İstanbul’u – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Tue, 23 Jul 2024 21:12:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İmamoğlu: Bir Avuç İnsan, O Eski Şatafatlı Günlerine Dönmek İstiyor https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:12:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10720

OKTAY YILDIRIM

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Laleli Ordu Caddesi ve yakın çevresi düzenlemesi açılışında konuştu. İmamoğlu, “2019’da milletimiz ne yaptı biliyor musunuz. İstanbul’u kendi mülküymüş gibi gören bir yönetim anlayışından bu şehri kurtardı. ve millet, bu şehrin her noktasının, her köşesinin kendisine ait olduğunun farkına vardı. Bize bu görevi verdiniz, teslim ettiniz. Biz bu şehri, 16 milyon İstanbulluya teslim ediyoruz. ve kendimizi de bu şehrin muhafızı olarak görüyoruz. Sizden aldığımız güçle, İstanbul’da ihmali, ihaneti ve israf devrini tarihe gömdük, bitirdik. Başka bir dönem başladı. Hizmet dönemi, icraat dönemi ve yatırım dönemini başlattık. O sayede, İstanbul’un dört bir yanında bütün toplum kesimlerinin hayatlarını güzelleştiren, kolaylaştıran muazzam işler yaptık. Şimdi bir avuç insan, o eski şatafatlı günlerine dönmek istiyorlar. İstanbul’un kaynakları size, halka değil, kendilerini aksın istiyorlar. Bunun için de bir çalışma içerisindeler. Ama siz, buna müsaade etmeyeceksiniz” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, temelini 2 Kasım 2022’de attıkları Ordu Caddesi ve yakın çevresi düzenlemesi açılışında konuştu. Ordu Caddesi’nin İstanbul’un en güzel caddesi olmaya aday bir yer olacağına vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:

ORDU CADDESİ’NDE ÇOK DOĞRU, ÇOK GÜZEL VE ADALETLİ BİR DÜZENLEME SÜRECİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK: Cıvıl cıvıl, İstanbul’un güzel insanlarıyla, yurt içinden, yurt dışından gelecek on milyonlarca turistin burada yürürken zevk alarak yürüyecekleri günlere adım atmak üzereyiz. Bugün yeni bir dönemi başlatıyoruz. İstanbul’u adil bir şehir yapmak için çalışan bir yönetim olarak, Ordu Caddesi’ne de adalet getiriyoruz. Bir cadde düzenlemesinde adalet nasıl sağlanır biliyor musunuz? Tüm ulaşım araçlarına caddeyi eşit olarak paylaştırarak, o caddeden yararlanan herkesin ortak çıkarlarını gözeterek bunu yaptık ve Ordu Caddesi’nde çok doğru, çok güzel ve adaletli bir düzenleme sürecini gerçekleştirdik. Ordu Caddesi ve yakın çevresinde yaptığımız düzenlemelerle, araçları yavaş seyahat etmeye teşvik ederek, yayalara ve bisikletlere güvenli bir ortam sağladık.

BU CADDELERİN, BU MEYDANLARIN TEK SAHİBİ VAR; O DA MİLLET: Yaptığımız düzenlemelerle Ordu Caddesi, İstiklal Caddesi’ne benzer bir yapıya kavuşacak.  Ben; birlikte, güzellikte, doğrulukta rekabeti severim. İsterim ki; vatandaşlarımız, esnafımız, Ordu Caddesi’nin bu yeni haliyle kendilerini öyle güçlü hissetsinler ve bu süreci öyle güçlü sahip çıksınlar ki, yakında İstiklal Caddesi kadar Ordu Caddesi de her yönüyle İstanbul’un kalbi, İstanbul’un merkezi olmaya aday olsun -ki olacağına da yürekten inanıyorum- örnek gösterilmeye başlansın. Burası olağanüstü güzel bir nokta haline dönüşecek. Biz, gerekeni yaptık. Bundan sonrası, başta buradaki esnafımız ile buradaki yaşayan dostlarımızın katkılarıyla olacak. İstanbul’un caddelerini, meydanlarını, en doğru şekliyle, en güzel şekliyle düzenliyor ve sizlerin hakkı olan bu güzellikleri sizlere teslim ediyoruz. Bu caddelerin, bu meydanların tek sahibi var. O da millet. Kimseye ait değil, millete ait. Onun için buralara bazı kuralları koyacağız.

MİLLET, BU ŞEHRİN HER KÖŞESİNİN KENDİSİNE AİT OLDUĞUNUN FARKINA VARDI: 2019’da milletimiz ne yaptı biliyor musunuz. İstanbul’u kendi mülküymüş gibi gören bir yönetim anlayışından bu şehri kurtardı. ve millet, bu şehrin her noktasının, her köşesinin kendisine ait olduğunun farkına vardı. Bize bu görevi verdiniz, teslim ettiniz. Biz bu şehri, 16 milyon İstanbulluya teslim ediyoruz. ve kendimizi de bu şehrin muhafızı olarak görüyoruz. Sizden aldığımız güçle, İstanbul’da ihmali, ihaneti ve israf devrini tarihe gömdük, bitirdik. Başka bir dönem başladı; hizmet dönemi, icraat dönemi ve yatırım dönemini başlattık. O sayede, İstanbul’un dört bir yanında bütün toplum kesimlerinin hayatlarını güzelleştiren, kolaylaştıran muazzam işler yaptık. Şimdi bir avuç insan, o eski şatafatlı günlerine dönmek istiyorlar. İstanbul’un kaynakları size, halka değil, kendilerini aksın istiyorlar. Bunun için de bir çalışma içerisindeler. Ama siz, buna müsaade etmeyeceksiniz.

ACEMİLİK NASIL HİÇ BİTMEZ BİLİYOR MUSUNUZ: Tabii her seçimde bir aday çıkar. Doğrudur, bir adayları var. 2019’da Binali Bey, ‘Belediyeciliği veya İstanbul’u bilen aday’ şeklinde tarif edilmişti. Şimdiki sayın adayın, aslında her konuda biraz dezavantajı var. Açıkçası bazı konuları bilmiyor olabilirsiniz, acemi de olabilirsiniz. Öğrenmeye talipseniz, sorun yok. Herkesten çok çalışır, öğrenirsiniz. Ama acemilik nasıl hiç bitmez biliyor musunuz? Öğrenmeye meyilli değilse. Öğrenmeye ya da çalışmaya da gönlünüz yoksa, o zaman işiniz zor. Şimdi bazı konuları iyi anlatmak lazım. Hemşehrilerim biliyordur ama, İstanbul’un göbeği olan Fatih’in bu caddesinin adı, biliyorsunuz Ordu Caddesi. Biraz ileriden Itibaren, burası Divanyolu Caddesi’ne döner. Hemen devam eder, o tarihi alana, Minlon Taşı’na, işte sağ tarafta Sultanahmet’e, sol tarafta Ayasofya Camii’ne ve arkasından Topkapı Sarayı’yla buluşursunuz. Arkamızda da işte 30’lu, 40’lı, 50’li yıllarda yapılan bir kısım çalışmaların sonuçlarında yapılan şehir planlamalarıyla, iki tane cadde açılıyor. Biliyorsunuz; Bayrampaşa’ya doğru giden ve sonrasında TEM otoyoluna bağlanan Vatan Caddesi vardır. Hemen sola doğru döndüğünüzde Topkapı’ya doğru devam eden, Millet Caddesi vardır. Aslında burada, o dönemde bir üçleme yapılmıştır. Vatan, Millet, Ordu; yani silahlı kuvvetlerimiz. Yani bu şehrin adı, bir şehrin ya da bir yörenin adı değil. Vatan, millet ordu kavramlarından adını alan caddelerden birisidir. Mesele şurada: Eğer biraz uyduruyorsanız, öğrenmeye niyetli değilseniz, bilmiyorsanız, birine sorup anlamaya çalışmıyorsanız; vallahi işiniz zor.

AZ ZAMANDA, ÇOK ACEMİLİK YAŞATTI BİZE: Sevgili İstanbullular; acemi aday derken, farklı bir kavram anlaşılıyor, sanki Ekrem İmamoğlu adayı ya da rakibini hafife alıyormuş gibi. Öyle bir şey yok. Sadece acemi olduğunu ifade ediyorum. Tabii acemi olduğunu ifade ederken, İstanbullulara önemli bir şeyin altını da çizmek isterim. Biliyorsunuz, birçok acemiliği gösterdi. Bu çok az zamanda, çok acemilik yaşattı bize. Ama tabii burada daha önemli bir mesele var. İstanbul’la bir alakası var mı, yok mu sayın adayın? Bir kere buna bakmak lazım. İstanbul’la ilgili bir duygusu var mı, yok mu? Bunu irdelemek lazım. İstanbul’un mahallelerini, sokaklarını, caddelerini, topografyasını ilçelerini biliyor mu? Buna bakmak lazım. İstanbul bilgisi var mı? İstanbul’a şahitliği var mı? Yaşamışlığı var mı? Bakın bunların hepsi önemli. Bugüne kadar ömrünü nerede yaşamış? Nerede geçirmiş? Büyükçekmece neresi? Küçükçekmece neresi? ya da hangi ilçe, hangi yakada, bunlara bakmak lazım. Bir adayın İstanbul’la alakası, yaşanmışlıkları önemli. İstanbul, dünyanın göz bebeği. İstanbul, dünyanın en güzel şehri. Dolayısıyla şuna bakmak önemli: İstanbul’la alakası var mı? İstanbul’a rabıtası, gönül bağı var mı? Bu şehir hakkında bilgisi veya ilgisi olan bir kişi mi?

AK PARTİLİ, MHP’Lİ; YANİ CUMHUR İTTİFAKI’NA OY VERMİŞ YURTTAŞLARIMA SORMAK İSTİYORUM: Burada ben, özellikle AK Partili, MHP’li; yani Cumhur İttifakı’na oy vermiş yurttaşlarıma sormak istiyorum. Evet, tabii ki bir partinin ya da bir ittifakın adayları çıkar. Arkasında da o partinin genel başkanı vardır. Tamam, olabilir. Ama Sayın Erdoğan, böyle bir adayın arkasında. Doğrudur. Ama şöyle düşünsün Cumhur İttifakı’na oy verenler. Özne olarak, İstanbul Belediye Başkanı adayı olduğunda bu adaya oy verirler mi vermezler mi? Önce buna bir baksınlar bugüne kadar ortaya koyduğu performansla, ortaya koyduğu söylemlerle. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Bakın bence AK Partili ve Cumhur İttifakı’na oy vermiş insanların bile, bu yaptıklarından sonra oy verme eğilimini zayıflattığını düşünüyorum. Oy vermeyeceklerini düşünüyorum. Onlar da İstanbullu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu adayı ileri sürmesi ve İstanbul’a göstermesini irdelemesi lazım vatandaşlarımızın.

SAYIN ERDOĞAN’IN, KURUM’U NASIL BURAYA GÖNDERDİĞİNİ SORGULAYIN: Ben, Sayın Topbaş’ı birçok yerde rahmetle andım, minnetle andım. Hizmetleri geçmiştir. Eleştirdiğim tarafları da oldu. Onlar da ayrı. Ama bakın hatırlayın; Sayın Erdoğan’ın, nasıl Kurum’u buraya gönderdiğini sorgulayın. Derken, aynı şekilde rahmetli Topbaş’ı görevden aldı biliyorsunuz değil mi? Neden aldı? Çünkü Topbaş’ın -beğenirsiniz, beğenmezsiniz- bir iradesi vardı. Rahmetli Topbaş’ın iradesi şuydu; İstanbullu olarak şehre bakıyordu. Bakın aynı fikirde olmayabiliriz. Ama İstanbullu olarak şehre bakıyordu. Merkezi yönetimin her dediğine, Erdoğan’ın her dediğine ‘evet’ demiyordu. 5 tane imar dosyasına imza atmadı diye, onu metal bir yorgunu ilan edip görevden aldılar. Doğru mu? İşte şehri korumak, şehri düşünmek, İstanbulluyu düşünmek başka bir boyut. Kadir Topbaş’ı, rahmetliyi görevden aldı. Bir açıklama getirmedi. Kadir Bey, o görevden alındıktan sonra çok üzgün olduğunu, çok canının sıkkın olduğunu, onu çok hırpaladığını çok yakın çevresinden duydum. Bu haksızlık karşısında ne kadar darıldığını biliyorum.

SAYIN CUMHURBAŞKANI NE YAPIYOR?: Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı ne yapıyor? Buraya ithal, atama bir aday getiriyor; bunu kabul edelim. Bu doğru bir şey. Bak; ithal ve atama bir aday. Bir tarifi bütün vatandaşlarımız öğrendi. ‘Tensipleriyle’ buraya geldi. Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle İstanbul’a geldi. ‘Talimatlarıyla’ şunu yaptı. Hani geçen kendisi de ifade etti. ‘Buyruğumu yerine getirdi’ dedi. Buyruk!  Bakın; böyle gelen muhtemelen nasıl olur biliyor musunuz? Böyle gelen insanlar, onun ‘affıyla’ da görevden giderler. Onlar biliyorsunuz, ‘Görevden ayrıldım’ demiyorlar, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın affıyla görevimden ayrıldım’ diyor. Bakın; geçen gün bir söyleminde bana, “İstanbul’u öznesi yapmıyor” demiş Sayın Kurum. Yani bunu kim söylüyor? Kendisi özne bile olmayan birisi söylüyor. Kendisi özne değil. Bu önemli. Söylemem o ki; atanmış bir adayla, İstanbul halkı karşı karşıyadır. Sayın Cumhurbaşkanı İstanbulluya, ‘Siz ister beğenin ister beğenmeyin. Ben atıyorum, onu seçeceksiniz’ diyor. Öyle demiyor mu? Öyle diyor. İstanbul’a dair acemiliği bir yana, aynı zamanda atanmış bir adaydır. Aynı zamanda da ithal bir adaydır. Bakın çok net ifade ediyorum.

ŞUNU İSTİYOR: ‘BENİM İRADEM GEÇECEK KARDEŞİM. BEN NE DERSEM O OLACAK: Çünkü bütün bunları niye yapıyor biliyor musunuz Sayın Cumhurbaşkanı? Şunu istiyor: ‘Benim iradem geçecek kardeşim. Ben ne dersem o olacak.’ Biz de ne diyoruz? ’16 milyon ne derse o olacak kardeşim.’ Olayın özü budur. Bu kadar basit. Bakın; bu meseleyi niye anlattım biliyor musunuz? Bu iş, ciddi bir meseledir. Halkın iradesini istemiyor. Halkın seçtiği belediye başkanının bir irade sahibi olmasını, İstanbul’u korumasını, İstanbul’u kollamasını, İstanbullunun sesi, soluğu olmasını istemiyor. Nokta. Onun için, dediğine imza atacak bir aday istiyor. Her dediğini kabul edecek bir aday istiyor. Biraz da ‘Ceketimi koysam kazanırım’ anlayışıyla hareket ediyor. Bu yüzden bu seçim, sadece bir belediye başkanı seçimi değildir. Bu seçim, aynı zamanda milletin iradesinin de korunması seçimidir. Bunu unutmayınız. Bu seçim, sadece İstanbul muhafızlığı seçimi de değildir. Bu seçim, İstanbullunun iradesinin de muhafızlığının seçimidir. Bunu da unutmayın.

SESİNİ SOLUĞUNU KESTİNİZ ONLARIN KANAL İSTANBUL’U AĞIZLARINA ALAMIYORLAR: Biz, her zaman şunu söyledik: Bu kentin insanlarına güveneceksin. Bu kentin insanları ne diyor, ona bakacaksın. Bakın ne kadar güçlüsünüz, size hatırlatmak istiyorum. İstanbul halkı o kadar güçlü ki; İstanbul halkı Kanal İstanbul’u istiyor mu? Hayır. Hem de büyük oranda istemiyor. Bakın sesini soluğunu kestiniz onların. Kanalı bile ağızlarına alamıyorlar. Kanal ismini bile ağızlarına alamıyorlar; doğru mu? Kanal İstanbul ismini ağızlarına alamayan Sayın adayın, daha düne kadar, millete, sanki böyle talimat vererek ‘ya-pa-ca-ğız’  dediğini hatırlıyorsunuz değil mi? Görüntüleri var. Daha bir sene yok. Şimdi, ‘İstanbul’un gündeminde olmayan şey gündemimde yoktur. Niye bana sürekli soruyorsunuz bu soruyu’ diye gazeteciye fırça atıyor. Ama nereye kadar biliyor musunuz? Az önce anlattığım gibi; bir kişi ona talimat verene kadar. Talimatı aldığı gün, sabahtan akşama kadar Kanal İstanbul sayıklar. Bu iş bitecek kardeşim. Ben, evdeki evladıma bile bir şeyi dikti ettirmem, ettiremem. Ettiremem kardeşim. Her yerde söylüyorum: Bu ülkenin fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillere ihtiyacı var. Bu kadar net. Biz, onu teslim temsil ediyoruz.”

O ANLAYIŞI DA TARİHE GÖMECEĞİZ: O bakımdan siyasi kariyerleri aldanmak ve aldatmak üzerine olan anlayışa, hep birlikte son vereceğiz. O anlayışı da tarihe gömeceğiz. Bunlar, yaptıkları işe saygı duymuyor. Bunlar, vatandaşa saygı duymuyor. Biz ise, ilk günden beri insana saygı, kente özen şiarıyla hareket ediyoruz. Vatandaşa asla yalan söylemiyor ve aldatmıyoruz. Kimse de bizi aldatamıyor. Yaptığımız her işi, en ince detaylarıyla, özellikle saygılı bir süreç sonunda yapıyoruz. Çünkü bu millet, aldatanı da sevmez, aldatılanı da sevmez kardeşim. Her ikisini de sevmez. İşlerimizi ortak aklın ve bilimin yol göstericiliğinde yapıyoruz. Bu nedenle bazı gecikmelerimiz de olabiliyor. Ama biz göz boyayan, geçici çözümlerin değil, gerçek ve kalıcı çözümlerin peşindeyiz. Bu kardeşiniz bundan hiç taviz vermedi, vermeyecek. Ordu Caddesi’ndeki bütün detaylarda da bunu görebilirsiniz”

YASAK YOLDAN GEÇEN AK PARTİ SEÇİM ARACINA: “BENİM İNSANIM TALİMATLA KÖTÜLÜK YAPMAZ”

İmamoğlu’nun konuşmasının bu noktasında, AKP’nin bir seçim aracının, yüksek sesle müzik çalarak, araç girişinin yasak olduğu Ordu Caddesi’nden geçtiği görüldü. Aracı fark eden İmamoğlu, “Buradan geçiyor ama ceza kesmek lazım ona. Orası yasak. İşte böyle kural çiğnemeyi kendilerine marifet görüyorlar. Ne diyeyim? Olsun. O da garibim, demişlerdir ki, ‘Sen buradan git, çaktırmadan da müziği aç.’ Demek ki içindeki şoförün de ar duygusu yüksek, farkında mısınız sesi kapattı. Dayanamadı. Benim insanım, güzel insan be. Benim insanım güzel insan. Talimatla kötülük yapmaz kardeşim” ifadelerini kullandı. Ordu Caddesi ve çevresinin düzenleme işinin cefasını çeken esnaf ve vatandaşlardan helallik isteyen, projede emeği geçen kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini ileten İmamoğlu, “Adalet ve kardeşlik yolunda, Hizmet yolunda hep beraber tam yol ileri” dedi.

Konuşma yaptığı platforma CHP Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat’ı davet eden İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“MAHİR POLAT’LA ARAMIZDAKİ DUYGU; BİRBİRİMİZİN BİLGİSİNE VE AKLINA HÜRMET”

“Ben, Mahir Bey’le yaklaşık 10 yıldır tanışıyorum. Daha önce ilçe belediye başkanlığımda, danışmanlığını almıştım. Sonra da burada yöneticimiz olarak, yol arkadaşlığı yaptık. Bizim yol arkadaşlığımız nasıl biliyor musunuz? Mahir Bey’le birbirimize olan duygumuz şu: Birbirimizin bilgisine hürmet, birbirimizin aklına hürmet. Onun yetkisi sınırlarındaki yetkilerini kullanırken ona olan inanç. Ama inancımızın altyapısında ne var biliyor musunuz? O da çalışma arkadaşlarının bilgisine hürmet gösteriyor. O da onların ortak aklına güveniyor. Bizim olmazsa olmaz kuralımız ne biliyor musunuz? Şurada çalışan mühendisin gözlemlerine, çalışan emekçinin deneyimlerine, onun ortaya koyduğu çalışma azmine saygı gösteren ve ona inanan, ona güvenen, onun aklına kulak kabartan, dinleyen yöneticilerle çalışıyoruz. ve öyle yaptığımız için, güzel işler ortaya çıkıyor. Ben bu güvenle, Mahir Polat’a güveniyorum. Ama onlar, birçok alanda nasıl emanet ediyorlar süreci biliyor musunuz? ‘Ben ne dersem onu yapacaksın ha’ diyerek yola çıkarıyorlar. Biz de ne diyoruz biliyor musunuz sevgili Mahir Başkanım? Allah’ın izniyle seçilirsen; kanunlar, kurallar ve millet ne derse, onu yapacaksın kardeşim. O kadar basit. Bizim yolculuğumuz bu. Onun için bu değerli bir yolculuk. Onun için en büyük duamız şu: Bize bu yetkiyi verin, Allah’ın izniyle biz size mahcup olmayacağız kardeşim. Yaradan’a duamız; ‘Allah’ım beni bu şehrin evlatlarına, bebelerine, çocuklarına, kadınlarına, erkeğine, gençlerine mahcup etme.’ Aynı duygularla Mahir Bey için dua ediyor, onları size emanet ediyorum. Sizleri de Yaradan’a emanet ediyorum. Ordu Caddesi hayırlı, uğurlu olsun.”

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından Ordu Caddesi, kesilen kurdele ve edilen duaların ardından yenilenmiş haliyle İstanbulluların kullanımına açıldı. Proje kapsamında; 40 bin metrekarelik alana Bergama granit taş kaplama, 1.800 metrekare de bazalt porfir bordo taş kaplama uygulandı, 2 bin 850 metrekare yeşil alan oluşturuldu. Bisiklet park alanları, yeni kent mobilyaları, cadde, çalı ve eser aydınlatmaları ile Ordu Caddesi, yepyeni bir görünüme kavuştu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/feed/ 0
Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık” https://www.akittvhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/ https://www.akittvhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:33:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5303

Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Kurum, “Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Açılış okunan duaların ardından kurdele kesimi ile birlikte yapıldı. Açılışa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammed Vanlıoğlu, Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek, E-MADER Başkanı Abdullah Özatilla ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Program sonunda Murat Kurum ve diğer protokol üyelerime Malatya’ya ait kayısı ve yöresel ürünler hediye edildi.

“Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

Derneğin açılış programında konuşan Kurum, “Malatya bizim gönül bağımızın çok yüksek olduğu bir şehrimiz. İnsan memleketine sevdiklerinin yanına iyi günde kötü günde gider, biz de Malatya’nın hep iyi gününde kötü gününde yanında olmaya çalıştık. Bu aziz şehrimiz için gerçekten yapılması gereken tüm mücadeleyi Malatya’mızın tüm ilçelerine bizzat giderek, orada milletimizle vatandaşımızla el ele vererek bu hizmetleri kazandırdık. Malatya’mız bir deprem şehri. İstanbul’un bir deprem şehri olduğu gibi Malatya’mızda çok acılar çekti. 4 yıl önce Elazığ-Malatya depremlerinde biz 2 saat sonra Doğanyol’daydık. Bir seferberlik anlayışıyla orada o gün çalışmalarımızı başlattık. Malatya’mıza o gün o elleri o bize sarılmış kolları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız dedik. Malatya’mıza verdiğimiz tüm sözleri tuttuk. O gün acılarına ortak olduk, sonrasında mutluluklarına hep birlikte şahit olduk. Malatya’mızdan biz şunu duyduk: depremin ilk saatinde de, ilk dakikasında da, sonrasında da Allah bu devlete zeval vermesin. Allah sayın Cumhurbaşkanımızı sizleri başımızdan eksik etmesin dediler. Malatya’nın insanına yakışır duruşu tavrı 22 yıldır gösteriyorlar. Bize de düşen, bizim de boynumuzun borcu olan Malatya’nın o yiğit insanlarına hizmet etmektir. 11 ilimizdeki 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 53 bin kardeşimizi yitirdiğimiz 6 Şubat’ta asrın felaketinde de biz yine oradaydık. Günlerce, aylarca, tüm milletimizle el ele verdik. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

“Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür”

“İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağını ifade eden Kurum, “Çarşılarıyla, sanayisiyle, Malatyaspor’uyla Malatya’mız yeniden ayağa kalkacak. Bizim gönlümüz her zaman Malatya’mızla Malatyalılarla birlikte atacak. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı da olsak bir ayağımız hep deprem bölgesinde olacak. Deprem bölgesindeki kardeşlerimiz için yapılması gereken mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür. Biz bu gücü sizlerle birlikte korumaya devam edeceğiz. O acıyı bir daha yaşamamak için İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Eyüpsultan’ımız da tüm vatandaşlarımızla, belediye başkanlarımızla el ele verip, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Bu acılar bir daha yaşanmasın, milletimiz orada yastığa başını koyduğunda huzurla ve güvenle uyusun istiyoruz. Eyüpsultan’da kıymetli başkanımla birlikte bizi el ele her mahallede dönüşümde bulacaksınız. Bizi hiçbir zaman o polemiklerin iftiraların dedikoduları içinde bulamayacaksınız. İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağız. Hep şantiyede, sahada, milletimizin yanında olacağız. Tek dileğimiz İstanbul’umuzu deprem riski bertaraf edilmiş artık deprem korkusu yaşamayan güvenli bir şehir haline getirmek. İstanbul’un her yerinde insanlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşayacağı, trafik çilesinin bitmiş olduğu, her ilçeye metronun gittiği, her ilçede yeşil alanın, millet bahçelerinin, mahalle parklarının arttığı, gençlerin geleceğe güvenle baktığı, büyüklerimizin Eyüp Sultan Hazretleri’nin dizinin dibinde İstanbul’un manevi muhafızının kucak açtığı el ele gönül gönülle yaşayacağımız bir İstanbul’u sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

Mevcut İBB yönetiminin verdikleri vaatleri gerçekleştirmediğini vurgulayan Murat Kurum “Bu süreçte CHP’li yönetimin yaptıklarını hepimiz görüyoruz. Tek yaptıkları laf üretmek, reklam yapmak, algı oluşturmak. Verdikleri vaatlerin onda birini gerçekleştirmişler, 9 vaat yok. Milletimize söz verip, o sözlerini tutmadılar. İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşine düştüler. İstanbul’da ne depremle ilgili, ne trafikle ilgili, ne yeşil alanla ilgili, ne de İstanbul’un gelen sorunlarıyla alakalı bir irade ortaya koymadılar. Her sorduğunuzda da bir bahane üreterek, farklı farklı gündemler peşinde koşarak gündemi değiştirmeye çalıştılar algıyı başka alanlara çekmeye çalıştılar. Çünkü heybeleri boş, söyleyecek bir şeyleri yok. İstanbul’a dair gerçekleştirdikleri hiçbir şey olmadığı için, depremle ilgili de çalıştaydan öteye gidemedikleri için heybeleri boş, söyleyecek hiçbir şeyleri yok. 3 senedir çalıştay yapmaktan öteye gidemediler. CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu. 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey İstanbul oldu. İstanbul’u bitirmek ve duraksatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 31 Mart’ta biz İstanbul’un o duraklama dönemini Malatyalı hemşerilerimizle, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte bitireceğiz. Tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’umuzun yeniden yükselişini, yeniden dirilişini sizlerle başlatacağız” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/feed/ 0