bisiklet yarışlarının organizasyonlarında görev alan ve ödüle layık görülen isimlerden Tuğberk Maviş, “Biz 2020 yılından beri, bu sene de dördüncüsü düzenlenecek Bodrum Gran Fondo yarışına destek veriyoruz. Organizasyon ekibi olarak arkadaşlarımız ve ben dördüncü düzenlememiz organizasyonunda hep beraber çalıştığımızı göstergesi simgeleyen bir ödül oldu bizim için. Çok mutluyuz” cümlelerine yer verdi.
Geçirdiği trafik kazasının ardından bisiklete binemeyen ancak bisiklet tutkusunun bitmediğini belirten Turhan Ege Ercan, “Eski bir bisikletçiyim bir kaza nedeniyle bisiklete ara verdim. Bu süre zarfında da bisiklete binemeyen bisikleti olmayan ve geçtiğimiz zamanda deprem nedeniyle depremzede çocuklara bisiklet armağan ediyoruz. Bisikletim Askıda projesi ile bisikletini kullanmayan insanların bisikletlerini bağışlayarak bisikleti biz çocuklara armağan ediyoruz. Bu bağlamda bu proje için bir ödül aldım. Bisiklet sahibi olmayan çocuklara bisiklet hediye etmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
“Milli takıma 2 sporcu transfer ettik”
Karya Bisiklet Kulübü Direktörü Emircan Deniz, “Ben bisikletin öncesinde eski sporcuyum. 4 yıllık güzel bir geçmişim var. Şu anda aktif olarak bisiklet takımının direktörlüğünü yapıyorum. Kendi sporcuların var. Evet, çok güzel bir gelişme var. Hem turizm hem gelişme yönünden. Milli sporcu çıkarıyoruz. 2 tane milli takımda sporcumuz var, 6 kişi içinden. Güzel bir gelişme içindeyiz. Daha çok hedeflerimiz var, yol çok ama biz gideceğiz” açıklamasını yaptı. – MUĞLA
]]>
FIFA The Best ödül töreni İngiltere’nin başkenti Londra’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törende 7 farklı kategoride ödüller sahibini buldu. Arjantinli yıldız Lionel Messi, 2023 FIFA’nın En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu.
HAKAN DA OYUNU MESSI’YE VERDİ
FIFA tarafından 2017’den beri düzenlenen ödül töreninde 2023 yılının en iyileri belli oldu. Lionel Messi, diğer finalistler Erling Haaland ve Kylian Mbappe’nin önünde 2023 FIFA The Best (En İyi Erkek Oyuncu) ödülünü üst üste ikinci kez kazandı. Messi, 2022 yılında elde ettiği unvanı korumayı başardı. 2022 Dünya Kupası’nı kazanan Messi, oylamada 48’şer puanla Haaland ile zirveyi paylaştı. Daha sonra milli takım kaptanlarının oylarıyla Messi ödüle uzandı. A Milli Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu da oyunu Lionel Messi’den yana kullandı. Öte yandan Kylian Mbappe ise 35 puanla üçüncü oldu.

YILIN EN İYİ KADIN OYUNCUSU AITANA BONMATI SEÇİLDİ
Aitana Bonmati, İspanya Milli Takımı ile elde edilen Dünya Kupası şampiyonluğunun yanı sıra Barcelona’daki başarılarının ardından FIFA’nın En İyi Kadın Oyuncu ödülünü elde etti. Aitana Bonmati, finalist arkadaşları Linda Caicedo ve Jennifer Hermoso’nun önünde ödülün sahibi oldu. Bonmati, ilk kez FIFA’nın En İyi Kadın Oyuncusu seçilmeyi başardı.
Aitana BonmatiYILIN EN İYİ TEKNİK DİREKTÖRLERİ GUARDIOLA VE WIEGMAN
Gecede Manchester City Teknik Direktörü Josep Guardiola, FIFA Yılın En İyi Erkek Takımı Teknik Direktörü ödülünün sahibi oldu. İspanyol teknik adam, Simone Inzaghi ve Luciano Spalletti’yi geçerek ödüle ulaştı. İngiltere Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Sarina Wiegman, FIFA Yılın En İyi Kadın Takımı Teknik Direktörü ödülünü kazandı. Wiegman, Barcelona Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Jonatan Giraldez ile Chelsea Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Emma Hayes’i geride bıraktı.
Sarina WiegmanFIFA PUSKAS ÖDÜLÜ GUILHERME MADRUGA’NIN
Brezilyalı orta saha oyuncusu Guilherme Madruga, ceza sahasının dışından yaptığı rövaşata vuruşuyla 2023 FIFA Puskas Ödülü’nü kazandı. Nuno Santos ve Julio Enciso’yu geçen Madruga, oylamada zirvede yer aldı.
FIFA ÖZEL ÖDÜLÜ MARTA’NIN
Brezilyalı 37 yaşındaki kadın futbolcu Marta Vieira da Silva ya da bilinen kısa adıyla Marta, FIFA Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Saha içi ve saha dışında bir figür olarak gösterilen Marta’ya, spora 20 yıldan fazla süren hizmetinin ardından ödül verildi. Brezilyalı kadın futbolcu, daha önce 6 kez (2006, 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2018) dünyanın en iyi kadın futbolcusu seçilmişti.
Marta Vieira da SilvaERKEKLERDE DÜNYANIN EN İYİ 11’İ AÇIKLANDI
FIFA, The Best Ödül töreninde erkeklerde dünyanın en iyi 11’i de belli oldu. İlk 11’e son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Machester City, 6 futbolcuyla damgasını vurdu. Öte yandan Lionel Messi ise art arda 17’nci kez listede yer aldı. İşte dünyanın en iyi ilk 11’i:
Kaleci: Thibaut Courtois
Savunma: John Stones, Kyle Walker, Ruben Dias
Orta saha: Bernardo Silva, Jude Bellingham, Kevin de Bruyne
Forvet: Erling Haaland, Kylian Mbappe, Lionel Messi, Vinicius Junior

KADINLARDA DÜNYANIN EN İYİ 11’İ BELLİ OLDU
FIFA, The Best Ödül töreninde kadınlarda dünyanın en iyi 11’i de açıklandı. İngiltere, ilk 11’e 7 oyuncu verdi. İlk 11’e Ağustos 2023’te düzenlenen FIFA Kadınlar Dünya Kupası finalinde yer almayan yalnızca iki oyuncu katılma hakkı kazandı: ABD’den Alex Morgan ve Avustralya’dan Sam Kerr. İşte kadınlarda dünyanın en iyi ilk 11’i:
Kaleci: Mary Earps
Savunma: Alex Greenwood, Lucy Bronze, Olga Carmona
Orta saha: Aitana Bonmati, Ella Toone, Keira Walsh
Forvet: Alex Morgan, Alessia Russo, Lauren James, Samantha Kerr
EN İYİ KALECİLER EDERSON VE EARPS SEÇİLDİ
Manchester City’nin Brezilyalı kalecisi Ederson, FIFA Yılın En İyi Erkek Kalecisi seçildi. Ederson, geçen sezon kupaya giden yolda Şampiyonlar Ligi’nde 4 gol kalesinde görmüştü. İngiliz Mary Earps ise FIFA Yılın En İyi Kadın Kalecisi ödülünün sahibi oldu. Earps, bu ödülü iki kez kazanan ilk oyuncu oldu.
Mary EarpsFAIR-PLAY ÖDÜLÜ BREZİLYA’NIN
Brezilya, ırkçılık karşıtı mesajıyla FIFA Fair Play ödülüne layık görüldü. Brezilya Milli Takımı, Gine’ye karşı oynanan hazırlık maçında tarihinde ilk kez tamamen siyah forma giymişti. Güney Amerika temsilcisi, Real Madrid formasıyla ırkçı tacize maruz kalan forvet Vinicius Junior ile dayanışma göstergesi olarak geleneksel sarı formalarını tamamen siyah formayla değiştirmişti.
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında Suudi Arabistan’da oynanması planlanan Turkcell Süper Kupa maçının ertelenmesine ilişkin, “Dünkü hadiseden dolayı futbol severlere ve spor camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm kulüplerimizden, sporun barışı, dayanışmayı, işbirliğini temsil eden fair play ruhuna samimiyetle sahip çıkmalarını bekliyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri programında yaptığı konuşmada, velisinden delisine, esnafından evliyasına kadar şiirle yaşamış, hayatı şiir, şiiri hayat tarzı haline getirmiş bir milletin mensupları olduklarını dile getirdi.
Yunus Emre’den Karacaoğlan’a, Yahya Kemal’den Ziya Paşa’ya, Şeyh Galip’ten, Necip Fazıl’a, Nazım Hikmet’ten, Abdurrahim Karakoç’a tek solukta yüzlerce birinci sınıf şairi saymanın mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, “Kanuni Sultan Süleyman’ın divanında dört bin civarında gazel vardır. Necip Fazıl’ın sadece otel odaları şiirindeki her beyit nasıl bir şaheserse, Muhibbi Divanı’ndaki, Fatih Divanı’ndaki gazeller de aynı şekilde, eşsiz birer sanat eseridir.” diye konuştu.
Erdoğan, bu hazineden yeterince istifade edemediklerini dile getirerek, “Elbette bunda dilde yaşanan keskin ve ani kopuşun çok büyük tesiri var. Milletimizin binlerce yıllık beslenme kaynaklarıyla bağını zayıflatan bazı hamlelerin açtığı boşluğu belki de hiçbir zaman tam manasıyla telafi edemeyeceğiz. Kültür sanat hayatımızın serpilip büyümesine ket vuran bir diğer husus, varlığını halen devam ettiren ideolojik al gülüm ver gülüm ilişkileridir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Siyasetteki vesayet sistemini hamdolsun bitirdik”
Sinemadan tiyatroya, romandan müziğe kadar birçok alanda iç içe geçmiş çok katmanlı bu ilişkilere rastladıklarını anlatan Erdoğan, bu ilişkilerin, ülkede yeni özgür seslerin, yeni kabiliyetlerin çıkmasına da engel teşkil ettiğini söyledi.
“Burada şu hususu açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum” diyen Erdoğan, “Hükümet olarak son 21 yılda attığımız kararlı, cesur ve dirayetli adımlarla siyasetteki vesayet sistemini hamdolsun bitirdik. Türk siyasetini, tarihinin en çoğulcu, en renkli, temsil kabiliyeti en yüksek yapısına kavuşturduk ama kültür sanat alanındaki vesayeti sona erdirmekte henüz muvaffak olamadık.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaliteden, nitelikten, başarıdan ziyade, ideolojik akrabalığı referans alan vesayet düzeninin kültür sanat camiasında varlığını halen sürdürdüğüne dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Türkiye’ye dair pek çok tartışmada bu zihniyetin tarafgir ve karanlık yüzüne şahit oluyoruz. Örneğin, sırf kendi dünya görüşlerinden olduğu için katillere, tacizcilere, teröristlere, ülke ve millet düşmanlarına leke kondurmuyorlar. Müzik kutusu misali parasını verenin plağını çalan bu çevrelerin temel özelliği, her seferinde ülkenin ve milletin karşısında konumlanmalarıdır. Lafa gelince demokrasiyi kimseye bırakmazlar. Ancak 27 Mayıs ve 28 Şubat darbecilerini alkışlamaktan da geri durmazlar. Hak ve özgürlükler konusunda ahkam keserler fakat başörtüsü yasağını savunmakta hiçbir beis görmezler. Sürekli barıştan, yaşamdan, bir arada yaşamaktan bahsederler ama bölücü terör örgütünün kalemşorluğunu yapmaktan gocunmazlar.”
“Türkiye’nin kültür sanat iklimi, mutlaka hak ettiği seviyelere ulaşacaktır”
Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“İnsan haklarında mangalda kül bırakmazlar ama Gazze’de üç aydır devam eden İsrail vahşeti karşısında çıkıp bir kelime etmezler. Hatta, Hamas bahanesiyle İsrail’in devlet terörünü günümüzün Führeri Netanyahu’nun soykırım politikasını meşrulaştırmaya çalışırlar. Bunları ülkenin, milletin menfaatine, demokrasimizin hayrına olan hiçbir meselede ortalıkta göremezsiniz. Ama vesayetçiler adına gazete köşelerinden, darbeciler adına televizyon ekranlarından sağa sola ayar verirken mutlaka görürsünüz. Hasılı, nerede Türkiye’ye ve Türk milletine karşı bir eylem hazırlığı varsa bunların tekmili hepsini birden ön safta muhakkak bulursunuz. Son dönemde bu çevrelerin giderek artan pervasızlıklarını, kendileri dışında herkese hakaret ederek susturmaya çalışmalarını ülkemizin kültür sanat, spor ve medya camiasında kurdukları ahbap çavuş düzeninin artık dağılmaya başladığının işaretleri olarak değerlendiriyoruz.”
Necip Fazıl Kısakürek’in ömrünün “Batı mukallidi” olarak tarif ettiği, kendi halkına karşı nobran ama Batı karşısında ezik bu çevrelerle mücadeleyle geçtiğini aktaran Erdoğan, “Biz de son 21 yılımızı burada yaşadığı halde bize Paris’ten, Londra’dan, Washington’dan, hatta ve hatta Kandil ve Pensilvanya’dan seslenen Batı’nın gönüllü lejyonerleriyle mücadeleyle geçirdik. Diğerleri gibi inşallah bu mücadelemizden de zaferle çıkacağız. Türkiye’nin kültür sanat iklimi, mutlaka hak ettiği seviyelere ulaşacaktır. İnşallah bunu da sizlerle birlikte başaracağız.” ifadelerini kullandı.
“Sporun günlük siyasi rekabetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Galatasaray ile Fenerbahçe arasında Suudi Arabistan’da oynanması planlanan Turkcell Süper Kupa maçının ertelenmesine değinerek, şunları söyledi:
“Sözlerime son vermeden önce dün gece yaşanan hadiselerden duyduğumuz üzüntüyü burada altını çizerek vurgulamak istiyorum. Biz futbol başta olmak üzere Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz. Hangi sebeple olursa olsun sporun günlük siyasi rekabetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır, hatalıdır, sporumuza hiçbir faydası yoktur. Dün geceden itibaren muhalefet partilerinin yaptığı açıklamaları istismar siyasetinin yeni örnekleri olarak görüyoruz. Cumhuriyet 85 milyonun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal, bu ülkenin banisidir. Daha düne kadar, affınıza sığınarak söylüyorum ‘Siz Atatürk’ün askeri değil, itlerisiniz.’ diyenlerle el ele, kol kola yürüyenlerin bugün söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Türkiye’nin ve Türk milletinin onurunu, haysiyetini, şerefini bizim nasıl savunduğumuzu CHP bilmese de tüm dünya çok iyi biliyor. Ülkemizin itibarını, bizim nasıl koruduğumuzu muhalefet bilmese de tüm insanlık gayet iyi biliyor. CHP ve şürekası ders vermeyi bıraksınlar, şayet samimiyseler gitsinler önce bölücü örgütün uzantısı ittifak noktalarından hesap sorsunlar.
Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz. Hele hele müessif bir olay üzerinden milletin inancına ve mukaddesatına ahlaksızca dil uzatılmasını hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa, hangi adım atılması gerekiyorsa onu yapmaktan çekinmedik, çekinmeyiz. Dünkü hadiseden dolayı futbolseverlere, 20 yılım futbolla geçti, bunlar gibi tribünden seyretmedik ve spor camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm kulüplerimizden, sporun barışı, dayanışmayı, işbirliğini temsil eden fair play ruhuna samimiyetle sahip çıkmalarını bekliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl ödül alan edebiyat, sanat, ilim erbabını tebrik ederek, Star ailesine bu güzel organizasyon için teşekkürlerini sundu.
Törende, “Doğdu Batmayan Güneş” temasıyla hazırlanan film, davetlilere izletildi.
Ödüller sahibini buldu
Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Necip Fazıl’ın manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla bu yıl 10’uncusu düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri sahiplerini buldu.
Geçen yıllardan farklı olarak Çocuk Edebiyatı, Görsel Sanatlar, Mimarlık ve Müzik dallarının eklenmesiyle birlikte 10’uncu yıla özel 10 ayrı dalda 11 isim ödüle layık görüldü.
Prof. Dr. M. Fatih Andı, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Prof. Dr. Turan Karataş, Doç. Dr. Ahmet Murat Özel ve Necip Tosun’dan oluşan jürinin aldığı karar neticesinde 2023 Necip Fazıl Ödülleri’ne layık görülen isimler şunlar oldu:
“Necip Fazıl Şiir Ödülü: Ali Günvar, Necip Fazıl Hikaye-Roman Ödülü: Selahattin Yusuf, Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Ahmet Ayhan Çitil, Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Sema Bayar, Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Rıdvan Tulum, Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: Nacer Khemir, Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Figen Yaman Coşar, Necip Fazıl Görsel Sanatlar Ödülü: Selahattin Sancaklı, Necip Fazıl Mimarlık Ödülü: Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü’nde Tütün Depolarının Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’ne Dönüşümü (H. İbrahim Düzenli, A. Asım Divleli, E. Selçuk Taşar, Ahmet Yılmaz, İ. Hakkı Yiğit, B. Sami Ateşçi), Necip Fazıl Müzik Ödülü: Büşra Kayıkçı, Necip Fazıl Saygı Ödülü: Hüsrev Hatemi”
Programın sonunda ödül kazananlara ödüllerini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ödül alanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
(Bitti)
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ayasofya’yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak, bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğüdür.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri programında, Ayasofya’yı asli kimliğine tekrar kavuşturduklarını söyledi.
Erdoğan, “Ayasofya’yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak, bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğüdür. Ayasofya’nın yanındaki birçok müktesebat rahmetli Kadir Bey zamanında yenilendi, fakat şu andaki zat, oradaki birçok eseri kaldırarak boşaltılmış bir harabeye döndürdü.” ifadelerini kullandı.
Şimdi orayı yeniden restore ettiklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunlara hiçbir şey bırakılmaz, inanın öyle. Bunlar ülkeyi bile çırılçıplak hale getirirler. Geldiğimiz zaman çöp, çukur, çamurdu İstanbul. Öyle almıştık. Ama kendilerine nasıl bir İstanbul teslim ettik, ortada. Onlar şimdi yine ne yaptılar? Aynı hale dönüştürdüler, dönüştürüyorlar. Onun için 31 Mart çok önemli. Yeniden İstanbul’umuzu, Türkiye’mizi aslına rücu ettirmek için 31 Mart çok önemli.”
Ayasofya’yı kendilerinin açtığını ama onu koruyacak olanların elbette gençler olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gençlerimizin bu mukaddes emanete layıkıyla sahip çıkacağına yürekten inanıyorum. ‘Zaman bendedir ve mekan bana emanettir.’ diyen, ‘Kim var?’ diye seslenilince sağına ve soluna bakınmadan fert fert ‘Ben varım.’ cevabını veren bir gençliğin karşımda olduğunu görüyorum. Böyle olduğu müddetçe Allah’ın izniyle Ayasofya’nın kubbelerinden Kur’an sesi, minarelerinden ezan sesi hiçbir zaman eksilmeyecektir. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Türkiye Yüzyılı’nın sembolü olarak ebediyete kadar mümin yürekleri selamlamaya devam edecektir.”
Necip Fazıl’ın izini süren düşünce ve edebiyat damarının, Türkiye’de halen yazı, şiir ve fikir pınarlarını beslemeye devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, “Üstadın geride bıraktığı ilim, kültür ve sanat birikiminin özellikle günümüzün genç kalemleri tarafından sahiplenildiğini görüyoruz. Ödül takdim edeceğimiz kardeşlerimizin arasında gençlerimizin de olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Biz de üstadın adına verdiğimiz ‘İlk Eserler’ ödülüyle genç kardeşlerimizi destekliyor, cesaretlendiriyoruz.” diye konuştu.
Ödüle layık görülenleri tek tek açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılki Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’ne “Vakitsiz Ölüler Yurdu” isimli kitabıyla Sema Bayar ile “İnsansın ve Akşam” adlı ilk şiir kitabıyla Rıdvan Tulum’un layık görüldüğünü belirterek, “Kendilerini canıgönülden tebrik ediyorum.” dedi.
Necip Fazıl Hikaye Roman Ödülü’nü ise bu yıl Selahattin Yusuf’a takdim ettiklerini belirten Erdoğan, “Romanlarında ele aldığı meseleleri sağlam bir zemine oturtan Selahattin Yusuf kardeşimizi tebrik ediyor, yazı ve düşünce hayatında kendisine muvaffakiyetler diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Şiir Ödülü’nün Ali Günvar’a tevcih edildiğini aktararak, “Şiir desenlerini, geleneğimizi ihmal etmeyen yenilikçi bir tavırla ören Ali Günvar, geniş okuyucu kitlesinin kalbine de ses ve mısralarıyla dokunuyor. Hazreti Mevlana’dan, Yunus Emre’den, Niyazi Mısri’den, Nabi’den, Baki’den, Şeyh Galip’ten ve Taşlıcalı Yahya’dan aldığı ilhamla bezediği şiirlerini dünya edebiyatıyla irtibatlandırıp geniş bir yelpazenin parçası haline getiriyor. Yayıncılık faaliyetleriyle edebiyatımıza yıllardır hizmet eden şair Ali Günvar’ı tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Necip Fazıl Fikir Araştırma Ödülü’nü bu sene Ahmet Ayhan Çitil’e takdim ettiklerini kaydeden Erdoğan, “Son derece kıymetli akademik çalışmalarında din, metafizik, matematik, ahlak, yapay zeka ve hukuk gibi konuları ele alan Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil hocamız, Kant felsefesi üzerine yaptığı inceleme ve araştırmalarla ilim ve düşünce dünyamızda önemli bir boşluğu dolduruyor. Ahmet Ayhan Çitil hocamıza teşekkür ediyor, bundan sonraki araştırmalarında başarılar diliyorum.” dedi.
Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’nün bu yılki sahibinin değerli yazar ve yönetmen Nacer Khemir olduğunu dile getiren Erdoğan, “İslam kültür ve medeniyetini tüm güzellikleriyle yansıtmaya çalışan kitapları ve filmleriyle modern insanı sarsıp ona yüceleri, öteleri işaret eden Nacer Khemir, kültür ve sanat dünyamızda uluslararası bir yer tutmaktadır. Nacer Khemir’i de kutluyor, yeni çalışmalarının hayırlı, faydalı ve bereketli olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü’nün sahibinin Figen Yaman Coşar olduğunu belirterek, “İstikbalimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza dönük duru bir Türkçeyle mayaladığı metinlerle, incelikle hazırladığı çocuk programları ve projelerle destek olan Figen Yaman Coşar’ı canıgönülden tebrik ediyorum.” dedi.
Necip Fazıl Görsel Sanatlar Ödülü’nü ise Selahattin Sancaklı’ya takdim ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde 87’nci vefat yıl dönümünde rahmetle andığımız Mehmet Akif’in çileli hayatını ve zorlu mücadelesini 13 bölümlük başarılı bir diziyle milyonlara ulaştıran Selahattin Sancaklı’yı tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl ilk kez tevcih edecekleri Necip Fazıl Mimarlık Ödülü’nü ise 6 isme birden verdiklerini belirterek “Şehrin ve mekanın hafızasına sahip çıkarak Samsun Üniversitemize yepyeni bir eser kazandıran İbrahim Düzenli, Asım Divleli, Selçuk Taşar, Ahmet Yılmaz, Hakkı Yiğit ve Sami Ateşçi’ye teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.
Yine ilk kez takdim edilen Necip Fazıl Müzik Ödülü’ne genç piyanist Büşra Kayıkçı’nın layık görüldüğünü açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk albümünü 2019 yılında çıkaran Büşra Kayıkçı yerel ve uluslararası müzik çevrelerince büyük bir ilgi ve övgüyle karşılandı. Genç yaşına rağmen kendisine beynelmilel bir yer açıp ülkemizi başarıyla temsil eden Büşra Kayıkçı kardeşimizi kutluyor, daha nice güzel eserlere imza atmasını yürekten temenni ediyorum.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Saygı Ödülü’nü bu yıl Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’ye takdim ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Tıp alanındaki araştırma ve incelemelerinin yanı sıra gerçekten değerli şiirler, denemeler ve hatıra kitapları kaleme alan, bir yandan da yetiştirdiği talebeler eliyle ilim, kültür ve sanat hayatımıza yeni soluklar kazandıran Prof. Dr. Hüsrev Hatemi hocamızı tebrik ediyorum. Kendisine sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyor, şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum.”
(Sürecek)
]]>
ÇEVKO Vakfı tarafından bu yıl 12. kez verilen Yeşil Nokta Basın Ödülleri ve 2. kez verilen Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri, gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.
Yeşil Nokta Basın Ödülleri, 2023 yılı boyunca çevre haberlerine öncelik veren ve geri dönüşüm konusunda kamuoyunu bilgilendiren basın-yayın kuruluşlarına, habercilere veriliyor. Bu yıl GCA’nın ana sponsorluğu, Coca-Cola İçecek ve Uludağ İçecek’in bronz sponsorluk desteğiyle düzenlenen Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri ile ise, üniversite öğrencilerinin ambalaj tasarımı, atık yönetimi ve sosyal sorumluluk alanında özgün çevre dostu ürün, uygulama ve proje geliştirmelerinin teşvik edilmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin sağlanması hedefleniyor.
“HER 3 KİŞİDEN 1’İ SATIN ALDIĞI ÜRÜNÜN YEŞİL NOKTALI OLMASINA DİKKAT EDİYOR”
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Yeşil Nokta”nın genişletilmiş üretici sorumluluğunun bir göstergesi olduğunu, ekonomik işletmelerin; piyasaya sürdükleri ürünlerin ambalajlarının geri kazanımı ile ilgili sisteme mali bir katkı sağladığı anlamına geldiğini ve markanın Türkiye’deki tek yetkilisinin ÇEVKO Vakfı olduğunu paylaştı. Yeşil Nokta’nın 540 milyonu aşkın tüketiciyi kapsadığını ve her yıl Yeşil Nokta markasıyla işaretlenen ambalaj adedinin 400 milyarı aştığını belirten İmer Türkiye’de ÇEVKO Vakfı’ndan Yeşil Nokta lisansı almış şirket sayısının da 2023 yılı itibarıyla bin 335’e ulaştığını açıkladı. İmer, “Yeşil Nokta ile ilgili yapılan tüketici araştırmaları, her 10 kişiden 7’sinin Yeşil Nokta işaretini tanıdığını, Yeşil Nokta’yı tanıyan her 3 kişiden 1’inin satın aldığı ürünün Yeşil Noktalı olmasına dikkat ettiğini ortaya koyuyor. Sanayi, Basın ve Öğrenci ana başlıklarında verdiğimiz ve gelenekselleşen Yeşil Nokta Ödüllerimizle, çevre dostu sorumlu üretim ve tüketim alanında örnek çalışmaları ödüllendirmeyi ve teşvik etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
İmer sözlerini, “Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri, özveriyle ve titizlikle çalışan, değerli jüri üyelerimizin katkılarıyla belirlendi. Jüri üyelerimiz Doç. Dr. Füsun Servin Tut Haklıdır, Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan Feyzioğlu, Prof. Dr. Gürbüz Güneş, Dr. Hakan Ertem, Hülya Ataman, Dr. İrem Daloğlu Çetinkaya ve Dr. Öykü Özden Gül’e değerli çalışmaları için teşekkürlerimi sunar Yeşil Nokta Öğrenci ve Yeşil Nokta Basın ödülü alan tüm öğrenci ve basın kuruluşlarımızı kutlarım” şeklinde tamamladı.

“TOPLUMDA DA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK YARATMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri ana sponsoru GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret de konuşmasında şunları dile getirdi: “Gürok Grubu ve GCA olarak, topluma, çevreye ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluk ile sadece iş dünyasında değil, toplumda da sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de geri dönüşüm kültürünün oluşmasında ve sürdürülebilir çevre için çok daha fazla değer üretilmesinde büyük bir emeği olan ve bizim de GCA olarak yönetim kurulunda yer aldığımız ÇEVKO Vakfı, hem dönüşüme hem de ekonomiye katkıları açısından önemli değerlere imza atmaya devam ediyor. Yeşil Nokta Öğrenci Ödüllerinde ödül alan tüm öğrencilerimizi kutluyoruz.”

YEŞİL NOKTA ÖĞRENCİ ÖDÜLLERİ
ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri töreninde, 17 farklı üniversiteden 12 proje, 3 farklı kategoride Yeşil Nokta Öğrenci Ödülüne layık görüldü.
Ambalaj Eko-tasarımı Kategorisi’nde birincilik ödülünü “E-turn” projesiyle On Dokuz Mayıs Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencisi Hacer Karateke, ikincilik ödülünü “Tudi” projesiyle Eskişehir Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Yüksek Lisans öğrencisi Ekin Yüksel, üçüncülük ödülünü “Lutri” projesiyle İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Endüstriyel Tasarım bölümü öğrencisi Fatma Akkan ve teşvik ödülünü İstanbul Aydın Üniversitesi, Tekstil ve Moda Tasarımı öğrencileri Elif Elvan Atagün ile Hatice Kübra Büyükbaş “Yap-Boz-As” projesiyle aldı.
Atık Yönetim Sistemi ve Uygulamaları Kategorisi’nde birincilik ödülünü “Attık” projesi ile Erciyes Üniversitesi Eczacılık öğrencileri Kaan Kalaycı, Beyza Nur Özdamar ve Ege Üniversitesi öğrencisi Anıl Aladağ kazandı. İki tane ikincilik ödülü verilen kategoride, “E-dönüşüm” projesi ile Mersin Üniversitesi Mimarlık öğrencileri Rabia Akgül ve Bilal Erin ve “Phytocycle” projesi ile Altınbaş Üniversitesi Eczacılık öğrencileri Çağrı Budak, Serdar Karaca ve Nisa Merve Demircan, bu dereceyi paylaştı. “Bito” projesi ile Eskişehir Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Yüksek Lisans öğrencisi Ekin Yüksel üçüncülük ödülünü alırken, teşvik ödülünü “Tekstil Atıklarının Geri Kazanımı Projesi” ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Çevre Mühendisliği öğrencileri Mehmetali Andaç Beylikçi ve Nargül Kübra Taşyıldız aldı.
Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları Kategorisinde ise “Acugençlik Sosyal Sorumluluk Projesi” ile Acıbadem Üniversitesi Eczacılık öğrencileri Ezgi Sevim, İdil Işıkay, Şevval Günbay ve Zülal Özmaden birincilik, “Suyun Gözyaşları” projesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğrencileri Özlem Çolapkulu, Zeliha Sude Doğan, Osman Dündar, Sıla Karabulut ve Buğra Bayır ikincilik, “Her Çocuk Bir Tohumdur” projesi ile Yaşar Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencileri İrem Özçelik, Begüm Görücü ve Duru Selin Yılmaz üçüncülük ödülünü kazandı.

YEŞİL NOKTA BASIN ÖDÜLLERİ
Yeşil Nokta Basın Ödülleri, 2023 yılı boyunca çevre haberlerine öncelik veren ve geri dönüşüm konusunda kamuoyunu bilgilendiren basın-yayın kuruluşlarına, habercilere ve toplumun takdirini kazanmış kişilere veriliyor.
“HABERLER.COM OLARAK ÇEVRE KONULARINI GÜNDEMDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
2023 yılında gazete dalında “Nasıl Bir Ekonomi”, televizyon dalında “NTV”, internet haber sitesi dalında “Haberler.com”, haber ajansı dalında “İhlas Haber Ajansı”, dergi dalında “Para” Dergisi, radyo dalında “ST Endüstri Radyo” ödül kazandı. Haberler.com adına ödülü alan Yazı İşleri Müdürü Ayça Elal, “ÇEVKO Vakfı tarafından ödüle layık görülmek bizim için çok kıymetli. Haberler.com olarak, Dünya’nın tüm canlılar için daha yaşanılır bir yer olması için çevre konularını gündemde tutmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
]]>