Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, ilçe açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Botu görevlendirildi.
Ekipler tarafından lastik bottaki 13’ü çocuk 21 düzensiz göçmen kurtarıldı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’da yaşayan Suriyeli Naver İsmail (41), ağabeyi ve kardeşinin, Esad rejimi tarafından tutuklanarak kapatıldığı Sednaya Cezaevi’ndeki ağır işkence sonucu öldüğünü söyledi. Kardeşlerinin cenazesini bile alamadıklarını belirten İsmail, Türkiye’deki işini toparlayıp, ülkesine döneceğini söyledi.
Suriye’deki iç karışıklığın yaşandığı 2016 yılında ülkesini terk ederek Reyhanlı ilçesine yerleşen muhasebeci Naver İsmail, kardeşlerinin yaşadığı dramı anlattı. Ağabeyi Samet’in (44) 2011’de Lazkiye’de, kardeşi Usame’nin (36) ise 2012’de hürriyet ve özgürlük eylemine katıldığı için tutuklandığını söyledi. Ağabeyi ve kardeşinin nerede olduğunu uzun süre öğrenemediklerini anlatan İsmail, tutuklandıktan 1,5 yıl sonra önce Adra Cezazaevi’nde olduklarını sonrasında da Beşar Esad rejiminin işkence merkezi olarak bilinen Sednaya Cezaevi’ne nakledildiklerini söyledi. Annesinin birkaç kez Sednaya Cezaevi’nde ağabeyi Samet ile çok kısa süre görüşebildiğini, işkence nedeniyle perişan halde olduğunu kaydeden İsmail, 2015 yılında ağabeyinin öldüğüne dair belge verildiğini, kardeşi Usame’nin de 2013’te ölüm belgesiyle nüfus kaydından düşürüldüğünü sonradan öğrendiklerini kaydetti.
‘CENAZELERİ BİLE TESLİM EDİLMEDİ’
Kardeşlerinin cenazesini bile teslim alamadıklarını kaydeden Naver İsmail, “Annem her ziyaretinde ağabeyimin sağlık durumunun daha kötüye gittiğine tanıklık etti. Ağabeyim ağır işkence gördüklerini anlatmış. İki kardeşim de Beşar Esad rejiminin işkence merkezi Sednaya Cezaevi’nde işkenceyle öldürüldü. Bize sadece ölüm belgeleri ulaştı. Cenazeleri bile teslim edilmedi. Suriye özgürlüğüne kavuşunca Sednaya Cezaevi’nden çıkarılan tutuklulara kardeşlerimizi sorduk, tanıyan çıkmadı. Biz de artık öldüklerine kanaat getirdik” dedi.
‘EN KISA SÜREDE GİDECEĞİZ’
Naver İsmail, ülkesine dönmek için hazırlıklarına başladığını belirterek, “Türkiye’den memnunuz, halkından, devletinden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan memnunuz. Allah razı olsun, bize insanlık yaptınız. Çok teşekkür ederiz. En kısa sürede kurduğumuz işimizi, düzenimizi ayarlayıp, toparlanacağız ve gideceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum açıklarında içerisinde düzensiz göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu öğrenildi. Gelen ihbar üzerine Sahil Güvenlik Botu bölgeye hareket etti. Lastik bot içerisindeki 18 düzensiz göçmen ile beraberinde 13 çocuk ekiplerce kurtarıldı. Diğer olayda ise Sahil Güvenlik Mobil Radarı tarafından tespit edilen hareketli lastik bot durdurularak içerisindeki 3 düzensiz göçmen yakalandı. Limana getirilen toplam 34 düzensiz göçmen, işlemlerinin ardından Muğla İl Göç İdaresi’ne gönderildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Şişli Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, ROMACTED Projesi kapsamında yapılan çalışmalar değerlendirildi.
Konferansta belediyenin projeyle ilgili çalışmaları hakkında bilgi veren Tanrıkulu, Roman vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmaların detaylarını anlattı.
Programda Avrupa Konseyi Ankara Ofisi Başkanı William Massolin, Edirne Belediyesinin projeye katkılarından dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti.
Massolin, Edirne’deki “Çocuk Evi” Projesi’nin diğer belediyeler arasında örnek bir uygulama olarak öne çıktığını belirtti.
Uzunköprü ve Meriç’te “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Uzunköprü ve Meriç ilçesine bağlı Küplü ve Subaşı beldelerinde “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantılarda asayiş ve trafik güvenliği konularıyla kaçakçılık, düzensiz göçle mücadele ve uyuşturucu bağımlılığına karşı alınacak tedbirler görüşüldü.
Okul çevresi ve öğrenci güvenliği gibi konuların da ele alındığı toplantılarda vatandaşların görüş ve önerileri dinlendi.
Toplantılara İl Jandarma Komutanı Mehmet Kasım Ermiş ve İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, belediye başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak oğlu Yankhoba göç yolculuğunda ölen Amina’nın içini rahatlatmak için artık çok geç.
BBC’ye yaşadığı Senegal’den konuşan anne, “Oğlumun öldüğünü sosyal medyadan öğrendim” diyor.
50 yaşındaki anne, “Sürekli konuşuyorduk ve bana Fas’a gitmek istediğini söylüyordu” diyor.
Yankhoba, annesine bir tekneye binmeyi planladığından hiç bahsetmedi.
Acılı anne, son olarak Ocak ayında haber aldığı 33 yaşındaki oğlunu altı ay bulmaya çalışmıştı.
Yankhoba’nın cesedi Ağustos ayının başlarında, Atlantik Okyanusu’nun diğer yakasında, Dominik Cumhuriyeti kıyılarına 18 km mesafede balıkçılar tarafından bulundu.
Dominik polisi, sürüklenir haldeki ahşap teknede 14 çürüyen ceset olduğunu açıkladı.
Cesetlerden çıkan cep telefonları ve kişisel belgeler, Senegal, Moritanya ve Malililere ait olduklarını gösteriyordu.
Gemideki eşyalar arasında Yankhoba’nın kimlik kartı da vardı.
Dominik yetkilileri tekneden ayrıca 12 paket uyuşturucu madde içeren paket çıktığını da duyurdu.
Bu teknenin Afrika’nın batı kıyısındaki Kanarya Adaları’na ulaşmaya çalışırken kaybolduğu varsayılıyor.
Tekne, bu rotada sıklıkla kullanılan ahşap balıkçı tekneleri ile benzerdi.
Yankhoba, annesinin ilk çocuğu ve tek oğluydu. Bu onun omuzlarına, Senegal toplum gelenekleri nedeniyle büyük bir sorumluluk yüklüyordu.
33 yaşındaki terzi, geride karısını ve birini henüz görmediği iki çocuğunu bıraktı.
Anne Amina, oğlunun ölümünü öğrenmeden önce Facebook’taki kayıp şahıs sayfalarında yardım aradı.
Çok sayıda takipçisi olan sosyal medya fenomenlerinden de arayışını duyurmalarını istedi.
BBC’ye o süreci anlatan anne, “Yankhoba’nın Fas’ta ya da belki Tunus’ta bir hapishanede olabileceğine inanıyordum” diyor sesi titreyerek…
Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Batı Afrikalı göçmenler, Akdeniz rotası yerine alternatifi olarak daha fazla Kanarya Adaları rotasını seçiyor.
Atlantik Okyanusu’ndaki bu rota, hem Sahra Çölü hem de Akdeniz’i geçmeye çalışmaktan daha az tehlikeli görülüyor.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex’e göre sadece geçen yıl bu rotayı tercih edenlerin sayısı yüzde 161 arttı.
Kanarya Adaları kendi toprağı olan İspanya, en fazla göçmen alan Avrupa ülkelerinden biri.
Batı Afrikalıların alternatif göç yollarına yönelmeye başlamasına karşın halen çoğu göçmen, Avrupa’ya Akdeniz üzerinden ulaşmaya çalışmayı tercih ediyor.
BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, son on yılda 28 binden fazla göçmenin Akdeniz’de boğularak öldüğünü değerlendiriyor.
Siyasi vaatlere karşın süren göç
Göç uzmanı Aly Tandian, Batı Afrikalıların, güvenlik, kurumsal yapı, hijyen ve ekonomi gibi sorunlarla karşı karşıya oldukları için evlerini terk etme yoluna gittiklerini söylüyor.
Özellikle Senegal’i terk edenlerin sayısı, gençlere istihdam sözü veren bir yönetime ve nispeten barışçıl bir ülke olmasına rağmen artıyor.
Yeni hükümet Mart ayındaki seçimden bu yana, petrol, ekmek ve pirinç gibi bazı temel ihtiyaçların fiyatını düşürmeyi başardı.
Ancak bu yeterli değil.
Göçmenler için çalışan sivil toplum örgütü Horizon Without Borders’ın direktörü Boubacar Sèye, “Yeni yönetimin yarattığı umudun göç akışını durduracağını düşündük, ancak ne yazık ki durum böyle olmadı” diyor.
Seye, “Umutsuzluk ve şüphe, topluma öyle bir nüfuz etti ki, insanlar artık hayallerinin burada gerçekleşebileceğine inanmıyor” diyor.
Sèye, Senegal yetkililerine, Dominik Cumhuriyeti açıklarında bulunan tekneye ne olduğunun belirlenmesi konusunda bir soruşturma yapılması için talepte bulunan bir mektup da yazdı.
Temmuz ayında Moritanya kıyılarında bir teknede 89 ceset bulunmasının ardından, Senegal Başbakanı Ousmane Sonko, gençlere tehlikeli Atlantik rotasını kullanmamaları yönünde çağrıda bulundu.
Sonko, “Dünyanın geleceği Afrika’da ve siz gençler bunun farkında olmalısınız” mesajını verdi.
Yine de, Avrupa ve ABD’ye ulaşmak için hayatlarını riske atan çok sayıda genç Afrikalı geleceklerini evlerinin dışındaki ülkelerde arıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak oğlu Yankhoba göç yolculuğunda ölen Amina’nın içini rahatlatmak için artık çok geç.
BBC’ye yaşadığı Senegal’den konuşan anne, “Oğlumun öldüğünü sosyal medyadan öğrendim” diyor.
50 yaşındaki anne, “Sürekli konuşuyorduk ve bana Fas’a gitmek istediğini söylüyordu” diyor.
Yankhoba, annesine bir tekneye binmeyi planladığından hiç bahsetmedi.
Acılı anne, son olarak Ocak ayında haber aldığı 33 yaşındaki oğlunu altı ay bulmaya çalışmıştı.
Yankhoba’nın cesedi Ağustos ayının başlarında, Atlantik Okyanusu’nun diğer yakasında, Dominik Cumhuriyeti kıyılarına 18 km mesafede balıkçılar tarafından bulundu.
Dominik polisi, sürüklenir haldeki ahşap teknede 14 çürüyen ceset olduğunu açıkladı.
Cesetlerden çıkan cep telefonları ve kişisel belgeler, Senegal, Moritanya ve Malililere ait olduklarını gösteriyordu.
Gemideki eşyalar arasında Yankhoba’nın kimlik kartı da vardı.
Dominik yetkilileri tekneden ayrıca 12 paket uyuşturucu madde içeren paket çıktığını da duyurdu.
Bu teknenin Afrika’nın batı kıyısındaki Kanarya Adaları’na ulaşmaya çalışırken kaybolduğu varsayılıyor.
Tekne, bu rotada sıklıkla kullanılan ahşap balıkçı tekneleri ile benzerdi.
Yankhoba, annesinin ilk çocuğu ve tek oğluydu. Bu onun omuzlarına, Senegal toplum gelenekleri nedeniyle büyük bir sorumluluk yüklüyordu.
33 yaşındaki terzi, geride karısını ve birini henüz görmediği iki çocuğunu bıraktı.
Anne Amina, oğlunun ölümünü öğrenmeden önce Facebook’taki kayıp şahıs sayfalarında yardım aradı.
Çok sayıda takipçisi olan sosyal medya fenomenlerinden de arayışını duyurmalarını istedi.
BBC’ye o süreci anlatan anne, “Yankhoba’nın Fas’ta ya da belki Tunus’ta bir hapishanede olabileceğine inanıyordum” diyor sesi titreyerek…
Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Batı Afrikalı göçmenler, Akdeniz rotası yerine alternatifi olarak daha fazla Kanarya Adaları rotasını seçiyor.
Atlantik Okyanusu’ndaki bu rota, hem Sahra Çölü hem de Akdeniz’i geçmeye çalışmaktan daha az tehlikeli görülüyor.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex’e göre sadece geçen yıl bu rotayı tercih edenlerin sayısı yüzde 161 arttı.
Kanarya Adaları kendi toprağı olan İspanya, en fazla göçmen alan Avrupa ülkelerinden biri.
Batı Afrikalıların alternatif göç yollarına yönelmeye başlamasına karşın halen çoğu göçmen, Avrupa’ya Akdeniz üzerinden ulaşmaya çalışmayı tercih ediyor.
BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, son on yılda 28 binden fazla göçmenin Akdeniz’de boğularak öldüğünü değerlendiriyor.
Siyasi vaatlere karşın süren göç
Göç uzmanı Aly Tandian, Batı Afrikalıların, güvenlik, kurumsal yapı, hijyen ve ekonomi gibi sorunlarla karşı karşıya oldukları için evlerini terk etme yoluna gittiklerini söylüyor.
Özellikle Senegal’i terk edenlerin sayısı, gençlere istihdam sözü veren bir yönetime ve nispeten barışçıl bir ülke olmasına rağmen artıyor.
Yeni hükümet Mart ayındaki seçimden bu yana, petrol, ekmek ve pirinç gibi bazı temel ihtiyaçların fiyatını düşürmeyi başardı.
Ancak bu yeterli değil.
Göçmenler için çalışan sivil toplum örgütü Horizon Without Borders’ın direktörü Boubacar Sèye, “Yeni yönetimin yarattığı umudun göç akışını durduracağını düşündük, ancak ne yazık ki durum böyle olmadı” diyor.
Seye, “Umutsuzluk ve şüphe, topluma öyle bir nüfuz etti ki, insanlar artık hayallerinin burada gerçekleşebileceğine inanmıyor” diyor.
Sèye, Senegal yetkililerine, Dominik Cumhuriyeti açıklarında bulunan tekneye ne olduğunun belirlenmesi konusunda bir soruşturma yapılması için talepte bulunan bir mektup da yazdı.
Temmuz ayında Moritanya kıyılarında bir teknede 89 ceset bulunmasının ardından, Senegal Başbakanı Ousmane Sonko, gençlere tehlikeli Atlantik rotasını kullanmamaları yönünde çağrıda bulundu.
Sonko, “Dünyanın geleceği Afrika’da ve siz gençler bunun farkında olmalısınız” mesajını verdi.
Yine de, Avrupa ve ABD’ye ulaşmak için hayatlarını riske atan çok sayıda genç Afrikalı geleceklerini evlerinin dışındaki ülkelerde arıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALMANYA’YA İLTİCA ETTİ
Suriye‘nin Paris Olimpiyatları’na gönderdiği judocu Hasan Al-Bayan, oyunların ardından ülkesine geri dönmeyerek Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu.
ÜLKESİNE GERİ DÖNMÜYOR
Al-Bayan’ın, siyasi ve kişisel nedenlerle Suriye’ye dönmeyi reddettiği belirtiliyor. Olay, spor camiasında ve Suriye’de geniş yankı uyandırdı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>