Bizim – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:33:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Milli Eğitim Bakanı Beyşehir’de Ziyaretlerde Bulundu https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:33:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11316

Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir dizi ziyaretlerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanlığının çok büyük bir aile olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve yaklaşık 40 milyona yakın öğrenci ve velilerinin sahadaki en büyük destekçileri olduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi. İlçedeki Ali Akkanat Anadolu Lisesi ve Kubadabad Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret eden Bakan Tekin, öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya gelerek sohbet etti. Bu ziyaretlerinin ardından Pazar yerini ve çarşı merkezindeki esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Bakan Tekin, daha sonra Beyşehir Öğretmenevi Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile mahalle muhtarlarıyla buluşma programına katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin yaptığı konuşmada, “Seçimler bizim için birer bahane. Anadolu’yu karış karış dolaşmak için Anadolu’nun problemlerini yerinde tespit etmek için Cumhurbaşkanımızın izlediği yolda sorunları yerinde tespit edip yerinde çözmek mantığıyla biz Haziran ayından itibaren Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Bugün kısmetimizde Beyşehir var. Mustafa beyin daveti üzerine bugün Beyşehir’deyiz. Belediye başkanımızla beraber toplantılar yapıyoruz, okul ziyaretleri yapıyoruz, belediyelerin okullarımız için yapacağı şeyleri konuşuyoruz. Bizim bakanlık olarak Beyşehir’de eğitim öğretim ihtiyaçları açısından eksiklikleri tespit ediyoruz. Tespit ettiğimiz eksiklikleri gidermek için nasıl davranmamız gerektiğine dair kararlarımızı alıyoruz ve bu şekilde kararlarımızı yerelle istişareli olarak yerinde görerek ve daha sağlıklı olduğuna inandığımız bir süreçte almış oluyoruz. Bugün de Beyşehir’de sabahtan beri 3 tane okulda öğretmenlerimizle sohbet ettik, öğrencilerimizle sohbet ettik. İl ve ilçe milli eğitim müdürümüzün tespit ettiği sorunlar çerçevesinde okullarda eksikleri yerinde gördük. Kararlarımızı alacağız. Öncelikle şunu söyleyeyim; buraya gelirken bize buradaki eğitim öğretim altyapısı ile ilgili olarak en acil problemin Müftü Mahallesindeki 24 derslikli ortaokul olduğunu söylediler. Orada inşallah bugün itibariyle biz süreci başlatıyoruz. Beyşehir’imize hayırlı uğurlu olsun. Onun dışında da gerek okul ziyaretlerimiz esnasında okul bahçelerinde sohbet ettiğimiz gerekse esnaf ziyareti esnasında sokakta karşılaştığımız Beyşehir mahalle muhtarlarının da taleplerini her birisini not ettik. Onları da biz kendi sistemimizde bir analiz edeceğiz ve inşallah onlarla ilgili elimizden geleni yapacağız. Ben hep şunu söylüyorum; Milli Eğitim Bakanlığı çok büyük bir aile. Sadece 20 milyona yakın öğretmenimiz var. 1 milyon 100 binin üzerinde öğretmenimiz var. Yani şöyle söyleyeyim size; sokakta gördüğümüz her 75 kişiden bir tanesi öğretmen. Bu kadar büyük bir aileyiz. Yani 86 milyonluk nüfusun içerisinde böyle bir yapıyız ve yaklaşık olarak 76 bin değişik lokasyonda değişik yerde bizim kurumumuz var. Dolayısıyla bu problemler bu kadar büyük bir ailenin sorunlarını tek başına Milli Eğitim Bakanlığı çözemeyebilir, yetişemeyebilir. Gücümüz yetmeyebilir, gözümüzden kaçabilir. Bu yönden baktığımızda bizim sahada bizimle beraber olan bize destek olan gözlere ve kulaklara ihtiyacımız var. Bizim sahada desteğe ihtiyacımız var ve sahadaki en büyük destekçilerimiz bir; öğretmenler bizim için çok önemli bir destekçi. Eğer biz onların fikirlerini alıp onların fikirleri doğrultusunda bakanlık politikalarımızı revize etmeye çalışıyoruz. İkinci, 18 milyonun üzerinde yani yaklaşık 20 milyona yakın öğrencimiz var ve bu öğrencilerimizin velileri var. Her birisinin bir anne ve babası olduğunu düşünürsek 40 milyon kişi, bunlar bizim ikinci en büyük destekçilerimiz. Biz velilerimizden de çocuklarımızın bizim dışımızdaki alanlarda bizimle geçirdikleri vakitlerin dışında ki vakitlerde bir öğretmen gibi bir eğitimci gibi davranarak onlarla işbirliği yapmalarını istiyoruz. Bize destek olmalarını istiyoruz” ifadelerine yer verdi. – KONYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının 60. yılında İngiltere Parlamentosu önünde protesto düzenledi https://www.akittvhaber.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:03:17 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=11006

İngiltere Parlamentosu önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesini içeren 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararın 60. yılında protesto düzenledi.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.

Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”

Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.

Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.

Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:

“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.

-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.

“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:

“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”

Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/feed/ 0
Türkiye’nin Tek Sabit Arenalı Espor Merkezi Açıldı https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:03:13 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10953

Talas Belediyesi tarafından yapılan Türkiye’nin tek sabit arenalı e spor merkezi olan ‘Espor ve İnovasyon Merkezi’ açıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız” dedi.

Kiçiköy Mahallesi’nde yapılan açılışa, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, siyasi parti ilçe başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Espor Arena ve İnovasyon Merkezi’ni açarken, biraz daha farklı bir teknolojik olaya şahit olmanın ve onun kıvılcımını çakmanın heyecanı ile buradayız. Bizim çocukluğumuzda ve talebeliğimizde hocalarımız bize vasiyet ederken, ‘büyük balık, küçük balığı yutar’ derlerdi. Şimdi o değişti. ‘Hızlı balık yavaş balığı yutuyor.’ Bilgiye kim daha çabuk gidiyor, bilgiye ne kadar çabuk ulaşılıyor ve o bilgi hayatımızı kolaylaştırmakta ne kadar çabuk kullanılıyorsa o kadar güçlü oluyoruz. Küresel güçlerin üzerimize gelmesiyle savaşlardan ve bazı zorluklardan gözümüzü açamadık. Ancak son yıllarda biliyoruz ki birçok bilim insanımızla ortaya çıktık. Bizim insanımızın dehası ve zekası diğer dünya milletlerinin insanlarının zekasında aşağı değil. Hatta çok fazla. Ancak teknolojiyle birlikte bu gençlerimizi, çocuklarımızı bu sahalarda ya da başka sahalarda değerlendirmek üzere mekanlara ihtiyaç vardı. Elektronik spor, online oyunlar üzerine kurulu bir spor dalı. Ancak sadece spor değil, aynı zamanda bir zekayı geliştirme uğraşısı” şeklinde konuştu.

Çocukların yenilikçi fikirlerini ortaya koyabileceği yerler oluşturacaklarını dile getiren Yalçın, “Dünyanın dört bir yanında insanlar bilgisayarlarının başında oturuyorlar. İnternet aracılığıyla online sistemle birbirleriyle maç yapıyorlar. Şu anda bizim buradaki kurmuş olduğumuz bu mekan içerisinde bizimde Kayseri’de ilk, Türkiye’de de tek kadınlardan ve erkeklerden kurmuş olduğumuz espor takımımız lisanslıdır. Lisanlı 150 tane takım burada oturup, karşılıklı oyunlar oynayıp, dünya çapında müsabakalara katılıyorlar. Biz burada ev sahipliği yapıyoruz. Espor turnuvaları milyonlarca dolarlara varan gelirler elde eden bir spor. Gençlerimiz bunu yaptığı zaman bizde bunu gördükçe daha büyük bir etkinlik olarak Türkiye’de ve dünyadaki etkinlik büyüklüğünü görmüş olacağız. Bizim burada organize edilen resmi ve özel turnuvaların sayısını da her geçen gün artıracağız. Bir sonraki aşamada da kısmet olursa inovasyonumuzu yani yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız. Madde bağımlılığı gibi dijital bağımlılıkta günümüzün bir çıkmazı. Bunun karşısında durmak, çocukların elinden bilgisayar veya tableti almak çözüm değil. Onları o zekasını ve yeteneğini doğru yöne yönlendirmek icap ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaymakam Yaşar Dönmez de, “Zaman geçtikçe çağ değişiyor. Teknoloji gelişiyor. Toplum değişiyor ve spor gelişiyor. Bizim de gelişmemiz gerekiyor. Tabi ki gençlerimizin bu gelişime hızlı bir şekilde adapte olmaları ve kendilerini de aynı ölçüde geliştirmeleri gerekiyor ki dünyanın diğer ülkeleriyle diğer toplumlarıyla entegre olalım. Onların gerisinde kalmayalım. Onları geçelim” diye konuştu.

Espor ve İnovasyon Merkezi edilen duanın ardından kurdelenin kesilmesiyle açıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/feed/ 0
Erkan Baş: “Çankaya Gibi Birçok Yerde de Bir Muhalefet Tembelliği Başladı. https://www.akittvhaber.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/ https://www.akittvhaber.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:09:16 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10793

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “31 Mart’tan 1 Nisan’a bir umut taşıyacaksak eğer emekçi mahallelerinde yeni bir alternatifin doğuşuna işaret ediyoruz. Muhalefetin de değişmesi lazım dedik ya, nasıl AKP-MHP ‘Buralar bizim kalemiz’ diye düşünüyorsa, Çankaya gibi birçok yerde de bir muhalefet tembelliği başladı. ‘Buranın onurlu insanları nasılsa bunlara oy vermez, o zaman buraya ceketimizi asar kazanırız’ diye düşünüyorlar. Biz bu seçimde o ceketleri gardıroplara asmaya geldik” dedi.

TİP, Ankara Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda halk buluşması düzenledi. Buluşmaya; TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci katıldı.

TİP’in Çankaya Belediye Başkan Adayı İrfan Değirmenci, şöyle konuştu:

“Bugün 3 Mart. 1924’te halifeliğin kaldırıldığı gün. Laiklik, TİP’in kırmızı çizgisi. Laikliği savunmak üzere, ‘Tek adamın karar verdiği yerde hiçbir şey olmaz, gül bitmez, ağaç dikseniz o yeşermez, tek adam karar vermeyecek, hep birlikte karar vereceğiz’ diye yola çıktık, bundan 100 yıl önce. İktidarı tek adam rejimi üzerinden eleştirirken Çankayalılara 25 aday adayının arasından, başvuruda bulunan aday adaylarından bir tanesini seçmeden ‘Budur işte bizim adayımız’ diyerek bir adayı dayatmak da eleştirdiğin şeye dönüşmek. Kusura bakmasınlar. Seçeneksiz değiliz. Kendimizi yönetmeye talibiz. Çankaya, Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip belediyelerinden. Bu bütçeyi nereye harcayacağımızı da kendimiz karar veririz, beş kuruşunun da peşine düşeriz, demek için yola çıktık. Önümüzde 28-29 günümüz var, herkesten çok çalışacağız. Herkese çok güzel bir yanıt vereceğiz.”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş da, şunları söyledi:

“BİZİM BİR TANE GÜZEL MEMLEKETİMİZ VAR”

“Bu seçim, bundan 30 yıl sonra tarihe yazıldığında Türkiye İşçi Partisi’ni çıkartın bu seçimden, bu seçim Türkiye tarihinin en heyecansız seçimi olarak tarihe geçer. 14 Mayıs-28 Mayıs seçimlerinde bir kurtuluş umudu yeşerdi, tabii o büyük heyecan hedefine ulaşmayınca üzüldük, kırıldık, öfkelendik, gücendik, hak etmediğimizi, bu ülkenin bunu hak etmediğini düşündük. Nihayetinde bizim başka gidecek yerimiz yok, bizim bir tane güzel memleketimiz var. Bizleri birleştiren şey, bu memleketi bu yobazlara, bu faşiştlere teslim etmemek konusunda inat edenleriz. Mücadelede kararlı olanlarız.

“BİZ BU SEÇİMLERDE ‘DEĞİŞMEK ŞART’ DİYORUZ”

Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç beklemek bize uygun bir şey değil. Biz bu seçimlerde ‘Değişmek şart’ diyoruz. Herkes karşısındakinin değişmesini bekliyor, biz ise değişimi kendimizden başlatmaya karar verdik. Muhalefetin bir bütün olarak değişmesi lazım dedik. Sadece seçim günü gidip oy kullanarak, bu iktidardan kurtulmayı beklemek hayaldir. Eline devletin tüm olanaklarını geçirmiş, tarikatların desteğini arkasına almış, büyük sermayenin tam boy desteklediği, uluslararası güçlerin de arkasında tam boy durduğu AKP’yi yenmeyi gerçekten istiyorsak, ‘Oyumu atar hiçbir şeye de karışmam’ diyerek bu iktidarı yenmek mümkün değildir. ‘Birisi gelsin de bizi bu iktidardan kurtarsın’ diyen hayal kurar. Bizi bizlerden başka hiç kimse kurtaramaz.

“EKSİK YAPIYORUZ. BİZ DEĞİŞMEDEN, MUHALEFET DEĞİŞMEDEN BU MEMLEKETİN DEĞİŞMESİNİ BEKLİYORUZ”

Öyle kolay yoldan bu kadar yıldır bu ülkenin tepesine çökmüş bir karanlıktan kurtulmak kolay değildir. Bunu Çankaya’da özellikle söyledim çünkü burada AKP’den MHP’den bu Cumhur İttifakı’ndan bu faşist iktidardan kurtulma iradesinin çok güçlü olduğunu biliyorum. Buna rağmen, ‘Neden kurtulamıyoruz’ sorusuna doğru yanıt vermemiz lazım. Eksik yapıyoruz. Birilerinin gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz. Biz değişmeden, muhalefetin bütünü değişmeden, bu memleketin değişmesini bekliyoruz.

“BİZİM ALACAĞIMIZ OYLA MUHALEFET KAYBEDECEKSE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRDİK”

Ülkenin içinde bulunduğu durumun bir numaralı sorumlusu Saray iktidarıdır, Recep Tayyip Erdoğan’dır, AKP’dir, Cumhur İttifakı’dır. Dolayısıyla bir seçime gidiyorsak, önümüzdeki ilk hedef AKP’nin ve MHP’nin geriletilmesidir. Halka ait olan ama kendilerinin gasp ettiği tüm alanlardan sökülüp atılmaları için mücadele edeceğiz. Bizim üzerimize düşen sorumluluğu harfiyen yerine getirdiğimizi söyleyebilirim. Türkiye’de binin üzerinde il, ilçe, beldede seçim yapılacak, biz bunların 200-250 tanesinde belediye başkan adayı göstermedik. Kazanabileceğimize inanmıyorsak, bizim alacağımız oyla muhalefet kaybedecekse, iktidar koltuğunu korumaya devam edecekse, Türkiye İşçi Partisi olarak ‘Önce ülkemizin, önce memleketimizin çıkarları, önce halkımızın çıkarları’ diyerek üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten hiçbir yerde tereddüt etmedik.

“EN GÜÇLÜ OLDUKLARI YERDE BİLE İKTİDARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Biz iktidarın elindeki mevzilerin geri alınması konusunda sorumlu davranıyoruz. Muhalefetin yeni mevziler kazanması konusunda sorumlu davranıyoruz. Ama bu statükoya da teslim olmuyoruz. ‘Burası zaten AKP’nin, burası zaten MHP’nindir’ diye düşünülen her yerde Türkiye İşçi Partisi aday çıkarıyor. Orada emekçileri, yoksulları, halkı, bu AKP-MHP faşizminin eline terk etmemek, o tarikatların, cemaatlerin insafına terk etmemek; halkın kendisini yalnız ve çaresiz hissedip, o tarikatlere, cemaatlere, o faşist partilere boyun eğmesine engel olmak için kazanıp kazanamayacağımızdan bağımsız olarak en güçlü biçimde mücadele ediyoruz. Belki oralarda bu seçimi kazanamayacağız ama emekçilerin gönlünü kazanacağız. Belki orada bu seçimi kazanamayacağız ama o emekçilerin hapsedildiği o duvarlarda çatlaklar yaratacağız ve oralara aydınlığın girmesi için mücadele edeceğiz. Bunu devrimci bir görev olarak görüyoruz. En güçlü oldukları yerlerde bile bu iktidara boyun eğmeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz.

“GEBZE BELEDİYE BAŞKANI 5 YIL ÇALIŞMADIĞI KADAR, BU 1 AYDA ÇALIŞACAK”

Gebze’de seçim şöyleydi: Biz aday olana kadar AKP dünyanın en rahat seçimine gidiyordu. AKP’li belediye başkanı daha sokağa çıkmamıştı. Soranlara, ‘O evden çalışıyor’ diyorlardı. Gebze’deki adaylığımız gündem olmadan önce yerel seçimde, işçi sınıfının durumuna ilişkin tek bir laf edilebiliyor muydu? Gebze halkı durumdan çok memnun, belediye başkanı 5 yıl çalışmadığı kadar, bir ayda çalışacak. Yine orayı alamayacaklar ama biraz ter dökmeyi öğrensinler.

“BİZ BU SEÇİMDE O CEKETLERİ GARDIROPLARA ASMAYA GELDİK”

Belki dışarıdan basit gibi gözüküyor ama böylesi bir yerde adaylık iddiası ortaya koymak bile Türkiye siyasetinde dengeleri değiştiriyor. İşçi sınıfının hali, yaşadıkları konuşulmaya başladı. 31 Mart’tan 1 Nisan’a bir umut taşıyacaksak eğer emekçi mahallelerinde yeni bir alternatifin doğuşuna işaret ediyoruz. Muhalefetin de değişmesi lazım dedik ya, nasıl AKP-MHP ‘Buralar bizim kalemiz’ diye düşünüyorsa, Çankaya gibi birçok yerde de bir muhalefet tembelliği başladı. ‘Buranın onurlu insanları nasılsa bunlara oy vermez, o zaman buraya ceketimizi asar kazanırız’ diye düşünüyorlar. Biz bu seçimde o ceketleri gardıroplara asmaya geldik.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu: “İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:18:31 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10663

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu: “İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

ISPARTA – Yerel seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’de yaşanan soykırıma dikkat çekerek, “Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya geldi. Isparta’da bir işletmede basın mensupları ile bir araya gelen Yapıcıoğlu açıklamalarda bulundu.

“İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

Şu anda ülke gündeminin yoğunluğunun seçim çalışmaları çerçevesinde ilerlediğini söyleyen Yapıcıoğlu, konuşmasında 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan zulme dikkat çekerek, “Gazze’de çok ciddi bir zulüm yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Maalesef aradan geçen 5 aya rağmen ayağa kalkanlar, buna itiraz edenler, bir şeyler yapmaya çalışan insanlar bu zulmü durduramadı. Uluslararası hukuk devreye girdi. Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla siyonist işgalciler hakkında dava açıldı. Fakat bu da durduramadı onları. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı itibariyle oradan acil insani ateşkes kararı bile çıkarılamıyor. Amerika tek başına bütün karar tasarılarını veto ediyor. Bu nedenle biz böyle coşkulu bir seçim kampanyası yapmadık, yapamadık. Eğer bu zulüm devam ederse bundan sonra da seçim gününe kadar da daha önceki dönemlerde alışıldık bir seçim kampanyası yapmak doğrusu bizim içimizden gelmiyor. Seçim dolayısıyla Türkiye’yi dolaşıyoruz. Adaylarımızı çıkardık. Biz de vatandaşın desteğine talibiz ve önümüzdeki dönem için şehirlerin HÜDAPAR belediyeciliğiyle tanışması için çalışmalarımızı yapıyoruz. Lakin dediğim gibi Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

“2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı”

Konuşmasının devamında Gazze için yapılanların yetersiz olduğunu söyleyen Yapıcıoğlu, “Bu Aksa Tufanı ismiyle başlayan 7 Ekim operasyonundan sonra aslında bazı uluslararası ilişkiler uzmanları hocalarının da dediği gibi gerçekte uluslararası hukuki bir şeyin olmadığı gerçeği de açığa çıktı. ve aynı zamanda Filistin’, Mescid-i Aksa’yı, Gazze’yi kendisine dert edinen insanların zaaflarının ne olduğu da ortaya çıktı. 2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı. Biz şunu söylüyoruz. Diyoruz ki oradaki zulmün durması için bugüne kadar kim ne yapmışsa biz hepsini değerli görüyoruz. Gayemiz kimseyi zor durumda bırakmak ya da kimsenin niyetini sorgulamak değildir. Ama şunun da bilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kendimizi de dahil ederek diyoruz ki bugüne kadar oradaki zulmün durması için harekete geçen bir şeyler yapmaya çalışan kim varsa bütün bu yaptıklarının yetersiz olduğunu görüyoruz. Daha fazla bir şeyler yapılması gerektiğini söylüyoruz. Israrla ve tekrarla biz bunu söylemeye devam edeceğiz. Eğer yapılanlar yeterli olsaydı bu durum durmuş olurdu. Yapılanlar yetersiz ki halen devam ediyor. Öyleyse herkes bugüne kadar yaptıklarımız üzerine ne ilave edebilir daha fazla ne yapabilirimi düşünmeli ve belki de bu konuda ortak akıl ile bu zulmü durdurmanın yeni yollarını aramalıyız. Bizim kanaatimize göre oradaki siyonistlerin, oradaki işgalcilerin, bu kadar pervasız, bu kadar vahşi, bu kadar umursamaz bir şekilde dünyanın gözünün içine baka baka kameraların önünde, canlı yayında bu zulümleri yapabilmelerinin asıl sebebi ellerinde bulundurdukları teknolojik ya da ekonomik güç değildir. Süper güçleri arkalarına almaları da değildir. Asıl sebep bizlerin yani İslam dünyasının ya da gayrimüslim de olsa, insanlıktan yana, adaletten yana, tavır koyan insanların yeterince bir araya gelememeleri, bir birlik oluşturamamaları, güçlerini bir şekilde toplayamamalarıdır” dedi. Bu zulüm durmadığı taktirde Türkiye’nin de etkilenebileceğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Bizim bu dağınıklığımız bizim saçma sapan ufak tefek sebeplerle enerjimizi ve mesaimizi birbirimizin kullanmamız sebebiyle bütün dünyada bir zulüm almış başını gidiyor. ve eğer bu zulmü durduramazsak bu zulüm Filistin’le sınırlı kalmayacak. Yavaş yavaş genişleyerek belki Allah korusun bizi de içine alacak bir ateş gibi etrafı kasıp kavuracak. Öyleyse bütün insanlığa, insanlıktan istifa etmemiş herkese çağrımızdır. Bu zulmü bir an önce durdurun. Hiçbir şey yapamıyorsanız oradaki kardeşlerinizin acil ihtiyacı olan gıdayı, suyu, ilacı, yakıtı, enerjiyi onlara göndermenin bir yolunu bulunuz” şeklinde konuştu.

“Bu yarışta biz de varız”

Konuşmasında 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere değinen Yapıcıoğlu, “Malumlarınız olduğu 2023 seçimlerinde de Cumhur İttifakı çatısı altında yine milletvekili seçimlerine katıldık ve ilk defa parlamentoda temsil imkanı elde ettik. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde de seksen bir vilayetin tamamında kendi adaylarımızla, kendi parti logomuzla seçimlere katılacağız. Isparta’da da ilk defa seçime giriyoruz. Isparta’da hem il genel meclisi adaylarımız bütün ilçelerimizde merkezde ve ilçelerimizde yine belediye başkan adaylarımız var. Bu yarışta biz de varız. İnşallah biz diyoruz ki bizim meselelere yaklaşımımız insanı merkeze alan ve adaleti inceleyen, adaleti gerçekleştiren hedefi olarak ilan eden bir siyasi anlayışla memleketimize hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

“Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil”

Seçim çalışmaları çerçevesinde siyasi parti temsilcilerine ve vatandaşlara çağrıda bulunan Zekeriya Yapıcıoğlu siyasi parti temsilcilerini kullandıkları üslup konusunda uyardı. Yapıcıoğlu, “Bu manada seçim çalışmalarına girdikten sonra bazı siyasi partilerin bazı şahsiyetlerin, bazı kişilerin kullanmış oldukları dille ilgili de şu çağrıda bulunuyoruz. Önümüzde bir seçim var. Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil. Diğer bütün siyasi partiler bizim siyasi rakiplerimizdir. Hiçbirisi bizim düşmanımız değil. Siyasi partiler birbirinin düşmanı değildir. Öyleyse herkes kullanacağı dile de dikkat etsin. Milleti, vatandaşı tahrik edici üsluptan herkes imtina etsin. Kendi tabanını konsolide edebilmek için, oyların üç beş artırabilmek için, vatandaşı birbirine karşı tahrik eden ya da bir kısmını diğer bir kısmının düşmanıymış gibi gösterenler memlekete iyilik yapmıyorlar. Vatandaşlara da çağrımız şudur. Bu provokasyonlara gelmeyin. Seçimler bittikten sonra sizler birbirinizin komşusu, birbirinizin akrabası, birbirinizin iş arkadaşı, aynı iş yerinde çalışan kişiler olmaya devam edeceksiniz. Belki şehir içinde aynı toplu taşıma aracını kullanacaksınız. Belki aynı okulda öğrenci olacaksınız, belki aynı iş yerinde iş arkadaşı olarak hayatımıza devam edeceksiniz. Dolayısıyla bu provokasyonlara vatandaşlarımızın gelmemesini, bunun bir seçim olduğunu, daha önce de seçimler yapıldığını seçimden sonra da kim kazanırsa kazansın, hayatının devam edeceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Seçim sonuçlarının şimdiden memleketimize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul’da Vatandaşlarla Buluştu https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/#respond Mon, 22 Jul 2024 09:06:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10639

AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Yarı zamanlı belediyecilik yapan, arada sırada belediyeye uğrayan başkan, dün çıkmış bizim Rabia işaretimiz için bir parmak eksilterek el mi sallanır demiş. Bu yetmezmiş gibi tüm AK Parti’mizin seçmeniyle dalga geçip Allah size akıl fikir versin demiş. Kibre bakar mısınız, bu nasıl bir kibirdir? Kibri aklının önüne geçmiş. Bizim işaretimizle dalga geçiyor” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan’da düzenlenen Doğu ve Güneydoğu İstişare Toplantısı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Eski Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan Muhammet Vanlıoğlu, Bitlis Konfederasyonu ve Doğu Güneydoğu Üst Çatı Platformu Başkanı Selim Korkmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Vakfı Başkanı Hüsamettin Korkutata, AK Parti Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Veysel Ayhan, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program protokol konuşmalarıyla devam etti. Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlarla eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, “Belediye başkanları her şeyi vadedebilirler ama samimiyet vadetmek herkesin harcı değil. İBB başkan adayımızın en büyük vaadi samimiyeti ve güzel kalbidir. O daha önceki görevlerinde olduğu gibi şimdi de sahicilikten hiç ödün vermedi” dedi.

“Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık”

Programda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum “Biz İstanbul’a bakınca güçlü bir devletin izlerini, aynı medeniyetin evlatlarının kenetlenmiş ruhunu görürüz. Öyle ki İstanbul’un bir yanı Erzurum’dur, Erzincan’dır. Kars’tır, Van’dır, Bitlis’tir! İstanbul’un diğer yanı Muş’tur, Bingöl’dür, Bitlis’tir, Ağrı’dır, Elazığ’dır, Hakkari’dir, Tunceli’dir. İstanbul’dan bakınca Bitlis’in beş minaresini, Erzurum’un Çifte Minareli Medresesi’ni, Van Gölü’nün eşsiz maviliğini, Muş’un uçsuz bucaksız ovalarını, Bingöl’ün karlı yaylarını görürsünüz. Sizlere bakınca Türkiye’nin özetini görüyorum. Bu tür buluşmalarda milletimizin her ferdiyle, ülkemizin her yöresinden insanımızla muazzam gönül köprüleri kurduğunuzu görüyorum. 81 ilimizde yaptığımız hizmetlerle, kazandırdığımız nice eserlerle milletimizin teveccühüne mazhar olmuşuz. İnanın, milletimizin yüzündeki tebessüm bizim için şereflerin en büyüdüğüdür. 81 ilimize 550’den fazla ziyaret gerçekleştirdim. Doğu’da, Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir il, tek bir ilçe, tek bir mahalle bırakmadık. Her zaman en büyük gayemiz sizlere hizmet etmek oldu. Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık. Gittiğimiz her yerde iz bıraktık. Çünkü biz bu ülkenin her bir karışına sevdalıyız. Bu milletin her bir ferdini kendi kardeşimiz gibi seviyoruz. Bizim gecemiz gündüzümüz hep milletimiz oldu” dedi.

“Bizim işaretimizle dalga geçiyor”

Ekrem İmamoğlu’nun AK Parti’nin Rabia işareti ile dalga geçmesine tepki gösteren Kurum, “Bugün derdiyle dertlendiğimiz bu aziz İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir. İstanbul’un 5 yılı ziyan edilmiş, heba edilmiştir. Bu koca 5 yıl sadece reklamla, algıyla ve polemikle geçmiştir. İsrafı bitirdik deyip o boy boy dizdikleri arabaların ili katını hizmet aracı olarak kullandıklarını görüyoruz. İsrafı bitirdik deyip tabelalara 175 milyon reklam bütçesi ayırdıklarını görüyoruz. İsrafı dibine kadar yaptıkları ve 550 milyon harcadıkları o konserleri görüyoruz. Yarı zamanlı belediyecilik yapan, arada sırada belediyeye uğrayan başkan, dün çıkmış bizim Rabia işaretimiz için bir parmak eksilterek el mi sallanır demiş. Bu yetmezmiş gibi tüm AK Parti’mizin seçmeniyle dalga geçip Allah size akıl fikir versin demiş. Kibre bakar mısınız, bu nasıl bir kibirdir? Kibri aklının önüne geçmiş. Bizim işaretimizle dalga geçiyor. Bu işarette tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek vatan var. Bunun neyinden rahatsız oldun? Sen bizim birliğimizden, beraberliğimizden mi rahatsız oldun? Sen git o yabancı büyükelçilerle masada olmaya devam et. Biz sen istesen de istemesen de 22 yıldır olduğu gibi milletimizde el ele kol kola yürümeye devam edeceğiz. Sen git 5 yıldır olduğu gibi yol yürüdüğün genel başkanını, il başkanını arkasından hançerlemeye devam et. Sen yine git o İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a değil kendi emellerin için çarçur et. 31 Mart’ta bu millet senin o eş genel başkanını da seni de süresiz tatile yollayacak” şeklinde konuştu.

“Bunların millete zerre kadar şefkati yok”

Bu seçimin iki zihniyet arasında gerçekleşeceğini belirten Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’umuzu önümüzdeki yerel seçimde emin ellere teslim etmek yeniden şahlandırmak için çok önemli bir fırsat var. Bu yerel seçimde hizmetler yarışacak. Bu yerel seçimde eserler yarışacak. İşte milletimiz bu farkı görüyor çünkü değerli kardeşlerim her şey ayan beyan ortadadır İşte milletimiz bu farkı görüyor. Çünkü her şey ayan beyan ortadadır. Bugün seçimde iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta Fikirtepe’de, Esenler’de, Bağcılar’da, Kartal’da 75 bin yeni yuvayı inşa etmek için çalışanlar var. Bugün bir tarafta kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da şantiyelerde çalışanlar var. Bugün bir yanda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bile karşı çıkanlar ve Ayasofya müze olsun diyenler, diğer yanda Havalimanı’nı, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni yapanlar var. Bunların millete zerre kadar şefkati yok, sadakati yok. İşte bu seçim iki zihniyet arasında gerçekleşecek. Bu seçimde ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi, ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz. Bu seçimde ya 5 yılda 5 bin konut bile dönüştüremeyenleri ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlatanları seçeceğiz. Bu seçimde ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri ya da bizim gibi İstanbul’a her alanda 350 milyar yatırım yapanları seçeceğiz. ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları, ya da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul için harcayanları seçeceğiz. Ben inanıyorum ki İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi göz önünde bulundurarak, hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı 31 Mart’ta rekor bir oyla seçecektir.”

“İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz”

“Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bizim bu şehre dair rüyalarımızı, hayallerimizi, hedeflerimizi paylaşıyoruz. Derdi olmayanlar bizi anlayamazlar. Çünkü dert insanı yollara düşürür. İşte biz bu dertle milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Bizi arayanlar algıda, reklamda bulamayacaklar. Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacaklar. Bizi arayanlar yerin üstünde konutlarımızı yaparken, yerin altında metro şantiyelerinde çalışırken bulacaklar. Bizi arayanlar İstanbul’un 39 ilçesinde millet bahçeleri yaparken bulacaklar. Biz hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikodular arkasında bulamayacaklar. Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız. Biz hiçbir zaman sözünü yiyenlerin tarafında olmayacağız. Biz hep sözünü tutanların tarafında olacağız. Dün nasıl 81 ilimize ve İstanbul’umuza hizmet ettiysek aynı anlayışla çalışıp 1 Nisan’dan sonra da bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Gazze’deki soykırım devam ederse seçim kampanyası yapmak gelmiyor https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 09:03:10 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10636

Yerel seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’de yaşanan soykırıma dikkat çekerek, “Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya geldi. Isparta’da bir işletmede basın mensupları ile bir araya gelen Yapıcıoğlu açıklamalarda bulundu.

“İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

Şu anda ülke gündeminin yoğunluğunun seçim çalışmaları çerçevesinde ilerlediğini söyleyen Yapıcıoğlu, konuşmasında 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan zulme dikkat çekerek, “Gazze’de çok ciddi bir zulüm yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Maalesef aradan geçen 5 aya rağmen ayağa kalkanlar, buna itiraz edenler, bir şeyler yapmaya çalışan insanlar bu zulmü durduramadı. Uluslararası hukuk devreye girdi. Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla siyonist işgalciler hakkında dava açıldı. Fakat bu da durduramadı onları. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı itibariyle oradan acil insani ateşkes kararı bile çıkarılamıyor. Amerika tek başına bütün karar tasarılarını veto ediyor. Bu nedenle biz böyle coşkulu bir seçim kampanyası yapmadık, yapamadık. Eğer bu zulüm devam ederse bundan sonra da seçim gününe kadar da daha önceki dönemlerde alışıldık bir seçim kampanyası yapmak doğrusu bizim içimizden gelmiyor. Seçim dolayısıyla Türkiye’yi dolaşıyoruz. Adaylarımızı çıkardık. Biz de vatandaşın desteğine talibiz ve önümüzdeki dönem için şehirlerin HÜDAPAR belediyeciliğiyle tanışması için çalışmalarımızı yapıyoruz. Lakin dediğim gibi Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

“2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı”

Konuşmasının devamında Gazze için yapılanların yetersiz olduğunu söyleyen Yapıcıoğlu, “Bu Aksa Tufanı ismiyle başlayan 7 Ekim operasyonundan sonra aslında bazı uluslararası ilişkiler uzmanları hocalarının da dediği gibi gerçekte uluslararası hukuki bir şeyin olmadığı gerçeği de açığa çıktı. ve aynı zamanda Filistin’, Mescid-i Aksa’yı, Gazze’yi kendisine dert edinen insanların zaaflarının ne olduğu da ortaya çıktı. 2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı. Biz şunu söylüyoruz. Diyoruz ki oradaki zulmün durması için bugüne kadar kim ne yapmışsa biz hepsini değerli görüyoruz. Gayemiz kimseyi zor durumda bırakmak ya da kimsenin niyetini sorgulamak değildir. Ama şunun da bilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kendimizi de dahil ederek diyoruz ki bugüne kadar oradaki zulmün durması için harekete geçen bir şeyler yapmaya çalışan kim varsa bütün bu yaptıklarının yetersiz olduğunu görüyoruz. Daha fazla bir şeyler yapılması gerektiğini söylüyoruz. Israrla ve tekrarla biz bunu söylemeye devam edeceğiz. Eğer yapılanlar yeterli olsaydı bu durum durmuş olurdu. Yapılanlar yetersiz ki halen devam ediyor. Öyleyse herkes bugüne kadar yaptıklarımız üzerine ne ilave edebilir daha fazla ne yapabilirimi düşünmeli ve belki de bu konuda ortak akıl ile bu zulmü durdurmanın yeni yollarını aramalıyız. Bizim kanaatimize göre oradaki siyonistlerin, oradaki işgalcilerin, bu kadar pervasız, bu kadar vahşi, bu kadar umursamaz bir şekilde dünyanın gözünün içine baka baka kameraların önünde, canlı yayında bu zulümleri yapabilmelerinin asıl sebebi ellerinde bulundurdukları teknolojik ya da ekonomik güç değildir. Süper güçleri arkalarına almaları da değildir. Asıl sebep bizlerin yani İslam dünyasının ya da gayrimüslim de olsa, insanlıktan yana, adaletten yana, tavır koyan insanların yeterince bir araya gelememeleri, bir birlik oluşturamamaları, güçlerini bir şekilde toplayamamalarıdır” dedi. Bu zulüm durmadığı taktirde Türkiye’nin de etkilenebileceğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Bizim bu dağınıklığımız bizim saçma sapan ufak tefek sebeplerle enerjimizi ve mesaimizi birbirimizin kullanmamız sebebiyle bütün dünyada bir zulüm almış başını gidiyor. ve eğer bu zulmü durduramazsak bu zulüm Filistin’le sınırlı kalmayacak. Yavaş yavaş genişleyerek belki Allah korusun bizi de içine alacak bir ateş gibi etrafı kasıp kavuracak. Öyleyse bütün insanlığa, insanlıktan istifa etmemiş herkese çağrımızdır. Bu zulmü bir an önce durdurun. Hiçbir şey yapamıyorsanız oradaki kardeşlerinizin acil ihtiyacı olan gıdayı, suyu, ilacı, yakıtı, enerjiyi onlara göndermenin bir yolunu bulunuz” şeklinde konuştu.

“Bu yarışta biz de varız”

Konuşmasında 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere değinen Yapıcıoğlu, “Malumlarınız olduğu 2023 seçimlerinde de Cumhur İttifakı çatısı altında yine milletvekili seçimlerine katıldık ve ilk defa parlamentoda temsil imkanı elde ettik. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde de seksen bir vilayetin tamamında kendi adaylarımızla, kendi parti logomuzla seçimlere katılacağız. Isparta’da da ilk defa seçime giriyoruz. Isparta’da hem il genel meclisi adaylarımız bütün ilçelerimizde merkezde ve ilçelerimizde yine belediye başkan adaylarımız var. Bu yarışta biz de varız. İnşallah biz diyoruz ki bizim meselelere yaklaşımımız insanı merkeze alan ve adaleti inceleyen, adaleti gerçekleştiren hedefi olarak ilan eden bir siyasi anlayışla memleketimize hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

“Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil”

Seçim çalışmaları çerçevesinde siyasi parti temsilcilerine ve vatandaşlara çağrıda bulunan Zekeriya Yapıcıoğlu siyasi parti temsilcilerini kullandıkları üslup konusunda uyardı. Yapıcıoğlu, “Bu manada seçim çalışmalarına girdikten sonra bazı siyasi partilerin bazı şahsiyetlerin, bazı kişilerin kullanmış oldukları dille ilgili de şu çağrıda bulunuyoruz. Önümüzde bir seçim var. Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil. Diğer bütün siyasi partiler bizim siyasi rakiplerimizdir. Hiçbirisi bizim düşmanımız değil. Siyasi partiler birbirinin düşmanı değildir. Öyleyse herkes kullanacağı dile de dikkat etsin. Milleti, vatandaşı tahrik edici üsluptan herkes imtina etsin. Kendi tabanını konsolide edebilmek için, oyların üç beş artırabilmek için, vatandaşı birbirine karşı tahrik eden ya da bir kısmını diğer bir kısmının düşmanıymış gibi gösterenler memlekete iyilik yapmıyorlar. Vatandaşlara da çağrımız şudur. Bu provokasyonlara gelmeyin. Seçimler bittikten sonra sizler birbirinizin komşusu, birbirinizin akrabası, birbirinizin iş arkadaşı, aynı iş yerinde çalışan kişiler olmaya devam edeceksiniz. Belki şehir içinde aynı toplu taşıma aracını kullanacaksınız. Belki aynı okulda öğrenci olacaksınız, belki aynı iş yerinde iş arkadaşı olarak hayatımıza devam edeceksiniz. Dolayısıyla bu provokasyonlara vatandaşlarımızın gelmemesini, bunun bir seçim olduğunu, daha önce de seçimler yapıldığını seçimden sonra da kim kazanırsa kazansın, hayatının devam edeceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Seçim sonuçlarının şimdiden memleketimize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi. – ISPARTA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehir hastanelerindeki eksiklikleri en kısa sürede gidereceğiz https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:39:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10395

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışında konuştu. Erdoğan, “Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Sağlam girenin hasta çıktığı köhne düzeni değiştirdik. Şehir hastaneleri, sistem olarak ülkemize mahsus ve yeni bir sağlık hizmetidir. Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri ve aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışında konuştu. “Eğitim ve sağlık alanlarında 1,2 milyonu bulan personelle vatandaşımıza hizmet veriyoruz” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“EKSİKLİKLER AKSAKLIKLAR ELBETTE ÇIKABİLİR”

“Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Sağlam girenin hasta çıktığı köhne düzeni değiştirdik. Şehir hastaneleri, sistem olarak ülkemize mahsus ve yeni bir sağlık hizmetidir. Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri ve aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz. Şehir hastanelerini eşi benzeri olmayan bir şifa merkezi olarak milletimizin hizmetine sunmaya devam etmekte kararlıyız. Eskiden bizim insanımız yurt dışına teşhis ve tedavi için giderdi. Şimdi ise Türkiye hemen her branşlarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinden biri haline geldi.

“HERKESİN BAŞKANI ANTALYA’DA NE YAPTI?”

Hamdolsun milletimiz Türkiye’nin nereden nereye geldiğini iyi biliyor ve hayır duasını her fırsatta ifade ediyor. 31 Mart’ta Antalya, ‘artık yeter, yeni bir adım atalım’ diyecek. Birilerinin dediği gibi ‘herkesin başkanı’…’Herkesin başkanı Antalya’da ne yaptı? Hiçbir şey yok. Tabelalarda ‘herkesin başkanı’ ifadesi… Kusura bakmayın bunlar yalan ve çarpık ifadeler. Dürüst olmayan ifadeler. Biz bütün yatırımlar 21 yılda Türkiye’nin bir başından diğer başına nasıl yaptığımızı artık herkes biliyor.

“HAYIRLI PROJELERİ TAKDİR ETMEK KİMSEYİ KÜÇÜLTMEZ”

Antalya bir turizm kenti. Ama bu turizm kentinde doğru dürüst havalimanlarımız, terminallerimiz var mıydı? Yoktu… Bizimle birlikte terminal binalarından tutunuz, pistlerine varıncaya kadar hepsi bir başka oldu. Şimdi hayatlarında ülkeye eser kazandırmamış, millete hizmete etmemiş olanların bu tür yatırımları değersizleştirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Sağlıkta, enerjide, savunmada, turizmde, diğer alanda hayata geçirilen hayırlı projeleri takdir etmek kimseyi küçültmez. Ama bugün Türkiye 60 milyon turiste yürüyorsa, ve sadece turizm gelirleriyle bir patlamayı yaşıyorsa, işte bu atılan adımların neticesidir. Güzel işleri takdir etmek erdem işaretidir.

“BİZİM HASTANELERİMİZ KADAR MODERN ESERLERİ DÜNYADA ZOR BULURSUNUZ”

Bizim hastanelerimiz kadar modern, bizim okullarımız kadar yeni, bizim yollarımız kadar konforlu, bizim havalimanlarımız kadar ferah eserleri dünyada zor bulursunuz. Hastanelerle ilgili rahmetli Savaş Ay’ın programlarını izlemişsinizdir. Bir de buna genç, eğitimli, kabiliyetli, çalışkan, üretken nüfusumuzu eklediğimizde ortaya başka bir tablo çıkıyor. Gelişmiş ülkelerin 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl önce tamamladığı altyapıyı biz büyük ölçüde son çeyrek asırda kurarak onlarla rekabet edebilir hale geldik. Küresel krizlere rağmen ülkemizin rekor büyüme oranlarıyla yoluna devam etmesinde bu gerçeğin çok büyük etkisi vardır. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır. Açılışını yaptığımız bu muhteşem şehir hastanemizin bir kez daha, sadece Antalya’nın değil, buraya gümbür gümbür turistler tedaviye gelecektir. Hayırlı olsun diyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Hatay yeniden ayağa kalkacak https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:12:23 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10374

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu kadim topraklar; inanıyor, çalışıyor ve çabalıyoruz ki yeniden ayağa kalkacak. Hatay hiçbir zaman sahipsiz kalmadı, kalmayacak.” dedi.

AK Parti Dörtyol İlçe Başkanlığı önünde düzenlenen açık hava toplantısında vatandaşlara hitap eden Yerlikaya, Hatay Büyükşehir Belediyesinin uzun zamandır AK Parti’nin gerçek belediyeciliğinden uzak kaldığını, artık kavuşma vaktinin geldiğini söyledi.

Yerel seçimde kentteki tüm belediyeleri hizmetle buluşturacaklarını belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Artık Dörtyol, Hatay eser ve hizmet belediyeciliğiyle, gerçek belediyecilikle Allah’ın izniyle yeniden tanışacak. Dörtyol ve Hatay’ımızı ayağa kaldıracak, depremin yaralarını saracak, sokaklarımızı, caddelerimizin her bir noktasını değerlerine, tarihine ve dokusuna uygun şekilde bizim güçlü Cumhur İttifakı’mız yapacak.”

Yerlikaya, büyük ve güçlü Türkiye yolunun yerelden geçtiğini vurgulayarak, “Kalkınma, büyüme, gelişme hep önce mahallinde, yerelde, burada, sizlerle başlıyor. Eğer yerelde adımlarımızı sağlam atmazsak, hizmetlerimizi gerçekleştiremezsek hep yarım ve eksik kalırız.” diye konuştu.

Kente hizmet için bayrağı devralacaklarını dile getiren Yerlikaya, eser ve hizmet anlayışıyla Hataylıları daha mutlu ve huzurlu hissettirmek için durmadan, yorulmadan çalışacaklarını belirtti.

“Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz”

Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a hayırlı işler yapmayı dileyerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Her şey gelir geçer. Önemli olan gök kubbede hayırla anılacak seda, gönüllerinizde iz bırakmak. Cumhur İttifakı olarak şehir inşa ederken gönül yıkmayacağız. Bu milletin, Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz. Bu makamlar, görevler, hepsi birer emanet. Bunlar milletimizin, sizlerin bizlere emaneti. Milletimiz kendisine hizmet etmemiz için bizlere bu görevi veriyor, bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Bu ülke, millet için taş üstüne taş koyan, hizmet ve eser üreten herkesten Allah razı olsun.”

“Hatay, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir”

Hatay’ın, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden en çok etkilenen kent olduğunu anlatan Yerlikaya, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Yerlikaya, depremler nedeniyle büyük acıların yaşandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Bu kadim topraklar; inanıyor, çalışıyor ve çabalıyoruz ki yeniden ayağa kalkacak. Hatay hiçbir zaman sahipsiz kalmadı, kalmayacak. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ diyordu. İşte Hatay da bizim, AK Parti’mizin ve Cumhur İttifakı’mızın şahsi meselesidir. Dünyada caddesi ilk aydınlatılan şehrin, Hatay’ımızın caddesi olduğunu biliyoruz. Hatay’ımızın hiçbir caddesinin, sokağının da karanlıkta kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz. Hatay bizim yolumuzu aydınlatmaya, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir.”

Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşuyla bölücü terör örgütünün bitme noktasına geldiğini söyledi.

Terörle mücadeledeki başarıyı tüm dünyanın gördüğünü aktaran Yerlikaya, “Terörü sınırımızın ötesinde, kaynağında, Mehmetçiğimizin kahramanlığıyla nasıl dize getirdiğimizi herkes görüyor. Ülke içerisinde, İçişleri Bakanlığımız, kahraman güvenlik güçlerimiz ve Milli İstihbaratımızın nokta atışıyla nasıl nefeslerini kestiğimizi, onları pişman ettiğimizi görüyorsunuz.” diye konuştu.

Bu durumun en büyük şahidinin de Hatay, Dörtyol, İskenderun, Belen olduğunu aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Şimdi değil ki Dörtyol’daki, Osmaniye’deki, bu coğrafyadaki yaylalar şu an Türkiye’mizdeki hiçbir yaylamız, meramız kapalı değil. Hepsi aziz milletimizin emrinde ve istifadesinde Allah’a hamdolsun. Her zaman Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne diyorsa gelin bu meydanda yürekten bir kere daha söyleyelim. Son terörist etkisiz hale gelinceye kadar durmayacağız, duraksamayacağız.”

Yerlikaya, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin ve milletin bütün imkanlarını seferber ettiğini ve etmeyi de sürdüreceklerini vurguladı.

“Depremin yaralarını sarmak, bizim boynumuzun borcudur”

“Hataylı kardeşlerim şunu çok iyi bilir ki biz bu millete verdiğimiz sözden dönmedik, dönmeyeceğiz” diyen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Bizim yolumuz, milletin yoludur. Bizim yolumuz millete ömrünü adayan Recep Tayyip Erdoğan yoludur. Bizim yolumuz yeniden büyük ve güçlü Türkiye yoludur, bu anlayış 22 yıldır AK Parti siyasetinin mihengi olmuştur. Şimdi Dörtyol’un, Hatay’ın gözü pek, yüreği cesur insanları, kıymetli kardeşlerim, depremin yaralarını sarmak, yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında eser ve hizmetler ortaya koyduk. Yapılan her iş, büyüyen ve kalkınan Türkiye’nin temel taşlarını oluşturdu. Sizlere olan aşkımız, sizlere olan sevdamız hamdolsun bizlere hep güç verdi. Sizlerin duası bizi başarılı kıldı, şimdi de sizlerin desteğiyle Dörtyol’umuzu, Hatay’ımızı yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

Kalıcı konutların yapımına da büyük bir hızla devam ettiklerinin altını çizen Yerlikaya, Dörtyol’da 3 bin 105 hak sahibinin bulunduğunu, 2 bin 60 konutun ihalesinin yapıldığını anlattı.

Yerlikaya, 6-20 Şubat arasında 11 ilde hak sahiplerine, biten evlerin kuralarını çektiklerini hatırlatarak, “Her ay kura çekmeye devam ediyoruz. Şimdi 389 bin depremzede hak sahibi vatandaşlarımızın evlerini vermemiz lazım. 75 bini tamam. Yıl sonuna kadar Allah’ın izniyle 200 bin konutun kuralarını çekip anahtarlarını verecek, yine bu yıl boyunca ihalelerini tamamlayıp önümüzdeki yılın sonuna kadar Allah’tan bir mani gelmezse sizlerin duası, bizim durmadan, duraksamadan, gece gündüz çalışarak 389 bin evin anahtarlarını kardeşlerimize teslim edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Ayrım yapmadan hizmetlere devam edeceklerini belirten Yerlikaya, “Allah’ın izniyle hiçbir ilçemizde ayrım yapmaksızın, bağışlayın beni; ‘oy vermiş, vermemiş’ ayrımı yapmadan ki bizim ittifak siyasetimizde bunun yeri yok; Defne de Dörtyol da Hassa da Payas da Belen de Armutlu da bizim, hepsi bizim insanlarımız.” dedi.

Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a destek istedi.

Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk de kentin altyapısını, ulaşımını, yollarını yeniden ele alacaklarını söyledi.

Yerlikaya, daha sonra Çaylı ve İnönü caddelerinde esnafla bir araya geldi, Dörtyol’daki seçim iletişim merkezinin açılışını yaptı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin tarımsal üretiminde problem yok https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:51:37 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=9224

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bizim ülkemizin tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini etkileyecek herhangi bir problemi yoktur. Ben bunu söylemekten imtina etmeyeceğim, hep söyleyeceğim. Hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde bizim gerekli üretimimiz mevcut.” dedi.

Kırşehir’de MALYA Tarım İşletmesi Müdürlüğünü ziyaret ederek, kuzu katımı programına iştirak eden Bakan Yumaklı, gazetecilere açıklamada bulundu.

Kırşehir’deki ziyaretleri kapsamında kendileri için çok önemli olan bu işletmeyi de ziyaret ettiklerini belirten Yumaklı, “Kuzu katımı yaptık. Gerçekten ifade edilmesi zor görüntüler, sadece hissedilebilir. Ben de kendimi şanslı addediyorum bu noktada.” ifadesini kullandı.

Bu yerin 219 bin dönümlük hari bir işletme olduğunu dile getiren Yumaklı, işletmede 12 bine yakın Akkaraman ve Malya cinsi koyun bulunduğunu anlattı.

Pazartesi günü açıkladıkları hayvancılık yol haritasında söyledikleri hususların aslında burada tezahürünü gördüklerini vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne demiştik orada biz, büyükbaş hayvancılıkla alakalı verimi arttıracağız. Küçükbaş hayvancılıkta da hem verimi hem kaliteyi arttıracağız. Özellikle hayvan hastalıklarıyla alakalı çok ciddi mücadele planımız ve programımız var. Burada küçükbaş hayvanlar için yapılacak olan hem çiçek aşısı hem de koyun, oğlak vebası ile alakalı aşıları bakanlık olarak bizler karşılayacağız. Yine aile işletmelerimizi destekleyeceğiz. Onlara ilk defa verilecek birçok destek programı belirledik. Çok kısa bir süre içerisinde de detaylarını arkadaşlarımız açıklayacaklar. Özellikle gençlerimizin ve kadın girişimcilerimizin tarımsal üretimin içerisinde hem bitkisel üretim hem de hayvansal üretim yönüyle olmalarını istiyoruz. Onlara da yine bu üretimi yapmaları ve Türkiye’nin üretimine katkıda bulunmaları sebebiyle desteklerimiz olacak. Bir konu daha söylemiştik. O da Türkiye’nin hem büyükbaş hayvancılık hem de küçükbaş hayvancılıkta damızlık ihtiyacını Et ve Süt Kurumu ile TİGEM işbirliğiyle çok daha üst kademeye taşımak ve üreticilerimizin, besicilerimizin o damızlık ihtiyacını, üstün nitelikli damızlık ihtiyacını karşılayacak bir yapıya kavuşturmak. Bunlar zaten yapılıyor idi. Ancak biz bunu bir üst seviyeye taşıyarak, üreticilerimizin ellerindeki halihazırda yapmış oldukları hem besi açısından hem de süt açısından büyükbaş ve küçükbaş hayvanların daha iyileriyle değiştirilerek, onların sürülerinin kabiliyetini, kapasitesini ve verimliliğini arttırmak istiyoruz.”

Bakan Yumaklı, işletmedeki kuzuların her birinin besicilerin, üreticilerin çiftliklerine gideceğini ve ülke üretimine katkıda bulunacağını söyledi.

Geçen yıl burada yüzde 46 olan ikiz kuzulamanın, bu yıl yüzde 51’e çıktığına dikkati çeken Yumaklı, verimlilikle alakalı çıtayı çok daha yukarılara taşıyacak uygulamaları devam ettirdiklerini aktardı.

“Bunun adı fırsatçılıktır”

Son dönemde özellikle et üzerinden devam eden bir tartışma olduğunu kaydeden Yumaklı, şunları söyledi:

“Bizim ülkemizin tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini etkileyecek herhangi bir problemi yoktur. Ben bunu söylemekten imtina etmeyeceğim, hep söyleyeceğim. Hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde bizim gerekli üretimimiz mevcut. Peki bu tartışma neden çıkıyor, bu tartışmayı, Rekabet Kurulu bugün açıkladı, sektör paydaşları açıkladı. Bunların herhangi bir maliyet artışıyla ya da üretimin azlığı ya da çokluğuyla açıklanabilir bir yönü yok. Bunun adı fırsatçılıktır. Ramazan öncesi fırsatçılığıdır. Açıkçası bunu da anlamakta güçlük çekiyoruz. Biz, Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu fırsatçılara göz açtırmayacağız. Şöyle bir algı var, sanki Türkiye’de tüketilen etin hepsi yurt dışından geliyor, değil. Yani bizim hayvan sayılarımıza baktığımız zaman şu anda piyasa regülasyonu için yapılan ithalatın çok küçük bir oran olduğunu görürüz. Maalesef bu biraz da ‘kuşa bak’ diye bakışların yönünü o tarafa çevirip, fırsatçıların bu taraftan hakikaten tüketicilerin, bu ülke halkının cebinden tabiri caizse hiç hak etmedikleri bir geliri elde etmeleri anlamına gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Biz üreteceğiz, daha fazla üreteceğiz. Bugün bu içinde bulunduğumuz işletme gibi işletmeler bizim üreticilerimizin sürülerinin ya da bizim üreticilerimizin üretim yaptıkları alanların verimli üretim kapasitesini arttırmaya devam edecek. Buna da birebir sizler de şahit oldunuz. Ben şimdiden bütün besicilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gerçekten bu üstün nitelikte hem büyükbaşta hem küçükbaşta ırkların, bizim hayvansal üretim kapasitemizi çok daha yukarılara taşıyacağını tekraren ifade etmek istiyorum.”

Yumaklı, hayvancılık yol haritaları açıklandığı andan itibaren sektörden çok güzel dönüşler aldıklarını belirtti.

Ülkenin gıda arz güvenliği açısından herhangi bir problemi olmadığını da vurgulayan Bakan Yumaklı, “Biz üretimimize devam edeceğiz. Hem kendi vatandaşlarımızın hem ülkemize gelen turistlerin ihtiyacını karşılayacağız. 2023 yılı ihracat rakamımız 31 milyar dolardı, bunu 35 milyar dolarlara, 40 milyar dolarlara çıkaracak gerekli üretim artışını yapacağız inşallah, üreticilerimizle birlikte. Bu konuda hem onlar kararlı hem de biz kararlıyız.” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, açıklamasının ardından, yaralı halde bulunan ve tedavisi tamamlanan puhuyu doğaya saldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/feed/ 0
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Denizli’de Gençlik Buluşması Programı’na Katıldı https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/ https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:12:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8880

AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Denizli’de partisinin gençlik kolları üyeleriyle bir araya geldi.

Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gençlik Buluşması Programı’na katılan İnan, Denizli’de partisinin gençlik kollarının her alanda başarılı çalışmalara imza attığını söyledi.

Türkiye yüzyılına yakışır bir coşku, birliktelik ve gençlik heyecanını hep beraber gördüklerini anlatan İnan, bugün AK Parti ve AK Gençlik olarak en büyük vazifelerinin içinde bulundukları hareketin geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi en net şekilde anlayıp, hatırlayarak geleceğe taşımak olduğunu ifade etti.

İnan, AK Parti’nin sıradan bir parti olarak kurulmadığını belirterek, “AK Parti bin yıllık medeniyet iddiasına yaslanır ve bu medeniyet iddiasının en temel değerlerini muhafaza ederek bugünlere gelir. Başörtüsünü, dini değerlerimizi, milli kimliğimizin üzerinde oynanan sömürülmeye, istismar edilmeye çalışılan her değer her kırmızı çizgimiz bizim için olmazsa olmazımızdır. Hareketimizin niteliğini belirler. 28 Şubat ve sonrasında bizim ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesini de Denizli Gençlik Kollarımızın en iyi bir şekilde anlaması ve anlatması gerekmektedir.” diye konuştu.

Türkiye’de darbecilere alkış tutmak diye bir amaç ortaya konduğunda akla CHP’nin geldiğini söyleyen İnan, şunları kaydetti:

“O nedenle bugün çıkmış utanmazın biri, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili, 28 Şubat önemsiz bir gün diyor. O gün yaşananları, o günkü ablalarımızın çekmiş oldukları mağduriyeti, temel hak özgürlükleri nasıl ayaklar altına aldıklarını küçümseyen bir tavırla ortaya çıkıp konuşma yapıyorlar. Biz diyoruz ya darbeci, bunların genetiğinde var. Bunların temel kodu darbeden güç almaktır. O nedenle bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinde buzdolabında hala 28 Şubat zihniyetinin saklı olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. O nedenle AK Parti demokrasinin kalesidir. AK Parti özgürlüklerin kalesidir. 28 Şubat davasının lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

İnan, AK Parti’nin ortaya koyduğu mücadeleden geçinenlere 31 Mart seçimlerinde en güzel cevabı gençlerin vereceğini dile getirdi.

Bugüne kadarki seçimlerde çok önemli zaferler elde edildiğini anımsatan İnan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim için her seçimin çok önemli olduğunu biliyorsunuz değil mi? Her seçim önemli derken biz kazanımlarımıza sahip çıkmak istiyoruz. O nedenle demokrasiyi tehdit eden bir unsur ana muhalefet partisi asla olamaz. O nedenle bizim girmiş olduğumuz seçim her zaman en önemli seçim olur. Karşımızdaki ana muhalefet an geldi terör örgütleriyle ittifak yaptı, an geldi terör örgütlerinin piyonluğunu yaptı, an geldi dışarıdan Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlere kendileri araç sağladılar.

O nedenle bizim girmiş olduğumuz her seçim bizim kazanımlarımıza sahip çıkma noktasında, bu ülkeye yapmış olduğunuz yatırımlara sahip çıkma noktasında her zaman çok önemli oldu, çok kritik oldu. Türkiye’deki gençler size öyle bir gol atacak ki on sıfır. AK Partili, AK Gençlik bu maçı geride bırakacak ve Türkiye’nin inşasına Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Gençlerimiz için çalışacağız. Türkiye’nin geleceği için çalışacağız ve bu mücadeleye devam edeceğiz.”

İnan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.

Etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, İl Gençlik Kolları Başkanı Osman Nuri Nazlıer, AK Parti Pamukkale İlçe Başkanı Osman Özpek, AK Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Halil Pekdemir ve gençler katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/feed/ 0
28 Şubat mağduru Akademisyen Koçakoğlu: “28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok, gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/ https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:27:45 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8628

Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde, üniversiteyi başörtüsü çıkarttırılarak okumak zorunda bırakılan Akademisyen Bedia Koçakoğlu, “Bazen ses yükselttiklerini duyuyoruz, ‘Bitmedi ajitasyonunuz, duygu sömürüsü yapmaktan da yılmadınız, 27 sene geçmiş aradan daha neyi anlatıyorsunuz’. Bizim 28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok. Bizim gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” dedi. Koçakoğlu, “Biz o dönemden itibaren bir gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu problemi çözeceğine dair hep inancımız var oldu, bu inanç olmasa hiçbirimiz yolumuza devam edemezdik emin olun” ifadelerini kullandı.

Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde, üniversiteyi başörtüsü çıkarttırılarak okumak zorunda bırakılan Bedia Koçakoğlu, yıllar sonra doçent doktor olarak başörtüsüyle girdiği üniversitede akademisyenliğini sürdürüyor.

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı olan 44 yaşındaki Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde başörtüsü sorununu yaşadı. İlköğretim ve lise hayatını Alanya ilçesinde tamamlayan Koçakoğlu, ardından Konya Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazandı. Üniversite birinci sınıftayken 28 Şubat sürecine denk gelen Koçakoğlu’na, derslere başörtülü giremeyeceği belirtildi. Koçakoğlu, okuma hevesini yarıda bırakmak istemeyip derslere başını açarak girmeye devam etti. Üniversiteyi tamamladıktan sonra araştırma görevliliği sınavını başarıyla geçen Koçakoğlu, yüksek lisans ve doktora eğitimini de Konya’da tamamlayıp tekrar memleketi Antalya’ya döndü. Şu anda Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde doçent doktor olarak akademisyenliğini sürdüren Koçakoğlu, bu süreç içerisinde 120’ye yakın yazdı, bu konular üzerine çeşitli konferans ve sunumlar yaptı. Koçakoğlu, o dönemlerde yaşadıkları ve bugün içinde bulunduğu süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır”

Koçakoğlu, bugünden 27 yıl öncesine dönüp baktığında, “Bugün Filistin’e dönüp baktığında gördüğünün insanoğlunun, insanoğlunun cehennemi olduğudur. Bütün insanlık aslında koskocaman bir mezarlık gibi, bu mezarlığın mezar taşı da galiba biz Müslümanlarız. Doğu Türkistan, Filistin, Bosna Hersek, Arakan, Keşmir’e dönüp bakın, 28 Şubat’a dönüp bakın. Biz Müslümanlar bir şekilde eziyet görmeye devam ediyoruz. 28 Şubat için söylüyorum, gencecik bir kız çocuğuydum. Bin bir hayalle üniversiteye gitmişim. Bir ışık görebilme adına başörtüsü açıp kapattığımız o kırık aynalara defalarca bakmışızdır. Bazen ses yükselttiklerini duyuyoruz, ‘Bitmedi ajitasyonunuz, duygu sömürüsü yapmaktan da yılmadınız, 27 sene geçmiş aradan daha neyi anlatıyorsunuz’. Bizim 28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok. Bizim gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” diye konuştu.

“Sokağın ortasına açtırdılar”

Unutulan hadiselerin tekrar edebileceğinin altını çizen Koçakoğlu, “Modernizm ve postmodernizm üzerine çalışıyorum. Bakıldığı zaman tek tip insan var etme gayesi var. Tüketime endeksli, hazcı, soysuz, kimliksiz, mahrem sınırının olmadığı bir insan tipi hedefliyorlar. Bu tipin karşısında durabilen tek sistem İslam dini bugün. Bu nedenle İslam dini tüm sistemler tarafından hedef olarak gösteriliyor. Müslümanlarda hem fikir hem psikolojik olarak yıpratılıyor. Üniversiteye yazar olacağım hayaliyle başladım. 28 Şubat süreci başladı başımızı açmamızı istediler. Açmanın da bir adabı olur. Konya Selçuk mezunuyum. İnsanı bir şekli olur başörtü açmanın. Bizler; bir sirk hayvanı gibi sokağın orta yerinde insanlar bizi seyrederken, gelip geçenler şöyle bir bakarken sokağın orta yerinde başımız açıp ondan sonra kampüsün duvarlarından içeriye alındık. Bazen otobüse binerdik, otobüs kampüsün içine direkt girerdi çünkü polisler otobüse binerler, bakarlar. Bizler kaçalım diye bazen böyle kafamızı yere falan eğerdik başörtümüz görünmesin diye. ya da otobüsün ortasında açmak zorunda kalırdık. Başörtülü girdiğimiz zaman sınıfta o dönem erkek arkadaşlarımız son derece anlayışlılardı. Bütün ön sıralara hep erkekler otururdu. Biz başörtülü kızlar en arka sıralara otururduk ki kendi çapımızda bir mahremiyet oluşturmuş oluyorduk” ifadelerine yer verdi.

Koçakoğlu, o dönem başörtülü genç kızların hep bir travma içinde kaldığını kaydetti.

“Cumhurbaşkanımıza inancımız tamdı”

Sahada sadece başörtüsü özgürlüğünün sorun olmadığını, pek çok problemin olduğunu dile getiren Koçakoğlu, “Bunların hepsiyle mücadele edebilmeliyiz. Topyekün insanlık adına bir savaş verebilmeliyiz. Öyle düşünüyorum. Cumhurbaşkanı bir şiir okuduğundan dolayı edebiyatçı olduğumuz için bizim sahamıza da girdiğinden dolayı bir şiir okuduğundan dolayı hapse atılmıştı. O dönemde bizler başörtüsü adına mücadele verirken bir taraftan da Cumhurbaşkanının şiirde geçen birkaç dini kelimeden dolayı ki müfredatta yer alan bir şiirdir. O kelimeden dolayı hapse atılması bize birbirimizi tanımasak da, görmesek de günümüzdeki gibi elbette o dönem başbakanlık, Cumhurbaşkanlık gibi bir vazifesi olmadığından dolayı da tanımasak da, bilmesek de bir ruhsal mücadele bağı oluşturdu bize Cumhurbaşkanıyla, o dönemki başörtülü genç kızların verdiği mücadele. Biz o dönemden itibaren bir gün Cumhurbaşkanı’nın bu problemi çözeceğine dair hep inancımız var oldu. Bu inanç olmasa hiçbirimiz yolumuza devam edemezdik emin olun. Kimimiz akademisyen oldu, kimimiz doktor oldu, kimimiz farklı meslekleri seçti. Ama bir gün bu problem bitecek ve biz özgürce, başörtülü bir şekilde vazifelerimizi yapabileceğiz diye devam ettik” diye konuştu.

“Sen neredeydin sorusu”

Akdeniz Üniversitesinde yardımcı doçent olarak göreve başladığında henüz başörtü probleminin çözülmemiş olduğunu hatırlatan Koçakoğlu, “Biz yine başımızı açarak akademisyenlik yapıyorduk. O dönem de çözülmemişti. Dördüncü sınıfta derse girdim. Öğrencilerle biz son sene bir helalleşme konuşması yaparız. İşte çocuk hakkımızı helal edin gibi. Bir öğrencim, ‘Hocam ben size hakkımı helal etmiyorum’ dedi. Neden yavrum dedim, kaldın mı benim dersten? Neden helal etmiyorsun? ‘Hocam’ dedi, ‘Biz dört yıldır burada zulüm görürken siz neredeydiniz’. Öğrenciler de başörtülü alınmıyordu o dönem Akdeniz Üniversitesi’ne. ve çocuk benim inançlı bir bildiği için benden kısmen de olsa bir motivasyon edindiği için o sitemini bana bu şekilde ifade etti. Ben ömrümü bu cümle üzerine kurdum. Biz eziyet görürken siz neredeydiniz? Şunu çok iyi biliyorum. Cumhurbaşkanı da ömrünü bu cümle üzerine kurmuş birisi, bir lider. Bu yüzden Filistin için mücadele ediyor. Bu yüzden dünyadaki bütün eziyet gören Müslüman olsun olmasın fark etmez, insanlar için mücadele ediyor. Biliyor ki Cenabı Allah orada o insanlar eziyet görürken, sen neredeydin sorusunu soracak. Bu yüzden bizim vicdanlı insanlara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“Bir daha o karanlık çukurlara bu ülke düşmesin”

“Bizim merhametli liderlere, yöneticilere ihtiyacımız” var diyen Koçakoğlu, “Cumhurbaşkanı başörtü noktasında büyük bir adım attığında yavaş yavaş peyderpey kurumlarda bu problem aşılabildi. 2015 yılında Akdeniz Üniversitesi’nde ilk doçent olduğumda bir gün kararımı verdim ve başörtülü olarak sınıfa gittim. Sınıfta yaklaşık 110 öğrencim vardı. Sınıftan içeriye girdim. Başta tanımadığı öğrenciler. Şaşkın şaşkın baktılar bu kim diye. Ses tonundan tanıyınca hepsi birden ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı. Hiç unutmuyorum. Hayatımda bir o kırık aynadaki başörtüsüz görüntüm, ruhuma yerleşmiştir. Bir de öğrencilerimin beni ayakta alkışladığı o görüntü. Çocuklar, ‘ Niye alkışladınız’ dedim. Hocam özgürlüğü alkışladık dediler. Bakın bu refleksi kolay kolay yüz öğrenci aynı anda bilinçsiz bir şekilde veremez. Neden? Çünkü bu çocuklar bizim ızdırabımızı görüyorlar. İnandığımız bir şey var. Bir değer var. bunun için ömrünüz boyu savaş veriyorsunuz, yaşıyorsunuz. Ama bu inancınızın gereği olan başörtüsünü takamıyorsunuz. Bu zulmü, bu duyguyu ancak yaşayan hisseder, yaşayabilir. O yüzden bugün birilerinin çıkıp birilerinin, ‘vay efendim duygu sömürü yapıyorsunuz, ajitasyon yapıyorsunuz’ demesi bana son derece anlamsız, duygusuz ve merhametsizce geliyor. Bizim bu ülkede yaşanan bazı şeyleri unutturmamaya ihtiyacımız var. Bu son derece kıymetli. Aynı karanlık çukurlara, bu ülke bir daha düşmesin diye bizim tarihteki bazı hadiseleri unutmamamız gerekiyor” dedi.

“Kırık ayna”

“28 Şubat süreci de unutmamamız, unutturulmaması gereken süreçlerden birisidir” diyen Koçakoğlu, “Neden derseniz kırık aynalara aynı görüntüler bir daha düşmesin diye. Kırık ayna ise şöyle, başımızı yapabilmemiz için bir ayna lazım. Bir tane kırık küçük bir aynası vardı ve duvara koymuştu, onun karşısında sıraya geçer orada başörtüsünü kapatır ve açardık. Kırık aynaya yansıyan görüntü bizim inanç dünyamızın yansıması gibiydi” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/feed/ 0
İlaç Fiyat Kararnamesi Nedeniyle İlaç Yokluğu Devam Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:57:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8567

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilaç fiyatlarında Euro kurunun 17.55 TL’ye sabitlenmesi nedeniyle ilaç yokluğu sorunu devam ediyor. ronik hastalıkların ilaçlarının bulunamadığını, tüp bebek tedavisi için kullanılan ilaçlarda ise alternatif reçete dönemine geçildiğini söyleyen Bursa Eczacı Odası Başkanı Adnan Erakın, “Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz” dedi.

Euro kurundaki dalgalanma nedeniyle eczanelerdeki ilaç yokluğu sorunu 2024 yılında da devam ediyor. Reel Euro kurunun 34 TL’ye kadar ulaşmasına karşın, ilaç fiyatlarında euro kurunun 17.55 euroya sabitlenmesi nedeniyle özellikle çokuluslu şirketler Türkiye’ye ilaç göndermekten geri duruyor.

Türkiye’de ilaç fiyatlarının İlaç Fiyat Kararnamesi ile belirlendiğini hatırlatan Adnan Erakın, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, 2024 yılında başlamış bir uygulama. Tüketici endekslerine göre başlamıştı. 2009 yılından itibaren bu uygulama Euro kuru üzerinden güncellenmekte. Şu an halihazırda en son 2023 Aralık ayında Resmi Gazete’de yayınlanan İlaç Fiyat Kararnamesi ise Euro kuru 17.55 liraya sabitlenmiş durumda. Şu an ilaç fiyatları 1 Euro 17.55 TL kabul edilerek ödemeler yapılmakta. Yine 22 Şubat’ta yayınlanan yeni bir kararnameyle, bu fiyatların 2024 yılı içerisinde aynı şekilde uygulanacağı bilgisini aldık. İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki baz fiyatlarıyla ödemeler yapıldığı için özellikle çokuluslu ilaç firmaları bu konuda bazen gönderdikleri ilaçların maliyetleri çok arttığı için üretiminde ve Türkiye’ye ilaçları getirmekte imtina edebiliyorlar. Yakın zamanda bunun örneğini gördük. Bir ilaç firması bazı ilaçlarını Türkiye’ye getirmeyeceğini deklare etti. Bizim kaygımız, Euro kuru üzerinden fiyatlandırmanın yetersiz kaldığı noktada. İlaç fiyatları düşük olduğu için firmaların ilaçlarını Türkiye’ye getirmelerinden, satma koşullarından vazgeçmelerinden imtina etmelerinden çekince duyuyoruz. Bizim kaygımız bu noktada.

“KRONİK HASTALIKLARIN İLAÇLARI DA YOK

Aralık ayı içerisinde ilaç yoklarımız yüzde 22 civarındaydı. Burada İlaç Fiyat Kararnamesi’nin uygulamaya geçiş tarihi ile yayınlanma tarihi arasındaki 9 günlük boşluk boyunca ciddi bir ilaç krizi yaşandı. Bu dönemde hepimiz bu ilaç krizine çözme yönünde katkı sağladık. Depolarımız ve özellikle Bursa Ecza Kooperatifi ellerinden geldiği kadarıyla elindeki stokları eczanelerimize paylaştırarak bu krizi çözme yönünde katkılarımız oldu. Daha sonra 2024 Ocak ayına baktığımızda bu yokların yüzde 17’lere gerilediğini gördük. 2024 Şubat ayı içerisine baktığımızda bu yokların yüzde 9.2’lere kadar gerilediğini gördük. Şu an 10 ilaçtan 1 tanesi yok ama bu normal bir tablodur. Kronik yoklara baktığımızda yani olması gereken ilaçların olmamasını düşünürsek, ilaç yokları hala devam etmekte.

Şu an eşleri olmayan ilaçlarda KOAH, astım, Alzheimer, beyin hastalıklarında ve parkinsonda kullanılan, göz hastalıklarında kullanılan, hipertansiyon ve diyabette kullanılan ilaçlar var. Bunların bazılarının maalesef eş değerleri yok. Kanser ilaçlarında aynı sıkıntıları yaşıyoruz. Tüp bebek ilaçlarında şu an ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Tüp bebek ilaçlarında hekimlerimiz alternatif reçete dediğimiz, yani bu ilaç olması başka ilaç verelim dediğimiz reçeteler kullanmaya başladılar. Halkımızın ilaca ulaşması noktasında biz her zaman görev alıyoruz. Bizim en çekinceli olduğumuz nokta burası. Halkımız ilacına ulaşabilsin, ilaç firmalarımız ilacının arkasında durabilsin, ilaçlarımız piyasa bulunsun. Biz bu noktada zaten görev alıyoruz. Bu ilaçların yok olmasını istemiyoruz.

“İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ’NDE KÖKLÜ ÇÖZÜMLER İSTİYORUZ”

Bir eczacı için en sıkıntılı durum gelen reçeteye yok demek. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Normal veya nöbet mesaimizde bir kişinin annesinin, babasının reçetesini getirdiği zaman yok denmesi bizim için sıkıntılı bir durum. Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ”Seçimi kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım” diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyin https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/ https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/#respond Sat, 25 May 2024 21:48:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8073

Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem hattı açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hattın 15 gün boyunca ücretsiz kullanılacağını duyurdu. Erdoğan’ın bugünkü 2. durağı ise AK Parti Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı oldu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:

“Biz sadece AK Parti’ye 18 seçimini kazandırmak Cumhur ittifakını bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz. Genel Merkezimizle il, ilçe, belde, mahalle köy teşkilatlarımız da kadın ve gençlik kollarımız da meclis grubumuzda belediye kadrolarımızla davamıza gönül vermiş tüm kardeşlerimizle bu şuur içinde çalışmalarımızı yürütmeli, bu kararlılıkla hedeflerimize yürümeliyiz. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.

“DERTLERİ ELDE EDECEKLERİ RANTI KİRLİ İTTİFAK ORTAKLARIYLA BİRLİKYE YAĞMALAMAK”

Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı kirli ittifak ortakları ile birlikte yağmalamaktır. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.

Hala eski Türkiye hevesinde olanların her seçim döneminde acaba dediklerini biliyoruz. Ama her seçimde hüsranla geri dönüyorlar.

“KİMSE BİZİM KARA KAŞIMIZA KARA GÖZÜMÜZE BAKIP OY VERMEZ”

Bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiç kimse bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.

“MEYDANI BU SİYASET HARAMİLERİNE BIRAKMAYACAĞIZ”

Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakısalarıyla, arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli iradenin sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntemleri elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esamesi okunmaz.

“HİÇ KİMSENİN BİZİM ADIMIZA OY İSTEME HAKKI YOKTUR”

‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz. Bunlar sirk cambazı. ‘Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim’ diyen sirk cambazlarına da aldanmayın. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun başka partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımıza konuşma, oy isteme, hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur. AK Parti şahısların değil, bir davanın bir ülkünün ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine birikimine enerjisine gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır.

“BU PARTİNİN GÖLGESİNDE KORSAN SİYASET YAPMAYA KALKANLARA EYVALLAH DEMEYİZ”

Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın eyvallah etmeyiz. Geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda, farklı konumda görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevi yapan arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır.

Milliyetçi Hareket Parti’si Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur ittifakının kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyük şehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarını, Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim heyecan kararlılık ve samimiyetle çalıştığında şüphe duymuyorum.

Seçime neredeyse bir ay kaldı. İnşallah bugünkü toplantımızdan sonra sahadaki çalışmalarımız yeni bir ivme kazanacaktır. 31 Mart akşamı coşkuyla kutlayacağımız seçim zaferimiz konusunda ben sizlere güveniyorum.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/feed/ 0
Sivasspor Basın Sözcüsü: Önümüzdeki hedefimiz Avrupa https://www.akittvhaber.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/ https://www.akittvhaber.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/#respond Sun, 19 May 2024 21:06:48 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7830

Sivasspor Basın Sözcüsü Gökhan Karagöl, Pendikspor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki hafta 3 puanla dönersek, bundan sonraki hedefimiz Avrupa olacak. İlerleyen günlerde bunun hesabını yaparak, önümüzdeki sezonun kadrosuna da buna göre ayarlayacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Pendikspor’u konuk eden ve sahadan 4-1 galibiyetle ayrılan Sivasspor’da basın sözcüsü Gökhan Karagöl, karşılaşmanın ardından stadyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Karagöl, “4-1’lik bir galibiyet bizim için çok önemliydi. Bundan sonra hedefimiz her zaman olduğu gibi yukarısı. Yeni transferlerimiz bugün çok daha iyi bir performans sergilediler. Önümüzdeki haftalarda çok daha iyi olacağımızı düşünüyoruz. Teknik heyetimize, oyuncularımıza, seyircimize hepsine çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir maçtı. Çok mutluyuz. Bu sezon 4 gollü bir maçı ilk defa yaşadık. Onun için de bütün oyuncularımızı tebrik ediyorum. Seyircilerimiz de geldiği zaman çok daha güzel işler yapıyoruz. İnşallah bundan sonraki haftalarda da seyircimizi buraya bekliyoruz” diye konuştu.

“Hedefimiz Avrupa olacak”

Ligin 28. haftasında Kasımpaşa ile oynayacakları maçı da değerlendiren Karagöl, “Önümüzdeki hafta Kasımpaşa maçı var. Kasımpaşa üzerimizde 5’inci sırada. Önümüzdeki maç bizim için ve üst sıralar için çok önemli bir maç. İnşallah yarın itibarıyla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına başlayacağız. Önümüzdeki haftadaki Kasımpaşa maçıyla ilgili İstanbul’daki Sivaslı hemşehrilerimizi de maça bekliyoruz. Onlar varsa biz daha güçlü oluyoruz. Önümüzdeki hafta 3 puanla dönersek, bundan sonraki hedefimiz Avrupa olacak. İlerleyen günlerde bunun hesabını yaparak, önümüzdeki sezonun kadrosuna da buna göre ayarlayacağız. Tabii ki sonraki haftalarda alacağımız puanlar neticesinde” ifadelerini kullandı.

“Ciddi teklifler var”

Manaj’a tekliflerin geldiğini söyleyen Karagöl, “Rey Manaj hiçbir zaman bizi sıkıntıya sokmadı. Sivas’a geldiği günden beri hep çok uyumlu. Başta da transfer sürecinde beraber hep güzel şeyler yapacağımızı söylemiştik. O sözünü tutuyor, biz de sözümüzü tutuyoruz. Rey’e çok ciddi teklifler var. Gerek Suudi Arabistan’dan, Dubai’den, Rusya’dan, Avrupa’dan bir çok kulüpten teklifler var. Ama bizim şu an için hedefimiz iyi bir yerde bitirmek. Bizim felsefemiz Anadolu’nun en yüksek bonservis bedeliyle oyuncu satmak demiştik. İnşallah bunu da başaracağız. Çünkü bizim bütçemiz kısıtlı bir bütçe. Biz kendi yağında kavrulan bir kulübüz. Sıralamada en aşağıdan ikinci bütçeye sahip olan bir kulübüz. Haliyle gelirlerimiz belli, destekler belli. Kıt kanaat bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Oyuncularımızı da bu şekilde motive etmeye çalışıyoruz. Burada bir aile havası ve çok güzel bir uyum yakaladık. İnşallah bundan sonraki haftalarda da bunun üzerine koyarak iyi skorlar akarak ligi çok daha iyi bir yerde bitirmek istiyoruz. Pendikspor’a buradan teşekkür ediyoruz. İyi bir maç oldu, onlara da başarılar diliyoruz” diye konuştu.

Karagöl son olarak Pendikspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Bartuğ Elmaz’ın durumu hakkında ise, “Oyuncumuzun omzuyla ilgili problem var. Doktorlar MR çektiler, neticesini bugün ya da yarın alacağız. Kendisine de acil şifalar diliyoruz. İnşallah en kısa zamanda gelip takımımızdaki yerini alır” dedi. – SİVAS

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/feed/ 0
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka: Haklarımız Gasp Ediliyor https://www.akittvhaber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/#respond Tue, 07 May 2024 09:03:35 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7430

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Medeni Kanun hakkındaki tartışmalar ve kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin; “8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile TBB Kadın Hukuku Komisyonu’nun (TÜBAKKOM) düzenlediği Medeni Kanun Çalıştayı’na katıldı.

Nazlıaka’nın çalıştaydaki açıklamaları şöyle:

“Gerçekten giderek anayasasızlaştırıldığımız, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun kurulmaya çalışıldığı ve adında adalet olan bir partinin iktidarında, adaleti mumla aradığımız bir süreçten geçerken sizlerin düzenlemiş olduğu bu etkinliğin ayrı bir önemi var. Çünkü sizler kadın hukukçular olarak aynı zamanda kendi ekmeğinizin de kavgasını verenlersiniz. Aynı zamanda kadın hukukçular olarak Türkiye’de her geçen gün gasp edilen kadınların haklarını savunanlarsınız. O yüzden zamanlaması ve içeriği itibarıyla da doğru bir etkinlik olmuş.

“HAKLARIN GİDEREK GASP EDİLDİĞİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor. Gördük ki son taslakta, 8. yargı paketinin içerisinde yok. Bugün olmamasının nedeni bizlerin birlikte vermiş olduğu verdiği mücadeledir ancak yarın olmayacağının da bir garantisi de yoktur. Yani bugün torba yasanın taslağında gözükmüyor ama yarın öbür gün bunu komisyona getirmeyeceklerinin bir garantisi yok.

“NAFAKA HAKKI ELDE EDEN KADINLARIN, YARISINI BİLE ALAMADIĞI BİR ORTAMDAN BAHSEDİYORUZ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın bir açıklaması oldu, dedi ki ‘Tabii nafaka dediğimiz şey süresiz olmaz, bu konuda mağdur olan erkekler varsa onların açısından da bir değerlendirme yapmak lazım.’ Aslında bu ‘Ben bu işe kadınların açısından değil, erkeklerin açısından bakıyorum’ demek. Sanırsınız ki boşanan kadınların bir eli yağda bir eli balda. Ortalamada asgari ücretin yüzde 10’u bile olmayan bir nafaka bedelinden bahsediyoruz. Nafaka hakkı elde eden kadınların yarısını bile alamadığı bir ortamdan bahsediyoruz. Boşanmaya karar veren bir kadın en güvende olması gereken yerde, evinde de şiddete uğruyor ve yaşamını kaybediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki boşanmaya karar veren kadın çok ağır psikolojik baskı altına sokuluyor. O yüzden arabulucuk adı altında avukatlık bürosunda bir araya getirilmiş olan kadınla boşanmak istediği erkek arasında o anda yaşanabilecek ortamların kadınları büyük bir risk altına atacağını her yerde çok net bir şekilde anlatmamız gerekiyor.

“‘YAŞAM HAK’ PROJESİYLE TÜM KIZ KARDEŞLERİMİZE ÜCRETSİZ HUKUKİ VE PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLIYORUZ”

Şu anda 30 büyükşehirimizin 5’inde kadın adayımız var. Yine il bazında baktığımızda birçok ilde kadın adayımız var. Totalde 19 milyon nüfusu yönetecek kadın adayımız var. Her biri seçimi kazandığı koşulda 19 milyon nüfusu yönetecek ki bu her 4 kişiden birisi anlamına geliyor. Umuyoruz ki daha fazla kadının sosyal demokrat anlayışı, toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştıran anlayışı inşa ettiği bir süreç yaşarız. Bizim genel merkez olarak hayata geçirmiş olduğumuz bir projemiz var, ‘Yaşam Hak’ projesi. 7/24 faaliyet gösteren bir çağrı merkezimiz var ve burayı arayan tüm kız kardeşlerimize ücretsiz hukuki ve psikolojik destek, barınma ihtiyacının karşılanması, kimi yerde ticaret odalarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde istihdam imkanlarının sağlanması gibi birtakım hizmetler sunuyoruz. Deprem bölgesinde, 11 ilde ‘Yaşam Hak’ konteynerleriyle kız kardeşlerimize destek oluyoruz.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Türk Tarımında Devrim Niteliğinde Düzenlemeler Yaptık https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/ https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/#respond Thu, 02 May 2024 21:00:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7276

Bakan Yumaklı: “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı:

“Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak”

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

KAYSERİ – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de sektör paydaşları ile düzenlediği toplantıda, “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak” dedi.

Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek, çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.

Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.

Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizlerde zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla bizde kendi bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Birde Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1.7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.

“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”

Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizler 4.4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiçte tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”

Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Türk Tarımında Devrim Niteliğinde Düzenlemeler Yaptık https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/ https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:45:38 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=7239

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de sektör paydaşları ile düzenlediği toplantıda, “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz TAKE Projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak” dedi.

Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.

Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.

Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizler de zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla biz de kendi Bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Bir de Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1,7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.

“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”

Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizler 4,4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiç de tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”

Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti. – KAYSERİ

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/feed/ 0
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Çankaya’ya başarılar diledi https://www.akittvhaber.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/ https://www.akittvhaber.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:51:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5672

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Çankaya ümit ediyorum daha da ileriye gidecek. Bizim dönemimizdeki tarihi başarıları yaşamaya devam edecek. Pırıl pırıl, başarılı, örnek bir belediye devrediyoruz. Çankaya Belediyemizin 5 bin çalışanıyla, emekçisi ile geldiği noktanın daha da ilerisine gitmesini canı gönülden diliyorum” dedi. Başkan Taşdelen, CHP’nin Çankaya Belediye Başkanı Adayı Hüseyin Can Güner’e de başarılar diledi.

Alper Taşdelen, Dikmen Karapınar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Uğur Böceği Gündüz Bakımevi’nin açılışını yaptı. Uğur Böceği Kreşi’nin kendi dönemindeki 11’inci, Çankaya’nın da 15’inci kreşi olduğunu söyleyen Başkan Taşdelen, “Öncelikle Karapınar’a, Dikmen’e hayırlı uğurlu olsun. Kreşleri çok önemsedik. Bugün kreşlerimiz de iki bin çocuğumuza çağdaş bir eğitim veriyoruz. Atatürkçü nesiller yetiştiriyoruz. İrfanı hür, vicdani hür nesiller yetiştiriyoruz” diye konuştu.

Taşdelen, Çankaya’ya 10 yıl hizmet ettiğini, göreve başlarken Ali Dinçerlerden, Ahmet İsvanlardan, Vedat Dalokaylardan gelen sosyal demokrat belediyecilik bayrağını dalgalandıracak bir belediye sözü verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİL”

“Şükürler olsun verdiğim sözleri tutmuş olmanın gönül rahatlığıyla karşınızdayım. Başımız dik, alnımız ak. Tertemiz pırıl pırıl bir 10 yılı Çankaya’da geçirdik. O nedenle gönlümüz rahat. Siyasetle uğraşanlar siyasette her şeyin olabileceğini göze alarak siyaset yapar. Biz de devam etmek isterdik. Daha çok projelerimiz vardı ama siyasette her zaman hak yerini bulmuyor. Bunlar siyasetin içinde olan konular. Ayrıca mahkeme kadıya mülk değil. Geliyorsunuz hizmet ediyorsunuz. Nasıl geldiğinizden ziyade nasıl gittiğiniz önemli. Biz, başımız dik alnımız ak hizmet ettik ve verdiğimiz sözleri fazlasıyla yerine getirdik. Onun için gönlümüz rahat, yüreğimiz ferah. Bir belediye başkanı için en büyük mutluluk bıraktığı eserlerle yaşamaktır. Bizim dönemimizde açılan 113 park işte orada. Oradaki her bir tabelada Alper Taşdelen yazacak, kreşlerde ismimiz yaşayacak. Çankaya Evleri’nde, havuzlarda, engelli merkezlerinde, sosyal tesislerimizde orada eserlerimiz de Çankaya’da var olmaya devam edeceğiz.

“HİÇ KİMSENİN CHP’YE KÜSME HAKKI YOKTUR”

Bizler bu görevleri yerine getirmişsek, bunu CHP’ye borçluyuz. CHP her şeyden daha kıymetli ve önemlidir. Bizi bu görevlere nasıl partimiz getirdiyse, bundan sonra da partimiz için çalışmaya, CHP’nin altı okunu zirveye en tepeye taşımak için nefer olarak alın teri dökmeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin CHP’ye küsmeye hakkı yoktur. Makamlar gelip geçicidir ama CHP nasıl 100 yıldır varsa yüzyıllar boyu da kurucu parti olarak, Atatürk’ün partisi olarak, insanca hakça bir düzen kurmak için var olmaya devam edecektir. Onun için partimizin başarısı, partimizin iktidarı için hem bu seçimlerde hem daha sonraki seçimlerde biz çalışmaya alın teri dökmeye devam edeceğiz. Ben CHP’liyim. Ben Atatürk’ün yoldaşıyım. Cumhuriyet sevdalısıyım. Bu anlamda adayımız Hüseyin Can Güner kardeşime de başarılar diliyorum. Bizim bıraktığımız bayrağı daha da yukarılara taşımasını diliyorum. Kazananın her zaman Çankaya olmasını diliyorum. Biz yüreğimizde sevgiden başka bir şey taşımayız. Çünkü bizim parolamız bellidir. Siyasette de bunlar olabilir bunlar gelir geçer, çünkü bizim parolamız ‘İncinsen de incitmeyeceksin.’ Biz incinsek de incitmeyeceğiz, biz yüreğimizde, ülkemize, partimize, Çankaya’mıza olan sevgimizi her zaman taşırız bize yakışan budur böyle olmaya da devam edecektir.

“PIRIL PIRIL BİR BELEDİYE DEVREDİYORUZ”

Çankaya ümit ediyorum daha da ileriye gidecek. Bizim dönemimizdeki tarihi başarıları yaşamaya devam edecek. Pırıl pırıl, başarılı örnek olan bir belediye devrediyoruz. Çankaya Belediyemizin 5 bin çalışanıyla, emekçisi ile geldiği noktanın daha da ileriye gitmesini canı gönülden diliyorum. Bu vesileyle on yıl boyunca birlikte bu başarıya imza attığım bu başarı hikayesini birlikte yazdığım başkan yardımcılarıma, müdür arkadaşlarıma, müdür yardımcısı arkadaşlarıma, bütün Çankaya Belediyesi personelime ve emekçi kardeşlerime huzurlarınıza yürekten, gönülden teşekkür ediyorum.

“BAŞINIZI ÖNE EĞDİRMEDİM”

Ben on yıl boyunca onların başını öne eğdirmedim eminim ki onlar bizden sonra da hiçbir zaman başımızı öne eğdirmeyecekler. 950 bin Çankayalı komşum on yıl boyunca bizi hiç yalnız bırakmadı, hep yanımızda oldu, hep destek oldu. Bizim çalışmalarımızı gördü. Seçimde bunu rekor oy olarak sandığa yansıttı. Anketler yapıldı, memnuniyet anketlerinde başkan olarak bizi zirveye taşıdı. On yıllık dönemde defalarca yapılan anketlerde Çankayalı komşularımız bizi Türkiye’nin en başarılı ilçe belediye başkanı seçti. Ankara’nın en başarılı ilçe belediye başkanı seçti, hep yanımda oldu hep destek oldu. Biz de onların bize olan güvenini boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. O nedenle 950 bin Çankayalı komşuma da huzurlarınızda destekleri ve takdirleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Tekrar kreşimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın güzel Çankaya’m, yaşasın ebedi başkomutan, Ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk aydınlığı.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Korkmayın, 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir’ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:12:36 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5596

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye’ye sesleniyorum, korkmayın 31 Mart’ta iyi, dürüst, çalışkan insanlar birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.” dedi.

Özel, Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, CHP olarak bundan sonra “kim ne der” demeden, kimseden çekinmeden kendi doğrularını özgürce savunmaya devam edeceklerini söyledi. Özel, “Anayasal eşit vatandaşlık hakkı talebini dile getirmeyi sanki ifade edilemeyecek bir mesele ya da var olmayan bir eşitsizliğe itiraz olarak küçümseyenlere, küçük ya da yersiz görenlere karşı ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak diyorum ki, anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız.” diye konuştu.

Özel, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanının onayı ve Resmi gazetede yayınlanmasıyla cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Özgür Özel, şöyle devam etti:

“Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığı’ adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de bir kültürel faaliyet olarak gören, onların ibadethanesini bir zamanlar dediği gibi ‘Cemevi cümbüş evi’ mantığıyla kültürün, sanatın bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa, Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.”

CHP’nin aday belirleme sürecinin büyük ölçüde tamamladığını ifade eden Özel, bundan sonra hep beraber sokaklarda, meydanlarda, kahvelerde, evlerde, beldelerde, köylerde büyük bir mücadele başlayacağını kaydetti.

Yerel seçimde iki anlayış, iki ittifakın yarışacağını, bunlardan birinin Cumhur İttifakı olduğunu belirten Özel, “Hedefleri belli. Yapacakları iş ne sosyal donatı alanıdır, ne sosyal yardımdır, ne halkçı belediyeciliktir, ne başka bir şeydir. Ajandalarında şu var, Ankara’ya Ankara’yı parsel parsel satan, peşkeş çeken Melih Gökçek zihniyetini geri getirmek.” ifadesini kullandı.

“Karşısında bir ittifak var mı?” diye soran Özel, şunları söyledi:

“Bunun karşısında ikinci bir ittifak, çok güçlü bir ittifak. Aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın yanından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı ‘Türkiye İttifakı’dır. Türkiye İttifakı’nda Alevi olsun, Sünni olsun eşitliği savunan herkes var. Türkiye İttifakı’nda Kürt olsun Türk olsun kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye İttifakında ‘sağcı olsun, solcu olsun, belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun, garibe, fukaraya sahip çıkanlar olsun, rantçıların yerine halkçılar olsun’ diyen herkes var. Türkiye İttifakı’nda karşı tarafın despotluğuna karşı demokratlar var. Sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Ama Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne inanan bütün demokratlar var. Türk demokratlar olduğu gibi Kürt demokratlar da var. Alevi’si, Sünni’si var, Çerkez’i var, Laz’ı var ama bizim içimizde iyi insanlar, güçlü karakterler, bu ülkeyi seven bütün namuslu insanlar var.

Türkiye’ye sesleniyorum, korkmayın 31 Mart’ta biz birlikte olursak, iyi insanlar birlikte olursak, dürüst insanlar birlikte olursak, çalışkan insanlar birlikte olursak bu ülkede Cumhuriyet’e inanan, Atatürk devrimlerine inanan, Atatürk’le ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıyla bir sorunu olmayan, onlara husumet değil, hayranlık duyan bizler birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.”

Özel, bir gazetecinin, “İzmir ve Hatay’da beşinci anketin devam edeceği” yönündeki ifadesini anımsatması üzerine, “Değişen bir şey yok. Henüz genel merkeze gitmedim, gidelim bugün bakarız.” dedi.

Törene, CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da katıldı. Törende, Pir Sultan Abdal Derneği Semah grubunun gösterisinin ardından Mercan Erzincan konser verdi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/feed/ 0
Esenyurt’ta Kemal Deniz Bozkurt’un tekrar aday gösterilmemesi tartışması https://www.akittvhaber.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/ https://www.akittvhaber.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:12:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5568

Esenyurt’ta CHP’nin belediye başkan adayı tartışmaları sürerken, Kars-Ardahan- Iğdır dernek temsilcilerinin ve vatandaşların yer yer aldığı Esenyurt bileşenleri basın açıklaması gerçekleştirdi. Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’u tekrar aday görmek istediklerini söyleyen grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt’un aday gösterilmemesi Esenyurt’un geleceğinin tehlikeye atılması demektir” dedi.

Esenyurt’ta yerel seçim öncesinde belediye başkan adayı tartışmaları devam ediyor. İlçede üç dönem sonra yüzde 51,56’lık bir oy oranı ile CHP’li belediye başkanı olarak göreve getirilen ve 4 yıldır Esenyurt’a yeni projeler kazandıran Kemal Deniz Bozkurt’un tekrar aday gösterilmemesi üzerine kentin bileşenleri toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Esenyurt Göle Derneği’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında, içerisinde Kars-Ardahan-Iğdır dernek temsilcilerinin ve vatandaşların bulunduğu Esenyurt bileşenleri Kemal Deniz Bozkurt’u tekrar aday görmek istediklerini belirtti. Başkan Bozkurt’un aday gösterilmemesinin CHP’nin adalet anlayışına ters olduğunu söyleyen grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt, birçok olumsuzluğa, tehdide, zorluğa rağmen çok başarılı bir şekilde görevini yürüten, hiçbir ahlaksızlığa bulaşmayan, onurlu ve başarılı bir şekilde görevini yürüten bir başkandır. Henüz birinci dönemi olmasına rağmen tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.

“Tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor”

Basın açıklamasına Kemal Deniz Bozkurt’un Belediye Başkanlığı sürecinde nasıl bir ilçe devraldığına ve yaptığı çalışmalara atıfta bulunarak başlayan grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt CHP İlçe Başkanlığı döneminde 2009 yılında 28 ay kira borcu olan, elektriği ve suyu borcundan dolayı kesik olan bir ilçeyi devralıp, mülkiyeti kendisine ait binası olan, kasasıda 40 bin TL parası olan bir ilçe olarak 2014 yılında devretti. İlçe başkanlığı döneminden önce, genel seçimde Esenyurt’ta yüzde 23 olan parti oyunu yüzde 30 oranında oy alan bir ilçeye dönüştürdü. 2019 yılından bugüne kadar Esenyurt’ta alınmış en yüksek oy oranı olan yüzde 51,56 ile belediye başkanı seçilmiştir. CHP gurubunun mecliste azınlıkta olmasına, bütçesinin 4 katı borcu olmasına, aleyhinde 15 bin dava açılmasına, bütün planları mahkeme tarafından iptal edilmesine ve yönetilmesi neredeyse imkansız olmasına rağmen bu belediyeyi alıp Türkiye’nin en iyi yönetilen belediyelerinden biri yapan, vaatlerinin yüzde 90’ına yakın kısmını uygulayan, birçok olumsuzluğa, tehdide, zorluğa rağmen çok başarılı bir şekilde görevini yürüten, hiçbir ahlaksızlığa bulaşmayan, onurlu ve başarılı bir şekilde görevini yürüten bir başkandır. Henüz birinci dönemi olmasına rağmen tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor” dedi.

Kemal Deniz Bozkurt’un ilçede yaptığı çalışmalara rağmen aday gösterilmemesini Esenyurt’a yapılan bir haksızlık olarak gördüklerinin altını çizen Ahmet Kaya şöyle devam etti:

“Bu yapılan ne yoldaşlık hukukuna, ne dostluğa ne de ahlaka sığar. Bu durum bizim CHP’nin adalet anlayışına olan inancımızı ve güvenimizi sarsmıştır. Bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi Kemal Deniz Bozkurt un tekrar Esenyurt belediye başkanlığına aday gösterilmesi bizim için tartışmaya açık olmayan bir durumdur. Zira başkanın aday gösterilmemesi gençlerin geleceğinin tehlikeye atılması, Esenyurt’ta ki huzurun bozulması, Esenyurt’un geleceğinin tehlikeye atılması demektir. Eğer başkanımızın bizim bilmediğimiz bir kabahati varsa bize bildirilmeli eğer böyle bir şey yoksa ve adaylaştırılmıyorsa bunu bize yapılmış bir hakaret algılayacağımızı bildirmek isteriz. O zaman biz de bizi yok sayanları yok sayar, gereğini yaparız. Bu bir uyarı mesajıdır. Aksi taktirde kentimizin diğer bileşenleri ve ortak aklı ile yarından başlayarak kitlesel bilgilendirmelere başvuracağımızı kamuoyuna saygıyla bildirmek isteriz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/feed/ 0
Okan Buruk: Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/ https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:45:20 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4316

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız” dedi.

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında sahasında yarın Çek Cumhuriyeti temsilcisi Sparta Prag’ı konuk edecek. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayacak mücadelede İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak. Karşılaşma öncesi Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında teknik direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu. İyi bir takıma karşı oynayacaklarını ifade eden Buruk, “Avrupa bizim için önemli ve değerli. Avrupa Ligi’ne geçmemiz ve buradaki hedeflerimize ulaşmak için yarın bizim için önemli ve değerli bir karşılaşma. Burada amacımız maç maç düşünmek. Kendi sahamızda da oynuyoruz. Biliyorsunuz eskisi gibi de değil. Gol avantajının ortadan kalktığı, iki sahada da gollerin eşit olduğu bir oyun ortaya çıkacak ve bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemini ve zevkini biraz daha arttırdı. Kendi sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Kendi sahamızda kurduğumuz üstünlük, oyunumuzu taraftarımızla birlikte birleştirdiğimiz zaman neler yapabileceğimizi şu ana kadar gösterdik. Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Kendi liginde geçen senenin şampiyonu. Bu sene de ligde lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Bu dezavantaj mı avantaj mı tam bilemiyorum. Bizim de yüksek tempoda ve yoğun fikstürdeki maçlarımız vardı. Bu maç öncesi hem dinlenme hem çalışma fırsatımız oldu. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Yine elimizden gelenin en fazlasını, yine her zaman olduğu gibi kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız. Ama dediğim gibi iyi bir takım. Zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Burada da sabra ihtiyacımız var oyun içerisinde. Galatasaray taraftarına, Galatasaray’a yakışır bir oyun çıkacağından hiçbir şüphem yok. bu anlamda oyuncularıma çok güveniyorum” diye konuştu.

“DÖRT KUPAYI KAZANMAK İÇİN BİR HEDEFTEYİZ”

Amaçlarının Galatasaray’ın başarısı olduğunu ifade eden 50 yaşındaki teknik adam, “Bizim yaptığımız takım oyunu. Takım oyunu içerisindeyiz. Ben başında olsam da herkesle birlikte bir performans sergiliyoruz. İnişler çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Özellikle camia olarak bir birliktelik sergiliyoruz. Bu da son 1.5 senede artarak ilerliyor. Bunu ne zaman yakaladığımızı saha içinde de dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik bize galibiyetler ve başarılar getiriyor. Geçen sene bir şampiyonluk getirdi. Bu sene önümüzde daha fazla hedefler var. Birincisi ligdeki hedefimiz, Türkiye Kupası var, Süper Kupa Finali oynayacağız, Avrupa Ligi yine bizim hedeflerimizden biri. Dört kupayı kazanmak için bir hedefteyiz. Bu hedefi gerçekleştirmek için birlikteliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımızda Galatasaray’ın ne kadar büyük olduğunu ortaya çıkarıyoruz. Ben de oyuncularım ile birlikte sahada mücadeleyi ortaya koyuyorum. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili de bir oyun çıkartmamız gerekiyor. Ben de oyuncularım ile birlikte bu oyunu ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Ama dediğim gibi futbolun içerisinde her gün farklı hikayeler var. Farklı maçlar var bazen sabırlı olmak gerekiyor. Bazen de dediğim gibi hep beraber en iyisini yapmak ve kazanmak için çok daha farklı bir şekilde oynamamız gerekiyor. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Bunu Şampiyonlar Ligi’nde gösterdik. Oyun olarak gösterdik. Duruş olarak gösterdik. Şimdi sırada Avrupa Ligi var. Burada da başarılı olmak ve Galatasaray armasını tekrar bir kupayla taçlandırmak istiyoruz. En büyük hedefimiz bu. Kazandıkça rekorlar geliyor ama kazanan her zaman Galatasaray oluyor” ifadelerini kullandı.

“DERRICK’İN TRANSFERİNİ ERKEN BİTİREBİLSEYDİK DAHA FARKLI OLABİLİRDİ”

Yeni transfer Serge Aurier’in takıma bugün katıldığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Transfer dönem zor geçiyor. En önemlisi bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Oyuncularımız bize katılmaya başladı. Sadece Serge kalmıştı. O da bugün geldi. Bizim ile beraber olacak. Kadromuzu yine geliştirmeye çalışıyoruz. Yine başkanımız ve yönetim kurulumuz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Derrick’in transferini erken bitirebilseydik daha farklı olabilirdi. Şu anda da elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok önemli ve tecrübeli oyuncularımız var. Son iki maçta da bunu net bir şekilde gösterdik. Oynadığımız oyunla ve kazandığımız iki zorlu karşılaşmayı kazandık. Bu kadrolar üzerinden takım olduğumuz sürece hiçbir oyuncunun eksikliğini aramamak istiyoruz. Ama bu takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Son iki maçta bunu yakaladık. Kimin olup olmadığı değil oyun çok önemli. Burada da çok önemli ve geniş bir kadroya sahibiz. Bu kadroyla da 3-4 tarafta da aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu tabii ki. Ama onun yerine oynayan bütün oyuncularımız en iyisini yapmaya çalışacak. Elimdeki oyunculara güvenerek yarın ki maça çıkacağım. Beklentim yüksek ve performans bekliyorum. Bununla ilgili de son iki maç bizim için biraz daha ölçü oldu” dedi.

“GENEL SAKATLIK ANLAMINDA BİR TEK HAKIM ZIYECH KALDI”

Hakim Ziyech dışında takımda sakat oyuncu olmadığını ifade eden Okan Buruk, “Bazen maç maç, bazen de maç sıklığına göre hareket ediyoruz. Oyuncularımızın durumunu görüp karar vermemiz gerekiyor. Onun yanında doğal rotasyon da var. Sakatlıklar oluyor, cezalılar oluyor, başka şeyler oluyor. Bu doğal akışta da oyuncuların değiştiğini görüyoruz. Burada önemli olan oyun anlayışımızı aynı şekilde tutmak. Kim girerse, kim çıkarsa çıksın… Geniş bir kadromuz var. Dönen oyuncularımız oldu. Abdülkerim ve Sergio takıma döndü. Bir tek Hakim Ziyech dışında… Şu anda ufak tefek sıkıntılar oluyor. Hastalık oluyor. Genel sakatlık anlamında bir tek Hakim Ziyech kaldı. Onun dışında sakatlık sıkıntımız yok. Bu döngü içerisinde bazen biz değiştireceğiz bazen de doğal olarak değişecek. Puan kaybına tahammül olmayan bir ligi yaşıyoruz. Hep kazanmak üzerine her şeyimizi oluşturuyoruz. Avrupa’da da yolumuza devam etmek istiyoruz. Oyuncu kalitemiz çok yüksek. Birçok şeyi burada kullanmaya çalışacağız. Zaten çok yüksek bir maç sayısına ulaştık bu zamana kadar. Burada bütün oyuncularımın hazır olması gerekiyor. Hepsine önemli şanslar gelecek” şeklinde konuştu.

“KOPENHAG’I KİMSE TANIMIYOR AMA HERKES KOLAY TAKIM DİYOR”

Hedeflerinin ilk maçta kazanmak olduğunu ifade eden Buruk, “Kopenhag’ı kimse tanımıyor ama herkes kolay takım diyor. Oynadıktan sonra görüyorsunuz ve insanlar da seyrediyor. Biz ilk maçı oynadığımızda Kopenhag ile 2-2 berabere kaldıktan sonra büyük eleştiri almıştık. Kopenhag’ı nasıl yenemezsiniz diye. Şampiyonlar Ligi’nde kolay takım yok. Prag’ta aynı şekilde. Prag da Kopenhag’a elenerek geldi Avrupa Ligi’ne. İki maçta berabere kaldı ve penaltılarda elenerek geldi. İyi bir takım ve gruptan çıkmış bir takım. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Oyun olarak güçlü ve kaliteli oyunculara sahipler. Bu maçı önemsiyoruz, konsantre olduk. Karşımızda da oynayan bir takım var. Onun da altını çiziyorum. Topla oynayan bir takım var. Biz de bu maçları daha iyi oynayacağımızı düşünüyorum. Yarın tabi ki hedefimiz ilk maçta kazanmak” sözlerini sarf etti.

“OLUMSUZ BİR ŞEY OLURSA TFF’NİN HATALARINDAN BİRİ OLACAK”

Eryaman Stadyumu’nda oynanacak Ankaragücü – Galatasaray maçı hakkında yorumlarda bulunan tecrübeli teknik adam, “Eryaman Stadyumu’nda bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. TFF’nin sorumluluğunda olan bir şey. Marka değerini koruyacak olan taraf TFF. Demek ki oynanmaya uygun gördüler. Sizde stadyumu gördüğümüzde TFF’nin doğru bir karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Biz kumda da toprakta da oynasak kazanmak için oynayacağız. Hangi saha veya zemin olursa olsun oyuncularımızı ona göre hazırlayıp oynayacağız ama sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. 10 günlük bir bakım süresi vardı. Burada bütün sorumluluk TFF’nin. Olumsuz bir şey olursa TFF’nin hatalarından biri olacak” diye konuştu.

Buruk, Abdülkerim Bardakcı’nın iki gündür takımla antrenmanlara çıktığını ve şu an oynayacak durumda olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, basın toplantısında konuştu: (2) https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/ https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:48:32 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4192

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) ve vize serbestisi konusuna ilişkin, “Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası Türkiye ziyaretine değinen Keçeli, “resmi tarihin” hiçbir zaman açıklanmadığını hatırlatarak, ziyaretin her zaman gündemde olduğunu söyledi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte yürüttüğü bir süreç olduğunu hatırlatarak, süreç boyunca yaklaşık 33 milyon ton tahılın dünya pazarlarına ihraç edildiğini bildirdi. Girişimin önemli sonuçları olduğuna dikkati çeken Keçeli, bunları “hızla artmakta olan gıda fiyatlarının aşağı çekilmesi, Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılın tüketime sokulması ve Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının yaratılması” olarak sıraladı.

Rusya’nın “kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı” gerekçesiyle süreci daha fazla uzatmadığını kaydeden Keçeli, “En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın SWIFT sistemine tekrar dahil edilmemesiydi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın alternatif girişimi

Keçeli, Ukrayna’nın, girişime alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan kara sularından geçen yeni bir çalışma başlattığını, bunun da Türkiye tarafından desteklendiğini kaydetti.

Türkiye’nin bu girişimi destekleyip desteklemediğinin tekrar sorulması üzerine Keçeli, Ukrayna’nın Bulgaristan ve Romanya karasularından devam ettirdiği tahıl sürecine katkı sunmadıklarını belirterek, Türkiye’nin bunu doğru bulduğu için manen desteklediğini dile getirdi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin başka bir şekilde devamı için çalışma ve arayışlarının ilk günden beri durmadığını söyledi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması konusunda Türkiye’nin çabalarının devam ettiğine işaret eden Keçeli, “tarafların kendilerini barışı müzakere etmeye hazır hissettikleri” zaman Türkiye’nin bunu kolaylaştırmaya hazır olduğunu söyledi. Keçeli, “tarafların kendi iradelerinin” bu konuda önemli olduğunu belirterek, dışarıdan bir arabuluculuk girişiminin empoze edilemeyeceğini vurguladı.

Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Keçeli, Montrö Anlaşması’nın önemine işaret etti.

Keçeli, Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ilgili maddesinin harekete geçirildiğini ve savaşan tarafların gemilerinin, bağlı bulundukları limana tek seferlik seyahatleri dışında Karadeniz’e girip çıkmalarının engellendiğini ifade etti.

Keçeli, bununla yetinmeyerek bazı ülkelerin de Karadeniz’e gemilerini sokma girişimlerine karşı diplomatik yolları kullandıklarını kaydederek, “Bu yaptığınız yanlış anlaşılabilir, bazı spekülasyonlara yol açabilir, kışkırtma gibi görülebilir şeklinde açıklamalarla engel olduk. Dolayısıyla şu anda aslında bizim girişimlerimiz sonucunda Karadeniz’de oluşan bir fiili durum söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Sözcü Keçeli, Türkiye’nin tek temennisinin Rusya-Ukrayna Savaşının tamamen durması olduğunu belirtti.

Gazze’den tahliyeler

Keçeli, Gazze’deki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin bir soruya karşılık, Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayının tam olarak bilinemediğini söyledi. Tahliye edilmek isteyen Türk vatandaşları ve onların birinci derece yakınlarının, Filistin tarafıyla ilişkileri yürüten Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu’na müracaat ettiğini aktaran Keçeli, sürecin yerel makamlarla koordine edildiğini anlattı.

Gazze’deki koşullar nedeniyle tahliye edilmek isteyen bazı vatandaşların vefat etmiş, bazılarının kendi imkanlarıyla oradan ayrılmış ya da ayrılmaktan vazgeçmiş olabileceğini kaydeden Keçeli, “Bizim orada (Gazze’de) bir diplomatik mevcudiyetimiz yok. Ne yazık ki oradaki iletişim altyapısı İsrail tarafından tamamen yok edildiğinden bu yana bu insanlara erişimimiz de çok azaldı.” dedi.

Keçeli, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği’ndeki yetkililerin düzenli olarak El-Ariş kentine gittiklerini ve onlarla düzenli görüşmeler yaptıklarını anlatarak, bazen tahliye edilmesi için izin alınan ve temasta olunan kişilerin sınır kapısına ulaşamadığını söylediklerini dile getirdi.

Bu kişilerin kimliklerini de ispat etmeleri gerektiğini, ancak kimlik veya pasaportlarının kaybolmuş ya da yıpranmış olabileceğini vurgulayan Keçeli, İsrail ve Mısır makamlarının bunu teyit etmesi gerektiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını anlattı.

Keçeli, çok sayıda Türk vatandaşının aile yakınlarının Türkiye’ye geldiğini ve ilgili birimlerin bu kişilerle ilgilendiğini aktardı.

“Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma hakkı yok”

AB’yle vize serbestisi konusunda yüzde 92 oranında sürecin tamamlandığını ve yerine getirilmemiş sadece 6 kriter olduğunu belirten Keçeli, bu konuda diğer konularda olduğu gibi Avrupa Birliği’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Keçeli, Türkiye’nin bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getirdiğini dile getirerek,”Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İngiltere ve İtalya ile sığınmacı konusunda bir anlaşması olup olmadığına dair söylemlere ilişkin Keçeli, “Bizim hiçbir ülkeyle kendi vatandaşlarımız dışında, kimsenin Türkiye’ye geri dönüşüyle alakalı bir mutabakatımız, anlaşmamız yok. (Türkiye) Burası da bir üçüncü dünya ülkesi değil. Bence bunu kimse ciddi bir şekilde teklif edemez.” diye konuştu.

Türkiye yalnızca BMGK kararıyla uygulanan yaptırımlara dahil

Keçeli, bazı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımların hatırlatılması üzerine, “Bizim yaptırımlar konusundaki tutumumuz aslında ABD başta olmak üzere tüm devletler çok iyi biliyorlar. Biz sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla uygulanan yaptırımları hayata geçiriyoruz, mevzuatımıza uyarlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bunun dışındaki tek taraflı yaptırımların, bunları uygulayan ülkeleri ve uluslararası yapılanmaları ilgilendirdiğine işaret eden Keçeli, Türk şirketlerinin ve finans kurumlarının herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması için tek taraflı yaptırımlar konusunda onları düzenli olarak bilgilendirdiklerini ifade etti.

Sözcü Keçeli, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar çerçevesinde küçük yatırımcıların ve şirketlerin zaman zaman bilgi eksikliğinden, hızlı ve çok kar etme beklentisiyle tek taraflı yaptırımlara konu olacak iş ilişkilerine girebildiklerini, ancak bunun sistematik bir hal almadığını ve Türk ekonomisine ciddi yansımaları olacak bir hale gelmediğini anlattı.

Keçeli, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliğine henüz atama olmamasına ilişkin, bazı yabancı temsilciliklerin kısa süreliğine bazen boş kalabildiğini anımsatarak, Türkiye’nin Lizbon Büyükelçisi olan ve Haziran 2023’te vefat eden Murat Karagöz’ün ardından da henüz bir büyükelçi ataması yapılmadığını, ancak yakında sürecin tamamlanacağını söyledi.

Bazı misyonların başında kısa bir süre misyon şefi olmayabileceğini, ancak günün sonunda bir diplomatın görevlendirildiğini aktaran Keçeli, Washington için de aynı durumun söz konusu olacağını ifade etti.

Şam yönetiminden beklentiler

Keçeli, Suriye rejimi ile ilgili normalleşmeye değinerek, geçen yıl üst düzeyde yapılan 3 toplantıda da aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Dedik ki bizim bu süreçten beklentimiz Şam yönetiminin terörle mücadele konusunda bir ilerleme kaydetmesi, Suriyelilerin güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için gerekli ortamın yaratılması ve BM öncülüğünde devam eden anayasa sürecinin siyasi sürece ciddi bir şekilde, sonuç verici bir şekilde angaje olmasıydı. Tabii, insani yardımın ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılması da bizim beklentilerimiz arasında.” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Suriye rejiminin sürekli bir ön şart sunduğunu söyleyen Keçeli, Türkiye’nin süreçten beklentileri meselesiyle (etraflı) görüşmelere başlanması için bir ön şart konulması hususunun aynı olmadığını vurguladı.

Keçeli, bu konuda Türkiye’nin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, “Biz yapıcı ve iyi niyetli bir şekilde Şam yönetimiyle konuşmaya hazırız. Ancak Şam yönetiminin de aynı şekilde yaklaşması lazım. Bakan Fidan’ın ifadesini kullanacağım, (Şam yönetiminin) kendisi olarak konuşması lazım.” dedi.

PKK ile KYB’nin ideolojik yakınlığı

Keçeli, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile PKK arasındaki ideolojik yakınlığın Türkiye için temel sorun olduğuna ve KYB’ye bu konuda gerekli uyarıların yapıldığına vurgu yaparak, “Birincisi, Suriye’den Irak’a terörist geçişi bakımından, birtakım imkan ve kabiliyetlerin nakli bakımından, PKK’nın Süleymaniye’den destek aldığını görüyoruz. Dahası PKK’ya Süleymaniye’de serbestçe faaliyet gösterme hakkı tanındığını görüyoruz. Bir hastanesi olduğuna dair elimizde istihbarat var. Hatta oradaki bazı binaların, PKK’nın iletişim kurması için kullanıldığını da biliyoruz. Bunu biz çok uzun zamandır KYB’nin dikkatine getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin KYB’ye tepkisini ilk etapta hava sahası kapatarak değil, KYB’nin Ankara’daki ofisini ve Türkiye’nin Süleymaniye’deki Konsolosluk Ajanlığını kapatarak gösterdiğini kaydeden Keçeli, Dışişleri Bakanlığı olarak diplomatik tedbirleri almaya devam edeceklerini ve çeşitli kurumların da KYB ile görüşmelerinin devam ettiğini düşündüğünü söyledi.

Keçeli, “Bizim için terörle mücadele, 1 numaralı gündem maddesi. Irak anayasası, Irak’ın kendi topraklarını terör örgütlerine kullandırmayacağı yönünde bir ifade içeriyor. Bizim Irak’taki tüm oluşumlardan, tüm taraflardan beklentimiz, bu anayasanın bu maddesinin gereğinin yapılmasıdır.” diye konuşarak, Irak makamlarıyla Aralık 2023’te Ankara’da yapılan güvenlik zirvesinde, Irak makamlarının ilk kez PKK’yı ortak tehdit olarak yorumladığına ve bunun gereğinin hayata geçirilmesini beklediklerine dikkati çekti.

Irak ve Türkiye’nin sonsuza dek komşu olacağını söyleyen Keçeli, “Aramızda hiçbir sorun kalmazsa, bu ancak iki halkın refahını, güvenliğini ve istikrarını daha da fazla arttırır.” dedi.

“Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz”

Keçeli, Libya’da (doğu-batı) iki tarafla da görüştüklerini ve taraflara istikrarlı biçimde aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Biz, burada konu olan isimler, taraflar değiliz. Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz.” diye konuştu.

Mısır ile normalleşmenin sonuçlarının Libya’da ve Gazze’de görüldüğünü kaydeden Keçeli, bölgenin en önemli ülkelerinden ikisi olan Türkiye ile Mısır’ın işbirliğinden kötü sonuçlar doğmayacağını ve Libya’nın taraflar arasında görüşülen konulardan biri olduğunu aktardı.

“Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi, Çin Halk Cumhuriyeti’dir”

Keçeli, Asya-Pasifik’te herhangi bir gerilim yaşanmamasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Türkiye ticaret yapan bir ülke. Hammadde alıyoruz, üretilmiş malları satıyoruz. Bu yüzden, biz düzenli olarak Asya-Pasifik’teki tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Tayvan’da 13 Ocak’ta yapılan liderlik ve parlamento seçimlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Keçeli, “Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Biz ‘Tek Çin’ politikası uyguluyoruz. Tayvan’daki tüm gelişmeleri de bu perspektiften takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pakistan halkıyla siyaset üstü ilişkiler

Keçeli, Pakistan halkıyla Türk halkının tarihe dayanan çok özel ilişkileri bulunduğuna, bu ilişkilerin partiler üstü ve siyaset üstü olduğuna vurgu yaparak, önemli olanın Pakistan halkının huzur ve mutluluk içinde yaşaması olduğunu söyledi.

Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılan Ulusal Meclis ve Eyalet Meclisi seçimleri hakkında değerlendirme yapan Keçeli, “Seçimlerin büyük oranda suhuletle tamamlandığını gördük. Bu bize memnuniyet verdi. Biz, Türkiye olarak Pakistan’da, Pakistan halkının desteğini almış tüm hükümetlerle bundan önce çalıştığımız gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Gazze’ye yardımlarda İsrail engeli

Keçeli, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) hibe ettiği yardımlar çerçevesinde Mersin Limanı’nda BM yetkililerine teslim edilen 27 bin ton yardımın, İsrail’in Aşdod Limanı’na nakledildiğini belirterek, “Bu 1100 konteynerden yaklaşık 200’ünün Gazze’ye geçtiğini biliyoruz. Ancak kalanı için İsrailli yetkililer mutabakatlarını kaldırmışlar. Biz bu konuda İsrail makamlarıyla temas ettik ve sorununun çözülmesi gerektiğinden bahsettik. Bize verilen BM’nin rakamlarına göre söz konusu miktar, Gazzelilerin 3-4 haftalık un ihtiyacını karşılayacak bir miktar, çok önemli. Üstelik, raf ömrü olan bir ürün. En kısa sürede bu sorunun çözülmesini temenni ediyoruz.” diye konuştu.

1-3 Mart’ta düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Temas Grubu’ndan da katılım olacağını aktaran Keçeli, şu an için 59 Dışişleri Bakanı’nın foruma geleceğinin bilindiğini ve bunun BM üyesi her 3 ülkeden 1’ine tekabül ettiğini dile getirdi.

Keçeli, Türkiye’nin birinci önceliğinin Türk halkının çıkarları olduğunu vurgulayarak, müttefiklik ilişkilerinde de bunun göz önünde bulundurulduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: ‘En Son Teröristi de Etkisiz Hale Getirerek Milletimizi Kurtarmak İstiyoruz’ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/ https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:36:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=4005

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “İnşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız.” dedi.

Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.

Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.

Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.

“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”

Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:

“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”

“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”

Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.

Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”

Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/feed/ 0
Galatasaray, Yılport Samsunspor’u deplasmanda 2-0 yendi https://www.akittvhaber.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/ https://www.akittvhaber.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:24:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3328

Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Yılport Samsunspor’u deplasmanda 2-0 yenen Galatasaray’ın teknik direktörü Okan Buruk, “Önemli bir galibiyet aldık, yürüyüşümüz sürüyor.” dedi.

Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Samsunspor’un son haftalarda formu yükselen bir takım olduğunu söyledi.

Zor bir deplasman maçına çıktıklarına işaret eden Buruk, “Samsunspor son 4 maçtır da yanlış hatırlamıyorsam yenilmiyordu. Tabii burada muhteşem bir taraftar desteği var. Maça etkili bir şekilde başladık. Çok erken goller bulduk. Devamında da tabii ki zaman zaman Samsunspor’un da yarattığı tehlikeler oldu. Bizim de yarattığımız tehlikeler oldu. Biraz daha dengeli geçti maç ama günün sonunda kazandığımız bir karşılaşma oldu. Skoru artırabilirdik ama Samsunspor’un da ikinci yarının başında yakaladığı pozisyon vardı. Burada skoru 2 değil, daha farklı maç da olabilirdi. Ben özellikle oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Önemli bir galibiyet aldık, yürüyüşümüz sürüyor. Bu sene 24’üncü şampiyonluk için hedef koyduk. Bu şampiyonluk yolunda da çok önemli bir deplasmanı burada geride bıraktık.” ifadelerini kullandı.

Buruk, amaçlarının bundan sonra kupa maçına hazırlanmak olduğunu vurgulayarak, “Avrupa Kupası maçları başlıyor, yoğun bir fikstürden geçeceğiz. Özellikle şubat ayı bizim için çok yoğun. Bu yoğunluk içerisinde de maçları kazanmak bize moral olarak geri dönüyor. Bundan sonraki haftalarda da kazanmak için elimizden geleni yapacağız.” şeklinde konuştu.

Transfer çalışmaları

Transfer sürecine de değinen Buruk, şöyle devam etti:

“Transfer dönemi bizim için zor, takım için zor, başkan için zor, yönetim için zor. Gerçekten üzerimizde büyük baskılar oluşuyor. Bu bizim için de Samsunspor için de aynı şekilde geçerli. Transfer döneminde bazen gitmek isteyen oyuncular oluyor, bazen de göndermek istediğiniz oluyor. Ama gönderemediğiniz oyuncular ve bu kadro yapılanması içerisinde bu maçlara hazırlanmak tabii ki zor bizim için. Şöyle bir avantajımız var, şampiyonluk yolunda geçen sene çok önemli bir yol kat ettik. Kat ettiğimiz yol içerisinde çok tecrübeli oyuncularımız var ve bu oyun aklımız, oyun hafızamız da burada. Oyun içerisinde çok net bir şekilde ortaya çıkartmaya çalışıyoruz. Son idmanımızda oyuncularımızın ne kadar istekli olduğunu aslında gördük. Konsantre olduklarını gördük. Aslında bir gün önceden oyuncunun aşağı yukarı ne durumda olduğunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Zorluklar içerisinde biz kendi içimizde bazen eksik kalan mevkileri de onarmaya çalıştık.”

Hedeflerinin Avrupa kupalarında başarı olduğunu vurgulayan Buruk, “Bugün Avrupa için son gün biliyorsunuz. Avrupa listemizi oluşturup bundan sonra kalan bir haftada da eğer bize uygun bir oyuncu çıkarsa bunu gerçekleştireceğiz. Yabancı sayımızda bir boşluğumuz var. Bütçe olarak da yine ayırabileceğimiz bir bütçe var. Bu bütçe içerisinde de yine bir transfer olursa yapacağız. İstediğimiz gibi bir oyuncu çıkmazsa transfer yapmayacağız. Ama hedefimiz Galatasaray’ı hem ligde hem Avrupa’da büyük başarılara ulaştırmak.” şeklinde konuştu.

Buruk, bugün 2 transfer yaptıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti.

“Tam olarak istediğimiz oyuncuları tabii ki almaya çalıştık. Özellikle sol bekte elimizde iyi opsiyonlar var. Son maçlarda oynattığımız Barış Alper Yılmaz, Kaan Ayhan yine bugün Berkan var. Yani bu oyuncularla birlikte o bölgede birçok çeşitlilik yakaladık. Orada Türk oyuncu kullanmayı düşünüyorduk. O yüzden daha çok Türk oyuncular üzerinden gitmeye çalıştık. Bugün yaptığımız sağ bek transferi Sacha Boey’in yerine yaptığımız transfer oldu. Bakambu’ya iyi bir teklif gelmişti ve santrfor bölgesine bir transfer yaptık. Burada çok yoğun bir çalışma sergiledik. Özellikle başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuz takıma destek vermek için her zaman bizim yanımızdalar. Devre arası tabii ki transfer yapmak çok daha zor. Seçenek azalıyor. Fırsat transferi önümüzde olabilir. Bu anlamda başkanımıza, yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. Bizim istediklerimizi her zaman yerine getirmeye çalışıyorlar.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/feed/ 0
Okan Buruk: İstanbulspor maçında daha iyi olmamız gerekiyordu https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/ https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:30:19 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3022

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’de İstanbulspor’u 3-1 yendikleri maçta elde ettikleri galibiyete sevindiklerini ancak bu tip müsabakalarda daha iyi olmaları gerektiğini söyledi.

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Buruk, böyle maçlara oyuncuları motive etmenin zor olduğunu dile getirerek, “Geçen haftaki 5-1’lik galibiyet, üstüne sahamızda İstanbulspor maçı. Oyuncularımızı motive etmek… Aslında oyun içinde çok fazla ikili mücadeleye girdik. Konsantrasyonumuzun çok kötü olduğunu düşünmüyorum ama rakibin dizilişinden dolayı eşleşmelerde sıkıntı yaşadık. Ana sıkıntımız, bizim daha çok üretmemiz gerekiyordu. Zaman zaman yine top kayıpları, yanlış tercihler vardı. Burada hem öndeki hem de orta sahadaki oyuncularımızın biraz daha hücum bölgesine katkıları gerekiyordu. Savunmadan, özellikle beklerin çıkışlarında doğru tercihleri yapamadık.” diye konuştu.

Okan Buruk, maçın ikinci yarısına bazı değişikliklerle başladıklarını belirterek, “3-1’lik bir galibiyet bizim için sevindirici ama bu tür oyunlara karşı daha iyi olmamız gerekiyor. Kendimizi daha iyi geliştirmemiz gerekiyor. İlk yarı verdiğimiz pozisyonlar vardı ama ikinci yarı pozisyon vermedik. Oyuncularımın bir sonraki maçta daha iyi olacağını düşünüyorum. Gaziantep FK ile oynayacağız. Onların da buna benzer bir dizilişi var. Bu maç, aslında bir sonraki maç için de bir hazırlık oldu. Kazanan bir takımız, kazanmaya devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sahalarında gösterdikleri başarılı performansla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“İç sahada hem bizim performansımız hem de oluşturduğumuz atmosfer çok önemli. Burada taraftarlarımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bugün de takıma büyük güç verdiler. Bir kupa maçında bile 30 binli sayılara yaklaştık. Galatasaray taraftarı, stadını en çok dolduran taraftar. Takımın ve bizlerin kırdığı rekorlarda onların çok büyük payı var. Bizim kazanmamız gerekiyor. Galatasaray her maça kazanmak için çıkıyor. İç saha performansımız önemli. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu sene içerde 11 maç üst üste kazandık. Hedefimiz bunu bir sonraki maçta da devam ettirmek. Tekrar camiamıza ve taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum.”

“Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim”

Okan Buruk, transfer teklifleri alan sağ bekleri Sacha Boey’in ayrılmasından yana olmadığını ama bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyacaklarını dile getirdi.

Savunmanın soluna bir takviye yapmayı planladıklarını aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sol beke takviye yapmak istiyoruz. Angelino ayrılacak gibi gözüküyor. Teknik adam olarak Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim. Ama oluşacak şartlar, kulübün geleceği için önemli bir rakam gelirse bunu değerlendirecek başkanımız ve yönetim kurulumuz var. Onların kararına saygı duyacağız. Öyle bir konu olursa da biz de bu bölgeye de takviye yapmak isteyeceğiz. Yine Barış ve Kaan’ı kullandık. Oyunun içinde yer değiştirdiğimiz de oldu. İkisi hem sağ hem de sol bek oynayabiliyor. Bu dönemde bizim için önemli alternatifler. Ama orada direkt oynayacak oyuncular da almak istiyoruz. Sacha’nın durumu net değil. Teklif var. Uzun zamandır ilgilenen kulüpler var. Birçok oyuncumuzla ilgilenen kulüpler. Galatasaray değerli bir kadroya sahip. Kurduğumuz değerli kadro da her zaman teklif alacak. Ama bununla ilgili son kararı yönetimimiz verecek.”

Tecrübeli teknik adam, merkez orta sahada çok fazla oyuncuya sahip olduklarını ve bu bölgeye takviye yapmak gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını anlatarak, “Transfer dönemi bir fırsat dönemi. Ne tür bir oyuncu önünüze gelecek bilemiyorsunuz. Mali anlamda kulübümüze yük olmayacak farklı bir profil çıkarsa düşünebiliriz. Ancak şu anki düşüncemiz elimizdeki oyuncuları kullanabilmek. Orada önemli bir oyuncu sayısına sahibiz. Şu anda 6 oyuncu var. Bu oyuncularla ilgili herhangi bir şey olursa o bölgede bir şey düşünebiliriz ama ilk düşüncem elimizdeki oyuncularla en iyisini yapabilmek. Geçen sene biliyorsunuz Zaniolo fırsatı olmuştu. O tür bir fırsat olursa buna açık olacağız. İlk düşüncem oynayacağımız maçları kazanmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Hücumda Mauro Icardi ve Wilfried Zaha’yı bir arada oynatma planının olup olmadığı sorulan Buruk, “Zaha ve Icardi olabilir. Zaha ve Kerem kanatlarda, Mertens yine aynı mevkide olabilir. Barış var. Zaman zaman Barış’ı da ikinci forvet gibi kullandık. O da bizim opsiyonlarımızdan biri. Burada maç maç karar vereceğiz. Yoğun bir fikstüre giriyoruz. Bu süreçte oyuncularımızı dinlendirmemiz de gerekecek. Bütün opsiyonlar üzerinde duracağız. O da bizim için bir opsiyon.” ifadelerini kullandı.

Okan Buruk, maçın son bölümünde oyundan aldığı Barış Alper Yılmaz’ın herhangi bir sakatlığının olmadığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi olmayı hedefliyor https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:24:27 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2813

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, çelik sektörünün 2022’de terk ettiği Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu, 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ettiğini belirterek, “Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak dünyada 6. sıraya yerleşmek olacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimindeki farkı, güncel verileri, çelik sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini İHA muhabirine değerlendirdi.

Yayan, Türkiye’nin çelik üretiminin, 2023’ün Kasım ayı itibariyle 30 milyon 500 bin tona ulaştığını belirterek, “Bu rakam 2022 yılına göre 30 milyon 500 bin tonun üzerine 3 milyon ton daha ilave edersek yıl sonu itibariyle 33 milyon 500 bin ton olacak. 33 milyon 500 bin ton 2022 yılının 35,2 milyon tonluk rakamına göre yaklaşık bir buçuk milyon ton, buna karşılık 2021 yılının 40,4 milyon tonluk rakamına göre ise yaklaşık 7 milyon ton civarında daha düşük bir üretim seviyesini ifade ediyor. Bu üretimdeki gerilemede özellikle, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında enerji fiyatlarındaki olağanüstü artışların Türk çelik sektörünü uluslararası piyasada rekabet edemez duruma getirmesi etkili oldu” diye konuştu.

“Yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor”

Kahramanmaraş depremlerinin Türk çelik sektörü açısından ciddi olduğunu söylediği kayıplara yol açtığını aktaran Yayan, “Bölgede bulunan çelik üreticilerimiz, belirli bir süre için üretimlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Yaklaşık bir buçuk milyon ton civarında bir üretim kaybı yaşadık. Ama haziran ayından itibaren bu üretim kayıplarını telafi ettik. Tüm üreticilerimiz tekrar faaliyete geçmeye başladı. 2023 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar üretimimiz artmaya başladı ama bu üretim artışları aylık ortalama 2 milyon 900 bin ton civarında bir üretime tekabül ediyor. Oysa biz, 2021 yılında aylık ortalama 3,4 milyon ton civarında bir üretim yapıyorduk. Dolayısıyla son yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor” dedi.

Çelik üretimindeki düşüşün sebeplerini ele alan Yayan, “Birincisi yılın başında enerji fiyatları konusundaki şartların belli ölçülerde etkisini sürdürüyor olması. Bir de depremden ortaya çıkan kayıplar. Bugün geldiğimiz noktada birincisi yeni tesislerimizin devreye girmiş olmasının birtakım katkıları var. İkincisi enerji fiyatları makul seviyelere inmiş vaziyette. Buradan dolayı Enerji Bakanlığına müteşekkiriz. Üçüncüsü de Ticaret Bakanlığımızın almış olduğu birtakım tedbirler var. Son olarak Türkiye’deki ithalat eğilimini göz önünde bulundurarak, burada bir zarar oluşma ihtimalini dikkate alarak 176 dolar civarında bir koruma tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bunun Türkiye’deki kapasiteleri tam olarak kullanma ve aynı zamanda ölçek ekonomisinden yararlanması sebebiyle sektörün, ihracat şansını da artırma gibi faydaları olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Uzun vadeli hedefimiz çelik üretiminde dünyada Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek”

Türkiye’nin 9 buçuk milyon tona yakın yassı ürünü ithal ettiğini dile getiren Yayan, “Uzun ürünlerle baktığımızda 14 milyon ton civarı da bir ithalat söz konusu. Bunların büyük ölçüde yurt içinden tedarik edilmesi imkan dahiline girecek. Yalnızca cari işlem dengesi açığının kapatılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de katma değer oluşturulmasına ve ilave istihdam sağlanmasına da katkıda bulunacak. Dolayısıyla 2024 yılında bu yönde ciddi adımlar atılmasını, 2025 yılında daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Böylelikle çelik sektörümüzün daha önce yakaladığı 2022’de terk ettiği tekrar Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek olacaktır. Bizim beklentimiz bu” değerlendirmesini yaptı.

“Çevre katkı payının kaldırılması gerekiyor”

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat kapsamında yatırım yapmak zorunda olduğunu hatırlatan Yayan, “Milyarlarca dolarlık yatırım yapmak durumundayız. Sadece Erdemir’in 3 gün evvel açıkladığı rakamlar 3,2 milyar dolarlık bir yatırıma işaret ediyor. Sektör açısından Türkiye için Dünya Bankası’nın belirlediği 650 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu. Bunu yapabilmek için finansman açısından güçlü olmak durumundayız. Ancak üzerimizde bir çevre katkı payı yükü var. Bunun kaldırılması gerekiyor. 70 milyon dolar civarında yıllık bir maliyet getiriyor” dedi.

“2024’ten ümitliyiz”

İlerleyen yıllarda hurda ve kömürden gerçekleştirilen çevre katkı payı kesintilerinin 70 milyon doları aşabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Yayan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim için endişe kaynağı. En son İnşaat Demiri İzleme Sistemi çerçevesinde inşaat demirlerinin etiketlenmesi ve güvenlikli boya ile boyanması konusunda da hiç beklemediğimiz, olağanüstü yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldık. Bizim daha evvel satın almakta olduğumuz benzeri etiketler için ödediğimiz fiyatın 38 misli bir fiyat gündeme geldi. Bu çok rahatsız edici bir durum. Bu çevre katkı payıyla bunları ikisini bir araya getirdiğimizde bizim sektörün rekabet etmesini engelleyecek bir başka faktör gündeme gelmiş oluyor. Bunu mutlaka ve mutlaka gözden geçirmemiz ve bu İzleme Sistemi’nin çalışmasına ağırlık vermemiz lazım. Kamu erkini kullanarak belirli gelirler elde etmeye çalışmak kamu kuruluşlarına yakışmıyor. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi ve çelik sektörünün tekrar ayağa kalkma yönündeki, 2023 yılındaki ciddi kayıplarını telafi etme yönündeki çabalarına destek olma zamanındayız. 2023 yılında bizim ihracatımızda yüzde 43 civarında bir gelir düşüşü söz konusu oldu. Üretimimizde de ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunlar bir bütün olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen faktörler. Kapasite kullanım oranlarımız düştü. 2024’ten ümitliyiz. Bunun gerçekleşmesi için üzerimizdeki bütün suni yüklerin kaldırılması ve sektörün üzerinden marjinal birtakım kesintiler yapmak yerine sektörün ekonomiye verdiği katkıya, istihdama katma değer vergisine odaklanılması ve onu yapabilir durumda olmasını sürdürebilecek bir yaklaşım içerisinde bulunulması hayati önem taşıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/ https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:21:22 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=2810

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in önemli bir kent olduğunu belirterek, “Biz rahatız. Onun için de ağzımız dolu dolu konuşuyoruz. İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak” dedi.

Seçer. Köselerli ve Atalar mahallelerini ziyaret ederek halkla bir araya geldi. Buradaki konuşmasında Mersin’de her noktaya ve kesime eşit hizmet götürdüklerini söyleyen Seçer, bu hizmetlerin halk nezdinde yüksek memnuniyetle karşılık bulduğunu savundu. Seçer, “Hepimiz insanız. Mersin göçlerle kurulmuş, büyümüş bir kent. Biz, ‘Bu Türkmen bu Alevi, bu Sünni, bu Kürt, bu Türk’ dediğimiz noktada bu işin altından kalkamayız. Bizim önderimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bizim bayrağımız tek vatanımız tek. Atatürk ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi yapandır’ demiş. Ben vazifemi en iyi şekilde yapıyorum” diye konuştu.

“Her şey vatandaşlarım için”

Yapılan tüm hizmetlerin vatandaşların daha kaliteli ve kolay bir yaşam sürmesi adına gerçekleştirildiğinin altını çizen Seçer, “Her şey vatandaşlarım için. Bu kimliği taşıyan herkes bizim yurttaşımızdır. Biz ayrımcı değiliz. Biz kardeşiz. Her şeyden önce birbirimizi ayırmayacağız. Bizim başka vatanımız yok. Bizim çocuklarımızın gidip yaşayacağı başka bir Türkiye yok. Biz bu ülkeye aitiz, sonuna kadar da sonsuza kadar da buradayız. Ayrım yapmadan koruyacağız” sözlerine yer verdi.

“Bu Ramazan’da da desteklerimiz devam edecek”

Seçer, Refakatçi Evi Dosthane hizmetini anlatarak, merkeze hastane için gelen ve kalacak yeri olmayan vatandaşların kalabileceğini hatırlattı. Büyükşehir Belediyesi ile ilgili her türlü konuda vatandaşların ‘Alo 185’ten yardım alabileceklerini söyleyen Seçer, Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere her yıl olduğu gibi bu yıl da koli desteğinde bulunacaklarını belirtti.

“Ovaya da sahile de hizmet yaptık”

Dağlık bölgelere ve orada yaşayan Yörüklere de hizmet götürdüklerini anımsatan Seçer, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim Projesi’ başta olmak üzere tarımsal alanda verdikleri destekleri anlatarak, “4 yılda toplam 6 bin küçükbaş hayvan dağıttık. Her yıl 100 kilometre sulama borusu dağıttık. Şu ana kadar 300 kilometreye yakın sulama borusu desteği yaptık. Fide, fidan desteği yaptık. Zeytin boylama makinesinden dal parçalama makinesi destekleri gönderdik. Kırsal mahallelerde her isteyen muhtarıma kadınlar için hamur yoğurma makinesi gönderdim. Ovaya da sahile de hizmet yaptık” ifadelerini kullandı.

“Pamukluk için şu anda arıtmanın ihalesine çıkıyoruz”

Bölgede bazı mahallelerin Berdan’dan içme suyu alabildiğini bazılarınınsa alamadığını söyleyen Seçer, su sorununu ortadan kaldırmak için çalışmalar yaptıklarının müjdesini vererek, “Biz Pamukluk’u devreye aldığımız zaman artık tüm Tarsus ovasına Berdan suyunu vereceğiz. Mersin merkezdeki nüfusun su ihtiyacının yüzde 85’ini Tarsus’tan alıyoruz. Şu anda arıtmanın ihalesine çıkıyoruz. 80 milyon Avro. Yani 2.5 milyar TL. Bunun 56 milyon Avrosunu yani 1 milyar 700 milyon TL’lik kısmına hibe bulduk. Avrupa Bankası bize deprem fonundan verdi” dedi.

“İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak”

Mersin’in önemli bir kent olduğuna, Büyükşehir Belediyesinin de önemli bir belediye olduğuna vurgu yapan Seçer, şöyle devam etti; “Zengin, güçlü, aklı yerinde, çalışanları işi biliyor, çalışkan, başkanları da çalışıyor, gecesini, gündüzüne katıyor. Yapmadığımız bir şey var mı, onu da yapalım. Her türlü imkanı kullanıyoruz. Biz rahatız. Onun için de ağzımız dolu dolu konuşuyoruz. İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak.” İlk 5 yılda zorluklar yaşadıklarını ve atlattıklarını sözlerine ekleyen Seçer, “Zorlukları aştık. Şimdi kasa düzene girdi. Sorun yok, herkes bizimle iş yapıyor. Bizim sözümüzün sağlam olduğunu yüklenici firmalar biliyor. Güzel bir yönetim sergiledik. İkinci 5 yılda hizmet katlanarak devam edecek” diye konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/feed/ 0