Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, genel sekreter yardımcıları ve daire başkanları ile gece 01.30’a kadar süren toplantı yaparak, “Fedakar ekibimize çok teşekkür ediyorum. Gerek belediyemizin, gerek çalışanlarımızın, yapmış olduğumuz projeleri hayata geçirme düşüncesinde ve süreci yönetirken mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam ediyoruz” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak gün boyu sürdürdüğü mesaisine gece de devam eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan ve Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman, Serdar Öztürk, Ali Hasdal ve Mustafa Türkmen, Etüt ve Projeler Daire Başkanı Ahmet Şeref Bahçecioğlu, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı İbrahim Özçekiç ve KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan ile başkanlık makamında proje ve çalışmaları değerlendirerek, gecenin geç saatlerine kadar çalışmaları sürdürmeye devam etti.
“Mesai Mefhumu Gözetmeden Çalışmalara Devam Ediyoruz”
Başkan Büyükkılıç, 31 Mart’ta yapılacak seçimlerle ilgili gündüz süreci yürütürken, gece mesaisi yaparak çalışmalara devam ettiklerini ifade ederek, “Gündüz ister istemez, 31 Mart’ta yapılacak seçimlerle ilgili süreci yürütmek ve çalışmak durumunda kaldığımız için belediyemizin işleriyle ilgili mesaimizi de geceye taşımak zorunda kalıyoruz. Fedakar ekibimize çok teşekkür ediyorum. Elbette değerlendirmemiz, görüşmemiz, yapmamız gereken konular, işler var. Gerek belediyemizin, gerek çalışanlarımızın, yapmış olduğumuz projeleri hayata geçirme düşüncesinde ve süreci yönetirken mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam ediyoruz. Fedakar mesai arkadaşlarım sizlere teşekkür ediyorum. Saat tam 01.30. İnşallah Berat Kandilini de bu başlayan gecenin sonunda idrak edeceğiz. Kayseri’deki hemşehrilerimiz başta olmak üzere tüm İslam Aleminin Berat Kandili’ni tebrik ediyorum. İnşallah beratını alanlardan oluruz. Ardından tabi temennimiz Ramazan ayı, kadir geceleri ve ardından huzuru içerisinde bayrama erişmeye Mevla’m bize nasip eylesin” diye konuştu.
“Şehrimizi Seviyoruz”
Kayseri’de birlik ve beraberliğin ve dayanışmanın her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Başkan Büyükkılıç, ‘Bizleri seven, seçen, güvenen hemşehrilerimize hizmet etme lütfunda Mevla’m bulundursun’ diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu arada Ankara’dan misafirlerimiz de çok şükür eksik olmuyor. Hazine ve Maliye Bakanımızı Kayseri’mizde ağırladık. Tarım ve Orman Bakanımızı da ağırladık. Paydaşlarımızla görüşme fırsatı elde ettik. Üreticilerimizin gönlünde taht kurdu. Hem de Kayseri’mizin beklentilerine cevap verecek projelerin konuşulmasına fırsat vermiş oldu. Ayrıca, Kayseri’mizin her noktasında emeği olan ve tabi ki en önemli bakanlıklardan da birisi olan Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanımızda Kayseri’mizdeydi. İş adamlarımızla, yatırımcılarımızla, gururumuz olan hemşehrilerimizle bir araya geldik. Orada gerçekte hepimizin içine sinen güzel bir ortam vardı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. İnşallah yeni dönemde projelerine hem vereceği desteğe, kaynak konusunda bütün imkanları seferber edeceğine gecenin bu saatinde temenni ederek, beklentimi de burada şehrimi adına paylaşmış oluyorum. Şehrimizi seviyoruz. Cenab-ı Allah birliğimiz, beraberliğimizi ve huzurumuzu bozmasın. 16 ilçe başkanımızla dayanışma içerisinde bizleri seven, seçen, güvenen hemşehrilerimize hizmet etme lütfunda Mevla’m bulundursun diyoruz.” – KAYSERİ
]]>
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Gümüşhane’de Kemaliye Camisi’nde cuma namazını kıldırdı.
Erbaş, cuma namazından önce irat ettiği hutbeye, “Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.” ayetini okuyarak başladı.
Yarın gece şaban ayının 15’i olduğunu, ramazanın habercisi mübarek Berat Gecesi’nin idrak edileceğini anımsatan Erbaş, “Bizleri bu mübarek geceye ulaştıran yüce Rabb’imize sonsuz hamdüsenalar olsun. ‘Recep ve şaban ayını ya Rabb’i bize mübarek kıl ve bizi ramazan ayına ulaştır’ diye dua eden Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun.” dedi.
Erbaş, Berat Gecesi’nin, akıp giden ömrün muhasebesini yapmayı, yaratılış gayesine uygun olmayan her türlü söz ve davranıştan uzak kalmayı insanlara hatırlatan önemli bir gece olduğunu ifade ederek, “Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren her türlü öfke, kin, haset ve nefretten uzak durmamız gerektiğini bize öğreten mübarek bir gecedir Berat Gecesi. Berat Gecesi, insanların hata ve kusurlarını örtenlerin Rabb’imizin sonsuz ikramlarına nail olacaklarını bildirir.” diye konuştu.
“Kim affeder ve insanlarla arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah’a aittir.” ayetinin de aralarında bulunduğu bazı ayetleri okuyan Erbaş, şöyle devam etti:
“Peygamber efendimiz, daha çok Kadir Gecesi’nde, ‘Allah’ım sen şüphesiz affedicisin, affedersin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle ya Rabb’i’ diye dua ederdi ve Hazreti Ayşe validemize böyle dua etmesini tavsiye etmişti, ondan öğreniyoruz biz affetmenin ne kadar önemli olduğunu, Rabb’imizin affedici olduğunu. İşte bu mübarek günlerde müminler olarak küçücük şeylere kızıp, öfkelenip birbirimize zarar vermeyelim, birbirimizin kalplerini kırmayalım, gücendirmeyelim, mümin affedici olur. Berat Gecesi, tövbe ve istiğfar gecesidir. Tövbe, günahta ısrar etmemektir. Hata ve kusurlarımıza nedamet duyup, tevvab olan Rabb’imizin sonsuz mağfiretine sığınmaktır. Yüce Rabb’imiz, ‘Ey iman edenler. İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabb’iniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar.’ buyurmaktadır. Öyleyse bu mübarek geceyi hayatımızda tertemiz sayfalar açmak için fırsat bilelim. Rabb’imizle aramızdaki en büyük engel olan haramlardan, kul ve kamu hakkından uzak duralım. Günahımızın ölçüsü ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinden asla umudumuzu kesmeyelim. Peygamber efendimizin, ‘Rabb’imiz, kulunun tövbe etmesine, önemli bir eşyasını kaybedip sonradan o eşyayı bulan birisinin sevindiğinden daha fazla sevinir.’ hadisi şerifi aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım.”
Erbaş, Berat Gecesi’nin aynı zamanda dua gecesi olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Dua, kulluğun ve ibadetin özüdür. Dua, hayatın zorlukları karşısında bizlere direnme gücü veren eşsiz bir nimettir. Dua, kulun halini rabbine arz etmesi, acziyetini kabul ederek onun lütuf ve inayetine sığınmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de Rabb’imiz, ‘Bana dua edin, ben de duanızı kabul edeyim.’ diye bütün kullarını uyarmaktadır. Peygamber efendimiz ise Berat Gecesi’nde Cenabıhakk’ın kullarına şöyle nida ettiğini haber vermektedir, ‘Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.’ Öyleyse bu kutlu gecede karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek, rabbimize içtenlikle dua edelim aziz kardeşlerim. Anne ve babamızın, eş ve çocuklarımızın, akraba, komşu ve dostlarımızın sıhhat ve selameti için Rabb’imize niyazda bulunalım. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliği için Allah’a yalvaralım. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, dünya üzerinde zalimlerin, işgalcilerin, işgalci İsrail’in zulmü altında inleyen Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere nerede bir mazlum varsa, o mazlumların zalimlerin zulmünden kurtulabilmeleri için özellikle berat gecesinde, şu mübarek cuma gününde dua edelim. ‘Ya Rabb’i zalimleri zalimlere musallat eyle, onları birbirine düşür ve müminleri onların zulmünden kurtar.’ diye dua edelim.”
Ali Erbaş, hutbeyi, şu sözlerle tamamladı:
“Beratımızı alanlardan olabilmek için Kur’an ve sünnetin tarif ettiği bir mümin olmaya gayret edelim. Rabb’imizin emirlerine hakkıyla tabi olalım, yasaklarından var gücümüzle sakınalım. Her türlü kötülükten, haksızlıktan ve adaletsizlikten uzak duralım. Kırılan kalpleri onaralım, küskünlük ve dargınlıkları sonlandıralım. Üzerimizde hakkı bulunanlarla helalleşelim. Mazlum ve kimsesizlere el uzatmaya, haklı davalarında onların yanlarında olmaya, zalimlere ve bu zalimleri destekleyenlere karşı boykot vazifemizi hakkıyla yerine getirelim. Zalimlere, işgalcilere, mallarıyla, alışverişleriyle destek olanların mutlaka destekten vazgeçmeleri için gereken boykotu yapalım, yapmaya devam edelim. Bu vesileyle, Cenabıhakk’tan Berat Gecemizin aziz milletimiz, ümmet-i Muhammed ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere bütün mazlumların felaha ulaşmasını yüce rabbimden niyaz ediyorum.”
Erbaş, daha sonra İstanbul’da elektrik akımına kapılarak vefat eden 42 yaşındaki Murat Koç’un cenaze namazını kıldırdı, ailesine başsağlığı diledi.
]]>
MUSTAFA USTA
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, “Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz” dedi.
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, Sinop açıklarında balık avlamak için açılan balıkçıların aynı saatte denize açılıp aynı saatte limana dönme kararıyla ilgili açıklama yaptı. Samsun, şunları söyledi:
“SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ADINA KANUNLARIN YAPMAK İSTEDİĞİNİ BALIKÇILARIMIZ KENDİ KALPLERİNDEN BU KARARI ALMIŞLAR VE UYGULUYORLAR”
“Türk balıkçısı zor zamanların, zor mücadelelerin insanlarıdır. Hepsine birer selam göndererek bereketli bir avcılık yapmalarını dileyerek, onların bu sıkıntılı faaliyetlerini izleyenlere kısaca özetlemek isterim. Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Eskiden bunu gece de avlayabiliyorlardı. Gırgır balıkçıları istavriti kanuni olarak gece gündüz avlayabiliyorlar. Herhangi bir yasak yok. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Neden? Çünkü, buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları bu manada tebrik ediyorum.
“BİLİMSEL OLARAK BİZ BUNU DESTEKLİYORUZ”
Bilimsel olarak bakarsak geceleyin istavrit balıkları biraz daha hava soğuduğu için suyun daha alt kısımlarında bulunuyorlar. Geceleri dinleniyorlar ve sabahları da beslenme, hareket etme, iç güdüleri gereği denizin biraz daha üst kısımlarına çıkıyorlar. Bilimsel olarak da biz bunu destekliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin denizlerinde avcılık yapan Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de değişik balıkları avlayan gırgır avcıları Moritanya gibi Güney Afrika’da ki denizlerde kazan kazan misaliyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorlar hem orada yakaladıkları balıkları o bölgenin firmalarına işleterek hem o ülkelere, hem Türkiye’mize döviz kazandırıyorlar. Buradaki teknelerde sürdürebilir balıkçılık anlamında bu balıkçıların bu istavrit, hamsi gibi göçmen balıkların bizden sonraki nesillere devamını sağlamak için kendileri böyle bir kara almışlar. Onları bilim dünyası olarak, akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Onlara bereketli bir avcılık diliyor, insanlarımıza da bu doğal ürünü soflarında haftada en az 1-2 defa tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bütün insanlarımızın ekonomik şartlar içerisindeki akaryakıt fiyatlarından etkilenmesi gibi, giderinin büyük bir kısmı akaryakıt olan balıkçılık faaliyetlerinde de bu önemli bir girdi.”
]]>
BURSA’da arkadaş ricası üzerine gece kulübüne tabanca ile ateş edip, eski polis Murat Kayalı’nın (50) ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan Şükrü Karakaya (26) için müebbet ile 30 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcının mütalaasına itiraz eden tutuklu sanık Karakaya, Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi.
Olay, 2022 yılının aralık ayında Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde meydana geldi. Şükrü Karakaya, arkadaşları Cuma Toktaş (25), Gaye K. (29) ve Ayhan Aydın’ın (29) da içinde olduğu 34 BZK 339 plakalı otomobille Lefkoşe Caddesi’nde Bülent K.’nin işlettiği kulübün önüne geldi. Otomobili gece kulübünün karşısına park eden Karakaya, yanındaki tabancayla mekana kurşun yağdırdı. Bu sırada güvenlik kulübesinde oturan kulübün şoförü Murat Kayalı, kapıda bekleyen iş yeri çalışanları Mehmet Cengiz (44) ve Zülfü Eren (38), ağır yaralandı. Şüpheliler kaçarken, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Göğsüne mermi isabet eden Kayalı, kurtarılamadı. Murat Kayalı’nın eski polis memuru olduğu ve 10 yıl önce görevinden istifa ettiği öğrenildi.
OLAY ANI KAMERADA
Gece kulübünün kurşunlanma anı, mekanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; şüphelilerin otomobille önce iş yerinin önünde beklediği, ardından yolun karşı tarafına geçip, araç içinden ateş açtığı görüldü. Öte yandan güvenlik kulübesinde oturan Murat Kayalı’nın vurulma anı da görüntülerde yer aldı.
ESKİ SEVGİLİYE TEHDİT
Çalışma başlatan polis, eski çalışanlarından Gaye K.’nin, iş yeri sahibi Bülent K. ile daha önce ilişki yaşadığını, ardından da Ayhan Aydın ile birlikte olduğunu tespit etti. Bu nedenle Bülent K. ile Ayhan Aydın arasında husumet oluştuğu, Gaye K.’nin daha önce de Bülent K.’yi iş yerini kurşunlamakla tehdit ettiği belirlendi. Gaye K. ile Ayhan Aydın’ın azmettirmesiyle Cuma Toktaş ile Şükrü Karakaya’nın gece kulübüne ateş açtıkları ortaya çıktı.
4 ŞÜPHELİDEN 3’Ü TUTUKLANDI
Polis, Gaye K., Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ile Ayhan Aydın’ı yakalayıp, gözaltına aldı. 3 şüpheli ‘kasten öldürmek’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından tutuklanırken, ‘cinayete azmettirmek’ ile suçlanan Gaye K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sonrası iddianame hazırlandı. İddianamede, Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ve Ayhan Aydın hakkında müebbet, Gaye K. hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istendi.
‘ÖNCE ŞAKA YAPIYOR SANDIM’
Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında savunma yapan Şükrü Karakaya, arkadaşının ricasını kıramadığını belirterek, Olay akşamı, Ayhan ve Cuma ile birlikte alkol aldım. Otomobille giderken Ayhan, bana gece kulübünde birileriyle tartıştığını söyleyip, ‘Senden o gece kulübüne ateş etmeni istiyorum’ dedi. Önce şaka yapıyor sandım. Alkolün de etkisiyle onu kıramayıp, gazinoya rastgele ateş ettim. Ardından Ayhan evine giderken ben de Cuma ile bir başka gazinoya eğlenmeye gittim. Burada kurşun yağdırdığım gece kulübünde 1 kişinin ölüp, 2 kişinin yaralandığını duydum. Ardından ben de eve gittim. Daha sonra da polisler gelip, beni evden aldı. Üzgünüm, pişmanım. Tahliyemi istiyorum dedi.
Ayhan Aydın ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddedip, Şükrü Karakaya’nın kendi özel sorunları nedeniyle gazinoya giderek ateş ettiğini söyledi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Cuma Toktaş da Hakim Bey, benim hiçbir şeyden haberim yok. Birlikte alkol aldık. Otomobilin arkasında uyurken silah seslerini duydum. Çok korktum. Masumum, tahliyemi istiyorum diye konuştu.
Gaye K. ise olay günü başka gazinoda çalıştığını, konuyla ilgisi olmadığını belirterek, Yaşananları daha sonra öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi.
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Cuma Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.
‘HAVAYA RASTGELE ATEŞ ETTİM’
Davada son olarak savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Gaye K.’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirtip, beraatini istedi. Şükrü Karakaya için de ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan da 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapis cezası istendi. Cuma Toktaş ile Aydın Ayhan’ın ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 30’ar yıl hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Sanıklar mütalaaya itiraz ederken, Şükrü Karakaya, Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi. Karakaya’nın avukatı Hakan Gündoğdu da müvekkilinin ‘bilinçli taksirle öldürme’ ya da ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan yargılanması gerektiğini belirterek, Mekanın dış aydınlatmalarının tamamı kapalı. Bu haliyle mekanın o saatte açık olduğunun ve içeride birilerinin olabileceğinin müvekkilim tarafından bilinmesi mümkün değildir diye konuştu.
Mahkeme heyeti, beraat talepleri reddedip, duruşmayı erteledi. (DHA)
]]>
BURSA’da arkadaş ricası üzerine gece kulübüne tabanca ile ateş edip, eski polis Murat Kayalı’nın (50) ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan Şükrü Karakaya (26) için müebbet ile 30 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcının mütalaasına itiraz eden tutuklu sanık Karakaya, “Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum” dedi.
Olay, 2022 yılının aralık ayında Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde meydana geldi. Şükrü Karakaya, arkadaşları Cuma Toktaş (25), Gaye K. (29) ve Ayhan Aydın’ın (29) da içinde olduğu 34 BZK 339 plakalı otomobille Lefkoşe Caddesi’nde Bülent K.’nin işlettiği kulübün önüne geldi. Otomobili gece kulübünün karşısına park eden Karakaya, yanındaki tabancayla mekana kurşun yağdırdı. Bu sırada güvenlik kulübesinde oturan kulübün şoförü Murat Kayalı, kapıda bekleyen iş yeri çalışanları Mehmet Cengiz (44) ve Zülfü Eren (38), ağır yaralandı. Şüpheliler kaçarken, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Göğsüne mermi isabet eden Kayalı, kurtarılamadı. Murat Kayalı’nın eski polis memuru olduğu ve 10 yıl önce görevinden istifa ettiği öğrenildi.
OLAY ANI KAMERADA
Gece kulübünün kurşunlanma anı, mekanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; şüphelilerin otomobille önce iş yerinin önünde beklediği, ardından yolun karşı tarafına geçip, araç içinden ateş açtığı görüldü. Öte yandan güvenlik kulübesinde oturan Murat Kayalı’nın vurulma anı da görüntülerde yer aldı.
ESKİ SEVGİLİYE TEHDİT
Çalışma başlatan polis, eski çalışanlarından Gaye K.’nin, iş yeri sahibi Bülent K. ile daha önce ilişki yaşadığını, ardından da Ayhan Aydın ile birlikte olduğunu tespit etti. Bu nedenle Bülent K. ile Ayhan Aydın arasında husumet oluştuğu, Gaye K.’nin daha önce de Bülent K.’yi iş yerini kurşunlamakla tehdit ettiği belirlendi. Gaye K. ile Ayhan Aydın’ın azmettirmesiyle Cuma Toktaş ile Şükrü Karakaya’nın gece kulübüne ateş açtıkları ortaya çıktı.
4 ŞÜPHELİDEN 3’Ü TUTUKLANDI
Polis, Gaye K., Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ile Ayhan Aydın’ı yakalayıp, gözaltına aldı. 3 şüpheli ‘kasten öldürmek’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından tutuklanırken, ‘cinayete azmettirmek’ ile suçlanan Gaye K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sonrası iddianame hazırlandı. İddianamede, Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ve Ayhan Aydın hakkında müebbet, Gaye K. hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istendi.
‘ÖNCE ŞAKA YAPIYOR SANDIM’
Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında savunma yapan Şükrü Karakaya, arkadaşının ricasını kıramadığını belirterek, “Olay akşamı, Ayhan ve Cuma ile birlikte alkol aldım. Otomobille giderken Ayhan, bana gece kulübünde birileriyle tartıştığını söyleyip, ‘Senden o gece kulübüne ateş etmeni istiyorum’ dedi. Önce şaka yapıyor sandım. Alkolün de etkisiyle onu kıramayıp, gazinoya rastgele ateş ettim. Ardından Ayhan evine giderken ben de Cuma ile bir başka gazinoya eğlenmeye gittim. Burada kurşun yağdırdığım gece kulübünde 1 kişinin ölüp, 2 kişinin yaralandığını duydum. Ardından ben de eve gittim. Daha sonra da polisler gelip, beni evden aldı. Üzgünüm, pişmanım. Tahliyemi istiyorum” dedi.
Ayhan Aydın ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddedip, Şükrü Karakaya’nın kendi özel sorunları nedeniyle gazinoya giderek ateş ettiğini söyledi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Cuma Toktaş da “Hakim Bey, benim hiçbir şeyden haberim yok. Birlikte alkol aldık. Otomobilin arkasında uyurken silah seslerini duydum. Çok korktum. Masumum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu.
Gaye K. ise olay günü başka gazinoda çalıştığını, konuyla ilgisi olmadığını belirterek, “Yaşananları daha sonra öğrendim. Beraatimi istiyorum” dedi.
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Cuma Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.
‘HAVAYA RASTGELE ATEŞ ETTİM’
Davada son olarak savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Gaye K.’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirtip, beraatini istedi. Şükrü Karakaya için de ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan da 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapis cezası istendi. Cuma Toktaş ile Aydın Ayhan’ın ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 30’ar yıl hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
?Sanıklar mütalaaya itiraz ederken, Şükrü Karakaya, “Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum” dedi. Karakaya’nın avukatı Hakan Gündoğdu da müvekkilinin ‘bilinçli taksirle öldürme’ ya da ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan yargılanması gerektiğini belirterek, “Mekanın dış aydınlatmalarının tamamı kapalı. Bu haliyle mekanın o saatte açık olduğunun ve içeride birilerinin olabileceğinin müvekkilim tarafından bilinmesi mümkün değildir” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, beraat talepleri reddedip, duruşmayı erteledi.
]]>
Sapanca, Serdivan ve Ferizli ilçe belediye başkanları, Regaip Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı.
Sapanca Belediye Başkanı Özcan Özen, mesajında, mübarek üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili’nin tüm İslam alemine sağlık, birlik, beraberlik, sevgi, barış ve kardeşlik getirmesini temenni etti.
Barış ve huzurun sağlanabilmesi için bugünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özen, “Üç aylardan recep ayının ilk kandil gecesi olan Regaip Kandili de mübarek günlerden biridir. Üç aylar, dini duyguların yoğunluk kazandığı merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma hislerinin doruk noktaya ulaştığı, hayır ve iyiliklerin arttığı günlerdir. İnsanımızın anlam ve gönül dünyasına ışık tutan Regaip Kandili de tıpkı diğer kandil geceleri gibi toplumumuz için vazgeçilmez manevi öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Özen, bütün İslam aleminin Regaip Kandili’ni tebrik etti.
“Regaip Kandili, insanoğlu için manevi fırsattır”
Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da mübarek üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili’nin tüm İslam alemine birlik, beraberlik, sevgi, barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.
Regaip Kandili’nin insanları birbirine yaklaştıran, komşuluk, akrabalık, kardeşlik ve dayanışma duygularını artıran, insanoğlunun gönül dünyasının da aydınlanmasına vesile olan mübarek bir gece olduğuna işaret eden Alemdar, şunları kaydetti:
“Üç ayların da başlangıcı olan Regaip Kandili, insanoğlu için manevi fırsattır. Rahmet ve merhamet kapılarının ardına kadar açıldığı, günahların bağışlanması için el açıp dua edildiği bu müstesna geceyi bir kez daha hep birlikte eda etmenin mutluluğunu yaşayacağız. Birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve dayanışmaya daha çok ihtiyaç duyduğumuz bu mübarek günlerde insani ve ahlaki meziyetlerin de yaygınlaşmasına çaba göstermeli, yaptığımız hatalardan dönmeyi bilerek bir an önce tövbe etmeliyiz.
Bu düşüncelerle tüm hemşehrilerimizin mübarek kandilini kutlar, bu kutlu gecenin insanlığa ve tüm İslam alemine huzur, barış ve hayırlara vesile olmasını temenni ederim.”
“Mübarek gün ve geceler, yeni başlangıç yapmak için önemli fırsat”
Ferizli Belediye Başkanı İsmail Gündoğdu üç ayların merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma duygularının zirveye ulaştığı, hayır ve iyiliklerin arttığı manevi mevsim olduğunu belirtti.
Müslümanların en büyük arzusunun Allah’ın rızasını kazanmak ve rahmetine ulaşmak olduğunu vurgulayan Gündoğdu, üç ayların, bu arzuyu gerçekleştirmek için önemli fırsat olduğunu kaydetti.
Başkan Gündoğdu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Üç aylar, birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan recep, şaban ve ramazan ayını içinde barındıran, Regaip Kandili ile başlayan, Miraç ve Berat ile devam eden, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’yle zirveye ulaşan, Ramazan Bayramı’yla da maddi ve manevi alanda bayrama dönüşen manevi yükseliş, bağışlanma ve fırsat aylarıdır. Mübarek gün ve geceler, yaratılış gayemizi, kendimize, Rabbimize, çevremize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı muhasebe etmek ve daha güzel hayat adına yeni başlangıç yapmak için önemli fırsatlardır.
Bu duygu ve düşüncelerle değerli hemşehrilerimizin, aziz milletimizin ve tüm Alem-i İslam’ın Regaip Gecesi’ni tebrik ediyorum. İdrak ettiğimiz mübarek gün ve gecelerin başta aziz milletimiz olmak üzere Müslümanların birlik ve beraberliğine, insanlığın barış, huzur ve hidayetine vesile olmasını temenni ediyorum.”
]]>