Ermenistan – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Wed, 21 Aug 2024 21:40:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Rusya: Ukrayna’nın Kursk’a saldırısı, müzakere olasılığını ortadan kaldırdı https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-ukraynanin-kurska-saldirisi-muzakere-olasiligini-ortadan-kaldirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-ukraynanin-kurska-saldirisi-muzakere-olasiligini-ortadan-kaldirdi/#respond Wed, 21 Aug 2024 21:40:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-ukraynanin-kurska-saldirisi-muzakere-olasiligini-ortadan-kaldirdi/ Zaharova, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ukrayna ordusunun Kursk’a saldırısıyla ilgili Zaharova, Kiev’in bölgede sivillere karşı işlediği “suç ve terör eylemlerini” Batılı liderlerin desteklediğini savundu.

Zaharova, ülkedeki terör saldırılarının özellikle de Kursk’taki yabancı paralı savaşçılar ve yabancı askeri teçhizatın Batı’nın Kiev’e destek verdiğini ispatladığını belirterek, “Kursk bölgesi topraklarının işgali Batı’nın kapsamlı desteğiyle gerçekleşiyor ve onun tarafından da onaylanıyor.” dedi.

Batı medyasında, NATO ülkelerinin Rus topraklarındaki hedeflere ilişkin istihbarat bilgilerini Kiev ile paylaşmadıkları yönünde haberler yapıldığına işaret eden Zaharova, “Elbette bunların hiçbiri doğru değil.” diye konuştu.

Sözcü Zaharova, bu yolla NATO üyesi ülkelerin yetkililerinin Kiev tarafından gerçekleştirilen “terör eylemlerinin” sorumluluğundan kendisini kurtarmaya çalıştığını ileri sürdü.

Ukrayna yönetiminin Kursk bölgesine yaptığı saldırıya bahane aradığını ve her geçen gün “saçma ve uydurma argümanlar bulduğunu” ifade eden Zaharova, Ukraynalı yetkililerin Kursk bölgesinde sivillere yönelik yaptıkları saldırılardan sonra onlarla kimin anlaşmaya varacağı sorusunu cevapsız bıraktıklarını belirtti.

Zaharova, “Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin topraklarımızı işgal etme girişimi, haydut cuntasıyla herhangi bir müzakere olasılığını apriori olarak ortadan kaldırdı.” ifadelerini kullandı.

“GAZZE’DE DURUM İÇİN BMGK VE BM KARARLARI UYGULANMALI”
Sözcü Zaharova, Gazze Şeridi’ndeki insani duruma da dikkati çekerek, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve BM Genel Kurulunun ateşkes talep eden ve bölgeye engelsiz insani erişim sağlanması yönündeki kararlarının derhal uygulanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.” dedi.

“ERİVAN KENDİ HATALARINDAN DOLAYI BAŞKALARINI SUÇLUYOR”
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, Sünik bölgesi üzerinden ulaşım bağlantılarına ilişkin Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında yapılan üçlü anlaşmayı Erivan’ın sabote ettiğine yönelik açıklamasını hatırlatan Zaharova, Erivan yönetiminin Batı’nın emriyle hareket ettiğini söyledi.

Zaharova, Ermenistan Dışişleri Bakanlığının bu yöndeki tepkisine yönelik, “Bu, Erivan’ın kendi hatalarından, kendi stratejik yanlış hesaplarından dolayı başkalarını suçlama tarzının bir başka örneğidir.” diye konuştu.

“TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİNİN NORMALLEŞMESİNİ DESTEKLİYORUZ”
Türkiye ve Suriye’nin ilişkileri normalleştirme yönündeki girişimlere ilişkin de yorum yapan Zaharova, Ankara ve Şam’ın bu hususa önem verdiğini anımsattı.

Zaharova, Moskova’da, ilişkilerin yeniden tesisi için farklı formatlarda toplantı yapıldığına işaret ederek, “Türkiye-Suriye ilişkilerinin en yüksek ve üst düzeyde geliştirilmesine yönelik tüm konuların tartışılmasıyla, diyaloğun geliştirilmesi için çok iyi bir temel atıldı. Etkinliğini ve geçerliliğini defalarca kanıtlamış olan Astana formatı başta, Ankara ile Şam arasında ilişkilerin sağlanmasına yardımcı olmak amacıyla yakın koordinasyonu daha da ilerletmeye kararlıyız. Genel olarak iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/rusya-ukraynanin-kurska-saldirisi-muzakere-olasiligini-ortadan-kaldirdi/feed/ 0
Azerbaycan Dışişleri Bakanı: Görüşmelerde somut çözümlere ulaşılamadı https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-disisleri-bakani-gorusmelerde-somut-cozumlere-ulasilamadi/ https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-disisleri-bakani-gorusmelerde-somut-cozumlere-ulasilamadi/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:21:44 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10380

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’la Berlin’de yapılan görüşmeye ilişkin “Görüşmeler sonucunda her iki taraf açısından da somut çözümlere ulaşıldığını söyleyemem. Ancak durumu daha iyi anlamak ve daha sonraki temaslara temel oluşturmak için genel olarak faydalı görüşme oldu. Taraflar, temasların devam ettirilmesi gerektiği yönünde mutabık kaldı.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’e katılan Bayramov, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bayramov, Antalya Diplomasi Forumu’na üçüncü kez katıldığını bildirerek, foruma ilginin her geçen yıl artmasından memnuniyet duyduklarını belirtti.

Antalya Diplomasi Forumu’na ilginin Türkiye devleti ve Türk diplomasinin dünya çapında artan nüfuzunun göstergesi olduğunu söyleyen Bayramov, Azerbaycan olarak bundan gurur duyduklarını vurguladı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış müzakerelerinden bahseden Bayramov, Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan’la 7 ayın ardından 28-29 Şubat’ta Berlin’de bir araya geldiklerini hatırlattı.

Barış müzakerelerinde yüz yüze görüşmelerin önemli olduğunu kaydeden Bayramov, “İki gün süren müzakerelerin genel olarak faydalı olduğunu düşünüyorum. Önceki müzakerelerden farklı olarak taslak metin ya da belirli maddeler üzerinde konuşmadık. Birkaç açık konu ve tarafların uzlaşmadığı yaklaşımlar var. İki günümüzü bu hususların müzakeresine ayırdık. Görüşmeler sonucunda her iki taraf açısından da somut çözümlere ulaşıldığını söyleyemem. Ancak durumu daha iyi anlamak ve daha sonraki temaslara temel oluşturmak için genel olarak faydalı görüşme oldu. Taraflar, temasların devam ettirilmesi gerektiği yönünde mutabık kaldı.” bilgisini paylaştı.

Bayramov, önceki müzakerelerde Ermenistan’ın Karabağ’daki Ermenilerin hakları hususunu ön plana çıkardığını ve bu konuda özel yaklaşım beklentisi içinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Azerbaycan ise barış anlaşmasının Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri düzenleyen bir anlaşma olması ve Azerbaycan topraklarındaki Ermenilerle ilgili konuların ülkenin iç meselesi olduğu görüşünü savunuyordu. Yasa dışı Ermeni güçlerin Azerbaycan arazisinden çıkmasını talep ediyorduk. Ermenistan ise bu durumu kontrol edemediğini belirtiyordu. Biz ise bunu kabul etmiyorduk. 19 Eylül’deki antiterör operasyonunda yasa dışı silahlı güçlerin mevcudiyetine son verildi, yasa dışı rejim feshedildi. Artık müzakere masasında bu konu yok. Ermenistan da bu konuyu gündeme getirmiyor.”

Ermenistan’la uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde anlaşma imzalamak istediklerini bildiren Bayramov, “Öyle bir anlaşma imzalanmalı ki bu sürdürülebilir olsun ve gelecekte herhangi açık konu kalmasına neden olmasın.” dedi.

Bayramov, tüm ülkelerle birbirlerinin iç işlerine karışmamak ilkesi temelinde ve karşılıklı saygıya dayanan dostluk ilişkisi kurmanın Azerbaycan diplomasinin önceliği olduğunu vurgulayarak, “Fakat her devletle aynı düzeyde ilişki kurmak mümkün değil. Her devletin daha iyi ilişki kurduğu devletler vardır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler dünyada benzeri olmayan ilişkilerdir. Bugün ise daha geniş Türk coğrafyasında, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki daha da artan işbirliğine şahit oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin başarıları dünya çapında örnek niteliğindedir”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki askeri ve savunma sanayi alanındaki işbirliklerinden de bahseden Bayramov, şunları söyledi:

“Azerbaycan ordusu Türk ordusu modeline uygun olarak yeniden yapılandırılıyor. Bu hususta somut reformlar ve değişimler yapılıyor. İki ülke her yıl çok sayıda ortak tatbikat yapıyor. Savunma, her devletin ulusal güvenlik konusudur. Her devletin silah ve mühimmat açısından bağımsızlığını sağlaması çok önemlidir. Dünyada savunma ihtiyaçlarını tam olarak kendi üretimleriyle karşılayan çok az ülke vardır. Bu hususta Türkiye’nin başarıları dünya çapında örnek niteliğindedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savunma sanayinde yerlilik oranını yüzden 20’den yüzde 80’e çıkardıklarını açıkladı. Bu çok büyük göstergedir. Çok az ülke bunu başarabiliyor. Azerbaycan da kendi askeri ihtiyaçları için somut adımlar atıyor. Türkiye’den silah alımı, Azerbaycan’da Türk şirketleriyle ortak üretim ve Türkiye’deki şirketlerin projelerine Azerbaycan şirketlerinin ve uzmanlarının katılımı gibi çeşitli işbirliği ve entegrasyon yöntemleri mevcuttur.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-disisleri-bakani-gorusmelerde-somut-cozumlere-ulasilamadi/feed/ 0
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Fransa ve AB’ye tepki gösterdi https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-fransa-ve-abye-tepki-gosterdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-fransa-ve-abye-tepki-gosterdi/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:12:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8817

Azerbaycan aleyhi tutum sergileyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Marcon ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell’e tepki gösteren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Azerbaycan kendi topraklarını ve egemenliğini sağlamak için diğer ülkelerin attığı adımlardan farklı adımlar atmıyor” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Alman Doğu İş Dünyası Birliği İcra Direktörü Michael Harms başkanlığındaki heyeti kabul etti. Aliyev, 17 Şubat’ta Almanya’nın Münih kentinde Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un ev sahipliğinde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’la yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, Almanya’nın Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış sürecine katkı sağladığını vurguladı.

“Almanya, Fransa’nın aksine, barış sürecinde tarafsız kalıyor”

Almanya’nın önerisi üzerine Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları arasında başkent Berlin’de bir toplantı yapılmasını desteklediğini belirten Aliyev, “Almanya, ateşi körükleyen ve Ermenistan’a öldürücü silahlar sağlayan Fransa’nın aksine, barış sürecinde tarafsız kalıyor. Uluslararası hukuk normları bizden yanadır. Ülkemizin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağladığımız için asılsız ve taraflı suçlamalarla karşı karşıya kaldık. Azerbaycan kendi topraklarını ve egemenliğini sağlamak için diğer ülkelerin attığı adımlardan farklı adımlar atmıyor” dedi.

“Bu açıklamaları ülkemize yönelik üstü kapalı tehditler olarak değerlendiriyoruz”

AB de dahil olmak üzere bir dizi uluslararası kuruluşlarda çifte standartlığın sıradan bir hale geldiğini belirten Aliyev, “Bu konuda Joseph Borrell’in doğru olmayan açıklamaları bizi hayal kırıklığına uğrattı. Öncelikle kendisinin bu açıklamaları hiçbir gerçeği yansıtmamakta ve uluslararası hukuk normlarına aykırıdır. İkinci olarak Azerbaycan tarafı bu açıklamaları ülkemize yönelik üstü kapalı tehditler olarak değerlendiriyor. Borrell, Azerbaycan’ın Ermenistan’a saldırması durumunda bunun acı sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Öncelikle Borrell, Azerbaycan’ın Ermenistan’a saldırmayı planladığı bilgisini nereden aldı? Bizim böyle bir planımız yok. Bunlar Bay Macron’un imaları. Bütün bunlar, Azerbaycan’ın Ermenistan’a saldırmaya hazırlandığı iddiasıyla bağlantılı olarak ülkemizi kötülemeye dayanan Fransa’nın Azerbaycan aleyhi politikasının bir parçasıdır” dedi.

Azerbaycan-Ermenistan sınırında Eylül 2023’te yaşanan son ciddi gerilimin ardından bu aya kadar sınırdaki durumun sakin olduğunu vurgulayan Aliyev, “Ancak şubat ayında bir Ermeni keskin nişancının bir Azerbaycan askerini ağır yaralaması üzerine, buna zamanında ve doğru bir şekilde karşılık vermek zorunda kaldık. Cevabımız birkaç dakika sürdü ve Ermenistan’ın Azerbaycanlıları öldürme girişiminin cezasız kalmayacağını anlaması yeterliydi ve dediğim gibi geçen yılın eylül ayından bu yana bu olay dışında sınırda sükunet hakimdi. Yani Sayın Borrell ve Sayın Macron bu bilgiyi gerçeklikten değil, hayallerinden alıyorlar” dedi.

“Macron, Borrell ve onlar gibiler tarafından suçlanıyoruz”

Azerbaycan’ın Karabağ’ı Ermenistan işgalden kurtarmasının ardından bazı AB’li politikacılar tarafından saldırıya uğradıklarını belirten Aliyev, “Toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi sağladıktan ve Karabağ’da bölücülüğün yuvasını yok ettikten sonra saldırılara maruz kaldık. Macron, Borrell ve onlar gibiler tarafından suçlanıyoruz. Ukrayna’yı ele alalım. Ukrayna da toprak bütünlüğünü yeniden sağlamak istiyor. Almanya ve diğer ülkeler Ukrayna’ya silah gönderiyor. Hepiniz Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlaması gerektiğini beyan ediyorsunuz. Peki bizim toprak bütünlüğümüz? Bu konu Ukrayna sorunundan daha mı az önemli?” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Konseyi’nden tamamen çekilme konusunu ciddi olarak ele alabiliriz”

Almanya Başbakanı Scholz’un açıklamaları ve eylemlerinde tarafsızlık gösterdiğini belirten Aliyev, “Liderliğini yaptığı partinin üyesi, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Hristiyan olmayan 2 ülkeden biri olan Azerbaycan’ı dışlamak istiyor ve bunu gösterişli ve bilinçli bir şekilde yapıyor. Bildiğiniz gibi bu kurumun oturumlarına katılmama kararı aldık. Çünkü eğer duruşumuzu ifade etme hakkımız yoksa neden orada olalım? Bir yıl içinde heyetimizin hakları iade edilmezse Avrupa Konseyi’nden tamamen çekilme konusunu ciddi olarak ele alabiliriz” dedi.

“Rusya’nın yeni gerçekleri kabul ettiğini düşünüyorum”

Fransa, ABD ve Rusya’nın eş başkanlığındaki AGİT Minsk Grubu’nun 30 yıl boyunca Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki sorunun çözümü için hiçbir adım atmadığını söyleyen Aliyev, “Topraklarımızı kurtarmaya başladığımızda bu 3 ülke bize baskı yapmaya başladı. Her biri bizi yolumuzdan döndürmek için farklı araçlar kullandı. Topraklarımızı kurtarmamızı istemediler. Geçen yıl Eylül’de bölücülüğe son verdiğimizde yine yanlış yaptılar. Bazıları hala yanlış yapıyor. ABD ve Fransa’dan bahsediyorum. Rusya’nın artık olup biteni çok iyi anladığını ve yeni gerçekleri kabul ettiğini düşünüyorum. ABD ve Fransa da aynısını yapmalı. Aksi takdirde durum planladıkları gibi olmayacaktır. Bu ülkeler, ekonomisiyle, ordusuyla, geniş uluslararası ilişkileriyle Güney Kafkasya’nın lider ülkesi olan Azerbaycan ile çalışmalıdır” ifadelerini kullandı. – BAKÜ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-fransa-ve-abye-tepki-gosterdi/feed/ 0
Bakü’de düzenlenen panelde güç savaşları ve Güney Kafkasya ele alındı https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:54:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5209

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, “Küresel Sistemlerde Yeni Dönem, Güç Savaşları ve Güney Kafkasya” başlıklı panel düzenlendi.

Türkiye Yüzyılı İş Birliği ve Dayanışma Platformu’nun Azerbaycan İktisat Üniversitesi’nde (UNEC) düzenlediği panelin açılışına Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, UNEC yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Şehitlerin saygı duruşu ile anıldığı programın açılışında milli marşlar okunduktan sonra konuşan Büyükelçi Bağcı, küresel düzeyde bozulmanın olduğunu, kural temelli sistemin çöktüğünü ve uluslararası düzeyde güven aşınmasının olduğunu söyledi.

Bağcı, Birleşmiş Milletler’in (BM) acil reforma ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Küresel mekanizmaların bölgesel ihtilafların çözümünde gerekli kapasite ve araçlara sahip olmadığı pek çok kez görülmüştür. Bu durumun en çarpıcı örneklerini Filistin ve Karabağ’ın işgalinde, Kıbrıs davasında, Minsk ve Annan planlarında gördük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır ifade ettiği, “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerinin günümüzde daha iyi anlaşıldığını belirten Bağcı, “Bölgemizde Filistin ve Kıbrıs ile başlayan işgal, zulüm ve adaletsizlikler, Karabağ, Kırım ve Ukrayna ile devam etmiştir. Yaklaşık 50 yıldır, 4 ayrı krizin etkilerini, yansımalarını, sancılarını, diplomatik ve jeopolitik yorgunluğunu ve yükünü hissediyoruz. Türkiye başta Güney Kafkasya, Filistin ve Ukrayna olmak üzere bölgesinde kalıcı barışın tesis edilmesi için büyük çaba sarf etmektedir. Türkiye ve Azerbaycan doğunun en batısında ve batının en doğusunda kardeş ve müttefik iki ülke olarak, kilit konumdadır.” ifadelerini kullandı.

Bağcı, Zengezur Koridoru’nun bölgesel bağlantıları arttıracağını, sağlanacak barış, huzur ve istikrara yararlı olacağına inandıklarını vurgulayarak, “Türkiye olarak Türk devletleri arasındaki kardeşliğin kurumsallaşmasına imkan tanıyan Türk Devletleri Teşkilatı’nın siyasi, kültürel, ekonomik ve stratejik hedefleri olan bir birlik olduğuna, keza gücümüzün kaynağının da birliğimiz olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu uğurda her seviyede çalışmalarımızı siyasi, diplomatik, akademik, kültürel ve ticari düzeyde sürdürerek Türk birliğini, birlikte el ele, omuz omuza, sırt sırta vererek tesis edeceğiz.” diye konuştu.

UNEC Rektörü Prof. Dr. Adalet Muradov, Türk dünyasının geleceğini ilgilendiren bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Tarih bize gösterdi ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yemin töreninde yaptığı konuşmada ‘Azerbaycan’ın ailesi Türk dünyasıdır’ mesajını verdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Muradov, Türk dünyasının geleceğinin eğitim ve bilime bağlı olduğunu belirterek bu alanlardaki potansiyelini daha hızlı geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Panel, açılış konuşmalarının ardından Hazar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Telman Nusretoğlunun moderatörlüğünde, Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdullah Ağar ve gazeteci Sevil Nuriyeva’nın görüşlerini paylaştığı müzakerelerle devam etti.

“Ermenistan, yasalarını değiştirmelidir”

Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Azerbaycan’ın 1. Karabağ Savaşı’nın ülkedeki istikrarsızlık, ekonomik açıdan kötü durumda olması ve Rusya’nın Ermenistan’ı desteklemesi nedeniyle kaybettiğini söyledi.

Şefiyev, o zamanlar Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasının henüz tam şekillenmediğini fakat son 15 yılda Türkiye’nin bölgedeki rolünün arttığını hatırlatarak, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ın elde ettiği başarıda Türkiye’nin payının büyük olduğuna dikkat çekti.

Ermenistan’la yürütülen barış müzakerelerine de değinen Şefiyev, “Ermenistan yasalarında Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak iddiaları bulunuyor. Barış elde etmek için Ermenistan her şeyden önce kendi yasalarını değiştirmelidir. Çünkü bugün imzalanacak bir barışı yarın Ermenistan’da bu yasaları gerekçe göstererek iptal edebilirler.” görüşünü paylaştı.

“Dünya güvenlik bunalımıyla savruluyor ve çareye ihtiyaç var. Çare bizdedir”???????

Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ağar, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan ordusunun kahramanlıklarına değindi.

Ağar, “2. Karabağ Savaşı sadece Azerbaycan, Türkiye için, Güney Kafkasya için değil insanlık ve gelecek için değerli bir savaştı. Hakkın nasıl alınacağının insanlığa öğretilmesi açısından örnek olması için önemli bir savaştır. 2. Karabağ Savaşı Türkmençay Antlaşması’ndan beri bölünen Azerbaycan’ın bölünme ve geri çekilmeyi durdurduğu savaştır.” diye aktardı.

Dünyadaki savaşlara ve risklere de dikkati çeken Ağar, “Dünya, güvenlik bunalımıyla savruluyor ve bir çareye ihtiyaç var. İnsanlığa ve geleceğe bu çareyi kim sunabilir. Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikteliği ve rolü bu anlamda çok değerlidir. Çare bizdedir. Hamaset yapmıyorum.” görüşünü paylaştı.

“Türkiye’nin açılımları gelecek için yatırımdır”

Gazeteci Nuriyeva ise konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan’ın ittifakının Türk dünyasında ve daha geniş bölgede oluşturduğu etkinin öneminden bahsetti.

Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki rolü ve potansiyeli, Orta Asya’daki etkileşimi, Ortadoğu’ki varlığı, Afrika’daki atılımlarının önemine değinen Nuriyeva, “Türkiye’nin açılımları ve uzun vadeli düşünce sistemi gelecek için yatırımdır.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/feed/ 0
Ermenistan Anayasası’nın Değişmesi ve Normalleşme Süreci https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/ https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:57:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4948

Uluslararası İlişkiler ve Analizler Merkezi Dış Politika Analizi Bölümü Başkanı Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşmenin sağlanması için Ermenistan’ın Anayasa’sının neden değişmesi gerektiğini ve Paşinyan’ın değişim sinyalini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Ermenistan’ın, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme süreci ilerledikçe Ermenistan Anayasa’sının revizyonu tartışma konusu oldu. Ermenistan Anayasa’sının ruhu ve felsefesi, Azerbaycan ve Türkiye’nin sınırları içinde olan bazı bölgeleri Ermeni olarak tanıyan bir bağımsızlık ilanına dayanıyor. Ermeni yetkililer son 30 yıldaki eylemleriyle bunun sadece bir metinden ibaret olmadığını, aynı zamanda Ermenistan’ın resmi politikasının bir parçası olduğunu gösterdiler. Ermenistan, Azerbaycan topraklarını işgal ederken, eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2011 yılında genç aktivistlere yaptığı bir konuşmada, “Batı Ermenistan” olarak görülen Doğu Anadolu’nun ilhakının gelecek nesillere miras bırakıldığını söyledi. İkinci Karabağ Savaşı sonrasında Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme sürecinin etkili olabilmesi ve gelecekte olumsuz sonuçlar doğurmaması için Ermenistan Anayasa’sının revize edilmesi gerekiyor.

Tek çözüm: Anayasa’nın yeniden yazılması

İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Eylül 2021’de konuyu ilk kez gündeme getirdi ve gerçek barışın sağlanması için Ermenistan Anayasa’sının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da son zamanlarda benzer ifadeleri dile getirerek Anayasa’nın revize edilmesinden ziyade yeniden yazılması gerektiğini dile getirdi. Paşinyan’ın yorumlarının ardından Aliyev, barış anlaşmasının imzalanabilmesi için Ermeni Anayasa’sında değişiklik yapılması gerektiğini yineledi. Bu değişiklik için ülke genelinde referanduma gidilmesi gerekiyor. Ermenistan’ın 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirisi, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içeriyor. Bildiride Azerbaycan’a yönelik, Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (SSC) Yüksek Konseyi ve Karabağ Ulusal Konseyi’nin 1 Aralık 1989 tarihli Ermenistan SSC ve Karabağ Dağlık Bölgesi’nin yeniden birleşmesi ortak kararı yer alıyor. Bildirinin 11’inci maddesinde ise Türkiye topraklarından “Batı Ermenistan” olarak bahsediliyor ve Türkiye’ye yönelik; “Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’sinde ve Batı Ermenistan’da 1915 Soykırımının uluslararası tanınmasını sağlama görevini destekliyor” iddiaları yer alıyor. Buradaki “Batı Ermenistan” ifadesi Türkiye’nin doğu illerini işaret ediyor. Bildirinin kabul edildiği 13 Şubat 1988’de Ermenistan’da kurulan ve Ermenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın da dahil olduğu Karabağ komitesinin çabaları sayesinde Taşnaklar da dahil olmak üzere Ermeni milliyetçileri Ermenistan’da önemli bir güce sahip oldu. Ayrıca, 1995 yılında yayınlanan Ermenistan Anayasa’sının ön sözünde, Ermeni halkı Bağımsızlık Bildirgesi’nde yer alan Ermeni devletinin temelleri ve pan-ulusal özlemleri dile getiriliyor. Ermenistan Anayasa’sı Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak taleplerini onaylarken ülkenin iç ve uluslararası politikalarını düzenleyen diğer tüm yasalar Anayasa’ya uygun olarak yazıldı ve geliştirildi. Türkiye sınırları içinde yer alan Ağrı Dağı, Ermenistan devlet bayrağında Ararat olarak yer aldı ve “Batı Ermenistan” ile yeniden birleşmeyi sembolize etti.

Sonuç olarak, 2010 yılında Türkiye ile Ermenistan arasında kabul edilen diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi ve geliştirilmesine ilişkin protokol uygulanamadı. Çünkü Ermenistan yasalarına göre, bu tür yabancı anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi protokollere izin verdi, ancak bunların Bağımsızlık Bildirgesi’ni veya Anayasa’yı ihlal edeceğini belirtti. Daha sonra Anayasa Mahkemesi, Türkiye ile imzalanan ve Türkiye’nin coğrafi bütünlüğünü tanıyan protokollerin Bağımsızlık Bildirgesi’ne aykırı olamayacağına, dolayısıyla Türkiye’ye karşı toprak talebinin devam ettiğine karar verdi. Aynı durum Azerbaycan ile müzakere edilen barış anlaşması için de geçerli olabilir. Bu durumda Ermenistan ve Azerbaycan tarafından imzalanan barış anlaşması kalıcı normalleşme ve barışla sonuçlanmayabilir. Özellikle Azerbaycan’la yapılan barış anlaşması, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin toprak bütünlüğünü kabul etmesini öneriyor. Ancak öncelikle Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin bu anlaşmayı onaylaması gerekiyor. Aynı mahkeme başlangıçta anlaşmaya izin verse de bunun Bağımsızlık Bildirgesi’ne ve Anayasa’ya aykırı olduğunu beyan edebilir. Mevcut Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamının Paşinyan tarafından atanmış yargıçlar olduğunu ve anlaşmayı itirazsız kabul ettiklerini varsayalım. İktidar partisinin sandalye çoğunluğuna sahip olması nedeniyle anlaşmanın parlamento tarafından da kabul edildiğini düşünelim. Ermenistan’ın mevcut Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa’sı Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içerdiği sürece, Ermenistan’da hükümetin değişmesi ve radikallerin iktidara gelmesi halinde barış anlaşması tehlikede olacaktır. Bu durumda herhangi bir siyasi parti ya da örgüt Azerbaycan ile imzalanan anlaşmaya karşı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle dava açabilir ve imzalanan anlaşma hükümsüz ilan edilebilir.

Yeni bir anayasanın faydaları

Anayasa’nın yeniden yazılması, Ermenistan için siyasi açıdan faydalı bir hamle olacaktır. Ermenistan komşularına karşı toprak iddialarında bulunduktan ve komşu topraklarından birini işgal ettikten sonra bölgesel projelerin dışında kaldı. 2020 savaşındaki yenilgi Ermenistan’ı Karabağ etrafındaki toprak macerasından kurtardı. Ermenistan’daki muhalefet ise olası anayasa referandumuna karşı harekete geçmeye başladı. Kamuoyu yoklamaları, Ermenilerin çoğunluğunun Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik toprak taleplerinin Anayasa’dan çıkarılmasına karşı olduğunu ortaya koydu. Dolayısıyla görevdeki Paşinyan için anayasayı değiştirmek kolay olmayacak. Ancak anayasanın yeniden yazılması, Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşme adına hükümet ve halk düzeyinde kavramsal bir değişime neden olacaktır. Yeni anayasa Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeye ve bölgesel işbirliğine giden yolu açacağı için Ermenistan’da ve bölgede geniş çaplı bir değişime yol açabilir.

[Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi’nde Dış Politika Analizi bölümünün başkanıdır.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/feed/ 0
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yemin töreninde konuştu https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-yemin-toreninde-konustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-yemin-toreninde-konustu/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:54:15 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4325

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yemin töreninde yaptığı konuşmada, “Bizim Ermenistan topraklarında hiçbir iddiamız yok ama onların da kendi iddialarını geri çekmeleri gerekiyor. Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır ve bunu herkes görmektedir. Ordumuz gücünü eğitimlerde, geçit törenlerinde değil, savaş alanlarında göstermiştir” dedi.

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev için Azerbaycan Milli Meclisi’nde yemin töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Aliyev, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey konukların katıldığı yemin törenin ardından konuşma yaptı.

Azerbaycan’ın kapsamlı kalkınması ve toprak bütünlüğünün korunması için hiçbir çabadan kaçınmayacağını belirten Aliyev, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine bir kez daha büyük güven ve destek gösteren Azerbaycan halkına teşekkür etti.

“Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi”

Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı’ndan sonrası dönemde her konuda ilkeli duruş sergilediğini vurgulayan Aliyev, “Ermenistan üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirilmesi gerekir. Ancak zaman geçtikçe bize karşı toprak iddialarında yeniden bulunduklarını gördük ve kirli işlerinden vazgeçmediler. Biz haklı olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep ediyorduk. Ermenistan kendisi bu yükümlülüklere imza attı. Ermenistan bu yükümlülüklerini 3 yıl boyunca yerine getirmedi. Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi. Belki birileri bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi için onlara bazı tavsiyelerde bulunuyordu. Üç yıl boyunca Ermenistan kendi silahlı güçlerini Azerbaycan topraklarından çekmemekle birlikte, bizim topraklarımıza silah ve mayınlar gönderdi. Ermenistan Karabağ’dan silahlı güçlerini çektiğini söyleyerek bütün dünyayı kandırmaya çalışıyordu. Bu yalana inananlar Ermenistan yönetimi ile birlikte bütün sorumluluğu taşıyor. Onun için terörle mücadele operasyonu kaçınılmazdı” dedi.

“Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır”

Hankendi’de sandığa attığı oy pusulasının Ermeni ayrılıkçıların tabutuna çakılan son çivi olduğunu belirten Aliyev, “Ermenistan’ın ne kadar destekçisi olursa olsun bizi kimse durduramaz. Bizim Ermenistan topraklarında hiçbir iddiamız yok ama onların da kendi iddialarını geri çekmeleri gerekiyor. Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır ve bunu herkes görmektedir. Ordumuz gücünü eğitimlerde, geçit törenlerinde değil, savaş alanlarında göstermiştir. Ermenistan ve onu askeri olarak destekleyenler şunu bilmelidir ki bizi hiçbir şey durduramaz. Bize yönelik toprak iddialarına son verilmezse, Ermenistan mevzuatını düzeltmesi ise elbette barış anlaşması da olmayacaktır” dedi.

Azerbaycanlıların Karabağ’daki topraklarına geri dönme sürecinin başarıyla devam ettiğini ifade eden Aliyev, “Bu yıl en az 20 yerleşim yerine insanlar geri dönecek. Yılsonuna kadar 5 il ve 15 köyde 20 bin vatandaşımızı işgalden kurtarılan topraklara yerleştirmeyi planlıyoruz. 100’den fazla şehir ve köyün ana planları hazırlanarak onaylandı ve birçok şehir ve köyde inşaat çalışmaları başladı. Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik kalkınmamızın yeni destek noktası olacaktır. O bölgelerde hem tarım hem de yenilenebilir enerji ile ilgili projeler, turizm projeleri gibi petrol dışı sektörlere büyük destek sağlayacaktır” dedi.

Azerbaycan’ın dünyada ulaşım merkezi olarak tanındığını söyleyen Aliyev, “Batıdan, Doğudan, Kuzeyden, Güneyden başvuru alıyoruz. Azerbaycan’da tüm ulaşım altyapısı çalışır durumda. Sadece bazı demiryollarının modernizasyonu gerekiyor, biz de yapıyoruz. Dünyadaki jeopolitik durumun yakın gelecekte değişmesi muhtemelen mümkün değildir. Böyle bir durumda ulaşım altyapımıza olan ihtiyaç artacaktır” dedi.

Aliyev’den Avrupa Konseyi’ne tepki

Bazı ülkelerin veya bir grup ülkenin uluslararası toplumun işlevlerini üstlenmek istediğini ve uluslararası toplum adına konuşmaya çalıştığını belirten Aliyev, “Sözü bitince uluslararası toplumun o ve bu konuyu iyi kabul etmeyeceğini söylüyor. Sınırlı sayıdaki 20-30 ülke uluslararası toplum adına konuşamaz, bir ülke ise hiç konuşamaz. Uluslararası toplum bizim yanımızdadır, İkinci Karabağ Savaşı’nda, terörle mücadele operasyonunda da uluslararası toplum bize destek vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın uluslararası itibarı kimseye sır değildir” ifadelerini kullandı.

“Türk Devletleri Teşkilatı bizim ailemizdir”

Uluslararası kuruluşlarla ilgili adımlar atmaya devam edeceklerini vurgulayan Aliyev, “Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bizim için bir önceliktir. Bu bizim için temel uluslararası kuruluştur, çünkü o bizim ailemizdir. Başka bir ailemiz yok. Bizim ailemiz Türk dünyasıdır. Türk Devletleri Teşkilatına üye olan tüm ülkelerle kardeşlik ilişkilerimiz mevcut olup, politikamız Türk Devletleri Teşkilatı’nı güçlendirmektir. Geniş bir coğrafya, geniş bir toprak, büyük bir askeri güç, büyük bir ekonomi, doğal kaynaklar, ulaşım yolları, genç bir nüfus, artan bir nüfus ve aynı soydan, kökenden gelen halklar. Bundan daha güçlü bir birlik olabilir mi? Tabii ki hayır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel alanda önemli bir aktör ve güç merkezi haline gelmesi için ortak çaba sarf etmeliyiz. Bunu ancak birlikte başarabiliriz” dedi.

“Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum”

Ermenistan Azerbaycan’a yönelik asılsız iddialarda bulunmaya devam ederse iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmayacağını belirten Aliyev, “Hakkımızda hala asılsız iddialar ileri sürülürse bu sözleşme imzalanmayacak ama Azerbaycan için hiçbir şey değişmeyecek. Önümüzdeki zorluklara, bize karşı yürütülen çirkin politikalara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini daha önce söylemiştim. Bu nedenle Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü konuyla alakası olmayan kişiler bile bu meseleyle ilgilenmek istiyor, gidin kendi işinizi yapın. Bu yüzden bu konuya çok fazla zaman harcamak istemiyorum çünkü buna değmez. Sorunumuzu çözdük. Bugün Ağdam, Fuzuli, Laçin, Cebrayıl, Zengilan, Gubadlı, Kelbecer, Şuşa, Hadrut, Hocalı, Ağdere, Askeran ve Hankendi’deyiz. Bu yeni dönem başarıyla başlıyor. Başarıyla devam edeceğinden eminim. Hepimize bu yolculukta başarılar, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı. – BAKÜ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-yemin-toreninde-konustu/feed/ 0