Nüfus – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Fri, 05 Jul 2024 09:15:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aydın’ın Efeler ilçesinde kadın nüfusu erkek nüfusunu ikiye katladı https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesinde-kadin-nufusu-erkek-nufusunu-ikiye-katladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesinde-kadin-nufusu-erkek-nufusunu-ikiye-katladi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:15:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9487

Aydın’ın Efeler ilçesinde mahalle nüfusları belli olurken, Zafer Mahallesi’nde kadın nüfusunun erkek nüfusundan yaklaşık 2 kat fazla olması dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 31 Aralık 2023 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre nüfusu 1 milyon 148 bin 241 olan Aydın’ın ilçe ve mahalle nüfusları da belli oldu. Toplam nüfusun 569 bin 291’ini erkekler, 578 bin 950’sini ise kadınların oluşturduğu Aydın’ın en fazla nüfusa sahip ilçesi Efeler olurken, Efeler’e bağlı Zafer Mahallesi’nin de kadın nüfusu adeta erkekleri ikiye katladı. Mahallede 3 bin 614 erkek bulunurken bu rakam kadınlarda 6 bin 80 oldu. Ayrıca en fazla nüfusun bulunduğu mahalle ise 23 bin 414 nüfusuyla Girne Mahallesi oldu. Girne Mahallesi’ni 22 bin 64 nüfusuyla Efeler Mahallesi, 21 bin 654 nüfusu ile Mimar Sinan Mahallesi takip etti. En az nüfusun bulunduğu mahalle ise 54 kişi ile Yağcılar Mahallesi oldu.

“En fazla nüfus Girne’de”

Efeler’de bulunan merkez mahallelerin nüfuslarına bakıldığında Adnan Menderes Mahallesi’nin nüfusu 7 bin 930 erkek, 8 bin 410 kadın olmak üzere toplam 16 bin 340 oldu. Ata Mahallesi’nin nüfusu 6 bin 501 erkek, 6 bin 439 kadın olmak üzere toplam 12 bin 940 oldu. Cuma Mahallesi’nin nüfusu 2 bin 513 erkek, 2 bin 863 kadın olmak üzere toplam 5 bin 376 oldu. Cumhuriyet Mahallesi’nin nüfusu 6 bin 18 erkek, 6 bin 755 kadın olmak üzere toplam 12 bin 773 oldu. Efeler Mahallesi’nin nüfusu 10 bin 800 erkek, 11 bin 264 kadın olmak üzere toplam 22 bin 64 oldu. Fatih Mahallesi’nin nüfusu 4 bin 315 erkek, 4 bin 450 kadın olmak üzere toplam 8 bin 765 oldu. Girne Mahallesi’nin nüfusu 11 bin 401 erkek, 12 bin 13 kadın olmak üzere toplam 23 bin 414 oldu. Güzelhisar Mahallesi’nin nüfusu 4 bin 514 erkek, 5 bin 28 kadın olmak üzere toplam 9 bin 542 oldu. Hasanefendi-Ramazan Paşa Mahallesi’nin nüfusu 2 bin 540 erkek, 2 bin 618 kadın olmak üzere toplam 5 bin 158 oldu. Ilıcabaşı Mahallesi’nin 710 erkek, 699 kadın olmak üzere toplam bin 409 oldu. İstiklal Mahallesi’nin nüfusu bin 44 erkek, bin 44 kadın olmak üzere toplam 2 bin 88 oldu. Kemer Mahallesi’nin nüfusu 4 bin 739 erkek, 4 bin 864 kadın olmak üzere toplam 9 bin 603 oldu. Köprülü-Veysipaşa Mahallesi’nin nüfusu 2 bin 722 erkek, bin 849 kadın olmak üzere toplam 4 bin 571 oldu. Kurtuluş Mahallesi’nin nüfusu 4 bin 503 erkek, 5 bin 718 kadın olmak üzere toplam 10 bin 221 oldu. Mesudiye Mahallesi’nin nüfusu 2 bin 698 erkek, 2 bin 766 kadın olmak üzere toplam 5 bin 464 oldu. Meşrutiyet Mahallesi’nin nüfusu 6 bin 488 erkek, 7 bin 72 kadın olmak üzere toplam 13 bin 560 oldu. Mimar Sinan Mahallesi’nin nüfusu 10 bin 495 erkek, 11 bin 159 kadın olmak üzere toplam 21 bin 654 oldu. Orta Mahalle’nin nüfusu 4 bin 244 erkek, 3 bin 964 kadın olmak üzere toplam 8 bin 208 oldu. Osman Yozgatlı Mahallesi’nin nüfusu 9 bin 818 erkek, 7 bin 990 kadın olmak üzere toplam 17 bin 808 oldu. Yedieylül Mahallesi’nin nüfusu 5 bin 583 erkek, 5 bin 942 kadın olmak üzere toplam 11 bin 525 oldu. Zafer Mahallesi’nin nüfusu 3 bin 614 erkek, 6 bin 80 kadın olmak üzere toplam 9 bin 694 oldu. Zeybek Mahallesi’nin nüfusu 3 bin 903 erkek, 3 bin 907 kadın olmak üzere toplam 7 bin 810 oldu. – AYDIN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesinde-kadin-nufusu-erkek-nufusunu-ikiye-katladi/feed/ 0
TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin grup önerileri kabul edilmedi https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:30:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9312

TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Saadet Partisinin “özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler”, İYİ Partinin “göçmen nüfus artışı”, DEM Partinin “Mahalli İdareler Seçimi” ve CHP’nin “Gazeteciler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi adına söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Türkiye’deki nüfus artış hızında veya doğurganlıktaki düşüşün siyasi bir konu değil, ülke meselesi olduğunu söyledi.

Son 23 yılda ortalama nüfus artış hızının yüzde 1’e düştüğünü, bunun, İkinci Dünya Savaşı döneminden daha düşük bir oran olduğunu belirten Usta, “Türkiye’deki Türk vatandaşlarında durum böyleyken Suriyeli göçmenlerde hem doğurganlık hızının hem doğum sayısının çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu konu, Suriyeli sığınmacı meselesi olmasa bile Türkiye’nin ciddi bir sorunudur. Çünkü nüfusun korunabilmesi için ortalama doğurganlık hızının 2,1 olması lazım ama Türkiye’de bu oran 1,62. Bu nüfus aşağı doğru gidecek.” ifadelerini kullandı.

Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yeni evlenen çiftlerin en az üç çocuk yapması” yönündeki açıklamasını çok doğru bulduğunu ancak ailelere bu konuda verilen ekonomik desteklerin yetersiz olduğunu savundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, nüfus artış hızının düşüşünün sebepleri ve sonuçlarının araştırılmasının, Türkiye’nin geleceği adına çok önemli olduğunu vurguladı.

Şahin, “Buradaki en temel sebeplerden biri, aile kavramının yıpranmasıdır. Son yıllarda yaşanan boşanma artışları ciddi bir şekilde masaya yatırılmalıdır. Gençlerimiz evlenmek istemiyor, evlenen vatandaşlarımız da ciddi boşanmalar yaşıyor.” dedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, İYİ Parti’nin önergesini samimi ve gerçekçi bulmadıkları için “hayır” oyu vereceklerini ifade etti.

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, düzensiz ve kayıtsız göç sorununun dünyanın en önemli problemleri arasında yer aldığını, Türkiye’nin de dünya genelinde bu konuda omuzlarına en ağır yük binen devlet olduğunu kaydetti. Arpacı, “Bunun da bizatihi sorumlusu AKP iktidarıdır. Tarafı olmadığımız savaşların sonuçları, milyonlarca vatandaşımızın omuzlarına yüklenmiştir.” diye konuştu.

“Türkiye, genç bir nesle sahip bir ülke olarak dünyada etki alanını arttıracaktır”

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, AK Parti iktidarları dönemlerinde hazırlanan kalkınma planlarında aile, nüfus, demografik dönüşüm konularının özel olarak çalışıldığını söyledi.

Nüfus politikası konusundaki çalışmaların toplumsal etkisinin pozitif olduğunu, doğum izinleri, çocuk yardımları, eğitim ve sağlık giderlerinin ücretsiz olması, SGK sistemi, ailenin güçlendirilmesi, sosyal koruma kalkanının dinamik kurumsal yapısının AK Parti hükümetlerinin başarısı olduğunu anlatan Koncagül, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın da ifadesiyle karşılık bulan ‘üç çocuk’ söylemi, ülkemizde nüfus politikasının, nüfus artış hızını arttırmaya yönelik olduğunun da önemli bir göstergesidir. Batılı ülkelerin negatif büyüme eğrisindeki nüfus üzerine bir gelecek inşa ettiklerini düşünürsek Türkiye güçlü, dinamik ve genç bir nesle sahip bir ülke olarak bölgemizde ve dünyada etki alanını arttıracaktır.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel kurulda daha sonra kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/feed/ 0
Aydın’ın Efeler İlçesi Türkiye’nin 21 ilini geride bıraktı https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesi-turkiyenin-21-ilini-geride-birakti/ https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesi-turkiyenin-21-ilini-geride-birakti/#respond Wed, 29 May 2024 21:57:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8215

Tarımı, turizmi ve sanayisiyle önemli illerden olan Aydın’ın Efeler ilçesi 308 bin 39 kişilik nüfusu ile Türkiye’nin 21 ilini solladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 31 Aralık 2023 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre nüfusu 1 milyon 148 bin 241 olan Aydın’ın ilçe nüfusları da belli oldu. Toplam nüfusun 569 bin 291’ini erkekler, 578 bin 950’sini ise kadınların oluşturduğu Aydın’ın en fazla nüfusa sahip ilçesi Efeler olurken, en az nüfuslu ilçesi ise Karpuzlu oldu. 2012 yılında Aydın’ın büyükşehir statüsüne alınmasının ardından kurulan merkez Efeler ilçesinin nüfusu, 151 bin 250 erkek, 156 bin 789 kadın olmak üzere toplam 308 bin 39 oldu. Her geçen yıl göç almaya devam eden Efeler, Artvin, Bilecik, Bingöl, Burdur, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Kırşehir, Sinop, Tunceli, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova, Karabük ve Kilis olmak üzere 21 ili, toplam nüfusuyla geride bıraktı.

“En az nüfus Karpuzlu’da”

2023 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 17 ilçesi bulunan Aydın’da en fazla nüfus Efeler’de, en az nüfus Karpuzlu’da oldu. İlçelerin nüfuslarına bakıldığında Bozdoğan’ın nüfusu 16 bin 337 erkek, 16 bin 191 kadın olmak üzere toplam 32 bin 528 oldu. Buharkent’in nüfusu 6 bin 547 erkek, 6 bin 640 kadın olmak üzere toplam 13 bin 187 oldu. Çine’nin nüfusu 24 bin 123 erkek, 24 bin 462 kadın olmak üzere toplam 48 bin 585 oldu. Didim’in nüfusu 50 bin 650 erkek, 49 bin 539 kadın olmak üzere toplam 100 bin 189 oldu. Efeler’in nüfusu 151 bin 250 erkek, 156 bin 789 kadın olmak üzere toplam 308 bin 39 oldu. Germencik’in nüfusu 22 bin 295 erkek, 22 bin 498 kadın olmak üzere toplam 44 bin 793 oldu. İncirliova’nın nüfusu 28 bin 230 erkek, 28 bin 704 kadın olmak üzere toplam 56 bin 934 oldu. Karacasu’nun nüfusu 8 bin 858 erkek, 9 bin 22 kadın olmak üzere toplam 17 bin 880 oldu. Karpuzlu’nun nüfusu 5 bin 288 erkek, 5 bin 328 kadın olmak üzere toplam 10 bin 616 oldu. Koçarlı’nın nüfusu 11 bin 407 erkek, 11 bin 192 kadın olmak üzere toplam 22 bin 599 oldu. Köşk’ün nüfusu 14 bin 479 erkek, 13 bin 961 kadın olmak üzere toplam 28 bin 440 oldu. Kuşadası’nın nüfusu 66 bin 108 erkek, 67 bin 69 kadın olmak üzere toplam 133 bin 177 oldu. Kuyucak’ın nüfusu 12 bin 967 erkek, 13 bin 80 kadın olmak üzere toplam 26 bin 47 oldu. Nazilli’nin nüfusu 79 bin 996 erkek, 82 bin 78 kadın olmak üzere toplam 162 bin 74 oldu. Söke’nin nüfusu 61 bin 986 erkek, 62 bin 231 kadın olmak üzere toplam 124 bin 217 oldu. Sultanhisar’ın nüfusu 9 bin 925 erkek, 10 bin 474 kadın olmak üzere toplam 20 bin 399 oldu. Yenipazar’ın nüfusu ise 5 bin 816 erkek, 6 bin 182 kadın olmak üzere toplam 11 bin 998 oldu. – AYDIN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aydinin-efeler-ilcesi-turkiyenin-21-ilini-geride-birakti/feed/ 0
İstanbul’da Nüfus Azalıyor: Kentsel Dinamikler ve Göç https://www.akittvhaber.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:18:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6795

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şentürk, İstanbul’da nüfusun azalmasının kentsel dinamiklerini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2023 sonuçlarına göre, İstanbul’un nüfusu bir önceki yıla göre 252 bin 27 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişi oldu. 2022 doğum istatistiklerine göre, Türkiye’de doğurganlık hızı 1,62 iken İstanbul’da bu oran 1,29 ve aynı yıl doğanların sayısı ise 170 bin 84 oldu. Ölüm istatistiklerine göre, Türkiye’de ölüm hızı 5,9 iken İstanbul’da bu oran 4,6 ve aynı yıl ölenlerin sayısı 73 bin 751’dir. Peki, Türkiye’nin en yoğun nüfuslu kenti neden ve nereye göç verdi? Taşı toprağı altın olan İstanbul’a neredeyse yüz yıllık rağbetten sonra şimdi İstanbul’dan “kaçıştan” söz edebilir miyiz? İstanbul’daki nüfus neden azalma eğiliminde ve bu değişimi nasıl okumalıyız? İstanbul’da nüfusun azalmasındaki kentsel dinamikler neler?

Kentten kent bölgeye: İstanbul’dan Marmara’ya

Türkiye nüfusunun yüzde 18,34’ünün ikamet ettiği İstanbul’daki değişimler artık alternatif bir tanımla anlaşılabilir: Kent bölge. 11 kentli Marmara Bölgesi, Türkiye nüfusunun yüzde 30,93’üne ev sahipliği yapıyor. İstanbul’un nüfusu azalırken veya nüfus artış hızı yavaşlarken, Marmara Bölgesi’nde nüfus son 20 yılda artma eğilimindedir. Ekonomik nedenlerle emeklilerin ve yaşam tarzı göçü nedeniyle İstanbul’dan ayrılanların Marmara Bölgesi’ndeki farklı kentlere yöneldiği söylenebilir. İstanbul sanayisinin, istihdam alanlarının, Marmara Bölgesi’ne kayması da göçün önemli sebeplerinden biridir.

Önceden istihdam için İstanbul’a yönelen nüfus, Marmara Bölgesi’nde üretimin ve ticaretin yaygınlaşması ve turizmin genişlemesi nedeniyle bölgedeki diğer kentlere yöneldi. Ayrıca Türkiye’de kent bölge gelişimiyle bölgesel ölçekte bazı kentsel merkezler giderek daha fazla göç aldı. İzmir ve kent bölgesindeki Aydın ve Manisa, Adana ve kent bölgesindeki Mersin ve Konya bu türden kent bölgelere örnek olarak gösterilebilir. İstanbul hem kendi etrafındaki hem de Türkiye’deki kent bölge gelişiminden etkileniyor. Kent bölgeler geçmişteki kentsel gelişmelerden farklı olarak ekonomik, kültürel, toplumsal ve mekansal olanaklara sahip yeni cazibe merkezlerinin oluşmasını içerdiğinden nüfus hareketlerinin sadece tek bir kente değil ülkedeki farklı kent bölgelere yönelmesine olanak tanıyor.

Merkezden çepere: Kadim kentten kırsal nitelikli/doğal alanlara

Arnavutköy, Çatalca, Çekmeköy, Sancaktepe, Silivri, Sultanbeyli, Şile ve Tuzla gibi İstanbul’un çeperinde kalan yerleşimlerde nüfus artıyor. 2000’li yılların başından itibaren kentin çeperine yönelen nüfus giderek daha fazla kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleşiyor. Şile ve Çatalca’daki nüfus artış hızı, İstanbul’un kadim kent merkezindeki nüfusun giderek kent dışındaki, kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleştiğini gösteriyor. Bu yaşam tarzı göçü kentteki diğer nüfus eğilimlerinin açıklanmasında da kullanılabilir. Kent merkezindeki yoğun nüfusa sahip ilçelerden kent çeperindeki ilçelere gidecek ekonomik sermayeye sahip olmayan nüfusun bir kısmı da kentin komşusu olan diğer kentlere doğru bir yöneliş içerisindedir. Başta kentin doğusundaki Kocaeli, Sakarya, Yalova ve batısındaki Tekirdağ, Edirne, Kırklareli gibi kentler olmak üzere nüfus, bölgedeki diğer yerleşim alanlarına doğru hareket ediyor. Ayrıca Güney Marmara bölgesindeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale gibi kentlere doğru da özellikle emekliler tarafından yapılan bir göçten söz edilebilir.

Konut ve yaşam maliyetlerinin artması

İstanbul’da nüfusun azalmasındaki etkenlerden biri konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıdır. Giderek ekonomik sermayesi azalan, konut sahibi olamayan emeklilerin ve çalışma yaşamı dışında kalan nüfusun kentte varlıklarını sürdürmeleri zorlaşıyor. Emeklilerin göç hareketinde belirleyici olan ekonomik sermayeleridir. Geçtiğimiz yıllarda emekliler, Marmara Bölgesi’nde konut edinebilme olanağına sahipti ve farklı kentlere yerleşmeleri söz konusuydu. Ancak günümüzde ekonomik sermaye güçlüğü yaşayan emeklilerin yeni konut edinemedikleri için genellikle ailelerinin göç ettiği kentlere dönme eğiliminde oldukları söylenebilir. Kentteki konut ve yaşam maliyetlerinin artması sadece emeklileri değil aynı zamanda orta ve orta alt gelir grubundaki bireyleri de kent dışında çözümler aramaya itiyor. Bu gelir grubundakiler farklı kentlerde istihdam olanaklarına ve konuta erişim sağladıklarında göç ediyor.

Yaşam tarzı göçü: Yaşam kalitesini iyileştirmeye dair arayışlar

Diğer taraftan hem konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıyla ilişkili olarak hem de kentteki diğer zorluklarla -başta trafik yoğunluğu, çevre kirliliği ve benzeri sorunlarla- mücadele etmekten yorulan orta ve orta üst gelir grubundaki bireyler de farklı kentlere yerleşiyor. Bu yaşam tarzı göçünün gerçekleşmesinde kentsel olanakların niteliğini kaybetmesi, ulaşım sürelerinin uzunluğu, kentteki yeşil alanların sınırlı olması, konut ve nüfus yoğunluğunun yaşam kalitesini düşürmesi, çocuk yetiştirmek için gerekli kamusal mekanların hem sınırlı hem de niteliğinin düşük olması gibi sorunların önemli bir payı bulunuyor. Türkiye genelinde 2023 verilerine göre, nüfus yoğunluğu 111 kişidir. İstanbul ise kilometrekareye düşen 3 bin 13 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek kenttir. Yaşam tarzı göçüne karar verenlerin kentteki yaşanabilirlilik düzeyinden memnun olmadıkları söylenebilir. 2022 yılı iç göç istatistikleri kapsamında İstanbul’un verdiği göçün nedenlerine bakıldığında daha iyi konut ve yaşam koşulları için göç edenlerin oranı yüzde 22,08, aile fertlerinden birine bağımlı göçün oranı yüzde 22,83’tür. Aynı zamanda çalışma hayatında görülen uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, İstanbul ile diğer metropollerin çevresinde gelişen kent bölgelerdeki istihdam olanaklarının artması gibi değişimler nedeniyle yaşam tarzı göçü giderek daha da kolay hale geliyor.

Kentsel dönüşüm ve konuta erişimdeki güçlükler

Konut sayısının az olduğu ve fiyatlarının belirgin bir biçimde arttığı bir dönemde, kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kalan ev sahipleri ya da kiracılar İstanbul’da yaşayabilecekleri bir evi kiralamakta güçlük çekiyor. Emekliler ve orta alt gelir grubundakiler konuta erişim koşulları nedeniyle farklı çözümler arıyor. Bu çözümlerden biri de kenti ivedilikle terk ederek farklı bir kente yerleşmektir. Kentte üretimin parçası olmayan emeklilerin ve konut edinmekte zorlanan orta ve alt gelir grubundakilerin kentten ayrılması kentsel dönüşümün bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Kentsel dönüşüm sırasında farklı ilçelere ya da kentlere yerleşenlerin artan ekonomik değerden faydalanmak üzere genellikle eski mahallelerine dönmedikleri söylenebilir.

Kentsel dinamiklere bağlı olarak İstanbul’un demografik yapısında yaşanan değişimler yeni kentsel ve toplumsal gelişmeleri beraberinde getirebilir. Söz gelimi son 20 ila 30 yılda çiftlere, ebeveynlerinin torun bakım desteği vermesi başta kadının istihdama katılımının artması olmak üzere farklı olanakların gelişmesine katkı sundu. Ancak emeklilerin kentten göçünün artmasıyla birlikte sosyal desteğin azalması ve bununla birlikte doğurganlığın daha da azalması söz konusu olabilir. Diğer taraftan İstanbul’daki konut ve yaşam maliyetlerinin artması nedeniyle aynı evde yaşamaya başlayan ya da ebeveynlerine maddi destek sunan bireylerin de aileleriyle birlikte yaşama pratiğini devam ettirmek üzere farklı kentlere göç etme eğilimi artabilir. Maddi ve sosyal desteğin iki yönlü de önemli olduğu günümüz ekonomik ve toplumsal koşullarında, nüfus hareketi sadece sayısal bir değişim değildir. Bu nedenle kentsel dinamikleri, nüfus hareketlerini ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini yakından takip ederek atılması gerekli adımlar açık bir biçimde ortaya konabilir.

[Prof. Dr. Murat Şentürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/feed/ 0
Kürşad Zorlu: “Vatandaşın, İktidara Oy Verenler ve Vermeyenler Şeklinde Ayrılamayacağını İktidara 31 Mart’ta Anlatmamız Gerekiyor” https://www.akittvhaber.com.tr/kursad-zorlu-vatandasin-iktidara-oy-verenler-ve-vermeyenler-seklinde-ayrilamayacagini-iktidara-31-martta-anlatmamiz-gerekiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/kursad-zorlu-vatandasin-iktidara-oy-verenler-ve-vermeyenler-seklinde-ayrilamayacagini-iktidara-31-martta-anlatmamiz-gerekiyor/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:03:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6014

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ordu konuşmasındaki ” Biz varsak doğal gaz var, biz yoksak doğalgaz yok” sözlerini eleştirerek, “Muhalefette olmayı bir tarafa bırakın, nereden bakarsanız bakın kabul edilemeyeceğimiz bir açıklama bu. Günler öncesinde de Hatay’da, ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse o şehre herhangi bir hizmet gelmez’ demişti Sayın Erdoğan. Bu tehdit siyasetine hep beraber karşı durmamız lazım. Böyle demokrasi olmaz. İllerin AK Partili olan ve olmayan belediyeler şeklinde ayrılamayacağını daha kaç kere hatırlatmamız gerekecek? Aslında vatandaşın, iktidara oy verenler ve vermeyenler şeklinde ayrılamayacağını da siyasi iktidara 31 Mart’ta anlatmamız gerekiyor” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zorlu şunları söyledi:

DAĞLARI SİYANÜRLE YERLE BİR OLURKEN SESSİZLİĞE GÖMÜLEN SİYASİ İKTİDARA SORUMLULARI AKLAMA FIRSATI VERMEYECEĞİZ”

“Erzincan’ın İliç’te bir felaket yaşadık. Kimsenin sorumluluk almadığı ve yanlışı üstlenmediği; konuşanların cezalandırıldığı ve yine vicdanlarımızın yaralandığı bir felaketle karşı karşıyayız. Günlerdir veriler, resmi rakamlar, belgeler, izinler, teknik ve bilimsel raporlarla ihmalin fotoğrafı açıkça ortaya çıkarıldı. Yani yalanın, talanın ve rantın fotoğrafından bahsediyoruz. Kamu sağlığı, sırf sermayenin daha fazla katkı sağlamadı için esasında bu yanlışlıklara kurban edilmiş. Zira toprağa, suya ve havaya karışan siyanür, bölge halkının sağlığını hala tehlikeye düşürüyor. 9 canımız hala bu göçüğün altında. Adeta ‘Al takke ver külah’ ilişkilerinde ülkemizin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını talan eden bu iktidara seslenmek istiyoruz: Deprem oldu, enkaz altındaki vatandaşın üzerine sela okuttunuz. Heyelan oldu, maden ocağında göçük ortaya çıktı, yeri geldi şiddetli yağmurlar sel oldu, vatandaşlarımız hayatını kaybetti. Her türlü değerimizi oy almak için kullanan ama dağları siyanürle zehirlenip yerle bir olurken sessizliğe gömülen siyasi iktidara facianın sorumlularını aklama fırsatını vermeyeceğiz ve biz kamu vicdanının sesi ve vekili olacağız. Bu itibarla İliç’teki felaketin sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi ve cezalandırılması için İYİ Parti olarak sürecin birebir takipçisi olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum.

“İKTİDAR HER GENCE ÜNİVERSİTE DİPLOMASI VERMEYE ANT İÇMİŞ AMA İŞ ÜNİVERSİTE MEZUNLARINI MUTLU ETMEYE GELİNCE SINIFTA KALMIŞ”

Memnuniyetsizlik ve mutsuzluk artışı, ‘Türkiye İleri Sallama Kurumu’ -ben onu öyle tarifliyorum- TÜİK tarafından bile artık göz ardı edilemez hale geldi. Ülkenin son dönemine baktığımızda genel olarak mutsuzluğun yaygınlaştığını ve yaşamından çok memnun olanların sayısının ciddi şekilde azalmakta olduğunu görüyoruz. Kamu hizmetlerinden duyulan memnuniyetsizlik de yine TÜİK rakamlarına yansımış. 2013-2023 dönemine baktığınızda, kamu hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı; eğitim, sağlık ve ulaştırma alanında yüzde 10 seviyesinde azalmış. Bir anlamda ‘vatandaştan vergi toplamaya gelince oranları istediğin gibi artır ama bu vergilerle yeterli hizmeti verme’ anlayışı siyasi iktidarın düsturu haline gelmiş. Çok övünülen hizmet anlayışının sayısal karşılığı işte burada yatıyor. Eğitim düzeyine göre en mutsuz kesiminin yükseköğretim mezunları olduğunu söyleyelim. Siyasi iktidar neredeyse her gence üniversite diploması vermeye ant içmiş ama iş üniversite mezunlarını mutlu etmeye gelince sınıfta kalmış. Yükseköğretim mezunlarının mutluluk oranında, 2006’dan 2023’e 17,2 puanlık bir azalma dikkat çekiyor. Peki üniversitelerin eğitim kalitesi her geçen yıl daha da düşerken üniversitelerdeki gençlerimiz ‘Ben neden burada zaman geçiriyorum’ diye düşünmeyecek mi sandınız? Üniversite sayısını ve kontenjanları çılgınlar gibi artırıp diğer yandan bütçe içinde yükseköğretimin payını azaltırken üniversitelerin hizmet kalitesinin düşeceğini hiç mi öngörmediniz? Yeni üniversite mezunlarının ortalama ücreti her geçen gün asgari ücrete biraz daha yakınsarken bu gençler ‘Biz neden üniversitede okuduk’ diye sormayacak mı zannettiniz? Bu soruları soran gençlerin mutsuz olacaklarını ve ilk fırsatta ‘Başka bir ülkeye nasıl yerleşirim’ diye düşüneceklerini hiç mi tahmin etmiyorsunuz? İnsan bunları sormadan edemiyor. Yoksa bunlar kasıtlı bir biçimde mi yapılıyor?

“BİR SİYASİ İKTİDAR DÜŞÜNÜN Kİ EMEKLİSİNİN FERYADINA KULAK TIKIYOR, EĞİTİM ORDUSUNU İSE GÖRMEZDEN GELİYOR”

Bugün emeklilerle öğretmenlerin feryadı artık ortaklaşmıştır. Açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakılan milyonlarca emekli bir yanda, yıllarca öğrenim görüp mesleği için hak kazandığı halde açıkta bırakılan yüz binlerce öğretmen diğer yanda. Bir siyasi iktidar düşün ki emeklisinin feryadına kulak tıkıyor, eğitim ordusunu ise görmezden geliyor. Siyasi iktidarın beğenmediği eski Türkiye’de ikramiyesiyle ev alabilen bir emekli kesimi vardı. Emekli ikramiyesi toplumun büyük kısmını oluşturan asgari ücretlilerin mülk edinmesinin tek imkanıydı. Ev sahibi olan emekliler en azından maaşlarıyla kıt kanaat de olsa geçinebiliyordu. Bu imkan da ellerinden alındı ve ailesinden serveti olmayanlar mülksüzlüğe mahkum edildi. Bugün bırakın ev alabilmeyi, emekli ikramiyesiyle bir araba dahi alınamaz bir ekonomik ortamdayız. Emekliler çalışırken girdikleri borçları ancak ödeyip yetmeyen maaşları sebebiyle bir kez daha borçlanarak, ezilerek, kırılarak yaşamaya çalışıyorlar. Biz onun için acilen öğretmenler için atama, emekliye zam diyoruz. Gelinen bu koşullarda en düşük emekli maaşı asgari ücretten az olamaz. Verilen onca sözden, beylik laftan sonra öğretmene 100 binden aşağı bir kadro atamasını asla kabul etmiyoruz.

Mülakat konusuna gelince de bunu kaldırmaya yönelik kanun teklifine ilişkin bir ilerleme kaydedilmediğini de öğretmenlerimiz ve aileleriyle buradan paylaşmak isterim. Siyasi iktidar emeklilerin yaşam koşullarını yaşanamaz hale getirmekle kalmamış bir de kademeli emeklilik problemine neden olmuştur. Tıpkı aylık bağlama oranları düzeltilmeden emekli maaşlarına köklü bir çözüm üretilemeyeceği gibi EYT düzenlemesinin ardından adil bir emeklilik sistemi tesis etmeden iş ve emek barışı asla sağlanamayacaktır. Dün, EYT düzenlenmesinden yararlanamayan çok sayıda insan Ankara’da miting düzenlediler. Bir günlük farkla 17-20 yıl kaybetmenin adaletsizliğini dile getiriyorlar. Bu adaletsizliği ortadan kaldırmaya yönelik derhal bir çalışma yapılması gerekiyor. Biz böyle bir düzenlemeyi Meclis çatısı altında konuşmaya hazırız.

“VATANDAŞIN İKTİDARA OY VERENLER BE VERMEYENLER ŞEKLİNDE AYRILAMAYACAĞINI İKTİDARA 31 MART’TA ANLATMAMIZ GEREKİYOR”

Ocak ayındaki 15,1 milyar TL açıkla son 12 aydaki bütçe açığında rekor kırıldı. Hükümeti bu anlamda tebrik etmek lazım. Bütçe açığının ve faiz dışı açığın, GSYH’ye oranı 2001 krizinden beri en yüksek seviyeye ulaştı. ve dahası, vergi adaletsizliğinde sürekli el yükselttikleri için kendilerini tebrik etmek de istiyorum. Ocak 2024 bütçe gerçekleşmelerine baktığımızda, merkezi yönetimin vergi tahsilatı KDV’de yüzde 165, ÖTV’de yüzde 118, gelir vergisinde yüzde 107, kurumlar vergisinde ise sadece yüzde 10 arttı. Türkiye adeta sömürü ve rant ekonomisiyle can çekişiyor. Yoksuldan zengine servet transferiyse mevcut sistemin ana bir unsuru haline gelmiş durumda. Vatandaş artık iktidarın açılımını 3 şekilde yapıyor; Adaletsizliği Kutsama Partisi, Ağaları Kollama Partisi diğeri de Açlık ve Kutuplaştırma Partisi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ordu’da yaptığı konuşmayı aynen okumak istiyorum: ‘Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi, kusura bakmayın açık konuşuyorum, doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var, biz yoksak doğal gaz yok.’ Muhalefette olmayı bir tarafa bırakın, nereden bakarsanız bakın kabul edilemeyeceğimiz bir açıklama bu. Günler öncesinde de Hatay’da, ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse o şehre herhangi bir hizmet gelmez’ demişti Sayın Erdoğan. Bu tehdit siyasetine hep beraber karşı durmamız lazım. Böyle demokrasi olmaz. İllerin AK Partili olan ve olmayan belediyeler şeklinde ayrılamayacağını daha kaç kere hatırlatmamız gerekecek? Aslında vatandaşın iktidara oy verenler ve vermeyenler şeklinde ayrılamayacağını da siyasi iktidara 31 Mart’ta anlatmamız gerekiyor. Bizim için 81 ilin, 922 ilçenin her biri Türkiyemizdir. Ülkemizdeki 85 milyon kişinin her biri Türkiyemizdir. Eğer Türkiye’yi temsil ediyorsanız, bunu böyle bilmek ve buna göre davranmak, gücümüzü de aldığınız bu milli iradeye olan borcumuzdur.

“SİYASİ İKTİDAR YANLIŞ POLİTİKALARIYLA, EKONOMİDE YARATTIĞI TAHRİBATLA ÜLKENİN DEMOGRAFİK DENGELERİNİ BOZMAYI BAŞARDI”

TÜİK, 2023 yılı nüfus verilerini açıkladı. Nüfusumuz, 2023’te sadece 92 bin 824 kişi artmış. Artış oranı da binde 1,1. Oysa 2002-2022 dönemine baktığınızda nüfusumuzun artış oranı yıllık ortalama yüzde 1,3’tür. Öte yandan 2023’ü nüfus açısından diğer yıllardan ayran 6 Şubat afetini de unutmamalıyız. Resmi kayıtlara göre, vefat eden kişi sayısı 53 bin 537 kişidir. Yani afet olmasaydı, afette hayatını kaybeden kimse olmasaydı dahi nüfus artışımız yüzde 0,17 olacaktı. Bu nüfus verilerine göre, ülkemizde üç kaygı verici gelişme veya ihtimal dikkatimizi çekiyor. Birincisi doğurganlık hızındaki azalmadır. Zira 2014’ten beri sıfır yaşındaki azalma devam ediyor. Sıfır yaşındaki nüfusta bir önceki seneye göre yüzde 7 buçukluk bir azalma yaşanmış. Oysa genç nüfusun fazlalığı ülkemizin en güçlü özelliklerinden biriydi. Ancak siyasi iktidar, yanlış politikalarıyla, ekonomide yarattığı tahribatla ülkenin demografik dengelerini bozmayı başardı. Peki bugün neden bu hız azalıyor? Çünkü AK Parti enflasyonla mücadele etmeyince, gelir dağılımını bozunca vatandaş bu yeni ekonomik düzene kendince uyum sağlamak durumunda kalıyor.

Cumhurbaşkanı her fırsatta ‘çocuk yapın’ dese de vatandaş gelecek kaygısıyla bu yönelime karşı duruyor. Gençler ise ‘Ne evlenmesi, daha kendimize bakamıyoruz cebimize giren üç kuruşla’ diyecek noktaya getirildi. Netice olarak da Türkiye’nin demografik fırsat penceresi yavaş yavaş kapanıyor. Üzülerek görüyoruz ki nüfus dinamizmini kaybolduğu ve nüfusu hızla yaşlanan bir ülke haline geliyor ülkemiz. İkinci kaygımız, depremde vefat edenlerin sayısının resmi açıklamadan fazla olması ihtimali. Nüfus artış hızının tarihsel ortalamasından bir yılda aşırı derecede sert bir sapma yapması, kolay açıklanabilir bir durum değil. Peki nedir bu sapmanın kaynağı? ya kaygı duyduğumuz gibi afette aslında açıklanandan daha fazla vatandaşımız vefat etti ya da çok ciddi dış göç verdik. Dış göç de zaten nüfus dinamikleriyle ilgili üçüncü kaygımız. 2022’de ülkemizden yurt dışına göç eden vatandaşlarımızın sayısı 140 bine yaklaşmış. 2018-2022 döneminde ise 500 binden fazla vatandaşımızın yurt dışına göç ettiğini görüyoruz. Henüz TÜİK’in 2023 göç verileri açıklanmadı ama dış göçte çok ciddi bir artış yaşanmış olma ihtimalini de burada saklı tutuyoruz.

“ÜLKEMİZDE YAŞAYAN KAÇAK AFGANLARA, İLTİCA SİSTEMİNE ALINARAK GEÇİCİ KORUMA VERİLMESİ İÇİN HAZIRLIK YAPILDIĞI DUYUMUNU ALDIK”

Genç nüfusu azalan ve dış göçün hızla arttığı bir ülke yaptılar ülkemizi. Dış göç diye sayılarla ifade edilen nüfus kaybının da büyük çoğunluğunun iyi yetişmiş insan kaynağımız olduğunu hatırlatmaya gerek yok. ya kalanlar ne durumda? Allah’a emanet yaşıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bir depremde bina altında kalabilirler. Maden işçisi iseler yine her an toprak altında kalabilirler. Bunları da geçtim, ülkedeki adalet yoksunluğundan güç alan bir psikopat sokakta ya da trafikte ansızın canlarını alabilir. Sözün özü; ne yazık ki ülkemizi mutluluk vaat edemeyen bir yer kıldılar. Bugün ülkemiz, 10 milyondan fazla sığınmacıyla dünyanın en büyük sığınmacı deposu haline getirilmiştir. Bugün tamamlanan Münih Konferansı’nda en önemli tehlikenin savaş ve iklim değişikliğinden kaynaklanan göç olduğu ortaya konuldu. Siyasi iktidar buna çözüm bulmak yerine sığınmacıları kalıcı hale getirecek uyum projelerine var gücüyle devam ediyor. Geçen hafta gündeme getirdiğimiz bazı illerde Hazine arazilerinin Suriyeli sığınmacılara tahsisini hedefleyen BM destekli proje, bunun küçük bir örneğidir. Hükümet cephesi hızlıca bu iddiayı inkar etmeye kalksa da böyle bir tahsis projesi için illere gidildiği kayıtlarda mevcuttur. Şimdi duyuyoruz ki ülkemizde yaşayan kaçak Afganlara iltica sistemine alınarak geçici koruma verilmesi için bir hazırlık yapıldığı duyumunu aldık. Afganistan vatandaşları, Türkiye’ye Pakistan ve İran üzerinden gelmektedir. İran ilk iltica ülkesi ve Afganlar için güvenli üçüncü ülkedir. Bu nedenle Türkiye’nin gerek ulusal mevzuatı, gerekse taraf olduğu milletlerarası antlaşmalar kapsamında; Afganları Türkiye’ye alma yükümlülüğü yoktur. Suriyeliler konusunda yapılan yanlışlar, Afgan vatandaşlar yönünden de yapılmamalıdır. Ülkemizde bulunan Afganlar, gerekli girişimler yapılarak ivedilikle ülkelerine iade edilmelidirler. Bakın buradan İYİ Parti olarak uyarıyoruz: Bu yoldan dönün, bunu asla hayata geçiremezsiniz. Türk milleti olarak buna asla izin vermeyeceğiz. Konuyla ilgili tarafımca iBakanlığa bir soru önergesi de verdim, cevaplarını bekliyorum. Bu duyumun takipçisi olacağız.”

“BAŞKA PARTİNİN HATAY’DA GÖSTERDİĞİ ADAYLA İLGİLENMİYORUZ”

Zorlu, açıklamanın arından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Lütfü Savaş’ın isminin aday tanıtım toplantısında okunmaması ve adayların yapay zekayla belirlendiğinin açıklanmasıyla ilgili sorular üzerine Zorlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Başka bir partinin Hatay’da göstereceği adayla çok fazla ilgilendiğimizi söyleyemem ama bizim bir adayımız var. Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız, Nusret Cömert. İnanın, yarış daha da rekabetli bir iklimde geçecek. Bu yarışı İYİ Parti’nin göğüsleyeceğini ifade etmek isterim. İkinci husus ise, yapay zeka konusu. Bunu ben de takip ettim. Böyle teknolojilerin siyasete uyarlanması faydalı bir şey ama keşke bu anlayışı, 14 Mayıs’tan önce İYİ Parti bu kaygılarını ortaya koyduğunda, Sayın Meral Akşener; o masada bu iddiasını, bu teklifini getirdiğinde de yapmış olsalardı bugün belki çok farklı bir Türkiye’ye uyanmış olacaktık.”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Ayşen Kurt’un adının karıştığı suikast iddiaları sorulan Zorlu, “Yargıya intikal etmiş bir konu. Biz de takip ediyoruz. Soruşturma büyük bir özenle devam ettiriliyor. Bunun şahsi bir mesele olduğu kanaatindeyiz. Önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak somut delillere göre yeniden bir açıklama yapmayı planlarız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kursad-zorlu-vatandasin-iktidara-oy-verenler-ve-vermeyenler-seklinde-ayrilamayacagini-iktidara-31-martta-anlatmamiz-gerekiyor/feed/ 0
İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/ https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:21:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3618 Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul’un nüfusu, 2023’te bir önceki yıla göre 252 bin 72 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişiye geriledi. Ancak nüfustaki bu azalış megakentin kalabalığını azaltmaya yetmedi. Sanılanın aksine bu durumda bile İstanbul, nüfusu ile 131 ülkeyi geçti.

KADIN VE ERKEN ORANI NEREDEYSE AYNI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) 2023 yılı verilerinden yapılan derlemeye göre, İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18,34’ünü barındırıyor. Kentte 7,80 milyon erkek ve 7,84 milyon kadın yaşıyor.

SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA’NIN DA EN KALABALIĞI

Avrupa’nın da en kalabalık şehri olan İstanbul, geçen yıl nüfusta yaşanan gerilemeye rağmen 131 ülkeden daha fazla kişiye ev sahipliği yaptı.

Portekiz ve Macaristan 10,2 milyon, Tunus 12,5 milyon, Belçika 11,7 milyon nüfus ile İstanbul’un gerisinde kalan ülkelerden bazıları oldu.

Ürdün, Yunanistan ve Azerbaycan da İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti.

Verilere göre İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı bazı ülkeler şöyle:

ÜLKELER NÜFUSU (Milyon)
Gine 14,2
Ruanda 14,1
Benin 13,7
Burundi 13,2
Tunus 12,5
Bolivya 12,4
Belçika 11,7
Haiti 11,7
Dominik Cumhuriyeti 11,3
Ürdün 11,3
Küba 11,2
Güney Sudan 11,1
Honduras 10,6
İsveç 10,6
Çekya 10,5
Azerbaycan 10,4
Yunanistan 10,3
Papua Yeni Gine 10,3
Macaristan 10,2
Portekiz 10,2
Tacikistan 10,1
Belarus 9,5
Birleşik Arap Emirlikleri 9,5
İsrail 9,2
Togo 9,1
Avusturya 9,0
Sierra Leone 8,8
İsviçre 8,8
Kaynak: AA
Kullanıcı Adı

Sizin düşünceleriniz neler ?

  • 12:20 İsrail ile Hamas ateşkeste anlaştı! 45 gün sürecek, işte detaylar

    7 Ekim’deki Hamas saldırısına karşılık vermek bahanesiyle 20 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’de ateşkes gelişmesi yaşandı. Ülke basınına göre Başbakan Netanyahu savaş kabinesine haber vermeden Gazze’de ateşkese onay verdi. Filistinli kaynaklar da Hamas’ın Gazze’de her biri 45 gün sürecek 3 aşamalı esir takası ve ateşkes öngören planı kabul ettiğini duyurdu.

  • 12:12 Okulda dört kişiyi öldürüp yedi kişiyi yaralayan öğrencinin annesi, kasıtsız adam öldürmekten suçlu bulundu

    Oxford Lisesi’nde öğrenci olan Ethan Crumbley, 2021’de düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaraladı. Anne Jennifer Crumbley, ihmalkarlıktan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 Nisan’da cezayı belirleyecek. Ethan ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

  • 12:03 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Neçirvan Barzani ile görüştü

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak’ta resmi temasları kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Bölge Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmede terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

  • 11:55 Tartıştığı annesini av tüfeğiyle öldürdü

    Bartın’da Umut Can Alay, tartıştığı annesi Hatice Alay’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Alay’ın daha önce cinsel istismar suçundan cezaevinde olduğu ve tahliye edildiği belirtildi.

  • 11:51 Akılalmaz dolandırıcılık kamerada! Gizlice yağ boşalttıkları aracın fiyatını düşürmeye çalıştılar

    Otomobil satışlarında yaşanan dolandırıcılık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. Dolandırıcılar anlaştıkları bir vatandaşın otomobilini almaya gittikleri sırada şahsı lafa tutarak radyatör kapağını açıp içerisine yağ boşalttı. Araç sahibine “Arabanız yağ ve suyu birbirine karıştırmış” diyerek fiyat düşürmeye çalışan şahısların o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

  • 11:22 700.000 kibrit çöpü kullanarak yaptığı 7 metrelik Eyfel Kulesi maketi, bir hatası yüzünden Guinness Dünya Rekorlar kitabına giremedi

    Fransız belediye çalışanı Richard Plaud, 8 yılda 700.000 kibrit kullanarak 7 metrelik bir Eyfel Kulesi maketi inşa etti. Ancak, mağazalardan alınamayan kibritler kullandığı için Guinness Dünya Rekorları girişi reddedildi. Plaud, kuruluşun kararını görmeden hayallerinin yıkıldığını belirtti. Red kararıyla isyan eden Plaud, sosyal medyada tepkisini dile getirdi.

  • 11:21 4 yılda 4 kez doğum yapan kadın, bebekleri hastaneye bırakıp kaçtı! 2 yıla kadar hapsi isteniyor

    Denizli’de fuhuş yapan Gülşen K., son dört yılda dört kez çocuk sahibi oldu. Babalarını bilmediği bebekleri her seferinde hastaneye bırakan 34 yaşında kadın hakkında son olayın ardından iddianame hazırlandı. İki yıla kadar hapsi istendi.

  • 11:21 Pakistan’da seçim öncesi bombalı saldırı: 12 ölü, 30 yaralı

    Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yarın yapılacak seçimler öncesi bağımsız milletvekili adayı Asfandiyar Han Kakar’ın ofisine yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı.

Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler, İstanbul, Türkiye, İstanbul, Yaşam, Ekonomi, Güncel, Son Dakika

Son Dakika Ekonomi İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı – Son Dakika

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/feed/ 0