İklim – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Fri, 05 Jul 2024 21:51:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TSKB, Türk bankacılık sektörünün ikinci iklim raporunu yayımladı https://www.akittvhaber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9564

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2021’de İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerini dikkate alarak hazırladığı Türk bankacılık sektörünün ilk “İklim Riskleri Raporu” sonrasında ikinci iklim raporunu yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin kapsayıcı ve nitelikli kalkınması için kalıcı değer yaratma misyonuyla çalışan TSKB, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye ve bu alanda yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.

Türk bankacılık sektöründe ilk olan ve 2021’de yayımlanan “İklim Riskleri Raporu” ile iklim değişikliğinin etkilerini Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) perspektifinde değerlendiren TSKB, ikinci raporunu “2023 TSKB İklim Raporu” adıyla yayımladı.

Banka, bu kapsamda hazırlanan raporda iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik kararlılığını, güncel çalışmalarını ve gelişim alanlarını ortaya koyarken gelecek perspektifini de paylaşıyor.

“Yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç var”

Açıklamada görüşlerine yer verilen, TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, Bankanın iklim değişikliğini ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarının ötesinde temel stratejisi ve başarı kriteri olarak ele aldığını, Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine dayalı bir sanayiye geçişine katkıda bulunmayı önceliklendirdiklerini belirtti.

Ortak gelecek için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve iklim finansmanı, emisyon ölçümü ve azaltımı, adaptasyon ve döngüsel ekonomi yatırımları gibi konuları barındıran yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Bilgiç, şu ifadeleri kullandı:

“TSKB olarak iklim risklerini ölçerek kredilendirme süreçlerimize entegre ediyoruz. İklim risklerinin azaltımına yönelik dönüşüm yatırımları, gezegenimizin geleceğinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de iklim konusunu gündemine alan ilk kurumlardan biri olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve ülkemizin kalkınma hedefine doğrudan katkı sağlayan yatırım temalarını önceliklendiriyoruz.”

Kömür finansmanından çıkma hedefi

Murat bilgiç, SKA bağlantılı kredilerinin oranının yüzde 90 olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Sadece iklim ve çevre ile ilgili SKA bağlantılı kredi oranı hedefimiz ve 2023 yıl sonu gerçekleşmesi de yüzde 62 seviyesinde. Sürdürülebilir bankacılık anlayışımızın yanı sıra uzun yıllara dayanan danışmanlık tecrübemizden kazandığımız deneyimi, 2011’de kurduğumuz sürdürülebilirlik danışmanlığı alanındaki iştirakimiz Escarus aracılığıyla farklı sektörlerle paylaşarak bu alandaki etkimizi büyütüyoruz. Sunduğumuz akıllı finansman olanakları, çok yönlü danışmanlık kapasitemiz ve iş ortaklarımızla sinerji içinde somut başarılara imza atıyoruz.”

Bilgiç, kömür yakıtlı termik santral ve elektrik üretim amaçlı kömür madenciliği yatırımlarını finanse etmeme taahhütlerinin arkasında durduklarını anımsatarak, bu hedeflerini kapasite artış yatırımlarını da kapsayacak şekilde ve 2035’in sonuna kadar kömür finansmanından tamamen çıkmak üzere güncellediklerini anlattı.

Murat Bilgiç, “2023 TSKB İklim Raporumuz ile iklim değişikliği konusunda bankacılık faaliyetlerimize entegre olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaları sunarken, paydaşlarımıza örnek oluşturmasını amaçladığımız kıymetli bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de iklim risklerinin en aza indirilmesi ve bu mücadelede başarı kazanılması yönünde nitelikli uzman kadrolarımız ve iş ortaklarımızla hep birlikte kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz”

TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan da, TSKB kredi portföyünün ağırlıklı olarak SKA bağlantılı kredilerden oluştuğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“2021-2030 yılları arasında 10 milyar ABD doları tutarında SKA bağlantılı finansman sağlamayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra 2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz. Hedeflerimize emin adımlarla ilerlerken eş zamanlı pek çok çalışmaya imza atıyoruz. 2022 yılının ekim ayında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından kurulan Net-Sıfır Bankacılık Birliği’nin imzacısı olduk. Bu imzayla kredi portföyümüzü 2050 yılına kadar Paris İklim Anlaşması doğrultusunda net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi taahhüt ediyoruz. 2023 yılında 2027 ve 2035 yıllarına yönelik yakın dönem bilim temelli hedeflerimizi onaylatarak kamuoyuna duyurduk.”

“Bankamızın emisyon azaltım hedefleri, SBTi tarafından onaylandı”

Meral Murathan, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli yönlendirmeleri bulunan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon kapsamında öne çıkan amaçlarını yakından takip etmeye devam edeceklerini belirtti.

Bankanın Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi: Science Based Targets initiatives) kılavuzlarına uyumlu olarak hesapladığı emisyon azaltım hedeflerinin SBTi tarafından onaylandığını anımsatan Murathan, “Bütün bu çalışmalarımızın yanında yeni bir yapılanmaya giderek, Banka içinde farklı çalışma grupları altında uzun yıllardır devam eden sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi daha da derinleştirmek için kapasite geliştirmemize de fayda sağlayacak şekilde TSKB İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduk.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Mersin ve Oberhausen Belediyeleri İklim Eğitimi Projesi İçin İş Birliği Yaptı https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-ve-oberhausen-belediyeleri-iklim-egitimi-projesi-icin-is-birligi-yapti/ https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-ve-oberhausen-belediyeleri-iklim-egitimi-projesi-icin-is-birligi-yapti/#respond Wed, 29 May 2024 21:12:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8197

Mersin Büyükşehir Belediyesi ile kardeş kenti Almanya’nın Oberhausen Belediyesi iş birliğiyle, ‘İklim Eğitimi ve İklim Diyaloğu Güçlendirme Projesi’nin açılış toplantısı yapıldı. Oberhausen Belediyesi’ni temsilen 6 kişilik bir ekibin katıldığı toplantı, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde düzenlendi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş kenti Almanya’nın Oberhausen Belediyesi iş birliğinde ‘İklim Eğitimi ve İklim Diyaloğu Güçlendirme Projesi’nin açılış toplantısı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Toplantıda, özellikle son yıllarda artış gösteren iklim krizinin getirmiş olduğu problemler ve yaşanan iklim değişikliklerinin önüne geçilmesi için yapılması gereken konular ele alındı. İklim ve çevre konusunda hem yerel, hem de uluslararası yönetimlere çok sorumluluk düştüğünün ve bu paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğinin vurgulandığı toplantıda; Oberhausen’dan gelen temsilciler ile Büyükşehir Belediyesi’nin iklim ve çevre ile ilgili gerçekleştirmiş olduğu proje ve çalışmalardan bahsedilerek bilgi alışverişinde bulunuldu.

Almanya’nın Oberhausen kentinden Oberhausen Belediyesi’ni temsilen 6 kişilik bir ekiple toplantı yaptıklarını kaydeden İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi ile Afet İşleri Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu, etkinliğin 3 gün süreceğini dile getirdi. Projenin Oberhausen Belediyesi ile ortak bir şekilde yürütüldüğünü aktaran Zorlu, şunları söyledi:

“Projenin amacı; hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde, hem de Oberhausen’da iklimin korunması, iklim değişiklikleri ile ilgili uyum ve azaltım çalışmaları hakkında birbirimize bilgi aktarmaktan oluşuyor. Bizler burada yapmış olduğumuz çalışmaları, onlar da kendi yaptığı çalışmaları bize aktaracaklar. Aynı zamanda iklim konusundaki eğitimlerin nasıl yapılacağına dair de bilgi paylaşacağız.”

İklim ve çevre ile ilgili çalışmaları, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi ile birlikte bir adım daha ileri taşıdıklarını da aktaran Zorlu, merkezin açıldığı günden bu yana çoğunluğu 6-14 yaş arası çocuklardan oluşan 45 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini de sözlerine ekledi.

Oberhausen’dan gelen ekibin Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni de incelediğini dile getiren Zorlu, şöyle devam etti:

“Onlar burayı gezmekten çok memnun oldular. Almanya’da böyle bir merkezin bulunmadığını ve burayı gıpta ile gezdiklerini ifade ettiler. Böyle bir şeye öncülük etmek de, bizler için oldukça mutluluk verici bir duygu. Daha önce de bir proje kapsamında merkezimizi Almanya’dan ziyaret eden bir ekip oldu. Yakın zamanda biz de bir ekip olarak Oberhausen’ı ziyaret ederek, onların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceleyeceğiz. Böylece uluslararası ilişkilerimizi daha iyi noktaya taşımış olacağız. Bu yürütülen çalışmaların bir amacı da, burada vermek istediğimiz eğitimleri vermek ve iyi uygulama örneklerini diğer alanlara taşımak. Böylelikle karşılıklı olarak bilgi aktarma ve diyalog sağlamış olacağız.”

Etkinliğin sonunda, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Oberhausen Belediyesi’nin kardeş şehir olmasının 20. yıl dönümü kutlandı. 20. yıla özel pasta kesilen etkinlikte, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim de yer alarak, Oberhausen’dan gelen temsilcilere hediyelerini takdim etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-ve-oberhausen-belediyeleri-iklim-egitimi-projesi-icin-is-birligi-yapti/feed/ 0
Küresel Isınmanın Deniz Kestanelerine Verdiği Zarar Görüntülendi https://www.akittvhaber.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:12:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=6828

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Caymaz, İskandinav Yarımadası’nın kuzeyinde yer alan Lofoten Adaları’nda suyun içindeki kelp (deniz yosunu) ormanlarında küresel ısınmayla çoğalan deniz kestanelerinin verdiği zararı görüntüledi.

Okyanus Vakfı ve Antarktik Bilimsel Araştırmalar Komitesince hazırlanan “Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi”ne giren ilk Türk kadın olan Caymaz, 2013’ten bu yana Norveç-Svalbard, Grönland, İzlanda ve Kuzey Kutbundaki Arktik bölgesinde sürdürdüğü çalışmalar kapsamında Norveç’in kuzeyinde bulunan Lofoten Adaları’na gitti.

Kuzey Kutup Dairesi’ndeki adalarda 15 gün kalarak özel izinle dalış yapan Caymaz, soğuk iklim dalışına dikkati çekmek isterken deniz habitatında küresel ısınmanın etkilediği kelp ormanlarında istilacı hale gelen deniz kestanelerinin verdiği zararı kamerasıyla kaydetti.

Kayıtlarda, deniz kestanelerinin boyutlarının sudaki ısınmanın etkisiyle büyüdüğü, deniz bitkilerinin yapraklarının büyük ölçüde yok olduğu ve sadece gövdelerindeki dalların kaldığı dikkati çekti.

Doç. Dr. Ebru Caymaz, AA muhabirine, 2013 yılından bu yana Arktik bölgelerde bazı faaliyetlere katıldığını, 2015’ten bu yana da aktif olarak ekstrem çalışmalarda bulunduğunu söyledi.

Lofoten Adaları’nın 68. kuzey enleminde yer aldığını belirten Caymaz, “Normalde kış dönemi orada dalışlar yok. Benim ziyaretim sezon dışındaydı ancak oradaki yetkililerle önceden görüşmeler yapıp izin aldım. Soğuk iklim dalıcısı olduğum için o bölgede kış döneminde de dalış yapmak istedim.” dedi.

Caymaz, dalıştaki amacının diğer ekstrem faaliyetlerinde olduğu gibi halkın ilgisini çekmek, o bölgede iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin günlük hayata ve genel olarak bölgeye etkileri ve potansiyel sonuçlarından bahsetmek olduğunu aktardı.

Grönland’da, Baykal Gölü’nde yaptığı buz altı dalışlardan farklı bir durumla karşılaştığını dile getiren Caymaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Lofoten Adaları’ndaki kelp ormanlarında artan su sıcaklığıyla beraber inanılmaz sayıda deniz kestanesi ile karşılaştım. Deniz kestaneleri kelplere çok ciddi ölçüde zarar vermişti. Bizzat yerinde gözlemledim. Burada dikkati çekeceğim konu aslında dalıştı fakat dalışta doğrudan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini kamerayla kaydettim. Burada bu şekilde görmek ve deneyimlemek benim için de açıkçası çok korkutucu bir tecrübeydi. Bu denli yoğun şekilde olumsuz etkiyi görmeyi beklemiyordum. O bölgede de artan su sıcaklığıyla deniz kestaneleri sayısındaki artış ve su altı yağmur ormanları dediğimiz, su döngüsünü, oksijen döngüsünü ayakta tutan kelp ormanlarının bu denli olumsuz etkilenmesini görmek benim için acı bir tecrübeydi.”

“30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız”

Doç. Dr. Caymaz, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde küresel ısınmadaki artışın 2 derecede tutulmasının hedeflendiğini ancak her yıl yapılan ölçümlerde bu durumun daha kötüye gittiğini vurguladı.

Karbon emisyonlarındaki artışla dünyanın normalde kendini yenileyebilen bir kapasiteye sahip olduğuna değinen Caymaz, “Biz ona yerküre diyoruz ama aslında bahsettiğimiz şey su küre. Yani su küredeki olumsuzluklar, yaşanan bu döngüdeki olumsuzluklar su kürenin kendi adaptasyon becerisini de bozuyor ve su kürede meydana gelen bu dengesizlikler dünyamızın iklimini de oldukça olumsuz etkileme potansiyeline sahip.” ifadesini kullandı.

Caymaz, yerli halklarla faaliyetler yaparken bir yandan da iklim mültecileri (doğal afetler ve iklim değişiklilerinin sonucu olarak koruma talep eden insanlar) konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Bu tür olumsuz etkiler nedeniyle 20-30 yılda iklim mültecilerinin ortaya çıkacağı yönünde öngörüler olduğunu anlatan Caymaz, “Bu işin afet yönetimi boyutu. Dolayısıyla biz buna aslında artık iklim değişikliğine yeni nesil afet diyoruz ve bu noktada artık 30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız gibi görünüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öncelikle somut adımlar atılması gerektiğini kaydeden Caymaz, “Biz burada aslında küresel ölçekte bir durumdan bahsediyoruz. Tüm dünyada mesela karbon emisyonlarını azaltmak için yeşil enerji örneği gibi pek çok yöntem var. Bu çok boyutlu ve çok katmanlı bir süreç. Yani sadece ‘şunu yapın’ ya da sadece ‘bunu yapın’ değil. Çok ciddi, önemli bir yönetim süreci gerektiriyor.” dedi.

Konuyla ilgili Tüm devlet kurumlarının ve ülkelerin eş zamanlı çalışabilmesi gerektiğini aktaran Caymaz, “Alınacak temel önlemler belli, bunların uygulanması noktasında halk tabanına da inilmesi gerekli. Toplumda bir karşılık bulmadığı sürece başarılı olamayız.” sözlerine yer verdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/feed/ 0