Beklenti – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Sat, 20 Jul 2024 21:09:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Enflasyon Beklentileri Bozuluyor, Döviz Talebi Artıyor https://www.akittvhaber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:09:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=10512

Erdal Sağlam

Önümüzdeki haftaya yine yüksek enflasyon rakamlarıyla başlayacağız. Dizginlenemeyen enflasyon oranlarına karşılık, seçim nedeniyle alınamayan faiz artışı gibi gerekli kararlar, ekonomide beklentilerin giderek daha da bozulmasına neden oluyor.

Ocak’tan sonra Şubat ayı enflasyonunun da yüksek çıkması bekleniyor. Türk-iş belirlemelerine göre Şubat’ta yüzde 8’lik fiyat artışı kaydedilirken, İstanbul Ticaret Odası (İTO) bu rakamı yüzde 4 olarak buldu. Piyasaların beklentisi ise ortalama yüzde 3.8 yönündeydi.

Yarın açıklanacak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Şubat ayı enflasyon rakamlarının yüzde 4’ün altında çıkması beklenmiyor. Büyümeye devam eden yıllık rakamların yüzde 66’yı aştığını göreceğiz. Rakamlar ekonomi yönetiminin hedeflediği oranların üzerinde bir gerçekleşmeyi gösteriyor. Bu yüzde yükselen enflasyon bağlı, beklentilerdeki bozulmanın devam ettiğini göreceğiz.

Merkez Bankası 2024 yıl sonu enflasyon hedefi olarak yüzde 36’yı belirlerken, tahmin aralığının üst sınırı yüzde 42 idi. Belirlenen resmi enflasyon patikasının şu anda üzerine çıkmış durumdayız. Piyasadaki son beklenti rakamı yüzde 43 olmuştu. Bu ay yapılacak anket soncunda 2024 yıl sonu enflasyon beklentisinin daha da yukarı çıkması bekleniyor.

DÖVİZE TALEP ARTTI, REZERVLER ERİYOR

Ekonomi yönetimi Mayıs seçimlerinden sonra uygulamaya başladığı sıkı para politikası çerçevesinde, yüzde 8.5 olan politika faizini yüzde 45’e kadar çıkardı. Ancak bu artışı zamanında ve önden yüklemeli yapmadığı için, faiz artışının enflasyonla mücadeleye katkısı, beklentilerin altında kaldı. Bununla birlikte Mart sonunda yapılacak yerel seçim, sıkı para politikasının son iki aydır yeniden gevşetilmesini beraberinde getirdi.

Seçimler nedeniyle Merkez Bankası faizindeki artışa paralel artması gereken TL mevduat faizleri istendiği kadar artmadı. Bu aksaklıkta Merkez Bankası’nın piyasayı başka kanallarla, politika faizi altından fonlaması, piyasadaki likiditeyi uzun süre yüksek bırakması, talebin kısılması için ek adımları atmaması etkili oldu. Ocak ayı faiz toplantısında Merkez Bankası’nın “faizde tepe noktaya geldik” demesi ve gerekirse yeni faiz artışlarına yeterince açık kapı bırakmaması da, piyasalardaki beklentileri bozan başka bir unsur oldu.

Özetle; Merkez Bankası yüksek faiz artışına rağmen piyasadaki likiditede gerekli sıkılığı sağlayamadı, bu nedenle TL’ye dönüş konusunda eksik kaldı. Bu nedenle, piyasadaki dövize olan talebin yılbaşından bu yana yeniden canlanmasına neden oldu.

Yerli ve yabancı yatırımcılarda “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut sıkı para politikasına seçim sonrasında da devam edeceğine” ilişkin yeterli güven sağlanamadığı için, son dönemde yabancı çıkışlarının da hızlandığını gördük.

İşte tüm bu nedenlerle bozulan enflasyon beklentilerine paralel olarak, döviz talebi de arttı, bu da yılbaşından bu yana döviz rezervlerinde yeniden erimeye neden oldu. Yılbaşından bu yana net rezervlerdeki erimenin 15 milyar dolara yaklaştığını görüyoruz. Son günlerde Merkez Bankası düzenli olarak her gün döviz eritmeye devam ediyor. Swap hariç, kamu dahil net rezervler yeniden eksi 60 milyar dolara kadar indi. Brüt rezervler bir ara 50 milyar doları aşmışken, şimdi 20 milyar doların biraz üzerinde seyrediyor.

KRİZ ÇIKMAZ AMA FATURA AĞIRLAŞIYOR

Rezervlerdeki erimenin Mayıs seçimleri öncesinde eksi 77 milyar dolara kadar indiğini görmüştük. Önümüzdeki 1 aylık süreçte döviz satışı devam ederse, seçimler öncesinde yeniden eksi 70 milyar dolarlara kadar indiğini görebiliriz.

Ekonomi yönetiminin seçimlere kadar yeni bir faiz artışına gidebileceği pek tahmin edilmiyor. Şubat ayında, yani gerektiği zamanda, yüzde 2.5’luk faiz artışı yapılabilseydi beklentiler iyileştirilebilirdi. Ancak şimdi beklentileri rayına sokabilmek için, seçimden sonra, en az 5 puanlık faiz artışının gerektiği konuşulmaya başladı.

Beklentilerde ve ekonomik verilerdeki bozulmaya rağmen, seçimler öncesinde bir döviz krizi çıkması beklenmiyor. Buna karşılık sıkı para politikasında yaşanan seçim gevşemesi ve gerekli kararların zamanında alınmaması, sıkı para politikasının maliyetini daha da artırdı. Bu nedenle de seçimden sonra alınması gereken tedbirlerin, olması gerekenden çok daha sıkı olması gerekebilir. Faiz artışlarının yüksek yapılması gereğinin yanında, bütçe açığının kapatılması için ek vergi ve zamların devreye girmesi de devreye girebilir.

Ekonomi yönetimi mali disiplini sağlamak için kamu tasarrufları konusunda Cumhurbaşkanı’na ikna edebilecek mi, bilmiyoruz. Harcamalarda kısıntı yapılmadığı takdirde toplumun ödeyeceği faturanın daha da ağır olması kaçınılmaz olacak. Ekonomi yönetimini seçimden sonra, gerçekten çok zor kararlar bekliyor.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/feed/ 0
Anka Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın Kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Enflasyonla Mücadeleye Seçim Molası Devam Ediyor https://www.akittvhaber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:30:39 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=5701

ERDAL SAĞLAM

Merkez Bankası bu hafta toplanıyor ama yeni faiz artış kararı beklenmiyor. Halbuki enflasyon beklentilerinin kötüleştiği, TL’ye dönüşün gerektiği kadar gerçekleşemediği gözleniyor. Buna rağmen faiz artışı kararının verilmemesi, “enflasyonla mücadeleye seçim molası”nın devam ettiğini gösteriyor.

Seçim ekonomisinin Ocak’tan itibaren hızlandığını söyleyebiliriz. Örneğin Ocak ayı bütçe açığı geçen yıl aynı aya kıyasla 5 kat fazla gerçekleşti. İlk ayda faiz harcamalarının devasa boyutlara ulaşmasının bu açıkta etkisi oldu. Şubat ve Mart ayı bütçe açıklarının ise yaklaşan seçimler nedeniyle daha da yüksek çıkması beklenebilir. Çünkü seçimler yaklaştığında, çeşitli kesimlere biriken borçların da ödeneceği anlaşılıyor.

Buna rağmen Mayıs seçimleriyle kıyasladığımızda, Mart seçimlerinin ekonomiye etkisinin daha az olduğunu söyleyebiliriz. Seçim öncesi emeklilere verilecek ikramiye miktarının 3 bin TL olarak belirlenmesi, bu kez siyasi otoritenin daha dikkatli davrandığı biçiminde yorumlandı. Tabii ki 3 bin TL’lik ikramiyenin, yılbaşı maaş zamlarında olduğu gibi, ödeme günü yaklaştığında seçmen memnuniyeti açısından artırılması gündeme gelebilir.

Seçim etkisinin asıl olarak para politikalarında görüldüğünü, sıkı para politikasına seçim nedeniyle ara verildiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Geçtiğimiz hafta açıklanan beklenti anketleri, 2024 yılsonu enflasyon beklentilerinin daha da yükseldiğini ortaya koydu. Bunda beklenenden yüksek çıkan Ocak ayı enflasyonunun etkisi, doğal olarak büyük oldu. Bu nedenle 12 ay sonrası enflasyon beklentileri de, baz etkisi düşünülerek, bir miktar aşağı indi. Ancak 2025 enflasyon hedefinin yüzde 14 olduğunu düşünürsek, yüzde 39’a inen 1 yıl sonraki enflasyon rakam hala hedefin çok üstünde kalıyor.

Bu arada çıkan beklenti anketlerindeki rakamlar da iyimser gözüküyor. Merkez Bankası’nın hedefi 2024 yıl sonu için yüzde 36 ama piyasa beklentisi anketlerde yüzde 43’e çıktı. Piyasa oyuncularıyla görüştüğümüzde ise bu rakamı yüzde 46-47’nin altında tahmin edene rastlamadık. Dolayısıyla anketlerin gösterdiğinden daha yüksek bir piyasa enflasyon beklentisi olduğunu söyleyebiliriz.

GEÇ KALINDIKÇA FATURA BÜYÜYOR

Seçimler nedeniyle Merkez Bankası’nın piyasadaki likiditeyi gerektiği ölçüde çekmediği de bir gerçek. Bu nedenle TL’ye dönüşün göstergesi olan TL mevduatlara yöneliş beklentilerin altında kalıyor. Bu durum bankaların kaynak maliyetlerinin düşmesine neden olurken, özellikle küçük tasarruf sahibi vatandaşlar mağdur ediliyor. Merkez Bankası’nın çeşitli araçlarla mevduat faiz oranlarını artırmaya çalıştığı görülse de bunun yetersiz kaldığı açık. Seçim öncesi Merkez Bankası’nın bankalara bu konuda esnek davrandığı gözleniyor.

Mevduat faizlerinin düşük tutulması bir yandan küçük tasarrufçuyu mağdur ederken, öte yandan ise yine sıkı para politikasına ters biçimde, kredilerin yeniden artmasına neden oldu. Bankalar, önümüzdeki dönemde enflasyonun ve buna bağlı olarak politika ile mevduat faizlerinin düşeceği hesabıyla, yeni bir kredi oyunu kuruyorlar. Özellikle nakit sıkışıklığı olan, KOBİ ve esnaflara uzun vadeli kredi teklif ediyorlar. Bu kredilerin 2-3 yıl vadeyle alınması halinde kredi faiz oranlarını yüzde 46-47’ye çekmiş durumdalar. Kısa vadeli, üç ayda bir faiz ödemeli krediler için de yüzde 52 faiz uyguluyorlar.

Buna karşılık mevduatta ise, küçük tasarruf sahibine ancak yüzde 35-36 TL mevduat faizi ödüyorlar. Yüksek hacimli tasarruflara yüzde 42-43 faiz veriyor, KKM’den dönen TL mevduatlara ise yüzde 62’ye kadar faiz ödüyorlar. Bu ödemeler bileşik ve ortalama hesaplandığında faiz yüksek görünüyor ama özellikle küçük tasarruf sahibi yine enflasyon altında negatif faiz alıyor.

Bu nedenle de dövize talep artmaya devam ediyor. KKM’den çözülen hesapların bir bölümü TL’ye, diğer bölümü döviz hesapların akıyor. Sıkı para politikasının amaçlandığı TL’ye dönüş bu nedenle istenilen ölçüde olmuyor. Bu yüzden de Merkez Bankası döviz rezervlerinde erime devam ediyor. Ocak başından bu yana net döviz rezervlerindeki erimenin 10 milyar doları aştığı görülüyor.

Ekonomi yönetimi mevcut rezervlerle Mart ayı sonuna kadar durumu idare etmeye çalışacak. Rezervlerdeki sıkıntı nedeniyle yılbaşından bu yana kur artışları yüksek oldu. Ancak geçen seçim öncesinde olduğu gibi, bundan sonra seçime kadar kurları neredeyse sabit bir rakamda tutmaya çalışabilirler.

Özet olarak enflasyonla mücadelede gevşek bir dönem yaşıyoruz. Enflasyon beklentileri düşmesi gerekirken artıyor, bu nedenle de politika faizinde artış ihtiyacı hissediliyor. Seçim nedeniyle bu kararın alınamayacağı anlaşılıyor. Halbuki Şubat’ta yapılacak 2,5 puanlık faiz artışının beklentileri olumluya çevirme imkanı varken, seçimden sonra faiz artış ihtiyacının en az 5 puan olacağını söyleyebiliriz.

Geçen yılın ikinci yarısında gördüğümüz gibi; alınan geç kararlar ekonominin ödeyeceği faturayı büyütüyor. Emekli ikramiyesinin 3 bin TL olarak belirlenmesini, giderek artırılan yükün yine dar ve sabit gelirliler ile yoksul kesimlerin üzerine yükleneceğinin bir işareti olarak görebiliriz.

]]> https://www.akittvhaber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/feed/ 0