Güvenliği – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Mon, 13 May 2024 21:21:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AK Parti Sözcüsü: Genel başkanlar yerel seçimler için özür dilemeli https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/#respond Mon, 13 May 2024 21:21:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7641

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “O altılı, yedili masadaki çerçeveyi oluşturan genel başkanların her birinin yerel seçimler için oy istemeden önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle bir açıklamayla ortaya koyması gerekir.” dedi.

Çelik, partisinin Adana İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin en büyük gücünün, zenginliğinin iktidarın ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın kente geleceğini ve İstasyon Meydanı’nda vatandaşlarla buluşacağını belirten Çelik, “Kendilerini büyük bir heyecanla bekliyoruz. İnşallah yarın bütün illerimizde olduğu gibi memleketimizde de demokrasi mücadelemiz açısından önemli bir devreye imza atacağız. Onun için bütün vatandaşlarımızı yarın Adana’daki İstasyon Meydanı’nda Sayın Cumhurbaşkanı’mızla buluşmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Çelik, birkaç gün sonra 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Hukukun dışına çıkan ‘vatanseverlik’ tavrının aslında en büyük hukuksuzluk, vatanseverliğe verilmiş en büyük zarar olduğu zaman içinde görüldü. 28 Şubat böylesi karanlık, lanetli bir dönemin sembollerinden bir tanesidir. Bu dönemlerin Türkiye üzerinde oluşturduğu tahribatın giderilmesi çok büyük mücadeleler gerektirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, Genel Başkan’ımızın liderliğinde verdiğimiz demokrasi mücadelesi, hem silahlı kuvvetler içerisindeki vesayet odaklarının temizlenmesini sağlamış ve kahraman silahlı kuvvetlerimizin asli işi olan vatan savunmasına tamamen odaklanmasını getirmiştir. Aynı şekilde yargı içine odaklanmış, yargı vesayetini tetikleyen unsurların ortadan kalkmasıyla demokrasimize yargı içinden vesayet yoluyla yöneltilen tehditler ortadan kaldırılmıştır.”

Çelik, AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin birçok kesimiyle birlikte vesayete karşı güçlü bir mücadele verdiğini belirtti.

“Türkiye’de demokrasi ne zaman büyümüşse Cumhuriyet o kadar güçlenmiştir.” diyen Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği o kadar garanti altında olmuştur. Bugün de sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içerden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi, içerden ve dışardan yönelen her türlü vesayetin ortadan kaldırılması sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye güçlenmekte, büyümekte, demokrasi daha da pekişmektedir.” ifadesini kullandı.

“Türkiye kaliteli güvenlik üreten bir ülkedir”

Türkiye’nin güvenliğinin korunması ve güçlendirilmesinin hem kendisi hem mazlum milletler için önemli olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

“O sebeple milli muharip uçağımız KAAN’ın gök vatanda kendisini göstermesi ve önemli bir aşamayı geçmesi, bu çalışmaların ne kadar büyük bir gayretle devam ettiğini göstermektedir. Cumhurbaşkanı’mızın ortaya koyduğu iradeyle öyle bir noktaya gelinmiştir ki artık Türkiye, kendi güvenliğini sağladığı gibi dost ve kardeş ülkelerin güvenliğine de yüksek derecede katkı sağlayan ve kaliteli güvenlik üreten bir ülkedir. Türkiye’nin burada ürettiği kaliteli güvenlik şudur; biz hem ülkemizin güvenliğini korumak istiyoruz hem de etrafımızda güvenliği tehdit altında olan hiçbir komşumuz olmasını istemiyoruz. Arzu ederiz ki etrafımızdaki komşu devletler kendi ülkelerindeki terör örgütlerini kendileri bertaraf etsinler ve bizim müdahalemize gerek kalmasın. Ama o ülkeler, bu terör örgütlerinin bertaraf etmediği, edemediği zaman Türkiye, Birleşmiş Milletlerin şartı gereği doğal olarak hukuktan kaynaklanan yetkilerini kullanarak ve güvenliğini teminat altına almak için bu müdahalelerde bulunmaktadır.”

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeyle ülkenin her alanda ilerlemeyi sürdürdüğünü, önümüzdeki dönemde de yepyeni işlere imza atmaya devam edeceklerini belirtti.

Demokrasi açısından sivil siyasetin üstünlüğü ve kalitesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Çelik, “Siyasetin kalitesi, demokrasinin geleceğinin korunması bakımından son derece kritik bir noktadır. Ama maalesef muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve bu sebeple de demokrasiye dönük olarak zarar verici birtakım yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiğini görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Altılı, yedili masanın millete bir özür borcu vardır”

Çelik, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim sürecine değinen ve altılı masayı eleştiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi gelinen noktadaysa bu altılı, yedili masanın millete bir özür borcu vardır. Çünkü ‘biz beraber, kol kola hareket ediyoruz. Türkiye’nin önüne şöyle bir seçenek koyuyoruz’ diyenler, bugün genel seçimlerin üzerinden az bir zaman geçmişken birbirlerine en ağır sözlerle saldırıyorlar. Daha bir yıl bile olmamışken milletin önüne çıkıp beraber kol kola poz verirken ortaya koyduğunuz çerçeve ile bugün her birinizin bir diğerine Türk siyasi tarihinin en ağır laflarıyla saldırdığı tablo arasındaki bu çelişkinin her biriniz açısından millete bir özür borcu yok mu? Dolayısıyla o altılı, yedili masadaki çerçeveyi oluşturan genel başkanların her birinin yerel seçimler için oy istemeden önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle bir açıklamayla ortaya koyması gerekir. Yani bir yıl içinde kendi laflarını bu kadar çürüten, kendi laflarını bu kadar ortadan kaldıran bir tutum söz konusuyken bugün istediğiniz bu oyla Türkiye’de ‘işte şu hizmeti yapacağız. Bu faaliyeti ortaya koyacağız’ demelerinin hiçbir anlamı ve manası yoktur. Bütün bunlara dikkat edildiği zaman herkesin bu çerçevede değerlendirme yapması gerekir.”

“Tabii siyasi akıl, zeka ortadan kalktığı zaman yerini yapay zeka alır”

CHP’yi eleştiren Çelik, şöyle konuştu:

“Ana muhalefet partisi CHP açısındansa durum daha da vahimdir. Yapay zekayla aday belirleme gibisinden bir süreçten bahsediyorlar. Tabii siyasi akıl, siyasi zeka ortadan kalktığı zaman yerini yapay zeka alır. Halbuki milletin aklına güvenmek, milletin aklıyla hareket etme demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke ve prensip olmak durumundadır. O gün milletin önüne altılı masa çerçevesiyle çıkanların her biri bir diğerine saldırıyor. Aynı zamanda da her birinin partisinde birtakım hizipler, diğer hiziplere saldırıyor. Dolayısıyla bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması ise yine milletin aklına, siyasi akla, siyasi zekaya teveccüh konusuna ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.”

Seçim güvenliği

Türkiye’nin seçim güvenliği açısından son derece güvenli bir ülke olduğunu belirten Çelik, son zamanlarda meydana gelen eylemler ya da provokatif sözlerin hiçbir şekilde hiç kimseyi yanlış birtakım izlenimlere sevk etmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi, toplumumuzun temel değerleri konusunda kışkırtıcı beyanların tümünü reddettiğimizi ifade etmek isteriz. Dinimizle, dini değerlerimizle, geleneklerimizle ilgili ortaya koyulan birtakım kışkırtıcı beyanların, özellikle seçilmiş cümlelerin toplumdaki birtakım fay hatlarını tetiklemek üzere yönlendirilmiş olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bunların karşısındayız. Bunlarla mücadele etmek konusunda yüksek bir iradeye sahibiz. Dolayısıyla hem dini değerlerin istismarına hem de dini değerlere dönük her türlü saldırının karşısında olacağımızı bir kere daha ifade etmek isterim. Ne dini değerler istismarına müsaade ederiz ne de dini değerlerimize saldırı karşılığında sessiz kalırız. Aynı şekilde devletimizin kurucusu ilk Cumhurbaşkanı’mız Gazi Mustafa Atatürk’le ilgili her türlü çirkin beyanın ve saldırganlığın karşısında olacağımızı, devlet hayatımızla ilgili gereken hassasiyeti, ülkemizin kurucusu olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlarımızla ilgili her türlü üslup hassasiyetinin gözetilmesini beklediğimizi ifade etmek isterim. Bunun dışındaki her türlü beyanın karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/feed/ 0
İzmir’deki Yapıların Yüzde 60-70’i Dönüşüme İhtiyaç Duyuyor https://www.akittvhaber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:21:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=1604

– “Çok ciddi problemle karşı karşıyayız” diyerek uzmanlar İzmir’i uyardı

İzmir’deki binaların yüzde 70’inin dönüşüme ihtiyacı var

İZMİR – İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapının dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, “İzmir’de çok ciddi problemle karşı karşıyayız. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor. Mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil” dedi.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depremler ve 30 Ekim 2020’deki İzmir depremiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti afetlere karşı dirençli hale getirmek için yapı envanteri çalışmaları başlatmıştı. Bayraklı’nın ardından Bornova’da saha çalışmaları sürerken, İzmir’deki riskli yapıların dönüşümüyle ilgili uzmanlardan ciddi uyarı geldi.

“Her aşama mühendis eliyle yapılmalı”

İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapıların dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çeken İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, “İzmir’deki yapıların bir kısmı yapılaşmaya uygun olmayan alanlar üzerinde bulunuyor. Bir kısmı kaçak yapılar olarak imar affıyla belgelendirilmiş, mühendislik hizmeti almamış yapılardır. Bir kısmı eski yönetmeliklere uygun olarak yapılmış ruhsatlı yapılar. Bir de güncel yönetmeliklere uygun bir şekilde inşa edilen yapılar var. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor; çünkü bu alanlarda zemin açısından daha uygun bir alanda bulunmakla beraber, mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil. Özellikle imar aflarıyla tescillenmiş yapılar, hiçbir yapı güvenliğin testine tabi tutulmadan belgelendirilmiş yapılardır. Bir yapının üretiminden bahsettiğimizde aslında belirli bir aşamaları var; birisi projelendirme, diğeri uygulama, üçüncüsü de denetim diyebiliriz. Bu aşamaların her birinin yetkin mühendisler eliyle yapılmış, uygulanmış ve denetlenmiş olması gerekiyor” diye konuştu.

Ulutaş, “İzmir’deki dönüşüme uğraması gereken binaların oranı aslında birebir yapılan bir tespit değil. Belirli bir yıl öncesi baz alınarak ve imar barışından belgelendirilen yapılar dikkate alınarak yani mühendislik hizmeti almamış yapılar dikkate alınarak ortaya çıkan oranlardır. Yapı stoklarının güvenilirliği konusunda ciddi problem var. Birincisi; mevcut yapı stoku üzerine soru işaretlerimiz var. İkincisi; şuanda yaptığımız imalatla ilgili de hala sıkıntılar yaşadığımızı düşünüyorum” dedi.

“Hasarlar vatandaş gözüyle görülemeyebilir”

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, vatandaşların ilgili belediyelerden bina projelerine ulaşabileceklerini aktardı. Bina güvenliği konusunda gerekli analizlerin yapılmasına da değinen Ulutaş, “Yaşanan depremlerden sonra çok sayıda İzmirli vatandaş ‘yapımın güvenliğini nasıl sorgulatabilirim?’ diye sorgulamaya başladı. Yapısının güvenliğine dair soru işareti olanlar bir inşaat mühendisliğine danışması gerekiyor. Dolayısıyla o yapının projesine ilgili belediyeden ulaşabilir. Bu projeyi alıp ‘benim yapım güvenli mi?’ diye sorması gerekiyor. Burada birtakım analizlerin gerçekleştirilmesi lazım. Bu analizler sonucunda vatandaşlar yapısına dair bilgi sahibi olabilir. Aslında kimi zaman hasarlar daha fazla oluyor. Kimi zaman da yıkımlar söz konusu oluyor. Tabii ki bu vatandaş gözüyle çok fazla bilinebilecek şeyler değil. Bunlar teknik detaylardır” ifadelerine yer verdi.

Riskli yapı tespiti yöntemi

Can güvenliği sağlamayan yapıların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ulutaş, “Deprem yönetmeninin yanı sıra bir de kentsel dönüşüm yasasında kullandığımız bir riskli yapı tespiti yöntemimiz var. Riskli yapı tespiti yönetmenliğine girdiğimizde yapımız riskli çıkarsa yıkım sürecini başlatmış oluyoruz. Deprem yönetmeliği öyle değil. Biraz daha detaylı bir analizle bize yapımızın can güvenliğini sağlayıp sağlamadığı hakkında bilgi veriyor. Bunun sonrasında da iki seçeneğimiz var. Yapımız can güvenliği sağlıyorsa bir sıkıntımız yok. Fakat can güvenliği sağlamıyorsa bu yapıyı ya güçlendireceğiz ya da yıkıp yeniden yapacağız” dedi.

Bina kimlik belgeleri hakkında da bilgiler aktaran Ulutaş sözlerine şunları ekledi:

“Bayraklı ve Bornova’da yapı stoğuna dair bir çalışma yaptık. Bina kimlik belgeleri düzenledik. Vatandaşlar bina kimlik belgelerine İzmir Kent Rehberi üzerinden ulaşabilir. Kimlik belgelerinin içerisinde binanın ruhsatı da var.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/feed/ 0