Hatay’da, 6 Şubat depremlerinde anne ve babalarını kaybeden başhekim kardeşler, kendileriyle aynı kaderi yaşayan depremzedelere sağlık hizmeti vererek yaşadıkları acıyı unutmaya çalışıyor.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Onur Koyuncu ile Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mahmut Koyuncu’nun anne ve babasının oturduğu bina, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkıldı.
Kardeşlerden Mahmut Koyuncu anne ve babasının bulunduğu Cebrail Mahallesi’ndeki enkazın başına, Onur Koyuncu ise başhekimliğini yaptığı üniversite hastanesine gitti.
Enkazdan çıkarılan yaralılara müdahale ederek onlara hayatta tutmaya çalışan Koyuncu, fırsat bulduğu zamanlarda da enkaz başına giderek gelecek haberi bekledi.
Depremden birkaç gün sonra anne ve babalarının cansız bedeni enkazdan çıkarılan Koyuncu kardeşler, acılarını yüreklerine gömerek kendileriyle aynı kaderi yaşayan hemşehrilerinin yardımına koştu.
Depremin ilk anından bu yana binlerce hastaya hizmet veren Koyuncu kardeşler, sağlıklarına kavuşmalarını sağlayarak teselli buluyor.
“Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi deprem öncesi hizmet standartlarına ulaştı”
Mahmut Koyuncu, AA muhabirine, depremde oturdukları 13 katlı binanın ağır hasar gördüğünü söyledi.
Ailesi ve aynı binada oturan kardeşiyle apartmandan çıktıklarını anlatan Koyuncu, anne ve babasının defin işlemlerinin ardından görevi başına döndüğünü belirterek, “Çevre illerden gelen ve içinde diş üniteleri olan otobüslerde, çadır kentlerde ve konteyner kentlerde hizmet verdik. Sonrasında sağlık merkezlerimizin enkazından kurtardığımız malzemelerle hizmet vermeye devam ettik. Deprem öncesi hangi hizmetler veriliyorsa şu anda da aynı hizmetleri veriyoruz.” diye konuştu.
Günlük 700’ün üzerinde hastaya baktıklarını aktaran Koyuncu, sayının deprem öncesi verilere yakın olduğunu kaydetti.
Kardeşi Onur Koyuncu’nun hastaneden neredeyse hiç ayrılmadığını dile getiren Koyuncu, “Depremde kardeşim hastaneye, ben de anne ve babamın bulunduğu binanın enkazına gittim. Enkazda beklerken birkaç gün geçti ve ben kardeşime sitem ettim. ‘Sen orada hastanedesin ama burada da annem ve babam enkazda’ dedim. Kardeşim ise ‘abi buradaki durumu bilmiyorsun, burayı bırakamıyorum’ demişti. Anne ve babamın cansız bedenini çıkardıktan sonra hastaneye gittim. Kardeşimin ne demek istediğini daha iyi anladım. İnsanlar yerde doğum yapıyordu, sedyelerin üzerinden yıkılan hastanelerden getirilen çocuklar vardı. Kardeşim haklıydı ve orayı bırakamadı.” ifadelerini kullandı.
Kendisinin de önce gezici diş otobüsü ve sonrasında da konteyner diş sağlığı merkezinde depremzedelere hizmet verdiğini bildiren Koyuncu, abi-kardeş insanların yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını söyledi.
“Acılarımızı içimize gömerek hizmet verdik”
Başhekim Onur Koyuncu da depremin ilk anından itibaren insanlara hizmet verdiğini anlattı.
Her Hataylı gibi kendisinin de depremzede olduğunu belirten Koyunca, “Bizi bu memleket yetiştirdi biz de acılarımızı içimize gömerek hizmetimize devam ettik. Şu da bir gerçekti biz gidersek kim yapacaktı? O yüzden şehrimizi terk etmedik, terk etmeyi de düşünmedik. Elimizden geleni de yapmaya çalıştık.” dedi.
Koyuncu, depreme her zaman hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, deprem sonrası yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.
]]>
ÜSKÜDAR’da iddiaya göre ev sahibi, kiracısı Gülay Alpagut’tan kirayı artırmasını istedi, daha sonra da 2023 yılına ait kiraları ödemediğini öne sürerek tahliye davası açtı. Ev sahibi, kiraları elden ödediğini söyleyen Gülay Alpagut’un evine giderek kardeşi Tülay Alpagut’a saldırdı. Polis merkezine gittikten sonra tahliye davası açıldığını öğrenen Alpagut, 2023 yılında elden verdiği kiraları ev sahibinin banka hesabına bir kez daha yatırmak zorunda kaldığını söyledi. Alpagut’un kardeşinin saldırıya uğradığı anlar, cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Üsküdar Ahmediye Mahallesi’nde 2021 yılından bu yana kirada oturan Gülay Alpagut, iddiaya göre ev sahibinin kira artışı talebine itiraz etti. Bu itirazdan kısa süre sonra ise ev sahibinin eşi kapıya gelerek evi tahliye etmelerini istedi. Ev sahibi bir süre sonra da Gülay Alpagut’un 2023 yılında elden verdiğini söyleyediği kiraları ödemediğini öne sürerek tahliye davası açtı. Alpagut ise bu davayı, ara bulucu olarak ev sahibine gönderdiği Tülay Alpagut’un saldırıya uğramasından sonra polis merkezinde öğrendi.
ARA BULUCU OLARAK GİTTİ, SALDIRIYA UĞRADI
Kiracı Gülay Alpagut, 27 Ekim tarihinde ev sahibi ile uzlaşmak için kardeşi Tülay Alpagut’u gönderdi. Bir üst katta oturan ev sahibinin kapısını çalan Tülay Alpagut ise iddiaya göre ev sahibinin saldırısına uğradı. O sırada yanında bulunan yeğeni ise saldırı anını telefonuyla kayıt altına aldı. Darbedilen Tülay Alpagut, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Alpagut, hastanedeki tedavisinin ardından ev sahibinden şikayetçi oldu.
Yaşanan kavgadan sonra polis merkezine giden kiracı Gülay Alpagut ise burada 2023 yılı kiralarını ödemediği gerekçesi ile hakkında dava açıldığını öğrendi. İcra ve tahliye davası karşısında şaşkına dönen Gülay Alpagut, daha önce elden ödediği kiraları ev sahibinin banka hesabına yatırarak bir kez daha ödediğini söyledi. Öte yandan ev sahibi, iddalara yanıt vermekten kaçındı.
“BİZ YASALARI TANIMIYORUZ GEREĞİNİ YAPARIZ, DİYEREK TEHDİT ETTİ”
Yaşananları anlatan Gülay Alpagut, “Bir süredir biz ev sahibiyle sorun yaşıyoruz. Kendisinin istediği kira artışını ben karşılayamayacağımı söylediğim takdirde, eşi beni tehdit etti. Yasaları kullanmaları gerektiklerini söyledim. Ben yasal hakkımı kullanıyorum. O da ‘Biz yasaları tanımıyoruz, gereğini yaparız’ dedi. ‘Tehdit mi ediyorsunuz?’ dedim. ‘Yapınca görürsünüz’ dedi bana. Sonra kız kardeşim geldi. Neden böyle yaptıklarına dair görüşmek istedi. Kız kardeşim ara bulucu olarak gitti. ve gittiğinde darbedildi. Kızım ve kız kardeşim oradaydı. Ben sesleri duyduğumda öldürüyorlar zannettim. KADES uygulamasıyla polisler geldi. Kız kardeşim feci şekilde kafatası ve boynundan darbe almıştı. Baygınlık geçirdi, hastaneye gitti. Biz de karakola yasal işlemleri yapmaya gittik” dedi.
“ÖDEDİĞİM KİRALARI YENİDEN TALEP EDİYOR”
Ev sahibinin haksız kazanç peşinde olduğunu ileri süren Gülay Alpagut, “Bize icra ve tahliye davası açmış. Tahliye davasının konusu da bizim kiralarımızı ödemediğimizle ilgili. 2023 yılında ödediğim kiraları tekrar benden talep ediyor. Bunu yapabilmesinin sebebi de bana İBAN numarası vermedi. O nedenle de ben üst kata çıkarak gelinine teslim ettim. Elimde delillerimin de olmasına rağmen maalesef ben geçtiğimiz cuma günü 2023 yılı kiralarımı 44 bin 800 lira olarak tekrar ödemesini gerçekleştirdim. Şunu anladım ben, haksız kazanç sağlıyor. Kendisi eski bir zabıta müdürü. Resmen ev sahibi terörü yaşıyorum. Eşi kapımın önünden geçerken sözlü şiddet uyguluyor hala. Kendi paramla şiddet görüyorum. Kimseyi kendiniz gibi düşünmeyin. İnsanların gerçekten de parasal bir durum araya girdiğinde ne kadar kötü olabileceklerini öğrendim. Asla güvenmesinler ve İBAN’larına yatırsınlar paralarını” şeklinde konuştu.
“HEM BAŞÖRTÜMÜ HEM DE KENDİ ELİNİ SİLAH OLARAK KULLANIP BAŞIMA VURDU”
Ev sahibinin hedefi olan Tülay Alpagut ise, “27 Ekim günü aslında olayla yakından ilişkim olmamasına rağmen iyi niyetimin kurbanı oldum. Ablam hep iyi insanlar olduğunu söylüyordu. Ben tanımıyorum ama insanları az çok tanıyabiliyorum. Böyle olunca gidelim görüşelim diyerek gittim. Yanıma 16 yaşında çocuğu aldım ve 1.55 boyunda ben vardım. Yani ne yapabiliriz? Ne kadar ev basabiliriz? Yukarı çıktığımızda Yaşar Bey ile görüşmek istediğimi söyledim. Ben cümleye başlamadan küfreder bir tarzla kapıyı yüzüme kapattı. Benim başörtümü silah olarak kullandı. Arkadan şalımı çekerek başımı açtı. Boğazıma indirerek beni nefessiz bıraktı. Ben hem kas hem de alerjik astım hastasıyım. Ebrar’a sadece polisi çağırmasını söyledim. Ondan sonra dizlerinin üzerine çökerek; sanırım zabıtalıktan dolayı o kadar çok deneyimli ki, elinin üzerini kullandı. Hem benim başörtümü hem de kendi elini silah olarak kullanarak başıma belki on kez vurdu. Ben göz ameliyatı olmuştum. Darp olayıyla birlikte ambulansla hastaneye kaldırıldım. Onlar her ne kadar adalet tanımasalar da, biz Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine ve yüce yaradanımın adaletine güveniyorum” ifadelerini kullandı.
]]>