Sivasspor’un takım kaptanı Uğur Çiftçi, taraftarı stadyuma davet ederek, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım” dedi.
Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 28. hafta maçında 1 Mart Cuma günü deplasmanda Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarına devam etti. Takım kaptanı Uğur Çiftçi antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. 4-1 kazandıkları Pendikspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Çiftçi, “Maçlarımızın hepsi zor ama biz maça hafta hafta bakıyoruz. Yükselen bir çıkışımız var, bu çıkışı da devam ettirmek istiyoruz. Pendik maçının zor olacağını biliyorduk geriye düştük. Buna rağmen reaksiyon gösterdik. Kötü gidecek maçı aleyhimize çevirip kazanmasını bildik. Bir Avrupa söylentisi var ama ben 6 senedir buradayım 3 senedir de burada Avrupa maçları oynuyorum. Avrupa maçları oynamak istiyor muyuz? Tabii ki istiyoruz. Ama öncelikle Kasımpaşa maçı sonra Alanya maçlarını kazanırsak daha iddialı hale geleceğimizi düşünüyorum. Bu maçları kazanmak için elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız. Avrupa hedefiniz ondan sonra daha da çok oluşacağını düşünüyorum” dedi.
“Yeni transferler iyi katkı veriyor”
Takıma devre arası katılan futbolcularla ilgili yöneltilen soruya Çiftçi, “Devre arası yapılan transferin biraz uyum süreci geç oluyor diye düşünüyorum ama yeni gelenler iyi alıştı bize, iyi de katkı veriyorlar. İnşallah daha da iyi katkı vererek üstüne koyarak ilerleyeceğiz” yanıtını verdi.
“Mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın”
Kendi performansını da değerlendiren Çiftçi, “Taraftarımız eleştirmekte haklı. Sahada iyi oyun, kötü oyun olabilir ama kötü mücadele etmediğimi düşünüyorum. Tabii ki skora katkı vermek önemli. Benim ilk önceliğim defans yapmak. Elimden geldiği kadar defans yapmaya çalışıyorum ama takıma da skor olarak katkı vermeyi istiyorum. Oyun sistemi değişiyor, yeri geliyor 4’lü oynuyoruz. Yeri geliyor 5’li oynuyoruz. Sistem değiştiği için bunu bazen idrak edemeyen taraftarımız oluyor. ‘Niye Uğur adamını tutmuyor?’ gibi ama 5’li oynuyoruz halbuki, alakasız şeyler İnşallah elimden geldiği mücadelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Maçın sonuna kadar çok koşacağımın ve çok mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii ki pas hatası yapıp, top kaptırabilirim. Sivasspor’un bendeki manevi değeri çok farklı. Mücadele edeceğimden kimsenin düşüncesi veya şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.
“Sivasspor’a küsülmez”
Taraftarları stadyuma çağıran Çiftçi, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım. Avrupa’ysa hedef Avrupa olsun. Arma uğruna Cumartesi, Pazar havalar güzel bence gelin Sivasspor’u destekleyin” diye konuştu.
Çalışmalar sürüyor
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS
]]>
Türkiye’nin en değerli 4 ötücü güvercin türü arasında yer alan ve ‘Türk Fısıldayıcısı’ olarak bilinen Bayburt güvercini, adını aldığı kentte yüzyıllardır kültür mirası olarak gönüllü vatandaşlar tarafından besleniyor.
Sesi, iri yapısı ve rengiyle kıymetli türler arasında gösterilen Türkiye’deki 4 ötücü güvercin türü arasında yer alan Bayburt güvercini, adını aldığı kentte yüzyıllardır ‘kültürel bir miras’ olarak gönüllü kişiler tarafından besleniyor. Başındaki tüy yapısıyla yörede ‘çift kukul’ olarak da anılan Bayburt güvercin ırkı, saflığını korumayı başaran türler arasında yer alıyor. Biri başının ön kısmında bir de arka kısmında 2 perçemi bulunan güvercinin, ayaklarında ise paçaları bulunmuyor. Bayburt güvercini ötüşündeki düzgünlük nedeniyle dünya kuş literatüründe ‘Türk Fısıldayıcısı’ olarak tanımlanıyor.
Bayburtlular da, yörelerine ait olan güvercinler için çeşitli etkinlikler düzenliyor. O etkinliklerden biri de ‘kuş dinleme’ geleneği. Sesi için yetiştirilen güvercinler, kentteki irfan sohbetlerinin ana temasını oluşturuyor. Her hafta bir araya gelen vatandaşlar, yöresel adıyla Bayburt Sinisi etrafında toplanarak, kuşların sesini dinliyor. Sessiz bir ortamda güvercinlerin çıkarttığı sesi dinleyen yöre sakinleri, güvercinlerin çıkarttığı sesleri anlamlandırmaya çalışıyor.
Küçük yaştan beri Bayburt güvercini beslediğini söyleyen Mustafa Kayalı, kuş bakıp, besleyen kuşçuların, güvercinin ötüş sesinin Binali Selman adlı müzisyenin meyinin sesi ile topraklı tosun denilen tosunun sesine benzettiklerini kaydetti. Çocuk yaşlarda kuşlara merak salan ve yıllardan beri kuş besleyen Kayalı, 7 yaşındayken mahallede kuşçuluk yapan bir komşusundan etkilenmesiyle Bayburt güvercini besleme merakının başladığını vurguladı. 50 yıldır Bayburt güvercini beslediğini ifade eden Kayalı, Bayburtlular için Bayburt güvercininin önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Belli dönemlerde Bayburt güvercininin öttüğünü dile getiren Kayalı, güvercinlerin ötüş süresinin mart ayında bittiğini, bu aydan sonra ise güvercinlerin yavrulama sürecinin başlandığını belirterek, yavrulama sürecinin eylül ayına kadar devam ettiğini söyledi.
“En önemli özelliği sesinin güzel olması, sesinden ötürü bakılan bir kuş”
Bayburt güvercininin 1800’lü yıllardan beri sesinin güzel olması nedeniyle bakılan bir kuş çeşidi olduğunu ifade eden Kayalı, “Bu kuş 1800’lü yılların sonundan itibaren Bayburt’ta sesi için bakılan bir güvercin çeşidi. Bayburt kuşu yani Bayburt güvercini Türk fısıldayıcısı olarak literatüre geçti. Özelliği ise çift kukul olması tabii bu çok aranan bir özellik değil. Asıl önemli özelliği sesinin güzel olması, bu nedenle sesi için bakılan bir kuş türü diyebiliriz. Eylül ayının sonundan itibaren dişi güvercinleri erkeklerden ayırıyoruz, ta ki ötme sezonları bitene kadar. Mart ayının sonu kuşların ötme dönemleri, Mart ayına kadar güvercinlerimiz öterler” şeklinde konuştu.
“Her akşam arkadaşlarım gelir, ötme sesini dinler keyif alırız”
Bayburt güvercinin ötme döneminde arkadaşlarının gelerek kuş sesi dinlediklerini ve bundan da keyif aldıklarını söyleyen Kayalı, “Her akşam arkadaşlarımız gelir sedirde oturur, kuşları dinleriz. Güvercinin ötüşünü dinledikten sonra arkadaşlarımız ötüş sesi üzerinde kritik yapıyorlar, sesinin güzel olması, ağzının şekli öterken şu şekli aldı gibi kritikler yapıyoruz, Bayburt gecelerini bu şekilde geçiriyor çok da keyif alıyoruz” dedi. Kayalı, Mart ayından, Eylül ayına kadar ki dönemin ise güvercinlerin yavrulama dönemi olduğunu belirtti.
“Bayburtlu nereye gitmişse, Bayburt güvercini de oraya götürmüş”
Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Bayburt güvercinin var olduğuna dikkat çeken Kayalı, “Bayburtlular nereye göç etmiş, gitmişse oraya da Bayburt güvercinini götürmüş. İstanbul’da, Bursa’da, Gümüşhane’de, Almanya’da, Fransa’da her yerde bu kuştan var. Nereye gitmişseler kuşu da yanlarında götürmüş, dinlemişler adeta. Evinin bir köşesinde güvercine yer ayırmışlar diyebiliriz” diye konuştu. Öte yandan güvercinlerin yuvalarının kem denilen ottan yapıldığının altını çizen ve Türkiye’de başka benzerinin olmadığını, iddia eden Kayalı, “Güvercinlerin yuvalarını kemden yapıyoruz. Kem dediğimiz şey ise çayır otu denilen bir ottan örülerek hazırlanır ve güvercinlere yuva yapılır. Yuvaların standart ölçüleri var. 21 santimetre eni, 40 santimetre boyu vardır. Bu ölçülerde yapıldığı zaman 3 adet kemle bu yuvayı yaparsın. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu şekilde yuva sistemi yoktur. Bu yuvaların en güzel özelliği ise ot olması nedeniyle otların arasında hava sirkülasyonu var, böyle olunca yuvadaki pislik erkenden kurur, yavru güvercinler sağlıklı bir şekilde büyürler. Bunu bu şekilde düşünerek yapan insanlar bence çok güzel düşünmüşler” ifadelerini kullandı. – BAYBURT
]]>