ANTALYA Toptancı Hali’ne 2023 yılında giriş yapan sebze ve meyve miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 36’lık düşüşle 536 bin 918 tona geriledi. Düşüşe, ‘kayıt dışı alışveriş’in sebep olduğunu söyleyen Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, “Kayıt dışı tüccarlar, direkt olarak üreticiyle görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor” dedi.
Turizm kenti Antalya, örtü altı üretimin de merkezi olarak biliniyor. Kentte hem yüksek rakımlı yaylalarda hem de kıyıya yakın yerlerdeki seralarda üretilen sebze ve meyveler, iç piyasaya sunuluyor ve ihraç ediliyor. İhraç ürünleri arasında, domates yüzde 50’ye yakın oranla büyük yer tutarken, biber grubu, patlıcan ve diğer ürünler de ihraç edilen sebzeler arasında yer alıyor. Ürünlerin sevkiyatı tır ve uçak kargolarla sağlanıyor. Üretici, hasadını yaptığı meyve ve sebzeleri, fiyatların belirlendiği toptancı haline getiriyor. Kamyonetlere kasalarla yüklenen ürünler halde günlük olarak arz ve talebe göre fiyatlandırılıyor. Komisyoncuların aldığı ürünler tüccarlara satılıp hem iç piyasaya sunuluyor hem de ihraç ediliyor.
HALE GETİRİLEN ÜRÜNÜN TONAJINDA DÜŞÜŞ VAR
Antalya Toptancı Hali’nde 2019 yılından bu yana yıllık olarak kazanç artışa geçse de getirilen ürünün tonajı düşüş eğilimine girdi. 2019 yılında 852 bin 151 ton olan sebze ve meyve girişi 2020’de 838 bin 470 tona geriledi. Hale giren sebze ve meyve miktarı 2019-2023 yılları arasında yalnızca 2021’de artış gösterdi. 2021’de 915 bin 16 tonluk ürün girişi olurken, 2022’de ise ürün miktarı yeniden düşüşe geçip 845 bin 307 ton şeklinde gerçekleşti. Bu rakam da yüzde 36’lık gerilemeyle, geçen sene son yılların en düşük rakamı olan 536 bin 918 ton olarak kayıtlara geçti.
DÜŞÜŞ NEDENİ
Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, yüzde 36-40 arasındaki düşüşün hal dışında gerçekleşen kayıt dışılıktan kaynaklandığını söyledi. Normal şartlarda üreticinin hasat sonrası ürününü toptancı haline getirip buradaki komisyoncular ve tüccarlar üzerinden piyasaya sürdüğünü ve tüm bu işlemlerin resmi kayıtlara işlendiğini belirten Yılmaz, “Ancak bazı kayıt dışı tüccarlar direkt olarak üretici ile görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. 20 liralık belge düzenleyip 2 liradan üreticiden alıp İstanbul başta olmak üzere hem iç piyasaya hem de yurt dışına ürün sevk ediyor. Bu durumda 20 liralık ürününü tarlada direkt olarak 2 liradan satan çiftçi de kaybediyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor. Bu oran özellikle geçen sene yüzde 36’yı buldu” dedi.
Kayıt dışılık nedeniyle ürünün hem fiyat hem de üretim yeri izinin sürülemediğini anlatan Yılmaz, bu durumun halde vergisini veren ve her türlü işlemleri kayıt altında tutmak zorunda olan esnafa zarar verdiğini söyledi.
‘KAYIT DIŞI YAPANLAR HERKESE ZARAR VERİYOR’
Halde komisyonculuk yapan Hüseyin Demir de kayıt dışılıktan dert yandı. Çalışan personelinden satın alıp tüccara pazarladığı her türlü sebze ve meyveyi kayıt altına alıp, hesabını devlete verdiğini anlatan Demir, “Vergi kaçakçılığı yapma imkanımız zaten yok. Her şeyimiz kayıt altında. Ancak kayıt dışı bu işi hal dışında yapanlar, herkese zarar veriyor. Bunların bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor” diye konuştu.
‘TOPTANCI HALİ’NDE GÜNCEL FİYATLAR
Diğer yandan Antalya’da ara dikim dönemine girildiği için semt pazarlarında bir miktar fiyat artışı bekleniyor. Antalya Toptancı Hali’ndeki ürünlerin güncel kilogram fiyatları ise şöyle:
“Domates 22 lira, kokteyl domates 34 lira, sivri biber 34 lira, kıl sivri biber 50 lira, kılçık sivri biber 70 lira, çarliston biber 28 lira, dolmalık biber 33 lira, üç burun köy biberi 43 lira, kapya biber 30 lira, patlıcan 35 lira, kabak 27 lira, salatalık 36 lira, silor salatalık 50 lira, Kaliforniya biber 60 lira.”
]]>
Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi BDO’nun Türkiye’deki yönetici ortağı Emrah Akın, yasa dışı ticaretin Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Kaçakçılar kendilerini yeniliklere göre güncelliyor. Yasa dışı ticaret karşısında hem kolluk kuvvetleri hem de yeni düzenlemelerle mücadele etmeliyiz” dedi.
Geçen hafta Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılarak önemli açıklamalarda bulunduğu ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansındaki açıklamaları değerlendiren BDO Türkiye’nin yönetici ortağı ve yeminli mali müşavir Emrah Akın, “Düzenlenen konferans ülkemizin büyük sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonomiyi her yönüyle masa yatırması bakımından son derece önemli idi. Kayıt dışı ekonomi konusu Türkiye için çok büyük problemlerden, elimizde resmi bir rakam yok ama kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün yüzde 25 olduğu tahmin ediliyor. Kabaca Türkiye’nin 1 trilyon dolar gayri safi milli hasılası olduğunu varsayarsak, 250 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediliyor. Kayıt dışı dünyanın hiçbir ülkesinde sıfır olmamıştır ama radikal ve gerekli önlemleri almalı ve bu payı mümkün olduğunca düşürmeliyiz. Kayıt dışı ekonominin büyüklüğünü sınırlayabilirsek bütçe açığı sorununun da önüne geçilebileceğini düşünüyorum” dedi.
Çarpıcı rakamalar
Konferansta Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yaptığı açıklamalarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Akın, “Sayın Bakan güncel rakamları paylaşarak kayıt dışı ile mücadelede kolluk güçlerinin katkılarını açıkladı. Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü ekiplerince bu sene 11 ay içinde yapılan operasyonlar neticesinde 17 milyar 200 milyon liralık da kaçak ticari eşya ele geçirildiğini toplamda da 22 milyar liralık bir müsaderenin gümrüklerde yapıldığını açıkladı. 2022 yılının 11 ayına kıyasla yakalama rakamında yüzde 94 artış sağlanmış. Sigaradan akaryakıta, alkollü içkiden elektronik cihazlara, gıdadan tekstil ürünlerine, tıbbi malzemelerden makine aksamına, tarihi eserden nesli tehlikede olan canlı hayvanlara kadar birçok kaçakçılık teşebbüsü bertaraf edilmiş. Sayın Bakan, kayıt dışı ticaretle mücadelenin hem vergi kaybı olmaması hem adil ticaretin sağlanabilmesi ve haksız ticaretin engellenebilmesi açısından çok önemli bir fonksiyonu olduğunu altını çizdi. Ele geçirilen ürünler arasında bin 375 ton akaryakıt, 4 milyon 743 bin adet elektronik eşya, 1 milyon 130 bin paket sigara, 389 milyon adet makaron, 47 milyon adet sigara kağıdı filtresi, 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara ve aksamı 4 bin 700 ton gıda, 3 bin 924 adet tarihi eser, 11 ton uyuşturucu bu yakalamalar arasında yer almış” ifadelerini kullandı.
Kaçakçılar kendilerini güncellemiş
Bakan Bolat’ın açıklamalarında dikkat çeken başka bir hususun da vergilendirilmemiş yani kaçak ürünler listesinde yeni kategori tütün mamullerinin de olması olduğunu belirten Akın, “Ticaret gibi kayıt dışı ticaret de güncelleniyor. Artık eskisi kadar çok paketlenmiş sigara yakalanmıyor. Rakamlardan da görüldüğü gibi 1 milyon 130 bin adet paket sigara yakalanırken 40 milyon paket sigara yapılmasını sağlayacak makaron ele geçiriliyor. Artık İngiltere Japonya gibi ülkelerde regülasyonu olan fakat ülkemizde herhangi bir regülasyonu olmayan ısıtılmış tütün mamulleri ve elektronik sigaralar da ele geçirilen kaçak ürünler arasına girmiş. 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara yakalanmış. Yakın bir zamanda İstanbul Araştırma ile yaptığımız bir çalışmada tütün mamulü kullanıcılarının yüzde 18’nin bu ürünlere yöneldiğini ve rakamın artış eğiminde olduğunu tespit ettik. Buradaki vergi kaybının da farklı hesaplarla tahmini olarak 20 milyar TL civarında olduğunu ve cari açığa da yükünün 7 milyar dolar civarında hesapladık” dedi.
Sadece kolluk kuvvetleri ile değil yeni düzenlemelerle de mücadele şart
Emrah Akın, yasa dışı ticaretle mücadelede kolluk kuvvetlerinin son derece kritik bir yeri olduğunu belirterek, “Yasa dışı ticaretin birçok dezavantajı var, cari açık, vergi gelirlerindeki kayıplar, kullanıcıların mağduriyetleri, alkolde görülebileceği gibi sağlık sorunları gibi. Örnek vermek gerekirse yılbaşında kaçak içkiler yüzünden ölüm haberini daha çok görmeye başlıyoruz. Gümrüklerimizin konuyla ilgili ciddi çalışmaları seneler içerisinde yakalamalardaki artışlarla ortada, fakat vergi sistemimizdeki düzenlemelerle de bunlarla mücadele etmeliyiz. Yine bir örnek vermek gerekirse kaçak akaryakıtı örnek verebiliriz; eşel mobil sistemi ile motorin, benzin ve otogazda vergilerin azaltılması yoluyla fiyat artışlarının tüketiciye yansımasının önüne geçildi. Bu da bu ürünlerdeki kaçak oranının düşürdü” dedi. – İSTANBUL
]]>