İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraklı ilçesi Adalet Mahallesi’nde 23 Aralık’ta M.Ş’nin (41) otomobiline hareket halindeyken tabancayla ateş açılması olayına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis, olay yerinden bisikletle uzaklaşan şüpheli B.R’yi (33) gözaltına aldı.
Güzelbahçe ilçesi Kahramandere Mahallesi’nde 22 Aralık’ta Ş.Ö’nün (42) otomobilinin kurşunlanması olayının zanlıları H.K (32) ve Ç.İ. (22) de yakalandı.
Konak ilçesi Barbaros Mahallesi’nde de 9 Aralık’ta M.T’nin (35) evinin kurşunlanması olayına ilişkin şüpheli E.Ç. (34) gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan H.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken diğerleri tutuklandı.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, evlilik dolayısıyla 5 gün önce kiraladığı dairenin anteni tamir etmek için çatıya çıkan Kadir Aratlı (25), mermerin kırılması sonucu metrelerce yüksekten beton zemine düşerek yaşamını yitirdi.
Olay, saat 20.00 sıralarında Karabağlar ilçesi Umut Mahallesi 3868 Sokak’ta bulunan 4 katlı apartmanın terasında meydana geldi. Kadir Aratlı, iddiaya göre, evlilik dolayısıyla 5 gün önce kiraladığı daireye bugün eşyalarını taşıdı. Aratlı, anten tamiratı için çatıya çıktı. Aratlı, bu sırada mermerin kırılması sonucu metrelerce yüksekten beton zemine düştü. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Aratlı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Talihsiz genç, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Umut Mahallesi’nde oturan Kadir Aratlı (25), televizyon antenini düzeltmek için çıktığı 4 katlı binanın çatısından dengesini kaybederek beton zemine düştü.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık görevlilerince İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Polis ekipleri, olayla ilgili çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı.
Aratlı’nın 5 gün önce ailesiyle söz konusu apartmana taşındığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, evlerinde yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mustafa ve Saliha Arda çifti hayatını kaybetti.
Olay, Germiyan Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafa ve Saliha Arda çiftinden haber alamayan yakınları, oturdukları eve gitti. Yakınları, burada kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla eve giren ekipler, Mustafa ve Saliha Arda’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Olay yerinde yapılan incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, çiftin sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi. Çiftin cenazesi, incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hafta sonuna ilişkin hava durumu raporunu paylaştı. Raporda, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu birçok ilde kar ve sağanak bekleniyor. Peki İstanbul’a ne zaman kar yağacak? Uzmanlar o tarihi işaret etti. İşte son dakika hava durumu haberinin detayları…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre, ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın batısı, Kıyı Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta Karadeniz bölümü, Doğu Karadeniz kıyıları ile Gümüşhane çevrelerinin yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Antalya’nın doğu ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Önemli bir değişiklik olmayacağı, yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Genellikle güneyli yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Ege ile Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kaza, 15 Kasım Pazar günü İzmir’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta oyun oynayan 6 yaşındaki Muhammed Talha Öner, bir otomobilin altında kalarak sürüklendi.

Küçük Muhammed Talha’yı kucaklayan sürücü, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü.

BİR DAHA GERİ DÖNMEDİ
Çocuğu sağlık görevlilerine teslim edip aracı park edeceğini söyleyen sürücü, bir daha geri dönmedi. Polis, sürücünün kimliğinin belirlenerek yakalanması için çalışma başlattı.

Yoğun bakımda tedavi altına alınan Muhammed Talha Öner’in hayati tehlikesi sürerken, Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri güvenlik kameraları ve görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda sıkı bir çalışma yürüttü.

YAKALANDI
Yapılan incelemelerde sürücünün 17 yaşındaki M.A. olduğu belirlendi. Ehliyetsiz olduğu belirlenen M.A., pedagog eşliğinde ifadesi alınmak üzere Konak Çocuk Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.
Küçük Muhammed Talha’ya çarpan sürücü ehliyetsiz çocuk çıktı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde yıkılan Doğanlar Apartmanı’nın enkazından eşi ve 3 kızıyla kurtarılan Perincek, hastanede hayatını kaybeden 7 yaşındaki oğlu Umut’un adını yaşatmak için kurduğu YUVA aracılığıyla aynı kaderi yaşadığı afetzedelerin yardımına koştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen illerde gönüllülerin desteğiyle çeşitli çalışmalar yapan vakfın son durağı Hatay oldu.
Perincek ve gönüllüler, kentteki konteyner kentlerde kalan çocuklara kitap ulaştırdı, İskenderun ilçesindeki Suçıkağı Paşakaraca İlkokulu/Ortaokulu’ndaki öğrencilere kırtasiye malzemesi hediye etti.
Vakıf tarafından Defne ilçesindeki Kazım Karabekir Ortaokulu’nda da kütüphane oluşturuldu.
Yaklaşık 2 bin kitapla donatılacak “Umut” adı verilen kütüphane, İzmir depreminin 4. yılında 30 Ekim’de düzenlenecek törenle öğrencilerin kullanımına açılacak.
“Onlardaki gülüş ve pozitif enerji bize yansıyor”
Elektrik elektronik mühendisi 48 yaşındaki Oğuz Perincek, AA muhabirine, depremden psikolojik olarak en çok çocukların etkilendiğini söyledi.
Çocukların eğitimlerine destek olmayı amaçladıklarını belirten Perincek, “Aklımıza gelen tüm kırtasiye malzemelerini getirmeye çalıştık. 100’den fazla öğrenciye ulaşma şansımız oldu.” dedi.
Perincek, öğrencilere çanta, kalem, defter, boyama kitabı gibi birçok ürün ulaştırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Çocuklara verebileceğimiz küçük bir çanta, kalem onlar için çok anlamlı. Onlardaki gülüş ve pozitif enerji bize yansıyor. Depremde oğlumu kaybettim ama başka çocukları mutlu ettiğimizde bir nebze olsun acımız hafiflemiş oluyor. Hatay’da elimizden gelen desteği sağladık.”
Yardım çalışmalarını sürdüreceklerini anlatan Perincek, vakıf olarak İzmir depreminin 4. yılında Hatay’da olma kararı aldıklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in plajları, festivalleri ve eşsiz Ege lezzetlerinin yer aldığı Çeşme’de Veloturk Gran Fondo rüzgarı esecek. Çocukları karne hediyesi olarak bisikletleriyle buluşturabilmeyi amaçlayan amatör yol bisiklet yarışı, spor ile sosyal farkındalık oluşturacak. “Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler” projesine destek olmak için bisikletseverleri bir araya getiren Veloturk Gran Fondo Çeşme, bu sene 8. kez Çeşme’de 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu destekleri ile gerçekleşecek. Gran Fondo World Tour takvimine dahil edilen ve dünya şampiyonalarına puan veren Veloturk Gran Fondo Çeşme bu yıl da yerli ve birçok ülkeden yabancı sporcu katılım sağlayacak.
Nefesleri kesen parkurlar olacak
Üç ayrı güzergahtan oluşan amatör yol bisikleti yarışı Veloturk Gran Fondo Çeşme’de katılımcılar 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadele verecek. Organizasyon UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenecek.
Çeşme merkezden başlayarak adayı turlayan 91K’lık Salcano parkuru, saat 08.00’de start alacak. 1500 metrenin üzerinde bir tırmanışla pedal basacak sporcular kıyasıya mücadelenin ardından Çeşme merkezde finişi görecekler.
67K’lık Hybrid parkuru Çeşme merkezden start alacak ve aynı yerde son bulacak. 777 metrenin üzerinde bir tırmanışa sahip olan parkurda saat 08.30’da başlayacak.
41K’lık Çeşme parkurunda ise yine Çeşme merkezden start alacak. 382 metrenin üzerinde toplam tırmanışın ardından yarış, Çeşme şehir merkezinde sona erecek.
Kategoriler
Veloturk Gran Fondo Çeşme, 4 ayrı kategoride koşulacak. Yarışta erkeklerde; Genç Erkek (16-17) (Hybrid ve Çeşme parkurunda) Elit Erkek (18-34), Master Erkek (35-39), Master Erkek (40-44), Master Erkek (45-49), Master Erkek (50-54), Master Erkek (55-59), Master Erkek (60-64), Master Erkek (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), kadınlarda; Genç Kadın (16-17) (Yalnızca HYBRID parkurunda), Elit Kadın (18-34), Master Kadın (35-39), Master Kadın (40-44), Master Kadın (45-49), Master Kadın (50-54), Master Kadın (55-59), Master Kadın (60-64), Master Kadın (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), pro kategoride son 2 yıl içerisinde UCI puanı kazanmış sporcular ile bisiklet ya da triatlon federasyonu milli takımında ya da UCI’a kayıtlı bisiklet takımında yer alan sporcular, Hybrid parkurunda yer alan paralimpik kategorinin B – Genel Klasmanında görme engelli sporcular 2 kişilik tandem bisikletleri ile önde gören arkada ise görme engelli sporcunun katılımı ile C – Genel Klasmanında normal bisiklet kullanabilen ampute, uzuv kısalığı veya fonksiyonunu tam olarak yerine getiremeyen uzuv, hafif serebral palsi gibi engeli olan sporcular yer alacak.
41K’lık Çeşme parkuru ise sadece genel klasmanda koşulacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Spor Zirvesi, bugün saat Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başladı. ‘İzmir Spor Zirvesi’nin açılışında İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban açılış konuşması gerçekleştirdi. Açılıştan önce İstiklal Marşı’nın okunmaması ise konuklar tarafından tepki çekti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da konuşmasından önce İstiklal Marşı’nı talep etti ve marş okunduktan sonra organizasyona kaldığı yerden devam edildi.
Mahmut Özgener: “Buluşmamızın temel sebebi Türk sporunu geliştirmek”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener zirvenin Türkiye’nin spor kültürünü geliştireceğini vurgulayarak, “Ülkemizin spor tarihine baktığımızda, hem ulusal hem uluslararası alanda birçok başarıya imza attığımızı görüyoruz. Ancak buluşmamızın temel sebebi sadece geçmiş başarılar değil, gelecekte neler başarabileceğimizi planlamak ve sporun toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü daha da derinlemesine incelemektir” dedi.
Türkiye’nin İtalya ile 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağını hatırlatan Özgener, “Bu organizasyonda ev sahibi kentler arasında İzmir’in de olması gerektiğinin altını bugün özellikle çizmek istiyorum. Avrupa Şampiyonası’ndaki maçların oynanacak kentlerle ilgili kararın gözden geçirilmesi için gerekli girişimleri hep beraber kuvvetli bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Cemil Tugay: “İzmir için Spor Zirvesi çok önemli”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, zirvenin İzmir’de spor alanında yapılacaklarının planlanması açısından son derece değerli olduğunu söyleyerek, “Bir süre sonra dönüp bakıldığında İzmir Spor Zirvesi’nin ne kadar önemli olduğunu, kenti ne kadar değiştirdiğini çok daha iyi göreceğiz” diye konuştu.
İzmir’i gerçek bir spor kentine dönüştürmek istediklerini belirten Tugay, “Sporu görünür kılmak, spor kültürünü ve bilincini yaygınlaştırmak zorundayız. Avrupa Spor Haftası’nda buna dair pek çok şey yaptık. Vapur seferlerimizde egzersiz eğitimleri başlattık. Cumhuriyet Meydanı’nda ÇocukAtletizm Şenliği düzenledik. Buca ve Karşıyaka’daki yeşil alanlarda ücretsiz halk oyunları atölyesi başlattık. Spor ve sağlıklı yaşamın, kentin her yerinde hissedilmesi için gayret gösteriyoruz. Yakında, açık alanlarda spor malzemelerini ücretsiz olarak İzmirlilerle buluşturduğumuz konteynerler göreceksiniz” diye konuştu.
Mehmet Kasapoğlu: “İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirmek için buradayız”
İzmir’den yetişen birçok sporcunun Türkiye’nin sportif gelişimine önemli katkı verdiğini vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, “Bugün hep birlikte Türkiye’nin spor geleceğine yön verme noktasında, İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirme noktasında bir araya geldik. Türkiye’nin spor kültürünü güçlendirmek, spor kültürünü derin bir şekilde daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak amacıyla hep birlikte sorumluluklar üstlendik. O yüzden bugünkü bu birliktelik sadece bir etkinlik değildir. Aynı zamanda spor dünyasında nasıl bir geleceği hedeflediğimiz, nasıl bir vizyonu paylaştığımızın da göstergesidir” dedi.
Sporun bir ekonomi olduğunu da vurgulayan Kasapoğlu, “Spor denildiğinde aklımıza ilk olarak fiziksel bir aktiviteyle yapılan bir yarışma ve bir müsabaka geliyor. Sadece bu tanımlamayla sporu değerlendirdiğimizde eksik bir tanımlama yaparız. Spor eğitimidir, spor gençlerimize, spor yapanlara ahlaki değerleri öğreten bir etkinliktir. Spor bilimdir, spor bir ekonomidir. Aynı zamanda da diplomasidir. Uluslararası ilişkilerde bir güçtür. Diyaloğu, empatiyi ortaya koyma açısından, krizleri zaman zaman aşma açısından önemli bir unsurdur. Dolayısıyla spor kültürüne sahip bir ülkenin çok güçlü olması gerekir. Spor unsurunun yaşam biçimi olarak, hayat anlayışı olarak, kültür olarak hayatımızda olması gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum” dedi.
Süleyman Elban: “Aru ettiğimiz başarı istediğimiz düzeyde değil”
Türkiye’de son dönemde spor altyapısının çok iyi bir duruma geldiğini dile getiren İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Ancak arzu ettiğimiz başarı henüz daha beklediğimiz düzeyde değil. Demek ki o zaman sporla ilgili başka şeyler de konuşmamız gerekiyor artık. Her şeyden önce sporla ilgili bir spor ahlakının oturması, Aziz Atatürk’ün sporcunun sadece zeki ve çevik olması değil, aynı zamanda ahlaklı olması vurgusu bu anlamda önemli. Spor kültürünün hem spor insanları arasında hem de tüm insanlar arasında yerleştirilmesi gerekiyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de çöplükte çıkan yangın, ormana sıçradı (3)
Foça Kaymakamı Mehmet Türköz, Foça ilçesinde çıkan orman yangınının, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındığını açıkladı. Türköz, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Foça ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Çöplük mevkiinde 05.10.2024 günü saat 11.00 sıralarında çıkan yangın rüzgarın etkisiyle ormanlık alana ilerlemiştir. İlk belirlemelere göre 340 hektar alanın yandığı tespit edilmiştir. Yangına 2 yangın söndürme helikopteri, 2 askeri helikopter, 2 uçak, çok sayıda arazöz yangın söndürme aracı ve su tankeri ile müdahale edilmiş olup, yangının enerjisi azalmıştır ve kontrol altına alınmıştır. Meydana gelen yangın olayda herhangi bir can kaybı yaşanmamıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kendisi için ne ifade ettiği sorusuna; “Bir tohumun filiz haline gelip yeşerip belediye başkanı olmasını sağladı” diyerek cevap verdi. Çağdaş Yaşam kavramını “benden biz kavramına gidebilmek, toplumsal yarar sağlamak” olarak nitelendiren Başkan Ceritoğlu Sengel; “Herkesin sosyal anlamda yapabileceği bir şeyler var. Elinizden gelen bütün her şeyi yapın. Geldiğiniz yerlerde gördüğünüz hikayeleri cebinizde tutun ama herkes kendi hikayesini kendisi yazsın. Kendi hikayenizi yazarken orijine kendinizi koysanız o toplumsal düşünceden vazgeçmeden hareket etmeni, kendi hikayenizi yazarken başkalarının hikayelerine dokunmanız bence en kıymetlisi diye düşünüyorum” dedi.
Gökçe Gökçen: “Kadınlar ve gençler birbirini güçlendiriyor”
Cumhuriyet Halk Partisi Adalet Bakanlığından Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İzmirMilletvekili Gökçe Gökçen 18. Türkel Minel Gençlik Yaz Kampı’na katılan gençlerle bir araya geldi. Çağdaş Gençlik Birimi Genel Sekreteri Deniz Gezmiş Pek’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Gökçe Gökçen, gençlerle genç ve kadın siyasetçi olmak üzerine deneyimlerini aktardı. Kadınların ve gençlerin siyasette bir temsil mücadelesi içinde olduklarını belirten Gökçen; “Kadınlar ve gençler kendi hayatlarında neyi yaşıyorsalar siyasette onu görmek, o sorunları çözmek istiyorlar. Benim kendi tecrübelerimde hep önemsediğim iki şey vardı; “Birincisi kadınların mücadelesi, ikincisi de gençlerin mücadelesi.” 2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne girdiğim zaman ben liyakatli, düzgün, Türkiye’ye dair düşünen, araştıran, sorgulayan gençler var olduğunu fark ettim. Bu noktada partimizde daha fazla gencin yer alması için mücadele ettik. İlk başta 2012 yılında yüzde 10’luk bir gençlik kotası geldi. Yüzde 20’lik kotaya 2018 yılında ulaştık. Şimdi ise kademeli olarak yüzde 33’lük bir gençlik kotasına kadar ulaştık. İzmir’de şimdiye kadar 6 tane kadın belediye başkanımız varken, en son seçimde 8 kadın belediye başkanımız seçildi. Bunlardan biri Selçuk Belediye Başkanımız Filiz Başkan. 40 yaş altı genç aday sayısı 12 idi, 11’i belediye başkanı oldular. Birçok arkadaşımızın ortak mücadelesi sonucu bu temsil gerçekleşiyor. İşin özünde gençlere ve kadınlara karşı bir önyargı var. Ama bütün bunlara rağmen kadınlar ve gençler birbirini bulduğu zaman bence iki tarafta birbirini güçlendiriyor. Bu sayılar yıllar içinde bu kadar yükselmeye başlıyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta yer alan A Milli Futbol Takımı, 9 Eylül Pazartesi günü Gürsel Aksel Stadyumu’nda İzlanda ile karşı karşıya gelecek.
Geçtiğimiz günlerde Galler ile karşılaşan ve golsüz berabere kalan milliler, Galler maçından bir gün sonra İzmir’e hareket etti.
KAFİLE OTELE GEÇTİ
Ay-yıldızlı kafileyi taşıyan uçak Adnan Menderes Havalimanına dün akşam saat 22.00 sıralarında indi.
Kafile, daha sonra konaklayacağı otele doğru harekete geçti.
SON İDMAN BUGÜN YAPILACAK
Ay-yıldızlılar, bugün Gürsel Aksel Stadyumu’nda gerçekleştireceği antrenman sonrası maç saatini beklemeye başlayacak.


Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
11.00 – CHP’nin İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı, ATO Congresium’da partinin programına ilişkin değişikliklerin oylanmasıyla çalışmalarını tamamlayacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ ANKARA)
12.45 – 14.00 – Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bilecik Belediyesi’ni ziyaret edecek, Bozüyük Savaş Anı Evi ve Seyir Terası’nın açılışına katılacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ BİLECİK)
13.45 – Türkiye ve İzlanda’nın yarın yapacağı maç dolayısıyla A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, aday kadrodan bir futbolcuyla basın toplantısı düzenleyecek. (GÖRÜNTÜLÜ/İZMİR)
17.15 – İzlanda Milli Takımı Teknik Direktörü Age Hareide ve takımdan bir futbolcu, Gürsel Aksel Stadı’nda antrenmanın ardından basın toplantısı yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ/İZMİR)
20.00- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in kurtuluşunun 102’nci yıl dönümü dolayısıya tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen resepsiyonuna ev sahipliği yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/İZMİR)
ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kültürpark Lozan kapısında düzenlenen açılış töreninde, programa gelirken İzmir Fuarı’nın geçmişini düşündüğünü söyledi.
Fuarda çağın ve teknolojinin yakalanması ile inovasyon, Ar-Ge’ye yönelik çok önemli işlerin yapıldığı bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirten Özel, şöyle konuştu:
“Fuar yeniden Türkiye’nin bir çekim merkezi haline gelmeli. Ben bu fuarda Amerika’yla Rusya’nın teknoloji savaşlarına şahitlik yapmış bir çocuğum. Çocukluğumda gazetelerde haberler çıkardı. ‘Rusya bu sene aya yolladığı kozmonotun kıyafetini getirecek. Ay’ın etrafında dönen uzay aracını sergileyecek’. Amerika öbür sene aydan taş getirir. Ay’da yürüyen örümcek adlı aleti getirirdi. İşte Ay’da kenetlenen 2 uzay aracının parçalarını getirir İzmir’de kenetlerdi. Burada yarışırlardı. Bence İzmir hem Türkiye’deki yeriyle hem dünyadaki yeriyle 40, 60-70 ve 80’lerde yaptığını bugün yapacak olsa dünyanın en önemli teknoloji fuarı, dünyanın araştırma geliştirme inovasyon konularında ya da şirketlerin kendi alanlarında mesela Ar-Ge departmanlarının yarıştığı bir alan haline gelebilir. Bence gelmelidir. Bu potansiyeli, bu birikimi, bu vizyonu vardır. O açıdan bu senenin temasını böyle belirlenmiş olmasını da son derece önemsiyorum.”
Özel, yerel seçimlerde teknolojiden ve yapay zekadan faydalandıklarını, bunun da çok fazla faydasını gördüklerini ifade ederek, yapay zekanın önerdiği bir adayın da belediye başkanı seçildiğini anımsattı.
Seçimlerde yapay zekanın analizleriyle, son 10 günkü miting programını tamamen ölçme değerlendirmeye göre yaptıklarını hatırlatan Özel, “Kesin kazandığımız veya kaybettiğimiz yerlere gitmedik. Gittiğimiz yerde sorun ne? Nasıl kazanırız? Onu gördük, gittik, onu konuştuk. Artvin’de oldu, Marmaris’te oldu, Edirne’de oldu. İzmir’in birçok ilçesinde de o oldu. Seçimlere 10 gün kala belediye başkanlarımıza mahallelerinin güçlü ve zayıf yönleri ile hangi söylemin ikna edeceğini kelime bulutunda bulup yolladık.” dedi.
İzmir’in zaman zaman tepki gösteren, hak ettiğini görmediğinde ve almadığında sözünü esirgemeyenlerin bir kent olduğunu belirten Özel, yaptığı bir konuşma nedeniyle tutuklanan ve bugün tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu’nu dün ziyaret ettiğini söyledi. Özel, Kayserilioğlu’nu partilerinin kuruluşuna davet ettiğini ancak kendisi daha 24 saat geçmeden bu davete karşılık vererek fuar açılışına katıldığını vurguladı.
Bazılarının kutuplaşma istediğini vurgulayan Özel, kutuplaşmaya, kavgaya karşı olduklarını sözlerine ekledi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da Atatürk’ün mirası fuarı 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla açmalarının heyecanını yaşadıklarını söyledi.
İzmir fuarının her zaman zamanın ötesine geçtiğini belirten Tugay, tarih boyunca pek çok ekonomik kriz ve savaşa şahit olan fuarın ara verilmeden düzenlenmeye devam edildiğini kaydetti.
Öte yandan, fuarın özel konuğu insansı robot Sofia sahneye çıkıp kendisine yöneltilen soruları cevapladı.
Konuşmaların ardındın fuarın açılış kurdelesini kesen CHP Genel Başkanı Özel ve protokol üyeleri, stantları gezip fuara katılanlarla sohbet eti.
9 Eylül Pazartesi gününe kadar açık kalacak fuarda, çok sayıda etkinlik ve konser düzenlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZFAŞ tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı himayesinde 93’üncü kez düzenlenecek İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılış programı, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Düzenlenen açılış törenine Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir MilletvekiliMurat Bakan, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı.
Açılış töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hep birlikte geçen sene 14-28 Mayıs’ı yaşadık. Travmasını en yüksek hisseden kent şüphesiz İzmir’di. İzmir Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Atatürk’ün partisinin iktidar olmasını bekliyordu. Yüksek bir motivasyon ve büyük bir inanç vardı. Sürecin öncesinde ve sonrasında yaşananlar geride kaldı. İzmir’de gençlerin gözünün feri sönmüştü, ileri yaştakilerin omuzları iyice düşmüş kimse birbirine umut cümleleri kuramıyordu” dedi.
“Değişime ilk inanan İzmir oldu”
CHP’de yaşanan değişime ilişkin mesajlar da aktaran Özgür Özel, “Biz CHP’de neredeyse çocuk yaşlarda siyaset yapmış, çok görevde bulunmuş ve bu hikayenin sonunun böyle olmaması gerektiğine inanan kadrolar olarak ‘CHP değişirse Türkiye değişir’ dedik. O ateş yakıldığında sözümüzü birlikte söylediğimiz arkadaşlarımız azdı. Ama gün geçtikte CHP’de yaşanan değişimin Türkiye’ye iyi geleceğine ilk inanan İzmir oldu. Bunu takip eden şehirler arasında memleketim Manisa da vardı ama insan hangisine memleketim diyeceğini şaşırıyor. Sesimi en iyi İzmir’in duyduğunu ve İzmir’in dediklerinin yapmanın doğru olduğunu bizzat deneyimledim” ifadelerine yer verdi.
“Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet etti”
Konuşmasında 31 Mart yerel seçimlerinden de bahseden Özel, demokrasi mücadelesinin sonunda tarihi bir değişimin olduğunu ve arkasında yerel seçim gündeminin bulunduğunu söyledi. Özel, “Yerel seçimlerde tüm adaylar önemli ve seçimin sonucundan çok kendisine nasıl baktığınız önemli. Örneğin çok sayıda kadın belediye başkanıyla çıkmalıydık ve gençlerin iddia ortaya koyduğu sorumluluk aldığı kadrolar bekliyordu. Karamsarlar vardı, iyi niyetli karamsarlar, öğrenilmiş çaresizlikten karamsar olmuş olanlar ve çok iyi niyeti olmayan felaket çağıran karamsarlar vardı. Ama hepsine kulak tıkadık. Çünkü karamsarlık ülkemize de Atatürk’ün kurduğu partiye de yakışmazdı. Oluşan parti meclisimizin yaş ortalaması 43’tür. Deneyimli büyüklerimiz, cıvıl cıvıl gençlerimiz de var. Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet etti. İlk kilit gençlerdi. İkinci anahtarı da kadınlara güven diyerek bize emanet etti, onu da kadınlar açtı” açıklamalarında bulundu.
Yapay zeka vurgusu
Yapay zeka ile belirlenen belediye başkan adaylarında başarı yakalandığına dikkat çeken Özgür Özel, şunları kaydetti:
“Mutlaka bu fuarın çağı teknolojiyi, inovasyon anlamında önemli işlere zemin oluşturması gerekiyordu. Ben bu fuarda Amerika ile Rusya’nın teknoloji savaşlarına şahitlik yapmış bir çocuğum. İzmir hem Türkiye’deki hem de dünyadaki yeriyle 40-60’larda yapacağını bugün yapsa yarışacak hale gelebilir. Bu sene temanın böyle belirlenmesini memnuniyetle karşıladım. Mevcut belediye başkanlarını, adayları, aday adaylarını ölçmeli ve yetmez sahada performanslarını takip etmeliyiz. Daha önce partimizden bütçemizin 355 bin anket ile aday belirledik, önce mevcut adayları değerlendirdik. ya mevcut adayları yeniden gösterdik ya da o isimlerin yerine yenisini de anketlerle belirledik. 20 firma çağırdı 12’si geldi 8’i yeterlilik aldı 2’si elendi ve 6 firma ile anketleri yaptık. 20 firmadan 6’sının uyduğu şart yapay zeka denetimiydi. Bunu söylediğimizde gülüp ‘yapay zekanın adayları’ dedi.”
“31 adaydan 29’unu seçtirmenin mutluluğunu duyuyorum”
Sözlerini sürdüren Özel, “Ben seçimden 3 gün önce konuşma düşünmeye başladım. ‘Bilerek kötü haberler yayılıyor, geride gözüküyor ama seçimi alabiliriz sandıkları terk etmeyin’ diyorduk. Bu defa ölçme değerlendirme yapay zekanın gücüyle çalıştık. Seçimlere 10 gün kala belediye başkanlarına güçlü ve güçsüz mahalleleri, hangi kelimelerin ikna ettiğini gönderdik. Birileri felaket beklerken bizim önceden hazırladığımız SMS sandıklar açıldıktan 45 dakika sonra gönderildi. ‘Güzel haberler alacaksınız, görev yerinizi terk etmeyin. Son ıslak tutanaklı imzayı teslim edene kadar görev yerinizden ayrılmayın. Sizler bizim demokrasi kahramanlarımızsınız’ dedik. Ben, bu zafere ve mutluluğa inanmış İzmir’de gösterdiğimiz 31 adaydan 29’unu seçtirmenin mutluluğunu duyuyorum” şeklinde konuştu.
Başkan Tugay’a övgü
Konuşmasında Başkan Tugay’a da övgülerde bulunan CHP Genel Başkanı Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“Süreç analizinde geleceği görmede, teknolojiden yararlanmada Türkiye’de en iyisi olan Tugay’ın İzmir’de de en iyisini yapacağına ve bu takıma kaptanlık yapacak inancımı tekrardan ifade ediyorum. Belli bir dönem İzmir ne istiyor, İzmir ne bekliyor ve bu insanların gerçek derdi ne ya da standart taleplerini karşılamadan başka vizyonlar ortaya koyma meselesi bu sefer anlaşıldı. Kimin görevine devam ettiğine kimin etmediğine bakınca İzmirli iyi niyeti çabayı ve ölçe değerlendirmenin doğrusunu gördü. Bu duygudaki insanlara hak ettiğini verme zamanı. Onlara bu sefer oy verin demiyorum, projelerini ve kente hizmet yapabilmeleri için sizlerin kamuoyu desteğine ihtiyaçları var. İhtiyaç duyduğu desteğin sizler tarafından sağlanmasıyla bu kente devrimi yaşatacak. Bu kente çağ yaşatacak.”
İzmir’de sokak röportajında kullandığı ifadeler sonrasında tutuklanan ve ardından bugün tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu’nun iadeiziyarette bulunduğunu aktaran Özel, “Dilruba İzmir’de mikrofona birkaç cümle söyledi. Cezaevinde ziyaret ettik, o zaten özeleştirisini yapmış. Biz cezaevine gidip kapının önünde çıkıp şunu da yapacağız, yakacağız demek yerine hakkı teslim edip, haksızlığa itiraz ettik. Cezaevinde bir davet yaparsanız kısa sürede karşılığını bulur. Dilruba kardeşimi ziyaret ettim ve ‘sen buradan çıkacaksın. Ben seni kapıda konuşma yapıp bir yere davet edeceğim ve benim misafirim olacaksın’ dedim. ‘Ümit ederim öyle olur’ dedi. Ben çıktım ve dediğimi yaptım. Dilruba ile vedalaşırken ona ‘burada racondur, ziyarete gelene iadeyi ziyarete gitmen lazım’ dedim. İyi ki varsın Dilruba. CHP, düşünce özgürlüğünü sonuna kadar savunuyor” dedi.
“Biz özgürlükler partisiyiz”
” Suavi’ye konser iptal ettirdiler, Çine’ye gittik. Amasya’daydık, Cumhurbaşkanı yardımcısı ile konuştuk. ‘Dumlupınar’da konuşturmayız’ dediler” diyen Özel, şunları söyledi:
“Artık bıçak kemiğe dayandı. Türkiye’nin birinci partisi Türkiye’yi kucaklıyor. Tüm CHP’li belediyenin sahneleri tüm sanatçıları açıktır. Yolun sonu gözüküyor. O törene Devlet Bey geliyorsa o da konuşacak, Recep Tayyip Erdoğan geliyorsa o da konuşacak. Kimseden mikrofon kaçırmayacağız, biz özgürlükler partisiyiz. Biz Türkiye’nin partisiyiz.”
Başkan Tugay, yapay zeka robotu Sophia ile konuştu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise konuşmasına başlamadan önce, 2016 yılında Hong Kong merkezli bir şirket tarafından geliştirilen kadın robot Sophia ile konuştu. Tugay, “Heyecan ve şaşkınlıkla izledim. İlk defa bir robot tarafından bayramımız kutlandı. Sophia seni görmek çok güzel” diyerek duygularını aktardı. Sophia da Tugay’a yanıt olarak, “Başkan, her ne kadar sizin hakkınızda milyonlarca veriye sahip olsam da sizi tanımaktan çok mutlu oldum. Bana bu şansı verdiğiniz için teşekkür ederim” diye konuştu.
“İzmir fuarı tarih boyunca zamanın ötesine geçmiştir”
Konuşmasında Türkiye fuarcılığının temellerinin atıldığını belirten Tugay, “Dünyanın en eski genel ticaret fuarlarından, Türkiye’nin ise ilk fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı’nı, ‘Teknoloji’ temasıyla ve ‘Zamanın ötesine geçiyoruz’ sloganıyla düzenliyoruz. İzmir Fuarı zaten tarihi boyunca hep zamanının ötesine geçmiştir. Çünkü Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, zamanın ötesindeki ülküsü cumhuriyeti henüz planlarken fuarımızın temellerini atmıştır. Atatürk, 29 Ekim 1923’e giden süreçte, kuracağı cumhuriyetin ekonomi politikasını belirlemek için 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi’ni topladı. Kemeraltı’ndaki kongre binasının girişinde, yerli mallarının sergilendiği Numune Sergisi açıldı. Amaç, ülkedeki zirai ve sınai ürünlerin tanıtılması, yerli mallara ilginin artması, ülke ekonomisinin canlanmasıydı. İzmir Fuarı’nın da Türkiye fuarcılığının da temelleri işte o sergide atıldı” ifadelerini kullandı.
“İnsanların yaşama dört elle sarılmasının sembolü oldu”
Fuarın, tarihi boyunca pek çok ekonomik krize, savaşa, politik sıkıntılara şahit olduğuna ancak hep yoluna devam ettiğini dile getiren Başkan Tugay, fuarın sadece Türkiye’de değil, dünyada da insanların yaşama dört elle sarılmasının sembolü olduğunun altını çizdi. “1929 Ekonomik Buhranında kısa bir ara verilse de ekonomik krizin etkilerinin sürdüğü 1933’te, uluslararası ilgiyle düzenlendi” diyen Özel, İkinci Dünya Savaşı yıllarında da fuara ara verilmediğini belirtti.
“Küllerinden yeniden doğdu”
İzmir’de meydana gelen yangınların ardından fuarın moral verdiğini söyleyen Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fuarımız bugünlerde İzmir halkı olarak bize de yaşadığımız üzücü olayların ardından moral veriyor. Karşıyaka’da, Tire’de, Bayındır’da, Menderes’te, Bergama’da, Urla’da, Çeşme’de üzücü yangınlar yaşadık. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığımızın, ilçe belediyelerimizin büyük gayretleriyle mücadele ettik. Fuarı, bu yangınların ertesinde açıyoruz. İnanıyoruz ki küllerimizden yeniden doğacağız. Tıpkı, şu an içinde bulunduğumuz Kültürpark’ın, Kurtuluş Savaşı’nın ardından çıkan Büyük İzmir Yangını sonrası küllerinden yeniden doğması gibi.”
Yapay zeka hayata geçecek
Büyükşehir’de yapay zeka uygulamalarını hayata geçireceklerini duyuran Tugay, “İzmir Fuarı, getirdiği yeniliklerle de hep zamanın ötesine geçti. Yeni teknolojiler, yeni ürün ve markalar, yıllar içinde hep dünyadan Türkiye’ye, İzmir Fuarı’nın açtığı kapıdan girdi. Bu yıl teknoloji temasını seçerken hedefimiz; İzmir’in geleceği hayal eden, hayallerini gerçeğe dönüştüren ve çağı yakalayan bir kent olmasıydı. Teknoloji temasıyla kentimizi geleceğe taşımayı hedeflediğimiz 93. İEF, uluslararası ve ulusal firmaların iş bağlantılarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunacak. Teknoloji sektöründeki girişimciler ve start-uplar kendilerine ayrılmış özel alanlarda, yeni iş fikirlerini ve yenilikçi çözümlerini sergileyecekler. Genç girişimcileri destekleyebilmek amacıyla 50 start-up firmasına ücretsiz stant tahsis ettik. İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketi İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ ile İzmir’de yeni yapay zeka uygulamaları hayata geçireceğiz. İzmir Fuarı, özellikle İzmirlilerin hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Hepimizin büyüme hikayesinde yerini almıştır. Anne babalarımızın elinden tutarak geldiğimiz fuara daha sonra çocuklarımızı getirdik, kimimiz torunlarını getirdi. Yeni ürünlerle, yeni teknolojilerle olduğu kadar gazinolarla, tiyatroyla, sinemayla da buluştuğumuz yerdir burası. Tüm Türkiye’nin eğlence ve sanat dünyasına adını altın harflerle yazdırmış bir kültür mirasıdır, İzmir Fuarı. Bu yıl fuarımızın kapılarını; Kurtuluş Savaşı’mızın son evresi Büyük Taarruz’u anmak üzere kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda açıyoruz. Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızın cesaretiyle esaretten kurtuluşumuzu, zaferimizi, bağımsızlığımızı kutluyoruz. Kapanışı ise Kurtuluş Savaşı’nın nihai zafere ulaştığı 9 Eylül’de, İzmir’in 102. kurtuluş yıl dönümünde yapacağız” dedi.
“Fuar eski günlerine geri dönecek”
“Bu şehirde fuarlar kurun, sergiler açın” diyen Tugay, “Ata’mızın mirasını, her yıl daha da geliştirerek koruyacağız. Eski fuar dönemi neşesini, canlılığını tekrar yakalayacağız. Eski ihtişamlı, görkemli fuarları birlikte var edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Fuarın ardından CHP Genel Başkanı Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve beraberindeki heyet, fuar alanındaki stantları gezip bilgiler aldı. Fuar, 30 Ağustos – 9 Eylül tarihleri arasında katılımcılara kapılarını açacak. 11 gün boyunca, teknoloji odaklı uygulamalar, konserler, spor, bilgi yarışmaları ve dans gösterileri gibi etkinlikler düzenlenecek. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Körfezi’nde yaşanan toplu balık ölümleri, bir kez daha gözleri bu alana çevirirken, körfezi deniz canlıları açısından yaşanmaz hale getiren kirliliğe karşı atılan adımlar yetersiz kalıyor.

Ölü balıkların sahile vurduğu ve kötü kokusu ile İzmirliyi usandıran körfezdeki kirlilik had safhaya ulaşırken, halihazırda hazırlanan projenin, 2016’dan bu yana beklediği ortaya çıktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, ‘İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi’ adı verilen projenin ÇED izinlerinin alındığını ve uygulanmayı beklediğini söyledi.

PROJE HAZIR AMA…
DTO, İzmir Şubesi ağustos ayı olağan meclis toplantısında İzmir Körfezi Bayraklı Sahili’nde yaşanan balık ölümleri gündeme geldi.

Toplantıda konuşan Öztürk, “Merkezi yönetim ve yerel yönetimin örnek işbirliğinin bir modeli olan ve 2016’da ÇED izinleri alınan ‘İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi’ne daha fazla gecikmeden başlanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmirKatip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi bölümüne; karnında ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuran ve yapılan tetkikler sonucunda yaklaşık 15 kilo ve 28 santimetrelik dev kitle tespit edilen hasta, gerçekleştirilen başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu.
İzmir’de yaşayan 68 yaşındaki Selma Coşkun, karnında ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucu yaşlı kadının karnında yaklaşık 15 kilogram ağırlığında, 28 santim boyunda nadir görülen kitle olduğu teşhisi konuldu. O an ilk şoku yaşayan ve Mart ayı için kendisine ameliyat tarihi verilen talihsiz kadın, ameliyata gitmedi. Coşkun, ilerleyen süreçte kitlenin büyümesi ve şikayetlerinin artması üzerine yaklaşık 3 ay sonra tekrar hastanenin yolunu tuttu ve bu sefer ameliyat olmayı kabul etti. Dev kitle, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Bağcı ve ekibinin birlikte girdiği operasyonla başarılı bir şekilde çıkartıldı.
“Kitlenin kesin olmamakla beraber yumurtalıklarla ilgili olduğu söylenildi”
Yapılan ameliyata ilişkin genel bilgiler veren Opr. Dr. Mustafa Bağcı, “Hastamız karın ağrısı, karında şişlik, nefes darlığı, halsizlik gibi şikayetlerle hastanemize başvurdu. Yaptığımız muayene ve tetkikler sonunda hastanın karnında dev bir kitle olduğunu tespit ettik. Hastamızın 25 yıl önce rahim ve yumurtalıkların alındığını tespit ettik. Yumurtalıklar alındığı için yumurtalıklarla ilgili bir şüphe ortadan kalktı ama yine de biz onu değerlendirdik. Ameliyatı gerçekleştirdik ve yaklaşık 15 kilo ağırlığında, 28 santim çapında yumurtalıklarla ilgisi olduğunu düşündüğümüz dev bir kitle çıkardık. Kitleyi de patolojiye gönderdik. Kitlenin kesin tanı verememekle beraber yumurtalığa ait olduğu söylenildi. Hastamızın şu an herhangi bir sıkıntısı yok, durumu gayet iyi. Patoloji sonucunu göre de gerekli tedavilere devam edeceğiz” diye konuştu.
“Hastalar doktordan korktuğu için hastaneye gelmiyor”
Bu tarz kitlelerin vücutta geç fark edilebildiğine işaret eden Opr. Dr. Bağcı, şunları kaydetti:
“Kitle 5-10 kiloya kadar belli olmayabiliyor. Bazen de hastanın ihmali söz konusu oluyor. Hastalar kitleleri hissettiği halde doktordan korktuğu için hastaneye gelmiyorlar. Bizim hastamıza mayıs ayına ameliyat günü vermiştik. Mayıs ayında ameliyat gününden korktuğu için kaçtığını beyan etti. Daha sonra şikayetlerinin artması, kitlenin büyümesi üzerine hasta tekrar gelmek zorunda kaldı ve ameliyatını yapmak zorunda kaldık.”
“Hasta oturarak uyuyordu”
Opr. Dr. Bağcı, hastadaki kitle çok büyük olduğu için anestezinin hastaya, ‘ameliyat olması çok risklidir’ ibaresi verdiğini belirtti. Sözlerini sürdüren Bağcı, hastanın akciğerlerinden kalbine kadar büyük bir baskının olduğunu ve hastanın o süreçte oturarak uyuduğunu söyledi.
“Korktum, kaçtım ama çok pişmanım”
Korktuğunu ve bu yüzden hastaneden kaçtığını ifade eden Selma Coşkun da “Kaçtığım için çok pişman oldum. Eğilemiyordum, nefes alamıyordum. Çok şikayetim vardı. Şu an çok iyiyim. Bütün hocalarım çok güzel ilgilendi” cümlelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Mini Bakım Onarım Ekibi, alet çantalarını alarak sahaya çıkıyor. Talep oluşturan ihtiyaç sahibi yurttaşların evlerine giden ekipler, sorunlu su ve elektrik tesisatı ile ev eşyalarını tamir ediyor. İzmirliler verilen bu hizmetten memnun olduklarını belirtiyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaşam ve Evde Bakım Şube Müdürü Dr. Nihat Mermer, “Evde Bakım hizmetleri kapsamında herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle sağlık tesisine gitmekte zorluk çeken, yatağa bağlı hastalarımızın evde sağlık hizmetlerini veriyoruz. Bunun yanında bu hastalarımıza kişisel bakım ve ev temizliği hizmeti veriyoruz. Bir de mini tamir hizmetimiz var. Bu hastalarımızın musluğu akıyorsa, prizi bozulmuşsa onarımlarını evlerinde ücretsiz olarak yapıyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız, evde tamir hizmeti için Hemşehri İletişim Merkezi 153 üzerinden başvurabiliyor. Ayrıca Evde Bakım için gidilen evde ekiplerin fark ettiği tamir işleri olabiliyor ve bunun için yönlendirme yapılabiliyor. Bu hizmetin alınabilmesi için vatandaşın sağlık kuruluşuna gidemiyor olması ve maddi durumunun yetersiz olması gerekiyor. Vatandaşlarımız verdiğimiz hizmetten son derece memnun” dedi.
“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun”
Karabağlar’da yaşayan ve yürümekte zorluk çeken ihtiyaç sahibi yurttaş Naringül Uvuş, kırılan klozet kapağı, su akıtan musluk ve prizlerindeki sorun nedeniyle Evde Mini Bakım Onarım Ekibi’nden hizmet aldı. Sorunu çözüldüğü için çok mutlu olduğunu söyleyen 62 yaşındaki Uvuş, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun. Evde Bakım Birimi zaten belli zamanlarda gelip temizliğimi yapıyor. En son temizlik yapmak için gelen ekip, musluğun su akıttığını gördü. Prizlerde sorun vardı. Tamir ekiplerini yönlendirdiler. Allah razı olsun, ekipler geldi. Onlar olmasa bu sorun gittiği yere kadar gidecekti. Prizler sorun çıkaracaktı, su akmaya devam edecekti. Su aktıkça boşa gidecekti. Kul hakkına girmiş olacaktım. Ekipler tamir edince kul hakkına da girmemiş olacağım” diye konuştu.
“Bize, ‘ayağınıza taş değmesin’ diyorlar”
Evde Mini Bakım Onarım Ekibi’nden Adil Çiçek, “Ekip olarak elektrik ve su tesisatı ile ilgili küçük tamir işleri yapıyoruz ve vatandaşların hayat kalitesini yükseltmek adına elimizden geleni yapıyoruz. Genelde arızalı prizleri değiştiriyoruz. Aydınlatmayla ilgili problemleri çözüyoruz. Musluk, klozet, şofben arızalarını tamir ediyoruz. Bakkala bile gidemeyen insanlara, yeri geliyor ekmek alıyoruz. Geri dönüşler çok güzel. Evden çıkarken ‘Belediyemizden Allah razı olsun, ayağınız taşa değmesin’ diyorlar. Biz de bunu duyunca çok mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın İsmet İnönü Sanat Merkezi önünde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, İEF’nin İzmir’in marka bir şehir olmasına en fazla katkıyı sağlayan etkinlik olduğunu söyledi.
Bu yıl 93. kez düzenlenecek fuarı büyük bir merakla ve heyecanla beklediklerini belirten Tugay, “Resmi açılış törenini 31 Ağustos’ta, kapanışı ise İzmir’in kurtuluşunun 102. yılı olan 9 Eylül’de yapacağız. Fuarımızı bize ata mirası, vasiyeti olarak görüyoruz. İzmir’in kent kimliğine, Türkiye’nin ekonomisine büyük katkıları olan en önemli etkinliklerden birisi olarak görüyoruz.” dedi.
Tugay, İzmir Fuarı’nı eskisi kadar canlı, insanların merakla beklediği günlerine döndürmek istediğini, bu yıl fuarın temasının teknoloji olacağını ifade etti.
Çok sayıda etkinlik, konser ve organizasyonun gerçekleştirileceği 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’na 90 ülkeden 3 bin katılımcı ve 1 milyona yakın ziyaretçi bekleniyor.
Etkinliklerin saat 16.00 ile 23.00 arasında düzenleneceği fuara tam girişi ücreti 20 lira, öğrenci giriş ücreti 7,5 lira olarak belirlendi.
Fuar, 9 Eylül’de sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İddianamede, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı, eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişinin ‘taksirle öldürme’ suçundan 15’er yıla kadar hapisleri istendi. Suçun bilinçli taksir nedeniyle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi. İddianame mahkemeye gönderildi. Sanıkların, kusurlarının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alınmak suretiyle eylemlerinin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep edildi.
14 KİŞİ TUTUKLU
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı karar verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, bir şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. ise daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Genel Müdür Gürkan Erdoğan, Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İzmir İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen eğitime İzmir ve Manisa’da kurulu bulunan vakıfların kurucu ve yöneticileri ile çalışanları katıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıflar Bölge Müdürü Tahir Emre Can, vakıf kültürünün tarihteki önemine dikkati çekerek, vakıfların hizmetlerini kesintisiz ve etkili bir şekilde sürdürebilmeleri için bilgilendirme ve istişarelerde bulunulduğunu kaydetti.
Programda uzmanlarca sunumlar gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, kilden yapılmış 8 bin yıllık kadın heykelciği bulundu. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Uluca Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik, “Bu figürünü diğerlerinden ayıran en önemli unsur, ağzının belirtilmiş olması. Çünkü figürlerde genellikle göz, burun belirtiliyor. Ancak bu figürde hem bir delik şeklinde ağzın belirtildiği hem de takı olabilecek şekilde boynunda bir çukur yapıldığını görüyoruz” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Kemalpaşa Belediyesi ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nin desteğiyle İzmir’in en eski yerleşimi olan 8 bin 850 yıllık Ulucak Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları sürüyor. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Özlem Çevik’in 2009’da kazı başkanlığını devraldığı höyükteki bu yılki çalışmalarda yaklaşık 8 bin yıllık kadın heykelciği bulundu.
‘TÜM OLARAK BULUNAN 6’NCI FİGÜR OLDU’
İzmir’in ilk köy yerleşimlerinden birinin Ulucak Höyüğü olduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Çevik, “Ulucak, Batı Anadolu’nun da en erken çiftçi köy yerleşimlerinden birini temsil ediyor. Neolitikleşme sürecini anlamamız için önemli. Höyükteki ilk yerleşim günümüzden 8 bin 850 yıl öncesine gidiyor. 1150 yıl boyunca kesintisiz olarak yani 45 beş kuşak boyunca Ulucak Höyük’te o neolitik iskanın devam ettiğini görüyoruz. Höyükte bu yılki kazılar sürüyor. Şimdilik elimize geçen en önemli buluntulardan biri bir kadın figürü oldu. Genellikle biz Ulucak’ta, kol, bacak, baş gibi figürlerin parçalarını buluyoruz. Bu sene son olarak bulduğumuz bu heykelcik, şimdiye kadar tüm olarak bulunan geçen 6’ncı figür oldu” dedi.
‘RİTÜEL NESNELERİ OLABİLİR’
Tasvir edilen kadın heykelciğinin topluluk içinde ayrıcalıklı bir konumu olduğunu öngörülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Çevik, “Burada yaşayan, topluluk içerisinde hikayeleri anlatan kişiyi temsil edebilir. Kilden yapılmış. 8-10 santim boyutlarında. Bir ele sığabilecek şekilde. Evlerin içine, fırınların yanına, kapı eşiklerinin altındaki çukurlara gömülmüş olarak ya da öğütme taşları ile ilişkili olarak ya da bir kabın içinde çakmak taşları ile ilişkili olarak buluyoruz. Bir niyeti, eylemi, isteği yerine getirmek için kullanılmış ritüel nesneleri olabilir” diye konuştu.Bulunan kadın heykelciği figürünü diğerlerinden ayıran en önemli unsur ağzının belirtilmiş olması olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Çevik, “Çünkü figürlerde genellikle göz, burun belirtiliyor. Bu figüründe hem bir delik şeklinde ağzın belirtildiği hem de takı olabilecek şekilde boynunda bir çukur yapıldığını görüyoruz” dedi.
Haber: Kadir ÖZEN – Kamera: Gökhan KILIÇ/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü İzmir’de AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen programla kutlandı. Programda konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Takvimler 2001 yılının ağustos ayının 14’üncü gününü gösterirken bir avuç inanmış insanla Türkiye’nin yeni rotası çizildi. Artık Türkiye karanlığa kapalı, aydınlığa açık olacaktı. Rota belli, istikamet kesindi; adalet ve kalkınma dedi.
AK Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü kapsamında AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda program düzenlendi. Programa, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Recep Tayyip Taslak, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, önceki dönem milletvekilleri ve teşkilat mensupları katıldı. Kutlama programında konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bundan tam 23 yıl evvel, zindanlara atarak yolunu keseriz sandıkları genç bir adam vardı. Okuduğu bir şiiri bahane etmişlerdi. Bilmiyorlardı ki Allah’ın planı zalimlerin planından elbet daha muhteşem olacaktı. Bir Recep Tayyip Erdoğan sevgisi ki milletin gönlüne nakşoldu. Bir şiir ki önce Türkiye’nin en ulvi hikayesi, ardından da bir muhteşem destan oldu. İşte o destan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan AK Parti çatısı altında siyaset literatürüne, dünyanın egemen güçlerine direnen tüm onurlu milletlere ilham ve örnek oldu. Takvimler 2001 yılının ağustos ayının 14’üncü gününü gösterirken bir avuç inanmış insanla Türkiye’nin yeni rotası çizildi. Artık Türkiye karanlığa kapalı, aydınlığa açık olacaktı. Rota belli, istikamet kesindi; adalet ve kalkınma diye konuştu.
‘BU TÜRKİYE AK PARTİ’NİN VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ESERİDİR’
Bugün adaletle yönetilmiş bereketli seneler ve her alanda kalkınmış, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış, bölgesinde ve küresel düzlemde güçlü bir Türkiye var diyen Saygılı, şöyle devam etti Mavi vatandan gök vatana egemen bir Türkiye. Kendi enerji kaynaklarını bulan, çıkartan ve işleyen bağımsız bir Türkiye. Terör belasına tarihin en ağır darbesini vuran, Şuşa’da 44 günde zafer kazandıran güçlü bir Türkiye. Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkün diyen cesur bir Türkiye. Kendi otomobilini, SİHA ve İHA’larıyla, helikopter, tank ve diğer milli savunma envanteri üretebilen müreffeh bir Türkiye. Şehir hastaneleri, sosyal destekleri, bireyi merkeze aldığı gibi aile kurumunu koruyan politikalarıyla önce insan diyen bir Türkiye. Yeni havalimanları, hızlı tren yolları, köprüler, tüneller, limanlar ve yüksek hızlı internet erişimiyle medeniyet yarışında öncü bir Türkiye. Kalkışmaları darbecilerin başına geçiren, vesayeti devletin tıkalı damarlarından söküp atan, milleti devletin esas unsuru haline getiren demokratik bir Türkiye. İşte bu Türkiye AK Parti’nin ve AK Parti’nin mimarbaşı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın eseridir.
‘TEL-AVİV DENEN TERÖRİSTANIN SÖZDE BAŞKENTİ İLE İZMİR’İMİZ KARDEŞ ŞEHİR DEĞİLLER’
İzmir ile Tel-Aviv’in kardeş şehir ilan edilmesi konusunu gündeme getirip, kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığına dikkati çeken Saygılı, Bu iş olmaz dedik. İzmir, çocukları katleden Siyonist sapkınlığın başkentine kardeş olamaz. İzmir o şehre, o sapkın Siyonizme kardeş değil karşı olur. İzmir’in kardeşi Mazlum Filistin halkıdır, mağdur Gazzeli kadınlar, çocuklar ve masum sivillerdir dedik. Artık Tel-Aviv denen ‘teröristanın’ sözde başkenti ile eşsiz ve güzel İzmir’imiz kardeş şehir değiller dedi. Saygılı, sözlerini şöyle sürdürdü Türkiye çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerinden sonra ‘bilgelik dönemiyle’ yeni bir çağın, yeni bir asrın şafağında yola devam ediyor. Bu devrin adı Türk ve Türkiye yüzyılıdır.
‘BU KUTLU DAVADA DAHA UZUN YILLAR HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ’
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da Hepiniz bir evladı doğurmanın, büyütmenin, okula yollamanın, ateşlendiğinde hastalandığında en yakındaki sağlık ocağına, hastaneye götürmenin, ulaşımını sağlamanın, onun eğitimine, aşına, işine ne kadar önem verdiğinizi biliyoruz. İşte bu parti Cumhurbaşkanımızın bir evladı. Biz milyonlarca Tayyip Erdoğan sevdalısı olarak onun evladıyız. Bizlere yaptığı öncülük için Cumhurbaşkanımıza minnettarız. Bu ülke, parti, dava bunu hiçbir zaman unutmayacaktır. Bugünden sonrası hepimiz için çok daha önemli. Çünkü herkesin bizden beklentisi var. ‘Bu beklentileri AK Parti karşılayacak’ deniliyor. Meclisin kapanmasıyla beraber 30 tane ilçemizde programlar yapıyoruz. Gittiğim yerlerde muhtarları, belediye meclis üyelerimizi topluyorum. Merkezi hükümet olarak üzerimize düşen ne varsa biz yerine getirmeye çalışıyoruz. Biz yeniden başlayarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu kutlu davada daha uzun yıllar hep beraber çalışacağız dedi.
’22 YIL BOYUNCA BAŞTA İZMİR OLMAK ÜZERE 81 VİLAYETİMİZİ BÜYÜK ESERLERLE DONATTIK’
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da Biz kuru bir davanın neferleri değil sadece Türkiye’deki 85 milyonun değil, Orta Asya’dan Balkanlara, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar yaşayan milyonların umutlarında ve kalbindeyiz. AK Parti hiçbir zaman şahsi ikbal arayışlarının da adresi olmamıştır. 22 yıl boyunca başta İzmir olmak üzere 81 vilayetimizi büyük eserlerle donattık, mührümüzü vurduk. Başta adalet, yargı, sağlık ve ulaşım olmak üzere Türkiye’nin tüm noktalarına, tüm coğrafyamıza dokunduk. Ama işte ihaneti de belli zamanlarda bu süre içerisinde gördük. Makam olunca, mevki olunca AK Parti’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olanlar o makam ve mevki olmadığı zaman bu hareketin ve bu davanın bilincine ve şuuruna da sahip olmadıklarını da gördük. Kişisel ikbal peşinde koşmayıp, bu büyük bir davanın neferi olarak makamı mevkisi olmadan yol yürüyen, gecesini gündüzüne katan değerli dava arkadaşlarıma saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Gün oldu evladınızın işi görülmedi ama siz Recep Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti’yi satmadınız. Ne mutlu ki AK Partiliyiz diye konuştu. Konuşmalar sonrasında, ekrana yansıtılan canlı yayında Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığı konuşma izlendi.
Haber Seza Nur ALPDÜNDAR – Kamera Gökhan KILIÇ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Eskişehir Orman Fidanlığı’nda partisince düzenlenen Teşkilat Pikniği’ne katıldı.
Burada gerçekleştirilen İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Dağ, 23 sene önce millete hizmet için kurulan AK Parti’nin, bu davaya inanan teşkilatın her bir neferinin alın teriyle, azmiyle ve inancıyla büyüdüğünü söyledi.
Partilerinin, 22 yıldır milletin iktidar emanetini büyük sorumluluk bilinciyle taşıdığını ve çizgisinin, duruşunun ve mücadelesinin yol arkadaşlarının omuzlarında yükseldiğini kaydeden Dağ, “Bu yüzden AK Parti, millet ve vatan uğruna, fedakarlığın, özverinin simgesidir. AK Parti geleceğin partisidir. AK Parti sadece Türkiye’deki değil dünyadaki mazlumların da umutlarının yeşerdiği partidir. Siyasetin çok daha üstünde dava ruhuyla yoğrulmuş vatan evlatlarının partisidir. Her zerresiyle yerlidir, her duygusuyla millidir.” diye konuştu.
“BAZILARI GİBİ ORTALIK YANGIN YERİYKEN TATİL YAPMIYORUZ”
Dağ, AK Parti teşkilatları olarak el birliğiyle ördükleri bu başarı taşlarının çıkarcı çevrelere peşkeş çekilmesine asla izin vermemeleri gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bizler ailemize, çoluk çocuğumuza, kendimize harcayacağımız zamanın büyük bir bölümünü milletimize hizmet yolunda harcıyoruz. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz. Bunu da siyasetin gerektirdiği bir ciddiyet olarak yapıyoruz.
Bazıları gibi ortalık yangın yeriyken tatil yapmıyoruz. Bir hafta Roma’ya, bir hafta Paris’e, bir hafta da Almanya’ya gidip Avrupa Şampiyonası maçlarında vakit geçirip günümüzü gün etmiyoruz. Biz siyasetin ciddi bir iş olduğunu onlar gibi laçkalaşmış ve kokuşmuş ilişkiler içinde olmayacağını gayet iyi biliyoruz.

“ARTIK GÜNÜ KURTARACAK İŞLERLE İZMİR’DE GÜNÜ GEÇİRMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
31 Mart yerel seçimleri sürecinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu dönemde kentin 25 yıllık CHP yönetiminin yükünü 5 yıllık palyatif çözümlerle çözemeyeceklerini anlattığını dile getiren Dağ, şunları kaydetti:
Artık günü kurtaracak işlerle İzmir’de günü geçirmemiz mümkün değildir. Nebi Bey de aynısı Eskişehir için yaptı. Bugün gelinen noktada tabi ki milletimizin 31 Mart’taki tercihini başımızın üstüne koyuyoruz. Eğer Nebi Bey de ben de Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış olsaydık şu 4,5 aylık dönem içinde bırakın bir hafta Roma’da, bir hafta Paris’te, bir hafta Almanya’da vakit geçirmeyi Eskişehir ve İzmir dışında bir gün vakit geçiremezdik, geçirmezdik.
Bu aklımızın ucundan bile geçmezdi. Çocuklarla hasbelkader şöyle ‘bir gün dışarı çıkalım’ desek aklımız fikrimiz her şeyimiz şehirlerimizde olurdu. Beyefendiler bir haftadır cümbür cemaat genel başkanlarından, İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarına kadar Paris’te vakit geçiriyor.

“BİZ SADECE AK PARTİ SİYASETİNİ DEĞİL, SİYASETİN ÖNEMİNİ BUGÜNE KADAR CİDDİ BİR SEVİYEDE TUTTUK”
Dağ, İstanbul ve Ankara’nın 5 yıldır, Eskişehir ve İzmir’in ise 25 yıldır muhalefetin belediyeleriyle yönetildiğini ifade ederek, “Anlaşılan akıllarına Eskişehir’le İzmir’i davet etmek gelmemiş. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na bunu sordular. Dedi ki ‘kıskanmadım değil ama çok da işim var. Vakit bulmam da mümkün değil.’ Kardeşim, giden belediye başkanlarının tüm ilçe belediye başkanlarıyla orada after parti yapan belediye başkanlarının, bu seçim sonucunda milletin tercihinden dolayı aldıkları sorumlulukları, işleri yok mu? Aslında baktığınızda hangi taraftan bakarsanız bakın gerçekten elle tutulur bir yanı ve durumu yok. Siyaset ciddi bir iş. Bir karar verilmişse ve bir tercihte bulunmuşsa bir göreve gelmişseniz o görevin hakkını sonuna kadar yerine getirmek zorundasınız. Biz böyle gördük. Recep Tayyip Erdoğan’dan böyle öğrendik.” dedi.
Milletin kendilerinden isteğini böyle gördüklerini ve bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceklerini belirten Dağ, “Biz sadece ve sadece AK Parti siyasetini, AK Parti’deki hizmet anlayışını değil siyasetin önemini, kıymetini de bugüne kadar ciddi bir seviyede tuttuk. Bundan sonrada o seviyede tutmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; bölgeye, İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 25 arazöz, 4 su ikmal aracı, 3 dozer ile 6 yer ekibi sevk edildi.
Ekipler yangını söndürmeye çalışıyor.
*Haberin fotoğrafı İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. AA’nın haberine göre; kazada ikiye bölünen otomobilin sürücüsü A.D. ile hafif ticari aracın sürücüsü A.Ö, eşi F.Ö. (34), Y. Ö. (3) ve Z.Ö. (8) yaralandı.
Yaralılar ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, saat 21.39 sıralarında Yamanlar Dağı’nda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı çıkan orman yangını ihbarı üzerine adrese İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı; 25 arazöz, 4 su ikmal aracı, 3 dozer ve 6 yer ekibi sevk edildi. Ekiplerin alevlerle mücadelesini sürdüğü öğrenildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Çeşme açıklarında lastik botta bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisi üzerine bölgeye sahil güvenlik botu sevk edildi.
Ekiplerce durdurulan lastik bottaki 5’i çocuk 25 düzensiz göçmen yakalandı, göçmen kaçakçılığı iddiasıyla 3 zanlı gözaltına alındı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de Urla ilçesinden sonra Karşıyaka ilçesinde de orman yangını çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler söndürme çalışması başlattı.
İzmir’in Urla ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale devam ederken, saat 21.45 sıralarında Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda ikinci yangın çıktı. Ormanlık alandan yükselen alevleri gören vatandaşların ihbarıyla bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Yangına, Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait 25 arazöz, 4 su ikmal, 3 dozer ve 6 yer ekibi ile müdahale devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demircili Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye, İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 2 uçak, 4 helikopter, 12 arazöz, 3 su ikmal aracı, 1 dozer ve 3 yer ekibi sevk edildi.
Yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bugün saat 17.00’de Urla ilçesi Demircili Mahallesi yakınlarında orman yangını çıktı. Bölgeden yükselen dumanları görenler orman ekiplerine bildirdi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait 2 uçak, 4 helikopter, 12 arazöz, 3 su ikmal aracı, 1 dozer ve 3 yer ekibi yangına müdahale etti. Havadan ve karadan müdahale ile yangın saat 19.00’da kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çobanisa Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Bölgeye, İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 2 uçak, 8 helikopter, 20 arazöz, 5 su ikmal aracı, 3 dozer ve 3 yer ekibi sevk edildi.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALKIŞLAR EŞLİĞİNDE SLOGAN ATTILAR
Belediye binası önünde toplanan bir grup, alkışlar eşliğinde sloganlar attı. Basın açıklaması yapan Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube Başkanı Deniz Şahin Gümüştekin, Karşıyaka Belediyesine bağlı şirkette çalışan işçilerin maaşlarını düzenli olarak alamadıklarını, taksit taksit ödeme yapıldığını söyledi.

MAAŞIMIZI ALAMADIK
Bu nedenle çalışanların geçinemediğini aktaran Gümüştekin, şöyle konuştu, “30 Temmuz’da bir eylem gerçekleştirdik sosyal tesislerde. Sosyal tesisleri kapattık, maaşımızı alamadığımız için işten kaçınma hakkımızı kullandık. Çünkü bir önceki hafta 6 bin lira Haziran ayından maaşımız yatmıştı. Aslında tamamı yatması gerekirken, 6 bin lira yattığı için arkadaşlarımız bu eylemi yaptılar. Daha sonrasında 2 gün daha kapatıldığı için bir savunma istemi gerçekleşti şirket tarafından, zarara uğratılması gerekçesiyle. Daha sonra arkadaşlar savunmalarını da yazdılar. Ancak henüz disiplin kurulu bile görülmeden 93 arkadaşımızın iş akitleri feshedildi.”
MAHKEMEMEYE BAŞVURACAĞIZ
Gümüştekin, işten çıkarılan 93 kişinin sadece eyleme katılanlar olmadığını belirterek, “Sadece eyleme katılanlar değil, işten çıkarılanlar arasında belediye binasında da çalışanlar, eylemle hiç alakası olmayan arkadaşlarımız var. Belediye binası önünde direnmeye devam edeceğiz. Tabii ki görüşmelerimiz, yasal sürecimiz olacak, mahkemeye başvuracağız.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kösedere Mahallesi Boyabağ koyundaki ormanlık alanda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait itfaiye ekipleri ile iş makineleri sevk edildi.
Yerleşim yerlerine yakın noktada devam eden yangında, dumandan etkilenen 3 kişi jandarma ekiplerince kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.
Ayrıca bölgedeki bir kamp alanında kalan 40 kişi ile 20 evde ikamet eden 60 olmak üzere toplam 100 kişi AFAD, Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerince tahliye edildi.
Karaburun Kaymakam Vekili Mustafa Özbay, Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan ve AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Toros bölgeye gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Yangının söndürme çalışmalarına bazı vatandaşlar da iş makinesi ve traktörleriyle destek verdi.
Yangın, ekiplerin karadan müdahalesiyle bölgedeki evlere ve kamp alanına sıçramadan kontrol altına alındı.
Haber Kaynak: SONDAKIKA.COM
]]>
İzmir’de, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, 5 ana başlık altında projelerini duyurdu. Çankırı, “Her proje, aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun-çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür” dedi.
AK Parti’nin Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Çankırı, bir otelde düzenlenen lansman toplantısında projelerini 5 ana başlıkta topladı. Konak’a dair video gösteriminin ardından sahneye çıkan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Yerinde yenilenme bizim için çok önemli. 30 Ekim İzmir depreminde 117, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde ise binlerce canımızı kaybettik. İzmir’de ve Konak’ta da bu acıların tekrar yaşanmaması için ‘yerinde yenilenmenin tam zamanı’ dedik. Can suyunu Yeşildere ile başlatıyoruz. EXPO’yu buradan kaldırıyoruz; çünkü burası İzmir’in ve Konak’ın en verimsiz noktası” dedi.
Yeşildere bölgesinde ilk etapta bin 500 konut inşa edileceğini anlatan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Bir bölümünü hak sahiplerine geri kalanlarını ise can suyu dediğimiz transfer aşamasında kullanılacağımız olan yapılar olacak. Böylece hedefimiz; 5 yılda, 5 bölgede yerinde 5 bin konut yapacağız. Herkes bilsin ki bu süreci kimseyi mağdur etmeden yürüteceğiz. Kadifekale’ye gittiğimde Alsancak’a, Alsancak’a gittiğimizde ise Gültepe’ye hizmet edildiğine dair söylemlerini duyduk. Aslında her iki tarafa da eşit derecede hizmet edilmediğini görmüş oluyoruz. Örnek olarak Hatay bölgesindeki Taktakoğlu Apartmanı; mevcutta 54 dükkan, 56 dairesi var. Şuan ki plana göre 10 daire ve 20 dükkan eksik yapılmak zorunda. Mevcut bina stoku eski ve riskli. Mevcut planla yenilenme, hak kaybından dolayı gerçekleştirilemez. Yeni imar planıyla yerinde yenilenmenin önü açılacak” diye konuştu.
“İzmir’e yakışmayan cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız”
Sabıka kaydı bulunan dezavantajlı gruplara katkı sağlanacağının altını çizen Çankırı, “Gün içerisinde herkesin sıklıkla kullandığı güzergahlardan; Kemeraltı, Anafartalar, Kıbrıs Şehitleri, Fevzipaşa Bulvarı, Gazi Bulvarı, Kordon, Asansör önü, Güzelyalı Parkı ve Betonyol’da İzmir’e yakışmayan, gözleri rahatsız eden cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız. Belediye bünyesinde açacağımız atölyelerle, 5 yıl içerisinde dokuya uygun tabela, tente ve aydınlatmaya varana kadar göze hitap eden bir değişimi başlatacağız. Burada hem dezavantajlı gruplara (sabıka kaydı bulunan) katkı sağlayacağız hem de sokakta sağlıklaştırmayı sağlayacağız” ifadelerine yer verdi.
“Kemeraltı’ndaki yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız”
Trafik sorunu, otopark problemleri ve zamana uygun mekanların olmaması nedeniyle ticaretin merkezi olan Konak’ın merkez olmaktan her geçen gün uzaklaştığını söyleyen Çankırı, “1 Nisan itibariyle Konak’ta ticaretin tam zamanı diyoruz. 270 hektar alanda 7 bin yıllık tarihi bir çarşı. Butik otelleri, restoranları ve mağazaları ile 7/24 canlı yaşayan, turistlerin cazibe merkezi. Alışverişin kalbi olan bir Kemeraltı’nda ‘Bir Usta Bin Usta’ projesiyle unutulmaya yüz tutmuş meslekler yeniden hayat bulacak. Alt yapı sorunu olmayan Kemeraltı projesi desteklenerek ticaret hacmini arttıracağız. İçinde bulunan; havraları, çeşmeleri, hanları, sinagogları, camileri ve restorasyon bekleyen yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız” şeklinde konuştu.
Alsancak, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı gibi kritik noktalarda battı-çıktılar yaparak trafiği rahatlatacaklarını vaat eden Çankırı, “Böylelikle ticarete ivme kazandırmış olacağız” diye konuştu.
“Şatoyu kampüs haline getireceğiz”
Varyant’ta bulunan tarihi konuta değinerek, “Şato, gençlerin ve kadınların eğitim alacağı bir kampüs haline getirilecek” diyen Çankırı, “Bölgede bulunan 11 tarihi binanın restorasyonunu tamamlıyor, Hamza başkanımızın da ‘oturmayacağım’ dediği şatoyu, gençlerin ve kadınların buluşacağı, gastronomi eğitimleri alacağı bir kampüs haline getireceğiz” ifadelerine yer verdi.
Konak’ta 40 bini aşkın iş yerinin faaliyet gösterdiğini aktaran Çankırı, belediyenin branş kursları sayesinde, 5 yıl içinde ikametgahı Konak’ta olan 10 bin gence istihdam sağlayacaklarını söyledi.
“Düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum”
“İçerisinde Winter Wonderland benzeri tema parkları, açık ve kapalı tiyatrosu, özel eğitmenler ile yapılan spor alanları, gençler için yapılan kaykay alanları, can dostlarımızın ve evlatlarımızın oynayabileceği bir parkın olacağı düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum” diyen Ceyda Bölünmez Çankırı, sözlerine şunları da ekledi:
“Ayrıca burada herkesin bir defa da olsa mutlaka gittiği Göl Gazinosu’nu yeniden hayata geçirerek, hem Michelin Restoranı hem de belediyenin sosyal tesislerinin bulunduğu her bütçeye uygun adresleri kazandıracağız.”
STK kampüsü projesi
38 federasyon ve konfederasyon, bin 327 derneğin kullanacağı bir STK kampüsünü hayata geçirileceğini vurgulayan Çankırı, “2 bin kişilik bir alanda, altında otoparkı olan, hemşehri derneklerimizin programlarını belediye imkanları ile gerçekleştirebileceği bir alana kavuşturuyoruz. Kent ve gençlik meclisleriyle bu kenti burada yaşayanlarla yöneteceğiz. Üretici kadın atölyeleri ile de kadınlar, el emeği ürünlerini pazarlayacakları alanlarda tüketici ile buluşturmalarını sağlayacak; ayrıca e-ticaret yapmalarına ön ayak olacağız” diye konuştu.
Çankırı, Konak’ı 111 mahallesi ile 7 bölgeye ayırdıklarında; otopark, sosyal tesis, pazar yerleri ve üstü sentetik halı sahanın olduğu prototiplerle herkese fayda sağlayacak yapılar kazandıracaklarını söyledi. Cemevi, aşevi, sosyal marketler, mola evleri, gençlik merkezleri, üretici kadın atölyeleri ve apartman görevlileri lokali projelerine de değinen belirten Çankırı, şöyle konuştu:
“Örneğin; Türkiye’de ilk kez hayata geçireceğimiz Apartman Görevlileri Lokali projesi, İzmir’i su bastıktan sonra evlerini kanalizasyon basan o apartman görevlileri ile toplanmak için bir yerlerinin olmadığını gördüğümüzde, projelerimize eklemiş olduk. Sizlere sunmuş olduğum her proje, aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür.”
Proje lansmanına ayrıca; AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir milletvekilleri, AK Parti İzmir il yönetimi, AK Parti ilçe başkanları ve çok sayıda partili katılım sağladı. – İZMİR
]]>
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de yoğun bir gündemle haftaya başladı.
Dr. Kasapoğlu sabah saatlerinde önce Ak Parti Gaziemir Belediye Başkan adayı Deniz Doğan ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gaziemir Genç Ofis’i ziyaret etti. Ziyaret sırasında kendisini karşılayan şampiyon sporcular ve sanatsever gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu gençlerle uzun bir sohbet gerçekleştirdi. Bölgenin spor ve sanat altyapısı ile ilgili bilgi ve talepleri alan Kasapoğlu “Gaziemir’de gençlerin öğrenmek istedikleri spor ve sanat branşlarına erişimlerini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız. Belediye Başkan adayımız yanımda, onun bu alanda özellikle spora erişim konusunda çok güzel ve sürdürülebilir projeleri var. Umuyorum ki 31 Mart’tan sonra Gaziemir gençliğini bambaşka umutlar, bambaşka hedefler bekliyor olacak” dedi.
Genç Ofis ziyaretinin ardından Ak Parti Teşkilat Mensupları, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Buluşma programına geçen Kasapoğlu burada bulunan katılımcılara yaptığı konuşmada; “Gaziemir yerel yönetim anlamında hizmete susamış ilçelerimizden biri. 31 Mart’ta hem Büyükşehir’in hem de İzmir’in tüm ilçelerinin Cumhur İttifakımızın hizmet anlayışıyla, yönetişim anlayışıyla, tüm halkla birlikte, hizmete olan ihtiyaçlarını gidereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tirelilerin talepleri önceliğimiz”
Gaziemir programından sonra Tire’ye geçen Kasapoğlu, önce Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı ile birlikte Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasında oda üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada; “Tire İzmir için önemli ilçelerden biri. Tire üretken ve çalışkan bir ilçe.. Sizler burada üreten insanlar olarak çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Hükümet olarak İzmir’in tüm ilçelerinde olduğu gibi Tire’de de birçok yatırımımız var. Ancak sizlerin talepleri de bizim önceliklerimiz arasında. Bu güzel ilçenin üretkenliğine katma değer sağlayacak her projeyi desteklemek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. Toplantı’nın ardından Tire Urgancılar çarşı ve Tire Süt Kooperatifini ziyaret eden Kasapoğlu, yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
“İzmir ve Selçuk’un kayıp yıllarını telafi edeceğiz”
Dr. Mehmet Kasapoğlu günün son programında Selçuk’ta Seçim koordinasyon merkezi açılışı ve Belediye Başkan adayı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı’na katıldı. Lansman sırasında sahneye çıkan Dr. Kasapoğlu Selçuk halkına hitaben bir konuşma yaptı. Kasapoğlu konuşmasında; “Bu güzel ilçemizin aydınlık yarınları için bir aradayız. Elbette yürüyecek daha çok yolumuz, sabahlayacak daha çok gecemiz var. Her şey bu ülke için, bu millet için İzmir ve Selçuk için” dedi. “Selçuk’tan rekortmenler şampiyonlar, bilim ve sanat insanları yetiştirmek için her şeyi yapacağız. Tüm imkanlarımız ülkemiz, milletimiz, İzmir ve Selçuk için seferber. Kimsenin şüphesi olmasın. 22 yıllık iktidarımızdaki altyapı, sağlık yatırımları, gençlik, spor alanındaki devasa hizmetlerimiz ve yerel yönetim anlayışımız hizmet odaklı siyasetimizin en büyük göstergesi” dedi. Konuşmasının devamında “Ayrılmadan, ayrıştırmadan kucaklayarak, kuşatarak hizmet edeceğiz bu ülkeye. Bakın Selçuk ilçemizin 5 yılı kayıp. Bu güzel ilçe için sizler için bu kayıp yılları telafi etmemiz lazım. 1 Nisan sabahından başlayarak bu kaybı hızlıca telafi edebilmek, üzerine koyarak ilerlemek için çalışacağız. Tıpkı İzmir gibi. 25 yıllık bir kayıp dönem var İzmir’de. Çamurla, çukurla kirlilikle geçen yıllar. Kendileri hizmet üretemediği gibi merkezi hükumet tarafından yapılan yatırımları bile engellemeye çalıştılar. Soruyorum size; nasıl bir zihniyet bir hastane yatırımını engellemeye çalışır? Nasıl bir mantık, nasıl bir acziyet nasıl bir garabettir bu. Mantıktan izandan yoksun bu basiretsiz yönetim anlayışının İzmir’e kaybettirdiği yılları geri getirmek için bize çok çalışmak, el ele vermek, kol kola girmek düşüyor. İşte biz bu birliği bu gönüldaşlığı göstermek için buradayız, 31 Mart’ın müjdesini Selçuk’lu hemşehrilerimize vermek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından program, Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı ile sona erdi. – İZMİR
]]>
İzmir’de AK Parti’nin Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, seçilmeleri halinde hayata geçirmeyi planladıkları projelerle Konak’ın kentin ticaret merkezi olma kimliğini geliştireceklerini söyledi.
Bir otelde düzenlenen programda 5 ana başlıkta topladığı projelerini tanıtan Çankırı, eski ve hasar görmüş yapı stokuyla, deprem riski altında olan binalarıyla, ambulansın, itfaiyenin giremediği sokaklarıyla Konak’ın güvenli bir yer olmadığını ifade etti.
Eski günlerini özlemle arayan, ticaretin kalbi olmaktan gün geçtikçe uzaklaşan ilçenin sorunlarını çözmek için yola çıktıklarını belirten Çankırı, ilçede “yerinde yenilenmenin” çok önemli olduğunu dile getirdi.
Bu anlamda Yeşildere ile çalışmalara başlayacaklarını aktaran Çankırı, şunları kaydetti:
“EXPO’yu buradan kaldırıyoruz. Çünkü burası İzmir’in ve Konak’ın en verimsiz noktası. Burada ilk etapta bin 500 konut inşa edeceğiz. Bir bölümü hak sahipleri için geri kalanları ise transfer aşamasında kullanılacağımız yapılar kurulacak. Hedefimiz 5 yılda 5 bölgede yerinde 5 bin konut yapmak. Herkes bilsin ki bu süreci kimseyi mağdur etmeden yürüteceğiz.”
Kentin ana güzergahlarına estetik görünüm kazandırmak, bunu yaparken dezavantajlı gruplara istihdam alanı da oluşturmak istediklerini anlatan Çankırı, “Herkesin sıklıkla kullandığı güzergahlardan Kemeraltı, Anafartalar, Kıbrıs Şehitleri, Fevzipaşa Bulvarı, Gazi Bulvarı, Kordon, Asansör Önü, Güzelyalı Parkı ve Betonyol’da İzmir’e yakışmayan, gözleri rahatsız eden cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız. Belediye bünyesinde açacağımız atölyelerle, 5 yıl içerisinde dokuya uygun tabela, tente ve aydınlatmaya varana kadar göze hitap eden bir değişimi başlatacağız. Burada hem dezavantajlı gruplara katkı sağlayacağız hem de sokakta sağlıklaştırmayı sağlayacağız.” diye konuştu.
“Otopark sorununu çözeceğiz”
Ceyda Bölünmez Çankırı, trafik sorunu, otopark problemleri ve zamana uygun mekanların olmaması nedeniyle kentin ticaretinin merkezi olan Konak’ın bu kimliğinden her geçen gün uzaklaştığını savundu.
Bu nedenle 1 Nisan itibariyle Konak’ta ticareti canlandırmak için projeleri hayata geçireceklerinin altını çizen Çankırı, “Özellikle merkezi bölgelerde, Basmane Çukuru gibi uygun kamusal alanlarda yapacağımız yer altı otoparkları ile park sorununu ortadan kaldıracağız. Alsancak, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı gibi kritik noktalarda ise ayağınız frene değmeden battı-çıktılar yaparak trafiği rahatlatacağız. Böylelikle ticarete ivme kazandırmış olacağız.” dedi.
Çankırı, İzmirliler için önemli bir yere sahip Kültürpark’ı yeniden eski günlerine kavuşturmak istediklerini ifade etti.
Konak’ta 38 federasyon ve konfederasyon ile 1327 derneğin kullanacağı bir STK kampüsünü hayata geçireceklerini de dile getiren Çankırı, şöyle devam etti:
“Sizlere sunmuş olduğum her proje aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür. Bu kentin her metrekaresini karış karış gezen bir milletvekili olarak Konak için her daim doğru olanı yaptık. Konak’ı daha yaşanır, ileri, çağdaş, modern bir yaşam merkez haline getireceğimizi sizlerin huzurunda tüm Konaklı hemşerilerime taahhüt ediyorum.”
Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, AK Parti milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan, Şebnem Bursalı, Mehmet Ali Çelebi, Alpay Özalan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ve Cumhur İttifakı belediye başkan adayları katıldı.
]]>
Mimar ve Mühendisler Grubu İzmir Şubesi ile bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, mimar ve mühendislerle birlikte çalışacaklarının altını çizerek “Bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var. Mimarlarımızla, mühendislerimizle 365 gün 6 saat mesai harcayacağız. Ben İzmir için elimi değil, gövdemi ortaya koyuyorum” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanlığında Mimar ve Mühendisler Grubu İzmir Şubesi üyeleriyle kahvaltı buluşmasında bir araya geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın da yer aldığı toplantı sonrası basın kuruluşlarına açıklama yapan Dağ, 31 Mart seçimlerinde başarılı olmaları dahilinde şehir planlamalarında mimar ve mühendis meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarını söyledi.
“Bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var”
Mimarlar ve mühendislerin Bayraklı ve İzmir’de benzersiz eserlere imza attıklarını belirten Hamza Dağ, açıklamasında meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarının vurgusunu yaptı. Dağ, “Çocukken birçoğumuzun “büyüyünce ne olmak istiyorsun” sorusuna verdiği cevabı, çoğu evladımızın hayalini yaşıyorsunuz. Bayraklımızda, İzmir’imizde birçok benzersiz esere imzalarınızı atıyorsunuz. Dokunuşlarınızla şehrimize ruh katıyorsunuz. Mimarlar ve Mühendisler Grubu İzmir Teşkilatının kıymetli mensupları, değerli arkadaşlarım, 1 Nisan sabahı desteklerinizle işbaşına geldiğimizde yine sizlerle birlikte yapacağımız çok iş var. 5 yılda şehrimize kazandıracağımız yüzlerce eser var. Yollarımız, köprülerimiz, kavşaklarımız var. Acil dönüşüm bekleyen yapılarımız var. İnsanlarımızın hizmetine sunacağımız sosyal tesislerimiz, parklarımız bahçelerimiz var. Gençlerimize miras bırakacağımız kütüphanelerimiz, bilim ve teknoloji merkezlerimiz var. Yaşlılarımızı misafir edeceğimiz huzurevlerimiz, yaşlı bakım merkezlerimiz var. Anlayacağınız bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var” dedi.
“Vizyon projelerde size ihtiyacımız var”
Mimar ve mühendislerin tecrübelerinden faydalanacaklarını söyleyen Dağ, “Sadece alt ve üst yapıyı değil, şehrimizin karasında, havasında, denizinde ortaya koyacağımız çalışmalarda, hayata geçireceğimiz vizyon projelerde size ihtiyacımız var. Bunların hiçbirini siz olmadan yapmamız mümkün değil. Sizlerin desteğiyle emaneti teslim aldığımızda, önümüzdeki 5 yılda en yakın çalışma arkadaşlarımız yine sizler olacaksınız. Bu şehrin her sokağında, her caddesinde beraber ter dökeceğiz. Şehrimizin çehresini sizlerle el ele vererek değiştireceğiz. Eşsiz İzmir vizyonumuzu sizlerin emeğiyle gerçeğe dönüştüreceğiz. Kısacası yoluyla, köprüsüyle, altyapısıyla, konutuyla, yeşil alanıyla İzmir’i birçok alanda yeniden inşa edeceğiz. Eşsiz İzmir’i sizlerle daha eşsiz hale getireceğiz. Tecrübelerinizden faydalanarak, ortak akıl ve istişare kültürünü benimseyerek ilerleyeceğiz. Görev süremizin sonunda da hemşehrilerimize daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha sürdürülebilir kent hediye edeceğiz” diye konuştu.
“365 gün 6 saat mesai harcayacağız”
Kent için ortaya koyduğu projelerinin tümünde mimar ve mühendislerle mesai harcayacağına dikkat çeken Hamza Dağ, “Evet, İzmir’imizde şu an saymakla bitiremeyeceğimiz birçok esere imza atacağız ama peki ya burada, Bayraklımız için neler yapacağız? Yeni çevreyolunu inşa ederek Menemen-Bayraklı arasında trafikte kalma süresini 10 dakikaya düşüreceğiz. İZBAN’ı Çiğli, Konak, Gaziemir ve Torbalı’da yapacağımız gibi Bayraklı’da da yerin altına alacağız. Bayraklı Smyrna Meydanı’na köprülü kavşak inşa edeceğiz. Altınyol Caddesi üzerine yapacağımız battı çıktı ile, Bayraklı’yı denizle buluşturacağız. Şehir Hastanesi-Altınyol bağlantı yolu, Bayraklı – Karşıyaka Dağ Yolu gibi yeni alternatif yollar açacağız. Bayraklı-Turan bölgesine İzmir bahçesi kazandıracağız. Şehir genelinde doğalgaz altyapısını genişletecek, ilçemizdeki doğalgaz altyapı çalışmalarının önündeki engelleri de hızlıca kaldıracağız. Bunların hepsini birlikte yapacağız. Bir projede birinizle, bir başkasında diğerinizle çalışacağız. Sahada çalışmaya imkan bulamadıklarımızla da masada çalışacağız. Mutlaka ama mutlaka mimarlarımızla, mühendislerimizle 365 gün 6 saat mesai harcayacağız. Ben İzmir için elimi değil, gövdemi ortaya koyuyorum. ve size söz veriyorum, şehrimiz için taş üstüne taş koyan herkesin en büyük destekçisi olacağım” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Yüzde 65’i tamamlanan tünelin 2025’te ulaşıma açılacağını kaydeden Başkan Soyer, “Çok titiz bir çalışma yapılıyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak 2,3 milyar liralık çok önemli bir yatırım hayata geçiriliyor” dedi.
Buca’daki Homeros Bulvarı ile Bornova’daki İzmir Otogarı’nı birbirine bağlayacak İzmir’in en uzun karayolu tünelinin yapımının yüzde 65’i tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Soyer, tünelin sonuna kadar giderek kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın ile yüklenici firma yetkilileri ve Büyükşehir Fen İşleri Dairesi çalışanları eşlik etti.
İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım
Tünel kazı çalışmalarında yüzde 65 ilerleme kaydedildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Manisa çıkışından itibaren Konak’a erişim normal şartlarda 45 dakika iken bunu 10 dakikaya indirecek Buca Viyadüğü ve Tüneli İzmir trafiği için ciddi bir yatırım. İzmir’e ciddi bir nefes aldıracak büyük bir yatırımın 2025 gibi bitmesini hedefliyoruz. Yaklaşık 8,3 kilometrelik bir güzergah. Bunun viyadükler kısmı tamamlanmıştı. En zor kısmı tünel kısmı. Bunun da kazı çalışmalarının yüzde 65’i tamamlandı. Buca tarafından 1120 metre, Altındağ tarafından da 500 metre kazı tamamlandı. Çok titiz bir çalışma yapılıyor. Yüklenici firma da çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım” dedi.
2,3 milyar liralık yatırım
Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli, Konak Tüneli kavşağından Bornova çevreyoluna kadar uzanıyor ve toplam 8,3 kilometreden oluşuyor. Projenin 1,1 km’lik Homeros Bulvarı önceki yıllarda kentlilerin kullanımına açıldı. Projenin 2,2 km’lik viyadük ayağı ise 500 milyon TL’lik bir yatırımla 2023 yılı Nisan ayında hizmete açıldı. Geri kalan kısmın 2,5 km’si tünel, 2,5 km’lik kısmı da açık saha imalatlarından oluşuyor. Tünel çift gidiş, çift geliş 2,5 km uzunluğunda 2 tüpten oluşuyor.
Tünel kazı çalışmalarında iki tüpte de 1620 metrelik kısım tamamlandı; şu an itibariyle tünel içi kazısının yüzde 65’i bitti. İş kapsamında tünelin Buca ve Bornova çıkışında 1,7 km’lik bağlantı kısımlarında da toprakarme, viyadük, menfez, köprü gibi sanat yapıları imalatları devam ediyor. 2,3 milyar liraya tamamlanması planlanan proje sayesinde Buca ve Bornova ilçeleri arasında direkt bağlantı kurularak havalimanı, Narlıdere, Balçova, Konak ve otogar istikametinde yeni bir güzergah oluşacak.
Şehir merkezine girmeden kesintisiz ulaşım
İzmir’in en uzun tünelini bünyesinde barındıran “Buca-Onat Caddesi ile Şehirlerarası Otobüs Terminali ve Çevre Yolu Arası Bağlantı Yolu Projesi”nin yapım çalışmaları 155 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat devam ediyor. Projenin 2025’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Tünel projesi sayesinde Buca-Bornova rotası başta olmak üzere Yeşildere Caddesi’ne alternatif oluşturulacak şehirdeki trafik yoğunluğu azalacak. Sürücüler, Konak Tüneli’nin ardından Homeros Bulvarı üzerinden tünellere girerek, otogar viyadükleriyle doğrudan çevreyoluna bağlanmış olacak. – İZMİR
]]>
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, amaçlarının popülist söylemler, geçici çözümler olmadığını, hayata geçirecekleri projelerle gençlerin potansiyelini ortaya çıkaracaklarını söyledi.
Dağ, Gaziemir’de bir kahve fabrikasında gençlere yönelik projelerinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hedefinin İzmir’i gençler için kolay yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak olduğunu belirterek, “Artık bir genç, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacak.” dedi.
Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.
Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:
“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”
Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.
Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”
Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.
İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda bir gencin “AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:
“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”
]]>
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Doğal ve tarihi güzellikleri ile ön plana çıkan Foça’yı ranta karşı koruyacaklarını vurgulayan Tugay, “İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i ranta karşı koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk” dedi.
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. CHP Parti Meclis Üyesi (PM) ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer, CHP Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, partililer ve yurttaşların katılımıyla marşlar ve sloganlar eşliğinde yapılan açılış, miting havasında gerçekleşti.
“İZMİR, TÜRKİYE’YE UMUT OLDU”
Açılışta konuşan Cemil Tugay, yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını, yurttaşların sandıkta yeni belediye başkanlarını seçeceğini anımsattı. Sosyal demokrat duruşu nedeniyle herkesin İzmir’i ayrı bir yere koyduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “İzmir bugüne kadar sosyal demokrat ve aydın duruşuyla, Cumhuriyet’e sahip çıkışıyla, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkışıyla Türkiye için umut oldu. Her zaman ‘İyi ki İzmir var’ dendi. ‘İzmir bu duruşuyla var oldukça, umut devam edecek’ dendi. Bizim duruşumuz her zaman olduğu gibi bu seçimde de değerli. İzmir yine umut olacak” dedi.
“PUSULAMIZI ALIP YÖNÜMÜZÜ HATIRLAYALIM”
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize değinen Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yoksulluk, sosyal adaletsizlikler, kafa karıştırdı. Yandaş medya ve sosyal medyada yaratılan bilgi kirliliği ve kafa karmaşası, insanları kendilerini sorgular hale getirdi. Artık bunları aklımızdan çıkarıp, elimize pusulamızı alıp, yönümüzü hatırlatmalıyız. Yönümüz elbette ki çağdaş, laik, demokrat Cumhuriyet yönü. Yüzümüzü medeni dünyaya dönük. Ama bu yolda bugüne kadar yaptığımızdan fazlasını yapmalıyız. İzmirliler bu görevi bana verirlerse, 5 yıl için tüm sorumluluğu üstüme alıp gereğini yapacağıma söz veriyorum.”
“BİZ, İZMİR’İ KORUDUK”
İzmir’de 25 yıldır devam eden sosyal demokrat yerel yönetim geleneği olduğunu vurgulayan başkan adayı Cemil Tugay, “Bu geleneği de İzmir’i de koruyacağız. İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk. İzmir’i, ranta peşkeş çekilmesine karşı koruduk. Kirletilmeye karşı direndik. Ne zaman iktidar eliyle bir istismar alanı açılmaya çalışılsa, karşısında durduk. Biz de bekledik ki Türkiye’de siyasi ortam değişsin. İçinde bulunduğumuz ekonomik tablo düzelsin. Üretim artsın, istihdam gelişsin, büyüme halka adil şekilde yansısın. Büyümeyle halk zenginleşsin istedik. Bekledik ki adalet olsun, refah artsın, denizlerimiz, orman ve kıyılarımız daha çok güzelleşsin, temiz olsun. Ne yazık ki öyle olmadı. Bizi yönetenler her şeyi daha kötü yaptılar” diye konuştu.
“YENİ BİR YEREL YÖNETİM MODELİ ORTAYA KOYACAĞIZ”
Yeni bir yerel yönetim modeli yaratacaklarını açıklayan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık yerel yönetimler sadece şehir düzenini sağlayıp, temizlik yapan, standart belediyecilik hizmetlerini yerine getiren kurumlar olmayacak. Kentimizin ekonomik olarak adil ve şeffaf şekilde gelişmesi için çalışacağız. Bunu başarmak için her imkanımız var. İlçelerimizi, kentimizi gözümüz gibi koruyacağız. Foça’da kimsenin mağdur olmaması için çalışacağız. Burası sosyal yaşam açısından çok zengin. Kültürel mirası açısından keyifle yaşadığı bir yer olması için elimizden geleni yapacağız. Geleceğe dair umut vaat ediyoruz.”
“KENTLERİMİZİ KRİZLERE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, konuşmasında hizmetlerinden dolayı tüm partililere de teşekkür ederek, “Tunç Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışı. Bu bayrağı bu kez biz alacağız. Daha hızlı koşarak, hizmetlerimizi daha ileriye taşıyacağız. Bu bir hizmet yarışı. Alnımızın akıyla bizden sonraki arkadaşlara bu görevleri onurumuzla teslim edeceğiz. Planlama ile alt yapı ve üst yapı sorunlarını düzelteceğiz. Burayı geleceğin krizlerine hazır hale getireceğiz. Denizlerimizi, balıkçılarımızı koruyacağız. Bunlar bizim görevimiz. Bunun için 24 saat çalışacağız. Tüm varlığımızla mücadele edip emek harcayacağız. Diyeceğiz ki; biz buraya getirdik, siz devam edin” diye konuştu.
“BİZE GÜVENMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYİN”
İzmir’in hak ettiğini kendilerinin yönetiminde alacağını vurgulayan Tugay, seçmenden CHP’li başkan adaylarına güven duymasını isteyerek, “Bize güvenmekten asla vazgeçmeyin. O sandıklar aydınlık Cumhuriyet’in yanındaki insanların oyuyla patlasın. O sandık sonuçları bu ülkeyi Menemen’de öğrencileri gericilerin mezarlarını zorla ziyaret ettiren insanlara karşı bir cevap olsun. Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten, aydınlık devrimci ruhunuzdan asla vazgeçmeyin. Yaşasın Foça, Yaşasın İzmir, Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti” dedi.
“GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”
Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz de 5 yıl boyunca Foça’da yaşayan herkese hizmet için mücadele ettiklerini belirtti.
CHP’nin Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı ise Foça’dan İzmir’e ve tüm Türkiye’ye umudu yaymak istediklerini vurguladı. Fıçı, “Birlikte daha güzel bir Türkiye için omuz omuza çalışacağız. Burayı sadece yaşadığımız yer değil, gurur duyduğumuz yuva haline getireceğiz” diye konuştu.
CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer de ilçeyi ranta karşı korumak için çalıştıklarını belirterek, “CHP demokrasinin ve tam bağımsız Türkiye yolculuğunun en büyük şemsiyesi. Herkesi bu şemsiye altına davet ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.
]]>
İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol- Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.
“BUCA METROSU İZMİRLİLERE ARMAĞAN OLSUN”
Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon Euro’luk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon Euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” dedi.
“ÜÇYOL-ŞİRİNYER METRO HATTI HAZİRAN 2026’DA TAMAMLANACAK”
Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşerimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu.
]]>
İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol-Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.
“Buca metrosu İzmirlilere armağan olsun”
Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon euroluk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” ifadelerini kullandı.
Üçyol-Şirinyer metro hattı Haziran 2026’da tamamlanacak
Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşehrimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu. – İZMİR
]]>
HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan adayı Erkan Baş İzmir ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuştu, “Bu iktidarın en önemli özelliği İzmir’e İzmirliye düşman olmasıdır. Çünkü İzmir’in temsil ettiği bütün değerler aslında bu iktidarın yok etmek istediği değerler. Cumhuriyet değerlerini, Laikliğin değerlerini, özgürlüğü yok etmek istiyor.” dedi.
Türkiye İşçi Partisi İzmir belediye başkan adaylarının tanıtım töreni, Genel Başkanı Erkan Baş’ın katılımıyla Çiğli Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Tanıtım törenine TİP İl Başkanı Kenan Yılmaz’ın yanı sıra çok sayıda partili katıldı.
“TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ HALKIN TERCİH HAKKINA SAYGI DUYACAK”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Hatay örneğinde olduğu gibi iki tane deprem suçlusundan bir tanesini seçmeye mecbur bırakıldığınız zaman Türkiye İşçi Partisi halkın tercih hakkına saygı duyacak ve gereken alternatifi ortaya koyacaktır dedik. Biz hırsızın mavisini kırmızısını tanımayız, yalancının mavisini kırmızısınız tanımayız, katilin mavisini kırmızısını tanımayız. Yalancıya, hırsıza talancıya karşı dimdik her yerde dururuz her yerde. Artık mecburiyet siyaseti bitti. Türkiye’nin hiçbir yerinde ben şunu söylemedim. Mecbursunuz bize oy vereceksiniz demedim. Mecbur oy verme dönemini bitiriyoruz. Biz halkın gönlünü kazanmaya geldik. Biz halkın aklını kazanmaya geldik Mecburen değil seve seve yürekten oy vermek isteyenlerin oyunu almaya geldik. Şimdi İzmir’deyiz. İzmir’de olmak hem çok kolay hem çok zor. Çok kolay çünkü İzmir’in çok güzel insanları var. İzmir’in denizi var, İzmir’in tarımı var emek var emekçiler İzmir’i güzelleştiren İzmir’in kadınları var, gençleri var. İzmir bu açılardan baktığımızda çok güzel bir kent yaşamanın çok güzel olması gereken bir kent.
“TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ İZMİR’İN İLÇELERİNDE İZMİRLİ HAK ETTİĞİNİ ALSIN DİYE ADAY ÇIKARTIYOR”
Ama İzmir’de yaşamanın bir de çok zor bir yönü var çünkü ülkenin tepesinde bir iktidar var 22 yıldır bu ülkeyi yöneten bu iktidarın en önemli özellikleri nedir diye bana sorsanız. Ene önemli özelliği işçiye, emekçiye, halka düşman olmasıdır. En önemli özelliği Kürde aleviye yoksula düşman olmasıdır. Ama bunların hepsini toplamında bu iktidarın en önemli özelliği İzmir’e İzmirliye düşman olmasıdır. Çünkü İzmir’in temsil ettiği bütün değerler aslında bu iktidarın yok etmek istediği değerler. Cumhuriyet değerlerini, Laikliğin değerlerini, özgürlüğü yok etmek istiyor. Aslında şöyle düşünüyor. İzmir’i teslim alırsam bütün Türkiye’yi teslim alırım diye düşüyor. O yüzden her türlü zorbalığı, her türlü zulmü, yerleştirerek yapan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. İzmirli bunu biliyor mu biliyor. O yüzden de bu Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hiç ama hiç yüz vermiyor. Fakat işte İzmir’i bu iktidar tarafından hedef hale getirilmesini kusura bakmayın ana muhalefette de yarattığı bir muhalefet tembelliği var. Nasıl olsa diyor bu İzmirliler bu AKP zihniyetlerine MHP zihniyetine teslim olmazlar o yüzden benim İzmir’e hizmet etmeme de gerek yok. İzmirlinin hakkını vermeme de gerek yok. Seçimden seçime bir aday çıkartırım. Kimi çıkartırsam da İzmir’de de ilçelerinde de insanlar bu adaya oy verirler. İşte arkadaşlar Türkiye İşçi Partisi onun için bu seçimlerde İzmir ilçelerin de adaydır. Artık tembel muhalefet dönemi bitti. Nasıl olsa bu seçimi biz alıyoruz dönemi bitti. Türkiye İşçi Partisi neden İzmir’in ilçelerinde adaylar çıkartıyor. İzmir’i hak ettiğini alsın diye aday çıkartıyor. İzmirli kendine yakışanı alsın diye aday çıkartıyor.”
]]>
HABER: ECE AZAK/ KAMERA: KERİM UĞUR
Türkiye’nin dört bir yanından emekli astsubaylar, özlük hakları için İzmir Gündoğdu Meydanı’nda bir araya geldi. Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, haklarını alıncaya kadar inanç ve kararlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, “İstendiğinde bir gecede geçen kanunlar varken, astsubaylarla ilgili çalışmalarınız 5 yıldır bitmedi mi? diye sordu.
Emekli Astsubayların İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaki basın açıklamasına, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İYİ Parti İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ve partililer de katıldı. Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, şunları söyledi:
“ASTSUBAYLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ 5 YILDIR BİTMEDİ Mİ?”
“Biliyoruz ki ülke kaynaklarının kimlere, nerelere ve nasıl kullanılacağının tespiti tamamen siyasi iktidarın tasarrufundadır. Siyasi iktidar politikaları, bazı harcama kalemlerini öncelerken, bazı harcama kalemlerini öteleyebiliyor. İstenilen yerlere ödenek bulunurken, ülke savunmasında en önde yer alan, şehit Astsubay Ömer Halis Demir örneğindeki gibi bir emirle ölümü göze alıp şehadet şerbetini içen, ülkenin kaderini değiştiren, ordunun bel kemiği astsubayların verilen sözlere rağmen ısrarla haklarının verilmiyor olması ve bu durumun da diğer emekli vatandaşlarımızı emsal gösterilerek ve onları kullanarak yapılıyor olması, sorumluluğu üzerinden atma çabasından başka bir girişim değildir.”
Emekli astsubayların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyleyen Cihan, “Yılmayacağız, bıkmayacağız, yorulmayacağız, haklarımızı alıncaya kadar tüm azim, inanç ve kararlılığımızla mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise konuşmasında şunları kaydetti:
“HAKLARINIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM”
“Bu parlamentoda Murat Bakan oldukça bu parlamentoda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Meclis’te Cumhuriyet Halk Partisi oldukça sizin astsubayların hakkını kürsüden ben bir başçavuş çocuğu olarak savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Bugün Manisa’da bizim aday tanıtım törenimiz var. Genel Başkanımızı aradım Özgür Özel’i. “Sayın genel başkanım bugün astsubayların mitingi var” dedim. Aklı burada kaldı. “Benim selamımı tüm astsubaylara ilet” dedi. Benimle beraber beş sene o grup başkan vekili ben grup yönetim üyesi olarak biz astsubay haklarının mücadelesini sayın genel başkanımla beraber yürüttük2015’ten 2020’ye kadar. Astsubay haklarında, asker haklarında, uzman çavuşların, polislerin haklarında çok katkıları vardır. Büyükşehir belediye başkan adayımız Cemil Tugay şu an Foça’da yetişemedi buraya. Onun da sizlere selamını getirdim. Onlara bir de şu sözü verdim. İzmir Cumhuriyet’in kalesidir. İzmir Cumhuriyetçilerin kalesidir. İzmirliler Mustafa Kemal’in askeridir. İzmir’deki bu cumhuriyet bayrağını kimseye bırakmayacağız. Bunun da sözünü verdim. Sizler adına bir astsubay çocuğu olarak. Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Askeri olmaya devam edeceğiz.”
“TAZMİNAT HAKKINIZIN VERİLMEMESİNE İTİRAZ EDİYORUZ”
İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, konuşmasında şunları söyledi:
“Burada ben binlerce Mustafa Kemal’in askerini görüyorum. ve nasıl Atatürk’ümüz ve silah arkadaşları haksızlığa, hukuksuzluğa, işgale ülkemizin elden gitmesine itiraz ediyorsa biz bugün aynı şartlarda bir sürü şeye hep beraber binlerce bu kalabalık olarak itiraz ediyoruz. Neye itiraz ediyoruz? Tazminat hakkınızın verilmemesine itiraz ediyoruz. Sonuna kadar hak etmenize rağmen 5400 ek gösterge verilmemesine itiraz ediyoruz. Bu vatanı canınız pahasına korurken, ailenizle, Türkiye’mizin her bir tarafına hiç düşünmeden, bayrağımızın gölgesi altında giderken külfette aynılaşıp nimette ayrılaşmasına itiraz ediyoruz. Buradan da söz veriyorum. İzmir milletvekili Ümit Özlale olarak İYİ Parti milletvekili olarak ve büyükşehir belediye başkanı adayı olarak ben, biz, sizi başımızın üstünde taşımaya dünden razıyız. Bu haklı mücadelenizde sonuna kadar arkanızdayız.”
“BİZ ONURUMUZU KORUMAK İSTİYORUZ”
Emekli Deniz Astsubay Namık Karaca, “Çok büyük bir emekli astsubay kitlesini burada toplamayı başardık. Astsubaylarımız para istemiyor. Para isteyenler bu kadar çok ve büyük bir miktarda bir araya gelmez. Biz onurumuzu korumak istiyoruz. Çünkü biz aşağılanıyoruz. Artık öyle aşamaya geldi ki bize yapılanlar, aşağılanıyoruz. Onurumuzu korumak için bu kadar emekli astsubayı bir araya getirmeyi başarıyoruz. Bundan da çok sevinçliyiz. Umarım bizi yönetenler, bizi aşağılamaktan, horlamaktan vazgeçer ve adaletli bir ücretlendirme sistemi bize uygularlar” diye konuştu.
]]>
Bakan Tekin’den İzmir’e müjde: Gastronomi Lisesi için adım atıldı
İZMİR – İzmir’de açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’e gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığını söyledi. Öte yandan Bakan Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.
İzmir programlarını Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burada yaptığı açıklamada kent ile ilgili projeleri aktardı. Programa Bakan Tekin’in yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Çankırı Bölünmez, AK Parti İzmir Milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan ve Yaşar Kırkpınar’ın yanı sıra AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı katıldı.
Eğitim yatırımlarını anlattı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle, her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün İzmir’de gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Tekin, K Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre sınıf sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi. Yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çeken Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini de dile getirdi. İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu söyleyen Bakan Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak” açıklamasında bulundu.
Yerel seçim açıklaması
31 Mart’ta gerçekleşecek seçimler hakkında da açıklama yapan Bakan Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı’nı yerel seçimler çok yakından ilgilendiriyor. Özel sektör ve resmi ve olmak üzere yaklaşık bir milyon 200 bin öğretmeni bünyesinde barındıran, yaklaşık 76 bin farklı yerleşkede kuruma sahip olan bir bakanlığız. Hal böyle olunca gerek öğretmenlerimizin gerek 20 milyona yaklaşan öğrencilerimizin gerekse de üzerinde okul inşa ettiğimiz gayrimenkullerimizin yönetimi, yatırımların planlanması, ihtiyaçlarının giderilmesi için yerel yönetimlerle çok yakın ilişki halindeyiz. Yerel yöneticiler bize destek verdiği yerlerde işlerimiz çok rahat bir şekilde yürüyor. Bazı yerel yöneticilerimiz hem bize destek oluyorlar. Üstümüzden yük olarak okul, spor salonu, oyun alanı, kütüphane gibi yatırımlarla da bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin daha efektif hale gelmesi için destek oluyorlar. Ancak bazı yerlerde de sorunlar yaşıyoruz. Bazı belediyelerde üzerinde okul inşa edebileceğimiz imar süreçlerine göre organize edilmiş arazi bulmakta zorlanıyoruz. Bazı bölgelerde okullarımızın bulunduğu yerleşkelerde inşaat ve ruhsatlandırma süreciyle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bu tür sorunlar yaşanınca yatırımlarımız gecikiyor ve kamuoyunun beklentileri ve sabırsızlıkları artıyor. Eğitim öğretim süreçlerine destek vaat eden destek olacağını göreceğimiz, bildiğimizin seçilmesini arzu ederim” sözlerine yer verdi.
“Sınıf sayısı 33 bine çıkacak”
“İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak” diye konuşan Bakan Tekin, “Belediyeler, eğer bize bu anlamda destek olur eğer bize sorun çıkarmazlarsa, inşallah en geç 2 yıl içerisinde İzmir’de eğitim ve öğretim sürecinin hizmetine sunmuş olacağız. Hali hazırda ihalesi yapılmış ya da yapılmak üzere ya da inşaatı devam eden 90 tane projemiz var. Bunlar; bir fen lisesi, 12 tane mesleki ve teknik anadolu lisesi, güzel sanatlar lisesi, özel eğitim uygulama okulu, çok programlı lisesi, spor lisesi, öğrenci pansiyonu, anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve imam hatip lisesi. Bu projelerin bir kısmı devam ediyor. Bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış imar ve inşaatla ilgili problemlerin çözülmesi için bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlanırsa tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak. Ayrıca 6 atölye, 7 öğrenci pansiyonu, 2 spor salonu, 1 konferans salonu olmak üzere 2023 yatırım programımızda var olan projelerin dökümü bu şekilde. Bu proje bedelleri de yaklaşık olarak 6 milyar 800 milyon TL. Bunlara ilave olarak biz 2024 yatırım programı açısından iki tane yaklaşımımız var. Bunlardan birisi yıkılıp yeniden yapılması düşünülen okullarımız. Diğeri de deprem süreci sonrasında güçlendirme analizleri yapılıp güçlendirme kararı verilen okullarımız. 2024 yatırım programımızda İzmir için biz 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım kılavuzumuza aldık. Ayrıca deprem güçlendirmesi kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış ve 329 dersle tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Ayrıca deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu deprem güçlendirmesi sürecini almış olacağız. Onların da karşılığı 683 sınıf. Dolayısıyla şöyle baktığımızda hali hazırda İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak. Yüzde 10 civarında bir sınıf artışı öngörmüş oluyoruz” dedi.
Gastronomi Lisesi müjdesi
İzmir’e bir gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığı müjdesini veren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların küçük yaştan itibaren mesleki teknik eğitim, sportif eğitim ve sanatsal eğitim almalrı konularında yeni bir süreç başlattıklarını da dile getirdi. Bakan Tekin, “Turizm sektörü konusunda ara eleman sıkıntısı yaşandığını biliyoruz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak meslek eğitimindeki ara elaman sorunu çözmek için ciddi tedbirler aldık. Ancak bilhassa turizm sektöründeki dostlarımızla konuştuğumuzda orada da bir eksiklik var. O ihtiyacı gidermek için Türkiye genelinde başlangıçta yedi bölgede yedi tane olmak üzere bir meslek formatı geliştirdik. Bünyesinde mutfak sanatları, buna ilişkin servis programı ve turizm işletmeci bir bölümü olan bir gastronomi lisesi tasarlıyoruz. Bu gastronomi formatı; bulunduğu bölgenin annelerimizin reçeteleri diye tanımladığımız yöresel yemeklerin hem mutfak sanatı olarak hayata geçirilmesi anlamında hem servis edilmesi anlamında profesyonel servis anlamında hem de dil işletmecilik kültürü doğrultulması anlamında liseler oluşturması. İstanbul’da bunun ilk örneğini 2024-2025 eğitim üretim yılı başı itibariyle başlatmış olacağız. Boğaza nazır bir restoran işletmesinde çocuklarımızın ürettiklerini İstanbul halkıyla ve misafirlere ikram edecekleri bir uygulama restoranıyla beraber hayata geçireceğiz. Genel yöneticilerimiz ve mülki idare amirlerimizle de uygun bir lokaysan temin edilirse ikinci örneğini de İzmir’de planlamak istiyoruz bununda yapımını bir hayırseverimiz üstlendi. İzmir’de öğretmenlerimizin İzmir’e dışarıdan gelen kamu görevlilerinin misafir edilebilecekleri bir öğretmen evi sıkıntımız var. Konak Öğretmen Evimizi yeniden yatırım programımızı aldık. En kısa zamanda bu konak öğretmen evimiz de yine burada hizmete açılmış olacak. Bunları yapmak için öngördüğümüz 2 yıl oldu” açıklamasında bulundu.
Dağ: “Biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimleri kazanarak başkan olduğu takdirde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan projeleri gerçekleştireceğini dile getirdi. Dağ, “zmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak önümüzdeki süreçte eğitim ve öğretim alanında sorumlu olduğumuz alanlarda elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Günümüze baktığımızda küreselleşmenin ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin etkisiyle hızlı dönüşümlerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bizler Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıl içerisinde evlatlarımızın her anında yanında olacağız. Anne ve babaların gönül rahatlığıyla çocuklarını teslim edecekleri 100 yeni kreşi hayata geçireceğiz. Çocuklarımızın sanatsal, kültürel ve bilimsel birçok alanda çağın ihtiyaçlarına uygun eğitimler alabileceği Çocuk Gelişim Akademilerimizi hayata geçireceğiz. Çocuk üniversiteleri kurarak, çocuklarımızın ilk yaşlarda yeteneklerini keşfedecek ve ailelerimize rehberlik hizmeti sunacağız. Çocuk Yaşam Parkı projemizle çocuklar toprağa dokunacak, bitkilerin nasıl büyüdüğünü gözlemleyecek, köy yaşamını öğrenecek, doğanın döngüsünü ilk elden deneyimleyecek. Burada ifade ettiğim ve daha saymaya fırsatımın olmadığı birçok proje ile şehrimizde bütüncül bir eğitim sistemi oluşturacağız. Okullarımız temizlik ve güvenlik zorlukları yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı çözmeye devam ediyor biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız. Birçok şehirde belediyeler okul inşa edip Mili Eğitim’e teslim ediyor. Biz 5 yıllık süreçte belediye olarak bakanlığın yapacağı okulların yüzde 10’nu yapıp teslim edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
]]>
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını bildirdi.
Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle İzmir’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Tekin, AK Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre derslik sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi.
Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini belirterek, yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çekti.
İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu bildiren Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki derslik sayısına 1907 derslik ilave edilmiş olacak.” diye konuştu.
Tekin, 90 projenin bedelinin yaklaşık 6 milyar 800 milyon lira olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2024’te İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım programımıza aldık. İzmir halkına, İzmir’deki eğitim öğretim sürecini sabırsızlıkla bekleyen, takip eden eğitim camiasına hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca deprem kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış, bu da 329 dersliğe tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu da güçlendirme sürecine alıyoruz. Onların da derslik karşılığı 683.”
Bunların tamamlanmasıyla İzmir’deki derslik sayısının yaklaşık 33 binin üzerine çıkacağını kaydeden Tekin, Ankara’da hayata geçirecekleri müzik ilkokulu-ortaokulu ve lisesi projesini İzmir’de de planlayacaklarını söyledi.
İzmir’e de gastronomi lisesi projesi
Tekin, bakanlık olarak mesleki eğitimdeki ara eleman problemini çözmek için ciddi tedbirler aldıklarını, Türkiye genelinde oluşturmayı planladıkları gastronomi liselerinin ilkini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında İstanbul’da başlatacaklarını ifade etti.
Uygun bir lokasyon temin edilmesi halinde bunun ikinci örneğini İzmir’de planlamak istediklerini kaydeden Tekin, “Bir hayırseverimiz yapımını üstlendi. Bizim yatırım programımızın dışında inşallah dediğimiz koşullara uygun bir lokasyon üretilebilirse onu da hayata geçirmiş olacağız.” dedi.
Tekin, Konak Öğretmenevi’ni yatırım programına aldıklarını, mevcut yerinde 2 yıl içinde tekrar hizmete açılacağını, Foça’da atıl durumda bulunan Hizmetiçi Eğitim Merkezi’ni de Öğretmen Akademileri’nin İzmir şubesi olarak hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
İzmir’e 100 yeni kreş ve Çocuk Gelişim Akademisi
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da seçimi kazanmaları halinde eğitim alanında çocuklara ve velilere yönelik bazı projeleri hayata geçireceklerini, İzmir’e 100 yeni kreş ile Çocuk Gelişim Akademisi’ni kazandıracaklarını, çocuk üniversiteleri kuracaklarını aktardı.
Çocukların eğitim-öğretim hayatlarının her anında yanlarında olacaklarını kaydeden Dağ, “Güçlü, huzurlu ve müreffeh bir İzmir, sadece bizim değil, gelecek nesillerimizin de hakkı. İzmir’imizin aydınlık yarınları için, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe mücadele edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımızın vizyonu olan ‘Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi’ için İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıla ‘biz hazırız’ diyorum.” dedi.???????
]]>
30 Ekim İzmir Depremi’nin mağdurlarıyla buluşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Belediye başkanlığı çok onurlu bir görevdi. Bundan sonra da devam edecek, çünkü bu aşk, makamlarla mevkilerle koltuklarla alakalı değil. Ben nerede olursam olayım bu mücadeleye devam edeceğim. İzmir’den de elimi asla çekmeyeceğim” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 30 Ekim İzmir Depremi’nin mağdurlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde Bayraklı Manavkuyu’da düzenlenen buluşmaya, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Kurucu Başkanı Haydar Özkan ve eşi Selma Özkan, İZDEDA Başkanı Bilal Çoban, İZDEDA üyeleri ve Bayraklı bölgesindeki depremzedeler katıldı.
“BEN NEREDE OLURSAM OLAYIM BU MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM”
Kurulan dostluğun çok büyük bir acıyla başladığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Ev sahipliğiniz için herkese tek tek teşekkür ediyorum. Gerçekten çok büyük sıkıntılar, acılar yaşanmıştı. Bu acıları hafifletmek için ne yapabiliriz diye hep onların peşinden koştuk. Haydar bey ve arkadaşlarıyla tanıştık ve süreç başladı. Bizim sizlerle kurduğumuz bu bağ ilelebet sürecek. Sizler çok yüce gönüllü insanlarsınız. Çok kıymetisiniz benim için. Gençlerimiz ve çocuklarımız için ne yapabiliriz, bu memleketi aydınlık geleceğe nasıl taşıyabiliriz bunun derdiyle hayatımı sürdüreceğim. Herkes için hayatın manası var, benim için de hayatın manası bu. Ben hayatı böyle gördüğüm için seviyorum. Ben bu yüzden heyecanla hayatıma devam ediyorum. Belediye başkanlığı çok onurlu bir görevdi. Bundan sonra da devam edecek, çünkü bu aşk makamlarla mevkilerle koltuklarla alakalı değil. Ben nerede olursam olayım bu mücadeleye devam edeceğim. İzmir’den de elimi asla çekmeyeceğim” dedi.
“BİZ VEFALIYIZ”
İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Kurucu Başkanı Haydar Özkan, “Biz bu işe başlarken hep Tunç Başkanımızın eli üzerimizde oldu. Tunç Başkan ‘Bir dernek kurun bu böyle olmaz’ dedi. Dernek kurduk. İlk önce anlamadık ama sonrasında anladık ne demek olduğunu. Halk Konut içerisine girdik. Bu işin de üreticisi, yaratıcısı Tunç Başkan. Herkes vefaya saygı duymak zorunda. Biz vefalıyız. Her zaman da öyle olacağız. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni Tunç Soyer ile birlikte tanıdık. Bize verdiği güvenle, Tunç Başkanın arkasında onurla, gururla yürüdük. Buradaki insanlarımız, teyzelerimiz verilen destekleri, yardımları çok iyi biliyorlar. İlk kurulduğumuz zaman kahvaltı ile bir araya gelmiştik, veda demek istemiyorum ama yine kahvaltıda bir araya gelmek istedik” diye konuştu.
Haydar Özkan, Başkan Tunç Soyer’e Atatürk kalpağı hediye etti. Büyük bir sevgiyle karşılanan Başkan Soyer, depremzedelerin alkışlarıyla uğurlandı.
DEPREMZEDELER İÇİN HALK KONUT MODELİ ORTAYA KONULDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından depremzedeler için Türkiye’de ilk kez İzmir’de hayata geçirilen Halk Konut projesi büyük bir sorunu çözme kavuşturdu. İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde evlerini kaybeden yurttaşlar, devlet kurumları ile sayısız görüşme yaptı, ancak yeterli desteği alamadı. Devlet desteğinden umudunu kaybeden depremzedelerin İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ile görüşmeleri sonucu Halk Konut Kooperatif Modeli ortaya çıktı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON A.Ş., EgeŞehir A.Ş. ve Bayraklı Belediyesi iştiraki BAYBEL A.Ş.’nin güç birliği oluşturarak hayata geçirdiği Halk Konut projesi, İzmir’deki hasar gören, yıkılan, yıkılacak olan ya da riskli yapı kabul edilen binaların mevcut yapı yönetmeliklerine uygun olarak yeniden yapılması ve yurttaşların konut sahibi olmasını hedefliyor.
]]>
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, seçimi kazanması halinde uygulayacağı tarım projelerini 5 ana başlık altında toplayarak düzenlenen lansmanda anlattı. Dağ, “Çiftçilerimizin refahını artıracak ve yerel ekonomimize katkıda bulunacak projeleri hayata geçireceğiz” dedi.
Geçtiğimiz günlerde seçimi kazanması halinde İzmir’de hayata geçireceği projeleri anlatan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, bu kez de tarım projelerine yönelik bir lansman toplantısı yaptı. Hamza Dağ, tarım projelerini 5 ana başlık altında topladı.
Tarım ve hayvancılık alanında İzmir’in potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Hamza Dağ, “İzmir’in zengin tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendireceğiz. Çiftçilerimizin refahını artıracak ve yerel ekonomimize katkıda bulunacak projeleri hayata geçireceğiz” dedi.
“İzmir Makine Parkları” projesi
İzmir Makine Parkları projesiyle çiftçilerin yükünü hafifleteceklerini, üretim süreçlerini kolaylaştıracaklarını dile getiren Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, “İzmir Makine Parkları projesiyle, çiftçilerimizin temel ekipman ihtiyaçları, her daim kendilerinin hizmetine sunulacak. Kooperatif ve birliklerimizin yapmış olduğu üretimlerle ilgili de makine ve ekipman desteklerimizi vereceğiz. Günümüzde teknoloji, tarımsal üretimde büyük bir katma değer sağlamaktadır. Bizler de bu bilinçle sadece temel ekipmanları değil aynı zamanda teknolojik makine ve ekipmanları da çiftçilerimizin kullanımına sunacağız” dedi.
Tarım ve hayvancılıkta büyükşehir desteği
Destek programlarını hayata geçireceklerini ifade eden Dağ, “Bu toprakları yalnızca bir yaşam kaynağı olarak görmüyoruz; aynı zamanda geleceğimizin teminatı olarak değerlendiriyoruz. İzmir, her alandaki gücüyle daima bölgemizin öncü şehri olmuştur. Tarımsal üretimi, yerel ve ulusal düzeyde stratejik bir öneme sahiptir. Bu gerçeğin bilincinde olarak, kapsamlı destek programlarımızı hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Büyükşehir tarım ve hayvancılık tesisleri
Yenilikçi tarım ve hayvancılık tekniklerinin geliştirilmesi için üniversiteler ile birlikte Tarım ve Hayvancılık Teknoparkı kuracaklarını açıklayan Hamza Dağ, “Bu merkezleri, ilgili alanlarda çalışma yapmak isteyen girişimcilerimizin vazgeçilmez alanı haline getireceğiz. Teknoparkımızda, tarım ve hayvancığa yönelik yenilikçi uygulamalar geliştirilecek. Tarım gelişecek, İzmir gelişecek ve inanıyoruz ki, eşsiz İzmir’imiz ülkemize ilham olacak. Tarım alanında kuracağımız organize sanayilerle belli başlı ürünlerde şehrimizi merkez haline getireceğiz” ifadelerini kullandı.
İzmir’in eşsiz köyleri
Köylerin güvenliğini üst seviyeye çıkarmak adına güvenlik kameraları sistemini hayata geçireceklerini anlatan Hamza Dağ, “Mahallelerimizin giriş ve çıkışları başta olmak üzere, kamusal alanlarda kurulacak bu kameralarla, mahalle (köy) sakinlerimizin huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayacağız. Bu sistemle, mahallerimize yönelik her türlü güvenlik tehdidini anında tespit edip, müdahale etmemizi artırırken, mahallelerimizin modern ve güvenli yaşam alanları olmasını garanti altına alacağız” dedi.
İzmir’in eşsiz köylerine kapsamlı destekler
Köylerdeki yaşam kalitesini arttıracaklarını söyleyen Hamza Dağ, şöyle devam etti:
“Merkezde ne varsa mahallelerimizde (köylerimizde) de her biri olacak. Bizler büyükşehir belediye bürokratlarımız ve ilgili kamu kurumlarının müdürleri ile birlikte ilçelerimize ve mahallelerimize sık sık geleceğiz. Masanın bir yanında yerel ve merkezi hükümetin temsilcileri, diğer tarafında ise vatandaşlarımız olacak. Onlar taleplerini, meselelerini iletecek, bizler de anında çözüm üreteceğiz. Kurumlar arası koordinasyonu sağlayarak eşgüdümlü bir şekilde hareket edeceğiz. Sorunları ötelemeyeceğiz.” – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun 124’üncü buluşmasına ev sahipliği yaptı. Başkan Soyer’e çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Mehmet Ali Kasalı, “İzmir’in neresine dokunursak dokunalım, Tunç başkanın izlerini görüyoruz” dedi.
İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu (İEKKK), İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde 124’üncü toplantısını Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yaptı. İEKKK Başkanı Mehmet Ali Kasalı yönetiminde yapılan toplantıda, kent gündemine dair konular masaya yatırıldı. Kurulun açılış konuşmasını yapan İEKKK Başkanı Kasalı, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptığı eğitim eleştirisi nedeniyle AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın hakaret içeren sözleri kınadığını ifade etti.
“İZMİR BUNUN GEREĞİNİ YAPAR”
Açılış konuşmasında Başkan Tunç Soyer, ilk olarak görev süresi boyunca İEKKK ile çalışmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Konuşmasında AK Partili İnan’ın ifadelerini tasvip etmediğini ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Jak Bey’e yapılan saldırının düşmanca olduğunu düşünüyorum. Bir İzmir milletvekiline hiç yakışmadı; esefle kınıyorum. Bu söylemi düşmanca buluyorum. İzmir, böyle husumetleri hiçbir zaman takdir etmemiştir, arkasında durmamıştır. İzmir bunun gereğini mutlaka yapar” diye konuştu.
“BENAZUS’UN MİRASI BÜYÜKŞEHİR’İN SONSUZA KADAR TAŞIYACAĞI BİR ONURDUR”
Kurul oturumu, 15 Ocak 2024’te vefat eden ve Mustafa Kemal Atatürk’ün en geniş fotoğraf koleksiyonuna sahip yazar, iş insanı Hanri Benazus’u anarak başladı. Hanri Benazus’un asistanı ve araştırmacı yazar Derya Yelkenkaya, kurulda Benazus’u anlattı. Benazus ile ilgili konuşan Başkan Soyer, “Hanri Benazus bütün eserlerini İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne hibe etti. Bu İzmir Büyükşehir Belediyesi için büyük bir gururdur. Sonsuza kadar taşıyacağı bir onurdur. Hanri Benazus’un Atatürk koleksiyonu, eşsiz bir koleksiyondur ve sonsuza kadar taşınacak eşsiz bir hediyedir. Gözümüz gibi bakacağımıza söz veriyorum. Ona her zaman hayran oldum. Olağanüstü bir bilgeydi. Türkiye’nin her yerinde iz bıraktı. En büyük izini de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bırakmış oldu” şeklinde konuştu.
“İZMİR’İN NERESİNE DOKUNSAK TUNÇ BAŞKANIN İZLERİNİ GÖRÜYORUZ”
Kurul gündeminde Yahudi Kültür Mirası Projesi Genel Koordinatörü Nesim Bencoya ve Restorasyon Uzmanı İnşaat Mühendisi Mahir Kaplan, İzmir’in kültür mirası olan sinagoglarının restorasyonu için yürütülen çalışmalar hakkında sunum yaptı. Mahir Kaplan, sunumun ardından sinagoglara ev sahipliği yapan tarihi Kemeraltı çarşısı için Başkan Soyer’e teşekkür ederek, “Kemeraltı UNESCO geçici listesine girdi, başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Tunç başkan döneminde çok zor bir altyapı çalışması yapıldı. Buna herkes cesaret edemez. Ben İzmir’i seven birisi olarak size çok teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Soyer’e çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Mehmet Ali Kasalı ise, “İzmir’in neresine dokunursak dokunalım, Tunç başkanın izlerini görüyoruz” dedi.
“HERKESİN GÖRMESİ GEREKİYOR”
Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir Akdeniz Bienali hakkında bilgilendirme de yapıldı. 11 Mart 2024’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak Akdeniz Bienali’ne herkesi davet eden Başkan Soyer, “Emin olun İzmir’in uluslararası alandaki bilinilirliğine çok hizmet eden bir bienal oldu. Herkesin görmesi gerekiyor. Olağanüstü bir sergi. Hikayenin bütünü bir eser” dedi.
Toplantının son bölümünde ise ESİAD (Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği) Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget, 2023 yılının ekonomik değerlendirmesini ve 2024 yılı beklentilerine dair sunum yaptı.
]]>
HABER: YAĞMUR BERİL VAROL- KAMERA: KERİM UĞUR
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi
Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:
“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.
“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”
Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.
İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.
İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.
“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”
Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”
“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”
Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.
KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN
Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, projelerini duyurdu. Yoğun kalabalıkla karşılanan Tugay, “Yeni bir siyasete, yeni bir siyasi anlayışa ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık” dedi.
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, ‘İzmir Geleceğe Doğru’ sloganı ile seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tugay, Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen lansman toplantısında projelerini başlıklar altında topladı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda video gösterimi yapıldı. Ardından kürsüye çıkan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, içinde bulundukları dönemin yeni bir siyasi dönem olması gerektiğinin altını çizerek, “Başkan olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediyecilik diye aktardığımız belediye şemasının yeniden düzenlenmesi olacaktır. 31 Mart’ta yapılacak seçim için aday olarak sahneye çıktım. İzmirlilerin onayını alacağız. Yeni bir siyasete yeni bir siyaset anlayışına ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Siyasetteki tıkanma noktasını aşmamız lazım. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık. Bütün sorunları küresel düşünüp yerel eylem planları ile çalışmalar yapmak zorundayız. Çalışma yaparken dar bir kadro ile değil ulaşabildiğimiz bütün kaynaklarla herkesle bağlantılı olacağız” diye konuştu.
“Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum”
İlk 180 gün yapacakları vaatlerden bahseden Cemil Tugay, “İzmir Planlama Ajansı kurulacak. Su ve toplu ulaşım ücretleri adil ve dengeli olacak. Yolların bakımı ve tamiri ivedilikle yapılacak. Asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin düzenli ve hızlı bakımı yapılacak. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kurulacak. Eğer mümkün değilse eşdeğer birim kurulacak. Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum. Bu yüzden deniz taşkın bariyerleri yapacağız. Dezavantajlı çocukların olduğu bölgelerdeki okullarla iletişime geçeceğiz. Çocuklarımız bir sandviçe 50 lira vermesin. Uygun görülürse oradaki okulların kantinlerini biz yöneteceğiz. Öğrencilerimize aylık abonman kart vereceğiz. İç körfezde seçilen güzergahlarda deniz taksi uygulaması başlatacağız. Havaalanı ve otogara giden otobüslerin sefer sayıları artırılacak. Kazı yapan bütün şehirler çok daha sıkı bir şekilde, planlamaya dikkat etmeleri söylenerek kararlar ona göre takip edilecek. İzmir’de çok fazla inşaat çalışması var. Bu sorunun büyümeden hallolması lazım. Kentsel sorunlara hızlı prototipleme ile katılımcı ve yenilikçi çözümler sunan kent laboratuvarları sunacağız” açıklamalarında bulundu.
CHP’nin İzmir adayı Cemil Tugay’ın yeni dönem projeleri ise şu şekilde:
“25 bin sosyal konut, dirençli ve kendine yeten havzalar programı, deprem master planı, yeni belediye hizmet binası, kent için ulaşım ve trafik sorunu, alt üst geçit projeleri, Karşıyaka İskelesi ve çevresi projesi, metrobüs uygulaması, Karabağlar-Gaziemir metrosu, İZBAN seferleri projesi, Alsancak Liman C Kapısı önü ve Mavişehir Bilim Müzesi önünde bisiklet ve yaya köprüsü projesi, İzdeniz taksi uygulaması, aktarma merkezleri, yeni otogar projesi, semt garajları, karavan parkları, su ve körfez projesi, taşkınlara karşı kıyı düzenlemeleri, her ilçeye atık su arıtma tesisi, semt marinaları, İzmir sürdürülebilir enerji ve eylem planı, yeşil ve mavi altyapı master planı, tarım 4.0 projesi, yerel gastronomi eğitimleri-mutfak sanatları merkezi, jeotermal ile 250 bin konut ısıtma.”
Ekonomi, istihdam ve bölgesel kalkınma başlığı altında yapacakları diğer hizmetleri aktaran Tugay şu proje başlıklarını sundu:
“Sağlık turizmi ve İzmir, biyoekonomi stratejisi ve eylem planı, kırsal havza istihdam ve istatistik ofisleri, İzmir neet projeleri, girişimcilik merkezleri, kent içi tematik bölgeler.”
Kültür, sanat ve spor alanındaki projeler
Seçildiği taktirde Kültürpark’a beton dökülmeyeceğinin sözünü veren Cemil Tugay, kültür, sanat ve spor alanındaki projelerini şu şekilde belirtti:
“Doğa Tarihi Müzesi, Kültürpark koruma projesi, Kemeraltı koruma ve geliştirme planı, çağdaş kent kütüphanesi, İzmir Büyükşehir Senfoni Orkestrası, Basmane-Ödemiş tren yolunda kültür yolu projesi, spor istasyonları, Karşıyaka Stadı.”
Sağlık alanındaki projeler
“İzmir tek sağlık bilim kurulu, hayvan sağlığı start-up programları.” – İZMİR
]]>
Bakan Tekin’den eğitimcilere: “Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz”
Bakan Tekin İzmir’de
İZMİR – Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi program için geldiği İzmir’de ziyaretler ve etkinlikler gerçekleştirdi. Bakan Tekin, İzmir Valiliğini ziyaretinin ardından buluştuğu toplantıda eğitimcilere, “Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programları kapsamında sabah saatlerinde İzmir Valiliğini ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı ve ardından İzmir İl Milli Eğitim müdürlüğünü ziyaret etti. Bakan Tekin, İl genelinde ilkokul, ortaokul ve liselilerin katılımıyla düzenlenen ‘Çocuk Gözüyle Filistin’ konulu resim yarışmasında dereceye giren eserlerinden oluşan sergiyi de inceledi.
“Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı ve İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısına katılmak için İzmir İktisat Kongresi Binasına geçti. İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bakanlık genel müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve müdür yardımcıları da toplantıya katıldı. İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısında katılımcılara seslenen Bakan Tekin, “Bundan tam 101 yıl önce içinde bulunduğumuz bina, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nın hemen sonrasında ekonomik bağımsızlığımızın elde edilmesine ilişkin kararların alındığı bir yer. El işçiliğinden fabrikalaşmaya geçişi, ekonomik bağımsızlığı ve ekonomik kararların alındığı bir binadayız. Bu yüzyıl boyunca bu anlamda gerçekten devasa adımlar atıldı. ve şimdi aynı binada biz, önümüzdeki yüzyıla ilişkin Türkiye’nin bu kez de önümüzdeki yılı domine edecek bir ülke olması için kararlar alacağız. İstişareler yapacağız. Bunu önemli buluyorum. Benden önce konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Yahşi Bey’in söylediği 15 Temmuz süreci de aslında Gazi Mustafa Kemal’in bu binada başlattığı ve yürüttüğü mücadelenin doğal bir sonucu. Siz o günü çok iyi hatırlayacaksınız. Türkiye’nin bir uydu devleti olması için yabancı güçlerle iş birliği eden, Türkiye’yi bu anlamda başka ülkelerin bir piyona haline getirmeye çaba sarf eden bir grup, bu ülkede siyasi iktidarı ve toplumsal iktidarı ele geçirmeye çalıştı. 15 Temmuz gecesi ülkece beraber bir destan yazıldı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda yaptığımız gibi. İnşallah önümüzdeki yüzyılda hep beraber bizler inşa edeceğiz. Bakın şimdiye kadarki süreci, öğretmenler üzerinden inşa ettik. Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz” dedi.
“Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacağız”
Bakan Tekin konuşmasının devamında, “Kültürümüzde istişare diye bir kavram var. Batı literatürü, batı kamu yönetimi literatürü bunu yönetim diye almış. Alınan kararların uygulama biçimleri birlikte çalıştığımız kişilerle, çalışan arkadaşlarımızla istişare edilmeli diyoruz biz. Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız. Sizin tespit ettiğimiz, bizim göremediğimiz eksiklikler varsa onları hep beraber değerlendireceğiz. Buradan Bakanlığa bağlı müdürlüğümüzde de burada ilgili genel müdür arkadaşlarımız da var. Bakanlar bununla ilgili tedbirlerimizi alacağız. Ben size sadece şunu ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce Gazi Mustafa Kemal burada silah arkadaşlarına ‘Bu sanayileşme mücadelesini hep beraber yapacağız’ diyordu. Ben de size aynı teklifi yapıyorum. Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacak, eğer bunu arzu ediyorsak hep beraber yapacağız. Biz bakanlık olarak bunu istiyoruz. Siz de istiyorsanız buyurun beraber yol yürüyoruz diyorum” açıklamasında bulundu.
]]>
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi program için geldiği İzmir’de ziyaretler ve etkinlikler gerçekleştirdi. Bakan Tekin, İzmir Valiliğini ziyaretinin ardından buluştuğu toplantıda eğitimcilere, “Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programları kapsamında sabah saatlerinde İzmir Valiliğini ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı ve ardından İzmir İl Milli Eğitim müdürlüğünü ziyaret etti. Bakan Tekin, İl genelinde ilkokul, ortaokul ve liselilerin katılımıyla düzenlenen ‘Çocuk Gözüyle Filistin’ konulu resim yarışmasında dereceye giren eserlerinden oluşan sergiyi de inceledi.
“Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı ve İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısına katılmak için İzmir İktisat Kongresi Binasına geçti. İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bakanlık genel müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve müdür yardımcıları da toplantıya katıldı. İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısında katılımcılara seslenen Bakan Tekin, “Bundan tam 101 yıl önce içinde bulunduğumuz bina, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nın hemen sonrasında ekonomik bağımsızlığımızın elde edilmesine ilişkin kararların alındığı bir yer. El işçiliğinden fabrikalaşmaya geçişi, ekonomik bağımsızlığı ve ekonomik kararların alındığı bir binadayız. Bu yüzyıl boyunca bu anlamda gerçekten devasa adımlar atıldı. ve şimdi aynı binada biz, önümüzdeki yüzyıla ilişkin Türkiye’nin bu kez de önümüzdeki yılı domine edecek bir ülke olması için kararlar alacağız. İstişareler yapacağız. Bunu önemli buluyorum. Benden önce konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Yahşi Bey’in söylediği 15 Temmuz süreci de aslında Gazi Mustafa Kemal’in bu binada başlattığı ve yürüttüğü mücadelenin doğal bir sonucu. Siz o günü çok iyi hatırlayacaksınız. Türkiye’nin bir uydu devleti olması için yabancı güçlerle iş birliği eden, Türkiye’yi bu anlamda başka ülkelerin bir piyona haline getirmeye çaba sarf eden bir grup, bu ülkede siyasi iktidarı ve toplumsal iktidarı ele geçirmeye çalıştı. 15 Temmuz gecesi ülkece beraber bir destan yazıldı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda yaptığımız gibi. İnşallah önümüzdeki yüzyılda hep beraber bizler inşa edeceğiz. Bakın şimdiye kadarki süreci, öğretmenler üzerinden inşa ettik. Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz” dedi.
“Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacağız”
Bakan Tekin konuşmasının devamında, “Kültürümüzde istişare diye bir kavram var. Batı literatürü, batı kamu yönetimi literatürü bunu yönetim diye almış. Alınan kararların uygulama biçimleri birlikte çalıştığımız kişilerle, çalışan arkadaşlarımızla istişare edilmeli diyoruz biz. Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız. Sizin tespit ettiğimiz, bizim göremediğimiz eksiklikler varsa onları hep beraber değerlendireceğiz. Buradan Bakanlığa bağlı müdürlüğümüzde de burada ilgili genel müdür arkadaşlarımız da var. Bakanlar bununla ilgili tedbirlerimizi alacağız. Ben size sadece şunu ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce Gazi Mustafa Kemal burada silah arkadaşlarına ‘Bu sanayileşme mücadelesini hep beraber yapacağız’ diyordu. Ben de size aynı teklifi yapıyorum. Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacak, eğer bunu arzu ediyorsak hep beraber yapacağız. Biz bakanlık olarak bunu istiyoruz. Siz de istiyorsanız buyurun beraber yol yürüyoruz diyorum” açıklamasında bulundu. – İZMİR
]]>
İzmir’in göbeğinde 40 yıllık bir yılan hikayesi: Basmane Çukuru
Kaç belediye başkanı geldi geçti, bu arazi bir türlü çözüme kavuşamadı
Aziz Kocaoğlu: “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi”
Burhan Özfatura: “İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı”
Esnaf Ahmet Üzüm: “Utanç duvarını kaldırın”
Basmane Çukuru tonlarca molozla artık dümdüz
İZMİR – İzmir’in Konak ilçesinde, 40 yılı aşkın bir süredir kentin göbeğinde davalık olan, bir türlü çözüme kavuşturulamayan ve “Basmane Çukuru” olarak anılan arazinin hikayesi, filmlere bile konu olacak bir karmaşa olarak tarihe geçti. Yılan hikayesine dönen araziyle ilgili yoğun mücadele veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanlarından Aziz Kocaoğlu, “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi. Ben 15 sene uğraştım” derken, Burhan Özfatura da, “İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı” yorumunu yaptı.
Konak’ta, 40 yılı aşkın sürekli davalık olan, şehrin en önemli noktasında atıl vaziyette bekleyen ve “Basmane Çukuru” olarak anılan arazi, bugüne kadar ne yapıldıysa bir türlü çözüme kavuşamadı. Sayısız belediye başkanının canlandırmak için girişimde bulunduğu, mimari projelerin çizildiği; fakat yargıya takılan arazinin hikayesi, adeta filmlere bile konu olacak cinsten.
Kentin merkezinde tam bir yılan hikayesi
Kentte zaman zaman “utanç çukuru” olarak da anılan 20 bin metrekareyi aşkın büyüklüğündeki alan, 1980’li yılların sonuna kadar otobüs garajı olarak hizmet verdi. İsmet Kaptan Mahallesi’ndeki arazi, şehirlerarası garajın taşınması, bölgede hareketliliğin ve ticaretin azalmasıyla yılan hikayesine dönüştü ve süreç böyle başladı.
Meşhur Basmane Meydanı’nın hemen karşısında bulunan ve bu nedenle Basmane Çukuru olarak anılan arazi, kentin en işlek bölgesinde yer alıyor. Zamanla hisseleri devredilen ve şuan itibariyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yüzde 70, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 hissesinin bulunduğu arazi, artık çözüm bekliyor.
Alanda hareketlilik: Tonlarca molozla dolduruldu, artık dümdüz
“İzmir’in bir sorunu” haline gelen arazi, kısa bir süre öncesine kadar ise kent merkezinde mini göleti andırıyordu. Çeşitli dönemlerde atılan temellerin üzerine yağmur sularının dolduğu arazide ise şu sıralarda hummalı bir çalışma var.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, aylar süren çalışmayla kamyonlar vasıtayla tonlarca molozla araziyi doldururken, 20 bin metrekarelik alan son aşamada dümdüz oldu.
Aziz Kocaoğlu: “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi”
2004 ve 2019 yılları arasında görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Aziz Kocaoğlu da, 15 yıllık görev süresince arazinin çözümü için uğraştıklarını belirtti. Kendi döneminde yüzde 12’lik hisseyi yüzde 30’a çıkardıklarını anlatan Kocaoğlu, arazi için, “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi. Ben 15 sene uğraştım. İyi niyetle ve samimiyetle tarafları birleştirdim; ama bir yere kadar aşabiliyorsunuz” dedi.
Yaşanan süreci anlatan Aziz Kocaoğlu, “Burhan Özfatura’nın ikinci döneminde, EGS Holding ve Güç Birliği Holding, bu iki şirket, Basmane Çukuru dediğimiz, eski garaj yerinde bir proje yapmak istiyorlar. Burhan Bey’de bu konuya; kentin kalkınması, gelişmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması için olur veriyor. Bir mukavele yapılıyor, burada bu sözleşmeden sonra dava süreçleri başlıyor. Dava süreçlerinin iki tarafı var; birinci tarafı belediye, diğer tarafı da 1989-1994 yılları arasında Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapan Yüksel Çakmur Beyefendi ve meslek odaları. Biz göreve geliyoruz. Bu problemin, sorunun çözülmesi için girişimlerde bulunduk. Önce odalarla topladık. Odalar, buraya; bir alışveriş merkezi, ticaret merkezi yapılmasına karşılar; ama aynı zamanda, daha çok kamu hakkının yendiğine, kamu vicdanının bu yüzde 12 orandan rahatsız olduğu konusunda kamu davası ağırlıklı olarak açıyorlar. Yüksel Bey’de plana karşı ve buranın bu amaçla kullanılmamasını istiyor. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi hissesini yüzde 30’a çıkartabilir miyiz?’ diye bizim başlattığımız bir çalışma oldu. Bu çalışma, odalar tarafından da genel kabul gördü. Yüksel Çakmur Beyefendiden randevu aldım, görüştüm. ‘Yüzde 30’a çıkartırsam, dava açmazsanız bu problem çözülür, hallolur şeklinde düşünüyorum’ dedim. ‘Yüz 30 çıkar, sonra görüşelim’ dedi. Biz de şirketlerle görüştük ve 30’a çıkarttık” şeklinde konuştu.
“Yüzde 30 hisseyi çıkarınca meslek odaları sözünce durdu, Yüksel Bey dava açtı”
Şirketlerin daha sonra borçlarından dolayı TMSF’ye devrildiğini, davaların açılmasıyla sürecin kilitlendiği ifade eden Kocaoğlu, şöyle devam etti:
“Odalar, meslek odaları sözlerinde durdular ve dava açmadılar; ama Yüksel Bey’e tekrar gittim, ‘Yüzde 30 çıkartıyorum, kamu zararı telafi ediliyor. Siz de dava açmayın’ dedim. ‘Hepsini almazsanız dava açacağım’ dedi, davayı sürdürdü. İşler tıkırında gitseydi, yürüseydi, dava açılmasaydı ve Güç Birliği Holding ve EGS Holding’in durumu bozulmasa, bugün bir ticaret merkezi ortaya çıkacaktı; ama bozulunca, kamunun hissesi İzmir kamuoyunda tasvip görmeyince bu noktaya geldi.”
Çözüm yolu hakkında önerilerde bulunan ve belediyenin yüzde 30 hissesinin bulunduğu yere İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet binası yapılması gerektiğini ifade eden Aziz Kocaoğlu, “Bunun karşılıklı anlaşmayla çözülmesi gerekiyor. TMSF’nin tavizde bulunması gerekiyor. Çözülmeyecek diye bir şey yok. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle çalışılsın; kıymetli bir mülk” ifadelerine yer verdi.
Burhan Özfatura anlattı: ” Türkiye’de yargı, istemezükçülere daha fazla prim tanıyor”
1984 ve 1999 yılları arasında görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Burhan Özfatura da, arazinin İzmir ekonomisine, turizmine katkısının olabileceğini belirtti.
“İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı” diyen Özfatura, “Fuarla beraberce oraya bir canlılık kazandırılması lazım. Türkiye’de yargı, maalesef istemezükçülere daha fazla prim tanıyor ve yapılan icraatlerin de engellenmesine imkan sağlıyorlar. Binlerce insan, orada iş imkanı bulacaktı. İzmir ekonomisine, fuarla bağlantılı olarak, fuarda da yeni bir takım aktiviteler geliştirerek çok güzel bir eser kazandırılabilirdi. Buranın sorununun çözülmemesi için hiçbir gerekçe yok” diye konuştu.
Özfatura, kendi döneminde yapılan satışa ilişkin de bilgi vererek, “Biz ilk başkanlık döneminde, orada 5 yıldızlı bir otel ve ona bağlı birtakım mekanların yapılması için yaptığımız ihaleyi Asil Nadir kazanmıştı. O iş olmadı. İkinci dönem Kemal Zorlu rahmetli, bu İzmir iş adamlarının bütün birlikte yürüttükleri şirket kanalıyla orayı bizden satın aldı. Bize gerçekten çok iyi bir fiyat verdi. Daha sonra, birtakım bizim hizmetlerimizi engellemek isteyen muhalefet mensubu politikacılar, devamı olarak orayı dava konusu yaptılar. Orası böyle sürüncemede kaldı. Bütün ihale mevzuatına hepsi açık ve net. İzmir’in çıkarları açısından en küçük bir problem yoktu” dedi.
Bölge esnafı da durumdan şikayetçi: “Utanç duvarını buradan kaldırsınlar”
Etrafı çevrili Basmane Çukuru çevresindeki esnaflarda, durumdan şikayetini dile getirdi. 39 yıldır esnaflık yapan Ahmet Üzüm (64), “Ben 39 yıldır burada esnafım. Benden eski esnaf çarşıda yok. 23 yıl önce buraya bir temel atıldı. Bu utanç duvarı böyle hanımızın, iş yerlerimizin önüne örüldü. Bütün pisliğini, bütün mikrobunu biz çekiyoruz. Hangi partiden olursa olsun, ricamız; bunu ilk birinci madde olarak gündemlerine alsınlar. Şu utanç duvarını, şu İzmir’in utancını buradan kaldırsınlar” diyerek isyan etti.
Bir başka esnaf Gökçe Özdayı da, şöyle konuştu:
“İzmir’in tam göbeğinde olan bir yer burası ve artık bir çözüme ulaşması gerekiyor. 23-24 yıldır atıl vaziyette duruyor. Yazık. Çok leş bir görüntüsü var. Su varken ayrı bir pislik, şimdi doldurdular. Tozuyla, toprağıyla uğraşmak da çok zor oluyor.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi, orman yangınlarına hızla müdahale edilmesini sağlamak için başlattığı seferberlik kapsamında orman köylerine 40 tanker daha teslim etti. Milliyetçiliğin sadece kültürel değerlerden ibaret olmadığını ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Şehrinin havasına, suyuna, toprağına, yer altına, yer üstüne, bitki örtüsüne, yerli tohumuna Türkiye’de en çok sahip çıkan şehir İzmir’dir” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonu doğrultusunda çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi orman yangınlarına erken müdahale edilmesi, yangın söndürme ekipmanlarının artırılması amacıyla orman köylerine su tankeri dağıtımına devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde Kültürpark Atlas Pavyonu yanında bulunan alanda yapılan törenle orman köylerine 40 yangın tankeri daha verildi. Daha öncekilerle beraber toplam dağıtılan tanker sayısı 165 oldu. Törene İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ile genel sekreter yardımcıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse, bürokratlar, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından tankerlerle tatbikat yapıldı.
Soyer: “İklim kriziyle ilgili mücadele vermek zorundayız”
Türkiye’de bir ilki hayata geçirdiklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, küresel iklim kriziyle birlikte büyük felaketler yaşandığına dikkat çekti. Başkan Soyer, “Küresel iklim krizi nedeniyle hasta bir gezegende yaşıyoruz. Bu hasta gezegende hiçbirimiz sağlıklı olamayız. İklim kriziyle ilgili mücadele vermek zorundayız” dedi.
“Milliyetçilik sadece kültürel değerlerden mi ibaret?”
2020’de İzmir’de yaşanan deprem felaketinin ardından Seferihisar’daki tsunamiyi hatırlatan Başkan Tunç Soyer, dirençli bir kent oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Tunç Soyer, “Milliyetçilik Özellikle siyasi partilerde çokça konuşulan, herkesin birbiriyle yarıştığı, daha fazla milliyetçi olduğunu anlattığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Milliyetçilik sadece kültürel değerlerden mi ibaret? Memleketin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak değil midir? Merasına, ormanlarına, nehirlerine, vadisine sahip çıkmak değil midir? Niçin siyasiler memleketin toprağına, havasına, suyuna sahip çıkmak konusunda yarışmazlar da sadece kültürel değerler üzerinden milliyetçilik yarışındadırlar? Gerçek milliyetçilik; yerli olana, milli olana sahip çıkmak, önce havasına, suyuna, toprağına sahip çıkmakla başlar. ve ben iddia ediyorum; İzmir Büyükşehir Belediyesi şehrinin havasına, suyuna, toprağına, yer altına, yer üstüne, bitki örtüsüne, yerli tohumuna Türkiye’de en çok sahip çıkan şehirdir. İddia ediyorum Türkiye’nin en milliyetçi şehri İzmir’dir. Türkiye’de milliyetçiliğin öncüsü İzmir’dir ve öyle olmaya devam edecektir” diye konuştu.
Derse: “Sonsuz teşekkür ederim”
Yangınların önüne geçmek adına birçok ilkin hayata geçirildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse, “2021 yılında 60 tanker, 2022’de 65 ve şimdi 40 adet tanker dağıtımı yapıyoruz. Bölgelere göre dağıttık. Kırsal ve orman alanlara ağırlık verdik. Tankerlerin bakım onarımı için de ekip kurduk. Toplamda 325 tankeri faal hale getirdik. Bizi hiçbir yangında yalnız bırakmayan Başkanımız Tunç Soyer’e sonsuz teşekkür ederim” diye konuştu. – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ithafen düzenlediği “100. Yılın Öyküsü, Şiiri” adlı ulusal öykü ve şiir yarışmasında dereceye girenler açıklandı. Tarihi Asansör Ceneviz Salonu’nda bir araya gelen seçici kurul, gün boyu süren titiz değerlendirme sonucunda nihai sonuçları belirledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ithafen düzenlediği “100. Yılın Öyküsü, Şiiri” adlı ulusal öykü ve şiir yarışması sonuçlandı. Tarihi Asansör Ceneviz Salonu’nda yapılan seçici kurul toplantısını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın ve Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay da ziyaret ederek katılımlarından ötürü seçici kurul üyelerine teşekkür etti.
Barış İnce, Bekir Yurdakul, Handan Gökçek, Hülya Soyşekerci ve Nalan Barbarosoğlu’ndan oluşan öykü seçici kurulu “Karne Günü” adlı eseriyle İstanbul’dan yarışmaya katılan Başak Baysallı’yı oy birliği ile birincilik ödülüne değer gördü. “Mektuplar ve Yıllıklar” adlı öyküsü ile yarışmaya Ankara’dan katılan Kumru Alpaydın ikinci, “Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar” adlı öyküsü ile yarışmaya İzmir’den katılan Sema İşisağ Üçüncü ise üçüncü oldu. Ayşe Burhan Aytekin, İlkay Yılmaz ve Anıl Çetinel Örselli ise mansiyon ödülüne değer görüldü.
ŞİİR ÖDÜLLERİ DE SAHİPLERİNİ BULDU
Betül Dünder, Bilsen Başaran, Duygu Kankaytsın, Haydar Ergülen ve Tuğrul Keskin’den oluşan şiir seçici kurulu ise “Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin” isimli şiiriyle yarışmaya Eskişehir’den katılan Birtürk Özkavak’ı birinciliğe layık gördü. “Yorgun Kıraç” isimli şiiriyle yarışmaya Erzurum’dan katılan Yaşar Bayar ikinciliğe, “Kırıkları Utangaç Gururu Mermer” isimli şiiriyle Samsun’dan katılan Dolunay Ünal ise üçüncülüğe hak kazandı. Merve Evren, Nevzat Konşer ve Figen Savi ise mansiyon ödüllerinin sahipleri oldu.
ÖDÜL TÖRENİNE İLİŞKİN DETAYLAR AÇIKLANACAK
Öykü kategorisinde “Cumhuriyet ve Kadın”, şiir kategorisinde ise “Cumhuriyet ve Özgürlük” temasıyla düzenlenen ulusal katılımlı yarışmaya 57 kentten 412 katılımcı 438 eser ile başvurdu. Her iki kategoride de birincilik ödülünün 20.000 TL, ikincilik ödülünün 15.000 TL, üçüncülük ödülünün ise 10.000 TL olarak açıklandığı yarışmada, mansiyon ödülüne hak kazanan 3’er yarışmacıya 10 ciltten oluşan “Geçmişten Günümüze Kurtuluşun 100. Yılında İzmir Kitap Dizisi” armağan edilecek.
Ödüle hak kazanan ve seçici kurulun belirlediği eserleri Cumhuriyet’in 100’üncü yılı anısına özel hazırlayacağı kitapta toplayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, ödül törenine ilişkin detayları ise önümüzdeki günlerde duyuracak.
ÖYKÜ KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Başak BAYSALLI (İstanbul) – Karne Günü
İkincilik Ödülü: Kumru ALPAYDIN (Ankara) – Mektuplar ve Yıllıklar
Üçüncülük Ödülü: Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ (İzmir) – Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar
Mansiyon Ödülleri
Ayşe BURHAN AYTEKİN (İstanbul) – Muhtarlı
İlkay YILMAZ (İzmir) – Eşlikçiler
Anıl ÇETİNEL ÖRSELLİ (Ankara) – Omuz Omuza
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Hakan YAŞAR (İstanbul) – Yüzyılın Postası
Mehmet Murat MIHÇIOĞLU (Kayseri) – Ata Kızı
Murat ÇAĞLAR (Antalya) – İzmirli
Namık BUDAK (Bursa) – Gitmek mi Zor
Sevil YILMAZ (İstanbul) – Önemli Bir Gün
Utku ERİŞİK (İzmir) – İnan
ŞİİR KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Birtürk ÖZKAVAK (Eskişehir) – Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin
İkincilik Ödülü: Yaşar BAYAR (Erzurum) – Yorgun Kıraç
Üçüncülük Ödülü: Dolunay ÜNAL (Samsun) – Kırıkları Utangaç Gururu Mermer
Mansiyon Ödülleri
Merve EVREN (İzmir) – Söz Benim
Nevzat KONŞER (Bursa) – Bir Buket Taze Gül Gibi
Figen SAVİ (İstanbul) – Bir Güz İhtişamı
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Aysel KAYMAZ (Adana) – Benim Adım Cumhuriyet
Çidem ÇİÇEK (Ankara) – Küçük Kadın
İbrahim ŞAŞMA (Karaman) – Kanat Seslerinde Cumhuriyet
Murat ÇALIK (Kocaeli) – Monark’ın Ölümü
Murat KOÇAK (Konya) – Çoban Mehmet’in Rüyası
]]>
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.
Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından gerçekleştirilen 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı, İzmir’de bulunan bir otelin seminer salonunda gerçekleştirildi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer’in ev sahipliği yaptığı toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “İzmir, başlı başına bir ekosistem oluşturma yolunda hızla ilerliyor. Bu ekosistemi her açından besleyen, ihtiyaçlarına cevap sunacak kent oluşturulması gerekiyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik kavramının anahtar görevi görmesi gerektiğine inanıyorum. Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum iş dünyasının uluslararası rekabet gücü için ne kadar önemliyse yaşanabilir kentler için de o kadar önemli” diye konuşurken, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer ise “Sosyal belediyecilik anlayışını, akut ihtiyaç gösteren yatırımların hemen yanında tutunuz. Bu salonda bulunan herkes böyle bir anlayışı gönülden destekleyecektir. Siyaseti meslek edinmiş ve kamu imkanlarından yararlanarak geçimini bu esas üzerinden temin etmeye çalışan her seviyedeki insanları, mümkünse belediyemizden temizlemeye çalışın. Bu kentin en büyük organizasyonunu yönetecek kişiler olarak, yöneticilerinizi seçerken, siyasi yol arkadaşlığını tek kriter olarak almayın, yanı sıra; ahbap ve akraba kayırmacılığına lütfen geçit vermeyin. Liyakat hep en önemli tercih sebebiniz olsun” açıklamasında bulundu.
Dağ: “7-24 ulaşabileceğiniz bir belediye göreceksiniz”
Toplantıda söz alan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, başkan seçildiği takdirde 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir belediye olacaklarının sözünü verdi. Dağ, kürsüdeki açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bilişimi, yenilebilir enerjiyi ve sağlık turizmini şehrimizin ekonomisini büyütecek 3 stratejik alan olarak görüyoruz. ‘Serbest Teknoloji Parkı Projesi’yle, Alsancak Limanı’nın arka alanını, İzmir’in ilk sanayi sitelerinin bulunduğu, endüstriyel mirasın zenginleştirdiği bir bölgeyi, teknoloji ve inovasyonun merkezi haline getireceğiz. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle beş yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin imzasını, izini göreceğiz. 500 milyon TL bütçe ile kuracağımız İzmir Girişim Sermaye Fonu, denizcilikten tarım teknolojilerine, akıllı şehircilik yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi iş fikirlerine finansal destek sağlayacak. “Yeni İşim, İlk Ofisim” programı ile, girişimci ruhu olan gençlere, işlerini kurmaları için gerekli olan ilk adımlarda destek olacağız. İzmir, gelişmiş bir rüzgar enerjisi ekipmanı sanayisine de ev sahipliği yapmaktadır. Bu alanda ihtisaslaşmış sanayi bölgeleri oluşturacağız. Çandarlı Limanı ve art alanı, bu sanayiye hizmet verecek şekilde hayata geçireceğiz. Bizim turizm konusunda diğer şehirlere oranla geride olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Ülkemize gelen sağlık turistlerini İzmir’e çekmek hedeflerimizden biri olacak. Amacımız, İzmir’i ve bölgemizi sadece ticaretin merkezi değil kültürel ve turistik bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. İzmir’in her bir sokağında, her bir meydanında yaşanan canlılık, şehrimizin ticaretine ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirecek. Çıktığımız bu yolda ortak akıldan vazgeçmeyecek, toplumun her bir paydaşıyla istişare halinde olacağız. Sizleri de iş insanlarımız, sanayicilerimiz olarak her daim desteğini beklediğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Söz veriyoruz. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz.”
Basmane Çukuru açıklaması
Konuşmaların ardından Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin toplantısına katılan Hamza Dağ, iş dünyası temsilcilerinin merak ettiği sorulara yanıt verdi. Basmane Çukuru’nun geleceği hakkında konuşan Dağ, kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen İzmir’deki arsayla ilgili soru üzerine, “Basmane Çukuruyla ilgili biz de aracı olduk, Büyükşehir Başkanı TMSF ile görüşmeler yaptı. Merkezi yönetimle bunu çözeceğiz. Kafamızda bir formül var. Çözen belediye başkanı olarak tarihe geçeceğim. Yüksek bir bina yapmayacağız. Kamu binalarını, büyükşehir binası da dahil olmak üzere, orada yapabiliriz. Belediye, emniyet, SGK il müdürlüğünü oraya alırız. Merkez bankasını da oraya alabiliriz” ifadelerini kullandı. Dağ, yapılan gökdelenlerle ilgili soru üzerine de gökdelenleri kendilerinin planlamadığını söyleyerek su, kanalizasyon ve trafikle ilgili atılması gereken adımlar olduğunu, onların da projeleri arasında olduğunu söyledi.
“Brifingi daha önceden almış olurum”
Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Dağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İzmir’de dini vakıfların artırılması ve içki yasağı gibi uygulamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna “Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na talibim, İl Müftülüğüne talip değilim” derken, Şükürer’in “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamu hizmetlerindeki devamlılık esası ve proje birikimleri ile ilgili brief vermek istediğini söyledi” ifadesine, “Ayrı ayrı olmak şartıyla kendileriyle görüşmekten memnuniyet duyarım. 1 Nisan’dan sonra alacağım briefi en azından şimdiden almış olurum” yanıtını verdi. – İZMİR
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir trafiğini rahatlatacak formüllerden birini Buca’daKİ seçim çalışmaları sırasında paylaştı. Deniz taksi uygulamasını hayata geçireceklerini açıklayan Cemil Tugay, bunun için de iskeleler kuracaklarını söyledi. Tugay, İzmir Körfezi’nin temizliğine yönelik de “Denizi temizlemek kesinlikle mümkün. Bunu başaracağız” dedi.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, Buca Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Merkezi’ni ziyaret etti. Gençler tarafından büyük ilgiyle karşılanan Tugay, atılan sloganlar üzerine, “Değerli arkadaşlarım, ben böyle tezahüratlara alışık değilim. Beni şımartmayın” dedi. Gençlerin dilek, istek ve beklentilerini paylaştığı tahtaya “Gençler bizimdir” yazan Tugay, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman’la da playstation oynayarak maç yaptı. Renkli anların yaşandığı Gençlik Merkezi’nde resmini gören Tugay, esprili bir şekilde “Resmi kim yaptı? Olduğumdan yaşlı göstermişsiniz. Ayıp oluyor biraz. Yaşlıyız ama bu kadar da yüzümüze çarpmayın” sözleriyle herkesi güldürdü. Tugay, 56 yaşında olduğunu fakat kendini düşünce ve duygu olarak genç hissettiğini söyledi.
“DÜNYAYI KİRLETİYORUZ”
Gençlerle buluşmasında yaşanılır bir dünyanın önemine dikkati çeken Cemil Tugay, “Dünyada işler iyiye gitmiyor. Dünyayı tüm canlılar için yaşaması zor bir yer haline çeviriyoruz. Bunu bizler, insanlar yapıyoruz. Bolca çöp üretiyor, onları sağa sola atıyoruz. Onları belediye işçileri topluyor, alıyorlar kamyonlarla bir yerlere götürüyorlar. Sonuçta dünyayı plastiklerle, ağır metallerle, kimyasal atıklarla, ilaçlarla kirletmeye devam ediyoruz” dedi.
TUGAY’DAN GENÇLERE VE KADINLARA ÇAĞRI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cesur kararlar aldığına değinen Tugay, “Bazıları bunu anladı, bazıları ise kendi kafalarındaki o farklı adamlar olmadı diye bu işe çamur attı. Ama Sayın Özel, ısrarla kadınlara daha fazla sorumluluk vermek istedi. Gençleri ön plana çıkarmak istedi. O yüzden uzun yıllar sonra yaş ortalaması çok daha genç belediye başkan adayları çıkardı. 9 kadın belediye başkan adayı çıkardı. İzmir’in tarihinde toplam kadın belediye başkanı sayısı 6. Ben İzmir’in kadınlarının yerinde olsam, sadece bu karar için bile CHP’ye oy verirdim. Kadınlarımızın ve gençlerimizin devrim yapmasına ihtiyaç var. O yüzden ayağa kalkın, daha fazla mücadeleci olun, daha fazla çalışın. Bu alanlarda daha fazla olun. Kendinizi asla korkak alıştırmayın. Kimsenin baskısına boyun eğmeyin. Baskı kurmaya çalışanlara hem bu seçimde hem de daha sonraki seçimlerde gereken cevabı siz verin. Bunun onurunu bize yaşatın” ifadelerini kullandı.
“DEMOKRASİYE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKALIM”
İzmir’de halka sormadan hiçbir iş yapmayacaklarını vurgulayan CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, “Demokrasi ekmek, su, aldığımız nefes kadar değerli bir şey. İnsan olmanın onuru için herkesin hakkı hukuku için gerekiyor. Kimsenin haksızlığa uğramaması için gerekiyor. Kimsenin herhangi bir baskı altında yaşamaması için gerekiyor. Sizden ricam demokrasiye sonuna kadar sahip çıkmanız ve en temel demokratik hakkınız olan seçimlerde oy kullanmanız. Ama bununla kalmamalı, sizler de bir gün o oy pusulalarında yer almalısınız. Onun için siyaseti kötü bir şey olarak görmemelisiniz. Tam tersine siyasete gençler olarak siz sahip çıkmalısınız” diye konuştu.
“UMUDU YENİDEN ÖRGÜTLEMELİYİZ”
Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman da ülkede yaşanan sorunlardan dolayı herkesin umutsuz olduğunu, kendilerinin umudu yeniden örgütlemek için yola çıktığını söyledi. Duman, “Başka memleket yok, ülkemizden gidemeyiz. Kaçmayacak, korkmayacak, vazgeçmeyeceğiz. Ülkemize, ilçemize kentimize inadına sahip çıkacağız. 31 Mart yerel seçimlerinde geçmişe bir ders geleceğe bir umut vermeliyiz” dedi.
Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya ise Gençlik Ofisi ile gençlere yuva olacak bir kapı oluşturduklarını ifade etti. Kaya, “Çünkü gençler maalesef AKP iktidarında barınma, yeme, içme, güvenlik ve eğitim sorunu yaşıyor. Bütün gençleri burada örgütlenmeye davet ediyoruz” diye konuştu.
Buca Gençlik Kolları Başkanı İrem Gökmen de heyecanlarına ortak olan herkese teşekkür ederek, “1 Nisan’da Buca’da gençliğin iktidarını karşılayacağımız güneşli günlerde görüşmek üzere. Başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“BUCA CEZAEVİ BUCALILARINDIR”
Cemil Tugay’ın sabah saatlerinde Buca’dan başlattığı seçim çalışması, tüm gün sürdü. Buca Cem Evi’ni de ziyaret eden Tugay, Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe ve Yönetim Kurulu tarafından karşılandı. İnsanların düşünce ve inançlarına sonuna kadar saygı gösteren bir siyasi anlayışa sahip olduklarının altını çizen Tugay, şunları söyledi:
“CHP bu ülkede demokrasi, özgürlük ve hakların savunma alanıdır. Her zaman sizlere yakın olduk, bundan sonra da yakın olacağız. İzmir’in insanlarının inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı bir kent olduğunu biliyoruz.”
Buca Cezaevi alanına ilişkin de konuşan Cemil Tugay, “Buca Cezaevi Bucalılarındır. Bir anda alanı sahiplendiler. Buraya bina yapıp yandaşlara dağıtalım kafasındalar. Buna izin veremeyiz. Biz bu şehrin belediye başkanlarıyla insanlarımızın hakkını savunacağız. Oraya bina yapılmasını içimizde doğru bulan kimse yok. Ben diyorum ki bu konuşulmalı ve öncelikle Buca halkına sorulmalı. Siz ne isterseniz o olsun” dedi.
Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe de Tugay’ın ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.
“DENİZ TAKSİ İÇİN İSKELELER YAPACAĞIZ”
cemil Tugay, Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği’ni de ziyaret etti. Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur, dernek yöneticileri ve üyeleri ile görüşen Tugay, seçildikten sonra yapacağı çalışmaları anlattı. İzmir trafiğini rahatlatacak formülleri paylaşan Tugay, deniz taksi projesini gündeme getirdi. Deniz taksi uygulaması başlatacağını vurgulayan Cemil Tugay, “Bu projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Küçük küçük bir sürü iskele olacak. Sizi istediğiniz yere bırakacak. Dolmuş, minibüs gibi düşünün. Bunu kullanabiliriz diye düşünüyorum” dedi.
“KÖRFEZİ TEMİZLEMEK KESİNLİKLE MÜMKÜN”
Dernek üyeleri İzmir Körfezi’nin daha etkin şekilde temizlenmesini istedi. Cemil Tugay da “Benim öncelik verdiğim konuların başında körfez temizliği ile gecekondu görünümlü mahalleler. Bunlar düzelmeden kimse ‘İzmir iyi oldu’ diyemeyecek. O yüzden bu ikisini çözmemiz lazım. Benim görev sürem bitmeden denizde yüzülebilecek. Arkadaşlarım da ‘Öyle söyleme’ diyorlar. Daha önce söylediler, inanmayacaklar. O yüzden ben diyorum ki söylemeyecegim, yapalım, siz görün. Denizi temizlemek kesinlikle mümkün. Bunun yolu var. Öncelikle denizin kirlenmemesi lazım. Sonra da yeni sirkülasyon kanallarıyla denizin kendini temizlemesi lazım. Bunların hepsi yapılacak” diye konuştu.
“İZMİR’E TOZ KONDURMAM”
Uzun yıllardır Buca Katlı Pazar Yeri’nin yenilenmesi ve modern hale dönüştürülmesine yönelik taleplerin bulunduğunu anımsatan Tugay, şunları söyledi:
“Bizim hayalimizde İzmir’in en güzel pazar yerini yapmak var. Bize müsaade edin. Ben İzmir’e toz kondurmam. Biri kötü bir şey deyince çok üzülüyorum. Bırakın bize biz yapalım. Size öyle gösterelim. İzmir’in tarihinden gelen bir kalitesi estetiği ve kültürü var. Siz onu yaşatmak için geldiniz. Biz bugüne kadar olanlardan çok daha değerli eserleri birlikte yapacağız.”
Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur ise memleketin iyi bir siyasete, İzmir’in de iyi bir hizmete ve hizmetin devamına ihtiyacı olduğunu söyledi.
“İZMİR’İ EGE BÖLGESİ’NİN LİDER KENTİ YAPACAĞIM”
Cemil Tugay, Buca programını Buca Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı ile tamamladı. Burada da yapacağı çalışmaları anlatan Tugay, “İzmir’i Ege Bölgesi’nin lider kenti yapacağım. İzmir halkının nasıl kalkındığını göstereceğiz. Kentin nasıl zenginleştiğini, işsizliğin nasıl azaldığını, ihracatın nasıl arttığını ve daha fazla markanın nasıl çıktığını, yeni iş yerlerinin nasıl açıldığını herkes görecek” dedi.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti. İlçenin sorunlarına değinen ve çözüm önerilerini anlatan Cemil Tugay, “İşimizi, aşımızı büyütmemiz lazım. Gelin hep beraber İzmir’in pastasını büyütelim. Bu yolda hepinizin desteğine ihtiyacımız var. Bu kültürü İzmir’de kurduğumuz zaman kentin geleceğine de yatırım yapmış olacağız. Seçilirsem herkesi duyarak ve dinleyerek görev yapacağım. Bu nedenledir ki muhtemelen bu şehrin en başarılı belediye başkanlarından biri olacağım” dedi.
Seçim çalışmalarını sürdüren CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti. Programa, Kooperatif Başkanı Mehmet Ali Susam, yönetim kurulu üyeleri, CHP Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya, eski CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel ve meclis üyesi adayları da katıldı.
Ziyarette konuşan ve Buca’nın da diğer tüm ilçeler gibi kendisi açısından büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Cemil Tugay, yapacakları çalışmalara anlattı. Karşıyaka’da kurdukları vizyon birimi ile kentin 2050’ye kadar planlamasını yaptıklarını anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Aynı vizyonu Büyükşehir’e taşıyacağız. İzmir’in tamamında katılımcı bir planlama çalışması yapılacak. 3-5 kişinin toplanıp kendi arasında yaptığı bir çalışma olmayacak. Yerleşim alanlarımız içerisinde sorunlu olduğunu gördüğümüz yerlere müdahale edeceğiz. Dönüşümü gerçekleştireceğiz. Diğer taraftan sosyal donatı alanlarımızı olabildiğince zenginleştireceğiz. Trafik, ulaşım, altyapıda sorunlu bölgelerle ilgili önem sırasına göre kendimize görev listesi yapacağız ve buralara öncelik vereceğiz.”
“KENDİNE YETEN İZMİR MODELİNİ ANLATTI”
İzmir’i yönetirken olayları akışına bırakmayacaklarını, geleceğe dair öngörülen riskleri dikkate alarak, buna dair projeler geliştireceklerini anlatan Cemil Tugay, “Kentlerimizi bekleyen su, gıda, enerji gibi temel sorunlar var. Şehrimizi bunlara hazırlıklı hale getirmeliyiz. İzmir gelecekte yaşanacak sorunlara, krizlere hazırlıklı bir şehir olacak. Su sorununu çözen, kendine yeten gıdasını üreten bir şehir olacağız. Enerji açısından da çok önemli yatırımlar yapacağız. Dışa bağımlılıktan kurtulacak çalışmalarımız olacak. Kendi kendimize yetecek enerji üreteceğiz. Yapılacak planların başarılı olması için demokrasi şart. Demokrasi olmazsa kalkınmanın da gelişmenin de mutlu olmanın da imkanı yok. Demokrasinin en temel ihtiyacı şudur; insanlar özgürce düşünebilmeli, konuşabilmeli, kamu yönetimine katılabilmelidir. Bunun için kamu yönetimlerinin insanlara kapılarının, gönüllerinin, kulaklarının, gözlerinin açık olması lazım. İzmir planlama ajansı diye bir birim üzerinden bu sistemi kuracağım” dedi.
KATILIMCI YÖNETİMİN ÖNEMİNE DEĞİNDİ
Kenti yönetirken herkesin sesine kulak vereceğini söyleyen Tugay, şöyle devam etti:
“Herhangi bir kamu yöneticisi eğer kendini o halktan birileri olarak hissediyorsa, halka sevgileri ve saygıları varsa, demokrasiye inanıyorlarsa, yurttaşların söylediklerine kayıtsız kalamaz. ‘Ben yapayım’ diye bir ben merkezli bakış açısı olmamalı. Böyle bir durum başımıza gelecek en büyük felaketlerden biridir. Zaten ne çektiysek bundan çektik. Birilerinin kendini çok beğenmesi, kendilerini çok üstün görmesi, halka kulaklarını kapatması ve insanları dinlememesi yüzünden bu memleket bu hale geldi. Ekonomisinde de böyle, aklınıza gelebilecek her türlü sorunda böyle. Hiç kimse her şeyi bilemez. Her insan yaşadığı, çalıştığı alanın sorunlarına hakim. Böyle basit bir gerçek varken, insanları dinlememek ayıptır, günahtır. Vatandaşların söylediklerine kulak verip, ona göre politikalarınızı belirlememek büyük bir yanlış. Hiç kimsenin halka bunu yapma hakkı yok. Bir kardeşiniz, evladınız, arkadaşınız olarak bu kenti temsilen önümüzdeki dönemde eğer bana görev verilirse herkesi dinleyen, herkesin söylediğini dikkate alan, kent sakinleriyle karar alan bir belediye başkanı olacağım. Bu nedenledir ki muhtemelen bu şehrin en başarılı belediye başkanlarından biri olacağım.”
“İZMİR’İN İŞİNİ VE AŞINI BÜYÜTELİM”
İzmir’i yönetme modelini açıklarken eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Piriştina’yı hatırlatan Tugay, “Ahmet Piriştina başkanımızın dönemini gördük. Daha eskiden Behçet Uz gibi değerli insanlar vardı. Onları sadece okuyor, biliyoruz. Ama ben eminim, bu milleti seven gerçekten hizmet etmek isteyen birileri böyle düşünen insanlar olmalı. Ben de böyle bir insan olacağım” dedi.
Küçük ekmeği paylaşmanın zor olduğunu vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşimizi, aşımızı, ekmeğimizi büyütmemiz lazım. Gelişmemiz kalkınmamız lazım. Kalkınmanın kilit sektörlerinden birisi esnaf. Esnafın dostu, destekleyicisi olmalıyız, onların işini büyütmesi için onların yanında olmalıyız. Bunun için belediyelerin, kamu kurumlarının yapabileceği şeyler var. Bunların neler olduğunu biliyorum. Yeter ki o beraber çalışma kültürünü geliştirelim. Gelin hep beraber İzmir’in pastasını, ekmeğini, işini, aşını büyütelim. Ondan sonra burada yoksulluk, işsizlik kalmasın. Kimse sokakta yatmasın, kimse aç kalmasın.”
ADİL PAYLAŞIM VURGUSU
İzmir’de çalışmaya hazır yüz binlerce gencin, iş bulamadığı için başka şehirlere ve ülkelere göç ettiğini anımsatan Tugay, “Bu insanlar iş kurabilir, bu insanları biz kazanabilir, onlara yol açabiliriz. Hali hazırda kendi iş yeri, girişimi, üretim tesisi olan insanlarımızın işlerini büyütmeleri için onların yanında yer alabiliriz. Onlar işlerini büyüttükçe bu şehirden birilerinin de beraberinde karnı doyacak. İş sahibi olacak, ekonomi büyüyecek. Kalkınmadan, büyümeden, gelişmeden bir şehrin mutlu olması mümkün değil. Sorunumuz şu ki Türkiye’de bir büyümeden bahsediliyor ama ne hikmetse o büyüme sadece belirli insanları büyütüyor. Halkın yüzde 95’inin ekonomisi kötüye gidiyor. Yüzde 3-5’i iyiye gidiyor. Buradaki adaletsizliği önleyerek büyümemiz gerekiyor. Böylece hem gelişmiş hem mutlu hem de refah içerisinde, çoluğuna çocuğuna güzel bir yuva olmuş bir ülkeye döneriz. Benim hayalim budur. Bu memleketin bir çocuğu olarak başarmak istediğim sadece budur. Bu yolda hepinizin dayanışmasına, desteğine her zaman ihtiyacımız var. Bu kültürü, bu anlayışı, bu dönemde hep beraber İzmir’de kuralım. Hem İzmir’in geleceğine yatırım olsun hem de Türkiye’ye örnek olsun. İzmir’e de bu yakışır” dedi.
SUSAM: DÜRÜSTÜLÜĞÜNE KEFİL OLABİLDİĞİM BİR İNSAN
Yerel yönetimlerin önemine dikkat çeken Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam da şunları söyledi:
“Uzun yıllardır tanıdığım Sayın Cemil Tugay’ın bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak bizi ziyaret etmesi, hepimizi mutlu etti. Kendisi sevdiğim, saydığım, inandığım, dürüstlüğüne her zaman kefil olabildiğim bir insan. Zorlu bir seçim kampanyası. Her seçim zordur. Önemli olan hiç kimseyi küçümsemeden, herkesi kucaklayarak, İzmir’e yakışır demokrasi ortamında, saygı ve sevgiyi ön planda tutan bir kampanya süreç sonlandırılsın.”
Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman ise Buca’da işbirlikçi yönetim modelini benimsediklerini belirterek, esnaf masaları kuracaklarını, alt komisyonların çalışmalarıyla esnafa dair tüm sorunları çözmek için çalışacaklarını söyledi.
]]>İzmir'in Gaziemir ilçesi Aktepe Mahallesi 132'nci Sokak'ta dün saat 15.30 sıralarında Murat Doğanoğlu ile eve köpek getiren oğlu Ahmet Doğanoğlu arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Murat Doğanoğlu, ekmek bıçağıyla oğlunu bıçaklayıp kaçtı.
İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Ahmet Doğanoğlu, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı. Doğanoğlu'nun cenazesi, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu'nun morguna götürüldü.
KAHVEHANENİN TUVALETİNDE YAKALANDI
Olayla ilgili çalışma başlatılan polis ekipleri, Murat Doğanoğlu'nun evinin yakınındaki bir kahvehaneye gittiğini tespit edip, adrese gitti. Polisi gören Doğanoğlu, kaçarak kahvehanenin tuvaletine girdi. Kapıyı kilitleyen Doğanoğlu, teslim olmamak için direndi. Polis bir süre izmit escort sonra tuvaletin kapısını kırıp, cinayet şüphelisi babayı gözaltına aldı.
Suç aleti bıçakla yakalanan Murat Doğanoğlu, emniyete götürüldü. Doğanoğlu, polisteki ifadesinde, oğluyla sürekli tartıştıklarını, son tartışmalarının ise eve köpek getirmesi üzerine çıktığını söyledi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Murat Doğanoğlu tutuklandı.
Öte yandan, İzmir Adli Tıp Turumu morgundaki işlemleri sonrası Ahmet Doğanoğlu'nun cenazesi yakınlarına teslim edildi. Lalapaşa Camisi'nde kılınan ikindi namazının ardından Doğanoğlu, Eski Gaziemir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Tugay, “Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımıza, özellikle kendisinden sonra başka birine adaylık verilenlere çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz” dedi. Tugay, İzmirlilere de sandıkta birleşme çağrısında bulundu.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Miting havasında gerçekleşen açılış törenine İzmir’de 3 dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu’nun yanı sıra CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Bornova Belediye eski Başkanı ve CHP eski Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel ve CHP Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal katıldı. Davul ve zurna eşliğinde coşkulu bir kalabalığın da bulunduğu açılışta konuşan Cemil Tugay, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
“KOCAOĞLU’NUN YANIMIZDA DURMASINDAN GURUR DUYUYORUM”
Tugay, “İzmir’in dört bir yanında 31 Mart seçimleri için arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarla buluşmaya, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Davamızı anlatmaya çalışıyoruz. Son birkaç gün içerisinde Menderes’in, Torbalı’nın ve Selçuk’un sakinleriyle bir araya geldim. Bana ‘Aziz Kocaoğlu vardı. Buralarda sürekli bizim aramızda gezerdi. Onu hiç unutmadık, onu halen ilk günkü kadar çok seviyoruz’ dediler. Bunu zaten bütün İzmir biliyor. Burada söylemek istedim. Çünkü şu anda değerli başkanımız, büyük başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun tam yanımızda durmasından büyük gurur duyuyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
“BİZ BU DAVANIN TAM GÖBEĞİNDEN GELİYORUZ”
Atila Sertel ve Kamil Okyay Sındır’a da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Cemil Tugay, “Bizler CHP’liyiz. Burada gördüğünüz bu tabloda yıllarca bu partiye onurla hizmet etmiş, bu davayı almış, taşımış insanları görüyorsunuz. Dün onlar fedakarca koşturdu, bugün bizler, yanımızda ailelerimizle beraber, eşlerimiz, çocuklarımızla beraber huzurlarınızdayız. Size şunu diyoruz; evet biz CHP’liyiz. Biz bu gördüğünüz altı oklu bayrağın gölgesinde yaşamayı onur sayan, Atatürk’ün partisinde mücadele etmeyi, onur sayan insanlarız. Biz halkız. Biz başka yerlerden gelmiyoruz. Biz bu davanın tam göbeğinden geliyoruz. Biz Cumhuriyete inanmış insanlarız. Biz Atatürkçü insanlarız. Onun için boğazımız yırtılana kadar Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyebiliyoruz. Bu onuru yaşayabiliyoruz” dedi.
“CHP’Lİ BAŞKAN ADAYLARININ YANINDA OLUN”
Çeşme’nin mevcut Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın, CHP tarafından Çeşme Belediye Başkan Adayı gösterilen Lal Denizli’ye desteğini açıkladığını hatırlatan Cemil Tugay, partililere çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Bugün Çeşme’de Ekrem başkanımız, Lal Denizli’ye bayrağı teslim edeceğini ve onun arkasında olduğunu söyledi. Hep beraber el kaldırdık. Bugün de burada Aziz Kocaoğlu başkanım yanımda. Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımız kendisinden sonra başka birine adaylık verildiyse eğer, kendilerine çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz. Siz Cumhuriyet Halk Partili olduğunuz için seçildiniz ve oraya geldiniz. Bugün üzerinize düşen görev yeni adayların yanında yer almak. Onlara destek olmak. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililere yakışan budur. Benimle aynı düşüncede misiniz? Hepsini bundan sonra mitinglere bekliyorum. Yanımızda yer almalılar.”
“KARŞIYAKA BELEDİYESİ 5 YIL TERTEMİZ ÇALIŞTI”
Karşıyaka Belediye Başkanı olarak 5 yıl görev yaptığını anımsatan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“5 yıl alnıma bir gram leke sürdürmeden çalıştım ve yaşadım. Asla o yalanlara, uydurulan o saçma sapan şeylere, trollerin uydurduklarına bakmayın. Karşıyaka Belediyesi 5 yıl tertemiz çalıştı. Ben çalışma arkadaşlarımın hepsiyle gurur duyuyorum. Onlara bu onurlu görevi yaparken bana yoldaşlık ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da tüm İzmir için, kentin en ücra köşesinde kalan köyler için çalışacağım. Şehrin altyapısını iyileştirmek boynumuzun borcu olsun. Üstündeki insanları mutlu etmek, onların yaşamlarını konforlu hale getirmek boynumuzun borcu olsun. Bizler bu görevlere durup dururken gelmedik. Bu görevlere durup dururken gönderilmedik. Hepimizin hazırlıkları var. Hepimizin deneyimleri var. Hepimizin arkasında aslında koskoca bir Cumhuriyet Halk Partisi ordusu var. Başımız sıkıştığı zaman gidip yardım isteyeceğimiz kocaman bir örgütümüz var. Bu şehrin bilim insanları var. Bu şehrin meslek örgütleri var. İzmir çok büyük ve güçlü bir şehir. O nedenle bugüne kadar her türlü uğradığı haksızlığa rağmen dimdik ayakta durmuş olan bir şehirdir.”
“İZMİRLİ’NİN HAKKINI ÇALMAK İSTEYENLERİN ÖNÜNDE DURDUK”
İzmir’e hizmet etmek isteyen kimsenin elini kolunu tutmadıklarını vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak hizmet etme niyetinde olmayan, rant peşinde olanların, şehrin hakkını yemek isteyen, İzmirliler’in hakkını çalmak isteyenlerin önünde aslanlar gibi durduk. Daha önce diğer başkanlarımız yaptı bu mücadeleyi. Bugünden sonra biz yapacağız. Ben sakin bir insanım. Normal yaşamımda sesimi bile yükseltmem. Mütevazılık benim için bir erdemdir. Ailem bana bunu öğretti. Hele hele millet huzurunda efendi gibi duracaksın. Ama ne zaman birisi bu milletin hakkını yemeye kalkarsa onun karşısında en yüksek sesle bağıracaksın. Duracaksınız. Duracaksınız ve İzmir’i durduramayacaksınız. O yüzden biz güçlü belediyelerimizle, güçlü halkımızla beraber dimdik bu şehrin her türlü hizmetini yerine getirmeye devam edeceğiz. Burada en büyük gücü arkadaşlığımızdan, kardeşliğimizden, yoldaşlığı alacağız.”
“SANDIKTA BİRLEŞELİM”
CHP’li tüm yol arkadaşları ile direne direne kazanacaklarını söyleyen Tugay, iddiasını şu sözlerle ifade etti:
“Bugün bir sürü yalana, yanlışa kanıp da başka yerlerde çözüm arayanlar bu seçimi kaybedeceğini bile bile Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaybettirmeye niyetli olanlar. Onları bir kenara koyuyorum. Ama gerçek İzmirliler’e gerçek halkımıza seslenmek istiyorum. Bu şehre sahip çıkmak istiyorsanız birleşelim, birleşelim ve hep beraber kazanalım. Sandıkta birleşelim. Milletin ittifakını, İzmir’in ittifakını birlikte kuralım. Asıl mesele CHP’ye kaybettirmek değil. CHP’ye yüzyıldır kimse kaybettiremedi. Bundan sonra da kimse kaybettiremeyecek. Bir sürü partiler geldi geçti. Açıldılar, kapandılar. Tarihin sayfalarına gömüldüler. Bizim bu sene 101’inci yılımız. 101 yıldır dimdik ayaktayız ve bu gördüğünüz güçlü, büyük, değerli insanlarla beraber, geçmişiyle ve geleceğiyle beraber buradayız. Kazanacağız. Bu şehri asla hiç kimseye vermeyeceğiz. En kısa zamanda partimizi iktidar yapacağız.”
“GENÇLERİ BU MÜCADELEYE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”
Tugay, konuşmasında gençlere de seslenerek, şunları söyledi:
“Her geçen gün daha fazla genci meydanlarda görüyorum. Genç arkadaşlarımızı bu vatan ve millet mücadelesine katılmaya davet ediyorum Sessiz bir köşede durmasınlar. Haksızlıklara boyun eğmesinler. Bu devrimci mücadelenin yanında yer alsınlar. Hepsini bu mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Yüzlerinizdeki yorgunluklar, yüzlerinizdeki mutsuzluklar gitsin. Geleceğe umutla bakın. Bundan sonra kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak. Bunu biz sağlayacağız. Burada artık hak olacak, hukuk olacak, adalet olacak. İnsanlarımıza yerel yönetimler eliyle adalet dağıtacağız. Küçücük çocuklara ücretsiz bedava süt dağıtma fikri nereden çıktı? İzmir’den çıktı. Sosyal belediyeciliğin en değerli örneklerini, tarımı, çiftçiyi destekleyen politikaları bu şehrin insanları, bu şehrin politikacıları, CHP’liler başlattı. ve bütün Türkiye’ye örnek oldu. Buradan yayıldı. Bundan sonra da yenilerini beraber yapacağız. Bu şehirde kimsenin aç kalmasına izin vermeyeceğiz. Evsiz olup sokakta yatmasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin yokluk çekmesine izin vermeyeceğiz. Gencimize el uzatacağız ve yanında yer alacağız. Böyle olduk bugüne kadar. Bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğiz.”
“İZMİR PARLAYAN BİR YILDIZ OLACAK”
İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini kentte devreye sokacaklarını anlatan Tugay, “Yapacağımız yerel hizmete bugünden itibaren ekonomisini bozdukları, insanlarımızı yoksullaştırdıkları, gelir adaletsizliği yarattıkları, insanları kiralarını ödeyemez, yemeklerini alamaz hale getirdikleri bu ülkede bundan sonra İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini de İzmir’de devreye sokacağız. En güzel örnekleri burada yaşatacağız. İşsiz çocuklarımıza, işsiz gençlerimize iş bulacağız. Yeni iş sahaları açacağız. Üretim potansiyelimizi artıracağız. Bu şehrin daha fazla markası olacak. Markalarını daha fazla pazarlayacak, yurt içinde, yurt dışında, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle, her sektörüyle, girişimciliğiyle, girişimiyle İzmir parlayan bir yıldız olacak. Ben İzmir’e inanıyorum. Sizlerin de inanması gerektiğini düşünüyorum. Lütfen sokaklara çıkın. Kapıları çalarak mücadele yapın. Bu zafer bizim olacak. 31 Mart gecesi Gündoğdu Meydanı’nda milyonlarla buluşalım” dedi.
KOCAOĞLU: İZMİR HİÇBİR ÇIKAR İÇİN TAVİZ VERMEDİ
Programda konuşan Aziz Kocaoğlu ise İzmir’in ülkedeki diğer şehirlere benzemediğini belirterek, “İzmir kendi kendine yetebilen, kendi göbeğini kesebilen bir kenttir. Hiçbir çıkar için ilkesinden taviz vermeyen, kan kusup kızılcık şerbeti içen bir kenttir. İzmir zapt edilemeyecek. Tarih boyu zapt edilemeyecek. Atatürk’ün, Cumhuriyetin, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin, demokrasinin kalesidir. Bu bayrağa biz şimdi gençlere teslim ediyoruz. Gençler de daha ileriye taşıyarak kendisinden sonraki kuşaklara teslim edecek. Hepinize başarılar diliyorum. Başarı bizimdir. Çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız ve başaracağız” dedi.
“İZMİR’İ HAM ETTİRMEYECEĞİZ”
CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki ise İzmir’de çok genç bir kadro ile sahaya çıktıklarını söyledi. Ekşi, “Bu heyecan verici bir durum ama çok büyük bir mirasın takipçisi olmaya aday olduk. Aziz Başkan yıllarca ‘İzmir ham etmeye geliyorlar’ dedi. Ham ettirmedik İzmir’i. Ettirmeyeceğiz de” dedi.
“KORDON’DA MEYHANE DOLAŞIP, İZMIR SEÇMENİNİ KANDIRABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNMESİNLER”
CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın da İzmir’in her yerinde CHP’nin seçim çalışması yürüttüğünü ifade ederek, “Öyle Kordon’da meyhane dolaşıp, İzmir seçmenini kandırabileceklerini düşünmesinler. Bir avukat arkadaşımızı şeriata karşıyız diye kaç gün gözaltında tuttular? Bunlara mı inanacak İzmir halkı” dedi.
Konuşmaların ardından seçim ofisinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>
Çeşme Alaçatı Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı öncesi Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde vatandaşlara seslenen CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Biz İzmir’den Türkiye’ye diyoruz ki kadınlar siyasette varlar. Kadınlar belediye başkanı olabilirler. Biz dokuz ilçede, dokuz ilçe kadın belediye başkanı adayımızla değişim rüzgarını en güçlü şekilde tüm Türkiye’ye yayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara giden yolunda öncü olacağız” dedi.
Çeşme Alaçatı’da CHP Seçim Ofisi açılışı, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ve partililerin katılımı ile gerçekleştirildi. Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışı öncesi, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Çeşme Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya gelen Tugay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Biz İzmirlilerin yolu mutlaka Çeşme’de kesişmiştir. Çeşme’de anısı olmayan İzmirli olamaz. Dolayısıyla yüreğimizin bir bölümü her zaman Çeşme’de atmıştır. Atmaya da devam edecektir. Lal Başkanımla telefonda görüştük. Ben Çeşme’ye çok değer verdiğimi söyledim. Çeşme bir marka, Çeşme, İzmir’in en değerli markalarından biri. Çeşme deyince sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde bile insanlar biliyorlar. Buranın ne kadar güzel, ne kadar özel bir yer olduğunu. O nedenle diyorum ki; Çeşme zaten hizmetin en iyisini hak etmiyor mu? Çeşme’ye en iyi hizmeti yapacağız.
“BUGÜNE KADAR YAPILAN HİZMETİ DAHA İYİYE TAŞIYACAĞIZ”
Hiçbir endişeniz olmasın. Çeşme’ye en iyi hizmeti getireceğiz. Bugüne kadar yapılan hizmeti daha iyiye taşıyacağız. Bayrağı devralarak yapacağız. Biraz önce Ekrem Başkanım hepimizi çok mutlu eden, gururlandıran o Cumhuriyet Halk Partili duruşuyla dedi ki ben dedi bundan sonra Lal başkanımın yanındayım. Onun zaferi için çalışacağım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağının bu şehirde dalgalanmaya devam etmesi için çalışacağım dedi. Sağ olsun, var olsun. İşte biz böyle bir aileyiz. Partilileriyle, seçmenleriyle biz böyle bir aileyiz. Bayrak yarışını bilirsiniz değil mi? Bir koşucu başlar koşmaya koşunun belli bir yerinde biraz yorulmaya başlar. Tam o anda bayrağı bir başka arkadaşına verir. Bayrağı alan kişi anında depar atar. Bir sonra bayrağı teslim edeceği arkadaşına ulaşana kadar o koşu devam eder. Ama neticede şampiyon olduğunuz zaman hep beraber kürsüye çıkarsınız. Hep beraber o zaferi kutlarsınız. Cumhuriyet Halk Partisi adına bu zafer hepimizin olacaktır.
Ülkenin sıkıntılı zamanlardan geçtiğini söyleyen Başkan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sıkıntılı zamanlarda insanlarımızın aklını karıştırmak için bin bir türlü yalan söyleyenler var. İnsanlarımızı aldatmaya çalışanlar var. Bu milleti elbette ki aldatamayacaklar. Ben kimseyi aldatabileceklerini zannetmiyorum. Ama bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bu kadar yarattığınız enflasyonla yüzde yüz ellilere varan yıllık enflasyonla bu yarattığınız yoksullukla, işsizlikle insanları bu hale getirdikten sonra emeklilerimize verdiğiniz bu on bin lira nedir? ve bu kadar genç işsizimizin olmasının nedeni nedir? Bu ülkenin kaynakları mı yetmiyor? Yatırım yapmamızın önünde engel mi var? Yapacağımız onca güzel şey varken Çeşme’de turizm yatırımı varken tarım için yapabileceğimiz çalışmalar varken kendi kendine yetecek şehirlerimiz olabilecekken neden bu kadar beceriksiz bir şekilde yönetiliyoruz? Ben size şunu söylemeye çalışıyorum. İnsanlarımızın üzerindeki umutsuzluk bulutunu dağıtmamız gerekiyor. Bizim görevimiz İzmir olarak önümüzdeki dönemdeki görevimiz bu ülkenin yoksulluğuyla mücadele etmek. Bu ülkenin, yoksulluğuyla mücadele etmek, kalkınmasının önündeki engellerle mücadele etmek. Belediyenin görevi nedir? Altyapı yapmaktır. Altyapı yapacak mıyız? Elbette yapacağız. Çeşme’nin kanal problemini, Çeşme’nin arıtma sorununu, Çeşme’nin su sorununu size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.
YOL SORUNUNA DERHAL MÜDAHALE EDECEĞİM
En kısa zamanda halledeceğiz yollar mı? Yolları yapmak zor olabilir mi? Olamaz. Ben o sistemi kuracağım. Lal kardeşimle birlikte Çeşme’de her nerede, nasıl bir yol sorunu varsa ona anında gecikmeden, derhal müdahale edeceğim, söz veriyorum Çeşme’nin doğal güzelliklerini koruyacağız. Çeşme’nin denizinin temizliğini koruyacağız. Sahilleri pırıl pırıl olacak. Çeşme’ye gelen insanlar burada elbette ki her geldiklerinde daha öncekine göre daha temiz, daha güzel daha düzenli bir Çeşme görecekler. Bunu biz beraber başaracağız. Sizlerle beraber başaracağız. İlçe belediye başkanı arkadaşımla beraber başaracağız. Meclis üyelerimizle beraber başaracağız. Sizin aranızdaki duyarlı vatandaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber başaracağız Biz burada üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Ama sadece altyapı, sadece üstyapı belediyeciliği değil aynı zamanda kalkınma belediyeciliğini gerçekleştireceğiz.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE HİZMET ETMELİYİZ”
Önümüzdeki beş yıl dosta düşmana şunu göstereceğiz. Biz kimseye el açmak zorunda değiliz. Kimsenin inayetine muhtaç olmayacağız. Kendi başımızın çaresine bakarız. Kendi topraklarımızda, kendi girişimcilerimizin, kendi yatırımcılarımızın, kendi insanlarımızın, esnafımızın çalışmasıyla o kalkınmayı sağlarız. Sağlayacağız. Buna ben inanıyorum. Çünkü birileri bu ülkenin insanlarının kendine özgüvenini kaybetmesini istiyor. Kendi kendini kalkındırmasını durdursunlar istiyoruz Atatürk’ün güvendiği bu millet kendine güvenmesin istiyor. ve bu milletin malını mülkünü birbirine Araplara peşkeş çekmek istiyor. Bunu yapamayacaksınız. Bunun önünde duvar olacağız. Set olacağız. Duracağız. Bunu nasıl yapacağız? Tarihimizden aldığımız Cumhuriyetimizden aldığımız güçle yapacağız. Atatürk’e olan inancımızla, onun ilkelerine verdiğimiz o bağlılıkla, o inançla yapacağız. ve buradan İzmir’den tüm Türkiye’ye bir şehir kendi imkanlarıyla, kendi insanlarıyla nasıl kalkınırmış göstereceğiz. Söz veriyorum size. Dokuz tane üniversitesi olan bir şehirdeyiz. Binlerce üniversite hocası olan bir şehirdeyiz. Girişimci ruhu olan on binlerce genci olan bir şehirdeyiz. İnsanlar iş kurmak istiyor, insanlar bilgili, kendisini yetiştirmiş ama maalesef buralarda onların önünü açmıyorlar. O yüzden mesela geçen sene İzmir’den 107 bin kişi şehir dışına göç etti. İzmir’de de 132 bin kişi geldi. Gidenler genç, gençlerimiz, okumuş gençlerimiz. Bir kısmı da ne yazık ki yurt dışına gittiler. Biz onurlu bir millet olarak bu kaderi kabullenmemeliyiz. Biz onurlu bir millet olarak buradan çıkıp da başka milletlere hizmet etmemeliyiz. Bu topraklarda yediysek, içtiysek, beslendiysek, okuduysak, öğrendiysek bu milletin asaletini eğer damarlarımızda taşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeliyiz ve bütün kardeşlerimizi yurt dışına giden, oralara geçen, oralarda başka insanlara hizmet eden bütün kardeşlerimizi Türkiye’ye getirecek bir yönetim göstermeliyiz.
“YÜZÜ GÜLEN İNSANLARIN MUTLU OLDUĞU BİR İZMİR İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ”
Bu siyaseti yapmalıyız. Ben bu nedenlerle bu ilkelerle bu ülkeye olan bağlılığıyla Atatürk’ün ruhunu yüreğimizde taşıdığımıza inanarak bu siyaseti sonuna kadar, ölene kadar yapmaya devam edeceğim. ve bu kardeşlerimizle beraber, bu ailemizle beraber, bunu başarana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu an itibariyle önümüzdeki beş yıl için 2024’ten, 2029’a kadar pırıl pırıl bir İzmir, pırıl pırıl bir Çeşme. Altyapısıyla, üst yapısıyla bütün sorunlar halledilmiş bir İzmir ve aynı zamanda kalkınmış yüzü gülen insanların mutlu olduğu bir İzmir için yola çıkıyoruz.”
DENİZLİ: “SAYIN CEMİL TUGAY’DAN ALTYAPIMIZI DÜZENLEMESİ İÇİN BİR SÖZ ALDIM”
CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli de Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde konuştu. Çeşme’de yapılacak projelerden bahseden Lal Denizli, “Sokakta halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayımız Sayın Cemil Tugay’dan altyapımızı düzenlemesi için bir söz aldım; yol bakımlarını en üst düzeyde yapması için bir söz aldım; otopark sıkıntımızı çözerken bizlere katkı sağlaması için en büyük sözü aldım” ifadelerini kullandı.
“ÇEŞME’NİN BÜTÜN ALTYAPISINI DEĞİŞTİRECEK PROJELERİ BÜYÜKŞEHİRİMİZ İLE ORTAKLAŞA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
1 Mart’ta gerçekleştirilecek proje lansmanında Çeşme’ye ilişkin yol haritasının duyurulacağını söyleyen Denizli, ilçedeki foseptik sorununa da değinerek şunları kaydetti:
“Şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi 10-12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Biz hala eski tip foseptik olan bir bölgeyiz. Bu nedenle 21. yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşınacak ve etap etap Çeşme’yi, Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimiz ile ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz.”
‘ZİNCİRLERİMİZİ KIRIYORUZ’
“Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz” diyen Çeşme Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu geleceği kabul etmiyoruz. Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz. Sizlerle uzun bir yola çıkıyoruz. Bu yol taşlı, bu yol bazen zor, bu yol bazen yağmurlu ama biz asla pes etmeyenleriz. Bu yolda yürürken ülkemiz için, ülkemizin geleceği için, geleceğe umutla bakabilmek için her birinize ihtiyacımız var. Hepimiz birlikte yürüyeceğiz.
‘DOKUZ KADIN BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZLA DEĞİŞİMİN RÜZGARINI YAYACAĞIZ’
Biz değişimin en büyük mesajını İzmir’den veriyoruz. Biz İzmir’den Türkiye’ye diyoruz ki kadınlar siyasette varlar. Kadınlar belediye başkanı olabilirler. Biz dokuz ilçede, dokuz ilçe kadın belediye başkanı adayımızla değişim rüzgarını en güçlü şekilde tüm Türkiye’ye yayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara giden yolunda öncü olacağız.”
ORAN: “BİZ KAZANACAĞIZ”
Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran ise yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“Benim büyük Çeşme ailem, Çeşme’de bir zaferi daha kazanmaya hazır mısınız? Mustafa Kemal’in askerleri, Cumhuriyetin evlatları, 25 senedir dalgalanan altı oklu bayrağımızı yine göndere dikecek miyiz? Lal Denizli Başkanımızı Çeşme Belediye Başkanı yapacak mıyız? Öyleyse gazamız mübarek olsun. Bizim bölünmemizi bekleyenler. Parçalanmamızı bekleyenler, avucunuzu yalarsınız. Altı ok gene kazanacak. Cumhuriyetçiler Kazanacak. Biz kazanacağız.”
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ile Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı. Tugay, “Halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay ve Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı, vatandaşlarla bir araya geldi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tugay, İzmir’in dört bir köşesinde seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün sabah saatlerinde Urla’daydık. Öğleden sonra Çeşme’ye geldik. Urla’daki coşkudan sonra buradaki bu kalabalığı, coşkuyu görmek istedik böyle yağmurlu bir havada olmasına rağmen. Bizleri tabii ki hem çok mutlu ediyor hem de çok umutlandırıyor. İzmir’de ve Çeşme’de seçimi kazanacağımıza dair hiçbir şüphe içerisinde değiliz Ama burada sadece seçim çalışması yapmıyoruz. Halkımızla bütünleşme, yürek, yüreğe beraber geleceğe yürüme süreci yaşıyoruz. Bundan sonraki günlerde seçime kadar değil sadece seçimden sonra da İzmir’in bütün sorunlarına, bütün sıkıntılarına beraber çözüm ürettiğimiz her zaman karşılıklı bir aile bütünlüğü içerisinde, dayanışma içerisinde olacağımız bir çalışma yürüteceğiz, süreç yürüteceğiz. Bizler İzmir’in evlatlarıyız. Bizler Türkiye’ye yürekten bağlı insanlarız. İnsanlarına sevgi ve saygıyla bağlı. Ülkesine çok derin bir inançla bağlı insanlarız. Dolayısıyla halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.
Tugay’ın ardından konuşan Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli şunları söyledi:
“Sokaktaki heyecanı her gün daha fazla hissediyoruz. 1 Mart’ta zaten bir proje lansmanımız olacak. Orada da Çeşme’ye dair bütün vizyonumuzu, gelecek planlamalarımızı, şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi on 12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Cemil Başkanımızın önderliğinde ve vizyonunda. Kendisi gerçekten Çeşme’ye çok önem veren bir büyük büyükşehir belediye başkanı sık sık temas halindeyiz. Özel olarak ilgileniyor bölgemizle ve biz de bunun kıymetini bilip kendisine en doğru bilgileri aktarmaya devam ediyoruz. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Eski tip foseptik olan bölgeyiz biz hala. Bu nedenle 21.yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşıyacak ve etap etap Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimizde ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz. Ulaşıma dair yeniden rotalama yapacağız. Bunun için şoförler odası başta olmak üzere birçok grubumuzla bir araya gelip Çeşme için yeni rotalamayı nasıl yapacağımızı ve bunu nasıl kabul ettireceğimize dair bir vizyon ortaya koyduk. Otopark sorunu var. 2 tane büyük otopark projemiz var. Bunu üçe çıkarabilir miyiz diye bir fizibilite çalışması yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde de bunun kararını vermiş olup zaten halkımızla paylaşıyor olacağız. En çok en yoğun gelen üç sıkıntı bunlar. En çok sokakta biz, halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesinin deniz turizmini canlandırmak için başlattığı İzmir-Midilli seferleri, 3 Mayıs’ta başlıyor. Haftada iki olmak üzere 41 sefer düzenlenmesi planlanırken, Ramazan Bayramı’na özel seferlerin konulduğu programda bilet satışları başladı, gençler bu yıl da yüzde 50 indirimli seyahat edecek.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin, kent ve ülke turizmini deniz turizmiyle artırma hedefi doğrultusunda İzmir-Midilli seferleri 3 Mayıs’ta başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İzmir Deniz İşletmeciliği AŞ (İZDENİZ) tarafından 2022 yılından itibaren yapılan seferler, bu yıl çarşamba ve cuma kalkışlı olmak üzere haftada iki kez düzenlenecek. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından, Türk turistlere Yunan adalarında bir hafta vize uygulamasının onaylanmasının ardından talebin artması beklenirken, talep doğrultusunda günübirlik veya bir gün süreli ek seferler de yapılabilecek.
Bu yıl iki gemiyle 41 sefer yapılacak
2024 yaz dönemi seferleri 3 Mayıs 2024’te başlayacak, 27 Eylül 2024 tarihinde bitecek. İhsan Alyanak Gemisi’ne bu yıl İZDENİZ’in ikinci yüksek hızlı gemisi Prof. Dr. Aziz Sancar Gemisi eşlik edecek. Bu yıl sefer sayısı yüzde 143 artırılarak sezon boyunca 41 sefer yapılacak. Seferler, her çarşamba ve cuma saat 08.30’da İzmir Alsancak Limanı’ndan gidiş, her cuma ve pazar ise saat 17.00’de Midilli Limanı’ndan dönüş şeklinde olacak. Hava ve deniz şartlarına bağlı olarak yolculuk 2 saat 30 dakika sürecek.
Ramazan Bayramı’na özel seferler
İZDENİZ, önümüzdeki Ramazan Bayramı’na özel seferde planladı. Yurttaşların tatillerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için 9 Nisan 2024 Salı günü ve 12 Nisan Cuma günü Alsancak kalkışlı, 11 Nisan Perşembe günü ve 14 Nisan Pazar günü Midilli kalkışlı seferler düzenlenecek. Bayram özel seferlerinde hafta sonu fiyat tarifesi geçerli olacak. Yoğun talep olması üzerine ek seferler konulabilecek.
Bilet satışları başladı, gençler yüzde 50 indirimli
2024 yılı bilet fiyatları; cuma hareketli seferlerde (cuma gidiş-pazar dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 euro, gidiş-dönüş 8 euro, 8-18 yaş tek yön 22,5 euro, gidiş-dönüş 34 euro, tam bilet tek yön 45 euro, gidiş-dönüş 68 euro olacak şekilde belirlendi.
Çarşamba hareketli seferlerde bilet ücretleri; (çarşamba gidiş-cuma dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 euro, gidiş-dönüş 8 euro, 8-18 yaş tek yön 20 euro, gidiş-dönüş 30 euro, tam bilet tek yön 40 euro, gidiş-dönüş 60 euro olacak şekilde belirlendi. İzmirlilerin şimdiden tatil planı yaptığı İzmir-Midilli seferlerinin bilet satışlarının başladığı bildirilirken, sefer biletleri online olarak “bilet.izdeniz.com.tr” web sitesi üzerinden satışa çıktı. Sefer biletleri ayrıca, İzmir Limanı’nda yer alan İZDENİZ bilet satış ofisinden ve web sitesinde yer alan yetkili acentelerden alınabiliyor.
İzmir-Midilli seferlerine isteyen yolcular, bilet rezervasyonu sırasında bildirmek şartı ile bisikletleri ile katılabilecek. İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar Yolcu Gemileri, 10’ar adete kadar bisikletli yolcu kabul edebilecek. – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP Efes Selçuk İlçe Örgütü, İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, meclis üyesi adayları, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile çok sayıda partili ve vatandaşlar ile Efes Selçuk’ta bir araya geldi. Tugay, “31 Mart akşamı sizlerin destekleri ve onaylarını aldıktan sonra önümüzdeki 5 yıl için İzmir’in tamamında olduğu gibi Selçuk’ta da tamamen yenilenmiş, biraz daha geliştirilmiş bir belediyecilik anlayışıyla sizlerin hizmetinde olacağız” dedi.
Efes Selçuk’ta CHP İlçe Örgütü, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ı davul zurna eşliğinde meşale ve çiçeklerle karşıladı. Efes Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, meclis üyesi adayları, İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile çok sayıda partili tarafından karşılanan Tugay, bu samimi karşılama için teşekkür etti.
“KENDİSİ İLÇE BELEDİYE BAŞKANIYKEN BİLE EFES SELÇUK’A HİZMETİ OLAN BİR BAŞKANDIR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönem içinde Efes Selçuk Belediyesi’ne destek olduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel, “Beş yıl boyunca bizim asfalt ihtiyacımız oldu. Ama bir şekilde tedarik edemedik. Cemil Başkan’a, “Benim asfalta ihtiyacım var, çünkü yama yapamıyorum” dedim. Kendisi ilçe belediye başkanıyken bile Efes Selçuk’a hizmeti olan bir başkandır ve şu anda büyükşehir belediye başkan adayımız. Dostluğumuz ve arkadaşlığımız baki. Bundan sonraki 5 sene içerisinde de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Efes Selçuk Belediyesi’nin nasıl kardeş kardeş adım atacağını herkes görecek” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü önünde toplanan kalabalığa seslenen Başkan Tugay, “31 Mart akşamı sizlerin destekleri ve onaylarını aldıktan sonra önümüzdeki 5 yıl için İzmir’in tamamında olduğu gibi Selçuk’ta da tamamen yenilenmiş, biraz daha geliştirilmiş bir belediyecilik anlayışıyla sizlerin hizmetinde olacağız. Filiz Başkanım bana ne zaman “Buraya gelmenizi istiyorum” derse koşarak geleceğim” dedi.
BAŞKANLAR BELEVİ PAZARI’NDA
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, işsizliğin geniş kitleleri etkilediğine dikkat çeken Başkan Tugay, “Bunun ülkeye genel olarak getirdiği çok büyük bir psikolojik yük var, aynı zamanda yoksulluk var. Böyle bir dönemde biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak partimizdeki değişim sürecinden sonra yenilenen kadrolarla, yenilenen anlayışla bu konuda daha fazla umut yüklüyüz. Bugün itibariyle önümüzde yerel seçim var. Şu anda insanlarımız kendilerine sahip çıkan siyasetçiler görmek istiyor, insanlarımızın mutsuzluğunu umuda çevirecek siyasetçiler görmek istiyor. Ben ve Filiz kardeşim burada ve İzmir’de Cumhuriyet Halk partisi’nin adayları olarak bize destek olmanızı istiyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü’nün ardından Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel ve Başkan Cemil Tugay Efes Selçuk sokaklarını gezerek vatandaşlardan destek istediler.
Başkan Tugay daha sonra Başkan Ceritoğlu Sengel, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu ve meclis üyesi adayları ile birlikte Cemevi ve İZSU Selçuk Teknik Uygulama Birimi çalışanlarını ziyaret etti.
Başkan Tugay’ın Efes Selçuk programında son durağı Belevi oldu. Başkan Ceritoğlu Sengel ile birlikte Belevi Pazarı’nı gezen Başkan Tugay, vatandaşlardan kendisi ve Başkan Ceritoğlu Sengel için destek istedi.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin deniz turizmini canlandırmak için başlattığı ve Türkiye’ye örnek olan İzmir-Midilli seferleri 3 Mayıs’ta başlıyor. Bu yıl İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar gemileriyle haftada iki olmak üzere 41 sefer düzenlenecek. Ramazan Bayramı’na özel seferlerin konduğu programda bilet satışları başlarken gençler bu yıl da yüzde 50 indirimli seyahat edecek.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZDENİZ (İzmir Deniz İşletmeciliği A.Ş.) tarafından yapılan İzmir-Midilli seferleri, 3 Mayıs’ta başlıyor. Seferler, 2022 yılından beri İzmir ile Ege Adaları arasında kurduğu deniz köprüsünü bu yıl sefer sıklığını artırarak daha da güçlendirecek. Bu yıl Avrupa Birliği Komisyonu tarafından onaylanmasının ardından Türk turistlere Yunan adalarında bir hafta vize uygulamasına istinaden vatandaşların talebini karşılamak için İzmir-Midilli Seferleri Çarşamba ve Cuma kalkışlı olmak üzere haftada iki sefer olarak düzenlenecek. Kapı vizesinin 7 gün için geçerli olacak olması ve yolcunun Midilli Adası’nda daha çok zaman geçirebilmesini sağlamak amacıyla seferler 2 gün süreli şekilde planlandı. Talepler doğrultusunda günübirlik veya bir gün süreli ek seferler de yapılabilecek.
BU YIL İKİ GEMİYLE 41 SEFER YAPILACAK
2024 yaz dönemi seferleri 3 Mayıs 2024’te başlayacak 27 Eylül 2024 tarihinde bitecek. 20 yılı aşkın bir sürede İzmir Limanı’ndan hareket ederek uluslararası sularda ilk bayrak dalgalandıran yolcu gemisi olma özelliğini taşıyan İhsan Alyanak Gemisi’ne bu yıl İZDENİZ’in ikinci yüksek hızlı gemisi Prof. Dr. Aziz Sancar Gemisi eşlik edecek. Bu yıl sefer sayısı yüzde 143 artırılarak sezon boyunca 41 sefer yapılacak. Artan talep doğrultusunda konulacak ek seferlerle bu sayı artabilecek. Seferler, her Çarşamba ve Cuma saat 08.30’da İzmir Alsancak Limanı’ndan gidiş, her Cuma ve Pazar ise saat 17.00’de Midilli Limanı’ndan dönüş şeklinde olacak. Midilli Limanı’ndan İzmir Alsancak Limanı’na uzaklık 64 deniz mili. Hava ve deniz koşullarına bağlı olarak yolculuk 2 saat 30 dakika sürecek.
RAMAZAN BAYRAMI’NA ÖZEL SEFERLER
İZDENİZ, önümüzdeki Ramazan Bayramı’na özel sefer planladı. Yurttaşların tatillerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için 9 Nisan 2024 Salı günü ve 12 Nisan Cuma günü Alsancak kalkışlı, 11 Nisan Perşembe günü ve 14 Nisan Pazar günü Midilli kalkışlı seferler düzenlenecek. Bayram özel seferlerinde hafta sonu fiyat tarifesi geçerli olacak. Yoğun talep olması üzerine ek seferler konabilecek.
BİLET SATIŞLARI BAŞLADI, GENÇLER YÜZDE 50 İNDİRİMLİ
2024 yılı bilet fiyatları, cuma hareketli seferlerde (cuma gidiş-pazar dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 22,5 Euro, gidiş- dönüş 34 Euro, tam bilet tek yön 45 Euro, gidiş -dönüş 68 Euro olacak şekilde belirlendi.
Çarşamba hareketli seferlerde bilet ücretleri ise (çarşamba gidiş-cuma dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 20 Euro, gidiş-dönüş 30 Euro, tam bilet tek yön 40 Euro, gidiş-dönüş 60 Euro olacak şekilde belirlendi. İzmirlilerin şimdiden tatil planı yaptığı İzmir-Midilli seferlerinin bilet satışları başladı. Sefer biletleri online olarak bilet.izdeniz.com.tr web sitesi üzerinden satışa çıktı. Sefer biletleri ayrıca İzmir Limanı’nda yer alan İZDENİZ bilet satış ofisinden ve web sitesinde yer alan yetkili acentelerden alınabiliyor.
BİSİKLETLE SEYAHAT EDİLEBİLECEK
İzmir-Midilli seferlerine isteyen yolcular, bilet rezervasyonu sırasında bildirmek koşulu ile bisikletleri ile katılabilecek. İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar Yolcu Gemileri, 10’ar adete kadar bisikletli yolcu kabul edebilecek.
HEDEF 3 KATI YOLCU
Seferlerin ilk düzenlendiği 2022’de 18 seferde bin 384 bilet satışı olurken 2023 yılında düzenlenen 16 seferde yüzde 80 doluluk oranı yakalanıp 4 bin 262 bilet satışına ulaşıldı. Böylece 2023 yılında yolcu sayısı 3 katına çıkmış oldu. 2022 yılında sefer başı ortalama 76 yolcu taşınırken, 2023 yılında sefer başına ortalama 266 yolcu taşındı. 2024 yılında İZDENİZ, yolcu sayısını yeniden 3 katına çıkarmayı hedefliyor.
TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZDENİZ A.Ş. tarafından 2022 yılında başlatılan İzmir – Midilli Seferleri, İzmir’den Ege Adaları’na denizyolu ile yolcu taşımacılığını artırmak için diğer kurum ve kuruluşlara da öncülük etti. 2023 yılından itibaren fikir alışverişi yapılarak oluşan iş birliği sayesinde İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) Seferihisar ve Kuşadası’ndan Samos Adası’na 2024 yaz sezonunda seferler düzenleyecek.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Menderes’te seçim ofisinin açılışını gerçekleştirdi,, vatandaşlarla buluştu. AKP’li rakibinin seçim afişlerinde partisinin logosunu kullanamadığını belirten Tugay, “Niye kullanmıyorlar? Utanıyorlar. İnsanlarımıza bu yoksulluğu yaşattıkları için utanıyorlar, emeklilerimize bu yokluğu yaşattıkları için, öğrencilerimize okula aç gitme durumunu yaşattıkları için, kadınlarımıza yaptıkları baskılar yüzünden utanıyorlar” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, CHP Menderes İlçe Başkanı Hakan Karakurt, ilçe örgütü ve partililerin eşlik ettiği Cemil Tugay, Menderesliler tarafından coşkuyla karşılandı.
GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Menderes’te düzenledikleri ilk miting olduğunu belirten Tugay, “Nice mitinglerimiz nasip olsun inşallah, çok daha büyük kalabalıklar nasip olsun bizlere” dedi. Kendisine gelincik veren Fatma İçen’i sahneye davet eden Tugay, “Bu gelincikleri kim verdi bana. Sen gel buraya, doya doya sarılamadım sana biraz önce. Annem benim, değerli annem benim” diyerek sarıldı. Yaşlı kadın gördüğü ilgi karşısında gözyaşlarını tutamadı.
“İZMİR’İN KADINLARI GÜÇLÜDÜR”
Eşi Öznur Tugay’ın da kendisine eşlik ettiğini söyleyen Tugay, “Bana diyor ki ‘Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldun senin yanında bir kadın lazım. İzmir’in kadınlarını temsilen benim de orada görünmem lazım’ diyor. İzmir’in kadınları güçlüdür diyor. Her gün gittiğimiz her yerde daha fazla kalabalık daha fazla sevgi daha fazla gülümseyen yüz görüyorum. Ben sizlere kurban olurum. Sizlere elinizdeki o kırmızı beyaz bayrağımıza altı okumuza ve memleketimin güzel insanlarına, hayatım boyunca inandığım güzel insanlara, değerlere, Cumhuriyetimize, kahramanlarımıza ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze, onun değerlerine kurban olurum. Bana ‘biraz fazla sakinsin’ diyorlar. Ben de diyorum ki bu güzel milletin karşısında önce edepli olmayı bilmek, önce kendini bilmek lazım. Aramızda çocukları görüyorum, bilmiyorum bana mı öyle geliyor, her gittiğim mitingde daha fazla çocuk ve genç görüyorum. Ben her çocuğu gördüğümde onlara sarılmak, sevgi göstermek, alnından, yüzünden, gözünden öpmek istiyorum. Onlara demek istiyorum ki merak etme evlat merak etme, İzmir’de de Türkiye’nin dört bir yanında da biz senin geleceğin için mücadele edeceğiz. Ben gerektiği zaman sesimi yükseltmeyi de bilirim” ifadelerini kullandı.
“3 KURUŞ SADAKA VERİR GİBİ”
Çocukken babası ile gittiği eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in mitinginde yaşadıklarını anlatan Tugay, AKP’li rakibinin seçim afişlerinde parti logosunu kullanmamasını da eleştirerek şöyle konuştu:
“Babam beni Ecevit’in mitingine götürmüştü. Orada demiştim ki Allah’ım bu nasıl bir ortam, nasıl bir sevgi, nasıl bir umut. Bugün bu ülkede biz bir şey yaşıyoruz, biraz önce Ednan vekilim bir şey söyledi, dedi ki ‘aday oluyor adamlar kendi partilerinin rengini kullanmıyorlar afişlerinde, kendi partilerinin sembollerini kullanmıyorlar’. Niye kullanmıyorlar? Utanıyorlar. İnsanlarımıza bu yoksulluğu yaşattıkları için utanıyor, emeklilerimize bu yoklukları yaşattıkları için, öğrencilerimize okula aç gitme durumunu yaşattıkları için, kadınlarımıza yaptıkları baskılar yüzünden utanıyorlar. Bu ülkede yaptıkları adaletsizlikler yüzünden utanıyorlar. Çiftçilerimizin hakkını vermedikleri için utanıyorlar. İnsanların aldıkları maaşlar 3 kuruş market alışverişine, kira ödemeye yetmiyor ondan dolayı utanıyorlar. Engellileri de düşünmüyorlar, bu ülkede dezavantajlı, gariban durumdaki insana sadece 3 kuruş sadaka verir gibi yardımlar yaparak, tam 20 milyon insanı sosyal yardıma muhtaç hale getirdiler. Oysa o insanlara iş vermeliydiniz, doğru düzgün emekli maaşı vermeliydiniz, sosyal güvence sağlamalıydınız. Bugün hastanelerimizde doktor yok artık, doktorlar birer birer gidiyor, ülke dışına kaçıyor. Gençlerimiz üniversitelerden derecelerle mezun oluyor ama burada kalmıyorlar, hepsi yurtdışına gidip orada yaşamaya çalışıyor. Bütün bu utanç tablosunun sorumlusu olarak elbette ki afişlerine o ampulü koyamıyorlar.”
“TOMBALADAN BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ”
Cemil Tugay, Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’ın iftira ile görevden alındığını, suçsuz olduğu mahkeme kararıyla belirlense de görevine iade edilmediğini dile getirerek, “Ben de geldim burada o itiraz eylemine. Başkanımızı, Mustafa başkanı iftiralarla haksız yere görevinden aldılar. Daha sonra suçsuz olduğu mahkeme kararıyla belirlendi. Ne yazık ki görevine iade de edilmedi. Biliyorsunuz Menemen’de de benzer bir şeyi yaptılar ve orada tombaladan bir adamı çıkardılar ve başkan vekili olarak senelerce oturttular. Diyorlar ki ‘siz belediye başkanlarını hükümetten seçin hükümete yakın seçin ondan sonra göreceksiniz nasıl para yağdıracağız, nasıl daha fazla hizmet yapacağız’. İnanmamızı bekliyorlar değil mi? Bakın Menemen’de tombaladan bir belediye başkan vekili çıkardılar mı çıkardılar. Sonra Menemen’in milyonlarca metrekare yerini sattırdılar ve o parayı ona buna dağıtıp çar çur ettiler. Bu mu? Bunun için mi siz kendinizden olana belediye başkanlığı istiyorsunuz? İnsanların bu yalana inanacağına mı inanıyorsunuz” dedi.
“508 NUMARALI OTOBÜS HATTI BURAYA GELECEK”
Yurttaşların isteği üzerine 508 numaralı otobüs hattının yeniden Menderes’te hizmet vereceğini dile getiren Cemil Tugay, şöyle devam etti:
“Halk 508’i geri istiyorsa o 508 en kısa zamanda geri gelecek, aktarmalı gitmeyeceksiniz. Değerli kardeşlerim, sevgili Menderesliler, içimizde sevgi ve saygı varsa, insanlarımızın derdine çare bulmak inanın zor değil. Ben onu derhal ve acilen yapacağım. Burada herkesin ortasında söylüyorum, 508 en kısa zamanda geri gelecek. Menderes, Cumaovası, İzmir’imizin en güzel köşelerinden birisi, bir tarım cenneti biliyorsunuz. Denize kıyılarıyla gerçek bir turizm cenneti. Değeri çok yüksek bir yer. İçinizdeki bu heyecana çok mutlu oluyorum. Lütfen böyle konuşmaya, talepte bulunmaya, istemeye devam edin. Biz de size en iyi şekilde hizmet edelim. Biz sizi dinlemekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz, hiç merak etmeyin. Önümüzdeki günlerde Menderes’te yapılan tarımın desteklenmesi için belediye üzerinden tohum olsun, gübre olsun, mazot olsun, su olsun aklınıza gelebilecek her türlü alanda destek vermek için fırsat arayacağım. Tarımı, ticareti, üretimi, turizmi desteklemek için dolayısıyla şehrimizde iş sahalarının, zenginliğin, üretimin, markalaşmanın artması için çok çalışacağım. İzmir kimseye el açmadan muhtaç olmadan Türkiye’nin tüm diğer şehirlerine fark atacak, bu ülkede başka bir şehrin hakkını yemeden, biliyorsunuz İzmir’in hakkını çok yediler, yemeye devam ediyorlar. Biz başka bir şehrin hakkını yemeden büyüyen gelişen insanlarına refah sağlayan, iş sağlayan bir şehir olacağı. Ben İzmir’in gücüne inanıyorum”
Konuşmanın ardından Tugay, Menderes esnafını ziyaret etti; seçim ofisinin açılışını gerçekleştirdi.
]]>
HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMRERA: KERİM UĞUR
İzmir Büyükşehir Belediyesi, temeli 2018’de atılan Fahrettin Altay- Narlıdere Metrosu’nu, binlerce İzmirlinin katıldığı törenle hizmete açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün, pandemiye, afetlere ve ekonomik krize rağmen İzmir aşkıyla birbirine kenetlenen 4 buçuk milyonun günüdür. Bugün “Aşkla İzmir” diyerek, refahı büyütenlerin, gün doğmadan uyananların. Bu şehir için canla başla çalışanların günüdür. Bugün, kur korumalı değil, emek korumalı hizmet anlayışıyla çalıştığımız 5 yılın, taçlandığı gündür” dedi.
Törenin açılışında Narlıdere Belediye başkanı Ali Engin ve Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Narlıdere Metrosu için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür ederek metronun hizmete girmesiyle bölgede trafiğin rahatlayacağını söylediler.
“BU ŞEHİRDE ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA AİT TEK BİR “U” HARFİ YOK”
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, göreve geldiğinde Narlıdere Metrosu’nun yüzde 12 seviyesinde olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu, “İzmir’i bilenler bilir. Bu şehirde Ulaştırma Bakanlığına ait tek bir “U” harfi yok. Onun yerine, kendi metro hattını, sadece kendi imkanlarıyla yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Biz, Türkiye’de son beş yılda raylı sistemlere bütçesinden en büyük oranı ayıran belediyeyiz. Sadece 5 yıllık görev sürem boyunca İzmir’de 952 milyon Euroluk raylı sistem yatırımı yaptık, yani bugünkü rayiçle 31 milyar lira.Peki bu 5 yılda merkezi hükümetin İzmir’e layık gördüğü raylı sistem yatırımı ne kadar biliyor musunuz? Yalnızca ama yalnızca 3 bin lira. Biz o metro Buca’ya gelecek dedik. Getiriyoruz.” dedi.
5 yıllık görev süreci boyunca yaptığı icraatları, adaylık sürecinde vaat ettiği ve gerçekleştirdiği projleri tek tek anlattan Soyer,”5 yıl önce, sec¸im beyannamemizde, 165 projemizi gerçekleştirmeyi vadetmiştim. Bu projeleri yu¨zde 87’lik bir oranda tamamlamıs¸ üzerine bir de 15 proje eklemiş ve bu oranı gerçekleştirmiş tek belediye başkanı olmaktan büyük gurur duyuyorum.5 yılda İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarını çözdük, ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık” ifadelerini kullandı.
“CANLARI SAĞ OLSUN”
Aday gösterilmemesinden dolayı CHP Genel Merkezine sitemde bulunan Soyer, şöyle devam etti:
“Bu şehir, onlarca yıldır parti-devlet anlayışıyla üvey evlat yerine kondu.Yine de hak bildiği yolda, demokrasinin yolunda yürümekten asla vazgeçmedi.İzmir tüm baskılara rağmen, evrensel değerlerin ülkemiz siyasetindeki en güçlü savunucusu olan CHP’ye destek vermeyi sürdürdü. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıktı.İşte bu nedenle CHP ve İzmir arasındaki güçlü ilişki bir tesadüf değildir.Her ikisinin de özünde Anadolu’dan dünyaya uzanan bir uygarlık köprüsü inşa etme gayreti vardır. Fakat ne yazık ki bugün, değişim sloganın altının boşaltılarak, hedefinden koparıldığını ve umutların sönümlendiğini üzülerek görüyoruz.Oysa bir parti-devlete karşı mücadele ediyorsanız veya bir parti sandıktan aldığı gücü suistimal edip devleti ele geçiriyorsa, o umuda çok ihtiyaç vardır ve o umudun tek gerçek öznesi halk olmalıdır.Vatandaşın talepleri tek ve en gerçek yol göstericidir. Göreceksiniz, hep birlikte o umudu yeniden yeşertip, asırlık Cumhuriyet mirasımızı daha ileriye taşıyacağız.Cumhuriyetimizin 100. yaşını, onun devrimlerinin, faziletlerinin kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisinin değerlerini daha da yücelteceğiz. “Başka bir siyaset mümkün” çünkü siyaset yaşamı iyileştirme sanatıdır.Ve o sanat ancak toplumla birlikte yapıldığında hedeflerine ulaşır.Yani Halkla birlikte, halkçı bir dönüşümle.Şunu çok iyi biliyoruz ki hepimiz daha iyisini hak ediyoruz. Bu ülke bu cennet vatan daha iyisini hak ediyor.Yolumuz engebeli, yolumuz uzun ama hedefimiz güzel, o hedefe giden yolculuk güzel. Hep birlikte ileriye, iyiye, doğruya yürümeye devam edeceğiz. Aşığı olduğum bu güzel şehrin, güzel insanları, Elbette bu kadar emeğe partinizden ve yoldaşlarınızdan bir takdir beklersiniz.İzmir CHP il kongresinde kapalı oylamada 522 delegenin 508’inin oyuyla en yüksek örgüt desteğini alana, başarılarıyla uluslararası alanda en yüksek makama getirilene, anketlerde birinci çıkana, bu kadar çabaya, devrim niteliğindeki onlarca esere bir teşekkürü çok görenlere buradan sitem ediyorum.Canları sağolsun”
“BUGÜNE KADARKİ HATTIMIZ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİYDİ BUNDAN SONRA SATHIMIZ, TÜM VATANDIR”
Siyasetin içerisinde olmaya devam edeceğinin işaretini veren Soyer, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:
Bu yoldaki en büyük ödül siz değerli İzmirli hemşerilerimin takdiridir.Bu makamdaki görevim bitse de sizlerin her siyasetçiye bahşetmediğiniz ama beni oturttuğunuz gönül makamı benim için en büyük ödüldür.Tüm kalbimle söylüyorum, bu gurur bana da evlatlarıma da yeter.İzmir’e, bu şehrin 4 buçuk milyon dürüst, namuslu insanına bana bu gururu yaşattıkları için teşekkür ediyorum.Dostlarım,Geçmiş olsun diyenlere asla kulak asmayın. Demokrasi bayrağını taşımanın bedelini ödemeye rıza gösteren herkese Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet devrimlerine en sıkı sahip çıkan şehir olma özelliğini yaşatan ve fakat bu nedenle bedel ödeyen, o bedele rıza gösteren tüm İzmirlilere,Helal olsun! Gelecek olsun! Bu memleket için, İzmir için son nefesime kadar hizmet edeceğim.Bunu, kimsenin ekmeğine yağ sürmeden, bu toprakları rant çetelerine peşkeş çekmeden yapmaya devam edeceğim.Bu ülkede demokrasinin neferi olmayı sürdüreceğim. Bir nefer olarak birlikte başlattığımız tüm projelerin de takipçisi olacağım. Şunu çok iyi bilsinler, bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.Bundan sonra sathımız, tüm vatandır.”
Soyer’in konuşmasının ardından açılış töreninde sanatçı Haluk Levent İzmirlilerle buluştu.
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz.” dedi.
Uraloğlu, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu tarafından Balçova Termal Otel’de organize edilen “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.
Konuşmasında bakanlığın ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi veren Uraloğlu, 2028’e kadar 1780 kilometre daha otoyol yapmayı, yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağını 28 bin kilometreye, 57 olan havalimanı sayısını ise 61’e çıkarmayı planladıklarını belirtti.
Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Hava yolunda ciddi gelişmelerimiz olacak ama demiryolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona göre yapacağız. Her 15 saniyede bir uçak geçiyor ülkemizden. Böyle bir coğrafyadayız ve 173 ülkeyle hava yolları anlaşmamız var. Şu anda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz.
2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede de 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. 8 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Coğrafya haritasını bilmeyen birisine gösterirseniz ‘en kritik yer, en stratejik yer neresidir’ derseniz oranın Türkiye olduğunu size gösterebilir. Böyle kıymetli bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz.”
“Projeler bitme aşamasında”
Uraloğlu, ticaretin genel anlamda doğu-batı ekseninde geliştiğini, son zamanlarda kuzey-güney aksında da çok ciddi gelişmeler olduğuna işaret etti.
Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nu bu gelişmeyi önceden görerek planladıklarını aktaran Uraloğlu, “Bugün bitirmiş olsaydık Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar konuşulmuyor olurdu ve sadece 21 günde bu ulaşımı biz sağlamış olurduk. Projeler bitme aşamasında. Bu sene içerisinde başlayabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz.” diye konuştu.
Ankara-İstanbul arasındaki yeni bir otoyol yapmayı planladıklarını vurgulayan Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu’nu bitireceklerini, devamında da bu yolu Antalya’ya bağlayacaklarını anlattı.
İhalesi yapılan ve proje aşamasında olan yatırımları anlatan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Polatlı’dan itibaren 508 kilometre olduğunu, 2026 sonu ya da 2027 başında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.
İzmir için yeni çevreyolu projesi
Uraloğlu, İzmir’de geçmişte Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, kentin ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri bildiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz. Ama şunu atlamamamız lazım; daha iyisini yapmak için mutlaka mahalli idarelerle, özellikle büyükşehirlerle iş birliği yapmamız lazım. Ekip halinde yürümemiz lazım. O anlamda biz İzmir’e daha iyi hizmet etmeye talibiz.”
Bakan Uraloğlu, İzmir’de yeni çevre yolu projesini de bitirdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Onunla ilgili ÇED süreçleri ve imar planı genel anlamda bitti diyebilirim. Yatırım programıyla, fizibiliteyle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Artık özellikle Karşıyaka, Bayraklı tarafındaki günlük trafik 120 binleri geçti. Belki birazcık daha yukarı Buca’ya doğru giderken o rampaların olduğu kesimde trafik ciddi bir şekilde aksıyor. Bu sene yatırım programına aldırabilirsek bu sene, olmadı önümüzdeki sene mutlaka ona başlamalıyız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyeyim. Yüksek hızlı tren inşallah geliyor. İzmir’deki bu anlamda kavşak projelerinden bahsediyor Hamza Bey. Onlarda nasıl işbirliği yaparız, konuşacağız. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını, 1 Nisan şakasıyla beraber göstermiş olacağız.”
Diğer konuşmacılar
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu, ticaretin ve kültürün merkezi olarak öne çıkmış bir şehir olduğunu söyledi.
İzmir’in sahip olduğu eşsiz potansiyeli en üst düzeye çıkarmak ve şehri daha da yaşanabilir hale getirmenin en büyük arzuları olduğunu bildiren Dağ, ” İzmir’imizin tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini koruyarak, modern belediyecilik anlayışıyla kalkındırmayı hedefliyoruz. İş dünyasıyla olan işbirliğimizi güçlendirerek, İzmir’i bir yatırım cennetine dönüştüreceğiz.” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da taşımacılık sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemini artırdığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin depreme rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösterdiğini vurgulayan Asmalı, şunları kaydetti:
“Yine geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde ki o dönem biliyorsunuz genel seçimlerin de olduğu bir dönemdi, bu performansını sürdürerek yüzde 3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomiler içerisinde pozitif olarak ayrışmıştır. Nihayet yılın 3. çeyreği yüzde 5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi bu dönemde de G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir.” diye konuştu.
İzmir Valisi Süleyman Elban, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz ile MÜSİAD İzmir İl Başkanı Gökhan Temur da toplantıda birer konuşma yaptı.
]]>
İzmir’de, dezavantajlı bölgelerde yaşayan gençlerin meslek sahibi olmaları için hazırlanan baristalık, garsonluk, aşçı yardımcılığı ve kat hizmetleri eğitimine katılanların yüzde 95’i kadın oldu.
İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi işbirliğinde, iş sahibi olmak isteyen ve bunun için mesleki eğitime ihtiyacı olan 18-29 yaş aralığındaki gençlere yönelik çalışma başlatıldı.
Çalışmalar sonunda gençlerin baristalık, garsonluk, aşçı yardımcılığı ve kat hizmetleri eğitimi alması için hazırlanan projeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Birliği de destek verdi.
Hedef kitleye ulaşmak amacıyla dezavantajlı bölgelerde çalışma yapan proje ortakları, mesleki eğitim almak isteyen 95’i kadın 100 gencin başvurusunu kabul etti.
Geçen yıl kasım ayından itibaren eğitim almaya başlayan gençler, Karabağlar’daki İmam Hatipliler ve Mezunlar Derneği’nde oluşturulan mutfaklarda haftanın 5 günü tercih ettikleri mesleklerin inceliklerini öğreniyor.
Gençlere, 6 ay sürecek eğitim sonrası sertifika verilecek, iş sahibi olmaları için farklı sektörlerin temsilcileriyle görüşmeler sağlanacak.
İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği Kurucu Üyesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tolga Şentürk, AA muhabirine, gençlerin hayatına pozitif yönde etki ederek sosyalleşmelerini ve iş hayatına katılmalarını amaçladıklarını söyledi.
Kursiyerlerin eğitimlerden ücretsiz yararlandığını belirten Şentürk, şunları anlattı:
“Gençlerimiz son derece mutlu. İyi planlanmış, hibe destekleriyle altyapısı sağlam bir şekilde kurulmuş mesleki eğitimlerin çok faydalı olduğunu görüyorlar. Sadece uygulamalı eğitimler değil aynı zamanda farklı eğlenceli yöntemleri de içine dahil ederek onlara psikolojik destekler de veriyoruz. Böylece hayata bakışlarının olumlu yönde etkilendiği, zamanlarını mutlu geçirdikleri ve aynı zamanda sosyalleştikleri bir ortam kazanıyorlar.”
Gençlere yapılan yatırımın önemine vurgu yapan Şentürk, şöyle devam etti:
“İzmir’in ekonomik gerçekliğinin üzerine inşa edilmiş bir proje. İzmir, Antalya ile Türkiye’nin en büyük turizm ve gastronomi ekonomisi üreten illerinin başında geliyor. Dolayısıyla muazzam iş açığı var. Bu anlamda turizm ve gastronomi sektöründe uzman personelin yetiştirilmesi çok önemli. Olabildiğince uygulamalı olduğu için gençlerimizin de mesleki hayata hazırlanmaları çok daha profesyonelce oluyor.”
“Belki kendi dükkanımı bu sayede açabilirim”
Baristalık kursuna katılan 28 yaşındaki Çiğdem Deniz Çetin, iş deneyiminin olmadığını, meslek sahibi olmak için kursa katıldığını söyledi.
Kursun kendisi için çok faydalı olduğunu anlatan Çetin, “Baristalık kursunda sıcak ve soğuk kahveler yapıyorum. Aldığım sertifikayla çalışmayı çok istiyorum. Belki kendi dükkanımı bu sayede açabilirim. Bu kurs sayesinde sosyalleştim, yeni ortamlar gördüm. Beni pozitif yönde etkilediğimi düşünüyorum.” diye konuştu.
Aşçı yardımcılığı kursuna katılan 21 yaşındaki Feray Aslan, gençlik merkezinde kursun afişlerini gördüğünü, ardından katılma kararı aldığını aktardı.
Yemek pişirmeyi çok sevdiğini anlatan Aslan, “Bu kurs sayesinde mutfağın önemini anlamış olduk. Kendimi daha da geliştirerek alanımla ilgili bir iş yeri açmayı planlıyorum. Gençler böyle kurslara katılsınlar, çünkü sosyal çevrelerini geliştiriyorlar. Onlara yeni yeni kapılar açılıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnaf ziyareti yaptı. Burada esnafla sohbet ederek hayırlı işler dileyen Işıkhan ve Dağ, esnafın sıkıntısını dinledi. Işıkhan ve Dağ, daha sonra İzmir Valiliğini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı karşılayarak, Mardinli hemşehrileriyle buluştu.
Bir dizi program için İzmir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası buluşmasının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnafı ziyaret etti. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte esnafı ziyaret eden Bakan Işıkhan, tarihi çarşıdaki esnafın sıkıntılarını dinledi. Bakan Işıkhan, daha sonra Balçova’da bulunan bir otelin restoranında Mardinli hemşehrileriyle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Mehmet Sadık Tunç ve 22’inci Dönem Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ve İzmir’de yaşayan Mardinli vatandaşlar katıldı.
“AK Parti, siyasi parti olması ötesinde milletin kendisidir”
Toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, AK Parti’nin siyasi parti olmanın ötesinde bir oluşum olduğunu vurguladı. Vatandaşını seçimden seçime hatırlayan, seçimden seçime çalışan bir siyasi hareket olmadıklarını belirten Işıkhan, “Türkiye’nin son çeyrek asrı, bu durumun en büyük güvencesi oldu. Bugün uzaya ilk astronotunu göndermiş, kendi arabasını, kendi uçağını üreten, gelecek 100 yılı inşa etme iddiası taşıyan güçlü bir Türkiye var. Bugün eğitimden sanata, spora, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar her alanda dünya standartlarının da üzerine çıkmış bir Türkiye var. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en önemli büyükşehirlerini hiç vakit kaybetmeden gerçek belediyecilikle buluşturmalıyız” diye konuştu.
“İzmir, CHP’nin kalesi söylemini kabul etmiyoruz”
“Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir” diyen Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir tarafta Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılını Türkiye yüz yılı yapmaya çalışan bir hizmet anlayışı var. Diğer tarafta ise şahsi hırsları yüzünden daha kendi partisini yönetemeyen, teröristlerle işbirliği yapan, temel atmama törenleriyle övünen; eski Türkiye’nin köhne vesayet artıklarıyla var olmaya gayret eden vizyonsuz bir zihniyet var. Ege’nin incisi İzmir hangisini hak ediyor? Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir. İzmir, Türkiye yüzyılı hedeflerimizin lokomotifi olabilecek merkezlerden birisidir. Burası binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahili yaptığı, kadim bir şehirdir. İzmir sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de incisidir. Ancak ehil ellerde olmadığı için hala tüm potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildir. Önümüzde çok ama çok önemli bir fırsat var. İzmir’in çok genç, çok dinamik AK Parti belediyeciliğine hakim belediye başkan adayları var. Onların enerjisi AK belediyeciliğin vizyonuyla birleştiğinde İzmir’i kimse tutamaz.”
AK Parti adayları için destek isteyen Bakan Işıkhan, “Türkiye’yi emin adımlarla 2023 hedeflerine taşıyan Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İnanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirli ve Mardinli kardeşlerim bu ruhla AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı sandıktan zaferle çıkaracaktır” dedi.
Her mahalleye taziye evi yapılacak
Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, her mahalleye taziye evi kurulacağını söyledi. Dağ, “Hepimiz bu güzel şehri zenginleştirmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmak istiyoruz. Ben yola çıkarken Mardinli hemşehrilerimizin yanımda olduğunu biliyordum. Bu bir siyasetçi için çok iddialı sözdür. Ama ben bunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Çünkü siyasete başladığım ilk günden beri en yakın yol arkadaşım, çalışma arkadaşım, komşuların hep Mardin’den oldu. Mardinli hemşehrilerimizin de kültüründe çok özel yer tutan taziye evlerini her mahalleye kuracağım. Kurulacak alan olmayan mahallelerde ise kahvehanelerle anlaşacağım. Gerekli masrafı belediye, ilçe belediye başkanları ya büyükşehir belediye başkanı olarak biz karışlayacağız” dedi. – İZMİR
]]>
Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı”
“Cumhur İttifakı İzmir’i bir yıldız gibi parlatacak”
Bakan Işıkhan, İzmir’de iş dünyası temsilcileriyle buluştu
İZMİR – İzmir programı kapsamında kentin iş dünyası temsilcileriyle buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve 40 yıldır hiçbir şey değişmediğini bu yüzden değişime ihtiyaç olduğunun mesajını verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de, kentin iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletilirken, Bakan Işıkhan da iş dünyasının taleplerini dinleyerek açıklamalarda bulundu.
“İzmir aşığı biri olarak…”
Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.
“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”
Toplantıdaki açıklamasında İŞKUR başvuru ve işe alım sayıları bilgilerini veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık şimdi daha iyisi yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimize götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmirimizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmirimize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.
“Gayretlerimiz sürecek”
Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.
“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”
İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.
Cumhur İttifakı adaylarına övgüler
Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmirimizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmirimizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ile gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.
“İzmir 40 yıldır aynı”
İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüşü ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik ve yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.
Bakan Işıkhan’dan çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi açıklaması
Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik olarak çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.
Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor
Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.
Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların, işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.
Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”
Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise şu sözlere yer verdi: “Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”
]]>
Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Doktorlarımız gerektiğinde ameliyathanede temizlik yapıyor. Personelimiz sedye taşıyor ya da ilaç, koli almaya gidiyor. Böyle bir karmaşa var. Firmanın gerekli yükümlükleri bir an önce yerine getirmesinde büyük yarar var. Çünkü onların yapmadığı işin yükü tamamen bizim sağlık çalışanlarımıza yüklenmiş oluyor. Sağlık çalışanlarımız gerektiğinde temizlik yapıyor, gerektiğinde hamallık yapıyor. Böyle bir yönetim şekli olamaz” dedi.
Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) İzmir Şubesi, bugün sendika binasında düzenlenen basın açıklamasında, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde yaşanan güvenlik sorununa ve yeterli personel çalıştırılmadığı için hizmet aksamalarının yaşanmasına tepki gösterdi. Birlik Sağlık Sen İzmir Şubesi adına basın açıklamasını yapan Birlik Sağlık-Sen İzmir Şube Başkanı Berna Boran, şunları söyledi:
“İzmir Bayraklı’da açılan şehir hastanesinin en büyük sorunu personel eksikliği olmasına rağmen, Yap-Kirala-İşlet-devret sistemiyle yani Kamu- Özel İş Birliği (KÖİ) modeli ile yapılan şehir hastanesinin yüklenici firması güvenlik, temizlik, taşıma, yemek, sterilizasyon gibi pek çok hizmetin sunucusu olup, yeterli personel çalıştırılmadığı için hizmet aksamalarına sebep olmaktadır.
“YETERLİ GÜVENLİK GÖREVLİSİNİN OLMAMASI, GÜVENLİK KONUSUNDA BÜYÜK ZAFİYETLER GETİRMEKTEDİR”
Önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığı tarafından İzmir Şehir Hastanesi’ne atanması beklenen 1040 civarında hemşire ve 80 civarında atanacak ebeyle birlikte 1500 sayısına ulaşılmaya çalışılan İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde, hastanenin özellikle acil bölümünde yeterli güvenlik görevlisinin olmaması, güvenlik konusunda büyük zafiyetler getirmektedir. Önümüzdeki süreçte hepimizi üzecek sağlıkta şiddet olaylarının olması olasılığı öncelikle hastanede görev yapan sağlık çalışanlarımızı ve bizleri endişelendirmektedir.
Yeterli sayıda yemekhanenin ve yeterli sayıda yemekhane personelinin olmaması da yemek hizmetleri konusunda da pek çok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Personelin yemek sırasında uzun süre beklemesi zaman kaybına sebep olmakta, bazen de görevine dönmek zorunda kalan personelin yemek yemeden görev yerine dönmesiyle aç kalmasını da beraberinde getirmektedir.
Sterilizasyon hizmetlerini de veren yüklenici firma, yeterli sayıda tıbbi malzemenin olmaması ve sterilizasyona gönderilen malzemenin 12 saat gibi uzun sürede steril edilmesi ameliyatların aksamasına ve hastaların mağdur olmasına sebep olmaktadır.”
“DOKTOR AMELİYATHANE TEMİZLİĞİ YAPIYOR”
Hasta taşıma personellerinin eksik olması nedeni ile de hastaların 3-4 saat gibi sürelerde taşıma personeli beklemesinin insani bir durum olmadığını söyleyen Boran, sözlerine şöyle devam etti:
“Yüklenici firmanın sorumluluklarını yerine getirmemesinin faturasını doktorundan hemşiresine, teknisyeninden memuruna tüm çalışanlarımız ödemektedir. Hemşire hasta taşıyor, teknisyen malzeme taşıyor, doktor ameliyathane temizliği yapıyor. Personel eksikliğinde yaşanan sıkıntının temelinde de maalesef sözleşme gereği hastanenin açılışından itibaren 6 aylık sürede ilgili şirketin bir sorumluluğunun olmamasından kaynaklanmaktadır. İlk 6 ayda yeteri kadar personel bulundurması yönünde ki sözleşme, il sağlık müdürlüğü yetkililerimizin de elini kolunu bağlamaktadır. Bu demektir ki 17 ekim 2023 – 17 nisan 2024 arası ilgili şirkete bu konularda hesap soramayacağız. İlgili firma bir an önce sorumluluklarını yerine getirmeli. Çalışanlarımızın da, vatandaşlarımızın da mağduriyetlerinin önüne geçilmelidir.”
‘SAĞLIKTA ŞİDDET’ VURGUSU
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ise sağlıkta şiddet konusuna dikkat çekerek, “İzmir şehir Hastanesi çok büyük bir alana yayılmış durumda. Bundan dolayı 5-6 acil servis yan yana. Bu acil serviste personelimiz diyor ki ‘Biz güvenlik çağırdığımızda güvenlik 4-5 dakikada buraya gelemiyor.’ Bu 4-5 dakikada sağlıkta şiddet olayı zaten olur. Ondan sonra güvenlik gelmese de olur. Hastanede bir polis memuru var. Hastanedeki polis memurunun görevi zaten adli vakaları raporlama. Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın zaten bu konuda iş birliği yapması lazım ama bir türlü yapamadılar. Biz hala beyaz kod, gri kod diye oyalamayla geçmekteyiz. Bu yüklenici firmaya bu altı aylık sürede hesap sorulamıyor. Çünkü; açıldığı tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde yeteri kadar personel bulundurur diyor. Yeteri kadar personel bulundurur deyince Sağlık Müdürlüğü de ‘buraya 100 tane güvenlik koyman lazım’ diyemiyor. Firma ben yeteri kadar personelimi koydum diyor. Bu şekilde bir yönetim şekli var.
“PERSONELİMİZ SEDYE TAŞIYOR”
Bundan dolayı, doktorlarımız gerektiğinde ameliyathanede temizlik yapıyor. Personelimiz sedye taşıyor ya da ilaç, koli almaya gidiyor. Böyle bir karmaşa var. Firmanın gerekli yükümlükleri bir an önce yerine getirmesinde büyük yarar var. Çünkü onların yapmadığı işin yükü tamamen bizim sağlık çalışanlarımıza yüklenmiş oluyor. Sağlık çalışanlarımız gerektiğinde temizlik yapıyor, gerektiğinde hamallık yapıyor. Böyle bir yönetim şekli olamaz.”
]]>
İzmir’de iş adamları ile buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve şehirde 40 yıldır hiçbir şeyin değişmediğinibelirterek, değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletildi.
Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.
“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”
İŞKUR başvuruları ve işe alımları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık, şimdi daha iyisini yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimizi götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmir’imizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmir’imize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.
“Gayretlerimiz sürecek”
Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.
“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”
İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.
Cumhur İttifakı adaylarına övgüler
Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmir’imizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ise gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.
“İzmir 40 yıldır aynı”
İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüş ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik, yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım, altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.
Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.
Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor
Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.
Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.
Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”
Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de şu sözlere yer verdi:
“Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ekonomi Üniversitesi’nde düzenlenen Kampüs İzmir Sohbetleri buluşmasında gençlerle bir araya geldi. Başkan Soyer, “Benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını, insanlarını, tarihini, köklerini, geleceğini. Sevda için makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Platformu Kulübü’nün düzenlediği “Yerel Politikalar Ekseninde Dünden Bugüne İzmir” paneline katılarak gençlerle buluştu. Gençler arasında siyaset bilincini artırma, demokrasiye katkıda bulunma ve toplumda olumlu değişiklikler yaratma amacını taşıyan etkinlikte konuşan Başkan Soyer, 2019-2024 yılları arasında kentin gelişimi hakkında konuştu. Başkan Soyer ayrıca gençleri ilgilendiren konularda bilgi aktarımı yaparken yerel siyaset hakkında gözlemlerini paylaştı. Buluşmada kent geleceği hakkında fikir ve öneriler de gündeme geldi.
SOYER: “O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ”
Siyaset hayatına nasıl atıldığını anlatarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, vicdan ve merhameti keşfederek yoluna devam ettiğini kaydetti. Başkan Soyer, “Bu adaletsiz ve haksız dünya nasıl değişebilir, bunun değişimi için ben ne yapabilirim gibi birçok soru işareti ile başlayan sorgulama dönemi. Sonunda geldiğim nokta herkesin hayatının bir anlamı vardır ya, benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını insanlarını tarihini köklerini geleceğini. Sevda için; makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.
“CHP’DE KALACAĞIM”
Başkan Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak, “CHP’de kalacağım. Çünkü bizim gibi ülkelerde eğer iktidar çok büyük bir güç biriktiriyorsa, o gücü frenleyecek en büyük güç ana muhalefet partisidir. O iktidarın gücünü denetleyecek, kontrol edecek mekanizmaları kurmak lazım. CHP bu ülkenin sigortasıdır. Bu yolculuğa CHP çatısı altında devam edeceğim. Ama ben toplumsal sivil muhalefete çok inanıyorum. Kadın, çevre ve eğitim. Bu 3 başlıkta platformlar, vakıf ve dernekler tüm siyasi partilerin önünde. Bütün hayalim toplumsal sivil muhalefeti, bir toplumsal bileşik muhalefete dönüştürmek. Bu iki aks birbirini destekleyecek. Ben CHP için çalışırken bu çalışmanın o muhalefete de fayda edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
“HER KOŞULDA İZMİR”
Siyasete yerelde devam etmeyi istediğini, yerelin gücüne inandığını belirten Başkan Soyer, “İzmir’den asla vazgeçemem, her koşulda İzmir” şeklinde konuştu. Popülist bir siyasetçi olmadığını ifade eden Başkan Soyer, “Popülist siyaset maalesef bugünün dünyasında, bir de otoriterlikle birleştiği zaman çok tahrip edici oluyor. Sadece rakamlar üzerinden, yani sizin kamuoyunda yarattığınız algı üzerinden, sempati üzerinden değerlendirmeyi eksik bulurum. Bir belediye başkanının, örneğin bilançosundaki yatırım yüzdesi çok önemli bir göstergedir. ya da görevi devraldığındaki borç tutarıyla, görev süresinin sonundaki borç tutarının karşılaştırılması çok önemlidir. Sosyal politikalarda ne yaptığı çok önemlidir, demokrasi için ne tür platformlar yarattığı ve verdiği katkı önemlidir. Sadece anketler üzerinden, kamuoyundaki beğeni düzeyi ölçülerek yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Acaba doğru siyaset yaptığı için mi, popülist siyaset yaptığı için mi böyle? Doğru siyaset için uğraşması gerekmez mi, örneğin CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik ilkeleri üzerinden değerlendirme yaparak, o parametreler çerçevesinde aday belirlemesi güzel olmaz mı?” dedi.
“PROJELERİ YARIM BIRAKIRSANIZ BU ŞEHİR KAYBEDER”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 150 yıllık tarihiyle kendine has bir çalışma kültürü olduğunu ve güçlü bir yapısı bulunduğunu söyleyen Başkan Soyer, hükümetten gerekli desteği alamamalarına rağmen bunu mazeret haline getirmediklerini söyledi. Sürekliliğin önemine vurgu yapan Soyer, “Eğer kurumsal kapasiteyle üretilmiş yola çıkılmış projeleri yarım bırakırsanız bu şehir kaybeder. Hem mali, hem gelecek vizyonu anlamında kaybeder. Bizim yaptığımız başlangıç şehrin gelecek 50 yılını kurtarmaya yönelikti. Devam etmesi lazım” diye konuştu.
“DAHA ERKEN BİTİRECEĞİZ”
Buca Metrosu için çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Soyer, “Buca metrosunun parası cebimizde. Onay, imza hiçbir şey yok. 4 TBM çalışıyor. Olağanüstü hızlı yürüyor. İlk etabı bitirmek için sayaç koyduk Şirinyer’de. Söylediğimiz tarihte, hatta daha erken bitireceğiz” dedi.
“KENDİNİZE GÜVENİN”
Gençlere de tavsiyelerde bulunan Başkan Soyer, “1923 kuşağını ne olur hatırlayın. Sizin yaşlarınızda, çok daha zor koşullarda çok büyük sıkıntılar içinde yaşayan insanlardı. Gözlerini kapatıp koşa koşa ölüme gittiler. Bunu aklınızdan çıkardığınız anda gelecek inşa edemezsiniz. Şunu bilin; Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken onlar sizsiniz. Bu ülkeye demokrasiyi getirecek, yaşanan büyük sefaleti, yoksulluğu bitirecek, özgür düşünceyi geliştirecek sizlersiniz. Neden batıdaki akranlarınız kadar demokrasiyi hak etmiyor olasınız? Hepsinden daha çok hak ediyorsunuz. Arkamızda kadim bir kültür var, çok daha iyisini hak ediyorsunuz. Kendinize güvenin, sevin. Siyasetten asla vazgeçmeyin” diye konuştu.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası’nı (İZTO) ziyaret etti. Tugay başkanlığı döneminde herkesin belediye başkanı olacağını belirterek, “Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olursam siyasi konuları bir kenara bırakacağım. Laiklikten, demokrasiden, insan haklarından asla ödün vermem, CHP’liyim ama bunun dışında şehirle ilgili verilecek tüm kararlarda tüm siyasi iradelerle, şehri temsil eden kurumlarla hepimiz birlikte bir doğruda çabalayarak şehir için en doğru kararı birlikte vermeliyiz” dedi.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay’ı İZTO ziyaretinde İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Mahmut Özgener, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu üyeleri karşıladı. Özgener, ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da eşlik ettiği toplantıda İzmir’in sanayi ve ticaret alanlarının yanı sıra kentin ekonomik ve sosyal alanda kalkınması için yerel yönetimler ile iş birliği konuları ele alındı.
“İZMİR PLANLAMA AJANSI’NI GELİŞTİRECEĞİM”
Belediyelerin yapacağı projelerde işletmeci olmaması gerektiği düşüncesini benimsediğinden bahsederek konuşmasına başlayan Tugay, İzmir Planlama Ajansı’nı geliştireceğini belirterek şöyle dedi:
“Yerel yönetimlerin işletmeci değil destekleyici olması gerektiği kanaatindeyim. Veri toplama, analiz etme, strateji belirleme konusunda İzmir’in bir planlama ajansı olması gerektiğini düşünüyorum. İzmir bu konuda çok yetersiz. İstanbul’da bu konuda çok başarılı işler yapılıyor. İzmir’de de bir planlama ajansı kurup bunu geliştirmek niyetindeyim. Bütün projelerinizde sizi anlayan bilen bir ekiple çalışmanızı istiyorum. Benim buradaki rolüm beraber olacağımız kişi ve kurumları belirlemek, yürünecek yol konusunda destek sunmak ve bu konudaki tecrübeli bilirkişilere güvenle durumu tebliğ etmek olmalı. Benim en büyük rolüm sizleri kritik noktalarda desteklemek olmalı.”
“ZEMİN SORUNU OLAN YERLERDE YAPI STANDARDINI KONUŞMALIYIZ”
Beklenen olası bir deprem halinde İzmir’in yapılaşmasına yönelik plan ve araştırmalarından bahseden Tugay, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Deprem konusunda İzmir için büyük çalışmalar var. Ben de Karşıyaka Belediye Başkanlığım dönemimde araştırma yaparken İzmir raporlarına ulaştım. Fay hattı enteresan bir olay. Fay hattı olmayan bir yerde olası bir depremde yeni kırık oluşuyor. İzmir’in tarihine baktığımızda olan depremler 6,5 ya da 7 civarı en yüksek. Ona güvenerek İzmir daha riskli diyoruz. Bizim zafiyetimiz zeminin bozuk olduğu yerler. Manavkuyu’da çanak etkisi denen yer var. Mesela Karşıyaka’da geçtiğimiz deprem oradan daha kuvvetli hissedildi. Samos Körfezindeki Kuşadası’ndaki 6.9 şiddetinde ama Bayraklıda 5 hissedildi. Fay olsaydı buna tekabül ederdi. Karşıyaka’daki 5.1 daha sarsıcı oldu. Ama Manavkuyu’da tepenin arasında çanak şeklinde olduğu için gelen dalga çarpıp daha kuvvetli bir sarsıntıya neden olup yıkıyor. Yaşanan depremler İzmir’e çok şey öğretti. Fay analizinden ziyade zemin sorunu yerlerde yapı standartlarını, nasıl ve temelden kaç katlı bina yapılacağını konuşmalıyız. Bunları Karşıyaka için konuştuğumuzda inanılmaz bir tedirginlik oldu. Bunu biraz daha bilimsel verilerle sorunu dile getirerek değil çözerek hareket etmeyi amaçlıyorum. Bunlar kesinlikle yerinde bırakılacak sorunlar değildir. Her iki yakada yumuşak zeminli alanlarda ciddi sorunlar olabilir.”
“TAMAMLANMAYAN OPERA BİNASI KONGRE MERKEZİ OLABİLİR”
Tamamlanması beklenen Karşıyaka Opera binası hakkında da konuşan Tugay, opera binası olarak planlanan projenin İzmir’in kongre merkezi haline getirilmesi fikrini şu sözlerle anlattı:
“Opera binası konusu teknik bir konu. Benim ön bilgimle Türkiye’de yapacak firma yok. Yurt dışından hizmet alınca da anormal bir fiyat oluşuyor. Bizim ihtiyacımız olan Opera Binası mı yoksa başka bir şeye evirelim mi konusunu konuşuyoruz. Operadan vazgeçip burayı kongre merkezi haline getirme fikrimiz var. O binanın özel mimarisi korunarak iç tasarımı düzenleyip çalışılarak ki bununla ilgili görüşmeler de yapıldı. Mimarlardan da olumlu cevaplar geldi. Buradan asla sanata ve operaya karşı çıktığım fikri de çıkarılmasın. Kentin yararına bir şey olsun istiyorum. Çevresindeki belediyeye ait iki alanı da kompleks olarak değerlendirip binanın bir parçası gibi planlayıp güzel bir alana çevirelim isteğindeyim. Şehrin kongre merkezi ihtiyacını karşılayacak güzel bir bina olsun istiyorum. Tabii ki bunların hepsini birlikte oturup değerlendirerek tartışmaya açıp hep birlikte değerlendirelim istiyorum.”
“1,5 YILDA 1 BÖLÜ 25 BİNLİK PLANLAMALARI TAMAMLAYACAĞIZ”
Kentsel dönüşüm konusuna da değinen Tugay, Türkiye’nin en yetenekli plancıları ile çalışıldığını belirterek Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde kat sıkıştırma kararıyla dönüşümde ev sahiplerinin mağduriyetinin engellendiğini müjdeledi. İzmir’e yönelik bu gibi sorunların aciliyetinin farkında olduğundan bahseden Tugay, 1 bölü 25000 planlarında büyük eksiklikler olduğunu ve önümüzdeki 1,5 sene içinde tamamını yapacağını belirtti. Tugay sözlerinde ortak akılı yinelerken şu ifadelerle devam etti:
“30, 40, 50 senelik planlar yapacağız. Bu konuyu sizler gibi kurumlarla ortak yapmayı planlıyoruz. Planımız olmazsa yol haritamız da olmaz. Bu eksik İzmir’de devam ediyor. Kiraz’ın ve Beydağ’ın 1 bölü 25 binliği yok. Bu olamaz. Bu eksiği giderince bir şeyler yapmak daha kolay. Nereye yürüyeceğimizi, ne amaçla kullanacağımızı tanımlamış olacağız. Ben bundan korkmuyorum. Cesur davranacağım. Yaptığım kat kaybetmeme projesi tüm İzmir’e örnek oldu. Kimse kat kaybetmeden bina yenileyebildi. Yükseklik sabit kalırken kat yüksekliği azaltıldı. Bu şekilde de fazla at elde edildi. Biz bunun öncülüğünü yaptık bu sebeple mutluyum.”
“EN DOĞRU KARARI BİRLİKTE VERECEĞİZ”
Tugay, seçildiği takdirde siyasi konuları bir kenara bırakacağını vurgulayarak, “Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olursam siyasi konuları bir kenara bırakacağım. Laiklikten, demokrasiden, insan haklarından asla ödün vermem, CHP’liyim ama bunun dışında şehirle ilgili verilecek tüm kararlarda tüm siyasi iradelerle, şehri temsil eden kurumlarla hepimiz birlikte bir doğruda çabalayarak şehir için en doğru kararı birlikte vermeliyiz.”
“BU KENTİN BİR ANAYASASI OLSUN”
Başkan Cemil Tugay, İzmir için gelecek vizyonunun en doğrusunun birlikte karar vermek olduğunun altını çizdi. Tugay konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Burada 9 tane üniversite var. Bir sürü hocamız bilirkişimiz, profesörümüz var. Türkiye ve dünyanın en uzman insanlarını getirelim anlatsınlar. Bu şehrin bir anayasası olsun. O anayasayı yazıp yürüyelim. Örneğin sanayi sitesi nerede olacak? Bu işin bir tanımlamasını, alt yapısını, atık yönetimini hepsini uzmanları ile planlayalım. İzmir’in nereye gittiğini konuşmak lazım. Başıboşluk doğru değil. Örneğin mobilya sektöründe üretimi yoğun, markalaşması düşük bir noktadayız. Tekstil ve tarımda da aynı durum var. Bir şey yapacaksak katma değeri yükseltelim.”
“İNCİRALTI’NDA YEŞİLİ KORUYALIM”
İnciraltı bölgesinin tarım alanı olarak devamının akla mantığa uygun bir süreç olmadığını söyleyen Tugay, “Alanı tam olarak yok edip binaya çevirelim demiyorum. Yeşili koruyalım. Sosyal tesis alanlarını koruyalım. Kamusal alanları nasıl değerlendireceğimizi düşünelim. Bana göre spor tesisi ve kongre merkezi harika olur. En önemlisi bu konuda bilirkişilere danışmak. Ben doktorum, sağlık konularında ciddi farklar yaratacağıma inanıyorum. Ama uzmanlığım olmayan bu konularda bilen kimse ona soracağım. Turizmde, tarımda sanayide bu hep böyle olacak. Bu şehrin gelişimi için ne konuşup karar alacaksak en kısa zamanda yapma taraftarıyım. Belediyelerde bu konuda koordinasyonu sağlayacak bir birim kuracağız. Başına da en bilirkişiyi koyacağız. Bunların hepsi hazır.”
“STATÜKOCU BÜROKRASİ ANLAYIŞI DEĞİŞECEK”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediye yönetimindeki statükocu anlayışın değişeceğini belirterek, şunları söyledi:
“Basmane çukuru, gibi sorunların acil çözümünü sağlamayı planlıyoruz. Konak Pier gibi bir alan marinaya dönüşünce şehrin aurası değişecek. Bir iki örnekten sonra her şeyin düzeleceğine inanıyorum. Bu şehrin aurası değişecek. Kararlı durmamız çok önemli. Bizim yapımızda bir statükocu bürokrasi var. Biz o kararlılığı bugüne kadar gösteremedik. Bu olayın benimle birlikte biteceğine söz veriyorum. Bunu çok net söylüyorum. Bu anlayış değişecek. İzmir Birleşmiş Milletler Dünya Sıralaması’nda 58. sırada. Bizce 20 olmalı. Bu işi 5 sene içinde 58’den kaça çıkaracağımızı hep birlikte görelim. Ben 57 yaşındayım. 5 yıl sonra 62 olacağım. Sonrası ne olur bilemem ama 5 yıl içinde ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Bende hep yapıcılık vardır. Ben kendimi psikolojik olarak buna hazırlıyorum. Sizlerden de umutlu ve heyecanlı bir bekleyiş umuyorum. Şu an yapılan anketlerde 12 puan önde çıkıyoruz. Konu oy almak vermek değil. Bu olayı siyasi tartışmalardan çıkarmak isterim. İzmir’in iyiliği için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Herkesin belediye başkanı olacağım bir iş yapamazsam konuştuklarımızın bir anlamı yok. İstersek sabahtan akşama kadar konuşalım bu anlamsız olur.”
“BENİ DE ALIN O BİRLİKTELİĞE”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Mahmut Özgener, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İzmir’de İZTO, EBSO, İTB, EİB ve İESOB olarak ortak hareket ettiklerini aralarında iş birliği olduğunu vurgulayınca Başkan Tugay da “Beni de ekleyin o birlikteliğe” dedi. Özgener, bundan memnun olacaklarını ifade etti.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Gaziemir İlçe Başkanlığı’nda Gaziemirliler ve partililerle buluştu. Gaziemir Belediye Başkan adayı Ünal Işık ve CHP Gaziemir İlçe Başkanı Kasım Özkan’ın da eşlik ettiği Tugay, “Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz. İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek. Yalanları ile birlikte evine dönecek” dedi.
CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı önünde partililer ve Gaziemirliler ile buluşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Tugay, “Değerli yoldaşlarım, yurttaşlarım, hemşerilerim. Güzel bir yola çıktık. Güzel insanlarla beraberiz. Bu yolda başarısızlığa dair hiçbir şüphemiz yok. Kendimize inancımız asla sarsılmaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Biz Atatürk’ün emanetçileriyiz. Biz altı okun temsilcileriyiz. Biz İzmir’iz. Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.
“BEN CHP’NİN EVLADIYIM”
“İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek, yalanları ile birlikte evine dönecek” diyen Tugay sözlerine şöyle devam etti:
“Az önce telefon eden bir arkadaşım dedi ki; Hamza Dağ gazetecilere beyanat vermiş. ‘Aziz Kocaoğlu ve Alattin Yüksel benim babam gibidir, ben de onların evladı gibiyim’ demiş. Alaattin Yüksel de yaptığı açıklamada ‘O bizim evladımız değil, bizim evladımız Cemil Tugay’dır’ demiş. Değerli kardeşlerim, ben İzmir’in evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladıyım. Ben örgütün evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin adeta nefesinin altında büyüdüm. Ben Atatürk’ün gözlerine bakarak büyüdüm. Biz bu memleketi, İzmir’i onlara bırakır mıyız? Size yemin ederim ki 1 saat uyumadan, belki 1 öğün yemek yemeden, gece gündüz bütün İzmir’i koşabilirim. Bize verilen görevin sorumluluğunu biliyorum. Bana bu görev verildiği, partim beni layık gördüğünden itibaren İzmir’in taşıyım, toprağıyım, bir avuç suyuyum, ağacın dalıyım, artık ben bu şehrin ölene kadar kendini adamış hizmet insanıyım. Hiçbir zaman unutmayacağımız bir gerçek var; çok asil bir emaneti teslim aldık. Bunu alnımızın akıyla sonrakilere teslim edeceğiz. O zamana kadar çocuklarımızın, gençlerimizin, ablalarımızın, abilerimizin, çok değerli kardeşlerimizin hepsinin ayrı ayrı hakkı hukuku bize emanet olacak. Çünkü biz canımız pahasına bunları korumaya devam edeceğiz. Bu şehir, İzmir bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sosyal belediyeciliğin öncü şehirlerinden birisi olacaktır.”
“ASLA ZALİMLERİN ÖNÜNDE EĞİLMEYECEĞİZ”
İzmir’in kalkınma belediyeciliğinin Türkiye’deki öncülerinden birisi olacağını söyleyen Başkan adayı Tugay, “Bundan sonra bu ülkede bu enflasyonu yaratanlar, bu işsizliği yaratanlar bu adaletsizlikleri yaratanlar, insanları yüksek kiralar altında ezdirenler, insanları alışveriş yapamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirenler, şunu görecek; İzmir hiç kimseye el açmadan, kimsenin önünde eğilmeden, kendi gücüyle kendi insanlarıyla büyüyecek, kendi insanlarına sahip çıkacak. Bir zamanlar ‘Tam bağımsız Türkiye’ diye bağıra bağıra can veren insanların yoldaşıyız biz. Tam bağımsız Türkiye diye ipe gidenlerin yoldaşıyız biz kardeşlerim. Onların hakkı üzerimizde, onların mirası bizde. Asla zalimlerin önünde eğilmeyeceğiz. Hiç kimse bu şehre rüşvetler teklif ederek bu güzel şehrin insanlarını alamayacak, onların oylarını alamayacaklar” diye konuştu.
“İZMİR KAYBETMEYECEK”
Başkan Adayı Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Size söz veriyorum; tarımsa tarım, sanayiyse sanayi, girişimcilikse girişimcilik, esnaflıksa esnaflık ne gerekiyorsa ben bu şehrin belediye başkanı olarak bütün İzmirlilerin önünü açacağım. Bütün İzmirlilerin yanında olacağım. Hiç kimse bir başkasına muhtaç olmayacak. Öylesine bir dönem yaşayacağız ki bu şehirde aç kardeşimiz de, okula giderken ihtiyacı karşılanmamış öğrencimiz de olmayacak. Sokakta yatan kimse de kalmayacak. Hepsine Cumhuriyet Halk Partisi adına, altı ok adına, bu vatanı bize kurup armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına sonuna kadar sahip çıkacağız. Bunu hep beraber yapacağız. Ben aslan yürekli büyüklerimize ve bu güzel yürekli gençlerimize, onların içindeki o mücadele isteğine çok inanıyorum. O yüzden o gençlerimizle beraber bu ilkenin kurtuluşuna hep beraber imza atacağız. İzmir kaybetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi asla kaybetmeyecek. Yemin ederim önümüzdeki genel seçimde ülkeyi de onlardan hep beraber alacağız. O yüzden çalışalım, insanlara o sosyal medya hesaplarından satın aldığı medyalardan sürekli yalan söyleyen insanları umutsuz hale getirenlere karşı onlara umudu hep beraber aşılayalım. Bu ülkenin insanlarına dik durmak yakışır, onurlu olmak yakışır, mücadele etmek yakışır.”
]]>
İzmir’de gerçekleştirilen Aday Tanıtım ve Proje Lansman toplantısında İzmirli seçmenlere seslenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde düzenlenen İzmir Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkan Adaylarının yer aldığı Aday Tanıtım ve Proje Lansman Toplantısı’na katıldı.
İYİ Parti Lideri Akşener, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu kadar sevilen, bu kadar sayılan, bu kadar özlenen bir lider dünyada yoktur ve pergelin ucunun konduğu yerdeyiz, İzmir’deyiz. İyi ki varsınız. Ben insan olarak pek çok haksızlığı, pek çok iftirayı, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayret etmişimdir. Çünkü isteyenim. Şahsi olarak kendime bir şey istemiyorum ama bir siyasi parti kurduk. O siyasi partiyi kuran arkadaşlarımız ‘öne geç’ dediler, ben öne geçtim ve milletimize doğru işler yapacağımız, milletimizi bu iki yumruk arasından, bu tahteravalli, kayıkçı siyasetinden kurtaracağımız iddiasıyla yola çıktık. Milletimiz için isteyenim, arkadaşlarımızın adına isteyenim ama kişisel olarak ben isteyen değilim. Milletim adına, milletimden istiyorum. Ne istiyorum? Oy istiyorum. Ne istiyorum? Destek istiyorum. Ne istiyorum? Teveccühünüzü istiyorum. Dolayısıyla hazmetmişimdir, zaman zaman çok zor olsa da yutmuşumdur ama Atatürkümüze, ailesine söylenen hiçbir sözü yutamadım ben!”
“ZÜBEYDE HANIM’IN HAKKINDA BU DÖNEMDE KONUŞULAN ÇİRKİNLİKLERİN HİÇBİRİNİ HAZMEDEMEDİM!”
Atatürk’ün arkadaşı olan Amcası Hasan Tahsin Argun’dan Atatürk ve ailesine dair birçok hatıra dinlediğini de ifade eden Meral Akşener; “Ben Zübeyde annemizin, Zübeyde Hanım’ın hakkında bu dönemde konuşulan çirkinliklerin hiçbirini hazmedemedim. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfrettim. ‘Şerefsiz’ dedim, küfür dediğim o. İsterdim ki Türkiye’de yer yerinden oynasın, oynamadı.” dedi.
“ATATÜRK’ÜN VARİSİ OLANLAR DEM’LENİYOR BUGÜN!”
Atatürk’ün Afet İnan’a anlattığı şehit düşen bir milli mücadele kahramanının hikayesini hatırlatarak sözlerine devam eden Meral Akşener; “Biz bunları doğru anlatamadığımız için Atatürk’ün varisi olanlar DEM’leniyor bugün. Atatürk’ün varisi olanlar bu derece bazı konularda çok geniş düşünceli olamaz. Bir tarafta bu var bir tarafta da anasından başlayarak Atatürk’ün her bir anına, her bir haline iftira atanlar var. ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Seyredemediğim için başıma her şey geldi, gelmesine de razıyım.” şeklinde konuştu.
“YA; ‘İZMİR BENİMDİR KARDEŞİM, CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM.’ DİYEN YA DA ATATÜRK’ÜN BUGÜNKÜ TORUNU SAYABİLECEĞİMİZ İYİ PARTİLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZ ÜMİT ÖZLALE’YE ‘EVET’ DİYECEKSİNİZ.”
Meral Akşener konuşmasına şu sözlerle devam etti; “İzmir bir karar vereceksiniz, 31 Mart’ta bir karar vereceksiniz. Ya; ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım.’ diyen, ondan sonra da canı istediği irtibatları kuran bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun uğruna, onun ilkeleri uğruna, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Partili büyükşehir belediye başkanı adayımız Ümit Özlale’ye ‘evet’ diyeceksiniz. ve ne o tarafla ne bu tarafla olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşan mecburiyetleri ortadan kaldıracak. Türkiye’yi gerçekten zora sokan, çok önemli bir anlayışı değiştireceksiniz. İnşallah kendimi doğru anlatabilirim, inşallah partimin ne istediğini doğru anlatabilirim, siz de doğru olarak İzmirlilere anlatabilirsiniz.”
“ATATÜRK MEÇHULDEN BAŞARILI ÇIKACAĞINA İNANIYORDU. NİYE? ÇÜNKÜ MİLLETİNE GÜVENDİ!”
Henüz Cumhuriyet kurulmadan önce iktisat kongresinin İzmir’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Meral Akşener, İzmirlilerin sadece bunun için bile bir emanete sahip çıkması gerektiğini söyleyerek; “O günden bugüne İzmir’in hiç siz Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen insanlara kötü davrandığını gördünüz mü? Hayır görmezsiniz. İzmir Atatürk’ün şehri olduğu için; aynı zamanda Türkiye’nin her bir köşesinden gelen, burada doğduğu yerde doyduğu yerde İzmir’e katkı sunan kişisine, ailesine herhangi bir yanlış davranış gördünüz mü? Şahit oldunuz mu? Olamazsınız. Şimdi eğer İzmir’de o yıllarda ‘Ne gerek var koş Yunan gelmiş, koskoca İngilizler burada, koskoca Fransızlar burada…’ deyip, onlarla el sıkışılsaydı ne olurdu? O mecburiyeti hissetseydi İzmirli ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık gibi bir sistemin içinde yer alsaydı ne olurdu? O günün şartlarında mantıklısı neydi? Mandayı kabul etmekti. Hiçbir şeyin yok. Ama ne yaptı? Meçhule gitti. Herkesin gözünde meçhule gitti. Samsun’a çıktı, oradan Havza’ya, oradan Amasya’ya, oradan Erzurum’a, oradan Sivas’a ve Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara… Dolayısıyla o meçhulden başarılı çıkacağına inanıyordu. Niye? size güvendi. Milletine güvendi. Milletinin ferasetine, irfanına güvendi.” dedi.
“BİRİNE GÖRE GAVUR İZMİR’SİN, ÖBÜRÜNE GÖRE MECBUR İZMİR’SİN… ‘HADİ ORADAN BE!’ DEMEK DURUMUNDAYIZ!”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Türkiye’nin iki kutuplu siyaset anlayışına sürüklendiğini ifade ederek; “Yahu alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız. Şimdi soru şu, Ümit Özlale seçildi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkan adayı ya da bundan önceki yöneten belediye başkanlarıyla, Ak Parti’nin İstanbul’da, Ankara’da, Kocaeli’de, Sakarya’da belediye başkanlığı yönetiminin ne farkı var? ya tekrar söylüyorum belediye. Sanki Allah Allah nidalarıyla cenge gidiyoruz. Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, Atatürk’e sahip çıkan, demokrasiye inanan, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan, liyakate inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Tam tersine bu istediklerimizin hepsini yapar. Ben kefilim kendisine.” ifadelerini kullandı.
“HER 5 YILDA BİR BELEDİYE SEÇİMLERİ OLUR, BU DEFA SEÇİN ÜMİT’İ!”
Meral Akşener; “Hiç kimseye, hiçbir şeye mecbur değilsiniz. Siz patronsunuz, siz öznesiniz, siz milletsiniz, siz seçmensiniz. Her 5 yılda bir belediye seçimleri olur, bu defa seçin Ümit’i. Beğenmezseniz, yanlış yaparsa değiştirin ama manevi korkularla, maneviyat üzerinden oluşturulmuş korkularla, kamplaşmaya katılırsanız kazandık zannedersiniz ama kazanmamış olursunuz. Merkez ilçelerin arka sokaklarına gidin. İzmirli olarak kabul edilen, İzmirli olarak kendini kabul eden, belli hassasiyetleri yüksek insanlara karşı o hizmetsizliğin nasıl bir nefret oluşturduğunu görürsünüz. Bunu da engellemek için Ümit’i seçmenizi sizden istirham ediyorum.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
]]>
HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR
İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi
İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:
“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.
“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”
İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”
“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”
Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:
“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.
“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”
Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.
İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak. Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.
Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.
Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.
“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”
Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”
İLK 300 GÜN PROJELERİ
ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:
.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.
.İZBAN seferleri arttırılacak.
.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.
. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.
.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.
.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.
.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.
.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.
.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.
. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.
.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.
. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.
]]>
İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, İzmir proje ve aday tanıtım toplantısında projelerini açıkladı. Tanıtım toplantısına katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “İYİ Parti’nin misyonu ‘Sen aday çıkarırsan o kazanır’ cümlesine uymamaktır” dedi.
31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin proje ve aday tanıtım toplantısı için İzmir’e geldi. Toplantıda İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen aday tanıtım ve proje lansmanında konuşan Genel Başkan Akşener, “Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. İzmir’in Ümit’i var” dedi.
“Milletimiz, arkadaşlarımız adına istiyorum”
Milleti iki yumruk arasından kurtaracakları iddiası ile yola çıktıklarını aktaran Akşener, “Ben, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayet etmişimdir. Şahsi olarak bir şey istemiyorum. Milletimiz adına, arkadaşlarımız adına isteyenim ama kendi adıma isteyen değilim. Dolayısıyla hazmetmişimdir, yutmuşumdur. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfür ettim. Fakat Atatürk’ümüze söylenen hiçbir sözü yutamadım ben. Bu yumruk arasındaki sistemden herkes memnun. İzmir Atatürk’ün, Zübeyde Hanım’ın şehridir. Atatürk’e iftira atanlar var ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Bugün İzmir’de bir karar vereceksiniz. Bu karar ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım’ diyen bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale’ye evet diyeceksiniz. Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşacak mecburiyetleri ortadan kaldıracak” diye konuştu.
“İnşallah kendimi, partimin ne istediğini doğru anlatabilirim” diyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burası İktisat Kongresi’nin yapıldığı yer. O günden bugüne İzmir’in Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kişilere kötü davrandığını gördünüz mü? Göremezsiniz. Fransızlar burada, onlar burada diyerek el sıkışılsaydı ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık içerisinde yer alsaydı ne olurdu? O zaman şartlar mandayı kabul etmekti. Fakat ne yaptı? Herkesin gözünde meçhule gitti. Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara. Dolayısıyla o meçhulde başarılı çıkacağına inanıyordu. Çünkü size güvendi. Milletine güvendi. Çok kolay bir el sıkışma. Herkes de bunu yapalım diyordu. Fakat Atatürk reddetti. Milletine güvendi. İYİ Parti’nin misyonu ‘mandayı’ kabul etmemektir. İYİ Parti’nin misyonu sen aday çıkarırsan o kazanır cümlesine uymamaktır.”
Zorluğu bilen adayın seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akşener, “Alt tarafı belediye, alt tarafı bir seçim. Birine göre gavur, birine göre mecbur İzmir’sin. Hadi oradan. Ümit Özlale seçildi. CHP’nin belediye başkanlarıyla, AK Parti’nin diğer illerde belediye başkanlığı yönetiminden ne farkı var? Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Bu istediklerimizin tümünü yapar. Ben mübadil bir ailenin kızıyım. Zorluğu da bilmelisiniz, zorluğu bilen kişiyi de seçmelisiniz. İzmir’in Ümit’i var” şeklinde konuştu.
Projelerini aktardı
Seçildiği taktirde yapacakları projeleri aktaran İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, “Yılık 1 milyar gelir elde edeceğiz. Kadınlarımız gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük hayvan bakım evini Yamanlar’da inşa edecek. Su faturalarını yüzde 35 düşüreceğiz. Toplu ulaşımı 7/24 yapacağız. Dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Mavi Körfez projesiyle; Körfeziyle barışık, körfezini kullanan İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN’ı sıklaştıracağız. Artık sizler ulaşımı sorun olmak halinden çıkaracaksınız. Belediye Hastaneleri kuracağız. Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesi’ne mecbur kalmayacaksınız. Vatandaşlarımız belediye hastanelerinde tedavi olabilecek. İzmir’e yakışmayan otogar var. Bunu yenileyeceğiz” diye konuştu.
Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacaklarını belirten Özlale, “Bu işletmelere Suriyelilerden başlayacağız. Artık denizler taşmayacak. Bostanlı sahildeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir evi su basmayacak. Yaşlı vatandaşlarımız ömürlerinin ikinci baharını temiz yeşil alanlarda geçirecek. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde sınırlama getireceğiz. Kıyı ilçelerde yüzen otopark kuracağız. Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz” cümlelerini aktardı.
“İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak”
“İYİ Parti’ye yakışanı yapacağız” diyerek projeleri nasıl başaracaklarını anlatan Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi gelirimizi oluşturarak bunları başaracağız. 5 yıl içerisinde Merkezi Hükümetten almadığımız bütçenin yüzde 20’sine ikinci 5 yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaşacağız. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Dış fonlardan bütçenin yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Açık hava reklam gelirini de yıllık 1 milyar TL üzerine çıkaracağız. İzmir’imiz şarjlı araçlarla daha sık tanışacak. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. İYİ Parti İzmir’i aldığında 20 yıl içerisinde buradan yüzde 6’sı gecekondu olan şehir göreceksiniz. Belediyeyi rüşvetin merkezi haline getirmeyeceğiz. İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak.”
Öne çıkan proje başlıkları şöyle:
“Alsancak Limanı’nın arkasına inovasyon ve tasarım başkenti projesi, Basmane Çukuru’na girişimcilik ve inovasyon merkezi projesi, İnciraltı botanik parkı ve kongre merkezi, toplu taşıma ve trafik, altyapı, çevre, afet ve kentsel dönüşüm, hayvan hakları, sosyal belediyecilik, engelsiz İzmir, gençlere maddi destek, akıllı belediyecilik, tek masa projesi.”
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in tek tek sahneye çağırdığı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Aliağa Belediye Başkan Adayı Bahadır Gültekin, Balçova Belediye Başkan Adayı Hicran Helezür, Bayındır Belediye Başkan Adayı Kenan Gökçen, Bayraklı Belediye Başkan Adayı Mehmet Erdinç Çobanoğlu, Bergama Belediye Başkan Adayı Nezih Özuyar, Beydağ Belediye Başkan Adayı Yasin Kırmızı, Bornova Belediye Başkan Adayı Uğur Uray, Buca Belediye Başkan Adayı Suat Nezir, Çeşme Belediye Başkan Adayı Havva Evci, Çiğli Belediye Başkan Adayı Özgür Doğan, Dikili Belediye Başkan Adayı Önder Akşengün, Foça Belediye Başkan Adayı Derya Kale Erdemli, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Sedat Dağ, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Gizem Albaş, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Gökhan Uzun, Karaburun Belediye Başkan Adayı Zafer Sevinç, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yılmaz, Kınık Belediye Başkan Adayı Olcay Oral, Kiraz Halil Çokgüler, Konak Belediye Başkan Adayı Huriye Serter, Menderes Belediye Başkan Adayı Ergun Özgün, Menemen Belediye Başkan Adayı Tanzer Sucu, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Feza Genişoğlu, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Güven Kılıç, Seferihisar Belediye Başkan Adayı Erman Çıkar, Selçuk Belediye Başkan Adayı Aslan Sezgin, Tire Belediye Başkan Adayı Salih Atakan Duran, Torbalı Belediye Başkan Adayı Melih Terzioğlu, Urla Belediye Başkan Adayı Ertunç Tezcan.” – İZMİR
]]>
Makine ve üretim sektörlerini bir araya getiren IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Makine endüstrisinin en büyük buluşmalarından IMATECH, sektörün yoğun ilgisiyle yüzde 100’ün üzerinde büyüyerek iki holde toplam 50 bin metrekare alanda düzenleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ destekleriyle düzenlenen IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de törenle kapılarını açtı.
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, İzmir’in fuarlar şehri olmasının tesadüf olmadığını belirtti. Aydın, “İzmir, her zaman hem coğrafi konumu hem de tarihsel kökeni itibari ile sanayi ve ticaretin merkezi olan ve bu anlamda da fuarlar yoluyla dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Arkasına aldığı Ege Bölgesinin zenginliklerini dünyaya açmaya, satmaya ve dağıtmaya çalışan bir bölgenin en büyük şehridir İzmir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylediği gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğunun en batıdaki ve batının en doğusundaki liman şehri İzmir’in dünya ile entegrasyonunu daha da artırmak için fuarcılık faaliyetlerini yürekten desteklemeye devam edecek” dedi.
Özellikle teknoloji fuarlarının; başka pencereler açması, başka fikirleri göz önüne getirmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Aydın, “Bizi başka insanlarla, başka üreticilerle bir araya getiren bu fuarlar, başka kapıların olduğunu, birilerinin özgür düşünce ile bir şeyler üretme çabası içinde olduğunu göstermesi bakımından önemli ve değerlidir. Hepinize, İZFAŞ’a ve iş birliği içinde olan diğer fuarcılık kuruluşlarına bu fuara katkı ve değer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Umarım daha iyi işler üretmeye vesile olup bir adım daha ilerlememizi sağlar ve her yaptığımız çalışma, bizi bir adım daha ileri götürür” şeklinde konuştu.
“İzmir’de yapılması önemli”
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace de, “55 bin çalışanımız ve firmalarımızla, bu fuarı destekliyoruz, bu fuarın olmasını önemsiyoruz. Fuarlar için sürekli İstanbul’a taşınmaktan ziyade burada firmalarla iletişim içinde olmak çok daha önemli. Fuarın önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini düşünüyorum. Bugün stantlarda göreceğimiz endüstriyel teknoloji sistemlerini sizler gibi ben de merakla bekliyor, fuarın sanayimiz ve üreticilerimiz için verimli geçmesini diliyorum” dedi.
“Bosna Hersek ekonomisi için de fırsat”
Bosna Hersek Federasyonu Ticaret Odası Başkanı Mirsad Jasarspahic ise “Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizdeki şirketlere ortak bulmak için kullanılabilecek olağanüstü fırsatlara ve lojistik altyapıya sahip, bölgesel bir ticaret koridorunun kalbinde, stratejik bir konuma sahip. Görevimiz tüm şirketler için iyi bağlantılar sağlamak. Uzun yıllardır ihtisas fuarlarının organizasyonunda mükemmel bir iş birliği içinde olduğumuz İZFAŞ ile iş birliğimizi de vurgulamak isterim. Bugün ben ve 15 kişilik heyet var bu fuarda. Bizim için mükemmel fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin, ekonomisini, yerel akılla güçlü bir şekilde geliştirdiğine ve daha da gelişmesini ve parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayacak yeni teknolojilerin geliştirilmesine yatırım yaptığına şahitlik ediyoruz. Bunun en güzel örneği bugünkü fuardır. Tüm bunları tek bir yerde görme fırsatına sahip olacağımız yer bu fuar. Dolayısıyla bu fuarın Bosna Hersek ekonomisi için mükemmel bir fırsat olduğunu bir kez daha belirtmek gerekiyor” diye konuştu.
130 firma yer alıyor
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Belçika, Çin, Kanada, Polonya ve Tayvan’dan firmalar ile Türkiye’deki temsilciliklerinin de katıldığı fuarda, 130’un üzerinde yerli ve yabancı katılımcı ve bu firmaların 250’den fazla markası, profesyonel ziyaretçilerle buluşuyor. Fuar kapsamında düzenlenen Hosted Buyer programına da Hollanda’dan Mısır’a, İrlanda’dan Bosna Hersek’e, Fransa’dan Rusya’ya birçok ülkeden 100’ün üzerinde profesyonel alıcılar katılıyor. İkili görüşmeleri, Hosted Buyer programı, ortaya çıkaracağı potansiyel ile ticari anlaşmalara imza atılacak fuarda, çok sayıda makinenin satışının da gerçekleştirilmesi, ihracata katkı sunulması bekleniyor. Fuarda, ziyaretçiler; makineler ve sistemlerle ilgili bilgi edinme, yeni ürün, hizmet ve teknolojileri keşfetme, ürün ve hizmetlerin kalitesini karşılaştırma fırsatını bulacak. Fuarda yer alan ürün ve hizmetler, ziyaretçilerin işletmelerinin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmasına da yardımcı olacak. Fuardaki potansiyel ile sektörün büyümesi, uzun vadede kent ekonomisine katkı sunması ve yeni yatırım imkanlarının ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Açılışa ayrıca; Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yücel Kar, odaların ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, sanayiciler ile sektör temsilcileri katıldı. – İZMİR
]]>
CHP lideri Özgür Özel katıldığı televizyon yayınında ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın mal varlığını açıklaması konusunda yöneltilen soruya “Seçilen bütün belediye başkanlarımız, 1 Nisan günü sabahı belediyelerinin girişine mal varlıklarını asacak” cevabını verdi.
“İKİ DÖNEMDİR HATAY’I KAZANAN BİR BAŞKAN VAR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, HalkTV’de İsmail Küçükkaya’nın canlı yayın konuğu. Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde; “Hatay yanlış yapamayacağımız bir yer. Hatay’da sadece siyaset yapmıyoruz. Hatay’ın travmasına anlayış gösteriyoruz. Hatay’ın bir duygusu var, siyaset o duyguları bir yerde yok sayma işi değil o duyguları doğru yönetme işi. Memleketim Manisa’da bir anket yaptık, Hatay’da beş anket yaptık. Her şeyi anketlere bağlamak da doğru değil ama İzmir’e Manisa’ya bir heyet yolladık Hatay’a üç farklı heyet yolladık dördüncüsü de son kalan aday adaylarının hepsini genel merkezde ağırladık ilçe adayları için. Hatay Büyükşehir, Türkiye’de Hatay’ı aşan bir noktaya geldi. Hatay’da biz yüzde 20-30 oy alabiliyorken iki dönemdir Hatay’ı kazanan bir belediye başkanı var. Bizim yaptırdığımız bütün anketlerde CHP’nin gösterebileceği en iyi aday. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum. Düşündük, taşındık, verdiğimiz karar Lütfü Savaş’la devam etme şeklinde oldu. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunarak olmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum.
“HATAY’I AK PARTİ’YE TESLİM ETMEMEK İÇİN YAPTIM”
Hatay’ın kaderi, Hatay’ın muhalif seçmenlerinin elinde. AK Parti’yle CHP kafa kafaya yarışıyor. 10 puan muhalif partilerde oy var, 20’ye yakın da kararsız veya protesto seçmen var. Bu seçmen, seçimin kaderini belirleyecek. Lütfü Savaş’ı aday yapmayayım da Hatay’ı AK Parti mi alsın? Lütfü Savaş kazanıyor seçimi. Hatay’da kazanmak ve Hatay’ı AK Parti’ye teslim etmemek için yaptım.” Şu gerçeği görüyorum; neredeyse yüzde 20’lik kendiliğinden bir destekten mahrum olduğumuz görüyorum. Ancak oy oranında da bir artış bekliyorum, elimizdeki belediyelerin tamamını tutmak ve üstüne yenilerini tutmak istiyoruz. İlk akla gelen Bursa.
“AĞLAYA AĞLAYA AHMET AKIN’I ÇEKTİK”
Geçen seçimde Ahmet Akın adaydı ve kazanmaya gidiyordu. İYİ Parti Balıkesir’i istedi. Ağlaya ağlaya Ahmet Akın’ı çektik ve bir başkası konuldu. Bir başkası istedi ve onu koyduk. Hem seçimi kaybetti hem AK Parti’ye geçti. Çok değer verdiğim, ‘Ablam’ dediğim sevgili Meral Akşener, siyaset ilişkisinin dışında yıllarca hep beraber çalıştık, bir gün şöyle bir söylemişti; Ahmet Akın saygılı bir şekilde duruyordu, bizi göstererek, ‘Bunların hiçbirine bir borcum yok ama sana bir borcum var Ahmet, ben o borcu bir gün öderim’ dedi. Ahmet kazandığı büyükşehiri ağlaya ağlaya bıraktı. Beni geçmişte Balıkesir’e ve genç arkadaşıma bir borcum vardı. Ben gereğini yapıyorum der mi, benim tanıdığım Meral Hanım der. Ben böyle bir şeyi Ahmet ve Balıkesir için bekliyorum. Balıkesir ve Ahmet’le helalleşme zamanı, bence sayın Genel Başkan bunu yapar.”
“GEBZE’DE ERKAN BAŞ’I DESTEKLİYORUZ”
Özgür Özel, Gebze’de Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) adayı Erkan Baş’ı destekleyeceklerini açıklayarak, “TİP’le şöyle bir çalışma yaptık. Onlar bizi kaybettirme riski olan yerlerde aday göstermiyorlar. CHP’nin kafa kafaya çalıştığı yerlerde aday göstermiyorlar. Bir işçi kenti olan Gebze’de, ilçe belediyesinde Erkan Baş genel başkan olarak iddia ortaya koydu, kendisini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İZMİR CHP’NİN AMİRAL GEMİSİ”
“İzmir’de seçimi kaybetme riski var mı?” sorusuna yanıt veren Özel, “Hayır. İzmir, CHP’nin amiral gemisi olan bir yer. İzmir değişim istiyor. İzmir notu en kıt seçmen. Çünkü çok haklılar. Yıllardır partiyi sırtında taşıyor seçmen. İzmir bir değişim istiyordu, biz bunu gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
“MAL VARLIĞINI AÇIKLAYACAK”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mal varlığını açıklamasına ilişkin bir soruya yanıt veren Özel, “Seçilen bütün belediye başkanlarımız, 1 Nisan günü sabahı belediyelerinin girişine mal varlıklarını asacak” ifadelerini kullandı.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Tugay, Türkiye’nin en büyük sivil toplum yerleşkesini İzmir’de kuracaklarını belirterek, “Bundan sonra İzmir’de herhangi bir yurttaşımızın sahipsiz kalmasını, ilgisiz kalmasını kabul etmiyorum. Bu şehirde her kim bana senden bir hizmet bekliyoruz derse, ayağa kalkıp önünde önümü ilikleyip derhal yerine getireceğim, çalışacağım” dedi.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle buluştu. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay’ın da katıldığı toplantıda konuşan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“HOŞGÖRÜMÜZ, GÜÇLÜ YÖNÜMÜZ”
“Az önce şurada bir pelikan yüzüyordu. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada oturduğum zamanlarda kürek kulübünün sabahları çalışmalar yaptığını görürüm. Dönüp baktığınız zaman İzmir’e ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hepimiz kolayca görürüz. Bunu sadece ben görmüyorum, hepimizin gördüğünden eminim. Bu şehir 5 bin yıllık bir şehir, hatta 8 bin yıllık yerleşim yerleri de var. Bu kadar bin yıllar içerisinde de birikmiş bir kültür var. Bizler bu kültürü aslında tam olarak ayrıştırıp da her bir parçası nereden geliyor bilmeden yaşıyoruz. Yani soframızdaki bu zenginlik bile aslında İzmir’in çok kültürlülüğünden gelen bir zenginlik. İzmir’in çok büyük potansiyeli var. İzmir’in sahip olduğu özelliklere sahip olan bu dünyada kaç şehir var bilmiyorum ama belki 10, belki 20 şehir sayarız. Onlardan biri İzmir. Bir kere buranın dünyanın ticaret merkezlerinden biri olması, tarihi olarak böyle bir özelliğinin olması hepimizin hatırlaması ve nedenini düşünmemiz gereken bir kimlik özelliği. İzmir hangi özelliği ile 1800’lü yılların ortalarında Akdeniz’in bütün ticaretinin yüzde 40-50’sinin gerçekleştiği bir yerdi acaba. O günden bugüne eğer biz bu özelliğimiz kaybettiysek, neden dolayı kaybettik. O yıllarda İzmir’de dünyanın bütün bankalarının şubesi, bütün ülkelerinin konsoloslukları vardı. Levanten kültür o zaman İzmir’e yerleşti. Bunlar aslında o günden bu güne halen bizim genlerimize işlemiş şekilde halen taşıdığımız, potansiyel olarak sahip olduğumuz şeyler. Doğası, tarım potansiyeli, ticaret potansiyeli, tarihi, kültürü, turizmi tabi bütün bunların sonunda, en önemlisi de hoşgörüye dayalı bir demokrasi kültürü, yani aslında bir dünya şehri diyebileceğimiz bir şehirdeyiz biz. Başka yerlerde insanlar dışarıdan o şehre göçtüğü zaman yadırganırlar, biraz dışlanırlar, o yabancılık hali epey devam eder. Ama İzmir’e Türkiye’nin hatta dünyanın neresinden insanlar gelirse gelsin hemen kucaklanırlar, bir süre sonra o insanlarımız da İzmir’in o çok güzel mozaiğinin bir parçası olurlar. O da bizim güçlü yönümüz.
“BU ŞEHRİN TRAFİĞİNİ RAHATLATACAĞIZ”
Belediyecilik anlamında ne yapmamız gerektiği belli. Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız. Trafiğinin rahatlaması için nelerin yapılması gerektiğine dair detaylı açıklamayı ben yapacağım size. Ana arterlerde sıkışıyor trafik, buralarda yapılacak pek çok düzenleme var. Akıllı trafik sisteminden tutun, pek çok noktada kavşak düzenlemelerine kadar. Zafer Payzın kavşağında, 3 şerit oradan sağdan soldan birer şerit daha 5 şerit trafik geliyor, tam köprüye 2 şerit olarak çıkıyor. Bu kadar basit. Projeler hazır. Bir an önce bunlar yapılsa, bütün o 2 şeride düşen kavşaklarda genişleme yapılsa, bir sene içerisinde yapılabilecek çalışma bunlar, anında rahatlayacak. Birkaç noktada köprülü kavşak, alt geçit, bunların yapılmaması için bir neden yok, çok büyük maliyetleri olan, altından kalkılamayacak işler değil. Dün akşam arkadaşlarımızla saat 01.00’e kadar sizlere sunacağımız kitabın içeriğini çalıştık. Pek çok çözüm önerimiz var. Örneğin, Halkapınar aktarma istasyonunda insanlarımız sıkıntı yaşıyorlar. Aktarma istasyonlarında sıkıntılar var. Biz aktarma istasyonlarını size görselleriyle göstereceğiz, düzenleyeceğiz, ama bu düzenleme aktarma istasyonlarını aynı zamanda yaşam merkezine çevirecek. Orada oturup çay kahve içecek bir kafeterya da olacak, bir süper market de olacak ki insanlar evine gitmeden önce uğrayıp alışveriş de yapacak. Yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgardan, yağmurdan korunduğunuz, tertemiz, pırıl pırıl bir yaşam alanına dönüşecek aktarma istasyonları. Mesala Mavişehir İZBAN’da insanlar iniyor, Mavişehir’e gelirken tarla gibi bir şeyin içinden geçiyor. Böyle alanları da aynı şekilde düzenleyeceğiz. Bu şekilde dokunacağımız çok yer var. Çok fazla akla gelmeyen, ama çok önem verdiğim bir şey, çünkü insanlarımızın orada sıkıntı yaşadığını biliyorum.”
İZBAN SEFERLERİ SIKLAŞACAK
Ulaşım hizmetlerine de değinen Tugay, “İZBAN’da sefer sayıları yeterli gelmiyor. Neden daha sık sefer sayıları yapılmıyor diye düşünüldüğünde kimse bunun cevabını vermiyor. Ben vereyim cevabını; İZBAN, yüzde 50’si büyükşehir belediyesinin yüzde 50’si de TCDD’ye ait olan bir şirket. Bir sinyalizasyon güncellemesi ihtiyacı var. O olmadan şu anda 12 dakikada bir olan seferler daha sık hale gelemiyor. TCDD’nin sorumluluğunda olan bir konu. Maalesef bu ortaklık şu anda çok sağlıklı şekilde işlemiyor. AK Parti’nin adayı Sayın AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, ‘Sefer sıklığını artıracağız’ diyor. Ben de aynı şeyi diyorum, mutlaka artırmalıyız. Peki bugün neden artırılmıyor dendiğinde cevabı bu. TCDD üzerine düşeni yapmadığı için. Ama ben asla bu ya da benzeri konuları bahane olarak İzmir halkının önüne getirmeyeceğim. Konuşarak mı, anlaşarak mı olur farklı bir yol mu bulunur, bütün sorumluluğu üzerimize alarak mı olur, her ne olacaksa olacak ama o sinyalizasyon güncellemesi yapılacak daha daha sonra sefer sayıları sıklaştıracak. Öyle olduğu zaman bugün o İZBAN’da yaşanan sıkıntılar çok azalacak. Yeni bağlantı yollarının açılması gerekiyor. Bunlar da gerçekten yapılmayacak şeyler değil. Öncelik sırasına göre, hepsini sıralayıp birer birer yapacağız. Bu trafik ve ulaşım ile ilgili size fikir ersin diye söyleyeceğim bir şeydi” ifadelerini kullandı.
“SÜREKLİ ALTYAPI ÇALIŞMASI DEVAM ETMELİ”
İzmir’in altyapı sorunları da olduğunu hatırlatan Tugay, “Bütün şehirlerin aslında altyapı sorunu var. Büyük şehirlerde böyle 4,5 milyonluk bir şehirde altyapı sorunu olmaması mümkün değil. Sürekli ve devamlı bir altyapı çalışmasının yürümesi lazım. Bir yenileme gerekiyor, beraberinde kapasite artırımı gerekiyor. Bununla ilgili zaten şu andaki büyükşehir belediyemiz epey çalışma yaptı, mesafe yaptı, onların bıraktığı yerden mümkünse biraz daha hızlandırarak, nerede arıtma eksikse, nerede kanal kapasitesinin artırılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışma da yapılacak. Yağmur yağıyor hava kötü oluyor, deniz yükseliyor, Alsancak’ta ya da Karşıyaka yelken kulübünün orada deniz taşıyor ve şehri su basıyor. Bununla ilgili yapılacak şey belli. 6 ay gibi bir sürede yapılacak, ondan sonra asla böyle bir problem olmayacak. Bir zamanlar Mavişehir’de bu problem yaşanıyordu, yapılan kıyı seti, ki bunda benim de katkım vardır, orada yaşanan ilk baskında anladım ki deniz durdurulamıyor, deniz yükseliyor ve Mavişehir’in zemini daha aşağıda olduğu için bu baskının önlenmesinin tek yolu denizin önüne set yapılması. Onun gibi düşünüp bir sefer yapıldığında bir daha bu sorun yaşanmayacak” dedi.
25 BİN YENİ KONUT SÖZÜ
İzmir’in toplu konut ve kentsel dönüşüm konusunda çok başarılı bir geçmişi ve kültürü olduğunu ifade eden Tugay, şöyle konuştu:
“Bu dönemde bizim tekrar o eski kararlılıkla benzer projeleri hayata geçirmememiz için hiçbir neden yok. Ege Koop Başkanı Hüseyin bey ile konuşurken sağ olsun o da söylemişti; bu dönem en az 25 bin yeni sosyal konutu belediye işbirliği ile yapmamamız, insanlara makul fiyatlarla bu konutları sunmamamız için hiçbir neden yok. Beraberinde bazı bölgelerde alacağımız revizyon plan kararlarıyla kentsel dönüşümün önünü açmamak, hızlandırmamak için yine elimizi, kolumuzu tutan hiçbir şey yok. Bunlar da yapılır. Fakat şunu bir eleştiri olarak burada söyleyeceğim. ‘Biz hükümetiz kentsel dönüşümde bizden daha fazla iş hiç kimse yapamaz’ diyenlere, Karabağlar’da 540 hektarlık alanda 12 yıldır bakanlığın yetkisinde olduğu halde 1 metre mesafe alınmayan, en ufacık bir iş yapılmayan alanı neden yapmadıklarını sormak lazım. Siz 12 yıldır Karabağlar’da 540 hektarlık alanda yanlış hatırlamıyorsam 30 bin konut yapmanız gerekirken bir oda bile yapmamışken İzmir’e nasıl oluyor da kentsel dönüşüm konusunda büyük vaatlerde bulunuyorsunuz, ben anlayamıyorum. Önce bir Karabağlar’ı çözün. Yetki bakanlıkta, ama bir metre iş yapamadılar. O yüzden bence İzmir’in kendi kentsel dönüşüm, toplu konut kültürü çerçevesinde herhangi birine rant sağlamadan, yandaşlara özel fırsatlar sunmadan, sadece ve sadece halkın çıkarını düşündüğümüz modellerle, belediye de her anlamda üzerine düşeni yaparak uygun fiyatla alan sağlayacak, altyapısını, ulaşımını sağlayacak. Daha önce İzmir’in belediyelerinin defalarca yaptığı gibi bu dönemde de insanlarımıza yeni konutlar yapabiliriz, kentsel dönüşüm konusunda da üzerimize düşeni yapabiliriz. Bunlar zannediyorum biraz fikir vermiştir.”
“ÇÖPÜ YAKMA TESİSİ İLE YOK EDECEĞİZ”
Harmandalı’na çöp dökmek istemediklerini belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün dünyanın yaptığını yapacağız, bu çöpü yakarak yok edeceğiz. Bir yakma tesisi ile bu çöpü yok edeceğiz. Türkiye’de başarılı örnekleri var, dünyanın uluslararası finans kuruluşları bu konuda bizlere kaynak sağlamaya hazır. Çünkü zaten o yakmayla elde ettiğiniz elektrik aynı zamanda kendi maliyetini karşılıyor. Böyle bir avantajı var. Dolayısıyla çözüm yolu belli. En hızlı şekilde böyle bir tesis kurarak çöp konusunu da halledeceğiz. Bir sürü şeyi burada anlattım. Ama şunu söyleyeyim ben doktorum, ben bilim insanıyım. Ben bilime inanırım. Eğer bize bu işleri bilenler, bilgi, tecrübe sahibi olanlar, bilim insanları yol gösteriyorsa ki bu İzmir’de bu var, Türkiye’de bu var. ya da bilginin olduğu her neresiyse biz oraya gidebiliyorsak, yakında bazı yurt dışı ziyaretleri yapmayı planlıyorum, şimdiden İzmir adına bazı sözler almayı planlıyorum. Bunu yapabilirsek eğer ondan sonra önümüzde çözülmeyecek hiçbir şey yok. Boş vaatlerde bulunan insanlara da bizim açıkçası ihtiyacımız yok. Ben İzmir’in ve İzmirlilerin kendine güvenmesini rica ediyorum. Ben İzmirli olmaktan, bu şehrin bir parçası olmaktan çok büyük gurur duyuyorum. Allah’a binlerce şükrolsun ki bana böyle bir olanağı tanıdı ve bu şehre hizmet için bir fırsat yarattı, eğer İzmir halkı takdir eder beni bu göreve getirirse, layık görürse şunu iddia ediyorum ben size Türkiye’nin belki dünyanın en başarılı belediyeciliklerinden birini yaşayacağız beraber. Gönlüyle, inancıyla, yaşam şekliyle kendini her şeyiyle İzmir’e vakfetmiş, İzmir’e adamış bir belediye başkanı olarak ben çalışacağım. Ben bu şehirde yaşayan herkese ayrı ayrı sevgi duyuyorum. Hiç kimseyi ne siyasi düşüncesine, ne etnik kökenine, ne inancına, dinine, mezhebine göre asla ve asla ayırmayacağım, namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. Biz bu şehirde bugüne kadar dostluk, kardeşlik, dayanışma içersinde, iyi günümüzde birbirimizin, olarak, kötü günümüzde de birbirimize sahip çıkarak yaşadık. Bundan sonra İzmir’in herhangi bir arka mahallesi olmasını kabul etmiyorum. Bundan sonra İzmir’de herhangi bir yurttaşımızın sahipsiz kalmasını, ilgisiz kalmasını kabul etmiyorum. Bu şehirde her kim bana senden bir hizmet bekliyoruz derse, ayağa kalkıp önünde önümü ilikleyip derhal yerine getireceğim, çalışacağım. ve ben saygıyla, sevgiyle bu görevimi yerine getireceğim. Beni bu günler için yetiştirdi bu şehir, bu millet. Öğretmenlerim, dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim, benim annem benden İzmir’e çok iyi bir belediye başkanı olmamı istiyor. Beni doğuran yetiştiren büyüten insan benden bunu istedikten sonra İzmir’e kurban olurum ben. O yüzden inanıyorum ki mahçup olmayacağız, sizlerin katılımı ile beraber, hep beraber.”
“STK’LAR GÜÇ VERİYOR”
Siyasi partilerden sonra Türkiye’yi en güçlü yapan unsurun sivil toplum kuruluşları olduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “Sivil toplum kuruluşlarının şöyle bir asaleti var, kimseyi kimseden ayırt etmeden herkesi kucaklayan kapsayan bir yapıyla, derneğin konusu neyse o alanda çalışıyorlar. Ne kadar güçlü STK olursa ve ne kadar iş birliği içerisinde olursak şehrimizin sorunlarını o kadar hızlı çözebileceğimizi biliyorum. Karşıyaka’da zaten bunun bir örneğini ortaya koyduk, olumlu cevap verdik, isteklerini gücümüz yettiğince yerine getirdik. Bir de sivil toplum yerleşkesi oluşturduk, ofis verdik ortak kullanım alanları sağladık, çalışmalarına destek olduk. Orayı kullananlar biliyorlar, özgürce hiçbir şekilde rahatsız edilmeden, onlara hiçbir yük yüklenmeden çalışmalarını gerçekleştiriyorlar. Benim gurur duyduğum işlerden biriydi. İzmir’de bu kadar sizler gibi her biri birbirinden değerli sivil toplum örgütleri varken, onların Mehmet Aydoğan gibi çok değerli önderleri varken, bizlere düşen görev sizlere daha fazla destek olmak adına, yükünüzü hafifletecek, bir araya getirecek, ortak organizasyonlar yapmanızı kolaylaştıracak bu tür merkezler oluşturmaktır. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü yerleşkesini en kısa zamanda İzmir’de gerçekleştireceğim. Diyelim 500 diyelim 1000 derneğin bir arada olduğu yerleşkeyi birlikte kuracağız. Orada yapılan çalışmalar, önce İzmir’e ve inanıyorum ki Türkiye’ye o kadar güzel ışık saçacak ki herkes en kısa zamanda bunu yapmak isteyecek. Ben sivil topluma aşık bir insanım.”
Meclis üye adayı olarak gösterilmeyen Mehmet Aydoğan’nın üzüntüsünü bildiğini belirten Tugay, “Meclis üyeleri ile ilgili çözüm üretmeye çalışacağız. Eğer yapamazsak o yine bizim başımızın tacı. Büyükşehir Belediyesi’nde yine kendi uzmanlık alanında sivil toplum örgütleri alanındaki çalışmalarımızda ondan yardım isteyeceğim, beraber çalışmayı teklif edeceğim o da kabul ederse birlikte olacağız” dedi.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan, “Demokrasilerin olmazsa olmazları siyasi partiler ve arkasından gelen sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz yıllarca arkadaş, kardeşçe memleket, mezhep ayırmadan birlikte yürüdük. Katılımınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
]]>
Ramazan Bayramı’nda, tatil beldelerindeki yoğunluk devam ediyor.
Büyükşehirlerden kaçan tatilciler Akdeniz ve Ege’deki tatil beldelerine akın etti.
Tatil beldelerinde yoğunluk
Turizmin merkezi İzmir ve Muğla’da güneşli havayı değerlendirmek isteyenler, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sahillerde yoğunluk oluşturdu.
Bodrum
Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum’da Ramazan Bayramı’nın 3’üncü gününde tatilcilerin yoğunluğu sürüyor.
Kentte hava sıcaklığı 27 derece, deniz suyu sıcaklığı ise 20 derece olarak ölçülüyor.
Plajlar doldu
Kumbahçe Paşatarlası Plajı başta olmak üzere Gümbet, Bitez, Ortakent, Turgutreis, Gümüşlük, Yalıkavak gibi noktalarda plajlar tatilcilerle doldu.
Bayram tatilinde Bodrum’u tercih eden tatilcilerin bazıları denize girerek serinleyip, kumsalda güneşlenirken, bazıları da manzaranın keyfini çıkararak yürüyüş yapmayı tercih etti.
“Esnafımız ve otellerimiz sezona güzel başladı”
Bayram kapsamında sezona iyi başlanıldığını ifade eden Otelciler Derneği Başkan Yardımcısı Alişir Şahin açıklamalarında şunları söyledi:
Havaların da iyi gitmesiyle beraber bu durum biz turizmcilerde heyecan yarattı. Açık olan Gaziantep Akkent Escort oteller genel anlamda yüzde 90 doluluğa ulaştı. Son dakika rezervasyonları aldığımız için Bodrum olarak hazırdık. Şu ana kadar otellerimizde sıkıntı yaşanmadı. Herkes mutlu bir şekilde tatillerini yapıp bu hafta sonu itibariyle gelmiş oldukları şehirlere dönmüş olacaklar. Kentimizdeki tüm kafe, restoran ve barlarımız da doldu. Bu da esnaflarımıza can simidi oldu. Sezon başlangıcı olarak bir heyecan olmuş oldu. Esnafımız ve otellerimiz güzel bir sezona başlamış oldu.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada Türkiye’nin en büyük sivil toplum yerleşkesini İzmir’de kuracaklarını söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay’ın da katıldığı toplantıda konuşan Dr. Cemil Tugay, “İzmir’imizin çok değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri başta Mehmet Aydoğan olmak üzere hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu buluşmayla günümüzü güzel kıldınız. Burada bir arada olmak birliktelik içinde görmek hepimize umut veriyor” dedi.
“Hoşgörümüz, güçlü yönümüz”
Buluşmada açıklama yapan Cemil Tugay, “Demin şurada bir pelikan yüzüyordu. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada oturduğum zamanlarda kürek kulübünün sabahları çalışmalar yaptığını görürüm. Dönüp baktığınız zaman İzmir’e ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hepimiz kolayca görürüz. Bunu sadece ben görmüyorum hepimizin gördüğünden eminim. Bu şehir 5 bin yıllık bir şehir, hatta 8 bin yıllık yerleşim yerleri de var. Bu kadar bin yıllar içerisinde de birikmiş bir kültür var. Bizler bu kültürü aslında tam olarak ayrıştırıp da her bir parçası nereden geliyor bilmeden yaşıyoruz. Yani soframızdaki bu zenginlik bile aslında İzmir’in çok kültürlülüğünden gelen bir zenginlik. İzmir’in çok büyük potansiyeli var. İzmir’in sahip olduğu özelliklere sahip olan bu dünyada kaç şehir var bilmiyorum ama belki 10, belki 20 şehir sayarız. Onlardan biri İzmir. Bir kere buranın dünyanın ticaret merkezlerinden biri olması, tarihi olarak böyle bir özelliğinin olması hepimizin hatırlaması ve nedenini düşünmemiz gereken bir kimlik özelliği. İzmir hangi özelliği ile 1800’lü yılların ortalarında Akdeniz’in bütün ticaretinin yüzde 40-50’sinin gerçekleştiği bir yerdi acaba. O günden bugüne eğer biz bu özelliğimiz kaybettiysek, neden dolayı kaybettik. O yıllarda İzmir’de dünyanın bütün bankalarının şubesi, bütün ülkelerinin konsoloslukları vardı. Levanten kültür o zaman İzmir’e yerleşti. Bunlar aslında o günden bu güne halen bizim genlerimize işlemiş şekilde halen taşıdığımız, potansiyel olarak sahip olduğumuz şeyler. Doğası, tarım potansiyeli, ticaret potansiyeli, tarihi, kültürü, turizmi tabi bütün bunların sonunda, en önemlisi de hoşgörüye dayalı bir demokrasi kültürü, yani aslında bir dünya şehri diyebileceğimiz bir şehirdeyiz biz. Başka yerlerde insanlar dışarıdan o şehre göçtüğü zaman yadırganırlar, biraz dışlanırlar, o yabancılık hali epey devam eder. Ama İzmir’e Türkiye’nin hatta dünyanın neresinden insanlar gelirse gelsin hemen kucaklanırlar, bir süre sonra o insanlarımız da İzmir’in o çok güzel mozaiğinin bir parçası olurlar. O da bizim güçlü yönümüz” sözlerine yer verdi.
“Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız”
Bu dönemin belediyecilik yapılacağı bir dönem olacağını belirten Tugay, “Belediyecilik anlamında ne yapmamız gerektiği belli. Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız. Trafiğinin rahatlaması için nelerin yapılması gerektiğine dair detaylı açıklamayı ben yapacağım size. Ana arterlerde sıkışıyor trafik, buralarda yapılacak pek çok düzenleme var. Akıllı trafik sisteminden tutun, pek çok noktada kavşak düzenlemelerine kadar. Zafer Payzın kavşağında, 3 şerit oradan sağdan soldan birer şerit daha 5 şerit trafik geliyor, tam köprüye 2 şerit olarak çıkıyor. Bu kadar basit. Projeler hazır. Bir an önce bunlar yapılsa, bütün o 2 şeride düşen kavşaklarda genişleme yapılsa, bir sene içerisinde yapılabilecek çalışma bunlar, anında rahatlayacak. Birkaç noktada köprülü kavşak, alt geçit, bunların yapılmaması için bir neden yok, çok büyük maliyetleri olan, altından kalkılamayacak işler değil. Dün akşam arkadaşlarımızla saat 01.00’e kadar sizlere sunacağımız kitabın içeriğini çalıştık. Pek çok çözüm önerimiz var. Örneğin, Halkapınar aktarma istasyonunda insanlarımız sıkıntı yaşıyorlar. Aktarma istasyonlarında sıkıntılar var. Biz aktarma istasyonlarını size görselleriyle göstereceğiz, düzenleyeceğiz, ama bu düzenleme aktarma istasyonlarını aynı zamanda yaşam merkezine çevirecek. Orada oturup çay kahve içecek bir kafeterya da olacak, bir süper market de olacak ki insanlar evine gitmeden önce uğrayıp alışveriş de yapacak. Yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgardan, yağmurdan korunduğunuz, tertemiz, pırıl pırıl bir yaşam alanına dönüşecek aktarma istasyonları. Mesela Mavişehir İZBAN’da insanlar iniyor, Mavişehir’e gelirken tarla gibi bir şeyin içinden geçiyor. Böyle alanları da aynı şekilde düzenleyeceğiz. Bu şekilde dokunacağımız çok yer var. Çok fazla akla gelmeyen, ama çok önem verdiğim bir şey, çünkü insanlarımızın orada sıkıntı yaşadığını biliyorum” dedi.
İZBAN seferleri sıklaşacak
Ulaşım hizmetlerine de değinen Tugay, “İZBAN’da sefer sayıları yeterli gelmiyor. Neden daha sık sefer sayıları yapılmıyor diye düşünüldüğünde kimse bunun cevabını vermiyor. Ben vereyim cevabını; İZBAN, yüzde 50’si büyükşehir belediyesinin yüzde 50’si de TCDD’ye ait olan bir şirket. Bir sinyalizasyon güncellemesi ihtiyacı var. O olmadan şu anda 12 dakikada bir olan seferler daha sık hale gelemiyor. TCDD’nin sorumluluğunda olan bir konu. Maalesef bu ortaklık şu anda çok sağlıklı şekilde işlemiyor. AK Parti’nin adayı sayın AK Parti genel başkan yardımcısı sefer sıklığını artıracağız diyor. Ben de aynı şeyi diyorum, mutlaka artırmalıyız. Peki bugün neden artırılmıyor dendiğinde cevabı bu. TCDD üzerine düşeni yapmadığı için. Ama ben asla bu ya da benzeri konuları bahane olarak İzmir halkının önüne getirmeyeceğim. Konuşarak mı, anlaşarak mı olur farklı bir yol mu bulunur, bütün sorumluluğu üzerimize alarak mı olur, her ne olacaksa olacak ama o sinyalizasyon güncellemesi yapılacak daha daha sonra sefer sayıları sıklaştıracak. Öyle olduğu zaman bugün o İZBAN’da yaşanan sıkıntılar çok azalacak” ifadelerini kullandı.
“Sürekli altyapı çalışması devam etmeli”
İzmir’in altyapı sorunları da olduğunu hatırlatan Tugay, “Bütün şehirlerin aslında altyapı sorunu var. Büyük şehirlerde böyle 4,5 milyonluk bir şehirde altyapı sorunu olmaması mümkün değil. Sürekli ve devamlı bir altyapı çalışmasının yürümesi lazım. Bir yenileme gerekiyor, beraberinde kapasite artırımı gerekiyor. Bununla ilgili zaten şu andaki büyükşehir belediyemiz epey çalışma yaptı, mesafe yaptı, onların bıraktığı yerden mümkünse biraz daha hızlandırarak, nerede arıtma eksikse, nerede kanal kapasitesinin artırılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışma da yapılacak. Yağmur yağıyor hava kötü oluyor, deniz yükseliyor, Alsancak’ta ya da Karşıyaka yelken kulübünün orada deniz taşıyor ve şehri su basıyor. Bununla ilgili yapılacak şey belli. 6 ay gibi bir sürede yapılacak, ondan sonra asla böyle bir problem olmayacak. Bir zamanlar Mavişehir’de bu problem yaşanıyordu, yapılan kıyı seti, ki bunda benim de katkım vardır, orada yaşanan ilk baskında anladım ki deniz durdurulamıyor, deniz yükseliyor ve Mavişehir’in zemini daha aşağıda olduğu için bu baskının önlenmesinin tek yolu denizin önüne set yapılması. Onun gibi düşünüp bir sefer yapıldığında bir daha bu sorun yaşanmayacak” dedi.
25 bin yeni konut
İzmir’in toplu konut ve kentsel dönüşüm konusunda çok başarılı bir geçmişi ve kültürü olduğunu ifade eden Tugay, şöyle konuştu: “Bu dönemde bizim tekrar o eski kararlılıkla benzer projeleri hayata geçirmememiz için hiçbir neden yok. Ege Koop Başkanı Hüseyin bey ile konuşurken sağ olsun o da söylemişti; bu dönem en az 25 bin yeni sosyal konutu belediye işbirliği ile yapmamamız, insanlara makul fiyatlarla bu konutları sunmamamız için hiçbir neden yok. Beraberinde bazı bölgelerde alacağımız revizyon plan kararlarıyla kentsel dönüşümün önünü açmamak, hızlandırmamak için yine elimizi, kolumuzu tutan hiçbir şey yok. Bunlar da yapılır. İzmir’in kendi kentsel dönüşüm, toplu konut kültürü çerçevesinde herhangi birine rant sağlamadan, yandaşlara özel fırsatlar sunmadan, sadece ve sadece halkın çıkarını düşündüğümüz modellerle, belediye de her anlamda üzerine düşeni yaparak uygun fiyatla alan sağlayacak, altyapısını, ulaşımını sağlayacak. Daha önce İzmir’in belediyelerinin defalarca yaptığı gibi bu dönemde de insanlarımıza yeni konutlar yapabiliriz, kentsel dönüşüm konusunda da üzerimize düşeni yapabiliriz. Bunlar zannediyorum biraz fikir vermiştir.”
“Çöpü, yakma tesisi ile halledeceğiz”
“Harmandalı’na çöp dökmek istemiyoruz” diyen Tugay, “Bütün dünyanın yaptığını yapacağız, bu çöpü yakarak yok edeceğiz. Bir yakma tesisi ile bu çöpü yok edeceğiz. Türkiye’de başarılı örnekleri var, dünyanın uluslararası finans kuruluşları bu konuda bizlere kaynak sağlamaya hazır. Çünkü zaten o yakmayla elde ettiğiniz elektrik aynı zamanda kendi maliyetini karşılıyor. Böyle bir avantajı var. Dolayısıyla çözüm yolu belli. En hızlı şekilde böyle bir tesis kurarak çöp konusunu da halledeceğiz. Bir sürü şeyi burada anlattım. Ama şunu söyleyeyim ben doktorum, ben bilim insanıyım. Ben bilime inanırım. Eğer bize bu işleri bilenler, bilgi, tecrübe sahibi olanlar, bilim insanları yol gösteriyorsa ki bu İzmir’de bu var, Türkiye’de bu var. ya da bilginin olduğu her neresiyse biz oraya gidebiliyorsak, yakında bazı yurtdışı ziyaretleri yapmayı planlıyorum, şimdiden İzmir adına bazı sözler almayı planlıyorum. Bunu yapabilirsek eğer ondan sonra önümüzde çözülmeyecek hiçbir şey yok” açıklamasında bulundu.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan ise, “Demokrasilerin olmazsa olmazları siyasi partiler ve arkasından gelen sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz yıllarca arkadaş, kardeşçe memleket, mezhep ayırmadan birlikte yürüdük. Katılımınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu. – İZMİR
]]>
İzmir Gazeteciler Cemiyeti 2023 Süleyman Alasya Basın Ligi kupa töreni yapıldı. Törene katılan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, “Medyanın yaşadığı zorluklar ve baskılar ortadayken İzmirli gazetecilerin kaynaşması, motivasyonu ve spora teşvik edilmesi için bu ligin düzenlenmesini çok önemsiyorum. Böyle zor günlerde mesleki dayanışmayı artırmak, inanç birlikteliği yaratmak gerekiyor” dedi.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti 2023 Süleyman Alasya Basın Ligi kupa töreni bugün KSK Fan Zone’da gerçekleştirildi. Törene CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, İGC yönetim kurulu üyeleri, TSYD İzmir Şube Başkanı Bahri Okumuş, turnuvaya katılan basın mensupları, medya kuruluşlarının temsilcileri ve İGC üyeleri katıldı.
Dostluk ve dayanışma içinde geçen turnuvanın ödül töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, “İzmir Gazeteciler Cemiyeti Basın Ligi 2023 Süleyman Alasya Sezonu Kupa Töreni’nde bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Medyanın yaşadığı zorluklar ve baskılar ortadayken İzmirli gazetecilerin kaynaşması, motivasyonu ve spora teşvik edilmesi için bu ligin düzenlenmesini çok önemsiyorum. Böyle zor günlerde mesleki dayanışmayı artırmak, inanç birlikteliği yaratmak gerekiyor. Bunu da İzmir Gazeteciler Cemiyeti çok iyi yapıyor.” sözleri ile İzmir basına desteklerini iletti.
Bugüne dek spora ve sporcuya verdiği önemi her fırsatta dillendiren Tugay, “Bu lig İzmir’de spor gazeteciliğinin unutulmaz ismi, zamansız vefatıyla bizleri çok üzen değerli Süleyman Alasya’nın adını taşıyor. Ölüm kaçınılmaz, önemli olan iyi anılmak, geride güzel dostluklar bırakmak. Süleyman Alasya da İzmir’de güzel izler, derin bir sevgi bırakan adı ve anıları yaşatılan değerli biri. Kendisini rahmetle anıyoruz. Onun adını yaşatmak adına lige katılan tüm gazetecileri kutluyorum.” ifadeleri ile vefanın önemine dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı.
“HER YIL BİR BÜYÜĞÜMÜZÜN ADINI YAŞATMANIN KIVANCINI YAŞIYORUZ”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise; “İzmir Gazeteciler Cemiyeti basın turnuvasını ortaya koyarken kurumlar arası diyalog ve birlikteliğini artırılması, dostluğun ortaya konması, tatlı, kendi içinde iddialı bir organizasyon olmasını istedik. Bu yıl ne mutlu ki dördüncüsünü tamamlıyoruz. Her yıl bir büyüğümüzün adını verdik. Bu yıl Süleyman Alasya dedik. Süleyman Alasya, çok iyi bir spor yazarıydı. Diyaloğa çok açık bir insandı, haberden, haberin peşinde koşturmaktan, farklı haber yaratmaktan keyif alırdı. Ne mutlu ki bu ligi tamamlarken onun adını yaşatmanın kıvancını yaşıyoruz. Buradan Türk basınının çok değerli isimleri yetişti. Mustafa Kemal Atatürk, sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını, biz gazetecinin zeki çevik ahlaklı ve kalemini satmayanını seviyoruz. İyi ki varsınız” diye konuştu.
İGC Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Coşkun, “Süleyman böyle bir organizasyonla, bu insanlar tarafından, böyle bir mekanda anılmak isterdi. Süleyman sokak çocuğuydu, bir açık hava futbol turnuvasında anılmak isterdi. Ailesi, meslektaşları, rehberlik ettiği insanlar var. Onun en önemli özelliği gençlere rehberlik etmesiydi. Karşıyaka Fan Zone’dayız, Süleyman herhalde son 50 yılın en iyi KSK muhabiriydi, KSK taraftarının da gözdesiydi, nur içinde yatsın” dedi.
Tugay konuşmaların ardından turnuvada gol kralı olan Fatih Ümit Önel’e kupasını takdim ederken İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ile birlikte ligde şampiyon olan Demirören Haber Ajansı’na kupalarını ve ardından madalyalarını sundu.
Fairplay ödülünü ise Demirören Haber Ajansı takımından Davut Can, Süleyman Alasya’nın oğlu Arda Alasya’nın elinden aldı. Törenin sonunda Başkan Tugay’a da plaket verildi.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkesi, bugün açıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çocuklara “Biz bugünün yöneticileri, bu hakları, bu söz hakkını sizlere tanımak zorundayız. Üzerimize düşen bu büyük görevi sizleri yılda bir gün makam koltuklarında ağırlayarak yerine getiremeyiz. Ne mutlu ki bana Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu.Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip, ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu” diye seslendi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından ilki Seferihisar’da başlatılan Çocuk Belediyesi uygulaması yaygınlaşıyor. Katılımcı demokrasiyi geliştirmek, çocukların düşüncelerini açıkça söyleyebilmelerini, çözüm üretebilmelerini, karar alma mekanizmalarına aktif katılımlarını destekleyen, çocuk haklarını gözeten ve çocukların yönetime doğrudan katıldığı, çocuk odaklı sistem Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkesi, bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından açıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in açılış konuşmasından önce Gürçeşme Çocuk Faaliyet Merkezi korosu ve Gürçeşme Masal Evi Çocuk Korosu sahne aldı.
Çocukların gözlerindeki pırıltıyı gördüğünü, herkesin tüm gücünü bu pırıltıdan aldığını söyleyen Soyer, “Sevgili İzmirliler, şehrimizin her köşesini sokakları, caddeleri evlerimizi ve parklarımızı bir şehri şehir yapan ne varsa tümünü çocuklarımızla paylaşıyoruz. Şu hayatta ne yapıyorsak aslında çocuklarımız için yapıyoruz. Dahası çocuklarımızın kendi geleceklerini tarif ederken söz haklarının olması gerektiğini biliyoruz. 2011 yılında bu eksikliği görerek Seferihisar Belediye Başkanlığı görevimi yaparken bir çocuk belediyesi kurulmasına öncülük ettim. Böylelikle Türkiye’nin ilk çocuk belediyesi Seferihisar’da kuruldu. Çocuk belediyesi bir belediye başkanı olarak bana eşsiz imkan sundu. Dünyayı bir çocuğun gözünden görebilmeyi bir park mı yapılacak? Yoksa bir okul, bir pazar yeri mi? Elbette uzmanların karar verecekleri düşünceleri çok önemli. Ama bir tesisi orayı kullanacak çocukların gözünden görmek en az meselenin teknik özellikleri kadar önemli. Çünkü o park, o okul, o yaşam alanı çocuklara ait. Seferihisar Çocuk Belediyesi’nde sadece çocuklar için değil, aynı zamanda çocuklarla birlikte icraat yapmanın anahtarını bulduk” dedi.
Hayata geçirilen yerleşkede çocuk belediyesinin yanında Gürçeşme Masal Evi, çocuk faaliyet merkezi, erken çocukluk birimi ve meslek fabrikasının da da hizmet vereceğini anlatan Soyer, “Daima iyilikten, daima güzellikten yana, herkes için adil ve eşit bir yaşamı çocuklarımızın katılımıyla gerçekleştirebiliriz. Onun için bu demokrasi ağını genişletmeye kararlıyız. Sevgili İzmirliler beş yılda elimizden geldiğince İzmir’i çocukların en az yetişkinler kadar söz sahibi olduğu örnek bir kent çalıştım. Çocuklarımızın yerel yönetimde söz sahibi olduğu çocuk belediyemizin kapısı dileyen tüm çocuklarımıza açık. Bugün çocuklarımızın tertemiz yüreklerinden, ışıl ışıl gözlerinden aldığımız ilhamlar şehrimize yepyeni bir meydan kazandırıyoruz. Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkemiz tam donanımlı bir sosyal yaşam kampüsü olarak faaliyet gösterecek. Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuklarımızın fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimleri için belediyemizin bütün imkanlarını seferber edeceğiz. Çünkü biz en büyük eserini çocuklara ve gençlere emanet eden ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyiz” ifadelerini kullandı.
“HENÜZ OY HAKKINIZ OLMASA DA SÖZ HAKKINIZ VAR”
Çocuklara “Henüz oy hakkınız olmasa da söz hakkınız var, haklarınız var” diye seslenen Soyer şunları söyledi:
“Biz bugünün yöneticileri, bu hakları, bu söz hakkını sizlere tanımak zorundayız. Üzerimize düşen bu büyük görevi sizleri yılda bir gün makam koltuklarında ağırlayarak yerine getiremeyiz. Merak ederek, sorarak, oynayarak, çalışarak, araştırarak, tasarlayarak, geleceğimizi inşa etmek için şimdiden harekete geçebilirsiniz. Ne mutlu ki bana Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip, ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu. Bugün hep birlikte açtığımız yerleşke size ait. Burası sizin. Burada iklim krizi, yoksulluk, demokrasi, adalet, bütün bunları öğreneceksiniz, konuşacaksınız. Huzurunuzda bir kez daha söz veriyorum Sizlerle birlikte bu ülkeyi daha ileriye taşımak için canla başla çalışmaya devam edeceğim. Hep beraber dünyamızı daha adil, daha huzurlu, barış ve mutluluk dolu bir gezegen yapacağız. Ben daima yanınızda olacağım.”
]]>
İzmir’de, AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl yapılan İzmir mitingine cemaat toplaması talebiyle arandığını ve bu talebi yerine getirmeyince hakkında soruşturma açıldığını açıklayan imam Yusuf Kılıç, İzmir dışına sürgün edildiğini ve kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini söyledi. Kılıç, “Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım. Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi” dedi. Kılıç, “İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem” diye konuştu.
İzmir Buca’da görevli imam hatip Yusuf Kılıç, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel seçim döneminde 29 Nisan 2023 tarihinde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağı miting öncesinde AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan arandığını, kendisinden cemaatini miting için toplamasının istendiğini açıklamıştı. Kılıç, “Ben, bir cami imamıyım. Evet, bu ülkede demokrasi şöleni olabilir. Ama burada ben taraf değilim… Cemaatimden bir kısmını mitinglere götürürsem ben, bu caminin ilkesine, amacına karşı düşmüş olurum. Bu da benim için ve toplum için çok büyük bir sıkıntı” demişti.
Kılıç, bu olayın ardından kendisi hakkında soruşturma açıldığını ve ciddi tehditler aldığını duyurmuştu. Kılıç, kendisini tehdit edenler hakkında 3 Mayıs 2023 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.
Kılıç, olayın üzerinden 10 ay geçmesinin ardından İzmir dışına sürgün edildiğini, kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini ve bir imam tarafından işinden atılmakla tehdit edildiğini açıkladı. Sendikası Diyanet-Sen’in arkasında durmadığını belirten Kılıç, AKP Buca İlçe Başkanlığı’nın kendisini aramasının ardından yaşadıklarını şöyle özetledi:
“BAŞKA BİR İMAM TARAFINDAN GÖREVDEN ATILMAKLA TEHDİT EDİLDİM”
“Merhaba, ben Yusuf Kılıç. Cami, insanların Allah’a, kitaba ve peygamberlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığı toplu bir yerdir. Ben de cami imamı olarak halka karşı sorumluluğumun bilinciyle çalışmaya başladığım günden bu yana hiçbir şekilde aksatmadan görevimi yürütmekteydim. 26 Nisan 2023 tarihinde kendisini AKP Buca İlçe Başkan Yardımcısı olarak tanıtan bir şahıs beni arayarak mitingleri için cami cemaati ayarlamamı ve mitinge götürmemi istedi. Ben de bunu reddettim. Deyim yerindeyse o günden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Sürgün ile tehdit edildim. Hemen akabinde 29 Mayıs 2023 tarihinde Buca’da başka bir camiye gönderildim. Bu camide 4 ay boyunca görev yaptım. İmkanlar çok kısıtlı olduğu için cami tuvaletinde 4 ay boyunca banyomu yaptım. Aynı şekilde camide yatmak zorunda kaldım. Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım.
“İZMİR’İN DIŞINA SÜRGÜN EDİLDİM. EN SON TARAFIMA ‘KADEMENİN İLERLEMESİNİN DURDURULMASI’ CEZASI VERİLDİ”
Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi. Bu olaylar yaşanırken sendikam hiçbir şekilde arkamda durmadı. Ben buradan Türkiye Barolar Birliği’ne seslenmek istiyorum. Başıma gelen bu olayların araştırılmasını ve avukat yardımı istiyorum. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu en güzel şekilde adalet, hukuk ortaya çıkartabilir. Sizi adaletin ilk basamağı olan vicdanlarınızın sesini dinlemeye davet ediyorum. Ben, insanların siyasi görüşlerini sorgulayamam. İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. İnsanların camiye ve dine olan güvenlerine zarar vermek istemedim. Hangi siyasi görüş olursa olsun, kurumun itibarını zedeleyecek hiçbir teklifi kabul etmek mümkün değildir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem.”
]]>
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, toplu ulaşımda 120 dakika uygulamasının mart ayında faaliyete geçeceğini duyuran İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e su ücretlerinde yüzde 50 indirim çağrısında bulunarak, “Bir vaadimiz 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi çağrıda bulunuyorum; o zaman 1 Nisan’ı beklemeye gerek yok. Gelin bugünden itibaren su ücret tarifelerinde de yüzde 50 indirime gidin” dedi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan bir kafede vatandaşlarla bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in toplu ulaşımda 120 dakika uygulamasının mart ayında uygulamaya gireceğini duyurması üzerine, Soyer’e su ücretlerinde yüzde 50 indirim yapma çağrısında bulundu. Dağ, “Biliyorsunuz salı günü vaatlerimizi açıkladık. Ama öncesinde ben toplu ulaşımda 90 dakika konusunu tekrar uygulamaya koyacağımızı, öğrenciler için de 120 dakikayı uygulamaya koyacağımızı söylemiştim. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, ‘Bugün 120 dakikayı uygulamaya koyacağını’ söyledi. Biz mutlu olduk. Bir vaadimiz 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi çağrıda bulunuyorum; o zaman 1 Nisan’ı beklemeye gerek yok. Gelin bugünden itibaren su ücret tarifelerinde de yüzde 50 indirime gidin. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi büyükşehir belediye başkanına talimatı versin, bu konuda da hamleyi yapsın. Biz de artık bu konuda kampanya dönemi boyunca herhangi bir talepte ve istekte, vaatte bulunmamış olalım. Vaatlerimizi daha 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş olmanın da büyük bir mutluluğunu yaşadığımı ifade etmek isterim” dedi.
Dağ ayrıca, “Biz bütün ekibimize bu şehrin şehr-i emiri olacağız. Bundan şüpheniz olmasın. Çünkü benim 12 yıllık milletvekilliğim buna delildir. En büyük kefaletim 12 yıllık milletvekilliğim süresince bu şehrin her sokağında attığım adımlar, yaptığım çalışmalardır. Önümüzdeki 5 yılda da aynısını; daha fazlasını, daha ötesini, daha ilerisini Allah’ın izniyle hep beraber ve birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
İzmirlilere birlik olma çağrısında bulundu
“Bugüne kadar nasıl birlikte geldiysek, birlikte bir şeyleri başardıysak inşallah 31 Mart’tan sonra da hep birlikte lansmanımızda açıkladığımız projelerimizi başaracağız” diyen Dağ, “4,5 milyon hemşerimizle birlik, beraberlik içinde olursak işte o zaman o lansmandaki projenin tamamını gerçekleştirme durumumuz olacaktır. 1 Nisan’dan sonra inşallah üç ay geçer, altı ay geçer, İzmir’de bir şeylerin değişmeye başladığını ve gerçekten hizmet anlamında hizmetkar olma anlamında değişimler olmaya başladığını her bir hemşerimiz sonuna kadar hissetmiş olacak. Çünkü biz bu konuda birçok sınavı geçtik. Ben dört dönem milletvekilliği yaptım. Milletvekilliği dönemi boyunca bu şehrin her bir sokağında; her bir ilçesinde izler, eserler bırakma noktasında olduk. Artık önümüzdeki yıllarda hep beraber öyle izler, öyle eserler bırakacağız ki bu tarihe not olarak geçecek, tarihte konuşulacak ve tarihte de yarın bir gün evlatlarımız, torunlarımız ‘iyi ki bu dönemde böyle bir birlik beraberlik İzmir’de tesis edilmiş ve şehre bu hizmetler kazandırılmış’ diyecekler. Benim derdim bu. Ben İzmir sevdalısıyım, İzmir’e muhabbet duyan birisiyim” diye konuştu.
50 bin sosyal konut müjdesi verdi
“Bu şehrin orta gelirli ya da bir alt gelirli grubunun konut ihtiyacını giderme mecburiyeti var” diyen Dağ, “Biz İzmir Konut A.Ş.’yi kurmak suretiyle 50 bin tane sosyal konutu hayata geçireceğiz ve burada da çok net bir şekilde söylüyorum; 5 yıl İzmir’de ikamet etme şartı arayacağız. Çünkü biz İzmir’in içindeki kardeşlerimizi ev sahibi yapmak durumundayız. Yeni evlenen çiftlere, şehit yakınlarına, engellilere öncelik tanıyacağız. ve orada inşa edeceğimiz konutlarla aslında şehre bir nefes aldırmış olacağız. Şehre bu nefesi aldırdığımızda yerinde yeni yaşam dediğimiz kentsel dönüşümü de başarmak zorundayız. İnşallah onu da bununla entegre bir şekilde başarmayı arzuluyoruz. Bunu da yapacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun” şeklinde konuştu.
Dağ, vatandaşlar bir süre sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı. – İZMİR
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda gelir getirici faaliyetleri artırma projesi kapsamında Menderes’te eğitim verilen 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvan dağıttı. Dağıtım töreninde İzmirli çiftçilere 2024 yılı süt alım fiyatının yüzde 76 artırıldığının müjdesini veren Başkan Tunç Soyer, keçi sütünün 30, koyun sütünün ise 37 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Büyükşehir’in İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmasına rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettiklerini ifade eden Başkan Soyer, “İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda başlatılan ve çiftçinin, köylünün doğduğu yerde doymasını sağlayan kırsal kalkınma destekleri aralıksız devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kırsal Kesimde Gelir Getirici Faaliyetlerin Desteklenmesi” projesi kapsamında Menderes’te 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvanı dağıtıldı. Hayvan dağıtım törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Köy Koop Birliği Başkanı Neptün Soyer, Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, Cumhuriyet Halk Partisi geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, muhtarlar, kooperatif başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
“Toprağımızın bereketine sahip çıktık”
Törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Türkiye tarımının geldiği noktaya rağmen İzmirli çiftçiyle beraber zorlukları aştıklarını ifade etti. Başkan Tunç Soyer, “Her geçen gün maliyetler katlanarak artarken, yanlış devlet politikaları toprağımızın bereketini yok ederken, biz hiçbir zaman vazgeçmedik. Köylünün, doğduğu ata topraklarını terk etmek zorunda kaldığı, çiftçilerimizin elindeki ürünleri yollara döktüğü, kırsaldaki gençlerimizin, şehirlerde karın tokluğuna iş aradığı, kısacası milletin efendilerinin yerinden yurdundan edildiği böylesine hazin bir dönemde enseyi karartmadık. Omuz omuza verdik. İzmir’de çiftçimizle, çobanımızla bu milletin efendileriyle kocaman bir aile olduk. Toprağımızın bereketine sahip çıktık. ve dedik ki hiçbir İzmirli yatağa aç girmeyecek. Bu şehirde refahı ve adaleti büyüteceğiz. Aradan geçen 5 yılın ardından sözümüzü misliyle yerine getirdiğimizi görmekten şeref duyuyorum. Hep birlikte, az zamanda büyük işler başardık. İzmir’i Türkiye tarımını kalesi haline getirdik” şeklinde konuştu.
“İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir”
Başkan Soyer, “Milliyetçilik hamasetle olmaz. Bu vatanı sevmek demek, onun dağlarını, ağaçlarını, derelerini korumak demektir. Bu cennet yurdun, toprağını yaşatmak, dağlardaki çoban ateşini korumak demektir. Bereketi çoğaltmak, yerli ve milli olana yani bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkmak demektir. Bizim için vatanseverlik budur. Eğer bu ülkenin topraklarına, nehirlerine siyanür zehrinin akmasına müsaade ediyorsan, küçük üreticinin hakkını, dev gıda tekellerine peşkeş çekiyorsan, İthal ve bereketsiz tohumlarla, yanlış tarım politikalarıyla bu ülkede üretimi durma noktasına getiriyorsan, tarımın doğduğu toprakları, Anadolu’yu kuraklığa ve yoksulluğa mahküm ediyorsan, kimse kusura bakmasın. Bunun adı en hafif tabirle hıyanettir. Bu hıyanete asla müsaade etmeyiz. Çünkü biz ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen Mustafa Kemal’in evlatlarıyız. Cepheye çıplak ayaklarıyla, kağnılarla mermi taşıyan Anadolu köylüsüyüz. Hasan Tahsin’iz, Biz İzmiriz. Tarımda dışa bağımlılığımızı sonlandırmak, bu toprakların bereketini artırmak için başlattığımız İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir. Egemenliğin, yeniden kayıtsız şartsız milletin olması için başlattığımız bu refah projesinin iki ana hedefi var. Kuraklık ve yoksullukla mücadele etmek” şeklinde konuştu.
“Küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik”
Başkan Soyer, konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatını yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirlendiği çiftçilere müjdeleyerek, “İzmir Tarımı programımızın en önemli ayaklarından biri Mera İzmir projemiz. Bu çalışmamız kapsamında, İzmir’in dağlarını, köylerini, meralarını bucak bucak, ağıl ağıl gezdik. 5 bin 117 çobanımızın kapısını çaldık; Çoban Haritamızı geliştirdik. Hayvanlarını merada otlatarak besleyen çobanlarımıza ve küçük üretici kooperatiflerimize alım garantisi sunduk. Süt ve et alımı yaptığımız çobanlarımızın yerli ve atalık tohumlardan üretilen yemleri kullanmasını teşvik ettik. Çobanlarımızın sütünü piyasanın iki katı bedelle satın aldık. İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmamıza rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik. Topraklarımızın öz değerini yeniden ekonomiye kazandırdık. Bugünkü törenimiz vesilesiyle size müjdeli bir haber vermek istiyorum. 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatımızı yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirledik. Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun” diye konuştu.
“Ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem”
Başkan Soyer, “Tüm dünyada tarım çökerken, Avrupa’nın her yerinde çiftçiler sokağa dökülmüşken, ekonomik kriz tavan yapmışken, İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu göz kamaştırıcı dönüşümün tek bir sebebi var. Çiftçimiz açsa kentlimiz de aç. Bugün soframıza bir somun ekmek koyabiliyorsak, çocuklarımıza süt içirebiliyorsak sizin sayenizde. Ayağınıza taş değmesin. Sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum 5 yıl boyunca değil, ömrüm boyunca son nefesime kadar sizin yanınızda olmaya devam edeceğim. Daha gideceğimiz çok yol var. Ben uzun yol koşucusuyum, maraton koşucusuyum. Son nefesime kadar ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem. Nerede olursam olayım, gücüm ne kadarına yeterse yetsin, sizin sorunlarınızın çözümü için Allah ne verdiyse sonuna kadar yanınızdayım. Emin olun birlikte yürüyecek çok yolumuz var. Çünkü bizim için üreticiyi korumak, kutsal vatan toprağını korumak demektir. Kimse bizi bu yoldan döndüremez. Mücadelemize geçim derdi yaşayan tek bir çoban, umut ışığının söndüğü tek bir ağıl kalmayıncaya dek devam edeceğiz. Bu toprakları rant çetelerine ve tohum tekellerine teslim etmeyeceğiz. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” ifadelerini kullandı.
Başkan Soyer’in konuşması İzmirli çiftçiler tarafından ayakta alkışlanarak, “İzmir seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.
“Büyükşehir’in büyük desteğini gördük”
Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, “Tüm üreticilerimiz adına Tunç başkanımıza teşekkür ederim. Başka bir tarım mümkün sloganıyla başlayan ve İzmir’in kırsalında her noktaya ulaşan bu proje, üreticilerimize büyük bir katkı sağladı. Menderes Belediyesi olarak bünyemizde kurduğumuz Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’yle çiftçimizin sesi olduk. Yaptığımız çalışmalarda Büyükşehir’in büyük desteğini gördük. Ücretsiz toprak analizi kapsamında 5 bin vatandaşımıza destek sağladık. 30 dönüm arazide yerel tohum merkezini kurduk. Atalık yerel tohumları fide haline getiriyoruz. Bütün bu destekler için başkanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç”
İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Biz İzmir Köy Koop Birliği olarak, İzmir’de 1971’den beri köylünün örgütlü gücüyüz. Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç. Tabii ki yerelle buluştuğu zaman Türkiye’ye örnek projeler çıktı. Tunç başkanım, en son Sünger Kent projesiyle Bademli’de bize can suyu oldunuz. O zaman da aynı şeyi söyledik, şimdi de aynı şeyi söylüyoruz; teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Başka bir tarım mümkünmüş”
S.S. Kozak Çamavlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kocataş, “4 yıl önce çıktığımız bu yolda Tunç başkanımız elimizden tuttu; biz de kooperatifçilikle tanıştık. Zorluklarla ve umutla başladığımız yolda başarılı olduk. Ben ilk günden bu yana şunu söyledim; Tarım Bakanımızın yapması gerekeni Tunç başkanımız yapıyor dedim. Başka bir tarım mümkün denildi, biz acaba mümkün mü diye düşündük. Ama gördük ki başka bir tarım mümkünmüş. Sizin hakkınız bizim üzerimizde çok başkanım” şeklinde konuştu.
“Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerini tamamlayarak küçükbaş hayvan almaya hak kazanan üreticilerden Sevda Akıcı, “5 yıldır hayvancılıkla çiftçilikle uğraşıyorum. Tunç başkanımız biz kadın üreticilere hem destek oldu, hem iş imkanı sundu” dedi.
Üretici Merve Akçaoğlu ise, “Bu projeyi bize sundukları için Tunç başkanımıza, Neptün hanıma çok teşekkür ederim. Sayenizde güzel bir eğitim aldık, şimdi de hayvanlarımızı alıyoruz. Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.
73 üreticiye 267 küçükbaş
Törenin ardından Başkan Soyer eşliğinde kura çekimine geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Menderes’te düzenlediği eğitimlerde 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üretici küçükbaş hayvan almaya hak kazandı. 73 üreticiye 180 kıvırcık ırkı koyun, 83 kıvırcık ırkı koç, 3 maltız ırkı keçi ve 1 Maltız ırkı teke olmak üzere 267 küçükbaş hayvan dağıtıldı.
530’u kadın 3 bin 706 üreticiye destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ekonomik olarak dezavantajlı köylerde ve dağ köylerinde hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen kırsal kalkınma projesi kapsamında, Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Dikili, Foça, Güzelbahçe, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla ilçelerinde, 530’u kadın olmaz üzere 3 bin 706 üreticiye toplam 14 bin 431 küçükbaş hayvan dağıtımı yaptı. Menderes’te ise 16 mahalleden 65 üreticiye 260 küçükbaş hayvan dağıtılırken, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla 17 mahallede 67 üreticiye 2 bin 523 çuval (126 ton) kuzu büyütme yemi dağıtıldı. – İZMİR
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İzmir Dikili halk buluşmasında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde seçmen ittifakına duyduğu güveni dile getirdi. Özel, “Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerli yerinde duruyor. O seçmen, yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk sevgisi olan, saraya itirazı olan, tek adam rejimine itirazı olan seçmen. Devlet Bahçeli’nin 180 derecelik ‘U dönüşü’ne itirazı olan seçmen. O seçmen demokrat, Atatürkçü, o seçmen hala Dikili, İzmir, Ankara, İstanbul ve hala 81 ilde beraber. Ben buradan bütün demokratlara sesleniyorum, bakın sosyal demokratlar, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Bütün demokratlar birleşin ve kentlerinizi tek adamdan koruyun. Cumhuriyeti koruyun” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Dikili ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, adaylarının seçimlerden başarı ile ayrılacağını, bazı bölgelerde rekor kıracaklarını söyledi.
Özel, “Alnı açık, başı dik, yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, aklında ve bilincinde Cumhuriyeti kuran değerlere en üst düzeyde bağlılık olan, Atatürk’ün evlatları, Cumhuriyetin aydınlık ve güzel insanları hepiniz hoş geldiniz. Benim için çok anlamlı bir yerdeyiz. Burası benim Bornova Anadolu Lisesi’nde yatılıyken, ortaokul ikinci sınıftan başlayarak yazları gelip plajında çadır kurduğum, yatılı okul arkadaşlarımla kaldığım, festivallerine katıldığım, çınar altında Uğur Mumcu’yu dinlediğim, Kenan Evren sağ kulağımıza ‘Yunanlılar düşmandır. Savaş, savaş, savaş’ derken sol kulağıma ‘Burası suyun iki yanında barış kentlerinden bir tanesidir, Dikili ile Midilli. Bütün insanlar kardeştir. Barış, barış, barış’ diyen, yüreğime sol bilinci, aklıma sola dair bilgileri ilk kez topladığım, bugün buradaysam varlığını borçlu olduğum bir kentteyim. Kendi evimdeyim, hepinizi saygı ile selamlıyorum” dedi.
“HAVANIN HİÇ DEĞİŞMEDİĞİ MUHTEŞEM BİR YER”
Dikili’nin 1980’lerden bugüne solun sesini tekrar yükselttiği, özgür düşüncenin dile getirildiği, örgütlü mücadele için yeni kol kola girmelerin başladığı, insanların birbirine cesaret ve umut verdiği bir kent özelliği taşıdığını vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
“O günden bugüne Dikili özgürlükler, demokrasi, sosyal devlet için, unutturulmaya çalışılan bütün değerlere sıkı sıkıya bağlı olan muhteşem bir yer. Dünden bugüne Dikili’ye hizmet eden bütün belediye başkanlarımıza hangi partide olursa olsunlar, dünden bugüne Dikili’ye yaptıkları hizmetler, bugünlere Dikili’yi taşıyan herkese, şimdi duygu durumu ne olursa olsun, özellikle Dikili’nin efsane belediye başkanı Osman Özgüven’e yürekten teşekkür ediyorum.”
“BELEDİYENİN MALİ TABLOSUNU DÜZELTTİ”
Dikili için izledikleri aday belirleme sürecine değinen Özel, “Biz, siyasi partiyiz. Bir siyasi partide belediye başkanı tercihinde bulunacağız. 11 kıymetli aday adayımız başvurdu. Hepsi birbirinden değerliydi. Hepsi bu göreve layıklar. Yarınlarda mutlaka partimize, kentinize, Dikili’nize önemli katkıları olacak. Biz bir tercih yapmak zorundaydık, genel kural memnuniyet anketi. İzmir’de memnuniyet anketleri belediye başkanları açısından güç. Çünkü İzmir seçmenin beklentisi yüksek, notu birazcık kıt. Ancak Dikili memnuniyet anketine baktığımızda, bütün ilçeler içinde ilk 3’ün içinde ve en yüksek noktada yer alan bir performans gösterdi. Ankete baktık, ‘Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey yok’ dedik. Üzerinde en kısa konuştuğumuz ilçe Dikili’ydi, çünkü Adil Kırgöz 5 yıl boyunca belediyenin mali tablosunu düzeltmiş, eksik kalan hizmetleri, yarım kalan işleri tamamlamış. Yeni projelere başlamış, bitirmiş ve bunu sizlere iyi anlatmış. Sizlerden seçildiğinin çok üzerinde bir destek almış noktadaydı. Ben kendisini kutluyorum. Ekibini kutluyorum. Belediye çalışanlarımızı, emekçilerimizi kutluyorum. Ona sahip çıkan sizleri kutluyorum” dedi.
Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Cemil Tugay ile ilgili de şunları söyledi:
“BUNDAN SONRA CEMİL TUGAY’IN İŞİ GÜCÜ İZMİR”
“İş büyükşehir belediye başkanının belirlenmesine gelince orada CHP profil anketlerinde, profil çalışmalarında ortaya çıkan, işi ve gücü İzmir olacak. İşi gücü Konak, Karşıyaka, Balçova, Dikili olacak. İşi gücü Bergama, Kınık olacak. Sorunu doğru tespit edecek, sakin ve kararlı, büyük projeleri titizlikle, kararlılıkla ve iyi planlayarak yapacak, en üst düzeyde hizmet vermesi istenilen, belediyeciliği bilen, geçmişi başarılı bir isim için çalışmaların sonunda karşınızda Cemil Tugay. Bundan sonra daha önce olduğu gibi Adil Kırgöz’ün işi gücü Dikili, bundan sonra Cemil Tugay’ın işi gücü İzmir. Çalışacak, başaracak ve hepinizin yüzünü güldürecek.
“BU SEÇİMDE KURUMSAL İTTİFAKLAR YOK”
2019’da seçime ittifakla girmiştik. CHP’nin yanında ittifak ortağı partiler vardı. Onların desteği vardı. Bu seçimde kurumsal ittifaklar yok. İstedik, gayret ettik ama başarılı olamadık. Herkesin kendince ve hak verdiğimiz, saygı duyduğumuz gerekçeleri var. Ancak önümüzde bir seçim var, o seçimden bir beklentisi olanlar var. Tayyip Erdoğan, 2018 seçiminde rejime kasteden Anayasa değişikliğinde tek adam yetkilerini eline aldığında artık hepimiz çok karamsardık. 2019 seçimlerinde seçmen sandıkta bu orantısız gücü dengeledi. Evet, bu sistem bir kişiyi seçiyor. Her şeye o kişi karar veriyor. Bakanlar aynı kalemle atanıyor. İl başkanı atadığı kalemle, İzmir’e vali atadığı kalem aynı dolma kalem. Aynı dolma kalemle Dikili’ye kaymakam da atıyor, AK Parti ilçe başkanını atıyor. Sapla saman birbirine karışmış. Bütün yetkiler bir yerde toplanmış. Parti devleti, devlet partisi tartışmaları almış yürümüşken millet dedi ki ‘Dur bakalım, her şey senin elinde değil.’ 11 büyük kenti bize ittifak ortaklarımızın da oyları ile verdiler. Verince ne oldu? Bir anda büyük karamsarlık, büyük umut ve heyecana dönüştü. Çünkü artık İstanbul’un üstünde, yanında özel kalemi, arsalara tepeden bakan, ‘Bunu şu Arap şeyhine verelim, bunu şu emire verelim, burayı Katarlılara söz verdim, not edelim. Verecek, peşkeş çekecek arsa kalmayınca İstanbul’a yeni bir boğaz açalım. İstanbul’un boğazına bıçağı dayayalım. Kanal İstanbul yapalım. Etrafını Katarlılara satalım’ diyen anlayış, artık İstanbul’un üstünde uçmuyordu.”
CHP’li belediye başkanlarının başarılarının halk tarafından da takdir gördüğünü belirten Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“GÖR BAKALIM ERDOĞAN, MİLLET TESLİM OLUYOR MU OLMUYOR MU?”
“Artık İstanbul’da halkçı belediyecilik yapan, arsaları Katarlılara vermek yerine yeşil alanlara çeviren, halkın ve milletin istediği gibi işleri yapıp, çıkar çevrelerinin elini boşta bırakan, geriye çeviren bir anlayış vardı. Bülent Arınç’ın tabiri ile Ankara’yı parsel parsel satan Melih Gökçek belediyeciliği gitmiş, öncekinin 4 katı sosyal yardım yapan, veresiye defterlerindeki borçları kapatan, insanlara doğalgaz, et dağıtan, emeklilere biner lira dağıtan bir anlayış, sosyal belediyecilik gelmişti. Bütün Türkiye’de hem muhteşem hizmetlerle tanıştı halk. Hem yalanlar çöktü. Mesela ‘İstanbul’u CHP alırsa İSPARK’ı PKK’ya verecek’ diyordu Soylu, o yalan ortasından çöktü. ‘Ankara’da su faturalarını teröristler dağıtacak’ diyorlardı ama ne kimse işinden oldu, ne teröristler iş buldu. Ama her geçen gün 2 büyük kentimizde olduğu gibi 11 kentimizi çok iyi yönettik. Bu sefer 2018 seçimlerinden sonra 2023’te çok umutluyduk, büyük heyecanımız vardı, çok inanmıştık. Ama küçük farkla maalesef başaramadık. Bu kez seçmende büyük moral bozukluğu, büyük duygusal kopuş yaşandı. İnsanlar, ‘Artık sandığa gitmeyiz, meydanları doldurmayız, ümidimiz kalmadı’ derken Tayyip Erdoğan işte ‘Büyük kentleri geri alırım, belediyeleri de alırım ve bundan sonra beni kimse durduramaz’ diyordu. Şimdi 12 yaşında çadır kurduğum kentten, ilk şehir dışı mitingi yapmaya geldiğim Dikili’de, gör bakalım Tayyip Erdoğan, millet teslim oluyor mu, olmuyor mu?
“SEÇMEN YERLİ YERİNDE DURUYOR”
Şimdi, ittifak Ankara’da yok. İttifak senedi yok, imzalayamadık. Bir anlaşma yapamadık. Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerli yerinde duruyor. O seçmen, yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk sevgisi olan, saraya itirazı olan, tek adam rejimine itirazı olan seçmen. Bahçeli’nin 180 derecelik ‘U dönüşü’ne itirazı olan seçmen. O seçmen demokrat, Atatürkçü, o seçmen hala Dikili, İzmir, Ankara, İstanbul ve hala 81 ilde beraber. Ben buradan bütün demokratlara sesleniyorum, bakın sosyal demokratlar, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Bütün demokratlar birleşin ve kentlerinizi tek adamdan koruyun. Cumhuriyeti koruyun.
“BİRLEŞİYORUZ, HEP BİRLİKTE KAZANIYORUZ”
Dikili’den, Türkiye’nin dört bir yanına bir mesaj iletelim. Şimdi sizden alkışı ne kendime, ne adaylara istiyorum. Sizden sandıkta Ankara’da yapamadığımız ittifakı yapacak olan, sandıkta birleşecek olan, sandıkta tek adam rejimine teslim olmayacak olan bütün seçmenlere kuvvetli bir dayanışma alkışı istiyorum. Birleşiyoruz, hep birlikte kazanıyoruz. AK Parti’ye arsalarını parsel parsel satacağı, Arap şeyhlerine, Katar emirlerine teslim edeceği kentleri bırakmaya kimsenin niyeti yok. Kültür, sanat faaliyetlerini yasaklayan, gençlerin ne dinleyeceğine karışan, gençlerin festivallerini yasaklayan, onların yaşam biçimlerine müdahale eden anlayışa kentlerimizi teslim etmeyeceğiz. İzmir, Dikili gençlerin ve kadınların günün her saatinde güvenerek sahillerinde dolaşabildiği, oturabildikleri, kimsenin kimseye kötü gözle bakmadığı güvenli kentler olarak kalmaya devam edecek. Bunun teminatı sizlersiniz, bunun teminatı elbette CHP’liler ama iyi insanlara güveniyoruz. Geçtiğimiz seçimde bizimle Dikili ittifakını kuranlara güveniyoruz. İzmir ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyoruz.”
“CHP VE ÖZGÜR ÖZEL SİZİ NAMERDE MUHTAÇ ETMEYECEK”
Toplumun her kesimine ayrım gözetmeksizin hizmet etme anlayışını benimsediklerini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Şimdi, bizim belediye başkanlarının bir iyi bir kötü tarafı var. İyi tarafları çok çalışıyorlar. Kötü tarafları az anlatıyorlar. Bakın elimde Adil Kırgöz’ün 5 yılda yaptıkları var. 170 kilometre temiz su iletim hattından başlayın, 350 kişilik Atatürk Kültür Merkezi’ne, Dikili’de bir toplantı yapacak kapalı mekan yokken, Dikili gibi bir yere çok hak ettiği kültür merkezini yapmış, adını da ne koymuş. Mustafa Kemal Atatürk. Helal olsun. Eski belediye binasını gelir getiren bir iş merkezine dönüştürdü. Sülüklü Deresini ıslah etti, yağmur suyu deşarj hatlarını yaptı, 3 yeni kavşak yaptı. Bütün yollarımızı yaptı. Kent arşivi ve tanıtım merkezi yaptı, 6 kilometre bisiklet yolu, Çandarlı’ya kapalı pazar yeri, düğün salonu yaptı. Taziye evini yaptı. 26 yeni park, sokak sağlıklaştırma projeleri, arıtma tesisi, çevre yolları, 125 metre sıcak asfalt. 450 bin metrekare kilit parke taşı. Sosyal market. Sosyal destek projeleri. Gündüz bakım evleri, kreşler, kitap günleri, festivaller, restorasyon, doğalgaz, e-imar, U-19 Dünya Plaj Voleybol Şampiyonası, say say bitmiyor. Adil Kırgöz. O yapıyor, az anlatıyor. Siz çok alkışlayın onu. Ama bir yandan da yapılmayanlar var. Ne yapılmıyor, mesela balıkçı barınağının yapılması lazım ama yapmıyorlar, Çandarlı- Dikili arasında yolun yapılması lazım, yapmıyorlar. Dikili’de okul sorunu var, yapmıyorlar. Buradan şunu söyleyelim. Dikili geçen sefer yüzde 57-58 ile Adil Başkanı seçti. Görünen o ki tarihi bir rekor ile yeniden seçecek. Yanında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, buradan Dikili’ye söz olsun, istedikleri kadar sizi oy veriyorsunuz diye cezalandırsınlar, hani Hatay halkını tehdit ediyor ya, diyor ki ‘Merkezi yönetim ile belediye olmazsa, hizmet gelmez. Hatay mağdur olur. Olmadı mı?’ deyip depremzedeyi bile CHP’li, AK Partili belediye diye ayırdığını itiraf ediyor ya. Bu yaptığı davranış vicdani değildir, kalbinin yerinde taş vardır, bu davranış mertçe bir davranış değildir. Ta Hatay’dan hepinizi tehdit etmektedir. Bu mertlik değildir ama size söz, CHP ve Özgür Özel sizi namerde muhtaç etmeyecek. Söz veriyorum.”
“SİZE EMANET EDİYORUM”
Özel, başkan adayları Cemil Tugay ve Adil Kırgöz’ü kendisine eşlik etmeleri için yanına davet ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şartları zorlayacağız, hukuki prosedürleri zorlayacağız, Balıkçı Barınağı’na da imkan olduğu ölçüde Çandarlı – Dikili yolundaki iyileştirmeyi de eğer Karayolları izin verirse yolun tamamını da biz yapacağız. Sizi namerde muhtaç etmeyeceğiz. Dikili’nin güzel insanları, iki yanıma iki başkanımı alayım, il başkanımı alayım. Ben buradan bütün Dikililere, bu çalışkan, efendi, bu 5 yılda önce borçları kapatan, yatırımları planlayan, bu zorlu dönemde bu kadar çok iş yapan bu kardeşinize bir İzmir, hatta keşke mümkün olsa Türkiye rekoru bekliyorum. Hadi bakalım. Adil Kırgöz’e sonuna kadar sahip çıkın. Cemil Tugay, tanıyan herkesin hem sevdiği, hem güvendiği, tanıdıkça da bu kadar enerjik, iş bitirici, bu kadar iyi planyan, bu kadar hızlı aksiyon alan ve tuttuğunu koparan biri olduğunu, her tanıyanın gördüğü, benim yol arkadaşım, kendisi cesareti, çalışkanlığı, sakin yapısı ama hızlı karar alan, iyi uygulayan, gerçek bir İzmir sever, gerçek bir kentsever, gerçek bir vatansever, çok iyi bir yönetici olan Cemil Tugay’ı size emanet ediyorum.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dikili ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında geldiği Dikili’de ilk olarak partisinin ilçe başkanlığına ziyaret gerçekleştirdi. Ardından Atatürk Meydanı’nda düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Programda CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Dikili İlçe Başkanı Emre Kırlı ve partililer yer aldı.
“Anketler Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey olmadığını gösteriyor”
Dikili’de vatandaşlara seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dikili’nin kendisi için çok farklı bir yer olduğunu belirterek, “Bir siyasi parti olarak belediye başkanı tercihinde bulunacağız. 11 aday başvurdu. Hepsi çok kıymetli. Biz bir tercih yapmak durumundaydık. Genel kural memnuniyet anketidir. İzmir seçmeninin beklentisi yüksek notu kıttır. Ankete baktık ve Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey yok dedik. Adil Kırgöz 5 yıl boyunca belediyenin mali tablosunu düzeltmiş, yeni projeleri bitirmiş, bunu sizlere iyi anlatmış ve sizlerden de çok büyük destek aldığı noktadaydı. İş büyükşehir belediye başkanının belirlenmesine gelince, orada CHP’nin profil çalışmalarında ortaya çıkan, işi gücü İzmir olacak, Bergama olacak, Kınık olacak, sorunu doğru tespit edecek, sakin, kararlı, en üst düzeyde hizmet vermesi istenen ve belediyeciliği bilen bir isim için çalışmaların sonunda karşınızda Cemil Tugay. Bundan sonra Adil Kırgöz’ün işi gücü Dikili, Cemil Tugay’ın işi gücü İzmir” dedi.
2019 yılında seçime ittifakla girdiklerini aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP’nin yanında ittifak ortağı partiler vardı. Bu seçimde kurumsal ittifaklar yok. Önümüzde seçim var ve beklentisi olanlar var.”
“Türkiye İttifakı’na güveniyoruz”
Ankara’da ittifakın olmadığını, bir anlaşmanın da yapılmadığını vurgulayan Özel, “Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Fakat geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerinde duruyor. O seçmen Atatürkçü, demokrat. Hala İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da birlikte. Sosyal, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Hepiniz birleşin ve Cumhuriyet’i koruyun. Kültür sanat faaliyetlerini yasaklayan, onların yaşam biçimlerine müdahale eden anlayışa kentlerimizi teslime etmeyeceğiz. İzmir, kimsenin kimseye bakmadığı, insanların rahatlıkla dolaşabileceği kentler arasında olmaya devam edecek. Geçtiğimiz seçimde bizimle birlikte Dikili İttifakı’nı kuranlara güveniyoruz. Türkiye İttifakı’na güveniyoruz” şeklinde konuştu.
Dikili’de yapılan projelere de değinen Özgür Özel, şu ifadelere yer verdi:
“Sosyal market, kreşler, gündüz bakım evleri, doğalgaz, U-19 Dünya Voleybol Şampiyonası ve say say bitmeyen projeler. Adil Kırgöz hepsini yapıyor. Fakat yapılmayanlar da var. Balıkçı barınağının yapılması lazım, Dikili’de okul sorunu var yapmıyorlar. Dikili tarihi bir rekorla Adil Başkanı yeniden seçecek. Size söz CHP’li Özgür Özel sizi namerde muhtaç etmeyecek.”
Programda konuşan CHP Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, “2019 yılında göreve geldiğimizde nasıl bir belediye teslim aldığımızı biliyorsunuz. İzmir’in en borçlu belediyesini aldık. Bugün geldiğimiz nokta neredeyse hiç borcu olmayan, sadece kamu kurum ve kuruluşlara borcu olan bir belediyeye sahibiz. Bununla sizler adına gurur duyuyorum. Dikili’de göreve geldiğimizde ne kadar eksik olduğunu biliyorsunuz. Sosyal belediyecilik kapsamında birçok iş yaptık. Yeni çıktığımız bu yolda bizimle olmaya var mısınız?” ifadelerini kullandı.
İzmir’de bütün ilçelerde 1 Nisan’dan itibaren ev sahibi olacağını söyleyen CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Cemil Tugay, bundan sonra siz neredeyseniz orada olacak. Bayrağı daha ileriye taşımak için mücadele edeceğiz. Altyapı ve üstyapı ile ilgili her çalışmayı yapacağız. Dikili’de özellikle tarım ve turizm desteklenecek. Gelecek dönem dikili çok güzel bir ilçe olacak” dedi. – İZMİR
]]>
İzmir’in Gaziemir ilçesinde aracına bindiği taksi şoförü Oğuz Erge’yi silahla öldüren Delil Aysal’ın yargılanmasına başlandı.
İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Delil Aysal, öldürülen Erge’nin ailesi, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık ile taraf avukatları katıldı.
Erge’nin oğlu Mustafa Erge de tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Salonda çok sayıda çevik kuvvet polisi görev yaptı.
Duruşmada, savcılık makamını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Şahiner temsil etti.
Tutuklu sanık Aysal, fırında kasiyer olarak çalıştığını ve geçmişte psikiyatri hastanesinde yattığını söyledi. Ailesinin kendisini sevmediğini savunan Aysal, olay gecesi bunalımda olduğu için dışarı çıktığını ve alkollü olduğunu öne sürdü.
Taksideki kameraya yansıyan kayıttaki ifadeleri kullanmadığını, görüntülerle oynandığını iddia eden Aysal, silahında 5 kurşun olduğunu 2’sini havaya, 3’ünü ise maktule sıktığını belirtti.
“Kendimi öldürmekti amacım”
Duruşmada, olay anı ve öncesine ilişkin kamera görüntüleri izletildi.
Mahkeme Başkanının “Araca sağdan binmişsin, neden gittin arkasına oturdun?” sorusu üzerine sanık Aysal, “Ben de bilmiyorum, hep öyle otururum.” yanıtını verdi.
“Neden öldürdün?” sorusuna Aysal’ın “Amacım kimseye zarar vermek değildi, ailemle sıkıntılarım vardı.” şeklinde yanıt vermesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Senin sıkıntılarının cezasını başkası mı ödeyecek?” ifadesini kullandı.
Üye hakim, sanığın olay anında kesik eldiven giydiğini anımsatarak, “O eldiven soğuktan korumaz bir şeyi daha iyi kavramak için kullanılır. Maktulü yağma için mi keyif almak için mi öldürdün?” sorusunu yöneltti. Sanık, “İkisi de değil. Kendimi öldürmekti amacım, o eldiveni normalde de giyiyorum.” dedi.
Mahkeme Başkanı, olay sonrası Oğuz Erge’nin üzerinden 2 lira çıktığını, paralarını alıp almadığını sorması üzerine sanık, taksiden para almadığını, sadece telefon ve kulaklığı aldığını savundu.
Erge’nin boşandığı eşi Nevra Karahan da çocuklarına eşinin baktığını ifade ederek, sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.
Oğuz Erge’nin kızı Naz, Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) katıldığı duruşmada psikolog eşliğinde dinlenildi.
Erge, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Babamın telefonundan arandım, sanık yeri tarif etti, ‘ağır yaralı, ambulans çağır, ben çağıramıyorum’ dedi. Amcam ve anneme haber verdim.” şeklinde konuştu.
Erge’nin oğlu Mustafa Erge de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Babamın yaptığı bir iyilik. Diyecek çok şey var.” ifadesini kullandı.
Delil Aysal’ın avukatı, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, cezai sorumluluğunu etkileyecek bir akıl hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
“Sanık, gayet soğukkanlı”
Duruşma sonrası İzmir Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık, sanığın en ağır cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Tüm taksiciler adına bu davayı yakından takip edeceklerini belirten Anık, “Sanık, gayet soğukkanlı. Bazı şeyleri kabul etmiyor. Yani çok pişkin bir arkadaş. İnşallah, önümüzdeki mahkemede en ağır cezayı alır.” şeklinde konuştu.
Olay
Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini belirten Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı.
Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarına vardığında Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Erge’nin üzeri ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adreste yakalanarak tutuklanmıştı.
Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “nitelikli adam öldürme”, “nitelikli yağma” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ceza istenmişti.
]]>
HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de gerçekleştirilen aday tanıtım töreninin ardından Karabağlar’da halkla buluştu. Genel Başkan Özel, “Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Bir değişim sloganı ile yola çıktık ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk 25 yılına yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, öyle sözde değil gerçek Atatürk milliyetçilerinin, devletini, milletini, halkını, Cumhuriyetini sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık” dedi. Özel ayrıca, bugüne kadar 6 kadın belediye başkanının olduğu İzmir’de, bu kez seçilebilecek 9 yerde kadın adaylarının varlığına işaret etti.
CHP Genel başkanı Özgür Özel, aday tanıtımın ardından bugün Karabağlar Uğur Mumcu Parkı’nda yurttaşlarla buluştu. Buluşmada Özel’e, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil İnay Kınay, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile ilçe yönetim kurulu üyeleri eşlik etti.
Partililere seslenen Özel, “Güzel, canım, yetişip büyüdüğüm, ekmeği ile büyüdüğüm İzmir’in kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk’e sevgisi olan güzel insanlar, hepiniz hoş geldiniz, saygı ile selamlıyorum. Öncelikle Karabağlar’dayız. Karabağlar’da 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığımızı yapmış rahmetli Kasım Sıtkı Kürüm’ü rahmet ve minnetle anarak sözlerime başlamak isterim” dedi.
“Bugün Karabağlar’da sizlerden almış olduğu emaneti tertemiz bir belediyecilikle, çalışkanlığı ile gayreti ile efendiliği ile emanetinizi taşıyan ve bugüne kadar getiren sevgili Muhittin Selvitopu’na kocaman bir alkış istiyorum” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün İzmir adaylarımızı tanıttık, törende olanlarınız vardı, televizyonlardan izleyenleriniz vardı. Bugün buraya koşup geldiniz, şimdi biraz önce Karabağlar’daki genç adayımız, çevre mühendisi, 43 yaşında Helil Kınay sizlere seslendi. Bugün tanıttığımız 30 adayın 9’u kadın aday. Bugüne kadar İzmir’de toplam 6 kadın belediye başkanımız olmuştu. Bugün öyle kenarda köşede değil, tam 9 seçilecek yerde, öyle küçük ilçelerde de değil, nüfusu 600-700-800 bin olan İzmir’in en büyük ilçelerinde, yaş ortalaması bütün adaylarımızın 45 ve 9’u kadın aday. Mesleklerinde başarılı. Kent suçlarında mücadelede başarılı. Ranta ve talana direnen, sizinle birlikte mücadele eden ve bundan sonra da sizin aranızda hareketli, koşarak, her sabah başka bir mahallede kahvaltı edip her akşam bir başka taksi durağında günü sonlandıracak olan gencecik adayımız Helil Kınay’ı sizlere emanet etmeye geldik.”
“CUMHURİYET’İN ÖNEMİNİ BİLEN SEÇMEN”
İzmir seçmeninin ne istediğini bildiklerini vurgulayan Özel, şunları söyledi:
“Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli, motivasyonları yüksek. Biz bu adaylarla bir şeye niyet ettik. İzmir’de yaptırdığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, tüm profil çalışmalarında İzmir seçmeni bizden daha çok kadın aday istedi. Daha çok genç aday istedi. Kadınlar için ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın adaylarımızı, genç adaylarımızı emanet etmeye geldim. Bu işin şakası yok. Bir tarafta 18 bakan belirliyor beyefendi, 17’si erkek ve bir tanesi kadın. O da Aile Bakanı. Elbette önemli bakanlık ama kafanın arkasında bir şey var. O şu, diyor ki ‘Sen kadınsın, yerin evdir, ailedir. Sen ekonomi bilmezsin, dış politikaya karışma, içişleri erkek işi, kültür sanata bile biz bakarız, sen sadece çocuk bakarsın. Sen aile işlerinden anlarsın.’ Bu anlayışa karşı Cumhuriyeti korumak ve bu büyük kadın devrimini Cumhuriyetin kalesi, Cumhuriyetin sancak gemisi İzmir’den başlatmaya geldim, İzmir’den. Bir yanda başka tartışmalar var. ‘Kız çocuklarla erkek çocuklar ayrı okusun’ diyen bir anlayış var. İttifak kurdukları parti, kadınları sahiplendirmekten bahsediyor. Kadınların oy kullanmasına dahi itiraz eden bir anlayış var. O Cumhuriyet ki o Cumhuriyetin kurucusu ki dünyanın en gelişmiş ülkelerinden yıllar yıllar önce seçme ve seçilme hakkını kadına vermiştir. Cumhuriyet kadının seçmesine, seçilmesine, eşit yurttaş olmasına yol açmıştır. Şimdi bu saldırılara karşı İzmir’den bir meydan okuma zamanıdır. O yüzden siyasetteki kadın devrimini sizlere emanet etmeye geldim.” dedi.
Özel, ‘mesleğinde başarılı’, ‘önemli görevleri yapmış’, ‘yöneticilik vasıfları yüksek’ sıfatlarıyla tanımladığı Helil Kınay’ı ‘kentin sorunlarını gören ve çözüm önerilerini söyleyen bir adayımız var’ diyerek tanıttı. Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“BU BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜ HEP BERABER BAŞLATIYORUZ”
“Bugüne kadar söyledi, bugünden sonra bunları yapacak, sizden aldığı destekle Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Gençler Helil Başkandan heyecanlanmış. Karabağlar bu heyecana ortak oluyor mu? Bir alkış alayım başkana. Karabağlar, İzmir duysun. Bu büyük yürüyüşü hep beraber başlatıyoruz. Adaylarımız bugün açıklandı, çok güzel, iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, alanlarında bir ve bazen 3 yüksek lisans yapmış, konunun uzmanı arkadaşlar. Bunlar İzmir’e de iyi gelecek. 15-20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde hep onları ve onların kadrolarını, siz yol arkadaşlarını hep beraber göreceğiz. Cumhuriyetin yüzüncü yılının ilk 25 yılına biz damgamızı vurduk. Yokluğu, açlığı bitirdik. Ardından salgın hastalıkları yendik. Bir imparatorluk bakiyesinden bir Cumhuriyet inşa ettik. Toplu iğnesi olmayan bir ülkeye uçak fabrikası, motor fabrikası yapar ve üretir hale getirdik. Şimdi bir üzüntüyü hep birlikte yaşıyoruz. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Bir değişim sloganı ile yola çıktık ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk 25 yılına yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, öyle sözde değil gerçek Atatürk milliyetçilerinin, devletini, milletini, halkını, Cumhuriyetini sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız? İşte o yürüyüşe, o yola çıktığımızda bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, bu partinin önceki genel başkanlarına vefa borcu ile yüklüyüz. Bir partinin önceki genel başkanına vefa nasıl gösterilir? Benim bildiğim bir şey var. Partisini iktidar yaparak gösterilir. Hem sevgili Kemal Kılıçdaroğlu’na, hem rahmetli genel başkanlarımız Deniz Baykal, Bülent Ecevit, İsmet Paşa’ya ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini iktidar yaparak, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz. Bu yürüyüşte bizimle birlikte İzmir’den başlayarak kararlılıkla yürümeye var mısınız?”
“BU PARTİNİN YÜRÜYÜŞÜ CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜDÜR”
Mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e de teşekkür eden CHP Lideri Özel, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“İşte bu yola çıktığımda, bu yoldaki ilk adımlarıma eşlik eden biri vardı. Kim, o kişi? Kararlı, inançlı, cesur, ‘Makamımı ve mevkiimi kaybedersem’ endişesi ile doğru bildiğinden şaşmayan, doğru neyse onun arkasında duran, heyecanı çok ama kararlı ve son derece duyarlı bir siyasetçi. Yol arkadaşım, sizlerin de çok yakından tanıdığı, bütün iftiralara rağmen üzerine hiçbir çamurun yapışmadığı, sütte leke var, onda yok. Cemil Tugay başkanımızı İzmir Büyükşehir adayı yaptık. Önceki dönem ve halen görevde olan sevgili Tunç Soyer. Kendisi ile önceden ve sonrasında konuştum. Onun İzmir’in bir değeri, partinin bir değeri olduğunu, bu partiye ve sosyal demokrasiye yapacak katkıları olduğunu ve bununla ilgili fikirlerimiz olduğunu karşılıklı konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkana da bir teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet yürüyüşüdür, demokrasi yürüyüşüdür, kalkınma yürüyüşüdür. Bu ülkede bu kadar büyük yoksulluğun, bu kadar büyük sıkıntıların olduğu bir süreçte biz her zaman için CHP olarak iktidar olmak, bu kentte iktidar kalmak ve bu kentteki iktidarımızı ülkedeki iktidara taşımak durumundayız. Bunun için hep birlikte bu iktidar yürüyüşünü gerçekleştirmeye var mısınız? Ben adayımız Helin arkadaşımızı, Helil Başkanımızı, Helil Kınay’ı ve büyükşehir adayımız Cemil Tugay’ı sizlere emanet ediyorum. Kuvvetli alkışlarınızla birlikte her ikisinin elini hep birlikte havaya kaldırıyoruz ve yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun, Karabağlar’a ve İzmir’e hayırlı, uğurlu olsun.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özel, halk buluşmasında İzmirlilere seslendi
Genel Başkan Özel’in ilçe mitinginde belediye başkanı yer almadı
İZMİR – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabağlar ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi. Programda, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun bulunmaması dikkat çekti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında, Karşıyaka ilçesinde gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısının ardından Karabağlar’daki halk buluşmasına katıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan açık hava toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. Yeniden aday gösterilmeyen Karabağlar belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun buluşmaya katılmaması ise dikkat çekti.
“9 adayımız kadın”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmada yaptığı konuşmada İzmir’de oy anlarının yüksek olduğu 9 ilçeye kadın aday belirlediklerini söyledi. Özel, “Adaylarımızın yaş ortalaması 45, 9 tanesi de kadın. Kent suçlarıyla mücadelede başarılı, ranta, talana direnen, mücadele eden, sizin aranızda koşarak her sabah başka mahallede kahvaltı edip, her akşam başka taksi durağında günü sonlandıracak adayımız Helil Kınay’ı size emanet etmeye geldik. Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli. Biz bu adaylarla bir niyet ettik, İzmir’de yaptığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, profil çalışmalarında bizden daha çok kadın ve genç aday istedi. Kadınlar ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın ve genç adaylarımızı emanet etmeye geldim” dedi.
“Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor”
Konuşmasında ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte önemli bir yol yürüyeceklerine vurgu yapan Özel, “Mesleğinde başarılı, son derece önemli görevleri yapmış, yöneticilik vasıfları yüksek, kent sorunlarını gören bir adayımız var. Bugüne kadar söyledi bugünden sonra bunları yapacak, Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Bu büyük yürüyüşü birlikte başlatıyoruz. Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, yüksek lisans yapmış arkadaşlar. Bunlar İzmir’e iyi gelecek, 20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde de onları ve kadrolarını göreceğiz. Biz Cumhuriyetin ilk yüzyılında yokluğu, açlığı bitirdik, salgın hastalıkları bitirdik. Toplu iğnesi olmayan ülkeye uçak, motor fabrikası yapar, üretir hale getirdik. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Değişim sloganıyla yola çıktık. Şimdi yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürk milliyetçilerinin, halkını sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız. Bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, önceki genel başkanlara vefa borcuyla yüklüyüz. Vefa partiyi iktidar yaparak gösterilir. Vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz” sözlerine yer verdi.
“Sütte leke var onda yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında övgüyle söz eden Özgür Özel, “Bu yola çıktığımda inançlı, kararlı, cesur, makam mevki endişesi duymayan, doğrunun arkasında duran, duyarlı bir siyasetçi, yol arkadaşım, iftiralara rağmen üstüne leke yapışmayan, sütte leke var onda leke yok arkadaşımızı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptık” diye konuştu.
Soyer açıklaması
Aday gösterilmeyen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili açıklama yapan Özel, “Tunç Soyer ile önce ve sonra konuştum. Onun İzmir’in, partinin bir değeri olduğunu konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkan’a da teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet, demokrasi, kalkınma yürüyüşüdür” dedi.
“İzmir’i çocuğuyum ben”
Programda konuşan CHP İzmir Büyükşehir belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise, “Her geçen gün birbirimizi biraz daha tanıyoruz. Birbirimize ısınıyoruz. İzmir’in çocuğum ben. Bir olduğumuzu anlatmak istiyorum. Hayatımdan bir anekdot vereceğim. İzmir’in 30 ilçe belediye başkanını tanıttık. Bu görevlere aday olmak büyük bir onur. Sizlerin desteği ile seçildikten sonra büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluktan korkmuyoruz. Ben doktorum, uzman cerrahım. Burada 5 sene çalıştım. 80’lerin başları, babam öğretmen. Pazarlarda limon satıyordum. Asla utanmıyorum o günlerden. Bir gün bir akşam babam yanında bir öğretmen arkadaşıyla Yeşilyurt Pazarı’nda pazarcılık yaptı. Daha fazla gelir elde etmek için çalışıyordu. Türkiye’yi düşündüm, Atatürk’ü düşündüm. Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olsun dediklerinde öğretmen maaşını geçmesin dediğini hatırladım. Bu süslü kıyafetlere bakmayın, sokaklarda büyüdük biz. Her sokağını biliriz buranın. Mutlaka bizleri başkanlık görevine seçeceksiniz. ‘Siz bir takımsınız’ dedi genel başkan. Bu halkın yanında yer alacaksınız dedi. Kimsenin size haksızlık yapmasına karşı yalnız bırakmayacağız. İhtiyacımız olan tek şey sizden gelecek sevgi ve saygı. Her zaman yanımızda olacağınızı biliyoruz” sözlerine yer verdi.
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabağlar ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi. Programda, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun bulunmaması dikkat çekti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında, Karşıyaka ilçesinde gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısının ardından Karabağlar’daki halk buluşmasına katıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan açık hava toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. Yeniden aday gösterilmeyen Karabağlar belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun buluşmaya katılmaması ise dikkat çekti.
“9 adayımız kadın”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmada yaptığı konuşmada İzmir’de oy anlarının yüksek olduğu 9 ilçeye kadın aday belirlediklerini söyledi. Özel, “Adaylarımızın yaş ortalaması 45, 9 tanesi de kadın. Kent suçlarıyla mücadelede başarılı, ranta, talana direnen, mücadele eden, sizin aranızda koşarak her sabah başka mahallede kahvaltı edip, her akşam başka taksi durağında günü sonlandıracak adayımız Helil Kınay’ı size emanet etmeye geldik. Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli. Biz bu adaylarla bir niyet ettik, İzmir’de yaptığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, profil çalışmalarında bizden daha çok kadın ve genç aday istedi. Kadınlar ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın ve genç adaylarımızı emanet etmeye geldim” dedi.
“Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor”
Konuşmasında ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte önemli bir yol yürüyeceklerine vurgu yapan Özel, “Mesleğinde başarılı, son derece önemli görevleri yapmış, yöneticilik vasıfları yüksek, kent sorunlarını gören bir adayımız var. Bugüne kadar söyledi bugünden sonra bunları yapacak, Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Bu büyük yürüyüşü birlikte başlatıyoruz. Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, yüksek lisans yapmış arkadaşlar. Bunlar İzmir’e iyi gelecek, 20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde de onları ve kadrolarını göreceğiz. Biz Cumhuriyetin ilk yüzyılında yokluğu, açlığı bitirdik, salgın hastalıkları bitirdik. Toplu iğnesi olmayan ülkeye uçak, motor fabrikası yapar, üretir hale getirdik. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Değişim sloganıyla yola çıktık. Şimdi yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürk milliyetçilerinin, halkını sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız. Bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, önceki genel başkanlara vefa borcuyla yüklüyüz. Vefa partiyi iktidar yaparak gösterilir. Vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz” sözlerine yer verdi.
“Sütte leke var onda yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında övgüyle söz eden Özgür Özel, “Bu yola çıktığımda inançlı, kararlı, cesur, makam mevki endişesi duymayan, doğrunun arkasında duran, duyarlı bir siyasetçi, yol arkadaşım, iftiralara rağmen üstüne leke yapışmayan, sütte leke var onda leke yok arkadaşımızı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptık” diye konuştu.
Soyer açıklaması
Aday gösterilmeyen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili açıklama yapan Özel, “Tunç Soyer ile önce ve sonra konuştum. Onun İzmir’in, partinin bir değeri olduğunu konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkan’a da teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet, demokrasi, kalkınma yürüyüşüdür” dedi.
“İzmir’i çocuğuyum ben”
Programda konuşan CHP İzmir Büyükşehir belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise, “Her geçen gün birbirimizi biraz daha tanıyoruz. Birbirimize ısınıyoruz. İzmir’in çocuğum ben. Bir olduğumuzu anlatmak istiyorum. Hayatımdan bir anekdot vereceğim. İzmir’in 30 ilçe belediye başkanını tanıttık. Bu görevlere aday olmak büyük bir onur. Sizlerin desteği ile seçildikten sonra büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluktan korkmuyoruz. Ben doktorum, uzman cerrahım. Burada 5 sene çalıştım. 80’lerin başları, babam öğretmen. Pazarlarda limon satıyordum. Asla utanmıyorum o günlerden. Bir gün bir akşam babam yanında bir öğretmen arkadaşıyla Yeşilyurt Pazarı’nda pazarcılık yaptı. Daha fazla gelir elde etmek için çalışıyordu. Türkiye’yi düşündüm, Atatürk’ü düşündüm. Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olsun dediklerinde öğretmen maaşını geçmesin dediğini hatırladım. Bu süslü kıyafetlere bakmayın, sokaklarda büyüdük biz. Her sokağını biliriz buranın. Mutlaka bizleri başkanlık görevine seçeceksiniz. ‘Siz bir takımsınız’ dedi genel başkan. Bu halkın yanında yer alacaksınız dedi. Kimsenin size haksızlık yapmasına karşı yalnız bırakmayacağız. İhtiyacımız olan tek şey sizden gelecek sevgi ve saygı. Her zaman yanımızda olacağınızı biliyoruz” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>
Eşrefpaşa Hastanesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’ndeki poliklinikte engelli bireylerin ve gazilerin de kullanımına uygun fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezini hizmete açan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Nerede yardıma ihtiyacı olan bir hemşehrimiz varsa orada olduk. Hiçbir İzmirliyi belediyemizin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmadık. Bugün, bu gurur tablosunu bir adım daha ileriye taşıyan çok değerli bir uygulamayı daha İzmir’e kazandırıyoruz” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Semt Polikliniği içerisinde yer alan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete girdi. Başkan Soyer’in ev sahipliğinde düzenlenen açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Yavuz Uçar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile yurttaşlar katıldı.
En büyük dileğinin törene katılarak Başkan Soyer’i dinlemek olduğunu söyleyen Buca Sosyal Yaşam Kampüsü bünyesindeki huzurevinin sakinlerinden 69 yaşındaki Ayfer Demir de hasta yatağıyla birlikte açılışta yer aldı. Demir, “Beni ameliyat ettirdiniz, yardım eli uzattınız. Çok büyük sevap kazandınız” diye konuştu.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi’nin sağlık hizmetlerinde dönüşümün en son halkası olduğuna dikkat çeken Soyer, şunları kaydetti:
“Modern tıbbın temellerinin atıldığı, binlerce yıllık sağlık kenti olan İzmir’de, bu görkemli mirasa sahip çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerine erişimin eşit olmadığı bir toplumda, ne adaletten ne demokrasiden ne de özgürlükten bahsedebiliriz. Sağlık hakkı, insan onuruna yakışır bir yaşamın en temel ilkesidir. Bu ilkeyle, 5 yılda İzmir’in 30 ilçesinde sağlık hizmetlerine eşit erişim için büyük bir seferberlik başlattık. Nerede yardıma ihtiyacı olan bir hemşehrimiz varsa orada olduk. Hiçbir İzmirliyi belediyemizin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmadık. Bugün, bu gurur tablosunu bir adım daha ileriye taşıyan çok değerli bir uygulamayı daha İzmir’e kazandırıyoruz. Fizik Tedavi Birimimizde, uzman hekimlerimiz ve özel eğitimli tecrübeli fizyoterapistlerimiz tam donanımlı sağlık hizmeti sunacak. Burada tamamen ücretsiz hizmet vereceğiz ve dileyen vatandaşlarımıza ücretsiz servis hizmeti sunacağız. Eşrefpaşa Hastanemiz bünyesinde, böylesine değerli bir sağlık hizmetini daha İzmir’e kazandırdığımız için çok mutluyuz. Çok gururluyuz. Sizlere yöneltilen her türlü haksızlığa karşı mücadeleye devam edeceğiz. En zor anlarımızda yanımızda olan siz değerli sağlık emekçilerimizi, hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Bırakmayacağız.”
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında hidroterapi yani su içi tedavi ve rehabilitasyonun da olduğu tam donanımlı bir sağlık merkezi olarak faaliyet gösterecek. Merkez engelli bireyler ile gazilere de hizmet verecek. Toplam 2 bin 500 metrekarelik alanda, 3 katlı binada hizmet veren Eşrefpaşa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli, yaşlı ve sporcular için su altı tedavilerinin yapılacağı iki adet hidroterapi havuzu, muayene odaları, egzersiz ve rehabilitasyon salonu ile masaj üniteleri yer alıyor.
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:
“BUGÜN CHP’NİN SANCAK GEMİSİNDEYİZ, BUGÜN MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUNUNUN ATILDIĞI YERDEYİZ”
“Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz, bugün milli mücadelede ilk kurşununun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir imparatorluğun tebaası, bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir cumhuriyetin onurlu, eşit vatandaşları olma erdemine kavuşmanın en önemli mücadelesinin hem başladığı hem nihayetlendiği yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün Asteğmen Kubilay’ın başını verdiği ama onlara başını eğmediği kentteyiz. Bugün, ‘İki büyük eserim var. Birisi Cumhuriyet, diğeri CHP diyen’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şuracıkta doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim dedi ki ‘İki sınava gireceksin. Bir tanesi Anadolu Lisesi sınavı, bir tanesi devlet parasız yatılı burs sınavı.’ Formumu doldurdu Gülseren Öğretmen, beni sınava soktu. İki sınavı da kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite; hatta sonra sınavda ikinci olunca ‘Dilediğin yerde askerlik yap’ dediler. Askerliğimi dahi şurada, Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Bugün ben, boğazımdan 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, ömrümün en güzel 12 yılının geçtiği, hayat arkadaşım Didem ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün Genel Başkan olarak geldim.
“CHP OLARAK GÖĞSÜMÜZ DİK, BAŞIMIZ İLERİDE, ALNIMIZ AÇIK; İZMİR BİZİ, BİZ İZMİR’İ BİLİYORUZ. HİÇ HEVESLENMESİNLER”
Biz burada kötünün yerine iyiyi getirmeye gelmedik. Biz burada dürüst, namuslu çalışan, bütün engellemelere rağmen görevini yapan kıymetli arkadaşlarımızla bir büyük devrimi, kadın devrimini, gençlik devrimini, İzmir’in bizden beklediği dinamizmi ve yarınların yöneticilerini bugünden İzmir ile tanıştıracağımız, İzmir’i ayağa kaldıracak, İzmir’i dünyanın en önemli kentlerinden birisi haline getirecek dinamik kadroların bayrak devir teslimine geldik. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente emeği olan Yüksel Çakmur’a; bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni mali disipliniyle, kredi notlarıyla, büyük projeleriyle çok önemli bir noktaya getirmiş Sevgili Aziz Kocaoğlu’na; ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş, başımızı öne eğdirmemiş Sevgili Tunç Soyer’e; Allah gani gani rahmet eylesin İzmir’in efsane belediye başkanı ve İzmir’i yıkılmaz bir kale haline getiren Piriştina’ya çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyada yine AK Parti tarafından elbette birçok iftira, hakaret, yalan sıralanıyor ve devam edecek. Ancak CHP olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık; İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler.
“9 CUMHURİYET KADINIYLA KARŞINIZDAYIZ. 30 BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZDAN 12’Sİ 40 YAŞIN ALTINDA”
Birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz. Bu süreçte İzmir’in beklentilerine baktığımızda İzmir bir dinamizmi, madem ki Cumhuriyetin sancak gemisidir, kadının gücünü, Atatürk’ün kentinde, Zübeyde Anne’nin kentinde Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız varken bugün, hepsi de seçilecek yerden 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı, Önder Sav ve niceleri, 30’lu yaşlarında bakanlık görevlerini üstlendiler. Şimdi İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adayımızdan tam 12’si 40 yaşın altında. İzmir’e emanet olsun, İzmir onlara emanettir. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, bir akıl çıkıyor karşınıza, ‘Bu yaşta belediye mi yönetebilir? O bütçeyi mi yönetebilir’ diyor. 35 yaşında Deniz Baykal, Türkiye hazinesini yönettiyse, 36 yaşında, 38 yaşında Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı bakanlıklar yaptılar, 40 yaşında bu memleketi yönettilerse CHP’nin birbirinden genç, birbirinden dinamik, en az bir yabancı dil bilen, eğitimleriyle, kültürleriyle, vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, ülkeyi de şaha kaldıracak. Onlara yürekten inanıyoruz.
“CHP’Yİ KİMSE KÜÇÜK İKTİDAR ALANLARININ PARTİSİ OLARAK GÖRMESİN”
Bundan sonraki süreçte CHP’yi kimse küçük iktidar alanlarının partisi olarak görmesin. CHP, cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim ve siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük 100’üncü yıl umutlarını, hayallerini hayata geçirememiş ancak cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya and içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz: Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz, iyi eğitimli, yaş ortalaması 45 olan, İzmir’in belediye başkanlarına bütün olarak baktığınızda, her birisi iyi düzeyde yabancı dil bilen, aldıkları eğitim ve geçmişte verdikleri mücadeleyle kentin yüzünü güldürecek, kent suçlarına geçit vermeyecek, kentin dokusunu, tarihini bilip yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan ve talandan kendilerini, evlatlarını korur gibi koruyabilecek kadrolara emanet etmek üzere yola çıktık. Önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları her hizmetle İzmir bu kadrolar ile gurur duyacak. Türkiye bu kadroları görecek ve bu kadroların yönettiği İzmir, cazibe merkezi olma noktasındaki ilerlemesini bir devrime dönüştürecek. İzmir’deki iyi yönetim, Türkiye’ye örnek olacak. ve gün gelecek Türkiye, İzmir’deki iktidarı CHP’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek. Söz veriyoruz. Buna yürekten inanıyoruz.
“ÇOK İSTEDİK AMA BAŞARAMADIK. İTTİFAKLARIN DIŞINDA KALMAYI TERCİH ETTİLER”
Biz bugün CHP’lilerden, sadece sosyal demokratlardan oy istemiyoruz. Çünkü 2019 seçimleri, 2018’deki büyük moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehirde ülkenin kaderine el konulması sonucuna ulaşan bir büyük başarıyla bitmişti. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, İzmir’in ve Eskişehir’imizin, Aydın’ımızın, Muğla’mızın yanına katmıştık. Şimdi mayıs ayında çok hak edip ulaşamadığımız zaferden sonra herkes bakıyor. Recep Tayyip Erdoğan, iktidarını perçinleyecek mi; yoksa Atatürkçü, cumhuriyetçi, Cumhuriyet değerlerine saygılı kurucu kadrolarına husumet değil, hayranlık duyan kadrolar acaba yeniden hem bu 11 kentte, hem de devamında hakim olup bir denge sağlanacak, geleceğe umutla bakılacak mı? İşte bu dengeyi sağlamak için bir büyük ittifaka, işbirliğine ihtiyaç vardı. Bunun için ben göreve geldiğim günden itibaren bütün Türkiye’nin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Arkadaşlarım yaptı. Yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bir yerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız, kendilerinde anlamlandırdıkları gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler.
“ANKARA’DA BİR İTTİFAKA İMZA ATAMADIK ANCAK İZMİR’İN DEMOKRATLARI; İZMİR’E, CUMHURİYETE VE GELECEĞİMİZE HEP BERABER SAHİP ÇIKACAKLAR”
Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, Cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum. İstanbul’da satacak arsa kalmadığından İstanbul’a bir hançer dayayıp Kanal İstanbul yapıp, etrafını Katarlılara söz veren anlayış, İstanbul’a geri gelmesin diye; Bülent Arınç’ın tabiriyle Ankara’yı parsel parsel satan, Ankara’nın bütün varlıklarını dinozor parklarına peşkeş çeken, oraları yaptırdığı müteahhitlere peşkeş çeken anlayış Ankara’ya geri gelmesin diye ve gözlerini diktikleri göz bebeğimiz İzmir’in bir kum tanesi bile gözden çıkarılmasın diye Türkiye İttifakı 31 Mart seçimini bir zafere dönüştürecek, buna yürekten inanıyorum.
“ANKETLER İZMİR’DE BİR HAYAL OLARAK GÖRÜLEN 30’DA 30’U MÜJDELİYOR”
Biraz önce bir gazeteci arkadaşım geldi, elimi tuttu, ‘Beni hatırladın mı’ dedi. Kurultayda fotoğrafımı çekip demişti ki ‘Sen bu işi başaracaksın. Beni unutma’ dedi. Şimdi geldi, çekti fotoğrafı dedi ki ‘Bak söylüyorum, İzmir’de rekor kırılacak. İzmir’deki bütün belediyeler alınacak.’ Önce bir müjdem ve sonra bir sürprizim var. Müjde şu: Adayları gösterdik, 4 gün sonra sahaya indik, anketlerimizi yaptırdık, yapılan anketlerin sonucunda gördüğümüz odur ki aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz. Hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka. Pek çoğunda garanti bir farkla öndeyiz. Ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP, şimdiden 24-25’i gördü. İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın, buna güvenin. Bütün Türkiye’nin çok merak ettiği bir şey var. Seçimlerde seçim şarkısı ve seçimlerin tanıtım filmi var. Bugün akşam saat 20.00’de bütün Türkiye’ye görecek.
“İZMİR, YÜZDE 93 İLE DEĞİŞİMİ İSTEYEN KENTTİ. DEĞİŞİMİN BAŞKENTİYDİ”
İzmir’de harika bir kadro ve müthiş bir takım var ama bu takımın bir de kaptanı var. Biz 14 ve 28 Mayıs’tan sonra büyük bir üzüntü, moral bozukluğu, herkesin bahsettiği seçmendeki küskünlük, duygusal kopuş ve bir şey yapmazsak önümüzdeki belediye seçimleri çok büyük bir tehlike ve Recep Tayyip Erdoğan bu moral bozukluğu ile bizi yakalarsa Allah muhafaza dediğimiz günlerde, dedik ki ‘Biz bir yola çıkıyoruz.’ Bunun adına ‘Yüzyılın değişimi, değişimin yüzyılı’ dedik. Zaman zaman Türkiye’de seçmen değişimi ne kadar istiyor diye baktığımızda, farklı sonuçlar gördük. Ama İzmir sonucu kimseyi şaşırtmadı. İzmir, yüzde 93 ile değişimi isteyen kentti. Değişimin başkentiydi. İşte o günlerde sokağı duyan, seçmeni hisseden, yapılması gereken adımı atmaya İzmir’de ilk karar veren ve bana telefon açıp da ‘Sonu ne olursa olsun, sonuna kadar yanınızdayım’ diyen, bütün süreç boyunca Türkiye’deki bütün belediyeleri inanılmaz bir dinamizmle gezen, ben yorulduğumda yorulmayan, ben düştüğümde morali düşmeyen, bozulmayan, sakin, kararlı, soğukkanlı ama iyi organizatör, çok iyi organizatör, bir cerrah titizliği ve bir büyük yöneticilik vasfı olan, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden heyecanı en üstte tutabilen bir yol arkadaşım vardı. Şimdi o arkadaşım, o sevgili dostum, o hem çok sevdiğim, hem güvendiğim ve bu takıma kaptanlık edeceğini, çok iyi başarıları birlikte kazanacaklarına yürekten inandığım Cemil Tugay’ı buraya davet ediyorum.”
]]>
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, şunları söyledi:
“İZMİR CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA CUMHURİYETÇİ VE SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLARIYLA GELİŞMİŞ VE KALKINMIŞTIR”
“İzmir bize geçmişin görkemli medeniyetlerinden mirastır.Bize bırakılan en değerli miras ise çağdaş bir cumhuriyet şehri olma kimliğidir. İzmir’imiz bilindiği üzere Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemizin işgale karşı mücadelesinde direnişin, kurtuluşun ve kuruluşun simge şehri olmuştur. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. Savaşın yıkımına uğramış, ekonomik bakımdan çökmüş olan Anadolu, siyasi bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlıkla tamamlama felsefesiyle yola çıktığı günlerde yapılan İktisat Kongresinin de İzmir’de toplanmış olması İzmir’e biçilmiş bir başka rolün göstergesidir. İzmir cumhuriyet tarihi boyunca Cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla gelişmiş ve kalkınmıştır. İzmir’i yanmış yıkılmış halinden modern bir kente dönüştüren, şehri planlayan, İzmir Fuarı’nın da kurucusu Dr. Behçet Uz, Cumhuriyet döneminin aydınlanma neferlerindendi. Kendisi bir Mustafa Kemal Atatürk fedaisiydi.
İhsan Alyanak, dürüst olduğu kadar cesurdu. Bireye değil topluma hizmete öncelik verdi. Rahmetli Bülent Ecevit kendisine ‘Halkçı Alyanak’ lakabını boşuna vermedi. Yüksel Çakmur Başkanımız, bu kentin geleceğine sahip çıktı. Halk için ucuz marketleri kentin dört bir yanına yaydı. Rahmetli Ahmet Piriştina, Büyük Kanal Projesi, Kordonboyu, İzmir Metrosu gibi büyük projelerin yanı sıra Eşrefpaşa Hastanesi’ni dar gelirlilere açtı. Aziz Kocaoğlu Başkanımız, 15 yıl örnek bir belediyecilik ortaya koydu. İzmir modelini tarifledi. Kente ve İzmirliye dokunan süt kuzusu, tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi örnek projeleri hayata geçirdi.
Tunç Soyer başkanımız, görevi süresince sadece İzmir’e hizmet vermedi. 11 ilde yıkıma neden olan 6 Şubat Maraş depremlerinden etkilenen kentlere gitti, İzmir’in dayanışmasına öncülük etti ve oralarda İzmir’i hep var etti. Hepsine ayrı ayrı minnet duyuyor ve teşekkür ediyorum. Onların yaptıklarının üzerine yeni şeyler koyarken, miraslarını başımızın üzerinde taşıyacağımıza, bu anlayışın sürdürüleceğine, bu kentin değerlerinin korunacağına söz veriyorum. Bu aynı zamanda bizim tarihe olan borcumuz. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık ve koruduk. Bu dönemde üzerine yeni roller ekleyerek yola devam edeceğiz. Aslında İzmir’in zaten var olan potansiyelini, gücünü ortaya çıkaracağız. Sağlam sosyokültürel dokusunun yanında, çok değerli akademisyenleri, güçlü iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu kenti mutluluk ekonomisinin başkenti yapacağız.
“ARKADAŞLARIMLA KENTİMİZİN PARLAK GELECEĞİNİ BİRLİKTE YAZMAK İÇİN HAZIRIZ”
Kıymetli yol arkadaşlarım, 2010 yılında CHP üyesi oldum. Geçen yıllarda partimizde pek çok görev üstlendim. Bir Tıp doktoru, uzman bir cerrah iken neden siyasete girdiğim hep soruldu. Cevabım hep aynı oldu; Ülkemiz böyle sıkıntılı zamanlar yaşıyorken sadece kendimi düşünüyor olamazdım. Elimden geleni yapmalı, bana düşen bir görev olursa yerine getirmeliydim. Parti üyeliğim boyunca yaşadıklarım, bana iyi ki siyasete girmişim dedirtti. Yerel yönetimde her insana el uzatan siyasetin nasıl iyileştirici ve birleştirici olduğunu yaşayarak öğrendim.
Bugün Atatürk’ümüzün emaneti Cumhuriyet Halk Partimizin İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı olarak huzurlarınızdayım. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm ve yönetmeye talip olduğum bu mükemmel şehir için çalışacak olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu şehrin geleceğe yolculuğunda imzam olacağını düşünmek bile çok heyecan verici, büyük bir onur. Beni bu onurlu temsiliyete layık gören Saygıdeğer Genel Başkanım Özgür Özel başta olmak üzere Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi’mizin her üyesine, tüm partili yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bugün burada İzmir’e hizmet etmek için heyecan ve heves dolu, birbirinden yetenekli, pırıl pırıl 30 arkadaşımla bir yola çıkıyoruz. Bu yolda, onlarla birlikte olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Burada gördüğünüz tablo, İzmir’in geleceğidir sevgili yoldaşlarım. Arkadaşlarımla kentimizin parlak geleceğini birlikte yazmak için hazırız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin izinde, İzmir’i hak ettiği yere birlikte çıkaracağız. Bayrağı bizlere devredecek olan görevdeki tüm belediye başkanlarımıza, zor şartlarda vermiş oldukları başarılı hizmetler için huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Şimdi hepinizden onlar için kuvvetli bir alkış rica ediyorum. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi köklerine ve kuruluş ilkelerine bağlılığından ödün vermez. Ancak gerektiğinde halkının beklentilerini karşılamak için kendini yenilemeyi, değiştirmeyi bilir. İzmir için Türkiye için partimiz değişir ama hiçbirimiz İzmir’i hiçbir şeye değişmeyiz.
“ARTIK ANLAMALARI LAZIM Kİ İZMİR’İ HİÇBİR ZAMAN ALAMAYACAKLAR”
Bugün İzmir’in çıkarlarını, İzmir’in önceliklerini, vatandaşlarımızın haklarını, adaleti korumak için mücadele etmenin zamanıdır. Gerek seçim dönemi boyunca, gerekse seçimden sonra örgütümüzle hep beraber çalışacağız ve hep beraber başaracağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 30 ilçe belediyesini, Cumhuriyetimizin 100. yılından yeni çıkmış ülkemize, bir umut ışığı olarak armağan edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir’de, modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatıdır. İzmir, nefret dilinden, parmak sallayan siyasetten her zaman uzak durmuştur. Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirli’nin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.
“GELİN, BU HİKAYEYİ BİRLİKTE YAZALIM”
Göreve geldiğimizde sevgiyi, güveni, aklı egemen kılacağız. Hesap vereceğiz, şeffaf olacağız. Kimseyi ayrıştırmadan, ‘önce insan’ diyerek kentin her mahallesinde hizmet üreteceğiz. Bitmeyecek bir hizmet aşkıyla tüm hemşehrilerimizin her sorununa ve her ihtiyacına koşacağız. Birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik tohumlarını daha çok ekip, daha bol sulayacağız. İzmir’i durdurmaya, istismar etmeye çalışanlara karşı, mutluluğun, özgürlüğün, kardeşliğin başkenti olacağız. Bu partinin her kademesinde alın teri döken, emek harcayan değerli yoldaşlarım! Biz, akla ve bilime dayalı, yenilikçi yöntemlerle, liyakate dayalı görevlendirmelerle, tüm sosyal demokrat değerleri sahiplenerek, aynı zamanda çevreci ve kalkınmacı belediyecilik anlayışlarımızı uygulamaya koyarak İzmir’de yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Sizlere şu çağrıyı yapmak istiyorum; Gelin, bu hikayeyi birlikte yazalım. Omuz omuza, kol kola, yürek yüreğe bir beş yıl yaşayalım. Daha güçlü, daha huzurlu, daha üretken, daha dirençli, daha özgür, daha mutlu bir İzmir’i birlikte kuralım.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için İzmir’de partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı. Özel, “Anketleri yaptık. Adayların sahada yaptıkları heyecan bugün hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz, hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. İzmir’de 30’da 30 yapacağız” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen programda, yerel seçimler için partisinin İzmir büyükşehir ve 30 ilçenin belediye başkan adaylarını açıkladı.
“CHP’nin sancak gemisindeyiz”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz. Bugün Milli Mücadele’de ilk kurşunun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir Cumhuriyet’in onurlu vatandaşları olma erdemine kavuşan en önemli mücadelenin olduğu yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün ‘2 bin eserim var birisi Cumhuriyet ise diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir’ diyen, kiminin ayrılıp gittiği, kiminin bacasını tüttürdüğü evdeyiz. O evin tapusunun kayıtlı olduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şurada doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim 2 sınava gireceksin dedi. Sınav için formumu doldurdu. Sınavı kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite ve Ege Eczacılıktan sonra askerliğimi de burada yaptım. Boğazımda 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, hayat arkadaşım ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün genel başkan olarak geldim, bu güzel kentle kucaklaşmanın onurunu, mutluluğunu yaşıyorum” dedi.
“CHP’nin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak”
İzmir’de geçmiş dönem belediye başkanlarına çok şey borçlu olduklarını aktaran Özel, “İl Başkanımız çok güzel bir konuşma yaptı. Biz burada namuslu çalışan ve engellemelere rağmen görev yapan kadın ve gençlik devrimini İzmir ile tanıştıracağız. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notları ve büyük projeleriyle sevgili Aziz Kocaoğlu’na, ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş sevgili Tunç Soyer’e çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyadan, AKP tarafından elbette birçok iftira, hakaret sıralanıyor ve devam edecek. Fakat CHP olarak göğsümüz dik, alnımız açık. İzmir bizi biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bugün 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adaylarımızdan tam 12 tanesi 40 yaşının altında İzmir’e emanet olsunlar, İzmir onlara emanet. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, karşınıza bir akıl ‘bu yaşta belediye mi yönetir’ diye çıkıyor. 35 yaşında Deniz Baykal Türkiye hazinesini yönettiyse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birbirinden genç, dinamik, yabancı dil bilen, kültürleri ve vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak” cümlelerine yer verdi.
“Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek”
“CHP Cumhuriyet’in ilk yüzyılında büyük bir siyasal, ekonomik devrimi hayata geçirmiş partidir” diye sözlerini sürdüren Özgür Özel, “Cumhuriyet’in 100’üncü yılındaki seçimleri çok hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin o büyük 100. Yıl umutlarını hayata geçirememiş ancak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde iktidar yapmaya ant içmiş kadrolarla yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz. Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz iyi eğitimli belediye başkanlarına bir bütün olarak baktığınızda benden 4 yaş genç, her birisiyi derecede yabancı dil bilen, kentin yüzünü güldürecek, kentin dokusunu bilip, yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan korur gibi koruyabilecek kadroluya emanet etmek için yola çıktık. Türkiye bu kadroları görecek. Gün gelecek Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek” şeklinde konuştu.
“Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı”
“Biz bugün CHP’lilerden oy istemiyoruz. 2019 seçimleri 2018’deki moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehire ulaşan başarıyla bitmişti” şeklinde cümlelerini aktaran Özel, “Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı. Bunun için göreve geldiğimden beri hepinizin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Fakat bizlerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler. Ankara’da bir ittifak kuramadık. Fakat bir şeye inanıyoruz. O da ‘2019’da 11 büyükşehri kazanan seçmen 11 büyükşehri adaylar kazanmadı, Cumhuriyet’in kıymetini bilen seçmen kazandı’. O seçmenin itirazı saray rejimiydi, Erdoğan’dı. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların İzmir’de peşkeş çekilmesinden korkuyordu. İzmir’in demokratları, milliyetçi, muhafazakar demokratlardır. İzmir’e geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar” dedi.
“İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu”
İzmir, İstanbul ve Türkiye İttifakı’na güvendiğini belirten Özel, sözlerine şunları da ekledi:
“Gözlerini diktikleri İzmir’de bir kum tanesi bile çıkarılmasın diye Türkiye ittifakı 31 Mart’ı bir zafere çevirecek. Adayları gösterdik 4 gün sonra sahaya indik. Anketleri yaptık. Adayların sahada yaptıkları heyecan bugün hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka’da. Kiminde açık farkla, pek çoğunda garanti farkla öndeyiz. Fakat 4-5 ilçede birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP şimdiden 24 ve 25’i gördü. İzmir’de 30’da 30 yapacağız, buna inanın. 14 ve 28 Mayıs’tan sonra herkesin bahsettiği moral bozuklu, duygusal çöküntü ve Erdoğan bu moral bozukluğuyla bizi yakalarsa dedik ki ‘biz bir yola çıkıyoruz’. İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu.”
Cemil Tugay’ın ayağı takıldı
CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterilen Cemil Tugay, konuşma yapmak üzere kürsüye çıkarken ayağı takılarak düşmekten son anda kurtuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Ben Atatürk’ün parti CHP’nin mensubu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Bize bırakılan en değerli miras; çağdaş bir Cumhuriyet olmaktır. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. İzmir Cumhuriyet tarihi boyunca cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla kalkınmıştır. Geçmiş belediye başkanlarımızın yaptıklarının üzerine bir şeyler katarken, bu kentin değerlerinin korunacağına sizlerin huzurunda söz veriyorum. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık. Bunun üzerine yeni roller koyup devam edeceğiz. İzmir’in gücünü ortaya çıkartacağız. 2010 yılında CHP Üyesi oldum. Partimizde pek çok görev üstlendim. Tıp doktoru iken ‘neden siyasete girdiğim’ soruldu. Ülkemiz sıkıntılar yaşarken elimden geleni yapmalıydım. Yaşadıklarım bana siyasete iyi ki girmişim dedirtti. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm bu mükemmel şehir için çalışacak olmamın kıvancını yaşıyorum. İzmir’e hizmet etmek için birbirinden pırıl pırıl 30 arkadaşımızla yola çıkıyoruz. Kentimizin parlak geleceğini yazmak için hazırız. Daha mutlu İzmir’i hep birlikte kuralım” diye konuştu.
Tunç Soyer toplantıya katılmadı
Öte yandan, CHP’den tekrar İzmir’de aday gösterilmeyen Tunç Soyer ise aday tanıtım toplantısında yer almadı. CHP Genel Başkanı Özel’in tek tek sahneye çağırdığı ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç, Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit, Bayındır Belediye Başkan Adayı Davut Sakarsu, Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal, Bergama Belediye Başkan Adayı Tanju Çelik, Beydağ Belediye Başkan Adayı Şakir Başaran, Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız, Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Ünal Işık, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Mustafa Günay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Emine Helil İnay Kınay, Karaburun Belediye Başkan Adayı İlkay Girgin Erdoğan, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Mehmet Türkmen, Kınık Belediye Başkan Adayı Sema Bodur, Kiraz Belediye Başkan Adayı Nasuh Coşkun, Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, Menemen Belediye Başkan Adayı Deniz Karakurt, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Erman Uzun, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Mustafa Turan, Seferihisar Belediye Başkan Adayı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkan Adayı Hayati Okuroğlu, Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir, Urla Belediye Başkan Adayı Selçuk Balkan.” – İZMİR
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de seçimi kazanacaklarını belirterek, bu konuda şüphelerinin olmadığını söyledi.
Partisinin Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’ndaki belediye başkan adayları tanıtım törenine katılan Özel, İzmir’de daha önce görev yapan belediye başkanlarına teşekkür etti.
Seçimleri kazanacaklarını kaydeden Özel, şöyle devam etti:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık, İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz.”
CHP’de siyaset yapmış birçok ismin 30’lu yaşlarda önemli görevler üstlendiğini belirten Özel, İzmir adaylarının da 12’sinin yaşının 40’ın altında olduğunu söyledi.
Mahalli idareler seçimi öncesinde ittifak kurmayı çok istemelerine rağmen bunu başaramadıklarını kaydeden Özel, “Ben İzmir ittifakına güveniyorum, ben İstanbul ittifakına güveniyorum, ben Türkiye ittifakına güveniyorum.” dedi.
“30’da 30 yapacağız”
Özel, İzmir’de yaptırdıkları anketlerin sonuçlarını paylaşarak, şöyle konuştu:
“Gördüğümüz odur ki, aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için, bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz, hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil, kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka’da çok açık öndeyiz, kiminde açık öndeyiz, pek çoğunda garanti bir farklı öndeyiz ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. Cumhuriyet Halk Partisi şimdiden 24’ü, 25’i gördü. İnanırsanız, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız.”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, CHP’nin kentte modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatı olduğunu kaydetti.
İzmir’in her zaman nefret dilinden uzak durduğunu anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirlinin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.”
Toplantıda, CHP’nin bu akşam televizyonlarda yayınlanacak seçim şarkısı ve videosu da gösterildi.
Öte yandan tanıtım toplantısına, aday gösterilmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılmadığı gözlendi.
Adaylar
Törende CHP ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı.
Karaburun’da daha önce ismi aday olarak açıklanan Nurşen Balcı yerine mevcut belediye başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ismi açıklandı.
Aliağa’da Çağatay Güç, Balçova’da Onur Yiğit, Bayındır’da Davut Sakarsu, Bayraklı’da İrfan Önal, Bergama’da Tanju Çelik, Beydağ’da Şakir Başaran, Bornova’da Ömer Eşki, Buca’da Görkem Duman, Çeşme’de Lal Denizli, Çiğli’de Onur Emrah Yıldız, Dikili’de Adil Kırgöz, Foça’da Saniye Bora Fıçı, Gaziemir’de Ünal Işık, Güzelbahçe’de Mustafa Günay, Karabağlar’da Emine Helil İnay Kınay, Karşıyaka’da Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa’da Mehmet Türkmen, Kınık’ta Sema Bodur, Kiraz’da Nasuh Coşkun, Konak’ta Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes’te İlkay Çiçek, Menemen’de Deniz Karakurt, Narlıdere’de Erman Uzun, Ödemiş’te Mustafa Turan, Seferihisar’da İsmail Yetişkin, Selçuk’ta Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire’de Hayati Okuroğlu, Torbalı’da Övünç Demir, Urla’da Selçuk Balkan, aday olarak gösterildi.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ESHOT Genel Müdürlüğü yöneticileriyle buluştu. 5 yıllık çalışma döneminde hayata geçirdikleri proje ve çalışmalar için yönetime ve personele teşekkür eden Başkan Soyer, “ESHOT, Türkiye için çok aydınlık, umut veren bir yüz. Türkiye’de hiçbir belediye 692 aracı 5 yıl içinde filosuna katamamıştır; 180 kadın şoförü yoktur. Bu başarılar tesadüf değildir” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ve ESHOT yöneticileriyle bir araya geldi.
Toplantıda ESHOT’un başarıları için tüm yönetime ve personele teşekkür eden Başkan Soyer, “Çocukluğum bu şehirde geçti. ESHOT şoförlerinin benim hayatımda önemli bir izi vardır. Otobüse bindiğimiz anda şoförle babamın selamlaşmasına imrenirdim. ESHOT sadece İzmir için değil Türkiye için çok kıymetli bir kurum. Bahsedilen büyük başarılar tesadüfen ortaya çıkan bir şey değil. Türkiye’de hiçbir belediye 692 aracı 5 yıl içinde filosuna katamamıştır. 180 tane kadın şoför herhalde hiçbir belediyede yoktur. Nereden bakarsanız bakın, neden Türkiye için gurur verici bir kurum olduğu anlaşılıyor” dedi.
“ESHOT, TÜRKİYE İÇİN ÇOK AYDINLIK BİR YÜZ”
Bu başarının tesadüf olmadığını söyleyen Başkan Soyer, “80 yıllık geçmişin ardında bir kurumsal kimlik var. Bu kurumsal kimlik, bir aidiyet ve sevgi getiriyor. Her şeyden kıymetlisi bu. 80 yıllık bir kurum dediğiniz zaman başka bir söz söylemeye gerek yok. 80 yıldır ayakları üzerinde durup sürekli kendini yenileyen, ileri taşıyan bir yapı kurmak, muazzam bir başarı. ESHOT, Türkiye için çok aydınlık, umut veren bir yüz. ESHOT’un kurumsal kimliğinin insanın içini aydınlatan, umut veren bir kurum olduğunu söylemem lazım” ifadelerini kullandı.
“BENİM İÇİN HAYATIN ANLAMI BU”
Başkan Soyer, Türkiye’yi ve İzmir’i iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğini ifade ederek, “Bu hikaye burada bitmez. Hepimizin bu memleketle ilgili kaygıları var, inançları var. Ben hep bu memleket için daha fazla ne yapabiliriz kaygısını taşıdım. Siyaset ne bir meslek ne bir araç, sadece bir tutku. Bu memleketin güzel geleceğine inanmak ve onun mümkün olduğunu bilmekle ortaya çıkan bir tutku. Son nefesime kadar nasıl katkı verebilirim bununla geçecek. Herkes için hayatın bir anlamı vardır, benim için hayatın anlamı bu. Muazzam bir gurur duyuyorum ve asla vazgeçmeyeceğim. Siyasetin hayatı iyileştirmekle ilgili bir sanat olduğunu düşündüm hep. O sanatın daha neresinde güzel iş yapmak mümkün olursa onun için çalışacağım” dedi.
Başkan Soyer, “Maalesef çok karanlık bir dönemden geçiyoruz. Tam da o noktada birbirimize sarılmaktan, birbirimize tutunmaktan daha kuvvetli bir şey yok. Bu güzel kurumu bu güzel şehri ileriye taşımak için yapacağınız en iyi şey birbirinize sarılarak çalışmaktır. Asla vazgeçmemenizi rica ederim. İnşallah bu birlikteliğiniz devam etsin; biz de iftihar etmeye devam edelim. 5 yılda ESHOT’la gurur duydum” şeklinde konuştu.
“80 YILLIK ESHOT’UMUZUN KÖKLERİNE CAN SUYU OLDUNUZ”
ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ise “Sizin döneminizde sadece ESHOT’un filosuna 480 yeni otobüs kattık. İZULAŞ’ın da kattığı 16 otobüsle birlikte 496 araca ulaştık. İZTAŞIT’a aldığımız 196 araçla birlikte İzmir’de sizin 500 otobüs hedefinizi 692 otobüsle taçlandırdık. Toplamda bu otobüslerin yatırım maliyeti 4,5 milyara eş değer. 150 milyon dolarlık yatırımı gerçekleştirmiş olduk. Filo değişimi sizin vizyonunuz ve bize olan desteğinizle gerçekleşti. 80 yıllık ESHOT’umuzun köklerine can suyu oldunuz. Her türlü desteği bize sağlamış oldunuz. Kibar, hoşgörülü yapınızla bize bugüne kadar gösterdiğiniz değer ve katkılarınız için teşekkür ediyorum. Sizlerin desteğiyle İzmir’e çok güzel bir iz bıraktığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Toplantının ardından Erhan Bey, Başkan Soyer’e ESHOT atölyelerinde üretilen plaket ve ESHOT çalışanı Efe Can Sezer tarafından yapılan portreyi takdim etti.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Dikili, Bergama ve Kınık ilçe örgütleri, belediye başkan adayları ve yurttaşlarla bir araya geldi. Esnafı ziyaret eden Tugay, arıtma problemi, içme suyu hattının yenilenmesi, yol ihtiyaçlarını bildiğini belirterek, “Dikili’nin turizm konusunda cazibesini artıracak bir şeyler yapmalıyız. Dikili’nin festivallerinin daha gelişmiş şekilde yapılması için elimizden geleni yapacağız. Kırsal bölgeyi planlayacağız” dedi. Dikili Avcılar ve Atıcılar Derneği’ni ziyaret eden Tugay, “Ben İzmir’e aşığım, öyle bir çalışma ortaya koyayım ki insanlar 50 yıl konuşsun istiyorum. Burada otopark sorunu olduğunu biliyoruz. Sizi mağdur etmen bu hizmeti de buraya getireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘PLANLARIMIN HAZIR OLDUĞUNU BİLİN İSTERİM’
Dikili’de seçim çalışması yapan Tugay, ilçeye 25 yıl önce gelen 70 yıldır berberlik yapan İsmet Şengül Sarıkamış (82) ile sohbet etti. Dikili’ye bir yüksekokul açılmasını isteyen Sarıkamış, “Dikilimiz 12 ay hareketli bir yer olsun” dedi. Bergama’nın sağlık tanrısı Asklepios’un asasında olan yılan sembolünün ilk ortaya çıktığı yer olduğunu hatırlatan Tugay, “Bergama, dünyada tıbbın ilk ortaya çıktığı yer olarak bilinir. Bir doktorun belediye başkan aday olması güzel bir tesadüf. Bu göreve hazırlanarak aday olduğumu, planlarımın hazır olduğunu bilin isterim. İzmir’in çocuğu olarak, şehre inanarak, çok severek, her bir köşesine sahip çıkarak hizmet edeceğim” dedi.
‘BİZİ ANLATMADIĞINIZ KİMSE KALMASIN’
Kınık’ta karşılanan Tugay, “Alsancak, Konak, neyse benim için Kınık da odur. Bütün umutsuzluk ve endişelerinizi bir kenara bırakıp kenetlenin. Hep beraber 31 Mart seçimleri için çalışalım, konuşmadığınız, bizi anlatmadığınız kimse kalmasın. Verdiğimiz her sözü nasıl yerine getirdiğimizi göreceksiniz. Bunu inançla, Kınık’a duyduğumuz sevgi ile halkımıza duyduğumuz saygı ile yapacağız. En ufak yanlış duymayacaksınız. Kimse bize yanlışı konduramayacak” ifadelerini kullandı.
‘DÜNYAYA GELDİĞİMDE İLK VAN HAVASINI SOLUDUM’
Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay İnay ve CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile birlikte İzmir’de faaliyet gösteren Vanlı hemşehri derneklerinin Karabağlar’da düzenlediği toplantıya katıldı. Van’ın geleneksel ‘ayran aşı’ ikram edilen Tugay, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karabağlar’da düzenlenen kadın ve genç buluşmasına katılan Tugay’a İzmirspor atkısı hediye edildi. Öğretmen babasının görevi nedeniyle Van’da doğduğunu ifade eden Tugay, anne ve babasının uzun yıllar çocuğu olmadığını, bunun için adaklar adadıklarını belirterek, 1967 yılının haziran ayında annesinin kendisini kucağına almasıyla ailede büyük bir mutluluk yaşandığını ifade etti.
‘HİÇ KİMSE İZMİR’İ KARANLIKLARA BOĞAMAYACAK’
Karabağlar Kadın ve Genç Buluşması’na da katılan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir’in her tarafındayız. Bir sürü şeyle mücadele ediyoruz. Bir taraftan yalan dolanla mücadelede ediyoruz. Karşımızdaki rakipler hadlerini aşarak İzmir’i almayı hayal ediyorlar. İzmir, sadece İzmir halkınındır. İzmir halkının olarak kalacaktır. İzmir halkı kimdir, nedir bu insanlara yıllardır gösteriyor ve bu seçimde de gösterecek. Hiç kimse İzmir’i karanlıklara boğamayacak. Başka yerlerde insanlar üstünde baskı kurabilir, rüşvet teklif eder gibi vaadlerde bulanabilirler ama İzmirliler buna kanmaz. Birileri hayal kurduğuyla kalır, 31 Mart gecesi de alması gereken cevabı alır.”
]]>
İzmir Ticaret Odası (İZTO), İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, yurttaki pek çok işletmeyi ilgilendiren “enflasyon muhasebesinde” teknik olarak hangi konulara dikkat edilmesi gerektiğini anlatmak amacıyla bir toplantı düzenledi. Alanında uzman isimlerin sunum yaptığı, 150’nin üzerinde firmanın katıldığı toplantıda enflasyon kaynaklı mali tablolarda yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için yapılması gerekenler masaya yatırıldı.
İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Enflasyon Muhasebesi ve Etkileri Bilgilendirme Toplantısı” İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ve İzmir Ticaret Odası 51. Mesleki Bilimsel ve Teknik Faaliyetler Grubu Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları’nın açılış konuşmalarıyla başladı.
Erkoç: “Büyük önem taşıyor”
Uzun zamandır konuşulan ve en son 2004 yılında uygulanmış olan enflasyon muhasebesinin, 20 yıllık bir aranın ardından yeniden gündemde olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, “Enflasyon düzeltmesi; mali tabloların yüksek enflasyonun etkisinden arındırılması, vergileme üzerindeki enflasyondan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi ve mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücünü gerçek değerinde göstermesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Zengin: “Yasal düzenleme yapılması gerekiyor”
İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, enflasyon muhasebesinin 2024 yılından itibaren, geçici vergi dönemleri dahil, düzenli olarak uygulanacağını söyledi. Bu sürecin işletmelere yeni vergi yükü getirmemesi ve muhasebe meslek mensuplarının iş yükünün artmaması açısından enflasyon muhasebesinden doğan kar ve zararın yılsonu bilançolarına yansıtılması gerektiğini söyleyen Zengin, “Bu konuda yasal düzenleme yapılması gerekiyor, bizler de bunu ilgili mercilere iletiyoruz. İletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Küçükdemirci: “2026’ya kadar gündem olmaya devam edecek”
İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Üyesi ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ise konuşmasında mali tabloların enflasyona göre düzeltilmelerinin zorunlu olduğunu belirtti. Enflasyon muhasebesiyle gerçekçi, güncel ve enflasyondan arındırılmış mali tablolar elde edilmesinin hedeflendiğini belirten Küçükdemirci, ülkemizde enflasyon düzeltmesi şartlarının 2022 yılında gerçekleştiği halde ertelendiğini, 2023 yılında ise uygulanamadığını, orta vadeli programda yer alan enflasyona ilişkin göstergelerde sapma olmazsa 2026’a kadar mali tablolarda enflasyon düzeltmesi uygulamasının gündemde olmaya devam edeceğini ifade etti.
Kuruoğulları: “Sorular cevap bulacak”
İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları ise, Enflasyon Muhasebesi’nin üyelerin en çok merak ettiği ve soru sorduğu konulardan biri olduğuna dikkat çekerek, toplantının bu soru işaretlerini gidermek amacıyla düzenlendiğini vurguladı.
Uzmanlar sunum yaptı
Moderatörlüğünü İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şerif Yıldız’ın yaptığı toplantıda; Mazars Denge Vergi Hizmetleri Ortağı ve Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği Başkanı Ahmet Kartal “Vergi Usul Kanunu Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Uygulaması” konusunda, Mazars Bağımsız Denetim Ortağı Erdal Özçimen ise “TFRS Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Düzeltmesi” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. – İZMİR
]]>
Haber: ECE AZAK – Kamera: KERİM UĞUR
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Dr. Cemil Tugay ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Bornova Çamdibi’nde düzenlenen mitingde vatandaşlarla buluştu. Tugay, “Bizler, kendi çıkarlarımız için değil, rant için değil, cebimizi doldurmak için değil, yandaşları beslemek için değil; biz bu ülkeye sevdalı olduğumuz için, biz Cumhuriyet’e aşık olduğumuz için, biz Atatürk’e yürekten bağlı olduğumuz için bu görevi istiyoruz” dedi.
CHP’nin 31 Mart 2024 yapılacak yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterdiği Dr. Cemil Tugay ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, bu akşam Bornova’daki Çamdibi Kapalı Pazar Yeri önünde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Mitinge, eski CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, eski Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan, CHP Gençlik Kolları MYK üyeleri de katıldı.
Seçim startını Bornova Çamdibi’nden veren Ömer Eşki, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bizler, birbirimizle yarışırız, birbirimizle çekişiriz, yeri gelir birbirimizi kızdırırız ama söz konusu Cumhuriyet ise, söz konusu Mustafa Kemal Atatürk ise, söz konusu CHP iktidarı ise biz aynı cephede omuz omuza ölmeye razıyız. Bu kaleyi asla Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz. Seçimlere 50 gün kala seçim startı vermek istedik. Şöyle İzmir’e bir coşku gelsin istedik. Birileri sahte anketler, sahte anket şirketlerinde sahte raporlar yayınlıyorlar. İzmir’i, rozetini takamadıkları partiye kazandırabileceklerini düşünüyorlar.
“GERÇEK BELEDİYECİLİK NASIL YAPILDI, GÖRÜYORLAR”
Diyorlar ki İzmir’e yeniden bir belediyecilik getireceklermiş. Yıllardır aynı yalanı söyleyip durdular. İstanbul’la Ankara’yı aldık. Gerçek belediyecilik nasıl yapıldı, görüyorlar. Aylarca aradılar, Ekrem Başkan’ın karşısına bir aday bulamadılar. En sonunda kimle kaybedeceklerine karar verdiler. İmar affının katili, Türkiye’de on binlerce insanın ölümüne sebebiyet vermiş bir eski Çevre Şehircilik Bakanı getirdiler. İzmir’de yepyeni genç bir kadro var. O kadronun çok önemli bir teknik direktörü var. Sevgili Cemil Başkan’ımız.
“BU YOLUN SONUNDA ÇOCUKLARIMIZA BİR BORCUMUZ VAR”
Bornova’ya hizmet etmiş yerel yönetim uzmanlarından bir bayrak teslim aldığını söyleyen Eşki, “Sizlerden de bu sorumluluğu alacağım. Omuzlarımdaki yük çok ağır. Umarım mahcup olmam. Umarım onların getirdiği bayrağı daha da ileriye dikeriz. Çok başarılı bir belediyecilik yapmak için yola çıktık. Bu genç yaşta nasip olan bu görevi, umarım sizlerin de desteğiyle başarılı yerlere taşırız. Cemil Başkan’ımızla ve İzmir’in her noktasında tüm belediye başkanlarımızla bir arada yol yürüyeceğiz. Sizlere layık olmaya çalışacağız. Çünkü bu yolun sonunda bizim, çocuklarımıza bir borcumuz var. Buraları CHP iktidarında aldıysak yarın ben de bir CHP iktidarındaki bir kardeşime teslim etmek istiyorum. O yüzden hep beraber yol yürüyeceğiz. Hep beraber zorlukları aşacağız. Hep beraber kazanacağız. Bornova’da da 2028’de Türkiye’de de CHP iktidarını yeniden inşa edeceğiz.”
“BİZLER, RANT İÇİN DEĞİL, CUMHURİYET’E AŞIK OLDUĞUMUZ İÇİN BU GÖREVİ İSTİYORUZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Dr. Cemil Tugay ise şöyle konuştu:
“Bazı insanlar CHP’nin hangi ideolojide, hangi idealde birleştiğini anlamakta zorluk çekiyor olabilirler. Bizler, kendi çıkarlarımız için değil, rant için değil, cebimizi doldurmak için değil, yandaşları beslemek için değil; biz bu ülkeye sevdalı olduğumuz için, biz Cumhuriyet’e aşık olduğumuz için, biz Atatürk’e yürekten bağlı olduğumuz için bu görevi istiyoruz. 2019’da bana Karşıyaka Belediye Başkanlığı şerefi verildi. Geçen beş yıl içerisinde alnımın akıyla, en ufacık bir leke sürdürmeden kendime görevimi yaptım, buna emin olabilirsiniz. Bundan sonraki beş yılda da eğer sizler layık görürseniz aynı şekilde tertemiz, o kararlı mücadeleye devam edeceğiz.
“ATATÜRK’ÜN ŞEHRİNİN PARLAYAN BİR YILDIZ OLMASINI SAĞLAYACAĞIZ”
Hep beraber, Atatürk’ün şehrinin bu ülkeye parlayan bir yıldız olmasını sağlayacağız. Cumhuriyet’in şehrinin, Cumhuriyet’in insanlarının bu şehirde çok mutlu olduğunu herkese göstereceğiz. Yapılamayacak hiçbir şey yok. Baş edilemeyecek hiçbir sorun yok. Yüreğimizde o inanç var, o sevgi var. Onunla birlikte, bir aile olarak hep beraber çalışacağız.
“İZMİR, CUMHURİYET’İN GURUR ŞEHRİDİR”
Lütfen yanımızda olun. Lütfen birilerinin kurduğu o hayallerin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini kendilerine gösterin. Onlara deyin ki İzmir, Cumhuriyet’in gurur şehridir. Değerli kardeşlerim; ben, size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. Mahcup olmayacağız. Mahcup etmeyeceğiz kendimizi. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağım.”
]]>
Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, iddiaya göre; holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı. Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi olmaya başladı. Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vaat ettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 2 bin 500 kişiden yaklaşık 2,5 milyar TL para topladıkları öne sürüldü. Şu an 30 mağdurun şikayetçi olarak polise başvurduğu ortaya çıktı. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla dün sabah harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, haklarında gözaltı kararı çıkartılan aralarında Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı’nın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Ocakcı Holding ve bağlı işletmelerinde arama yapıldı.
SEDAT OCAKCI, TSK’DAN İHRAÇ EDİLMİŞ
Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteği ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı. Ocakcı çifti ile 1’i yardım ve yataklık suçundan olmak üzere toplam 28 kişi gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişinin arandığı bildirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen olarak görev yapan Ocakcı’nın, 2017 yılında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında önce açığa alındığı, 2 yıl sonra da ihraç edildiği de ortaya çıktı.
YURT DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ
Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları da ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak 1 Şubat 2024’te İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi. Şikayetin ardından Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine mahkemece Ocakcı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedildi. Ocakcı’nın 2 Ocak’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı ancak hakkında yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi. Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi. Ocakcı Holding bünyesinde 10 şirketin bulunduğu bildirildi.
LÜKS HAYATLARI KAMERADA
Öte yandan Sedat Ocakcı’nın paylaştığı bir videoda, lüks yaşamlarını gözler önüne serdi. Holdingin bahçesinde eşi ile yürüyen Ocakcı’nın, iki büyük hediye paketinin kurdelesini eşine açtırdığı, eşinin ‘İnanmıyorum’ diyerek şaşkınlık yaşadığı, açılan paketlerde lüks spor arabaların ortaya çıktığı görüldü. Biri siyah, diğeri kırmızı renkteki iki otomobili gören eşinin, Sedat Ocakcı’ya sarıldığı da video görüntülerinde yer alıyor.
DRON İMALAT YAPACAKLARDI
Öte yandan şüphelilerin polisteki işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüphelilerden birinin emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan olduğu ortaya çıktı. Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Tuğgeneral Alkan’ın, 30 Ağustos 2022’de emekli edildiği öğrenildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi. Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi. Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ibarelerinin’ yazılı tabelanın dışında alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin otaya çıktığı belirtildi.
]]>
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “AKP’nin İzmir Adayı Hamza Dağ’ın ve Eyyüp Kadir İnan’ın yüzde 50 su indirimini İzmirlilere adeta bir rüşvet gibi sunmaları, tam da AKP iktidarına yakışan bir anlayış. Madem seçimden sonra suya yüzde 50 indirim yapabiliyorsunuz, o zaman adama sormazlar mı neyi bekliyorsunuz diye? Mevcut AKP’li büyükşehir belediyelerinin olduğu tüm illerde neden suya yüzde 50 indirim yapmıyorsunuz? Niye seçimi bekliyorsunuz? İzmir kıyılarına, doğasına göz dikenlere geçit vermez. İzmir, CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmeye devam edecek. Kimse boş hayallere kapılmasın” dedi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, 3 Şubat’ta Buca’da yaptığı konuşmada, “İnşallah göreve geldiğimizde ilk iş olarak en büyük, en temel ihtiyaç olan suyun ücret tarifesinde yüzde 50 oranında indirime giderek vatandaşlarımızın su faturalarını yarı yarıya indireceğiz” demişti. CHP Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Dağ ve İnan’ın bu sözlerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yücel, şunları söyledi:
“DAĞ’IN YAPILMAKTA OLANLARI, SANKİ İLK KEZ KENDİSİ YAPACAKMIŞ GİBİ ANLATMASI, DERSİNE İYİ ÇALIŞMADIĞI GİBİ İZMİR’DEN DE BİHABER OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”
“AKP İzmir adayı, İzmir’de altyapı ve su politikalarıyla ilgili çalışmalar yapacakmış. Zahmet etmesin ama İzmir’i biraz takip etsin. İzmir’de CHP belediyeciliği sayesinde yağmursuyu ayrıştırma ve toplama çalışmaları, sünger kent projesi gibi bir çok proje hali hazırda zaten uygulanıyor. Yapılmakta olanları, sanki ilk kez kendisi yapacakmış gibi anlatması, dersine iyi çalışmadığı gibi İzmir’den de bihaber olduğunu gösteriyor. Sanki suyun, elektriğin, akaryakıtın tüm ülkede bu kadar pahalı olmasının sebebi kendi iktidarları değilmiş gibi konuşan Sayın Dağ, Genel Başkan Yardımcısı olarak AKP iktidarının yarattığı krizlerden, hayat pahalılığından, yokluktan kendisinin de sorumlu olduğunu unutmamalı. İzmirli rüşvet siyasetine, gerçek dışı vaatlere, ak gibi gözüken ama sonunun kapkara olduğu belli olan yollara girmez. Böylesine ciddiyetsiz vaatlerle ne ülke ne de İzmir yönetilir. AKP İzmir adayı bu yolda devam ederse kimin kimi ciddiye almadığını 1 Nisan sabahı görecektir. Tıpkı Binali Yıldırım’ın ve Nihat Zeybekçi’nin gördüğü gibi…
“MADEM SEÇİMDEN SONRA SUYA YÜZDE 50 İNDİRİM YAPABİLİYORSUNUZ, O ZAMAN ADAMA SORMAZLAR MI NEYİ BEKLİYORSUNUZ DİYE”
AKP’nin İzmir Adayı Hamza Dağ’ın ve Eyyüp Kadir İnan’ın yüzde 50 su indirimini İzmirlilere adeta bir rüşvet gibi sunmaları, tam da AKP iktidarına yakışan bir anlayış. Madem seçimden sonra suya yüzde 50 indirim yapabiliyorsunuz, o zaman adama sormazlar mı neyi bekliyorsunuz diye? Mevcut AKP’li büyükşehir belediyelerinin olduğu tüm illerde neden suya yüzde 50 indirim yapmıyorsunuz? Niye seçimi bekliyorsunuz? İzmir kıyılarına, doğasına göz dikenlere geçit vermez. İzmir, CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmeye devam edecek. Kimse boş hayallere kapılmasın.”
“İNAN, İZMİR ADAYIMIZ TUGAY’A LAF SÖYLEMEK İSTERKEN KENDİ İKTİDARLARININ ÜLKEYİ DÜŞÜRDÜĞÜ DURUMU İLAN ETMİŞ”
AKP İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında, “Cemil Tugay diyor ki, ‘Siz ülkedeki enflasyonu indirin, biz suyu bedava veririz.’ İşte senin belediyecilikten anladığın bu kadar. Sadece enflasyon İzmir’de mi var? Konya’da, Ordu’da, Trabzon’da, Şanlıurfa’da, Antep’te, Afyon’da enflasyon yok mu? Sen İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 25 senedir bu şehre en büyük pahalı suyu içiriyorsun. O nedenle böyle belediyecilikte zaten uzaktan yakından alakanız yok” demişti. CHP’li Yücel, İnan’ın bu sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Eyyüp Kadir İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Cemil Tugay’a aklınca ‘belediyecilik’ dersi vermeye kalkmış. Yetmemiş, bir de enflasyon itirafında bulunmuş. Evet, haklı. AKP’nin 22 yıllık iktidarı sonucunda, enflasyon sadece İzmir’de değil; Türkiye’nin 81 ilinde var. Başka neler var? Gerçek enflasyonu açıklamaktan korkan TÜİK, döviz karşısında günden güne eriyen Türk Lirası, 5 yılda 5 başkan değiştirdiğiniz eksi rezervdeki Merkez Bankası, ekonomik buhran, derinleşen yoksulluk, 10 bin liralık emekli maaşı, 17 bin 2 liralık asgari ücret ve 15 bin 48 liraya çıkan açlık sınırı var. Daha sayalım mı? Yoksa bu ülkeyi ekonomide de adalette de yerin dibine sokan AKP’nin icraatlarını anlatmaya devam edelim mi? İzmir’de AKP’ye rağmen sosyal belediyeciliği başarıyla hayata geçiren CHP’li belediyeler varken size sadece susmak düşer. AKP milletvekili Sayın İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Cemil Tugay’a laf söylemek isterken kendi iktidarları ve genel başkanlarının ülkeyi düşürdüğü durumu ilan etmiş. Bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir misali, AKP iktidarının bozduğu düzeni, yol açtığı hiper enflasyonu kabul etmiş. Enflasyonun tüm Türkiye’de can yaktığını, hayat pahalılığına yol açtığını farkında olmadan itiraf etmiş.”
]]>
CHP’de yerel seçim çalışmalarında en kritik viraja girildi. CHP Parti Meclisi (PM) bugün İzmir gündemiyle saat 18.00’de toplanacak. Parti kulislerine göre İzmir için mevcut başkan Tunç Soyer ile Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adı öne çıkıyor.
İBRE CEMİL TUGAY’DAN YANA AĞIR BASIYOR
Kulislerde, Soyer’in anketlerdeki oyunun son zamanlarda yükseldiği ve DEM Parti seçmeninin sıcak bakması nedeniyle potada olduğu ifade ediliyor. Tugay’ın ise kurultay sürecinde Genel Başkan Özgür Özel’e desteğini açıklayan ilk başkan olduğu vurgulanarak, ibrenin kendisinden yana daha ağır bastığı belirtiliyor.
TUGAY: DEĞİŞİMİN DOĞRU ADAYI BENİM
CHP’nin ‘kalesi’ olarak bilinen İzmir’in adaylarının sona bırakılması kent siyasetinde gerilimi artırırken, 9 Büyükşehir Aday Adayı içerisinde, sürecin son düzlüğünde Cemil Tugay’ın ismi çokça konuşulmaya başladı. Aday belirleme süreci nedeniyle Ankara’da olan Başkan Cemil Tugay, adaylık ile ilgili ise şunları söylemişti; “Ben partimizdeki değişim sürecinin yerel yönetimlerde yaşama geçirilmesi için en doğru aday olarak kendimi görüyorum. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım.”

CEMİL TUGAY KİMDİR?
Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olarak, 1967 yılında babasının mecburi hizmeti sırasında Van’da dünyaya geldi. İzmir İnönü Lisesi’nin ortaokul bölümünden 1980 yılında, lise bölümünden ise 1983 yılında mezun oldu. 1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve Tire’de 4 yıl pratisyen hekimlik yaptı. 1993-2000 yılları arasında Plastik Cerrahi ihtisası yaptı, 2000 yılında ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktorluğunu aldı. 1997’de ABD, Cleveland Clinic’te 1 yıl araştırmacı doktor olarak çalıştı. Uzman olduktan sonra 2001-2005 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde, 2005-2009 yılları arasında da İzmir Çiğli Kent Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak görev yaptı. 2009 yılında Karşıyaka’da serbest hekimlik yapmaya başladı ve bir süredir Alsancak’ta faaliyet gösteren muayenehanesini, belediye başkanı seçilmesinin ardından kapattı.
ÖZEL HAYATI
Evli olan Tugay’ın 2 kız ve 1 erkek olmak üzere toplamda 3 çocuğu bulunmaktadır. Cemil Tugay, aynı zamanda İngilizce ve Fransızca dillerini konuşabilen bir sağlık profesyoneli olarak, sağlık kariyerinin yanı sıra siyasi alanda da etkin bir isimdir.
SİYASET VE SİVİL TOPLUM KURULUŞU GEÇMİŞİ
2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu. 2011 yılında CHP İzmir il BYKP sağlık komisyon üyesi olarak parti çalışmalarına katıldı. 2012-2016 yılları arasında, İzmir Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyon Başkanlığı, Türk Tabipler Birliği Özel Hekimlik Kolu yürütme kurulu üyeliği ve 2 dönem TTB Kol Başkanlığını yürüttü. 2013-2014 yıllarında CHP İzmir İl Ar-ge Kurulu üyeliği ve ardından başkanlığını yaptı. 2014 yılında Karşıyaka Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl süreyle Kent Konseyi’nde çalıştı. 2015 yılında Genel Merkez atamasıyla CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda önce Bilişim Sorumlusu, daha sonra seçim ve hukuk işlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı.
2016 yılında önce, Karşıyaka İnönü Mahallesi delegesi, daha sonra ilçe kongresinde seçilerek CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda, STK ve Meslek Odalarından sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 2016 yılında Türk Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl boyunca bu görevde bulundu. 2017-2018 yıllarında Ege Bölgesi Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve görev yaptı.
“UÇUK FİKİRLERE SAHİBİM”
Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı için 2019’da girdiği seçimlerde “Uçuk fikirlere sahip olan benim, Karşıyakalılar değil. Türkiye ve dünyada yapılmamış fikirleri ortaya atmalıyız diye düşünüyorum” derken, GameX gibi bir dijital oyun turnuvası düzenlenmesi ve Karşıyaka’nın uygun bir noktasına İzmir’in her yerinden görünen dönme dolap konması projesinden bahsetmişti.
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Buğra Gökce, “İzmir’de yaşayanların yüzde 95’inin konut sahibi olma şansı bulunmuyor. Konut Fiyat Endeksi’nin verilerine göre kentte 100 metrekare bir konut fiyatının 3 milyon 477 bin TL ve bir vatandaşın kamu bankalarından 10 yıl vadeli 2,5 milyon TL konut kredisi çekmesi halinde ödeyeceği aylık taksit tutarının en az 98 bin liradır. Her ay 98 bin lira konut kredisi ödeyebilecek gelire sahip olanların toplumun sadece yüzde 5’ini oluşturuyor. Bu şartlarda İzmir’de yaşayan her 100 kişiden sadece 5’i konut sahibi olabilir. Biz çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edeceğiz” dedi.
TÜİK verilerine göre konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payına dikkat çeken Gökce, “2022 yılına ait TÜİK verileri incelendiğinde konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payı yüzde 92,3, kamu sektörünün payı yüzde 6,3, kooperatiflerin payı ise sadece yüzde 1,4. Türkiye’de inşaat maliyet endeksi ile dolar kuru arasındaki korelasyon düzeyi +0,99. Uygulanan enflasyonist makroekonomik politikalar nedeniyle 2020 Ocak ayında 202,16 olan bina inşaat maliyet endeksi 2023 yılı Ekim ayında 1145,19’a çıktı. Kamu konut hakkını korumak için gereken adımı atmıyor. Sosyal konut üretmiyor. Özel sektör sosyal konut üretmek yerine daha çok kazanç sağlayacağı lüks konut üretimine odaklanıyor. Enflasyonist politikalar nedeniyle yoksul daha da yoksullaşırken, varsıl olanlar konut yatırımına yöneliyor, ikinci, üçüncü konut alarak varlıklarını büyütüyor” ifadelerini kullandı.
İzmir’den yeni bir bayrak yükselteceklerini söyleyen Gökce, konut hakkını korumanın kamunun görevi olduğunun altını çizerek “İzmir Büyükşehir Belediyesi çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edecek. Kentsel dönüşümün amacı lüks konut üretmek, buradan rant sağlamak ve kent sürgünü yaratmak değil, vatandaşların konut hakkını koruyarak, afetlere karşı kentin direncini arttırmak, şehri güçlendirmektir. Kentsel dönüşümü İzmir’in dokusuna uygun olarak, vatandaşlarımızın haklarını koruyarak ve halkımıza sağlıklı, nitelikli, güvenli konut arz edecek bir anlayışla ele alıp, uygulayacağız. Ülkemizde ilk kez önerdiğimiz ve birçok defa ifade ettiğimiz kademeli emlak vergisi uygulamasını gündeme getiren Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in uygulayacağı modelin sosyal konut üretecek şekilde kamuya geri dönmesinin takipçisi olacağız. Yabancılara konut satışı uygulamasının demokratik başka ülkelerde olduğu gibi konut piyasası denge bulana kadar askıya alınması için İzmir’in sesini her alanda duyuracağız. Kentlerimiz pazarlanacak bir vazo değildir. Konut politikamızın temelinde İzmir’i kimlikli/ kişilikli bir kent olarak tanımlamak, İzmir kimlik ve kişiliğini oluşturan, tarihi, kültürel, sosyolojik tüm unsurları korumak temel odak olacak. Biliyoruz ki öncü olmak, ileride olmak, Türkiye’ye örnek olmak İzmir’e yakışır. Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde değişim ruhunu kökleştirmek, yerelde ve genelde iktidar olmak için atacağımız çok adım, yapacağımız çok iş var” dedi.
]]>
– “Çok ciddi problemle karşı karşıyayız” diyerek uzmanlar İzmir’i uyardı
İzmir’deki binaların yüzde 70’inin dönüşüme ihtiyacı var
İZMİR – İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapının dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, “İzmir’de çok ciddi problemle karşı karşıyayız. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor. Mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil” dedi.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depremler ve 30 Ekim 2020’deki İzmir depremiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti afetlere karşı dirençli hale getirmek için yapı envanteri çalışmaları başlatmıştı. Bayraklı’nın ardından Bornova’da saha çalışmaları sürerken, İzmir’deki riskli yapıların dönüşümüyle ilgili uzmanlardan ciddi uyarı geldi.
“Her aşama mühendis eliyle yapılmalı”
İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapıların dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çeken İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, “İzmir’deki yapıların bir kısmı yapılaşmaya uygun olmayan alanlar üzerinde bulunuyor. Bir kısmı kaçak yapılar olarak imar affıyla belgelendirilmiş, mühendislik hizmeti almamış yapılardır. Bir kısmı eski yönetmeliklere uygun olarak yapılmış ruhsatlı yapılar. Bir de güncel yönetmeliklere uygun bir şekilde inşa edilen yapılar var. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor; çünkü bu alanlarda zemin açısından daha uygun bir alanda bulunmakla beraber, mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil. Özellikle imar aflarıyla tescillenmiş yapılar, hiçbir yapı güvenliğin testine tabi tutulmadan belgelendirilmiş yapılardır. Bir yapının üretiminden bahsettiğimizde aslında belirli bir aşamaları var; birisi projelendirme, diğeri uygulama, üçüncüsü de denetim diyebiliriz. Bu aşamaların her birinin yetkin mühendisler eliyle yapılmış, uygulanmış ve denetlenmiş olması gerekiyor” diye konuştu.
Ulutaş, “İzmir’deki dönüşüme uğraması gereken binaların oranı aslında birebir yapılan bir tespit değil. Belirli bir yıl öncesi baz alınarak ve imar barışından belgelendirilen yapılar dikkate alınarak yani mühendislik hizmeti almamış yapılar dikkate alınarak ortaya çıkan oranlardır. Yapı stoklarının güvenilirliği konusunda ciddi problem var. Birincisi; mevcut yapı stoku üzerine soru işaretlerimiz var. İkincisi; şuanda yaptığımız imalatla ilgili de hala sıkıntılar yaşadığımızı düşünüyorum” dedi.
“Hasarlar vatandaş gözüyle görülemeyebilir”
İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, vatandaşların ilgili belediyelerden bina projelerine ulaşabileceklerini aktardı. Bina güvenliği konusunda gerekli analizlerin yapılmasına da değinen Ulutaş, “Yaşanan depremlerden sonra çok sayıda İzmirli vatandaş ‘yapımın güvenliğini nasıl sorgulatabilirim?’ diye sorgulamaya başladı. Yapısının güvenliğine dair soru işareti olanlar bir inşaat mühendisliğine danışması gerekiyor. Dolayısıyla o yapının projesine ilgili belediyeden ulaşabilir. Bu projeyi alıp ‘benim yapım güvenli mi?’ diye sorması gerekiyor. Burada birtakım analizlerin gerçekleştirilmesi lazım. Bu analizler sonucunda vatandaşlar yapısına dair bilgi sahibi olabilir. Aslında kimi zaman hasarlar daha fazla oluyor. Kimi zaman da yıkımlar söz konusu oluyor. Tabii ki bu vatandaş gözüyle çok fazla bilinebilecek şeyler değil. Bunlar teknik detaylardır” ifadelerine yer verdi.
Riskli yapı tespiti yöntemi
Can güvenliği sağlamayan yapıların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ulutaş, “Deprem yönetmeninin yanı sıra bir de kentsel dönüşüm yasasında kullandığımız bir riskli yapı tespiti yöntemimiz var. Riskli yapı tespiti yönetmenliğine girdiğimizde yapımız riskli çıkarsa yıkım sürecini başlatmış oluyoruz. Deprem yönetmeliği öyle değil. Biraz daha detaylı bir analizle bize yapımızın can güvenliğini sağlayıp sağlamadığı hakkında bilgi veriyor. Bunun sonrasında da iki seçeneğimiz var. Yapımız can güvenliği sağlıyorsa bir sıkıntımız yok. Fakat can güvenliği sağlamıyorsa bu yapıyı ya güçlendireceğiz ya da yıkıp yeniden yapacağız” dedi.
Bina kimlik belgeleri hakkında da bilgiler aktaran Ulutaş sözlerine şunları ekledi:
“Bayraklı ve Bornova’da yapı stoğuna dair bir çalışma yaptık. Bina kimlik belgeleri düzenledik. Vatandaşlar bina kimlik belgelerine İzmir Kent Rehberi üzerinden ulaşabilir. Kimlik belgelerinin içerisinde binanın ruhsatı da var.
]]>