İzmit Belediyesi, mobil aşevi ile Ramazan ayı boyunca Anıtpark’ta her gün bin kişilik ücretsiz iftar yemeği vermeye hazırlanıyor. Gıda mühendisleri denetiminde hazırlanan yemekler bir ay boyunca vatandaşlara ücretsiz sunulacak.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, mobil aşevinin Ramazan ayının ilk günü itibariyle faaliyete geçeceği müjdesini verdi. Zorlu ekonomik şartlarda dar gelirli vatandaşların cebini rahatlatacak birçok hizmeti hayata geçiren Başkan Hürriyet, mobil aşevinin Ramazan ayı boyunca her gün bin kişilik yemek çıkaracağını belirtti. Anıtpark’ta konumlanacak olan mobil aşevinde ücretsiz olarak verilecek olan iftar yemeği için oturma düzeni de oluşturulacak. Konuyla ilgili olarak vatandaşları bilgilendiren Başkan Hürriyet, “Daha önce belediyemize kazandırdığımız mobil aşevinin önümüzdeki Ramazan ayında vatandaşlarımıza hizmet vermesi konusunda çalışıyoruz. Böylesine zorlu ekonomik şartlarda dar gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, öğrencilerimize hitap edecek çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. Malum önümüz Ramazan. Herkesin hanesine bolluk ve bereket diliyorum” diye konuştu.
“Anıtpark’ta her akşam bin kişiye yemek çıkarılacak”
Vatandaşların yeme içme ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha önce Ayazma Mahallesi’nde aşevi kurduklarını belirten Başkan Hürriyet, “4 yıldır sürekli işleyen bir aşevimiz var. Bu aşevi sayesinde 13 binden fazla insanımıza sosyal destek veriyoruz. Sonrasında mahalle mutfaklarını başlatmıştık. Özellikle dezavantajlı mahallelere belli saatler aralığında 3 çeşit yemeği 10 TL’ye satışa sunuyoruz. Bu projeyi de 2 yıldır sürdürüyoruz. 3 çeşit yemeğin 40 TL olduğu Kent Lokantasını hayata geçirdik. Şimdi de Ramazan ayı boyunca birçok vatandaşımızın yeme içme ihtiyacını karşılayacak programlar hazırlıyoruz. Her akşam birçok mahallede iftar programları yapacağız. Dar gelirli yurttaşlarımızın evine sıcak yemek desteğini götüreceğiz. Aynı zamanda Anıtpark’ta mobil aşevimizi Ramazan ayında faaliyete alıyoruz. Anıtpark’ta her akşam bin kişiye yemek çıkarılacak. Dar gelirli vatandaşlarımız ya da evine geç kalan yurttaşlarımız için oturma düzeni kuracağız” şeklinde konuştu.
“Mahalle iftarları için yemekler hazırlanacak”
Mobil aşevini çalıştırabilmek için elektrik, su ve kanalizasyon desteğine ihtiyaçları olduğunun altını çizen Başkan Hürriyet, “Konuyla alakalı büyükşehir, İSU’ya ve SEDAŞ’a yazılar yazdık. Buralardan dönüş bekliyoruz. Bunlar da hallolduğu takdirde Ramazan ayının ilk gününden itibaren bir ay boyunca her gün bin kişiye hizmet edecek iftar sofraları kuracağız. Vatandaşlarımız bu iftar sofralarından ücretsiz şekilde faydalanabilecek. Mobil aşevi dışında diğer mahallelerimizde de her akşam iftar programları yapacağız. Mahalle iftarları için yemekler de diğer aşevimizde hazırlanacak. Biz hep kendi öz gücümüzle yapmaya çalışıyoruz, hep kendimiz üretmeye çalışıyoruz. Daha çok proje demek daha çok istihdam demek. Bu da daha çok insanın evine ekmek götürmesi demek. Aynı zamanda belediyemizin daha az parayla daha çok iş yapması demek. Öz gücümüzle hizmet etmemiz çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
“Kendi ekmeğimiz de kendimiz üreteceğiz”
Yemeklerin gıda mühendisleri denetiminde hazırlandığını belirten Başkan Hürriyet, “Vatandaşlarımız sağlıklı, hijyenik, kaliteli yemekleri gönül rahatlığıyla ve afiyetle yiyebilir. Daha önce çorba çeşmesi hizmeti vardı. Fakat hijyen koşullarına uygun değildi ve az sayıda bölgede hizmet veriyordu. Biz şu anda 11 noktada mobil araçlarımızla çorba hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda engelli personel istihdam ediyoruz. Özellikle işçi servislerinin olduğu noktalarda çorba arabalarımız var. Çorbalarımız her sabah aşevinde hazırlanıyor, daha sonra belirlenen noktalarda vatandaşlarımıza servis ediliyor. Biz her geçen gün dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Olası bir afette bu tarz araçlara ihtiyaç oluyor. Bunu yakın zamanda ne yazık ki tecrübe ettik. Artık kendi ekmeğimizi de kendimiz üreteceğiz. Bu zorlu şartlarda biz vatandaşlarımıza bir nebze de katkı sunabiliyorsak ne mutlu bize. Şimdiden Ramazan ayımız mübarek olsun. Tuttuğumuz oruçlar kabul olsun” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>
Diyetisyenden Ramazan ayında beslenme uyarısı: “Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız”
İSTANBUL – Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunan Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız” dedi.
Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Selçuk, oruç tutacak vatandaşların sahur öğününü atlamamaları gerektiğini belirtti. İftar öğününde ise vatandaşların yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmesi gerektiğini söyleyen Selçuk, çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verilebilmesi takdirde mideye bir anda yüklenilmeyeceğini açıkladı.
“Öğünlerin dengeli olması önemli”
Öğünlerin dengeli olmasının önemine dikkati çeken Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Ramazan ayının gelmesiyle beraber beslenme alışkanlıklarımız büyük ölçüde değişiyor. Özellikle ürün sayımız azalıyor. Bununla beraber de açlık süresi 15-16 saate kadar uzayabiliyor. Açlık süresinin uzaması hem vücutta sıvı kayıplarına hem de enerji alımında yetersizliklere bağlı olarak metabolizma hızında yavaşlamalara sebep olabiliyor. Bu noktada bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız. Sahur öğünleri daha çok protein ağırlıkta besinlerden oluşmalı. Yani yumurta, süt ve süt ürünleri, az tuzlu peynir gibi bunları mutlaka bulundurmalıyız. Bununla beraber tam tahıllı ekmek, sebze ve meyve çeşitlerini sahur öğününe dahil etmeliyiz. Hatta çiğ kuruyemiş, çiğ fındık ve çiğ badem gibi yağlı tohumları da beslenmenize eklerseniz tokluk süresi daha da uzayacaktır. Gün içerisinde kan şekeriniz daha dengeli ilerleyecektir. Biz hiçbir zaman ekmeği tamamen kesin gibi bir yorum yapmayız. Ama tam tahıllı ekmek ve miktarına dikkat edildiği sürece tüketilmelidir” dedi.
“Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç tutmamalı”
Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek ürünleri tüketmemeliyiz diyen Selçuk, “Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerini tüketmemeliyiz. Eğer kişinin kronik rahatsızlığı varsa tansiyon, şeker, diyabet gibi bunları tetikleyebilir. Bunlar gün içerisinde tansiyon dengesizliklerine yol açabilir. Su ihtiyacını arttırabilir. Karşılayamayacağınız için vücutta sıvı kaybına yol açar. Bununla birlikte kafeinli içecekleri sahur da mümkün olduğunca tüketmeyelim. Bunun yerine ayran, şekersiz komposto ve ev yapımı meyve suları yükleyebiliriz. Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç kesinlikle tutmamalı. Eğer doktoru müsaade ediyorsa ve tutacaksa özellikle iftar sahur gibi öğünlerinin her besin grubundan içermesine ve vücudunun ihtiyacını karşılayacak kadar besin içermesine dikkat etmeli. Kuru baklagil, et, sebze, yoğurt ve süt ürünlerini mutlaka öğünlerinde bulundurmalıdır” ifadelerini kullandı.
“İftarı yavaş yapmalıyız”
İftarın yavaş ve çok çiğneyerek yapılması gerektiğini söyleyen Selçuk, “İftardan sonra halk arasında ağırlık dediğimiz durum olmaması için iftar öğünlerini olabildiğince yavaş ve çok iyi çiğneyerek tüketmemiz lazım. Bir çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verebiliriz. Bu hem kan şekerinin dengelenmesin sağlar hem de mideye bir anda yüklenmemiş olmasını sağlar. Çorba içtikten sonra da ana yemekle başlayabiliriz ama bu ana yemek kesinlikle kızartma ve kavurma gibi yağlı yöntemlerle pişmiş olmamalı. Bunun yerine haşlama, fırında ya da ızgara pişirme yöntemi olabilir. Öğünün yanında mutlaka bir salata olmalı. Bu da kan şekeri dengelenmesini sağlar ve tokluk süresini uzatır. İftar sonrası herkeste tatlı ihtiyacı görürüz. Yemeğin hemen ardından tatlı tüketmek çok da doğru bir tercih değildir. En az 2 saat geçmesini bekleyerek yapacağınız hafif bir ara öğünle bunu dengeleyebiliriz. Bu ara öğün de taze meyve ve kuru meyve olabilir. Yanında da süt ve yoğurt grubu bulundurabiliriz. Tatlı tüketimini de haftanın bir günü ev yapımı tercihen sütlü tatlıları küçük porsiyonda tüketebiliriz. Hamurlu, şerbetli ve kızarma yöntemiyle yapılmış tatlıları mümkün olduğunca tüketmemeye çalışalım bu süreçte” diye konuştu.
]]>