BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın girişimci 42 yaşındaki Yolal, iki çocuğunu büyüttükten sonra iş hayatına atıldı.
Hazırladığı projeyle TKDK’den onay alan Yolal, yaklaşık 2 milyon liralık destekle Afyonkarahisar- Konya kara yolunda dinlenme tesisi açtı.
Halime Yolal, AA muhabirine, tesis açılmadan önce market işleten kocasına destek olduğunu söyledi.
Kayınvalidesinin de desteğiyle iki çocuğunu büyüttüğünü anlatan Yolal, “Çocuklar büyüdükten sonra ‘Ne yapabilirim?’ diye çok düşündüm. Öncelikle market işleten eşime destek olmaya çalıştım. Markette çalışanlara yemek yapmaya başladım. Sonrasında sipariş üzerine çevremdekilere pasta, börek yaparak bunların satışından gelir elde ettim. Gelirimi daha da artırabilmek için hep arayış içinde oldum.” dedi.
“Devlet, kadın girişimcilere destek veriyor”
Yolal, 2022’nin sonlarına doğru TKDK’nin desteklerinden haberdar olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“TKDK’nin destekleriyle ilgili araştırmalara başladım. Gerekli fizibilite raporlarını hazırladım, gittim görüştüm ve 3,5 milyonluk proje hazırlayarak başvurumu yaptım. Avrupa Birliği ve Türkiye ortaklığıyla finanse edilen yatırımım için yaklaşık 2 milyon destek verildi. Afyonkarahisar-Konya kara yolu kenarına dinlenme tesisi açtım. Tesisimde yörede üretilen haşhaş, tereyağı, kaymak ve lokumun da satışını yaparak istihdam ve gelir sağladım. Bu süreçte TKDK hep destek oldu. Ailem de çok destekçi oldu. Dedem de ilçenin ilk esnafıydı, ‘Manav Recep’ derlerdi. Şimdi ben de esnaflık yapıyorum.”
Halime Yolal, esnaf çocuğu olarak büyüdüğünü, bundan da gurur duyduğunu dile getirdi.
Esnaflığın ruhunda olduğunu vurgulayan Yolal, “Çalışmayı çok sevdim, bana iyi geldi. Afyonkarahisar, kavşak noktası bir il. Kara yolundan günlük yaklaşık 22 bin araç geçiyor. Genelde aileler duruyor. Yeme, içme her şey var; yöresel ürünler, hediyelik eşyalar satıyoruz. Kadınlar ‘Yapamam.’ demesin. Devlet, kadın girişimcilere destek veriyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAGİDER’den yapılan açıklamaya göre, kadın girişimciliği ve toplumsal kalkınmayı destekleyen dernek, doğayla bağını güçlendirecek ve sürdürülebilirliği destekleyecek yeni bir projeyi hayata geçirdi.
Ege Orman Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen projeyle Gebze’de 2 bin fidan dikildi. Oluşturulan “KAGİDER Ormanı” ile hem çevresel hem de toplumsal miras bırakılması hedefleniyor.
KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, dernek olarak 22. yıllarını kutladıkları bu dönemde sürdürülebilirlik yolculuklarında bir adım daha ileriye gitmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.
Yakın zamanda yayımladıkları “Sürdürülebilirlik Raporu”nun, bu vizyonun somut göstergesi olduğunu aktaran Bezircioğlu, şu ifadelere yer verdi:
“Raporumuzla Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 9’una doğrudan katkı sağladığımızı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu katkıları hem doğaya hem de geleceğin kadın liderlerine karşı sorumluluk ve borç olarak görüyoruz. Doğanın kalbinde bir araya gelerek KAGİDER Ormanı’na yeni fidanlar dikmek, bizler için yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda sürdürülebilir geleceğe olan inancımızın güçlü bir ifadesidir. Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine koyuyoruz. Biliyoruz ki sürdürülebilir bir dünya, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almasıyla mümkün olabilir.”
Bezircioğlu, kadın girişimciliğini desteklerken yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal kalkınmayı, eşitliği ve yaşanabilir bir geleceği de şekillendirdiklerini vurgulayarak, bugün diktikleri her bir fidanın, geleceğe bıraktıkları kalıcı bir iz olduğunu söyledi.
Ege Orman Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Bilgili de işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, KAGİDER’e katkılarından dolayı teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİİRT – Siirt İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği, kadına yönelik şiddetle mücadeleye yönelik farkındalık etkinliklerine devam ediyor. Gerçekleştirilen son etkinlikte, Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kadın judo takımı sporcuları da yer aldı.
Etkinlikte, kadınların en güçlü savunma tekniklerinden biri olarak bilinen tek dokunuşla KADES uygulaması tanıtıldı. Etkinlikte katılımcılara KADES uygulamasının nasıl kullanıldığı ve şiddet anında nasıl yardım alabilecekleri gösterildi. Etkinlik sırasında, “Şiddete dur demek için KADES’i indir, harekete geç” mesajı verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında “İşim Gücüm Üretim Projesi” hayata geçirildi.
Proje kapsamında Belediye bünyesinde Yunus Emre İş Merkezi’nde oluşturulan Ahşap Tasarım ve Mobilya Atölyesi’nde kadınlara yönelik ağaç oymacılığı kursu başladı.
Yirmi kursiyerin katıldığı, iki ay sürecek kursta kadınlar ağaç oymacılığı, oyuncak ve hediyelik eşya yapımı, ahşap doğrama, montaj, ahşap CNC mobilya operatörlüğü konularında eğitim görecek.
Kadınların meslek edineceği kurs süresince üretilecek ahşap eşyalar satışa sunulacak.
Kurs eğitmeni Firdevs Balcı, ahşap işlerinin yalnızca erkek işi olarak görüldüğünü, ahşabın kadın eli ile nasıl güzelleşeceğini göstermek istediklerini bildirdi.
Ahşap oymanın gönül işi olduğunu belirten Balcı, “Ellerimizin hamuruyla girdiğimiz bu işten inşallah yüzümüzün akıyla çıkacağız.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, kadına yönelik şiddetle mücadele alanında 1990 yılından bu yana elde edilen bilgi ve deneyimler doğrultusunda hazırlanan “Feminist Yöntemle Hukuki Desteklere Dair Pratik Bilgiler” kitabını yayınladı.
İki bölümden oluşan kitap, şiddetle mücadelede hukuki destek ve sosyal hizmet alanlarındaki profesyonellere yönelik önemli bilgiler sunuyor. İlk bölümde, şiddetle mücadelede hukuki destek verirken kadınlara nasıl yaklaşılacağına dair pratik bilgiler, ikinci bölüm ise şiddetle mücadelede kadınların sıkça ihtiyaç duyduğu teknik hukuki bilgiler yer alıyor.
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından kitapla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu kitap, kadına yönelik şiddetle mücadele ederken 1990 yılından bu yana biriktirdiğimiz bilgiler ve tespit ettiğimiz bir ihtiyaç doğrultusunda hazırlandı. Uzun yıllardır, erkek şiddetiyle kadınlarla dayanışma kurarak mücadele ederken, kadınların diğer kurum deneyimlerinden, feminist sosyal çalışmanın bilgi ve yöntemlerine hakim olmayan bir hukuki desteğin ne kadar zorlayıcı olduğunu dinledik. Aynı zamanda, hukukun kadınlar lehine nasıl kullanılabileceği bilgisine sahip olmayan bir sosyal çalışmanın da eksik kaldığını deneyimledik. Buradan hareketle, hem sosyal çalışmacılara hem de avukatlara yönelik olarak, feminist sosyal destek yöntemiyle kadınlara yaklaşımları ve kadınların şiddet karşısındaki yasal haklarına dair temel bilgileri bir araya getiren bu el kitabını hazırladık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin köklü kuruluşu İETT, ilklere imza atmaya devam ediyor. Tüm yatırım ve işletme faaliyetlerini hızla sürdüren ve günde yaklaşık 5 milyon yolculuk gerçekleştiren İETT, kadın istihdamını artırıyor. 2019 yılından sonra ilk kez kadınların da direksiyona geçtiği İETT ile toplu ulaşıma kadın eli değdi.
“Ayşegül Kaya, kurum tarihine geçti“
163 kadın şoförün göreve başladığı İETT’de şimdi de İstanbul’un en önemli toplu ulaşım sistemi olan metrobüs hattında ilk kez bir kadın, denetim amiri olarak göreve başladı. 2021 yılında şoför olarak İETT’de işe başlayan ve ardından vatmanlık yapan Ayşegül Kaya, İETT’nin ilk kadın metrobüs denetim amiri olarak kurum tarihine geçti. İETT’de 2019 yılından bu yana kadın çalışan oranı yüzde 213, kadın yönetici oranı ise yüzde 236 arttı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yemen’deki Husilerin İsrail’e yönelik son saldırısından saatler sonra, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) günün erken saatlerinde Yemen’deki Husi hedeflerine birçok hava saldırısı düzenledi. Husi Medya Ofisi Başkan Yardımcısı Nasruddin Amer, sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımda, İsrail’in, başkent Sana yakınlarındaki bir liman ve petrol tesisine düzenlediği hava saldırılarında dokuz kişinin öldüğünü ve üç kişinin de yaralandığını belirtti.
Husilerin saldırısının ardından günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsrail ordusunun Yemen’den fırlatılan bir füzeyi engellemesinden sonra İsrail’in merkezinde siren seslerinin duyulduğunu, saldırıda Ramat Gan’daki bir okulun hasar gördüğünü ve yaralanan olmadığını ifade etti. IDF, hava saldırılarının Husilerin geçtiğimiz yıl İsrail’e düzenlediği ve çoğu engellenen füze ve insansız hava aracı saldırılarına misilleme olduğunu söyledi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Dün gece Yemen’de Husilere saldırdık. Husi terör örgütü liderlerini uyarıyorum: İsrail’in uzun eli size de uzanacaktır. Her kim İsrail devletine el kaldırırsa eli kesilecek, her kim zarar verirse yedi kat zarar görecektir. Kuvvetle saldıracağız ve İsrail devletine karşı ateş açılmasına ve tehditlere izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı İsrail’in Yemen’e yönelik saldırılarını şiddetle kınadı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Sana enerji santrali, Ras Al-Eisa yakıt tankları ve Yemen’in Hudeyde limanı da dahil olmak üzere Yemen’in altyapısına yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Bekayi, Yemen’deki sivil altyapının tahrip edilmesine yol açan bu saldırıları, uluslararası hukuk ilke ve standartlarının ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ağır bir ihlali olarak nitelendirdi.
Bekayi, “Siyonist rejimin suçları ABD’nin koşulsuz desteği altında gerçekleşmektedir ve Washington, Tel Aviv’i yöneten suç çetesinin ihlallerine ve suçlarına ortaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezinde etkili olan sis bulutu, zaman zaman yoğunluğunu artırıyor.
Görüş mesafesinin yer yer 30 metreye kadar düştüğü kentin üzerini kaplayan sis tabakası, havadan güzel görüntüler oluşturuyor.
Sis, kent trafiğinde de aksamalara neden oluyor.
Bölgede etkili olan sis bulutu, dronla görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aralarında eski İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in de bulunduğu Gazze’ye destek veren 5 bağımsız milletvekilinin parlamentoda kurduğu “Bağımsız İttifak” grubu milletvekillerinden Khan, parlamento binası önünde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Khan, uluslararası toplumun, Filistin halkının yarım asırdan fazla süredir yaşadığı büyük acılara şahit olduğuna değinerek, geçen eylülde parlamentoda kurulan “Bağımsız İttifak” grubunun, Filistin halkının yanında olduğunu ve Filistin yanlısı duruş sergilediğini söyledi.
Siyasetçilerin, artık hizmet ettikleri toplulukların görüşlerini temsil etme yeminlerine sadık kalma zamanı geldiğini vurgulayan Khan, “İngiliz halkının büyük çoğunluğu, Filistin devletinin tanınması gerektiğine inanıyor. Bu, hem ahlaki hem de yasal zorunluluktur.” dedi.
İngiltere’nin Filistin devletini resmen tanıması için kurulan “Bağımsız İttifak” grubunun kurucuları arasında yer alan Khan, şu ifadeleri kullandı:
“Gelecek yılın ilerleyen dönemlerinde, Filistin devletinin tanınması için parlamentoda bir tartışma yürüteceğiz. Meslektaşım Shockat Adam, (Filistin devletinin tanınmasını talep eden) yasa tasarısı sundu ve bu tasarının kabul edilmesi gerektiğini savunacağız. Parlamentodaki diğer milletvekillerinden bu yasa tasarısını onaylamaları için mümkün olduğunca fazla destek toplamaya çalışıyoruz.”
“Bu yaşananlarda suç ortağıyız”
Khan, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’de süregelen vahşete herkesin tanıklık ettiğini ve bu vahşetin durdurulmasına odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Gazze’de ateşkes çağrısının yanı sıra, F-35 savaş uçaklarının bileşenleri dahil İngiltere’den İsrail’e tüm silah ihracatının yasaklanmasını istediklerini söyleyen Khan, “Bunun, hükümetin alması gereken önemli bir karar olduğunu düşünüyoruz çünkü bu yaşananlarda suç ortağıyız.” dedi.
Khan, avukat olarak, İngiltere’nin İsrail’e silah satışının uluslararası hukuk ihlali olduğunu düşündüğüne işaret ederek şunları söyledi:
“Soykırım yasası ve bunun ne anlama geldiği konusunda çok donanımlıyım ve Uluslararası Adalet Divanı’nın sadece şimdi değil, daha önce nisan ayında verdiği kararlara da aşinayım. İngiliz hükümetinin (İsrail’e) siyasi ve diplomatik kalkan sağlaması, bu suçlara ortak olmaktır. Bu nedenle, hükümetin, bakanların ve kamu hizmetindeki kişilerin karar alma süreçlerini gözden geçirmeleri gerekiyor çünkü hesap verebilir durumda olacaklar. Parlamenterlerin işlevlerinden biri de onları bu konuda sorumlu tutmaktır.”
“Hükümetimizin soykırımda suç ortağı olduğuna inanıyoruz”
Milletvekili Khan, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, “Gazze’de yaşananların soykırım olmadığını” savunduğu ifadelerine de tepki gösterdi.
Başbakanın bu konuda oldukça yanlış bilgilendirildiğine inandığını söyleyen Khan, “(Başbakan) Bir insan hakları avukatı olarak, daha önce (Srebrenitsa) soykırımıyla ilgili argümanları sunmuş biri olarak, onun bu duruşunu son derece kafa karıştırıcı buluyorum.” diye konuştu.
Khan, kendisi ve farklı siyasi partilerden milletvekillerinin Başbakan Starmer’ı hesap vermeye zorlamakta kararlı olduklarını vurgulayarak, “Her mücadelede savaşmaya devam edeceğiz çünkü bunun soykırım olduğuna ve hükümetimizin bu konuda suç ortağı olduğuna kesinlikle inanıyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANA – İsrail ordusunun Yemen’deki Husilere yönelik hava saldırılarında 9 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
İsrail ordusu, Yemen’deki Husilere ait hedeflere sabah saatlerinde hava saldırıları gerçekleştirdi. Yemen medyası, Hudeyde’deki Salif Limanı’na düzenlenen saldırıda 7 kişinin hayatını kaybettiğini, Ras Issa Petrol tesisine yönelik iki saldırıda ise 2 kişinin yaşamını yitirdiğini aktardı. Saldırılarda başkent Sana’nın güneyinde ve kuzeyinde bulunan iki merkezi elektrik santralinin de hedef alındığı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB kaynakları, Bakanlık’ta düzenlenen basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Suriye’deki son duruma ilişkin soruları yanıtlayan kaynaklar, Suriye’de artık yeni bir döneme girildiğini, Türkiye’nin en başından beri Suriye halkının yanında olduğunu ifade etti.
Kaynaklar, şöyle devam etti:
“Türkiye, rejimin ve savaşın zulmünden kaçan milyonlarca Suriyeliye kapısını açmıştır. Gelinen noktada, rejim muhalifleri kendi kaderlerini tayin etmişlerdir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Suriye halkının yanındadır. Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, güvenlik ve istikrarının sağlanması için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Ülkemizin ve Suriye’nin güvenliğine tehdit oluşturan terörist grupların sahada attıkları her adım takip edilmekte, önleyici ve yok edici tedbirler alınmaktadır. Bölgedeki terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün açıklaması
Bakanlık kaynakları, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, Türkiye ile terör örgütü PKK/YPG/SDG arasında ateşkes konusunda uzlaşı sağlandığına dair açıklamasına ilişkin, “Türkiye olarak herhangi bir terör örgütü ile görüşmemiz söz konusu değildir. Yapılan açıklamayla ilgili bir dil sürçmesi olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
Suriye’deki Rus varlığı
Bakanlık kaynakları, Suriye’deki Rus unsurlarının Libya’ya kaydırıldığına dair basında çıkan haberlere ilişkin şunları söyledi:
“Rusların Suriye’deki varlığıyla ilgili şu an için belirsizlik var. Ama bir Rus yetkilinin Suriye’deki yeni yönetimle görüştüklerine dair açıklamaları mevcut. Bazı Rus gemilerinin ve sistemlerinin Libya’ya götürüldüğüne ilişkin haberleri biz de yakından takip ediyoruz. Bunların kalıcı mı yoksa geçici olarak mı Libya’ya intikal ettiklerini zaman gösterecek.”
Fırat’ın doğusundaki son durum
Türk Silahlı Kuvvetlerinin veya Suriye Milli Ordusunun (SMO) Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG terör örgütüne operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna dair iddialara ilgili şunları söyledi:
“Terör örgütünün sınırlarımıza ve Suriye’deki harekat bölgelerimize yönelik tehdit durumu devam etmektedir. PKK/YPG terör örgütü silah bırakana, içindeki yabancı savaşçılar Suriye’yi terk edene kadar terörle mücadele kapsamında hazırlıklarımız ve tedbirlerimiz devam edecektir. Suriye’deki yeni yönetim ve onun ordusu olan Suriye Milli Ordusunun Suriye halkı ile terör örgütü PKK/YPG tarafından işgal edilen bölgeleri kurtaracağına inanıyoruz.”
ABD ile GKRY anlaşması
Bakanlık kaynakları, ABD’nin Akdeniz’de yapacağı tatbikatlara Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) de dahil edeceğine dair sorular üzerine şu bilgileri verdi:
“ABD daha önce Ada’da var olan hassas dengeyi bozacak şekilde GKRY’ye silah ambargosunu kaldırmıştı. Şimdi de savunma işbirliği planlaması yaptılar. Biz bu gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. KKTC’nin güvenliği için her türlü tedbiri aldık ve almaya devam ediyoruz. Kıbrıs Türk’ünün güvenliğini ve haklarını her ne pahasına olursa olsun korumak korusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.”
ABD’nin Suriye’de hala DEAŞ’ı gerekçe göstererek terör örgütü PKK/YPG’yi desteklemesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan kaynaklar, şunları kaydetti:
“Biz uzun yıllardır ABD’ye aynı şeyleri söylüyoruz. DEAŞ terör örgütü ile mücadele konusunda ortak mücadele için kendi kuvvetlerimizi tahsis edebileceğimizi ifade ediyoruz. Ama şu ana kadar bu konuda duymazlıktan geldiler. Sayın Bakan’ımızın da ifade ettikleri gibi son yıllarda DEAŞ terör örgütünün Suriye’de bir saldırısı veya faaliyeti ne görüldü ne de duyuldu. ABD’nin terör örgütü DEAŞ ile mücadele söylemlerini, bir diğer terör örgütü olan PKK/YPG ile işbirliğini sürdürebilmenin bir kılıfı olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ABD’nin de pozisyonunu tekrar değerlendirmesini bekliyoruz.”
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB KAYNAKLARINDAN YALANLAMA
Bu iddia sonrası bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “Türkiye olarak herhangi bir terör örgütü ile görüşmemiz söz konusu değildir. Yapılan açıklamayla ilgili bir dil sürçmesi olduğunu düşünüyoruz” dedi.

SURİYE’DEKİ RUS VARLIĞI
Bakanlık kaynakları, Suriye’deki Rus unsurlarının Libya’ya kaydırıldığına dair basında çıkan haberlere ilişkin, “Rusların Suriye’deki varlığıyla ilgili şuan için belirsizlik var. Ama bir Rus yetkilinin Suriye’deki yeni yönetimle görüştüklerine dair açıklamaları mevcut. Bazı Rus gemilerinin ve sistemlerinin Libya’ya götürüldüğüne ilişkin haberleri biz de yakından takip ediyoruz. Bunların kalıcı mı yoksa geçici olarak mı Libya’ya intikal ettiklerini zaman gösterecek” ifadelerine yer verdi.
FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON YAPILACAK MI?
Bakanlık kaynakları, TSK’nın veya SMO’nun Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG’ye operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna dair haberle ilgili şunları söyledi: “Terör örgütünün sınırlarımıza ve Suriye’deki harekât bölgelerimize yönelik tehdit durumu devam etmektedir. PKK/YPG terör örgütü silah bırakana, içindeki yabancı savaşçılar Suriye’yi terk edene kadar terörle mücadele kapsamında hazırlıklarımız ve tedbirlerimiz devam edecektir. Suriye’deki yeni yönetim ve onun ordusu olan Suriye Milli Ordusu’nun Suriye halkı ile birlikte terör örgütü PKK/YPG tarafından işgal edilen bölgeleri kurtaracağına inanıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mustafa Kemal İlkokulunda Yerli Malı Haftası kutlama etkinlikleri çerçevesinde “Yerli Malı Müzesi” oluşturuldu.
Müzede, ilçede geçmişte kullanılan eski eşyalar ve yöresel ürünler, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Okul Müdürü Eren Köylü, müzenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Yerli Malı Haftası’nı farklı bir etkinlikle kutlamak istediklerini, bu nedenle müze oluşturduklarını söyledi.
“Bir başkadır benim Dodurga’m” sloganıyla oluşturdukları müzede ilçeye has birçok eşyanın sergilendiğini belirten Köylü, “İlçemizde eskiden kullanılan eşyaları ve yöresel ürünlerimizi Yerli Malı Müzesi adı altında sergiledik. İçerisinde 100 yılı aşkın süredir özenle saklanan gelinlik, saat, el işlemeleri gibi eşyaların bulunduğu müze ile amacımız öğrencilerimize yerli malının önemini anlatmak ve onları bu bilinçle yetiştirmek.” dedi.
Açılış töreninin ardından öğrenciler ve davetliler müzeyi gezdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hiranur Camisi’nde 18 yarışmacının katıldığı programda, lise kategorisinde Kütahya Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Niyazi Emir Ali Haylaz il birincisi oldu.
Ortaokul kategorisinde yine aynı okuldan Ahmet Selim Kaymak, il birinciliğini elde etti.
Haylaz ve Kaymak, bölge yarışmasında Kütahya’yı temsil edecek.
Programa, Tavşanlı Kaymakamı Hayrettin Baskın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırklareli Üniversitesi Turizm Fakültesince 3. Merkezi Derslik konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Etkinlikte, Kırklareli Belediyesi ritim grubu gösteri sundu.
Daha sonra hayali Fatih Umutlu, gölge oyunları hakkında bilgi vererek, Karagöz ve Hacivat oyununu sergiledi. Kırklareli Gençlik Merkezi Sanat Eğitmeni Reyhan Küçük de ebru sanatının tanıtarak gösterimini gerçekleştirdi.
Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Damla Erdem, konuşmasında, somut olmayan kültürel miras varlıklarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti.
Öğrencilere somut olmayan kültürel miras varlıkları hakkında derslerde teorik bilgiler verildiğini ifade eden Erdem, “Kültürel Mirasın İzinde Geçmişten Geleceğe” etkinliğinde de uygulamalı gösteriminin yapıldığını söyledi.
Etkinliğe katılan herkese teşekkür eden Erdem, “Burada asıl amaç somut olmayan kültürel miras unsurlarını öğrencilerimize derslerde teorik alt yapısını oluşturarak anlatıyoruz fakat biraz da pratikte eğlenerek öğrenmelerini istedik. Bu nedenle etkinliği tasarladık ve keyif alınan bir etkinlik oldu.” dedi.
Etkinlik sonunda Halk Dansları Eğitmeni Aydın Elbasan koordinatörlüğündeki Kırklareli Belediyesi Halk Dansları Topluluğu gösteri sundu.
Etkinliğe Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Cevdet Altunel, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Nilüfer Vatansever Toylan ve Öğretim Üyesi Mustafa Kesici ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birliğin kurucu başkanı Cavit Kocaçay, yaptığı açıklamada, Kütahya’da faaliyet gösteren gazeteciler olarak kentin basın sektörüne katkıda bulunmayı amaçladıklarını söyledi.
Gazetecilik mesleğinin gelişimine destek sağlamak, vatandaş ve gazeteci arasındaki diyaloğu geliştirmek, yerel basını daha güçlü hale gelmesini sağlamayı hedeflediklerini belirten Kocaçay, şöyle konuştu:
“Kütahya Gazeteciler Birliği, sadece gazetecilerin değil, aynı zamanda toplumun da yararına olacak birçok projeye imza atmayı amaçlamaktadır. Eğitim, dayanışma, etik değerler ve basın özgürlüğü konularında farkındalık oluşturarak, aynı zamanda gazetecilerin mesleki hayatlarını kolaylaştıracak imkanlar sunmayı, yerel gazetecilerin birbirleriyle güçlü bir dayanışma içinde olmalarını teşvik ederek, daha verimli bir ortamın oluşmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.”
Birlik olarak, Kütahya’daki tüm gazetecilere ve basın sektörüne yeni bir soluk getireceklerini aktardı.
“Birlik olarak ayrıştırıcı değil birleştirici olacağız” diyen Kocaçay, “Kütahya Gazeteciler Birliği olarak üyemiz olsun olmasın, sahada çalışan tüm basın mensuplarımızın her daim yanında olacağız. En hassas olduğumuz konulardan birisi de, halkın nazarında saygın bir meslek olan gazeteciliğin itibarının korunması için gerekli önlemleri almakta kendimizi yükümlü hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce, Beypazarı’nı Ankara’da düzenlenecek İstiklal Marşı’nı güzel okuma yarışmasında temsil edecek öğrencinin belirlenmesi amacıyla Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yarışma yapıldı.
Yarışmada jürinin yaptığı değerlendirmeler sonucunda Kemal Milaslı İlkokulu öğrencisi Metehan Altındağ ile Gazi Gündüzalp Ortaokulu öğrencisi Ahmet Özdemir birinci oldu.
Öğrenciler ilçeyi Ankara genelindeki yarışmada temsil etme hakkı kazandı.
Etkinliğe İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir restoranda dernek üyesi ve gazeteci Mustafa Soner’in ev sahipliğini yaptığı programa, Nizip Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Kılıç ile yerel ve ulusal basın mensubu temsilcileri katıldı.
Dernek üyeleri, daha sonra ilçenin tarihi ve turistik mekanlarını gezme imkanı buldu.
Nizip Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Kılıç, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bizi böylesine güzel bir organizasyonla buluşturan değerli üyemiz Mustafa Soner’e teşekkür ediyorum. Halfeti’nin doğal ve tarihi zenginliklerini yerinde görmek hepimize büyük mutluluk verdi.” diye konuştu.
Soner ise gazetecilerle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, evlilik dolayısıyla 5 gün önce kiraladığı dairenin anteni tamir etmek için çatıya çıkan Kadir Aratlı (25), mermerin kırılması sonucu metrelerce yüksekten beton zemine düşerek yaşamını yitirdi.
Olay, saat 20.00 sıralarında Karabağlar ilçesi Umut Mahallesi 3868 Sokak’ta bulunan 4 katlı apartmanın terasında meydana geldi. Kadir Aratlı, iddiaya göre, evlilik dolayısıyla 5 gün önce kiraladığı daireye bugün eşyalarını taşıdı. Aratlı, anten tamiratı için çatıya çıktı. Aratlı, bu sırada mermerin kırılması sonucu metrelerce yüksekten beton zemine düştü. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Aratlı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Talihsiz genç, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde E.Y. sokakta tartıştığı arkadaşı E.A.’yı (28) tabancayla ayaklarından vurdu. Yaralanan E.A. hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, saat 21.30 sıralarında İzmit’in Erenler Mahallesi Yakut Sokakta meydana geldi. E.Y. ile arkadaşı E.A.(28) arasından bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle E.Y. yanında bulunan tabancayla E.A.’ya ateş açtı. 2 bacağına kurşun isabet eden E.A. yere yığılırken, E.Y. kaçarak uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan E.A., ambulansla KocaeliŞehir Hastanesi’ne kaldırıldı. E.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lefkoşa Yunus Emre Enstitüsü öncülüğünde, Uluslararası Final Üniversitesinin destekleriyle, başkent Lefkoşa’daki Mevlevihane’de Şeb-i Arus töreni yapıldı.
Kıbrıs Türklerinin ilgi gösterdiği törende, Türkiye’den gelen sanatçıların da katılımıyla tasavvuf müziği dinletisi ve sema gösterisi sunuldu.
Lefkoşa Yunus Emre Enstitüsü Koordinatörü Abdullah Aktaş, törende yaptığı konuşmada, büyük bir mutasavvıf, düşünür, alim ve gönül insanı Hazreti Mevlana’nın, yaşantısıyla yüzlerce yıldır hoşgörü, iyilik, barış ve kardeşliğin sembolü olarak insanlığa yol gösterdiğini hatırlattı.
Aktaş, “Kuşkusuz ancak aşkla yazılmış bir eser 7,5 asır ayakta kalabilir. Hazreti Mevlana eserlerini öyle bir aşkla meşk etmiş ki, vuslatından 751 sene sonra dahi bir araya geliyor, onun düğün gecesinde onu hayırla, muhabbetle yad ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Enstitü olarak, başta KKTC olmak üzere birçok ülkede Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli gibi birçok değeri ve onların yüzyıllar boyunca oluşturduğu müktesebatı tüm insanlığa duyurmak ve tanıtmak için çaba harcadıklarını belirten Aktaş, programın düzenlenmesine katkı sağlayan kuruluşlara teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçenin Karaşar, Ahlatlık ile Nallıkaşı bölgelerindeki yılkı atları, karla kaplı arazide yiyecek ararken görüldü.
Bölgede yaşayanlardan Hasan Kaya, atları sürekli arazilerde gördüğünü belirterek, “Gerçekten çok güzel bir manzara. Atları karda otlarken, ya da ot bulmaya çalışıyken görüyorsunuz.” dedi.
Yılkı atlarına sahip çıkılmasını isteyen Kaya, hayvanların aç kalmamak için doğada yiyecek aradığını, bunlar için araziye ot ve saman bırakılması gerektiğini anlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alaattin K. (74) idaresindeki 78 ST 743 plakalı otomobil, Karabük- Kastamonu kara yolu İsmail Necati Efendi Yurdu önünde, yolun karşısına geçmeye çalışan Emrah Özdemir’e (32) çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, Özdemir’in hayatını kaybettiğini belirledi.
Kaza yerine gelen anne Aynur Özdemir, sinir krizi geçirdi. Kadına sağlık ekipleri ambulansta müdahale etti.
Özdemir’in cenazesi, Safranbolu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Sürücü Alaattin K. gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Sinan Erdem
Hakemler: Ioannis Foufis (Yunanistan), Sergio Silva (Portekiz), Denis Hadzic (Hırvatistan)
Bahçeşehir Koleji: Jaleen Smith 5, Şehmus Hazer 10, Tai Odiase 16, Tyler Cavanaugh 10, Axel Bouteille 15, Massinburg 6, Furkan Haltalı, Marko Simonovic, Mateusz Ponitka 11
Başantrenör: Dejan Radonjic
Gran Canaria: Albicy, Brussino 5, Shurna 3, Tobey 16, Thomasson 17, Kljajic 2, Conditt 2, Homesley 5, Salvo, Alocen 4, Pelos 11
Başantrenör: Jaka Lakovic
1. Periyot: 29-16 (Bahçeşehir Koleji lehine)
Devre: 44-32 (Bahçeşehir Koleji lehine)
3. Periyot: 61-45 (Bahçeşehir Koleji lehine) – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Çayırova ilçesinde otomobil ile çarpışan motosikletin sürücüsünün yaralandığı kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, akşam saatlerinde Çayırova ilçesine bağlı Özgürlük Mahallesi Yavuz Sultan Selim Caddesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen motosiklet ile 07 S 1449 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle yola savrulan motosiklet sürücüsü yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarıyla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı. Kaza anı çevredeki bir işyerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
HABER: Erol POLAT/ÇAYIROVA(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen tören, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Programda sanatçı Ahmet Özhan tasavvuf müziği konseri verdi. Yerli ve yabancı davetliler, Özhan’ı performansından dolayı alkışladı.
Törende, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Mesnevi sohbeti yaptı.
Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay birer konuşma yaparak Hazreti Mevlana’yı rahmetle yad etti.
Tören, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nca icra edilen “Mevlevi Ayinişerifi” ile sona erdi.
Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, milletvekilleri ve davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEVLANA, ölüm yıl dönümü dolayısıyla Konya’da düzenlenen ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’ kapsamında gerçekleşen ‘Şeb-i Arus’ töreniyle anıldı. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Esroy da katıldı.
Bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan’ın Belh şehrinde 30 Eylül 1207 yılında dünyaya gelen Mevlana, 17 Aralık 1273 tarihinde Konya’da vefat etti. Mevlana, ölüm gününü yeniden doğuş, sevdiğine yani Allah’a kavuşmak olarak kabul ediyordu. Öldüğü güne ‘düğün gecesi’ anlamına gelen ‘Şeb-i Arus’ dediği için de Mevlevilikte, Mevlana’nın öldüğü gün ‘Şeb-i Arus’ olarak kabul edildi. Mevlana’nın ölüm yıl dönümlerinde ‘Vuslat’ (Sevgiliye kavuşma) törenleri düzenleniyor. Bu yıl düzenlenen ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’, Şeb-i Arus töreniyle sona erdi.
Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya Valisi İbrahim Akın, Mevlana’nın 22’nci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru katıldı.
ERSOY ‘BİZ MEVLANA’DAN BİR OLMAYI ÖĞRENDİK’
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmasında Mevlana’dan bir arada yaşamanın öğrenildiğini belirterek, “Dünyanın dört bir yanında devam eden çatışmalar ve zulümler; insanların zorla yurtlarından edilmesini, kadınların, çocukların, yaşlıların kaderine terk edilmesi ve işgalleri beraberinde getirmiştir. Mevcut kaos, karmaşa ve çatışma ortamlarını göz önüne aldığımızda Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi bu mukaddes toprakların çıkardığı abide şahsiyetlerin bizlere ulaştırdığı erdem ve değerlere tüm insanlığın ne kadar muhtaç olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Onlar bize hayata sevgiyle, merhametle, adaletle, diğerkamlıkla bakmayı öğrettiler. Biz Mevlana’dan yaşamı güzelleştirmeyi, hayrı konuşmayı, kendimize layık gördüğümüzü dostlarımıza da layık görmeyi, bir olmayı, bir arada yaşamayı, beraberliği öğrendik. Bizi bir duvarın tuğlaları gibi bir arada tutan maya Anadolu erenleriyle hayat buldu” diye konuştu.
KURTULMUŞ,’ŞAM’DA AÇILAN KAPI, KUDÜS’E DOĞRU YÜRÜYECEK’
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise törende şunları söyledi:
“Geçen sene burada konuşurken Kudüs Mevlevihanesinden bahsetmiştim. 07 Ekim’den sonra İsral’in, Gazze’de başlatmış olduğu insanlık dışı suçları hepimizin malumudur ve hepimiz, o büyük soykırımı nefretle takip ediyoruz. O süre içinde Kudüs Mevlevihanesinin gündeme gelmesi fevkalade önemlidir. Bu mevlevihanelerin, Allah’a çok şükür bu sene bir başka Mevlevihanemize dikkat çekmek istiyorum. 61 yıllık Suriye’de devam eden Baas rejiminden sonra Suriye’de Halep Mevlevihanesi ve Şam Mevlevihanesi, Mevlevi dergahlarının en önemli ayaklarından ikisidir. Ümit ederiz ki, en kısa zamanda Halep ve Şam mevlevihaneleri de burada olduğu gibi mevlevihanelerine katılacak. Ümit ederiz ki Şam’da açılan kapı Kudüs’e doğru yürüyecek ve Kudüs Mevlevihanesi de en kısa zamanda mevlevihanelere kazandırılacak.”
ŞEB-İ ARUS TÖRENİNDE, SEMA GÖSTERİSİ
Protokol konuşmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğunca sanatçı Ahmet Özhan tarafından tasavvuf müziği konseri verildi. Daha sonra da Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, sema gösterisi yaptı. Davetlilerin ilgiyle izlediği sema, Mevlevi dervişi olarak kabul edilen semazenler tarafından gerçekleştirildi. Sema, kulun hakikate yönelip, akılla- aşkla yücelip, nefsini terk ederek, hakta yok oluşu ve olgunluğa ermiş, kamil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşüdür.
HER KIYAFETİN BİR ANLAMI VAR
Özel kıyafetlerle sema yapan semazenlerin başındaki ‘sarık sikkesi, Mevlevilikte ölünce başucuna dikilen mezar taşını, hırkası mezarını, üst tarafı dar, aşağısı geniş ve kolsuz beyaz renkli kıyafeti olan ‘tennure’ kefenini temsil ediyor. Tennurenin üstüne ise iliksiz ve düğmesiz yelek ‘destegül’ bele ise dört parmak genişliğinde Arap alfabesinde elif harfine benzer ‘elifi nemed’ kuşak takılıyor.
Tasavvuf müziği eşliğinde gerçekleşen sema gösterisinde semazenler, ilk önce kollarını çapraz bağlayarak, görünüşte ‘Bir’ rakamını temsil eder ve böylece Allah’ın birliğini tasdik eder. Ardından kollarını her iki tarafa açıp zikir yaparak, sağ eli dua eder gibi yukarıya, sol eli aşağıya açıktır. Bu, ‘Haktan alır, halka saçarız, hiçbir şeyi kendimize mal etmeyiz, görünüşte var olan, vasıtalık eden bir suretten başka bir şey değiliz’ anlamına gelmektedir. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek, bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır. Yedi bölümden oluşan semanın her bölümünün ise ayrı bir manası bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Umut Mahallesi’nde oturan Kadir Aratlı (25), televizyon antenini düzeltmek için çıktığı 4 katlı binanın çatısından dengesini kaybederek beton zemine düştü.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık görevlilerince İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Polis ekipleri, olayla ilgili çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı.
Aratlı’nın 5 gün önce ailesiyle söz konusu apartmana taşındığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, ilçe açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Botu görevlendirildi.
Ekipler tarafından lastik bottaki 13’ü çocuk 21 düzensiz göçmen kurtarıldı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sobacı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un katılımıyla bir otelde düzenlenen TRT Farsça Dijital Haber Platformu Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, uluslararası yayın ağını genişletme çalışmalarını büyük bir gayretle sürdürdüklerini belirtti.
TRT World, TRT Arabi televizyon kanalları ve dijital haber platformlarıyla ses getiren yayın ve içeriklere imza attıklarını aktaran Sobacı, Almanca, Rusça, Fransızca ve İspanyolcanın yanı sıra Balkan ve Afrika dillerindeki dijital haber platformlarıyla da uluslararası yayıncılıkta güçlü bir varlık gösterdiklerini vurguladı.
Sobacı, 41 dil ve lehçede yayın yapan Türkiye’nin Sesi Radyolarıyla geniş bir coğrafyaya kendi dillerinde seslendiklerini belirtti.
Bugün uluslararası yayın ailesine yeni ve çok önemli bir üye daha eklediklerini ifade eden Sobacı, TRT Farsça dijital haber kanalının hayırlı olmasını diledi.
” İsrail, tam 437 gündür Gazze’de soykırım uyguluyor”
Yayıncılıkta uzun yıllar Batı merkezli, tek taraflı bir bakış açısının hakim olduğuna, bu durumun, tezin de antitezin de sentezin de aynı kaynaklar tarafından üretilmesi sonucunu doğurduğuna dikkati çeken Sobacı, derinlikten yoksun, farklı perspektifleri dışlayan bu yapının Batı merkezli, adaletsiz küresel sistemin medya alanındaki yansıması olduğuna işaret etti.
Sobacı, “Böyle bir tabloda Türkiye, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası sistemdeki adaletsizliklerin giderilmesi için itirazlarını yükselttiği gibi, yayıncılık alanındaki bu tek taraflı akışı kırmak için de harekete geçti. Uluslararası haberciliğin belirli bir grubun tekelinde olduğu böylesi bir dünyada, TRT World kanalımızın kurulmasıyla, TRT’nin uluslararası medyada güçlü bir aktör olma süreci başladı.” diye konuştu.
Sobacı, TRT’nin bu uluslararasılaşma vizyonunu, en temelde, Türkiye’nin “daha adil bir dünya” mücadelesine katkı sağlamak için ortaya koyduğunu belirtti.
Bugün dünyada yaşanan krizlerin, insanlığın ortak geleceği için daha güçlü bir dayanışma ve hakkaniyetli bir dönüşüm çağrısı olduğunu vurgulayan Sobacı, “İsrail, tam 437 gündür Gazze’de bir soykırım uyguluyor ve bunu yaparken adeta uluslararası hukukla ve kurumlarla istihza ediyor. Unutulmamalıdır ki batıl, zail olmaya mahkumdur. Tıpkı Suriye’de şahitlik ettiğimiz son gelişmelerde olduğu gibi.” ifadelerini kullandı.
“Zalim rejim tarihin karanlık dehlizlerine gömülmekten kaçamadı”
TRT Genel Müdürü Sobacı, 61 yıldan bu yana zulüm ile abat olduğunu zanneden Baas rejiminin 8 Aralık’ta devrilip gittiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“13 yıldan fazla süren iç savaş boyunca, kendi şehirlerine ölüm yağdıran, kendi çocuklarını kimyasal silahlarla katleden, kendi vatandaşlarını toplu mezarlara dolduran Esed de Gazze’deki mezalimin bir benzerini Suriye’de uyguladı. Esed rejimi örneğinde de bir kez daha gördük ki zulüm semirdikçe, adalet de vaktin sırrında bileylenir ve keskin bir hakikate dönüşür. Vakit tamam olduğunda ise tarih, zalimleri takındıkları müstehzi ifadelerle değil, dişleri arasından kan damlayan habis yüzleriyle hatırlar. Siyonistlerin akıbeti de benzer olacak ve İsrail tarihin akışı içerinde açılmış uğursuz bir parantez olarak kalacaktır.”
Sobacı, TRT ailesi olarak, Türkiye’nin kamu yayıncısı olma sorumluluğuyla faaliyetleri yürüttüklerini, yayıncılıktaki tecrübe ve imkanları, bu sorumluluk doğrultusunda kullanmak için var güçleriyle çalıştıklarını kaydetti.
Bu doğrultuda, dijital dönüşüm noktasında medya sektörünün öncüsü olmayı sağlayacak stratejik adımlar attıklarını belirten Sobacı, dünya genelinde iletişim alanında en çok adil bir perspektif, insanı önceleyen bir bakış ve hakikat temelli bir anlatıya ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Afrika’dan Balkanlara, Kıta Avrupası’ndan Güney Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyaya yönelik, dijital çağın tüketim alışkanlıklarına uygun içerikler ürettiklerini anlatan Sobacı, “Türkiye’nin aktif dış politikasıyla paralel bir çizgide, dünyayı sarsan kriz, çatışma ve gelişmeleri tüm çıplaklığıyla izleyicilerimiz, dinleyicilerimiz ve takipçilerimizle buluşturuyoruz.” dedi.
“Dezenformasyonla mücadelede TRT Farsça önemli bir rol oynayacaktır”
Sobacı, TRT’nin insanı merkeze alan yayıncılık anlayışının bir tezahürü olarak, “Her İnsan Bir Dünya, Her Haber Bir Hikaye” mottosuyla yolculuğuna başlayan TRT Farsçaya, bugün ilk adımını attığı uluslararası yayıncılık yolunda başarılar diledi.
Genel Müdür Sobacı, şöyle devam etti:
“TRT Farsça ile İran, Afganistan ve Tacikistan’ı kapsayan ve 130 milyondan fazla Farsça konuşan insanın bulunduğu geniş bir coğrafyaya seslenerek, bu bölgeyle ortak kültürel bağlarımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bölge ile turizm, kültür, ticaret ve eğitim alanlarında ilişkilerimizin gelişmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Türklerin ve Farsça konuşulan coğrafyalardaki halkların birbirini daha iyi tanıması için güvenilir medya kaynaklarından yararlanabilmeleri gerekmektedir. TRT Farsça, halklar arasındaki bağların güçlenmesi için önemli bir işlev görecektir. Çağımızın en büyük iletişim hastalığı dezenformasyonla mücadele konusunda da TRT Farsça önemli bir rol oynayacaktır. TRT Farsçanın, kısa sürede, hitap ettiği coğrafyada tercih edilen, güvenilir ve kaynak gösterilen bir dijital haber platformu olacağına inanıyorum.”
“TRT olarak daha fazla büyüyeceğiz”
Gerçeklerin her geçen gün daha fazla ters yüz edildiği uluslararası yayıncılık alanında, Farsça dilinde de gerçekleri anlatacaklarını vurgulayan Sobacı, “Ülkemize yönelik kara propaganda ve algı operasyonlarına karşı koymak için TRT olarak daha fazla büyüyeceğiz.” diye konuştu.
Programda, Farsça konuşan insanlarla yapılan sohbetler ve sahada çalışan muhabirlerin röportajlarının yer aldığı video gösterildi, Sedat Anar müzik grubu Hazreti Mevlana’nın mesnevisinden besteledikleri eserleri seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siteler Mahallesi’ndeki Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilen program, İstiklal Marşı ve Moldova Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Moldova ve Türkiye’nin tarihin derinliklerinden gelen ilişkilere sahip olduğunu söyledi.
Türkiye için Moldova’nın dost ve kardeş bir ülke olduğunu belirten Akbıyık, “Aynı dili konuşuyoruz. Kültürel ekonomik ilişkilerimiz var. Bugünkü açılış turizmin de gelişmesine katkı sunacaktır. Yörük Obaları Derneğimiz Moldova’yı ziyaret ederek kültürel ilişkilerimize katkı sunmuşlar. Gül Yazıcı’nın fahri konsolosluğu hayırlı olsun.” dedi.
Moldova’nın Ankara Büyükelçisi Dmitri Croitor, Türkiye’deki 7’nci fahri konsolosluklarını Marmaris’te açtıklarına dikkati çekerken, “Moldova ve Türkiye stratejik ortak. 2018 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan Moldova ziyaretinde bu anlaşmayı imzaladı. Moldova 33 yaşında. Bağımsızlığımızı ilk Türkiye tanıdı. 33 yıldır Türkiye, Moldova’nın yanında. Türk halkına teşekkür ediyorum, sağ olasınız hep yanımızdasınız.” diye konuştu.
Muğlalı iş insanlarını ve turizmcileri Moldova’ya yatırım yapmaya davet eden Croitor, “Serbest ticaret anlaşmamız var. Kimlikle gelebilirsiniz. Moldova’daki fırsatları iki ülke vatandaşları için de kullanıp değerlendirin. Muğlalı inşaat sektöründe değerli insanlar var, gelin kendi gözünüzle görün bizim Moldova çok güzel. Bugünkü açılışımız için çok mutluyuz. Çok güzel bir aile Yazıcı ailesi, Serkan YazıcıBursa Fahri Konsolosumuz, eşi Gül Hanım da Marmaris Fahri Konsolosumuz oldu. Hayırlı olsun ülkelerimize.” değerlendirmesinde bulundu.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Moldova ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok daha uzun yıllar öncesine dayandığına vurgu yaparken, şunları kaydetti:
“Moldova kurulduğunda başlamış ama tarihe baktığımızda Osmanlı döneminde başlayan 450 yıllık birlikteliğimiz var aslında. Soydaşlarımızın Gagavuz Türklerinin Moldova’da yaşıyor olması bizleri kültürel olarak bağlıyor. Ticaret ve turizm alanında işbirliğimiz bugün atılacak adımla birlikteliğimizin ilerlemesi hepimizin lehine olacaktır. Bu açılışın iki ülke arasındaki dostluğun artarak devam etmesine vesile olmasını diliyorum.”
Moldova’nın Marmaris Fahri Konsolosu Gül Yazıcı da 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Moldova Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu hatırlatırken, iki ülke arasında ilişkilerin güçlü şekilde devam ettiğini dile getirdi.
Görevlerinin iki ülke arasında ekonomik ve kültürel işbirliğini en üst seviyeye taşımak ve iki ülke vatandaşlarına yardımcı olmak olduğunu vurgulayan Yazıcı, şöyle devam etti:
“2019 yılında iki ülke arasında anlaşma gereğince kimlikle seyahat dönemi başlamıştır. Moldova halkının Türk vatandaşlarına olan sevgisi Türk halkında da en üst seviyede karşılık bulmuştur. Göreve kabul edildikten sonra Marmarisli iş insanlarımızla Moldova Büyükelçimizi bir araya getirdik. Moldova Cumhuriyeti ile ticari ilişkilerimiz hakkında istişarelerde bulunduk. Turizm, ticaret gibi alanlarda çalışmalar yapmaktayız. İki ülke arasında faaliyetlerimizi daha üst seviyelere çıkaracağımıza inanıyorum.”
Program, Muğla Yörük Obaları Derneği halk dansları ekibi ile Moldova yöresel dans ekibi gösterisi ile son buldu.
Açılışa, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Cumhuriyet Başsavcıvekili Alicenk Düzgün, Muğla İl Emniyet Müdürü Ali Canbolat, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, eski milletvekili Aydın Ayaydın, Moldova’nın Bursa Fahri Konsolosu Serkan Yazıcı, kurum müdürleri, iş insanları ve davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEVLANA, ölüm yıl dönümü dolayısıyla Konya’da düzenlenen ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’ kapsamında gerçekleşen ‘Şeb-i Arus’ töreniyle anıldı. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Esroy da katıldı.
Bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan’ın Belh şehrinde 30 Eylül 1207 yılında dünyaya gelen Mevlana, 17 Aralık 1273 tarihinde Konya’da vefat etti. Mevlana, ölüm gününü yeniden doğuş, sevdiğine yani Allah’a kavuşmak olarak kabul ediyordu. Öldüğü güne ‘düğün gecesi’ anlamına gelen ‘Şeb-i Arus’ dediği için de Mevlevilikte, Mevlana’nın öldüğü gün ‘Şeb-i Arus’ olarak kabul edildi. Mevlana’nın ölüm yıl dönümlerinde ‘Vuslat’ (Sevgiliye kavuşma) törenleri düzenleniyor. Bu yıl düzenlenen ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’, Şeb-i Arus töreniyle sona erdi.
Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya Valisi İbrahim Akın, Mevlana’nın 22’nci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru katıldı.
ERSOY ‘BİZ MEVLANA’DAN BİR OLMAYI ÖĞRENDİK’
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmasında Mevlana’dan bir arada yaşamanın öğrenildiğini belirterek, “Dünyanın dört bir yanında devam eden çatışmalar ve zulümler; insanların zorla yurtlarından edilmesini, kadınların, çocukların, yaşlıların kaderine terk edilmesi ve işgalleri beraberinde getirmiştir. Mevcut kaos, karmaşa ve çatışma ortamlarını göz önüne aldığımızda Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi bu mukaddes toprakların çıkardığı abide şahsiyetlerin bizlere ulaştırdığı erdem ve değerlere tüm insanlığın ne kadar muhtaç olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Onlar bize hayata sevgiyle, merhametle, adaletle, diğerkamlıkla bakmayı öğrettiler. Biz Mevlana’dan yaşamı güzelleştirmeyi, hayrı konuşmayı, kendimize layık gördüğümüzü dostlarımıza da layık görmeyi, bir olmayı, bir arada yaşamayı, beraberliği öğrendik. Bizi bir duvarın tuğlaları gibi bir arada tutan maya Anadolu erenleriyle hayat buldu” diye konuştu.
KURTULMUŞ,’ŞAM’DA AÇILAN KAPI, KUDÜS’E DOĞRU YÜRÜYECEK’
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise törende şunları söyledi:
“Geçen sene burada konuşurken Kudüs Mevlevihanesinden bahsetmiştim. 07 Ekim’den sonra İsral’in, Gazze’de başlatmış olduğu insanlık dışı suçları hepimizin malumudur ve hepimiz, o büyük soykırımı nefretle takip ediyoruz. O süre içinde Kudüs Mevlevihanesinin gündeme gelmesi fevkalade önemlidir. Bu mevlevihanelerin, Allah’a çok şükür bu sene bir başka Mevlevihanemize dikkat çekmek istiyorum. 61 yıllık Suriye’de devam eden Baas rejiminden sonra Suriye’de Halep Mevlevihanesi ve Şam Mevlevihanesi, Mevlevi dergahlarının en önemli ayaklarından ikisidir. Ümit ederiz ki, en kısa zamanda Halep ve Şam mevlevihaneleri de burada olduğu gibi mevlevihanelerine katılacak. Ümit ederiz ki Şam’da açılan kapı Kudüs’e doğru yürüyecek ve Kudüs Mevlevihanesi de en kısa zamanda mevlevihanelere kazandırılacak.”
ŞEB-İ ARUS TÖRENİNDE, SEMA GÖSTERİSİ
Protokol konuşmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğunca sanatçı Ahmet Özhan tarafından tasavvuf müziği konseri verildi. Daha sonra da Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, sema gösterisi yaptı. Davetlilerin ilgiyle izlediği sema, Mevlevi dervişi olarak kabul edilen semazenler tarafından gerçekleştirildi. Sema, kulun hakikate yönelip, akılla- aşkla yücelip, nefsini terk ederek, hakta yok oluşu ve olgunluğa ermiş, kamil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşüdür.
HER KIYAFETİN BİR ANLAMI VAR
Özel kıyafetlerle sema yapan semazenlerin başındaki ‘sarık sikkesi, Mevlevilikte ölünce başucuna dikilen mezar taşını, hırkası mezarını, üst tarafı dar, aşağısı geniş ve kolsuz beyaz renkli kıyafeti olan ‘tennure’ kefenini temsil ediyor. Tennurenin üstüne ise iliksiz ve düğmesiz yelek ‘destegül’ bele ise dört parmak genişliğinde Arap alfabesinde elif harfine benzer ‘elifi nemed’ kuşak takılıyor.
Tasavvuf müziği eşliğinde gerçekleşen sema gösterisinde semazenler, ilk önce kollarını çapraz bağlayarak, görünüşte ‘Bir’ rakamını temsil eder ve böylece Allah’ın birliğini tasdik eder. Ardından kollarını her iki tarafa açıp zikir yaparak, sağ eli dua eder gibi yukarıya, sol eli aşağıya açıktır. Bu, ‘Haktan alır, halka saçarız, hiçbir şeyi kendimize mal etmeyiz, görünüşte var olan, vasıtalık eden bir suretten başka bir şey değiliz’ anlamına gelmektedir. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek, bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır. Yedi bölümden oluşan semanın her bölümünün ise ayrı bir manası bulunuyor.
Haber- Kamera: Hasan DÖNMEZ- Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Samsun’un Atakum ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 9 Aralık’ta kilitlenmeden çekilerek kapatılan evin kapısını aparatla açarak içeri giren P.S.(21) ve B.Y.(16), 40 bin liralık ziynet eşyası çaldı. Samsun Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüHırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan P.S. ve B.Y. bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren P.S. ve B.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İTALYA’nın Ankara Büyükelçiliği, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından üniversitedeki Tarihi Hamam’da 2024 İtalyan Uzay Günü etkinliği yapıldı. ‘The Italian Spaceway’ temasıyla yapılan etkinlikte uzay inovasyonu ve İtalya- Türkiye bilimsel iş birliğine odaklanıldı. Aynı zamanda içerisinde 40 panel olan İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ isimli sergi de açıldı.
İtalya’nın uzay sektöründeki merkezi rolünü kutlamak ve ileri teknolojilere, dünya gözlemine dikkat çekmek amacıyla yapılan etkinlikte, İtalyan ve Türk uzmanlar arasında bilimsel diyaloğu teşvik ederek gelecekteki iş birliklerine kapı aralayacak görüşmeler gerçekleştirildi. Ayrıca, genç öğrenciler ve katılımcılar bilim ve uzay konularında interaktif bir şekilde eğitim aldı. Uzay biliminin sürdürülebilir kalkınma ve çevresel kaynakların yönetimi üzerindeki önemi vurgulandı.
Programın sabah oturumu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ve İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi’nin resmi açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Dr. Murat Turhan, uluslararası iş birliğinin bilimdeki rolüne dair bir konuşma yaptı. Daha sonra, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi Direktörü Salvatore Schirmo, konuşmacıları tanıttı. Plenyer oturumda, Avrupa Uzay Ajansı’ndan (ESA) Prof. Paolo Cipollini, ESA/ Copernicus programı çerçevesindeki dünya gözlem görevlerini anlattı. YTÜ’den Prof. Murat Hüdaverdi ise uzay kirliliği konusunu ele aldı.
Ardından, İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ sergisinin açılışı yapıldı. Sergi, ESA görevlerine, Leonardo, ThalesAlenia, Telespazio ve e-GEOS gibi şirketler tarafından geliştirilen ileri teknolojilere, İtalyan üniversitelerinin uzay araştırmalarındaki rollerine odaklanan 40 panelden oluşuyor. Ayrıca, CIRA ve İtalyan Uzay Ajansı (ASI) gibi kurumlarla iş birlikleri ve AVIO gibi şirketlerin uzay itki sistemlerindeki çalışmaları ele alındı. Özel bir bölüm, Franco Achilli’nin sanatsal yönetimiyle uzay temasına yaratıcı bir yorum sunarak sanat ve uzayı bir araya getirdi.
Etkinlik sırasında, YTU Astrofizik Laboratuvarı tarafından düzenlenen uygulamalı gösteriler içeren interaktif bir bölüm de yer aldı.
MARRAPODİ: İTALYA VE TÜRKİYE ARASINDA OLDUĞU GİBİ İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK BİR VİZYON GEREKTİRMEKTEDİR
Programda konuşan İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, “İtalya, sektördeki şirketlerinin ve bilim adamlarının yetkinliği sayesinde uzay araştırmaları alanında lider bir aktördür. İtalya, Aralık 1964’te ABD ve SSCB’den sonra uzaya uydu gönderen üçüncü ülke olmuştur. Bu başarıyı hatırlamak için bugünlerde kutladığımız Ulusal Uzay Günü oluşturulmuştur. Uzayda ilerleme, İtalya ve Türkiye arasında olduğu gibi iş birliği ve ortak bir vizyon gerektirmektedir. Örneğin, İtalyan astronot Walter Villadei ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın bu yılın başlarında Axiom 3 Görevi sırasında Uluslararası Uzay İstasyonuna birlikte ulaştı” ifadelerini kullandı.
PROF. DR. DEBİK: TÜRKİYE’NİN UZAY ÇALIŞMALARI KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE DAYANIYOR
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise “Türkiye’nin uzay çalışmalarına olan ilgisi, köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Ali Kuşçu ve Lagari Hasan Çelebi gibi isimlerle başlayan bilim serüvenimiz, günümüzde TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Ülkemizin kendi uydularını uzaya göndermesi, bu alandaki yetkinliğimizin önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin Milli Uzay Misyonu kapsamında ilk Türk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 deney gerçekleştirdi. Bu deneylerden ikisi, Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacılarımızın yürütücülüğünde tasarlandı. Alper Gezeravcı, uzay ortamında deneylerin nasıl yapılacağı konusunda üniversitemizde detaylı bir hazırlık sürecinden geçti. Öğretim üyemiz Prof. Dr. Didem Özçimen tarafından yürütülen ilk deney, ‘Uzay Koşullarında Antarktika ve Ilıman Mikroalg Yetiştiriciliğinin Karşılaştırmalı Bir Çalışması’ üzerineydi. Bu çalışma, kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik literatürde bir ilk niteliği taşımaktadır” dedi.
‘SERGİ AKADEMİ VE SANAYİ İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİNİ VURGULUYOR’
Prof. D. Debik, konuşmasına şöyle devam etti:
“İtalyan bilim insanlarıyla, sadece yeryüzünde değil, uzayda da gerçekleştireceğimiz iş birliklerinden büyük mutluluk duyarız. Üniversitemizin astrofizik alanında çalışan değerli fizikçileri, bugüne kadar 6 bilimsel çalışmayı projeye ve makaleye dönüştürerek önemli başarılara imza attılar. Bu çalışmalar, artan bir hızla devam ediyor. İtalya Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlik kapsamında, İtalya’nın uzay sektöründeki başarılarını anlatan sergiyi de katılımcıların beğenisine sunuyoruz. Bu sergi, akademi ve sanayi iş birliğinin önemini vurgularken, teknolojik yeniliklere yapılan bilimsel katkıları da gözler önüne seriyor. Etkinliğimizin partnerleri arasında Milano ve Torino Politeknik Üniversiteleri, Padua Üniversitesi ve Erasmus iş birliği çerçevesinde sıkı bağlarımızın olduğu Bologna Üniversitesi de yer alıyor.”
Program, katılımcıların fikir ve deneyimlerini paylaşabilecekleri, üniversitenin ikram edeceği kahve ve çay eşliğinde bir networking oturumu ile sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Koyulhisar İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, kavga ihbarı üzerine olay yerine gitti.
Kavga sırasında cama yumruk atarak yaralandığı belirtilen G.Ü, taşkınlık yaparak görevli polis memuruna darp girişiminde bulundu.
Gözaltına alınan G.Ü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, “Görevi yaptırmamak için direnme ve görevli memura darp” suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Şişli Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, ROMACTED Projesi kapsamında yapılan çalışmalar değerlendirildi.
Konferansta belediyenin projeyle ilgili çalışmaları hakkında bilgi veren Tanrıkulu, Roman vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmaların detaylarını anlattı.
Programda Avrupa Konseyi Ankara Ofisi Başkanı William Massolin, Edirne Belediyesinin projeye katkılarından dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti.
Massolin, Edirne’deki “Çocuk Evi” Projesi’nin diğer belediyeler arasında örnek bir uygulama olarak öne çıktığını belirtti.
Uzunköprü ve Meriç’te “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Uzunköprü ve Meriç ilçesine bağlı Küplü ve Subaşı beldelerinde “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantılarda asayiş ve trafik güvenliği konularıyla kaçakçılık, düzensiz göçle mücadele ve uyuşturucu bağımlılığına karşı alınacak tedbirler görüşüldü.
Okul çevresi ve öğrenci güvenliği gibi konuların da ele alındığı toplantılarda vatandaşların görüş ve önerileri dinlendi.
Toplantılara İl Jandarma Komutanı Mehmet Kasım Ermiş ve İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, belediye başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şükrüpaşa Mahallesi’nde lise öğrencisi Y.N’yi (16) bıçakla yaralayan A.E.K. (17) ve K.Z’nin (15) emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilere, çıkarıldıkları hakimlikçe ev hapsi cezası verildi.
Olay
Şükrüpaşa Mahallesi’ndeki İlhami Ertem Anadolu Lisesinde 11. sınıf öğrencisi Y.N, okul çıkışında tartıştığı A.E.K. ve K.Z. tarafından bıçakla yaralanmıştı. Yaralı, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUŞ’un Malazgirt ilçesinde, öğretmenleri taşıyan servis minibüsü, yoğun sis ve buzlanma nedeniyle şarampole devrildi. Kazada, sürücü Medeni Ağalar ile 8 öğretmen yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde, Malazgirt-Ahlak kara yolunda meydana geldi. Malazgirt’ten aldığı öğretmenleri Tatargazi köyüne götüren Medeni Ağalar, kullandığı servis minibüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetti. Minibüs, yoldan çıkıp şarampole yuvarlandı. Kazada 8 öğretmen ve sürücü yaralandı. İhbar üzerine sağlık ve jandarma ekipleri, bölgeye sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Malazgirt Devlet Hastanesi’ne kaldırılıp tedaviye alındı.
Yoğun sis ve yolda oluşan buzlanmadan kaynaklanan kazada yaralanan şoför ve öğretmenleri, Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Süleyman Sercan Candan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya, hastanede ziyaret edip sağlık durumları hakkında bilgi aldı, ‘Geçmiş olsun’ dileklerinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MADRİD, 11 Aralık (Xinhua) — Hollanda merkezli çok uluslu otomotiv şirketi Stellantis ve Çinli batarya üreticisi CATL, İspanya’da büyük ölçekli lityum demir fosfat (LFP) batarya tesisi kurmak üzere ortak girişim oluşturacak. Şirketlerin salı günü yaptıkları açıklamada tesise 4,1 milyar euroya (4,31 milyar ABD doları) varan yatırım yapma konusunda anlaşma yapıldığı duyuruldu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez sosyal medyada paylaştığı mesajında anlaşmadan duyduğu “büyük memnuniyeti” ifade ederek, Stellantis ve CATL’ye İspanya’ya olan bağlılıkları ve “karbondan arındırılmış bir geleceğe ivme kazandırmada” ülkeye verdikleri güçlü destek için teşekkür etti.
İspanya hükümeti sözcüsü Pilar Alegria da salı günü basına yaptığı açıklamada anlaşmayı överek, yaratacağı “yatırım, para ve istihdamı” vurguladı.
CATL’nin açıklamasına göre tamamen karbon nötr olacak şekilde tasarlanan ortak girişimin hisseleri yarı yarıya olacak ve girişim, birkaç aşama ve yatırım planıyla hayata geçirilecek.
Çinli şirketin internet sitesinde yayımlanan basın açıklamasında, “İspanya’nın Zaragoza kentinde bulunan Stellantis yerleşkesinde 2026 yılı sonuna kadar üretime başlaması hedeflenen tesis, Avrupa elektrik piyasasının gelişimine ve İspanya ve Avrupa Birliği’ndeki yetkililerin desteğinin devamına bağlı olarak 50 gigavat-saat kapasiteye ulaşabilir” ifadeleri kullanıldı.
CATL Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Zeng Yuqun, “Ortak girişim, Stellantis ile işbirliğimizi yeni bir boyuta taşıdı. En ileri batarya teknolojimiz ve üstün operasyon bilgi birikimimiz, Stellantis’in Zaragoza’da yerel işletme yürütme konusundaki onlarca yıllık deneyimiyle birleştiğinde sektörde büyük bir başarı hikayesi yaratacağına inanıyorum” dedi.
Anlaşmanın öncesinde Sanchez, pazartesi günü İspanyol hükümeti ve Zeng ve CATL’den diğer temsilcilerle bir araya gelmişti. İspanyol hükümeti, otomobil sektöründeki yeniden sanayileştirmeye destek olarak 5,5 milyar euronun üzerinde kamu fonu taahhüdünde bulundu.
An itibarıyla CATL’nin Almanya ve Macaristan’da faaliyette olan iki fabrikası bulunuyor. İspanya’daki yeni tesis, şirketin Avrupa ve küresel pazarda elektrikli ulaşım ve enerji dönüşümü çabalarını ilerletme konusundaki kararlılığını sergiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail güçleri, Suriye’nin güneybatısındaki Kuneytra bölgesinde işgali genişletiyor.
Marriye ve Kodana köylerini işgal eden İsrail ordusu, Kodana’ya girmeden önce havadan attığı bildiride, köy sakinlerini evlerinde kalması konusunda uyardı.
Bildiride, bölgedeki çatışmaların İsrail ordusunu harekete geçmeye zorladığı iddia edildi.
İsrail’in Suriye’ye saldırıları ve işgali
Suriye’de 27 Kasım’da şiddetlenen çatışmaların ardından 8 Aralık’ta 61 yılık Baas rejiminin çökmesiyle eş zamanlı, İsrail ordusunun Suriye’ye saldırıları arttı.
Rejim ordusundan kalan askeri altyapı ve imkanları imha etmeye başlayan İsrail ordusu, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’ndeki işgalini genişletti.
Golan Tepeleri civarındaki tampon bölgeye giren İsrail ordusu, işgali daha ileriye taşıyarak başkent Şam’ın 25 kilometre yakınlarına kadar sokuldu.
İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’den bu yana işgal altında tutuyor. İsrail ile Suriye arasında 1974’te imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması ile tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırları belirlenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU’da, yaya geçidinden elektrikli bisikletiyle geçerken kamyonetin çarptığı Esma Kaba (40), hayatını kaybetti.
Kaza, saat 12.00 sıralarında, Umutkent Mahallesi İzzet BaysalDevlet Hastanesi Bulvarı’nda meydana geldi. M.A.E. yönetimindeki 14 EV 311 plakalı kamyonet, yaya geçidinden elektrikli bisikletiyle karşıya geçmeye çalışan Esma Kaba’ya çarptı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Kaba, sağlık ekibinin ilk müdahalesi sonrası İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı. Kaba, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Kamyonet sürücüsü M.A.E., gözaltına alındı.
Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OKÜ Medya ve İletişim Kulübü tarafından koordine edilen program, Karacaoğlan Yerleşkesi’ndeki salonda gerçekleştirildi.
Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt’ün konuşmacı olarak yer aldığı eğitime, gazeteciler ile öğrenciler katıldı.
Kütküt’ün sunumunun ilk bölümünde internet arama motorlarının işleyişi ve aktif kullanımı ile en çok aranan konular ele alındı.
İkinci bölümde ise Google’ın fotoğraf ve görüntü hizmeti ile dijital güvenliğe ilişkin önlemler anlatıldı.
Kütküt, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 14.00 sıralarında Yomra ilçesi Kaşüstü Mahallesi’ndeki lüks bir rezidansta Bilal S.’ye ait 6’ncı kattaki dairede meydana geldi. Aralarında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunan Ertuğrul Bakkaloğlu ve Bilal S. tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönmesi üzerine Bilal S., tabancayla Bakkaloğlu’nu göğsünden vurdu. Şüpheli Bilal S., polisi arayarak ihbarda bulundu. Bunun üzerine adrese sağlık ve Cinayet Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Bakkaloğlu’nun yaşamını yitirdiği tespit edildi. Savcılık ve olay yeri incelemesi sonrası Ertuğrul Bakkaloğlu’nun cansız bedeni, otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Bilal S., gözaltına alındı.
Şüphelinin emniyetteki sorgusu sürerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin’den Samsun’a giden Mehmet Mert Tekeli idaresindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkisinde yoldan çıktı.
Tır, sürüklenip yol kenarındaki reklam panosuna çarparak şarampole devrildi.
Araçta sıkışan sürücü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Havza İtfaiye Gurup Amirliği ekiplerince çıkarılarak, sağlık ekibi tarafından Havza Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra’dan Çorum’a yaş sebze taşıyan Selçuk Kabakçı yönetimindeki 50 ADD 863 plakalı kamyonun arka lastiği, Yenimahalle Mahallesi Atakent Cami yakınlarında yerinden fırlayarak önce trafik direğine daha sonra da otobüs durağında bekleyen Feyzanur Katar’a (27) çarptı.
Teker, olay yerinden o sırada geçen 37 AAG 986 plakalı başka bir kamyona çarparak durabildi.
Çarpmanın etkisiyle otobüs durağındaki camlar kırıldı genç kız yaralandı.
Katar, olay yerine sevk edilen 112 Acil Servis ambulansıyla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Sürücü ise ekipler tarafından gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra Devlet Hastanesi bahçesinin inşaat çalışmaları sonrası güzel bir görünüme kavuşması için düzenleme ve ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi.
Bafra ve Alaçam Orman İşletme müdürlüklerinin katkılarıyla temin edilen fidanlar, Bafra Devlet Hastanesi bahçesinde toprakla buluşturuldu.
Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin Domaç, diktikleri fidanlarla gelecek nesillere daha yeşil bir çevre bırakmayı amaçladıklarını kaydetti.
Etkinliğe Bafra Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, Alaçam Orman İşletme Müdürü Ali Hakan Çelik ile hastane personeli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, evlerinde yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mustafa ve Saliha Arda çifti hayatını kaybetti.
Olay, Germiyan Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafa ve Saliha Arda çiftinden haber alamayan yakınları, oturdukları eve gitti. Yakınları, burada kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla eve giren ekipler, Mustafa ve Saliha Arda’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Olay yerinde yapılan incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, çiftin sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi. Çiftin cenazesi, incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da gerçekleştirilen dron destekli trafik denetimlerinde, birçok araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı.
Trafik Şube Müdürlüğü İnsansız Hava Araçları Büro Amirliği ekipleri, Çukurova ilçesi Süleyman Demirel Bulvarı’nda trafik denetimi yaptı. Denetimlerde durdurulan araçlar kontrol edilirken, sürücülerine alkol testi yapıldı. Polis ekipleri, birçok sürücüye cezai işlem uygularken, araçları ise bağlanarak otoparka çekildi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren denetimlere dron ile havadan destek verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nevzat Demir Tesisleri’nde Teknik Sorumlu Serdar Topraktepe’nin yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan idman, pas çalışması sonrası oynanan çift kale taktik maçıyla sona erdi.
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında yarın saat 19.00’da Tüpraş Stadyumu’nda Fenerbahçe ile karşılaşacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Kayacık Tesisleri’nde, teknik direktör Recep Uçar yönetimindeki antrenmanda futbolcular, pas, taktik ve çabukluk çalıştı.
İdmanı, kulüp başkanı Ömer Korkmaz ve yöneticiler de izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göktaş, bazı kadın milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Aslanlı Yol’dan Atatürk’ün mozolesine yürüdü.
Bakan Göktaş’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, deftere şunları yazdı:
“Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda, 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır.
Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla, ülkemiz kadınları, kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdüreceğiz. ‘Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Bakan Göktaş, daha sonra beraberindeki heyetle Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsüne önceki yıl İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin girişimiyle kazandırılan “Yarı Değerli Taşlar Atölyesi”nde altın, gümüş ve bakırın yanı sıra doğada bulunan taşlar da değerlendiriliyor.
Üretimleriyle kentin ve bölgenin geleneksel el sanatlarını yaşatan kadın ustalar, mesailerinin bir bölümünde çizme ve yağmurluk giyinerek kar kış, yağmur çamur demeden doğada takıya dönüştürülecek taşların izini sürüyor.
Kadınlar, buldukları taşları atölyede özel işlemlerden geçirdikten sonra Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolye ile buluşturup farklı tasarımlarda aksesuarlar hazırlıyor.
“Patent çalışmasına başlıyoruz”
Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, AA muhabirine, Enstitü bünyesinde kurulan atölyenin kadim kentin el sanatları alanındaki güzelliklerini ortaya çıkarmanın yanı sıra kadınlara yeni fırsatlar da sunduğunu söyledi.
Atölyede görev alan kadınların erkek personelin de desteğiyle arazide topladıkları yarı değerli taşları özenle işlediklerini ifade eden Yakut, bu taşların atölyede kentin geleneksel, tescillenmiş zanaat ürünleri olan kişniş ve hasırla buluşturulduğunu belirtti.
“Benzersiz, güzel takılar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yeni ürünlerimizin patent çalışmalarına da başlıyoruz. Ortaya çıkan bu eserler enstitünün kendi mağazasında ve Türkiye genelindeki olgunlaşma enstitülerinin ‘Bohça’ mağazalarında satışa sunuluyor.” diyen Yakut, Diyarbakır’ın zengin, kültürel mirasını ve el sanatları geleneğini yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Bu tasarımların daha çok ilgi gördüğünü anlatan Yakut, alışılmışın dışında olduğu için kadınlar tarafından daha çok sevildiğini, beğenildiğini vurguladı.
Yakut, kadınların enstitüde ustalık öğrenmekle kalmadığını aynı zamanda kendi işlerini kurarak, hayallerini de gerçekleştirmiş olduğunu dile getirerek, “Kurum olarak bu topraklardan doğan sanatı geleceğe taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
“Çok farklı ürünler ortaya koyduk”
Enstitüde kuyumculuk teknolojisi öğretmeni Sevcan Aydoğan, atölyeyle doğada bulunan ancak bugüne kadar çok da farkında olmadıkları yarı değerli taşlarla tanıştıklarını söyledi.
Bu taşlardan birinin de “kalsedon taşı” olduğunu belirten Aydoğan, topladıkları taşları atölyeye getirdiklerini ve burada takı ve aksesuarlara göre damla, oval gibi farklı şekillerde işleyip değerlendirdiklerini anlattı. Aydoğan, şunları kaydetti:
“Diyarbakır’da geçmişten günümüze gelen kuyumculuk sanatı var. Bunlar Diyarbakır kişnişi ve hasırı. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde bu katıları yeni bir tasarımla birleştirdik. Doğanın büyüsüyle, takının büyüsünü bir araya getirdik. Çalışmalarımız daha önce karşılaşabileceğiniz takılar değil, çok farklı ürünler ortaya koyduk.”
Tescilli Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolyenin tamamen el işçiliğiyle hazırlandığına işaret eden Aydoğan, taşın arazide aranması ve toplanması ile atölyede işlenmesi sürecinin de bir o kadar zorlu olduğunu, emek gerektirdiğini belirtti.
Aydoğan, hazırladıkları özgün tasarımların da tescillenmesini istediklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVİL GİRİŞİNİ YASAKLADILAR
Muhalifler Halep’in kontrolünü o kadar hızlı ele geçirdi ki, Esad rejimi askerleri ve İran gibi ülkelerden savaşmak için bölgeye gelen binlerce milis, halen şehir içinde saklanıyor. Muhalifler asayişi sağlayana kadar Halep’e sivil girişini yasaklarken, akşam 19.00’dan sonra da genel sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

GERGİN BEKLEYİŞ SÜRÜYOR
Muhalifler şehirdeki bütün kamu binalarına yerleşiyor. Halep’te fırınlar kapalı olduğu için ekmek bulmak en büyük sorun. Bölgede çalışan STK’lar Halep’e ekmek taşıyor. Elektrik, içme suyu, akaryakıt, internet, sıkıntısı da var. Dükkanların neredeyse tamamı kapalı. Konuştuğumuz siviller, belirsizliğe işaret ederken, bir şeyler söylemek için çok erken olduğunu ifade ediyor. Muhaliflerin kontrolüne geçen Halep Uluslararası Havalimanı’nda ise temizlik yapılıyor. Rejimden sonra 2 gün terör örgütü YPG’nin kontrolüne geçen alandaki sivil uçaklar, 20 gün önce Şam’a yollanmış. Hangarlardaki hurda savaş uçakları kalmış.

CİDDİ BİR ANLAŞMAZLIK VAR
Tüm bunlarla beraber Halep’in alınmasına öncülük eden HTŞ ile Suriye Milli Ordusu arasında şehrin nasıl yönetileceği konusunda bir anlaşmazlık yaşanıyor. HTŞ’nin Halep’te Suriye Milli Ordusu’nun kontrolündeki bazı yerleri silah zoruyla aldığı söyleniyor. Anlaşmazlığın HTŞ lideri Ebu Muhammed Colani’nin “Her şeyi ben yöneteceğim” şeklindeki tutumundan kaynaklandığı söyleniyor.

HALEP KAYBEDİLEBİLİR
Bu anlaşmazlığı gidermek için müzakereler sürüyor. Eğer bu iki grup arasındaki sorun çözülemezse Halep kaybedilebilir. Halep’in kaybedilmesi de kelebek etkisi yapar ve Suriye’deki yeni süreç tersine döner.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GAZİANTEP PLAKALI ARAÇLAR HALEP KALESİ’NDE
Gaziantep plakalı ve çakarlı çok sayıda lüks araç, kentin simge yerlerinden Halep Kalesi’ne geldi. Ayrıca kalede Türk bayrağının dalgalandığı görüldü.
8 YIL SONRA HALEP’E DÖNDÜLER
Öte yandan 2016’da Rusya’nın müdahalesiyle kentten ayrılmak zorunda kalan muhalif güçler, sekiz yılın ardından Halep’e dönmüş oldu. Rejim karşıtı gruplar, kısa sürede valilik ve emniyet müdürlüğü binalarının yanı sıra kentin simgesi olan Halep Kalesi’nde kontrolü sağlayarak ‘Özgür Suriye Bayrağı’nı (ÖSO) göndere çekti.

GaziantepGüncelSuriyeDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki taş evlerde Valilik, Çukurca Belediyesi ve Doğu Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) işbirliğiyle başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Vatandaşın hizmetine sunulan evlerin açılış töreninde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, kentlerin bazı değerlerinin ve karakteristik özelliklerinin olduğunu söyledi.
Taş evlerin de ilçeyi tanımlamak için geçmişin ruhunu yansıtan bu yapılardan olduğu belirten Çelik, “Bunların restore edilmesi, ayağa kaldırılması, emek sarf edilmesi de çok değerli. Emeği geçenlere teşekkür ederim. İkinci etabın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum.” dedi.
Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ve DAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Emin Çakay da birer konuşma yaptı.
Ardından katılımcılar, butik otel, Gençlik ve Kültür Evi, Çukurca Müzesi ile Dengbej Evi olarak kullanılan taş evleri gezdi.
Açılışa Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Çukurca Kaymakamı Mert Kumcu ve kurum amirleri katıldı.
Daha sonra Çukurca Devlet Hastanesini ziyaret eden, muhtarlar ve ilçe sakinleriyle bir araya gelen Çelik, etüt merkezinin açılışını yaptı, 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Buna göre, GSYH 2024 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,1 arttı.
GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 9,2, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 6,2, tarım sektörü yüzde 4,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 2,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve hizmetler yüzde 1,4 arttı. Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,4, sanayi sektörü yüzde 2,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 0,3 azaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı.
GSYH, 11 TRİLYON 893 MİLYAR 252 MİLYON TL OLDU
Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,3 artarak 11 trilyon 893 milyar 252 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 357 milyar 989 milyon olarak gerçekleşti.
HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 3,1 ARTTI
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.
Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,8 artarken ithalatı yüzde 9,6 azaldı.
İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 76,3 ARTTI
İşgücü ödemeleri, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 76,3 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 45,7 arttı.
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 31,9 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 36,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 47,8 iken yüzde 45,1 oldu.
Erdem AksoyHaberler.com – EkonomiTürkiye İstatistik KurumuTürkiyeEkonomiGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sosyal yardım çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Canik’teki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz” dedi.
Yakın takip
İlçedeki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşların ihtiyaç takiplerini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sandıkçı, “Canik’imizde sosyal destek çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İlçemizdeki ihtiyaç sahibi, engelli ve dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyaç takiplerini ekiplerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Belediyemiz Sosyal Yardım Hizmetleri Birimi’nin tespitleri ve talepler doğrultusunda, ayni ve nakdi desteklerimizi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle çalışıyor kapı kapı, sokak sokak hemşehrilerimize ulaşıyoruz. Canik’te gönüllere dokunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) –Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi’nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı’na verildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbulMilletvekiliTürkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır Türküsü” ile Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.
Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.
‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız’
Baro Başkanı Güleç’in ardından söz alan Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.
‘Biz barışa inananlar olarak geldik’
Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:
“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”
’10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“28 Kasım’ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare’nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare’nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.”
‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi’
Dört Ayaklı Minare Sokağı’na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye’deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”
Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı’nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından Elçi’nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEUL, 28 Kasım (Xinhua) — Güney Kore’nin başkenti Seul kasım ayında 16 santimetreyi aşan kar yağışıyla rekor kırdı. Bu, 1972’de kaydedilen 12,4 santimetrelik önceki kasım ayı rekorunu geride bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, “Bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz” dedi.
İletişim Başkanı Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Stratcom Youth 2024 Küresel İletişimde Gençlik ve Teknoloji: Yeni Dönem’ programında konuştu. Altun, İletişim Başkanlığı olarak küresel iletişim konusunu farklı boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi. Altun, bugün karşılarında sömürü ilişkilerini meşrulaştıran bir küresel iletişim rejimi bulunduğunu belirterek, “Nasıl ki karşımızda adaletsiz bir küresel düzen varsa aynı şekilde bu düzene dayanak oluşturan bir küresel iletişim düzeni var. Bu adaletsiz iletişim üzerinden gerçek anlamda adil bir iletişim düzenine geçmek için mücadele ediyoruz. Elbette bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz. ve bu doğrultuda ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu süreçte bizler gençlerimizin öncü bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle küresel iletişim alanında yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri, sorunları ve çözüm ödevlerini gençlerimizle birlikte konuşalım, müzakere edelim istiyoruz ve bu toplantıyı da tam da bunun için düzenliyoruz” diye konuştu.
‘GÖKYÜZÜ ARTIK SINIR DEĞİL’
Gençlerin günden güne uzay çalışmaları alanına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Altun, “Bir diğer başlığımız, Milli Teknoloji Hamlemiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; gençlerimizin, genç beyinlerin ülkemize armağanıdır. Genç mühendislerimiz, genç bilim insanlarımız sayesinde bu hamle başarılı sonuçlar üretmiştir. İnsansız otonom araçlar alanındaki ilerlemeler ve savunma sanayimizde gelinen yüksek teknolojik düzey, yerli otomobilimizin, yerli uydularımızın imalatı gibi kilometre taşları, az önce de altını çizdiğim uzay yolculuğumuz gibi başarılar ve elbette TÜBİTAK başta olmak üzere kurumlarımızın ilköğretimden doktora düzeyine kadar verdiği proje destekleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut tezahürleridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi tüm bu ilerlemelerin katalizarü, ‘TEKNOFEST gençliği’ olarak adlandırılan, dinamik yeni nesildir. TEKNOFEST markasının bu yıl 1 milyon 630 bin yarışmacının başvurusuna kucak açması da ülkemizin gelecek nesillere verdiği değerin, gençlerimizin dinamizminin somut göstergeleridir. Karşımızdaki bu gençlik, çok şükür öz güvenlidir ve sınırların aşılabilirliğine dair farkındalığa sahiptir. Bu ülkenin gençliği için gökyüzü artık sınır değil, sadece başlangıçtır. Ülkemiz merkezinde gençlerin olduğu 21’inci yüzyıl Türkiye’sini bilim ve teknoloji ile inşa etmenin gayreti içerisindedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.
Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.
Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.
Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:
“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”
“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.
Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.
Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.
Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”
“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”
İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.
Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.
Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.
Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”
Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.
Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRAĞAN SARAYI’NDA 55 BİN LİRAYA MEZUNİYET TÖRENİ
İstanbul’da yabancı bir lisede okuyan bir öğrenci, Çırağan Sarayı’nda yapılmak istenen mezuniyet törenine isyan etti. Tören için kişi başı 55 bin lira istendiğini söyleyen öğrenci, burslu arkadaşlarının mezuniyete gidemeyeceğini belirtti.
“BANA EURO İLE YANIT VERİYORLAR”
Öğrenci, ”Ne kadar olduğunu soruyorum, bana Euro ile yanıt veriyorlar. Burslu öğrenciler mezuniyet törenlerine gidemiyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Çırağan SarayıİstanbulGüncelTören
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20 BİN ÖĞRETMEN ATANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen öğretmenler günü ve atama programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 20 bin öğretmenin ataması gerçekleştirildi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Aziz İstanbul’umuzda siz değerli öğretmenlerimizle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Öncelikle yarın kutlayacak olduğumuz Öğretmen Günü’nü şahsım ve milletim adına şimdiden kutluyorum. Şehit Şenay Aybüke Yalçın’ı ve diğer kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bugün emekliliğini yaşayan öğretmenlerimize sağlıklı, uzun ömürler niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda bir başka sevincimizi yaşıyoruz. 20 bin öğretmen adayımızın atama anlarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Eğitim evlatlarımıza kimlik kazandıran, mazi ile güçlü bağlar kurma sürecidir. Eğitim bu yönüyle köklerimizi ecdadımızdan bize miras kalan değerleri keşfetme, bu değerleri kuşatma yolculuğudur.
“ÖĞRETMENLERİMİZ BİRER GÖNÜL İŞÇİSİ KONUMUNDADIR”
Öğretmenlerimiz birer gönül işçisi, milletimizin değerlerini yarınlara taşıyan birer köprü konumundadır. Biz eğitim-öğretim yoluyla yalnızca meslek sahibi bireyler değil, fikri hür, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirme derdindeyiz. 1 milyon öğretmenimizle büyük eğitim ailemizin bütün fertleriyle kökleriyle bağları sağlam kuşakların yetişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Bu ideale ulaşmak yalnızca diplomayla ya da bilgiyle değil; şahsiyet inşa eden bir anlayışla mümkündür. İnsanlığa yön verecek eserler ancak duruşu dik, iradesi güçlü, karakteri oturmuş kişilerin ellerinden çıkar.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’Nİ MİLLETİMİZİN ÖZ DEĞERLERİYLE HARMANLADIK”
Elbette akademik başarı önemlidir, diploma değerlidir ama bunlar sağlam bir şahsiyet zemini üzerinde yükseldiği zaman gerçek anlamını bulacaktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu iddianın bu idealin bir tezahürüdür. Bizler bilgiyi hikmetle birleştiren erdemi hayatına nakşeden nesiller yetiştirmeyi arzu ve ümit ediyoruz.
Milletimizin tarihi birikimi, köklü değerler ve kültürel zenginliklerini merkeze alan modelimiz çağın ihtiyaçlarını gözeten bilimsel yaklaşıma dayalı eğitim anlayışını hayata geçiriyoruz. Yeni müfredatımız okuyan, düşünen, sorgulayan, sorumluluk bilinci yüksek, eleştirel bakış açısına sahip kuşaklar olarak yetiştirmeyi de hedefliyoruz. Bu sistemi bireysel farklılıkları gözeten, öğrenme ihtiyacına duyarlı odağında insani değerler olan bütüncül anlayışla yapılandırdık. Eğitim öğretim sistemimizi bilimsel temellerine oturttuk milletimizin öz değerleriyle harmanladık. Yeni modelde işbirliği, dayanışma, sosyal sorumluluğu eğitim öğretimimizin ayrılmaz parçası haline getirdik. Evlatlarımızın gelişimini, sürekliliğini önceledik. Ses bayrağımız olan güzel Türkçemizin korunması ve geliştirilmesi de maarif modelimizin yapı taşlarından biriydi.

“SABOTE ETMEK İÇİN YİNE DEVREDELER”
Modelimizin millet olarak eksikliğini hissettiğimiz birçok ihtiyacı karşılayacağına inanıyorum. Önyargıları kırmak gibi çoğu zaman alışkanlıkları değiştirmek de atomu parçalamak kadar zorduk, meşakkatlidir. Eğitim öğretim alanında ülkemizde köşe başlarını tutmuş, ideolojik çevrelerin değişime, yeniye ve yeniliğe ayak diremeleri meşhurdur. Aynı aktörlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sabote etmek için yine devrede olduğunu görüyoruz. Bu arkaik zihniyetin evlatlarımızın ufkunu karartmayı müsaade edemeyiz. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması hem devletimizin hem eğitimcilerimizin hem de ebeveynlerin evlatlarımıza karşı sorumluluğudur. Böylesine hayati bir meselenin ideolojik kavgaların ve günlük siyasi polemiklerin mezesi haline getirilmesi yanlıştır.
“EĞİTİM ÖĞRETİM MESELESİNİ SİYASET ÜSTÜ TUTUYORUZ”
Muhalefetin ve iş tuttuğu meslek örgütlerinin bu hatadan bir an önce dönmelerini samimiyetle temenni ediyoruz. Eğitim öğretim meselesini siyaset üstü tutmayı muhafaza ediyoruz. Siz eğitimcilerimizin de katkılarıyla şekillenen yeni modelimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin en iyi, donanımlı, başarılı şekilde yetişmeleri için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyeceğiz. Öğretmenlerimiz bize güçlü destek verirse Allah’ın izniyle her şey daha sağlıklı işleyecek. Eğitime ayrılan bütçe 2002’de yalnızca 7,5 milyar lira seviyesindeydi. Bugün bu rakam yükseköğrenim dahil 1 trilyon 620 milyar liraya ulaştı.

“800 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK”
Yeni derslik inşaası, öğretmen atamaları, fiziki altyapı, müfredat reformlarında büyük dönüşüm gerçekleştirdik. Görevi devraldığımızda 367 bin olan derslik sayısı bugün resmi ve özel olmak üzere toplam 735 bine çıktı. Eğitimin altyapısını bu kadar geliştirirken eğitimin taşıyıcısı, sütunu olan öğretmenlerimizi de elbette ihmal etmedik. 800 bin öğretmen ataması yaptık. 2002’de ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci 36, ortaöğretimde 30’du. Bu sayıyı ilk öğretimde 23, ortaöğretimde 22’ye düşürmeyi başardık. 2002’de ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 olan oranlar bugün ilkokulda 18, ortaokulda 14 ve ortaöğretimde 12’ye indi. Bu veriler Türkiye’nin eğitim alanında 22 yılda yazdığı eşsiz başarı hikâyesinin en somut göstergesidir.
“OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 96’YA YÜKSELDİ”
Evlatlarımızın okullaşma oranlarında da gerçekten tarihi nitelikte adımlar attık. Okullaşma oranı ilköğretimde yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 88’e yükseldi. Kız çocuklarımız ile okulları arasında konan engelleri, başta başörtüsü yasağı olmak üzere birer birer ortadan kaldırdık. Birileri çıkıyor yakın tarihi yeniden yazmaya çalışıyor. Düne kadar kızlarımız başörtüsünden dolayı baskıya uğramamış, okuldan atılmamış, kadınlar memuriyetten ihraç edilmemiş gibi yalan yanlış konuşuyorlar. Bu çevrelerin safsata dedikleri acıları, zulümleri, yasakları, faşizmin her türlüsünü biz bizzat tecrübe ettik, iliklerimize kadar yaşadık.

“28 ŞUBAT’TA 33 BİN ÖĞRETMEN DİSİPLİN SORUŞTURMASINA UĞRADI”
28 Şubat döneminde güya irtica ile mücadele kılıfı altında aralarında kamu görevlilerin olduğu 6 milyon insanımız fişlendi. Milli Eğitim’de 33 bin öğretmen disiplin soruşturmasına uğradı. 11 bin 890 öğretmen disiplin cezası aldı, 11 bin öğretmen istifa ettirildi. Ekonomi, siyaset, sivil toplumdan günlük hayata kadar milletimiz çok ağır baskılara maruz bırakıldı. Üniversite kapılarında kurulan ikna odalarını, kürsüden zorla indirilen başarılı mezunları, eğitimlerini gözyaşlarında bırakan binlerce evladımızı, katsayı ile hakları gasp edilen gençlerimizi burada saymıyorum. Bunlar ceberut laiklik politikaların ayyuka çıktığı 27 yıl önce bu ülkede, bu şehirde yaşandı.
“2025’TE 300 BİN ÖĞRETMEN UZMAN VE BAŞÖĞRETMEN OLACAK”
Muhalefet çevreleri bu utanç verici gerçekleri inkar etmek yerine kendi geçmişleriyle yüzleşmelidir. Toplumun yükselişi ancak öğretmeninin emeğine, bilgisine ve özverisine verdiği değerle mümkündür. Öğretmenlerimizin haklarını, itibarını, mesleki gelişimini güvence altına almak için kararlı duruş sergiliyoruz. Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nu hayata geçirerek özel statüye kavuşturduk. 2025 itibarıyla 300 bin öğretmenimiz uzman ve başöğretmen unvanını elde edecek. Görevleri sırasında eğitim çalışanlarına yönelik suçlara karşı caydırıcı yaptırımlar getirdik. Hapis cezasının ertelenmesi uygulamasını kaldırarak, kasten yaralama suçunu tutuklama sebebi saydık. Öğretmenlerimize yapılan her saldırıyı, milletimizin geleceğine yapılan saldırı olarak görüyoruz.

Eğitimde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşımaya kararlıyız. Bir çocuğun öğrenme aşkını ve geleceğe dair umutlarını besleyen el güçlü el ailesinin desteği ve rehberliğidir. Aile her çocuğun ilk öğretmenidir. Onun yüreğine dokunan, zihnini şekillendiren, karakterini yoğuran ilk mekteptir. Bir öğretmenin öğrencisini muhabbetle kucaklayan emeği ne kadar değerli ise velilerin desteği de aynı derecede kıymetlidir, vazgeçilmezdir.
Her birinizin yüksek vazife şuuru ve tam bir adanmışlıkla görevinizi yapacağına yürekten inanıyorum. 24 Kasım öğretmenler gününü bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan Milli Eğitim Bakanımızı ve ekibine teşekkür ediyorum. Öğrencilerinize selamımı götürmenizi sizlerden özellikle rica ediyor, her birinizi tek tek sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…”
İstanbulGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı göndererek, sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunu ve bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin yapıldığı ve bu program ve kapsamda eğitim öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiğini bildirdi.
“BELEDİYELERİN KREŞ AÇMASI YASAK”
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği karar ile Belediye Kanunu’nun ‘Belediyelerin okul öncesi eğitim kurumları açabilir” hükmünü iptal ettiği belirtilen yazıda, belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyeti konusunda uyarılarak yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ve mevcut yerler hakkında kanun hükümlerine göre hareket edilmesi konusunun belediyelere bildirilmesi istendi.
VALİLİKLERE YAZI GÖNDERİLDİ
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yazısı üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de il müdürlükleri aracılığıyla yazıyı kreşi olan belediyelerin bulunduğu valiliklere ve bilgi için de ilgili belediyelere gönderdi. Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın söz konusu yazısı hatırlatılarak, 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkur hükümlere göre hareket edilmesinin sağlanması istendi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün yazısı şöyle:
“Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce Bakanlığımız Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne iletilen ve ekte sunulan yazılarında bahisle Bakanlıklarınca sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin ve bu program kapsamındaki eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığının tespit edildiği, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine değinilerek yine konuyla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 24.1.2007 tarihli ve 2005/95 Esas sayılı karar ile ‘5393 sayılı ‘Belediye Kanunu’nun birinci fıkrasının (b) bendinin “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; …’ bölümünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine rağmen bu gibi yerlerin faaliyetlerini sürdürdüğünün ve yeni yerlerin açıldığının görüldüğü belirtilmiş olup 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkür hükümlere göre hareket edilmesi hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle arz ederim.”
CHP LİDERİ ÖZEL: HODRİ MEYDAN, GELİN KAPATIN”
Konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tepki gecikmedi. Özel, “Hadi gelin kapatın. Hodri meydan bakalım. Hadi gelin kapatın” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanlığıAnayasa Mahkemesiİklim DeğişikliğiÖzgür ÖzelPolitikaGüncelEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Bandırma ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan yoğun sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağmur, cadde ve sokakları göle çevirdi.
Meteorolojinin günler öncesi yaptığı uyarılar, Güney Marmara Bölgesinde özellikle Bandırma’da da etlili oldu. Sabah üzeri bağlayan sağanak yağış rüzgazla birlikte şiddettini hızla arttırdı. Yağmurdan kaçanlar kapalı mekanların tentelerine sığınırken, trafikte ciddi aksamalar yaşandı. Yollarda biriken su, sürücülere zor anlar yaşatarak trafik akışını yavaşlattı.
Bandırma’nın en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’nde de aşırı yağışlar nedeniyle alt yapının yetersizliği nedeniyle rögar kapaklarından sel suları yola aktı. Araçların ve yayaların her türlü risklere tedbir amaçlı, Bandırma Belediyesi Trafik Zabıta birimleri duba koyarak önlem aldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamalara göre, gün boyu Bandırma’da şiddetli sağanak yağış etkili olacak. Gün içerisinde toplamda 30 mm kadar yağış düşmesi bekleniyor. Ayrıca, yağışla birlikte rüzgarın hızını artıracağı tahmin ediliyor.
Yetkililer, vatandaşların su baskınlarına karşı tedbirli olmalarını ve yapılan uyarıları dikkate almalarını önerdi. Özellikle sürücülerin, su birikintilerine karşı dikkatli olması gerektiği vurgulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında 2016 seçimlerinden önce yetişkin film yıldızı Stormy Daniels’a yapılan “sus payı” ödemeleriyle ilgili olarak 34 ticari kaydı tahrif etmekten suçlu bulunmuştu.
New York Mahkemesinde görülen davanın Başkanı Yargıç Juan Merchan, Trump’ın “sus payı” davasında suçlamaların düşürülmesi amacıyla dilekçe sunma talebini kabul ederek, nihai ceza kararının açıklanacağı duruşmayı üçüncü kez süresiz olarak erteledi.
Davaya bakan New York yargıcı Juan Merchan, Trump’ın avukatlarına davanın tamamen düşürülmesini talep eden bir dilekçe sunmaları için 2 Aralık’a kadar süre verirken, davayı takip eden Başsavcı Alivn Bragg’in de cevap vermesi için 9 Aralık tarihini belirledi. Trump’ın Sözcüsü ve Beyaz Saray’ın yeni İletişim Direktörlüğüne atanan Steven Cheung karara ilişkin açıklamasında, “Başkan Trump’a karşı açılan sahte Manhattan Davası, kesin bir galibiyetle artık tamamen durduruldu ve ceza ertelendi” dedi.
Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, Merchan’a gönderdiği mektupta cezanın ertelenmesine karşı olmadıklarını ancak davanın düşürülmesine yönelik her türlü çabayla mücadele edeceklerini belirtmişti.
Trump’ın avukatları son taleplerini bu hafta Merchan’a gönderdikleri bir mektupla iletmişlerdi. Trump’ın avukatları gönderdikleri mektupta, “Nasıl ki görevdeki bir Başkan herhangi bir cezai süreçten tamamen muafsa, seçilmiş Başkan olarak Trump da muaftır” diyerek Trump’ın yemin etmesinden bir ay önce, 20 Aralık’a kadar argümanlarını sunmak için izin istemişlerdi. Avukatlar, yaptıkları açıklamada, Trump başkan seçildiği için mahkumiyet kararının iptal edilmesi ve davanın düşmesi gerektiğini belirterek, davanın devam etmesinin anayasaya aykırı olacağını savunmuşlardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.
Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.
Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rus haber ajansı TASS ve Diyalog Bölgeleri Merkezinin Moskova’daki Rus Realizm Sanat Enstitüsü’nde düzenlediği foruma, 65 ülkeden 1000’i aşkın uzman katıldı.
Foruma, Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Sergey Nalobin, eski Avusturya, Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Bakanı ve Rusya’daki Önemli Konulara İlişkin Jeopolitik Gözlemevi Merkezi (G.O.R.K.I.) Başkanı Karin Kneissl, TASS Genel Müdürü Andrey Kondraşov ile Anadolu Ajansı (AA) Teyit Haberleri Müdürü Ömer Faruk Görçin de iştirak etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, forumun açılışına görüntülü mesaj gönderdi.
Zaharova, mesajında, ABD’nin Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta ve Google aracılığıyla son 10 yılda kavramları değiştirdiğini belirterek, “Bunlar, kamu bilincini manipüle etme aracı haline geldi.” ifadesini kullandı.
Wikipedia’da da sahte bilgilerin yer aldığını söyleyen Zaharova, “Wikipedia’da siyaset ve tarihle ilgili yazılarda aşırı derecede taraflılık ve ön yargı görmek mümkün.” dedi.
Sözcü Zaharova, tüm bunların insanoğlunun güvenliği ve refahını tehlikeye attığını, bu nedenle de yalan haberlerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
G.O.R.K.I. Başkanı Kneissl, yalan haberlerin uluslararası ilişkileri de etkilediğini belirterek, “Son zamanlarda dünyada yalan bilgilere dayanılarak oluşturulan birkaç çatışma yaşandı. 2002-2003’te Irak’taki savaş da büyük bir yalan üzerine inşa edildi. Bu nedenle haberleri okurken dikkatli olmak gerekiyor.” diye konuştu.
TASS Genel Müdürü Kondraşov da bazı ülkelerin Rus medyasını engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Bu ülkeler, kendi egemenliğiyle ilgili sorunlar yaşıyor.” ifadesini kullandı.
“AA, sahte bilgilerle mücadele ediyor, okuyucuları karşısında sorumluluk üstleniyor”
Forum kapsamında yalan haberlere karşı alınan önlemlerle ilgili panel düzenlendi.
AA Teyit Haberleri Müdürü Görçin, buradaki konuşmasında, modern dünyada sosyal medya araçlarının insanlar için ana bilgi kaynağı haline geldiğine işaret ederek, “Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı. Sosyal ağ kullanıcı sayısı 5 milyara yaklaştı. Televizyon ve yazılı basını bilgi aracı olarak kullanan kişi sayısı ise gittikçe azalıyor. Dolayısıyla insanlar artık sosyal medya araçlarını kullanarak bilgi sahibi oluyor.” dedi.
Bu nedenle sosyal medyada yer alan haberler, fotoğraflar ve görüntülerin denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Görçin, AA’nın, sahte bilgilerle mücadele ettiğini ve bu konuda okuyucular karşısında sorumluluk üstlendiğini, özellikle İsrail’in Filistin konusundaki haberlerini denetlediğini ve sahte olanları ortaya çıkarmaya çabaladıklarını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Nalobin de sahte haber ve bilgilerle mücadele ettiklerini dile getirerek, “Ekiplerimiz, haberlerin kaynaklarını denetleyerek analiz yapıyor ve haberin doğru olup olmadığını tespit ediyor, sahte haberin antitezini oluşturuyor.” diye konuştu.
Yalan haberlerin birçoğunun Batılı ülkeler tarafından yapıldığını kaydeden Nalobin, “Bu yalan haberleri de Batı basını yayıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, karara ilişkin X’ten paylaşımda bulundu. Ghebreyesus, DSÖ’nün M çiçeği virüsüne karşı “LC16m8 aşısını” acil kullanım listesine eklediğini belirterek, bunun salgın bölgelerinde 1 yaş üstü çocuklar için listelenen ilk aşı olduğunu kaydetti.
“HAYATİ BİR ADIM”
“Bu, M çiçeği virüsü yayılmaya devam ederken özellikle çocuklar olmak üzere savunmasız popülasyonları korumak için hayati bir adımdır.” ifadelerini kullanan Ghebreyesus, son iki ayda, salgının merkezi olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki şüpheli tüm M çiçeği vakalarının yarısının 12 yaş altındaki çocuklar olduğunu hatırlattı. Ghebreyesus, “Bu yıl görülen şüpheli M çiçeği vakalarının toplam sayısı 40 bini aştı ve 1200 ölüm bildirildi. Burundi ve Uganda’daki salgınlar da genişliyor. 22 Kasım Cuma günü epidemiyolojik durumu ve devam eden müdahaleyi incelemek üzere Mpox Acil Durum Komitesini yeniden toplayacağım.” ifadelerini kullandı.
DSÖ, 13 Eylül’de M çiçeği virüsüne karşı ön yeterlilik alan ilk aşının Bavarian Nordic’in ürettiği “MVA-BN” olduğunu duyurmuştu. DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti. M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nüfus sayımı öncesi Erbil ve Süleymaniye kentlerinden çok sayıda ailenin Kerkük’e getirildiğini gözlemlediklerini belirtti.
Turan, “Türkmenler, Irak’taki nüfus sayımını destekliyor. Kerkük 2003 sonrası demografik değişikliğe uğradı. Sayım öncesi de 260 bin kişi kent dışından getirilerek Kerkük nüfus kütüğüne yazdırıldı.” dedi.
“Kerkük’ün demografisini etkilemeye ve Türkmen kimliğini bozmaya yönelik ciddi girişimler var.” diyen ITC Başkanı Turan, Kerkük nüfus sayım sonuçlarının ilanının 1957 yılı nüfus sayımı kütükleri incelenene kadar ertelenmesini talep ettiklerini bildirdi.
Irak’ta tüm ülkeyi kapsayan nüfus sayımı sokağa çıkma yasağının olduğu 2 gün boyunca elektronik ortamda 120 bin görevli tarafından gerçekleştiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı, Yemen açıklarında bir Türk firmasına ait Anadolu S adlı kuru yük gemisine Husiler tarafından füze saldırısı düzenlenmesine tepki gösterdi.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bir Türk firmasına ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisine Yemen açıklarında seyrederken Husiler tarafından düzenlenen füze saldırılarını kınıyoruz. Benzer bir hadisenin tekrar yaşanmamasını teminen gerekli girişimlerde bulunulmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BÜYÜK KAHİRE, 20 Kasım (Xinhua) — Çinli otomobil üreticisi Chery’nin yan kuruluşu seçkin otomotiv markası Exeed, Exeed RX ve Exeed VX olmak üzere iki SUV modelini Mısır pazarına sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 20 Kasım (Xinhua) — Çin’de salı günü Chongqing, Guiyang ve Yibin kentlerinden ayrı ayrı hareket eden lityum bataryalarla yüklü üç tren, ülkedeki demiryolu taşımacılığında bu bataryaların ilk büyük ölçekli testini gerçekleştirdi.
Taşıma sırasında olası riskleri etkili bir şekilde azaltmak amacıyla, duman algılama ve basınç boşaltma gibi bir dizi güvenlik önlemiyle donatılmış yeni tip konteynerler kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, akıllı durak sisteminin, toplu taşıma araçlarının yoğun hizmet verdiği güzergahlara yerleştirileceğini belirtti.
Ekinci, “Akıllı duraklarımız için ilk adımı attık. Kabinler yerleştirildi. Akıllı durak sistemi ile vatandaşlarımız, LCD ekranından yayınlanan görsel ve sesli uyarılar ile durağa yaklaşmakta olan araçlar hakkında bilgi edinebilecek. Akıllı durak sistemi, kullanıldığı bütün araçların hızlarını, bulundukları hatları, gidecekleri durakları ve o duraklara varmak için geçecek süreyi bir merkezde gerçek zamanlı izlemekte ve yolcu bilgilendirme göstergeleri aracılığıyla yolculara sunmaktadır.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgesi”ni güncelledi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, güncelleniş belgeyi sendikanın genel merkezinde düzenlenen törenle imzaladı. Törene, sendikanın Genel Sekreteri Ali Çeltek, Kadın Komisyonu üyeleri ve genel merkezde çalışan kadınlar katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile şiddet, taciz ve kadın cinayetlerinin önlenmesinin sendikanın başlıca hedefleri arasında olduğunu söyleyen Özkan Atar, “Kadınların toplumsal yaşamın her alanında, aile yaşamında ve çalışma yaşamı içerisinde eşitlik ve özgürlük temelinde hak ettikleri yeri alması, hak ettikleri yaşama kavuşması, hepimizin önünde duran en önemli görevlerden. Türkiye bu anlamda hiç kolay bir ülke değil. Eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor” dedi.
“Yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge”
Kadın Komisyonu’ndan Naz Şakar ise belgeye ilişkin şunları söyledi:
“Şiddet ve taciz kadınları evde, sokakta, yolda, her yerde bulabiliyor. Maalesef iş yerlerinde de karşımıza çıkabiliyor. Şiddet ve tacize karşı kadınları koruyan yasalar etkin şekilde uygulanmıyor bu ülkede. ILO 190 gibi sözleşmeler onaylanmıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılıyor. Bizim aslında şiddete ve tacize karşı güvencemiz, örgütlülüğümüz ve sendikamız. Bu sendika, kadınların şiddet ve tacize karşı güvencesi. Bu yüzden biliyoruz ki Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgemiz, bize bu mücadelede yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge. Bizler, çalışma yaşamının şiddetten, tacizden, mobbingden arındırılması için, ILO 190’ın onaylanması için sendikamızla beraber mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda farkındalığı yaratıyor”
Kadın Komisyonu’ndan Gamze Fırat ise “Şiddet ve tacize karşı mücadelemizde hep yanımızda olan, önümüzü açan ve öncülük eden bir sendikamızın olması bizi güçlendiriyor. Örgütlüysek güçlüyüz. Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda bu farkındalığı yaratıyor olması çok kıymetli. Teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmza töreni, politika belgesinin imzalanmasının ardından hep bir ağızdan atılan “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla son buldu.
PolitikaSendikaGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysel Günindi Ersöz, üniversitenin Psikoloji, İletişim, Türk Akademik Hukuk ve Sosyoloji topluluklarınca, Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin genellikle çevresindeki tanıdık kişilerce gerçekleştirildiğini söyledi.
Silahlı çatışmalarda en çok kadın ve çocukların öldüğünü, tecavüzlere maruz kaldığını anlatan Ersöz, şunları kaydetti:
“Kadınlar gözden çıkarılıyor ama çocuklar ne olacak, onlar da mağdur. Şiddet, ailede öğrenilen ve silsile halinde giden bir şey. Şiddet gelecek nesillere sirayet ediyor. Sadece kadın değil kadın, çocuk, toplum ve toplumun geleceği de bu şiddetten etkileniyor. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar şiddete eğilimli oluyor. Şiddet aileden, medyadan ya da başka araçlardan öğreniliyor, ilerleyen zamanlarda artık o sorun olarak algılanmıyor ve sıradanlaşıyor. Şiddet hiçbir zaman bir çözüm yolu değil.”
Konferansa, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
KonferansEğitimGüncelankaraŞiddetKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Sınırlı Sorumlu Bitlis Merkez Mahalleri-2 Tarımsal Kalkınma Tarım Kooperatifi üyeleri, hazırladıkları yöresel ürünlerin yanı sıra serada yetiştirdikleri ürünlerle kışlık yiyecekler yaptı. ???????
???????Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, kadın emeğine dayalı projelerin hem yerel ekonomiye hem de kadın istihdamına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Belediyenin bu projeyle kadınların iş gücüne katılımının artırmayı hedeflediklerini ifade eden Tanğlay, “Proje alanı 5 dönümlük bir araziye yayıldı ve şu anda 2 dönümünde üretim yapılıyor. Bu proje sayesinde kadınlarımız hem ekonomik özgürlüklerini kazanıyor hem de ürettikleri doğal ve lezzetli ürünleri Bitlis halkıyla buluşturuyor.” dedi.
Kooperatif Başkanı Nazlı Bölükbaşı ise kadınların organik tarım, yöresel yemek yapımı ile sebze ve meyve kurutmacılığı alanlarında 7 ay gibi kısa sürede önemli çalışmalara imza attığını söyledi.
Bölükbaşı, “Kadınlarımız burada sadece üretmiyor, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerini sergiliyor. Belediyemizin sağladığı imkanlar sayesinde kadınlarımız üretkenliklerini ve dayanışma ruhunu ortaya koyuyor. Başkanımıza verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Yerel YönetimEkonomibitlisGüncelKadınTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CANSIZ BEDENLERİ YATAK ODASINDA BULUNDU
Olay, Polatlı ilçesi Zafer Mahallesi Gordion Caddesi Sivrikaya apartmanında bulunan Ali Osman Er ve eşi Medine Er’in yaşadığı dairede meydana geldi. Er çiftinden haber alamayan komşuları tarafından eve itfaiye ekipleri çağırıldı. Camı kırarak içeri giren itfaiye görevlileri çiftin yatak odasında cansız bedeni ile karşılaştı.
BALIK YEDİKTEN SONRA ZEHİRLENMİŞLER
Olay yerinde polis ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, çiftin dün akşam yemeğinde balık yedikten sonra yattıkları ve gıda zehirlenmesi yüzünden hayatını kaybettikleri belirlendi. Haymana Demirözü köyü nüfusuna kayıtlı olan çiftin cenazeleri, otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumuna gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GüvenlikPolatlı3-sayfaSağlıkGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.
Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.
Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde ambulans şoförü Mustafa Ç., hastaneden evine bıraktığı kadın hastanın oğlu O.K. (41) tarafından darbedildi. Şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Olay, saat 19.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kavak Sokak’ta meydana geldi. Ambulans şoförü Mustafa Ç. ve Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Seçil S., İnegöl Devlet Hastanesi’nden sedye ile aldığı kadın hastayı ambulansla evine götürdü. Sağlık ekipleri evine götürdüğü kadın hastanın oğlu O.K. ile tartıştı. Yaşanan arbede sırasında ambulans şoförü Mustafa Ç.’ye yumruk atarak darbeden O.K., ardından tehditler savurdu.
Sağlık görevlilerinin ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Polis, şüpheli O.K.’yı gözaltına alırken, ambulans şoförü ile Acil Tıp Teknisyeni Seçil S., şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.
Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gözcüler Konteyner Kent sakini Acip Fahracı, Gözcüler Mahallesi’nde bitkin haldeki yavru karacayı fark etti.
Karacayı konteynerine getiren Fahracı, hayvanı besleyerek, durumu mahalle muhtarı Züher Ekenel’e ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirildi.
Ekiplerin yaptığı tıbbi müdahale ve sağlık kontrolünde durumunun iyi olduğu belirlenen karaca, doğaya salındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
HABAER: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.
Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.
“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”
Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.
“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”
Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.
Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.
Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
HABER: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesindeki mobilya imalathanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle 1 saatte söndürüldü.
Yangın saat 19.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi 2’nci mobilya sokakta faaliyet gösteren 2 katlı mobilya imalathanesinin 2’nci katında çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, çevredekilerin ihbarıyla adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle diğer iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alınıp, yaklaşık 1 saatte söndürüldü. Mobilya imalathanesinde, maddi zarar meydana geldi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Xtopia Immersive Journey” programı kapsamında açılan sergi, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeyi ve izleyicilere yenilikçi deneyimler sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka yazılımlarıyla insan ile makine ilişkisini ele alan serginin küratörü ve Xtopia World’ün kurucusu Lalin Akalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide, sanatçının 360 derece mekana entegre olmuş bir görüntüsüyle ziyaretçilere seslendiği bir bölümün yer aldığını söyledi.
Akalan, “Bir sanat eseri içinde zamanda koro performansı var. Koro performansından sonra sanatçının ahtapotlardan esinlendiği ve ahtapotların zekasını yapay zekayla birleştirdiği bir manifestosu var. Bu, doğanın insanlığa bir çağrısı ve insanlığa bir geri dönüş manifestosudur.” dedi.
Sergideki eserlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Akalan, şunları ifade etti:
“Memo Akten, 20 yıldır yapay zekayla çalıştığı için aslında buradaki eserler de yapay zekanın son 15 senedeki gelişimini kapsıyor. Bir tanesi evrenimizin derin tarihiyle alakalı. Evrenin toz ve gaz bulutu halinden bugüne kadar gelen serüvenini anlatıyor. Hızlı bir şekilde bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biraz daha meditatif bir eser. Sergiye ayrıca koro, yoga, sesle şifa etkinliği gibi şeyler de eşlik edecek.”
Lalin Akalan, sergide ayrıca hareket, dans ve teknolojiyi birleştiren bir eser olduğunu dile getirerek, “Bir dansçının bir anda balığa, farklı doğa elementlerine dönüştüğü ve aramızda aslında ne kadar bağlı olduğumuzu anlatan, ekoloji odaklı bir deneyim. Deneyimler aslında kendimizle ve kendi insanlığımızla bağ kurmamıza alan açıyor. O yüzden bir tür farkındalık. İzleyicilerin buradan ‘geleceğimizi özenle tasarlayabileceğimiz umuduyla’ ayrılmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Üçlemenin ilki olarak açılan “Dağıtılmış Bilinç” sergisinden sonra “Somutlaştırılmış Simülasyon” ve “Derin Meditasyonlar” sergileri açılacak. Program süresince ayrıca atölyeler, performanslar, söyleşiler yapılacak.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Askeri Ataşe Tuğgeneral Gaffar Gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Büyükelçilik çalışanları, Türk kurumlarının temsilcileri ve Türk eğitim kurumlarının öğrencileri katıldı.
Saat 09.05’teki saygı duruşunun ardından anıtın yakınında bulunan Büyükelçilik’teki Türk bayrağı yarıya indirildi. Büyükelçi Bağcı, anıta çelenk bıraktı, törende İstiklal Marşı okundu.
Törende konuşan Bağcı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete intikal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmet ve şükranla andığını belirtti.
Bağcı, hayatını ülkesine ve milletine adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin içinde bulunduğu zorluklara ve sahip olduğu kısıtlı imkanlara rağmen milletinden aldığı güç ve destekle Türk milletinin kaderini ve tarihin akışını değiştirdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu söyledi.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin bugün de Türk dış politikasının temel yol gösterici ilkesi olmayı sürdürdüğünü dile getiren Bağcı, “Atatürk, döneminin çok ötesindeki devlet anlayışı, ileri görüşlülüğü ve milletine olan inancıyla sadece Türk milletine değil tüm dünyaya örnek olmuş bir devlet adamıdır. Fikir ve eserleriyle yaşadığı dönemin çok ötesine damgasını vurmuş bir liderdir.” dedi.
Bağcı, devlet, millet, vatan ve bayrağın en büyük değer ve Türk toplumunu birbirine bağlayan ortak paydalar olduğunu vurgulayarak, “Atatürk’ün bizlere vasiyeti, çağdaş uygarlık düzeyinde olmak, bayrağımızı şanla, şerefle ve başarıyla tüm dünyada dalgalandırmak, milletimizi ve vatanımızı karşılıksız sevmektir. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek bakımından usanmadan, yılgınlığa kapılmadan ve şikayet etmeden çalışmak ise gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz ve ödevimizdir.” ifadelerini kullandı.
Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” sözlerinin Türkiye’nin Azerbaycan’la kardeşlik ilişkilerine ışık tuttuğuna ve yol gösterdiğine işaret eden Bağcı, “Bugün de tıpkı tarihte olduğu gibi, Ulu Önder Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev’in güçlü liderlikleri ve iradelerinin açtığı müstesna yolda, Azerbaycan ile kardeşlik ilişkilerimizi geliştirerek daha da derinleştirmeye ve köklerini tarihin derinliklerinden alan ulu bir çınara dönüştürmeye çalışmaktayız.” şeklinde konuştu.
Bağcı, dünya tarihine damga vuran Atatürk gibi bir lidere sahip oldukları için her zaman büyük gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin en önemli değerlerinden birisidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı, ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, özellikle de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Türkiye’nin asıl gücü, insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Akıl ve alın teriyle geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı, amiral gemisi, yerli ve milli savunma sanayimiz ile tam bağımsız, ‘Lider Ülke, Güçlü Türkiye’ hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Güçlü ordumuzla dosta güven, düşmana korku veriyor, mazlumlara umut oluyoruz. Dış politikamızı ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi doğrultusunda sürdürüyoruz. Bugün sahada ve masada güçlü Türkiye vardır.”
Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde Büyük Önder Atatürk’ün vefatının 86. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda iki ülkenin milli marşları okundu.
Programda öğrenciler, Cumhuriyet Oratoryosu ve Atatürk’le ilgili şiirler seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDV Espiye Kadın Kolları Başkanı Bahar Küçükaydın ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Turgut ve Cansever Sarıkaya çiftine ziyarette bulundu.
Bahar Küçükaydın, “Ali Rıza”, “Akif” ve “Asel” adlı bebeklere çeşitli hediyeler verdi.
Sarıkaya ailesinin her zaman yanında olacaklarını belirten Küçükaydın, “Çocuklarımızın bahtı açık olsun. Allah analı babalı büyütsün, ömürleri uzun olsun.” dedi.
Anne Cansever Sarıkaya ise ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a konuk oldu. Sarı-lacivertliler, ilk yarıyı golsüz eşitlikle geçilen maçı 3-1 kaybetti. Fenerbahçe’nin tek golü Youssef En-Nesyri’den geldi. Faslı forvet 62. dakikada bir de penaltı atışından yararlanamadı.
Avrupa Ligi’nin ilk maçında Union Saint- Gilloise’yi 2-1 mağlup ederek 3 puan alan Fenerbahçe, sonrasında Twente ve Manchester United takımları ile aynı skorla (1-1) berabere kaldı. Kanarya, bugün aldığı mağlubiyetle 5 puanda kaldı. AZ Alkmaar ise organizasyondaki 2. galibiyetini elde etti ve 6 puana yükseldi.
Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nin 5. haftasında 28 Kasım Perşembe günü Çekya ekibi Slavia Prag’a konuk olacak.
3’lü orta sahadan 3’lü forvete
Teknik Direktör Jose Mourinho cezası nedeniyle müsabakayı tribünden takip etti. Fenerbahçe, Hollanda ekibine karşı üçlü orta saha ile başladı. Sofyan Amrabat, İsmail Yüksek ve Fred aynı anda 11’de yer alırken, Szymanski maça yedek başladı. Kaptan Edin Dzeko tek forvet başlarken, 58. dakikada Youssef En-Nesyri’nin oyuna girmesiyle sarı-lacivertliler çift forvete döndü. Ev sahibi ekibin 2. golü bulmasıyla teknik heyet, Cenk Tosun’u oyuna sürdü ve takım son 10 dakikada 3 forvetle oynadı.
Becao cezalı duruma düştü
Mücadeleye 11’de başlayan Brezilyalı stoper Rodrigo Becao, 63. dakikada rakibine yaptığı müdahale sonrası sarı kart gördü. Bu sezon 3. kartını gören Becao, cezalı duruma düştü. 28 yaşındaki futbolcu Slavia Prag ile oynanacak karşılaşmada forma giyemeyecek. Becao, AZ Alkmaar’a karşı 79. dakikada yerini Mert Hakan Yandaş’a bıraktı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ” Mardin, Batman ve Halfeti Belediye Başkanlıklarına Başkan vekilleri görevlendirilmesiyle ilgili olarak; Siirt Milletvekili ve DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer BAKIRHAN’ın 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu konuşma ve DEM Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Mihdi TUNÇ’un 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu açıklama nedeniyle haklarında yasal işlem başlatılmıştır” ifadeleri yer aldı.
NE DEMİŞTİ?
Tuncer Bakırhan, Mardin’de yaptığı konuşmada “Çok iyi bilsinler ki Seyit Rıza ne yaptıysa, Şeyh Sait ne yaptıysa, Mazlumlar, Denizler, Sakineler ne yaptıysa Kürt halkı da onların yaptığını yapacaktır” demişti.
DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA
DEM Parti de Bakırhan’ın bu sözler sonrası hedef alınmasına ilişkin açıklama yapmıştı. Açıklamada, Bakırhan’ın kayyum meselesine ilişkin yaptığı konuşmada Şeyh Said ve Seyid Rıza’ya değinen sözlerinin çarpıtıldığı belirtilerek şu ifadeler yer almıştı: “Konuşmada tarihsel bir hafızaya işaret edilmekte, Kürt sorununa ilişkin çözümsüzlük üreten yöntemler eleştirilmektedir. Belediyelerimize bir yandan kayyım darbesi yapılırken, diğer yandan organize bir siyasi lince maruz kalıyoruz.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – GüncelTuncer BakırhanSeyit RızaDEM PartiGüncelSözlerMardin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BELGELERİN YENİLENMESİ GEREKİYOR
Çipli Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı (TCKK) uygulamasına 14 Mart 2016 tarihi itibariyle Kırıkkale ilinde ve akabinde Adıyaman, Aksaray, Artvin, Burdur, Erzincan, Erzurum, Kırıkkale, Rize, Trabzon, Uşak ve Yalova olmak üzere 10 ilde, 02.01.2017 tarihi itibariyle de ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmalarına başlandı.
O tarihten bu yana ülke genelinde eski ve yeni kimlikler kullanılabiliyordu. Nüfus cüzdanını çipli hale getirmek için ilk etapta 2023 yılına kadar süre tanınsa da daha sonra bu kısıtlama kaldırıldı.
ESKİ BELGELER ARTIK GEÇERSİZ OLACAK
2025 yılı başından itibaren tapuda yapılacak tüm işlemler için de eski nüfus cüzdanları yerine Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının kullanılması zorunlu olacak. Bu sebeple Tapu Müdürlükleri’nde işlem yapacakların kimliklerini değiştirmeleri, gerekecek. Aksi halde eski kimliklerle hiçbir işlem yapılamayacak.
GEÇERLİLİK SÜRESİNE DİKKAT
Yeni çipli kimlik kartının kullanım süresi 10 yıl. Sürenin ne zaman dolacağı da kimliğin üzerinde yazıyor. Geçerlilik süresinin bitiminde, kart sahibinin tekrar başvuru yaparak kartını yenilemesi gerekiyor. Tapuda yeni yılda eski kimlikle işlem yapılamayacak

GüncelHukukEmlakYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 SANIK DURUŞMA SALONUNDA HAZIR BULUNDU
Tutuklu bulundukları cezaevlerinden getirilen Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve anne Yüksel Güran, duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkemeye Güran ailesi ile yakınları, Yüksel ve Enes Güran’ın 8 avukatı, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın da 1’er avukatı ile baba Arif Güran, Diyarbakır Barosu’ndan 30 avukat ve Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdülkadir Güleç ile önceki başkan Avukat Nahit Eren, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilleri, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, AK Parti Milletvekili Suna Kepolu Ataman, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Asu Kaya, Türkan Elçi, DEM Parti milletvekilleri Adalet Kaya, Meral Danış Beştaş, Ceylan Akça Cupolo da katıldı.

26 TANIK DİNLENECEK
Duruşmada Salim Güran solda önde, arkasında sırayla da Yüksel Güran ve Enes Güran oturdu. Nevzat Bahtiyar ise salonun sağ taraftaki kendisi için ayrılan yere oturdu. Duruşmada 6’sı tutuklu 26 tanık dinlenecek.

ADLİYE KORİDORLARINDA GERGİNLİK
Dava öncesinde adliye koridorlarında ise gergin anlar yaşandı. Duruşma salonlarının bulunduğu noktanın polis barikatıyla kapatılması nedeniyle salona giremeyen avukat, gazeteci ve STK’lar mahkeme başkanı ile tartışırken, koridorlarda yaşanan gerginlik cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Narin GüranDiyarbakır3-sayfaMahkemeGüncelHukukYaşamPolis
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alibeyköy, Kazandere ve Papuçdere barajlarındaki doluluk oranı yüzde 10’un altına geriledi. Yüzde 8,56 ile dip seviyeyi gören Kazandere’nin kuruyan bölümlerinde hayvanlar otluyor. Yüzde 50 doluluk oranının üzerindeki tek baraj ise Elmalı Barajı oldu. Elmalı Barajında doluluk oranı yüzde 51,93 olarak ölçüldü.
ALİBEYKÖY BARAJI SON 10 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE
Alibeyköy Barajı’nda 2024 yılının Ocak ayında yüzde 76,6 olarak ölçülen doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 6,07 olarak ölçüldü. Baraj gölünün büyük bölümü kururken, eskiden suyla dolu alanlarda büyükbaş hayvanların otladığı görüldü. Suyun çekilmesiyle tarihi su kemerleri de ortaya çıktı. Alibeyköy Barajı’nda ölçülen doluluk oranı son 10 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.
SON 10 YILIN EN AZ YAĞIŞI
İSKİ verilerine göre bu yıl barajların aldığı yağış miktarı da geçen yılların oldukça gerisinde kaldı. 2023 yılında metrekareye 852 kilogram yağış düşen İstanbul barajlarında bu yıl, metrekareye sadece 480 kilogram yağış düştü. Bu rakamın son 10 yılın en düşük yağış miktarı olduğu belirtildi. İstanbul barajlarına 2021 yılında metrekareye 901,3 kilogram yağış düşmüştü.
DOLULUK ORANI EN YÜKSEK ELMALI, EN DÜŞÜK ALİBEYKÖY
İstanbul barajlarında en yüksek doluluk oranı yüzde 51,93 ile Elmalı Barajı’nda ölçülürken, en az doluluk oranı ise yüzde 6,07 ile Alibeyköy Barajı’nda kayıtlara geçti. İstanbul’un barajlarındaki bugünkü doluluk oranları şöyle:
Ömerli yüzde 26,83, Darlık yüzde 32,24, Elmalı yüzde 51,93, Terkos yüzde 40,67, Alibeyköy yüzde 6,07, Büyükçekmece yüzde 32,46, Sazlıdere yüzde 41,93, Istrancalar yüzde 34,14, Kazandere yüzde 8,27, Papuçdere yüzde 7,95
“ALARM VERİYOR”
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, yaz aylarının aşırı sıcak ve yağışsız geçmesiyle oluşan kuraklığın ardından bölgede İstanbul’u besleyen barajlarda ciddi düşüş yaşandığını söyledi. Tecer, “İstanbul’u besleyen barajlardaki doluluk oranları yüzde 30’lara kadar düştü. Bu şu anlama geliyor; İstanbul’da evsel, kentsel ve endüstriyel su tüketimini hesap ettiğimiz zaman günlük yaklaşık 3 milyon metreküp yani ton su tüketimi var. Mevcut barajlardaki doluluk seviyesiyle bugün hesap yaptığımız zaman, 264 milyon metreküp şu anda barajlarda su miktarı var. Günlük tüketimi hesap ettiğimiz zaman önümüzde 85 günlük bir suyumuzun kaldığı anlamına geliyor ki bu gerçekten alarm veriyor anlamına geliyor. Bu bir gerçek, yani iklim değişikliğiyle beraber yağış ortalamalarının düşmesi, sıcaklıkların artarak buharlaşmanın fazla olması bu barajlardaki doluluk seviyelerini düşürüyor. Bu hayatımızın bir gerçeği. İklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz belki ama daha önemlisi yapmamız gereken şey; suyu tükettiğimiz alanları, suyu tükettiğimiz sektörleri gözden yetiştirmemiz gerekiyor. Nerede kullanıyoruz? Evsel ihtiyaçlarımız için, kentsel ticarethanelerde ve endüstriyel faaliyetlerimiz için buz suyu tüketiyoruz. Dolayısıyla burada bu gerçeği göz önünde bulundurarak suya dayalı yaşam biçimimizi artık biraz sorgulamamız ve biraz tasarruflu suyu kullanmamız gerekiyor” dedi.
“YAĞMUR HASADI YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Barajların doluluklarının yağışlara bağlı olduğunu söyleyen Tecer, “Bu da iklim değişikliğinden etkilendiği için burada yapacağımız; iklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz, ona adaptasyon içeren bir hayat biçimine geçebiliriz ama daha önemlisi suyu tüketirken almamız gereken önlemler var. Kişisel olarak da tükettiğimiz suyu tasarruflu bir biçimde sarf etmemiz gerekiyor. Evsel ve endüstriyel su tüketimlerini azaltmamız lazım. Daha az su, yoğun sektörlere geçilmesi lazım özellikle bu bölgede. Suyun da geri kazanımını sağlamamız lazım. Yani yağmur hasadı yapmamız gerekiyor. Tarımsal sulamada, vahşi sulamadan vazgeçmemiz, damlama ve yağmurlama sulamaya geçmemiz gerekiyor. Belediyelerin özellikle park bahçe sulamalarında şebeke suyu yerine, gri su dediğimiz arıtılmış ve tekrar geri dönüştürülmüş suyu kullanması gerekiyor. Ama biz bunları bir hayat biçimi haline getiremedik. Ne bireysel olarak suyumuzun tükendiğinin farkındayız, ne ilgili kurumlar nezdinde bu önlemleri hayata geçirecek bir zihniyete kavuşmadık henüz. Bizim bir eksikliğimiz zaten temel olarak burada. Bu zihniyet dönüşümü gerekiyor. Yani artık sularımızın kısıtlı olduğu, su stresi yaşayan bir ülke olduğumuzu bütün hücrelerimizle, bütün düşünce yaptığımızla idrak etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Namık Kemal ÜniversitesiHava DurumuTekirdağİstanbulGüncelTarımÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AMCA KRAVAT İNDİRİMİ PEŞİNDE
Türkiye’nin kilitlendiği duruşmaya tutuklu sanıklardan amca Salim Güran’ın siyah takım elbise ile gelmesi dikkatlerden kaçmadı. Amca Güran’ın bu şekilde görenler “Kravat indirimi” peşinde yorumunu yapamadan edemedi.
FARKLI NOKTALARA OTURTULDULAR
Davayla ilgili ilk bilgileri aktaran CNN TÜRK muhabiri Serdar Er, “İlk duruşmaya Nevzat Bahtiyar geldi. Bahtiyar Bitkin görünüyordu. Amca Salim Güran ise duruşmaya girdiğinde tıraş olmuş bir şekilde üzerinde siyah takım dikkat çekti. Biraz da zayıfladığı gözlerden kaçmadı. Anne ve abi Güran yakın sıralara oturdular. Amca çaprazlarında otururken, karşılarında da Nevzat Bahtiyar vardı. İsimler farklı noktalara oturtuldu” dedi.
BABA, SALONA GİRİNCE AĞLAMAYA BAŞLADI
Baba Arif Güran’ın salona girdikten sonra ağlamaya başladığını ifade eden Serdar Er, “Baba Arif Güran mahkeme salonunda değildi. Salona çağrılması konuşuldu ve Arif Güran da salona dahil oldu. Arif Güran salona girdikten kısa süre sonra ağlamaya başladı. Abi Baran Güran’ın müşteki olması yönünde talep geldi ama tanık olduğu için müşteki sıfatıyla değerlendirilmeyecek” ifadelerine yer verdi.

Narin GüranDiyarbakır3-sayfaGüncelToplumHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SENİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”
Türkiye’nin kilitlendiği davada Diyarbakır barosu avukatları da Nevzat Bahtiyar’a çeşitli sorular yöneltti. Soruların çoğunu “Hatırlamıyorum”, “Bilmiyorum” diyerek geçiştiren Nevzat Bahtiyar’ın sözlerine öfkelenen baba Arif Güran, mahkeme salonunda “Seni Allah’a havale ediyorum” diye bağırdı.
İşte Diyarbakır barosu avukatları ile Nevzat Bahtiyar arasında geçen diyaloglar;
O sırada Arif Güran “Seni Allah’a havale ediyorum” diye bağırdı.

Narin GüranDiyarbakırMahkeme3-sayfaGüncelHukukHakimYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOĞAZİÇİ Üniversitesi’nde ‘Tarım ve Gıda Sektörlerinde Yapay Zeka ve İş Zekası’ başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. 1 Kasım’da düzenlenen etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, “Gıda ve tarım sektörleri için sosyal sermayeye çok ihtiyacımız var. Bunun için de sektördeki herkesi bilinçlendirmeli ve geliştirmeliyiz” dedi.
Etkinliğe Tarım ve Ormancılık Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Zekeriya Coştu ve Oruç Baba İnan, akademisyenler ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Yardımcıları kamuda gerçekleştirilen çalışmalardan ve önümüzdeki süreçte hayata geçirecekleri projelerden bahsetti ve sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
ASİL: AKADEMİ VE SEKTÖR ARASINDA KÖPRÜ OLMAK İSTİYORUZ
Akademi ve Sektör Yöneticileri İş birliği Derneği (ASYÖNDER) Başkanı Doğan Asil, akademi ve sektörün işbirliğiyle ‘know-how’ı takip eden değil, ‘know-why’ sürecinde olanların önümüzdeki çağın aktörleri olacağını belirtti. ASYÖNDER olarak akademi ve sektör arasında köprü olmak istediklerini söyleyerek derneğin ana çalışma prensiplerini oluşturacak etki modelini tanıtan Asil, “ASYÖNDER olarak ilk işbirliği toplantımızı, tarım ve gıda alanında gerçekleştirdik. Hem özel sektörün hem de kamunun sektörle ilgili bilgilerinden faydalandık. Akademinin, üniversitelerin sektör için yapabileceklerini değerlendirdik. Bundan sonra da diğer sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelerek akademi ile sektörel işbirliklerinin kurulması amacıyla neler yapabileceğimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.
ÖZERTAN: TARIMDAKİ GORDİON DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMEYİ UMUYORUZ
Etkinlikte konuşan Boğaziçi Üniversitesi Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformu (Bountarım) Kurucu Üyelerinden Prof. Dr. Gökhan Özertan, bu tür etkinliklerin akademi ve sektörün buluşması açısından değerli olduğundan bahsetti. Tarımın bir çok farklı girdi ve çıktıya sahip sektör olduğunu belirten Özertan, “Biz bunu onlarca farklı ipten oluşan bir Gordion düğümüne benzetiyoruz. Bu düğümü birlikte etkin bir şekilde çözmeyi umuyoruz” dedi.
COŞKUN: SEKTÖR TEMSİLCİLERİ DAHA SIK BULUŞMAK İSTİYOR
Akademi ve kamu temsilcileri ile bu modelde daha çok bir araya gelmek istediklerini belirten BÜYEM Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun, üniversite olarak BÜYEM (Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi), TÜBİTAK Teknoloji Transfer Ofisi’nin yanı sıra üniversitelerin uygulama ve araştırma merkezleriyle yürüttükleri akademi, kamu ve özel sektör iş birliklerine değindi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hasat etkinliğinde, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencileri, belediye çalışanları ile cennet hurması topladı.
Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yaptığı açıklamada, üniversite ve öğrencilere katkı sağlayacak her çalışmada yer almaya çalıştıklarını belirtti.
Her yıl gerek staj için gerek diğer konular için öğrencileri ağırladıklarını aktaran Subaşı, şunları kaydetti:
“Park Bahçeler Müdürlüğü Sera Alanımız aslında sizler için aslında en aktif okullardan biridir. Çünkü burada uygulamalı anlamda bir eğitim almış oluyorsunuz. Bitkiye dokunma ve onu yakından gözlemleme fırsatı buluyorsunuz. Bir park ve refüjde bile siz öğrenciler birçok açıdan bakma imkanı bulabilirsiniz. O bitkilerin birbiriyle uyumu ya da uyumsuzluğu, sulama durumu, birbirine yakınlığı ve uzaklığı gibi birçok konuda fikir ve bilgi sahibi olabiliyorsunuz.”
BŞEÜ Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahadır Sayıncı da fakülte olarak uygulamalı eğitimleri artırmak anlamında eğilimlerinin bulunduğunu dile getirerek, öğrencilerin sera ve dışındaki faaliyetlere dahil olmasını önemsediklerini bildirdi.
Etkinlik, Subaşı ve beraberindekilerin cennet hurması toplaması ve hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler, Yenibosna Mahallesi’nde bulunan özel okulun dış cephesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın nedeniyle okuldan öğrenciler tahliye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez İlkokulu Bisiklet ve Değerler Kulübü öğrencileri danışman öğretmenler Muhittin Çapacı ve İlknur Atalay önderliğinde Atatürk Haftası kapsamında Gökçehüyük Barajında doğa yürüyüşü ve çevre tanıma etkinliğinde buluştu.
Öğrencilere çevre temizliği konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı kaydeden Okul Müdürü Cemal Şahin, “Doğayı sev yeşili koru anlayışının öğrencilerimizde oluşması için Atatürk Haftası kapsamında bu etkinliği düzenledik. Öğrencilerimiz Gökçehüyük barajında yaşadıkları doğayı tanıma ve doğada yaşayan canlıların bazılarının yaşamsal hareketleri gözlemleme fırsatı buldu. Etkinliğimizin gerçekleştirilmesinde desteklerini esirgemeyen İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Tahir Kibar Bey olmak üzere katkıda bulunan Seydişehir Belediyemize ve velilerimize teşekkür ederiz.” dedi.
Öğrencilerin Gökçehüyük Barajında gerçekleştirdiği etkinliğe İlçe Milli Eğitim Müdürü Tahir Kibar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vural, gazetecilere yaptığı açıklamada, birliklerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğunu söyledi.
Kendisinin de uzun yıllardır emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini anlatan Engin Vural, “Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Tüm Emlak Danışmanları Birliği Kuruldu. 81 ilde ve dünyanın bir çok ülkesinde temsilcilikleri başkanları olan bir birliğiz. Bu doğrultuda inşallah bütün meslektaşlarımıza hayırlı olacak.
Dünyanın en güzel şehrinde, dünyanın en büyük yatırımının yapıldığı şehirde böylesine güzide bir kuruluşun yapmakla onurlandırıldım. Bununla ilgili 11 ilçemizde ilçe başkanlıkları kuracağız. Ben yaklaşık 20 yıldır sektörün içindeyim ve bu konuda çok ciddi bilgi birikimine sahibim. Bu doğrultuda sektörün içinde nelerin yaşandığını, halkımızın emlakçılara nasıl baktığını çok yakından biliyorum. Ne yazık ki içimizde de emlakçılığı yanlış şekilde benimseyip yanlış şekilde kullanan bazı arkadaşlar mevcut. İşte bizim asıl amacımızda, devletimizin son zamanlarda sıkça gündeme getirdiği kanunlar, yasalar, yönetmelikler, kurulalar, şartlar çerçevesinde bunların denetlenmesi yenin kanunların çıkartılması için önerilerde bulunulmasıdır.” dedi.
Engin Vural, Çanakkale’deki birlik yapısının kısa sürede kuruluşunu tamamlayacağını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alparslan Bozkurt idaresindeki 80 AL 014 plakalı cipin önüne Çanaklı Mahallesi İnci Sokak’ta sahipsiz köpek çıktı.
Bozkurt’un kullandığı araç, köpeğe çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle yarısı dolu sulama kanalına düştü.
Kazada yara almayan sürücü, araçtan kendi imkanlarıyla çıktı.
Alparslan Bozkurt, gazetecilere, önüne aniden çıkan köpek nedeniyle panik yaşadığını ve ona çarpmamak için manevra yaptığını belirterek, “Aracımla seyrederken önümüze köpek çıktı. Sulama kanalının koruması olmadığı için direkt kanala uçtum. Bu olay sürekli burada tekrarlanıyor. Yetkililerden kanalın etrafını kapatmalarını ve bir çözüm bulmalarını istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da sürücüsünün ‘dur’ ihtarına uymadığı hafif ticari araçta 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine hafif ticari aracı durdurmak istedi. Sürücü, polis ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymadı ve girdiği arazide aracıyla kaza yapınca yakalandı. Araçtaki H.Y., M.F.Y., A.Ç. ve Y.Ç. gözaltına alınırken, aramada 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZADA AYNI AİLEDEN 4 KİŞİ CAN VERDİ
Kaza, dün akşam saatlerinde Ankara-Çankırı karayolu Kırıkkale Kavşağı’nda meydana geldi. Bekir E. yönetimindeki 18 AAT 810 plakalı otomobil ile Fatih Demirtaş’ın kullandığı 06 DM 9170 plakalı otomobil çarpıştı. Araçların hurdaya döndüğü kazada sürücülerden Fatih Demirtaş ile eşi Ayşe, oğlu Duhan Emir Demirtaş ve kayınvalidesi Leyla Atak, hayatını kaybetti.

SON YOLCULUKLARINA UĞURLANDI
Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından 4 kişinin cenazesi, memleketleri Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Arbişli köyüne götürüldü. Aile bireylerinin cenazeleri, öğle vakti kılınan namazın ardından son yolculuğuna uğurlandı.
Trafik KazalarıYerel HaberlerKırıkkaleOtomobil3-sayfaKalecikAnkaraGüncelYaşamKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eğitim faaliyetleri kapsamında Ferizli Tekstil İşverenler Sendikası Halit Narin Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
Öğrencilere trafikte uyulması gereken kuralları anlatan ekipler, uyuşturucunun zararları hakkında da bilgilendirme yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’ın Arsuz ilçesinde dün çıkan orman yangını, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle 20 saat sonra kontrol altına alındı. Yangında 95 hektar alan zarar gördü.
Arsuz ilçesi Kozaklı Mahallesi’ndeki ormanda, dün saat 11.00 sıralarında bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve orman bölge müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Alevlere 2 helikopterle havadan, 152 araç ve 479 personelle karadan müdahale edildi. Güvenlik amacıyla yangın bölgesindeki evler tahliye edildi. Alevler, Harlısu mevkisinde 4 eve sıçradı. Alınan önlemler sayesinde ölen ya da yaralanan olmadı. Adana, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep’ten de bölgeye takviye ekipler sevk edildi. Dün havanın kararmasıyla helikopterle müdahale durdu.
Bugün sabahın ilk ışıklarıyla havadan müdahale yeniden başladı. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın, 20 saat sonra, saat 07.00 sıralarında kontrol altına aldı. Yangında 95 hektar alan zarar görürken, bölgedeki soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıldır Mahallesi Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddesi’nde ikamet eden T.Y. (44), polis merkezine giderek boşanma aşamasındaki eşi Yasemin Y’yi (50) öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.
Eve giden sağlık ve polis ekipleri, kadının yatak odasında darbedilerek ve bıçaklanarak öldürüldüğünü tespit etti. Yasemin Y’nin cenazesi, incelemenin ardından Marmaris Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Çiftin yaklaşık 1 yıldır evli olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte cep telefonu kaçakçılığı faaliyetlerini önlemek amacıyla Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.
Kaçak yollarla cep telefonu temin edildiği bilgisi alınan 2 iş yerinde arama yapıldı. Aramada, 28 kaçak cep telefonu, 3 kulaklık, 9 şarj kablosu ve 4 şarj adaptörü ele geçirildi.
Ekipler, 2 şüpheli hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yasal işlem yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, ilk olarak Afrika Kültür Evi’ne gelerek, kendisini karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ve Türkiye’de üniversite öğrenimi gören Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.
Daha sonra Senegal Cumhurbaşkanı Fay’ın eşi Marie Khone Fay’ı karşılayan Emine Erdoğan, birlikte kültür evini gezdi.
Lider eşleri, burada sergilenen Senegal ve Afrika’nın diğer ülkelerinden gelen el sanatları ürünlerini inceleyerek, Sağlam’dan Afrika Kültür Evi’nin kuruluşu ve ürünlere ilişkin bilgi aldı.
Fay, Emine Erdoğan’ın himayesinde yayımlanan “Afrika Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri Seçkisi” ve “Afrika Yemek Kültürü” kitaplarını da inceledi.
Lider eşlerine daha sonra Afrikalı müzisyenler tarafından dinleti sunuldu.
Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklarla bir araya geldiler
Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne de ziyaret etti.
Emine Erdoğan ve Fay, Cihannüma Salonu’na geçerek, Senegal kitaplarının yer aldığı bölümü gezdi. Ardından Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’ne ziyaret eden Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, buradaki atölye çalışmalarına katılan çocuklarla sohbet ederek, fotoğraf çektirdi.
Fay’ın Emine Erdoğan’a, Afrika Kültür Evi ve Millet Kütüphanesi’ne dair hayranlığını dile getirdiği öğrenildi.
Emine Erdoğan’dan ziyaretlere ilişkin paylaşım
Emine Erdoğan, ziyaretlere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Senegal Cumhurbaşkanının eşi Fay’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Birlikte Afrikalı kadınların el emeği ile hayat bulan ürünleri inceledik. Afrikalı kadınların ustalıkla şekillendirdiği her bir eserin, adil bir pazar anlayışıyla yine Afrikalı kadınlar ve çocuklara umut olması ortak mutluluğumuz. Bu çatı altında bir araya gelen her emek, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlü bir ifadesi olarak yarınlara taşınıyor. Bu bakışla Sayın Fay ile bilhassa kültürel ilişkilerimizi geliştirmek adına işbirliği alanlarımızı değerlendirdik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ziyaretine ilişkin de paylaşım yapan Emine Erdoğan, “Kütüphanemizi ve ortak dünya mirası için muhafaza ettiğimiz eserleri tanıtmaktan mutluluk duydum. Senegal kitaplığında kültürün ve tarihin eşsiz izlerini taşıyan kitapları yakından inceledik. Bu dostane buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki gönül köprüsünü güçlendirmesini temenni ediyorum.”ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, İmranlı ilçesi ve köylerinde “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” ile tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenledi.
Eş zamanlı olarak 6 ayrı adreste arama yapan ekipler, iklimlendirme tertibatı, 250 gram esrar, 5 gram kenevir tohumu, 3 kubar esrar öğütücü aparatı, hassas terazi, 3 ruhsatsız tabanca, 7 ruhsatsız av tüfeği, 113 tabanca mühimmatı, 15 av tüfeği fişeği, 48 tarihi eser niteliği taşıyan sikke ve obje ile 3 arama dedektörü ele geçirdi.
Operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheliden 4’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla, 1 şüpheli ise ifadesinin ardından salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Karacabey ilçesinde işten ayrıldığı lastik tamiri dükkanına, başında kask ve kopya anahtarla girip 30 bin TL çaldığı iddia edilen Fatih A. (32), yakalanıp gözaltına alınırken, hırsızlık ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi Sağlık Sokak’taki Sadettin T.’ye ait lastik tamiri dükkanına giren, kasklı şüpheli, çelik kasadan 30 bin TL çaldı. İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Dükkandaki güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin iş yerinin eski çalışanı Fatih A. olduğunu belirledi. İş yerinden ayrılırken kopyasını aldığı anahtarlarla hırsızlık yaptığı tespit edilen ve yakalanıp gözaltına alınan Fatih A., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Haber: Yasin KESKİN-Kamera: BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ülkenin doğusundaki Beka Vadisi’nde yer alan ve “dünyanın en görkemli tapınak şehri” olarak kabul edilen Baalbek ve çevresi, AA tarafından görüntülendi.
İsrail’in, Lübnan’ın güneyinin ardından başkenti ve diğer bölgelerine yönelik geniş kapsamlı saldırılarının başladığı 23 Eylül’den bu yana Baalbek, onlarca kez İsrail savaş uçaklarının hedefi oldu.
Lübnan ile İsrail arasında 2006 yılında yaşanan savaştan da etkilenen bölgede, Zahli’den Baalbek’e uzanan ana cadde üzerindeki ve “dünyanın en görkemli tapınak şehri” kabul edilen Baalbek antik kenti çevresindeki çok sayıda bina, hava saldırıları sebebiyle yıkıldı.
Bu şiddetli saldırıların yol açtığı patlamalar, antik kentin çevresindeki, onun uzantısı bazı tarihi yapıların da tahribata uğramasına sebep oldu.
Lübnan Türkmenlerinin ağırlıklı yaşadığı Duris köyünde bulunan ve Eyyübiler döneminde devşirme Roma malzemesiyle yapılan Duris Kubbesi bu yapılardan biri.
Çok yakınındaki binaları hedef alan şiddetli hava saldırılarının ardından 13. yüzyılda inşa edilen tarihi yapının sütunları hasar görürken kubbesindeki taşlar dökülmeye başladı.
Lübnanlı yöneticiler, İsrail’in tarihi yapılara zarar vermesinden endişeli.
“İsrail’den gelecek herhangi bir taahhüde güvenmiyoruz”
Lübnan Kültür Bakanı Muhammed Murtaza, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İsrail’den Baalbek Kalesi ve diğer arkeolojik alanları bombalamayacağına dair taahhütte bulunmasını istemedik, zira İsrail’den gelecek herhangi bir taahhüde güvenmiyoruz.” dedi.
İsrail’in doğrudan ya da dolaylı olarak arkeolojik alanları hedef aldığını ve bu saldırıların arkeolojik yapıların hasar görmesine sebep olabileceğini belirten Bakan Murtaza, saldırıların kentteki arkeolojik alanlara şu ana kadarki etkisine dair, “Henüz bir araştırma yapmadığımız için bilmiyoruz, saldırıların durmasından sonra inceleme yapacağız. Ancak uzun vadede kent yakınlarındaki saldırıların kent üzerinde mutlaka etkisi olacağı biliniyor.” diye konuştu.
Lübnan’ın başta Sur ve Baalbek olmak üzere Dünya Mirası Listesi’nde yer alan arkeolojik sahalara ev sahipliği yaptığını dile getiren Murtaza, UNESCO’nun bu eserleri korumak için önlem alması gerektiğini vurguladı.
Lübnan makamları UNESCO’yu harekete geçmeye çağırmıştı
Baalbek ile birlikte İsrail’in en yoğun saldırıları düzenlediği bölgelerden birinde yer alan Lübnan’ın güneyindeki Sur Antik Şehri de İsrail saldırıları sebebiyle tehdit altında bulunuyor.
Lübnan Kültür Bakanı Muhammed Murtaza’nın ofisinden bu hafta yapılan açıklamada, İsrail’in arkeolojik alanlara yönelik saldırı tehditlerinin ardından, Lübnan’ın UNESCO Büyükelçisi Mustafa Adib ile temasa geçilerek UNESCO listesinde yer alan ve olağanüstü küresel değere sahip arkeolojik alanların korunması için derhal harekete geçilmesinin talep edildiği duyurulmuştu.
Murtaza, başta UNESCO olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları kentin kültürel mirasını ve Lübnan’daki sivilleri devam eden İsrail saldırılarından koruma çağrısında bulunmuştu.
Baalbek antik kenti
Lübnan’ın doğusundaki Beka Vadisi’nde yer alan Baalbek, doğudan batıya giden ticaret yolunun önemli bir merkezi olması, antik çağın Roma’dan sonraki en önemli dini merkezi kabul edilmesi ve tarih içerisinde savaşlar nedeniyle pek çok kez el değiştirdi.
Sami ırkından Akdenizli kavim olan Fenikeliler ile Roma inanç kültürünün iç içe geçtiği kent Bizanslılar, Selçuklular, Eyyubiler, Haçlılar, Moğollar, Memlukler ve Osmanlıların hakimiyetine girmiş, her medeniyet şehre yeni bir unsur eklemiştir.
Kentin adı, Fenikelilerin inanç sisteminde en güçlü tanrı kabul edilen “Baal”den gelmektedir.
UNESCO tarafından 1984 yılında koruma altına alınan kent, dünyanın “en büyük”, “en eski” ve “en gizemli” tapınak şehri gibi nitelemelerle anılmaktadır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13.30 – İYİ Parti’nin 7’inci kuruluş yıl dönümü Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenecek etkinlikle kutlanacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ANKARA)
13.30 – Türkiye İşçi Partisi İstanbul İl Örgütü, özel hastanelerin kamulaştırması talebiyle açıklama yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/İSTANBUL)
14.00 – Kademeli Emeklilik Mitingi Kartal’da yapılacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
14.30 –17.00 – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BeşiktaşBarbaros Meydanı’nda Teröre ve Şiddete Karşı Yaşam Hakkı Mitingi’nde vatandaşlara hatip edecek. Özel, CHP MYK’nın İstanbul İl Başkanlığındaki toplantısına başkanlık edecek. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
13.30 – 16.00 – 19.00 –Trendyol Süper Lig’in 10. haftası Gaziantep FK – TümosanKonyaspor, Corendon Alanyaspor – Onvo Antalyaspor, Fenerbahçe – Sipay Bodrum FK maçlarıyla devam edecek. (GAZİANTEP – ANTALYA – İSTANBUL)
ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi’nin Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü iş birliğinde düzenlediği Köylerde Bilim Buluşmaları’nın üçüncüsü, Soğukpınar Mahallesi’nde yapıldı.
Cumhuriyet Işığında Bilim temasıyla düzenlenen bilim buluşması, Soğukpınar Mahallesi Muhtarı Mehmet Şirin’in bölgenin tarihi ve doğası hakkında yaptığı bilgilendirme konuşması ile başladı. Etkinlik, gökyüzü meraklısı katılımcıların teleskopla Venüs gözlemi yapması ile devam etti. Venüs gözleminin ardından Emekli Bürokrat Vedat Atacan, “Atatürk ve Bilim” konulu bir sunum yaptı. Sunumun ardından tarihçi İlker Tankut, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ı anlattı.
Astrofotoğrafçı Eyüphan İzmirlioğlu ise astrofotoğrafçılık hakkında kısa bilgiler vererek galaksi ve nebula gibi gök nesneleriyle ilgili çektiği fotoğrafları göstererek, hikayelerini anlattı. Amatör astronom Arif Bozdemir’in gökyüzündeki bazı yıldız ve takım yıldızları tanıttığı etkinlikte, katılımcılar soğuk havaya rağmen ateş başında bilim dolu bir gece yaşadı.
Atatürk’ün Cumhuriyeti bilimsel temeller üzerine kurduğunu belirten Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkan, şöyle konuştu:
“Bu akşam bilimle Cumhuriyeti birleştiriyoruz”
“Bu köyü etkinlik için özellikle seçtik. Bu hafta, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlik haftası. Köylerde bilim buluşmaları etkinlik dizisinde bu hafta ‘Cumhuriyet Işığında Bilim’ teması üzerinden etkinlik yapmanın daha doğru olacağını düşündük. Çünkü cumhuriyetin felsefesiyle, bilimin kökleri aynı temelden gerçekleşiyor. Cumhuriyetin felsefesiyle, bilimin doğuşunun tarihi kökleri aynıdır. Atatürk, Cumhuriyeti bilimsel temeller üzerine kurmuştur. Bilimsel yöntemi temel almıştır. Atatürk’ün cumhuriyeti kurduğu zaman ki etkinliklerin ve devrimlerin temelini biraz incelediğiniz zaman hepsinde bilimsel yöntemi görürsünüz. Biz de bu akşam bilimle cumhuriyeti birleştiriyoruz. Atatürk’ün bilim anlayışını ortaya koyuyoruz. Soğuk havaya rağmen etkinliğe katılanlar ile bilim dolu bir akşam yaşıyoruz.”
“Bir toplum eğitimsiz ve bilimsiz olduğu müddetçe karşı kuvvetin esiri olur”
Emekli Bürokrat Vedat Atacan da “Atatürk’ü bizim toplumumuz asker, siyasetçi ve devrimci olarak tanır. Ancak O’nun bir de bilim yönü vardır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış bir ülkenin lideri olarak, Bursa’ya geliyor. Bursa’da ilk kez şunu söylüyor. ‘Ben, askeri liseden itibaren bütün fikirlerimi ve düşüncelerimi Türkiye’nin kurtuluşundan sonra açıklıyorum.’ O düşüncelerin içinde tek bir şey var diyor, o da eğitim ve bilim. Bir toplum eğitimsiz ve bilimsiz olduğu müddetçe herhangi bir karşı kuvvetin esiri olur” diye konuştu.
Köylerde Bilim Buluşmaları etkinliğini önemsediklerini belirten Astrofotoğrafçı Kazım Eyüphan İzmirlioğlu ise şunları dile getirdi:
“Bilimden giderek uzaklaşıyoruz”
“Bilimden giderek uzaklaşıyoruz. Bilimi hatırlatmak, tekrar bu ortamı yaşatacak imkanı sunmak çok önemli. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a, Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü yetkililerine, Soğukpınar Maallesi sakinlerine çok teşekkür ediyorum. Normal şartlar altında gözle görülmeyen, ama aslında sürekli bizimle birlikte olan galaksi ve nebula gibi gök nesneleriyle ilgili çekilmiş fotoğraflarımı gösterip hikayelerini anlattım.”
Etkinlikteki son konuşmayı yapan tarihçi İlker Tankut, “Bugün köylerde bilim etkinliği kapsamında buradayız. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101’inci yılına doğru ilerliyoruz. Cumhuriyetin hazırladığı bilim ortamının sonucu olarak ülkemize bilim alanındaki ilk NOBEL gururunu yaşatan Aziz Sancar’ı anlattım” dedi.
Etkinlik, Satürn gözlemiyle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESKİ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in Bursa’da yaşayan annesi Saniye Ateş’i evinde ziyaret etti.
Bursa’ya gelen eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i makamında ziyaret etti. Kılıçdaroğlu daha sonra CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk ile Ankara’da uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in, merkez Osmangazi ilçesi Başaran Mahallesi’nde oturan ve bir süre önce eşi Musa Ateş’i de rahatsızlığı sonucu kaybeden annesi Saniye Ateş’i evinde ziyaret etti.
Kılıçdaroğlu, yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapmadan evden ayrılıp İstanbul’a gitti.
Haber: Yiğithan HÜYÜK -Kamera: Barış YILMAZ/BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavuz Bingöl ve Nilşah Ağaoğlu, ilçeye bağlı Küçükköy Mahallesi Sarımsaklı Plajı’ndaki bir otelde düzenlenen törenle evlendi.
Sahilde gerçekleştirilen sade nikah töreninde çiftçin nikah şahitleri arasında Oktay Kaynarca ve Elif Buse Doğan yer aldı.
Törende, Yavuz Bingöl’ün babası Hüseyin Bingöl, oğluna babasının İstiklal Madalyası’nı taktı. Yavuz Bingöl’ün bu sürpriz karşısında duygulandığı görüldü.
Tören sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Yavuz Bingöl, “Bizim aslında bugün en mutlu günümüz ama biliyorsunuz birkaç gün evvel TUSAŞ’ta o lanet saldırı oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. O yüzden düğünümüzü biraz buruk bir şekilde gerçekleştirdik. Dostlar arasında sakin, sade bir organizasyon yaptık.” dedi.
Nikah törenine, iş ve sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osman Hulusi Ateş Eğitim Kurumlarını Koruma Derneği ve okul idaresi tarafından okulun konferans salonunda gerçekleştirilen 50’nci yıl programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve akabinde İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Nazmi Değirmenci, Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği önemin bir nişanesi olan okulun yarım asırdır örnek insan yetiştirdiğini söyledi.
Okulun yapımı için Hulusi Efendi’nin derneğe yardım topladığını anlatan Değirmenci, “Hayatını insanlığa vakfetmiş, önder bir şahsiyetin yaptırdığı bu binanın içerisinde, vatanına, milletine bağlı hayırlı nesiller yetiştirmesine vesile olduğu için şükranlarımızı sunuyoruz. Okulun yapımında emeği geçenlerden Allah razı olsun.” diye konuştu.
Okulun eski müdürlerinden emekli öğretmen Ömer Faruk Taşkın da hayatının en güzel dönemlerinin bu okulda çalışmak olduğunu anlatarak, “Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği değeri her hatırladığımda gözlerim yaşarıyor. Bir gün okula geldi ve bizim arkadaşlardan bir tanesi duvara birşeyler asmak için çivi çakıyordu. Yanına gitti ve ‘Oğul! O çiviyi duvara değil adeta kalbime çakıyorsun’ dedi. Bu söz sonrası görev hayatım boyunca çalıştığım her eğitim kurumunu aynı hassasiyetle korudum. Rahmet ve minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.
Programa konuşmacı olarak katılan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hamit Demir ise okulun yapımına vesile olan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi’nin, hayatını devlet ve millet menfaatini gözeterek sürdürdüğünü söyledi.
Osman Hulusi Ateş İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Hikmet Altınok, okulun yapımına önderlik eden Hulusi Efendiyi rahmetle ve minnetle andıklarını belirterek, programa katılan ve emek veren herkese teşekkür etti.
Programa, Darende Kaymakamı Şeref Gülyer, Darende Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, okuldan mezun alarlar ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANTALYA) – Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kent sakinlerini 27 Ekim Pazar günü saat 20.30’da Ceylan Ertem’in sahne alacağı Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’ndaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına davet etti.
Başkan Uysal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve heyecanını yaşamak için tüm kent sakinlerini kutlamalara davet etti. Muratpaşa Belediyesi’nin kutlamaları, 27 Ekim Pazar günü Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleşecek. Ceylan Ertem’in sahne alacağı kutlamalar, saat 20.30’da başlayacak.
Başkan Uysal, Türkiye’nin yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen geleceği yeniden inşa edecek birikim ve yeteneğe sahip olduğunu belirterek, “101 yıl önce yaptığımız gibi milletçe el ele, kol kola vererek içinden geçtiğimiz bütün sıkıntıları, şu an yaşadığımız bütün güçlükleri çözeceğiz” dedi.
Kitabını imzalayacak
Uysal, Antalya Kitap Fuarı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini ve dinamizmini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına uyarladığı yeni kitabı “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet”in imza gününü gerçekleştirecek. Cumartesi ve pazar günleri, Cam Piramit’te, saat 15.00’de Başkan Uysal, Cumhuriyet Yayınları standında Antalyalılarla buluşacak.
Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı yapılacak
Bisiklet tutkunları için heyecan dolu bir macera olan Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı da pazar günü gerçekleştirilecek. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen Toros Keçisi Antalya Tırmanış Yarışı, Muratpaşa Belediyesi’nden başlayacak. 50 kilometre boyunca sürecek yarış Feslikan Yaylası’nda sona erecek. Yarışmaya resmi kayıt, yarın 14.00 ile 17.00 arasında Muratpaşa Belediyesi’nde yaptırılabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesi öncülüğünde, başta Türk Hava Kurumu ile Fethiye Ticaret Odası olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleştirilen Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali devam ediyor. Organizasyona 60 kadar ülkeden, bin 500’den fazla yamaç paraşütçüsünün yanı sıra dünyanın en iyi akrobasi sporcuları da katılıyor.
Festival kapsamında Babadağ’dan atlayan Başkan Karaca, iniş yaptığı Belcekız sahilinde, şunları söyledi:
“Ölüdeniz’in harika manzarasını paraşütle izlemek muhteşemdi. Ülkemizin hava sporları alanındaki en prestijli festivalinin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu yıl da geleneksel atlayışımızı gerçekleştirdik. Fakat dün çok üzücü bir haber aldık. Ben bugünkü atlayışı dün kaybettiğimiz beş şehidimiz için gerçekleştirdim. Ölüdeniz’in güzelliğini gökyüzünden görmek herkese nasip olmaz. Ben istiyorum ki, tüm Fethiyeli yurttaşlarımız da buradan en az bir kere atlayış yapsınlar. Fethiye’mizin ve Ölüdeniz’in tanıtımına bu şekilde büyük destek veren tecrübeli pilotlarımıza çok teşekkür ediyorum. Belediye’nin öncülüğünde Ölüdeniz’in ve Fethiye’nin daha da gelişmesi için çalışmalarımız sürüyor. Babadağ’dan Ölüdeniz’e, Belcekız’a uzanan ve gökyüzünde nefes kesen gösterilerle unutulmaz anlara sahne olan festivalimizin bu yıl da kazasız, sorunsuz tamamlanmasını temenni ediyorum.”
Festivalde, 27 Ekim gününe kadar yarasa adam ve alçak irtifa serbest atlayışları, yüksek hızlı küçük yamaç paraşütü gösterileri, Türk Hava Kurumu’nun yamaç paraşütü, ‘mosquito, microlight’ ve sıcak hava balonu gösterileri yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından 2022 yılında dalışa açık hale getirilen Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında 1’inci Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan HMS Triumph’a ait ahşap kapı kolu ve bir alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bu yıl 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç, Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk yapmak değil, aynı zaman içerisinde bir tarihi yolculuk yapmak, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. Hedefimiz, burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak” dedi.
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın derinliklerinde bulunan savaş gemileri, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı olarak 2022 yılında dalış turizmine açıldı. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin savaş batıkları, 1’inci Dünya Savaşı temalı ilk sualtı parkı özelliğini taşıyor. 109 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Donanması’na ait ‘HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık gemi dalış meraklılarını ilgisini çekiyor. 14 dalış noktası ve 150 kilometrelik alanda dalışa imkan veren Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı dalış noktaları; ‘HMS Majestic’, ‘Ertuğrul Koyu Massena ve Saghalien gemi kalıntıları’, ‘Helles Barçları’, ‘Tekke Koyu (W Beach) batıkları’, ‘Arıburnu Barç’, ‘Küçükkemikli Barçları’, ‘Arıburnu Layter’, ‘Lundy’, ‘HMS Louıs’, ‘S.S. Milo’, ‘Tuzla’, ‘Denizaltı Mania Ağı’, ‘Bebek Kayalıkları’ ve HMS Triumph’tan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Gelibolu Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında savaşın izlerini taşıyan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu ve bir adet alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı.
‘BU YIL GELİBOLU SUALTI PARKI’NA 5 BİN CİVARINDA YERLİ VE YABANCI DALIŞ YAPTI’
Gelibolu Sualtı Parkı’nın hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli yerlerinden çok önemli ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini belirten Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’nı oluşturduğumuzda bir hayalimiz vardı. Burayı dünyanın en önemli dalış merkezlerinden ve su altı parklarından birisi yapmaktı. Çok kısa bir zaman içerisinde hem Türkiye’de hem de dünyanın değişik yerlerinden su altı meraklıları, dalgıçlar, Gelibolu Sualtı Parkı’na gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk değil aynı zaman içerisinde bir tarihe, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O da ilgiyi ve merakı arttırıyor. Çünkü Çanakkale’deki suyun altındaki batıkların hem tarihi hem de kültürel miras anlamında farklı bir hikayesi var. Bu hikayeler insanların dikkatini çekiyor. O nedenle Gelibolu Sualtı Parkı’na şu anda bir yöneliş var. Umudumuz çok kısa bir zaman içerisinde burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak. Dalış dendiği zaman akla Gelibolu’yu, Çanakkale’yi, Türkiye’yi getirmek var” dedi.
‘HMS TRİUMPH ZIRHLISI’NIN BİRTAKIM PARÇALARINI KEŞFETMİŞ OLDUK’
Gelibolu Sualtı Parkı’nda devam eden çalışmaları anlatan Alan Başkanı Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’ndaki faaliyetlerimiz esnasında Çanakkale Deniz Savaşı’nın önemli figürlerinden HMS Triumph Zırhlısı’nın birtakım parçalarını keşfetmiş olduk. Yapılan dalışlar sonrasında Triumph Zırhlısı’na ait parçalar bulundu ve envantere kaydedildi, müzemize kaldırıldı. Biz halen Gelibolu’da, Çanakkale’de suyun altını keşfetmeye devam ediyoruz. Suyun altındaki o bizi bekleyen mirası keşfetmeye, korumaya ve kollamaya devam ediyoruz. Gerçekten Çanakkale’de suyun altında büyük bir servet, hazine, bir kültürel miras yatıyor. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu suyun altındaki kültürel mirasları, batıkları hem koruyacağız hem de gelecek kuşaklara aktaracağız. Burayı da bir dalış merkezi, bütün dalış meraklarının uğradığı bir durak haline getireceğiz. Bütün dalış meraklılarını Çanakkale’ye, Gelibolu Sualtı Parkı’na zaman tünelinde bir yolculuk yapmaya, bir tarihi yolculuk yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otuzlu yaşlarındaki beş çocuk annesi Emma, Shakespeare Towers adlı apartmanın 10. katından düştü. Olayın ardından hemen hastaneye kaldırılan Emma kurtarılamadı, ancak doktorlar bebeği acil sezaryenle kurtarmayı başardı.
Beş hafta erken doğan ve Posie adı verilen bebek şu anda yoğun bakımda tedavi görüyor. Paylaşılan ilk fotoğrafında, kuvözde ağız ve burnunda tüplerle yatarken görülüyor. Ablası Demi’nin bebeğin göğsüne sevgiyle elini koyduğu fotoğraf, sosyal medyada duygu dolu anlar yaşattı.
Emma’nın ölümünden sadece bir ay önce sosyal medyada paylaştığı son gönderi yürekleri burktu. Karnını gururla gösterdiği fotoğrafın altına “Bir kız bebeğim olacak, daha mutlu olamazdım” yazmıştı.
Büyük kızı Demi, annesinin ölümünün ardından sosyal medyada: “Eve gel anne, sana çok ihtiyacım var. Sadece seni öpmek ve sesini duymak istiyorum. Seni hayattan çok seviyorum” mesajını paylaştı.
Olay yerinde yaşayan bir görgü tanığı, önce yüksek bir ses duyduğunu, ardından çığlık sesleri geldiğini anlattı. Bölgede oturan Mandy Shires, “Bu yükseklikten düşen birinin hayatta kalma şansı yoktu, ama bebeğin yaşaması tam bir mucize. Hepimiz küçük kızın iyileşmesi için dua ediyoruz” dedi.
Polis, olayda şüpheli bir durum olmadığını açıkladı. Olay yerinin çevresine çiçekler ve balonlar bırakıldı. Emma’nın arkadaşları ve ailesi, sosyal medyada paylaştıkları mesajlarla onu andı.
Leeds Belediye Meclisi üyesi Luke Farley, olayın bölgedeki genç aileleri derinden etkilediğini söyledi. 1960’larda inşa edilen ve yakın zamanda yenilenen bina Leeds belediyesine ait. Belediye, olayla ilgili tüm soruları polise yönlendiriyor.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından organize edilen koşu, kapsamında katılımcılar birinci olmak için mücadele etti.
Yarışın startını vererek tüm katılımcılara başarılar dileyen Kaymakam Tarık BuğraSeyhan, yarışmada derece elde öğrencileri tebrik etti ve ödüllerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da vereceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, minik karateciler antrenörler eşliğinde her geçen geçen gün ustalaşıyor.
Mimar Sinan Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren sporcular, kendini savunmayı öğrenirken disiplin, özgüven ve mücadele ruhunu da kazanıyor.
Öğrenciler Musabeyli korusunda spor yaptı
Lalaşahinpaşa ilk ve orta okulu öğrencileri Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nda spor yaptı.
İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve öğretmenler doğayla iç içe bir gün geçirirken çeşitli oyunlar, spor aktiviteleri ve kültürel etkinliklerle dolu keyifli anlar yaşandı.
Öğrenciler birlik ve beraberliği güçlendiren bu etkinlikte doğanın tadını da çıkardı.
Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği yapıldı
Keşan ilçesindeki Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği düzenlendi.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Keşan Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ve belediye yetkilileri etkinliğe katıldı.
Öğrencilerin talep ve önerilerini dinleyen Ergene, ülkenin geleceği gençlerin fikirlerinin çok önemli olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

ABD, TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısını kınamak için bir mesaj yayımladı. Mesajda “ABD olarak bugün meydana gelen terör saldırısını şiddetle kınıyor, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerimizi iletiyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız.” ifadeleri yer aldı.
BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES’TEN KINAMA
BM Genel Sekreteri Guterres, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısını kınadı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, saldırıya ilişkin detaylı bilgi edinmeye devam ettiklerini belirterek, “Genel Sekreter sivillere yönelik bu saldırıyı kınıyor.” ifadesini kullanan Haq, Genel Sekreter’in hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini ilettiğini aktardı. Haq, Genel Sekreter’in aynı zamanda yaralılara acil şifa dilediğini kaydetti.

NATO’DAN DESTEK
TUSAŞ’a terör saldırısı sonrası Türkiye’nin müttefiki NATO’da destek açıklaması yapıldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da düzenlenen terör saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, “NATO, müttefikimiz Türkiye’nin yanındadır” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ. (TUSAŞ) tesislerine düzenlenen terör saldırısının ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Türkiye’ye destek mesajı yayınladı. Rutte, “Ankara’dan gelen ölü ve yaralı haberleri endişe verici. Mesajımız net: NATO, müttefikimiz Türkiye’nin yanındadır. Terörizmin her türlüsünü şiddetle kınıyor ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
AVRUPA BİRLİĞİ: DERİN ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Ankara Kahramankazan TUSAŞ’a yönelik saldırıya ilişkin, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yönelik terör saldırısı karşısında derin bir şok ve üzüntü duyuyoruz” dedi.
Ossowsk, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yönelik terör saldırısı karşısında derin bir şok ve üzüntü duyuyoruz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine, tüm Türkiye’ye ve halkına en içten taziyelerimizi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Avrupa Birliği, terörün her türlüsüne karşı yürütülen mücadelede Türkiye’nin yanındadır. Bu iğrenç şiddet eylemini ve bu tür eylemleri destekleyen ya da mümkün kılanları kesin bir dille kınıyoruz. Terörizmin toplumlarımızda yeri yoktur” ifadelerini kullandı.

YUNANİSTAN’DAN KINADI
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis saldırıyı kınayarak, “Ankara’daki terör saldırısını şiddetle kınıyorum, kurbanların ailelerine en içten taziyelerimi sunuyorum” açıklaması yaptı.
İRAN’DAN SALDIRIYA KINAMA
İranDışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısını kınadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısını şiddetle kınadıklarını belirterek, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk halkına ve hükümetine başsağlığı dileklerini iletti ve yaralılara acil şifalar diledi. Terörizmin her türlüsüne karşı olduklarını belirten Bekayi, İran’ın özellikle komşu ülkeler başta olmak üzere diğer ülkelerle bu insanlık dışı olguya karşı iş birliği yapmaya ve önlemeye hazır olduğunu vurguladı.
AZERBAYCAN’DAN KINAMA
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, TUSAŞ’a yapılar terör saldırısını kınadı. Açıklamada, “Kardeş Türkiye’de, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Şirketi’ne (TUSAŞ) düzenlenen terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu hain saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Azerbaycan her zaman kardeş Türkiye’nin yanındadır” ifadeleri kullanıldı.
MACRON: TÜRK HALKIYLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, TUSAŞ’ın yerleşkesine yönelik terör saldırısına ilişkin X hesabından Fransızca ve Türkçe açıklama yaptı.
Terör saldırısını en güçlü şekilde kınadıklarını belirten Macron, “Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaşıyor, kendilerine taziyelerimizi sunuyoruz. Teröre karşı Türkiye ve Türk halkıyla dayanışma içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

VENEZUELA’DAN KINAMA MESAJI
Venezuela, Meksika, Kolombiya ve Küba, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesine yönelik terör saldırısını kınayarak, başsağlığı diledi.
Venezuela hükümeti, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada terör saldırısını şiddetle kınadı. “Venezuela, kardeş Türkiye halkının huzurunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen bu saldırının cezasız kalmaması için Türk hükümetine desteğini teyit ediyor.” ifadesine yer verildi.
Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilenen açıklamada, “Venezuela hükümeti, terörizmi ve sivil halk arasında korku ve endişe yaratmayı amaçlayan her türlü şiddet eylemini kararlılıkla reddettiğini bir kez daha vurguluyor.” denildi.

MEKSİKA’DAN KINAMA MESAJI
Meksika Dışişleri Bakanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada da TUSAŞ’a yapılan terör saldırısının kınandığı bildirildi.
Meksika’nın, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden her türlü şiddet eylemini kınadığı vurgulanan açıklamada, “TUSAŞ’ta meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenler için Türkiye halkına ve hükümetine taziyelerimizi sunar, yaralılara ise acil şifalar dileriz.” ifadesine yer verildi.

KOLOMBİYA’DAN KINAMA MESAJI
Kolombiya Dışişleri Bakanlığının X platformundan yapılan açıklamada, TUSAŞ’a düzenlenen “alçakça” saldırı şiddetle kınandı. Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileğinde bulunuldu.
KÜBA’DAN KINAMA MESAJI
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında, “Küba, Ankara’daki terör saldırısını şiddetle kınıyor ve Türkiye halkıyla dayanışma içindedir. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dilerim.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanın, kendisinden başkasını anlatmadığını belirten Kesal, kendi hikayesini fark edemeyen birisinin, başka bir hikayenin parçası olamayacağını söyledi.
Kesal, bir oyuncu olarak ancak kendisi olduğunda başkasının hikayesine dahil olabildiğini işaret ederek, “Karşımızda sarsılmaz olarak duran iki unsur var, siz ve dünyayla kurduğunuz bağı anlatan hikayeniz. Dünyanın gerçek anlamda bir parçası olmak, kendinize ait olan hikayeye sahip çıkmakla mümkündür. Ben, bir oyuncu olarak, Ercan Kesal’dan başkası olamıyorum. Oynayacağım karakteri içime alıyorum ve onu kaybediyorum. Kendimi iptal ederek gerçek bir oyuncu olamam. Oynadığım bütün roller, orada hep duran, Ercan Kesal’dan başkası değil.” dedi.
“Annem, gerçekliğe ulaşmamı sağlayan ilk insandır”
“Hikaye” kavramıyla ilk temasının, annesinin aracılığıyla olduğunu vurgulayan usta oyuncu, şunları kaydetti:
“Ne zaman anneme bir şey sorsam, o, ‘Gel, otur hele şuraya.’ diyerek bana bir hikaye anlatırdı. O, hikayesini anlattığında, ben de soruma bir cevap bulmuş olurdum. Annem, gerçekliğe ulaşmamı sağlayan ilk insandır. Onun anlattıklarından öğrendiğim ise şuydu, hikaye anlatmak, gerçekliği bozup, yeniden kurmakmış. Bir çocuğun, elindeki aleti bozup yapması gibi, hikaye anlatmak da bozarak anlatma sanatıymış.”
Zor bir çocukluk geçirdiğini ve bu zaman diliminin, “adam yerine konulmaya çalışmakla” uğraştığını dile getiren Kesal, bu zor şartlardan çıkmanın ancak bir hikaye anlatarak mümkün olabildiğini söyledi.
Kesal, yaşadığının, bir hikaye anlatarak hissettiğinin altını çizerek, “Bu tuhaf zamanlarda, bozkırın ortasında, hikayelerin peşine düştüm. Hikaye anlatarak var oldum. Kendime yeni hikayeler bulmaktan da hiç çekinmedim. Edebiyat ve sinema, bu süreçteki en büyük yardımcım oldu. Böylece, içinde yaşadığınız gerçekliğin dışında kurmaca, insana daha iyi gelen ve dünyayla kurduğu ilişkiyi daha güzelleştiren bir gerçekliğin olduğunu fark ettim. Sinema ve edebiyat, sizi içinde bulunduğunuz gerçeklikten alır, sizi iyi yapar ve geri gönderir. Siz de artık bu dünyanın gerçekliğini yutmaz ve kendi gerçekliğinizin bir parçası olursunuz.” diye konuştu.
“Mimar Sinan, Dostoyevski, Kemal Tahir’in mirasçıyım”
İnsanın ölümlü olduğunu bilen tek canlı olduğunu ve bu bilginin varoluşsal bir sıkıntıyı da beraberinde getirdiğini sözlerine ekleyen usta yazar, sözlerine şöyle devam etti:
“Öleceğimizi bildiğiniz halde, dünyayla kopmaz bir bağ kurarız. Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır. Hikaye anlatmak, varoluşsal sıkıntı ile baş etmenin bir yoludur. Kendi hikayenizi kurmak ve anlatmak, sizden sonrakiler için büyük bir şanstır. Onlar, bu konforun içinde yaşayacaklar. Hayatımda, daha öncekilerin anlattıkları hikayelerin rahatlığını yaşadım. Mimar Sinan’ın, Dostoyevski’nin ya da Kemal Tahir’in anlattığı hikayelerinin mirasçıyım. Onlar dünyayla kurduğum ilişkide beni sakinleştirdiler ve beni bir hafızanın parçası yaptılar.”
Yoğun bir katılımın olduğu gözlenen söyleşi, soru ve cevaplarla sona erdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.
Özel harekat timlerinin de desteğiyle 8 Ekim’de Bitlis merkez, Tatvan ve Ahlat ilçeleri ile Burdur’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Polisteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcılığına sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 142,4 gram sentetik uyuşturucu, 55 uyuşturucu hap, yarı otomatik tüfek ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Dosya kapsamında 22 şüpheli hakkında da işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçları ile Mücadele Şubesi ekipleri, toplumun huzur ve refahına tehdit oluşturan yasa dışı silah ticaretinin engellenmesi amacıyla çalışma başlattı.
Kent merkezinde müstakil ikamete düzenlenen operasyonda, kurusıkı tabanca üzerinde işlem yapılarak fişek atılması sağlanan 3 tabanca ve namlu kısmı kesilerek ateşleyici etkisi artırılmış 1 pompalı tüfek, 5 şarjör, 12 fişek, üzerinde oluklu kanal bulunan 1 kama ele geçirildi.
İkamet sahibi E.S.K. gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezi Gönüldağı Salonu’ndaki toplantıda konuşan Demiryürek, kentte projelerin devam ettiğini belirtti.
2024 yılı eylül ayı sonu itibariyle kentte yatırımcı kuruluşların 143 projesi uygulanmak üzere programlarında yer aldığını vurgulayan Demiryürek, “Projelerin toplam tutarı 17 milyar 307 milyon liradır. Bu projelere bugüne kadar 5 milyar 234 milyon lira harcanmış olup 2024 yılında bu projelere 3 milyar 553 milyon lira ödenek ayrılmıştır. 143 projeden 28’i tamamlanmış, 93 proje devam etmektedir. İlimizde devam eden yatırımlarımızın hedeflenen süre içerisinde tamamlanması, denetim ve takiplerinin yerinde ve zamanında yapılması, varsa projeye engel durumların tespiti ve çözümü konusundaki çalışmalarımıza hep birlikte devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Kaymakamlar, belediye başkanları ve kurum müdürlerinin katıldığı toplantıda, yatırımcı kuruluşlar projelerle ilgili bilgi verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IRAK’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyon bölgesinde teröristlerin taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Sefer Alan’ın (23) cenazesi, memleketi Elazığ’da düzenlenen törenin ardından defnedilmek üzere Palu ilçesine gönderildi.
Şırnak’ta düzenlenen törenin ardından memleketi Elazığ’a getirilen şehit Piyade Sözleşmeli Er Sefer Alan için tören düzenlendi. İmam-ı Azam Camisi’nde düzenlenen törende yakınları, şehidin tabutuna sarılıp uzun süre gözyaşı döktü. Şehit Alan’ın cenazesi, öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından, defnedilmek üzere Palu ilçesi Karasalkım köyündeki aile mezarlığına gönderildi.
Törene Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ MilletvekiliErol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ 8’inci Kolordu Komutanı Tümgeneral Tamer Atay, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Alpaslan Doğan, bazı siyasi partilerin temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının idarecileri, şehidin ailesi, yakınları ve bölge halkı katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün özel halk otobüsünde Enes Yiğit Toraman’ı bıçaklayarak öldüren zanlı V.A’nın, cinayetin ardından İzmit yönüne giden başka bir halk otobüsünde polis ekibi tarafından yakalanma anı, aracın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
Görüntülerde, şüphelinin yerini tespit eden polis ekiplerinin, Gölcük’ün girişinde durdurdukları otobüse binerek V.A’yı gözaltına alma anları yer alıyor.
Bu arada emniyetteki işlemlerinin ardından Karamürsel Adliyesi’ne sevk edilen zanlının savcılık sorgusu sürüyor.
Olay
Enes Yiğit Toraman (29), dün Karamürsel Otogarı’ndan İzmit’e giden özel halk otobüsünde, 4 Temmuz Mahallesi’ndeki duraktan araca binen V.A’nın (39) bıçaklı saldırısına uğramış, kaldırıldığı Karamürsel Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Olay yerinden kaçan zanlı, başka bir özel halk otobüsünde polis ekiplerince yakalanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşildere Mahallesi’nde Ahmet Yusuf Kaçarlar (22) ile kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi arasında tartışma çıktı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine şüpheli tabancayla Kaçarlar’a ateş etti.
Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekibi, Kaçarlar’ın yaşamını yitirdiğini belirledi.
İncelemenin ardından gencin cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Kaçarlar’ın cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.
Gencin annesi, “Oğluma sahip çıkamadım.” diyerek gözyaşı döktü.
Kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekiplerinin çalışması sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“ÇALIŞMALARIMDA DESTEK OLAN EŞİME İTHAFEN İSMİ VERDİM”
Yeni akrep türünü tespit eden Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, “Bu türü yaptığım saha çalışmaları sırasında keşfettim. Çalışmalarıma verdiği destek nedeniyle bu türe eşim Gülhanım Yağmur’a ithafen ‘Euscorpius gulhanimae’ ismini verdim” dedi. Beyşehir Gölü’ne yakın bir yerde çam ormanının içerisinden topladığı akrebin Türkiye için yeni bir tür olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yağmur, “Örnekleri toplayıp çalışmaları yaptığım zaman, patellasındaki trichobothri sayılarının bilinen türlerden daha yüksek olduğunu gördüm. Bu iki renk bir tür. Bu yönüyle bilinen türlerden çok bariz bir şekilde ayrılıyor” dedi. Yeni keşfedilen akrep türü, MCBÜ Alaşehir Meslek Yüksekokulu Zooloji Müzesi’nde korunuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de 9 yıl önce Özgecan Aslan cinayetinin ardından savunma amaçlı tekvando sporuna başlayan Özge Özbey (20) ile ikiz kardeşi Öykü Özbey, ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar kazandı. İkizlerden Öykü Özbey, hedefinin önce Avrupa ardından dünya ve olimpiyat şampiyonluğu olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan’ın 2015 yılında cinayete kurban gitmesinin ardından Özge ve Öykü Özbey, okullarına gelen milli takım antrenörü Ercan Aldemir ile tanışıp, onun yönlendirmesiyle tekvandoya başladı. Tekvandoya kendilerini savunmak için başlayan ikizler, yıllar içinde kendilerini geliştirerek ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde etti. İkizler önce Balkan, ardından Türkiye şampiyonu olarak milli takıma seçildi. Milli takıma katılan ikizlerden Özge Özbey 2022’de Arnavutluk’ta düzenlenen Ümitler Avrupa Şampiyonu oldu. Öykü Özbey ise aynı turnuvada kendi kategorisinde Avrupa ikincisi olma başarısını elde etti.
BU DEFA HEDEF ŞAMPİYONLUK
Son olarak Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda rakiplerini farkla yenen Öykü, Bosna Hersek’te düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Çalışmalarına antrenörü Fuat Can Aldemir ile devam eden Öykü’nün hedefi Arnavutluk’ta yarım kalan hedefine ulaşarak Avrupa şampiyonu olmak. Tekvandoya başlama hikayesini anlatan ikizlerden Öykü Özbey, “Tekvandoya 2015 yılında Özgecan Aslan’ın katledilmesinden sonra Ercan Aldemir hocamızın okullara gelip bize bu sporu tanıtmasıyla başladım. İkizimle beraber başladık 9-10 yıldır devam ediyoruz. Yaşımız küçük olduğu için öncelikle yarışmalara yıldızlar kategorisinde başladık. Yalızlarla Türkiye şampiyonu, Dünya Başkanlık Kupası şampiyonu ve Balkan şampiyonu oldum. İkimizle birlikte ülkemizi Ümitler Avrupa Şampiyonası’nda temsil ettim. Ben Avrupa ikincisi ve ikizim ise Avrupa şampiyonu oldu. Aynı salondan hem Avrupa şampiyonu hem de Avrupa ikincisi çıktı. Bu bizim için gurur verici” dedi.
‘EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYAT MADALYASI’
Arnavutluk’ta 20-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdüren Özbey, “Maç döneminde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmanlarımız iki saat sürüyor. Tabii ki bu konuda antrenörlerim bana çok destek oluyor. Ayrıca Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde antrenman yapıyorum. Önceki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olmuştum. İnşallah bu defa birinci olup bayrağımızı dalgalandıracağım. Sonrasında inşallah büyükler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gidebilmek. En önemlisi de olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek” diye konuştu. Tekvandoya savunma amaçlı başlayan ardından şampiyonluklar elden Özbey, tüm kız çocuklarının savunma sporlarına katılmasını istedi.
İkizlerin antrenörü Fuat Can Aldemir ise şunları söyledi:
“İkizler tekvandoya 2015 yılında başladı. 9 yılda ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Bu sene inşallah hedefimiz Avrupa şampiyonluğu. En büyük hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada ülkemizi temsil edip altın madalya kazanacağız. Ama bundan öncesinde büyükler Avrupa ve Dünya şampiyonları var. İkizlerin madalya ile ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

TAKI TÖRENİ 5 SAAT SÜRDÜ
Takı töreninin 5 saat sürdüğü düğünde, damada 10 milyon TL, geline ise yaklaşık 4 kilo altın takıldı. Takılan parayı yaklaşık 25 kişi sayarken, gelin Hasret Bilici’nin üzerindeki takıları taşımakta zorlandığı görüldü. Davetliler, gelin ve damatla birlikte halay çekti, söylenen Kürtçe şarkılar eşliğinde saatlerce oynadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de çöplükte çıkan yangın, ormana sıçradı (3)
Foça Kaymakamı Mehmet Türköz, Foça ilçesinde çıkan orman yangınının, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındığını açıkladı. Türköz, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Foça ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Çöplük mevkiinde 05.10.2024 günü saat 11.00 sıralarında çıkan yangın rüzgarın etkisiyle ormanlık alana ilerlemiştir. İlk belirlemelere göre 340 hektar alanın yandığı tespit edilmiştir. Yangına 2 yangın söndürme helikopteri, 2 askeri helikopter, 2 uçak, çok sayıda arazöz yangın söndürme aracı ve su tankeri ile müdahale edilmiş olup, yangının enerjisi azalmıştır ve kontrol altına alınmıştır. Meydana gelen yangın olayda herhangi bir can kaybı yaşanmamıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başakşehir, Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında Kayserispor’u konuk ediyor. Başakşehir’de Teknik Direktör Çağdaş Atan, UEFA Konferans Ligi ilk maçında oynadıkları Rapid Wien maçının 11’ine göre Kayserispor karşısında 6 değişiklik yaptı. Atan; Deniz Dilmen, Onur Ergün, Ousseynou Ba, Migeul Crespo, Joao Figueiredo ve Serdar Gürler yerine Muhammed Şengezer, Hamza Güreler, Lucas Lima, Berkay Özcan, Dimitris Pelkas ve Davidson Pereira’ya görev verdi.
Başakşehir’in 11’i
Turuncu-lacivertliler, karşılaşmaya; Muhammed Şengezer, Olivier Kemen, Hamza Güreler, Jerome Opoku, Lucas Lima, Berat Özdemir, Deniz Türüç, Berkay Özcan, Dimitris Pelkas, Davidson Pereira ve Krzysztof Piatek 11’i ile başladı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Asiye Kandoğmuş çifti hayatını birleştirdi. Çiftin düğün törenine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yüksek Disiplin Başkanı Turan Taşkın Özer, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Genel Başkan Yardımcıları Özgür Karabat ve Gökan Zeybek, Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik, İstanbul MilletvekiliErdoğan Toprak, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanı katıldı.
Ekrem İmamoğlu’nun kıydığı nikahın şahitliğini de Özgür Özel yaptı. Özel, Kandoğmuş ve Çaykara ailelerine hayırlı olsun dileklerini iletti.
Özel, düğün töreni öncesinde Bakırköy Belediyesi’nde Başkan Ayşegül Ovalıoğlu’nu da makamında ziyaret etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(KAHRAMANMARAŞ) –Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ebrar Sitesi K Blok davasında, 8 kamu görevlisi için soruşturma izni verdi. Ebrar Sitesi K Blok’ta ailesini kaybeden Fatma Irmak, valiliğin kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Irmak, “Tek istediğimiz sorumluların adil bir şekilde yargı önünde hesap vermesidir” dedi.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Şazibey Mahallesi’ndeki Ebrar Sitesi’nde 18 blok yıkılmış en az bin 400 kişi yaşamını yitirmişti. Ebrar Sitesi’nin davaları ayrı ayrı görülüyor. Ebrar Sitesi K Blok davasında bir gelişme yaşandı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna ilişkin 15 Mayıs 2024 tarihinde, Kahramanmaraş Valiliği’nden 11 kamu görevlisi için soruşturma izni istedi. 11 kamu görevlisinin, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma, görevi kötüye kullanma” suçlarını işledikleri belirtildi.
8 kamu görevlisi için soruşturma izni verildi
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Ebrar Sitesi K Blok’un inşa sürecinde imzaları bulunan; AK Partili Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nde görevli mimar Mehmet Dişçeken, dönemin Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner, İmar İşleri Müdürü ve harita mühendisi Fahri Yiğitoğlu, eski inşaat mühendisi Fatih Diş, eski İmar İşleri Müdür Yardımcısı Osman Yaşar Dağıstanlı, eski inşaat mühendisi Melike Özdemir, mühendis Çetin Hurşitoğlu, eski İmar İşleri Müdürü Zeynel Abidin Şerefoğlu hakkında soruşturma izni verdi.
Öte yandan soruşturma izni istenen Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nde görevli inşaat mühendisi Ali Özcan Kurt’un 12 Şubat 2023 tarihinde, mimar Sevgi Vural’ın ise 3 Aralık 2014 tarihinde vefat ettiği için soruşturma izni verilmediği ifade edildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nde görevli makine mühendisi Hülya Çelik hakkında ise soruşturma izni verilmedi.
“Tek istediğimiz sorumluların adil bir şekilde yargı önünde hesap vermesidir”
Ebrar Sitesi K Blok’ta ailesini kaybeden Fatma Irmak, valiliğin kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Irmak, şunları kaydetti:
“Ebrar Sitesi’nde binlerce insanın ölümünden sorumlu olan herkesin yargılanması için mücadele ettik ve bu mücadeleye devam edeceğiz. Can güvenliğimizi korumakla yükümlü kamu görevlilerinin, ihmalleri ve görevlerini kötüye kullanmaları nedeniyle sevdiklerimizi toprağa verdik. Şimdi biz kime inanacağız? Kime güveneceğiz? Bundan sonra tek istediğimiz, sorumluların adil bir şekilde yargı önünde hesap vermesidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Serdivan ilçesi İstiklal Mahallesi’nde hayırsever iş insanı Mükkerem Koç tarafından yaptırılan caminin inşaat alanında düzenlenen tören, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Programda konuşan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, camilerin “Allah’ın evi” olduğunu söyledi.
Caminin hayırlı olması temennisinde bulunan Alemdar, “Mükerrem Koç, hep yolumuzu açtı. Allah razı olsun kendisinden. Camilerde, okullarda, sosyal alanlarda her zaman hayırda yarışır oldu. Ailesine, onu yetiştiren anne ve babaya şükranlarımı sunuyorum. Kendisine de Allah’tan hayırlı, uzun ömür diliyorum.” diye konuştu.
İl Müftüsü Mehmet Aşık ise Kur’an-ı Kerim ayetlerinden örnekler vererek, caminin hayırlı olması temenni etti.
Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik de Mükerrem Koç’a teşekkür etti.
İş insanı Mükerrem Koç, kentin güzel bir yerinde güzel bir caminin temelini attıklarını belirterek, “Rabbim bizi de buna vesile kıldı. İnşallah hizmetkarlığını yapacağız.” dedi.
Konuşmaların ardından dua edildikten sonra temel atma butonuna basıldı.
Programa, Serdivan Kaymakamı Ali Candan, İl Jandarma Komutanı Albay Nejdet Karaca, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, eski AK Parti Sakarya MilletvekiliHasan Ali Çelik, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında operasyon düzenlendi.
Adresleri belirlenen zanlıların üzerleri, araçları ve ikametlerindeki aramada, farklı miktarlarda uyuşturucu madde ve sentetik ecza hapı ile ruhsatsız tabanca, av tüfeği ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 42 bin 300 lira ele geçirildi.
Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 1’i savcılık sorgusunun ardından salıverildi, 5’i ise tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amasra Kalesi ile 2015’te UNESCO DünyaMiras Geçici Listesi’ne eklenen ilçe, el değmemiş koyları, temiz kumsalları, az dalgalı denizi ve doğayla bütünleşen güzelliklerinin yanı sıra balık ağırlıklı mutfak kültürüyle yerli ve yabancı turistler için çekim alanı oluyor.
Hava sıcaklığının 29 derece ölçüldüğü ilçeye gelen vatandaşlar, Küçük Liman ve Büyük Liman plajında denize girdi, çay bahçeleri ve parklarda vakit geçirdi.
Büyük Liman, Küçük Liman, Çekiciler Çarşısı, Amasra Kalesi, Kemere Köprüsü ve Kültür Parkı’nı da gezen tatilciler, mendirek ve kayalıklarda fotoğraf çektirdi.
Amasra’yı denizden görmek isteyenler tekne turlarına yoğun talep gösterirken, balıkçı lokantalarında da yoğunluk oluştu.
“Sıcak havanın da etkisiyle ilçemizde yoğunluk oluştu”
Amasra Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Mete Ayyıldız, AA muhabirine, ilçede önceki günlerde halk arasında “kestane karası” olarak adlandırılan şiddetli yağış ve fırtına yaşanmasına karşın yazdan kalma bir gün yaşandığını söyledi.
İlçede ciddi turist yoğunluğu gözlendiğini, Ankara ve çevre illerden çok sayıda ziyaretçinin ağırlandığını aktaran Ayyıldız, şunları kaydetti:
“Ekim ayının ilk günlerinde şiddetli fırtına yaşadık ancak hemen ardından doğa bize çok güzel günler verdi. Sıcak havanın da etkisiyle vatandaşlar ilçemizde yoğunluk oluşturdu. Bugün de yaz sezonunda olduğu gibi ciddi kalabalık var. Denize giren vatandaşlar da var. Hafta sonu gayet güzel, keyifli geçiyor. İnşallah havalar bu ay ve kasım ayında böyle gider, esnafımızın yüzü güler, hareketli sezon devam eder.”
Ayyıldız, ilçenin özellikle bahar mevsiminde daha sakin ve dingin görsellik sunduğunu dile getirerek, “Balığın da en taze olduğu böyle günlerde tüm misafirlerimizi Amasra’mıza bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Çocuk Yayıncıları Derneği tarafından “doğa ve sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen fuar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü katkılarıyla gerçekleştiriliyor.
Açılışa katılan İstanbul Valisi Davut Gül, kitapların çocukların karakterlerinin şekillenmesinde önemli unsurlardan birisi olduğunu belirterek, “Kitaplar, çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durarak vatana, millete, ailesine hayırlı evlat olmasının bir anahtarıdır. Bu açıdan anne babaların çocuklarıyla birlikte kitap okuması, ailenin gündemine kitabın girmesi çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Uluslararası Çocuk Yayıncıları Derneği Başkanı Tayfur Esen, Türkiye’deki çocuk yayıncılığı sektörünün büyüyen bir dinamiği olduğunu vurgulayarak, “Çocuk kitapları yayıncılığının ülkemizde özellikle son çeyrek asırda kat ettiği ulusal ve uluslararası mesafe oldukça sevindiricidir. Uluslararası İstanbul Çocuk Kitapları Fuarı, yaşanan bu olumlu sürecin bir hasılası olarak tezahür etmiştir. Fuarımız, Türkiye’nin çocuk kitapları alanındaki ilk tematik uluslararası fuarı olma özelliğine sahiptir.” diye konuştu.
Fuarın bu yılki teması, “doğa ve sürdürülebilirlik” olarak belirlendi
Çocuk edebiyatının da kültürel aktarımda önemli bir rol üstlendiğine dikkati çeken Esen şunları aktardı:
“Çocuk edebiyatı, çocukla yetişkin arasında kurulmuş tecrübe paylaşımının gerçekleştirildiği ilk ve süregiden köprüdür. Bizler bunu çok önemsiyoruz. Her yıl bir tema üzerine kurulu olacak olan fuarın bu yılki temasını, ‘doğa ve sürdürülebilirlik’ olarak belirledik. Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak amacıyla fuarda, doğanın korunması ve sürdürülebilir yaşamın önemine vurgu yapan söyleşiler gerçekleştirilecek, atölye çalışmaları yapılacak.”
İstanbul Ticaret Odası Mütevelli Heyet Başkanı Erhan Erken, fuarın hem çocuklar hem anne babalar için ufuk açıcı bir fonksiyon icra etmesini temenni ettiğini dile getirerek, “Kitap fuarlarını her zaman çok önemsemişimdir. Çünkü bu fuarlarda önemli buluşmalar yaşanıyor. Yazarlar, kitaplar, okuyucular hep bu tür organizasyonlarda bir araya geliyorlar ve önemli etkileşimler ortaya çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kültürel değerlerin gelişmesi adına kütüphanelerin önemli olduğuna işaret ederek, “Bu kıymetli fuarın bir parçası olmaktan çok mutluyuz. Çocuklarımızın kitaplarla ve kütüphanelerle hemhal olması en büyük isteğimiz. Fuarın, çocukların gelişimlerinde önemli bir rol oynayan kitaplarla tanışmasına bir vesile olmasını diliyorum.” dedi.
Mevlana Zengin’e “vefa ödülü”
Açılışa Ketebe Yayınları adına katılan Timuçin Günaydın, fuarın yayıncılar ve ziyaretçiler için güzel geçmesini beklediklerini belirterek, “Fuarımızın uluslararası bir nitelikte olmasından dolayı burada farklı ülkelerden yayıncılar da var ve ziyaretçilerimiz fuarımızda bu yayınlara rahatlıkla ulaşabilecekler.” ifadelerini kullandı.
Çocuk kitapları fuarının Türkiye’de ilk defa düzenlendiğine dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanlığı Döner Sermaye Başkanı Zeynel Abidin Akpınar, “Biz de Başkanlığımızın yayınlarını tanıtmak amacıyla fuara geldik. Bugün fuarın ilk günü ve oldukça güzel geçiyor. Buraya gelecek vatandaşlarımızın çocuklar adına çok güzel kitaplarla karşılaşacağını düşünüyorum. Herkesi buraya bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
Edam Yayınları’ndan Derya Yıldız, “Fuara gösterilen ilgi çok güzel ve bu bundan dolayı çok memnunuz. Özellikle çocuklar burada olmaktan çok mutlular. Biz de 9 gün boyunca burada olacağız. Kitapseverleri fuara bekliyoruz.” dedi.
Ziyaretçilerden Seda Uçar, “Fuarı çok güzel buldum. Çocuklar için güzel kitaplara ulaşabiliyoruz. Fakat kitapların fiyatlarının aşırı derecede pahalı olduğunu düşünüyorum. Özellikle çocuklara yönelik kitapların daha uygun olması gerektiğini düşünüyorum.” görüşünü paylaştı.
İki yıl önce vefat eden çocuk kitapları yazarı Mevlana İdris adına bir “Vefa Ödülü”nün verileceği fuar, 13 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’daki temaslarının ilkinde Tuzla Belediyesini ziyaret eden Özel, belediye önünde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.
Özel, Tuzla Belediyesinin 1992 yılında kurulduğunu, bundan 1 yıl sonra doğan Eren Ali Bingöl’ün belediye başkanlığını kazandığını söyledi.
CHP tarihinde ilk kez Tuzla Belediyesinin kazanıldığına dikkati çeken Özel, en genç aday olan Bingöl ile gurur duyduklarını dile getirdi.
Tuzla’da 38 yıldır var olan koku sorununun çözülmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kanalları temizlemeye başladığını belirten Özel, bu sorunu kökünden çözeceklerini ifade etti.
Bingöl’ün öğrencilere sağladığı desteklerin kıymetli olduğunu söyleyen Özel, “Biraz önce konuştuk, 1-2 hafta içinde Tuzla’da okullarda hiçbir çocuk parasıyla su satın almayacak. Okullara su sebili koyuyor, müthiş bir iş. Bundan sonra da yapılacak bütün olumlu işler için kendisine güç diliyorum, kuvvet diliyorum. Bütün belediye meclisinden destek bekliyoruz ki o desteğin verileceğine de yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel, ziyareti sırasında küçük bir kızın kendisinden tablet istediğini, bugün doğum günü olan Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e hediye alamadığını ancak Bingöl’ün kendisi adına küçük çocuğa tablet hediye edeceğini dile getirdi.
Öte yandan, belediye önünde bekleyen vatandaşlar, saat 12.30’da başlaması gereken konuşmanın gecikmesi sebebiyle durumu alkışlarla protesto etti.
Bazı vatandaşlar ise “Kimin egosu yükselecek, neyi bekliyoruz?”, “AK Parti daha planlı, projeliydi.”, “Ne biçim değişim yapıyorsunuz”, “Saat 11’den beri bekliyoruz”, “CHP’ye yakışmayan hareket” ifadeleriyle eleştiride bulundu.
Tuzla Belediyesinin ardından Bakırköy Belediyesini de ziyaret eden Özel, Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu tarafından karşılandı.
Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, dün Beyoğlu’nda yaşanan taciz olayı ve Fatih’teki kadın cinayetlerinin sorulması üzerine, olayları üzüntüyle takip ettiğini, pek çok katilin cezaevlerine girip çıkarak hapishaneleri mesken tuttuklarını söyledi.
Dün Fatih’te iki kadını öldürdükten sonra intihar eden kişinin defalarca psikolojik tedavi görmüş birisi olduğuna dikkati çeken Özel, devletin bunu yakından takip etmiş olması gerektiğini belirtti.
İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları yaşatan ve koruyan bir sözleşme olduğunu dile getiren Özel, şöyle devam etti:
“‘AK Parti döneminde yapılmış bir tane iyi iş var nedir?’ deseydiniz ‘İstanbul Sözleşmesi’nin İstanbul adıyla bağıtlanıp Meclis’imizden oy birliğiyle geçmesi’ derdim. Bir nazar boncuğu vardı. Onu da bir seçim uğruna mahvettiniz ama görünen o ki seçim geçti halen daha bu konuda bir öz eleştiri yapmak yerine hatada ısrar ediyor. Daha doğrusu bunu hata kabul etmiyor. İstanbul Sözleşmesi kadınları yaşatan bir sözleşme. Kadınlar öldürülüyor. İstanbul Sözleşmesi kadınları koruyan bir sözleşme. Kadınlar tacize uğruyorlar, şiddet görüyorlar.”
Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendiğini ifade eden Özel, “O sözleşmenin yeniden Meclis’ten oy birliğiyle geçeceği bir zemini yaratmak sizin sorumluluğunuzda. Biz iki elimizi birden kaldırmaya yine hazırız. Varsanız İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden Meclis’te onaylayalım.” dedi.
Kanunların yetersiz kaldığını belirten Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, İstanbul Sözleşmesi’ni gelecek salı TBMM’de hep birlikte yeniden görüşmeyi teklif ettiğini söyledi.
Özel, TBMM açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bazı DEM Parti’li milletvekilleriyle selamlaşmasının siyasette normalleşme sürecine girildiği şeklinde yorumlanmasına ilişkin şunları ifade etti:
“Siyasette yeni bir dönem başlayacak, başlamayacaktan öte şunu görmek lazım; Bizim normalleşme dediğimiz şey varıp da Erdoğan ile ya da Bahçeli ile bir anlaşma yapmak değil. 22 yıldır bu ülkeyi bu hale getirenlerle bir anlaşma yapacak halimiz yok. Ne yapacağız, biz bu iktidarı ilk seçimde değiştireceğiz. Ama normalleşme, milletin seçtiklerine, milletin hatırına asgari saygıyı göstermek ve gerçek sorunlar konuşulsun diye suni gündemlerden kaçmaktır.”
“Kutuplaşma diktatörlere yarar”
Özgür Özel, her partiyle bayramlaşan, bütün liderlerle selamlaşan tek lider olduğunu belirterek, 1 Ekim’de bu konuda bir farklılaşma olduğunu söyledi.
Bundan gayet memnun olduğunu dile getiren Özel, “Sayın Bahçeli ile DEM’in el sıkışması Türkiye’de tansiyonu düşürür. Kutuplaşmayı azaltır. Şunu bilmek lazım. Kutuplaşma diktatörlere yarar. Kutuplaşma tek adamlara yarar. Kutuplaşma sosyal demokratlara ve halkın geniş kesimlerine her zaman zarar verir, zarar verdi. Sözün güçlü olduğu yerde kutuplaşmanın olmaması lazım. Bahçeli DEM’in elini sıktı diye biz ne Bahçeli ile ne Erdoğan ile oturup anayasa yaparız, ne bir başka şey. Bizim de onlara sözümüz belli. Anayasaya uymayanlarla anayasa konuşmuyoruz, konuşmayacağız. Biz kimseyle koalisyon da kurmayacağız ama Türkiye ittifakını büyüteceğiz. Atatürk’ün partisini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeniden iktidar yapacağız.”
“İlgili bütün bakanlar bilgi versin ama Erdoğan çıksın ve her şeyi orada anlatsın”
TBMM’nin açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ” İsrail’in bir sonraki hedefinin Türkiye toprakları olduğu” şeklindeki açıklamasının ardından kendisinin Meclis’te toplantı yapılması talebinin kabul edildiğinin anımsatılması üzerine Özel, Meclis’in toplanmasını olumlu bulduğunu kaydetti.
Özel, “Ancak o oturuma mutlaka Sayın Erdoğan’ın gelmesi gerekiyor. ‘İki bakan yollayayım, onlar bilgi versin.’ işin ciddiyetine terstir. Bakanlar da bilgi verebilir. Bu oturumun 15-20 dakika, yarım saat sürme zorunluluğu yok. Bir gün bile sürebilir. İlgili bütün bakanlar bilgi versin ama Erdoğan çıksın ve her şeyi orada anlatsın. Yok yasak savmak için böyle bir oturum olursa bunu çıkar millete ifade ederim.” diye konuştu.
Devlet ciddiyetine yakışır bir sunum ve bilgilendirme beklediğini vurgulayan Özel, “O ciddiyete uygun davranacağım. Ciddiyetsiz davranırlarsa elbette kapalı oturumun tutanakları 10 yıl gizli kalacaktır ama içerikten milletim adına tatmin olmazsam bunu milletimle paylaşırım. İçeriği paylaşmam ama oradaki kandırmacayı paylaşırım.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, gece saatlerinde Kültür Mahallesi’nde bulunan zincir marketin kasiyerini bıçakla tehdit ederek kasadaki paraların gasbedildiği ihbarı üzerine çalışma başlattı.
Bölgeye gelen ekipler, incelemenin ardından kişinin kimliğini tespit etti.
Şüpheli, olaydan yaklaşık 2 saat sonra Bahçelievler Mahallesi’nde görev yapan ekipler tarafından görüldü.
Polislerden kaçan şüpheli, kovalamacanın ardından yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edilen I.D. (20), savcılık sorgusunun ardından çakırıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Derik ilçesinde coğrafi işaretli tarım ürünleri listesinde bulunan Karacadağ pirincinin hasadı başladı.
Derik ilçesine 35 kilometre mesafedeki kırsal Şerifli Mahallesi’nin bulunduğu Karacadağ bölgesinde ekilen, kentin coğrafi işaretli tarım ürünleri listesinde bulunan Karacadağ pirincinin hasadı başladı. Hasadı yapılan pirinçlerin kurutma işleminin ardından fabrikalara götürülerek paketleneceğini belirten Derik Çeltik Üreticileri Temsilcisi Faysal Yılmaz, “Kırsal mahallemiz Karacadağ eteklerinde olduğu için yıllardan beridir çeltik ekiyoruz, Çeltik için su göledimiz 1978 yıllarında atalarımız tarafından devlete bildirilerek inşa edilmiş bir gölettir. Devletin verdiği imkanlarla kısıtlı da olsa çeltik alanında çeltik ekiyoruz. 920 dekarlık çeltik alanında, ismi Şerifbaba olan göletten ekim yapıyoruz. Ektiğimiz çeltikte sadece işçilerle bunu biçiyoruz. Erkek işçiler biçtikten sonra kadın işçiler bunları topluyor, çeltikleri alana serip kurutma makinasını kullanmadan kurutuyor. Kurutma işleminden sonra Diyarbakır’daki iki fabrikadan birine paketlemek için götürüyoruz” dedi.
‘AVRUPA ÜLKELERİNDEN DE TALEP VAR’
Bu yıl 420 ton verim beklediklerini belirten Yılmaz, “Her nisan ayının 20’inde ektiğimiz çeltiği 120 günlük sulamadan sonra, yani 20 Ekim’e kadar biçiyoruz. Geçen sene 120 civarında kadınlı ve erkek işçiler hasat yaparken, bu sene yaklaşık 100 erkek ile 60’a yakın kadın işçilerle hasadımızı yapıyoruz. Geçen sene 920 dekarlık alandan 400 ton civarında verim elde ettik. Bu sene 420 ton verim elde edeceğimizi düşünüyoruz. Çeltiğimizin tonu 27 bin liraya fabrikaya veriyoruz, fabrika bize tohumunu 40 bin liraya veriyor. Çeltik alanımız yüksek rakımlı olduğu için serin oluyor, siyah taşların olduğu alanda çeltik pirincin tadı da bir başka oluyor. Bu pirincimizi yiyen her sene istiyor. 1 bardak pirince 3 bardak su ile yapılıyor. Avrupa’nın birçok ülkesinden Almanya, İsviçre ve Norveç gibi ülkelerden sipariş verenler ve bizden pirinç isteyenler oluyor. Gönül ister ki Ülkemizde de bu pirincimizin tanıtılması ve önerilmesidir” dedi.
Pirinç üreticilerinden Nizameddin Pirinçioğlu da, üretilen pirincin minerallerinin yüksek olduğunu belirterek, “1978’den beridir bu bölgemizde dedelerimizden kalma Karacadağ pirincini ekiyoruz. Her yıl Nisan ayında saha olarak açıyoruz. Ekim aylarında da biçme dönemine giriyoruz. Bu bölge baki ve doğal bir bölge olduğu için ne bir fabrika nede bir araç gereç, yani demir girmez. O yüzden mineralleri yüksek” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında Kasımpaşa sahasında Sipay Bodrum FK’yı ağırladı. Kasımpaş Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’ndaki mücadelede hakem Direnç Tonusluoğlu düdük çaldı.
Kasımpaşa’nın sahasında ağırladığı Sipay Bodrum FK maçı 0-0 sonuçlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(AYDIN) -Aydın’da parti teşkilatıyla buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Yürürlükte olan anayasaya göre Erdoğan bir daha cumhurbaşkanı adayı olamaz. Bunun altını çiziyorum. Hiçbir siyasi lider, genel başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir daha cumhurbaşkanı adayı olmasının önünü açacak bir biçimde anayasanın arkasından dolaşmaya kalkamaz. Şayet kalkarsa anayasanın hakkını, hukukunu milletin hakkı ve hukukuyla birlikte savunmak İYİ Parti’nin birinci görevidir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aydın’da partisinin teşkilatlarıyla buluştu. Efeler ilçesinde Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Dervişoğlu, Aydın’da bulunmaktan memnun olduğunu belirterek “Değerli dava arkadaşlarım, çok kıymetli teşkilat mensuplarımız, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, genel idare kurulumuzun değerli üyeleri, genel başkan yardımcılarım, misafir milletvekilleri öncelikle burada bulunmuş olmaktan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Ama dedi ki sayın milletvekili genel başkanımız buraya gelerek bize güç ve moral verdi. Ben tersini söylüyorum. Ben Aydın’a geldiğim için güç ve moral buldum. Allah sizlerden razı olsun. Siyasette en önemli şey samimiyettir. Mücadele azmi ve cehdidir. Zorluklara karşı direnç gösterebilmektir. Zor günleri atlatabilmeye muvaffak olabilmek adına sabır sahibi olmaktır ve çelikten bir iradeyi kendi içinizde barındırmaya muvaffak olmaktır. Kolay günler geçirmemiştir Türkiye. Türkiye’nin zorlukları zaten İYİ Parti’yi ortaya çıkarmıştır. İYİ Parti kurulduğu gün yani bundan tam 7 sene önce Türkiye’de ne kadar sorun varsa bugün büyüyerek karşımızda durmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’de bir tane değil binlerce, on binlerce belki de yüz binlerce tek adam türedi”
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:
“Biz İYİ Parti’yi kurduğumuzda Türkiye tek adamlığa doğru evriliyordu. ve biz bir kişinin tek adam olmasından ve kaderimizi iki dudağından çıkacak kelama terk edeceğimiz endişesinden hareketle tek adamlığa karşı çıktık. Endişemiz vardı birisi tek adam olacak diye korkuyorduk ama sonradan gördük ki Türkiye’de bir tane değil binlerce, on binlerce belki de yüz binlerce tek adam türedi. Yani Recep Tayyip Erdoğan tek adam olur ve kaderimizi kendisine bağlarız diye korkarken bütün avaneleri bugün tek adam olma yolunda hızla ilerliyor. O zaman İYİ Parti’nin öncelikli gerekçesi bugün geçerliliğini muhafaza ediyor demektir. Tek adamlık istibdat demektir. Tek adamlık eşitsizlik demektir. Tek adamlık adaletsizlik demektir. Tek adamlık istibdat demektir. ‘Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet’ demek için İYİ Parti’yle yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
“Türkiye bu hale konuşamaya konuşamaya geldi”
Genel başkan olduktan sonra benden sıklıkla bu ifadeleri duyuyorsunuz adalet peşinde olmamız gerektiğini, hürriyet peşinde olmamız gerektiğini, eşitlik peşinde olmamız gerektiğini, adaleti temin ve tesis edip, eşitliği sağlamak ve hürriyet arayışımızı nihayete erdirecek başarıyı elde ettikten sonra da kardeşliği tesis etmek yolunda çabalarımızı sürdüreceğimi ifade ediyorum. Niye ikide bir adalet diyorum? Çünkü adalet denince akla üzülerek söylüyorum ki kayırmacılık geliyor. Niye eşitlik diyorum? Çünkü bu iktidar öyle uygulamalar yapıyor ki eşitlik yerine yandaşlık tercih ediliyor. Niye hürriyet diyorum? Hürriyetler sınırlanmış, kısıtlanmış ve netice itibariyle eğer orta yerde hakkını hukukunu savunacak bir biçimde kendini tarif etmeyi beceremiyorsan o zaman da karşına başka türlü handikaplar çıkıyor. Ben siyasete girdiğim günden beri hep şunu ifade ederim. Konuşmak lazımdır. Konuşabilmek lazımdır. Konuşan Türkiye’yi yaratmak lazımdır. Çünkü konuşan Türkiye olmazsa demokrasi olmaz. Demokrasi olmazsa hukuk olmaz. Hukuk olmazsa adalet olmaz. Adalet olmazsa ekonomi düzelmez, hürriyet, refah, mutluluk da topluma hakim kılınamaz. Onun için buraya geldiğimde il başkanımız ‘biz konuşmayalım, sayın genel başkanım, siz konuşun’ dediler. Milletvekilimiz de çok konuşma arzusunda değildi. Benim ricam üzerine konuştu. Artık bundan sonra madem ki tek adamlığa karşı çıkıyoruz. One men şov yok. Tek adam şov yok. İlçelere gittiğimde ilçe başkanları illere gittiğimde il başkanları konuşacak. Teşkilat mensuplarımız konuşacak. Konuşacağız ki problemlerin çözülebilmesi noktasında doğru adımları atmaya muvaffak olabilelim. Türkiye bu hale konuşamaya konuşamaya geldi.
“Bizden fazla Adalet ve Kalkınma Partililer de şikayetçi”
Türkiye’yi yönetenler şimdi herkesten duymak istediklerini arıyorlar. Yani şimdi bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na bu ülkenin bir bakanı ya da işte bir Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkan Vekili falan herhangi bir uyarıda bulunamıyor artık. Görüyoruz bunları. İş dünyası eskiden toplanır. Sektörün problemlerini konuşurdu. Ama sırf Recep Tayyip Erdoğan beyefendi problem dinlemek istemiyor diye iş dünyası suskun ve sessiz. Aynı şekilde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yöneticileri de sessiz. İlçe başkanları, il başkanları, milletvekilleri de maalesef üzülerek söylüyorum sessiz. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren seçmen tabanı da sessiz. İlçe başkanlığının tek adamlığından, il başkanlarının tek adamlığından milletvekillerinin tek adamlığından, Tayyip Erdoğan’ın tek adamlığından artık öyle bir noktaya geldik ki bizden fazla Adalet ve Kalkınma Partililer de şikayetçi durumdadır.
“İYİ Parti Türkiye’nin birleştirici gücüdür”
Biz bu partiyi kurduk. Türkiye’de adaletsizlikten şikayetimiz vardı. Şimdi adaletten şikayeti olmayan var mı? Savcılık davet etse mahkeme birini celbetse karakoldan bir kağıt gelse, gönül rahatlığıyla oraya gidebilecek olanınız var mı? Türkiye’de ilk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararların yüzde 67’si üst mahkemelerce bozuluyor. Adalete güven var mı? Öyleyse biz bu partiyi adaleti temin ve tesis etmek, hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla kurduk. Adaletsizlikle bugün üst boyutlarda buradan anlaşılıyor ki İYİ Parti’ye ihtiyaç da devam ediyor. Bunları niye anlatıyorum? Netameli dönemler geçirince siyasi partiler onların siyasi ömrüne vade biçen insanlar çıkıyor yaşadığımız ülkede. Bir köşe yazarı çıkıyor gazetesinde yazıyor. Bir televizyon yorumcusu çıkıyor televizyonlarda konuşuyor. İYİ Parti’nin siyasi akıbeti meçhul ya da İYİ Parti’nin siyasette geleceği yok. Şimdi niye güç ve moral buldum biliyor musunuz? İYİ Parti’ye ömür biçenler buradaki heyecanı görsünler. İYİ Parti var mı yok mu? Onu Aydın’da bir görsünler istiyorum.
“Gidenler için böyle çok büyük ağıtlar yakacak falan da değilim”
Efendim mecliste istediğimiz sayıda milletvekilimiz yokmuş. Evet bize sorsanız biz iktidar olmak istiyorduk. Yok. İktidar olamadıktan sonra da sayının çok fazla bir anlamı yok. Siyaset gidenlerle değil, kalanlarla yapılır. Hiç kimsenin gitmesine seviniyor değiliz. Ama kalanlara bakarak doğru yolda olduğumuzu da direkt gözlemleyebilme şansına sahip oluyoruz. Gidenlere gitsinler. Uğurlar olsun falan diyen yok. Milletimize yaptığımız çağrı esas itibariyle bizden ayrılmış arkadaşlarımızı da kapsıyor. Biz gelin millete diyoruz ki; gelin birleşin, gelin İYİ Parti’nin çatısı altında toplanın. Bu çağrıya bu zamana kadar İYİ Parti’ye emek vermiş, mücadele etmiş, kuruluşuna ter akıtmış herkes dahildir. Ama gelen gelir gelmeyen gelmez. Gidenler için böyle çok büyük ağıtlar yakacak falan da değilim. Bakın açıkça söylüyorum. Bir kısmının gitmemesi için herhangi bir çaba falan da sarf ettiğimi zannetmeyin. Ben yolculuğumu inananlarla sürdüreceğim. Ama kişi olup bitenlere bakarak kırılmış olabilir. Darılmış olabilir. Gücenmiş olabilir. Hatta gittiğine nadim olmuş da olabilir. Ona sadece kollarım değil, kalbimde, gönlüm de İYİ Parti’nin kapıları da ardına kadar açık.
“Siyasi manevra peşinde koşmam”
Siz benim geçmişimi de biliyorsunuz, mücadele cihetimi de biliyorsunuz. Samimiyetimi de biliyorsunuz. Ben başkaları gibi rol yapmam. Ben kürsülerde başka konuşup aşağıya indiğim de siyaseten böyle söylenmesi gerekiyor ‘Kusura bakmayın’ diyenlerden değilim. Ben mücadele adamıyım. Ben bu ülkenin doğrularını bu ülkenin yanlışa sebep olmuş adımlarını muhataplarının yüzüne karşı da söylemekten ziyadesiyle memnun olurum. Bu benim gururum olur. Ha ben dün şunu söyledim. Dün bunu söyledim de hala söylediğim yerde duruyorum falan diye bir şey anlam da çıkarmayın sözlerimden. Yanlış yaparsam da itiraf ederim. Muhatabından özür dilerim. Ama siyasi manevra peşinde koşmam. Biz de biliyorsunuz, oyun tek oynanır. Efe oyunu, zeybek oyunu. Çıkarsın oynarsın. Suçu da başkasına atmazsın. O sebeple diğer siyasi partili bir kısım genel başkanından hepsini töhmet altında bırakmayayım. Ömer Bey dedi ya ‘diğerlerine oranla genel başkanımızın pozisyonundan ötürü avantajlıyız.’ Doğru avantajlıyım. Bilgisiz sayılmam. Çok bilgiliyim diye de bir iddiada bulunmam. Mutlak surette eksiklerimiz de vardır. Öğreneceklerimiz vardır.
“Seçimden başarıyla çıksaydık helva da olacaktır”
Kimileri diyor ya Türk siyasetinin gençlere ihtiyacı vardır. Doğrudur bu Türk siyasetinin genç düşünmeye ihtiyacı vardır. İYİ Parti genç düşünen ama olgun bir düşünceye sahip bir siyasi partidir. O yönüyle bakıldığında İYİ Parti’nin genel başkanı da yönetim kadroları da 18 yaşındadır. Herkes Şimdi gördüğünüz gibi bizde her şey var. Bizde hem genç arkadaşlarımızın enerjisi var. Hem yaşamını siyasetin ya da sosyal hayatın içinde geçirmiş, yeterli, kabiliyetli insanlar var. Yani bizde İYİ Parti’de sormamız gereken bir soru. Su var. Un var. Yağ var. Şeker var ateş var, helva niye yok? Başarsaydık, seçimden başarıyla çıksaydık helva da olacaktı. O zaman biz el birliğiyle helvayı nasıl yapacağımızın hesabını yapmak mecburiyetinde olan bir kadroyuz. Her şeyi olan bir kadro genç, dinamik, tecrübeli, bilgili, kabiliyetli hizmetleriyle temayüz etmiş, şahsiyetlerden müteşekkil. Kendi mesleklerinde yükselmiş, başarılı olmuş insanların içinde bulunduğu bir siyasi yapı. O zaman niye iktidar olmasın? Örnek verdim il binasında konuşurken. Kuşadası’nda almış olduğumuz oyu şayet Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde almaya muvaffak olabilmiş olsaydık, Nevşehir’de almış olduğumuz oyu Türkiye’nin bütün illerinde ve ilçelerinde almış olsaydık, Ordu’da aldığımız oyu hatta Samsun’da aldığımız oyu Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde almaya muvaffak olsaydık bugün İYİ Parti tek başına iktidardı.
“Bir daha cumhurbaşkanı adayı olamaz”
Sistemden kaynaklı bir takım handikaplar var. Türkiye bu sistemden kaynaklı olarak bir yerlere doğru sıkıştırılmış ve siyasi partilerin kurumsal kimlikleri aşağıya doğru çekilmiştir. Siyaset artık kurumlardan, görüşlerden, projelerden, programlardan ibaret değil. Bunu siyaset artık şahıslardan ibaret. Kamuoyundaki tartışmaları görüyorsunuz. Tayyip mi kazanacak? İmamoğlu mu kazanacak? Mansur Yavaş mı kazanacak? Tartışma bu. Kim cumhurbaşkanı olacakmış? Seçime daha 3 sene var. Köprünün altından kim bilir hangi sular akacak? Bunlar kim kazanacak tartışması yaparken biz milletin hali ne olacak tartışması yapmak mecburiyetindeyiz. Ben size söylüyorum. Gittiğim her yerde de söylüyorum. Burada söylemekte de bir iş görmüyorum. Elimizde yürürlükte olan mevcut anayasaya göre Recep Tayyip Erdoğan bir daha cumhurbaşkanı adayı olamaz. Bunun altını çiziyorum. Hiçbir siyasi lider, genel başkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha cumhurbaşkanı adayı olmasının önünü açacak bir biçimde anayasanın arkasından dolaşmaya kalkamaz. Şayet kalkarsa anayasanın hakkını, hukukunu milletin hakkı ve hukukuyla birlikte savunmak İYİ Parti’nin birinci görevidir.
“İYİ parti, parlamenter demokratik sistemin yeniden inşası için adım atmaya hazırdır”
Türkiye’nin gündemine anayasa değişiklikleri gelebilir. Türkiye’nin gündemine yeni yasal düzenlemelerle alakalı milletin beklentilerinin hilafına bazı şeyler de getirilebilir. Öncelikle bizden herkes emin olsun. Biz Türkiye’de tek adamlığı tahkim edecek tek adamlığı güçlendirecek, Türkiye’yi hukuktan, adaletten ve demokrasiden uzaklaştıracak hiçbir anayasa değişikliğinin yanında durmayız. Türkiye için vazgeçilmez olarak gördüğümüz parlamenter demokratik sistemin yeniden inşası için atılacak adım varsa şayet İYİ Parti o adımı atmaya hazırdır. İYİ Parti, Recep Tayyip Erdoğan bir kere daha aday olsun. İYİ Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkileri güçlendirilsin, İYİ Parti illa ki bu ülkenin geleceğiyle alakalı olarak toplum zaten alıştı. O da alışsın denilerek bir anayasa değişikliğine zorlanırsa şayet o zaman size söylüyorum. Siz ne diyorsanız biz onu yapacağız.
“Hiç kimsenin masasında olmayacağım”
Demokrasi mi istiyorsunuz, tek adamlık mı? Hürriyet mi istiyorsunuz, esaret mi? Adalet mi istiyorsunuz, kayırmacılık mı? Eşitlik mi istiyorsunuz, yandaşlık mı? Cumhuriyet mi istiyorsunuz, otokrasi mi? Siz ne diyorsanız ben onu yapacağım. Allah şahittir. Hiç kimsenin masasında olmayacağım. O dönemin şartları zorlamıştı bizi. O dönemin şartları sürüklemişti bizi bir yere. Buradan genel başkanınız olarak, dava arkadaşınız olarak, mücadele arkadaşınız ve kavga arkadaşınız olarak size söz veriyorum. Sahibi olmadığımız hiç bir masaya oturmayacağız. Zamanı gelmeden sizlerin bilgisi ve haberi olmadan hiç kimseyle kapı arkasında pazarlık yapıp herhangi bir angajmana girmeyeceğim. İyilik neyi gerektiriyorsa, cesurluk neyi gerektiriyorsa yiğitlik yenmeyi gerektiriyorsa sizlerin adına onu yapmaya gayret sarf edeceğim. Siz benden eğer iktidar istiyorsanız siz benden artık çektiğimiz bu kadar çile yeter. Artık bu ülke yönetelim diyorsanız bundan sonraki yolculuğumuz bu limandan çıkıp fırtınalı denizlerde yapacağımız iktidar yolculuğu olacaktır. Benimle var mısınız değerli dava arkadaşlarım?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LÖSEMİLİ Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın (LÖSEV) öncülüğünde bir araya gelen yaklaşık 30 bin kişi, Anıtkabir’i ziyaret etti.
Bu yıl da yurdun dört bir yanından gelen LÖSEV üyeleri ve gönüllüleri, Anıtkabir’e akın etti. Anıtkabir’de gerçekleşen programda LÖSEV Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer, vakfın yönetim kurulu üyeleri, lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar, hastalığı yenen gençler, aile komiteleri, bağışçılar ve gönüllülerinden oluşan yaklaşık 30 bin kişi yer aldı. LÖSEV’liler, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine LÖSEV motifli çelenk bıraktı. Sonrasında Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Ezer, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Anıtkabir tören alanında toplu fotoğraf çekiminin ardından alanda dev Türk bayrağı ve Atatürk posteri açıldı.
‘ATAM, EMANETİN LÖSEV GENÇLİĞİNDEDİR’
LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: “Biz Lösemi’li çocuklarımıza söz verdik. Lösemi’de yüzde 100 tedavi başarısını yakalamak için çok çalışacağız. Atam. Size de söz veriyoruz. Ülkemizi tekrar kuruluş raylarına çekmek için mücadele edeceğiz. Bugün; günlerden 5 Ekim Cumartesi, yıl 2024. Bugün belki her şeyin başlangıcı, belki de kurtuluşumuz için son gündür. Şunu çok iyi biliyoruz ki; söz konusu sağlık ve vatan ise gerisi teferruattır. Sen rahat uyu Atam, emanetin LÖSEV gençliğindedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi ve farklı yaş gruplarını bir araya getirmeyi amaçlayan MİA Yaşam Merkezi, Dünya Yaşlılar Günü haftası kapsamında “Vos-Dostlar’la Yaza Veda” etkinliğine ev sahipliği yaptı. İncek’teki kampüste gerçekleştirilen etkinlikte, nostalji rüzgarları esti ve farklı yaş grupları bir araya gelerek keyifli anlar yaşadı. Müzisyen Figen Genç’in sahne aldığı etkinlikte gönüllerince eğlenen yaşlı bireyler şarkılara da eşlik etti. Daha sonra vosvos araçlara binen yaşlı ve engelli bireyler konvoy eşliğinde şehir turu yaptı.
Sağlık Direktörü Hatice Dağlı Yağıcı, MİA Yaşam Merkezinde Üç kuşağı bir araya getirdiklerini belirterek, “Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Vos Dostların katılımıyla yaza veda etkinliği düzenledik. Bugün günün anlamına uygun bir şekilde onları nostaljik araçlarla bir gezi turuna çıkaracağız” dedi.
Psikolog Kübra Şahin, Yaza Veda etkinliğine yoğun ilgi olduğunu ifade ederek, “Bu arada sadece yaşlı bireylerimiz değil dede torun ilişkisini bir arada olduğu bir etkinlik olsun istedik. Etkinliğimiz içerisinde engelli ve yaşlı bireylerimiz var” diye konuştu.
Huzurevi sakinlerinden Nursel Buyurgan, “Arkadaşlarla geç saatlere kadar oturup sohbet ediyoruz. Benim Vosvos aracım vardı önceden. Vosvos aracımı çok seviyordum. Benim üstü açık aracım vardı. Eşimi kaybettim burada arkadaşlarımla kalıyorum. İyiyim ben felç rahatsızlığım yok ama denge problemim olduğu için kalıyorum. Tavsiye ediyorum. Gelsinler buraya gelsinler idarecilerimiz çok iyi” dedi.
Huzurevi sakinlerinden Necla Ersöz, “Burada günlerim harika geçiyor. O kadar çok sevgilerini katarak bizi kucaklıyorlar ki. Ben daha evvel de kaldım huzur evlerinde böyle sevgi yumağı içinde olmadım. Herkes kendi halindeydi. Çırpınıyorlar adeta mutlu olalım diye. Artık 95 yaşındayım bir ayağım çukurda birazcık daha buranın keyfini yaşayım. İki çocuğum var. Onlar da beni burada mutlu gördükçe çok memnun oluyorlar. Anneleri son günlerini rahat geçirsin istiyorlar” ifadelerini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’nin Uzunköprü ilçesinde kaybettiği ceza davasının avukatlık vekalet ücretini fazla bulan Ömer Izladı (61), Avukat Nebi Doğan’ın boğazına bıçak dayayarak, zorla ‘borcu yoktur’ yazısı aldı. Avukat Doğan’ın şikayeti üzerine yakalanan Izladı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Uzunköprü Adliyesi’nde görülen ceza davasında Ömer Izladı, duruşmayı kaybetti. Mahkeme, davada, karşı tarafın avukatlık ücreti olan 17 bin 900 lirayı da Izladı’nın ödemesine hükmetti. Vekalet ücretini fazla bulan Izladı, konuyu görüşmek üzere Avukat Nebi Doğan’ın ofisine gitti. Izladı, görüşmede ücrette indirim yapmasını istediği Doğan’dan olumsuz yanıt aldı. Bunun üzerine, yanında getirdiği bıçağı Avukat Doğan’ın boğazına dayayan Izladı, zorla ‘borcu yoktur’ yazısı aldı. Olayın ardından Avukat Nebi Doğan, Izladı hakkına şikayette bulundu. Izladı, polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Bugün adliyeye sevk edilen Izladı, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nde, ‘nitelikli yağma’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
‘ADLİ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç da Uzunköprü Adliyesi’ne giderek olayla ilgili bilgi aldı. Saldırıyı şiddetle kınadıklarını dile getiren Karakoç, adli sürecin takipçisi olacaklarını söyleyerek, “Edirne Barosu olarak bu menfur saldırıyı, en üst tondan kınıyor ve lanetliyoruz. Yurttaşın hak arama hürriyetinin teminatı olan yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlar, aldıkları davalar kapsamında taraf değillerdir. Bu düşmanlığın, bu hamasetin tarafı değillerdir. Konunun özelinde de yoklardır. Dolayısıyla avukat, sadece görevini yapan bir profesyonel hukuk erbabıdır. Dosyadaki husumetin, düşmanlığın yönlendirileceği kişiler değillerdir. En üst perdeden bu saldırıyı kınıyor, tekrarlanmaması adına failin hak ettiği cezası adına, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘BOYNUNDA 3 SANTİM BIÇAK YARASI OLUŞTU’
Saldırıya uğrayan Avukat Nebi Doğan’ın boynunda 3 santim boyutunda bıçak yarası oluştuğunu açıklayan Karakoç, “Çok şükür yaralanması ciddi boyutta değil. Boynunda 3 santim civarında bir bıçak kesiği var. Meslektaşımızın yaralanmasının ağır boyutta olmaması, tek tesellimizdir. İyileşme süreci devam etmektedir, çok büyük bir yaralanması yoktur, ancak olabilirdi de. Tek tesellimiz bu. Şimdilik konunun takipçisi olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SALDIRIYI ENGELLEYEMEDİLER
Görüntülerde, gemideki güvenlik personelinin bomba yüklü uzaktan kumandalı insansız deniz aracına ateş ettiği ama saldırıyı engelleyemediği görüldü. Gemideki, hasarın boyutu henüz bilinmezken, can ve mal kaybına ilişkin açıklama yapılmadı.

KIZILDENİZ’DEKİ DURUM
Yemen‘deki İran’ın desteklediği Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.

Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı. ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023’te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.
ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu. Avrupa Birliği (AB) Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliği için 19 Şubat’ta Aspides misyonunu başlatırken İtalya da 5 Mart’ta parlamento kararıyla bu misyona katılarak taktik komutayı üstlendi. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu:
“ANKA-3’ün görünmezliğini geliştirme çalışmaları sürüyor”
“Hem yurt dışı, hem de yurt içinden çok ciddi ilgi var”
ADANA – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, “KAAN, 2 test platformunda 2025 yılı sonunda hazır olacak. Esas yoğun geliştirme uçuşları o zaman başlayacak. ANKA-3’ün de görünmezlik geliştirmeleri devam ediyor” dedi.
TEKNOFEST’in açılışının ardından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Demiroğlu, “Yarın ANKA-3, Hürjet ve Hürkuş kol uçuşlarını yapacaklar. ANKA-3 mühimmatlı atışlarını yaptı. Görünmezlik konusunda geliştirmeler devam ediyor. Görünmezliğini daha da arttıracağız. Test uçuşlarını bitirip bu sene sonlarında deneme amacıyla Türk Hava Kuvvetleri’ne vermeyi düşünüyoruz. Geliştirmeleri bitirdikten sonra seri üretimine geçeceğiz. Hem yurt dışı hem de yurt içinden çok ciddi ilgi var” dedi.
“Herkes gelsin”
Herkesi TEKNOFEST alanına davet eden Demiroğlu, “Gençlerimiz faaliyetlerini gösteriyorlar. Gerçekten bütün çocukların, kendisini genç hissedenlerin buraya gelmesi lazım. Buraya lütfen gelin. Uçaklara dokunun. Faaliyetleri görün, çocukların neler yapmaya kadir olduğunu görün” ifadelerini kullandı.
“Planlamada değişiklik yok”
Demiroğlu, Türkiye’nin önemli savunma projesi Milli Muharip Uçak ‘KAAN’ hakkında ise şunları söyledi:
“KAAN bizim mahallenin ağır abisi, büyüğü. 2025’deki uçuşunu 2 sene önce çektik. 2 test platformunda 2025 yılı sonunda hazır olacak. Esas yoğun geliştirme uçuşları o zaman başlayacak. 2028’e kadar da ilk teslimatı Türk Hava Kuvvetleri’ne yapmayı planlıyoruz. Planlamada bir değişiklik yok.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, ilk günü değerlendirdi
ADANA – TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “‘Bir çocuk gelsin, uçağa dokunsun’ sloganıyla yola çıktık. Adana bugüne kadar online kayıt açısından en fazla kayıt alan festivalimiz oldu” dedi.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.
Açılıştan sonra gazetecilere Kızılelma’nın önünde açıklamalarda bulunan TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “Bu yıl 1 milyon 600 binden fazla gencimiz yarışmalarımıza başvurmuştu. Artık 50 farklı kategoride olan yarışmaların sadece birkaçı devam ediyor. 25 farklı yarışmanın büyük bir kısmı Antalya’da gerçekleşti. Bunun yanında son döneme de sadece birkaç yarışma kaldı. İnanılmaz bir coşkuyla bu yıla girmiştik. Adana’nın sıcaklığıyla benzer bir şekilde muhteşem bir coşkuyla Şakirpaşa’da da Adana TEKNOFEST kapılarını açmış oldu” diye konuştu.
Bayraktar, “Çok yoğun bir katılım ve ilgi var. Bu ilgi hafta sonu daha da artacaktır. Bu nedenle tüm ziyaretçilerimize hafta içini ve toplu taşımayı kullanmalarını öneriyoruz. Teknolojinin yeni sürprizleri olacak. ‘Bir çocuk gelsin, uçağa dokunsun’ sloganıyla yola çıktık. Adana bugüne kadar online kayıt açısından en fazla kayıt alan festivalimiz oldu. On binlerce genç kardeşimizi biz buraya getiriyoruz. Onların hayallerine dokunarak nice eserler geliştirmesi için katkı sunuyoruz. Bizim amacımız genç kardeşimizin, en imkanı olmayan çocukların dahi hayallerine girebilmek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da düzenlenen TEKNOFEST’te SOLOTÜRK ve Akıncı’nın nefes kesen gösterisi izleyicilerden büyük alkış aldı.
Adana’da düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin ilk gününde SOLOTÜRK ve Akıncı ilk kez gökyüzünde vatandaşları selamladı. Bayraktar AKINCI TİHA ve TB 3 kol uçuşu gerçekleştirirken, SOLOTÜRK pilotları gökyüzünde nefes kesen bir gösteriye imza attı. Akıncı ile SOLOTÜRK ilk kez gökyüzünde birlikte uçtu.
Elif Kalan, SOLOTÜRK gösterisini ilk kez izlediğini belirterek, “Muhteşem bir gösteri. Neden düşmana korku, dosta güven verdiğini anladım. Hayallerim değişti. Pilot olmak istiyorum” dedi.
Festivale katılan Semih Öğüt ise hayranlık ve gururla gösterileri izlediğini kaydederek, “Keşke havacılık okusaydım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1.5 Adana Cyberova Rover Takımı, tarım arazilerindeki yabani otları temizlemede kullanılması amacıyla 2 ay gibi kısa bir sürede “Flora V2” adlı aracı üretti.
Çapa aracının prototipi, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu TEKNOFEST Adana’da sergileniyor.
Otonom ve manuel olarak kullanılabilen çapanın üstüne güneş paneli eklenerek de kullanım süresi arttırılabiliyor.
“Projemizi geliştirmek isteyen firmalar var”
1.5 Adana Cyberova Rover Takımı’nın kaptanı Hasan Sarıköse, AA muhabirine, takımlarının 2018 yılında kurulduğunu belirtti.
Ürettikleri çapa hakkında bilgi veren Sarıköse, “Aracımız daha önceden belirlenmiş alanı tarayarak bitkilere zarar vermeden yabanı otları tarladan ayıklıyor. Aracımız elektrikli, güneş panelimiz aracımıza entegre bir şekilde çalışıyor. Pilimizin ömrü 2 saat. Prototip olduğu için küçük bir pil tercih ettik. Güneş paneli sayesinde 2,5-3 saate kadar kullanılabiliyor.” diye konuştu.
“Toprağın altındaki engeli tespit edebiliyor”
TEKNOFEST’te Tarımsal İnsansız Kara Araçları Yarışması’na katıldıklarını belirten Sarıköse, araçlarında hem otonom hem de manuel modların bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Ekstra olarak çapa sırasında toprağın altındaki engeli tespit edebiliyor. Tespit edilen engelde çapayı kaldırabiliyor ve engeli geçtikten sonra çapayı indirip işlemine devam ediyor. Projemizi geliştirmek isteyen firmalar var, onlarla görüşüyoruz. Biz de ürünümüzü daha da geliştirmek istiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HÜRKUŞ VE HÜRJET’TEN GÖSTERİ
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yürütücülüğünde Adana Havalimanı’nda ziyaretçilere kapılarını açan TEKNOFEST 2024’te, HÜRKUŞ ve HÜRJET gösteri uçuşu yaptı. Gösteri uçuşu cep telefonu ile görüntülenirken, katılımcılar tarafından da büyük beğeni topladı. Etkinlikte SOLOTÜRK ve ATAK helikopterleri de gösteri uçuşu sergiledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>COŞKULU SEREMONİ
TEKNOFEST 2024’ün açılış seremonisi AdanaŞakirpaşa Havalimanı’nda yapıldı. Kortej yürüyüşüyle başlayan törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ile kent protokolü ile paydaş kurum temsilcileri katıldı.
Törende konuşan Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunun en önemli duraklarından biri olan TEKNOFEST Akdeniz’de, Adana’nın bereketli topraklarında vatandaşlarla buluşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
“TEKNOFEST sadece bir festival değil daha güvenli, huzurlu bir dünyayı amaçlayan bir gençlik hareketidir. 2018’den bu yana 27 farklı şehirde teknoloji yarışmaları düzenledik. 81 ilimizden 120 ülkeden katılımcılar oldu. Binlerce proje ürettik. Şimdiye kadar TEKNOFEST’ten çıkan150 girişim teknoloji şirketi kurdu. Aralarında 21 ülkeye ihracat yapan da var, milyonlarca liralık yatırım alan da. Geliştirdikleri uçuş kartlarıyla askeri standartlardaki testleri geçen bir girişimimiz dahi bulunuyor. Adana’nın meşhur kebabını takım adı seçen bir takımımız var; 1,5 Adana. 11 yıl önce yola çıktılar. Bugün roketten savaşan İHA’ya, su altından tarıma, hidromobilden insanlık yararına teknolojilere kadar 9 farklı alanda mücadele eden, 200 kişilik kocaman bir aile oldular. Geride kalan 7 yılda kardeş Azerbaycan’a kadar uzanan 9 farklı TEKNOFEST’i başarıyla gerçekleştirdik. Şimdi 10’uncuyu gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda KKTC, Türk dünyası, dost ve kardeş coğrafyalarda TEKNOFEST düzenleyerek bu hareketi daha da genişletmeyi hedefliyoruz.”
‘HERKES SUSSA, BİZ GENÇLER SUSMAYACAĞIZ’
Ana teması yapay zeka olan TEKNOFEST Akdeniz’de 50 farklı yarışma olduğuna dikkat çeken Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:
“Aralarında Nükleer Enerji Teknolojileri, Kuantum Hackathon, Finansal Teknolojiler, Büyük Dil Modelleri, Hava Savunma Sistemleri ve Blokzincir gibi temaların bulunduğu 11 yeni yarışmamız var. Bu yıl kendi rekorumuzu kırdık. 1,6 milyon kardeşimiz yarışmacımız olarak başvurdu. 2018’den bu yana başvuru sayısı 4 milyonu aştı. Toplamda 10 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Bir yanda bütün bu güzellikler olurken maalesef insanlık da büyük bir karanlığa doğru savruluyor. Gramsci’nin bir sözü var. ‘Eski dünya ölüyor, yenisi doğmakta zorlanıyor. Şimdi canavarların zamanı.’ Dünya kurulmaya çalışılan yeni bir düzenin sancılarını yaşıyor. Ne yazık ki bu düzen, barış, adalet ve merhamet etrafında değil; güç, şiddet ve zulüm temelinde şekilleniyor. Gazze’de masum siviller ve bebekler katlediliyor. Dünya ise bu katliamı maalesef ekranlardan izliyor. Barışı sağlaması gereken uluslararası kuruluşlar işlevsiz halde. Birleşmiş Milletler gibi yapılar, adaleti sağlamada yetersiz. İnsan Hakları Beyannamesi ve Cenevre Konvansiyonu gibi insanlığın ortak mirası olan rehber metinler ayaklar altında ve dünya, tanrısı para olan ve diğer tarafta tanrısı olmayan bir taraf arasında seçim yapmak zorunda. Adaletsizlik kol geziyor. Ne yöne baksak haksızlık ve eşitsizlik görüyoruz. Nükleer enerji geçmişte, atom bombaları ile yüzbinlerce insanı öldürmek için kullanıldı. Benzer bir süreç yapay zeka için de kullanılıyor. Yapay zekayı, eğitimi tüm insanlığa ulaştırabilmek, sağlıkta çok daha fazla insana hizmet sunabilmek için kullanmak mümkün. Yakın zamanda yaşanan canavarca terör eylemleri gösterdi ki, tedarik zincirine yerleştirilen bombalarla yanımızdan ayırmadığımız telefonlar, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için kullanılabilir. Yapay zekanın kundaktaki bebekleri dahi öldürmek için kullanıldığı bu düzen devam edemez. Biz TEKNOFEST olarak teknolojinin canavarca kullanımına karşı çıkacağız. Herkes sussa biz gençler susmayacağız. Teknolojiyi refah dağıtmak ve adil bir gelecek inşa etmek için kullanacağız. İnsanlık bilgiyi binlerce yıl kulaktan kulağa anlattı. Kalemi keşfettiğinde ise bilimi hurafelerden arındırarak aktardı. Yapay zeka da insanlık için bir kalem. Yapay zeka etik ve ahlaki öğelerle şekillendirilirse insanlık için bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde insanlık için karanlık olur. Bu harekete dur diyecek bir hareket var; TEKNOFEST hareketi. Bu karanlığa, bu adaletsizliğe, bu zulme karşı ses çıkarmaktan vazgeçmeyeceğiz. Herkes sussa, biz gençler susmayacağız. Dünyayı değiştirecek projeler bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı burada inşa edeceğiz.”
‘BU GİDİŞATA DUR DİYECEK BİR HAREKET VAR’
Teknolojiyi insanlığın hizmetine sunmak gibi büyük bir sorumluluğun yükünün gençlerin omzunda olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
“İnsanlık binlerce yıl, bilgiyi sözle kulaktan kulağa aktardı. Kalemi keşfettiğinde ise bilgiyi sonraki nesillere, hurafelerden arındırarak aktarma kabiliyetine kavuştu. Söz uçtu, yazı kaldı. İşte yapay zeka da insanlık için adeta yeniden keşfedilmiş bir kalem. İnsanlığın bilgi üretme aracı haline gelecek yapay zeka, etik ve ahlaki değerlerle yönlendirilirse bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde bu yeni kalemle, insanlık için karanlık bir geleceğin tarihi yazılacak. Bu gidişata ‘dur’ diyecek bir hareket var. TEKNOFEST hareketi. Dünyayı değiştirecek projeler işte tam bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz. Buradan anne ve babalarımıza bir kez daha sesleniyorum. Çocuklarımız, ülkemizin ve dünyanın geleceğine işte burada yön verecekler. Türk milletinin dünyada neler yapabileceğini işte buradaki gençler gösterecek. Hep birlikte dünyanın geleceğini Türkiye’den inşa edeceğiz. Annelerimiz ve babalarımız emin olunuz, TEKNOFEST gençleri sizin gururunuz olacak. Gençler. Sizlere tüm heyecanımla, tüm samimiyetimle sesleniyorum. Dünyayı değiştirecek hayallerinizle bu yolculuğa sizler de katılın. Gelin, hep beraber dünyayı değiştirelim. Bugün Adana’dayız, Adana’dan ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Diyarbakır’dan, Trabzon’a, güzel İzmir’den, Şanlıurfa’ya, gözbebeğimiz İstanbul’dan, başkentimiz Ankara’ya, ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Hayallerinizle, heyecanınızla gelin.”
‘İLERLEYİŞİMİZE ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLARA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİYLE CEVAP VERİYORUZ’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ise “Türkiye 100 yılında tam bağımsız Türkiye’ye, toprağına bağlı, vatanına sevdalı, güzel Adana’yla birlikte yürüdüklerini belirterek, “Küresel tekellerin kurmak istedikleri tahakküme göğüs gererken, Adana’nın milli mücadele yıllarındaki duruşundan, direnişinden ilham alıyoruz” dedi. Bakan Kacır, şunları söyledi:
“Nasıl ki milli mücadele zamanlarında en çetin şartlarda, düşman kuvvetlerine geçit vermemiş, işgal güçlerini toprağımızdan, yurdumuzdan defetmişsek bugün de ilerleyişimize engel olmaya çalışanlara milli teknoloji hamlesiyle cevap veriyoruz. Yedi düvele, yetmiş iki millete, milli teknoloji hamlesini buradan haykırıyoruz. Artık Türkiye, eski Türkiye değil semalarında özgürce kanatlanan, çelik kanatları üreten, dosta güven ve itimat, düşmana korku, hayret ve endişe veren bir Türkiye var. Yerli ve milli otomobilini üretir, milletini 60 yıllık hayaline kavuşturan bir Türkiye var. Gözlerini ufkun ötesine diken, insanlı uzay misyonları gerçekleştiren bir Türkiye var. Kendi tasarlayıp geliştirdiği yerli ve milli haberleşme uydusuyla dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini alan bir Türkiye var. Tüm bu saydıklarım aslında bizlere bir şeyler söylüyor. Tarih dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu toprakların sahiplerini, Türkleri yeniden çağırıyor. Özenen, beklenen, masuma, mazluma kol kanat geren, Anadolu toprakları yeniden diriliyor. Türkiye Yüzyılında, Türk milletinin devri Türk gençliğinin çağı yeniden başlıyor. Evet, insanlık adalete ve merhamete hasret. Mazlumların çığlıklarına sağır kalanların, mazlumların feryatlarını, masumların haykırışlarını duymayanların, insanlığa verecekleri hiçbir şey, sunacakları hiçbir gelecek vaadi yoktur. Hangi teknolojik üstünlüğe sahip olursa olsun uzayın derinliklerinde hangi gezegenleri keşfedecek? Yeryüzünde, gökyüzünde hangi teknik kabiliyeti kazanacak olursa olsun, hakkaniyet taşımayan, adalet üzere olmayan bir gücün insanlığa faydası yoktur, olamaz. Ahlaki temeller üzerine yükselmeyen bir teknolojik kuvvet insanlık için ancak felakettir. Kucaklarında yavrularının katledilmiş çıplak bedenlerini taşıyan annelerin hıçkırıkları üzerine asla bir medeniyet inşa edilemez. Sapkın inanışlarıyla ellerindeki kuvvete yaslanarak başkalarına ait topraklar üzerine gelecek hayali kuranlar ancak yalancı, sahte zaferler elde ederler. Zulümle abat olunmaz. Bu mezalimin hesabı belki yarına kalır ama asla yanlarına kalmaz. Tam bağımsız Türkiye’nin mimarları. Milli teknoloji hamlesinin öncüleri, sevgili genç kardeşlerim. Sizler geliştirdiğiniz teknolojilerle, sadece milletimizin istiklali için değil, insanlığın istikbali için de sorumluluk taşıyorsunuz. Sizler medeniyetimizin yeniden yükselişinin bayraktarlarısınız. Sizler milletimizin bugünkü akıncılarısınız. Sizler Türk milletini kızıl elmaya taşıyan semalara imzalarını atan gök beylersiniz. Dalgalanan bayrak kağanların mührü bugün sizlerin elinde. Gazze’nin yetimlerinin emaneti sizlerin omuzlarında. Afrika’dan Asya’ya bir damla suya muhtaç nice boynu bükük çocuğun gözlerindeki umut ışığı sizlerde bugün. Roketlerinizin yükseldiği gökler sizindir. Bastığınız toprak, uçsuz bucaksız mavi sular sizindir. Yeniden inşa edeceğiniz medeniyet sizindir. Fethettiği topraklara esenlik taşıyan Fatih sizin, adaleti kanunnamelere ilmek ilmek isteyen Süleyman sizindir. ya istiklal ya ölüm diyen Gazi Mustafa Kemal sizindir. Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü. Çatlayacak yalanın çelik kabuğu. Sizin bahçenizde büyüyecek, aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu. Biz sizlere inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz. Bu yolculukta hiç ayrı düşmedik. Biz bizi hiç yalnız bırakmadınız. Sözü güçlü, güçlü etkili bir Türkiye için. Bu milletin evlatlarıyla beraber yürüdük, yürümeye devam ediyoruz. İşte şu meydana bakın. Şu hıncahınç kalabalığa işte Asım’ın nesli burada, işte TEKNOFEST kuşağı burada. Her ne yapıyorsak, bu meydanın coşkuyla, heyecanla kuşu direnen gençlerimiz için yapıyoruz.”
‘GIPTA EDEN DEĞİL, PROJELERİYLE YARINLARI İNŞA EDEN GENÇLİK VAR’
Artık el memleketlerine bakıp gıpta eden değil, hayalleri ve fikirleriyle projeleriyle ülkesinin güçlü yarınlarını inşa eden bir Türk gençliği olduğunu söyleyen Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Bize düşen işte bu gençliğin TEKNOFEST kuşağının önünü açmaktır. 2018’den bu yana TEKNOFEST’ler gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te, Bakü’de milyonlarca gencimizle buluştuk. Her buluşmamızda birlikte yeni rekorlar kırdık. Bu yıl da TEKNOFEST Akdeniz’de Adana’da milli teknoloji hamlesi heyecanını zirveye taşıdık. 790 bin takımla 1 milyon 650’den fazla yarışmacımız teknoloji geliştirme yolculuğunda ‘ben de varım’ dedi. Yapay zekadan kuantuma biyoteknolojiden nükleer enerjiye, fırından çevre teknolojilerine TEKNOFEST yarışmalarımızla 100 bin teknogirişim hedefimize giden yolda geleceğin teknoloji girişimleri işte burada doğuyor. Bu yarışmalar Türkiye’nin girişimcilik fabrikası haline geldi. Milli teknoloji hamlesiyle Türkiye’nin geleceği burada, bu meydanda yazılıyor. Milletimiz adına Cumhurbaşkanımızın liderliğinde üstlendiğimiz sorumluluk içinde yaptığımız en kıymetli işler TEKNOFEST kuşağı için Türk gençliğiyle birlikte yaptığımız işlerdir. Adeta bir toplumsal seferberliğe dönüşen milli teknoloji hamlesi ile savunma sanayinde ve sivil teknoloji alanlarında beşeri sermayemiz muazzam bir hızla yükseliyor. Ufku açık, hayal kuran, araştıran, geliştiren, sorgulayan, üreten bir gençlik geliyor. Yolunu kesen bir taş gördüğünde bu taşı kaldırmak üzere ‘bir teşkilat kurulmadı’ diyerek topu taca atan değil, ‘bu taşı buraya bırakan her kimse bulunmalı’ diyerek vakit kaybeden değil, sırtındaki küfeyi kenara koyup o taşı kaldıran yeri geldiğinde elini, yeri geldiğinde gövdesini taşın altına koyan bir gençlik geliyor. ya bir yol bulan ya bir yol açan bir gençlik geliyor. Yolundan dönmeyen, vazgeçmeyen, pes etmeyen, gemileri yakmasını bilen Türk gençliği geliyor.”
BÜYÜK BİR DEĞİŞİMİN PEŞİNDEYİZ’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında “Milyonlarca ziyaretçiyi tek bir ortak paydada 5 gün boyunca bir araya getirmek imkansız. Vatan sevdası ile teknoloji hayalinin birleştiği bir platform. Her yıl büyümeye devam ediyor çok şükür” dedi. Görgün, “Ayrıca TEKNOFEST etkinliğine katılan bütün paydaşlar halkımız ile bir araya geliyor. Onlarla bir araya geldikçe yaptığımız işlerin anlamını onlardan bir kere daha öğreniyoruz. TEKNOFEST’te şarj oluyoruz, milletimizin enerjisiyle. Sevgili gençler şunu unutmayın. Biz büyük bir değişimin peşindeyiz. Bu değişimin merkezinde siz varsınız. Çünkü biliyoruz ki ülkemizin geleceği sizlerin hayallerinde ve fikirlerinde gizli. Farabi’nin dediği gibi, bilgi, toplumların ve milletlerin en büyük hazinesidir. Bugün TEKNOFEST’te bu hazineyi büyütmek için buradayız. Değişim ateş yakmak gibidir. Yellemeden önce alttan tutuşturmak gerekir. TEKNOFEST gençlerin milli değerlerini tutuşturan bir festival olmanın yanı sıra zihinlerimizdeki değişimin başlatma çabasıdır. Değerli gençler, TEKNOFEST sizlere sadece teknolojiyi öğretmiyor. Aynı zamanda hayal cesareti aşılıyor. Bu festival zihinlerindeki sınırları kaldırıyor. Çünkü biz biliyoruz ki hayal edebilen, hayalinin peşinden giden herkes başarabilir” dedi.
‘ÇALIŞMALARIN GURURUNU YAŞIYORUZ’
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise “Gençlerimizin teknolojiye olan ilgisini artırmak, bu alandaki potansiyellerini ortaya çıkarmak ve onların geleceğin liderleri olarak yetiştirmek amacıyla TEKNOFEST ile milli teknoloji hamlemizin en güzel örneklerini bugün burada olduğu gibi sahada görüyoruz. Savunma sanayimizden yapay zekaya, uzay teknolojilerden yenilenebilir enerjiye kadar pek çok alanda yapılan çalışmaların gururunu yaşıyoruz bugün” diye konuştu.
Konuşmaların ardından protokol tarafından butona basılarak festival başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek” dedi.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.
“TEKNOFEST’ler birçok girişimi inşa ediyor”
Açılış sonrası GÖKBEY helikopterin önünde basın mensuplarına konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2018 yılından bu yana TEKNOFEST’leri gerçekleştiriyoruz. TEKNOFEST Akdeniz’de bu sene de bu heyecanı yaşıyoruz. TEKNOFEST milli teknolojilerin milletimizle buluştuğu adres. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımdan 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni yarışma var. 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave ettik. Artık sadece araştırma, geliştirme projelerini değil, teknoloji girişimlerini de TEKNOFEST’lerde inşa ediyorlar” dedi.
2030 için Türkiye’nin 100 bin tekno girişim hedefi olduğuna dikkat çeken Bakan Kacır, daha sonra şunları söyledi:
“2030 için 100 bin tekno girişimin bu topraklardan doğup dünyaya açılmasını hedefliyoruz. TEKNOFEST’ler adeta girişimci fabrikası olarak bizi bu hedefe taşıyan en önemli unsurlar. Burada çok keyifli vakit geçireceğiz. Bilim merkezi alanlarında birçok farklı etkinlikte muhteşem hatıralar yaşatacağız. TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim bütün teknolojik çalışmalarda Türk gençliğinin önünü açmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), dünyada ilk kez insansız hava aracı ve uydu sistemlerinden elde edilen görüntülerle değişken oranlı damla sulama sistemini hayata geçirdi. OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. EyüpSelim Köksal, “Sistemin ana amacı, uydudan ve insansız hava aracından alınan görüntülerin farklı bölgelere, farklı miktarlarda sulama yapmakta değerlendirilmesi” dedi.
Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Tarla Bitkileri Bölümü, Bafra Meslek Yüksek Yüksekokulu ve sanayi iş birliği ile Samsun’un Ladik ilçesinde yürütülmekte olan ve TÜBİTAK ARDEP-1001 programı kapsamında desteklenen ‘Hareketli Damla Sulama Sistemlerinde Değişken Oranlı Sulama için İnsansız Hava Aracı ve Uydu Sistemlerine Dayalı Yönetim Modelinin (DOSUYM) Geliştirilmesi’ projesinde büyük tarımsal alanlarda suyun etkin kullanılmasında, sulama otomasyonu ve değişken oranlı sulama yapılması amaçlandı.
‘İSRAFI AZALTMAK İÇİN YENİ BİR SİSTEM GELİŞTİRDİK’
Proje hakkında bilgi veren OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal, “Büyük tarım arazilerinde sulamada israfı azaltmak için yeni bir sistem geliştirdik. Büyük tarım arazilerinde, toprak ve bitki değişkenliğinden dolayı, farklı bölgelerde sulama suyu ihtiyaçları farklılık göstermektedir. Geliştirdiğimiz bu sistem ile hem yağmurlama sulama hem de damla sulama yapabilir ve damla sulama ile farklı bölgelere, farklı miktarlarda, su ve gübre uygulanabilmektedir. Yürütülen proje ile Ladik deneme sahasında, sistemin nasıl çalıştığını test edilmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Projemiz TÜBİTAK tarafından da desteklenmektedir” dedi.
GİRDİ MALİYETİNDE DE TASARRUF
Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal, “Sistemin ana amacı, uydudan ve insansız hava aracından alınan görüntülerin farklı bölgelere, farklı miktarlarda sulama yapmakta değerlendirilmesi. Daha sonra da bu görüntülere göre de sistemin otomatik olarak büyük arazilerde, farklı bölgelere, farklı miktarlarda su bırakabilmesidir. Böylelikle hem işçilikten tasarruf edeceğiz hem diğer girdi maliyetlerinden tasarruf edeceğiz hem sudan tasarruf edeceğiz hem de verimi arttırarak daha karlı bir üretim yapacağız” diye konuştu.
‘İLK DEFA BURADA UYGULANIYOR’
Projenin dünyada ve Türkiye’de tek olduğunu belirten Köksal, “Sistemde geliştirdiğimiz damla sulama ile değişken oranlı sulama yapabilen bir teknoloji, dünyada ve Türkiye’de ilk defa burada uygulanıyor. Ladik ilçesinde testleri devam eden sistemin eksikliklerini bu proje sayesinde belirleyip, uygulamaya aktarılabilir bir seviyeye getirme hedefindeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAKAN KACIR: BU COŞKUYA ORTAK OLACAĞIZ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana’da ilk kez düzenlenen etkinlikle ilgili değerlendirmede bulundu. 2018’den bu yana TEKNOFEST’i gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Kacır, “Daha önce İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te Azerbaycan’da, Bakü’de bu heyecanı hep birlikte yaşamıştık. Şimdi de TEKNOFEST Akdeniz’de, Adana’da Şakirpaşa Havalimanı’ndayız. 2- 6 Ekim tarihlerinde çarşambadan pazara burada bu heyecana, bu coşkuya hep birlikte ortak olacağız” dedi.
‘100 BİN TEKNOGİRİŞİMCİNİN DÜNYAYA AÇILMASINI HEDEFLİYORUZ’
2018’de düzenlenen TEKNOFEST kapsamında 14 yarışma gerçekleştirildiğini, 20 bin gencin yarıştığını hatırlatan Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu yıl muhteşem bir rekoru gençlerimizle birlikte kırdık. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımda 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Dünyada eşi, benzeri olmayan, adeta bir toplumsal dip dalgaya dönüşmüş bir seferberliğe dönüşmüş bir hareket TEKNOFEST. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni teknoloji yarışması var. Kuantum teknolojilerinden nükleer enerjiye, akıllı haberleşme ağlarından hava savunma sistemlerine, finans teknolojilerinden, blok zincir teknolojilerine 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave etmiş olduk. Her yıl yarışmacılarımız daha ileriye taşıyorlar. Artık sadece araştırma geliştirme projeleri değil, teknoloji girişimlerini de inşa ediyorlar. Malumunuz 2030 için önemli bir hedefimiz var. 100 bin teknogirişimin bu topraklardan doğmasını ve dünyaya açılmasını hedefliyoruz. İşte TEKNOFEST’ler adeta Türkiye’nin girişimci fabrikası olarak bizim o hedefe taşıyan en önemli unsurlar. İnanıyorum ki önümüzdeki günlerde burada çok keyifli vakit geçireceğiz. 7’den 77’ye farklı yaş grupları için hazırlanmış alanlarda çok küçük yaş grubundan misafirlerimiz için hazırlanmış Bilim Merkezi alanlarında, dijital deneyim merkezleri alanlarında yine Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonlarını gerçekleştiren astronotlarımız Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever’in Türkiye’deki şu anda kurulmuş en büyük planetaryumunda milletimizle bu misyonların detaylarını paylaşacağı alanlarda ve pek çok farklı etkinlikle ziyaretçilerimize, misafirlerimize muhteşem hatıralar yaşatacağız. İnşallah TEKNOFEST’ten bu ateş çemberine dönmüş zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsızlık yolculuğuna güçlü şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim TEKNOFEST kuşağının Türk gençliğinin önünü açmaya, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli teknoloji hamlesi için çalışmaya, sadece savunma sanayinde değil, sanayinin teknolojinin tüm kritik alanlarında haberleşme teknolojilerinde finans teknolojilerinde, sağlık, gıda, tarım teknolojilerinde tüm bu alanlarda Türkiye’nin millileşme sürecini hızlandırmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk-Amerikan Derneği tarafından, San Francisco’daki Embarcadero Plaza Meydanı’nda düzenlenen Türk festivalinde yöresel dansların yanı sıra Tatar, Uygur ve Kazak dansları da renkli görüntülere sahne oldu.
Festival meydanına kurulan stantlarda Türkiye’yi tanıtan ürünler, ebru sanatı ve fotoğraflar sergilendi.
Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Sinan Kuzum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu festivallerin ülkenin tanıtımı açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Bugünkü festivalde Türk toplumundan çok yabancı katılımcıların olduğuna dikkati çeken Kuzum, “Zaten biz burada yaşayan yabancılara ve başka milletten insanlara ülkemizi tanıtmak için çaba gösteriyoruz. Tamamen sivil bir girişimle yapılan bu festivali çok değerli buluyorum. Hem de ilk olması açısından çok önemli, umarım önümüzdeki yıllarda da geleneksel hale gelecek.” ifadelerini kullandı.
Kuzum, festivale ilginin çok büyük olduğunu dile getirerek, “Ülkemizin son dönemde dünyadaki yeri, savunduğu davalarla ön plana çıkmasıyla ülkemize karşı ilginin ne kadar fazla olduğunu görüyorsunuz. Bunu görmek bir diplomat olarak çok mutlu ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünya Kitle İletişim Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 35. Ankara Film Festivali‘nin Onur Ödüllerinin bu yıl Müjdat Gezen, Şefika Kutluer ve Kurtuluş Özyağcı’ya verileceği açıklanırken; bu yıl üçüncü kez verilecek olan “Vakıf Özel Ödülü”nün ise reklam, film ve animasyon projelerinde yönetmen, yapımcı ve kurgucu olarak yer alan Selda Taşkın ile çeşitli tiyatro oyunları ve sinema filmlerinde yer alan başarılı oyuncu Berkay Ateş’in olacak.
Aziz Nesin Emek Ödülü’nün sahibi Müjdat Gezen
Film Festivali‘ni düzenleyen Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu, Aziz Nesin Emek Ödülü’nün sanatçı Müjdat Gezen’e verilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı.
“Uzun yıllar boyunca izleyicinin beğenisini kazanan şahane bir oyuncu”
Vakıf’tan yapılan açıklamada, “Mizahın, dramın ve toplumsal eleştirinin ustaca harmanlandığı karakterleriyle uzun yıllar boyunca izleyicinin beğenisini kazanan şahane bir oyuncu olmasının yanı sıra sanatı yaşam tarzı haline getirmesi, sahneye ve ekrana adanmış bir ömürle Türkiye’nin kültürel hafızasında derin izler bırakması” nedeniyle Gezen’in bu ödüle layık bulunduğu belirtildi.
Sanat Çınarı Ödülü’nün sahibi Şefika Kutluer
Sanat Çınarı Ödülü’nü, müzik evreninde “Sihirli Flüt” olarak tanınan “Devlet Flüt Solisti” Şefika Kutluer’e verilmesinin gerekçesini Vakıf, “Flüt ile çok yönlü bir anlatım dili geliştirmesi, sadece müzikle sınırlı kalmayıp, sanata yönelik bakış açısıyla da bir ilham kaynağı haline gelmesi, kendi adına düzenlediği müzik festivalini uluslararası bir sanat etkinliği haline getirmesi ve müziğiyle dünya çapında büyük bir hayran kitlesi edinmesi” şeklinde açıkladı.
Kitle İletişim Ödülü Kurtuluş Özyazıcı’ya verilecek
Vakıf, Kitle İletişim Ödülü’nün “deneyimlerini yapımcı olarak Ankara Radyosu’nda hazırladığı belgesel, eğitim-kültür, müzik programlarına yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda eğitimler verdiği radyo yayıncılarına aktarması, editörlük ve program seçiciliği yaparak Ankara Film Festivali‘ne katkılarda bulunması, sinema yazılarıyla sinema sanatına kalıcı bilgiler üretmesi” nedeniyle prodüktör Kurtuluş Özyazıcı’ya verileceğini bildirdi.
Vakıf Özel Ödülü: Selda Taşkın ve Berkay Ateş
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın iki yıl önce başlattığı, “alanındaki çalışmaları ile farklılık yaratan, kendi inandığı yolda ilerleyen ve üreten isimlere Vakıf Özel Ödülü verilmesi” uygulaması bu yıl üçüncü ödüllerini veriyor.
Bu sene Vakıf Özel Ödüllerinden ilki, üniversite eğitimi boyunca Nisi Masa (Avrupa Genç Sinemacılar Ağı) gibi kültür sanat kurumlarında görsel üretim ve organizasyon işlerinde çalışan, 2009’da Punctum Creative Productions şirketini kurarak; reklam, film ve animasyon projelerinde yönetmen, yapımcı ve kurgucu olarak çalışmaya başlayan, 70.? ?Berlin Film Festivali kapsamında Berlinale Talents’e seçilen ve birçok ödüle layık görülen Selda Taşkın’a verilecek.
Bu sene Vakıf Özel Ödüllerinden ikincisi ise, Abluka filminde Ahmet karakteriyle 22. Altın Koza Film Festivali’nde Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan, Görülmüştür filminde Zakir karakteriyle 30. Ankara Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen, çeşitli tiyatro oyunlarında boy gösterdikten sonra sinemaya yönelen, Yarım Kalan Mucize filminde İsyancı, Karanlık Gece filminde İshak karakterine can veren oyuncu Berkay Ateş’e verilecek.
35. Ankara Film Festivali’nin, farklı alanlarda verilecek Onur Ödülleri, 7 Kasım’da düzenlenecek açılış töreniyle sahiplerini bulacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulus Caddesi’nde bir mobilya mağazasını işleten Şahin Bozdağ (52) ile nişanlısı Ayşe Ekinci’nin bakımını üstlendiği “Efe” isimli kedileri, iki yıl önce apartmanın 7’inci katından düşerek ağır yaralandı.
Omuriliğinde kırıklar nedeniyle iki ameliyat geçiren kedi, hayata tutundu ancak arka iki ayağı felç kaldı.
Şahin Bozdağ, kedinin sürünmeden hareket edebilmesi için sosyal medyadan gördüğü yürütecin benzerini tasarlayarak dükkanındaki atölyede imal etti.
Kedilerinin tekerlekli yürüteç sayesinde rahatlıkla hareket edebildiğini ifade eden Bozdağ, onunla tekrar oyunlar oynayabildiklerini ifade etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen kabulde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da hazır bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zhao, Karasal ve Deniz Üstü Rüzgar Etkinliği (WindEnergy Hamburg) kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin enerji dönüşümü için gerekli kapasite artışında her yıl ortalama 1 gigavat hacim yarattığına işaret eden Zhao, “Bu dönüşümü hayata geçirmek için 1 megavatı bile hesaba katmalıyız. Kapasite artışında Avrupa’da sadece birkaç ülke Türkiye ile yarışabiliyor. Bunlar Almanya, İspanya gibi uzun yıllardır rüzgar enerjisi sektöründe olan ülkeler.” diye konuştu.
Zhao, Türkiye’nin küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne sağladığı kapasite artışı ve ekipman üretimi ile kattığı değerle Avrupa’da ilk 10’da bulunduğuna işaret etti. Zhao, şöyle devam etti:
“Türkiye ekipman üreten bir ülke. Daha da önemlisi tedarik zinciri güvenliği ve bu zincirin devamlılığını sağlayabilen bir ülke konumunda. Coğrafi olarak doğu ile batının birleştiği eşsiz avantajlara sahip. Bu durumda özellikle Kovid-19 salgını sonrası oluşan tedarik zinciri sıkıntılarında Türkiye’nin rolü ortaya çıktı. Çin kadar büyük kapasiteli olmasa da ekipman talebine cevap verebilen bir ülke oldu. Üretim kapasitesini belki 3’e katlayarak ve Avrupa ile rüzgarda daha fazla işbirliği yaparak sektörün gelişimi desteklenebilir. Rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar. Ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.”
Türkiye’de yatırımcıların ilgi duyduğu yenilenebilir enerji kaynaklı yeşil hidrojen üretimi konusunda da bilgi veren Zhao, “Yeşil hidrojen ve amonyak üretimi konusu Kovid-19 salgınından önce çıkmıştı. Bu iki konu da şu an enerji sektörünün anahtar konuları halinde geldi. Bu teknoloji hala çok yeni olsa da birkaç yıl içinde küçük ölçekli yeşil hidrojen projelerinin hayata geçeceğini öngörüyoruz. Yüksek maliyetler sebebiyle beklenenden biraz daha yavaş ilerlese de gerçekleşecek.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düşüyor”
GWEC Endüstri Üst Yöneticisi (CIO) Stewart Mullin de enerji dönüşümü için gerekli yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düştüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Rüzgar enerjisinin enerji dönüşümüne anlamlı katkısı için mevcut kapasite artışının iki katına çıkması gerekiyor. Türkiye dahil tüm ülkelerin buna katılımı oldukça önemli. Dünyada yeni rüzgar enerjisi kurulumları için yeterli ekipman var mı, yeterli elaman var mı, yeterli kapasite açılacak mı? Sektörde odaklandığımız konular bunlar.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLKOKULUN TEMEL ATMA PROGRAMINA KATILDI
Sivas‘ta çeşitli ziyaretlerde bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu daha sonra Bekir-Latife Şahin İlkokulu’nun temel atma programına katıldı. Burada konuşan Bakan Memişoğlu, “Şu anda yaptığımız en önemli yatırım, geleceğe yatırım yapıyoruz. Örnek bir şekilde yapıyoruz. Niye? Çünkü devlet, millet el eleliği, hayır ve çalışkanlığı, üretmenin ne demek olduğunun ispatını da burada gösteriyoruz. Biz artık bundan sonra ülke olarak daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Daha güçlü olacağız ve birlikte hareket edeceğiz. Birlikte olduğumuz sürece üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Bugün baktığınız zaman maalesef dünyada birçok vahşetin kötülüğün olduğunu görüyoruz. Eğer bizler çalışır üretirsek bu kötülüğe üstünlük sağlar, iyiliği dünyaya hakim kılarız diye düşünüyorum. Onun için geleceğe yatırım çok önemli. Ben bu okulda çocuklarımızı, değerlerimizi emanet edeceğimiz ve 30 yıl ilkokul öğretmenliği yapmış bir annenin evladı olarak, bütün öğretmenlerimizden Allah razı olsun. Onların emeklerine çok teşekkür ediyorum. Onların hakkı gerçekten ödenmez. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan bütün öğretmenlere, eğitim camiasına teşekkür ediyorum” dedi.
Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda dolandırıcılık, hırsızlık, sosyal medya, yasa dışı yayınlar, siber zorbalık, terör örgütünün eleman kazanma yöntemleri, uyuşturucu bağımlılığı, UYUMA ve 112 Acil Çağrı Merkezine yapılacak olan ihbarların suç ve suçlularla mücadelemizdeki öneminin vurgulanması ve toplumsal farkındalık oluşturulması amacıyla eğitim verildi. Bugün Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Canik Kampüsü 100. Yıl Konferans Salonu’nda ve 19 Mayıs İlçesi Ballıca Kampüsü Nuri Demirağ Konferans Salonu’nda, 19 Mayıs İlçesi Ballıca Kampüsü Nuri Demirağ Konferans Salonunda stant açıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan broşürler dağıtıldı ve 1100 öğrenci yüz yüze bilgilendirildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde 2 PKK/ YPG’li terörist ile Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 1 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Gücünü asil milletimizden alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörist temizliğine ara vermeden devam ediyor. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde belirlediği 2 PKK/YPG’li terörist ile Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde tespit ettiği 1 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Mehmetçik, kahramanca ve fedakarca mücadeleye devam edecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Yavuz, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İlimizde orta hasarlıyken güçlendirme müracaatı yapılmayan binaların yıkımı hızla devam ediyor. Bugün itibarıyla yıkılması gereken orta hasarlı binaların yüzde 40’ını yıktık. Devletimizin desteğiyle şehrimizin yapı stokunu yeniliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Rezerv alanlardaki çalışmaları da inceleyen Yavuz, “Kaynarca Mahallesi Merkez 1. Etap’ta temel kazısı ve zemin etüdü çalışmaları başladı. Yıkım çalışmaları da devam ediyor. Niyazi Mısrı Mahallesi’nde inşaat çalışmaları başlıyor. Şehrimize hayırlı olsun.” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusu, pazartesi günü Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Lübnanlı yetkililer saldırılarda en az 492 kişinin öldüğünü, binin üzerinde vatandaşın yaralandığını ve on binlerce kişinin güvenli bölgelere kaçmak üzere yer değiştirmek zorunda kaldığını bildirdi. Saldırının İsrail’in 2006’dan bu yana Hizbullah’a karşı gerçekleştirdiği en ölümcül saldırı niteliğinde olduğu belirtildi.
İsrail’in Hizbullah’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırısı geçen hafta Hizbullah üyelerinin telsiz ve çağrı cihazlarının patlatıldığı ve binlerce kişi yaralayıp en az 37 kişiyi öldüren gizli operasyonların ardından gerçekleşti.
İsrail ordusu, hava kuvvetlerinin dün Lübnan’da yaklaşık 1600 Hizbullah hedefini vurduğunu ve saldırılarına Hizbullah, İsrail-Lübnan sınırından çekilene dek devam edeceğini ifade etti. Hizbullah da dün İsrail’e yönelik karşı bir saldırı başlattı, bunların çoğu İsrail’in füze savunma sistemi tarafından engellendi. Hizbullah yetkilileri, İsrail ve Hamas, Gazze’de ateşkes konusunda uzlaşana dek saldırılarına devam edeceklerini belirtiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzeydeki Cibaliya Mülteci Kampı sakinlerinden Muhammed, İsrail’in saldırıları nedeniyle annesi ve kız kardeşiyle birlikte Nusayrat Mülteci Kampı’nda Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı okullardan birine sığındı.
Babası kuzeyde kaldığı için ailesinin su ve yiyecek ihtiyacını temin etme görevini üstlenen Muhammed, Temmuz 2014’te Nusayrat Mülteci Kampı’ndaki Sirac Okulunun hedef alındığı saldırıda şarapnel isabet etmesi sonucu elini kaybetti.
Saldırı öncesinde okulda ud eğitimi alan Muhammed, sağ elini kaybettiği için udu bırakmak zorunda kaldı ancak yılmadı ve zoru başararak keman çalmaya başladı.
Kemanla yeniden hayata tutunan Muhammed, şimdilerde protez ele kavuşmak, Gazze dışına çıkmak ve okumak istiyor.
Muhammed’in elini kaybetmesi son değil başlangıç oldu
Edward Said Enstitüsünde müzik eğitmenliği yapan, keman çalan ve şarkı söyleyen 16 yaşındaki Sema Rami Necm, Muhammed’in keman çalmaya başlamasında en büyük etken oldu.
Kendisi de 2 milyon Gazzeli gibi evini terk ederek güneye göç eden Necm, göç sırasında geri dönecekleri umuduyla kemanını yanına aldı ancak dönemedi.
Kemanın çadırda bir süre hiç kullanılmadan durduğunu söyleyen Sema, “Bir gün neden keman çalmadığımı ve çocuklara bunu öğretmediğimi düşündüm. Sonrasında çadır kentlere ve sığınma merkezlerine gidip çocuklara eğitim vermeye başladım. Bu çocuklardan biri de Muhammed Ebu Iyda’ydı.” dedi.
Muhammed’in başlangıçta ud eğitimi aldığını ancak okulun vurulmasından sonra eğitiminin yarıda kaldığını kaydeden Sema, şöyle devam etti:
“Umudumuzu yitirmemek adına Muhammed’in yeniden bir müzik aleti çalmasını istedim. Muhammed’in elinin ampüte edilmesi her şeyin sonu değil bilakis başlangıcıydı. Kemanın arşesini Muhammed’in ampüte edilmiş eline bağlamayı düşündüm. Ud için iki ele de ihtiyaç var ancak kemanda böyle bir yöntem kullanarak başarabileceğimizi düşündüm.”
Uzuvlarını kaybetmiş nice önemli şahsiyeti örnek aldılar
Muhammed başlangıçta çok zorlandığını ve eli yeni ampüte olduğu için çok acı çektiğini ifade eden Sema, daha sonra aleti sevdiğini ve kemanla arasında bir dil oluştuğunu ve şimdilerde kemancı olmak istediğini aktardı.
Çocuklara ilk defa eğitim verdiği için biraz zorlandığını anlatan Sema, “Muhammed’e elinin ampüte edilmesinin dünyanın sonu olmadığını göstermek ve ona umut aşılamak istedim. Bu şekilde uzuvları ampüte edilmiş ancak önemli yerlere gelmiş bilim adamları ve şahsiyetler olduğunu söyledim.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANCAKTEPE Belediyesi, dünya genelinde düzenlenen ’21 Eylül Dünya Temizlik Günü’ dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinlikle gönüllüler Fatih Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda katı atık topladı.
Katılımın yoğun olduğu etkinlikte belediye ekipleri ve çevre gönüllüleri ormanlık alandaki insandan kaynaklı atıkları temizlendi. 50 ton torba içerisinde
yaklaşık bin 250 kilogram atık toplandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik Merkezi öncülüğünde yapılan etkinlikte, gönüllüler ile öğretmenler çöp topladı.
Gençlik ve Spor İlçe Müdürü İlhan Yılmaz, temiz çevreye dikkat çekmek istediklerini söyledi.
Farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirten Yılmaz, “Vatandaşların en çok uğradığı Mevlana ve Millet Parkını gönüllü gençler ve öğretmenlerle temizledik. Amacımız, insanların gelişigüzel çöplerini sokağa atmalarını engellemek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek. Piknik yapılan alanların temiz tutulmasını sağlamak gerekiyor. Tüm paydaş kurumlarımıza, gençlere ve gönüllülere teşekkür ederim.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şişli Belediyesi, ekonomik kriz şartlarında eğitime destek verdiği yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yeni üniversitelilere 15 bin lira burs desteğini duyurmasının ardından Şişli Belediyesi, bu kez de öğrencilerin üniversite yolunda ulaşımına destek sağlayacak projeyi başlattı.
Abonman ücretleri karşılanacak
Proje kapsamında, Şişli’de ikamet eden ve 17-25 yaş arasındaki öğrencilerin İstanbulkartlarına 8 ay boyunca ulaşım desteği sağlanacak. Buna göre otobüs, tramvay, metro ve vapur gibi ulaşım araçlarını ücretsiz olarak kullanabileceği aylık abonman ücretleri Şişli Belediyesi tarafından karşılanacak.
“Yerel yönetimin tüm imkanlarıyla yanlarında olacağız”
Şişli Belediye Başkanı Şahan, ulaşım desteğiyle ilgili olarak şunları söyledi:
“İktidarın yarattığı çoklu krizlerden biri de eğitim alanında oldu. Bugün Türkiye’de bir üniversite öğrencisinin asgari harcaması 40 bin liralara dayandı. En düşük emekli aylığının 12 bin 500, asgari ücretin 17 bin 2 lira olduğu bir ülkede öğrenciler eğitimlerine devam edemiyor. Birçok öğrenci ekonomik krizden dolayı İstanbul’a gelemiyor. Tüm bunlara karşı sessiz kalamazdık. Üniversite öğrencileri için başlattığımız burs kampanyasının ardından ulaşım desteğini de hayata geçiriyoruz. İktidarın patlak lastiğe çevirdiği ekonomik düzende, gençleri bir nebze de olsa rahatlatacak yamalar yapmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki, bu ülkenin bütün ümidi ve geleceği gençlikte saklı. Her ne olursa olsun gençlerimizi yalnız bırakmayacak, yerel yönetimin tüm imkanlarıyla yanlarında olacağız.”
Başvurular 23 Eylül’de başlıyor
Projeye başvuracak öğrenciler, 23 Eylül 2024’ten itibaren Şişli Belediyesi’ndeki Başvuru Masası’na gerekli evrakları teslim edebilecek. Ayrıca üniversite öğrencilerinin konuya ilişkin Şişli Belediyesi’nin 444 3 112 numaralı Çözüm Merkezi’nden detaylı bilgiye de ulaşmaları mümkün.
Başvuru Şartları:
-Şişli’de ikamet etmek,
-İstanbul’daki üniversitelerde örgün öğretim almak (Açık öğretim üniversitesi öğrencileri yararlanamaz),
-17-25 yaş arasında olmak.
-Devlet üniversitelerinde ya da vakıf üniversitelerinde yüzde 100 burslu okuyor olmak
Gerekli evraklar:
-İkametgah,
-Öğrenci Belgesi,
-Açık Rıza Metni (İstanbulkartbilgilerini içeren).
-ÖSYM Yerleştirme sonuç belgesi
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aslan, Türkiye’de yasa dışı bahis ve kumar alışkanlığının gençler ve çocuklar arasında giderek yaygınlaştığını vurgulayarak, aileleri uyardı. Aslan, şunları kaydetti:
“En riskli yaş grubu 12-15 yaş”
“Birçok araştırma, kumar bağımlılığı için en riskli yaş grubunun 12-15 yaş olduğunu gösteriyor. 2023 yılında Türkiye’de 160 bin yasa dışı kumar sitesi kapatıldı, bu sayı bir önceki yılın altı katı. Çocuklarımız, basit bir oyun reklamıyla sanal kumarın batağına çekiliyor. Anne babalar da çocuklarının bu şekilde güvende olduklarını düşünüyor ister istemez. Çocukları gözleri önünde oyun oynuyor. Çünkü sokaklar güvensiz, her gün kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısına uğrayan çocuklarımızın acı haberleri yüreğimizi kanatıyor, çocuklarımıza, ailelerine, ülkemizin geldiği hale üzülüyoruz.”
Sanal kumar bağımlılığının uyuşturucu madde bağımlılığı kadar tehlikeli olduğunu belirten Aslan, söz konusu yolla kara para aklandığına da işaret ederek, şöyle konuştu:
“Terör finanse ediliyor”
“Geçtiğimiz yıl yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle Türkiye’de kapatılan internet sitesi tam tamına 160 bin. Önceki sene, yani 2022’de bu sayı altıda biriydi. Yani bir yılda yayın yapan site sayısı 6 kat artmış durumda. Üstelik çocuklarımızın bu tür sitelere erişimi için hiçbir engel yok. Ebeveynler olarak bizim dikkatimizi bile çekmeyecek basit bir çocuk oyununda arada çıkan bir reklamla yapılan yönlendirme, çocuklarımızın sanal kumar batağına düşmesi için yeterli oluyor. ‘Başlangıç hediyesi veriyoruz’ denilerek tuzağa çekilen çocuklarımız, günlük harçlıklarının beş katı, on katı hediye edildiğini düşünerek bu tuzağa güle oynaya düşürülüyor. Dahası bu yolla dev kara paralar aklandığı ve terör örgütlerine ciddi bir finansman sağlandığı da artık inkar edilemez bir gerçek.”
Ebeveynlere çağrıda bulunan Aslan sözlerini, şöyle tamamladı:
“Ebeveynler olarak kendimizi dijital okur yazar hale getirmeliyiz”
“Elbette işteyken, yan yana değilken çocuğumuzla iletişim kurmak için, onların güvenliğini sağlamak adına cep telefonu veriyoruz, vermek zorunda hissediyoruz kendimizi. Ancak daha 10 yaşında bir çocuğun kumar veya şiddet bağımlısı olmasının önüne geçmek için yapmamız gereken onca şey var. Bu imkanlara sahibiz. Yaklaşan toplumsal felakete dur demeliyiz. İşe önce ebeveynler olarak kendimizi dijital okur yazar hale getirerek başlamalıyız. Dijital okur yazar hale gelelim ki, çocuklarımızın nelerle ilgilendiğini anlayalım, önlem alınması gereken noktada doğru tarafından önlemimizi alalım. Şiarlarından biri ‘bilim’ olan Zafer Partisi olarak elbette teknolojiyi, teknolojik gelişmeleri kulak ardı edecek değiliz. Ama birincisi teknolojiyi doğru kullanmak, ikincisi çocuklarımıza ve gençlerimize doğru kullandırmak yükümlülüğündeyiz. Doğru önlemleri alalım ki, daha 18 yaşına gelmemiş her 10 çocuğumuzun sekizinin en az bir kere düştüğü bu bataklıkta yarın bebeklikten yeni çıkmış çocuklarımızı bulmayalım. 10’da 8 gibi bir oran hiç yabana atılacak bir oran değil. Yarının felaketi bugün evlerimizde şekilleniyor olabilir, çocuklarımızın minik ellerine teslim ettiğimiz o kutular, milletimize bir pranga, dahası bir bomba olarak dönmesin.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tekin, Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde üçüncüsü düzenlenen “Din Eğitimi ve Hizmetleri Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, eğitimdeki hedeflerine değindi.
Tekin, “Nihayetinde motto olarak ‘iyi insan’ bizim hedefimiz. İyi insandan kastım sağlıklı çevre, sağlıklı beden, sağlıklı ruh üçleminde iyi eğitim almış bireylerden bahsediyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin özünde bu var.” ifadesini kullandı.
“Bugün evrensel laiklik anlayışıyla bağdaşır bir Türkiye var”
Türkiye’nin, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıyla birlikte bambaşka bir noktaya geldiğini belirten Tekin, geçmişte başörtüsü taktıkları için memuriyet hakları ellerinden alınan, disiplin soruşturmalarıyla ihraç edilen kişilerin olduğunu hatırlattı.
Yusuf Tekin, şunları kaydetti:
“28 Şubat sürecinde imam hatip lisesinde çalışırken görevli olduğu pansiyondaki öğrencileri sabah namazına kaldırdığı için irticacı olduğu gerekçesiyle ilişiği kesilen öğretmenler oldu. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye’yi dini inanç ve ibadet özgürlüğü anlamında dünya standartlarında bir ülke yapmaya çalışan tüm AK Parti camiasına ve buna katkısı olanlara bir kez daha teşekkür ediyorum. İmam hatip lisesi mezunu olmak bir problemdi. 2006 yılında doçentlik mülakatına girdiğimde Boğaziçi Üniversitesi’nde jüri üyelerinin, ‘Sen imam hatip mezunusun’ diyerek söyledikleri şeyler hala kulaklarımda çınlıyor. İmam hatibe giden çocuklarımızın yaşadıkları bir katsayı zulmünü bu ülke gördü. Bugün çok şükür evrensel laiklik anlayışıyla bağdaşır, dini inanç ve ibadet hürriyetlerinin bütün vatandaşlar için özgürce sağlandığı bir Türkiye var. Türkiye’deki azınlık okullarımızda devam eden azınlık vatandaşlarımızın çocukları LGS sınavlarında kendi dinlerinden sorularla imtihan oluyorlar. Bunlar çok önemli hususlar.”
Tekin, 2011 yılında yapılan yasal düzenlemeyle imam hatiplerin önündeki katsayı engelini yaratan kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitimin önüne geçildiğini vurgulayarak, 12 yıllık zorunlu eğitim ile Türkiye’nin dünyada muadillerinin üstünde bir düzeyde zorunlu eğitim başlatan ülke olduğunu dile getirdi.
Bu adımların önemine işaret eden Tekin, yine aynı düzenlemeyle çocukların okullarda seçmeli olarak Kur’an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi dersleri almaya başladığını belirtti.
Din eğitiminin, kuşkusuz vatandaşların milli eğitimden, okullardan beklediği önemli başlıklardan biri olduğunu dile getiren Tekin, Bakanlık olarak isteyen çocuklara dini eğitim verdiklerini aktardı.
“Dini eğitim alanında da metodolojinin değişmesi gerektiğini görmek durumundayız”
“Diğer alanlardaki eğitim öğretim metodolojisi nasıl değişiyorsa dini eğitim alanında da metodolojinin değiştiğini veya değişmesi gerektiğini görmek durumundayız” diyen Tekin, çağın gerekliliklerine uygun, çağın araçlarını kullanan bir yöntemle bu eğitim öğretim sürecinin devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Şu an ilahiyat fakültesi mezunu bir öğretmenin 13 farklı dersin uzmanı gibi kabul edildiğini anlatan Tekin, bunun de değişmesi gerektiğini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlahiyat fakültelerinin bu anlamda bölümleşmesi, uzmanlaşması ve dolayısıyla bizim istihdam ettiğimiz öğretmen arkadaşlarımızın da spesifik derslerde uzman olup o derslerde, örnek olsun diye söyleyeyim, Kur’an-ı Kerim, tefsir bir grup, İslam düşüncesi, İslam felsefesi bir başka grup olabilir. Bu alanlarda uzmanlaşıp bu alanların pedagojik formasyon açısından uzmanı olan, bu alanlarda metodoloji bilgisi olan adaylar olarak yetişmesi gerektiğine inanıyorum. Aynı şekilde yaş grupları itibarıyla da ilkokullarda bu dersi veren kişiyle imam hatip liselerinin son sınıfına ders veren kişinin aynı eğitimden geçmesi biraz içerisinde yaşadığımız uzmanlaşma çağında bir sorunmuş gibi görünüyor. Bu ve benzeri problemlerin tartışılacağı güzel bir çalıştay olmasını temenni ediyorum.”
Çalıştaya, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti milletvekilleri Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Albay Alpaslan Doğan, kurumlar ve siyasi partilerin temsilcileri ile akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.
(Bitti)
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KadıköyModa’da bir ev boşaltılırken fark edilen robdöşambr, mirasçılar tarafından önemli bir eser olabilir düşüncesiyle antikacıya iletildi. Eserin teslim edildiği antikacı, robdöşambrın önemini fark ederek, ünlü modacı Cemil İpekçi ile akademisyenlerin görüşüne başvurdu. Eser daha sonra koleksiyoner Şadiye Ulusoy tarafından, analiz edilmek üzere enstitüye teslim edildi.
İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Taşınabilir Kültür Varlıkları Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarına getirilen robdöşambrın madde tayini ve iplik analizleri, Prof. Dr. Hülya Tezcan danışmanlığında, Doç. Dr. Meral Özumay tarafından yapıldı.
Çalışmaları 6 ay devam eden eserde kullanılan malzeme ve boyar maddenin sentetik olduğu tespit edildi. Sonuçlar, eser sahibi Ulusoy’a sunuldu.
“Boyamasını doğal boyayla gerçekleştiriyoruz”
Laboratuvar ekibinden konservatör Elif Sıla Mollaalioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, robdöşambr sürecinin en önemli kısmının belgeleme aşaması olduğunu belirterek, “Biz bu aşamaları, fotoğraflama, visual (görsel) analizler ve daha sonrasında mikroskobik analizler, hepsini birlikte değerlendirerek, eseri bir sonraki aşamaya getirdik. 6 ay gibi bir süreç içerisinde eserin tamamlanmasını sağladık.” dedi.
Boyama Laboratuvarı yürütücüsü Benan Bayram da kurumda restorasyon ve konservasyon laboratuvarının dahilinde, doğal boyama laboratuvarında çalıştıklarını aktardı.
Bayram, sürece dair şu bilgileri verdi:
“Burada eserler geldikten sonra bütün çalışmalar tamamlanıyor. Hatta analizleri de bittikten sonra gerekli tekstil eserlerde parça kayıpları, süzülmeler varsa tamamlanıyor. Biz buralarda genellikle ipek kullanıyoruz. Boyamasını doğal boyayla gerçekleştiriyoruz. Daha sonra arkadaşlarımız restorasyonu tamamlayarak eseri bütünlemeye gayret ediyor. Bu eserde de gerekli analiz yapıldıktan sonra doğal boyama üzerine çalışmalarımızı ve denemelerimizi yaptık. Denemeler neticesinde esere en uygun renk tonunu, yine doğal boyar maddelerle, kök boyayla neticeye ulaştık. İpek kumaş ve ipek iplik olmak üzere boyamalarımızı tamamladık. Daha sonra da arkadaşlarımız bu kumaş ve iplikle restorasyonu tamamladı.”
Olgunlaşma Enstitüsünde restorasyon bölümünde çalışan Kübra Kılınç ise çeşitli ipeklerle çalışmaları sürdürdüklerini dile getirerek, “Doğal boyamadan gelen kumaşlar, ilk önce Ödemiş ipeği yerleştirip puntolama tekniğiyle dikildi. Ondan sonra Lyon ipeğinin üzerine kaplanarak tekrardan eserimiz puntolama tekniğiyle dikilerek sağlamlaştırıldı. Prof. Dr. Hülya Tezcan’ın dediği gibi, eser Abdülhamid’e özel, yurt dışında dikilmiş. Ona özel dikildiği ve kullanıldığı söyleniyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAĞCILAR Belediyesi, İsrail’in Gazze’de yok ettiği zeytin ağaçlarına dikkat çekmek amacıyla Filistin ve Doğa İçin Dayanışma Etkinliği gerçekleştirdi. Bu kapsamda ilçede eğitim gören bir grup ortaokul öğrenci, Filistin bayraklarıyla süslenen alanda ‘Zeytin Çekirdeğinden Tespih Yapım Atölyesi’nde bir araya geldi. Tespihlerin satışından elde edilecek gelir Gazze’deki Filistinlilere bağışlanacak.
Programda Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, sanatçı Turan Erdiren ve öğrenciler birlikte zeytin çekirdeklerinden tespih yaptılar. Bu tesbihlerin satışından elde edilen gelir, Filistin’deki zeytin ağaçlarının korunmasına ve tahribata uğrayan tarım alanlarından kaynaklanan gelir kaybını telafi etmeye yönelik olarak Filistinlilere bağışlanacak.
‘TESBİHLERİMİZ, ONLARIN HATIRASINI YAŞATMAK İÇİN BİRER SİMGE OLACAKTIR’
Etkinliğin sadece bir doğa koruma hareketi değil, aynı zamanda bir dayanışma olduğunu dile getiren Özdemir, “Bir yandan Filistinli kardeşlerimizin katledilmesini protesto ederken diğer yandan da katledilen doğanın, zeytin ağaçlarının durumunu tüm dünyaya ilan etmek ve bu duyarlılığı ortaya koymak maksadıyla bir aradayız. Çok kıymetli bir çalışma. Fabrikalardan alınan zeytin çekirdeklerinden tespih yapıyoruz. Tesbihlerimiz, hem bu ağaçlara olan saygımızı ifade etmek hem de onların hatırasını yaşatmak için birer simge olacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 18 Eylül (Xinhua) — Çin halkı, bu yıl 17 Eylül’e denk gelen Güz Ortası Festivali’nde üç gün süren tatilin keyfini çıkardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>200 yıllık düğün geleneğini yaşatıyorlar
ŞIRNAK – Şırnak’ta 200 yıllık düğünlerde tepsi ile para toplama geleneği yaşatılıyor. Düğünlerde gelin ve damada takı takma işlemi tepsi tutularak sürdürülüyor. Herkesin kendi imkanı kadar isim yazmadan tepsiye attığı takı ve paralarla hem evlenen çiftlere destek sunuluyor, hem kimin ne taktığı belli olmuyor.
Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Dağdibi köyünde yaşayan Sindi aşireti mensubu binlerce vatandaş 200 yıllık düğün geleneğini yaşatıyor. Gelin ve damat için 2 gün 2 gece yapılan düğünlerde takı takma merasimleri ise tepsiyle yapılıyor. Damadın amcası eline aldığı tepsiyle düğüne katılan misafirlerin yanına giderek takı takmalarını istiyor. Dünya evine giren Fatih ve Fatma Ata çifti düğününde davetliler saatlerce süren para toplama işlemiyle para ve takılarını tepsiye koyuyor. Tepsi ile yaklaşık 700 bin lira toplanırken, köydeki bu geleneği yaşatan aşiret mensupları yardımlaşma ve dayanışmanın böyle olması gerektiğini söylüyor. Düğüne katılan herkes imkanları ölçüsünde altın ve paraları tepsiye atarak yeni evli çifte destek oluyor.
Ahmet Ata adındaki vatandaş düğün geleneğinin eskiden beri devam ettiğini söyledi. Ata, “Bu adeti terk etmiyoruz. 2 gün sürüyor düğünlerimiz. Fakir zengin kim gelirse gelsin eşit şekilde para toplanıyor. Kimse arasında rencide olmamak için böyle bir geleneği sürdürüyoruz. 200 yıldan beri var bu gelenek. Düğünden düğüne değişiyor 300 binden 700 bin liraya kadar böyle para topluyoruz” dedi.
Köyün kanaat önderleri 200 yıldan fazla olan bu geleneği yaşatmanın tek nedeninin olduğunu söyledi. Bunun, maddi durumu iyi olmayanlar için tepsiye kimin ne kadar attığının belli olmadan evlenen çiftlere destek sağlamak olduğunu belirtildi.
(SRD-AKK-Y)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM, Atatürk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Türk devletlerinde kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçların cezalarının çok ağır ve oldukça caydırıcı olduğunu söyledi. Özellikle çocuklara karşı işlenen suçlara karşı verilen ölüm cezalarının kalabalık halk kitleleri önünde uygulandığını belirten Doç. Dr. Eğilmez, “Günümüzde de ne yazık ki bu tür suçlar işleniyor. Son olarak Narin kızımızın başına gelenler bütün ülkeyi üzmüş, vicdanları rahatsız etmiş durumda. Hukuk sistemimiz yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı. Özellikle çocuklara ve kadınlara karşı işlenen bu ağır suçlar idamla cezalandırılmalıdır diye düşünüyoruz” dedi.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Türk devletlerinde çocuk ve kadınlara yönelik suçlarda verilen cezalara yönelik değerlendirmelerde bulundu. Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde hukuk sistemine ‘töre’ denildiğini ifade eden Doç. Dr. Eğilmez, şunları söyledi:
“Türk devlet geleneğinin temel unsurlarından biri hukuktur. Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde, töre diye isimlendirilen hukuk sistemine sıkı bir bağlılık görülür. Halk, ülke, istiklal ile birlikte hukuk, Türk Devletinin dört temel unsurundan biridir. Türklere göre devleti kuran ve işleten mekanizma hukuk idi. Türk töresi, en eski Türk topluluklarından itibaren sosyal kontrolü ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur. Türklerde cezayı gerektiren fiiller ve bunlara karşı uygulanacak cezalar töre ile belirlenmişti. Vatana ihanet, savaştan kaçmak, kutsala küfür, kasıtlı ve planlı bir şekilde (özellikle kadın ve çocuklara karşı) ölüme sebebiyet verme ve tecavüz suçları; ölüm, işkenceli ölüm, organ kesimi gibi ağır cezalarla karşılık bulurdu. Türk devletlerinde kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçların cezaları, çok ağır ve oldukça caydırıcı olmuştur. Bu eylem Türk toplumu tarafından her dönemde kınanmış ve bu suçları işleyenlere diğer suçlara göre çok daha büyük tepki gösterilmiştir. Türklerde özellikle çocuklara karşı işlenen suçlara karşı verilen ölüm cezaları, kılıçla boynunu vurma, yakılma, taşlayarak öldürme, iki hayvan arasına bağlanıp parçalanma ve iple boynundan asma şekillerinde infaz edilirdi. Eğer çocuk öldürülmemiş ama ağır şekilde darbedilmişse ölüm cezasından başka cezalar da uygulanmıştır. Örneğin suçu sabit görülen kişi; kızgın küplere konulma, alnın ya da yüzün kızgın demirle dağlanması, saçından asma, dar sandıklara kilitleme, el kesme, gözünü çıkarma, cinsel organını ve kulağını kesme gibi uygulamalarla cezalandırılmıştır. Hatta bu tür suçların idamla cezalandırılması yetersiz olarak görülmüş, suçlular genelde acı çektirilerek öldürülmüştür. Cezalandırma işlemi ölümden sorunda devam etmiştir. Bu tip cezalandırmalarda amaç ölünün bedenine zarar vermekten ziyade, topluma verilmeye çalışılan ibret mesajının pekiştirilmeye çalışılmasıdır.”
Toplum tarafından büyük tepki gösterilen böyle insanların cezaları ve sonuçlarının ibretlik ve caydırıcı olması için kalabalık halk kitleleri önünde sergilenmesine özellikle dikkat edildiğini belirten Doç. Dr. Eğilmez, “Mesela 1150’li yılların Malatya’sında bir Ermeni papaz kiliseye çeşitli oyunlarla çektiği bir kız çocuğuna tecavüz ediyor. Daha sonra bu olayın duyurulabileceğini düşünerek o çocuğu öldürüyor. Yapılan tahkikat sonucunda papazın suçlu olduğu ortaya çıkınca oradaki siyasi otorite, derisi yüzülerek öldürülme cezası veriyor. Artı öldükten sonra da cesedinin toplum önünde yakılma cezası veriliyor. Bunun temel amacı ibret olmasıdır. Türkler, tarih boyunca adaletin tecellisi, yaptırımın caydırıcılığı ve zarar görenin tesellisi denklemine büyük önem veriyor” diye konuştu.
İDAMLA CEZALANDIRILMALI
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin’in başına gelenlerin bütün ülkeyi üzdüğünü, vicdanları rahatsız ettiğini kaydeden Eğilmez, “Bu olay Büyük Selçuklu Devletinde ya da ondan önce Göktürkler ya da Hunlarda yaşanmış olsaydı nasıl bir çözüm ortaya konmuştu? Bir kere şimdiye kadar o töre sistemi içerisinde katiller bulunmuştu ve bir şekilde idam edilmişti. Katillere yardımcı olanlar büyük cezalara çarptırılmıştı. Bunlarının ne tür insanlar olduğu bilinsin, diye alınları kızgın demirle dağlanmıştı. Bahsettiğimiz köydeki herkesin malına el konulmuş ve o köyde yaşayan herkes sürülmüştü. Bu cezayla bütün vicdanlar huzur bulduğu ve ibretlik bir durum ortaya çıktığı için kimse huzursuz olmuyordu. O nedenle bugün bizim hukuk sistemimiz yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı. Özellikle çocuklara ve kadınlara karşı işlenen bu ağır suçlar bir şekilde idamla cezalandırılmalıdır diye düşünüyoruz” dedi.
Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akkapı Mahallesi’nde 14 Eylül’de minibüs sürücüsü iki grup arasında çıkan silahlı kavgada Ali Metin Zorluer’in hayatını kaybetmesi, 3 kişinin de yaralanmasıyla ilgili soruşturma kapsamında 3 şüpheli daha gözaltına alındı.
Böylelikle olayla ilgili gözaltına alınanların sayısı 6’ya yükseldi.
Soruşturmaya ilişkin edinilen yeni bilgilere göre, Akkapı hattındaki minibüslerin durak yönetiminin aldığı karar doğrultusunda, cenazesi olan aileler için sırayla mezarlığa ücretsiz ulaşım sağladığı, kavganın çıktığı gün tarafların sırayla ilgili anlaşmazlık nedeniyle tartışıp kavga ettikleri öğrenildi.
Yaşamını yitiren minibüs sahibi Ali Metin Zorluer’in ise kavgayı ayırmak isterken vurulduğu belirtildi.
Olayda pompalı tüfekle ateş ettiği öne sürülen şüpheli Hakan K’nin ifadesinde, hayatını kaybeden Zorluer’in saygı duyduğu biri olduğunu, bu kişiye ve diğer yaralılara karşı bir kastının bulunmadığını öne sürdü.
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk Hakan K. (46), Cüneyt K. (51), Selçuk K. (37), Efekan K. (19) ile karşı gruptan Recep N. (35) ve Onur N. (40) çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Bu arada, kavganın başladığı ana ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine de ulaşıldı. Görüntülerde, taraflar arasında başlayan tartışmanın bir süre sonra kavgaya dönüştüğü ve bazı kişilerin kavga edenleri ayırmaya çalıştığı görülüyor.
Olay
Merkez Seyhan ilçesi Akkapı Mahallesi’nde 14 Eylül’de iki grup arasında çıkan kavgada Ali Metin Zorluer ve 3 kişi pompalı tüfekle yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Zorluer, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Asayiş Şube MüdürlüğüCinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili şüpheliler Hakan K, Cüneyt K. ve Selçuk K’yi gözaltına almıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan, 19 gün sonra dere yatağında, çuval içerisinde ve üzeri taş ve çalılıklarla kapatılmış cesedi bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, otomobilinde Narin’e ait DNA izleri bulunan amcası Salim Güran, cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın da aralarında bulunduğu 11 kişi tutuklandı. Yürütülen soruşturmada tutuklu bulunan amca Fuat Güran’ın eşi Hediye Güran ile soruşturmanın seyrini değiştirmek için sahte ihbarlarla, görevlileri farklı yerlere yönlendirdikleri ve verdikleri ifadelerinin çeliştiği belirtilen Güran ailesinin akrabaları İ.K. ve Ş.K. de gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da köprü diş tedavisi uzayan Orhan A. (22), arkadaşı Muhammed Can K. (21) ile tedavi gördüğü kliniğe pompalı tüfekle ateş açtı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından yakalanıp tutuklanan şüphelilerden Orhan A., “İçki içerken diş ağrım aklıma geldi. Öfkelenince, gidip sıktım” dedi.
Olay, 9 Eylül’de saat 01.30 sıralarında Seyhan ilçesi Gürselpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Köprü diş tedavisi gören Orhan A., tedavi süresinin uzaması üzerine öfkelenip, diş hekimi Doğan T.’nin (55) kliniğinden ayrıldı. Orhan A., akşam saatlerinde buluşup, içki içtiği arkadaşı Muhammed Can K.’ye durumu anlattı. Bunun üzerine motosikletle kliniğe giden şüphelilerden Orhan A., pompalı tüfekle iş yerine ateş açıp, kaçtı. Saldırı, güvenlik kamerasına yansıdı.
‘İÇKİ İÇERKEN DİŞ AĞRIM AKLIMA GELDİ’
Sabah kliniğe geldiğinde, camların kırık olduğunu gören Doğan T.’nin ihbarıyla Gasp Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili çalışma başlattı. Ekipler, adreslerine yapılan baskında şüphelileri gözaltına aldı. Emniyete götürülen Orhan A., ifadesinde, “Dişim ağrı yapınca kliniğe gittim. Tedavi süresi uzayınca sinirlendim. İçki içerken diş ağrım aklıma geldi. Öfkelenince, gidip sıktım” dedi. Diğer şüpheli Muhammed Can K. ise “Orhan’ın dişi ağrıyınca, kliniğe ateş etmek istedi. Onu kıramadım” savunması yaptı.
TUTUKLANDILAR
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Orhan A. ile Muhammed Can K., çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doha’da binlerce yerli ve yabancıya ulaşan Doha Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezi tarafından Türkiye’nin kültürel değerlerinin geniş kitlelere tanıtıldığı çok sayıda etkinlik düzenleniyor.
Bu kapsamda yeni döneme başlayan Doha Yunus Emre Enstitüsünde 8 farklı kurs ve 14 farklı atölyenin yanı sıra düzenlenecek seminerlerle birlikte 1000’e yakın katılımcı bekleniyor.
Temsilcilikte, her yıl olduğu gibi bu yıl da yetişkinlere ve çocuklara yönelik Türkçe kurslarının yanı sıra Türkçe hikaye okuma ve turizm Türkçesi kurslarından, geleneksel Türk okçuluğu ve ebru, tezhip, minyatür gibi Türk el sanatlarının tanıtıldığı atölyelere kadar her alanda etkinlikler düzenlenecek.
Doha’daki yeni binasında faaliyetlerini sürdürecek temsilcilikte ayrıca Türk kültürünün önemli lezzetlerinden Türk kahvesi günleri de gerçekleştirilecek.
Ayrıca, kursiyerler enstitünün zengin içeriğe sahip kütüphanesinde kitap okuyarak Türkçeyi geliştirme imkanı da bulacak.
Farklı yaş ve meslek gruplarından çok sayıda yabancının ilgi gösterdiği Türkçe kursları, 2016 yılından beri aktif olarak devam ediyor.
Enstitü, ayrıca Türkçe kurs taleplerine istinaden Katar Savunma Bakanlığı personeline yönelik Türkçe kursları da düzenliyor.
Türk kültürünün tanıtılmasına yardımcı oluyor
YEE Doha Koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Uysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada enstitünün, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerlemesine katkıda bulunacağını ve medeniyet, sanat ve kültür alışverişini sağlayacağını ifade etti.
Uysal, söz konusu etkinliklerle hem Türk kültürünün tanıtıldığını hem kültürler arasındaki ortak değerlerin ortaya çıktığını dile getirdi.
Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım” dizesinin, çalışmalarda kendilerinin ilham kaynağı olduğuna işaret eden Uysal, şunları kaydetti:
“Türk vatandaşlarımız kadar Doha’da yaşayan herkes, ‘Gelin tanış olalım’ çağrımızın muhatabı. Bulunduğumuz her yerde, herkese Türk kültürünün güzelliklerini anlatmak ve tanıtmak için çalışıyoruz. Katar’da Türkiye’ye yoğun bir ilgi var. Bu durumun da kurslarımıza yansıması bizi mutlu ediyor.
Katılımcılar kurs boyunca sadece Türkçe öğrenmiyor bunun yanı sıra kültürümüze ait en önemli değerleri görme şansına da sahip oluyor. Ayrıca bu yıl ilk kez açtığımız “Türkiye’de Kültür, Toplum ve Siyaset” seminerlerine de yoğun katılım bekliyoruz.”
“YEE’nin Türkçe müfredatı çok başarılı”
YEE’nin Türkçe müfredatını çok başarılı bulduğunu kaydeden Türkçe kursiyerlerden Katar Üniversitesi Ekonomi ve İslami Finans Profesörü Beşir Lütfi, “KursU başarıyla tamamladım ve artık daha iyi konuşabiliyorum. Türkçe çok güzel ve kolay bir dil.” dedi.
Türkçe iletişim kurmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Lütfi, şöyle devam etti:
“Türkçe hikaye kitapları okumayı seviyorum. Türk kültürünü ve fikir hayatını takip ediyorum. Burada hocalarımızla ve arkadaşlarımız ile Türkçe pratik yapıyorum. Türkiye’ye gitmeyi, Türk yemeklerini yemeyi ve insanlarla Türkçe konuşmayı istiyorum.”
“Yunus Emre Enstitümüz Katar’da Türkiye’nin gülümseyen yüzü”
Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Dr. Mustafa Göksu da YEE sayesinde Katar’da çok sayıda kişinin Türk dili ve Türk kültürünü tanıdığını belirtti.
Göksu, “Yunus Emre Enstitümüz Katar’da Türkiye’nin gülümseyen yüzü, şefkatli eli ve Türk kültür ve medeniyetinin dünyaya açılan kapısı olmaya devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yunus Emre Enstitüsü
Türkiye’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırmak ve dünya üzerinde kültürel etkileşime katkıda bulunmak amacıyla 2009 yılında kurulan Yunus Emre Enstitüsü, kültürel diplomasi, bilim diplomasisi ve Türkçe öğretimi gibi ana konularda dünya genelinde 150’den fazla irtibat noktasıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Türk kültürünün dünya çapında ilgi odağı olması ve dünya genelinde Türkçenin yaygınlaştırılmasına yönelik yüzlerce faaliyeti hayata geçiren Yunus Emre Enstitüsü, Türkçenin dünya dili olmasına yönelik çalışmalarına da devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddiaya göre, kent merkezindeki Fatih İlkokulu’nda İngilizce öğretmeni Emine D, velilerin olduğu WhatsApp grubuna, yaramazlık yapan öğrencinin ismini yazdı.
Bu duruma sinirlenen A.Ş. isimli veli okula gelerek, koridorda Emine D. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine veli A.Ş, öğretmenler odasına geçen Emine D’nin yakasından tuttu.
Emine D, hastaneye giderek darp raporu aldı.
A.Ş. ise ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğrencileri tek tek tebrik eden Esen, öğrencilere üniversite yıllarını iyi değerlendirmeleri yönünde tavsiyede bulundu.
Esen, “Memleketinize, vatanınıza, toprağınıza ve bayrağınıza olan sadakati ve muhabbeti asla unutmayın. Ayağınıza taş değmesin. Güle gidin, dolu dolu gelin. Bu memleketin sizin gibi gençlere ihtiyacı olduğunu bilin.” dedi.
Başkan Esen, öğrencilerin eğitimlerine verdikleri destekten dolayı ailelerine, öğretmenlerine ve idarecilerine teşekkür etti.
Programda kısa bir konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk ise Çankırı’nın üniversiteli gençlerini böylesine anlamlı bir programda bir araya getirdiği için Başkan Esen ve ekibine teşekkür ederek öğrencilere de akademik hayatlarında başarılar diledi.
Konferans ile devam eden törenin sonunda öğrencilere hediye takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Serginin açıldığı MAJİ Art Galery’den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Erbil, sanatın Türkiye’nin dört bir yanına yayılmasını, gençlerin daha duyarlı ve zarif olmasını hayal ettiğini belirterek, “Sanatın, ülkemizde kötü olayları önleyebilecek en önemli güç olduğuna inanıyorum. Ülkeler arası ilişkilerde ve insanlığa düşmanlıkta, sanatın zarafeti ve duyarlılığı ön planda tutarak bu olumsuzlukların üstesinden gelebileceğini düşünüyorum. Sanatın geçmişten günümüze kadar duyguları ve sevgiyi ifade ettiğini vurguladım. Bu yüzden sanatın yaygınlaştırılması gerektiğini belirttim. Öğrencilerime bu değerleri anlattım ve onlar da beni yanıltmadı. Bu misyonumu sadece kendim için değil, halk ve toplum için gerçekleştirdim. Sanatla daha anlamlı bir dünya kurmayı amaçladım.” ifadelerini kullandı.
“Erbil, evrensel bir sanatçı olarak öne çıkıyor”
Prof. Dr. Uğur Batı da kitabın hazırlık sürecindeki titiz bir çalışma yaptıklarını aktararak, şunları kaydetti:
“Türkiye’de derin bir ressamın varlığına şükretmeliyiz. Türkiye, Devrim Erbil’i desteklediği için şanslı. ‘Yatay Derinlik’ ifadesiyle tanımladığımız çeşitli üsluplarda eserleri bulunan Erbil, evrensel bir sanatçı olarak öne çıkıyor. Marküteri, batik, vitray, halı ve kilim gibi tekniklerle, yatay genişliği bu denli kapsamlı olan başka bir ressam Türkiye’de bulunmuyor. Kitabı da bu kavram etrafında oluşturduk. Göstergebilim, retorik, edebiyat ve felsefe gibi formların ortaklığında, Devrim Erbil’in özünü ve sözünü irdelediğimiz bir çalışma kaleme aldık. Güzel bir okuma deneyimi sunmasını umuyoruz.”
MAJİ Art Gallery sahibi Gaye Donay ise Erbil’in sanat dünyasında derin izler bıraktığına işaret ederek, “Devlet sanatçımız Devrim Erbil’in, Prof. Dr. Uğur Batı’nın kalemiyle hayat bulan ‘Yatay Derinlik’ kitabı, Erbil’in eserlerinin ötesinde, onun içsel dünyasına dair derin bir yolculuk sunuyor. Kitap, sadece Erbil’in sanata bakış açısını ve dönüm noktalarını değil, aynı zamanda onu insan olarak daha yakından tanımamıza da olanak tanıyor.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi için anlaşma imzalanması ve Netanyahu hükümetinin istifası için her hafta cumartesi günü protesto düzenleniyor.
İsrail genelinde bu hafta da yüz binlerce kişi, Gazze’deki esirlerin geri getirilmesi amacıyla imzalanacak ateşkes anlaşması için isteksiz siyasi iradeyi eleştirdi, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifası ve erken seçim taleplerini yineledi.
Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin çeşitli noktalarında hükümetin istifası ve esirlerin geri getirilmesi talep edildi.
Protestoların merkezi, organizatörlerin açıkladığı rakamlara göre yüz binden fazla İsraillinin akşam saatlerinde toplandığı başkent Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı binasının çevresi oldu.
Ellerinde İsrail bayrakları bulunan protestocular, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı.
İsrailli esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davul ve düdük çalan protestocular, “Hepsi hemen eve”, “Yardım” yazılı dövizler taşıdı, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak”, “Sen baştasın, sen suçlusun” şeklinde sloganlar attı.
İsrail hükümetini ateşkes anlaşmasına yanaşmamakla suçlayan esir aileleri, yaptıkları açıklamada, basındaki Netanyahu’nun Gazze’ye saldırılarını kuzeyde Lübnan’a çevireceği haberleri üzerine bunun “Gazze Şeridindeki İsrailli esirleri feda etmek anlamına geldiği” eleştirisini yöneltti.
İsrailli esirlerin aileleri, Netanyahu “iktidarda kaldığı sürece Gazze’de saldırıların durmayacağını” vurguladı.
Göstericiler yürüyüş yaptı
İsrailli göstericiler, toplandıkları Savunma Bakanlığının önündeki Begin Caddesi’nden yürüyüşe geçmek istedi. Gruba, polis atlı birliklerle müdahale etti. Polis, yürüyüşe devam etmek isteyen bazı göstericileri gözaltına aldı.
Batı Kudüs’te de hükümetin istifa etmesini ve Gazze Şeridi’ndeki esirlerin geri getirilmesi için bir an önce anlaşma imzalanmasını isteyen İsrailliler, protesto gösterilerini sürdürdü.
İsrail’in 7 Ekim’de Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı “Philadelphi Koridoru’nda” kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.
Masada anlaşma varken İsrail’in Gazze’ye saldırıları sürüyor
Öte yandan, İsrail, müzakerelere varan ve bunların tıkandığı süreçte Gazze Şeridi’ndeki şiddetini sürdürüyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda son 10 günde 321 Filistinli hayatını kaybetti.
Yaklaşık 2,3 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde, İsrail’in saldırıları ve tehditleri nedeniyle Filistinlilerin zorunlu göç çilesi bitmiyor.
Bombaların hedefi olmamak için bölgeden bölgeye savrulan Filistinliler, güvenli yerin olmadığı Gazze Şeridi’nde nereye gideceklerini bilmiyor.
Zira, İsrail ordusu, “güvenli olduğunu” iddia ettiği yerlerin daha sonra boşaltılmasını istiyor hatta buralara da saldırılar düzenliyor.
BM verilerine göre, Gazze’de yaşayan her 10 kişiden 9’u İsrail saldırıları nedeniyle en az bir kere zorla yerinden edildi.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 715’i çocuk, 11 bin 308’i kadın olmak üzere 41 bin 182 Filistinli öldü, 95 bin 280 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Adli Tıp Kurumunda otopsi işlemleri tamamlanan Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesi, Didim Devlet Hastanesi’ne geldi.
Hastane önünden cenaze aracından indirilen Eygi’nin Türk bayrağına sarılı tabutu, polis mangasında taşınarak morga götürüldü.
Bu esnada Eygi’nin yakınları gözyaşı döktü. Fenalaşan Eygi’nin annesi Rabia Birden’e sağlık ekipleri müdahale etti.
Ayakta durmakta güçlük çeken baba Mehmet Suat Eygi’yi ise ilçe kaymakamı Can Kazım Kuruca teselli etti.
Eygi’nin cenazesi, yarın Didim Merkez Camisi’nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
İsrail askerlerinin aktivist Eygi’yi öldürmesi
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’da barışçıl bir gösteri sırasında katılımcıların üzerine ateş açmış, Filistinlilere destek amacıyla gösteriye katılan ve ABD vatandaşlığı da bulunan Eygi, başından vurularak ağır yaralanmıştı.
Filistinlilere ait bir hastaneye kaldırılan Eygi, 6 Eylül’de tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçiliği ve Kudüs Başkonsolosluğu tarafından yürütülen işlemlerin ardından Eygi’nin naaşı, Tel Aviv’den Bakü’ye getirilmişti.
Eygi, Filistin topraklarının İsrail tarafından işgaline karşı barışçıl ve sivil yöntemlerle Filistinlilere destek veren Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü bir insan hakları aktivistiydi.
2003’te İsrail buldozeri tarafından ezilerek öldürülen ABD vatandaşı Rachel Corrie de aynı harekete mensuptu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vucic, başkent Belgrad’da düzenlediği basın toplantısında, Kosova meselesinde son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin ülkesinin almayı planladığı tedbirleri açıkladı.
Kosova meselesinde Sırbistan’ı memnun edecek bir çözümün olmadığını dile getiren Vucic, AB arabuluculuğunda devam eden Belgrad-Priştine Diyalog Süreci’nde Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin eylemlerinin ortadan kaldırılması amacıyla “statüko ante”ye geri dönülmesini talep edeceklerini belirtti.
Diyalog sürecinin devam edebilmesi için taleplerinin yerine getirilmemesi halinde kriz öncesi duruma dönülmesi için diplomatik bir kampanya başlatacaklarını kaydeden Vucic, Kosovalı Sırplara meclisten geçecek bir yasayla sosyal korunma sağlayacaklarını ifade etti.
Vucic, Kosova’nın kuzeyindeki Sırp kurumlarının kapatılmasına izin vermeyeceklerini, Kosova’nın kuzeyinde özel bir savcılık bürosu açacaklarını aktardı.
Kosova’daki eğitim kurumlarını tanımayacaklarını belirten Vucic, “İlhak durumu gibi bir şey de yok zira bu Kosova’yı ülke olarak tanımak anlamına gelirdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Vucic, tüm bu tedbirlere ilişkin AB ve ABD temsilcileriyle de görüşeceğini ve kasım sonuna kadar 60’dan fazla liderle bir araya gelmeyi planladığını sözlerine ekledi.
Kosova’nın son adımları yeni gerginliği tetikledi
Son dönemde Kosova’nın kuzeyinde faaliyet gösteren Sırbistan’a ait 5 belediye binası ile Sırbistan Postanesi ve Sırbistan’a ait “Posta Tasarruf Bankası”nın şubeleri Kosova kurumlarınca düzenlenen operasyonla kapatılmıştı.
Ayrıca Kosova Merkez Bankasının ülkede nakit ödeme işlemlerinde kullanılabilecek tek para biriminin avro olduğunu düzenleyen yönetmeliğinin yürürlüğe girmesiyle, ülkede Sırp dinarının kullanımı sonlandırılmıştı.
Kosova-Sırbistan diyalog süreci
İki ülkenin sık sık karşı karşıya gelmesindeki ana nedenin, Sırbistan’ın 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı kendi toprağı olarak görmesi olduğu ifade ediliyor.
AB arabuluculuğunda 2011’de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ilişkilerin normalleşmesi ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanıması için ortak bir yol aranıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Çiftlik İlkokulu bahçesinde devam eden törende ise öğrenciler tarafından şiir okundu, dans gösterileri yapıldı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, burada yaptığı konuşmada, yeni eğitim öğretim yılının başlamasının heyecanını ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını dileyen Şen, “Okullarımızın koridorları ve sınıfları öğrencilerimizle dolu olması bizler için en büyük mutluluk.” dedi.
Törene, ilçe milli eğitim müdürü, siyasi parti temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat depreminde ağır hasar alan illerin başında gelen Adıyaman’da, on binlerce insan enkaz altında hayatını kaybetmişti. Özellikle yetim, öksüz ve maddi durumu iyi olmayan yardıma muhtaç öğrencileri tespit eden İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Adıyaman şubesi, 2024-2025 eğitim ve öğretimin başlamasıyla Adıyaman’daki, 250 öğrenciye çanta ve kırtasiye malzemesi dağıttı.
Deprem bölgesi Adıyaman’da eğitim ve öğretim gören öğrencilere daha fazla yardımların yapılması gerektiğine dikkat çeten İMH Adıyaman Şube Başkanı Şükrü Yetkin, “Adıyaman depremde çok büyük hasar aldı. İMH olarak Adıyaman’daki depremzede, yetim, öksüz ve yardıma muhtaç ailelere ulaşarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Adıyaman merkezde okullardan 100. Yıl İlköğretim Okulu’nda 200, Ay Yıldız İlköğretim Okulu’nda 30 ve Kulavık Köyü’nde ise 20 olmak üzere toplam 250 öğrenciye çanta ve kırtasiye yardımında bulunduk. Yardımların ulaşmasında emekleri olan bütün hayırsever iş insanlarına teşekkür ediyoruz. Allah hayırlarını kabul etsin” dedi. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Mehmet Kamil Sağlam, Cumhuriyet İlkokulu’nda düzenlenen törendeki konuşmasında, geçen yıl 29 Ekim’de Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılını kutladıklarını hatırlattı.
Bu sürede Türkiye‘nin nereden nereye geldiğini önceki nesillerin çok daha iyi tahayyül edebildiğini vurgulayan Sağlam, “Hiçbir fabrikası olmayan, savaştan çıkmış yeni bir ülke düşünün. 100 yıl sonunda yollarıyla, hava yollarıyla, İHA’larıyla, SİHA’larıyla, denizde uçak gemileriyle yeni bir Türkiye kuruldu. Bizi buraya ulaştıran esas etmen eğitim öğretimdir. Eğitim öğretim ne kadar düzgün, verimli, insanımızı ne kadar eğitebilirse Türkiye Cumhuriyeti’ni getirdiğimiz bu aşamadan daha ileri götürürüz.” ifadelerini kullandı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bedir de Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak olan Türkiye Yüzyılı hedefi ile buluşturacak olan temel unsurun eğitim olduğunu dile getirdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çağın ihtiyaçlarına göre güncellenerek eğitim sisteminin gücüne güç katılacağını anlatan Bedir, “Evlatlarımızı çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve teknoloji ile buluştururken onları milli, manevi değerlerimizle donatmalıyız. Çocuklarımızın eğitim hayatları boyunca elde edecekleri her başarı aileleri ve ülkemiz için gurur kaynağı olacaktır.” dedi.
Konuşmaların ardından program şiirlerin okunduğu, halk oyunları gösterilerinin sunulduğu program, dördüncü sınıf öğrencilerinin Türk bayrağı ve okul flamasını birinci sınıf öğrencilerine teslim etmesiyle son buldu.
Törene Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, İlçe Emniyet Müdürü Barik Çiçek ve İlçe Müftüsü Cemal Uzun da katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesi’nde düzenlenen imza törenine, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik katıldı.
Protokolün imzalanmasının ardından gazetecilere açıklama yapan Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu olarak 6. yıllarında olduklarını belirterek, “Okulumuzun ulaşabileceği alandaki bütün çocuklara, anaokulu düzeyinde ulaşıp, onların yeteneklerini tarayıp, ondan sonra en yetenekli çocukları okulumuza kazandırmaya çalışıyoruz.” dedi.
Vakıf olarak ailenin ihtiyaç durumuna göre burs verdiklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Tam burslu, kısmi burslu, bütün çocuklarımız ve bu çocuklarımızın artık ilkokuldan sonra konservatuvara devam etmek için Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki müzik bölümüyle çalışan bir ortaokul imkanına kavuşmuş olmaları bizim için çok sevindirici. Biz bir tarafından tuttuk ilkokul düzeyinde, ilkokul düzeyinde olmasının tabii kritik bir önemi var. O da nedir? 6 yaşında müzik yeteneği üst düzeyde olan bir çocuğumuzu Türk müziğiyle tanıştırıyoruz. Türk müziği eğitimiyle tanıştırıyoruz. İlkokul ikinci sınıfta enstrümanını seçiyor bu öğrenciler.”
Erdoğan, çocukların hem ses hem icra kabiliyeti olarak çok erken yaşta gelişmeye başladıklarını ve ilkokulun sonuna geldiklerinde birçoğunun aldığı müzik eğitiminin üniversite düzeyinde konservatuvara başlayan gençlere yakın olduğunu ifade etti.
“Türk müziğine yeni bestecileri kazandıracağız”
Bu çocukların artık 10-11 yaşında ilkokul eğitiminden sonra ortaokulda müzik bölümüne başlayabileceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu müzik ortaokulu sayesinde, bu gelişimin sonucunda ne olacak? Hem bizim belki okulumuzdan mezun olanlar hem bölgedeki diğer yetenekli belki de ortaokul düzeyinde bu işe başlamak isteyen çocuklarımız Türk müziğine çok daha yetenekli, çok daha icra kabiliyeti yüksek belki de yeni bestecileri kazandıracağız.” dedi.
Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu’ndan mezun olan çocukların, konservatuvara veya müzik bölümüne devam etmeseler de kültürel yönü güçlü, entelektüel bireyler olarak yetiştiklerini söyledi.
Ortaokuldaki bütün öğrencilerin destekçisi olmaya YETEV olarak gayret göstereceklerini belirten Erdoğan, “Palet Türk Müziği okulumuzun bütün tecrübesini, birikimini de Medeniyet Üniversitesi müzik bölümümüzle beraber bu öğrencilerimizin daha iyi gelişimine katkı olarak sunacağız.” ifadelerini kullandı.
Müzik ortaokulunda 30 öğrenci kaydoldu
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de YETEV’in Palet Okullarının İstanbul’daki yeni açtıkları ortaokulla tecrübe paylaşımı, bilgi paylaşımı yapacağını dile getirdi.
Çocukların müzikteki yetkinliğini artırmak üzere çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yentür, İstanbul Güzel Sanatlar Müzik Ortaokulu’nda 30 öğrenci kaydolduğunu, ilerleyen zamanlarda sayının artacağını söyledi.
Yentürk, “Bu protokolden de ilham alarak İl Müdürlüğü olarak yeni bir müjdemiz, yeni bir faaliyetimiz daha olacak. Çocuklarımızın ilgi, istidat ve yetenekleri doğrultusunda yetişmesi için onlara ortam hazırlamak, bu birliktelikle dinamiklerini harekete geçirmek ve motive etmek amacıyla okul öncesinde de müzik ve sanat eğitiminin olduğu Beşiktaş’taki bir okulumuzda ekim ayında hep birlikte yeni bir açılış yapacağız.” ifadelerini kullandı.
Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik de çağı yakalama ve daha öteye geçme niyetinde olduklarını vurgulayarak, işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Törende, İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve Palet Türk Müziği İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Süveyda Fatma Köksal müzik dinletisi sundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çamlıca Ortaokulunda düzenlenen etkinlikte öğrenciler şiirler okudu.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, öğrencilere başarı dileklerini iletti.
Törene Laçin Kaymakam Vekili Emre Konak, Belediye Başkanı Mustafa Toydemir, daire amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
İskilip
İskilip İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Ecer, kutlama etkinlikleri çerçevesinde Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Ardından Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu bahçesinde düzenlenen törende öğrenciler çeşitli gösteriler sundu.
Törene İskilip Kaymakamı Ramazan Polat, Belediye Başkanı İsmail Çizikci, Emniyet Müdürü Önder İstanbul, Jandarma Komutanı Üsteğmen Hakan Güven de katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Faruk Erdem, yaptığı açıklamada, misafir edecekleri öğrenciler için her türlü hazırlığı yaptıklarını, öğrencileri otogarda karşılayıp yurtlarına yerleştireceklerini söyledi.
Boyabat Yurt Müdürlüğü ve Boyabat Kız Yurdu Müdürlüğü olarak yurtlarda kapsamlı tadilat yaptıklarını belirten Erdem, “Erkek yurdumuzda gençlerimiz için banyo ve tuvalet sayısını artırdık. Kız yurdumuzda ise yıllardır sorun teşkil eden kanalizasyon problemi ve altyapı sorunlarını çözdük. Yurt bahçelerimizdeki kameriye sayılarını artırarak gençlerimizin daha iyi vakit geçireceği yeni mekanlar sağladık. Yine erkek yurdumuzun peyzajını tamamlayıp çimlendirme çalışmaları yaptık.” dedi.
Yurt için başvuruda bulunan tüm kız ve erkek öğrencileri barındıracak kapasiteleri bulunduğunu, hiçbir öğrencinin dışarıda kalmayacağını vurgulayan Erdem, çalışmaların hayata geçirilmesinde destekleri bulunan Milletvekili Nazım Maviş, Kaymakam Enver Yılmaz, Belediye Başkanı Hasan Kara, il müdürü Mehmet Kalyon, Yurt Hizmetleri Müdürü Gökhan Kayaçal, gece gündüz demeden mesai yapan Gökhan Karakaya ve çalışanlara teşekkür etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, servis araçlarını ve sürücülerini denetledi.
Yaşanabilecek muhtemel kazaların önlenmesi amacıyla sürücüler ve öğrenciler güvenli yolculuk hakkında bilgilendirildi.
Ekipler 37 araç ve sürücüsünü denetledi, 62 okulun çevresinde de kontrol gerçekleştirdi.
Denetimlerin süreceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vezirköprü Belediyesine ait Butik Otel’de düzenlenen programa Kaymakam Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resul Özata, İlçe Gençlik Spor Müdürü Mehmet Uyar ile üniversiteyi kazanan öğrenciler katıldı.
Kaya, üniversite kazanan tüm öğrencileri kutlayarak, “Her biriniz farklı illerde bulunan üniversitelerde eğitim ve öğretim göreceksiniz. Okullarınızı başarıyla tamamladıktan sonra yine ülkemizin değişik yerlerinde ülkemize ve milletimize hizmetler edeceksiniz. Bütün öğrencilerimize şimdiden başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun.” ifadelerini kullandı.
Gül ise Vezirköprü’de üniversiteye gitmeye hak kazanan 425 öğrenci ve onları topluma eğitimli bireyler yetiştirmek için gece gündüz mesai harcayan ailelerini kutlayarak, “Eğitim ve öğretiminiz tamamladıktan sonra ülkemizin farklı bölgelerinde görev yaptığınızda Vezirköprü’nün gönül elçileri olacaksınız. Eğitim göreceğiniz okullarınıza güle güle gidiniz.” dedi
Özata da Vezirköprü’nün her yıl üniversiteye gönderdiği öğrenci sayısını artırarak eğitim öğretim alanında emin adımlarla ilerlediğini dile getirerek, Kaymakam Kaya ve Belediye Başkanı Gül’e desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verile, Prof. Dr. Aras, kalp krizi geçiren hastalardaki ritim bozukluklarında, kalp pili olanlarda ve ani bayılmalarda başarı sağlayan tedaviyi ve operasyon süreçlerini anlattı.
Tedavinin kalp ritim bozukluğundaki en önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu anlatan Aras, “Ablasyon sihirli değnek gibidir, amacımız kalp ritim bozukluğuna neden olan odağı yakarak ya da dondurarak ortadan kaldırmaktır.” ifadelerini kullandı.
Ritim bozukluğunun odağını tamamen ortadan kaldırmak ya da etkisini azaltmak için tedavinin uygulandığını belirten Aras, bu sayede hastanın yaşam kalitesini artırdıklarını, ilaç ihtiyacını azalttıklarını ya da ortadan kaldırdıklarını kaydetti.
Aras, tedavide hastaya lokal anestezi uygulayıp kasık bölgesinden girerek operasyonu başlattıkları bilgisini paylaşarak, “Ardından kalbin içerisinde elektriksel bir araştırma yapıyoruz. Ritim bozukluğuna sebep olan bir odak var mı diye kontrol ediyoruz.Bunları tespit ettikten sonra sıklıkla yakarak, bazen de dondurarak burayı etkisiz hale getiriyoruz.” açıklamasını yaptı.
“Kalple ilgili ileriye dönük hastalıkların önüne geçmiş oluyoruz”
Gençlerde sık görülen, ani olarak başlayan ve kalp hızının 250’ye kadar çıktığı durumlarda tedavinin uygulanabildiğine işaret eden Aras, yüzde 99’a yakın bir başarı olasılığı olduğunu aktardı.
Aras, hastanın tedaviden sonraki hayatını daha kaliteli ve sağlıklı yaşadığına dikkati çekerek, “Kalple ilgili ileriye dönük oluşabilecek hastalıkların da önüne geçmiş oluyoruz. Kalp pili bulunan, sıklıkla şok tekrarı olan hastalarımız var. Yine kalp krizi geçirmiş, ölümcül ritim bozuklukları olan hastalarımız olabiliyor. Bu hastalarda tekrarlayan şoklar görebiliyoruz. Ablasyon yoluyla yine kalbin içerisine giriyor, nedenlerini tespit edip haritalandırıyor, ardından da ortadan kaldırıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Gençlerde kalbin yavaşlaması ya da durması sonucunda bayılmaların yaşanabildiğini hatırlatan Aras, “Bu hastalarımıza da aynı yöntemi uyguluyoruz.Böylece kalp pili ihtiyacını da ortadan kaldırmış oluyoruz. Bunu bir ameliyat olarak görmemeliyiz. Operasyon sonrası hastamız aynı gün taburcu oluyor ve birkaç gün içerisinde işine geri dönebiliyor.” şeklinde görüş belirtti.
Aras, orta yaşlı ve yaşlı tüm hastalarda görülen “artriyal fibrilasyon” denilen ritim bozukluğunda tedaviyle normal ritim sağlanma olasılığının ilaç tedavisine göre en az 3 kat daha fazla olduğuna değinen, tedaviden sonra yaşam kalitesinin iyileştiğine ve kalp yetersizliği riskinin azaltılıp yaşam süresinin uzatıldığını kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kabine Toplantısı sonrasında Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere Gürcistan’a giden Bakan Yaşar Güler, Gürcistan Savunma Bakan Yardımcısı Paata Patiashvili, Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, yeni eğitim-öğretim yılı öncesi açıklama yaptı. Okulların ” Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi” açılış dersiyle başlamasına tepki gösteren Özçağdaş, “Okullarımızda ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı ders işlenirken, Gazze’de soykırım yapan İsrail ile ticaret gibi temaslar devam etmektedir. Ülkeyi yönetenlerin İsrail sevdası hiç bitmemiştir” dedi.
“Gazze’de yaşanan insanlık dışı saldırılar çocuklarımıza uygun bir dille anlatılmalı”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e “Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü öğretim programlarından ve ders kitaplarından çıkarma çabasına” son verme çağrısı yapan Özçağdaş şunları söyledi:
“Bütün dünya Gazze’de yaşanan soykırımın farkındadır. Orada bir insanlık suçu işlenmektedir. Bu duruma tüm ülke olarak tepki göstermemiz gerekmektedir. Gazze’de yaşanan insanlık dışı saldırılar çocuklarımıza uygun bir dille anlatılmalı ve Filistin ile tarihsel bir kardeşliğimizin olduğu vurgulanmalıdır. Okullarımızda ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı ders işlenirken, Gazze’de soykırım yapan İsrail ile ticaret vb. gibi temaslar devam etmektedir. Ülkeyi yönetenlerin İsrail sevdası hiç bitmemiştir. Öte yandan ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı dersin içeriğinde Çanakkale kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yer verilmemesi düşündürücüdür. Öyle ki, Diyanet İşleri Başkanı Çanakkale Savaşı’nı anarken verdiği hutbelerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını geçirmemeye özen göstermektedir. Milli Eğitim Bakanı da bunu bilinçli olarak yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli Eğitim Bakanı, Atatürk düşmanlığından derhal vazgeçmelidir. Bakan, türlü bahanelerle Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü öğretim programlarından ve ders kitaplarından çıkarma çabasına son vermelidir. Cumhuriyet sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan Yusuf Tekin, ‘Çanakkale’den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ içerikli ders planında eksik bıraktığı Atatürk vurgusunu yapmalıdır. Bakanlığı bu doğrultuda, çocuklarımıza uygun bir dille barış ve kardeşlik gibi evrensel değerleri de içine alan içerikler hazırlamaya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taksim Meydanı’ndaki törene, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Meydanda, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu minikler kategorisi Türkiye şampiyonu Bakırköy Murat Kölük İlkokulu öğrencilerinin sergilediği Trabzon yöresine ait halk oyunu gösterisi, töreni izleyenlerden beğeni topladı.
Öğrenci gruplarının gösterilerinin ardından İl Milli Eğitim Müdürü Yentür ve beraberindeki protokol, Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören, hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul‘da yeni eğitim-öğretim yılının ilk günü sabah saatlerinde trafik yoğunluğu oluştu.
İstanbul‘da 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılının ilk günü bugün başlıyor. Haftanın ilk iş günü, okulların da başlaması ile birlikte sabah saatlerinde İstanbul’da trafik yoğunluğu oluştu. İstanbul’da İBB trafik yoğunluk haritasına göre saat 08.00 itibarıyla trafik yoğunluğu yüzde 58’e ulaştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da polisin yakaladığı okuldan kaçan öğrenci, “Ben yaralıyım kitap almak için geldim” diye savunma yaptı.
Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, 2024-2025 yılı eğitim-öğretimin başlamasıyla okul önlerinde uygulama yaptı. Narkotik Suçlarla Mücadele, Çocuk, Trafik ve Denetleme Şube Müdürlüğü ve Seyhan Devriye Ekipleri uygulamada görev aldı.
Okul önlerinde araçlar ve okul servisleri durdurularak Genel Bilgi Taraması yapıldı. Durdurulan okul servisleri ise trafikte dikkatli olmaları konusunda bilgilendirildi.
Narkotik köpeği “Oscar” durdurulan araçlarda ve okul çevresindeki iş yerlerinde arama yaptı.
“Okuldan kaçan öğrenciden komik savunma”
Okuldan kaçan öğrenciler ise toplum destekli polisler tarafından tekrardan okula götürüldü. Polisler kaçan öğrencilere “Daha dersler başlamadan kaçıyorsunuz, lütfen okuldan kaçmayalım gelin birlikte gidelim” diye konuşma yaptı. Öğrencilerden biri ise “Ben yaralıyım kitap almak için geldim” diyerek komik bir savunma yaptı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde tören düzenlendi.
Yeni eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle düzenlenen törene İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Beyoğlu bölgesinde okuyan öğrenci ve öğretmenler katıldı. Halk oyunları gösterisiyle başlayan törende daha sonra İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk koydu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla tören sona erdi. Tören sonrası Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da 2024-2025 eğitim öğretim yılı için 23 bin 800 öğretmen ve 492 bin 857 öğrenci 1151 okulda dersbaşı yaptı.
Merkez Seyhan ilçesindeki Cebesoy İlkokulu’nda yaz tatilini tamamlayan öğrenciler, velileriyle geldikleri okulda arkadaşları ve öğretmenleriyle hasret giderdi.
Bazı veliler, okula yeni başlayan çocuklarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrenciler, öğretmen ve velilerinin eşliğinde sınıflara girdi.
Mersin
Mersin’de de yeni eğitim öğretim yılı için 1383 okul ve 15 bin 148 derslikte 428 bin 692 öğrenci ile 30 bin 421 öğretmen dersbaşı yaptı.
Yenişehir İlkokulu’nda öğrenciler, arkadaşları ve öğretmenleriyle buluşmanın sevincini yaşadı.
Bazı aileler de yaz tatilinin ardından çocukluklarının okuldaki ilk günde yaşadıkları heyecana ortak oldu.
Hatay
Hatay’da da 21 bin 97 öğretmen ve 400 bine yakın öğrenci, 1605 okulda dersbaşı yaptı.
İl Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz ve beraberindeki ilçe milli eğitim müdürleri, anıta çelenk sundu.
Merkez Antakya ilçesindeki Hatay Borsa İstanbul İlkokulu’nda devam eden törende, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, depremlerin ardından geçen yıldan daha iyi bir eğitim durumuna geçildiğini söyledi.
Yeni eğitim öğretim yılına giren öğrencilere başarılar dileyen Masatlı, “2024-2025 eğitim öğretim yılımızda Hatay’ımızın yaralarını hızla sarmak ve depremin etkisini en aza indirmek için birlikte nice güzel başarılara imza atacağımıza inancımız tamdır. Yeni eğitim yılı ilimize, ülkemize ve tüm eğitim camiamıza hayırlı olsun.” dedi.
Masatlı daha sonra beraberindeki protokol ve öğrencilerle birlikte ilk ders zilini çaldı.
Derslikleri ziyaret eden Masatlı, öğrencilere başarılar dileyerek, termos hediye etti.
Osmaniye
Osmaniye’de de yaklaşık 150 bin öğrenci ve 10 bin öğretmen, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla dersbaşı yaptı.
Vali Erdinç Yılmaz, Atatürk Ortaokulu’nda düzenlenen törende, Türk evlatlarını vatanına, bayrağına, Cumhuriyetine bağlı, insani değerlere sahip çıkan bireyler olarak yetiştirmenin en büyük arzuları olduğunu belirterek, “Bu bilinçle milletimize karşı en büyük sorumluluğumuz olan eğitim ve öğretimde vazifemizi layıkıyla yerine getirirsek o zaman vicdanımız rahat bir şekilde bayrağı gelecek nesillere devredebiliriz.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Vali Yılmaz temsili olarak ilk ders zilini çaldı, havaya kırmızı beyaz balonlar bırakıldı.
Tören, Vali Yılmaz ve protokol üyelerinin sınıfları gezmesi ile sona erdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da bazı anaokullarının velilerden 3-5 bin lira arasında kırtasiye parası talep ettiğini ve ihaleyle kırtasiye alımı için hazırlık yapıldığını belirten Antalya Fotoğrafçılar, Kırtasiyeciler ve Kitapçılar Odası Başkanı Mehmet Bayrak, “Toplu ihale ile kırtasiye alıp, satmak okulların görevi değildir. Okullar ihtiyaç listesini hazırlayıp velilere verecek, veli de istediği yerden alabilir” dedi.
Kentte bazı anaokullarında okul aile birliği tarafından öğrencilerin kullanacağı kırtasiye malzemeleri için toplu malzeme alımıyla ilgili ihale hazırlıkları yapıldığı öne sürüldü. Antalya Fotoğrafçılar, Kırtasiyeciler ve Kitapçılar Odası Başkanı Mehmet Bayrak, hem odanın resmi hesabından hem de kişisel hesaplarından ihale hazırlığında bulunan anaokullarına uyarıda bulundu.
‘YÖNETMELİK DIŞI TİCARETE SAVAŞ AÇTIK’
Oda Başkanı Bayrak, toplu alımla kırtasiye malzemesi almak için ihale hazırlığı yapan okul müdürlerini tek tek uyardıklarını ve bu işin takipçisi olacaklarını söyledi. Bayrak, “Anaokullarında yönetmelik dışı ticarete savaş açtık. Yıllardır bu konuyla ilgili çalışma yapıyoruz. Bazı anaokulları, okul aile birliğiyle toplu alım listesi yayımlıyor. Velilere bunu zorluyorlar. Sonrasında bunları alıp, velilere satıyorlar. Okulların ticaret yapma yetkisi yoktur” diye konuştu.
‘ÇETREFİLLİ DURUMLARIN YAŞANDIĞINI DUYUYORUZ’
İhalelerde ihale şartlarına uyulmayan durumların da olduğunu anlatan Mehmet Bayrak, “Bazı çetrefilli durumların yaşandığını da duyuyoruz. Toplu ihale ile kırtasiye alıp, satmak okulların görevi değildir. Okullar ihtiyaç listesini hazırlayıp velilere verecek, veli de istediği yerden alabilir” dedi.
Okul aile birliğinin velilerden 3-5 bin lira arası para toplayıp, daha sonra bunlarla kırtasiye malzemesi aldığını, bu durumun usulsüz olduğunu söyleyen Bayrak, okul aile birliğinin yalnızca öğretmen ve okulun kullanacağı kırtasiye malzemesini alabileceğini ifade etti.
‘SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’
Okul aile birliğinin, öğrenciler için kırtasiye alımı yapamayacağını belirten Mehmet Bayrak, “Temizlik malzemeleri ve okulun kendi kullanacağı kırtasiye malzemeleri için ihaleyle alabilirler. Öğrencilerin kullanacağı kırtasiye ürünlerini kesinlikle alamazlar, suçtur” diye konuştu.
Başkan Bayrak, oda avukatlarının gerekli çalışmayı tamamladığını ve tüm uyarılara rağmen öğrenciler için kırtasiye alımı noktasında ihale duyurusunda bulunan okulların tespit edilmesi halinde savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını da söyledi.
Haber- Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, –
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Cumhuriyet Anaokulu’nda “Gökyüzü ve Ay Gözlem Gecesi” düzenlendi.
Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürü, veliler ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen etkinlik kapsamında çocuklar, teleskoplarla gökyüzünü gözlemleme fırsatı bulurken, sanal gerçeklik gözlükleriyle uzay deneyimi yaşadılar. Gecede ayrıca dönme salıncak gibi çocuk oyunları ve maskotlarla eğlence aktiviteleri de yer aldı. Velilerin de yoğun ilgi gösterdiği program, minik katılımcılara hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşattı.
Okul Müdürü Okan Katar, 2024-2025 eğitim öğretim yılı kapsamında okulöncesi şenliği adı altında gökyüzü gözlem gecesi şenliğini düzenlediklerini belirterek, “Toplam 120 öğrencimizle muhteşem bir eğlence düzenledik. Bu programla birlikte öğrencilerimizi yeni döneme hazırlamış olacağız. Bu programdaki asıl amacımız, çocuklarımızda merak uyandırarak onları öğrenmeye yönlendirmektir” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından limana gelen gemi, bir süre Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan öğrencileri ağırladı.
Daha sonra gemi, liselilere okul olarak hizmet vermek için düzenlendi. “Yüzen Okul”, 2024-2025 eğitim öğretim yılında lise öğrencilerini ağırlamaya başladı.
Rauf Bey Gemisi’nde, depremlerde hasar alan merkez Antakya ilçesindeki Osman Ötken Anadolu Lisesi’nden 523 öğrenci için ilk ders zili çaldı.
Öğrencilerin yatılı kaldığı gemide, dersler başladı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN – Türkiye Kardeşlik Birliği Batman İl Başkanlığı tarafından Sason ilçesinde 3 bin rakımlı Mereto Dağının eteklerindeki köy okullarında 2024-2025 eğitim öğretim yılına başlayacak olan öğrencilerin okul heyecanına ortak oldu.
TÜRKAB üyeleri zorlu dağ yollarını aşarak ulaştıkları köylerde okula başlayacak olan öğrencilerin başta çanta olmak üzere tüm okul malzemelerini kendilerine ulaştırarak hediye etti.
İlk olarak Erdemli Köyü Çay Kenarı İlkokuluna giden TÜRKAB üyeleri, burada öğrencilere içerisinde defter, resim defteri, güzel yazı defteri, kalem silgi, seti, abaküs, boya, kalemtraş gibi ürünlerin olduğu çanta ile beraberlerinde getirdikleri oyuncak ve giysileri dağıttı.
Daha sonra Günlüce Köyü İlkokuluna geçen TÜRKAB üyeleri, bu kez de buradaki köy okulu öğrencilerine çantalarını dağıttı.
Çantalarını alan öğrencilerden kimisi avukat olmak isterken kimisi doktor kimisi ise öğretmen olmak istediğini söyledi.
TÜRKAB Batman İl Başkanı Selman Tür, yaptığı açıklamada köy çocuklarının yeni eğitim öğretim yılı heyecanına ortak olduklarını söyledi.
Öğrencilerin çoğu zaman kırtasiye ürünlerine ulaşmakta güçlük çektiklerini belirten Başkan Selman Tür, “TÜRKAB olarak bugün 3 rakımlı Sason ilçemizdeki Mereto Dağının eteklerindeki köyleri ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldik. Öğrencilerimizin heyecanına ortak olduk. Bu çocukların okul ihtiyaçlarını kendilerine üyelerimizin destekleriyle ulaştırdık. Bu çocuklarımızın gözlerindeki ışıltı görmeye değer gerçekten. Bizler fırsat buldukça inşallah bu çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız” dedi.
TÜRKAB Kadın Kolları Batman İl Başkanı Selma Taş ise, “TÜRKAB olarak köy çocuklarımızı ziyarete geldik. Bir nebze de olsa onların gönüllerine dokunmak, onları mutlu etmek, onların yanında olduğumuzu göstermek istedik. Bu çocuklarımızın her biri ileride bir meslek sahibi olacak inşallah.” Diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 29 Ağustos-5 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 411 bin 916 aracın denetlendiğini ve 432 bin 299 araca veya sürücüye işlem yapıldığını açıkladı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre emniyet ve jandarma trafik ekipleri tarafından 29 Ağustos – 5 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 411 bin 916 araç denetlendi. Denetimlerde, ışıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 220 sürücüye işlem yapıldı. Ayrıca hız ihlalinde bulunan
117 bin 687, periyodik muayenesi yaptırılmamış 24 bin 259, emniyet kemeri kullanmayan 15 bin 935, sürücü belgesiz araç kullanan 15 bin 475 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 9 bin 498 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte toplam 432 bin 299 araca-sürücüye işlem yapıldı.
Bakan Yerlikaya yaptığı paylaşımda aşırı hız ve emniyet kemeri kullanıma dikkati çekerek, “2024 yılının ilk 8 aylık döneminde ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 36’sı yasal olmayan hızlarda araç kullanımı nedeniyle meydana gelmiştir. Trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla trafik kazalarının başlıca nedenleri arasında ilk sırada yer alan ‘Aşırı Hız’ ile etkin bir mücadele yürütülmektedir. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin karıştıkları kazalarda sürücü ve yolcuların emniyet kemeri kullanmamasına bağlı olarak kazaların sonuçlarının ağır olduğu görülmektedir. Emniyet kemeri kullanımı; trafik kazası kaynaklı can kayıplarını yüzde 45, ağır yaralanmaları ise yüzde 60 oranında azaltmaktadır. Şehirlerarası otobüsler de dahil seyahat süresince sürücü ve yolcuların emniyet kemeri kullanması yasal zorunluluktur. Lütfen trafik kurallarına harfiyen uyalım, aşırı hız yapmayalım. Araçlarımızda da otobüslerde de emniyet kemeri takmayı ihmal etmeyelim. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
11.00 – CHP’nin İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı, ATO Congresium’da partinin programına ilişkin değişikliklerin oylanmasıyla çalışmalarını tamamlayacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ ANKARA)
12.45 – 14.00 – Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bilecik Belediyesi’ni ziyaret edecek, Bozüyük Savaş Anı Evi ve Seyir Terası’nın açılışına katılacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ BİLECİK)
13.45 – Türkiye ve İzlanda’nın yarın yapacağı maç dolayısıyla A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, aday kadrodan bir futbolcuyla basın toplantısı düzenleyecek. (GÖRÜNTÜLÜ/İZMİR)
17.15 – İzlanda Milli Takımı Teknik Direktörü Age Hareide ve takımdan bir futbolcu, Gürsel Aksel Stadı’nda antrenmanın ardından basın toplantısı yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ/İZMİR)
20.00- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in kurtuluşunun 102’nci yıl dönümü dolayısıya tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen resepsiyonuna ev sahipliği yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/İZMİR)
ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botu ‘KB-119’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 2’si çocuk toplam 21 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde gece yarısı kaçak göçmenlerin denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kitaplarla olan bağı ilkokul yıllarına dayanan Şahin, her gün en az 25-30 sayfa kitap okuduğunu söyleyerek gençlere “Kitabı elinizden bırakmayın, teknolojiye esir olmayın” mesajı verdi.
Teknolojiye karşı olmadığını fakat teknolojinin de insan beynini esir almasını kabul etmediğini ifade eden Şahin, Torul ilçesine bağlı Dedeli köyünün Merkez mahallesinde yaşıyor.
Ömrü gurbette çalışarak geçen ve demirci ustası olan Şahin, ilkokul öğretmeni Hayri Kaplan’dan aldığı okuma alışkanlığını o gün bugün sürdürüyor.
Köyünde mütevazi bir hayat süren ve gündüzleri yürüyüş yapıp akşamları mutlaka kitap okuyan Şahin, ilkokul mezunu olduğunu ifade etti.
“Okuma aşkını ilkokul öğretmenim verdi”
Kitaplığındaki yüzlerce kitabın bazılarının hediye bazılarının da misafirliğe gittiği evlerden aldığını gülerek anlatan Şahin, “Okuma alışkanlığımızı ilkokul öğretmenimiz verdi. 1960’da okula gittim. Kalecik İlkokuluna. Hayri Kaplan öğretmenimizdi. Okuma aşkını bize o verdi. Büyük oranda etki onundur. Ondan sonra şehirlere yolumuz düşünce de çeşitli yayınlarla da tanışmış olduk. Gördüğüm eksikliklerin altını bazılarını çizerim ama kitap çizmeyi biraz kendime uygun görmem. Karalamış, yaralamış, berelenmiş olmaz kitap. Fakat bazı okuyanların eline geçtiğin de dikkatli okusun diye oraya bir mim koyuyoruz” dedi.
“Şimdi kimse okumuyor, herkes telefon denilen bir aletle akşamı ediyor”
Kitap okumayı akşam saatlerinde sürdürdüğünü belirten Şahin, “Akşamları geldiğimde 25-30 sayfa karıştırırım. Bir kitabı 3-4 kere okuduğum da olur. Çünkü kitap satın alma gücüm zayıf benim. Bunların birçoğunu bana hediye ettiler. Birçoğunu çaldım. Gittiğim evlerden aşırdım. Daha fazlasını da öğrencilere dağıttım. Şimdi daha kimse okumuyor. Herkes telefon denilen bir aletle akşamı ediyor. Elde kitap bulundurmak, gazete bulundurmak ayrı bir heves, ayrı bir kültür. Sonuçta bakıyorsun önünde bir şey var. O koku da güzeldir, mazot gibi kokar. İyidir, kitap kokusu” diye konuştu.
Yeni nesle tavsiyeden ziyade fikrini ileten Şahin, “Ellerine kalıcı bir şey alsınlar. Telefonmuş, şuymuş, buymuş. Bunlar kopyacılıktır sonuçta. Bir şey soruyorsun, hemen onu cebinden çıkarıyorsun. Bunu kitaptan oku, kendi kasetine kayıt yap, bana o kasetten oku. Telefondan okumanın faydası olmaz sonuçta. Teknolojiye karşı değilim ama teknolojinin insan beynini esir almasını da kabul etmem. Okuduğum kitap sayısı ile ilgili bir rakam vermek pek uygun bir davranış değildir ama yani yüzlerce diyebilirim. 1965’ten beri bu işin içindeyim” ifadelerini kullandı. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve orman Müdürlüğünce Demirköy ilçesinde Bahtiyar Gürdal’ın 110 dönümlük arazinde hasat şenliği düzenlendi.
Düzenlenen programda toplanan aronya kasalara dolduruldu.
Demirköy Tarım ve Orman Müdürü Burcu Karadağ, yaptığı konuşmada kentte 1450 dekar alanda aronya üretimi yapıldığını söyledi.
Aronyanın kıraç alanlarda yetiştiğini ifade eden Karadağ, antioksidan özelliği nedeniyle insan sağlığına faydasının olduğunu kaydetti.
Karadağ, hasat çalışmalarının yaklaşık 20 gün süreceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mudanya Belediye Binası 1976 yılında hizmet vermeye başladı. 24 yıllık hizmetin ardından 1999 yılında meydana gelen Gölcük depreminde zarar gören binada güçlendirme çalışmaları başlatıldı. 2023 yılına geldiğimizde ise 47 yıldır belediye binası olan bina bu sefer ikinci depremle sarsıldı. 5,1’lik depremde zarar gören bina yaklaşık 1 yıldır kapalıydı. Yapılan son incelemeler sonucunda binanın yıkımı uygun görüldü.
Yıkımı uygun görülen binanın çevresine rahatsızlık vermemek amacıyla bariyerler çekildi. Toplam 4 bin 40 metrekare alana sahip, 5 katlı betonarme binanın, eski Vakıflar Bankasının bulunduğu alandan itibaren yıkımına başlandı. Belediye binası kararın ardından haftalar önce boşaltıldı. Müteahhit firma, binadan çıkacak hurda malzemeleri karşılığında binanın yıkımına başladı.
Yeni belediye binası tasarımı için yarışma
Belediye binasının depremden sonra kullanılmayacak hale geldiğini söyleyen Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Nisa Kartaltepe, “4 Aralık depreminden sonra belediye binamız kullanılmaz duruma gelmişti. Biz dolayısıyla 6 bin 306 sayılı kanun çerçevesinde çalışmalarımızı başlattık. Riskli yapı tespitini yaptırdık ve tüm mevzuat işlemlerini tamamladık. Ardından Temmuz ayı içerisinde de ihalesini yaptık. 16 Ağustos itibariyle binada söküm işlemlerimiz başlatıldı. Dün itibariyle de hızlıca yıkım işlemlerini başlatmış bulunmaktayız. Kentsel Tasarım Müdürlüğündeki arkadaşlarım yarışma projesi başlattı. Belediye binamız kentsel koruma projesi çerçevesinde sit alanında yer alıyor dolayısıyla yine buranın dokusuna uygun, kent kimliğine yakışır, mimari, şehircilik ve tüm mühendislik alanında özgün eserler bize sunacak projeleri arıyoruz. Sonrasında ise en doğru projeyi seçip uygulamak istiyoruz. Mudanyalılara yakışır bir bina olsun istiyoruz. Çok yakında çalışmalarımızı başlatacağız. 2026 yılında ise projeyi hayata geçirip belediye binasını Mudanyalıların hizmetine sunmayı planlıyoruz” dedi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PRİZREN – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kosova temasları çerçevesinde Prizren’deki Motrat Qirazi Okulu’nda yaptığı konuşmada, “Kosova’da Türk toplumu 600 yıldan bu yana ayakta durmaya gayret etti, gayret etmeye de devam edecektir. Bazen zor dönemler oldu, bazen kolay dönemler oldu. Ama Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kosova temaslarını sürdürüyor. Fidan, başkent Priştine’deki temaslarının ardından Prizren şehrinde Türk mahallesi olarak bilinen Kurila’da Türk soydaşlarla bir araya geldi. Motrat Qirazi Okulunda Kosova ve Türk bayraklarıyla karşılanan Bakan Fidan, çocuklarla hatıra fotoğrafı çekildi. Kosova’nın meşhur bardak folklor oyununu izleyen Bakan Fidan, burada yaşayan Türk soydaşlara seslendi. Fidan, “Prizren’deki Türk varlığı az önce Fikrim Bey’de ifade etti; Balkanlar’daki 600 yıldır devam eden Türk varlığının en müstesna unsurlarından biri. Sizlerle gurur duyuyoruz, iyi ki varsınız. Türk dilini, Türk kültürünü, Türk tarihini burada yıllardır her türlü koşula rağmen yaşatıyor olmanız, buradaki varlığınız, buradaki birliğiniz, dirliğiniz, iriliğiniz gerçekten bizim için çok şey ifade ediyor. Sizlerin iyi olması huzur içerisinde yaşaması, barış içinde olması, refah içinde olması gerçekten bizim de en büyük dertlerimizden biri. Türkiye Cumhuriyeti yıllardır olduğu gibi bundan sonra da sizin yanınızda olmaya devam edecek” dedi.
“Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu günden itibaren ilk tanıyan devletlerden biri Türkiye Cumhuriyeti oldu”
Fidan, 600 yıldır devam eden buradaki varlığın son 20 yılında bu varlığı, bu kültürü bu dili yaşatmak için beraber çalışmaktan duyduğum gurur duyduğunu belirterek, “Mutluluğu da ayrıca ifade etmek istiyorum. 2003 yılında TİKA başkanlığına atandığımda o dönem buradaki Türk varlığına her türlü yardımı uzatmak için sayın başbakanımızın talimatları olmuştu. Cumhurbaşkanımız Tayyip Bey o zaman başbakandı. Özellikle Prizren’deki Türk varlığı için yapılması gereken her türlü desteğin yapılmasını faaliyetin yapılması konusunda talimat vermişti. O dönem gerçekten burada belki hepsinin adını anamayacağım çok değerli kardeşlerimiz vardı, dernekler vardı, şu anda bir kısmı hala buradalar. Mahir Bey buradalar Mahir Bey’le yıllarca beraber çalıştık Enis Kervan Bey, Fikrim Bey buradalar. Gerçekten birçok arkadaş, rahmetli Arif Bütüç (Mamuşa Belediyesi Başkanı) vardı” şeklinde konuştu.
Özellikle Türk kültürüyle ilgili faaliyetlerinin, projelerinin TİKA olarak büyük etki oluşturduğunu kaydeden Fidan, “Daha sonra başta Mamuşa olmak üzere buradaki Türk varlığının yaşadığı yerlerde hayata geçirdiğimiz projeler buradaki soydaşlarımızın yaşantılarını bir nebze de olsa kolaylaştırmak için Türkiye Cumhuriyeti’nin elinden gelen her şeyi yapmasının birer nişanesiydi. Tabi bunlar mütevazi katkılar ama daha büyük bir stratejik yaklaşım her zaman için büyük olan etkili olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasında ve stratejisinde sizlerin var olması. Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu ilk günden itibaren biliyorsunuz ilk tanıyan devletlerden biri belki ilki Türkiye Cumhuriyeti oldu. Kosova’daki başta Arnavut kardeşlerimiz olmak üzere buradaki bütün kardeşlerimizin şanlı bağımsızlık mücadelesi Türkiye Cumhuriyeti tarafından başından itibaren desteklenmiştir” diye konuştu.
“Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar”
Ellerinden gelen her türlü desteği vermeye devam ettiklerini söyleyen Fidan, “Bugün Priştine’de yaptığım başta dışişleri bakanı daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanıyla görüşmelerin hepsinde hem sayın cumhurbaşkanımızın Kosova’yı desteklemedeki iradesini hem de devlet olarak kurumlarımızın her türlü alanda ticaret, eğitim, kültür, enerji, ulaştırma, sağlık, güvenlik bütün alanlarda Türkiye’nin Kosova’nın yanında olduğunu her türlü iş birliğine hazır olduğumuzun altını bir kez daha çizdim” ifadelerini kullandı.
Kosova’daki Türk varlığının, Türkiye’den gelen turist sayısının giderek arttığını belirten Fidan, “Dün Kuzey Makedonya’daydım orada da yani şehrin merkezinde gerçekten çok sayıda Türkiye’den kardeşlerimiz şehri geziyorlardı. Ondan sonra buraya geliyorlardı bir paket içerisinde Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, anıları yerinde görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar. Gerçekten Prizren’e de gelmeye başladılar. Bu etkileşimin artık sadece Kosova’dan Türkiye’ye değil, Türkiye’den de Kosova’ya geliyor olması yeni bir başlangıç bizim için. Bu başlangıçların inşallah artarak devam edeceğini umut ediyorum. Az önce ifade ettiğim gibi bizim Kosova’ya desteğimiz devam edecek” dedi.
“Biz Türkiye olarak her zaman sorunların diyalogla çözülmesine taraftarız”
Kosova’nın barış içerisinde, Balkanların huzur içerisinde olmasının bir numaralı stratejileri olduğunu vurgulayan Fidan, ” Üsküp’te de yaptığım basın toplantısında ifade ettiğim bugün de ifade ettiğim değerli soydaşlarımız zaman zaman haberlerde görüyorsunuz Balkanlar da gerek Saray Bosna da, gerek Kosova’da gerilim artıyor belli sorunlar yaşanıyor diye. Biz Türkiye olarak her zaman için sorunların diyalogla, barışla müzakere yoluyla çözülmesine taraftarız. Onun içinde elimizden geleni yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içerisinde oluşturduğu siyasi liderliğin birikimiyle bölgedeki diğer siyasi liderlerle iletişime geçerek Türkiye’nin ağırlığını koyarak buradaki sorunların bütün halkların lehine ortak çıkarına ve huzuruna olacak şekilde çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah da yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Bakan Fidan, “1941 yılından itibaren İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde Türk dilini, Türk kültürünü yaşatmak için Kuzey Makedonya’daki soydaşlarımız Yücel Teşkilatı vesilesiyle Türkçe eğitim için canlarını ortaya koydu, şehitler verdi. Prizren’de de Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneğini, Priştine’de de Gerçek Derneğini kuranlar o dönemin sor derece sınırlı imkanlarıyla Türk dilini, Türk kültürünü yaşattılar. Ben 2003 yılından itibaren buradaki projelere çalışmaya başladığımızda o zaman yakılmış olan meşalenin bugün de devam ettirmiş olmasını görmekten gerçekten çok gurur duydum. ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Kosova’dan gelen Türk gençlerinin ücret ödememesi sistemini kurduk”
Çocukları Türkçe eğitim veren okullara göndererek kendi diline sahip çıkmalarını, kültürlerine sahip çıkmalarını sağladıkları için başta anneler olmak üzere bütün ebeveynlere teşekkür eden Fidan, “Çocuklarımızın diline, dinine, kültürüne, tarihine sahip çıkmaları için verdiğiniz mücadele çaba her türlü takdirin üstündedir. Bunu ne kadar takdir etsek yine de yetmez. Tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Her gün bu okula çocuklarını getiren anneler, onları dışarıda bekleyen anneler, daha sonra alıp götüren anneler ve bunu yıllarca her gün ama her gün yağmurda, karda, çamurda sürekli yapan anneler gerçekten sizlerin varlığıyla sizlerin konuştuğu Türkçeyle, sizlerin dualarıyla, sizlerin ortaya koyduğu örnek şahsiyetle bu çocuklarımız büyüyorlar. Asıl teşekkür, asıl takdir size” diye konuştu.
Burada liseyi bitiren çocuklar için Türkiye’de okuma imkanlarının olduğunu belirten Fidan, “Belli burslarla Türkiye’ye geliyorlar. Bundan sonra sadece sınavı kazanan değil Türkiye’deki üniversitelere her türlü kaydı yaptıran öğrencilerimin ücretleri Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmesi karşılığında eğitim imkanı sunma kararı almıştık. Bunu da Sayın Fikrim Damka Türkiye’ye geçen sene geldiğinde gündeme getirdi. ‘Bütün gençlerimiz için bu elzem’ dedi. Biz de çok şükür gereğini yaptık bundan sonra özellikle Prizren’den Kosova’dan gelen Türk gençlerinin Türkiye’de eğitimlerini alırken Türkiye’de okuyan gençlerin ücret ödememesi sistemini kurduk. Bizim gençlerimizden tek bir beklentimiz var bundan sonra Türkiye’de okuyan eğitimini bitiren gençlerimizin tekrar buraya gelmesi, ata topraklarında bayrağın bırakıldığı yerden taşınmaya devam etmesi ve daha yükseklere çıkartılması esas olacaktır” dedi.
“İki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda”
Kosova hükümetiyle örnek bir iş birliğinin olduğunu ifade eden Fidan, “Onların ortaya koyduğu imkanlarla, bizim ortaya koyduğumuz stratejiyle iki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda. Türk iş insanları burada giderek yatırımlarını artırıyorlar. THY haftada 14 sefer Kosova’ya uçuş yapıyor. Kosova ile Türkiye arası neredeyse 1 saate inmiş durumda. Bu kadar yoğun bir trafik, gidiş-geliş iki ülkeyi adeta tek bir ülke gibi hareket ettiğimiz tek bir alana getirmiş durumda. İnşallah sizler bu imkanlardan daha çok faydalanacaksınız. Sizin her türlü derdinizi probleminizi dinlemek üzere hem büyükelçiliğimiz hem buradaki başkonsolosluğumuz 24 saat emrinize amadedir. Ben sözlerime son verirken değerli kardeşlerim bu sıcak karşılamanız için, beni ve arkadaşlarımı böylesine coşkulu bir şekilde bağrınıza bastığınız için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten beni çok duygulandırdınız sizin sevginiz, sizin hisleriniz, sizin enerjiniz bize de geçti. Allah hepinizden razı olsun. İyi ki varsınız. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanınızda” şeklinde konuştu.
“Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı”
Kosova Demokratik Türk Partisi – KDTP Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka da, “Sizleri Türklerin Prizren’de en yoğun yaşadığı Kurila semtinde başta öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle, STK temsilcilerimizle, yöneticilerimizle ve halkımızla karşılamaktan onur duyduk. Kosova’da Türk toplumu 600 yıldan bu yana ayakta durmaya gayret etti, gayret etmeye de devam edecektir. Bazen zor dönemler oldu, bazen kolay dönemler oldu. Ama Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı. Türkçe eğitimden yılmadı, Türk kültüründen yılmadı, Türkçe konuşmaktan yılmadı. Türklüğü savunmaktan asla ve asla yılmadı, vazgeçmedi” ifadelerini kullandı.
Bundan sonra da bunun devamını daha görkemli bir şekilde getireceklerini belirten Damka, “Bugün anavatanımızın sayesinde yüzlerce çocuğumuz Türkiye’de eğitim alıyor, yüzlerce hastamız şifa buluyor, gençlerimiz kültürel gezi düzenliyor. Yüzlerce çocuğumuz yerinde burs alıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu destekleri bizlerin bu topraklarda devam etmemiz için vesile. Bunlar sizin sayenizde sayın bakanım. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siz değerli bakanımız, TİKA’mız, YTB Başkanımız, büyükelçilerimiz bütün kurum ve temsilcileriniz Kosova’daki Türk toplumunun yanında. Her derdimize her talebimize aniden cevap veren bir Türkiye Cumhuriyeti var” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri, kent genelinde belirlenen noktalarda 2 bin 621 aracı durdurarak belgelerini inceledi, alkol testi yaptı.
Denetimlerde alkollü araç kullanan 15 sürücünün ehliyetine el konuldu.
Ayrıca ekipler, çeşitli ihlallerden 225 aracın sürücüsüne 2 milyon 145 bin lira ceza kesti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAMAN – Karaman’da alacak verecek meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada 1 kişi yaralandı.
Olay, saat 19.30 sıralarında Larende Mahallesi’nde bulunan tarla yolu üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, akraba oldukları öğrenilen ve aralarında alacak verecek meselesi bulunan A.E. ile A.B. buluşarak tartışmaya başladı. Bir süre sonra kavgaya dönüşen olayda A.B. tabanca ile A.E’yi sol kalçasından tek kurşunla vurarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı A.E. sağlık ekibinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulansla kaldırıldığı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olaydan sonra kaçan şüpheli A.B., polis ekipleri tarafından kısa süre içinde suç aleti tabanca ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı.
Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP’nin “İkinci Yüzyılda Değişim Kurultayı” başlıklı 20’inci Olağanüstü Tüzük Kurultayı oylaması sonrası Genel Başkan Özgür Özel teşekkür konuşması yaptı. Özel, “Bu tüzük kurultayının sonunda ortaya çıkan tabloda kazanan, kaybeden yoktur, kazanan Cumhuriyet Halk Partisi’dir” diyerek, sağlanan mutabakat için tüm delegelere teşekkür etti.
CHP’nin 20’inci Olağanüstü Tüzük Kurultayı Genel Merkez’in kurultaya getirdiği şekliyle, hiçbir değişiklik olmadan oy çokluğuyla kabul edildi. Oylama sonrası teşekkür konuşması yapan Genel Başkan Özgür Özel, CHP açısından tarihi bir günü geride bıraktıklarını vurguladı. Salondan çıkacak kavga haberlerini iştahla bekleyenlerin olduğunu ifade eden Özel, yaşanan bir gerilim haricinde Olağanüstü Tüzük Kurultayı’nın sorunsuz tamamlanması dolayısıyla partililere teşekkür etti.
CHP Lideri Özel, tüzüğün bir güvenoyu olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi açısından tarihi bir günü geride bıraktık. Belki de bugünden çok daha önemli iki gün yaşamak üzere de birazdan bu salondan ayrılacağız. Şüphesiz Türkiye bu tüzükle ilgilendi. Tüzük değişikliğinin gündem olmasından dolayı dikkatlerini bu yöne sevk edenler var. Ama bir de bu salondan kavga, gürültü, itiş, kakış haberleri çıksın diye büyük bir iştahla bekleyenler vardı. Küçük bir nazar boncuğu hariç bu koca gün bu kadar çok konuşmacı ve bu kadar tartışmalı konular varken öncelikle söz alan ve özgürce düşüncelerini dile getiren tüm konuşmacılara onları sabırla dinleyenlere ve özgür iradeleriyle partinin geleceğine yön verecek olan kararlarını burada veren tüm delegelerimize yürekten teşekkür ediyorum. Bu teşekkür konuşması aslında vekaleten yapılan bir konuşma. Çünkü başta dedim ya ne benim için ne bir başkası için bu tüzüğün bir maddesi ya da hepsi ne güvenoyudur ne güvensizlik oyudur. Bu tüzük kurultayının sonunda ortaya çıkan tabloda kazanan, kaybeden yoktur, kazanan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Ancak ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nde karpuz gibi ortada ikiye yarıldılar, il başkanlarının şu kadar karşı, şu maddeler geçmez, bu maddeler düşer’ diye bir spekülasyon yaratanlar olmayan bir siklet merkezini varmış gibi servis edenler, partinin içinde sanki bir çekişme varmış gibi göstermeye çalışanların boşa düşmesi açısından alınan sonuç fevkalade kıymetlidir.”
“Atfedilen yetkileri istismar etmeyeceğimize söz veriyorum”
Oylamalarda sağlanan mütabakata ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Lideri Özel, bir sonraki seçim için hazırlanacak olan listenin partisinin iktidar grubunu oluşturacağını vurgulayarak şöyle devam etti:
Yarın bambaşka bir Türkiye’ye bambaşka bir CHP’ye uyanıyoruz. Oylamalarda kiminde bir karşı oy, kiminde beş, kiminde otuz karşı oyun karşısında bu büyük mutabakat aslında endişelerin bertaraf edildiğini, birtakım manipülasyonların boşa çıktığını ve esas olarak sizlerin il başkanlarımıza, il başkanlarının Genel Merkeze bir güven köprüsü üzerinden bir bağ kurduklarını gösteriyor. Bu tüzüğün hiçbir maddesini örgütümüzün aleyhine, örgütteki emeği olan bir kişinin aleyhine tarafımıza atfedilen yetkileri istismar etmeyeceğimize söz veriyorum. Biz önce yönetmelikleri hazırlayıp, şimdiden bir baskın seçimde ne yapacağımızı şaşırmayalım. Bir erken seçime hazır olduğumuzu bilelim diye yönetmelikler hazırlanırken yeniden il başkanlarımızla oturup il başkanlarımızın önerilerini tek tek alacağız. Çünkü bu sefer yapacağımız milletvekili listesi CHP’nin iktidardaki grubunu oluşturacak olan listedir.”
“Bu kademeli maddeyle hem gençler hem kadınlar için büyük bir tehlikeyi bertaraf ettik”
Tüzük Kurultayı’nda kota konusunda önemli bir tehlikeyi bertaraf ettiklerini belirten Özel açıklamasında şunları kaydetti:
Kotalar konusunda Sayın Nazik Işık’ın konuşmasının altına imza atıyor, ancak Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi dahil bir kotayı uygulayacağınızda hedefe derhal ulaşmak isterseniz ilk aşamada açığa düşebilir geri adımlar atılabilir. O yüzden bir kademeli geçişi tavsiye ediyoruz demektedir. Biz bugün burada bu kademeli maddeyle hem gençler hem kadınlar için büyük bir tehlikeyi bertaraf ettik. Bugün CHP bir bütün olarak ana maddede yüzde 50 eşit temsile oy vermiştir. Geçiş sürecini kısaltmak elimizdedir, kimse uzatamaz. Başvurular neticesinde bu kotaların artık daha kolay uygulanabilir olduğunu gördüğümüzde yapılacak ilk kurultayda ilk genel kurulda bir maddeyle geçici maddeyi kaldırmak, bir dönem öne çekmek mümkündür. Ancak bu kazanımı, bugün elde etmeseydik uzun süre tartışılacak bir sorunla karşı karşıya kalacaktık. Şimdi hepimize düşen görev, CHP’ye milletvekili olabilecek, belediye başkanı, meclis üyesi olabilecek, CHP’ye, örgütüne güç verebilecek her kademesine katkı sağlayacak her yaştan kadını bu partiye davet etmek, bu kotaları hakkıyla uygulayabilecek ivmeyi bir an önce kazanmaktır. Bunu sağladığımız noktada geçici maddedeki revizyonu yapmakta bu kardeşinizin boynunun borcudur. Bundan sonraki süreçte kadınların, gençlerin, engellilerin ve örgütün güvencesi bu tüzük ve bu tüzüğü uygulayacak bizleriz.
“Türkiye’yi en iyi biz yöneteceğiz’ demeye hazırız”
Özel, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bundan sonra da beraberlik mesajları vermeye ve Türkiye’ye ‘biz seni yönetmeye hazırız, biz sana vadettiğimiz demokrasiyi kendi partimizde yaşıyoruz, yaşatacağız ve bundan sonra seni Türkiye’yi en iyi biz yöneteceğiz’ demeye hazırız. Bunun adımını bugün içe dönük tartışmalarla yaptık. Çok sağlıklı, çok başarılı, çok olgun ve minnet duyguları içinde uğurladığım önceki genel başkanlarım da aktarmamı istediler. Ayrı ayrı teşekkür ettiler. Büyük bir memnuniyetle takip ettik. Şimdi gidiyoruz, yarın bu salona ikinci yüzyılın ilk genel seçimlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapacak hükümet programını, parti programını yazmak üzere 2 günlük yol haritamızı, usulleri belirlemek üzere ortaya koyacağımız beynimizi, yüreğimizi dinlendirmeye gidiyoruz. Yarın bunu yapıp kısa sürede programımızla gerçekleştirecek iktidar yürüyüşünde hep birlikte ortaklaşacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>T.S’nin (22) kullandığı 16 BJE 339 plakalı motosiklet, Orhangazi ilçesi Göl Yolu Caddesi’nde bir düğün salonuna gitmek için dönüş yapan E.U. (50) idaresindeki 16 RAT 07 plakalı otomobile çarptı.
Kazada motosikletteki sürücü ile 13 yaşındaki kardeşi C.S. yaralandı.
Çağrılan sağlık görevlilerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, Orhangazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kaza anı ise düğün salonunun güvenlik kameralarınca kayda alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da alkollü araç kullanarak trafiği tehlikeye düşüren sürücülere yönelik yapılan uygulamada ceza yağdı. Alkollü araç kullananların yanı sıra trafik kurallarını tanımayan sürücülere toplamda 2 milyon 145 bin TL para cezası uygulandı.
Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde kural tanımayan sürücülere yönelik uygulamalarına hız kesmeden devam ediyor. Yapılan uygulamalar çerçevesinde 2 bin 621 araç kontrol edildi. Alkollü araç kullanarak trafiği tehlikeye düşüren 15 sürücünün ehliyetine el konuldu. Araçlarında abart egzoz bulunduran 9 sürücüye, ehliyetsiz trafiğe çıkan 44, kırmızı ışık ihlali yapan 39, kask ihlalinden 87, seyir halinde cep telefonuyla konuşan 46 sürücüye cezai işlem uygulandı.
Kural tanımayan sürücülere toplamda 2 milyon 145 bin TL para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’da uçuş yasağı sona erdi
ERZURUM – Erzurum’a acil iniş yapan Hindistan uçağındaki bomba ihbarının asılsız çıktığı açıklandı.
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi yaptığı açıklamada, “Malumlarınız bugün Hindistan’ın Mumbai şehrinden havalanan Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağı saat 16.30 sıralarında elimizde zorunlu acil iniş yapmıştı. Uçağın havaalanına inmesiyle beraber, biz gerekli bütün tedbirleri almıştık. Hem AFAD müdürlüğümüz, emniyet müdürlüğümüz, OMKE ekiplerimiz, sağlık müdürlüğümüz, Büyükşehir Belediye’miz, itfaiye ekiplerimizle beraber tüm tedbirleri almış bir şekilde uçağa karşıladık. Ardından bütün yolcular, toplamda 247 yolcu ve mürettebat güvenli bir şekilde uçaktan tahliye edildi. Bomba arama ekiplerimiz uçağın ilk önce içerisinde gerekli arama tarama çalışmalarını yürüttüler. Ardından da uçağın bagaj kısmındaki bütün yolculara ait bavullar, bagajlar indirildi. Onların da hem X-ray cihazından hem de arama köpeği marifetiyle arama çalışmaları tamamlandı. Saat 23.30 itibariyle bütün arama tarama çalışmalarını sonlandırmış olduk. Yaptığımız çalışmaların neticesinde bomba ihbarının asılsız olduğunu tespit ettik. Bunun neticesinde de ilimiz havaalanında uygulanan uçuş yasağı kaldırılmış oldu. Artık ilimize gelecek olan veya ilimizden gidecek olan bütün uçaklar rahatlıkla havalanabilecek durumda. Yalnız Hindistan menşeili uçak şu anda hala havaalanımızda durmaya devam ediyor. Çünkü uluslararası uçuş kurallarına göre pilotların belli bir süre uçuş imkanları var. Onlar da bu süreyi tamamladıkları için şu anda istirahate çekilmiş durumdalar. Yolcular havalarımızın dış hatlar terminalinde istirahat ediyorlar. Onların da bütün ihtiyaçları karşılanmış durumda. Yarın saat 7.25 gibi Hindistan’ın Mumbai şehrinden yeni bir uçak gelecek. O uçakla yolcular tekrar yollarına devam edecekler. Frankfurt’a devam edecekler. Şimdilik söyleyebileceğim bunlardan ibaret.’ diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay gece yarısı Büyükbölcek Mahallesi Mehmet Ali Demir Caddesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde bekçilerle birlikte uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri şüphe üzerine Büyükbölcek Caddesi istikametine seyreden 68 AAP 030 plakalı minibüsü durdurdu. Ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirilen sürücünün ehliyetiz ve 14 yaşında çocuk olduğu tespit edildi. Polis ekipleri çocuğa kimlik bilgilerini sorarken, çocuk ne ismini söyledi, ne de kimlik bilgilerini bilmiyorum diyerek vermedi. Telefonla babasından yardım isteyen çocuk babasını olay yerine çağırdı. Babası gelene kadar polis memurlarına talimatlar veren çocuk, “Yapmayın, işlem yapmayın” dedi. Polis Merkezi Amirinin “Birine çarpsan öldürsen ne yapacağız?” demesi üzerine çocuk “Ya niye çarpayım ben adam akıllı gidiyorum” derken, amirin “Ehliyetin yok” demesi üzerine ise çocuk “Ehliyet mi sürüyor arabayı ya” diye cevap verdi. Bir süre sonra çocuğun kimliği tespit edilirken, çocuğun 14 yaşındaki Y.C.Ö. olduğu belirlendi. Bir süre sonra olay yerine gelen babası K.Ö. ise Polis Merkezi Amiri ile görüştü. Görevli amir çocuğun babasına çocuğa araç vermemesi konusunda bilgiler verirken, gülerek amiri dinleyen baba konuşmanın ardından oğlunun boynunu sıvazlayıp, “Canın sağ olsun paşam, hiç şey yapma. Canın sağ olsun koçum” dedi. Ardından olayı görüntüleyen basın mensubuna yaklaşan baba K.Ö., “Çekiyorsan da çek bu erkek evladı, hiçbir şey yapmaz, çek. Bu erkek evladı. Ben Kadir Özkanlı’yım. Beni tanıyorsun sen, bende seni tanıyorum” diyerek tehditvari sözler sarf etti. Çocuk sürücüye ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 900 TL, araç sahibi babasına da 12 bin 900 TL olmak üzere toplam 25 bin 800 TL para cezası kesildi. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKSARAY – Aksaray’da 14 yaşında minibüs kullanırken polise yakalanan çocuk sürücünün savunması ve olay yerine gelen babanın çocuğuna teselli sözleri herkesi şoke etti. Çocuk sürücü önce polise “İşlem yapmayın” talimatı verip, “Ehliyet mi sürüyor arabayı” diye polise tepki gösterirken, olay yerine gelen baba ise “Erkek evladı bu” deyip oğlunun boynunu sıvazlayıp, “Canın sağ olsun koçum” dedi.
Olay gece yarısı Büyükbölcek Mahallesi Mehmet Ali Demir Caddesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde bekçilerle birlikte uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri şüphe üzerine Büyükbölcek Caddesi istikametine seyreden 68 AAP 030 plakalı minibüsü durdurdu. Ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirilen sürücünün ehliyetiz ve 14 yaşında çocuk olduğu tespit edildi. Polis ekipleri çocuğa kimlik bilgilerini sorarken, çocuk ne ismini söyledi, ne de kimlik bilgilerini bilmiyorum diyerek vermedi. Telefonla babasından yardım isteyen çocuk babasını olay yerine çağırdı. Babası gelene kadar polis memurlarına talimatlar veren çocuk, “Yapmayın, işlem yapmayın” dedi. Polis Merkezi Amirinin “Birine çarpsan öldürsen ne yapacağız?” demesi üzerine çocuk “Ya niye çarpayım ben adam akıllı gidiyorum” derken, amirin “Ehliyetin yok” demesi üzerine ise çocuk “Ehliyet mi sürüyor arabayı ya” diye cevap verdi. Bir süre sonra çocuğun kimliği tespit edilirken, çocuğun 14 yaşındaki Y.C.Ö. olduğu belirlendi. Bir süre sonra olay yerine gelen babası K.Ö. ise Polis Merkezi Amiri ile görüştü. Görevli amir çocuğun babasına çocuğa araç vermemesi konusunda bilgiler verirken, gülerek amiri dinleyen baba konuşmanın ardından oğlunun boynunu sıvazlayıp, “Canın sağ olsun paşam, hiç şey yapma. Canın sağ olsun koçum” dedi. Ardından olayı görüntüleyen basın mensubuna yaklaşan baba K.Ö., “Çekiyorsan da çek bu erkek evladı, hiçbir şey yapmaz, çek. Bu erkek evladı. Ben Kadir Özkanlı’yım. Beni tanıyorsun sen, bende seni tanıyorum” diyerek tehditvari sözler sarf etti. Çocuk sürücüye ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 900 TL, araç sahibi babasına da 12 bin 900 TL olmak üzere toplam 25 bin 800 TL para cezası kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Samsun’da hizmete giren model fabrikasının açılışında, “Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz” dedi.
Organize Sanayi Bölgesi’nde hizmete giren Samsun Model Fabrika’nın açılışına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun MilletvekiliÇiğdem Karaaslan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ve iş insanları katıldı.
Açılış öncesi konuşan Bakan Kacır, “Bölgemizde ve dünyada yaşanan ekonomik, politik ve sosyal kriz ortamına rağmen durmaksızın yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma hamleleriyle daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bağımsızlığımızın, büyümemizin, kalkınmamızın yapı taşlarından sanayi ve teknolojide her geçen gün yükselen bir ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda sanayi sektöründe çalışan sayımızı 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıkardık” ifadelerini kullandı.
Organize sanayi bölgelerinin sayısını 191’den 360’a yükselttiklerini belirten Bakan Kacır, “Kurduğumuz 45 endüstri bölgesini Türkiye’nin üretim üsleri haline getirdik. Eş zamanlı olarak ülkemizin küresel üretim üssü rolünü güçlendirecek, katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapımızı bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm atılımlarını hayata geçiriyoruz. Yüksek teknoloji yatırımları için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bütüncül bir destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımızın dijital dönüşüm çağrısıyla dijital dönüşüm alanında öncü ve yenilikçi 36 projeyi uçtan uca destekliyoruz. Yakın zamanda ilan ettiğimiz Yükselen Yenilikçi Teknolojiler Çağrısıyla da iklim teknolojilerinden malzeme teknolojilerine, biyoteknolojiden bilgi ve iletişim teknolojilerine paradigma değişimlerinin yaşandığı birçok alanda yeni yatırımlara öncülük ediyoruz” dedi.
‘8,2 MİLYAR AVRO BÜTÇELİ DİJİTAL AVRUPA PROGRAMI’NA KATILDIK’
8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarını hatırlatan Bakan Kacır, “Program kapsamında süper bilgisayarlardan yapay zeka test merkezlerine ve deney tesislerine KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları kritik önemi haiz altyapılara erişimlerini sağladık. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından, ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak 5 konsorsiyum ‘Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ (ADİM/EDIH) ağına dahil oldu. Tabii bizler ortaya koyduğumuz başarılı çalışmalarımızı, ileriye dönük plan ve programlarımızı sizlerle paylaşırken; tüm bu yapının odağı nitelikli insan kaynağımızdır ve geleceğimizin umudu olmazsa olmazımız gençlerimizdir. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimize giden yolda azimle, kararlılıkla devam ediyorsak, buradaki temel misyonumuz elbette ki insanımıza, gençlerimize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışa sahip olmamızdır. TEKNOFEST’ler, DENEYAP Teknoloji Atölyelerimiz, Sektör Kampüste programımız ve yeni devreye aldığımız Milli Teknoloji Atölyelerimizin arka planında hep gençlerimizin ve beşeri sermayemizin gelişimi yatmakta. Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir. Bir diğer önceliğimiz de mevcut iş gücümüzün dönüşümüdür” diye konuştu.
MODEL FABRİKALAR
Model fabrikalarla ilgili bilgi veren Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerimizin yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Verdiğimiz bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bugün de açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Model Fabrikamız ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum” dedi.
Samsun’daki model fabrikanın bin metrekare alana kurulduğunu söyleyen Bakan Kacır, “Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki; Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz. Samsun’un bizlere gösterdiği yüksek teveccühün hakkını vermeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
OVP İLE ÖNÜMÜZDEKİ 3 YILLIK ROTAMIZI BELİRLEDİK
Orta Vadeli Program (OVP) ile 3 yıllık rotayı belirlediklerini ifade eden Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Önümüzdeki dönemde de Samsun’u ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde eser ve hizmet anlayışıyla donatmayı sürdüreceğiz. Şehrimizin üretim kabiliyetine ve gücüne yeni halkalar ekleyerek inşallah yerelden genele yayılan emsal teşkil edecek bir başarı zinciri oluşturacağız. Bizler her daim çalışanın, üretenin, bu ülke için alın ve akıl teri dökenin yanında yer almaya devam edeceğiz. Dün açıkladığımız OVP ile önümüzdeki 3 yıllık rotamızı belirledik. Önümüzdeki dönemde de ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde, yüksek katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi politikası ile yapısal dönüşümü hızlandıracağız. Ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle teşvik mekanizmalarımızı daha güçlü hizalayan yeni teşvik modelimizle yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunacağız. Yeni teşvik modelimizin önemli bir sütunu konumundaki ve yakın dönemde kamuoyuyla detaylarını paylaşacağımız Yerelde Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 81 ilimizin potansiyelini ve yetkinliklerini harekete geçirecek yatırım başlıklarını tespit ettik. Yine dün yürürlüğe giren OSB Yönetmeliği’yle de OSB sistemimizde reform niteliğinde adımlar attık. OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemeleri gerçekleştirdik. Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket etmeye devam ederek bu toprakları yeni yatırımlarla bereketlendirmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken Samsun Model Fabrikamızın Samsun’umuza Samsunlu hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Samsun Model Fabrikası’nın açılış kurdelesi geçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANİYE – .Osmaniye’nin Kadirli İlçesi Devlet Hastanesinde Opr. Dr. Saygı Uygur ve ekibi tarafından 3D yazıcı tekniğiyle ‘kemik çimentosu’ ile kafatası ameliyatı gerçekleştirildi.
Kadirli ilçesinde geçirdiği trafik kazasından sonrası parçalı kafatası kırığı olan ve kemiği geri yerine konulamayan 33 yaşındaki E.P.’ye, Kadirli Devlet Hastanesinde Opr. Dr. Saygı Uygur ve ekibi tarafından 3D yazıcı tekniğiyle ‘kemik çimentosu’ ile kafatası ameliyatı gerçekleştirildi.
Kafatasındaki eksik kemik parçasını kusursuz bir şekilde kapatmak için ‘3D yazıcı’ tekniği denilen yöntem Türkiye’de nadiren uygulanan bu yöntem, Kadirli İlçesi Devlet Hastanesinde Opr. Dr. Saygı Uygur ve ekibi tarafından ilk defa gerçekleştirildi. Bu yöntemle önce kafatasındaki eksik bölge en ince ayrıntısına kadar ölçülüyor, daha sonra parça birebir ölçüleriyle 3D yazıcıdan çıkartılıyor. 3D yazıcı tekniği hastanın beyin dokusunun korunması kadar hastanın estetik görünümü de etkiliyor.
Hastanın sağlığı kadar kendisini iyi hissetmesi için estetik görüntüsünü de düşündüklerini söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Saygı Uygur, ” Kranioplasti ameliyatları travma, kanama, tümör gibi nedenlerle kafatasının bir kısmının çıkarılıp aynı operasyonda geri yerine konulmasının mümkün olmadığı durumlarda ilk ameliyattan en az 6 ay sonra uygulanmaktadır. Bu ameliyat esnasında kafatası kemiğinin korunmasından yoksun olan beyin dokusunun korunmasının yanı sıra hastanın ameliyat sonrası estetik görüşü de göz önüne alınmaktadır. Standart uygulamada eksik kafatası dokusu titanyum plaklarla veya eliyle şekillendirilmiş kemik çimentosu ile kapatılmaktadır. Üç boyutlu kranioplasti tekniğinde ise hastanın ameliyat öncesinde çekilen tomografi tetkikleri bilgisayar ortamında 3D programlar aracılığıyla işlenerek kişiye özel, birebir kendi kafatasının eğimlerine sahip tasarım oluşturmakta ve bunun kalıbını çıkarmaktayız. Kalıbın tasarımını hiçbir dış destek almadan tamamen kendim yapmaktayım. 3D kranioplasti tekniği ile hem standart titanyum plakların beyni olan baskısının hem de olumsuz estetik sonuçlarının önüne geçmiş oluyoruz. Türkiye’de sayılı devlet hastanesinde uygulanan bu yöntemi, Mersin Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim dalındaki hocalarımın da desteğiyle Mersin’de ilk kez yapmıştık. Kadirli’deki ilk hastamızın da trafik kazası sonrası oluşan parçalı çökme kırığı nedeniyle 6 ay önce kafatası kemiği çıkarılmış. Bu nedenle polikliniğimize başvuran hastanın 3 boyutlu kranioplasti ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Osmaniye’de bu ameliyatı ilk kez yapmış olmak ve Osmaniye halkına fayda sağlayabilecek olmak beni çok mutlu ediyor. Amacımız ülkemize ve kentimize faydalı olacak yöntemleri uygulamaktır. “diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Kacır, Merkez Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) hizmete giren Samsun Model Fabrika’nın açılışında yaptığı konuşmada, dijital dönüşüm sürecini yakalayarak Samsun sanayisinin rekabet gücünü artıracak fabrikanın OSB’ye, Samsun’a ve bölgeye hayırlı olmasını diledi.
Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada yaşanan ekonomik, politik ve sosyal kriz ortamına rağmen durmaksızın yoluna devam ettiğine dikkati çeken Kacır, “Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma hamleleriyle daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bağımsızlığımızın, büyümemizin, kalkınmamızın yapı taşlarından sanayi ve teknolojide her geçen gün yükselen ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda sanayi sektöründe çalışan sayımızı 3 milyon 900 binden 6 milyon 700 bine çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizin sayısını 191’den 360’a yükselttik. Kurduğumuz 45 endüstri bölgesini Türkiye’nin üretim üsleri haline getirdik.” ifadesini kullandı.
Eş zamanlı olarak Türkiye’nin küresel üretim üssü rolünü güçlendirecek katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm atılımlarını hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, sözlerine şöyle devam etti:
“Yüksek teknoloji yatırımları için AR-GE’den seri üretime uçtan uca bütüncül destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mızın dijital dönüşüm çağrısıyla dijital dönüşüm alanında öncü ve yenilikçi 36 projeyi uçtan uca destekliyoruz. Yakın zamanda ilan ettiğimiz Yükselen Yenilikçi Teknolojiler Çağrısı ile de iklim teknolojilerinden malzeme teknolojilerine, biyoteknolojiden bilgi ve iletişim teknolojilerine, paradigma değişimlerinin yaşandığı birçok alanda yeni yatırımlara öncülük ediyoruz. 13 Eylül’e kadar başvuruların açık olduğu çağrıya Samsunlu sanayicilerimizi de başvuru yapmaya davet ediyorum. Yine kamuoyuyla detaylarını yakın zamanda paylaştığımız Dijital Dönüşüm Destek Programı ile işletmelerimizin maliyet etkin, rekabetçi üretim altyapısı oluşturmaları için ihtiyaç duydukları projeleri yatırım teşviklerimizle destekliyoruz. Program doğrultusunda işletmelerin dijital dönüşümde kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarını destekleyecek yol haritaları sunmalarını bekliyoruz. Sunulan yol haritalarıyla uyumlu yatırımları öncelikli yatırımlar uygulaması ile destekliyoruz.”
“8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık”
Sadece milli destek mekanizmalarıyla değil, uluslararası programlardan da azami düzeyde istifade etmek için planlı ve kararlı şekilde girişimlerini sürdürdüklerini aktaran Kacır, “8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık. Program kapsamında süper bilgisayarlardan yapay zeka test merkezlerine ve deney tesislerine KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları kritik önemi haiz altyapılara erişimlerini sağladık. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak 5 konsorsiyum, ‘Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu. Tabii bizler ortaya koyduğumuz başarılı çalışmalarımızı, ileriye dönük plan ve programlarımızı sizlerle paylaşırken tüm bu yapının odağı, nitelikli insan kaynağımızdır ve geleceğimizin umudu olmazsa olmazımız gençlerimizdir. Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimize giden yolda azimle, kararlılıkla devam ediyorsak, buradaki temel misyonumuz elbette ki insanımıza, gençlerimize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışa sahip olmamızdır.” diye konuştu.
“Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir”
Bakan Kacır, TEKNOFEST’ler, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüs Programı ve yeni devreye alınan Milli Teknoloji Atölyeleri’nin arka planında hep gençlerin ve beşeri sermayenin gelişiminin yattığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir. Bir diğer önceliğimiz de mevcut iş gücümüzün dönüşümüdür. Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü şekilde gerçekleştireceğiz.”
Samsun Model Fabrika ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelinin çok daha yukarılara taşıyacağına inandığını dile getiren Kacır, şunları söyledi:
“Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesinde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız, Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yaptıkları Orta Vadeli Program (OVP) ile gelecek 3 yıldaki rotalarını belirlediklerini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Önümüzdeki dönemde de ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde, yüksek katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi politikası ile yapısal dönüşümü hızlandıracağız. Ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle teşvik mekanizmalarımızı daha güçlü hizalayan yeni teşvik modelimizle yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunacağız. Yeni teşvik modelimizin önemli bir sütunu konumundaki ve yakın dönemde kamuoyuyla detaylarını paylaşacağımız Yerelde Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 81 ilimizin potansiyelini ve yetkinliklerini harekete geçirecek yatırım başlıklarını tespit ettik. Yine dün yürürlüğe giren OSB yönetmeliği ile de OSB sistemimizde reform niteliğinde adımlar attık. OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemeleri gerçekleştirdik. Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket etmeye devam ederek bu toprakları yeni yatırımlarla bereketlendirmeye devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından fabrikanın açılış kurdelesi kesildi.
Açılışa Samsun Valisi Orhan Tavlı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun MilletvekiliMehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Mürzioğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse, MHP İl Başkanı Burhan Mucur, ilçe belediye başkanları ve iş insanları katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) Samsun Model Fabrika açılış töreni düzenlendi. Törenin açılış konuşmasını Samsun Valisi Orhan Tavlı yaptı. Ardından kürsüye çıkan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Verdiğimiz bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bugün de açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Model Fabrikamız ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum. Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki; Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz. Samsun’un bizlere gösterdiği yüksek teveccühün hakkını vermeyi sürdüreceğiz. Yerel Kalkınma Hamlemiz ile üreten, katma değer sağlayan, daha da büyüyen güçlü şehirler için başlattığımız seferberlikten Samsun’umuz da en kuvvetli biçimde payını alacak. Son 22 yıldır şehrimizi planlı sanayi alanlarıyla, yatırım teşvikleriyle, bölgesel kalkınma projelerimizle donatıyor, Samsun’u ihya edecek tüm programları süratle devreye alıyoruz. Şehrimizde planlı kalkınmanın, sürekli ve sürdürülebilir üretimin simgesi OSB’lerimizin sayısını 22 yılda 3’ten 9’a çıkardık. Samsun’umuzu sağladığımız teşvik mekanizmalarıyla, desteklerle kalkındırmaya, refah seviyesini artırmaya devam ediyoruz. Son 22 yılda şehrimizde gerçekleştirilecek yeni ya da ilave bin 272 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. 121 milyar lira sabit yatırımın ve 34 binin üzerinde nitelikli istihdamın önünü açtık. Malumunuz 2 yıl evvel TEKNOFEST’i Samsun’da gerçekleştirdik. Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı bu topraklarda teknolojinin bayrağını da gururla dalgalandırdık.
Karadeniz Bölgesi’nin en büyük bilim merkezi ve planetaryumunun Samsun’umuzda hizmete alınması için çalışmalarımızda son düzlüğe girdik. Kısa süre içerisinde bu örnek merkezin de açılışını gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemde de Samsun’u ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde eser ve hizmet anlayışıyla donatmayı sürdüreceğiz” dedi.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Samsun Model Fabrika’nın açılışı gerçekleştirildi.
Açılış törenine ayrıca; TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK PartiMilletvekili Dr. Mehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Mürzioğlu, ilçe belediye başkanları ve iş adamları katıldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaz Spor Okulları’ndan 5 bin öğrenci mezun oldu
BALIKESİR – Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Yaz Spor Okulları kapanış töreni, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. 14 farklı branşta 5 binin üzerinde öğrenciyi Yaz Spor Okulları’ndan mezun ettiklerini söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir’imizi spor konusunda öncü bir kent yapmak için mücadele ediyoruz” dedi.
Çocukların yaz tatillerini en iyi şekilde değerlendirmeleri ve spor kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin; Altıeylül, Karesi, Bandırma, Edremit ve Manyas’ta açtığı Yaz Spor Okulları’nın kapanış töreni yapıldı. Yaz tatillerini spor yaparak değerlendiren 6-14 yaş aralığındaki çocuklar, sertifikalarını Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın elinden aldı. Yaz boyunca spor eğitimi alan çocukların başarılarının kutlandığı etkinliğe Karizma Show’un nefes kesen gösterileri damga vurdu.
Ahmet Akın: “Yeni Yaseminler, Ebrarlar, Cengizler yetişecek”
Balıkesir’i spor kenti haline getirmek için çalıştıklarını ifade eden Başkan Akın, “Balıkesir’imizi spor konusunda öncü bir kent yapmak için mücadele ediyoruz. Nisan ayından bu yana 24 organizasyonla, on bine yakın sporcumuzu Balıkesir’imizde en iyi şekilde ağırladık. Türkiye’de en fazla plaj voleyboluna ev sahipliği yapan il olduk. Triatlon Şampiyonası’nda en fazla takip edilen il Balıkesir oldu. 29 takım ve 56 ülkenin katılacağı Plaj Voleybolu Dünya Turu, Plaj Voleybolu Avrupa Kupası da ilk kez Balıkesir’imizin plajlarında düzenlenecek. Yeni Yaseminler, yeni Ebrarlar, yeni Cengizler yetişecek diyerek yaz spor okullarımızda eğitime başlamıştık. 14 farklı branşta hizmet veren yaz spor okullarımızda 6 ile 14 yaş arasındaki çocuklarımızdan beş bine yakın öğrencimizi mezun etmenin büyük bir onurunu ve gururunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
“Evlatlarımızla ulu önderimiz Atatürk’ün izindeyiz”
Çocukların spor yapmasından mutluluk duyduğunu söyleyen Ahmet Akın, “Tüm bu branşlarda 40 antrenör ve 90 yardımcı antrenörümüz ile birlikte çalıştık. Yaz Spor Okulları’mızdan mezun olan evlatlarımızı da yürekten kutluyorum. Değerli gençler; hepiniz, hepimiz Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde mücadele ediyoruz. Aynı Atatürk’ün dediği gibi, Atatürk’ün bize emanet ettiği gibi Cumhuriyet’e sahip çıkmak için hep birlikte mücadele ediyoruz. Balıkesir’imiz çok geniş bir coğrafyaya sahip. Balıkesirspor Başkanımız da burada. Ona da yürekten teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum. Hem Balıkesirspor’umuza hem Balıkesir’deki bütün futbol kulüplerimize ayrı ayrı başarılar diliyorum. Sizlerin de gözlerinden öpüyorum. Siz spor yapın, bizleri de teşvik edin. Anneler, babalar hep birlikte sporun içinde olalım. Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Onun için çalışıyoruz, mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Çocuklar spor dolu Bir yaz geçirdiler
Yaz Spor Okulları’nda çocuklar; muay thai, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, tenis, kick boks, karate, satranç, güreş, cimnastik, judo, taekwondo ve boks olmak üzere toplam 14 farklı branşta eğitim aldı. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleşen kurslara katılan öğrencilere program sonunda sertifikaları takdim edildi. Törene Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra; Balıkesirspor Kulüp Başkanı Abdullah Bekki, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Danışmanı Aytekin Durmaz, Balıkesir Büyükşehir Belediyespor Kulübü Başkanı Burç Özoğuz, Balıkesir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Metin Mengüç, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Uğur Baysal, şube müdürleri, antrenörler ve öğrenciler katılım sağladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hollanda Milli Takımı’nda 35 kez forma giyen 26 yaşındaki Ajax oyuncusu Bergwijn ise teknik direktörün kararına tepki göstererek “Koeman görevde olduğu sürece milli takım defterini kapattığını” söyledi.
Geçen sezon Hollanda ligi takımlarından Ajax için oynayan Bergwijn, transferin son günü Suudi Pro Ligi takımlarından Al Ittihad ile 21 milyon euro karşılığı anlaşmıştı.
Bergwijn’ın “neden böyle sportif itibarı düşük bir lige gittiğini anlayamadığını” belirten Koeman, “O yaştaki bu adım, sportif tutkunun ağır bastığı anlamına gelmiyor” dedi.
Koeman’ın kendisine yönelik sözlerini medyadan öğrendiğini ve bunun “utanç verici” olduğunu söyleyen Bergwijn, tepkisini medya aracılığıyla dile getirdi.
Bergwijn, De Telegraaf gazetesine yaptığı açıklamada, “Eğer kendini işine adamış bir milli antrenör olsaydı, önce beni arardı” dedi.
Koeman’ın görevde olduğu sürece Hollanda Milli Takımı forması giymeyeceğini vurgulayan Bergwijn, şunları söyledi:
“Hollanda Milli Takımı’nda oynamanın her zaman bir onur olduğunu düşünmüşümdür ancak bu hocanın yönetimi altında artık bunu istemiyorum. Beni medyada kasıtlı olarak bu şekilde tasvir eden biriyle işim bitti.”
Bergwijn, Hollanda Milli Takımı forması ile Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden Georginio Wijnaldum’un da aynı zamanda Suudi Arabistan liginde oynadığına işaret etti.
Ancak Teknik Direktör Koeman’a göre, Wijnaldum’un durumu farklı, Wijnaldum’un Paris Saint-Germain’de sorunları vardı ve zaten çok daha yaşlıydı.
Böyle adım atmak için 32 yaşını beklemediğini belirten Hollandalı futbolcu, Suudi Arabistan liginin Hollanda’dan daha iyi olduğunu savundu.
Çok sayıda ünlü teknik direktör ve oyuncunun Suudi Arabistan liginde olduğunu vurgulayan Bergwijn, “Her açıdan gelişiyorum ve tercihimin yüzde bin arkasındayım” diye konuştu.
Daha önce PSV, Tottenham Hotspur ve Ajax yakınlarında forma giyen Steven Bergwijn, Hollanda Milli Takımı’nda oynadığı 35 maçta 8 gol attı.
Suudi futbolu son yıllarda büyük yatırımlar yaparak dünyaca ünlü birçok yıldızı transfer etti.
Bunun en önemli iki örneği ise Cristiano Ronaldo ve Neymar oldu.
Karim Benzema, Sadio Mané, Moussa Dembélé, Aleksandar Mitrovic, Marcelo Brozovic, Rúben Neves, Moussa Diaby, Sergej Milinkovic-Savic ve Pierre-Emerick Aubameyang gibi birçok ünlü futbolcu da Suudi Pro Ligi’nde top koşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maç esnasında ışıkların söndüğü sahada pasta üflendi
KIRŞEHİR – Kırşehir’de Ahi Evran Üniversitesi Beden Eğitimi Fakültesi öğrencileri, futbolu seven arkadaşlarına halı sahada sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
Üniversite öğrencileri futbolu çok seven arkadaşları için futbol oynadıkları halı sahada sürpriz doğum günü partisi gerçekleştirdi. Azerbaycan uyruklu Ayhan Allahverdi’nin okul arkadaşları, düzenli futbol oynadıkları halı sahada oynadıkları maçın en heyecanlı dakikasında ışıkları kapatarak pastalı doğum günü partisi gerçekleştirdi. Pasta hazırlayan ve hoparlör sistemi kuran öğrenciler, ışıkların sönmesinin ardından sahaya girdi. Işıkların sönmesiyle şaşkınlık geçiren gençler, alkışlar eşliğinde arkadaşlarına mum üfletti. Duygulu anların yaşandığı sahada şaşkınlığını gizleyemeyen Allahverdi, şok geçirdiğini ve böyle bir kutlama beklemediğini söyledi.
Arkadaşının futbol sevgisini bilen Asaf Aliyev ise, “Arkadaşımız için böyle bir kutlamanın onu mutlu edeceğini düşündük. Şaşırdı ve mutlu oldu” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocasinan Şeker İlkokulu Müdürü Osman Akdemir ve öğretmenler elbirliği yaparak, okulun kapılarını yenileyip duvarlarını boyayarak, yeni eğitim ve öğretim dönemine hazır hale getirdi. Kocasinan İlçesi Şeker Fabrikası yanında bulunan Şeker İlkokulu idarecileri ve öğretmenler faaliyetleriyle okulu adeta ilk gün ki haline getirdi.
Okul Müdürü Osman Akdemir konuyla ilgili olarak, “Sınıf kapılarını yenileyerek, okulun bölümlerini el birliğiyle boyayarak okulumuzu Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin en iyi şekilde uygulanacağı eğitim yuvası haline getirdik. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’NİN Georgia eyaletinde yaşayan Colt Gray (14), eğitim gördüğü Apalachee Lisesi’ne silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda 2 öğrenci ve 2 öğretmen hayatını kaybetti, 8 öğrenci ve 1 öğretmen de yaralandı. Gray, saldırı sonrası güvenlik güçlerine teslim oldu.
Silahlı saldırı, Georgia eyaletindeki Atlanta kentinin doğusunda bulunan Apalachee Lisesi’nde düzenlendi. Lisede eğitim gören 14 yaşındaki Gray, Mason Schermerhorn (14), Christian Angulo (14) adlı öğrencileri ve Richard Aspinwall (39), Christina Irimie (54) adındaki öğrencileri vurarak öldürdü. Georgia Soruşturma Bürosu, saldırıda ayrıca 8 öğrenci ve 1 öğretmenin de yaralandığını açıkladı.
4 Eylül’de yerel saatle 10.20 sıralarında Apalachee Lisesi’ne silahlı saldırı düzenlendiği konusunda ihbar alan güvenlik güçleri, okula intikal etti ve Gray’in yerini belirledi. Gray, güvenlik güçlerine teslim oldu ve gözaltına alındı. Gray, cinayetle suçlanacak.
MAYIS 2023’TE SALDIRGAN VE BABASI İFADE VERMİŞ
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Mayıs 2023’te okula yapılan bazı tehditler sonucu o zaman 13 yaşında olan Gray’i ve babasını ifadeye çağırdığını belirtti. FBI’dan yapılan açıklamada, “Jackson County Şerifleri 13 yaşında bir erkek olan olası bir şahsın yerini tespit etmiş ve kendisiyle ve babasıyla görüşmüştür. Baba evde av silahları olduğunu ancak şahsın bunlara denetimsiz erişimi olmadığını belirtmiştir. Şahıs tehditleri internet üzerinden yaptığını reddetmiştir. Jackson County, şahsın izlenmeye devam edilmesi için yerel okulları uyardı. O sırada, tutuklama ya da yerel, eyalet ya da federal düzeyde herhangi bir ek kolluk kuvveti eylemi için olası bir neden yoktu” denildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) ve TÜBİTAK işbirliği ile Yakutiye ilçesinde kurulan Bilim Erzurum, 6-14 yaş arasındaki çocukların teknoloji ve bilim alanında yetişmesine olanak sağlıyor.
Bilim merkezi 5 bini kapalı 20 bin metrekare alanda ilkokul ve ortaokul öğrencileri, 7 farklı atölyede teknoloji ve bilim üzerine uzmanlardan hem teorik hem de pratik eğitimler alıyor.
Girişim, teknoloji, matematik, doğa, tasarım, hava-astronomi ve akıllı tarım atölyelerinde eğitmenler, öğrencilere yaş gruplarına göre bilimsel konular anlatıyor.
Ayrıca teknolojik ve bilimsel festivallere katılmak isteyen üniversite öğrencilerine de destek veren merkez, bünyesinde gerçekleşen çalışmaları sektörle buluşturmak konusunda da öncülük ediyor.
Merkezde birçok yeni proje hayata geçirilecek
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, AA muhabirine, Bilim Erzurum’un çeşitli paydaş kurumlar ile kurulduğunu ve ülkenin en önemli bilim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Merkezin bilime önemli katkılarının olduğunu vurgulayan Aynalı, şöyle devam etti:
“3 yılda yaklaşık 200 bin kişiye Bilim Erzurum’da çok önemli eğitimler verdik, vermeye de devam ediyoruz. Hem yaz hem de kış aylarında bilim şenlikleri düzenliyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl şubat ayında tekrar kapsamlı bir kış bilim şenliği yapacağız. On binlerce insan katılıyor. Bu hafta içinde burada bilim merkezleri eğitmenleri eğitimi verilecek. Yani Türkiye’deki tüm bilim merkezlerinin eğitmenlerinin eğitimlerini Erzurum’da vermiş olacağız. Yeni uygulamalarımız da var. Yazılım akademisi kuruldu. Şuan bu çalışmalarda devam ediyor. Çocuklarımızın yazılıma yönlenmesi açısından bu da çok önemli.”
Doğu Anadolu Gözlemevi’nin uzay verileri, planetaryumda canlı izlenecek
Kentte inşası devam eden ve 2025 yılında tamamlanarak uzaydan veri almaya başlanması beklenen Doğu Anadolu Gözlemevi ile de entegreli projeler yapıldığını ifade eden Aynalı, “Gözlemevinin uzaydan aldığı verileri bir yazılım ile buradaki planetaryumda anında izlettirerek dünyadaki bilim merkezlerinden farkımızı ortaya koyacağız. Bunun için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.
Aynalı, eğitim gören çocukların kendilerini geliştirerek, çeşitli yarışmalara katıldığını ve bundan dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.
Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesine de vurgu yapan Aynalı, “Merkezimizde yetişen kardeşlerimiz inşallah çok önemli yerlerde olacaklar. Burada aldıkları eğitimleri üniversitedeki eğitimlerine de entegre ederek ileride Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesine katkısı olacaktır. Amacımız, çocuklarımızı bu amaç uğruna yetiştirmek.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivrihisar Belediye Başkanlığından yapılan açıklamada, kırsal Ballıhisar Mahallesi’nde yer alan ve antik çağda bir “tapınak kent” olarak bilinen yerin, bu özelliğiyle bölgenin tarihini aydınlatma noktasında kritik bir rol üstlendiği belirtildi.
Frigya Kralı Midas tarafından kurulan Pessinus’ta uzun bir aradan sonra kazı çalışmalarının yeniden başlatıldığı anlatılan açıklamada, “Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Kibele kültünün Anadolu’daki en önemli tapınım merkezi olan bu eşsiz kentin tarihi ve kültürel önemini ortaya çıkarmayı hedefliyor. Kazı çalışmalarının, kentin mimari yapılarının ve kültürel mirasının gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıyor.” ifadesi kullanıldı.
Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci’nin, Kafkas Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Abdulhadi Durukan ile antik kentte yapılan kazı çalışmalarını yerinde incelemek üzere bölgeye ziyarette bulunduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Başkan Dökmeci, kazı çalışmalarını yapan ekipten bilgi aldı. Kazı ekipleri, Pessinus’un tarihi kimliğini aydınlatacak her türlü bulgunun ortaya çıkarılması, korunması ve kamuoyuyla paylaşılması amacıyla titiz bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaların sonucunda, Pessinus’un tarihi mirasının daha iyi anlaşılması ve bölge turizminin geliştirilmesi bekleniyor.”
Antik kentin tarihçesi
Eski Kral Yolu üzerinde olan antik şehrin üzerinde kurulan Pessinus Antik Kenti, Friglerce “Tanrıça Kibele” diye adlandırılan ana tanrıçanın bulunduğu en önemli tapınma yerlerinden biri olarak biliniyor.
Ankara-Eskişehir kara yolu üzerinde Sivrihisar’ın 13 kilometre güneyindeki Ballıhisar Mahallesi’nde bulunan antik kentin, ana tanrıça için yapılan törenlere sahne olduğu belirtiliyor. O dönemlerde kendini ana tanrıçaya adayanların merkezi konumuna gelmiş Pessinus’tan geçen Kral Yolu, güvenilir ve kestirme olduğundan Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanıldı. Antik kentin yakınlarında yol kalıntıları görülebiliyor.
Roma Dönemi’nde Pessinus’a giden yollarda mil taşlarının kullanıldığı, Helenistik Çağ’da şehirdeki tapınak onarılarak, meclis binası, stoa, kanal, tiyatro ve yolların yapıldığı tespit edildi.
Belçikalı ve Avustralyalı ekipler tarafından 1967-2011 yıllarında yapılan kazılarda Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tapınak alanı, merdivenli tiyatro ve sütunlu cadde ortaya çıkarıldı. Bu eserler, Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi’nde ve Pessinus’ta kurulan açık hava müzesinde sergileniyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kitabın ismini ‘Erzurum Mahalli Basın Tarihi’ koyan Bingöl, 332 sayfalık kitabında, tarihe ışık tutacak Erzurum Basınını konu aldı.
Geçmişte ve bugün, kamuoyunun sesi olmuş, bunun için bilgisini, birikimini kullanarak, yazdıkları yazılarla, yaptıkları haberlerle şehrin ve insanın meselelerine çözüm aramış, bunun için samimiyetle mücadele vermiş, kalemini vicdanının sesi yapmış bütün basın emekçilerine hitaben kaleme aldığı kitabını 7 bölüme ayıran İsmail Bingöl, kitabın son kısmında da ‘Okuma parçaları’ koyarak kitabına farklı bir boyut kazandırmış.
Gazeteci kimdir sorusuna cevapla başlayan kitapta, gazete, ihtilallerin baş silahı gazete, Meşrutiyet sonrasında basın, yasaklar, basının dördüncü güç olma özelliği ve birçok başlıkta açıklayıcı bilgilere yer verildi.
Erzurum’da cumhuriyet öncesi yayınlanan gazeteler, son bölümde ise Cumhuriyet döneminde yayınlanan gazetelere de yer aldı.
Kitabın son bölümünde okuma parçaları ve yayınlanan gazetelerin birinci sayfalarının fotoğrafları yayınlandı. – ERZURUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altın Koza Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Timuçin, Altın Koza Genel Müdürü Hüseyin Orhan ve Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mahmut Göğebakan, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen toplantıda gazetecilerle buluştu.
Timuçin, 23-29 Eylül’de yapılacak festivalin tüm etkinliklerine katılımın yüksek olduğunu söyledi.
Festival kapsamında Basın Özendirme Yarışması’nın yapılacağını belirten Timuçin, “Bu yarışmayı uzun yıllar yaptık. Geçen yıl biraz geç organize olduk ama bu yıl daha organize bilgi beslemesiyle Adana’mızın güzel festivalini, Türkiye kamuoyuna, sinema entelektüellerine, kültür sanatla ilgili insanlara ve kıymetli Adana halkına, Türk halkına anlatacağız.” dedi.
Timuçin festivalin geniş alanlara ulaşmasında gazetecilerin önemli rolü olduğunu vurguladı.
“Altın Koza Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’da”
Altın Koza Genel Müdürü Hüseyin Orhan, Adana’da kent kimliğinin en belirleyici unsurunun kültür sanat hayatı olduğunu söyledi.
Altın Koza Film Festivali’nin şu an Türkiye’de yapılan film festivalleri arasında en fazla seyirciye ulaşan etkinlik olduğunu belirten Orhan, şunları anlattı:
“Artık salonlara sığmaz hale geldik. Eylül itibarıyla yazlık sinema gösterimlerine başladık. Altın Koza sadece Adana’da bir sinema salonunda değil, Kozan’da, Aladağ’da, Ceyhan’da, 6 Şubat depreminden ağır şekilde etkilenen illerde Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’da. Kültürün, sanatın iyileştirici gücünden her zaman bahsederiz. İşte biz bu iyileştirici gücü deprem bölgelerine de taşımak istiyoruz.”
Orhan, festivalde binlerce öğrenciyi sinema salonlarına getireceklerini bildirdi.
Seyirci sayısı artacak
Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mahmut Göğebakan da artık Adana denildiğinde akla festivaller, karnavallar, organizasyonların geldiğini söyledi.
Geçen yıl 100 binin üzerinde seyirci sayısına ulaştıklarını ifade eden Göğebakan, “Bu sene deprem bölgesine de giderek oradaki halkla buluştuğumuzda bu sayının 140-150 binlere ulaşacağını düşünüyoruz. Sinema salonlarında geçen yıl yaklaşık 40 bin insana ulaşmıştık, bu sayıyı aşabileceğimizi düşünüyoruz. Çünkü dünya ve Türkiye prömiyeri Adana’da yapılacak 5-6 film var. Bu yüzden bu sayı daha da artacak diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Göğebakan, festivalin Nilüfer konseriyle başlayacağını duyurdu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alüvyal set gölüyken DSİ tarafından 1945 yılında setlerle rezervuar alanına dönüştürülen Salihli ve Gölmarmara ilçeleri arasındaki Marmara Gölü, zamanla 320 milyon metreküp su kapasitesine geldi.
Gölde su seviyesi, kuraklığın ve kaçak sulamaların da etkisiyle her geçen yıl azaldı.
Tepeli pelikan, küçük karabatak gibi nesli tehlike altında olan kuş türleri de dahil yaklaşık 20 bin su kuşuna ev sahipliği yapan, çevresindeki mahalle sakinlerince sazan avlanan ve bu özelliğinden dolayı 2017 yılında “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” ilan edilen göl, geçtiğimiz senelerde tamamen kurudu.
Regülatöre Gediz Nehri’nden gelen su, kuşlarına umut oldu
Marmara Gölü’nde su kuşları için biten yaban hayatı, bu bölgeye yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki DSİ tarafından Gediz Nehri’nden gelen suyun tarımsal sulama kanallarına yönlendirilmesi, yükseltilmesi ve su akışını düzenlemesi amacıyla inşa edilen regülatörün çevresindeki sulak alanda yeniden başladı.
Su kuşları ile göç yolundaki pek çok tür, Ahmetli Regülatörü’nün kenar kısımlarında görülmeye başlandı. Regülatör ve çevresi; balıkçıl, gri balıkçıl, saksağan, leylek ve kumru gibi kuşlar için doğal yaşam alanı oluşturdu.
Senelerdir Marmara Gölü’nde yaşamlarını sürdüren kuşlar artık rotalarını bu sulak alana çevirmiş durumda.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde düzenlenen gitar kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler, Van Gölü sahilde düzenlenen bir etkinlikte mini bir konser verdi. Etkinlikte, öğrenciler öğrendikleri eserleri sergileyerek ailelerine ve izleyicilere keyifli anlar yaşattı.
Tatvan Gençlik Merkezi Müdürü Burhanettin Avşar, etkinlik sonrası yaptığı konuşmada, kursun başarıyla tamamlandığını ve yoğun bir ilgi gördüğünü belirtti. Tatvan Gençlik Merkezi Müdürlüğü olarak gitar branşında eğitim veren hocamızla birlikte Tatvan sahilinde bir sunum gerçekleştirdiklerini ifade eden müdür Avşar, “Gençlerimiz, hem biz idarecilere hem de seyircilere yeteneklerini gösterdi. Bu gösteriye katılan tüm seyircilerimize çok teşekkür ediyorum yoğun bir katılım oldu. Yaklaşık 20 öğrencimiz sahnede yer aldı, izleyici sayısı ise 150’yi buldu. Eğitim sürecini iki ayda tamamladılar ve kendilerini çok güzel bir şekilde yetiştirdiler. Bugün burada sergiledikleri performans, ne kadar ilerlediklerinin bir göstergesi. Eğitmenimize ve öğrencilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Gitar Öğretmeni Serhat Selçin: “35 öğrenci gitar çalmayı öğrendi”
Tatvan Gençlik Merkezi’nde gitar eğitmenliği yapan müzik öğretmeni Serhat Selçin de kursun detayları hakkında bilgi verdi. Selçin, “Bu yıl 1 Temmuz’da başlayan kursumuz, 1 Eylül itibarıyla sona erdi ve bu süreçte yaklaşık 35 öğrenciye gitar öğrettik. Bugün burada Tatvan sahilinde düzenlenen bu etkinlikte öğrencilerimiz ailelerine ve gençlik merkezi çalışanlarına güzel bir müzik dinletisi sundu. Haftanın beş günü, günde 4 saat eğitim vererek iki ay boyunca yoğun bir tempoyla çalıştık. Şu anda 35 öğrencimiz gitar çalmayı biliyor ve umuyorum ki önümüzdeki dönemlerde kayıtlarımız artacak. Gitar öğrenen öğrencilerimizin sayısının daha da yükseleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
İki ay gibi kısa bir sürede gitar çalmayı öğrenen gençler, izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Kursun önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği belirtilirken Tatvan Gençlik Merkezi’nin bu tür etkinliklerle gençlerin sanatla buluşmasına katkı sağlamaya devam edeceği açıklandı. – BİTLİS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en kapsamlı festivallerinden biri olan ‘Kültür Yolu Festivali’ 31 Ağustos – 8 Eylül 2024 tarihleri arasında Çanakkale‘de birbirinden güzel etkinliklerle kutlanıyor. Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda Bilecik İl Halk Kütüphanesine ait tam donanımlı ‘Gezici Kütüphane Otobüsü’ bu güzel etkinlikte yerini alıyor.
Toplam 11 metre uzunluğunda olan Gezici Kütüphane Otobüsünün içerisinde; çocuk, genç ve yetişkin okuyucuların faydalanacağı kitaplar başta olmak üzere; yüz boyama, kitap okuma alanları, internet, sinema, workshop etkinlikleri, dene-yap atölyeleri, karaoke, müzik, akıl oyunları ve çeşitli ikramlar ile gelen misafirlerini ağırlıyor. Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde İzmir Gezici Kütüphane Otobüsü ile ortak alanda hizmet veren Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü çocuklar tarafından da beğeniyle karşılandığı; etkinliklerin çok güzel ve keyifli olduğunu dile getirildi.
Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü ‘nün Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin ardından 6-7-8 Eylül tarihleri arasında Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma Yörük Şenlikleri’nde de aynı şekilde Söğüt ilçesinde 7den 70’e birbirinden güzel aktiviteler ve etkinlikleri ile Söğüt’te olacağı Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından bildirildi.
Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, “Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü, Çanakkale’den sonra Söğüt’e gelerek yerini almasıyla ‘Kuruluştan Kurtuluşa Uzanan Yol’ sözünü bizlere hatırlattı. Bu yıl Bilecik Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile Valimiz Şefik Aygöl’ün başlatmış olduğu BİL-EN programı kapsamında ilçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle Bilecik’i karış karış gezecek. 2024 -2025 Eğitim öğretim yılında planlanan takvim doğrultusunda her alana ulaşmayı hedeflemektedir. 31 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde yerini alan Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsümüz 6-7-8 Eylül tarihlerinde Çanakkale’deki görevinin ardından Söğüt’e 743. Ertuğrul Gazi’yi Anma Yörük Şenlikleri’nde gelen misafirlerini ağırlıyor olacak. Herkesi bu anlamda Söğüt’e Gezici Kütüphane Otobüsümüze birbirinden güzel etkinliklerle buluşmak temennisiyle bekliyoruz” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival, caz müziğinin önemli temsilcilerinden Kurt Elling, Harold Lopez-Nussa, 7 Poets Trio ve Rodrigo Amarante’yi İstanbul’da konuk edecek.
Festivale ilişkin Sakıp Sabancı Müzesi’nde düzenlenen toplantıya katılan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, festivalin İstanbul ile özdeşleştiğine dikkati çekerek, “Sanatı bir renk paleti gibi düşünürseniz, sanatla ilgili o paletteki her bir renkte Akbank var. Topluma fayda ve değer katacak konularda eforumuzu her zaman sürdürmemiz de bence en önemlisi.” dedi.
Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı da İstanbul’un plaka numarasıyla aynı sayıya ulaşan festivalde, 34 konser yapmaya karar verdiklerini belirterek, 20’den fazla mekanda 200’ün üzerinde sanatçının caz severlerle buluşacağını söyledi.
Festivalde, klasik ve modern caz müziğin yanı sıra elektronik ve dünya müziğinin güzel örneklerinin de yer alacağına işaret eden Bigalı, “Akbank Caz Festivali, bir müzik etkinliğinin ötesinde toplumsal kültürün gelişimi için önemli bir platform. Biz özellikle Türkiye’de cazın gelişimi için festivalimizde eğitim programlarına çok önem veriyoruz. Çocuklara, gençlere ve genç yeteneklere yönelik birçok atölye programımız ve söyleşimiz var.” ifadelerini kullandı.
Akbank Kültür Sanat ve Organizasyon Yöneticisi Gözde Sivişoğlu da festival programını açıkladı.
Festivalde 34 konser müzikseverlerle buluşacak
Pozitif iş birliğiyle organize edilen festivalin açılış konseri, 28 Eylül’de Müze Gazhane’de gerçekleşecek.
Kenan Doğulu, klasik parçalarının caz düzenlemeleriyle birlikte yeni albümünden şarkılar da seslendirecek. Doğulu’ya sahnede Ozan Musluoğlu, Ercüment Orkut, Bulut Gülen, Şenova Ülker, Mehmet İkiz, Ferit Odman ve Batu Şallıel eşlik edecek.
Festival boyunca 200’den fazla müzisyenin sahne alacağı 34 konserin yanı sıra 5 söyleşi, 2 çocuk atölyesi, teras konserleri ve dans etkinlikleri yapılacak
Etkinlikler Akbank Sanat, Arter, Müze Gazhane, Babylon, Bant Mag. Havuz/Bina, Borusan Müzik Evi, Bova, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Zorlu PSM, Turkcell Platinum Sahnesi, Frankhan, Hope Alkazar, HuginveMunin Kültür ve Sanat Paylaşım Platformu, Nardis Jazz Club, Pera 77, Sakıp Sabancı Müzesi, Ses 1885-Ortaoyuncular Tiyatrosu, The Circle ve Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde izlenebilecek.
Festivale katılan sanatçı ve topluluklar arasında Adi Oasis, Antonio Sanchez Quartet, Blue Lab Beats, Brad Mehldau Trio, Daniel Hersog Quartet, Dave Okumu&7 Generations, Güneş Cengiz&Adar Geçimli, Harold Lopez-Nussa, Isaiah Collier&The Chosen Few, Kurt Elling, Rodrigo Amarante, Kenan Doğulu, Meriç Dönük, Selut&Tuğçe Şenoğul, Takuya Kuroda, Tatiana Eva-Marie, Tom Skinner, Tomas Fujiwara 7 Poets Trio, Tophane Noise Band featuring Berke Can Özcan & Rana Uludağ, TÖZ & Hezarfen Ensemble ve Vega Trails yer alıyor.
Söyleşi programında ise “Caz Ağı Paneli: Akademiden Sahneye”, “Çağının Ötesinde Müzisyen İsmet Sıral ve Belgeselin Belgeseli”, “Klasikten Caza”, “Kreşendo x Müzik Yolculuğunun Peşinde” ve “Özgür Caz ” konu başlıkları ele alınacak.
Festival hakkında detaylı bilgiye “www.akbanksanat.com” adresinden ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tören Alanı’nda yarbay Mevlüt Belyurt’un şefliğindeki konserde bando Alay, Vatan, Sakarya, Plevne marşları ile çeşitli türküler seslendirdi.
Konseri bazı vatandaşlar cep telefonlarıyla videoya çekti.
Belediye Başkanı Ercan Özalp, çok güzel bir konser olduğunu söyledi.
Konsere katılan vatandaşlara teşekkür eden Özalp, seslendirilen marşları dinlerken bazı vatandaşların duygulandıklarını gözlemlediğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde düzenlenen gitar kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler, Van Gölü sahilde düzenlenen bir etkinlikte mini bir konser verdi. Etkinlikte, öğrenciler öğrendikleri eserleri sergileyerek ailelerine ve izleyicilere keyifli anlar yaşattı.
Tatvan Gençlik Merkezi Müdürü Burhanettin Avşar, etkinlik sonrası yaptığı konuşmada, kursun başarıyla tamamlandığını ve yoğun bir ilgi gördüğünü belirtti. Tatvan Gençlik Merkezi Müdürlüğü olarak gitar branşında eğitim veren hocamızla birlikte Tatvan sahilinde bir sunum gerçekleştirdiklerini ifade eden müdür Avşar, “Gençlerimiz, hem biz idarecilere hem de seyircilere yeteneklerini gösterdi. Bu gösteriye katılan tüm seyircilerimize çok teşekkür ediyorum yoğun bir katılım oldu. Yaklaşık 20 öğrencimiz sahnede yer aldı, izleyici sayısı ise 150’yi buldu. Eğitim sürecini iki ayda tamamladılar ve kendilerini çok güzel bir şekilde yetiştirdiler. Bugün burada sergiledikleri performans, ne kadar ilerlediklerinin bir göstergesi. Eğitmenimize ve öğrencilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Gitar Öğretmeni Serhat Selçin: “35 öğrenci gitar çalmayı öğrendi”
Tatvan Gençlik Merkezi’nde gitar eğitmenliği yapan müzik öğretmeni Serhat Selçin de kursun detayları hakkında bilgi verdi. Selçin, “Bu yıl 1 Temmuz’da başlayan kursumuz, 1 Eylül itibarıyla sona erdi ve bu süreçte yaklaşık 35 öğrenciye gitar öğrettik. Bugün burada Tatvan sahilinde düzenlenen bu etkinlikte öğrencilerimiz ailelerine ve gençlik merkezi çalışanlarına güzel bir müzik dinletisi sundu. Haftanın beş günü, günde 4 saat eğitim vererek iki ay boyunca yoğun bir tempoyla çalıştık. Şu anda 35 öğrencimiz gitar çalmayı biliyor ve umuyorum ki önümüzdeki dönemlerde kayıtlarımız artacak. Gitar öğrenen öğrencilerimizin sayısının daha da yükseleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
İki ay gibi kısa bir sürede gitar çalmayı öğrenen gençler, izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Kursun önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği belirtilirken Tatvan Gençlik Merkezi’nin bu tür etkinliklerle gençlerin sanatla buluşmasına katkı sağlamaya devam edeceği açıklandı. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğünce Kasım 2021’de restorasyona alınan camide çalışmalar etaplar halinde bilim kurulunun nezaretinde sürüyor.
Çalışmalar kapsamında camideki kurşun yenileme, taş onarım işlemleri, minareler ve kubbedeki işlemler tamamlandı. Caminin içerisinde ve avlusundaki çalışmalar sürüyor.
Cami bölümler halinde ziyarete ve ibatede de açık tutuluyor.
İl Genel Meclisi üyeleri çalışmaları inceledi
Edirne İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve meclis üyeleri çalışmaları inceledi.
Gegeoğlu, incelemenin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada Selimiye Camisi’nin hem Edirne’nin hem de Türkiye’nin baş tacı olduğunu söyledi.
Edirne’nin tarih ve turizm kenti olduğunu belirten Gegeoğlu, “Tarih ve turizm’ dediğimizde Selimiye bizim gözbebeğimiz. O yüzden burası çok kıymetli ve tabii Selimiye dini açıdan da çok önemli.”dedi.
Selimiye’nin yoğun ziyaretçi aldığı dönemlerini özlediklerini anlatan Gegeoğlu, çalışmaların hızla devam ettiğini ve güzel işler ortaya konulduğunu dile getirdi.
“Edirne’de güzel işler olmaya devam ediyor”
Restorasyon çalışmaların bir an önce tamamlanmasını sabırsızlıkla beklediklerini ifade eden Gegeoğlu, şunları kaydetti:
“Selimiye Camisi restorasyonu Edirne için son yıllarda yapılmış en kapsamlı ve en kıymetli projelerden biri. Önceki dönem Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren’e de çok teşekkür ediyoruz. Bölge müdürlüğü döneminde çok emek harcadı restorasyonla ilgili. Bugün Daire Başkanı olması nedeniyle aramızda değil ama onun çok büyük katkıları var.
Edirne’de güzel işler olmaya devam ediyor. Restorasyonun gelecek yıl bahar aylarında bitmesi planlanıyor, bu tarz kapsamlı bir çalışmada bir kaç aylık aksama kabul edilebilir. Her şey yolunda gibi. Gönlümüzden restorasyonun ramazan ayına yetişmesi geçiyor, ramazan ayında hep birlikte burada namaz kılmak ve ibadet yapmak nasip olur bizlere.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis’in Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde düzenlenen gitar kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler, Van Gölü sahilde düzenlenen bir etkinlikte mini bir konser verdi.
Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde düzenlenen gitar kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler, Van Gölü sahilde düzenlenen bir etkinlikte mini bir konser verdi. Etkinlikte, öğrenciler öğrendikleri eserleri sergileyerek ailelerine ve izleyicilere keyifli anlar yaşattı.
Tatvan Gençlik Merkezi Müdürü Burhanettin Avşar, etkinlik sonrası yaptığı konuşmada, kursun başarıyla tamamlandığını ve yoğun bir ilgi gördüğünü belirtti. Tatvan Gençlik Merkezi Müdürlüğü olarak gitar branşında eğitim veren hocamızla birlikte Tatvan sahilinde bir sunum gerçekleştirdiklerini ifade eden müdür Avşar, “Gençlerimiz, hem biz idarecilere hem de seyircilere yeteneklerini gösterdi. Bu gösteriye katılan tüm seyircilerimize çok teşekkür ediyorum yoğun bir katılım oldu. Yaklaşık 20 öğrencimiz sahnede yer aldı, izleyici sayısı ise 150’yi buldu. Eğitim sürecini iki ayda tamamladılar ve kendilerini çok güzel bir şekilde yetiştirdiler. Bugün burada sergiledikleri performans, ne kadar ilerlediklerinin bir göstergesi. Eğitmenimize ve öğrencilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Gitar Öğretmeni Serhat Selçin: “35 öğrenci gitar çalmayı öğrendi”
Tatvan Gençlik Merkezi’nde gitar eğitmenliği yapan müzik öğretmeni Serhat Selçin de kursun detayları hakkında bilgi verdi. Selçin, “Bu yıl 1 Temmuz’da başlayan kursumuz, 1 Eylül itibarıyla sona erdi ve bu süreçte yaklaşık 35 öğrenciye gitar öğrettik. Bugün burada Tatvan sahilinde düzenlenen bu etkinlikte öğrencilerimiz ailelerine ve gençlik merkezi çalışanlarına güzel bir müzik dinletisi sundu. Haftanın beş günü, günde 4 saat eğitim vererek iki ay boyunca yoğun bir tempoyla çalıştık. Şu anda 35 öğrencimiz gitar çalmayı biliyor ve umuyorum ki önümüzdeki dönemlerde kayıtlarımız artacak. Gitar öğrenen öğrencilerimizin sayısının daha da yükseleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
Tatvan sahilinde gerçekleştirilen konser, öğrencilerin gitar eğitiminde kazandıkları becerileri sergileme fırsatı bulduğu keyifli bir etkinlik oldu. İki ay gibi kısa bir sürede gitar çalmayı öğrenen gençler, izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Kursun önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği belirtilirken, Tatvan Gençlik Merkezi’nin bu tür etkinliklerle gençlerin sanatla buluşmasına katkı sağlamaya devam edeceği açıklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Malatya’nın tek ‘sakin şehir’ unvanına sahip kentin en önemli çekim merkezlerinden biri olan Arapgir ocak-eylül döneminde 500 bin yerli yabancı turisti ağırladı.
Malatya’nın tek ‘sakin şehir’ unvanına sahip kentin en önemli çekim merkezlerinden biri olan Arapgir ilçesi zengin tarihi birikimi, doğası, kültürel çeşitliği ve eşsiz doğal güzellikleriyle binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin akınına uğruyor.
Kültürel ve doğal güzellikleriyle popüler bir tatil noktası olan Arapgir ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatırken, doğal güzelliklerinin en etkileyici olanı Kozluk Çayı- Kayaarası Kanyonu Malatya ve çevre ilçelerin yanı sıra komşu illerden de gelen binlerce yerli ve yabancı turistle buluşuyor.
“Bir milyon hedefine yaklaşacağız”
Sadece Kurban bayramı arefesinde 100 bin kişiyi ilçede misafir ettiklerini aktaran Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu,” Şuana kadar çeşitli organizasyonlarla bölgeyi ziyaret eden insanların toplamdaki sayısı 500 binin üzerine çıktı diye tahmin ediyoruz. Hareketlilik devam ediyor. İşletmelerimiz otellerimiz dolu durumda. Sürekli haftalık ve günü birlik turlar geliyor. Arapgir buna hazırlığını 15 yıldır yaptı. Hedefimiz bir milyon turisti ağırlamaktı bu rakama ulaşamayacağız gibi görünüyor ama yaklaşacağız. On beş gün içerisinde bir 100 bin kişinin daha bölgeyi ziyaret etmesini bekliyoruz. Buradan herkese Arapgir’i görmeye deneyimlemeye davet ediyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM – Erzurum’da, Osmanlı Devletince doğu sınırlarının korunması amacıyla yapılan ve “93 Harbi” olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın en çetin muharebelerinin geçtiği tabyalardan birisi olan Mecidiye Tabyası, ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
Mecidiye Tabyası, Erzurum’un doğusunda şehir merkezine yaklaşık 2 km mesafede, Nene Hatun Tarihi Milli Parkı içerisinde Topdağı mevkiinde bulunuyor. Topdağı üzerine yaptırılan ilk yapı olma özelliği taşıyan tabya, Sultan Abdülmecid tarafından, Erzurum’u doğudaki Deveboynu ve kuzeydeki Gürcü Boğazı istikametlerinden gelen düşman saldırılarından korumak amacıyla 1852 yılında özel olarak hazırlattırılan proje dahilinde Erzurum Valisi Zarif Mustafa Paşa’nın nezaretinde yaptırıldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Erzurum şehrinin düşmemesini sağlayan en önemli faktör olarak değerlendirilen tabya, tamamen iyi tür küfeki taşından yaptırıldı ve dışardan düz toprak damla örtüldü. Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın, 9 Kasım 1877 sabahı Firdevsoğlu Kışlası’ndan Mecidiye Tabyası’na gelerek savaşı buradan yönettiği biliniyor. Erzurum’a hakim bir tepede yapılan Mecidiye Tabyası, karakol ve kışla olarak kullanıldı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Mecidiye Tabyası başta olmak üzere tüm tabyaların geleceğe taşınması için tüm kurumlarla birlikte el ele verip çalışacaklarını dile getirdi.
Tabyaların içinden en eskisi
Erzurum’a hakim bir yerde bulunan Topdağı’nın kuzey ucunda 2042 metre yükseklikte konumlandırılan Mecidiye Tabyası doğudaki Yanık dere ve kuzeydeki Gürcü boğazından gelebilecek saldırılara karşı durmak amacıyla Sultan Abdülmecit tarafından yaptırıldı. Mecidiye Tabyası geniş bir avluya bakan yay şeklinde bir plan üzerine kurulmuş yan yana koğuş odalarından meydana geliyor. Kuzey-güney istikametinde uzanan yayın orta kısmının uzunluğu 63,85 metre, yan kısımlar ise 20,20 metredir. Tabyanın batısında geniş bir avlu bulunmaktadır. Mecidiye Tabyası küfeki taşından yapıldı ön ve arka cepheye bakan duvarlar taşıyıcı özelliğe sahip olmadığı için biraz ince tutulmuş, bu duvarlar arasında dikey olarak uzanan ve koğuş odalarını meydana getiren duvarlar daha kalın inşa edildi. Tabya dıştan düz toprak damla kapatılmıştır. Mecidiye Tabyası 21 tabya içerisinde en eski tabya olması nedeniyle sonrasında yapılan tabyalarda bulunan pusu ve topçu odaları, karargah odası gibi yenilikler bulunmuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı, merhum şair ve düşünür Sezai Karakoç’un hatırasını yaşatmak amacıyla özel bir program düzenledi. Saat 18.00’de Kurşunlu Cami alanında gerçekleştirilen buluşmaya gençler yoğun ilgi gösterdi.
Etkinlikte, katılımcılar sevdikleri kitaplarla bir araya gelerek, Sezai Karakoç’un düşünce dünyasına dair sıcak sohbetler gerçekleştirdi.
İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programda, Sezai Karakoç’un edebi ve düşünsel mirası bir kez daha hatırlatılarak, Diyarbakır’ın kültürel değerlerine sahip çıkılması gerektiği vurgulandı. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, çay eşliğinde yapılan sohbetler, katılımcılara hem derin bir kültürel deneyim hem de keyifli anlar yaşattı.
AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirterek, tüm Diyarbakır halkını benzer programlara katılmaya davet etti. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Dağcılık Federasyonu İl Temsilciliğinden yapılan açıklamada, Köroğlu Dağcılık ve Doğa Sporları Spor Kulübü sporcusu Cengiz’in, Afrika Kıtası’nın en yüksek noktası olan Kilimanjaro Dağı’na tırmandığı belirtildi.
Açıklamada, Cengiz’in, Türkiye Eğitim Vakfı tarafından kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan proje kapsamında tırmanışını gerçekleştirdiği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İBB iştiraki Spor İstanbul tarafından, Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) onayıyla geçen yıl ilk kez düzenlenen “Tour of İstanbul”, benzer yarışların 3-4 yılda ulaştığı noktaya, bir senede ulaştı.
“2.2 kategorisi”nden “2.1 kategorisi”ne yükselen ve dünyada iki kıta arasında gerçekleştirilen tek bisiklet yarışı durumundaki Tour of İstanbul’un ikincisinin tanıtımı; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. İBB’nin Saraçhane’deki ana yerleşkesinde düzenlenen basın toplantısında, yarış direktörü Mutlu Erçevik, parkur ve katılımcı takımlarla ilgili bilgi verdi.
“Spor, her yönüyle çarpanı çok yüksek bi·r organi·zasyon”
İstanbul Bisiklet Turu’nun adının bile kendisini çok heyecanlandırdığını belirten İmamoğlu, “İstanbul’un olağanüstü özelliklerini, sporun büyük erişim gücüyle bir araya getirdiğimizde, tahmin edemeyeceğiniz kadar üst seviyede müthiş sonuçların çıktığına şahitlik ediyoruz. Spor, her yönüyle çarpanı çok yüksek bir organizasyon. İstanbul’u sporla, özellikle de uluslararası organizasyonlarla bir araya getirdikçe, hem dünyada milyonlarca insana İstanbul’umuzu tanıtıyoruz ve bu şehre ulaşma şansını veriyoruz hem de onlara en güçlü ve en doğru, İstanbul’a yakışan, ülkemize yakışan mesajları, bu vesileyle daha itibarlı bir biçimde ulaştırdığımızı düşünüyorum” dedi.
“İstanbul, dünyanın en önemli· medeni·yet başkenti·”
İstanbul’u, “dünyanın en önemli medeniyet başkenti” olarak niteleyen İmamoğlu, “İstanbul’un bu dokusunu insanlarımız yaşadıkça, gördükçe, böyle bir sporla birleştiğini daha derinden hissettikçe, ben eminim, İstanbul’u koruma ve İstanbul’u geliştirme duygusunu en yüksek seviyeye taşıyacaktır. Doğasını, havasını, çevresini, tarihini, bütün o güzel dokularını koruma konusunda da sorumluluklar yükleyecek bir organizasyon olduğunu düşünüyorum Tour of İstanbul’un” diye konuştu. İstanbul’un 2027’de Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacağını hatırlatan İmamoğlu, “Bizim en büyük idealimiz, 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nı, dünyaya örnek bir biçimde İstanbul’da gerçekleştirmek. Bu turnuvalarla, aslında buna da bir altlık oluşturduğumuzu, bir spor şehri İstanbul’un varlığını da bütün dünyaya göstermiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Dünyanın spor başkentleri·nden bi·ri· olma yolunda emi·n adımlarla i·lerleyeli·m”
İstanbul’un, dünyanın en önde gelen spor kentlerinden birisi olduğunu hatırlatmak istediğini vurgulayan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Bu şehrin kar sporlarının dışında, bütün sporlara uygun olduğunu görebiliyoruz. Yüz binlerce sporseverle, tüm salonları doldurabilecek de bir potansiyele sahip. Sokaklarında, yollarında, uluslararası öneme sahip bir bisiklet turu düzenleyip, daha ilk yılında kategori yükseltecek bir güçle hareket ediyoruz. Spor dünyasının tüm yıldızlarının gelip, yeteneklerini göstermek isteyeceği de bir kentiz. Yeter ki gerekli imkanları yaratalım, doğru bir organizasyon planlamasıyla, dünyanın spor başkentlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyelim. Doğru yatırımlarla, spor yoluyla kentimize, ülkemize, halkımıza istihdam ve gelirler sağlayabiliriz. Spor, tüm dünyanın parçası olduğu bir kültür aslında ve bu kültürün gelişmesi, toplumun gelişmesine de çok üst seviyede katkı sunduğunu biliyoruz.
“Yollarımız da uluslararası yıldızlar pedal çevi·rdi·kçe…”
Bizim için bu yönüyle bisiklet, bu evrensel spor kültürü içerisinde bambaşka bir yere de sahip. Çünkü biz, her yaştan İstanbullu için bisiklet sporunu sürdürülebilir ulaşımın teşvik edilmesine katkı sağlayan en önemli unsurlardan da birisi olarak görüyoruz. Bisiklet, çevre dostu bir ulaşım aracı olarak, sağlıklı bir yaşam tarzının önemli bir parçası olduğu için de bu alana özenli ve stratejik yatırımlar yapıyoruz. Örneğin İBB olarak, bisiklet yollarının sayısını ve kilometrelerini yoğun bir biçimde arttıran bir yönetimiz. Bisiklet kullanımını teşvik ederek, bisikletçilerin güvenliğini sağlayarak, şehrimizde bisiklet kültürünü yaygınlaştırmayı çok ciddi anlamda hedefliyoruz. Bu nedenle, yollarımızda uluslararası yıldızlar pedal çevirdikçe, İstanbullular için rol model olacağını, bu konudaki talebin artacağını da biliyoruz. Bu şehirde yaşam kalitesini arttırma vaadiyle yola çıkmış bir yönetici olarak inanıyorum ki, doğru kent planlamasıyla, daha sağlıklı bir kent olma yolundaki adımlarımızı, bisiklet yoluyla daha hızlı bir şekle kavuşturabiliriz. Bunun da farkındayız.
“Bu büyük organi·zasyonun i·ki·nci· kez gerçekleşmesi· büyük özveri·”
Bu büyük organizasyonun ikinci kez gerçekleşmesi, büyük özveri. Hem 50. yaşına doğru giden maratonumuz, yine 40. yaşına doğru giden Boğaz’dan karşı karşıya geçilen yüzme yarışımız ve Tour of İstanbul, yani İstanbul Bisiklet Turu, gerçekten benim için İstanbullu adına, kıtaları geçen, üç sporla ilgili tacı diyebilirim. Bunun yanına, bir de Haliç’teki uluslararası kürek yarışımızı da dörtleme yapabiliriz. Şehrimizde gerçekleştirilecek her büyük uluslararası organizasyon, İstanbul halkının ilgisiyle, misafirperverliğiyle, hoşgörüsüyle ve özellikle spor centilmenliğini de en üst seviyeye taşıyan, tutum ve tavırlarıyla başarılı olabilir. Bu çok önemli. İkincisini düzenlediğimiz Tour of İstanbul’a katılacak tüm takımlara ve sporcularımıza başarılar dilerim. İstanbul’un o eşsiz güzellikleri eşliğinde pedal çevirecek olan bisikletçilerimizin, burada geçireceği süre boyunca, çok değerli anılar biriktirmelerini dilerim. Hep birlikte yol ve doğa koşullarına karşı sporu, dostluğu, dayanışmayı kutlayacağımız büyük bir organizasyon olmasını ve emeği geçen herkese kolaylıklar dilerim.
“World Team”ler i·stanbul’da yarışacak
Düzenlendikten sadece 1 yıl sonra, 2.2 kategorisinden 2.1 kategorisine yükselen Tour of İstanbul’a, bu sene 154 bisikletçinin katılması bekleniyor. Dünyanın bir numaralı bisiklet turu olan Fransa Turu’nun da katılımcılarından olan Astana Takımı, Tour of İstanbul’da yarışan ilk “World Team” (dünya takımı) olarak kayıtlara geçecek. Tour of İstanbul’da, bu yıl İBB Spor Kulübü sporcuları da yarışacak. İBB Spor’un hedefi, ilk etapta ‘pro takım’ seviyesine ulaşmak; uzun vadede de World Team olmak. Tour of İstanbul’da Türkiye’den ayrıca; Spor Toto, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi takımları yer alacak. 12 – 15 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve toplamda 32 bin 400 Euro’luk ödülün dağıtılacağı yarışların etapları şöyle olacak:
1.Etap: Çatalca-Çatalca
Mesafe: 164,2 Km
Başlama Saati: 10.30
Yaklaşık Bitiş Saati: 14.39
2.Etap: Şile-Şile
Mesafe: 137,8 Km
Başlama Saati: 11.00
Yaklaşık Bitiş Saati: 14.43
3.Etap: Beykoz-Polonezköy
Mesafe: 118,3 Km
Başlama Saati: 11.00
Yaklaşık Bitiş Tarihi: 14.02
4.Etap: Yenikapı-Yenikapı
Mesafe: 86,1 Km
Başlama Saati: 11.00
Yaklaşık Bitiş Saati: 12.57
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>4. İshak Paşa Sarayı Türkiye Dağ Koşusu Şampiyonası 30 ilden 400 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Sıcak havada zorlu patika yollarda derece elde etmek için ter döken sporcular, 20 yaş altı kategorisinde 6 kilometre, büyükler kategorisinde ise 12 kilometre koştu.
Yarışmaların ardından İshak Paşa Sarayı avlusunda düzenlene törenle derece giren sporculara ödülleri takdim edildi.
Kategorilerinde birinci olan sporculara 8 bin TL, ikincilere 6 bin TL, üçüncülere 4 bin TL, dördüncülere 2 bin TL, beşincilere ise bin TL hediye çekleri verildi.
Sporculara madalya ve hediye çekleri Doğubayazıt Kaymakamı Murat Ekinci, İlçe Jandarma Komutanı Ahmet Başara, İlçe Emniyet Müdürü Serkan Demir ve Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi tarafından verildi. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kaş ilçesinde düzenlenen 2024 Serbest Dalış (açık su) Outdoor Büyükler Türkiye Şampiyonası, Gençler ve Masterlar Bireysel Türkiye Şampiyonası ile milli takım seçmelerinde 3 altın madalya kazanan Şahika Ercümen, şampiyonanın ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i makamında ziyaret etti.
Başkan Böcek’e desteklerinden dolayı teşekkür eden Ercümen, antrenmanlarının büyük bölümünü Antalya’da yaptığını belirtti.
Bir kentin spora ve sporcuya destek vermesinin çok anlamlı olduğunu aktaran Ercümen, “Yeni sporcular yetiştirmek adına Antalya’da birtakım çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki sezon Antalya bölgesinde yeni bir dünya rekoruna imza atmak istiyorum.” ifadesini kullandı.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de Şahika Ercümen’in başarılarıyla gurur duyduklarını, destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kongre sonrası yapılan görev dağılımında TFF 1. Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi ve Süper Lig’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi görevlilerini üstlenen Mecnun Okyakmaz’a hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade Başkan Alan, Sivasspor Kulüp Başkanlığında önemli başarılara imza atan, geçmişe dayalı özel bir dostluk ve arkadaşlık hukuklarının olduğunu söyledi. Alan, “Başkanımıza, TFF Başkan Vekilliği görevine seçilmesinden dolayı hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kendileri Anadolu futbolunun gelişmesi ve başarılar elde etmesi adına Sivaspor’da önemli bir gayret göstererek efsane başarılar ortaya koydular. Mecnun Otyakmaz Başkanımızın TFF 1. Başkan Vekilliği görevinde de hem şahsı hem de Türk futbolu adına önemli ve kalıcı hizmetlere imza atacağına inanıyor, görevinde başarılar diliyorum” dedi.
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan’ın ziyaretlerinden oldukça memnun olduğunu ifade eden Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkan Vekili Mencun Otyakmaz ise “Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı değerli dostum ve kardeşim İdris Alan’ın şahsıma ziyaretlerinden ziyadesiyle mutlu oldum. Kendisi iş dünyasındaki başarılarını Elazığ Ticaret ve Sanayi Odasında artırarak devam ettiriyor. Elazığ’ın kalkınması ve gelişmesi yönünde ortaya koyduğu özverili çalışmalarından dolayı kendisini tebrik ediyorum. Elazığ’ın ve Elazığlıların benim gönlümde özel ve müstesna bir yeri var. Milli ve manevi değerlerine bağlı olan ve ülkesine değişik kademelerde görev yapan Elazığlıların bu başarıları beni de mutlu kılıyor. Elazığspor’u, İdris Başkanımızın da önemli destekleriyle geçen yıl ortaya koyduğu başarı hikayesinden dolayı kutluyorum. Bu yıl ikinci ligde mücadele edecek Elazığspor’un maçlarına fırsat bulunca gelmek ve İdris Başkanımızla birlikte maç izlemek istiyorum. İnşallah bu sezon içerisinde bu sözümüzü gerçekleştirmiş oluruz. Ben ziyaretlerinden dolayı tekrar İdris Başkanımıza teşekkür ediyor, 2024-2005 futbol sezonunda Elazığspor’a başarılar diliyorum” diye konuştu. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce komisyona havale edilen spor kulüplerine destek maddesi, Söke Belediyesi’nin Eylül Ayı Olağan Meclis toplantısında gündeme yeniden geldi. Söke Belediye Meclisi Spor Komisyonunun aldığı karar meclise sunularak, oy birliği ile kabul edildi.
Toplam 990 bin TL desteğin 100 bin TL’sinin ulusal ve uluslararası müsabakalarda başarılı olan sporculara verilmek üzere ayrılması kararlaştırılırken; geri kalan 890 bin TL’sinin ise spor kulüplerine dağıtılması kararı alındı.
Yapılacak desteklemelerde Söke Belediyespor’a 100 Bin, Söke Gücü Spor’a 20 Bin, Söke Gençlikspor (Doğanspor)’a 50 Bin, Bağarası Belediyespor’a 30 Bin, Söke Masters Spor Kulübü’ne 25 Bin, Söke Gençlerbirliği Spor’a 30 Bin, Söke 2020 Spor Kulübü’ne 15 Bin, Sazlı Gençlikspor’a 75 Bin, Söke Basket Kulübü’ne 40 Bin, Söke Voleybol Kulübü’ne 350 Bin, Şimşek Spor Kulübü’ne 15 Bin, Ece Kick Boks Spor Kulübü’ne 40 Bin, Ege Yükselen Spor Kulübü’ne 10 Bin, Ayyıldız Doğa Sporları Kulübü’ne 20 Bin, Dev Dalgalar Yüzme Kulübü’ne 10 Bin, Zirve Dağcılık’a 10 Bin, Söke İzcilik Dağcılık Kulübü’ne 10 Bin, Mavi Sanat Gençlik ve Spor Kulübü’ne 20 Bin, Söke Futbol Akademi Spor Kulübü’ne 10 Bin, Söke İdman Yurdu Spor Kulübü’ne 10 Bin TL verilmesi kararı alındı.
Sökespor yönetimin destek istemedikleri yönünde taleplerinin olduğunu belirten Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, “Spor komisyonumuzun yaptığı çalışmayla amatör spor kulüplerimize dağıtım yapıldı. Sökemizin başarılı spor kulübü Söke Voleybol’a 350 Bin TL ayırdık. Kızlarımız Sökemizi başarı ile temsil ediyorlar. Tüm amatör spor kulüplerimizi her zaman elimizden geldiği kadar destekleme gayreti içindeyiz” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>08 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan ve adrenalin tutkunlarını bir araya getiren Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor.
Türkiye Hava Sporları Federasyonu faaliyet programında yer alan Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’nın açılış programı, eski Başbakan Binali Yıldırım, Vali Hamza Aydoğdu, Türkiye Hava Sporları Federasyonu Başkanı Ahmet Saim Yılmaz ve il protokolünün katılımlarıyla gerçekleşti.
Yamaç paraşütü sporcuları, Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Erzincan’da bir araya geldi. Sporcular, Erzincan’ın Çakırman mevkiinde bulunan yamaç paraşütü uçuş alanında 800 metre yükseklikten uçuş yaptı. Şehir merkezine 10 kilometre uzaklıktaki 2 bin 200 rakımlı Çakırman Tepesi’nden yamaç paraşütüyle atlayan sporcular, Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda derece yapmak için birbirleriyle yarışırken gökyüzünde adeta bir şölen oluşturdular.
Erzincan’da düzenlenen şampiyonaya Türkiye ve yaklaşık 10 ülkeden 10’u kadın toplam 120 sporcu katıldı. Şampiyona hakkında bilgi veren Türkiye Hava Sporları Federasyonu Asbaşkanı ve Yarışma Direktörü Abdullah Kahraman, “Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonamızı Erzincan’da gerçekleştiriyoruz. 03-08 Eylül tarihleri arasında dün antrenman günü ile başladık. Bugün resmi yarışma günümüz. Yaklaşık 120 pilotumuz var. 10 kadın, gerisi erkek sporcularımız. Bu şampiyonanın sonunda Türkiye Milli Takımını seçeceğiz. Yaklaşık 10 ülkeden sporcu katıldı. Yurt dışından. Almanya’dan, Belçika’dan, Fransa’dan, İtalya’dan sporcularımız katıldı. Bu yarışma 8 Eylül de bitecek. 5 gün sürecek yarışmamız. 5 günün sonunda Türkiye Milli Takımını burada seçmiş olacağız” diye konuştu.
Şampiyonaya Erzincan’dan katılan Yamaç Paraşütü Sporcusu Abdulkadir Eren, “Erzincan’da Türkiye Yamaç Paraşütü Mesafe yarışması yapılıyor. Biz de bu yarışmada Erzincan’ı 5 arkadaşımızla temsil edeceğiz. Nasip olursa biz yerel pilotlarız. Buraları daha iyi biliyoruz. Elimizden gelen en güzel şekilde uçacağız. En güzel şekilde de şehrimizi ve Türkiye’yi temsil edeceğiz” dedi
Yarışmaya Tayvan’dan katılan Yamaç Paraşütü Sporcusu Tıng Huı Tzu ise, “4 yıldır uçuyorum. Web sitesinden gördüm bu yarışmayı. Karar verdim. Erzincan’da ilk yarışmam. Türkiye’de uçmak benim hayalimdi ve hayalimi gerçekleştiriyorum. Türkiye’de dağlar, coğrafya çok güzel. Burada uçmaktan çok mutluyum. Türk yemeklerini ve Türk kültürünü de çok seviyorum. Sadece uçmakla değil, bunları tatmak yaşamak istiyorum” diye konuştu
Kadın Yamaç Paraşütü Sporcusu Emine İnan da, Erzincan’ın doğasına hayran kaldığını ifade ederek, “6 yıldan beri bu sporun içindeyim. 3 seneden beri federasyonun düzenlediği bütün yarışmalara katılıyorum. Erzincan’da ilk defa uçtum. Çok güzel bir uçuş gerçekleştirdik. Antrenman günüydü. Bugün yarışmanın ilk günü. Dağları ovası ile Erzincan’ın her şeyine hayran kaldım” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’da yaşayan Kübra Keskin, 20 yıl önce bir binanın üçüncü katından düştü ve boynu kırıldığı için omurilik yaralanması sonucu yaşamını tekerlekli sandalyede sürdürmek zorunda kaldı. Kazadan 2,5 yıl sonra liseyi dışarıdan bitiren, yoğun fizik tedavi egzersizleri sayesinde kollarını ve üst bedenini güçlendirerek, 18 yaşına girdiğinde ehliyet alan Keskin, Türkiye’nin ilk engelli kadın ralli pilotu oldu. 2023 yılında Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nda kendi kategorisinde kadınlar birincisi olan Kübra Keskin, 26-28 Temmuz 2024 tarihlerinde İtalya’da düzenlenen Avrupa Ralli Şampiyonası’nın Rally Roma Di Capitale ayağında direksiyon başına geçti.
AVRUPA’DA ÇİFTE KUPA
Avrupa Ralli Şampiyonası’nda yarışan ilk engelli kadın ralli pilotu olan Keskin, Avrupa Ralli Şampiyonası’nın en zorlu ayaklarından biri olarak kabul edilen Barum Czech Rally Zlin’de 112 otomobilin katıldığı Çekya’daki organizasyonda kadın pilotlar arasında 1’inci, Rc 5 kategorisinde 3’üncü olarak çifte kupa kazandı. Bu yıl Avrupa Ralli Şampiyonası’nın en uzun yarışı olarak kayda geçen Barum Czech Rally Zlin toplam 193 bin 59 kilometrelik özel etap ve 867 bin 33 kilometrelik toplam mesafesi ile pilotlar için büyük bir zorluk oluştururken; bu zorlu parkurlarda gösterdiği performans ve kararlılıkla yeteneğini bir kez daha kanıtladı.
‘YÜZÜMÜZÜ KARA ÇIKARTMADI’
Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da adından söz ettiren başarılı pilot, Bursa’ya döner dönmez mutluluğunu, Yazı İşleri Müdürlüğü’nde görev yaptığı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı ziyaret ederek paylaştı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Kübra Denizci Keskin’in elde ettiği başarılardan dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirterek, “Kübra’yı geçtiğimiz günlerde başarılar dileyerek Çekya’da düzenlenen ralli yarışına uğurlamıştık. Kübra’nın başarılı olacağına olan inancımız tamdı. Kendisi de yüzümüzü kara çıkartmadı. Barum Czech Rally Zlin’de kadın pilotlar arasında 1’inci oldu. Kendi kategorisinde ise 3’üncü oldu. Kendisini tebrik ediyorum. Başarısıyla engelli bireylere rol model olduğunu düşünüyorum. Kübra’nın başarılarının devamını diliyorum. Belediye çalışanımız olduğu için de daha mutlu ve gururluyuz” dedi.
‘OLDUKÇA ZOR BİR YARIŞTI’
Avrupa’dan çifte kupayla döndüğü için çok mutlu olduğunu ifade eden Kübra Denizci Keskin ise “Avrupa Ralli Şampiyonası’nın en uzun yarışı olan Czech Rally Zlin, oldukça da zor bir yarıştı. Buradan kupalarla dönmek, benim için çok büyük bir mutluluk oldu. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Şimdi tekrar Türkiye Şampiyonası’na geri dönüyoruz. 3 tane daha yarışımız olacak. O yarışlardan da umarım güzel sonuçlarla ayrılacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da, 12-15 Eylül’de düzenlenecek “2. Tour Of İstanbul” için Saraçhane’deki Başkanlık binasında tanıtım toplantısı düzenlendi.
Burada konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, turun isminin bile kendisini heyecanlandırdığını söyledi.
Sporun her yönüyle çarpanı yüksek bir organizasyon olduğunu dile getiren İmamoğlu, “İstanbul’u sporla, özellikle uluslararası organizasyonlarla bir araya getirdikçe hem dünyada milyonlarca insana İstanbul’umuzu tanıtıyoruz hem de onlara en güçlü mesajları daha itibarlı bir şekilde ulaştırıyoruz.” diye konuştu.
“Yabancı bir kişi geliyor, mülkiyet alıyor, izin alıyor.”
İBB Başkanı İmamoğlu, programın ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
Üsküdar Vaniköy’deki kaçak inşaatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekiplerince yıkılmasıyla ilgili soru üzerine İmamoğlu, yapıyla ilgili 1994-2018 yılları arasında 24 yıllık bir süreç olduğunu söyledi.
Bu süreçte suç örgütü suçundan yargılanan Adnan Oktar’ın hapse girdiğini aktaran İmamoğlu, “Sonra burada malum süreç… Yabancı bir kişi geliyor, mülkiyet alıyor, izin alıyor. Usulsüz süreçler işliyor. Büyükşehir Belediyesi zaten tutanakları tutuyor. Garip olan zaten yıkımı programda olan yere bugün İBB sokulmuyor ve orada Büyükşehir Belediyesine hiçbir haber vermeden işlem yapma gayretindeler.” ifadesini kullandı.
Bu şehrin muhafızının belli olduğunu dile getiren İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Biz, Allah’ın izniyle o Boğaz’a bakan askeri alanlarda yaptıkları kuleleri bilen birisi olarak, açtığımız davaları bilen birisi olarak, tek bir metrekareye, tek bir imar rantı çıkartmayan birisi olarak, yüzlerce noktada imar çıkartan parsel bazlı küçücük parsellere bile hala Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında imar tasarlayan akla karşı mücadele etmeye, muhafız olmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>08 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan ve adrenalin tutkunlarını bir araya getiren Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor.
Türkiye Hava Sporları Federasyonu faaliyet programında yer alan Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’nın açılış programı, eski Başbakan Binali Yıldırım, Vali Hamza Aydoğdu, Türkiye Hava Sporları Federasyonu Başkanı Ahmet Saim Yılmaz ve il protokolünün katılımlarıyla gerçekleşti.
Yamaç paraşütü sporcuları, Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Erzincan’da bir araya geldi. Sporcular, Erzincan’ın Çakırman mevkiinde bulunan yamaç paraşütü uçuş alanında 800 metre yükseklikten uçuş yaptı. Şehir merkezine 10 kilometre uzaklıktaki 2 bin 200 rakımlı Çakırman Tepesi’nden yamaç paraşütüyle atlayan sporcular, Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda derece yapmak için birbirleriyle yarışırken gökyüzünde adeta bir şölen oluşturdular.
Erzincan’da düzenlenen şampiyonaya Türkiye ve yaklaşık 10 ülkeden 10’u kadın toplam 120 sporcu katıldı. Şampiyona hakkında bilgi veren Türkiye Hava Sporları Federasyonu Asbaşkanı ve Yarışma Direktörü Abdullah Kahraman, “Orkut Baysal Yamaç Paraşütü XC Open Gençler/Büyükler Türkiye Şampiyonamızı Erzincan’da gerçekleştiriyoruz. 03-08 Eylül tarihleri arasında dün antrenman günü ile başladık. Bugün resmi yarışma günümüz. Yaklaşık 120 pilotumuz var. 10 kadın, gerisi erkek sporcularımız. Bu şampiyonanın sonunda Türkiye Milli Takımını seçeceğiz. Yaklaşık 10 ülkeden sporcu katıldı. Yurt dışından. Almanya’dan, Belçika’dan, Fransa’dan, İtalya’dan sporcularımız katıldı. Bu yarışma 8 Eylül de bitecek. 5 gün sürecek yarışmamız. 5 günün sonunda Türkiye Milli Takımını burada seçmiş olacağız” diye konuştu.
Şampiyonaya Erzincan’dan katılan Yamaç Paraşütü Sporcusu Abdulkadir Eren, “Erzincan’da Türkiye Yamaç Paraşütü Mesafe yarışması yapılıyor. Biz de bu yarışmada Erzincan’ı 5 arkadaşımızla temsil edeceğiz. Nasip olursa biz yerel pilotlarız. Buraları daha iyi biliyoruz. Elimizden gelen en güzel şekilde uçacağız. En güzel şekilde de şehrimizi ve Türkiye’yi temsil edeceğiz” dedi
Yarışmaya Tayvan’dan katılan Yamaç Paraşütü Sporcusu Tıng Huı Tzu ise, “4 yıldır uçuyorum. Web sitesinden gördüm bu yarışmayı. Karar verdim. Erzincan’da ilk yarışmam. Türkiye’de uçmak benim hayalimdi ve hayalimi gerçekleştiriyorum. Türkiye’de dağlar, coğrafya çok güzel. Burada uçmaktan çok mutluyum. Türk yemeklerini ve Türk kültürünü de çok seviyorum. Sadece uçmakla değil, bunları tatmak yaşamak istiyorum” diye konuştu
Kadın Yamaç Paraşütü Sporcusu Emine İnan da, Erzincan’ın doğasına hayran kaldığını ifade ederek, “6 yıldan beri bu sporun içindeyim. 3 seneden beri federasyonun düzenlediği bütün yarışmalara katılıyorum. Erzincan’da ilk defa uçtum. Çok güzel bir uçuş gerçekleştirdik. Antrenman günüydü. Bugün yarışmanın ilk günü. Dağları ovası ile Erzincan’ın her şeyine hayran kaldım” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi’nde verilen ücretsiz diyetisyen hizmeti ile vatandaşlar, hem kilo kontrolü yaptırarak doğru beslenme yöntemlerini öğrenebiliyor. Bu diyetisyenlik hizmetinden yararlananlardan biri de 59 yaşındaki Hatice Alsaç. Vegan olduğunu ve hayatını bu şekilde sürdürdüğünü söyleyen Alsaç, Vefahane Yaşam Merkezi’ne geldikten sonra hayatının değiştiğini ifade etti. Hiç anne sütü almadığını belirten Alsaç, “Doğduğum günden beri sütten ete kadar hayvansal hiçbir şey yiyemiyordum. 7 yaşında doktor bana vegan olduğumu söyledi. O günden sonra hayatıma vegan olarak devam ettim ve bu yaşıma kadar yeşillikle, baklagillerle beslendim. Balık, et, tavuk, yumurta, peynir hiçbirini yemedim” dedi.
‘EŞİM ET YEMEYİ ÇOK SEVİYOR’
Çevresini vegan olduğu yönünde ikna etmekte zorlandığını da belirten Alsaç, “Bir arkadaşım gerçek vegan olduğumu test etmek için yaptığı keşkek yemeğinin içine benden gizli et suyu kattı. Bir kaşık yedikten sonra midem bulandı, karın ağrısı başladı. Böyle olunca o da yaptığını itiraf etmek zorunda kaldı. Eşim de et yemeyi çok seven bir insan. Ben etin kokusuna bile katlanamıyorum ama o çok sevdiği için mecburen pişiriyorum. Yemek pişirirken eldiven kullanıyorum sonra da kokusu gitsin diye çamaşır suyuyla temizlik yapıyorum. İlk başlarda zor geliyordu ama sonra alıştım” diye konuştu.
‘VEFAHANE’DE BANA ÇÖZÜM ÜRETTİLER’
Vefahane Yaşam Merkezi’ne geldikten sonra hayatının değiştiğine vurgu yapan Alsaç, şöyle devam etti: “Burada diyetisyenimiz benimle çok ilgilendi. Vegan olduğumu söyleyince de çözümler üretti. Bana yiyebileceğim peynir, bademden süt ve pirinçten yoğurt yapmayı öğretti. Sebze ve baklagiller dışında yiyecekler de yiyorum.”
‘BÜYÜKLERİMİZ BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ’
Yaşlıların sağlığına önem verdiklerini kaydeden Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir ise “2023 yılında açtığımız Vefahane Yaşam Merkezi’miz’de 60 yaş üstü hemşehrilerimize 17 branşta hizmet veriyoruz. Büyüklerimiz bizim için çok değerli. Onların burada her türlü bakımını yapıyoruz. Diyetisyenlik hizmeti de bunlardan birisi. Kurumumuzda çok mutlu ve sağlıklı olmaları için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Ayrıca tesise gelenleri servis araçlarımızla sabah evlerinden alıyor, akşam tekrar geri götürüyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’nın Emet ilçesinde bir dönem halk sağlığı için büyük tehlike oluşturan şebeke suyundaki arsenik miktarı, yeni kaynaklarla yıllar içerisinde büyük oranda azaltılırken, ilçenin düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümünde, ‘sağlıklı şebeke içme suyu’ açılışı yapıldı. İlçe halkı, 12 yıllık çalışmanın ardından ‘arseniksiz’ içme suyuna kavuştu.
Sağlık Bakanlığı tarafından tehlike sınırı litrede 10 mikrogram kabul edilen arsenik miktarı, yaklaşık 22 bin kişinin yaşadığı Emet ilçesindeki şebeke suyunda geçmiş yıllarda 600 mikrograma kadar ulaştı. Emet Belediyesi, arsenikli su sorununa çözüm bulmak için 2005 yılında yaptığı çalışmalarda, ilçeye yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Köprücek mevkisindeki arsenikli su çıkan kuyuları kapatarak, yine aynı bölgede yeni kaynaklardan getirilen suyun ilçede kullanılmasını sağladı. İlçe Halk Sağlığı ekiplerince her ay yapılan biyolojik ve kimyasal ölçümlere göre, içme suyundaki arsenik miktarı mevsim şartlarına bağlı olarak 20 ila 25 mikrogram arasında değişirken, 2012 yılında Yeniceköy’deki Sorgun mevkisinde yapımına başlanan göletin yanına kurulan arıtma tesisi ile ilçe halkı, 12 yıl sonra sağlıklı içme suyuna kavuştu.
‘3 EYLÜL 2024, ARSENİKLİ SUDAN KURTULUŞ GÜNÜ OLACAK’
Emet’in düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümü kutlamaları ve ‘arsenikli su’ sorununun çözülmesi dolayısıyla, Hükümet Meydanı’nda tören düzenlendi. Törende konuşan Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca, ilçe için büyük öneme sahip ‘arsenikli su’ sorununu çözmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Koca, ilçedeki arsenik oranı yüksek olan içme suyu sorununu çözmek için 12 yıl önce çalışma başlattıklarını dile getirerek, “12 yıl önce Emet’imize sağlıklı içme suyu kazandırmak için dağ tepe gezdik. Yüksek rakımlarda su aradık. Şu an göletimizin olduğu yerde, 957 metre rakımda ölçümler yapıldı. Gölet yapımı başlarken; ilçede içme suyu, kanalizasyon, yağmur kanalları yenilenmesi ve su depoları, isale hatları yapımı için proje ihalelerini gerçekleştirdik. Gölet yanına yapılan arıtma tesisimizde, 15 gündür test uygulamaları gerçekleştirildi. Bugün de ilçemize göletten ilk suyu akıtıyoruz. 3 Eylül 1922 Emet’imizin düşman işgalinden kurtuluşu, 3 Eylül 2024 ise Emet’imizin arsenikli sudan kurtuluş günü olacak. Belediye olarak 3 vardiya ekip kurarak, 2-3 ay içerisinde yeni hattan tüm Emet halkına, sağlıklı içme suyunu vermek için çalışacağız. Daha sağlıklı nesiller için hayırlı olsun Gazi Emet” diye konuştu. Konuşmaların ardından, gölet suyu vanası açılarak ilçeye ilk su verildi.
Haber-Kamera: Ercan KOLKU/EMET (Kütahya),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da staj yaptığı meslek lisesinde kaynak yaparken 7’nci kattan düşen Güven Kaya, bilinçsiz ilk yardım sonucu omurilik felci oldu. 18 yaşında yatağa bağımlı kalan Kaya, insanların kendisine acımasını istemediği için sokağa bile çıkmak istemedi.
Ailesiyle şehir değiştirmeye karar veren Kaya, İstanbul’a geldiğinde ilk tekerlekli sandalyesini hiç tanımadığı birinin yönlendirmesiyle Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinden ücretsiz aldı.
Dernekte kendisi gibi birçok kişiyle tanışınca umutları yeniden yeşeren Kaya, meslek lisesinde edindiği bilgilerle derneğin atölyesinde üretime başladı.
Çalışmaya başladıkça özgüveni yerine gelen Kaya, maddi olarak geçimini de sağladı. Bu sırada evlenip bir çocuk sahibi olan Kaya, yaşadıklarını ve ilham veren mücadelesini “5 EylülDünya Omurilik Felçlileri Günü” kapsamında AA muhabirine anlattı.
“Fiziki ve mimari engeller sosyal hayata katılmamızı imkansız hale getiriyor”
Tekerlekli sandalyesine kavuştuğunda özgürlüğüne kavuşacağını düşünen Kaya, “Sosyal hayata tekrar katılacağımı düşünüyordum. Oysaki böyle olmadı çünkü dışarıdaki fiziki ve mimari engeller, biz engellilerin sosyal hayata katılmasını imkansız hale getiriyor.” dedi.
Sıkıntıları yalnızca kendisinin değil, ailesinin de onunla yaşadığını dile getiren Kaya, “Sadece fiziksel engellerle değil, aynı zamanda toplumun duyarsızlığıyla da mücadele ediyoruz. Gelişigüzel park edilmiş araçlar var, kaldırımların rampaları yok. Bir de buna insanların duyarsız bakışları eklendiği zaman biz engelli insanların dışarı çıkması daha zor oluyor.” diye konuştu.
Kaya, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinde engeller için mücadele verildiğini belirterek, “Bütün engelleri ortadan kaldırabilmek için savaşımız sonuna kadar devam edecek. Mücadelemizi hiçbir zaman bırakmayacağız. Bizi tanımaları lazım, bizi bilmiyorlar. Bizim dışarı çıkıp, hayata tam anlamıyla katılım sağlamamız gerekiyor ki bizim var olduğumuzu anlasınlar. Bizim var olduğumuzu anladıklarında zaten bütün engeller kalkacak.” ifadesini kullandı.
Birçok engellinin dışarıya utandığı için çıkmadığını anımsatan Kaya, bazılarının hayattan tamamen koptuklarını ve çalışmadıklarını söyledi.
Kaya, dernekte verilen eğitimlerle kendi dahil birçok insanın iş sahibi olduğunu ifade ederek, “Biz hayatta bir şeyler başardıkça kendimize olan özgüvenimiz artıyor. Özgüvenimiz arttıkça üretebiliyoruz. Bir sağlıklı insanın yapamadığı bir şeyi imkan verildikten sonra biz yapabiliyoruz. Sadece imkan verilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.
“Aşık oldum, evlendim, çocuğum var”
Dernekte çalışmaya nasıl başladığını anlatan Kaya, şöyle devam etti:
“Hayat ‘bitti’ dediğin yerde yeniden başlıyor. ‘Elinden bir iş geliyor mu?’ dediler. Usta olduğumu söyledim. Atölyelerde çalışmamı teklif ettiler. Çalışırım, üretirim, ellerim tutuyor. Orada da özgüven geldi, para kazanmaya başladım. İnsan aşık da olabiliyormuş. Aşık oldum, evlendim, çocuğum var. Bu engelleri aşabildiysem, diğer arkadaşlarım da bunları başarabilir. Sadece bir engelli ben değilim. Biz engelli insanlara insanca davranılması ve yok sayılmaması gerekiyor. Biz engellilere imkan verildikten sonra her şeyi başarabileceğimizi bilsinler. Diğer engelli arkadaşlarım da çıksınlar, hayata tam anlamıyla katılım sağlasınlar ki herkes var olduğumuzu hissetsin.”
Dernekteki akülü sandalye atölyesinde sandalye tamir eden, deri atölyesinde çalışan, epoksi atölyesinde ürünler üreten Kaya, “Engelli arkadaşlarımız evde oturduğu sürece hiçbir şekilde hayata katılım sağlayamaz. Kendilerini evlerine hapsetmesinler. Bizi evde kalmamız için dışarıdaki şartlar zorluyor ama Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği bunu yapabildiyse bunu herkesin yapması lazım.” diye konuştu.
Kaya, dernek bünyesinde yürütülen çalışmalarla ilgili de “Biz insanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ehliyet alabildiklerini öğretmeye çalışıyoruz, evlenebileceğini, sevebileceğini, gezebileceğini, özgürce yaşayabileceğini gösteriyoruz. Biz sorunları daha önce yaşadık, onlar yaşasın istemiyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Özdemir, maymun çiçeği virüsünün direkt temasla bulaşan bir hastalık olduğunu söyleyerek, çocuklar için de risk taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Özdemir, “Kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilirler” dedi.
Prof. Dr. Halil Özdemir, dünya genelinde maymun çiçeği hastalığında son 2,5 yılda 100 binin üzerinde vaka tespit edildiğini ve 200’ün üzerinde de ölüm görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Özdemir, Türkiye’de şu ana kadar bilinen bir maymun çiçeği hastalığına denk gelinmediğini ifade ederek, “Aslında 2 ila 4 hafta arasında kendi kendini sınırlayan ve iyileşen bir hastalık. Bağışıklık sistemi bozulmuş, bağışıklık sistemini bozan ilaç alan kişilerde ve çocuklarda bir miktar ağır seyretmekte. 2022 Kasım’ından itibaren görülen salgında ülkemizde de çeşitli vakalar görüldü. Ancak 2024 yılında ülkemizde doğrulanmış henüz bir vaka bildirimine sahip değiliz. Bizim de kliniğimizde şu ana kadar şüphelendiğimiz 3 vaka oldu. Ancak yapılan tetkiklerinde virüs saptanmadı. 3 hastamız da çocuktu ve 3 yaş ila 6 yaş arasındalardı. Ancak saptanmadı. Henüz biz de vaka yok. Şu ana kadar da Türkiye’de bilinen bir vaka tespiti yok” diye konuştu.
Prof. Dr. Özdemir, hastalığın Covid-19’daki gibi solunum yoluyla bulaşmadığına dikkat çekerek, şöyle dedi:
“Maymun çiçeği hastalığı direkt temasla bulaşan bir hastalık. Bu açıdan şanslıyız. Hatta çok enfekte bireylerle yakın temas halinde, cinsel temas durumlarında, ortaya çıkan bir tablo, bulaş şekli var. Çocuklarda şöyle bir risk söz konusu; kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilir. Çünkü oyuncaklarla oynuyorlar, birtakım şeyler de yapıyorlar, bu durumdan dolayı temasları fazla olduğu için de bir miktar artış olabilir. Ama esas olarak cinsel yolla bulaştığı için çok da artmış bir risk söz konusu değil çocuklar açısından. Hastalık esas insandan insana bulaş şeklinde oluşmaktadır. Başka bir bulaş şekli yok. Hastalık şüphesi olan kişilerle yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Temas kurallarına uymamız gerekiyor. Ellerimizi sürekli sabunlu suyla yıkamak gerekiyor.”
Haber-Kamera: Kaan ULU-Celal ATALAY/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Ahmet Hamdi Usta, eski Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin bulunduğu alana bu yıl Sağlık Bakanlığının onayıyla kurulan UMKE Lojistik Merkezi’ni ziyaret etti.
İncelemelerde bulunan Usta, Bingöl Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Samet Tatlı ve UMKE Sorumlusu Hasan Akkuş’tan merkez hakkında bilgi aldı.
Vali Usta, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, merkezin 29 Ağustos’ta bölgesel düzeyde düzenledikleri deprem tatbikatında aktif rol aldığını söyledi.
Tatbikatın çok başarılı geçtiğini dile getiren Usta, bu lojistik merkezinin Türkiye’de sadece Edirne ve Bingöl’de bulunduğunu belirtti.
Bingöl’ü, tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde bir lojistik merkezi haline getirdiklerini ifade eden Usta, şöyle konuştu:
“Şu anda burada 2 mobil mutfak, 105 konteynerde yaşam alanları, makineler, teçhizatlar, sağlık ekipmanları, yaşam alanları ve haberleşme merkezleri var. Burası 105 dönüm üzerine kurulu müthiş bir lojistik merkezi. İçinde 3 sahra hastanemiz var ve bu hastaneler kurulduğunda, 5 bin metrekarelik bir alanda 600 kişiye hizmet verebilecek mobil bir hastane haline getirilebiliyoruz. Acil müdahaleler, poliklinik hizmetleri ve ameliyatlar gibi her türlü sağlık hizmeti bu sahra hastanelerinde sunulabiliyor.”
Merkezin ihtiyaç olması halinde rahatlıkla ihtiyacı karşılayacak altyapıya sahip olduğunu kaydeden Usta, “Umarız bir afet yaşamayız ama olası bir durumda Bingöl olarak sadece kendi ilimize değil, çevredeki illere ve bölgeye de lojistik destek sağlayabilecek kapasiteye sahibiz. Bu vesileyle Sağlık Bakanlığımıza ve özellikle İl Sağlık Müdürlüğündeki çalışma arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de üniversite öğrencisi Gaye Nur Kurt (22), yaklaşık 7 ay önce elde karıncalanma şikayetiyle başlayan ve ileriki dönemde ağrı hissiyle uyku bozukluklarına neden olan karpal tünel sendromundan 15 seanslık fizyoterapi desteğiyle kurtuldu. Bornova Sağlıklı Hayat Merkezi’ndeki fizyoterapist Dicle Caymaz, eldeki karıncalanma ve ağrı hissinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyerek ihmal edilmesi durumunda karpal tünel sendromunun cerrahi operasyon gerektirebileceğini belirtti.
Ege Üniversitesi (EÜ) Psikoloji Bölümü öğrencisi Gaye Nur Kurt’un yaklaşık 7 ay önce başlayan, elde karıncalanma, yanma ve bilekte ağrı ile uyku sorunu gibi şikayetlerle önce aile hekimine ardından da Bornova Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kurt’a karpal tünel sendromu teşhisi konuldu. Yaşadığı rahatsızlık nedeniyle yaşam kalitesi giderek düşen Kurt, 15 seanslık fizyoterapi desteğiyle sağlığına kavuştu. Kurt, “Artık nesneleri tutamıyordum. Öğrenci olduğum için de bu sıkıntılar beni çok zorluyordu. 6 ay önce aile hekimime gittim. Onun yönlendirmesiyle burada fizyoterapist olduğunu öğrendim. Hocamla egzersizlere başladık. 6 ayda 15 seansı tamamladık. Seanslar sonucunda elimdeki karıncalanma, yanma hissi neredeyse yok oldu. Geceleri uykumdan uyanmıyorum. Nesneleri tutmakta zorlanmıyorum. Eski günlük hayatıma geri döndüm” dedi.
‘KALEMİ FAZLA SIKMAYIN’
Karpal tünel sendromunun ellerini çok kullanan ve yanlış hareketlerde bulunan kişilerde ortaya çıktığını öğrendiğini anlatan Gaye Nur Kurt, “Ağrılarım yüzünden gece uykumdan uyanınca evhamlandım. Daha sonra beni iyi yönlendirdiler ve bu konuda bilinçlendim. İlaç kullanmadan, hiçbir operasyona gerek kalmadan tamamen egzersizlerle ve dijital cihazlarla süreci devam ettirdik. Benim için de rahat oldu. Bundan sonra ellerimi kullanırken yanlış bir hareket yapmamam gerekiyor. Günlük hayatta herkes dikkat etmeli. Ben kalem tutarken fazla sıkıyormuşum. Bu yanlışmış. Kalemi elimizin içinde kayacak şekilde tutmamız gerekiyormuş” ifadelerini kullandı.
‘PEK ÇOK GÜÇLÜĞE YOL AÇIYOR’
Fizyoterapist Dicle Caymaz da karpal tünel sendromunun ev hanımlarında bez sıkarken ya da fazla yazı yazan öğrencilerde kalemi çok sıkmaktan kaynaklı ortaya çıkabileceğini söyledi. Caymaz, “Elimizde gerçekten bir tünel ve içinden geçen bir sinir var. O bölgenin sıkışması sinire baskı yapıyor ve ağrıyla kendini gösteriyor. Yansıyan ağrı omuza kadar uzanan karıncalanma ve uyuşmaya sebep olabiliyor. Günlük yaşam aktivitelerinde kolun ağırlaşması, harekette kısıtlanmaya varıncaya kadar pek çok güçlüğe yol açıyor. Tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesi düşüyor. Ağrı eşlik ettiği için gece uyku kalitesi zayıflıyor. Biz de bu ağrıyı azaltıp hastaya yaşam kalitesi kazandırmak adına bazı uygulamalar ve kasları kuvvetlendirme egzersizleri yaptık” diye konuştu.
‘AMELİYAT GEREKEBİLİR’
Günümüzde bu sendromun ihmal edildiğini belirten Caymaz, “İnsanlar son ana gelince bize başvuruyor. Elinde ağrısı olan hemen gelmiyor ama yaşam kalitesi iyice düşenler bize başvuruyor. Tercihimiz bu ağrının başında bize gelmeleri. Çünkü daha da gecikirlerse cerrahi operasyon gerekebiliyor. Uzman bu sorunun fizik tedaviyle çözülmeyeceğine karar verirse öncesinde bir operasyon akabinde yine fizik tedaviyle kişinin eski yaşam kalitesini kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doç. Dr. Keskindemirci, “3- 9 Eylül Halk Sağlığı Haftası” dolayısıyla koruyucu sağlık hizmetlerinde neler yapıldığına ve toplum sağlığı için aşılamanın önemine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Aşılamanın son 100 yılda gelişen modern teknolojinin bir ürünü olduğunu belirten Keskindemirci, “Aşılama en iyi halk sağlığı uygulamalarından birisidir. Aşı önemlidir çünkü çocuğu hastalıktan koruyorsunuz. Aşıyla önlenebilir hastalıklara neden olan mikroorganizmalarla karşılaşmadan çocuklara hastalık varmış gibi bağışıklık sağlayıp koruyarak, hastalıklar oluşmadan ölümlerin önüne geçmiş oluyoruz.” diye konuştu.
Aşının mümkün olan en erken yaşta yapılmasının önemine vurgu yapan Keskindemirci, “Ülkemizde de doğumdan itibaren Hepatit B aşısıyla aşılamaya başlanıyor. Toplumlarda en kırılgan gruplar çocuklar ve yaşlılar olduğu için öncelikli olarak onları korumamız gerekiyor. Çocuklarda özellikle bir yaşında hastalık görülmesi, burada çocuklardaki sekelleri ve ölümleri daha da arttırıyor. Bu yüzden mümkün olan en erken korumayla aşı uygulamalarını yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Keskindemirci, Türkiye’deki sağlık kuruluşlarında aşıların takvimine uygun olarak ücretsiz yapıldığını dile getirerek şöyle devam etti:
“Hepatit B, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, menenjit, pnömokok, Hepatit A, su çiçeği, kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşıları gibi 13 farklı antijen/mikroorganizmaya karşı bağışlamayı sağlayan bir programımız mevcut. Türkiye’de aşılama kapsayıcılık hızlarının yükselmesine bağlı olarak aşıyla korunabilir hastalıkların görülmesinde ve ölüm hızında belirgin düşüşler oluyor. Bu konuda ülkemizdeki aşılanma oranları yüksek. Bu konuda Sağlık Bakanlığının çok iyi çalışmaları var. Aşılanma oranlarını yükseltmek için ailelerle görüşülüyor, kararsız ebeveynlerle konuşularak aşılanma konusunda çocuklarının iyilik halinin devamı açısından ortak fikir ve kararla beraber çocuklarını aşılatıyorlar.”
Aşıları aile ve topluma daha iyi anlatmak gerektiğini ifade eden Keskindemirci, “Örneğin; ülkemizde difteri artık görmüyoruz. Hepatit B enfeksiyonu 5 yaşın altında daha öncelerde yüz binde 6,2 görülürken, şu an yüz binde 0,1’lerde görüyoruz. 2000’li yıllarda ülkemizde başarılı bir gebe tetanoz aşılaması sayesinde anne-çocuk tetanozundan arındırılmış ülke olarak ilan edildi. Bunların hepsi aşılamanın başarıdır.” bilgisini paylaştı.
Doç. Dr. Keskindemirci, çocuklarda aşılamanın en kırılgan grubu oluşturduğunu, özellikle ilk bir yaşta aşılamanın olmaması durumunda menenjit, zatürre, kızamık hastalığının daha fazla görüldüğünü, aşılamanın hastalıkların önüne geçerek ölümleri de engellediğini dile getirdi.
“Toplumun en az yüzde 97’sinin aşılanması gerekir”
Aşı reddinin sağlıksız nesillerin yetişmesine neden olacağına işaret eden Keskindemirci, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) gelecekteki 10 tehditten birini aşı reddi olarak gördüğünü vurguladı.
Keskindemirci, aşı reddinin ise sanıldığı kadar fazla olmadığının altını çizerek, “Aşı kararsızları ise konuşmayla, bilimsel kanıtlarla beraber çocukların aşılarını uygulatıyor. Eğer aşılanma oranları, toplumsal bağışıklığı olan bir ülkede düşerse o toplum içinde enfeksiyonları daha fazla görmeye başlarız. Bu durum enfeksiyon yayılımı artıracak ve bu süreçte yine hastalıkları göreceğiz.” diye konuştu.
Herhangi bir nedenle aşısı yapılamayan (kronik hastalığı nedeniyle) çocukların da olduğuna dikkati çeken Keskindemirci, “Örneğin; bağışıklık sistemi genetik olarak yetersiz, zayıf çocuklar var. Bunlara herhangi bir durumda aşı yapamadığınız oluyor. Biz aslında aşılama sayesinde onları da koruyoruz. Toplumu koruyarak enfeksiyon etkenin topluma yayılmasını engelleyerek bu toplumda o enfeksiyonun görülmesini azaltıyoruz, hatta yok ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Keskindemirci, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocukluk çağındaki aşı retleri toplum sağlığını tehdit ediyor. Eğer bir toplumda aşı retleri artarsa, toplumun aşılama oranları düşerse, enfeksiyonları görürüz. Bunu en sık kızamık enfeksiyonu açısından görüyoruz. Çünkü kızamık bulaştırıcılığı çok çok yüksek bir hastalıktır. Eğer ortamda bir çocuk varsa bunu herkese bulaştırabilir. Toplumun en az yüzde 97’sinin aşılanması gerekir. Eğer aşı retleri ile bu oran düşerse toplumlarda enfeksiyonları görmeye başlarız. Sağlıklı çocuk, sağlıklı toplum demek. Bizler çocuk sağlığını koruyan çalışmalar yürütüyoruz. Çocuğun sağlığı için anne sütü ne kadar önemliyse çocuğun sağlığını korumak açısından da aşılanma o kadar önemlidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan tatlı imalathanesinde 19 Ağustos’ta meydana geldi. İddialara göre, imalathanede tatlı ustası olarak çalışan İsmail Can Seçkin, iş yerinde çalıştığı sırada 4 metrelik merdivenden düşerek ağır yaralandı. Yaralanan Seçkin, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin yapılmasının ardından hastaneye sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi gören Seçkin’in yakınları, Seçkin’in yaklaşık 4 aydır sigortasız çalıştığını, kazanın meydana gelmesinin ardından sigorta girişi yapılana kadar olay yerinde bekletildiğini iddia etti. E-Devlet kayıtlarında ise Seçkin’in sigortasının 19 Ağustos’ta yapıldığını ve belirli aralıklarla sigorta giriş çıkışı yapıldığı görüldü.
“Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı”
Kardeşinin düştüğünü ve kafasını çarptığı gerekçesiyle arandığını belirten Halil İbrahim Seçkin, “Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı. Düşmüş gibi değil kafası kocaman olmuştu, neredeyse büyüklüğü iki katına çıkmıştı. Her tarafı kan revan içindeydi ve üstünde iş kıyafetleri vardı. Ben hastaneye geldiğimde olay çok ciddi durumdaydı. Doktor ‘kafasının önünden arkasına cam kırığı gibi kadar çatlaklar var, bu darbe çok kötü bir darbe ve kardeşine bizim yapabileceğimiz bir şey yok’ dedi” diye konuştu.
“Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar”
Seçkin, kardeşinin tatlı imalathanesinde 8 yıldır çalıştığını ve bu süre zarfında birden fazla sigorta girişinin olduğunu belirterek, “Giriş ve çıkış yapmışlar. En son yine 4 ay sonra çıkışını vermişler. Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar. 8 senedir aynı yerde düzenli çalışıyor ve kardeşim düştükten sonra yapılmış” dedi.
Seçkin, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırılan ve yoğun bakımda tedavi altına alınan kardeşinin yüzde 95 oranında felçli kalabileceğini dile getirdi.
“Herkes bizi görünce arkasını dönüyor”
Oğlu İsmail Seçkin’in kaza geçirdiği imalathaneye gittiklerini dile getiren anne Emine Alaca, “Herkes bizi görünce arkasını dönüyor. Bizi çalışanlarla konuşturmadılar. Bizi çember içerisine aldılar ki hiç kimseyle konuşmayalım. Biz iş yerinden bir arkadaşını aradık ve yanında kim vardı? Diye sorduk. O da ‘abla düştüğünde ben hiçbir şey görmedim. Sadece ambulans geldiğinde biz 7-8 kişi içeri girdik’ dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu’da yaşayan 44 yaşındaki Yücel Çiftçi, hemşire olarak görev yaptığı sırada hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olmak için sınavlara girdi. 23 yıl hemşire olarak görev yapan Yücel Çifci, 37 yaşında girdiği sınavı kazanarak veteriner fakültesine yerleşti. Fakülteyi derece ile bitiren Yücel Çifci, bir süre sonra hemşireliği bırakarak veteriner hekim oldu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde klinik açan Çifci, hemşirelik süresince edindiği tıbbi birikimi kullanarak hayvanlara umut oluyor. İşini çok sevdiğini söyleyen Çifci, gençlere çağrıda bulunarak hiçbir şekilde hedeflerinden yılmamalarını ve hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu.
“Özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım”
Fakülteden derece ile mezun olduğunu belirten Yücel Çifci (44), “23 yıl Sağlık Bakanlığında hemşire olarak görev yaptım. Görevim sırasında gerek hayvanlara olan tutkumuz, gerek doğaya olan tutkumuz, gerek vatanımıza, milletimize bir hizmet olsun diye bir yola çıktık ve veteriner fakültesine girdik. Veteriner fakültesinden derece ile mezun olduktan sonra belli bir süre daha memuriyetime devam ettim. Daha sonra da memuriyetten ayrıldım ve özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım. Çalışmalarımız, çiftlik ortamlarında, aile işletmelerinde ve kliniğimizde devam etmektedir” dedi.
“Bir cana hizmet aşkıydı”
Hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olduğunu söyleyen Çifci, “İnsanın içerisinde sevgi olmadan bu işi yapması mümkün değildir. İster istemez bende Anadolu’dan bir insan olarak her ne kadar annem ve babam memur olsa da yaz aylarında sürekli köydeydik, köyde yetişip büyüdük. Bu aslında bir cana hizmet aşkıydı. Bunu insanda da yıllar boyunca yaşadım. Şu an da veteriner olarak yine canlara hizmet ediyoruz. Istırabı hafifletebiliyorsak ne mutlu bizlere” diye konuştu.
“İnsanlık için veteriner olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”
Hemşirelikte edindiği tecrübeleri veteriner hekim olduktan sonra birlikte kullanmaya başladığını anlatan Çifci, “Belli bir bilgi birikimine ister istemez beşeri sektörde sahip oluyorsunuz, bunu veteriner fakültesinde bir hekim olarak taçlandırıyoruz. Bizler de bu iki bilgiyi birleştirip bir armoni oluşturduk. Bunun da faydalarını gördük. Korona virüs döneminde ben hemşire olarak görev yaptım. Türkiye’de ilk korona nöbetini tutan hemşirelerdenim. Beşeri hekimlik bizlere çok şeyler kattı, bizler de bu bilgileri veteriner hekimlikle birlikte süsledik ve insanlara bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Hasta hayvanımı tedavi etti ve ondan olan buzağısına Yücel ismini verdim”
Daday ilçesine bağlı Görük köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Seher Çakal ise, “Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvan yetiştirirken hayvan hastalıklarıyla da karşılaşıyoruz. Yakın bir tarihte hayvanımın bir tanesinde rahim çıkması hastalığı yaşandı. Sağ olsun Yücel Bey bizlere çok yardımcı oldu. Çok bilinçliler. 10 günlük bir tedavinin ardından hayvanımı normal hale getirdi. Tedaviden önce hayvanım yerinden kalkmaz durumdaydı. Yücel Bey yaptığı tedavi sonrasında hayvanı ayağa kaldırabileceğini ve kendisine 3-4 gün müsaade etmesi gerektiğini söyledi. Dediği gibi tedavinin dördüncü günü ineğim ayağa kalktı, toparladı ve şu anda normal bir hayvan haline döndü. Benden bütün randımanı aldım. Ben Yücel Beye ve diğer emekleri geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Hasta hayvanının buzağısına “Yücel” ismini verdiğini söyleyen Çakal, “Rahim çıkması hastalığını yaşan ineğimizin durumu çok sıkıntılıydı ve buzağısını Yücel Bey kurtardı. Ben de, sağlıklı bir şekilde buzağısı doğunca “Yücel” adını koydum” dedi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-111’ ve ‘KB-4510’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 11’i çocuk toplam 26 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA’NIN ‘casus balinası’ olarak bilinen Hvaldimir, Norveç’in Risavika Körfezi’nde ölü bulundu. Kar amacı gütmeyen kuruluş Marine Mind, Hvaldimir’in ölüm nedeninin henüz bilinmediğini belirtti.
Marine Mind’dan Hvaldimir’in ölümüne ilişkin yapılan açıklamada, “Hvaldimir’in ölüm haberini büyük bir üzüntüyle paylaşıyoruz. Bu sabah, bir yerel halktan aldığımız ihbar üzerine olay yerine ulaşan ekibimiz, Hvaldimir’in artık aramızda olmadığını gördü. Ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılacaktır. Hvaldimir sadece bir beluga balinası değildi; o bir umut ışığı, bir bağlantı sembolü ve insanlar ile doğal dünya arasındaki derin bağın bir hatırlatıcısıydı. Geçtiğimiz beş yıl boyunca on binlerce insanın hayatına dokundu ve insanları doğanın harikaları karşısında huşu içinde bir araya getirdi. Onun varlığı bize okyanusların korunmasının önemini öğretti ve bunu yaparken de bize kendimiz hakkında daha fazla şey öğretti. Hvaldimir, insanlar ve vahşi hayvanlar arasında çok az kişinin yapabileceği bir şekilde köprü kurdu. Pek çok kişi için özeldi ve onunla karşılaşma ayrıcalığına sahip olan herkes üzerinde silinmez bir iz bıraktı” denildi.
Casus balina olarak bilinen Hvaldimir, 2019’da bir mekanizmaya bağlanmış kamerayla Norveç açıklarında yüzerken görülmüştü. Batı medyası ve sosyal medyada balinanın ‘Rus casus’ olabileceği hakkında iddialar yer almıştı. Norveççe’de ‘hval’ balina anlamına gelmektedir. Balinaya Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de ismi verilerek ‘Hvaldimir’ adı verilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japonya’da akıllara durgunluk veren bir intihar olayı yaşandı. Polis ve görgü tanıklarından edinilen bilgilere göre olay Cumartesi günü 18.00 sıralarında Yokohama şehrinde meydana geldi. Bir alışveriş merkezinin 12. katındaki terastan atlayan 17 yaşındaki kız lise öğrencisi, o sırada yolda yürüyen 32 yaşındaki bir kadının üzerine düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, ağır yaralanan 2 kişi hastaneye kaldırıldı. İntihar eden genç ve yayanın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı. – TOKYO
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’dan Gürcistan’a seyir halinde olan Panama bayraklı 81 metre boyundaki “FG SEFA” adlı kuru yük gemisinde, Çanakkale Boğazı Karanlık Liman Demir Sahası’nın kuzeyinde makine arızası meydana geldi.
Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine, bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “TÜRKELİ” römorkörü ve kılavuz kaptan sevk edildi.
Gemi, Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezinin koordinasyonunda, kılavuz kaptan ve “TÜRKELİ” römorkörü refakatinde götürüldüğü Karanlık Liman Demir Sahası’na emniyetle demirletildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde yapımına başlanan caminin temel atma törenine Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, İlçe Müftüsü Muhammed Aydın, hayırsever iş adamları ve vatandaşlar katıldı.
Toplam bin 400 metrekarelik alanda 3 katlı olarak inşa edilecek olan yeni cami, hayırsever iş adamları tarafından hayata geçirilecek. Temel atma töreninde hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Şener Söğüt, “Hayırsever vatandaşlarımızın desteğiyle hayata geçirilecek camimizin temelini attık. Rabbim hayırlısıyla bitirmeyi nasip etsin, emeği geçenlerden Allah razı olsun” dedi. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öyle ki bilim insanları artık uykunun faydalarının ne olduğu sorusunu bir kenara bıraktı. Bunun yerine uykunun fayda sağlamadığı herhangi bir alan olup olmadığını araştırmaya başladılar.
Uyku alanında önde gelen uzmanlardan biri de University of California Berkeley’de sinir bilimi ve psikoloji bölümü öğretim üyesi olan Profesör Matthew Walker.
Walker, milyonlarca insanın verilerini inceleyerek yazdığı kitabında “Uyku, dünya üzerinde var olan en demokratik ve en ucuz sağlık sistemi” diyor.
Uykunun faydaları neler?
Bilimsel çalışmalar, uykusuzluğun beynimiz ve vücudumuz üzerinde çok ciddi etkileri olduğunu gösteriyor.
Alzheimer, kanser, kalp krizi, obezite, şeker, depresyon ve hatta intiharın uykusuzlukla bir şekilde bağlantısı var.
Çünkü insan vücudundaki belli başlı fizyolojik sistemler ve beyinle ilgili faaliyetler, uyurken yenileniyor.
Uykusuzluk durumunda ise ciddi sıkıntılar baş gösteriyor.
Ancak uykunun tüm faydasına rağmen uykuya dalmak her zaman çok da kolay olmuyor.
O halde kaliteli bir uyku için neler yapılabilir?
İşte Profesör Walker’ın iyi bir uyku için önerileri:
1. Her gün aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın
İyi bir uyku düzenini oturtmanın ilk adımı çok basit: Her gün aynı saatte yatın ve aynı saatte kalkın.
Bunlar içinde de en önemlisi kalkma saatinizi alışkanlığa dönüştürmek.
Zira her gün aynı saatte kalkmak günün sonunda aynı saatlerde uykunuzun gelmesine yardımcı olur.
2. Odanızı karanlığa gömün
Vücudun biyoritminin düzenlenmesinde büyük önem taşıyan melatonin hormonunun salgılanması için karanlık bir ortamın sağlanması gerekir.
Yatmadan bir saat önce bulunduğunuz odayı loşlaştırın.
Melatonin salgılanmasını olumsuz etkileyen bir diğer etken de elektronik cihazların ekranından gelen mavi ışık.
Uyumadan en az bir saat önce elektronik cihaz kullanmayı bırakın.
3. Ortamı serin tutun
İyi bir uykunun yolu, uyuduğunuz ortamın serin olmasından geçiyor.
Zira, dinlendirici bir uyku için beynimiz ve bedenimizin sıcaklığının normalden 1 derece daha düşük olması gerekir.
Dolayısıyla yattığınız odanın ideal sıcaklığı 18 derece civarında olmalı.
4. Yatağınızı sadece uyumak için kullanın
Eğer uykuya dalmak için geçirdiğiniz süre 20 dakikayı aşıyorsa, yataktan çıkın ve uykunuz gelene kadar başka bir odada bir şeylerle uğraşın.
Mesela kitap okuyun, televizyon izleyin. Ancak bu işleri yatağınızda yapmayın.
Yatağınızda uyumak dışında başka bir faaliyette bulunmamamız beyninizin burayı uykuyla bağdaştırmasına yardımcı olur, bu da uyku kalitenizi artırır.
5. Kahve gibi uyarıcıları azaltın
Pekçok insan gün içerisinde yüksek miktarlarda kola, kafein ve tein gibi sinir sistemini uyaran maddeler tüketir.
Profesör Walker, kahvenin içinde yer alan kafeinin 12 saate kadar vücudunuzda kaldığını hatırlatıyor.
Yani siz her ne kadar uykudan birkaç saat önce kahve içmediğinizi düşünseniz de daha erken saatlerde tükettiğiniz kafein vücudunuzda aktif kalmayı sürdürüyor.
Profesör Walker uykudan 12 saat önce bu maddeleri almayı kesmenizi öneriyor.
6. Alkol tüketimine dikkat edin
Genel kanının aksine, alkol rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olmaz.
Aksine uykudan önce yüksek miktarda alkol tüketimi uyku kalitenizi çok ciddi anlamda olumsuz etkileyebilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖSYM tarafından iki yılda bir gerçekleştirilen KPSS Ön Lisans oturumu gerçekleştirildi.
10.15’te başlayan ve 120 sorudan oluşan sınavda adaylara genel yetenek-genel kültür testleri uygulandı. 130 dakika cevaplama süresi verilecek sınavda, ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek.
Adıyaman’da 43 binada yapılan sınava 13 bin 500 kişi katılım sağladı.
Sınava girecek olan adaylar erken saatlerden itibaren sınavı yapılacağı binaya geldi. Adayların yakınları da okul önünde bekledi. Üst araması yapılan adaylar, belgelerinin kontrol edilmesinin ardından sınav salonlarına alındı. Saat 10.00 itibariyle kapılar kapatılarak geç kalan adaylar alınmadı. Bir aday ise 10.15 olan sınav saatini 10.00 olan giriş saati ile karıştırdı. Bina önüne gelen adaya kapıların kapatıldığı ve içeri girişlerin sonlandırıldığı ifade edildi. Sınav sonuçları 20 Eylül’de açıklanacak. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>81 İLDE yapılan KPSS Ön Lisans sınavına geç kalan 3 aday sınava giremedi. Sınava geç kalan öğrenciler içeri alınmadı.
Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans uygulaması sınavı 81 ilde yapılıyor.1 milyon 205 bin 899 adayın başvurduğu sınav için 3 bin 273 bina ve 60 bin 574 salon tahsis edildi. Saat 10.15’te başlayan sınavda adayların 130 dakikada 120 sorudan oluşan genel yetenek ve genel kültür testlerine yanıt vermeleri isteniyor.
KOŞTULAR AMA YETİŞEMEDİLER
Avcılar’da Abdülkadir Uztürk Ortaokul’nda yapılan sınava 3 aday geç kaldı. Okul önünde bekleyen aileler geç kalanlara ‘Koş yetiş’ uyarısında bulundu. Adresi karıştıran bir aday, önce Abdülkadir Uztürk Ortaokulu’na geldi. Görevliler tarafından yanlış okula geldiği söylenen aday, yakında bulunan diğer okula yönlendirildi. Ancak sınav saatini kaçıran aday içeri alınmadı.Trafik denetimine takıldığını anlatan bir aday ile yakınının otomobiliyle sınava gelen bir başka aday da saat 10.00’dan sonra sınava geldiği için okul bahçesine alınmadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt genelinde 2 yıl ara ile organize edilen KPSS Ön Lisans oturumu saat 10.15 itibarıyla başladı. Memur olabilmek için yüz binlerce kişinin katılım sağladığı sınav nedeniyle birçok okulun önünde yoğunluk oluşurken, Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nde de aileler adaylarıyla birlikte büyük heyecan yaşadı. Sınav başlangıcına kadar aileler adaylarının yanında ayrılmadı. Bazı kişiler ise KPSS’nin başlama saatine saniyelerle yetişti. Zaman dolmadan koşarak sınav salonlarına doğru giden adaylar görevli personeller tarafından kontrollerinin yapılmasının ardından hızlıca içeriye alındı. Piercing tarzı takılarını çıkartmadan son anda sınava gelen birkaç kadın aday ise girişte büyük zorluk yaşadı. Görevli personeller tarafından kendilerine bu şekilde sınava girmelerinin yasak olduğu belirtilen adaylara takılarını çıkartmaları konusunda yardımcı olundu.
Adaylara genel yetenek-genel kültür testlerinin uygulanacağı toplam 120 sorudan oluşan sınav 130 dakika sürecek. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorum FK maçını değerlendiren Suat Kaya, ligde oynadıkları 4 maçta beraberlik aldıklarını belirterek, “Yaşamak istemediğiniz her şeyi bu süreçte yaşıyoruz. Kısa sürede bir takım kurarak oyuncuları yapılandırdık. Rakiplerimize karşı direnç göstermekten başka çaremiz yok. Ama bugün hesapta yoktu uzatmalarda bir gol yedik. Oyuncularımızın hepsini helal olsun. Çünkü 2 ayda 3 sportif direktör bir de yönetim değişikliği hem şehri hem de oyuncuları ister istemez etkiliyor. Transfer sezonunun bitmesine yarından sonra 10 gün kalıyor. Oyuncu alma sayımız da biraz yükseldi. Buna mecburuz. İlk yarıda ve ikinci yarının başında oyuncu değiştirmemiz gerekiyordu. Ama hep dirence göre hareket ediyoruz. Aynı oyuncuları içeride tutmaya çalışıyoruz. Kahretmedin ama nasip buymuş. Zor bir rakip iyi bir ekip iyi hazırlanmış bir ekip karşısında bu kadar iyi bir defans anlayışındaki Sakaryaspor vardı” diye konuştu.
Çorum deplasmanına gelirken verdiği destekten dolayı Sakarya Belediye Başkanına teşekkür eden Kaya, “Öncelikle buraya gelmemize çok büyük eneği olan Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Uzun bir yolculuktu. Oyuncularıma çok büyük teşekkür ediyorum. Mesafe ve hiçbir şeyi tanımadan bizleri her gittiğimiz yerde destekleyen taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Toplantı sonrasında bir gazetecinin “Milli ara da bizi neler bekliyor takımda kondisyon eksikliği göze çarpıyor neler söylemek istersiniz” yönündeki soruyu Kaya, “Kondisyon eksikliğine katılmıyorum çünkü her hafta bir elime yakalıyoruz. Biz kolay başlamadık. En zoru bizdik ama direnç arttıkça oyuncu kalitesi yükseldikçe aslında canımı acıtan şey şu siz sormadınız ben söyleyin buraya gelirken gelmek istemeyen bir oyuncu bana sorsaydınız kim eksik diye sadece Kahraman’ı söylerdim çünkü kart cezalısı. Ama hakikaten formayı ıslatma niyetli bir oyuncu grubum var. Elinden geleni yapmaya çalışan bir oyuncu grubum var. Futbolcularla ne söylersen eksiksiz yapıyor bu nedenle çok mutluyum. O takviyeden olmalı takviyeler olmalı siz de farkındasınız oyunu durduruyoruz” sözleriyle yanıtladı.
Kaya, maça gelmek istemeyen oyucularla ilgili soruya ise şu sözlerle cevap verdi; “Bir tanesi gelmek istemedi öteki de doktor raporu olmadığı için şu anda yüzde 50’deyim ismini söylemek istemiyorum ama içerideki grup umursamadı bile hepsini helal olsun. Büyümüş şöyle söyledi, gitmek isteyen kim varsa kapıyı açacak isteyenler benim ağzımdan gönderebilirsin onun için sabah kahvaltıya kadar bekledim gelmek istemeye kapı açık ismi cismi ne olursa olsun. Elimizdeki oyuncular bize yeter” – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DENİZLERDE 15 Nisan’da başlayan av yasağı 1 Eylül itibariyle sona erdi. Yaklaşık 4 buçuk aylık aranın ardından balıkçılar gece yarısı itibarıyla ‘Vira Bismillah’ diyerek denize açıldı.
2024-2025 su ürünleri av sezonu, 1 Eylül itibarıyla başladı. 15 Nisan’da ara verilen denizlerde gırgır ve trol yöntemiyle balıkçılık faaliyetleri, yaklaşık 4 buçuk aylık aranın ardından tekrar başladı. Denize açılan balıkçılar ağlarını büyük bir heyecanla denize bıraktı.
YENİ SEZON PALAMUT BOLLUĞUYLA BAŞLADI
Arnavutköy’de av yasağının sona ermesi ile Karaburun Limanı’ndan denize açılan balıkçılar, sezona palamut bolluğu ile başladı. Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu da, balıkçı esnafı ile bu heyecana ortak oldu. İlk tutulan palamutlar vatandaşlara dağıtıldı.
Balıkçılık sezonunun hayırlı ve bereketli olmasını dileyen Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, “Karaburun’umuzda ve Arnavutköy’ümüzde balıkçılıkla uğraşan tüm esnafımıza hayırlı, bol kazançlar diliyorum. Çapari balıkçılığında son on beş gündür bereketli mahsuller oldu. İnşallah ağ ile de balıkçılarımız, denize gönül vermiş dostlarımız bereketli bir sezon geçirecekler, ben de yasakların kalktığı ilk günde reislerimizle denize çıktım, ayağımız bereketli geldi. Bu sene palamut bol olacak gibi duruyor. İnşallah böyle devam eder. Tüm vatandaşlarımızın balığa doyduğu bir sezon olmasını temenni ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Rumelifeneri Balıkçı Barınağı’nda düzenlenen 2024-2025 Balık Av Sezonu Açılış Programı’na katıldı. Burada konuşan Özel, “Biz iktidar olduğumuzda ne yapacağımızı biliyoruz. Birinci iş Denizcilik Bakanlığı kuracağız. Denizcilik olur adı, su ürünleri ve balıkçılık olur ama bir Denizcilik Bakanlığı kuracağız” dedi.
Sarıyer Belediyesi tarafından bu gece yarısı itibarıyla başlayan deniz av sezonu dolayısıyla 2024-2025 Balık Av Sezonu Açılış Programı düzenlendi. Rumelifeneri Balıkçı Barınağı’nda düzenlenen programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Sarıyer Belediye Başkanı Mustafa Oktay Aksu, partililer, balıkçılar ve vatandaşlar katıldı. Etkinlik, özel horon gösterisi sunumuyla başladı. Ardından Özgür Özel kendisine hediye edilen Sarıyer Spor Kulübü atkısı ve madalyasıyla sahneye çıktı.
‘DÜNYANIN 3 GÜZEL DENİZİ ÜLKEMİZİ ÇEVRELİYOR’
Burada konuşan Özel, “Memleketimiz 200 tane doğal gölü olan, 300 tane baraj gölü olan, 33 tane büyük akarsuyu ve nehri olan ancak hem bu akarsuların rejiminin doğru kullanılmadığı, hem de bir yandan göllerimizden ve denizlerimizden yeterince yararlanamadığımız bir memleketteyiz. Dünyanın 3 güzel denizi ülkemizi çevreliyor, bir diğeri de bir iç deniz olarak Marmara Denizi gibi bir hazineye sahibiz veya sahiptik. Bu konuda yapılabilecek geriye kalan ne varsa bunun araştırılması ve Marmara Denizi’nin olması gerektiği gibi temiz, gözümüz gibi bakılan, bizi doyurduğu gibi bizim de onun yarınlarını düşündüğümüz bir iç deniz olarak korunmaya devam edilmesi, son dönemlerdeki boş vermişliğin mutlaka ortadan kaldırılması gerekiyor” dedi.
‘İKTİDAR OLDUĞUMUZDA BİRİNCİ İŞ DENİZCİLİK BAKANLIĞI KURACAĞIZ’
Özel, “Biz iktidar olduğumuzda ne yapacağımızı biliyoruz. Birinci iş Denizcilik Bakanlığı kuracağız. Denizcilik olur adı, su ürünleri ve balıkçılık olur ama bir Denizcilik Bakanlığı kuracağız. Bakanlığın kurulmasının yanında sadece ÖTV’siz değil KDV’siz mazotun da verilmesi gerektiği önemli bir tespit olarak öneri olarak duruyor. Resmiyette bir meslek olarak tanımlanmasının, balıkçılığın kanunla tanımlanmış meslekler arasında olmamasının bir sorun olduğu ortada. Yapılar var, dernekler var, kooperatifler var ama belki bir oda, bir birlik anlamında Ankara’da temsil edilecek kamu yararına bir meslek odasına dönüştürülmesi gerekiyor. Çalışanların sosyal güvencesi gerçekten sorumlu sosyal güvenceye sahip olmaları lazım. Ama sektör bu haldeyken, devletin bu sosyal güvenlik primlerinin önemli bir kısmını karşılaması gerekiyor” diye konuştu.
‘HEP BİRLİKTE ‘VİRA BİSMİLLAH’ DİYORUZ’
Törenin ardından Özgür Özel ve beraberindekiler ‘Bakarlar’ isimli balıkçı teknesiyle birlikte denize açıldı. Özel, balıkçı tayfasıyla sohbet edip yeni sezon için iyi temennilerde bulundu. Yağmurluk giyip eline ağ alan Özel, güverte üzerinde fotoğraf çektirdi. CHP lideri Özel, “31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gece saat 00.00’ı geçti ve av yasakları bitti. Bütün bir yazı bu geceye ve bundan sonrasına hazırlıkla geçiren, ekmeğini denizden çıkaran kardeşlerimizle birlikte denize açıldık. Şimdi hep birlikte ‘Vira Bismillah’ diyoruz. Rast gelsin inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Merkez Bahçelievler Mahallesi Kahramanlar Caddesi üzerinde bulunan evlerinde oturan Merve Daşcan (25), ile eşi Ekrem Daşcan (36), arasında henüz belirlenemeyen nedenlerden dolayı tartışma çıktı. Çıkan tartışma sonrası cinnet getiren Ekrem Daşcan, eline aldığı tabancayla eşini kovaladı. Eşini evlerinin giriş kısmında yakalayan Ekrem Daşcan, Merve Daşcan’ı başından vurdu. Eşini öldüren Ekrem Daşcan daha sonra aynı tabancayla eşinin cenazesi başında kendi canına kıydı. Silah sesleri ve evde bulunan 1, 4 ve 7 yaşındaki çocukların çığlık seslerini duyan vatandaşlar, olay yerine koşarak durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri Merve ve Ekrem Daşcan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri ile olay yerine gelen cumhuriyet savcısının yaptığı incelemelerin ardından Merve ve Ekrem Daşcan’ın cenazeleri otopsi yapılmak üzere Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morguna kaldırıldı. Öte yandan yaşanılan vahşete şahit olan çocuklar ise polis ekiplerince alınarak olay yerinden götürüldü.
Polis ekipleri yaşanılan olay sonrası Merve ve Ekrem Daşcan’ın ailelerinin bir birine saldırmaması ve olumsuzlukların olmaması için morgda güvenlik önlemleri aldı.
Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 55 PJ 512 plakalı plastik hammaddesi yüklü tır, Genç- Bingöl kara yolunda seyrederken dorse kısmından alev aldı.
Yangını fark eden sürücü, tırı yolun kenarına çekerek durumu itfaiyeye bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye gelen Genç Belediyesi itfaiye ekibi, yangını söndürdü.
Yangın nedeniyle tırın dorsesi kullanılamaz hale geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özel, Rumelifeneri Mahallesi Balıkçı Barınağında “Balık Av Sezonu Açılışı”na katıldı.
Açılışta konuşan Özel, balıkçıların sorunlarını bildiklerini ve iktidara geldiklerinde bu sorunları çözeceklerini söyledi.
Bilinçli avlamanın önemine dikkati çeken Özel, Mecliste balıkçılık araştırma komisyonu kurduklarını ve bu komisyonun çok önemli çalışmalar yaparak, bir rapor hazırladığını belirtti.
Özel, bu rapor sayesinde balıkçıların sorunlarına ilişkin çok önemli bir adım atıldığını aktararak, balıkçılığın resmiyette bir meslek olarak tanımlanmamasının önemli bir sorun olduğunu kaydetti.
Balıkçıların da sosyal güvenceye sahip olmaları gerektiğine işaret eden Özel, “Balıkçılara yapılan destekler var ama çok yetersiz, bu desteklerin arttırılması gerekiyor. Yine liman ve iskelelerin fiziki sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Türkiye’de çözülmesi gereken birçok sorun var ama kimse üzülmesin hepsinin çaresi var. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin aradığı güvenli limandır. Zor günlerden kurtulmak için ve yeniden çok daha güçlü bir şekilde yelkenlere rüzgarı doldurmak için Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Sezonun açılışı hayırlı olsun. Vira bismillah diyoruz. Bereketli olsun.” diye konuştu.
Dualarla yeni av sezonun açılışının ardından Özel, bir balıkçı teknesiyle denize açıldı.
“Çare bir denizcilik bakanlığının kurulması”
Dönüşte gemide gazetecilere açıklama yapan Özel, “Av yasakları bitti. Bütün bir yazı bu geceye hazırlıkla geçiren, ekmeğini denizden çıkaran kardeşlerimizle birlikte denize açıldık. Hep beraber vira bismillah dedik. Bundan sonra kazançlarının bol ve bereketli olmasını diledik. Geçen sene burada 8-9 metrelik dalgaların yarattığı büyük bir yıkım olmuştu. ‘Onarılmaması durumunda gelecek sene büyük bir felaket olur.’ diyorlar. Artık balıkçı, kendisine gerçekten sahip çıkılmasını bekliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Özgür Özel, balıkçıların birçok sorunu olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Barış Karadeniz milletvekilimizin önerisiyle Mecliste kurulan komisyon aslında neler yapılması gerektiğini tek tek sıraladı. İş bunları uygulamakta. Maalesef hükümet bunları uygulamadığı için ciddi sıkıntılar var. Çare bir Denizcilik Bakanlığının kurulması. Üç tarafı denizlerle çevrili ve Marmara Denizi gibi dünyanın en kıymetli iç denizine sahip ülkemizde Denizcilik Bakanlığı yok. Denizcilik Bakanlığı olmadığı için balıkçıların sorunlarını dinleyen, çözüme kavuşturacak mekanizmalar çok zayıf ve hantal kalıyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ilk atanan bakanlar kurulunda Denizcilik Bakanı olacak. Balıkçıların sorununu her daim birinci gündemi yapacak. Biz bu ülkede balıkçıların yüzünü güldürürsek onlar da hepimizin yüzünü güldürür. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı motosikletli Yunus timleri, durumundan şüphelenerek durdurmaya çalıştıkları araç kaçınca kovalama sonucu İlkadım ilçesi Gar Kavşağı yanında yakaladı Araçta bulunan M.Y.’nin üzerinden 2 adet ruhsatsız tabanca ve 14 adet mermi ele geçirildi. Olayla ilgili M.Y. gözaltına alındı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre ilk olay, Onikişubat İlçesi Maarif Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre bir grup, bölgedeki bir iş yerine silahlı saldırıda bulundu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi.
Bir diğer silahlı çatışma ise Dulkadiroğlu İlçesi Milli Eğitim Caddesi’nde meydana geldi. Silahlı çatışmalarda ilk belirlemelere göre 4 kişinin yaralandığı öğrenildi. İki olayda ilk belirlemelere göre 4 kişinin yaralandığı öğrenilirken, olay sonrası yaralılar kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.
Polis ekiplerinin iki olayla ilgili incelemesi sürüyor. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARDAHAN’da akşam saatlerinde etkili olan şiddetli dolu, Ardahan- Kars karayolunu beyaza bürüdü.
Kentte akşam saatlerinde gök gürültülü sağanak etkili olurken, yağış, gecenin ilerleyen saatlerinde yerini şiddetli doluya bıraktı. Fındık büyüklüğündeki dolu, Ardahan- Kars karayolunu kar gibi beyaza bürüdü. Dolu nedeniyle araç sürücüleri güçlükle ilerledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 4. haftasında Çorumk FK, sahasında Sakaryaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Serkan Özbalta, bazı takımların bir tane maça ihtiyacı olduğunu ve kazandıkları zaman uçağın burnunu kaldırarak yoluna devam ettiğini belirterek, “Geçtiğimiz yıl da buna benzerdi, ivme kazandıktan sonra daha özgüvenli bir oyunla, ne yaptığını bilen oyuncu grubu ile neredeyse finalin kapısından döndüğümüz bir sezon yaşadık. Bu sene de bunu Çorum Futbol Kulübü’nün geçen yılki başarısından dolayı her çıktığı müsabakada daha titizlikle daha dikkatli davranacağını bizler de taraftarımız da herkes biliyor. Çalışmalarımızı ve söylemlerimizi o yönde yapıyoruz. Bugün de her teknik adam gibi bizler de lige ara verilmeden önce maçı içeride kazanmak istiyorduk. İlk yarıda hemen 10. dakikada Sakaryasporlu oyuncuya gösterilen bir kırmızı kart vardı. Ondan önce Sakaryaspor’un bu şekilde Çorum’a gelmesini istemiyordum. Çünkü oyuncularıma son antrenmandan önce ‘Bu çok tehlikeli bir durum, çünkü kaybedecek bir şey olmadığı zaman insanlar her şeyi yapabilirler’ dedim. Maç Sakaryasporlu oyuncuların aleyhine mağlubiyetle sonuçlansaydı onları suçlayacak hiçbir kademe olmayacaktı. Ben de bu anlamda oyuncularıma şunu söyledim; gerçekten buraya böyle gelmelerini istemiyorum, normal bir maç gibi gelseler sorun değil ancak çok tehlikeli bir durum var. Bu durumu inanılmaz bir şekilde dikkatli davranarak sahada lehimize çevirmek durumundayız. Yoksa başımıza çorap örebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Tempoyu arttırırken talihsiz bir gol yedik”
Maçın 10 dakikasında Sakaryasporlu oyuncunun kırmızı kart gördüğünü hatırlatan Özbalta, “Enteresandır bazen böyle durumlar olabilir. Enteresan şekilde işler değişebilir. Kırmızı kart gelince belki herkesin aklında farklı bir galibiyet, Çorum rahatlayacak gibi bir algı oluşabilir. Ama biz dikkatli olmak zorundayız teknik heyet itibarıyla davranmak zorunda, bunu da bilerek oyunun temposunu yükseltmek istedik. Çünkü rakibi oyuna ortak etmek istemedik. Çünkü 10 kişi kalınca bazen kendi oyuncularınız rehavete kapılabilir. Rakip takımda da 10 kişi kaldığı için iki kişilik koşmam gerekiyor dürtüsü sinir sistemi beyne sinyal verir. Böyle bir duruma düşmek istemedik, tempoyu artırdık. Tempoyu arttırırken talihsiz bir gol yedik. Ondan sonra bütün çabalarımız oyunu çevirme yönündeydi. Bazen çok sayıda gol pozisyonu oluyor ancak sonuç alamıyorsunuz. Ahmethan’ın vuruşu gol olsa belki de sahadan galip ayrılacaktık. Olmadı ama sevindirici olan bu takım gerçekten iyi bir takım” şeklinde konuştu. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Sarıçam ilçesi Dağcı Mahallesi’ndeki geri dönüşüm fabrikasında yangın çıktığı ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
İtfaiye ekipleri plastik atıkların bulunduğu alandaki alevlere müdahale etti.
Bu sırada yangının büyüme ihtimaline üzerine bölgeye çevre ilçelerden de takviye ekipler sevk edildi.
Diğer iş yerlerine sıçramadan söndürülen yangın sonucu fabrikada hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’da balıkçılar av yasağının sona ermesiyle birlikte ‘Vira bismillah’ diyerek denize açıldı.
Balık üretiminin çoğalabilmesi açısından Türkiye genelinde 15 Nisan’dan itibaren başlayan av yasağı 1 Eylül 00.00 itibariyle son duldu. Balıkçılar, yeni sezona ‘Vira bismillah’ demek için tüm hazırlıklarını tamamladı. Sezonun açılışı dolayısıyla Canik’te bulunan Balıkçı Barınağı’nda tören düzenlendi. Törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal ve kurum müdürleri katıldı. Horonlar eşliğinde başlanılan törenin devamında balıkçılar dua ederek denize açıldı. Törende konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Av sezonu balıkçılarımız için, Samsun’umuz için, Karadeniz için hayırlı ve uğurlu olsun. Vira bismillah” dedi.
‘KARADENİZ’DE EN FAZLA AV YAPILAN İL SAMSUN’DUR’
Geçen sezon Samsun genelinde 59 bin 800 ton avcılık yapıldığını söyleyen Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, “2024- 2025 sezon açılışımızı ‘Vira bismillah’ diyerek yapıyoruz. Ülkemiz çok zengin bir coğrafyaya sahip. Balıkçılık ile geçinen birçok ailemiz var. Samsun’da 210 kilometrelik sahil kesiminde av sezonuna baktığımızda balıkçı teknelerimiz 493 tanesi denizlerde 131 tanesi de iç sularda olmak üzere 629 tane teknemiz var. Bunun 181 tanesi 12 metre üzeridir. Geçtiğimiz yıl av sezonuna baktığımızda ülke genelinde 350- 400 bin ton avcılık, ilimize baktığımızda toplam 59 bin 800 ton avcılık yapılmıştır. Karadeniz’de en fazla av yapılan il Samsun’dur. Burada başta orta su trolü başta olmak üzere gırgır ile yapılan avlar mevcuttur. En fazla balık türümüze baktığımızda hamsi ve çaça olmak üzere yine palamut, mezgit türlerde avlanabilmektedir. Samsun’da toplam 9 tane su ürünleri işleme tesisimiz, 3 tane de balık unu ve yağı fabrikamız var. İlimiz ekonomisine 55 ile 60 milyon dolar arasında bir girdisi var. Balıkçılık yapan kişi sayısı 6 bin 73 kişi, amatör balıkçılık yapan kişi sayısı da 4 bin 500 kişidir” diye konuştu.
Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç ise bu sezondan umutlu olduğunu belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karamürsel ilçesinde düzenlenen törenin ardından Ereğli Limanı’ndan 38 metrelik gırgır teknesiyle ayrılan Ali Abanoz, İzmit Körfezi’ni geçerek Yalova açıklarında ağlarını denize bıraktı.
Teknenin 25 kişilik mürettebatı, balıkla dolan ağları yaklaşık 2 saatte topladı.
Balıkları tür ve büyüklüğüne göre ayırarak kasalara dolduran balıkçılar, 1000 kasa sardalyayı Yalova Dereağzı balık çıkarma noktasında kıyıya çıkarıp soğutuculu araçlarla Bursa ve Karamürsel Ereğli balık hallerine sevk etti.
Sezonun ilk avını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan balıkçılar, Marmara Denizi’nde ava devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Düziçi ilçesi Kurtuluş mahallesinde bir düğünde iki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyüp kavgaya dönüşmesi üzerine bir kişi silahla evli ve 1 çocuk babası Samet Avcıtürk’ü (26 ) vurarak kaçtı. Ağır yaralanan Samet Avcıtürk kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Hastane önünde bekleyişlerini sürdürürken Samet Avcıtürk’ün acı haberiyle yıkılan ailesi sinir krizleri geçirdi. Bölgeye gelen polis ekipleri tarafından olay yerinde inceleme başlatıldı.
Olay ile ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. – OSMANİYE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, akşam saatlerinde Samsun- Ordu karayolu Çarşamba ilçesi Acıklı mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, Ordu istikametine seyir halinde olan Kubilay Şahin yönetimindeki 55 EE 195 plakalı hafif ticari araç, tali yoldan anayola çıkan Ö.T.Z.’nin kullandığı 55 ANT 514 plakalı motosiklete çarptıktan sonra karşı şeride geçti. Karşı şeride geçen hafif ticari araca, Samsun istikametine seyir halinde olan M.S. yönetimindeki 41 GC 392 plakalı kamyonun ardından H.Y.’nin kullandığı 16 R 8120 plakalı otomobil çarptı. Kazada sürücüler ile araçlarda bulunan 4 kişi yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Çarşamba Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.
Hafif ticari araç sürücüsü Kubilay Şahin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Durumu ağır olan kamyon sürücüsü M.S. ise burada yapılan ilk müdahalesinin ardından Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.
Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 30 Ağustos günü Suadiye Mahallesi Karadere Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre B.K. ile E.K. isimli kişiler arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine pompalı tüfeğe sarılan B.K. ateş ettiği E.K.’yı öldürdü. Olayın ardından çalışma başlatan Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri zanlıyı gözaltına aldı. İşlemleri tamamlanan zanlı, sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fridenau semtindeki Breslauer Meydanı’nda İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etmek ve Filistinlilerle dayanışma göstermek için toplanan yüzlerce kişi daha sonra yürüyüş gerçekleştirdi.
Filistin bayrakları taşıyan göstericiler Rathaus Steglitz metro istasyonuna kadar yürüdü.
Almanya’nın İsrail’e verdiği desteği eleştiren göstericiler “Almanya finanse ediyor, Netanyahu katliam yapıyor, Scholz alkışlıyor”, “İsrail’i silahlandırmayı durdurun”, “Biz binleriz, milyonlarız, hepimiz Filistinliyiz”, “Soykırımı durdurun” ve “Siyonizm öldürür” sloganları attı.
Yürüyüş güzergahı üzerinde Walter Schreiber Platz metro istasyonu yakınlarında, İsrail bayrakları açan bir grup, gösteriyi provoke etmeye çalıştı.
Gösteri bittikten sonra polis çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı.
Zaman zaman polisle göstericiler arasında gerginlik yaşanırken, polis göstericilere sert müdahalede bulundu.
Bir göstericinin yere yatırılarak tedavi edildiği, ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yılı büyük bir coşkuyla kutlandı. Kırıkkale Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda organize edilen konserde sahne alan ünlü sanatçılar Oğuz Aksaç, Murat Aslan ve Gökhan Tombak, performanslarıyla vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Meydana akın eden vatandaşlar, Büyük Zafer’in 102. yılına yakışır bir atmosferde, sanatçıların şarkılarıyla doyasıya eğlendi.
Belediye Başkanı Ahmet Önal, kutlama programında yaptığı konuşmada, “Cumhuriyet kenti Kırıkkale, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı coşkuyla kutluyor. Zafer Bayramı’mız bir kez daha kutlu olsun. Bize bu cennet vatanı armağan eden ülkemizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı. – KIRIKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Halk Eğitimi Merkezi toplantı salonunda düzenlenen Müdürler Kurulu Toplantısı’na İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Rahman Köse başkanlık etti.
Toplantıda, yeni eğitim öğretim döneminde yapılacak faaliyetler hakkında bilgi paylaşımı yapıldı, ilçedeki eğitim süreçlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için atılacak adımlar görüşüldü.
Toplantının ardından Terme Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi konferans salonunda müdür yardımcılarına yönelik Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Bu toplantıda modelin uygulama esasları ve eğitim sistemine getireceği yenilikler hakkında bilgi sunuldu.
Toplantılara İlçe Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Münir Yüksel, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü şube müdürleri, okul müdürleri ve müdür yardımcıları katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYLİKDÜZÜ Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Zeynep Bastık konseriyle kutladı. Alanı dolduran yüzlerce vatandaş, şarkılara eşlik ederek keyifli anlar yaşadı.
Beylikdüzü‘nde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’nci yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Etkinlik kapsamında Beylik Pazar Alanı’nda kortej oluşturuldu. Klasik otomobillerin ve bisikletlilerin de katıldığı kortej, renkli görüntülere sahne oldu. Yürüyüşe Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve eşi Zehra Çalık, ilçe protokolü, sivil toplum kuruluşları ve 7’den 70’e yüzlerce vatandaş katıldı. Yürüyüş, Cumhuriyet Etkinlik Alanı’nda son buldu. Alandaki vatandaşlar, Zeynep Bastık konseriyle keyifli anlar yaşadı.
‘BİZ 102 YILDIR İKTİDARIZ’
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Bugün sizlere baktığımda gözlerinde zafer ışığı, cumhuriyet aşkı ve sevgisi olan on binler görüyorum. Biz 102 yıldır iktidarız, 102 yıldır iktidar olan bir fikrin ve bir liderin neferleriyiz. O lider o kadar mütevazı yaşadı ki, iktidarın aslında ne anlama geldiği zaman zaman karıştırıldı. İktidar demek şan, şöhret, saltanat demek değildir. İktidar, ortaya koyduğunuz fikirler ve yaptığınız icraatlardır. İktidar, milleti kucaklayan sevgi ve şefkattir. Gördüğümüz ve göreceğimiz tek bir iktidar var; o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iktidarıdır” dedi.
Konser sonunda şarkıcı Zeynep Bastık’a plaket ve çiçek takdim edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kültürpark Lozan kapısında düzenlenen açılış töreninde, programa gelirken İzmir Fuarı’nın geçmişini düşündüğünü söyledi.
Fuarda çağın ve teknolojinin yakalanması ile inovasyon, Ar-Ge’ye yönelik çok önemli işlerin yapıldığı bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirten Özel, şöyle konuştu:
“Fuar yeniden Türkiye’nin bir çekim merkezi haline gelmeli. Ben bu fuarda Amerika’yla Rusya’nın teknoloji savaşlarına şahitlik yapmış bir çocuğum. Çocukluğumda gazetelerde haberler çıkardı. ‘Rusya bu sene aya yolladığı kozmonotun kıyafetini getirecek. Ay’ın etrafında dönen uzay aracını sergileyecek’. Amerika öbür sene aydan taş getirir. Ay’da yürüyen örümcek adlı aleti getirirdi. İşte Ay’da kenetlenen 2 uzay aracının parçalarını getirir İzmir’de kenetlerdi. Burada yarışırlardı. Bence İzmir hem Türkiye’deki yeriyle hem dünyadaki yeriyle 40, 60-70 ve 80’lerde yaptığını bugün yapacak olsa dünyanın en önemli teknoloji fuarı, dünyanın araştırma geliştirme inovasyon konularında ya da şirketlerin kendi alanlarında mesela Ar-Ge departmanlarının yarıştığı bir alan haline gelebilir. Bence gelmelidir. Bu potansiyeli, bu birikimi, bu vizyonu vardır. O açıdan bu senenin temasını böyle belirlenmiş olmasını da son derece önemsiyorum.”
Özel, yerel seçimlerde teknolojiden ve yapay zekadan faydalandıklarını, bunun da çok fazla faydasını gördüklerini ifade ederek, yapay zekanın önerdiği bir adayın da belediye başkanı seçildiğini anımsattı.
Seçimlerde yapay zekanın analizleriyle, son 10 günkü miting programını tamamen ölçme değerlendirmeye göre yaptıklarını hatırlatan Özel, “Kesin kazandığımız veya kaybettiğimiz yerlere gitmedik. Gittiğimiz yerde sorun ne? Nasıl kazanırız? Onu gördük, gittik, onu konuştuk. Artvin’de oldu, Marmaris’te oldu, Edirne’de oldu. İzmir’in birçok ilçesinde de o oldu. Seçimlere 10 gün kala belediye başkanlarımıza mahallelerinin güçlü ve zayıf yönleri ile hangi söylemin ikna edeceğini kelime bulutunda bulup yolladık.” dedi.
İzmir’in zaman zaman tepki gösteren, hak ettiğini görmediğinde ve almadığında sözünü esirgemeyenlerin bir kent olduğunu belirten Özel, yaptığı bir konuşma nedeniyle tutuklanan ve bugün tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu’nu dün ziyaret ettiğini söyledi. Özel, Kayserilioğlu’nu partilerinin kuruluşuna davet ettiğini ancak kendisi daha 24 saat geçmeden bu davete karşılık vererek fuar açılışına katıldığını vurguladı.
Bazılarının kutuplaşma istediğini vurgulayan Özel, kutuplaşmaya, kavgaya karşı olduklarını sözlerine ekledi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da Atatürk’ün mirası fuarı 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla açmalarının heyecanını yaşadıklarını söyledi.
İzmir fuarının her zaman zamanın ötesine geçtiğini belirten Tugay, tarih boyunca pek çok ekonomik kriz ve savaşa şahit olan fuarın ara verilmeden düzenlenmeye devam edildiğini kaydetti.
Öte yandan, fuarın özel konuğu insansı robot Sofia sahneye çıkıp kendisine yöneltilen soruları cevapladı.
Konuşmaların ardındın fuarın açılış kurdelesini kesen CHP Genel Başkanı Özel ve protokol üyeleri, stantları gezip fuara katılanlarla sohbet eti.
9 Eylül Pazartesi gününe kadar açık kalacak fuarda, çok sayıda etkinlik ve konser düzenlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ile Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı işbirliğinde organize edilen kampa 67 ilden 641 öğrenci katıldı.
Silifke ilçesindeki Altuğ Verdi, Mehmet Akif Ersoy ve Yıldızım Beyazıt gençlik kamplarında 5 gün süren organizasyon, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarıyla sona erdi.
Kampta teknoloji meraklısı öğrenciler için uzay, dünya, çevre ve bilim atölyeleri, yaratıcı etkinlikler, seminerler, tiyatro gösterileri ile geziler düzenlendi.
“Gençlerimiz geleceğin teknoloji yıldızı olacak”
T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ve Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı da Altuğ Verdi Gençlik Kampı’nda öğrencilerle bir araya geldi.
Hıdır, kapanış etkinliğinin ardından AA muhabirine, gençlerin, 81 ildeki Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde teknoloji eğitimi aldığını söyledi.
Öğrencilerle bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını belirten Hıdır, “Burada eğitim alan gençlerimiz geleceğin teknoloji yıldızı olacak. Bizler de onlarla bağımızı kuvvetlendirebilmek, farklı illerden gelen ‘Deneyap’ öğrencilerimizin birbirleriyle kaynaşmasını sağlamak için kamp programını düzenledik.” dedi.
Hıdır, katılımcıların mutluluklarına şahitlik ettiklerini ifade ederek, “Deneyap Teknoloji Atölyeleri ile ana hedefimiz geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirebilmek. Özellikle TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılacak gençlerin Deneyap atölyelerinden çıkmasını hedefliyoruz.” diye konuştu.
T3 Girişim Merkezi ile öğrencilere özel programlar düzenlediklerini dile getiren Hıdır, şöyle konuştu:
“Milli teknoloji hamlesi vizyonuyla gençlerimize destek olabilmek adına Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Burs Programı’mız var. Yine bu anlamda Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim alan yaklaşık 1000 öğrencilerimize burslar sağlıyoruz.”
“Ortaya koydukları performansı gözlemlemek mutluluk verici”
Milli astronot Gezeravcı da kamp sayesinde gençlerle bir araya gelme şansı bulduklarını anlattı.
Gençlerin, geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Gezeravcı, “Kardeşlerimizin, hayallerini şekillendirdikleri ve geleceğe yönelik bütün birikimlerinin temelini attıkları bu ortamda ortaya koydukları performansı gözlemleme şansı bulmak son derece mutluluk verici.” ifadesini kullandı.
Gezeravcı, öğrencilere, “Gençler, önlerine çıkan bütün sınavlarda, hayat yolunda, atıldıkları bütün maceralarda potansiyellerini hiç kimsenin sorgulamasına, öz güvenlerini kimsenin örselemesine izin vermesinler.” tavsiyesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sütlüce bölgesi Baldan köyünde meşe ağaçlarıyla kaplı alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye, Orman İşletme Müdürlüğü, itfaiye, jandarma ve Munzur Arama Kurtarma Derneği ekipleri sevk edildi.
Ekipler, iş makinelerinin yanı sıra tırmık, kazma ve küreklerle yangına müdahale ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NORVEÇ Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, İsrail’in Batı Şeria’daki geniş çaplı operasyonlarıyla ilgili olarak, “İsrail’in askeri operasyonları, bölgedeki istikrar için öngörülemeyen sonuçlar doğurarak zaten gergin olan durumu daha da tırmandırıyor” dedi.
İsrail ordusu Çarşamba günü Batı Şeria’nın kuzeyinde Cenin, Tulkarim ve Tubas mülteci kamplarını hedef alan askeri operasyonlara başladığını duyurmuştu. İsrail saldırılarında şu ana kadar 17 Filistinlinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı, yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğu ifade edildi. Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stephane Dujarric, Batı Şeria’daki saldırılara ilişkin açıklamasında, “Filistinli sivillerin artan şekilde ölümcül savaş taktiklerine maruz bırakılmasından kaygı duyduklarını” belirtmişti. Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise açıklamasında, ” Gazze’de devam eden dehşetin ortasında, işgal altındaki Batı Şeria’daki durum son derece tehlikeli. Jenin, Tulkarem ve Tubas’ta ve çevresinde gerçekleşen büyük İsrail askeri operasyonları, bölgedeki istikrar için öngörülemeyen sonuçlar doğurarak zaten gergin olan durumu daha da tırmandırıyor. İnsani yardım görevlileri ihtiyaç sahibi herkese ulaşabilmelidir. Yerleşimci şiddeti Filistinlilerin hayatlarını ve geçim kaynaklarını daha da tehlikeye atmaktadır. Silahlı, aşırılıkçı yerleşimciler Filistinlileri terörize etmeye ve onlara zarar vermeye devam etmektedir ve bu neredeyse tamamen cezasız kalmaktadır. Bu tür saldırılar derhal sona ermelidir. İşgalci güç olarak İsrail, uluslararası hukuk gereği Filistinli sivilleri korumakla yükümlüdür. Norveç, Batı Şeria’daki aşırılıkçı yerleşimcilere yönelik AB yaptırımlarına katılıyor ve uygun gördüğü takdirde önlemleri değerlendirmeye devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezi’nde, iş insanları ve esnafa yönelik düzenlenen toplantıda konuşan Vali Buhara, kentin yapılacak yeni projelerle daha hızlı gelişeceğini aktardı.
En önemli projenin istihdam odaklı olduğunu belirten Buhara, organize sanayi bölgesinin genişletilmesi ve küçük sanayi sitesi ile şehrin ivme kazanacağını dile getirdi.
Buhara, şöyle devam etti:
“Yeni 400 yataklı hastane, AFAD, 112 Çağır Merkezi binalarının inşaatları ile yine 200 yataklı uygulama oteli ve Kılıçözü Sanayi Sitesi yakınındaki meslek lisesinin inşaatları tamamlanmak üzere. Kırşehir’in önemli ihtiyaçlarından olan Kapadokya Havalimanı yolu ve çevre yolu inşaatında ise çalışmalar başladı. Hükümet konağı inşaatımızda ciddi yol alındı. Kent merkezindeki Kalehöyük de düzenleme ve Aşıkpaşa Tabiat Parkı içine gölet inşaatı hedefimiz de sürüyor. Kırşehir daha yaşanabilir hale getirmek istiyoruz. Yatırımlar ve projelerle hızlıca gelişen kent olacağız.”
Toplantıya, kentteki kurum amirleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda iş insanı ve esnaf katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesince 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Gençlik Parkı’nda düzenlenen “Hürriyet ve Bağımsızlık Fikrinin Ölümsüz Abidesi 30 Ağustos Zaferi” söyleşisinde Ortaylı, başkentlilerle bir araya geldi.
Konuşmasında, cumhuriyetin Türk halkının kimliğini bağlayan unsur olduğunu ifade eden Ortaylı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemine değindi.
Ortaylı, şu ifadeleri kullandı:
“Ağustos zaferlerinin en sonuncusu 30 Ağustos’tur, 26 Ağustos-30 Ağustos arasıdır, 4 gündür. Gerisi tamamen ricat eden bir orduyu kovalamaktan ibaretti. 14 gün süre istemişti Gazi Paşa, ’13 günde bitti, demek yanılmışız bir gün’ demiş. 13 günde bitti iş.”
Konuşmasının ardından ABB Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Genel Koordinatörü Hacı Ali Bozkurt, Ortaylı’ya tablo hediye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum 9. Kolordu Bölge Bando Komutanlığınca, Yakutiye Kent Meydanı’nda ki Yakutiye Medresesi’nin önünde konser programı düzenlendi.
Orkestra şefliğini Bando Albay Murat Keskin’in yaptığı konserde, solist Bando Kıdemli Başçavuş Osman Nuri Sümer ve Bando Kıdemli Başçavuş Okan Kılıç sahne aldı.
Etkinlikte çeşitli türküler ve marşları seslendiren solistlere, vatandaşlar da zaman zaman eşlik etti.
Etkinliğe, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Valiliğince yürütülen “Yüreğimizdeki Işık” projesi kapsamında Sinemasal Kültür Sanat Derneği ortaklığında gerçekleşen etkinlikte Numune Evler Mahallesi’nde tören alanında film sahnesi içeren platform kuruldu.
Etkinlikte çocuklara “Çizmeli Kedi” animasyon filmi gösterimi yapıldı.
Film izleyen yaklaşık 500 çocuğa çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meclis Başkanlığından yapılan açıklamada, Türk milletinin kurtuluş destanı olan ve 102. yıl dönümü kutlanan Büyük Taarruz ve bu destanın kahramanlarının, Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde açılan sergi ile yeniden anıldığı belirtildi.
29 Kasım 1920’de kabul edilen İstiklal Madalyası Verilmesine Dair 66 Sayılı Kanun’un, Milli Mücadele’nin merkezi olan ve çatısı altında alınan kararlar ile şanlı bir tarih yazan ilk Meclis binasında çıkarılan en önemli kanunlardan olduğuna işaret edilen açıklamada, bu kanunla Kurtuluş Savaşı’nda cephede ve cephe gerisinde büyük fedakarlık gösterenler ile ilerleyen zamanlarda Kahramanmaraş, İnebolu, Gaziantep ve Şanlıurfa şehirlerinin İstiklal Madalyası’na layık görüldüğü hatırlatıldı.
Kanunla cephede bizzat savaşa katılanlara kırmızı, TBMM üyelerine yeşil, TBMM üyelerinden cephede savaşa katılanlara yeşil-kırmızı ve cephe gerisinde mücadele verenlere beyaz renk kurdele ile İstiklal Madalyası verildiği anımsatılan açıklamada, “Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de TBMM tarafından 1578 belge numaralı, yeşil-kırmızı kurdeleli İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştı.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Kurtuluş Savaşı Müzesi Haberleşme ve Silah Gücü odasında açılan sergide, müzenin koleksiyonu olan farklı renk şeritlerde İstiklal Madalyaları, İstiklal Madalyası vesikası ile ilk defa sergiye çıkan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Yeşil-Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası’nı teslim aldığına dair belgenin yer aldığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca sergi alanında, söz konusu madalyaların tasarımı ve tasarımcısı hakkında bilgilerin yer aldığı panonun da bulunduğu belirtildi.
Serginin Ocak 2025’e kadar ziyarete açık olacağı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TTK, Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü kapsamında başlattığı “Yüzüncü Yıl Kitaplığı” Projesi kapsamında, AKÜ Prof. Dr. Şehabettin Yiğitbaşı Kütüphanesi’nde kitaplık oluşturdu.
Toplamda 1161 kitaptan oluşan kitaplığın açılışı Özgen, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş akademisyenler, öğrenciler ve araştırmacıların katılımı ile yapıldı.
Özgen, açılışta yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in 100. yılına bir hatıra olmak üzere Türkiye’deki tüm üniversite kütüphanelerinde TTK yayınlarından oluşan bir Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı açma projesi başlattıklarını söyledi.
TTK’nin, kurulduğu günden bugüne 2 bin 300’e yakın eser yayınladığını ifade eden Özgen, “15 Nisan 1931’de kurulan Türk Tarih Kurumu, o günden itibaren Türk ve Türkiye tarihini ilgilendiren her alanla ilgili faaliyetler yürütüyor.” dedi.
Özgen, TTK’ye ait olan 1500’e yakın yayını, geçen yıl başlattıkları TTK 100. Yıl Kitaplığı adı altında hizmete sunduklarını, bu faaliyetle TTK açısından farkındalık oluşturmayı ve kurum yayınlarının daha erişilebilir olmasını sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş da Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başında, Cumhuriyetin köklü kuruluşlarından Türk Tarih Kurumu’nun nitelikli yayınlarını kütüphanede bulundurup sergilemekten ve akademisyen ile öğrencilerin faydasına sunmaktan mutlu olduklarını dile getirdi.
Konuşmaların ardından Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı, kurdele kesilerek açıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’nde 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlaması yapılacak. 30 Ağustos Cuma günü çocuk oyunu etkinlikleri canlı müzik dinletisi ile başlayacak. 3 gün devam edecek program da müze de Çocuk Oyun Etkinlikleri, Yüz Boyama, Ahşap Oyuncak Atölyesi Canlı Müzik Dinletileri, F-16 ve F-5 uçak kokpitlerinin halka açılması, DJ performansı yapılacak. 1 Eylül Pazar günü saat 16.00’da da SOLOTÜRK gösteri ekibi söyleşi ve imza töreni yapacak. SOLOTÜRK kol komutanı Pilot Binbaşı Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Yasin Dikkule vatandaşlarla buluşacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toroslar Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Toroslar ilçesindeki tarihi höyükte arkeopark projesi kapsamında başlatılan yeni sezon kazıları, İtalya’nın Bari Aldo Moro Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giulio Palumbi başkanlığında sürüyor.
Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız da Yumuktepe Höyüğü’nü ziyaret ederek çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız, tarihi höyüğün kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Yumuktepe Höyüğü’nün tanıtımı için gerekli desteği vereceklerini belirten Yıldız, şunları kaydetti:
“Kıymetli hocalarımız, Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinden gelip buradaki kazıları sürdürüyorlar. Yumuktepe Höyüğü’ne son şeklini onlar verecekler. Yumuktepe’de bir arkeoloji yürüyüş parkı projesi tasarlanıyor. Bu mirasın Mersin ve ülke halkına, dünya insanlığına tanıtılması için ciddi çabalar harcanıyor. Bu kentte yaşayan ve bu kentin nimetlerinden faydalanan herkesin Yumuktepe’ye, burada yapılacak arkeopark projesine destek vermesi gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRT’den yapılan açıklamaya göre, İsmail Ege Şaşmaz’ın Naser Oriç’i canlandırdığı dizinin oyuncu kadrosunda Gürkan Uygun, Fikret Kuşkan, Hazım Körmükçü, Kubilay Tuncer ve Gizem Erdem yer alıyor.
Srebrenitsa Soykırımı öncesi, şehri kahramanca savunan Naser Oriç ile Bosna halkının direniş hikayesine odaklanan dizinin yönetmenliğini Serdar Akar ve Selahattin Sancaklı üstleniyor.
Senaryosunu Uğur Uzunok, Esma Koç ve Abdülhamit Işık’ın kaleme aldığı yapımın konusu kısaca şöyle:
“Dönemin Sırp devlet başkanının korumalığını yapan Naser, kendi milleti olan Boşnaklara yönelik bir savaş hazırlığının yapıldığını ve doğup büyüdüğü Srebrenitsa’nın da hedefler arasında olduğunu öğrenir. Bir yolunu bulup memleketine dönen Naser, burada adeta yoktan kurduğu bir orduyla destansı bir mücadeleye girişir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla özel bir geceye imza attı. Sunucu Doğukan Alsay’ın sunumuyla gerçekleştirilen 30 Ağustos Zafer Bayramı Şenliği’nde, Türk tarihini ve kültürünü yansıtan ünlü tiyatral gösteri “Destanların Dansı” sahnelendi. İzleyicilere tarih ve kültür dolu bir yolculuk sunan Destanların Dansı Efeler halkına unutulmaz bir gece yaşattı.
Türk toplumlarının binlerce yıllık tarihi ve kültürel zenginliklerinin harmanlandığı gösteriyi 7’den 70’e her yaştan vatandaş büyük bir ilgiyle izledi. Efeler halkı, böylesine anlamlı bir etkinliği kendileriyle buluşturan, 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusunu yaşatan Başkan Yetişkin’e teşekkür etti.
Etkinlikte konuşan Başkan Yetişkin, ” Efe yürekli hemşehrilerim ve Cumhuriyetimizin yarınları olan gençlerimiz, böylesine anlamlı bir günde sizlerle olmaktan gurur duyuyorum. Hepimiz birer Cumhuriyet yıldızıyız fakat ışığı ileriye taşıyacak olan gençlerimizdir. Ne mutlu ki sizlere dünyada çocuklara bayram hediye eden bir Ata’nın evlatlarısınız. Bayramlara sahip çıkmak ve onu coşkuyla kutlamak en çok sizin hakkınız. Bu hakkınıza katkı sağlamak için buradaydık. Hep birlikte zaferimizi kutladık. Bu güzel gecenin organizasyonunda emeği geçen değerli misafirlerimiz Doğukan Alsay ve Destanların Dansı ekibine de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) spor salonunda düzenlenen şampiyonaya 55 ilden 575 sporcu katıldı. 575 sporcunun katılımıyla “Bir Gün Spor, Bir Gün Siper” sloganıyla 3 gün süren müsabakalar sonucunda minikler ve yıldızlar kategorisinde Türkiye şampiyonları belirlendi.
Müsabakalarla ilgili gazetecilere açıklama yapan Muaythai Federasyonu Genel Sekreteri Korkmaz Atalay, Bitlis’in 3 gün süre ile kendilerine çok iyi ev sahipliği yaptığını söyledi. Atalay, “Bugün itibari ile Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlemiş olduğumuz müsabakalar sona erdi. Bitlis bizim için çok daha ayrı bir yere sahip. Her yıl sosyal proje kapsamında bu şampiyonayı düzenliyoruz. Daha önce “Bir Gün Spor, Bir Gün Siper” parolasıyla Çanakkale, BilecikSöğüt, Sakarya ve Dumlupınar’da da bu tür şampiyonalarımızı düzenledik. Her yıl minik ve yıldız çocuklarımıza milli bilinçlerini taze tutmak amacıyla bu tür organizasyonları düzenliyoruz. Geleceğimizi bu çocuklara bırakacağımız en büyük emanetimizdir. Bitlis bize muhteşem bir ev sahipliği yaptı. Çocuklar Bitlis’ten iyi hatıralarla ayrılacak. Buraya ata topraklarımız diye bakıyoruz. Bu çocuklarımıza rehberler eşliğinde milli bilincimizi yansıttık” diye konuştu. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’nın başkenti Paris’te başlayan ve 8 Eylül’e kadar sürecek oyunlarda Gökçe Yavuz, judo J1 73 kiloda mücadele edecek.
Gökçe Yavuz, AA muhabirine, günde çift antrenmanla şampiyonaya hazırlandığını söyledi.
Daha önce güreşle ilgilendiğini belirten 39 yaşındaki milli sporcu, “Evlendikten sonra görme yeteneğimi tamamen kaybedince bu sporu bırakmıştım ama sporu da özlemiştim. Spor yapmak için federasyonlara ulaştım. Sağ olsunlar, judo federasyonumuz Haldun hocamıza gönderdi.” diye konuştu.
Milli takım teknik direktörü Haldun Efemgil’in kendisine judoyu sevdirdiğini vurgulayan Gökçe, “Haldun hocam hem judoyu sevdirdi hem de yapabileceğimizi gösterdi. Şimdi olimpiyatta mücadele edeceğiz. Her Türk evladının Paris’te yapmak istediği, Türk bayrağını en yukarı taşıyıp devletini, milletini onurlandırmak.” ifadelerini kullandı.
Olimpiyatlara ilk kez katıldığını belirten Gökçe, “Hedefim altın madalya. Olimpiyatlara çok hazırım. Hiç bu kadar hazır olmamıştım. Allah’ın izniyle altın madalyayı alacağım.” değerlendirmesinde bulundu.
Kendilerine verilen destekten dolayı teşekkür eden Gökçe, “Engellilerde bazen unutulmuş hissi oluşuyordu ama verilen destek ve yardımlarla kitlelere ulaşıyoruz. Daha büyük kitlelere ulaşmak, bizi daha çok hırslandırıyor. Onları utandırmamak için daha çok çalışıyoruz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇLİK ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, depremden etkilenen 11 ilde Afetten Etkilenen Gençlerin Güçlendirilmesi Destek Programı’na başvuruların başladığını açıkladı.
Bakan Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Depremden etkilenen 11 ilimizde Afetten Etkilenen Gençlerin Güçlendirilmesi Destek Programı’nı hayata geçiriyoruz. Gençlerimizin sosyal, kültürel ve sportif alanlara katılımını artırarak afetin olumsuz etkilerini azaltacak projelere nakdi destek sağlayacağımız programın başvuruları başladı” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü atletizm sporcuları, Eskişehir’de düzenlenen 5. Uluslararası Eskişehir Yarı Maratonu’nda önemli bir başarıya daha imza attı. Rekor bir katılımla gerçekleştirilen organizasyonda temsilcilerimizden Ali Turan, 60-64 yaş kategorisinde rakiplerini geride bırakarak birinci oldu. Çeşitli kategorilerde düzenlenen yarışlarda bir diğer sporcumuz Necati Aktaş ise, 35-39 yaş grubunda mücadele verdi ve zorlu geçen yarışta üçüncü sırayı alarak kürsüye çıkmayı başardı.
Büyükşehir’den yapılan açıklamada, “Sakarya’mız sporun her alanında başarılarla, başarı bayrağını taşıyan sporcularla büyüyor ve adını dünyaya duyuruyor. Onlarca farklı branşta yürüttüğümüz çalışmaların meyvelerini topluyoruz. Atletizmde kazandıkları başarılarla göğsümüzü kabartan sporcularımız Ali Turan ve Necati Aktaş’ı tebrik ediyoruz” denildi. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3’üncü Lig 4’üncü Grup’ta mücadele edecek Mardin 1969 Spor, 2024-25 sezonundaki ilk resmi maçında 8 Eylül Pazar günü sahasında Niğde Belediye Spor’u konuk edecek.
Kırmızı-lacivertliler, ligin başlamasına kısa süre kala kadrosunu 2 oyuncuyla takviye etti. Mardin ekibi, Boluspor’dan 18 yaşındaki genç kaleci Ada Çınar Asil 3 yıllık sözleşme imzalarken, Erzurumspor’dan 22 yaşındaki stoper Fırat Şaşi’yi ise 1 yıllığına kiralık olarak kadrosuna kattı. Kırmızı lacivertli kulüpten konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Boluspor altyapısında yetişen genç file bekçisi Ada Çınar Asil ile 3 yıllık sözleşme imzaladığımızı kamuoyuna duyurmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Genç ve dinamik bir takımın parçası olan Ada Çınar’a hoş geldin diyor ve Mardin 1969 Spor bünyesinde nice başarılara imza atmasını diliyoruz. Erzurumspor ile 1 yıllık kiralık anlaşmamız neticesinde, genç stoper Fırat Şaşi’yi Kırmızı Lacivert renklerimize bağlayan imzalar atıldı. Hoş geldin Fırat, yolun sonu şampiyonluk olsun” ifadeleri kullanıldı.
Öte yandan, kırmızı lacivertli takım teknik direktör Ulaş Ulusan yönetiminde hazırlıklarını günde çift idman yaparak geçiriyor. Mardin 1969 Spor ligin ilk haftasında 8 Eylül Pazar günü saat 16.00’da Mardin 21 Kasım Şehir Stadı’nda Niğde Belediye Spor’u konuk edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulübün açıklamasına göre, teknik direktör Recep Karatepe yönetiminde Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde yapılan antrenman, ısınma koşusu ve koordinasyon çalışmasıyla başladı.
5’e 2 top kapma oyunuyla devam eden idmanda kırmızı-siyahlılar, daha sonra taktik ağırlıklı çalışmaya geçti. Antrenman, bireysel şut çalışmasıyla sona erdi.
Esenler Erokspor Stadı’nda oynanacak karşılaşma, saat 21.00’de başlayacak.
Ligde 3 maçta 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet yaşayan Gençlerbirliği, bu sezonki ilk galibiyetini elde etmeye çalışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tomarza ilçesinden geçen ve kent merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Böke Mahallesi’nde, ağaçların arasından kuş cıvıltıları eşliğinde akan Zamantı Irmağı, kenti ziyaret edenlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Doğal parkuruyla kano ve rafting tutkunlarına ev sahipliği yapan ırmak, diğer yandan da yüzlerce yıllık ağaçlarının altında dinlenme imkanı sunuyor.
Bozkırın ortasında yemyeşil doğasıyla ziyaretçilerine nefes aldıran ırmakta, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali İhsan Kabakcı talimatıyla temizlik çalışması yapılması için 30 kişilik ekip oluşturuldu.
Yaklaşık 11 kilometrelik mesafedeki temizlik çalışmasında plastik şişe, ambalaj atıkları, cam şişeler, tarım ilaçlarının yanı sıra ağaçlardan düşen kütük parçalarından oluşan 10 tonluk çöp yığını ırmaktan çıkarıldı.
Kabakcı, AA muhabirine, kentte hem spor hem de turizm için önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.
Irmağın Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in talimatıyla turizme kazandırılması için kano ve rafting alanı ilan edildiğini anımsatan Kabakcı, 25 yıldır Zamantı Irmağı’ndaki mevcut akarsuyun çevresinin temizlenmediğini belirtti.
“5 gün boyunca sabah 8’den akşam 8’e kadar çalıştılar”
Kabakcı, temizlik çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:
“Irmakta dallar, çöpler, yığıntılar ve yıldırım sonucu düşen tomruklardan kaynaklı büyük göletler ile yıkıntılar vardı. Temizlik yapılması gereken yerler vardı. Geçişler mümkün değildi. Mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Spor eğitimi uzmanından tesis amirine, Yamula Barajı’ndaki cankurtaranlardan diğer antrenörlerime kadar bir görev bilinciyle can yeleklerini giyinip, teknik aparatları aldılar. Bölgeden de aldığımız desteklerle yaklaşık 5 günde Şıhbarak ile Böke bölgesini tamamen temizledik. Gerçekten akarsuyun hem debisi hem de rengi değişti. Nihai amacımız insan ve çevremize duyarlılık. Mesai arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, 5 gün boyunca sabah 8’den akşam 8’e kadar çalıştılar ve sudan hiç çıkmadılar.”
Temizliğin ardından doğanın güzelliğinin tekrar ortaya çıktığını vurgulayan Kabakcı, ırmakta sportif faaliyetlerin bundan sonra daha aktif hale geleceğini ifade etti.
Bünyan ilçesinde hafta sonu yaşanan sel felaketine de değinen Kabakcı, “Eğer ırmaktaki o göletleri açmasaydık büyük bir birikintiyle birlikte vatandaşlarımızın tarlalarındaki mahsuller zarar görecekti. Oralara da bilmeyerek yardımcı olduğumuz kanaatindeyim.” diye konuştu.
Türkiye’nin dört bir yanında bulunan doğal güzelliklerin ortaya çıkartılması için duyarlı olunması gerektiğini vurgulayan Kabakcı, farklı su havzalarında da ilerleyen dönemde yeniden çalışma yapılabileceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konyaaltı Belediyesi’nin personel arasında motivasyonu ve dayanışmayı artırmak amacıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında düzenlediği Masa Tenisi Turnuvası sona erdi. Turnuvada derece elde edenlere ödülleri Konyaaltı Belediyesi’nde düzenlenen törenle verildi.
Turnuvada kadınlarda birinciliği Seyhan Atik Akkaya, erkeklerde ise Yüksel Ulen elde etti. Birincilere ödüllerini Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan verdi. Turnuvanın personel arasında motivasyonu ve dayanışmayı artırdığını, bu tarz etkinliklere devam edeceklerini belirten Başkan Kotan, turnuvaya katılan ve turnuvada derece elde eden tüm personeli kutladı. Turnuvanın 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yapılmasının ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Başkan Kotan, “Zafer Bayramı’nın coşkusunu bu turnuva ile pekiştiriyoruz. Sporun birleştirici gücünü hep birlikte hissediyoruz” diye konuştu. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, vatandaşların kolluk kuvvetine daha hızlı ulaşabilmesi sağlamak, suç ve suçlular ile mücadelede kamu güvenliğini daha etkin bir şekilde yerine getirmek için çalışma yaptı. Nizip ilçesinde yeni açılan Uluyatır Jandarma Karakol Komutanlığı personeli tarafından icra edilen ilk faaliyette kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ile mücadele kapsamında hayata geçirilen KADES (Kadın Acil Destek) uygulaması tanıtıldı.
Uluyatır Mahallesi’nde icra edilen faaliyet ile 30 kadının telefonuna aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarında cihaz konum bilgisi açarak bir tuşla Acil Çağrı Merkezine ulaşmalarını sağlayan ve olay yerine en yakın devriyenin sevk edildiği KADES Aplikasyonu yükletildi.
Faaliyet kapsamında ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun hakkında da bilgilendirmede bulunuldu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesi, yaz kursları kapsamında gençleri okçuluk sporu ile buluşturdu. Uzman eğitmenler eşliğinde geleceğin olimpiyat sporcularının yetiştirildiği kurs, açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördü. Yörük Ali EfeSpor Tesisleri’nde gerçekleştirilen kurslarda genç sporcular, ok atışı yapmalarının yanı sıra saha malzemelerinin kullanımını ve okçuluk sporunun kurallarını da öğrendi. Okçuluk kursuna katılan genç sporcular yaz tatillerini kişisel gelişimlerine katkı sağlayarak geçirdi. Dikkat ve konsantrasyon artışı sağlayan, gelişime katkı sunan okçuluk sporu hakkında eğitim alan öğrenciler, fiziksel yeteneklerini de arttırdı.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, çocukların eğitimleri ve gelişimleri konusunda her noktada yanlarında olmaya devam edeceklerini, genç sporculara desteklerinin süreceğini belirtti. Veliler ve öğrenciler ise desteklerinden dolayı Çerçioğlu’na teşekkür etti. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afyonkarahisar’da büyük bir coşku ve heyecanla başlayan müsabakalar 168 sporcunun katılımıyla gerçekleştiriliyor. Müsabakaların ilk gününde sporcular, 7 yaş ve üzeri kategorilerde çeşitli yüzme stillerinde yarıştı. Yarışlar sırasında sporcuların gösterdiği performanslar, izleyenler tarafından büyük beğeni topladı. İlk gün boyunca yapılan yarışmalar sonucunda dereceye giren sporcular, düzenlenen ödül töreniyle madalyalarına kavuştu. Sporcuların heyecanı ve mutluluğu, ödül töreninde yüzlerinden okunuyordu. Dereceye giren sporculara madalyalarını takdim eden Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, müsabakalara katılan tüm sporcuları tebrik etti. Kasapoğlu, yüzme sporunun gelişimine ve genç sporcuların yetişmesine büyük önem verdiklerini vurgulayarak, Zafer Bayramı’nda böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesirli kadınlar, Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından açılan ücretsiz Zumba derslerinde; hem streslerini atıyor hem de kalorilerini yakıyor. Ali Hikmet Paşa Spor Kompleksi’nde; pazartesi, çarşamba ve cuma günleri sabah 09.00’da ve akşam 19.20’de olmak üzere 2’şer seans olarak gerçekleştirilen derslere yaklaşık 600 kadın katılım sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi Fitness, Step Aerobik ve Zumba Antrenörü Evrim Demir tarafından sürdürülen derslere, kadınlar büyük ilgi gösteriyor.
Bahaneler kalori yakmaz haydi, sen de hareket et!
“Haydi, Sende Hareket Et” projesi kapsamında Zumba derslerini yaptıklarını ifade eden Antrenör Evrim Demir “Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’ın desteğiyle ücretsiz yapılan, kadınlarımıza özel bir proje. Kadınlarımızla beraber sabah ve akşam seansları yapıyoruz. Yaklaşık 600 tane öğrencimiz var. Sabah ve akşam seansları ile birlikte hem eğleniyoruz, eğlenirken de kalori yakıyoruz. Herkesi bekliyoruz. Bahaneler kalori yakmaz; haydi, sen de hareket et!” diye konuştu.
Kadınlar, zumba derslerinden memnun
Zumba projesine katıldığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Şennur Günaydın “Ocak ayından bu yana fitness sporuna geliyordum ve Zumba’ya da devam ediyorum. Güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum, kadınlar için. Bence çok güzel bir durum bu. Kadınlar da kendilerine sosyal alan oluşturmalı. Burada çok güzel Zumba sporunu gerçekleştiriyoruz ve güzel bir kalori yapıyoruz. Bunun için Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Kadınların bu sosyal projede yer almasından mutluluk duyduğunu belirten Öznur Çağan “Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a da teşekkür ediyoruz bu projeyi bizlere sunduğu için. Biz memnunuz, diğer kadınları da bekliyoruz.” dedi.
Zumba dans kursundan oldukça memnun olduğunu dile getiren Ayşe Özörmenoğlu “Çok harika ve güzel bir ortamdı. Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a çok teşekkürler. Bu spor faaliyetleri benim daha çok hoşuma gitti. Özellikle bunun için çok teşekkür ederim. Ailece biz sporu çok seviyoruz” dedi. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada, geçen yıl eylül ayında Ovp‘nin açıklanmasından bu yana geçen bir yıllık süre zarfında elde edilen kazanımların değerlendirildiği, uzun süredir hazırlıkları devam eden ve gelecek hafta açıklanması planlanan 2025-2027 dönemini kapsayacak Ovp‘ye ilişkin hazırlık çalışmalarının katılımcı bir anlayış ve ekip ruhu içinde geçen yıl olduğu gibi bu sene de devam ettiği belirtildi.
“ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ NOT ARTIRIMI SÜRMEKTEDİR”
Ovp hazırlık sürecinde özel sektör, sivil toplum ve meslek kuruluşları, akademi dünyası dahil ilgili paydaşlarla görüşüldüğü, ayrıca bakanlıkların da kendi alanlarında ilgili kuruluşlarla istişarelerde bulunduğu bilgisi verilen açıklamada, bugün yapılan EKK toplantısında son aşamaya gelen OVP çalışmalarının kapsamlı bir şekilde ele alındığı kaydedildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Uyguladığımız OVP’nin olumlu sonuçları pek çok alanda alınmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, bu yıl haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam etmektedir. Büyüme kompozisyonunda dengelenme sürmektedir. İhracat ve turizm gelirimiz artmakta, cari işlemler açığı öngörülenden çok daha hızlı şekilde düşmektedir. İstihdamımız artmaya devam ederken, işsizlik oranı tek haneli seviyelerde seyretmektedir. İyileşen uluslararası rezervler ve düşen kredi risk primi ile beraber makro finansal istikrarımız güçlenmektedir. Yüksek miktardaki deprem harcamalarına rağmen, bütçe açığı öngörülenden daha düşük seviyede gerçekleşmektedir. Programımızın oluşturduğu güven ortamı ile beraber, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırımı sürmektedir.”
“EKONOMİ POLİTİKALARI KOORDİNASYON VE UYUM İÇERİSİNDE UYGULANACAKTIR”
Bugün gerçekleştirilen toplantıda, 2025-2027 dönemini kapsayacak OVP çalışmalarındaki son durumun üzerinde durulduğu, eylül ayının ilk haftasında açıklanması planlanan OVP’nin temel politika hedeflerinin görüşülerek, küresel ve yurt içi ekonomideki gelişmeler ışığında oluşturulan güncel makroekonomik tahminler ile bütçe büyüklüklerinin değerlendirildiği bildirildi.
“Kamu kesimi ve özel sektör için öngörülebilirliği güçlendirmesini hedeflediğimiz OVP’de yer alacak kurala dayalı ekonomi politikaları koordinasyon ve uyum içerisinde uygulanacaktır.” ifadesi kullanılan açıklamada, toplantıda enflasyonda belirgin bir iyileşme ile kalıcı fiyat istikrarını sağlayacak, mali disiplini güçlendirecek, finansal istikrarı sürdürecek, halkın refahını ve satın alma gücünü yükseltecek, aktif sanayi politikalarına destek olacak ilave politikaların görüşüldüğü kaydedildi.
Ekonomideki kazanımları kalıcı hale getirmek üzere, afetlerle mücadeleden yeşil ve dijital dönüşüme, enflasyonla mücadele ve finansal istikrardan kamu maliyesine, iş ve yatırım ortamından yüksek katma değerli üretim ve ihracata, enerjiden ulaştırmaya, eğitimden sağlığa, işgücü piyasasından sosyal güvenlik ve sosyal yardımlara tüm öncelikli yapısal reform alanlarının toplantıda ele alındığı aktarılan açıklamada, “Temel hedefimiz, ülkemizin dinamik ekonomisi, genç nüfusu, nitelikli işgücü, güvenilir iş ve yatırım ortamı, yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemi, altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla elde ettiği konumunu daha da pekiştirmektir. Hazırladığımız OVP ile bu hedefe ulaşacak politikaları ve atılacak adımları takvimlendirerek güçlü bir irade ile hayata geçireceğiz.” değerlendirmesine yer verildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak oğlu Yankhoba göç yolculuğunda ölen Amina’nın içini rahatlatmak için artık çok geç.
BBC’ye yaşadığı Senegal’den konuşan anne, “Oğlumun öldüğünü sosyal medyadan öğrendim” diyor.
50 yaşındaki anne, “Sürekli konuşuyorduk ve bana Fas’a gitmek istediğini söylüyordu” diyor.
Yankhoba, annesine bir tekneye binmeyi planladığından hiç bahsetmedi.
Acılı anne, son olarak Ocak ayında haber aldığı 33 yaşındaki oğlunu altı ay bulmaya çalışmıştı.
Yankhoba’nın cesedi Ağustos ayının başlarında, Atlantik Okyanusu’nun diğer yakasında, Dominik Cumhuriyeti kıyılarına 18 km mesafede balıkçılar tarafından bulundu.
Dominik polisi, sürüklenir haldeki ahşap teknede 14 çürüyen ceset olduğunu açıkladı.
Cesetlerden çıkan cep telefonları ve kişisel belgeler, Senegal, Moritanya ve Malililere ait olduklarını gösteriyordu.
Gemideki eşyalar arasında Yankhoba’nın kimlik kartı da vardı.
Dominik yetkilileri tekneden ayrıca 12 paket uyuşturucu madde içeren paket çıktığını da duyurdu.
Bu teknenin Afrika’nın batı kıyısındaki Kanarya Adaları’na ulaşmaya çalışırken kaybolduğu varsayılıyor.
Tekne, bu rotada sıklıkla kullanılan ahşap balıkçı tekneleri ile benzerdi.
Yankhoba, annesinin ilk çocuğu ve tek oğluydu. Bu onun omuzlarına, Senegal toplum gelenekleri nedeniyle büyük bir sorumluluk yüklüyordu.
33 yaşındaki terzi, geride karısını ve birini henüz görmediği iki çocuğunu bıraktı.
Anne Amina, oğlunun ölümünü öğrenmeden önce Facebook’taki kayıp şahıs sayfalarında yardım aradı.
Çok sayıda takipçisi olan sosyal medya fenomenlerinden de arayışını duyurmalarını istedi.
BBC’ye o süreci anlatan anne, “Yankhoba’nın Fas’ta ya da belki Tunus’ta bir hapishanede olabileceğine inanıyordum” diyor sesi titreyerek…
Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Batı Afrikalı göçmenler, Akdeniz rotası yerine alternatifi olarak daha fazla Kanarya Adaları rotasını seçiyor.
Atlantik Okyanusu’ndaki bu rota, hem Sahra Çölü hem de Akdeniz’i geçmeye çalışmaktan daha az tehlikeli görülüyor.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex’e göre sadece geçen yıl bu rotayı tercih edenlerin sayısı yüzde 161 arttı.
Kanarya Adaları kendi toprağı olan İspanya, en fazla göçmen alan Avrupa ülkelerinden biri.
Batı Afrikalıların alternatif göç yollarına yönelmeye başlamasına karşın halen çoğu göçmen, Avrupa’ya Akdeniz üzerinden ulaşmaya çalışmayı tercih ediyor.
BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, son on yılda 28 binden fazla göçmenin Akdeniz’de boğularak öldüğünü değerlendiriyor.
Siyasi vaatlere karşın süren göç
Göç uzmanı Aly Tandian, Batı Afrikalıların, güvenlik, kurumsal yapı, hijyen ve ekonomi gibi sorunlarla karşı karşıya oldukları için evlerini terk etme yoluna gittiklerini söylüyor.
Özellikle Senegal’i terk edenlerin sayısı, gençlere istihdam sözü veren bir yönetime ve nispeten barışçıl bir ülke olmasına rağmen artıyor.
Yeni hükümet Mart ayındaki seçimden bu yana, petrol, ekmek ve pirinç gibi bazı temel ihtiyaçların fiyatını düşürmeyi başardı.
Ancak bu yeterli değil.
Göçmenler için çalışan sivil toplum örgütü Horizon Without Borders’ın direktörü Boubacar Sèye, “Yeni yönetimin yarattığı umudun göç akışını durduracağını düşündük, ancak ne yazık ki durum böyle olmadı” diyor.
Seye, “Umutsuzluk ve şüphe, topluma öyle bir nüfuz etti ki, insanlar artık hayallerinin burada gerçekleşebileceğine inanmıyor” diyor.
Sèye, Senegal yetkililerine, Dominik Cumhuriyeti açıklarında bulunan tekneye ne olduğunun belirlenmesi konusunda bir soruşturma yapılması için talepte bulunan bir mektup da yazdı.
Temmuz ayında Moritanya kıyılarında bir teknede 89 ceset bulunmasının ardından, Senegal Başbakanı Ousmane Sonko, gençlere tehlikeli Atlantik rotasını kullanmamaları yönünde çağrıda bulundu.
Sonko, “Dünyanın geleceği Afrika’da ve siz gençler bunun farkında olmalısınız” mesajını verdi.
Yine de, Avrupa ve ABD’ye ulaşmak için hayatlarını riske atan çok sayıda genç Afrikalı geleceklerini evlerinin dışındaki ülkelerde arıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak oğlu Yankhoba göç yolculuğunda ölen Amina’nın içini rahatlatmak için artık çok geç.
BBC’ye yaşadığı Senegal’den konuşan anne, “Oğlumun öldüğünü sosyal medyadan öğrendim” diyor.
50 yaşındaki anne, “Sürekli konuşuyorduk ve bana Fas’a gitmek istediğini söylüyordu” diyor.
Yankhoba, annesine bir tekneye binmeyi planladığından hiç bahsetmedi.
Acılı anne, son olarak Ocak ayında haber aldığı 33 yaşındaki oğlunu altı ay bulmaya çalışmıştı.
Yankhoba’nın cesedi Ağustos ayının başlarında, Atlantik Okyanusu’nun diğer yakasında, Dominik Cumhuriyeti kıyılarına 18 km mesafede balıkçılar tarafından bulundu.
Dominik polisi, sürüklenir haldeki ahşap teknede 14 çürüyen ceset olduğunu açıkladı.
Cesetlerden çıkan cep telefonları ve kişisel belgeler, Senegal, Moritanya ve Malililere ait olduklarını gösteriyordu.
Gemideki eşyalar arasında Yankhoba’nın kimlik kartı da vardı.
Dominik yetkilileri tekneden ayrıca 12 paket uyuşturucu madde içeren paket çıktığını da duyurdu.
Bu teknenin Afrika’nın batı kıyısındaki Kanarya Adaları’na ulaşmaya çalışırken kaybolduğu varsayılıyor.
Tekne, bu rotada sıklıkla kullanılan ahşap balıkçı tekneleri ile benzerdi.
Yankhoba, annesinin ilk çocuğu ve tek oğluydu. Bu onun omuzlarına, Senegal toplum gelenekleri nedeniyle büyük bir sorumluluk yüklüyordu.
33 yaşındaki terzi, geride karısını ve birini henüz görmediği iki çocuğunu bıraktı.
Anne Amina, oğlunun ölümünü öğrenmeden önce Facebook’taki kayıp şahıs sayfalarında yardım aradı.
Çok sayıda takipçisi olan sosyal medya fenomenlerinden de arayışını duyurmalarını istedi.
BBC’ye o süreci anlatan anne, “Yankhoba’nın Fas’ta ya da belki Tunus’ta bir hapishanede olabileceğine inanıyordum” diyor sesi titreyerek…
Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Batı Afrikalı göçmenler, Akdeniz rotası yerine alternatifi olarak daha fazla Kanarya Adaları rotasını seçiyor.
Atlantik Okyanusu’ndaki bu rota, hem Sahra Çölü hem de Akdeniz’i geçmeye çalışmaktan daha az tehlikeli görülüyor.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex’e göre sadece geçen yıl bu rotayı tercih edenlerin sayısı yüzde 161 arttı.
Kanarya Adaları kendi toprağı olan İspanya, en fazla göçmen alan Avrupa ülkelerinden biri.
Batı Afrikalıların alternatif göç yollarına yönelmeye başlamasına karşın halen çoğu göçmen, Avrupa’ya Akdeniz üzerinden ulaşmaya çalışmayı tercih ediyor.
BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, son on yılda 28 binden fazla göçmenin Akdeniz’de boğularak öldüğünü değerlendiriyor.
Siyasi vaatlere karşın süren göç
Göç uzmanı Aly Tandian, Batı Afrikalıların, güvenlik, kurumsal yapı, hijyen ve ekonomi gibi sorunlarla karşı karşıya oldukları için evlerini terk etme yoluna gittiklerini söylüyor.
Özellikle Senegal’i terk edenlerin sayısı, gençlere istihdam sözü veren bir yönetime ve nispeten barışçıl bir ülke olmasına rağmen artıyor.
Yeni hükümet Mart ayındaki seçimden bu yana, petrol, ekmek ve pirinç gibi bazı temel ihtiyaçların fiyatını düşürmeyi başardı.
Ancak bu yeterli değil.
Göçmenler için çalışan sivil toplum örgütü Horizon Without Borders’ın direktörü Boubacar Sèye, “Yeni yönetimin yarattığı umudun göç akışını durduracağını düşündük, ancak ne yazık ki durum böyle olmadı” diyor.
Seye, “Umutsuzluk ve şüphe, topluma öyle bir nüfuz etti ki, insanlar artık hayallerinin burada gerçekleşebileceğine inanmıyor” diyor.
Sèye, Senegal yetkililerine, Dominik Cumhuriyeti açıklarında bulunan tekneye ne olduğunun belirlenmesi konusunda bir soruşturma yapılması için talepte bulunan bir mektup da yazdı.
Temmuz ayında Moritanya kıyılarında bir teknede 89 ceset bulunmasının ardından, Senegal Başbakanı Ousmane Sonko, gençlere tehlikeli Atlantik rotasını kullanmamaları yönünde çağrıda bulundu.
Sonko, “Dünyanın geleceği Afrika’da ve siz gençler bunun farkında olmalısınız” mesajını verdi.
Yine de, Avrupa ve ABD’ye ulaşmak için hayatlarını riske atan çok sayıda genç Afrikalı geleceklerini evlerinin dışındaki ülkelerde arıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özbekistan hükümetince Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü himayesinde Semerkant’ın tarihi Registan Meydanı’nda düzenlenen Uluslararası Şark Teraneleri Müzik Festivali için resmi açılış töreni yapıldı.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çeşitli ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan çok sayıda üst düzey konuk ve sanatçının hazır bulunduğu törende, Kovid-19 salgını nedeniyle 5 yıllık bir aradan sonra düzenlenen festivali hem sanatçıların hem de müzikseverlerin çok özlediğini ifade etti.
Ülkesinde 13. kez organize edilen bu etkinliğin, her ne kadar şark teraneleri olarak adlandırılsa da bugün adeta dünya teraneleri festivaline dönüştüğünü belirten Mirziyoyev, ilkine 31 ülkeden sanatçıların katıldığı festivale bugün 80’e yakın ülkeden 400’ün üzerinde sanatçı ve uzmanın katılmasının bunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Mirziyoyev, Özbekistan’ın bu festivalle dünya halklarına barış, kardeşlik ve birliktelik çağrısı yaptığını ve bu çağrının bugünlerde son derece önemli olduğunu ifade etti.
İstikrarsızlık, şiddet ve karmaşık bir durumda özgün sanat, müzik ve edebiyatın kurtarıcı bir güç olarak ortaya çıkması gerektiğini belirten Mirziyoyev, “Bugün seçeceğimiz yol, geleceğimizi ve kaderimizi belirler. Bu eski dünya barış ve dostluklarla yaşar ve yeşerir. İnsanlar, milletler ve devletler arasındaki dayanışma, sanat, insanların birlikteliği, edebi ve kültürel işbirlikleriyle güçlenir.” dedi.
Törende, Özbekistan’ın önde gelen sanatçılarının yanı sıra katılımcı ülkelerden sanatçılar, kendi şarkı ve dans gösterileriyle sahne aldı.
Açılış töreninin ardından havai fişek gösterisi yapıldı.
Festivalde en iyi performansı gösterenler, “baş ödül”ün yanı sıra birincilik, ikincilik ve üçüncülük için yarışacak. “Baş ödül”ü kazanan sanatçıya 10 bin dolar, birinci olan iki sanatçıya 5’er bin dolar, ikinci olan iki sanatçıya 3 bin 500’er dolar, üçüncü olan 3 sanatçıya da 2’şer bin dolar para ödülü verilecek.
Ayrıca, “en iyi genç sanatçı”, “sanatseverlerin sevgisini kazanan sanatçı” ve “en iyi çalgı sanatçısı” gibi kategorilerde ödüller sahiplerini bulacak.
Festival, 30 Ağustos’ta sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANİYE’de, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen Suriye uyruklu 11 düzensiz göçmen yakalandı.
Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü tarafından, Osmaniye İl Göç İdaresi Müdürlüğüyle birlikte, göçmen kaçakçılığının önlenmesi ve düzensiz göçmenlerin yakalanmasına yönelik otoyol üzerinde uygulama yapıldı. Mobil Göç Noktası Aracının da kullanıldığı uygulamada durdurulan araçlarda, 67 yabancı uyruklu şahsın sorgulaması yapıldı. Yapılan sorgulamalarda, 11 Suriye uyruklu şahsın yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edildi. Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan düzensiz göçmenler, idari ve sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber: İbrahim EMÜL – Kamera: OSMANİYE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası binasında yapılan toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, sık sık esnaf ve sanatkarlarla bir araya gelerek istişare ve değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Şehrin kalkınmasında esnaf ve sanatkarların büyük rolü olduğuna değinen Başkan Angı, AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte esnaflara olan desteğin de arttığını vurguladı. Esnaf ve sanatkarın sadece ticaret erbabı olmadığını, ticaretiyle birlikte, toplumu inşa eden ve ayakta tutan kesim olduğunu vurgulayan Başkan Hasan Angı, ahilik kültürüyle çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde koşan Konyalı esnafların bu konuda tüm Türkiye’ye örnek olduğunun altını çizdi.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasını esnaf ve sanatkarlarla birlikte sürdürdüklerini vurgulayan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, “23 yıl önce yola ilk çıktığımızda yanımızda esnaf kardeşlerimiz vardı. 15 Temmuz hain darbe girişimine esnaflarımızla birlikte karşı koyduk, birlikte göğüs gerdik. Bugün yine ülkemizin kilit taşı olarak gördüğümüz esnaf ve sanatkarlarımızla birlikte yol yürüyoruz. Hayatımızın her anında beraber olduğumuz esnaflarımızla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına da devam ediyoruz. Bugüne kadar omuz omuza yol yürüdüğümüz tüm esnaf kardeşlerimize teşekkür ediyor, Rabbimden hepsine helal, bol ve bereketli kazançlar diliyorum” dedi.
Toplantıya; AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Orhan Erdem, Meryem Göka, Mehmet Baykan, Ziya Altunyaldız, Latif Selvi ve Mustafa Hakan Özer ile Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Karabacak ve odaya bağlı başkanlar katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaldırımların ve yolların engelli bireylere uygun yeterli alan sunmaması, kentteki ciddi altyapı eksikliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Üstelik, duyarsız vatandaşların kaldırımların giriş ve çıkışlarına araçlarını hatalı park etmesi, sadece engelli bireyler için değil, tüm vatandaşlar için yürüme zorluğu çekiyor.
Bandırma’da engelli bireylerin, elektrikli araçlarını yollarda sürmek zorunda kalmasına neden oluyor. Bu tehlikeli durum, yaya kaldırımlarının kullanılamaz halde olması nedeniyle birçok engelli bireyin hayatını riske atarak trafikte hareket etmeleri anlamına geliyor. Bandırma’da birçok engelli araç trafiğinin yoğun olduğu caddelerden gitmek zorunda kalmalarından dolayı kazalarla burun buruna geliyor. Engellilerin hak ettiği güvenli ve erişilebilir yaya yolları için yetkililerin acilen adım atmasını engelli bireyler talep ediyor. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulaşım Daire Başkanlığı, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı başladığında oluşacak öğrenci yoğunluğunun önüne geçmek ve vatandaşların mağduriyet yaşamaması amacıyla İlçe Otogarı’ndan Lice ve Hani ilçelerine giden otobüs sefer sayılarına ek seferler ekledi.
Daha önce sabah ve akşam olan seferlere ek olarak öğlen seferi de eklenerek okullar açıldığında oluşacak yoğunluğun önüne geçilmiş olacak. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Keçiören ilçesinde 3 gün önce tartıştığı apartman yöneticisi Murat Zurnacı ile oğlu Mücahit Zurnacı ve oğlunun arkadaşı Mustafa Öztürk’ü öldürüp, eşi Şengül Zurnacı’yı ağır yaralayan komşuları Mecnun Ekinci (42) yakalandı.
Yayla Mahallesi 1422’nci Sokak’taki bir apartmanda yönetici Murat Zurnacı ile komşusu Mecnun Ekinci arasında 3 gün önce bina yönetimi ile ilgili tartışma yaşandı. Taraflar arasında gece yarısı sıralarında yine tartışma çıktı. Büyüyen tartışma kavgaya dönüştü, Mecnun Ekinci tabancasını çekip Murat Zurnacı, oğlu Mücahit Zurnacı, eşi Şengül Zurnacı ve arkadaşı Mustafa Öztürk’e tabancayla ateş edip kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Mücahit Zurnacı, Murat Zurnacı ve Mustafa Öztürk’ün yaşamını yitirdiği belirlendi. Ağır yaralanan Şengül Zurnacı ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak, tedaviye alındı.
Mecnun Ekinci, Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince, saklandığı adreste yakalandı. Olayda kullanılan tabanca da ele geçirildi. Polis ekiplerinin, olay yeri inceleme çalışmaları sabah da devam ederken, şüphelinin polisteki işlemleri sürüyor.
Mecnun Ekinci ve Murat Zurnacı’nın yarım saat arayla aynı mahalle bakkalından alışveriş yaptığı görüntüler ortaya çıktı. Bakkal Kazım Özet, “Taraflar birkaç gün önce tartışmıştı. Dün akşam saldırgan ve vurduğu kişilerden birisi buradan alışveriş yapmıştı. Dün aralarında bir sıkıntı yok gibi görünüyordu ama akşam olay olmuş. Saldırgan önce kadını vurmuş. Daha sonra da diğerlerine saldırmış. 3 kişi ölmüş, 1 de ağır yaralı varmış. Saldırgan vurduğu adam ile önceden arkadaştı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu Devlet Hastanesi, Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi, Fatsa Devlet Hastanesi ile Ünye Devlet Hastanesinde yerleştirilen büfeler aracılığıyla sabahın erken saatlerinde hastaneye gelen hasta ve hasta yakınları Büyükşehir Belediyesinin standına uğrayarak çorba ikramı ile güne başladı.
Vatandaşlar böyle bir çalışmanın hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.
“Sosyal sorumluluk projelerimiz her geçen gün büyüyor”
Sosyal sorumluluk projelerinin Ordu’da uygulanmaya devam ettiğini söyleyen Ordu Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Seyfettin Bilkay, “Sosyal sorumluluk projesinin bir ayağını daha hizmete geçirdik. Daha önce üniversitelerimizde, pazar yerlerimizde çorba ikramı yapıyorduk. Yine kütüphanelerimizde, gençlik merkezlerimizde başlatmış olduğumuz bu projenin bir diğerini de hastanelerimiz de yapıyoruz. Ordu Devlet Hastanesi, Araştırma Hastanesi, Ünye ve Fatsa Devlet Hastanelerimizde vatandaşlarımıza bir ikram olarak çorba dağıtımı projesini hayata geçirdik. Biliyorsunuz ki ilçelerimizden sabahın erken saatlerinde hastaneye gelen vatandaşlarımız oluyor. Onlar için de bu ikramı sunmuş bulunuyoruz” dedi.
Öte yandan çorba ikramı hafta içi her gün sabah 08.00-10.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Feriköy Mahallesi’nde bulunan Rum Ortodoks Mezarlığı içerisinde 23 Ağustos’ta saat 04.30 sıralarında gerçekleştirilen kaçak kazı ile ilgili çalışma yürüttü. Yapılan çalışmalarda, bir mezarın 6 metre kadar kazıldığı belirlenirken ayrıca 48 adet çömlek parçası, 6 adet pet şişe ve 1 adet cam kavanoz bulundu. Şüpheli tespitine yönelik araştırmada ise, 4 şüphelinin mezarlığa 2 ayrı araç ile Küçükçekmece’den geldiği tespit edildi. Kimlikleri belirlenen V.Ş., N.S., M.A. ve A.A. isimli şüpheliler, 25 Ağustos’ta yakalanarak gözaltına alındı.
Şüpheli N.S. ve V.Ş.’nin adreslerinde yapılan aramalarda, 48 sayfalık definecilik ve define yerleri ile ilgili doküman, 6 adet kaya kırmada kullanılan akfil isimli patlayıcı madde, 1 adet define aramada kullanılan alan tarama cihazı, 1 adet kroki ve 1 adet havalı tabanca ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinde şüphelilerin mezarlığın yanında gömü olduğunu düşündükleri, kazıyı da bu sebeple gerçekleştirdikleri tespit edildi. Kazı sonrası herhangi bir materyal bulamadıkları belirlenen şüpheliler hakkında ‘ibadethane ve mezarlıklara zarar verme’ suçundan işlemlerin devam ettiği öğrenildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yol kenarındaki otların tutuşması sonucunda başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüdü.
Yolun yanındaki seramik fabrikasının deposuna sıçrayan yangın, depoda ciddi maddi hasar oluşturdu.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesiİtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı Ayvalık İtfaiye Grup Amirliği bünyesindeki ekiplerin çok sayıda arasöz ve ekiple yaptıkları müdahale ile kontrol altına alınan yangın alanında soğutma çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 15.00 sıralarında 8 yaşındaki Narin Güran’dan haber alamayan ailesinin yetkililere bildirmesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AFAD ve Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma (DÜAK) ekipleri sevk edildi. Hem AFAD hem de jandarmanın içinde olduğu akrediteli 149 kişilik ekip tarafından başlatılan arama çalışması 6 gündür devam ediyor.
Narin’i bulmak için ekipler sulama kanalında yaklaşık 20 kilometre boyunca arama çalışması yürüttü, 11 bin dönüm alan tarandı ve 130 kişinin ifadesi alındı. AFAD’a bağlı arama kurtarma ve diğer ekipler de mahallenin çevresi, kayalıklar, pamuk ve mısır tarlaları ile mahallenin içindeki atıl alanlar, boş evler, ahırlar, samanlıklar ve evlerin bahçesinde arama gerçekleştirdi.
Bugüne kadar jandarma ekipleri tarafından mahalleye giriş ve çıkış yapan toplamda 12 bin 550 araç arandı, 7 iz takip köpeği ile 11 bin dönümden fazla alanda arama yapıldı. Baba Arif ve anne Yüksel Güran çifti, kızlarından gelecek müjdeli haberi bekliyor. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesi açıklarında lastik botla Yunan adalarına geçmeye çalışan 21 kaçak göçmen ile 2 göçmen kaçakçısı, Sahil Güvenlik tarafından yakalandı.
Sahil Güvenlik Komutanlığı, 24 Ağustos’ta saat 15.00 sıralarında Bodrum açıklarında lastik bot içerisinde kaçak göçmen olduğu bilgisini aldı. Harekete geçen ekipler, Yunan adalarına geçmeye çalışan 5’i çocuk 21 kaçak göçmen ile 2 göçmen kaçakçısını yakaladı. Kıyıya çıkarılan kaçak göçmenler, İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giresun Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ilaçlama ekipleri, özellikle vatandaşların şikayetçi olduğu dere yatakları, su birikintileri, kanalizasyon çıkışları ve haşere üreme alanları olarak bilinen bölgelerinde faaliyetlerini artırdı. Belediye yetkilileri, vatandaşların sağlığını tehdit eden haşerelere karşı etkili bir mücadele verdiklerini ve bu çalışmaların yaz sezonu boyunca aralıksız devam edeceğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir Hastalıklar Komitesi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, nadir hastalıkların tespiti noktasında bütün genetik testlerin Türkiye’de yapılabildiğini kaydetti.
Avrupa Tıp Uzmanları Birliği ve Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Derneği tarafınca SMA, Epilepsi, Fenilketonüri gibi nadir hastalıkların görülme sıklığı, tarama yöntemleri, yenilikçi tedaviler ve tarama programları hakkında güncel bilgiler paylaşıldığı bir basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda, nadir hastalıklara yol açan genetik ve dış faktörler ile genetik ve nadir hastalıklarda tanı ve tedavide güncel gelişmelere dikkat çekildi.
“Akraba evliliği risk artıran bir faktör ve ülkemizde beklenildiğinden çok daha fazla”
Türkiye’de nadir hastalıkların diğer ülkelere göre daha fazla görüldüğüne dikkati çeken Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir Hastalıklar Komitesi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, yaptığı konuşmasında, “Akraba evliliği risk artıran bir faktör ve akraba evliliği de maalesef ülkemizde beklenildiğinden çok daha fazla. Biz de bir de akraba evliliğinin kapalı toplum olarak adlandırılan başka bir boyutu var. Hep aynı köyden, hep aynı sülalenin içinde evlilikler geçiyor. Bu ailelerde baktığımızda birden fazla hastalık aynı anda gözlenebiliyor. Belli köylere, ilçelere yığılmış aynı hastalıktan insanlar var ve bazı hastalıklar hatta dünyada bir köyde görülüyor” dedi.
Akraba evliliği yapmayan ailelerde de genetik hastalığa sahip çocuğun dünyaya gelebildiğini ifade eden Ceylaner, ihtimal açısından bakıldığında akraba evlilikleri yapanlarda gebelik başına yüzde 7 civarında hastalık riski olduğunu vurguladı.
Öte yandan Ceylaner, nadir hastalıkları önlemek için evlilik öncesi ve yeni doğan taramasının mutlaka yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
“Türkiye’de büyün genetik testler yapılıyor”
Ceylaner, Türkiye’de şu an bütün genetik testlerin yapılabildiğini kaydederek, “Neredeyse hiçbir şeyin yurtdışına gitmesine gerek olmuyor. Yerli üretim yapacak insanlarımız ve yapan insanlarımız var. Artık eskisi gibi değil” ifadelerini kullandı.
“Aşılar genetik bozmaz, korurlar”
Aşıların insan genetiğini bozmadığını hatta koruduğunu ifade eden Prof. Dr. Ceylaner, “Örneğin HPV aşısı şu anda yapısını bize aktararak kanser yapan virüs gruplarından bizi koruyor” açıklamasında bulundu.
“Bebeğin topuğundan bir damla kan alarak bütün hayatını değiştirebiliyorsunuz”
Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner ise Kars Aile Mahkemesi tarafından ‘Yenidoğan Tarama Programı’ kapsamında topuk kanı alınmasına ilişkin süreci hatırlatarak, “Tarama, bu ülkenin yapması gereken en önemli şey. En önemlisi topuk kanından yapılan taramalarda, oradaki hastalıkların tamamında erken tanı konulduğunda çocuğun hayatını tamamen değiştiriyorsunuz. Şu anda 6 hastalık taranıyor ve daha da artırılması planlanıyor. Bebeğin topuğundan bir damla kan alarak bütün hayatını değiştirebiliyorsunuz” diye konuştu.
“Genetik dış faktörlerden etkilenebiliyor”
Genetiğin dış faktörlerden de etkilenebildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Ceylaner, “Mesela sigaranın kanserlerde ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ama her sigara içen kanser olmuyor. Sigara içenlerde birçok kanserin daha fazla olduğunu biliyoruz. Yediğimiz, içtiğimiz, spor yapmamız ve hayat kalitemiz genlerin çalışma hızlarını etkiliyorlar. Bu artık çok net biliniyor” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmirKatip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi bölümüne; karnında ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuran ve yapılan tetkikler sonucunda yaklaşık 15 kilo ve 28 santimetrelik dev kitle tespit edilen hasta, gerçekleştirilen başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu.
İzmir’de yaşayan 68 yaşındaki Selma Coşkun, karnında ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucu yaşlı kadının karnında yaklaşık 15 kilogram ağırlığında, 28 santim boyunda nadir görülen kitle olduğu teşhisi konuldu. O an ilk şoku yaşayan ve Mart ayı için kendisine ameliyat tarihi verilen talihsiz kadın, ameliyata gitmedi. Coşkun, ilerleyen süreçte kitlenin büyümesi ve şikayetlerinin artması üzerine yaklaşık 3 ay sonra tekrar hastanenin yolunu tuttu ve bu sefer ameliyat olmayı kabul etti. Dev kitle, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Bağcı ve ekibinin birlikte girdiği operasyonla başarılı bir şekilde çıkartıldı.
“Kitlenin kesin olmamakla beraber yumurtalıklarla ilgili olduğu söylenildi”
Yapılan ameliyata ilişkin genel bilgiler veren Opr. Dr. Mustafa Bağcı, “Hastamız karın ağrısı, karında şişlik, nefes darlığı, halsizlik gibi şikayetlerle hastanemize başvurdu. Yaptığımız muayene ve tetkikler sonunda hastanın karnında dev bir kitle olduğunu tespit ettik. Hastamızın 25 yıl önce rahim ve yumurtalıkların alındığını tespit ettik. Yumurtalıklar alındığı için yumurtalıklarla ilgili bir şüphe ortadan kalktı ama yine de biz onu değerlendirdik. Ameliyatı gerçekleştirdik ve yaklaşık 15 kilo ağırlığında, 28 santim çapında yumurtalıklarla ilgisi olduğunu düşündüğümüz dev bir kitle çıkardık. Kitleyi de patolojiye gönderdik. Kitlenin kesin tanı verememekle beraber yumurtalığa ait olduğu söylenildi. Hastamızın şu an herhangi bir sıkıntısı yok, durumu gayet iyi. Patoloji sonucunu göre de gerekli tedavilere devam edeceğiz” diye konuştu.
“Hastalar doktordan korktuğu için hastaneye gelmiyor”
Bu tarz kitlelerin vücutta geç fark edilebildiğine işaret eden Opr. Dr. Bağcı, şunları kaydetti:
“Kitle 5-10 kiloya kadar belli olmayabiliyor. Bazen de hastanın ihmali söz konusu oluyor. Hastalar kitleleri hissettiği halde doktordan korktuğu için hastaneye gelmiyorlar. Bizim hastamıza mayıs ayına ameliyat günü vermiştik. Mayıs ayında ameliyat gününden korktuğu için kaçtığını beyan etti. Daha sonra şikayetlerinin artması, kitlenin büyümesi üzerine hasta tekrar gelmek zorunda kaldı ve ameliyatını yapmak zorunda kaldık.”
“Hasta oturarak uyuyordu”
Opr. Dr. Bağcı, hastadaki kitle çok büyük olduğu için anestezinin hastaya, ‘ameliyat olması çok risklidir’ ibaresi verdiğini belirtti. Sözlerini sürdüren Bağcı, hastanın akciğerlerinden kalbine kadar büyük bir baskının olduğunu ve hastanın o süreçte oturarak uyuduğunu söyledi.
“Korktum, kaçtım ama çok pişmanım”
Korktuğunu ve bu yüzden hastaneden kaçtığını ifade eden Selma Coşkun da “Kaçtığım için çok pişman oldum. Eğilemiyordum, nefes alamıyordum. Çok şikayetim vardı. Şu an çok iyiyim. Bütün hocalarım çok güzel ilgilendi” cümlelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Mini Bakım Onarım Ekibi, alet çantalarını alarak sahaya çıkıyor. Talep oluşturan ihtiyaç sahibi yurttaşların evlerine giden ekipler, sorunlu su ve elektrik tesisatı ile ev eşyalarını tamir ediyor. İzmirliler verilen bu hizmetten memnun olduklarını belirtiyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaşam ve Evde Bakım Şube Müdürü Dr. Nihat Mermer, “Evde Bakım hizmetleri kapsamında herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle sağlık tesisine gitmekte zorluk çeken, yatağa bağlı hastalarımızın evde sağlık hizmetlerini veriyoruz. Bunun yanında bu hastalarımıza kişisel bakım ve ev temizliği hizmeti veriyoruz. Bir de mini tamir hizmetimiz var. Bu hastalarımızın musluğu akıyorsa, prizi bozulmuşsa onarımlarını evlerinde ücretsiz olarak yapıyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız, evde tamir hizmeti için Hemşehri İletişim Merkezi 153 üzerinden başvurabiliyor. Ayrıca Evde Bakım için gidilen evde ekiplerin fark ettiği tamir işleri olabiliyor ve bunun için yönlendirme yapılabiliyor. Bu hizmetin alınabilmesi için vatandaşın sağlık kuruluşuna gidemiyor olması ve maddi durumunun yetersiz olması gerekiyor. Vatandaşlarımız verdiğimiz hizmetten son derece memnun” dedi.
“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun”
Karabağlar’da yaşayan ve yürümekte zorluk çeken ihtiyaç sahibi yurttaş Naringül Uvuş, kırılan klozet kapağı, su akıtan musluk ve prizlerindeki sorun nedeniyle Evde Mini Bakım Onarım Ekibi’nden hizmet aldı. Sorunu çözüldüğü için çok mutlu olduğunu söyleyen 62 yaşındaki Uvuş, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun. Evde Bakım Birimi zaten belli zamanlarda gelip temizliğimi yapıyor. En son temizlik yapmak için gelen ekip, musluğun su akıttığını gördü. Prizlerde sorun vardı. Tamir ekiplerini yönlendirdiler. Allah razı olsun, ekipler geldi. Onlar olmasa bu sorun gittiği yere kadar gidecekti. Prizler sorun çıkaracaktı, su akmaya devam edecekti. Su aktıkça boşa gidecekti. Kul hakkına girmiş olacaktım. Ekipler tamir edince kul hakkına da girmemiş olacağım” diye konuştu.
“Bize, ‘ayağınıza taş değmesin’ diyorlar”
Evde Mini Bakım Onarım Ekibi’nden Adil Çiçek, “Ekip olarak elektrik ve su tesisatı ile ilgili küçük tamir işleri yapıyoruz ve vatandaşların hayat kalitesini yükseltmek adına elimizden geleni yapıyoruz. Genelde arızalı prizleri değiştiriyoruz. Aydınlatmayla ilgili problemleri çözüyoruz. Musluk, klozet, şofben arızalarını tamir ediyoruz. Bakkala bile gidemeyen insanlara, yeri geliyor ekmek alıyoruz. Geri dönüşler çok güzel. Evden çıkarken ‘Belediyemizden Allah razı olsun, ayağınız taşa değmesin’ diyorlar. Biz de bunu duyunca çok mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da 1993’da dünyaya gelen Emine Arman Fırat, lise eğitimini ÇubukAnadolu Lisesi’nde tamamladı, 2011 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı ve 2018 yılında Kayseri Şehir Hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlığına başladı. Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen 117. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası ile ataması gerçekleşen Emine Arman Fırat, Besni Devlet Hastanesi’nde göreve başladı. Hastanede göreve başlayan bir çocuk annesi Doktor Fırat, halkın sağlığı için görev başında olduklarını vurguladı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta Sadettin Tosun, seyahat ettiği özel halk otobüsünde kalp krizi geçirdi. Otobüs şoförünün en yakın aile sağlığı merkezine yetiştirdiği Tosun’un duran kalbi yeniden çalıştırılıp, tedaviye alındı. Olay, otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, saat 09.30 sıralarında Bülbüller hattında çalışan bir halk otobüsünde meydana geldi. Serkan Y. yönetimindeki 58 H 0171 plakalı halk otobüsünde ön koltukta seyahat eden Saadettin Tosun, fenalaşıp düştü. Diğer yolcuların uyarısı üzerine şoför, aracı güzergah üzerinde bulunan Tuzlugöl Aile Sağlığı Merkezi’ne sürdü. Daha sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Kalp krizi geçirdiği anlaşılan ve kalbi duran Tosun’a sağlık ekipleri otobüsün içerisinde uzun süre kalp masajı yaptı. Saadettin Tosun, ambulansla Numune Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Tosun’un kalp krizi geçirdiği anlar ve diğer yolcuların yardıma koşması ile yaşanan panik halk otobüsünün güvenlik kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Altın Ordu ilçesi Yemişli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’ne ait olan ve M.C.O.’nun (27) kullandığı 52 RE 451 plakalı ambulans, yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak yan yattı. Kazada ambulans sürücüsü ile birlikte L.K.Ü. (27) isimli hemşire, S.O. (80) isimli hasta ve H.O. (72) isimli hasta yakını yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulans ile çeşitli hastanelere kaldırıldı.
Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. – ORDU
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Kronik farenjitte, bol sıvı alıp, stres ve sıkıntıdan uzak kalmak lazım”
ELAZIĞ – Yaz aylarında kronik farenjit ciddi sıkıntılar oluşturduğunu belirten Elazığ Medilines Hastanesinde görevli kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Necdet Özer, “Bunun tedavisi, kronik farenjitte özellikle bol sıvı almak lazım, stres ve sıkıntıdan uzak kalmak lazım” dedi.
Elazığ Medilines Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Necdet Özer, yaz aylarında vatandaşlarda sık bir şekilde görülen kronik farenjit hakkında açıklamalarda bulundu. Kronik farenjittin her mevsimde görülebileceğini aktaran Op. Dr. Necdet Özer, “Yaz aylarında kronik farenjit ciddi sıkıntılar oluşturabiliyor. Kronik farenjit boğazımızın ve bademciklerimizin arkasında küçük dilimizin arkasında olan boğaz bölgesinde olan yangılara, zaman zaman kaşıntı, gıcık, tırmalanma, ve boğazda yabancı bir cisim varmış gibi bir his oluşturur. Kronik farenjit, özellikle yaz aylarında havaların aşırı sıcak ve kuru olmasından dolayı boğaz kurumalarına yol açarak oluşur. Bunun sebebi de aşırı derecede boğazın kuru olmasından dolayıdır. Bundan dolayı nefes aldığımız zaman boğazımız daha da fazla kurumaktadır. Bunun tedavisi, kronik farenjitte özellikle bol sıvı almak lazım, stres ve sıkıntıdan uzak kalmak lazım. Midede reflü varsa bunlarında tedavi edilmesi lazım. Bunlar yapıldığı zaman hastalarımıza medical ilaç tedavisi de uyguladığımız da hastanın yaşam kalitesi düzeliyor. Hastalar genelde bu ağrıları uzun süre çektikleri için ağrıları düzelmediği için boğazında kötü bir şey olup olmadığını düşünerek korkuyorlar. Bu hastalık genelde çok kötü hastalığa ve kansere dönüşmüyor ama bizim söylediğimiz kurallara uymaz, stres ve sıkıntıdan uzak kalmazsanız, bol sıvı tüketmezseniz genelde kronik farenjit geçmiyor. Bundan dolayı da yaşam kaliteniz düşüyor” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(BALIKESİR) – Burhaniye Su İnisiyatifi, musluklardan akan suyun kirli olduğu gerekçesiyle Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Burada yapılan açıklamada, “Yaklaşık bir buçuk aydır Burhaniye Ali Çetinkaya Mahallesi ve Bahçelievler Mahallesi’ndeki evlerimizde musluklardan akan suyumuz tuzlu, acı, paslı, yağlı. Yaptırdığımız tahlil sonuçlarına göre, suyun içerisindeki katı madde miktarı, yani su olmayan, suda olmaması gereken maddeler, normal değerlerin 7-8 katına ulaşıyor” denildi.
Burhaniye Su İnisiyatifi, artan su kesintileri ve su kalitesinin kötü olduğu gerekçesiyle Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. İnisiyatif adına açıklama yapan avukat Filiz Sonsuz, şunları söyledi:
“Musluklardan akan su acı, paslı, yağlı”
“Su, bildiğimiz su değil. Yaklaşık bir buçuk aydır Burhaniye Ali Çetinkaya Mahallesi ve Bahçelievler Mahallesi’ndeki evlerimizde musluklardan akan suyumuz tuzlu, acı, paslı, yağlı. Yaptırdığımız tahlil sonuçlarına göre, suyun içerisindeki katı madde miktarı, yani su olmayan, suda olmaması gereken maddeler, normal değerlerin 7-8 katına ulaşıyor. Bazı mahallelerimize günün bazı saatlerinde su verilmiyor ya da suyun basıncı düşüyor. Bu duruma çoğunlukla habersiz yakalanıyoruz.
“İshal, kusma vakaları artıyor”
Sadece Burhaniye merkez mahalleleri değil, kırsal mahalleler de susuzlukla adeta sınanıyor. Çallı, Kuyucak ve Avunduk mahallelerine tankerlerle su taşınıyor. Daha düne kadar çeşmelerinden su akan bu mahalleler artık tankerle gelecek suyu bekliyor. Uzun yıllardır ya tadı kötü olduğu ya da güvenilir olmadığı için içemediğimiz şebeke suyuyla artık bazı mahallelerimizde diş fırçalayamıyoruz. Sabun köpürmüyor, el yıkanmıyor, duş alınamıyor, bulaşık, sebze meyve yıkanamıyor, yemek yapılamıyor, çay demlenemiyor, çamaşır, bulaşık makineleri, kombiler bozuluyor ve ishal, kusma vakaları artıyor. Yapılan yüzlerce, binlerce şikayete rağmen ne ilgili bakanlıklardan, ne İl Sağlık Müdürlüğü’nden, ne Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nden, ne belediyelerden hiçbir tatmin edici resmi cevap yok.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kış hastalıklarından korunmak için yazın kum banyosu yapıyorlar
ERZURUM – Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Ejder deresinin kumları şifa dağıtıyor. Vatandaşlar hastalıklarından kurtulmak için kum banyosu yapıyorlar.
Oltu ilçesine bağlı Ejder deresinin kumlarını değerlendiren Oltulular, yıl da 3-4 kez bu kuma girmenin kış hastalıklarından koruduğunu öne sürüyorlar.
Oltulu Dr. İbrahim Hakkı Ekinci, hastalarına 4-5 seans kumda banyo yapmalarını tavsiye ediyor. Özellikle mineral, demir ve magnezit açısından çok zengin olan kumların çeşitli hastalıkları tedavi edici düzenleyici etkisinin yanı sıra sağlığa da çok ciddi katkıları var. Öte yandan, kum banyosu iltihaplı romatizma, kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye edilmiyor.
Takiben 10 yıldır düzenli olarak kum banyosu yaptığını belirten Oltulu Pratisyen Doktor, aynı zamanda (fito terapist) İbrahim Hakkı Ekinci, “Kum banyosunun mevsimi oluyor özellikle kumun sıcak olması gerekiyor. Erzurum’da özellikle Ağustos ayı sıcak oluyor. Kum banyosu vücuda destek de oluyor. Tedavi edici de olabiliyor. Bazı riskli hastalara tavsiye etmiyorum. Örneğin iltihaplı romatizmalarda, kalp rahatsızlığı olanlara, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye etmiyorum, Eklem kireçlenmelerinde müthiş tedavisi var. Yani vücudu yeniliyor her sezon üç dört kez kum banyosu yapıyorum. Bu sene belki daha fazla yapabilirim. Geçtiğimiz yıllarda kum banyosunu bazı hastalarıma ve yakın çevreme de yaptırıyordum. Bir sezonda yüz kişi civarında oluyordu bu sene sanırım beş yüz civarında olacak gibi. Şu anki kum yaptığımız yer özel bir yatak. Özellikle volkanik dağ olan Kırdağ’ın eteğindeki Söğütlü dere. Buradaki kumlara mıknatısı tuttuk mu müthiş derecede metal toplanıyor, demir toplanıyor. O yüzden bu dereyi öneriyorum kum banyosu için yani sağlık sorunlarına çözüm arayan herkese öneriyorum” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM’un Oltu ilçesindeki Ejder Deresi, hava sıcaklığının 30 dereceyi geçtiği ağustos ayında eklem ağrıları ve romatizmal hastalıkları olanların uğrak yeri oluyor. Bölgeye gelen vatandaşlar, kum banyosuyla hastalıklarına şifa arıyor. Alternatif tıp konusunda çalışmalar yapan Dr. İbrahim Ekinci, “Kum banyosunun etkili olması için sıcak olması gerekiyor. Erzurum’da özellikle ağustos ayı sıcak oluyor. Kum banyosu vücuda destek de oluyor, tedavi edici de olabiliyor” dedi.
Oltu ilçesinde alternatif tıpla ilgilenen Dr. İbrahim Hakkı Ekinci, ilçe merkezine yakın bir bölgeden geçen Ejder Deresi’nin kumlarının mineral ve demir açısından çok zengin olduğu ve tedavi edici özelliği bulunduğunu belirledi. İlçede kurduğu muayenehanesinde hekimlik yaparken hastalarına alternatif tıp da uygulayan Dr. Ekinci, eklem ağrıları ve romatizma şikayeti olanlara kum banyosunu tavsiye ediyor. İltihaplı romatizma, kalp ve yüksek tansiyon rahatsızlığı olanlara bu tedaviyi uygulamayan Ekinci, “Kum banyosunun mevsimi oluyor. Bunun için kumun sıcak olması gerekiyor. Erzurum’da özellikle ağustos ayı diğer zamanlara göre daha sıcak oluyor. Kum banyosu vücuda destek de oluyor, tedavi edici de olabiliyor. Eklem kireçlenmelerinde müthiş tedavisi var. Yani vücudu yeniliyor. Kendim her sezon üç dört kez kum banyosu yapıyorum. Geçtiğimiz yıllarda kum banyosunu bazı hastalarıma ve yakın çevreme de yaptırıyordum. Bir sezonda 100 kişi civarında kum banyosu yapıyordu. Bu sene sanırım 500 civarında olacak gibi. Kum banyosunu bazı riskli hastalara tavsiye etmiyorum. Örneğin iltihaplı romatizmalarda, kalp rahatsızlığı olanlara, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye etmiyorum” diye konuştu.
KUMA GÖMÜLÜYORLAR
Eklem ağrıları ve romatizmal şikayeti olanlar, Ejder Deresi’nde kendileri için bir yer hazırlayarak kafaları dışarda olacak şekilde kuma gömülüyor. Yarım saat süreyle kum içerisinde kalan vatandaşlar, bunu doktor tavsiyesine göre birkaç kez uyguluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oltu ilçesine bağlı Ejder deresinin kumlarını değerlendiren Oltulular, yıl da 3-4 kez bu kuma girmenin kış hastalıklarından koruduğunu öne sürüyorlar.
Oltulu Dr. İbrahim Hakkı Ekinci, hastalarına 4-5 seans kumda banyo yapmalarını tavsiye ediyor. Özellikle mineral, demir ve magnezit açısından çok zengin olan kumların çeşitli hastalıkları tedavi edici düzenleyici etkisinin yanı sıra sağlığa da çok ciddi katkıları var. Öte yandan, kum banyosu iltihaplı romatizma, kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye edilmiyor.
Takiben 10 yıldır düzenli olarak kum banyosu yaptığını belirten Oltulu Pratisyen Doktor, aynı zamanda (fito terapist) İbrahim Hakkı Ekinci, “Kum banyosunun mevsimi oluyor özellikle kumun sıcak olması gerekiyor. Erzurum’da özellikle Ağustos ayı sıcak oluyor. Kum banyosu vücuda destek de oluyor. Tedavi edici de olabiliyor. Bazı riskli hastalara tavsiye etmiyorum. Örneğin iltihaplı romatizmalarda, kalp rahatsızlığı olanlara, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye etmiyorum, Eklem kireçlenmelerinde müthiş tedavisi var. Yani vücudu yeniliyor her sezon üç dört kez kum banyosu yapıyorum. Bu sene belki daha fazla yapabilirim. Geçtiğimiz yıllarda kum banyosunu bazı hastalarıma ve yakın çevreme de yaptırıyordum. Bir sezonda yüz kişi civarında oluyordu bu sene sanırım beş yüz civarında olacak gibi. Şu anki kum yaptığımız yer özel bir yatak. Özellikle volkanik dağ olan Kırdağ’ın eteğindeki Söğütlü dere. Buradaki kumlara mıknatısı tuttuk mu müthiş derecede metal toplanıyor, demir toplanıyor. O yüzden bu dereyi öneriyorum kum banyosu için yani sağlık sorunlarına çözüm arayan herkese öneriyorum” şeklinde konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gıda kontrol görevlilerince yapılan denetimlerde 1 işletmeye idare yaptırım kararı uygulandı. Aynı dönemde Alo 174 Gıda Hattı’na yapılan 10 şikayet hakkında ilgili işletmelerde numune alınarak gerekli kontroller yapılarak herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığı belirtildi.
Sürdürülebilir gıdanın arz güvenliği için denetimlerin devam edeceği bildirildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Köşk Belediye Meclis Üyesi Mustafa Latif Orhan (58) uykusunda aniden fenalaştı. Ailesi tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kalp krizi geçirdiği tespit edilen Orhan, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Orhan’ın ani ölümü ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerini yasa boğdu.
Evli ve 3 çocuk babası olan Orhan’ın cenazesinin 24 Ağustos Cumartesi günü ikindi namazını müteakip Köşk ilçesi Çarşı Camii’nden kaldırılarak Ilıdağ Mezarlığı’na defnedileceği öğrenildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Kalesi önünde bir araya gelen doktorlar, tıp ve eczacılık fakültesi öğrencileri, sağlık çalışanları ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla yürüdü.
Yürüyüşün ardından grup adına açıklama yapan aile hekimi Muhammet Mutlu, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını lanetledi.
Mutlu, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarında binlerce masum insanın öldüğünü anımsatarak, “7 Ekim’den bu yana 10 aydan fazla süredir devam eden soykırımda bebek, çocuk, gebe, kadın, yaşlı denilmeden binlerce masum insan, işgalci terörist İsrail ve teröristlerin en büyük destekçisi baş terörist ABD tarafından acımasızca katledildi ve katledilmeye devam ediliyor.” dedi.
İsrail’in savaş altındakilere gönderilen yardımları engellediğine dikkati çeken Mutlu, şunları kaydetti:
“Zalim zulmüne devam ediyor, Yeni doğmuş bebeklerin kafaları, kolları acımasızca koparılırken, gebe kardeşlerimize ve esirlere tecavüz edilirken, bombalarla öldüremedikleri Gazzeliler, yardımlar engellenmek suretiyle aç ve susuz bırakılarak ölüme terk edilirken, İslam dininin tüm değerleri katil siyonistlerce aşağılanırken bizler ne yapıyoruz? Elimizden geleni yapıyor muyuz, yoksa gaflet içinde sırtımızı mı dönüyoruz?”
Gruptakiler, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ettikten sonra dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın İsmet İnönü Sanat Merkezi önünde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, İEF’nin İzmir’in marka bir şehir olmasına en fazla katkıyı sağlayan etkinlik olduğunu söyledi.
Bu yıl 93. kez düzenlenecek fuarı büyük bir merakla ve heyecanla beklediklerini belirten Tugay, “Resmi açılış törenini 31 Ağustos’ta, kapanışı ise İzmir’in kurtuluşunun 102. yılı olan 9 Eylül’de yapacağız. Fuarımızı bize ata mirası, vasiyeti olarak görüyoruz. İzmir’in kent kimliğine, Türkiye’nin ekonomisine büyük katkıları olan en önemli etkinliklerden birisi olarak görüyoruz.” dedi.
Tugay, İzmir Fuarı’nı eskisi kadar canlı, insanların merakla beklediği günlerine döndürmek istediğini, bu yıl fuarın temasının teknoloji olacağını ifade etti.
Çok sayıda etkinlik, konser ve organizasyonun gerçekleştirileceği 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’na 90 ülkeden 3 bin katılımcı ve 1 milyona yakın ziyaretçi bekleniyor.
Etkinliklerin saat 16.00 ile 23.00 arasında düzenleneceği fuara tam girişi ücreti 20 lira, öğrenci giriş ücreti 7,5 lira olarak belirlendi.
Fuar, 9 Eylül’de sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN – Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından okul öncesi eğitimin farkındalığını artırmak amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Okul Öncesi Etkinlikleri” programı çocuklar ve ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Büyükşehir Belediyesi, “Eğitim küçük yaşta başlar” diyerek çocukların gelişimine ve okul öncesi eğitime verdiği önemle Cumhuriyet Meydanı’nda “Okul Öncesi Etkinlikleri” programı düzenledi. Büyükşehir Belediyesi ve İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirilen program, ailelerin ve çocukların yoğun katılımıyla neşeli bir atmosferde geçti. Programda, okul öncesi eğitimle ilgili çeşitli aktiviteler, atölye çalışmaları ve bilgilendirme stantları yer aldı. Etkinlik alanı çocuklar için eğlenceli ve öğretici etkinliklerle donatıldı. Yüz boyama etkinlikleri, çeşitli gösteriler ve eğlenceli oyunlar çocukların büyük ilgisini çekti. Etkinlik ile çocuklar hem eğlendi hem de sosyal becerilerini geliştirdi.
Etkinlik büyük beğeni topladı
Okul öncesi eğitim konusundaki güncel bilgiler ve tavsiyelerin sunulduğu bilgilendirme stantları ile ebeveynlere de değerli bilgiler sundu. Yapılan bilgilendirmeler ailelerin çocuklarının eğitim süreçlerine dair bilinçlenmelerine yardımcı oldu. Böylece okul öncesi eğitimin önemi ve çocuk gelişimi konularında aileler daha fazla bilgi sahibi olma fırsatı buldu. Etkinlik, hem eğitici hem de eğlenceli içeriğiyle büyük beğeni topladı ve çocukların mutlu anlarıyla dolu bir gün geçirmelerine olanak sağladı.
“Çocuklarımızın eğitim ve gelişimlerine büyük önem veriyoruz”
Etkinlik hakkında bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Geleceğin liderlerini, sanatçılarını, bilim insanlarını ve toplumun her bir bireyini bugünden en iyi şekilde hazırlamak bizler için çok önemli. Bu misyonumuzun bir yansıması olarak çocuklarımıza yönelik özel bir etkinlik düzenledik. Amacımız okul öncesi eğitimin önemini aktarmak ve bu sayede çocuklarımıza en iyi başlangıcı sağlamaktı. Etkinlik, çocuklarımız ve ailelerimiz için keyifli bir gün olmanın yanı sıra çocuklarımızın okula olan hevesini de artırdı. Çocuklarımızın eğitimine büyük önem veriyor ve çok yönlü gelişimlerini destekliyoruz. Hayatın her aşamasına hazır bireyler olarak yetişmeleri için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.
Etkinliğe katılan çocuklar da kendilerine bu imkanı sağlayan yetkililere teşekkür ederek, çok keyifli vakit geçirdiklerini söylediler
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE – Edirne’de 2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala saha denetimlerini arttıran Ticaret Bakanlığı ekipleri, kırtasiye denetimi yaptı.
Edirne’de 2024-2025 eğitim öğretim yılı öncesi harekete geçen Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, kırtasiyelerde fiyat etiketi denetimi gerçekleştirdi. Öğrencilerin ihtiyaçları arasında yer alan kalem defter ve diğer malzemelerin satışının yapıldığı kırtasiyelerde denetim yapan ekipler, işletme sahiplerini bilgilendirdi.
Denetimlerde ürünlerin fiyat etiketlerini tek tek kontrol eden ekipler, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadı.
Ekiplerin denetlediği kırtasiyenin sorumlusu Tamer Dillek, denetimleri faydalı bulduklarını ve bu ekiplerin bilgilendirmesine göre hareket ettiklerini ifade etti.
Yeni dönem öncesi hazırlıklarını tamamladıklarını ve etiketlerini yaptıklarını söyleyen Dillek, “Ekipler bizi öğrencilere nasıl yardımcı olabileceğimiz hakkında bilgilendiriyorlar. Biz de onların bize verdikleri görevler neticesinde hazırlıklarımızı yapmaya çalışıyoruz. Okullar açılacağı için defter grupları öğrencinin ana malzemesi. Ekipler, defterlerin yaprak sayılarına ve raflardaki etiketleme düzenine baktılar. Etiket olup olmadığını kontrol ettiler. Çünkü o çok önemli. Müşterinin etiketi görmesi gerekiyor. Bu denetimler bizim için de iyi oluyor” dedi.
Kırtasiyelere yönelik denetimlerin eğitim öğretim yılı boyunca devam edeceği, konuyla ilgili tüketicilerden gelen CİMER, Haksız Fiyat Artışı Sistemi gibi şikayetlerin de ayrıca değerlendirmeye alınacağı belirtildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yazıda, önetmelikte yer alan şu hükümler hatırlatıldı:
“Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır. Kurum adı kısaltma olarak kullanılacak ise kurum adı ve kısaltması kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yer alır…”
6 İLDE 30 OKUL
Bakanlık, Türkçe isim verilmediği tespit edilen kurum adlarını 6 ilin valiliğine bildirerek, “Kurum adlarının anılan maddeye aykırı olduğu anlaşılmış olup yeni kurum adı teklif edilmesi gerekmektedir.” uyarısında bulundu. Kanuna aykırı olarak isimleri Türkçe olmayan okul sayısının 6 ilde 30 olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, okulların açılmasına az bir zaman kala kentteki kırtasiyeleri denetledi.
Ortakapı Caddesi’ndeki bir mağazada denetim yapan ekipler, çanta ve kırtasiye malzemeleri başta olmak üzere okul ürünlerini sağlığa uygunluğu ve fiyat açısından inceledi.
Denetimde Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri fiyat etiketi, kasa ve raf fiyatlarını karşılaştırdı, ürün güvenliğini kontrol etti.
Kırtasiye dükkanı işletmecisi Tamer Dillek, gazetecilere yaptığı açıklamada, okulların açılmasına kısa bir süre kala ekiplerin denetimlerini artırdığını söyledi.
Ekiplerin defterlerin yaprak sayısına kadar kontroller gerçekleştirdiğini ifade eden Dillek, “Satılan her ürünün etiketinin üzerinde olması gerekiyor. Veliler çocuklarına kırtasiye ürünü alırken standartlara uygun ürünler almalı. Yerli malı, kaliteli malzemeler tercih edilmeli. Satın alınan ürünün sahte olup olmadığı araştırılmalı. Her ürünün arkasında Türk Standartları Enstitüsünün amblemi vardır bu kontrol edilmelidir.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğan Mahallesi TOKİ konutlarında oturan ve maddi durumu iyi olmayan üç çocuklu ailenin en küçüğü olan Ahı, 4 yıl önce Siirt Türk Telekom Fen Lisesini kazandığında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinden (Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere, çocukların aile ortamından ayrılmadan sağlıklı bir şekilde gelişimini tamamlaması amacıyla yapılan nakdi ve psiko-sosyal destek) yararlanmak için başvurdu.
Bakanlığın sağladığı destek sayesinde fen lisesinde okuyan Ahı, girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (2024-YKS) Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanmanın sevincini yaşadı.
Ahı, AA muhabirine, eğitim hayatı boyunca Bakanlığın desteğini her zaman gördüğünü söyledi.
Küçüklüğünden beri büyük hayali olan doktorluğa ilk adımı atmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Ahı, şöyle konuştu:
“Eğitim sürecimde Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkililerini sürekli yanımda bulundu. Kurum müdürü ve personeller maddi ve manevi desteklerde bulundu. Hayalim olan mesleği gerçekleştirmek benim için büyük bir mutluluk. Ailemin ve devletimizin sürekli yanımda olması beni daha da güçlü kıldı, hedefime bağlanmamı sağladı. İyi bir cerrah olmak istiyorum. Annem bizi babasız büyüttü. Ağabeyim de desteklerden yararlanarak okudu ve avukat oldu. Okulu bitirdikten sonra cerrah olup Siirt’e hizmet etmeyi düşünüyorum.”
Ağabeyi de hukuk fakültesinden mezun oldu
Ağabey Mehmet Kadir Ahı, kendisinin de Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinden yararlanarak hukuk fakültesinden mezun olduğunu söyledi.
Desteklerinden dolayı kurum yetkililerine teşekkür eden Ahı, şöyle konuştu:
“Kardeşim gibi Bakanlığın sunduğu sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandım. 2018 yılında hukuk fakültesini kazandım. Mezun olduktan sonra stajımı tamamladım ve avukatlık ruhsatımı aldım. Bu sürede hakimlik savcılık sınavlarına hazırlanıyorum. Çalışarak devletimize hizmet etmeyi amaçlıyorum.”
“Mekin’in tıp fakültesini kazanması bizi gururlandırdı”
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar ve kurum personelleri de Ahı ailesini ziyaret ederek, Tıp Fakültesine yerleşen Mehmet Mekin Ahı’ya tablet bilgisayar hediye etti.
Sidar, aileyi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, “Sosyal ve ekonomik desteklerimizden faydalanan Mekin’in tıp fakültesi kazanması bizi gururlandırdı. Diğer çocuklarımıza da ilham kaynağı olması açısından bunu çok anlamlı buluyoruz. Her daim çocuklarımızı desteklemeye ve onların yanlarında olmaya devam edeceğiz.” dedi.???????
Siirt’te 1588 çocuğun Bakanlığın Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinden yararlandığını bildiren Sidar, Bakanlık tarafından yürütülen Okul Destek Projesi (ODES) kapsamında da sosyal ve ekonomik hizmetlerden yararlanan çocuklara yönelik çeşitli projeler hazırladıklarını aktardı.
Sidar, “Dezavantajlı durumda olan bireylere, bizlerle iletişim kurmaları halinde desteklerimizle yanlarında olduğumuzu hissettirmeyi amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
???????
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğuştan uyluk (kalça ekleminden başlayıp dize kadar uzanan, güç, hacim ve uzunluk bakımından en uzun olan kemik) kemiğinde kist olan Tunay, ortaokul çağında yürürken aksamaya başladı. Bunun üzerine ailesinin hastaneye götürdüğü Tunay’ın kisti, operasyonla alındı.
Zaman içinde aksama şikayetleri giderek artan Tunay, bacağında şekil bozukluğu da olması sebebiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’ne müracaat etti.
Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalında Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Kalkışım tarafından muayene edilen Tunay’ın, sol bacağının uyluk kemiğinin sağ tarafa kıyasla 4 santimetre daha kısa, aynı zamanda da genu valgum (dizlerin içe doğru eğilmesi ve bacakların X şeklinde görünmesi durumu) denilen bir dizilim bozukluğu olduğu tespit edildi.
Her gün 1 milimetre uzayacak şekilde tedavi programlandı
Söz konusu kısalığa bağlı skolyoz (omurgada eğrilik) ve pelvik tilt (kalça kemiği ve uyluk kemiği ön tarafının açısındaki azalma durumu) gelişen Tunay’ın ameliyat olmasına karar verildi.
Kalkışım ve ekibi tarafından Tunay’a, bilgisayar destekli eksternal fiksatör denilen, dışardan tespit ile hem kemikte uzatma hem de dizilim osteotomisi (kemiğin kesilmesi) işlemleri aynı anda ve aşamalı şekilde uygulandı.
Hastanın uyluk kemiğinde osteotomi yaparak her gün 1 milimetre uzayacak şekilde tedavisini programlayan Kalkışım, uzatma ve düzeltme işlemi 40 günde bittikten sonra hasta konforu açısından dışardan koyulan tespit materyalini çıkarttı.
Kullanılan teknik ile yaklaşık 8 ayın sonunda Tunay’ın hem kemiği uzadı hem de deformitesi (vücudun bir bölümünün olması gerekenden farklı görünmesine veya çalışmasına neden olan bir organizmanın büyük bir anormalliği) düzelmiş oldu.
“Hastamız 18 yaşını doldurduğu için uzatma ameliyatını tercih ettik”
Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Kalkışım, AA muhabirine, hastanın yaklaşık 9 ay önce bacağındaki aksama şikayetleriyle kendilerine başvurduğunu söyledi.
Hastanın yaklaşık 7 yıl önce uyluk kemiğinin üst ucundaki kist nedeniyle operasyon geçirdiğini belirten Kalkışım, “Önceden geçirmiş olduğu operasyonda kist temizlenmiş ve kemik tespit edilmiş. Ciddi bir ağrısı olmamakla birlikte yürürken aksama ve topallama şikayetlerinin zamanla arttığını öğrendik. Muayenesinde hastamızın bir bacağında diğerine göre 4 santimetrelik bir kısalık olduğunu tespit ettik. Sonrasında bu ameliyat için gerekli planlamamızı ve hazırlığımızı yaptık.” diye konuştu.
Kalkışım, bu tarz bacak uzunluk eşitsizliklerinin tedavisinde çeşitli yöntemler olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Mevcut hastamız 18 yaşını doldurduğu için uzatma ameliyatını tercih ettik. Aralık ayının 15’inde ameliyatımızı gerçekleştirdik. Hastamızın tek sorunu kısalık değildi. Aynı zamanda bir deformite dediğimiz şekil bozukluğu da mevcuttu. Kullandığımız bilgisayar destekli, uzaysal 3 boyutlu düzeltme sağlayabilen sistemle tedavimizi planladık. Yaklaşık 1,5 aylık günlük rutinlerle deformite ve uzatma tedavimizi tamamladık. Sonrasında kestiğimiz kemiğin arasının kaynamasını bekledik. O kaynama da zaten gerçekleşmiş oldu.”
Kalkışım, şu an tedavinin 8. ayında olduklarını ifade ederek, “Hastanın fizik tedavi süreci devam etmekle birlikte şikayetlerin birçok kısmı geçti. Tabii yıllar boyunca 4 santimetre bir kısalıkla hasta yaşamını devam ettirdi. Bu süreç içerisinde hem omurgasında şekil bozukluğu hem de leğen kemiğinin asimetrisi dediğimiz bir durum gelişmişti. Alt ekstremitesini uzatmamızla bu bozukluklar zamanla düzelme eğilimine giriyor. Şu an hastamız tedavisinden gayet memnun. Kendisi hiçbir yardımcı destek aleti kullanmadan yürüyebiliyor, hatta koşabiliyor.” dedi.
“Allah’a şükür, şimdi iyiyim”
Özgür Tunay da ortaokul döneminde yürürken aksaklık yaşadığını, bu durumun da öğretmeninin ve ailesinin dikkatini çektiğini söyledi.
Okulda yürürken aksama yaşamasından dolayı üzüldüğünü dile getiren Tunay, “Arkadaşlarım yürürken üzülüyordum. Çünkü onlar düz yürüyor, ben yamuk yürüyordum. Öğretmen de bu durumu gördü, annemle konuştu. Öyle ilerledik. Allah’a şükür, şimdi iyiyim.” ifadelerini kullandı.
Tunay, yaşadığı sıkıntılardan kurtulduğu için mutlu olduğunu vurgulayarak, kendisiyle ilgilenen doktoruna ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta yalnız yaşayan SMA hastası yüzde 100 engelli Ali Osman Demir (62), gelirinin 29 bin TL olması nedeniyle devlete ait huzurevi ve engelli bakım merkezlerine kabul edilmediği için mağduriyet yaşadığını söyledi. Demir, “Ölümü bekliyorum. Ellerimi, ayaklarımı kullanamıyorum. Beni bir yere yerleştirsinler. Başka bir şey istemiyorum. Günlük hayatımda hiç bir şey yapamıyorum. Bir bardak suyumu alıp içemiyorum. Gelirim 29 bin lira olduğu için 11 bin lirayı geçiyormuş ve bu yüzden kabul edilmiyorum. Özel bakım merkezleri de 50 bin lira tutuyor. Bunu da ödeyecek gücüm yoktur” dedi.
Alibaba Mahallesi’nde yalnız yaşayan emekli Ali Osman Demir’e, 2009 yılında SMA hastalığı teşhisi konuldu. Demir’in annesi Mahi Demir 2018 yılında, babası Mehmet Demir ise geçen yıl hayatını kaybetti. Zamanla yürüyemeyen Demir, tekerlik sandalyede yaşamını babasından kalan evde tek başına sürdürmeye başladı, ellerini de kullanamaz hale geldi. Yüzde 100 engelli olan ve hiç evlenmeyen Ali Osman Demir, engelli ve normal bakım merkezlerine başvurdu. Gelirinin 29 bin TL olması ve bakım merkezlerinin ‘aylık 11 bin TL gelir’ şartı sunduğu Demir, bakım merkezlerine kabul edilmedi. Özel bakım merkezlerine de başvuran Demir, aylık ücretini karşılayacak durumu olmadığı için vazgeçti. Evinde tek başına kalan Demir, günlük kişisel bakım ve ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
‘DEVLET BENİ BİR YERE YERLEŞTİRSİN’
Bakıma muhtaç kaldığını belirterek kendisinin bir bakımevine yerleştirilmesini isteyen Demir, “Ben büfecilik yapıyordum. 15 yıl önce bana SMA hastalığı teşhisi konuldu. Şimdi de tamamen ellerim, ayaklarım durdu. Bakıma muhtaç kaldım. Bakım evleri beni şu anda maaşım yüksek diye kabul etmiyor. Günlük hayatıma bazen komşular gelip yardım ediyor. Ölümü bekliyorum. Ellerimi, ayaklarımı kullanamıyorum. Beni bir yere yerleştirsinler. Başka bir şey istemiyorum. Günlük hayatımda hiçbir şey yapamıyorum. Bir bardak suyumu alıp içemiyorum. Gelirim 29 bin lira olduğu için 11 bin lirayı geçiyormuş ve bu yüzden kabul edilmiyorum. Özel bakım merkezleri de 50 bin lira tutuyor. Bunu da ödeyecek gücüm yoktur. Devlet beni bir yere yerleştirsin. Başka bir şey istemiyorum” dedi.
‘HİÇ BİR ‘EVDE TEK BAŞINA YAŞIYAMAZ’
Ali Osman Demir’e yardım eden Mustafa Dönmez (37) ise “Osman amca beni arıyor ve yardıma geliyorum. Görüldüğü gibi de hiçbir fonksiyonu yok. Bir yandan gözü oluyorum, bir yandan eli, bir yandan da ayağı oluyorum. Ama bu devamlı sürecek bir şey değil. Benim de kendime göre işlerim var. Yetkililerin buna bir el atması lazım. Bu evde tek başına bir yaşantı sürdüremez” diye konuştu.
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı Sivas Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Efe Zileli de yalnız yaşayan ve geliri 11 bin liradan yüksek olan bakıma muhtaç bireylerin devlete ait bakım merkezlerinde kalamadığını ve özel bakım merkezlerine yönlendirildiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa’nın İznik ilçesinde 50 yıllık İznik Gazetesi’nin sahiplerinden ve basın kartı sahibi 2 çocuk babası Ertan Tetik’in üniversite son sınıf öğrencisi oğlu Mert Tetik (21) 2.5 aydır hastanede böbreklerinden tedavi görüyordu. 2 böbreği de iflas eden Tetik’in böbrek nakline ihtiyacı vardı. Babası Ertan Tetik’in böbreği uyum sağladı ve bugün özel bir hastanede nakil gerçekleşti. Ameliyatın başarılı geçtiği öğrenildi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının beyin sağlığı üzerindeki önemini vurguladı. Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü ilişkinin, sağlık alanında devrim niteliğinde bir keşif olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Hanoğlu, “Son yıllarda yapılan araştırmalar, bağırsak sağlığının, beyin fonksiyonları üzerinde derin ve belirleyici bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.
Bağırsaklardaki mikrobiyota denilen mikroorganizma topluluğu, özellikle beyin sağlığını koruma ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, “Sağlıklı bakteri çeşitliliği, bağırsak florasındaki denge ve inflamasyon düzeyleri, bilişsel fonksiyonlarımızı doğrudan etkiler. Dolayısıyla, beyin sağlığımızı iyileştirmek ve korumak için ilk adım, bağırsak sağlığımıza odaklanmak olmalıdır” diye konuştu.
BAĞIRSAK FLORASINDAKİ DENGE BİLİŞSEL FONKSİYONU ETKİLİYOR
Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü ilişkinin, sağlık alanında devrim niteliğinde bir keşif olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Hanoğlu, “Bağırsak mikrobiyotasının sağlığı, özellikle Bifidobacterium Longum ve Lactobacillus Rhamnosus gibi probiyotik bakterilerin varlığı ile yakından ilişkilendirilmektedir. Bu bakteriler, bağırsak duvarını güçlendirir, bağışıklık sistemini düzenler ve inflamasyonu azaltarak beyin sağlığını koruma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, özellikle Bifidobacterium Longum’un, bağırsak florasındaki dengeyi sağlayarak bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini ve nörodejeneratif hastalıkların riskini azalttığını göstermektedir. Lactobacillus Rhamnosus ise stresle mücadelede etkili olduğu ve dolayısıyla stres kaynaklı beyin fonksiyonlarının korunmasında rol oynadığı bilinmektedir” ifadelerini kullandı.
PROBİYOTİK VE PREBİYOTİKLER DÜZENLİ KULLANILMALI
Bağırsak sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki derin etkilerini anlamamıza yardımcı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Hanoğlu, “Sağlıklı bir mikrobiyota için probiyotiklerin ve prebiyotiklerin düzenli olarak tüketilmesi önemlidir. Beslenme alışkanlıklarımızı ve yaşam tarzımızı bağırsak sağlığını destekleyecek şekilde düzenlemek, beyin sağlığını koruma ve geliştirme yolunda atılacak önemli bir adımdır. Bu keşifler, ileride nörolojik hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde yeni stratejiler geliştirilmesine de ışık tutmaktadır. Bilim dünyası, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasındaki bu karmaşık ilişkiyi daha derinlemesine anlamak için çalışmalarını sürdürmektedir” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta yalnız yaşayan SMA hastası yüzde 100 engelli Ali Osman Demir (62), gelirinin 29 bin TL olması nedeniyle devlete ait huzurevi ve engelli bakım merkezlerine kabul edilmediği için mağduriyet yaşadığını söyledi. Demir, “Ölümü bekliyorum. Ellerimi, ayaklarımı kullanamıyorum. Beni bir yere yerleştirsinler. Başka bir şey istemiyorum. Günlük hayatımda hiç bir şey yapamıyorum. Bir bardak suyumu alıp içemiyorum. Gelirim 29 bin lira olduğu için 11 bin lirayı geçiyormuş ve bu yüzden kabul edilmiyorum. Özel bakım merkezleri de 50 bin lira tutuyor. Bunu da ödeyecek gücüm yoktur” dedi.
Alibaba Mahallesi’nde yalnız yaşayan emekli Ali Osman Demir’e, 2009 yılında SMA hastalığı teşhisi konuldu. Demir’in annesi Mahi Demir 2018 yılında, babası Mehmet Demir ise geçen yıl hayatını kaybetti. Zamanla yürüyemeyen Demir, tekerlik sandalyede yaşamını babasından kalan evde tek başına sürdürmeye başladı, ellerini de kullanamaz hale geldi. Yüzde 100 engelli olan ve hiç evlenmeyen Ali Osman Demir, engelli ve normal bakım merkezlerine başvurdu. Gelirinin 29 bin TL olması ve bakım merkezlerinin ‘aylık 11 bin TL gelir’ şartı sunduğu Demir, bakım merkezlerine kabul edilmedi. Özel bakım merkezlerine de başvuran Demir, aylık ücretini karşılayacak durumu olmadığı için vazgeçti. Evinde tek başına kalan Demir, günlük kişisel bakım ve ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
‘DEVLET BENİ BİR YERE YERLEŞTİRSİN’
Bakıma muhtaç kaldığını belirterek kendisinin bir bakımevine yerleştirilmesini isteyen Demir, “Ben büfecilik yapıyordum. 15 yıl önce bana SMA hastalığı teşhisi konuldu. Şimdi de tamamen ellerim, ayaklarım durdu. Bakıma muhtaç kaldım. Bakım evleri beni şu anda maaşım yüksek diye kabul etmiyor. Günlük hayatıma bazen komşular gelip yardım ediyor. Ölümü bekliyorum. Ellerimi, ayaklarımı kullanamıyorum. Beni bir yere yerleştirsinler. Başka bir şey istemiyorum. Günlük hayatımda hiçbir şey yapamıyorum. Bir bardak suyumu alıp içemiyorum. Gelirim 29 bin lira olduğu için 11 bin lirayı geçiyormuş ve bu yüzden kabul edilmiyorum. Özel bakım merkezleri de 50 bin lira tutuyor. Bunu da ödeyecek gücüm yoktur. Devlet beni bir yere yerleştirsin. Başka bir şey istemiyorum” dedi.
‘HİÇ BİR ‘EVDE TEK BAŞINA YAŞIYAMAZ’
Ali Osman Demir’e yardım eden Mustafa Dönmez (37) ise “Osman amca beni arıyor ve yardıma geliyorum. Görüldüğü gibi de hiçbir fonksiyonu yok. Bir yandan gözü oluyorum, bir yandan eli, bir yandan da ayağı oluyorum. Ama bu devamlı sürecek bir şey değil. Benim de kendime göre işlerim var. Yetkililerin buna bir el atması lazım. Bu evde tek başına bir yaşantı sürdüremez” diye konuştu.
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı Sivas Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Efe Zileli de yalnız yaşayan ve geliri 11 bin liradan yüksek olan bakıma muhtaç bireylerin devlete ait bakım merkezlerinde kalamadığını ve özel bakım merkezlerine yönlendirildiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için çalışmaların devam ettiği belirtildi.
Hasta, engelli ve yaşlı vatandaşların yakınlarının nüfus müdürlüklerine başvuru yapması halinde, ekiplerin evlerine kadar giderek kimlik kartı değiştirme başvurularını aldığı vurgulanan açıklamada, “Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmayı ve yaşam kalitelerini artırmayı hedeflediğimiz bu hizmet ile birlikte özellikle hareket zorluğu çeken vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdürüyoruz. Her zaman yanınızdayız.” ifadelerine yer verildi.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce başlatılan “gezici kayıt terminali” ve “Adreste Nüfus Hizmeti” uygulamasıyla sağlık sorunları olan vatandaşların ayağına giden memurlar, biyometrik veriden parmak izine, fotoğraf çekiminden imzalanan evraka kadar tüm işlemleri evlerde tamamlıyor.
Başvurusu alınan yeni kimlik kartları, basımın ardından vatandaşların evine gönderiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Serik Devlet Hastanesi’nde, sünnet olacak çocuklarda korku ve kaygıyı azaltmak amacıyla çocuklar ameliyathaneye bir hayırsever tarafından hastaneye bağışlanan akülü araçla götürüldü.
Çocuklar, akülü araçları sürerek bir süre oynadıktan sonra sünnet oldu.
Serik Devlet Hastanesi Başhekimi Serkan Kurt, yaptığı açıklamada, tıbbi olarak gerekli olan sünnetin, çocuklarda korku ve kaygı yaratabildiğini belirtti.
Bir hayırseverin çocuklara destek için akülü araç bağışladığını anlatan Kurt, “Akülü arabayla ameliyat öncesi çocuklar arabayla oynayarak rahatladıktan sonra, ameliyata kaygısı azalarak girmektedir. Bağışçımıza Serik Devlet Hastanesi olarak teşekkür ederiz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık alanında hızla gelişen dijital dönüşüm, diş hekimliğinde de önemli değişikliklere yol açıyor.
Özellikle dijital görüntüleme sistemleri, ağız içi tarayıcılar ve 3 boyutlu yazıcılar, diş hekimliğinde öne çıkan yenilikler arasında yer alıyor.
Dijital görüntüleme, daha az radyasyonla yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlarken, ağız içi tarayıcılar hastaların konforunu artırarak ölçülerin dakikalar içinde alınmasına olanak tanıyor. Bu sayede, restoratif ve protez materyaller aynı gün içinde üretilebiliyor.
Ayrıca dijital sistemler, hasta kayıtlarının dijital ortamda saklanmasını sağlayarak, arşivleme ve laboratuvar süreçlerini hızlandırıyor. Böylece tedavi süreçleri daha verimli hale geliyor.
“Teknolojileri yaygın bir şekilde kullanıyoruz”
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Aydın, AA muhabirine, diş hekimliğinde dijital teknolojilerin kullanımının giderek yaygınlaştığını söyledi.
Aydın, 3 boyutlu yazıcı ve dijital sistemlerin günümüzde artık birçok alanda kullanılmaya başladığını anlatarak, şöyle devam etti:
“Diş hekimliği pratiğinde de özellikle son yıllarda bu teknolojiler ve uygulamalar geniş yer buldu. Fakülte olarak bu teknolojileri yaygın bir şekilde kullanıyoruz. Ağız ölçüsünü, tarayıcılarla geleneksel yöntemlere kıyasla dijital sistemlerle alıyoruz. Böylece hastanın ağız içi modeli yerine dijital bir görüntü elde ediyoruz. Aynı görüntü üzerinden elde ettiğimiz dijital modele, protetik ve restoratif uygulamalarımızı 3 boyutlu yazıcı ve kazıyıcı sistemlerle yaparak, hastaların ekipmanlarını aynı gün içerisinde teslim etme imkanı buluyoruz.”
“Gider, geleneksel yöntemlere göre daha düşük”
Prof. Dr. Aydın, dijital sistemlerin uzun vadede maliyetleri düşürdüğüne dikkati çekerek, “Bu cihazlar başlangıçta pahalı olabilir ancak sarf giderleri geleneksel yöntemlere göre daha düşük. Bu da sistemlerin birkaç yıl içinde kendini finanse etmesini sağlıyor. Ayrıca, bazı tedavileri dışarıdan hizmet alarak yapıyorken, bu teknolojiler sayesinde kendi bünyemizde üretiyor ve dışa bağımlılıktan kurtuluyoruz.” diye konuştu.
“Hasta konforunu bozmadan kayıt alabiliyoruz”
GAÜN Diş Hekimliği Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Güzin Bilgin Büyüknacar ise dijitalleşmenin hasta konforunu artırdığını ve süreçleri hızlandırdığını belirtti.
Büyüknacar, konvansiyonel ölçü alma yöntemlerinde hastalarda bulantı refleksi oluşabildiğini anlatarak, “Ancak dijital ağız içi tarayıcılarla dakikalar içinde hasta konforunu bozmadan kayıt alabiliyoruz. Ayrıca, dijitalleşme sayesinde tedavi planlamalarımızı bilgisayar veya telefon üzerinden gerçekleştirebiliyoruz. Bunun yanı sıra, dijital kayıt sistemiyle arşiv odalarına gerek kalmadan, dosyalarımızı güvenle sanal ortamda saklıyoruz.” dedi.
Dijital sistemlerin yaygınlaşmasıyla diş hekimliğinde kullanılan tedavi yöntemlerinin hem hızlandığını hem de daha bilimsel ve pratik bir hale geldiğini aktaran Büyüknacar, “Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, bu teknolojileri günlük pratiğinde kullanarak, hastalarına daha kısa sürede tedavi imkanı sunarken, aynı zamanda dijitalleşen kayıt ve arşivleme süreçleriyle depolama alanında da önemli bir dönüşüm gerçekleştiriyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, öğle saatlerinde Niğde merkez Kale Mahallesi’nde bulunan bir apartmanda meydana geldi. Yabancı uyruklu Mira H., apartmanın 4. katından dengesini kaybederek balkondan düştü. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı çocuğu ilk müdahalenin ardından Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Hayati tehlikesi bulunan küçük çocuğun yoğun bakıma alındığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maymun çiçeği hastalığı gençleri hedef alıyor
İSTANBUL – Maymun çiçeği virüsü (Mpox) vakalarının çeşitli ülkelerde tespit edilmesiyle ‘pandemi’ tedirginliği yaşanırken Prof. Dr. Selim Badur, konuya dair önemli açıklamalarda bulundu. Maymun çiçeği hastalığında pandemi riskinin bulunmadığını belirten Prof. Dr. Badur, virüse karşı özellikle çocuklar ve gençlerin dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Afrika’da başlayan maymun çiçeği virüsünün kıta dışına çıkarak farklı ülkelerde de görülmesi, tüm dünyada tedirginliğe yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü de küresel acil durum ilan etti. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, maymun çiçeği virüsüne dair önemli bilgiler vererek Covid-19’da olduğu gibi bir pandemi riskinin bulunup bulunmadığını anlattı.
“Tüm dünyada gündemde olan bir enfeksiyon hastalığıyla karşı karşıyayız. Maymun çiçeği, yeni bir enfeksiyon hastalığı diye düşünülüyor. Aslında 1950’lerden beri bilinen bir enfeksiyon hastalığı” diyen Badur, “Bizim için önemli olan, Covid-19 pandemisini yaşayan tüm toplumların ‘Aynı şeyleri yaşayacak mıyız, yine kapanmalar olacak mı, kısıtlamalar olacak mı?’ sorularının yanıtını vermek. Böyle bir riskin bulunmadığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.
“Solunum yoluyla bulaş söz konusu değil”
Prof. Dr. Badur, maymun çiçeği virüsünün neden pandemi riski taşımadığını şöyle açıkladı:
“Virüsleri genomlarına göre DNA, RNA diye ayırmak mümkün. Bu bir DNA virüsü. Diğer solunum virüslerinden farklı bir virüs. Birincisi, Covid’de yeni varyantların ortaya çıkması gibi, mutasyon dediğimiz farklılaşmalar burada söz konusu değil. İkincisi, Covid-19, grip gibi büyük salgınlar yapan hastalıklarda etkenler solunum yolundan bulaşırlar. Maymun çiçeği hastalığında solunum yoluyla bulaşma söz konusu değil. Daha çok döküntüsü olan, hastalığı olan bireylerle cilt teması sonucu bulaşmakta. Bu da bulaşı ve hızla yayılmayı kısıtlayan bir durum. Üçüncüsü, Covid-19’da hastalık belirtisi olmayan, asemptomatik dediğimiz olgular toplumda hastalığın yayılmasını kolaylaştıran bir faktördü. Ancak bu hastalıkta belirtisiz seyretme söz konusu değil. Belirtilerle karşınıza çıkan bir bireyi gördüğünüz zaman ondan uzak durma, yakın temasa girmeme sonucu kendinizi korumuş olursunuz. Bu saydığımız faktörler, Covid19’da gördüğümüz yaygın hastalık, büyük bir salgın ve pandeminin maymun çiçeği hastalığı için söz konusu olmadığının kanıtı.”
Hastalığın belirtilerinin döküntüler, halsizlik, yüksek ateş ve lenf bezlerinde şişme olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, “Çok tipik olarak yıllar önce bilinen ve çok ölümcül seyreden çiçek hastalığında olduğu gibi vücutta çeşitli lezyonlar, içi sıvı olan çeşitli döküntüler görülmekte. Bunlar aracılığıyla virüs bulaşmakta. Klinik tablosu çok tipik, çok belirgin ve hastayı tanımak çok kolay. Bu nedenle yaklaşım, önlem açısından biraz şanslıyız” dedi.
“Bağışıklık sistemi zayıf olanlar risk grupları arasında”
Maymun çiçeği hastalığında ölüm riskine de değinen Prof. Dr. Selim Badur, “Ölüm riski çok az. Ölümcül bir hastalık diye kabul etmek mümkün değil. Hastalığa yakalananlar 2-4 hafta içinde iyileşmekteler. Ancak belirli risk grupları dediğimiz, immün sistemi zayıflamış hastalarda, yeni doğanlarda, küçük çocuklarda hastalığın daha ağır seyrettiğini biliyoruz” dedi.
“Maymun çiçeği hastalığının tedavisi yok”
Yurt dışından, özellikle Afrika’dan ülkemize gelecek kişilerde fiziksel muayene ile döküntü olup olmadığına dair kontrol yapılmasının uygun olacağını belirten Badur, yurt dışına çıkacak olan kişilere de döküntüsü olan kişilerle temastan kaçınmaları uyarısında bulundu. Bu hastalığın spesifik bir tedavisinin olmadığını belirten Prof. Dr. Badur, “Koruma açısından aşı önemli. Çiçek hastalığı ile aynı aileden bir virüs. 1980’lere kadar uygulanan çiçek aşısı, bu hastalığa karşı yüzde 80-85 oranında koruyucu. Özellikle 40 yaş ve üstü bireyler, yani zamanında çiçek aşısı olmuş bireyler bağışık olarak kabul edilmeli. Daha gençler ve çiçek aşısı yaptırmamış olan bireylerde bu enfeksiyon söz konusu” ifadelerini kullandı.
“Aşısı var ancak yaygın olarak kullanılmıyor”
Çiçek aşısı olmadıkları için maymun çiçeği virüsünün daha yoğun olarak çocuklarda ve gençlerde görüldüğü belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Badur, “Şu an maymun çiçeğine karşı iki aşı var ancak yaygın olarak kullanılmıyor. Risk gruplarına uygulanıyor. Örneğin bu virüsle çalışan sağlık çalışanlarına uygulanmakta. Hayvanlardan, özellikle kemirgenlerden bulaştığı biliniyor. Evcil ya da vahşi hayvan ticareti yapanlara da bu aşı uygulanabilir. Ama yaygın, sistematik, toplumun aşılanması diye bir şey söz konusu değil” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçtan dakikalar
56. dakikada Uğur Adem Gezer, Loshaj’a yaptığı müdahale sonrası direkt kırmızı kart gördü.
77. dakikada sağ kanattan gelişen İstanbulspor atağında Sambissa’nın ortasına düzgün vuruş yapan Emir Kaan Gültekin topu ağlara gönderdi. 0-1
Hakemler: Fatih Tokail, Sezgin Çınar, Güner Mumcu Taştan
Amed Sportif Faaliyetler: Nurullah Aslan, Cassubie, Mehmet Murat Uçar (Alberk Koç dk
76), Çekdar Orhan, Traore, Assombalonga, Uğur Adem Gezer, Sinan Kurt (Oktay Aydın dk. 90), Mehmet Yeşil (Veli Çetin dk. 81), Alaettin Batuhan Tur, Nkoulou
Teknik Direktör: Ersun Yanal
İstanbulspor: İsa Doğan, Vorobjovas (Ologo dk. 85), Emir Kaan Gültekin, Mamadou (Sambissa dk. 64), Coly, Özcan Şahan (Fuhaney dk. 64), Okan Erdoğan, Muammer Sarıkaya, Loshaj (Abdullah Dijlan Aydın dk. 64), Ali Yaşar, Jackson (Vefa Temel dk. 75)
Teknik Direktör: Osman Zeki Korkmaz
Gol: Emir Kaan Gültekin (dk. 77) (İstanbulspor)
Kırmızı kart: Uğur Adem Gezer (Amed Sportif Faaliyetler)
Sarı kartlar: Traore (Amed Sportif Faaliyetler), Jackson, Emir Kaan Gültekin (İstanbulspor) – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 2’nci haftasında Eyüpspor sahasında Bodrum FK’yı 4-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş, mücadeleyi değerlendirdi.
6 puanlık bir maç olduğunu ve kazandıkları için mutlu olduklarını dile getiren Kerem Yavaş, “Maçın ilk 30 dakikası bize maçı kaybettirebilirdi. Bu tip oynayan takımlara karşı akıllı ve organize hücum etmek gerekir ya da onların birebir temaslarına karşılık vermek lazım ve biz bunu başaramadık. İlk 30 dakika 2 senedir oynadığımız en kötü oyundu. İkinci devre oyun tamamen bizim istediğimiz gibi oldu. Sonuç olarak oyuncularım önemli bir geri dönüş sergilediler. Öncelikli hedefimiz ilk defa bulunduğumuz ligde kalıcı olmak. Bodrum, direkt rakibimizdi, 6 puanlık maçtı ve kazanmak istiyorduk. Bunu başardığımız için mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Bazı futbolcuları orijinal mevkilerinde kullanamadıklarını belirten Kerem Yavaş, 30’uncu dakikanın ardından bazı oyuncuların mevkilerinde değişikliğe gittiklerini kaydetti. Kerem Yavaş ayrıca 6 numara ve stoper bölgelerine transfer yapmak için arayışta olduklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Florya Metin Oktay Tesisleri’nde dinamik ısınmayla başlayan idman, üç grup halinde 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Teknik Direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, taktik çalışmayla sona erdi.
Sarı-kırmızılılar, yarın TSİ 21.30’da Wankdorf Stadı’nda yapacağı idmanla hazırlıklarını tamamlayacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıkta gerçekleştirilen kabulde Bakan Göktaş, futbolcularla tek tek tokalaşarak, sohbet etti. Kadın futbolcuların taleplerini dinleyen Bakan Göktaş, kadınların spordaki başarısının önemine vurgu yaparak, “Kadının gücünü sporun her dalında hissettiren, kendine inanan, güvenen ve geleceğe umutla bakan kadınların en büyük destekçileriyiz. Kulübümüze yeni sezonda gönülden başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Ziyaretin sonunda Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Ahmet Yılmaz, Bakan Göktaş’a takımın formasını hediye etti.
Öte yandan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yedigün de Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Kadın Futbol Takımı futbolcularını makamında ağırladı. Yedigün, futbolcularla yakından ilgilenerek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yedigün’e de takım forması hediye edildi. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Hatayspor, Mersin’de konuk ettiği Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında maçı değerlendiren Hatayspor Teknik Direktörü Özhan Pulat, karşılaşma öncesi stratejilerini, özellikle Hajradinovic ve Aytaç’ın savunma arkası koşularını önleme üzerine kurduklarını belirterek, “Bunu savunma üzerine çok çaba sarf ettik. ve bunda başarılı olduğumuza inanıyorum. Bunun haricinde savunma arkasına atılan toplara yönelik ciddi manada önlem aldık. Sonrasında kapattığımız oyunda, markajını yaptığımız oyunculardan kaptığımız toplarla da 1 artı 3, 1 artı 4 destekli hücum setleri dizayn ettik. Bunu da özellikle ikinci devre ceza sahası içinde aksiyonlarımızla gösterdik. Özellikle arka direkte boş kaleye kaçırdığımız net bir gol var. Ceza sahası içinde yine altı pasın içinde iki tane kaçırdığımız net gol var” diye konuştu.
“Biz bugün kaybeden değil, kazananız”
Oyuncu ile teknik ekip ile derslerine çok iyi çalıştıklarını vurgulayan Pulat, “Ekibimle beraber günde 15, 16 saat tamamen tüm mesaimizi rakibi nasıl ekarte ederiz, nasıl skor alırıza göre çalışıyoruz ve bunu da takımımız görüyor. Takımımız da buna karşılık sahada yürekli ve isteyen bir geri bildirim veriyor. Genç bir takımız. Bugün bu takım son dakika 3 puanı kaybetmedi, yarın için önemli bir ders kazandı. Biz bugün kaybeden değil, kazananıyız. 1 puana evet sevinemiyoruz ama ilerleyen haftalarda daha olgunlaşan oyunumuz, son son dakikalarda maçı kabul etmeyen anlayışımızla bu ligde Hatayspor güzel bir oyun, genç geleceğe yönelik potansiyel oyuncularıyla keyif veren bir futbol izlettirecek” ifadelerini kullandı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GALA YEMEĞİNE KATILDI
Hacıosmanoğlu, daha sonra Cemil Paşa Konağı’nda Amed Sportif Faaliyetler tarafından düzenlenen gala yemeğine katıldı. İbrahim Hacıosmanoğlu’na Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Başkanı Aziz Elaldı eşlik etti.

DEM PARTİLİ BAŞKANLARA MİLLİ TAKIM FORMASI
Gala yemeğine Vali Murat Zorluoğlu ile DEM Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun da katıldı. Hacıosmanoğlu, DEM Partili başkanlara A Milli Takım forması hediye etti.
Hacıosmanoğlu’nun Diyarbakır gezisinden kareler;




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst:
“En iyi kadroyu oluşturmak için çalışıyoruz”
“Takım halinde gelişmemiz gerekiyor”
“Ndour’un performansından dolayı mutluyum”
İSTANBUL – Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, “Takımın gelişimi hiçbir zaman durmaması gerekiyor. Bugün aç ve enerjisi yüksek takım gördüm. Taraftarımız bize enerji veriyor. Onların enerjisi de bizim sahada verdiğimiz mücadelenin yansımasıdır” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Antalyaspor’u 4-2 mağlup etti. Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Antalyaspor mücadelesinin kendileri adına zor başladığını belirten Van Bronckhorst, “İçerideki ilk maçımızda galip geldiğimiz için mutluyuz. Zor bir başlangıç oldu. Önemli olan sonraki reaksiyondu. Fırsatlar oluşturduk. İkinci yarıya da iyi başlamadık. Rakip 10 kişi kaldığında oyunun kontrolü bizdeydi. Defansif ve ofansif anlamda öğrenmemiz gereken detaylar var. Hızı ve gücü olan takımız. Bugün yedek oyunculardan da katkı aldık. Cher Ndour ve Mustafa Erhan bize güç kattı, Masuaku enerji verdi. Hepimiz için güzel bir tecrübe oldu. Yarın dinleneceğiz, sonrasında perşembe günü oynayacağımız Lugano maçına hazırlanacağız” diye konuştu.
Siyah-beyazlı taraftarlardan enerji aldıklarını belirten Hollandalı teknik adam, “Taraftarı arkanızda hissetmeniz önemlidir. Kulüp için önemli bir durumdur. Takımın gelişimi hiçbir zaman durmaması gerekiyor. Bugün aç ve enerjisi yüksek takım gördüm. Taraftarımız bize enerji veriyor. Onların enerjisi de bizim sahada verdiğimiz mücadelenin yansımasıdır. Her maç bu enerjiyi taraftarımızdan almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“En iyi kadroyu oluşturmak için çalışıyoruz”
Takıma yapılacak takviyeler ve transfer çalışmalarıyla ilgili gelen soruya Van Bronckhorst, “Transfer dönemi hala açık. Biz kulüp olarak en iyi kadroyu oluşturmak için çalışıyoruz. Hala fırsatlar arıyoruz” yanıtını verdi.
“Takım halinde gelişmemiz gerekiyor”
Giovanni van Bronckhorst, takımın gelişimi ile ilgili ise, “Geçen hafta oynadığımız maçta gol yemedik. Bugün fırsatlar verdik 2 gol yedik. Takım halinde gelişmemiz gerekiyor. Her seferinde savunmanın hücum oyuncularından başladığı kanaatindeyim. Goller atıyoruz ama gol yemediğiniz zaman maç kazanırsınız” şeklinde konuştu.
“Buradaki tutkuyu seviyorum”
Türkiye’de futbola olan tutkunun ileri seviyede olduğunu vurgulayan 49 yaşındaki teknik adam, “Bu ligde yeniyim, geçmiş maçları izledim. Hollanda’da da izlediğim maçlar oldu. Türkiye ligi yeni bir kültür. Takımları ve oyuncuları tanıyorum. Saatlerce rakipleri analiz ediyoruz. Beni hoca olarak güçlendiriyor. Her maç ligde yeni şeyler öğreniyorum. Buradaki tutkuyu seviyorum. Bazen biraz fazla ileriye gidiyor. Futbol duygu oyunudur. Futbolda duyguyu kontrol edebilirsek daha başarılı oluruz” dedi.
“Ndour’un performansından dolayı mutluyum”
Yeni transfer Cher Ndour’un performansıyla ilgili konuşan Van Bronckhorst, giyimi ile ilgili gelen soruya şu yanıtı verdi:
“Ndour’un performansından dolayı mutluyum. Paris Saint-Germain’in neden aldığını anlayabiliyorsunuz. Sezon başı itibarıyla sadece 35 dakika süre almış. İstediği yerde değil. Performansından memnunum. Bu tişört bir totem değil. Aynı renkler denk geliyor. Maç içerisinde doğru hamleler yapmanız gerekiyor. Ne giydiğinizden daha önemlidir. Ama mavi rengi seviyorum.”
“Tur atlamak istiyoruz”
Hollandalı teknik adam, UEFA Avrupa Ligi Play-off turunda karşılaşacakları Lugano maçıyla ilgili ise, “Lugano’yu yarından itibaren düşünmeye başlayacağım. İyi bir takım. Biz de iyi hazırlanacağız. İki maç oynayacağız. Perşembe günü bir final değil. İlk maçta avantajlı skorla dönüp, ikinci maçta iyi bir futbol oynamak istiyoruz. Avrupa farklı kulvar. Oyunda top kaybetmememiz gerekiyor. Tur atlamak istiyoruz. Gruplarda oynayacağımız 8 maç var. İyi takımlara karşı 8 maç oynayacağız. Bizim de hedeflerimiz bu” diyerek sözlerini noktaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Taekwondo Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan Gençler Türkiye Taekwondo Şampiyonası, 75 ilden 800 kulüp ve 2 bin 500 sporcunun katılımıyla Kastamonu’da yapıldı. Şampiyonada Manisa’yı temsil eden Yunusemre Belediyespor’un sporcusu Recep Alperen Aktaş, +78 kiloda Türkiye 2’ncisi oldu. Genç yetenek, elde ettiği gümüş madalya ile 31 Ağustos’ta Konya’da yapılacak Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri’nde mücadele etme hakkını kazandı. Başarılı taekwondocu, seçmelerde birinci olup Gençler Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edeceğine inandığını söyledi.
Gururlu olduklarını belirten Yunusemre Belediyespor Taekwondo Antrenörü Serap Aydeniz de sporcusunu tebrik ederek, “Yeni hedefimiz Dünya Şampiyonası’na katılmak. Bizlere desteğini esirgemeyen Yunusemre Belediye Başkanımız Semih Balaban’a, Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Yunus Öztürk’e, Kulüp Başkanımız Bülent Kanik’e teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırıkkale Belediyesi tarafından Bilim Merkezi’nde düzenlenen “gökyüzü gözlem” etkinliği, öğrenci ve velilerden büyük ilgi gördü. Etkinlik kapsamında yüzlerce katılımcı, dolunayın büyüleyici görüntüsünü teleskopla yakından inceleme fırsatı buldu. Teleskop başında uzun kuyruklar oluşturan katılımcılar, heyecanla Ay’ın yüzeyindeki detayları gözlemledi. Gece yarısına kadar süren etkinlikte çocuklara balon, velilere ise çeşitli hediyeler verildi.
“Katılım oldukça yoğundu”
Belediye Başkanı Ahmet Önal, yaptığı açıklamada, “Bugün burada anneler, babalar ve çocuklarımızla birlikte bir ‘bilim gecesi’ etkinliği düzenledik. Çocuklarımız Ay’ı gözlemledi, kraterleri inceledi. Katılım oldukça yoğundu, yüzlerce öğrencimiz buradaydı. Ayrıca bir bilim gösterisi de gerçekleştirdik. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen öğretmenlerimize ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Harika bir gündü, devamı da gelecek” ifadelerini kullandı.
Etkinliğe çocuklarıyla katılan Salih Uçu, “Çocuklar Ay’ı görmek için çok hevesliydi. Biz de bu fırsatı kaçırmak istemedik. Kraterleri görmek oldukça etkileyiciydi. Belediye başkanımıza teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.
Esma Uçu, “Ay’ın üzerindeki kraterleri görmek inanılmazdı. Böyle bir deneyim yaşamak çok güzeldi” diye konuştu.
Etkinliğin faydalı geçtiğini belirten Şeyma Aydoğdu ise, “Bugünkü gözlem etkinliği hem çocuklar hem de veliler için çok öğretici oldu” dedi. – KIRIKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda, konser, tiyatro gösterisi, açık hava sineması, alışveriş ve çeşitli konularda etkinlikler düzenleniyor.
Fuar kapsamında, Süheyl ve Behzat Uygur kardeşlerin “Şahane Pazar” programı vatandaşlarla buluşturuldu.
Zaman zaman izleyicilerin de dahil olduğu programda Uygur kardeşler, 7’den 70’e, herkesi güldürdü. Program, sahne şovları, gösteri ve yarışmalarla devam etti.
Fuar, 31 Ağustos’a kadar devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRGEV’den yapılan açıklamaya göre, 16 Temmuz-16 Ağustos arasında gerçekleştirilen yaz okulunda ortaöğretim ve lise öğrencileri, kendilerini kişisel ve sosyal açıdan geliştirecekleri konularda eğitim aldı.
Öğrencilere, akademik dönemde fırsat bulamadıkları sanatsal faaliyetleri değerlendirme imkanı sunuldu.
Uzmanlar rehberliğinde, öğrencilerin ilgi alanlarını belirlemeye yönelik etkinlikler gerçekleştirildi.
Öğrencilere, sivil toplum farkındalığı, sosyal dayanışma ve yardımlaşma gibi kavramları öğretmek için Yeryüzü Çocukları Derneği, Deniz Feneri ve Yeşilay gibi kurumları tanıma imkanı sunuldu.
Etkileşimli okumadan psikodrama atölyelerine, değerler eğitiminden modern ve geleneksel sanat etkinliklerine kadar pek çok aktivite gerçekleştirildi ve zorbalıkla alakalı farkındalık eğitimleri etkileşimli olarak verildi.
Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere, sertifikaları TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz tarafından takdim edildi.
Yılmaz, konuşmasında şunları kaydetti:
“Çocuklarımıza bizi biz yapan değerleri öğretmek, kültür ve medeniyetimize dair temel kavramları yeniden hatırlatmak ve onlara, kendilerini keşfetme yolunda bir rehber olmak bizim için paha biçilemez bir deneyimdi. Bugünün çocuklarını, yarının gençleri olarak farklı projelerde, sosyal faaliyetlerde, gönüllülük çalışmalarında göreceğimizi biliyorum. Vakfımız için bundan daha büyük bir kazanım, daha anlamlı bir çıktı olamaz diye düşünüyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı öncülüğündeki tatbikat, DeğirmendereÇınarlık Meydanı sahilinde icra edildi.
İzmit Körfezi’nde doğal afet sonucu deniz kaza ve olaylarında arama ve kurtarma unsurlarının, yerel ve adli makamlarla koordineli çalışma imkan ve kabiliyetlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve çıktılarının alınması, acil durum malzeme ve personel ile eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen tatbikatta 4 kurtarma senaryosu uygulandı.
Senaryo gereği, İzmit-Değirmendere hattında çalışan yolcu vapurunun iskeleye yanaştığı sırada karaya atlamaya çalışan bir kişi denize düştü. Soğuk suyun etkisiyle şoka giren kişi, bayılarak kayboldu. Kurtarma dalgıçları, kayıp kişiyi bularak ekiplere bilgi verdi.
İkinci senaryoda, Çınarlık Meydanı’ndan denize giren kişi, yardım istemesi üzerine cankurtaranlar tarafından kurtarılarak ilkyardım yapıldı.
Üçüncü senaryoda, Çınarlık Meydan’dan “sualtı şehri”ne sportif dalış yapan 4 kişilik dalgıç grubundan bir kişi, enkaz içine girdiğinde meydana gelen hafif şiddetli deprem sonucu enkaz altında kaldı.
Kurtarma dalgıçlarınca sahile çıkarılan kişi, karada ilkyardım uygulanarak sağlık ekiplerine teslim edildi.
Son senaryoda ise Değirmendere sahil şeridinde deprem sonucu 5 metre derinlikteki binada hava boşluğunda yaşama tutunan vatandaşların su dışına çıkarılması, karada ilkyardım uygulanması ve acil durum yönetimi sonucunda profesyonel sağlık ekiplerine teslim edilmesi tatbik edildi.
Tatbikata Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu, AFAD, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kocaeli Deniz Polisi, Kocaeli İtfaiye Daire Başkanlığı, Ankara Belediyesi İtfaiye Arama Kurtarma Birimi, Gölcük Değirmendere Sualtı Topluluğu Spor Kulübü, Gölcük-Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, UMKE, Kocaeli Oksimed Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi de katkı sağladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PRİZREN – Kosova’da bu yıl 73’üncüsü düzenlenen Şivan Köprüsü Atlama Yarışı’na 20’den fazla Kosovalı sporcu katılırken, ortaya çıkan renkli anları yüzlerce seyirci dikkatle izledi.
Kosova’nın güneyinde yer alan Yakova bölgesindeki Drin nehrinde 73’üncüsü düzenlenen atlama yarışı bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Yakova Belediyesi’nin desteğiyle “Bridge Divers” atlayış kulübü tarafından Şivan Köprüsü’nde düzenlenen yarışta 20’den fazla Kosovalı sporcu 22 metre yükseklikten Drin Nehri’nin soğuk sularına atladı.
18. yüzyılda inşa edilen ancak Birinci Dünya Savaşı sırasında tamamen yıkıldıktan sonra yeniden onarılan tarihi Şivan Köprüsü’nde düzenlenen yarışmayı yüzlerce seyirci izledi.
Etkinliğin yeniden uluslararası düzeye çıkarılması planlanırken, ülke turizmine de katkı sağlanması hedefleniyor.
1951 yılından bu yana düzenlenen Şivan Köprüsü’nden atlama geleneğine Kosova Savaşı sırasında 2 yıl ara verilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınlar Basketbol Süper Lig ekiplerinden Melikgazi Kayseri Basketbol yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor. Antrenör Emre Özsarı nezaretinde Kadir HasSpor Salonu’nda yoğun bir tempoda yeni sezon hazırlıklarını sürdüren sarı kırmızılılar, bir yandan da kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Yeni sezon öncesi İspanya’nın Gran Canaria takımında kadrosuna kattığı 1.85 boyunda Sokhna Faal Kayseri’ye geldi. Ayağının tozu ile özel bir hastanede sağlık kontrolünden geçen Faal ardından takıma dahil oldu ve çalışmalara başladı.
Melikgazi Kayseri Basketbol kadrosuna kattığı diğer yabancı oyuncular ise Eylül ayında Kayseri’ye gelerek takıma katılacaklar. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bridge Divers atlayış kulübü tarafından Yakova Belediyesi işbirliğinde 74’üncüsü düzenlenen atlama yarışı, yüzlerce seyirciye görsel şölen yaşattı.
18. yüzyılda inşa edilen, Birinci Dünya Savaşı sırasında tamamen yıkıldıktan sonra yeniden onarılan tarihi köprüde geleneksel olarak düzenlenen atlama yarışlarında 20’den fazla Kosovalı sporcu 22 metre yükseklikten Beyaz Drin Nehri’nin sularına atladı.
Şivan Köprüsü’nden atlama geleneği, 1954’ten Kosova Savaşı’nın yaşandığı 1999’a kadar kesintisiz devam ederken, birkaç yıllık aranın ardından 2014’te tekrardan düzenlenmeye başlandı.
Etkinliğin yeniden uluslararası düzeye çıkarılarak ülke turizmine katkı sağlanması hedefleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA – Antalya Büyükşehir Belediyesi, Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği düzenledi. Konyaaltı Varyant Ekdağ Tesisi önünde düzenlenen yarışmada 3 kilo 640 gr. ağırlığında 18 adet balık yakalayan Kaan Selçuk Kara, Samet Alabacak ve Murat Uysal’ın takımı şampiyon oldu.
Büyükşehir Belediyesi, deniz ekosistemine zarar veren istilacı aslan balığına karşı farkındalık amacıyla düzenlediği “Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği”ni bu yıl da gerçekleştirdi. Etkinlik, Konyaaltı Varyant Ekdağ Sosyal Tesisi önünde yapıldı ve katılımcılar sabah saat 8.30’da denize açılarak 11.30’da yarışmayı tamamladı. Yarışmaya 7 takım katıldı ve denizden toplam 7 kilo 370 gram ağırlığında 37 adet aslan balığı çıkarıldı. Yarışmanın birincisi, 3 kilo 640 gram ağırlığında 18 balık yakalayan Kaan Selçuk Kara, Samet Alabacak ve Murat Uysal’ın takımı oldu. Yakalanan aslan balıkları, Ekdağ A.Ş. tarafından kurulan alanda pişirilerek halka ikram edildi.
“Deniz ekosistemini korumak için çalışıyoruz “
Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in deniz turizminin geliştirilmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına büyük önem verdiğini belirterek şunları söyledi: “Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin deniz ekosistemini korumaya yönelik en önemli çalışmalarından biri, denizlerimizdeki yabancı istilacı türlerle ilgili yaptığımız çalışmalardır. Burada sadece aslan balığı yarışması olarak değil, aslan balığının nereden geldiğini, etkilerini ve neden bu balığı yakalamamız ve sofralarımızda tüketmemiz gerektiğini anlatan bir farkındalık çalışması yapıyoruz. Bu etkinlik, Türkiye’ye örnek olan bir çalışma. Bu türle mücadelenin en etkin yolu, onun ekonomik değerini artırmak ve sofralarımıza taşımaktır. Aslan balığı, protein değeri yüksek ve lezzetli bir balık. Tadım etkinliğinde de vatandaşlarımıza bunu sunacağız” dedi.
“Aslan balığı salı günleri düden balıkta”
Ekdağ A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Aydın ise aslan balığını Ekdağ Sosyal Tesisleri’nin menüsünde sunduklarını belirtti ve bu lezzeti daha fazla kişinin tatmasını amaçladıklarını ifade etti. Aydın, “Aslan balığı yakalama yarışmalarını Finike, Adrasan ve Kemer’de de devam ettireceğiz. Haftada içi Salı günleri Düden Balık Tesisimizde aslan balığı menümüz olacak. Vatandaşlarımızı bu lezzetle buluşturmayı sürdüreceğiz” dedi.
Şampiyonlar mücadeleye devam edecek
Yarışmada birinci olan Kaan Selçuk Kara, uzun yıllardır zıpkınla dalış yaptığını ve aslan balığıyla mücadele ettiğini belirterek, bu yarışmaya üçüncü kez katıldığını ve yine dereceye girdiğini söyledi. Takım arkadaşları da aslan balığının lezzetli olduğunu, ancak zehirli oklarından dolayı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Etkinliğe katılan tüm yarışmacılara kupa, madalya ve kamp sandalyesi hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA Büyükşehir Belediyesi, Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği düzenledi. Konyaaltı Varyant Ekdağ Tesisi önünde düzenlenen yarışmada 3 kilo 640 gr ağırlığında 18 balık yakalayan Kaan Selçuk Kara, Samet Alabacak ve Murat Uysal’ın takımı şampiyon oldu.
Büyükşehir Belediyesi, deniz ekosistemine zarar veren istilacı aslan balığına karşı farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği ‘Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği’ni bu yıl da gerçekleştirdi. Etkinlik, Konyaaltı Varyant Ekdağ Sosyal Tesisi önünde yapıldı. Katılımcılar saat 08.30’da denize açılarak 11.30’da yarışmayı tamamladı. Yarışmaya 7 takım katıldı ve denizden toplam 7 kilo 370 gram ağırlığında 37 aslan balığı çıkarıldı. Yarışmanın birincisi, 3 kilo 640 gram ağırlığında 18 balık yakalayan Kaan Selçuk Kara, Samet Alabacak ve Murat Uysal’ın takımı oldu. Yakalanan aslan balıkları, Ekdağ A.Ş. tarafından kurulan alanda pişirilerek halka ikram edildi.
‘DENİZ EKOSİSTEMİNİ KORUMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in deniz turizminin geliştirilmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına büyük önem verdiğini belirterek şunları söyledi:
” Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin deniz ekosistemini korumaya yönelik en önemli çalışmalarından biri, denizlerimizdeki yabancı istilacı türlerle ilgili yaptığımız çalışmalardır. Burada sadece aslan balığı yarışması olarak değil, aslan balığının nereden geldiğini, etkilerini ve neden bu balığı yakalamamız ve sofralarımızda tüketmemiz gerektiğini anlatan farkındalık çalışması yapıyoruz. Bu etkinlik, Türkiye’ye örnek olan bir çalışma. Bu türle mücadelenin en etkin yolu, onun ekonomik değerini artırmak ve sofralarımıza taşımaktır. Aslan balığı, protein değeri yüksek ve lezzetli bir balık. Tadım etkinliğinde de vatandaşlarımıza bunu sunacağız.”
ASLAN BALIĞI SALI GÜNLERİ DÜDEN BALIKTA
Ekdağ A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Aydın ise aslan balığını Ekdağ Sosyal Tesisleri’nin menüsünde sunduklarını belirtti ve bu lezzeti daha fazla kişinin tatmasını amaçladıklarını ifade etti. Aydın, “Aslan balığı yakalama yarışmalarını Finike, Adrasan ve Kemer’de de devam ettireceğiz. Hafta içi salı günleri Düden Balık Tesisimizde aslan balığı menümüz olacak. Vatandaşlarımızı bu lezzetle buluşturmayı sürdüreceğiz” dedi.
Yarışmada birinci olan Kaan Selçuk Kara, uzun yıllardır zıpkınla dalış yaptığını ve aslan balığıyla mücadele ettiğini belirterek, bu yarışmaya üçüncü kez katıldığını ve yine dereceye girdiğini söyledi. Takım arkadaşları da aslan balığının lezzetli olduğunu, ancak zehirli oklarından dolayı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Etkinliğe katılan tüm yarışmacılara kupa, madalya ve kamp sandalyesi hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orta Çağ’da inşa edildiği değerlendirilen Kız Kalesi, Bakü’ye gelen turistlerin ve tarih meraklılarının ziyaret ettiği mekanların başında geliyor.
Tarihi İçerişehir’de, Hazar Denizi’nin kıyısında yer alan Kız Kalesi’nin, tarih boyunca deniz feneri, rasathane, gözetleme kulesi ve güneşe tapanların mabedi olduğu yönünde tezler ileri sürülüyor.
1964’den itibaren müze olarak faaliyet gösteren ve 2000’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Kız Kalesi, her gün ziyaretçi akınına uğruyor.
Dokuz kattan oluşan ve yüksekliği 31 metreyi bulan kaleye çıkan turistler, İçerişehir’in yanı sıra Bakü’nün diğer mahallelerini ve Hazar Denizi’ni izleme fırsatı buluyor.
Abşeron bölgesine has mimari özelliklere sahip Kız Kalesi’nin etrafı her yıl geleneksel Nevruz Bayramı kutlamalarına ev sahipliği yapıyor.
Çok sayıda film, roman, opera ve baleye konu olan Kız Kalesi’nin resimleri, farklı dönemlerde Azerbaycan kağıt ve madeni paraları ile posta pullarında kullanıldı.
Kız Kalesi, asırlara dayanan geçmişi ile Azerbaycan’ın zengin tarihi ve kültürel mirasını bugüne kadar taşıyan simgesel yapı olarak devlet tarafından korunuyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İtalyan takımı Milan, yeni sezon planlaması kapsamında kadrosunu güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Kırmızı-siyahlılar, son olarak Fransız ekibi Monaco’dan Youssouf Fofana’yı kadrosuna kattığını duyurdu. Milan’ın resmi internet sitesinden futbolcuyla imzalanan sözleşmenin 4 yıllık olduğu belirtildi.
25 yaşındaki orta saha, Monaco formasıyla 175 maçta 7 gol, 15 asistlik katkı sağladı. Başarılı futbolcu, Fransa Milli Takımı’yla da 21 maça çıkıp 3 gol attı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknik Direktör Fatih Tekke yönetiminde Alanyaspor Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde yapılan antrenman ısınma çalışmasıyla başladı. Daha sonra iki grup halinde top kapma çalışması yapan futbolcular, antrenmanı taktiksel çalışmalarla tamamladı. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşitli ülkelerden 50’ye yakın sporcunun katılması beklenen organizasyonun yapılacağı Merzan Mahallesi’nde yarış parkurları hazırlandı.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü toplantı salonunda Spor Hizmetleri Müdürü Sabri Demir başkanlığında teknik toplantı düzenlendi.
Valilik önünde bir araya gelen sporcular, yarış öncesi Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım’ın start vermesiyle Gençlik Merkezi’ne kadar pedal çevirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federasyonun 2024 yılı faaliyet programında yer alan sınav, Nihat Geven Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.
Kayıt yaptıran sporcular, ısınma hareketlerinin ardından komite tarafından sınava tabi tutuldu.
Sınavda başarılı olan 214 sporcuya belge verildi.
Federasyon Başkanı Salim Kayıcı, AA muhabirine, siyah kuşak “dan” sınavına yoğun katılım olmasından mutluluk duyduklarını söyledi.
Adana’nın kick boks antrenörleri ve sporcuları yönünden güçlü bir kent olduğunu belirten Kayıcı, birçok sporcunun antrenörlük sınavlarına da gireceğini düşündüğünü kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivasspor Kulübü, Rey Manaj’ın transfer olacağı yönünde çıkan haberleri yalanladı. Kulüpten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Son günlerde basında ve sosyal medyada futbolcumuz Rey Manaj’ın transferi hakkında çıkan asılsız haberlere istinaden, camiamızı ve kamuoyunu bilgilendirme zorunluluğu doğmuştur. Rey Manaj ile ilgili hiçbir kulüpten resmi bir transferi teklifi gelmemiştir. Taraftarlarımızdan ve spor kamuoyundan, yalnızca resmi kanallarımızdan yapılan açıklamalara itibar etmelerini rica ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ağrı Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un yakından takip ettiği takım, bu önemli organizasyonda ödüllendirilecek. Bakan Göktaş, tören öncesinde futbolcularla bir araya gelerek onları tebrik edecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kız çocuklarının spora teşvik edilmesi hedefleniyor. Ağrı’daki bu başarılı takım, bu hedefin en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Ağrı Valisi Mustafa Koç, yaptığı açıklamada, “Kızlarımız, bölgedeki genç kızlara örnek oluyor. Aldıkları ödüller, bizleri gururlandırıyor.” dedi. Eşi Neslihan Gül Koç ise, takımın tüm zorluklara rağmen büyük başarılara imza attığını vurguladı.
Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Ahmet Yılmaz da, Bakan Göktaş, Vali Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un takımına verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nazilli Şehir Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı yaklaşık 200 seyirci takip etti. Nazilli Belediyespor, maça kalede Hasan, savunmada Nicola, Mücahit, Selçuk, Emir, orta sahada Cumhur, Kürşat, Anıl, kanatlarda Kutsal, Ali ve forvette Miraç on biriyle başladı. Denizlispor ise Ali, Berkant, Emirhan, Emre, Emir, Okta, Eren, Ramazan, Alihan, Emre, Mehmet ilk on biriyle sahadaydı.
Maçın ilk dakikaları dengeli geçerken, 15. dakikadan sonra Denizlispor topa daha fazla sahip olan taraf oldu. Nazilli Belediyespor Teknik Direktörü Yüksel Yeşilova, 30. dakikada Serkan, Melih ve Kürşat’ı oyuna alarak taktiksel değişiklikler yaptı. Ancak ilk yarıda gol sesi çıkmadı ve takımlar soyunma odasına 0-0 eşitlikle gitti.
İkinci yarıya her iki takım da oyuncu değişiklikleriyle başladı. Denizlispor, 52. dakikada Emre Furtuna’nın sağ taraftan açılan ortaya ayak dışıyla yaptığı aşırtma vuruşla 1-0 öne geçti. Nazilli Belediyespor ise bu gole 64. dakikada Serkan Güler’in Cumhur’un kullandığı serbest vuruştan gelen topa yaptığı güzel bir kafa vuruşuyla yanıt verdi ve skoru 1-1’e getirdi.
Kalan dakikalarda her iki takım da pozisyon bulsa da başka gol olmadı ve mücadele 1-1’lik eşitlikle sona erdi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Premier Lig’in 2024-2025 sezonu ilk haftasında lider Liverpool, deplasmanda ligin yeni ekiplerinden Ipswich Town ile karşılaştı. Liverpool, yeni teknik direktörü Arne Slot ile ilk resmi maçına da Portman Road’da çıktı. İlk yarısı düşük tempolu geçen müsabakada gol sesi çıkmadı. Slot, ikinci yarıya defansta Quansah – Ibrahima Konate değişikliği ile başladı. Oyun üstünlüğünü eline alan Kırmızılar, 60. dakikada öne geçti. Trent Alexander-Arnold’un derinlemesine pasında Mohamed Salah ceza sahasına girmeden pasını Diogo Jota’ya aktardı. Jota’nın ceza sahası içinde bekletmeden yaptığı vuruşta top filelere gitti. Golün ardından baskısını artıran Liverpool, Salah ile farkı ikiye çıkardı. Ceza sahası dışı sağ çaprazında topla buluşan yıldız futbolcu Szoboszlai ile yaptığı paslaşma sonrası tek dokunuşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. Portekizli Jota, 79. dakikada Cody Gakpo’ya bıraktı. Uruguaylı forvet Darwin Nunez ise yedek kulübesinde yer alırken bugünkü maçta süre bulamadı. Müsabakada başka gol olmazken Liverpool, sahadan 2-0 galip ayrıldı. Hollandalı teknik adam da yeni takımıyla Premier Lig’e galibiyetle başladı.
Salah’tan bir rekor daha
Mohamed Salah, Ipswich Town’a attığı golle Premier Lig tarihinin açılış maçlarında en çok gol atan oyuncusu oldu. Müsabakayı 1 gol, 1 asistle tamamlayan 32 yaşındaki futbolcu 9. kez açılış maçlarında gol sevinci yaşadı. Premier Lig’de 3 kez gol krallığı tacını da takan Mısırlı futbolcu Liverpool formasıyla 350. maçına çıktı. Salah, karşılaşmada 90 dakika sahada kaldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 2. haftasında Ankara Keçiörengücü, sahasında karşılaştığı Bandırmaspor’a 2-1’lik skorla mağlup oldu. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulanan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Ersan Parlatan, maça baskılı ve iyi bir oyunla başladıklarını söyledi. İlk yarıda karambol sonucu bir gol yediklerini belirten Parlatan, takımının girdiği pozisyonları değerlendirememesi nedeniyle üzgün olduklarını ifade etti.
“Herkesten özür diliyoruz”
Parlatan, “Bir duran top sonrası buradan mağlubiyetle ayrılmak, kendi taraftarlarımız önünde, elimiz boş buradan çıkmamız bizim adımıza ve taraftarlar adına tabii ki üzücü. Herkesten özür diliyoruz ama bunun daha iyisini yapmamız gerekiyor. Daha iyi yapabilecek oyuncu grubuna sahibiz. İnşallah hep birlikte daha fazla çalışıp, hatalarımızdan ders çıkartıp daha iyi sonuçlar alacağımızı umut ediyorum” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, 7 hafta süren programda öğrencilere hem teorik hem de uygulamalı derslerle afet yönetimi eğitimi verildi.
Merkeze bağlı atölyelerde düzenlenen eğitimlerde, 9-14 yaş aralığındaki 128 öğrencinin afet yönetimi konusundaki bilgilerini pekiştirmeleri amaçlandı.
Yaz okulu programı, afet yönetimi eğitiminin yanı sıra bilimsel kamp, oryantiring, STEM aktiviteleri ve dijital öykü gibi çeşitli etkinliklerle zenginleştirildi.
Açıklamada, görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şunları kaydetti:
“Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın böylesine önemli bir alanda kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Onları sadece bugünün değil, yarının zorluklarına da hazırlamak, bilimsel meraklarını uyandırmak ve araştırma sevgilerini artırmak amacıyla düzenlediğimiz bu etkinlikler, Trabzon’un geleceği için atılan en değerli adımlardan biridir. Eğitim, bir toplumun kalkınmasının temel taşıdır ve biz de çocuklarımızı bu temelin en sağlam parçaları olarak yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çandıroğlu, Cizre Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren şal-u şepik dokuma, giyim üretim, takı tasarım, kuaförlük saç bakım ve yiyecek içecek hizmetleri atölyelerinde incelemelerde bulundu.
Şal-u şepik atölyesinde üretilen yöresel kıyafet kumaşını inceleyen Çandıroğlu, şal-u şepik kültürünün yaşatılması için gereken çabayı göstereceklerini söyledi.
Çandıroğlu, ziyaretleri kapsamında Cizre ilçesi Dağkapı Mahallesi’ndeki tarihi Mehmet Ağ Kasrı’ndaki Dengbej Kültür ve Sanat Merkezini de ziyaret etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2’nci Lig ekiplerinden Altay’da son dönemde yaşanan mali sorunlar nedeniyle taraftarların istifaya davet ettiği Başkan Süleyman Özkaral’ın ödeme yapmak için futbolculardan süre istediği öğrenildi.
Olağanüstü genel kurul kararı almayı düşünmeyen Başkan Özkaral’ın geçmiş dönem alacağı bulunan ve yeni sezon için ödeme bekleyen oyunculardan 10 gün daha beklemelerini talep ettiği belirtildi. Yaptığı sponsorluk görüşmelerinden şimdiye kadar olumlu sonuç alamayan Süleyman Özkaral’ın kaynak arayışlarını sürdürdüğü ifade edildi. Altay’da oyuncuların yanı sıra kulüp personelinin de maaş alacağı bulunuyor. Siyah-beyazlılarda teknik ekibin de ödeme almadığı biliniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, ‘2024 Yılı Avrupa Spor Şehri’ ünvanını alan Kayseri, sporun her türlü branşına yönelik hizmetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda, Anadolu Harikalar Diyarı içerisinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından işletilen Buz Pateni Pisti, sıcak yaz günlerinde Kayserililerin en çok tercih ettiği spor aktivitesi olarak dikkat çekiyor.
Şehir merkezine 9 kilometre uzaklığı olan, raylı sistem, otobüs gibi toplu taşıma araçları ile ulaşım sağlanabilen bu özel tesis, giriş ve asma kat olmak üzere iki kattan oluşuyor.
Pist, eğitim, eğlence ve spor amaçlı haftanın her günü 08.00-22.00 saatleri arası hizmet veriyor.
Yıl boyunca faaliyetlerine devam tesislerden biri olan Buz Pateni Pisti, 40 dakikalık buz pateni kullanımı, buz pateni özel ders, buz pateni aylık üyelik paketleri, Spor Okulu ve Yetişkin Buz Pateni Kursu gibi hizmet alanları sunuyor.
Öte yandan Kayserililer, bu sıcak yaz günlerinde hem serinledikleri hem de spor yaptıkları Buz Pateni Pisti’nden çok memnun olduklarını belirterek, bu hizmetlerden dolayı başta Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Spor A.Ş. ekibine teşekkürlerini ilettiler. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3’üncü Lig temsilcisi Uşakspor, transferde geçen hafta anlaşma sağlayıp takımla antrenmanlara çıkardığı 23 yaşındaki stoper Erol Zöngür’ün imzasını resmen duyurdu. Kocaelispor altyapısında futbola başlayıp Aksaray FK’da profesyonel olan Erol’la 1 sezonluğuna anlaşmaya varıldığı açıklandı.
Öte yandan Afyon kampını sürdüren kırmızı-siyahlı ekip, son hazırlık maçında Ayvalıkgücü Belediyespor’la 2-2 berabere kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu Adliyesinde görevli yazı işleri müdürü, zabıt katibi, teknisyen, mübaşir ve hizmetli personelinden oluşan 27 kişilik ekip, AFAD gönüllüsü olarak olası deprem, sel, su baskını, yangın gibi afetlerde görev almak için belirli zamanlarda eğitim gördü.
Valilik ve ilgili kurumların destekleriyle ekipman, kişisel koruyucu donanımlar ile 4×4 özellikli araç alan ekip üyeleri, Bolu Belediye Başkanlığıİtfaiye Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde arama kurtarma, ilk yardım, psikososyal destek eğitimlerine katılarak kendilerini geliştirdi.
AFAD tarafından düzenlenen “Hafif Kentsel Arama Kurtarma Eğitimi”ni de tamamlayan ekip, aldıkları teorik bilgiyi tatbikatla pekiştirdi.
Ekip, AFAD yetkililerinin gözetiminde gerçekleştirilen tatbikatta, senaryo gereği Düzce merkezli 6,2 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından harekete geçti.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Yazı İşleri Müdürü olan ekip lideri Mustafa Kemal Köseler başkanlığında koordinasyon toplantısı yapılmasının ardından adliye bahçesindeki malzeme konteynerinden arama kurtarma faaliyetinde kullanılacak ekipmanlar araçlara yüklenerek bölgeye intikal edildi.
Burada AFAD yetkililerinden bilgi alan ekip, enkazda yapılan çalışmada bir yaralıya ulaştı.
Personelin kırıcı delici matkap, kesme ayırma makinesi ve motorlu testere kullanarak ulaştığı yaralı, ilk müdahalenin ardından sedyeyle bulunduğu yerden alınarak ambulansa taşınmasının ardından tatbikat tamamlandı.
AFAD tarafından düzenlenen sınavı başarıyla geçen ekip akredite oldu. Ekip, olası afetlerde arama kurtarma faaliyetlerinde görev alacak.
“6 Şubat depremlerinde acı da olsa bir tecrübe edindik”
Ekip lideri Mustafa Kemal Köseler, AA muhabirine, AFAD koordinesinde eğitimlerini tamamlayarak hafif kentsel arama akreditasyonu aldıklarını söyledi.
Olası afete müdahale için 4×4 araç ve diğer donanımlarıyla hazır beklediklerini aktaran Köseler, “6 Şubat depremlerinden önce yine AFAD koordinesinde gönüllülük kapsamında bir eğitim almıştık. 6 Şubat depremlerinde acı da olsa bir tecrübe edindik. Lojistik olarak destek vermek zorunda kaldık. O zaman gerekli donanımlarımız yoktu. Alandan döndüğümüzde daha profesyonel bir ekip kurmamız icap etti. Bunun üzerine de Bakanlığımız ve Valiliğimizle hareket ederek adliye arama kurtarma ekibini oluşturduk. Bu şekilde faaliyetlerimize devam ediyoruz.” diye konuştu.???????
???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen Osmaniye’de yaşayan Timur Er, Konya’da düzenlenen TOHM Olimpik Deneme Yarışmalarında, 16 Yaş Altı uzun atlama kategorisinde 6.90 metrelik atlayışıyla Türkiye rekoru kırarak birinci oldu. Deprem döneminde 2 ay boyunca atletizm pistine çadır kent kurulması nedeniyle kendi imkanlarıyla idmanlarına devam eden Er, bu dönemde 3 Türkiye şampiyonluğu ve 1 defa da Türkiye ikinciliği elde ederek büyük bir başarıya imza attı.
Hedefinin milli takıma girip madalya kazanmak olduğunu söyleyen Timur Er, “Uzun atlama branşında kendi yaş grubumda sezonun son yarışında U16’da 6.90 metre atlayışımla hem kendi yaş grubumun en iyi derecesini ve Türkiye rekorunu kırdım. Deprem döneminde antrenmanlarımızı yapamadığımız için performansım biraz kötü etkilemişti ama şu an düzene bindirdik inşallah bu düzende ilerleyeceğiz. Seneyi de U18’de ülkeme Avrupa’da temsil ederek altın madalyaları kazanacağız inşallah hedefimiz milli takım daha öncesinde birçok branşta, birçok alanda aynı zamanda koşuda madalyam vardı, altın madalyam. Uzun atlamada da birçok yerde altın madalya kazandım, inşallah böyle devam ettirerek başarılı bir kariyer oluşturmaya çalışacağız. 10 tane altın madalyam, 4 tane de gümüş madalya kazandım uzun atlama branşında, deprem dönemi 2 tane Türkiye şampiyonluğu ile altın madalya kazandım” dedi. – OSMANİYE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muaythai, kick boks, wushu ve boks branşında çalışmalarını sürdüren LeonSpor Kulübü sporcusu Hamza Eren, antrenörü Eldar Elizade eşliğinde 7 yıldır sporla uğraşıyor. Hamza, 4 farklı branşta 10 Türkiye, 3 Balkan, 1 Avrupa ve 3 dünya şampiyonluğuyla dikkati çekiyor.
Şampiyonluklarına bir yenisini eklemek isteyen genç sporcu, 23 Ağustos’ta Macaristan’da başlayacak olan Kick Boks Gençler Dünya Şampiyonasına hazırlanıyor.
Hamza Eren Göksu, AA muhabirine muaythai, kick boks, wushu branşlarında 10 Türkiye şampiyonluğu bulunduğunu hatırlattı.
Kick boksta 2 dünya şampiyonluğu ve 1 Avrupa şampiyonluğu bulunduğunu aktaran Hamza Eren Göksu, “Geçen yıl ülkemizin 100. yıl dönümünde kick boksta Avrupa, muaythaide dünya şampiyonu oldum. Wushuda 3 Balkan şampiyonluğum var.” dedi.
Hedeflerinin olduğunu vurgulayan Göksu, “Macaristan’da yapılacak şampiyonlukta unvanımı koruyup, yeni bir dünya şampiyonluğunu ülkemize getirip, ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum.” diye konuştu.
Leon Spor Kulübü antrenörü Eldar Elizade ise Hamza ile uzun yıllardır birlikte çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Hamza’nın önemli başarıları var. Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları var. Kendisi muaythai, kick boks, wushu ve boks branşlarında çalışıyoruz. O dönem hangi şampiyona varsa çalışmalarımızda ona ağırlık veriyoruz. Çok yetenekli ve özel bir çocuk. Çok sayıda rakibini yenerek Macaristan’daki dünya şampiyonasına gitmeye hak kazandı. Zorlu bir şampiyona olacak ama bizi en iyi şekilde temsil edeceğine inancım tam.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Hatay’ın Samandağ ilçesinde çocuklar, ücretsiz verilen kursta sörf yapmayı öğreniyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarıldığı Hatay’ın Samandağ ilçesinde geçtiğimiz yıl sörf merkezi kurulmuştu. Eğitmen Deniz Toprak tarafından çocuklara Akdeniz’in dalgalarında verilen eğitim çocuklardan yoğun ilgi gördü. Eğlenerek öğrenen çocuklar, ısınma hareketlerinden denge eğitimlerine kadar çeşitli aktiviteler yapıyorlar.
“Samandağ’da her gün sörf yapılabilir”
Sörf Eğitmeni Deniz Toprak, Akdeniz’e kıyısı olan Samandağ’da yılın her döneminde sörf yapılabildiğine dikkat çekerek çocukların kısa sürede öğrendikleri sörf sporunda başarılar elde etmeye başladıklarını söyleyerek “Samandağ’ına geldim, ve inanılmaz dalgalar olduğunu gördüm. Sonra düşündüm acaba bu ne sıklıkta Metrolojinden tarihi dataya, baktım çok sık, rüzgar oluyor ve bu rüzgarlardan dalga oluşuyor. Demek ki sene boyunca sörf yapılabilir dedim. Buranın gençleri böyle bir şey ister mi acaba diye düşüldükten sonra duyuruya çıktık. 2023 yılı Mayıs ayında Hızır Türbesi’nin önündeyim sörf yapmak isteyen beni bulun diye bir paylaşım yaptım ve birkaç tane genç arkadaşımız bu duyuruya cevap verdi. Hızır Türbesi’nin önünde buluştuk. İlk sörf eğitimlerini aldılar sudan çıkmak istemediler çok sevdiler sörfü ve daha sonra velileri ile konuştuk o zamanlar okullar kapalıydı biz bu çocuklara götürmek istiyoruz. Ordudaki sörf merkezimize çocukları götürdük, çok sıkı bir eğitimi aldılar. Bir anda bu çocuklar hem sörf öğretmeye, hem de sörf sporunda çok güzel başarılara elde etmeye başladılar. Türkiye şampiyonasında derece yaptılar. Bizde dedik o zaman bu iki çocuğumuz gibi biz, yüzlere, binlere öğrenci çıkartabiliriz çünkü burada dalga var. Samandağ’da her gün sörf yapılabilir” dedi.
Kendisini sörf sporunda kısa süre geliştiren 17 yaşındaki Akıl Köse, “Geçen sene deniz hocanın Hatay’a gelmesi ile sörf ile tanıştım ardından bizi Ordu’ya aldı. Hem sörf eğitmenliği geliştirmek için hem de kendi sörfümüzü geliştirmek için orada bir yaz kampına katıldık ve bu üç ay sonunda benim denemem Türkiye yarışlarında derece yaptım ve iki ay sonra da Karadeniz’de düzenlenmiş olan yarışmada birinci oldum oradan kazandığım ödül ile Sri Lanka’ya gitmeye hak kazandım benim için ilk okyanus deneyimim oldu şimdi çocuklara eğitim veriyorum ve benim yaşadıklarımı onlarında yaşamışını istiyorum “dedi
Türkiye Şampiyonluğu yaşadığını ifade eden 18 yaşındaki Haydar Esmer, Yaklaşık bir yıl önce sörf ile tanıştım ve kendi sörfümü geliştirerek eğitim vermeye başladım geçen sene 18 yaş altı sörf şampiyonasında Türkiye birincisi oldum ve bu yılda aldığım eğitimleri 16 yaş altı çocuklara öğretmeye başladım “dedi
Sörf eğitim merkezinde depremzede çocukların süreci atlatmalarına destek olmaya çalıştıklarını söyleyen Derya Gümüş Türkoğlu ise “Burada sörf merkezini açarak özellikle depremden olumsuz etkilen 16 yaş altındaki çocukları o travmadan sıyırılmalarınım ve kendilerine hayata tutunacak yeni bir alan sağlamak istiyoruz. Çünkü o çocukların yaşayabilecekleri alanlar çok sınırlandırıldı onlara böyle bir yaşam alanı sunarak hayata tutunacak yeni bir alan sağlamak istiyoruz burada eğitim gören çocukları evlerinden alıyoruz eğitimi veriyoruz ve buradaki atıştırmalıkları sağlıyoruz ve bunların hepsi ücretsiz şekilde yapılıyor. 16 yaş altı bütün çocukları buraya bekliyoruz “dedi
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarıldığı Hatay’ın Samandağ ilçesinde geçtiğimiz yıl sörf merkezi kurulmuştu. Eğitmen Deniz Toprak tarafından çocuklara Akdeniz’in dalgalarında verilen eğitim çocuklardan yoğun ilgi gördü. Eğlenerek öğrenen çocuklar, ısınma hareketlerinden denge eğitimlerine kadar çeşitli aktiviteler yapıyorlar.
“Samandağ’da her gün sörf yapılabilir”
Sörf Eğitmeni Deniz Toprak, Akdeniz’e kıyısı olan Samandağ’da yılın her döneminde sörf yapılabildiğine dikkat çekerek çocukların kısa sürede öğrendikleri sörf sporunda başarılar elde etmeye başladıklarını söyleyerek, “Samandağ’ına geldim, ve inanılmaz dalgalar olduğunu gördüm. Sonra düşündüm acaba bu ne sıklıkta Metrolojinden tarihi dataya, baktım çok sık, rüzgar oluyor ve bu rüzgarlardan dalga oluşuyor. Demek ki sene boyunca sörf yapılabilir dedim. Buranın gençleri böyle bir şey ister mi acaba diye düşüldükten sonra duyuruya çıktık. 2023 yılı Mayıs ayında Hızır Türbesi’nin önündeyim sörf yapmak isteyen beni bulun diye bir paylaşım yaptım ve birkaç tane genç arkadaşımız bu duyuruya cevap verdi. Hızır Türbesi’nin önünde buluştuk. İlk sörf eğitimlerini aldılar sudan çıkmak istemediler çok sevdiler sörfü ve daha sonra velileri ile konuştuk o zamanlar okullar kapalıydı biz bu çocuklara götürmek istiyoruz. Ordudaki sörf merkezimize çocukları götürdük, çok sıkı bir eğitimi aldılar. Bir anda bu çocuklar hem sörf öğretmeye, hem de sörf sporunda çok güzel başarılara elde etmeye başladılar. Türkiye şampiyonasında derece yaptılar. Bizde dedik o zaman bu iki çocuğumuz gibi biz, yüzlere, binlere öğrenci çıkartabiliriz çünkü burada dalga var. Samandağ’da her gün sörf yapılabilir” dedi.
Kendisini sörf sporunda kısa süre geliştiren 17 yaşındaki Akıl Köse, “Geçen sene deniz hocanın Hatay’a gelmesi ile sörf ile tanıştım ardından bizi Ordu’ya aldı. Hem sörf eğitmenliği geliştirmek için hem de kendi sörfümüzü geliştirmek için orada bir yaz kampına katıldık ve bu üç ay sonunda benim denemem Türkiye yarışlarında derece yaptım ve iki ay sonra da Karadeniz’de düzenlenmiş olan yarışmada birinci oldum oradan kazandığım ödül ile Sri Lanka’ya gitmeye hak kazandım benim için ilk okyanus deneyimim oldu şimdi çocuklara eğitim veriyorum ve benim yaşadıklarımı onlarında yaşamışını istiyorum “dedi
Türkiye Şampiyonluğu yaşadığını ifade eden 18 yaşındaki Haydar Esmer, Yaklaşık bir yıl önce sörf ile tanıştım ve kendi sörfümü geliştirerek eğitim vermeye başladım geçen sene 18 yaş altı sörf şampiyonasında Türkiye birincisi oldum ve bu yılda aldığım eğitimleri 16 yaş altı çocuklara öğretmeye başladım” dedi.
Sörf eğitim merkezinde depremzede çocukların süreci atlatmalarına destek olmaya çalıştıklarını söyleyen Derya GümüşTürkoğlu ise “Burada sörf merkezini açarak özellikle depremden olumsuz etkilen 16 yaş altındaki çocukları o travmadan sıyırılmalarınım ve kendilerine hayata tutunacak yeni bir alan sağlamak istiyoruz. Çünkü o çocukların yaşayabilecekleri alanlar çok sınırlandırıldı onlara böyle bir yaşam alanı sunarak hayata tutunacak yeni bir alan sağlamak istiyoruz burada eğitim gören çocukları evlerinden alıyoruz eğitimi veriyoruz ve buradaki atıştırmalıkları sağlıyoruz ve bunların hepsi ücretsiz şekilde yapılıyor. 16 yaş altı bütün çocukları buraya bekliyoruz” dedi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihinde ilk kez yer aldığı 1. Lig’de, 2023-2024 sezonunu play-off yarı final maçında Bodrumspor’a elenerek kapatan kırmızı-siyahlı takım, 30 Haziran’da yeni sezon hazırlıklarına başladı. Kulüp tesisleri ve Bolu’da 3 kamp yapan Çorum FK, sezonun ilk maçında deplasmanda Ümraniyespor’a 3-0 mağlup oldu.
Kart cezaları, sakatlıklar ve devam eden transfer çalışmaları nedeniyle henüz kadro yapılanmasını tamamlayamayan takımda yönetim, mali yapıyı bozmadan ideal kadroya ulaşmak için çabalıyor.
Teknik direktör Serkan Özbalta yönetimindeki teknik kadro ise futbolcuları hem fizik hem de teknik ve taktik anlamda sezona hazırlıyor.
“Adım adım gitmek istiyoruz”
Teknik direktör Serkan Özbalta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mali imkanlar dahilinde ligde 7-8 iddialı takımın olduğunu, Süper Lig’den 1. Lig’e düşen takımların yanı sıra geçen sezonki mevcudunu koruyan, Kocaelispor, Sakarya gibi play-off oynamış, final oynamış takımların yer aldığını söyledi.
Futbolun öngörülemeyen bir oyun olduğuna dikkati çeken Özbalta, “Geçen yıl Çorum Futbol Kulübü’nü kimse orada öngöremiyordu. İnsanlar belki de başka kulüpleri oraya yakıştırıyordu haklı olarak kendilerince yorum yaptıklarında ama hem bizlerin hem yönetim kurulunun hem de oyuncu arkadaşlarımızın bir araya gelip iyi bir sinerji oluşturmasıyla, çalışmayla bu işi yapabileceğimize inanmayla o noktaya geldik.” diye konuştu.
Kulübün başarılı olabilmesi için uygun şartların oluşması gerektiğini vurgulayan Özbalta, şunları söyledi:
“Biz bir kere adım adım gitmek durumundayız. Kulübün ödemelerini oyunculara sağlıklı bir şekilde yapabileceği platformlar, ortamlar oluşturulması lazım. Başkanımız ve yönetim kurulumuzun bütün çabası da bu yönde. Bir futbol takımı bu ligde eğer iddialı olacaksa bu tesisler ve mali tabloyla olacaktır. Biz de hem tesis olarak hem saha anlamında bir sıkıntımız yok. Mali anlamda da çok ciddi atılımlar var. Daha sonra kulübü zarara uğratacak, yani iş ahlakı olmayan oyuncular inşallah alınmadan buraya sağlanacak 3 oyuncu, belki 4, belki de 5 oyuncu. Bunların bizim aramıza katılmasıyla o zaman adım adım bir hedef konulacaktır. Her maçta mücadele edecek bir takım, her maçta iyi oynamaya namzet bir takım olacağız.””
Hedefler belirlenirken gerçekçi olunması gerektiğinin altını çizen Özbalta, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçekçi olmak lazım. ‘Biz ilk iki oynayacağız.’, ‘Biz kesinlikle geçen seneki başarıyı tekrarlayacağız.’, ‘İlk 7’ye bu takım girer.’ deyip de insanlara hayal satmak çok yanlış olur. Ama geçen sene iskeletini koruduğumuz 10 oyuncunun olduğu bir Çorum FK’de, onun üzerine inşa edeceğimiz oyuncularla beraber evelallah hem iyi oyun hem de mücadele ederek biz de kendimizin hangi noktaya geleceğini göreceğiz. Kervanı yolda giderken göreceğiz. Her maç mücadele edecek bir takımı, her maçta iyi oynamaya namzet bir takımı tekrar Çorum şehri, taraftarları, Çorumspor’u sevenler, gönül verenler görecektir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı Kınık köyünde yaşayan Hasan Ermiş, 2,5 dekar alana 500 kök goji berry fidanı dikti. Deneme üretimi sonucunda ilk meyveleri hasat eden Ermiş, içinde A vitamini, C vitamini, sodyum, kalsiyum, demir gibi türlü vitamin ve mineraller barındırdığını söyledi. Kendisinin sınıf öğretmeni olduğunu ve fideleri bahçesine diktiğini anlatan Ermiş sözlerine şöyle devam etti:
“Öncelikle ben çiftçi değilim. Bunu belirtmek isterim. Mutlaka söylediğim şeylerde daha iyi bilenler çıkacaktır. Bu işi yeni öğreniyorum. Öğrendikçe geliştirmeye çalışıyorum. Goji berry ve aronya bahçelerim var. Hobi amaçlı küçük bir bahçe kurmak istedim ancak daha sonrasında gerek iklim şartları gerekse toprak analizleri sonucunda ziraat mühendisleriyle yaptığım görüşmeler neticesinde bu ürünleri yetiştirebileceğimi bunun uygun olduğunu öğrendim. Özellikle eksi 35 derecelere kadar dayanabileceğini biliyorsunuz ki bizim kışın iklimimiz sert geçiyor. Bölgemizde kıra gibi sorunumuz var. 2 buçuk arazide 500 kök var. Yani dönüm başına 200 ağaç düşüyor diye bilirim. Ben yaptırdığım analizler sonucunda 500 kökün uygun olduğu söylendi ve buna göre devam ettim. 500 kök ağacım şuan bir yaşında olarak aldım. İlk aldığım 10 ila 25 santimetre arasında farklı boylarda tek bir dal halindeydi. Kendi halinde ayakta durabiliyor. Ancak çalı formunda olduğu için uygun bir şekilde terbiye edilmesi adına yanına bir kazıkla veya fasulye tellerinde olduğu gibi tellere alınarak ta yapılabiliyor. Bu şekilde hem verimi artıyor hem de bakımı daha kolay hale geliyor. Mevsimin uygun gitmesi halinde Nisan sonunda başlayıp Kasım ayına kadar devam eden hasat sürecinde 8 ila 10 defaya kadar hasat elde edilebiliyor. Bu sayede ağaç başına da 8 ila 15 kilo arasında meyve verimi mevcut. Yaklaşık 500 ağacım var. Ortalama 8 kilo gibi bir hedefim var 2inci yıl itibariyle. Buda yaklaşık olarak 4 ton gibi bir ürün elde ediyor. Yaş olarak 4 ton hedefim var bunları kurutmayı planlıyorum. Kurutmada da 3’te 1 oranında bir kayıp söz konusu oluyor. Yani yaklaşık olarak kuru halinde 1 ila 1,5 ton ürün elde etmeyi hedefliyorum.” – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırklareli Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, bölgeye 18 Ağustos 2024 Pazar saat 12: 00 ile 20 Ağustos 2024 Salı tarihleri arasında sıcaklıkların yükseleceğini vatandaşların bu konudan dikkatli olması konusunda uyardı.
Güneş etkisinden dolayı güneş çarpmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getirilen açıklamada mevsim normallerine yakın seyreden hava sıcaklıklarının Pazartesi gününden itibaren artacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki yen hafta boyunca hava sıcaklıklarının bölgede mevsim normallerinin 3 ile 5 derece üzerinde olması bekleniyor dendi. – KIRKLARELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, önceki gün Hizan’a bağlı Gökay köyünün Seksen Pınar mezrasının yaylasında meydana geldi. 14 yaşındaki bir çocuk köpeğin ısırması sonucu yaralandı. Olayın sağlık ekiplerine haber verilmesi üzerine bölgeye UMKE ve acil sağlık ekibi yönlendirildi. Zorlu arazi şartlarına rağmen UMKE ekibi, 4×4 UMKE Medikal Kurtarma Aracı ile bölgeye ulaşarak çocuğa ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, acil sağlık ekibine teslim edilerek tedavisinin yapılması için Hizan Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Hizan Devlet Hastanesi’nden alınan bilgiye göre hastanın yara yerinin pansuman edildiği, kuduz ile tetanos aşılarını yapıldığı ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘FAYIN HAREKETLİLİĞİ ARTMIŞ OLABİLİR’
İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semir Över, ‘Ölü Deniz Fayı’nın halen 7 ve üzerinde deprem üretme potansiyeline dikkat çekti. Hatay ve çevresinde de hissedilen depremin Suriye’nin Hamah kentinde gerçekleştiğini ve bu depremin ‘Ölü Deniz Fayı’ üzerinde meydana geldiğine işaret eden Prof. Dr. Semir Över, “Suriye’nin Hamah kentinin Hatay’a yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunmasından dolayı deprem hissedildiği için bölgede yaşayanlar tarafından oldukça sert bir şekilde algılandı. Aynı uzaklıkta Gaziantepliler ve Kilisliler de hissetmişlerdir. Korkmaları gayet doğaldır. Ölü Deniz Fayı, levha sınır faylarından biridir ve bu tür faylar 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretme potansiyeline sahiptir. Deprem öncesinde ve sonrasında meydana gelen 4 ve daha düşük büyüklükteki sarsıntılar, fayın hareketliliğinin artmış olabileceğini gösteriyor. Ancak, bu fayın potansiyel tehlikesi devam etmektedir” dedi.
‘BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI DEVAM EDİYOR’
Akabe Körfezi’nden Amik Ovası’na kadar uzanan ‘Ölü Deniz Fayı’nın Amik Ovası’nda uzun yıllardır yıkıcı bir deprem üretmediğinin altını çizen Prof. Dr. Över, “Bu da enerjinin biriktiğini ve büyük bir depremin olasılığının devam ettiğini gösterir. 5.2 büyüklüğündeki bu sarsıntı, fayın enerjisinin küçük bir kısmını boşaltmış olabilir. Ancak fayın büyük bir deprem üretme potansiyeli devam etmektedir. Hatay ve çevresinde birçok fay hattı var. Levha sınır fayları büyük deprem potansiyeline sahipken, küçük faylar 5 veya 6 büyüklüğündeki depremleri üretebilirler. Hatay’da yaşanan 7.7 büyüklüğündeki deprem, bu fayların kırıldığını gösteriyor. Eğer böyle bir deprem olursa ve güçlendirilmemiş orta hasarlı bina varsa ki henüz güçlendirilmemiş pek çok bina var. Onlardan uzak durmamız gerekiyor. Eğer güçlendirilmiş ise çok fazla korkulacak olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.
Ufuk AKTUĞ/HATAY,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Esenyurt’ta çok sayıda adreste torbacı olarak bilinen uyuşturucu satıcılarına ve aranan şahıslara yönelik çalışma yapıldı. Yapılan operasyonlarda çok sayıda silah ve narkotik madde ele geçirildi 21 yıl 4 ay ve 8 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 kişi de yakalandı.
Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu ticareti yapan ve aranan şahıslara yönelik çalışma yapıldı. Çalışmalar kapsamında geçtiğimiz Salı günü Fatih Mahallesi’nde ihbar üzerine polis ekipleri şüpheli Osman Burak P. ye üst araması yaptı. Yapılan aramada şahsın üzerinde uyuşturucu madde, şahsi telefon ve bir miktar para bulundu. Şahıs, ekiplere uyuşturucu maddeleri sakladığı yeri gösterirken polis ekipleri tarafından 319.4 gram kubar maddesi, bir adet telefon, 1030 TL nakit para ve çok sayıda şeffaf kilitli poşet tespit edildi. Osman Burak P.’ye Uyuşturucu Madde Ticareti suçundan işlem yapılırken yapılan Genel Bilgi Taraması sonucunda şahsın Dolandırıcılık suçundan da aranması olduğu tespit edildi. Şahıs, işlemlerinin yapılması için polis merkezine götürüldü. Aynı gün Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi’nde yapılan çalışmada ihbar üzerine adrese sevk edilen polis ekiplerince şüpheli Çağlar Y. ve Gülistan S. isimli şahıs yakalanırken binanın bodrum katında satışa hazır halde paketlenmiş 38 fiş ile toplam 156 gram uyuşturucu madde ve bir adet telefon tespit edildi. Çağlar Y. ve Gülistan S. isimli şahıslara Uyuşturucu Madde Ticareti yapma şuçlarından işlem yapılırken iki şahıs ekiplerce polis merkezine götürüldü.
8 Yıl 4 Ay Hapis Cezası ile aranan şahıs yakalandı
Yapılan çalışmalar kapsamında geçtiğimiz Çarşamba günü ise Zafer Mahallesi’nde evde uyuşturucu madde satışı yapıldığı ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Adreste Berkay T. ve Doğa Yıldız M. yapılan incelemelerin ardından Uyuşturucu Madde Ticareti suçundan, Mehmet Sait Ç. ise Uyuşturucu Madde Kullanımı suçundan işlem gördü. Evde yapılan arama çalışmalarında ise bir adet şeffaf kilitli poşette 13.6 gram Metanfetamin, hassas terazi, bir adet ruhsatsız tabanca, 4 adet fişek, 6 adet cep telefonu, 2 adet bilgisayar, 1 adet tablet ve birçok flaş bellek bulundu. Ekiplerin incelemelerinde Berkay T.’nin Uyuşturucu/ Uyarıcı Madde Ticareti ve Hırsızlık suçlarından 8 Yıl 4 Ay Hapis Cezası ile arandığı tespit edilirken şahıslar işlemleri yapılması üzerine polis merkezine götürüldü.
Çok sayıda narkotik madde ve silah ele geçirildi
12 – 15 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen diğer çalışmalarda ise birçok şüpheli şahıs ve adrese yapılan aramalarda 1 Adet Pompalı Tüfek, 9 adet ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek ve narkotik madde bulundu. Yapılan GBT kontrollerinde ise A.C.S. isimli şüphelinin Uyuşturucu Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak suçundan 21 yıl 4 ay B.K. isimli şahsın Silah Ticareti yapmak suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Şahıslar gerekli işlemler için polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırklareli Valisi Birol Ekici’yi ziyaret eden Söyler, valilik anı defterini imzaladı.
İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit ile Eğitim ve Araştırma Hastanesini ziyaret eden Söyler, sağlık çalışmaları hakkında Başhekim Dr. Öğretim Üyesi Zeliha Türkyılmaz’da bilgi aldı.
Kırklareli 250 yataklı ek bina yapım inşaatı sürecini değerlendiren Söyler, inşaatın yapılacağı alanı gezdi.
Ek bina planlarını inceleyen Söyler, inşaat sahasının mobilizasyonu, deplase işlemleri, altyapı bağlantıları, kapalı otopark giriş ve çıkışları ile ilgili değerlendirme de bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’ın Lice ilçesinde damdan düşerek yaralanan Miraç Çapar (8), ambulans helikopterle hastaneye kaldırıldı.
Lice ilçesinde yaşayan Miraç Çapar, çıktığı evinin damından düşerek başından yaralandı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Çapar için Acil Sağlık Hizmetleri’ne bağlı ‘sağlık komuta’ ile görüşüldü. Ardından İl Sağlık Müdürlüğü’nden talep edilen ambulans helikopter, kısa sürede ilçeye ulaştı. Çapar’ı alan ambulans helikopter, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi pistine indi. Sağlık ekiplerine teslim edilen Çapar, ambulansla Gazi YaşargilEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Çapar’ın tedavisinin sürdüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eyyübiye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerine devam ediyor. Rutin denetimlerin yanı sıra ihbar üzerine de gıda üretimi ve satışı yapan işletmelere yönelik ani baskınlar yapan zabıta ekipleri, il geneline satış ve dağıtım yapan bir işletmenin deposunda denetim yaptı. Depodaki tüm ürünlerin menşeini inceleyen zabıta personeli, son tüketim tarihi geçmiş ve bozuk olduğu tespit edilen 370 koli şekerleme, gofret, bisküvi gibi gıda ürününe imha edilmek üzere el koydu. Halk sağlığını tehdit eden ve tüketilmesi sakıncalı olan ürünleri tutanak altına alan ekipler, işletme sahipleri hakkında kanuni işlem uygularken, el konulan ürünler şehir çöplüğüne götürülerek imha edildi.
Eyyübiye Belediyesinde görevli Zabıta Amiri Hasan Yunusoğlu, okulların açılmasına kısa bir süre kala halk sağlığını dikkate alarak denetimlerini titizlikle sürdürdüklerini, depolara yapılan baskınlarda çok sayıda tarihi geçmiş ve bozuk ürün ele geçirerek imha ettiklerini belirtti. Yunusoğlu, halk sağlığını tehdit eden durumlara karşı denetimlerine ara vermeden devam edeceklerini söyledi. – ŞANLIURFA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semir Över, ‘Ölü Deniz Fayı’nın halen 7 ve üzerinde deprem üretme potansiyeline dikkat çekti. Hatay ve çevresinde de hissedilen depremin Suriye’nin Hamah kentinde gerçekleştiğini ve bu depremin ‘Ölü Deniz Fayı’ üzerinde meydana geldiğine işaret eden Prof. Dr. Semir Över, “Suriye’nin Hamah kentinin Hatay’a yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunmasından dolayı deprem hissedildiği için bölgede yaşayanlar tarafından oldukça sert bir şekilde algılandı. Aynı uzaklıkta Gaziantepliler ve Kilisliler de hissetmişlerdir. Korkmaları gayet doğaldır. Ölü Deniz Fayı, levha sınır faylarından biridir ve bu tür faylar 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretme potansiyeline sahiptir. Deprem öncesinde ve sonrasında meydana gelen 4 ve daha düşük büyüklükteki sarsıntılar, fayın hareketliliğinin artmış olabileceğini gösteriyor. Ancak, bu fayın potansiyel tehlikesi devam etmektedir” dedi.
‘BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI DEVAM EDİYOR’
Akabe Körfezi’nden Amik Ovası’na kadar uzanan ‘Ölü Deniz Fayı’nın Amik Ovası’nda uzun yıllardır yıkıcı bir deprem üretmediğinin altını çizen Prof. Dr. Över, “Bu da enerjinin biriktiğini ve büyük bir depremin olasılığının devam ettiğini gösterir. 5.2 büyüklüğündeki bu sarsıntı, fayın enerjisinin küçük bir kısmını boşaltmış olabilir. Ancak fayın büyük bir deprem üretme potansiyeli devam etmektedir. Hatay ve çevresinde birçok fay hattı var. Levha sınır fayları büyük deprem potansiyeline sahipken, küçük faylar 5 veya 6 büyüklüğündeki depremleri üretebilirler. Hatay’da yaşanan 7.7 büyüklüğündeki deprem, bu fayların kırıldığını gösteriyor. Eğer böyle bir deprem olursa ve güçlendirilmemiş orta hasarlı bina varsa ki henüz güçlendirilmemiş pek çok bina var. Onlardan uzak durmamız gerekiyor. Eğer güçlendirilmiş ise çok fazla korkulacak olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultanbeyli'de kömürlükte çıkan yangın mahalleliyi korkuttu
İSTANBUL – Sultanbeyli'de bir evin kömürlüğünde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa pendik escort sürede büyüyerek tüm kömürlüğü sardı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çıkan yangın ise mahalleliyi korkuttu.
Yangın, İstanbul Sultanbeyli ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi Aktutan Caddesi üzerinde saat 22.10 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, tek katlı bir evin arka tarafında bulunan kömürlükte bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm kömürlüğe sıçradı. Çevredeki vatandaşlar tarafından itfaiye ekiplerine haber verildi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık escort pendik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına yaklaşık 1 saat müdahale ederek söndürdü. Yangında kimse zarar görmedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, rektörlük makamında gerçekleşen imza törenine Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Murat Konan, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü temsilcileri katıldı.
Protokolü değerlendiren Karahocagil, üniversite bünyesinde faaliyet göstermesi tasarlanan proje kapsamında yaşlı bireylerin toplumsal hayata aktif katılımının desteklenmesinin amaçlandığını belirtti.
Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, sosyalleşmesi, boş zamanlarını etkili bir şekilde değerlendirmelerine ilişkin bir mekanizma oluşturulacağını aktaran Karahocagil, protokol şartlarının 10 yıl boyunca devam edeceğini ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yaşlı sağlığı, yaşlı refahı ve bakımı konusunda bilimsel, akademik, araştırma ve danışmanlık hizmeti verilmesi taleplerinin üniversite tarafından karşılanacağını belirtti.
Protokol sayesinde yalnızlaşan yaşlıların da tekrar sosyalleşmesi, yeni beceriler edinmeleri ve yeni insanlarla tanışmasının sağlanacağını ifade eden Karahocagil, KAEÜ’nün kapılarının 7’den 70’e herkese açık olduğunu belirterek, “60+ Tazelenme Üniversitesi” projesinin hem ülke hem de vatandaşlar için güzel bir uygulama odluğunu vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İzmir İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen eğitime İzmir ve Manisa’da kurulu bulunan vakıfların kurucu ve yöneticileri ile çalışanları katıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıflar Bölge Müdürü Tahir Emre Can, vakıf kültürünün tarihteki önemine dikkati çekerek, vakıfların hizmetlerini kesintisiz ve etkili bir şekilde sürdürebilmeleri için bilgilendirme ve istişarelerde bulunulduğunu kaydetti.
Programda uzmanlarca sunumlar gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi tarafından alınan karar gereğince üniversitenin tüm yerleşkelerinde öğrencilerin daha sağlıklı bir ortamda yetişmeleri ve çevreye duyarlı bir nesil olarak yetiştirilmeleri maksadıyla böyle bir karar alındığı bildirildi.
Üniversite tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yerildi:
“Personel, öğrenci ve ziyaretçilerimizin dumansız hava soluma hakkını teslim etmek ve istemsiz sigara dumanının zararlı etkilerinden korumak amacıyla Üniversitemizin tüm yerleşkeleri ‘dumansız kampüs’ ilan edilmiştir. Öğrenci yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan üniversite kampüsleri, sadece eğitim ve akademik faaliyetler için değil, aynı zamanda öğrencilerin sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleri ve çevreye duyarlı bir tutum geliştirmeleri için de ideal bir ortam sağlamalıdır. Bu nedenle Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi olarak, dumansız kampüs felsefesini benimsiyor, öğrencilerimize ve personelimize daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunmayı amaçlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamada, 2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, lisans ve ön lisans kontenjanlarının yüzde 100 dolduğu belirtildi.
Okul birincisi ve 34 yaş üstü kadın kontenjanları ile birlikte lisans programlarına 5 bin 637, ön lisans programlarına da 5 bin 810 kişinin kayıt yaptırmaya hak kazandığı belirtildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversiteyi kazanan öğrencilerin büyük bir emek ve azimle bu başarıyı elde ettiklerini belirtti.
Akdeniz Üniversitesi olarak, öğrencileri en iyi şekilde destekleyeceklerini vurgulayan Özkan, onları geleceğe hazırlamak için tüm gayretleriyle çalışacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, 2024 yılının Cumhurbaşkanlığı tarafından “Emekliler Yılı” olarak ilan edilmesi ile emeklilerin sosyal refahlarını ve iyilik hallerini desteklemek, onların bilgi ve tecrübelerinden yararlanarak potansiyellerini kullanabilmelerini sağlamak amacıyla Kilis 7 Aralık Üniversitesi ile Kilis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun ile SGK İl Müdürü Ahmet Avcı’nın imzaladığı protokol, bilgi, becerilerini yenilemek ve mesleki birikimlerini geliştirmek isteyen ya da yeni bilgi ve beceriler edinerek farklı iş alanlarına yönelmek isteyen emeklilere desteklemeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Müftülüğünce açılan ve 7 hafta süren kurslar için Merkez İmamı Azam Camisi’nde kapanış töreni düzenlendi.
Kur’an-ı Kerim okunan programda, dua edildi.
İlçe Müftüsü Mehmet Seri Doğru, törendeki konuşmasında, kurslara 4 bin 500 öğrencinin katıldığını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçedeki Bülbül Hatun Camisi’nden düzenlenen yarışmada, dini kitaplarda yer alan konularda öğrencilere sorular soruldu.
Yarışmada geçen yılın birincisi Bülbül Hatun Camisi öğrencileri birinci olurken, Hacı Rıfat Cami Kız Kur’an Kursu ile Gençlik Merkezi Kur’an Kursu öğrencileri ikinciliği paylaştı.
Yarışma öncesi ve sonrasında öğrencilere cami bahçesinde çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Yarışmaya katılan öğrencilere ödülleri takdim edilmesinin ardından tüm öğrenciler tebrik edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kepirtepe Anadolu Lisesi mezunu Salahattin Batı anısına kızları Melahat ve Figen Batı ile Leyla Nalbant okulda donattığı sınıf için açılış töreni düzenlendi.
Törene Lüleburgaz Milli Eğitim Müdürü Cihan Erdem, Kepirtepe Anadolu Lisesi Müdürü Ali İhsan Kandil ve okulun eski Müdürü Halil İbrahim Toklu katıldı.
Erdem, bağışçılara teşekkür ederek “Yıllar sonra bile tekrar Kepirtepe’yi hatırlayan ve her fırsatta çocuklarına da anlatan, Kepirtepelilik ruhunu taşıyan öğrencilerimiz ve mezunlarımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz.” diye konuştu.
Erdem, törede bağışçılara plaket takdim etti.
Kukla tiyatrosu etkinliği
Lüleburgaz Belediyesince kukla tiyatrosu etkinliği devam ediyor.
Belediyenin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında çocuklara yönelik kukla oyunları oynanıyor.
Kurtuluş Mahallesi Kurtuluş Parkında düzenlenen kula oyununda “Kabuğunu Kıramayan Yumurta” adlı kukla oyunu sahnelendi.
Kukla oyunlarını izleyen çocuklar, eğlenceli vakit geçirdi.
Evrenspor’da transfer çalışması
Bölgesel Amatör Lig ekiplerinden Evrenspor’da transfer çalışmaları sürüyor.
Evrenspor Kulübünden yapılan açıklamada, Keşanspor’dan Semih Kahraman ve Kerem Erkol ile 1’er yıllık sözleşme imzalandığı bildirildi.
Takımın transferler ile daha çok güçlendirildiği belirtilen açıklamada, yeni sezon öncesi hazırlıkların devam ettiği belirtildi.
Aile kampı kayıtları başladı
Lüleburgaz ilçesinde anne ve çocuk ile baba ve çocuk kampları kayıtları başladı.
Lüleburgaz Belediyesinden yapılan açıklamada, yıldız yaz kamplarının devam ettiği belirtildi.
Kent Ormanında ücretsiz gerçekleştirilen kampların yeni dönemine 7-12 yaş arasında çocuklu anneler ile babalar başvuru yapabileceği kaydedildi.
Açıklamada, baba ve çocuk kamplarının 19-21 Ağustos ile 26-28 Ağustos, anne ve çocuk kamplarının ise 21-23 Ağustos ile 28-30 Ağustos tarihlerinde yapılacağı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’nda yeni dönem kursiyer kayıtları başladı. Canik Belediyesi, CAMEK’in yeni eğitim döneminde vatandaşlara Bilgisayar Destekli 3 Boyutlu Mobilya Tasarım Kursu, Mobilya CNC Operatörlüğü Kursu, Koltuk Döşeme Kesim Kursu ve Koltuk Döşeme Dikim Kursu olmak üzere 4 farklı eğitim modülünde ücretsiz sertifikalı mesleki eğitim programı gerçekleştirecek.
Ücretsiz sertifikalı eğitim
CAMEK’te özel olarak oluşturdukları atölyelerde uygulamalı bir şekilde eğitim verdiklerini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “CAMEK’te özel olarak oluşturduğumuz atölye ve derslik alanlarında uygulamalı ve teorik eğitimlerimizi hız kesmeden sürdürüyor, mesleki istihdamda öncü olamaya devam ediyoruz. CAMEK ile hemşehrilerimizi meslek sahibi yapmaya devam ediyoruz. Yeni eğitim döneminde de hemşehrilerimizi, 4 farklı eğitim modülü üzerine ücretsiz sertifikalı mesleki eğitimlerle buluşturacağız. Ücretsiz sertifikalı mesleki eğitimlerimizle nitelik sahibi bireyler yetiştirerek, mesleki istihdama katkılar sunmaya devam edeceğiz” dedi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde alacağı öğrencilerini belirlemek için bu yıl da yetenek sınavları düzenleyecek. Sınavlar, 7-8 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Konservatuvar Yetenek Sınavlarının başvuruları ise 19-29 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Başvurular, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, ebelediye.kocaeli.bel.tr adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarında 7 bölüm ve 29 sanat branşında eğitim veriliyor. Bu yıl yapılacak yetenek sınavları da bu kapsamda gerçekleştirilecek. Sınavlar; batı müziği, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, Türk din musiki, güzel sanatlar, geleneksel sanatlar ve bale bölümlerinin ilgili sanat dallarında yapılacak. Başarılı olan öğrenciler, kazandıkları bölüm çerçevesinde, 2 ile 4 yıl arasında eğitim görecek. Sınavlara 5 ile 55 yaş arasındaki vatandaşlar katılabilecek. Yetenek sınavları büyükşehir belediye konservatuvarının üç ayrı merkezinde ve eş zamanlı olarak düzenlenecek. Güzel sanatlar ve geleneksel sanatlar branşlarının sınavları bu yıl açılan Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde, bale bölümünün sınavları SDKM’de, müzik branşının sınavları ise Leyla Atakan Kültür Merkezi içindeki Kültür Sanat ve Konservatuvar Şube Müdürlüğü’nde yapılacak. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇUVALI İNDİRİRKEN DENGESİNİ KAYBETTİ
Burdur merkez Kayış köyünde saat 13.00 sıralarında meydana gelen olayda, kamyondan sırtında yem çuvalı indirdiği sırada dengesini kaybeden Bülent Göz, evin önünde bulgur kaynatılan kazana düştü.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne götürülen ve vücudunda üçüncü derece yanıklar oluşan Göz, buradaki ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Jandarma tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde salça kazanının devrilmesi sonucu aynı aileden 4 kişi yaralandı.
Olay, saat 16.00 sıralarında kırsal Kurşunlu Mahallesindeki bir evin bahçesinde meydana geldi. Aile, kazana koydukları domatesleri salça yapmak için kaynatmaya başladı. O sırada kazanın altındaki taş, parçalara ayrıldı. Dengesi bozulan kazan devrilerek, içindeki kaynar domates suyu 4 kişilik ailenin üzerine devrildi. Üzerlerine dökülen kaynar domates suyu nedeniyle vücutlarında 2’nci derece yanık oluşan Fatma D. (65), Sibel D. (44), Alev D. (41) ve Batuhan D. (17), olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılar, ilk tedavinin ardından yanık ünitesine alınırken jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaylacı, kanser tedavisine yaklaşımda değişimler ve gelişmelerin devam ettiğini bildirdi.
Yaylacı, son 10 yıllık dönemde tedavide hedefe yönelik ilaçlara ağırlık verildiğini belirterek, “Son 20 yılda kemoterapi geliştirilmesi hemen hemen durmuş, bunun yerine hedefe yönelik ilaçlar ve immunoterapi gelişimi büyük ivme kazanmıştır. Şu anda tüm kanser türlerinde kullanılan ve geliştirilen ilaçların çoğu bu tip ilaçlardır, kanser tedavisinin geleceğinde bu ilaçlar yer alacaktır.” ifadelerini kullandı.
Meme kanserinde hedefe yönelik ilaçların gelişim başlangıcının yarım asrı aştığını aktaran Yaylacı, kronik lösemide 30 yıl önce akıllı ilaç araştırmalarının hızlandığını, akciğer kanserindeki akıllı ilaç keşfinin de kilometre taşlarından birini oluşturduğunu kaydetti.
Hedefe yönelik ilaçlar, kemoterapilerden farklılaşıyor
Yaylacı, kanser tedavisinde akıllı ilaçların özelliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, hedefe yönelik ilaçların, kemoterapilerden farklılaştığı bilgisini paylaşarak şunları kaydetti:
“Kemoterapi, bir yandan kanser hücrelerini yok ederken, hastanın özellikle üreyen normal hücrelerine de zarar verir. Bu geçici de olsa böyledir. Ayrıca, bulantı, kusma, saç dökülmesi, kısırlığa yol açma gibi yan etkilere kemoterapilerde sık rastlanır. Bu yan etkilere hedefe yönelik ilaçlarda pek rastlanmaz. Akıllı ilaçlar, genel olarak monoklonal antikor ve küçük moleküller olmak üzere iki gruba ayrılır. Monoklonal antikorlar, kanser hücre yüzeyinde olan ve hücreyi bozuk işlevlere yönelten ‘kilidi’ bloke eder. Küçük moleküller ise daha çok hücre içine girip, hücre üretimini anormal artıran ya da normal ölümü engelleyen işlevleri düzelterek yararlı olurlar.”
Kanserle savaşta gelecek yıllarda akıllı ilaçlarda gelişmelerin devam edeceğine dikkati çeken Yaylacı, bu ilaçların da bazı yan etkileri olduğunu, özellikle cilt reaksiyonları, kalp üzerine yan etkiler, otoimmün hastalıklar (pnömoni, tiroit, böbrek üstü bozukluğu gibi) yan etkiler arasında sayılabildiğini ifade etti.
“Bu ilaçlar, tümörlerde görülen anormal çoğalmayı bloke eder”
Prof. Dr. Yaylacı, hedefe yönelik ilaçların tümörlerde görülen anormal çoğalmayı engelleyerek etki gösterdiğine değinerek, şu bilgileri paylaştı:
“Bir düzen içinde çoğalan, zamanı gelince ölen ve organizma için gerekli olan işlevleri yapan hücrelerin genetiğinde bozulma olduğunda, normal fonksiyonlarında birçok değişiklik ortaya çıkar. Düzeni bozulan mutant hücreler (kanser hücreleri), gereğinden fazla çoğalır ve zamanı gelince yok olmaz. Aşırı beslenme ihtiyacını, kendilerine damar oluşturarak ve fazla gıda temin ederek karşılarlar. Normal hücrelerden farklı olarak damar içine sızıp bu yolla diğer organlara yerleşirler. Bir zaman sonra orada çoğalıp o organın fonksiyonunu bozarlar. İşte bozulan bu mekanizmayı tamir eden tedavi çeşidine hedefe yönelik ilaçlar denir. Bu ilaçlar, tümörlerde görülen anormal çoğalmayı bloke eder. Anormal damarlanmayı engeller. Kimi zaman hücre zarına yapışıp hücre içine öldürücü ilaçların zerkini kolaylaştırır. Kimi zaman da hücre zarıyla irtibat kurarak bağışıklık sistemi hücrelerini aktive ederler.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre son 53 yılın en sıcak temmuz ayının yaşandığını söyledi.
Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün verilerine göre son 53 yılın en sıcak Temmuz ayını yaşadık. En yüksek sıcaklık 45.9 derece ile Cizre’de, en düşük sıcaklık 5.2 derece ile Erzurum’da tespit edildi. Önümüzdeki hafta Pazartesi gününden itibaren de hava sıcaklıkları artmaya devam edecek. Bu nedenle vatandaşlarımızdan daha tedbirli olmalarını rica ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Columbia Üniversitesi Rektörü Minouche Shafik yaptığı yazılı açıklamada, okul kampüsünde nisan ayı boyunca süren Gazze protestoları nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurdu. Shafik açıklamasında, “Bu harika kuruma liderlik etme onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum ve birlikte çalışarak birçok önemli alanda ilerleme kaydettiğimize inanıyorum. Ancak aynı zamanda topluluğumuzdaki farklı görüşlerin üstesinden gelmenin zor olduğu bir kargaşa dönemi de oldu. Bu dönem, toplumumuzdaki diğer kişiler gibi benim aileme de ciddi zararlar verdi. Yaz boyu düşündüm. Yeni dönem başlamadan yeni liderliğin göreve başlaması için bu duyuruyu şimdi yapıyorum” ifadelerini kullandı.
Akademik ilkeleri destekleyen, herkese adalet ve şefkatle davranan bir yolda ilerlemeye çalıştığını belirten Shafik, kendisinin, meslektaşlarının ve öğrencilerinin tehdit unsuru olarak görülmesinin üzücü olduğunu belirtti.
Protestoların arkasındaki grup olan Columbia Üniversitesi Apartheid Divest üyeleri, istifayı memnuniyetle karşıladı. Ancak istifanın üniversitenin İsrail ordusunu ve Filistin topraklarını işgalini destekleyen şirketlerden yatırımlarını çekmesi yönünde yürütülen çabaları engellememesi gerektiği belirtildi. Okul yönetimiyle görüşme yürüten gruptan Mahmud Halil, “Columbia’nın sonunda Kongre ve bağışçıları yatıştırmak yerine öğrencileri ve öğretim görevlilerini dinleyen bir rektör atamasını umuyoruz” dedi.
Gazze protestoları nedeniyle Kongre’de yapılan duruşmalarda rektörleri eleştiren isimlerden olan Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Elise Stefanik ise, Shafik’in istifasının Yahudi öğrencileri koruyamadığı için “gecikmiş bir karar” olduğunu ifade etti.
Ne olmuştu?
Columbia Üniversitesinde Filistin destekçisi öğrenciler, 16 Nisan’da okul yönetiminin İsrail’in Gazze’deki saldırılarını destekleyen şirketlere yönelik finansal yatırımlarını durdurması talebiyle oturma eylemi başlatmış, daha sonra “Gazze Dayanışma Kampı” kurmuştu. Üniversitesi Rektörü Minouche Shafik ise çadır kampının dağıtılması için polis çağırmıştı. 18 Nisan’da kampüse gelen New York Polis Departmanı’na bağlı memurlar, 100’den fazla öğrenciyi gözaltına almıştı. Filistin yanlısı öğrenciler Rektör Shafik’i kampüse polis çağırdığı için eleştirirken, İsrail yanlısı destekçiler ise yeterince sert davranmadığı için rektöre tepki göstermişti. – NEW YORK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlığın mesleki eğitime yönelik “Beceri Geliştirme Programı” kapsamındaki, meslek liselerinin kapılarının ilk kez ortaokul kademesindeki öğrenciler için de açıldığı uygulama, Bursa’da 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerinin katılımıyla başladı.
Yiyecek içecek hizmetleri, bilişim, el sanatları, elektrik elektronik, metal, gıda teknolojileri ile mobilya ve iç mekan tasarımı, grafik ve fotoğraf, tarım ve radyo-televizyon gibi alanlarda ortaokul öğrencilerinin becerilerinin geliştirilmesinin amaçlandığını atölye Bursa’da toplam 6 lisede uygulanacak.
18 pilot ilden biri olan Bursa’da, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, M. Kemal Coşkunöz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde “Robotik Tabanlı Proje Geliştirme” alanında eğitim gören öğrencileri ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.
Bir süre öğrencilerle sohbet eden Ahmet Alireisoğlu, AA muhabirine, Milli Eğitim Bakanlığı organizasyonuyla zanaat atölyelerinin faaliyete geçtiğini söyledi.
Öğrencilerin farklı alanlardaki yeteneklerini geliştirmek amacıyla böyle bir uygulamaya başlatıldığını belirten Alireisoğlu, hayata geçirilen programla öğrencilerin kendi alanları dışındaki bilgilerini de geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Alireisoğlu, “Zanaat atölyelerimiz hem çocuklarımızın becerilerini geliştiriyor, hem de aktif oldukları ortamları bizlere sağlıyor. İlimizde bu hafta 8-10 okulda bu merkezleri açmış olacağız. Velilerimizin talepleri doğrultusunda okullarımızın var olan alt yapılarını kullanarak çocuklarımızı burada ağırlamak, becerilerini geliştirmek istiyoruz.” dedi.
Beceri Geliştirme Programı ile resmi ve özel örgün ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında en az 7. sınıf düzeyinde öğrenim gören istekli öğrencilerin temel mesleki becerileri kazanmalarını, mesleğe erişimlerini kolaylaştırmayı ve mesleği sevdirmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında uygulanan alanların temel becerilerini içeren derslere ait modüler programlardan yararlanılarak 55 modüler kurs programı hazırlandı.
Günlük eğitim süresi en fazla 6 ders saati olarak uygulanan kurslara devam eden öğrencilerden herhangi bir ücret alınmayacak. Beceri geliştirme programlarını başarıyla tamamlayanlara bakanlıkça belirlenen modül başarı belgesi verilecek ve bu belgeler öğrencinin e-portfolyosuna işlenecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görevli astronot Matthew Dominick, ‘kırmızı ve yeşil aurora akımları’ arasında Ay’ın batışını ve güneşin doğuşunu gösteren bir video paylaştı.
NASA’nın astronotu Matthew Dominick görüntülerle ilgili olarak, “Ayın kırmızı ve yeşil aurora akıntılarına batışının ve ardından Soyuz’u açık mavi ile aydınlatan gün doğumunun hızlandırılmış görüntüsü. Aurora (yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğal ışımalar) son birkaç gündür inanılmazdı. Yakın zamanda Cygnus’a gelen yeni bir lensi denemek için harika bir zamanlama” dedi. Görüntülerde ayrıca, ISS’nin bir kısmı, Dünya atmosferinde parlayan auroralar ve yoğun bir yıldız kümesi yer aldı. Dominick, “Hala binlerce kareye bakıyorum, bunların çoğunda aurora var, ancak bu karede Samanyolu öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin yerli ve milli dağıtık mimarideki ilk hava savunma füze sistemi HİSAR-O, Seri Üretim Projesi’ne yetenek kazanımı kapsamında basamak atlatacak ilk uzun menzil atışını başarıyla gerçekleştirdi.
Açıklamada dün gerçekleştirilen atışlı test faaliyeti kapsamında değerlendirmelerine yer verilen Görgün, milli mühendisliğin gücüyle semalardaki teknoloji kalkanlarının da güçlendiğini belirtti.
Atışlı test faaliyetiyle ilgili detaylar veren Görgün, şunları kaydetti:
“HİSAR-O Seri Üretim Projesi’ne yetenek kazanımı kapsamında gerçekleştirilen atışlı test faaliyetinde seri üretim konfigürasyonundaki yeni nesil HİSAR-O bataryasından ateşlenen RF arayıcı başlıklı füze ile hedef 40+ kilometrede direkt vuruş ile bertaraf edildi. Başkanlığımız tarafından başlatılan HİSAR Seri Üretim Projesi kapsamında atış kontrol/komuta kontrol mimarisindeki performans artırıcı güncellemeler, IP haberleşme altyapısına geçiş, hedefi daha uzaktan tespit etme yeteneğine sahip yeni nesil radar, füze kapsamında gelişmiş güdüm/ kontrol yazılımları ve uzak menzil manevra yeteneklerini HİSAR-O sistemlerine kazandırdık. HİSAR-O sisteminin mevcut yeteneklerinin üzerine yeni nesil teknolojik kazanımları ile birlikte etkin olduğu menzilin artırılmasına yönelik faaliyetlere devam edeceğiz. Bu vesile ile gece gündüz çalışan, başarıya ulaştıran, yeni yetenekler kazandıran ASELSAN ve ROKETSAN mühendislerimizi, vatan evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum.”
Açıklamaya göre, Çelik Kubbe’nin omurgasını oluşturacak yeni nesil konfigürasyonundaki sistemlerin ilk parti sistem teslimatlarının, 2024 yılı sonuna kadar envantere girmesi hedefleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yürüteceği operasyonların sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi amacıyla askeri araçların, öncelikle de Altay tankının taşınmasına yönelik bir vagon tasarladıklarını duyurdu.
Bakan Uraloğlu, TSK’nın ihtiyaçlarını gidermek amacıyla tasarlanan ve stratejik bir proje olan UAIS tipi Askeri Araç Taşıma Vagonu Projesi’nde gelinen son noktaya dair açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, “Projedeki önceliğimiz, ekonomik ya da çok yönlü kullanıma sahip bir araç üretmekten ziyade milli güvenlik esasları çerçevesinde TSK’nın yürüteceği operasyonların sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi amacıyla askeri araçların, öncelikle de Altay tankının taşınmasına yönelik bir vagon tasarladık” dedi.
‘YURT DIŞI NATO GÖREVLERİNDE KULLANILABİLECEK’
TSK’nın talepleri kapsamında UAIS tipi Askeri Araç Taşıma Vagonu ile Altay tankı versiyon-1 ve versiyon-2 başta olmak üzere taşınması planlanan en yüksek dara ve en geniş gabari ölçülerine sahip olan M60T, Korkut, Samur ve Kirpi araçlarının da demir yolunda taşınması için ağırlık ve ölçüleri dikkate alınarak konsept tasarım çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Ayrıca vagonun askeri araç taşıma dönemleri haricinde kullanılabilmesi amacıyla TCDD Taşımacılık’ın konteyner taşımacılığında kullanabilmesi için konsept tasarımı bu talebi de karşılayabilecek şekilde tamamladık” değerlendirmesinde bulundu. Uraloğlu, bu sayede UAIS tipi Askeri Araç Taşıma Vagonu ile 40 ve 45’lik konteyner taşıma senaryosunun gerçekleştirilmesinin de teknik olarak mümkün olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, vagonun ön tasarım çalışmalarında Uluslararası Karşılıklı İşletilebilirlik bileşenleri olan TSI düzenlemelerinin de dikkate alınarak konsept tasarımın tamamlandığını anımsatarak, “UAIS tipi Askeri Araç Taşıma Vagonu yurt dışı NATO görevlerinde kullanılabilecek” diye konuştu.
‘TSK ENVANTERİNDEKİ 104 ARAÇTAN 78’İNİ TAŞIYACAK’
Çalışmalar sonucunda darası 24,5 ton seviyesine kadar düşürülen UAIS tipi Askeri Araç Taşıma Vagonu ile TSK envanterinde bulunan 104 farklı askeri araçtan 78’inin taşınabilmesinin mümkün hale getirildiğini belirten Uraloğlu, “Tasarım-analiz çalışmaları sonucunda tamamen TÜRASAŞ imkanlarıyla TSI standartlarına uygun şekilde tasarlanan askeri araç taşıma vagonunun prototip imalat çalışmaları Sivas Bölge Müdürlüğünde yoğun çalışmalar neticesinde tamamlanarak, prototip vagon Kasım 2023 tarihinde tüm proje paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sergilenmişti. Vagonumuzun kaynaklı imalat aşaması ve TSI sertifikasyon çalışmaları kapsamında statik testleri ile tank yükleme testleri de başarıyla tamamlandı” dedi.
‘2025’TE TESLİM ETMEYİ HEDEFLİYORUZ’
Uraloğlu, prototip imalat süreci devam eden vagonun fren montajının da tamamlanmasından sonra dinamik testlerinin ilgili standartlar kapsamında gerçekleştirilmesi için çalışmalara başlanacağını bildirerek, “Son testlerin tamamlanmasının ardından 2025 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz. Statik, dinamik testlerin ve sonrasında TSI sertifikasyon sürecinin tamamlanmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan stratejik ve kritik öneme sahip bir vagon projesini tamamen yerli ve milli imkanlarımızla tamamlamış olacağız. Bu sayede ülkemiz kaynakları etkili şekilde kullanılarak korunmuş olacak ve söz konusu vagonun yurt dışından ithal edilmesi engellenmiş olacağız” diye konuştu.
Uraloğlu ayrıca projenin uluslararası karşılıklı işletilebilirlik bileşenlerine uygun olarak tamamlanmasıyla söz konusu vagonların yurt dışına ihraç edilebilmesinin mümkün olacağını vurgulayarak, bu sayede önemli bir ihraç kalemi sağlanmış olacağını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İncelediği araştırmalardan hareketle internet başta olmak üzere, gün boyunca bilgiye maruz kalmanın, zamanla psikolojik yük haline geldiğine işaret eden B2Press, bilgi yükünün etkilerini ve bununla mücadele etmenin yollarını açıkladı. B2Press’in aktardığı bilgilere göre, 2023 itibarıyla küresel nüfusun üçte ikisinin internet kullanıcısı olduğu bir çağda, her yaştan kişinin interneti kullanmasının en yaygın nedeninin bilgi edinmek olduğu görülüyor. Ancak, dijital çağın en büyük güçlerinden biri olan bilgi, aşırı yüklenmeye yol açtığı zaman, yalnızca duygusal ve bilişsel olumsuz etkilerin yanı sıra ekonomiyi de sarsıyor.
Akıllı telefonlarla birlikte milyarlarca bilgi parmaklarımızın ucundayken, bunca veriye maruz kalmanın hem bireysel hem de sosyal açıdan etkileri de giderek artıyor. Online PR Servisi B2Press’in incelediği bilimsel araştırmalardan hareketle, gün boyunca bilgi edinmenin zamanla psikolojik yük haline geldiğini belirterek bilgi yükünün etkilerini, bununla mücadele etmenin yollarını açıkladı.
BİLGİ YÜKÜ, ROMANYA’NIN BİR YILLIK GELIRI KADAR ZARARA NEDEN OLUYOR
PR servisinin analiz ettiği araştırmalar kapsamında “Ekonomistler, kişisel ve toplumsal düzeyde oluşan bilgi yükünün dünya çapında yaklaşık 1 trilyon dolarlık zarar yarattığını öne sürüyor. Bu rakam, Romanya’nın 2023’te 962,83 milyar dolar olan GSYİH’sına eşit. Bunun temelinde bireylerin psikolojisindeki negatif duygulardan farklı alanların dolaylı olarak etkilenmesi bulunuyor. Bilgi yükünden duygusal sağlığı bozulan bireylerin iş performansının düşüşe geçtiği izlenirken, uzmanlar disiplinlerarası bu etkileşimin incelenmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Öyle ki aşırı bilgi yükünün her zamankinden daha fazla ciddiye alınması gerektiği, çünkü dönemin en büyük sorunu olduğu iddia ediliyor.”
“BİLGİ YÜKÜ ÖĞRENCİLERDE UNUTKANLIK VE KARARSIZLIKLA DOĞRUDAN BAĞLANTILI”
“Bireylerin çok fazla bilgi aldıklarını hissettikleri, görevlerini yerine getirme yeteneklerini engelleyen olumsuz bir psikolojik durum” şeklinde tanımlanan aşırı bilgi yüklenmesinin çıktılarını araştıran Online PR Servisi, “Dijitalleşmenin odağında gelişen böylesi bir durum pek çok başka sonucu da beraberinde getiriyor. İş ve çalışma ortamlarında verimliliğin, üretkenliğin azalması ilk sıralarda yer alırken; öğrencilerde de benzer bulgulara rastlanıyor. Bilgi yükünün öğrencilerde unutkanlık, kararsızlık ve konsantrasyon eksikliği ile doğrudan bağlantılı olduğu kaydediliyor. Üstelik, tüm bu sonuçlarla birlikte bireylerin olay ya da durumlara karşı öfke gibi aşırı tepki içeren davranışlarda bulunma eğilimi sergilediği görülüyor. Bilgi yüküyle başa çıkmak için ise yeni bilgilerle karşılaşıldığında filtrelemek, bilgi kaynakları konusunda seçici olmak, önemli bilgilere öncelik vermek gibi adımların psikolojik ya da bilişsel olumsuz etkilerin engelleyebileceğine işaret ediliyor. Ayrıca, maruz kalınan bilgileri sınıflandırmak, zihin haritaları oluşturmak gibi yöntemlerin de iyileştirici gücü olabileceği belirtiliyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birinci derece deprem kuşağında bulunan şehirde fayların hareketleri ve jeofiziksel parametrelerinin gözlenerek risk hesaplamalarının yapılması için oluşturulan protokol, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi ile Doğa Hareketler Araştırma Derneği Başkanı Fuat Agalday tarafından imzalandı.
Başkan Sevindi, “Boğazköy, Yeşilyenice ve Karasenir Mahallesi’nde yapımına başlanacak deprem öncü işaretleri izleme istasyonlarında ölçümleri izleyeceğiz” dedi.
Protokolle afet zararlarının azaltılması amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrostatik Kayaç Gerginlik İzleme Yöntemi ile Deprem Tahmin Sistemi Proje Grubu’nun geliştirdiği Elektrostatik Kayaç Gerginlik İzleme Yöntemi ve Doğa Hareketler Araştırma Derneği’nin “Çoklu parametre izleme yöntemi” ile Amasya il sınırları içerisinde bulunan Boğazköy, Yeşilyenice ve Karasenir üzerinde bulunan fayların hareketleri ve jeofiziksel parametreleri gözlenecek. – AMASYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de elektrikli araç şarj istasyonu operatörlerinin çatı kuruluşu olan E-MOD, elektrikli araç ekosisteminin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için önemli bir adım atıyor. Dernek adına görüşlerini dile getiren Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar, ülkemizdeki şarj istasyonlarının birbirleriyle yüksek düzeyde entegre olması gerektiğini vurgulayarak, bu bağlamda roaming sisteminin hayata geçirilmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Murat Pınar, açıklamalarının devamında, “Şarj istasyonları arasındaki uyum, yalnızca sektörel bir gereklilik değil, aynı zamanda elektrikli araç kullanımını teşvik edecek kritik bir unsurdur. Bu sistem sayesinde kullanıcılar, farklı operatörlere ait istasyonlardan kesintisiz hizmet alabilecekler. Bu adım, ulusal şarj istasyonu ağı stratejisine de önemli bir katkı sağlayacaktır. Özellikle Avrupa Komisyonu’nun benzer yaklaşımlarla sürdürülebilir mobiliteyi desteklediği bir dönemde, Türkiye’nin de bu küresel eğilimi takip etmesi önemlidir” dedi.
Yol haritası önerisi sunulacak
Roaming sisteminin hayata geçirilmesi için sektör temsilcileri ile yoğun bir iş birliği sürecinin yürütüldüğünü aktaran Pınar, yakın gelecekte bu konuda somut adımlar atılacağını ve paydaşlara sunulacak bir yol haritasının hazırlandığını, ilgili düzenleyici kurumlara da başvuru yapılacağını belirtti. Bu sistemin, elektrikli araç sahiplerinin şarj istasyonlarına erişimini kolaylaştırarak, sektörün genel hizmet kalitesini artıracağına dikkat çekti.
Bu yeni adım, E-MOD’un ulusal stratejiyle uyumlu hareket etme kararlılığını ve elektrikli araç ekosisteminin gelişimi için sektörel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu sürecin Türkiye’de emobilite sektörünün hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesine ivme kazandıracağına inanan Dernek, tüm paydaşları bu sürece aktif katkıda bulunmaya davet ediyor.
Bu gelişmeler ışığında, E-MOD’un liderliği altında atılan adımların, Türkiye’deki emobilite ekosisteminin Avrupa’daki benzer sistemlerle rekabet edebilir seviyeye gelmesini sağlayacağı öngörülüyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TSK’nın talepleri çerçevesinde UAIS tipi askeri araç taşıma vagonu ile Altay tankı versiyon-1 ve versiyon-2 başta olmak üzere taşınması planlanan en yüksek dara ve en geniş gabari ölçülerine sahip olan M60T, Korkut, Samur ve Kirpi araçlarının da demiryolunda taşınması için ağırlık ve ölçüleri dikkate alınarak konsept tasarım çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Ayrıca vagonun askeri araç taşıma dönemleri haricinde kullanılabilmesi amacıyla TCDD Taşımacılık’ın konteyner taşımacılığında kullanabilmesi için konsept tasarımı bu talebi de karşılayabilecek şekilde tamamladık” dedi.
Uraloğlu, bu sayede UAIS tipi askeri araç taşıma vagonu ile 40 ve 45’lik konteyner taşıma senaryosunun gerçekleştirilmesinin de teknik olarak mümkün olduğunun altını çizdi. Bakan Uraloğlu, vagonun ön tasarım çalışmalarında uluslararası karşılıklı işletilebilirlik bileşenleri olan TSI düzenlemelerinin de dikkate alınarak konsept tasarımın tamamlandığını hatırlatarak, “UAIS tipi askeri araç taşıma vagonu yurt dışı NATO görevlerinde kullanılabilecek” dedi.
TÜRASAŞ’ın askeri araç taşıma vagonu TSK envanterindeki 104 araçtan 78’ini taşıyacak
Çalışmalar sonucunda darası 24,5 ton seviyesine kadar düşürülen UAIS tipi askeri araç taşıma vagonu ile Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan 104 adet askeri araçtan 78’inin taşınabilmesinin mümkün hale getirildiğini belirten Uraloğlu, “Tasarım-analiz çalışmaları sonucunda tamamen TÜRASAŞ imkanlarıyla TSI standartlarına uygun şekilde tasarlanan askeri araç taşıma vagonunun prototip imalat çalışmaları Sivas Bölge Müdürlüğünde yoğun çalışmalar neticesinde tamamlanarak, prototip vagon Kasım 2023 tarihinde tüm proje paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sergilenmişti. Vagonumuzun kaynaklı imalat aşaması ve TSI sertifikasyon çalışmaları kapsamında statik testleri ile tank yükleme testleri de başarıyla tamamlandı” diye konuştu.
Uraloğlu, prototip imalat süreci devam eden vagonun fren montajının da tamamlanmasından sonra dinamik testlerinin ilgili standartlar kapsamında gerçekleştirilmesi için çalışmalara başlanacağını bildirerek, “Son testlerin tamamlanmasının ardından 2025 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz” dedi.
“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan stratejik ve kritik öneme sahip vagon projesini tamamen yerli ve milli imkanlarımızla tamamlayacağız”
Bakan Uraloğlu, “Statik, dinamik testlerin ve sonrasında TSI sertifikasyon sürecinin tamamlanmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan stratejik ve kritik öneme sahip bir vagon projesini tamamen yerli ve milli imkanlarımızla tamamlamış olacağız. Bu sayede ülkemiz kaynakları etkili şekilde kullanılarak korunmuş olacak ve söz konusu vagonun yurtdışından ithal edilmesi engellenmiş olacağız” dedi.
Uraloğlu, projenin uluslararası karşılıklı işletilebilirlik bileşenlerine uygun olarak tamamlanmasıyla UAIS tipi askeri araç taşıma vagonunun yurt dışına ihraç edilebilmesinin mümkün olacağını vurgulayarak, bu sayede önemli bir ihraç kalemi sağlanmış olacağının altını çizdi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Dijitalpark Teknokent’in FINEXT Hızlandırma Programı tanıtım toplantısına katılarak, FinTechekosistemine yön veren sektör liderleri ve genç girişimcilerle bir araya geldi.
Ataşehir’de bulunan Dijitalpark Teknokent tarafından organize edilen FINEXT Hızlandırma Programı’nın tanıtım toplantısında; inovasyonun, girişimciliğin ve iş dünyasının kalbinin attığı bir buluşma gerçekleştirildi.
Fintech girişimlerini büyük şirketlerle buluşturarak işbirliği ve yenilikçi çözümler geliştirme süreçlerini hızlandırmayı amaçlayan program, katılımcılara; mentorluk desteği, yatırım fırsatları ve sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma imkanları da sağlıyor.
Yeni girişimciler ve yenilikçi projeler için büyük fırsatlar sunan program; girişimcilere stratejik lokasyon avantajı, lider kurumlara ve fintech’lereerişim, özel mentörlük ve eğitim programları, güçlü kurumsal ortaklıklar, yatırım imkanları, regülasyonve mevzuat desteği, topluluk ve networking fırsatları gibi birçok değerli imkan sunuyor.
“Finans Teknolojileri Ekosistemine katkıda bulunmayı hedefliyoruz”
Toplantıda yaptığı konuşmada fikirlerini paylaşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Ataşehir Belediyesi olarak bizler, şehirlerin sadece fiziki yapılarıyla değil, aynı zamanda insanları, yenilikçi fikirleri ve dinamik iş dünyasıyla geliştiğine inanıyoruz. Bu nedenle, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve özel sektörün birlikte çalışmasının, toplumsal kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Ataşehir Belediyesi olarak bizler, bu dinamik sektörde de yerimizi almayı ve finans teknolojileri ekosistemine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu alanda yerel yönetim olarak üstlenebileceğimiz rollerin bilincindeyiz. Özellikle fintech girişimcileri için destekleyici bir ortam oluşturmak, onların büyümelerini ve yenilikçi çözümler geliştirmelerini sağlamak bizim için büyük bir öncelik” şeklinde konuştu.
“Öncü olan şehirlerin deneyimlerinden ilham alıyoruz”
Dünyada bu alanda öncü olan şehirlerin deneyimlerinden ilham aldıklarını belirten Başkan Onursal Adıgüzel, “Ataşehir Belediyesi olarak, fintech girişimcilerine destek sağlayacak projeler ve iş birliği modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz. Özellikle gençlerimizin ve yerel girişimcilerimizin bu alanda başarılı olmaları için gereken altyapıyı ve eğitimi sunmayı hedefliyoruz. Bu amaçla, fintechalanında faaliyet gösteren şirketlerle iş birlikleri kurarak, yenilikçi çözümler üretmeye ve bu çözümleri Ataşehir halkının hizmetine sunmaya kararlıyız. Finans teknolojileri ekosistemine birlikte yapacağımız katkıların, Ataşehir’in ve İstanbul’un ekonomik kalkınmasına önemli bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Hep birlikte, fintechsektöründe yenilikçi fikirlerin yeşerdiği, girişimciliğin desteklendiği ve güçlü iş birliklerinin kurulduğu bir geleceği inşa edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, kilden yapılmış 8 bin yıllık kadın heykelciği bulundu. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Uluca Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik, “Bu figürünü diğerlerinden ayıran en önemli unsur, ağzının belirtilmiş olması. Çünkü figürlerde genellikle göz, burun belirtiliyor. Ancak bu figürde hem bir delik şeklinde ağzın belirtildiği hem de takı olabilecek şekilde boynunda bir çukur yapıldığını görüyoruz” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Kemalpaşa Belediyesi ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nin desteğiyle İzmir’in en eski yerleşimi olan 8 bin 850 yıllık Ulucak Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları sürüyor. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Özlem Çevik’in 2009’da kazı başkanlığını devraldığı höyükteki bu yılki çalışmalarda yaklaşık 8 bin yıllık kadın heykelciği bulundu.
‘TÜM OLARAK BULUNAN 6’NCI FİGÜR OLDU’
İzmir’in ilk köy yerleşimlerinden birinin Ulucak Höyüğü olduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Çevik, “Ulucak, Batı Anadolu’nun da en erken çiftçi köy yerleşimlerinden birini temsil ediyor. Neolitikleşme sürecini anlamamız için önemli. Höyükteki ilk yerleşim günümüzden 8 bin 850 yıl öncesine gidiyor. 1150 yıl boyunca kesintisiz olarak yani 45 beş kuşak boyunca Ulucak Höyük’te o neolitik iskanın devam ettiğini görüyoruz. Höyükte bu yılki kazılar sürüyor. Şimdilik elimize geçen en önemli buluntulardan biri bir kadın figürü oldu. Genellikle biz Ulucak’ta, kol, bacak, baş gibi figürlerin parçalarını buluyoruz. Bu sene son olarak bulduğumuz bu heykelcik, şimdiye kadar tüm olarak bulunan geçen 6’ncı figür oldu” dedi.
‘RİTÜEL NESNELERİ OLABİLİR’
Tasvir edilen kadın heykelciğinin topluluk içinde ayrıcalıklı bir konumu olduğunu öngörülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Çevik, “Burada yaşayan, topluluk içerisinde hikayeleri anlatan kişiyi temsil edebilir. Kilden yapılmış. 8-10 santim boyutlarında. Bir ele sığabilecek şekilde. Evlerin içine, fırınların yanına, kapı eşiklerinin altındaki çukurlara gömülmüş olarak ya da öğütme taşları ile ilişkili olarak ya da bir kabın içinde çakmak taşları ile ilişkili olarak buluyoruz. Bir niyeti, eylemi, isteği yerine getirmek için kullanılmış ritüel nesneleri olabilir” diye konuştu.Bulunan kadın heykelciği figürünü diğerlerinden ayıran en önemli unsur ağzının belirtilmiş olması olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Çevik, “Çünkü figürlerde genellikle göz, burun belirtiliyor. Bu figüründe hem bir delik şeklinde ağzın belirtildiği hem de takı olabilecek şekilde boynunda bir çukur yapıldığını görüyoruz” dedi.
Haber: Kadir ÖZEN – Kamera: Gökhan KILIÇ/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akseki Şahinler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Girgin, yaz tatilinde hurdalıktan topladığı malzemelerden, enerjisini güneşten alan araç tasarladı.
Girgin, AA muhabirine, güneş enerji paneliyle çalışan aracının 65 kilometre menzilinin bulunduğunu belirterek, “Hava güneşli ise şarjı bittiği zaman 20/25 dakika bekledikten sonra 10 kilometre daha gidebiliyor. Kardeşlerimle arabaya binerek çok eğleniyoruz.” dedi.
Yapmak istediğim hayalleri ve projelerinin olduğunu belirten Girgin, “İnsanların, hava ve kara araçlarının ulaşamadığı yangın noktalarına söndürebilecek insansız bir araç yapmayı planlıyorum. En büyük hayalim Selçuk Bayraktar’ın ekibinde görev alıp vatanım için faydalı olmak.” diye konuştu.
Baba Engin Girgin ise (43) oğlunun yaz tatilinde çalışarak para kazandığını ifade etti.
Oğlunun, kazandığı parayla bu aracı yaptığını dile getiren Engin Girgin, “Oğlum, 5-6 yaşlarındayken eli tornavida tutmaya başladı. Evdeki aletleri söküp takarak bize kendi yeteneklerini göstermeye başlamıştı. Biz ailesi olarak sonuna kadar arkasındayız hayallerinin peşinden koşmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Olağan Büyük Kongresi’ne vurgu yaparak partideki değişim sürecine atıfta bulunan Erdoğan, “Özeleştirimizi samimiyetle yapıyor, eksiklerimizin üzerine gidiyoruz. Kongre maratonumuzu milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım koltuğuna kapılıp rehavete kapılamaz. Biz bu aziz milletin umuduyuz. Biz aziz ümmetin de umuduyuz. Onların umudunu boşaa çıkaracak işlere girenler altından kalkamayacakları vicdani yükle ezilir. Umutları ziyan edenlere hoş görü göstermeyiz, gözünün yaşına bakmayız. Tazelenerek ilerlerken kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz” dedi.
Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
“Aziz milletim, AK Parti ailesinin kıymetli mensupları, dava arkadaşlarım, saygı değer hanımefendiler, sevgili gençler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. 81 vilayetimizin tamamına, 85 milyon vatandaşımıza selamlarımı gönderiyorum. Bizleri takip eden kardeşlerime aynı şekilde sevgilerimi iletiyorum. Bu sevdaya gönül veren tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Aramızda olmayan arkadaşlarımı rahmetle yad ediyorum.
CEZAEVİNE GİRDİĞİ DÖNEMİ HATIRLATTI
Pınarhisar’dan çıktığımız andan bu yana bizi bağrına basan, her sıkıntıda, her saldırıda yanımızda duran necip milletimin her ferdine teşekkürlerimi arz ediyorum. Böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan bahtiyarlık duyuyoruz. Bu güzelliği yaşatan rabbimize sonsuz hamdediyoruz. 23. yaşımızın ülkemize, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını niyaz ediyorum rabbimden.
“BİR DİP DALGA HAREKETİ OLAN AK PARTİ…”
AK Parti milletin umudu olarak millet tarafından kuruldu. 14 Ağustos 2001’de bir gönül hareketinin sadece tabelasını astık. Kefenimizi giyerek başlattığımız hareketin milletimizin emin ellerde olacağının sözünü verdik. Meselelerimiz çözümsüz değildir, güvenini aşıladık Türkiye‘ye. Muhafazakar demokrat kimliğimizle sorunları çözmeyi vaat ettik. Bir dip dalga hareketi olan AK Parti kısa sürede milyonların umudu oldu.

“SOKAKLARIMIZI ATEŞE VERDİLER”
Milletimiz AK Parti’de yılar sonra kendini gördü. Samimi, liyakatli, Türkiye sevdalısı kadrolar gördü. Kuruluşumuzun üzerinden 14 ay sonra aziz milletimin takdiri ile ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Çekinen korkan değil, ne kadar büyük olursa olsun meselelere cesaretle giden anlayışla hareket ediyoruz. Bize yorulmak, pes etmek yakışmaz diyoruz. bugüne kadar ne engellerle karşılaştık. Bizi üretmekten, çalışmaktan alı koymaya çalışan olaylara tanık olduk. Pek çok tehdit ile mücadele ettik. Ankara’nın görevinde ordu göreve pankartları ile darbe çığırtkanlığı yaptılar. 367 diye bir şey uydurarak Meclis’in iradesine ipotek koymaya çalıştılar. Gezi olaylarında sokaklarımızı ateşe verdiler.
“HAŞHAŞİLER MİLLETİN İRADESİNE ÇÖKMEYE ÇALIŞTI”
Yularını ellerinde tuttukları bütün taşeronları üzerimize saldılar. 17-25 Aralık’ta haşhaşiler, 15 Temmuz’da milletin iradesine çökmeye kalkıştı. Türkiye ne zaman kendini toparlasa, ne zaman ekonomide kabuğunu kurmaya kalksa bizi yolumuzdan çevirmeye çalıştılar. Bunların hiçbirine eyvallah etmedik. Kirli senaryoları bozup atarak bugünlere geldik. 14 Ağustos 2001’de yola revan olurken milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

3 yılımızın her safhası milletin derdine derman olmakla geçti. Milletimiz için çalışıp ter döktük. Türkiye’yi nereye getirdiğimizi milletimiz çok iyi görüyor. Gurbetçi kardeşlerimiz değişimlere şahitlik ediyor. Emeklimiz, memurumuz, işçimiz, kadınlarımız kalkınma hamlelerinin en yakın tanığıdır.
Objektif değerlendirme yapanlar AK Parti’nin Türkiye’ye kazandırdıklarının hakkını teslim etmektedir. Partimizi kurduğumuzda nüfusumuz 64 milyondu, bugün 85,5 milyona ulaştı. Nüfuzumuz yüzde 25 artarken ekonomideki göstergelerde çoğu zaman iki kat, üç kat artış oldu. 76 üniversite varken bugün 208 üniversite var. Gençlik merkezi sayısını 9’dan 508’e çıkardık. Yurt yatak kapasitesini 182 binde 962 bine ulaştırdık.
“ESKİ TÜRKİYE MANZARASINA SON VERDİK”
Sağlık milletimizin duasını aldığımız alanların başında geliyor. 25 şehir hastanesi açtık. Sağlık çalışanı sayısı 378 bin 1 milyon 462 bine yükseldi. Dünyanın en kapsayıcı sağlık sistemini kurduk. Merdiven altında adalet dağıtılan eski Türkiye manzaralarına son verdik. Ulaşımda Türkiye’ye çağ atlattık. Bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 km’den 29 bin 400 km’ye çıkardık. Pek çok devasa ulaştırma projesini milletimizin istifadesine sunduk. Cumartesi açtığımız Çukurova Havalimanı ile havalimanı sayımız 8 oldu. YHT hattı olmayan ülkemizi 2.032 km uzunluğunda hızlı tren hattına kavuşturduk.

“6 ŞUBAT’IN İZLERİNİ SİLİYORUZ”
TOKİ ile 1 milyon 422 bin depreme dayanıklı konut ürettik. 6 Şubat’ın izlerini süratle siliyoruz. Deprem bölgemizde 200 bin konutu tamamlamayı hedefliyoruz. Muhalefetin istismar ettiği tarımda ciddi ivme yakaladık. Enerjideki atılımlarımızı 85 milyonun tamamı takip ve takdir ediyor. Karadeniz’de ülkemizin en büyük doğal gaz rezerv keşfini yaptık. Gabar’dayine100 bin varillik keşfe imza attık.
Türkiye’nin otomobili Togg artık yollarda. Piyade tüfeğinde bile başkalarına bağlı bir ülkeyi kendi tankını, uçağını, insansız hava aracını üretebilen seçkin ülkeler listesine yükselttik. Güvenlik kuvvetlerimize ihtiyacı olan her türlü desteği sağladık. Kişi başı gelir 3 bin 608 dolar iken 2023 yılında 13 bin 100 dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervimizi 150 milyar dolar sınırına getirdik.
“23 YILDA TÜRKİYE BÜYÜK DEĞİŞİM GEÇİRDİ”
Sosyal demokrat geçinenler sadece bunun lafını ederken biz kimsesizlerin kimsesi olduk. Bizim anlayışımızda ekonomik kalkınma demokrasiden bağımsız değildir. Muhafazakâr demokrat kimliğimizle ekonomimizi büyütürken ülkemizin standartlarını yükseltmekten geri durmadık. Sivil siyasetin alanını da genişlettik. Vesayetin kol gezdiği ülke olmaktan çıkarıp demokraside hak ettiği seviyeye getirdik. Uzun yıllar sonra milletle devleti, cumhur ile cumhuriyeti kucaklaştıran biz olduk. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile değişikliğe gittik. Kimsenin inancından, kıyafetinden dolayı ötekileştirilmediği, her türlü düşüncenin ifade edildiği, sessiz çoğunluğun hakkının gasbedilmediği yapıyı hakim kıldık. 23 yılda Türkiye büyük değişim geçirdi. Ülkemiz umutlarını yeniden yeşertti, özgüvenini tekrar kazandı. İddia ve imkan sahibi bir ülke konumuna geldik.

“MİLLETİMİZİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK”
Bizim lügatimizde bitti kelimesi, yeter kelimesi, hiç olmadı. Türkiye’yi rekordan rekora koşturduk ama bir gün olsun bitti demedik, yeterli demedik. Her zaman kendimizle yarıştık kendi hedeflerimizi aşmanın mücadelesini verdik. u aziz millet için çalışmak şereftir. illet için ter dökmek ibadettir. Biz bu düşünceden hiç uzaklaşmadık. 23 yıllık bu başarı hikayesinde sadece şahsımın değil, sadece kabinedeki meclisteki arkadaşlarımızın değil başta bu salonda olanlar olmak üzere AK Parti’de görev almış her bir kardeşimin emeği var. Allah’a hamd olsun, burada olan ve olmayanlarla nice arkadaşlarımla çok büyük işler başardık. Demokrasimizin standartlarını beraber yükselttik. Durmak yok, yola devam dedik. Her şey Türkiye için dedik. Heyecanla yılmadan yorulmadan çalıştık. Milletimizin emanetine canımız pahasına sahip çıktık. Milletimizin emanetine zafiyet göstermedik. Milletimizin başını öne eğdirmedik. Bundan sonra da milletimize mahcup olmayacağız inşallah. Bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Tarih bu başarılara öncülük eden AK Parti’yi, bu kadroyu hayırla yad edecektir. her birinize teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’deki kardeşlerime destekleri için teşekkürlerimi iletiyorum.
“ÖZELEŞTİRİMİZİ SAMİMİYETLE YAPIYORUZ”
23. yıl sloganımızı “Umudun ve geleceğin, icraatın adı AK Parti” olarak özellikle tercih ettik. Gelecek asrı da şimdiden şekillendirmenin gayretindeyiz. Türkiye AK Parti sayesinde 23 yılda kapsamlı dönüşüm yaşadı. Sadece ekonomi ile ilgili beklentilerde değil hak ve özgürlükler, kültür, kamusal alanda, özellikle gençlerimizin kendilerini tanımladığı alt kimliklerde de ciddi değişim yaşanıyor. Bunu görüyoruz. Biz de buna uygun politikalar uygulamak zorundayız. AK Parti’nin yeni dönem ruhunu ıskalaması düşünülemez. AK Parti’nin siyaset yapacağı yer dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin merkezidir. Özeleştirimizi samimiyetle yapıyor, eksiklerimizin üzerine gidiyoruz. Kongre maratonumuzu milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım koltuğuna kapılıp rehavete kapılamaz.

“KİMSENİN AYAK BAĞI OLMASINA MÜSAADE EDEMEYİZ”
Biz bu aziz milletin umuduyuz. Biz aziz ümmetin de umuduyuz. Onların umudunu boşa çıkaracak işlere girenler altından kalkamayacakları vicdani yükle ezilir. Umutları ziyan edenlere hoş görü göstermeyiz, gözünün yaşına bakmayız. Tazelenerek ilerlerken kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz. Her bir arkadaşımız işine odaklanacak ve bu millete nasıl daha fazla hizmet ederim sorusunu kendisine soracak.
“DAHA UZUN YILLAR İKTİDARDA OLACAĞIZ”
Kadrolarımız kaliteyi artırarak hizmetini sürdürecek. 2028 seçimlerinde de milletimiz gayretimizi, tecrübemizi takdir edecek ve emaneti yine AK Partili kadrolara, bizlerin ehil ellerine teslim edecektir. Daha yapacak çok işimiz var. daha gidecek uzun yolumuz var. Milletimizin tercihi ile daha uzun yılar iktidarda olacağız. Millete memlekete hizmet edeceğiz. Birilerinin gazı ile iktidar hayali kuranlar yine hüsrana uğrayıp avuçlarını yalayacak. AK Parti milletin partisidir. Milet sevdalılarına AK Parti çatısında yerimiz var. AK Parti değerlerini benimseyen herkese kapımız açıktır, bundan sonra da açık kalacaktır.

Namaz, kuran gibi konularda bir kesimin alerjisi törpülendi. Laiklik, ülke elden elde gidiyor korkusu yerini özgüvene bıraktı. Terörle mücadelede daha iyi yerdeyiz. Millete tepeden bakanları, milleti göbeğini kaşıyan adam olarak görenleri her seçimde yenilgiye uğratarak Türkiye gerçeklerini görmeye mecbur bıraktık.
“YENİ DELİKLER AÇMANIN KİMSEYE FAYDASI OLMAZ”
On yıllardır jakobenizmin, vesayetin bekçiliğini yapan CHP eski alışkanlıklarını sürdürmekte zorlanmaktadır. CHP’nin milletle kavgasını bitirmesi en çok bizi mutlu edecektir. CHP’nin milletin değerleri ile barışması, demokrasiyi içselleştirmesi, normalleşmesidir. Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım aynı gemideyiz. Yeni delikler açmanın kimseye faydası olmaz. Biz AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak uzlaşmacı tavrımızı sürdüreceğiz. Siyasetin gayesi, iyiyi, güzeli, doğruyu bulmak, ona ulaşmak için çaba sarf etmektir.
İsrail’in bölgeyi ateşe verme girişiminin önünde duracağız. Mahmud Abbas bugün misafirimiz olacak, yarın da Meclis’te hitap edecek. Dünyaya Filistin’in özgürlük mücadelesini dünyaya duyuracak. Netanyahu ABD’de konuşma hakkına sahip olduğu kadar Mahmud Abbas’ın Meclis’imizde konuşma hakkının olduğunu göstereceğiz.
İnsanların kılık kıyafetinden, mezhebinden, etnik kökeninden dolayı keskin ayrışmaya gitmesi milletimize açık bir düşmanlıktır. Ezana bayrağa camiye kurana cami cemaatine saldırmayı aklının ucundan geçirenin gözünün yaşına bakmayız. Herkes bilsin, biz istiklal savaşını biz bu semalarda ezan özgürce okunsun, şanlı bayrağımız özgürce dalgalansın diye yaptık. Ezanla, bayrakla cami ile, cemaat ile derdi olan bu milletin evladı değil bu milletin düşmanıdır ve bu zihniyete en küçük müsamaha göstermeyiz. Gençlerimizin lümpen ırkçılık illeti ile işgal edilmesine göz yumacak parti değiliz. Kökü dışarıdaki tehlikeli akımlardan korumak için hassas davranacağız. LGBRT nasıl görüyorsak bu ırkçı düşmanlığa da aynı nazarla bakıyoruz.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“CEZA KANUNLARINDA BUNUN YAPTIRIMLARI VAR”
Yaşanan bu gelişme Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a soruldu. AK Parti’nin kuruluşu vesilesiyle CNN Türk yayınında konuşan Tunç, konuyla ilgili açıklamasında “Düşünce özgürlüğü demokratik bir ülkede çok önemli ancak bu konuşma başkalarının hak ve özgürlüğünü ihlal edecek şekildeyse ceza kanunlarında bunun yaptırımları var” dedi.
SOKAK RÖPORTAJLARI YASAKLANIYOR MU?
Sokak röportajlarının yasaklanacağı iddialarına da açıklık getiren Bakan Tunç, “Sokak röportajlarına yasaklama diye bir şey yok. Basın yoluyla hakaret de suçtur, yüz yüze yaptığınız hakaret de suçtur. Düşünce özgürlüğünün kapsamını biz geçen senelerde yaptığımız değişikliklerle genişlettik. Eleştiri açıklamalarının suç olmayacağı düzenlemeleri hayata geçirdik. Ama bu özgürlüğün bir sınırı vardır. Ama siz halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek şekilde konuşursanız tabii yargı devreye girer. Bunun suç olup olmamasını değerlendirecek olan yargı makamlarıdır” ifadelerini kullandı.
TUTUKLANAN GENÇ KADIN NE DEMİŞTİ?
Dilruba Y. Instagram’ın erişime engellenmesiyle ilgili şunları söylemişti: “Parlamenter sistemden çıkıp, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni tek adama verirsek o da böyle babasının ahırı gibi kullanır. Elin Arap’ı öldü diye ben neden yas tutayım, beni ilgilendirmez. Çat diye ‘kapattım oldu’ olmaz. Bir gece yasa çıkartıyor, hayvanlar ölsün istiyor, Allah’ın adıyla hayvanları katletmeye yönelik yasa çıkartıyor. Bir gece oluyor İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıyor. Bir gece Instagram’ı kapatıyor. Bu yaptığı darbe. Sosyal medyayı kapatması, darbe. Hayvan katliamıyla yasa çıkarması, darbe.
Destekleyenlere de şunu söylemek istiyorum: geri zekâlısınız. Bütün özgürlük haklarınızı tek bir kişiye teslim ettiğiniz için, Allah’tan da üstün tutup ona taptığınız için, sosyal medyanın kapatılmasını desteklediğiniz için, hayvanların katledilmesini desteklediğiniz için hepiniz beyni emcüklenmiş birer geri zekâlılarsınız. Bu söylediklerimin hiçbir şekilde kesilmesini de istemiyorum.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de polisin göçmen kaçakçılarına yönelik dronlu operasyonunda VIP minibüsle getirilip kamyonete bindirilen ve aralarında FETÖ’den aranan Ü.E.’nin de olduğu 13 kaçak göçmen ile 2 organizatör şüphelisi yakalandı. Ü.E. ile organizatör şüphelileri G.D.K ve B.K. tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığına yönelik ortak yaptığı çalışmada, VIP minibüs ve otomobillerle kente getirilen, aralarında terör örgütlerine üye şüphelilerinin de bulunduğu kaçak göçmenlerin kapalı kasa kamyonete bindirilip, yurt dışına çıkarılmak istendiğini belirledi. Dronla takip gerçekleştiren polis, VIP minibüsle getirilen kaçak göçmenlerin kentin gözlerden uzak bölgesinde bindirildiği kamyoneti ve minibüsü izlemeye aldı. Eski İstanbul Caddesi’nde durdurulan kamyonette 13 kaçak göçmen, 2 organizatör şüphelisi ve FETÖ’ye üye olmaktan aranan Ü.E. yakalandı. Yurt dışına kaçmaya çalışan 13 göçmen, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Ü.E. ile göçmenlere organizatörlük yapan G.D.K ve B.K., sevk edildiği adliyede çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“EYT DEMEK GELECEĞİN KAYNAKLARINI TÜKETMEK DEMEKTİR”
“EYT üzerinden emeklilik sistemini dar bir koridora soktuk” diyen Zeybekci, “EYT demek geleceğin kaynaklarını bugünden tüketmek demektir. Maalesef emeklilik sistemimizi çok dar bir koridora soktuk. 16 milyonun üzerinde emeklimiz var. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Bu bir siyasi mesele değil bu bir memleket meselesidir. Siyaset yaparken ülke kaygısıyla gelecek kaygısıyla hareket edilmesi gerekiyor. Zamanında benim EYT ile görüşlerim negatifti. Ama diğer taraftan mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır diyerek EYT ile ilgili olmaması gerekenler yapıldı. Beklentiler sonsuz, kaynaklar sınırlıdır. Dünyadaki ekonomik trende bakarsanız Türkiye olarak doğru yoldayız. Parasal tedbirleri destekliyoruz. Enflasyonlar mücadele programı halinde bütün olarak düşünürsek talepleri yok etmek mümkün değildir. Ama parasal tedbirlerle talebin artarak gelmesi vardır. Türkiye’de tarım ve gıdada desteklerle başlamamız lazım. Emekliler deyince yanlış olur. Dar gelirli ve asgari ücretliye, esnafa, çiftçiye bakmak lazım. Parayı artırarak refahı artıramazsınız. Alınması gereken tedbirler ile zoru geride bıraktık. Yapmamız gereken refahı artırmak. Bu da arzı, üretimi artırmakla gerçekleşir” ifadelerini kullandı.
“25 BİN LİRA VERSEN DE ÇÖZÜLMEZ”
Geçim sıkıntısı çeken emeklilerin maaşlarına zam yapılmaması gerektiğini vurgulayan Zeybekçi, “Emekliye 25 bin lira verilerek çözülse dünyada fakir ülke kalmazdı, herkes parayı bolca para verir problemler biterdi. Çözüm ürünü, malı, istihdamı artırmak. Topyekün ülkece bir karar vermeliyiz” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’İN SALDIRILARINI ANLATACAK
Genel Kurul, yarın saat 15.00’te TBMM Başkanı Kurtulmuş tarafından açılacak. Kurtulmuş’un açış konuşmasının ardından Filistin Devlet Başkanı Abbas kürsüye gelecek. Edinilen bilgiye göre; Mahmud Abbas’ın sağlık sorunları nedeniyle konuşmasını oturduğu yerden yapmak istediği ancak yapılan görüşmeler sonucunda konuşmasını kürsüde yapmasının kararlaştırıldığı öğrenildi. Abbas, İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarındaki saldırılarını anlatacak.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DA SALONDA OLACAK
Abbas’ın konuşmasının yaklaşık yarım saat sürmesi bekleniyor. Konuşma İngilizce, Türkçe ve Fransızca’ya anlık olarak tercüme edilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Abbas’ın konuşmasını Genel Kurul Salonu’nda dinleyecek. Bakanların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etmesi bekleniliyor.
FİLİSTİN TEMALI SERGİ GEZİLECEK
Genel Kurul özel toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas ve TBMM Başkanı Kurtulmuş, Şeref Holü’ndeki Filistin temalı fotoğraf sergisini gezecek. Başkanı Kurtulmuş, daha sonra Filistin Devlet Başkanı Abbas ve heyetiyle Meclis’teki Mermerli Salon’da bir araya gelecek. Heyetler arası Meclis Başkanlığı’nda görüşmeler gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 18 Temmuz’da Develi ilçesindeki özel sağlık kabininde yaşandı. İddiaya göre; F.E.B.’ye, Hüdai Çeliker tarafından sünnet yapıldı. Uygulamadan bir süre sonra çocuğun cinsel organı kangren oldu. Ailesi durumu fark edip, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. F.E.B. tedaviye alınırken, Develi Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Sağlık kabini sorumluları Safiye Doğan ile S.T. ve sağlıkçı Hüdai Çeliker, gözaltına alındı. Hüdai Çeliker, Safiye Doğan ve S.T., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Hüdai Çeliker ve Safiye Doğan, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanırken, S.T. serbest bırakıldı. F.E.B.’nin hastanedeki tedavisi de sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgi ve iddiaya göre, 18 Temmuz’da Develi ilçesinde, baba Y.B., 7 yaşındaki oğlu F.E.B.’yi ilçede bulunan bir sağlık kabinine götürdü. 3 bin 500 TL karşılığında sağlık memuru olduğu öğrenilen H.Ç. sünnet işleminin ardından çocuğu eve gönderdi. Bir süre sonra çocuğun cinsel organında şişme ve morarma oluştu. “Kangren” teşhisi ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alınan talihsiz çocuğun cinsel organı kesildi.
Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında yetkisiz olduğu belirlenen sağlık kabini kapatılırken, sünnet işlemini gerçekleştiren sağlık memuru H.Ç. açığa alındı. Kayseri Valiliğinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Develi ilçesinde bulunan özel bir Sağlık Kabininde 18 Temmuz 2024 tarihinde kamuda görevli H.Ç tarafından yapılan sünnet işleminden bir süre sonra gelişen kangren komplikasyonu ile Erciyes Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdukları anlaşılmıştır. Sünnetin yapıldığı Özel Sağlık Kabini yetkisiz işlem neticesinde kapatılmış ve sünnet yaptığı iddia edilen H.Ç., Develi Kaymakamlığı tarafından açığa alınmıştır. Develi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında olayla ilgisi olan şüpheli 3 kişi gözaltına alınmıştır. Adli ve idari tahkikata başlanmıştır.”
2 kişi tutuklandı
Gözaltında bulunan ve adliyeye sevk edilen şahıslardan sağlık memuru H.Ç. ve S.D. tutuklanırken, S.T. ise serbest bırakıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için çalışmalar sürüyor.
Kilis’in içme suyu problemini çözmek için başlatılan projede ise sona gelindi.
Günde 52 bin metreküp su sağlayacak tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte, Kilis’te 2050 yılına kadar dünya standartlarında içme suyu sağlanacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Seve Barajı kaynağından alınarak Kilis şehir merkezine verilen içme suyunun yetersiz kalması nedeniyle, Yukarı Afrin Barajı’dan alınarak 43 kilometre uzunluğundaki isale hattı vasıtasıyla Kilis şehir merkezine ulaştırılan ham suyu arıtmak için inşa edilen ikinci kademe İçme Suyu Arıtma Tesisinin işletme testlerinin başarıyla tamamlandığını bildirdi.
Kilis’e Yukarı Afrin Barajı’ndan yılda 18 milyon 980 bin metreküp su sağlandığını belirten Balta, “Seve Barajı’ndan ise 5 milyon 800 bin metreküp olmak üzere toplam 24 milyon 780 bin metreküp ham suyu arıtarak içme suyu olarak verileceği hedeflenmektedir.” bilgisini paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Afrika paylaşımını yanıtladı. Erdoğan paylaşımında, “Sayın Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin günümüz şartlarıyla uyumlu ve adil bir şekilde bir reforma tabi tutulması hakkındaki görüşlerinizi samimiyetle ve yüksek sesle ifade etmeniz, dünyanın yeniden adil bir sisteme sahip olması açısından oldukça kıymetlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“‘DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR’ DEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Afrika kıtasının ve tüm Afrikalıların da bu adil sisteme katkı sunabilmesine mutlaka fırsat verilmesi gerektiğini belirten Erdoğan,”Dünyamızda savaşlar etrafımızı daha fazla sarmadan, daha fazla insan ve toplum acı çekmeden, daha fazla masum kanı dökülmeden, küresel barış ve güvenliği temin etme görevini yerine getirmekten uzak olan BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının kökten değiştirilmesi gerekmektedir. İnsanlığın bizden beklentisi budur. Biz, bu beklentilerin bir karşılığı olarak ‘ Dünya 5’ten büyüktür’ demeyi, ‘Daha adil bir dünya mümkün’ anlayışıyla hareket etmeyi sürdüreceğiz. Türkiye olarak, adil bir uluslararası sistem ve günümüz şartlarına uygun bir BM Güvenlik Konseyi’nin oluşması için samimiyetle uğraş veren tüm dostlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
GUTERRES’İN AÇIKLAMASI
BMGK oturumunda konuşan Guterres, Afrika’nın Konsey’deki temsiliyetine ilişkin açıklamalarda bulunmuş, Konsey’de Afrika’nın temsil edildiği bir reforma acil ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştı. Konsey’in “İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından tasarlandığını ve o dönemin güç yapılarını yansıttığını” kaydeden Guterres, 1945’ten beri dünyanın önemli ölçüde değiştiğini ve Konsey’in yapısının buna “ayak uyduramadığını” söylemişti.
Guterres, 1945’te, şu anki Afrika ülkelerinin çoğunun sömürge yönetimi altında olduğunu ve uluslararası konularda söz hakkının olmadığını hatırlatarak “Dünya’nın önde gelen barış ve güvenlik organında, 1 milyarı aşan nüfusa sahip bir kıta olan Afrika’nın daimi olarak temsil edilmemesini kabul edemeyiz.” ifadelerini kullanmıştı. Guterres, konuşmasını sosyal medyadan da paylaştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“VAKA SAYISINDA İSTİKRARLI ARTIŞ YAŞANIYOR, 524 KİŞİ ÖLDÜ”
Ghebreyesus, Maymun çiçeği virüsünün Afrika ve diğer bölgelerde daha fazla uluslararası yayılma potansiyeli olasılığı karşısında DSÖ tarafından düzenlenen Acil Durum Komitesi toplantısının ardından değerlendirmelerde bulundu.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde M çiçeği virüsüyle ilgili vakaların 10 yıldan uzun süredir bildirildiğini kaydeden Ghebreyesus, her yıl bildirilen vaka sayısında istikrarlı artışın yaşandığını kaydetti.
Ghebreyesus, “Geçtiğimiz yıl bildirilen vaka sayısı önemli ölçüde arttı. Bu yıl şu ana kadar bildirilen vaka sayısı 14 binden fazla. Hastalıkla ilgili 524 ölüm yaşandı ve geçen yılın toplamını çoktan aştı.” dedi.
Ghebreyesus, komitenin tavsiyesinin, Afrika Birliği’nin dün Afrika ülkelerinde hızla yayılan M çiçeği virüsüne karşı kıta çapında halk sağlığı için acil durum ilan etmesiyle uyumlu olduğunu da kaydetti.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus
SAĞLIK BAKANI’NDAN “ALARM SÖZ KONUSU DEĞİL” AÇIKLAMASI
Maymun çiçeği virüsü ve COVID-19’a ilişkin soruları yanıtlayan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise “Maymun çiçeği ve COVID ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. Ancak şu anda herhangi bir alarm durumumuz söz konusu değil” dedi.

VİRÜS KEMİRGENLERDEN VEYA ENFEKTE KİŞİLERDEN BULAŞIYOR
M çiçeği virüsü fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.
İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.
Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük bir kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.
Dünya Sağlık Örgütü, “Maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)” ismini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla “mpox” olarak değiştirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Elazığ Belediyesi’ne yönelik bazı basın yayın organlarında ve bazı sosyal medya platformlarında çıkan gerçeği yansıtmayan, iftira ve karalamaya yönelik haberlerin kamuoyu ile paylaşıldığı görülmüştür. Söz konusu haberlerde, ‘Elazığ Belediyesi’nin 17 aracı 539 milyon TL’ye kiraladığı ortaya çıktı’ ve ‘AKP’li belediyeden milyonluk ihaleler! Elazığ Belediyesi’nin ‘Yangından Koruma Malzeme Malzemeleri Alım işi’ ihalesini 1 milyon 974 bin 166 TL’ye gerçekleştirdi’ ifadeleri yer almaktadır. Gerek başlığı, gerekse içeriği itibarıyla, kime ya da kimlere hizmet etmeyi amaçladığı bilinmeyen, gerçekleri çarpıtıp, olumsuz algı oluşturmayı hedefleyen basın yayın organları ve internet sitelerinin haberi ile ilgili olarak, bu bilgilendirmenin yapılması zorunlu görülmüştür. Görevi şehre hizmet olan ve bir kamu kurumu tüzel kişiliği ile görev icra eden Elazığ Belediyesi, önceden olduğu gibi günümüzde ve bundan sonraki süreçte de Devlet İhale Kanunu’nun gerektirdiği şekilde, yasalara uygun, basına ve kamuoyuna açık bir ortamda ihaleler gerçekleştirmiştir ve gerçekleştirmeye devam etmektedir. Söz konusu haberde iddia edildiği gibi Elazığ Belediyesi 539 milyon TL’ye 17 aracı değil, kentsel temizlik hizmetlerinde kullanılmak üzere toplam 82 aracı kiralamıştır. Öte yandan 4734 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre gerçekleştirdiğimiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alınan izin kapsamında yaptığımız ihalenin yaklaşık maliyeti 761 milyon 508 bin 361 TL olmasına rağmen ihale bedeli 539 milyon 915 bin 220 TL ve 1095 gün olarak gerçekleşmiştir” denildi.
Açıklamanın devamında “Elazığ Belediyesi’nin bu ihaleyi yaklaşık yüzde 30 kırım ile tamamlamasını başarı olarak değerlendirilmeyip talihsiz bir şekilde gerçek olmayan beyanlarla kaleme alınan bu haberin asıl maksadının iftira, karalama ve kurumumuzun itibarını zedelemeye yönelik olduğunun açık bir göstergesidir. Söz konusu ihale yöntemini kurumumuz, 1996 yılından itibaren yani tam 28 yıldır aynı yöntemle gerçekleştirmektedir. 28 yıllık süreçte aynı yöntemle yapılan bu ihaleler nasıl kanunlara, yasalara uygun bir şekilde yapılmış ise günümüzde de aynı titizlikle ve şeffaf bir şekilde kanunlara uygun olarak yapılmaktadır. Ayrıca, yine müfteri haberlere imza atma alışkanlığı olan basın yayın organının, “AKP’li belediyeden milyonluk ihaleler!” başlıklı haberini de maksatlı bir şekilde kamuoyunu yanıltıcı ve algı oluşturucu haber olarak değerlendirmekteyiz. Nitekim; Elazığ Belediyesi, yaptığı yangından korunma malzemeleri alım işi ihalesini 1 milyon 974 bin 166 TL yerine 1 milyon 913 bin 750 TL ile gerçekleştirmiştir. Vatandaşlarımızın mallarının ve canlarının yangından korunması için yapılan bu ihale de kurumumuzun gerçekleştirdiği bütün ihaleler gibi kanunlara, yasalara uygundur ve aksi bile düşünülemez. Kamu yararını gözeterek yapılmış bu ihalelerin, yasalara uygun olmayan, gizli kapaklı ve yolsuzluk yapılmışçasına kamuoyuna servis ederek algı oluşturmaya çalışan ve kurumumuza karşı itibar suikastı gerçekleştirmeye çalışan bu basın yayın organının bu tür haberleri doğru habercilik ve medya etiğine sığmamaktadır. Bilinmelidir ki; vatandaşlarımız da dilediği zaman Elazığ Belediyesi’ne gelerek ihaleler ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir. Unutulmamalıdır ki, medya mensubu; iftira, karalama ve algı içeren yayınlar yapmamalı ve yersiz suçlamalardan kaçınmalı ve bu ilkeler doğrultusunda hareket etmelidir. Bu tür maksatlı ve algı oluşturmaya yönelik yapılan haberleri şiddetle kınıyor, vatandaşlarımıza, doğru, dürüst, gerçek ve ilkeli haberlerin servis edilmesini önemsiyoruz. İftira ve karalamaya yönelik gerçeğe aykırı bu tür haberlerle ilgili kurumumuz tarafından hukuki süreç başlatılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadelerine yer verildi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özgür Aksa Trabzon Platformunca çarşamba günleri ikindi namazı sonrası için organize edilen yürüyüş, Ortahisar ilçesindeki İskenderpaşa Camisi önünden başladı.
Ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla sloganlar atarak Kahramanmaraş Caddesi’ndeki Ziraat Bankası önüne kadar yürüyen grup adına konuşan Şener Yiğit, Gazze’de 11 aydır yaşanan insanlık dışı soykırımın derin acısını yüreklerinde hissettiklerini söyledi.
Gazze halkının yanında olduklarını vurgulayan Yiğit, şunları kaydetti:
“Yapamayacağımız, gücümüzü aşan işleri konuşmaktansa yapabildiklerimizin en fazlasını yapıp kardeşlerimizin cihadına arka çıkmalıyız. Aramızdaki fikir ayrılıklarını bırakalım. Ayıplarımızı örtelim, güzelliklerimizi görelim. Kalplerimizi yakınlaştırmak için yollar arayalım ve tıpkı Gazze halkı gibi topkeyun mücadele edelim.”
Grup, yapılan duanın ardından dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenleyen Kılıç, gündemi değerlendirdi.
Hükümetin uyguladığı tarım politikalarını eleştiren Kılıç, çiftçilerin ürettiği üründen maliyetini çıkartamadığını öne sürdü.
Kılıç, şehirde yaşayan vatandaşların da alışveriş filesini doldurmakta zorlandığını belirterek, “Türkiye acilen hal yasasını çıkarmak zorundadır, bir ürünün haldeki, pazardaki, manavdaki fiyatı, tarladaki fiyatının beş, sekiz, on katına çıkıyorsa burada bir haksızlık var.” diye konuştu.
“Belediye başkanlarına düşen görev emanete sahip çıkmaktır”
Bir gazetecinin, Yeniden Refah Partili bazı belediye başkanlarının AK Parti’ye geçtiğini anımsatarak, Şanlıurfa Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın da AK Parti ile temasta olduğu iddialarını sorması üzerine Kılıç, “Seçilen bütün belediye başkanlarına düşen görev 5 yıl boyunca milletin tevdi ettiği emaneti omuzlarında taşımak, partisinde kalmak, emanete sahip çıkmaktır. Yeniden Refah Partisinin 63 belediyesinden 13’ü partimizden ayrıldı, bu olağan bir durum değil. Bunu normal, olağan, sıradan bir durum olarak göremeyiz, karşılayamayız.” ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’la ilgili de konuşan Kılıç, “Büyükşehir Belediye Başkanımız hem partiye geçişimiz sürecinde hem de sonrasındaki açıklamalarında partisindeki huzurunu, partisinden duyduğu memnuniyeti ve Urfa halkına hizmet etme iradesini defalarca bize de kamuoyuna da beyan etmiştir. Bu tartışmaların kasıtlı polemikler olduğunu ve bir yıpratma kampanyasının yansımaları olarak cereyan ettiğini düşünüyorum. Sayın Gülpınar partimizdedir, Şanlıurfa’dadır, hizmetine devam etmektedir.” dedi.
“Normlar hiyerarşisine riayet edilmeli”
TBMM’de Can Atalay için yapılacak olağanüstü oturuma ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıç, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu, hukuk devletinde normlar hiyerarşisine riayet edilmesi gerektiğini söyledi. Kılıç, “Yüksek yargı kurumları arasındaki çatışmanın çözüm merci TBMM’dir. Eğer TBMM yüksek yargıdaki çatışmayı çözemezse gidilecek yer bellidir, millet iradesidir.” diye konuştu.
Mevcut Anayasa ve hukuk sistemine göre kararlar alarak adımların atılması gerektiğini dile getiren Kılıç, “Olağanüstü toplantı çağrısına Yeniden Refah Partisi katılacak, uyacak. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasını tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Yeniden Refah Partisinin yerel seçimlerde kazandığı 63 belediyeden 13 belediye başkanının partiden ayrıldığını söyleyen Kılıç, “Seçilmiş belediye başkanları ellerindeki imkanlar ve fırsatlar ne olursa olsun kendi partilerinde kalmalıdır. Milletin emanetine sahip çıkmalıdır” dedi.
“Bizim tavsiyemiz o parti logosuyla verilmiş olan emanete sahip çıkmaları”
Kılıç, “Bütün belediye başkanlarına, başka partilerden seçilenlere de bizim tavsiyemiz kendilerini seçen insanların iradesine, ilgisine, güvenine layık kalmaları ve beş yıl boyunca o parti logosuyla verilmiş olan emanete sonuna kadar sahip çıkmalarıdır. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gürpınar’ı bu tartışmalardan tenzih ediyorum” diye konuştu.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Bu tartışmaların kasıtlı polemikler olduğunu ve bir yıpratma kampanyasının yansımaları olarak cereyan ettiğini düşünüyorum. Gülpınar partimizdedir, Şanlıurfa’dadır. Hizmetine devam etmektedir. Yeniden Refah Partisi çatısı altında seçildiği gün olduğu gibi beş yıl boyunca hizmetine devam edeceğine yönelik inancımız ve kanaatimiz kendisiyle ilgili tamdır” şeklinde konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Beşinci Serin Sokak’ta 2 gün önce Ramazan Ç’nin hayatını kaybettiği bıçaklı kavgaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan S.D’nin ardından olaya karıştığı tespit edilen H.A, U.K, G.U, B.G, Ş.E. ve Ö.S. de yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan S.D. çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerden H.A. ve U.K. adli kontrol şartıyla olmak üzere diğerleri serbest bırakıldı.
Olay
Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Beşinci Serin Sokak’ta 2 gün önce çıkan bıçaklı kavgada Ramazan Ç. yaralanmış, kaldırıldığı Uşak Eğitim ve Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.
Olay yerinden yaralı olarak kaçan S.D. polis ekiplerince yakalanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdağ, programı kapsamında partisinin merkez Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’ndeki yeni il başkanlığının açılışını yaptı.
Burada konuşan Özdağ, Hatay’ın, Suriye’deki savaş ve 6 Şubat 2023’teki depremlerden en fazla etkilenen il olduğunu söyledi.
Özdağ, kentte depremin izlerinin sürdüğünü dile getirdi.
Daha sonra Antakya Yeni Sanayi Sitesi ve Tarihi Uzun Çarşı’yı gezen Özdağ, esnafla görüştü.
Özdağ, Odabaşı Mahallesi’ndeki rezerv alanında bir araya geldiği vatandaşlarla da sohbet etti.
Ziyaretlerde Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Öztürk de yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Khan, Londra’nın batısındaki Al Manaar Müslüman Kültür Mirası Merkezi’nde Müslüman toplum liderleriyle bir araya geldi.
İbadethanelerin güvenliği üzerine çalışan Faith Associates isimli şirket ile Londra Metropolitan Polisi temsilcilerinin de katıldığı toplantıda Khan, aşırı sağa karşı Londra’da eylemlerin yapıldığını hatırlatarak, “Londra, geçen hafta tüm nefret türlerine karşı birlik içinde olduğumuzun ve kapımızın herkese açık olduğunun mesajını açıkça verdi.” diye konuştu.
Khan, Londra’daki birlik gösterilerinin ilham verici olduğunu kaydederek, “Yine de ülke genelinde yaşanan şiddet olayları ve düzensizlik çok sayıda Londralının korkmasına sebep oldu. Burada rahatlığa yer yok, her zaman ihtiyatlı olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Londralıların güvende olmaları için polis ve hükümetle yakın işbirliğini sürdüreceğine işaret eden Khan, “Londra her zaman çok kültürlülüğüyle gurur duyan bir şehir olacak ve şehrimizde şiddete, ırkçılığa, Müslüman karşıtlığına ve antisemitizme yer olmadığını göstermek için her şeyi yapacağız.” dedi.
Toplantıya ilişkin Londra Belediyesinden yapılan açıklamada, kentte ırkçılık, aşırıcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele için 14,8 milyon sterlinlik (Yaklaşık 640 milyon lira) yatırım yapıldığı belirtildi.
Açıklamada bu yatırımlar kapsamında toplum bazlı projeler ve camilerin güvenliği için yeni ilave eğitimler yapıldığı hatırlatıldı.
Müslüman toplum önderlerine nefret suçlarıyla mücadele eğitimi verildiği anımsatılan açıklamada, 4 farklı alanda eğitim için Faith Associates’e 10 bin sterlinlik (Yaklaşık 430 bin lira) yatırım yapıldığı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Marmaris ilçesinde 50 ayrı dolandırıcılık kaydı olan ve hakkında 27 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari Fırat Sedat Yıldırım (32), Muğla ve Aydın jandarmasının ortak çalışmasıyla yakalandı. Fırat Sedat Yıldırım’ın bir süre önce operasyon geçirip cinsiyet değiştirdiği öğrenilirken, önceki isminin ise Hülya Yıldırım olduğu belirtildi.
Muğla İl Jandarma Komutanlığı ve Aydın İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yapılan çalışmalarda Antalya başta olmak üzere birçok il ve ilçede dolandırıcılık nedeniyle hakkında 50 ayrı suç kaydı bulunan ve 27 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Fırat Sedat Yıldırım’ın Muğla’nın Marmaris ilçesinde olduğu belirlendi. Fırat Sedat Yıldırım, jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla yakalanıp, gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Fırat Sedat Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Öte yandan şüphelinin, bir süre önce cinsiyet değiştirip, Fırat Sedat Yıldırım ismini aldığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>









