Kavganın büyümesi üzerine iddiaya göre Ahmet Hasırcı, kardeşini boğarak öldürdü.
Sesleri duyan köylülerin haber vermesinin ardından olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri Mehmet Hasırcı’nın yaşamını yitirdiğini belirledi.
Ahmet Hasırcı da jandarma tarafından gözaltına alındı.
Hasırcı’nın cenazesi, cumhuriyet savcısının buradaki incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Devlet Hastanesine gönderildi.
Olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgeye sahil güvenlik gemisi “TCSG-84” ve “KB-32” botu yönlendirildi.
Ekipler, bottaki Afganistan uyruklu 18’i çocuk 41 düzensiz göçmeni karaya çıkardı.
Yabancı uyruklular, işlemlerinin ardından Ayvacık Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldü.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından 2022 yılında dalışa açık hale getirilen Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında 1’inci Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan HMS Triumph’a ait ahşap kapı kolu ve bir alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bu yıl 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç, Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk yapmak değil, aynı zaman içerisinde bir tarihi yolculuk yapmak, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. Hedefimiz, burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak” dedi.
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın derinliklerinde bulunan savaş gemileri, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı olarak 2022 yılında dalış turizmine açıldı. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin savaş batıkları, 1’inci Dünya Savaşı temalı ilk sualtı parkı özelliğini taşıyor. 109 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Donanması’na ait ‘HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık gemi dalış meraklılarını ilgisini çekiyor. 14 dalış noktası ve 150 kilometrelik alanda dalışa imkan veren Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı dalış noktaları; ‘HMS Majestic’, ‘Ertuğrul Koyu Massena ve Saghalien gemi kalıntıları’, ‘Helles Barçları’, ‘Tekke Koyu (W Beach) batıkları’, ‘Arıburnu Barç’, ‘Küçükkemikli Barçları’, ‘Arıburnu Layter’, ‘Lundy’, ‘HMS Louıs’, ‘S.S. Milo’, ‘Tuzla’, ‘Denizaltı Mania Ağı’, ‘Bebek Kayalıkları’ ve HMS Triumph’tan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Gelibolu Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında savaşın izlerini taşıyan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu ve bir adet alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı.
‘BU YIL GELİBOLU SUALTI PARKI’NA 5 BİN CİVARINDA YERLİ VE YABANCI DALIŞ YAPTI’
Gelibolu Sualtı Parkı’nın hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli yerlerinden çok önemli ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini belirten Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’nı oluşturduğumuzda bir hayalimiz vardı. Burayı dünyanın en önemli dalış merkezlerinden ve su altı parklarından birisi yapmaktı. Çok kısa bir zaman içerisinde hem Türkiye’de hem de dünyanın değişik yerlerinden su altı meraklıları, dalgıçlar, Gelibolu Sualtı Parkı’na gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk değil aynı zaman içerisinde bir tarihe, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O da ilgiyi ve merakı arttırıyor. Çünkü Çanakkale’deki suyun altındaki batıkların hem tarihi hem de kültürel miras anlamında farklı bir hikayesi var. Bu hikayeler insanların dikkatini çekiyor. O nedenle Gelibolu Sualtı Parkı’na şu anda bir yöneliş var. Umudumuz çok kısa bir zaman içerisinde burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak. Dalış dendiği zaman akla Gelibolu’yu, Çanakkale’yi, Türkiye’yi getirmek var” dedi.
‘HMS TRİUMPH ZIRHLISI’NIN BİRTAKIM PARÇALARINI KEŞFETMİŞ OLDUK’
Gelibolu Sualtı Parkı’nda devam eden çalışmaları anlatan Alan Başkanı Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’ndaki faaliyetlerimiz esnasında Çanakkale Deniz Savaşı’nın önemli figürlerinden HMS Triumph Zırhlısı’nın birtakım parçalarını keşfetmiş olduk. Yapılan dalışlar sonrasında Triumph Zırhlısı’na ait parçalar bulundu ve envantere kaydedildi, müzemize kaldırıldı. Biz halen Gelibolu’da, Çanakkale’de suyun altını keşfetmeye devam ediyoruz. Suyun altındaki o bizi bekleyen mirası keşfetmeye, korumaya ve kollamaya devam ediyoruz. Gerçekten Çanakkale’de suyun altında büyük bir servet, hazine, bir kültürel miras yatıyor. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu suyun altındaki kültürel mirasları, batıkları hem koruyacağız hem de gelecek kuşaklara aktaracağız. Burayı da bir dalış merkezi, bütün dalış meraklarının uğradığı bir durak haline getireceğiz. Bütün dalış meraklılarını Çanakkale’ye, Gelibolu Sualtı Parkı’na zaman tünelinde bir yolculuk yapmaya, bir tarihi yolculuk yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, yeni eğitim-öğretim yılı öncesi açıklama yaptı. Okulların ” Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi” açılış dersiyle başlamasına tepki gösteren Özçağdaş, “Okullarımızda ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı ders işlenirken, Gazze’de soykırım yapan İsrail ile ticaret gibi temaslar devam etmektedir. Ülkeyi yönetenlerin İsrail sevdası hiç bitmemiştir” dedi.
“Gazze’de yaşanan insanlık dışı saldırılar çocuklarımıza uygun bir dille anlatılmalı”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e “Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü öğretim programlarından ve ders kitaplarından çıkarma çabasına” son verme çağrısı yapan Özçağdaş şunları söyledi:
“Bütün dünya Gazze’de yaşanan soykırımın farkındadır. Orada bir insanlık suçu işlenmektedir. Bu duruma tüm ülke olarak tepki göstermemiz gerekmektedir. Gazze’de yaşanan insanlık dışı saldırılar çocuklarımıza uygun bir dille anlatılmalı ve Filistin ile tarihsel bir kardeşliğimizin olduğu vurgulanmalıdır. Okullarımızda ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı ders işlenirken, Gazze’de soykırım yapan İsrail ile ticaret vb. gibi temaslar devam etmektedir. Ülkeyi yönetenlerin İsrail sevdası hiç bitmemiştir. Öte yandan ‘ Çanakkale‘den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ temalı dersin içeriğinde Çanakkale kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yer verilmemesi düşündürücüdür. Öyle ki, Diyanet İşleri Başkanı Çanakkale Savaşı’nı anarken verdiği hutbelerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını geçirmemeye özen göstermektedir. Milli Eğitim Bakanı da bunu bilinçli olarak yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli Eğitim Bakanı, Atatürk düşmanlığından derhal vazgeçmelidir. Bakan, türlü bahanelerle Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü öğretim programlarından ve ders kitaplarından çıkarma çabasına son vermelidir. Cumhuriyet sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan Yusuf Tekin, ‘Çanakkale’den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi’ içerikli ders planında eksik bıraktığı Atatürk vurgusunu yapmalıdır. Bakanlığı bu doğrultuda, çocuklarımıza uygun bir dille barış ve kardeşlik gibi evrensel değerleri de içine alan içerikler hazırlamaya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botu ‘KB-119’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 2’si çocuk toplam 21 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde gece yarısı kaçak göçmenlerin denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en kapsamlı festivallerinden biri olan ‘Kültür Yolu Festivali’ 31 Ağustos – 8 Eylül 2024 tarihleri arasında Çanakkale‘de birbirinden güzel etkinliklerle kutlanıyor. Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda Bilecik İl Halk Kütüphanesine ait tam donanımlı ‘Gezici Kütüphane Otobüsü’ bu güzel etkinlikte yerini alıyor.
Toplam 11 metre uzunluğunda olan Gezici Kütüphane Otobüsünün içerisinde; çocuk, genç ve yetişkin okuyucuların faydalanacağı kitaplar başta olmak üzere; yüz boyama, kitap okuma alanları, internet, sinema, workshop etkinlikleri, dene-yap atölyeleri, karaoke, müzik, akıl oyunları ve çeşitli ikramlar ile gelen misafirlerini ağırlıyor. Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde İzmir Gezici Kütüphane Otobüsü ile ortak alanda hizmet veren Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü çocuklar tarafından da beğeniyle karşılandığı; etkinliklerin çok güzel ve keyifli olduğunu dile getirildi.
Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü ‘nün Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin ardından 6-7-8 Eylül tarihleri arasında Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma Yörük Şenlikleri’nde de aynı şekilde Söğüt ilçesinde 7den 70’e birbirinden güzel aktiviteler ve etkinlikleri ile Söğüt’te olacağı Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından bildirildi.
Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, “Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsü, Çanakkale’den sonra Söğüt’e gelerek yerini almasıyla ‘Kuruluştan Kurtuluşa Uzanan Yol’ sözünü bizlere hatırlattı. Bu yıl Bilecik Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile Valimiz Şefik Aygöl’ün başlatmış olduğu BİL-EN programı kapsamında ilçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle Bilecik’i karış karış gezecek. 2024 -2025 Eğitim öğretim yılında planlanan takvim doğrultusunda her alana ulaşmayı hedeflemektedir. 31 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde yerini alan Bilecik Gezici Kütüphane Otobüsümüz 6-7-8 Eylül tarihlerinde Çanakkale’deki görevinin ardından Söğüt’e 743. Ertuğrul Gazi’yi Anma Yörük Şenlikleri’nde gelen misafirlerini ağırlıyor olacak. Herkesi bu anlamda Söğüt’e Gezici Kütüphane Otobüsümüze birbirinden güzel etkinliklerle buluşmak temennisiyle bekliyoruz” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BÖLGEYE EKİPLER SEVK EDİLDİ
Alevler rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. İhbarla bölgeye Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edildi.

Yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ayvacık ilçesi Adatepe köyü yakınlarındaki orman alanında, saat 16.30 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 2 ilk müdahale aracı, 10 arazöz, 3 dozer, 4 uçak, 4 helikopter ve toplam 104 personel sevk edildi. Yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Adatepe köyü yakınlarındaki ormanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahalenin ardından saat 19.30 sıralarında kontrol altına alındı. Yangın nedeniyle 2,5 hektarlık orman alanı, 1 hektarlık tarım arazisi zarar gördü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.
İpek YAVAŞ/ AYVACIK, (Çanakkale),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çanakkale’nin Ezine ilçesinde 9 Ağustos 2022 tarihinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u (38), kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldürüp, sosyal medyadan ‘Gururlu hissediyor’ paylaşımı yapan tutuklu sanık Gencay Korur’un (41), Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davasının 5’inci duruşması görüldü. Bilirkişi tarafından tutuklu sanık Gencay Korur’un cep telefonu incelendi. Mahkemeye sunulan raporda, Gencay Korur’un ‘aşkım’ diye kaydettiği kız arkadaşına cep telefonu kayıtlarında cinayetten bir gün sonra eşini öldürdüğünü söylediği ortaya çıktı.
Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Seferşah Mahallesi Çay Sokak’ta 2022 yılı Ağustos ayında meydana gelen olayda, Gencay Korur, boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde tüfekle vurdu. Yaralanan Ayşe Korur, Ezine Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından Gencay Korur, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve İzmir Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından suç aleti ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğüne getirilen Gencay Korur, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklu sanık Gencay Korur’un Çanakkale 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Ezine ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldüren tutuklu Gencay Korur’un Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davanın 5’inci duruşması görüldü.
Tutuklu sanık Gencay Korur, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya hazır bulunurken, Ayşe Korur’un yakınları da duruşmaya katıldı. Duruşma da tutuklu sanık Gencay Korur’a ait telefon kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda hazırlanan rapor mahkemeye sunuldu.
Bilirkişi raporunda Gencay Korur’un telefon rehberinde ‘Aşkım’ isimli kişiye 10 Ağustos 2022 tarihinde cinayetten 1 gün sonra yazdığı mesajlar da şu ifadeler yer alıyor:
“Gencay Korur; Ben Ayşe’yi öldürdüm, kaçıyorum.
Aşkım; Ne zaman? Hani yapmaktan vazgeçmiştin. Sen ciddi misin? O zaman neden teslim olmuyorsun da kaçıyorsun ki?
Gencay Korur; Olacağım.
Aşkım; Hani hapiste el üstünde tutarlardı, şimdi ne değişti.
Gencay Korur; Gidiyorum. Teslim olacağım.
Aşkım; Öldüğüne emin misin? Belki sadece yaralanmıştır.
Gencay Korur; ya salak salak konuşma öldü diyorum”.
Tutuklu sanık Gencay Korur, mahkemedeki savunmasında bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, “3 kızım da benden değil. Çocuklar benden değil. Eşim kimden hamile kaldı. DNA testi istiyorum” dedi. Korur’un savunmanın ardından mahkeme heyeti davayı 12 Mart tarihine erteledi.
Duruşma sonrası adliye çıkışında açıklama yapan müşteki avukatı Ahmet Erzi, “Ayşe Korur cinayetinde sanık her ne kadar namus cinayeti şeklinde cinayeti işlediğini beyan etmiş ise de telefon yazışmalarında sanığın başka kadınlarla olan samimi konuşmaları aynı zamanda birlikte olduğu kadınlara kendi eşini Ayşe Korur’u öldüreceğine dair beyanları ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla namusa ilişkin hiçbir şey yoktur, kalmamıştır. Mevcut halden Cumhuriyet Savcımız mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kendisine tevdi edilmesini talep etti. Önümüzdeki celse mütalaa açıklanacak. Biz mütalaanın ağırlaştırılmış müebbet olacağından hiçbir şüphe duymamaktayız. Sanığında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alacağından şuandaki durum itibariyle hukuken de emin durumdayız. İnşallah hak ettiği cezayı alacak. Ayşe Korur’u öldürdüğünü kendi kız arkadaşına anlatıyor. Anlattıktan sonra da kız arkadaşının şöyle bir beyanı var. Diyor ki; ‘Hani öldürmekten vazgeçecektin’ yani karısını öldür meyi daha önce planlayıp, kendi kız arkadaşına anlatıyor. ve öldürdükten sonra da kız arkadaşına bilgi veriyor; ‘ben karımı öldürdüm’ diye. Cep telefonu kayıtlarında var. Sevgilisini telefonuna aşkım diye kaydediyor. Daha sonra da karım beni aldattı diye savunma yapıyor. Yani ortada bir namusa ilişkin herhangi bir durum söz konusu değil. Burada eşini aldatan da sanığın kendisi, indirim almak için dava boyunca bir takım yalanlar, iftiralar attı. Lakin bunların hiç biri de gerçeklik payı noktasında ortaya çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı alacağından biz artık eminiz” dedi. – ÇANAKKALE
]]>
Çanakkale’de üniversitedeki sanat atölyesi etkinliğinde bir araya gelen 3 sanatçı, geleneksel Çanakkale seramiklerini tasarımlarıyla birleştirerek özgün eserler hazırladı.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi, ilk örneklerine 15’inci yüzyılda kent merkezinde rastlanan, 17’nci yüzyıl sonlarından 20’nci yüzyıl başlarına kadar yoğun olarak üretimi yapılan geleneksel Çanakkale seramiklerini yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Unutulmaya yüz tutmuş sanatın yaşatılmasına, genç kuşağa tanıtılmasına, yeni tasarım ve çağdaş formlarla yorumlanmasına öncülük eden merkez, sanat atölyesi etkinliğinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Balyemez, ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Müjde Yücel Coşar ve seramik sanatçısı Gülfidan Özmen’i bir araya geldi.
Atölyede 10 gün süren etkinlikte geleneksel Çanakkale seramiklerini tasarımlarıyla buluşturan sanatçılar, tabak ve vazo gibi eserlerine çeşitli renklerde boya ve şekillerle ayrı bir boyut kattı.
Sanatçılar, eserlerini yaz aylarında açacakları kişisel sergilerde sanatseverlerle buluşturacak.
Balyemez, AA muhabirine, atölyede Çanakkale seramiklerinin geleneksel desen, form ve dekorlarında kendilerine özgü yorum ve denemeler yaptıklarını söyledi.
Kendi alanı olduğu için daha çok Çanakkale seramiklerinin dekorları üzerine çalıştığını belirten Balyemez, “Özellikle fırça dekorları, astar akıtmalar ilgimi çekiyordu. ‘Onlarla ilgili renklerini değiştirsem nasıl olur, o dekorlar farklı renklerin üzerinde dursa nasıl olur?’ gibi birtakım denemeler yaptım. Aslında daha ziyade farklı renkleri araştırmak gibi oldu. Sonucun ne olacağını çok bilmeden başladım.” dedi.
Balyemez, Çanakkale seramiklerinin genel olarak kaba ve halkın kullanımı için yapılmış ürünler olduğunu dile getirdi.
Sanatsal açıdan bu seramiklerin özelliklerine değinen Balyemez, “Dekorları, üzerindeki fırçalar, renkler, akıtmalar o kadar özgün ki dünyanın herhangi bir yerinde o seramiği gördüğünüz zaman onun Çanakkale olduğunu anlayabilirsiniz. Bu da onu bence en değerli kılan tarafı.” ifadesini kullandı.
“Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var”
Genellikle enstalasyon (yerleştirme) ya da heykel üzerine çalışmalar yapan sanatçı Gülfidan Özmen ise kullandığı gereçler zaman zaman değişse de özellikle cam, seramik ve kağıt gibi malzemelerden yararlandığını söyledi.
Çanakkale seramiklerinin akıtma sırları renklerini çok sevdiğini ve bunları soyut formlara uyguladığını aktaran Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çalışma kapsamında çamurdan soyut yaptığım birtakım strüktürler, formlar var. Bunların üzerine uygulama yapacağım. Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var. Bu, yeni sanatçıların çağdaş yorumlaması ya da yetişmiş geleneksel sanatçıların farklı uygulamaları olabilir. Seramik ve cam eğitimi aldım ama farklı bir bakış açısıyla yorumluyorum. Bu da malzemelere bir tazelik getiriyor.”
Coşar da Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezinin konuk sanatçılarla bu yıl ilk kez düzenlediği sanat atölyesi etkinliğinin yeni üretimlere vesile olması, yeni kuşaklara tanıtılması ve kültürel mirasa sahip çıkılması için devamının planlandığını belirtti.
Her etkinliğe konuk sanatçıların davet edileceğini, üniversiteden de öğretim üyelerinin bu çalışmaya dahil edileceğini aktaran Coşar, etkinliğin bu şekilde ortak etkileşimlere vesile olacağını ifade etti.
ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü mezunu pek çok kişinin kentte atölye açtığını ancak bunlarda genellikle satışa yönelik modern tasarımların hazırlandığını dile getiren Coşar, geleneksel Çanakkale seramiklerini üreten atölye sayısının sınırlı olduğu bilgisini verdi.
Çalıştay kapsamında yaptığı tasarımda Çanakkale seramiklerinin biçimini ele aldığını söyleyen Coşar, şöyle konuştu:
“Seramik atölyesindeki kalıpları kullandım. Üniversitenin atık kağıtları ile kağıt havluları çamura dahil ediyorum. Onun bünyeye kattığı dokuyu seviyorum. Çamura kattığımız kağıtlar, çamurun mukavemetini artırıyor. Kağıt katkılı yorumlar yapıyorum. Proje kapsamında 5 at başlı testi yaptım. 3 boyutlu olanlar var, bir de duvarda sergilenecek olan versiyonlarını çalışıyorum. Diğer işlerimde de silüetler kullanmayı seviyorum. Çanakkale seramiklerindeki at, ördek ve kuş başlı formların silüetlerini kullanarak formlar tasarlıyorum.”
]]>
Türkiye’de süs bitkileri sektöründe yeni alternatifler oluşturulması için Çanakkale’de kadın çiftçilerin bu yaz üretime başlaması planlanan çalışma kapsamında protokol imzalanarak yol haritası belirlendi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Çanakkale Ziraat Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi ile Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamuller İhracatçılar Birliği arasında protokol imzalandı.
Çanakkale Ziraat Odası aracılığıyla yapılan çağrı üzerine bir araya gelen 21 kadın çiftçi, “süs bitkilerinin üretim potansiyelinin belirlenmesi” konusunda yürütülecek projenin detaylarına ilişkin bilgilendirildi.
Protokole göre, hazırlanacak proje kapsamında Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üreticilere başlangıç materyali sağlayacak, hasat edilen ürünlerin satış ve pazarlamasına destek olacak.
Ziraat Odası, çiftçilerin organizasyonuna, ÇOMÜ eğitim ve desteklenmesine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekonomik ve sosyal yönden gelişimlerine, Ziraat Mühendisleri Odası ise birimlerin koordinasyon ve mühendislik desteklerine katkı verecek.
Özellikle kadın üreticilerin, kooperatif ve dernek benzeri oluşumlarla bir arada bulunabilecekleri bir organizasyon oluşturulmasının hedeflendiği çalışmanın ilk aşamasında, İstanbul’da mezat ziyareti yapılacak. Ayrıca, satış ve pazarlama üzerine görsel hafızalarını geliştirmek üzere toplantılar düzenlenecek, üretim seraları gezilecek, ÇOMÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nde eğitim verilecek, ihracata yönelik üretim desteklenecek.
Koordinasyon sağlandıktan sonra altyapıları, üretim alanları, iş gücü ve üretim kapasiteleri değerlendirilerek, süs bitkisi üretimine temmuz ayında geçilecek. Her çiftçiye ortalama 600 metrekare alanda üretim materyali sağlanarak, kalite ve standardına bağlı olarak ürün ihracatı desteklenecek.
“Termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz”
Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine, Çanakkale’nin hem iç hem de dış pazara yakınlığı nedeniyle süs bitkileri yetiştiriciliği konusunda avantajlı bir konumda yer aldığını söyledi.
Çanakkale’nin iklimsel olarak kışın birkaç ayın dışında süs bitkileri için uygun olduğunu ifade eden Yılmaz, “Burada üretim olursa yeni bir üretim alanı açmış oluruz. Şu anda süs bitkilerinde kesme çiçekte Antalya ağırlıkta bir ihracatımız söz konusu. Antalya’da yaz sıcağından dolayı iklimsel dezavantajlarımız var. Karanfilin dışında başka çeşitleri pazara sunamıyoruz. Daha fazla çeşitliliğin sağlanacağını düşündüğümüz bir bölge olduğu için Çanakkale’de birtakım çalışmalar yapılması adına iyi niyet protokolü imzaladık.” diye konuştu.
Yılmaz, Çanakkale’de kısa sürede süs bitkisi denemelerinin yapılacağını, birçok çeşidin uyumlu olacağını düşündüklerini aktardı.
Süs bitkisi üretiminin Çanakkale ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade eden Yılmaz, “Bundan 10 yıl önce Sakarya’da süs bitkileri sektörü yokken şu an ciddi bir sektör oluştu. Tokat’ta böyle bir sektör yokken yeni yeni oluşmaya başlıyor.” dedi.
“Çanakkale’de de neden olmasın?” düşüncesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, bu işi layıkıyla yapabilecek üreticilerle başlanıp projenin kendiliğinden büyüyeceğini öngördüklerini anlattı.
Yılmaz, Çanakkale’de üretilecek süs bitkilerin yerel esnafın ihtiyacını karşılayacak düzeyde olacağını, daha sonra büyük hedeflerin ortaya konulacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Bir adım sonra kentin etrafındaki büyükşehirler, sektör daha da büyüdüğünde ihracat boyutuna taşınması gerekiyor. Bunu Isparta’da da yaşadık. Isparta’da 15 yıl önce sektör yokken şu an 1500-2 bin dönüm kapalı alanda yazlık karanfil üretimi yapılıyor. Bu ürünlerin tamamının Hollanda ve İngiltere’de satışı yapılıyor. Burada hem serada kesme çiçekler hem de dış mekanda üretimler gerçekleştiriliyor. Çanakkale’de termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz. Süs bitkileri üretiminin neredeyse tamamı burada yapılabilecek potansiyele sahip.”
]]>
Türkiye’deki bazı üniversitelerin seramik bölümlerinden öğrenci ve akademisyenlerin oluşturduğu 96 kişilik proje ekibi, fabrika atık malzemelerini kullanarak belediye hizmet binasının dış duvarları için tasarlanan “zeytin” temalı dev mozaik eseri tamamlamaya çalışıyor.
Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi ile Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi AŞ işbirliğinde Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası açık alan kimliklendirme çalışması kapsamında “Seramik Mozaik Yüzey Kaplama” projesi başlatıldı.
Projede, ÇOMÜ’nün yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla Sıtkı Koçman, Bilecik Şeyh Edebali, Hacettepe, Anadolu, Bolu Abant İzzet Baysal, Kastamonu ve Dokuz Eylül üniversitelerinin seramik bölümlerinden 96 öğrenci ve akademisyen yer alıyor.
ÇOMÜ’den yüksek lisans öğrencisi Sedef Aslan’ın tasarımını üstlendiği mozaik eserin yapımı, Çan ilçesindeki Kaleseramik firmasına ait Atölye Kale ve ÜR-GE departmanlarında sürüyor.
Boyu 90, eni 1,25 metre olan 112,5 metrekare ebadındaki mozaik eserin bir bölümü, daha önceki 2 çalıştayda hazırlandı. Sonraki 2 çalıştayda ise kalanı tamamlanarak, eserin geçen yıl nisan ayında hizmete giren Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası’nın kent meydanına bakan duvarlarına haziranda monte edilmesi planlanıyor.
Mozaik deseni 21 tasarım arasından seçildi
ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Yeşim Zümrüt, AA muhabirine, belediye yetkililerinin, Yeşil Yerel Yönetim Binası inşaat aşamasındayken üniversiteden kimliklendirme çalışmaları kapsamında projeler istediğini söyledi.
İnşaat alanında yaptıkları incelemelerde mekanın hangi alanlarının değerlendirilebileceğini ele aldıklarını, iç ya da dış mekanda ne tür projeler gerçekleştirilebileceğiyle ilgili etütlerin ardından 3 ana projeye karar verdiklerini belirten Zümrüt, “Bunlardan biri de Seramik Yüzey Kaplama Projesi oldu. Diğer iki proje iç mekan projesiydi, onlar tamamlandı ve açılışı yapıldı. Üçüncü projemiz olan bu çalışma kapsamında yüksek lisans ve lisans öğrencilerimiz 21 tasarım hazırladı. Paydaşlar aracılığıyla birinde karar kıldık.” diye konuştu.
Prof. Dr. Zümrüt, kentin üniversitesi, yerel yönetimi ve sanayi kuruluşunun aynı potada buluşmasından dolayı projenin çok değerli olduğunu vurguladı.
Mozaik eserin yapımında kullandıkları malzemenin yüzde 80’inin fabrikadan çıkan yer ve duvar karosu atıkları olduğu bilgisini veren Zümrüt, şöyle devam etti:
“Atıkları renk skalasına göre ayırdık. Bunları kullanarak tasarımımızı yürüttük. O yüzden de bunu geri dönüşüm projesi olarak adlandırabiliriz. Atık malzemeyi alıyoruz, bunları sanat eserine, yıllarca kentle temas kuracak bir projeye dönüştürüyoruz. Zeytin teması bu kent için çok kıymetli bir temadır. Paydaşlar olarak belirlediğimiz tema bu oldu. Projemiz, zeytin temasının biçiminden, geometrisinden, renk skalasından çıkışlı bir tasarım üzerinde şekillendi. Atıklar ileri dönüşüm projesi olarak misyonunu yerine getirmiş olacak. Bizler eğitimcileriz. Bizim buradaki en büyük motivasyon kaynağımız da bu projede 4 ayrı çalıştayımız var. 4 çalıştayda 9 üniversite ve 96 tasarımcı çalışmış olacak. Çalışmanın montajı haziran ayında yapılacak.”
]]>
ÇANAKKALE Savaşları’nda yenilgiye uğrayan İtilaf Devletleri’ne ait güçlerin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesinin 108’inci yıl dönümü, Seddülbahir köy meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, “9 Ocak 1916 tarihi, Çanakkale Deniz Zaferi’mizin kara harekatında da başarısız olan düşmanlarımızın artık sadece donanmalarıyla değil, askeri tüm işgal materyalleriyle topraklarımızı terk etmek zorunda kaldığı gündür” dedi.
İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesinin 108’inci yıl dönümü, Seddülbahir Kalesi’nde düzenlenen törenle kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nca gerçekleştirilen törene, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman ve protokol üyeleri katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması, saygı atışının yapılması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
‘ÇANAKKALE ZAFERİMİZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN’
Tarihi bir yıl dönümünü anmak ve tarihin kırılma noktasını yeniden hatırlamak amacıyla bir arada olduklarını söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı, “Bu vesileyle Çanakkale’yi, vatanımızın girilmez kalesine dönüştüren şehitlerimize, gazilerimize ve adları, şanları hiç anılmayan 45 bin kilometreye yayılmış gönül coğrafyamızdan gelerek, bu aziz topraklarda şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle anıyor ve aziz hatıralarının önünde saygıyla selamlıyorum. 9 Ocak 1916 tarihi, Çanakkale Deniz Zaferi’mizin kara harekatında da başarısız olan düşmanlarımızın artık sadece donanmalarıyla değil, askeri tüm işgal materyalleriyle topraklarımızı terk etmek zorunda kaldığı gündür. Bir yanıyla aziz milletimizin; ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diyerek Akif merhumun İstiklal Marşı’mızın dizelerinde ruh verdiği haykırışın askeri alanda tecessüm ettiği ve asla hürriyetine pranga vurulamayacağını gösterdiği bir gündür. Milletimizin bu sene 100’üncü yaşını kutladığımız Cumhuriyetimizi kurması sürecinde milli benliğinizi önemli bir mihenk taşı olan Çanakkale Zaferi’miz hepimize kutlu olsun” dedi.
‘TÜRK ASKERİNİN ÇOK AÇIK, NET BİR ZAFERİ SONUÇLANMIŞTIR’
Programda konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir ise “Bugün 9 Ocak günü haksızca bu topraklara saldıranların bağımsızlığımıza, vatanımıza saldıranların Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anladıkları ve bu topraklardan çekip gittikleri, kaçtıkları, firar ettikleri ve teknik bir ifadeyle Gelibolu Yarımadası’nı tahliye ettikleri gündür ve bugün Mehmetçiğin bu topraklarda çok haklı bir direniş sonucunda dünyaya meydan okuduğu ve bu toprakların Türk milletine ait olduğunu ilan ettiği ve bu uğurda büyük bedeller ödediği ama bu topraklardan düşmanı bir adım öteye geçirmediği gündür. Bu toprakları bize vatan yapanları, bu toprakların Türk milletinde kalması için mücadele edenleri ve tabii ki en başta Anafartalar’ın kahraman komutanı, muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü onun kahraman silah arkadaşlarını, Seyit Onbaşı’yı, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı, Esat Paşa’yı, Cevat Paşa’yı, o büyük komutanları, o büyük kahramanları bir kez daha saygıyla, minnetle, şükranını hatırlıyoruz, yad ediyoruz” diye konuştu Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve şehitler için dua edildi. Program, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nca gerçekleştirilen mehteran gösterisinin ardından sona erdi.(DHA)
]]>