KAR YAĞIŞI BEKLENEN İLÇELER AÇIKLANDI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı (AKOM), kentteki hava durumuna ilişkin uyarılarda bulundu.
Hava sıcaklığının öğle saatlerinde 5’ye kadar düşeceğini belirten AKOM, gün içerisinde kentte kar yağışının beklendiği ilçeleri de açıkladı.
AKOM’un tahminlerine göre, Çatalca, Silivri, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Çekmeköy ve Şile gibi yüksek noktalarda kalan ilçelerde karla karışık yağmur ve kısa süreli kar görülecek.
DENİZ ULAŞIMI KİLİT
Etkisi arttıran fırtınadan deniz ulaşımı da olumsuz etkilendi. İstanbul Deniz Otobüsleri’nin (İDO) internet sitesindeki duyuruya göre, kötü hava koşulları sebebiyle saat 07.45’deki Yenikapı- Yalova, 08.00’deki Pendik-Yalova, saat 08.30’daki Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı- Kadıköy, 08.30’daki Bandırma-Yenikapı-Kadıköy, saat 09.00’daki Pendik-Yalova, 09.05’teki Kabataş-Kadıköy-Yenikapı- Bursa, 09.45’teki Yalova-Yenikapı ve Yenikapı-Yalova seferleri ile saat 10.30’daki Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı-Kadıköy seferleri gerçekleştirilemeyecek.
Şehir Hatları AŞ’den yapılan duyuruda ise aynı sebeple, Bostancı-Moda-Karaköy-Kabataş Hattı seferlerinin Moda uğraması, Büyükada- Sedef Adası, Ortaköy-Beşiktaş- Eminönü hatları ile Paralel Hat seferlerinin Ortaköy uğramasının gerçekleştirilemediği bildirildi.
UÇAKLAR PİSTE İNEMİYOR
Hava ulaşımında da benzer bir durum söz konusu. İstanbul Havalimanı’na gelen bazı uçaklar iniş yapamayınca pisti pas geçerken, bazıları da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı. Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapmak isteyen uçaklar da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı. Kalkış seferlerinde ise kısa süreli gecikmeler yaşandığı bildirildi.
Ayrıca Türk Hava Yolları, 38 uçuşun İstanbul’da beklenen fırtına nedeniyle iptal edildiğini açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan kapalı pazar alanındaki etkinlikte konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2020 yılında, salgın döneminde çiftçi kesimini hatırladıklarını söyledi.
Hiçbir şey yapamaz halde, ekemeyeceğini, biçemeyeceğini düşünen çiftçinin yanında ilk kez salgın döneminde olduklarını anlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:
” Pendik’ten Silivri’ye, Çatalca’dan Sarıyer’e, Şile’den Beykoz’a, Arnavutköy’den Büyükçekmece’ye tüm ilçelerimizde tarım yapılan alanların artırılmasına dönük desteğimize başladık. İşte o desteğimiz sadece bugün burada ürünlerini gördüğünüz fide desteği değil, akaryakıt desteği, çiftçi eğitim desteği, makine desteği, gübre desteğidir. Ziraatın en iyi şekilde yapılması adına gereken ne varsa hepsini sağlama gayreti içerisinde olduk.”
İmamoğlu, bugünkü bayram hissinin, güzel ortamın ve duygunun kaynağının, verdikleri destekler olduğuna işaret ederek, bir çiftçi annenin evladı olduğunu her yerde gururla söylediğini hatırlattı.
Toprağın bereketinin bir ev için ne ifade ettiğini, yüzleri nasıl güldürdüğünü, insanları nasıl mutlu ve huzurlu ettiğini çok iyi bildiğini vurgulayan İmamoğlu, “Siz toprağın bereketini fışkırtamazsanız, o toprağı işleyenin gönlünü iyi ve hoş edemezseniz, o insanların hanesine o bereketli gelirleri akıtamazsanız, o milletin huzurlu olma şansı yok.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından İmamoğlu ve beraberindekiler hatıra fotoğrafı çektirdi.
Öte yandan İmamoğlu, Çatalca’nın Çakıl köyünde de üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilerle sohbet edip fotoğraf çektiren İmamoğlu, bostanda hasat yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçede görev yapan Beden Eğitimi Öğretmeni Fahir Geylani, her hafta farklı köylerde etkinlik yapıyor.
Arkadaşlarının da desteğiyle bu hafta Çatalca köyüne giden Geylani, çocuklara yönelik etkinlik düzenledi, dondurma dağıttı.
Çocukların mutluluğu için etkinlik yaptığını belirten Geylani, etkinlikle köylerdeki tüm çocuklara ulaşmaya çalıştığını söyledi.
Geylani, “Onların bir nebze mutlu olması, bizlerin ne kadar güzel bir iş yaptığının kanıtı. İmkanlarımız kısıtlı. Tüm hayırseverlerden yardım bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca’da düzenlenen halk buluşmasında; AKP’nin İBB Başkanı adayı Murat Kurum’u işaret ederek “Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Siz bu videoları, bir önceki seçimden hatırlıyorsunuz. Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel ile birlikte Çatalca Avrupa Yakası Müteferrik 1 İçme Suyu Temel Atma Töreni’ne ve halk buluşmasına katıldı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki kalabalığa seslenen İmamoğlu; AKP’li Çatalca Belediye Başkanı’nın, ilçede yaptıkları hiçbir temel atma törenine veya etkinliğe katılmadığını söyledi. İmamoğlu, şöyle konuştu:
“BU MAKAMIN SAHİBİ, BU ŞEHRİN 16 MİLYON İNSANI”
Ben hayata şöyle bakıyorum. Bu makamlar gelir geçer. Benim şu anda bulunduğum makam, çok kutlu bir makam. Kadim şehrimizin önemli bir makamı. Bu makamın sahibi, bu şehrin 16 milyon insanı. Çatalca’nın belediye başkanlığı makamının da sahibi Çatalcalılar. Bazıları şöyle düşünüyor olabilir. O makam, ona kimin tarafından verildiyse o makamın sahibi de o zannediyor olabilir. Değil sevgili kardeşim. Makam, milletin. Millete ait olan makamın hakkını verirken insanların siyaseti, şusu busu seçimden öncesinde kalır. Seçim biter, sonra hizmet yolculuğu başlar. Bu hükümet atmosferi değiştirdi. Bunlar iklimi, ahlakı değiştirdi ama onların ortaya koyduğu ahlak, iyi ahlak değil. Onun peşinden gidenin hali yaman. Biz, milletin yolunun peşinden gidiyoruz. Bizim yolumuz o.
KANAL İSTANBUL FELAKETİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Çatalca’nın tarım alanlarına, ormanlarına, Çatalca’nın güzelim doğasına, meralarına göz dikmiş birileri de var. Tarıma saygı duymayan birileri de var. Ağızlarına almasalar da Kanal İstanbul denen ihanet projesiyle beraber Silivri’ye, Çatalca’ya uzanan alanları kontrolsüz bir biçimde, dehşet bir sürece taşıma gayretinde olanlar var. Bu, İstanbul’un sonu demek olur. Onlara karşı çok uyanık olmak ve el birliğiyle karşı durmak mecburiyetindeyiz. Bunlar ‘Gündemimizde yok’ diyorlar. Sakın inanmayın. Bunlar, seçimden önce her kılığa girerler. Bunlar, her türlü renge bürünürler. Bunlar, asıl niyetlerini gizlemeye çalışan insanlar ama ilk fırsatta harekete geçirecekler. Zaten ‘Yapmayacağız’ demiyorlar, diyemiyorlar. Öyle çevrelere öyle sözler, öyle vaatler verdiler ki yapmak mecburiyetindeler. Onun için sandıkta ne olacağız? Birlik olacağız. Kanal İstanbul denen büyük doğal felaket kaynağını, milli güvenlik sorununu bu milletin başına açmalarına izin vermeyeceğiz. Bu şehre muhafızlık yapacağız. Onlar talanla, yalanla, iftirayla hayatlarını sürdürsünler. Onlar israfla gündeme geldiler. Biz, icraatla gündeme geldik.
MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAHA ÇOK DAĞITACAĞIZ
Onların döneminde hangi parselde kime daha fazla imar verilirdi, öyle konuşuldu. Biz ise 4,5 yıldır Halk Süt’le, Anne Kart’la, kreşlerle, eğitim desteği ve burslarıyla… 100 bin üniversite gencine bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla beraber -helali hoş olsun- 7 bin 500 lira burs verdik bu sene. Seneye 100 bin gencimize 15’er bin lira vereceğiz. Bu zor, dar günlerde başımıza yoksulluğu bela etti bu hükümet. Paramızı pul etti. Emeklimizi fakir eyledi. Biz elimizden gelen katkıyı, fedakarlığı yapacağız. Niye, biliyor musunuz? Onların derdi başka ama bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok dağıtacağız. Tek asgari ücretle geçinen evlere, tek emekli maaşıyla geçinen evlere yıllık 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Bu haneler, Halk Ekmek büfelerinden ücretsiz olarak günde bir ekmeğini alacak. Tek asgari ücretle geçinen hanelerdeki bir kişiye tam 10 bin lira da ulaşım desteği vereceğiz. Yeni evli çiftlere, evlenecek çiftlere sağlamakta olduğumuz evlilik desteğini -ki biz başlattık- 30 bin liraya çıkaracağız. Bunu İstanbul genelinde, bu 5 yılda 100 bin çifte çıkaracağız. İhtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencisi gençlere yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacağız.
İSTANBUL’UN YENİDEN İHANETE DÖNMEYE TAHAMMÜLÜ YOK
Sözüm ona bu arkadaşlar, bu kampanyada sadece İstanbul konuşacaklardı. Böyle dediler, hatırlayın. Daha birkaç hafta dayanabildiler, hemen su kaynattılar, hemen kayış attılar. Çünkü görüyorlar, İstanbul başardı. Hep birlikte israfı bitirdik, hizmeti getirdik. Bundan geri dönüş yok. İstanbul’un yeniden ihmale, ihanete, israfa dönmeye tahammülü yok, dönmeyecek. Eşitlik ve adalet yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Birlik ve kardeşlik yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hazır mıyız? Birlikten, kardeşlikten söz açılmışken şimdi biraz sizlerle dertleşmek istiyorum. Bakın, 5 yıldır konuşmalarımı dinliyorsunuz, tavrımı biliyorsunuz. Soruyorum, Allah aşkına, benim bir gün -hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, fark etmez- bir kişiye ayrımcılık yaptığımı ya da ötekileştirdiğimi gördünüz mü? Bana her gün hakaret eden siyasi rakiplerimin, bir gün bile onların vatanseverliğini ya da onların inancını sorguladığımı işittiniz mi? Kıskanıyorlar, doğru. Çekemiyorlar. Kimse, kendisine karşı böyle bir şey yapılmasını hoş karşılamaz. O zaman kendisine yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmayacaksın.
EŞ ZAMANLI BİR OPERASYON BAŞLADI
Bunları niye söylüyorum? Çok eş zamanlı bir operasyon başladı. Yeni yeni filizlendirmeye çalışıyorlar. Operasyonun sahibini de belli ediyor. Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Kampanya, bildiğimiz şey. Tam da şu. Sahte videolar ile kumpas videoları ile neymiş, terör örgütü beni destekliyormuş gibi gösteren videolar. Onlarca hesaptan aynı anda kumpas başladı. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Rakibimin açıklamalarıyla eşgüdümlü başladı. Altını çiziyorum bunun. Rastgele değil. Peki, siz bu videoları hatırlıyorsunuz. Nereden hatırlıyorsunuz? Bir önceki seçimde, değil mi? Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp kumpası nasıl itiraf etmişti? Ne demişti? ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Her babayiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın.
ATA’YA HAKARET ETMEK BUNLARIN DÖNEMİNDE SERBESTLEŞTİ
Bunlar, bu milletin milli duygularını, inancını rencide edecek seviyede ne yazık ki her şeyi alet ediyorlar. Bunlara söylüyorum, buradan sesleniyorum. Ben, sizin gibi günübirlik Atatürkçü değilim. Çıkıyor bir meczup; bize, yüzümüze, gözümüzün içine baka baka Atatürk’e hakaret ediyor. O meczup hakaret ediyor ama kimsenin çıtı çıkmıyor. Herkes bir anda lal oluyor. Ağzını açan yok. Ata’ya hakaret etmek, küfretmek ne yazık ki bunların döneminde serbestleşti. Bu meczup gibiler bir de bize Osmanlı dersi vermeye kalkıyor. Sen kim, Osmanlı kim? Sen ne anlarsın Osmanlı’dan? Osmanlı da bizim, sarı saçlı, mavi gözlü lider de bizim liderimiz. Bunu buradan bilin. Bu yeminli Atatürk düşmanlarını bu iktidar, sadece bu tür durumlarda uzaktan izlemiyor. Ne yapıyor, biliyor musunuz? Onlara destek de oluyor hem de öyle az buz destek değil.
KÜFÜRBAZ ATATÜRK DÜŞMANI, ONLARIN SİYASİ YOL ARKADAŞI
Şimdi bilmediğiniz şeyler söyleyeceğim. O küfürbaz Atatürk düşmanı, onların siyasi yol arkadaşı. Doğru mu? Yetmedi. Atatürk’e küfreden o adamın oğlu, hala partilerinin milletvekili. Yetmedi. Damadı Sakarya Çevre İl Müdürü. Yetmedi. Abisini bir şirketin başına kayyum atadınız. Diğer oğlunu da Kocaeli İşkur İl Müdürü yaptınız. Aileye bak. Yetmedi. Abisinin damadı da eski milletvekili. Hani şu ‘Yeliz’ var ya… O işte, o arkadaş. Bakın, işte sizin liyakat anlayışınız. Atatürk’e hakaret edenlerin sülalesine üst düzey kamu görevleri vermek mi sizin Atatürkçülüğünüz? Vatanseverliğiniz bu mu? Siz, bu halkın çocuklarının hak ettikleri makama gelmesini istemeyenlersiniz. Bu anneler, bu hanımefendiler, bu çocuklarını, bu sıraladığım insanlardan katbekat daha iyi yetiştiriyor ama sizin tek derdiniz, bir avuç insan ve onların aileleri. Bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Bizim derdimiz 16 milyonun, milletin evlatları. Onun için siz, partizanlıkla milyonlarca gencin hakkını gasp edenlersiniz. Siz, alın teriyle başarı zincirini kırarak bu toplumun dengesini bozan bir yapısınız. Aileye bakın. Babası bunlardan milletvekili. Oğlu milletvekili. Damadı milletvekili. Diğer oğlu genel müdür. Damadı genel müdür. Abisi kayyum genel müdürü. Ne mübarek aile, değil mi? Bir de bu memleketin başının tacına hakaret edecek, küfredecek… Devletin bir tane kurumu bile harekete geçmedi. Yazıklar olsun size.
EKREM İMAMOĞLU’YLA UĞRAŞMAYI BIRAKACAKLAR
2015 yılında, bunların zamanında Çatalca’da, KİPTAŞ konutlarının 100’den fazlası, bunların partili yandaşlarına dağıtıldı. Kimler yok, kimler… Şimdi milletvekili yaptıkları Kadın Kolu Başkanı var. Belediye başkanlarının oğlu var. Başkan yardımcısının kızı var. Vakıflarının yöneticileri var. Zaten deprem olur, deprem konutunda kurada her nedense o kura milletvekiline çıkar. Bugün de buraya gelirken okudum. TOKİ’nin alt gelir seviyesi için yaptığı ‘İlk evim arsa’ projesinden arsa bilin bakalım kime çıkmış… AK Parti milletvekiline yine. İşte bunların gerçek yüzü bu. Bu saltanatı kim yerle bir edecek, biliyor musunuz? Vicdanlı ve hakkını koruyan milyonlarca genç, yerle bir edecek. Hem de ne zaman, biliyor musunuz? Çok uzak değil. Sadece 35 gün sonra. 31 Mart’ta hep beraber bunlara öyle bir ders vereceğiz ki, milleti tehdit etmeyi bırakacaklar. Onları, milletin hizmetkarı yapacağız. Hep beraber yapacağız. Seçimde öyle bir ders alacaklar ki, kalan zamanlarında enflasyonu düşürmek için uğraşacaklar. Kalan zamanlarında, berbat ettikleri ekonomiyi, maliyet artışlarını, dibe vuran asgari ücreti düzeltme gayretinde olacaklar. Bunlara halkımız, hangi partiden olursa olsun İstanbul İttifakı, milletimizin o güçlü vicdan birliği, öyle bir ders verecek ki, sandıktan bir gün sonra tutuşup hükümet işlerine koşacaklar. Ekrem İmamoğlu’yla uğraşmayı bırakacaklar.
HEP BİRLİKTE KAZANALIM
Sevgili Çatalcalılar; bu şehrin çocuklarına, bu şehrin gençlerine, bu şehrin saygıdeğer annelerine, hanımefendilerine, dar gelirlilerine, emeklilerine sahip çıkanı seçin. Güzel günler için bir kez daha birlik olun. Birlik olun hepimiz için, hep birlikte kazanalım. Haydi İstanbul, tam yol ileri. Ben, bu şehrin Erhan Bey’le gençleşeceğine, enerjisini bulacağına, sokakta, caddede, pazarda onunla birlikte hizmet üreten bir belediye başkanı olacağına, ahlakına, erdemine, iş yapma çalışkanlığına kefilim. Çatalca’da Erhan Güzel’e oy vermek için hazır mıyız? Meclise de oy istiyoruz. İstanbul’a da oy istiyoruz. Her şey çok güzel olacak.”
]]>