Gilbert – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Thu, 30 May 2024 21:04:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Norveçli Profesör Mads Gilbert: İsrail’in Gazze’deki zulmü hayatımda gördüğüm en büyük zulüm https://www.akittvhaber.com.tr/norvecli-profesor-mads-gilbert-israilin-gazzedeki-zulmu-hayatimda-gordugum-en-buyuk-zulum/ https://www.akittvhaber.com.tr/norvecli-profesor-mads-gilbert-israilin-gazzedeki-zulmu-hayatimda-gordugum-en-buyuk-zulum/#respond Thu, 30 May 2024 21:04:01 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8217

Norveçli profesör Mads Gilbert, İsrail’in, “Filistin halkını aç ve susuz bıraktığı, dondurduğu, bombaladığı ve sakat bıraktığı” Gazze’de yaşananlara ilişkin “Hayatımda gördüğüm tüm zulümlerin ötesinde.” dedi.

İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla düzenlenen konferansa katılmak için İstanbul’a gelen Norveçli profesör Gilbert, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Gilbert, İsrail’in Gazze’de Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanında (UAD) yargılanmasına ve bu konuda ellerinde birçok argüman olduğuna değinerek şunları kaydetti:

“Benim için ise İsrail işgal ordusunun Gazze’deki Filistin halkını nasıl aç ve susuz bıraktığını, dondurduğunu, bombaladığını ve sakat bıraktığını görmek yeterli. Benim için bu bir savaş suçudur ve hayatımda gördüğüm tüm zulümlerin ötesindedir. Bu, sadece bir askeri harekat olmaktan çok daha fazlası. Bu, tüm halkın cezalandırılmasıdır ki toplu cezalandırma yasa dışıdır. Bu, sivil halka, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, silah taşımayan herkese yönelik bir saldırıdır ve uluslararası hukuka aykırı olan Filistin sağlık sistemine karşı topyekun bir savaştır.”

Aç bırakmanın bir kitle imha silahı olduğunu vurgulayan Gilbert, “Ne tür bir insan, tam bir niyet ve planla bir milyondan fazla çocuğun açlıktan ölmesine ve temiz suya ulaşamamasına neden olur? Hangi yıldayız? 1600’de miyiz, 1400 mü yoksa 2024’te miyiz?” diye sordu.

Gilbert, insanları açlığa ve susuzluğa sevk etmenin, önceden planlanmış bir kötülük ve Filistin halkının direniş iradesine saldırmasının en üzücü yolu olduğunu söyledi.

İsrail’in Filistin halkına yönelik sömürgeci bir saldırı politikası izlediğinin altını çizen Gilbert, İsrail’in halkı aç bırakarak Gazze’den çıkmaya zorladığını kaydetti.

Gilbert, “Filistin-İsrail meselesi zor bir çatışma değil, bu zor bir işgaldir.” ifadesini kullandı.

Profesör Gilbert, uluslararası hukuka göre, işgal altındaki nüfusun sağlık hizmetlerinden, eğitiminden ve güvenliğinden sorumlu olan İsrail’in, bu sorumlulukları hiç karşılamadığını, faturayı daima uluslararası topluma kestiğini ve şimdi de 1948’den beri Filistinlilere destek olan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) saldırdığını belirtti.

“Tüm bu değerler işgal altındaki Filistin’de ve özellikle Gazze’de İsrail devletinin saldırısına uğruyor”

Gilbert, “Batılı hükümetlerin, Ukrayna’nın işgali nedeniyle Rusya’ya karşı yaptıkları gibi İsrail’i, yaptırımlar, boykot ve barışçıl siyasi araçlarla durdurmamaları beni dehşete düşürdü, şok etti ve çok kızdırdı. Bu çifte standartlar, kendilerine insan ırkının dostları, insanlığın dostları ve uluslararası hukukun savunucusu diyen herkes için çok utanç vericidir.” dedi.

Artık yeni bir dilin kullanılmaya başladığını söyleyen Gilbert, “sömürgeleştirme”, “apartheid” ve “ırkçılık” gibi kavramların daha sık kullanılması gerektiğini çünkü ABD ve İsrail’in politikasını bu kavramların açıkladığını belirtti.

Gilbert, “Bence yeni bir neo-kolonyalizm çağındayız, ki bu çok tehlikeli, doğrunun değil gücün doğruyu tanımladığı bir çağ. En güçlü olanın hiçbir sınırlama olmaksızın, uluslararası hukuka ve temel insani değerlere saygı duymaksızın istediğini yapabildiği orman kanununa geri dönüyoruz.” diye konuştu.

İnsanların birbirine saygı duyduğunu, susuzluk çekene su, açlık çekene yiyecek bulmanın insani bir değer olduğunu ve bu değerleri herkesin çocuklarında görmek isteyeceğini ifade eden Gilbert, “Tüm bu değerler işgal altındaki Filistin’de ve özellikle Gazze’de İsrail devletinin saldırısına uğruyor.” dedi.

“Daha fazla gösteri, daha fazla faaliyet, daha fazla bilgi”

Gilbert, İsrail saldırılarına karşı dünyanın her yerinde insanların Filistin’le dayanışma içinde olmak için ayağa kalktığını, özellikle de gençlerin “bizim istediğimiz dünya bu değil” diyerek sokaklara dökülüp gösteriler yaptığını aktardı.

Tüm dünyada gerçekleşen gösterilerin umut verici olduğunu kaydeden Gilbert, özellikle de ülkesi Norveç’te genç kadınların Gazze’de olup bitenlere karşı gösterilere öncülük ettiğini belirtti.

Gilbert, iyi insanların ve genç Yahudilerin yaşananlara karşı çıkmasının ABD Başkanı Joe Biden, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Pentagon için sorun teşkil ettiğinin, hatta bunun büyük güçler için büyük bir sorun olduğunun altını çizdi.

Avrupa hükümetlerinin tavrındaki değişimin sebebinin de sokakların zorlaması olduğuna işaret eden Gilbert, devletler ile halklar arasındaki uçurumun giderek derinleştiğini, iktidarlar için büyük bir sorun haline geldiğini, dolayısıyla Filistin’e destek veren gösterilerin artarak devam etmesi gerektiğini kaydetti.

Gilbert, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya karşı boykot, tecrit ve yaptırım politikası uygulayan Avrupa, ABD ve NATO’nun, Filistinliler İsrail’i boykot ettiğinde buna karşı çıktıklarını hatırlattı.

Profesör Mads Gilbert, sözlerini şöyle noktaladı:

“Faaliyetlerimizi sürdürmeliyiz, daha fazla gösteri, daha fazla faaliyet, daha fazla bilgi ve neler olup bittiğini anlamak için çalışmalıyız. Politika, politikacılara bırakılamayacak kadar önemli bir konudur.”

AA Global Haberler Direktörü Faruk Tokat, Gilbert’e “Kanıt” kitabını takdim etti

İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla düzenlenen konferansa katılan AA Global Haberler Direktörü Faruk Tokat, AA’nın “Kanıt” kitabını Gilbert’e takdim etti.

Tokat, Gilbert’e AA tarafından hazırlanan kitabın İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarını belge niteliğindeki fotoğraflarla gözler önüne serdiğini ve kitaptaki bazı görsellerin uluslararası mahkemelerde kanıt olarak kullanılacağını söyledi.

Gilbert, bu hediyeden dolayı memnuniyetini ifade etti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/norvecli-profesor-mads-gilbert-israilin-gazzedeki-zulmu-hayatimda-gordugum-en-buyuk-zulum/feed/ 0
Filistin Sempozyumu’nda Akademik Özgürlükler ve Filistin Konusu Tartışıldı https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/#respond Sat, 04 May 2024 21:03:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7332

İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla bir otelde düzenlenen “Filistin Sempozyumu”nda “Akademik Özgürlükleri Korumak ve Kamusal Aydınların Filistin Konusundaki Rolü” paneli yapıldı.

İbn Haldun Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Irfan Ahmad moderatörlüğünde yapılan panele, Gazze İslam Üniversitesinden Kamalain Shaath, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinden David Miller ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berdal Aral konuşmacı olarak katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını Norveçli Prof. Dr. Mads Gilbert yaptı.

Gilbert, burada yaptığı konuşmada, Gazze’nin herkesi etkileyen bir mücadele olduğunu vurgulayarak, “Eğer İsrail cezasız kalmaya devam edecekse ve bu Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen İsrail’in herhangi bir sonucu olmaksızın öldürmek istedikleri kadar kişiyi öldürmelerine izin verilecekse sırada kim olacak ve çocuklarımız ve torunlarımız için dünya neye benzeyecek?” dedi.

Filistin halkının acı çektiğini, ölüm, yaralanma, açlık ve susuzlukla mücadele ettiğini kaydeden Gilbert, “Hepsinden önemlisi Filistin halkı sömürgeciliğe, işgale ve apartheide karşı direnişlerinde dimdik ayakta duruyor.” diye konuştu.

Gilbert, Gazze’de yaşananların İsrail tarafından yapılan ve ABD’nin desteklediği yüzde 100 beşeri bir felaket olduğuna dikkati çekerek, “Bunun askeri bir anlamı yoktur, bu ortadan kaldırma politikasıdır. Bu, toprak çalmanın ve toprağın sahibi olan insanları öldürmenin sömürgeci siyasetidir.” ifadesini kullandı.

Filistinli sağlık çalışanlarının şu anda bu dünyanın ahlaki pusulaları olduğunu belirten Gilbert, onların gerçek kahramanlar olduğunu söyledi.

Gilbert, Gazze’de derhal ateşkes sağlanması gerektiğini vurgulayarak, bölgeye gıda, su, sağlık ekibi ve tıbbi malzeme girişine de izin verilmesi gerektiğine işaret etti.

Yardımların Gazze’ye girişinin uluslararası toplum tarafından kontrol edilmesi gerektiğini dile getiren Gilbert, Gazze’nin yeniden inşasının da önemine değindi.

Gilbert, sorumluluğun Filistinlilerde olması gerektiğinin de altını çizerek, Gazze’nin çok güzel bir yer olduğunu ve orada uzun yıllar çalıştığını anlattı.

Dört ay boyunca Gazze’de her gün ortalama 10 çocuğun uzuvlarının kesildiğini aktaran Gilbert, gerekli ameliyatlar için Gazze’de rehabilitasyon hizmetine de ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Gilbert, Gazze’deki çocukların yüzde 90’ının ishal, kusma gibi bulaşıcı hastalıklara yakalandığını, hastalıklar nedeniyle su ihtiyacı daha da artan çocukların temiz su kaynaklarına erişiminin olmadığını vurguladı.

Gilbert, şunları kaydetti:

“Bu dünyanın nesi var böyle? İsrail’in dört ay boyunca insanları aç bırakarak, öldürerek, sakat bırakarak ve dondurarak ölümle korkutmasına izin vermek. Orta Çağ’a geri mi döndük? Ormana mı döndük? Her birimiz tavır almak zorundayız çünkü dediğim gibi bu sadece Filistinlilerin davası değil. Şehitleri asla unutmayacağız. Baskıya, ırkçılığa ve sömürgeciliğe asla boyun eğmeyeceğiz. Filistin halkının yanında dimdik duracağız çünkü belki 15 yıl sonra ya da 20 yıl sonra dünyanın Filistinlilere şu anda gösterebileceği dayanışmaya ihtiyacımız olacak. Taleplerimiz basit. Gazze’yi yeniden inşa edeceğiz ama önce ateşkes talep ediyoruz, kuşatmayı kaldırın, Filistinlilerin sağlık hizmetlerini açın, sınırları açın, çocukları koruyun ve Filistin’in işgalini durdurun!”

“Ve şimdi ateşkes çağrısı yapıyoruz, soykırımı durdurun, Filistin’i özgürleştirin”

Gazze İslam Üniversitesinden Shaath, akademik özgürlüğün entelektüel ve fiziksel olmak üzere iki farklı yönü olduğunu dile getirdi.

Entelektüel anlamda akademik özgürlüğün doğru araştırmanın özgürce yayımlanması olmadığına işaret eden Shaath, önemli olanın konuları tartışma özgürlüğünün bulunması olduğunu vurguladı.

Shaath, insanların fikirlerini kamuya açık bir şekilde ifade etmeleri nedeniyle cezalandırma korkusu olmadan hareket edebilmeleri gerektiğine dikkati çekti.

Fiziksel olarak da akademisyen ve öğrencilerin hareket alanlarının kısıtlanmasına, kısıtlı kaynaklara ve personel güvenliğine yönelik tehditlere işaret eden Shaath, “Aslında İsrail ile Filistin bağlamında, aslında belki de entelektüelden ziyade fiziksel tarafa daha fazla vurgu yapıyoruz. Dolayısıyla öğrenciler için yüksek öğretim kurumlarına erişimimiz yok ve akademisyenler için uluslararası konferanslara katılma imkanımız yok. Küresel akademik topluluklarla ilişki kurmanın ve değerli işbirlikleri oluşturmanın bir yolu yok.” ifadelerini kullandı.

Shaath, bu sempozyumun da İsrail kurumlarının ve üniversitelerde Filistinlilere karşı İsrail’i destekleyen akademisyenlerin boykotu için önemine değinerek, “Ve şimdi ateşkes çağrısı yapıyoruz, soykırımı durdurun, Filistin’i özgürleştirin.” şeklinde konuştu.

“Biz entelektüeller ve akademisyenler olarak hegemonyanın bir parçası olmamalıyız”

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinden Miller, akademik özgürlüğün gerekliliğine değinerek, “Siyonistler akademik özgürlüğe karşıdırlar çünkü Filistin’in varlığının ifade edilmesine ve hatta buna dair herhangi bir işarete ya da Siyonist projeye yönelik herhangi bir eleştiriye karşıdırlar.” dedi.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarında üniversitelerin de hedef alındığını anımsatan Miller, “Gazze İslam Üniversitesi, geçen yıl 10 ve 11 Ekim tarihlerinde, oldukça Siyonist bir şekilde bombalandı ve daha sonra Aralık ayına kadar devam eden bir dizi saldırı ile tamamen yok edildi.” şeklinde konuşarak, “Bunlar kaza değil, Bunlar, duyduğumuz gibi akademisyenlerin hedef alınarak öldürülmesidir, tıpkı kurtarma görevlilerinin, doktorların, öğretmenlerin hedef alınarak öldürülmesi gibi.” diye konuştu.

İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Aral da asıl sorunun İsrail’in Gazze’ye yönelik yaptığı saldırlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çok fazla suç işlediniz, bölgeyi işgal ettiniz, suçlusunuz. Biz entelektüeller ve akademisyenler olarak hegemonyanın bir parçası olmamalıyız. Özgür düşünürler olmalıyız, adaletle hareket etmeliyiz ve baskı ve işgal mağdurlarına verdiğimiz destekle hareket etmeliyiz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/feed/ 0