Gerektiği – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 21:30:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi Paneli Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlendi https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:30:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10609

Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” başlıklı panelde, yapay zeka alanındaki çalışmaların ulusal ve uluslararası işbirliği içinde yürütülmesi gerektiği belirtilerek, ortak makul ve uygulanabilir bir sürecin önemine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Mehmet Haklıdır’ın üstlendiği “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” paneline, Toronto Metropolitan Üniversitesi Vector Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Sedef Akınlı Koçak, Holistic AI Hukuk ve Regülasyondan Sorumlu Kamu Politikaları Yöneticisi Osman Gazi Güçlütürk, Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Özcan Sarıtaş ve İspanya IE Üniversitesi Dekanı Manuel Muniz katıldı.

Toronto Metropolitan Üniversitesinden Koçak, derin öğrenme alanında araştırma yaptıklarını belirterek, yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme araştırmalarının ileri seviyede olduğunu söyledi.

Yapay zeka okuryazarlığının gelişmesi gerektiğine işaret eden Koçak, yapay zeka alanında etik ilkelerinin belirlenmesi için de ekip oluşturduklarını aktardı.

Koçak, çerçeve çalışmalar kullanılarak mahremiyet, gizlilik ve güvenirlikle ilgili yapay zeka kriterlerinin belirlenebileceğini ve böylece küresel çerçevenin de oturtulabileceğini anlattı.

Farklı ülkelerin, farklı öncelikleri olduğuna dikkati çeken Koçak, 69 ülkenin yeni yapay zeka politikalarını belirlediğini ve güzel ilerlemeler kaydettiklerini dile getirdi.

Koçak, bu politikaların nasıl hayata geçirileceğinin önemli olduğuna işaret ederek, özel sektör, kamu ve uluslararası alanlarda ortak çalışılması gerektiğinin altını çizdi.

Genç nesillerin, yapay zeka alanında eğitilmesinin gerekliliğini vurgulayan Koçak, yapay zekanın topluma nasıl fayda getireceğinin çalışılması gerektiğini söyledi.

Koçak, yapay zekanın sürdürülebilirliği nasıl etkiyeceğinin önemine işaret ederek, bunun yalnızca çevre alanında da değerlendirilmemesi gerektiğini, ekonomi, teknik ve toplum boyutlarının da düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir standartlaşma”

Holistic AI’dan Güçlütürk, dünyanın her yerinde farklı ilkeler olduğunu ancak esas farkın uygulamada ortaya çıktığını belirterek, herkes için geçerli olabilecek ve eşitlik sağlayacak kamu ilkelerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Bu alanda uyumlaştırmanın ve tek tipleştirmenin büyük bir görev olduğuna dikkati çeken Güçlütürk, bunun devletlere düştüğünü belirtti.

Güçlütürk, ortak dil ve çerçeve bir anlayışın belirlenmesi için işbirliği gerektiğini aktararak, bunun ulusal girişimlerle uluslararası çerçevelere katılma yoluyla mümkün olabileceğine işaret etti.

Uyumlaştırmanın algı seviyesinde başlaması gerektiğini belirten Güçlütürk, adil ve makul bir uyumlaştırma mentalitesi olması gerektiğini kaydetti.

Güçlütürk, uyumlaştırmanın pratik seviyede gerçekten uygulanabilir olduğundan emin olunması gerektiğini söyleyerek, “(Her ülke arasında) Tam uyum hedeflenirse bu belki uygulanabilir olmayabilir. Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir uyumlaştırma ve standartlaşma, bunlar önemli detaylar.” dedi.

Teknolojinin dış politika alanı haline gelişi

IE Üniversitesi Dekanı Muniz, hukukta ve yasal yönetmeliklerde yapay zeka teknolojisinde pek çok gelişme olduğunu kaydederek, başarılı olan yasal düzenlemelerin bulunduğunu söyledi.

Teknoloji alanında değişim ve inovasyon dönemine girildiğine işaret eden Muniz, mahremiyet ve gizliliğin nerede başlayıp nerede bittiğine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Muniz, teknolojinin başlı başına bir dış politika alanı haline geldiğini, teknolojinin stratejik çıkarlar ve ana değerler etrafında şekillendiğini dile getirdi.

Yapay zeka ve diplomasi konusunda büyük bir güç unsurundan bahsedildiğini kaydeden Muniz, teknoloji kullanımının ve dağılımının değiştiğini ifade etti.

Muniz, diplomatların teknolojinin bu alandaki etkilerini öngörebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, insan hakları ve siyasi sistem gibi alanlarda teknolojinin neler yapabileceğinin görülmesinin önemini anlattı.

Yapay zekada işbirliğinin önemi

Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Sarıtaş, bilimsel olarak mümkün, ekonomik olarak karşılanabilir ve sosyal açıdan arzu edilebilir bir gelecek tasarlanması gerektiğini kaydederek, bunu yaparken politika yapıcıların gündemine ileride bu çalışmaların neler yapabileceğini sunduklarını söyledi.

Etik, yasal ve sosyal unsurların düşünülmesi gerektiğini belirten Sarıtaş, yapay zeka alanında farkındalık oluşturulmasının yanı sıra toplum üzerindeki etki ve izlenimin nasıl olacağının değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Sarıtaş, teknoloji ile yasa arasında bir boşluk olmaması gerektiğine işaret ederek, geleceğin öngörüleri çalışılırken senaryolar üzerinden giderek fırsat ve zorlukları değerlendirdiklerini aktardı.

Bilgi ve istihbaratın çok önemli olduğunu vurgulayan Sarıtaş, yapay zeka yarışının başlayabileceğini ancak işbirliği ruhu içinde hareket edilebileceğini ifade etti.

Sarıtaş, geçmişe göre bu alanlarda aktörlerin çeşitlendiğini belirterek, boşlukları kapatmak için yapay zekaya ihtiyaç duyulduğunun ve rekabete düşmeden işbirliği tarafında kalınması gerektiğinin altını çizdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Suriye’deki İstikrara Giden Yol Tartışıldı https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-suriyedeki-istikrara-giden-yol-tartisildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-suriyedeki-istikrara-giden-yol-tartisildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:33:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9605

Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Suriye’de İstikrara Giden Yol” başlıklı panelde, Suriye’de ağırlaşan insani krize dikkat çekilirken bu krizin giderilmesi için siyasi çözüm gerektiği ve bunun için de tüm tarafların müzakerede bulunmasının şart olduğu vurgulandı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Editörü Ghida Fakry’nin üstlendiği “Suriye’de İstikrara Giden Yol” paneline, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen, Müzakere Komisyonu Başkanı Bedir Camus, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Suriye Krizi Bölgesel İnsani Koordinatörü Muhannad Hadi ve Atlantic Council’da araştırmacı Rich Outzen katıldı.

Panelde konuşan BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, Suriye’deki duruma ilişkin bir ilerleme kaydedilemediğini belirterek ülkedeki savaş bölgelerindeki halkın yarısından fazlasının evlerini terk ederek geri dönemediklerini söyledi.

Pedersen, tüm göstergelerin her alanda yanlış yönü gösterdiğine işaret ederek insani ihtiyaçların arttığını ancak uluslararası desteğin azaldığını vurguladı.

Güvenlik durumuna ilişkin iki unsur olduğunu ve bunlardan birinin Gazze’deki savaşla alakalı olduğunu kaydeden Pedersen, bunun Suriye’ye de sıçradığını dile getirdi.

Pedersen, terör örgütü DEAŞ’in de Suriye’de kol gezdiğine işaret ederek, Suriye konusunda BM kapsamında özellikle Güvenlik Konseyinin ve daimi üyelerin desteğine ihtiyaçları olduğunun altını çizdi.

Suriye’de Rusya’nın rolünün arttığını, İsrail’in saldırıda bulunduğunu, uyuşturucu kaçaklığı sorununun ortaya çıktığını anlatan Pedersen, bu sorunların tüm tarafların çabalarıyla çözülebileceğini belirtti.

Tüm taraflar masaya oturmalı

Pedersen, tüm paydaşların masanın etrafından oturması gerektiğine dikkati çekerek ABD, Türkiye İran ve Rusya gibi aktörlerin de masada olması gerektiğini ifade etti.

Suriye’de Mart 2020’den bu yana cephelerin çok fazla değişmediğine işaret eden Pedersen, bu krizin askeri alanda çözülemeyeceğini ve savaşın kazanılamayacağını aktörlerin anladığını kaydetti.

Pedersen, meselenin artık savaşı kazanmak değil, barışı kazanmak olduğunun da altını çizdi.

Suriye’de askeri bir çözümden bahsedilemeyeceğini siyasi tarafının olması gerektiğini vurgulayan Pedersen, Gazze’deki savaşın Suriye’ye sıçramamasını amaçladıklarını dile getirdi.

İnsani yardımın artırılması gerektiğini vurgulayan Pedersen, şöyle devam etti:

“Suriye konusunda tek başına çözüm üretilemez. Burada muhalefet, devlet, hükümet bir araya gelmeli, ortak paydada buluşmak zorunda. Aynı zamanda bütün farklı faktörleri de dahil etmemiz gerekiyor, Suriye’deki krize neden olan unsurları değerlendirmemiz gerekiyor. Politik sürece daha geniş kapsamlı bakmamız lazım, Suriye’nin egemenliği ve bağımsızlığından bahsetmemiz gerekiyor. Türkiye’nin ABD ile ilintili olarak bu politik sürecin değerlendirmesinde ve buna çözüm bulması gerekiyor, güvenlik meselesini değerlendirmemiz gerekiyor, terörizmle savaşmamız gerekiyor, bunu BM ve kararlarla beraber nasıl yapacağımızı değerlendirmemiz gerekiyor, sivil halkı nasıl koruyacağımızı düşünmemiz lazım.”

“Suriye çatışması bertaraf edilmezse diğerleri de edilemez”

Müzakere Komisyonu Başkanı Bedir Camus, 2012’den bu yana süreç içinde müzakerelere başlandığını aktararak birçok girişim olduğunu ancak hiçbir şey elde edilemediğini ve partnerlerinin de olmadığını söyledi.

Camus, daha fazla sorumluluk alınması gerektiğini vurgulayarak bir masa etrafında toplanıp çözüm aranması gerektiğini ifade etti.

2011’den bugüne kadar Orta Doğu’daki sorunların devam ettiğini kaydeden Camus, “Suriye çatışmasını bertaraf edilmezse diğerlerini de edemezsiniz. Biz Suriye’den başlamaya hazırız, her zaman müzakereler için hazırız.” dedi.

Camus, BMGK’nin verdiği kararların uygulanması için çalıştıklarını belirterek Suriye’de muhalefetin daima olumlu sonuçlar istediğini ve müzakereler için uğraştığını dile getirdi.

Camus, Suriye’deki terör örgütlerine ilişkin, “PKK-YPG, Suriye için terör örgütüdür, kuzeydoğudaki yerleşik örgütler bizim için terör örgütüdür.” ifadesini kullandı.

“Suriye’de gereken çözüm siyasi, insani değil”

BM Genel Sekreter Yardımcısı Hadi de insani yardım için de siyasetçilerin çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak “Suriye için yapılacak çözüm siyasidir, insani bir çözüm değildir. Herkes de birinci günden bu yana insani yardım çözümüne odaklanıyor, bu esas mesele değil.” diye konuştu.

Hadi, Suriyelilerin gittikçe daha zor duruma girdiğine dikkati çekerek eğitim, kadın ve çocukların korunması, ekonomi ve sağlık gibi alanlarda da sorunların büyüdüğünü söyledi.

İnsani yardımın siyasallaştırıldığına ilişkin eleştirilere yönelik Hadi, tarafsız davranarak ayrım yapmadıklarını belirterek, siyasi bir çözüm bulunmazsa bütün bölgenin istikrarsız olacağını ifade etti.

Hadi, Suriyelilerin desteklenmesinin bir gereklilik olduğuna işaret ederek “Suriye halkı için geri dönülmez bir noktaya geldiğimizden, onların geleceği için korkuyorum. Bunların hepsi bir kırmızı alarm. Siyasi çözüm beklemek, zarar vermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de insani yardım konusunun çözülmesi gerektiğine vurgu yapan Hadi, “Suriye’de çok erken bir zamandan beri gördüğümüz üzere insani yardım boşluğu kapatılmazsa başkaları bu boşlukları negatif yönde kapatıyor. Bunu dünyanın birçok yerinde gördük. Sadece o ülkeyi bölgeyi değil, bütün dünyayı etkileyebildiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ABD-Türkiye oldukça olumlu adımlar atıyor”

Düşünce kuruluşu Atlantic Council’da araştırmacı Outzen ise siyaset, diplomasi ve insani yardımın güvenlikle bağlantılı olduğunu belirterek dünyadaki krizlerin genişlemeye başladığına dikkati çekti.

Outzen, Şam yönetimine yeterli miktarda baskının yapılmasıyla müzakerelerin sağlanabileceğine işaret ederek “ABD ya da Avrupa’ya bakıldığında normalleşme yapıldığında bunun başarısız olduğunu gördük. Şam bütün yaptığı suçlardan ellerini yıkayıp çıkması söz konusu olmamalı.” dedi.

Bu krizinin çözümü için etkin şekilde Türkiye ile çalışılması gerektiğini belirten Outzen, çok istikrarsız bir durumun bulunduğunu kaydetti.

Outzen, ABD-Türkiye ilişkilerine dair, “Oldukça olumlu adımlar atılıyor, umarım ileride daha güzel işbirlikleri sağlayacaktır. Değişim için bir motor gücü gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-suriyedeki-istikrara-giden-yol-tartisildi/feed/ 0
Asansörlerin Güvenli Kullanımı ve Önemi https://www.akittvhaber.com.tr/asansorlerin-guvenli-kullanimi-ve-onemi/ https://www.akittvhaber.com.tr/asansorlerin-guvenli-kullanimi-ve-onemi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:45:18 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4938

Yoğun kentleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan yüksek binalarda kullanılan asansörler, günlük yaşantının önemli araçlarından biri haline geldi. Her gün milyonlarca insan güvenli olduğunu düşünerek bu asansörleri kullanıyor. Günümüzde artık asansör olmayan bir bina düşünülemediği gibi arızalı olması halinde de yaşamı gerçekten zorlaştırılıyor. Altınbaş Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSGAM) Müdürü Dr. Serdar Ay, asansörlerin faal ve güvenli olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, önemli bilgiler paylaştı. Serdar Ay ayrıca asansör kazalarının yüzde 74’ünün kullanıcı hatası olduğunu belirtti.

Türkiye asansör istatistiği

Dr. Serdar Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 yılında yayımlanan Asansör Sektör Raporuna göre, ülkemizde toplamda yaklaşık olarak 800.000 asansör hizmet verdiğini, bu rakamın günümüzde 1 milyona yaklaştığını ifade etti. Bu rakamın 2012 verilerine göre 101.254 olduğu düşünüldüğünde artan asansör hacmi dikkat çekici. Kamuoyuna yansıyan ölümlü ve yaralanmalı kaza haberleri de aslında periyodik bakımların hayati önemini hatırlatıyor. Asansörlerin ilgili standartlara göre imal edilerek, montajlarının yapılması gerektiği, talimatlar çerçevesinde işletilerek, periyodik bakım ve kontrollerinin zamanında ve aksaksız yapılması gerektiğini kaydetti.

Asansör kazalarının yüzde 26’sı ise işçi kazası niteliğinde

Altınbaş Üniversitesinden Dr. Serdar Ay, asansör kazalarının “Kullanıcı Kazası” ve “İşçi Kazası” olarak ikiye ayrıldığına dikkat çekerek, bu konuda herkesin belirli bir bilgiye sahip olması gerektiğini söyledi. Zira Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği “AYSAD” tarafından hazırlanan “Türkiye’de 2010-2020 Yılları Arasında Meydana Gelen Asansör Kazaları Raporu” verilerine göre kazaların yüzde 74’ü kullanıcı, yüzde 26’sı ise işçi kazası sınıfında değerlendiriliyor.

İş kazaları kapsamında gerçekleşen kazaları inceleyen Dr. Serdar Ay; ağırlıklı olarak asansör boşluğuna düşme, sıkışma ve ezilme, asansör düşmesi, kabin ile birlikte düşme, elektrik ile ilgili kazalar, cisim düşmesi ve makine/ekipman kaynaklı kazalar olduğuna işaret etti.

Yaygın olarak karşılaşılan kullanıcı kazalarına da değinen Dr. Serdar kullanıcıların dikkat etmesi gerekenleri 5 madde de sıraladı.

Kabin katta yokken kat kapısının açılması sonucunda kuyuya/asansör boşluğuna düşme kazalarının önlenebilmesi için öncelikle asansöre binerken acele edilmemeli, asansöre kontrollü binilmelidir.

Kabin kapısı olmayan asansörlerde, kabin hareket halinde iken kabin ile kuyu duvarı arasında sıkışmalar sonucu oluşan kazaların önlenebilmesi için özellikle iş yeri olarak değil de yerleşim amaçlı kullanılan binalarda kabin kapısı olan asansörler tercih edilmelidir.

Asansör kapılarının arasında sıkışma sonucu oluşan kazaların önlenebilmesi için asansörden inerken acele edilmemeli, kapılar kontrol edilerek inilmelidir.

Asansörlerin aşırı ağırlık taşıması sonucunda oluşan kazaların önlenebilmesi için müsaade edilen ağırlık ve/veya kişi miktarına göre asansörler kullanılmalıdır.

Asansörlerde şakalaşmamalı, sigara içilmemeli ve eşyalar emniyete alınarak taşınmalıdır.

Dr. Serdar Ay son olarak, deprem kuşağında olan bir coğrafyada yaşadığımız gerçeğini hatırlatarak vatandaşları, deprem ve yangın durumlarında asansör kullanmamaları konusunda uyardı. Ayrıca doğrudan asansör kazaları ile ilgili olmasa da bulaşıcı hastalık tehlikesine karşı önlem olarak, asansörlerde sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerektiği belirtti.

Asansörlerin periyodik bakım ve kontrollerinin A tipi muayene kuruluşunca yapılması gerektiğini vurgulayan Altınbaş Üniversitesinden Dr. Serdar Ay, yapılan değerlendirmeye göre asansöre, kusur durumunu gösteren bilgi etiketlerinin kabin içerisindeki kullanıcıların rahatlıkla görebileceği şekilde kumanda panelinin etrafında en uygun yere ve ana durakta yer alan dış çağrı kumanda panelinin yanına veya durak kapısı kasasının üzerine iliştirilmesi gerektiğini dile getirdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/asansorlerin-guvenli-kullanimi-ve-onemi/feed/ 0