Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ) yapay zeka teknolojisi destekli proje çalışmalarını sürdüren uzmanlar, çeltik tarlalarında israfı önleyip yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan damla sulama otomasyon sistemi geliştirdi.
ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Kızıl başkanlığındaki araştırma ekibi, Dijital Tarım Laboratuvarında tarım alanında yapay zeka destekli projeler üzerine çalışmalarına devam ediyor.
Prof. Dr. Kızıl ile Prof. Dr. Gökhan Çamoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Sefa Aksu, ziraat yüksek mühendisleri Hakkı Fırat Altınbilek ve Hakan Nar’dan oluşan ekip, çeltik tarlalarında su israfını önlemek ve suyun doğru kullanılmasını sağlamak amacıyla 2022 yılında “Çeltikte Damla Sulamada FAO Penman-Monteith Modeline Dayalı Sulama Otomasyon Sisteminin Geliştirilmesi” başlıklı projeyi hazırladı.
TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilerek testleri başarıyla tamamlanan otomasyon sistemi, tarlaya kurulan sensörler ve devreler yardımıyla android cihazlarla bilgi alışverişi yapabiliyor, hava durumu, yağış miktarı, nem faktörü gibi çok sayıda veriyi anında işleyip buna göre sulama yapılmasını sağlıyor.
Oluşturulan ara yüzden yaptığı yönlendirmelerle çeltik üretiminde suyun fazla kullanımını önleyen, yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan ve geliştirilmesi için çalışmalara devam edilen otomasyon sistemi için bu sene patent başvurusunda bulunulması planlanıyor.
Prof. Dr. Kızıl, AA muhabirine, yapay zekanın öneminin iyice arttığı bu dönemde tarım alanında projeler geliştirerek, düşük maliyetli sistemlerle Türk çiftçisine akıllı ve pratik çözümler sunmaya çalıştıklarını söyledi.
Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının yüzde 75’inden tarımda yararlanıldığını belirten Kızıl, ziraat alanında suyun büyük bölümünün çeltik üretiminde tüketildiğini dile getirdi.
Bölüm Başkanlığı bünyesinde damla sulamanın çeltikte uygulanmasıyla ilgili yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapay zeka boyutuyla ele aldıklarını aktaran Kızıl, bu konuda ucuz ve ekonomik olan sensör teknolojilerini kullanmaya başladıklarını ifade etti.
Otomasyonun maliyeti 50 bin liranın altında
Kızıl, çeltikte sulama için ürettikleri sensörleri çok ucuza mal edip yapay zeka ile birleştirerek önemli çalışmalara ulaştıklarını vurguladı.
Bu adaptasyonla Türkçe uygulamalar da yapıp cep telefonlarına entegrasyonu sağladıklarını anlatan Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu uygulamaları sadece cep telefonu değil, tablet ve bilgisayarlar için de geliştirdik. Önümüzdeki süreçte bunların daha kullanışlı şekilde entegre olmalarını sağlarsak hem daha ucuz hem de daha ekonomik olarak neredeyse her üreticinin ulaşabileceği boyutta ve maliyette sistemler geliştirebiliriz. Çeltik alanları için TÜBİTAK destekli sulama otomasyonu projesini geliştirdik. Tamamen sensörlerle cihazın bluetooth üzerinden haberleşmesine olanak sağlayan, verilerin internet bağlantısı üzerinden Google Drive’a gitmesini, orada toplanmasını, işlenmesini, ertesi gün tekrar o verinin sulamada kullanılmasını sağladık. Bunun için yine bluetooth ile komutların sulama sistemine gönderilmesi işlemlerini tamamladık. Bu işlemlerin hepsini otomatik hale getiren, planladığınız saatte suyu açıp planladığınız saatte hesaplanan miktar kadar suyu verdikten sonra kapatan otomatik bir sistem.”
Kızıl, sistem sayesinde çeltik tarlalarında su israfının önüne geçileceğini, suyun doğru kullanılmasının sağlanacağını anlattı.
Sisteme istenilen uzaklıktan müdahale edilebildiğini kaydeden Kızıl, kullanıcının her an yaşanabilecek durumlarda SMS ile bilgilendirilebileceği bir sistemin oluşturulduğunu belirtti.
Prof. Dr. Kızıl, Trakya’da deneyip başarılı sonuçlar aldıkları otomasyonun maliyetinin 50 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi.
Çiftçinin bütçesine, kullanım amaçlarına uygun, 5-10 bin liralık maliyetleri olan sistemler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kızıl, “Tabii çeltik daha endüstriyel bir yetiştiricilik olduğu için biraz daha tolere edilebiliyor ama onun haricinde diğer uygulamalarımız da var. Birkaç bin liralık cihazlarla üreticinin kullanabileceği basitlikle cep telefonu uygulamalarıyla üreticinin problemlerine çözüm bulmayı amaçlayan bir laboratuvarız. Bu anlamda bu çeltik otomasyon sistemini geliştirdik.” diye konuştu.
]]>
İstanbul başta olmak üzere bazı büyükşehirlerde marketlerde salatalığın fiyatının yüksek oluşu tartışmalara yol açtı. Alanya’daki üreticiler, seradan tezgaha kadarki fiyat artışını yol masrafları, komisyon gibi nedenlere bağlıyor. Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, bu konuda sorumlunun üretici olmadığını düşünüyor.
“Bizim malı topladıktan üçüncü ayda cebimize para girmeye başlıyor”
Üretici Cafer Bozkurt, ailecek salatalık yetiştirdiklerini ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirterek, “Ben buradan malı arabaya yüklüyorum. Oradan tekrar indirip başka araca yükleniyor. İstanbul’a varana kadar 3-4 kere elden geçiyor. İstanbul’a mal havadan inmiyor. Oraya gidene kadar aileler bundan ekmek yiyecek. Bu malı götürmek için aracın yakıtı, indirip kaldırması var. Bu sebze şu an bize bir ay ekmek vermiyor. Bir aydan sonra biz toplamaya başlıyoruz. Üçüncü ayda cebimize para girmeye başlıyor. Bunun hakkını alma şansımız ebedi yok. Salata akşam saatlerinden hareketlenir. Akşam hava sıcak olursa, toprak da ılık olursa üründen o şekilde verim alınır. Yoksa verim alma şansımız olmaz. Ürüne zarar vermesin diye ilaç kullanıyoruz. Bizim attığımız ilaç öldürmüyor. Bizim istediğimiz tek bir şey var; verilen kimyasal ürünler bizim ürünlerimizi toparlasın. Buralardan çiftçi ürünü toplayıp İstanbul’a gönderiyor. Pazarda vatandaş çok pahalı diyor” dedi.
“Büyükşehirlerde yüksek fiyatla satılmasının sorumlusu üretici değil”
Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe ise, “Üreticiler yaz kış demeden, bin bir zahmetle üretim yapıyorlar. Büyükşehirlerde özellikle domates, salatalık gibi üretimi kış şartlarında zor olan ürünlerin üreticiden çıkış fiyatı ile satılan fiyatla arasındaki iki kat fark olmasından dolayı bazen serzenişte bulunuyorlar. Kış aylarında ürünlere bitki besin elementleri uygulanması nedeniyle hem domates hem salatalık, patlıcan üretiminde hem de fazla enerji harcandığından, yakıt fazla kullanıldığından dolayı işçi maliyetleri yüksek oluyor. Bunun karşılığında da daha az bir ürün elde ediliyor. Ocak ayıyla nisan ayını değerlendirdiğimizde dörtte bir oranında ürün alınıyor. Bu mevsimlerde kilosu 23 liraya yakın maliyeti olan bir salatalığın üreticiden çıkış fiyatı 30 lira civarında. Büyükşehirlerdeki marketlerde, hallerde, manavlarda bu fiyat 70 liraya kadar çıkabiliyor. Bunun sorumlusu üreticiler değil. Bu kadar oluşan fiyat farkında denetim yapılması lazım. Çünkü üreticiler gerçekten maliyetlerin çok altında bir satış yapıyor. Bizim de her zaman istediğimiz, üreticileri koruyacak şekilde taban fiyat uygulaması. Tüketicilerin de bu kadar yüksek rakamlara ürünleri tüketmemesi lazım. Bizim burada üretilen ürünün değeri 30 lira. Birim maliyeti 20 liranın üzerinde. Sofralara 70 liraya giren salatalık gibi üretimi zor olan ürünlerin sorumlusunun üreticiler olarak görülmemesi lazım. Kış aylarında üretim çok daha zor oluyor. Bu konuda üreticileri koruyacak şekilde taban fiyat, tüketicileri koruyacak şekilde de tavan fiyat uygulaması yapılması gerekiyor. Bu aradaki yüzde 100’ün üzerindeki artışın daha daralması için denetim yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”
“Fiyatlar yüksek olsa da ürünler bitiyor”
Salatalık fidanlarını 20 Ekim’de diktiğini, Haziran ayında sökeceğini belirten Üretici Kadir Sayın (49), “Şu anda fiyatlar iyi olsa da biz sezon başında 1 liraya salatalık sattık. Fiyatlar yükseldi ama tonajımız düştü. Kış aylarında olduğumuz için salatalık yetiştirilmesi daha zor. Geceleri soba yakıyoruz. Fiyatlar yüksek olsa da ürünler bitiyor. Üzerindeki salatalıkları toplayınca bir süre meyve toplayamayacağız. Yeni ürünlerimiz çıkıncaya kadar fiyatlar yeniden düşer. Bu fiyatlar olmasa zarar ederiz. Dün 5 bin TL’ye gübre aldım. Daha gübre alacağız. Ek organik gıdalar veriyoruz. Yani bu fiyatlar normal şu anda. Bu günlerde bu fiyatlara satmazsak üretici biter” dedi.
“Bir kilo salatalığın maliyeti 20 lirayı buluyor”
Üretici Erdal Sayın ise (52), “Bir kilo salatalığın maliyeti 20 lirayı buluyor. Sezon başında salatalığın kilosunu 3 TL ile 1 TL arasında sattık. Şu andaki fiyatlar bizi tatmin ediyor ama sezon başında zarar ettik. Bir çuval gübre 2 bin 500 TL. Bunları devamlı kullanıyoruz. Bitki besleyicilerimiz var, onları da kullanıyoruz. Bunların hepsi maliyet. Isıtmada soba yakıyoruz. Odun ve kömür maliyet. Bu mevsimde tonajımız çok düşük. Dönümden 500 ile 700 kilo salatalık hasat ediyoruz. Maliyeti hesapladığımızda bize göre bu fiyatlar az. Tüketiciye pahalı gelebilir. Ürün az, bir de günlük işçilik var. Ayrıca Kumluca Toptancı Hali’ne günlük 50 tondan fazla salatalık girmiyor. Bu fiyatlar bizi ancak kurtarıyor” dedi. – ANTALYA
]]>