Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Tugay, “Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımıza, özellikle kendisinden sonra başka birine adaylık verilenlere çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz” dedi. Tugay, İzmirlilere de sandıkta birleşme çağrısında bulundu.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Miting havasında gerçekleşen açılış törenine İzmir’de 3 dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu’nun yanı sıra CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Bornova Belediye eski Başkanı ve CHP eski Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel ve CHP Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal katıldı. Davul ve zurna eşliğinde coşkulu bir kalabalığın da bulunduğu açılışta konuşan Cemil Tugay, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
“KOCAOĞLU’NUN YANIMIZDA DURMASINDAN GURUR DUYUYORUM”
Tugay, “İzmir’in dört bir yanında 31 Mart seçimleri için arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarla buluşmaya, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Davamızı anlatmaya çalışıyoruz. Son birkaç gün içerisinde Menderes’in, Torbalı’nın ve Selçuk’un sakinleriyle bir araya geldim. Bana ‘Aziz Kocaoğlu vardı. Buralarda sürekli bizim aramızda gezerdi. Onu hiç unutmadık, onu halen ilk günkü kadar çok seviyoruz’ dediler. Bunu zaten bütün İzmir biliyor. Burada söylemek istedim. Çünkü şu anda değerli başkanımız, büyük başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun tam yanımızda durmasından büyük gurur duyuyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
“BİZ BU DAVANIN TAM GÖBEĞİNDEN GELİYORUZ”
Atila Sertel ve Kamil Okyay Sındır’a da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Cemil Tugay, “Bizler CHP’liyiz. Burada gördüğünüz bu tabloda yıllarca bu partiye onurla hizmet etmiş, bu davayı almış, taşımış insanları görüyorsunuz. Dün onlar fedakarca koşturdu, bugün bizler, yanımızda ailelerimizle beraber, eşlerimiz, çocuklarımızla beraber huzurlarınızdayız. Size şunu diyoruz; evet biz CHP’liyiz. Biz bu gördüğünüz altı oklu bayrağın gölgesinde yaşamayı onur sayan, Atatürk’ün partisinde mücadele etmeyi, onur sayan insanlarız. Biz halkız. Biz başka yerlerden gelmiyoruz. Biz bu davanın tam göbeğinden geliyoruz. Biz Cumhuriyete inanmış insanlarız. Biz Atatürkçü insanlarız. Onun için boğazımız yırtılana kadar Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyebiliyoruz. Bu onuru yaşayabiliyoruz” dedi.
“CHP’Lİ BAŞKAN ADAYLARININ YANINDA OLUN”
Çeşme’nin mevcut Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın, CHP tarafından Çeşme Belediye Başkan Adayı gösterilen Lal Denizli’ye desteğini açıkladığını hatırlatan Cemil Tugay, partililere çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Bugün Çeşme’de Ekrem başkanımız, Lal Denizli’ye bayrağı teslim edeceğini ve onun arkasında olduğunu söyledi. Hep beraber el kaldırdık. Bugün de burada Aziz Kocaoğlu başkanım yanımda. Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımız kendisinden sonra başka birine adaylık verildiyse eğer, kendilerine çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz. Siz Cumhuriyet Halk Partili olduğunuz için seçildiniz ve oraya geldiniz. Bugün üzerinize düşen görev yeni adayların yanında yer almak. Onlara destek olmak. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililere yakışan budur. Benimle aynı düşüncede misiniz? Hepsini bundan sonra mitinglere bekliyorum. Yanımızda yer almalılar.”
“KARŞIYAKA BELEDİYESİ 5 YIL TERTEMİZ ÇALIŞTI”
Karşıyaka Belediye Başkanı olarak 5 yıl görev yaptığını anımsatan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“5 yıl alnıma bir gram leke sürdürmeden çalıştım ve yaşadım. Asla o yalanlara, uydurulan o saçma sapan şeylere, trollerin uydurduklarına bakmayın. Karşıyaka Belediyesi 5 yıl tertemiz çalıştı. Ben çalışma arkadaşlarımın hepsiyle gurur duyuyorum. Onlara bu onurlu görevi yaparken bana yoldaşlık ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da tüm İzmir için, kentin en ücra köşesinde kalan köyler için çalışacağım. Şehrin altyapısını iyileştirmek boynumuzun borcu olsun. Üstündeki insanları mutlu etmek, onların yaşamlarını konforlu hale getirmek boynumuzun borcu olsun. Bizler bu görevlere durup dururken gelmedik. Bu görevlere durup dururken gönderilmedik. Hepimizin hazırlıkları var. Hepimizin deneyimleri var. Hepimizin arkasında aslında koskoca bir Cumhuriyet Halk Partisi ordusu var. Başımız sıkıştığı zaman gidip yardım isteyeceğimiz kocaman bir örgütümüz var. Bu şehrin bilim insanları var. Bu şehrin meslek örgütleri var. İzmir çok büyük ve güçlü bir şehir. O nedenle bugüne kadar her türlü uğradığı haksızlığa rağmen dimdik ayakta durmuş olan bir şehirdir.”
“İZMİRLİ’NİN HAKKINI ÇALMAK İSTEYENLERİN ÖNÜNDE DURDUK”
İzmir’e hizmet etmek isteyen kimsenin elini kolunu tutmadıklarını vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak hizmet etme niyetinde olmayan, rant peşinde olanların, şehrin hakkını yemek isteyen, İzmirliler’in hakkını çalmak isteyenlerin önünde aslanlar gibi durduk. Daha önce diğer başkanlarımız yaptı bu mücadeleyi. Bugünden sonra biz yapacağız. Ben sakin bir insanım. Normal yaşamımda sesimi bile yükseltmem. Mütevazılık benim için bir erdemdir. Ailem bana bunu öğretti. Hele hele millet huzurunda efendi gibi duracaksın. Ama ne zaman birisi bu milletin hakkını yemeye kalkarsa onun karşısında en yüksek sesle bağıracaksın. Duracaksınız. Duracaksınız ve İzmir’i durduramayacaksınız. O yüzden biz güçlü belediyelerimizle, güçlü halkımızla beraber dimdik bu şehrin her türlü hizmetini yerine getirmeye devam edeceğiz. Burada en büyük gücü arkadaşlığımızdan, kardeşliğimizden, yoldaşlığı alacağız.”
“SANDIKTA BİRLEŞELİM”
CHP’li tüm yol arkadaşları ile direne direne kazanacaklarını söyleyen Tugay, iddiasını şu sözlerle ifade etti:
“Bugün bir sürü yalana, yanlışa kanıp da başka yerlerde çözüm arayanlar bu seçimi kaybedeceğini bile bile Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaybettirmeye niyetli olanlar. Onları bir kenara koyuyorum. Ama gerçek İzmirliler’e gerçek halkımıza seslenmek istiyorum. Bu şehre sahip çıkmak istiyorsanız birleşelim, birleşelim ve hep beraber kazanalım. Sandıkta birleşelim. Milletin ittifakını, İzmir’in ittifakını birlikte kuralım. Asıl mesele CHP’ye kaybettirmek değil. CHP’ye yüzyıldır kimse kaybettiremedi. Bundan sonra da kimse kaybettiremeyecek. Bir sürü partiler geldi geçti. Açıldılar, kapandılar. Tarihin sayfalarına gömüldüler. Bizim bu sene 101’inci yılımız. 101 yıldır dimdik ayaktayız ve bu gördüğünüz güçlü, büyük, değerli insanlarla beraber, geçmişiyle ve geleceğiyle beraber buradayız. Kazanacağız. Bu şehri asla hiç kimseye vermeyeceğiz. En kısa zamanda partimizi iktidar yapacağız.”
“GENÇLERİ BU MÜCADELEYE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”
Tugay, konuşmasında gençlere de seslenerek, şunları söyledi:
“Her geçen gün daha fazla genci meydanlarda görüyorum. Genç arkadaşlarımızı bu vatan ve millet mücadelesine katılmaya davet ediyorum Sessiz bir köşede durmasınlar. Haksızlıklara boyun eğmesinler. Bu devrimci mücadelenin yanında yer alsınlar. Hepsini bu mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Yüzlerinizdeki yorgunluklar, yüzlerinizdeki mutsuzluklar gitsin. Geleceğe umutla bakın. Bundan sonra kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak. Bunu biz sağlayacağız. Burada artık hak olacak, hukuk olacak, adalet olacak. İnsanlarımıza yerel yönetimler eliyle adalet dağıtacağız. Küçücük çocuklara ücretsiz bedava süt dağıtma fikri nereden çıktı? İzmir’den çıktı. Sosyal belediyeciliğin en değerli örneklerini, tarımı, çiftçiyi destekleyen politikaları bu şehrin insanları, bu şehrin politikacıları, CHP’liler başlattı. ve bütün Türkiye’ye örnek oldu. Buradan yayıldı. Bundan sonra da yenilerini beraber yapacağız. Bu şehirde kimsenin aç kalmasına izin vermeyeceğiz. Evsiz olup sokakta yatmasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin yokluk çekmesine izin vermeyeceğiz. Gencimize el uzatacağız ve yanında yer alacağız. Böyle olduk bugüne kadar. Bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğiz.”
“İZMİR PARLAYAN BİR YILDIZ OLACAK”
İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini kentte devreye sokacaklarını anlatan Tugay, “Yapacağımız yerel hizmete bugünden itibaren ekonomisini bozdukları, insanlarımızı yoksullaştırdıkları, gelir adaletsizliği yarattıkları, insanları kiralarını ödeyemez, yemeklerini alamaz hale getirdikleri bu ülkede bundan sonra İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini de İzmir’de devreye sokacağız. En güzel örnekleri burada yaşatacağız. İşsiz çocuklarımıza, işsiz gençlerimize iş bulacağız. Yeni iş sahaları açacağız. Üretim potansiyelimizi artıracağız. Bu şehrin daha fazla markası olacak. Markalarını daha fazla pazarlayacak, yurt içinde, yurt dışında, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle, her sektörüyle, girişimciliğiyle, girişimiyle İzmir parlayan bir yıldız olacak. Ben İzmir’e inanıyorum. Sizlerin de inanması gerektiğini düşünüyorum. Lütfen sokaklara çıkın. Kapıları çalarak mücadele yapın. Bu zafer bizim olacak. 31 Mart gecesi Gündoğdu Meydanı’nda milyonlarla buluşalım” dedi.
KOCAOĞLU: İZMİR HİÇBİR ÇIKAR İÇİN TAVİZ VERMEDİ
Programda konuşan Aziz Kocaoğlu ise İzmir’in ülkedeki diğer şehirlere benzemediğini belirterek, “İzmir kendi kendine yetebilen, kendi göbeğini kesebilen bir kenttir. Hiçbir çıkar için ilkesinden taviz vermeyen, kan kusup kızılcık şerbeti içen bir kenttir. İzmir zapt edilemeyecek. Tarih boyu zapt edilemeyecek. Atatürk’ün, Cumhuriyetin, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin, demokrasinin kalesidir. Bu bayrağa biz şimdi gençlere teslim ediyoruz. Gençler de daha ileriye taşıyarak kendisinden sonraki kuşaklara teslim edecek. Hepinize başarılar diliyorum. Başarı bizimdir. Çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız ve başaracağız” dedi.
“İZMİR’İ HAM ETTİRMEYECEĞİZ”
CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki ise İzmir’de çok genç bir kadro ile sahaya çıktıklarını söyledi. Ekşi, “Bu heyecan verici bir durum ama çok büyük bir mirasın takipçisi olmaya aday olduk. Aziz Başkan yıllarca ‘İzmir ham etmeye geliyorlar’ dedi. Ham ettirmedik İzmir’i. Ettirmeyeceğiz de” dedi.
“KORDON’DA MEYHANE DOLAŞIP, İZMIR SEÇMENİNİ KANDIRABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNMESİNLER”
CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın da İzmir’in her yerinde CHP’nin seçim çalışması yürüttüğünü ifade ederek, “Öyle Kordon’da meyhane dolaşıp, İzmir seçmenini kandırabileceklerini düşünmesinler. Bir avukat arkadaşımızı şeriata karşıyız diye kaç gün gözaltında tuttular? Bunlara mı inanacak İzmir halkı” dedi.
Konuşmaların ardından seçim ofisinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Gaziemir İlçe Başkanlığı’nda Gaziemirliler ve partililerle buluştu. Gaziemir Belediye Başkan adayı Ünal Işık ve CHP Gaziemir İlçe Başkanı Kasım Özkan’ın da eşlik ettiği Tugay, “Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz. İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek. Yalanları ile birlikte evine dönecek” dedi.
CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı önünde partililer ve Gaziemirliler ile buluşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Tugay, “Değerli yoldaşlarım, yurttaşlarım, hemşerilerim. Güzel bir yola çıktık. Güzel insanlarla beraberiz. Bu yolda başarısızlığa dair hiçbir şüphemiz yok. Kendimize inancımız asla sarsılmaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Biz Atatürk’ün emanetçileriyiz. Biz altı okun temsilcileriyiz. Biz İzmir’iz. Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.
“BEN CHP’NİN EVLADIYIM”
“İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek, yalanları ile birlikte evine dönecek” diyen Tugay sözlerine şöyle devam etti:
“Az önce telefon eden bir arkadaşım dedi ki; Hamza Dağ gazetecilere beyanat vermiş. ‘Aziz Kocaoğlu ve Alattin Yüksel benim babam gibidir, ben de onların evladı gibiyim’ demiş. Alaattin Yüksel de yaptığı açıklamada ‘O bizim evladımız değil, bizim evladımız Cemil Tugay’dır’ demiş. Değerli kardeşlerim, ben İzmir’in evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladıyım. Ben örgütün evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin adeta nefesinin altında büyüdüm. Ben Atatürk’ün gözlerine bakarak büyüdüm. Biz bu memleketi, İzmir’i onlara bırakır mıyız? Size yemin ederim ki 1 saat uyumadan, belki 1 öğün yemek yemeden, gece gündüz bütün İzmir’i koşabilirim. Bize verilen görevin sorumluluğunu biliyorum. Bana bu görev verildiği, partim beni layık gördüğünden itibaren İzmir’in taşıyım, toprağıyım, bir avuç suyuyum, ağacın dalıyım, artık ben bu şehrin ölene kadar kendini adamış hizmet insanıyım. Hiçbir zaman unutmayacağımız bir gerçek var; çok asil bir emaneti teslim aldık. Bunu alnımızın akıyla sonrakilere teslim edeceğiz. O zamana kadar çocuklarımızın, gençlerimizin, ablalarımızın, abilerimizin, çok değerli kardeşlerimizin hepsinin ayrı ayrı hakkı hukuku bize emanet olacak. Çünkü biz canımız pahasına bunları korumaya devam edeceğiz. Bu şehir, İzmir bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sosyal belediyeciliğin öncü şehirlerinden birisi olacaktır.”
“ASLA ZALİMLERİN ÖNÜNDE EĞİLMEYECEĞİZ”
İzmir’in kalkınma belediyeciliğinin Türkiye’deki öncülerinden birisi olacağını söyleyen Başkan adayı Tugay, “Bundan sonra bu ülkede bu enflasyonu yaratanlar, bu işsizliği yaratanlar bu adaletsizlikleri yaratanlar, insanları yüksek kiralar altında ezdirenler, insanları alışveriş yapamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirenler, şunu görecek; İzmir hiç kimseye el açmadan, kimsenin önünde eğilmeden, kendi gücüyle kendi insanlarıyla büyüyecek, kendi insanlarına sahip çıkacak. Bir zamanlar ‘Tam bağımsız Türkiye’ diye bağıra bağıra can veren insanların yoldaşıyız biz. Tam bağımsız Türkiye diye ipe gidenlerin yoldaşıyız biz kardeşlerim. Onların hakkı üzerimizde, onların mirası bizde. Asla zalimlerin önünde eğilmeyeceğiz. Hiç kimse bu şehre rüşvetler teklif ederek bu güzel şehrin insanlarını alamayacak, onların oylarını alamayacaklar” diye konuştu.
“İZMİR KAYBETMEYECEK”
Başkan Adayı Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Size söz veriyorum; tarımsa tarım, sanayiyse sanayi, girişimcilikse girişimcilik, esnaflıksa esnaflık ne gerekiyorsa ben bu şehrin belediye başkanı olarak bütün İzmirlilerin önünü açacağım. Bütün İzmirlilerin yanında olacağım. Hiç kimse bir başkasına muhtaç olmayacak. Öylesine bir dönem yaşayacağız ki bu şehirde aç kardeşimiz de, okula giderken ihtiyacı karşılanmamış öğrencimiz de olmayacak. Sokakta yatan kimse de kalmayacak. Hepsine Cumhuriyet Halk Partisi adına, altı ok adına, bu vatanı bize kurup armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına sonuna kadar sahip çıkacağız. Bunu hep beraber yapacağız. Ben aslan yürekli büyüklerimize ve bu güzel yürekli gençlerimize, onların içindeki o mücadele isteğine çok inanıyorum. O yüzden o gençlerimizle beraber bu ilkenin kurtuluşuna hep beraber imza atacağız. İzmir kaybetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi asla kaybetmeyecek. Yemin ederim önümüzdeki genel seçimde ülkeyi de onlardan hep beraber alacağız. O yüzden çalışalım, insanlara o sosyal medya hesaplarından satın aldığı medyalardan sürekli yalan söyleyen insanları umutsuz hale getirenlere karşı onlara umudu hep beraber aşılayalım. Bu ülkenin insanlarına dik durmak yakışır, onurlu olmak yakışır, mücadele etmek yakışır.”
]]>
Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın muhalefet seçmenlerine yönelik “Umutsuzluğa kapılmayın. Alternatifsiz değilsiniz” açıklamasını yanıt verdi. İmamoğlu, “Seçmenimizle çok umutlu sohbetler yapıyoruz. Beni pazarda izlesin. Beni, sokakta esnafın arasında görsün. Çıkamadığı yerler bunlar. Halkın arasında olmayınca, kendi yakın çevresindeki insanların umutsuzluğunu görünce, onları da CHP’li zannediyor olabilir” diye değerlendirdi.
İmamoğlu, bugünkü İstanbul Ticaret Odası (İTO) ziyareti çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in dün isim vermeden kendisini “Eli genel merkezde, gözü başka mevkilerde, boş zamanlarda İstanbul’da olan biri İstanbul’u yönetemez” sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Ben açıkçası bu seçim döneminde çoklu bir rakiple karşı karşıyayım. İstanbul’da rakibimiz olan birçok arkadaşımıza, birçok hemşehrimize ya da siyasi parti temsilcisine ya da onları temsilen yapılan birtakım siyasi müzakerelerde, konuşmalarda şahsıma dönük tutarlı-tutarsız, yalan-yanlış, eksik-fazla; adı her neyse yorumlar yapılacaktır. Bu yapılan yorumları ben hiç muhatap almayacağım ama hani İstanbul’a dair bir proje ya da İstanbul’da yaptığımız bir işe dönük bir tarif olur ise bu kapsamda elbette cevabını veririm ama söylenen siyasi, muğlak, geçerliliği olmayan birtakım tariflere asla muhatap olmayacağım. Bunun ismi A-B partisi ya da A-B partisinin lideri, benim için fark etmiyor. Benim işim şu anda İstanbul seçimine dair 16 milyon insanımıza geçtiğimiz 5 yılın hesabını vermek; önümüzdeki 5 yılla ilgili de tasarruflarımızı ve tasarımlarımızı aktararak en güçlü şekilde, demokratik bir zeminde tarihi oy rekoru kırarak inşallah tekrar seçilebilmek. Tek yolculuğum bu.”
MURAT KURUM’A: “HER GÜN YENİ BİR ÇEVRE TRAJEDİSİYLE KARŞI KARŞIYA”
Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un mevcut belediye yönetimini “Don Kişot”a benzetmesine ilişkin de İmamoğlu, şunları dile getirdi:
“Sayın Bakan, tabii büyük bir şok içerisinde. Her gün yeni bir çevre trajedisiyle karşı karşıya. Yarattığı problemler ve sebep olduğu birtakım sorunlu haller, insanları mutsuz ettiği projeler… Birçok konunun yarattığı travmayla ‘Ekrem İmamoğlu’na nasıl bir söz söylesem de o sözün şokuyla beraber bir fayda sağlasam’ çabası içerisinde. Sayın Bakan’ı yakınen de tanırım. Bu tarz sözler edebilecek bir usul, üslubu da yoktur ama her seçimde karşımıza bu tarz, yeni bir kimliğe bürünmüş kişilikler de görüyorum. Bence bu heyecana kapılmamasını, yeterlilik içerisinde İstanbul’a dair işlerini anlatmasını tavsiye ederim. Zira 650 bin konut vesaire gibi asla yapılamayacak, asla olamayacak ve olmaması gereken, yaptığı açıklamalarla ‘Ekrem İmamoğlu ve ekibinin ortaya koyduğu başarılı süreci nasıl geride bırakırım’ diyerek tarihe en kötü vaatler dizilişi olarak çıkacak süreçleri tarifliyor. Tabii benim için kötü bir şey değil bu yaptıkları ama yine de üzülüyorum. Keşke daha nitelikli, daha kaliteli bir kampanya yürütebilse, biz de bir şeyler alabilsek. Zira benim açıkladığım her proje, İstanbul için ortaya koyduğumuz her bakış açısını onlar sahiplenebilirler, ballandıra ballandıra anlatabilirler. Çünkü biz, zaten İstanbul için ballandıra ballandıra anlatılacak projeler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu bakış açısına kendisini tavsiyeyle davet ediyorum.”
“CUMHURBAŞKANI, AÇIKLAMALARIYLA YÖRE YÖRE İNSANLARI ŞOK EDİYOR”
Erdoğan’ın Ordu’da “Biz yoksak doğal gaz yok” propagandasıyla oy istemesi sorulması üzerine de İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı, açıkçası öyle açıklamalar yapıyor ki, yöre yöre insanları şok ediyor. Öylesine şok ediyor ki, gördüğüm kadarıyla tarihinde ilk kez bu kadar düşük kalabalıkla Karadeniz gezisi yaptı. Gerçekten bence oturup -birileri var mıdır çevresinde bilmiyorum ama- yaptığı mitinglerin arka planını ya da sonrasında çekilen fotoğrafları, videoları izlesin. Bu söylediği bence kötü tariflerin, kötülükçü cümlelerin karşılığını, milletin ona nasıl tepki olarak gösterdiğini görsün. Bu milleti oy alma döneminde, seçime giderken tehditle, yani ‘Oy verirseniz doğal gaz getiririm’ ya da deprem bölgesindeki o mağdur insanlarımıza ‘Oy vermediniz, yerel yönetim başka partiden de onun için hizmet gelmedi’ diyecek kadar vicdanları sızlatacak birtakım yorumları yapıyor ise, insanları tehdit ediyor ise düşünün ki, eğer bu seçimde kazanır ise ondan sonra hangi tehditkar süreçleri ve milletimiz adına yapar? Ki yorumlar yapılmaya başlandı. Seçimden sonra gelecek zamları, yükselecek enflasyonu, doğal gaz vesaire gibi faturaların nasıl büyüyeceğini… Bıraksın doğal gaz taşımayı. İnsanlar şimdiden o tedirginliği yaşıyorlar.
“MİLLET, 23 HAZİRAN’DAKİ GİBİ 31 MART’TA DA DERSİNİ VERECEK”
Kaldı ki, yıllardır Ordu’yu yöneten kendileriydi zaten. Niye getirmediler yani? Neyin tehdidini yapıyorlar? Şaka gibi ama İstanbul’da başta olmak üzere bütün Türkiye’de milleti tehdit eden, milletin efendisi olduğunu düşünen bu tarz söylemlere, milletin efendi olduğunu, tehdide karşı da ciddi bir demokrasi dersini, aynen 2019, 23 Haziran’da verdiği gibi, 31 Mart’ta da vereceğini düşünüyorum. Öyle bir ders verecek ki, kalan iktidar sürelerinde daha fazla çalışmalarına sebep olacak. Millet, 31 Mart’ta demokrasi tokadı atacak sandıklarda. Onlar da çalışmak zorunda kalacaklar. Gerçek işlerine, enflasyonla mücadeleye, yoksullukla mücadeleye, perişan ettikleri emeklilerin hallerini iyileştirme konusundaki mücadeleye geri dönüş yapacaklar. Ben buradan milletimizi, özellikle AK Parti’ye oy veren hemşehrilerimi bu vesileyle uyarmış olayım.”
ERDOĞAN’A: “BENİ PAZARDA İZLESİN”
Erdoğan’ın muhalefet seçmenlerine yönelik “Umutsuzluğa kapılmayın. Alternatifsiz değilsiniz” açıklamasını da İmamoğlu, “Seçmenimizle çok umutlu sohbetler yapıyoruz. Beni pazarda izlesin. Beni, sokakta esnafın arasında görsün. Çıkamadığı yerler bunlar. Halkın arasında olmayınca, kendi yakın çevresindeki insanların umutsuzluğunu görünce, onları da CHP’li zannediyor olabilir” diye değerlendirdi.
MUHARREM İNCE’YE ADAY YANITI: “HAYIRLISI OLSUN, NE DİYEYİM”
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile görüşmesinde İmamoğlu’na “Senin kaybetmen Cumhuriyetçilerin moralini bozar. Senin o eli koruman lazım. Ben senin için ne yapabilirim” sözleri ve karşısına partiden Berk Hacıgüzeller’in aday çıkarıldığı hatırlatılmasına da İmamoğlu, “Hayırlısı olsun. Ne diyeyim” diye yanıt verdi.
]]>