YAPAY ZEKA ANALİZİ
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, “Kanserden anemiye kadar geniş bir hastalık yelpazesini kapsayan hematoloji alanında, yapay zeka uygulamaları 2024’te çığır açıyor. Yenilikçi yapay zeka platformları sayesinde kanser hücreleri saniyeler içinde tespit ediliyor, klinik deneylere erişim hızlandırılıyor ve hastaların tedavi süreçleri kişiye özel hale getiriliyor” dedi.

HAYAT KURTARAN MÜDAHALE
Yapay zeka destekli bu sistemlerin, kan örneklerinde anormal hücrelerin ayırt edilmesinde büyük bir hassasiyet sağladığını, yüzde 90’a varan doğruluk oranlarıyla geleneksel yöntemleri geride bıraktığını söyleyen Prof. Dr. Ar, “Böylece doktorlar hızlı karar alarak tedaviye en erken aşamada başlayabiliyor ve bu da yüzlerce hastaya hayat kurtarıcı bir müdahale fırsatı sunuyor” dedi. Prof. Dr. Ar, tanı ve tedavi programlı bir yazılım olarak, yapay zekânın da kullanıldığı bir program oluşturduklarını belirterek, “Gelen hastayı hematolojik açıdan hangi hastalık grubuna yönlendireceği kısmı tamamlandı. Şimdi her hastalık grubu için, bilimsel alt komiteler çalışıp, ona özgü algoritmaları oluşturacak. Böylece hasta geldiğinde önce tanıya götürecek, sonra nasıl bir risk sınıflaması yapılacağı konusunda bize yol gösterecek” dedi.

‘DEMİR GİBİ TÜRKİYE’ PROJESİ
TÜRK Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Şule Ünal Cangül de demir eksikliğinin, Türkiye’de ve dünyada bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Demir dünyada ve ülkemizde çocuklarda en sık görülen besinsel eksikliktir. DSÖ verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 24.8’inde anemi vardır. Anemik olguların yarısında altta yatan neden demir eksikliğidir. Ülkemizde ve dünyada demir eksikliği özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar arasında daha sık görülmektedir. Ülkemizde doğurganlık çağındaki kadınlar arasında yüzde 30’un üzerine çıkan oranlarda demir eksikliği görülmektedir.” Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “Demir Gibi Türkiye” projesiyle, çocuklara demir desteği sağlandığını belirten Prof. Dr. Cangül, “Bu program, bebekler arasında demir eksikliği sıklığını düşürmede etkili olmuş ve ailelerin bu konuda farkındalığını artırmıştır. Bunun dışında gebelere de demir desteği verilerek, demir eksikliğinin önlenmesi amaçlanmaktadır” dedi. Beslenmenin düzenlenmesinin demir eksikliğinin önlenmesinde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Cangül, “İlk 1 yaşta bebeklere inek sütü verilmesi önerilmez. Demirden zengin besinler arasında kırmızı et, kuru baklagiller, kümes hayvanları, balık, kuru üzüm, koyu yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir” dedi.

TEDAVİ BAŞARISINI CİDDİ ORANDA ARTIRIYOR
TÜRK Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emin Kaya, yapay zeka destekli mikroskop analizlerinin, kan hücrelerinin detaylı ve hızlı incelemesini sağladığını belirterek, “Özellikle lösemi gibi hücre çoğalmasının hızlı olduğu kanser türlerinde, erken tanı, hastaların tedavi şansını ciddi oranda artırıyor” dedi. Her hastanın biyolojik yapısının benzersiz olduğu için, biyoinformatik analizlerle kişiye özel tedavi seçenekleri geliştirilebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kaya “Geçtiğimiz günlerde Avrupa Hematoloji Kongresi’nde tanıtılan bu yöntemle, hastalara yan etkileri minimumda tutan ve en etkili sonucu sağlayan tedavi planları oluşturuluyor. Yapay zeka, her hastanın genetik profiline göre en uygun tedaviyi belirlemede kritik bir rol oynuyor” dedi.
‘CAR-T’ TEDAVİSINDE YAPAY ZEKA
Klinik araştırmalarda CAR-T hücre tedavisi gibi kişiye özel tedavi seçeneklerinin de yapay zeka ile daha hedefli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Kaya, “Özellikle tekrarlayan kanserlerde kullanılan bu yöntemle, hastalar için tedavi süreçleri daha etkili ve yönetilebilir hale geliyor. Yapay zeka, hastaların tedaviye yanıt verebilme potansiyelini önceden tahmin ederek, sonuçları optimize ediyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın, sosyal medya hesabında “Tamam l-n, girin suya! Yeniden oynuyoruz!” ve “Kendine ve kentine güvenen Seyhanlılara selam olsun!” sloganıyla paylaşılan video gündem oldu.
Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın İYİ Parti’den adaylığına karşı YSK’ya yapılan itiraz reddedildi ve Akay seçim çalışmalarına başladı. Başkan Akif Kemal Akay, bu süreçte yaşananlara videolu bir gönderme yaparak yanıt verdi. Akay, aday adaylığı sürecinde yaşadıklarını Adana kent tarihine mal olmuş bir isimden; Muharrem Gülergin’den örnek vererek anlatmayı tercih etti. Akay’ın sosyal medya hesabında “Tamam l-n, girin suya! Yeniden oynuyoruz!” ve “Kendine ve kentine güvenen Seyhanlılara selam olsun!” sloganıyla paylaşılan video gündem oldu.
NE OLMUŞTU?
31 Mart seçimlerinde İyi Parti’den aday olan Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay, geçen seçimde CHP’nin oyunu ilçede yüzde 31’den yüzde 57,84’e çıkararak göreve gelmişti. CHP ise Seyhan’da mevcut başkanı yeniden sahaya sürmeyi tercih etmeyip, Çukurova’dan aday adayı olan isimlerden birini Seyhan Belediye Başkan adayı olarak çıkarmayı tercih etmişti. Başkan Akif Kemal Akay da CHP’den istifa ederek İYİ Parti’ye geçti ve yeniden adaylığını ilan etti. Akay, aday adaylığı sürecinde yaşadıklarını Adana kent tarihine mal olmuş bir isimden; Muharrem Gülergin’den örnek vererek anlatmayı tercih etti. Akay’ın sosyal medya hesabında “Tamam l-n, girin suya! Yeniden oynuyoruz!” ve “Kendine ve kentine güvenen Seyhanlılara selam olsun!” sloganıyla paylaştı.
VİDEODAKİ MESAJ NE?
1940’lı yılların ortasında Adana Demir spor’da kurulan su topu takımının başına getirilen Muharrem Gülergin, takımı Adana’da havuz bulunmaması nedeniyle DSİ kanallarında çalıştırır. Demirsporlu gençler kanala su verildikçe çalışarak önce Çukurova Şampiyonu olurlar, sonra İstanbul Moda Havuzu’nda türkiye finallerine katılırlar. Bu şampiyonada takıma hem kaptanlık hem de antrenörlük yapan Gülergin’in parmağı da kırılmıştır. Rakip takımı 7-6 yenerler ama her biri kendi arabası ile gelen yalı çocukları ilk defa doğru düzgün havuz gören, otobüste yatan Adana gençlerine yenilmeyi kabullenmez. İtirazlar yükselir “efendim top beş gram normalden ağır”, “Adana kaptanı eli sargılı oynadı” diye. Muharrem Gülergin ise elindeki sargıyı çıkarıp Demirspor tarihine geçen o cümleyi söyler; ” tamam lan, girin suya! baştan oynuyoruz…”
Bu kez 7-6’lık maç 12-0 biter. Adana Demirspor ondan sonraki 16 sezon boyunca üst üste Türkiye Şampiyonluğunu alıp “yenilmez armada” unvanı alır.
‘ZENGİN BEBESİ’ GÖNDERMESİ
Başkan Akif Kemal Akay’ın videosundaki mesaj, bu hikayeye dayanıyor. Başkan Akay, yeniden aday gösterilmemesini, sonrasında da adaylığının engellenmeye çalışılmasını videosunda “mızıkçılık” olarak niteledi.
MUHARREM GÜLERGİN KİMDİR?
Muharrem Gülergin, Adana Demirspor’un efsane kaptanı. Kent tarihindeki ünü ise spor yaşamındaki inadından ve kararlığından geliyor. Yüzme ve sutopunda milli takım kaptanlığı yapan, spor konusunda Adana’da sayısız görevler üstlenen Gülergin’in bir lakabı “Fofo” iken diğer lakabı ise “56 binlik”tir. Spordaki büyüklüğünü ve kararlığını ifade etmek için ona “56 binlik” lakabı takılmıştır. Çünkü, “56 binlik” o günlerde Devlet Demiryolları’ndaki en güçlü buharlı lokomotiftir ve Adana Demirspor’da demiryolu işçilerinin takımıdır.
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Kırklareli’nin demir yolu altyapısını da çok önemli yatırımlar yaptık. Şehir içinde kalan tüm demir yolu altyapısını modernize ettik. 62 kilometresi Kırklareli’nden geçen 229 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi ile Kırklareli’ni İpek Demiryolu güzergahının önemli merkezlerinden biri haline de getiriyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri çevre yolu açılışına katıldı. Açılışta konuşan Uraloğlu, kökleri binlerce yıl öncesine dayanan kadim tarihi, kültürel dokusu ve eşsiz doğal güzellikleriyle Trakya’nın saklı kalmış cenneti Kırklareli’nde Vize ve Demirköy Çevre Yolları’nın açılış töreni katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerimizi birbirine daha da yaklaştırıyor, ulaşım altyapısını güçlendiriyoruz. Bilindiği üzere Trakya Bölgemiz; güçlü karayolu altyapısı, limanları, demir yolu ve hava yolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan köprü konumundadır. Özellikle Dereköy Sınır Kapısı üzerinden Bulgaristan’a ulaşım sağlaması, Edirne’den İstanbul’a kadar Trakya’yı kat eden otoyol ve devlet yoluna yakınlığı ile de lojistik açıdan büyük önem arz ediyor. Ayrıca Kırklareli; tarihi yapıları ve kültürel değerlerinin yanı sıra, tarım ve tarıma dayalı sanayi kollarıyla, üretim alanları, pazarlara yakınlığı ve iş gücü kaynakları ile bölgenin yatırıma açık merkezleri arasında yer almaktadır. Bu nitelikleriyle Kırklareli her gün büyüyor, gelişiyor, güzelleşiyor. Biz de bunun farkındayız ve Kırklareli’nin büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni proje üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. Bugün de Kırklareli’mize iki müjde ile Vize ve Demirköy Çevre Yollarımızın açılışı için geldik” diye konuştu.
“İlçe merkezindeki trafik yoğunluğu rahatlattık; hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım sağladık”
İstanbul’dan Kırklareli’ne ulaşım sağlayan güzergahta hayata geçirilen karayolu projeleri ile şehrin ulaşım altyapısını geliştirdiklerini belirten Uraloğlu, “Özellikle İstanbul’dan Kırklareli’ne ulaşım sağlayan güzergahta hayata geçirdiğimiz kara yolu projeleri ile şehrin ulaşım altyapısını geliştirmekteyiz. Bu kapsamda yürüttüğümüz önemli çalışmalar arasında yer alan Saray-Kırklareli Yolu’nun uzunluğu 71 kilometredir. Bu yolumuz bünyesinde tamamlayarak açılışını gerçekleştirdiğimiz Vize Çevre Yolumuzu; 6,3 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ettik. Projemiz ile; bölgede bulunan organize sanayi bölgeleri ile yurt içi ve yurt dışına sevkiyat yapan, kapasitesi yüksek kireç ve çimento fabrikalarından kaynaklanan ağır taşıt trafiği kentin dışına aldık. Transit trafiğin kesintisiz akışını tesis ederek ilçe merkezindeki trafik yoğunluğu rahatlattık; hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım sağladık” diye konuştu.
“İğneada bölgesindeki askeri faaliyetleri kapsamında sevk edilen ağır tonajlı askeri araçları geçişine uygun, hızlı ve güvenli ulaşım imkanı da sağlamış olduk”
Trakya Bölgesi’nin Karadeniz sahiline açılan en önemli turizm beldesi olan İğneada’ya ulaşımın sağlanması adına büyük önem taşıdığını aktaran Uraloğlu, “Pınarhisar-Demirköy-İğneada yolunda Trakya Bölgesi’nin Karadeniz sahiline açılan en önemli turizm beldesi olan İğneada’ya ulaşımın sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve İstanbul illerinin İğneada’ya ulaşan tek aksıdır. Ayrıca Karadeniz kıyısındaki eşsiz longoz ormanları ve orman endüstrisine dayanan ekonomik faaliyetleriyle de öne çıkmaktadır. Demirköy-İğneada Yolumuzu 27,7 kilometre uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı tek yol standardında projelendirdik. Yolumuzun Demirköy geçişinde de 5,5 kilometrelik Demirköy Çevre Yolu’nu tamamladık ve iş kapsamındaki 75 metrelik Bulanık Deresi Köprüsü’nü inşa ettik. Yolun kalan kesimlerinde de çalışmalara hızla devam ediyoruz. Demirköy Çevre Yolumuz ile; bölgedeki orman endüstrisinden kaynaklanan ağır taşıt trafiğinin ve özellikle yaz aylarında artış gösteren turistik trafiğin Demirköy şehir merkezinde neden olduğu yoğunluğunu rahatlattık. Bu yolumuzun çok önemli bir yanı daha var. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ülkemizin güvenliği için önem arz eden İğneada bölgesindeki askeri faaliyetleri kapsamında sevk edilen ağır tonajlı askeri araçları geçişine uygun, hızlı ve güvenli ulaşım imkanı da sağlamış olduk” dedi.
“Kırklareli’nin demir yolu altyapısını da çok önemli yatırımlar yaptık”
Uraloğlu, “2002 yılında 77 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 257 kilometreye çıkardık. Kırklareli’yi; Edirne’ye, Tekirdağ’a, İstanbul’a bölünmüş yollar ile bağladık. Kırklareli’nin demir yolu altyapısını da çok önemli yatırımlar yaptık. Şehir içinde kalan tüm demir yolu altyapısını modernize ettik. 62 kilometresi Kırklareli’nden geçen 229 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi ile Kırklareli’ni İpek Demiryolu güzergahının önemli merkezlerinden biri haline de getiriyoruz. Bu proje kapsamında Kırklareli’nde Babaeski, Lüleburgaz, Büyükkarıştıran istasyonları olacak. Projenin tamamlanmasıyla; mevcut hat kapasitesini 4 kat artıracağız. Halkalı-Kapıkule (Edirne) arası yolcu seyahat süresini 4 saatten 1,5 saate; yük taşıma süresini ise 6,5 saatten 2,5 saate düşüreceğiz. Hattın hizmete alınmasıyla birlikte gelişmeye başlayacak ticari hareketlilik bölge insanımızın ve ülkemizin ekonomik süreçlerine, kalkınmasına ve gelişmesine çok büyük faydalar getirecektir” diye konuştu. – KIRKLARELİ
]]>
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde aynı mahallenin muhtarlığı için yarışan, isimleri, soyadları, memleketleri aynı olan ve aynı marka otomobili bulunan iki aday, benzerliklerinin oluşturduğu tatlı rekabet eşliğinde seçim kampanyası yürütüyor.
Giresun Yağlıdere ilçesinde doğan 45 yaşındaki Ramazan Demir ve 49 yaşındaki Ramazan Demir, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Ulus Mahallesi muhtarlığı için başvuru yapan 4 aday arasında yer aldı.
Adayların, isim, soyadı ve memleket benzerliğinin yanı sıra seçim çalışmasını yürüttükleri otomobilleri de aynı marka.
Yaşları, kampanya sloganları ve araç renklerinin farklılığı dışındaki benzerlik, seçmenin zaman zaman adayları karıştırmasına neden oluyor.
“Ulus’ta Bayram Var” sloganını kullanan Yağlıdere Sınırlı köyünden Ramazan Demir ile aracına “Başın Düşerse Dara Muhtar Bayram Demir’i Ara” sloganını ve anne babasının ismini yazdıran Koçlu köyünden Ramazan Demir, mahallelerine hizmet için girdikleri gülümseten seçim yarışını sürdürüyor.
“Kim kazanırsa onu tebrik ederiz”
İşçi emeklisi 45 yaşındaki Bayram Demir, AA muhabirine, mahallede aynı ad ve soyadı taşıyan iki kişinin aday olmasının seçim atmosferini farklı noktaya taşıdığını söyledi.
Oy için gittikleri yerlerde zorlandıklarını anlatan Demir, “İki Bayram Demir’in muhtarlığa aday olması tesadüf ama tesadüften de öte ikimiz de aslen Giresun Yağlıdereliyiz. İkimizin aracının markası da aynı. Bu durum mahallemize de çok büyük heyecan getirdi.” diye konuştu.
Demir, benzer durumlarda olmanın zorluğunun yanı sıra heyecan da yaşadıklarını dile getirerek, seçmenlerin zaman zaman kafa karışıklığı yaşadığını, oy kullanırken adayları nasıl ayırt edeceklerini sorduklarını söyledi.
Yüksek Seçim Kurulunun isim benzerliklerine karşı önlemler aldığına değinen Demir, “Adayların isimleri aynıysa oy pusulasında ismin yanına anne ve babanın da isminin yazılması gibi. Çok şükür bu durum bizleri kurtarıyor. Bir de oy pusulamızı dikey veya yatay olarak hazırlayabiliriz. Ben dikey olarak hazırlayıp seçmene sunacağım.” şeklinde konuştu.
Demir, bu durumun mahalleye farklı atmosfer getirdiğine işaret ederek, “Bu güzel bir şey ve benim açımdan hiç sakıncası yok. Burada milletin tercihi önemlidir. Kim kazanırsa onu tebrik ederiz. Kahvehanede otururken iki Bayram Demir’in olmasıyla ilgili arkadaşlarla aramızda latifeler oluyor. Bu da güzel bir şey.” ifadesini kullandı.
Seçim çalışmalarını yürütürken kendisini tanıyanların köyünün ismiyle “Sınırlı Bayram” şeklinde hitap ettiğini belirten Demir, diğer adayı da köyüyle anan vatandaşların, seçim pusulasına yazılan aza isimlerinden de oy verecekleri kişiyi ayırt edebileceklerini kaydetti.
“Türkiye’de ilk olduğunu söylediler”
Esnaf 49 yaşındaki Bayram Demir, isim ve soyadı benzerliğini duyunca şaşırdığını söyledi.
Benzerlik dolayısıyla yaşanan sorunları nasıl çözeceklerinin sık sık sorulduğunu belirten Demir, araçlarında yazan seçim sloganları ve oy pusulasına anne baba isminin yazılmasının problemi çözdüğünü ifade etti.
Demir, benzerliğin çevrelerinde de şaşkınlıkla karşılandığına değinerek, “Biz zor olmadığını biliyoruz. Ulus Mahallesi sakinleri kime oy vereceklerini biliyorlar. İlk defa muhtar seçmiyorlar. Bu ilk olmadığı için bizim de özverili çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Muhtarlık seçimlerinde verdikleri mücadelenin dostluk içerisinde sürdüğünü vurgulayan Demir, şunları kaydetti:
“Aramızdaki rekabetin dostluk içerisinde gitmesi gerekiyor. Muhtarlık, toplumun önünde söz sahibi olmak ve haklarını savunmak demektir. Aramızda sürtüşme illaki olacak, o seçim atmosferinin doğasında var. Diğer Bayram kardeşimiz bazen ‘Neden ismini değiştirmedin?’ diye takılıyor. Biz de bunu gülerek karşılıyoruz.”
Demir, hayatında ilk defa bu kadar çok heyecanlandığını dile getirerek, tatlı atışmalarla geçecek seçim sürecini “örnek insan” olarak bitirmek istediklerini sözlerine ekledi.
]]>
Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (Kardemir) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, şirketin stratejik yatırım planlarından söz ederek, “Önümüzdeki 5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimiz var. Ham çelik üretim tonajımızı kısa vadede yeni yatırım planlarımızla beraber 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı hedeflemekteyiz” dedi.
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, Kardemir A.Ş.’nin çizdiği stratejik plan, yatırım hedefi, üretim tonajı, Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi ve yeşil çelik yatırımlarında atılabilecek yerli ve milli teknoloji adımları hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kardemir’in ham çelik üretin tonajını 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı amaçladıklarını ifade eden Demir, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir stratejik plan hazırlandığını ve önümüzdeki 5 yılda 1,5 milyar doları bulacak yatırım hedefleri olduğunu ifade etti. Demir, Kardemir’in demir çelik sektöründe yerli ve milli üretim stratejileriyle sektörel bağımsızlığı sağlayacağını ve küresel bir güç olmak vizyonuyla yoluna devam edeceğini belirterek, “Kardemir, bu kapsamda yenilikçi teknoloji ve sürekli iyileştirme anlayışının vurgulandığı, çevresel sosyal sürdürülebilirliğin ve paydaş değerlerinin ön planda tutulduğu mevcut üretimin ötesinde değer katan ve fark oluşturan operasyonları ile değişime liderlik etmeyi hedeflemektedir” diye konuştu.
“5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimizi paylaşmak istiyorum”
Hazırlanan 5 yıllık stratejik plandan ve Türkiye Yüzyılı’nın ilkelerinden hareketle uzun vadeli iş modellerinde yatırımlar yapmaya öncelik gösterdiklerini söyleyen Demir, “Stratejik planlarımız doğrultusunda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimizi paylaşmak istiyorum. Ham çelik üretim tonajımızı kısa vadede yeni yatırım planlarımızla beraber 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı hedeflemekteyiz. Katma değerli çelik üretimini önümüzdeki 5 yıl içerisinde iki katına çıkaracak planlamalar içindeyiz. Süreç boyunca uygulanacak kontrol mekanizmaları ile yarı mamul ve nihai mamul kaliteli teknolojiler ve nitelikleri sürekli iyileştirilecek, bunu destekleyen operasyonel verimlilik artırılacaktır” açıklamasında bulundu.
“Özel demiryolu taşımacılık işletmesi olma yolunda onay sürecinin iki yıl içinde tamamlanmasını planlıyoruz”
Demir, kapasite açısından lojistik kısıtlamaların aşılması gerektiğine dikkati çekerek, bu bağlamda lojistik master planı hazırlanacağını ve alternatif taşıma kanallarının ortaya konacağını sözlerine ekledi. Lojistik master planı dahilinde görüşülen liman işletmeciliği ve demiryolu işletmeciliği projelerinin de hayata geçirileceğini söyleyen Demir, “Yük taşımacılığı hizmetlerimizin verimliliğini artırmaya ve daha yeşil ulaşım seçeneklerine geçişi desteklemeye yönelik başladığımız bu serüvende büyüklüğümüzü sürdürecek atılımların bir parçası olarak gördüğümüz özel demiryolu taşımacılık işletmesi olma yolunda alınan kararlar ile başlanılan projede onay sürecinin iki yıl içinde tamamlanmasını planlıyoruz. Bu konuları stratejik iş birliği yapılabilecek paydaşlarla yapmakta planlarımızın bir parçası olabilir. Bu formülle liman ve demiryolu projeleri ile kritik stok seviyeleri etkin olarak takip edilecek, fırsat alımları değerlendirilecek ve stok maliyetleri kontrol altında tutulacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“Cumhurbaşkanımızın Kardemir’e verdiği değer kritik bir role sahip”
Demir, büyüme stratejileri çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kardemir’e verdiği desteğin çok kıymetli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın Kardemir’e vermiş olduğu değer, ülkemizin sanayi ve ekonomik kalkınması açısından kritik bir role sahiptir. Bu destek, Kardemir’in sadece bir sanayi kuruluşu olmanın ötesinde, ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilirlik gücünü artırarak Türkiye’nin sanayi potansiyelini daha da geliştirmesine katkı sağladığı gibi bu desteği, yerli üretimin teşvik edilmesi ve istihdamın artırılması gibi stratejik hedeflerimizi ve ülkemizin sanayideki önemli konumunu korumasına yardımcı olmaktadır” diye konuştu.
“2024 yılı için çevre yatırımlarımıza yaklaşık 40 milyon dolar bütçe ayırdık”
Mali yapıyı güçlendirmek adına sürdürülebilir bir Kardemir oluşturmak istediklerini aktaran Demir, Kardemir’in çevre yatırımları, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlenmesi hakkında atılacak adımların öneminin altını çizdi. Kardemir’in mali yapılarını güçlendirmesinin sürdürülebilirlik açısından en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen Demir, “Kardemir’in sürdürülebilir rekabet gücünü artıracak etkin finansal sistem yapısı geliştirilecek, maliyet azaltıcı ve karlılık artırıcı faaliyetler ile ‘Mali Yapıyı Güçlendirmek amaçlanmaktadır. Katma değer ve karlılık konuları önceliğimiz olacaktır. Bu sayede karlılığımız yeni ve yenilikçi yatırımları mümkün kılacağı gibi temettü dağıtımı ile hissedarlarımıza değere ortak etmeyi sürdürmek isteriz. Hisselerinin tamamı Borsa İstanbul’da işlem gören Şirketimiz yaptığı yatırımlar ve karşılığındaki kazanç potansiyelini ortaya koyarak yatırımcı çekmeye devam edecektir. Demir-çelik şirketlerinin önünde artık AB Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi vardır. Şirketimizde bu düzenlemeye uygun bir şekilde 2053 hedefleri doğrultusunda yola devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
Demir, Kardemir’in ‘Sağlıklı Çevre ve Verimli Üretim’ ilkesinden hareketle tüm üretim ve yatırım faaliyetlerinde çevreye duyarlı olmayı ve sürekli geliştirmeyi temel prensipler olarak kabul ettiğini de dile getirdi.
“2053 yılına kadar karbon nötr bir tesis olmayı hedeflemekteyiz”
Demir, karbon nötr tesis hedefi ile alakalı çizdikleri yol haritasından da söz ederek, 2020 yılı sonuna kadar 250 MW yenilenebilir enerji üretimine ulaşılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Misyonlardan bir tanesinin efektif bir demir çelik ekosistemini kurmak olduğunu dile getiren Demir, “Bu kapsamda rekabet öncesi iş birliği geliştirilerek ürünlerin sektörler arası kullanımı artırılacak ve demir çelik geleceğini inşa edecek ARGE projeleri sektör firmaları ile geliştirmeyi planlamaktayız. Demiryolu sektöründe ray ve tekerde tek üretici konumunda olan şirketimiz, geliştirmekte olduğu ürünlerde de yol haritasını sektör temsilcileriyle birlikte oluşturacaktır. Demir çelik sanayiini geliştirecek ve sürdürülebilirliği sağlayacak yeşil çelik stratejilerini ortaya koyacak Yeşil Çelik Strateji Yol Haritası son haline getirilecektir. Burada önemle altını çizdiğimiz konu ise yeşil çelik konusundaki teknolojiyi yerli ve milli firmalarla ortak payda da buluşarak geliştirmeyi planlıyoruz. Karbon nötr yolunda karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 15 azaltmayı ve 2053 yılına kadar karbon nötr bir tesis olmayı hedeflemekteyiz” şeklinde konuştu.
Demir, enerji tüketimlerinin verimli yönetilmesi için enerji verimliliği projeleri geliştirileceğini ve alternatif yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları yapılacağını da duyurdu. Böylece ton ham çelik başına düşen enerji tüketim miktarının düşürüleceğini ifade eden Demir, değişen çevre koşulları ve iklim krizine bağlı olarak yüzey suyu ve yer altı sularının azalarak tehlike arz ediyor olmasından dolayı toplam tüketilen su miktarının yüzde 15 oranında düşürüleceğini aktardı.
“Ortaklık yapısıyla yeni iş modeli tasarlayacağız”
Kardemir, bağlı ortaklık yapısını da yeniden değerlendirilerek, yeni iş modeli tasarlayacaklarını ifade ederek, “Şirketlerimizin mühendislik kabiliyetlerini ön plana çıkaran ve pazarlayan kuruluşlar haline getireceğiz. Kardökmak’ı demir çelik sektörünün Ar-Ge mühendislik, tasarım ve Ür-Ge firması haline getirmeyi, Enbatı’yı yeni ve yenilenebilir enerji teknolojileri alanında uzmanlaştırmayı, Karçel’i ise yapısal çelikte imalat montaj ve tesis kurulumunda bir çelik servis merkezi kurulumuyla beraber daha da etkin ve yetkin hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
“Savunma sanayii alanı için kaliteli malzemelerin tedarikinde önemli bir role sahibiz”
Demir, savunma sanayii alanında kendi tecrübelerini de aktararak, Kardemir’in gelişmiş alt yapısı ile faydalı işlere imza atılabileceğini söyledi. Demir, şu ifadeleri kullandı:
“Kardemir, demir ve çelik üretimindeki uzmanlığıyla başta savunma sanayii olmak üzere nitelikli alaşım ihtiyacı olan kritik sanayi alanlarının ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli malzemelerin tedarikinde önemli bir role sahiptir. Kardemir’in büyük ölçekli üretim kapasitesi ve esnek üretim yetenekleri, bağlı ortaklıklar ile sağladığı esneklik ile kritik ve stratejik sanayimizin taleplerini karşılamak için ideal bir altyapı sunmaktadır. Kardemir’in bu katkıları; yerli ve milli üretimdeki güçlü adımlarımızı destekleyerek ülke güvenliğimizi daha da sağlamlaştırabilir. Savunma sanayiinde kazandığımız uzun yıllara dayanan deneyimleri, Kardemir’in operasyonlarına entegre ederek hem ulusal hem de uluslararası alanda rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz.” – ANKARA
]]>
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasına ilişkin “Bu büyük bir felakettir. Bunun örneği de yoktur. Özellikle Doğu Avrupa – Türkiye çizgisinde ikinci Çernobil vakası yaşanmaktadır. Üzerine yağmur gelmesiyle birlikte hidrojen siyanür gazı da atmosfere yayılacaktır. Bu gazın nerelere gideceği bilinmez. Basra Körfezi’ne kadar gidecektir” dedi.
İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Ali Demir ve İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer, Erzincan’ın İliç ilçesinde maden faciasının yaşandığı bölgede incelemelerde bulundu. Bölgede faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ve bilim insanlarının uyarılarına rağmen bunların dikkate alınmadığını ifade eden Demir, “Dikkate alınmadığı gibi büyük bir umursamazlık içerisinde 2021 yılında Murat Kurum’un Çevre ve Şehircilik Bakanı olduğu dönemde Çöpler Kompleksi Madeni’nin kapasite artırımına da izni verilmiştir” dedi.
İYİ Parti’yi temsilen 2021 yılında bölgeye gelerek incelemelerde bulunan parti heyetinin alınması gereken tedbirleri rapor haline getirerek ilgili kurumlara ilettiğini aktaran Demir, bir sonraki sene ise İYİ Parti Milletvekili Şenol Sunat tarafından soru önergesi verildiğini hatırlattı.
İliç’te 21 Haziran 2022’de yaşanan siyanür sızıntısı ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından işletmenin faaliyetlerinin durdurulduğunu belirten Demir, “Ancak bakanlık bir süre sonra belirlenen eksikler için 16 milyon 400 bin TL idari para cezası yaptırımı uyguladıktan sonra işletmeci firmaya tekrar faaliyet izni vermiştir” diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 29 Haziran 2022 tarihli TBMM grup toplantısı sırasında konuyu tekrar gündeme getirdiğini kaydeden Demir, tüm uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığını vurguladı.
Demir şöyle devam etti:
“İLİÇ’TE 2 YIL ÖNCE YAŞANAN SİYANÜR SIZINTISI FELAKETİ HEPİMİZ İÇİN BİR DERS OLMALIYDI”
“Bugün itibariyle, ilgili maden firmasının faaliyetinin durdurulmasına neden olan eksikliklerin giderilip gidermediğini ve ayrıca hangi gerekçe ile 2021 yılında kapasite artırımına izni verildiğini kamuoyu gibi bizler de merak ediyoruz. Ödenen 16 milyon 400 bin TL idari para cezasının bölgedeki risk ve tehditleri ortadan kaldırmadığını dün hep birlikte çok acı bir şekilde gördük. Oysa, İliç’te 2 yıl önce yaşanan siyanür sızıntısı felaketi hepimiz için bir ders olmalıydı. Benzeri felaketlerin bir daha yaşanmaması için dünkü olaydan ders çıkarılmalı ve olay tüm boyutlarıyla değerlendirilmelidir.”
Çöpler Madeni Bölgesi’ni işleten maden firmasının yurtdışı ortağına ait yaklaşık 221 milyon lira vergi borcunun silindiğine yönelik haberlere de işaret eden Demir, bu borcun hangi gerekçe ile silindiğini sordu.
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer ise şunları söyledi:
“DOĞU AVRUPA – TÜRKİYE ÇİZGİSİNDE İKİNCİ ÇERNOBİL VAKASI YAŞANMAKTADIR”
“Yaşanan olay doğal bir toprak kayması değildir. Maden firması tarafından işlenmiş toprağın uygun şekilde yerleştirilmemiş olması sebebiyle meydana gelmiş bir kaymadır. Bu toprak siyanürlü dolu, ağır metal içeren, adeta jöle kıvamında su gibi akan bir toprak büyük bir çukuru doldurmuştur. Bu büyük bir felakettir. Bunun örneği de yoktur. Özellikle Doğu Avrupa – Türkiye çizgisinde ikinci Çernobil vakası yaşanmaktadır. Üzerine yağmur gelmesiyle birlikte hidrojen siyanür gazı da atmosfere yayılacaktır. Bu gazın nerelere gideceği bilinmez. Basra Körfezi’ne kadar gidecektir.”
Avrupa Birliği tarafından tasfiye edilen bir metodun bölgede uygulanmaya devam ettiğini dile getiren Demirer, “Bu toprak yığınından yer altı sularımıza siyanür sızıntısı devam edecektir. Bölgedeki barajlara ve göllere, zaman içerisinde Fırat’a sızacaktır. Özellikle toprakta yaşamı sonlandıracaktır. Yer altı suları siyanürlü olacaktır. Akarsulardaki balıklar ölecektir” diye konuştu. Yaşananların kısa vadede olduğu gibi uzun vadede de sonuçları olacağının altını çizen Demirer, bölgedeki köylerin gözetim altına alınması gerektiğine dikkat çekti.
]]>
Mersin’de saplandığı demirden kurtarılan kedi sağlığına kavuştu
MERSİN – Mersin’de bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kendi, tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.
Alınan bilgiye göre, demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak itfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran ekipler, Mersin Büyükşehir Belediyesi veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde tedavisi yapılan sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan kedi, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Zamanında müdahale ile kedinin bacağının ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldığı ifade edildi.
“Can dostlarımıza gerekli tüm ilgiyi gösteriyoruz”
Yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, “Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 cm civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. Dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu” ifadelerine yer verdi.
Sahipsiz sokak hayvanlarını tedavi ettikten sonra doğal ortamlarına bıraktıklarını ifade eden İncir, “Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz” dedi.
“Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım”
İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi.
Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, “Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi” şeklinde konuştu.
Bakımını üstlendiği can dostların belediyenin bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Mersin Büyükşehir Belediyesine Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” ifadelerine yer verdi.
]]>
Mersin’de bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kendi, tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.
Alınan bilgiye göre, demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak itfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran ekipler, Mersin Büyükşehir Belediyesi veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde tedavisi yapılan sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan kedi, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Zamanında müdahale ile kedinin bacağının ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldığı ifade edildi.
“Can dostlarımıza gerekli tüm ilgiyi gösteriyoruz”
Yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, “Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 santimetre civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. Dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu” ifadelerine yer verdi.
Sahipsiz sokak hayvanlarını tedavi ettikten sonra doğal ortamlarına bıraktıklarını ifade eden İncir, “Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz” dedi.
“Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım”
İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi.
Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, “Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi” şeklinde konuştu.
Bakımını üstlendiği can dostların belediyenin bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Mersin Büyükşehir Belediyesine Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” ifadelerine yer verdi. – MERSİN
]]>
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi ekipleri, bir can dostu daha sağlığına kavuşturdu. Mezitli’de ikamet eden hayvansever bir vatandaşın ihbarı sonucu, bir apartmanın korkuluklarına ayağı saplanan kediyi İtfaiye Dairesi ekipleri kurtardı, Büyükşehir’in veterinerleri iyileştirdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi bünyesindeki Bozyazı, Silifke ve Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde misafir edilen can dostların yanı sıra sokakta yaşayan hasta, yaralı ve kaza geçirmiş patili dostlar için önemli çalışmalar yapılıyor. Başıboş, hasta, yaralı kedi ve köpekleri toplayarak tedavi etme, kısırlaştırma, sahiplendirme ve mama desteği vermeyi sürdüren Büyükşehir, Alo 185 üzerinden gelen ihbarlara da en kısa sürede yanıt veriyor.
30 Ocak günü Alo 185 üzerinden demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak İtfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran İtfaiye ekipleri, can dostu, Büyükşehir’in veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde yaklaşık 12 günlük tedavisinin ardından sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan patili dost, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Büyükşehir İtfaiyesi’nin hızı, veteriner hekimlerin de etkin müdahalesi sonucu can dostun bacağı, ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldı.
Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatarak, şöyle konuştu:
“Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 cm civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. İçerinin dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu. Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz.”
İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi. Büyükşehir İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, şunları dile getirdi:
“Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta Başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi. Başkan Vahap Seçer, hayvan hakları konusunda Mersin için mucize.”
Bakımını üstlendiği can dostların Büyükşehir’in bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Büyükşehir Belediyesi’ne Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” diye konuştu.
]]>
HATAY (İHA) – Hatay’da depremin ardından aylarca evden dışarı çıkmayan 54 yaşındaki Ayhan Demir, geçtiğimiz pazartesi günü evinden çıktıktan sonra sırra kadem bastı. Demir’in yakınları gelecek güzel haberi bekliyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerden Hatay’da birçok insanın hayatı olumsuz etkilendi. Antakya ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Ayhan Demir’in de asrın felaketinde iş yeri yıkıldı ve yakınları vefat etti. Deprem sonrası psikolojik olarak zor günler geçiren Demir, uzun bir süre evden çıkmayarak çevresiyle iletişim kurmadı. Demir, 22 Ocak Pazartesi günü ise evinden çıktıktan sonra sırra kadem bastı. Yanına cep telefonu, cüzdan ve para almayan Demir’den haber alamayan yakınları, gelecek güzel haberi bekliyor.
“Her zaman da söylüyordum ‘Gel hava alalım, yürüyüş yapalım’ diye ama dışarıya çıkmazdı”
Eşinin yanına para ve cüzdan almadan evden ayrıldığını belirten Yeliz Demir, “Pazartesi günü kahvaltısını etti, geldi oturdu. Oturduktan sonra ben mutfağa gittim, aramızda sadece kapı vardı. Burada kendisi yürüyüş yapıyordu, ben de oradaydım. Bir anda geldim buraya baktım Ayhan yok. Baktım demir kapı açık, dedim ‘Kim açmış?’ demir kapıyı. Çünkü kendi dışarıya çıkmaz. Hep içeride, kapalı yerde, öyle bir cesareti yok yani dışarıya çıksın. Her zaman da söylüyordum ‘Gel hava alalım, yürüyüş yapalım’ diye ama dışarıya çıkmazdı. Ama öyle birden bilmiyorum kafasına ne geldi, ne düşündü birden terlikle çıkmış. Bir de üzerinde mavi bir mont vardı. Yanında kimlik yok, para yok, hiçbir şey yok. Bilmiyorum nereye gider ama üç tane komşum görmüş. Sağlık ocağının o taraflara gitmiş. Ama nereye gitmiş, nasıl gitmiş kimse görmemiş. Evimiz ve dükkanımız yıkıldı, onun etkisi tabii ki var. Çünkü o içine kapanık birisiydi. 22 Ocak Pazartesi günü saat 10 civarıydı. Çıktım ilk çıktığı zaman koştum peşinden onu bulmak için ama maalesef bulamadım. Sokak sokak aradım. Bütün köyü aradım. Sordum soruşturdum maalesef gören yok. Sadece üç kişi görmüş, bir şey yapamamışlar. Ama kendisi giderken acele ediyor. Çok hızlı bir şekilde gidiyormuş. Ama neden böyle bir şey düşündüğünü hiç anlayamıyorum. Buradan çıktığı zaman durumu iyiydi. İşte kafasına ne geldi, ne düşündü bilemiyorum” diye konuştu.
“Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu”
Haber alamadıkları babasını bulmak için kolluk kuvvetlerine başvurduklarını belirten kızı Zekiye Demir ise, “En büyük kızıyım. Şu an çok kötü durumdayız. Yani hiçbir şekilde babamıza ulaşamıyoruz. Ne yapacağımızı hiç bilmiyoruz. Her yere baktık. Polisler her yeri arıyor, hiçbir şekilde bir sonuç yok. Çok mutsuzuz, ne yapacağımızı şu an hiç bilmiyoruz. Bekliyoruz, elimizden hiçbir şekilde bir şey gelmiyor. Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu. Birden böyle çıkıp gitmesi çok tuhaf geliyor. Babamın gidebileceği herhangi bir yer var mı bilmiyoruz” dedi. – HATAY
]]>