Aym – Akit Tv Haber https://www.akittvhaber.com.tr Thu, 13 Jun 2024 21:06:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Tanrıkulu, 8. Yargı Paketi’ni eleştirdi https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/ https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:06:41 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8611

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “8. Yargı Paketi bugün parlamentoda, Genel Kurul’da görüşülecek. Geçtiğimiz hafta salı ve çarşamba günü komisyonda görüşülmüştü ve geldiği gibi geçti. Önemli düzenlemeler var, binlerce yurttaşımızın mağdur olduğu, ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ düzenlemesi de paketin içerisinde. Bugüne kadar on binlerce yurttaşımız bu maddeden ceza aldı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği bir iptal kararı var ve o iptal kararı 8 Nisan’da yürürlüğe girecek. O nedenle parlamento, bu düzenlemeyi 8 Nisan’a kadar yapmak zorunda ve gündeme geldi. Fakat düzenleme AYM’nin iptal gerekçelerini karşılamıyor. Düzenlemeyi aynı biçimde yeniden yapmışlar. 20 yıl önce bu düzenleme TCK ile geldiği zaman karşı çıkmıştık, yanlıştır demiştik, 20 yıl sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ardından AYM bunun yanlış olduğunu ifade etti ve bir karar verildi. Şimdi görüşülecek ve aynı yanlışı bir daha yapacaklar. Dolayısıyla tamamen hukuka aykırı olan, yurttaşlarımızın temel haklarını kökten ortadan kaldıran bu düzenlemenin geçmemesi lazım. Bir kez de buradan ifade ediyorum, yurttaşlarımızın gözünün parlamentoda olması lazım” dedi.

Kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuya ilişkin açıklama yaptı. Tanrıkulu, şunları söyledi:

“DÜZENLEME AYM’NİN İPTAL GEREKÇELERİNİ KARŞILAMIYOR”

“8. Yargı Paketi bugün parlamentoda, Genel Kurul’da görüşülecek. Geçtiğimiz hafta salı ve çarşamba günü komisyonda görüşülmüştü ve geldiği gibi geçti. Önemli düzenlemeler var, binlerce yurttaşımızın mağdur olduğu, ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ düzenlemesi de paketin içerisinde. Bugüne kadar on binlerce yurttaşımız bu maddeden ceza aldı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği bir iptal kararı var ve o iptal kararı 8 Nisan’da yürürlüğe girecek. O nedenle parlamento, bu düzenlemeyi 8 Nisan’a kadar yapmak zorunda ve gündeme geldi. Fakat düzenleme AYM’nin iptal gerekçelerini karşılamıyor. Düzenlemeyi aynı biçimde yeniden yapmışlar. 20 yıl önce bu düzenleme TCK ile geldiği zaman karşı çıkmıştık, yanlıştır demiştik, 20 yıl sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ardından AYM bunun yanlış olduğunu ifade etti ve bir karar verildi. Şimdi görüşülecek ve aynı yanlışı bir daha yapacaklar. Dolayısıyla tamamen hukuka aykırı olan, yurttaşlarımızın temel haklarını kökten ortadan kaldıran bu düzenlemenin geçmemesi lazım. Bir kez de buradan ifade ediyorum, yurttaşlarımızın gözünün parlamentoda olması lazım.

“BU DÜZENLEME İLERİDE YAPILACAK ÇÖKME OPERASYONLARININ GÜVENCESİ OLARAK BURAYA KONULMUŞ”

İkinci önemli konu da hayret verici bir biçimde 2016 Darbe Girişimi’nden sonra olağanüstü halin (OHAL) ilanıyla ilgili olarak görev alan personele getirilen cezasızlık halinin yeni düzenlemeyle konulmuş olmasıdır. Nedir bu? Müsadereye ilişkin hükümlerde yargıçlar kayyum atayacaklar, bu kayyumun TMSF’den olması ilkesi getiriliyor ve mal varlığını idare etmek amacıyla atanacak kayyumlara da adli, idari ve cezai konularda bağışıklık getiriliyor. Yani yargılanmayacaklar. Bu tamamen ama tamamen hukuka aykırıdır. Sonuçta herhangi bir hazırlık soruşturmasında daha mahkum olmayan bir yurttaşın, belki bir holdingin, bir şirketin mal varlığına el konulacak ve dolayısıyla bunu yönetecek olan TMSF’den memur hiçbir cezai, hukuki ve adli soruşturmaya tabi olmayacak. Bunu kabul edilemez buluyoruz. Daha önce de getirmişlerdi ama geri çekmek zorunda kalmışlardı. Şimdi çok gizli bir biçimde, bir maddenin içine bunu gizlemişler bu düzenlemeyi, ben bir kez daha buradan hükümeti uyarıyorum: Bu düzenleme ileride yapılacak çökme operasyonlarının güvencesi olarak buraya konulmuş ve bu düzenlemenin bu paketten mutlaka çıkarılması lazım.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/feed/ 0
Mustafa Yeneroğlu: “Önümüze Getirilen Yargı Paketleri Hukuksal Çürümüşlüğün Üzerini Örtmekten Başka Bir Şey İfade Etmiyor” https://www.akittvhaber.com.tr/mustafa-yeneroglu-onumuze-getirilen-yargi-paketleri-hukuksal-curumuslugun-uzerini-ortmekten-baska-bir-sey-ifade-etmiyor/ https://www.akittvhaber.com.tr/mustafa-yeneroglu-onumuze-getirilen-yargi-paketleri-hukuksal-curumuslugun-uzerini-ortmekten-baska-bir-sey-ifade-etmiyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:18:43 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=8273

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanacak 8. Yargı Paketi’nin hukuka dair somut düzenlemeler içermediği eleştirisini yaparak, “2019’dan bugüne sekizincisi getirilen yargı paketleri yargıdaki gerçek sorunlara kör ve sağır. O sebeple yasalaşmaları kimsenin dikkatini dahi çekmedi. 2021’in Nisan ayında şatafatlı bir tanıtımla ilan edilen İnsan Hakları Eylem Planı’nın 3’te 2’si hala uygulanmış değil. Önümüze getirilen yargı paketleri hukuksal çürümüşlüğün üzerini örtmekten başka bir şey ifade etmiyor” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi. TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşmelerine başlanacak 8. Yargı Paketi’ne dair partisinin görüşlerini kamuoyu ile paylaşan Yeneroğlu, şunları ifade etti:

“ÜLKEDE YARGI PAKETİ İLE İKTİDAR SADECE GÖZ BOYAMAYA ÇALIŞMAKTADIR”

“Sorunların asıl kaynağına inmekten uzak, günü kurtarma amacı taşıyan ve yüzeysel değişiklikler içeren bu paket, mevcut sorunlara pansuman tedbir olabilecek nitelikte bile değildir. Türkiye her geçen gün gittikçe hukuk devletinin en asgari şartlarının dahi sağlanmadığı, yargı bağımsızlığının görmezden gelindiği zorba bir anlayışla yönetilmektedir. İktidarın yargıyı kontrol altına alarak vatandaşlarımızın üzerine bir sopa olarak yargıyı kullandığı acı örnekleri her gün görmekteyiz. Sayısız masum insan sırf Cumhurbaşkanı böyle istiyor diye hukuka aykırı bir şekilde cezaevlerinde tutulmaktadır. AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) karaları uygulanmamaktadır. AYM üyelerinden sonra Danıştay üyelerinin de açık şekilde Cumhurbaşkanı ve ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından hedef gösterildiği bir ülkede yargı paketi ile iktidar sadece göz boyamaya çalışmaktadır. Kuvvetler ayrılığının değil kuvvetler birliğinin açık ve net olarak uygulandığı, buna tabi olmayanların doğrudan tehdit edildiği, her türlü hakarete maruz kalındığı ve şu anada anayasaya aykırı olarak uygulanan kuvvetler birliğinin dahi keyfi bir biçimde uygulandığı, yürütmenin yanında yasama ve yargının da cumhurbaşkanının talimatlarını beklediği bir ortadayken önümüze sunulan paketlerin vatandaşlarımıza da ülkemize de hayırlar getirmesi imkansızdır.

“AYM KARARLARI ATIF YAPMAK İÇİN DEĞİL UYULSUN DİYE VAR”

İktidarın yargı paketinde laf cambazlığı yaptığı bir husus var, o da AYM’nin iptal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi. Sanki AYM karalarını tanımayan kendileri değilmiş gibi, bu karaları açıkça uygulamayacaklarını ilan eden, bu konuda yargıya talimat veren kendileri değilmiş gibi, yargı paketinin gerekçesi AYM atıflarıyla dolu. Ne kadar trajikomik bir durum. Anayasayı paketleyenlerin yargı paketinden bahsediyoruz. Atıf yapmayı biliyorlar ama karara gelince de ortada yoklar, cumhurbaşkanının keyfi yaklaşımlarını bekliyorlar. AYM kararları atıf yapmak için değil uyulsun diye var. Madem atıf yapacak kadar değerli görüyorsunuz o zaman uysanıza bu kararlara. Her şeyleri edebiyat, boş laf.”

“EMEKLİLERİMİZ BUGÜN MARKETE GİTTİĞİNDE CANININ İSTREDİĞİNİ ALMASI İMKANSIZ”

Açıklamasında teklifle ilgili düzenlemelere değinerek bunlara ilişkin açıklama yapan Yeneroğlu,  emekli aylıklarını da düzenleyen maddeyi de gündemine aldı. Emeklilerin yaşadığı ekonomik darboğaza dikkat çeken Yeneroğlu, “Birçok insan sabah saat 05: 00’te daha karanlığın olduğu bir ortamda Et ve Süt Kurumu önünde ucuz et alabilmek için sırada bekliyor. Emeklilerimiz bugün markete gittiğinde canının istediğini alması imkansız, sadece en asgari ihtiyaçlarını seçerek alıyor. İlaçları bitince eczaneye gitmekten çekiniyor” dedi. Yeneroğlu şöyle devam etti:

“YARGI PAKETİNİN İÇİNE EMEKLİLERİMİZE FAZLADAN BİN TL VERMELERİNE ŞÜKRETMEMİZİ BEKLİYORLAR”

“Bunlar daha iyi günlerimiz, yerel seçimlerden sonra çok daha büyük sosyal, sorunlar bizi bekliyor. Çünkü iktidar yaptığı saçma sapan politikaların bedelini en fazla yoksullara, işsizlere, asgari ücretle geçinmeye çalışanlara, emekli olanlara ödetecek. Çok daha kötü günler bizi önümüzde aylarda bekliyor. Bu sürecin kazananı Türkiye’de yüzde 5’lik zengin kesim. Böyle bir dönemde yargı paketinin içine emeklilerimize fazladan bin TL vermelerine şükretmemizi bekliyorlar. Bugün bin TL alışveriş yapacak yeterlilikte miktar değil, hepimiz biliyoruz.

“TEKLİFTE AYM’NİN BAZI İPTAL KARARLARIN ARKASINDAN DOLANARAK AYNI YA DA ÇOK BENZER DÜZENLEMELER YAPILMAKTADIR”

Teklifte AYM’nin vermiş olduğu bazı kararlara rağmen, kararların arkasından dolanarak iptal edilen maddelerle aynı ya da çok benzer düzenlemeler yapılmaktadır. Bu durum anayasamızın 153. maddesine yani AYM kararlarının belirleyiciliği ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Parlamentoda çoğunluğu teşkil eden milletvekilleri kendilerini millete karşı sorumlu görmüyorlar, anayasaya karşı sorumlu görmüyorlar. Tek, kendilerini sorumlu gördükleri, tabi oldukları, kendilerini tebaa konumunda konumlandırdıkları kişi cumhurbaşkanının bizzat kendisidir ve onun değişken tutumlarıdır.

“ÖRGÜT ADINA İŞLENEN SUÇ KAVRAMI MAHKEMELER TARAFINDAN DOLDURULACAKTIR ÖNGÖRÜLEN DÜZENLEMEYE GÖRE”

Örgüt adına işlenen suç kavramı mahkemeler tarafından doldurulacaktır öngörülen düzenlemeye göre. Bu durum hukuki belirlilik ilkesine ve anayasanın 38. maddesine açıkça aykırı olacaktır. AYM’nin iptal gerekçesi karşılanmadan kanunilik ilkesi ve öngörülebilirlik, bilinirlik şartlarını taşımadan her somut olaya göre kapsamının yorumlanabileceği şekilde değerlendirilmektedir. Bu da yeni krizlere yol açacaktır. Benzer durum hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi için de geçerlidir. Düzenleme birbiriyle çelişkili uygulamalar ortaya çıkartacak, itiraz ve istinaf yollarını içermektedir. Bu bakımdan AYM kararında belirtilen anayasaya aykırılık devam etmektedir.”

Kanun teklifindeki TMSF ile ilgili düzenlemeye ilişkin de konuşan Yeneroğlu, “Düşünün TMSF bir şirkete el koyacak, başına kayyım atayacak ama o kayyım her türlü yetkiyle şirketi yönetecek fakat hiçbir şeyden de sorumlu olmayacak. Tam iktidarın ülkede uyguladığı düzenin kendisi” diye konuştu.

AKP’nin 2019’da yayınladığı Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni gösteren Yeneroğlu, şöyle devam etti: “O dönemde cumhurbaşkanı hukukun altını oymaya başlamış olsa bile açıktan anayasayı yok saymıyordu. Bu anayasayı reddetme durumu yapısal bir duruma dönüşmemişti. Bugün iktidar ortağı ile en temel Fransız anayasasını bundan 250 yıl önce belirlediği esasları dahi yok sayıyor. Buna rağmen bu seçimlerde bir çok yerde daha da belediyeleri kazanacak nitelikte kendisini görebiliyor. Bu da Türkiye’nin çok açık dramıdır.

“ÖNÜMÜZE GETİRİLEN YARGI PAKETLERİ HUKUKSAL ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN ÜZERİNİ ÖRTMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY İFADE ETMİYOR”

2019’dan bugüne sekizincisi getirilen yargı paketleri yargıdaki gerçek sorunlara kör ve sağır. O sebeple yasalaşmaları kimsenin dikkatini dahi çekmedi. 2021’in Nisan ayında şatafatlı bir tanıtımla ilan edilen İnsan Hakları Eylem Planı’nın 3’te 2’si hala uygulanmış değil. Önümüze getirilen yargı paketleri hukuksal çürümüşlüğün üzerini örtmekten başka bir şey ifade etmiyor. Buradan iktidara seslenmek istiyorum; madem bu paketleri hazırlıyorsunuz, gelin burada ülkemizin öncelikli olarak çözüme kavuşturulması için gereken en asgari sorunları çözüme kavuşturalım. Hukukun üstünlüğü ilkesine derhal geri dönün, kuvvetler ayrımı ilkesine tekrar riayet edin, yargı bağımsızlığını acilen sağlayın, hak ve özgürlüklere saygı duyun. AİHM ve AYM karalarının tamamının gereklerini artık hazmedemiyorum laflarını kullanmaya utanarak yerine getirin. Milletinize asgari saygının gereği olarak bunu yapın. CMK ödemelerinde KDV’yi kaldırın ya da yüzde 1’e düşürün. KHK dramına son verin. Yargı paketine ağır hasta çocuğu olan anneler için sağlanan infaz erteleme hakkının babalar için de uygulanmasına dair düzenlemeyi derhal alın. Anne ve babanın aynı anda tutuklu ya da hükümlü olması durumunda çocuğun etkilenmemesi için ebeveynlerinden bir tanesinin küçük çocuğun yanında olması için gerekli düzenlemeleri yapın. Hasta mahpuslar bakımından tam teşekküllü devlet hastaneleri tarafından verilen cezaevinde kalamaz raporları sonrası kişiyi derhal tahliye edin.

“YEREL SEÇİMLER TÜM TÜRKİYE’NİN DERTLERİNE DEVA BULMA YOLUNDA ATACAĞI İLK ADIM OLACAKTIR”

Önümüzdeki yerel seçimler iktidar ortaklarına bir ders vermenin Genel Başkanımız Ali Babacan’ın ifadesiyle iktidara bir sarı kart göstermenin en etkili yolu olacaktır. Yerel seçimler milletimizin adalete, demokrasiye, refaha dair talebinin, yeniden çalışan bir Türkiye’ye dair talebini dile getirdiği bir seçim olacaktır. Yerel seçimler tüm Türkiye’nin dertlerine deva bulma yolunda atacağı ilk adım olacaktır.”

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/mustafa-yeneroglu-onumuze-getirilen-yargi-paketleri-hukuksal-curumuslugun-uzerini-ortmekten-baska-bir-sey-ifade-etmiyor/feed/ 0
AYM Başkanı Zühtü Arslan: AYM kararlarına uyulması anayasal bir sorumluluktur https://www.akittvhaber.com.tr/aym-baskani-zuhtu-arslan-aym-kararlarina-uyulmasi-anayasal-bir-sorumluluktur/ https://www.akittvhaber.com.tr/aym-baskani-zuhtu-arslan-aym-kararlarina-uyulmasi-anayasal-bir-sorumluluktur/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:15:14 +0000 https://www.akittvhaber.com.tr/?p=3689
ANAYASA Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, “Elbette AYM’nin kararlarını ve Anayasa hükümlerini beğenmeyebilir, bunlara katılmayabilirsiniz; ancak bir hukuk devletinde katılsak da katılmasak da bu kararlara uyulması anayasal bir sorumluluktur. AYM kararları kesin olup; yasama, yürütme ve yargı organları, irade makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” dedi.

AYM üyeliğine seçilen Yılmaz Akçil için AYM Yüce Divan Salonu’nda ant içme töreni düzenlendi. Törene; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yüksek yargı üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. AYM Başkanı Arslan, başkanvekilleri ve yeni üye Yılmaz Akçil, konukları kapıda karşıladı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmasını yapan AYM Başkanı Arslan, AYM üyeliğine Danıştay kontenjanından seçilen Yılmaz Akçil’i tebrik ettiğini belirterek, üzerlerinde bulunan cübbelerin topluma, adalete güveninin sembolü olduğunu söyledi. Arslan, “Bireysel başvuru, yargı tarihinin en büyük reformların biridir. Türk hukukunun en büyük kazanımlarından biridir. Bireysel başvurunun kabul edilmesindeki amaç, bireylerin sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunmasını sağlamak ve bu suretle sorunu, ülke sınırları içinde çözerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuru sayısını azaltmaktır. Anayasa Mahkemesi, yaşama hakkından ifade özgürlüğüne, mülkiyet hakkından örgütlenme özgürlüğüne kadar bireysel başvuru kapsamındaki tüm hak ve özgürlüklerle ilgili olarak yüz binlerce karar vermiş, bunu yaparken de başvurucunun kimliğine hiçbir zaman bakmamıştır. Bu bağlamda aralarında ağır cezalara mahkum edilmiş ve cezaları kesinleşmiş olanların da bulunduğu hemen hemen her siyasi görüşten milletvekilinin ve siyasetçinin hak ihlali iddiaları incelenmiş, bunların bir kısmında ihlale hükmedilmiştir” dedi.

‘KARARLARA UYULMASININ TEMELİ YOKTUR’

Arslan, bireysel başvuru sürecinden önce temyiz mercileri dahil tüm mahkemelerin Anayasa’yı yorumlayabileceğini; ancak Anayasa’nın 148’inci maddesine göre bireysel başvurunun olağan kanun yolları tüketildikten sonra temyiz aşamasından geçip, AYM’nin önüne geldiğini vurguladı. Arslan, şöyle dedi:

“Kesinleşen bir karara karşı bireysel başvuru yapıldığında da artık Anayasa’yı yorumlamak ve uygulamak konusunda nihai karar, AYM’ye verilmiştir. Bu bağlamda temyizden geçerek kesinleşmiş yargı kararlarından sonra AYM’nin verdiği karar ve yaptığı yorumdan sonra, görüş farklılıklarının, yorum farklılıklarının bulunduğu gerekçesiyle AYM’nin kararlarına uyulmamasının hiçbir anayasal ve yasal zemini yoktur, temeli yoktur. Bireysel başvurunun etkili olabilmesi, ihlalin giderilmesine ve sonuçların ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bu sebeple AYM, ihlalin tespiti yanında bu ihlalin nasıl giderilebileceği ve ihlalin sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağını da göstermek zorundadır. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması da kural olarak ihlal öncesi hale getirmeyi gerektiriyor. Bunun yolu da ihlal şayet yargı kararından kaynaklanıyorsa; bu yargı kararının ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir. Elbette AYM’nin kararlarını ve Anayasa hükümlerini beğenmeyebilir, bunları katılmayabilirsiniz; ancak bir hukuk devletinde katılsak da katılmasak da bu kararlara uyulması anayasal bir sorumluluktur. Nitekim Anayasa’mızın 153’üncü maddesine göre; AYM kararları kesin olup; yasama, yürütme ve yargı organları, irade makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Esasen Anayasa’da 153’üncü madde olmasaydı da sonuç değişmeyecekti. Zira ihlal kararlarının icrası sadece Anayasa’nın 153’üncü maddesinin bir gereği değildir. Kararların uygulanması aynı zamanda ve her şeyden evvel Anayasa’nın hepimizi bağlayan ve kullandığımız yetkilerin meşruiyetini sağlayan bir toplum sözleşmesi olmasının bu sözleşmeye sadakat yükümlülüğünün ve ahde vefa ilkesinin zorunlu bir konusudur.”

Konuşmanın ardından AYM üyeliğine seçilen Akçil’in özgeçmişi okundu. Akçil’e AYM Başkanı Arslan tarafından cübbe giydirildi.

]]>
https://www.akittvhaber.com.tr/aym-baskani-zuhtu-arslan-aym-kararlarina-uyulmasi-anayasal-bir-sorumluluktur/feed/ 0