– Diyaliz merkezinde engelli kadına yumruk iddiası
Ablası rapor alarak suç duyurusunda bulundu
Saldırıya uğradığını iddia eden Lütfiye Yıldırım:
“Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu”
Lütfiye Yıldırım ablası Yasemin Soytürk:
“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu, şikayetçi olduk”
Diyaliz merkezinden yapılan açıklama: “Kamera görüntüleri var bizde böyle bir şey yaşanmadı”
ANTALYA – Antalya’da zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım diyalize girmek için gittiği merkezde sol gözüne atılan yumrukla yaralandığını iddia etti. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Yaşlı kadının ablası ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek, sağlık raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise olayın kendilerinde yaşanmadığını ve güvenlik kamerası görüntüleri ile bunu ispatlayacaklarını belirtti.
Olay, 23 Şubat günü saat Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan özel bir diyaliz merkezinde yaşandı. Alınan bilgiye göre yaşlı; bakım merkezide kalan zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım, olay günü diyaliz tedavisi almak üzere adrese gitti. İddiaya göre yaşlı kadın burada temizlik işleri ile uğraşan ismini bilmediği bir kişinin yumruklu saldırısına maruz kaldı. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Aldığı darbe ile yeri yığılan yaşlı kadının yardımına diğer çalışanlar koştu. Diyaliz tedavisi sonrası huzur evine geri dönen yaşlı kadının gözünün morardığını gören çalışanlar durumu ablası Yasemin Soytürk’e bildirdi. Gördüğü manzara karşısında şaşıran dönen Soytürk, ablasını alarak sağlık kuruluşuna gitti. Buradan alınan doktor raporu ile birlikte polis merkezine giden abla kardeş, şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
“Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım”
Diyaliz merkezinde yaşanan olayı anlatan Lütfiye Yıldırım, “Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu. Sonra bana serum taktılar. Yere düştüm, zor kalktım. Kollarım acıdı” dedi. Lütfiye Yıldırım ablası ve avukatı ile birlikte verdiği ifadede korkunç olayın 23 Şubat Cumartesi günü meydana geldiğin söyledi. Yüzü tanınmaz halde olan Yıldırım ifadesinde şunları söyledi, “Ben zihinsel engelliyim, okuma yazma bilmiyorum. Özel Antalya Huzurevi ve Yaşlı Bakı Merkezi’nde yaklaşık 2.5 aydır kalmaktayım. 23 Şubat günü saat 11.30 sularında servis ile özel diyaliz merkezine gittim. Yenimahalle’de bulunan özel diyaliz merkezine girdiğimde ismini bilmediğim temizlik işlerini yapan esmer uzun boylu erkek şahıs hiçbir şey söylemeden direk sol gözüme yumruk attı. Ben yere düştüm. Beni yeden diğer çalışanlar kaldırdı. Diyaliz işlemleri yapıldıktan sonra diyaliz merkezinin aracı ile beni akşam saatlerinde tekrar kaldığım huzurevine götürdüler. Ablam Yasemin Soytürk huzurevine geldi ve birlikte Sema Yazar polikliniğine gittik. Burada doktor raporu aldım. Sol gözümde morluk ve şişme, sağ ve sol kolumda şişlik ve morarma olduğunu gördüm. Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım” dedi.
“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu”
Yaşananları anlatan abla asemin Soytürk ise şöyle konuştu: “Perşembe günü kardeşimin sağlık kontrolü vardı kontrollerini yaptırarak sağlam olarak huzurevine teslim ettim. Cuma günü diyalizi vardı, diyalizden sonra beni aradılar. Acil gelmemi istediler, ne olduğunu sorduğumda kardeşimin darp edildiğini belirttiler. Gittiğimizde çok kötü durumdaydı, bir gözü ve kollarının durumu iyi değildi. Gözünün birisi tamamen kapanmış. Oradan karakola gittik, şikayetçi olduk. Sağlık raporu aldık, iddiaya göre sağlık merkezinin doktoru alerji olduğunu söylemiş. Diyaliz merkezinin bizi arayarak durumu bildirmesini ne ne olduğunu açıklamasını isterdik. Kardeşimin bu şekilde olması hoş bir şey değil. Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu. Şikayetimizin sonuna kadar arkasında bulunacağız, kim yaptı ise bulunmasını istiyoruz. Benim kardeşime ne oldu. Huzur evi diyaliz merkezine sağlam gittiğini söyledi.”
Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer verildi: “Biz de gereken işlemleri yapıyoruz, gerekli tutanakları tuttuk. Güvenlik kamerası görüntülerimiz var, güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir. Savcılık güvenlik kamerası görüntülerini izlediği zaman olayın bizden kaynaklanmadığını görecektir. Olay şuanda savcılıkta biz de çok üzüldük, ama kurumumuzda böyle bir hadise yaşanmadı.
]]>
Antalya’da zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım, diyalize girmek için gittiği merkezde sol gözüne atılan yumrukla yaralandığını iddia etti. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Yaşlı kadının ablası ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek, sağlık raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise olayın kendilerinde yaşanmadığını ve güvenlik kamerası görüntüleri ile bunu ispatlayacaklarını belirtti.
Olay, 23 Şubat günü saat Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan Özel Daviva Nefroloji Diyaliz Merkezinde yaşandı. Alınan bilgiye göre yaşlı; bakım merkezide kalan zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım (64), olay günü diyaliz tedavisi almak üzere adrese gitti. İddiaya göre, yaşlı kadın burada temizlik işleri ile uğraşan ismini bilmediği bir kişinin yumruklu saldırısına maruz kaldı. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Aldığı darbe ile yeri yığılan yaşlı kadının yardımına diğer çalışanlar koştu. Diyaliz tedavisi sonrası huzur evine geri dönen yaşlı kadının gözünün morardığını gören çalışanlar durumu ablası Yasemin Soytürk’e bildirdi. Gördüğü manzara karşısında şaşıran dönen Soytürk, ablasını alarak sağlık kuruluşuna gitti. Buradan alınan doktor raporu ile birlikte polis merkezine giden abla kardeş şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
“Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım”
Diyaliz merkezinde yaşanan olayı anlatan Lütfiye Yıldırım, “Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu. Sonra bana serum taktılar. Yere düştüm, zor kalktım. Kollarım acıdı” dedi. Lütfiye Yıldırım ablası ve avukatı ile birlikte verdiği ifadede korkunç olayın 23 Şubat Cumartesi günü meydana geldiğin söyledi. Yüzü tanınmaz halde olan Yıldırım ifadesinde şunları söyledi:
“Ben zihinsel engelliyim, okuma yazma bilmiyorum. Özel Antalya Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’nde yaklaşık 2,5 aydır kalmaktayım. 23 Şubat günü saat 11.30 sularında servis ile özel diyaliz merkezine gittim. Yenimahalle’de bulunan özel diyaliz merkezine girdiğimde ismini bilmediğim temizlik işlerini yapan esmer uzun boylu erkek şahıs hiçbir şey söylemeden direk sol gözüme yumruk attı. Ben yere düştüm. Beni yeden diğer çalışanlar kaldırdı. Diyaliz işlemleri yapıldıktan sonra diyaliz merkezinin aracı ile beni akşam saatlerinde tekrar kaldığım huzurevine götürdüler. Ablam Yasemin Soytürk huzurevine geldi ve birlikte Sema Yazar Polikliniğine gittik. Burada doktor raporu aldım. Sol gözümde morluk ve şişme, sağ ve sol kolumda şişlik ve morarma olduğunu gördüm. Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım.”
“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu”
Yaşananları anlatan abla Yasemin Soytürk ise şöyle konuştu:
“Perşembe günü kardeşimin sağlık kontrolü vardı kontrollerini yaptırarak sağlam olarak huzurevine teslim ettim. Cuma günü diyalizi vardı, diyalizden sonra beni aradılar. Acil gelmemi istediler, ne olduğunu sorduğumda kardeşimin darp edildiğini belirttiler. Gittiğimizde çok kötü durumdaydı, bir gözü ve kollarının durumu iyi değildi. Gözünün birisi tamamen kapanmış. Oradan karakola gittik, şikayetçi olduk. Sağlık raporu aldık, iddiaya göre sağlık merkezinin doktoru alerji olduğunu söylemiş. Diyaliz merkezinin bizi arayarak durumu bildirmesini ne ne olduğunu açıklamasını isterdik. Kardeşimin bu şekilde olması hoş bir şey değil. Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu. Şikayetimizin sonuna kadar arkasında bulunacağız, kim yaptı ise bulunmasını istiyoruz. Benim kardeşime ne oldu. Huzur evi diyaliz merkezine sağlam gittiğini söyledi.”
“Güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir”
Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
“Biz de gereken işlemleri yapıyoruz, gerekli tutanakları tuttuk. Güvenlik kamerası görüntülerimiz var, güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir. Savcılık güvenlik kamerası görüntülerini izlediği zaman olayın bizden kaynaklanmadığını görecektir. Olay şu anda savcılıkta biz de çok üzüldük, ama kurumumuzda böyle bir hadise yaşanmadı.” – ANTALYA
]]>
Beyinden pıhtı atması sonucu 13 yıl önce felç geçiren eşine gözü gibi bakıyor
Eşi felç geçirince ona bakmak için 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçti
Hakan Ünsal: “Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”
Gülay Ünsal: “Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yaşayan Gülay Ünsal’ın 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçirmesi nedeniyle eşi Hakan Ünsal, 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçerek işini bıraktığı günden bu yana hanımına gözü gibi bakıyor.
58 yaşındaki Hakan Ünsal, 2007 yılından beri evli olduğu 45 yaşındaki eşi Gülay Ünsal’ı geçirdikleri tüm zorluklara rağmen bırakmıyor. 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçiren ardından bacağı kesilen eşine gözü gibi bakan Ünsal, eşinin her şeyiyle kendi başına ilgileniyor. Çalıştığı dönemlerde emekliliğine 7 ay kaldığını ancak eşinin hastalanması üzerine işini bıraktığını belirten Ünsal, eşinin zamanında yaptığı fedakarlıkları unutamadığını ondan dolayı biran olsun yanından ayrılmadığını ifade etti. Vefalı koca, seven insanlar için bu tarz işlerin karşılıklı olduğuna vurgu yapan yaparken, eşinden çok memnun olduğunu dile getiren Gülay Ünsal ise ‘Hem ondan hem de ailesinden Allah razı olsun’ dedi.
“Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”
Felç geçiren eşi Gülay Ünsal’a 13 yıldır gözü gibi bakan Hakan Ünsal, “2007’den beri evliyiz. Eşim 2010’da beyinden pıhtı atmasından dolayı felç geçirdi ve bunu müteakip bacakta morarma olduğu için kangren olmasın diye diz kapağının üstünden kestiler. İlaçlarıyla, iğnesiyle, kan sulandırıcısıyla, hastaneye gidiş gelişleriyle, gezdirmeyle, yemekleriyle, her şeyiyle ben ilgileniyorum. Daha önce çalışıyordum, hanım böyle olunca bıraktım. Emekliliğime 7 ay vardı, emekli olamadım. Öyle bekliyor hala. Öğlene kadar evdeyiz, öğleden sonra da dışarlara gezmeye gidiyoruz. İşimiz varsa hastaneye gidiyoruz. O bana zamanında çok yardımcı oldu, çok kol kanat gerdi. Ben de bırakmak istemedim. Evet, karımı çok seviyorum. Geçimimiz için bize yardımcı oluyorlar, destekliyorlar. Bana evde bakım parası, karıma da engelli parası veriyorlar. Onunla geçinmeye çalışıyoruz. Sadece bez ve ilaç parasında zorluk çekiyoruz. Seven insanlar için bu iş karşılıklı. İnsanlar seviyorlarsa birbirlerine katlanacaklar. Tamam bazen kavgalar oluyor. Biz şimdi de kavga ediyoruz. Geceleri uyumuyor, uykusuzluk çekiyor. Beni uyutmuyor, çok zorlanıyorum. Bazen atışıyoruz ama yine de ben bırakmam. Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o” şeklinde konuştu.
“Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”
Başından geçen süreci anlatan Gülay Ünsal ise şunları söyledi:
“Bayıldım, beynime pıhtı akmış. Düştüm, bir daha da kalkamadım. Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun. Annesinden de Allah razı olsun, iyi doğurmuş bana bakıyor. Onu beni sevdiği kadar seviyorum. Durunca çok sıkılıyorum, hastalık daha da çoğalıyor. Ben gezmeyi seven insanım. Eskiden sağlamken de seven insandım, şimdi de aynıyım.”
]]>