Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, İsrail’in Filistinlilere yönelik savaş suçlarına dair fotoğrafların bulunduğu Anadolu Ajansının (AA) “Kanıt” kitabı için “Bu fotoğraflar İsrail’in tüm kanıtları yok edemediğinin garantisini veriyor. Bunları elde edebilmek için hayatlarını riske atan Anadolu Ajansı çalışanlarına teşekkür ederim.” dedi.
Maliki, AA’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine Gazze’deki durum hakkında açıklamalarda bulundu.
AA’nın “Kanıt” adlı kitabındaki İsrail’in işlediği savaş suçlarına dikkati çeken Maliki, “(AA’nın Kanıt kitabı) Bu, gerçekten kahramanca bir hareket çünkü İsrail’in Filistin halkına karşı gerçekleştirdiği zalim suçların kanıtını sunuyorsunuz. İsrail çoğunlukta bu tür suçlar işlediğini görmezden geliyor ya da bunları kabul etmeyi reddediyor. ‘Kanıt’ olarak adlandırmanız çok önemli çünkü gerçekten bu bir kanıt.” ifadelerini kullandı.
Maliki, kendilerinin de bunu yapmaya çalıştığını belirterek Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından alınan ihtiyati tedbir kararını hatırlatarak İsrail’in kanıtları yok etmemesi gerektiğini söyledi.
Kanıtları toplamak için bir yol olması gerektiğini ve bunun takip açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Maliki, şunları kaydetti:
“İsrail’in bu tür kanıtları yok etmek için elinden geleni yaptığını biliyoruz ama en azından bu fotoğraflar bize İsrail’in özellikle fotoğraf konusunda, tüm kanıtları yok edemediğinin garantisini veriyor. Bu nedenle bu fotoğrafları elde edebilmek için hayatlarını riske atan Anadolu Ajansı çalışanlarına teşekkür ederim. Bu fotoğraf gerçekten UAD duruşmalarında işe yaradı ve gelecekte de işe yarayacak. Olmazsa bile kanıt olarak bir hatırlatıcı olacak. Böylece İsrail’den bahsettiğimizde ne tür bir suçlu olduğunu, İsrail’in kadınları ve çocukları öldürmekten hoşlandığını, Gazze halkına karşı İsrail’in yaptığı bu zulme izin verildiğini insanların hatırlaması ve görmesi için hatırlatıcı olacak.”
“Batı, hala sömürgecilik döneminde yaşıyor”
Gazze’de yaşananlara yönelik Batılı ülkelerin tutumuna dair Maliki, bu ülkelerin Filistinlileri insan olarak görmediklerini çünkü belki de Filistin halkının hayatına önem vermediklerini söyledi.
Maliki, belki de Filistinlilerin hayatını diğerlerinin hayatından daha önemsiz gördüklerine dikkati çekerek “İsrail, ilk günden bu yana Filistinlileri basitçe öldürebilmek için onların insanlıktan çıkarmaya çalışıyor. Batı, hala sömürgecilik döneminde yaşıyor gibi ve buna göre hareket ediyorlar. Maalesef kendi çirkin geçmişlerinden kurtulamadılar. Sonuç olarak da bizi o açıdan yargılıyorlar.” diye konuştu.
Bunun gerçekten çok üzücü olduğunu dile getiren Maliki, gerçeğin de Filistinlilerin öldürülmesinin, hastanelerin, sığınak merkezlerinin, okulların, kiliselerin ve camilerin yok edilmesinin normal görülmesi olduğunu belirtti.
Maliki, bunu yaparak dünyanın kurallarını değiştirdiklerini aktararak “İsrail bundan memnuniyet duyuyor. Batı, sessiz kalarak ya da Gazze’de ne olduğuna dair İsrail’in versiyonunu destekleyerek bunun suç ortağı.” dedi.
“Filistin yönetimi Gazze’yi yönetecek”
Ramazan ayından önce ateşkes ilan edilmesini umduğunu ve bunun çok önemli olduğunu kaydeden Maliki, “Sadece ramazanın kutsal bir ay olmasından dolayı değil, gün geçtikçe daha fazla masum Filistinlinin öldürüldüğünü ve yaralandığını görüyoruz. Yaşamları gerçekten kurtarmak istiyorsak derhal harekete geçmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Gazze’deki savaştan sonra Gazze’yi kimin yöneteceğine ilişkin Maliki, “Biz, Filistin yönetimi. Bu kesin, hiçbir şüphe yok.” diye konuştu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gelecekte Gazze’deki yönetime dair söylemlerini hatırlatan Maliki, “Netanyahu kimin umurunda? Netanyahu bir işgalci. Siyasi ya da yasal bir ağırlığı yok. Bunu sadece bu söylemleri baltalamak için söylüyor. Ancak siyasi ya da yasal olarak bir ağırlığı yok. Söylemlerinin de bir önemi yok ve onları görmezden geldim, benim gibi sizler de görmezden gelin.” ifadelerini kullandı.
]]>
Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarına ilişkin delil niteliğindeki yeni fotoğrafların, Kanıt kitabına dahil edilmesiyle tarihe düşülen bu notun, daha stratejik ve kalıcı olması için herkesin büyük bir sorumluluk içerisinde çalışması gerektiğini bildirdi.
AA tarafından AAtölye’de, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla “Gazze’de Soykırım: Yeni Kanıtlar” paneli düzenlendi.
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, İsrail yönetiminin, Gazze’de yaşayan Filistinlilere yönelik yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023 yılından bu yana görülen tablonun, vicdan, izan ve akıl sahibi herkesin yüreğini sızlattığını kaydeden Karagöz, akla hayale gelmeyecek, ancak film senaryolarında olabilecek ve gözle inanılamayacak boyutta bir vahşet yaşandığını ifade etti.
Karagöz, AA olarak bu vahşeti dünyaya servis ettiklerini belirterek, her saniye Gazze’de yeni bir insanlık suçuna şahit olduklarını söyledi.
Bu durumu tüm gerçekliğiyle dünyaya aktarmanın gazeteciler olarak görev ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Karagöz, “Anadolu Ajansı olarak, ekim ayından bu yana İsrail’in, İsrail yönetiminin Gazze’ye saldırılarını anbean hem ülkemize hem de dünyaya geçtik. 26 arkadaşımız, Gazze’nin bizzat içinde görev yapıyor. Maalesef arkadaşlarımızdan biri, İsrail’in kasıtlı saldırıları sonucu şehit oldu, hayata veda etti. Muntasır es-Savvaf ismini, Anadolu Ajansı ailesi olarak sonuna kadar yaşatacağız. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Karagöz, pek çok gazetecinin bu saldırıların muhatabı olduğunu vurgulayarak, şu ana kadar 130’a yakın gazetecinin şehit olduğunu söyledi.
Gazze’de yaralanan, ailelerini kaybeden pek çok gazeteci bulunduğunu anımsatan Karagöz, “26 arkadaşımızın hemen hemen hepsinin evinde bir cenaze var, bir şehit var. Oradaki arkadaşlarımız hem hayatta kalmaya çalışıyorlar hem de bu durumu dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. İkisini de ellerinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlar. Bugün uluslararası medyada gördüğümüz pek çok fotoğraf, Gazze içinden Anadolu Ajansının bu kahraman gazetecileri, foto muhabirleri tarafından kayda alınmış görsellerdir.” diye konuştu.
“Bir triloji tasarladık. Kanıt, Tanık ve Sanık”
Karagöz, AA olarak geçen yılın ekim ayından itibaren şahit oldukları savaş suçlarını dünya kamuoyuna göstermeye gayret ettiklerini, bu çerçevede bugün Lahey’de görüşülmekte olan soykırım davasında delil olarak teşkil edilen Kanıt kitabını yayına hazırladıklarını anımsattı.
Kitapta Roma Sözleşmesi’ne göre, uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kabul edilen delillerin görsellerinin yer aldığına dikkati çeken Karagöz, şöyle devam etti:
“Biz bir triloji tasarladık. Önce Kanıt. Kanıt’ı Gazze’de görev yapan arkadaşlarımız Roma Statüsü çerçevesinde ele aldılar. Bugün Lahey’de görülen davada Kanıt kitabından pek çok delil davaya müdahil olmuş durumda. Daha sonra Tanık kitabını hazırladık. Tanık kitabı, şu an taslak halinde, henüz basılmadı. Tanık kitabında da biz aynı şekilde Gazze’de görev yapan ve bu soykırıma, bu vahşete tanık olmuş, aramızda tanıklar da var. Görüyorum Akif Bey var, Serkan Bey yine bölgedeydi, tanıkları dinledik, tanıkların tecrübelerini kitaplaştırdık. Trilojimizin üçüncü kitabı ise Sanık, yani suçlular. İsrail’de bu vahşete, bu soykırıma sebep olan failler.
Üçüncü kitabımız Sanık da yine çok yakında basılacak, yayına hazırlanıyor. Dolayısıyla biz Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarıyla tarihe bir not düşmek istedik. Bu bizim en büyük sorumluluğumuz. Belki de bu hayata katacağımız en ciddi katkı olacak. Çünkü 7 Ekim’den bu yana yaşadıklarımız, dünyanın son anına kadar, kıyamete kadar unutulmayacak bir vahşeti gösteriyor. Bunu en uygun, en stratejik, en kalıcı şekilde kaydetmek Anadolu Ajansı olarak bizlerin sorumluluğu.”
Genel Müdür Karagöz, bu üç kitabın üç ayrı belgeselinin de yapılacağını ifade ederek, program öncesinde Kanıt kitabının belgeselinin fragmanının gösterildiğini dile getirdi.
Bu belgeselin yakında galasını yapacaklarını anlatan Karagöz, lansmanın ise İstanbul ve Londra’da gerçekleştirileceğini söyledi.
Daha sonra Tanık belgeselinin hem Türkiye’de hem yurt dışında lansmanının yapılacağı bilgisini veren Karagöz, “Sanık belgeseli için biraz bekleyeceğiz. Çünkü Sanık belgeseline konu olacak kişilerin listesi her geçen gün kabarıyor. Sadece bizzat emri verenler değil onu destekleyenler, göz yumanlar, alkış tutanlar da yine Sanık belgeselinin ve Sanık kitabımızın konusu olacaklar.” dedi.
Gazze’deki savaş suçlarını gösteren yeni fotoğraflar Kanıt kitabında
Anadolu Ajansı olarak, bugün kamuoyuyla Gazze’deki soykırıma ilişkin bazı yeni kanıtları paylaşmak istediklerini dile getiren Serdar Karagöz, AA muhabiri ve foto muhabirlerinin Gazze’de çektiği fotoğrafları ekrana yansıttı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nde, “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları”nın kapsamının belirlendiğini hatırlatan Karagöz, fotoğraflarla kayıt altına alınan suçların, Roma Statüsü’nün hangi maddelerini içerdiğini söyledi.
Karagöz, pek çok kanıt fotoğrafında imzası olan Ali Jadallah ile ilgili, “Hemen hemen ailesinin tamamını kaybetti. Hatta bizim Yılın Kareleri fotoğraf yarışmamızda kendisinin bir fotoğrafı var. Fakat fotoğrafı çeken olarak değil fotoğrafın öznesi olarak Ali Jadallah orada gözüküyor. Enkaz altında kalmış kardeşinin elini öpüyor. Yine o fotoğrafı da dünya kamuoyu yakından biliyor.” ifadelerini kullandı.
Roma Statüsü’ne göre, ambulansa saldırının da savaş suçu sayıldığını belirten Serdar Karagöz, şöyle devam etti:
“Dünya kamuoyunda çok büyük ilgi uyandıran Hind Receb isimli küçük bir çocuk biliyorsunuz. Amerikalı medya kurum ve kuruluşlarının yakın takip ettiği, aynı şekilde sürekli basın toplantılarında akıbeti sorulan bir çocuk. Küçük Hind Receb’in cansız bedenine 12 gün sonra ulaşılıyor. Fakat orada bir hikaye var. Hind Receb, ilk saldırıda canlı, yardım istiyor Filistin Kızılay’ından. Filistin Kızılay’ı ambulans gönderiyor ve o ambulans vuruluyor. Bu fotoğrafın da yine Lahey’de en büyük delillerden biri olacağına inanıyoruz.”
“Savaş suçu ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi”
Ali Jadallah’ın 4 Şubat’ta çektiği ve İsrail saldırıları nedeniyle büyük hasar alan Eş-Şuheda Camisi’ni gösteren fotoğrafına ilişkin Karagöz, “İsrail yönetimi din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere, hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı düzenliyor. Bu bir yönüyle savaş suçu bir yönüyle de tamamen Gazze’deki tarihi yapıları yok ederek, Gazze’yi sadece insandan arındırmak değil, tarihinden, kültüründen ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi görüyor. Bu da yine büyük bir savaş suçu.” şeklinde konuştu.
Karagöz, bu fotoğrafların, Kanıt kitabını bastıktan sonra ortaya çıkan yeni deliller olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Mahkeme devam ediyor. Her gün Anadolu Ajansı, mahkeme süreçlerini simültane çeviriyle veriyor. Yeni delilleri de mahkemeye sunmaya devam edeceğiz. Bugün burada Kanıt kitabımıza yeni fotoğrafları dahil ederken tarihe düştüğümüz bu notun, daha stratejik, daha kalıcı olması için hep beraber büyük bir sorumluluk içerisinde çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Umarım en kısa sürede Sanık kitabının sonuçlarını ele alan bir panelle, bir toplantıyla bir araya geliriz ve faillerin cezalandığını, ceza aldığını bizler bu dünyadan göçmeden önce dünya gözüyle görmüş oluruz.”
]]>
İstanbul’daki bazı medya kurumlarının yöneticileri, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.
Genel yayın yönetmenleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin 2023 yılı boyunca yurt içi ve dışında çektiği, “Haber”, “Çevre-Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki toplam 147 fotoğrafı inceledi.
Habertürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yeşilkaya, “Deprem: Umut” kategorisinde Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Geriye bakmadan” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Mustafa Hassona imzalı “Fosfor” isimli kareye oy verdi.
Yeşilkaya, “Haber” kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnızlığın resmi”, “Çevre-Yaşam” kategorisinde İsa Terli’nin “İstanbul’da şimşekli gece” ve “Spor” kategorisinde Emin Sansar’ın çektiği “Yumruk” fotoğraflarını seçti.
Yeşilkaya, AA’nın fotoğraf yarışmasını geleneksel hale getirmesini ve kurumsallaştırmasını çok başarılı bulduğunu, bir haberci olarak haberde fotoğrafın gücünü çok iyi bildiğini söyledi.
Bazen dakikalarca anlatılamayacak bir olayın fotoğrafla çok daha net, somut ve çarpıcı şekilde hafızalara kazınabildiğini belirten Yeşilkaya, “Fotoğrafın gücü çok önemlidir haberde. Anadolu Ajansını bu vesileyle gerçekten tekrar tebrik ediyorum.” dedi.
Yeşilkaya, AA’nın dünyada çok prestijli bir kurum olduğunu ve uluslararası basın kuruluşlarının AA’nın servis ettiği fotoğrafları sık sık kullandığını dile getirerek şöyle devam etti:
“İsrail ordusunun kullandığı fosfor bombası fotoğrafını seçtim. Çünkü Gazze’ye başlatılan saldırıda benim aklımda kalan en çarpıcı kare oydu. Fosfor bombasının bir kentin üzerindeki o yansıması, o insanların o kentte nasıl yavaş yavaş öleceğini temsil ettiği için beni çok çarpmıştı. O yüzden onu tercih ettim. Ben fotoğrafta insan unsurunun, insan öğesinin öne çıkartılmasını çok severim. O yüzden diğer kategorideki tercihlerde bulunurken buna dikkat etmeye çalıştım. İnsan unsurunun önde olduğu kareleri seçmeye çalıştım.”
Alan’ın tercihi “Haykırış” oldu
Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, “Deprem: Umut” kategorisinde Sergen Sezgin’in “Kurtarıcı” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde ise Belal Khaled’in “Haykırış” karesine oy verdi.
“Haber” kategorisinde Murat Kula’nın ” Filistin’e destek” fotoğrafını oylayan Alan, “Çevre-Yaşam” kategorisinde İsa Terli’nin “Boğazın şahitliği”, “Spor” kategorisinde ise David Alvaro’nun “Gazze’ye destek” fotoğrafını seçti.
Murat Alan, fotoğrafları müthiş bulduğunu, özellikle Gazze’deki dramı ortaya koyan inanılmaz fotoğraf kareleri olduğunu belirterek, “Depremde de aynı şekilde bizim unuttuğumuz belki de görmediğimiz, görsek de o karmaşada dikkat etmediğimiz tarihi fotoğraflar var.” ifadelerini kullandı.
Alan, bu kareler için AA çalışanlarını tebrik etti.
Ateşli “Hepimiz birimiz için” karesine oy verdi
Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, “Deprem: Umut” kategorisinde Muhammed Enes Yıldırım’ın “Hepimiz birimiz için” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah imzalı “Kayıp” isimli kareye oy verdi.
“Haber” kategorisinde Mahmut Serdar Alakuş’un “Gökyüzü akrobasisi” isimli karesini tercih eden Ateşli, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Esra Hacioğlu Karakaya’nın “Göz bebeğimsin” ve “Spor” kategorisinde Emin Sansar’ın çektiği “Yumruk” fotoğraflarını seçti.
Ateşli, Türkiye’nin göz bebeği kurumlarından biri olan AA’nın tarihe not düşen bir ajans olarak bir anlamda tarih yazdığını, kapsamı ve organizasyon kabiliyetiyle artık dünyanın en büyük ajanslarından bir tanesi olduğunu söyledi.
Yapılan işlerin niteliği ve zenginliği bakımından AA’yı çok başarılı bulduğunu ve gelecekte kanıt olacak işlere imza atıldığını belirten Ateşli, gazetecilerin sahadaki çalışmalarının bu şekilde bir yarışmaya dahil edilerek tekrar gündemde kalmasının kıymetli olduğunu dile getirdi.
Ateşli, “Çünkü o haber koşuşturmacası içinde bugün bir fotoğraf karesini çektiniz, o fotoğraf karesi bugün gündem oluyor ve yarın unutulup gidiyor. Bu kıymetli olan işlerin tekrar hatırlanması ve değerlendirilmesi anlamına geliyor, insanların dikkatinin çekilmesi anlamına geliyor. Bu yönüyle çok kıymetli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan da tanıklıklarımız, kanıt niteliği taşıyan yönüyle de çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Gazze’de yaşananlar bütün dünyanın dikkatini çekti. Bir taraftan da o kadraja basan meslektaşlarımızın duygularına, oradaki yaşadıklarına biz şahitlik etmiş oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Ateşli, bir fotoğraf karesinin bazen uzun metrajlı bir filmden çok daha fazla şey anlattığını, bu yönüyle de çekilen fotoğrafların çok kıymetli olduğunu kaydederek, “Meslektaşlarımızın yapmış olduğu çalışmaların, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
]]>